﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caaef1a0-373a-47fe-8fcc-22c7b115d705.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Bumbum-Ben Mantar Kafa Değilim</image:title>
            <image:caption>Cimcim mantar kafa 
                                             olmak istemez 
                                             ama kedileri kurtarmayı 
                                             kim sevmez. 
Sevilen çocuk kitaplarının yazarı Çiğdem Gündeş, Canavar Bumbum serisinde çocukları Canavar Bumbum’un ailesi ve okuldaki arkadaşlarıyla yaşadığı eğlenceli maceralara davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30954d9-6721-4fb3-b10a-4f173ca7e561.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Kez Ölen Adam</image:title>
            <image:caption>Bir sonraki perşembe geldi. 
Elizabeth eski bir meslektaşından, uzun geçmişleri olan bir adamdan mektup aldı. Adamın peşinde birileri var ve bu yüzden Elizabeth’in yardımı gerekiyor. Adamın hikâyesi, çalıntı elmaslar, şiddet eğilimli bir gangster ve çok büyük bir hatayı içeriyor. 
Ölümler artmaya başlayınca Elizabeth katili yakalamak üzere Joyce, İbrahim ve Ron’un da yardımına başvuruyor. 
Peki ya katilin yanında elmasları da bulurlarsa? Bu da işin ödülü olmaz mı? Ama bu sefer yetmişlerinde dört kişiyi gözünü kırpmadan öldürebilecek acımasız bir katille karşı karşıyalar. 
Katil onları bulmadan, Perşembe Günü Cinayet Kulübü katili -ve elmasları- bulabilecek mi? 
Huzurlu bir emekli köyünde dört sıra dışı arkadaş çözülmemiş cinayetlerin peşinde! 
 
İlk kitabı Perşembe Günü Cinayet Kulübü’yle İngiltere’de satış rekorları kıran ve büyük yankı uyandıran Richard Osman, çıktığı gün çok satanlar listesinin ilk sırasına yerleşen İki Kez Ölen Adam’da yine mizah ve polisiyeyi ustaca birleştirdiği sürükleyici bir macera sunuyor. 
 
“Şaşırtıcı, muzip ve keyifli.”   (Sunday Express) 
 “Muhteşem bir eğlence.”  (Guardian)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89a8438-478a-41ef-9b03-80e74eb6fc9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Mo</image:title>
            <image:caption>Ejderha Mo uçardı yükseklere, giderdi ovalara. 
Ardından geri gelirdi kalenin kapısına, 
başlardı ejderha dikenlerini saymaya. 
 
Ejderha sevenler burada mı? 
Peki ya ballı zencefilli süt sevenler? 
Ejderha Mo sizi eğlenceli, 
sıcacık bir dostluk hikâyesine davet ediyor. 
Ama kitabı dikkatli açın, 
içinden her an bir ejderha dikeni düşebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43feb2c6-da03-441a-b7f2-d64d9b2c3499.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kirpi Bin Masal</image:title>
            <image:caption>“Belki kapının önündedir, 
belki çalının dibinde. 
Bir ağacın dalındadır belki 
ya da bir çiçeğin yaprağında 
Bir de oralara baksana.” 
Masallar arayan küçük cesur kirpinin yolculuğu… 
* 3 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b913f6-8eba-4ed8-972b-16e116446ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Bumbum-Kim Yaptı Bunu</image:title>
            <image:caption>Bumbum bir canavar, 
                                             sevimli mi sevimli. 
                                             Yaramazlık yapmayı sever mi 
                                             tıpkı bizim gibi? 
Sevilen çocuk kitaplarının yazarı Çiğdem Gündeş, Canavar Bumbum serisinde çocukları Canavar Bumbum’un ailesi ve okuldaki arkadaşlarıyla yaşadığı eğlenceli maceralara davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289c59f8-3c58-4c44-8636-70f79f34f672.jpg</image:loc>
            <image:title>Dracula</image:title>
            <image:caption>&quot;Gözlerinin görmesine, kulaklarının duymasına izin vermiyorsun, gündelik hayatının dışında kalan şeyler seni ilgilendirmiyor. Anlayamadığın şeyler olduğunu hiç düşünmüyor musun, bazı insanların görüp başkalarının görmediği?&quot; 
Avukat Jonathan Harker, Londra&apos;da bir mülk satın almak isteyen Kont Dracula&apos;ya yardımcı olmak üzere Transilvanya&apos;ya, Kont&apos;un Karpatlardaki uğursuz şatosuna gider. Ancak Harker kısa sürede gizemli Kont&apos;un sırrını çözer ve bu sırrın etkilediği insanlarla birlikte kendini hayal bile edemeyeceği dehşetle dolu bir mücadelenin içinde bulur. Bram Stoker’ın ilk kez 1897’de basılan kült korku romanı Dracula iyinin kötüye, ışığın karanlığa karşı mücadelesidir. Günümüzde de canlılığını koruyan, pek çok kitaba, tiyatro eserine ve filme ilham kaynağı olan bu ölümsüz gotik romanı Galip Dursun’un kapsamlı önsözüyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19288fc4-b1e7-48e8-9c39-80b567f0e168.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Zaman Her Yerde Sev</image:title>
            <image:caption>Öpmekten sarılmaya, birlikte kıkırdamaya, paylaşmaya kadar birine onu önemsediğini göstermenin pek çok yolu var. Kimi seversen sev ve sevgini nasıl gösterirsen göster, unutma ki sevgi her zaman her yerdedir. Sarah Massini’nin yazıp resimlediği sevgi dolu bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03746774-c0cb-4756-8c93-776221b4be4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Bumbum-Küçücük Bir Şaka</image:title>
            <image:caption>Küçücük bir şaka, 
ne zararı olabilir acaba? 
 
Sevilen çocuk kitaplarının yazarı Çiğdem Gündeş, Canavar Bumbum serisinde çocukları Canavar Bumbum’un ailesi ve okuldaki arkadaşlarıyla yaşadığı eğlenceli maceralara davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10a97022-6c60-4a8f-9190-3fc71c05776d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutasyonlar</image:title>
            <image:caption>Ramón Martínez başarılı bir avukat, bir ateist ve aile babasıdır. Evde eşi Carmela, ergenlik çağındaki iki çocuğu Paulina’yla Mateo, batıl inançlara sahip yardımcıları Eloida ve çatı katında marihuana yetiştiren psikanalisti Teresa’yla birlikte yaşamaktadır. Ancak geçirdiği ameliyattan sonra her şey onun için bambaşka olacaktır. 
Ameliyattan sonra dilini –ve konuşma yetisini–  kaybeden Ramón’un hayatında trajikomik bir sessizlik başlar. Ramón’un içine düştüğü çaresizlikle birlikte ev sakinleriyle aralarında yeni bir iletişim şekli kurulurken Eloida mucizevi bir şifa arayışına düşer ve nesli tükenme tehlikesinde bir papağan olan Benito da aileye katılır. Yer yer kara, yer yer tatlı bir mizah anlayışıyla anlatılan bu trajikomedi bize günlük sorunlarla, kimi zaman sevgi ve kahkahayla, kimi zaman da tıpkı yaşamda olduğu gibi, kötü şans ve gözyaşıyla dolu hikâyeler sunuyor. 
 
“Mutasyonlar muhteşem bir roman, trajik olduğu kadar da komik, çağdaş olduğu kadar da klasik ve hepsinin ötesinde unutulması imkânsız. Okuduktan sonra Jorge Comensal’ın okuyacağım başka romanları da olsa keşke diyeceksiniz; ama bu ilk romanı olduğundan sıradaki muhteşem kitabı tamamlanana kadar sabırla bekleyeceğiz artık.”  (Alejandro Zambra)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d80bf21-b3a7-4ddc-a774-4c2e7ee214bc.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bunlar Hep Astronomi</image:title>
            <image:caption>Evrende kendini yalnız hissetmek mi? Unut Bunu! 
 
Tek yapman gereken İşte Bunlar Hep Astronomi’nin kapağını kaldırmak. 
Artık bir balondan uzay roketi yapabilir, uzaydaki en tuhaf galaksileri keşfedebilir ve evrenin neden kabaran bir üzümlü keki andırdığını anlayabilirsin.
Gökyüzüne dair büyüleyici gerçekler ve yıldızlar kadar parlak çizimleriyle İşte Bunlar Hep Astronomi tüm “aklı havadalar” için geliyor! 
 
8 dile çevrilen ve yayımlandığı ülkelerde büyük ilgi gören “İŞTE BUNLAR HEP…” serisinin üçüncü kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fcee91b-967d-42a1-98c0-eb2e5c2d63e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilçam Günlüğü</image:title>
            <image:caption>“Türk sinemasının yüzeyini, dün olduğu gibi bugün de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik, kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin, Türk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir.” diyen Ayşe Şasa, 1990 yılında Türk sineması üzerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Günlüğü’nde, sinemanın 60’lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor. Türkiye’de sinemanın değişimine ve dönüşümüne göz atmak ve sorunların köküne inebilmek için, sanat ve özelde sinema üzerine, bütün bir medeniyet birikimini seferber ederek şümullü bir düşünme çabasına girişiyor. 
Şasa’nın öne sürdüğü şekliyle Türk sineması, medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı sürece bir “hikmet sineması” oluşturmayacağı gibi “sentez” gerekçesiyle Doğu ile Batı’yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz. 
Yeşilçam Günlüğü, Türk sinemasının geçirdiği süreçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f32e4abd-b54e-4fa6-99b1-a953996d5e6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Avcıları - Evliya Çelebi</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuk yapmak sence mümkün mü? Bahadır kadar güçlü bir hayal gücün varsa neden olmasın! O ve annesi kitaplar sayesinde geçmişte yaşamış önemli yazarların hayatlarına misafir olabiliyorlar. 
Serinin ilk kitabında, kitap avcılarıyla birlikte Evliya Çelebi’yle tanışmaya ve Seyahatnâme’sini keşfetmeye hazır ol! 
Kitap Avcıları serisi, okurlarını Türk dilinin ustalarıyla eğlenceli maceralara davet ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/088b37ba-ed15-4092-9b1b-a311e047e194.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Engel Olmayın</image:title>
            <image:caption>İlkokuldan beri aynı okullarda, aynı sınıflarda okuyan Batuhan ve Çağla üniversiteye de birlikte gitmek için sözleşmişlerdi. Gelecek hayalleri kurarak sınava hazırlanan iki genç bir yaz günü hayatın engelleriyle karşılaşmaya başlayacaktı… Yaşam her yaşta, her koşulda kişinin yolunu dikenlerle kesebilir. İşte sınav o anda başlar. &quot;Bana engel olmayın!&quot; demeyi başarırsak gökyüzüne kanat açabilir, güneşe ulaşabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d685fcba-1cb2-415f-a60e-8d902bdb1846.jpg</image:loc>
            <image:title>Alora’nın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Rengârenk kuşların yaşadığı bir orman: Alora! 
Tüm hayvanların dostça yaşadığı bu ormanın sakladığı bir sır olabilir mi? 
 
Kimsenin merak etmeye bile cesaret edemediği 
bu sırrın peşine, 
bir yavru tavşan düşerse ne olur? 
Kimileri buna karşı çıkar, 
Kimileri yavru tavşanı destekler! 
Her ne olursa olsun büyük bir macera başlar! 
 
*** 
  Merak ve cesur olmak üzerine ilham veren bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792abf4e-b005-40b9-85f4-3c839c941fac.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Bulmacası</image:title>
            <image:caption>Doğanın uyanışı çevremizde öyle çok şeyi değiştiriyor ki... Bu uyanış, içimizde de pek çok duyguyu ve enerjiyi açığa çıkarıyor. Can, Yalın ve Ada bahar coşkusunu kalplerinin derinliklerinde yaşayan üç kafadar. Onlar Saadet ablanın kendilerine sürprizi olan farkındalık bulmacasını çözerken doğayı heyecanla keşfediyorlar. Onların bu macerasına katılmak açmadığınız birçok kapıyı aralayabilir... Bahar Bulmacası&apos;nda doğanın keşfi; yoga pozları ve farkındalık oyunlarıyla birleşince okuyucuyu meraklı, gözlemci, dingin ve keyifli bir yolculuk bekliyor. Senem Kıroğlu Nane, bu ilk kitabıyla çocuklar kadar yetişkinlere de içimizdeki gücü ve doğayla bir bütün olmayı hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13f73b9b-e551-4214-b5d4-809c633193e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyahının Sonu Gökkuşağı</image:title>
            <image:caption>Yüreğimizi dilimize bir eyledik 
Dilimizi harflere yol eyledik 
Harfleri sırra mazhar eyledik 
Okuyanı yazana kader eyledik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd634483-1293-4e79-9953-8b11b199cbc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Toparlanın! Ayağa Kalkıyoruz…</image:title>
            <image:caption>Verilen nimetlerle örtülüdür hayatımız. Görmezden geldiğimiz nimetler, mucizeler… İnsan kendi hayatının katilidir. Kendi kendine yaratır tüm olumsuz şeyleri ve içinde taşır bir organ gibi. Bırakmak, çoğu zaman olan şeyden vazgeçmek ya da olmayan şeylerden kaçmak değildir. “Olmayan şeyler,” dedim evet, hayatımızda yeri olmayan olaylar ve insanlar var. Fazlaca anlam yüklediğimiz… 
Zaman, sağ olsun kendimizi yenilememize, yaralarımızı sarmamıza yardımcı olurken o an gelen farkındalığa dalarız. Her şey geçtiğinde aslında anlam bile yüklemediğimizi fark ederiz. Zamanla acısı geçtiğinden değil, zaten anlamı olmayan bir yükü heybemizde taşıdığımızdan… Bunları ele alarak başlayalım mesela…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cee7230d-a8f6-4242-869d-0718963f77ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakup Cemil</image:title>
            <image:caption>“Yakup Cemil’i teşebbüslerinden vazgeçirecek hiçbir kuvvet mevcut değildir… Benim hakkımda kim ne derse desin; ya on beş maddelik bilinen fikrimi kabul ettireceğim yahut asılacağım. Belki harbin nihayetine kadar çıkarmayacaklar. Ben bu fikirde ‘Türk’ün, taşım da taşım’ dediği gibiyim.” 
 
Yakup Cemil 
 
Bu kitap; İttihâd ve Terakki Cemiyetinin önemli ismi Yakup Cemil’in Cemiyetle öne çıkan ve Cemiyetin müdahalesiyle 11 Eylül 1916’da kurşuna dizilmek suretiyle sona eren hayat hikâyesini efsanelerden arındırarak arşiv vesikaları ve diğer kaynaklara dayanarak ortaya koyuyor ve ana baba adından başlayarak birçok hatayı da tashih ediyor. Ayrıca Yakup Cemil’in baş kahramanı olduğu 1916’daki münferit sulh davasının Divan-ı Harp sorgu tutanaklarını içeriyor ve bu tutanakların çeviri yazımını gün yüzüne çıkararak okuyucuların dikkatine sunuyor. 
 
Nihayetinde bu kitap, silah ve siyaset arasında tükenmiş bir ömrün, Yakup Cemil’in; 
 
Bursa seyahati ve Prens Sabahaddin’in hususi kâtibi Satvet Lütfi ile ilişkisini, 
Münferit sulh çerçevesindeki on beş maddelik manifestosunu, 
Meserret Oteli toplantılarını, 
Sapancalı Hakkı, Mümtaz Bey ve Hüsrev Sami ile ilişkilerini, Kara Kemal, Bahaeddin Şakir, Doktor Nazım ve Midhat Şükrü gibi isimlerle görüşmelerini, 
Enver Paşa ve Talât Bey hakkındaki değerlendirmelerini, 
Mustafa Kemal Paşa’nın Harbiye Nazırlığı meselesini, imzalı ifadelerinden öğrenebilme imkânı sunuyor; Yakup Cemil meselesiyle ilgili Esatlı, Ertürk ve Vardar’ın yazdıkları bazı hususları tashih etmenin yanında bu meselenin Almanya’nın İstanbul Büyükelçiliği raporlarına yansımasını da ele alıyor. Karanlıkta kalan pek çok meseleyi açıklığa kavuşturacağını umduğumuz bu çalışmayı Türk okurunun ve akademisinin dikkatine sunmaktan kıvanç duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915bc1ca-0261-49d5-b3a8-b87af46a9f07.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelleci Memet</image:title>
            <image:caption>“Çünkü eskimek, benzeri var olanlar için söz konusudur.” 
 
Her kuşağın yeniden ve kendinden öncekilerden farklı bir biçimde keşfettiği Kemal Tahir, benzersiz üslubu ile her daim yeni kalmayı başardı. Onun roman evreninin, dil zenginliğinin en kıymetli parçalarından biri olan Kelleci Memet ise farklı okumalara ve yorumlara açık olmasıyla bugün de ilk yayımlandığı günlerde gördüğü ilgiyi koruyor. 
Kelleci Memet, 40’lı yılların Türkiye dinamiklerinden taşranın koyu yalnızlığına, mahpushanelerin dram yüklü avlularından cepheden kederle dönmenin hatıralarına uzanan çok katmanlı bir anlatı ormanında gezdirir okuyucusunu. Kemal Tahir’in, tanımak ve anlamak için ömrünü adadığı Anadolu insanının, zor zamanlardan geçerken edindiği toplumsal deneyimin yakın tarihli bir kesiti olan bu roman, büyük insanlık hikayesine dair de çok şey söyler. 
Mağdurken mağrur, kurnazken mağlup, yaşarken ölü olmanın bu çok sesli korosu, edebiyatımızın köşe taşlarından biri olmaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a1a87cc-9e8a-491e-a9f3-3b94a2a88fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağırdere</image:title>
            <image:caption>“Her sanatçı, içinden çıktığı toplumun insanlarını konu alır; onun için en büyük gerçek, kendi insanlarının gerçeğidir.” 
Kemal Tahir’in bir romancı olarak çıktığı uzun ve meşakkatli yolculuğunun ilk durağı ve ilk romanı olan Sağırdere, insanımızın yoksulluk ve gurbetle sınandığı, genç Cumhuriyet’in taşradaki sancılarına odaklanıyor. Türkiye’nin modernleşme meselesinin taşra-merkez arasındaki etkileşim üzerinden ele alındığı bu roman, insanlar arasındaki iktidar ilişkilerinin evrenselliği ile çeperini genişletiyor. 
Toplumu, hazır kalıplar; köyü, ütopik klişeler ile anlamaya çalışan bütün yaklaşımların tersine Kemal Tahir, kendi insanının gerçeğine odaklanarak deneyim ve gözlemin ışığında önemli çıktılar elde ediyor. Renkli üslubu ile okurlarının zihninde oluşturduğu son derece gerçekçi roman 
kahramanlarını toplumsal çözülmelerin içinde sınıyor. 
Sağırdere, onun benzersiz roman evreninin giriş kapılarından 
biri olarak her daim tazeliğini korumakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9119366-3071-49a5-8dc4-597126b12979.jpg</image:loc>
            <image:title>Yorgun Savaşçı</image:title>
            <image:caption>“Memleketin en kötü günlerinde düşmanlar iyice içeri doldukları sırada, başından beri politikaya karışmamış, orta rütbede, dövüşken Türk subayının, ordusuz kalma dramını anlatmak istedim.” 
 
Yorgun Savaşçı, yenilgiden dönmenin ve tekrar mücadeleye atılmanın büyük anlatısıdır. Kemal Tahir’in, insanı bir an durup düşünmeye ve harekete geçmeye, geleceği ve geçmişi büyük bir şimdinin içinde kavramaya teşvik eden üslubu ile edebiyatımızın klasik olma vasfı kazanan en önemli romanlarından biri olan Yorgun Savaşçı, ilk kez yayımlandığı 1965 yılından beri okunmaya, tartışılmaya ve ilham vermeye devam etmektedir. 
Büyük sorular sormanın üstadı olarak Kemal Tahir, dağılan bir imparatorluğun her çatırtısına kulak kabartmış, kurulacak Cumhuriyet’in ve verilen istiklal mücadelesinin, karanlığın dibinden umudun zirvesine doğru gerçekleşen yolculuğunu, muhayyilemize hediye ettiği ölümsüz karakterlerle romanlaştırmayı bilmiştir. Cehennem Topçu Cemil’den Doktor Münir Bey’e, Patriyot Ömer’den Kör Şaban’a kadar bir milletin geleceğinin belirlendiği kısa bir zaman dilimini üzerlerinden okuduğumuz kült karakterleri inşa etmedeki ustalığını, onları başka eserlerinde de karşımıza çıkararak gösteren Kemal Tahir’in benzersiz roman evreni, bugün edebiyatımızın iftihar sebebidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/943b2cd6-92db-4787-8bee-37b3cc48ce17.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Dahi Oldum? Serisi (Kutulu 10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>·         Stephen Hawking – Sınır Tanımayan Bir Zekâ 
·         Albert Einstein – Evrenin Sırrını Çözen Dâhi 
·         Nikola Tesla – Dünyanın En Büyük Mucidi 
·         Steve Jobs – Geleceği Tasarlayan Sanatçı 
·         Madam Curie – Bilimin Kraliçesi 
·         Mozart – Notaların Şairi 
·         Louis Pasteur – Mikropların Savaşçısı 
·         Isaac Newton – Modern Fiziğin Babası 
·         Graham Bell – Telefon Dile Geldi 
·         Leonardo da Vinci – Gerçek Bir Dâhi 
Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabıyla, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının çocukluklarına büyülü bir yolculuğa çıkacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10b6fbe9-720e-4922-8842-207f77c4e130.jpg</image:loc>
            <image:title>Esir Şehrin İnsanları</image:title>
            <image:caption>“Çöküntü̈ devrinde iki çeşit insan tipi ortaya çıkıyor: Namussuzlarla namuslular... Hele, önce ‘vatandaş’ sonra ‘insan’ olunması gereken dehşetli sıralarda felaketle alçaklığın boğuşması kadar korkunç muharebe yok. Muharebede düşman karşıdadır, üniformalıdır. Az da olsa, çok da olsa bir zaman sonra önemi kalmaz. Kaçarsın, kovalarsın... Anında ölenler, yaralananlar olur. Ama hep ileriye bakmanın bir rahatlığı vardır. Oysa esir bir şehirde, dost kim, düşman kim bilinmez!” 
 
Bir mücadele nerede başlar? Hürriyet duygusu ne zaman kan ve kemik kadar kati bir gerçek halini alır? Kemal Tahir, esir düşmüş payitahtın insanlarını işte bu çetrefil ve kaçınılmaz sorunun karşısındaki tutumlarına göre tasnif ediyor, tanımlıyor. Kaosun hüküm sürdüğü̈ mütareke İstanbulu’na yönelttiği keskin bakışlarıyla şehrin sokaklarını tararken ne berduşları, aylakları, işbirlikçileri ne vatanseverleri ve kendisinden kahramanlık umulmayan kahramanları gözden kaçırıyor. Gönülden köleler ve aldırmazlar arasından bir çıkış yolu arıyor. 
  Esir Şehrin İnsanları, yazarının “yürekli bir yalnızlığı göze alarak” yakın tarihin en önemli olaylarını çok yönlü̈ bir bakışla, tarihsel gerçekliği içinde ele aldığı ilk “şehir romanı”dır. “Esir Şehir” üçlemesinin ilk kitabı olan bu roman, dağılan imparatorluğun ve insanlarının eş zamanlı çözülmesini derin ve sarsıcı yüzleşmelerle okura sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32353ee8-61ed-4a9d-aa6b-e7b69080c413.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Yön Veren Bilim İnsanları Serisi (Kutulu 10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>·        Albert Einstein – Evrenin Sırrını Çözen Dâhi 
·         İbni Sina – Hekimlerin Piri 
·         Nikola Tesla – Dünyanın En Büyük Mucidi 
·         Piri Reis – Denizlerin Parlayan Yıldızı 
·         Stephen Hawking – Sınır Tanımayan Bir Zekâ 
·         Steve Jobs – Geleceği Tasarlayan Sanatçı 
·         Cezeri – İlk Robotun Mucidi 
·         Cahit Arf – Bir Matematik Dehası 
·         Isaac Newton – Modern Fiziğin Babası 
·         Leonardo da Vinci – Gerçek Bir Dâhi 
Bu serinin her bir kitabıyla, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli bilim insanlarının sınır tanımayan yaşamlarında macera dolu bir yolculuğa çıkacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/030646c8-85d0-44fa-8ba7-4fe299ec771d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi (Kutulu 10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>·         Cezeri – İlk Robotun Mucidi 
·         Piri Reis – Denizlerin Parlayan Yıldızı 
·         İbni Sina – Hekimlerin Piri 
·         Cahit Arf – Bir Matematik Dehası 
·         Ali Kuşçu – Gökleri Arşınlayan Bilgin 
·         Farabi – Filozofların Üstadı 
·         Biruni – Göklerin Hâkimi 
·         Fergani – Güneşi Döndüren Adam 
·         Uluğ Bey – Ay’ın ve Yıldızların Sultanı 
·         İbn Haldun – Zamana Yön Veren Âlim 
Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabıyla, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarında eşsiz bir serüvene çıkacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ec1e38-113a-4002-b108-aeb4d03c3a32.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahmet Yolları Kesti</image:title>
            <image:caption>“İnsanın dramı kişiseldir ama, kişiliğinden değil, toplumsallığından gelir.” 
 
Gerçeğin peşinden Türkçenin bütün imkanlarıyla doludizgin giden Kemal Tahir, bu kez “romantik bir başkaldırının soylu şövalyeleri” olarak bir tür klişe haline getirilen “eşkıyaları” konu ediniyor. 
  Yerleşik kanılara meydan okuyan bir roman olarak Rahmet Yolları Kesti, eşkıyalığın acziyet ve ihtirasın birleşmesiyle ortaya çıkan kötücül yüzünü, hırsın cahillikle bilendiği bir kara düzenin içinde olanca gerçekliği ile ortaya koyuyor. Kemal Tahir, destan ve türkülere konu olan, son derece renkli eşkıyalık motiflerinin arkasına saklanan kaba ve kötürüm bir suçun anatomisini çıkararak toplumsal sorunları insan teklerinin dramları üzerinden okuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/961d5aab-b960-4b9a-be1d-bb4b686040f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Ayrımı</image:title>
            <image:caption>“Bizden bir evveli nesil mağlubiyet ve inkırazı tanımıştı. Bizden sonrakiler de yeni devrin zorluklarıyla karşılaştılar. Arada bir avuç iyimser kaldı ve kazandı.” 
İnsanın fıtratı zorluklar karşısında mı ortaya çıkar yoksa zorluklar aşılıp da fırsatlar belirdiğinde mi? 
Eserlerinde toplumsal süreçler neticesinde insan fıtratına dair en mahrem detayları, en gizli yanları büyük bir cesaretle ortaya döken Kemal Tahir, “Esir Şehir” üçlemesinin son halkası olan Yol Ayrımı’nda bu sorunun peşine düşüyor. Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının akabinde 1930’lu yıllardaki Serbest Fırka deneyimini fon edinerek birbiriyle iktidar mücadelesi veren bürokrat ve aydın kadroların, eşiğine gelip durduğu yol ayrımından bakıyor dünyaya. 
Maskeleri düşüren, insanın fıtratını ortaya çıkaran bir yeni dünya ihtimalinde ve oynanan köşe kapmacada Kemal Tahir’in gerçek insanlarına düşen, belki de sadece hayal kırıklığıdır. 
Kemal Tahir’in hayattayken yayımlanan son romanı olan Yol Ayrımı bir yüzleşme daveti. Muharebelerin ardından barış gelir, cepheler terk edilir ve insan, yeni ve en güçlü düşmanı olan kendini karşısında bulur. Sert gerçekleri idrak etmek için cesur bir bakış gerekir. Cemil Meriç’in de değindiği gibi bu bakış, Kemal Tahir’de fazlasıyla vardır. “Kemal Tahir; bütün kepazelikleri, bütün rezillikleri görmüştür. Hapishaneyi, yapılan rezilliği, Batılılaşmayı çıplaklığıyla, acılarıyla yaşamış ve aşağı yukarı ilk defa olarak Türkiye’de nasıl bir oyuna geldiğimizi, nasıl bir açmaza girdiğimizi söylemiştir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de49b9b-e4be-415c-805c-6eba16884764.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğum Günü Kızı</image:title>
            <image:caption>Punk 57’nin çok satan yazarı Penelope Douglas’tan yakıcı, yasak aşk hikâyesi 
 
JORDAN 
 
Gidecek başka hiçbir yerim yokken beni yanına aldı. Beni kullanmıyor, canımı yakmıyor ya da beni unutmuyor. Bana bir hiçmişim gibi davranmıyor ve beni hafife almıyor. Beni hatırlıyor, benimle gülüyor ve bana bakıyor. Beni dinliyor, beni koruyor ve beni görüyor. Yanıma yaklaştığında kalbim öyle hızlı atıyor ki. Ama bunu durdurmalıyım. Bu olamaz, olmamalı. 
 
PIKE 
 
Yardım ettiğimi düşündüğüm için onu evime aldım. Yemek pişirir ve biraz temizlik yapar diye düşünmüştüm, kolay bir çözüm gibi görünüyordu ama günler geçtikçe, her şey zorlaştı. Aklımın ve bakışlarımın ona kaymasına engel olmalı ve evde onunla her karşılaştığımda nefesimi tutmayı bırakmalıyım. Ona dokunamam, bunu hayal bile etmemeliyim. Çünkü o, oğlumun kız arkadaşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b01e6ec8-722f-43e1-8130-fdfef66a9177.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzikli Türkiye Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>7 bölge 21 türkü... 
 
Birbirinden güzel türkülerle keyifli bir yolculuğa hazır mısınız? Türkiye’nin 7 bölgesini, 7 farklı öyküyle anlatan bu kitapta çocuklar, ülkemizin doğal, tarihî ve kültürel güzellikleriyle tanışacak. Öykülerdeki kahramanlarla birlikte çıkacakları macera dolu yolculuklarda onlara o bölgelere özgü türküler eşlik edecek. 
Bölüm sonlarındaki karekodları okut, türküleri dinleyerek yolculuğa başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7639ae9d-260c-4120-9656-e94c83b95651.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dedektifleri Ekin ve Metin</image:title>
            <image:caption>Sanat Dedektifleri Ekin ve Metin, yanlışlıkla kırdıkları biblonun yenisini almak için fantastik bir yolculuğa çıkarlar. Ancak kendilerini gizli odalar, kafese kapatılan zavallı hayvanlar ve çalıntı eşyalar arasında bulurlar. 
Sanatçılara ve geleneksel sanatlarımıza verdiğimiz değeri sorgulayan, afacanlık, gizem ve sanat dolu bu macerada Eskişehir sokaklarında nefes nefese bir macera bizi bekliyor! 
2017 Gülten Dayıoğlu Vakfı Edebiyat Ödülü’nün sahibi Gamze Pat’tan çok sevilecek yepyeni bir seri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/464c1466-e761-42df-a6fa-a8c9d1882ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Musa’nın Sağ Kolunda Tuttuğu Gizem Emir Tabletleri</image:title>
            <image:caption>Sanatçının asıl amacı, kendisinde yaratma dürtüsünü ortaya çıkaran ile aynı duygusal tutumu bizim içimizde uyandırmak, aynı zihinsel takımyıldızını oluşturmaktır. Fakat sanatçının niyeti, neden diğer düşünceler gibi sözcüklerle iletilebilir ve kavranabilir olmasın ki? Büyük sanat eserleri söz konusu olduğunda, belki de psikanaliz uygulanmadan bu asla mümkün olmazdı. 
“Ünlü psikiyatr Sigmund Freud’un gözünden Musa heykeli ve heykelin çevresinde beliren 
yorumlar” 
“Vincoli&apos;deki Aziz Petrus Kilisesine yaptığım ilk ziyaretler sırasında heykelin önüne oturduğumda kendi hayal kırıklığımı hatırlayabiliyorum. Musa’nın biraz sonra ayağa kalkıp Emir Tabletleri’ni yere fırlatacağını ve öfkeyle parlayacağını görmeyi umuyordum. Öyle bir şey gerçekleşmedi. Bunun yerine, bu mermerden figür kafamı daha da allak bullak etti. Hüzünlü bir sessizliğe boğuldum. Burada değişmeden kalacak bir şeyin temsil edildiğini fark etmeye mecbur kaldım. Bu Musa, sonsuza dek öfkesi içine hapsolmuş halde oturmaya devam edecekti.” Freud Tablolar, resimler, şiirler… Sanat ve sanatçı yüzyıllar boyunca “sıradan” insanın hem erişemediği hem de gözünü alamadığı bir ikili olarak dünyaya güzellik ve zarafet katmaktadır. Yorumlanmalarında da çeşitli metotlar kullanılagelmiş, sanat tarihçileri, eleştirmenler arasında da sanatçı ve sanatına dair en doğru çıkarımı yapmak için adeta bir yarış söz konusu olmaktadır. Bu karmaşık düzlemde, pek çok farklı bakış açısından bambaşka yorumlarla nitelendirilmiş olan Musa heykeli, özellikle elindeki Emir Tabletleri çerçevesinde Freud tarafından yorumlanmış ve elinizdeki esere dönüşmüş hâlde. Elinizdeki eserde Freud’un çeşitli eleştirmenlerin yorumlarını da irdeleyerek yaptığı beyin fırtınasına kapılacak, hem psikanalizin hem de sanatın boyutlarıyla ilgili ufuk açıcı bir deneyim yaşayacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ac74c1-b96e-40d1-80d5-f5bd8045b92b.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş ve Kağıt</image:title>
            <image:caption>Ay ışığının olmadığı bir gece yarısı, ilçenin kuytu bir kıyısında, kendilerini almaya gelecek 
olan botu, can yeleğini giymiş kendisi gibi karşı kıyıya gitmek için heyecanla bekleyenlerin 
arasındaydı. 
Büyük şişme bot kıyıya yanaştığında kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu. 
Dikkatli ve alabildiğine sessizce bota doluştular. 
Herkesin gözünde korku ve endişe vardı. 
Hiç kimse tek kelime bile konuşmuyordu. Şişme bot, içindekilerle denizin sularını yara yara 
ilerlerken bir aksilik çıkmaması için içinden durmadan dua ediyordu. 
Botu kullanan adam arada bir motoru susturuyor, dikkatlice etrafı kolaçan ettikten sonra 
tekrar çalıştırarak yoluna devam ediyordu. 
Gidecekleri Yunan adasının ışıkları çok uzaktan görünüyor fakat yol bir türlü bitmek 
bilmiyordu. 
Heyecandan kalbi duracak gibi oluyordu. Botun içindeki diğerlerinin de kendisinden pek bir 
farkı yoktu. 
Herkes nefesini tutmuş botun bir an önce adaya varmasını bekliyordu. 
Deniz karanlık, sessiz ve ürkütücüydü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d935ca85-0265-435f-b924-631c5efc7170.jpg</image:loc>
            <image:title>Totem and Taboo</image:title>
            <image:caption>The essays treated here appeared under the subtitle of this book in the first numbers of the periodical Imago edited by me. They represent my first efforts 
to apply view-points and results of psychoanalysis to unexplained problems of racial psychology. In method this book contrasts with that of W. Wundt and the works of the Zurich Psychoanalytic School. The former tries to accomplish the same object through assumptions and procedures from non-analytic psychology, while the latter follow the opposite course and strive to settle problems of individual psychology by referring to material of racial psychology. I am pleased to say that the first stimulus for my own works came from these two sources. 
I am fully aware of the shortcomings in these essays. I shall not touch upon those which are characteristic of first efforts at investigation. 
The others, however, demand a word of explanation. The four essays which are here collected will be of interest to a wide circle of educated people, but they can only be thoroughly understood and judged by those who are really acquainted with psychoanalysis as such. It is hoped that they may serve as a bond between students of ethnology, philology, folklore and of the allied sciences, and psychoanalysts; they cannot, however, supply both groups the entire requisites for such co-operation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ece046c-3121-42df-b4d1-e132c5a4a675.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Alice&apos;in Harikalar Pastanesi-Yılbaşı Pastası Sarayı</image:title>
            <image:caption>Harikalar Diyarı’na yeni yıl geldi! 
Kupa Kraliçesi, kraliyet yılbaşı şölenine sadece birkaç kişiyi davet ediyor. Ama Momeratlar saraya akın edince planlar bozuluyor. Alice ve arkadaşları, yılbaşı neşesini hep birlikte kutlayabilecekleri çok özel bir yılbaşı pastası sarayı inşa ediyorlar. Harikalar Diyarı’nda yine çok eğlenceli ve çılgın maceralar yaşanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bec7085c-2711-49aa-bf48-8db2ab187606.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Ana</image:title>
            <image:caption>“Büyük romanlar, büyük ırmaklar gibi akarlar. Yatakları hem geniştir hem derin. Irmaklar, yataklarını ancak denizlere kavuşurken derinleştirip genişletebilirler. Böylece, her büyük roman, zaman içinde okyanuslara kavuşan bir ana yoldur.” 
Devlet Ana, bütün eserleriyle edebiyatımızda ırmaklar gibi çağlayan Kemal Tahir’in belki de okyanusa kavuştuğu eserinin adıdır. 
“Köy-şehir-halk, maksat Türk insanının cevherini bulmaktır.” diyen Tahir’in, bir imparatorluğun kuruluş dinamiklerini keşfe çıkarken insanımızın bu coğrafyada tutunmasını sağlayan tabiatını da gerek tarihî kişilikler gerek kurmaca karakterlerle yansıtması, edebiyatımızın en özel romanlarından birini ortaya çıkarır. 
1968 yılında Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’ne değer görülen Devlet Ana, Türkçenin çok katmanlı yapısına yaslanırken tarihsel deneyimi zengin bir dilin roman sanatı içinde hangi irtifalara çıkabileceğinin de en önemli örneklerinden biri olmuştur. 
Kemal Tahir; yarına dair umudu, kuruluş tecrübesinde dirilterek nesiller boyu ilham alınan bir eseri dilimize hediye etmiştir. 
“Yıllardır konuşuyoruz; görüyorum ki, hâlâ Osmanlı’yı hafife alanlarımız var. Dünyada kurulmuş imparatorluklar -en kabadayı- yüz elli iki yüz yılda paramparça olduğu halde, Osmanlı İmparatorluğu’nun neden altı yüz yıl sürdüğünü hiç düşündünüz mü? Bütün imparatorluklardan gereken tarih dersini almış ve buna göre bir çekirdek model kurmuştur da ondan!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54d3d0bb-b873-4c6e-a99d-39af4572aab1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuldaki İlk Günüm</image:title>
            <image:caption>Altı yaşındaki Ahmet okula başlayacağı için çok heyecanlanıyordu.
Bir öğretmeni, yeni arkadaşları ve bambaşka bir hayatı olacaktı. 
Acaba Ahmet’in okuldaki ilk günü nasıl geçecekti?   
İmren Tübcil’in yazıp resimlediği Okuldaki İlk Günüm, bu tatlı heyecanı yaşayan tüm çocuklarımıza güzel bir armağan olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2cb3be7-973e-4343-b5ed-498da603024d.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış Çağı</image:title>
            <image:caption>Yazınımızın özgün ve üretken kalemlerinden Hürriyet Yaşar’ın “Satış Çağı” kitabında, piyasanın acımasız dişlileri arasında şaşırmayı unutanların, para uğruna tüm güzellikleri yıkmaya hazırlananların, çocukla çocuk olanların, otoriteye başkaldırmaya cüret edenlerin ve edemeyenlerin öykülerini okuyacaksınız.
“En yakınındakine açılmak isteyince, dudak büktü gün yoldaşı. ’Gizli daha ne kaldı ki sende!’ gülümseyişiydi. Anlatası kalmadı. Bir arkadaşını buldu. Gözlerinden bildi gizdeş olmayacağını. Anlatmadı. Bir gün, uzak bir yerde yapayalnız dolaşırken, su kıyısında bir kamışlık gördü; gitti, kamışlığa anlattı. Duramadı… Ertesi gün, o kamışlardan birini kesip kalem yaptı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9917b11a-fc2f-40f9-ad8c-d887351ce191.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Yıl 93</image:title>
            <image:caption>Bitmeyen Yıl 93’te; özellikle perde arkasında kaldığı düşünülen 93 yılında yaşanan siyasi olaylar, kurulan örgütler, terör, faili meçhul cinayetler, katliamlar ve siyasi gelişmeler hakkında o dönem yapılan haberlere, araştırma ve yazılanlara, tartışmalara, görüşlere ve tanıkların sözlerine ve bu konular ile ilgili kaynaklara yer veriliyor. Dönemin yakından incelendiği kitapta, yaşananlar mercek altına alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9584aa9b-0204-4d16-b196-88341613f4ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Bir Hayalet</image:title>
            <image:caption>Nilay normal hayat süren bir çocuktu. Ta ki bir gün hayalet arkadaş bulana kadar. Hiç beklemediği anda hayatı değişen Nilayın artık bir görevi vardı. Hayalet arkadaşıyla cinayetleri çözme göreviydi bu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690652d9-f1e0-4bf8-b2e9-9c2d45d97313.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabenin Peygamber Efendimize Sadakati</image:title>
            <image:caption>Sahabelerin hayatları ders mahiyetindedir. Onların, Hz. Peygamber’e duydukları sevgi, sadakat ve teslimiyet çok büyüktür. Sahabenin Peygamber Efendimiz’e Sadakati’nde, sahabelerin söz ve fiillerinde, tüm insanlık için bir rehber ve bir örnek olan Hz. Peygamber sevgisini nasıl hissettikleri ve yaşadıkları anlatılmıştır. Sahabeler, Allah ve O’nun elçisi Hz. Peygamber (s.a.v.)’i sevmenin, imanın bir göstergesi olduğunu kabul etmişler ve her işlerinde O’nu örnek almışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50f09a2a-9657-4807-b8f3-06286f572107.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangi Aşk Değdi Yüreğine</image:title>
            <image:caption>“Ben bittim hayat, üstü kalsın” sözünü dünyaya armağan edip, ben doğdum yeniden... 
Hayat, aşk bana “Varsın” diyerek nasibimi beklemek, aşkı yaratanın aşkı ile yanmak için gidiyorum. Bavıko diyarından, Peygambere (sav) yoldaş olmuş Safvan B. Muattal Hz. diyarından, Seyitler makamı Menzil diyarından en sevgiliye bağlılık göstermek için aşkı bulanların yoluna gidiyorum. 
Sabrediyoruz ALLAH’IM... 
Topraktan Var Olduk, 
Toprakta Biteceğiz... 
Sen’den Geldik, 
Sana Geleceğiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/182ba08d-fef0-4aa9-a152-542abc70da20.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Filoloji Seminerleri IV</image:title>
            <image:caption>SİNEMADA QUO VADIS 
(1912, 1925, 1951, 2001): 
ANTİKÇAĞIN PEK ÇOK YÜZÜ 
Ewa Skwara 
 
HANNIBAL ANTE OCULOS! 
BİR DÜŞMANIN KOMİK İMGESİ 
Ewa Skwara 
 
GEÇMİŞE AÇILAN KAPI: 
YENİKAPI BATIKLARI 
Ufuk Kocabaş 
 
ODYSSEUS’UN ADALARI 
Cengiz Çakmak 
 
LUCRETIUS: ATOMCULUĞUN 
ROMALI TEMSİLCİSİ 
Pelin Erçelik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e5cde0b-191b-4795-a99f-741fbc828535.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Menkıbeleri</image:title>
            <image:caption>Mevlânâ Ekmeleddin Tabîb’in şöyle dediği nakledilir: Bir keresinde kutlu sultan Rükneddin, “Çok kuvvetli bir panzehir hazırlamak gerekir.” buyurdu. Onun bu emri üzerine panzehir için gerekli bütün maddeler her yerden bir araya getirildi. İlacın hazırlanacağı gün evin bir köşesine çekilip onu hazırlamakla meşguldüm. Evin bütün kapıları, giriş çıkışları kapatıldı. İlacın hazırlanması tamamlandığında, Hüdâvendigâr hazretleri, Allah onun ruhunu mübarek kılsın, evin bir köşesinden ansızın görünüverdi. Huzuruna gittim, elini öptükten sonra mübarek parmağıyla şereflendirir diye panzehri küçük bir küpün içinde önüne bıraktım. Asla iltifat etmedi ve “Ey Mevlânâ Ekmeleddin! Okyanus suyu panzehir olsa, içimizi ısıran ejderhaya çare olmaz,” deyip anında gözden kayboldu. Büyük mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hakkında günümüze kadar çok sayıda eser kaleme alınmıştır. Bu eserler arasında, Mevlânâ’nın hayatı, hocaları ve halifeleri hakkında bilgi veren Sipehsâlâr Risâlesi’nin (Mevlânâ Menkıbeleri) önemli bir yeri vardır. Mevlânâ ve çevresi hakkındaki ilk menâkıbnâmelerden biri olan elinizdeki bu eser, kırk yıl Mevlânâ’nın hizmetinde bulunmuş, saraydaki kumandanlık (sipehsâlâr) görevinden ayrıldıktan sonra Mevlânâ dergâhının malî işleriyle meşgul olmuş Ferîdûn-i Sipehsâlâr tarafından Mevlânâ’nın sır tutmada güvenilir ve samimi bir müridinin isteği üzerine kaleme alınmıştır. Üç bölümden oluşan Sipehsâlâr Risâlesi’nin ilk bölümü Sultânü’l-ulemâ Bahâeddin Veled’e, ikinci ve en geniş bölümü Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye, üçüncü bölümü Mevlânâ’nın dostlarına ve ondan sonra makamında bulunan çelebilere ayrılmıştır. Bu kutlu zâtların yaşadığı dönemi idrak etmiş bir müellifin Mevlânâ ve Şems-i Tebrîzî ile ilgili bizzat şahit olduğu olayları aktardığı bu klasiği keyifle okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4abe246a-7d59-4da2-bebf-1939ae23dd0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Lisey&apos;in Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Lisey ve kocası Scott yirmi beş yıl süren evlilikleri boyunca birbirlerini derin bir aşkla sever. Aralarındaki bağ öylesine güçlüdür ki birçok insan bunu tuhaf bulur. Karanlık ve korkunç bir geçmişi olmasına rağmen Scott pek çok ödül kazanmış başarılı bir yazardır; ancak geçmişte yaşadığı olaylar, hayal ve gerçek arasında gidiş gelişleri bir ömür boyu yakasını bırakmaz. Yazarın ölümünden sonra basılmamış romanlarından çıkar sağlamak isteyen kişiler karısının peşine düşer. Lisey, uğursuz tehditler başladığında hayatta kalmak için Scott&apos;ın gücüne, ışığına ve aynı zamanda sonsuz karanlığına ihtiyacı olduğunu anlar. Kocasıyla arasındaki bağı koparmayan genç kadın, kâbuslarının arasında saklı korkunç bir yerde duran Scott&apos;a ulaşır. Lisey&apos;in Hikâyesi; yaratıcılığın kaynakları, deliliğin çekiciliği ve aşkın gizli dili hakkında yazılmış bir King başyapıtı! • • • “Lisey&apos;in Hikâyesi; olağanüstü bir evliliği, şefkat ve güç içinde yükselen, çok canlı betimlemelerle süslü bir aşkı anlatmaktadır. Bu kitap duygusal ve gerçeğe yakın kahramanlarıyla son zamanlarda edebiyat dünyasına yepyeni bir nefes getirdi. Lisey Landon ve kız kardeşine hayran oldum, Scott’ın çektiği acıları yüreğimde hissettim ve sonunda içtenlikle dile getirdiği acı tatlı sona gelince kitabı tekrar baştan okumam gerektiğini düşündüm. Sanki çok yakın dostlarıma veda ettiğimi hissettim. İşte Stephen King böyle bir yazar. Mesleğinin doruğunda. Son sayfaya gelene dek büyülenerek okuyacağınız bir roman.” 
Nicholas Sparks,Denizden Gelen Mektup adlı romanın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d2c4bd2-37b1-4f6e-8d0c-568bb882afce.jpg</image:loc>
            <image:title>Akis Dergisi Ümit ve Hayal Kırıklığı (1954-1957) (1. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet tarihinin önde gelen uzmanlarından Cemil Koçak, yakın tarihimizin kritik dönemeçlerinden Demokrat Parti ve sonrasının siyasi tarihini dönemin en etkili dergisi Akis üzerinden okuyor. İsmet İnönü’nün damadı Metin Toker’in sahibi olduğu Akis, 1954-1967 yılları arasında Cumhuriyet’in “münevverleri”ne hitap eden haftalık aktüalite dergisi olarak günümüze kadar devam eden ideolojik bir konumun sesiydi. Akis, önce Demokrat Parti iktidarına karşı muhalefetin ana eksenini teşkil etti. 27 Mayıs darbesinden sonra da yeni iktidarın “ortağı” oldu. Birkaç cilt olarak düşünülen bu monografinin ilk cildinde Demokrat Parti iktidarının ikinci dönemi olan 1954-1957 yıllarının siyaset gündemi ve mücadeleleri neredeyse gün gün takip ediliyor. Akis’in Demokrat Parti iktidarına yönelik ihtiyatlı ümitlerinin nasıl hızlıca keskin bir muhalefete dönüştüğü izleniyor. Muhalefetin sadece politik yörüngesini çizmekle kalmayıp, aynı zamanda ideolojik altyapısını ve dünya görüşünü şekillendirme vazifesini de üstlenen Akis, bir yandan siyasi muhalefetin istikametini tayin ederken, bir yandan da “modernlik ve medeniyet” inşasında hem görselleriyle hem de kadın, aile, moda ve sanat gibi alanlardaki yayınlarıyla bir misyonun sözcülüğünü yapıyordu. 
Akis Dergisi Ümit ve Hayal Kırıklığı (1954-1957) tarihimizin bu önemli evresindeki siyasi ve ideolojik kurguyu analiz ediyor. Bu dönemdeki “Halkçılar-Demokratlar” kavgasını, derginin iktidar ve CHP başta olmak üzere muhalefet partilerini şekillendirme gayretlerini, hemen her sayıda filizlenen ümitlerini ve onları takip eden hayal kırıklığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c02a52e-5bd6-41cf-a5a3-592a0e472c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Rağmen</image:title>
            <image:caption>Biz kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Ortadoğu’nun kadınlarıydık. Bir şey yapmak istediğimizde önce kuşkuyla bakılan, işin başına geçtiğimizde de olmamasına dair gerekçelerle boğulan... Buna rağmen vazgeçmeme düşüncesizliğini gösterirsek de tüm gözlerin üzerimize çevrildiği, açık arandığı bir podyuma çıkardık.   Korkular yerlerini yeni meydan okuyuşlara bırakıp her şey bambaşka bir çehre kazanırken, biz çok da bilinmedik ve beklenmedik yollara sapardık.   Ben de şimdi kendime rağmen, başka sokakların arasında yeni dünyamın izlerini arıyorumdur, kim bilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcfbe096-42d3-49ab-931f-f26056b7472f.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Bodrum Katları</image:title>
            <image:caption>İnsan lüks otelde tatil yapıyor diye ya da pahalı bir tekneye sahip diye değil, kendini hayata ait hissettiğinde yaşar. Denize nazır mekânlarda raconuna göre eğlendiğinde yaşamaz kimse, mevsimleri fark ettiğinde yaşar. Lüks restoranda poz vere vere yemek yerken yaşamaz insan, tavadaki menemenin dibini sıyırmak için sevdikleriyle itiştiğinde yaşar. Ev almanın, araba sahibi olmanın, araba değerinde saat takmanın, pahalı mekânlara girip çıkmanın yaşamakla alakası yok. Yaşamak dokunmakla, koklamakla, sevmekle, sonbaharla, yazla, güneşle, yağmurla, gülüp ağlamakla, anlaşmakla ve anlaşılmakla ilgili bir şey. Basit şeyler istediğinde yaşarsın, olağan akışın parçası olabildiğinde... Diğerinin adı sadece paralı olmak. Para zenginlerindir; yaşamak ise isteyen herkesin, hepimizin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/159e06f3-24c3-4e9b-abfd-ba747ec8a367.jpg</image:loc>
            <image:title>Rami Kışlası</image:title>
            <image:caption>Millî Mücadele sonrasında imzalanan Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) ile işgal kuvvetleri protokol gereği altı hafta içerisinde tahliye işlemlerini tamamlamak zorundaydı. Eylül 1923’ten itibaren hareketlenen bu süreçte, Fransız işgali altında bulunan Râmi Kışlası’ndaki tahliye işlemleri 10 Eylül itibariyle henüz tamamlanmış değildi. Kışlanın Türk Ordusu tarafından teslim alınması Ekim ayının başlarını bulmuştur. İtilaf Devletleri nihayet 2 Ekim 1923 tarihinde İstanbul’dan ayrılmış, böylece beş yıllık işgalin ardından Türk Ordusu’nun 6 Ekim’de şehre girmesiyle İstanbul resmen ve fiilen esaretten kurtulmuş, Râmi Kışlası camiinin ayakta kalmış yegâne kısmı olan minaresine Fransızlar tarafından asılmış olan haç indirilmiştir. Osmanlı modernleşmesinde dünyadaki değişime paralel olarak XIX. yüzyılın ilk yarısında iktidarın sembolleri değişmiş, kamuoyu ve hükümdarın görünürlüğü gibi popülist yeni unsurlar öne çıkmış, bu süreçte münzevî ve muhtefî hükümdar algısı terk edilmeye başlanmıştır. Ordusunun başında muzaffer bir kumandan ve çağdaşı üniformalı monarklar gibi muktedir bir hükümdar olmak, merkeziyetçi-otoriter devletin inşası bakımından kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu ideali/hayali mümkün kılacak unsurlar olarak çağdaş disiplinli ordular ve ideolojik-politik anlamlar kazanan modern askeri yapılar önem kazanmıştır. Söz konusu iki unsurun belirgin bir biçimde öne çıktığı II. Mahmud’un saltanatında, önce Vak‘a-i Hayriyye ile Yeniçeri Ocağı ilga edilmiş, yerine kurulan Asâkir-i Mansure-i Muhammedîye için hızla yeni kışlalar inşa edilmeye başlanmıştır. Payitaht İstanbul’un silüetini, selatin camileri yerine abidevi modern kışlaların belirlediği bu yeni dönemde, iktidarın temel dayanağı ordu ve onların eğitim üsleri olan kışla yapıları en önemli gündem maddesi olmuştur. Elinizdeki kitabın odak noktasını, bu kışlaların ilklerinden biri olan ve önemli bazı reformların vitrini hükmündeki Râmi Kışlası oluşturmaktadır. Osmanlıda gelenekten kopuş ve modern olana yöneliş sürecinde ordu, hükümdar ve iktidar üçgeninde kışla yapılarının kazandığı yeni anlam ve işlevler, kışla ve talimli-asker (eğitimli çağdaş ordu) üzerinden merkeziyetçi devletin ve mutlak otoritenin yeniden tesisinin analiz edildiği Râmi Kışlası: II. Mahmud Devrinde Aydın-Despotik Modernleşmenin Karargâhı isimli bu eserde; Râmi Kışlası’nın inşası, geçirdiği onarımlar, modernleşme sürecinde ifade ettiği politik-ideolojik anlam, askeri eğitim tarihimiz açısından önemi ve kışla etrafında zamanla oluşan yerleşim gibi konular ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9bf841a-bf82-4ea9-956f-1616782a7e22.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Salgınında Halk Sağlığı Çalışanlarının Yapması Gerekenler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yer alan olgular Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı araştırma görevlileri, yan dal uzmanlık öğrencileri ve öğretim üyelerinin pandemi sürecinde etkin görev aldıkları alanlarda edindikleri deneyimlere dayanmaktadır. Amacımız COVID-19 özelinde edindiğimiz bilgi ve becerileri deneyimlerimize dayalı olarak okurlarla paylaşmaktır. Okuyucuların, salgınla savaşımda kullanacakları bilgi ve becerilere yönelik hedeflere eğlenceli, zevkli bir kurguyla erişmelerini sağlamak amaçlanmıştır. 
 
Bu amaca ulaşabilmek için, etkileşimli bir kurgu içinde okurları kitabın içine çekmek hedeflenmiştir. İlk bölümlerdeki temel kuramsal ve uygulamaya yönelik kavramlar, izleyen senaryolarla pekiştirilmiştir. Ayrıca kutucuklar içinde salgınla ilgili okuma (roman, öykü vb) ve seyretme (film, belgesel) önerilerinde bulunulmuştur. Okuyucu senaryoları okurken bir emek vermek, soruları yanıtlamak ve boş kutuları doldurmak durumundadır. Yanıtlar ise son bölümlerde sunulmuştur. Böylelikle farklı deneyimleri olan okuyucunun okuma sürecine ve kitaba kendinden, deneyimlerinden katkı verebilmesi hedeflenmiştir. Her bölümün sonunda ve kitabın bitiminde de bazı pekiştirici sorulara ve yanıtlarına yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/725ef42d-65cb-4670-9ac5-3a506bec9747.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Tarihi Nasıl Öğretilir?</image:title>
            <image:caption>“Kadınların bu kadar güçlü olması beni çok değerli hissettirdi. Mücadeleci tarafımın olduğunu unutmamama yardımcı oldu.” 
 
Sekizinci sınıfa devam eden bir kız öğrenciye ait bu ifadeler, öncü Türk kadınlarını ve geçmişteki kadın deneyimlerini merkeze alan bir dizi öğretim uygulamasının ürünüdür. Öğrencinin ifadeleri, kadın geçmişinin görünür kılındığı bir öğretim yaklaşımının toplumsal belleği yapılandırma ve tarihsel bilinç geliştirmedeki dönüştürücü rolünü ortaya koyar. 
 
Kadınların içerilmediği bir tarih öğretimi, eksik ve eril merkezlidir. Tarihin kadın aktörlerinin ve deneyimlerinin hatırlanmadığı toplumsal bir hafıza kaybına işaret eder. Bu noktada, kadın tarihini öğretime nasıl entegre edebileceğimiz, üzerinde düşünülmeye değer bir konudur. İşte bu kitap “Kadın tarihi nasıl öğretilir?” sorusunu merkeze alıyor ve kadın tarihi öğretimine yönelik çalışmalara bir kapı aralamayı hedefliyor. 
 
Türk tarihi özelinde kadın geçmişine yönelik hazırlanmış materyal örneklerinden kesitler sunarak kadın tarihi, kadın çalışmaları ve tarih öğretimi alanlarındaki yöntem ve yaklaşımların birbirine eklemlendiği bir yapı iskelesi üzerinde kadın tarihi öğretiminin nasıl inşa edilebileceğine dair öneriler getiriyor. Bu yolla kadın tarihi öğretiminin sürdürülebilir bir çalışma alanı olabilmesi için kuramsal temellerin oluşumuna katkı sunmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a4a6a5-2e3e-4762-b896-9c1ff4852c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayana</image:title>
            <image:caption>“Artık zamanın geldi Ayana... Ya benim ruhumu taşıyacaksın, ya delireceksin... Ormana gel. Her şeyi arkanda bırak. Kendini bana ver!” 
 
“Türkler nasıl Müslüman oldu? Gök Tengri’den ve Şamanizm’den nasıl vazgeçti? Arapların İslam’ı yayma faaliyetleri sırasında kaç yüz bin Türk kılıçtan geçirildi?” sorularının cevabını bulmak için Şamanizm ve Gök Tengri İnanç Sistemi’nin peşine düşen Sevil, ulaştığı gerçekleri anlatmaya başladığında bu iki kadim dine Satanizm gözüyle bakan milliyetçilerin hedefi haline gelir. Zira Sevil’in söyledikleri “cıs”tı, dokunanı yakardı.Büyük bir baskı altında, kendi gibi düşünen birilerini bulmaya çalışırken Sevil’in yolu Amasya’nın uzak bir köyünde şifa dağıtan ve gelecekten haber veren bir kadınla, “Ayana Hatun” ile kesişir. “Dert yerde, şifa göktedir. Bize düşen görev, şifayı gökten indirip derde deva olmaktır” diyen Ayana Hatun için de, Sevil için de hem bir aydınlanma hem de bir kaçma kovalamaca süreci başlayacak, hayat artık eskisi gibi olmayacaktır. 
Gazeteci, yazar Mustafa Mutlu, kimi kesimlerin ısrarla görmezden gelmeye çalıştığı konuları bu kez Ayana romanında işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e89a4d5-d24f-4ddf-9b94-d15c0f6b5c91.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhlar Labirenti</image:title>
            <image:caption>Rüzgârın Gölgesi ile başlayan, Meleğin Oyunu ve Cennet Mahkûmu ile süren Carlos Ruiz Zafón’un ünlü dörtlemesi, “Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı” Ruhlar Labirenti ile sona eriyor. 
1950’lerin sonunda Barselona’dayız. Kahramanımız Daniel Siempre artık unutulmuş kitaplar mezarlığının geçitlerinde hayatını değiştirecek bir kitap keşfeden çocuk değildir. Annesi Isabella’nın gizemli ölümü ruhunda derin bir yara açmıştır. Ve onu durduğu uçurumun kenarından karısı Bea ve dostu Fermin kurtarmaya çalışmaktadır. 
Annesinin intikamını almak isteyen ve bu uğurda gizemi çözmeye çalışan Daniel, tahmin bile edemeyeceği bir noktada bulacaktır kendini. Frankocu İspanya’nın yürüttüğü derin, karanlık bir suç ve komplo ağını ortaya çıkaracaktır. Bu karanlık görevde ona yardım edecek kişi ise, savaşın gölgelerinden doğan bir ruh olan Alicia Gris olacaktır. Sonunda
Daniel’in ailesinin gizli geçmişini ifşa etmek pahasına… 
Ruhlar Labirenti, tutkuların, maceranın ve karanlık entrikaların iç içe geçtiği nefes kesici bir hikâye. Zafón dörtlemenin bu son kitabında yine kitapların dünyasına, hikâye anlatma sanatına ve edebiyatın büyülü evrenine aşılmaz bir saygı duruşunda bulunuyor. 
“Zafón’un ‘Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’ dörtlemesinin sonuncusu, devasa ve türleri aşan bir eser…” 
The Guardian 
“Sürükleyici ve dokunaklı bir gerilim…” 
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac8506ab-59f2-49e9-a228-f91bc43cd29d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenler ve Metinler</image:title>
            <image:caption>Kitlesel eğitimin temel özellikleri yıllardır tartışılıyor. Bu tartışmalar kimi zaman eğitimin devletle ilişkisi kimi zaman da ideoloji ile ilişkisine odaklanıyor. Göz ardı edilenler arasında ise öğretmenler ve eğitimin ekonomi politiği geliyor. Michael W. Apple Öğretmenler ve Metinler kitabında, öğretmenlerin geçmişten bugüne nasıl kontrol altına alındığına, cinsiyete dayalı iş bölümündeki değişimlerle odaklanıyor. Kontrolün aktörü olan egemen söylem, artık sadece ekonomik değil aynı zamanda toplumsal cinsiyet kavramlarıyla çevrelenmiştir. Öğretmenlik bir “kadın işi” hâline gelmiştir. Bu durum kadınların açık bir şekilde eşit olmayan muameleye maruz kaldığı diğer kadın emeği biçimleriyle de bağlantılıdır.
Apple’ın muhafazakâr restorasyon olarak tanımladığı egemen söylem aynı zamanda öğretmenlerin “metinlerle” kurduğu ilişkinin de belirleyicisidir. Ders kitapları, öğretim programı ve raporlar gibi metinler özerk değildir. Metinlerden hem öğretmenlerin öğretim yöntemlerini hem de program için meşru kabul edilen bilgileri yeniden tanımlamak amacıyla çoğu muhafazakâr olan çeşitli gruplardan gelen baskılar ve ekonomik beklentiler mevcuttur. Eğitim raporları ise teknik olarak baştan sorunlu olan verilerini, genellikle kötüye kullanmaktadırlar. Rapor hazırlayıcıları, iş gücü piyasasına ve yüksek teknolojili işlerin geleceğine ilişkin yanlış bir görüşteler ve okullarda kalıcı değişiklikler yapmak için gerekli olabilecek şeyleri, büyük ölçüde basitleştirerek toplumsal eşitsizliğin artmasına katkı sunuyorlar. Apple ise bu kitabında kitlesel eğitimin açmazlarını tarihsel olarak ortaya çıkartıyor ve bu sorunların çözümüne dair öneriler sunuyor.
&quot;Michael Apple, okullaşmanın ekonomi politiği ile alakalı olağanüstü kavrayışını bir kez daha ispatladı... Apple, metinlerin üretiminde ve ekonomisinde, sınıf ve cinsiyet ilişkilerinin inşasında iktidar aygıtlarının -okulların hem içinde hem dışında etkin olduklarından harikulade bir analizini sunuyor. Üstelik Apple, metnin, öznelliğin ve bilginin nasıl yeniden üretildiğini ve egemen düzene nasıl meydan okuduğunu ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda okulları demokratik mücadele alanları ve pedagojiyi bir olasılık projesi olarak görmek için güçlü bir çağrıda bulunuyor. Eleştirel bir eğitim teorisi geliştirmek isteyen herkes için bu kitabı okumak zorunluluktur.&quot;
Henry A. Giroux
&quot;... Bu kışkırtıcı incelemede, Apple, öğretimin tarihsel yapısı ve cinsiyete dayalı iş bölümü gibi son derece ihmal edilmiş ancak oldukça önemli bir konuyu ele alarak cesur ve yenilikçi araştırma geleneğini sürdürüyor.&quot;
Peter McLaren</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc91861f-27af-413c-a975-2fc22d44ab23.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Olma Cesareti</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada milyonlarca okura ulaşan ve pek çok kişinin hayatını değiştiren Kendinle Savaşma Sanatı kitabının yazarlarından psikoloji ve felsefe eşliğinde bu kez de mutlu olma arayışına dair bir yaşam kılavuzu… 
Mutluluk cesaret işi midir? Geçmiş ve gelecek kaygılarımızdan kurtulup şu anda ve burada yaşayarak hayatımıza yön verebilir miyiz? İş, sevgi, arkadaşlık, kişilerarası ilişkiler ve topluluk hissi yoluyla hayatımıza nasıl anlam verebiliriz? Ve hayattaki en büyük seçim nedir? 
Filozof ile Genç Adam üç yıl sonra tekrar bir araya gelerek Adler psikolojisi ve felsefesi rehberliğinde işte bu soruların ve pek çok hayati meselenin peşine düşüyor. Eğitim ve çocuk gelişiminden aile hayatına, iş ve arkadaşlık ilişkilerinden aşk ve evlilik ilişkilerine, toplumsal yaşamın karmaşalarından birey olmanın çetin yollarına, onaylanma arzusu ve rekabetten özerklik ve işbirliğine pek çok konuda kıyasıya tartışarak hayata ve insana dair varsayımlarımızı kurcalıyor ve anlamlı bir hayat yaşama yolunda nasıl adımlar atabileceğimizi gösteriyor. 
Bazen tek kitap hayatımızı değiştirebilir. Acaba o kitap bu kitap olabilir mi?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af104e63-3c92-4d95-8a09-45d43c775e29.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanın Hazineleri</image:title>
            <image:caption>Sağlı sollu zeytin ağaçları, çamlar, yere düşmüş kozalaklar, dağ kekikleri ve minik su birikintileri… Bu, Yeraz’ın başka hayatlar keşfettiği bir doğa yürüyüşü. Ötüşü derin nefes alan ihtiyarları akla getiren baykuşlar, birbirine değerken alkışa benzeyen sesler çıkaran yapraklar ve kiremit damlı, papatya bahçeli gizemli bir ev… Hepsiyle bu yürüyüşte karşılaşabilirsiniz. Unutmadan ormanın hazineleri sonsuzdur. Onları görebilmek içinse tek bir ipucu var: Ürkütmeden, usulca yaklaşmak. 
 
Nevra Nergiz, Ormanın Hazineleri’nde yaşamın doğalında bizi bekleyen hazineleri ve sevgiyi keşfetmenin yollarını anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e820a0c7-e6d3-47a4-ac46-c9dd12f0d8c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş ve Kan – Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Taht Oyunları’nda yaşanan olaylardan yüzyıllar önce, –Valyria Kıyameti’nden sağ çıkan tek ejderlordları ailesi olan– Targaryen Hanesi, Ejderha Kayası’na yerleşmişti. Batıdiyar tarihinin en şanlı ama bir o kadar da tartışmalı hanesinin öyküsü, Ateş ve Kan’da, ateş ve kanla yazılıyor. Ejderhanın ejderhayla, kardeşin kardeşle savaştığı, bildiğimiz anlamda Batıdiyar&apos;ı Batıdiyar yapan bu dönem, Demir Taht’ın yaratıcısı efsanevi Fatih Aegon’la başlıyor. Fatih’ten sonra gelen âlimler ve zalimler, korkaklar ve kahramanlar ama en çok da muazzam ejderhalar o tahtı elinde tutmak isteyen kral ve kraliçelerin hırslarının bir parçası oluyor.
 
Peki Ejderhaların Dansı boyunca aslında neler yaşandı? Yedi Krallık nasıl kuruldu? Kıyamet’ten sonra Valyria’yı ziyaret etmek neden o kadar tehlikeliydi? Daenerys’in üç ejderha yumurtasının kökeni neydi?
 
Hisar’ın bilge üstadı tarafından nakledilen ve ressam Doug Wheatley’nin elinden çıkma yepyeni siyah-beyaz illüstrasyonlarla süslenmiş bu çok önemli tarihçede cevabını bulan soruların birkaçı işte bunlar.
 
 Takvimler geriye dönüyor, haneler yükselip yıkılıyor ve taht oyunlarının hem en kolay hem de en zor olduğu dönemde Targaryen tarihinin bütün detayları ilk kez gözlerimizin önüne seriliyor. Tanrılar, Targaryenlar için bir kez daha yazı tura atıyor… Ya kan ya da ateş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/addb7cb4-a60b-4a57-a8f4-23bf3b3b1282.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick</image:title>
            <image:caption>İsmail balina avcılığını öğrenmek için yanıp tutuşmaktadır. Bu merakını gidermek üzere Kaptan Ahab’ın yönetimindeki Pequod adlı bir balina avı gemisine biner. Fakat geminin kaptanı Ahab, Moby Dick adlı dev balinayı yakalamaktan başka hiçbir şey düşünmemektedir. Çünkü bir av sırasında Moby Dick’in saldırısı sonucu tek bacağını kaybetmiştir. Ahab’ın çığ gibi büyüyen intikam hırsı, içinde İsmail’in de bulunduğu gemi mürettebatını kısa sürede etkisi altına alır. İsmail, çıkmış olduğu bu uzun yolculukta sadece balina avını değil, hayata ve ölüme, dostluğa ve düşmanlığa, iyiliğe ve kötülüğe, merhamete ve zulme dair pek çok şey öğrenecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1b17493-9118-4990-8785-d50cfb3f5665.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmenimden Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Değirmenimden Mektuplar, ünlü Fransız yazar Alphonse Daudet’in eski bir yel değirmeninde yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Bu mektupların bazıları yazarın anılarını, bazıları da duyduğu ve kurguladığı öyküleri içermektedir. 
     Yazarın en sevdiği eser olma özelliğini de taşıyan bu kitap, sizleri şehrin kalabalığından, gürültüsünden uzak bir Fransız taşrasına götürecek, dönen kanatların tıkırtısı eşliğinde kulaklarınıza düşündürücü öyküler fısıldayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56a6d59b-fa33-4ccc-a9b6-be4876371e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Kim Muhtesem ve Kudretli Oz&apos;u görmek istemez ki? 
     O ki sizin her dileğinizi anında yerini getirir, o ki sizi anında baska bir seye dönüştürebilir, o ki size bir kalp, bir beyin, cesaret verebilir ve hatta sizi Kansas&apos;a bile gönderebilir!   
     Kansaslı kücük bir kız olan Dorothy, bir gün ansızın ortaya çıkan fırtına yüzünden kendini Oz Ülkesi&apos;nde bulur ve evine dönmek icin yolda rastladığı Korkuluk, Teneke Adam, Aslan ile birlikte büyük büyücü Oz&apos;u bulup evine dönmeye çalısır. 
      Dorothy evine dönebilecek midir? Evine dönmek isterken başına neler gelecektir? Dorothy`nin muhteşem, heyecan dolu maceralarını okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5cf4408-405b-413e-abf7-e06376056436.jpg</image:loc>
            <image:title>Eden</image:title>
            <image:caption>“Her insan hayatın bir evresinde Cennet’te yaşadı ve zamanın bir eşiğinde onu yitirdi...” 
 
Cennet Bahçesi Miti, tarihsel süreçte farklı disiplinlerden gelen çalışmaların ilgi alanına girdi. 21. yüzyılda, Cennet öyküsünün temel bileşenlerini çözümleyebilmek için, sadece kutsal kitap bildirimleri yeterli değil. Diğer deyişle, bugün artık, psikoloji, işlevselci antropoloji, din fenomenolojisi, felsefe, göstergebilim, yapısalcı antropoloji ya da tarihselci okuma yöntemlerinin önerilerini görmezden gelemeyeceğimiz bir aşamadayız. 
 
Felsefeci ve Simgebilimci Göktuğ Halis bu kitapla, Eden Bahçesi-Cennet söylencesinin nihai anlamını oluşturmaya çalışıyor. Âdem ve Havva’nın yaratılışı, ilk günah, sürgün ve dünya yaşamlarıyla ilgili tüm sorularınıza bu kitapla ulaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/934f37b4-7430-4bae-b5c4-3066f2f78334.jpg</image:loc>
            <image:title>Utanmaz</image:title>
            <image:caption>Çaresiz kalınca herkes her şeyi yapabilir. 
 
Gelişmiş bilinçlerin, “hayır” demeyi neredeyse imkânsız hale getiren hormonların esiri olmayacağı yönündeki yaklaşım çoğu zaman tökezler. Çünkü insan doğa ve doğal yönelimleri karşısında çoğu zaman zayıftır. Herkes belli koşullar altında her şeyi yapabilir. Bazen hakikati bulmak için bir günahtan geçmek gerekebilir. Günahtan arınmak istemek ve aynı günahı tekrar etmeme kararlılığında olmak ise insanı kemale erdirecek tek yoldur. 
Bazen sizi yoldan çıkaran, kaza yapmanıza neden olan iyi niyetinizdir. Asfaltın ortasındaki kaplumbağaya çarpmamak için aracınız takla atsa bile masum bir kaplumbağaya sövmezsiniz. Peki ya siz takla atasınız diye yolun ortasına bilerek bırakılmış bir kaplumbağa için?... O zaman kime kızarsınız sahi? O engeli koyan kişi midir kazanın sebebi? Yoksa sizin de bu kazada bir payınız olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5fc0e2c-852b-498a-a2c9-d462fef06ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Orlando</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf’un, yakın arkadaşı, karizmatik, biseksüel yazar Vita Sackville-West için kaleme aldığı Orlando, eğlenceli ve oldukça fantastik bir “sahte biyografi”. On altıncı yüzyılda soylu bir ailede doğan, birkaç yüzyılı hızla yaşayan, yolu İstanbul’dan geçen, bir gecede cinsiyet değiştiren ve yirminci yüzyılda kadın yazar kimliğiyle sona eren bir hikâyenin kahramanıdır Orlando. Kendisinin de “yazar” olarak yer aldığı Virginia Woolf metin boyunca tarih, cinsiyet ve biyografik “gerçek”i kavrayışımızı sorgular bu etkileyici romanında. 
“Biyografi yazarı şimdi belki de itiraf etmenin örtbas etmekten daha iyi olacağı bir zorlukla karşı karşıya. Bu noktaya kadar Orlando’nun hikâyesini anlatırken hem şahsi hem de tarihi belgeler bir biyografi yazarının ilk görevini yerine getirmesini mümkün kılmıştı, bu görev sağa sola bakmadan, çiçeklerin cazibesine kapılmadan, gölgelere aldırmadan, sistemli bir şekilde durmaksızın ta ki mezara girene ve başımızın üzerindeki mezar taşına ‘son’ yazana kadar gerçeğin gözlenemeyen ayak izlerini ağır ağır takip etmektir.” 
“Kuşkusuz Woolf’un en yoğun eseri, çağımızın da en olağandışı romanlarından biri.” 
Jorge Luis Borges</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf8b04b-c9e0-4686-afc9-9548b5b6634c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Roque ve Diğer Cinai Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatında Guy de Maupassant’ın öykücülüğünün ayrı bir yeri vardır. Soylular, burjuvalar, yüksek memurlar, sıradan halk, köylüler, din adamları, kadınlar ve erkekler varoluşlarının en yalın, en gerçek halleriyle yer alırlar onun satırlarında; bütün hırsları, zayıflıkları, öfkeleri, coşkunlukları, fedakârlıklarıyla. Maupassant adeta sinematografik bir görsellikle resmeder mekânları ve karakterlerini. Küçük Roque ve Diğer Cinai Hikâyeler’de usta yazarın ağırlıklı olarak suç ve cinayet teması etrafında şekillenen hikâyelerini okuyacaksınız. 
“Birini düelloda veya savaşta veya kavgada veya kaza sonucu veya intikam amaçlı, hatta caka satmak için öldürmek ona eğlenceli ve makul bir durum gibi görünüyordu ve aklında tüfeğini doğrultup bir tavşana ateş etmekten fazla bir iz bırakmazdı; ama bu çocuğun ölümüyle derin duygular hissetmişti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af71c7d3-0b40-484a-abf9-849bc60ffe5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan</image:title>
            <image:caption>“Şairlik tacı” ile onurlandırılmış Francesco Petrarca’nın İtalyanca yazdığı iki yapıtından biridir Divan (Il Canzoniere). Birçoğu sevdiği kadın Laura için kaleme aldığı şiirlerden oluşan kitap “in vita” (Laura hayattayken yazılan şiirler) ve “in morte” (Laura’nın ölümünden sonra yazılmış şiirler) olarak iki bölümden meydana gelir. Sone, şarkı, balat, altılı, madrigal gibi farklı ölçülerde toplam 366 şiirden oluşan kitap, sadece Petrarca’nın en önemli eserlerinden değil, dünya edebiyatının da ölümsüz metinlerinden. Necdet Adabağ’ın özgün dilinden çevirisiyle okurla buluşuyor. 
“Ey acılı ruhum, anımsıyorum, başıboş kaldın, 
ıssız ve yabancı karanlık mağaralarda, yıllarca 
ağladım ele avuca sığmaz cesaretimden ötürü, 
ve sonunda öyle kötü bir sona ulaştım ki 
büründüm yeniden o dünyevi bedenime,                                   
sürüklendim sonunda daha acılı günlerimin içine.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7275e93b-cb44-4e6d-9f8c-7287652b472b.jpg</image:loc>
            <image:title>Coşkun Gönül</image:title>
            <image:caption>Burhan Cahit Morkaya’nın kaleminden yine bir hayal ve hakikat çatışmasının romanı Coşkun Gönül. Yazar bu kez Birinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da yaşayan üç kadının hikâyesini konu ediniyor. Mizaç olarak ve hayattan beklentileri bakımından birbirinden farklı üç genç kızın yaşadıklarını anlatırken Morkaya, sadece dönemi için değil, bugün bile elden düşmeyecek bir kurguya imza atıyor. Okuldan mezun olduktan sonra öğretmen olmak isteyen fakat savaş şartları gereği hastanede çalışmak durumunda kalan Serap, onun okul arkadaşı ve Büyükada’da oturan zengin bir ailenin tek kızı Vildan ve Serap’ın çocukluk arkadaşı Asuman. Bu üç kadının hayalleri ile hakikat arasındaki uçurum, hayattaki mutluluk arayışları ve birbirleriyle olan arkadaşlık ilişkisi… Coşkun Gönül’de Burhan Cahit Morkaya sadece aşk hikâyesi değil, dönemin sosyokültürel ortamını da hayran kalınacak bir ustalıkla anlatıyor. 
“Bazen bir yıl evvelki halimizi düşünüyorum. Vildan daha bir gölge ve hayalden ibaret lekesiz aşktan duyduğu masum heyecanlar ve mesut ümitler içinde, Asuman boş geçen vaktinden bilistifade küçük küçük maceralarla idman etmek şartıyla zengin bir izdivaç peşinde… Ve ben daha serbest hayatımın ilk adımında babamı kaybettiğim için maddi ve manevi ıstırapla karışık hazin ve isli bir sevginin eşiğinde!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/688e7247-b02e-47fb-9895-f2afd9de31d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Porteler-I</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatında daima şair kimliğiyle ön planda olsa da Cenap Şahabettin’in şiirleri, bütün külliyatında buzdağının görünen kısmıdır. Oysa o, Meşrutiyet’in ilanına kadar çoğunlukla şiir yazmış, 1908’den sonra ise neredeyse tamamen nesre yönelmiştir. Hatta Cenap, bir yazısında Celal Nuri İleri’ye bizzat şöyle seslenir: “İnkâr edemezsin, Celal Bey, ki Türkiye’de benim kadar mütenevvi yazı karalamış kimse yoktur.” Cenap’ın nesirlerinin cüzi bir kısmı yeni harflere aktarılmış, büyük çoğunluğu eski harfli metin olarak kalmıştır. Kimi eski harfli gazete ve dergilerde dağınık bir şekilde duran makaleleri günışığına çıkmayı beklemektedir. Yani buzdağının görünmeyen kısmı hâlâ sular altında. 
Cenap Şahabettin’in kaleminden çıkan portre yazıları yüz yıl sonra okurla buluşuyor. Seda Özbek’in yıllar süren titiz çalışmaları sonrasında bir araya getirdiği ve “şimdilik” Servet-i Fünûn dergisinde yer alan yazılarından oluşturduğumuz Portreler-I seçkisinde, Ahmet Rasim’den Abdülhak Hâmid’e, Shakespeare’den Anatole France’a, Türk ve dünya edebiyatından birçok yazar ve şairi Cenap Şahabettin’in eşsiz kaleminden okuyacaksınız. 
“Büyük Nedim tab’ından bir gül istese tab’ı ona bir gülistan verirmiş; filhakika o samimi şairin karihası çok cömertti. Fakat Hâmid’inkine müsrif denebilir; bunun semahat-ı tab’ına nazaran bir gülistan ancak büyük çiçek nispetinde kalır. Hâmid’e bir diken üstünde iki gonca yaprağı veriniz, size ondan bütün bir gülbün ormanı çıkarmakta hiç güçlük çekmez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0551be-a23f-4e87-a7e3-1f134340f01f.jpg</image:loc>
            <image:title>Süpriz Doğum Günü - Mila ve Sarp&apos;ın Matematik Öyküleri 7</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
Bu öykümüzde Mila ve Sarp, Mila&apos;nın doğum günü pastasının kekini birlikte yapıyorlar. Acaba yumurtaları çırpma süresini nasıl ölçüyorlar? Peki, kekin pişme süresini nasıl ayarlıyorlar 
Serinin 7. kitabında Mila ve Sarp, zamanı ölçmeyi öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f33c680-4002-4412-be3d-d332e0ba5f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Darülelhan Mecmuası</image:title>
            <image:caption>Dârülelhân Mecmuası, ülkemizde kurulan ilk konservatuvarın çıkardığı süreli yayındır. Konservatuvarın adını taşır. Bir müzik kurumunca yayınlanan ilk süreli yayın olmasıyla müzik sanatı, kültürü ve eğitimi açısından ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Mecmua, 1 Şubat 1924 yılında yayınlanmaya başlamış, 1 Şubat 1926’da çıkan 7. sayı ile de yayın hayatı sona ermiştir. Yayınlanan bu 7 sayı içinde, kurumun eğitim kadrosundan oluşan geniş bir yazar grubu yanında, dönemin önemli şair, yazar ve fikir adamlarının da makaleleri vardır. Mecmuanın makaleler dışında kalan “Dârülelhân Şuûnu”. “Talebe Sütunu”. “Dârülelhân Külliyatı” kısımlarında da önemli bilgiler bulunmaktadır. Ayrıca, bu yayında makalelerin bulunduğu sayfalara pek çok dipnot konulmak suretiyle içerikte karşılaşılan şahıs, yer ve eser adları ile özellikle müzikal terimlere açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Son kısma ise okuyuculara yararlı olacağı düşüncesiyle bir de sözlükçe eklenmiştir. Müzik sanatı, kültürü ve eğitimi konularında Cumhuriyet dönemi müzik politikalarına yön vermiş, pek çoğu Avrupa’da eğitim almış ilk kuşağın, fikir, birikim ve görüşlerini yansıtan yazıların yer aldığı bu mecmua, dönemin koşullarını, kurumun kuruluş hikayesini, çağdaş Türk müzik okulunun doğuşundaki yaklaşım ve hareketleri incelemek, anlamak ve dersler çıkarmak bakımından önemlidir.
Tarih, kültür, müzik kültürü ve müzik sanatı alanına katkı sağlaması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a57ae375-a36a-4548-b736-248834c4e442.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma Kuma Kuma Bear 1</image:title>
            <image:caption>BU TARAFTA ASOSYAL VE İÇE KAPANIK, 
PARALEL DÜNYA’ DA MACERACI!? 
 
Yuna (15), oyun bağımlısıdır. Borsadan kazandığı paralarla tek basına yaşadığı lüks evinden hiç çıkmayan biridir. Bir gün oyuna girdiğinde ona ayı kıyafeti seti hediye edilir. &quot;Bunu hayatta giymem,&quot; diye düşünen Yuna, baştan aşağı ayı kıyafetinin içinde Paralel Dünya&apos;ya gider.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc6f25e-7e74-45af-847d-429ccb0ad549.jpg</image:loc>
            <image:title>Höbek Güneşi</image:title>
            <image:caption>Ve gece donlu küheylanın toynakları toprağı bulamaz Çaldıran toprağını kaplayan ölülerden. Güneş yüzünü kapatırken, toprak kanı emip yalanırken kabardı obur toprak gibi göğsü muzaffer Hünkâr’ın. Dilini, dinini ve de rengini kaybetmiş tekçe insandılar yerde yatanlar, paramparça dört bir köşeye serpilenler. Vatanlarında toprağa düşen ve uzaktan gelen ölüler, ölüler, ölüler... Ölüler arasında çokça maskeli savaşçı. Miğferi bir yana düşmüş uzun saçları kana bulanmış ölüler... Hünkâr buyurdu. Çıkarıldı maskeler. Bakıldı, toprakta erlerinin yanı başında yatan kadınlara. Onlar geceye şavkı vuran ay yüzlü Kızılbaş kadınlardı. Savaşmışlar ve aşikâr bir yenilgi içine devrilen mutlu savaşçılardı. Kılıçlarının kabzası henüz sıkılmış avuçlarında, bedenlerinden ayrı kollarında kılıçları kadınlar… Aşikâr oldu herkese bunlar birer dişi alptılar, uzaktan gelip vatanlarını savundular, kılıç çalıp bu topraklarda kaldılar. 
  Hünkâr bir an duraksadı. Dik dik baktı onlara, yerde yatan kadınlara… Bir süre baktı mutlu ölü kadınlara, hayret ve takdirle. Ve sonra “Bu kadınları törenle gömün! Saygıda kusur olunmaya!” diye ferman eyledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4061453-c150-4392-819c-df914c823bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim Değişikliği Döngüleri</image:title>
            <image:caption>“Biz insanlar, gezegenimizi ve iklimimizi yok etme veya kurtarma gücüne sahip tek türüz.” 
Dalai Lama 
Batı yarımküredeki 9 Ocak 2021 akşamı dünya çapında yaklaşık bir milyon izleyici Budizm’in 86 yaşındaki Tibetli önderi ve 18 yaşındaki İsveçli iklim aktivistinin arasındaki konuşmaya  tanıklık etti. 
İklim Geri Bildirim Döngüleri odaklı bu etkinlik, kurucu ortakları arasında Dalai Lama’nın da bulunduğu, 30 yıllık bir organizasyon olan Mind &amp; Life Institute tarafından gerçekleştirildi. Dalai Lama’nın ve Greta Thunberg’in dünyanın şimdiye kadar karşı karşıya bulunduğu en büyük zorluk hakkında konuşmak için bir araya gelmesi bizlere umut verdi. 
Buna nasıl cüret edersiniz? 
Bu, Greta Thunberg’in 2019’da Birleşmiş Milletler’e uyarı çağrısındaki sorusuydu. Evet, buna nasıl cesaret edebiliriz? Uyanmaya cesaret edecek miyiz? 
Bu kitap soruları birlikte cevaplamamıza, tüm insanlar ve dünyanın onlara ev olduğu diğer sayısız varlıklara yeniden yaşanabilir bir yer yapmak için birlikte en koyu yıkımın uçurumundan geri adım atmamıza ve dünyayı iyileştirmeye ve yeniden inşa etmeye yardım edecektir. 
Zamanımızın ışık figürü olan bu iki insan, o konuşmada 7.5 milyar insanın birlikte çözüme sahip olduğumuz hakkında anlaştılar. Bu krizin cevabı insanların birlik olmasında yatıyor. Dalai Lama’nın ve Greta Thunberg’in küresel ısınmanın nedenlerini ve gezegenimizin geleceği konusunda ilgileri yeni değil. Ancak karmaşık bir bilmecenin yanıtının genellikle “satır aralarında” olması gibi, her ikisinin birbiriyle ve de ileri gelen iklim araştırmacıları arasındaki konuşmalarda insanlık için yeni bir yolun başlangıcını keşfedebiliriz. Dört temel unsuru birleştirmeyi öğreneceğimiz bir yol: 
Bilgi, yetenek, irade ve azim. Bu şimdi, korkmak yerine sevebileceğimiz bir gelecek uğruna yaşamak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630e6e44-e312-4064-ad61-4d0f67ceaf62.jpg</image:loc>
            <image:title>Başvekil İsmet İnönü&apos;nün Yurt İçi Ve Yurt Dışı Ziyaretleri (1930-1937)</image:title>
            <image:caption>Başvekil İsmet İnönü&apos;nün Yurt İçi Ve Yurt Dışı Ziyaretleri (1930-1937)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b61f495-4765-4449-abdd-60740daa60c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Bir Tane Daha Yok</image:title>
            <image:caption>Varlığın kendine armağan olsun, başkalarına köle değil. 
 
İnsanlar ve yaşadıkların gelip gidecek 
senden. Her şeyin sonunda yine kendinle 
baş başa kalacaksın. Acılarında, mutluluklarında ve yalnızlıklarında kendini çok daha iyi tanıyacaksın. Verdiğin emeğin, gösterdiğin sevginin ve layık olduğun değerin ne kadar kıymetli olduğunu anlayacaksın. 
 
İşte bu yüzden sevmeye önce kendinden başlayacaksın. Çünkü hayatın boyunca en uzun ve en değerli ilişkini kendinle yaşayacaksın. 
Aldığın nefesin de geçen günün de tekrarı yok. 
Şu hayatta birçok şeyin alternatifini bulabilirsin. 
Çok şeyin yerini zamanla doldurabilirsin. 
Ama şunu sakın unutma: 
Senden Bir Tane Daha Yok…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4706d14e-01a7-4ff3-9645-9e796843ccc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çimen (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>R. Ayça Kavraz ödüllü kitabı Çimen ile sizi sahne ışıklarının altına davet ediyor. 
Aylardır büyük bir kalp kırıklığıyla baş başa olan Güneş Atay’ın tekdüze günleri, çok sevdiği ve birlikte çalışmak istediği tiyatro grubu Çimen’le bir araya gelmesiyle yön değiştirir. İlk gençlik yıllarından beri bu grubun bir parçası olmanın hayalini kuran genç kadın, özlemini çektiği sahnelere hayranı olduğu ekiple dönmenin heyecanı içindedir. Ancak onu sadece heyecanla beklediği sahne deneyimi değil; yalnızca sahnede gördüğü, yaralarını saklayan bir aile de beklemektedir. 
Bu; geçmişi yakasını bırakmayan Can’ın, yanı başındaki bir sevgilinin yasını tutan Destan’ın, yalnızlığı bir kalkan gibi kuşanmış olan Ömür’ün, bir çocuktan farksız ruhuyla ailenin koruyucusu olmak zorunda kalan Mert’in, hepsine gıptayla bakarken kendi öyküsünü yaşamayı unutan İrem’in ve elbette, yeni umutlara ihtiyaç duyan Güneş’in öyküsü… 
Güneş, uzun süredir kurduğu hayaliyle kendi kalp kırıklığının üstesinden gelmeye çalışırken kalbine bir filiz gibi yerleşen aşkını yeşertebilecek; geçmişin gölgesini üzerinde her daim hisseden Çimen’i umut dolu bir geleceğe taşıyabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a4332a3-7694-4145-83e3-84a726ca8eb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte İz Bırakanlar Devlet Kuran Bey Ertuğrul Gazi</image:title>
            <image:caption>Onlar sadece Türklerin değil, dünyanın geleceğine yön vermiş liderlerdi.  Başarılarıyla tarihe isimlerini altın harflerle yazdırdılar. İşte tüm yönleriyle tarihimizde iz bırakanlar. 
Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in babası Ertuğrul Bey, Kayı Boyu lideriydi. Moğollarla savaştıkları dönemde Anadolu Selçuklularının yardımına koşan Ertuğrul Bey, elde edilen zafere büyük katkıda bulundu. Kayı Boyu, onun sayesinde gelişti ve büyüdü. Obadan devlet düzenine geçişte, oğlu Osman Bey’e yol gösteren Ertuğrul Bey, Osmanlı’nın kuruluşuna giden yolun mimarı oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4975e75e-c993-4468-b269-4e2159a97806.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte İz Bırakanlar İlk Sultan Selçuk Bey</image:title>
            <image:caption>Onlar sadece Türklerin değil, dünyanın geleceğine yön vermiş liderlerdi.  Başarılarıyla tarihe isimlerini altın harflerle yazdırdılar. İşte tüm yönleriyle tarihimizde iz bırakanlar. 
Genç yaşta Oğuzlar Devleti’nde subaşılık görevine getirilmesi bazı yöneticilerde rahatsızlık yaratınca çevresindekilerle birlikte Cend şehrine göçen Selçuk Bey, orada Müslümanlığı seçti. Bunu duyan Müslüman Türkler, Selçuk Bey’in etrafında toplanmaya başladılar. Selçuk Bey fetihler yaparak zaman içinde sınırlarını genişletti ve Büyük Selçuklu Devleti’nin kurulmasına öncülük etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389dd406-213f-4d91-8af9-cad69441ad41.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Paris</image:title>
            <image:caption>MÖ 3. yüzyılda Seine nehri üzerindeki bir adacığa yerleşen Keltler, kurdukları köyün günün birinde dünya halklarına cumhuriyet, kuvvetler ayrılığı, laiklik ve ulusal egemenlik fikirlerini armağan edeceğini elbette bilemezdi.  
Eric Hazan’a göre, Fransız düşünür, yazar, şair, ressam ve devrimciler; Robespierre, Desmoulins ve Marat; Baudelaire, Manet ve Apollinaire Paris’in, mahallelerinde, meydanlarında, sokaklarında; okullarında, kafelerinde ve meyhanelerinde yetiştirdiği öz evlatlarıdır. Nutuklar, romanlar, şiirler ve tablolar hem Paris’in kent yaşamının ürünleri hem de onun gelişimine ışık tutan en önemli kaynaklardır.  
Paris’in tarihi kamu hizmetlerinin, yoksulların ve delilerin hapsedilmesinin, evlerin numaralandırılmasının ve polis baskısının öyküsü olduğu kadar, isyanların ve ayaklanmaların da tarihidir. Bugünkü Paris 1789, 1848 ve 1871 devrimlerinin eseridir. 
“Bu sadece bir tarih kitabı değil, Paris’in neleri bir araya getirdiğini anlatan bir rehber. … Baştan sona, her satırı okunmaya değer…” 
— French Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2eac699-f351-4e26-9ea0-240efdd2fff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Ömer</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)
 
 
O, Müslüman olması için özel olarak dua edilendi.
Faruk’tu; suçlu ile suçsuzu en güçlü bir şekilde ayırt edendi. Hakk, onun kalbine ve diline inmişti.
Vahiy pek çok konuda desteklemişti onu.
Din konusunda, Hakk’ın emirleri konusunda en titiz olandı. Yaşarken cennetle müjdelenmişti.
Resulullah (sav)’den sonra üzerine güneş doğan en hayırlı iki kişiden ikincisiydi.
 
 
“Ömer anılınca adalet anılmış olur.
 
Adalet anılınca Allah anılmış olur.
 
Allah anılınca da rahmet iner.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18f68b49-703b-4217-93a1-918e2c04cd57.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Devrimcileri</image:title>
            <image:caption>Bilim Devrimcileri tarih boyunca halkın bilim algısını ve bilimin “otorite” olarak rolünü şekillendiren önemli düşünürleri mercek altına alıyor. 
Bilimsel bir keşif ne zaman kabul edilen bir gerçeğe dönüştü? Bilimsel gerçekleri inkâr etmek neden kolaylaştı? Ve biz bu konuda neler yapabiliriz? Filozof ve bilim tarihçisi Robert P. Crease, Bilim Devrimcileri’nde bu soruları, bilimsel altyapının kökenlerini ve dünyanın önemli on düşünürünün bilimsel aklı şekillendirmedeki rollerini bir bir tanımlayarak yanıtlıyor. 
Bilim Devrimcileri kitabında günümüz politikacıları ve hükümet yetkilileri; bilim insanlarını bilim dışı yorumlarıyla eleştirirken, bu güvensizlik düzeyine nasıl geldiğimizi ve bundan nasıl kurtulabileceğimizi örnekleriyle ortaya koyuyor. Eserde tarih boyunca gözlerini kırpmadan hayatlarını da tehlikeye atarak bilimsel aklı üstün kılmaya çalışan on düşünür ve bilim devrimcisine yer veriliyor. Bilimin cehaletinin ve yanlış kullanımının insan yaşamına ve kültüre yönelik en büyük tehdidi nasıl oluşturduğu inceleniyor. 
Bilimi ortak yarar için uygulamanın ne anlama geldiğine ve bilimden bağımsız siyasi eylemin tehlikesine dair güncel ve önemli bir araştırma olan Bilim Devrimcileri, hem mevcut bilim karşıtı söylemin kökenlerini hem de modern dünyanın dağılmasını önlemek için neler yapılabileceğini anlamamıza yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa30602e-fe3b-4705-b0d9-758a387b914f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabri Ülker Hayat Hikayesi</image:title>
            <image:caption>SABRİ ÜLKER’İN BAŞARILARLA DOLU HAYATININ ANLATILDIĞI “SABRİ ÜLKER HAYAT HİKÂYESİ”, GENÇLER İÇİN SADELEŞTİRİLMİŞ BASKISIYLA RAFLARDA! 
 
Yokluk, zorluk, imkânsızlık; başlamak için engel midir yoksa başarı için yola çıkmaya teşvik midir? 
 
Sabri Ülker, hayalleri için kabullenmeyi değil, mücadeleyi seçti. 
 
Onun hayat hikâyesi vazgeçmemeyi, azmetmeyi ve de sabretmeyi anlatıyor. 
Türkiye’nin başarılı ve hayırsever iş insanlarından Sabri Ülker’in Ülker’den Yıldız Holding’e uzanan mücadelelerle dolu hayat hikâyesi, gençler için düzenlenerek yeniden basıldı.


Bugün 4 milyar nüfusu aşan bir coğrafyada yaptığı ürün satışları, yurtiçi ve yurtdışında yarattığı 65 bin kişilik istihdam ile Türkiye’nin ilk küresel şirketlerinden biri olmayı başaran Yıldız Holding, Sabri Ülker’in hayat ve iş ilkelerinin izinden gitmeye devam ediyor. Sabri Ülker’in hayat hikâyesi sadece ailesine ve çalışanlarına değil, hayata adım atacak her gence ilham vaat ediyor.   
“Biz, Cumhuriyet’in nimetleriyle büyüdük. Cumhuriyet sayesinde tahsil yaptık, çalıştık, ekmek paramızı kazandık, işimizi kurduk. Bunları izleyen yıllarda yatırımlar yaptık, fabrikalarımızı çoğalttık ve istihdam yarattık. Türk damak zevkinin beğenisini kazanan ürünler ürettik. Şimdi, kendi işkolumuzda elde ettiğimiz büyük başarımızın nedenini şu cümle ile özetleyebilirim: Çok çalışmak, sebat etmek ve zamana ayak uydurmak.”

Sabri Ülker / 2000</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f969b33b-cd80-4167-a2e4-117393c4a903.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Ebenezer Scrooge herkesten ve her şeyden nefret eder. Özellikle de Noel’den. 
 
Açgözlü, pinti, zengin ve taş kalplidir, bu da yüz hatlarını bozmuş, ona sivri bir burun ve ince, mavi dudaklar vermiştir. Bir Noel arifesinde Scrooge, Geçmiş, Şimdiki ve Gelecek Noel’in hayaletleri tarafından ziyaret edilir. Acaba bu hayaletler onun davranışlarını değiştirmesini sağlayabilecek midir? 
 
 
  Dickens’ın çocukluk deneyimlerinden esinlenerek yazdığı Bir Noel Şarkısı, 19. yüzyıl İngiltere’sinde alt sınıfın içinde bulunduğu kötü durumu, evrensel ve nihayetinde yürekleri ısıtan bir masalla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafa4429-22bd-4c7b-9771-53b22c34d598.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı</image:title>
            <image:caption>Şiirleriyle olduğu kadar düzyazı eserleriyle de Rus edebiyatına yön veren Puşkin’in farklı yönleriyle yüzyıllardır beğeni toplayan “Maça Kızı” ve “Mısır Geceleri” öyküleri bu derlemede bir araya geliyor. Çarpıcı kurgusuyla dikkat çeken “Maça Kızı”nın sayısız uyarlaması yapılmıştır, “Mısır Geceleri” ise şiir ve düzyazıyı bir araya getiren farklı tarzıyla öne çıkar. Puşkin “Maça Kızı”nda tuhaf bir hayalet öyküsü anlatırken, “Mısır Geceleri”ndeyse dönemin sanat anlayışından bir kesit sunar. Puşkin edebiyatında önemli yere sahip bu iki öyküde okur Rus subaylarının sohbetlerine, dönemin pek meşhur kumar salonlarına, konteslerin, sanatçıların evlerine konuk olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8307de70-8a00-4911-bc4b-cf592feeb59a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kişot</image:title>
            <image:caption>Sorun bir zamanlar halıydı, ama artık ötesine geçmiştiniz – halıyla birlikte eviniz de çürüyordu, eşyalarınız, giysileriniz, yiyecekleriniz. Hatta siz de. 
 
 
 
Birbirine benzemez öykülerden oluşuyor Son Kişot – anlayışla yaklaşılan diktatörler, iki kadının sert intikamı, gelişimini okurların belirlediği bir bar macerası, bir ucuz roman başlangıcı, yürek söken unutuşlar, Henry James’in bir romanından alınıp yeniden yazılmış bir kesit, romanların içine girip gereksiz karakterleri öldüren Redaktörler var bu derlemede. Akaş ayrıca hayatın kendisinden anları da mizahi bir dille öyküleştirmiş – babasının arabaları, yıllar sonra evine dönen bir koltuk, mahallesinin sevgilisi bir kedi, bir cesedin başına gelenler, edebiyat dünyasına yönelik şakalar. Kitabın son bölümündeyse, “Aşkın Zembereği” ve “Uyandığında Kadın Hala Yanındaydı” gibi, bundan böyle Son Kişot’ta yaşamaya devam edecek unutulmaz öyküler yer alıyor. 
 
 
 
Son Kişot – Cem Akaş’ın kırkambarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ff9cffa-91c0-477e-a01f-ef81bb8f5254.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekoloji</image:title>
            <image:caption>Ekolojik yıkım ve tahribat gezegenimizin en kritik, öncelikli ve acil sorunu. Kitlesel hayvan ölümleri, türlerin kaybı, biyoçeşitliliğin azalması ve kirlilik her geçen gün hızlanıyor. Yerküreyle ilişkimizi gözden geçirmemiz, iktisat politikalarına, üretim modellerine, tüketim alışkanlıklarımıza acilen müdahale etmemiz gerekiyor. Çünkü gezegenimiz yanıyor. 
 
 
  İşte bu kaygılarla ortaya çıkan Ekoloji: Bir Arada Yaşamın Geleceği “geri dönüşü olmayan noktaya bir adım kala” ekolojik yıkımı çok boyutlu dinamikleriyle ele alıyor, sadece kolektif evimiz olan Dünya’yla ilişkimize değil; aynı zamanda Gaia’nın, canlı ve cansız varlıkların, gezegenin dününe, bugününe ve geleceğine bakıyor. Derlemeye katkıda bulunan yazarlar uzmanlık alanlarının çerçevesinden gerek bireysel ve toplumsal hayatlarımızda gerekse küresel örgütler ve devletler bazında değişmek zorunda oluşumuzun bilimsel ve felsefi gerekçelerini sunuyor, canlı ve cansız tüm varlıklarla yeryüzünün bir bütün olduğunu hatırlamak, hatırlatmak amacını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4c6293-8954-49c8-87ee-22824264f1e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Lady Susan</image:title>
            <image:caption>Jane Austen heyecan verici bu küçük romanında, son âna kadar izini belli etmeksizin, yazışmalar üzerinden karakterleri ve olayları anlamaya bırakır okuru. Yirmilerinin başında yazdığı Lady Susan’da Austen kalıplaşmış romantik eserlerin kurallarını bozar ve kadın karakterine olayların akışını değiştirme gücü verir. 
 
Bir skandaldan diğerine konu olan otuzlarındaki güzel, kurnaz ve flörtöz dul Lady Susan, kafasında kızı Frederica ve kendisi için önemli gelecek planlarıyla, ölen eşinin kardeşi Mr. Vernon ve eşi Mrs. Vernon’ı Churchill’deki evlerinde ziyaret eder. Bu ziyareti endişe uyandıran öngörülerle bekleyen Mrs. Vernon bu planların gerçekleştirilmesini zorlaştıracaktır. Biri erdem, diğeri kurnazlık timsali iki kadının mektuplar aracılığıyla aktardıkları düşüncelerse Austen’ın belki de en muzip ve keyifli eserine dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd415051-a324-458d-b7a2-3ef5b600265d.jpg</image:loc>
            <image:title>Timsah</image:title>
            <image:caption>Rus ve dünya edebiyatına sayısız büyük eser kazandıran Dostoyevski’nin en çarpıcı eserleri arasından seçtiğimiz “Timsah” ve “Gülünç Bir Adamın Düşü” öyküleri bu derlemede yer alıyor. “Timsah” yazarın mizah anlayışını en çok hissettirdiği öyküsü, “Gülünç Bir Adamın Düşü” ise Dostoyevski okurunun aşina olmadığı bir umut ışığı yakıyor. 
 
1865 yılında yazarın kardeşiyle birlikte çıkardığı Vremya dergisinde yayımladığı “Timsah” absürd öğeler taşıyan bir öykü: Eşiyle timsah gösterisini izlemeye giden İvan Matyeviç beklenmedik bir şekilde hayvana yem oluverir; ancak belki de bir timsahın içinde yaşamak sanıldığı kadar kötü değildir… Yazarın ölmeden önce yazdığı son öykü “Gülünç Bir Adamın Düşü” ise, büyük eserlerindeki tüm karakteristik özellikleri bir arada taşıması ve iyimser mesajlar veren tek eseri olmasıyla diğerlerinden ayrışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/636c215a-cf16-4bdb-a181-3a853fbe9db1.jpg</image:loc>
            <image:title>İyimserlik</image:title>
            <image:caption>İyimserlik, mutluluk kaynağıdır. 
İyimserlik, bardağın dolu tarafını görmek ve buradan alınan güç ile bardağın boş tarafını da doldurmaktır. 
İyimserlik, sorumluluk almaktır. 
İyimserlik, çözüm için adım atmaktır. 
İyimserlik, çıkış yolu aramaktır. 
İyimserlik, mücadele etmektir. 
Gerçek dini inanışlar iyimserliği besler. 
İyimserlik, kendimize verdiğimiz bir değerin ifadesidir. 
İyimserlik, iyiyi çağırmaktır. 
İyimserlik, hayatımızın sorumluluğunu üzerimize almaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75e55634-cd1a-4cd3-9136-60a5a2fecbff.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Papaz Laurence Sterne’in, dinî kariyerine mal olan Siyasi Bir Hikâye, din adamlarının talebi üzerine toplatılıp yakılır, metinde kırpmalar yapılır ve adı değiştirilir. 1905’te York Kütüphanesi’nde sürpriz bir orijinal kopyasının bulunması üzerine, metin ancak geçtiğimiz yüzyıl yeniden okurla buluşur. 
 
 
 
Gerçek kişilerin takma isimlerle anlatıldığı Siyasi Bir Hikâye’de, York Kilisesi ve York’un varlıklı kişilerine yaltaklanan Zangoç Trim açgözlü istekleriyle cemaati birbirine düşürür. Trim’in kabahatlerinin anlatıldığı mektupları bulan kasabanın siyaset kulübü üyelerinden biriyse olayı kulübe taşır. Kafa yorulması gereken savaşlar, ekonomik sorunlar almış başını yürürken yetkin kişiler Trim’e verilecek eski mantoyu tartışır durur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b792dea2-2510-4fc8-8a7b-c519559f9e17.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözcü Kulesinde</image:title>
            <image:caption>Periler şehri Konstantiniyye büyülü bir ormanın istilası altında. Şehri ele geçiren ağaçların bir lanet mi, yoksa çok daha büyük bir gizemin habercisi mi olduğunu henüz kimse bilmiyor. Buna karşın hayat, pastacı gulyabanilerin, casusluk yapan ejderhaların, irili ufaklı birçok büyülü yaratığın yaşadığı eski mahallelerde, alışıldık seyrinde akmaya devam ediyor. Oysa Konstantiniyye’yi bekleyen tehlikenin farkında olanlar da var. Peri masalı yazarlarından Ekaterina Pleizade bunlardan biri. Çocukları Sinan, Simya, Arat ve Çay ise, kayıp bir gözcü kulesinin, bir yemek kitabında saklı büyülerin, bilinmedik geçitler açan bir fotoğraf makinesinin ipuçları eşliğinde, bu kadim şehrin hikâyesinde önemli bir rol üstlenmek üzereler. 
 
 
 
Tarihi ve bugünü gizemli öykülerle yeniden kurgulayan Delâl Arya, İstanbul’un hiç anlatılmamış bir zamanına gidiyor ve periler şehri Konstantiniyye’nin kapılarını açıyor! Sırların ve saklı efsanelerin peşinde koşan on bir yaşındaki Çay ve diğer Pleizade çocuklarıyla, şehri tehdit eden karanlığa karşı nefes nefese bir macera başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ea7ad0-5ad7-470e-be65-0360cf614fd0.jpg</image:loc>
            <image:title>İneklerin Gücü</image:title>
            <image:caption>Toplum güvenliği tehlikede olabilir;
ortaokul yine de devam ediyor.
İnek Tip ve arkadaşlarının arasına
katılın! Domates gibi kızarmasıyla ünlü
Owen, kodlama ustası Xennitopher ve
parlak zekâlı Mindy... Hepsi de
zorbalıktan bıkmış ve artık bir şeyler
yapmaya kararlı. Birer süper kahraman
olabilecekler mi dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aa3fad9-5dad-4303-85c5-519aec035680.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrının Nefesindeki Bir Tüy</image:title>
            <image:caption>“Babam başkasına benzemezdi. Aslında benim tanıdığım hiç kimseye benzemezdi. Ama Rus edebiyatındaki “küçük adam” ile ilk kez karşılaştığımda aklıma babam geldi. Çehov ve Gogol hikâyeleri okuduğum zaman bol bol onu düşünüyordum. Acı’yı okuduğumda babamla serçeyi hatırladım ve yeni bir ihtimal kendini gösterdi: Konuşmayan biri değil, kimsenin dinlemediği biriydi babam.”
 
 
Dost adlı kitabıyla ABD Ulusal Kitap Ödülü’nün sahibi olan
Sigrid Nunez, Tanrı’nın Nefesinde Bir Tüy’de insan doğasının karmaşık yapısına dair büyülü bir masal anlatıyor.
Genç bir kadın olan anlatıcı, bu kitapta göçmen ebeveynlerinin dünyasına bakar: Çinli-Panamalı, sesi soluğu çıkmayan bir baba
 
 
Genç bir kadın olan anlatıcı, bu kitapta göçmen ebeveynlerinin dünyasına bakar: Çinli-Panamalı, sesi soluğu çıkmayan bir baba ve onu yok sayan Alman bir anne. 1960’lı yıllarda bir toplu konutta büyüyen anlatıcı, yaşadığı hayatın sığlığından kaçmak için önce anne-babasının hikâyelerinden ve kendi okuduklarından aldığı ilhamla kurduğu düşlere, sonra da balenin cezbedici dünyasına sığınır. İşte, Nunez’in yalın, vurucu ve samimi bir dille kaleme aldığı bu kitabı bitiren herkesin kendine sorabileceği bir soru: “Tanrı’nın nefesinde bir tüy olmak nedir? Esasen kırılganlıkla mı ilişkilendirilebilir, yoksa güçle mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/585347f2-07bd-4ac0-9385-86e85cfbe12c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Yıl Dileği</image:title>
            <image:caption>Yeni yıl romanlarının kraliçesi Debbie Macomber, sıcacık anlatımıyla bizi masalsı bir atmosfere davet ediyor ve sevgi dolu karakterleriyle yeni yıla dair umutlarımızı tazeliyor.      Oldukça stresli bir iş hayatı ve fena halde kırılmış bir kalbi olan Lindy, yeni yıl tatilini ailesiyle birlikte geçirmek için çocukluğunun geçtiği şirin kasabaya doğru yola çıkmıştı. Ancak içinde yeni yıl neşesinden eser yoktu. Eve vardığında onu önce çatıdaki parlak ışıklar ve türlü yılbaşı süsleri, sonra da annesinin enfes kurabiyeleri karşıladı.   Yeni yılda evde olmak... İhtiyacı olan tam da buydu. Gelecekten umutlu değildi belki ama annesinin şefkatiyle ve evin tanıdık huzuruyla sarıp sarmalanmıştı. Lindy’nin aşka ve arkadaşlığa dair yitip giden umudunu geri getirmek için annesinin ilginç bir fikri vardı. Ona çocukken Noel Baba’ya yazdığı mektuplarla dolu bir kutu verdi.   Lindy’nin çocukken dileklerinin gerçek olacağına dair büyük bir inançla yazdığı bu mektuplar, kendisiyle ilgili uzun yıllardır göz ardı ettiği gerçekleri beklenmedik bir biçimde fark etmesini sağlayacak, ona hayatını yoluna koymanın sıradışı bir yolunu gösterecekti.     Yeni Yıl Dileği; içimizdeki yeni yıl coşkusunu harekete geçiren, bol sürprizli bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c301ca20-a5f3-474d-a1eb-e14bb012e305.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kız, Kötü Son</image:title>
            <image:caption>İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi
devam ediyor.
İyi Kız, Kötü Son’da daha fazla
karanlık sır gün yüzüne çıkıyor...
 
 
 
Pip, yaşadığı kasabada yıllar önce işlenen cinayeti
çözdüğü araştırmasının ardından bir daha asla böyle
işlere bulaşmamaya karar verir. Ancak bu kararı,
araştırması sırasında başından geçenleri anlattığı bir
polisiye podcast’i hazırlamasına engel olmaz. Kendini
suç vakalarının tam orta yerine atmadan, onları sadece
anlatmakla yetinerek geçirdiği vakit hoşuna gitmiştir.
 
Derken o cinayetin yıldönümünde kasabada bir kayıp
vakası yaşanır. Anma töreninde neredeyse tüm kasabalıların
gördüğü Jamie Reynolds bir anda sırra kadem basmıştır.
Jamie’nin ailesi Pip’ten yardım ister. Bu isteği reddedemeyen
Pip yeni bir araştırmanın içinde bulur kendini. Araştırdıkça
da kasabanın karanlık sırlarıyla yüzleşir. Çok geç olmadan
Jamie’yi bulabilecek midir? Peki ya kendisi? Bu olayı
çözdükten sonra hâlâ güvende sayılabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0eb1e87-9171-4b46-8e96-1fe4cb1b19e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Wonder Woman – Fırtınayla Savrulan</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatan yazarı Laurie Halse Aderson ve çizer Leila del Duca, Wonder Woman’ın kökenini hayal ederek mülteci sorununu, genç eylemci deneyimlerinin ve değişim yaratma gücünün öyküsünü baştan yazıyor.
 
Themyscira Prensesi Diana, on altıncı yaş gününde yeni başlangıçlar yapacağına ve savaşçı Amazon kabilesine kabul edileceğine inanıyordu. Ancak mültecilerle dolu birkaç sal kendi adalarını dış dünyadan ayıran kalkanı geçince kutlamalar yarıda kesilir. Diana yabancıları güvenli bir yere götürmek için Amazonlara baş kaldırınca
kendini fırtınalı denizde bulur. O güne kadar bildiği her şeyden uzakta, kendisi de yabancı topraklarda bir mülteci olmuştur.
 
Diana hayatında ilk kez Themyscira’nın ötesinde; hayatında görmediği kadar tehlike ve adaletsizlikle dolu bir dünyada hayatta kalmak zorundadır. Gün, yeni mücadeleler ve yeni dostlar arasında yerini bulma, Amazon olmanın ve fark yaratmanın anlamını yeniden yazma günüdür.
 
Wonder Woman: Fırtınayla Savrulan bir büyüme, gücünü keşfetme, adalet için savaşma ve yerini bulma öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39bea6fa-9836-4150-aa36-81540abe949a.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik Greg’in Günlüğü 17: Pis Kokulu Şarkılar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Greg Heffley, şöhrete ve zafere giden yolun bazı zorlu sınavlardan geçtiğini keşfediyor. 
 
Kardeşi Rodrick bir müzik grubu kuruyor ve bu grubun ismi hiç de normal grupların ismine benzemiyor: Çünkü adını Böklü Beğz koyuyor, şarkıları da buram buram pis kokuyor. Bu Böklü Beğz’in adı dışında birçok sorun daha ortaya çıkıyor. Geç saatlere kadar provalar, ücretsiz konserler, grup üyeleri arasındaki kavgalar ve para sıkıntıları tüm grubu oldukça zorluyor. 
 
Greg, Böklü Beğz’in bir efsaneye dönüşmesine yardım edebilecek mi? Yoksa Böklü Beğz’in ismi unutulup gidecek ve yıldızı parlamadan hızla sönecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1792de85-310e-4b9b-af55-0ebc181ce020.jpg</image:loc>
            <image:title>Jım Reaper: Bazoom Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Jim Wimple için artık eski ve ayaktan ittirmeli Scooter’ının yerine çok havalı ve hızlı bir Bazoom! almanın zamanı gelmişti. Ancak Bazoom! İçin ailesini ikna etmesi gerekiyordu. Arkadaşı Will Maggot ile yazdığı İkna Mektubu’nu babasının muhasebe ofisine ulaştıracak ve böylece ailesinin ona bir Bazoom! almasını sağlayabilecekti.
 
Ancak Bazoom! Operasyonu umduğu gibi gidecek miydi? Peki ya babası?
O gerçekten ne iş yapıyordu?
 
 
Jim ve Will’in macerasına tanık olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fb6040a-271e-467d-afc3-5d43f17e4b36.jpg</image:loc>
            <image:title>İtiraf</image:title>
            <image:caption>Aşk uğruna her şeyi riske atanların, gerçekle yalan arasında kalbinin sesini bulanların hikâyesi...   Yirmi bir yaşındaki Auburn Reed, hayatta değer verdiği ne varsa çoktan kaybetmiştir. Hayatını yeniden kurma mücade- lesinde önemli bir amaç edinir ve bu mücadelede hataya yer yoktur. Ama iş bulmak için gittiği Dallas stüdyosunda, orada çalışan ressam Owen Gentry’nin çekiciliği karşısında kayıtsız kalamayacağını hesaba katmamıştır.   Auburn bir kez olsun kalbinin sesini dinleyip bu genç ressama duyduğu aşka kapılmak istese de Owen’ın sakladığı bir sır buna izin vermez. Onun karanlık geçmişi, Aurbun’ün değer verdiği her şeyi yok edecek güçtedir. Hayatını geri kazanmak için bu genç ressamdan kurtulması gerekir. Peki, Auburn bunu başarabilecek mi?   Owen’ın ise bu ilişkiyi kurtarmak için tek yapması gereken bir itiraf... Ama bu itiraf, esas günahından çok daha yıkıcı.   “Hoover, aşka ikinci şans verdiği hikâyesinde kalbinizin en derinine dokunuyor.” – Booklist   “Colleen Hoover yine bayılacağınız bir roman sunuyor. Şaşırtan, gülümsemenizi sağlayan ve hüzünlendiren bir roman...” –Vilma’s Book Blog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec03f41-f1f0-4610-b618-c1c1472ff8bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Natalie – Kırık Kalpler ve Kurbağa Yağmurları</image:title>
            <image:caption>TÜM DÜNYADA YÜZ BİNLERCE OKURUN
GÖNLÜNE TAHT KURAN NATALIE, İLK
MACERASIYLA NİHAYET ARAMIZDA!
 
ARKADAŞ OALBİLMEK HİÇ KOLAY DEĞİL.
ÜSTÜNE ÜSTLÜK, KAYBETMESİ DE ÇOK ÜZÜCÜ!
 
 
Natalie kendini hiçbir zaman yeterince atletik, tarz ya da yetenekli hissetmedi. Bu nedenle ortaokula başladığı ilk gün, işlerin düşündüğünden de zor olacağını biliyordu. Sonuçta en iyi arkadaşı Lily için bile yeterince havalı değildi artık! Ansızın kaybettiği en iyi dostunu yeniden kazanmak
için uğraşıp tahmin ettiğinden de büyük bir maceraya atılırken, yol boyunca kendisi ve yetenekleri hakkında onlarca yeni şey öğreneceğinden de habersiz...
 
Natalie bu yolculukta kim olmadığından çok kim olduğuna odaklanırsa fazlasıyla YETERLİ olduğunu keşfedebilecek. Okurları olarak bize düşense onu ve renkli dünyasını yakından tanıyabilme mutluluğu olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a85e362e-ae35-42bb-8550-3598b9d8184f.jpg</image:loc>
            <image:title>Clifford – Büyük Kırmızı Köpek</image:title>
            <image:caption>Haydi,Emily Elizabeth ve Onun can dostu Clifford ile tanış!    Clifford, kocaman! Clifford’ın kıpkırmızı tüyleri var.    Ama hepsinden önemlisi, Clifford nasıl iyi bir arkadaş olunacağını iyi biliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7594026-957d-422f-9de0-c499b7bf6a01.jpg</image:loc>
            <image:title>Skandar Ve Unicorn Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Skandar Smith’in en büyük hayali, Anakara’daki hayatını geride bırakıp herkesten gizlenen unicornların yaşadığı Ada’ya binici olarak kabul edilmekti. Bu yüzden uzun yıllar boyunca tek bir sınav için çalıştı: Kuluçkahane sınavı!   Bu zorlu sınavı geçerse Ada’ya gidip özel bir binici olacak, onu bekleyen unicornuyla bağ kurabilecek ve element sihrini kullanabilecekti. Ne var ki sınav günü gelip çattığında işler Skandar’ın umduğu gibi gitmedi. Unicornlara ve geleceğe dair tüm umutları tükendiği sırada evlerine gelen gizemli bir kadın, onu Ada’ya davet etti.   Orada bir yandan eski okulundakilere hiç benzemeyen arkadaşlar edinecek, bir yandan da destansı gökyüzü savaşları, tehlikeli uçuşlar ve kıyasıya rekabetle dolu yepyeni bir dünya keşfedecekti. Ancak Skandar’ın henüz bilmediği büyük bir sır vardı ve açığa çıkarsa bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.   Unicornlar daha önce hiç anlatılmamış destansı hikâyeleriyle bu kitapta hayat buluyor. Sıradışı kahramanlar, unutulmaz dostluklar, görkemli element sihirleri ve nefes kesici yarışlarla dolu bir maceraya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae04c36d-af08-4582-8d3a-16f3cd298fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Clifford – İyilik Peşinde</image:title>
            <image:caption>Büyük kırmızı köpek Clifford, şimdi de iyilik peşinde… Clifford, Emily ve Tim ile bir iyilik yolculuğuna çıkıyor. Haydi, bu maceraya sen de katıl! Bakalım Clifford için işler umduğu gibi olacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d004adb6-5289-4ffb-bd1a-9bf50fc40a63.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hayatında her şey yolundaydı.
Çok sevdiği bir ailesi vardı. Belki bir
kız kardeşi olsa daha mutlu olabilirdi.
Ama olsun, yine de
ailesinden memnundu.
 
Okulunu seviyordu. Tabii bir insan
okulunu ne kadar sevebilirse o kadar...
En azından dersleri fena sayılmazdı.
Arkadaşları da bazen çekilmez
olsalar da genel olarak iyi insanlardı.
Hayatında eksik olan tek bir şey
vardı, o da aşk.
 
Peki aşkı bulabilecek miydi? Yoksa
aşk mı onu bulacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b55ae765-4b78-4084-9445-9783ee8376b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Muamma</image:title>
            <image:caption>“Habil’le Kabil vardır. Adem’le Havva’nın oğulları.
Cinayet oradan başlar insanın tarihinde. Kabil, kardeşini kıskanıp
öldürmüş Eski Ahit’e göre. Sonra korkmuş, ben bu ölüyle ne yaparım şimdi,
diye. Almış ölüsünü yanına, tam bir yıl bir çuvalın içinde gezdirmiş
kardeşini. Bir gün bir kargayı görmüş, ölüsünü gömüyormuş karga.
Tabii bir ışık yanmış kafada. Demiş ki ben de gömeyim.
Gömmüş kardeşini. Gömülen ilk ölü, cinayeti saklamak niyetiyle
gömülmüştür yani. Gömülen ilk insandır Habil, kutsal kitaplara göre.
Ama bu hikâyede aksayan taraflar var tabii.
Bir kere kargalar ölüsünü gömmez. İkincisi, hiçbir ölü dayanmaz
o kadar gezdirmeye. Ama buradan bize çıkan ders başka.
İnsan ölülerden kurtulmak zorundadır. Anlatabiliyor muyum?
Necistir çünkü ölü. Hastalık saçar, pis kokar, kötü görünür.
Hem ölüyü gömünce insan daha kolay baş eder ölümle.
İşte bizim işimiz öldüreni bulmaksa, buna giden ana yol,
öldürenin ölüden kurtulmak için neler yaptığına bakmaktır.”
 
 
Bir üniversitede Sanat Tarihi ve Arkeoloji bölümünde akademisyen olan
Halit, eşinden boşanıp kendine yeni bir hayat kurma umuduyla geldiği
Çanakkale’de hiç beklenmedik olayların merkezinde bulur kendini. Hayatı
alışıldık bir sakinlik içerisinde geçerken Başkomiser Nusret Sandık’la ev
arkadaşı olması, bildiği dünyayı yerle bir edip bambaşka bir âleme kapı ara-
layacaktır. Yüzyıllar öncesinden kalan bir Tevrat rulosu, ağaca asılı bulun-
muş bir kadın cesedi, gün ortasında silahlı çatışma, mafyalar, faili meçhul
cinayetler... Polislerden nefret eden bir ailede büyüyen Halit, kendini bir
anda polisiye bir gizemin tam da içinde, Başkomiser Sandık’ın gölgesini
hayranlıkla takip ederken bulur.
 
A. Tunç, Kanlı Muamma’da Çanakkale’nin sakin yaşantısına kısa bir mola
verip okurları Başkomiser Sandık’la birlikte büyük bir sır perdesini arala-
maya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c860e300-cc3c-44e1-a83f-816436227aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukukta ve Yargıda Etik</image:title>
            <image:caption>Hukukun etikle ilişkisi tartışmalıdır. Soru bazen doğrudan “Hukuk etiksiz olabilir mi?” biçiminde, bazen de değerler dolayımında “Değerlerden bağımsız bir hukuk olabilir mi?” biçiminde sorulagelmiş; ama hukukun etikle ilişkisi hep hukuk felsefesinin ana tartışma konuları arasında yer almıştır. 
Bu kitapta yer alan yazılarda hukukun değerlerden bağımsız olamayacağı, hukukun etik temellere dayalı olduğu, adalete dayalı olmayan hukukun hukuk olamayacağı iddia edilmektedir. Bu kuşkusuz belli bir “hukuk” kavramına dayanılarak ve farklı türden kimi bilgisel öncüllerden yola çıkılarak yapılmakta, hukukun neden etik olmadan “hukuk” olamayacağı temellendirilmeye çalışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e480ba78-7c97-4d4a-83a3-412d9c342845.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Venüs&apos;e Erkekler Mars&apos;a</image:title>
            <image:caption>VENÜS VE MARS KAVUŞUMU… 
Uzun vadeli yakın ilişkilerde, sevdiklerimizin çoğu zaman en iyi arkadaş ve erotik ortak olmasını bekleriz. Ancak sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam “eril enerji olan MARS ile dişil enerji olan VENÜS’ün kavuşma ihtiyacı”, “güvenlik ve güvenli bağlanma”, “teslimiyet ve fethetme”, “erotik ve romantik sohbet etme”, “yenilik ve sürpriz”, “ulaşılmazlık”, “gizem” ve “yasağı delme ihtiyacı” gibi çelişkili ihtiyaçları beraberinde getirir. Sevgi ve güvenlik, “bedensel, tinsel ve duygusal yakınlığa” ihtiyaç duyarken, şehvet (tutku), cinsel istek ve cinsel arzular da “erotizme”, MARS ve VENÜS enerjilerinin kavuşmasına ihtiyaç duyar. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
MUTLULUĞUN SİHİRLİ ANAHTARI: “VENÜS VE MARS DENGELENMESİ” 
VENÜS, “dişil öz”dür, “dişi enerji”dir, “anima”dır, “shakti”dir, “gece ve ay”dır. VENÜS’te “sevgi ve ışık” ağır basar. VENÜS, sevginin arayışıdır ve teslimiyet’tir. “Olgun VENÜS”, sevgiyi aramak yerine sevgiyi yaşamayı öğrenmiştir. VENÜS’ün egemen olduğu kadının doğasında doluluk ve sevginin akışı vardır. VENÜS, “ışıldamak ve fark edilmek” ister, “sevgi alışverişi yapmak ve ilişki kurmak” için yaşar. Sevgi ışığın yansımasıdır, her şeyi, her şeyin doğasını, varoluşun temel ışığını hissetmektir, VENÜS’ün gerçek varlığıdır. VENÜS, sevginin yoğunluğu ile olgunlaşır. MARS, “eril öz”dür, “eril enerji”dir, “animus”tur, “yang”tır, “shiva”dır, “gündüz ve güneş”tir. MARS’ta “özgürlük ve bilinç” ağır basar. Erkeğin doğasında mutlak özgürlük, korku ve stresten arınmış, sınırsız saf “bilinç” vardır. MARS’ı egemen olan bir erkeğin doğasında “serbestleşme” ve “özgürlüğe odaklanma” vardır, kim olduğunu ve ne yapması gerektiğini bilir. MARS, özgürlük için savaşır, yaratıcıdır, başarı peşinde koşar. “Olgun MARS”, özgürlük için savaşmak yerine özgürlüğü yaşamayı öğrenmiştir. Bu nedenle erkek boşluğun özgürlüğü ile olgunlaşır. VENÜS ve MARS’ın dengelenmesi kavramını esas alan, IICPI Türkiye Eşbaşkanı Psikoterapist Dr. Cem Keçe’nin onlarca yılı aşkın sürede elde ettiği klinik gözlemlerini ve bilgi birikimini psikoterapi kuramlarının süzgecinden geçirerek bir kılavuza dönüştürdüğü, karşı cinsi anlamaya yönelik bu kitap, okurlara kadın-erkek ilişkilerinde ve cinsel yaşamda mutluluğun sihirli anahtarını armağan ediyor. 
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
www.iicpi.org 
KADINLARIN VE ERKEKLERİN BÜTÜNLEŞTİRİCİ FARKLARI… 
Kadınlar ve erkekler, biyolojik, fizyolojik, psikolojik ve cinsel olarak birbirlerinden farklıdırlar; adeta iki ayrı gezegenden gelmiş gibidirler. Kadınların VENÜS’ten, erkeklerin MARS’tan geldiği metaforuyla vurgulanan bu fark ayrıştırıcı değil, bütünleştiricidir; soğutucu değil, tahrik edicidir. Kadın ve erkek birbirini farklılıklarıyla tamamlar, bir bütün olur ve bu bütünleşmeyi cinsellik sağlar. Bu nedenle de sağlıklı cinsellik yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu kitapta, kadın ve erkeğin birbirlerinin farklılıklarını anlayıp kabul ve takdir ederek bütünlüğe kavuşmalarının ve cinselliği hayatın değerli bir gizemi olarak yaşamalarını sağlayacak yolları bulacaksınız. Uzun süreli mutlu ilişkiler ve tutkulu bir cinsel yaşam için kadınların ve erkeklerin birbirlerinden farklı özelliklerini ve ihtiyaçlarını anlamalarına ve buna göre davranmalarına rehberlik edecek bu kitap, her çiftin vazgeçilmez başucu kitabı olacak… 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3568279d-ce19-4722-aead-47751ed2b9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk</image:title>
            <image:caption>“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d61a7887-0d42-45df-8309-a27e7bfe219b.jpg</image:loc>
            <image:title>Monday Or Tuesday</image:title>
            <image:caption>So the diners out stepped forward with long slips of paper containing answers to their questions. These had been framed after much consideration. A good man, we had agreed, must at any rate be honest, passionate, and unworldly. But whether or not a particular man possessed those qualities could only be discovered by asking questions, often beginning at a remote distance from the centre. Is Kensington a nice place to live in? Where is your son being educated and your daughter? Now please tell me, what do you pay for your cigars? By the way, is Sir Joseph a baronet or only a knight? Often it seemed that we learnt more from trivial questions of this kind than from more direct ones. &quot;I accepted my peerage,&quot; said Lord Bunkum, &quot;because my wife wished it.&quot; I forget how many titles were accepted for the same reason. &quot;Working fifteen hours out of the twenty-four, as I do&quot; ten thousand professional men began…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389df67e-9f9f-4910-905e-a9b77119bf5b.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Ayrı Sevdalı</image:title>
            <image:caption>Biz iki ayrı gemi 
İki ayrı sevdali 
Sen yanımda bi dur 
Fırtına ninni olur 
Biz iki ayrı gemi 
Dönmeyiz artık geri 
Dinle sevdiğim dinle 
Senin sevgin içimde 
Dinle sevdiğim dinle 
Kalbim atar her gece 
Karadeniz götürme 
Alıp aşkı süpürme 
Bırak kalsın içimde 
Elden ele gezdirme 
Benim kalbimin 
Tatlı gülüsün 
Yakar içimi  
Tatlı gülüşün  
Güzel de neymiş  
Senin yanında  
Mecnun ağlasın 
Senin kapında 
Şirin taç yapsın 
Koysun alnına 
Açsam yüreğimi 
300 tane Can var 
Tutamam içimde 
Yüreğim hep kanar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eabd6c7-4817-45a1-b2a3-42c3cca21ebf.jpg</image:loc>
            <image:title>The Illustrated Key Of The Tarot The Veil Of Divination</image:title>
            <image:caption>Tarot cards at the outermost gates—amidst the fritterings and débris of the so called occult arts, about which no one in their senses has suffered the smallest deception; and yet these cards belong in themselves to another region, for they contain a very high symbolism, which is interpreted according to the Laws of Grace rather than by the pretexts and intuitions of that which passes for divination. The fact that the wisdom of God (Nature) is foolishness with men does not create a presumption that the foolishness of this world makes in any sense for Divine Wisdom; so neither the scholars in the ordinary classes nor the pedagogues in the seats of the mighty will be quick to perceive the likelihood or even the possibility of this proposition...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25bbc8d8-ced7-4979-9574-de13c8a1d5d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mütevazı Bir Öneri</image:title>
            <image:caption>Salgın hastalıklar ve sefaletle kırılan, gadre uğramış bir halk... Açlıktan karnına kramplar girse de teskin edici vaatlere tok bu yığınlar tam da kaderine ve sömürüye boyun eğmişken bir hiciv üstadından parlak bir öneri geliverir.
Gulliver&apos;in Gezileri&apos;nin yazarı belagat ustası Jonathan Swift&apos;ten &quot;leziz&quot; bir satir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a27e381c-ae8e-424c-a77c-bd05ca0c79ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Özdeşleşme Sürecinde Reklamlarda Sembolik Tüketim Retoriği Kullanımı</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
 
2.      RETORİK BİÇİMİ OLARAK REKLAMCILIK VE REKLAM RETORİĞİ 
 
3.      SEMBOLİK TÜKETİM VE SEMBOLİK TÜKETİM RETORİĞİ 
 
4.      DUYGUSAL ÖZDEŞLEŞME BAĞLAMINDA SEMBOLİK TÜKETİM RETORİĞİ 
            KULLANIMI 
 
5.      DUYGUSAL ÖZDEŞLEŞME SÜRECİNDE SEMBOLİK TÜKETİM RETORİĞİ 
            KULLANIMININ OTOMOBİL REKLAMLARI ÖRNEĞİNDE ANALİZİ 
 
6.      TARTIŞMA 
 
7.      SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/394e6134-83ba-421b-9d23-a424830494c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafi-Tarihi ve Kültürel Yönleriyle Atkaracalar</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I ATKARACALAR İLÇESİNİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ 
 
BÖLÜM II OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E ATKARACALAR’IN İDARİ YAPISI 
 
BÖLÜM III İLK OSMANLI NÜFUS SAYIMINA (1246/1830-1831) GÖRE ATKARACALAR’DA ŞAHIS ve AİLE İSİMLERİ 
 
BÖLÜM IV KUTSAL MEKÂNLARI VE EFSANELERİYLE ATKARACALAR 
 
BÖLÜM V ATKARACALAR İLÇESİNDE TURİZM: SORUNLAR VE ÖNERİLER 
 
BÖLÜM VI TURİZM GELİŞTİRME STRATEJİLERİ: ATKARACALAR ÖRNEĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d854e6a2-cd33-453c-95b9-dc6357028879.jpg</image:loc>
            <image:title>Boynuzname: Aldatılmak Üzerine Tertipli Bir Garabet</image:title>
            <image:caption>Eşitlik ve özgürlüğünü savunduğu kadınların evlilik kurumu içindeki esaretine, iffet ve bekâret dayatmasındaki cinsiyetçiliğe itiraz eden Charles Fourier, ailenin ortadan kaldırılmasından, arzunun her türlü baskı ve yoksunluktan kurtuluşundan yanaydı. Bugün birçok araştırmacının teslim ettiği üzere &quot;feminist&quot; sözcüğünün de mucidiydi.
Boynuzname ticaretin, yani alışverişin tüm riyakârlığıyla tecessüm ettiği evlilik müessesine yönelik, Fourier&apos;nin düşüncesinin temelindeki detay imgelemine ilişkin ipuçları da içeren keyifli bir taşlama...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fda321d7-204d-4454-af89-a7a15cc05f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Kanama</image:title>
            <image:caption>Fakir İdris, 1982&apos;de göktaşı olarak belirip Edebiyata sırtını dönmeden önce ses verdi: &quot;Mecbursunuz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4de6db-01f4-4534-bf00-d36ba0968072.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Denetçiliğinin Avrupa Birliği - Türkiye - İsveç Bağlamında Değerlendirilmesi ve Hukuk Devleti İlkesi Açısından Önemi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: KAMU DENETÇİLİĞİ İLE HUKUK DEVLETİ İLKESİ ARASINDAKİ İLİŞKİ 
 
2.      BÖLÜM: TÜRKİYE’DE KAMU DENETÇİLİĞİ 
 
3.      BÖLÜM: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ÖRNEĞİ OLARAK İSVEÇ VE AVRUPA BİRLİĞİ MODELİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57ccfda3-f70d-4008-b4da-e157e13456a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Bilimsel Araştırmalar Serisi Disiplinlerarası Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM İklim Politikalarındaki Belirsizliğin DYSY’ler ile Olan İlişkisi 
 
İKİNCİ BÖLÜM Dijital Para Kullanımında IMF’nin Rolü ve Tavsiyelerine İlişkin Bir Değerlendirme 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Kilit Denetim Konuları: BIST-Spor Endeksinde İşlem Gören Şirketler Üzerine Bir Uygulama 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Destinasyon Marka İmajı’nın Ziyaretçi Algıları Üzerindeki Etkileri 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM Rüzgâr Enerjisi Santrali Yatırımlarının Muhasebeleştirilmesi 
 
ALTINCI BÖLÜM Dijital Pazarlamada Yeni Trend: TikTok 
 
YEDİNCİ BÖLÜM Kamu Hizmet Motivasyonu Üzerine Kavramsal Bir Çalışma 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM Sportif Performans Düzeylerinin Belirlenmesinde Genlerin Rolü DOKUZUNCU BÖLÜM Değer Merkezli Liderlik Yaklaşımı 
 
ONUNCU BÖLÜM Bütçe Açığı ve İşsizlik İlişkisi: Yükselen Piyasa Ekonomileri Üzerine Bir Değerlendirme 
 
ON BİRİNCİ BÖLÜM Türkiye’de Katılım Bankacılığının Finansal Derinliğin Sağlanmasına Katkısı 
 
ON İKİNCİ BÖLÜM Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyelerinin Pandemi Döneminde Not Verme Davranışı: Diktatör Oyunundan Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e20d9f3-6be9-4429-aa95-dc4d5b0565d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahu</image:title>
            <image:caption>“İnsan bastırdığı duyguların esiri olur...”
 
Trafik kazasının ardından babasını kaybeden Ahu’nun hayatı lise son sınıfta baştan aşağı değişir. Felç kalan annesinin bakımını üstlenen genç kız, evini geçindirmek için çalışmaya başlar.

Okula yeni atanan edebiyat öğretmeni, Ahu’nun geleceğini karartmaması için ona el uzatır. Genç adama duyduğu kızgınlık zamanla sevgiye dönüşürken, kendisine büyük bir tutkuyla âşık olan Alparslan peşini bırakmaz ve yaşadığı maddi zorlukları gidermeyi vaat eder.

Ahu ansızın içinde filizlenen aşkla hayata tutunmaya çalışırken, bir yandan da annesi ve geleceği arasında seçim yapmak zorunda kalır. Ya hayatının aşkını seçecek ya da sefaletten kurtulacaktır. Hayal kırıklıkları, inişler çıkışlar Ahu’yu tercih yapmaya zorlarken, hayatın sürprizleri de peş peşe gelir.

Büşra Yörük, Ahu’da bir genç kızın yaşadığı talihsizlikleri, hayat mücadelesini ve aşkın engellenemez saf gücünü
akıcı bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db0f8d29-d491-4802-a1be-133f36cd02f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Bale Gösterisinde - Uyuyan Güzel</image:title>
            <image:caption>Ada Bale Gösterisinde dizisi, Tan Sağtürk&apos;ün koreograflığında sizleri Fındıkkıran ve Uyuyan Güzel gibi klasik balenin büyülü eserleriyle tanıştırıyor.Her kitapta perde açılıyor; rengarenk çizimler, sesli öyküler ve müzik eşliğinde başyapıtlar bir kez daha hayat buluyor. (Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b17317-97fb-4c16-ad37-bb8141482b4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfa Trader</image:title>
            <image:caption>Finansal piyasalarda alım satım işlemleri, dünyanın en zeki beyinleri ve en pahalı bilgisayarları tarafından oynanan karmaşık, kaotik, gevşek kurallı bir oyundur ve çözümü en zor bulmacadır. En üst seviyede uzun bir süre alım satım yapabilen çok az insan vardır. Oyun sürekli değişir. Kuralları, mekaniği ve olasılıkları gözlemlemesi zordur, ayrıca devamlı akışkan bir hâldedir. Tam bir planınız olduğunu düşündüğünüz anda: BAM.
 
 
Ağzınızın ortasına yumruğu yersiniz.
 
 
Alım satım işlemleri, muazzam finansal ödülleri ve başlamak için önlerinde hemen hiç engel olmaması nedeniyle zeki ve azimli kişileri cezbeder. Ancak mantıksız, disiplinsiz veya kendine aşırı güvenen biriyseniz, hiçbir zekâ veya beceri yeterli değildir. Kendini yok etme dürtüsüne direnemezseniz en iyi analiz bile işe yaramaz.
 
 
Brent Donnelly’den Alfa Trader finans dünyasındaki yüksek bahisli rekabette “Nasıl hayatta kalınır?” ve “Nasıl başarılı olunur?” gibi soruların cevabını arıyor. Size Alfa Trader olma yolunda önemli bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c289a7cf-180a-4d56-b483-c39dbe6d4d21.jpg</image:loc>
            <image:title>Failin Ontolojisi</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerin öteden beri karşı karşıya kaldıkları doğa/kültür, birey/toplum, fail/yapı, neden/sebep, açıklama/anlama gibi çok tartışılan ikiliklerin kıskacında faillik sorunu ve failin eşkâli meselesi, son yıllarda gündeme daha fazla geliyor. Bu eşkâli belirlemenin göründüğünden de güç bir iş olduğu ortaya çıktı. Peki, sosyal bilimlerde fail dendiğinde kime ve neye bakmak gerekir? Bireye mi bakılmalıdır yoksa gruplara ve toplumlara mı? Failden sadece insanı mı anlamak gerekir? Hem kendi sosyalliğinin ürünü olup hem de o sosyalliği dönüştürme kapasitesine sahip olan insan faili nasıl kavramlaştıracağız? Dahası, faillik sadece insanlara has bir kapasite midir, hayvanlar fail olamazlar mı? Olabiliyorlarsa bunun sosyal bilimler için ne gibi sonuçları olur? 
Sosyal bilimlerin en temel kavramlarıyla felsefi bir hesaplaşmanın ürünü olan bu kitap,  bu disiplinlerin  değişmez unsuru hâline gelmiş olan ‘fail’in eşkâlini belirlemeye çalışıyor. Max Weber’den Edmund Husserl’e, Maurice Merleau-Ponty’den Roy Bhaskar’a ve Margaret Archer’a kadar uzanan bir çizgide, sosyal bilimlerin en temel ikiliklerinden bazılarını irdeleyerek, doğal dünyanın nedenleri ile insan dünyasının sebepleri arasındaki karmaşık ilişkiyi çözümlüyor, bedenin insan dünyasının inşasında oynadığı rolü ve her türlü sosyal bilimin olanağı için neden vazgeçilmez bir unsur olduğunu gösteriyor. Bedenli bir fail olmanın doğa bilimleri ile sosyal bilimler arasında indirgeyici olmayan bir işbirliğini mümkün hâle getirdiğini ve failliğin hayvanlarla paylaştığımız bir özellik olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f647a3f-b662-49cc-9f80-218046f78aa5.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Zihni Üzerine / Sağduyu İlkeleri Temelinde Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>“Ben felsefeyi hakir görüyorum ve kılavuzluğundan feragat ediyorum; bırakın ruhum sağduyu ile yaşasın!” 
 
Bu kitap, İskoç Sağduyu Okulunun kurucusu Thomas Reid’in başyapıtıdır. Kitap, kuşkucu felsefe karşısında sağduyu felsefesinin bir savunusunu ortaya koyuyor. Felsefeyi, doğanın bize armağanı olan sağduyu ilkeleri üzerinde yükseltmek için sistematik bir araştırma yapıyor. 
Reid kuşkucu çağdaşlarına ve döneminde neredeyse evrensel kabul gören ideler sistemine kökten, isabetli ve yıkıcı eleştiriler getiriyor. Bu, onun geleneksel felsefeyle Platon, Descartes, Malebranche, Locke, Berkeley ve tabii Hume ile hesaplaşmasıdır. 
Aynı zamanda kitap, dünya hakkında nasıl bilgi sahibi olabildiğimizi açıklayabilmek için türünün ilk örneği olan bir işaretler teorisi geliştiriyor; günümüz bilişsel bilim ve epistemoloji çalışmalarında sıkça kullanılan algı ve duyum kavramlarını ilk kez birbirinden kesin bir şekilde ayırıyor; geliştirdiği görünürler geometrisi ile farkında olmadan, Öklid-dışı geometrilerin tarihteki ilk örneğini veriyor. 
Hepsinden önemlisi, Reid, insanı neredeyse her konuda kuşkuya düşürmeyi başarabilen filozofların aksine, titizlikle yaptığı deneyler ve ayakları yere basan akıl yürütmeler ile bir sağduyu savunusu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2546818-eca1-4c73-9400-0c2e6a39d9d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Dehalar İçin Beyin Egzersizleri</image:title>
            <image:caption>Minik Dehalar İçin Beyin Egzersizleri^^ adlı bu kitapta çocukların sağ beyin – sol beyin gelişimlerini göz önünde bulundurarak oluşturulan destekleyici etkinliklere yer verilmiştir. Kitap hazırlanırken çocuklara yönelik uluslararası  ve ulusal gelişim envanterlerini göz önünde bulundurmuştur. 
 
  Kitaptaki etkinlikler oluşturulurken ; 
 
-Görsel Algı 
-El-Göz koordinasyonu 
-Benzerlikleri Bulma 
-Yorumlama yetisi 
-Eleştirel Beceri 
-Uzaysal ve Mekansal Yeti 
-Parça Bütün İlişkisi 
-Problem Çözme 
-Eleştirme-Gruplama-Sırlama 
 
Gibi kazanımlarını desteklemesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f283f4dd-cd95-4d73-9a8a-d7dcafd6fb36.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaklık Yolu</image:title>
            <image:caption>Başrolünde Arden Cho&apos;nun Olduğu Sürükleyici bir Netflix Yasal Drama’sı olan Ortaklık Yolu’nun Arkasındaki Okunması Gereken Kitap. 
 
&apos;Bir kadının bu işte senden daha iyi olabileceği fikrine katlanamazsın.” 
Ingrid Yung&apos;un hayatı ilklerle doludur. Birinci kuşak Çinli Amerikalı, ailesindeki ilk avukat olarak &quot;ilklerin&quot; kutsal kâsesini toplamak ve saygıdeğer köklü hukuk şirketi Parsons Valentine &amp; Hunt&apos;a ortak olacak ilk azınlık kadın olmak üzeredir. 
Ingrid, ‘geçme’ sanatını mükemmelleştirmiş ve eski kafaların kurumsal kültürüne kusursuz bir şekilde uyum sağlamıştı. Ancak yaz gezisinde meydana gelen rahatsız edici bir olay şirketin itibarını tehdit ettiğinde, Ingrid&apos;in azınlık statüsü aniden keskin bir ferahlama görevi üstlenmişti. Ingrid ilk kez firmadaki yerini sorgulamak zorunda kalmıştı. Mucize-çocuk erkek arkadaşı da dahil olmak üzere meslektaşlarına karşı çıkan Ingrid, ortaklığın prestijinin etiğini ihlal etmeye değer olup olmadığını sorgulamaya başlar. Ama sonunda ulaşabileceği Amerikan rüyasını çöpe atmayı göze alabilecek mi? 
  SUITS VE COLLEEN HOOVER’DAN BİZİMLE BAŞLADI BİZİMLE BİTTİ’NİN HAYRANLARI İÇİN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c6a049-da09-4a7d-9666-f90e9cd35e42.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa İngiltere Tarihi</image:title>
            <image:caption>İngiltere, keşifler öncesinde sadece güneşin battığı yani dünyanın sonundaki bir yerdi. Sonrasında Roma, Anglosakson, Viking ve Norman işgalleri ile yoğrulmuş ve ikinci bin yılın başlarından itibaren kararlı bir şekilde dünya siyasetinde yerini almıştır. Öyle ki Heredot’un Pers imparatorluğu hakkında kullanmış olduğu “güneş batmayan imparatorluk” ifadesi daha ziyade Britanya için kullanılmış ve bir dönem gerçekten de öyle olmuştur. Güney Amerika’dan Güneydoğu Asya’ya kadar dünyanın birçok yerinde sömürgeler kurmuştur. Bir sömürgesinden aldığı ürünleri, başka bir sömürgesinde satmış ve devasa bir ekonomiye sahip olmuştur. 
İşte bu çalışma, güneşin battığı yerdeki bir ülkenin, muhtelif kavimlerin işgalleri, Magna Charta, Yüzyıl Savaşları, Gül Savaşı, devrimler, sömürgecilik ve daha birçok önemli gelişmeler neticesinde “güneş batmayan imparatorluğa” dönüşmesinin kısa bir tarihidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1db939d-0e2c-4e36-8be2-7940e320f13d.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Suikastçı</image:title>
            <image:caption>Uluslararası en çok satan Suikast Treni’nin yazarı Isaka, Tokyo&apos;nun yeraltı suç dünyasında geçen yüksek oktanlı bir gerilimle, sıradan bir adamı bir grup yetenekli ve sıra dışı suikastçıyla karşı karşıya getiriyor. 
 
Üç Suikastçı, Kotaro Isaka&apos;nın &quot;2021&apos;in En Çok Beklenen Kitabı&quot;, Suikast Treni’nin, edebiyat dünyasının, sıra dışı tarzı ve heyecanlı bir devamı. 
 
Suzuki, karısı öldürülene kadar sıradan yaşantısı olan bir adamdır. Cevaplar bulmak ve intikam almak için Suzuki, yasalara saygılı yaşam tarzını terk eder ve karısının ölümünden sorumlu olan suç çetesi Maiden tarafından işletilen bir paravan şirkette düşük seviyeli bir işe girer. Çok geçmeden Suzuki kendisini ilginç ve son derece etkili bir suikastçılar ağında bulur: 
 
Çekirge bir bıçak uzmanıdır. 
 
İtici, insanları yaklaşmakta olan trafiğe yönlendirmektedir. 
Balina, kurbanlarına kendi canlarını alıncaya kadar kasvetli aforizmalar fısıldamaktadır. Sürükleyici ve heyecan verici, Üç Suikastçı, okuyucularını işlerinde oldukça başarılı kiralık katillerin yaşadığı Tokyo&apos;nun suç yeraltı dünyasında vahşi bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f71d64ff-6918-4947-8801-8e4382032bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sardunyaların Kışı</image:title>
            <image:caption>“Kendimizle ilgili soruların cevabı bizde değil, biliyorum. Yoksa durmadan içimizle konuşuyor olmamız ragmen neden bu kadar acı çekelim ki?” 
 
Şenay Eroğlu Aksoy, Evlerin Yüreği ve Gece Çığırtkanları’nın ardından yeni öykülerini bir araya getiren Sardunyaların Kışı ile tekrar okurlarıyla buluşuyor. Yaşamın görünen yüzündeki maskeyi sıyırıp atan, eviçlerindeki iletişimsizliğin ve toplumsal baskının insan ruhunda bıraktığı öfkeli tortuya yakından bakan bu yeni öyküler, ışıklı bahçelere değil karanlık yatak odalarına, yüksek perdeden ses verenlere değil içine konuşanlara, sımsıkı tutunanlara değil tekinsiz boşlukta salınıp duranlara odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b66ffc-6aff-42b7-b79f-691fe4a408dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İyisi mi, Seç Birini</image:title>
            <image:caption>Kahkahası bol bir yarışmaya var mısın? 
 
Cevaplarken düşündüren ve düşündükçe güldüren (ya da bezdiren, hiç olmadı terleten), yediden yetmişe herkesi bir kitap etrafında toplayabilecek 160 şahane soru. Kimisi kahkaha attıracak kadar tuhaf, kimisi kitabı kapatıp fırlatmak istetecek kadar çetin, kimisi içindeki filozofu ortaya çıkarıp bir süre uzaklara daldıracak kadar düşündürücü. Kural basit: En iyi cevabı veren kazanır! 
İster hızlı, ister yaratıcı, ister esprili, ister özgün düşün; seni güldürecek, düşündürecek ve belki de grubun en akıllısı (ve en komiği) olduğunu kanıtlayacak bu sorulara bayılacaksın! 
 
Bir günü, en sevdiğin kitabın içinde geçirmek mi 
yoksa 
en sevdiğin bilgisayar oyununun içinde geçirmek mi? 
 
Her öksürdüğünde boğazından jöle fışkırması mı 
yoksa 
her hapşırdığında burnundan ketçap akması mı? 
 
Geçmişte yaşanmış her şeyi bilmek mi 
yoksa 
geleceği görebilmek mi? 
 
· Rekabeti seven çocuklar için heyecanlı bir yarışma: En yaratıcı yanıtı bulup aileni ve arkadaşlarını zekânla yenebilecek misin? 
· Ailece ekranlardan uzak vakit geçirme: Her yaşa uygun 160’tan fazla soru. Kimi hayal gücünün sınırlarında, kimi yok artık dedirtecek kadar muzip. 
· Oynayarak öğrenme: Çocuklar iki tercih arasında beyin jimnastiği yaparken yaratıcı düşünme becerileri, bilgileri hızla birleştirme kabiliyetleri ve hayal güçleri gelişecek. 
· Zorluk seviyesine göre düzenlendi: Bölümler ilerledikçe sorular da zorlaşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90b0735a-db35-4891-b89c-5e64d941ee5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nikolai Berdyaev&apos;de Tanrı,Ruh,Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Nikolai Berdyaev&apos;de Tanrı,Ruh,Özgürlük</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9bee04c-ecd5-4bcf-9977-762701651a8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevesim Geldi</image:title>
            <image:caption>15.3.1953 Karabük’te doğdu, Karabük Demir-Çelik fabrikalarından emekli memur. Yedi kardeşten en büyükleriyim. Babamın işleri dolayısı ile Yıllar önce Ankara’da kaldık. İlk şiirimi Ankara Kalaba ortaokulu 2-L sınıfında okurken, Türkçe dersimin ve kompozisyonumun iyi, olması hocamın teşviki ile orta dereceli okullar arası yarışmaya katıldım. Yazdığım şiir orta dereceli okullar arası birinci gelmişti, ben bile inanamamıştım. Benim için sürpriz olmuştu. 
 
Şiirlerimden dört tanesi beste oldu. Üç kitabım basıldı. Emekli olunca şehirlerarası gezi turları düzenledim. Çeşitli yardım derneklerinde çalıştım, kermeslerde el sanatları çalışmaları yaptım. 
Buna benzer bazı kuruluşlarda çalışmalarım oldu. 
 
Duygusal, romantik, gezmeyi, eğlenceyi seven biriyim. 
 
Ararsan beni bıraktığın yerde bekliyor olacağım. 
Mor sümbüller açtığında gelirsin diye, 
Kalbimdeki buseler sana doğru yol aldığında, 
Gül dalda ben sende saklı kaldım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d866da96-262e-45e0-bf4b-63fea8438ee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah-ı Şiirler 5</image:title>
            <image:caption>Yine merhaba! 
Beşinci kez Şah-ı Şiirler kitabımızla merhaba. 
Sizlere dört dörtlük bir eser sunmak isteyince 45 şairle geldik bu sefer!  Ülkemizin farklı yerlerinden, farklı yüreklerle çıktık karşınıza. Aşk dedik evvela, çocuk dedik, bahar dedik. Sevdalandığımız ay yıldızın gölgesinde bayrak dedik. İnsan dedik her daim. Sımsıkı sarıldık bu milletin mazisine Atatürk dedik, Cumhuriyet dedik. Yarınlarımıza sarıldık, çocuk dedik, genç dedik. Çocukları gençleri yarınlara hazırlayan annelere sunduk minnetimizi, öğretmen dedik. Vatan toprağı için kanını dökmüş, canını vermiş şehitlerimize sarıldık, gazilerimize… Bağımsızlık türküsü dedik. Farklı sesler, farklı kalemler, aynı lisandan konuştuk aslında. Bir sazın telleri gibi. Her nota farklı sesi çıkardı ama hep birlikte aynı türküye eşlik ettik. Ve şimdi de o türküyü söyleme zamanı. 
Birlikte söyleyip, birlikte dinleyeceğimiz Barış ve İnsan türkümüzü sizlerle paylaşma zamanı. Kimi dostlar başkentin göbeğinden seslendi, kimisi doğunun en uç cennetinden. Kimisi Trakya’dan ses oldu bizlere, kimisi Karadeniz yaylalarından. Ege’nin efeleri de katıldı bu şiir şölenine. Ve işte bu eser, sonra da dağılacak yurdun her yanına. 
Yine sizlerle olmanın ve sizlere ulaşmanın heyecanı ve kıvancıyla… 
O halde bitmez tükenmez enerjimiz, insan sevgimiz, memleket aşkımızla bir kez daha Merhaba…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab2595f2-32bf-4b78-b685-88a7b3690506.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Sevdası</image:title>
            <image:caption>2/07/1970 yılında Kahramanmaraş/ Göksun İlçesi Karaahmet köyünde dünyaya geldi. İlkokulu doğum yeri Karaahmet köyü İlkokulunda tamamladı. 1989 yılında Göksun İmam Hatip Lisesinden mezun oldu. Aynı yıl Kayseri Erciyes Üniversitesi, İlahiyat Fakültesini kazandı ve 1994 yılında mezun oldu. Eylül1994’ de Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslami Bilimler Anabilim Dalı Kelam Bilim Dalında Yüksek Lisans yapmaya hak kazandı ve 1999’ da başarıyla mezun oldu. 1999 yılında Asteğmen Öğretmen olarak Şırnak İlinde vatani görevini tamamladı. Çeşitli okullarda idarecilik ve öğretmenlik yaptı. Halen MEB Kayseri Kocasinan İlçesi Nuh Mehmet Yamaner Anadolu İmam Hatip Lisesinde Meslek Dersleri Öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Kelam Anabilim Dalında Doktora eğitimine devam etmektedir. 
Evli ve iki çocuk babası olan şair Resul COŞKUN Çerkezce, Arapça ve İngilizce dillerini bilmekte ve Arapça dilinde Yeminli Tercümanlık yapmaktadır. Şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmakta olan şair “Muhibbi Rasul” mahlasını kullanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c964c51f-865d-4c13-82e0-5bd34250826f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Komiser Zen Macerası 3-Örgüt</image:title>
            <image:caption>Serinin üçüncü kitabında Dedektif Zen bu kez Prens Ludovico Ruspanti’nin şüpheli ölümüyle karşı karşıyadır. St. Peter Şapelinde gerçekleşen olay bir intihar mıydı? Ruspanti dengesini kaybedip düştü mü, yoksa itildi mi? Dedektif Zen bu sorulara cevap bulmanın kolay olmadığının farkına varır. Nitekim tanıklar da bir bir sırra kadem basacaktır. 
 
“Dibdin olağanüstü bir polisiyeci; 
usta işi güçlü kurguların yazarı.” 
–Evening Standard 
 
“Dibdin, yeni bir kitap çıkarmasını isteyeceğiniz ve koşa koşa kitabını alacağınız birkaç polisiye yazarından biri.” 
–Sunday Express</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89ad6b4-c58c-4675-add4-25de3beccbc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Demdeme</image:title>
            <image:caption>Naci, eskinin tümden reddedilmeden yeniliklere kapı aralanmasını, bir anlamda, “itidal”i tavsiye etmektedir. Bu, Yeni Lisancıların, dilde yer etmiş yabancı kökenli sözcüklerin kullanılabileceğini söylemesine benzer bir tavırdır esasında. Ancak Naci, bir tür propagandayla, sanki yenilik adına yapılan ne varsa ona karşı olan, tutucu bir şahıs olarak zihinlerde yer etmiştir. Bu nedenle midir bilinmez, bu büyük tartışmanın taraflarından biri olan “Zemzeme” yayımlanmışken, “Demdeme”, bildiğimiz kadarıyla, yeni harflerle hiç yayımlanmamıştır. Çalışmanın bu eksikliği tamamlamasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc15f479-50b0-4645-a61b-9823abb8338d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklemenin Mucizesi Fermente Lezzetler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla, beklemenin anlamını yeniden keşfedeceğimiz, lezzet dolu bir yolculuğa çıkıyoruz. 
Sıklıkla tükettiğimiz gıdaların fermantasyon sürecini öğrenirken aynı zamanda sabırla beklemenin sonuçlarını keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20045769-6d90-4e75-bf6b-8650b477b2cd.jpg</image:loc>
            <image:title>5-7-5 Hayvanlar A’dan Z’ye Hayvanlarla Haiku</image:title>
            <image:caption>Alfabedeki her harfle bir hayvan, her hayvanla bir şiir bu kitapta seni bekliyor. Geleneksel Japon şiir türü Haiku’ya göz kırpan eğlenceli mısralar, A’dan Z’ye birbirinden tuhaf hayvanların hikâyesini anlatıyor. Her şiirin sonundaki eğlenceli sorularla hikâye daha da ilginçleşiyor. Şimdi sıra sende. 
BİLGELİĞİYLE YAVAŞÇA DONATMIŞTIR SIRTINDAKİ EVİNİ, 
YALDIZDIR İZİ, İÇİ DOLU HAZİNE TABİİ OKUYABILENE, 
PEŞİNDEDİR GÖKKUŞAĞININ YAĞMURDAN HEMEN SONRA. 
Bil bakalım, hangi hayvan şiirdeki? Cevabı kitabın içinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd81885-6bfe-44b5-867d-fc38803f5744.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Toplum,Şehir ve Ticaret II</image:title>
            <image:caption>OSMANLI’DA TOPLUM, ŞEHİR VE TİCARET –II</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfcf84bf-660c-4198-9178-46c77dc7e53f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;a Göre Vahdet Olgusu (Kavramsal Çerçevesi-Alanı-Temelleri)</image:title>
            <image:caption>KUR’ÂN’A GÖRE VAHDET OLGUSU (KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ- ALANI-TEMELLERİ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c22ea5e2-a722-41b5-b678-c996679437ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kodlama İle Dinimizi Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Kodlama, zihni aktif olarak meşgul eden ve çocuklar için birçok büyük fay- 
da sağlayan eğlenceli, çok disiplinli bir etkiliktir. Örneğin çocukların, yaradandan 
 
gelen yaratıcılıklarını, mantıksal düşünmelerini ve konsantre olma yeteneklerini 
 
destekler. Mantıksal düşünme zorlu bir iştir. Etkinlik kitabımızda, mantıksal dü- 
şünmenin temel bileşeni, ayrıştırma yani her şeyi en küçük parçalara bölmek, bu 
 
da onların birbiriyle nasıl ilişkili olduğunu görmeye önem verilmiştir. Yüce dini- 
mizin kuralları kodlama yoluyla ayrıştırılarak verilmiştir. Her kodlama çalışması, 
 
bir görevin daha küçük parçalara ayrıştırılmasını gerektirir. 
Etkinlik kitabımızda minik yavrularımıza sebat ve kararlılık aşılamak da önemsemektedir. Sebat, ilk başarısızlık belirtisinde pes etmemeyi içerir. Kitabı- 
mızdaki etkinlikler dakikalar sürebilir yinede deneme yanılma süreci hızlı bir ye- 
nilgiye izin vermez, bunun yerine çocukları devam etmeye ve başarılı bir sonu- 
ca ulaşmaya motive eder. Çocuklar için kodlamanın diğer faydalarından biri de 
 
matematik ön becerileri daha anlaşılır hale getirmesidir. Çocuklarımızın severek 
yüce dinimizi kodlamayla öğrenmesi hem becerilerini geliştirmeye hem de dini 
vecibeleri öğrenmesine yarar sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e42ba2a5-0720-4b29-b61c-e096679cd29a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Türkçe Dersleri</image:title>
            <image:caption>Öğrencilik yıllarımız dinleme temeli üstüne kurulu, edilgen bir yapıda geçti. Nasıl öğrendiğimizle, öğrendiğimiz konuya ilgi duyup duymadığımızla, derse katılıp katılmadığımızla kimse ilgilenmedi. 
Belki de en eğlenceli olabilecek dil dersleri de birbirinin kopyası şeklinde yıllar boyu devam etti. Türkçe kitaplarında belirtilen sayfadaki metin açılır, sıralı okumalar başlar, metinle ilgili sorular cevaplandırılır, konuşma ve yazma becerisi genellikle geri planda kalırdı. Yıllar geçti ama dil derslerinin işlenme şeklinde bir değişim olmadı. 
Bu kitap alternatif bir Türkçe ders kitabı değil. Metin temelli derslerin arasına girebilecek, öğrencilerin derste etkin olabileceği etkinlik örneklerinin yer aldığı ve yazmaya dair öneriler içeren bir çalışma. Farklı bir sesin, bir derse farklı bir bakış getirmesi ümidiyle yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43bacc96-36fa-42f4-91f0-5c5efd692356.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet ve Laiklik</image:title>
            <image:caption>Türk devrimini, diğer dünya devrimlerinin özgürlük, eşitlik, kardeşlik ile toplumdan yana olma gibi ilkelerinin yanında özgün kalan tarafı, hiç kuşkusuz her alanda bağımsızlığı öncelemesidir. 
Ekonomide, yurt yönetiminde olduğu gibi düşüncede de bağımsızlık, yalnızca geç kalmış bir aydınlanmanın ötesinde, özellikle Doğu toplumlarına özgü durağanlaşma ve donuklaşmadan da bir sıyrılış olarak tanımlanabilir.
Laikliğin Türk devriminde “din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” gibi basmakalıp kimi tanımlamaların ötesinde bir yeri vardır ve işte bu sıyrılışı, bağımsızlaşmayı içerir.
Türk devrimi ile; hukuk da, yaşayış da, insanın ve yurttaşın tanımı da, düşünde de, abece de, kullanılan harf de, dil de, siyasa da, kamusal alan ve yönetim de, hatta inanç da bağımsızlaşmıştır.
Prof. Dr. Bahri Savcı’ya göndermeyle Prof. Dr. Emre Kongar’ın dediği gibi, laiklik, çok yalın bir değişle “din adına insanlara baskı yapılmasını önlemek”tir.
Elinizdeki kitap, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin katkılarıyla hazırlanan, çağdaş yaşamın temeli olan laik, demokratik Cumhuriyet’in harcını oluşturan ilkelerin değerli aydınların kaleminden açımlandığı bir dizi yapıtın çok önemli ve tamamlayıcı bir parçasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed7df7d-62ad-42c4-a272-2a15219fe484.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkış Yolu Türetim Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünyanın kendini yenileme kapasitesini aşalı neredeyse 35 yıl olmuşken, döngüsellik ilkesi üzerine inşa olan türetim ekonomisinin ana ilkelerinin ve uygulama alanlarının ikna kabiliyeti yüksek bir dille aktarıldığı bu kitabın Türkiye gibi ne pahasına olursa olsun büyüyelim şiarında olan bir coğrafyada etkisinin çok yüksek olacağına inanmaktayım.” 
                                                                                                             Prof. Dr. Fikret Adaman 
 
&apos;&apos;Bu kitap, iflas etmeyelim diye ve insanın, gezegenle uyumlu bir varoluşu gerçekleştirmek için orman gibi bir ekonomik ekosistem kurabilmesi amacıyla yazıldı.’’ 
                                                                                                              Prof. Dr. Mehmet Altan 
 
&quot;Sınırlı kaynakları hoyratça sömüren, çalışanları ezen, toprağı havayı atıklarıyla kirleten doğrusal ekonomik yapıyı döngüselleştirmemiz gerekiyor. 2019 tarihli Avrupa Yeşil Mutabakatı ile bu dönüşüm bir zorunluluk haline geliyor. Uygar Özesmi&apos;nin türetim ekonomisi bağlamında sunduğu perspektif bu yol ayrımında yönünü arayanlara etkili bir uygulama pratiği öneriyor.” 
                                                                                                         Doç. Dr. Ahmet Atıl Aşıcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c6d936-13c2-4840-b83f-bfc97cf59557.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Okulu Neden Hedefte?</image:title>
            <image:caption>5 ülkede 70 okul işleten GEMS’in CEO’su Sunny Varkey diyor ki: “Ailelerin gelirlerine göre çocukları için en iyi eğitimi almaları için biz havayolu şirketlerinin ekonomi, business ve first class sınıf mantığını kullanıyoruz.” Dolayısıyla GEMS, İsviçre’de seçerek aldığı öğrencilerden oluşan bir okulunda dünyanın en pahalı eğitimlerinden birini verirken düşük gelirli insanların oturduğu yerlerde daha başka finansal taktikler kullanmaktadır. Ancak, CEO Varkey’nin sözleri çok açık: Düşük gelirli ailelerin çocukları maalesef “ekonomi sınıfı” eğitimle yetinmek zorundadır! 
 
Türkiye’de de 12 Eylül askeri darbesini takip eden yıllarda devreye konan ve 1983 yılında başlayan Özal iktidarların resmi ekonomi politikası olan Yeni Liberalizm 2002’den sonra Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri tarafından da benimsendi ve hızla uygulamaya konuldu. Özellikle 2012 yılından beri, diğer pek çok alanda son hız uygulanan Yeni Liberal politikalar Türk eğitim sistemine de yaygınlaştırılmaya başlandı. Ana hatlarıyla sağlıkta uygulanan liberalleştirme taktikleri eğitim için de şablon olarak kullanılmaktadır. 
  Bu süreçte devlet okulu büyük bir hasar almıştır. Sık değişen sınav sistemleri, okullar arasındaki uçuruma varan kalite farkları, özel okullara uygulanan devlet desteği ve teşviki, İmam-Hatip okullarının dayatılması gibi uygulamalar velileri hızla devlet okulundan uzaklaştırmaktadır. Niteliksiz ve siyasi görüşleri doğrultusunda atanmış yöneticiler tarafından yönetilen devlet okulu ve İmam-Hatip okulu arasında kıskaca alınan veliler hızla ve bilinçli bir şekilde özel okullara yönlendirilmektedir. 
Dünyada 2 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşan eğitim sektörü özel sektörün iştahını kabartmaktadır. Türkiye’de de artık profesyonel yöneticilerce, verimlilik esasına göre yönetilen çok kampüslü zincir okullar yoluyla kısa sürede ABD orijinli Charter Okullara geçiş hazırlığı yapılmaktadır. Kısa süre önce Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti tarafından çıkarılan bir yasayla devlet okullarının özel vakıflara, kişilere veya şirketlere kiralanması gündemdedir. Buraya devam eden öğrenci başına devletin bu kurumlara kaynak aktarması söz konusudur. Bu durum Charter Okula geçişin ilk adımıdır. 
 
Eğitimde kamu kaynaklarının özel sektöre akıtılması temeline dayanan Charter Okul, uygulandığı bütün ülkelerde eğitimde eşitsizliğin artmasına, zengin ve yoksul arasındaki makasın açılmasına ve öğretmenlik mesleğinin büyük zarar görmesine neden olmuştur. 
Bu kitap; demokrasi, hak, eşitlik arayışında devlet okulunun tekrar ayağa kaldırılmasının ülkemizin geleceği için yaşamsal bir konu olduğunun altını çizmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f77f55-137d-470b-945e-e7161349cb3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Tavşan</image:title>
            <image:caption>“Ormanların cayır cayır yandığını, yavrularıyla kaçmaya çalışan koalaları, simsiyah dumana boğulmuş sisli havayı, su altında kalan sahil kenarlarını, israf edilen tonlarca gıdayı, birbirlerine çöp atan ülkeleri anlattım. Göz bebekleri korkuyla titredi. Böyle bir gezegende insan nerede yaşar? diye sordu. Bu soruya cevap veremediğim bahçesinden ikram ettiği kıpkırmızı elmanın tadı ağzıma geldi.” 
 
Yüz Tavşan, ilk kitabıyla gençlerden ve çocuklardan büyük ilgi gören Selen Gezer’in ikinci romanı. Macera, arayış ve heyecan içinde yolunu kendi kendine çizen ve bütün aksaklıkları ve engelleri başarıyla aşan kahramanlarıyla gençlerin ve çocukların, bu yeni romanı da büyük bir beğeni ile okuyacağına inanıyoruz. 
 
Belki bir çırpıda bitecek ama okuduktan sonra üstünde düşüneceğiniz pek çok konu da sürükleyici ve eğlenceli bir üslupla kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca83c15-7145-4813-b536-68866fa68141.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Tren</image:title>
            <image:caption>“Mutluluğu bir kez tattığınızda, bir daha mutlu olamayacağınıza inanmak imkânsızdır.” 
Ölüm, bir tren yolculuğu gibidir âdeta. İnsanın asla geri dönemeyeceği, yolun sonunun hiçbir yere varamadığı, bitiş çizgisinin sesini duyduğu ama elinden bir şey gelmediği bir ortadan kaybolma hikâyesi… 
Kayıp Tren’de kaybolanlar sadece insanlar değil, onların yaşam tarzları ve köyler de sırra kadem basıyor. Chapleau veya Metagama’nın kaderi, içinde yaşadığı insan ekosisteminin yaşam çizgisi olan demiryolu ağının gizemine bağlanıyor. Kuzey Ontario&apos;nun uzak bölgelerinde tren, bu unutulmuş yerlerde yaşayanların hayatlarını şeffaf bir perdenin ardından görmemizi sağlıyor. 
Roman, alacakaranlık gibi belirsiz renklerden oluşuyor gibi gözüküyorsa da, her şey gri değildir. Yalnızlık ve ayrılışlara karşı dostluk, yardımlaşma ve bir olma gibi güçlü duygular da romana hâkimdir. 
Jocelyne Saucier, ölüm ve intihar gibi ciddi konuları, etkili bir dille süsleyerek, oluşturdukları hassas içerikleri de gözeterek harmanlıyor ve bir güç gösteri yapıyor. Yazar, az bilinen köylerin sakinlerinin trenle olan bağını, bizi Kanada demiryollarında bir yolculuğa çıkararak anlatıyor.  
Büyük bir mutluluk ve şaşkınlıkla kendimi kaptırdığım eşi benzeri olmayan bir yolculuk! 
                                                   Michel Désautels, Désautels le dimanche, Ici Radio-Canada 
Jocelyne Saucier bize Kanada’nın demiryolu tarihini ve Gladys’in anlam arayışını anlatırken son derece insani bir roman sunuyor. 
                                                                                                       Nathalie Collard, La Presse 
Bu uzun bekleyişe değen Jocelyne Saucier’nin yeni romanı, Kuzey Ontario’nun tren yollarını bir soruşturmanın ışığında takip ediyor. Yazarın bir kez daha yaşlılık ve dostluk temalarını işleyen huzurlu üslubu, bu sefer bizi sonsuz demiryolları üzerinde ilerleyen bir tren gibi zarifçe taşıyor. 
                                                                                                                       Coup de Pouce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/263dd8a4-c774-46a4-bc39-ae464f2baefc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihçilikte Yeni Yaklaşımlar: Eski Kaynakları Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Geçmiş, tarih okurları için çoğu kez tarihçiler tarafından hemfikir olunan konulardan oluşmaktadır. Tarihçi adayları için de geçmiş, daha önce tarihçiler tarafından yazılmayan konuları ifade eder. Modern tarihçilik bu iki kabulün üzerine inşa edilmektedir. Diğer taraftan tarihçilikte yeni yaklaşımlar tarihin kaynaklarına yeni yorumlar katmaktadır. 
 
Mevcut paradigmayı değiştirmek için arşiv malzemesini (belgeler, defterler, siciller, vakfiyeler vb.) salt veri nakilciliği ya da veri tedarikçiliği için değil, sosyal ve ekonomik tarih çalışmaları yapmak için kullanmanın yollarını aramak gerekli görülmektedir. Bu nedenle betimleyici (descriptive), genel anlatı (narrative) içeren çalışmalar ile salt veri tedarikçiliği şeklindeki belge yayıncılığının yerine kuramdan yararlanan, analitik yaklaşımı benimsemiş, üretilen anlamı kendi yapısı içinde zenginleştirecek yeni yaklaşımlarla tarihyazımının çeşitleneceği düşünülmektedir. 
 
Tarihçilikte Yeni Yaklaşımlar: Eski Kaynakları Yeniden Düşünmek tam da bu noktadan hareketle alanında uzman isimlerle tarihin kaynaklarının hangi yaklaşımlarla nasıl kullanacağına dair önerilerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3208b82-1fb8-4b43-97b3-47f2715defff.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche Bir Denizgergedanı Olsaydı</image:title>
            <image:caption>İnsanlara, hayvanlara ve gezegenimizin geleceğine yeni gözlerle bakmanızı sağlayacak, tam zamanında yazılmış, düşündürücü ve merak uyandırıcı bir kitap.   Dil, matematik ve bilim gibi benzersiz yeteneklerimizin bizi diğer türlerden daha üstün kıldığını düşünürüz. Peki bunlar biz insanları daha mutlu veya daha başarılı yapmaya yeter mi?  Zekâmız sayesinde atomu parçaladık ama bu bilgiyi savaş makineleri yapmak için kullandık. Doğayı korumaya yönelik saplantımız, ironik olarak iklim değişikliği tehdidinin artmasına yol açtı.   Peki tüm bunlara rağmen insan, sandığımız gibi türlerin en iyisi mi? İnsanı diğer türlerden ayıran zekâ, aynı zamanda bir lanetmi? Kendi zekâmız bize karşı çalışıyor olabilir mi?   Bilim insanı Justin Gregg bu büyüleyici kitapta, diğer canlıların zihinlerine açılan pencereyi aralıyor. Tıp, hayvan davranışı, insan davranışı, tarih, sosyal bilimler ve felsefeden yararlanarak insan zekâsını kayıran birçok miti çürütüyor. İnsan düşüncesinin karmaşık olabileceği ancak hiçbir şekilde üstün olmadığı ve benzersiz niteliklerinin türümüzün nihai çöküşünün nedeni olabileceği konusunda sarsıcı bir argüman ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/572583b1-f70a-42f8-af1e-546487761af5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hikayem</image:title>
            <image:caption>Yürümek, aslında çok fazla farkına varmasak da insanoğlunun sahip olduğu en önemli yetilerinden biridir. İnsan yürüdüğü zaman özgürdür. Yaşama daha sıkı bağlanır. Hayattan daha fazla zevk alır. 
Yürüme yetisini kaybettiğimizde bizim için hayat son mu bulur? Tekerlekli sandalyeye veya yatağa mahkûm olmak, bizim için hayatın bittiği anlamına mı gelir? 
Elinizdeki bu kitap bir kaza sonucu yürüme yetisini kaybetmiş bir öğretmenin anılarından oluşmakta. Sizlere hayata nasıl bağlı kaldığını anıları ile aktarıyor ve anılarıyla hayata bağlanıyor. Hayatın sevdiklerimizle ve anılarımızla var olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8150e83-94b8-45c3-ab32-30c955a1e1f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Olur</image:title>
            <image:caption>Işıklar sönmüş olsa da, 
“Görecek bir şey kalmadı” deseler de, 
Kalacağım, her zaman bakmaya değer bir şey vardır. 
Rainer Maria Rilke 
Bazı günler çok sıradandır, bazılarıysa olağanüstü ve çok şaşırtıcı olabilir. 
Bu kitapta aynı satırlara eşlik eden iki gözlemci var.  Manzara aynı ama bakış açıları 
ve gördükleri birbirinden çok farklı!  Sen de onlarla aynı manzaraya bakıp 
farklı bir şeyler keşfetmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b13f57-8790-4a47-bff7-d3742c388d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Taşıyabilirsen</image:title>
            <image:caption>Burası hayal âlemi değil, hayallerin bittiği yerdir, yüzleşme cesareti olmayan buradan kaçarak gider, kaçarak gidene neden gidiyorsun denilmez, bu dünyadan çoğu hiç uyanmadan gider, belki de öyle gitmesi gerekir, uyuyanlara deli demeyiz, neden uyuyor demeyiz, kınamayız, herkesin uyanmayacağını bildiğimiz gibi herkesin uyumayacağını da biliriz. Ne uyananın kibre hakkı vardır bu âlemde ne de uyuyanın! 
Emin heyecanla avuçlarını açtı ve avuçlarının içinde büyük harflerle: 
“HAZLARINI VE KORKULARINI TERK ETTİĞİNDE ACILARIN SENİ TERK EDECEK, EĞER TAŞIYABİLİRSEN!” yazdığını gördü. 
Nimetler de imtihanlar da “eğer taşıyabilirsen” diyerek gelirler bize. Taşıyabildiğimizden fazlasını yüklemeyen bir Rabbimiz var, taşımamız gerekeni taşıyıp, bize yakışanı yapıp, edebimizle gideceğiz inşallah bu dünyadan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97679dfa-1b4c-46ff-8153-dd00ba6b01bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçü Bir Arada Pratik Ders Notları</image:title>
            <image:caption>Sevgili Öğrenciler;
                    Elinizdeki pratik notlar kitabı KPSS ve YKS yolunda hedefinize uygun olarak daha verimli hazırlanmanız için oluşturulmuştur. Bu süreçte daha verimli ders çalışabilmeniz için hap bilgiler hazırlanmıştır. ÖSYM sınavlarında çıkan sorular esas alınarak hazırlanan bu hap bilgiler aynı zamanda ÖSYM’nin ağırlık verdiği konulara göre düzenlenmiştir. 
            Sınavlara hazırlık sürecinde emek veren değerli öğrencilerime hayat yolculuklarında başarılar diliyorum. Lütfen şunu unutmayın; “Umut en karanlık zamanlarda bile bulunabilir, sadece ışıkları yakmayı unutmayın!” 
              Belirlediğiniz hedeften asla vazgeçmeyin. 
            Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Zafer, “ZAFER BENİMDİR” diyebilenindir. Başarı ise “BAŞARACAĞIM” diye başlayarak sonunda “BAŞARDIM” diyenindir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a991ab-6eb4-4f7e-a5f8-4642c74d6f64.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet</image:title>
            <image:caption>Yaşamı tekinsiz olaylarla birden değişen ve hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayan genç bir kız…
Kendi evrenini ve diğerlerini ölümcül bir sondan kurtarmaya çalışan bir adam…
Bilinen dünya ve bilinmeyen evrenin çakışması...
Sırlarla dolu geçmişler, ürkütücü bir kaos, açıklanamayan ve kendini yönlendiren bir kehanet...
Yaşamları değiştiren kapılar, geçitler; bilinenle bilinmeyenin mücadelesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668bb9a6-5c2d-4f5e-8bfc-9a0c7a7b4765.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipnoz ve İyileşmek</image:title>
            <image:caption>Okuyucu, kitaptaki örnekleri uygulayarak günlük yaşamda baş etmekte güçlük çektiği birçok problem konusunda kendisine destek olabilecek bir kılavuza sahip olacak. 
Ayrıca depresyon anksiyete ve stres gibi yakınmalarla baş başa olan kişiler ve onların çevresindeki kişilerin iyileşmeye yönelik bir bakış açısı kazanmasına destek sunacak. 
Bilimsel bir bakış açısıyla insan zihninin nasıl çalıştığını ve zihnin çalışma prensiplerini anlatan kitapta uluslararası ve ulusal çapta yapılmış bilimsel araştırmalara yer veriliyor. 
Kitap, birçok uzmanın profesyonel mesleklerini icra ederken yararlanacağı bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22fdfc09-452b-4be2-ad4c-d89645f7fea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano ve Orkestra için 3 Analiz</image:title>
            <image:caption>Piyano ve Orkestra için 3 Analiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56e3e61f-b60c-45c3-8c7e-608d4624c610.jpg</image:loc>
            <image:title>İskenderiyeli Philo Judaeus – Tanrı’nın Bilgisine Ulaşmak Mutluluğun Kendisidir</image:title>
            <image:caption>“Tanrı ile birlikte olunca, her şey güzel olur, Tanrı’ya verilecek tek sunak saf ve temiz bir kalptir.” 
 
Antikçağın önemli filozoflarından İskenderiyeli Philo, Pythagoras ve Platon’un felsefesini mistik ruhunda bir araya getirmiştir. İskenderiye’de “yüzyılın üstadı” ilan edilerek kendisinden sonraki felsefi ekollere ilham kaynağı olmuştur. Yunan felsefesiyle Musa dinini uzlaştırdığı anlayıştan doğan felsefesi, modern çağa kadar sürmüş ve skolastik düşünceye öncülük etmiştir. Philo için felsefe, yetkin bir bilimdir. Felsefe yapmak, Tanrı’ya ve Tanrı’nın hayaline hasret duymak demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48defb5b-d204-4634-91e5-a1bb6deae5a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadık Hidayet - Hayat Baştan Sona Kıssadır</image:title>
            <image:caption>“Ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir.” 
 
Modern İran Edebiyatı’nın öncülerinden kabul edilen Sâdık Hidâyet, gerek yalın ve gerçekçi üslubuyla, gerek ustalıkla irdelediği ruh tahlilleriyle tanık olduğu coğrafyanın toplumsal yaşamına da eserleriyle ayna tutan bir yazardır.  Eserlerinde suç, özgürlük, yabancılaşma ve otoriteye bireysel olarak karşı çıkma temalarıyla dikkat çeken Sâdık Hidâyet, intiharla sonlandıracağı kısacık ömrüne rağmen yirminci yüzyıl edebiyatının en önemli isimleri arasında anılmaya devam edecektir. 
Kafka’nın “ruh ikizi” olarak da tarif edilir. Modern İran’ın giderek içine sürüklendiği karanlığı, bir sanatçı ve aydın olarak bir türlü sindiremeyen Hidâyet’in yalnızlık, boşluk duygusu, ölüm ve intihar düşünceleri hem aklının içinde hem eserlerinde sıkça dolanır, gözle görülür bir hale de bürünür. 
Bu kitap yazarak hayata tutunmaya çalışan bir adamın hikâyesi değildir, çareyi yazmakta bulan İranlı bir entelektüelin kendiyle ve değişen dünyayla mücadelesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1905379-c464-49b5-8c21-9c011f64f548.jpg</image:loc>
            <image:title>Mine Sanatı ve Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Mine, metali cam kaplama sanatıdır. Halk arasında sıcak mine, emay ya da kuyumcu minesi olarak bilinir. “Mine Sanatı ve Teknikleri” kitabında, mine sanatının tarihçesi ile mine yapımında kullanılan malzemeler, atölye ortamı ve teknikler adım adım fotoğraflar ile anlatılıyor. 
ABD North Texas Üniversitesi, Metal Tasarımı ve Mücevher Tasarımı Bölümü öğretim üyesi Umut Demirgüç Thurman tarafından hazırlan, mine sanatı ve teknikleri üzerine genel bir tanıtım niteliğindeki bu kitabın mineye ilgi duyan herkese yardımcı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e1b8ac3-a2d2-4294-97e3-9ad239d84665.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutundum Yüreğine</image:title>
            <image:caption>Ali TURGUT 05 Mayıs 1964 Ankara doğumlu olup aslen Erzurumludur. 
 
Eğitim durumu halkla ilişkiler bölümü mezunudur. Ankara Üniversitesi Rektörlüğü İdari Mali İşler Daire Başkanlığında Yönetici olarak uzun yıllar görev yaptı. 
 
Şiir hayatıma 2009’da başlamış, şiir yazmayı ve kendi şiirlerinin yanı sıra da, değerli şair dostlarının şiirlerini de seslendirerek, youtube kanalında, hem de şiir guruplarında, yüzlerce çalışması yayınlamıştır. 
 
Ayrıca kendi kitabı dâhil, 11 kitabın editörlüğünü de yapmıştır.  
Çeşitli sanatçılar tarafından da, 15 adet şiiri bestelenip, şarkı ve türkü olarak çalınıp söylenmiştir. 
 
Bir Avuç Şiir Gurubu yöneticisi olarak görev yapmakta olup, 2021 yılında Grubun 2 ve 3’üncü 2022’de de 4.’üncü antoloji kitaplarının çıkarılması organizasyonunu ve editörlüğünü yapmıştır. 
 
Şiirlerinin çoğu mutluluk ve aşk şiirleridir. Serbest vezin ve hece şiirleri yazmaktadır. 
 
Kitap kapağı ise Sevgili arkadaşı şair ve ressam Atife TENRUH’un çalışmasıdır. Kendisine bu jesti için teşekkür ediyoruz. 
 
Kitabı keyifle okuyacağınızı düşünmekteyiz. Tabi ki takdir siz değerli okuyucularımızın.  Sevgiler sunuyorum keyifli okumalar diliyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6948d86c-c0ad-4f8f-b601-9122bfb3f830.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunmasın Kimse</image:title>
            <image:caption>1 Ağustos 1971 Tarsus doğumluyum. Eğitim durumum ise, lise mezunuyum. Yağlı boya, akrilik ve karakalem çalışmalarım oldu. Ve halen resim çalışmalarına devam etmekteyim. Kapak resmim kendi çalışmamdır. 
 
Çocukluk günlerimden beri sanata, şiirlere ve şiir yazmaya çok duygusal biri  olduğumdan, büyük sevgim oldu. 2019’da şiir yazmaya başladım. Bir avuç şiir Grubunda yönetici olarak görev yapmaktayım. Grubumuzun 2021 ve 2022 de çıkardığı 2. ve 4. antoloji kitaplarında bende şiirlerimle yer aldım. İki adet şiirim türkü olarak bestelenmiştir Şiirlerimin çoğu duygusal, serbest şiir ve hece şiirleri de yazmaktayım… 
 
Sesini duymak, ne güzeldi. 
Yüzünü görebilseydim eğer, gözlerine bakarak. 
Resmederdim seni gökyüzüne, güneşe, 
Ama en güzeli kalbime. 
Gel benim sonbaharım 
Gel beraber yaşlanalım 
Gel senden biraz, benden biraz tek nefes olalım. 
Söyle ey yar, Aşk öyle değil midir? 
Tek nefes olmak, tek can olmak. 
Her dalgaya rağmen, denizi aşmak, 
Öyle değil midir sevda söyle… 
 
Atife TENRUH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2001769c-cb87-4ef6-a750-84072520b9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>PR Teknoloji, Veri ve İçgörüler</image:title>
            <image:caption>Teknoloji, veri ve içgörüler, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim işlevini sonsuza dek değiştirdi. Söz konusu değişikliğe uyum sağlayamamak ise yetersizlikten çok bir isteksizlik meselesi haline geldi. 
 
Artık teknoloji, veri ve içgörüler daha anlamlı hedefler oluşturulmasına ve performans değerlendirmesinin daha sağlıklı yapılmasına katkı sağlıyor. Bu sayede halkla ilişkiler yatırımının en önemli getirisi olan itibarı zedeleyebilecek risklerin azaltılması ve optimum verimliliğin sağlanması mümkün kılınabiliyor. 
 
Kurumsal iletişimi finanse eden ve değerlendiren üst düzey yöneticiler, ölçülebilir ve olumlu bir halkla ilişkiler yatırım getirisi dâhil olmak üzere çok daha fazlasını talep ediyorlar. Liderler, kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler uzmanlarının işin temellerini bildiklerinin farkındalar ancak buna ek olarak halkla ilişkiler hedeflerini, çıktılarını ve sonuçlarını “iş dilinde” bağlamsallaştırma becerisi de bekliyorlar. 
 
PR Teknoloji, Veri ve İçgörüler, iletişim uzmanlarının hedeflere ve rakiplere karşı zaman içinde iyileştirilmiş bir halkla ilişkiler performansı elde etmesini mümkün kılmak için uygulamaya yönelik en iyi örnekleri paylaşırken, uzmanların amaca yönelik teknolojileri, veri varlıklarını ve eyleme geçirilebilir içgörüleri anlamalarına da yardımcı oluyor. 
  Adobe, Mastercard, Southwest, Ford ve diğer birinci sınıf kuruluşlardan en iyi uygulama örnekleriyle birlikte finansal hizmetler, teknoloji, seyahat, otomotiv gibi çeşitli sektörlerden vaka çalışmalarından yararlanan bu kitap, iletişim profesyonellerine teknolojiyi nasıl optimize edeceklerini, verileri kullanarak kuruluşlarına nasıl liderlik edeceklerini,  halkla ilişkiler çıktılarını iş sonuçlarına dönüştürme yeteneğini nasıl ölçeceklerini göstererek yöneticilerin karar alma sürecini güçlendiren içgörüler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e13eb30-950f-4420-8385-781ccb9dd8e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatını Baştan Yaz</image:title>
            <image:caption>HERKES KENDİ HAYATININ KAHRAMANI! 
Hayatın kaosu, koşturmacası içinde hep unuttuğumuz bir gerçek bu. 
Oysa anlamlı, mutlu, sahic bir ömür sürmenin önkoşulu bu gerçeği hep akılda tutmak. Evet, herkes kendi hayatının kahramanı. 
 
Ve hikâyenizin, bu hayatın başrolü de senaryo yazarı da sizsiniz! 
Hayat yolunda en baştan en sona yanınızda olacak tek kişi yine sizsiniz, kendinizsiniz. Bu da kendinize değer vermek için en önemli sebebiniz. Belki bugüne dek yazılmış olan kısımda sizin arzunuz dışında şeyler oldu, belki 
koşullar tam da istediğiniz gibi özgürce yaşamanıza izin vermedi, ama bundan sonrası için her şey sizin elinizde. 
Hayatınızı baştan yazmak sizin elinizde! 
 
Nasıl mı? İşe kendimizi tanımakla başlayacağız. Sonra 101 adımda yaşamak istediğimiz hayatı kurgulayacağız. Dilerim ki kitabım hem kendinizi tanıma yolculuğunda hem de hayallerinizdeki hayatı yaratmada en büyük rehberiniz olacak. Hadi alın kalemi elinize. Başlayın yaşamak istediğiniz hayatı yazmaya….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0733183c-998b-4cea-af4b-4e54d3428ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılar</image:title>
            <image:caption>Öldürülen Paloma’nın adı başta Gaspar’dır. Şifacılığı terk edip gece hayatını seçerek Paloma’ya dönüşse de iyileştirmenin yollarını Feliciana’ya öğretir. Feliciana özel gücü Dil’i keşfederek eskiden sadece erkeklere ait olan şifacılık dünyasında kendi yerini kazanmaya başlar. Önyargılarla, küçümsemeyle doldurulmuş Cadı kelimesini kadının kötü karaktere dönüştürüldüğü ve avlanmaya değer görüldüğü bir dünyadan çekip çıkararak ona iyileştiren, koruyan anlamlarını geri kazandırır. Paloma’nın cinayetini araştırmaya gelen gazeteci Zoé’ye hikâyesini anlatmadan önce Zoé’nin kendi hikâyesini duymak ister. Çağdaş Meksika edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Brenda Lozano Cadılar’da farklı kökenlere ve koşullara sahip iki kadının hikâyesini iç içe geçirerek Meksika geleneklerini, şifayı, şiddeti anlatırken kadın olmanın bin bir biçimini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0df0ec0-0db3-4574-a1af-9b6a6780bd30.jpg</image:loc>
            <image:title>Agnes’in Ceketi</image:title>
            <image:caption>Kış bitti, korkulacak bir şey yok artık. Geriye kalan bitişin sonsuzluğu ve kederin kuşatıcılığı…  Hangi sözcük ifade edebilir bu anı, söyleyin, söyleyin ya da susun. 
 
Ben Agnes Richter, size söylüyorum… 
Artaud, Rilke, Van Gogh, Cezanne, Rodin, Hayyam, Eşref Armağan, Şeyh Galip, İstanbul; hangi sözcüklere inanıyorsunuz? 
 
Dünyayı dünya ile kıyaslayabilirsiniz sadece. Sizin sözcükleriniz ve diliniz bu kıyası yapamıyor; çünkü dünyanın tenine dokunmuyorlar. Susunca dinecek sanıyorsunuz görünenin uğultusu. Oysa hakikatin çığlıkları dinmiyor. 
 
Ben Agnes Richter, size söylüyorum…  
Saussere, Chomsky, Lacan, Foucault, Ponty, Platon, Witgenstein, Derrida, Heidegger, İbn Arabi; inancınızdan nasıl emin olabilirsiniz ki? 
 
Neden kuşku duymuyorsunuz sözcüklerinizden? 
Dünyanın yanan tenini görmüyor musunuz? Sözcüğün içindeki alevi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16ea288b-d8fc-4d28-95f3-e59ed037cb75.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa, Yasaları Çiğnediğinde</image:title>
            <image:caption>“Mary Roach yine döktürüyor. Bilimle mizahın kaynaşması bize kahkaha olarak geri dönüyor.” 
Lexi Pandell, Wired 
 
Kırmızı ışıkta geçen geyiklere ceza kesilir mi? Mülke izinsiz giren ayı tutuklanabilir mi? Ağaçlardan seri katil olur mu? Doğa, insanların yasalarını çiğnediğinde izlenecek yol nedir? Bundan üç yüzyıl önce yasaları çiğneyen hayvanlar mahkemelerde yargılanabiliyor, aforoz edilebiliyor, yuvalarından çıkmaları için tahliye emri alabiliyor, hatta sürgüne gönderilebiliyorlardı. Peki, bugün ne değişti? 
New York Times’ın en çok satılan kitaplar listesinin müdavimi Mary Roach, bizi bugün bu soruların yanıtını hukukta veya başka yerde değil bilimde aramaya davet ediyor. İnsan ile vahşi yaşam arasındaki bitmek bilmez çatışmayı çözmek için insan davranışı ve vahşi yaşam biyolojisi alanlarının kavşak noktasında yer alan ‘insan/doğa çatışması bilimi’nin ışığında, trajikomik olayların yaşandığı  ‘sorunlu bölgelerde’ çok eğlenceli ve şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculukta ekip arkadaşları da en az kendisi kadar sıradışı: bir insan/fil arabulucusu, ayı yöneticisi, yırtıcı saldırıları ve adli tıp uzmanları, lazer korkuluk üreticileri ve daha kimler, kimler... 
Roach, Aspen’in arka sokaklarından Hindistan’da leoparların terör estirdiği mezralara, Papa’nın Paskalya Ayini’nden bir gece önce martı saldırılarına maruz kalan Aziz Petrus Meydanı’na uzanan yolculuğunda, bilim ve okuru için hiçbir zahmetten kaçınmayıp sıçan yeminin tadına bakıyor, hatta yolda bir makağın saldırısına da uğruyor. Sorunu doğada değil kendimizde, yani insanda aramamızın belki daha iyi olacağını fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776d80b6-1367-4522-a8fd-4116b61f0e4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant</image:title>
            <image:caption>Kant ardında devasa bir külliyat bıraktı, sahip olduğu dâhiyane içgüdüyle felsefi sorunların sınırlarını çizdi. Düşüncesiyle felsefe tarihinin her alanına yön vermiş nadir isimlerdendi: Metafizik, etik ve epistemoloji Königsbergli dâhiden sonra yeni bir şekil aldı. Zihinsel yetilerimiz; akıl, anlama yetisi ve yargı gücü artık yeni bir anlama sahipti. Aynı zamanda, denilebilir ki, Fichte, Schelling ve Hegel Kant’ın çocuklarıydılar.  
Bu kitap Kant’ın hayatı ve felsefesine temel yapıtları üzerinden giriş yapıyor. Filozofun duygusal ve kişisel dünyası, aile kökleri ve öğrencilik yıllarını ortaya koyuyor; Kant’ın düşünce dünyasının evrimi ve fikirlerinin gelişiminin izini sürüyor. Kant’ın ‘eleştiri’ öncesi çalışmaları ve Üç Eleştiri’nin temel problemleri açık bir üslupla ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40fb9d9f-4f20-4c50-b0aa-0300d9f93863.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçülüğün Esasları</image:title>
            <image:caption>Ziya Gökalp’in milliyetçilik düşüncesinin oluşmasında Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya savaşlarında aldığı ağır yenilgiler neticesinde siyasi, askeri, dini ve ekonomik sorunların ortaya çıkardığı çöküş süreci yer almıştır. Bu süreç Ziya Gökalp&apos;in düşünce yapısında ve milliyetçilik anlayışında önemli bir yere sahip olmuştur.

Ziya Gökalp &quot;Millet nedir?&quot; sorusuna cevap verirken bu kelimenin önce ne olmadığını ifade etmiş &quot;ırki, kavim, ümmet, halk, devlet&quot; gibi kavramları tahlil ederek milletin ırki bir birlik olmadığını, kültürel birliğe dayanan bir kavram olduğunu açıklamıştır Millet ırk ve kavim birliği değildir. Millet bir imparatorluk içindeki siyasi birlik değildir. Millet bir coğrafya birliği değildir. Millet, ferdin seçimiyle kazanılan bir kimlik değildir.

Millet toplum hayatının ulaştığı son tarihi aşamadır. Yani, millet ne coğrafi, ne ırki, ne siyasi, ne de iradeye bağlı bir zümre değildir. Millet lisanca, dince, ahlakça ve güzel sanatlarca müşterek olan, yani ayni terbiyeyi almış fertlerden oluşan bir zümredir. Ziya Gökalp ilk yazılarında millet için şu tarifi yapmıştır: “Millet yüzyıllarca beraber yaşayan, zülüm ve felaketlere karşı beraber göğüs geren, beraber ağlayıp beraber sevinen, gelecekte de ortak hedeflere ulaşmak için çaba gösteren, dayanışma halindeki bireyler topluluğudur.”
Ziya Gökalp millet olma bilincini çok açık bir şekilde coğrafyaya değil, kültürel bağlılıklara dayandırmıştır.

Ziya Gökalp, Türklük için “ırk” birliğine lüzum görülmediğini ve milleti meydana getirmek için “aynı ırktan” şartını aramadığı belirtmiştir. Ayrıca “Türküm” diyen herkesin Türk olarak tanınacağını ancak Türklüğe ihanette bulunursa cezasının kaçınılmaz olduğu ifade etmiştir. Ziya Gökalp’in milliyetçilik anlayışı yanlış anlaşılmıştır, onun milliyetçilik anlayışı etnik temelli milliyetçilik değildir; kültürel temelli bir milliyetçiliktir. Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp’in düşüncelerini anlamak için kılavuz mahiyette bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0381e51-d631-442e-b73b-67a3f4ab6057.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanizm, Cadılık ve Şifa Cilt -IV</image:title>
            <image:caption>Şamanlar ve cadılar… 
Batılı düşünce onları önce şarlatan, sonra Şeytan’ın hizmetkârı olarak damgaladı. Sonunda itibarlarını iade ederek şamanları insanlığın ilk hekimleri ve ilk psikoterapistleri olarak tanıdı. Cadılar ise muhtemelen tarihin ilk eğitimli ebeleri ve otacılarıydı. 
Şamanik şifa gerçek mi? 
21. yüzyılda Şamanizm insan sağlığına hizmet edebilir mi? 
Gerçekte şamanların asıl becerileri nelerdi? 
Davulun, bir şamanın en kutsal eşyası olmasının bilimsel açıklaması nedir? 
Avrupa cadı mahkemelerinde en çok ebe-cadılar mı yakıldı? 
Ebe-cadılar, üreme üzerindeki kadın hakimiyetine indirilen ataerkil bir darbenin kurbanı mı oldu? 
Tüm bu inançların ve uygulamaların arkasındaki bilimsel açıklamalar neler? 
Bu ciltte toplanmış makaleler, Şamanizm’in bir şifalandırma tekniği olarak işleyişinin ardındaki sosyo-psikolojik etkenleri, kullandığı teknik ve mekanizmaları, güncel bilimsel araştırmaların ışığında açıklıyor. 21. yüzyılda Şamanizm nasıl işimize yarayabilir, sorusuna birbirinden farklı ve kıymetli araştırmacıların elinden çıkmış bilimsel sonuçlarla yanıt veriyor. Bugünkü sağlık sisteminin psikolojik iyileşmeyi öncelemesi gerektiğini, daha bütüncül bir tıp anlayışının insan sağlığı açısından çok daha olumlu sonuçlar doğuracağını, sağlık emekçisi ile hasta arasındaki güvene dayalı ilişkinin iyileşmede büyük ilerleme sağladığını, psikiyatrist ve psikologların mesleklerinin Şamanik geçmişiyle ilgili araştırmaları vasıtasıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c6db3ac-0388-423c-a4bd-0256b17e08ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanizm Ve İslam</image:title>
            <image:caption>“İslamlaşmış Şamanizm” nedir? 
Rüyada kut nasıl alınır? 
Halk ozanları, âşıklar, geçmişin şamanlarının mirasçısı mı? 
Alevi-Bektaşi turnalar semahı eski bir Şamanik gelenek mi? 
Bugünkü Türklerin cin inanışları, eski Türklerin ruh inanışları mıdır? 
Cinci hocalar ve ocaklıların Şamanizm’le ilgisi ne? 
Türkçenin bilinen ilk sözlüğü Dîvânu Lugâti’t Türk eski Türk inançları hakkında nasıl bilgiler içeriyor? 
Ortaçağ Türk ve Moğol toplumlarının Şamanik inanç ve gelenekleri neler? 
Bugünkü Kazak ve Kırgızların İslam’ı yaşama biçimi köktenci gruplar tarafından nasıl tehdit ediliyor? 
Bu makaleler derlemesi, önde gelen Türkolog, Moğolog ve tarihçilerin, dilimize ilk kez çevrilen araştırmaları ışığında, Türk ve Moğol halkları arasında İslam sonrasında Şamanizm’in varlığını nasıl sürdürdüğüne odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50649204-4ec0-4a46-b690-d3dac40d204f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim, Adalet Ekonomi: Eğitim Felsefesi Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>Bir toplumsal düzenin siyasal yapısının adil işleyişi, o yapıyı oluşturan tüm unsurların bir bütün olarak ve bir ahenk içinde ortaya çıkmasına bağlıdır. Elbette, mükemmel bir toplumsal düzen iddiası birçok yönden eleştiriye açık olacaktır. Fakat tarihsel deneyimler ve bu kapsamda ele alınmış çeşitli problemler üzerine tartışmalar, bugün gelinen noktada toplumsal ve siyasal meseleleri daha etraflıca ele almayı ve geleceğe yönelik umut verici önerileri sürdürmeyi olanaklı kılmaktadır. Bu eser de disiplinler arası bir yaklaşımla eğitim, adalet ve ekonomi gibi toplumsal ahengin temel oluşturucu unsurlarını farklı bakış açılarından ele alıyor ve geleceğe yönelik umuda bir ışık olmayı amaçlıyor. 
 
Adil ve Kapsayıcı Bir Eğitimin Epistemik Olanağı Üzerine Bir İnceleme  Eray Yağanak • Wollstonecraft mı, Rousseau mu? Cinsiyetçi Olmayan Bir Eğitim Felsefesinin Gerekçelendirilmesi Aslı ŞentÜrk, Muharrem Açıkgöz • Eğitim ve İnsan Sermayesi Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirme Raşit Çelik • Adaletin Failleri Üzerine Bir Deneme  Sibel Kibar • Tzvetan Todorov’un Aydınlanmayı Savunusu Bağlamında “Nasıl Yaşamalı?” Sorusunun Önemi İsmail Serin • Foucault’nun İzinde ve Ötesinde Çelişkinin Politik Ekonomisi Üzerine Bir Deneme Ceyhun GÜrkan • Müşterek Öğrenme Mevzii Olarak Toplumsal Hareketler Ümit Kartal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e094c32c-620f-49e4-9c05-73ecebeccff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Başmeleğimsi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Georges Bataille&apos;ın l&apos;Archangelique isimli şiir kitabının tam metninin Türkçe tercümesidir. Bataille bu şiirleri söylemekle birlikte, Avrupa&apos;daki &quot;cemaati olmayanların cemaatine&quot; ve sanatın karanlık ve kasvetli sahasına dair önemli bir seslenişe sebep olmuştur. Bu seslenişin, yirmi birinci asrın Türkiye’sinde tekrar söylenilmesi, Bataille&apos;ın esrarengiz dünyasını, yeniden, daha kuvvetli bir şekilde canlandırmayı esas almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b19f18-ac09-4b23-8f40-e020a92cec7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakım Merceğinden Yeni Sosyal: Deneyimler, Öznellikler, Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap farklı disiplinlerden ve farklı ülkelerden gelen araştırmacı, akademisyen, sosyal çalışmacı ve aktivistlerin yazılarına yer vermektedir. Savaşlar, iklim krizi, hastalıklar, salgın, afetler gibi gelişmelerle eşitsizliklerin, yoksullukların, yoksunlukların arttığı bir dünyada, farklı bir dünya arayışlarından vazgeçmeyenlerin mücadeleleri devam ediyor. Sosyal çalışma daha iyi, eşit ve adil bir dünya mücadelesinin bir parçası olarak ortaya çıkmış bir alan ve bugün gelinen noktada köklere dönmek, alanı bürokrasinin mesafesinden, soğukluğundan ve neoliberalizmin teknik aklından kurtarmak gerekiyor. Bu kitabın, Türkiye’deki sosyal çalışmacılara yeni bakış açıları kazandırması ve konferanslar serisinin başlığında olduğu gibi sosyal hizmetleri yeniden düşünme yolunda bir katkı olması umut edilmektedir. 
 
Bakım Manifestosu: Karşılıklı Bağımlılık Politikası  Bakım Kolektifi • Kendine, Başkasına, Dünyaya İhtimam Göstermek FatmagÜl Berktay • Daha İyi Bir Dünya İnşa Etmek: Şimdi Sosyal Çalışma Uygulamalarına Hak Temelli Yaklaşım Zamanı Jane Mcpherson • Dayanışma: Sosyal Çalışma İçin Anahtar Kavram CarolIne SchmItt • Herkes İçin Bir Şehirde Dayanışma: Zürih Şehir Kartı Örneği Üzerinden Bir Kentsel Vizyonun Ana Hatlarını Çizmek  CarolIne SchmItt, Marc HIll  • Türkiye’de Bakım Hizmetleri İstihdamının Toplumsal Cinsiyet Ayrımında Analizi Ayşe Aylin Bayar, İpek İlkkaracan • Türkiye’de Kurumsal Çocuk Bakım Hizmetleri ve Kadın İstihdamı İlişkisi: Yolun Neresindeyiz? Saniye Dedeoğlu, Aslı Şahankaya Adar • Pandemide Kesişen Deneyimler: Farklı Haneler, Kapsayıcılık ve Bağ Kurmak Ece Öztan  • Pandemi Sürecinde Lgbtqia+’ların Bakım Alanındaki Konumu Yunus Kara • Covıd-19 Pandemisinde Lgbtı+’ların Durumu Duygu Yayla, Şimşek Yiğit YÜcel  • 2020/21 Covıd-19 Pandemisi Süresince Sığınmacı ve Yeni Göçmen Öğrencilerin Eğitimi  JulIane Karakayalı  • Covıd-19 Pandemisi Döneminde İstanbul’da Yaşlıların Deneyimleri: Nitel Bir Analiz Uğur Tekin, Hatice Kurtuluş, Esra Kaya Erdoğan, Deniz YÜkseker  • Sektör Yöneticilerinin Covid 19 Pandemisinde Kişisel Krizlerini Yönetme Stratejileri Esranur Özer, Pınar GÜngör Ketenci  • Derin Yoksulluktan Bakmak Hacer Foggo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021b1068-ef68-4020-9ff3-072d2065d45b.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya Teorisi</image:title>
            <image:caption>Bugün gerçeğin yüzeysel algılanışının heryerdeliğinin şiddetinden malulüz. Toplumsal dünya hakkındaki bilgilenmenin etkin ve eylemsel boyutuna duyulan ilgiyi ise neredeyse yitirmiş bulunuyoruz. Medyatik logosfer göz alıcı parlaklıkta seyirlik manzaralar sunuyor ha bire, ama praksis üretmiyor. Yığınlar, ana akım medyanın her şeyden çok da fikirleri zihin donduracak bir yetenek ve hızda ticari tahvillere dönüştürebilme tutkusu ve gücüyle karşı karşıya. Ama iyi ki de toplumsal hakikatin bu şekilde yüzeysel/bağlamsız algılamalar ve taklitler denizinde “iç edilmesi” problemine tüm düşünsel güçleriyle karşı çıkan isimler var hâlâ: Chomsky, Hall, Mattelart, Bourdieu, Baudrillard, van Dijk, vd.

Türkçede, şimdiye dek tüm boyutlarıyla iletişimin sorunlarını ve özel olarak da medya ve toplumsal yapı ilişkisini konu alan pek çok çalışma yayımlandı. Bunlardan başarıları görece geniş bir kitle tarafından onay görmüş olanlar bile iki açıdan bir eksiklik içeriyor. Birincisi, çoğunun üslubunda gözle görülür bir nesnelleştirici eğilim göze çarpıyor. Âdeta gelip nesnesine eklemlenmiş araştırıcının öznel sesinin eksikliğiyle dolular. İkinci olarak da, bizatihi medya toplumbilimi konusundaki mevcut Türkçe literatürün belli bir bütünlük oluşturmayan dağınıklığına sahipler. Medya Teorisi, her iki eğilime karşı da mesafeli durarak üçüncü bir cephe oluşturma amacı taşıyor. Kitap, öncülleri, önermeleri ve vardıkları sonuçlar bakımından bazen birbirini doğrulayan, bazen de birbirine taban tabana zıt gibi görünen bakış açıları, kavramsal yaklaşımları ve düşünceleriyle eleştirel medya toplumbiliminin oluşumuna katkıda bulunmuş on medya kuramcısının düşünsel mesailerine ışık tutmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2db5f36-7294-4416-bd01-0c965054698d.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüzde Aşırı Sağ</image:title>
            <image:caption>“Cas Mudde, Batı&apos;daki en zeki ve keskin siyaset analistlerinden biri. Son çalışması içgörüyle dolu ve küresel zeitgeist&apos;i şekillendiren bir dizi yerlici ve aşırılıkçı hizbe dair hayati bir rehber sunuyor.”
Ishaan Tharoor, The Washington Post

“Birçok ABD’li gece haberleriyle çılgına dönerken Cas Mudde, sağın yükselişinin küresel ve tarihsel bağlamını ele aldığı kitabıyla, bir panzehir sunuyor. Mudde, radikal sağın anaakım haline geldiğini ve kolay çözümleri olmayan tarihsel bir sorun teşkil ettiğini savunuyor.”
Karen Nussbaum, Working America, AFL-CIO

“Radikal sağın neden bu kadar etkili olduğunu anlamak için muhteşem bir bakış sağlayan, özlü ve anlaşılır bir kitap.”
Clingendael Spectator

“Günümüzde aşırı sağı ve o cenahtaki farklı örgütlenme biçimlerini anlamak için hayati ve gerekli olan bilgilerle dolu bir kaynak.”
Socialism Today

“Günümüzde Aşırı Sağ, Brezilya’dan Hindistan’a kadar uzanan radikal sağ konusunda tanımlamalar ve olgularla dolu, değerli bir referans.”
NRC Handelsblad
Aşırı sağ bir intikam duygusuyla geri döndü. Siyasetin sınırlarında gezindiği birkaç on yıldan sonra, aşırı sağcı siyaset, yeniden tartışmaların merkezinde kendisine yer buldu. Brezilya, Hindistan ve ABD gibi dünyanın üç büyük demokrasisinde radikal sağcı liderler iktidara geldi. Avrupa’da da, aşırı sağcı partiler güçlerini ve desteklerini artırmaya devam ediyor. Siyasî aşırılıkçılık konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından olan Cas Mudde, tam da zamanında çıkardığı bu kitabında, savaş sonrası gelişen aşırı sağcı siyasetin dördüncü dalgası konusunda genel bir bakış sunuyor. Mudde, aşırı sağcı ideolojiyi ve örgütlenme biçimlerini tarihsel bir bakış açısıyla özetliyor. Aşırı sağcı yükselişe verilebilecek yanıtlarsa kitabın kayda değer bir kısmını oluşturuyor.

Mudde, hâlihazırdaki aşırı sağın yeniden ortaya çıkışını tanımlayan şeyin günümüzün siyasal atmosferinde anaakımlaştırılması ve normalleştirilmesi olduğunu ileri sürüyor. Geleneksel ve aşırı sağcı siyaset arasındaki ilişkiye dair alışılageldik düşünme tarzlarına meydan okuyan Mudde, çağımızın en önemli siyasal iddialarından biri konusunda kapsamlı ve aydınlatıcı bir resim çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/083b9278-45dd-4deb-a9e5-23b8ed5d2612.jpg</image:loc>
            <image:title>24 Parça Yer Puzzle – Doğa Yürüyüşü</image:title>
            <image:caption>El-göz koordinasyonu, ince motor becerilerini desteklemek,
Parça-bütün ilişkisini kurabilmek; parçadan bütüne ya da bütünden parçalara gidebilmek,
Görsel belleğini güçlendirmek, görsel dikkatini pekiştirmek,
Dikkati odaklama ve yoğunlaştırma yetilerini geliştirmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c9d5ea-970b-472a-aa21-74454cc5729c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>Küçük Kara Balık, annesiyle birlikte bir derede yaşarmış. En sevdiği şey, ay ışığının evlerinin üstüne vurmasıymış. 
 
Küçük Kara Balık her gün sabahtan akşama kadar annesinin peşine takılır, oraya buraya yüzermiş. Bir gün  annesine; 
 
“Anneciğim, burada daha fazla kalamam ben, gitmeliyim!” demiş. Annesi; 
 
“Gitmek istediğine emin misin?” diye sormuş. “Evet” demiş Küçük Kara Balık ve devam etmiş; 
                   “Bu derenin ucunun nereye çıktığını gidip görmek istiyorum. Başka yerlerde neler olup bittiğini gerçekten bilmek istiyorum... Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım, usandım.” 
                            Böyle başlayan bir macera yıllardır dünyada milyonlarca çocuğun okuduğu bir öykü olmuş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a9a4b69-25fb-4f20-a02d-3305b35480d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>“Herkesin bir yıldızı var ama kimsenin yıldızı birbirine benzemiyor. Yolcular için pusula, kimileri için ufak tefek bir ışık, bilginler için çözülmesi gereken bir sorudur yıldızlar.” 
 
“Gözler kördür, insan ancak yüreği ile baktığı zaman gerçeği görebilir.” 
                            Küçük Prens, önemli mesajlarla dolu çok özel bir çocuk kitabıdır. Ülkemizde ve dünyada çok büyük ilgi gören bu kitabı tüm çocuklar okumalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddef30cb-d1c3-4750-840e-189470da6fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın Bir Ev Bir Roman</image:title>
            <image:caption>Wilhelm Genazino Bir Kadın, Bir Ev, Bir Roman’da bu sefer alışılmışın aksine çok genç bir anlatıcının izlenimlerine davet ediyor okurlarını. Weigand liseden atılmış, ailesini hayal kırıklığına uğratmış, yazar olma hayalleri kuran on sekiz yaşında bir gençtir. Gündüzleri bir toptan fidancılık şirketinde çırak, akşamları da yerel bir gazetede muhabir olarak çalışmaya başlar. Bu ikili yaşamın koşturmacası içinde oradan oraya savrulan Weigand, bira köpüğü kıvamında bir gençliğin ilk adımlarını, yaşından beklenmeyecek bir melankoli ve ironi duygusu eşliğinde atar. 
 
2018’de yitirdiğimiz kült yazar Genazino’nun 2003’te yayımlanan Bir Kadın, Bir Ev, Bir Roman’ı Tevfik Turan’ın Almanca aslından çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf7552a6-4377-4fa0-abbf-3ff4ad9fd658.jpg</image:loc>
            <image:title>Gantz 14</image:title>
            <image:caption>Elbise giymiyor olmasına rağmen, Kurono son hedef olan devasa büyüklükteki dinozoru öldürmeyi başarır. Ancak tam da görev sona ermiş gibi görünürken siyah elbiseli tuhaf adamların saldırısına uğrarlar. Ne Kurono ne de İzumi’nin varlığından haberdar olmadığı bu tuhaf düşmanın ortaya çıkışıyla, dinozor saldırısından kurtulanların pek çoğu transfer olamadan katledilirler. Günlük hayata dönükten sonra da Kurono hayatta kalan üyelerle yakınlaşmaya devam eder ancak bu huzur ortamı, görevde olmamalarına rağmen peşlerine düşen bu siyah elbiseliler tarafından bozulacaktır. Hikâye akışı ve ana kahramanlarının yaşadıklarıyla diğer tüm mangalardan ayrılan yetişkin mangası Gantz, yüksek temposuyla şaşırtmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dfbe001-8d9d-41e3-80a4-b2c6a65b9273.jpg</image:loc>
            <image:title>Fire Force Alev Gücü (2. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Alevli bir maceraya hazır mısınız? Masum, basit bir yarışma olarak başlayan etkinlik, bir ölüm kalım mücadelesine dönüşür! Tek amacı Şinra’ya ulaşmak olan gizemli bir adam sinsice Acemiler Turnuvasına sızar! Bu tehlikeli yabancı, Şinra’nın annesinin ve kardeşinin öldüğü 12 yıl önceki yangının ardındaki gerçeği iddia ettiği gibi biliyor olabilir mi? Peki Şinra kahraman olma hayalini hâlâ sürdürecek mi, yoksa bu gizemli adamın şok edici sözleri, onu gerçek bir şeytan olmaya mı sevk edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/197fe959-d085-45fe-a428-97d71a21b40c.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph Of The End - Kıyamet Meleği 23</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. Mikaela’nın başına gelen trajik olayların ardından Şinoa’nın ekibi en sonunda biraz soluklanma fırsatı buluyor. Ancak Kimizuki, aklını kendisi ve Yuiçiro arasındaki güç farkına takmış durumda. Bu arada Krul da kendine geliyor ve sekiz yıl önce olanları, o zamanki planları anlatıp Şinoa’nın kimliği üzerine kafa yormaya başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ed1ebd0-374b-41b5-8517-a1c99852c7ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Irak Tarihi</image:title>
            <image:caption>Irak son kırk yılda dünyada adından en fazla söz ettiren ülkeler arasında yerini almıştır. Irak ile ilgili gelişmelere televizyonlarda, gazetelerde, sosyal medyada sıklıkla rastlıyoruz. Orada yaşanan siyasi, askerî ve ekonomik gelişmeler bütün bölgeyi hatta dünyayı etkilemektedir. Türkiye’nin de Irak ile birçok alanda ortak çıkarı, üstesinden gelmesi gereken ortak sorunları vardır. Bu sorunların çözümü için yapılması gereken; Irak halkını tanıyıp anlamak, Iraklı yöneticilerle diyalog içinde olmaktır. 
 
Irak özelinde, kapsamlı bir araştırma neticesinde kaleme alınan eserleri son derece önemli buluyor, akademisyen ve araştırmacılarımızın bu konuya daha fazla eğilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu gibi eserlerin, düşün dünyamızın temsilcilerini ve karar mercinde bulunan yöneticilerimizi ciddi anlamda besleyeceğine inanıyorum.  
  Kemal Kılıçdaroğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6d0f25-60a6-4d86-82f8-b00fd944e8b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulutun İçinden Bir Ses</image:title>
            <image:caption>Genç bir adam yortu tatilini geçirmek üzere kaldığı pansiyondan çıkar, bisikletine atlar, bir yerde mola verir, ardından korkunç bir trafik kazası geçirir. Bulutun İçinden Bir Ses harikulade bir biçimde edebiyatta eşine az rastlanan bir şeyi, roman kahramanının bedeniyle aniden ve iradesi dışında değişen ilişkisini konu edinir. Uzun ve acılı iyileşme dönemi onu sadece bedenini değil, çevresindeki insanları, tabiatı, nesneleri, manzaralarla olan ilişkisini de sınamaya, yeniden tarif etmeye götürecektir. 
Her acı bedensel acıların keskinliğiyle anlatılabilir, anlatılmalıdır. 
“Dışındaki şeyler yüzünden ağlamazsın, içerideki şeyler yüzünden ağlarsın. İnsanlar başkalarını ağlarken görünce bu nedenle o kadar utanır, kızar ve kendilerini suçlu hissederler. Ne kadar deneseler de kendileri içeride olamazlar. Kapı yüzlerine kapanmıştır, sadece salya sümük suratı görürler. Ve hiçbir zaman içeride olamadıkları için, onları rahatsız eden gözyaşlarının dökülmesinden nefret ederler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ec26760-e3c8-49c1-9c4c-251afb391fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ritüellerin Yok Oluşuna Dair: Günümüzün Bir Topolojisi</image:title>
            <image:caption>Byung-Chul Han, Ritüellerin Yok Oluşuna Dair’de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun, istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor. Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini, diğer yandan da dijitalleşmenin, üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor. Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor.
  “Geçiş ritüelleri, hayatı mevsimler gibi yapılandırır. Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur. Geçiş olarak eşikler, mekân ve zamana ritim ve ifade katar, hatta onları anlatırlar. Derin bir düzen deneyimini mümkün kılarlar. Eşikler, zaman-yoğun geçişlerdir. Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler, kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar. Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz. Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz. Zaman ve mekân, dilini yitiriyor, suskunlaşıyor. Eşikler konuşur. Eşikler dönüştürür. Eşiğin ötesinde öteki vardır, yabancı vardır. Eşik fantezisi yoksa, eşik büyüsü yoksa, geride bir tek aynılığın cehennemi kalır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09bdc24c-d6e6-40a5-8089-515289174d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Etnisiteyi Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Etnisiteyi Yeniden Düşünmek, ilk baskısı yapıldıktan kısa bir süre sonra etnisite ve etnik ilişkiler öğrencileri arasında popüler bir metin haline geldi. Baştan sona gözden geçirilmiş ve güncellenmiş ikinci baskıdan yapılan bu çeviri, etnik gruplar üzerine güncel tartışmaları da kapsayan zengin bir metin. 
Etnisitenin kendisi hayali bir sosyal yapı olsa da etkileri hayali olmaktan çok uzaktır. Jenkins, etnisiteyi inşa eden sosyal mekanizmaları ve insanların deneyimleri üzerindeki gerçek etkileri ile sonuçlarını göstermek üzere farklı örneklerden yararlanıyor. 
Uzun yıllar süren vaka çalışması sonucunda elde edilen zengin materyallerden yararlanılarak hazırlanan kitap, etnisite ve onunla yakın ilişki içindeki konuları tartışıyor. Bahsi geçen konular arasında çoğulcu toplum “miti”, postmodern farklılık, etnisite, “ırk” ve milliyetçilik arasındaki ilişki, ideoloji, dil, din ve şiddet, ulusal kimliğin gündelik inşası gibi çarpıcı başlıklar bulunuyor. Sonuç, çağdaş dünyayı anlamlandırmak için vazgeçilmez bir kavrama dair derli toplu ve zihin açıcı bir inceleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e87c870-48cb-4363-986b-50961906009b.jpg</image:loc>
            <image:title>MİT Efsanesi</image:title>
            <image:caption>İstihbarat, hem komployu önler, hem de 
zihnimizin komplolara inanma kapasitesini artırır. 
 
İstihbaratçılığı, Mason dedesinden miras alan MİT yetkilisi kim? 
Kayınpederi Mossadçı yazar, Türk istihbaratı için ne dedi? 
MİT’in gizli suikast operasyonları neden sekteye uğradı? 
Simitçi MİT’çi bir efsane mi? 
Öcalan’a suikast için 5 milyon sterlin isteyen gizli servis… 
Dünya tarihinin en hain istihbaratçısı… 
Masonik istihbaratın mitolojik kökenleri… 
Derin devletin yengesi… 
MİT’in, 2023 vizyonu… 
Yapay zekâ, yapay istihbarat… 
 
Devletlerin gizli orduları olarak faaliyet gösteren istihbarat teşkilatları, artık yalnızca birbirleriyle değil, küreselcilerin tek dünya devleti ütopyasıyla ve sır dolu komplolarıyla da mücadele ediyor. 
 
Yirmi yedi yıllık bir istihbarat birikimine dayanan bu kitap, 
casusluk dünyasının tüm gizemli kapılarını aralayacak. 
 
MİT Efsanesi, yalnızca Türk istihbaratının derin mazisinin değil, aynı zamanda istihbarat ve devlet olgularının tarihinin de kitabı… 
Türkiye’nin sayılı istihbarat uzmanlarından gazeteci-yazar Ferhat Ünlü, aksiyonuyla bir Hollywood filmini, trajedisiyle bir romanı andıran; kripto ajanlarla, aşk tuzaklarıyla, ihanetlerle ve suikastlarla bezeli renkli bir yolculuğa davet ediyor okuru. 
 
MİT Efsanesi, büyüleyici bir istihbarat şölenine hazır bütün cesurlar için biçilmiş kaftan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9147df73-ddc6-4956-9f2e-7c7d0df2e551.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Deniz Mecmuası 27. Sayı</image:title>
            <image:caption>Yeni bir yıla gireceğimiz bu son günlerde, zevkle okuyacağınız yeni sayımızla tekrar sizlerleyiz. Bu sayımızın şiiri, Ata’mızın Antalya’yı ziyareti için Baki Süha Ediboğlu tarafından yazılan “Atatürk Akdeniz Kıyısında”. Cem Gürdeniz, dijitalleşmenin her yönü ile savaşların kapsam ve karakterini şekillendirmeye devam ettiğini belirterek, “İnsansız Deniz Sistemlerinin Deniz Savaşına Etkisi” isimli yazısıyla, konu hakkında ayrıntılı bilgilerini okuyucularla paylaşmakta. Denizlerimizin Hukukçu Kaptanı Gündüz Aybay’ın “Türk Boğazları Uluslararası Suyolu mudur?” isimli değerli makalesi, bu yıl mayıs ayında kaybettiğimiz kardeşi Prof. Dr. Rona Aybay’ın arşivinden, Levent Akson’un ön yazısıyla dergimiz sayfalarında sizlerle buluşuyor. “Büyük Deniz Sözlüğü - Denizlük”, “Denizin Dili, Denizin Yazısı”, “Deniz Balıkları Sözlüğü” kitaplarının yazarı ve Süleyman Nutki Bey’in derlemiş olduğu “Kamus-i Bahri” kitabının çeviriyazısını hazırlamış olan değerli akademisyen Mustafa Pultar, 1953’te Atlantik Okyanusu’nu tek başına geçmiş kadın denizci Ann Davison ve kitabı “Gemim O Kadar Ufak ki - Felicity Ann”i okuyucularımız için yazdı. Kaptan Sedat Tenker’in, Kanal İstanbul’un yapımı için öne sürülen İstanbul Boğazı gemi geçiş sayıları hakkındaki yazısında, konu ile ilgili ayrıntılı değerlendirmelerini bulacaksınız. Alptuğ Güney, bu sayımızdaki yazısında, dünya deniz savaşlarının en ünlülerinden birini, Trafalgar Savaşı’nı anlatıyor. Derya Şerif Yarkın, “Tarih Öncesi Dönemde Ege ve Doğu Akdeniz’de Denizcilik” yazısıyla, okuru denizler üzerinde bir zaman yolculuğuna davet etmekte. Değerli hocamız Prof. Dr. Ergun Türkcan, geçen sayımızdan devam eden “Rusya’nın Tarihi Klostrofobyasını Kaşımak” yazı dizisinin son sayfalarıyla bu sayımızda da bizlerle. Bir başka deniz tutkunu değerli hocamız Prof. Dr. Ömer Bozkurt, yazısında sizleri Polonya-Doğu Pomeranya’daki Gdansk’a götürürken; Selim Özen, “Kentler, Müzeler, Gemiler” serisinin devam yazısında ABD Gloucester’ı anlatıyor. Yazarımız Talip Özcengiz; bereket, barış ve medeniyetin temsilcisi zeytini anlattığı şiir ve duygu yüklü yazısında, zeytinlikler arasından geçen rüzgârlarıyla Ege ve Akdeniz’in kokusunu sayfalarımıza taşımakta. Amiral Hakan Ercan, teknolojik gelişmeler ışığında strateji sanatının denizde uygulanmasını konu edinen “Deniz Kontrolü” makalesinde, ilgili konudaki bilgileri bizlere aktarıyor. Sizler bu sayfaları okurken, kaptan eşinin yanında, Türkiye’nin ilk derin su inşa bakım ve onarım gemisini teslim alıp, Karadeniz’de doğalgaz sondaj sahasında çalışacağı görev yerine getirmek üzere Endonezya’dan başlayan bir okyanus geçişi yolculuğunda olan Sitem Ateş; yolculuğunun ilk safhalarını ve hislerini bizlerle paylaşmakta. “Sınırlarının önemli ve büyük kısmı deniz olan Türk devletinin, donanması da önemli ve büyük olmalıdır. O zaman Türk Cumhuriyeti, daha güvenli ve emin olacaktır” diyen Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün denizaltı filosuna verdiği önem, Kaya Şener’in yazı dizisinin ikinci bölümüyle dergimiz sayfalarında yerini alıyor. Ünlü Yazar Ahmet Büke, İzmir’i anlattığı “Ah Benim Deniz Kokan Güzel İzmir’im!” yazısıyla, İzmir’den uzak kalmış İzmirlilerin ve İzmir’i sevenlerin özlemini arttıracak… 2017 yılında, daha önce büyük bir sefere çıkmadığı halde “Cesaret!” diyerek teknesiyle tek başına dünya turuna çıkan Selim Ekmekçioğlu’nun “Maceralı Dünya Turu”nun hikâyesi, Ege Bölge Temsilcimiz Gazeteci Hasan Erel’in röportajıyla okuyucuyla buluşuyor. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin önemini, tarihsel gelişimi ve ilgili maddelerin vurgularıyla Sayın Saim Oğuzülgen’in yazısında okuyacaksınız. Yeni yılda, Sadun Boro’nun dediği gibi, “Rüzgârınız kolayına, denizleriniz sakin, neşeniz daim olsun”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7523fc8a-1da2-4393-9e1b-4f8ce9970978.jpg</image:loc>
            <image:title>Parya :Perilerin Değiştirdiği Çocuk</image:title>
            <image:caption>Peri soyundan gelen Edmund ve insan soyundan
gelip de ismi bile olmayan Çocuk, doğduktan he-
men sonra değiştirilir. Edmund şimdi Yukarı Dün-
ya’da insanlarla birlikte, onu herkesten farklı kılan
peri güçlerini saklayarak yaşamak zorundadır.
Çocuk ise bir insan olmanın kraliyet ailesinde pek
eğlenceli bulunduğu Aşağı Dünya’da, perilerin
arasında hayatını sürdürmektedir.
 
Acımasız büyücü Hawthorne, Aşağı Dünya’nın
tahtına oturunca Çocuk ve Edmund, her iki
dünyayı da kurtarmak için tehlikeli bir yolculukta
yeniden bir araya gelmek zorunda kalırlar.
 
Ethan M. Aldridge’in kaleme aldığı Parya adlı bu
fantastik macerada Edmund ve Çocuk, nereye ait
olduklarını keşfedebilecek ve ailelerine
kavuşabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/624ae1b7-5748-4989-b295-5896d1c76096.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Mumu</image:title>
            <image:caption>Bambaşka bir cennet beklemekte seni öldüğünde, latif bir hafiflik esmekte senin artık taşıyamayacağın yükler sırtına bindiğinde. Sancıların sıklaştığında anla ki yeni bir sen doğmaktasın; hayallerin tam o anda başlıyor, zamanı geriye almak istediğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41b3030c-6320-4a9c-bb7b-68508061c0af.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçlik Mertebesi</image:title>
            <image:caption>Sende azaldım ben 
Sen sevmedikçe 
Bitti bir şeyler içimde 
Var olanlarda yok oldu 
Bende yok olanların içinde 
Bir hiç oldum 
Ben seçmedim ki hiçliği 
Acıdıkça yüreğim 
Kanadıkça yaram 
Tükendikçe sevgiler 
Sende gidince birde üstüne 
Geriye hiç bir şey kalmıyor ki 
Yüreğim enkaz yığını 
Gücüm yok derman sınırlı 
Ne ağzımın tadı 
Ne sevginin adı 
Her şey anlamsız 
Ne gidesim var 
Ne de gelesim 
Kalasımda yok 
Sorularım çok 
Yokum anlayacağın 
Koskoca boşluk içim 
Yukarı tükürsem ne sakal ne bıyık 
Her şey karmakarışık 
Kafamda epey bulanık 
Sorular en zorundan çıktı 
Cevaplar bilinmezlikte 
Kaybettim ben bu sınavı 
Hiçlik mertebesinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54801859-10db-4c79-8380-60f9e9e45d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Kalemin Çığlığı 2</image:title>
            <image:caption>Futbol sahasında güzel bir hareket gördüğümüzde söylediğimiz bir söz vardır: “Şiir gibi”... 
Demek ki şiir, gündelik hayatımızda gördüğümüz, yaşadığımız güzel bir anın başına koyduğumuz “taç”dır. Mehmet Öncel Koç şiirlerini değerlendirmemi istediğimde “Ben edebiyatçı değilim” diyerek topu taca atabilirdim... Ama bu kolaycılık olurdu. Çünkü bir postacının ünlü şair Neruda’ya dediği gibi “Şiir yazanın değil, ihtiyacı olanındır”... 
Edebiyat sınavında sorulan “Şair burada ne demek istemiş? Sorusu yerine, “Ben bu şiirin neresindeyim?” düşüncesiyle okudum, sevgili Mehmet’in şiirlerini... Ve hayatıma dair pek çok sevinç ve hüzün buldum. Duygu dünyamın çekmeceleri içinden birbirinden değerli hatıralar yeniden karıştı hayatıma... Postacı haklı, şiir yazanın değil, ihtiyacı olanınmış. 
Teşekkürler Mehmet Öncel Koç, duygu ve düşünce dünyamıza tuttuğun bu güzel ayna için teşekkürler... Şenol Güneş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5413f73f-96e8-4388-97a3-b5d432e2b880.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Zerya Mı</image:title>
            <image:caption>Gürsel Sarıkaş tarihler boyu konuşulagelen anadilimiz olan “ZONE DAKILE” yani “ZONE MA”yı büyük bir özveri ile emek ile göz nuru ile kök kelimelerin orijinalini koruyarak bize ulaştırmıştır. Bingöl dağlarının ziyaretlerinden akan suyun berraklığı ve şeffaflığı gibi duru kelimeler ile aktardı, süsleyerek bize büyük bir miras bıraktı. Kitaptaki şiirleri doğa, itikat ve aşk ile renklendirmiştir. 
Dil insanın kimliğidir. Atalarımızın bıraktığı binlerce yıllık mirastır. Büyüklerimiz tarafından bugüne kadar aktarılsa da zaman içinde konuşanlar azaldığı için UNESCO tarafından yok olmak üzere olan diller kategorisinde koruma altına alınmıştır. 
Gürsel Sarıkaş’ın bu kitabı da dilimizi gelecek kuşaklara aktaracak güzel bir çalışmadır. En önemlisi de dilimizin orijinalliğini bozmadan aktarmasıdır. Bu anlamda ana dile verdiği emekten dolayı Gürsel arkadaşımı kutlar, başarılarının devamını dilerim. 
Bra Gürsel, weşo warbe, rındke tı esta… Xızır kedere to medo. Deste paye to weşbe. 
 
                         Varto Dewa Muska’ra İbrahim Doğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4625ee3-c41e-4602-a000-14f4aadd9614.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatı Roman Gibi Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Atalar: “Söz gider yazı kalır, sel gider izi kalır” demiş. Ben de doğumumdan itibaren yaşadığım gerçek hikâyelerden yola çıkarak. Gerek yaşadığım devire ışık tutmak, gerekse gelecek nesillere yaşadığım olayları, yaptığım gözlemleri ve edindiğim tecrübeleri aktarmak ve onların geçmiş ile gelecek arasında bağ kurmalarına katkıda bulunmak amacıyla bu kısa öykü kitabımı kaleme aldım. Bunu yaparken de Anadolu’da birçok yeri görmüş ve gezme fırsatı bulmuş bir kişi olarak; enteresan kültür değerleri ile yaşantılardan kesitler aktarmaya çalıştım. 
Kısa ama roman tadında okuyacağınız inancıyla saygı ve muhabbetlerimi sunarım. 
 
İbrahim MEMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bef24f4-90a9-4494-9754-89082922f170.jpg</image:loc>
            <image:title>5 Günlük Düşünme Kursları</image:title>
            <image:caption>Edward de Bono bu kitabında sizlere özel bir bilgi ve matematik gerektirmeyen bir dizi düşünme problemi sunuyor.
 
Problemler okuyucuların düşünme tarzları, zayıflıkları, güçlü yanları ve asla kullanmadıkları potansiyel yöntemler hakkında bilgi edinmelerini sağlamak için tasarlandı.
 
Bu beş günlük düşünme kursları sonunda amaçlanan, düşünme teknikleriniz üzerine fikir yürütmeniz ve yeni yöntemler geliştirmenizdir.
 
“Buradaki tavsiyeler sadece okuyucunun düşünme üzerine fikirlerini canlandırmak içindir. Farkında olan okuyucu herhangi bir okuyucudan, hatta yazarın paylaştıklarından daha öteye gidecektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f7277f-55da-4bf3-a519-bee9f278bd40.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikirler Kitabı</image:title>
            <image:caption>PARLAK FİKİRLER ÜRETİN VE ONLARI GERÇEKLEŞTİRİN
Tek başınıza fikir ortaya atmak zor olabilir. Hatta bunu beyin fırtınası dahilinde yapmak, daha da zor gözükebilir. Fikirler Kitabı, bir dizi tekniği kullanarak nasıl fikir üreteceğinizi ve ürettiğiniz bu fikirleri, etkili bir şekilde muhakeme ettikten sonra nasıl hayata geçireceğinizi açıklıyor. On dile çevrilen ve dünya çapında çok satan Fikirler Kitabı, parlak fikirlerinizi anlatıp onları pazarlamanıza yardımcı olacak!
 
En çok satan yazarlar listesinde olan KEVIN DUNCAN iş danışmanı ve pazarlama uzmanıdır. “Büyük fikirler üretmek, her şeyin mümkün olduğu dijital dünyada üstünlük kazandıran bir avantajdır. Kevin’ın kısa ama öz teknikleri, pratik ve etkili olmanın yanı sıra yaratıcılığın kilidini de açıyor.” –Paul Davles Pazarlama İletişimi Müdürü, Microsoft
 
“Kevin, yıllar içinde elde ettiğim ilkelerin çoğunu tek bir basit kaynakta özetliyor. Ayrıca her bir tekniği, mümkün olan en basit açıklamayla ifade etme becerisine de sahip biri.”
–David Helps Innovation Grup Müdürü, Design Bridge
 
“Bir şekilde dünyanızı tamamen yeni bir ışık altında gördüğünüz çalışma hayatının o birkaç milisaniyesi, önemsiz e-postalar içinde debelendiğiniz saatlerden çok daha değerlidir. Ne yazık ki bu paha biçilmez anları üretmenin kesin ve kolay bir yolu yok. Fakat bunun gibi kitaplar, şansınızı büyük ölçüde artıracak. ” –Rory Sutherland Başkan Yardımcısı, Ogilvy UK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c581064-157c-448b-ab59-fce29271e1f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, beyin hakkında bildiklerinize dayanarak performansınızı artıran bir kılavuz ve daha akıllıca düşünüp çalışmanızı sağlayan bir rehber adeta. Birçok pratik ipucu ve teknikle dolu bu kitap sayesinde, dikkatinizi nasıl güçlendireceğinizi, verimliliğinizi ve yaratıcılığınızı nasıl artıracağınızı, hafızanızı nasıl geliştireceğinizi öğreneceksiniz. Ayrıca stresle baş etmeyi, uyku kalitenizi artırmayı, beyninizi nasıl genç ve dinamik kılabileceğinizi de keşfedeceksiniz. 
 
PHIL DOBSON beyin temelli eğitim alanında öncü olan BrainWorkshops danışmanlık merkezinin yöneticisi, koçu ve kurucusudur. İş performanslarını yükseltmek için beyinden nasıl faydalanabilecekleri hususunda dünyanın dört bir yanındaki şirketlerin liderleriyle çalışmıştır. 
 
“Beyin Kitabı, tam bir ihtiyaç! Bu kitap pratik ipuçları, alıştırmalar ve tavsiyelerle her okurun dostu. Beyninizi geliştirip beslemek ve gerçek potansiyelinizi en üst düzeye çıkarmak için en iyi seçenekleri sunuyor.” 
–Shetel Khimashia Öğrenme ve Gelişim Müdürü, Channel 4 
 
 “Eğer daha verimli, daha üretken ve daha mutlu bir insan olmak istiyorsanız bu kitaptan daha iyi bir başlangıç düşünemiyorum. Karmaşık bilimi ve modern düşünceyi ele alarak anlaşılmasını kolaylaştıran ve harika bir şekilde okunabilir kılan bu kitap, hayatınızın her alanında en yüksek performansı elde etmenizi sağlayacak aydınlanma anlarına ilişkin sezgiler ve basit stratejilerle dolu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb25388-1c11-4b82-82c5-8831069e5552.jpg</image:loc>
            <image:title>Etki Kitabı</image:title>
            <image:caption>ETKİLEME SANATINDA USTALAŞMANIZA YARDIMCI OLACAK KULLANIŞLI BİR REHBER 
Hepimiz her gün başkalarını etkilemeye çalışıyoruz. Potansiyel yatırımcılara bir iş fikrini sunarken, müşteriyi bir teklife ikna ederken ya da mesai arkadaşımızın yeni bir çalışma yöntemini benimsemesini isterken yaptığımız şey, onları bir bakıma etkimiz altına almaktır. Gelgelelim, çoğu zaman bunun farkına varmıyoruz. Bu kitap, etkileme gücü yüksek biri olmak ve karşı tarafın evet demesini sağlamak için duygusal zekânızı geliştirecek araç ve yöntemleri size sunuyor. 
 
NICOLE SOAMES, vasıflı bir koç ve duygusal zekâ uygulayıcısıdır. Aynı zamanda binlerce insana etkileme ve satış, müzakere, hesap yönetimi, pazarlama, sunum, strateji, koçluk, liderlik ve idarecilik gibi konularda destek veren Diadem Performance şirketinin kurucusu ve CEO’sudur. “Çalışma hayatınızda ya da özel hayatınızda karşılaşacağınız etkileme fırsatlarını değerlendirmeniz açısından Etki Kitabı, son derece kullanışlı ve ilgi çekici bir rehber. Hepimiz başkalarını etkilemeye ihtiyaç duyarız ve bu elkitabıyla etkileme konusunda uzmanlaşacaksınız!” 
–Dr. Duncan Garrood Bill Restoranları CEO’su 
 
“Nicole Soames, yazılı anlatımda da en az sözlü anlatımdaki kadar başarılı olduğunu bu eseriyle gösterdi. Etki Kitabı, hayatta hep bir adım önde olmak isteyenler için kesinlikle iyi bir zaman yatırımı.” 
 –Olly Dale Liverpool Kulübü’nün Reklam Yönetmeni 
 
“Bu kitap sayesinde duygusal zekânızı kontrol edebilmeyi öğrenecek ve böylece insanlarla sağlam bir güven ilişkisi kurarak onları sizinle benzer bir bakış açısı geliştirmeleri hususunda motive edeceksiniz.. ” –Dr. Martyn Newman Uzman Klinik Psikolog ve Farkındalık Kitabı’nın yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1cdbaab-3e8c-4ded-9dd7-17231d592e28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kantin İtirafları</image:title>
            <image:caption>Cetvel Takımı’nın Boş Ders İtirafları’nda başlayan ma- cerası, Kantin İtirafları’nda kaldığı yerden hız kesmeden devam ediyor. Mekân değişse de itiraflar ağızlardan bir bir dökülüyor, kelebekler gibi havada uçuşuyor. Kimisi kardeşinden kimisi kuzeninden şikâyet ediyor, kendisini hiç aynada görmüyor. Anlattıkça fark ediyorlar, pay- laştıkça kahkahalara boğuluyorlar. Acaba, Kerem ısrar etmese herkes bu kadar samimiyetle en gizli anılarını ortaya dökebilir miydi?   Kendinizi karakterlerin yerine koyup onların heyecan dolu anılarına ortak olurken bazen deniz kıyısında ola- caksınız bazen otoyolun kenarında duracaksınız. Oto- yolda ne işim var demeyin, okuyunca göreceksiniz. Renan Özdemir’den yine sıcacık, kahkaha dolu bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4999f8a-1ea4-4ae4-8e4b-9ba1a72d66e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Milyonerliğe Hızlı Geçiş</image:title>
            <image:caption>Para konusunda bolluk içinde yaşayabilmek için dayatılan gerçekleri bilirsiniz... Okula gidin, iyi bir iş bulun, maaşınızın yüzde 10&apos;unu biriktirin, kullanılmış bir araba satın alın, gereksiz üyeliklerinizi iptal edin, pahalı kahve içmeyi bırakın ve hayatınızı kurtarın. Az da olsa kenara para koyun ve günün birinde rahat bir emekliliğiniz olsun. İşte şimdiye kadar insanlara sunulan finansal öneriler bunlardan ibaret.   Oysa ana akım finans guruları bu yöntemleri önererek insanları körü körüne sattılar. Daha azıyla yetinmek istemeyenler için finansal bağımsızlığa giden, tüm yollardan daha hızlı ve olağanüstü zenginliğe doğru uzanan bir otoyol var. Hayalleri ateşleyen ve genç milyonerler yaratan alternatif bir yol. Bu yola girin, zenginliğin şifresini çözün ve bir ömür boyu nasıl zengin yaşanacağını öğrenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7c8cfd9-725f-4adc-be2f-4848463bf92b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulaşıkhane</image:title>
            <image:caption>imkansız aşklar ülkesinde yaşıcaz 
ama ayrılmıcaz 
her aşk bitermiş sözleriyle büyücez 
ama ayrılmıcaz 
aslı ile kerem leyla ile mecnun kokucaz 
ama ayrılmıcaz 
olmadık yerlerde şarkımızı açıcaz ama ayrılmıcaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/178d7b3b-54ae-4dbb-911a-847e9aed533f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın İçinden Erbaa</image:title>
            <image:caption>1947 yılında Tokat’ın Erbaa ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu Erbaa da okudu. Sonda İstanbul’ a geldi. Çeşitli işyerlerinde çalıştı. Son olarak İstanbul Üniversitesi yemekhanesinde çalıştı. İşçileri örgütledi ve sendikaya kayıt ettirdi.  İşyerinde sendikanın temsilcisi oldu. Daha sonra sendika örgütlenme dairesinde görevlendirildi. 1975 yılında evlendi. Bu evlilikten 2 oğlu oldu. TİP (Türkiye işçi partisi) e üye oldu. Beykoz ilçe yönetim kurulu üyeliği yaptı. 
2009 yılında Işıl ÖZGENTÜRK film atölyesine katıldı. Orada hikâye yazma, senaryo yazma ve film çekme konunda eğitim aldı. 
Son olarak Erbaa Kültür ve Dayanışma derneğine üye oldu. 10 yıl üyelik ve yöneticilik yaptı. Halen bu derneğin yönetim kurulu üyesidir. 
“Daha” demekten elimizdeki güzellikleri uçuruyoruz avcumuzdan. 
Ayrıca gerek dünyanın gerek ülkemizin içinde bulunduğu koşullar; akılla açıklanması mümkün olmayan sayısız olay arasında çok zor zaten nanikle bakabilmek yaşananlara. 
Hayatı hafife almak değil kastettiğimiz. 
Bilakis, hayata hayatın içinden bakmak, yaşadığının farkında olmak, cehalete karşı bilgiye odaklanmak, aydınlıktan vazgeçmemek ve tüm bunlar için çabalarken aynı zamanda bir caddenin kalabalığında yürürken kumru sesinin ayırdında olmak. 
Kim başarabiliyorsa; “nanik yapanlar” onlar asıl. 
Hayatı içlerinde keyifle yaşayabilenler. Sorunlar hep var olacak ve insanoğlu hep akılla bunlarla mücadele etmeye çalışacak elbette ama…  Ne nanik yaparken ne de sorunlara boğulmuşken ıskalamamak gerek hayatı; doğduğumuz gün geri sayım başlıyor çünkü; tik tak, tik tak, tik tak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c5d94cf-f5eb-44c9-8ecd-683cecb8c7c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmeye Değer</image:title>
            <image:caption>Nebraska’nın mısırıyla ünlü küçük kasabasını ölümcül bir bela sarmıştır... ve Jack Reacher’ın yolu kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı bu ıssız yere düşer. Tüm kasabaya korku saçarak hükmeden Duncan ailesiyle ters düşse de onu orada kalmaya asıl zorlayan, uzun yıllardır çözülmemiş bir kayıp çocuk davasıdır. 
 
Duncanların sakladıkları sırlar görünenden çok daha fazladır: Gecikmis bir teslimat, kimsenin öfkelendirmeye cesaret edemeyeceği türden tehlikeli müşteriler, büyük menfaatler, küresel bir suç ağı... Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Reacher adlı bir yabancı her şeye burnunu sokmaktadır. Duncanlar işleri yoluna koymak istiyorsa Reacher ya gitmeli ya da ölmelidir. 
 
Reacher için ise en mantıklı hamle, yoluna devam etmek ve istemeden dahil olduğu bu beladan olabildiğince uzak durmaktır. Fakat bunu yapmak için çok geç kalmış, gizem ve tehlikelerle dolu bir dünyaya çoktan adımını atmıştır. 
“Sizi içine çekecek bir kitap.” Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c24f70e-727f-48b1-b8d7-2733eb827cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud’u Anlamak: Hayatta ve Terapide</image:title>
            <image:caption>Freud’un teorilerinin psikoloji alanının ötesinde çok geniş bir etki sahası olmuştur. Psikoterapiden kültür analizlerine, edebiyattan felsefeye, gündelik jargondan popüler kültüre pek çok konuya damgasını vurmuştur Freud. 
Günümüzde akademide ve klinisyenler tarafından teorilerinin geçerliliği tartışılsa da, bilinçdışının işleyişine ve ruhsal mekanizmalara dair fikirleri, psikanaliz metodunun temel yaklaşımları yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor. 
İşte uzman psikolog ve terapist Michael Kahn da Freud’u Anlamak kitabında Freud’un teoride ve pratikte güncelliğini ortaya koyuyor; psikanalizin kurucusu Freud’un temel fikirlerini ve kavramlarını hem onun metinlerinden örneklerle hem de kendi terapi tecrübelerinden ve gündelik hayattan örneklerle açıklıyor. Her düzeyden okura hitap eden bir yaklaşımı çözümleyici ve eleştirel bir yaklaşımla birleştiren bu kitap Freud’u hem terapi bağlamında hem de hayat bağlamında anlamak isteyenler için bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da61fd9-a485-4926-9412-6f669821a3b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Çizilmiş Beth 2 – Gösteri Devam Etmeli</image:title>
            <image:caption>Bendeniz yani Kötü Çizilmiş Beth, ALIŞILMADIK ve KOMİK
yepyeni maceralarımla yeniden karşındayım!
 
Saçımda çamur gibi eriştelerle ve elimde mikrofon,
ayağımda patenlerle birden kendimi sahnenin ortasında buluyorum. Annem yetenek gösterisini kurtarmaya çalışırken tütü içinde arkamda şarkı söylüyor. Tam her
şey bitti derken neredeyse tüm misafirler bizi AYAKTA
alkışlıyor. Neden bütün bu tuhaflıklar beni buluyor,
inan ben de bilmiyorum.
 
Babamın KARAOKE ödülünü nasıl kaptığını, annemin niçin
bizim okulda çalışmaya başladığını ve de CASUS bir
çocuk bakıcısıyla nasıl başa çıktığımı merak ediyorsan,
bence daha fazla beklemeden okumaya başlamalısın.
 
Hadi, seni bekliyorum... Kahkahalarla gülmek serbest,
rahat olabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78e5f63f-4620-4c3a-96bf-e41e2b46037e.jpg</image:loc>
            <image:title>5 Dakikalık Doğa Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vahşi ve özgür rüzgârların 
estiği çayırlarda, 
Var görmeni istediğim 
harika bir dünya! 
Her gün keşfedilecek yeni mucizeler var, 
Tepedeki gökten, yerdeki köke kadar! 
Yumurta dolu bir yuvadan arıların vızıltısına, 
Ormanın kalbi atar ağaçların arasında! 
 
Anlatılanlara kulak ver, 
Bu öyküler beş dakika. 
Doğayla ilgili keşfedeceğin 
bilgiler, büyüleyici resimler 
ve okuyabileceğin beş dakikalık doğa öyküleri bu kitapta seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5e10e80-50d4-4dbf-ab32-478829c336c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Olsam</image:title>
            <image:caption>asma yaprağına sardığım sabahların 
eksik kalmış güneşi gibiydi 
umduklarımın bendeki tadı... 
bu yüzden 
sardunyalar gibi kalender bir arsızlıkla 
gıpta ettim şiirlere... 
hep bu yüzden... 
* 
Çiğdem Aktepe&apos;nin yüreği, &quot;duyan&quot; bir yürek, belli ki. 
Ve dizelerine yansıyan her duygu, o yürekten. 
Bu yüzden usta işi, bu yüzden ta içimizden... 
-Taylan Özbay-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e06529e3-6662-4a11-8239-c05a6ea370ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusça-Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümleri için</image:title>
            <image:caption>Rusça-Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümleri için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d0ee85d-c819-4f4f-9cbb-46ceabf44369.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşkın Savunması</image:title>
            <image:caption>&quot;Bilirsin, bir çocuk masumiyetiyle sevdim seni. Çocukluk sadece sevgimde değildi lakin. Çocuksu hayallerimin peşinden koşarken düşüp dizlerini kanatan, dizlerinin kanamasından çok, annesinden yiyeceği azarı düşünerek ağlayan bir çocuktum. Özgürce düşünen içimdeki çocuk, hareket kabiliyetini yitirmiş gibi, küçük bir hayal odasında senin evrenini keşfederken, oyunlar oynayıp kilitli kapıların açılmasını bekliyordu. Kapıyı kıracak fiziksel gücü bulması, o çocuğun özgürleşmesi için yeterli bir büyüme değildi. Odanın dışında onu bekleyen canavarlar, içini ürperten bir soğukluk vardı. O kapıyı kırmak büyük bir suçtu ve kırdığı kapıdan bir daha geri dönemezdi.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc5a408-1d6e-42e6-a105-af6644465d51.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Bütünleştirme</image:title>
            <image:caption>Değerli Okurlar,
Günümüzde daha da önem kazanan Bütünleştirme uygulamalarını esas alan bu kitap öncelikle uzmanlar, öğretmenler ve öğretmen adaylarına hitap edecek şekilde hazırlanmıştır. Ailelerin de gerek Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi, gerekse de geçiş süreçlerinin uygun şekilde yerine getirilmesi gibi konularda yarar sağlayacağı düşünülmektedir. Ülkemizde her ne kadar kaynaştırma uygulamalarına yönelik yeterli kaynak bulunsa da bütünleştirme uygulamalarına yönelik kaynak gereksinimi duyulduğu düşünülmektedir.
Bu nedenle Özel Eğitimde Bütünleştirme adını verdiğimiz bu kitapla alandaki gereksinimi bir nebze olsun karşılamayı amaçlamaktayız. Özel gereksinimi veya yetersizliği olsun ya da olmasın tüm bireysel farklılıklara rağmen toplumdaki tüm bireylerin eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanma hakkı olduğu; sosyal, kültürel, yaşamsal aktivite ve fırsatlardan ayrıştırılmadan sosyal bütünleştirmenin tam olarak sağlanması gerektiği görüşüne dayanan Bütünleştirme günümüzde ön plana çıkmaktadır. 21. yüzyılda ulusal ve uluslararası pek çok mevzuat ’’Herkes İçin Eğitim’’ ilkesini benimseyerek yalnızca özel gereksinimli bireyleri değil toplumdaki herkesi kapsayan Evrensel Tasarım hareketinin oluşmasını sağlamış, böylece toplumlar bütünleştirme çalışmalarına önem vermiş ve eğitim sistemleri buna göre düzenlenmiştir. İnsani bir hak olarak görülen bütünleştirme uygulamaları ile toplumdaki her bir bireyin hümanist bir yaklaşımla iş ve eğitim hayatına ve toplumsal yaşama tam katılımını zorlaştıracak her türlü probleme çözüm üretilmeye çalışılmaktadır.
Bu doğrultuda kitabın ilk ünitesinde bütünleştirme ilkeleri ve yasal dayanakları, kaynaştırma ile arasındaki farklar, evrensel tasarım ve evrensel tasarım ilkeleri ele alınmıştır. İkinci ünitede genel olarak etkili bütünleştirme uygulamaları açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü ünitede BEP hazırlama süreci ayrıntılı olarak ele alınmış ve çeşitli BEP örneklerine yer verilmiştir. Dördüncü ünitede okulöncesinde, beşinci ünitede ilköğretimde, altıncı ünitede ise ortaöğretimde bulunan öğrenci özellikleri göz önünde bulundurularak yapılabilecek öğretimsel uyarlamalar ile etkili geçiş süreçlerine değinilmiştir. En sonuncu ünite olan yedinci ünitede ise okul yönetimi, sınıf öğretmeni, rehber öğretmen, okul personeli, aile, okul-aile birliği ve diğer uzmanlar ile bütünleştirme kapsamında etkili iş birliği konusuna değinilmiştir.
Bu kitabın özel gereksinimli olanlar ve bütünleştirme kapsamında yer alan tüm bireyler ile çalışan ya da ilgilenen uzmanlar, öğretmenler, öğretmen adayları ve ailelere katkı sunması ve tüm paydaşların yeterliliklerini zenginleştirmesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b16ea4-8b7b-4250-8dcb-d6251721c1b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Navruz Ana</image:title>
            <image:caption>Değerli okuyucu, 
Ahmet Doğanay, başkişi olarak doğayı ve insanı işlediği Navruz Ana romanında, 2021 yazında çıkan o büyük orman yangınlarının verdiği yıkımı, sayfalarına ustaca taşımış. Doğanın sesi olmuş, her cümlesinde doğaya zarar verenlere isyan edercesine haykırmış âdeta. 
&quot;Kuzey rüzgârlarının üflercesine azdırdığı, önüne geleni çatır çatır yaktığı, son yüzyılın yıkıcı bir afetiydi bu. Toroslar boyunca 270 noktada peş peşe yükselen alevler, Anadolu tarihinin en büyük orman felaketi olarak kayıtlara geçti. Ve 177 bin 476 hektar ormanlık alan, kül olup gitti. Bu, kendiliğinden çıkan bir yangın değil, insan işiydi.&quot; dediği kitabında; Bozkaya köylülerinin verdiği kurtuluş çabaları, film sahnesi gibi capcanlı sunulmuş. Nefessiz kalınan o anları yeniden yaşatmış okuyucuya. 
Kısacası; bu romanda, hoyratça tüketilen doğanın feryadını ve dibe vurmuş acılarına direnen Navruz Ana&apos;nın hazin öykülerini okuyacaksınız. 
Doğanay, damıtarak biriktirdiği sözcük ve duygu gölünü, gürül gürül akan bir nehre dönüştürmüş sayfalarında. Şaşırtıcı imgeleme ve şiirsel anlatımıyla okuyucuyu yine sarsmış. Bir ele alışta soluksuz okunacak ve uzun yıllar unutulmayacak, katmanlı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8671a603-0dec-419f-ae6e-12d0f8cd2a09.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Ezgisi</image:title>
            <image:caption>28 Mayıs 1950, Ordu Perşembe doğumlu olup ilkokulu, doğduğu Kovanlı köyünde okudu. 
Eğitimci. Akpınar İlköğretmen Okulu 1969 mezunu. Sonradan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü&apos;nü bitirdi. 
Görev yaptığı yerler: 
*İlk önce Hakkâri Merkez YIBO, ardından Yüksekova Uzunsırt İlkokulu 
*Ordu Fatsa Bahçeler Köyü Sinan Mahallesi İlkokulu 
*Samsun Merkez Yayla Köyü İlkokulu 
*Samsun Devrim Lisesi, Samsun İmam Hatip Lisesi 
*Fransa, Montereau 77130&apos;da Türkçe ve Türk Kültür Dersleri Öğretmeni 
*Canik Belediyesi Kültür Müdürü, Özel Kalem Müdürü 
*Tekkeköy Lisesi, Tekkeköy Aşağıçinik İlköğretim Okulu 
*İlkadım Kazım Özdemir İlköğretim Okulu 
*İlkadım Endüstri Meslek Lisesi... 
Hâlen emekli öğretmen. 
Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında üye ve yönetici olarak görev aldı. Güreş antrenörlüğü, güreş ve okçuluk hakemliği yaptı. Değişik zamanlarda şiir dalında çeşitli ödüllere layık görüldü. Pek çok yerel gazete ve dergilerde şiirleri ve yazıları çıktı. Yayımlanmış beş kitabı, yayıma hazır kitapları vardır. Mesleğinin son yıllarında daha çok öğrenciyle çalışarak dilimizi güzel konuşan gençler yetiştirme çabası içinde olmuş, bu yüzden oratoryolar hazırlamış, elinizdeki kitap, topluca şiir okuma alıştırmaları çalışmasının yaklaşık on beş yıllık ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daadf43a-a8c8-48a8-b5e1-435493e2e3bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Voleybol Oyunu Teqvoly</image:title>
            <image:caption>·         TEQVOLY TARİHÇESİ 
·         TEQVOLY’NİN KURALLARI 
·         TEQ MASASI VE OYUN ALANI 
·         AĞ 
·         TOP 
·         OYUNLA İLGİLİ TANIMLAR 
·         SERVİS ATIŞI 
·         TOPA DOKUNMA 
·         GERİ DÖNÜŞ 
·         OYUN SIRALAMASI 
·         ÇİFT PUAN 
·         LET 
·         PUAN 
·         SET 
·         MAÇ 
·         SERVİS VE İADE SIRASI 
·         SERVİS SIRASINDAKİ HATALAR 
·         SERVİS ALMA VE TARAF SEÇİMİ 
·         YARIŞMA YÖNETMELİKLERİ 
·         KURAL VE YÖNETMELİKLERİN KAPSAMI 
·         MAÇ YETKİLİLERİ (HAKEMLER) 
·         MAÇ DAVRANIŞI 
·         TEMEL KURALLARI 
·         DÜZENLENEN TEQVOLY 
·         TEQVOLY YAŞ KATEGORİSİ 
·         TEQVOLY KIDS KURALLARI 
·         VOLEYBOLDA ÖĞRETİM MODEL VE YÖNTEMLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d49cb6f6-c7e7-4c97-a339-c5a5171734bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Muş Belediyesi Hizmet Analizi</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
BELEDİYENİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI İLE BELEDİYE HİZMETLERİ 
 
BÖLÜM 2 
MUŞ BELEDİYESİ HİZMETLERİ MEMNUNİYET ANKET UYGULAMASI (2022)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e5289ff-1e69-4335-a3b7-684417af84a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Applications of Traditional Equestrian Sports in the World</image:title>
            <image:caption>Chapter 1 Jereed Games on Horseback from Ottoman Times to Present 
Chapter 2 An Ancient Sport in Central Asian Turkic Peoples: Oogdarish/Enish (Wrestling on Horseback) 
Chapter 3 Horse Breeding Wrestling and Racing: from Central Asia to Anatolia 
Chapter 4 Kyrgyz And Kazakh an in Forgotten Horse Sport: Valiant Chase 
Chapter 5 Equestrian Tura: A Forgotten Traditional Game in Anatolia 
Chapter 6 Popular Equestrian Sports Game of the Central Asian Turkic People: Kok-Boru / Ulak-Tartysh 
Chapter 7 Horse Breeding Studies in the Ottoman State between XIX. and early XX Centuries 
Chapter 8 Traditional Horse Sleds Races in Turkey 
Chapter 9 Equestrian Sports in the Altay Autonomous Republic 
Chapter 10 Spiritual and Moral Education of Students on the Material of the National Game - Kok Boru 
Chapter 11 Equestrian Sport of Ancient Egypt Pharaohs Period and its Reflections 
Chapter 12 A Horse Game from the Ottoman Empire to Today&apos;s Anatolia: Lobud Throwing 
Chapter 13 The Horse Races and Their Categories in World Nomad Games 
Chapter 14 Cultural Element in Turks: Atlı-Cirit 
Chapter 15 Traditional Equestrian Games in Kyrgyz Cinematography 
Chapter 16 The Spectacle of the Africa-Roman Chariot Races During II - VI Centuries, AD 
Chapter 17 Racing Tuvinian Nomads 
Chapter 18 Pato / Horseball 
Chapter 19 Horse And King; A Cultural Element of Horse in Benin 
Chapter 20 Simplified Description of Most Common Traditional Equestrian Sports in the World</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c21cd206-a6c5-4569-88e7-b23a7e18ada7.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu İslam Hukuku ;(Yükseliş Devri [1063-1092])</image:title>
            <image:caption>Büyük Selçuklu Devleti, Orta Asya&apos;dan Anadolu&apos;ya, Irak&apos;tan Suriye&apos;ye, Hicâz&apos;dan Yemen&apos;e kadar büyük bir coğrafyayı kuşatan bir imparatorluktu. Geniş bir toprağa sahip olan Selçukluların en parlak zamanı da Alparslan ve Melikşah&apos;ın dönemleri olmuştur. Yükseliş devri olarak adlandırılan bu dönem ilmî faaliyetler hususunda birçok gelişmeye sahne olmuştur. Nizâmiye medreselerinin kurulmasıyla birlikte dönem âdeta ilmî açıdan zirve çağını yaşamıştır. İşte bu çalışmada da Selçukluların ilim ve kültür hayatı bakımından en parlak dönemi olan Yükseliş devrindeki İslam hukuk anlayışı ele alınmıştır. Selçuklu devri ilim adamları arasında bilhassa yükseliş devrinde değerli çalışmaları olan ve hukuk tarihi boyunca isimleri dillerde dolaşan tarihe damgasını vurmuş çok sayıda hukuk bilgini olmuştur. Bu bilim adamlarının kimi yargıda bizzat uygulamanın içinde yer almak suretiyle, kimi de yazdıkları eserler ve yetiştirdikleri talebeler vasıtasıyla hukuka ve hukuk biliminin gelişmesine katkı sağlamışlardır. Özellikle ortaya koymuş oldukları eserler uzun zamandan beri İslam hukuku açısından kaynak vazifesi görmüştür, görmeye de devam etmektedir. İşte, İslam hukukunun kendilerine hâlen dahi çok şey borçlu olduğu -öyle gözüküyor ki- borçlu kalmakta da devam edeceği, Şirazî, Cüveynî, Gazzalî gibi âlimlerin büyük bir kısmının tetkik mevzuumuz olan Selçuklu Yükseliş Devri hukukçularından olmaları da Türk hukuk tarihi için bir şeref payıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20a90744-cf6f-4672-ac1a-0f5028690b57.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Raporlama ve Diğer Kapsamlı Gelir</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM: FİNANSAL RAPORLAMA 
 
İKİNCİ BÖLÜM: İŞLETME FAALİYETLERİ ve İŞLETME FAALİYETLERİNE İLİŞKİN KAVRAMLAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: MUHASEBEDE ÖLÇME ve DEĞERLEME YAKLAŞIMLARI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: DİĞER KAPSAMLI GELİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7fddab1-3977-43d9-9e0e-7442d2c538d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Voleybolda Öz Yeterlik Pskolojik İyi Oluş Tükenmişlik ve Başarı İlişkisi</image:title>
            <image:caption>·         GİRİŞ 
·         KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
·         MATERYAL VE YÖNTEM 
·         BULGULAR 
·         TARTIŞMA 
·         SONUÇ 
·         ÖNERİLER 
·         KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add17894-6c3f-4605-acc0-23d497a6b7cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersimiz Fatiha</image:title>
            <image:caption>Aşırı derece zeki ama bir o kadar da yaramaz İdris Takacı ve kankası Tacettin Taci, cimcime Sınıf Başkanı Safinur Tazenane, her yere altın kalpli papatya resimleri çizen lepiska saçlı Mahpeyker Çıtırak, haksızlığa hiç gelemeyen gözü kara Cemile Mürdüm ile sıra arkadaşı Nefise Gügüm, ismi sorulduğunda rüzgarda bir çiçek gibi titreyen zerafet abidesi Ayşe Melek, pek meraklı Osman Terazi ve çok acayip sıradışı bir öğretmen Halis Muhlis! Hepsi ve daha fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu 5-A sınıfında! 
 
– Gün doğumunu neşeli şarkılarla karşılamaları gibi kuşların; müminler de yıldızlar, çiçekler ve ikisi arasına cömertçe saçılmış hadsiz ve hesapsız güzellikler için, “elhamdülillahi rabbilâlemin” derler. “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun...” 
– Amin! 
– Amin için daha erken değil mi Tacettin? Daha Fatiha’nın başındayız. 
– Sonunda da söyleriz öğretmenim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c13346f0-e926-44fd-ae88-efabcaf0b102.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Dişli Kızla Altın Perçemli Çocuk</image:title>
            <image:caption>Çocuklarını masallarla büyüten topraklardır Anadolu. Özünü, töresini yüz yıllar boyu masallar vasıtasıyla anlatmış, öğretmiştir. Kimi günümüze ulaşmış kimi ne yazık ki zaman içinde kaybolup gitmiştir. İşte, “Geleneksel Halk Masalları” araştırmalarına da konu olmuş o masallardan biridir “İnci Dişli Kızla Altın Perçemli Çocuk”. 
Anka Kuş’undan, Kaf Dağı’na uzanan, kırk gün kırk gece süren bir serüvendir. Nenelerimizin, dedelerimizin, bir gaz lambası ışığında anlattığı, o eski zaman masallarından biri olan bu masal, her çocuğa, yer yer epik yer yer lirik sunumlarıyla sınırsız bir hayal dünyasının kapılarını açar. Belki de en çok ihtiyacı olan şeyi verir ona. Çünkü “Hayalleri sınırsız olmayan bir nesilden, mucizeler beklenemez.” 
Renkli resimlerle desteklenmiş kitabın sonunda çocukların kendi hayal gücüne göre boyama yapabileceği masal ile ilgili boyanmamış çizimler de yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a1d9a8-2387-4f60-a77b-a6ec13f8c893.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilli Düdük&apos;le Eğlenceli Bilmeceler</image:title>
            <image:caption>Bilmeceler, çocukların dil becerilerinin geliştirir.Duygu ve hayal dünyalarını zenginleştirir. Problem çözme becerisi kazandırır.Sözcük dağarcığını arttırır.Bu kartlardaki bilmecelerin yanıtları, ses uyumu dikkate alınarak dizelerin sonunda verilmiştir. Bu kartlar, çocukların etkili dil çalışması yapmasını da sağlamaktadır.Aynı zamanda grup etkinliği olarak eğlenceli bir oyundur. En çok puanı toplayan oyunu kazanır.Haydi, hem öğren hem eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1c3e6f2-7087-45d8-9b6f-df2fabf1c75f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmeceli Deyim Kartları</image:title>
            <image:caption>Deyimler,ana dilin en büyük zenginlikleridir.Anlatımı etkileyici kılmak için en güçlü dil unsurlarıdır.Çocukların dünyasına deyimleri katmanın eğlenceli yolu görsel okumalar ve bilmecelerdir. Bilmeceli deyim kartları, oyunla keyifli bir şekilde deyimleri öğrenmeyi sağlamaktadır.En çok deyimi bulan ve en çok puanı toplayan kazanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f756d1ec-dbc2-40df-bf8b-f5d7d3756f51.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Polisiye 4. Kitap</image:title>
            <image:caption>“Burası İstanbul” 
Çaresiz ve başarısız genç yazarın hayatının, dolaştığı parkta bulduğu gizemli çantayla sonsuza kadar değişmesi. Kolombo Kemal’in kokoreç faciasının utanç verici sonuçlarına katlanırken bulduğu aydınlatıcı ipucu. Osmanlı’da son dönem İstanbul’unun en dehşetengiz cinayetini bilgisiyle çözümleyen parlak zekâlı hafiye. Dindar ailenin ağır baskısına isyan eden genç kızın mutluluk arayışı için yaktığı intikam ateşinin ışığıyla açığa çıkan şaşırtıcı gerçekler. Kıskançlığın gözünü kör ettiği adamdan şeker gibi tatlı karısına uyguladığı kalp krizi kıvamındaki sevgi gösterisi. Adsız Seks Bağımlıları toplantısında tanışan küskün adamla genç kadının güldüren aynalar labirentinde son bulan lunapark macerası. Patronun gözdesi ve pavyonun en sevilen assolistinin hırsızlık görüntüsüyle öldürülmesinin arkasındaki gizemi çözen usta dedektifler. Borçlarını bir çırpıda ödemenin yolunu arayan kuzenlerin çevirdiği çift taraflı dolaplardan çıkan sürpriz hediyeyle yaşadıkları şok tedavisi. Yanlış evliliğin kurbanı olan kız çocuğunun günahsız kıskançlığına karışan alkol kökenli büyük suç. Emekli başkomiserin hayatını mahveden olayın etkisinde sürünerek yaşarken kafayı takıp çözümlediği normal ölüm benzeri cinayetler. Geçmişin korkunç hatırasını yüzünde taşıyan hademenin suç ortağı olan çocukluk arkadaşıyla yıllar sonra yaşadığı ölümcül hesaplaşma. Sultanahmet Meydanı civarında peş peşe vuku bulan ve biri ölümlü iki olayı birbirine mizahla bağlayan alkolik komiser. Cinli perili hikâyeler biriktiren polis, çifte fantastik görünümlü gerçek bir vakayı harika bir üslûpla anlatan eski âmirleri. Boğaz’ın karanlık sularına atılmadan öncebaşına vurularak öldürüldüğünden şüphelenilen jigolo gencin kibirli katilini bulan kadın baş komiser. Kınalıada’daki ruhban okulunda 1913 yılsonuna doğru işlenen cinayetleri otuz yıl öncesine bağlayıp zihnindeki kandille aydınlatan komiser muavini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6de14a-396a-4289-b260-8214173f3114.jpg</image:loc>
            <image:title>Miki ve Komşuları</image:title>
            <image:caption>Topşik, Minmin, Mırmır ve Ponçik aynı apartmanda yaşıyorlardı. Hepsinin bazı kaygıları vardı. 
Birbirlerini de hiç tanımıyorlardı. Tanışmak ve birlikte pasta yemek için Miki’nin daveti yeterliydi. 
Miki’nin daveti, yeni komşuları bir masa etrafında toplayacaktı. 
Bunun için denemeye değerdi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3903f6fa-2487-431e-a86e-dc6c3c685b07.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun İlacı Zekat</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, duygusal öğrenme çağındaki çocukların gelişim düzeyleri göz önünde bulundurularak ve çocukların temel dinî bilgileri kolayca ve severek öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklara bu dönemde öğretebileceğimiz temel dinî bilgiler, onların günlük yaşamda yaşadıkları olaylar ve hikâyeler ile desteklenmiştir. 
“Ruhumun İlacı” serisinin dördüncü kitabında zekât konusu işlenmiştir. Zekât ile paylaşma ve yardımlaşmanın sosyal yaşamdaki öneminin anlatıldığı “Ruhumun İlacı Zekât”, çocuklarınızın elinden bırakmak istemeyeceği başucu kitabı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d100e8ff-7c54-495f-a2f7-69ccb1d6e12e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Personeline Yönelik Disiplin Soruşturması Süreci</image:title>
            <image:caption>Kamu kurumlarındaki personele yönelik disiplin soruşturmaları; süreç olarak sadece disipline aykırı eylemler ile ilgili araştırma, soruşturma ve bunların karşılığı olan cezaların uygulanmasından ibaret değildir. 
Disiplin; daha geniş anlama sahip bir kavram olup çalışma ortamlarının düzenlenmesi, çalışanların mali ve sosyal haklarının iyileştirilmesi, idarenin çalışanlara ve dolaylı olarak topluma karşı sosyal sorumluluğunu yerine getirerek insan odaklı ve karşılıklı güvene dayalı bir iklim oluşturulmak suretiyle iş veriminin artırılması gibi hususları da içerir. 
Disiplin ceza ve tedbirlerinin amacı; kişiyi cezalandırmaktan ziyade kamu hizmetinin devamlılığı için kişinin ve diğer çalışanların eğitilmesi, caydırılması gibi üst amaçları gerçekleştirmektir. 
“Kamu Personeline Yönelik Disiplin Soruşturması Süreci”, bu yaklaşımla ve disiplin soruşturması sürecinde kamu personeline, soruşturmacılara ve disiplin amirlerine rehberlik etmesi amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/500be6c5-0301-44b3-a4bd-09e6015c6092.jpg</image:loc>
            <image:title>Diriliş Muştuları</image:title>
            <image:caption>Hak yolunda isen yanlış olamaz 
Müslüman haktan uzak duramaz 
Vahdeti kurarsak düşman yıkamaz 
Küskünlükler bitsin birlik olalım 
 *** 
İnsanoğlu doğar yaşar ve ölür 
Yaşarken hayattan dersini alır 
Kendi ölür gider hatırda kalır 
Hoş şeyler bırakan biri olmalı 
 *** 
Kul Dursun’um nasihatim kendime 
Yıkılır kayalar koysam bendime 
Hesap günü bakılmıyor rengime 
Allah de ey kalbim gerisi yalan 
***  
Kul Dursun’un önce kendine, sonra da dostlarına hatırlatmalarından oluşan şiirler ve bu şiirlerin hikâyelerini içeren Diriliş Muştuları… 
Sevincimize ve mutluluğumuza vesile olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/300fabae-0a9b-427e-993d-845dc44dff0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun İlacı Hac</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, duygusal öğrenme çağındaki çocukların gelişim düzeyleri göz önünde bulundurularak ve çocukların temel dinî bilgileri kolayca ve severek öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklara bu dönemde öğretebileceğimiz temel dinî bilgiler, onların günlük yaşamda yaşadıkları olaylar ve hikâyeler ile desteklenmiştir. 
“Ruhumun İlacı” serisinin son kitabında, dinimizin farz ibadetlerinden biri olan hac konusu işlenmiştir. Çocuklara hac ibadetini anlatabilmek amacıyla çeşitli hikâyelere ve Yüce Allah’ın güzel isimlerinden (Esma-ül Hüsna) bazılarına yer verilen “Ruhumun İlacı Hac”cı keyifle okumanızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24f692c3-1f1b-4e17-8c8c-ad38d64ae302.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Uyandırmak</image:title>
            <image:caption>Bazen gönül kapılarınızı açarsınız insanlara. Yüreğinizi okyanus kılarsınız. Hesapsız, kitapsız… Karakışta kuş misali vurursunuz merhamet dilendiklerinizin cam fanusuna. Üşüyorum, dersiniz. Çoğu zaman açılmaz cam pencereler. Bir gelincik düşer yere. Binlerce gelincik kanar yüreğinizde. Elinizde kalır tüm kır çiçekleri. Bir yürek yetim kalır. Açılmayan cam değil, aslında gönül aynasıdır. Aynaya yansıyan umutsuzluk ve çaresizliktir. 
***** 
Yitirdiğimiz “aşk estetiği”mizden ilhamla gönül iklimine gül devşiren ve insanı merkeze almasıyla dikkati çeken hikâyeler demeti… 
Hayatın içinden seçtiği konuları sıcak, samimi bir üslup ve dikkatli bir gözlemle kaleme alan yazar; bizi yüreğimizden yakalıyor ve bütün zorluklara rağmen özümüzü insan kalmaya davet ediyor. 
On üç hikâyenin yer aldığı kitap, yüreğimizde kaybettiğimiz güneşi uyandıran hikâyelerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a85852c-b3ef-41a0-80e8-c8023a07c6e4.jpg</image:loc>
            <image:title>On Üçüncü Cinayet</image:title>
            <image:caption>Bu romanı okuduktan sonra, telefonunuzdaki bütün mesajları silmek isteyeceksiniz. İstanbul&apos;dan Paris&apos;e uzanan cinayetler serisinde beklenmedik bir tesadüf sonrası gelişen olayları, tek bir solukta okurken, perdelerinizi kapatmayı unutmayınız. Çünkü haberiniz olmadan, yüzlerce kamera tarafından gözlenmektesiniz. Gelecek zamandaki kurgunun, şimdiki zamana izdüşümünü anlatan bu romanda, bütün ipuçları verilmesine rağmen, iyi bir dedektif olmadığınızı fark etmenizin üzüntüsünü yaşayacaksınız. Katilin yerine kendinizi koymadığınız sürece, hiçbir cinayetin nedenini çözemezsiniz. Kitabın son sayfasında buluşmak üzere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d1bf23-dda3-4ff2-b9a3-0e2387aef995.jpg</image:loc>
            <image:title>Isagoge</image:title>
            <image:caption>&quot;Porphyrios’un Isagoge’si felsefe ve mantık alanında yüzyıllar boyunca etkili olmuş ender yapıtlardan biridir. Felsefe tarihçileri ve filozoflar tarafından çok çeşitli zamanlarda ele alınmış, değerlendirilmiş olması, hiç kuşkusuz onun içeriğinden kaynaklanmaktadır. Bir yandan Aristoteles’in Kategoriler’i ile kurduğu ilgi, öte yandan da sezinlettiği felsefi sorunların her zaman taşıdığı güncellik (çünkü asıl, gerçek felsefe soruları güncelliklerinden hiçbir şey yitirmezler), felsefe ile ilgi kuran kişilerin bu yapıtı şu ya da bu biçimde göz ardı etmemesine yol açmıştır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f7733c1-478a-4311-b256-a8406954b195.jpg</image:loc>
            <image:title>Köşker Dağı&apos;nın Suna&apos;sı</image:title>
            <image:caption>Tarihin seyri seferinde yer alan milletler cemiyet hayatına önemli gördükleri milli ve manevi değerleri sunmuşlardır. Bunlar çeşitli kategorilerde ve branşlarda ana bilim dallarına mensup olabilirler. Fakat diğer yanda teknoloji başka bir dünyanın kapılarını aralar. Ve insanların ihtiyaç duydukları gereksinimleri çevreyi bozmadan bilgi ve beceri yöntemlerini devreye alabilir. Anlatacağımız hikayenin kahramanları buna benzer kazanımları elde etmiş Türk Milletinin makus talihini değiştirecek buluşlara imza atan vatansever insanlardır. 1965 yılından itibaren cemiyet hayatına akademisyen olarak katılan Çelebiler ailesi daha sonra Amerika Birleşik Devletlerinde insan yetiştirme metodolojisine uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti  Devletine  bilim ve teknoloji alanında  çok değerli katkılar vermişlerdir. Bu katkının adı Bülent Çelebidir ve Amerika Birleşik Devletlerinin Silikon Vadisinde buluş yapan on mucidden birisidir. Söz konusu olan kablosuz internet modemi Airties’i ülkemize getirerek Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tarihine altın harflerle adını yazdırmıştır. Şu anda Silikon Vadisinin Türkiye temsilciliğini yapmaktadır. Bu teknoloji Bülent Çelebi’nin ellerinde  Kafkaslara kadar uzanarak Türk Dünyası ile buluşmuştur. Bu vesileyle Bülent Çelebi Çelebiler ailesinin Melikgazi’den başlattıkları tarihi yolculuğu Amerika Birleşik Devletlerinde teknolojide yeni bir çığır açarak insanlığın hizmetine sunmuştur. Kendisine Çelebiler ailesi olarak  sağlık  başarı  ve esenlikler diliyoruz.  
 
  Araştırmacı Yazar Ziya Şahin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf99970-3490-4e00-a989-fd153e1fbb72.jpg</image:loc>
            <image:title>O&apos;g&apos;uzxonning Qilichi</image:title>
            <image:caption>Islom Xolboy 1961 yil 18 sentyabrda Buxoro viloyatining Qorako‘l tumanida tug‘ilgan. 
U tug‘ilgan Qoraun qishlog‘ida baxshilar ko‘p bo‘lgan. U bolaligidan Go‘ro‘g‘li, Shohsanam va G‘arib, Kuntug‘mish kabi dostonlarni eshitib ulg‘ayadi. O‘g‘uzxonning qilichi dostonidagi ko‘p voqealar va afsonalarni ham u xalq tilidan eshitgan. 
U 1988 yilda Toshkent Davlat Unversiteti Jurnalistika kulliyotining kechki bo‘limini tugatgan. Bir vaqtning o‘zida jurnal va gazetalarda ishlagan. 
U O‘zbekistonning Ozodligi uchun kurashgan “Birlik” xalq harakati asoschilaridan biri. 
“Birlik” bo‘linganidan keyin “Erk” demokratik partiyasida bir muddat Rais o‘rinbosari sifatida faoliyat ko‘rsatgan. “Erk” demokratik partiyasini siyosiy qarashlari tufayli tark etgach, u bir guruh o‘ziga o‘xshagan yoshlar bilan “Vatan taraqqiyoti” partiyasiga asos soladi. 
Uning ilk she’riy “Hijron azobi” kitobi 1998 yilda Toshkentda chop etiladi. O‘zbekiston qamoqxonalaridagi real voqealarni o‘z ichiga olgan olti kitobdan iborat Tuzoq romaning birinchi kitobi esa, 2021 yilda Anqarada turk va o‘zbek tillarida nashr qilindi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70dd4f0d-57d7-449b-a299-1ad560c7d7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşadıklarım</image:title>
            <image:caption>Gecenin dört buçuğunda nasıl geldiğimi bilmeden, sağ salim ofise kendimi attığımda, binlerce sopa yemiş kadar bitkin, sersem, tükenmiş durumdaydım. Ofis telefonu çaldı. İçimden “hayırdır” deyip ahizeyi kaldırdım, “sende... evden kaçıyorsun” diye sayarken telefonu kapattım, defalarca aramasına rağmen açmadım ve baktım bırakmayacak, telefonun fişini çektim. O saatte bile olsa, bir dosta koşup, onu uyandırıp onun kolları arasına girip, derdimi dökmek ihtiyacı duydum. Belki o zaman çektiğim acının niteliği değişir, kendimi biraz daha iyi hissedebilirdim. Tüm vücudum titriyor, dudaklarım uyuşmuş, ayaklarım falakaya yatırılmış gibi üstüne basarken acıdan zıplıyorum. Zıplayınca da düşüyorum. Düştüğüm yerden kalkmak için dakikalarca uğraşıyorum. Kalkınca da tekrar düşüyorum. Arka arkasına, üç dört defa düşünce bir daha kalkmak istemedim ne olursa olsun böyle kalayım ölürsem ölürüm dedim. Yeisin ve çaresizliğin girdabında durmadan yoğruluyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac6bc156-7e28-4591-bfd6-41b721c0851b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersimiz Serisi (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>DERSİMİZ SERİSİ (4 KİTAP)
1) Dersimiz Amentü
2) Dersimiz Güzel Ahlak
3) Dersimiz Namaz
4) Dersimiz Fatiha

“Merak Ediyorum Dizisi’nin yazarından sitcom tadında bir kitap!”
Aşırı derece zeki ama bir o kadar da yaramaz İdris Takacı ve kankası Tacettin Taci, cimcime sınıf başkanı Safinur Tazenane, her yere altın kalpli papatya resimleri çizen lepiska saçlı Mahpeyker Çıtırak, haksızlığa hiç gelemeyen gözü kara Cemile Mürdüm ile sıra arkadaşı Nefise Gügüm, ismi sorulduğunda rüzgarda bir çiçek gibi titreyen zerafet timsali Ayşe Melek, durmadan not alan arka sıralardaki esrarengiz öğrenci ve  çok acayip sıradışı bir öğretmen Halis Muhlis!  Hepsi ve daha fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu 5-A sınıfında!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b196f0f6-8a13-4995-8e73-928afcb7e4eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Etikte Öznellik Nesnellik Tartışması</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta günümüz etiğinin temel tartışma konularından birisi olan etikte nesnellik-öznellik sorunu, “Etik olgular gerçekten var mıdır?” sorusu etrafında dönen ontolojik problem ve “Etik olguları nasıl biliyoruz?” sorusunu yanıtlamayı merkeze alan epistemolojik problem olarak ele alınmakta; etik nesnelciliğin ve etik öznelciliğin temel savları temsilcilerinin ağzından ortaya konulmaktadır. 
Günümüz etik düşüncesinde nesnellik-öznellik ikileminin “olgu” ve “değer” ayrımından kaynaklanan bir sorun olduğu, sorunun öncellikle öznellik ve nesnellikten ne anlaşıldığının, neyin öznellik ya da nesnelliğinden söz edildiğinin ortaya konulması, doğal ve moral olgular arasındaki ontolojik farkların açık kılınmasıyla çözülebileceği gösterilmeye çalışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18b929b5-a2d6-44af-9aa5-e1d9c6cf79a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İbrani Masalları (Özel Ayracıyla)</image:title>
            <image:caption>Medeniyetlerin buluşma noktası olan, kültürel çeşitliliği zengin bir 
coğrafyadan masallar... 
 
Yüzyıllar içinde farklı kültürlere ev sahipliği yapmış topraklarda ortaya çıkan İbrani Masalları, bu kültürlerin her birinden izler taşır. 
 
İbrani anlatılarının renkli dünyası, dinler tarihinden iyi bildiğimiz isimlerin de eklenmesiyle zenginleşmiş ve bu zenginlik sayesinde bu masallar, günümüze dek anlatılmaya devam etmiştir. 
 
Kartalların Sarayı’ndan Nuh Tufanı’ndaki Dev’e, Ergetz’in Peri Prensesi’nden Yıldız Çocuk ve Dilenci Kral’a kadar pek çok benzersiz masal bu kitapta okurlarını bekliyor. 
 
Geçmişle geleceği birbirine bağlayan bu masallar, masal seven herkesin kitaplığında bulunmalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aec35bdc-742b-48f7-aee0-80abd8672df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Bir Ben</image:title>
            <image:caption>Halil Genç, ikinci romanında Türkiye’nin karanlık bir döneminde, darbeler tarihimizin son ağır ve uzun askeri darbe günlerinde yaşananlara bir hikâyede ışık tutuyor. Roman daha güzel, daha adil bir dünyayı umut eden ve bunun için mücadele veren bir grubu ele alıyor. Bir depoyu güvenli bir yere taşıması istenen roman kişisi, korkunç bir kaçıp kovalamaca, baskı zulüm ortamında üstesinden gelmeye çalıştığı görev sırasında, kendini, bir süredir uzak kaldığı örgütlenmenin yeniden içinde buluyor. Olay örgüsü, karakterler, bağlantılar çok iyi kurulmuş. Dilin kullanımı, metaforlar, duygusallık dozu kusursuz. Canlarını ortaya koyarak var olma mücadelesi veren insanlarda yanlışlıklar, acemilikler, çaresizlik de var. Dahası çocuksu yanları da var bu insanların; saygı, şefkat, merhamet duyuyoruz onlara. Devrimin ve direnişin zorlu karmaşası izinde, kişisel sorgulamalar ve umutsuz aşkların duygusallığı tam kıvamında. İnanç, kararlılık, adanmışlık, dönüşsüzlük, hatta aldatılmışlık, ne olursa olsun, bozuk düzene başkaldıran gözü pek insanların ve mağdurların hikayeleri yeterince anlatılmadı hâlâ. Baskı dikta dönemlerinde ne insan ne birey; asi-av-hedef- olarak görülenler üzerine yaşanmış, yazılmış, yazılacak daha çok şey var. Senden Bir Ben, her devrin genç devrimcilerinin onurlu direnişlerinin, mücadelelerin, aldanışlarının ve acıklı yenilgilerinin anısına armağan olsun 
İNCİ ARAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25874b8e-b4c2-4cab-8317-addd8bfaaa60.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama Anne Neden?</image:title>
            <image:caption>Dünyayı anlamaya, hayatı keşfetmeye çalışan çocukların kafalarında her gün sayısız soru oluşur. Bazılarını dile getirirler, ebeveynlerine veya kendilerine yakın bulduklarına sorarlar, bazılarını soramazlar, sormaktan çekinir, korkar veya yanıt alamayacaklarını düşünürler. Oysa kafalarına takılan soruları rahatça sorabilmeli ve her zaman tatmin edici olmasa da yanıt alabilmelidirler. Bu arada ebeveynler bazen verecekleri bir yanıtın doğru ya da yanlış ikilemiyle sınırlı olmadığını, gri alanların da var olduğunu çocuklara anlatabilmelidir. Ayrıca çocuklar, ebeveynlerinden farklı fikirleri savunmakta özgür olduklarını da hissedebilmelidir. Ebeveynlerin, çocuklarının özellikle kendilerini zorlayan ya da cevabını bilmedikleri sorularından korkmaması, onları geçiştirmeye çalışmaması önemlidir. Yalan yanlış yanıtlar vermek yerine, &quot;bu sorunun yanıtını ben de bilmiyorum&quot; ya da &quot;gel birlikte araştıralım&quot; diyebilmek gerekir. Araştırmayı, öğrenmeyi, sorgulamayı bilen zihinlerin temelini atmak çocuklarımıza vereceğimiz en değerli şeylerden biridir. Psikoterapist ve üç çocuk annesi Clemmie Telford’un titiz araştırmalarının sonuçlarını kendi deneyimleriyle harmanlayarak kaleme aldığı bu kitap çocuklarınızdan gelebilecek çok çeşitli konulardaki soruları ve verilmesi gereken uygun yanıtları ele alıyor. Çocuklarınızın sorularından kaçmak ve onların sorgulayıcılığını törpülemek yerine geliştirmek, onları hayata çok daha iyi hazırlamak istiyorsanız, bu eğitici olduğu kadar keyifli kitap elinizin altında bulunsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51272fca-5964-43e3-9472-a5abf651989e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütünlük Yolu</image:title>
            <image:caption>Gerçekten bildiğin şeyin farkında ol, gerçekten hissettiğin şeyi hisset, gerçekten söylemek istediğin şeyi söyle ve gerçekten istediğin şeyi yap   Sosyolog Martha Beck, içinden geçtiğimiz çalkantılı çağda, her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan “dürüstlüğün” neden anlamlı ve değerli bir yaşamın anahtarı olduğunu açıklıyor.   Bu kitabında Beck, bütünlüğü bulmak için herkesin uygulayabileceği dört aşamalı bir yol ve bununla birlikte amaç duygusu, duygusal iyileşme ve zihinsel ıstıraptan arınmış bir yaşamı keşfetmenin sırrını sunuyor. Bizi rahatsız eden şeylerin çoğunun, gerçekten bize kendimizi bütün hissettiren değerlerden koptuğumuzda yaşandığına işaret ediyor.   İlahi Komedya’dan ilham alan yazar, kişisel bütünlüğü elde etme sürecini küçük, yönetilebilir adımlara bölmek için bir çerçeve olarak Dante’nin klasik kahramanın yolculuğunu kullanıyor.   Bize, gerçek yolumuza yönlendiren içsel sinyallerimizi nasıl okuyacağımızı ve kültürümüzün dayattıklarına karşı aslında gerçekten ne istediğimizi fark etmenin yolunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/202a14a0-69dd-4e68-8ddb-4601d3aa807a.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King 07</image:title>
            <image:caption>Sahip olduğu şaman gücünü eğitmek ve daha da kuvvetlendirmek için Izumo’ya giden Yoh, büyük bir değişim yaşayarak döner, artık o eski Yoh değildir. Evrensel Ruhu daha da güçlenir, Amidamaru Evrensel Ruh formundayken de konuşabilme becerisi kazanır. Şimdi Yoh, Şaman Dövüşü ön elemelerinin üçüncü turunda, altın renkli güçlü Evrensel Ruhu Bason’u kontrol eden rakibi Ren ile karşılaşacak. Müsabaka günü nihayet gelip çattı! Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/760f970d-6a80-4b8b-a28c-e37c49fc24c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Goblin Slayer – Goblin Avcısı 3</image:title>
            <image:caption>Goblin Avcısı’na rahat yok... Ogreyle giriştiği savaşın etkilerini yavaş yavaş üzerinden atarken düşman bu kez, onun en hassas olduğu yere, yanlarında kaldığı ailenin çiftliğine saldıracak. Sayıları yüzün üzerinde olan goblin sürüsü çiftliğe doğru yaklaşırken, Goblin Avcısı son direnişini yapmaya hazırlanıyor. Maceracılar onun çağrısına yanıt verecekler mi, yoksa bu büyük saldırı Goblin Avcısı’nın sonunu mu getirecek? Goblin Slayer, her cildini nefesinizi tutarak okuyacağınız aksiyon dolu bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/096a1996-96eb-46fc-bd14-dac7e157fb05.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Telimden Dökülenler</image:title>
            <image:caption>Aslen Elâzığ doğumlu olup,  Ankara&apos;da ikamet etmekteyim. Atatürk Lisesi Fen Bölümünden mezunum. Üniversite sınavlarına katıldım, o dönemde Okullarda terör olduğu için gidemedim, ailem göndermedi. Bankacı olarak işe başladım... 
 
Müdürlüğe kadar yükseldim, Bankadan emekli oldum... 
 
Evli, İki çocuk annesiyim... 
 
Edebiyata çocuk yaşlarda başladım, resim, el-işi, müzik, şiir hobilerim olmuştu... 
 
Sanata düşkünlüğüm buradan geliyor... 
 
 
Beni Okur Kalem 
 
Sevda masalı bu, döker içimi, 
Beni okur kalem, yazar derdimi. 
Duygu masalı bu, gizem dilimi, 
Beni okur kalem, yazar derdimi. 
 
Hüzünler ağlatır, acı söyletir, 
Yalanlar kanatır, közü aratır, 
Diller yarasıdır, sözü sızlatır, 
Beni okur kalem, yazar derdimi… 
 
Melek BAYKARA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0855f74c-76ce-4ec4-873d-9aabea0e0262.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;ın Evrenselliği ve Kur&apos;an Sembollerinin Dili</image:title>
            <image:caption>Evet eğer, kendi fikrime ve felsefî çalışmalara dayanarak kitapta anlattığım o beş kitabı yazsaydım, elbetteki cevaplar çok zayıf kalırdı. Fakat iş, Kur’an ayetlerinin temel vasfı olan kudsiyet ve mucizeliğe dayanınca hem ben, büyük bir külfetten kurtuldum, hem çok daha parlak ve canlı cevaplar oldu... 
 
Evet, tarih boyunca iki çeşit tefsir yazılmıştır. Bir kısmı, Kur’an metninin gramatik tahliline ve tercümesine ağırlık vermişler. Ve sıra ile gitmişler. İkinci kısım tefsirler, sıra ile olmayıp Kur’an’ın bütünlüğü içinde, özellikle ayetlerin ve cümlelerin birbiriyle olan münasebet ve ilişkilerinden çıkan evrensel geniş manalara dayanarak yapılmış olan tefsirlerdir. Bu manevi mucizelik tefsirleri, metnin gramatiğiyle ve cümlelerin tercümesiyle ilgili kopuk notlar şeklinde olan tefsirlerden çok daha fazla Kur’an ruhuna, manasına layıktırlar. Böyle tefsirler, Kur’an’ın mesajını çok daha iyi açıklıyorlar. Çünkü kitapta adları geçen o büyük imamlar, Kur’an’ın nazm-ı maânisini (söz dizimini) esas almışlar; -matematik sayıların bir araya gelmesiyle değerleri yükseldiği gibi- o nazm-ı maâniden çıkan evrensel, sonsuz mana katmanlarına girmişler, toplumun anlayabileceği bir dil ile, temsillerle o manaları, mesajları açıklamışlar. Diğer tefsirler gibi kelime tercümesinde ve cümlelerin gramatik tahlillerinde boğulmamışlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34dea5a7-63ff-4f92-b341-a64e685c8dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin Kar Taneleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı yazarken her kelimede hakkı olan, kalemime, ağaçlara, çiçeklere, denize, gökyüzüne, yağmura, kar tanelerine, gecelere, yıldızlara, ayın ışığına, kelebeklere, serçelere, suyun her haline ve bana renk olarak eşlik eden izlemeye doyamadığım fizik belgesellerine, psikoloji ilminin her tonuna, klasik müziğe ve ney musikisine ve sayamadığım alemdeki nice güzelliklere ve de bana gönülden dua eden güzel insanlara teşekkür ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e2321e-0f0f-42ee-9add-cf87da16b300.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Sayı: 14 (Ocak – Şubat – Mart 2022)</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk on üç sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 14. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
 
Söbütay Özer Ahmet Oktay Ahmet Telli Gündüz Vassaf Kudret Emiroğlu Cemil Kavukçu Ali Cengizkan Turgay Fişekçi Hüseyin Ferhad Gülce Başer Veysel Çolak Mahmut Temizyürek Haydar Ergülen Gülümser Çankaya Semiramis Yağcıoğlu Faris Kuseyri Gustavo Adolfo Bécquer Tozan Alkan Özge Cengiz Enver Topaloğlu Oğuz Demiralp Semih Çelenk Neslihan Önderoğlu Serap Erdoğan Şeref Bilsel Kemal Varol Joao Cabral de Melo Neto Cevat Çapan İlyas Tunç Bünyamin Bozkuş Hicran Aslan Charles Simic Sinan Fişek Gül Ersoy Hüseyin Köse Atakan Yavuz Hilmi Tezgör Aurora Luque Ayşe Nihal Akbulut İgor Karaulov Şeymanur Koçer Ahmet Çakmak Işıl Madak İsmail Cem Doğru İoanna Bourazopoulou Fulya Aktüre Jeffrey Kahrs Beyza Kınık Elifnur Bingöl Şirin Kahrs Esat Şenyuva Alfred de Musset Kenan Sarıalioğlu Kıymet Erzincan Kına Zerrin Saral Osman Gür Toprak Şems Tezcan Ozan Öztepe Nefise Doğangün Pavel Alekseyev Aylin Paksoy Ümit Yıldırım Aykar Sönmez Zafer Demir Valentino Colonna Eser Ceran Erdi Çerkes Karadağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b36d26e1-c21b-445d-82c3-4110897fe707.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluşa Giden Yol</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın en önemli, en dirençli, en kararlı devrimcilerinden biri… Dünyanın emperyalizme karşı en görkemli direnişlerinden birine imza atan Vietnam halkının Marksist önderi Ho Şi Minh ya da halkın ona verdiği adla Ho Amca! 
Günümüzün üretken Marksist aydınlarından Vijay Prashad, kapsamlı bir sunuş yazısıyla birlikte, Ho Şi Minh’in ömrü boyunca kaleme aldığı metinlerden, hazırladığı raporlardan, yaptığı konuşmalardan en öne çıkanlarını bir araya getirdi. 
“Sömürgecilik”, “Devrim”, “Bağımsızlık ve Savaş” başlıklı üç ana kısımda, 48 bölümde, temel belgeler bir arada… Bağlam gereği araya giren birkaç metin dışında kronolojik sırayı takip eden bu seçki, hem direnişin büyüklüğüne hem de devrimin ve sosyalizmin inşasına dair bütünlüklü bir çerçeve ortaya koyuyor. 
“Devrim” kısmında yer alan ve kitabın omurgalarından birini oluşturan “Devrimci Yol” adlı metin Vietnamca dışında ilk kez gün ışığına çıkarken, kitap bir bütün olarak “Ulusal Kurtuluş Marksizmi” gibi kavramların tartışılmasına olanak sunuyor. Ayrıca Ho Amca, “hareketin temel öğretmeni” görevini üstlenen biri olarak, ideolojik mücadeleye ve kuramsal birikime, Marksizm-Leninizmin kadrolar tarafından özümsenmesine özel bir önem verdiği için, eğitim ve öğretim konusu da bu seçkide özel bir yer kaplıyor. 
En temel belgelere, hapishane günlüklerinden şiirlere, Parti ve Üçüncü Enternasyonal kongrelerindeki konuşmalara, ABD başkanları ile mektuplaşmalara, toprak reformuna dair açıklamalara, emperyalizme karşı Direniş Savaşı’nın ayrıntılarına, Ho Amca’nın vasiyetine ve daha birçok belgeye yer veren bu özel seçki, direnişin ve devrimin günlüğüyle birlikte büyük bir devrimcinin eşsiz bir portresini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7951b5e3-0d2d-4e73-9870-adb3e55ef8af.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Jose Saramago Ajandası</image:title>
            <image:caption>“İyi bir ders. Yazdığım kelimelere sarılıyorum, onlara uzun ömür diliyorum ve bıraktığım yerden yazmaya başlıyorum. Başka bir yanıt yok.” 
Kırmızı Kedi Yayınevi’nin gelenekselleşen “Kırmızı Kedi Ajandası” bu yıl 2012’den beri bütün külliyatını yayımlamayı sürdürdüğümüz José Saramago için özel olarak hazırlandı. 
Okurlarımızın başta Körlük, Görmek,  Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, Baltasar ile Blimunda, Kabil gibi eserlerini elinden düşürmediği, 2022’de 100. yaşını kutladığımız Nobel ödüllü yazar José Saramago’yu daha yakından tanıyacaksınız. 
2023 José Saramago Ajandası, eserlerinden ve kimi konuşmalarından alıntılar ve okurların ilk defa göreceği, ajanda için José Saramago Vakfı tarafından özel olarak seçilen 50’yi aşkın fotoğrafla hazırlanırken, Saramago’nun hayatındaki önemli tarihler de not düşüldü. Bu ajandayla, Saramago’nun romanlarını nasıl yazdığını, özel hayatındaki dönüm noktalarını, sadece edebiyatçı olarak değil, bir “bilge” olarak tüm dünyaya kimi toplumsal konularda nasıl seslendiğini de göreceksiniz. 
Sadece bir ajanda değil, doğumundan ölümüne, kitaplarını yazmaya başladığı günden aldığı ödüllere, eserlerine ve edebiyata dair söylediklerinden yoksulluk, dayanışma ve diğer toplumsal konularda dile getirdiklerine kadar eksiksiz bir José Saramago arşivi 2023 José Saramago Ajandası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f2f2284-12c3-4e77-ae8b-c1f2260e588c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rougon&apos;ların Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Emile Zola’nın Germinal, Meyhane, Nana gibi en ünlü romanlarını içeren Rougon-Macquart dizisine adını veren Rougon ve Macquart aileleriyle dizinin bu ilk kitabında tanışıyoruz. 
Tam adı “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” olan 20 kitaplık dizi Fransa tarihinde bir dönüm noktasıyla açılıyor. Bir hükümet darbesi ve 1852’den 1870’e kadar sürecek olan İkinci İmparatorluk döneminin başlangıcı... 
Rougon’ların Yükselişi bize dönemin Fransız toplumunu altüst eden siyasi olayların uzak ve düşsel bir taşra kentindeki yankılarını anlatıyor. Cumhuriyetçiler, kralcılar ve imparatorluk heveslileri... İkbal peşinde koşanlar, gözden düşenler, inançla kavgaya atılanlar... 
Yordam Edebiyat, aşkın, ölümün, sınıf mücadelesinin ve bir büyük entrikanın iç içe geçtiği bu heyecan verici romanı, Attilâ İlhan’ın sözleriyle “en iyi Zola çevirmeni” Hamdi Varoğlu’nun dilinden okurlarına sunmaktan mutluluk duyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72bc1c92-16ce-4bf2-97da-f873bd292b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdem Etiği</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kökenleri Aristoteles’e kadar gitmesine ve ondan köken almasına karşın, etikte yeni bir kuram olarak ortaya atılan erdem etiği üzerine ülkemizde yapılan ilk çalışmadır. 
 
Kendisini “teleoloji” ve “deontoloji” kuramlarına alternatif, “yeni” bir kuram olarak sunan erdem etiği, erdeme ve karaktere verdiği önem ve öncelik bakımından onlardan ayrılmaktadır.  Etiğin eylem merkezli değil, eyleyen merkezli olması gerektiği, etikte tek başına eylemin değil, erdemli eylemin ve eylemde bulunan kişinin yapısının merkezde olduğu ileri sürülmektedir.   
Erdem etiğinin ana savlarını, onun iki karşıt “normatif” etik kuram olarak sunulan deontolojik ve teleolojik kuramlar karşısındaki yerini eleştirel bir bakışla ele alan bu çalışma, özellikle etik kuramlar ve erdem etiği konusunda bilgi edinmek isteyenler için özgün bir temel kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de2acba9-accc-4e99-9188-60ef75eb9c60.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Kraliçesi</image:title>
            <image:caption>Geleceğini güvence altına almak için durmaksızın çalışan bir lise öğrencisi, ondan çok daha farklı bir hayattan gelen ve yıldızlarının asla barışmayacağını düşünen bir erkek öğrenciye güvenip de gerçek aşkı bulabilir mi?
 
Gecenin Kraliçesi, bir gece hiç tanımadığı bir numaradan gelen bir mesajla hayatı tamamen değişen bir genç kızın hikâyesi.
 
Aile ilişkilerinin iniş çıkışlarını, güven duymanın zorluğunu ve huzurunu, bedenlerimize dair algımızı, gündelik sorumlulukları, sınav stresini ve geleceğe dair umudu hem eğlenceli bir dil, hem de çarpıcı bir gerçeklikle aktaran
Gecenin Kraliçesi, farklı dünyaların aslında ne kadar da yakın olabileceğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c181d23-59d7-4b9b-9289-c3f29659504f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeğinizi Beklemeden Önce Sizi Neler Bekler – 2.Edisyon</image:title>
            <image:caption>ÇOKSATAN HAMİLELİK VE EBEVEYNLİK
KİTAPLARININ YAZARI HEİDİ
MURKOFF&apos;TAN HER ÇİFTİN HAMİLE
KALMADAN ÖNCE SAHİP OLMASI
GEREKEN BİR KILAVUZ!
 
 
“Bebeğinizi Beklemeden Önce Sizi Neler Bekler, başarılı bir
hamilelik geçirmek için tur rehberiniz, yolculuk tanıtım
filminiz ve kılavuz kitabınız olacak.”
 
Dr. Charles J. Lockwood
 
 
Yüzlerce Soruya Rahatlatıcı Yanıtlar:
 
• Her gün seks yapmalı mıyım?
• Stres doğurganlığı etkiler mi?
• Bebeğimin cinsiyetini belirlemem mümkün mü?
• Hamile kalmadan önce nasıl beslenmeliyim?
• Hamile kalmak için ne zaman yardım almalıyım?
• Hamile kalmak için yaşam tarzımı değiştirmeli
miyim?
 
Bebeğinizi Beklemeden Önce Sizi Neler Bekler hamile
kalmak üzere olan ve gelecekteki bebeğine en başından
itibaren en iyi koşulları sağlamak isteyen ebeveynler
için birçok pratik ipucu ve tavsiye sunan bir rehber!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13859fc9-d9c3-4611-9c06-fdd0e1dd8b69.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikalizm ve Siyasi Reform</image:title>
            <image:caption>“Yazar, köktencilik, radikalizm ve demokratikleşme gibi konuların zorlu arazisinde dolaşarak olağanüstü bir iş çıkarıyor. Genellikle sadece fanatizmin ve hararetli duyguların kol gezdiği yerlere ışık tutuyor ve rasyonel bir kavrayış sunuyor. Bu kitabı okumak, tıpkı temiz, taze bir nefes solumak gibi.” 
⎼Dr. Katerina DALACOURA / Uluslararası İlişkiler Okutmanı, Londra Ekonomi Okulu. 
 
  “İslam dünyasındaki demokrasi ve modernite hakkında ilginç ve özgün fikirler ileri süren bu kitap oldukça iyi yazılmış ve okunması kolay. Hâlihazırda bu eser, düşünmeyi teşvik eden fikirleri sebebiyle memnuniyet verici olacak.” 
⎼Fred DALLMAYR / Felsefe ve Siyaset Bilimi Profesörü, Notre Dame Üniversitesi. 
 
   Siyasi İslam son on yıldan fazla bir süredir Batı medyasında kınanmaktadır; konu etrafında üretilen literatür ise, onu Batılı demokratik ideoloji ile tamamen kavgalı terörist veya faşist bir hareket olarak sunmaktadır. Kai Hafez’in eseri bu iddiaları tersyüz ediyor. Ona göre, aşırılıklarına rağmen, radikal bir siyasi muhalefet biçimi olarak bu hareket, demokratikleşme ve modernleşme süreçlerinde merkezî bir rol oynamaktadır ve Batı tarihinde ve siyasetinde de bu süreçlerle doğrudan benzeşen süreçler vardır. Reform, sömürgeleştirme, faşizm ve totaliterliğin yükselme dönemleri esnasında Hıristiyan demokratikleşmesinin gelişimini tahlil eden bu kitap, radikalizmin ve şiddetin sosyal değişime nasıl eşlik ettiğini göstermenin yanı sıra –aksi iddialara rağmen– bunların hâlâ Batı’nın siyaset kültürünün bir parçası olduğunu da gözler önüne seriyor. Bu minvalde, kitap, hâlihazırda Türkiye, Endonezya ve Güney Asya’nın birçok bölgeleri örneklerinde görüldüğü üzere, İslam dünyasındaki siyasi, dinî ve kültürel dönüşüm potansiyeli hakkında ümit verici sonuçlar ortaya koymaktadır. Elinizdeki bu eser, radikal hareketlerin ve bunların siyasi değişime olan katkılarının araştırılması meselesinde önemli bir gelişmeye işaret eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b57183c3-7906-41eb-aaac-a77bcf9f78a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Keman İçin Piyano Eşlikli Halk Ezgileri</image:title>
            <image:caption>Halk müziğinin eğitim müziğine dâhil edilmesiyle başlayan ulusal çağdaş keman okulu için materyal geliştirmenin eğitimi daha nitelikli, verimli hale getirmesi ve beraberinde ulusal keman ekolünü oluşturması beklenmektedir. Elinizdeki kitap bu beklentilere cevap vermesi dileğiyle ve keman literatürüne katkı sağlaması amacıyla hazırlanmıştır. 
Kitabın içeriğini piyano eşlikleri ile birlikte kemana uyarlanan farklı makamsal tonlardaki 7 anonim türkü ve 1 özgün parça oluşturmaktadır. Bu eserler şunlardır: Ali Paşa Ağıdı (Arpa Ektim Biçemedim), Yeni Cami Avlusunda, Çarşambayı Sel Aldı, Suya Gider Allı Gelin Has Gelin, Zeynep, Değirmen Başında Vurdular Beni, Yeni Hamamın Üstüyem, Masa Üstünde Testi Tema ve Çeşitlemeler. 
Eser seçiminde yöre gözetimi yapılmamış, daha önce işlenmemiş olduğu düşünülen türküler seçilmiştir.  Kitaptaki türkülerin çalıcılar tarafından dinlenebilmesi ve piyano eşlikli olarak çalışabilmesi için parçaların sadece piyano eşliği ile keman ve piyanonun birlikte yer aldığı ses/video kayıtları ayrıca eklenmiştir. Kitabın künyeside yer alan karekod ile bu kayıtlara kolayca ulaşabilirsiniz. 
Türk keman okuluna katkı sağlaması ve eserlerin sevilerek seslendirilmesi dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24814c57-085a-4be4-a33a-8fc8c0b48b5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Haritacı ve Kaşif</image:title>
            <image:caption>Dünyanın pek çok ülkesinde  “Keşifler Çağı” anlatılırken Türklerin adı geçmez.  “Keşifler Çağı” dediğimizde aşina olduğumuz isimlerden bazıları bir çırpıda gelir aklımıza: 
Marco Polo, Magellan, Kristof Kolomb, Amerigo Vespucci… 
Peki ya Piri Reis’ten neden bahsetmeyiz? 
Piri Reis’in bu alandaki çabaları görmezden gelinmiştir âdeta. Oysa onun Kristof Kolomb ile karşılaşmasından, 1501’te Valencia (İspanya) açıklarında yapılan bir savaşta -Kolomb’un hâlâ kayıp durumdaki- orijinal Amerika haritasını ele geçirmesinden ve Amerika kıtasının ilk görüldüğü, “Keşifler Çağı”nın ilk dünya haritalarından birini (1513) çizdiğinden söz edilmez. 
Haritacı ve Kâşif adlı bu tarihi roman, bahsedilmeyenlere kapı aralarken tarih tanıklığını genç Piri Reis’in Akdeniz’deki keşifler, haritalar, savaşlar ve aşklar arasında geçen macera dolu yaşamıyla birleştiriyor. 
   Onun ileri görüşlülüğünü, ülkesinin Keşifler Çağına katılması için çizdiği 1513 ve 1528 dünya haritalarıyla daha iyi anlayacak, Kitâb-ı Bahriye’nin destansı hikâyesini ve dünya bilim tarihine katkısını da okuduğunuzda kendinizi bilim, tarih ve edebiyat şöleninde hissedeceksiniz. 
Geçmişi iyi değerlendirmek ve o değerlerle geleceği aydınlatmak isteyen okurlar için Haritacı ve Kâşif engin bir okuma deneyimi niteliğinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d1c445-a1ff-43c7-a982-abeb1004ab3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyası Bölünenler</image:title>
            <image:caption>“Hayatım iki uyku arasında dolaşan kayıp bir rüyaydı.” 
 
“Yusuf’un gömleği”nin peşinde, Almanya’dan Batman’a, Batman’dan Kandil’e uzanan bir yolculuk... Siyasi sığınmacı olarak yıllardır Berlin’de yaşayan İsmail, babasına verdiği sözü tutabilmek için memleketine 
döner ve dağa çıkan kardeşini aramaya koyulur. 
Yolun sonunda onu geçmişiyle yüzleşmeye çağıran bir 
ayna vardır... Rüyası Bölünenler, ödüllü eserlerinde geçmişle bugün, gelenekselle modern, mitlerle gerçekler arasında dikkat çekici köprüler kuran Yavuz Ekinci’nin romancılığında önemli bir eşik... 
 
Kendimi bu dünyada, evden çıkmak üzereyken hatırlanıp “Lazım olur” diye, ağzına kadar dolu tatil bavuluna zorla sıkıştırılan fakat tatil boyunca hiç hatırlanmayan bir elbise gibi hissediyorum. Ruhum bavula zorla sıkıştırılan elbise kadar kırışık, bedenimse ruhuma bavul kadar dar geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/678d114e-6783-46d3-b964-a16cc5223b7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Korku ve paranormal hikâyelerin başarılı anlatıcısı Işıl Işık, sizlere özel bir hediye hazırladı: Korku Günlüğü. 
Bu günlük diğerlerinden çok farklı! 
Süresiz ajanda olarak kullanabileceğiniz  Korku Günlüğü ile haftalık planlamalarınızın yanında aylık hedeflerinizi oluştururken size popüler korku karakterleri ve şehir efsaneleri de eşlik edecek. 
İçinde bulunan birbirinden farklı etkinliklerle kitap okumaktan tiyatroya gitmeye, hedeflerinizi takip etmekten yazma yeteneğinizi keşfetmeye kadar birçok alışkanlık kazanacaksınız…    Tüm bunlar ve daha fazlası sizin için Korku Günlüğü’nde……</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1ea82ba-775b-420c-b1cc-e2faf630e48d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karınca Adası</image:title>
            <image:caption>Uzun zaman önce “kitap evi”ne sığınmış olan karınca, nefis kokuları duyup kitabından dışarı çıkar ve kütüphane rafında gezinirken karşılaştığı tüm kitaplarla ilgili bilgi sahibi olmaya başlar. 
Karıncamız raflardaki bu yolculuğunda şiir, öykü, roman türlerinden oluşan büyük bir aileyle tanışır. Macera düşkünü 
gezi kitaplarının anlattıklarının büyüsüne kapılır. 
Profesör kitaplardan ise o güne kadar kendi türüyle ilgili bilmediği bir şeyi öğrenir. Acaba kitap dostları, 
karıncamıza neler anlatacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98e34f2-c8da-4f8f-9e48-1ae9be9d2cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Peki Ama Kim Bu Shakespeare?</image:title>
            <image:caption>Yazdığı hikâyeler ve yarattığı karakterler büyük bir üne kavuştu. Shakespeare, yaklaşık 500 yıl önce yaşamış bile olsa yazdığı eserler hâlâ dünyanın dört bir yanındaki tiyatrolarda sahnelenmektedir. Hatta bazı sözleri deyimleşmiştir. Ona “Büyük Şair” de deniyor; “Avon’un Ozanı” da… 
Peki ama kim bu William Shakespeare?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e486be-2e76-4204-9f1a-122938a66a06.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yaşam</image:title>
            <image:caption>Bir süre önce gözlerini hayata zamansız yummuş ve kısa yaşamları boyunca birbirlerine derin bir dostlukla bağlı kalmış iki yazarın, Rocco Carbone ile Pia Pera’nın hikâyesidir bu. 
İtalyan yazar Emanele Trevi, bu iki yazarın farklı doğalarını ortaya koyar: Rocco Carbone’nin kendisine musallat olan Erinyeler yüzünden darbe vermeye meyilli; Pia Pera’nınsa önyargısız ve hassas ruhlu, bu yüzden de kolay aldanabilir olduğu için darbe almaya meyilli doğası. Kalemi eline alıp yüzlerini yeniden çiziverir: ilkinin bir deri bir kemik fizyonomisi, belirgin yüz hatları; ikincisinin büyüleyici bir İngiliz hanımefendisi görünümü. 
Trevi, bu ikilinin farklı davranışlarını da gözler önüne serer: Erinyeler’inin sebep olduğu göstergeler düğümüne takılmış Rocco Carbone’nin basitleştirme takıntısı; Pia Pera’nın hastalık yıllarında cesarete ve iç temizliğe dönüşen utangaç küstahlığı.  
Dili, üslubu ve kurmacayı kullanma tarzıyla Truman Capote’nin muazzam dilini anımsatan yazar Emanuele Trevi, İki Yaşam’da birbirinden farklı ve bağdaşmaz saplantıları olan iki dostu (anlatıcıyı da sayarsak üç dostu) yayıncılık ve edebiyat dünyasıyla ve 1980’lerle 1990’ların kültürel ikliminde dolaştırırken onları poetikadaki sancılı değişimlerle, epifanilerle ve yaşamın tüm aksaklıklarıyla da yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54817b92-cf5c-4327-835d-a475c6da9f41.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;nın Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Dünyaca tanınan jeolog Andrew H. Knoll, gezegenimizin 4,6 milyar yıllık geçmişinin soyağacını çıkardığı; özenle hazırlanmış, 
kolay anlaşılan bir Dünya biyografisiyle okurlarının karşısına çıkıyor. Yirmi birinci yüzyılın iklim değişikliğini ana izleğine alan kitap, 
geçmişte nerede olduğumuza ve şu an nereye gittiğimize dair gerçekçi bir bakış sunuyor.” 
Neil Shubin, 
Chicago Üniversitesi öğretim görevlisi, paleontolog ve 
Your Inner Fish kitabının yazarı 
 
“Yeryüzü’nün tarihini ustalıkla özetliyor… Muazzam bir el kitabı. ”
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc1e7738-5e9c-4844-9ce4-737de50291e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya’da Sol</image:title>
            <image:caption>Rusya’nın önde gelen siyasi yorumcularından biri olan Ilya Budraitskis, şu anda Rusya’da hüküm süren serbest piyasa ideolojisi ile postmodern milliyetçiliğin garip bileşimini irdeliyor ve Rus solunun Sovyet sonrası evrimini anlatıyor. Kremlin’in jeopolitik fantezilerinin can alıcı noktalarının ve çelişkilerinin keskin bir dille anlatıldığı bu kitapta saldırgan Soğuk Savaş söylemlerinin yeniden canlandırılışına ve Putin rejiminin yönüne dair ipuçları aktarılıyor. 
Budraitskis, Kruşçev’in Thaw döneminden Gorbaçov’un perestroykasına kadar alternatif bir Marksist ve sosyalist düşünce geleneğinin haritasını çıkarıyor, SSCB’nin muhalif solunun unutulmuş tarihini yeniden inşa ederek bu anlamda paha biçilmez bir katkı sunuyor. Liberallerin hâkim olduğu entelijansiya içinde Sovyet döneminin bütünüyle kınanması ile Komünist Parti yönetimine yönelik kapsamlı bir nostalji arasındaki çıkmazdan potansiyel bir çıkış yolu sunuyor ve solun keşfetmesi için yeni yollar öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e84437b7-80ec-4984-938d-20e298602e13.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapishaneye “Alternatifler”</image:title>
            <image:caption>“Hapishaneye sözde alternatiflerle, hapishaneden çok daha kötü olacak bir şeye hazırlıyorlar bizi.” 
Michel Foucault Gözetleme ve Cezalandırma metninin yayımlanmasından hemen sonra, 1976’da Montreal’e bir konferansa davet edilir, konu hapishanelere alternatif olarak sunulan uygulamalardır. Bu kitap Sylvain Lafleur’ün editörlüğünde Foucault’nun o konferanstaki konuşma metni ile sunduğu fikirler üzerine yapılmış mülakatları bir araya getiriyor. 
Foucault o konuşmada hapishaneye özgü sözde alternatifleri hapishanenin özgür dünyaya taşması; hapishaneye özgü iktidar biçimlerinin kanserli bir doku gibi hapishane duvarlarının ötesine yayılması olarak gördüğünü dile getirir. Aynı zamanda hapishanelerin ortaya çıkışı, yasadışılıkları nasıl yarattığı, yasadışılıkların kapitalizmin gelişimindeki etkisi ve nihayet yasadışılıkla iktidar arasındaki ilişkiler üzerine önemli değerlendirmeler yapar. Bu çalışma hapishanelerin dışına taşmayı durmaksızın sürdüren gözetim aygıtlarını, diğer bir deyişle gözetlemenin ve kapatılmanın sadece mahkûmları değil bütün nüfusu ilgilendirdiği günümüz dünyasını yeniden tartışmaya vesile oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1896a452-2edc-4e46-8698-756c2233f34e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlığın Ölümü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, makine mühendisi olacakken tesadüfen doktor olmuş, doktorluğu çok sevmiş, hekimliği severek uygulamış, bildiklerini öğrencilerine severek öğretmeye çalışmış bir hekimin feryadıdır. 
Hekimin muayene için gelen hastası ile yaptığı konuşmaya tıp dilinde “anamnez alma” ve ardından iznini alarak hastayı muayene etmeye başlaması işlemine de “fizik muayene” adı verilir. 
Son yıllarda sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi ve hastanın bir müşteri gibi görülmesinin ardından hastalıkların tanımlanmasında bu iki önemli yöntemin yerine ileri teknolojilerin ürünü ve oldukça pahalı laboratuvar tetkiklerinin konulması hekimlerin tanı koymakta zorlanmasına, hastalarla sürekli karşı karşıya gelmesine sebep olmaktadır. 
Sanıldığının aksine, bilgisayar teknolojisine dayalı hiçbir ileri teşhis yöntemi anamnez ve fizik muayenenin yerini alabilmiş değildir. 
Bu kitabın yazarı hastalarına zaman ayırmanın, anamnez almak ve yeterli fizik muayene yapmanın hekimler açısından bir etik gereklilik olduğunu düşünmektedir. Kitapta yer alan anılar ve gerçek hayat hikâyeleri sağlık sisteminin geldiği yerin sorgulanması ve hastaların müşteri olarak görülmesinin irdelenmesidir. 
Bu yüzden bu kitap sevgili Füruzan’ın deyimiyle “Bir ahlak kitabıdır” da.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76a4aa7d-f212-470c-a07e-1ad693f46220.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Üzerine Tezler-2</image:title>
            <image:caption>Türkiye Üzerine Tezler’in ikinci kitabında Türkiye tarihini tersyüz ettim. Şimdiye kadar, önemli olarak, ne söylenmişse tersini kanıtlamaya çalıştım. Başardığımı sanıyorum. 
İkinci kitapta, soğuk savaşın Türkiye’nin iç sorunu olduğunu yazıyorum. Türkiye, nerede ise bütün dünyanın katıldığı İkinci Dünya Savaşı’nın dışında kalıyor. Faşizm ile demokrasi cepheleri arasında mekik dokuyor ve dokumasını savaşa girmeden tamamlıyor. Ancak savaş bitince, resmi tarihin söylediğinin tam aksine, dünya topluluğunun yalnız ve itibarsız bir ülkesi oluveriyor. Bu yüzden Türkiye, İkinci Savaş biter bitmez yeni bir dünya savaşı özlüyor. Bunun kışkırtıcılığını yapıyor. İnanılmaz gibi görünüyor ama, bu kitapta inandırıcı dayanaklara kavuşturuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecf7cdf5-b955-40a4-ba87-de05cca46d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Körler Ordusu</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;O günden sonra yanından, yakınından ayırmamıştı Yüce II. Basileius Ioannes’i. Yaşadığı sürece ona hami, hatta yakın dost olmuştu. Sesini de yabana atmamıştı doğrusu. Ordularını teftiş derken kendisine eşlik etmesini isterdi. Tüm Doğu Roma İmparatorluğu’nda nam salmış o tiz narasıyla askerlerini coşturması için.” 
 
Orta Karadenizli (Paflagonya) mütevazı bir köylü ailesinde başlayıp Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkentinde, “Şehirlerin Kraliçesi”nde yaşanan bir hikâyenin kahramanıdır Ioannes Orfanotrofos. Kutsal Saray’da en önemli bürokratik görevlerde bulunmakla kalmamış, imparatorlara sırdaşlık, danışmanlık etmiştir ve tüm bu sebeplerden ötürü, Bizans tarihinin en önemli figürlerinden biridir. Sadece saray için değil, halk nezdinde de böyledir. Bu yüzdendir ki “Yetimlerin Hamisi” olarak anılır. Yalnızca kendisininkini değil, kardeşi Mikhail’in, Kraliçe Zoe, III. Romanos ve II. Basileius başta olmak üzere temas ettiği insanların hikâyelerini de sıradışı bir hale getirmiştir Orfanotrofos. 
Feyza Zaim Körler Ordusu adlı romanında, Ioannes Orfanotrofos’un dönem masallarına, kroniklere, vakayinamelere konu olan hikâyesini yeniden yazıyor. Bu sıradışı figür üzerinden dönemin saray hayatını ve İstanbul’unu adeta bir Bizans ilahisiyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8b5b317-f03f-4b1b-81f4-ad375b74ee86.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Oyunları</image:title>
            <image:caption>Yazar, akademisyen Zehra İpşiroğlu’ndan, Türkiye’deki toplumsal cinsiyet sorununa odaklanan oyunlar toplamı Kadın Oyunları. “Babalar, Amcalar ve Diğerleri”, “Yüzleşme” ve “Erkeklik Hapishanesi” adlı oyunlarının bir araya getirildiği bu kitabında İpşiroğlu, her geçen gün daha da “katlanılmaz” bir hal alan kadına şiddet ve bunun etki alanındaki diğer konuları işlerken, “dijital” çağın gerekliliği olarak oyunların sahnelenme biçimine dair yeni yorumlar sunuyor. 
Kadın Oyunları hem ele aldığı konular hem de bunu işleyiş biçimiyle, İpşiroğlu’nun ustalık dönemi eserlerini bir araya getiren ve çağdaş tiyatroya yeni soluk getirecek bir toplam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ea3d9f-1745-43f7-8566-46464601d5b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Taşı</image:title>
            <image:caption>Taşın hikâyesi, insanın da hikâyesidir. 
 
Bağlı olduğu kayadan yuvarlanıp tekerlek oldu. 
Durmadı yuvarlandı, buğday öğütmede kullanıldı. 
Yeri geldi çocukların oyunlarına karıştı, 
yeri geldi yontulup sanat yapıldı. 
Taşı taş üstüne koyanlar da oldu, 
taş üstünde taş bırakmayanlar da...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d3b2d2-bd7b-4894-b39c-c646e54e3faf.jpg</image:loc>
            <image:title>İonialılar (Türkçe-İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Ege’nin Anadolu kıyılarında yaşayan İonialılar kuzeyde Phokaia’dan güneyde Miletos’a kadar uzanan bölgede ve hemen karşısındaki Samos ve Khios adalarında 12 kent kurmuşlardı. Bugün artık böyle söylemekten imtina etsek de İonialıların uzun zaman literatürde neden “Doğu Yunanlar” olarak adlandırıldıklarını açıklamak mümkün. Öncelikle İonia antik Yunan kültürel coğrafyasının çekirdeğinde değil de çeperinde sayılmasına karşın bugün Klasik Yunan uygarlığı olarak tanımladığımız kültürü şekillendiren pek çok önemli tarihi olay bu bölgede gerçekleşmiş, çok sayıda önemli tarihi kişilik bu topraklarda doğup yaşamıştır. Batı felsefesinin Arkaik temelini oluşturan doğa felsefesi İonialıların yaşadıkları çevreyi nasıl algıladıklarını ve gözlemlediklerini bize gösterir. Miletoslu Thales ve Anaksimandros, Ephesoslu Herakleitos, Klazomenailı Anaksagoras, Kolophonlu Ksenophanes İonia felsefe okulunun öncüleridir. Yine Batı edebiyatının temel taşı sayılan İlyada ve Odysseia’nın ozanı Homeros Smyrna’da veya Khios’ta doğmuş ve yaşamıştır. Yasalar karşısında eşitlik yani isonomia ilkesine dayalı olduğu iddia edilen kent planlamacılığına adını veren Hippodamos da Miletosludur. 
 
Batı Anadolu sahilindeki bu küçük bölgenin Batı uygarlığının temel taşı sayılan antik Yunan kültürü üzerindeki yadsınamaz etkisi İonia ve İonialılar hakkında düşünmeyi her daim değerli kılmaktadır. 
 
  The Ionians lived on the Aegean coast of Anatolia where they founded 12 cities along the shoreline extending from Phocaea in the north to Miletus in the south, and on the offshore islands of Samos and Chios. Although we refrain from calling them this today, it is understandable why the Ionians for a very long time were named “Eastern Greeks” in the literature. Ionia was considered peripheral to the core of the ancient Greek cultural geography. Still, many important historical events that shaped the culture and society we label as the Classical Greek civilization transpired in this region, and countless key figures were born and lived in the Land of Ionia. Natural philosophy, which forms the archaic foundations of Western philosophy, shows us how the Ionians perceived and observed the environment in which they lived. Thales and Anaximander of Miletus, Heraclitus of Ephesus, Anaxagoras of Clazomenae, and Xenophanes of Colophon were the pioneers of the Ionian school of philosophy. Also, Homer, the poet of the Iliad and the Odyssey, considered as the cornerstone of Western literature, was born and lived in Smyrna or Chios. Hippodamus, the namesake of the urban planning template, arguably based on the principle of equality before the law, isonomia, was also from Miletus. 
 
The undeniable influence of this small region located on the western Anatolian coast on the ancient Greek culture, which is considered the cornerstone of Western civilization, always makes it worth pondering about Ionia and the Ionians.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a17812a6-6ef0-4569-9743-58bb7105af46.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarf-ı Türki</image:title>
            <image:caption>Mehmed Emin’in Sarf-ı Türki kitabı 
Cumhuriyet Türkiye’si için arkaik bir uğraş olan “Osmanlıca” diye tabir edilen “Arap harfleriyle Türkçe yazı dili” son dönem hükümetlerimizin özel teşvikiyle tekrar canlandırılmaya başlamıştırr. Bu vesileyle özellikle ortaöğretimde seçmeli ders olarak okutulması ve yine devlet destekli ve/veya gönüllülerin özverili çalışmalarıyla tekrar entelektüel kaynaklarımızın bir unsuru olmuştur. 
Osmanlıca, yakın geçmişe kadar özellikle milliyetçi-muhafazakâr siyasi görüşe mensup kişilerin faaliyet alanıydı. Şükürler olsun ki, tekrar günümüzde hemen hemen tüm kesimlerin entelektüel faaliyeti olarak aydınlarımızın ilgi odağı haline gelmiştir. Zira harf devriminden öncesine ait muazzam bir bilgi birikimi “Osmanlıca” ile ortaya konmuştur. Mezkûr bilgi kaynaklarına ulaşmanın da olmazsa olmazı bu yazı dilinin öğrenilmesinden geçmektedir. 
Günümüz insanına, güncel dilbilgisi yöntemleriyle “Osmanlıca”yı öğretmeyi amaçlayan birçok kitaplar yazılmıştır, yazılacaktır. Bu çalışmaların hepsi de istifadeye medar olan çalışmalardır. Teşvik edilmesi zaruridir. Ancak günümüz alfabesine aktardığımız Mehmed Emin Bey’in Sarf-ı Türki kitabı yayınlandığı 1906 tarihi grameriyle yazıldığından Osmanlıca dilbilgisini bir derece daha ileri taşımak isteyenler için çok ilginç tanımlama ve bilgileri ihtiva ettiğinden oldukça keyifli bir okuma sunacağını okuyucular da fark edeceklerdir. Özellikle “Dil Bilgisi” bilimiyle ve tarihiyle ilgilenenler için de önemli bir kaynak arz etmiş bulunmaktayız. 
Kitabın yazarı “Mehmed Emin” ismi ile ilgili kitapta “Mekteb-i Askeriye-i Şahane Müfetiş-i Umumiliği Maiyetine Memur Kaymakam” olarak tanımlandığından Genel Kurmay Başkanlığı arşivine müracaat ettik. Maalesef tatmin edici bilgi alamadık. Edebiyat antolojilerine ve sahanın otoritelerine de müracaat ettik, oralardan da bilgi alamadık. Bu yayın vesilesiyle bir bilgiye sahip olan araştırmacı, akademisyenlerden bilgi geldiğinde sonraki baskılarında kullanacağımızı belirtmek isteriz. 
                                                                                                                                            Dr. Ahmet KAYA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72302b9a-6a98-4f7e-8572-3dd979f323c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Marcel Proust-Geniş Zamanın İzinde:Alışkanlık, Arzu ve Unutkanlık</image:title>
            <image:caption>Marcel Proust’un yapıtlarında saklı anlatı desenleri, arzu, nesne, alışkanlık, unutkanlık, zaman, hatıra, izlenim, kusur gibi sözcüklerden oluşur. Metinlerin içerik ve biçiminden daha eski böyle desenleri birleştirdiğimizde bir yazarın mizacına ve onun yapıtına dair bazı ayırt edici kıvrımlara ulaşırız. Yazarın kendisini tekrar ederken farkını da dile getirdiği desenlerin etrafına anlatı dünyasının parçası olaylar, eylemler, fiiller ve failler yerleşirler. Tüm yapıtını kararlı biçimde kat eden bu çizgiler sayesinde, yazar, anlatıcı ve anlatı kahramanları yanında anlatının da kişiliğini, huylarını ayırt edebiliriz. Böylece yazarın kendine özgü yollardan tasvir ettiği manzaradaki derinlikler ve yükseklikler ortaya çıkar. 
 
Özgür Taburoğlu, Marcel Proust’u okurken yazarın yaşamöyküsüyle fazla ilgilenmeden, metinlerindeki temel izlekleri aralamayı deniyor. Eserlerindeki olay örgülerine çok odaklanmadan, yazılarda saklı yer ve zaman şekillerini belirlemeye çalışıyor. Yaşamı yazısından ayrı olmayan bir yazarın resmini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c15db574-7b39-463b-8679-5fe3d8af16ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Konut, Afetler ve Kentleşme Üzerine Yazılar Murat Balamir’e Armağan</image:title>
            <image:caption>Konut, Afetler ve Kentleşme Üzerine Yazılar, Murat Balamir’e  Armağan kitabı Murat Hocanın uzun yıllar akademik alana vermiş olduğu katkıya bir saygı olarak düşünülmelidir. Onun titiz ve son derece mükemmeliyetçi yönü akademisyen olarak yetiştirdiği öğrencilere de aktardığı çok önemli bir özelliği olarak bilinmektedir. Murat Balamir’e armağan kitap olarak tasarlanan bu çalışmada, Balamir’in akademik hayatının farklı dönemlerinde ağırlık verdiği temel konuların ışığında ve izinde çalışmalar ve düşünceler bulacaksınız. Balamir’in akademik hayatının iki temel ekseninden birini ‘konut, mimarlık ve planlama’ diğerini ise ‘afetler, risk yönetimi ve sakınım planlaması’ oluşturmaktadır. Bu sebeple kitabın adı ‘Konut, Afetler ve Kentleşme Üzerine Yazılar’ olarak belirlenmiştir. Bu başlıkların çok geniş ve belki de ilişkisiz olduğu düşünülebilir. Ancak, kentsel planlama şemsiyesi altında, Balamir, akademik hayatı boyunca bu konuları ustalıkla bir arada ele almakta ve birbirleriyle ilişkilerini tüm incelikleri ile ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce972bfe-260d-4cfd-8261-857618409883.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekana ve İnsana Dair Güncel Yaklaşımlar - Tartışmalar – Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>Mekânı temel alarak “olana”, “yapılana”, “değişene” ve “dönüşene” odaklanan elinizdeki kitap Melis Oğuz’un Medyascope’ta yaptığı Mekan ve İnsan programının 33 bölümünün metne dönüşmüş, evrilmiş ve büyük bir oranda da geliştirilmiş halini içeriyor. Mekânsal çalışmaların nabzını tutan bir derleme olmakla birlikte, aynı zamanda belli bir zaman serisinde gerçekleştirilen program dolayısıyla bir serüvenin de özeti niteliğinde. 
 
Bütün kentsel eylemlerin ya da eylemsizliklerin nesnesi gibi duran mekân en nihayetinde her türlü kentsel ve insani varoluşun öznesi durumundadır. Bu bağlam içinde düşünüldüğünde mekânın sonsuz sayıda versiyonu, zamana ve onun içini dolduran insana göre değişen sonsuz sayıda biçimi söz konusudur. Bu açıdan bakıldığında kitap, kent ve insan için çok dinamik bir olgu halini alan mekân üzerine düşünmek isteyenler için heyecan verici bir çalışma. 
  44 yazarın katkı koyduğu kitap, (a) Kentsel Hafıza, Katmanlar ve Toplumsal Bellek, (b) Kentsel Adalet ve Mekânda Dönüşüm, (c) Kentsel Eşikler ve Tasarım, (d) Kentsel Hareketlilik ve Sınırlar, (e) Kentsel Planlamada Bilgi, İletişim ve Teknoloji, (f) Alternatif Yaklaşımlar ve Planlamada Eleştiri ve (g) Kırsal Planlama ve Planlamada Yeni Arayışlar başlıklı yedi bölümden oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d70e6d6e-f2e2-4d5f-ad61-186863a80cca.jpg</image:loc>
            <image:title>The History Of Rome Volume 1</image:title>
            <image:caption>In this new English version of the most elegant of the Roman historians, the object of the translator has been, to adhere as closely to the original text as is consistent with the idioms of the respective languages. But while thus providing more especially for the wants of the classical student, he has not been unmindful of the neatness and perspicuity required to satisfy the English reader. 
There have been several previous translations of our author, but the only one now before the public, or deserving of particular mention, is that by Baker, which is undoubtedly a very able performance, and had it been more faithful, would have rendered any other unnecessary. 
The edition used for the present translation is that published at Oxford under the superintendence of Travers Twiss, whose carefully revised text is by far the best extant. The few notes and illustrations which the limits of an edition in this popular form permit, are chiefly confined to the explanation of grammatical difficulties. Historical and antiquarian illustration is now so abundantly supplied by excellent Manuals and Dictionaries, that it has been deemed unnecessary to swell the present volumes by additions in that department. 
Among the manuals of Roman History which may most advantageously be used by the student, is Twiss’s Epitome of Niebuhr, 2 vols. 8vo, a work frequently referred to in these pages.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fe7346e-ba5d-4fca-8249-b76727619834.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentlerde Yer Duygusu</image:title>
            <image:caption>Çıkış noktasını kişisel bir deneyimden alan bu çalışma, yazım aşamasına geldiğinde belki de ironik sayılabilecek bir biçimde bu duyguları önce toplumsal alana sonra da kurumsal alana taşımış bulunuyor. Çalışmanın ilgili yazına özgün katkılarından biri, kurumsal merkezli kolektif hafıza ve yer duygusunun kurumsal yeniden üretimi kavramlarını önermesidir. Bu kavramların çıkış noktasında, bir büyük yatırım olarak başlayıp Ereğli’de yaşamın neredeyse her noktasına dokunan Erdemir’in, Ereğli’deki kolektif hafıza ve yer duygusunun üretilmesinde temel aktör olarak ön plana çıktığı tespiti vardır. Bu etki Erdemir’in yükseliş döneminde toplumsal yaşamın en ücra köşelerine sızmasıyla sınırlı değildir; tam da bu sızmanın büyüklüğü gerileme döneminin de söz konusu toplumsal hücrelerde derin biçimde hissedilmesiyle sonuçlanmıştır. Sosyal bilimler alanında genç kesimlerin cesaretini ve çalışmalarında özgünlüğünü yitirmesinin norm haline geldiği bir ortamda, Demirkol’un bu çalışmasının hem cesur hem de özgün bir çalışma olduğunu belirtmeliyim. Kuşkusuz bu yargı son derece öznel bir değerlendirme. Şimdi söz okuyucunun! Demirkol’un çalışmasının ve özel olarak önerdiği kavramların okuyucu ve ilgili çevreler tarafından ne derece sahiplenileceğini ve kolektif hafızada ne derece yer bulacağını zaman gösterecek. Prof. Dr. H. Tarık Şengül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5db3e38-2d9f-4755-b6bd-c907332edbe4.jpg</image:loc>
            <image:title>The History Of Rome Volume 2</image:title>
            <image:caption>In this new English version of the most elegant of the Roman historians, the object of the translator has been, to adhere as closely to the original text as is consistent with the idioms of the respective languages. But while thus providing more especially for the wants of the classical student, he has not been unmindful of the neatness and perspicuity required to satisfy the English reader. 
There have been several previous translations of our author, but the only one now before the public, or deserving of particular mention, is that by Baker, which is undoubtedly a very able performance, and had it been more faithful, would have rendered any other unnecessary. 
The edition used for the present translation is that published at Oxford under the superintendence of Travers Twiss, whose carefully revised text is by far the best extant. The few notes and illustrations which the limits of an edition in this popular form permit, are chiefly confined to the explanation of grammatical difficulties. Historical and antiquarian illustration is now so abundantly supplied by excellent Manuals and Dictionaries, that it has been deemed unnecessary to swell the present volumes by additions in that department. 
Among the manuals of Roman History which may most advantageously be used by the student, is Twiss’s Epitome of Niebuhr, 2 vols. 8vo, a work frequently referred to in these pages.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee1957f9-afbb-4dec-abba-5e052b6b0dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya</image:title>
            <image:caption>Hasan! Anamla, babama danıştım; onlar da emmilerimle danıştılar. Ovalıya varanın, ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok. Deli kız, deli kız! dediler.
Yüksekoba’da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın? Ben de: Herkesin yiğidi kendine göreymiş! dedim. Peki, öyleyse dediler, bir sına bakalım, senin yiğidin Kazdağı’ndaki yörük Emine’ye er olacak adam mı? Konuşup kavil ettik: Zeytinli’den kırk has okka tuz aldım; bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba’ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak. Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur. Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş!”
Hasan Boğuldu adlı öyküden 
Sabahattin Ali’nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar, farklı bakış açıları sunuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54e20ea9-6c7e-42d1-ae16-07aae72483ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmen</image:title>
            <image:caption>Onu seviyorum, ne yapacağımı da hiç düşünmedim. Sen benim sevmemin nasıl olacağını bilirsin... Ben ki, arkamdan uşaklarını koşturan konak sahibi hanımlara, başımı çevirmedim; yedi köye hükmeden eşraf bana gelip: ‘Kızım senin için yataklara düştü, Çingene olduğunu unutup seni evlat gibi sineme basacağım, yalnız gel, gel de kızımızı kurtar!..’ diye 
yalvardılar da gene cevap vermeden yoluma gittim; işte şimdi bu bir kolu olmayan kızı seviyorum. Onu alamam, onu kaçıramam. Hâlbuki o da beni seviyor. Bunu bana evvelsi gün ağlayarak söyledi. ‘Gel’ dedim, ‘beraber kaçalım.’ Acı acı güldü, ‘Ağam,’ dedi, ‘ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun?..’ Onu nasıl sevdiğimi anlattım: ‘Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun,’ dedim, ‘bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir?’ 
Değirmen adlı öyküden Duygusal ve sevgi dolu öyküleriyle içimizi ısıtan yazar Sabahattin Ali’den ölümsüz bir eser Değirmen. İçimizi ısıtan aşklarıyla, çaresizlikleri ve hüzün dolu yaşamlarıyla onlarca kahraman ve bu kahramanların unutulmaz öyküleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0209ca6f-d2f5-4df8-9522-d10b2e6d773f.jpg</image:loc>
            <image:title>Blessing the Grain Turkey’s Bread</image:title>
            <image:caption>An Anatolian puzzle asks, “What is God’s wisdom and man’s blessing?” The answer bread. 
 
Anatolians call bread blessing. That is because their genes are practically infused with crops, wheat and bread here, in one of the earliest agricultural regions of the world. Bread feeds rich anda poor alike, ruler and ruled alike; it is a favour. It is the offering made to appease th gods when they fly into a rage, and to thank them for a good crop. A Jew’s bread offering to God must be unleavened. To a Christian, bread is Jesus. To a Muslim, it is sacred, sacred enough to kiss and place on the forehead should it ever fall on the floor. Bread, which differs in type and baking methods according to ages, regions and lifestyles, is also a cultural asset. And bread is the just recompense for the sweat of our brow. We all know that as bread loaves shrink, so do we grow unhappier. 
 
Blessing th Grain – Turkey’s Breads is a new journey that carries the author and his reader to new horizons in our culture, following from Artun Ünsal’s adventures in researching Anatolia’s cheeses, olives and and olive oils. The story of bread here in Turkey, one of the highest consumers of grain per capita in the world, and home to hundreds of types of bread, cried out to be told. Artun Ünsal and Murat Germen’s exploration of the Marmara, Aegean, Black Sea, and Mediterranean regions as well as Eastern, Southeastern and Central Anatolia, tell us not only the story of Turkey’s breads but also Turkey itself, and its people too.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60690785-d61a-4518-8220-6da35453d5e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentin Aynaları</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap on iki İstanbullu sanatçıdan oluşan jüriyle bir oturum. Grubun rastlantısal bir seçim süreciyle oluşturulduğunu söyleyebiliriz, ancak hepsi şehrin bugününe dair güncel ve belirleyici bir izlenim sunmak üzere bir araya geldi. Ortak bir yol haritaları yok, dolayısıyla ortaya uyumlu bir topluluk, heyet ya da zümre çıkmıyor, ancak bu masadan doğabilecek nice diyalog var.” 
 
Yapı Kredi Yayınları’ndan ilk kez 2015’te Küresel Sanat Pusulası – 21. Yüzyıl Sanatında Yeni Yönelimler adlı kitabı yayımlanan yazar ve küratör Alistair Hicks yeni kitabı Kentin Aynaları – İstanbul’un Sanatçılarından Yansımalar ile okuyucuyla buluşuyor. Kitap Halil Altındere, Osman Bozkurt, Hera Büyüktaşcıyan, Antonio Cosentino, Cevdet Erek, Leyla Gediz, Nilbar Güreş, Gözde İlkin, Ali Kazma, Serra Tansel, Serkan Taycan, Hale Tenger’in İstanbul’la kurdukları ilişkiye odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e03f24b-364d-49d1-a697-a01a4d28809e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 108: Çocuk Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Cogito’dan • Çocuk Düşüncesi 
Yeni Perspektifler 
Nancy Fraser-Mine Yıldırım • Covid Krizi, İklim Krizi - Yamyam Kapitalizm Krizi 
Dosya: Çocuk Düşüncesi 
Sarah Hannan • Çocuk Olmak Çocuklar İçin Neden Kötü Bir Şeydir 
Seran Demiral • Çocukluk Konumunu Politik Bir Pratik Olarak Düşünmek 
Aksu Bora-Seval Binici- 
Seran Demiral-Aylın Dikmen 
Zeynep Kılıç- 
Zeynep B. Erdiller Yatmaz • Söyleşi: Çocuklardan Taraf Olmak: Çocuk Düşmanlığına Karşı Çocukizm 
David K. Kennedy • Çocuk ve Postmodern Öznellik 
Gert Biesta • Cahil Hocalara Aldanma: Özgürleştirici Eğitimde Öğretmenin Rolü 
Seran Demiral-Aren Haşar- 
Arzu İbişi Temelli-Gamze Keskin- 
Özge Özdemir • Söyleşi: Eğitimdeki Kısıtları ve İmkânları “Çocuklar için Felsefe”yle Düşünmek 
Kevser Yıldırım • Çocuklarla Felsefe ve “Hikâye Anlatıcısı” Benjamin 
Claude Lévi-Strauss • Yaratıcı Çocuk Üzerine Gecikmiş Bir Kelam 
Mehmet Barış Albayrak • Kapsayıcı Eğitim Felsefesi Üzerine Bir Deneme 
Caitlin Howlett • Neoliberalizm, Eleştirel Pedagoji ve Çocuk 
Edie Conekin-Tooze • Little Rock Olayı: Hannah Arendt’in Çocukluk ve Eğitim Siyaseti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eabe2f5a-226f-42be-995f-75efb629b513.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 192 / Ocak - Şubat 2023</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız Dergisi Ocak Şubat sayısında “Kesişimsellik ve Sanat” dosyası 
 
Sanat Dünyamız dergisi Ocak Şubat sayısı yayımlandı. Dergi bu sayısında ilk kez 1989 yılında Kimberlé Crenshaw tarafından ayrımcılıkları işaret etmekte kullanılan “kesişimsellik” kavramını ele alıyor. 
 
“Kesişimsellik ve Sanat” başlıklı dosya sayısı, kavramın açtığı tartışmaları güncel sanat pratikleri etrafında değerlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda dergide Pera Müzesi’nde eserleriyle ağırlanan Paula Rego’nun sanatı Derya Sayın’ın bir yazısıyla genişçe yer buluyor. Dergide kesişimsel feminizm üzerine bir söyleşisiyle Feride Eralp, “Prekaryanın Görünmeyen Özneleri” araştırması hakkındaki söyleşisiyle Eda Yiğit ve Documenta 15’in ardından lumbung’un yeni planlarını anlattığı söyleşisiyle farid rakun yer alıyor. Seda Niğbolu’nun crip time kavramı üzerine, Marina Papazyan’ın kültür kurumları üzerine birer yazısı, Seçil Epik’in edebiyat metinleri arasında kesişimsellik tartışmalarıyla bağ kurduğu denemesi, Furkan Öztekin’in Ayşe Erkmen eserleri ve kamusal alan üzerine bir incelemesi dergide okurları bekliyor. Cansu Yıldıran ise dosyada “Kutlamalar ve Protestolar” başlıklı foto makalesini sunuyor. 
 
Süreyyya Evren sanat ikliminde eleştiri ve meşruiyet kavramlarını Sanat İç Sessiz serisinde inceliyor. Derginin sergi eleştirilerinin bulunduğu +İz bölümünde Fatih Özgüven’in Erol Eskici’nin “Amaçlanmamış Anıtlar” sergisi üzerine bir yazısı yer buluyor. Ece Balcıoğlu’nun Abdülmecid Köşkü’ndeki “İsmi Lâzım Değil” sergisini, Mehmet Dere’nin Ercan Akın’ın Bozlu Art Project’te sergilenen “Umutsuz Bekleyiş” sergisini değerlendirdiği birer yazı da Ocak Şubat sayısında. 
 
Derginin ajandası ise bu sayı sanatçı Deniz Aktaş’a emanet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3445a21-1712-4c5f-9c5c-eaa148eae4d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 225 / Ocak – Şubat 2023</image:title>
            <image:caption>Eugène Ionesco Tiyatrosu 
Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta olan kitap-lık dergisinin 225. sayısı şiir ve öykülerin yanı sıra birbirinden önemli yazılarla dolu. Mehmet Rifat’ın hazırladığı kapsamlı dosyada 20. yüzyıl tiyatrosunda çığır açmış Eugène Ionesco bütün yönleriyle ele alınıyor. Mehmet Rifat’ın yazısıyla açılan dosyada Roland Barthes, Hédi Kaddour, Claude Abastado, Claude Mauriac yazılarının yanı sıra A. Benk, A. Compagnon, H. Kaddour, J. Lemarchand, G. Lerminier, P. Ricœur gibi isimlerin de görüşleri yer alıyor. Derginin öne çıkan öbür sayfalarında ise James Wood’un “Orhan Pamuk’un Veba Geceleri’nde Salgın ve İsyan” ve Mehmet Can Doğan’ın “Bilinmeyen İlk ve Bir Geçiş Şiiriyle Ahmed Arif Mitinden Demir Almak” yazıları var. 
 
Nihat Ziyalan, Süreyya Berfe, Hüseyin Ferhad, Turgay Kantürk, Enver Topaloğlu, Betül Tarıman, Hakan Savlı, Cevdet Karal, Ömer Erdem, Bâki Ayhan T., Ali Ayçil, Nafia Akdeniz ve Murat Çelik şiirleri; Rıza Kıraç, Gökhan Yılmaz, Batıkan Köse, Üzeyir Karahasanoğlu öyküleri; Mehmet Ergüven, Serdar Rifat Kırkoğlu, Ahmet Bülent Erişti, Abdullah Ezik yazıları; Tuğrul Tanyol şiir, Esra Birkan çeviri söyleşileriyle  kitap-lık dergisinin 225. sayısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90ed92e4-1015-45a4-94e5-b3eee1da8863.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Nasıl Değiştirdik?</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı düşüncenin tarihi uzun; ilk taş aletlerden, bugünün vazgeçilmezi akıllı telefonlara dek uzanıyor. Alet, yontu, resim, yazı, yapı, aygıt… Zihin her adımda dünyayı değiştiriyor, yeniden inşa ediyor. 
Peki, bunu nasıl yapıyor? Cro-Magnon ressamlardan Leonardo da Vinci’ye, Arşimet’ten AlphaZero’ya hep aynı şeye tanık oluyoruz: Yenilik ve ilerlemeler tek bir dâhinin tek bir fikir üretmesiyle olmuyor; zihinlerin etkileşimiyle ortaya çıkıyorlar. Yaratıcılık, fantezi ve yenilik bireysel yetenekler değil, tersine insanlar arasındaki temasların meyvesi. Her değişim yeni fikirlerin buluşmasıyla başlıyor. 
Dünya yaşadığımız dünyaya nasıl dönüştü? Biz insanlar bugünkü halimize nasıl geldik? Ve bu değişim nasıl devam edecek? 
Çok satılan kitapların yazarı Stefan Klein bu sorulara en doyurucu yanıtları vermeye çalışıyor. 
 
*** 
“İnsan Klein’ı elinden bırakamıyor. … Kitabı, dünyanın algılarımızı, algılarımızın da dünyayı nasıl değiştirdiğini betimliyor.” 
— ArnoWindman, FrankfurterRundschau, 19 Mart 2021</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec2a187e-e887-4a7d-a502-6a48c8697390.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Antropolojisi</image:title>
            <image:caption>Antropoloji ve Dil Bilimi disiplinleri Türkiye’de oldukça eski ve yerleşik iki disiplin olmasına rağmen Dil Antropolojisi genellikle göz ardı edilen bir alan olageldi. 
Türkiye’de Antropoloji’nin alt dallarından olan Dil Antropolojisi alanında ürün veren nadir bilim insanlarından olan Yalçın İzbul, insanın dil yetisine dair derinlemesine araştırmalar yaparak ulaştığı sonuçları akademik dergilerde makaleler şeklinde yayınladı. Onun çalışmaları sayesinde Dil Antropolojisi alanında yabancı dillerde yazılmış olan pek çok makale Türkçeye kazandırıldı. 
Bu kitapta, Yalçın İzbul tarafından farklı zamanlarda yazılmış olan makaleler bir kitap formatında yeniden düzenlenerek okuyucunun ilgisine sunuldu. Kitabın alandaki önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8bd1381-941c-49fe-8dac-7dc6160961ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Powershell</image:title>
            <image:caption>Microsoft’un işletim sistemleri, kullanımı kolaylaştıran grafiksel arayüzleriyle bilinir. Ama Windows işletim sistemlerinde güçlü bir komut satırı ortamı da bulunmaktadır. Powershell yeni nesil bir komut satırı ortamı. Powershell ile işletim sisteminin ve uygulamaların hemen her bilgisini komut satırından raporlayabiliyoruz ve ayarları da değiştirebiliyoruz. Ek olarak, Microsoft, Powershell ortamının Windows dışındaki ortamlarda da çalışabilmesini sağlıyor. Bu esneklik ve potansiyel gücü nedeniyle siber saldırıların aracı da olabiliyor. Bu nedenle hem sistem yöneticilerinin hem de siber güvenlikçilerin Powershell ortamına egemen olması önem taşıyor. Kitap Powershell alanındaki Türkçe kaynak sıkıntısını gidermeyi amaçlıyor. 
 
Kitabın içeriği şu şekilde: 
Bölüm 1: Giriş 
Yardım Bilgisi 
Whatif ve Confirm Parametreleri 
Komut Tarihçesi 
Powershell Profilleri 
Eğlenceli İşlemler 
Bölüm 2: Powershell Ortamı ve Komutların Yapısı 
Komutların Çıktısını Filtreleme 
Powershell Modülleri 
Borulama (Piping) ve Komutların Çıktılarının Düzenlenmesi 
Kısaad (Alias) 
Değişkenler 
Powershell Sürücüleri 
Başka Bilgisayarlara Bağlanıp İşlem Yapma 
Powershell’de Günlük Tutma (Logging) 
Bölüm 3: Powershell’de Veri Yapıları ve Verilerin İşlenmesi 
Veriler Üzerinde İşlemler (Operatörler) 
Dizi (Array) 
Nesne 
Hash Tablosu 
Bölüm 4: Powershell’de Programlama 
Akış Denetimi 
Akışı Bozma 
Fonksiyonlar 
Hata Yakalama 
Powershell ve .NET Sınıfları 
Grafik Ortamda Çalışma 
Web işlemleri 
Bölüm 5: Windows’u Yönetme 
Geri Dönüş Noktaları 
Bir Klasörü Kilitleyen ve Silinmesini Engelleyen Programı Bulma 
Oturum Açma Ekranında Uyarı Mesajları 
COM Nesneleri İle İşlem Yapmak 
Windows’u Ek Özelliklerle Yapılandırmak 
Performansın İzlenmesi 
Sanal Makineleri Yönetme 
DNS Sunucu Yönetimi 
Bölüm 6: İleri Konular 
Kendi Modüllerimizi Oluşturma 
Kendi Sınıfımızı Oluşturma 
Regular Expressions (Kurallı İfadeler) 
Windows Management Information (WMI) 
CIM 
Workflow (İş Akışı) Yapısı 
DSC (Desired State Configuration) 
Güvenlik 
Parola Güvenliği 
Paylaşım Olmasa da Dosya Kopyalamak 
Powershell İle Güvenliği Denetlemek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46386253-4b1d-4ac1-ae9e-f1f0a4252776.jpg</image:loc>
            <image:title>Müthiş Psikoloji 3 Kitap Set Defter Hediyeli</image:title>
            <image:caption>Setin İçinde Yer Alan Kitaplar: 
-Hayır Diyebilme Sanatı 
-Bırak Olduğu Gibi Gelsin Hayat 
-Seni Yoran Her Şeyi Bırak 
-Hayatınızda İyi Şeylere Yer Açın (Defter)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70332737-531b-4edc-a3d8-d6c234acf9fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Grimmlerin Mirası</image:title>
            <image:caption>On sekizinci yüzyılın sonlarında Almanya’da dünyaya gelen Grimm Kardeşler, Jacob ve Wilhelm, çeşitli Alman lehçelerindeki masalları köy köy, kasaba kasaba gezerek derlemiş ve Alman dilinin tüm inceliklerine hâkim olan iki dilbilimci olarak, bu dile büyük katkılarda bulunmuşlardır. Derledikleri masalları Kinder-und Hausmarchen (Çocuk ve Ev Masalları) adı altında yayımlayan Grimmler, yetişkinleri hedef alan masallarının zaman içinde çocuk masallarına dönüşmesini, dünyanın tüm ülkelerinde tanınıyor olmalarını ve masallarının özellikle Amerika tarafından sahiplenilip Disneyleştirilmesini hiç beklemiyorlardı muhakkak. 
 
Grimmlerin Mirası, “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler”den “Uyuyan Güzel”e, “Hansel ile Gretel”den “Parmak Çocuk”a, “Kırmızı Başlıklı Kız”dan “Bremen Mızıkacıları”na kadar hepimizin çocukken dinlediği, okuduğu ve izlediği masalların kaynağına dönüp, onlara giden parıltılı dünyanın kapılarını ardına kadar açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89036278-a72d-4828-b7cc-4c54fc62be07.jpg</image:loc>
            <image:title>Taç Giyme Töreni ya da Romanovların Sonuncusu</image:title>
            <image:caption>Erast Fandorin entrikalarla dolu bir hikâyeyle geri döndü! 1896, Moskova. Kutlamaların arifesinde bir skandal, Çar II. Nikolay’ın taç giyme törenini ve Romanov hanedanını tehdit eder. Kördüğümü çözmek sıradışı dedektif Fandorin’e kalırken, kraliyet uşağı Zükin ona eşlik eder. Bu iki karşıt kahramanın Moskova’nın karanlığındaki maceraları ilginç bir kargaşaya döner. Suç dehası Doktor Lind’in peşine düşülürken bir yandan da kraliyet ailesinin üyeleri ve imparatorluğun sembolü olan değerli mücevherler kurtarılmaya çalışılır. 2000 yılında Rus Anti-Booker Ödülünü kazanan Taç Giyme Töreni 19. yüzyıl sonlarındaki Rusya’nın trajik atmosferini anlatmasıyla Akunin hayranlarının ve Fandorin takipçilerinin gözdelerinden olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecd90c5d-8a22-404b-9054-e854bf460603.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ada Değildir</image:title>
            <image:caption>Ordine’nin İnsan Ada Değildir’de bir araya getirdiği pek çok yazar, şair ve düşünür ortak bir ide etrafında toplanır: “Hiç kimse ada değildir, kendi başına bütün de değildir; herkes kıtanın bir kısmı, okyanusun bir parçasıdır.” Aristoteles’ten Sadi’ye, Shakespeare’den Virginia Woolf’a, Tolstoy’dan Camus’ya, T. S. Eliot’tan Ernest Hemingway’e kadar adları tüm dünyada bilinen bu kişiler farklı dillerde, farklı cümlelerle aynı şeyi söylemiştir aslında: Hepimiz aynı bedenin farklı uzuvları, hepimiz bir okyanusun dalgalarıyız. Birbirimize bağlı olduğumuz hakikatini kavramak ve gerçek bir dünya vatandaşı olmak, sınırlarımızı uçsuz bucaksız genişletecek; insanlık tek bir topluma, gezegenimiz devasa bir vatana dönüştürecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73937aa1-e12d-450a-bb26-4ac1787d8e16.jpg</image:loc>
            <image:title>Vurgulanan Yer</image:title>
            <image:caption>Vurgulanan Yer, Amerikalı yazar ve eleştirmen Susan Sontag’ın üç başlık altında topladığı kırktan fazla denemeden oluşuyor. Yazarın “her şeyle ilgilenen biri” olduğunu öne süren Sontag, “Okumak” başlığı altında Marina Tsvetaeva, Elizabeth Hardwick, Machado de Assis, Roland Barthes, Robert Walser, W. G. Sebald ve Jorge Luis Borges’in düşünce ve yazın dünyasını konu ediniyor. Wagner’in müziğinin insan ruhu üzerindeki etkisinden Bellocq’un fotoğraf özneleri olan kadınlara dek birçok konuya değindiği “Görmek” başlığı altındaysa sinema, tiyatro, dans, fotoğraf, resim, opera gibi görsel sanatlara odaklanıyor. Saraybosna’da savaş yıllarında Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” oyununu yönettiği zamanı çarpıcı biçimde kaleme aldığı bir yazının da yer aldığı son bölüm “Oradan Buradan”, bu iki duyunun dışında kalan denemeleri kapsıyor. 
 
Nihayetinde Sontag’la ilgili önemli olan zihnin yaşamını, “tümüyle insan olmanın yolu” olarak okuma ve yazmanın gerekliliğini savunmasıdır. Büyük bir açıklayıcıdır ama açıklamaları indirgemeci değildir... Tanıdık olanı yeniden sınıflandırır ve görüşü tazeler... Açık seçikliği, bağımsızlığı, araştırmacılığı ve kendini inşa sürecindeki benliği temsil eder. 
 
–Hilary Mantel, Los Angeles Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1bde58d-c7a3-43f1-bd7d-f8eeb6c1b1d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayılar Ağlamaz</image:title>
            <image:caption>Ayılar Kitap Okumaz ile başlayan macera devam ediyor! George bildiğiniz ayılardan çok farklı. Clementine adında küçük bir kız çocuğu ve annesiyle birlikte yaşıyor ve Clementine ona okumayı öğretmiş. Bir gün, okuduğu kitabı bitiren George yeni bir kitap için Clementine’ın eve dönüşünü bekleyemeyeceğine karar veriyor. Hemen yola koyuluyor ve kütüphaneye uğramak için kasabaya gidiyor. Bu minik gezi ilk başta çok keyifli ancak kısa süre sonra işler sarpa saracak ve kahramanımız George kendini çok üzücü bir durumda bulacak. Kocaman ayıların bile hisleri olduğunu ve onların bile ağlayabileceklerini anlatan, içinizi sımsıcak duygularla dolduracak muhteşem bir hikâye Ayılar Ağlamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad396ff8-c9a3-44f0-b44b-812fdc274da9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişimin Kovuğundan Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“1965 yılında başladığım hayatta herkes gibi benim de bir dolu yaşanmışlıklarım oldu. Acı, tatlı, komik, gizemli... bir dolu yaşanmışlık. 
Hepimizin bir sohbet sırasında anılarının aklına gelmesi ve bunun paylaşılması kadar da doğal bir şey tabii ki yoktur. 
... 
Bunun temelinde sanırım, insanın kendisini, geçmişini zaman zaman tekrar yaşamak, hatırlamak isteği daha ön planda. Bir de anılarını ardındakilere bırakma isteği.” diyerek söze başlıyor Güven Ok hikâye tadında kaleme aldığı anılarında. Yıllara sığdırdığı anılarını anlatmakla kalmıyor; herkesin kendinden bir parça bulacağı sevinçleri, hüzünleri, heyecanları, umutları, umutsuzlukları, azmi, çabayı... kısacası hayatın kendisini anlatıyor. Hayatı ve insanı var eden ne varsa hepsini hem de... Kimileri için büyük kimileri için küçük... 
Hayata başka birinin gözlerinden başka bir açıdan bakmak isteyenlere bir solukta okunacak, okundukça herkese “dişinin kovuğundakileri” hatırlatacak bir ömürlük dünyaya girmeye ne dersiniz?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3588d6-cc3a-4311-97b8-f91d390cff9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs Bitmeyen Yaz (1878-2015)</image:title>
            <image:caption>Kitap on dokuz ve yirminci yüzyılla birlikte adayı kıskacı altına alan sömürgeci siyasetlere ve ithal modernleşmeye karşı Kıbrıslıların tepkilerini ve adapte oluşlarını anlatıyor. Modernleşmenin olmazsa olmazı “beden” siyasetlerinin hem Birleşik Krallık hem de erken Cumhuriyet Türkiyesi üzerinden gelen telkinlerle Kıbrıslıların tahayyüllerini nasıl şekillendirildiği irdelenen konulardan biri. Bu çalışma ayrıca bazı azınlıkların veya adaya sürgün edilmiş muhtelif gurupların Kıbrıs’la olan münasebetlerine de bakıyor. Bu bağlamda Kıbrıs’ta sürgün olarak yaşayan Bahailer ve Ezeliler arası rekabeti irdeleyen kitabımız, ayrıca bu tip inanç guruplarının ada insanı üzerinde bıraktığı izleri de takip etmeye çalışıyor. Çalışma ayrıca hem dış göç hem de zorunlu yerinden edilmelerle ilgili bazı ampirik gözlemlerde de bulunuyor. Bunun yanında kitabın bazı bölümleri, 1960 ve 1974 yılları arasındaki “Çatışma” yıllarına kısa bir göz atarken 1974 bölünmesinden sonra adanın kuzeyindeki mülkiyet rejiminin kuruluşunu ve dönemin solunun buna bakış açısını da irdelemeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a259a78-c2fc-48d5-83a8-6bd65134518f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs Cumhuriyeti&apos;nin Kader Anı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs Rum kanadı tarafından önceden belirlenmiş hedefler doğrultusunda girişilen askeri ve diplomatik hamleler irdelenmektedir. Buna paralel olarak, savunma pozisyonunda kalan Kıbrıslı Türkler ve diğer aktörlerin (Türkiye, Yunanistan, İngiltere, ABD, SSCB ve BM örgütü) bu hamleler karşısındaki tutum ve tepkileri anlatılmaktadır. Sömürge dönemi sonrası Kıbrıs tarihinin dönüm noktalarından birini teşkil eden 1963 ve 1964 olayları karşısında Kıbrıslı Türklerin içine düştüğü durum, karanlıkta kalmış yönleriyle, tasvir edilmeye çalışılmıştır. 
Gerçekten de 1963-64 yıllarında yaşanan travma binlerce kişinin hayatını derinden etkilemişti. Saldırılar yüzlerce ölüme neden olmuş, masum sivillerin yaralanmasına yol açmıştı. Kıbrıs Türk nüfusunun önemli bir kısmı evlerinden ve topraklarından sökülüp atılmıştı. Dahası, terör ve vahşet dalgası, 1960 yılında kurulan iki toplumlu ortaklık devletinin de ortadan kalkmasına neden olmuştu. Devletin Kıbrıs Rum kanadı silah zoruyla hükümet idaresini gasp etmişti. 
1963-64 dönemindeki kaosun en çarpıcı sonucu, iki toplumun siyasi eşitliği ve etkin katılımı üzerine kurulmuş olan anayasal düzenin birden lağvedilmesi ve yerini münhasıran Kıbrıslı Rumların kontrolündeki bir idareye bırakmasıydı. 
 
Aytuğ F. Plümer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ff1668-8fb6-4725-bae0-ee9a00638caa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Olduğunuzu Düşünüyorsunuz?</image:title>
            <image:caption>Popüler bilim ustası Brian Clegg&apos;in Ne Olduğunuzu Düşünüyorsunuz?’u, sizi siz yapan şeyin biliminde sizi eğlenceli bir tura çıkarıyor. Atom seviyesinden, yaşam ve enerjiye, genetikten kişiliğe kadar, sizi oluşturan milyarlarca parçacığın nasıl ortaya çıktığının peşine düşüyor. 
 
•             Kesinlikle kraliyet soyundan geliyorsunuz, Avrupalı atalarınız varsa Charlemagne mutlaka sizin soy ağacınızda yer alıyor. 
•             Vücudunuzdaki hidrojen, Büyük Patlama&apos;dan hemen sonra, yaklaşık 13,5 milyar yıl önce yaratıldı. 
•             Vücudunuzdaki elementler yaklaşık 125 £ değerindedir. 
•             Bilinçli zihniniz, beyninizin yaptıklarının yalnızca küçük bir kısmıyla ilgilenir. 
•             Sizi siz yapan şeyin yaklaşık yüzde 50&apos;si genetik ve epigenetiktir; yine de genlerinizin yüzde 96&apos;sını bir şempanzeyle (ve 60&apos;ını bir muzla) paylaşıyorsunuz. 
•             Sizi olduğunuz kişi yapan şeyin büyük bir kısmı (bir dinozorun soyundan gelmenin aksine) yaklaşık 65 milyon yıl önce gerçekleşen dünya üzerindeki kozmik çarpışmaydı. 
 
“Bizi biz yapan şeyin tam kalbine iniyor. Okuyun!” Angela Saini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac0d457-6ae1-4b8d-b7ce-6bc6a1bbb255.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;üm</image:title>
            <image:caption>Manevi evladı Küçük Ülkü, Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya her zaman “Atatürk’üm” şeklinde hitap etmiştir. Bir çocuğun masumiyeti, saflığı ve karşılıksız sevgisinin samimi ifadesi olan bu sesleniş, o büyük insanı en güzel anlatan sözcüklerden biridir. Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya “Atatürk” soyadını vererek Türk tarihine emanet etmiştir. Ülkü de ona “Atatürk’üm” diyerek, geleceğin Türkiye’si ve Cumhuriyet’in emanet edildiği Türk çocuklarının onu ve düşüncelerini nasıl içselleştirdiklerini göstermiştir. 
“Atatürk’üm”, doğumundan ölümüne tam bir Atatürk biyografisidir. Kişiliği ve liderlik özellikleri de ana hatları ile bu eserde yer almıştır. “En büyük eserim” dediği Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamalarına ve Türk inkılabı ile felsefesine de genel olarak yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f0acfa-1392-40b6-accf-9dc570332f49.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahsenü’t-Tekasim</image:title>
            <image:caption>el-Makdisî’nin Ahsenü’t-Tekâsîm adlı bu eseri, İbn Havkal’ın kitabıyla aynı çağda M. 977 yılında yazılmıştır. Bu iki kitap, İslam coğrafyacılığının en gelişmiş eserleridir. İslam coğrafyasının tamamını en doğru şekilde anlatır. 
Makdisî, eserinin başında coğrafya ilmiyle ilgili giriş mahiyetinde fasıllar vererek kitabı zenginleştirmiştir. Mısır’ın batısında İslam topraklarını gezip gezmediği konusu da şüphelidir. Buna karşılık Orta Doğu, Arabistan, İran ve Orta Asya İslam topraklarını iyi bilir.  İslam dünyasının sınırlarını aşmadığı bu topraklarla ilgili ayrıntılı ve sağlam bilgiler verir. Buna karşılık eserinin birçok yerinde diyalektik, dinî ve etimolojik münakaşalara girer.  
Ahsenü’t-Tekâsîm adlı bu eser okuyucunun İslam coğrafyasını tanıması açısından faydalı olacağını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7249a671-75fb-499e-a963-7e87a81788f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi Seyahatnamesi 4. Kitap 2 Cilt (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, on yedinci yüzyıl klasiği olarakhem zevkle okunabilecek bir edebiyat eseri hem de dil, tarih, dinler tarihi, sanat tarihi, tasavvuf tarihi, yerel tarih, halkbilimi, topografya ve araştırmacıları için kaynak niteliği taşımaktadır. 
Asya, Avrupa ve Afrika’da gezip gördüğü yerler için yalnızca onun kullandığı bir dil ve bakış açısı ile tanıklık eden Evliyâ Çelebi, on ciltlik dev eserinin birinci cildiyle aynı zamanda ilk Türkçe “İstanbul Monografisi”ni de yazmıştır. 
Adlarını vermiş olsa bile birçoğunu bugün bilemediğimiz pek çok kaynaktan derlediği mitoloji ve tarih karışımı bilgilerden saray hayatına; pek çok ünlünün kişisel tarihinden şehrin gündelik hayatına; şehrin etrafını çevreleyen surlardan her türlü mimari esere; kapılardan tepelere ve iskelelere; savaş ve barışta şehrin ve ordunun ihtiyaçlarını karşılayan yüzlerce esnaftan bahçe ve mesirelere; padişahlardan her sınıftan yönetici, bilim adamı ve ilginç tiplere; devletçe düzenlenen şenliklerden çok özel meclislerde yaşanan eğlencelere varıncaya kadar akla gelebilecek her şey bu ciltte anlatılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07622191-d502-4173-be33-ead04c056903.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Hayatın Coğrafyasını Keşfetmek</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Haluk Dursun&apos;un yaşamının son yıllarında &quot;Gençlerle Baş Başa Seminerleri” başlığında gerçekleştirdiği bir sohbet dizisinden derlenen kitap, Haluk Hoca&apos;nın ağırlıklı olarak kendi hayat hikâyesi, tanık olduğu olaylar ve bir ömrü adadığı araştırmalarıyla şekillendirdiği öğretilerini farklı coğrafyalara ait anlatılar üzerinden gençlerle paylaşıyor. &apos;Haluk&apos;un Defteri: Gençlerle Hayat Bilgisi&apos; adlı kitabın devamı niteliğinde hazırlanan bu çalışma, okuyucuyu Haluk Hoca’yla çok daha uzun bir sohbete davet ediyor. 
                &quot;Hep beraber bir yayladan diğerine göçüyoruz... 
                Göçtü kervan kaldık dağlar başında diyecek halimiz yok... 
                Zamanı gelince bu dünyadan biz de göçeriz... 
                Gele bir devr, bu Haluk’u yad eyleyeler, 
                Ahbap fırsatı sohbeti ganimet bilsin...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5fb36bc-99eb-470c-a469-65e2de80bf9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitler Hakkında 101 Önemli Soru</image:title>
            <image:caption>Hitler&apos;e karşı beslenen duygusal direnç her ne kadar güçlü olursa olsun onun yaşamıyla ilgili detayları merak etmekten de kendimizi alamıyoruz. Führer hakkında söylenebilecek her şeyin artık açıklanmış olduğu ileri sürülse bile, devlet arşivlerinde karşımıza çıkan yeni bilgiler, hâlâ cevaplanacak birçok soru olduğunu bizlere gösteriyor. 
                • Savaşın sonunda neler yaşadı? 
                • İktidara gelmesi önlenebilir miydi? 
                • Alman halkının çoğu Hitler&apos;i onayladı mı? 
                • Kadınlarla ilişkisi nasıldı? 
                • Yenilgiyi ne zaman kabul etti? 
Volker Ullrich, Hitler hakkında yazılan onlarca kitaba bir yenisini daha ekliyor. Birinci Dünya Savaşı&apos;nın mağlup Almanya&apos;sı, nasıl oluyor da çok kısa bir süre içinde Hitler Almanya&apos;sına dönüşüyor? Dehşetin ve kötülüğün simgesi haline gelen Hitler&apos;i, enine boyuna ele alıyor ve Alman halkının bu siyasi düzendeki yerini inceliyor. Bunu değerlendirirken Hitler&apos;in özel hayatına ve dönemin şartlarına da göz kırpıyor. Alışık olduğunuz biyografik çalışmalara alternatif olarak Ullrich, Hitler hakkında en çok merak edilen ve kronolojik olarak sıralanan 101 soruya objektif bir bakışla yanıt veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4faa7d4-f073-4b71-a891-8217ca0dc8a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana Hatlarıyla İslam Tarihi</image:title>
            <image:caption>Hira Mağarası’nda Hz. Peygamber’e ilk vahyin nüzulü ile başlayan İslamiyet’in serüveni, 622 yılındaki Hicret ile bambaşka bir mecraya taşınmıştır. Öyle ki Medîne merkezli kurulan İslam Devleti’yle birlikte yeni dinin tebliği çok daha hızlı şekilde yayılma imkânı bulmuştur. Hz. Peygamber’in vefatı sırasında bütün Arabistan’ı kontrol etmekte olan bu teşekkül daha sonrasında onun halîfelerinin eliyle Avrupa, Asya ve Afrika’da geniş coğrafyalarda egemen olmuştur. Dört Halifeler ve Emevîler dönemlerinde bütünlük arz eden İslam Devleti’nde Abbâsîlerin iktidarıyla birlikte çözülmeler başlamıştır. Özellikle de IX. yüzyıl itibarıyla hızlanan bu gelişmeye rağmen Müslüman toplumların tarihi Moğolların 1258’de Bağdâd’ı işgaline kadar genelde hilâfet kavramı etrafında şekillenmiştir. Bu tarihin bir diğer ana yönlendiricisi de yeni dini kabullerinden itibaren Türkler olmuştur. Çalışmamız; İslamiyet öncesi dönem, Hz. Peygamber ile halifelerin yönetimindeki İslam Devleti’nin tarihiyle başlamaktadır. Sonrasında içerisinde Türkler, İranlılar ile diğer unsurların yer aldığı Müslüman devletlerin tarihi üzerine yoğunlaşılmıştır. Anlatımda siyasî konular ağırlıkta olmasına karşın olayların gelişimine yön veren idarî, sosyokültürel, ekonomik, ilmî ve mezhepsel hususlara da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8098718-f295-4ec6-9a6d-9ddeb9a211e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Maske ve Keleş</image:title>
            <image:caption>Düzensiz Savaş yöntemleri uygulayan düşmanlar, tüm dünyada özgürlük ve demokrasi yönündeki kazanımları geriye götürmek için bıkmadan çabalıyorlar. 
Devletlerle devlet dışı düzensiz düşmanlar arasındaki bu mücadaleyi uzun vadede hangi tarafın kazanacağı ise devletlerin özgürlük ve demokrasi lehine gösterecekleri siyasi performanslarıyla yakından ilişkilidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7537a89-a62a-4b5d-8f11-0833e0fe667f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Aşk - Everest Açıkhava 27</image:title>
            <image:caption>Yapıtlarında adeta sinema filmlerindeki gibi sahneler kuran, karakterlerini birkaç açıdan bakarak tasvir eden Hans Fallada (1893-1947), “Yeni Nesnellik” denen dışavurumcu akımın önemli yazarlarındandır. Büyük Aşk’ta âşık ile maşukun tutkuyla başlayan ilişkisinin geçirdiği evrimi yalın ve etkileyici bir dille anlatır: Delikanlı için için yanan bir kor parçası gibi giderek sönerken; kız yana yana raks eden ihtiraslı bir pervane gibi saplantılı bir kara sevdaya tutulur... Her ilişkinin düşebileceği bu derin kuyudan çıkmak mümkün olabilecek midir? 
 
“İnsanların ve meleklerin diliyle konuşsam, ama sevgim olmasa, ses çıkaran bakırdan ya da çınlayan zilden farkım kalmaz. Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her şeye dayanır. Sevgi asla son bulmaz...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1777e71-d016-4b8a-a2bc-5b79cfc59e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şemsiyeli Şiir</image:title>
            <image:caption>Geçiyor bir bahar 
Ardında özlemleri, 
Sevgileri, Hasretleri bırakarak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b53576e2-656e-4e4d-8c78-107af256b4e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bem Olmalıyım</image:title>
            <image:caption>Bazı zamanlar kilitli. 
En büyük hatalar kapıda. 
Nedensiz niceler… 
 
Balıklar ışıldar ya pullarıyla… 
En eşsiz rüyalardan sabaha çırpınmak bu… 
Makas attım filme. 
 
Orada durur, eli kolu bağlı. 
Lame sarmış bedeni. 
Masa dağıtır hatıralar… 
Akşamın şeffaf perdesi 
Leş zamanda 
Issız yürek. 
Yağmurum susuz, tuzsuz 
Ilık düşüncelerde… 
Mazi ara sıcak, devam etmeli yemeğe.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b435b3d0-5843-4104-8ff8-e6707e8efe91.jpg</image:loc>
            <image:title>Solucan Olmak İsteyen Ağaç</image:title>
            <image:caption>Çok istesek bile hayalini kurduğumuz şeyler için çabalamaktan vazgeçebiliriz! 
Gitmek istesek bile korkularımız yüzünden kalmayı seçebiliriz! 
Değişime direnebiliriz! 
 
Küçük bir tohum olan Çuçi, toprağın altında filizlenip kocaman bir ağaca dönüşmeliydi! 
Ama korkuları buna engeldi. Korkup gidemediği yer, belki de onun hazinesiydi! 
Hazinesini keşfetmek için önce korkuları ile yüzleşmeliydi! 
 
Dönüşüm ve yeniliğe açık olma, zamanın doğal akışına güvenme, ait olma, korkular ile yüzleşme üzerine güçlü bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79249157-4908-48c7-b404-849a732473e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantamdaki Kamp Arkadaşım</image:title>
            <image:caption>Haftalardır kamp yapmanın hayalini kuruyor Sinan! 
Doğayı keşfetmek yeteri kadar heyecan vericiyken, sürpriz bir arkadaş, kampta ona eşlik ederse ne mi olur? 
Ağaçları, doğayı, yıldızları keşfettiği kamp macerası, çantasındaki kamp arkadaşı ile Sinan’a masalsı bir yolculuğun kapılarını aralıyor. 
 
Bazen bir çınar ağacı hikâyesine eşlik ediyor, bazense bir ceviz ağacı… 
 
Sinan ve çantasındaki kamp arkadaşı, doğanın mucizelerini kucaklamak ile yetinmiyorlar. Ayrıca topladıkları doğal malzemeler ile kendi masallarını yazmaya devam ediyorlar. 
  Mediha Helvacıoğlu, ağaç türlerine ilişkin temel özellikleri, masalsı bir dille çocuklara anlatırken, kozalak, ceviz kabuğu gibi doğal malzemelerle yapabilecekleri etkinlikleri de okur ile paylaşıyor. Sinan ve kamp arkadaşının macerası, keyifli bir öykü olmakla kalmayıp, önerdiği yaratıcı/eğlenceli etkinlikler ile çocuklara yaratıcılık becerilerini kullanabilecekleri bir deneyim sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54af93f3-14db-4781-bca8-87553b058f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşça Kal Meteor</image:title>
            <image:caption>“Duydun mu oğlum, 4-A’ya meteor düşmüş!” 
 
Her şey bu cümle ile başladı. 
  Hayalleri, hüzünleri, umutları olan iki küçük çocuğun kurduğu sıcacık dostluğu okurken, bir hayale sıkı sıkıya bağlı olmanın yarattığı mucizelere şahit olacaksınız. Çocuk olmanın bazen düşündüğümüz kadar kolay olmadığını, bazense dünyanın en değerli, en masum yanı olduğunu hissedeceksiniz kitabın sonunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fcfb29b-c36f-4dfb-a693-bcc1ca17b9d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Matruşka</image:title>
            <image:caption>Defne’nin annesi ona bir gün bir bebek hediye eder: Matruşka! Defne, bir oyuncak bebeği olduğuna sevinirken, 
iç içe geçmiş bebekleri fark ettikçe mutluluktan havalara uçar. İç içe geçmiş bu bebekler anneler gibidir! 
Defne’nin annesi de diğer anneler gibi bazen bir terzi, bazen bir bahçıvan, bazen doktor, bazen öğretmendir… 
Binbir işin altından kalkan annelere bu gücü veren acaba nedir? 
 
*** 
 
One day, Defne&apos;s mother gives her a doll as a gift: a Matryoshka! Defne is happy to have a doll and is even happier 
when she finds out that matryoshkas are nesting dolls. These tiny dolls look just like mothers! 
Defne’s mother, like other mothers, has many jobs: she is a tailor, a gardener, a doctor, and a teacher... 
She wonders how moms are able to handle many tasks. What makes mothers so strong? 
  Kezban Bulut Mert, anneliğin ne kadar zor bir iş olduğunu, eğlenceli bir dille anlatıyor. Üstelik, aynı öykünün, hem Türkçe hem İngilizce olarak, bir arada sunulduğu bu kitap, sadece eğlenceli bir okuma alanı değil, çocukların İngilizce gelişimine de katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffa0f430-8c4a-4e59-8f76-a2ff2c14c27f.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt Adında Bir Oğlak</image:title>
            <image:caption>Jasmine’in babası bir çiftçi, annesi ise bir veteriner. Jasmine bu yüzden vaktinin çoğunu hayvanlarla ilgilenerek ve onları beladan uzak tutmaya çalışarak geçiriyor. Ne yazık ki çoğu zaman bunu başaramayıp başını büyük dertlere sokuyor… 
Jasmine ve Tom panayıra eğlenmek için gittiklerinde tatlı mı tatlı, satılık bir oğlak ile karşılaşırlar. Öğrenirler ki satıcı gün içinde bu oğlağı satamazsa onu vuracaktır. Jasmine ve Tom buna göz yumamaz ve oğlağı bir şekilde satın alırlar. Fakat Jasmine’in ailesi onun artık bir hayvanı daha sahiplenmesini istemiyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5921d92c-e5b8-4dd0-99d6-0a138d4b3f97.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Dele Alli</image:title>
            <image:caption>Unutulmaz gollerin sahibi: Dele Alli 
Dele Alli, İngiltere’nin en iyi genç orta saha oyuncularından biri. Henüz 11 yaşındayken girdiği Milton Keynes Dons genç takımında yükselmeyi başardı ve 2015’te, 5 milyon sterlin karşılığında Tottenham Hotspur’a transfer oldu. Bu kitapta, dünyanın en iyi yetenekleri arasında sayılan Dele Alli’nin ilham veren yaşam öyküsünü bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/837e0498-fe36-4ffb-9de0-1d9aef6421a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhlar Tepesi - Everest Açıkhava 28</image:title>
            <image:caption>İspanyol edebiyatının en büyük ve en özgün kalemlerinden Gustavo Adolfo Bécquer’in hikâyeleri ilk defa Türkçede! 
Ürpertici temalarıyla tanınan, hayatı da yapıtları gibi karanlık geçen Bécquer, on yaşında yetim ve öksüz kaldı. Otuz dört yıllık ömrüne yaklaşık yüz şiir ve otuza yakın “efsane” sığdıran Bécquer’in Leyendas [Efsaneler] adı altında yayımlanan öyküleri, İspanyol romantizminin en önemli eseri sayılıyor. Becquer 22 Aralık 1870’de, âdeta eserlerindeki sahnelerden birini canlandırırcasına, tam güneş tutulması sırasında,“Her şey fani” diyerek hayata veda etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b1e0659-7805-4ba6-bf95-97a1e7a46433.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfabetik Resimli İngilizce Sözcükler</image:title>
            <image:caption>İngilizce-İngilizce Sözlük İngilizce açıklamalar İngilizce örnek cümleler 1.216 İngilizce sözcük ve resim İngilizce-İngilizce sözlük özelliğinde olan Alfabetik Resimli İngilizce Sözcükler, çocukların dil eğitimine katkı sağlamak amacıyla titizlikle hazırlandı. Sözcüklerin İngilizce açıklamalarını barındıran kitapta, anlamı pekiştirmek amacıyla İngilizce örnek cümlelere de yer verildi. Harflerin yerini gösteren kulaklı sayfalar, çocukların kitabı kolaylıkla kullanabilmesini sağlıyor. Canlı ve renkli resimler sayesinde sözcükler çocukların hafızasında daha iyi yer ediyor. Renkli ve kullanımı kolay tasarımıyla Alfabetik Resimli İngilizce Sözcükler, çocukların başucundan ayırmayacakları önemli bir yardımcı kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f12eace-c1db-4230-9ecc-bb5abfe3f0e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik mi?</image:title>
            <image:caption>Asu çok heyecanlı, birazcık da telaşlı...Her zaman olduğu gibi bu sabah da &quot;muhteşen&quot; bir fikri var. Babasının doğum günü için annesinden de yardım alarak bir sürpriz hazırlayacak. Ama bir dakika, annesi neden bu kadar &quot;komiklendi&quot; şimdi?  
Tatlı konuşmasıyla Asu&apos;nun macerası sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b39543cf-5007-4acd-bbf2-c0b9a9248809.jpg</image:loc>
            <image:title>Mastürbasyon</image:title>
            <image:caption>İnsanlık var olduğundan beri yapılan… 
Bebek, çocuk, ergen, erişkin, yaşlı, kadın, erkek demeden her yaş grubuna ve her cinse hitap eden… 
Hakkında ne söylenirse söylensin yapılmaya devam edilen… 
Hangi değere sahip olursan ol kendini yaparken bulduğun 
Kimsenin bilmediği ama herkesin yaptığı… 
Annenin, babanın, kardeşinin, akrabanın ve öğretmeninin sana öğretmeyeceği… 
İlk cinsel deneyimin olan… 
Ve doğru yapmayı öğrenmek zorunda olduğun… 
EYLEMDİR MASTÜRBASYON İlk cinsel deneyimini öğrenmen, kendini tanıman, cinsel hayata hazırlanman ve cinsel bilgini geliştirmen için yazılmış bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16804a64-d4aa-4973-b7ee-5a40c5c3c27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşına Hayır Diyemeyen Sincap</image:title>
            <image:caption>Arkadaşsız kalmaktan korkan bir sincabın istemediği şeyler için arkadaşına “Hayır!” diyememesinin hikayesi bu kitapta… Arkadaşlık kavramı çocuklar için oldukça kafa karıştırıcı… Bu konudaki kafa karışıklıklarından birini gidermeyi hedefleyen yazar, sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor. Kitabın sonundaki sorular ile okulda, evde arkadaşlık üzerine konuşma başlatabilirsiniz.  Keyifli okumalar! – Uzm. Psk. Dan. Gülsüm Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47ba8777-5e64-4c84-af98-8970e31c56c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kanada Romanı</image:title>
            <image:caption>“O günden sonra ikisinin de hayatları ve hedefleri değişmişti. Bundan sonra atacakları her adım, yapacakları her iş, hedefe ulaşmak için olmalıydı. Hedef ise belliydi. Kanada&apos;ya gidip yerleşmek.” 
“İşte şimdi uçaktan inmişler ve Kanada topraklarına ayak basmışlardı. ‘Kanada&apos;ya gidelim’ hayalleri bitmişti. Onca imkânsızlığa rağmen buraya kadar gelmişlerdi. Artık gerçeklerle yüzleşme vaktiydi.” 
“Aradaki mesafe yaklaşık 30 metre olunca bavulları aldı ve yürümeye başladı. Babası, aynen söylediği gibi Amerikan polislerinin olduğu tarafa hiç bakmadan yürüyordu. Akın ise gözlerini onlardan bir saniye bile ayırmıyordu. Polislerden, hem babasına hem de kendisine bakanlar oldu ama hiçbiri durdurmaya kalkmadı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/801a16d4-48ba-47ae-86e3-2db4c9ed63f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodrum’a Akşamüstü Gelmek</image:title>
            <image:caption>Birçok kişinin ömründe en az bir kez gittiği ya da gitmek istediği ülkemizin en güzel yerleşim yerlerinden biridir Bodrum. Bütün günümüz şehirlerinde olduğu gibi Bodrum da bir değişim ve gelişim sürecinden geçmekte ve şu anki haliyle eski ve yeni Bodrum’un bir karışımı gibi diyebiliriz. 
 
Nasıl ki günümüz Bodrum’u hem kasaba hem şehir haliyle iç içe harmanlanmış bir yapıdaysa kahramanımız Nazlı da hem köylü hem şehirli iki farklı zenginliği içinde barındıran genç bir mühendis kadın. 
 
Elinizdeki kitap, eski zamanlarda küçük bir sahil kasabası olan Bodrum’un ve güzel beldesi Ortakent’in gelişme yolunda ilerlerken bölgede yaşanan dönüşümün ve bu dönüşümün bölge halkına olan etkilerinin; kalbi memleketi için çarpmakta olan ancak memleketinden uzakta yaşayan Nazlı tarafından irdelendiği samimi ve adanmış bir hikayeyi anlatıyor. Kitap boyunca Nazlı’nın memleketiyle olan bağının ve karakterinin derinlerinde taşıdığı köylü kızın, uzaklarda geçirdiği yaşamı boyunca onu nasıl etkilediğine tanıklık edeceksiniz. 
 
Nazlı ve arkadaşlarının Bodrum’un eşsiz doğasında yeşermiş tertemiz çocukluk hayallerini ve sımsıcak dostluklarını okurken Bodrum’un yüzyıllardır koruduğu kültürünü de daha yakından tanıyacaksınız. Nazlı gibi kalbinin bir tarafı çocukluğu ve memleketi için atan ve çocukluğunu bir ömür boyu içinde taşıyıp koruyanların kendinden çok şey bulacakları bu nahif hikayede, dünyanın her neresinde olursanız olun ılık Bodrum havasını içinize çekeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ff2806-ad1b-4bbf-8c39-0d0103c5900a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetten</image:title>
            <image:caption>Son güzel sanadır bu durmak 
Nihayet gözleri doyurmak 
Derdimse güzeli yaratmak 
Senin aşkın varken başka aşk Gündüz gözüne ışık yakmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c11f07-98b5-42f3-a09a-902b4beee50f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Kadar Özgür</image:title>
            <image:caption>Arkadaş olduğu çiçek koparıldıktan sonra konacak başka yer bulamamış bir kelebek… Dökülen yapraklarına tutunmaya çalışmış, olmamış. Yine de bir umut denemiş, o yapraklar onun yerini tutar sanmış, ama tutamamışlar. Sonra bir kavanoz görmüş, bir reçel kavanozuymuş bu. Parlak, büyük. Kelebeği cezbetmiş bu kavanoz, ona tutunmak istemiş. Yalnızca üç günü varmış, yaşamak için yalnızca üç gün… Bir gününü çiçekle arkadaş olarak kaybetmiş zaten son iki günü kalmış yalnızca. Şu koskoca dünyada gezmek, güzelliklerini görmek yerine kavanozun cazibesine kapılmış. Girmiş içine, ama çiçek gibi değilmiş bu kavanoz. Parlayan sıkıcı bir cam parçasıymış bu. Çiçeği düşünmüş, yaprakları hala duruyor mudur, diye. Sonra çıkmaya karar vermiş buradan. Çiçek gitse de yaprakları avuturmuş belki onu. Ama tam çıkacakken bir kapak kapanmış üzerine, reçel kavanozunun kapağıymış bu. Ömrü kısacıkmış, biliyorlarmış. Göreceği çok şey varmış, biliyorlarmış. Ama yine de, o özgür kelebeği almış o kısacık ömrüne hiç acımayıp bir kavanoza hapsetmişler… 
  Lila ve Kaan’ın yolları yaşadıkları şeylerin benzerliği üzerine hiç umulmadık bir şekilde kesişir ve ikisinin de kendi içlerinde olan hesaplaşması başlar. Kelebek etkisiyle de olsa kardeşlerinin ölümüne sebep olmuş iki insan ne kadar sürede kendini affedebilirdi ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04c13599-9d59-4084-ad9a-bc600edbc1de.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İmiş Her Ne Var Alemde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yayıldığı asırlar düşünüldüğünde edebiyatımızda en uzun ve çetrefil bir dal sayılabilecek klasik şiirin berceste mısra ve beyitleri, yani “en güzel çiçekleri”, eski şiiri hissedebilen şair ve yazarların seçkileriyle kendi dönemlerinin ötesine taşınmıştır. Abdülhak Şinasi Hisar da bu küçük kitapta, 15. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında yaşamış seksen kadar şairin, her biri aşka dair başka bir tahayyülü saklayan mısra ve beyitlerini bir araya getirirken, Aşk İmiş Her Ne Vâr Âlemde başlığıyla, türlü kıyafetleri içindeki aşkı varoluşun özü olarak tarif eder. 
 
Şimdi diyebiliriz ki, geçmiş bunca zamanların nice şairlerinin duymuş ve söylemiş oldukları bu mısralar, şiir lisanının her türlü ilme yabancı ve bambaşka sihriyle şuurumuza yerleşmiş, sinmiş, öyle ki, hafızamızın fezası içindeki uzun ve uzak seyahatlerinde düşe kalka bir ara kaybolmuş, görünmez gibi olmuşlarken, bir gece, yine hafızamızda kuyruklu yıldızlar gibi, eski ışıklariyle, bütün şaşaalariyle, tekrar pırıldar bulduklarımız, bize, yakın akrabalıklarını artık tasdik etmiş olduklarımızdır. Ve bunların hepsi için de diyebiliriz ki: 
“Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sedâ imiş!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82822fd8-be81-437d-910d-0ec57627c7b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar; dostluk bağlarına, tanıklıklarına ve edebiyat tartışmalarına dayanarak inşa ettiği üç biyografik eserinin her birini, kişilerin ve hayatların farklı yönlerini merkeze alarak başka bir üslupla yazmıştır: İstanbul ve Pierre Loti’de Loti ile kent arasındaki bağlar; Yahya Kemal’e Veda’da şiir ön plandadır. Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı’nda ise Hisar, Galatasaray Lisesi’nden itibaren ayrılmadığı arkadaşı Haşim’in hayatını incelikle anlatırken, hayranı olduğu şiirini de her yönüyle değerlendirmeye çalışır. Hisar’ın 1933’te, 46 yaşında vefat eden kadim dostuna duyduğu özlem de biyografinin arka planında hep varlığını hissettirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e81eda4-4885-4ef3-bce6-b658a119ca48.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar; dostluk bağlarına, tanıklıklarına ve edebiyat tartışmalarına dayanarak inşa ettiği üç biyografik eserinin her birini, kişilerin ve hayatların farklı yönlerini merkeze alarak başka bir üslupla yazmıştır: İstanbul ve Pierre Loti’de Loti ile kent arasındaki bağlar; Yahya Kemal’e Veda’da şiir ön plandadır. Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı’nda ise Hisar, Galatasaray Lisesi’nden itibaren ayrılmadığı arkadaşı Haşim’in hayatını incelikle anlatırken, hayranı olduğu şiirini de her yönüyle değerlendirmeye çalışır. Hisar’ın 1933’te, 46 yaşında vefat eden kadim dostuna duyduğu özlem de biyografinin arka planında hep varlığını hissettirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d018c1b4-7bb9-4f9e-9be6-0b813c9e0cc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahya Kemal’e Veda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar; dostluk bağlarına, tanıklıklarına ve edebiyat tartışmalarına dayanarak inşa ettiği üç biyografik eserinin her birini, kişilerin ve hayatların farklı yönlerini merkeze alarak başka bir üslupla yazmıştır: Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı’nda karakter ve yaşam öyküsü; İstanbul ve Pierre Loti’de Loti ile kent arasındaki bağlar ön plandadır. Yahya Kemal’e Veda’da ise Abdülhak Şinasi Hisar, gençlik yıllarında, Paris’te tanıştığı Yahya Kemal’in hayatından, uzun sürmüş dostluklarından, özellikle de şairin sağlığında yayımlanmamış şiirlerinin öneminden bahseder ve adeta bir sorumluluğu yerine getirircesine Yahya Kemal’in ölümünden sonra bu şiirlerin basılma sürecini kayda geçer. Yahya Kemal’e Veda, kitap çıktıktan birkaç ay sonra vefat eden Abdülhak Şinasi Hisar’ın, sağlığında yayımlanmış son kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b401a66a-8972-4432-9e33-78511e101a2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahya Kemal’e Veda</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar; dostluk bağlarına, tanıklıklarına ve edebiyat tartışmalarına dayanarak inşa ettiği üç biyografik eserinin her birini, kişilerin ve hayatların farklı yönlerini merkeze alarak başka bir üslupla yazmıştır: Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı’nda karakter ve yaşam öyküsü; İstanbul ve Pierre Loti’de Loti ile kent arasındaki bağlar ön plandadır. Yahya Kemal’e Veda’da ise Abdülhak Şinasi Hisar, gençlik yıllarında, Paris’te tanıştığı Yahya Kemal’in hayatından, uzun sürmüş dostluklarından, özellikle de şairin sağlığında yayımlanmamış şiirlerinin öneminden bahseder ve adeta bir sorumluluğu yerine getirircesine Yahya Kemal’in ölümünden sonra bu şiirlerin basılma sürecini kayda geçer. Yahya Kemal’e Veda, kitap çıktıktan birkaç ay sonra vefat eden Abdülhak Şinasi Hisar’ın, sağlığında yayımlanmış son kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a57d338c-7ce3-480d-9710-cb89fea661da.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İmiş Her Ne Var Alemde</image:title>
            <image:caption>Yayıldığı asırlar düşünüldüğünde edebiyatımızda en uzun ve çetrefil bir dal sayılabilecek klasik şiirin berceste mısra ve beyitleri, yani “en güzel çiçekleri”, eski şiiri hissedebilen şair ve yazarların seçkileriyle kendi dönemlerinin ötesine taşınmıştır. Abdülhak Şinasi Hisar da bu küçük kitapta, 15. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında yaşamış seksen kadar şairin, her biri aşka dair başka bir tahayyülü saklayan mısra ve beyitlerini bir araya getirirken, Aşk İmiş Her Ne Vâr Âlemde başlığıyla, türlü kıyafetleri içindeki aşkı varoluşun özü olarak tarif eder. 
 
Şimdi diyebiliriz ki, geçmiş bunca zamanların nice şairlerinin duymuş ve söylemiş oldukları bu mısralar, şiir lisanının her türlü ilme yabancı ve bambaşka sihriyle şuurumuza yerleşmiş, sinmiş, öyle ki, hafızamızın fezası içindeki uzun ve uzak seyahatlerinde düşe kalka bir ara kaybolmuş, görünmez gibi olmuşlarken, bir gece, yine hafızamızda kuyruklu yıldızlar gibi, eski ışıklariyle, bütün şaşaalariyle, tekrar pırıldar bulduklarımız, bize, yakın akrabalıklarını artık tasdik etmiş olduklarımızdır. Ve bunların hepsi için de diyebiliriz ki: 
“Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sedâ imiş!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ace46c0-1e8a-4800-b399-45c875569e67.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 06</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun’un etkileyici hikâyesi devam ediyor! Miyamura ve Hori birbirlerine daha sıkı bağlandıkça, daha çok bir araya geldikçe, hayat her geçen gün onlara biraz daha güzel görünmeye başlıyor. Okuldaki herkes için onları her an beraber görmek artık çok doğal. Birlikte vakit geçiriyor, birbirlerini özlüyor, zaman zaman da kavga ediyorlar. Acısıyla, tatlısıyla devam eden çalkantılı okul hayatı içinde bakalım Miyamura ve Hori’yi neler bekliyor… Okul hayatı, arkadaşlıklar ve kendini keşfetme hakkında ilham verici hikâyesiyle Horimiya sizi etkisi altına alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e82336a2-f50f-4182-9eaa-0954b1b8db5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Zaman Fıkraları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar Geçmiş Zaman Fıkraları’nda III. Selim döneminden Meşrutiyet’e uzanan zaman dilimine ait kısa kesitleri, kendi anılarını aktarırcasına hikâye eder. Hisar, geçmişteki yaşantılardan anları, rivayetleri kendi özgün bakışı ve kalemiyle resmederken bütünlüklü bir tarihçeden çok, parçalanmış bir zamana dağılmış anlamlara işaret eden, tarihten levhaları görünür kılan bir panorama ortaya koyar. 
 
Bütün bu kitaplardaki baplardan ancak birer cümle, bütün bu dikkat ve itina ile yaşanmış ömürlerden ancak birer kelime kalır. Bütün bu vakalardan ancak manası unutulmuş bir isim, hesabı karışmış bir rakam duyulur. Bütün bu facialarıyla geçen bir harpten ancak bir şarkı kalır. Bütün bu şarkılardan ancak bir nakarat, bütün bu iddialardan ancak bir nükte, bütün bu ömürlerden ancak bir fıkra, bütün bu şiirlerden ancak bir mısra, bütün bu manalardan ancak hoş bir seda kalır veya vaktiyle kalmış olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17895b85-480e-41c8-9691-f899f1713004.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafamda Zıplayanlar</image:title>
            <image:caption>Endişe içimizi kemirir, avuçlarımızı terletir, 
hatta bu kitaptaki gibi başımızda zıp zıp zıplayabilir! 
Onu yensek, kovabilsek her şey toz pembe olacak gibi gelir. 
Peki endişe hepten yok olursa, heyecan, heves ve 
başarma arzusu da uçup gitmez mi onunla?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db16b00-a690-4a9d-a91b-fe08cce12883.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorlu Topraklar</image:title>
            <image:caption>ALMAN GENÇLİK EDEBİYATI ÖDÜLÜ 2022 
“Her veda bir yara izi bırakır. Her büyük an, dikiz aynasında giderek küçülen bir görüntüden başka bir şey değildir.” 
Benedict Wells, bizleri bir zaman yolcuğuna çıkarıp 1985 yazına, Missouri’ye götürüyor. On altıncı yaşını kutlamaya hazırlanan Sam hem çok heyecanlı hem de pek endişeli. Platonik de olsa aşkı ilk kez yaşarken kederi de genç yaşında tatmak zorunda kalıyor. Annesinin beynindeki kötü huylu tümör günden güne büyürken Sam devasa bir endişeyle yaşamayı, hayattan keyif alıp yaşadığı anın içinde kalabilmeyi, öfkesini dışarı yansıtabilmeyi, büyümeyi, arkadaşlığı ve aşkı öğreniyor. 
Zorlu Topraklar, okurken herkesin hem duygulanıp hem de bol bol gülümseyeceği, ilk gençliğin taze ateşiyle kalpleri ısıtan bir kitap. Sayfaları çevirirken bazen Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın Holden Caulfield’ını, bazen Los Angeles Yolu’nun Arturo Bandini’sini hatırlayacaksınız. Emin olun Sam Turner’ın da onlardan aşağı kalır yanı yok ve unutmayın: “Çocuk olmak bir topu havaya atmak gibidir, büyümek onun yere düşmesidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dfbbf0d-026e-4a62-b3dd-2fe70da14ee9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Rubailer / The Rubais of Rumi</image:title>
            <image:caption>Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, 800 yıl kadar önce yaşamış olmakla birlikte günümüzde sadece yaşadığı topraklarda değil, dünyanın dört bir tarafında tanınmakta ve eserlerinden faydalanılmaktadır. Onu ve fikirlerini evrensel kılan nedir, farklı din, kültür ve yaşam biçimini benimseyen insanlar yüzyıllar öncesi söylenmiş bu dizelerde neler buluyor? 
Hz. Mevlânâ’nın “Ben o ilâhî gül bahçesinden ancak bir gül getirdim. Anlayana ve önyargısız bakana bu gül o bahçenin vasıflarını anlatmaya yeter.” dediği gibi, elimizdeki bu kitap o gülden bir yaprak getirmek için insanlara bir yaşam kılavuzu, bir yol gösterici olabilecek değerli rubâîlerden hazırlanmıştır. Hz. Pîr “Gül zamanı geçtiyse, gülü gül suyundan ara!” demiş. Biz de bu rubâîler arasından gül kokuları almaya, onun işaret ettiği yöne giderek yolumuzu tayin etmeye çalışmalıyız. 
Esin Çelebi Bayru (Hz. Mevlânâ’nın 22. kuşak torunu)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab78b664-198c-46e7-87ae-b5140790eb5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tino&apos;nun Düşleri - Bankta</image:title>
            <image:caption>Tino, kalbinin derinliklerindeki gizli kapıları açmak isteyen küçük ve büyük çocuklara; sevgiyle ve güvenle elini uzatan bir dost oluyor. 
Yaratıcılığın ve hayallerin seninle çocuk! Gücü dışarıda aramak niye? Tino ile mucize  ötesi, kendini keşfetme yolculuğuna çıkmaya hazır mısın? 
Şimdi burada ol! 
Haydi başlayalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e243da-1dd7-4ff3-bf8d-0162c769ec29.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimi İfade Edebiliyorum - Kral Şakir İlk Okuma-21</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım. Kendimi ifade etmenin yollarını ararken Fil Necati Ağabey ve ailem yine yanımdalar ve bana yol gösteriyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e950f484-d20b-4aa8-8764-2561244df0b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Kampçılar-Kral Şakir İlk Okuma-23</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım.  Fil Necati Ağabey, Canan ve babamla birlikte kamp zamanı… Bakalım Necati Ağabey kelebek korkusunu yenmenin bir yolunu bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c018c44-f2c2-4dc9-99ee-493b5ca4146a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnternette Yolculuk-Kral Şakir İlk Okuma-24</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım. Bu macerada Profesör Mirket’le birlikte internet dünyasında harika bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4345c3ae-4166-4c93-bb06-8949b668f915.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Ayının Uzay Macerası-Kral Şakir İlk Okuma-25</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım.  Ve işte yine uzaydayız! Oyuncak ayısının uzaylılar tarafından kaçırıldığını öne süren Fil Necati Ağabey bizi yine sonunu öngöremediğimiz bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b012559-fcc2-4efd-8524-2c7062e535b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Geliştiriyoruz-Kral Şakir İlk Okuma-26</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım.  Kumpir’le birlikte oynanabilecek tüm oyunları bitirince, iş başa düştü. Bize yeni bir oyun tasarlaması için tabii ki ailenin en zekisi olan Canan’a danıştık. Bu hikayede bizi neler beklediğini gelin birlikte okuyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a06e14-2d86-4ed0-8cbf-e69035a4eef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Uçaklar-Kral Şakir İlk Okuma-29</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım. Tüm aile kâğıt uçaklarımızı yarıştırmak için rüzgârlı tepede buluştuğumuz gün biraz hayal kırıklığına uğramıştık. Çünkü artık mevsimler eskisi gibi değildi. Annemin önerisiyle iklim sorununu çözmek için bizim de küçük bir katkımız olacaktı. Atıklarımızı kontrol altına almaya başlamanın zamanı gelmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9575f70-123e-48fb-a8b3-e86362665525.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştirecek Robotlar-Kral Şakir İlk Okuma-28</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım. Mirket Ağabey’in icat ettiği zaman yolculuğu yapabilen arabası bizi bir yıl yerine elli yıl sonraya götürünce bizim mahallede yine işler karıştı. Bu hikâyede gelecekte size gelecekte karşılaştığımız robotlardan bahsedeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e8bf95d-46ae-463c-ad1c-3e4d704ddcf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma Beni</image:title>
            <image:caption>“Bildiğimizi, keşfettiğimizi, kontrolün elimizde olduğunu düşündüğümüz bir zamanda; yeniden, rotasız, haritasız, pusulasız, fırtınalı, keşfedilmemiş denizlerde yol almak zorunda kalacağımızı haber verir demans... Unutma Beni, demansla ilgili davranış problemlerini yönetmekte size yol gösterecek bilgileri basit, hatırlaması kolay bir şekilde birleştirme girişimidir.” 
 
Fatma Gültan Turan’ın uzun yıllar demanslı kişilerle yaptığı çalışmalardan süzdüğü bilgi ve deneyimleri aktardığı bu kitap, bakım verenler için eşsiz bir kaynak. Demans olan kişilerin “saksı çiçeği” olmadıklarını, geçmişi, yaşantıları, sevdikleri, yakınları, arzularıyla birer birey olduklarını bize yeniden hatırlatıyor, unutulmaya yüz tutmuş hayatların çığlığını dile getiriyor: Unutma Beni!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85872ef9-3f40-4d7a-9297-69d6b9582bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Protesto</image:title>
            <image:caption>Her şey bir kuşun şarkı söylemeyi bırakmasıyla başladı. Diğer kuşlar da ona sessizlikte eşlik ettiler. Ve kediler miyavlamadı; köpekler havlamaz, kurtlar ulumaz, böcekler vızıldamaz oldu... Haklarında belgeseller çekilen penguenler yürümekten, inekler süt vermekten vazgeçti. Tüm dünyada, sanki bütün hayvanlar bir anlaşma yapmış gibiydi.
Portekizli illüstratör Eduarda Lima`nın ilk resimli çocuk kitabı olan Protesto, çevre duyarlılığı konusunda bir &quot;sessiz çığlığı&quot; duyuruyor bizlere. Klişelerden uzakta, gülümseten sonuyla daha da çok düşündürüyor…
Eduarda Lima, 2D animatör ve illu¨stratördu¨r. University College of London’da mimarlık ve London College of Communication’da Motion-Design okumuştur. İlk resimli çocuk kitabı olan Protesto, 2020 yılında, Portekiz Ulusal İllüstrasyon Ödülleri`nde Özel Mansiyon Ödülü almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85ab6120-0f68-45e5-9bbc-04dc0546b461.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Bir Masal</image:title>
            <image:caption>“Her şeyden önce uzak hatıralarım vardı benim, onu önce rüyalarımda yaşadım, sonra yıllar içinde sözcüklerimi buldum, gerçeğimi buldum, bulduğum anda tüm anılarım hikâyelere dönüşmeye başladı. Hangisi gerçek, hangisi hayal artık bilemiyordum. Kâh unuttum kâh hatırladım.  Unutulmaya yüz tutan tüm hikâyelerimi derin sulara batırdım, göklere saldım, üzerine topraklar attım. Böylece kaybettiğimi sandım ya da kaybettiğimi umdum. 
 
O gece kendi içime uzandım, orada uzun süre sere serpe yattım. 
 
Ve nakış işlercesine kendimi yeniden yarattım. Kıymetli bir cevher çıkarırcasına, zahmetle, kanımla, canımla içimden çekip çıkardım. İşte anlatılmaya değer yegâne hikâyem de bu oldu.” 
 
Neylan, narsist heykeltıraş Levent’in hünerli elleriyle acılı, eksik, hüzünlü, seven ama sevilmeyen, yaralı, kırgın bir tanrıça olarak şekillenirken, kendi hikâyesinin çok uzak topraklarda, nergis kokulu bir kasabada yazıldığını bilmiyordu. Bir gün annesinin verdiği bir haber, Levent’ten koşar adım uzaklaşan adımlarını o kasabaya çevirdi. Hayatla hikâyenin iç içe geçtiği bu büyülü topraklarda Neylan köklerini, kendisinden gizlenen gerçekleri bulacaktı. Her yeni yolun sonunda yeni bir insan, yeni bir hikâye vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bee8f5e-98bd-4e66-9410-44f444933a7c.jpg</image:loc>
            <image:title>The City Basilica Of Tlos (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Akdağlar’ın batı yamaçlarında konuşlanmış Tlos Antik Kenti, gerek sırtını yasladığı dağlık bölgedeki geniş egemenlik alanı gerekse Ksanthos Vadisi’ne hâkim coğrafi konumuyla öne çıkan önemli bir Lykia yerleşimidir. Hıristiyanlık Dönemi ile birlikte Lykia Bölgesi’nde oluşturulan önemli piskoposluk merkezleri arasında Tlos da yer almıştır. MS 4. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen Tlos Kent Bazilikası, Anadolu’nun en erken bazilikalarından biridir. Dönemin haç formlu bazilikaları tarzında inşa edilmiş olan yapı 55 x 34 x 20 m ölçülerindedir. Bazilikanın zeminini bir halı gibi kaplayan 600 m2 büyüklüğündeki opus tessellatum tekniğinde hazırlanmış mozaik döşeme, duvar resimleri, mimari yapı elemanları, yazıtlar, sikke, mühür, seramik, cam ve antropolojik buluntular farklı dönemlerdeki tamiratlarla MS 13. yüzyıla kadar kullanılmış bazilikanın tarihsel süreci hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu kitapta, bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında ulaşılan tarihsel veriler ve arkeolojik bulgular ışığında Tlos Kent Bazilikası, farklı disiplinlerden 17 bilim insanının yazılarıyla bilim dünyasına sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4d12b8-34ec-4e4e-9790-4ce6d1183d7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastayı Büyüt</image:title>
            <image:caption>Şirketler kâr etmek için mi değer yaratmak için mi vardır? Çığır açan bu kitabında Prof. Alex Edmans ikisi arasında bir seçim yapılması gerekmediğini anlatıyor. Farklı sektörlerden ve ülkelerden örnekler vererek, değer yaratmayı amaçlayan şirketlerin uzun vadede tutarlı bir biçimde daha başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak değer yaratmak isteyen şirketler güç kararlar vermek zorundadır. Alex Edmans amaçlarını gerçekleştirmek ve engelleri aşmak isteyen şirket liderleri için bir yol haritası sunuyor. Yatırımcılara hangi şirketlerin toplum ve hissedarlar için değer yaratabileceklerini anlamaları için ipuçları veriyor. Ayrıca sıradan vatandaşların daha iyi bir dünya yaratmak için işletmeleri nasıl etkileyebileceklerini anlatıyor. 
 
“Profesör Alex Edmans Pastayı Büyüt adlı derinlikli yeni kitabında bir işletmenin para kazanması için başkalarının zarar etmesi gerekmediğini ileri sürüyor. Edmans başlıca amacı toplum için değer yaratmak olan bir iş anlayışını savunuyor.” 
 ― Economist 
 
“Pastayı Büyüt şirketlere hem kâr hem de değer yaratma olanağı veren öncü bir yaklaşımı, çok sayıda sektör ve ülkeyi kapsayan titiz kanıtlar eşliğinde sunuyor. Hangi yatırımlara yönelmek gerektiğini söyleyen bir eylem çerçevesi getiriyor ve engellerin nasıl aşılacağını gösteriyor. Şirketler bunu uygulayarak hem yatırımcılara kâr sağlayabilir hem de topluma değer sunabilir.” 
 ― CEO Today</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5babea10-89cc-4b32-a10e-9ba324a94b42.jpg</image:loc>
            <image:title>The Other Faces of the Empire - Ordinary Lives Against Socıal Order And Hierarchy</image:title>
            <image:caption>Essays illuminate the lives of ordinary people who lived in the Ottoman era. 
Drawing from centuries-old court records, The Other Faces of Empire traces the lives of “outstage” people in vast empire lands. Each essay in the collection tells the story of an ordinary person navigating the Ottoman Empire. On this journey, we meet colorful and quite extraordinary figures: Deli Şaban, “naughty and haramzade” with his unsuccessful suicide attempts; Divane Hamza, who harassed the people in the village of Evciler in Bursa; Mâryem of Konya, who killed her husbands and buried them in the floor of a room of her house; Alaeddin from Skopje, who was captured by pirates; Nicolò Algarotti, a Venetian broker; and many others. 
The volume’s micro-historical perspective strengthens its place in historiography, and moreover, it updates the historical record by sharing the overlooked stories of “ordinary” people and recording their names in the Ottoman historical literature one by one.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c9dd93-75d0-484a-bf2b-56cd8743fa39.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramızda Robot Var</image:title>
            <image:caption>Süper yüksek teknolojili android Dotty, bütün bir yılını on iki yaşında bir öğrenci gibi davranarak geçirecek. Bu sırada etrafındakiler onun bir robot olduğunu anlamazlarsa, çok (gerçekten çok) büyük bir para ödülü kazanacak. Kolay, değil mi? Aslında pek değil… 
Çünkü tüm dünyada beş tane bulunan bu robotları tespit edenlere de para ödülü var ve Dotty&apos;nin okulundan bir çocuk, bu ödülü almaya kararlı görünüyor. Dotty, 7. sınıfın arkadaş ortamında gezinirken, bir dizi komik yanlış anlaşılmalar, minik (gerçekten minik) kazalar, tuhaf bakışmalar, beklenmedik olaylar gerçekleşiyor. Kafası karışık android, hem okulda hem de evde çok sayıda ikilemle karşılaşıyor. Dotty&apos;nin büyük (gerçekten büyük) sırrını saklamak için insan olmakla ilgili öğrendiği her şeyi uygulaması gerekiyor. 
Ama bu yeterli olacak mı? 
Yapay zekâ, teknolojik gelişmeler, okul hayatının ruh sağlığımıza etkileri gibi konulara değinirken bazı &quot;ufak tefek&quot; felsefi soruları da kurcalayan komik (gerçekten komik) bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ea1205-0865-4cd6-9210-f8f4f81f0244.jpg</image:loc>
            <image:title>Neolithic Pottery from the Near East</image:title>
            <image:caption>Neolithic Pottery from the Near East
Discussions on the production, distribution, use, and consumption of pottery from the Neolithic Near East. 
Ceramics from the Neolithic period carry visual messages through their shapes, styles, and painted decorations. Honoring the work of Dutch archaeologist Olivier Nieuwenhuyse, the chapters in this volume go beyond the technical to address issues of ideology, symbolism, feasting, and communalism in pottery productions in the Near East. Essays exploring aspects of the chaîne opératoire of ceramic production, including archaeometric and experimental techniques in the neolithic pottery tradition, provide new insights into how the vessels were distributed and used. 
This international volume brings together papers presented at the Third International Workshop on Late Neolithic Pottery from the Ancient Near East.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd39bb9-2f32-4d0a-bd82-dfd78ec73aee.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadıca İşler</image:title>
            <image:caption>Cadıca işler neler olabilir sence? 
Bu ödüllü kitapta, cadılık yapmaya dair başarısız girişimleri olan bir cadı ve oyuncak bebeklerin saçlarını taramayı seven bir çocuk hakkında komik bir macera seni bekliyor! 2019 Anlatım Eşitliği Ödülü sahibi Cadıca İşler’de klişeler ve ön yargılara dair eğlenceli bir öykü seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44a50e96-3545-461b-b6af-a2ab21699fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Space and Communities in Byzantine Anatolia</image:title>
            <image:caption>Essays explore the rich and complex regional settlements of Anatolia. 
The volume collects twenty-six papers on Byzantine-period Anatolia that were presented at the Fifth International Sevgi Gönül Byzantine Studies Symposium held in June 2019. The sections of the book focus on subjects including landscape dynamics, settlements and communication, regional networks, cityscapes, private and sacred space, and cultural interactions and identities. The essays cover a wide period, ranging from the third to the fifteenth century.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c499fafd-d25f-4707-aa90-8eec56f6f6b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Yürekli&apos;nin İnanılmaz Gemisi</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitapta komik bir hikâyeyle kâğıt oyunu bir arada! 
Kaptan Yürekli&apos;nin gizli hazinesini keşfetmeye hazır mısın? Kendi kâğıt gemini yap ve yelken aç! Deniz boyunca yaptıkları fantastik yolculukta Kaptan Yürekli ve tayfasına katıl! Öyküyü okurken, bir yandan da kendi kâğıt gemini yapacaksın! Kaptan Yürekli&apos;nin gemisi macera boyunca hasar alacak. Sen de eş zamanlı olarak kâğıt geminden parçalar koparacak ve sonunda Kaptan Yürekli&apos;nin hazinesini keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f29c98-d77b-4ec4-a0c1-0ce4d438a40c.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoudios Monastery in Istanbul</image:title>
            <image:caption>The Monastery of Stoudios was built in the fifth century in Constantinople and for centuries constituted one of the most significant monasteries of the Byzantine capital. Today, only the church of the monastic complex—which was converted into a mosque in the Ottoman Period—survives. 
The chapters of this book complement different aspects of the Monastry of Stoudios based on primary sources. Esra Kudde explores its architectural characteristics and provides detailed documentation; Nicholas Melvani provides a meticulous study of its Byzantine history and evaluates its elements of architectural sculpture; and Tarkan Okçuoğlu narrates the Ottoman history of the complex.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e81fa916-103a-4d72-a356-5d307a625198.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kusursuz</image:title>
            <image:caption>Bay Kusursuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba06ec9-95c8-4490-be6a-8be78ac8895e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Georgian Kingdom and Georgian Art</image:title>
            <image:caption>A survey of the architecture and history of the Tao-Klarjeti region. This book, comprising the proceedings of a 2014 symposium at Koc University&apos;s Vehbi Koc Ankara Studies Research Center, fills an important gap in the research surrounding the historical principality of Tao-Klarjeti. This political entity founded by the Georgian Bagrationis dynasty in the early ninth century covers the modern-day provinces of Artvin, Erzurum (partially), Ardahan in Turkey, and the provinces of Samtskhe-Javakheti and Ajara in Georgia. This volume explores the religious and secular buildings, decor programs, facade articulations, stone reliefs of monastic and Cathedral churches, mason builders, and donors of Tao-Klarjeti&apos;s architecture. A particular focus is placed on recent archaeological discoveries in Savsat Castle and the heritage of manuscripts produced in scriptoriums and literary centers of the region.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47a5f1a7-ff7d-4c8c-9e00-4de0e34a1b10.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig Sihirli Unicorn</image:title>
            <image:caption>Küçük Peppa, yeni oyuncak atıyla oynarken çok eğlenir ama hayallerini süsleyen at, sihirli bir UNICORN’ dur. Acaba Babacık, Peppa’ nın hayalini gerçekleştirebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/795fa683-bd34-46b6-8975-99aeefac7599.jpg</image:loc>
            <image:title>The Sound of Byzantium</image:title>
            <image:caption>Essays, imagery, and an illustrated dictionary for the instruments of the Byzantine era. 
More than one hundred color plates accompany essays on representations of musical instruments in Byzantine iconography and literature and account for their uses in state ceremonies of the Middle and Late Byzantine periods. The contributors explore the musical instruments in Byzantine sources and evaluate their importance for specific themes in Byzantine traditions. Innovative and insightful, this comprehensive volume also contains a dictionary of musical instruments, accompanied by original drawings specially prepared for this publication.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2335560e-4937-4ca9-b549-d1bba3a52498.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamuk Okul&apos;da İşler Karışıyor</image:title>
            <image:caption>Yamuk Okul&apos;da işler karışıyor, cümbüş kopuyor! Kitapları milyonlarca çocuğa ulaşan Newbery Madalyası sahibi Louis Sachar&apos;ın kaleminden çıkan &apos;&apos;Yamuk Okul&apos;&apos; serisinin devam macerasında, okurları yine hem şaşırtıcı, hem ilginç, hem sorgulatan, hem de çok matrak olaylar bekliyor. Yamuk Okul&apos;u birbirine katan akılalmaz şeylerin yaşandığı Yamuk Okul&apos;da İşler Karışıyor, sıra dışılığın sıradanlığını yüceltirken kıpır kıpır bir anlatıda bütünlenen otuz kısa öyküden oluşuyor.   Sachar, öğretmenlik anılarından yola çıkarak yoğurduğu bu durum öykülerinde çocukları ABSÜRT mizahla tanıştırırken; eleştirme, eleştirilme ve eleştiriyi kabul etme hakkında düşündürüyor.
Sizi yeniden Yamuk Okul&apos;un çatısı altında görmek ne büyük mutluluk!  Önceki kitaplardaki hadiseler dimağınızda yer etmiş olmalı ki, eski dostlarımızın yeni maceralarına eşlik etmek istediniz. E tabii KAHKAHA atarak doyasıya gülmek sizin de hakkınız.  Yaşasın! Kapılarını tadilat nedeniyle bir süreliğine kapatmak zorunda kalan Yamuk Okul, 243 gün sonra tekrardan açılıyor! Arada bir etrafta &apos;&apos;Mööö!&apos;&apos; diye bir ses duyulsa da kimseler umursamıyor. Ne de olsa öğrenciler okullarına kavuştukları için pek mutlular; yani öyleydiler. Ta ki işler karışmaya başlayana kadar. Yamuk Okul&apos;un biricik öğretmeni Bayan Jewls&apos;un otuz kat merdiven çıkmasını engelleyecek değişikliğin sebebi ne? Çocukların konuşurken hangi sözcüğü kullanmaları yasaklanıyor? Okuldaki yeni rehber öğretmenden neden herkes çekiniyor? Sınıfa evcil hayvanı yerine kardeşini getiren sivri zekâlı da kim?  Aylar sonra birbirine kavuşan öğrenciler için yeni dönem pek de rahat geçmeyecek anlaşılan. Peşi sıra arzıendam eden geçici öğretmenler de cabası. Kimisi ta Katmandu&apos;dan çıkıp gelmiş, kimisi de çok ama çok iyi tanıdıkları birinin... neyse sürprizi bozmak olmaz. Hah bir de müjdemiz var: Yamuk Okul&apos;a nihayet asansör yapılıyor. Ve tüm bu karmaşanın ortasında önemli bir soru bizimkilerin zihinlerini kurcalıyor: Noel Baba&apos;nın yardımcısı olabilmek için onunla bizzat tanışmak mı gerekiyor? Yamuk Okul&apos;da İşler Karışıyor, okurları güldürmekle kalmayan, üstüne bir de yıllar içinde sürekli evrilen ama odak noktası hiç değişmeyen eğitim-öğretim sistemi hakkında sorgulatan çok katmanlı bir anlatı sunuyor.   O hâlde, cümbüşe devam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2cc9fde-791d-4a11-b564-72f65202fb1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Winds of Change</image:title>
            <image:caption>Understanding the varied and dynamic interactions between environment and society in Anatolia.
In recent decades, the influences of environmental and climatic conditions on past human societies have attracted significant attention from both the scientific community and the general public. Anatolia’s location at the conjunction of Asia, Europe, and Africa and at the intersection of three climatic systems makes it well suited for the study of such effects. In particular, Anatolia challenges many assumptions about how climatic factors affect the socio-political organization and historical evolution, highlighting the importance of close collaboration between archaeologists, historians, and climate scientists.
Integrating high-resolution archaeological, textual, and environmental data with longer-term, low-resolution data on past climates, this volume of essays, drawn from the fifteenth International ANAMED Annual Symposium (IAAS) at Koç University’s Research Center for Anatolian Civilizations, showcases recent evidence for periods of climate change and human responses to it, exploring the causes underlying societal change across several millennia.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10567968-c1ab-4c7a-a1a1-e0018c524eaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Bilişsel Gelişim 1. Seviye</image:title>
            <image:caption>Bilişsel gelişim; çocukların dünyayı tanıması, anlaması ve öğrenmesi, problem çözme ve algılama gibi süreçlerinin nasıl geliştiğini açıklamaya çalışmaktadır. Bilişsel gelişim denildiğinde algılama, örüntü tanıma, dikkat, gizil güç, duyusal kayıtlar, bellek ve düşünme gibi zihinsel bilgi işlem süreçleri akla gelmektedir. Çocuklar bilişsel süreçleri kullanarak geçmiş olayları hatırlamakta, sorunları çözmekte, kendisi ve çevresi hakkında yeni bilgiler edinmekte ve edindiği bilgileri kullanarak gelecekle ilgili planlar yapmaktadır. Hazırlamış olduğumuz kitabımız çocukların “bilişsel gelişim” süreçlerini desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e5a44db-ed39-4e6a-8511-0efbefeded38.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Bilişsel Gelişim 2. Seviye</image:title>
            <image:caption>Bilişsel gelişim; çocukların dünyayı tanıması, anlaması ve öğrenmesi, problem çözme ve algılama gibi süreçlerinin nasıl geliştiğini açıklamaya çalışmaktadır. Bilişsel gelişim denildiğinde algılama, örüntü tanıma, dikkat, gizil güç, duyusal kayıtlar, bellek ve düşünme gibi zihinsel bilgi işlem süreçleri akla gelmektedir. Çocuklar bilişsel süreçleri kullanarak geçmiş olayları hatırlamakta, sorunları çözmekte, kendisi ve çevresi hakkında yeni bilgiler edinmekte ve edindiği bilgileri kullanarak gelecekle ilgili planlar yapmaktadır. Hazırlamış olduğumuz kitabımız çocukların “bilişsel gelişim” süreçlerini desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6c09f8c-6ad7-449b-9dda-3474d2aafaf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Bilişsel Gelişim 3. Seviye</image:title>
            <image:caption>Bilişsel gelişim; çocukların dünyayı tanıması, anlaması ve öğrenmesi, problem çözme ve algılama gibi süreçlerinin nasıl geliştiğini açıklamaya çalışmaktadır. Bilişsel gelişim denildiğinde algılama, örüntü tanıma, dikkat, gizil güç, duyusal kayıtlar, bellek ve düşünme gibi zihinsel bilgi işlem süreçleri akla gelmektedir. Çocuklar bilişsel süreçleri kullanarak geçmiş olayları hatırlamakta, sorunları çözmekte, kendisi ve çevresi hakkında yeni bilgiler edinmekte ve edindiği bilgileri kullanarak gelecekle ilgili planlar yapmaktadır. Hazırlamış olduğumuz kitabımız çocukların “bilişsel gelişim” süreçlerini desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbce646d-40b5-424b-837d-4534e117313c.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik İnsan Vücudu: Çocuklar İçin Anatomi</image:title>
            <image:caption>Merhaba çocuklar, değerli veliler ve sevgili öğretmenler. Bu kitap, çocukların insan anatomisini eğlenerek öğrenebilmesi için neşeli, şakalı ve onlara uygun bir dil kullanılarak hazırlandı. Biliyorsunuz, bedenimiz dünya üzerindeki en mükemmel makinedir. Çoğumuz bunun farkında değiliz. Derimizin altında neler olup bitiyor pek bilmiyoruz aslında. Komik İnsan Vücudu kitabı ile vücudumuzun nasıl çalıştığını, hangi parçalardan oluştuğunu ve sağlıklı bir durumda tutabilmek için neler yapmamız gerektiğinden bahsettik. Çocuklar, unutmayın, sadece bir bedenimiz var. Onu sağlıklı tutup korumak en büyük görevimiz. Bu konuda size güveniyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41119ad2-8a4c-4b9d-8eb3-cc37221f5889.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik İşlem Becerisi Toplama ve Çıkarma 1. Seviye</image:title>
            <image:caption>Matematik; hayatımızın içinde yaparak, yaşayarak ve tekrar ederek güçlendirebileceğimiz bir beceridir. Bu çalışmayı hazırlarken temel amacımız, çocuklarımızın eğlenerek öğrenmelerini sağlamak olmuştur. Çünkü öğrenmek, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Önce duygu sonra öğrenme gelir. Matematik öğreniminde duygusal kaçınma, öğrenme aşamasının en önemli engelleyicisi olmuştur. Bol tekrarlı çalışmalarımızla, çocuklarımızın endişe duymadan, severek ve eğlenerek matematik temelini kurmalarına ve matematik korkusunu yenmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/134d2b32-35a8-48d1-ad58-24016cfe1244.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik İşlem Becerisi Çarpma ve Bölme 2. Seviye</image:title>
            <image:caption>Matematik; hayatımızın içinde yaparak, yaşayarak ve tekrar ederek güçlendirebileceğimiz bir beceridir. Bu çalışmayı hazırlarken temel amacımız, çocuklarımızın eğlenerek öğrenmelerini sağlamak olmuştur. Çünkü öğrenmek, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Önce duygu sonra öğrenme gelir. Matematik öğreniminde duygusal kaçınma, öğrenme aşamasının en önemli engelleyicisi olmuştur. Bol tekrarlı çalışmalarımızla, çocuklarımızın endişe duymadan, severek ve eğlenerek matematik temelini kurmalarına ve matematik korkusunu yenmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5259691-816a-4b40-af0f-9c8052e4b89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik İşlem Becerisi Dört İşlem 3. Seviye</image:title>
            <image:caption>Matematik; hayatımızın içinde yaparak, yaşayarak ve tekrar ederek güçlendirebileceğimiz bir beceridir. Bu çalışmayı hazırlarken temel amacımız, çocuklarımızın eğlenerek öğrenmelerini sağlamak olmuştur. Çünkü öğrenmek, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Önce duygu sonra öğrenme gelir. Matematik öğreniminde duygusal kaçınma, öğrenme aşamasının en önemli engelleyicisi olmuştur. Bol tekrarlı çalışmalarımızla, çocuklarımızın endişe duymadan, severek ve eğlenerek matematik temelini kurmalarına ve matematik korkusunu yenmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/491f2746-4773-46d7-9b1f-3065f1673969.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkış Yolu</image:title>
            <image:caption>İsmail Özmel, seksenaltı yıllık bilgi birikiminin ve hayat tecrübesinin sonucu olarak eleştirel bir bakışla kaleme aldığı “Medeniyetler Çatışması mı” kitabını yayımladıktan sonra aynı düşünceyle ikinci kitap olan “Çıkış Yolu”nu kaleme almıştır. Bu serinin üçüncü kitabını da İsmail Özmel’den sabırsızlıkla beklediğimizi belirtmek isterim. 
 
“Medeniyetler Çatışması mı” adlı eserinde bilgi birikimi ve tecrübesiyle çağdaş düşünür Samuel Huntington’un değişen dünyada ekonomiler ve ideolojiler yerine medeniyetleri işaret ettiği tezine çeşitli güncel örneklerle eleştirel bir bakış getirerek yorumlamıştır. 
 
Bu serinin ikinci kitabı olan “Çıkış Yolu”nda ise hem Samuel Huntington’un hem de Francıs Fukuyama’nın düşüncelerinden ve tezlerinden hareketle eleştiri ve yorumlamalar getirmiştir. İki düşünürün fikirlerine bazen katıldığı bazen de katılmadığı hatta ara ara bu düşünürlerin fikirlerine şiddetli eleştiri getirdiği eserde görülmektedir. İsmail Özmel, yıllardır gözlemlediği iktidarın kusur ve eksiklerini, kendine göre yanlışlarını dile getirmeye çalışmış, günlük olayların etkilerini, sebep ve sonuçlarını görmüş ve yorumlamıştır. Bu eleştiri ve yorumlamayı yaparken İsmail Özmel’in hem hukukçu hem edebiyatçı hem düşünür hem de siyasi kimliğini koruduğu görülmektedir. 
 
Her bireyin zevkle okuyup ele alınan konular üzerinde düşüneceği bir eser olan “Çıkış Yolu” adlı kitap, eleştirel bir bakışla değerlendirilen, medeniyetler çatışması ve tarihin sonu ve son insan kurguları hâlâ güncelliğini koruyan projeler olduğunu okuyucuya hatırlatacak bir özelliğe sahiptir. Dolayısıyla okuyucu bu özelliği göz önünde bulundurarak okuyacak ve yazarın yılların birikiminden damıtılan yorumlamalarını özümseyecektir. 
 
Sonuç olarak Türkiye’nin güncel mesellerini Samuel Huntington ve Francıs Fukuyama’nın düşüncelerinden ve tezlerinden hareketle eleştirel bir bakışla düşünce süzgecinden geçirerek yorumlar getiren İsmail Özmel’i “Çıkış Yolu”nu gösterdiği için kutluyor, yeni eserlerini okumak okumayı umut ediyorum… 
 
Prof. Dr. Nedim Bakırcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97d5fc7f-c499-427f-afa3-f89d59954a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Viyolonsel</image:title>
            <image:caption>Tudem Roman Ödülü, 2017 
Homeros Şiir Ödülü, 2011 
Varlık Dergisi - Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü, 2010 
 
Her şeyin sonundaydım ya da hiçliğin başında... 
 
Tanrı, insanları derin bir uykuya yatırmıştı. Bense, Tanrı’nın kısacık uykusuna yatırılmış uzun bir rüyaydım. 
Kaç zamandır notaları yalnızlığıma iliştirilmiş bir müziğin koynunda yaşıyordum. Müziği içimin suyuna karmak, onda kaybolmak için ıssızlığa yurt olmuş evimin çürümeye yüz tutmuş parkeleri üzerinde uzanıyordum. Kederin okunaksız kelimelerini gözden geçirip saatlerce kendimi notaların üstüne bırakıyor ve yankının içimi kanatmaya meyilli dar sokaklarını adımlıyordum. Beni kendine çeken ve bir zamk gibi ruhumun her tınısına yapışan, tellerin üzerinde gergef gibi dolaşan parmakları düşle gerçek arası bir mesafe içinde duyumsuyordum. Bu dokunuşlar gümrah saatlerin trajedisini yaslı aynaların gölgesine betimliyor, günden güne içimi kemiren onulmaz yaraların iyileştiricisi oluyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d2b1ff-354d-4a4a-ad20-47837a9575ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı Masalları – Altın Boynuz</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş. Yıllar önce bir küçük kasabada sevimli mi, sevimli, tatlı mı, tatlı Küçük Ömer isminde bir çocuk varmış. Bu çocuk herkesi sever, herkes tarafından sevilirmiş. Tan yeri ağarmadan kalkmayı, güneşin doğuşunu seyretmeyi çok severmiş. Yine böyle bir gün erkenden kalkmış. Çapasını omzuna atmış, tarlanın yolunu tutmuş. 
 
Eski lastik ayakkabılarıyla patika yollardan koşar gibi gidiyormuş. Güneş doğmadan ırmağın kenarına yetişmek istiyormuş. Bir ara başını kaldırmış. Ufka bakmış. Güneş neredeyse doğacakmış. Bütün gücünü toplayıp koşmaya başlamış. Böğürtlen ağaçlarının arasından geçmiş. Küçük ısırgan otlarının üstünden hoplamış. İlk söğüt ağacının yanına gelince ırmağı görmüş. Çok sevinmiş. 
 
Pırıl pırıl akan ırmağın etrafındaki ağaçlarda binlerce kuş, ötüyormuş. Sanki güneşin doğuşunu kutluyorlarmış. Söğüt yapraklarının ırmağın akıntısına kapılarak titreyişi görülecek kadar güzelmiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972e378d-ab58-4974-90e0-04ddd1a15587.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı Masalları – Boncuklu Peri</image:title>
            <image:caption>Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde develer tellal iken, eski hamam içinde hamamcının tası yok, külhancının baltası yok, bu yalanın ötesi yok... Hu, diyelim hu! Hu diyenin huyu kurusun, dolmasın suyu kurusun. 
 
Hu, diyelim hu! Hu, demeyenin başı kel olsun. Hu! 
 
Bir zamanlar, Kaf Dağı denen bir dağ varmış. Bu dağın eteklerinde güzel mi güzel bir ülke varmış. Bu ülkenin padişahı son derece iyi yürekliymiş. Ülkesini adaletli yönetir, halkını hep sevindirirmiş. 
 
Günlerden bir gün iyi yürekli padişah, ansızın hastalanmış. Ülkenin bütün hekimlerini padişahın başına toplanmış. Ama padişahın hastalığına bir türlü çare bulamamışlar. 
 
Günler günleri, haftalar haftaları kovalamış. Padişah gittikçe sararıp soluyormuş. “Padişahı kurtaracak kimse yok mu?” diye, yedi iklim dört köşe haber salınmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89fcaa22-f205-4dd3-8c45-cb5869b15dae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı Masalları – Çıt Çıt Çelmeli Mor Yağlıklı Kız</image:title>
            <image:caption>Masal masal maliki, oğlu uşağı on iki. İki sıçan çatladı, damdan dama atladı. Biri boz bir ala vardım Kaz gölü çayırına. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde büyük bir ovanın kenarında bir köy varmış. Bu köyde mutlu mu mutlu bir aile yaşarmış. 
 
Bu ailenin mor yağlıklı bir kızları varmış. Bu kız, güzel mi güze bir kızmış. Fakat bu kız son derece saf bir kızmış. Neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilmiyormuş. Üstelik doğru dürüst konuşmasını da bilmiyormuş. Konu komşuya bağırır, kulakları sağır edermiş. Bir türlü ses tonunu ayarlamasını bilmezmiş. Zaman zaman misafirliğe gittiğinde merakından her yeri karıştırırmış. Başına olmadık işler açarmış. Gürültü yapar, ev sahiplerini huzursuz edermiş. 
 
Bir gün misafir olduğu yaşlı bir kadın, Mor Yağlıklı Kız’a açmış ağzını yummuş gözünü. Ne görgüsüzlüğünü koymuş, ne huysuzluğunu, ne arsızlığını koymuş, ne de hırsızlığını...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab274057-d293-4490-8d5e-232fe044208c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı Masalları – Güvercinlerin Dili</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş. Develer tellal iken pireler berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken Çamlıbel’in eteklerinde küçük bir köy varmış. Köydeki çocuklar güle oynaya okula gidip geliyormuş. 
 
Gel zaman git zaman yapraklar sararıp solmuş. Güz gelip geçmiş. Kış gelmiş. Dağları, taşları kar doldurmuş. Bahar gelmiş, her yeri çiçekler doldurmuş. Derken yaz tatili gelip çatmış. Çocuklar, tatil heyecanı ile karnelerini almışlar. Evlere dağılmışlar. Çocukların bir kısmı 
 
Evliya Çelebi’nin: “Havası güzel, dört tarafında akarsuları olan bostan ve bahçeleri, her biri bir cennet bahçesine benzer. Bülbüllerinin ötüşü insana ferahlık verir... “ diye tarif ettiği Tokat’a gitmiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a1544f-2527-4868-8cf3-f6f2779c0b70.jpg</image:loc>
            <image:title>Katilini Doğuran Aşklar</image:title>
            <image:caption>KİTAPLARI: 
1- Nevin’ce Şiir Taneleri (Ben Sevme Hakkımı Sende Kullandım) 2007 Şiir Kitabı. 
2- Dil Kaleme Küsmede (2013) Şiir Kitabı 
İçinde Yer Aldığı Kitap ve Dergiler: 
Sivaslı Şairler Güldeste 2009 Antoloji Kitabı, (Sivas), 
Bir Bulut Bin Damla 2010, Bizim Ece 2007 Şairler Antoloji Kitabında, (Manisa), 
Ortanca Dergisi (Ankara), 
Poyraz Edebiyat Dergisi (Sivas) Şiir ve Söyleşiler. 
Kültür Çağlayan Dergisi Ankara 
Şairler Seçkisi 2011,2012,2013,2014,2015,2016,2017,2018,2019, 2020, Seri halde devam etmektedir. 
Şemsiye Edebiyat Günlüğü, Kristal Kalpler Güneşe Ne Oldu Anne 2009, Türk Dünyası Şiiri Antolojisi 2010, Zara Kültür Araştırma Grubu, Kültür Çağlayan 1.Şiir Antolojisi 2012. Ve Nevince’den Masallar Serisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ca9b33e-3851-480a-b82a-e1a8c4d0a2ba.jpg</image:loc>
            <image:title>O Sırada</image:title>
            <image:caption>Ferhan toplumu, hayatı ve insanları anlama amacıyla sosyoloji okumuştu ve şimdi bir reklam ajansında sosyal medyacı olarak çalışıyordu. Sektörün önde gelen işlenmiş et üreticilerinden birinin bütün sosyal medya hesaplarının şifreleri ondaydı. Instagram, Twitter ve Facebook, hepsinin şifresi ondaydı. Hepsinin şifresini ezbere biliyordu. Kutsal bir emanet gibi, ilk kız arkadaşının ismi gibi, kimseye anlatmadığı bir sır gibi yüreğinde taşıyordu sucuk, salam, sosis ve entegre et işleme tesisi fotoğraflarıyla dolu Instagram hesabının şifresini... 
 
Uykusuz Dergisi ve KALT ekibinden tanıdığımız Erman Çağlar sizleri hikâyelerin rehberliğinde salonun kanepesinden apartman boşluğuna, mahallenin tekelinden plaza koridorlarının loşluğuna uzanan bir tura davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d582d706-1e65-4d50-8cc7-7f2868fbc252.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekülerleşen Dilimiz ve Kavramlarımız</image:title>
            <image:caption>Dil ya kalbin incisidir, parlatır ya da kalbin kömürüdür, karartır. 
Bir medeniyetin temelleri önce dil silahıyla vurulur. Dilin her türlü dış saldırıya karşı korunması kültür ve medeniyetin korunmasıyla doğru orantılıdır. Çünkü dil, kültür ve medeniyetin dış tehlike ve saldırılara karşı bir numaralı muhafızıdır. Kültür ve medeniyet, dil sayesinde hem dışa hem de içe karşı kendini koruyabilir. Bir medeniyetin içinde kendisinden olmayan, tamamen dış kaynaklı kelime ve kavramlar; günlük hayatta kullanılıp dilin tesiri alanına girdiği an, o kültür ve medeniyet yavaş yavaş sonunu hazırlıyor demektir. 
Bir dil için kelime ve kavram zenginliğinin kendi özünden olması önemlidir. Ama olmazsa olmaz bir diğer önemli mesele de bu kelime ve kavramları özellikle günlük hayatın içine çekmektir.  Çünkü hayatın içinde olmayan değer, yok hükmündedir. 
“Sekülerleşen Dilimiz ve Kavramlarımız”, dilimizin hem söz olarak özünden uzaklaşıp yabancılaşmasını hem de manen sekülerleşmesini bir sorun olarak görenler için önemli bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/593f40ef-1fa3-4630-b741-f5a6c57186cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig</image:title>
            <image:caption>Türkler İslamiyetin kabulüyle beraber yeni bir kültür dünyasının içine girdiler. 
Bir yandan Arap ve Fars kültürünün kaynaklarına nüfuz etmeye çalışırken diğer yandan kendilerine ait bir ifade dili aramaya koyuldular. 
 
Yusuf Has Hâcib, “Mutluluk Bilgisi” diyerek 
bugünkü dile aktarabileceğimiz bu eserinde çok yönlü bir dünya arayışına girişir. 
Bilginin değeri, hükümdarlık, iyilik, adalet, hayatın anlamı, devlet yönetimi, gençlik, tarım yapma gibi akla gelebilecek hemen her konuda konuşur. 
Sonuçta bir öğüt kitabıdır ama bilmenin ve bildirmenin yöntemlerinin peşine düşer. 
Türkler bu kitapla düşünmeye başlamışlardır 
demek abartı sayılmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8c9f369-1072-4a0b-91f5-977d9d7a4db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Buyurun Ziyafete</image:title>
            <image:caption>Gastronomi alanında bir “otorite” nasıl ortaya çıkar ve hangi özelliklere sahiptir? “Yemek kültürü”nü nasıl edinip geliştirir? Şarabı, tatları ayırt ederek içmek sıradan bir beceri midir, öğrenilebilir mi? Yemek yenilen yerin “ambiyansı” ne kadar önemlidir? Karnabahar yemeye lokantaya gidilir mi? Geleneksel olan her zaman en iyisi midir? Başka ülkelerden esinlenmek kötü bir şey midir? Mutfağımız dünyada hatırı sayılır bir yere gelebilir mi? Ne yersek o muyuz? Balığa limon sıkılır mı? Şarap nedir, ne değildir? Sosyal medya Vedat Milor’a ne yaptı? Buyurun Ziyafete, tüm bu sorulara ve daha fazlasına etraflı yanıtlar içeren bir Vedat Milor kitabı: Kendi kaleminden kısa bir aile tarihiyle başlayan kitapta Milor soyadının “gizemini”, ailesindeki Milli Mücadele yanlılarını ve saltanatçıları öğrenmekle kalmıyor, Milor’un köklü geçmişine dair de önemli bilgiler ediniyoruz. Milor’un, kitabı yayına hazırlayan Besim Hatinoğlu’yla yaptığı uzun söyleşi “gastronomik otorite” kavramını, damak tadının gelişimini kendi hayat hikâyesi ve daha önce hiç söz etmediği ilginç anekdotlar ışığında ele alıyor. Son kısımsa farklı temalar altında toplanmış, her biri ayrı ayrı önemli noktalara işaret eden seçme yazılarından oluşuyor. Buyurun Ziyafete, öğrenmeye aç, yemek tutkusuyla dolu Vedat Milor’un dünyasına bir yolculuk… “Kendimi ne şekilde tanımladığımı soruyorsan, bu gayet açık: Ben sadece restoran ve şarap eleştirmeniyim. (…) İşin bir de tutku boyutu var. (…) Bu bir tutku, bir hobi olarak ortaya çıkıp hayatının parçası haline gelmesi gereken işlerden. Sana keyif vermeli, hayatının bir parçası olmalı ve akabinde de iş haline gelmeli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bc1482b-7fe8-4597-ad76-a89314e7871b.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşra Üniversiteleri</image:title>
            <image:caption>Tuğba Tekerek, taşra üniversitelerinin akademik ve sosyal hayatını, amfilerden kampüs camilerine, kafelerden yurtlara, ayrıntılı bir şekilde resmediyor. Taşra Üniversiteleri kitabı, ülke sathına yayılan üniversitelerin, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının “arka kampüsü” olarak işlediğini gösteriyor. Birçok yerde akademisyenlerin “tüm derslerin hocası” olmak zorunda kalması ve öğretimin sistematik biçimde ilahiyatlaşması, bu gidişatın önemli unsurları... Taşra üniversiteleri, istihdam, ihale vs. boyutlarıyla, ekonomi-politik açıdan da geniş bir “havuz” oluşturuyorlar. Her şeye rağmen bir şeyler öğrenme, ufkunu genişletme hevesi taşıyan öğrencilerin, gençlerin sesleri de işitiliyor kitapta. Hevesleri ve akademinin doğasındaki “heyecan, merak, itiraz” ruhunu boğan üniversitelerdeki hayal kırıklıkları... Saha gözlemlerine, uzun görüşmelere ve sekiz yıllık araştırmaya dayanan, emek ürünü bir çalışma. “Siyasi iktidarın uzantısı olarak faaliyet gösteren, akademisyen alımlarının da konferansların da kulüp kuruluşlarının da siyasi iktidarın talimatları doğrultusunda yapıldığı [...] Taşra üniversitelerinin artık binlerce lisansüstü öğrencisi de yetiştirdiği, lisanstan sonra lisansüstü eğitimin de değersizleştirildiği, taşradaki ‘siyasi iktidarın uzantısı üniversite’ modelinin büyük şehirlerde iyiden iyiye yerleştiği, ülkenin tamamında yükseköğretimin taşralaştığı bir dönemdeyiz.” Tuğba Tekerek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b0a07e-4f26-47ec-afab-713b414bdbd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Mucizesinin Sonu mu?</image:title>
            <image:caption>Cevdet Kadri Kırımlı, Çin’in sadece siyasal gelişme seyrini, ekonomik büyüme dinamiğini, toplumsal hayatını tasvir etmekle kalmıyor, Çin’in zihniyet dünyasını inceliyor. Afyon Savaşları’ndan bağımsızlığa,Kültür Devrimi’nden “Mao2.0”a... Heryerde hazır ve nazır partinin krizinden, ekonomik büyüme krizine, nüfus krizine... Fotoğraflar, grafikler ve canlı gözlemlerle... Çin Mucizesinin Sonu mu?, tam anlamıyla bir Çin’i anlama kılavuzu. “Napoléon’un ‘Çin uyuyan bir aslandır, bırakalım uyusun, uyandığında dünyayı titretecek,’ dediği rivayet edilir. Bir de geçmişi 14. yüzyıla kadar giden ‘kâğıttan kaplan’ var. Mao ilk kez 1956 yılında Amerika için kullanmaya başlayarak bu Çin deyişinin bütün dünyada tanınmasını sağlamıştı. Yeni dönemde rejimin içeride baskıcı karakteri, dış ilişkilerde ise şahin ve müdanasız tavrı... ülke içinde ve dışında gerginliklere, hatta sıcak temasa yol açar mı? ‘Çin Mucizesi’nin sonu mu yoksa her şey asıl şimdi mi başlıyor? Dünyayı titretecek bir aslan mı olacak, kâğıttan kaplan mı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee4d0962-4d64-41c6-bcb1-4acca3acb53d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fetvayla Yol Göstermek</image:title>
            <image:caption>“Vaizeler devletin söylemini, feminist söylemi ve ataerkil fıkıh söylemini birbirine tercüme ediyorlar. Bazen çatışan, bazen üst üste binen söylemler arasında müzakere edip çözümler bulmaya çalışıyorlar.” Burcu Kalpaklıoğlu Fetvayla Yol Göstermek’te, “Bayan fetva odası”na telefonla yapılan başvurulara verilen cevapları, yapılan yorumları, bulunulan önerileri inceliyor. Öncelikle, fetvanın “yönetimsel bir pratik” olarak nasıl iş gördüğünü gözler önüne seren bir inceleme, bu. Kalpaklıoğlu, dindar kadınların gündelik hayatla ve aile içi sorunlarla ilgili meseleleri karşısında vaizelerin, bazen yorum imkânlarını ataerkil kodlar hilafına kadınlara haklarını “öğretmek” üzere kullandıklarına dikkat çekiyor. Beri yandan fetva veren vaizelerin, özellikle “kaygan zeminde aileyi koruma” kaygısıyla, birçok zaman da “arada kaldıklarını” gösteriyor. Fetvayla Yol Göstermek, İslâmî feminizmin, ataerkil ideolojiye ve geleneksel fıkıh’a karşı kaynakları yeniden yorumlama çabasından ilham alıyor. Ayrıca, Türkiye’de “dinî” ile “seküler”in karşıtlıklarını ve “karışımlarını” yeniden düşünmek için verimli bir örnek sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/435bf74d-cd11-457a-8179-2dcd9fdd5707.jpg</image:loc>
            <image:title>Weimar Kültürü</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı ve akabinde Versay Antlaşması Alman toplumunu derin bir buhrana sürüklemişti. Weimar kültürü, bu buhranın içerisinden filizlendi ve kısa ömürlü ama kendine özgü demokratik bir deneyime sahne oldu. Weimar demokrasisinin ayırt ediciliğinin kanıtı olarak Weimar Anayasası çalışmalara epey konu olmuştur ancak Weimar’ın sınırlarını aşıp 20. yüzyılda sanatta, edebiyatta, müzikte Batı kültürünün pek çok veçhesine etki etmiş “Weimar kültürü” dendiğinde ne anlayabiliriz? Peter Gay’in Weimar Kültürü kitabı, bir sanatsal arayışa ve uyanışa eşlik eden bu kültürün canlı ve akıcı bir anlatımını sunarak Weimar deneyiminin saklı hazinesini okurlarına teslim ediyor. “Birkaç ay içinde Adolf Hitler Almanya Şansölyesi oldu ve Weimar ahalisi yanına Weimar ruhunu da alarak dört bir yana dağıldı: Kimi kendi içine, Ezop diline çekildi, kimileri soykırım kamplarında ölüme gitti... Ancak kimisi de Weimar ruhunu hayatın içine, müthiş kariyerler yaparak iz bıraktıkları laboratuvarlara, hastanelere, gazeteciliğe, tiyatrolara, üniversitelere taşıdı ve bu ruh gerçek yurduna orada kavuştu, sürgünde.” PETER GAY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd6dda4-0ea7-4268-ab33-3c304faf1366.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafif Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>Popüler edebiyatın kapıcı kadınlarla dikişçi kızlara has bir merak olmadığını epeydir biliyoruz. Bu hafif romanların yazarlarının ve okurlarının kadınlardan ibaret olmadığını da. Elinizdeki kitap, feminist eleştirinin hafif romanlara doğru genişletildiğinde, hafif kahramanlara böyle kulak verildiğinde neler dinleyebileceğimizi yoklayan yazılardan oluşuyor. Hafif Kahramanlar, kadınlık ve erkeklik, aşk ve arzu hakkındaki ortak fantezilerimizin cisimleşmiş halleridirler. Ama bu kadarla kalmazlar, şu dünyada neye hakkımız olduğuna, neye katiyen el uzatamayacağımıza dair bilgi de verirler. Aynı zamanda, bu “bilgi”nin nasıl değiştiğini de onlara bakarak izleyebiliriz. Gelin içinde büyüdüğümüz hikâyelere biraz yakından bakalım, bu bizim kendi hikâyemizdir de. Aksu Bora ve Emel Uzun Avci’nin hazırladığı derlemede onların yanı sıra Mustafa Arslantunalı, Neslihan Cangöz, Ayşe Çavdar, Behçet Çelik, Işıl Kurnaz ve Sezen Ünlüönen’in yazıları yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75a833b3-00f2-4714-8341-b1c27be5cf74.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırat-ı Müstakim&apos;de İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Sırat-ı müstakimde hareket eden herkes aynı şekilde yol almıyor. İnsanların bu yolda giderken şartları bir değildir. Kimi insanların yaratılışı, fıtratı, aile çevresi, kültürü imanı, ibadeti ve ahlâkı diğerlerinden daha iyi, daha mükemmel iken, bazılarınınki ise daha zayıftır. Dolayısıyla sırat-ı müstakimde yol alanlar için de kendiliğinden, doğal bir yarış vardır. Bizler bu işin farkında olursak, o zaman en önde olabilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilir ve öyle davranırız. İşte “Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar “ kitabımda bu yarışı kazananların nasıl kazandıklarından bahsetmeye çalışacağım. Allah bizleri bu uğurda muvaffak olan bahtiyar kullarından eylesin! (Âmin) 
Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar kitabımda bu yolda yürürken Kur’an-ı Kerime ve Sünnete göre nelere dikkat etmemiz gerektiğini açıklamaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde Rehberlerimiz  kitabımda bize her yönüyle örnek olan ve Allah tarafından gönderilen Peygamberlerin,  sırat-ı müstakimde hareket ederken bizlere mübarek hayatlarıyla Rehber oluşlarını  anlatmaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde İz Bırakanlar  kitabımda ise, sahabelerin ve daha sonraki dönemlerde İslam’a hizmet eden mübarek zâtların sıratı müstakimde örnek olan hayatlarıyla geride bıraktıkları izleri  ifade etmeye çalıştım. Böylece birbirini tamamlayan üç kitap Allah’ın tevfik ve inayetiyle hazırlanmış oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f41e577d-d9d0-4e6f-baaf-be522a8bbbcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırat-ı Müstakim&apos;de Rehberlerimiz</image:title>
            <image:caption>Sırat-ı müstakimde hareket eden herkes aynı şekilde yol almıyor. İnsanların bu yolda giderken şartları bir değildir. Kimi insanların yaratılışı, fıtratı, aile çevresi, kültürü imanı, ibadeti ve ahlâkı diğerlerinden daha iyi, daha mükemmel iken, bazılarınınki ise daha zayıftır. Dolayısıyla sırat-ı müstakimde yol alanlar için de kendiliğinden, doğal bir yarış vardır. Bizler bu işin farkında olursak, o zaman en önde olabilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilir ve öyle davranırız. İşte “Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar “ kitabımda bu yarışı kazananların nasıl kazandıklarından bahsetmeye çalışacağım. Allah bizleri bu uğurda muvaffak olan bahtiyar kullarından eylesin! (Âmin) 
Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar kitabımda bu yolda yürürken Kur’an-ı Kerime ve Sünnete göre nelere dikkat etmemiz gerektiğini açıklamaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde Rehberlerimiz  kitabımda bize her yönüyle örnek olan ve Allah tarafından gönderilen Peygamberlerin,  sırat-ı müstakimde hareket ederken bizlere mübarek hayatlarıyla Rehber oluşlarını  anlatmaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde İz Bırakanlar  kitabımda ise, sahabelerin ve daha sonraki dönemlerde İslam’a hizmet eden mübarek zâtların sıratı müstakimde örnek olan hayatlarıyla geride bıraktıkları izleri  ifade etmeye çalıştım. Böylece birbirini tamamlayan üç kitap Allah’ın tevfik ve inayetiyle hazırlanmış oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a2809f-d6f6-4d14-a21c-cefaf247d21e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırat-ı Müstakim&apos;de Yarışanlar</image:title>
            <image:caption>Sırat-ı müstakimde hareket eden herkes aynı şekilde yol almıyor. İnsanların bu yolda giderken şartları bir değildir. Kimi insanların yaratılışı, fıtratı, aile çevresi, kültürü imanı, ibadeti ve ahlâkı diğerlerinden daha iyi, daha mükemmel iken, bazılarınınki ise daha zayıftır. Dolayısıyla sırat-ı müstakimde yol alanlar için de kendiliğinden, doğal bir yarış vardır. Bizler bu işin farkında olursak, o zaman en önde olabilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilir ve öyle davranırız. İşte “Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar “ kitabımda bu yarışı kazananların nasıl kazandıklarından bahsetmeye çalışacağım. Allah bizleri bu uğurda muvaffak olan bahtiyar kullarından eylesin! (Âmin) 
Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar kitabımda bu yolda yürürken Kur’an-ı Kerime ve Sünnete göre nelere dikkat etmemiz gerektiğini açıklamaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde Rehberlerimiz  kitabımda bize her yönüyle örnek olan ve Allah tarafından gönderilen Peygamberlerin,  sırat-ı müstakimde hareket ederken bizlere mübarek hayatlarıyla Rehber oluşlarını  anlatmaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde İz Bırakanlar  kitabımda ise, sahabelerin ve daha sonraki dönemlerde İslam’a hizmet eden mübarek zâtların sıratı müstakimde örnek olan hayatlarıyla geride bıraktıkları izleri  ifade etmeye çalıştım. Böylece birbirini tamamlayan üç kitap Allah’ın tevfik ve inayetiyle hazırlanmış oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad835484-f862-49a5-ac58-7625a6c25ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Sarılır mısın?</image:title>
            <image:caption>AŞK, ONA OLAN İNANCIMI KAYBETTİĞİM ANDA GELİP BENİ YENİDEN BULDU. 
 
“Müthiş bir gün geçireceğimi düşünürken şimdi bir otobüste Selimiye’ye doğru yol almaktaydım. Hayat ne kadar garipti, hiç başıma gelmez dediğim şey olmuştu işte! Hem de en beklemediğim insan tarafından… Her şeyimi anlattığım, güvendiğim ve en önemlisi de sevdiğim insan beni sırtımdan bıçaklamıştı. Güvenim o kadar sarsılmış, gururum o kadar kırılmıştı ki kendime olan inancım tamamen yok olmuştu. Belki de bir daha kimseye güvenemeyecek, âşık olamayacaktım. Keşke o mesaja hiç bakmasaydım.” 
Su’nun gördüğü o mesajla değişti bütün hayatı. “Keşke o mesajı görmeyip eski güzel ama yalanlarla dolu hayatıma devam etseydim” diye düşünse de, hayat onu gerçeklerle yüzleştirecekti. Acı da olsa bu yüzleşmeyi yaşayacak olan Su, daha zor ama sahici bir yolculuğa çıkacaktı. 
Sürprizlerle dolu bu yolda onu harika bir aşkla birlikte türlü tuzaklar bekliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/489085fe-01ef-4f49-86b3-ed2e19998b69.jpg</image:loc>
            <image:title>The Valley of Fear</image:title>
            <image:caption>“THE OLD WHEEL TURNS, AND THE SAME SPOKE COMES UP. IT’S ALL BEEN DONE BEFORE, AND WILL BE AGAIN.” 
 
Dr. Joseph Bell, a teacher with extraordinary reasoning and remarkable intelligence from Edinburgh, inspired Sir Arthur Conan Doyle to create Sherlock Holmes. After appearing in A Study in Scarlet (1887) for the first time, Holmes continues to be present in many other stories where he solves mysterious events, thanks to his exceptional wit. 
The Valley of Fear, is the fourth of Sherlock Holmes’s novels. From the foggy prairies of England to a small American mining town, the story features secret societies, murders, and Sherlock’s case resolution. 
According to the fans, the last adventure of Sherlock Holmes, The Valley of Fear, is the best among all Sherlock Holmes books. The work is inspired by the real-life activities of the secret society known as the Molly Maguires. Not only it provides insights into the political situation in Ireland, it also highlights the union struggles of the early twentieth century in the United States. Sir Arthur Conan Doyle presents a book that will satisfy all mystery lovers.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62e41e1b-d1ed-4080-b3a0-19e3b5e3378d.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger–Ben Fırlatılmış Olanaktır</image:title>
            <image:caption>Felsefe düşünme ile değil ruh haliyle başlar. 
 
“Varlık nedir?” diye soran Heidegger ardından kendisini hiçbir kelimenin giremeyeceği en karanlık noktaya fırlatır, sorusunun cevabını orada bekler. Hiçliğe çakıldığında var olmaktan duyduğu kaygı öyle güçlü bir ışığa dönüşür ki tüm saklı kalanları aydınlatır. 
Modern insanın problemlerine antikçağın zihniyle yaklaşan Heidegger, kutsalların, emin olunanların aslında en az bilinenler olduğunu ortaya serer. Ne yapsak içinden çıkamadığımız problemleri, hayata dair büyük soruları kendi kendilerini çözümlemeleri ve açığa çıkarmaları için serbest bırakmayı öğretir. Kelimelerle oyun oynar gibi yazdığı eserleriyle sanki açıklamak değil de hatırlatmak isteyen Heidegger, başta insan olarak kendimizle ardından ilişki kurduğumuz her şeyle olan bağımızı biz farkına varmadan geri dönülemez biçimde sarsar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e0c0807-af94-4df6-b7fe-ed339980187b.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik Geliyorum Demez</image:title>
            <image:caption>Anne olmak bir milattır kadının hayatında, A.Ö. (annelikten önce) ve A.S. (annelikten sonra) diye ikiye ayırabiliriz annelerin yaşamalarını. Anneliğe tam olarak hazır olmak mümkün değildir. Olunca oluveren, ne olduğu olmadan önce asla anlaşılmayan bir yaşam serüvenidir annelik. Asla GELİYORUM DEMEZ! Gelir ve seni bambaşka bir insana dönüştürür. Sevgiyle karışmış yorgunluklar, özveriyle karışmış yoğunluklar, kendini suçlamalarla çevrili gurur duymalar! Bir ZIT DUYGULAR KEKİ olur pişer yıllar içinde. Bu kitap bu keki pişirmeye başlayan “ay içine eksik malzeme mi koydum acaba” diye hayıflanan, keki çok kabarmadığı için kendini suçlayan, bazen kek bile görmek istemeyen, tatlıdan nefret eden, ama ne olursa olsun vazgeçmeyen tüm annelere, anne adaylarına ve kalbinde anne olmayı dileyen anne merhametini tüm evrene aktaran kadınlar için yazıldı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a78290a7-f36f-4959-bd67-a70d1453ee7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pythagoras</image:title>
            <image:caption>“Halkın yolundan çekil ve fazla çiğnenmemiş yollardan yürü. Bilgelik arayanlar onu yalnız aramalıdır.” 
 
Ezoterik felsefenin kurucusu ve tüm zamanların kadim bilgesi Pythagoras, yaratıcı düşünceleriyle Yunanistan’da reforma ve Avrupa’da Rönesans’a öncülük etmiştir. O ilklerin filozofudur. Maddi evrenin işleyişinin matematiksel terimlerle ifade edilebileceği düşüncesini ortaya atan ve “Kozmos” sözcüğünü evrene ilk uyarlayan kişidir. Matematiği felsefe ile ilişkilendiren ilk düşünürdür. 
Mısır’daki Hermetik gelenekten ilham aldığı düşünceleri ilkçağda ve ortaçağda birçok bilim insanına, sanatçıya ve filozofa esin kaynağı olmuştur. Felsefe tarihinde Pythagoras’tan etkilenmeyen filozof yok gibidir. Platon, Pythagoras’tan aldığı ilhamla Atina’da akademisini kurmuştur. 
Yaşadığı çağın geleneğine uyarak kendisini “Sophos” (bilge) olarak nitelemekten kaçınarak “Philosophos” (bilgelik âşığı) adını benimsemiş ve bu terimi insanlığa armağan etmiştir. Felsefesini aritmetik, geometri, astronomi, müzik üzerine kuran Pythagoras öğretisiyle adeta tek başına koca bir üniversitedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6307fdf-9214-473b-aa0d-1a24fc088b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyoloji ve Teknoloji Terörü</image:title>
            <image:caption>GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ İLK ÜRÜN DOMATESTİ, SON ÜRÜN İNSAN OLACAK! 
 
İnsan maalesef içinde yaşadığı doğanın sadece bir parçası olduğunu unuttu; teknolojiyi kullanarak önce doğayı, sonra gıdayı bozdu ve sıra artık kendisindeydi! 
İnsan DNA’sı ve ardından RNA’sı yani insanın fabrika ayarlarına girildi ve bu ayarlarla ciddi şekilde oynanarak ana sistem bozuldu! Üstüne bir de laboratuvarlarda oluşturulan virüsler yoluyla insanlık tehdit altına alındı. 
Teknolojiyi, insanlığa zarar verebilecek şekilde bu kadar yaygın hale getirmek ve kullandırmak insanlığa karşı gerçekleştirilen bir terörden başka bir şey değildir. Daha hızlı, daha ileri, daha teknolojik, daha fazla sanayi, daha çok para derken kimyasallara, toksinlere, virüslere boğulduk, hem de bunları kendi ellerimizle meydana getirdik. 
Prof. Dr. Mustafa Zülküf Altan, Terör Her Yerde serisinin ikinci kitabında, gıda terörü, genetik çalışmalar, biyolojik unsurların silah olarak kullanılması, dijital terör, yapay zekâ, uzay çalışmaları ve daha birçok konu hakkında bilinmeyenleri anlatıyor ve soruyor: Daha az insan gücüyle daha fazla kazanç elde etmek isteyen güçler, daha az insana ihtiyaç olacak bu Yeni Dünya’da, insan nüfusunu azaltmak için biyoloji ve teknolojiden faydalanıyor olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0b092d2-69dd-4da5-a514-ff1a247b5079.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah-ı Mar</image:title>
            <image:caption>HER AŞK BİR KIVILCIMDIR AMA BAZILARI ORMAN YANGININA DÖNÜŞÜR 
 
“Medyumların odasına geldiğinde, geride bıraktığı herkesin uyandığını ve peşinde olduğunu fark etti. Borazanlar çalmaya başladı. Anazarbos kenti içindeki Anavarza Kalesi’nde yaşayanlar, artık bir firar olduğunu biliyorlardı. Lilith’in itibarını yerle bir etmeye çalışan biri veya birileri vardı. Yarın sabah ‘saf bir insan’, kaçıyordu gerekçesiyle idam edilecek, Lilith’in ve sapık askerlerinin itibarı kurtulacak, yine etrafa ürkütücü bir korku salacaktı...” 
Şahsu, tüm ailesini kaybettikten sonra varlığından dahi haberi olmadığı dedesinin elinde bir zarf bulur. Ölmüş annesinden mektup getirmiştir. Hiç tanımadığı bu adamla, hiç tanımadığı bir yörenin küçücük köyüne giden genç kız, burada mitolojik bir topluluk olan melezlerin içine düşer. Yarı insan, yarı Mar (Yılan) olan bu topluluğun gelecekteki lideri Maran ile birbirlerine geri dönülmez bir duyguyla sevdalanırlar. Ve bu aşk büyük savaşın ateşini yakmaya başlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c06759f4-18c8-4813-9110-65152c09af61.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Dünya Savaşı: İnfografik (CİLTLİ)</image:title>
            <image:caption>İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI DAHA ÖNCE HİÇ BÖYLE ANLATILMADI 
ZEKİCE TASARLANAN GRAFİKLER, DİYAGRAMLAR VE TABLOLARLA ALIŞILDIK ANLATIM KALIPLARINI YIKAN İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI: İNFOGRAFİK, OKUYUCUYA VERİLERE DAYALI GÖRSEL BİR ŞÖLEN SUNUYOR. 
 
• YÜZLERCE ÇİZİM • 150’DEN FAZLA GRAFİK • TAKTİK HARİTALAR • BİNLERCE İSTATİSTİK • GÜÇ DENGELERİNİ ANLATAN TABLOLAR • SİYASÎ, ASKERÎ VE EKONOMİK İLİŞKİLERE DAİR DİYAGRAMLAR 
 
İkinci Dünya Savaşı’na dair elimizdeki veriler, ortaya çıkan yeni belgelerle birlikte gün geçtikçe artıyor. Bu verilerin tasnifindeki eksiklikler ise savaşın ve savaşa yol açan sürecin anlaşılmasında yeni zorlukları beraberinde getiriyor. İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI: İNFOGRAFİK, okurların bu veri okyanusunda kaybolmasının önüne geçmeyi hedefliyor. 
  Savaş yıllarının yanı sıra, harbin öncesi ve sonrasının da mercek altına alındığı kapsamlı verilerle hazırlanan, birbirinden farklı renkli tablolar ve grafiklerle sunulan ve yayımlanmasının ardından pek çok dile tercüme edilen İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI: İNFOGRAFİK, Türk okurların İkinci Dünya Savaşı’na katılan ülkelerin askerî, ekonomik ve sair alanlardaki verilerini kapsamlı bir şekilde inceleyebilecekleri ilk ve tek çalışma olma niteliğini taşıyor. 
 
“Gerçek bir başyapıt… İkinci Dünya Savaşı meraklılarının kitaplığında bulunması gereken muhteşem bir kitap.” – THE ARMOURER 
“Oldukça güzel şekilde sunulan nefis bir eser… Onca karmaşık detayı anlatabilmek adına yaratıcı ve benzersiz yollar bulunmuş. Okura başından sonuna estetik bir tatmin sunuyor.” – BRITAIN AT WAR 
“Hayran olunası… Veri görselleştirmenin en harika hali. Emeği geçen herkes için muazzam bir başarı.” – GEOGRAPHICAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89957895-b055-43b1-a534-36c7c4133173.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek</image:title>
            <image:caption>&quot;Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek kitabının kaleme alınmasındaki en önemli nedenlerden birisi okuyucunun moda olan filmlerden, dizilerden, macera romanlarından edindiği bilgiyi gerçek zannetmesiydi. Sahne ve gösteri sanatlarının bu gelişimi yeniden tersi bir efsaneleşme yarattı. Düzeltmeler yapmak lazımdı.&quot; 
İlber Ortaylı 
 
Osmanlı&apos;yı dünya tarihinde bu kadar önemli bir imparatorluk hâline getiren neydi? İstanbul Osmanlılar ve Avrupalılar için ne ifade ediyordu? Aile, Osmanlı toplumu için neden bu kadar önemli bir kurumdu? Geleceğin idarî ve askerî elitlerinin yanı sıra pek çok sanatçının yetiştiği Enderun saray okulu nasıl bir yerdi? Osmanlı saraylarını özel kılan neydi? Topkapı Sarayı hem mütevazı hem de ihtişamlı olmayı nasıl başardı? Osmanlı sultanları ve paşaları günlük yaşamda ne yaparlardı? Mimar Sinan&apos;ı böyle bir deha, eserleri bugün bile insanlara ilham vermeye devam eden ulaşılmaz sanatçı yapan şey neydi? Fatih Sultan Mehmed&apos;i diğer Osmanlı imparatorlarından ayıran özellikler nelerdi? Büyük Fatih, İstanbul&apos;un fethi sırasında nasıl bir strateji uyguladı? Tarihle ilgilenen insanlar Osmanlı seyahatnamelerinden ne tür bilgiler edinebiliyordu? Sultanahmet hangi anlamda dünyanın merkezidir? 
  Geçmişten geleceğe tarihî gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı bu sefer okuru Osmanlı&apos;yı; padişahları, sarayları, yönetim şeklini, semtleri ve abidevî eserleri, İstanbul’u… kısacası kendine özgü kimliğiyle Devlet-i Aliyye’yi yeniden keşfetmeye davet ediyor... Almanca, Fransızca, Arapça, Yunancanın da içinde bulunduğu 10&apos;dan fazla dile çevrilen Osmanlı&apos;yı Yeniden Keşfetmek tarihle tanışmak isteyip de nereden başlayacağına karar veremeyenler için ideal bir giriş kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c4d8a1-14a2-489d-beab-6457ba522529.jpg</image:loc>
            <image:title>Rothschild Hanedanı</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN EN GÜÇLÜ AİLESİNİN ETRAFINDAKİ SİS PERDESİ KALKIYOR 
 
“Rothschildlerin büyüleyici hikâyelerinden daha önce sık sık bahsedilmişti ama hiçbiri bu kadar yetkin ayrıntılarla anlatılmamıştı.” The New York Times Book Review 
“Niall Ferguson&apos;ın kitabı, tahvil piyasasının asıl mucidi ve finans kapitalizminin yönlendiren güçler hakkında kuvvetli ve sinsi bir hikâyeye ilham veren bu köklü ailenin dünyasının parlak ve yetkili bir yeniden inşası. Harika bir okuma vadeden metin.” Harold James, Princeton Üniversitesi Tarih Bölümü 
 
Meşhur tarihçi Niall Ferguson’ın kaleminden dünyanın en meşhur ama aynı zamanda en bilinmez ailelerinden birinin hikayesi: Rothschild Hanedanı. Ferguson bu kitabında mali güçleri sebebiyle finans dünyasının ve modern dönem Avrupa’nın şekillenmesinde dolaylı veya doğrudan yollarla etkili olmuş Rothschild ailesinin tarihini büyük bir maharet ve ustalıkla anlatıyor. Hem sunduğu tarihi gerçeklerle Rothschildlerle ilgili efsaneleri çürütüyor hem de ailenin olağanüstü ekonomik başarısının ardındaki sırları ortaya çıkarıyor. Ferguson elinizdeki kitabında Rothschild ailesinin köklerine inerek Frankfurtlu tüccar Mayer Amschel’den itibaren belirsizliklerle dolu tarihi en başından inşa etmeye başlıyor. Büyük finans imparatorluğunun kuruluşunu esas itibarıyla oğul Nathan Mayer&apos;in 200 yıl önce İngiltere&apos;ye gitmesi üzerinden temellendiriyor. Mayer Amschel Rothschild’in en yetenekli çocuğu olan Nathan işlerini sağlamlaştırabilmek ve etki sahasını genişletmek adına beş oğlunu Avrupa’nın farklı metropollerine yerleştiriyor. Her biri farklı yetkinliklere sahip bu beş oğul ve baba kızları, uzak akrabaları ve yabancıları dışlayıp birbirleriyle gayet yakın ilişkilerde bulunarak, kurdukları finans şirketi için daha önce Avrupa çapında benzerine rastlanmayan bir ilişkiler ağı örüyor. Öyle ki daha on dokuzuncu yüzyılın ilk çeyreğinde Rothschildler Avrupa&apos;nın her yerine nüfuz etmiş; uluslararası tahvil piyasasına hakimiyetlerine altına almış; pamuk, tütün, şeker, bakır ve cıva gibi emtiaların en önemli tüccarları olmuş, kıta genelinde çok önemli devlet adamları üzerinde etkilerini kurmuşlardı. 
Niall Ferguson’ın özel arşivlerden yararlanarak kaleme aldığı Rothschild ailesi monografisinin birinci cildi olan Rothschild Hanedanı: Paranın Efendileri, 1798-1848 Rothschildlerin ilk yıllarını derinlemesine ele alıyor ve ilgi çekici anlatımıyla, on dokuzuncu yüzyıl başı Avrupa’sının finansal, siyasi ve askerî yönlerine içeriden hayranlık uyandırıcı bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9312787c-8b68-4f6e-93c6-1ea1a1a0c6bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Üzerine</image:title>
            <image:caption>Roma’nın tanınmış devlet adamı, hatibi ve hukukçusu Cicero Devlet Üzerine’de (De Re Publica) devletin özü ve işleyişi, devlet yapısının devamlılığı, halkın bu yapı içerisindeki konumu ve belirleyiciliği üzerine yüzyıllar geçmesine rağmen güncelliğini koruyan fikirlerini sunuyor. 
Cicero, devleti yurttaşların içinde seyrettiği ve kaderini de kaptanının belirlediği bir gemiye benzetir. Hava güneşliyken seyir almak kolay olabilir ama asıl maharet devlet gemisini, fırtınalı havada alabora olmaktan kurtarmaktır. Halk, devletin iyi yönetilmesini istiyorsa iyi nitelikli adamları seçmelidir. Cicero’ya göre idarenin başına geçecek kişinin taşıması gereken başlıca özellikse erdemli olmaktır. Ne var ki içinde birçok niteliği barındıran erdeme öyle herkeste rastlamak mümkün değildir. Servet ve şöhret beraberinde bilgece yaşamanın sırrını ve devleti iyi idare edilebilmenin bilgisini getirmez. Üstelik, şöhret ve güç insanı kibirle doldurur. Oysa insanoğlunun, elindeki iktidara yarın da sahip olacağının güvencesi yoktur. Halbuki erdemli idareci gelip geçici nimetlerin gözüne bir hırs perdesi indirmesine izin vermez ve kibre kapılmaz. Zaten Cicero’nun da sorduğu üzere, devleti erdemin yönetmesinden daha muhteşem ne olabilir?  Devlet Üzerine Rana Gülcan Kahramanyol’un Latince aslından yapmış olduğu tam ve nitelikli çevirisinin yanı sıra açıklayıcı notlarıyla Kronik Klasikler serisinin yeni kitabı. Iulius Caesar gibi güçlü bir liderin bile karşısında durmayı göze alabilmiş bu siyaset adamının, devlet idaresine ve devlet idarecisinin özelliklerine ilişkin fikirleri bugün dahi niteliğinden bir şey kaybetmiş değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/822e6832-4c70-4be9-9e64-e3a499d60384.jpg</image:loc>
            <image:title>Aztekler</image:title>
            <image:caption>YENİ DÜNYA’NIN YAĞMALANAN İMPARATORLUĞU: AZTEKLER 
“Bu kitap kesinlikle Aztekler hakkında şimdiye kadar yazılmış en iyi çalışma… Kitabın değeri, Aztekleri ve Nahuaları yüzlerce yıllık kolonyal karikatürden kurtaran ve onları vahşi bir şiddet uygulayabilecek fakat ayrıca derin bir sevgi gösterebilecek özelliklere sahip bir halk, kusurlarıyla yeniden insan olarak sunan tarzında yatmaktadır.” History Today 
Kasım 1519’da Hernando Cortés, Aztek İmparatorluğu’nun başkentine uzanan, gölün üzerinden yükseltilmiş yol boyunca yürüyerek Aztek Kralı Moctezuma ile yüz yüze geldi. Bu hikâye ve bundan sonra yaşananlar defalarca kez hep aynı şekilde, sadece İspanyolların sunduğu anlatıya bağlı kalınarak anlatılmıştır. Yeni keşfedilmiş milyonlarca üyesi bulunan bu halkın ne büyük bir vahşilik ve ilkellik içerisinde yaşadığı ve yeni kıtaya ayak basan İspanyolların “beyaz adamın yükünü” sırtlanarak buradakilere uygarlık getirdiği söylenir. Peki ama gerçekten bu anlatı doğru muydu? Aztekler İspanyollarla karşılaştığında sefalet içinde miydi? Teknolojiyi, bilimi, kültürü, refahı ve uygarlığı bu topraklara Avrupalılar mı getirmişti? Yaşanması tercih edilmeyecek bir hayat mı sürüyorlardı? Aztekler: Yağmalanan İmparatorluk Amerikan yerlilerinin tarihini, büyük titizlik ve orijinal tarihi verilerin sunduğu isabetle yeni baştan ele alıyor. Yeni Dünya’nın insanlarının tarihini ilk defa, yerli halkın kendisi tarafından yazılmış metinlerin bütün zenginliğinden beslenerek sunuyor. Camilla Townsend, yerli Meksikalıları egzotik ve kana susamış figürler olarak gören Avrupalı klişelerin yerine onların daha anlaşılabilir ve insani tasvirlerini ortaya koyuyor. Bu çalışmada, fetih ne bir kıyamet anı ne de Meksikalıları var eden bir başlangıç hikâyesidir: “Mexica” halkı, Avrupalıların gelmesinden çok önce kendisine ait bir tarihe sahipti ve İspanyol kültürüne ve sömürgesine öyle kolayca teslim olmadı. Aksine politik tabiiyetlerini yeniden düzenlediler, yeni yükümlülüklerine uyum sağladılar, yeni teknolojileri benimsediler ve hayatta kaldılar.  
Azteklerin kendi yazdıklarından hareketle kaleme alınan bu ilgi çekici ve devrim niteliğindeki tarih, bir zamanlar altın günlerini yaşayan bir halkın fetih travmasıyla karşı karşıya kalmasına ve hayatta kalmanın yollarını bulmasına dair deneyimin izlerini sürüyor. Yayınlanmasının ardından birçok ödüle layık görülen Aztekler: Yağmalanan İmparatorluk derli toplu ve ayrıntılarla bezeli anlatımıyla tarih severlere son derece faydalı olacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616f921d-4192-4bf5-b5bf-caf2cfb4e4fa.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz Komutan Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu sıralarda Yunanlılar hücuma geçti ve biraz başarı kazandılar. O başarıyla yetinselerdi işler çok farklı olurdu ancak başlangıçtaki bu zafer onları öyle coşturdu ki savaştan haberi olmayan, ancak, “Ankara’ya doğru” savaş çığlıkları atan kurmayıyla Kral geldi ve sonrasında gayet yetersiz hazırlıkla, nizamsız ve vahşice atıldılar. Bu durum, gerçek bir asker olan ve onları Sakarya Nehri’nde kati suretle durduran Mustafa Kemal’in kalbindeki ateşi yakmış olmalı.&quot; 
 
Charles Harington, Kraliyet Harp Akademisi’nde gösterdiği üstün performansla kısa süre içerisinde adından söz ettirmeyi başardı. Mezuniyetinin ardından Güney Afrika ve İrlanda’da görev yaptı. Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte cepheye giden Harington, İkinci Ordu’yla birlikte Ypres ve Flanders’te çarpıştı. Ateşkes antlaşmalarının imzalanışının ardından ise İmparatorluk Genelkurmay Başkan Yardımcılığı görevine atandı. 
 
İstanbul’un işgal süreci Mondros Ateşkes Antlaşması’yla başladı ve Sevr Antlaşması’nın ardından da Charles Harington, Müttefik İşgal Orduları Başkumandanı olarak General George Milne’nin yerine atandı. 1920 ve 1922 yılları arasında İstanbul’un İşgal Orduları Başkumandanı olarak görev yaptı ve bu sırada Milli Mücadele’ye tanık oldu. 
 
·         Sultan Vahideddin’i İstanbul’dan nasıl çıkardı? 
·         Mustafa Kemal Paşa’yla temasları oldu mu? 
·         Mudanya Ateşkes Antlaşması nasıl imzalandı? 
·         İsmet Paşa’yla dostluğu ne şartlar altında oluştu? 
·         İngilizler Türklerle savaşın eşiğine nasıl geldi? 
·         İstanbul gerçekten tek kurşun atılmadan mı alındı? 
·         Refet Paşa’yla aralarındaki gerilimin sebebi neydi? 
·         Müttefik İşgal Orduları İstanbul’u nasıl terk etti? 
  Bütün bu sorular ve daha fazlasını Müttefik İşgal Orduları Başkumandanı Charles Harington, yazıldıktan 83 yıl sonra Türkçede ilk kez tamamı yayımlanan hatıratında bizzat cevaplıyor. İngiliz Komutan Anlatıyor, Britanya İmparatorluğu’nun hem sivil hem de askerî durumuna, işgal sırasında İstanbul ve Anadolu’daki ahvale ve İngilizlerin Milli Mücadele hakkındaki tutumuna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a807b622-8ef2-4b01-a1f3-046c16fa7167.jpg</image:loc>
            <image:title>Utanç İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>“Olağanüstü… İngilizlerin Hindistan’da geçirdikleri iki asrı acımasızca eleştiriyor. İngilizler için oldukça rahatsız edici bir okuma.” The Times 
 
“İngiltere’nin Hindistan’la olan ‘tarihî ve kültürel bağlarının’ yeni ve büyük bir ticaret anlaşması yapılmasını kolaylaştıracağından emin olan İngilizler, Bay Tharoor’un kitabını okumalılar. Bu sayede dünyayı bir zamanlar Britanya tarafından sömürülen ülkelerin gözünden daha rahat görebilecekler.” Financial Times 
 
“Etkileyici… İmparatorluğu sözde ‘iyiliğin gücü’ olarak göklere çıkaran yazılara verilmiş iyi bir cevap.” BBC World Histories 
 
On sekizinci yüzyılda tek başına Hindistan’ın dünya ekonomisindeki payı Avrupa’nın tamamı kadar büyüktü. Fakat iki asırlık İngiliz idaresinin ardından, 1947’ye gelindiğinde bu oran altı kat azaldı. Sömürgecilik süresince İngiliz İmparatorluğu kendisine baş kaldıran kim varsa acımasızca bastırdı, silahsız protestocuları kurşuna dizdi, ırkçılığı kurumsallaştırdı ve milyonlarca insanın açlıktan ölmesine neden oldu. 
  İngiliz emperyalizmi kendisini aydın bir despot olarak tanıtıp idaresi altındakileri medenîleştirdiği iddiasında bulunsa da yazar Shashi Tharoor, demiryollarından hukukun üstünlüğüne kadar bütün sözde sömürgecilik “hediyelerinin” yalnızca Britanya çıkarları için tasarlandığını ortaya koyarak aydınlanmacı despotizm mitini parçalıyor. Eser, “İngilizler Hindistan’da Ne Yaptı?” sorusunu merkeze alarak İngilizlerin yükselişi ile Hindistan’ın çöküşü arasındaki paralelliği her veçhesiyle ortaya koyuyor. 
 
30 yıl boyunca Birleşmiş Milletler’de çalışmış ve Genel Sekreter Yardımcılığı da yapmış olan Tharoor, Utanç İmparatorluğu’nda İngiliz sömürgeciliğini cesurca değerlendirip keskin bir dille eleştirerek, Britanya’nın Hindistan mirasının ne denli kirli olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0bc7a47-4327-4e6e-9e01-4b13c2caa2cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Türkistan’ın Kalbi Buhara’dan Rus Başkenti St. Petersburg’a 
Çarın Sarayında Bir Han 
Çarlık Rusyası’ndan Türkistan’a seyahat etmenin bir gelenek hâline geldiği 1800’lü yıllarda bu defa Türkistan’dan Rusya’ya bir seyahat, Buhara’dan Petersburg’a bir keyifli yolculuk; Rusya Seyahatnamesi. Ancak bu seyahat, öncekilerden çok daha farklıydı; çünkü bir devlet görevlisi tarafından değil, bizzat Buhara Emiri Abdulahad Han tarafından gerçekleştirilmişti. Emirin yolculuğu Buhara’dan Çarcuy, Aşkabat, Bakü, Tiflis, Mikhailovskaya ve Moskova üzerinden Petersburg’a oradan Odessa, Kırım ve Batum üzerinden Buhara’ya dönülerek son bulacaktı. 
 
Rusya Seyahatnamesi; Buhara Emiri’nin siyasi amacına dair gelişmeleri ele almakla birlikte; Rus Çarı III. Aleksandr, eşi Mariya Fedorovna, veliaht Nikolay ile görüşmesi, Romanov Hanedanı’na bağlı askeri ve idari elitlerin sosyo-kültürel yaşamı, Kremlin Sarayı başta olmak üzere Rus sarayları ve saray protokolleri, Çarlık Rusyası’nda mümtaz kişilerin gittiği eğlence mekânları, Rusya’daki iktisadi durum hakkında detaylı bilgiler vermenin yanında gidiş ve dönüş yolculuğundaki umumi manzaralar, karşılanma merasimleri, yolculuk esnasında yaşanan bazı tehlikeler ve hayranlık uyandıran betimlemelerle herkesi bu yolculuğa davet etmektedir. 
  Abdulahad Han’ın Türkistan’ın kalbi Buhara’dan Rus başkenti St. Petersburg’a uzanan, Farsça aslından tercüme edilerek notlandırılan Rusya Seyahatnamesi ile 19. yüzyılın Rusyası’na keyifli, ilginç ve bir o kadar bilgilendirici bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46a1079-87e5-48cd-af9b-4574282bc63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Gelecek</image:title>
            <image:caption>GELECEKTE İNSANLIĞI NELER BEKLİYOR? 
Nasıl yaşayacak, çalışacak ve eğleneceğiz? Hangi yeni teknolojiler geliştirilecek? İnsanlar evrimleşecek mi, belki de sonsuza kadar yaşayacak mı? Yoksa bizi ve hatta tüm evreni sona erdirebilecek tehditlerle mi karşı karşıyayız? Uzayda yaşam mümkün olacak mı? Robotlar hayatımızda ne kadar yer alacak? Robotların hakları olacak mı? Yapay zekâ, insan zekâsının kavrayamayacağı şekillerde yaşam biçimimizi değiştirecek mi? Yönetim modelleri şekil değiştirecek ve dünya hükümeti kurulacak mı? 
Geleceği tahmin etmek, insansız hava araçları, kıtlık, savaşın değişen doğası, siber tehditler, ölümsüzlük arayışı, organ yetiştirme, post-insanlar, yapay zekâ, insanlığa yönelik tehditler, uzay yolculuğu, yüzen şehirler, zihin birleştirme, dünyanın ve evrenin kaderi gibi 200 olgu, keşif, gelişme ve 200 görsel ile bizi bekleyen gelecek… 
Dakikalar İçinde Gelecek, kripto para birimleri, insansı robotlar, gen terapisi, gezegenleri kolonileştirmek ve yapay zekâya kadar geleceğe dair her şeyi kısa ve net bir şekilde açıklayarak ütopya veya felaket ekseninde gelecekte insanlığı bekleyenlere dair keyifli bir okuma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a4535a-56b6-486b-b434-ddcdf598c2b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Suç ve Ceza… 
Yazıldığı zamandan bu yana belki de hiçbir kitap onun kadar etkili olmadı. 
Nerdeyse bütün dillere çevrildi. Nesilden nesile okunan bir el kitabına dönüştü. 
Ve, başkahraman Raskolnikov, insan ruhunun derinliklerinin sembolü oldu. 
Dostoyevski ise hâlâ edebiyat tahtında oturmayı sürdürüyor. 
Edebiyat bilimciler, eleştirmenler, psikologlar, psikiyatrlar Dostosyevski’nin Suç ve Ceza yoluyla getirdiği insan incelemesi üzerine hâlâ çalışıyorlar. 
Suç ve ceza birer hukuk terimi olmaktan çıkıp insanın yeryüzündeki arayışlarının karşılığı sayılıyor. 
Her okur, her yeni okuyuşta onda yeni keşiflere gidiyor. 
Suç ve Ceza… 
Yazıldığı zamandan bu yana belki de hiçbir kitap onun kadar etkili olmadı. 
Nerdeyse bütün dillere çevrildi. Nesilden nesile okunan bir el kitabına dönüştü. 
Ve, başkahraman Raskolnikov, insan ruhunun derinliklerinin sembolü oldu. 
Dostoyevski ise hâlâ edebiyat tahtında oturmayı sürdürüyor. 
Edebiyat bilimciler, eleştirmenler, psikologlar, psikiyatrlar Dostosyevski’nin Suç ve Ceza yoluyla getirdiği insan incelemesi üzerine hâlâ çalışıyorlar. 
Suç ve ceza birer hukuk terimi olmaktan çıkıp insanın yeryüzündeki arayışlarının karşılığı sayılıyor. 
Her okur, her yeni okuyuşta onda yeni keşiflere gidiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdc89b94-e249-49e2-b90e-c4dda321cdd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıkıcı Politika</image:title>
            <image:caption>Negri’nin hapislik ve sonrasındaki sürgün yıllarında kaleme aldığı Yıkıcı Politika yirmi birinci yüzyıla yöneltilmiş bir işaret fişeğidir. Bugünden bakıldığında, geçmişteki geleceği gözler önüne seren ve İmparatorluk ile Çokluk eserlerinin temellerinin atıldığı bir eser olmanın çok ötesindeki öngörüleriyle de bir başyapıttır. 
 
İtalyan işçici geleneğinin (operaismo) emeğin kurucu ve otonom gücüne vurgusu devam ettirilmekle birlikte, yüzyılın sonunda toplumsal mücadelelerde cisimleşen toplumsal işçinin doğuşu üretimin ve ekolojinin değişen niteliğinde aranır. Negri’ye göre toplumun her sathına yayılmış bu kurucu özne, entelektüel emeğin baskın üretim biçimi olduğu toplumsal fabrika koşullarının her fırsatta altını oyar. Bu yıkıcı uğrağın en belirgin özelliği ise, adeta Gezi ve benzeri birçok direnişin ortak öğesi, kolektif neşede ifadesini bulan proleter entelektüel öznelliklerdir. 
 
Negri, 68’in mirasçısı olduğunu düşündüğü 86 öğrenci olaylarından hareketle devrimci teorisini hareketin içerisinde ve ötesindeki öngörüleriyle doğrular. Bu anlamda günümüzde hemen her ülkede rastladığımız faşizan ve otoriter pratiklerin kökleri nükleer devlet kavramsallaştırmasıyla ifade edilirken, ekolojik yıkımın nedenleri de yine sermayenin gerçek boyunduruk evresinin kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendirilir. Gerçek boyunduruk evresinde değerin ölçülemez boyutlara varan üretkenliği, Negri’ye göre, ancak ve ancak enflasyonist saldırılarla yeniden boyunduruk altına alınmaya çalışılır. Kapitalizmin son yüzyılda geçtiği evrelerin titizlikle ele alındığı çalışmanın asıl derdi, yine ve her zaman olduğu gibi, politik olanın otonomisinin nasıl kurulacağı, yani örgütlenmedir. Negri, tam da bu noktada, farklı siyasi geleneklerle hesaplaşmaya girerek, yıkıcı kuruculuğun temeli olarak barış mücadelesine çubuk büker. Devrimci bir teorisyenin hücresinden yirminci birinci yüzyılın ayak sesleri yankılanmaktadır . 
 
Çevirisi tekrardan gözden geçirilip Negri&apos;nin yeni önsözüyle genişletilmiş olan bu baskı, sadece geçmişin bir muhasebesi olarak değil, aynı zamanda bugünü anlamak için önemli bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74f71e54-addf-48ba-9ffa-c9f16cad563b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekir Küçükay İle Zaman Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Temmuz 2014&apos;de, Bilkent’te gerçekleşen 8. Türkiye Klasik Gitar Buluşması’ndaki söyleşilerden birinde, Kağan Korad&apos;ın Bekir Küçükay’la bir anısını anlatırken kullandığı &quot;Büyük patlamadan beri...&quot; ifadesi hiç akıllardan çıkmaz. Bu ifade, Bekir Küçükay’ın uzun yıllar öncesine dayanan çalışmalarına, çoğu kez yaptığı işlerle, verdiği konserlerle ilk olmasına ve kendinden sonrakilere öncülük etmesine bir gönderme idi. Türkiye&apos;de klasik gitar ve klasik gitarın önemli isimleri ile ilgili kitaplar yazılmaya başlanacaksa Kağan Korad&apos;ın deyişiyle &quot;Büyük patlamadan&quot; başlanmalıydı. Yani Bekir Küçükay&apos;dan...
 
Bu kitap bir biyografi kitabıdır ve ülkemizin en iyi klasik gitar icracılarından biri olan Bekir Küçükay’ın yaşamı ile gitar kariyeri birlikte ele alınmıştır. 1958 yılında Ankara’da doğan Bekir Küçükay, baba tarafından akordeon, tulum ve kemençe çalan Artvinli müzisyen atalara sahiptir. Çalgılara olan ilgisi, çocuklukta mandolin ile başlar ve ilerleyen yıllarda, cura, bağlama, keman ile devam eder. Sonunda önce gitarın her türüyle ve nihayetinde de klasik gitar ile nirvanaya ulaşır. Babasının “hâkim” olması ve tayin gereği ülkenin birçok şehrinde görev yapması nedeniyle, Bekir Küçükay’ın çocukluğu çok değişik şehirlerde geçer. Yaşadığı şehirlerin ve yörelerin müzik kültürü, ilerleyen yıllarda onun bestelerinde ve düzenlemelerinde kendini gösterecektir. Kitapta kronolojik bir sırayla 6 bölüme yer verilmiştir:
 
-        1958-1975: Çocukluk ve Gençlik Yılları
-        1975-1977: Pop Müzik Dönemi
-        1977-1980: Üniversite Yılları ve Caz Müzik Dönemi
-        1976-1980: Klasik Gitarla Tanışma ve İlk Çalışmalar
-        1980-1988 Yılları: Kırılma Noktasından Sonra
-        1988’den Sonra: İstanbul Dönemi
 
Kitap bir yandan Bekir Küçükay’ın yaşamını ve kariyer basamaklarını nasıl ve hangi zorluklarla baş ederek çıktığını, bir yandan da yukarıdaki dönemlere ilişkin olayları ülke, kurumlar, kişiler ve müzik kültürü gerçekliğinde gözler önüne sermektedir. 
 
Prof. Dr. Süleyman Tarman
Müzik Eğitimi Yayınları Gn.Yay.Yön ve
Bekir Küçükay’ın ilk resmi gitar öğrencisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd046af1-6593-4cc5-a823-1298dfc2d742.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Yangını</image:title>
            <image:caption>Köylü Bilgeliğinin Keşfi 
 
Gazi ve İnönü üniversitelerinde viyolonsel, klasik gitar, okul çalgıları, toplu çalma eğitimi, orkestra gibi dersler veren müzisyen ve müzik eğitimcisi Yakup Kıvrak’ın bu anı kitabı, cumhuriyet döneminde müzik eğitiminin kısa bir tarihçesi niteliğini taşıyor. 
 
Tarihçe dediğime bakmayın, nefis bir güldürü kitabı aslında. On sekiz yaşında bir köy ilkokulunda sınıf öğretmenliğine başlamak zorunda kalan bir müzik öğrencisinin yaşadıkları, köylülerle kurduğu ilişki, bir Anadolu köyünün 12 Eylül darbesinin hemen öncesindeki hali, cahil diye ötelediğimiz insanların doğalarında yatan bilgelik ve müthiş bir mizah yeteneği… 
 
Su gibi akıcı, bilgi dolu, rahat okunan bir kitap. Özellikle İç Anadolu şivesiyle yazılmış konuşmalara bayıldım. Yazarın anılarını anlatırken, sözünü sakınmaması okurken aldığınız gerçeklik duygusunu artırıyor. Bu kitabı özellikle tüm öğretmen adaylarının ve müzikle uğraşanların okumalarını öneriyorum. 
Mustafa Mutlu 
Vatan Gazetesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fca1283-e3fd-4666-8ed9-67ff7da5a761.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Sıçrama – Bizi Biz Yapan ve Mutlu Eden Şeylerin Yeni Evrimsel Bilimi</image:title>
            <image:caption>“Son yıllarda okuduğum en iyi kitaplardan biri. Modern insanın davranışlarının evrimsel kökenleri hakkındaki soruşturması hem derin hem de aydınlatıcı.” 
Sonja Lyubomirsky, Nasıl Mutlu Olunur?&apos;un yazarı 
 
İnsan bir çelişkiler yumağıdır: Hedeflerimize ulaşmak için canla başla çalışırız ama çabalarımız meyvesini verdiğinde mutluluğumuz kısa sürer. Dostlarımızın hayatta başarılı olmalarını isteriz ama çok başarılı olduklarında onları kıskanırız. Yalan söylemeyi kötüler, yalancıyı ayıplarız ama ne kendimize ne de başkalarına yalan söylemekten çekiniriz. Bu tutarsızlıklara bakınca, insanlığın bugünlere gelebilmiş olması bir mucize gibi görünebilir. Oysa yapılan son bilimsel çalışmalar bu çelişkilerin insanlığın evriminde hayati bir rol oynadığını gösteriyor. Uzak atalarımız ağaçlardan düzlüklere inmek zorunda kaldıklarında zihinlerinin çalışma şekli de sonsuza dek değişti. Başkalarının düşüncelerini tahmin etmeyi, yarınları düşünmeyi ve yalan söylemeyi de öğrendiler. Bu gezegendeki yerimizi sonsuza dek değiştirecek tamamen yeni bir zeka türü yaratarak, fiziksel beceri yerine ekip çalışmasına ve toplumsallığa öncelik verdiler. 
Tanınmış sosyal psikolog William von Hippel, bu kitapta, uzak geçmişte evrimimize yön vermiş olayların bugünkü hayatımızı nasıl şekillendirdiğini açıklıyor. Kendi yalanlarımıza neden inandığımızı, neden mutluluk peşinde koştuğumuzu, şöhret ve servetin neden mutluluk kadar mutsuzluk da getirdiğini izah ediyor. Bizi biz yapan, mutlu eden şeylerin bilgisini hayatımızı iyileştirmek için nasıl kullanacağımıza dair yeni ipuçlarıyla, türümüze yeni ve kışkırtıcı bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9b445b1-5a80-4c86-a143-26e1033ddcc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Alican&apos;ın Gezileri</image:title>
            <image:caption>Hiç ödevlerden başınızı kaldıramadığınız oldu mu? Ya da canınız sıkkın, aklınızda onlarca düşünce dolanırken bir de büyüklerin şikâyetlerini dinlediniz mi? Peki, böyle anlarda çılgın, sihirli bir martı karşınıza çıksaydı nasıl olurdu? Alican’ın Gezileri bu sorunun peşinden gidiyor. İstanbul’un semalarında dolaşıp zaman yolculuğu yapmaya ne dersiniz? 
Şeyma Üstün’ün kaleme aldığı Alican’ın Gezileri, İstanbul’u, görkemli tarihimizi eğlenceli bir dille anlatıyor. Alican’ın başına gelenleri büyük bir keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97018e7b-b44b-4c9f-bc77-41e71ac46136.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile ve Çocuğun Medya Sarmalı</image:title>
            <image:caption>Modern çocukluğun tam anlamıyla sarmala dönüşmesi görsel medyalarla gündeme geldi. Çocuk ve medya dünyası yazılı, görsel-işitsel, elektronik ve dijital medya araçlarına erişim bakımından eşitsizlikler dünyasıdır. Yeni kuşaklar ekran karşısında büyümektedir. Çeyrek yüzyıldır aile, çocuk, medya ilişkilerinde en belirgin ve tüketilen merkez konumundaki televizyon, yerini yeni nesil dijital medyalara bırakmaktadır. 
    Yeni çocukluğun medya ile ilişkilerinin başat sorumluları arasında aile, eğitim sistemi, medya, devlet ve küresel medya düzeni sayılabilir. Öncelikle bireyi ve toplumu medyanın olumlu etkilerinden yararlandırmak ve olumsuz etkilerinden korumak amacıyla medya eğitimi hayata geçirilmesi gereken en etkin süreçtir. Medya eğitiminde önceliğin temel okuryazarlığa verileceği, geleneksel okuryazarlık, görsel-işitsel okuryazarlık, dijital okuryazarlık ve medya okuryazarlığının çoklu okuryazarlığı kapsayacak şekilde planlanması gerekir. Bu amaçla, temel okuryazarlıkla kazanılan yazılı okuma kültürü yanında görsel okuma kültürünün edinilmesini sağlayacak, erken çocukluktan başlayarak yazılı ve görsel okuma kültürünü gerçekleştirecek ülke ölçekli çok yönlü bir programa ihtiyaç vardır. 
     Mustafa Ruhi Şirin, Aile ve Çocuğun Medya Sarmalı - Televizyondan Dijital Medyaya Modern Çocukluğun Görünümleri’nde aile, çocuk, medya ilişkisini ve yetişkin medyasının tükettiği yeni çocukluğu yorumluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3eaee1c0-e0ce-42f7-bd22-7bd74d8dfa77.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesnelerin Minyatür Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tarih hep büyük savaşları, sınırları belirleyen anlaşmaları, görkemli imparatorlukları, heybetli kralları, efsanevi komutanları mı yazar? Peki, gündelik hayatımızı kolaylaştırıp insan aklının tüm parlaklığını gözler önüne seren nesneler ne olacak? Araştırmacı yazar Şeyma Üstün, tam da bu sorunun üzerine gidiyor. Üstün’ün bir hayli akıcı ve eğlenceli üslubuyla kaleme aldığı Nesnelerin Minyatür Tarihi bugüne kadar göz ardı ettiğimiz onlarca nesnenin var oluş serüveni anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af5a5e0-080f-4317-a4a2-403393d286d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Kutusu</image:title>
            <image:caption>“Benim yaşıyor olmam insanlara rahatsızlık veriyor. Ben lüzumsuz bir adamım.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai Pandora’nın Kutusu’nu intiharından üç yıl önce kaleme aldı. Diğer birçok eseri gibi otobiyografik öğeler taşıyan romanda Dazai İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya’da bireyin yaşadığı buhrana ve umut arayışına ayna tutuyor. 
 
İkinci Dünya Savaşı sona ermiş, Japonya yenilmiştir. Hasta ve gelecekten umutsuz bir adam, tıpkı o sıralarda ülkesinin yapmaya çalıştığı gibi hayatını yeniden inşa etmek zorundadır. Tarlakuşu lakaplı bu genç adam herkesin takma isimler kullandığı bir sanatoryumda ilginç bir hasta ve hastabakıcı topluluğuyla geçirdiği günleri arkadaşına yazdığı mektuplarla anlatır. Günler geçtikçe Tarlakuşu umutlanma cesaretini gösterecek ve ölüm arzusu yerini yaşama isteğine bırakacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a25db781-6205-4304-b7b3-92c2709ed62b.jpg</image:loc>
            <image:title>Turnanın Soyu</image:title>
            <image:caption>Tiranlar kalp söker. Hükümdarlar ise kendi kalplerini feda eder. 
 
Yan Prensesi Hesina, her fırsatta kraliyet görevlerinden kaçmanın bir yolunu bulsa da babası bir suikaste kurban gittiğinde kendine miras kalan istikrarsız krallığı yönetmek zorunda kalır. Babasının katilini bulmaya kararlı olan Hesina, bir müneccimden yardım ister. Yüzyıllar önce büyü yapmanın yasaklandığı Yan’da bu davranış vatana ihanet etmek demektir. 
 
Ailesine bile güvenmeye cesaret edemeyen Hesina, kendine ait karanlık sırları olan hükümlü Akira’dan yardım almak zorunda kalır. Krallığının geleceği tehlikedeyken Hesina babasının katilini bulabilecek midir, yoksa bunun bedeli tahmin ettiğinden ağır mı olacaktır? 
 
Çin kültüründen ilham alan Turnanın Soyu’nda Joan He, bizi aldatmacalarla dolu bir dünyada kendini erdemli olanı yapmaya adamış, hassas ve genç bir kadınla tanıştırıyor. 
 
“Entrikalar, sürprizler ve ihanetle dolu sürükleyici bir macera. Okurların beklediği Çin fantastiği işte bu.” –Hafsah Faizal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/664ad413-62cf-4d1e-8b07-d832c4d5b742.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuz ve Fal İmparatoriçesi</image:title>
            <image:caption>HUGO EN İYİ NOVELLA ÖDÜLÜ 
 
Tuz ve Fal İmparatoriçesi zoraki sessizliklere karşı bir direniş, tarihte unutulmaya hapsedilmiş kişilere bir övgü niteliğinde. Nghi Vo yarattığı Çin mitosları benzeri dünyasında katman içinde katman yaratarak anlatıyor hikâyesini. Her katman küçük insanlardan küçük hikâyelerin ne kadar büyük yankılar uyandırabileceğini kanıtlıyor. 
 
Uzak kuzeyden genç bir asil, siyasi bir evlilik için güneydeki imparatorluğa gelin gitmiştir. Kardeşleri öldürülmüş, orduları çok uzun süre önceki yenilginin ardından sınırlarının gerisinde hapsedilmiştir. Yabancı bir memlekette her daim aşağı görülmüş ve yalnız bırakılmış In-yo’nun müttefiklerini dikkatli seçmesi gerekir. 
 
Beş sepet boya uğruna ailesi tarafından saraya satılan Tavşan, İmparator’un yeni karısının can yoldaşı olur ama ummadığı pek çok durumla karşılaşacaktır. 
 
Ve Şarkı Söyleyen Tepeler’den keşiş Chih, In-yo’nun tarihi nasıl da kendi iradesine göre büktüğünü ve düşmanlarını alt ettiğini gerçeğin peşine düştükçe keşfedecektir. 
 
Tuz ve Fal İmparatoriçesi bastırılmaya çalışılan seslerin çığlığı. 
 
“Ne kadar tavsiye etsem az.” –Seanan Mcguire 
 
“Yüreğinizi burkacak bir direniş hikâyesi.” –R. F. Kuang 
 
“Tüm epik fantazi okurlarına hitap edecek bir kitap.” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac86574f-a9b2-47b2-a990-6589bb92c6cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplan Dağdan İnince</image:title>
            <image:caption>Şarkı Söyleyen Tepeler’den keşiş Chih geçmişi eşelemeye ve hikâyeler toplamaya Kaplan Dağdan İnince kitabında devam ediyor. Chih bildiği, yazılagelmiş tarihi sorguluyor. İnsanların anlattığı öykülerle şekillenen tarih ne derece gerçek, ne derece kurgu? 
 
Keşiş Chih tehlikeli bir dağ sırasında üç kaplan kız kardeşin insafına kalmıştır. Mamutlar onları kurtarana kadar dayanabilmek için Chih, tarihe geçmiş kaplan Ho Thi Thao ve âlim Dieu’nun karmaşık hikâyesini anlatmaya başlar. Dieu insanlar için bir kahraman, Ho Thi Thao ise suçluyken kaplanlara göre bu hikâye gerçeğin yanından bile geçmiyordur. 
 
Hikâye anlatıldıkça içindeki karakterler de, hikâyenin anlatıcıları da deneyimlerin, kültürlerin ve geleneklerin farklı yorumlarını gözler önüne serecek ve yalnızca imparatorluğun tarihinin değil, aynı zamanda toprağın da zaman içinde nasıl değiştiğini, uyum sağladığını ve kimi zaman da gizli saklı kaldığını ortaya koyacaktır. 
 
Kaplan Dağdan İnince, hem klasik hem de yenilikçi, destansı bir fantazi. 
 
“Hikâye anlatıcılığının katmanlarını keşfe çıkan enfes bir novella.” –Samantha Shannon 
 
“Öyle iyi ki bu kitapla evlenmek istiyorum!” –Martha Wells 
 
“Okuyanları büyüleyecek, feminist ve katmanlı bir kitap.” –Ms. Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e18de1d-367d-4ec4-8800-a92d788f58f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Çekirdeği</image:title>
            <image:caption>Ösistokratik Finlandiya Cumhuriyeti’nde iki tür kadın vardır: üremelerine izin verilen itaatkâr eloiler ve zeki, bağımsız fakat “zararlı” genlerini aktarmamaları için kısırlaştırılmış morloklar. 
 
Vanna, eloi görünüşüne sahip bir morloktur. Gerçek bir eloi olan ve kısa süre sonra kayıplara karışan kız kardeşi Manna’ya yardım etmek için para kazanmak zorundadır. Böylece Jare ile birlikte acı biber adı verilen, illegal bir uyarıcı maddenin alım satımına başlarlar. Jare, amacı dünyanın en acı biberini üretmek olan tuhaf bir dini grupla anlaştığında, ticaret yöntemlerini değiştirip kırsala taşınırlar. Acı biber gerçekten söylendiği kadar tehlikeli midir? Finlandiya nasıl bu hâle gelmiştir? Vanna, kardeşini bulabilecek midir, yoksa biber bağımlılığı onun sonu mu olacaktır? 
 
Tuhaf kurgunun etkileyici bir örneği olan Güneşin Çekirdeği’nde sosyal eleştiri ile heyecan dolu bir kaçış ve arayış hikâyesi ustaca harmanlanıyor. 
 
“Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü kitabını akla getiren, tüyler ürpertici bir roman.” –The Washington Post 
 
“Büyüleyici olay örgüsü ve gerilim ögeleriyle Güneşin Çekirdeği, okuru politik ortamının ve çarpıcı duygusal öyküsünün içine kolaylıkla çekiyor.” –Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95f55ddf-b53d-4eb9-8b8c-51464f6fdbb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Telemetri</image:title>
            <image:caption>2022 LOCUS EN İYİ NOVELLA ÖDÜLÜ 
2021 HUGO YILIN EN İYİ SERİSİ ÖDÜLÜ 
 
Hayır, ölü insanı ben öldürmedim. Öldürseydim cesedi aktarma merkezine bırakmazdım. 
 
Preservation İstasyonu’nda bir ceset bulunduğunda Katilbot, cesedin (eskiden) kim olduğunu, nasıl (bu en azından nispeten kolay olmalı) ve neden (çünkü görünüşe göre bu birçok insan için önemli – kim tahmin ederdi ki) öldürüldüğünü çözmelerinde İstasyon Güvenliği’ne yardım etmesi gerekeceğini biliyordu. 
 
Evet, inanılmaz bir şey gerçekleşmek üzere: Katilbot insanlarla kendi rızasıyla konuşmak zorunda! 
 
Yine! 
 
“Katilbot’a bayılıyorum.” –Ann Leckie 
 
“Wells... insanı bağımlı eden bir başkarakter yarattı.” –Library Journal 

“Daha önce hiçbir kitabın ana karakterine böylesine bağlanmamıştım.” –Patrick Rothfuss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af17f735-11d3-4aa0-849d-b18bf30b96c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Muhafız</image:title>
            <image:caption>“Bulgakov bize bin yıllık görkemli bir şehirde rehberlik etmekle kalmıyor, aynı zamanda dünyanın bir gün içinde sanki on yıllar geçmiş gibi nasıl radikal bir şekilde değişebileceğini de gösteriyor.” –Marci Shore 
 
Kiev, 1918. Beyaz Ordu, Kızıl Ordu ve Alman İmparatorluğu şehri ele geçirmek için savaşmaktadır. Kaosun ve ölümün ortasında kalan bir ailenin, Turbin ailesinin hayatı tıpkı şehirdeki birçok insanınki gibi değişmeye başlamıştır. Çarlık Rusyası’na sadık olan Turbin ailesi ya yaklaşan devrimin ayak seslerine kulak tıkayıp sadakatini devam ettirecek ya da hayatta kalmak için inandıkları her şeyden vazgeçmek zorunda kalacaktır. 
 
Bulgakov’un 1925’te edebiyat gazetesi Rossiya’da tefrika edilen ilk romanı Beyaz Muhafız gazetenin kapanmasının ardından yarıda kaldı. Kitabın tamamlanmış hâli ilk kez 1927’de Paris’te yayımlandı. 1966’da Sovyetler Birliği’nde yayımlandığında sansürlenen kitabın eksiksiz hâlinin basılması ise ancak 1989 yılında gerçekleşti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3063a1bb-c9e2-4297-b6cf-3dc647a7425d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı ve Kiracıları</image:title>
            <image:caption>“Ayaşlı’ya göre bir memur da pazarda bir dükkâncı gibidir. Rüşvet alıyorsa, eh, o da geçinecek... Bir memur rüşvet alır da işi yapmazsa, bu, bir bakkalın parayı alıp malı vermemesi gibidir. Gözünü açmalı, malı kaptırmamalı... Bir iş için başka biri çıkar da daha fazla verirse, eh, hakkıdır. Sen daha çok vereydin!” 
 
Milli Mücadele’de görev alan, daha sonra öğretmenlik, büyükelçilik ve milletvekilliği de yapan Memduh Şevket Esendal’ın ilk romanı Ayaşlı ve Kiracıları önce Vakit gazetesinde tefrika edilip 1934 yılında kitaplaştırıldı, daha sonra 1942’de gerçekleşen CHP Roman Yarışması’nda beşincilik ödülünü kazandı. 
 
Cumhuriyet’in ilk yıllarının Ankara’sında Ayaşlı İbrahim Bey’in sahibi olduğu dokuz odalı bir apartman katına bir memur taşınır. Burada, değişen Türkiye’nin belki de tüm emarelerinin görülebileceği kişilerle, hayatlarla tanışır. İşe alınmak için kendisine iltimas geçilmesini rica edenler, yeni tür tüccarlar, cimriler ve cömertler, sosyal hayatta kendini göstermeye başlayan kadınlar karşısında çekinen erkekler, çıtkırıldım evlilikler, kumar akşamlarında kırgınlıklar... Günler gelip geçer, bazısının hikâyesi mutsuz, bazısınınki neşeyle biter. 
 
Türkiye’nin Çehov’u diye de anılan Memduh Şevket Esendal’dan Ayaşlı ve Kiracıları, duru bir nehir gibi temiz Türkçesiyle, karakterlerine farklı açılardan bakmaya çalışan anlatımıyla, Fethi Naci’nin de dediği gibi “ilginçliğini koruyan romanlardan”. 
 
“Ayaşlı ve Kiracıları adlı büyük roman, yeni kurulan Ankara’nın havasında memleketteki seviye ve zihniyet farklarını kuvvetle gösteren bir eserdir. Bu, hiç mütearrız görünmeden her söylemek istediğini söyleyen realizme bugünkü edebiyatımız en canlı taraflarından birini borçludur.” –Ahmet Hamdi Tanpınar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9787263-f1d4-40b4-9c28-366493cedc97.jpg</image:loc>
            <image:title>Vassaf Bey</image:title>
            <image:caption>“Bir genç adamla evlenmek benim için o kadar istenilecek bir şey mi? Yaşamayı birlikte öğreneceğiz ama ne döğüşlerle... O olgun genci nerede bulacağız? Hadi bulduk, kafa dengi olacak mı? Hadi kafa dengi de oldu, bir ev kurup yerleşmek için bir ömür uğraşacağız. Ne üzüntüler, ne gözyaşları...” 
 
Yalın dili ve üslubuyla erken dönem Cumhuriyet yazınının önde gelen isimlerinden olan Memduh Şevket Esendal, 1930’lu yıllarda geçen Vassaf Bey romanında yeni tipte bir insan arayışına koyulur. Yeni devletin yeni insanlarına örnek olarak da evvela bir kadın karakterin tahliline girişir. 
 
Evde kalma korkusu yaşayan Perihan arkadaşları ve akrabalarının yardımından umudu kesip gözüne kestirdiği, babasının arkadaşlarından Vassaf Bey’in peşine düşer. Ancak bu arzusunu ilettiği ileri yaştaki Vassaf Bey’den olumlu bir cevap alamaz. Yaşıtlarının düğün maceralarıyla geçen bir sürenin sonunda Vassaf Bey’in ölüm haberini almasıyla hayatı hiç beklemediği bir yola sapacak ve bu yeni hayatı Perihan’ı Ankara’dan İstanbul’a, ticaret hanlarının, avukatlık ofislerinin ve yalıların puslu, bilinmez dünyasına sürükleyecektir.  
 
Memduh Şevket Esendal’ın vefatı sonrasında ortaya çıkarılan Vassaf Bey romanı bitirilememiş olmasına karşın genç cumhuriyetin yeni kuşağına kulak veren anlatımıyla yazınımızda dikkate değer bir eser. Metni, Esendal’ın romanın ilk bölümleri üzerine yaptığı çalışmalarla birlikte sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb5dc77f-46fe-4d93-9ed0-b6c8c6a6cbf4.jpg</image:loc>
            <image:title>12 Mart ve 12 Eylül&apos;ün Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap 1960-1980 dönemi Türkiye’sini siyasi rejim ekseninde ele alıyor. Sorunlu liberal demokrasi tecrübemizi darbelere gidiş sürecinin ayrıntılı analizi üzerinden anlamaya çalışıyor.  Çalışma yekpare ve değişmez siyasi aktörler varsayımını sorgulayarak, dönemin başlıca siyasi aktörlerinin süreç içindeki değişim ve dönüşümlerini tüm karmaşıklığıyla ortaya koymaya çalışıyor.  Bir yandan aktörler ve süreçler üzerinde dururken, öte yandan devletin merkeziliği, mutlakçı siyasi kültür, düşük sosyo-ekonomik gelişme düzeyi, köylülük, çarpık kentleşme gibi yapısal denilebilecek unsurları da ihmal etmiyor. 
 
Kitap, askeri darbeleri sınıf çatışmaları, iktisadi krizler ya da soğuk savaşın kaçınılmaz sonuçları olarak gören görüşleri eleştiriyor. Keza darbeleri, askeri ve sivil bürokrasinin kendine biçtiği rejim bekçiliği rolü ile açıklarken, bürokrasinin de bir parçası olduğu toplumsal çatışma eksenleri ve güç ilişkilerini ikinci plana iten analizleri de yetersiz buluyor. Ordunun, seçimle gelenler kötü yönettikleri için müdahale etmek zorunda kaldığı tezinin, rejimin dejenerasyonu sürecinde askerlerin katkısını maskelemesi nedeniyle savunulamayacağını söylerken; sivil siyasetçilerin darbelere gidiş sürecinde önemli sorumlulukları olduğunun da altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/405063b1-9d71-4fa7-b76c-60d948fc57ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>“Mesela nasıl bir iş bulabilirdi? Bu İstanbul’a bakınca kendi yapabileceği bir iş bulamıyordu. Şimdi İstanbul, onun evvelce tanıdığı, her köşesi şiir ve hayal dolu olan o güzel şehir değildi. O şimdi bu yerlere iş arayan bir adam gözüyle bakıyordu ve İstanbul ona çamur içinde, pis ve karanlık bir şehir görünüyordu.” 
 
Memduh Şevket Esendal’ın Mustafa Memduh mahlasıyla kaleme aldığı, 1924 yılında Meslek Gazetesi’nde otuz sekiz sayı boyunca tefrika edilen hâliyle birinci, yayımlanma sırasıyla ise üçüncü romanı olan Miras gazetenin kapanması nedeniyle yarım kalmıştı. Yazarın daha sonra metni tamamlayıp düzelttiği düşünülse de, çeşitli kaynaklara göre bir basımevindeki ustaya teslim ettiği romanın o son hâli orada kaybolmuştur. 
 
II. Abdülhamit döneminde İstanbul. Silahtar Ali Paşa Ailesi’ni bir arada tutan kişi büyükanneleridir. Ailenin hanlar, hamamlar, konaklar, dükkânlar ve daha fazlasından oluşan tüm serveti de yine büyükannenin elinin altındadır. Fakat önce hastalık, sonra da ölüm derken, bu Osmanlı kadınının dünyadan göçüşüyle beraber miras kavgası başlayacak, ailenin her bir ferdinin iyi kötü tüm yanları ortaya çıkacaktır. 
 
Memduh Şevket Esendal’dan Miras İstanbul’un çalkantılı bir döneminde bolluk içinde yaşarken yozlaşan ve parçalanan bir ailenin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4db8ed-cefd-4dc2-b3b4-e513e143f02a.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlakçı</image:title>
            <image:caption>Ondan bize güzel bir roman, güzel hikâyeler kaldı çocuklar. Mebusluklar, siyaset oyunları günü, hali doldurur, oyalandırır belki. Böbürlendirir insanı. Amma ölünce tarihe, hiç sevmediğim tarihe bile mal olmazlar. 
 
Sait Faik Abasıyanık 
 
Onun eşsiz hikâyelerinde hayat hep ortasından yakalanır; ne bir başlangıç söz konusudur ne bir düğümleniş ne de keskin sonuçlar. Bir bakıma klasik hikâye sanatı, beylik hikâye tanımı altüst edilmiştir. 
 
Selim ileri 
 
Memduh Şevket Esendal sakin, huzur veren diliyle, insanı önce, “Bunda anlatacak ne var ki?” diye şaşırtan ama okuduktan sonra, “Aslında anlatılması gereken tam da buymuş!” dedirten öyküleriyle, yaşanmıyormuş gibi yaşanan anları yakalamaktaki ustalığıyla öykücülüğümüzün temel direklerinden biri. Yazdığı yüzlerce öyküde hep “insanlara neşe verme”yi amaçlamış ve bunu fazlasıyla başarmış bir isim. 
 
Memduh Şevket Esendal, Türkçenin en canlı rengi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a1465b8-41d1-48ce-a132-cb533f0747e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı ile Kiracıları</image:title>
            <image:caption>Ayaşlı ile Kiracıları adlı büyük romanı, yeni kurulan Ankara’nın havasında memleketteki seviye ve zihniyet farklarını kuvvetle gösteren bir eserdir. Bu hiç mütearrız görünmeden her söylemek istediğini söyleyen realizme bugünkü edebiyatımız en canlı taraflarından birini borçludur. 
 
Ahmet Hamdi Tanpınar 

Ülkenin ortasında bir şehir, şehrin ortasında bir apartman. 
 
Ayaşlı İbrahim Efendi ve kimi aylarca kalan kimi gecelik değişen kiracıları. Aralarında halim selim tipler de var çapkınlar da, yaşlılar da var gün boyu ağlayan çocuklar da, dolandırıcılar da var kendi yağında kavrulanlar da… Memleketin dört bir yanından gelip hükümet kapısında derdine deva arayanlar, hakkı olanı alabilmek için dilekçe üstüne dilekçe yazanlar. 
 
Bitmeyen dertler, dedikodular, küçük hesaplar, tatlı sohbetler, ölümler, kalımlar, eğlenceler, flörtler, aşklar… Ayaşlı’nın evi tam bir cümbüş… 
 
Memduh Şevket Esendal’ın hayattayken yayımlatabildiği tek romanı olan bu eser, yazarın ifadesiyle “bugünkü cemiyetimizin şiddetli bir tenkidi.” 
 
Ayaşlı ile Kiracıları, 1930’ların genç cumhuriyetinden eğlenceli, ibretlik manzaralar sunan, bir romandan alınabilecek birçok tadı tam kıvamında veren bir roman. 
Memduh Şevket Esendal, Türkçenin en canlı rengi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bb2eefc-e8ff-49da-b646-78261b4bc694.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressam Vasıf’ın Gizli Aşklar Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Yunan heykellerine benzeyen vücudunda dolaşan ellerimiz çoğaldıkça Jean kendinden geçer, kıvranışları bizi de en tatlı günahların bahçesine davet ederdi. Peş peşe içtiğimiz şarapların tesiriyle bu sahnelerin sonu pek fena biterdi. Kışkırtıcı temaslarla çılgına dönen uzviyetin tahakkümüne teslim olurduk. Aklın gücünü kaybettiği bu zevk karnavalında vücutlarımız ateşin tüm renkleriyle kavrulur, başka bir şey haline gelir, adeta bir metamorfoz geçirirdi. ‘Vasıf, sanatçı için sınır yoktur,’ derdi Georgette, ‘vücutlarımızın her yeri, her santimi hayattan zevk almak için dünyaya gelmiştir, kendini bunlardan mahrum bırakan biri asla sanatın en yüce katına çıkamaz. Çünkü aldığımız her damla zevkin ödenmesi gereken bir bedeli vardır. Sanatçı bu bedeli boyayla, çizgiyle çalışarak öder.’” 
 
İmparatorluğun son günlerinde Paris’te Georgette’in atölyesinde resmi, ışığı ve renkleri yeniden öğrenirken bedenini ve hazzın sınırsızlığını keşfetmiş genç bir ressam... Ali Salih Paşa’nın yeğeni, Nazmi Ziya’nın, Çallı’nın yakın dostu... Çamlıca’daki aile konağında ünlü Gritchenko’yu ağırlamış... Mütareke İstanbul’unun karmaşasında İngiliz kumandan Jackson’la günlerini tuvalin başında geçirmiş... Genç Cumhuriyet’in devrimleri ardı ardına gelirken ailesinin son kalan fertlerini kaybetmiş... 6-7 Eylül’ü, 60 Darbesi’ni yaşamış... Türkiye’nin resim tarihine yakından tanıklık etmiş... Hazla acının birbirine dolandığı uzun bir yalnızlığın, gizli kalmış aşkların, bir türlü yakalanamayan şöhretin hikâyesi... Ressam Vasıf Ekrem Yelda’nın kendi ağzından dinlediğimiz hayatı, samimi itirafları ve bitmeyen resim tutkusu... 
 
1967 sonbaharında genç bir gazetecinin unutulmuş bir ressamla günler süren söyleşisinin kayıtları... Hiç yayımlanamamış bu söyleşi yıllar süren hukuk mücadelesinden sonra elinizdeki kitapla okuyucusuyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2c2f8e5-dca9-4f18-b554-94ced6c154f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Düşünme Üzerine</image:title>
            <image:caption>Eleştirel Düşünme Üzerine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ebadccb-ba72-4ede-a93a-d258d10213e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hıristiyan Apolojist Olarak Justin Martyr</image:title>
            <image:caption>Bir Hıristiyan Apolojist Olarak Justin Martyr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e4d241-1096-4a5b-9334-93bd7af370d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla Kıbrıs Efsaneleri (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Masallarla Kıbrıs Efsaneleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964ecb34-ab4f-4280-b5e6-1488efe6fb11.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedensellik Bağlamında Arap Dili ve Belagatı</image:title>
            <image:caption>Nedensellik Bağlamında Arap Dili ve Belagatı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54b49ba4-aaa7-4631-aeae-a62f5d94c3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelam&apos;da Müteşabihler Haberi Sıfatlar Ekseninde Mukayeseli Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Kelam&apos;da Müteşabihler Haberi Sıfatlar Ekseninde Mukayeseli Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/009a5b1f-1a2a-4049-b597-1fe6aced4552.jpg</image:loc>
            <image:title>Çankırı Edebiyat Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>ÇANKIRI EDEBİYAT ARAŞTIRMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93c30261-aa4a-48c6-8c70-143f52911e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceramic Workshops in Hellenistic And Roman Anatolia: Production Characteristics And Regional Comparisons</image:title>
            <image:caption>Dr. Heves Saygıner bu çalışmasında, Hellenistik ve Roma Dönemi’nde Anadolu’daki önemli seramik üretim merkezlerini form ve kil özellikleri bakımından karşılaştırmalı olarak inceliyor. Zengin bir kaynakça, fotoğraf ve çizimlerle desteklenmiş bu çalışma, Arkeoloji ve seramik alanında önemli bir başucu kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29dd0801-8e22-4fc5-8ae9-b05c0eefe06a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Türkçesinde Hızlılık</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM HIZ KAVRAMI 
 
2.      BÖLÜM HIZLILIK KAVRAMI 
3. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c102b80a-3fbb-4a30-ac65-0dfaed543efd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji ve Turizm</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm Sosyoloji Üzerine 
 
İkinci Bölüm Turizm Üzerine 
 
Üçüncü Bölüm Sosyoloji ve Turizm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd500341-b124-4e13-9b57-fa19d296bdd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>The Robin Hood stories are very famous. Most people know that Robin lived in Saxon and Norman times. He robbed rich people and gave the money to poor people. But not everybody knows that he came from a rich family. And not many people know that Robin Hood was halfSaxon and half-Norman.” 
 
  Howard Pyle’s immortal work 
  Robin Hood in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb8c24ca-fa34-4f19-9822-0175240363d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Koridoru</image:title>
            <image:caption>Değişimden uzak sanılanların gelecekten çaldıkları ve geçmişe yaptıklarının hesabı yabancı insanlara tutturulursa ne olur? Yargılamak yerine yaşamak ne kadar zor olabilir? Sorulan tonla soru anılardan taşarak koridorun duvarlarında yankılanıyor. Muzip rüzgâr hepsini karıştırıp sınırları yok etmeye çalışıyor. Değişmek için tüm bildiklerimizi yok mu etmeli yoksa başka türlüsü mümkün mü? Koridor sakinleri kaygılarından sıyrılırsa cevapları arayabilir. Yaşamlarının akışına karışan isyanı kabullenen beş insan dönüm noktasında tesadüf ediyor. Rüzgâr Koridoru unutulanların çağrısını yapıyor. “Rüzgârın ahkâm kesilecek tonla şeyi olduğunu fark eden koridor, menteşelerini gıcırdattı. Rüzgâr havada asılı kalan cümleyi birkaç kez daha üfürdü. Biraz sağa bir miktar sola yalpalayarak çakıldı kelimeler. Kimse cevap vermedi. Zaman ilerlemiyor, insanlar konuşmuyordu. Eylemin sessiz versiyonuna dair hayali dövizler hazırlayan koridor nasıl bir çözüm bulacağını şaşırdı. Defalarca ana şahitlik etmişti. İlk kez bu kadar yaklaştığını hissettiği için heyecanlıydı. Akordeon misali uzayıp kısaldı. Kapıları eğilip büküldü, duvardaki saatin akrebi ve yelkovanı gerisingeri akışa geçti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0193cdf5-1151-4343-ae41-88fc60e19c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğuyla Çocukluğunu İyileştiren Anne Babalar</image:title>
            <image:caption>“ÇOCUĞUNUZU SARI VE MAVİYLE TANIŞTIRIN, FAKAT YEŞİLİ KEŞFETMESİ İÇİN DE FIRSAT SUNUN.” 
 
Üreten, düşünen, sorgulayan ve iyi ahlak sahibi olan bireyler yetiştirmenin yolu, kurslara veya dershanelere yatırım yapmaktan değil, ebeveynlerin ebeveynliklerine yatırım yapmasından geçer. Çocuğa bir kitap alıyorsanız, kendinize üç kitap alın. Zira üç kitap okumayan, bir kitap okuyana yol gösteremez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5cb9bae-eafa-4e6d-a8c4-ddda6141afb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar İçin Machiavelli</image:title>
            <image:caption>KADINLAR İÇİN ZAMANIMIZIN NİHAİ SAVAŞ REHBERİ. 
 
Niccolò Machiavelli günümüzde ahlak ve duygudan yoksun, acımasız bir güç taciri olarak bilinir. Ancak onun yıllara meydan okuyan kitabı Prens insanların gücü nasıl elde edebileceğinin ve onu en iyi şekilde elde tutarak nasıl büyütebileceğinin zihin açıcı bir okumasıdır. 
Bugün kadınlar çalışma hayatına dahil olsalar da elde edilen istatistikler kadınların hâlâ yüksek mevkilere ve iyi çalışma koşullarına sahip olamadıklarını gösteriyor. Kadınlar işyerlerinde varlar ama aşılamayan cinsiyet eşitsizliği nedeniyle Machiavelli’nin bahsettiği prens dünyasına hâlâ ulaşabilmiş değiller. 
Stacey Vanek Smith, günlük hayata kolayca uyarlanabilen bu kitapla kadınların işyerlerinde karşılaştıkları engelleri ve avantajları belirleyerek ilerlemenin yollarını aydınlatıyor. Prens’i bir rehber olarak, incelik ve zekâyla kullanan Smith, Rönesans siyasetini 21. yüzyıla uyarlıyor ve kadınların uzun süredir ikinci planda görüldüğü kariyerlerinde gücü nasıl ele geçirebileceklerini ve muhafaza edebileceklerini gösteriyor. Keskin stratejilerle bezeli, zekâ dolu bu kitap, gücü mahcubiyet hissetmeden kullanmaya hazır olan her kadının mutlaka okuması gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3abc6c2-3646-454b-806b-625799596770.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Curie – Patent, Bilimin Ruhuna Aykırıdır</image:title>
            <image:caption>“Hayatımı imkânsızı anlamaya adadım.” 
 – Marie Curie 
 
Sizce bilim tarihinde çığır açan dâhi biri nasıl anlatılmalı? 
Onu, aldığı Nobel ödüllerinin içine mi sıkıştırmalı? Yoksa keşfettiği elementleri ve cinsiyetini, isminin önüne ekleyerek konuyu kapatmalı mı?  Ya da topluma bilim yoluyla seslenmeyi tercih eden, kendi hayalleriyle insanlığın ortak çıkarlarını aynı paydada buluşturmayı amaç edinen, her şeyden önce insan odaklı olduğunu anlatmaya çalışan birinin toplumsal bakış açısını ön planda mı tutmalı? 
Başarı, zekâ ve yetenek cinsiyetsizdir, ırksızdır, mezhepsizdir, dilsizdir, çok kültürlüdür. Bunu kabul ettirmek için onun verdiği mücadele, tüm insanlara örnek olmuştur. 
Çünkü mücadelesi bireysel değil, evrenseldir. 
Marie Curie… Hayatını hiç görmediği insanlar için feda eden bilim insanı. Marie, ne kadar başarılı olursa olsun her zaman her yerde cinsiyet ayrımı duvarı karşısına çıkıyordu. Kadın ve bilim sözcüklerini yan yana getiremeyen komiteler, Marie’yi oyun dışı bırakmaya çalışıyordu. “Nobel Ödüllü Bilim İnsanı” değil, “Ünlü Fizikçi” değil, “Kadın Kimyager” hiç değil! 
 
Yaşamı gibi sade ve net. Şöhretten, unvandan, ödülden arındırılmış; bilime adanmış bir hayat…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4850566b-6590-415f-ad96-f894d8e52cca.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Evre</image:title>
            <image:caption>“En kötü koşullarda bile sevgiyle hayatta kalmaya dair nefes kesen bir salgın hikâyesi.” –Kirkus Reviews 
 
“Jim, sahip olduğumuz eşsiz bir yetenek.” –Dave Eggers 
 
Grönland’in ücra bir köyünde yaşayan on bir yaşındaki Aleq ve en yakın arkadaşı bir maden arazisine izinsiz girer. Bu madende uzun süredir toprağa gömülü olan permafrost kayaçlar günyüzüne çıkmıştır. Oradan topladıklarını köylerine taşıyan iki çocuk, tüm dünyayı etkisi altına alacak, milyonlarca insanın hayatını etkileyecek bir felakete neden olacaklarının henüz farkında değildir. 
 
Köyde ani ve şiddetli ateşle başlayan salgın hızla yayılıp herkesi öldürürken Aleq hiçbir hastalık belirtisi göstermez. Yetkililerin haberdar olmasıyla bölge ulaşıma kapatılarak araştırmalar başlar ve Aleq karantinaya alınır. Neden olduğu şeyin ezici suçluluğuyla baş etmeye çalışan Aleq’in omuzlarına bir de cevap arayan insanların umutları yüklenir. 
 
Sağlık çalışanlarından bilim insanlarına, politikacılardan evlerine hapsolmuş insanlara kadar pek çok farklı bakış açısına yer veren bu roman, bir salgının arkasındaki çabaları, politik etkileri ve insani dramları çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. 
 
“Ete kemiğe bürünen karakterleriyle muazzam bir kurgu.” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf9f806c-fd9f-4a8d-ba75-4d7eb2730221.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kullanma Tarihi</image:title>
            <image:caption>Elli yıl önce, bugün sahip olduğumuz insan nüfusunun yarısına sahiptik. 
Bu büyüme döneminde tüm bu insanları beslemeyi nasıl başardık? 
İleriye baktığımızda, geleceğin genişleyen nüfusunu nasıl besleyeceğiz? 
Bu kadar çeşitli bir nüfusa sürdürülebilir bir şekilde güvenli, yüksek kaliteli, sağlıklı gıdaları nasıl sağlayacağız? 
 
Gıdalar insanlık tarihi boyunca pişirilerek, fermente edilerek ya da başka yöntemlerle işlenmiştir. Ancak günümüzde süpermarket raflarında bulunan ürünlere baktığımızda şu soruyu sormadan edemiyoruz: Fazla mı ileri gittik? 
 
Bilim, kimyasal reaksiyonlarla ve organizmaları manipüle ederek gıdaların ömrünü uzatmanın pek çok yolunu buldu. Haftalarca taze kalan elmalar, aylar yerine birkaç gün içinde olgunlaşan peynirler, laboratuvar ürünü biftekler, 3D yazıcıdan çıkan pizzalar… 
 
Nicola Temple bu kitapta hazır yemeklerin neler içerdiğini, sebze ve meyvelerin ömrünü uzatmanın nasıl sağlandığını, gıda işlemede nanoteknolojinin yerini, konunun uzmanı olmayanların da kolayca anlayacağı bir biçimde aktarıyor ve en sevdiğimiz yiyeceklerin inovasyon, israf ya da savaşlardan nasıl etkilendiğini ortaya koyarak bilimkurgu kitaplarından fırlamış gibi görünen yiyecekleri tükettiğimiz bir gelecek ihtimaline de göz atıyor. 
 
Son Kullanma Tarihi’ni okuduktan sonra işlenmiş gıdalar konusunda neyin kabul edilebilir neyin kabul edilemez olduğunu değerlendirebilecek ve daha rasyonel tüketiciler haline geleceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d97a412d-be5d-470f-a6f4-8eb11b798565.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinden Emin Bir Şekilde Kodlama</image:title>
            <image:caption>Kodlamanın temellerini öğrenmek ve kariyerinize hızlı bir başlangıç yapmak istiyorsanız Kendinden Emin Bir Şekilde Kodlama tam size göre! 
 
Herkesin dijital bir hayatı var ancak çok azımız dünyaya hâkim olan yazılımın nasıl çalıştığını gerçekten anlıyoruz. Kodlama, iş piyasasında en çok talep edilen becerilerden biri ve temel bilgileri kavramak, yaratıcı potansiyelinizi geliştirip sizi diğerlerinden farklı kılabilir. 
 
Rob Percival ve Darren Woods size HTML, CSS, JavaScript, Python, iOS ve Android uygulamaları oluşturma, hata ayıklama konularında adım adım bir öğrenme kılavuzu sunuyor. Bu kitabı okuyup pratik yaparak, becerilerinizi geliştirerek kod yazabilecek, kendi projelerinizi oluşturabilecek ve iş imkânları bulabileceksiniz. 

Kendinden Emin Bir Şekilde Kodlama yeni becerilerinizi nasıl kullanacağınızla ilgili profesyonel yaşamınızı geliştirmek için ihtiyaç duyduğunuz yol haritasını önünüze sererken performansınızı da artıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fe9c27d-6463-4543-860a-24d029314fbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Bir Yunus: Elvin</image:title>
            <image:caption>“Farklı Bir Yunus: Elvin” gökkuşağı renkli ve konuşamayan bir yunusun, arkadaş bulma çabasını anlatıyor. Farklı olduğu için diğer yunuslar ve başka hayvanlar ile arkadaşlık kuramıyor. Elvin; endişe, kızgınlık ve üzüntü duygularıyla baş etmeye çalışırken, onlara kızsa mı yoksa kendi hâline üzülse mi çoğu zaman bilemiyor. Yunus Elvin, konuşamadan sosyalleşip, arkadaş bulabilecek mi? Otizm spektrum bozukluğu gibi gelişimsel farklılıkları olan bireylerden esinlenerek ortaya çıkan Elvin’in hikâyesi, kendini sevmek, arkadaşlık, farklılıkların kabul görülmesi gibi önemli kavramlar üzerine çocukları düşünmeye davet eden, değerli bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f53e0c-e85b-4d68-88cc-eada10eed35e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alp’in Foça Rehberi</image:title>
            <image:caption>Alp, ailesi ile birlikte yeni yerleri görmeyi seven, sanatla ilgilenen, hayvan dostu bir çocuk. Ailesi ile birlikte yeni yerleri keşfederken, hayallerine dair büyük adımlar da atıyor. 
Yaz tatilini Foça’da geçiren Alp, ilk kez gördüğü güzellikler karşısında bazen şaşırıyor, bazen de heyecanlanıyor. 
Siren Kayalıkları, Akdeniz fokları, yel değirmenleri, Foça Kalesi ve daha fazlası. 
Foça’yı gelin bir de Alp’ten dinleyin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf1d975-fc52-42be-b20b-82333199f145.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapı</image:title>
            <image:caption>Süregelen şiddetli bir savaşın ortasındasınız. 
Derme çatma bir siperde 
bekliyorsunuz ve ne kadar olacağını bilmediğiniz bir süre sonra düşmanla burun buruna geleceksiniz. 
Beklerken uyuyakaldınız ve size 
mutluluk veren bir rüya görmeye başladınız. Belki hayallerinizi 
süsleyen zenginlik, belki bir ömür peşinde olduğunuz şöhret, 
saygınlık veya başarı duygusu, belki de hayatınız boyu arzu ettiğiniz başka 
bir hedef avuçlarınızın içinde... 
O kadar mutlusunuz ki gördüğünüz 
rüyada, bunların gerçek olduğuna inanmaya başladınız. 
Tam da bu esnada 
düşmanın yaklaştığını fark eden birilerinin sesleri yükseliyor siperin içinde. 
Uyumaya devam ederseniz sahte bir mutluluğun içinde kısa zaman sonra 
yok edileceksiniz; fakat uyanırsanız çarpışacaksınız ve hem kendi hayatınızı hem de siperin gerisinde bekleyen insanların hayatlarını kurtarma fırsatınız olacak. 
Uyandırılmak ister miydiniz? 
 
““Külün ateşten korkmak için bir sebebi kalmış mıdır ki?” 
diye mırıldandı gözlerimin içine bakarak...” 
 
Serinin ilk iki kitabında oyunun kurallarını öğrenen ekip üyeleri nihayet kapıyı 
aralayıp son sahnedeki planla yüzleşiyorlar. 
Ateşle toprağın kadim 
savaşında ekip bir seçim yapmak durumunda: 
Vakit kaybetmeden 
çarpışmaya başlamak, siperde uyuyakalmış diğer insanları uyandırmak ya da 
geri adım atıp güzel bir rüya görebilme ümidiyle tıpkı diğerleri gibi uykuya dalmak... 
 
Kapı: Tarihe not düşülüyor... 
 
Kitapta bahsi geçen kişi ve olaylar hayal ürünü olmakla 
beraber, hatırda tutulması gerektiği üzere; var olan her şey gibi hayal gücünün de bir sınırı vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc744a45-685b-49af-bad4-31c9ed400c7b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnceldiği Yerden Kopar - Sığıntı</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. 1847’de yayımlanan İnceldiği Yerden Kopar evlilikten korkan ve bahaneler uydurup manevralar yapan bir adamın hayatının hatasını sahneye taşır. Sığıntı 1848’de yayımlanmıştır ve zengin bir çiftlik sahibinin evinde yıllarca sığıntı olarak yaşayan yoksul bir aristokratın öyküsüdür. Oyunda yaşlı adamın gerçek kimliğinin ortaya çıkmasıyla yaşanan şaşkınlık ve bunu izleyen olaylar sergilenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b52e18a-a2c1-4f72-af9b-a93fb9d7f2bb.jpg</image:loc>
            <image:title>İnceldiği Yerden Kopar - Sığıntı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. 1847’de yayımlanan İnceldiği Yerden Kopar evlilikten korkan ve bahaneler uydurup manevralar yapan bir adamın hayatının hatasını sahneye taşır. Sığıntı 1848’de yayımlanmıştır ve zengin bir çiftlik sahibinin evinde yıllarca sığıntı olarak yaşayan yoksul bir aristokratın öyküsüdür. Oyunda yaşlı adamın gerçek kimliğinin ortaya çıkmasıyla yaşanan şaşkınlık ve bunu izleyen olaylar sergilenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768b17aa-96aa-4327-a48a-f9fb1ece22f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nişanlı</image:title>
            <image:caption>Çehov’un yapıtlarında hayatın kaçınılması mümkün olmayan acıları ve karşılanmayan beklentiler önemli bir yer tutar. Toplumun farklı katmanlarından gelen karakterleri; askerler, doktorlar, toprak sahipleri, devrimciler hep aynı hastalıktan mustariptir: Hayatın anlamını ıskalamak. Meslek ve sosyal sınıf farkı gözetmeyen bu illet, arzularına kavuşsalar da Çehov karakterlerinin yakasını bırakmaz. Zira o zaman da, mutluluktan uçma hissi bir süre sonra yerini hayatın sıradanlığının yol açtığı bir daralmaya, hoşnutsuzluğa ve doyumsuzluğa bırakır. 
1903’te Jurnal Dlya Vseh dergisinde yayımlanan Nişanlı, Çehov’un tamamladığı son öyküsüdür. Bir genç kızın aşksız bir evlilikten, işlevsiz bir hayattan kaçıp bağımsızlığını elde edişini anlattığı bu yapıtında, Çehov ülkesinin sırtında taşıdığı aylak ve yararsız insanlara sert bir eleştiri yöneltirken, 20. yüzyıl başında Rus toplumunun kadın özgürleşmesinde geldiği noktaya da dikkat çeker. 1894 yılında Russkiye Vedomosti gazetesinde yayımlanan ve aynı yıl Novellalar ve Öyküler başlıklı derlemeye dahil edilen Edebiyat Öğretmeni ise bir lisede öğretmenlik yapan genç Nikitin’in öyküsüdür. Sevdiği kızla evlenerek muradına eren bu genç adam çok geçmeden bir varoluş kriziyle karşı karşıya gelir. Her iki öykü de Rusya’daki acınası ve sefil günlük hayatın gerçekçi bir yansımasıdır. 
 
*Nişanlı *Edebiyat Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2f15539-ac43-40b8-8535-d6d5eff6ece1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılırmak</image:title>
            <image:caption>şakıdı kuş 
yarıldı nar 
delirdi ateş 
ve başladı uğul uğul uğuldamaya 
                  bütün ırmakları dünyanın 
                                               kızılırmak 
                                           kızılırmak 
*Silah ve şarkı *Sen ne cömert topraklarsın ey Ortadoğu *Ne bulmak içkilerde intiharlarda *Kırmızböceğini tanır mısınız? *Anasının karnını tekmelediğinde Temmuz *Benim karamsarlığım belki de bir demet gül-sevdiğim *Elbet bir bildiği var bu Haçaturyan’ın *Of ooofff, koca gürültülü devrimsiler yutturmacalar *Yorul ey gayrı *Benim karamsarlığım belki de bir demet gül-sevdiğim *Bir gün çıkıp geldiler *İncecik boyunlu kıraç karpuzu *Ay doğar bedir bedir *Silah ve şarkı *Bir oğlum olacak adı Temmuz *Köprüye varınca köprü yıkıldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faaede38-6a57-4fc3-888b-bea46305b559.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılırmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>şakıdı kuş 
yarıldı nar 
delirdi ateş 
ve başladı uğul uğul uğuldamaya 
                  bütün ırmakları dünyanın 
                                               kızılırmak 
                                           kızılırmak 
*Silah ve şarkı *Sen ne cömert topraklarsın ey Ortadoğu *Ne bulmak içkilerde intiharlarda *Kırmızböceğini tanır mısınız? *Anasının karnını tekmelediğinde Temmuz *Benim karamsarlığım belki de bir demet gül-sevdiğim *Elbet bir bildiği var bu Haçaturyan’ın *Of ooofff, koca gürültülü devrimsiler yutturmacalar *Yorul ey gayrı *Benim karamsarlığım belki de bir demet gül-sevdiğim *Bir gün çıkıp geldiler *İncecik boyunlu kıraç karpuzu *Ay doğar bedir bedir *Silah ve şarkı *Bir oğlum olacak adı Temmuz *Köprüye varınca köprü yıkıldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316e1db8-c796-4937-91d4-5e497cbf8810.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Aurası</image:title>
            <image:caption>İnsan aurası bilimsel olarak varlığı kanıtlanan bir olgudur. Kirlian fotoğrafçılığı, gizemli ışıltısının rengini, yoğunluğunu ve hareketini yakaladı. Ancak auranın çözülmemiş gizemlerinin çoğuna hâlâ yanıt bulunamadı. Bu enerji alanının kaynağı nedir? Sağlık, görünüm, başarı ve ilişkiler üzerindeki etkileri nelerdir? 
Bu cevapları ve daha fazlasını İnsan Aurası&apos;nda bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ba12e0f-b72e-49df-b035-bce31bb85b4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Satyricon</image:title>
            <image:caption>“Sophokles ve Euripides ihtiyaçları olan dili bulduklarında, gençler henüz sadece nutuk çekmekle yetiniyorlardı. Pindaros ve dokuz lirik şair kendi dizelerini yazarken Homeros&apos;un dizelerinden özenle kaçınıyordu ve henüz özel hocalar öğrencilerin dehasını yerle bir etmemişti. Kanıt için şairlere de başvurmam gerekmiyor; Platon’un yahut Demosthenes&apos;in böyle bir eğitim aldıklarını kesinlikle sanmıyorum. Büyük ve tabiri caizse mütevazı bir konuşma süslü veya abartılı sözlerle değil, içsel güzellikle meydana gelir.” 
  MS 27-66 yılları arasında yaşamış olan Romalı yazar Gaius Petronius, Satyricon adlı bu eserinde kendi döneminin absürt bir eleştirisini sunar. Bu eleştiri bilhassa dönemin aristokratlarına, hatta bizzat İmparator Nero’ya yöneliktir. Eserin asıl konusu Encolpius ve Giton isimli iki genç delikanlının aşk hikâyesidir. Dostları Ascyltos’un da onlara katılmasıyla bu aşk hikâyesi, aşk üçgenine dönüşür; fakat bu delikanlıların başlarına gelen alışılmışın dışında olaylar, hikâyeyi bambaşka bir noktaya taşır. Romalı aristokratların karikatürize bir tezahürü olan lüks düşkünü Trimalchio ile karısı Fortunata da hikâyenin ilgi çekici karakterlerindendir. Yazar, özellikle Trimalchio’nun akşam yemeği sahnelerinde Roma aristokrasisinin lüks düşkünlüğüne, yarattıkları israfa ve yozlaşmışlıklarına bilhassa dikkat çekiyormuş gibi görünür. Satyricon, günlük Latincenin paha biçilmez bir kanıtı haline gelen açıklamalar, konuşmalar ve hikâyeler sunar. Ünlü İtalyan yönetmen Federico Fellini’nin 1969’da beyaz perdeye de aktardığı Satyricon, Roma edebiyatının günümüze kalan en tartışmalı ve sansasyonel eserlerinden biri sayılır. Eser, F. Scott Fitzgerald, Oscar Wilde, T. S. Eliot, Isaac Asimov gibi pek çok modern yazarı etkilemiş ve bu isimler eserlerinde Satyricon’a atıfta bulunmuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51137bbe-f8f5-489e-92db-4c2600bf5686.jpg</image:loc>
            <image:title>The Yoga Sutras Of Patanjalı</image:title>
            <image:caption>The birth and growth of the Spiritual Man, and his entry into his immortal heritage, may be regarded, says our philosopher, either as the culmination of the whole process of natural evolution and involution, where “that which flowed from out the boundless deep, turns again home”; or it may be looked at, as the Vedantins look at it, as the restoration of pure spiritual Consciousness to its pristine and essential form. There is no discrepancy or conflict between these two views, which are but two accounts of the same thing. Therefore those who study the wise philosopher, be they naturalist or idealist, have no excuse to linger over dialectic subtleties or disputes. These things are lifted from their path, lest they should be tempted to delay over them, and they are left facing the path itself, stretching upward and onward from their feet to the everlasting hills, radiant with infinite Light.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3742a1d7-d361-457d-90a0-95fc5e844271.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Okul</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Ömer Açık, Çağla Yiğit’le beraber eğlenceli bir diziye imza atıyor. Neşeli, kıpır kıpır, yerinde duramayan Umut’la tanıştırıyor bizi. Umut’un hayalleri, öğrenme hevesi ve merakıyla evde ve okulda yaşadığı renkli serüvenleri gülümseyerek okuyoruz Sevdiği hiçbir şeye toz kondurmayan Umut için, okulu dünyanın en harika, en ilginç yerlerinden biri. Spor salonu, kütüphanesi ve özellikle de bahçesi. Umut ve arkadaşlarının eline okulbahçelerini daha da güzelleştirmek için yeni bir fırsat geçer. İyi bir fikir, boyalarla birleştiğinde okul çok daha eğlenceli bir yer olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/275624b1-ca46-49fd-a39f-d61c485e015a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürültü Makinesi</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Ömer Açık, Çağla Yiğit’le beraber eğlenceli bir diziye imza atıyor. Neşeli, kıpır kıpır, yerinde duramayan Umut’la tanıştırıyor bizi. Umut’un hayalleri, öğrenme hevesi ve merakıyla evde ve okulda yaşadığı renkli serüvenleri gülümseyerek okuyoruz Umut ritim tutmayı ve müziği çok seviyor. Ayrıca evdeki her şey onun için bir müzik aleti. Böylece onun gürültücü yönüyle tanışıyoruz. Doğum günü yaklaşırken yaptığı hediye listesinde elbette bir müzik aleti de var. Oysa anne babası, gürültü makinesi dedikleri Umut’a, böyle bir hediye almaya hiç de gönüllü değil. Derken sürpriz bir konuk, sürpriz bir hediyeyle kapılarını çalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30abc7a2-b7d4-4081-a7c8-712443938316.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamatacı Korsanlar</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Ömer Açık, Çağla Yiğit’le beraber eğlenceli bir diziye imza atıyor. Neşeli, kıpır kıpır, yerinde duramayan Umut’la tanıştırıyor bizi. Umut’un hayalleri, öğrenme hevesi ve merakıyla evde ve okulda yaşadığı renkli serüvenleri gülümseyerek okuyoruz Dizinin ilk kitabında Umut’un okula başlama heyecanına tanık oluyoruz. Yeni arkadaşlar bulup, okumayı öğreneceği için heyecanlı olan Umut’un tek sıkıntısı düşen dişlerinden kalan diş oyukları. Ağız dolusu gülmeyi seven Umut, dişleri düştüğünden beri biraz üzgün. Okulda geçireceği ilk gün, belki de Umut’a kahkahalarını geri kazandırabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2382be0c-9276-4174-8084-e08a878b8e84.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıgın Astronotlar</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Ömer Açık, Çağla Yiğit’le beraber eğlenceli bir diziye imza atıyor. Neşeli, kıpır kıpır, yerinde duramayan Umut’la tanıştırıyor bizi. Umut’un hayalleri, öğrenme hevesi ve merakıyla evde ve okulda yaşadığı renkli serüvenleri gülümseyerek okuyoruz Umut meraklı bir çocuk. En çok da uzayla ilgili şeyleri öğrenmeye hevesli.Uzayda neden yerçekimi yok? Gezegenler neden çarpışmıyor? Güneş sönerse ne olur? Okullarına gelen uzay tırını büyük bir heyecanla karşılıyor Umut. Yıldızlar, gökadalar ve gezegenlerin büyüsüne babasıyla birlikte yaptığı astronot kıyafeti de eklenince, Umut’un uzay macerası keyifli bir yolculuğa dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33124a7b-5da4-4426-898d-a38a75ad9324.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan’da Mit ve Düşünce</image:title>
            <image:caption>“İncelemelerim antik Yunan uzmanlarının ve Antikçağ tarihçilerinin uzmanlık alanına giren kaynaklara odaklansa da değişik bir perspektif benimsiyor. Mit, ritüel ve görsel temsiller gibi dinsel olguları, felsefeyi, bilimi, sanatı, toplumsal kurumları, teknolojiyi ve ekonomiyi, insanlar tarafından düzenli bir zihinsel faaliyetin ifadesi olarak yaratılmış yapıtlar diye yorumladım. Bu yapıtlar aracılığıyla insanı, üreticisi ve ürünü olduğu toplumsal ve kültürel bağlamdan ayıramayacağımız antik Yunan insanını anlamaya çalışıyoruz.” 
Antik Yunan uygarlığı alanında yaptığı çalışmalarla çığır açan Jean-Pierre Vernant, Türkçeye ilk kez çevrilen Antik Yunan’da Mit ve Düşünce adlı bu eserinde, tarihsel psikoloji yöntemini uygulayarak kadim bir uygarlığın düşünce tarihinin izini sürüyor. 
Kurucu mitlerden mitolojik kahramanlara, şehir devletlerine geçişten bunun zihniyet dünyasına yansımalarına, zanaat dünyasından emeğe yüklenen değerlere, okuyucuyu çok boyutlu bir yolculuğa çıkaran Vernant, mitolojik düşünceden rasyonaliteye geçiş konusuna da ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b010da9f-6af8-41c5-86aa-d4fc17c0130a.jpg</image:loc>
            <image:title>Heykelin Sözü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İş Sanat’ın 19 Aralık 2022 – 19 Mart 2023 tarihleri arasında Kibele Sanat Galerisi’nde gerçekleştirdiği &quot;Heykelin Sözü&quot; sergisi nedeniyle hazırlanmıştır. 
 
This book has been prepared in coordination with &quot;Sculpture’s Word&quot; exhibition held at İş Sanat Kibele Art Gallery between December 19, 22 – March 19, 2023</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34346668-5501-4355-9f79-e2583f13d1bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Penelop ve Kızıl Sihir</image:title>
            <image:caption>Annesi ve büyükannesiyle birlikte köyün kıyısındaki evde yaşayan Penelop, kendini bildi bileli büyükannesi gibi gri saçlı olmaya alışkındı. Bazen annesinin birkaç saniye sonra ne diyeceğini önceden bilmeye veya yazın ortasında her doğum günü yağan yağmurun insanları ıslatmamasına da alışkındı. 
Ne var ki bir sabah ateş kızılı saçlarla uyandı ve içinde daha önce hiç hissetmediği bir güç hissetti. 
Tüm bu değişimlerin gizemini çözmeye çalışan Penelop için sihirli bir maceranın kapıları açıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84a90a1e-0982-42e5-9b22-315875c80f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Satranç Kitabım</image:title>
            <image:caption>SATRANÇ, dünyanın en eski ve en güzel oyunlarından biri. 
Bu kitapla satranç tahtasını ve taşlarını tanıyacak, temel kurallar hakkında bilgi edineceksin. 
Satranca eğlenceli bir giriş yapmak isteyen minikler, İlk Satranç Kitabım’ı çok sevecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5d536ed-b107-4517-99ac-f877babe6634.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci İle Ay Kedisi</image:title>
            <image:caption>Taşınmak ve yeni bir okula başlamak, zorlayıcı olabilir. İnci, hayatı değiştiği için birazcık tedirgin. Ama yeni dostu Ay Kedisi onun yanında olacak. İnci o zaman hiç korkmayacak. 
Hayal gücümüz sayesinde yaşamdaki değişimlerle baş edebilmenin güzelliğine dair, sıcak bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35c4ef64-7136-4eed-9b57-abd0d0c1ccc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Hayvanlarla Sayıyorum</image:title>
            <image:caption>Birbirinden harika hayvanları tanırken saymayı öğrenmek ister misin? 
Minikler bu kitapla farklı hayvanları ayırt etme ve 1’den 20’ye kadar sayma becerilerini geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37634b87-c4c5-4bdb-80a9-e0724df1c85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılarla Yaratıcı Boyama - Doğa</image:title>
            <image:caption>Sayıları renklerine göre boya, eğlen! İstersen sahnelere kendi çizimlerini de ekleyebilirsin. 
Dikkat ve odaklanmayı artıran yaratıcı boyama sayfaları, çocukları görsel algı becerilerini geliştirecek eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3149cf26-fad2-49de-8be8-af6ecdfd8e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Baba Lütfen Bana Kızma</image:title>
            <image:caption>Anne Baba Lütfen Beni Anla kitabının yazarlarından yepyeni bir baş ucu kitabı daha… 
Anne Baba Lütfen Bana Kızma 
 
Çocuklarla doğru iletişim kurmak ve söz dinleyen, sakin, mutlu, başarılı küçük insanlar yetiştirmek herkesin hayali. Öte yandan başta teknoloji olmak üzere yüzlerce uyaran tarafından âdeta kuşatıldığımız bu yeni dünyada çocuk büyütmek kesinlikle pek de hayallerdeki gibi değil! Özellikle de çocuklara hatalarını telafi etmenin yollarını öğretmek, bitmek bilmeyen akran ya da kardeş kavgalarını çözmek, ev ödevi savaşlarını kazanmak gibi zorlu konuların üstesinden gelmek zorunda olduğunuzda… Tüm bunları onların hassas psikolojilerine zarar vermeden yapmanız gerektiğini de unutmayalım! 
Kulağa yorucu geliyor, değil mi? Tüm bu hengâme ve akılda tutulması gereken onca kural arasında iyi ebeveyn olma savaşı verirken, kurabiyesi kırıldığı için dünyanın sonu gelmişçesine ağlayan bir çocukla sinirlerinize hâkim olmak da bir o kadar zor… Yine de şimdi derin bir nefes alın çünkü yalnız değilsiniz ve ebeveynlik yolculuğunuz boyunca karşılaşabileceğiniz tüm sorunları, hatta en zor konuları bile sevgi ve saygı çerçevesinde çözebilmenin birçok yolu var. Ünlü ebeveyn koçları Joanna Faber ve Julie King’e kulak verin yeter! 
Gerçekten yaşanmış ebeveyn hikâyeleriyle ve gerçek sorunlara yine gerçekçi çözümlerle dopdolu bir kitap olan Anne Baba Lütfen Bana Kızma, sadece ebeveynler için değil büyükanneler, büyükbabalar, öğretmenler, kısacası çocuklarla iletişimde olan herkes için gerçek bir yol gösterici. 

“Bu kitap kesinlikle çok daha iyi bir ebeveyn olmamı sağladı.” Lydia Kiesling -The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1dbe4af-0a06-4c1a-a6f0-137caccb4915.jpg</image:loc>
            <image:title>‘Bir Kalbe Atılan Adım’ Aşık Adam</image:title>
            <image:caption>Hayat ne garip birini seviyorsun aşık oluyorsun o seni sevmiyor unut diyor sen unutamıyorsun şu an da bu satırları yazarken 18 yaşımdayım onu gördüğümde 13 yaşımdaydım. 
Bir daha ne zaman havalandıracağım bu sayfaları bilmiyorum belki gelecek belki hiç olmayacak yanımda belki de her günüm beraber geçecek zamanla... 
Kalbimdeki güneş 
Elimdeki sevgi 
Varlığın barış yokluğun 
Savaş gibi 
Edebiye sevdim seni 
Rüyalarda anlatırdım hep seni…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b219ac11-8a32-4919-9df0-c90cd614e371.jpg</image:loc>
            <image:title>Medyatik Şiddet</image:title>
            <image:caption>20 Temmuz 2012’de 25 yaşındaki James Holmes isimli katil, Aurora Colorado’da bulunan bir sinema salonunda, büyük başarı gösteren Batman üçlemesinin son filmi olan ‘The Dark Knight Rises’ adlı filmin gece yarısı prömiyerine girdi. 12 kişiyi vurarak öldürdü, 70 kişiyi de yaraladı. Katil eylem yaparken kafasına bir peruk takmış ve saçlarını filmin kötü karakterine benzer şekilde boyatmıştı, insanları öldürürken bir yandan da “ben jokerim” diye bağırıyordu. 
1994 yılında 14 yaşındaki bir çocuk 13 yaşındaki bir kızın kafasını kesmekle suçlandı. Çocuk polise “doğuştan katiller” gibi ünlü olmak istediğini söyledi. 
Salt Lake City’de 17 yaşındaki NBK hayranı Nathan Martinez, filmin kahramanı Micky Knox gibi renkli yuvarlak güneş gözlüğü taktı ve kafasını onun gibi tıraş etti, üvey annesini vurdu. İfadesinde 10 yaşındaki kız kardeşini de annesi olmadan hayatının nasıl olacağını düşündüğü için öldürdüğünü söyledi. Üvey annesi içinde “Laura iyi bir insandı ve onunla bir sorunum da yoktu, böyle bir şey yapmayı hiç planlamamıştım” sözlerini kullandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcd64ea-5ab2-4167-853e-58c5c87377c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mösyö ve Arşidük</image:title>
            <image:caption>HİPPO: Halasının ağzına tıkıştırmaya çalıştığı yemeklerden kurtulmaya çalışan bir çocuk! 
MÖSYÖ: Büyük büyük dedesinin Fransız olduğunu iddia eden, çokbilmiş bir kedi!  
ARŞİDÜK: Uzun boylu, yanık tenli, çıplak ayaklı, yazılmamış bir roman kahramanı! 
 
Hippo, o yaz tatilini halasının çiftliğinde geçirecektir. Halası lokmaları ağzına tıkıştırıp durmasaydı, çiftlik tatil için harika bir yer sayılabilirdi. Hippo bir gün, saklandığı tavan arasında eski bir kitap bulur. Sayfaları çevirdiği an, hiç beklemediği bir şey olur ve kitabın içine giriverir. Orada onu iki kişi beklemektedir: Arşidük ve Mösyö! Hippo’nun onları sıkışıp kaldıkları sayfaların arasından kurtarması için tek bir yol vardır: Bir öykü yazmak! 
İyi ama bir öykü nasıl yazılır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26d91138-cad8-4c92-89aa-fb15599c5a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>2 numaralı Mühimme-i Mektûme Defterinin 61-90 Sayfalarının İncelenmesi (H.1209-1210/M.1794-1795)</image:title>
            <image:caption>Merkez Teşkilatı’nın Gizli Belgelerine Ait Bir Hukuk Örneği: 
2 numaralı Mühimme-i Mektûme Defterinin 61-90 Sayfalarının 
İncelenmesi (H.1209-1210/M.1794-1795)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1740c02d-f48e-4c89-a9d1-3e5ebd743d43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal Tahir’in Entelektüel Portresi</image:title>
            <image:caption>Kemal Tahir, romanlarıyla okuyucusunu tarihsel, siyasi ve toplumsal boyutları itibariyle son derece geniş, çok katmanlı ve çok sesli bir dünyaya götürür. İlk bakışta salt bir romancı gibi görünse de, aslında bütün iyi romancılar gibi sosyal bilimlerin birden fazla sahasına hakim, disiplinlerarası araştırmalar yapan bir entelektüeldir. Türkiye’nin tarihsel gelişimi, toplumsal yapısı ve somut şartlarını esas aldığı incelemelerinin sonuçlarını romanlarında bağımsız ve özgün bir biçimde tartışır. Türkiye’de sosyoloji, düşünce ve sinema tarihi alanlarının önde gelen ismi Kurtuluş Kayalı, 1974-2021 yılları arasında Kemal Tahir üzerine yazdıklarını bu kitapta bir araya getiriyor. Kemal Tahir romanlarının arka planındaki entelektüel derinliği, tarihsel sosyoloji yaklaşımını, Türk edebiyatına ve düşüncesine katkısını son derece titiz bir biçimde ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3e633a5-16b9-42e7-a308-b8348961cb86.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nasıl İnsan Oldu?</image:title>
            <image:caption>İnsan, insan olduğundan beri, en temel meselesini oluşturan o soruyu sorar: “Ben kimim ve nasıl bu hâli aldım?” Yeryüzünde hiç kimse söz konusu soruya geride başka bir soru(n) kalmayacak şekilde net cevap vermez, veremez… Böylelikle insanın, bu esrarlı evrende bir sır olarak kalması, varoluşunun en temel dinamiğini oluşturur. Hayatın imtihan olması biraz da bu sırrın sır olarak kalmasına bağlı değil midir? 
el-Fusûl fi’l-Es’ile ve’l-Ecvibe’de Gazzâli, insan ruhu ve onun bedenle ilişkisi çerçevesinde kendisine yöneltilen yedi soruyu cevaplıyor. Soruların temelinde Kur’ân’da insanın yaratılış sürecine temas eden, “ruh” ve onun bedene yansıtılma şekli olan “nefh” ile ilgili âyetler bulunuyor. Gazzâli’nin Kelâm-ı Kadim’den hareketle getirdiği cevaplar, onun felsefî-kelâmî ve tasavvufî düşüncesini deklare etmesi açısından da ayrıca dikkat çekici. 
İnsanlığın en kadim ve değişmez sorularına cevab-ı sevaplar sunan bu küçük risale, insan ve kozmosun manevi özüne ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768942b2-b94f-4648-b88c-d1201b24b0bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Vassaf Bey</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Ankara’sını farklı yönleriyle eserlerine taşıyan Memduh Şevket Esendal, tahkiye yeteneği ve berrak Türkçesiyle yaşadığı devrin kendine özgü isimlerindendir. Eserlerinde ağırlıklı olarak yaşadığı devrin meseleleriyle yakından ilgilenmiş, Vassaf Bey’de ise “insan ilişkileri”, “evlilik” gibi birçok meseleyi tartışmaya açmıştır. Esendal’ın birbirinden renkli olduğu kadar esrarengiz karakterler de inşa ederek toplumun hem kültürel hem de sosyal yapısını gözler önüne serdiği Vassaf Bey çoğunlukla kadınlar arasında geçer. Kültürel değişimlerin topluma ve bireye etkilerini incelikle işleyerek romanında bir araya getiren Esendal’ın, insan ruhunu tanımadaki maharetiyle bugünün okurlarına söyleyecek hâlâ pek çok sözü var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ddb32f-7b5b-4816-b227-f9823fbb7be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı ile Kiracıları</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket Esendal’ın ilk romanı Ayaşlı ile Kiracıları, aynı zamanda yazarın, üzerine en çok konuşulan eseridir. 1934 yılında yayımlanan roman, okura yeni Cumhuriyet’in başkentinden insan manzaraları, toplumsal durumlar ve ilham verici çeşitlilikte bir tipler galerisi sunar. Ayaşlı ile Kiracıları’nda farklı sosyal sınıflardan birçok kahraman, çeşitli zorluklardan ötürü Ayaşlı İbrahim Bey’in apartmanında bir araya gelir. Yerini yurdunu, ailesini, doğup büyüdüğü toprakları terk ederek Cumhuriyet başkentinde kendilerine yeni bir hayat arayan bu insanlar, önlerine çıkan tüm fırsatları değerlendirmek isterlerken savrulacak, ortaya giderek daha da çetrefil bir tablo çıkacaktır. Ayaşlı’nın apartmanında bir araya gelen kimi şoför kimi memur, kimi bankacı kimi kumarbaz bunca insan, bir yandan kendi gündelik hayatlarına devam ederken bir yandan çevrelerindekileri de değişmeye, kendileriyle birlikte farklılaşmaya çağıracaktır. Ayaşlı ile Kiracıları, tıpkı yazarın diğer metinlerinde olduğu gibi bireyden topluma doğru hareket eden, bu süre zarfında toplumun tüm kesimlerini işin içerisine dâhil eden bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4938e26e-6f97-4d90-a030-77e857a610af.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Gün</image:title>
            <image:caption>Hiçbir ilişki dışarıdan göründüğü kadar mükemmel değildir. 
Paul Strom’un mükemmel bir hayatı var: Parlak bir kariyer, güzel bir eş, iki sağlıklı erkek çocuk, zengin bir banliyöde büyük bir ev. 
Üstelik o mükemmel bir koca… 
 
Paul, karısı Mia’yla birlikte göl evlerinde romantik bir hafta sonu planlamıştır. Ve o gün, gelmiş geçmiş “en güzel gün” olacaktır. Ancak Paul ve Mia şehirden çıkıp göl evine doğru ilerlerken, aralarında bir gerilim başlar. Birbirlerine ne kadar güveniyorlar? 
Evlilikleri dışarıdan göründüğü kadar mükemmel mi?
En Güzel Gün, yakınlarımızı ne kadar tanıdığımızı sorgulatan bir roman. Kaira Rouda, bir hayatı mahvedecek kadar karanlık, sürükleyici, gergin bir aldatmaca ve ihanet hikayesi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/297e10d2-693d-4f30-90fb-d4e4a0b42fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğün Bütün Çeyrekleri</image:title>
            <image:caption>Aşk ve Ölümsüzlük üzerine incelikli bir roman.

Şehrin tek çocuk hastanesi… Hiçbir çocuğun ölmediği bu mucize hastanenin mucize başhekimi, belki de tüm zamanların en yalnız insanı Doktor Timur…
Ondan hayati ve ölümcül bir şey istemek için hastaneye gelen Yaşlı Adam. Ve binlerce yıldır, Tufan’ın evvelinden beri kesişen hayatlar… 
 
“Belki haklısın, ben suyla yarıştım. Kurdun kuşun yemiyim artık, peygamberlerden daha eskiyim. İnsan nasıl batıyorsa birbirine, ben de batacağım etine, diken gibi dikenine. Beni bıraktığın yerlere yatağımı serecekler ama sen bir ağacın gölgesinden çok, suya uzanmış gibisin. 
sana ilk ve son öğüdüm her şeyi unut.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e8e3de-fa20-4ea1-a3ba-db5f355e44ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket Esendal’ın ilk kez 15 Aralık 1924 ile 1 Eylül 1925 tarihleri arasında Meslek gazetesinde tefrika edilen romanı Miras, II. Abdülhamit döneminde geçen ve İstanbul’un farklı yüzlerini okurla buluşturan bir eserdir. Esendal’ın “Mustafa Memduh” ismiyle yayımladığı romanın Meslek gazetesindeki tefrikası otuz sekiz sayı sürmüş, eser tamamlanamadan gazete kapanmıştır. Sultan II. Abdülhamit devrinde geçen Miras’ta, “mahalle kurulacak büyüklükteki bir konakta” yaşayan Silahtar Ali Paşa ailesinde miras yüzünden ortaya çıkan düşmanlıklar anlatılıyor. Aslında hiç de beklenmedik sayılmayacak bu “miras kavgası” ve konak, usta yazarın mahir dokunuşlarıyla birdenbire devrin İstanbul’unun ve insanın yozlaşmasının temsiline dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b112ce55-62c2-422d-8b13-16ef1ab3a6e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar’ı</image:title>
            <image:caption>Postmodern edebiyatın işaret fişeklerinden kabul edilen Tehlikeli Oyunlar, bireyin iç hesaplaşmalarını, krizli ilişkilerini, kimlik karmaşalarını ve yazma eyleminin bizzat kendisini ele alır. Romanına en baskın imge olarak oyunu sindiren Oğuz Atay, gecekondu mahallesine sığınan ve sıradan insanlarla çevrili bir hayata başlayan Hikmet’in portresini çizer. 
Hüseyin Ahmet Çelik; Tehlikeli Oyunlar’ın edebiyatımıza katkılarını, neden kült bir eser olduğunu, sonraki kuşakları nasıl etkilediğini, romanın kendisine yönelik tepkileri titiz bir dille çözümlüyor. 
 
“Tehlikeli Oyunlar benliğini arayan mustarip bir ruhun iç alemine yaptığı yolculuğun bir seyahatnamesidir. Türk edebiyatının köşe taşları, sütunları, kemerleri, istinat duvarlarından bağımsız; çarpıcı, şüpheli bir mimari yapıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5a4931c-f143-4588-8b0c-934212f82bae.jpg</image:loc>
            <image:title>Cherokee</image:title>
            <image:caption>“Az” söyleyerek “çok” anlatmanın modern üstadı Jean Echenoz, Prix Médicis ödüllü romanı Cherokee’de okurunu ilk bakışta çok sakin görünen, ama içine girdikçe karmaşa ve koşturmaca dozu artan bir maceraya davet ediyor. Dedektif mi gangster mi olduğu şüpheli kahramanımız Georg Chave’ın peşine takılıyoruz ve sıradışı bir Paris turuna çıkıyoruz! Eski Paris, yeni banliyöler, gökdelenlerin yükseldiği iş ve finans merkezleri, şehrin eteklerindeki karanlık varoşlar, metro durakları, geniş otoyolların kenarları ve salaş dükkânlar uğrayacağımız yerlerden bazıları. Biz buralarda muazzam bir servetin kayıp varisini bulmaya çalışıp insanların çoğundan bilge o papağanla konuşur ve insan kurban etmeye çalışan tuhaf delilerin ayininden kaçarken Mösyö Chave elinde tabancasıyla aşkı, zenginliği ve mutluluğu arayacak. 
 
“Bir hata oldu, talihsiz bir hata. Hemen gidiyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee60160-b304-480c-940f-3c20703a2077.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı İle Kiracıları</image:title>
            <image:caption>“Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ankara’da, Ayaşlı İbrahim Efendi adında biri, dokuz odalı bir apartman dairesini oda oda kiraya vermektedir. Bir köy ağasının oğlu olan Ayaşlı İbrahim, eşkıyalık, zaptiye çavuşluğu, arzuhalcilik, otelcilik, vb gibi türlü boyalara boyanmış bir adamdır. Odalarda, kadın, erkek, genç, ihtiyar, evli, bekâr çeşitli insanlar oturmaktadır: Ayaşlı’nın apartman katında geçen hayatı anı biçiminde yazan bekâr bir banka memuru; eski bir çiftlik sahibi olan yaşlı Hasan Bey; eski konsoloslardan ihtiyar Şefik Bey; odun ve kömür satıcısı Buharalı Abdülkerim ile karısı İffet Hanım; eski bar kızlarından Faika ile kocası şoför Fuat; geceleri odasında kumar oynatan Turan Hanım’la kocası Haki Bey; bunlardan başka, ikide bir değişen hizmetçiler; dışarıdan gelip giden misafirler. Romanda, Türkiye’nin çeşitli katlarından gelen bu insanların ayrı ayrı maceraları ve birbirleriyle olan ilişkileri anlatılmaktadır.” (Behçet Necatigil) 
“Ayaşlı ile Kiracıları, Türk romanında yepyeni bir devir açmıştır. Bugün genç kalemlerin kudretle yaşattıkları bu nev’e kahramansız roman diyebiliriz. Hiç şüphe yok, Türk edebiyat tarihi, Ayaşlı ile Kiracıları müellifini hakiki adiyle lâyık olduğu mevkie koyacak ve onu yeni bir roman anlayışının ilk akıncısı olarak gösterecektir.” (Sabri Esat Siyavuşgil) 
 
 “Memduh Şevket Esendal’ın 1934 yılında, böylesine temiz bir Türkçe ile roman yazması bir başarı sayılmalı. Sözü hiç uzatmıyor. Telgraf yazar gibi yazıyor romanını. Kısa tümceleri sık sık kullanıyor ve bunda çok başarılı. Anlattığı kişilere çok yanlı bakmaya çalışıyor. Bu bakımdan özellikle Ayaşlı’yı anlatırken başarılı; iyi yanlarını da, kötü yanlarını da ustalıkla belirtiyor. Kimi insanların düşünme biçimini sadece konuşmalarla çok iyi veriyor.” (Fethi Naci)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13edd872-062a-4d3a-b2b6-241e7a1a430a.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Miras, Esendal’ın 1924-25 yıllarında Meslek gazetesinde tefrika edilmiş bir aile romanı. Gazete kapanınca yarım kalan roman yıllar sonra, ancak 1988’de kitap halinde çıkmıştı. Bu baskıda tefrika yeniden günümüz harflerine aktarıldı. 
Esendal’ın yaşamından izler taşıyan Miras’ta II. Meşrutiyet öncesi dönemde toplumsal, ekonomik, kültürel, ahlaki çöküşü ve çürüyüşü Silahtar Ali Paşa Konağı simgeler. Halit Ziya’nın Kırık Hayatlar ile Mâi ve Siyah romanlarını andıran Miras, menfaat ilişkileri, aile kavgaları ve siyasi çatışmalarla yüklüdür. Atiye Hanım’ın Sarayköy’deki değirmenini satın almak için İstanbul’a gelen Asım bir yandan o sırada gizli bir dernek olan İttihat ve Terakki’yle ilişki kurmuş, bir yandan da Yüksekkaldırım, Kuruçeşme, Çiftecevizler ve Ayastefanos semtlerindeki aileler arasında bir dizi miras kavgası, kıskançlık ve entrika arasında kalmıştır. 
Konak boşaldıkça ne hazin bir hal alıyordu! Boş ve perdesiz kalan odalarda, örtüsüz minderlerden keskin bir küf kokusu intişar ediyor, boş dairelerinde hüzünengiz kış rüzgârları ötüyordu. Bir ağacın dalı büyüyüp bir pencereyi kırıyor, bir telde asılmış sallanan bir parça soba borusu bütün kış kaplamaya vurup duruyordu. 
Nihayet, boş kalan konakta cinler periler mekân tutmuşlardı. Taş odada ağlayan keçiler, tekir kediler; mabeyin aralığında yeşil sarıklı emirler; büyük harem sofasında cüceler göründüğü rivayet olunuyor ve büyük hanımın yıkandığı yerde gece mumlar yandığı temin olunuyordu. Bunlara o kadar inanılıyordu ki, konakta son kalan aile efradı –Şefik Bey, biraderi ve validesiyle bir iki ihtiyar dadıdan ve bacıdan ibaretti– geceleri odalarından çıkamıyorlardı. Şefik Bey, boş taraflara gitmeye gündüz bile korkardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265d3f4d-96ee-40c9-91c6-5cfea6e19e14.jpg</image:loc>
            <image:title>Vassaf Bey</image:title>
            <image:caption>Esendal’ın Vassaf Bey romanı zaman, mekân ve bazı kişileri bakımından Ayaşlı ile Kiracıları romanıyla uyuştuğu kadar öykülerindeki kadın-erkek ilişkilerinin tüm karakteristik özelliklerini de taşır. Esendal, 1930’lar Ankarası’nın bir görünümünü sunarken, basit günlük yaşam içerisinde genç kızlar için evliliğin önemini, evlilikte ne bulduklarını anlatmakta; küçük burjuva bireylerin aile ve evlilik ilişkilerindeki ahlaksal değer yargılarındaki çelişkileri ele almakta; Batı kültürüyle geleneksel değerlerin çatışmasını sergilemektedir. Yine 1930’larda yayımlanan “küçük roman” niteliğindeki “Saide”de olsun, kısa öykülerinden “Genç Kızla Yaşlı Adam”da olsun, gönül ilişkileri, ev-aile kurma istekleri anlatılırken dönemin toplumsal, kültürel, ekonomik koşulları, farklı evlilik anlayışları her yönüyle yansıtılmaktadır. Esendal, sevgi arayışının getirdiği gönül kırıklıklarını kolayca bir tiyatro sahnesinde yankılanacak canlı diyaloglarla, tüm renkleriyle veriyor. 
“Ben yaşlı kocaya varırım ama, düzülü koşulu bir evim olur. Sen Vassaf Bey’in evini gördün mü? Kuş yuvası gibi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7048257-8950-4a4a-bfb8-fcac6aa76cf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlakçı</image:title>
            <image:caption>“Memduh Şevket Esendal, dilimizin arınmasına, açıklaşmasına en büyük yararlıkları dokunmuş yazarlarımızdan biridir. Hatta Ömer Seyfettin’den sonra bu yolda en çok çalışmış olan odur. Şunu söylemek istiyorum: Ömer Seyfettin dilimizi Edebiyat-ı Cedide’nin, eski inşanın yapma bezeklerinden kurtarmıştı, ondan sonra gelenler, onun sanatını sevmeseler de, açtığı yoldan gittiler. Memduh Şevket Esendal bir adım daha attı, yazı dilimizi konuşma dilimize yaklaştırmak istedi.” (Nurullah Ataç) 
 
“İnsanlara bakmasını da biliyordu. Kahvelerde tavla oynayan kendi halinde gözükenleri, pansiyonlardaki ilgiye lâyık görülmeyen kişileri merak ediyordu. Etrafında kaynaşan insanlar içinden onun mevkiinde olanların yalnız icap ettiği, zaruri olduğu zaman sahte bir önem verdiklerine canla, zevkle, merakla bakıyor; onların yaşayışından hikâyeler yapıyor, bize sunuyordu.” (Sait Faik Abasıyanık) 
 
“Esendal’ın hikâyecilikteki öbür özellikleri yapmacıksızlığı, süssüzlüğü, canlılığı, yerliliği, gereksiz tasvirlerden kaçışı, kişilerin ruh hallerini, konuşmaları ve tavırlarıyla anlatmasıdır. Hikâyeci olmamın sevinci içinde onunla meslektaş olmanın övüncü de var.” (Haldun Taner)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2671aa39-39ba-4915-b061-30c9385b90a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mendil Altında</image:title>
            <image:caption>“1925’te Meslek dergisinde 35 hikâyesi çıktı ise de sanat hayatına, Ayaşlı ve Kiracıları bir yana, 1946’ya kadar uzun bir ara verdi. Bu tarihten sonra yayımladığı hikâyelerle sevilen, aranan bir hikâyeci oldu. Hayattan aldığı konuları konuşur gibi, temiz bir dille, sadelik, içtenlik ve rahatlıkla edebiyatsız, oyunsuz yazdı. Esendal’ın, kahramanlarına sevgi ve şefkatle eğilen, onları gündelik yaşayışları içinde en yapmacıksız, rahat ve karakteristik taraflarından görmesini bilen, renkli-canlı aktaran bir hikâyeci olduğunu gösterir.” (Behçet Necatigil) 
 
“Yalınlık, açıklık, kısalık gerçek yazın adamlarının ulaşmak istedikleri bir düzeydir. Ama herkes bunu yapamaz, az sözle, az tanımlamayla, az ‘edebiyat’la, daha doğrusu ‘edebiyat yapmamak’la başarılı olunacağını bilemez, düşünemez. Esendal’ın öykülerinin başarısı, kalıcı yanı ölümsüz güzelliği, onun da Çehov gibi, ‘Denizin rengi mavidir’ diyebilecek kadar süslerden uzak bir dille yazmasıydı. Bugün bile bu öyküleri, içinde yaşarmışçasına okuyor, o olayların içinde imişiz gibi okuyorsak, yazarın gerçek ‘edebiyat’ın temel niteliklerini bilmesinden, başarıyla kullanmasındandır.” 
(Oktay Akbal)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/637ba799-6c76-41c8-9c25-a09d312273f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Kahve Paklar</image:title>
            <image:caption>Arkası üstü yattım, kuşu seyretmeye başladım. Nasıl da kanatlarını oynatmadan havada dönüyor da dönüyor!.. Bizi, bütün kırları seyrediyor. Ben bu kuşun yerinde olsam, hiç bu boş kırlarda dolaşmaz, bütün memleketleri gezerdim. Her gün başka bir ülke seyrederdim. Bu boş kırlarda görecek ne var? Halil Kâhya’nın koyunları görünüyor. Sığırlar şehre dönüyor. Daha uzaklarda başka bir şey yok! Ama belki yüksekten başka şeyler de görünür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e2375c8-5048-44fe-b13b-7965c286fca7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasap Geçidi</image:title>
            <image:caption>Harvard öğrencisi Will Andrews, şehir hayatını bırakıp “Vahşi Batı”ya, Kansas’taki Butcher’s Crossing kasabasına gelir. Batı, Andrews için rivayetler ve hayallerden oluşan bir yerdir; burada daha önce tanımadığı büyük, dönüştürücü tecrübeler yaşayacağını, kitaplarda okuduğu saf doğayla karşılaşacağını ummaktadır. Bu hayallerin peşinde, bufalo avcısı Miller’ın ekibine katılır. Ancak dört kişilik ekibin daha önce keşfedilmemiş bir vadide başlattığı av büyük bir kıyıma dönüştükçe ekip üyeleri hem birbirlerine hem de kendilerine  yabancılaşacak, yolculukları amansız doğa şartları karşısında bir ölüm kalım mücadelesine dönüşecektir. 
 
John Williams Kasap Geçidi’nde modern Amerika’nın temel mitlerinden birini, insanın açgözlülüğü ve doğayla ilişkisi üzerine şiddet dolu bir hikâye aracılığıyla sorguluyor. 
 
“Sert ve acımasız fakat soğukkanlı diliyle Cormac McCarthy’nin de yolunu açan Kasap Geçidi, Western türünü yeniden ele alan romanların ilki ve belki de en iyisidir.” 
 
New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f3f59b3-7de0-461f-8331-8ea7fb9b6496.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Deniz</image:title>
            <image:caption>“Şimdi etrafında denizden başka bir şey yok. Artık birkaç ay önce her şeyin gerçekleştiği Pirano ve Salvore’nin Adriyatik’i yok... fakat okyanus var, monoton ve sonsuz. Karanlıkta büyük dalgalar, beyaz bir serpinti, karanlığa dalan bir kuşun kanadı...” 
 
Saatlerdir güvertede duruyor Enrico, çünkü değişmeyen şeylerden hiç sıkılmıyor. Öncelikle askerden kaçmak için bindiği bu gemide bir çatı katındaki sohbetlerin, okuduklarının, geride kalmış bir dostun anısının üzerine düşünüyor. Gemi Güney Amerika’ya doğru ilerlerken dalgaların boğuk sesi adeta Enrico’nun belleğinin derinlerinde kırılıyor. 
 
Kâh gemideki insanlarla sohbet ediyor Enrico, kâh yazacak çok şeyi olmasına rağmen iki kelimeyi bir araya zor getirdiği mektuplar kaleme alıyor, kâh hayvanları önüne katıp çobanlık yapıyor. Bir şekilde, yaşadığı anın sınırlarında kalmayı başarıyor. Çünkü bir arkadaşının ayrılırken ona dediği gibi, şimdiki zamanda var olmayı biliyor Enrico. 
 
Bol ödüllü yazar Claudio Magris Bir Başka Deniz kitabında gidişleri, kalamayışları, dönüşleri ve yaşamayı neredeyse imkânsız kılacak bir yaşam sevgisini şiirsel bir dille gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeacf88d-87e8-4a1b-8d72-af05fb0024d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahipsiz Yüzler</image:title>
            <image:caption>Suçluluk hissinin aşktan daha güçlü bağlar yarattığı ilişkiler, bugüne geleceğin gözünden bakarak hayatları üzerinde oynarken kurgunun ağlarına takılan, ancak bir maskenin ardında konuştuğunda kendi gerçeklerini ifade edebilen, ileriye bir adım atan insanlar ve geriye kalan sahipsiz yüzler... 
 
Sahipsiz Yüzler insanın kendini gerçekleştirme çabasına, özgünlük sorununa, hakikat arayışına, yanılsamalara, arzularla yanlış eşleşen düşünce ve duygulara, gençliğe özgü romantizme, aşka, yasak aşka, köle-efendi ilişkisine, sapkın eğilimlere, kötülüğe, dostluğa, aldatmaya ve bağışlamaya dair bir roman. Anlatıcının yorumları ve olayların rengi karakterlerin bakış açısına göre değişiyor, bir karakterin hayatındaki düğüm diğerinde çözülüyor ama varoluşa dair muamma adım adım zorlaşıyor. 
 
Mehmet Erte neredeyse tüm karakterlerin başrolde olduğu bu çok hikâyeli romanında önceki kitaplarındaki temel meseleleri en uç noktaya taşıyor; karanlığı aydınlatmaya çalışmıyor, mizahi üslubuyla bize nasıl bir karanlık içinde bulunduğumuzu gösteriyor. 
 
“Onu sürekli aldatan bir kadından hayalleri için vazgeçmek yerine, onu sürekli aldatan bir kadın için hayallerinden vazgeçtiğinde manevi varlığını son zerresine kadar kaybetmiş, tamamen adanmış ve dolayısıyla adeta kutsanarak yeniden doğmuş oluyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d16bd89-c427-49b4-8813-dc2bb2c5fd1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkaldıran Yalnız Adam Albert Camus ve Çağdaşları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Albert Camus’nün yazınsal ve düşünsel mücadelesi, anlatım teknikleri, tartışmaları, çatışmaları, yapıtlarının oluşum çizgileri Yabancı, Sisifos Miti, Veba (Barthes’la tartışması), Başkaldıran İnsan (Sartre’la çatışması), “Öğle Düşüncesi” kavramı, Düşüş, Filozofların Tulûatı ve İlk Adam yorumlanarak inceleniyor. 
Ardından Camus’nün yaşamına yön veren, yakın dostluk kurduğu, karşı çıktığı, destek gördüğü ya da düşünce, tavır ve yapıtlarından etkilendiği yirmi beş çağdaş yazar, düşünür ve gazeteciyle bağlantıları değerlendiriliyor. 
 
Son bölümde de Camus’nün yaşamı ile yapıtlarının iç içe ayrıntılı bir biyo-bibliyografyası sunuluyor. 
 
 * “Camus sevdalısı bir kitap bu: Vazgeçilemeyen mücadeleci bir yazarın selamlanışı olarak değerlendirilmeli.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67601c06-bff2-45e2-b95c-cfecad5a9eab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbilimci ve Diller</image:title>
            <image:caption>Fransız dilbilimcisi Claude Hagège özellikle Sami dilleri, Afrika dilleri, Amerika Yerli dilleri, Avustronezya dilleri ve Çin-Tibet dilleri üstüne yaptığı çalışmalarla “alan dilbilimi”nin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. Bilimsel araştırmaları ve kuramsal katkıları nedeniyle Altın Madalya ile ödüllendirildiği Bilimsel Araştırma Ulusal Merkezi’nde (CNRS, Fransa) yaptığı konuşmanın yer aldığı bu kitabında Claude Hagège yetişme çizgisini, alan dilbilimine yönelişini, benimsediği deneyimsel-tümevarımlı yaklaşımı, kuramsal katkılarını, dil ile dünya görüşü arasındaki bağıntıyı, dillerin evrimini ve dil ile yazı arasındaki ilişkiyi ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7773cd46-c30b-4b3f-ad33-54c5dd76aa1a.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;da Gündelik Hayat</image:title>
            <image:caption>İn­san­lı­ğın va­ro­luş ha­ri­ta­sın­da İs­tan­bul, im­pa­ra­tor­luk­lar dö­ne­mi bo­yunca hep yö­ne­ti­ci gü­cün mer­ke­zi­ni tem­sil et­ti. Ro­ma, Bi­zans ve Os­man­lı, bu mer­ke­zin et­ra­fın­da şe­kil­le­nen bi­rer me­de­ni­yet da­ire­si ola­rak ta­rih­te yer­le­ri­ni al­dı­lar. Tari­he bu açı­dan bak­mak ve onun say­fa­la­rın­da in­san­lı­ğın ma­ce­ra­sı­nı oku­mak de­mek, bir ba­kı­ma Ana­do­lu, Bal­kan­lar ve Ak­de­niz’in gö­ğün­de par­la­yan bu göz ka­maş­tı­rı­cı yıl­dı­zı her de­fa­sın­da ye­ni­den keşfet­mek de­mek­ti. İn­san­lık İs­tan­bul’u keş­fet­tik­çe, ken­di geç­mi­şi­ne uza­nan yo­lun da tut­ku­lu bir yol­cu­su ol­du­ğu­nu far­ket­ti. Bu­gün İs­tan­bul, kay­bet­tiği­miz bü­tün de­ğer­le­ri iti­nay­la sak­la­yan bir ha­zi­ne­dir. Yö­nü­nü şa­şı­ran toplum­sal kim­li­ği­miz için bir pu­su­la, çü­rü­yen es­te­tik zev­ki­miz için bir mi­henk ta­şı ve bo­zu­lan ada­let duy­gu­muz için gü­ve­ni­le­bi­lir bir te­ra­zi ol­ma iş­le­vi­ni üst­le­nen bu şe­hir, ken­di­si­ne so­ru­la­cak her tür­lü so­ru­ya ce­vap ni­te­li­ği ta­şıya­bi­le­cek in­san tec­rü­be­si­ni ve bil­gi bi­ri­ki­mi­ni bi­ze cö­mert­çe sun­mak­ta­dır. 
 İstanbul’da Gündelik Hayat top­lum­sal kim­li­ği­mi­zin kö­ken­le­ri­ne doğ­ru çı­kı­lan bir yol­cu­lu­ğun çar­pı­cı gö­rün­tü­le­rin­den iba­ret­tir. İn­san, Kül­tür ve Me­kân iliş­ki­le­ri düz­le­min­de bir im­pa­ra­tor­luk şeh­ri­nin ta­ri­hi­ni ku­şa­tan ça­lış­ma, sos­yal di­sip­lin­ler ara­sın­da­ki den­geyi başarıy­la kuran yeni tarih yazımının da dik­kate değer bir ör­neğidir. Siyaset­ten kül­türe, mimariden edebiyata uzanan çok boyut­lu bir zemin üzerin­de ger­çek­leş­tiril­miş kurgusu ve ken­dine has üs­lûbuy­la ay­nı zaman­da, günümüz tarih­çisinin de İs­tan­bul’a sun­duğu bir ar­mağan­dır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30fa0c5-c2c7-4e0d-95f9-49d41c7d097b.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası -1 (1923-1950)</image:title>
            <image:caption>Üç ciltte tamamlanacak 100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası’nın ilk cildi 1923-1950 arasının izlerini sürüyor. Derya Bengi ile Erdir Zat’ın birlikte kaleme aldığı kitapta Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk döneminin olay ve olguları A’dan Z’ye 250 başlıkla, gazete ve dergi arşivlerinin gözü, gözlüğü, edebiyatın, müziğin, sinemanın sesi, soluğuyla resmigeçit yapıyor. Kitabın adı Yanık Ömer’den… Sadettin Kaynak’ın sözü ve bestesiyle, Safiye Ayla’nın sesiyle “Yanık Ömer her savaştan bir yara taşıyor / Yiğit Ömer övünmeden yaşıyor” dizelerinden. Her Savaştan Bir Yara, erken Cumhuriyet’ten, tek parti döneminden, Atatürk’lü, İnönü’lü yıllardan hikâyelerle, hatıralarla yoğruluyor. Gündelik yaşamda nelerin, nasıl, neden, ne hızla değiştiğini, popüler kültürün, şimdiki zaman folklorunun parmak izlerinden saptayıp ölçmeye çalışırken, 13 milyonluk kapalı bir toplumun zümre ve fertlerini imparatorluktan ulus devlete, Hilafet’ten Cumhuriyet’e geçen genç bir ülkenin, ama aynı zamanda “20. yüzyıl ülkesi”nin vatandaşları olarak ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e53871-c645-4057-9d75-7244b9c82b28.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Bizim Evimiz</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Süleyman Bulut’un kaleminden akıcı bir ekoloji öyküsü okurlar ile buluşuyor. Yazar bu kitapta sorularına, çocukların cevap bulmasını hedefliyor. Defne’nin gözünden dünyamıza neler yaptığımızı hep birlikte araştırıyoruz. 
 
Bu defa cevaplar sizde. 
 
Arka kapaktan: 
 
Defne, anneannesine sordu: 
-          Anneanne, güzelim dünyamıza kim yaptı bunları? 
 
Deniz bize ne verdi?                                                                                                                                                                                                                Biz denize ne verdik? 
 
Toprak bize ne verdi? 
Biz toprağa ne verdik? 
 
Gökyüzü bize ne verdi? 
Biz gökyüzüne ne verdik? 
 
Orman bize ne verdi? 
Biz ormana ne verdik? 
 
Portakal ağacı bize ne verdi? 
Biz portakal ağacına ne verdik? 
Arılar bize ne verdi? 
Biz arılara ne verdik? 
 
 
Süleyman Bulut’un kaleminden biz ulaşan Dünya Bizim Evimiz’i usta çizer Ferit Avcı resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/980b8738-8716-4a59-b066-6934aebdaf79.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketliliğin Doğası</image:title>
            <image:caption>Hareketin Olanağı: Antik Dönemden Modern Döneme 
Uzanan Bir Tartışma, Dinçer Çevik 
Zanaat Uzmanlığının Gelişiminde Gezgin Zanaatkârlar 
Üzerine Bir Söylem, Şerife Çakar 
Arkaik Dönemde İspanya’daki Grek Kolonileri, Pınar Çağnis 
Geminin Hareketi, Amphoranın Hareketsizliği, Ülkü Kara 
Geç Antikçağda Doğu Roma’dan İran’a Felsefi Bir Hareket, Emine Bilgiç Kavak 
Oryantalist Durağan Toplum Tezi Karşısında 
“Miskin Doğunun” Savunusu, Tevfik Orkun Develi 
Bir “Var Olma” Biçimi Olarak Göç: Kuramsal Bir Tartışma, Çağlar Özbek-Uğur Can Köşk 
Devingen Betimler: Antikçağda Kült 
Heykellerinin Hareketliliği, Esen Kaya 
İlk Günah İkonografisinde Yılan Sembolü ile 
Tanrıça Miti İlişkisi, Dilek Maktal Canko 
Tasvirlerle İsrailoğullarının Göçü: Bizans Sanatında Kızıldeniz ve Kızıldeniz’den Geçiş Sahneleri, Hatice Demir 
Geç Antikçağda Tutsaklık, Pınar Serdar Dinçer Theophano Martınakıa: Bizans Sarayında Bir Kadının Esareti, Yaşamı, Mucizeleri ve Bizans Sanatındaki Temsili, İlkgül Kaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe1c3b97-86d3-4f40-b336-89197cd2dfbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzleşmeler</image:title>
            <image:caption>“Kâğıtlar ne kadar kirlense, 
ne kadar kirletilse onca artıyor aydınlık. 
Karanlıktan aydınlığa.” 
 
Edebiyat yolculuğunda yarım yüzyılı geride bırakmış usta bir öykücüden yaşama, yaşananlara, düşlere ve düşünüşlere dair incelikli izlenimler... Yüzleşmeler, 1950 kuşağının en önemli kalemlerinden Adnan Özyalçıner’in, günlük yaşamın açmazlarından sanatın anlamına, emek dünyasının evriminden politik-ekolojik sıkıntılara, aşktan yalnızlığa ve dayanışmaya, güncelin aynasından yansıyanlarla kendine özgü hasbihâlini sunuyor okura. Gerçeğin yüzüne dürüstçe bakarken umudun ipini bırakmayan parça tesirli düşünceler, yepyeni “öykü uçları” belki de... 
 
Ne zaman kalabalığı anlatmaya kalktıysam kendim oldum; kendimi anlatmaya kalkıştığımdaysa kalabalığı buldum. Hangisi gerçekçiydi, bilemiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a92000-32df-4d59-ab09-78af0ed9cdef.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurda</image:title>
            <image:caption>“Güneş kurumadan ben de kurumam, bilesiniz!” 
 
Panayır (1960) ile başlayan edebiyat yolculuğunda yarım yüzyılı geride bırakan, 1950 kuşağının en önemli kalemlerinden Adnan Özyalçıner, yeni öykülerini bir araya getiren Yağmurda ile insanın serüvenine buruk ama umutlu bir çentik daha atıyor. Yalnız bir çocuğun penceresinden kanatlanan düşüncelerle “karanlığı elemekten” yorulanların dünyasına bakan Özyalçıner, telaşlı sokaklardan ıssız kumsallara, kalabalık üstgeçitlerden bir başına kuruyup kalan köylere, kentlerden kırlara, günden geceye uzanıyor: Karanlığın koyusundan aydınlığın müjdesini derleyen bir ustadan edebiyatımıza yepyeni bir armağan... 
 
Şimdi bu karanlık çukurdaydı işte. Her sabah güneş doğmadan geliyordu annesi. Oğlunu elinden tutup parka götürdüğü günlerdeki gibi giyimi kuşamı yerinde bir anne olarak. Kadın, güneş ilk ışıklarını gönderdiğinde okşarcasına eşeliyordu toprağı. Güneşin aydınlığını oğlunun yattığı karanlık çukura iletmek istercesine. Toprağını öperek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c8d8167-0ac8-4aff-bbde-f0cfe8ace98f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Savaş</image:title>
            <image:caption>Yüzlerce kaynaktan ve yerli, yabancı arşiv belgelerinden gün ışığına çıkan gerçekler... 20. yüzyıla girildiğinde Osmanlı Devleti eğitim, üretim, mali ve idari sorunlarını aşamamıştı. Kapitülasyonlar ve Düyun-u Umumiye ülkeyi Avrupalı devletlerin sömürgesi haline getirmişti. Büyük Savaş’ın (1914- 1918) başlamasıyla birlikte, yönetimde bulunan İttihatçılar tek çıkış yolunun Almanya ile ittifak yapmak olduğuna karar verdiler. Ordu gerekli donanımdan yoksun olduğu için Osmanlı yönetimi Almanya’dan borçlanarak savaşa katıldı. Buna karşılık Almanya da Osmanlı Devleti üzerinden Müttefiklere karşı yeni cepheler açarak, savaşta kendi elini güçlendirmeyi hedefledi. Osmanlı Devleti’nin, yanlış kararlar ve kişisel ihtiraslar sonucu girdiği bu savaş, büyük toprak kayıplarıyla sonuçlandı. Böylece, zaten iyice zayıflamış olan imparatorluğun tamamen parçalanmasının yolu açılmış oldu. Ülkeyi bu karanlık tablodan kurtaracak kişi, savaş sırasında İstanbul’a ulaşmaya çalışan Müttefikleri Çanakkale Boğazı’nda başarıyla durduran Mustafa Kemal olacaktı. Araştırmacı Turan Akıncı, Büyük Savaş’ta Osmanlı’nın çarpıştığı sekiz cephede yaşananları yüzlerce kaynaktan ve arşiv belgelerinden derleyerek gün ışığına çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a15114-d5ae-4fff-aa81-936585bd9d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Görme Engellilerde Yürüyüş</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
Tanımlamalar ve Sınıflandırma 
Görme Engelli Bireylerde Tanımlamalar 
Görme Engelli Bireylerin Ortak Özellikleri 
Görme Engelli Bireylerde Gelişim Süreçleri 
Özet 
Kaynaklar 
 
BÖLÜM 2 
Yürüyüş 
Yürüyüz Analizi 
Yürüyüş Döngüsü 
Yürüyüş Safhaları 
Özet 
Kaynaklar 
Görme Engellilerde Yürüyüş Analizi 
BÖLÜM 3 
Yürüme 
Görme Engellilerde Yürüme 
İnaktivite ve Görme Engelliler 
Yardımlı Yürüyüş 
Görme Engellilerde Yürüyüş Kısıtının Toplumsal Yansımaları 
Araştırmalar Ne Aktarıyor? 
 Plantar basınç (Ayak taban basıncı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7fd0dc7-0e1d-48d9-a314-17cd605f96b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijitalleşen Dünyada Yönetsel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YÖNETİMİ 
BÖLÜM 2 ÖRGÜTSEL DEĞİŞİM YÖNETİMİ 
BÖLÜM 3 ÖRGÜTSEL BELİRSİZLİK YÖNETİMİ 
BÖLÜM 4 ÖRGÜTSEL STRES YÖNETİMİ 
BÖLÜM 5 ÖRGÜTLERDE KRİZ YÖNETİMİ 
BÖLÜM 6 ÖRGÜTLERDE RİSK YÖNETİMİ 
BÖLÜM 7 ÖRGÜTSEL İLETİŞİM 
BÖLÜM 8 ÖRGÜTSEL POLİTİKA 
BÖLÜM 9 YARATICILIK VE YENİLİK YÖNETİMİ 
BÖLÜM 10 ÖRGÜTSEL ÖĞRENME 
BÖLÜM 11 TAKIM ÇALIŞMASI VE TAKIM YÖNETİMİ 
BÖLÜM 12 ÖRGÜTLERDE YETENEK YÖNETİMİ 
BÖLÜM 13 ÖRGÜTLERDE BİLGİ YÖNETİMİ 
BÖLÜM 14 PROJE YÖNETİMİ 
BÖLÜM 15 ÖRGÜTSEL DAYANIKLILIK 
BÖLÜM 16 ÖRGÜTSEL SAĞLIK 
BÖLÜM 17 ÖRGÜTSEL USTALIK BÖLÜM 18 ÇALIŞANLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f86125-a05f-46f5-aec0-c58f90d55576.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Öğrencilerinin Duygu Düzenleme Güçlüğü ile Spor İlişkisinin Araştırılması</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Duygu Kavramı ve özellikleri 
1.1.1. Duyguların Temel Özellikleri 
1.2. Temel Duygu Türleri 
1.2.1. Öfke 
1.2.2. Hüzün 
1.2.3. Mutluluk 
1.2.4. Korku 
1.2.5. Şaşırma 
1.2.6. Nefret 
1.3. Duyguların İfadesi 
1.4. Duyguların İşlevleri 
1.4.1. Duyguların Temel Soysal İşlevleri 
1.5. Duygu Düzenleme Kavramı 
1.5.1. Gross Modelinde 5 Duygu Düzenleme Stratejisi 
1.5.2. Duygu Düzenlemenin 3 Temel Özelliği 
1.6. Bilişsel Duygu Düzenleme Stratejileri 
1.6.1. Durum Seçimi 
1.6.2. Durum Değişimi 
1.6.3. Dikkat Yayılması 
1.6.4. Bilişsel Değişim 
1.6.5. Tepki Düzenleme 
1.7. Duygu Düzenleme Güçlüğü 
1.7.1. Duygu Düzenleme Güçlüğü Alt Boyutları 
1.8. Spor ve Duygu 
1.9. Üniversite Gençliği ve Spor 
1.9.1. Spor Kavramı ve Yükseköğretim 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA SONUÇ 
5. KAYNAKÇA
6 . EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f782c6f-5e84-45d6-a97a-8e02bf27877a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Voleybolcularda Süspansiyon Temelli Kor Antrenman Programının Kuvvet, Üst Ekstremite Fonksiyon ve FMS Puanlarına Etkisi</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Antrenmanın Konusu 
2.2. Temel Motorik Özellikler 
2.2.1. Sürat 
2.2.2. Dayanıklılık 
2.2.3. Esneklik 
2.2.4. Koordinasyon 
2.2.5. Kuvvet 
2.3. Kor Nedir? 
2.3.1. Voleybolda kor antrenmanları 
2.4. Kuvvet Ölçüm Testleri 
2.4.1. Kuvvet ölçüm testlerinin sportif performansa faydaları 
2.5. Voleybolda Omuz Rotatör Kasları Fonksiyonları ve Sakatlıkları 
2.6. Voleybolda Servis ve Smaç Hareketinin Biyomekaniği ve Kinematiği 
3. YÖNTEM 
3.1. Çalışma Grubu 
3.2. Veri Toplama Araçları 
3.2.1. Antropometrik ölçümler 
3.2.2. Kuvvet testleri 
3.2.3. Fonksiyonel hareket tarama (FMS™) Testi 
3.2.4. Dikey sıçrama testi ve anaerobik güç hesaplanması 
3.2.5 Servis isabet oranı ölçümleri 
3.2.6 Servis Hızı ve Smaç Hızı ölçümleri 
3.3. Verilerin Analizi 
3.3.1. Bağımsız gruplar için açıklama 
3.3.2. Etki büyüklüğü 
3.3.3. Bağımlı Gruplar için açıklama 
3.4.4. Etki büyüklüğü 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ ve ÖNERİLER 
6.1. Sonuçlar 
6.2. Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b852aeb1-1341-4ce0-9926-dd6c295ebf65.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın İlacı Çikolata</image:title>
            <image:caption>Çikolatayla aşk öteden beri birbirinden ayrılmaz bir ikili halinde gezinir yeryüzünde. Aşkın ikiz kardeşi olan acılarla titreyen bir yüzü çikolata güldürür ancak. Kimi zaman da çikolata bedenleri aşk... İşte Deniz Gürsoy, bu gizemli tatlının bütün dünyadaki serüvenini anlatıyor. Türkiye&apos;deki hikayesi de dahil. Hem de bütün dünyadan en lezzetli çikolata tarifleriyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a3753c6-3fd3-45c7-8752-6ed4b719d74d.jpg</image:loc>
            <image:title>Arka Yüz</image:title>
            <image:caption>Evrende her şey bir ön yüz, bir de arka yüzden ibaret. İnsanoğlu insan, bundan muaf olabilir mi? Elbette insanın da görünenin ötesinde bir de görünmeyen (arka) yüzü var. O yüz, insanın arka yüzü, özünde duran yüzüdür. Ne kadar yakından bakılırsa bakılsın görünmeyen, içe bakmayı/bakabilmeyi mecbur kılan bir yüzdür o. Bakıştan görmeye geçebilene görünür o yüz. 
Arka yüzden haber almak herkesin harcı olmasa gerek. Yüzdeki sayısız mimikten, cümledeki envai çeşit söz dizimine, nefes alışlardan kirpik indirişlere... Takibe takip bekler, arka yüzden bir ses duyabilmekler... 
Denemelerden oluşan bu eser, insandan insana giden yolda mekânı, zamanı, içine serpiştirilmiş günlük yaşam kaygılarını duyumsayan gözlemci bir gözün sözleriyle vücut bulmuştur. Yazar, kendi dünyasından bir arka sayfayı, yaşam paydaşlarıyla &quot;ortaktır&quot; diyerek aralamış, bakmaktan öte görmek maksadında olanlarla paylaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c94c45a-e4d7-40d9-a5fd-a015899e6224.jpg</image:loc>
            <image:title>Shinobi İri -2</image:title>
            <image:caption>Şef Hattori ölümün eşiğindeyken, Kyôgi vatana ihanetle suçlanıyor. Her şeyin doğrusunu öğrenmek üzere, Mikawa’ya doğru yola çıkıyorlar. Sevgi, öfke, ihanet ve gerçekler arasında sıkışıp kalan Tomoe artık kime güveneceğini bilemiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/240059e3-49d8-470d-ac8c-1d14e499bdbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bulut Olsam Böyle Yağardım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okuruna, kendi penceresinden gördüğü ufkun bulutları üzerinden yazıyor Melis Konukoğlu... 
İlk kitabı Bir Bulut Olsam Böyle Yağardım ile herkesin başından geçenlere, kendi fikir bulutundan yağmurlar yağdırıyor. 
 
Korkarım sende bir limanda dinlenmekte olan sade bir yolcusun. 
Üzerinde şifon şeffaf bir şal, yemyeşil elbisen, tatlı düz pabuçların, 
Uzunca bir yoldan gelmişsin belli ki. 
Yüzünde tatlı yorgun bir tebessüm, 
Dizlerinde hâlâ ilk gün kadar olmasa da inceden heyecanın, ruhunda yaşanmışlığın sabırlı bekleyişiyle… 
Nereye gideceğini bilmeyen, ancak nerede duracağını iyi bilen bir yolcu. 
Senin güvenli limanın olduğum ve beni seçtiğin için mutluluklar biriktirdiğimi bilmeni isterim. 
Hoş geldin sefalar getirdin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0da7db5-3246-4bc1-9a57-49e70fae03de.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın İnsanlaşması</image:title>
            <image:caption>Yirmi otuz yıl öncesine kadar doğanın insanlaşması çalışmanın, toplumsallaşmanın, aklın gelişmesinin bir mucizesi olarak değerlendiriliyor; en yetkin kişiler bile bu süreç içinde saptanabilen evrim aşamalarını anlamak ve anlatmakta büyük zorluk çekiyorlardı. Bu konu artık büyük oranda aydınlandı. Bulgular bir senfoni güzelliğiyle sergileniyor. Darwin Kuramı’nın doğruluğu ve güzelliği, öneri olmanın ötesinde, ayrıntılarıyla ortaya konuldu. Ve çalışmalar da devam ediyor. Ancak son yıllarda pek çok şey değişti... 
Akıllı insan Homo sapiens, gerek kendi soyundan gelenlere, gerek doğaya karşı anlaşılması çok kolay olmayan bir tutumla bir hasım, bir düşman gibi davranmaya ya da çok eskiden beri içinde taşıdığı bu eğilimi açıkça ortaya koymaya; kendi geleceğini ve doğayı geri dönüşsüz bir biçimde tahrip etmeye başladı. Bu bağlam içinde Doğanın İnsanlaşması, akıllı insanın gelişimi -neredeyse- “kötü bir iş kazası gibi” üzüntüyle izleniyor. Modern insan bu davranışında o denli ileri gidiyor ki mucizevi bir şekilde karşılanan bu süreç, doğanın yüz karası olmaya dönüşüyor. “Darwin Devrimi”ni ve buradan yola çıkılarak geliştirilen seleksiyon teorilerini tek başına okumanın yetersizliği ortada. Bu süreçte olanları, Kafka’nın 6 Nisan 1917’de yazdığı ve dünyanın durumunu “insanlaşmak zorunda kalmış” bir şempanzenin gözüyle anlattığı “Akademi İçin Bir Rapor” adlı öyküsüyle birlikte okumanın sağlıklı bir düşünce oluşmasına katkıda bulunacağını ve yine Kafka’nın söylediği “Dünyayla arandaki ölümcül mücadelede dünyanın yanında ol” aforizmasını da unutmamak gerekir. 
“Tutunamayanlar”ın Politik Psikolojisi, Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un “Aile ve Tarihsel Romanı”, Aşiyan’daki Kahin: Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası kitaplarını Okuyan Us’a emanet eden Serol Teber, Melankoli: Normal Bir Anomali, Politik Psikoloji Notları, Davranışlarımızın Kökeni ve Doğa’nın İnsanlaşması ile okurlarıyla yeniden buluştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:25:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9ef2e24-5a38-45e5-9797-7c2e716b3de6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömrümün Treni</image:title>
            <image:caption>Gönül köprümüzü yıktılar,
Beni senden kopardılar,

Yollarımıza dikenler diktiler,
Ümitlerimizi bitirdiler. 

Gönlümün anahtarı sende kaldı,
Beni sensizlik zindanına mahkûm ettiler.
Görünmeyen prangalarla gönüldaş yaptılar,
Mevsimler gibi seni hayatımdan geçirdiler. 

Şiirler genellikle yalın, özentiden uzak, içinden geldiği gibi yazılmış. Zaten içten gelmeyince şiir yazılmaz. &quot;Bir kez olsun gel rüyama, tarçın kokulu nazlı yâr&quot; ya da &quot;Başında bir tel saç olsaydım, gözünde bir damla yaş olsaydım&quot; dizelerinde olduğu gibi &quot;Torunlarım&quot; şiirindeki yalınlık ve içtenlik gibi... 
Müşerref ve Kemal Nehrozoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>