﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104911</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1905379-c464-49b5-8c21-9c011f64f548.jpg</image:loc>
            <image:title>Mine Sanatı ve Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Mine, metali cam kaplama sanatıdır. Halk arasında sıcak mine, emay ya da kuyumcu minesi olarak bilinir. “Mine Sanatı ve Teknikleri” kitabında, mine sanatının tarihçesi ile mine yapımında kullanılan malzemeler, atölye ortamı ve teknikler adım adım fotoğraflar ile anlatılıyor. 
ABD North Texas Üniversitesi, Metal Tasarımı ve Mücevher Tasarımı Bölümü öğretim üyesi Umut Demirgüç Thurman tarafından hazırlan, mine sanatı ve teknikleri üzerine genel bir tanıtım niteliğindeki bu kitabın mineye ilgi duyan herkese yardımcı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e1b8ac3-a2d2-4294-97e3-9ad239d84665.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutundum Yüreğine</image:title>
            <image:caption>Ali TURGUT 05 Mayıs 1964 Ankara doğumlu olup aslen Erzurumludur. 
 
Eğitim durumu halkla ilişkiler bölümü mezunudur. Ankara Üniversitesi Rektörlüğü İdari Mali İşler Daire Başkanlığında Yönetici olarak uzun yıllar görev yaptı. 
 
Şiir hayatıma 2009’da başlamış, şiir yazmayı ve kendi şiirlerinin yanı sıra da, değerli şair dostlarının şiirlerini de seslendirerek, youtube kanalında, hem de şiir guruplarında, yüzlerce çalışması yayınlamıştır. 
 
Ayrıca kendi kitabı dâhil, 11 kitabın editörlüğünü de yapmıştır.  
Çeşitli sanatçılar tarafından da, 15 adet şiiri bestelenip, şarkı ve türkü olarak çalınıp söylenmiştir. 
 
Bir Avuç Şiir Gurubu yöneticisi olarak görev yapmakta olup, 2021 yılında Grubun 2 ve 3’üncü 2022’de de 4.’üncü antoloji kitaplarının çıkarılması organizasyonunu ve editörlüğünü yapmıştır. 
 
Şiirlerinin çoğu mutluluk ve aşk şiirleridir. Serbest vezin ve hece şiirleri yazmaktadır. 
 
Kitap kapağı ise Sevgili arkadaşı şair ve ressam Atife TENRUH’un çalışmasıdır. Kendisine bu jesti için teşekkür ediyoruz. 
 
Kitabı keyifle okuyacağınızı düşünmekteyiz. Tabi ki takdir siz değerli okuyucularımızın.  Sevgiler sunuyorum keyifli okumalar diliyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104913</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6948d86c-c0ad-4f8f-b601-9122bfb3f830.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunmasın Kimse</image:title>
            <image:caption>1 Ağustos 1971 Tarsus doğumluyum. Eğitim durumum ise, lise mezunuyum. Yağlı boya, akrilik ve karakalem çalışmalarım oldu. Ve halen resim çalışmalarına devam etmekteyim. Kapak resmim kendi çalışmamdır. 
 
Çocukluk günlerimden beri sanata, şiirlere ve şiir yazmaya çok duygusal biri  olduğumdan, büyük sevgim oldu. 2019’da şiir yazmaya başladım. Bir avuç şiir Grubunda yönetici olarak görev yapmaktayım. Grubumuzun 2021 ve 2022 de çıkardığı 2. ve 4. antoloji kitaplarında bende şiirlerimle yer aldım. İki adet şiirim türkü olarak bestelenmiştir Şiirlerimin çoğu duygusal, serbest şiir ve hece şiirleri de yazmaktayım… 
 
Sesini duymak, ne güzeldi. 
Yüzünü görebilseydim eğer, gözlerine bakarak. 
Resmederdim seni gökyüzüne, güneşe, 
Ama en güzeli kalbime. 
Gel benim sonbaharım 
Gel beraber yaşlanalım 
Gel senden biraz, benden biraz tek nefes olalım. 
Söyle ey yar, Aşk öyle değil midir? 
Tek nefes olmak, tek can olmak. 
Her dalgaya rağmen, denizi aşmak, 
Öyle değil midir sevda söyle… 
 
Atife TENRUH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2001769c-cb87-4ef6-a750-84072520b9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>PR Teknoloji, Veri ve İçgörüler</image:title>
            <image:caption>Teknoloji, veri ve içgörüler, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim işlevini sonsuza dek değiştirdi. Söz konusu değişikliğe uyum sağlayamamak ise yetersizlikten çok bir isteksizlik meselesi haline geldi. 
 
Artık teknoloji, veri ve içgörüler daha anlamlı hedefler oluşturulmasına ve performans değerlendirmesinin daha sağlıklı yapılmasına katkı sağlıyor. Bu sayede halkla ilişkiler yatırımının en önemli getirisi olan itibarı zedeleyebilecek risklerin azaltılması ve optimum verimliliğin sağlanması mümkün kılınabiliyor. 
 
Kurumsal iletişimi finanse eden ve değerlendiren üst düzey yöneticiler, ölçülebilir ve olumlu bir halkla ilişkiler yatırım getirisi dâhil olmak üzere çok daha fazlasını talep ediyorlar. Liderler, kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler uzmanlarının işin temellerini bildiklerinin farkındalar ancak buna ek olarak halkla ilişkiler hedeflerini, çıktılarını ve sonuçlarını “iş dilinde” bağlamsallaştırma becerisi de bekliyorlar. 
 
PR Teknoloji, Veri ve İçgörüler, iletişim uzmanlarının hedeflere ve rakiplere karşı zaman içinde iyileştirilmiş bir halkla ilişkiler performansı elde etmesini mümkün kılmak için uygulamaya yönelik en iyi örnekleri paylaşırken, uzmanların amaca yönelik teknolojileri, veri varlıklarını ve eyleme geçirilebilir içgörüleri anlamalarına da yardımcı oluyor. 
  Adobe, Mastercard, Southwest, Ford ve diğer birinci sınıf kuruluşlardan en iyi uygulama örnekleriyle birlikte finansal hizmetler, teknoloji, seyahat, otomotiv gibi çeşitli sektörlerden vaka çalışmalarından yararlanan bu kitap, iletişim profesyonellerine teknolojiyi nasıl optimize edeceklerini, verileri kullanarak kuruluşlarına nasıl liderlik edeceklerini,  halkla ilişkiler çıktılarını iş sonuçlarına dönüştürme yeteneğini nasıl ölçeceklerini göstererek yöneticilerin karar alma sürecini güçlendiren içgörüler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e13eb30-950f-4420-8385-781ccb9dd8e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatını Baştan Yaz</image:title>
            <image:caption>HERKES KENDİ HAYATININ KAHRAMANI! 
Hayatın kaosu, koşturmacası içinde hep unuttuğumuz bir gerçek bu. 
Oysa anlamlı, mutlu, sahic bir ömür sürmenin önkoşulu bu gerçeği hep akılda tutmak. Evet, herkes kendi hayatının kahramanı. 
 
Ve hikâyenizin, bu hayatın başrolü de senaryo yazarı da sizsiniz! 
Hayat yolunda en baştan en sona yanınızda olacak tek kişi yine sizsiniz, kendinizsiniz. Bu da kendinize değer vermek için en önemli sebebiniz. Belki bugüne dek yazılmış olan kısımda sizin arzunuz dışında şeyler oldu, belki 
koşullar tam da istediğiniz gibi özgürce yaşamanıza izin vermedi, ama bundan sonrası için her şey sizin elinizde. 
Hayatınızı baştan yazmak sizin elinizde! 
 
Nasıl mı? İşe kendimizi tanımakla başlayacağız. Sonra 101 adımda yaşamak istediğimiz hayatı kurgulayacağız. Dilerim ki kitabım hem kendinizi tanıma yolculuğunda hem de hayallerinizdeki hayatı yaratmada en büyük rehberiniz olacak. Hadi alın kalemi elinize. Başlayın yaşamak istediğiniz hayatı yazmaya….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0733183c-998b-4cea-af4b-4e54d3428ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılar</image:title>
            <image:caption>Öldürülen Paloma’nın adı başta Gaspar’dır. Şifacılığı terk edip gece hayatını seçerek Paloma’ya dönüşse de iyileştirmenin yollarını Feliciana’ya öğretir. Feliciana özel gücü Dil’i keşfederek eskiden sadece erkeklere ait olan şifacılık dünyasında kendi yerini kazanmaya başlar. Önyargılarla, küçümsemeyle doldurulmuş Cadı kelimesini kadının kötü karaktere dönüştürüldüğü ve avlanmaya değer görüldüğü bir dünyadan çekip çıkararak ona iyileştiren, koruyan anlamlarını geri kazandırır. Paloma’nın cinayetini araştırmaya gelen gazeteci Zoé’ye hikâyesini anlatmadan önce Zoé’nin kendi hikâyesini duymak ister. Çağdaş Meksika edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Brenda Lozano Cadılar’da farklı kökenlere ve koşullara sahip iki kadının hikâyesini iç içe geçirerek Meksika geleneklerini, şifayı, şiddeti anlatırken kadın olmanın bin bir biçimini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0df0ec0-0db3-4574-a1af-9b6a6780bd30.jpg</image:loc>
            <image:title>Agnes’in Ceketi</image:title>
            <image:caption>Kış bitti, korkulacak bir şey yok artık. Geriye kalan bitişin sonsuzluğu ve kederin kuşatıcılığı…  Hangi sözcük ifade edebilir bu anı, söyleyin, söyleyin ya da susun. 
 
Ben Agnes Richter, size söylüyorum… 
Artaud, Rilke, Van Gogh, Cezanne, Rodin, Hayyam, Eşref Armağan, Şeyh Galip, İstanbul; hangi sözcüklere inanıyorsunuz? 
 
Dünyayı dünya ile kıyaslayabilirsiniz sadece. Sizin sözcükleriniz ve diliniz bu kıyası yapamıyor; çünkü dünyanın tenine dokunmuyorlar. Susunca dinecek sanıyorsunuz görünenin uğultusu. Oysa hakikatin çığlıkları dinmiyor. 
 
Ben Agnes Richter, size söylüyorum…  
Saussere, Chomsky, Lacan, Foucault, Ponty, Platon, Witgenstein, Derrida, Heidegger, İbn Arabi; inancınızdan nasıl emin olabilirsiniz ki? 
 
Neden kuşku duymuyorsunuz sözcüklerinizden? 
Dünyanın yanan tenini görmüyor musunuz? Sözcüğün içindeki alevi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16ea288b-d8fc-4d28-95f3-e59ed037cb75.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa, Yasaları Çiğnediğinde</image:title>
            <image:caption>“Mary Roach yine döktürüyor. Bilimle mizahın kaynaşması bize kahkaha olarak geri dönüyor.” 
Lexi Pandell, Wired 
 
Kırmızı ışıkta geçen geyiklere ceza kesilir mi? Mülke izinsiz giren ayı tutuklanabilir mi? Ağaçlardan seri katil olur mu? Doğa, insanların yasalarını çiğnediğinde izlenecek yol nedir? Bundan üç yüzyıl önce yasaları çiğneyen hayvanlar mahkemelerde yargılanabiliyor, aforoz edilebiliyor, yuvalarından çıkmaları için tahliye emri alabiliyor, hatta sürgüne gönderilebiliyorlardı. Peki, bugün ne değişti? 
New York Times’ın en çok satılan kitaplar listesinin müdavimi Mary Roach, bizi bugün bu soruların yanıtını hukukta veya başka yerde değil bilimde aramaya davet ediyor. İnsan ile vahşi yaşam arasındaki bitmek bilmez çatışmayı çözmek için insan davranışı ve vahşi yaşam biyolojisi alanlarının kavşak noktasında yer alan ‘insan/doğa çatışması bilimi’nin ışığında, trajikomik olayların yaşandığı  ‘sorunlu bölgelerde’ çok eğlenceli ve şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculukta ekip arkadaşları da en az kendisi kadar sıradışı: bir insan/fil arabulucusu, ayı yöneticisi, yırtıcı saldırıları ve adli tıp uzmanları, lazer korkuluk üreticileri ve daha kimler, kimler... 
Roach, Aspen’in arka sokaklarından Hindistan’da leoparların terör estirdiği mezralara, Papa’nın Paskalya Ayini’nden bir gece önce martı saldırılarına maruz kalan Aziz Petrus Meydanı’na uzanan yolculuğunda, bilim ve okuru için hiçbir zahmetten kaçınmayıp sıçan yeminin tadına bakıyor, hatta yolda bir makağın saldırısına da uğruyor. Sorunu doğada değil kendimizde, yani insanda aramamızın belki daha iyi olacağını fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776d80b6-1367-4522-a8fd-4116b61f0e4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant</image:title>
            <image:caption>Kant ardında devasa bir külliyat bıraktı, sahip olduğu dâhiyane içgüdüyle felsefi sorunların sınırlarını çizdi. Düşüncesiyle felsefe tarihinin her alanına yön vermiş nadir isimlerdendi: Metafizik, etik ve epistemoloji Königsbergli dâhiden sonra yeni bir şekil aldı. Zihinsel yetilerimiz; akıl, anlama yetisi ve yargı gücü artık yeni bir anlama sahipti. Aynı zamanda, denilebilir ki, Fichte, Schelling ve Hegel Kant’ın çocuklarıydılar.  
Bu kitap Kant’ın hayatı ve felsefesine temel yapıtları üzerinden giriş yapıyor. Filozofun duygusal ve kişisel dünyası, aile kökleri ve öğrencilik yıllarını ortaya koyuyor; Kant’ın düşünce dünyasının evrimi ve fikirlerinin gelişiminin izini sürüyor. Kant’ın ‘eleştiri’ öncesi çalışmaları ve Üç Eleştiri’nin temel problemleri açık bir üslupla ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40fb9d9f-4f20-4c50-b0aa-0300d9f93863.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçülüğün Esasları</image:title>
            <image:caption>Ziya Gökalp’in milliyetçilik düşüncesinin oluşmasında Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya savaşlarında aldığı ağır yenilgiler neticesinde siyasi, askeri, dini ve ekonomik sorunların ortaya çıkardığı çöküş süreci yer almıştır. Bu süreç Ziya Gökalp&apos;in düşünce yapısında ve milliyetçilik anlayışında önemli bir yere sahip olmuştur.

Ziya Gökalp &quot;Millet nedir?&quot; sorusuna cevap verirken bu kelimenin önce ne olmadığını ifade etmiş &quot;ırki, kavim, ümmet, halk, devlet&quot; gibi kavramları tahlil ederek milletin ırki bir birlik olmadığını, kültürel birliğe dayanan bir kavram olduğunu açıklamıştır Millet ırk ve kavim birliği değildir. Millet bir imparatorluk içindeki siyasi birlik değildir. Millet bir coğrafya birliği değildir. Millet, ferdin seçimiyle kazanılan bir kimlik değildir.

Millet toplum hayatının ulaştığı son tarihi aşamadır. Yani, millet ne coğrafi, ne ırki, ne siyasi, ne de iradeye bağlı bir zümre değildir. Millet lisanca, dince, ahlakça ve güzel sanatlarca müşterek olan, yani ayni terbiyeyi almış fertlerden oluşan bir zümredir. Ziya Gökalp ilk yazılarında millet için şu tarifi yapmıştır: “Millet yüzyıllarca beraber yaşayan, zülüm ve felaketlere karşı beraber göğüs geren, beraber ağlayıp beraber sevinen, gelecekte de ortak hedeflere ulaşmak için çaba gösteren, dayanışma halindeki bireyler topluluğudur.”
Ziya Gökalp millet olma bilincini çok açık bir şekilde coğrafyaya değil, kültürel bağlılıklara dayandırmıştır.

Ziya Gökalp, Türklük için “ırk” birliğine lüzum görülmediğini ve milleti meydana getirmek için “aynı ırktan” şartını aramadığı belirtmiştir. Ayrıca “Türküm” diyen herkesin Türk olarak tanınacağını ancak Türklüğe ihanette bulunursa cezasının kaçınılmaz olduğu ifade etmiştir. Ziya Gökalp’in milliyetçilik anlayışı yanlış anlaşılmıştır, onun milliyetçilik anlayışı etnik temelli milliyetçilik değildir; kültürel temelli bir milliyetçiliktir. Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp’in düşüncelerini anlamak için kılavuz mahiyette bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0381e51-d631-442e-b73b-67a3f4ab6057.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanizm, Cadılık ve Şifa Cilt -IV</image:title>
            <image:caption>Şamanlar ve cadılar… 
Batılı düşünce onları önce şarlatan, sonra Şeytan’ın hizmetkârı olarak damgaladı. Sonunda itibarlarını iade ederek şamanları insanlığın ilk hekimleri ve ilk psikoterapistleri olarak tanıdı. Cadılar ise muhtemelen tarihin ilk eğitimli ebeleri ve otacılarıydı. 
Şamanik şifa gerçek mi? 
21. yüzyılda Şamanizm insan sağlığına hizmet edebilir mi? 
Gerçekte şamanların asıl becerileri nelerdi? 
Davulun, bir şamanın en kutsal eşyası olmasının bilimsel açıklaması nedir? 
Avrupa cadı mahkemelerinde en çok ebe-cadılar mı yakıldı? 
Ebe-cadılar, üreme üzerindeki kadın hakimiyetine indirilen ataerkil bir darbenin kurbanı mı oldu? 
Tüm bu inançların ve uygulamaların arkasındaki bilimsel açıklamalar neler? 
Bu ciltte toplanmış makaleler, Şamanizm’in bir şifalandırma tekniği olarak işleyişinin ardındaki sosyo-psikolojik etkenleri, kullandığı teknik ve mekanizmaları, güncel bilimsel araştırmaların ışığında açıklıyor. 21. yüzyılda Şamanizm nasıl işimize yarayabilir, sorusuna birbirinden farklı ve kıymetli araştırmacıların elinden çıkmış bilimsel sonuçlarla yanıt veriyor. Bugünkü sağlık sisteminin psikolojik iyileşmeyi öncelemesi gerektiğini, daha bütüncül bir tıp anlayışının insan sağlığı açısından çok daha olumlu sonuçlar doğuracağını, sağlık emekçisi ile hasta arasındaki güvene dayalı ilişkinin iyileşmede büyük ilerleme sağladığını, psikiyatrist ve psikologların mesleklerinin Şamanik geçmişiyle ilgili araştırmaları vasıtasıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104922</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c6db3ac-0388-423c-a4bd-0256b17e08ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanizm Ve İslam</image:title>
            <image:caption>“İslamlaşmış Şamanizm” nedir? 
Rüyada kut nasıl alınır? 
Halk ozanları, âşıklar, geçmişin şamanlarının mirasçısı mı? 
Alevi-Bektaşi turnalar semahı eski bir Şamanik gelenek mi? 
Bugünkü Türklerin cin inanışları, eski Türklerin ruh inanışları mıdır? 
Cinci hocalar ve ocaklıların Şamanizm’le ilgisi ne? 
Türkçenin bilinen ilk sözlüğü Dîvânu Lugâti’t Türk eski Türk inançları hakkında nasıl bilgiler içeriyor? 
Ortaçağ Türk ve Moğol toplumlarının Şamanik inanç ve gelenekleri neler? 
Bugünkü Kazak ve Kırgızların İslam’ı yaşama biçimi köktenci gruplar tarafından nasıl tehdit ediliyor? 
Bu makaleler derlemesi, önde gelen Türkolog, Moğolog ve tarihçilerin, dilimize ilk kez çevrilen araştırmaları ışığında, Türk ve Moğol halkları arasında İslam sonrasında Şamanizm’in varlığını nasıl sürdürdüğüne odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50649204-4ec0-4a46-b690-d3dac40d204f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim, Adalet Ekonomi: Eğitim Felsefesi Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>Bir toplumsal düzenin siyasal yapısının adil işleyişi, o yapıyı oluşturan tüm unsurların bir bütün olarak ve bir ahenk içinde ortaya çıkmasına bağlıdır. Elbette, mükemmel bir toplumsal düzen iddiası birçok yönden eleştiriye açık olacaktır. Fakat tarihsel deneyimler ve bu kapsamda ele alınmış çeşitli problemler üzerine tartışmalar, bugün gelinen noktada toplumsal ve siyasal meseleleri daha etraflıca ele almayı ve geleceğe yönelik umut verici önerileri sürdürmeyi olanaklı kılmaktadır. Bu eser de disiplinler arası bir yaklaşımla eğitim, adalet ve ekonomi gibi toplumsal ahengin temel oluşturucu unsurlarını farklı bakış açılarından ele alıyor ve geleceğe yönelik umuda bir ışık olmayı amaçlıyor. 
 
Adil ve Kapsayıcı Bir Eğitimin Epistemik Olanağı Üzerine Bir İnceleme  Eray Yağanak • Wollstonecraft mı, Rousseau mu? Cinsiyetçi Olmayan Bir Eğitim Felsefesinin Gerekçelendirilmesi Aslı ŞentÜrk, Muharrem Açıkgöz • Eğitim ve İnsan Sermayesi Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirme Raşit Çelik • Adaletin Failleri Üzerine Bir Deneme  Sibel Kibar • Tzvetan Todorov’un Aydınlanmayı Savunusu Bağlamında “Nasıl Yaşamalı?” Sorusunun Önemi İsmail Serin • Foucault’nun İzinde ve Ötesinde Çelişkinin Politik Ekonomisi Üzerine Bir Deneme Ceyhun GÜrkan • Müşterek Öğrenme Mevzii Olarak Toplumsal Hareketler Ümit Kartal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e094c32c-620f-49e4-9c05-73ecebeccff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Başmeleğimsi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Georges Bataille&apos;ın l&apos;Archangelique isimli şiir kitabının tam metninin Türkçe tercümesidir. Bataille bu şiirleri söylemekle birlikte, Avrupa&apos;daki &quot;cemaati olmayanların cemaatine&quot; ve sanatın karanlık ve kasvetli sahasına dair önemli bir seslenişe sebep olmuştur. Bu seslenişin, yirmi birinci asrın Türkiye’sinde tekrar söylenilmesi, Bataille&apos;ın esrarengiz dünyasını, yeniden, daha kuvvetli bir şekilde canlandırmayı esas almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b19f18-ac09-4b23-8f40-e020a92cec7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakım Merceğinden Yeni Sosyal: Deneyimler, Öznellikler, Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap farklı disiplinlerden ve farklı ülkelerden gelen araştırmacı, akademisyen, sosyal çalışmacı ve aktivistlerin yazılarına yer vermektedir. Savaşlar, iklim krizi, hastalıklar, salgın, afetler gibi gelişmelerle eşitsizliklerin, yoksullukların, yoksunlukların arttığı bir dünyada, farklı bir dünya arayışlarından vazgeçmeyenlerin mücadeleleri devam ediyor. Sosyal çalışma daha iyi, eşit ve adil bir dünya mücadelesinin bir parçası olarak ortaya çıkmış bir alan ve bugün gelinen noktada köklere dönmek, alanı bürokrasinin mesafesinden, soğukluğundan ve neoliberalizmin teknik aklından kurtarmak gerekiyor. Bu kitabın, Türkiye’deki sosyal çalışmacılara yeni bakış açıları kazandırması ve konferanslar serisinin başlığında olduğu gibi sosyal hizmetleri yeniden düşünme yolunda bir katkı olması umut edilmektedir. 
 
Bakım Manifestosu: Karşılıklı Bağımlılık Politikası  Bakım Kolektifi • Kendine, Başkasına, Dünyaya İhtimam Göstermek FatmagÜl Berktay • Daha İyi Bir Dünya İnşa Etmek: Şimdi Sosyal Çalışma Uygulamalarına Hak Temelli Yaklaşım Zamanı Jane Mcpherson • Dayanışma: Sosyal Çalışma İçin Anahtar Kavram CarolIne SchmItt • Herkes İçin Bir Şehirde Dayanışma: Zürih Şehir Kartı Örneği Üzerinden Bir Kentsel Vizyonun Ana Hatlarını Çizmek  CarolIne SchmItt, Marc HIll  • Türkiye’de Bakım Hizmetleri İstihdamının Toplumsal Cinsiyet Ayrımında Analizi Ayşe Aylin Bayar, İpek İlkkaracan • Türkiye’de Kurumsal Çocuk Bakım Hizmetleri ve Kadın İstihdamı İlişkisi: Yolun Neresindeyiz? Saniye Dedeoğlu, Aslı Şahankaya Adar • Pandemide Kesişen Deneyimler: Farklı Haneler, Kapsayıcılık ve Bağ Kurmak Ece Öztan  • Pandemi Sürecinde Lgbtqia+’ların Bakım Alanındaki Konumu Yunus Kara • Covıd-19 Pandemisinde Lgbtı+’ların Durumu Duygu Yayla, Şimşek Yiğit YÜcel  • 2020/21 Covıd-19 Pandemisi Süresince Sığınmacı ve Yeni Göçmen Öğrencilerin Eğitimi  JulIane Karakayalı  • Covıd-19 Pandemisi Döneminde İstanbul’da Yaşlıların Deneyimleri: Nitel Bir Analiz Uğur Tekin, Hatice Kurtuluş, Esra Kaya Erdoğan, Deniz YÜkseker  • Sektör Yöneticilerinin Covid 19 Pandemisinde Kişisel Krizlerini Yönetme Stratejileri Esranur Özer, Pınar GÜngör Ketenci  • Derin Yoksulluktan Bakmak Hacer Foggo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021b1068-ef68-4020-9ff3-072d2065d45b.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya Teorisi</image:title>
            <image:caption>Bugün gerçeğin yüzeysel algılanışının heryerdeliğinin şiddetinden malulüz. Toplumsal dünya hakkındaki bilgilenmenin etkin ve eylemsel boyutuna duyulan ilgiyi ise neredeyse yitirmiş bulunuyoruz. Medyatik logosfer göz alıcı parlaklıkta seyirlik manzaralar sunuyor ha bire, ama praksis üretmiyor. Yığınlar, ana akım medyanın her şeyden çok da fikirleri zihin donduracak bir yetenek ve hızda ticari tahvillere dönüştürebilme tutkusu ve gücüyle karşı karşıya. Ama iyi ki de toplumsal hakikatin bu şekilde yüzeysel/bağlamsız algılamalar ve taklitler denizinde “iç edilmesi” problemine tüm düşünsel güçleriyle karşı çıkan isimler var hâlâ: Chomsky, Hall, Mattelart, Bourdieu, Baudrillard, van Dijk, vd.

Türkçede, şimdiye dek tüm boyutlarıyla iletişimin sorunlarını ve özel olarak da medya ve toplumsal yapı ilişkisini konu alan pek çok çalışma yayımlandı. Bunlardan başarıları görece geniş bir kitle tarafından onay görmüş olanlar bile iki açıdan bir eksiklik içeriyor. Birincisi, çoğunun üslubunda gözle görülür bir nesnelleştirici eğilim göze çarpıyor. Âdeta gelip nesnesine eklemlenmiş araştırıcının öznel sesinin eksikliğiyle dolular. İkinci olarak da, bizatihi medya toplumbilimi konusundaki mevcut Türkçe literatürün belli bir bütünlük oluşturmayan dağınıklığına sahipler. Medya Teorisi, her iki eğilime karşı da mesafeli durarak üçüncü bir cephe oluşturma amacı taşıyor. Kitap, öncülleri, önermeleri ve vardıkları sonuçlar bakımından bazen birbirini doğrulayan, bazen de birbirine taban tabana zıt gibi görünen bakış açıları, kavramsal yaklaşımları ve düşünceleriyle eleştirel medya toplumbiliminin oluşumuna katkıda bulunmuş on medya kuramcısının düşünsel mesailerine ışık tutmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2db5f36-7294-4416-bd01-0c965054698d.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüzde Aşırı Sağ</image:title>
            <image:caption>“Cas Mudde, Batı&apos;daki en zeki ve keskin siyaset analistlerinden biri. Son çalışması içgörüyle dolu ve küresel zeitgeist&apos;i şekillendiren bir dizi yerlici ve aşırılıkçı hizbe dair hayati bir rehber sunuyor.”
Ishaan Tharoor, The Washington Post

“Birçok ABD’li gece haberleriyle çılgına dönerken Cas Mudde, sağın yükselişinin küresel ve tarihsel bağlamını ele aldığı kitabıyla, bir panzehir sunuyor. Mudde, radikal sağın anaakım haline geldiğini ve kolay çözümleri olmayan tarihsel bir sorun teşkil ettiğini savunuyor.”
Karen Nussbaum, Working America, AFL-CIO

“Radikal sağın neden bu kadar etkili olduğunu anlamak için muhteşem bir bakış sağlayan, özlü ve anlaşılır bir kitap.”
Clingendael Spectator

“Günümüzde aşırı sağı ve o cenahtaki farklı örgütlenme biçimlerini anlamak için hayati ve gerekli olan bilgilerle dolu bir kaynak.”
Socialism Today

“Günümüzde Aşırı Sağ, Brezilya’dan Hindistan’a kadar uzanan radikal sağ konusunda tanımlamalar ve olgularla dolu, değerli bir referans.”
NRC Handelsblad
Aşırı sağ bir intikam duygusuyla geri döndü. Siyasetin sınırlarında gezindiği birkaç on yıldan sonra, aşırı sağcı siyaset, yeniden tartışmaların merkezinde kendisine yer buldu. Brezilya, Hindistan ve ABD gibi dünyanın üç büyük demokrasisinde radikal sağcı liderler iktidara geldi. Avrupa’da da, aşırı sağcı partiler güçlerini ve desteklerini artırmaya devam ediyor. Siyasî aşırılıkçılık konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından olan Cas Mudde, tam da zamanında çıkardığı bu kitabında, savaş sonrası gelişen aşırı sağcı siyasetin dördüncü dalgası konusunda genel bir bakış sunuyor. Mudde, aşırı sağcı ideolojiyi ve örgütlenme biçimlerini tarihsel bir bakış açısıyla özetliyor. Aşırı sağcı yükselişe verilebilecek yanıtlarsa kitabın kayda değer bir kısmını oluşturuyor.

Mudde, hâlihazırdaki aşırı sağın yeniden ortaya çıkışını tanımlayan şeyin günümüzün siyasal atmosferinde anaakımlaştırılması ve normalleştirilmesi olduğunu ileri sürüyor. Geleneksel ve aşırı sağcı siyaset arasındaki ilişkiye dair alışılageldik düşünme tarzlarına meydan okuyan Mudde, çağımızın en önemli siyasal iddialarından biri konusunda kapsamlı ve aydınlatıcı bir resim çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/083b9278-45dd-4deb-a9e5-23b8ed5d2612.jpg</image:loc>
            <image:title>24 Parça Yer Puzzle – Doğa Yürüyüşü</image:title>
            <image:caption>El-göz koordinasyonu, ince motor becerilerini desteklemek,
Parça-bütün ilişkisini kurabilmek; parçadan bütüne ya da bütünden parçalara gidebilmek,
Görsel belleğini güçlendirmek, görsel dikkatini pekiştirmek,
Dikkati odaklama ve yoğunlaştırma yetilerini geliştirmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c9d5ea-970b-472a-aa21-74454cc5729c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>Küçük Kara Balık, annesiyle birlikte bir derede yaşarmış. En sevdiği şey, ay ışığının evlerinin üstüne vurmasıymış. 
 
Küçük Kara Balık her gün sabahtan akşama kadar annesinin peşine takılır, oraya buraya yüzermiş. Bir gün  annesine; 
 
“Anneciğim, burada daha fazla kalamam ben, gitmeliyim!” demiş. Annesi; 
 
“Gitmek istediğine emin misin?” diye sormuş. “Evet” demiş Küçük Kara Balık ve devam etmiş; 
                   “Bu derenin ucunun nereye çıktığını gidip görmek istiyorum. Başka yerlerde neler olup bittiğini gerçekten bilmek istiyorum... Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım, usandım.” 
                            Böyle başlayan bir macera yıllardır dünyada milyonlarca çocuğun okuduğu bir öykü olmuş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddef30cb-d1c3-4750-840e-189470da6fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın Bir Ev Bir Roman</image:title>
            <image:caption>Wilhelm Genazino Bir Kadın, Bir Ev, Bir Roman’da bu sefer alışılmışın aksine çok genç bir anlatıcının izlenimlerine davet ediyor okurlarını. Weigand liseden atılmış, ailesini hayal kırıklığına uğratmış, yazar olma hayalleri kuran on sekiz yaşında bir gençtir. Gündüzleri bir toptan fidancılık şirketinde çırak, akşamları da yerel bir gazetede muhabir olarak çalışmaya başlar. Bu ikili yaşamın koşturmacası içinde oradan oraya savrulan Weigand, bira köpüğü kıvamında bir gençliğin ilk adımlarını, yaşından beklenmeyecek bir melankoli ve ironi duygusu eşliğinde atar. 
 
2018’de yitirdiğimiz kült yazar Genazino’nun 2003’te yayımlanan Bir Kadın, Bir Ev, Bir Roman’ı Tevfik Turan’ın Almanca aslından çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf7552a6-4377-4fa0-abbf-3ff4ad9fd658.jpg</image:loc>
            <image:title>Gantz 14</image:title>
            <image:caption>Elbise giymiyor olmasına rağmen, Kurono son hedef olan devasa büyüklükteki dinozoru öldürmeyi başarır. Ancak tam da görev sona ermiş gibi görünürken siyah elbiseli tuhaf adamların saldırısına uğrarlar. Ne Kurono ne de İzumi’nin varlığından haberdar olmadığı bu tuhaf düşmanın ortaya çıkışıyla, dinozor saldırısından kurtulanların pek çoğu transfer olamadan katledilirler. Günlük hayata dönükten sonra da Kurono hayatta kalan üyelerle yakınlaşmaya devam eder ancak bu huzur ortamı, görevde olmamalarına rağmen peşlerine düşen bu siyah elbiseliler tarafından bozulacaktır. Hikâye akışı ve ana kahramanlarının yaşadıklarıyla diğer tüm mangalardan ayrılan yetişkin mangası Gantz, yüksek temposuyla şaşırtmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dfbe001-8d9d-41e3-80a4-b2c6a65b9273.jpg</image:loc>
            <image:title>Fire Force Alev Gücü (2. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Alevli bir maceraya hazır mısınız? Masum, basit bir yarışma olarak başlayan etkinlik, bir ölüm kalım mücadelesine dönüşür! Tek amacı Şinra’ya ulaşmak olan gizemli bir adam sinsice Acemiler Turnuvasına sızar! Bu tehlikeli yabancı, Şinra’nın annesinin ve kardeşinin öldüğü 12 yıl önceki yangının ardındaki gerçeği iddia ettiği gibi biliyor olabilir mi? Peki Şinra kahraman olma hayalini hâlâ sürdürecek mi, yoksa bu gizemli adamın şok edici sözleri, onu gerçek bir şeytan olmaya mı sevk edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/197fe959-d085-45fe-a428-97d71a21b40c.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph Of The End - Kıyamet Meleği 23</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. Mikaela’nın başına gelen trajik olayların ardından Şinoa’nın ekibi en sonunda biraz soluklanma fırsatı buluyor. Ancak Kimizuki, aklını kendisi ve Yuiçiro arasındaki güç farkına takmış durumda. Bu arada Krul da kendine geliyor ve sekiz yıl önce olanları, o zamanki planları anlatıp Şinoa’nın kimliği üzerine kafa yormaya başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ed1ebd0-374b-41b5-8517-a1c99852c7ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Irak Tarihi</image:title>
            <image:caption>Irak son kırk yılda dünyada adından en fazla söz ettiren ülkeler arasında yerini almıştır. Irak ile ilgili gelişmelere televizyonlarda, gazetelerde, sosyal medyada sıklıkla rastlıyoruz. Orada yaşanan siyasi, askerî ve ekonomik gelişmeler bütün bölgeyi hatta dünyayı etkilemektedir. Türkiye’nin de Irak ile birçok alanda ortak çıkarı, üstesinden gelmesi gereken ortak sorunları vardır. Bu sorunların çözümü için yapılması gereken; Irak halkını tanıyıp anlamak, Iraklı yöneticilerle diyalog içinde olmaktır. 
 
Irak özelinde, kapsamlı bir araştırma neticesinde kaleme alınan eserleri son derece önemli buluyor, akademisyen ve araştırmacılarımızın bu konuya daha fazla eğilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu gibi eserlerin, düşün dünyamızın temsilcilerini ve karar mercinde bulunan yöneticilerimizi ciddi anlamda besleyeceğine inanıyorum.  
  Kemal Kılıçdaroğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6d0f25-60a6-4d86-82f8-b00fd944e8b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulutun İçinden Bir Ses</image:title>
            <image:caption>Genç bir adam yortu tatilini geçirmek üzere kaldığı pansiyondan çıkar, bisikletine atlar, bir yerde mola verir, ardından korkunç bir trafik kazası geçirir. Bulutun İçinden Bir Ses harikulade bir biçimde edebiyatta eşine az rastlanan bir şeyi, roman kahramanının bedeniyle aniden ve iradesi dışında değişen ilişkisini konu edinir. Uzun ve acılı iyileşme dönemi onu sadece bedenini değil, çevresindeki insanları, tabiatı, nesneleri, manzaralarla olan ilişkisini de sınamaya, yeniden tarif etmeye götürecektir. 
Her acı bedensel acıların keskinliğiyle anlatılabilir, anlatılmalıdır. 
“Dışındaki şeyler yüzünden ağlamazsın, içerideki şeyler yüzünden ağlarsın. İnsanlar başkalarını ağlarken görünce bu nedenle o kadar utanır, kızar ve kendilerini suçlu hissederler. Ne kadar deneseler de kendileri içeride olamazlar. Kapı yüzlerine kapanmıştır, sadece salya sümük suratı görürler. Ve hiçbir zaman içeride olamadıkları için, onları rahatsız eden gözyaşlarının dökülmesinden nefret ederler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ec26760-e3c8-49c1-9c4c-251afb391fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ritüellerin Yok Oluşuna Dair: Günümüzün Bir Topolojisi</image:title>
            <image:caption>Byung-Chul Han, Ritüellerin Yok Oluşuna Dair’de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun, istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor. Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini, diğer yandan da dijitalleşmenin, üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor. Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor.
  “Geçiş ritüelleri, hayatı mevsimler gibi yapılandırır. Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur. Geçiş olarak eşikler, mekân ve zamana ritim ve ifade katar, hatta onları anlatırlar. Derin bir düzen deneyimini mümkün kılarlar. Eşikler, zaman-yoğun geçişlerdir. Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler, kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar. Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz. Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz. Zaman ve mekân, dilini yitiriyor, suskunlaşıyor. Eşikler konuşur. Eşikler dönüştürür. Eşiğin ötesinde öteki vardır, yabancı vardır. Eşik fantezisi yoksa, eşik büyüsü yoksa, geride bir tek aynılığın cehennemi kalır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09bdc24c-d6e6-40a5-8089-515289174d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Etnisiteyi Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Etnisiteyi Yeniden Düşünmek, ilk baskısı yapıldıktan kısa bir süre sonra etnisite ve etnik ilişkiler öğrencileri arasında popüler bir metin haline geldi. Baştan sona gözden geçirilmiş ve güncellenmiş ikinci baskıdan yapılan bu çeviri, etnik gruplar üzerine güncel tartışmaları da kapsayan zengin bir metin. 
Etnisitenin kendisi hayali bir sosyal yapı olsa da etkileri hayali olmaktan çok uzaktır. Jenkins, etnisiteyi inşa eden sosyal mekanizmaları ve insanların deneyimleri üzerindeki gerçek etkileri ile sonuçlarını göstermek üzere farklı örneklerden yararlanıyor. 
Uzun yıllar süren vaka çalışması sonucunda elde edilen zengin materyallerden yararlanılarak hazırlanan kitap, etnisite ve onunla yakın ilişki içindeki konuları tartışıyor. Bahsi geçen konular arasında çoğulcu toplum “miti”, postmodern farklılık, etnisite, “ırk” ve milliyetçilik arasındaki ilişki, ideoloji, dil, din ve şiddet, ulusal kimliğin gündelik inşası gibi çarpıcı başlıklar bulunuyor. Sonuç, çağdaş dünyayı anlamlandırmak için vazgeçilmez bir kavrama dair derli toplu ve zihin açıcı bir inceleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e87c870-48cb-4363-986b-50961906009b.jpg</image:loc>
            <image:title>MİT Efsanesi</image:title>
            <image:caption>İstihbarat, hem komployu önler, hem de 
zihnimizin komplolara inanma kapasitesini artırır. 
 
İstihbaratçılığı, Mason dedesinden miras alan MİT yetkilisi kim? 
Kayınpederi Mossadçı yazar, Türk istihbaratı için ne dedi? 
MİT’in gizli suikast operasyonları neden sekteye uğradı? 
Simitçi MİT’çi bir efsane mi? 
Öcalan’a suikast için 5 milyon sterlin isteyen gizli servis… 
Dünya tarihinin en hain istihbaratçısı… 
Masonik istihbaratın mitolojik kökenleri… 
Derin devletin yengesi… 
MİT’in, 2023 vizyonu… 
Yapay zekâ, yapay istihbarat… 
 
Devletlerin gizli orduları olarak faaliyet gösteren istihbarat teşkilatları, artık yalnızca birbirleriyle değil, küreselcilerin tek dünya devleti ütopyasıyla ve sır dolu komplolarıyla da mücadele ediyor. 
 
Yirmi yedi yıllık bir istihbarat birikimine dayanan bu kitap, 
casusluk dünyasının tüm gizemli kapılarını aralayacak. 
 
MİT Efsanesi, yalnızca Türk istihbaratının derin mazisinin değil, aynı zamanda istihbarat ve devlet olgularının tarihinin de kitabı… 
Türkiye’nin sayılı istihbarat uzmanlarından gazeteci-yazar Ferhat Ünlü, aksiyonuyla bir Hollywood filmini, trajedisiyle bir romanı andıran; kripto ajanlarla, aşk tuzaklarıyla, ihanetlerle ve suikastlarla bezeli renkli bir yolculuğa davet ediyor okuru. 
 
MİT Efsanesi, büyüleyici bir istihbarat şölenine hazır bütün cesurlar için biçilmiş kaftan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104940</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9147df73-ddc6-4956-9f2e-7c7d0df2e551.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Deniz Mecmuası 27. Sayı</image:title>
            <image:caption>Yeni bir yıla gireceğimiz bu son günlerde, zevkle okuyacağınız yeni sayımızla tekrar sizlerleyiz. Bu sayımızın şiiri, Ata’mızın Antalya’yı ziyareti için Baki Süha Ediboğlu tarafından yazılan “Atatürk Akdeniz Kıyısında”. Cem Gürdeniz, dijitalleşmenin her yönü ile savaşların kapsam ve karakterini şekillendirmeye devam ettiğini belirterek, “İnsansız Deniz Sistemlerinin Deniz Savaşına Etkisi” isimli yazısıyla, konu hakkında ayrıntılı bilgilerini okuyucularla paylaşmakta. Denizlerimizin Hukukçu Kaptanı Gündüz Aybay’ın “Türk Boğazları Uluslararası Suyolu mudur?” isimli değerli makalesi, bu yıl mayıs ayında kaybettiğimiz kardeşi Prof. Dr. Rona Aybay’ın arşivinden, Levent Akson’un ön yazısıyla dergimiz sayfalarında sizlerle buluşuyor. “Büyük Deniz Sözlüğü - Denizlük”, “Denizin Dili, Denizin Yazısı”, “Deniz Balıkları Sözlüğü” kitaplarının yazarı ve Süleyman Nutki Bey’in derlemiş olduğu “Kamus-i Bahri” kitabının çeviriyazısını hazırlamış olan değerli akademisyen Mustafa Pultar, 1953’te Atlantik Okyanusu’nu tek başına geçmiş kadın denizci Ann Davison ve kitabı “Gemim O Kadar Ufak ki - Felicity Ann”i okuyucularımız için yazdı. Kaptan Sedat Tenker’in, Kanal İstanbul’un yapımı için öne sürülen İstanbul Boğazı gemi geçiş sayıları hakkındaki yazısında, konu ile ilgili ayrıntılı değerlendirmelerini bulacaksınız. Alptuğ Güney, bu sayımızdaki yazısında, dünya deniz savaşlarının en ünlülerinden birini, Trafalgar Savaşı’nı anlatıyor. Derya Şerif Yarkın, “Tarih Öncesi Dönemde Ege ve Doğu Akdeniz’de Denizcilik” yazısıyla, okuru denizler üzerinde bir zaman yolculuğuna davet etmekte. Değerli hocamız Prof. Dr. Ergun Türkcan, geçen sayımızdan devam eden “Rusya’nın Tarihi Klostrofobyasını Kaşımak” yazı dizisinin son sayfalarıyla bu sayımızda da bizlerle. Bir başka deniz tutkunu değerli hocamız Prof. Dr. Ömer Bozkurt, yazısında sizleri Polonya-Doğu Pomeranya’daki Gdansk’a götürürken; Selim Özen, “Kentler, Müzeler, Gemiler” serisinin devam yazısında ABD Gloucester’ı anlatıyor. Yazarımız Talip Özcengiz; bereket, barış ve medeniyetin temsilcisi zeytini anlattığı şiir ve duygu yüklü yazısında, zeytinlikler arasından geçen rüzgârlarıyla Ege ve Akdeniz’in kokusunu sayfalarımıza taşımakta. Amiral Hakan Ercan, teknolojik gelişmeler ışığında strateji sanatının denizde uygulanmasını konu edinen “Deniz Kontrolü” makalesinde, ilgili konudaki bilgileri bizlere aktarıyor. Sizler bu sayfaları okurken, kaptan eşinin yanında, Türkiye’nin ilk derin su inşa bakım ve onarım gemisini teslim alıp, Karadeniz’de doğalgaz sondaj sahasında çalışacağı görev yerine getirmek üzere Endonezya’dan başlayan bir okyanus geçişi yolculuğunda olan Sitem Ateş; yolculuğunun ilk safhalarını ve hislerini bizlerle paylaşmakta. “Sınırlarının önemli ve büyük kısmı deniz olan Türk devletinin, donanması da önemli ve büyük olmalıdır. O zaman Türk Cumhuriyeti, daha güvenli ve emin olacaktır” diyen Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün denizaltı filosuna verdiği önem, Kaya Şener’in yazı dizisinin ikinci bölümüyle dergimiz sayfalarında yerini alıyor. Ünlü Yazar Ahmet Büke, İzmir’i anlattığı “Ah Benim Deniz Kokan Güzel İzmir’im!” yazısıyla, İzmir’den uzak kalmış İzmirlilerin ve İzmir’i sevenlerin özlemini arttıracak… 2017 yılında, daha önce büyük bir sefere çıkmadığı halde “Cesaret!” diyerek teknesiyle tek başına dünya turuna çıkan Selim Ekmekçioğlu’nun “Maceralı Dünya Turu”nun hikâyesi, Ege Bölge Temsilcimiz Gazeteci Hasan Erel’in röportajıyla okuyucuyla buluşuyor. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin önemini, tarihsel gelişimi ve ilgili maddelerin vurgularıyla Sayın Saim Oğuzülgen’in yazısında okuyacaksınız. Yeni yılda, Sadun Boro’nun dediği gibi, “Rüzgârınız kolayına, denizleriniz sakin, neşeniz daim olsun”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7523fc8a-1da2-4393-9e1b-4f8ce9970978.jpg</image:loc>
            <image:title>Parya :Perilerin Değiştirdiği Çocuk</image:title>
            <image:caption>Peri soyundan gelen Edmund ve insan soyundan
gelip de ismi bile olmayan Çocuk, doğduktan he-
men sonra değiştirilir. Edmund şimdi Yukarı Dün-
ya’da insanlarla birlikte, onu herkesten farklı kılan
peri güçlerini saklayarak yaşamak zorundadır.
Çocuk ise bir insan olmanın kraliyet ailesinde pek
eğlenceli bulunduğu Aşağı Dünya’da, perilerin
arasında hayatını sürdürmektedir.
 
Acımasız büyücü Hawthorne, Aşağı Dünya’nın
tahtına oturunca Çocuk ve Edmund, her iki
dünyayı da kurtarmak için tehlikeli bir yolculukta
yeniden bir araya gelmek zorunda kalırlar.
 
Ethan M. Aldridge’in kaleme aldığı Parya adlı bu
fantastik macerada Edmund ve Çocuk, nereye ait
olduklarını keşfedebilecek ve ailelerine
kavuşabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/624ae1b7-5748-4989-b295-5896d1c76096.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Mumu</image:title>
            <image:caption>Bambaşka bir cennet beklemekte seni öldüğünde, latif bir hafiflik esmekte senin artık taşıyamayacağın yükler sırtına bindiğinde. Sancıların sıklaştığında anla ki yeni bir sen doğmaktasın; hayallerin tam o anda başlıyor, zamanı geriye almak istediğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41b3030c-6320-4a9c-bb7b-68508061c0af.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçlik Mertebesi</image:title>
            <image:caption>Sende azaldım ben 
Sen sevmedikçe 
Bitti bir şeyler içimde 
Var olanlarda yok oldu 
Bende yok olanların içinde 
Bir hiç oldum 
Ben seçmedim ki hiçliği 
Acıdıkça yüreğim 
Kanadıkça yaram 
Tükendikçe sevgiler 
Sende gidince birde üstüne 
Geriye hiç bir şey kalmıyor ki 
Yüreğim enkaz yığını 
Gücüm yok derman sınırlı 
Ne ağzımın tadı 
Ne sevginin adı 
Her şey anlamsız 
Ne gidesim var 
Ne de gelesim 
Kalasımda yok 
Sorularım çok 
Yokum anlayacağın 
Koskoca boşluk içim 
Yukarı tükürsem ne sakal ne bıyık 
Her şey karmakarışık 
Kafamda epey bulanık 
Sorular en zorundan çıktı 
Cevaplar bilinmezlikte 
Kaybettim ben bu sınavı 
Hiçlik mertebesinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54801859-10db-4c79-8380-60f9e9e45d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Kalemin Çığlığı 2</image:title>
            <image:caption>Futbol sahasında güzel bir hareket gördüğümüzde söylediğimiz bir söz vardır: “Şiir gibi”... 
Demek ki şiir, gündelik hayatımızda gördüğümüz, yaşadığımız güzel bir anın başına koyduğumuz “taç”dır. Mehmet Öncel Koç şiirlerini değerlendirmemi istediğimde “Ben edebiyatçı değilim” diyerek topu taca atabilirdim... Ama bu kolaycılık olurdu. Çünkü bir postacının ünlü şair Neruda’ya dediği gibi “Şiir yazanın değil, ihtiyacı olanındır”... 
Edebiyat sınavında sorulan “Şair burada ne demek istemiş? Sorusu yerine, “Ben bu şiirin neresindeyim?” düşüncesiyle okudum, sevgili Mehmet’in şiirlerini... Ve hayatıma dair pek çok sevinç ve hüzün buldum. Duygu dünyamın çekmeceleri içinden birbirinden değerli hatıralar yeniden karıştı hayatıma... Postacı haklı, şiir yazanın değil, ihtiyacı olanınmış. 
Teşekkürler Mehmet Öncel Koç, duygu ve düşünce dünyamıza tuttuğun bu güzel ayna için teşekkürler... Şenol Güneş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104945</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5413f73f-96e8-4388-97a3-b5d432e2b880.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Zerya Mı</image:title>
            <image:caption>Gürsel Sarıkaş tarihler boyu konuşulagelen anadilimiz olan “ZONE DAKILE” yani “ZONE MA”yı büyük bir özveri ile emek ile göz nuru ile kök kelimelerin orijinalini koruyarak bize ulaştırmıştır. Bingöl dağlarının ziyaretlerinden akan suyun berraklığı ve şeffaflığı gibi duru kelimeler ile aktardı, süsleyerek bize büyük bir miras bıraktı. Kitaptaki şiirleri doğa, itikat ve aşk ile renklendirmiştir. 
Dil insanın kimliğidir. Atalarımızın bıraktığı binlerce yıllık mirastır. Büyüklerimiz tarafından bugüne kadar aktarılsa da zaman içinde konuşanlar azaldığı için UNESCO tarafından yok olmak üzere olan diller kategorisinde koruma altına alınmıştır. 
Gürsel Sarıkaş’ın bu kitabı da dilimizi gelecek kuşaklara aktaracak güzel bir çalışmadır. En önemlisi de dilimizin orijinalliğini bozmadan aktarmasıdır. Bu anlamda ana dile verdiği emekten dolayı Gürsel arkadaşımı kutlar, başarılarının devamını dilerim. 
Bra Gürsel, weşo warbe, rındke tı esta… Xızır kedere to medo. Deste paye to weşbe. 
 
                         Varto Dewa Muska’ra İbrahim Doğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4625ee3-c41e-4602-a000-14f4aadd9614.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatı Roman Gibi Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Atalar: “Söz gider yazı kalır, sel gider izi kalır” demiş. Ben de doğumumdan itibaren yaşadığım gerçek hikâyelerden yola çıkarak. Gerek yaşadığım devire ışık tutmak, gerekse gelecek nesillere yaşadığım olayları, yaptığım gözlemleri ve edindiğim tecrübeleri aktarmak ve onların geçmiş ile gelecek arasında bağ kurmalarına katkıda bulunmak amacıyla bu kısa öykü kitabımı kaleme aldım. Bunu yaparken de Anadolu’da birçok yeri görmüş ve gezme fırsatı bulmuş bir kişi olarak; enteresan kültür değerleri ile yaşantılardan kesitler aktarmaya çalıştım. 
Kısa ama roman tadında okuyacağınız inancıyla saygı ve muhabbetlerimi sunarım. 
 
İbrahim MEMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bef24f4-90a9-4494-9754-89082922f170.jpg</image:loc>
            <image:title>5 Günlük Düşünme Kursları</image:title>
            <image:caption>Edward de Bono bu kitabında sizlere özel bir bilgi ve matematik gerektirmeyen bir dizi düşünme problemi sunuyor.
 
Problemler okuyucuların düşünme tarzları, zayıflıkları, güçlü yanları ve asla kullanmadıkları potansiyel yöntemler hakkında bilgi edinmelerini sağlamak için tasarlandı.
 
Bu beş günlük düşünme kursları sonunda amaçlanan, düşünme teknikleriniz üzerine fikir yürütmeniz ve yeni yöntemler geliştirmenizdir.
 
“Buradaki tavsiyeler sadece okuyucunun düşünme üzerine fikirlerini canlandırmak içindir. Farkında olan okuyucu herhangi bir okuyucudan, hatta yazarın paylaştıklarından daha öteye gidecektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104948</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f7277f-55da-4bf3-a519-bee9f278bd40.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikirler Kitabı</image:title>
            <image:caption>PARLAK FİKİRLER ÜRETİN VE ONLARI GERÇEKLEŞTİRİN
Tek başınıza fikir ortaya atmak zor olabilir. Hatta bunu beyin fırtınası dahilinde yapmak, daha da zor gözükebilir. Fikirler Kitabı, bir dizi tekniği kullanarak nasıl fikir üreteceğinizi ve ürettiğiniz bu fikirleri, etkili bir şekilde muhakeme ettikten sonra nasıl hayata geçireceğinizi açıklıyor. On dile çevrilen ve dünya çapında çok satan Fikirler Kitabı, parlak fikirlerinizi anlatıp onları pazarlamanıza yardımcı olacak!
 
En çok satan yazarlar listesinde olan KEVIN DUNCAN iş danışmanı ve pazarlama uzmanıdır. “Büyük fikirler üretmek, her şeyin mümkün olduğu dijital dünyada üstünlük kazandıran bir avantajdır. Kevin’ın kısa ama öz teknikleri, pratik ve etkili olmanın yanı sıra yaratıcılığın kilidini de açıyor.” –Paul Davles Pazarlama İletişimi Müdürü, Microsoft
 
“Kevin, yıllar içinde elde ettiğim ilkelerin çoğunu tek bir basit kaynakta özetliyor. Ayrıca her bir tekniği, mümkün olan en basit açıklamayla ifade etme becerisine de sahip biri.”
–David Helps Innovation Grup Müdürü, Design Bridge
 
“Bir şekilde dünyanızı tamamen yeni bir ışık altında gördüğünüz çalışma hayatının o birkaç milisaniyesi, önemsiz e-postalar içinde debelendiğiniz saatlerden çok daha değerlidir. Ne yazık ki bu paha biçilmez anları üretmenin kesin ve kolay bir yolu yok. Fakat bunun gibi kitaplar, şansınızı büyük ölçüde artıracak. ” –Rory Sutherland Başkan Yardımcısı, Ogilvy UK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c581064-157c-448b-ab59-fce29271e1f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, beyin hakkında bildiklerinize dayanarak performansınızı artıran bir kılavuz ve daha akıllıca düşünüp çalışmanızı sağlayan bir rehber adeta. Birçok pratik ipucu ve teknikle dolu bu kitap sayesinde, dikkatinizi nasıl güçlendireceğinizi, verimliliğinizi ve yaratıcılığınızı nasıl artıracağınızı, hafızanızı nasıl geliştireceğinizi öğreneceksiniz. Ayrıca stresle baş etmeyi, uyku kalitenizi artırmayı, beyninizi nasıl genç ve dinamik kılabileceğinizi de keşfedeceksiniz. 
 
PHIL DOBSON beyin temelli eğitim alanında öncü olan BrainWorkshops danışmanlık merkezinin yöneticisi, koçu ve kurucusudur. İş performanslarını yükseltmek için beyinden nasıl faydalanabilecekleri hususunda dünyanın dört bir yanındaki şirketlerin liderleriyle çalışmıştır. 
 
“Beyin Kitabı, tam bir ihtiyaç! Bu kitap pratik ipuçları, alıştırmalar ve tavsiyelerle her okurun dostu. Beyninizi geliştirip beslemek ve gerçek potansiyelinizi en üst düzeye çıkarmak için en iyi seçenekleri sunuyor.” 
–Shetel Khimashia Öğrenme ve Gelişim Müdürü, Channel 4 
 
 “Eğer daha verimli, daha üretken ve daha mutlu bir insan olmak istiyorsanız bu kitaptan daha iyi bir başlangıç düşünemiyorum. Karmaşık bilimi ve modern düşünceyi ele alarak anlaşılmasını kolaylaştıran ve harika bir şekilde okunabilir kılan bu kitap, hayatınızın her alanında en yüksek performansı elde etmenizi sağlayacak aydınlanma anlarına ilişkin sezgiler ve basit stratejilerle dolu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb25388-1c11-4b82-82c5-8831069e5552.jpg</image:loc>
            <image:title>Etki Kitabı</image:title>
            <image:caption>ETKİLEME SANATINDA USTALAŞMANIZA YARDIMCI OLACAK KULLANIŞLI BİR REHBER 
Hepimiz her gün başkalarını etkilemeye çalışıyoruz. Potansiyel yatırımcılara bir iş fikrini sunarken, müşteriyi bir teklife ikna ederken ya da mesai arkadaşımızın yeni bir çalışma yöntemini benimsemesini isterken yaptığımız şey, onları bir bakıma etkimiz altına almaktır. Gelgelelim, çoğu zaman bunun farkına varmıyoruz. Bu kitap, etkileme gücü yüksek biri olmak ve karşı tarafın evet demesini sağlamak için duygusal zekânızı geliştirecek araç ve yöntemleri size sunuyor. 
 
NICOLE SOAMES, vasıflı bir koç ve duygusal zekâ uygulayıcısıdır. Aynı zamanda binlerce insana etkileme ve satış, müzakere, hesap yönetimi, pazarlama, sunum, strateji, koçluk, liderlik ve idarecilik gibi konularda destek veren Diadem Performance şirketinin kurucusu ve CEO’sudur. “Çalışma hayatınızda ya da özel hayatınızda karşılaşacağınız etkileme fırsatlarını değerlendirmeniz açısından Etki Kitabı, son derece kullanışlı ve ilgi çekici bir rehber. Hepimiz başkalarını etkilemeye ihtiyaç duyarız ve bu elkitabıyla etkileme konusunda uzmanlaşacaksınız!” 
–Dr. Duncan Garrood Bill Restoranları CEO’su 
 
“Nicole Soames, yazılı anlatımda da en az sözlü anlatımdaki kadar başarılı olduğunu bu eseriyle gösterdi. Etki Kitabı, hayatta hep bir adım önde olmak isteyenler için kesinlikle iyi bir zaman yatırımı.” 
 –Olly Dale Liverpool Kulübü’nün Reklam Yönetmeni 
 
“Bu kitap sayesinde duygusal zekânızı kontrol edebilmeyi öğrenecek ve böylece insanlarla sağlam bir güven ilişkisi kurarak onları sizinle benzer bir bakış açısı geliştirmeleri hususunda motive edeceksiniz.. ” –Dr. Martyn Newman Uzman Klinik Psikolog ve Farkındalık Kitabı’nın yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1cdbaab-3e8c-4ded-9dd7-17231d592e28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kantin İtirafları</image:title>
            <image:caption>Cetvel Takımı’nın Boş Ders İtirafları’nda başlayan ma- cerası, Kantin İtirafları’nda kaldığı yerden hız kesmeden devam ediyor. Mekân değişse de itiraflar ağızlardan bir bir dökülüyor, kelebekler gibi havada uçuşuyor. Kimisi kardeşinden kimisi kuzeninden şikâyet ediyor, kendisini hiç aynada görmüyor. Anlattıkça fark ediyorlar, pay- laştıkça kahkahalara boğuluyorlar. Acaba, Kerem ısrar etmese herkes bu kadar samimiyetle en gizli anılarını ortaya dökebilir miydi?   Kendinizi karakterlerin yerine koyup onların heyecan dolu anılarına ortak olurken bazen deniz kıyısında ola- caksınız bazen otoyolun kenarında duracaksınız. Oto- yolda ne işim var demeyin, okuyunca göreceksiniz. Renan Özdemir’den yine sıcacık, kahkaha dolu bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4999f8a-1ea4-4ae4-8e4b-9ba1a72d66e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Milyonerliğe Hızlı Geçiş</image:title>
            <image:caption>Para konusunda bolluk içinde yaşayabilmek için dayatılan gerçekleri bilirsiniz... Okula gidin, iyi bir iş bulun, maaşınızın yüzde 10&apos;unu biriktirin, kullanılmış bir araba satın alın, gereksiz üyeliklerinizi iptal edin, pahalı kahve içmeyi bırakın ve hayatınızı kurtarın. Az da olsa kenara para koyun ve günün birinde rahat bir emekliliğiniz olsun. İşte şimdiye kadar insanlara sunulan finansal öneriler bunlardan ibaret.   Oysa ana akım finans guruları bu yöntemleri önererek insanları körü körüne sattılar. Daha azıyla yetinmek istemeyenler için finansal bağımsızlığa giden, tüm yollardan daha hızlı ve olağanüstü zenginliğe doğru uzanan bir otoyol var. Hayalleri ateşleyen ve genç milyonerler yaratan alternatif bir yol. Bu yola girin, zenginliğin şifresini çözün ve bir ömür boyu nasıl zengin yaşanacağını öğrenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7c8cfd9-725f-4adc-be2f-4848463bf92b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulaşıkhane</image:title>
            <image:caption>imkansız aşklar ülkesinde yaşıcaz 
ama ayrılmıcaz 
her aşk bitermiş sözleriyle büyücez 
ama ayrılmıcaz 
aslı ile kerem leyla ile mecnun kokucaz 
ama ayrılmıcaz 
olmadık yerlerde şarkımızı açıcaz ama ayrılmıcaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/178d7b3b-54ae-4dbb-911a-847e9aed533f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın İçinden Erbaa</image:title>
            <image:caption>1947 yılında Tokat’ın Erbaa ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu Erbaa da okudu. Sonda İstanbul’ a geldi. Çeşitli işyerlerinde çalıştı. Son olarak İstanbul Üniversitesi yemekhanesinde çalıştı. İşçileri örgütledi ve sendikaya kayıt ettirdi.  İşyerinde sendikanın temsilcisi oldu. Daha sonra sendika örgütlenme dairesinde görevlendirildi. 1975 yılında evlendi. Bu evlilikten 2 oğlu oldu. TİP (Türkiye işçi partisi) e üye oldu. Beykoz ilçe yönetim kurulu üyeliği yaptı. 
2009 yılında Işıl ÖZGENTÜRK film atölyesine katıldı. Orada hikâye yazma, senaryo yazma ve film çekme konunda eğitim aldı. 
Son olarak Erbaa Kültür ve Dayanışma derneğine üye oldu. 10 yıl üyelik ve yöneticilik yaptı. Halen bu derneğin yönetim kurulu üyesidir. 
“Daha” demekten elimizdeki güzellikleri uçuruyoruz avcumuzdan. 
Ayrıca gerek dünyanın gerek ülkemizin içinde bulunduğu koşullar; akılla açıklanması mümkün olmayan sayısız olay arasında çok zor zaten nanikle bakabilmek yaşananlara. 
Hayatı hafife almak değil kastettiğimiz. 
Bilakis, hayata hayatın içinden bakmak, yaşadığının farkında olmak, cehalete karşı bilgiye odaklanmak, aydınlıktan vazgeçmemek ve tüm bunlar için çabalarken aynı zamanda bir caddenin kalabalığında yürürken kumru sesinin ayırdında olmak. 
Kim başarabiliyorsa; “nanik yapanlar” onlar asıl. 
Hayatı içlerinde keyifle yaşayabilenler. Sorunlar hep var olacak ve insanoğlu hep akılla bunlarla mücadele etmeye çalışacak elbette ama…  Ne nanik yaparken ne de sorunlara boğulmuşken ıskalamamak gerek hayatı; doğduğumuz gün geri sayım başlıyor çünkü; tik tak, tik tak, tik tak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104955</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c5d94cf-f5eb-44c9-8ecd-683cecb8c7c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmeye Değer</image:title>
            <image:caption>Nebraska’nın mısırıyla ünlü küçük kasabasını ölümcül bir bela sarmıştır... ve Jack Reacher’ın yolu kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı bu ıssız yere düşer. Tüm kasabaya korku saçarak hükmeden Duncan ailesiyle ters düşse de onu orada kalmaya asıl zorlayan, uzun yıllardır çözülmemiş bir kayıp çocuk davasıdır. 
 
Duncanların sakladıkları sırlar görünenden çok daha fazladır: Gecikmis bir teslimat, kimsenin öfkelendirmeye cesaret edemeyeceği türden tehlikeli müşteriler, büyük menfaatler, küresel bir suç ağı... Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Reacher adlı bir yabancı her şeye burnunu sokmaktadır. Duncanlar işleri yoluna koymak istiyorsa Reacher ya gitmeli ya da ölmelidir. 
 
Reacher için ise en mantıklı hamle, yoluna devam etmek ve istemeden dahil olduğu bu beladan olabildiğince uzak durmaktır. Fakat bunu yapmak için çok geç kalmış, gizem ve tehlikelerle dolu bir dünyaya çoktan adımını atmıştır. 
“Sizi içine çekecek bir kitap.” Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c24f70e-727f-48b1-b8d7-2733eb827cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud’u Anlamak: Hayatta ve Terapide</image:title>
            <image:caption>Freud’un teorilerinin psikoloji alanının ötesinde çok geniş bir etki sahası olmuştur. Psikoterapiden kültür analizlerine, edebiyattan felsefeye, gündelik jargondan popüler kültüre pek çok konuya damgasını vurmuştur Freud. 
Günümüzde akademide ve klinisyenler tarafından teorilerinin geçerliliği tartışılsa da, bilinçdışının işleyişine ve ruhsal mekanizmalara dair fikirleri, psikanaliz metodunun temel yaklaşımları yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor. 
İşte uzman psikolog ve terapist Michael Kahn da Freud’u Anlamak kitabında Freud’un teoride ve pratikte güncelliğini ortaya koyuyor; psikanalizin kurucusu Freud’un temel fikirlerini ve kavramlarını hem onun metinlerinden örneklerle hem de kendi terapi tecrübelerinden ve gündelik hayattan örneklerle açıklıyor. Her düzeyden okura hitap eden bir yaklaşımı çözümleyici ve eleştirel bir yaklaşımla birleştiren bu kitap Freud’u hem terapi bağlamında hem de hayat bağlamında anlamak isteyenler için bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da61fd9-a485-4926-9412-6f669821a3b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Çizilmiş Beth 2 – Gösteri Devam Etmeli</image:title>
            <image:caption>Bendeniz yani Kötü Çizilmiş Beth, ALIŞILMADIK ve KOMİK
yepyeni maceralarımla yeniden karşındayım!
 
Saçımda çamur gibi eriştelerle ve elimde mikrofon,
ayağımda patenlerle birden kendimi sahnenin ortasında buluyorum. Annem yetenek gösterisini kurtarmaya çalışırken tütü içinde arkamda şarkı söylüyor. Tam her
şey bitti derken neredeyse tüm misafirler bizi AYAKTA
alkışlıyor. Neden bütün bu tuhaflıklar beni buluyor,
inan ben de bilmiyorum.
 
Babamın KARAOKE ödülünü nasıl kaptığını, annemin niçin
bizim okulda çalışmaya başladığını ve de CASUS bir
çocuk bakıcısıyla nasıl başa çıktığımı merak ediyorsan,
bence daha fazla beklemeden okumaya başlamalısın.
 
Hadi, seni bekliyorum... Kahkahalarla gülmek serbest,
rahat olabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78e5f63f-4620-4c3a-96bf-e41e2b46037e.jpg</image:loc>
            <image:title>5 Dakikalık Doğa Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vahşi ve özgür rüzgârların 
estiği çayırlarda, 
Var görmeni istediğim 
harika bir dünya! 
Her gün keşfedilecek yeni mucizeler var, 
Tepedeki gökten, yerdeki köke kadar! 
Yumurta dolu bir yuvadan arıların vızıltısına, 
Ormanın kalbi atar ağaçların arasında! 
 
Anlatılanlara kulak ver, 
Bu öyküler beş dakika. 
Doğayla ilgili keşfedeceğin 
bilgiler, büyüleyici resimler 
ve okuyabileceğin beş dakikalık doğa öyküleri bu kitapta seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5e10e80-50d4-4dbf-ab32-478829c336c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Olsam</image:title>
            <image:caption>asma yaprağına sardığım sabahların 
eksik kalmış güneşi gibiydi 
umduklarımın bendeki tadı... 
bu yüzden 
sardunyalar gibi kalender bir arsızlıkla 
gıpta ettim şiirlere... 
hep bu yüzden... 
* 
Çiğdem Aktepe&apos;nin yüreği, &quot;duyan&quot; bir yürek, belli ki. 
Ve dizelerine yansıyan her duygu, o yürekten. 
Bu yüzden usta işi, bu yüzden ta içimizden... 
-Taylan Özbay-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e06529e3-6662-4a11-8239-c05a6ea370ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusça-Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümleri için</image:title>
            <image:caption>Rusça-Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümleri için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d0ee85d-c819-4f4f-9cbb-46ceabf44369.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşkın Savunması</image:title>
            <image:caption>&quot;Bilirsin, bir çocuk masumiyetiyle sevdim seni. Çocukluk sadece sevgimde değildi lakin. Çocuksu hayallerimin peşinden koşarken düşüp dizlerini kanatan, dizlerinin kanamasından çok, annesinden yiyeceği azarı düşünerek ağlayan bir çocuktum. Özgürce düşünen içimdeki çocuk, hareket kabiliyetini yitirmiş gibi, küçük bir hayal odasında senin evrenini keşfederken, oyunlar oynayıp kilitli kapıların açılmasını bekliyordu. Kapıyı kıracak fiziksel gücü bulması, o çocuğun özgürleşmesi için yeterli bir büyüme değildi. Odanın dışında onu bekleyen canavarlar, içini ürperten bir soğukluk vardı. O kapıyı kırmak büyük bir suçtu ve kırdığı kapıdan bir daha geri dönemezdi.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc5a408-1d6e-42e6-a105-af6644465d51.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Bütünleştirme</image:title>
            <image:caption>Değerli Okurlar,
Günümüzde daha da önem kazanan Bütünleştirme uygulamalarını esas alan bu kitap öncelikle uzmanlar, öğretmenler ve öğretmen adaylarına hitap edecek şekilde hazırlanmıştır. Ailelerin de gerek Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi, gerekse de geçiş süreçlerinin uygun şekilde yerine getirilmesi gibi konularda yarar sağlayacağı düşünülmektedir. Ülkemizde her ne kadar kaynaştırma uygulamalarına yönelik yeterli kaynak bulunsa da bütünleştirme uygulamalarına yönelik kaynak gereksinimi duyulduğu düşünülmektedir.
Bu nedenle Özel Eğitimde Bütünleştirme adını verdiğimiz bu kitapla alandaki gereksinimi bir nebze olsun karşılamayı amaçlamaktayız. Özel gereksinimi veya yetersizliği olsun ya da olmasın tüm bireysel farklılıklara rağmen toplumdaki tüm bireylerin eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanma hakkı olduğu; sosyal, kültürel, yaşamsal aktivite ve fırsatlardan ayrıştırılmadan sosyal bütünleştirmenin tam olarak sağlanması gerektiği görüşüne dayanan Bütünleştirme günümüzde ön plana çıkmaktadır. 21. yüzyılda ulusal ve uluslararası pek çok mevzuat ’’Herkes İçin Eğitim’’ ilkesini benimseyerek yalnızca özel gereksinimli bireyleri değil toplumdaki herkesi kapsayan Evrensel Tasarım hareketinin oluşmasını sağlamış, böylece toplumlar bütünleştirme çalışmalarına önem vermiş ve eğitim sistemleri buna göre düzenlenmiştir. İnsani bir hak olarak görülen bütünleştirme uygulamaları ile toplumdaki her bir bireyin hümanist bir yaklaşımla iş ve eğitim hayatına ve toplumsal yaşama tam katılımını zorlaştıracak her türlü probleme çözüm üretilmeye çalışılmaktadır.
Bu doğrultuda kitabın ilk ünitesinde bütünleştirme ilkeleri ve yasal dayanakları, kaynaştırma ile arasındaki farklar, evrensel tasarım ve evrensel tasarım ilkeleri ele alınmıştır. İkinci ünitede genel olarak etkili bütünleştirme uygulamaları açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü ünitede BEP hazırlama süreci ayrıntılı olarak ele alınmış ve çeşitli BEP örneklerine yer verilmiştir. Dördüncü ünitede okulöncesinde, beşinci ünitede ilköğretimde, altıncı ünitede ise ortaöğretimde bulunan öğrenci özellikleri göz önünde bulundurularak yapılabilecek öğretimsel uyarlamalar ile etkili geçiş süreçlerine değinilmiştir. En sonuncu ünite olan yedinci ünitede ise okul yönetimi, sınıf öğretmeni, rehber öğretmen, okul personeli, aile, okul-aile birliği ve diğer uzmanlar ile bütünleştirme kapsamında etkili iş birliği konusuna değinilmiştir.
Bu kitabın özel gereksinimli olanlar ve bütünleştirme kapsamında yer alan tüm bireyler ile çalışan ya da ilgilenen uzmanlar, öğretmenler, öğretmen adayları ve ailelere katkı sunması ve tüm paydaşların yeterliliklerini zenginleştirmesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104963</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b16ea4-8b7b-4250-8dcb-d6251721c1b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Navruz Ana</image:title>
            <image:caption>Değerli okuyucu, 
Ahmet Doğanay, başkişi olarak doğayı ve insanı işlediği Navruz Ana romanında, 2021 yazında çıkan o büyük orman yangınlarının verdiği yıkımı, sayfalarına ustaca taşımış. Doğanın sesi olmuş, her cümlesinde doğaya zarar verenlere isyan edercesine haykırmış âdeta. 
&quot;Kuzey rüzgârlarının üflercesine azdırdığı, önüne geleni çatır çatır yaktığı, son yüzyılın yıkıcı bir afetiydi bu. Toroslar boyunca 270 noktada peş peşe yükselen alevler, Anadolu tarihinin en büyük orman felaketi olarak kayıtlara geçti. Ve 177 bin 476 hektar ormanlık alan, kül olup gitti. Bu, kendiliğinden çıkan bir yangın değil, insan işiydi.&quot; dediği kitabında; Bozkaya köylülerinin verdiği kurtuluş çabaları, film sahnesi gibi capcanlı sunulmuş. Nefessiz kalınan o anları yeniden yaşatmış okuyucuya. 
Kısacası; bu romanda, hoyratça tüketilen doğanın feryadını ve dibe vurmuş acılarına direnen Navruz Ana&apos;nın hazin öykülerini okuyacaksınız. 
Doğanay, damıtarak biriktirdiği sözcük ve duygu gölünü, gürül gürül akan bir nehre dönüştürmüş sayfalarında. Şaşırtıcı imgeleme ve şiirsel anlatımıyla okuyucuyu yine sarsmış. Bir ele alışta soluksuz okunacak ve uzun yıllar unutulmayacak, katmanlı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8671a603-0dec-419f-ae6e-12d0f8cd2a09.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Ezgisi</image:title>
            <image:caption>28 Mayıs 1950, Ordu Perşembe doğumlu olup ilkokulu, doğduğu Kovanlı köyünde okudu. 
Eğitimci. Akpınar İlköğretmen Okulu 1969 mezunu. Sonradan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü&apos;nü bitirdi. 
Görev yaptığı yerler: 
*İlk önce Hakkâri Merkez YIBO, ardından Yüksekova Uzunsırt İlkokulu 
*Ordu Fatsa Bahçeler Köyü Sinan Mahallesi İlkokulu 
*Samsun Merkez Yayla Köyü İlkokulu 
*Samsun Devrim Lisesi, Samsun İmam Hatip Lisesi 
*Fransa, Montereau 77130&apos;da Türkçe ve Türk Kültür Dersleri Öğretmeni 
*Canik Belediyesi Kültür Müdürü, Özel Kalem Müdürü 
*Tekkeköy Lisesi, Tekkeköy Aşağıçinik İlköğretim Okulu 
*İlkadım Kazım Özdemir İlköğretim Okulu 
*İlkadım Endüstri Meslek Lisesi... 
Hâlen emekli öğretmen. 
Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında üye ve yönetici olarak görev aldı. Güreş antrenörlüğü, güreş ve okçuluk hakemliği yaptı. Değişik zamanlarda şiir dalında çeşitli ödüllere layık görüldü. Pek çok yerel gazete ve dergilerde şiirleri ve yazıları çıktı. Yayımlanmış beş kitabı, yayıma hazır kitapları vardır. Mesleğinin son yıllarında daha çok öğrenciyle çalışarak dilimizi güzel konuşan gençler yetiştirme çabası içinde olmuş, bu yüzden oratoryolar hazırlamış, elinizdeki kitap, topluca şiir okuma alıştırmaları çalışmasının yaklaşık on beş yıllık ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daadf43a-a8c8-48a8-b5e1-435493e2e3bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Voleybol Oyunu Teqvoly</image:title>
            <image:caption>·         TEQVOLY TARİHÇESİ 
·         TEQVOLY’NİN KURALLARI 
·         TEQ MASASI VE OYUN ALANI 
·         AĞ 
·         TOP 
·         OYUNLA İLGİLİ TANIMLAR 
·         SERVİS ATIŞI 
·         TOPA DOKUNMA 
·         GERİ DÖNÜŞ 
·         OYUN SIRALAMASI 
·         ÇİFT PUAN 
·         LET 
·         PUAN 
·         SET 
·         MAÇ 
·         SERVİS VE İADE SIRASI 
·         SERVİS SIRASINDAKİ HATALAR 
·         SERVİS ALMA VE TARAF SEÇİMİ 
·         YARIŞMA YÖNETMELİKLERİ 
·         KURAL VE YÖNETMELİKLERİN KAPSAMI 
·         MAÇ YETKİLİLERİ (HAKEMLER) 
·         MAÇ DAVRANIŞI 
·         TEMEL KURALLARI 
·         DÜZENLENEN TEQVOLY 
·         TEQVOLY YAŞ KATEGORİSİ 
·         TEQVOLY KIDS KURALLARI 
·         VOLEYBOLDA ÖĞRETİM MODEL VE YÖNTEMLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d49cb6f6-c7e7-4c97-a339-c5a5171734bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Muş Belediyesi Hizmet Analizi</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
BELEDİYENİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI İLE BELEDİYE HİZMETLERİ 
 
BÖLÜM 2 
MUŞ BELEDİYESİ HİZMETLERİ MEMNUNİYET ANKET UYGULAMASI (2022)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e5289ff-1e69-4335-a3b7-684417af84a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Applications of Traditional Equestrian Sports in the World</image:title>
            <image:caption>Chapter 1 Jereed Games on Horseback from Ottoman Times to Present 
Chapter 2 An Ancient Sport in Central Asian Turkic Peoples: Oogdarish/Enish (Wrestling on Horseback) 
Chapter 3 Horse Breeding Wrestling and Racing: from Central Asia to Anatolia 
Chapter 4 Kyrgyz And Kazakh an in Forgotten Horse Sport: Valiant Chase 
Chapter 5 Equestrian Tura: A Forgotten Traditional Game in Anatolia 
Chapter 6 Popular Equestrian Sports Game of the Central Asian Turkic People: Kok-Boru / Ulak-Tartysh 
Chapter 7 Horse Breeding Studies in the Ottoman State between XIX. and early XX Centuries 
Chapter 8 Traditional Horse Sleds Races in Turkey 
Chapter 9 Equestrian Sports in the Altay Autonomous Republic 
Chapter 10 Spiritual and Moral Education of Students on the Material of the National Game - Kok Boru 
Chapter 11 Equestrian Sport of Ancient Egypt Pharaohs Period and its Reflections 
Chapter 12 A Horse Game from the Ottoman Empire to Today&apos;s Anatolia: Lobud Throwing 
Chapter 13 The Horse Races and Their Categories in World Nomad Games 
Chapter 14 Cultural Element in Turks: Atlı-Cirit 
Chapter 15 Traditional Equestrian Games in Kyrgyz Cinematography 
Chapter 16 The Spectacle of the Africa-Roman Chariot Races During II - VI Centuries, AD 
Chapter 17 Racing Tuvinian Nomads 
Chapter 18 Pato / Horseball 
Chapter 19 Horse And King; A Cultural Element of Horse in Benin 
Chapter 20 Simplified Description of Most Common Traditional Equestrian Sports in the World</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104968</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c21cd206-a6c5-4569-88e7-b23a7e18ada7.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu İslam Hukuku ;(Yükseliş Devri [1063-1092])</image:title>
            <image:caption>Büyük Selçuklu Devleti, Orta Asya&apos;dan Anadolu&apos;ya, Irak&apos;tan Suriye&apos;ye, Hicâz&apos;dan Yemen&apos;e kadar büyük bir coğrafyayı kuşatan bir imparatorluktu. Geniş bir toprağa sahip olan Selçukluların en parlak zamanı da Alparslan ve Melikşah&apos;ın dönemleri olmuştur. Yükseliş devri olarak adlandırılan bu dönem ilmî faaliyetler hususunda birçok gelişmeye sahne olmuştur. Nizâmiye medreselerinin kurulmasıyla birlikte dönem âdeta ilmî açıdan zirve çağını yaşamıştır. İşte bu çalışmada da Selçukluların ilim ve kültür hayatı bakımından en parlak dönemi olan Yükseliş devrindeki İslam hukuk anlayışı ele alınmıştır. Selçuklu devri ilim adamları arasında bilhassa yükseliş devrinde değerli çalışmaları olan ve hukuk tarihi boyunca isimleri dillerde dolaşan tarihe damgasını vurmuş çok sayıda hukuk bilgini olmuştur. Bu bilim adamlarının kimi yargıda bizzat uygulamanın içinde yer almak suretiyle, kimi de yazdıkları eserler ve yetiştirdikleri talebeler vasıtasıyla hukuka ve hukuk biliminin gelişmesine katkı sağlamışlardır. Özellikle ortaya koymuş oldukları eserler uzun zamandan beri İslam hukuku açısından kaynak vazifesi görmüştür, görmeye de devam etmektedir. İşte, İslam hukukunun kendilerine hâlen dahi çok şey borçlu olduğu -öyle gözüküyor ki- borçlu kalmakta da devam edeceği, Şirazî, Cüveynî, Gazzalî gibi âlimlerin büyük bir kısmının tetkik mevzuumuz olan Selçuklu Yükseliş Devri hukukçularından olmaları da Türk hukuk tarihi için bir şeref payıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20a90744-cf6f-4672-ac1a-0f5028690b57.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Raporlama ve Diğer Kapsamlı Gelir</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM: FİNANSAL RAPORLAMA 
 
İKİNCİ BÖLÜM: İŞLETME FAALİYETLERİ ve İŞLETME FAALİYETLERİNE İLİŞKİN KAVRAMLAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: MUHASEBEDE ÖLÇME ve DEĞERLEME YAKLAŞIMLARI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: DİĞER KAPSAMLI GELİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104970</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7fddab1-3977-43d9-9e0e-7442d2c538d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Voleybolda Öz Yeterlik Pskolojik İyi Oluş Tükenmişlik ve Başarı İlişkisi</image:title>
            <image:caption>·         GİRİŞ 
·         KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
·         MATERYAL VE YÖNTEM 
·         BULGULAR 
·         TARTIŞMA 
·         SONUÇ 
·         ÖNERİLER 
·         KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add17894-6c3f-4605-acc0-23d497a6b7cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersimiz Fatiha</image:title>
            <image:caption>Aşırı derece zeki ama bir o kadar da yaramaz İdris Takacı ve kankası Tacettin Taci, cimcime Sınıf Başkanı Safinur Tazenane, her yere altın kalpli papatya resimleri çizen lepiska saçlı Mahpeyker Çıtırak, haksızlığa hiç gelemeyen gözü kara Cemile Mürdüm ile sıra arkadaşı Nefise Gügüm, ismi sorulduğunda rüzgarda bir çiçek gibi titreyen zerafet abidesi Ayşe Melek, pek meraklı Osman Terazi ve çok acayip sıradışı bir öğretmen Halis Muhlis! Hepsi ve daha fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu 5-A sınıfında! 
 
– Gün doğumunu neşeli şarkılarla karşılamaları gibi kuşların; müminler de yıldızlar, çiçekler ve ikisi arasına cömertçe saçılmış hadsiz ve hesapsız güzellikler için, “elhamdülillahi rabbilâlemin” derler. “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun...” 
– Amin! 
– Amin için daha erken değil mi Tacettin? Daha Fatiha’nın başındayız. 
– Sonunda da söyleriz öğretmenim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104972</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c13346f0-e926-44fd-ae88-efabcaf0b102.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Dişli Kızla Altın Perçemli Çocuk</image:title>
            <image:caption>Çocuklarını masallarla büyüten topraklardır Anadolu. Özünü, töresini yüz yıllar boyu masallar vasıtasıyla anlatmış, öğretmiştir. Kimi günümüze ulaşmış kimi ne yazık ki zaman içinde kaybolup gitmiştir. İşte, “Geleneksel Halk Masalları” araştırmalarına da konu olmuş o masallardan biridir “İnci Dişli Kızla Altın Perçemli Çocuk”. 
Anka Kuş’undan, Kaf Dağı’na uzanan, kırk gün kırk gece süren bir serüvendir. Nenelerimizin, dedelerimizin, bir gaz lambası ışığında anlattığı, o eski zaman masallarından biri olan bu masal, her çocuğa, yer yer epik yer yer lirik sunumlarıyla sınırsız bir hayal dünyasının kapılarını açar. Belki de en çok ihtiyacı olan şeyi verir ona. Çünkü “Hayalleri sınırsız olmayan bir nesilden, mucizeler beklenemez.” 
Renkli resimlerle desteklenmiş kitabın sonunda çocukların kendi hayal gücüne göre boyama yapabileceği masal ile ilgili boyanmamış çizimler de yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a1d9a8-2387-4f60-a77b-a6ec13f8c893.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilli Düdük&apos;le Eğlenceli Bilmeceler</image:title>
            <image:caption>Bilmeceler, çocukların dil becerilerinin geliştirir.Duygu ve hayal dünyalarını zenginleştirir. Problem çözme becerisi kazandırır.Sözcük dağarcığını arttırır.Bu kartlardaki bilmecelerin yanıtları, ses uyumu dikkate alınarak dizelerin sonunda verilmiştir. Bu kartlar, çocukların etkili dil çalışması yapmasını da sağlamaktadır.Aynı zamanda grup etkinliği olarak eğlenceli bir oyundur. En çok puanı toplayan oyunu kazanır.Haydi, hem öğren hem eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1c3e6f2-7087-45d8-9b6f-df2fabf1c75f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmeceli Deyim Kartları</image:title>
            <image:caption>Deyimler,ana dilin en büyük zenginlikleridir.Anlatımı etkileyici kılmak için en güçlü dil unsurlarıdır.Çocukların dünyasına deyimleri katmanın eğlenceli yolu görsel okumalar ve bilmecelerdir. Bilmeceli deyim kartları, oyunla keyifli bir şekilde deyimleri öğrenmeyi sağlamaktadır.En çok deyimi bulan ve en çok puanı toplayan kazanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104975</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f756d1ec-dbc2-40df-bf8b-f5d7d3756f51.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Polisiye 4. Kitap</image:title>
            <image:caption>“Burası İstanbul” 
Çaresiz ve başarısız genç yazarın hayatının, dolaştığı parkta bulduğu gizemli çantayla sonsuza kadar değişmesi. Kolombo Kemal’in kokoreç faciasının utanç verici sonuçlarına katlanırken bulduğu aydınlatıcı ipucu. Osmanlı’da son dönem İstanbul’unun en dehşetengiz cinayetini bilgisiyle çözümleyen parlak zekâlı hafiye. Dindar ailenin ağır baskısına isyan eden genç kızın mutluluk arayışı için yaktığı intikam ateşinin ışığıyla açığa çıkan şaşırtıcı gerçekler. Kıskançlığın gözünü kör ettiği adamdan şeker gibi tatlı karısına uyguladığı kalp krizi kıvamındaki sevgi gösterisi. Adsız Seks Bağımlıları toplantısında tanışan küskün adamla genç kadının güldüren aynalar labirentinde son bulan lunapark macerası. Patronun gözdesi ve pavyonun en sevilen assolistinin hırsızlık görüntüsüyle öldürülmesinin arkasındaki gizemi çözen usta dedektifler. Borçlarını bir çırpıda ödemenin yolunu arayan kuzenlerin çevirdiği çift taraflı dolaplardan çıkan sürpriz hediyeyle yaşadıkları şok tedavisi. Yanlış evliliğin kurbanı olan kız çocuğunun günahsız kıskançlığına karışan alkol kökenli büyük suç. Emekli başkomiserin hayatını mahveden olayın etkisinde sürünerek yaşarken kafayı takıp çözümlediği normal ölüm benzeri cinayetler. Geçmişin korkunç hatırasını yüzünde taşıyan hademenin suç ortağı olan çocukluk arkadaşıyla yıllar sonra yaşadığı ölümcül hesaplaşma. Sultanahmet Meydanı civarında peş peşe vuku bulan ve biri ölümlü iki olayı birbirine mizahla bağlayan alkolik komiser. Cinli perili hikâyeler biriktiren polis, çifte fantastik görünümlü gerçek bir vakayı harika bir üslûpla anlatan eski âmirleri. Boğaz’ın karanlık sularına atılmadan öncebaşına vurularak öldürüldüğünden şüphelenilen jigolo gencin kibirli katilini bulan kadın baş komiser. Kınalıada’daki ruhban okulunda 1913 yılsonuna doğru işlenen cinayetleri otuz yıl öncesine bağlayıp zihnindeki kandille aydınlatan komiser muavini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6de14a-396a-4289-b260-8214173f3114.jpg</image:loc>
            <image:title>Miki ve Komşuları</image:title>
            <image:caption>Topşik, Minmin, Mırmır ve Ponçik aynı apartmanda yaşıyorlardı. Hepsinin bazı kaygıları vardı. 
Birbirlerini de hiç tanımıyorlardı. Tanışmak ve birlikte pasta yemek için Miki’nin daveti yeterliydi. 
Miki’nin daveti, yeni komşuları bir masa etrafında toplayacaktı. 
Bunun için denemeye değerdi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104977</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3903f6fa-2487-431e-a86e-dc6c3c685b07.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun İlacı Zekat</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, duygusal öğrenme çağındaki çocukların gelişim düzeyleri göz önünde bulundurularak ve çocukların temel dinî bilgileri kolayca ve severek öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklara bu dönemde öğretebileceğimiz temel dinî bilgiler, onların günlük yaşamda yaşadıkları olaylar ve hikâyeler ile desteklenmiştir. 
“Ruhumun İlacı” serisinin dördüncü kitabında zekât konusu işlenmiştir. Zekât ile paylaşma ve yardımlaşmanın sosyal yaşamdaki öneminin anlatıldığı “Ruhumun İlacı Zekât”, çocuklarınızın elinden bırakmak istemeyeceği başucu kitabı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d100e8ff-7c54-495f-a2f7-69ccb1d6e12e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Personeline Yönelik Disiplin Soruşturması Süreci</image:title>
            <image:caption>Kamu kurumlarındaki personele yönelik disiplin soruşturmaları; süreç olarak sadece disipline aykırı eylemler ile ilgili araştırma, soruşturma ve bunların karşılığı olan cezaların uygulanmasından ibaret değildir. 
Disiplin; daha geniş anlama sahip bir kavram olup çalışma ortamlarının düzenlenmesi, çalışanların mali ve sosyal haklarının iyileştirilmesi, idarenin çalışanlara ve dolaylı olarak topluma karşı sosyal sorumluluğunu yerine getirerek insan odaklı ve karşılıklı güvene dayalı bir iklim oluşturulmak suretiyle iş veriminin artırılması gibi hususları da içerir. 
Disiplin ceza ve tedbirlerinin amacı; kişiyi cezalandırmaktan ziyade kamu hizmetinin devamlılığı için kişinin ve diğer çalışanların eğitilmesi, caydırılması gibi üst amaçları gerçekleştirmektir. 
“Kamu Personeline Yönelik Disiplin Soruşturması Süreci”, bu yaklaşımla ve disiplin soruşturması sürecinde kamu personeline, soruşturmacılara ve disiplin amirlerine rehberlik etmesi amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/500be6c5-0301-44b3-a4bd-09e6015c6092.jpg</image:loc>
            <image:title>Diriliş Muştuları</image:title>
            <image:caption>Hak yolunda isen yanlış olamaz 
Müslüman haktan uzak duramaz 
Vahdeti kurarsak düşman yıkamaz 
Küskünlükler bitsin birlik olalım 
 *** 
İnsanoğlu doğar yaşar ve ölür 
Yaşarken hayattan dersini alır 
Kendi ölür gider hatırda kalır 
Hoş şeyler bırakan biri olmalı 
 *** 
Kul Dursun’um nasihatim kendime 
Yıkılır kayalar koysam bendime 
Hesap günü bakılmıyor rengime 
Allah de ey kalbim gerisi yalan 
***  
Kul Dursun’un önce kendine, sonra da dostlarına hatırlatmalarından oluşan şiirler ve bu şiirlerin hikâyelerini içeren Diriliş Muştuları… 
Sevincimize ve mutluluğumuza vesile olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104980</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/300fabae-0a9b-427e-993d-845dc44dff0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun İlacı Hac</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, duygusal öğrenme çağındaki çocukların gelişim düzeyleri göz önünde bulundurularak ve çocukların temel dinî bilgileri kolayca ve severek öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklara bu dönemde öğretebileceğimiz temel dinî bilgiler, onların günlük yaşamda yaşadıkları olaylar ve hikâyeler ile desteklenmiştir. 
“Ruhumun İlacı” serisinin son kitabında, dinimizin farz ibadetlerinden biri olan hac konusu işlenmiştir. Çocuklara hac ibadetini anlatabilmek amacıyla çeşitli hikâyelere ve Yüce Allah’ın güzel isimlerinden (Esma-ül Hüsna) bazılarına yer verilen “Ruhumun İlacı Hac”cı keyifle okumanızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104981</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24f692c3-1f1b-4e17-8c8c-ad38d64ae302.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Uyandırmak</image:title>
            <image:caption>Bazen gönül kapılarınızı açarsınız insanlara. Yüreğinizi okyanus kılarsınız. Hesapsız, kitapsız… Karakışta kuş misali vurursunuz merhamet dilendiklerinizin cam fanusuna. Üşüyorum, dersiniz. Çoğu zaman açılmaz cam pencereler. Bir gelincik düşer yere. Binlerce gelincik kanar yüreğinizde. Elinizde kalır tüm kır çiçekleri. Bir yürek yetim kalır. Açılmayan cam değil, aslında gönül aynasıdır. Aynaya yansıyan umutsuzluk ve çaresizliktir. 
***** 
Yitirdiğimiz “aşk estetiği”mizden ilhamla gönül iklimine gül devşiren ve insanı merkeze almasıyla dikkati çeken hikâyeler demeti… 
Hayatın içinden seçtiği konuları sıcak, samimi bir üslup ve dikkatli bir gözlemle kaleme alan yazar; bizi yüreğimizden yakalıyor ve bütün zorluklara rağmen özümüzü insan kalmaya davet ediyor. 
On üç hikâyenin yer aldığı kitap, yüreğimizde kaybettiğimiz güneşi uyandıran hikâyelerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a85852c-b3ef-41a0-80e8-c8023a07c6e4.jpg</image:loc>
            <image:title>On Üçüncü Cinayet</image:title>
            <image:caption>Bu romanı okuduktan sonra, telefonunuzdaki bütün mesajları silmek isteyeceksiniz. İstanbul&apos;dan Paris&apos;e uzanan cinayetler serisinde beklenmedik bir tesadüf sonrası gelişen olayları, tek bir solukta okurken, perdelerinizi kapatmayı unutmayınız. Çünkü haberiniz olmadan, yüzlerce kamera tarafından gözlenmektesiniz. Gelecek zamandaki kurgunun, şimdiki zamana izdüşümünü anlatan bu romanda, bütün ipuçları verilmesine rağmen, iyi bir dedektif olmadığınızı fark etmenizin üzüntüsünü yaşayacaksınız. Katilin yerine kendinizi koymadığınız sürece, hiçbir cinayetin nedenini çözemezsiniz. Kitabın son sayfasında buluşmak üzere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104983</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d1bf23-dda3-4ff2-b9a3-0e2387aef995.jpg</image:loc>
            <image:title>Isagoge</image:title>
            <image:caption>&quot;Porphyrios’un Isagoge’si felsefe ve mantık alanında yüzyıllar boyunca etkili olmuş ender yapıtlardan biridir. Felsefe tarihçileri ve filozoflar tarafından çok çeşitli zamanlarda ele alınmış, değerlendirilmiş olması, hiç kuşkusuz onun içeriğinden kaynaklanmaktadır. Bir yandan Aristoteles’in Kategoriler’i ile kurduğu ilgi, öte yandan da sezinlettiği felsefi sorunların her zaman taşıdığı güncellik (çünkü asıl, gerçek felsefe soruları güncelliklerinden hiçbir şey yitirmezler), felsefe ile ilgi kuran kişilerin bu yapıtı şu ya da bu biçimde göz ardı etmemesine yol açmıştır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f7733c1-478a-4311-b256-a8406954b195.jpg</image:loc>
            <image:title>Köşker Dağı&apos;nın Suna&apos;sı</image:title>
            <image:caption>Tarihin seyri seferinde yer alan milletler cemiyet hayatına önemli gördükleri milli ve manevi değerleri sunmuşlardır. Bunlar çeşitli kategorilerde ve branşlarda ana bilim dallarına mensup olabilirler. Fakat diğer yanda teknoloji başka bir dünyanın kapılarını aralar. Ve insanların ihtiyaç duydukları gereksinimleri çevreyi bozmadan bilgi ve beceri yöntemlerini devreye alabilir. Anlatacağımız hikayenin kahramanları buna benzer kazanımları elde etmiş Türk Milletinin makus talihini değiştirecek buluşlara imza atan vatansever insanlardır. 1965 yılından itibaren cemiyet hayatına akademisyen olarak katılan Çelebiler ailesi daha sonra Amerika Birleşik Devletlerinde insan yetiştirme metodolojisine uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti  Devletine  bilim ve teknoloji alanında  çok değerli katkılar vermişlerdir. Bu katkının adı Bülent Çelebidir ve Amerika Birleşik Devletlerinin Silikon Vadisinde buluş yapan on mucidden birisidir. Söz konusu olan kablosuz internet modemi Airties’i ülkemize getirerek Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tarihine altın harflerle adını yazdırmıştır. Şu anda Silikon Vadisinin Türkiye temsilciliğini yapmaktadır. Bu teknoloji Bülent Çelebi’nin ellerinde  Kafkaslara kadar uzanarak Türk Dünyası ile buluşmuştur. Bu vesileyle Bülent Çelebi Çelebiler ailesinin Melikgazi’den başlattıkları tarihi yolculuğu Amerika Birleşik Devletlerinde teknolojide yeni bir çığır açarak insanlığın hizmetine sunmuştur. Kendisine Çelebiler ailesi olarak  sağlık  başarı  ve esenlikler diliyoruz.  
 
  Araştırmacı Yazar Ziya Şahin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf99970-3490-4e00-a989-fd153e1fbb72.jpg</image:loc>
            <image:title>O&apos;g&apos;uzxonning Qilichi</image:title>
            <image:caption>Islom Xolboy 1961 yil 18 sentyabrda Buxoro viloyatining Qorako‘l tumanida tug‘ilgan. 
U tug‘ilgan Qoraun qishlog‘ida baxshilar ko‘p bo‘lgan. U bolaligidan Go‘ro‘g‘li, Shohsanam va G‘arib, Kuntug‘mish kabi dostonlarni eshitib ulg‘ayadi. O‘g‘uzxonning qilichi dostonidagi ko‘p voqealar va afsonalarni ham u xalq tilidan eshitgan. 
U 1988 yilda Toshkent Davlat Unversiteti Jurnalistika kulliyotining kechki bo‘limini tugatgan. Bir vaqtning o‘zida jurnal va gazetalarda ishlagan. 
U O‘zbekistonning Ozodligi uchun kurashgan “Birlik” xalq harakati asoschilaridan biri. 
“Birlik” bo‘linganidan keyin “Erk” demokratik partiyasida bir muddat Rais o‘rinbosari sifatida faoliyat ko‘rsatgan. “Erk” demokratik partiyasini siyosiy qarashlari tufayli tark etgach, u bir guruh o‘ziga o‘xshagan yoshlar bilan “Vatan taraqqiyoti” partiyasiga asos soladi. 
Uning ilk she’riy “Hijron azobi” kitobi 1998 yilda Toshkentda chop etiladi. O‘zbekiston qamoqxonalaridagi real voqealarni o‘z ichiga olgan olti kitobdan iborat Tuzoq romaning birinchi kitobi esa, 2021 yilda Anqarada turk va o‘zbek tillarida nashr qilindi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70dd4f0d-57d7-449b-a299-1ad560c7d7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşadıklarım</image:title>
            <image:caption>Gecenin dört buçuğunda nasıl geldiğimi bilmeden, sağ salim ofise kendimi attığımda, binlerce sopa yemiş kadar bitkin, sersem, tükenmiş durumdaydım. Ofis telefonu çaldı. İçimden “hayırdır” deyip ahizeyi kaldırdım, “sende... evden kaçıyorsun” diye sayarken telefonu kapattım, defalarca aramasına rağmen açmadım ve baktım bırakmayacak, telefonun fişini çektim. O saatte bile olsa, bir dosta koşup, onu uyandırıp onun kolları arasına girip, derdimi dökmek ihtiyacı duydum. Belki o zaman çektiğim acının niteliği değişir, kendimi biraz daha iyi hissedebilirdim. Tüm vücudum titriyor, dudaklarım uyuşmuş, ayaklarım falakaya yatırılmış gibi üstüne basarken acıdan zıplıyorum. Zıplayınca da düşüyorum. Düştüğüm yerden kalkmak için dakikalarca uğraşıyorum. Kalkınca da tekrar düşüyorum. Arka arkasına, üç dört defa düşünce bir daha kalkmak istemedim ne olursa olsun böyle kalayım ölürsem ölürüm dedim. Yeisin ve çaresizliğin girdabında durmadan yoğruluyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104987</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac6bc156-7e28-4591-bfd6-41b721c0851b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersimiz Serisi (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>DERSİMİZ SERİSİ (4 KİTAP)
1) Dersimiz Amentü
2) Dersimiz Güzel Ahlak
3) Dersimiz Namaz
4) Dersimiz Fatiha

“Merak Ediyorum Dizisi’nin yazarından sitcom tadında bir kitap!”
Aşırı derece zeki ama bir o kadar da yaramaz İdris Takacı ve kankası Tacettin Taci, cimcime sınıf başkanı Safinur Tazenane, her yere altın kalpli papatya resimleri çizen lepiska saçlı Mahpeyker Çıtırak, haksızlığa hiç gelemeyen gözü kara Cemile Mürdüm ile sıra arkadaşı Nefise Gügüm, ismi sorulduğunda rüzgarda bir çiçek gibi titreyen zerafet timsali Ayşe Melek, durmadan not alan arka sıralardaki esrarengiz öğrenci ve  çok acayip sıradışı bir öğretmen Halis Muhlis!  Hepsi ve daha fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu 5-A sınıfında!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b196f0f6-8a13-4995-8e73-928afcb7e4eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Etikte Öznellik Nesnellik Tartışması</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta günümüz etiğinin temel tartışma konularından birisi olan etikte nesnellik-öznellik sorunu, “Etik olgular gerçekten var mıdır?” sorusu etrafında dönen ontolojik problem ve “Etik olguları nasıl biliyoruz?” sorusunu yanıtlamayı merkeze alan epistemolojik problem olarak ele alınmakta; etik nesnelciliğin ve etik öznelciliğin temel savları temsilcilerinin ağzından ortaya konulmaktadır. 
Günümüz etik düşüncesinde nesnellik-öznellik ikileminin “olgu” ve “değer” ayrımından kaynaklanan bir sorun olduğu, sorunun öncellikle öznellik ve nesnellikten ne anlaşıldığının, neyin öznellik ya da nesnelliğinden söz edildiğinin ortaya konulması, doğal ve moral olgular arasındaki ontolojik farkların açık kılınmasıyla çözülebileceği gösterilmeye çalışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104989</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18b929b5-a2d6-44af-9aa5-e1d9c6cf79a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İbrani Masalları (Özel Ayracıyla)</image:title>
            <image:caption>Medeniyetlerin buluşma noktası olan, kültürel çeşitliliği zengin bir 
coğrafyadan masallar... 
 
Yüzyıllar içinde farklı kültürlere ev sahipliği yapmış topraklarda ortaya çıkan İbrani Masalları, bu kültürlerin her birinden izler taşır. 
 
İbrani anlatılarının renkli dünyası, dinler tarihinden iyi bildiğimiz isimlerin de eklenmesiyle zenginleşmiş ve bu zenginlik sayesinde bu masallar, günümüze dek anlatılmaya devam etmiştir. 
 
Kartalların Sarayı’ndan Nuh Tufanı’ndaki Dev’e, Ergetz’in Peri Prensesi’nden Yıldız Çocuk ve Dilenci Kral’a kadar pek çok benzersiz masal bu kitapta okurlarını bekliyor. 
 
Geçmişle geleceği birbirine bağlayan bu masallar, masal seven herkesin kitaplığında bulunmalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aec35bdc-742b-48f7-aee0-80abd8672df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Bir Ben</image:title>
            <image:caption>Halil Genç, ikinci romanında Türkiye’nin karanlık bir döneminde, darbeler tarihimizin son ağır ve uzun askeri darbe günlerinde yaşananlara bir hikâyede ışık tutuyor. Roman daha güzel, daha adil bir dünyayı umut eden ve bunun için mücadele veren bir grubu ele alıyor. Bir depoyu güvenli bir yere taşıması istenen roman kişisi, korkunç bir kaçıp kovalamaca, baskı zulüm ortamında üstesinden gelmeye çalıştığı görev sırasında, kendini, bir süredir uzak kaldığı örgütlenmenin yeniden içinde buluyor. Olay örgüsü, karakterler, bağlantılar çok iyi kurulmuş. Dilin kullanımı, metaforlar, duygusallık dozu kusursuz. Canlarını ortaya koyarak var olma mücadelesi veren insanlarda yanlışlıklar, acemilikler, çaresizlik de var. Dahası çocuksu yanları da var bu insanların; saygı, şefkat, merhamet duyuyoruz onlara. Devrimin ve direnişin zorlu karmaşası izinde, kişisel sorgulamalar ve umutsuz aşkların duygusallığı tam kıvamında. İnanç, kararlılık, adanmışlık, dönüşsüzlük, hatta aldatılmışlık, ne olursa olsun, bozuk düzene başkaldıran gözü pek insanların ve mağdurların hikayeleri yeterince anlatılmadı hâlâ. Baskı dikta dönemlerinde ne insan ne birey; asi-av-hedef- olarak görülenler üzerine yaşanmış, yazılmış, yazılacak daha çok şey var. Senden Bir Ben, her devrin genç devrimcilerinin onurlu direnişlerinin, mücadelelerin, aldanışlarının ve acıklı yenilgilerinin anısına armağan olsun 
İNCİ ARAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25874b8e-b4c2-4cab-8317-addd8bfaaa60.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama Anne Neden?</image:title>
            <image:caption>Dünyayı anlamaya, hayatı keşfetmeye çalışan çocukların kafalarında her gün sayısız soru oluşur. Bazılarını dile getirirler, ebeveynlerine veya kendilerine yakın bulduklarına sorarlar, bazılarını soramazlar, sormaktan çekinir, korkar veya yanıt alamayacaklarını düşünürler. Oysa kafalarına takılan soruları rahatça sorabilmeli ve her zaman tatmin edici olmasa da yanıt alabilmelidirler. Bu arada ebeveynler bazen verecekleri bir yanıtın doğru ya da yanlış ikilemiyle sınırlı olmadığını, gri alanların da var olduğunu çocuklara anlatabilmelidir. Ayrıca çocuklar, ebeveynlerinden farklı fikirleri savunmakta özgür olduklarını da hissedebilmelidir. Ebeveynlerin, çocuklarının özellikle kendilerini zorlayan ya da cevabını bilmedikleri sorularından korkmaması, onları geçiştirmeye çalışmaması önemlidir. Yalan yanlış yanıtlar vermek yerine, &quot;bu sorunun yanıtını ben de bilmiyorum&quot; ya da &quot;gel birlikte araştıralım&quot; diyebilmek gerekir. Araştırmayı, öğrenmeyi, sorgulamayı bilen zihinlerin temelini atmak çocuklarımıza vereceğimiz en değerli şeylerden biridir. Psikoterapist ve üç çocuk annesi Clemmie Telford’un titiz araştırmalarının sonuçlarını kendi deneyimleriyle harmanlayarak kaleme aldığı bu kitap çocuklarınızdan gelebilecek çok çeşitli konulardaki soruları ve verilmesi gereken uygun yanıtları ele alıyor. Çocuklarınızın sorularından kaçmak ve onların sorgulayıcılığını törpülemek yerine geliştirmek, onları hayata çok daha iyi hazırlamak istiyorsanız, bu eğitici olduğu kadar keyifli kitap elinizin altında bulunsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51272fca-5964-43e3-9472-a5abf651989e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütünlük Yolu</image:title>
            <image:caption>Gerçekten bildiğin şeyin farkında ol, gerçekten hissettiğin şeyi hisset, gerçekten söylemek istediğin şeyi söyle ve gerçekten istediğin şeyi yap   Sosyolog Martha Beck, içinden geçtiğimiz çalkantılı çağda, her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan “dürüstlüğün” neden anlamlı ve değerli bir yaşamın anahtarı olduğunu açıklıyor.   Bu kitabında Beck, bütünlüğü bulmak için herkesin uygulayabileceği dört aşamalı bir yol ve bununla birlikte amaç duygusu, duygusal iyileşme ve zihinsel ıstıraptan arınmış bir yaşamı keşfetmenin sırrını sunuyor. Bizi rahatsız eden şeylerin çoğunun, gerçekten bize kendimizi bütün hissettiren değerlerden koptuğumuzda yaşandığına işaret ediyor.   İlahi Komedya’dan ilham alan yazar, kişisel bütünlüğü elde etme sürecini küçük, yönetilebilir adımlara bölmek için bir çerçeve olarak Dante’nin klasik kahramanın yolculuğunu kullanıyor.   Bize, gerçek yolumuza yönlendiren içsel sinyallerimizi nasıl okuyacağımızı ve kültürümüzün dayattıklarına karşı aslında gerçekten ne istediğimizi fark etmenin yolunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/202a14a0-69dd-4e68-8ddb-4601d3aa807a.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King 07</image:title>
            <image:caption>Sahip olduğu şaman gücünü eğitmek ve daha da kuvvetlendirmek için Izumo’ya giden Yoh, büyük bir değişim yaşayarak döner, artık o eski Yoh değildir. Evrensel Ruhu daha da güçlenir, Amidamaru Evrensel Ruh formundayken de konuşabilme becerisi kazanır. Şimdi Yoh, Şaman Dövüşü ön elemelerinin üçüncü turunda, altın renkli güçlü Evrensel Ruhu Bason’u kontrol eden rakibi Ren ile karşılaşacak. Müsabaka günü nihayet gelip çattı! Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/760f970d-6a80-4b8b-a28c-e37c49fc24c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Goblin Slayer – Goblin Avcısı 3</image:title>
            <image:caption>Goblin Avcısı’na rahat yok... Ogreyle giriştiği savaşın etkilerini yavaş yavaş üzerinden atarken düşman bu kez, onun en hassas olduğu yere, yanlarında kaldığı ailenin çiftliğine saldıracak. Sayıları yüzün üzerinde olan goblin sürüsü çiftliğe doğru yaklaşırken, Goblin Avcısı son direnişini yapmaya hazırlanıyor. Maceracılar onun çağrısına yanıt verecekler mi, yoksa bu büyük saldırı Goblin Avcısı’nın sonunu mu getirecek? Goblin Slayer, her cildini nefesinizi tutarak okuyacağınız aksiyon dolu bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/096a1996-96eb-46fc-bd14-dac7e157fb05.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Telimden Dökülenler</image:title>
            <image:caption>Aslen Elâzığ doğumlu olup,  Ankara&apos;da ikamet etmekteyim. Atatürk Lisesi Fen Bölümünden mezunum. Üniversite sınavlarına katıldım, o dönemde Okullarda terör olduğu için gidemedim, ailem göndermedi. Bankacı olarak işe başladım... 
 
Müdürlüğe kadar yükseldim, Bankadan emekli oldum... 
 
Evli, İki çocuk annesiyim... 
 
Edebiyata çocuk yaşlarda başladım, resim, el-işi, müzik, şiir hobilerim olmuştu... 
 
Sanata düşkünlüğüm buradan geliyor... 
 
 
Beni Okur Kalem 
 
Sevda masalı bu, döker içimi, 
Beni okur kalem, yazar derdimi. 
Duygu masalı bu, gizem dilimi, 
Beni okur kalem, yazar derdimi. 
 
Hüzünler ağlatır, acı söyletir, 
Yalanlar kanatır, közü aratır, 
Diller yarasıdır, sözü sızlatır, 
Beni okur kalem, yazar derdimi… 
 
Melek BAYKARA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0855f74c-76ce-4ec4-873d-9aabea0e0262.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;ın Evrenselliği ve Kur&apos;an Sembollerinin Dili</image:title>
            <image:caption>Evet eğer, kendi fikrime ve felsefî çalışmalara dayanarak kitapta anlattığım o beş kitabı yazsaydım, elbetteki cevaplar çok zayıf kalırdı. Fakat iş, Kur’an ayetlerinin temel vasfı olan kudsiyet ve mucizeliğe dayanınca hem ben, büyük bir külfetten kurtuldum, hem çok daha parlak ve canlı cevaplar oldu... 
 
Evet, tarih boyunca iki çeşit tefsir yazılmıştır. Bir kısmı, Kur’an metninin gramatik tahliline ve tercümesine ağırlık vermişler. Ve sıra ile gitmişler. İkinci kısım tefsirler, sıra ile olmayıp Kur’an’ın bütünlüğü içinde, özellikle ayetlerin ve cümlelerin birbiriyle olan münasebet ve ilişkilerinden çıkan evrensel geniş manalara dayanarak yapılmış olan tefsirlerdir. Bu manevi mucizelik tefsirleri, metnin gramatiğiyle ve cümlelerin tercümesiyle ilgili kopuk notlar şeklinde olan tefsirlerden çok daha fazla Kur’an ruhuna, manasına layıktırlar. Böyle tefsirler, Kur’an’ın mesajını çok daha iyi açıklıyorlar. Çünkü kitapta adları geçen o büyük imamlar, Kur’an’ın nazm-ı maânisini (söz dizimini) esas almışlar; -matematik sayıların bir araya gelmesiyle değerleri yükseldiği gibi- o nazm-ı maâniden çıkan evrensel, sonsuz mana katmanlarına girmişler, toplumun anlayabileceği bir dil ile, temsillerle o manaları, mesajları açıklamışlar. Diğer tefsirler gibi kelime tercümesinde ve cümlelerin gramatik tahlillerinde boğulmamışlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34dea5a7-63ff-4f92-b341-a64e685c8dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin Kar Taneleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı yazarken her kelimede hakkı olan, kalemime, ağaçlara, çiçeklere, denize, gökyüzüne, yağmura, kar tanelerine, gecelere, yıldızlara, ayın ışığına, kelebeklere, serçelere, suyun her haline ve bana renk olarak eşlik eden izlemeye doyamadığım fizik belgesellerine, psikoloji ilminin her tonuna, klasik müziğe ve ney musikisine ve sayamadığım alemdeki nice güzelliklere ve de bana gönülden dua eden güzel insanlara teşekkür ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e2321e-0f0f-42ee-9add-cf87da16b300.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Sayı: 14 (Ocak – Şubat – Mart 2022)</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk on üç sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 14. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
 
Söbütay Özer Ahmet Oktay Ahmet Telli Gündüz Vassaf Kudret Emiroğlu Cemil Kavukçu Ali Cengizkan Turgay Fişekçi Hüseyin Ferhad Gülce Başer Veysel Çolak Mahmut Temizyürek Haydar Ergülen Gülümser Çankaya Semiramis Yağcıoğlu Faris Kuseyri Gustavo Adolfo Bécquer Tozan Alkan Özge Cengiz Enver Topaloğlu Oğuz Demiralp Semih Çelenk Neslihan Önderoğlu Serap Erdoğan Şeref Bilsel Kemal Varol Joao Cabral de Melo Neto Cevat Çapan İlyas Tunç Bünyamin Bozkuş Hicran Aslan Charles Simic Sinan Fişek Gül Ersoy Hüseyin Köse Atakan Yavuz Hilmi Tezgör Aurora Luque Ayşe Nihal Akbulut İgor Karaulov Şeymanur Koçer Ahmet Çakmak Işıl Madak İsmail Cem Doğru İoanna Bourazopoulou Fulya Aktüre Jeffrey Kahrs Beyza Kınık Elifnur Bingöl Şirin Kahrs Esat Şenyuva Alfred de Musset Kenan Sarıalioğlu Kıymet Erzincan Kına Zerrin Saral Osman Gür Toprak Şems Tezcan Ozan Öztepe Nefise Doğangün Pavel Alekseyev Aylin Paksoy Ümit Yıldırım Aykar Sönmez Zafer Demir Valentino Colonna Eser Ceran Erdi Çerkes Karadağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b36d26e1-c21b-445d-82c3-4110897fe707.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluşa Giden Yol</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın en önemli, en dirençli, en kararlı devrimcilerinden biri… Dünyanın emperyalizme karşı en görkemli direnişlerinden birine imza atan Vietnam halkının Marksist önderi Ho Şi Minh ya da halkın ona verdiği adla Ho Amca! 
Günümüzün üretken Marksist aydınlarından Vijay Prashad, kapsamlı bir sunuş yazısıyla birlikte, Ho Şi Minh’in ömrü boyunca kaleme aldığı metinlerden, hazırladığı raporlardan, yaptığı konuşmalardan en öne çıkanlarını bir araya getirdi. 
“Sömürgecilik”, “Devrim”, “Bağımsızlık ve Savaş” başlıklı üç ana kısımda, 48 bölümde, temel belgeler bir arada… Bağlam gereği araya giren birkaç metin dışında kronolojik sırayı takip eden bu seçki, hem direnişin büyüklüğüne hem de devrimin ve sosyalizmin inşasına dair bütünlüklü bir çerçeve ortaya koyuyor. 
“Devrim” kısmında yer alan ve kitabın omurgalarından birini oluşturan “Devrimci Yol” adlı metin Vietnamca dışında ilk kez gün ışığına çıkarken, kitap bir bütün olarak “Ulusal Kurtuluş Marksizmi” gibi kavramların tartışılmasına olanak sunuyor. Ayrıca Ho Amca, “hareketin temel öğretmeni” görevini üstlenen biri olarak, ideolojik mücadeleye ve kuramsal birikime, Marksizm-Leninizmin kadrolar tarafından özümsenmesine özel bir önem verdiği için, eğitim ve öğretim konusu da bu seçkide özel bir yer kaplıyor. 
En temel belgelere, hapishane günlüklerinden şiirlere, Parti ve Üçüncü Enternasyonal kongrelerindeki konuşmalara, ABD başkanları ile mektuplaşmalara, toprak reformuna dair açıklamalara, emperyalizme karşı Direniş Savaşı’nın ayrıntılarına, Ho Amca’nın vasiyetine ve daha birçok belgeye yer veren bu özel seçki, direnişin ve devrimin günlüğüyle birlikte büyük bir devrimcinin eşsiz bir portresini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7951b5e3-0d2d-4e73-9870-adb3e55ef8af.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Jose Saramago Ajandası</image:title>
            <image:caption>“İyi bir ders. Yazdığım kelimelere sarılıyorum, onlara uzun ömür diliyorum ve bıraktığım yerden yazmaya başlıyorum. Başka bir yanıt yok.” 
Kırmızı Kedi Yayınevi’nin gelenekselleşen “Kırmızı Kedi Ajandası” bu yıl 2012’den beri bütün külliyatını yayımlamayı sürdürdüğümüz José Saramago için özel olarak hazırlandı. 
Okurlarımızın başta Körlük, Görmek,  Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, Baltasar ile Blimunda, Kabil gibi eserlerini elinden düşürmediği, 2022’de 100. yaşını kutladığımız Nobel ödüllü yazar José Saramago’yu daha yakından tanıyacaksınız. 
2023 José Saramago Ajandası, eserlerinden ve kimi konuşmalarından alıntılar ve okurların ilk defa göreceği, ajanda için José Saramago Vakfı tarafından özel olarak seçilen 50’yi aşkın fotoğrafla hazırlanırken, Saramago’nun hayatındaki önemli tarihler de not düşüldü. Bu ajandayla, Saramago’nun romanlarını nasıl yazdığını, özel hayatındaki dönüm noktalarını, sadece edebiyatçı olarak değil, bir “bilge” olarak tüm dünyaya kimi toplumsal konularda nasıl seslendiğini de göreceksiniz. 
Sadece bir ajanda değil, doğumundan ölümüne, kitaplarını yazmaya başladığı günden aldığı ödüllere, eserlerine ve edebiyata dair söylediklerinden yoksulluk, dayanışma ve diğer toplumsal konularda dile getirdiklerine kadar eksiksiz bir José Saramago arşivi 2023 José Saramago Ajandası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f2f2284-12c3-4e77-ae8b-c1f2260e588c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rougon&apos;ların Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Emile Zola’nın Germinal, Meyhane, Nana gibi en ünlü romanlarını içeren Rougon-Macquart dizisine adını veren Rougon ve Macquart aileleriyle dizinin bu ilk kitabında tanışıyoruz. 
Tam adı “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” olan 20 kitaplık dizi Fransa tarihinde bir dönüm noktasıyla açılıyor. Bir hükümet darbesi ve 1852’den 1870’e kadar sürecek olan İkinci İmparatorluk döneminin başlangıcı... 
Rougon’ların Yükselişi bize dönemin Fransız toplumunu altüst eden siyasi olayların uzak ve düşsel bir taşra kentindeki yankılarını anlatıyor. Cumhuriyetçiler, kralcılar ve imparatorluk heveslileri... İkbal peşinde koşanlar, gözden düşenler, inançla kavgaya atılanlar... 
Yordam Edebiyat, aşkın, ölümün, sınıf mücadelesinin ve bir büyük entrikanın iç içe geçtiği bu heyecan verici romanı, Attilâ İlhan’ın sözleriyle “en iyi Zola çevirmeni” Hamdi Varoğlu’nun dilinden okurlarına sunmaktan mutluluk duyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72bc1c92-16ce-4bf2-97da-f873bd292b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdem Etiği</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kökenleri Aristoteles’e kadar gitmesine ve ondan köken almasına karşın, etikte yeni bir kuram olarak ortaya atılan erdem etiği üzerine ülkemizde yapılan ilk çalışmadır. 
 
Kendisini “teleoloji” ve “deontoloji” kuramlarına alternatif, “yeni” bir kuram olarak sunan erdem etiği, erdeme ve karaktere verdiği önem ve öncelik bakımından onlardan ayrılmaktadır.  Etiğin eylem merkezli değil, eyleyen merkezli olması gerektiği, etikte tek başına eylemin değil, erdemli eylemin ve eylemde bulunan kişinin yapısının merkezde olduğu ileri sürülmektedir.   
Erdem etiğinin ana savlarını, onun iki karşıt “normatif” etik kuram olarak sunulan deontolojik ve teleolojik kuramlar karşısındaki yerini eleştirel bir bakışla ele alan bu çalışma, özellikle etik kuramlar ve erdem etiği konusunda bilgi edinmek isteyenler için özgün bir temel kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de2acba9-accc-4e99-9188-60ef75eb9c60.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Kraliçesi</image:title>
            <image:caption>Geleceğini güvence altına almak için durmaksızın çalışan bir lise öğrencisi, ondan çok daha farklı bir hayattan gelen ve yıldızlarının asla barışmayacağını düşünen bir erkek öğrenciye güvenip de gerçek aşkı bulabilir mi?
 
Gecenin Kraliçesi, bir gece hiç tanımadığı bir numaradan gelen bir mesajla hayatı tamamen değişen bir genç kızın hikâyesi.
 
Aile ilişkilerinin iniş çıkışlarını, güven duymanın zorluğunu ve huzurunu, bedenlerimize dair algımızı, gündelik sorumlulukları, sınav stresini ve geleceğe dair umudu hem eğlenceli bir dil, hem de çarpıcı bir gerçeklikle aktaran
Gecenin Kraliçesi, farklı dünyaların aslında ne kadar da yakın olabileceğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c181d23-59d7-4b9b-9289-c3f29659504f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeğinizi Beklemeden Önce Sizi Neler Bekler – 2.Edisyon</image:title>
            <image:caption>ÇOKSATAN HAMİLELİK VE EBEVEYNLİK
KİTAPLARININ YAZARI HEİDİ
MURKOFF&apos;TAN HER ÇİFTİN HAMİLE
KALMADAN ÖNCE SAHİP OLMASI
GEREKEN BİR KILAVUZ!
 
 
“Bebeğinizi Beklemeden Önce Sizi Neler Bekler, başarılı bir
hamilelik geçirmek için tur rehberiniz, yolculuk tanıtım
filminiz ve kılavuz kitabınız olacak.”
 
Dr. Charles J. Lockwood
 
 
Yüzlerce Soruya Rahatlatıcı Yanıtlar:
 
• Her gün seks yapmalı mıyım?
• Stres doğurganlığı etkiler mi?
• Bebeğimin cinsiyetini belirlemem mümkün mü?
• Hamile kalmadan önce nasıl beslenmeliyim?
• Hamile kalmak için ne zaman yardım almalıyım?
• Hamile kalmak için yaşam tarzımı değiştirmeli
miyim?
 
Bebeğinizi Beklemeden Önce Sizi Neler Bekler hamile
kalmak üzere olan ve gelecekteki bebeğine en başından
itibaren en iyi koşulları sağlamak isteyen ebeveynler
için birçok pratik ipucu ve tavsiye sunan bir rehber!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13859fc9-d9c3-4611-9c06-fdd0e1dd8b69.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikalizm ve Siyasi Reform</image:title>
            <image:caption>“Yazar, köktencilik, radikalizm ve demokratikleşme gibi konuların zorlu arazisinde dolaşarak olağanüstü bir iş çıkarıyor. Genellikle sadece fanatizmin ve hararetli duyguların kol gezdiği yerlere ışık tutuyor ve rasyonel bir kavrayış sunuyor. Bu kitabı okumak, tıpkı temiz, taze bir nefes solumak gibi.” 
⎼Dr. Katerina DALACOURA / Uluslararası İlişkiler Okutmanı, Londra Ekonomi Okulu. 
 
  “İslam dünyasındaki demokrasi ve modernite hakkında ilginç ve özgün fikirler ileri süren bu kitap oldukça iyi yazılmış ve okunması kolay. Hâlihazırda bu eser, düşünmeyi teşvik eden fikirleri sebebiyle memnuniyet verici olacak.” 
⎼Fred DALLMAYR / Felsefe ve Siyaset Bilimi Profesörü, Notre Dame Üniversitesi. 
 
   Siyasi İslam son on yıldan fazla bir süredir Batı medyasında kınanmaktadır; konu etrafında üretilen literatür ise, onu Batılı demokratik ideoloji ile tamamen kavgalı terörist veya faşist bir hareket olarak sunmaktadır. Kai Hafez’in eseri bu iddiaları tersyüz ediyor. Ona göre, aşırılıklarına rağmen, radikal bir siyasi muhalefet biçimi olarak bu hareket, demokratikleşme ve modernleşme süreçlerinde merkezî bir rol oynamaktadır ve Batı tarihinde ve siyasetinde de bu süreçlerle doğrudan benzeşen süreçler vardır. Reform, sömürgeleştirme, faşizm ve totaliterliğin yükselme dönemleri esnasında Hıristiyan demokratikleşmesinin gelişimini tahlil eden bu kitap, radikalizmin ve şiddetin sosyal değişime nasıl eşlik ettiğini göstermenin yanı sıra –aksi iddialara rağmen– bunların hâlâ Batı’nın siyaset kültürünün bir parçası olduğunu da gözler önüne seriyor. Bu minvalde, kitap, hâlihazırda Türkiye, Endonezya ve Güney Asya’nın birçok bölgeleri örneklerinde görüldüğü üzere, İslam dünyasındaki siyasi, dinî ve kültürel dönüşüm potansiyeli hakkında ümit verici sonuçlar ortaya koymaktadır. Elinizdeki bu eser, radikal hareketlerin ve bunların siyasi değişime olan katkılarının araştırılması meselesinde önemli bir gelişmeye işaret eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105006</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b57183c3-7906-41eb-aaac-a77bcf9f78a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Keman İçin Piyano Eşlikli Halk Ezgileri</image:title>
            <image:caption>Halk müziğinin eğitim müziğine dâhil edilmesiyle başlayan ulusal çağdaş keman okulu için materyal geliştirmenin eğitimi daha nitelikli, verimli hale getirmesi ve beraberinde ulusal keman ekolünü oluşturması beklenmektedir. Elinizdeki kitap bu beklentilere cevap vermesi dileğiyle ve keman literatürüne katkı sağlaması amacıyla hazırlanmıştır. 
Kitabın içeriğini piyano eşlikleri ile birlikte kemana uyarlanan farklı makamsal tonlardaki 7 anonim türkü ve 1 özgün parça oluşturmaktadır. Bu eserler şunlardır: Ali Paşa Ağıdı (Arpa Ektim Biçemedim), Yeni Cami Avlusunda, Çarşambayı Sel Aldı, Suya Gider Allı Gelin Has Gelin, Zeynep, Değirmen Başında Vurdular Beni, Yeni Hamamın Üstüyem, Masa Üstünde Testi Tema ve Çeşitlemeler. 
Eser seçiminde yöre gözetimi yapılmamış, daha önce işlenmemiş olduğu düşünülen türküler seçilmiştir.  Kitaptaki türkülerin çalıcılar tarafından dinlenebilmesi ve piyano eşlikli olarak çalışabilmesi için parçaların sadece piyano eşliği ile keman ve piyanonun birlikte yer aldığı ses/video kayıtları ayrıca eklenmiştir. Kitabın künyeside yer alan karekod ile bu kayıtlara kolayca ulaşabilirsiniz. 
Türk keman okuluna katkı sağlaması ve eserlerin sevilerek seslendirilmesi dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24814c57-085a-4be4-a33a-8fc8c0b48b5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Haritacı ve Kaşif</image:title>
            <image:caption>Dünyanın pek çok ülkesinde  “Keşifler Çağı” anlatılırken Türklerin adı geçmez.  “Keşifler Çağı” dediğimizde aşina olduğumuz isimlerden bazıları bir çırpıda gelir aklımıza: 
Marco Polo, Magellan, Kristof Kolomb, Amerigo Vespucci… 
Peki ya Piri Reis’ten neden bahsetmeyiz? 
Piri Reis’in bu alandaki çabaları görmezden gelinmiştir âdeta. Oysa onun Kristof Kolomb ile karşılaşmasından, 1501’te Valencia (İspanya) açıklarında yapılan bir savaşta -Kolomb’un hâlâ kayıp durumdaki- orijinal Amerika haritasını ele geçirmesinden ve Amerika kıtasının ilk görüldüğü, “Keşifler Çağı”nın ilk dünya haritalarından birini (1513) çizdiğinden söz edilmez. 
Haritacı ve Kâşif adlı bu tarihi roman, bahsedilmeyenlere kapı aralarken tarih tanıklığını genç Piri Reis’in Akdeniz’deki keşifler, haritalar, savaşlar ve aşklar arasında geçen macera dolu yaşamıyla birleştiriyor. 
   Onun ileri görüşlülüğünü, ülkesinin Keşifler Çağına katılması için çizdiği 1513 ve 1528 dünya haritalarıyla daha iyi anlayacak, Kitâb-ı Bahriye’nin destansı hikâyesini ve dünya bilim tarihine katkısını da okuduğunuzda kendinizi bilim, tarih ve edebiyat şöleninde hissedeceksiniz. 
Geçmişi iyi değerlendirmek ve o değerlerle geleceği aydınlatmak isteyen okurlar için Haritacı ve Kâşif engin bir okuma deneyimi niteliğinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d1c445-a1ff-43c7-a982-abeb1004ab3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyası Bölünenler</image:title>
            <image:caption>“Hayatım iki uyku arasında dolaşan kayıp bir rüyaydı.” 
 
“Yusuf’un gömleği”nin peşinde, Almanya’dan Batman’a, Batman’dan Kandil’e uzanan bir yolculuk... Siyasi sığınmacı olarak yıllardır Berlin’de yaşayan İsmail, babasına verdiği sözü tutabilmek için memleketine 
döner ve dağa çıkan kardeşini aramaya koyulur. 
Yolun sonunda onu geçmişiyle yüzleşmeye çağıran bir 
ayna vardır... Rüyası Bölünenler, ödüllü eserlerinde geçmişle bugün, gelenekselle modern, mitlerle gerçekler arasında dikkat çekici köprüler kuran Yavuz Ekinci’nin romancılığında önemli bir eşik... 
 
Kendimi bu dünyada, evden çıkmak üzereyken hatırlanıp “Lazım olur” diye, ağzına kadar dolu tatil bavuluna zorla sıkıştırılan fakat tatil boyunca hiç hatırlanmayan bir elbise gibi hissediyorum. Ruhum bavula zorla sıkıştırılan elbise kadar kırışık, bedenimse ruhuma bavul kadar dar geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/678d114e-6783-46d3-b964-a16cc5223b7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Korku ve paranormal hikâyelerin başarılı anlatıcısı Işıl Işık, sizlere özel bir hediye hazırladı: Korku Günlüğü. 
Bu günlük diğerlerinden çok farklı! 
Süresiz ajanda olarak kullanabileceğiniz  Korku Günlüğü ile haftalık planlamalarınızın yanında aylık hedeflerinizi oluştururken size popüler korku karakterleri ve şehir efsaneleri de eşlik edecek. 
İçinde bulunan birbirinden farklı etkinliklerle kitap okumaktan tiyatroya gitmeye, hedeflerinizi takip etmekten yazma yeteneğinizi keşfetmeye kadar birçok alışkanlık kazanacaksınız…    Tüm bunlar ve daha fazlası sizin için Korku Günlüğü’nde……</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1ea82ba-775b-420c-b1cc-e2faf630e48d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karınca Adası</image:title>
            <image:caption>Uzun zaman önce “kitap evi”ne sığınmış olan karınca, nefis kokuları duyup kitabından dışarı çıkar ve kütüphane rafında gezinirken karşılaştığı tüm kitaplarla ilgili bilgi sahibi olmaya başlar. 
Karıncamız raflardaki bu yolculuğunda şiir, öykü, roman türlerinden oluşan büyük bir aileyle tanışır. Macera düşkünü 
gezi kitaplarının anlattıklarının büyüsüne kapılır. 
Profesör kitaplardan ise o güne kadar kendi türüyle ilgili bilmediği bir şeyi öğrenir. Acaba kitap dostları, 
karıncamıza neler anlatacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98e34f2-c8da-4f8f-9e48-1ae9be9d2cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Peki Ama Kim Bu Shakespeare?</image:title>
            <image:caption>Yazdığı hikâyeler ve yarattığı karakterler büyük bir üne kavuştu. Shakespeare, yaklaşık 500 yıl önce yaşamış bile olsa yazdığı eserler hâlâ dünyanın dört bir yanındaki tiyatrolarda sahnelenmektedir. Hatta bazı sözleri deyimleşmiştir. Ona “Büyük Şair” de deniyor; “Avon’un Ozanı” da… 
Peki ama kim bu William Shakespeare?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e486be-2e76-4204-9f1a-122938a66a06.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yaşam</image:title>
            <image:caption>Bir süre önce gözlerini hayata zamansız yummuş ve kısa yaşamları boyunca birbirlerine derin bir dostlukla bağlı kalmış iki yazarın, Rocco Carbone ile Pia Pera’nın hikâyesidir bu. 
İtalyan yazar Emanele Trevi, bu iki yazarın farklı doğalarını ortaya koyar: Rocco Carbone’nin kendisine musallat olan Erinyeler yüzünden darbe vermeye meyilli; Pia Pera’nınsa önyargısız ve hassas ruhlu, bu yüzden de kolay aldanabilir olduğu için darbe almaya meyilli doğası. Kalemi eline alıp yüzlerini yeniden çiziverir: ilkinin bir deri bir kemik fizyonomisi, belirgin yüz hatları; ikincisinin büyüleyici bir İngiliz hanımefendisi görünümü. 
Trevi, bu ikilinin farklı davranışlarını da gözler önüne serer: Erinyeler’inin sebep olduğu göstergeler düğümüne takılmış Rocco Carbone’nin basitleştirme takıntısı; Pia Pera’nın hastalık yıllarında cesarete ve iç temizliğe dönüşen utangaç küstahlığı.  
Dili, üslubu ve kurmacayı kullanma tarzıyla Truman Capote’nin muazzam dilini anımsatan yazar Emanuele Trevi, İki Yaşam’da birbirinden farklı ve bağdaşmaz saplantıları olan iki dostu (anlatıcıyı da sayarsak üç dostu) yayıncılık ve edebiyat dünyasıyla ve 1980’lerle 1990’ların kültürel ikliminde dolaştırırken onları poetikadaki sancılı değişimlerle, epifanilerle ve yaşamın tüm aksaklıklarıyla da yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105013</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54817b92-cf5c-4327-835d-a475c6da9f41.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;nın Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Dünyaca tanınan jeolog Andrew H. Knoll, gezegenimizin 4,6 milyar yıllık geçmişinin soyağacını çıkardığı; özenle hazırlanmış, 
kolay anlaşılan bir Dünya biyografisiyle okurlarının karşısına çıkıyor. Yirmi birinci yüzyılın iklim değişikliğini ana izleğine alan kitap, 
geçmişte nerede olduğumuza ve şu an nereye gittiğimize dair gerçekçi bir bakış sunuyor.” 
Neil Shubin, 
Chicago Üniversitesi öğretim görevlisi, paleontolog ve 
Your Inner Fish kitabının yazarı 
 
“Yeryüzü’nün tarihini ustalıkla özetliyor… Muazzam bir el kitabı. ”
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc1e7738-5e9c-4844-9ce4-737de50291e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya’da Sol</image:title>
            <image:caption>Rusya’nın önde gelen siyasi yorumcularından biri olan Ilya Budraitskis, şu anda Rusya’da hüküm süren serbest piyasa ideolojisi ile postmodern milliyetçiliğin garip bileşimini irdeliyor ve Rus solunun Sovyet sonrası evrimini anlatıyor. Kremlin’in jeopolitik fantezilerinin can alıcı noktalarının ve çelişkilerinin keskin bir dille anlatıldığı bu kitapta saldırgan Soğuk Savaş söylemlerinin yeniden canlandırılışına ve Putin rejiminin yönüne dair ipuçları aktarılıyor. 
Budraitskis, Kruşçev’in Thaw döneminden Gorbaçov’un perestroykasına kadar alternatif bir Marksist ve sosyalist düşünce geleneğinin haritasını çıkarıyor, SSCB’nin muhalif solunun unutulmuş tarihini yeniden inşa ederek bu anlamda paha biçilmez bir katkı sunuyor. Liberallerin hâkim olduğu entelijansiya içinde Sovyet döneminin bütünüyle kınanması ile Komünist Parti yönetimine yönelik kapsamlı bir nostalji arasındaki çıkmazdan potansiyel bir çıkış yolu sunuyor ve solun keşfetmesi için yeni yollar öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e84437b7-80ec-4984-938d-20e298602e13.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapishaneye “Alternatifler”</image:title>
            <image:caption>“Hapishaneye sözde alternatiflerle, hapishaneden çok daha kötü olacak bir şeye hazırlıyorlar bizi.” 
Michel Foucault Gözetleme ve Cezalandırma metninin yayımlanmasından hemen sonra, 1976’da Montreal’e bir konferansa davet edilir, konu hapishanelere alternatif olarak sunulan uygulamalardır. Bu kitap Sylvain Lafleur’ün editörlüğünde Foucault’nun o konferanstaki konuşma metni ile sunduğu fikirler üzerine yapılmış mülakatları bir araya getiriyor. 
Foucault o konuşmada hapishaneye özgü sözde alternatifleri hapishanenin özgür dünyaya taşması; hapishaneye özgü iktidar biçimlerinin kanserli bir doku gibi hapishane duvarlarının ötesine yayılması olarak gördüğünü dile getirir. Aynı zamanda hapishanelerin ortaya çıkışı, yasadışılıkları nasıl yarattığı, yasadışılıkların kapitalizmin gelişimindeki etkisi ve nihayet yasadışılıkla iktidar arasındaki ilişkiler üzerine önemli değerlendirmeler yapar. Bu çalışma hapishanelerin dışına taşmayı durmaksızın sürdüren gözetim aygıtlarını, diğer bir deyişle gözetlemenin ve kapatılmanın sadece mahkûmları değil bütün nüfusu ilgilendirdiği günümüz dünyasını yeniden tartışmaya vesile oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1896a452-2edc-4e46-8698-756c2233f34e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlığın Ölümü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, makine mühendisi olacakken tesadüfen doktor olmuş, doktorluğu çok sevmiş, hekimliği severek uygulamış, bildiklerini öğrencilerine severek öğretmeye çalışmış bir hekimin feryadıdır. 
Hekimin muayene için gelen hastası ile yaptığı konuşmaya tıp dilinde “anamnez alma” ve ardından iznini alarak hastayı muayene etmeye başlaması işlemine de “fizik muayene” adı verilir. 
Son yıllarda sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi ve hastanın bir müşteri gibi görülmesinin ardından hastalıkların tanımlanmasında bu iki önemli yöntemin yerine ileri teknolojilerin ürünü ve oldukça pahalı laboratuvar tetkiklerinin konulması hekimlerin tanı koymakta zorlanmasına, hastalarla sürekli karşı karşıya gelmesine sebep olmaktadır. 
Sanıldığının aksine, bilgisayar teknolojisine dayalı hiçbir ileri teşhis yöntemi anamnez ve fizik muayenenin yerini alabilmiş değildir. 
Bu kitabın yazarı hastalarına zaman ayırmanın, anamnez almak ve yeterli fizik muayene yapmanın hekimler açısından bir etik gereklilik olduğunu düşünmektedir. Kitapta yer alan anılar ve gerçek hayat hikâyeleri sağlık sisteminin geldiği yerin sorgulanması ve hastaların müşteri olarak görülmesinin irdelenmesidir. 
Bu yüzden bu kitap sevgili Füruzan’ın deyimiyle “Bir ahlak kitabıdır” da.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76a4aa7d-f212-470c-a07e-1ad693f46220.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Üzerine Tezler-2</image:title>
            <image:caption>Türkiye Üzerine Tezler’in ikinci kitabında Türkiye tarihini tersyüz ettim. Şimdiye kadar, önemli olarak, ne söylenmişse tersini kanıtlamaya çalıştım. Başardığımı sanıyorum. 
İkinci kitapta, soğuk savaşın Türkiye’nin iç sorunu olduğunu yazıyorum. Türkiye, nerede ise bütün dünyanın katıldığı İkinci Dünya Savaşı’nın dışında kalıyor. Faşizm ile demokrasi cepheleri arasında mekik dokuyor ve dokumasını savaşa girmeden tamamlıyor. Ancak savaş bitince, resmi tarihin söylediğinin tam aksine, dünya topluluğunun yalnız ve itibarsız bir ülkesi oluveriyor. Bu yüzden Türkiye, İkinci Savaş biter bitmez yeni bir dünya savaşı özlüyor. Bunun kışkırtıcılığını yapıyor. İnanılmaz gibi görünüyor ama, bu kitapta inandırıcı dayanaklara kavuşturuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecf7cdf5-b955-40a4-ba87-de05cca46d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Körler Ordusu</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;O günden sonra yanından, yakınından ayırmamıştı Yüce II. Basileius Ioannes’i. Yaşadığı sürece ona hami, hatta yakın dost olmuştu. Sesini de yabana atmamıştı doğrusu. Ordularını teftiş derken kendisine eşlik etmesini isterdi. Tüm Doğu Roma İmparatorluğu’nda nam salmış o tiz narasıyla askerlerini coşturması için.” 
 
Orta Karadenizli (Paflagonya) mütevazı bir köylü ailesinde başlayıp Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkentinde, “Şehirlerin Kraliçesi”nde yaşanan bir hikâyenin kahramanıdır Ioannes Orfanotrofos. Kutsal Saray’da en önemli bürokratik görevlerde bulunmakla kalmamış, imparatorlara sırdaşlık, danışmanlık etmiştir ve tüm bu sebeplerden ötürü, Bizans tarihinin en önemli figürlerinden biridir. Sadece saray için değil, halk nezdinde de böyledir. Bu yüzdendir ki “Yetimlerin Hamisi” olarak anılır. Yalnızca kendisininkini değil, kardeşi Mikhail’in, Kraliçe Zoe, III. Romanos ve II. Basileius başta olmak üzere temas ettiği insanların hikâyelerini de sıradışı bir hale getirmiştir Orfanotrofos. 
Feyza Zaim Körler Ordusu adlı romanında, Ioannes Orfanotrofos’un dönem masallarına, kroniklere, vakayinamelere konu olan hikâyesini yeniden yazıyor. Bu sıradışı figür üzerinden dönemin saray hayatını ve İstanbul’unu adeta bir Bizans ilahisiyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8b5b317-f03f-4b1b-81f4-ad375b74ee86.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Oyunları</image:title>
            <image:caption>Yazar, akademisyen Zehra İpşiroğlu’ndan, Türkiye’deki toplumsal cinsiyet sorununa odaklanan oyunlar toplamı Kadın Oyunları. “Babalar, Amcalar ve Diğerleri”, “Yüzleşme” ve “Erkeklik Hapishanesi” adlı oyunlarının bir araya getirildiği bu kitabında İpşiroğlu, her geçen gün daha da “katlanılmaz” bir hal alan kadına şiddet ve bunun etki alanındaki diğer konuları işlerken, “dijital” çağın gerekliliği olarak oyunların sahnelenme biçimine dair yeni yorumlar sunuyor. 
Kadın Oyunları hem ele aldığı konular hem de bunu işleyiş biçimiyle, İpşiroğlu’nun ustalık dönemi eserlerini bir araya getiren ve çağdaş tiyatroya yeni soluk getirecek bir toplam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ea3d9f-1745-43f7-8566-46464601d5b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Taşı</image:title>
            <image:caption>Taşın hikâyesi, insanın da hikâyesidir. 
 
Bağlı olduğu kayadan yuvarlanıp tekerlek oldu. 
Durmadı yuvarlandı, buğday öğütmede kullanıldı. 
Yeri geldi çocukların oyunlarına karıştı, 
yeri geldi yontulup sanat yapıldı. 
Taşı taş üstüne koyanlar da oldu, 
taş üstünde taş bırakmayanlar da...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d3b2d2-bd7b-4894-b39c-c646e54e3faf.jpg</image:loc>
            <image:title>İonialılar (Türkçe-İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Ege’nin Anadolu kıyılarında yaşayan İonialılar kuzeyde Phokaia’dan güneyde Miletos’a kadar uzanan bölgede ve hemen karşısındaki Samos ve Khios adalarında 12 kent kurmuşlardı. Bugün artık böyle söylemekten imtina etsek de İonialıların uzun zaman literatürde neden “Doğu Yunanlar” olarak adlandırıldıklarını açıklamak mümkün. Öncelikle İonia antik Yunan kültürel coğrafyasının çekirdeğinde değil de çeperinde sayılmasına karşın bugün Klasik Yunan uygarlığı olarak tanımladığımız kültürü şekillendiren pek çok önemli tarihi olay bu bölgede gerçekleşmiş, çok sayıda önemli tarihi kişilik bu topraklarda doğup yaşamıştır. Batı felsefesinin Arkaik temelini oluşturan doğa felsefesi İonialıların yaşadıkları çevreyi nasıl algıladıklarını ve gözlemlediklerini bize gösterir. Miletoslu Thales ve Anaksimandros, Ephesoslu Herakleitos, Klazomenailı Anaksagoras, Kolophonlu Ksenophanes İonia felsefe okulunun öncüleridir. Yine Batı edebiyatının temel taşı sayılan İlyada ve Odysseia’nın ozanı Homeros Smyrna’da veya Khios’ta doğmuş ve yaşamıştır. Yasalar karşısında eşitlik yani isonomia ilkesine dayalı olduğu iddia edilen kent planlamacılığına adını veren Hippodamos da Miletosludur. 
 
Batı Anadolu sahilindeki bu küçük bölgenin Batı uygarlığının temel taşı sayılan antik Yunan kültürü üzerindeki yadsınamaz etkisi İonia ve İonialılar hakkında düşünmeyi her daim değerli kılmaktadır. 
 
  The Ionians lived on the Aegean coast of Anatolia where they founded 12 cities along the shoreline extending from Phocaea in the north to Miletus in the south, and on the offshore islands of Samos and Chios. Although we refrain from calling them this today, it is understandable why the Ionians for a very long time were named “Eastern Greeks” in the literature. Ionia was considered peripheral to the core of the ancient Greek cultural geography. Still, many important historical events that shaped the culture and society we label as the Classical Greek civilization transpired in this region, and countless key figures were born and lived in the Land of Ionia. Natural philosophy, which forms the archaic foundations of Western philosophy, shows us how the Ionians perceived and observed the environment in which they lived. Thales and Anaximander of Miletus, Heraclitus of Ephesus, Anaxagoras of Clazomenae, and Xenophanes of Colophon were the pioneers of the Ionian school of philosophy. Also, Homer, the poet of the Iliad and the Odyssey, considered as the cornerstone of Western literature, was born and lived in Smyrna or Chios. Hippodamus, the namesake of the urban planning template, arguably based on the principle of equality before the law, isonomia, was also from Miletus. 
 
The undeniable influence of this small region located on the western Anatolian coast on the ancient Greek culture, which is considered the cornerstone of Western civilization, always makes it worth pondering about Ionia and the Ionians.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a17812a6-6ef0-4569-9743-58bb7105af46.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarf-ı Türki</image:title>
            <image:caption>Mehmed Emin’in Sarf-ı Türki kitabı 
Cumhuriyet Türkiye’si için arkaik bir uğraş olan “Osmanlıca” diye tabir edilen “Arap harfleriyle Türkçe yazı dili” son dönem hükümetlerimizin özel teşvikiyle tekrar canlandırılmaya başlamıştırr. Bu vesileyle özellikle ortaöğretimde seçmeli ders olarak okutulması ve yine devlet destekli ve/veya gönüllülerin özverili çalışmalarıyla tekrar entelektüel kaynaklarımızın bir unsuru olmuştur. 
Osmanlıca, yakın geçmişe kadar özellikle milliyetçi-muhafazakâr siyasi görüşe mensup kişilerin faaliyet alanıydı. Şükürler olsun ki, tekrar günümüzde hemen hemen tüm kesimlerin entelektüel faaliyeti olarak aydınlarımızın ilgi odağı haline gelmiştir. Zira harf devriminden öncesine ait muazzam bir bilgi birikimi “Osmanlıca” ile ortaya konmuştur. Mezkûr bilgi kaynaklarına ulaşmanın da olmazsa olmazı bu yazı dilinin öğrenilmesinden geçmektedir. 
Günümüz insanına, güncel dilbilgisi yöntemleriyle “Osmanlıca”yı öğretmeyi amaçlayan birçok kitaplar yazılmıştır, yazılacaktır. Bu çalışmaların hepsi de istifadeye medar olan çalışmalardır. Teşvik edilmesi zaruridir. Ancak günümüz alfabesine aktardığımız Mehmed Emin Bey’in Sarf-ı Türki kitabı yayınlandığı 1906 tarihi grameriyle yazıldığından Osmanlıca dilbilgisini bir derece daha ileri taşımak isteyenler için çok ilginç tanımlama ve bilgileri ihtiva ettiğinden oldukça keyifli bir okuma sunacağını okuyucular da fark edeceklerdir. Özellikle “Dil Bilgisi” bilimiyle ve tarihiyle ilgilenenler için de önemli bir kaynak arz etmiş bulunmaktayız. 
Kitabın yazarı “Mehmed Emin” ismi ile ilgili kitapta “Mekteb-i Askeriye-i Şahane Müfetiş-i Umumiliği Maiyetine Memur Kaymakam” olarak tanımlandığından Genel Kurmay Başkanlığı arşivine müracaat ettik. Maalesef tatmin edici bilgi alamadık. Edebiyat antolojilerine ve sahanın otoritelerine de müracaat ettik, oralardan da bilgi alamadık. Bu yayın vesilesiyle bir bilgiye sahip olan araştırmacı, akademisyenlerden bilgi geldiğinde sonraki baskılarında kullanacağımızı belirtmek isteriz. 
                                                                                                                                            Dr. Ahmet KAYA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72302b9a-6a98-4f7e-8572-3dd979f323c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Marcel Proust-Geniş Zamanın İzinde:Alışkanlık, Arzu ve Unutkanlık</image:title>
            <image:caption>Marcel Proust’un yapıtlarında saklı anlatı desenleri, arzu, nesne, alışkanlık, unutkanlık, zaman, hatıra, izlenim, kusur gibi sözcüklerden oluşur. Metinlerin içerik ve biçiminden daha eski böyle desenleri birleştirdiğimizde bir yazarın mizacına ve onun yapıtına dair bazı ayırt edici kıvrımlara ulaşırız. Yazarın kendisini tekrar ederken farkını da dile getirdiği desenlerin etrafına anlatı dünyasının parçası olaylar, eylemler, fiiller ve failler yerleşirler. Tüm yapıtını kararlı biçimde kat eden bu çizgiler sayesinde, yazar, anlatıcı ve anlatı kahramanları yanında anlatının da kişiliğini, huylarını ayırt edebiliriz. Böylece yazarın kendine özgü yollardan tasvir ettiği manzaradaki derinlikler ve yükseklikler ortaya çıkar. 
 
Özgür Taburoğlu, Marcel Proust’u okurken yazarın yaşamöyküsüyle fazla ilgilenmeden, metinlerindeki temel izlekleri aralamayı deniyor. Eserlerindeki olay örgülerine çok odaklanmadan, yazılarda saklı yer ve zaman şekillerini belirlemeye çalışıyor. Yaşamı yazısından ayrı olmayan bir yazarın resmini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c15db574-7b39-463b-8679-5fe3d8af16ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Konut, Afetler ve Kentleşme Üzerine Yazılar Murat Balamir’e Armağan</image:title>
            <image:caption>Konut, Afetler ve Kentleşme Üzerine Yazılar, Murat Balamir’e  Armağan kitabı Murat Hocanın uzun yıllar akademik alana vermiş olduğu katkıya bir saygı olarak düşünülmelidir. Onun titiz ve son derece mükemmeliyetçi yönü akademisyen olarak yetiştirdiği öğrencilere de aktardığı çok önemli bir özelliği olarak bilinmektedir. Murat Balamir’e armağan kitap olarak tasarlanan bu çalışmada, Balamir’in akademik hayatının farklı dönemlerinde ağırlık verdiği temel konuların ışığında ve izinde çalışmalar ve düşünceler bulacaksınız. Balamir’in akademik hayatının iki temel ekseninden birini ‘konut, mimarlık ve planlama’ diğerini ise ‘afetler, risk yönetimi ve sakınım planlaması’ oluşturmaktadır. Bu sebeple kitabın adı ‘Konut, Afetler ve Kentleşme Üzerine Yazılar’ olarak belirlenmiştir. Bu başlıkların çok geniş ve belki de ilişkisiz olduğu düşünülebilir. Ancak, kentsel planlama şemsiyesi altında, Balamir, akademik hayatı boyunca bu konuları ustalıkla bir arada ele almakta ve birbirleriyle ilişkilerini tüm incelikleri ile ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce972bfe-260d-4cfd-8261-857618409883.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekana ve İnsana Dair Güncel Yaklaşımlar - Tartışmalar – Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>Mekânı temel alarak “olana”, “yapılana”, “değişene” ve “dönüşene” odaklanan elinizdeki kitap Melis Oğuz’un Medyascope’ta yaptığı Mekan ve İnsan programının 33 bölümünün metne dönüşmüş, evrilmiş ve büyük bir oranda da geliştirilmiş halini içeriyor. Mekânsal çalışmaların nabzını tutan bir derleme olmakla birlikte, aynı zamanda belli bir zaman serisinde gerçekleştirilen program dolayısıyla bir serüvenin de özeti niteliğinde. 
 
Bütün kentsel eylemlerin ya da eylemsizliklerin nesnesi gibi duran mekân en nihayetinde her türlü kentsel ve insani varoluşun öznesi durumundadır. Bu bağlam içinde düşünüldüğünde mekânın sonsuz sayıda versiyonu, zamana ve onun içini dolduran insana göre değişen sonsuz sayıda biçimi söz konusudur. Bu açıdan bakıldığında kitap, kent ve insan için çok dinamik bir olgu halini alan mekân üzerine düşünmek isteyenler için heyecan verici bir çalışma. 
  44 yazarın katkı koyduğu kitap, (a) Kentsel Hafıza, Katmanlar ve Toplumsal Bellek, (b) Kentsel Adalet ve Mekânda Dönüşüm, (c) Kentsel Eşikler ve Tasarım, (d) Kentsel Hareketlilik ve Sınırlar, (e) Kentsel Planlamada Bilgi, İletişim ve Teknoloji, (f) Alternatif Yaklaşımlar ve Planlamada Eleştiri ve (g) Kırsal Planlama ve Planlamada Yeni Arayışlar başlıklı yedi bölümden oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105026</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d70e6d6e-f2e2-4d5f-ad61-186863a80cca.jpg</image:loc>
            <image:title>The History Of Rome Volume 1</image:title>
            <image:caption>In this new English version of the most elegant of the Roman historians, the object of the translator has been, to adhere as closely to the original text as is consistent with the idioms of the respective languages. But while thus providing more especially for the wants of the classical student, he has not been unmindful of the neatness and perspicuity required to satisfy the English reader. 
There have been several previous translations of our author, but the only one now before the public, or deserving of particular mention, is that by Baker, which is undoubtedly a very able performance, and had it been more faithful, would have rendered any other unnecessary. 
The edition used for the present translation is that published at Oxford under the superintendence of Travers Twiss, whose carefully revised text is by far the best extant. The few notes and illustrations which the limits of an edition in this popular form permit, are chiefly confined to the explanation of grammatical difficulties. Historical and antiquarian illustration is now so abundantly supplied by excellent Manuals and Dictionaries, that it has been deemed unnecessary to swell the present volumes by additions in that department. 
Among the manuals of Roman History which may most advantageously be used by the student, is Twiss’s Epitome of Niebuhr, 2 vols. 8vo, a work frequently referred to in these pages.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fe7346e-ba5d-4fca-8249-b76727619834.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentlerde Yer Duygusu</image:title>
            <image:caption>Çıkış noktasını kişisel bir deneyimden alan bu çalışma, yazım aşamasına geldiğinde belki de ironik sayılabilecek bir biçimde bu duyguları önce toplumsal alana sonra da kurumsal alana taşımış bulunuyor. Çalışmanın ilgili yazına özgün katkılarından biri, kurumsal merkezli kolektif hafıza ve yer duygusunun kurumsal yeniden üretimi kavramlarını önermesidir. Bu kavramların çıkış noktasında, bir büyük yatırım olarak başlayıp Ereğli’de yaşamın neredeyse her noktasına dokunan Erdemir’in, Ereğli’deki kolektif hafıza ve yer duygusunun üretilmesinde temel aktör olarak ön plana çıktığı tespiti vardır. Bu etki Erdemir’in yükseliş döneminde toplumsal yaşamın en ücra köşelerine sızmasıyla sınırlı değildir; tam da bu sızmanın büyüklüğü gerileme döneminin de söz konusu toplumsal hücrelerde derin biçimde hissedilmesiyle sonuçlanmıştır. Sosyal bilimler alanında genç kesimlerin cesaretini ve çalışmalarında özgünlüğünü yitirmesinin norm haline geldiği bir ortamda, Demirkol’un bu çalışmasının hem cesur hem de özgün bir çalışma olduğunu belirtmeliyim. Kuşkusuz bu yargı son derece öznel bir değerlendirme. Şimdi söz okuyucunun! Demirkol’un çalışmasının ve özel olarak önerdiği kavramların okuyucu ve ilgili çevreler tarafından ne derece sahiplenileceğini ve kolektif hafızada ne derece yer bulacağını zaman gösterecek. Prof. Dr. H. Tarık Şengül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5db3e38-2d9f-4755-b6bd-c907332edbe4.jpg</image:loc>
            <image:title>The History Of Rome Volume 2</image:title>
            <image:caption>In this new English version of the most elegant of the Roman historians, the object of the translator has been, to adhere as closely to the original text as is consistent with the idioms of the respective languages. But while thus providing more especially for the wants of the classical student, he has not been unmindful of the neatness and perspicuity required to satisfy the English reader. 
There have been several previous translations of our author, but the only one now before the public, or deserving of particular mention, is that by Baker, which is undoubtedly a very able performance, and had it been more faithful, would have rendered any other unnecessary. 
The edition used for the present translation is that published at Oxford under the superintendence of Travers Twiss, whose carefully revised text is by far the best extant. The few notes and illustrations which the limits of an edition in this popular form permit, are chiefly confined to the explanation of grammatical difficulties. Historical and antiquarian illustration is now so abundantly supplied by excellent Manuals and Dictionaries, that it has been deemed unnecessary to swell the present volumes by additions in that department. 
Among the manuals of Roman History which may most advantageously be used by the student, is Twiss’s Epitome of Niebuhr, 2 vols. 8vo, a work frequently referred to in these pages.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee1957f9-afbb-4dec-abba-5e052b6b0dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya</image:title>
            <image:caption>Hasan! Anamla, babama danıştım; onlar da emmilerimle danıştılar. Ovalıya varanın, ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok. Deli kız, deli kız! dediler.
Yüksekoba’da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın? Ben de: Herkesin yiğidi kendine göreymiş! dedim. Peki, öyleyse dediler, bir sına bakalım, senin yiğidin Kazdağı’ndaki yörük Emine’ye er olacak adam mı? Konuşup kavil ettik: Zeytinli’den kırk has okka tuz aldım; bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba’ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak. Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur. Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş!”
Hasan Boğuldu adlı öyküden 
Sabahattin Ali’nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar, farklı bakış açıları sunuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54e20ea9-6c7e-42d1-ae16-07aae72483ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmen</image:title>
            <image:caption>Onu seviyorum, ne yapacağımı da hiç düşünmedim. Sen benim sevmemin nasıl olacağını bilirsin... Ben ki, arkamdan uşaklarını koşturan konak sahibi hanımlara, başımı çevirmedim; yedi köye hükmeden eşraf bana gelip: ‘Kızım senin için yataklara düştü, Çingene olduğunu unutup seni evlat gibi sineme basacağım, yalnız gel, gel de kızımızı kurtar!..’ diye 
yalvardılar da gene cevap vermeden yoluma gittim; işte şimdi bu bir kolu olmayan kızı seviyorum. Onu alamam, onu kaçıramam. Hâlbuki o da beni seviyor. Bunu bana evvelsi gün ağlayarak söyledi. ‘Gel’ dedim, ‘beraber kaçalım.’ Acı acı güldü, ‘Ağam,’ dedi, ‘ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun?..’ Onu nasıl sevdiğimi anlattım: ‘Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun,’ dedim, ‘bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir?’ 
Değirmen adlı öyküden Duygusal ve sevgi dolu öyküleriyle içimizi ısıtan yazar Sabahattin Ali’den ölümsüz bir eser Değirmen. İçimizi ısıtan aşklarıyla, çaresizlikleri ve hüzün dolu yaşamlarıyla onlarca kahraman ve bu kahramanların unutulmaz öyküleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0209ca6f-d2f5-4df8-9522-d10b2e6d773f.jpg</image:loc>
            <image:title>Blessing the Grain Turkey’s Bread</image:title>
            <image:caption>An Anatolian puzzle asks, “What is God’s wisdom and man’s blessing?” The answer bread. 
 
Anatolians call bread blessing. That is because their genes are practically infused with crops, wheat and bread here, in one of the earliest agricultural regions of the world. Bread feeds rich anda poor alike, ruler and ruled alike; it is a favour. It is the offering made to appease th gods when they fly into a rage, and to thank them for a good crop. A Jew’s bread offering to God must be unleavened. To a Christian, bread is Jesus. To a Muslim, it is sacred, sacred enough to kiss and place on the forehead should it ever fall on the floor. Bread, which differs in type and baking methods according to ages, regions and lifestyles, is also a cultural asset. And bread is the just recompense for the sweat of our brow. We all know that as bread loaves shrink, so do we grow unhappier. 
 
Blessing th Grain – Turkey’s Breads is a new journey that carries the author and his reader to new horizons in our culture, following from Artun Ünsal’s adventures in researching Anatolia’s cheeses, olives and and olive oils. The story of bread here in Turkey, one of the highest consumers of grain per capita in the world, and home to hundreds of types of bread, cried out to be told. Artun Ünsal and Murat Germen’s exploration of the Marmara, Aegean, Black Sea, and Mediterranean regions as well as Eastern, Southeastern and Central Anatolia, tell us not only the story of Turkey’s breads but also Turkey itself, and its people too.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60690785-d61a-4518-8220-6da35453d5e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentin Aynaları</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap on iki İstanbullu sanatçıdan oluşan jüriyle bir oturum. Grubun rastlantısal bir seçim süreciyle oluşturulduğunu söyleyebiliriz, ancak hepsi şehrin bugününe dair güncel ve belirleyici bir izlenim sunmak üzere bir araya geldi. Ortak bir yol haritaları yok, dolayısıyla ortaya uyumlu bir topluluk, heyet ya da zümre çıkmıyor, ancak bu masadan doğabilecek nice diyalog var.” 
 
Yapı Kredi Yayınları’ndan ilk kez 2015’te Küresel Sanat Pusulası – 21. Yüzyıl Sanatında Yeni Yönelimler adlı kitabı yayımlanan yazar ve küratör Alistair Hicks yeni kitabı Kentin Aynaları – İstanbul’un Sanatçılarından Yansımalar ile okuyucuyla buluşuyor. Kitap Halil Altındere, Osman Bozkurt, Hera Büyüktaşcıyan, Antonio Cosentino, Cevdet Erek, Leyla Gediz, Nilbar Güreş, Gözde İlkin, Ali Kazma, Serra Tansel, Serkan Taycan, Hale Tenger’in İstanbul’la kurdukları ilişkiye odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e03f24b-364d-49d1-a697-a01a4d28809e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 108: Çocuk Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Cogito’dan • Çocuk Düşüncesi 
Yeni Perspektifler 
Nancy Fraser-Mine Yıldırım • Covid Krizi, İklim Krizi - Yamyam Kapitalizm Krizi 
Dosya: Çocuk Düşüncesi 
Sarah Hannan • Çocuk Olmak Çocuklar İçin Neden Kötü Bir Şeydir 
Seran Demiral • Çocukluk Konumunu Politik Bir Pratik Olarak Düşünmek 
Aksu Bora-Seval Binici- 
Seran Demiral-Aylın Dikmen 
Zeynep Kılıç- 
Zeynep B. Erdiller Yatmaz • Söyleşi: Çocuklardan Taraf Olmak: Çocuk Düşmanlığına Karşı Çocukizm 
David K. Kennedy • Çocuk ve Postmodern Öznellik 
Gert Biesta • Cahil Hocalara Aldanma: Özgürleştirici Eğitimde Öğretmenin Rolü 
Seran Demiral-Aren Haşar- 
Arzu İbişi Temelli-Gamze Keskin- 
Özge Özdemir • Söyleşi: Eğitimdeki Kısıtları ve İmkânları “Çocuklar için Felsefe”yle Düşünmek 
Kevser Yıldırım • Çocuklarla Felsefe ve “Hikâye Anlatıcısı” Benjamin 
Claude Lévi-Strauss • Yaratıcı Çocuk Üzerine Gecikmiş Bir Kelam 
Mehmet Barış Albayrak • Kapsayıcı Eğitim Felsefesi Üzerine Bir Deneme 
Caitlin Howlett • Neoliberalizm, Eleştirel Pedagoji ve Çocuk 
Edie Conekin-Tooze • Little Rock Olayı: Hannah Arendt’in Çocukluk ve Eğitim Siyaseti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eabe2f5a-226f-42be-995f-75efb629b513.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 192 / Ocak - Şubat 2023</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız Dergisi Ocak Şubat sayısında “Kesişimsellik ve Sanat” dosyası 
 
Sanat Dünyamız dergisi Ocak Şubat sayısı yayımlandı. Dergi bu sayısında ilk kez 1989 yılında Kimberlé Crenshaw tarafından ayrımcılıkları işaret etmekte kullanılan “kesişimsellik” kavramını ele alıyor. 
 
“Kesişimsellik ve Sanat” başlıklı dosya sayısı, kavramın açtığı tartışmaları güncel sanat pratikleri etrafında değerlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda dergide Pera Müzesi’nde eserleriyle ağırlanan Paula Rego’nun sanatı Derya Sayın’ın bir yazısıyla genişçe yer buluyor. Dergide kesişimsel feminizm üzerine bir söyleşisiyle Feride Eralp, “Prekaryanın Görünmeyen Özneleri” araştırması hakkındaki söyleşisiyle Eda Yiğit ve Documenta 15’in ardından lumbung’un yeni planlarını anlattığı söyleşisiyle farid rakun yer alıyor. Seda Niğbolu’nun crip time kavramı üzerine, Marina Papazyan’ın kültür kurumları üzerine birer yazısı, Seçil Epik’in edebiyat metinleri arasında kesişimsellik tartışmalarıyla bağ kurduğu denemesi, Furkan Öztekin’in Ayşe Erkmen eserleri ve kamusal alan üzerine bir incelemesi dergide okurları bekliyor. Cansu Yıldıran ise dosyada “Kutlamalar ve Protestolar” başlıklı foto makalesini sunuyor. 
 
Süreyyya Evren sanat ikliminde eleştiri ve meşruiyet kavramlarını Sanat İç Sessiz serisinde inceliyor. Derginin sergi eleştirilerinin bulunduğu +İz bölümünde Fatih Özgüven’in Erol Eskici’nin “Amaçlanmamış Anıtlar” sergisi üzerine bir yazısı yer buluyor. Ece Balcıoğlu’nun Abdülmecid Köşkü’ndeki “İsmi Lâzım Değil” sergisini, Mehmet Dere’nin Ercan Akın’ın Bozlu Art Project’te sergilenen “Umutsuz Bekleyiş” sergisini değerlendirdiği birer yazı da Ocak Şubat sayısında. 
 
Derginin ajandası ise bu sayı sanatçı Deniz Aktaş’a emanet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3445a21-1712-4c5f-9c5c-eaa148eae4d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 225 / Ocak – Şubat 2023</image:title>
            <image:caption>Eugène Ionesco Tiyatrosu 
Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta olan kitap-lık dergisinin 225. sayısı şiir ve öykülerin yanı sıra birbirinden önemli yazılarla dolu. Mehmet Rifat’ın hazırladığı kapsamlı dosyada 20. yüzyıl tiyatrosunda çığır açmış Eugène Ionesco bütün yönleriyle ele alınıyor. Mehmet Rifat’ın yazısıyla açılan dosyada Roland Barthes, Hédi Kaddour, Claude Abastado, Claude Mauriac yazılarının yanı sıra A. Benk, A. Compagnon, H. Kaddour, J. Lemarchand, G. Lerminier, P. Ricœur gibi isimlerin de görüşleri yer alıyor. Derginin öne çıkan öbür sayfalarında ise James Wood’un “Orhan Pamuk’un Veba Geceleri’nde Salgın ve İsyan” ve Mehmet Can Doğan’ın “Bilinmeyen İlk ve Bir Geçiş Şiiriyle Ahmed Arif Mitinden Demir Almak” yazıları var. 
 
Nihat Ziyalan, Süreyya Berfe, Hüseyin Ferhad, Turgay Kantürk, Enver Topaloğlu, Betül Tarıman, Hakan Savlı, Cevdet Karal, Ömer Erdem, Bâki Ayhan T., Ali Ayçil, Nafia Akdeniz ve Murat Çelik şiirleri; Rıza Kıraç, Gökhan Yılmaz, Batıkan Köse, Üzeyir Karahasanoğlu öyküleri; Mehmet Ergüven, Serdar Rifat Kırkoğlu, Ahmet Bülent Erişti, Abdullah Ezik yazıları; Tuğrul Tanyol şiir, Esra Birkan çeviri söyleşileriyle  kitap-lık dergisinin 225. sayısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90ed92e4-1015-45a4-94e5-b3eee1da8863.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Nasıl Değiştirdik?</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı düşüncenin tarihi uzun; ilk taş aletlerden, bugünün vazgeçilmezi akıllı telefonlara dek uzanıyor. Alet, yontu, resim, yazı, yapı, aygıt… Zihin her adımda dünyayı değiştiriyor, yeniden inşa ediyor. 
Peki, bunu nasıl yapıyor? Cro-Magnon ressamlardan Leonardo da Vinci’ye, Arşimet’ten AlphaZero’ya hep aynı şeye tanık oluyoruz: Yenilik ve ilerlemeler tek bir dâhinin tek bir fikir üretmesiyle olmuyor; zihinlerin etkileşimiyle ortaya çıkıyorlar. Yaratıcılık, fantezi ve yenilik bireysel yetenekler değil, tersine insanlar arasındaki temasların meyvesi. Her değişim yeni fikirlerin buluşmasıyla başlıyor. 
Dünya yaşadığımız dünyaya nasıl dönüştü? Biz insanlar bugünkü halimize nasıl geldik? Ve bu değişim nasıl devam edecek? 
Çok satılan kitapların yazarı Stefan Klein bu sorulara en doyurucu yanıtları vermeye çalışıyor. 
 
*** 
“İnsan Klein’ı elinden bırakamıyor. … Kitabı, dünyanın algılarımızı, algılarımızın da dünyayı nasıl değiştirdiğini betimliyor.” 
— ArnoWindman, FrankfurterRundschau, 19 Mart 2021</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec2a187e-e887-4a7d-a502-6a48c8697390.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Antropolojisi</image:title>
            <image:caption>Antropoloji ve Dil Bilimi disiplinleri Türkiye’de oldukça eski ve yerleşik iki disiplin olmasına rağmen Dil Antropolojisi genellikle göz ardı edilen bir alan olageldi. 
Türkiye’de Antropoloji’nin alt dallarından olan Dil Antropolojisi alanında ürün veren nadir bilim insanlarından olan Yalçın İzbul, insanın dil yetisine dair derinlemesine araştırmalar yaparak ulaştığı sonuçları akademik dergilerde makaleler şeklinde yayınladı. Onun çalışmaları sayesinde Dil Antropolojisi alanında yabancı dillerde yazılmış olan pek çok makale Türkçeye kazandırıldı. 
Bu kitapta, Yalçın İzbul tarafından farklı zamanlarda yazılmış olan makaleler bir kitap formatında yeniden düzenlenerek okuyucunun ilgisine sunuldu. Kitabın alandaki önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8bd1381-941c-49fe-8dac-7dc6160961ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Powershell</image:title>
            <image:caption>Microsoft’un işletim sistemleri, kullanımı kolaylaştıran grafiksel arayüzleriyle bilinir. Ama Windows işletim sistemlerinde güçlü bir komut satırı ortamı da bulunmaktadır. Powershell yeni nesil bir komut satırı ortamı. Powershell ile işletim sisteminin ve uygulamaların hemen her bilgisini komut satırından raporlayabiliyoruz ve ayarları da değiştirebiliyoruz. Ek olarak, Microsoft, Powershell ortamının Windows dışındaki ortamlarda da çalışabilmesini sağlıyor. Bu esneklik ve potansiyel gücü nedeniyle siber saldırıların aracı da olabiliyor. Bu nedenle hem sistem yöneticilerinin hem de siber güvenlikçilerin Powershell ortamına egemen olması önem taşıyor. Kitap Powershell alanındaki Türkçe kaynak sıkıntısını gidermeyi amaçlıyor. 
 
Kitabın içeriği şu şekilde: 
Bölüm 1: Giriş 
Yardım Bilgisi 
Whatif ve Confirm Parametreleri 
Komut Tarihçesi 
Powershell Profilleri 
Eğlenceli İşlemler 
Bölüm 2: Powershell Ortamı ve Komutların Yapısı 
Komutların Çıktısını Filtreleme 
Powershell Modülleri 
Borulama (Piping) ve Komutların Çıktılarının Düzenlenmesi 
Kısaad (Alias) 
Değişkenler 
Powershell Sürücüleri 
Başka Bilgisayarlara Bağlanıp İşlem Yapma 
Powershell’de Günlük Tutma (Logging) 
Bölüm 3: Powershell’de Veri Yapıları ve Verilerin İşlenmesi 
Veriler Üzerinde İşlemler (Operatörler) 
Dizi (Array) 
Nesne 
Hash Tablosu 
Bölüm 4: Powershell’de Programlama 
Akış Denetimi 
Akışı Bozma 
Fonksiyonlar 
Hata Yakalama 
Powershell ve .NET Sınıfları 
Grafik Ortamda Çalışma 
Web işlemleri 
Bölüm 5: Windows’u Yönetme 
Geri Dönüş Noktaları 
Bir Klasörü Kilitleyen ve Silinmesini Engelleyen Programı Bulma 
Oturum Açma Ekranında Uyarı Mesajları 
COM Nesneleri İle İşlem Yapmak 
Windows’u Ek Özelliklerle Yapılandırmak 
Performansın İzlenmesi 
Sanal Makineleri Yönetme 
DNS Sunucu Yönetimi 
Bölüm 6: İleri Konular 
Kendi Modüllerimizi Oluşturma 
Kendi Sınıfımızı Oluşturma 
Regular Expressions (Kurallı İfadeler) 
Windows Management Information (WMI) 
CIM 
Workflow (İş Akışı) Yapısı 
DSC (Desired State Configuration) 
Güvenlik 
Parola Güvenliği 
Paylaşım Olmasa da Dosya Kopyalamak 
Powershell İle Güvenliği Denetlemek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46386253-4b1d-4ac1-ae9e-f1f0a4252776.jpg</image:loc>
            <image:title>Müthiş Psikoloji 3 Kitap Set Defter Hediyeli</image:title>
            <image:caption>Setin İçinde Yer Alan Kitaplar: 
-Hayır Diyebilme Sanatı 
-Bırak Olduğu Gibi Gelsin Hayat 
-Seni Yoran Her Şeyi Bırak 
-Hayatınızda İyi Şeylere Yer Açın (Defter)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70332737-531b-4edc-a3d8-d6c234acf9fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Grimmlerin Mirası</image:title>
            <image:caption>On sekizinci yüzyılın sonlarında Almanya’da dünyaya gelen Grimm Kardeşler, Jacob ve Wilhelm, çeşitli Alman lehçelerindeki masalları köy köy, kasaba kasaba gezerek derlemiş ve Alman dilinin tüm inceliklerine hâkim olan iki dilbilimci olarak, bu dile büyük katkılarda bulunmuşlardır. Derledikleri masalları Kinder-und Hausmarchen (Çocuk ve Ev Masalları) adı altında yayımlayan Grimmler, yetişkinleri hedef alan masallarının zaman içinde çocuk masallarına dönüşmesini, dünyanın tüm ülkelerinde tanınıyor olmalarını ve masallarının özellikle Amerika tarafından sahiplenilip Disneyleştirilmesini hiç beklemiyorlardı muhakkak. 
 
Grimmlerin Mirası, “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler”den “Uyuyan Güzel”e, “Hansel ile Gretel”den “Parmak Çocuk”a, “Kırmızı Başlıklı Kız”dan “Bremen Mızıkacıları”na kadar hepimizin çocukken dinlediği, okuduğu ve izlediği masalların kaynağına dönüp, onlara giden parıltılı dünyanın kapılarını ardına kadar açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89036278-a72d-4828-b7cc-4c54fc62be07.jpg</image:loc>
            <image:title>Taç Giyme Töreni ya da Romanovların Sonuncusu</image:title>
            <image:caption>Erast Fandorin entrikalarla dolu bir hikâyeyle geri döndü! 1896, Moskova. Kutlamaların arifesinde bir skandal, Çar II. Nikolay’ın taç giyme törenini ve Romanov hanedanını tehdit eder. Kördüğümü çözmek sıradışı dedektif Fandorin’e kalırken, kraliyet uşağı Zükin ona eşlik eder. Bu iki karşıt kahramanın Moskova’nın karanlığındaki maceraları ilginç bir kargaşaya döner. Suç dehası Doktor Lind’in peşine düşülürken bir yandan da kraliyet ailesinin üyeleri ve imparatorluğun sembolü olan değerli mücevherler kurtarılmaya çalışılır. 2000 yılında Rus Anti-Booker Ödülünü kazanan Taç Giyme Töreni 19. yüzyıl sonlarındaki Rusya’nın trajik atmosferini anlatmasıyla Akunin hayranlarının ve Fandorin takipçilerinin gözdelerinden olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecd90c5d-8a22-404b-9054-e854bf460603.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ada Değildir</image:title>
            <image:caption>Ordine’nin İnsan Ada Değildir’de bir araya getirdiği pek çok yazar, şair ve düşünür ortak bir ide etrafında toplanır: “Hiç kimse ada değildir, kendi başına bütün de değildir; herkes kıtanın bir kısmı, okyanusun bir parçasıdır.” Aristoteles’ten Sadi’ye, Shakespeare’den Virginia Woolf’a, Tolstoy’dan Camus’ya, T. S. Eliot’tan Ernest Hemingway’e kadar adları tüm dünyada bilinen bu kişiler farklı dillerde, farklı cümlelerle aynı şeyi söylemiştir aslında: Hepimiz aynı bedenin farklı uzuvları, hepimiz bir okyanusun dalgalarıyız. Birbirimize bağlı olduğumuz hakikatini kavramak ve gerçek bir dünya vatandaşı olmak, sınırlarımızı uçsuz bucaksız genişletecek; insanlık tek bir topluma, gezegenimiz devasa bir vatana dönüştürecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73937aa1-e12d-450a-bb26-4ac1787d8e16.jpg</image:loc>
            <image:title>Vurgulanan Yer</image:title>
            <image:caption>Vurgulanan Yer, Amerikalı yazar ve eleştirmen Susan Sontag’ın üç başlık altında topladığı kırktan fazla denemeden oluşuyor. Yazarın “her şeyle ilgilenen biri” olduğunu öne süren Sontag, “Okumak” başlığı altında Marina Tsvetaeva, Elizabeth Hardwick, Machado de Assis, Roland Barthes, Robert Walser, W. G. Sebald ve Jorge Luis Borges’in düşünce ve yazın dünyasını konu ediniyor. Wagner’in müziğinin insan ruhu üzerindeki etkisinden Bellocq’un fotoğraf özneleri olan kadınlara dek birçok konuya değindiği “Görmek” başlığı altındaysa sinema, tiyatro, dans, fotoğraf, resim, opera gibi görsel sanatlara odaklanıyor. Saraybosna’da savaş yıllarında Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” oyununu yönettiği zamanı çarpıcı biçimde kaleme aldığı bir yazının da yer aldığı son bölüm “Oradan Buradan”, bu iki duyunun dışında kalan denemeleri kapsıyor. 
 
Nihayetinde Sontag’la ilgili önemli olan zihnin yaşamını, “tümüyle insan olmanın yolu” olarak okuma ve yazmanın gerekliliğini savunmasıdır. Büyük bir açıklayıcıdır ama açıklamaları indirgemeci değildir... Tanıdık olanı yeniden sınıflandırır ve görüşü tazeler... Açık seçikliği, bağımsızlığı, araştırmacılığı ve kendini inşa sürecindeki benliği temsil eder. 
 
–Hilary Mantel, Los Angeles Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1bde58d-c7a3-43f1-bd7d-f8eeb6c1b1d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayılar Ağlamaz</image:title>
            <image:caption>Ayılar Kitap Okumaz ile başlayan macera devam ediyor! George bildiğiniz ayılardan çok farklı. Clementine adında küçük bir kız çocuğu ve annesiyle birlikte yaşıyor ve Clementine ona okumayı öğretmiş. Bir gün, okuduğu kitabı bitiren George yeni bir kitap için Clementine’ın eve dönüşünü bekleyemeyeceğine karar veriyor. Hemen yola koyuluyor ve kütüphaneye uğramak için kasabaya gidiyor. Bu minik gezi ilk başta çok keyifli ancak kısa süre sonra işler sarpa saracak ve kahramanımız George kendini çok üzücü bir durumda bulacak. Kocaman ayıların bile hisleri olduğunu ve onların bile ağlayabileceklerini anlatan, içinizi sımsıcak duygularla dolduracak muhteşem bir hikâye Ayılar Ağlamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad396ff8-c9a3-44f0-b44b-812fdc274da9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişimin Kovuğundan Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“1965 yılında başladığım hayatta herkes gibi benim de bir dolu yaşanmışlıklarım oldu. Acı, tatlı, komik, gizemli... bir dolu yaşanmışlık. 
Hepimizin bir sohbet sırasında anılarının aklına gelmesi ve bunun paylaşılması kadar da doğal bir şey tabii ki yoktur. 
... 
Bunun temelinde sanırım, insanın kendisini, geçmişini zaman zaman tekrar yaşamak, hatırlamak isteği daha ön planda. Bir de anılarını ardındakilere bırakma isteği.” diyerek söze başlıyor Güven Ok hikâye tadında kaleme aldığı anılarında. Yıllara sığdırdığı anılarını anlatmakla kalmıyor; herkesin kendinden bir parça bulacağı sevinçleri, hüzünleri, heyecanları, umutları, umutsuzlukları, azmi, çabayı... kısacası hayatın kendisini anlatıyor. Hayatı ve insanı var eden ne varsa hepsini hem de... Kimileri için büyük kimileri için küçük... 
Hayata başka birinin gözlerinden başka bir açıdan bakmak isteyenlere bir solukta okunacak, okundukça herkese “dişinin kovuğundakileri” hatırlatacak bir ömürlük dünyaya girmeye ne dersiniz?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3588d6-cc3a-4311-97b8-f91d390cff9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs Bitmeyen Yaz (1878-2015)</image:title>
            <image:caption>Kitap on dokuz ve yirminci yüzyılla birlikte adayı kıskacı altına alan sömürgeci siyasetlere ve ithal modernleşmeye karşı Kıbrıslıların tepkilerini ve adapte oluşlarını anlatıyor. Modernleşmenin olmazsa olmazı “beden” siyasetlerinin hem Birleşik Krallık hem de erken Cumhuriyet Türkiyesi üzerinden gelen telkinlerle Kıbrıslıların tahayyüllerini nasıl şekillendirildiği irdelenen konulardan biri. Bu çalışma ayrıca bazı azınlıkların veya adaya sürgün edilmiş muhtelif gurupların Kıbrıs’la olan münasebetlerine de bakıyor. Bu bağlamda Kıbrıs’ta sürgün olarak yaşayan Bahailer ve Ezeliler arası rekabeti irdeleyen kitabımız, ayrıca bu tip inanç guruplarının ada insanı üzerinde bıraktığı izleri de takip etmeye çalışıyor. Çalışma ayrıca hem dış göç hem de zorunlu yerinden edilmelerle ilgili bazı ampirik gözlemlerde de bulunuyor. Bunun yanında kitabın bazı bölümleri, 1960 ve 1974 yılları arasındaki “Çatışma” yıllarına kısa bir göz atarken 1974 bölünmesinden sonra adanın kuzeyindeki mülkiyet rejiminin kuruluşunu ve dönemin solunun buna bakış açısını da irdelemeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a259a78-c2fc-48d5-83a8-6bd65134518f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs Cumhuriyeti&apos;nin Kader Anı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs Rum kanadı tarafından önceden belirlenmiş hedefler doğrultusunda girişilen askeri ve diplomatik hamleler irdelenmektedir. Buna paralel olarak, savunma pozisyonunda kalan Kıbrıslı Türkler ve diğer aktörlerin (Türkiye, Yunanistan, İngiltere, ABD, SSCB ve BM örgütü) bu hamleler karşısındaki tutum ve tepkileri anlatılmaktadır. Sömürge dönemi sonrası Kıbrıs tarihinin dönüm noktalarından birini teşkil eden 1963 ve 1964 olayları karşısında Kıbrıslı Türklerin içine düştüğü durum, karanlıkta kalmış yönleriyle, tasvir edilmeye çalışılmıştır. 
Gerçekten de 1963-64 yıllarında yaşanan travma binlerce kişinin hayatını derinden etkilemişti. Saldırılar yüzlerce ölüme neden olmuş, masum sivillerin yaralanmasına yol açmıştı. Kıbrıs Türk nüfusunun önemli bir kısmı evlerinden ve topraklarından sökülüp atılmıştı. Dahası, terör ve vahşet dalgası, 1960 yılında kurulan iki toplumlu ortaklık devletinin de ortadan kalkmasına neden olmuştu. Devletin Kıbrıs Rum kanadı silah zoruyla hükümet idaresini gasp etmişti. 
1963-64 dönemindeki kaosun en çarpıcı sonucu, iki toplumun siyasi eşitliği ve etkin katılımı üzerine kurulmuş olan anayasal düzenin birden lağvedilmesi ve yerini münhasıran Kıbrıslı Rumların kontrolündeki bir idareye bırakmasıydı. 
 
Aytuğ F. Plümer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ff1668-8fb6-4725-bae0-ee9a00638caa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Olduğunuzu Düşünüyorsunuz?</image:title>
            <image:caption>Popüler bilim ustası Brian Clegg&apos;in Ne Olduğunuzu Düşünüyorsunuz?’u, sizi siz yapan şeyin biliminde sizi eğlenceli bir tura çıkarıyor. Atom seviyesinden, yaşam ve enerjiye, genetikten kişiliğe kadar, sizi oluşturan milyarlarca parçacığın nasıl ortaya çıktığının peşine düşüyor. 
 
•             Kesinlikle kraliyet soyundan geliyorsunuz, Avrupalı atalarınız varsa Charlemagne mutlaka sizin soy ağacınızda yer alıyor. 
•             Vücudunuzdaki hidrojen, Büyük Patlama&apos;dan hemen sonra, yaklaşık 13,5 milyar yıl önce yaratıldı. 
•             Vücudunuzdaki elementler yaklaşık 125 £ değerindedir. 
•             Bilinçli zihniniz, beyninizin yaptıklarının yalnızca küçük bir kısmıyla ilgilenir. 
•             Sizi siz yapan şeyin yaklaşık yüzde 50&apos;si genetik ve epigenetiktir; yine de genlerinizin yüzde 96&apos;sını bir şempanzeyle (ve 60&apos;ını bir muzla) paylaşıyorsunuz. 
•             Sizi olduğunuz kişi yapan şeyin büyük bir kısmı (bir dinozorun soyundan gelmenin aksine) yaklaşık 65 milyon yıl önce gerçekleşen dünya üzerindeki kozmik çarpışmaydı. 
 
“Bizi biz yapan şeyin tam kalbine iniyor. Okuyun!” Angela Saini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac0d457-6ae1-4b8d-b7ce-6bc6a1bbb255.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;üm</image:title>
            <image:caption>Manevi evladı Küçük Ülkü, Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya her zaman “Atatürk’üm” şeklinde hitap etmiştir. Bir çocuğun masumiyeti, saflığı ve karşılıksız sevgisinin samimi ifadesi olan bu sesleniş, o büyük insanı en güzel anlatan sözcüklerden biridir. Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya “Atatürk” soyadını vererek Türk tarihine emanet etmiştir. Ülkü de ona “Atatürk’üm” diyerek, geleceğin Türkiye’si ve Cumhuriyet’in emanet edildiği Türk çocuklarının onu ve düşüncelerini nasıl içselleştirdiklerini göstermiştir. 
“Atatürk’üm”, doğumundan ölümüne tam bir Atatürk biyografisidir. Kişiliği ve liderlik özellikleri de ana hatları ile bu eserde yer almıştır. “En büyük eserim” dediği Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamalarına ve Türk inkılabı ile felsefesine de genel olarak yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f0acfa-1392-40b6-accf-9dc570332f49.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahsenü’t-Tekasim</image:title>
            <image:caption>el-Makdisî’nin Ahsenü’t-Tekâsîm adlı bu eseri, İbn Havkal’ın kitabıyla aynı çağda M. 977 yılında yazılmıştır. Bu iki kitap, İslam coğrafyacılığının en gelişmiş eserleridir. İslam coğrafyasının tamamını en doğru şekilde anlatır. 
Makdisî, eserinin başında coğrafya ilmiyle ilgili giriş mahiyetinde fasıllar vererek kitabı zenginleştirmiştir. Mısır’ın batısında İslam topraklarını gezip gezmediği konusu da şüphelidir. Buna karşılık Orta Doğu, Arabistan, İran ve Orta Asya İslam topraklarını iyi bilir.  İslam dünyasının sınırlarını aşmadığı bu topraklarla ilgili ayrıntılı ve sağlam bilgiler verir. Buna karşılık eserinin birçok yerinde diyalektik, dinî ve etimolojik münakaşalara girer.  
Ahsenü’t-Tekâsîm adlı bu eser okuyucunun İslam coğrafyasını tanıması açısından faydalı olacağını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7249a671-75fb-499e-a963-7e87a81788f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi Seyahatnamesi 4. Kitap 2 Cilt (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, on yedinci yüzyıl klasiği olarakhem zevkle okunabilecek bir edebiyat eseri hem de dil, tarih, dinler tarihi, sanat tarihi, tasavvuf tarihi, yerel tarih, halkbilimi, topografya ve araştırmacıları için kaynak niteliği taşımaktadır. 
Asya, Avrupa ve Afrika’da gezip gördüğü yerler için yalnızca onun kullandığı bir dil ve bakış açısı ile tanıklık eden Evliyâ Çelebi, on ciltlik dev eserinin birinci cildiyle aynı zamanda ilk Türkçe “İstanbul Monografisi”ni de yazmıştır. 
Adlarını vermiş olsa bile birçoğunu bugün bilemediğimiz pek çok kaynaktan derlediği mitoloji ve tarih karışımı bilgilerden saray hayatına; pek çok ünlünün kişisel tarihinden şehrin gündelik hayatına; şehrin etrafını çevreleyen surlardan her türlü mimari esere; kapılardan tepelere ve iskelelere; savaş ve barışta şehrin ve ordunun ihtiyaçlarını karşılayan yüzlerce esnaftan bahçe ve mesirelere; padişahlardan her sınıftan yönetici, bilim adamı ve ilginç tiplere; devletçe düzenlenen şenliklerden çok özel meclislerde yaşanan eğlencelere varıncaya kadar akla gelebilecek her şey bu ciltte anlatılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07622191-d502-4173-be33-ead04c056903.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Hayatın Coğrafyasını Keşfetmek</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Haluk Dursun&apos;un yaşamının son yıllarında &quot;Gençlerle Baş Başa Seminerleri” başlığında gerçekleştirdiği bir sohbet dizisinden derlenen kitap, Haluk Hoca&apos;nın ağırlıklı olarak kendi hayat hikâyesi, tanık olduğu olaylar ve bir ömrü adadığı araştırmalarıyla şekillendirdiği öğretilerini farklı coğrafyalara ait anlatılar üzerinden gençlerle paylaşıyor. &apos;Haluk&apos;un Defteri: Gençlerle Hayat Bilgisi&apos; adlı kitabın devamı niteliğinde hazırlanan bu çalışma, okuyucuyu Haluk Hoca’yla çok daha uzun bir sohbete davet ediyor. 
                &quot;Hep beraber bir yayladan diğerine göçüyoruz... 
                Göçtü kervan kaldık dağlar başında diyecek halimiz yok... 
                Zamanı gelince bu dünyadan biz de göçeriz... 
                Gele bir devr, bu Haluk’u yad eyleyeler, 
                Ahbap fırsatı sohbeti ganimet bilsin...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5fb36bc-99eb-470c-a469-65e2de80bf9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitler Hakkında 101 Önemli Soru</image:title>
            <image:caption>Hitler&apos;e karşı beslenen duygusal direnç her ne kadar güçlü olursa olsun onun yaşamıyla ilgili detayları merak etmekten de kendimizi alamıyoruz. Führer hakkında söylenebilecek her şeyin artık açıklanmış olduğu ileri sürülse bile, devlet arşivlerinde karşımıza çıkan yeni bilgiler, hâlâ cevaplanacak birçok soru olduğunu bizlere gösteriyor. 
                • Savaşın sonunda neler yaşadı? 
                • İktidara gelmesi önlenebilir miydi? 
                • Alman halkının çoğu Hitler&apos;i onayladı mı? 
                • Kadınlarla ilişkisi nasıldı? 
                • Yenilgiyi ne zaman kabul etti? 
Volker Ullrich, Hitler hakkında yazılan onlarca kitaba bir yenisini daha ekliyor. Birinci Dünya Savaşı&apos;nın mağlup Almanya&apos;sı, nasıl oluyor da çok kısa bir süre içinde Hitler Almanya&apos;sına dönüşüyor? Dehşetin ve kötülüğün simgesi haline gelen Hitler&apos;i, enine boyuna ele alıyor ve Alman halkının bu siyasi düzendeki yerini inceliyor. Bunu değerlendirirken Hitler&apos;in özel hayatına ve dönemin şartlarına da göz kırpıyor. Alışık olduğunuz biyografik çalışmalara alternatif olarak Ullrich, Hitler hakkında en çok merak edilen ve kronolojik olarak sıralanan 101 soruya objektif bir bakışla yanıt veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4faa7d4-f073-4b71-a891-8217ca0dc8a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana Hatlarıyla İslam Tarihi</image:title>
            <image:caption>Hira Mağarası’nda Hz. Peygamber’e ilk vahyin nüzulü ile başlayan İslamiyet’in serüveni, 622 yılındaki Hicret ile bambaşka bir mecraya taşınmıştır. Öyle ki Medîne merkezli kurulan İslam Devleti’yle birlikte yeni dinin tebliği çok daha hızlı şekilde yayılma imkânı bulmuştur. Hz. Peygamber’in vefatı sırasında bütün Arabistan’ı kontrol etmekte olan bu teşekkül daha sonrasında onun halîfelerinin eliyle Avrupa, Asya ve Afrika’da geniş coğrafyalarda egemen olmuştur. Dört Halifeler ve Emevîler dönemlerinde bütünlük arz eden İslam Devleti’nde Abbâsîlerin iktidarıyla birlikte çözülmeler başlamıştır. Özellikle de IX. yüzyıl itibarıyla hızlanan bu gelişmeye rağmen Müslüman toplumların tarihi Moğolların 1258’de Bağdâd’ı işgaline kadar genelde hilâfet kavramı etrafında şekillenmiştir. Bu tarihin bir diğer ana yönlendiricisi de yeni dini kabullerinden itibaren Türkler olmuştur. Çalışmamız; İslamiyet öncesi dönem, Hz. Peygamber ile halifelerin yönetimindeki İslam Devleti’nin tarihiyle başlamaktadır. Sonrasında içerisinde Türkler, İranlılar ile diğer unsurların yer aldığı Müslüman devletlerin tarihi üzerine yoğunlaşılmıştır. Anlatımda siyasî konular ağırlıkta olmasına karşın olayların gelişimine yön veren idarî, sosyokültürel, ekonomik, ilmî ve mezhepsel hususlara da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8098718-f295-4ec6-9a6d-9ddeb9a211e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Maske ve Keleş</image:title>
            <image:caption>Düzensiz Savaş yöntemleri uygulayan düşmanlar, tüm dünyada özgürlük ve demokrasi yönündeki kazanımları geriye götürmek için bıkmadan çabalıyorlar. 
Devletlerle devlet dışı düzensiz düşmanlar arasındaki bu mücadaleyi uzun vadede hangi tarafın kazanacağı ise devletlerin özgürlük ve demokrasi lehine gösterecekleri siyasi performanslarıyla yakından ilişkilidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7537a89-a62a-4b5d-8f11-0833e0fe667f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Aşk - Everest Açıkhava 27</image:title>
            <image:caption>Yapıtlarında adeta sinema filmlerindeki gibi sahneler kuran, karakterlerini birkaç açıdan bakarak tasvir eden Hans Fallada (1893-1947), “Yeni Nesnellik” denen dışavurumcu akımın önemli yazarlarındandır. Büyük Aşk’ta âşık ile maşukun tutkuyla başlayan ilişkisinin geçirdiği evrimi yalın ve etkileyici bir dille anlatır: Delikanlı için için yanan bir kor parçası gibi giderek sönerken; kız yana yana raks eden ihtiraslı bir pervane gibi saplantılı bir kara sevdaya tutulur... Her ilişkinin düşebileceği bu derin kuyudan çıkmak mümkün olabilecek midir? 
 
“İnsanların ve meleklerin diliyle konuşsam, ama sevgim olmasa, ses çıkaran bakırdan ya da çınlayan zilden farkım kalmaz. Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her şeye dayanır. Sevgi asla son bulmaz...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1777e71-d016-4b8a-a2bc-5b79cfc59e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şemsiyeli Şiir</image:title>
            <image:caption>Geçiyor bir bahar 
Ardında özlemleri, 
Sevgileri, Hasretleri bırakarak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b53576e2-656e-4e4d-8c78-107af256b4e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bem Olmalıyım</image:title>
            <image:caption>Bazı zamanlar kilitli. 
En büyük hatalar kapıda. 
Nedensiz niceler… 
 
Balıklar ışıldar ya pullarıyla… 
En eşsiz rüyalardan sabaha çırpınmak bu… 
Makas attım filme. 
 
Orada durur, eli kolu bağlı. 
Lame sarmış bedeni. 
Masa dağıtır hatıralar… 
Akşamın şeffaf perdesi 
Leş zamanda 
Issız yürek. 
Yağmurum susuz, tuzsuz 
Ilık düşüncelerde… 
Mazi ara sıcak, devam etmeli yemeğe.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b435b3d0-5843-4104-8ff8-e6707e8efe91.jpg</image:loc>
            <image:title>Solucan Olmak İsteyen Ağaç</image:title>
            <image:caption>Çok istesek bile hayalini kurduğumuz şeyler için çabalamaktan vazgeçebiliriz! 
Gitmek istesek bile korkularımız yüzünden kalmayı seçebiliriz! 
Değişime direnebiliriz! 
 
Küçük bir tohum olan Çuçi, toprağın altında filizlenip kocaman bir ağaca dönüşmeliydi! 
Ama korkuları buna engeldi. Korkup gidemediği yer, belki de onun hazinesiydi! 
Hazinesini keşfetmek için önce korkuları ile yüzleşmeliydi! 
 
Dönüşüm ve yeniliğe açık olma, zamanın doğal akışına güvenme, ait olma, korkular ile yüzleşme üzerine güçlü bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79249157-4908-48c7-b404-849a732473e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantamdaki Kamp Arkadaşım</image:title>
            <image:caption>Haftalardır kamp yapmanın hayalini kuruyor Sinan! 
Doğayı keşfetmek yeteri kadar heyecan vericiyken, sürpriz bir arkadaş, kampta ona eşlik ederse ne mi olur? 
Ağaçları, doğayı, yıldızları keşfettiği kamp macerası, çantasındaki kamp arkadaşı ile Sinan’a masalsı bir yolculuğun kapılarını aralıyor. 
 
Bazen bir çınar ağacı hikâyesine eşlik ediyor, bazense bir ceviz ağacı… 
 
Sinan ve çantasındaki kamp arkadaşı, doğanın mucizelerini kucaklamak ile yetinmiyorlar. Ayrıca topladıkları doğal malzemeler ile kendi masallarını yazmaya devam ediyorlar. 
  Mediha Helvacıoğlu, ağaç türlerine ilişkin temel özellikleri, masalsı bir dille çocuklara anlatırken, kozalak, ceviz kabuğu gibi doğal malzemelerle yapabilecekleri etkinlikleri de okur ile paylaşıyor. Sinan ve kamp arkadaşının macerası, keyifli bir öykü olmakla kalmayıp, önerdiği yaratıcı/eğlenceli etkinlikler ile çocuklara yaratıcılık becerilerini kullanabilecekleri bir deneyim sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54af93f3-14db-4781-bca8-87553b058f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşça Kal Meteor</image:title>
            <image:caption>“Duydun mu oğlum, 4-A’ya meteor düşmüş!” 
 
Her şey bu cümle ile başladı. 
  Hayalleri, hüzünleri, umutları olan iki küçük çocuğun kurduğu sıcacık dostluğu okurken, bir hayale sıkı sıkıya bağlı olmanın yarattığı mucizelere şahit olacaksınız. Çocuk olmanın bazen düşündüğümüz kadar kolay olmadığını, bazense dünyanın en değerli, en masum yanı olduğunu hissedeceksiniz kitabın sonunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fcfb29b-c36f-4dfb-a693-bcc1ca17b9d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Matruşka</image:title>
            <image:caption>Defne’nin annesi ona bir gün bir bebek hediye eder: Matruşka! Defne, bir oyuncak bebeği olduğuna sevinirken, 
iç içe geçmiş bebekleri fark ettikçe mutluluktan havalara uçar. İç içe geçmiş bu bebekler anneler gibidir! 
Defne’nin annesi de diğer anneler gibi bazen bir terzi, bazen bir bahçıvan, bazen doktor, bazen öğretmendir… 
Binbir işin altından kalkan annelere bu gücü veren acaba nedir? 
 
*** 
 
One day, Defne&apos;s mother gives her a doll as a gift: a Matryoshka! Defne is happy to have a doll and is even happier 
when she finds out that matryoshkas are nesting dolls. These tiny dolls look just like mothers! 
Defne’s mother, like other mothers, has many jobs: she is a tailor, a gardener, a doctor, and a teacher... 
She wonders how moms are able to handle many tasks. What makes mothers so strong? 
  Kezban Bulut Mert, anneliğin ne kadar zor bir iş olduğunu, eğlenceli bir dille anlatıyor. Üstelik, aynı öykünün, hem Türkçe hem İngilizce olarak, bir arada sunulduğu bu kitap, sadece eğlenceli bir okuma alanı değil, çocukların İngilizce gelişimine de katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffa0f430-8c4a-4e59-8f76-a2ff2c14c27f.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt Adında Bir Oğlak</image:title>
            <image:caption>Jasmine’in babası bir çiftçi, annesi ise bir veteriner. Jasmine bu yüzden vaktinin çoğunu hayvanlarla ilgilenerek ve onları beladan uzak tutmaya çalışarak geçiriyor. Ne yazık ki çoğu zaman bunu başaramayıp başını büyük dertlere sokuyor… 
Jasmine ve Tom panayıra eğlenmek için gittiklerinde tatlı mı tatlı, satılık bir oğlak ile karşılaşırlar. Öğrenirler ki satıcı gün içinde bu oğlağı satamazsa onu vuracaktır. Jasmine ve Tom buna göz yumamaz ve oğlağı bir şekilde satın alırlar. Fakat Jasmine’in ailesi onun artık bir hayvanı daha sahiplenmesini istemiyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105064</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5921d92c-e5b8-4dd0-99d6-0a138d4b3f97.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Dele Alli</image:title>
            <image:caption>Unutulmaz gollerin sahibi: Dele Alli 
Dele Alli, İngiltere’nin en iyi genç orta saha oyuncularından biri. Henüz 11 yaşındayken girdiği Milton Keynes Dons genç takımında yükselmeyi başardı ve 2015’te, 5 milyon sterlin karşılığında Tottenham Hotspur’a transfer oldu. Bu kitapta, dünyanın en iyi yetenekleri arasında sayılan Dele Alli’nin ilham veren yaşam öyküsünü bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/837e0498-fe36-4ffb-9de0-1d9aef6421a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhlar Tepesi - Everest Açıkhava 28</image:title>
            <image:caption>İspanyol edebiyatının en büyük ve en özgün kalemlerinden Gustavo Adolfo Bécquer’in hikâyeleri ilk defa Türkçede! 
Ürpertici temalarıyla tanınan, hayatı da yapıtları gibi karanlık geçen Bécquer, on yaşında yetim ve öksüz kaldı. Otuz dört yıllık ömrüne yaklaşık yüz şiir ve otuza yakın “efsane” sığdıran Bécquer’in Leyendas [Efsaneler] adı altında yayımlanan öyküleri, İspanyol romantizminin en önemli eseri sayılıyor. Becquer 22 Aralık 1870’de, âdeta eserlerindeki sahnelerden birini canlandırırcasına, tam güneş tutulması sırasında,“Her şey fani” diyerek hayata veda etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b1e0659-7805-4ba6-bf95-97a1e7a46433.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfabetik Resimli İngilizce Sözcükler</image:title>
            <image:caption>İngilizce-İngilizce Sözlük İngilizce açıklamalar İngilizce örnek cümleler 1.216 İngilizce sözcük ve resim İngilizce-İngilizce sözlük özelliğinde olan Alfabetik Resimli İngilizce Sözcükler, çocukların dil eğitimine katkı sağlamak amacıyla titizlikle hazırlandı. Sözcüklerin İngilizce açıklamalarını barındıran kitapta, anlamı pekiştirmek amacıyla İngilizce örnek cümlelere de yer verildi. Harflerin yerini gösteren kulaklı sayfalar, çocukların kitabı kolaylıkla kullanabilmesini sağlıyor. Canlı ve renkli resimler sayesinde sözcükler çocukların hafızasında daha iyi yer ediyor. Renkli ve kullanımı kolay tasarımıyla Alfabetik Resimli İngilizce Sözcükler, çocukların başucundan ayırmayacakları önemli bir yardımcı kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f12eace-c1db-4230-9ecc-bb5abfe3f0e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik mi?</image:title>
            <image:caption>Asu çok heyecanlı, birazcık da telaşlı...Her zaman olduğu gibi bu sabah da &quot;muhteşen&quot; bir fikri var. Babasının doğum günü için annesinden de yardım alarak bir sürpriz hazırlayacak. Ama bir dakika, annesi neden bu kadar &quot;komiklendi&quot; şimdi?  
Tatlı konuşmasıyla Asu&apos;nun macerası sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b39543cf-5007-4acd-bbf2-c0b9a9248809.jpg</image:loc>
            <image:title>Mastürbasyon</image:title>
            <image:caption>İnsanlık var olduğundan beri yapılan… 
Bebek, çocuk, ergen, erişkin, yaşlı, kadın, erkek demeden her yaş grubuna ve her cinse hitap eden… 
Hakkında ne söylenirse söylensin yapılmaya devam edilen… 
Hangi değere sahip olursan ol kendini yaparken bulduğun 
Kimsenin bilmediği ama herkesin yaptığı… 
Annenin, babanın, kardeşinin, akrabanın ve öğretmeninin sana öğretmeyeceği… 
İlk cinsel deneyimin olan… 
Ve doğru yapmayı öğrenmek zorunda olduğun… 
EYLEMDİR MASTÜRBASYON İlk cinsel deneyimini öğrenmen, kendini tanıman, cinsel hayata hazırlanman ve cinsel bilgini geliştirmen için yazılmış bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16804a64-d4aa-4973-b7ee-5a40c5c3c27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşına Hayır Diyemeyen Sincap</image:title>
            <image:caption>Arkadaşsız kalmaktan korkan bir sincabın istemediği şeyler için arkadaşına “Hayır!” diyememesinin hikayesi bu kitapta… Arkadaşlık kavramı çocuklar için oldukça kafa karıştırıcı… Bu konudaki kafa karışıklıklarından birini gidermeyi hedefleyen yazar, sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor. Kitabın sonundaki sorular ile okulda, evde arkadaşlık üzerine konuşma başlatabilirsiniz.  Keyifli okumalar! – Uzm. Psk. Dan. Gülsüm Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105070</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47ba8777-5e64-4c84-af98-8970e31c56c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kanada Romanı</image:title>
            <image:caption>“O günden sonra ikisinin de hayatları ve hedefleri değişmişti. Bundan sonra atacakları her adım, yapacakları her iş, hedefe ulaşmak için olmalıydı. Hedef ise belliydi. Kanada&apos;ya gidip yerleşmek.” 
“İşte şimdi uçaktan inmişler ve Kanada topraklarına ayak basmışlardı. ‘Kanada&apos;ya gidelim’ hayalleri bitmişti. Onca imkânsızlığa rağmen buraya kadar gelmişlerdi. Artık gerçeklerle yüzleşme vaktiydi.” 
“Aradaki mesafe yaklaşık 30 metre olunca bavulları aldı ve yürümeye başladı. Babası, aynen söylediği gibi Amerikan polislerinin olduğu tarafa hiç bakmadan yürüyordu. Akın ise gözlerini onlardan bir saniye bile ayırmıyordu. Polislerden, hem babasına hem de kendisine bakanlar oldu ama hiçbiri durdurmaya kalkmadı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/801a16d4-48ba-47ae-86e3-2db4c9ed63f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodrum’a Akşamüstü Gelmek</image:title>
            <image:caption>Birçok kişinin ömründe en az bir kez gittiği ya da gitmek istediği ülkemizin en güzel yerleşim yerlerinden biridir Bodrum. Bütün günümüz şehirlerinde olduğu gibi Bodrum da bir değişim ve gelişim sürecinden geçmekte ve şu anki haliyle eski ve yeni Bodrum’un bir karışımı gibi diyebiliriz. 
 
Nasıl ki günümüz Bodrum’u hem kasaba hem şehir haliyle iç içe harmanlanmış bir yapıdaysa kahramanımız Nazlı da hem köylü hem şehirli iki farklı zenginliği içinde barındıran genç bir mühendis kadın. 
 
Elinizdeki kitap, eski zamanlarda küçük bir sahil kasabası olan Bodrum’un ve güzel beldesi Ortakent’in gelişme yolunda ilerlerken bölgede yaşanan dönüşümün ve bu dönüşümün bölge halkına olan etkilerinin; kalbi memleketi için çarpmakta olan ancak memleketinden uzakta yaşayan Nazlı tarafından irdelendiği samimi ve adanmış bir hikayeyi anlatıyor. Kitap boyunca Nazlı’nın memleketiyle olan bağının ve karakterinin derinlerinde taşıdığı köylü kızın, uzaklarda geçirdiği yaşamı boyunca onu nasıl etkilediğine tanıklık edeceksiniz. 
 
Nazlı ve arkadaşlarının Bodrum’un eşsiz doğasında yeşermiş tertemiz çocukluk hayallerini ve sımsıcak dostluklarını okurken Bodrum’un yüzyıllardır koruduğu kültürünü de daha yakından tanıyacaksınız. Nazlı gibi kalbinin bir tarafı çocukluğu ve memleketi için atan ve çocukluğunu bir ömür boyu içinde taşıyıp koruyanların kendinden çok şey bulacakları bu nahif hikayede, dünyanın her neresinde olursanız olun ılık Bodrum havasını içinize çekeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105072</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ff2806-ad1b-4bbf-8c39-0d0103c5900a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetten</image:title>
            <image:caption>Son güzel sanadır bu durmak 
Nihayet gözleri doyurmak 
Derdimse güzeli yaratmak 
Senin aşkın varken başka aşk Gündüz gözüne ışık yakmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c11f07-98b5-42f3-a09a-902b4beee50f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Kadar Özgür</image:title>
            <image:caption>Arkadaş olduğu çiçek koparıldıktan sonra konacak başka yer bulamamış bir kelebek… Dökülen yapraklarına tutunmaya çalışmış, olmamış. Yine de bir umut denemiş, o yapraklar onun yerini tutar sanmış, ama tutamamışlar. Sonra bir kavanoz görmüş, bir reçel kavanozuymuş bu. Parlak, büyük. Kelebeği cezbetmiş bu kavanoz, ona tutunmak istemiş. Yalnızca üç günü varmış, yaşamak için yalnızca üç gün… Bir gününü çiçekle arkadaş olarak kaybetmiş zaten son iki günü kalmış yalnızca. Şu koskoca dünyada gezmek, güzelliklerini görmek yerine kavanozun cazibesine kapılmış. Girmiş içine, ama çiçek gibi değilmiş bu kavanoz. Parlayan sıkıcı bir cam parçasıymış bu. Çiçeği düşünmüş, yaprakları hala duruyor mudur, diye. Sonra çıkmaya karar vermiş buradan. Çiçek gitse de yaprakları avuturmuş belki onu. Ama tam çıkacakken bir kapak kapanmış üzerine, reçel kavanozunun kapağıymış bu. Ömrü kısacıkmış, biliyorlarmış. Göreceği çok şey varmış, biliyorlarmış. Ama yine de, o özgür kelebeği almış o kısacık ömrüne hiç acımayıp bir kavanoza hapsetmişler… 
  Lila ve Kaan’ın yolları yaşadıkları şeylerin benzerliği üzerine hiç umulmadık bir şekilde kesişir ve ikisinin de kendi içlerinde olan hesaplaşması başlar. Kelebek etkisiyle de olsa kardeşlerinin ölümüne sebep olmuş iki insan ne kadar sürede kendini affedebilirdi ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105074</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04c13599-9d59-4084-ad9a-bc600edbc1de.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İmiş Her Ne Var Alemde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yayıldığı asırlar düşünüldüğünde edebiyatımızda en uzun ve çetrefil bir dal sayılabilecek klasik şiirin berceste mısra ve beyitleri, yani “en güzel çiçekleri”, eski şiiri hissedebilen şair ve yazarların seçkileriyle kendi dönemlerinin ötesine taşınmıştır. Abdülhak Şinasi Hisar da bu küçük kitapta, 15. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında yaşamış seksen kadar şairin, her biri aşka dair başka bir tahayyülü saklayan mısra ve beyitlerini bir araya getirirken, Aşk İmiş Her Ne Vâr Âlemde başlığıyla, türlü kıyafetleri içindeki aşkı varoluşun özü olarak tarif eder. 
 
Şimdi diyebiliriz ki, geçmiş bunca zamanların nice şairlerinin duymuş ve söylemiş oldukları bu mısralar, şiir lisanının her türlü ilme yabancı ve bambaşka sihriyle şuurumuza yerleşmiş, sinmiş, öyle ki, hafızamızın fezası içindeki uzun ve uzak seyahatlerinde düşe kalka bir ara kaybolmuş, görünmez gibi olmuşlarken, bir gece, yine hafızamızda kuyruklu yıldızlar gibi, eski ışıklariyle, bütün şaşaalariyle, tekrar pırıldar bulduklarımız, bize, yakın akrabalıklarını artık tasdik etmiş olduklarımızdır. Ve bunların hepsi için de diyebiliriz ki: 
“Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sedâ imiş!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105075</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82822fd8-be81-437d-910d-0ec57627c7b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar; dostluk bağlarına, tanıklıklarına ve edebiyat tartışmalarına dayanarak inşa ettiği üç biyografik eserinin her birini, kişilerin ve hayatların farklı yönlerini merkeze alarak başka bir üslupla yazmıştır: İstanbul ve Pierre Loti’de Loti ile kent arasındaki bağlar; Yahya Kemal’e Veda’da şiir ön plandadır. Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı’nda ise Hisar, Galatasaray Lisesi’nden itibaren ayrılmadığı arkadaşı Haşim’in hayatını incelikle anlatırken, hayranı olduğu şiirini de her yönüyle değerlendirmeye çalışır. Hisar’ın 1933’te, 46 yaşında vefat eden kadim dostuna duyduğu özlem de biyografinin arka planında hep varlığını hissettirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105076</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e81eda4-4885-4ef3-bce6-b658a119ca48.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar; dostluk bağlarına, tanıklıklarına ve edebiyat tartışmalarına dayanarak inşa ettiği üç biyografik eserinin her birini, kişilerin ve hayatların farklı yönlerini merkeze alarak başka bir üslupla yazmıştır: İstanbul ve Pierre Loti’de Loti ile kent arasındaki bağlar; Yahya Kemal’e Veda’da şiir ön plandadır. Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı’nda ise Hisar, Galatasaray Lisesi’nden itibaren ayrılmadığı arkadaşı Haşim’in hayatını incelikle anlatırken, hayranı olduğu şiirini de her yönüyle değerlendirmeye çalışır. Hisar’ın 1933’te, 46 yaşında vefat eden kadim dostuna duyduğu özlem de biyografinin arka planında hep varlığını hissettirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105077</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d018c1b4-7bb9-4f9e-9be6-0b813c9e0cc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahya Kemal’e Veda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar; dostluk bağlarına, tanıklıklarına ve edebiyat tartışmalarına dayanarak inşa ettiği üç biyografik eserinin her birini, kişilerin ve hayatların farklı yönlerini merkeze alarak başka bir üslupla yazmıştır: Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı’nda karakter ve yaşam öyküsü; İstanbul ve Pierre Loti’de Loti ile kent arasındaki bağlar ön plandadır. Yahya Kemal’e Veda’da ise Abdülhak Şinasi Hisar, gençlik yıllarında, Paris’te tanıştığı Yahya Kemal’in hayatından, uzun sürmüş dostluklarından, özellikle de şairin sağlığında yayımlanmamış şiirlerinin öneminden bahseder ve adeta bir sorumluluğu yerine getirircesine Yahya Kemal’in ölümünden sonra bu şiirlerin basılma sürecini kayda geçer. Yahya Kemal’e Veda, kitap çıktıktan birkaç ay sonra vefat eden Abdülhak Şinasi Hisar’ın, sağlığında yayımlanmış son kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105078</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b401a66a-8972-4432-9e33-78511e101a2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahya Kemal’e Veda</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar; dostluk bağlarına, tanıklıklarına ve edebiyat tartışmalarına dayanarak inşa ettiği üç biyografik eserinin her birini, kişilerin ve hayatların farklı yönlerini merkeze alarak başka bir üslupla yazmıştır: Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı’nda karakter ve yaşam öyküsü; İstanbul ve Pierre Loti’de Loti ile kent arasındaki bağlar ön plandadır. Yahya Kemal’e Veda’da ise Abdülhak Şinasi Hisar, gençlik yıllarında, Paris’te tanıştığı Yahya Kemal’in hayatından, uzun sürmüş dostluklarından, özellikle de şairin sağlığında yayımlanmamış şiirlerinin öneminden bahseder ve adeta bir sorumluluğu yerine getirircesine Yahya Kemal’in ölümünden sonra bu şiirlerin basılma sürecini kayda geçer. Yahya Kemal’e Veda, kitap çıktıktan birkaç ay sonra vefat eden Abdülhak Şinasi Hisar’ın, sağlığında yayımlanmış son kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a57d338c-7ce3-480d-9710-cb89fea661da.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İmiş Her Ne Var Alemde</image:title>
            <image:caption>Yayıldığı asırlar düşünüldüğünde edebiyatımızda en uzun ve çetrefil bir dal sayılabilecek klasik şiirin berceste mısra ve beyitleri, yani “en güzel çiçekleri”, eski şiiri hissedebilen şair ve yazarların seçkileriyle kendi dönemlerinin ötesine taşınmıştır. Abdülhak Şinasi Hisar da bu küçük kitapta, 15. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında yaşamış seksen kadar şairin, her biri aşka dair başka bir tahayyülü saklayan mısra ve beyitlerini bir araya getirirken, Aşk İmiş Her Ne Vâr Âlemde başlığıyla, türlü kıyafetleri içindeki aşkı varoluşun özü olarak tarif eder. 
 
Şimdi diyebiliriz ki, geçmiş bunca zamanların nice şairlerinin duymuş ve söylemiş oldukları bu mısralar, şiir lisanının her türlü ilme yabancı ve bambaşka sihriyle şuurumuza yerleşmiş, sinmiş, öyle ki, hafızamızın fezası içindeki uzun ve uzak seyahatlerinde düşe kalka bir ara kaybolmuş, görünmez gibi olmuşlarken, bir gece, yine hafızamızda kuyruklu yıldızlar gibi, eski ışıklariyle, bütün şaşaalariyle, tekrar pırıldar bulduklarımız, bize, yakın akrabalıklarını artık tasdik etmiş olduklarımızdır. Ve bunların hepsi için de diyebiliriz ki: 
“Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sedâ imiş!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ace46c0-1e8a-4800-b399-45c875569e67.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 06</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun’un etkileyici hikâyesi devam ediyor! Miyamura ve Hori birbirlerine daha sıkı bağlandıkça, daha çok bir araya geldikçe, hayat her geçen gün onlara biraz daha güzel görünmeye başlıyor. Okuldaki herkes için onları her an beraber görmek artık çok doğal. Birlikte vakit geçiriyor, birbirlerini özlüyor, zaman zaman da kavga ediyorlar. Acısıyla, tatlısıyla devam eden çalkantılı okul hayatı içinde bakalım Miyamura ve Hori’yi neler bekliyor… Okul hayatı, arkadaşlıklar ve kendini keşfetme hakkında ilham verici hikâyesiyle Horimiya sizi etkisi altına alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e82336a2-f50f-4182-9eaa-0954b1b8db5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Zaman Fıkraları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar Geçmiş Zaman Fıkraları’nda III. Selim döneminden Meşrutiyet’e uzanan zaman dilimine ait kısa kesitleri, kendi anılarını aktarırcasına hikâye eder. Hisar, geçmişteki yaşantılardan anları, rivayetleri kendi özgün bakışı ve kalemiyle resmederken bütünlüklü bir tarihçeden çok, parçalanmış bir zamana dağılmış anlamlara işaret eden, tarihten levhaları görünür kılan bir panorama ortaya koyar. 
 
Bütün bu kitaplardaki baplardan ancak birer cümle, bütün bu dikkat ve itina ile yaşanmış ömürlerden ancak birer kelime kalır. Bütün bu vakalardan ancak manası unutulmuş bir isim, hesabı karışmış bir rakam duyulur. Bütün bu facialarıyla geçen bir harpten ancak bir şarkı kalır. Bütün bu şarkılardan ancak bir nakarat, bütün bu iddialardan ancak bir nükte, bütün bu ömürlerden ancak bir fıkra, bütün bu şiirlerden ancak bir mısra, bütün bu manalardan ancak hoş bir seda kalır veya vaktiyle kalmış olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17895b85-480e-41c8-9691-f899f1713004.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafamda Zıplayanlar</image:title>
            <image:caption>Endişe içimizi kemirir, avuçlarımızı terletir, 
hatta bu kitaptaki gibi başımızda zıp zıp zıplayabilir! 
Onu yensek, kovabilsek her şey toz pembe olacak gibi gelir. 
Peki endişe hepten yok olursa, heyecan, heves ve 
başarma arzusu da uçup gitmez mi onunla?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db16b00-a690-4a9d-a91b-fe08cce12883.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorlu Topraklar</image:title>
            <image:caption>ALMAN GENÇLİK EDEBİYATI ÖDÜLÜ 2022 
“Her veda bir yara izi bırakır. Her büyük an, dikiz aynasında giderek küçülen bir görüntüden başka bir şey değildir.” 
Benedict Wells, bizleri bir zaman yolcuğuna çıkarıp 1985 yazına, Missouri’ye götürüyor. On altıncı yaşını kutlamaya hazırlanan Sam hem çok heyecanlı hem de pek endişeli. Platonik de olsa aşkı ilk kez yaşarken kederi de genç yaşında tatmak zorunda kalıyor. Annesinin beynindeki kötü huylu tümör günden güne büyürken Sam devasa bir endişeyle yaşamayı, hayattan keyif alıp yaşadığı anın içinde kalabilmeyi, öfkesini dışarı yansıtabilmeyi, büyümeyi, arkadaşlığı ve aşkı öğreniyor. 
Zorlu Topraklar, okurken herkesin hem duygulanıp hem de bol bol gülümseyeceği, ilk gençliğin taze ateşiyle kalpleri ısıtan bir kitap. Sayfaları çevirirken bazen Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın Holden Caulfield’ını, bazen Los Angeles Yolu’nun Arturo Bandini’sini hatırlayacaksınız. Emin olun Sam Turner’ın da onlardan aşağı kalır yanı yok ve unutmayın: “Çocuk olmak bir topu havaya atmak gibidir, büyümek onun yere düşmesidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105086</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dfbbf0d-026e-4a62-b3dd-2fe70da14ee9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Rubailer / The Rubais of Rumi</image:title>
            <image:caption>Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, 800 yıl kadar önce yaşamış olmakla birlikte günümüzde sadece yaşadığı topraklarda değil, dünyanın dört bir tarafında tanınmakta ve eserlerinden faydalanılmaktadır. Onu ve fikirlerini evrensel kılan nedir, farklı din, kültür ve yaşam biçimini benimseyen insanlar yüzyıllar öncesi söylenmiş bu dizelerde neler buluyor? 
Hz. Mevlânâ’nın “Ben o ilâhî gül bahçesinden ancak bir gül getirdim. Anlayana ve önyargısız bakana bu gül o bahçenin vasıflarını anlatmaya yeter.” dediği gibi, elimizdeki bu kitap o gülden bir yaprak getirmek için insanlara bir yaşam kılavuzu, bir yol gösterici olabilecek değerli rubâîlerden hazırlanmıştır. Hz. Pîr “Gül zamanı geçtiyse, gülü gül suyundan ara!” demiş. Biz de bu rubâîler arasından gül kokuları almaya, onun işaret ettiği yöne giderek yolumuzu tayin etmeye çalışmalıyız. 
Esin Çelebi Bayru (Hz. Mevlânâ’nın 22. kuşak torunu)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab78b664-198c-46e7-87ae-b5140790eb5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tino&apos;nun Düşleri - Bankta</image:title>
            <image:caption>Tino, kalbinin derinliklerindeki gizli kapıları açmak isteyen küçük ve büyük çocuklara; sevgiyle ve güvenle elini uzatan bir dost oluyor. 
Yaratıcılığın ve hayallerin seninle çocuk! Gücü dışarıda aramak niye? Tino ile mucize  ötesi, kendini keşfetme yolculuğuna çıkmaya hazır mısın? 
Şimdi burada ol! 
Haydi başlayalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e243da-1dd7-4ff3-bf8d-0162c769ec29.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimi İfade Edebiliyorum - Kral Şakir İlk Okuma-21</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım. Kendimi ifade etmenin yollarını ararken Fil Necati Ağabey ve ailem yine yanımdalar ve bana yol gösteriyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e950f484-d20b-4aa8-8764-2561244df0b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Kampçılar-Kral Şakir İlk Okuma-23</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım.  Fil Necati Ağabey, Canan ve babamla birlikte kamp zamanı… Bakalım Necati Ağabey kelebek korkusunu yenmenin bir yolunu bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c018c44-f2c2-4dc9-99ee-493b5ca4146a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnternette Yolculuk-Kral Şakir İlk Okuma-24</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım. Bu macerada Profesör Mirket’le birlikte internet dünyasında harika bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4345c3ae-4166-4c93-bb06-8949b668f915.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Ayının Uzay Macerası-Kral Şakir İlk Okuma-25</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım.  Ve işte yine uzaydayız! Oyuncak ayısının uzaylılar tarafından kaçırıldığını öne süren Fil Necati Ağabey bizi yine sonunu öngöremediğimiz bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b012559-fcc2-4efd-8524-2c7062e535b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Geliştiriyoruz-Kral Şakir İlk Okuma-26</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım.  Kumpir’le birlikte oynanabilecek tüm oyunları bitirince, iş başa düştü. Bize yeni bir oyun tasarlaması için tabii ki ailenin en zekisi olan Canan’a danıştık. Bu hikayede bizi neler beklediğini gelin birlikte okuyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ee99a6-1cba-461e-9054-04fbb870659e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Rozeti-Kral Şakir İlk Okuma-27</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım. Şimdi size Canan’la birlikte kendimize kartondan yaptığımız rozetin bize getireceği sorumlulukların neler olduğunu anlatacağım. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a06e14-2d86-4ed0-8cbf-e69035a4eef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Uçaklar-Kral Şakir İlk Okuma-29</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım. Tüm aile kâğıt uçaklarımızı yarıştırmak için rüzgârlı tepede buluştuğumuz gün biraz hayal kırıklığına uğramıştık. Çünkü artık mevsimler eskisi gibi değildi. Annemin önerisiyle iklim sorununu çözmek için bizim de küçük bir katkımız olacaktı. Atıklarımızı kontrol altına almaya başlamanın zamanı gelmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9575f70-123e-48fb-a8b3-e86362665525.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştirecek Robotlar-Kral Şakir İlk Okuma-28</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım. Mirket Ağabey’in icat ettiği zaman yolculuğu yapabilen arabası bizi bir yıl yerine elli yıl sonraya götürünce bizim mahallede yine işler karıştı. Bu hikâyede gelecekte size gelecekte karşılaştığımız robotlardan bahsedeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d75a8a9f-bac8-4ffb-a962-949761c3b00d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Gören Atatürk-Kral Şakir İlk Okuma-30</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Size anlatacağım yepyeni hikâyelerle karşınızdayım.  Tavşan Aylin ve Kumpir’in “Geleceği Gören Atatürk” röportajını yaparken neler yaşadığını gelin bu hikâyeden okuyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e8bf95d-46ae-463c-ad1c-3e4d704ddcf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma Beni</image:title>
            <image:caption>“Bildiğimizi, keşfettiğimizi, kontrolün elimizde olduğunu düşündüğümüz bir zamanda; yeniden, rotasız, haritasız, pusulasız, fırtınalı, keşfedilmemiş denizlerde yol almak zorunda kalacağımızı haber verir demans... Unutma Beni, demansla ilgili davranış problemlerini yönetmekte size yol gösterecek bilgileri basit, hatırlaması kolay bir şekilde birleştirme girişimidir.” 
 
Fatma Gültan Turan’ın uzun yıllar demanslı kişilerle yaptığı çalışmalardan süzdüğü bilgi ve deneyimleri aktardığı bu kitap, bakım verenler için eşsiz bir kaynak. Demans olan kişilerin “saksı çiçeği” olmadıklarını, geçmişi, yaşantıları, sevdikleri, yakınları, arzularıyla birer birey olduklarını bize yeniden hatırlatıyor, unutulmaya yüz tutmuş hayatların çığlığını dile getiriyor: Unutma Beni!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105098</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85872ef9-3f40-4d7a-9297-69d6b9582bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Protesto</image:title>
            <image:caption>Her şey bir kuşun şarkı söylemeyi bırakmasıyla başladı. Diğer kuşlar da ona sessizlikte eşlik ettiler. Ve kediler miyavlamadı; köpekler havlamaz, kurtlar ulumaz, böcekler vızıldamaz oldu... Haklarında belgeseller çekilen penguenler yürümekten, inekler süt vermekten vazgeçti. Tüm dünyada, sanki bütün hayvanlar bir anlaşma yapmış gibiydi.
Portekizli illüstratör Eduarda Lima`nın ilk resimli çocuk kitabı olan Protesto, çevre duyarlılığı konusunda bir &quot;sessiz çığlığı&quot; duyuruyor bizlere. Klişelerden uzakta, gülümseten sonuyla daha da çok düşündürüyor…
Eduarda Lima, 2D animatör ve illu¨stratördu¨r. University College of London’da mimarlık ve London College of Communication’da Motion-Design okumuştur. İlk resimli çocuk kitabı olan Protesto, 2020 yılında, Portekiz Ulusal İllüstrasyon Ödülleri`nde Özel Mansiyon Ödülü almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85ab6120-0f68-45e5-9bbc-04dc0546b461.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Bir Masal</image:title>
            <image:caption>“Her şeyden önce uzak hatıralarım vardı benim, onu önce rüyalarımda yaşadım, sonra yıllar içinde sözcüklerimi buldum, gerçeğimi buldum, bulduğum anda tüm anılarım hikâyelere dönüşmeye başladı. Hangisi gerçek, hangisi hayal artık bilemiyordum. Kâh unuttum kâh hatırladım.  Unutulmaya yüz tutan tüm hikâyelerimi derin sulara batırdım, göklere saldım, üzerine topraklar attım. Böylece kaybettiğimi sandım ya da kaybettiğimi umdum. 
 
O gece kendi içime uzandım, orada uzun süre sere serpe yattım. 
 
Ve nakış işlercesine kendimi yeniden yarattım. Kıymetli bir cevher çıkarırcasına, zahmetle, kanımla, canımla içimden çekip çıkardım. İşte anlatılmaya değer yegâne hikâyem de bu oldu.” 
 
Neylan, narsist heykeltıraş Levent’in hünerli elleriyle acılı, eksik, hüzünlü, seven ama sevilmeyen, yaralı, kırgın bir tanrıça olarak şekillenirken, kendi hikâyesinin çok uzak topraklarda, nergis kokulu bir kasabada yazıldığını bilmiyordu. Bir gün annesinin verdiği bir haber, Levent’ten koşar adım uzaklaşan adımlarını o kasabaya çevirdi. Hayatla hikâyenin iç içe geçtiği bu büyülü topraklarda Neylan köklerini, kendisinden gizlenen gerçekleri bulacaktı. Her yeni yolun sonunda yeni bir insan, yeni bir hikâye vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bee8f5e-98bd-4e66-9410-44f444933a7c.jpg</image:loc>
            <image:title>The City Basilica Of Tlos (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Akdağlar’ın batı yamaçlarında konuşlanmış Tlos Antik Kenti, gerek sırtını yasladığı dağlık bölgedeki geniş egemenlik alanı gerekse Ksanthos Vadisi’ne hâkim coğrafi konumuyla öne çıkan önemli bir Lykia yerleşimidir. Hıristiyanlık Dönemi ile birlikte Lykia Bölgesi’nde oluşturulan önemli piskoposluk merkezleri arasında Tlos da yer almıştır. MS 4. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen Tlos Kent Bazilikası, Anadolu’nun en erken bazilikalarından biridir. Dönemin haç formlu bazilikaları tarzında inşa edilmiş olan yapı 55 x 34 x 20 m ölçülerindedir. Bazilikanın zeminini bir halı gibi kaplayan 600 m2 büyüklüğündeki opus tessellatum tekniğinde hazırlanmış mozaik döşeme, duvar resimleri, mimari yapı elemanları, yazıtlar, sikke, mühür, seramik, cam ve antropolojik buluntular farklı dönemlerdeki tamiratlarla MS 13. yüzyıla kadar kullanılmış bazilikanın tarihsel süreci hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu kitapta, bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında ulaşılan tarihsel veriler ve arkeolojik bulgular ışığında Tlos Kent Bazilikası, farklı disiplinlerden 17 bilim insanının yazılarıyla bilim dünyasına sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105101</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4d12b8-34ec-4e4e-9790-4ce6d1183d7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastayı Büyüt</image:title>
            <image:caption>Şirketler kâr etmek için mi değer yaratmak için mi vardır? Çığır açan bu kitabında Prof. Alex Edmans ikisi arasında bir seçim yapılması gerekmediğini anlatıyor. Farklı sektörlerden ve ülkelerden örnekler vererek, değer yaratmayı amaçlayan şirketlerin uzun vadede tutarlı bir biçimde daha başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak değer yaratmak isteyen şirketler güç kararlar vermek zorundadır. Alex Edmans amaçlarını gerçekleştirmek ve engelleri aşmak isteyen şirket liderleri için bir yol haritası sunuyor. Yatırımcılara hangi şirketlerin toplum ve hissedarlar için değer yaratabileceklerini anlamaları için ipuçları veriyor. Ayrıca sıradan vatandaşların daha iyi bir dünya yaratmak için işletmeleri nasıl etkileyebileceklerini anlatıyor. 
 
“Profesör Alex Edmans Pastayı Büyüt adlı derinlikli yeni kitabında bir işletmenin para kazanması için başkalarının zarar etmesi gerekmediğini ileri sürüyor. Edmans başlıca amacı toplum için değer yaratmak olan bir iş anlayışını savunuyor.” 
 ― Economist 
 
“Pastayı Büyüt şirketlere hem kâr hem de değer yaratma olanağı veren öncü bir yaklaşımı, çok sayıda sektör ve ülkeyi kapsayan titiz kanıtlar eşliğinde sunuyor. Hangi yatırımlara yönelmek gerektiğini söyleyen bir eylem çerçevesi getiriyor ve engellerin nasıl aşılacağını gösteriyor. Şirketler bunu uygulayarak hem yatırımcılara kâr sağlayabilir hem de topluma değer sunabilir.” 
 ― CEO Today</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5babea10-89cc-4b32-a10e-9ba324a94b42.jpg</image:loc>
            <image:title>The Other Faces of the Empire - Ordinary Lives Against Socıal Order And Hierarchy</image:title>
            <image:caption>Essays illuminate the lives of ordinary people who lived in the Ottoman era. 
Drawing from centuries-old court records, The Other Faces of Empire traces the lives of “outstage” people in vast empire lands. Each essay in the collection tells the story of an ordinary person navigating the Ottoman Empire. On this journey, we meet colorful and quite extraordinary figures: Deli Şaban, “naughty and haramzade” with his unsuccessful suicide attempts; Divane Hamza, who harassed the people in the village of Evciler in Bursa; Mâryem of Konya, who killed her husbands and buried them in the floor of a room of her house; Alaeddin from Skopje, who was captured by pirates; Nicolò Algarotti, a Venetian broker; and many others. 
The volume’s micro-historical perspective strengthens its place in historiography, and moreover, it updates the historical record by sharing the overlooked stories of “ordinary” people and recording their names in the Ottoman historical literature one by one.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c9dd93-75d0-484a-bf2b-56cd8743fa39.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramızda Robot Var</image:title>
            <image:caption>Süper yüksek teknolojili android Dotty, bütün bir yılını on iki yaşında bir öğrenci gibi davranarak geçirecek. Bu sırada etrafındakiler onun bir robot olduğunu anlamazlarsa, çok (gerçekten çok) büyük bir para ödülü kazanacak. Kolay, değil mi? Aslında pek değil… 
Çünkü tüm dünyada beş tane bulunan bu robotları tespit edenlere de para ödülü var ve Dotty&apos;nin okulundan bir çocuk, bu ödülü almaya kararlı görünüyor. Dotty, 7. sınıfın arkadaş ortamında gezinirken, bir dizi komik yanlış anlaşılmalar, minik (gerçekten minik) kazalar, tuhaf bakışmalar, beklenmedik olaylar gerçekleşiyor. Kafası karışık android, hem okulda hem de evde çok sayıda ikilemle karşılaşıyor. Dotty&apos;nin büyük (gerçekten büyük) sırrını saklamak için insan olmakla ilgili öğrendiği her şeyi uygulaması gerekiyor. 
Ama bu yeterli olacak mı? 
Yapay zekâ, teknolojik gelişmeler, okul hayatının ruh sağlığımıza etkileri gibi konulara değinirken bazı &quot;ufak tefek&quot; felsefi soruları da kurcalayan komik (gerçekten komik) bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ea1205-0865-4cd6-9210-f8f4f81f0244.jpg</image:loc>
            <image:title>Neolithic Pottery from the Near East</image:title>
            <image:caption>Neolithic Pottery from the Near East
Discussions on the production, distribution, use, and consumption of pottery from the Neolithic Near East. 
Ceramics from the Neolithic period carry visual messages through their shapes, styles, and painted decorations. Honoring the work of Dutch archaeologist Olivier Nieuwenhuyse, the chapters in this volume go beyond the technical to address issues of ideology, symbolism, feasting, and communalism in pottery productions in the Near East. Essays exploring aspects of the chaîne opératoire of ceramic production, including archaeometric and experimental techniques in the neolithic pottery tradition, provide new insights into how the vessels were distributed and used. 
This international volume brings together papers presented at the Third International Workshop on Late Neolithic Pottery from the Ancient Near East.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd39bb9-2f32-4d0a-bd82-dfd78ec73aee.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadıca İşler</image:title>
            <image:caption>Cadıca işler neler olabilir sence? 
Bu ödüllü kitapta, cadılık yapmaya dair başarısız girişimleri olan bir cadı ve oyuncak bebeklerin saçlarını taramayı seven bir çocuk hakkında komik bir macera seni bekliyor! 2019 Anlatım Eşitliği Ödülü sahibi Cadıca İşler’de klişeler ve ön yargılara dair eğlenceli bir öykü seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44a50e96-3545-461b-b6af-a2ab21699fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Space and Communities in Byzantine Anatolia</image:title>
            <image:caption>Essays explore the rich and complex regional settlements of Anatolia. 
The volume collects twenty-six papers on Byzantine-period Anatolia that were presented at the Fifth International Sevgi Gönül Byzantine Studies Symposium held in June 2019. The sections of the book focus on subjects including landscape dynamics, settlements and communication, regional networks, cityscapes, private and sacred space, and cultural interactions and identities. The essays cover a wide period, ranging from the third to the fifteenth century.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c499fafd-d25f-4707-aa90-8eec56f6f6b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Yürekli&apos;nin İnanılmaz Gemisi</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitapta komik bir hikâyeyle kâğıt oyunu bir arada! 
Kaptan Yürekli&apos;nin gizli hazinesini keşfetmeye hazır mısın? Kendi kâğıt gemini yap ve yelken aç! Deniz boyunca yaptıkları fantastik yolculukta Kaptan Yürekli ve tayfasına katıl! Öyküyü okurken, bir yandan da kendi kâğıt gemini yapacaksın! Kaptan Yürekli&apos;nin gemisi macera boyunca hasar alacak. Sen de eş zamanlı olarak kâğıt geminden parçalar koparacak ve sonunda Kaptan Yürekli&apos;nin hazinesini keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f29c98-d77b-4ec4-a0c1-0ce4d438a40c.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoudios Monastery in Istanbul</image:title>
            <image:caption>The Monastery of Stoudios was built in the fifth century in Constantinople and for centuries constituted one of the most significant monasteries of the Byzantine capital. Today, only the church of the monastic complex—which was converted into a mosque in the Ottoman Period—survives. 
The chapters of this book complement different aspects of the Monastry of Stoudios based on primary sources. Esra Kudde explores its architectural characteristics and provides detailed documentation; Nicholas Melvani provides a meticulous study of its Byzantine history and evaluates its elements of architectural sculpture; and Tarkan Okçuoğlu narrates the Ottoman history of the complex.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e81fa916-103a-4d72-a356-5d307a625198.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kusursuz</image:title>
            <image:caption>Bay Kusursuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba06ec9-95c8-4490-be6a-8be78ac8895e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Georgian Kingdom and Georgian Art</image:title>
            <image:caption>A survey of the architecture and history of the Tao-Klarjeti region. This book, comprising the proceedings of a 2014 symposium at Koc University&apos;s Vehbi Koc Ankara Studies Research Center, fills an important gap in the research surrounding the historical principality of Tao-Klarjeti. This political entity founded by the Georgian Bagrationis dynasty in the early ninth century covers the modern-day provinces of Artvin, Erzurum (partially), Ardahan in Turkey, and the provinces of Samtskhe-Javakheti and Ajara in Georgia. This volume explores the religious and secular buildings, decor programs, facade articulations, stone reliefs of monastic and Cathedral churches, mason builders, and donors of Tao-Klarjeti&apos;s architecture. A particular focus is placed on recent archaeological discoveries in Savsat Castle and the heritage of manuscripts produced in scriptoriums and literary centers of the region.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47a5f1a7-ff7d-4c8c-9e00-4de0e34a1b10.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig Sihirli Unicorn</image:title>
            <image:caption>Küçük Peppa, yeni oyuncak atıyla oynarken çok eğlenir ama hayallerini süsleyen at, sihirli bir UNICORN’ dur. Acaba Babacık, Peppa’ nın hayalini gerçekleştirebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/795fa683-bd34-46b6-8975-99aeefac7599.jpg</image:loc>
            <image:title>The Sound of Byzantium</image:title>
            <image:caption>Essays, imagery, and an illustrated dictionary for the instruments of the Byzantine era. 
More than one hundred color plates accompany essays on representations of musical instruments in Byzantine iconography and literature and account for their uses in state ceremonies of the Middle and Late Byzantine periods. The contributors explore the musical instruments in Byzantine sources and evaluate their importance for specific themes in Byzantine traditions. Innovative and insightful, this comprehensive volume also contains a dictionary of musical instruments, accompanied by original drawings specially prepared for this publication.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2335560e-4937-4ca9-b549-d1bba3a52498.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamuk Okul&apos;da İşler Karışıyor</image:title>
            <image:caption>Yamuk Okul&apos;da işler karışıyor, cümbüş kopuyor! Kitapları milyonlarca çocuğa ulaşan Newbery Madalyası sahibi Louis Sachar&apos;ın kaleminden çıkan &apos;&apos;Yamuk Okul&apos;&apos; serisinin devam macerasında, okurları yine hem şaşırtıcı, hem ilginç, hem sorgulatan, hem de çok matrak olaylar bekliyor. Yamuk Okul&apos;u birbirine katan akılalmaz şeylerin yaşandığı Yamuk Okul&apos;da İşler Karışıyor, sıra dışılığın sıradanlığını yüceltirken kıpır kıpır bir anlatıda bütünlenen otuz kısa öyküden oluşuyor.   Sachar, öğretmenlik anılarından yola çıkarak yoğurduğu bu durum öykülerinde çocukları ABSÜRT mizahla tanıştırırken; eleştirme, eleştirilme ve eleştiriyi kabul etme hakkında düşündürüyor.
Sizi yeniden Yamuk Okul&apos;un çatısı altında görmek ne büyük mutluluk!  Önceki kitaplardaki hadiseler dimağınızda yer etmiş olmalı ki, eski dostlarımızın yeni maceralarına eşlik etmek istediniz. E tabii KAHKAHA atarak doyasıya gülmek sizin de hakkınız.  Yaşasın! Kapılarını tadilat nedeniyle bir süreliğine kapatmak zorunda kalan Yamuk Okul, 243 gün sonra tekrardan açılıyor! Arada bir etrafta &apos;&apos;Mööö!&apos;&apos; diye bir ses duyulsa da kimseler umursamıyor. Ne de olsa öğrenciler okullarına kavuştukları için pek mutlular; yani öyleydiler. Ta ki işler karışmaya başlayana kadar. Yamuk Okul&apos;un biricik öğretmeni Bayan Jewls&apos;un otuz kat merdiven çıkmasını engelleyecek değişikliğin sebebi ne? Çocukların konuşurken hangi sözcüğü kullanmaları yasaklanıyor? Okuldaki yeni rehber öğretmenden neden herkes çekiniyor? Sınıfa evcil hayvanı yerine kardeşini getiren sivri zekâlı da kim?  Aylar sonra birbirine kavuşan öğrenciler için yeni dönem pek de rahat geçmeyecek anlaşılan. Peşi sıra arzıendam eden geçici öğretmenler de cabası. Kimisi ta Katmandu&apos;dan çıkıp gelmiş, kimisi de çok ama çok iyi tanıdıkları birinin... neyse sürprizi bozmak olmaz. Hah bir de müjdemiz var: Yamuk Okul&apos;a nihayet asansör yapılıyor. Ve tüm bu karmaşanın ortasında önemli bir soru bizimkilerin zihinlerini kurcalıyor: Noel Baba&apos;nın yardımcısı olabilmek için onunla bizzat tanışmak mı gerekiyor? Yamuk Okul&apos;da İşler Karışıyor, okurları güldürmekle kalmayan, üstüne bir de yıllar içinde sürekli evrilen ama odak noktası hiç değişmeyen eğitim-öğretim sistemi hakkında sorgulatan çok katmanlı bir anlatı sunuyor.   O hâlde, cümbüşe devam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2cc9fde-791d-4a11-b564-72f65202fb1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Winds of Change</image:title>
            <image:caption>Understanding the varied and dynamic interactions between environment and society in Anatolia.
In recent decades, the influences of environmental and climatic conditions on past human societies have attracted significant attention from both the scientific community and the general public. Anatolia’s location at the conjunction of Asia, Europe, and Africa and at the intersection of three climatic systems makes it well suited for the study of such effects. In particular, Anatolia challenges many assumptions about how climatic factors affect the socio-political organization and historical evolution, highlighting the importance of close collaboration between archaeologists, historians, and climate scientists.
Integrating high-resolution archaeological, textual, and environmental data with longer-term, low-resolution data on past climates, this volume of essays, drawn from the fifteenth International ANAMED Annual Symposium (IAAS) at Koç University’s Research Center for Anatolian Civilizations, showcases recent evidence for periods of climate change and human responses to it, exploring the causes underlying societal change across several millennia.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10567968-c1ab-4c7a-a1a1-e0018c524eaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Bilişsel Gelişim 1. Seviye</image:title>
            <image:caption>Bilişsel gelişim; çocukların dünyayı tanıması, anlaması ve öğrenmesi, problem çözme ve algılama gibi süreçlerinin nasıl geliştiğini açıklamaya çalışmaktadır. Bilişsel gelişim denildiğinde algılama, örüntü tanıma, dikkat, gizil güç, duyusal kayıtlar, bellek ve düşünme gibi zihinsel bilgi işlem süreçleri akla gelmektedir. Çocuklar bilişsel süreçleri kullanarak geçmiş olayları hatırlamakta, sorunları çözmekte, kendisi ve çevresi hakkında yeni bilgiler edinmekte ve edindiği bilgileri kullanarak gelecekle ilgili planlar yapmaktadır. Hazırlamış olduğumuz kitabımız çocukların “bilişsel gelişim” süreçlerini desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e5a44db-ed39-4e6a-8511-0efbefeded38.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Bilişsel Gelişim 2. Seviye</image:title>
            <image:caption>Bilişsel gelişim; çocukların dünyayı tanıması, anlaması ve öğrenmesi, problem çözme ve algılama gibi süreçlerinin nasıl geliştiğini açıklamaya çalışmaktadır. Bilişsel gelişim denildiğinde algılama, örüntü tanıma, dikkat, gizil güç, duyusal kayıtlar, bellek ve düşünme gibi zihinsel bilgi işlem süreçleri akla gelmektedir. Çocuklar bilişsel süreçleri kullanarak geçmiş olayları hatırlamakta, sorunları çözmekte, kendisi ve çevresi hakkında yeni bilgiler edinmekte ve edindiği bilgileri kullanarak gelecekle ilgili planlar yapmaktadır. Hazırlamış olduğumuz kitabımız çocukların “bilişsel gelişim” süreçlerini desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6c09f8c-6ad7-449b-9dda-3474d2aafaf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Bilişsel Gelişim 3. Seviye</image:title>
            <image:caption>Bilişsel gelişim; çocukların dünyayı tanıması, anlaması ve öğrenmesi, problem çözme ve algılama gibi süreçlerinin nasıl geliştiğini açıklamaya çalışmaktadır. Bilişsel gelişim denildiğinde algılama, örüntü tanıma, dikkat, gizil güç, duyusal kayıtlar, bellek ve düşünme gibi zihinsel bilgi işlem süreçleri akla gelmektedir. Çocuklar bilişsel süreçleri kullanarak geçmiş olayları hatırlamakta, sorunları çözmekte, kendisi ve çevresi hakkında yeni bilgiler edinmekte ve edindiği bilgileri kullanarak gelecekle ilgili planlar yapmaktadır. Hazırlamış olduğumuz kitabımız çocukların “bilişsel gelişim” süreçlerini desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbce646d-40b5-424b-837d-4534e117313c.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik İnsan Vücudu: Çocuklar İçin Anatomi</image:title>
            <image:caption>Merhaba çocuklar, değerli veliler ve sevgili öğretmenler. Bu kitap, çocukların insan anatomisini eğlenerek öğrenebilmesi için neşeli, şakalı ve onlara uygun bir dil kullanılarak hazırlandı. Biliyorsunuz, bedenimiz dünya üzerindeki en mükemmel makinedir. Çoğumuz bunun farkında değiliz. Derimizin altında neler olup bitiyor pek bilmiyoruz aslında. Komik İnsan Vücudu kitabı ile vücudumuzun nasıl çalıştığını, hangi parçalardan oluştuğunu ve sağlıklı bir durumda tutabilmek için neler yapmamız gerektiğinden bahsettik. Çocuklar, unutmayın, sadece bir bedenimiz var. Onu sağlıklı tutup korumak en büyük görevimiz. Bu konuda size güveniyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41119ad2-8a4c-4b9d-8eb3-cc37221f5889.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik İşlem Becerisi Toplama ve Çıkarma 1. Seviye</image:title>
            <image:caption>Matematik; hayatımızın içinde yaparak, yaşayarak ve tekrar ederek güçlendirebileceğimiz bir beceridir. Bu çalışmayı hazırlarken temel amacımız, çocuklarımızın eğlenerek öğrenmelerini sağlamak olmuştur. Çünkü öğrenmek, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Önce duygu sonra öğrenme gelir. Matematik öğreniminde duygusal kaçınma, öğrenme aşamasının en önemli engelleyicisi olmuştur. Bol tekrarlı çalışmalarımızla, çocuklarımızın endişe duymadan, severek ve eğlenerek matematik temelini kurmalarına ve matematik korkusunu yenmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/134d2b32-35a8-48d1-ad58-24016cfe1244.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik İşlem Becerisi Çarpma ve Bölme 2. Seviye</image:title>
            <image:caption>Matematik; hayatımızın içinde yaparak, yaşayarak ve tekrar ederek güçlendirebileceğimiz bir beceridir. Bu çalışmayı hazırlarken temel amacımız, çocuklarımızın eğlenerek öğrenmelerini sağlamak olmuştur. Çünkü öğrenmek, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Önce duygu sonra öğrenme gelir. Matematik öğreniminde duygusal kaçınma, öğrenme aşamasının en önemli engelleyicisi olmuştur. Bol tekrarlı çalışmalarımızla, çocuklarımızın endişe duymadan, severek ve eğlenerek matematik temelini kurmalarına ve matematik korkusunu yenmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5259691-816a-4b40-af0f-9c8052e4b89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik İşlem Becerisi Dört İşlem 3. Seviye</image:title>
            <image:caption>Matematik; hayatımızın içinde yaparak, yaşayarak ve tekrar ederek güçlendirebileceğimiz bir beceridir. Bu çalışmayı hazırlarken temel amacımız, çocuklarımızın eğlenerek öğrenmelerini sağlamak olmuştur. Çünkü öğrenmek, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Önce duygu sonra öğrenme gelir. Matematik öğreniminde duygusal kaçınma, öğrenme aşamasının en önemli engelleyicisi olmuştur. Bol tekrarlı çalışmalarımızla, çocuklarımızın endişe duymadan, severek ve eğlenerek matematik temelini kurmalarına ve matematik korkusunu yenmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/491f2746-4773-46d7-9b1f-3065f1673969.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkış Yolu</image:title>
            <image:caption>İsmail Özmel, seksenaltı yıllık bilgi birikiminin ve hayat tecrübesinin sonucu olarak eleştirel bir bakışla kaleme aldığı “Medeniyetler Çatışması mı” kitabını yayımladıktan sonra aynı düşünceyle ikinci kitap olan “Çıkış Yolu”nu kaleme almıştır. Bu serinin üçüncü kitabını da İsmail Özmel’den sabırsızlıkla beklediğimizi belirtmek isterim. 
 
“Medeniyetler Çatışması mı” adlı eserinde bilgi birikimi ve tecrübesiyle çağdaş düşünür Samuel Huntington’un değişen dünyada ekonomiler ve ideolojiler yerine medeniyetleri işaret ettiği tezine çeşitli güncel örneklerle eleştirel bir bakış getirerek yorumlamıştır. 
 
Bu serinin ikinci kitabı olan “Çıkış Yolu”nda ise hem Samuel Huntington’un hem de Francıs Fukuyama’nın düşüncelerinden ve tezlerinden hareketle eleştiri ve yorumlamalar getirmiştir. İki düşünürün fikirlerine bazen katıldığı bazen de katılmadığı hatta ara ara bu düşünürlerin fikirlerine şiddetli eleştiri getirdiği eserde görülmektedir. İsmail Özmel, yıllardır gözlemlediği iktidarın kusur ve eksiklerini, kendine göre yanlışlarını dile getirmeye çalışmış, günlük olayların etkilerini, sebep ve sonuçlarını görmüş ve yorumlamıştır. Bu eleştiri ve yorumlamayı yaparken İsmail Özmel’in hem hukukçu hem edebiyatçı hem düşünür hem de siyasi kimliğini koruduğu görülmektedir. 
 
Her bireyin zevkle okuyup ele alınan konular üzerinde düşüneceği bir eser olan “Çıkış Yolu” adlı kitap, eleştirel bir bakışla değerlendirilen, medeniyetler çatışması ve tarihin sonu ve son insan kurguları hâlâ güncelliğini koruyan projeler olduğunu okuyucuya hatırlatacak bir özelliğe sahiptir. Dolayısıyla okuyucu bu özelliği göz önünde bulundurarak okuyacak ve yazarın yılların birikiminden damıtılan yorumlamalarını özümseyecektir. 
 
Sonuç olarak Türkiye’nin güncel mesellerini Samuel Huntington ve Francıs Fukuyama’nın düşüncelerinden ve tezlerinden hareketle eleştirel bir bakışla düşünce süzgecinden geçirerek yorumlar getiren İsmail Özmel’i “Çıkış Yolu”nu gösterdiği için kutluyor, yeni eserlerini okumak okumayı umut ediyorum… 
 
Prof. Dr. Nedim Bakırcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97d5fc7f-c499-427f-afa3-f89d59954a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Viyolonsel</image:title>
            <image:caption>Tudem Roman Ödülü, 2017 
Homeros Şiir Ödülü, 2011 
Varlık Dergisi - Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü, 2010 
 
Her şeyin sonundaydım ya da hiçliğin başında... 
 
Tanrı, insanları derin bir uykuya yatırmıştı. Bense, Tanrı’nın kısacık uykusuna yatırılmış uzun bir rüyaydım. 
Kaç zamandır notaları yalnızlığıma iliştirilmiş bir müziğin koynunda yaşıyordum. Müziği içimin suyuna karmak, onda kaybolmak için ıssızlığa yurt olmuş evimin çürümeye yüz tutmuş parkeleri üzerinde uzanıyordum. Kederin okunaksız kelimelerini gözden geçirip saatlerce kendimi notaların üstüne bırakıyor ve yankının içimi kanatmaya meyilli dar sokaklarını adımlıyordum. Beni kendine çeken ve bir zamk gibi ruhumun her tınısına yapışan, tellerin üzerinde gergef gibi dolaşan parmakları düşle gerçek arası bir mesafe içinde duyumsuyordum. Bu dokunuşlar gümrah saatlerin trajedisini yaslı aynaların gölgesine betimliyor, günden güne içimi kemiren onulmaz yaraların iyileştiricisi oluyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d2b1ff-354d-4a4a-ad20-47837a9575ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı Masalları – Altın Boynuz</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş. Yıllar önce bir küçük kasabada sevimli mi, sevimli, tatlı mı, tatlı Küçük Ömer isminde bir çocuk varmış. Bu çocuk herkesi sever, herkes tarafından sevilirmiş. Tan yeri ağarmadan kalkmayı, güneşin doğuşunu seyretmeyi çok severmiş. Yine böyle bir gün erkenden kalkmış. Çapasını omzuna atmış, tarlanın yolunu tutmuş. 
 
Eski lastik ayakkabılarıyla patika yollardan koşar gibi gidiyormuş. Güneş doğmadan ırmağın kenarına yetişmek istiyormuş. Bir ara başını kaldırmış. Ufka bakmış. Güneş neredeyse doğacakmış. Bütün gücünü toplayıp koşmaya başlamış. Böğürtlen ağaçlarının arasından geçmiş. Küçük ısırgan otlarının üstünden hoplamış. İlk söğüt ağacının yanına gelince ırmağı görmüş. Çok sevinmiş. 
 
Pırıl pırıl akan ırmağın etrafındaki ağaçlarda binlerce kuş, ötüyormuş. Sanki güneşin doğuşunu kutluyorlarmış. Söğüt yapraklarının ırmağın akıntısına kapılarak titreyişi görülecek kadar güzelmiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972e378d-ab58-4974-90e0-04ddd1a15587.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı Masalları – Boncuklu Peri</image:title>
            <image:caption>Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde develer tellal iken, eski hamam içinde hamamcının tası yok, külhancının baltası yok, bu yalanın ötesi yok... Hu, diyelim hu! Hu diyenin huyu kurusun, dolmasın suyu kurusun. 
 
Hu, diyelim hu! Hu, demeyenin başı kel olsun. Hu! 
 
Bir zamanlar, Kaf Dağı denen bir dağ varmış. Bu dağın eteklerinde güzel mi güzel bir ülke varmış. Bu ülkenin padişahı son derece iyi yürekliymiş. Ülkesini adaletli yönetir, halkını hep sevindirirmiş. 
 
Günlerden bir gün iyi yürekli padişah, ansızın hastalanmış. Ülkenin bütün hekimlerini padişahın başına toplanmış. Ama padişahın hastalığına bir türlü çare bulamamışlar. 
 
Günler günleri, haftalar haftaları kovalamış. Padişah gittikçe sararıp soluyormuş. “Padişahı kurtaracak kimse yok mu?” diye, yedi iklim dört köşe haber salınmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89fcaa22-f205-4dd3-8c45-cb5869b15dae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı Masalları – Çıt Çıt Çelmeli Mor Yağlıklı Kız</image:title>
            <image:caption>Masal masal maliki, oğlu uşağı on iki. İki sıçan çatladı, damdan dama atladı. Biri boz bir ala vardım Kaz gölü çayırına. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde büyük bir ovanın kenarında bir köy varmış. Bu köyde mutlu mu mutlu bir aile yaşarmış. 
 
Bu ailenin mor yağlıklı bir kızları varmış. Bu kız, güzel mi güze bir kızmış. Fakat bu kız son derece saf bir kızmış. Neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilmiyormuş. Üstelik doğru dürüst konuşmasını da bilmiyormuş. Konu komşuya bağırır, kulakları sağır edermiş. Bir türlü ses tonunu ayarlamasını bilmezmiş. Zaman zaman misafirliğe gittiğinde merakından her yeri karıştırırmış. Başına olmadık işler açarmış. Gürültü yapar, ev sahiplerini huzursuz edermiş. 
 
Bir gün misafir olduğu yaşlı bir kadın, Mor Yağlıklı Kız’a açmış ağzını yummuş gözünü. Ne görgüsüzlüğünü koymuş, ne huysuzluğunu, ne arsızlığını koymuş, ne de hırsızlığını...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab274057-d293-4490-8d5e-232fe044208c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı Masalları – Güvercinlerin Dili</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş. Develer tellal iken pireler berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken Çamlıbel’in eteklerinde küçük bir köy varmış. Köydeki çocuklar güle oynaya okula gidip geliyormuş. 
 
Gel zaman git zaman yapraklar sararıp solmuş. Güz gelip geçmiş. Kış gelmiş. Dağları, taşları kar doldurmuş. Bahar gelmiş, her yeri çiçekler doldurmuş. Derken yaz tatili gelip çatmış. Çocuklar, tatil heyecanı ile karnelerini almışlar. Evlere dağılmışlar. Çocukların bir kısmı 
 
Evliya Çelebi’nin: “Havası güzel, dört tarafında akarsuları olan bostan ve bahçeleri, her biri bir cennet bahçesine benzer. Bülbüllerinin ötüşü insana ferahlık verir... “ diye tarif ettiği Tokat’a gitmiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a1544f-2527-4868-8cf3-f6f2779c0b70.jpg</image:loc>
            <image:title>Katilini Doğuran Aşklar</image:title>
            <image:caption>KİTAPLARI: 
1- Nevin’ce Şiir Taneleri (Ben Sevme Hakkımı Sende Kullandım) 2007 Şiir Kitabı. 
2- Dil Kaleme Küsmede (2013) Şiir Kitabı 
İçinde Yer Aldığı Kitap ve Dergiler: 
Sivaslı Şairler Güldeste 2009 Antoloji Kitabı, (Sivas), 
Bir Bulut Bin Damla 2010, Bizim Ece 2007 Şairler Antoloji Kitabında, (Manisa), 
Ortanca Dergisi (Ankara), 
Poyraz Edebiyat Dergisi (Sivas) Şiir ve Söyleşiler. 
Kültür Çağlayan Dergisi Ankara 
Şairler Seçkisi 2011,2012,2013,2014,2015,2016,2017,2018,2019, 2020, Seri halde devam etmektedir. 
Şemsiye Edebiyat Günlüğü, Kristal Kalpler Güneşe Ne Oldu Anne 2009, Türk Dünyası Şiiri Antolojisi 2010, Zara Kültür Araştırma Grubu, Kültür Çağlayan 1.Şiir Antolojisi 2012. Ve Nevince’den Masallar Serisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ca9b33e-3851-480a-b82a-e1a8c4d0a2ba.jpg</image:loc>
            <image:title>O Sırada</image:title>
            <image:caption>Ferhan toplumu, hayatı ve insanları anlama amacıyla sosyoloji okumuştu ve şimdi bir reklam ajansında sosyal medyacı olarak çalışıyordu. Sektörün önde gelen işlenmiş et üreticilerinden birinin bütün sosyal medya hesaplarının şifreleri ondaydı. Instagram, Twitter ve Facebook, hepsinin şifresi ondaydı. Hepsinin şifresini ezbere biliyordu. Kutsal bir emanet gibi, ilk kız arkadaşının ismi gibi, kimseye anlatmadığı bir sır gibi yüreğinde taşıyordu sucuk, salam, sosis ve entegre et işleme tesisi fotoğraflarıyla dolu Instagram hesabının şifresini... 
 
Uykusuz Dergisi ve KALT ekibinden tanıdığımız Erman Çağlar sizleri hikâyelerin rehberliğinde salonun kanepesinden apartman boşluğuna, mahallenin tekelinden plaza koridorlarının loşluğuna uzanan bir tura davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d582d706-1e65-4d50-8cc7-7f2868fbc252.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekülerleşen Dilimiz ve Kavramlarımız</image:title>
            <image:caption>Dil ya kalbin incisidir, parlatır ya da kalbin kömürüdür, karartır. 
Bir medeniyetin temelleri önce dil silahıyla vurulur. Dilin her türlü dış saldırıya karşı korunması kültür ve medeniyetin korunmasıyla doğru orantılıdır. Çünkü dil, kültür ve medeniyetin dış tehlike ve saldırılara karşı bir numaralı muhafızıdır. Kültür ve medeniyet, dil sayesinde hem dışa hem de içe karşı kendini koruyabilir. Bir medeniyetin içinde kendisinden olmayan, tamamen dış kaynaklı kelime ve kavramlar; günlük hayatta kullanılıp dilin tesiri alanına girdiği an, o kültür ve medeniyet yavaş yavaş sonunu hazırlıyor demektir. 
Bir dil için kelime ve kavram zenginliğinin kendi özünden olması önemlidir. Ama olmazsa olmaz bir diğer önemli mesele de bu kelime ve kavramları özellikle günlük hayatın içine çekmektir.  Çünkü hayatın içinde olmayan değer, yok hükmündedir. 
“Sekülerleşen Dilimiz ve Kavramlarımız”, dilimizin hem söz olarak özünden uzaklaşıp yabancılaşmasını hem de manen sekülerleşmesini bir sorun olarak görenler için önemli bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/593f40ef-1fa3-4630-b741-f5a6c57186cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig</image:title>
            <image:caption>Türkler İslamiyetin kabulüyle beraber yeni bir kültür dünyasının içine girdiler. 
Bir yandan Arap ve Fars kültürünün kaynaklarına nüfuz etmeye çalışırken diğer yandan kendilerine ait bir ifade dili aramaya koyuldular. 
 
Yusuf Has Hâcib, “Mutluluk Bilgisi” diyerek 
bugünkü dile aktarabileceğimiz bu eserinde çok yönlü bir dünya arayışına girişir. 
Bilginin değeri, hükümdarlık, iyilik, adalet, hayatın anlamı, devlet yönetimi, gençlik, tarım yapma gibi akla gelebilecek hemen her konuda konuşur. 
Sonuçta bir öğüt kitabıdır ama bilmenin ve bildirmenin yöntemlerinin peşine düşer. 
Türkler bu kitapla düşünmeye başlamışlardır 
demek abartı sayılmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8c9f369-1072-4a0b-91f5-977d9d7a4db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Buyurun Ziyafete</image:title>
            <image:caption>Gastronomi alanında bir “otorite” nasıl ortaya çıkar ve hangi özelliklere sahiptir? “Yemek kültürü”nü nasıl edinip geliştirir? Şarabı, tatları ayırt ederek içmek sıradan bir beceri midir, öğrenilebilir mi? Yemek yenilen yerin “ambiyansı” ne kadar önemlidir? Karnabahar yemeye lokantaya gidilir mi? Geleneksel olan her zaman en iyisi midir? Başka ülkelerden esinlenmek kötü bir şey midir? Mutfağımız dünyada hatırı sayılır bir yere gelebilir mi? Ne yersek o muyuz? Balığa limon sıkılır mı? Şarap nedir, ne değildir? Sosyal medya Vedat Milor’a ne yaptı? Buyurun Ziyafete, tüm bu sorulara ve daha fazlasına etraflı yanıtlar içeren bir Vedat Milor kitabı: Kendi kaleminden kısa bir aile tarihiyle başlayan kitapta Milor soyadının “gizemini”, ailesindeki Milli Mücadele yanlılarını ve saltanatçıları öğrenmekle kalmıyor, Milor’un köklü geçmişine dair de önemli bilgiler ediniyoruz. Milor’un, kitabı yayına hazırlayan Besim Hatinoğlu’yla yaptığı uzun söyleşi “gastronomik otorite” kavramını, damak tadının gelişimini kendi hayat hikâyesi ve daha önce hiç söz etmediği ilginç anekdotlar ışığında ele alıyor. Son kısımsa farklı temalar altında toplanmış, her biri ayrı ayrı önemli noktalara işaret eden seçme yazılarından oluşuyor. Buyurun Ziyafete, öğrenmeye aç, yemek tutkusuyla dolu Vedat Milor’un dünyasına bir yolculuk… “Kendimi ne şekilde tanımladığımı soruyorsan, bu gayet açık: Ben sadece restoran ve şarap eleştirmeniyim. (…) İşin bir de tutku boyutu var. (…) Bu bir tutku, bir hobi olarak ortaya çıkıp hayatının parçası haline gelmesi gereken işlerden. Sana keyif vermeli, hayatının bir parçası olmalı ve akabinde de iş haline gelmeli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bc1482b-7fe8-4597-ad76-a89314e7871b.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşra Üniversiteleri</image:title>
            <image:caption>Tuğba Tekerek, taşra üniversitelerinin akademik ve sosyal hayatını, amfilerden kampüs camilerine, kafelerden yurtlara, ayrıntılı bir şekilde resmediyor. Taşra Üniversiteleri kitabı, ülke sathına yayılan üniversitelerin, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının “arka kampüsü” olarak işlediğini gösteriyor. Birçok yerde akademisyenlerin “tüm derslerin hocası” olmak zorunda kalması ve öğretimin sistematik biçimde ilahiyatlaşması, bu gidişatın önemli unsurları... Taşra üniversiteleri, istihdam, ihale vs. boyutlarıyla, ekonomi-politik açıdan da geniş bir “havuz” oluşturuyorlar. Her şeye rağmen bir şeyler öğrenme, ufkunu genişletme hevesi taşıyan öğrencilerin, gençlerin sesleri de işitiliyor kitapta. Hevesleri ve akademinin doğasındaki “heyecan, merak, itiraz” ruhunu boğan üniversitelerdeki hayal kırıklıkları... Saha gözlemlerine, uzun görüşmelere ve sekiz yıllık araştırmaya dayanan, emek ürünü bir çalışma. “Siyasi iktidarın uzantısı olarak faaliyet gösteren, akademisyen alımlarının da konferansların da kulüp kuruluşlarının da siyasi iktidarın talimatları doğrultusunda yapıldığı [...] Taşra üniversitelerinin artık binlerce lisansüstü öğrencisi de yetiştirdiği, lisanstan sonra lisansüstü eğitimin de değersizleştirildiği, taşradaki ‘siyasi iktidarın uzantısı üniversite’ modelinin büyük şehirlerde iyiden iyiye yerleştiği, ülkenin tamamında yükseköğretimin taşralaştığı bir dönemdeyiz.” Tuğba Tekerek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b0a07e-4f26-47ec-afab-713b414bdbd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Mucizesinin Sonu mu?</image:title>
            <image:caption>Cevdet Kadri Kırımlı, Çin’in sadece siyasal gelişme seyrini, ekonomik büyüme dinamiğini, toplumsal hayatını tasvir etmekle kalmıyor, Çin’in zihniyet dünyasını inceliyor. Afyon Savaşları’ndan bağımsızlığa,Kültür Devrimi’nden “Mao2.0”a... Heryerde hazır ve nazır partinin krizinden, ekonomik büyüme krizine, nüfus krizine... Fotoğraflar, grafikler ve canlı gözlemlerle... Çin Mucizesinin Sonu mu?, tam anlamıyla bir Çin’i anlama kılavuzu. “Napoléon’un ‘Çin uyuyan bir aslandır, bırakalım uyusun, uyandığında dünyayı titretecek,’ dediği rivayet edilir. Bir de geçmişi 14. yüzyıla kadar giden ‘kâğıttan kaplan’ var. Mao ilk kez 1956 yılında Amerika için kullanmaya başlayarak bu Çin deyişinin bütün dünyada tanınmasını sağlamıştı. Yeni dönemde rejimin içeride baskıcı karakteri, dış ilişkilerde ise şahin ve müdanasız tavrı... ülke içinde ve dışında gerginliklere, hatta sıcak temasa yol açar mı? ‘Çin Mucizesi’nin sonu mu yoksa her şey asıl şimdi mi başlıyor? Dünyayı titretecek bir aslan mı olacak, kâğıttan kaplan mı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee4d0962-4d64-41c6-bcb1-4acca3acb53d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fetvayla Yol Göstermek</image:title>
            <image:caption>“Vaizeler devletin söylemini, feminist söylemi ve ataerkil fıkıh söylemini birbirine tercüme ediyorlar. Bazen çatışan, bazen üst üste binen söylemler arasında müzakere edip çözümler bulmaya çalışıyorlar.” Burcu Kalpaklıoğlu Fetvayla Yol Göstermek’te, “Bayan fetva odası”na telefonla yapılan başvurulara verilen cevapları, yapılan yorumları, bulunulan önerileri inceliyor. Öncelikle, fetvanın “yönetimsel bir pratik” olarak nasıl iş gördüğünü gözler önüne seren bir inceleme, bu. Kalpaklıoğlu, dindar kadınların gündelik hayatla ve aile içi sorunlarla ilgili meseleleri karşısında vaizelerin, bazen yorum imkânlarını ataerkil kodlar hilafına kadınlara haklarını “öğretmek” üzere kullandıklarına dikkat çekiyor. Beri yandan fetva veren vaizelerin, özellikle “kaygan zeminde aileyi koruma” kaygısıyla, birçok zaman da “arada kaldıklarını” gösteriyor. Fetvayla Yol Göstermek, İslâmî feminizmin, ataerkil ideolojiye ve geleneksel fıkıh’a karşı kaynakları yeniden yorumlama çabasından ilham alıyor. Ayrıca, Türkiye’de “dinî” ile “seküler”in karşıtlıklarını ve “karışımlarını” yeniden düşünmek için verimli bir örnek sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/435bf74d-cd11-457a-8179-2dcd9fdd5707.jpg</image:loc>
            <image:title>Weimar Kültürü</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı ve akabinde Versay Antlaşması Alman toplumunu derin bir buhrana sürüklemişti. Weimar kültürü, bu buhranın içerisinden filizlendi ve kısa ömürlü ama kendine özgü demokratik bir deneyime sahne oldu. Weimar demokrasisinin ayırt ediciliğinin kanıtı olarak Weimar Anayasası çalışmalara epey konu olmuştur ancak Weimar’ın sınırlarını aşıp 20. yüzyılda sanatta, edebiyatta, müzikte Batı kültürünün pek çok veçhesine etki etmiş “Weimar kültürü” dendiğinde ne anlayabiliriz? Peter Gay’in Weimar Kültürü kitabı, bir sanatsal arayışa ve uyanışa eşlik eden bu kültürün canlı ve akıcı bir anlatımını sunarak Weimar deneyiminin saklı hazinesini okurlarına teslim ediyor. “Birkaç ay içinde Adolf Hitler Almanya Şansölyesi oldu ve Weimar ahalisi yanına Weimar ruhunu da alarak dört bir yana dağıldı: Kimi kendi içine, Ezop diline çekildi, kimileri soykırım kamplarında ölüme gitti... Ancak kimisi de Weimar ruhunu hayatın içine, müthiş kariyerler yaparak iz bıraktıkları laboratuvarlara, hastanelere, gazeteciliğe, tiyatrolara, üniversitelere taşıdı ve bu ruh gerçek yurduna orada kavuştu, sürgünde.” PETER GAY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd6dda4-0ea7-4268-ab33-3c304faf1366.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafif Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>Popüler edebiyatın kapıcı kadınlarla dikişçi kızlara has bir merak olmadığını epeydir biliyoruz. Bu hafif romanların yazarlarının ve okurlarının kadınlardan ibaret olmadığını da. Elinizdeki kitap, feminist eleştirinin hafif romanlara doğru genişletildiğinde, hafif kahramanlara böyle kulak verildiğinde neler dinleyebileceğimizi yoklayan yazılardan oluşuyor. Hafif Kahramanlar, kadınlık ve erkeklik, aşk ve arzu hakkındaki ortak fantezilerimizin cisimleşmiş halleridirler. Ama bu kadarla kalmazlar, şu dünyada neye hakkımız olduğuna, neye katiyen el uzatamayacağımıza dair bilgi de verirler. Aynı zamanda, bu “bilgi”nin nasıl değiştiğini de onlara bakarak izleyebiliriz. Gelin içinde büyüdüğümüz hikâyelere biraz yakından bakalım, bu bizim kendi hikâyemizdir de. Aksu Bora ve Emel Uzun Avci’nin hazırladığı derlemede onların yanı sıra Mustafa Arslantunalı, Neslihan Cangöz, Ayşe Çavdar, Behçet Çelik, Işıl Kurnaz ve Sezen Ünlüönen’in yazıları yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75a833b3-00f2-4714-8341-b1c27be5cf74.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırat-ı Müstakim&apos;de İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Sırat-ı müstakimde hareket eden herkes aynı şekilde yol almıyor. İnsanların bu yolda giderken şartları bir değildir. Kimi insanların yaratılışı, fıtratı, aile çevresi, kültürü imanı, ibadeti ve ahlâkı diğerlerinden daha iyi, daha mükemmel iken, bazılarınınki ise daha zayıftır. Dolayısıyla sırat-ı müstakimde yol alanlar için de kendiliğinden, doğal bir yarış vardır. Bizler bu işin farkında olursak, o zaman en önde olabilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilir ve öyle davranırız. İşte “Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar “ kitabımda bu yarışı kazananların nasıl kazandıklarından bahsetmeye çalışacağım. Allah bizleri bu uğurda muvaffak olan bahtiyar kullarından eylesin! (Âmin) 
Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar kitabımda bu yolda yürürken Kur’an-ı Kerime ve Sünnete göre nelere dikkat etmemiz gerektiğini açıklamaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde Rehberlerimiz  kitabımda bize her yönüyle örnek olan ve Allah tarafından gönderilen Peygamberlerin,  sırat-ı müstakimde hareket ederken bizlere mübarek hayatlarıyla Rehber oluşlarını  anlatmaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde İz Bırakanlar  kitabımda ise, sahabelerin ve daha sonraki dönemlerde İslam’a hizmet eden mübarek zâtların sıratı müstakimde örnek olan hayatlarıyla geride bıraktıkları izleri  ifade etmeye çalıştım. Böylece birbirini tamamlayan üç kitap Allah’ın tevfik ve inayetiyle hazırlanmış oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f41e577d-d9d0-4e6f-baaf-be522a8bbbcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırat-ı Müstakim&apos;de Rehberlerimiz</image:title>
            <image:caption>Sırat-ı müstakimde hareket eden herkes aynı şekilde yol almıyor. İnsanların bu yolda giderken şartları bir değildir. Kimi insanların yaratılışı, fıtratı, aile çevresi, kültürü imanı, ibadeti ve ahlâkı diğerlerinden daha iyi, daha mükemmel iken, bazılarınınki ise daha zayıftır. Dolayısıyla sırat-ı müstakimde yol alanlar için de kendiliğinden, doğal bir yarış vardır. Bizler bu işin farkında olursak, o zaman en önde olabilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilir ve öyle davranırız. İşte “Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar “ kitabımda bu yarışı kazananların nasıl kazandıklarından bahsetmeye çalışacağım. Allah bizleri bu uğurda muvaffak olan bahtiyar kullarından eylesin! (Âmin) 
Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar kitabımda bu yolda yürürken Kur’an-ı Kerime ve Sünnete göre nelere dikkat etmemiz gerektiğini açıklamaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde Rehberlerimiz  kitabımda bize her yönüyle örnek olan ve Allah tarafından gönderilen Peygamberlerin,  sırat-ı müstakimde hareket ederken bizlere mübarek hayatlarıyla Rehber oluşlarını  anlatmaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde İz Bırakanlar  kitabımda ise, sahabelerin ve daha sonraki dönemlerde İslam’a hizmet eden mübarek zâtların sıratı müstakimde örnek olan hayatlarıyla geride bıraktıkları izleri  ifade etmeye çalıştım. Böylece birbirini tamamlayan üç kitap Allah’ın tevfik ve inayetiyle hazırlanmış oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a2809f-d6f6-4d14-a21c-cefaf247d21e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırat-ı Müstakim&apos;de Yarışanlar</image:title>
            <image:caption>Sırat-ı müstakimde hareket eden herkes aynı şekilde yol almıyor. İnsanların bu yolda giderken şartları bir değildir. Kimi insanların yaratılışı, fıtratı, aile çevresi, kültürü imanı, ibadeti ve ahlâkı diğerlerinden daha iyi, daha mükemmel iken, bazılarınınki ise daha zayıftır. Dolayısıyla sırat-ı müstakimde yol alanlar için de kendiliğinden, doğal bir yarış vardır. Bizler bu işin farkında olursak, o zaman en önde olabilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilir ve öyle davranırız. İşte “Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar “ kitabımda bu yarışı kazananların nasıl kazandıklarından bahsetmeye çalışacağım. Allah bizleri bu uğurda muvaffak olan bahtiyar kullarından eylesin! (Âmin) 
Sırat-ı Müstakimde Yarışanlar kitabımda bu yolda yürürken Kur’an-ı Kerime ve Sünnete göre nelere dikkat etmemiz gerektiğini açıklamaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde Rehberlerimiz  kitabımda bize her yönüyle örnek olan ve Allah tarafından gönderilen Peygamberlerin,  sırat-ı müstakimde hareket ederken bizlere mübarek hayatlarıyla Rehber oluşlarını  anlatmaya çalıştım. 
 Sırat-ı Müstakimde İz Bırakanlar  kitabımda ise, sahabelerin ve daha sonraki dönemlerde İslam’a hizmet eden mübarek zâtların sıratı müstakimde örnek olan hayatlarıyla geride bıraktıkları izleri  ifade etmeye çalıştım. Böylece birbirini tamamlayan üç kitap Allah’ın tevfik ve inayetiyle hazırlanmış oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad835484-f862-49a5-ac58-7625a6c25ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Sarılır mısın?</image:title>
            <image:caption>AŞK, ONA OLAN İNANCIMI KAYBETTİĞİM ANDA GELİP BENİ YENİDEN BULDU. 
 
“Müthiş bir gün geçireceğimi düşünürken şimdi bir otobüste Selimiye’ye doğru yol almaktaydım. Hayat ne kadar garipti, hiç başıma gelmez dediğim şey olmuştu işte! Hem de en beklemediğim insan tarafından… Her şeyimi anlattığım, güvendiğim ve en önemlisi de sevdiğim insan beni sırtımdan bıçaklamıştı. Güvenim o kadar sarsılmış, gururum o kadar kırılmıştı ki kendime olan inancım tamamen yok olmuştu. Belki de bir daha kimseye güvenemeyecek, âşık olamayacaktım. Keşke o mesaja hiç bakmasaydım.” 
Su’nun gördüğü o mesajla değişti bütün hayatı. “Keşke o mesajı görmeyip eski güzel ama yalanlarla dolu hayatıma devam etseydim” diye düşünse de, hayat onu gerçeklerle yüzleştirecekti. Acı da olsa bu yüzleşmeyi yaşayacak olan Su, daha zor ama sahici bir yolculuğa çıkacaktı. 
Sürprizlerle dolu bu yolda onu harika bir aşkla birlikte türlü tuzaklar bekliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/489085fe-01ef-4f49-86b3-ed2e19998b69.jpg</image:loc>
            <image:title>The Valley of Fear</image:title>
            <image:caption>“THE OLD WHEEL TURNS, AND THE SAME SPOKE COMES UP. IT’S ALL BEEN DONE BEFORE, AND WILL BE AGAIN.” 
 
Dr. Joseph Bell, a teacher with extraordinary reasoning and remarkable intelligence from Edinburgh, inspired Sir Arthur Conan Doyle to create Sherlock Holmes. After appearing in A Study in Scarlet (1887) for the first time, Holmes continues to be present in many other stories where he solves mysterious events, thanks to his exceptional wit. 
The Valley of Fear, is the fourth of Sherlock Holmes’s novels. From the foggy prairies of England to a small American mining town, the story features secret societies, murders, and Sherlock’s case resolution. 
According to the fans, the last adventure of Sherlock Holmes, The Valley of Fear, is the best among all Sherlock Holmes books. The work is inspired by the real-life activities of the secret society known as the Molly Maguires. Not only it provides insights into the political situation in Ireland, it also highlights the union struggles of the early twentieth century in the United States. Sir Arthur Conan Doyle presents a book that will satisfy all mystery lovers.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62e41e1b-d1ed-4080-b3a0-19e3b5e3378d.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger–Ben Fırlatılmış Olanaktır</image:title>
            <image:caption>Felsefe düşünme ile değil ruh haliyle başlar. 
 
“Varlık nedir?” diye soran Heidegger ardından kendisini hiçbir kelimenin giremeyeceği en karanlık noktaya fırlatır, sorusunun cevabını orada bekler. Hiçliğe çakıldığında var olmaktan duyduğu kaygı öyle güçlü bir ışığa dönüşür ki tüm saklı kalanları aydınlatır. 
Modern insanın problemlerine antikçağın zihniyle yaklaşan Heidegger, kutsalların, emin olunanların aslında en az bilinenler olduğunu ortaya serer. Ne yapsak içinden çıkamadığımız problemleri, hayata dair büyük soruları kendi kendilerini çözümlemeleri ve açığa çıkarmaları için serbest bırakmayı öğretir. Kelimelerle oyun oynar gibi yazdığı eserleriyle sanki açıklamak değil de hatırlatmak isteyen Heidegger, başta insan olarak kendimizle ardından ilişki kurduğumuz her şeyle olan bağımızı biz farkına varmadan geri dönülemez biçimde sarsar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e0c0807-af94-4df6-b7fe-ed339980187b.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik Geliyorum Demez</image:title>
            <image:caption>Anne olmak bir milattır kadının hayatında, A.Ö. (annelikten önce) ve A.S. (annelikten sonra) diye ikiye ayırabiliriz annelerin yaşamalarını. Anneliğe tam olarak hazır olmak mümkün değildir. Olunca oluveren, ne olduğu olmadan önce asla anlaşılmayan bir yaşam serüvenidir annelik. Asla GELİYORUM DEMEZ! Gelir ve seni bambaşka bir insana dönüştürür. Sevgiyle karışmış yorgunluklar, özveriyle karışmış yoğunluklar, kendini suçlamalarla çevrili gurur duymalar! Bir ZIT DUYGULAR KEKİ olur pişer yıllar içinde. Bu kitap bu keki pişirmeye başlayan “ay içine eksik malzeme mi koydum acaba” diye hayıflanan, keki çok kabarmadığı için kendini suçlayan, bazen kek bile görmek istemeyen, tatlıdan nefret eden, ama ne olursa olsun vazgeçmeyen tüm annelere, anne adaylarına ve kalbinde anne olmayı dileyen anne merhametini tüm evrene aktaran kadınlar için yazıldı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68752387-321c-40da-9b92-e0c84d8482b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Çağrısı - Dionysos</image:title>
            <image:caption>“MİTOLOJİNİN AYNI ZAMANDA KENDİ İÇİMİZDE YAŞANAN SÜREÇLERLE İLGİLİ OLDUĞUNU KEŞFETMEK GEREK.” 
– JOSEPH CAMPBELL 
 
Mitoloji, geçmişten günümüze uzanan uydurma öyküler değildir. İnsanın kendi içinde yaşadığı süreçlerle ve psikolojiyle de ilgilidir. Dionysos’u bir şarap ve eğlence tanrısı olarak tarif etmek, tanrılardan gelen çağrının önünü kesmek olur. 
Dionysos, insan adına, insana ait olan her şeyin hatta insanlık onurunun savunucusudur aynı zamanda. Baskıcı cinsiyetçiliğe karşı koymanın sembolüdür. Dionysos olmak her zaman yenilenmek ve yinelenmektir de... Dionysos olmak yaşamı her yönüyle sonuna kadar hissederek yaşamaktır. 
Haz ve acı, insanın bu dünyada yaşadığını ona kanıtlayan, varoluşunu doğrulayan ve amacını hatırlatan duygulardır. Acının ve hazzın tanrısı Dionysos’un çağımızın insanına söyleyeceği çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a78290a7-f36f-4959-bd67-a70d1453ee7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pythagoras</image:title>
            <image:caption>“Halkın yolundan çekil ve fazla çiğnenmemiş yollardan yürü. Bilgelik arayanlar onu yalnız aramalıdır.” 
 
Ezoterik felsefenin kurucusu ve tüm zamanların kadim bilgesi Pythagoras, yaratıcı düşünceleriyle Yunanistan’da reforma ve Avrupa’da Rönesans’a öncülük etmiştir. O ilklerin filozofudur. Maddi evrenin işleyişinin matematiksel terimlerle ifade edilebileceği düşüncesini ortaya atan ve “Kozmos” sözcüğünü evrene ilk uyarlayan kişidir. Matematiği felsefe ile ilişkilendiren ilk düşünürdür. 
Mısır’daki Hermetik gelenekten ilham aldığı düşünceleri ilkçağda ve ortaçağda birçok bilim insanına, sanatçıya ve filozofa esin kaynağı olmuştur. Felsefe tarihinde Pythagoras’tan etkilenmeyen filozof yok gibidir. Platon, Pythagoras’tan aldığı ilhamla Atina’da akademisini kurmuştur. 
Yaşadığı çağın geleneğine uyarak kendisini “Sophos” (bilge) olarak nitelemekten kaçınarak “Philosophos” (bilgelik âşığı) adını benimsemiş ve bu terimi insanlığa armağan etmiştir. Felsefesini aritmetik, geometri, astronomi, müzik üzerine kuran Pythagoras öğretisiyle adeta tek başına koca bir üniversitedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6307fdf-9214-473b-aa0d-1a24fc088b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyoloji ve Teknoloji Terörü</image:title>
            <image:caption>GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ İLK ÜRÜN DOMATESTİ, SON ÜRÜN İNSAN OLACAK! 
 
İnsan maalesef içinde yaşadığı doğanın sadece bir parçası olduğunu unuttu; teknolojiyi kullanarak önce doğayı, sonra gıdayı bozdu ve sıra artık kendisindeydi! 
İnsan DNA’sı ve ardından RNA’sı yani insanın fabrika ayarlarına girildi ve bu ayarlarla ciddi şekilde oynanarak ana sistem bozuldu! Üstüne bir de laboratuvarlarda oluşturulan virüsler yoluyla insanlık tehdit altına alındı. 
Teknolojiyi, insanlığa zarar verebilecek şekilde bu kadar yaygın hale getirmek ve kullandırmak insanlığa karşı gerçekleştirilen bir terörden başka bir şey değildir. Daha hızlı, daha ileri, daha teknolojik, daha fazla sanayi, daha çok para derken kimyasallara, toksinlere, virüslere boğulduk, hem de bunları kendi ellerimizle meydana getirdik. 
Prof. Dr. Mustafa Zülküf Altan, Terör Her Yerde serisinin ikinci kitabında, gıda terörü, genetik çalışmalar, biyolojik unsurların silah olarak kullanılması, dijital terör, yapay zekâ, uzay çalışmaları ve daha birçok konu hakkında bilinmeyenleri anlatıyor ve soruyor: Daha az insan gücüyle daha fazla kazanç elde etmek isteyen güçler, daha az insana ihtiyaç olacak bu Yeni Dünya’da, insan nüfusunu azaltmak için biyoloji ve teknolojiden faydalanıyor olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0b092d2-69dd-4da5-a514-ff1a247b5079.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah-ı Mar</image:title>
            <image:caption>HER AŞK BİR KIVILCIMDIR AMA BAZILARI ORMAN YANGININA DÖNÜŞÜR 
 
“Medyumların odasına geldiğinde, geride bıraktığı herkesin uyandığını ve peşinde olduğunu fark etti. Borazanlar çalmaya başladı. Anazarbos kenti içindeki Anavarza Kalesi’nde yaşayanlar, artık bir firar olduğunu biliyorlardı. Lilith’in itibarını yerle bir etmeye çalışan biri veya birileri vardı. Yarın sabah ‘saf bir insan’, kaçıyordu gerekçesiyle idam edilecek, Lilith’in ve sapık askerlerinin itibarı kurtulacak, yine etrafa ürkütücü bir korku salacaktı...” 
Şahsu, tüm ailesini kaybettikten sonra varlığından dahi haberi olmadığı dedesinin elinde bir zarf bulur. Ölmüş annesinden mektup getirmiştir. Hiç tanımadığı bu adamla, hiç tanımadığı bir yörenin küçücük köyüne giden genç kız, burada mitolojik bir topluluk olan melezlerin içine düşer. Yarı insan, yarı Mar (Yılan) olan bu topluluğun gelecekteki lideri Maran ile birbirlerine geri dönülmez bir duyguyla sevdalanırlar. Ve bu aşk büyük savaşın ateşini yakmaya başlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c06759f4-18c8-4813-9110-65152c09af61.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Dünya Savaşı: İnfografik (CİLTLİ)</image:title>
            <image:caption>İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI DAHA ÖNCE HİÇ BÖYLE ANLATILMADI 
ZEKİCE TASARLANAN GRAFİKLER, DİYAGRAMLAR VE TABLOLARLA ALIŞILDIK ANLATIM KALIPLARINI YIKAN İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI: İNFOGRAFİK, OKUYUCUYA VERİLERE DAYALI GÖRSEL BİR ŞÖLEN SUNUYOR. 
 
• YÜZLERCE ÇİZİM • 150’DEN FAZLA GRAFİK • TAKTİK HARİTALAR • BİNLERCE İSTATİSTİK • GÜÇ DENGELERİNİ ANLATAN TABLOLAR • SİYASÎ, ASKERÎ VE EKONOMİK İLİŞKİLERE DAİR DİYAGRAMLAR 
 
İkinci Dünya Savaşı’na dair elimizdeki veriler, ortaya çıkan yeni belgelerle birlikte gün geçtikçe artıyor. Bu verilerin tasnifindeki eksiklikler ise savaşın ve savaşa yol açan sürecin anlaşılmasında yeni zorlukları beraberinde getiriyor. İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI: İNFOGRAFİK, okurların bu veri okyanusunda kaybolmasının önüne geçmeyi hedefliyor. 
  Savaş yıllarının yanı sıra, harbin öncesi ve sonrasının da mercek altına alındığı kapsamlı verilerle hazırlanan, birbirinden farklı renkli tablolar ve grafiklerle sunulan ve yayımlanmasının ardından pek çok dile tercüme edilen İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI: İNFOGRAFİK, Türk okurların İkinci Dünya Savaşı’na katılan ülkelerin askerî, ekonomik ve sair alanlardaki verilerini kapsamlı bir şekilde inceleyebilecekleri ilk ve tek çalışma olma niteliğini taşıyor. 
 
“Gerçek bir başyapıt… İkinci Dünya Savaşı meraklılarının kitaplığında bulunması gereken muhteşem bir kitap.” – THE ARMOURER 
“Oldukça güzel şekilde sunulan nefis bir eser… Onca karmaşık detayı anlatabilmek adına yaratıcı ve benzersiz yollar bulunmuş. Okura başından sonuna estetik bir tatmin sunuyor.” – BRITAIN AT WAR 
“Hayran olunası… Veri görselleştirmenin en harika hali. Emeği geçen herkes için muazzam bir başarı.” – GEOGRAPHICAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89957895-b055-43b1-a534-36c7c4133173.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek</image:title>
            <image:caption>&quot;Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek kitabının kaleme alınmasındaki en önemli nedenlerden birisi okuyucunun moda olan filmlerden, dizilerden, macera romanlarından edindiği bilgiyi gerçek zannetmesiydi. Sahne ve gösteri sanatlarının bu gelişimi yeniden tersi bir efsaneleşme yarattı. Düzeltmeler yapmak lazımdı.&quot; 
İlber Ortaylı 
 
Osmanlı&apos;yı dünya tarihinde bu kadar önemli bir imparatorluk hâline getiren neydi? İstanbul Osmanlılar ve Avrupalılar için ne ifade ediyordu? Aile, Osmanlı toplumu için neden bu kadar önemli bir kurumdu? Geleceğin idarî ve askerî elitlerinin yanı sıra pek çok sanatçının yetiştiği Enderun saray okulu nasıl bir yerdi? Osmanlı saraylarını özel kılan neydi? Topkapı Sarayı hem mütevazı hem de ihtişamlı olmayı nasıl başardı? Osmanlı sultanları ve paşaları günlük yaşamda ne yaparlardı? Mimar Sinan&apos;ı böyle bir deha, eserleri bugün bile insanlara ilham vermeye devam eden ulaşılmaz sanatçı yapan şey neydi? Fatih Sultan Mehmed&apos;i diğer Osmanlı imparatorlarından ayıran özellikler nelerdi? Büyük Fatih, İstanbul&apos;un fethi sırasında nasıl bir strateji uyguladı? Tarihle ilgilenen insanlar Osmanlı seyahatnamelerinden ne tür bilgiler edinebiliyordu? Sultanahmet hangi anlamda dünyanın merkezidir? 
  Geçmişten geleceğe tarihî gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı bu sefer okuru Osmanlı&apos;yı; padişahları, sarayları, yönetim şeklini, semtleri ve abidevî eserleri, İstanbul’u… kısacası kendine özgü kimliğiyle Devlet-i Aliyye’yi yeniden keşfetmeye davet ediyor... Almanca, Fransızca, Arapça, Yunancanın da içinde bulunduğu 10&apos;dan fazla dile çevrilen Osmanlı&apos;yı Yeniden Keşfetmek tarihle tanışmak isteyip de nereden başlayacağına karar veremeyenler için ideal bir giriş kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c4d8a1-14a2-489d-beab-6457ba522529.jpg</image:loc>
            <image:title>Rothschild Hanedanı</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN EN GÜÇLÜ AİLESİNİN ETRAFINDAKİ SİS PERDESİ KALKIYOR 
 
“Rothschildlerin büyüleyici hikâyelerinden daha önce sık sık bahsedilmişti ama hiçbiri bu kadar yetkin ayrıntılarla anlatılmamıştı.” The New York Times Book Review 
“Niall Ferguson&apos;ın kitabı, tahvil piyasasının asıl mucidi ve finans kapitalizminin yönlendiren güçler hakkında kuvvetli ve sinsi bir hikâyeye ilham veren bu köklü ailenin dünyasının parlak ve yetkili bir yeniden inşası. Harika bir okuma vadeden metin.” Harold James, Princeton Üniversitesi Tarih Bölümü 
 
Meşhur tarihçi Niall Ferguson’ın kaleminden dünyanın en meşhur ama aynı zamanda en bilinmez ailelerinden birinin hikayesi: Rothschild Hanedanı. Ferguson bu kitabında mali güçleri sebebiyle finans dünyasının ve modern dönem Avrupa’nın şekillenmesinde dolaylı veya doğrudan yollarla etkili olmuş Rothschild ailesinin tarihini büyük bir maharet ve ustalıkla anlatıyor. Hem sunduğu tarihi gerçeklerle Rothschildlerle ilgili efsaneleri çürütüyor hem de ailenin olağanüstü ekonomik başarısının ardındaki sırları ortaya çıkarıyor. Ferguson elinizdeki kitabında Rothschild ailesinin köklerine inerek Frankfurtlu tüccar Mayer Amschel’den itibaren belirsizliklerle dolu tarihi en başından inşa etmeye başlıyor. Büyük finans imparatorluğunun kuruluşunu esas itibarıyla oğul Nathan Mayer&apos;in 200 yıl önce İngiltere&apos;ye gitmesi üzerinden temellendiriyor. Mayer Amschel Rothschild’in en yetenekli çocuğu olan Nathan işlerini sağlamlaştırabilmek ve etki sahasını genişletmek adına beş oğlunu Avrupa’nın farklı metropollerine yerleştiriyor. Her biri farklı yetkinliklere sahip bu beş oğul ve baba kızları, uzak akrabaları ve yabancıları dışlayıp birbirleriyle gayet yakın ilişkilerde bulunarak, kurdukları finans şirketi için daha önce Avrupa çapında benzerine rastlanmayan bir ilişkiler ağı örüyor. Öyle ki daha on dokuzuncu yüzyılın ilk çeyreğinde Rothschildler Avrupa&apos;nın her yerine nüfuz etmiş; uluslararası tahvil piyasasına hakimiyetlerine altına almış; pamuk, tütün, şeker, bakır ve cıva gibi emtiaların en önemli tüccarları olmuş, kıta genelinde çok önemli devlet adamları üzerinde etkilerini kurmuşlardı. 
Niall Ferguson’ın özel arşivlerden yararlanarak kaleme aldığı Rothschild ailesi monografisinin birinci cildi olan Rothschild Hanedanı: Paranın Efendileri, 1798-1848 Rothschildlerin ilk yıllarını derinlemesine ele alıyor ve ilgi çekici anlatımıyla, on dokuzuncu yüzyıl başı Avrupa’sının finansal, siyasi ve askerî yönlerine içeriden hayranlık uyandırıcı bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9312787c-8b68-4f6e-93c6-1ea1a1a0c6bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Üzerine</image:title>
            <image:caption>Roma’nın tanınmış devlet adamı, hatibi ve hukukçusu Cicero Devlet Üzerine’de (De Re Publica) devletin özü ve işleyişi, devlet yapısının devamlılığı, halkın bu yapı içerisindeki konumu ve belirleyiciliği üzerine yüzyıllar geçmesine rağmen güncelliğini koruyan fikirlerini sunuyor. 
Cicero, devleti yurttaşların içinde seyrettiği ve kaderini de kaptanının belirlediği bir gemiye benzetir. Hava güneşliyken seyir almak kolay olabilir ama asıl maharet devlet gemisini, fırtınalı havada alabora olmaktan kurtarmaktır. Halk, devletin iyi yönetilmesini istiyorsa iyi nitelikli adamları seçmelidir. Cicero’ya göre idarenin başına geçecek kişinin taşıması gereken başlıca özellikse erdemli olmaktır. Ne var ki içinde birçok niteliği barındıran erdeme öyle herkeste rastlamak mümkün değildir. Servet ve şöhret beraberinde bilgece yaşamanın sırrını ve devleti iyi idare edilebilmenin bilgisini getirmez. Üstelik, şöhret ve güç insanı kibirle doldurur. Oysa insanoğlunun, elindeki iktidara yarın da sahip olacağının güvencesi yoktur. Halbuki erdemli idareci gelip geçici nimetlerin gözüne bir hırs perdesi indirmesine izin vermez ve kibre kapılmaz. Zaten Cicero’nun da sorduğu üzere, devleti erdemin yönetmesinden daha muhteşem ne olabilir?  Devlet Üzerine Rana Gülcan Kahramanyol’un Latince aslından yapmış olduğu tam ve nitelikli çevirisinin yanı sıra açıklayıcı notlarıyla Kronik Klasikler serisinin yeni kitabı. Iulius Caesar gibi güçlü bir liderin bile karşısında durmayı göze alabilmiş bu siyaset adamının, devlet idaresine ve devlet idarecisinin özelliklerine ilişkin fikirleri bugün dahi niteliğinden bir şey kaybetmiş değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/822e6832-4c70-4be9-9e64-e3a499d60384.jpg</image:loc>
            <image:title>Aztekler</image:title>
            <image:caption>YENİ DÜNYA’NIN YAĞMALANAN İMPARATORLUĞU: AZTEKLER 
“Bu kitap kesinlikle Aztekler hakkında şimdiye kadar yazılmış en iyi çalışma… Kitabın değeri, Aztekleri ve Nahuaları yüzlerce yıllık kolonyal karikatürden kurtaran ve onları vahşi bir şiddet uygulayabilecek fakat ayrıca derin bir sevgi gösterebilecek özelliklere sahip bir halk, kusurlarıyla yeniden insan olarak sunan tarzında yatmaktadır.” History Today 
Kasım 1519’da Hernando Cortés, Aztek İmparatorluğu’nun başkentine uzanan, gölün üzerinden yükseltilmiş yol boyunca yürüyerek Aztek Kralı Moctezuma ile yüz yüze geldi. Bu hikâye ve bundan sonra yaşananlar defalarca kez hep aynı şekilde, sadece İspanyolların sunduğu anlatıya bağlı kalınarak anlatılmıştır. Yeni keşfedilmiş milyonlarca üyesi bulunan bu halkın ne büyük bir vahşilik ve ilkellik içerisinde yaşadığı ve yeni kıtaya ayak basan İspanyolların “beyaz adamın yükünü” sırtlanarak buradakilere uygarlık getirdiği söylenir. Peki ama gerçekten bu anlatı doğru muydu? Aztekler İspanyollarla karşılaştığında sefalet içinde miydi? Teknolojiyi, bilimi, kültürü, refahı ve uygarlığı bu topraklara Avrupalılar mı getirmişti? Yaşanması tercih edilmeyecek bir hayat mı sürüyorlardı? Aztekler: Yağmalanan İmparatorluk Amerikan yerlilerinin tarihini, büyük titizlik ve orijinal tarihi verilerin sunduğu isabetle yeni baştan ele alıyor. Yeni Dünya’nın insanlarının tarihini ilk defa, yerli halkın kendisi tarafından yazılmış metinlerin bütün zenginliğinden beslenerek sunuyor. Camilla Townsend, yerli Meksikalıları egzotik ve kana susamış figürler olarak gören Avrupalı klişelerin yerine onların daha anlaşılabilir ve insani tasvirlerini ortaya koyuyor. Bu çalışmada, fetih ne bir kıyamet anı ne de Meksikalıları var eden bir başlangıç hikâyesidir: “Mexica” halkı, Avrupalıların gelmesinden çok önce kendisine ait bir tarihe sahipti ve İspanyol kültürüne ve sömürgesine öyle kolayca teslim olmadı. Aksine politik tabiiyetlerini yeniden düzenlediler, yeni yükümlülüklerine uyum sağladılar, yeni teknolojileri benimsediler ve hayatta kaldılar.  
Azteklerin kendi yazdıklarından hareketle kaleme alınan bu ilgi çekici ve devrim niteliğindeki tarih, bir zamanlar altın günlerini yaşayan bir halkın fetih travmasıyla karşı karşıya kalmasına ve hayatta kalmanın yollarını bulmasına dair deneyimin izlerini sürüyor. Yayınlanmasının ardından birçok ödüle layık görülen Aztekler: Yağmalanan İmparatorluk derli toplu ve ayrıntılarla bezeli anlatımıyla tarih severlere son derece faydalı olacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616f921d-4192-4bf5-b5bf-caf2cfb4e4fa.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz Komutan Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu sıralarda Yunanlılar hücuma geçti ve biraz başarı kazandılar. O başarıyla yetinselerdi işler çok farklı olurdu ancak başlangıçtaki bu zafer onları öyle coşturdu ki savaştan haberi olmayan, ancak, “Ankara’ya doğru” savaş çığlıkları atan kurmayıyla Kral geldi ve sonrasında gayet yetersiz hazırlıkla, nizamsız ve vahşice atıldılar. Bu durum, gerçek bir asker olan ve onları Sakarya Nehri’nde kati suretle durduran Mustafa Kemal’in kalbindeki ateşi yakmış olmalı.&quot; 
 
Charles Harington, Kraliyet Harp Akademisi’nde gösterdiği üstün performansla kısa süre içerisinde adından söz ettirmeyi başardı. Mezuniyetinin ardından Güney Afrika ve İrlanda’da görev yaptı. Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte cepheye giden Harington, İkinci Ordu’yla birlikte Ypres ve Flanders’te çarpıştı. Ateşkes antlaşmalarının imzalanışının ardından ise İmparatorluk Genelkurmay Başkan Yardımcılığı görevine atandı. 
 
İstanbul’un işgal süreci Mondros Ateşkes Antlaşması’yla başladı ve Sevr Antlaşması’nın ardından da Charles Harington, Müttefik İşgal Orduları Başkumandanı olarak General George Milne’nin yerine atandı. 1920 ve 1922 yılları arasında İstanbul’un İşgal Orduları Başkumandanı olarak görev yaptı ve bu sırada Milli Mücadele’ye tanık oldu. 
 
·         Sultan Vahideddin’i İstanbul’dan nasıl çıkardı? 
·         Mustafa Kemal Paşa’yla temasları oldu mu? 
·         Mudanya Ateşkes Antlaşması nasıl imzalandı? 
·         İsmet Paşa’yla dostluğu ne şartlar altında oluştu? 
·         İngilizler Türklerle savaşın eşiğine nasıl geldi? 
·         İstanbul gerçekten tek kurşun atılmadan mı alındı? 
·         Refet Paşa’yla aralarındaki gerilimin sebebi neydi? 
·         Müttefik İşgal Orduları İstanbul’u nasıl terk etti? 
  Bütün bu sorular ve daha fazlasını Müttefik İşgal Orduları Başkumandanı Charles Harington, yazıldıktan 83 yıl sonra Türkçede ilk kez tamamı yayımlanan hatıratında bizzat cevaplıyor. İngiliz Komutan Anlatıyor, Britanya İmparatorluğu’nun hem sivil hem de askerî durumuna, işgal sırasında İstanbul ve Anadolu’daki ahvale ve İngilizlerin Milli Mücadele hakkındaki tutumuna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a807b622-8ef2-4b01-a1f3-046c16fa7167.jpg</image:loc>
            <image:title>Utanç İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>“Olağanüstü… İngilizlerin Hindistan’da geçirdikleri iki asrı acımasızca eleştiriyor. İngilizler için oldukça rahatsız edici bir okuma.” The Times 
 
“İngiltere’nin Hindistan’la olan ‘tarihî ve kültürel bağlarının’ yeni ve büyük bir ticaret anlaşması yapılmasını kolaylaştıracağından emin olan İngilizler, Bay Tharoor’un kitabını okumalılar. Bu sayede dünyayı bir zamanlar Britanya tarafından sömürülen ülkelerin gözünden daha rahat görebilecekler.” Financial Times 
 
“Etkileyici… İmparatorluğu sözde ‘iyiliğin gücü’ olarak göklere çıkaran yazılara verilmiş iyi bir cevap.” BBC World Histories 
 
On sekizinci yüzyılda tek başına Hindistan’ın dünya ekonomisindeki payı Avrupa’nın tamamı kadar büyüktü. Fakat iki asırlık İngiliz idaresinin ardından, 1947’ye gelindiğinde bu oran altı kat azaldı. Sömürgecilik süresince İngiliz İmparatorluğu kendisine baş kaldıran kim varsa acımasızca bastırdı, silahsız protestocuları kurşuna dizdi, ırkçılığı kurumsallaştırdı ve milyonlarca insanın açlıktan ölmesine neden oldu. 
  İngiliz emperyalizmi kendisini aydın bir despot olarak tanıtıp idaresi altındakileri medenîleştirdiği iddiasında bulunsa da yazar Shashi Tharoor, demiryollarından hukukun üstünlüğüne kadar bütün sözde sömürgecilik “hediyelerinin” yalnızca Britanya çıkarları için tasarlandığını ortaya koyarak aydınlanmacı despotizm mitini parçalıyor. Eser, “İngilizler Hindistan’da Ne Yaptı?” sorusunu merkeze alarak İngilizlerin yükselişi ile Hindistan’ın çöküşü arasındaki paralelliği her veçhesiyle ortaya koyuyor. 
 
30 yıl boyunca Birleşmiş Milletler’de çalışmış ve Genel Sekreter Yardımcılığı da yapmış olan Tharoor, Utanç İmparatorluğu’nda İngiliz sömürgeciliğini cesurca değerlendirip keskin bir dille eleştirerek, Britanya’nın Hindistan mirasının ne denli kirli olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105156</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0bc7a47-4327-4e6e-9e01-4b13c2caa2cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Türkistan’ın Kalbi Buhara’dan Rus Başkenti St. Petersburg’a 
Çarın Sarayında Bir Han 
Çarlık Rusyası’ndan Türkistan’a seyahat etmenin bir gelenek hâline geldiği 1800’lü yıllarda bu defa Türkistan’dan Rusya’ya bir seyahat, Buhara’dan Petersburg’a bir keyifli yolculuk; Rusya Seyahatnamesi. Ancak bu seyahat, öncekilerden çok daha farklıydı; çünkü bir devlet görevlisi tarafından değil, bizzat Buhara Emiri Abdulahad Han tarafından gerçekleştirilmişti. Emirin yolculuğu Buhara’dan Çarcuy, Aşkabat, Bakü, Tiflis, Mikhailovskaya ve Moskova üzerinden Petersburg’a oradan Odessa, Kırım ve Batum üzerinden Buhara’ya dönülerek son bulacaktı. 
 
Rusya Seyahatnamesi; Buhara Emiri’nin siyasi amacına dair gelişmeleri ele almakla birlikte; Rus Çarı III. Aleksandr, eşi Mariya Fedorovna, veliaht Nikolay ile görüşmesi, Romanov Hanedanı’na bağlı askeri ve idari elitlerin sosyo-kültürel yaşamı, Kremlin Sarayı başta olmak üzere Rus sarayları ve saray protokolleri, Çarlık Rusyası’nda mümtaz kişilerin gittiği eğlence mekânları, Rusya’daki iktisadi durum hakkında detaylı bilgiler vermenin yanında gidiş ve dönüş yolculuğundaki umumi manzaralar, karşılanma merasimleri, yolculuk esnasında yaşanan bazı tehlikeler ve hayranlık uyandıran betimlemelerle herkesi bu yolculuğa davet etmektedir. 
  Abdulahad Han’ın Türkistan’ın kalbi Buhara’dan Rus başkenti St. Petersburg’a uzanan, Farsça aslından tercüme edilerek notlandırılan Rusya Seyahatnamesi ile 19. yüzyılın Rusyası’na keyifli, ilginç ve bir o kadar bilgilendirici bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105157</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46a1079-87e5-48cd-af9b-4574282bc63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Gelecek</image:title>
            <image:caption>GELECEKTE İNSANLIĞI NELER BEKLİYOR? 
Nasıl yaşayacak, çalışacak ve eğleneceğiz? Hangi yeni teknolojiler geliştirilecek? İnsanlar evrimleşecek mi, belki de sonsuza kadar yaşayacak mı? Yoksa bizi ve hatta tüm evreni sona erdirebilecek tehditlerle mi karşı karşıyayız? Uzayda yaşam mümkün olacak mı? Robotlar hayatımızda ne kadar yer alacak? Robotların hakları olacak mı? Yapay zekâ, insan zekâsının kavrayamayacağı şekillerde yaşam biçimimizi değiştirecek mi? Yönetim modelleri şekil değiştirecek ve dünya hükümeti kurulacak mı? 
Geleceği tahmin etmek, insansız hava araçları, kıtlık, savaşın değişen doğası, siber tehditler, ölümsüzlük arayışı, organ yetiştirme, post-insanlar, yapay zekâ, insanlığa yönelik tehditler, uzay yolculuğu, yüzen şehirler, zihin birleştirme, dünyanın ve evrenin kaderi gibi 200 olgu, keşif, gelişme ve 200 görsel ile bizi bekleyen gelecek… 
Dakikalar İçinde Gelecek, kripto para birimleri, insansı robotlar, gen terapisi, gezegenleri kolonileştirmek ve yapay zekâya kadar geleceğe dair her şeyi kısa ve net bir şekilde açıklayarak ütopya veya felaket ekseninde gelecekte insanlığı bekleyenlere dair keyifli bir okuma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a4535a-56b6-486b-b434-ddcdf598c2b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Suç ve Ceza… 
Yazıldığı zamandan bu yana belki de hiçbir kitap onun kadar etkili olmadı. 
Nerdeyse bütün dillere çevrildi. Nesilden nesile okunan bir el kitabına dönüştü. 
Ve, başkahraman Raskolnikov, insan ruhunun derinliklerinin sembolü oldu. 
Dostoyevski ise hâlâ edebiyat tahtında oturmayı sürdürüyor. 
Edebiyat bilimciler, eleştirmenler, psikologlar, psikiyatrlar Dostosyevski’nin Suç ve Ceza yoluyla getirdiği insan incelemesi üzerine hâlâ çalışıyorlar. 
Suç ve ceza birer hukuk terimi olmaktan çıkıp insanın yeryüzündeki arayışlarının karşılığı sayılıyor. 
Her okur, her yeni okuyuşta onda yeni keşiflere gidiyor. 
Suç ve Ceza… 
Yazıldığı zamandan bu yana belki de hiçbir kitap onun kadar etkili olmadı. 
Nerdeyse bütün dillere çevrildi. Nesilden nesile okunan bir el kitabına dönüştü. 
Ve, başkahraman Raskolnikov, insan ruhunun derinliklerinin sembolü oldu. 
Dostoyevski ise hâlâ edebiyat tahtında oturmayı sürdürüyor. 
Edebiyat bilimciler, eleştirmenler, psikologlar, psikiyatrlar Dostosyevski’nin Suç ve Ceza yoluyla getirdiği insan incelemesi üzerine hâlâ çalışıyorlar. 
Suç ve ceza birer hukuk terimi olmaktan çıkıp insanın yeryüzündeki arayışlarının karşılığı sayılıyor. 
Her okur, her yeni okuyuşta onda yeni keşiflere gidiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdc89b94-e249-49e2-b90e-c4dda321cdd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıkıcı Politika</image:title>
            <image:caption>Negri’nin hapislik ve sonrasındaki sürgün yıllarında kaleme aldığı Yıkıcı Politika yirmi birinci yüzyıla yöneltilmiş bir işaret fişeğidir. Bugünden bakıldığında, geçmişteki geleceği gözler önüne seren ve İmparatorluk ile Çokluk eserlerinin temellerinin atıldığı bir eser olmanın çok ötesindeki öngörüleriyle de bir başyapıttır. 
 
İtalyan işçici geleneğinin (operaismo) emeğin kurucu ve otonom gücüne vurgusu devam ettirilmekle birlikte, yüzyılın sonunda toplumsal mücadelelerde cisimleşen toplumsal işçinin doğuşu üretimin ve ekolojinin değişen niteliğinde aranır. Negri’ye göre toplumun her sathına yayılmış bu kurucu özne, entelektüel emeğin baskın üretim biçimi olduğu toplumsal fabrika koşullarının her fırsatta altını oyar. Bu yıkıcı uğrağın en belirgin özelliği ise, adeta Gezi ve benzeri birçok direnişin ortak öğesi, kolektif neşede ifadesini bulan proleter entelektüel öznelliklerdir. 
 
Negri, 68’in mirasçısı olduğunu düşündüğü 86 öğrenci olaylarından hareketle devrimci teorisini hareketin içerisinde ve ötesindeki öngörüleriyle doğrular. Bu anlamda günümüzde hemen her ülkede rastladığımız faşizan ve otoriter pratiklerin kökleri nükleer devlet kavramsallaştırmasıyla ifade edilirken, ekolojik yıkımın nedenleri de yine sermayenin gerçek boyunduruk evresinin kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendirilir. Gerçek boyunduruk evresinde değerin ölçülemez boyutlara varan üretkenliği, Negri’ye göre, ancak ve ancak enflasyonist saldırılarla yeniden boyunduruk altına alınmaya çalışılır. Kapitalizmin son yüzyılda geçtiği evrelerin titizlikle ele alındığı çalışmanın asıl derdi, yine ve her zaman olduğu gibi, politik olanın otonomisinin nasıl kurulacağı, yani örgütlenmedir. Negri, tam da bu noktada, farklı siyasi geleneklerle hesaplaşmaya girerek, yıkıcı kuruculuğun temeli olarak barış mücadelesine çubuk büker. Devrimci bir teorisyenin hücresinden yirminci birinci yüzyılın ayak sesleri yankılanmaktadır . 
 
Çevirisi tekrardan gözden geçirilip Negri&apos;nin yeni önsözüyle genişletilmiş olan bu baskı, sadece geçmişin bir muhasebesi olarak değil, aynı zamanda bugünü anlamak için önemli bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74f71e54-addf-48ba-9ffa-c9f16cad563b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekir Küçükay İle Zaman Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Temmuz 2014&apos;de, Bilkent’te gerçekleşen 8. Türkiye Klasik Gitar Buluşması’ndaki söyleşilerden birinde, Kağan Korad&apos;ın Bekir Küçükay’la bir anısını anlatırken kullandığı &quot;Büyük patlamadan beri...&quot; ifadesi hiç akıllardan çıkmaz. Bu ifade, Bekir Küçükay’ın uzun yıllar öncesine dayanan çalışmalarına, çoğu kez yaptığı işlerle, verdiği konserlerle ilk olmasına ve kendinden sonrakilere öncülük etmesine bir gönderme idi. Türkiye&apos;de klasik gitar ve klasik gitarın önemli isimleri ile ilgili kitaplar yazılmaya başlanacaksa Kağan Korad&apos;ın deyişiyle &quot;Büyük patlamadan&quot; başlanmalıydı. Yani Bekir Küçükay&apos;dan...
 
Bu kitap bir biyografi kitabıdır ve ülkemizin en iyi klasik gitar icracılarından biri olan Bekir Küçükay’ın yaşamı ile gitar kariyeri birlikte ele alınmıştır. 1958 yılında Ankara’da doğan Bekir Küçükay, baba tarafından akordeon, tulum ve kemençe çalan Artvinli müzisyen atalara sahiptir. Çalgılara olan ilgisi, çocuklukta mandolin ile başlar ve ilerleyen yıllarda, cura, bağlama, keman ile devam eder. Sonunda önce gitarın her türüyle ve nihayetinde de klasik gitar ile nirvanaya ulaşır. Babasının “hâkim” olması ve tayin gereği ülkenin birçok şehrinde görev yapması nedeniyle, Bekir Küçükay’ın çocukluğu çok değişik şehirlerde geçer. Yaşadığı şehirlerin ve yörelerin müzik kültürü, ilerleyen yıllarda onun bestelerinde ve düzenlemelerinde kendini gösterecektir. Kitapta kronolojik bir sırayla 6 bölüme yer verilmiştir:
 
-        1958-1975: Çocukluk ve Gençlik Yılları
-        1975-1977: Pop Müzik Dönemi
-        1977-1980: Üniversite Yılları ve Caz Müzik Dönemi
-        1976-1980: Klasik Gitarla Tanışma ve İlk Çalışmalar
-        1980-1988 Yılları: Kırılma Noktasından Sonra
-        1988’den Sonra: İstanbul Dönemi
 
Kitap bir yandan Bekir Küçükay’ın yaşamını ve kariyer basamaklarını nasıl ve hangi zorluklarla baş ederek çıktığını, bir yandan da yukarıdaki dönemlere ilişkin olayları ülke, kurumlar, kişiler ve müzik kültürü gerçekliğinde gözler önüne sermektedir. 
 
Prof. Dr. Süleyman Tarman
Müzik Eğitimi Yayınları Gn.Yay.Yön ve
Bekir Küçükay’ın ilk resmi gitar öğrencisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd046af1-6593-4cc5-a823-1298dfc2d742.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Yangını</image:title>
            <image:caption>Köylü Bilgeliğinin Keşfi 
 
Gazi ve İnönü üniversitelerinde viyolonsel, klasik gitar, okul çalgıları, toplu çalma eğitimi, orkestra gibi dersler veren müzisyen ve müzik eğitimcisi Yakup Kıvrak’ın bu anı kitabı, cumhuriyet döneminde müzik eğitiminin kısa bir tarihçesi niteliğini taşıyor. 
 
Tarihçe dediğime bakmayın, nefis bir güldürü kitabı aslında. On sekiz yaşında bir köy ilkokulunda sınıf öğretmenliğine başlamak zorunda kalan bir müzik öğrencisinin yaşadıkları, köylülerle kurduğu ilişki, bir Anadolu köyünün 12 Eylül darbesinin hemen öncesindeki hali, cahil diye ötelediğimiz insanların doğalarında yatan bilgelik ve müthiş bir mizah yeteneği… 
 
Su gibi akıcı, bilgi dolu, rahat okunan bir kitap. Özellikle İç Anadolu şivesiyle yazılmış konuşmalara bayıldım. Yazarın anılarını anlatırken, sözünü sakınmaması okurken aldığınız gerçeklik duygusunu artırıyor. Bu kitabı özellikle tüm öğretmen adaylarının ve müzikle uğraşanların okumalarını öneriyorum. 
Mustafa Mutlu 
Vatan Gazetesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fca1283-e3fd-4666-8ed9-67ff7da5a761.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Sıçrama – Bizi Biz Yapan ve Mutlu Eden Şeylerin Yeni Evrimsel Bilimi</image:title>
            <image:caption>“Son yıllarda okuduğum en iyi kitaplardan biri. Modern insanın davranışlarının evrimsel kökenleri hakkındaki soruşturması hem derin hem de aydınlatıcı.” 
Sonja Lyubomirsky, Nasıl Mutlu Olunur?&apos;un yazarı 
 
İnsan bir çelişkiler yumağıdır: Hedeflerimize ulaşmak için canla başla çalışırız ama çabalarımız meyvesini verdiğinde mutluluğumuz kısa sürer. Dostlarımızın hayatta başarılı olmalarını isteriz ama çok başarılı olduklarında onları kıskanırız. Yalan söylemeyi kötüler, yalancıyı ayıplarız ama ne kendimize ne de başkalarına yalan söylemekten çekiniriz. Bu tutarsızlıklara bakınca, insanlığın bugünlere gelebilmiş olması bir mucize gibi görünebilir. Oysa yapılan son bilimsel çalışmalar bu çelişkilerin insanlığın evriminde hayati bir rol oynadığını gösteriyor. Uzak atalarımız ağaçlardan düzlüklere inmek zorunda kaldıklarında zihinlerinin çalışma şekli de sonsuza dek değişti. Başkalarının düşüncelerini tahmin etmeyi, yarınları düşünmeyi ve yalan söylemeyi de öğrendiler. Bu gezegendeki yerimizi sonsuza dek değiştirecek tamamen yeni bir zeka türü yaratarak, fiziksel beceri yerine ekip çalışmasına ve toplumsallığa öncelik verdiler. 
Tanınmış sosyal psikolog William von Hippel, bu kitapta, uzak geçmişte evrimimize yön vermiş olayların bugünkü hayatımızı nasıl şekillendirdiğini açıklıyor. Kendi yalanlarımıza neden inandığımızı, neden mutluluk peşinde koştuğumuzu, şöhret ve servetin neden mutluluk kadar mutsuzluk da getirdiğini izah ediyor. Bizi biz yapan, mutlu eden şeylerin bilgisini hayatımızı iyileştirmek için nasıl kullanacağımıza dair yeni ipuçlarıyla, türümüze yeni ve kışkırtıcı bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9b445b1-5a80-4c86-a143-26e1033ddcc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Alican&apos;ın Gezileri</image:title>
            <image:caption>Hiç ödevlerden başınızı kaldıramadığınız oldu mu? Ya da canınız sıkkın, aklınızda onlarca düşünce dolanırken bir de büyüklerin şikâyetlerini dinlediniz mi? Peki, böyle anlarda çılgın, sihirli bir martı karşınıza çıksaydı nasıl olurdu? Alican’ın Gezileri bu sorunun peşinden gidiyor. İstanbul’un semalarında dolaşıp zaman yolculuğu yapmaya ne dersiniz? 
Şeyma Üstün’ün kaleme aldığı Alican’ın Gezileri, İstanbul’u, görkemli tarihimizi eğlenceli bir dille anlatıyor. Alican’ın başına gelenleri büyük bir keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97018e7b-b44b-4c9f-bc77-41e71ac46136.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile ve Çocuğun Medya Sarmalı</image:title>
            <image:caption>Modern çocukluğun tam anlamıyla sarmala dönüşmesi görsel medyalarla gündeme geldi. Çocuk ve medya dünyası yazılı, görsel-işitsel, elektronik ve dijital medya araçlarına erişim bakımından eşitsizlikler dünyasıdır. Yeni kuşaklar ekran karşısında büyümektedir. Çeyrek yüzyıldır aile, çocuk, medya ilişkilerinde en belirgin ve tüketilen merkez konumundaki televizyon, yerini yeni nesil dijital medyalara bırakmaktadır. 
    Yeni çocukluğun medya ile ilişkilerinin başat sorumluları arasında aile, eğitim sistemi, medya, devlet ve küresel medya düzeni sayılabilir. Öncelikle bireyi ve toplumu medyanın olumlu etkilerinden yararlandırmak ve olumsuz etkilerinden korumak amacıyla medya eğitimi hayata geçirilmesi gereken en etkin süreçtir. Medya eğitiminde önceliğin temel okuryazarlığa verileceği, geleneksel okuryazarlık, görsel-işitsel okuryazarlık, dijital okuryazarlık ve medya okuryazarlığının çoklu okuryazarlığı kapsayacak şekilde planlanması gerekir. Bu amaçla, temel okuryazarlıkla kazanılan yazılı okuma kültürü yanında görsel okuma kültürünün edinilmesini sağlayacak, erken çocukluktan başlayarak yazılı ve görsel okuma kültürünü gerçekleştirecek ülke ölçekli çok yönlü bir programa ihtiyaç vardır. 
     Mustafa Ruhi Şirin, Aile ve Çocuğun Medya Sarmalı - Televizyondan Dijital Medyaya Modern Çocukluğun Görünümleri’nde aile, çocuk, medya ilişkisini ve yetişkin medyasının tükettiği yeni çocukluğu yorumluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3eaee1c0-e0ce-42f7-bd22-7bd74d8dfa77.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesnelerin Minyatür Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tarih hep büyük savaşları, sınırları belirleyen anlaşmaları, görkemli imparatorlukları, heybetli kralları, efsanevi komutanları mı yazar? Peki, gündelik hayatımızı kolaylaştırıp insan aklının tüm parlaklığını gözler önüne seren nesneler ne olacak? Araştırmacı yazar Şeyma Üstün, tam da bu sorunun üzerine gidiyor. Üstün’ün bir hayli akıcı ve eğlenceli üslubuyla kaleme aldığı Nesnelerin Minyatür Tarihi bugüne kadar göz ardı ettiğimiz onlarca nesnenin var oluş serüveni anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af5a5e0-080f-4317-a4a2-403393d286d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Kutusu</image:title>
            <image:caption>“Benim yaşıyor olmam insanlara rahatsızlık veriyor. Ben lüzumsuz bir adamım.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai Pandora’nın Kutusu’nu intiharından üç yıl önce kaleme aldı. Diğer birçok eseri gibi otobiyografik öğeler taşıyan romanda Dazai İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya’da bireyin yaşadığı buhrana ve umut arayışına ayna tutuyor. 
 
İkinci Dünya Savaşı sona ermiş, Japonya yenilmiştir. Hasta ve gelecekten umutsuz bir adam, tıpkı o sıralarda ülkesinin yapmaya çalıştığı gibi hayatını yeniden inşa etmek zorundadır. Tarlakuşu lakaplı bu genç adam herkesin takma isimler kullandığı bir sanatoryumda ilginç bir hasta ve hastabakıcı topluluğuyla geçirdiği günleri arkadaşına yazdığı mektuplarla anlatır. Günler geçtikçe Tarlakuşu umutlanma cesaretini gösterecek ve ölüm arzusu yerini yaşama isteğine bırakacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a25db781-6205-4304-b7b3-92c2709ed62b.jpg</image:loc>
            <image:title>Turnanın Soyu</image:title>
            <image:caption>Tiranlar kalp söker. Hükümdarlar ise kendi kalplerini feda eder. 
 
Yan Prensesi Hesina, her fırsatta kraliyet görevlerinden kaçmanın bir yolunu bulsa da babası bir suikaste kurban gittiğinde kendine miras kalan istikrarsız krallığı yönetmek zorunda kalır. Babasının katilini bulmaya kararlı olan Hesina, bir müneccimden yardım ister. Yüzyıllar önce büyü yapmanın yasaklandığı Yan’da bu davranış vatana ihanet etmek demektir. 
 
Ailesine bile güvenmeye cesaret edemeyen Hesina, kendine ait karanlık sırları olan hükümlü Akira’dan yardım almak zorunda kalır. Krallığının geleceği tehlikedeyken Hesina babasının katilini bulabilecek midir, yoksa bunun bedeli tahmin ettiğinden ağır mı olacaktır? 
 
Çin kültüründen ilham alan Turnanın Soyu’nda Joan He, bizi aldatmacalarla dolu bir dünyada kendini erdemli olanı yapmaya adamış, hassas ve genç bir kadınla tanıştırıyor. 
 
“Entrikalar, sürprizler ve ihanetle dolu sürükleyici bir macera. Okurların beklediği Çin fantastiği işte bu.” –Hafsah Faizal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/664ad413-62cf-4d1e-8b07-d832c4d5b742.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuz ve Fal İmparatoriçesi</image:title>
            <image:caption>HUGO EN İYİ NOVELLA ÖDÜLÜ 
 
Tuz ve Fal İmparatoriçesi zoraki sessizliklere karşı bir direniş, tarihte unutulmaya hapsedilmiş kişilere bir övgü niteliğinde. Nghi Vo yarattığı Çin mitosları benzeri dünyasında katman içinde katman yaratarak anlatıyor hikâyesini. Her katman küçük insanlardan küçük hikâyelerin ne kadar büyük yankılar uyandırabileceğini kanıtlıyor. 
 
Uzak kuzeyden genç bir asil, siyasi bir evlilik için güneydeki imparatorluğa gelin gitmiştir. Kardeşleri öldürülmüş, orduları çok uzun süre önceki yenilginin ardından sınırlarının gerisinde hapsedilmiştir. Yabancı bir memlekette her daim aşağı görülmüş ve yalnız bırakılmış In-yo’nun müttefiklerini dikkatli seçmesi gerekir. 
 
Beş sepet boya uğruna ailesi tarafından saraya satılan Tavşan, İmparator’un yeni karısının can yoldaşı olur ama ummadığı pek çok durumla karşılaşacaktır. 
 
Ve Şarkı Söyleyen Tepeler’den keşiş Chih, In-yo’nun tarihi nasıl da kendi iradesine göre büktüğünü ve düşmanlarını alt ettiğini gerçeğin peşine düştükçe keşfedecektir. 
 
Tuz ve Fal İmparatoriçesi bastırılmaya çalışılan seslerin çığlığı. 
 
“Ne kadar tavsiye etsem az.” –Seanan Mcguire 
 
“Yüreğinizi burkacak bir direniş hikâyesi.” –R. F. Kuang 
 
“Tüm epik fantazi okurlarına hitap edecek bir kitap.” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac86574f-a9b2-47b2-a990-6589bb92c6cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplan Dağdan İnince</image:title>
            <image:caption>Şarkı Söyleyen Tepeler’den keşiş Chih geçmişi eşelemeye ve hikâyeler toplamaya Kaplan Dağdan İnince kitabında devam ediyor. Chih bildiği, yazılagelmiş tarihi sorguluyor. İnsanların anlattığı öykülerle şekillenen tarih ne derece gerçek, ne derece kurgu? 
 
Keşiş Chih tehlikeli bir dağ sırasında üç kaplan kız kardeşin insafına kalmıştır. Mamutlar onları kurtarana kadar dayanabilmek için Chih, tarihe geçmiş kaplan Ho Thi Thao ve âlim Dieu’nun karmaşık hikâyesini anlatmaya başlar. Dieu insanlar için bir kahraman, Ho Thi Thao ise suçluyken kaplanlara göre bu hikâye gerçeğin yanından bile geçmiyordur. 
 
Hikâye anlatıldıkça içindeki karakterler de, hikâyenin anlatıcıları da deneyimlerin, kültürlerin ve geleneklerin farklı yorumlarını gözler önüne serecek ve yalnızca imparatorluğun tarihinin değil, aynı zamanda toprağın da zaman içinde nasıl değiştiğini, uyum sağladığını ve kimi zaman da gizli saklı kaldığını ortaya koyacaktır. 
 
Kaplan Dağdan İnince, hem klasik hem de yenilikçi, destansı bir fantazi. 
 
“Hikâye anlatıcılığının katmanlarını keşfe çıkan enfes bir novella.” –Samantha Shannon 
 
“Öyle iyi ki bu kitapla evlenmek istiyorum!” –Martha Wells 
 
“Okuyanları büyüleyecek, feminist ve katmanlı bir kitap.” –Ms. Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e18de1d-367d-4ec4-8800-a92d788f58f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Çekirdeği</image:title>
            <image:caption>Ösistokratik Finlandiya Cumhuriyeti’nde iki tür kadın vardır: üremelerine izin verilen itaatkâr eloiler ve zeki, bağımsız fakat “zararlı” genlerini aktarmamaları için kısırlaştırılmış morloklar. 
 
Vanna, eloi görünüşüne sahip bir morloktur. Gerçek bir eloi olan ve kısa süre sonra kayıplara karışan kız kardeşi Manna’ya yardım etmek için para kazanmak zorundadır. Böylece Jare ile birlikte acı biber adı verilen, illegal bir uyarıcı maddenin alım satımına başlarlar. Jare, amacı dünyanın en acı biberini üretmek olan tuhaf bir dini grupla anlaştığında, ticaret yöntemlerini değiştirip kırsala taşınırlar. Acı biber gerçekten söylendiği kadar tehlikeli midir? Finlandiya nasıl bu hâle gelmiştir? Vanna, kardeşini bulabilecek midir, yoksa biber bağımlılığı onun sonu mu olacaktır? 
 
Tuhaf kurgunun etkileyici bir örneği olan Güneşin Çekirdeği’nde sosyal eleştiri ile heyecan dolu bir kaçış ve arayış hikâyesi ustaca harmanlanıyor. 
 
“Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü kitabını akla getiren, tüyler ürpertici bir roman.” –The Washington Post 
 
“Büyüleyici olay örgüsü ve gerilim ögeleriyle Güneşin Çekirdeği, okuru politik ortamının ve çarpıcı duygusal öyküsünün içine kolaylıkla çekiyor.” –Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95f55ddf-b53d-4eb9-8b8c-51464f6fdbb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Telemetri</image:title>
            <image:caption>2022 LOCUS EN İYİ NOVELLA ÖDÜLÜ 
2021 HUGO YILIN EN İYİ SERİSİ ÖDÜLÜ 
 
Hayır, ölü insanı ben öldürmedim. Öldürseydim cesedi aktarma merkezine bırakmazdım. 
 
Preservation İstasyonu’nda bir ceset bulunduğunda Katilbot, cesedin (eskiden) kim olduğunu, nasıl (bu en azından nispeten kolay olmalı) ve neden (çünkü görünüşe göre bu birçok insan için önemli – kim tahmin ederdi ki) öldürüldüğünü çözmelerinde İstasyon Güvenliği’ne yardım etmesi gerekeceğini biliyordu. 
 
Evet, inanılmaz bir şey gerçekleşmek üzere: Katilbot insanlarla kendi rızasıyla konuşmak zorunda! 
 
Yine! 
 
“Katilbot’a bayılıyorum.” –Ann Leckie 
 
“Wells... insanı bağımlı eden bir başkarakter yarattı.” –Library Journal 

“Daha önce hiçbir kitabın ana karakterine böylesine bağlanmamıştım.” –Patrick Rothfuss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af17f735-11d3-4aa0-849d-b18bf30b96c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Muhafız</image:title>
            <image:caption>“Bulgakov bize bin yıllık görkemli bir şehirde rehberlik etmekle kalmıyor, aynı zamanda dünyanın bir gün içinde sanki on yıllar geçmiş gibi nasıl radikal bir şekilde değişebileceğini de gösteriyor.” –Marci Shore 
 
Kiev, 1918. Beyaz Ordu, Kızıl Ordu ve Alman İmparatorluğu şehri ele geçirmek için savaşmaktadır. Kaosun ve ölümün ortasında kalan bir ailenin, Turbin ailesinin hayatı tıpkı şehirdeki birçok insanınki gibi değişmeye başlamıştır. Çarlık Rusyası’na sadık olan Turbin ailesi ya yaklaşan devrimin ayak seslerine kulak tıkayıp sadakatini devam ettirecek ya da hayatta kalmak için inandıkları her şeyden vazgeçmek zorunda kalacaktır. 
 
Bulgakov’un 1925’te edebiyat gazetesi Rossiya’da tefrika edilen ilk romanı Beyaz Muhafız gazetenin kapanmasının ardından yarıda kaldı. Kitabın tamamlanmış hâli ilk kez 1927’de Paris’te yayımlandı. 1966’da Sovyetler Birliği’nde yayımlandığında sansürlenen kitabın eksiksiz hâlinin basılması ise ancak 1989 yılında gerçekleşti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3063a1bb-c9e2-4297-b6cf-3dc647a7425d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı ve Kiracıları</image:title>
            <image:caption>“Ayaşlı’ya göre bir memur da pazarda bir dükkâncı gibidir. Rüşvet alıyorsa, eh, o da geçinecek... Bir memur rüşvet alır da işi yapmazsa, bu, bir bakkalın parayı alıp malı vermemesi gibidir. Gözünü açmalı, malı kaptırmamalı... Bir iş için başka biri çıkar da daha fazla verirse, eh, hakkıdır. Sen daha çok vereydin!” 
 
Milli Mücadele’de görev alan, daha sonra öğretmenlik, büyükelçilik ve milletvekilliği de yapan Memduh Şevket Esendal’ın ilk romanı Ayaşlı ve Kiracıları önce Vakit gazetesinde tefrika edilip 1934 yılında kitaplaştırıldı, daha sonra 1942’de gerçekleşen CHP Roman Yarışması’nda beşincilik ödülünü kazandı. 
 
Cumhuriyet’in ilk yıllarının Ankara’sında Ayaşlı İbrahim Bey’in sahibi olduğu dokuz odalı bir apartman katına bir memur taşınır. Burada, değişen Türkiye’nin belki de tüm emarelerinin görülebileceği kişilerle, hayatlarla tanışır. İşe alınmak için kendisine iltimas geçilmesini rica edenler, yeni tür tüccarlar, cimriler ve cömertler, sosyal hayatta kendini göstermeye başlayan kadınlar karşısında çekinen erkekler, çıtkırıldım evlilikler, kumar akşamlarında kırgınlıklar... Günler gelip geçer, bazısının hikâyesi mutsuz, bazısınınki neşeyle biter. 
 
Türkiye’nin Çehov’u diye de anılan Memduh Şevket Esendal’dan Ayaşlı ve Kiracıları, duru bir nehir gibi temiz Türkçesiyle, karakterlerine farklı açılardan bakmaya çalışan anlatımıyla, Fethi Naci’nin de dediği gibi “ilginçliğini koruyan romanlardan”. 
 
“Ayaşlı ve Kiracıları adlı büyük roman, yeni kurulan Ankara’nın havasında memleketteki seviye ve zihniyet farklarını kuvvetle gösteren bir eserdir. Bu, hiç mütearrız görünmeden her söylemek istediğini söyleyen realizme bugünkü edebiyatımız en canlı taraflarından birini borçludur.” –Ahmet Hamdi Tanpınar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9787263-f1d4-40b4-9c28-366493cedc97.jpg</image:loc>
            <image:title>Vassaf Bey</image:title>
            <image:caption>“Bir genç adamla evlenmek benim için o kadar istenilecek bir şey mi? Yaşamayı birlikte öğreneceğiz ama ne döğüşlerle... O olgun genci nerede bulacağız? Hadi bulduk, kafa dengi olacak mı? Hadi kafa dengi de oldu, bir ev kurup yerleşmek için bir ömür uğraşacağız. Ne üzüntüler, ne gözyaşları...” 
 
Yalın dili ve üslubuyla erken dönem Cumhuriyet yazınının önde gelen isimlerinden olan Memduh Şevket Esendal, 1930’lu yıllarda geçen Vassaf Bey romanında yeni tipte bir insan arayışına koyulur. Yeni devletin yeni insanlarına örnek olarak da evvela bir kadın karakterin tahliline girişir. 
 
Evde kalma korkusu yaşayan Perihan arkadaşları ve akrabalarının yardımından umudu kesip gözüne kestirdiği, babasının arkadaşlarından Vassaf Bey’in peşine düşer. Ancak bu arzusunu ilettiği ileri yaştaki Vassaf Bey’den olumlu bir cevap alamaz. Yaşıtlarının düğün maceralarıyla geçen bir sürenin sonunda Vassaf Bey’in ölüm haberini almasıyla hayatı hiç beklemediği bir yola sapacak ve bu yeni hayatı Perihan’ı Ankara’dan İstanbul’a, ticaret hanlarının, avukatlık ofislerinin ve yalıların puslu, bilinmez dünyasına sürükleyecektir.  
 
Memduh Şevket Esendal’ın vefatı sonrasında ortaya çıkarılan Vassaf Bey romanı bitirilememiş olmasına karşın genç cumhuriyetin yeni kuşağına kulak veren anlatımıyla yazınımızda dikkate değer bir eser. Metni, Esendal’ın romanın ilk bölümleri üzerine yaptığı çalışmalarla birlikte sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb5dc77f-46fe-4d93-9ed0-b6c8c6a6cbf4.jpg</image:loc>
            <image:title>12 Mart ve 12 Eylül&apos;ün Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap 1960-1980 dönemi Türkiye’sini siyasi rejim ekseninde ele alıyor. Sorunlu liberal demokrasi tecrübemizi darbelere gidiş sürecinin ayrıntılı analizi üzerinden anlamaya çalışıyor.  Çalışma yekpare ve değişmez siyasi aktörler varsayımını sorgulayarak, dönemin başlıca siyasi aktörlerinin süreç içindeki değişim ve dönüşümlerini tüm karmaşıklığıyla ortaya koymaya çalışıyor.  Bir yandan aktörler ve süreçler üzerinde dururken, öte yandan devletin merkeziliği, mutlakçı siyasi kültür, düşük sosyo-ekonomik gelişme düzeyi, köylülük, çarpık kentleşme gibi yapısal denilebilecek unsurları da ihmal etmiyor. 
 
Kitap, askeri darbeleri sınıf çatışmaları, iktisadi krizler ya da soğuk savaşın kaçınılmaz sonuçları olarak gören görüşleri eleştiriyor. Keza darbeleri, askeri ve sivil bürokrasinin kendine biçtiği rejim bekçiliği rolü ile açıklarken, bürokrasinin de bir parçası olduğu toplumsal çatışma eksenleri ve güç ilişkilerini ikinci plana iten analizleri de yetersiz buluyor. Ordunun, seçimle gelenler kötü yönettikleri için müdahale etmek zorunda kaldığı tezinin, rejimin dejenerasyonu sürecinde askerlerin katkısını maskelemesi nedeniyle savunulamayacağını söylerken; sivil siyasetçilerin darbelere gidiş sürecinde önemli sorumlulukları olduğunun da altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/405063b1-9d71-4fa7-b76c-60d948fc57ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>“Mesela nasıl bir iş bulabilirdi? Bu İstanbul’a bakınca kendi yapabileceği bir iş bulamıyordu. Şimdi İstanbul, onun evvelce tanıdığı, her köşesi şiir ve hayal dolu olan o güzel şehir değildi. O şimdi bu yerlere iş arayan bir adam gözüyle bakıyordu ve İstanbul ona çamur içinde, pis ve karanlık bir şehir görünüyordu.” 
 
Memduh Şevket Esendal’ın Mustafa Memduh mahlasıyla kaleme aldığı, 1924 yılında Meslek Gazetesi’nde otuz sekiz sayı boyunca tefrika edilen hâliyle birinci, yayımlanma sırasıyla ise üçüncü romanı olan Miras gazetenin kapanması nedeniyle yarım kalmıştı. Yazarın daha sonra metni tamamlayıp düzelttiği düşünülse de, çeşitli kaynaklara göre bir basımevindeki ustaya teslim ettiği romanın o son hâli orada kaybolmuştur. 
 
II. Abdülhamit döneminde İstanbul. Silahtar Ali Paşa Ailesi’ni bir arada tutan kişi büyükanneleridir. Ailenin hanlar, hamamlar, konaklar, dükkânlar ve daha fazlasından oluşan tüm serveti de yine büyükannenin elinin altındadır. Fakat önce hastalık, sonra da ölüm derken, bu Osmanlı kadınının dünyadan göçüşüyle beraber miras kavgası başlayacak, ailenin her bir ferdinin iyi kötü tüm yanları ortaya çıkacaktır. 
 
Memduh Şevket Esendal’dan Miras İstanbul’un çalkantılı bir döneminde bolluk içinde yaşarken yozlaşan ve parçalanan bir ailenin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105177</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4db8ed-cefd-4dc2-b3b4-e513e143f02a.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlakçı</image:title>
            <image:caption>Ondan bize güzel bir roman, güzel hikâyeler kaldı çocuklar. Mebusluklar, siyaset oyunları günü, hali doldurur, oyalandırır belki. Böbürlendirir insanı. Amma ölünce tarihe, hiç sevmediğim tarihe bile mal olmazlar. 
 
Sait Faik Abasıyanık 
 
Onun eşsiz hikâyelerinde hayat hep ortasından yakalanır; ne bir başlangıç söz konusudur ne bir düğümleniş ne de keskin sonuçlar. Bir bakıma klasik hikâye sanatı, beylik hikâye tanımı altüst edilmiştir. 
 
Selim ileri 
 
Memduh Şevket Esendal sakin, huzur veren diliyle, insanı önce, “Bunda anlatacak ne var ki?” diye şaşırtan ama okuduktan sonra, “Aslında anlatılması gereken tam da buymuş!” dedirten öyküleriyle, yaşanmıyormuş gibi yaşanan anları yakalamaktaki ustalığıyla öykücülüğümüzün temel direklerinden biri. Yazdığı yüzlerce öyküde hep “insanlara neşe verme”yi amaçlamış ve bunu fazlasıyla başarmış bir isim. 
 
Memduh Şevket Esendal, Türkçenin en canlı rengi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a1465b8-41d1-48ce-a132-cb533f0747e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı ile Kiracıları</image:title>
            <image:caption>Ayaşlı ile Kiracıları adlı büyük romanı, yeni kurulan Ankara’nın havasında memleketteki seviye ve zihniyet farklarını kuvvetle gösteren bir eserdir. Bu hiç mütearrız görünmeden her söylemek istediğini söyleyen realizme bugünkü edebiyatımız en canlı taraflarından birini borçludur. 
 
Ahmet Hamdi Tanpınar 

Ülkenin ortasında bir şehir, şehrin ortasında bir apartman. 
 
Ayaşlı İbrahim Efendi ve kimi aylarca kalan kimi gecelik değişen kiracıları. Aralarında halim selim tipler de var çapkınlar da, yaşlılar da var gün boyu ağlayan çocuklar da, dolandırıcılar da var kendi yağında kavrulanlar da… Memleketin dört bir yanından gelip hükümet kapısında derdine deva arayanlar, hakkı olanı alabilmek için dilekçe üstüne dilekçe yazanlar. 
 
Bitmeyen dertler, dedikodular, küçük hesaplar, tatlı sohbetler, ölümler, kalımlar, eğlenceler, flörtler, aşklar… Ayaşlı’nın evi tam bir cümbüş… 
 
Memduh Şevket Esendal’ın hayattayken yayımlatabildiği tek romanı olan bu eser, yazarın ifadesiyle “bugünkü cemiyetimizin şiddetli bir tenkidi.” 
 
Ayaşlı ile Kiracıları, 1930’ların genç cumhuriyetinden eğlenceli, ibretlik manzaralar sunan, bir romandan alınabilecek birçok tadı tam kıvamında veren bir roman. 
Memduh Şevket Esendal, Türkçenin en canlı rengi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bb2eefc-e8ff-49da-b646-78261b4bc694.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressam Vasıf’ın Gizli Aşklar Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Yunan heykellerine benzeyen vücudunda dolaşan ellerimiz çoğaldıkça Jean kendinden geçer, kıvranışları bizi de en tatlı günahların bahçesine davet ederdi. Peş peşe içtiğimiz şarapların tesiriyle bu sahnelerin sonu pek fena biterdi. Kışkırtıcı temaslarla çılgına dönen uzviyetin tahakkümüne teslim olurduk. Aklın gücünü kaybettiği bu zevk karnavalında vücutlarımız ateşin tüm renkleriyle kavrulur, başka bir şey haline gelir, adeta bir metamorfoz geçirirdi. ‘Vasıf, sanatçı için sınır yoktur,’ derdi Georgette, ‘vücutlarımızın her yeri, her santimi hayattan zevk almak için dünyaya gelmiştir, kendini bunlardan mahrum bırakan biri asla sanatın en yüce katına çıkamaz. Çünkü aldığımız her damla zevkin ödenmesi gereken bir bedeli vardır. Sanatçı bu bedeli boyayla, çizgiyle çalışarak öder.’” 
 
İmparatorluğun son günlerinde Paris’te Georgette’in atölyesinde resmi, ışığı ve renkleri yeniden öğrenirken bedenini ve hazzın sınırsızlığını keşfetmiş genç bir ressam... Ali Salih Paşa’nın yeğeni, Nazmi Ziya’nın, Çallı’nın yakın dostu... Çamlıca’daki aile konağında ünlü Gritchenko’yu ağırlamış... Mütareke İstanbul’unun karmaşasında İngiliz kumandan Jackson’la günlerini tuvalin başında geçirmiş... Genç Cumhuriyet’in devrimleri ardı ardına gelirken ailesinin son kalan fertlerini kaybetmiş... 6-7 Eylül’ü, 60 Darbesi’ni yaşamış... Türkiye’nin resim tarihine yakından tanıklık etmiş... Hazla acının birbirine dolandığı uzun bir yalnızlığın, gizli kalmış aşkların, bir türlü yakalanamayan şöhretin hikâyesi... Ressam Vasıf Ekrem Yelda’nın kendi ağzından dinlediğimiz hayatı, samimi itirafları ve bitmeyen resim tutkusu... 
 
1967 sonbaharında genç bir gazetecinin unutulmuş bir ressamla günler süren söyleşisinin kayıtları... Hiç yayımlanamamış bu söyleşi yıllar süren hukuk mücadelesinden sonra elinizdeki kitapla okuyucusuyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2c2f8e5-dca9-4f18-b554-94ced6c154f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Düşünme Üzerine</image:title>
            <image:caption>Eleştirel Düşünme Üzerine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ebadccb-ba72-4ede-a93a-d258d10213e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hıristiyan Apolojist Olarak Justin Martyr</image:title>
            <image:caption>Bir Hıristiyan Apolojist Olarak Justin Martyr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e4d241-1096-4a5b-9334-93bd7af370d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla Kıbrıs Efsaneleri (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Masallarla Kıbrıs Efsaneleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964ecb34-ab4f-4280-b5e6-1488efe6fb11.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedensellik Bağlamında Arap Dili ve Belagatı</image:title>
            <image:caption>Nedensellik Bağlamında Arap Dili ve Belagatı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54b49ba4-aaa7-4631-aeae-a62f5d94c3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelam&apos;da Müteşabihler Haberi Sıfatlar Ekseninde Mukayeseli Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Kelam&apos;da Müteşabihler Haberi Sıfatlar Ekseninde Mukayeseli Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/009a5b1f-1a2a-4049-b597-1fe6aced4552.jpg</image:loc>
            <image:title>Çankırı Edebiyat Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>ÇANKIRI EDEBİYAT ARAŞTIRMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93c30261-aa4a-48c6-8c70-143f52911e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceramic Workshops in Hellenistic And Roman Anatolia: Production Characteristics And Regional Comparisons</image:title>
            <image:caption>Dr. Heves Saygıner bu çalışmasında, Hellenistik ve Roma Dönemi’nde Anadolu’daki önemli seramik üretim merkezlerini form ve kil özellikleri bakımından karşılaştırmalı olarak inceliyor. Zengin bir kaynakça, fotoğraf ve çizimlerle desteklenmiş bu çalışma, Arkeoloji ve seramik alanında önemli bir başucu kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29dd0801-8e22-4fc5-8ae9-b05c0eefe06a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Türkçesinde Hızlılık</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM HIZ KAVRAMI 
 
2.      BÖLÜM HIZLILIK KAVRAMI 
3. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c102b80a-3fbb-4a30-ac65-0dfaed543efd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji ve Turizm</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm Sosyoloji Üzerine 
 
İkinci Bölüm Turizm Üzerine 
 
Üçüncü Bölüm Sosyoloji ve Turizm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd500341-b124-4e13-9b57-fa19d296bdd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>The Robin Hood stories are very famous. Most people know that Robin lived in Saxon and Norman times. He robbed rich people and gave the money to poor people. But not everybody knows that he came from a rich family. And not many people know that Robin Hood was halfSaxon and half-Norman.” 
 
  Howard Pyle’s immortal work 
  Robin Hood in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb8c24ca-fa34-4f19-9822-0175240363d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Koridoru</image:title>
            <image:caption>Değişimden uzak sanılanların gelecekten çaldıkları ve geçmişe yaptıklarının hesabı yabancı insanlara tutturulursa ne olur? Yargılamak yerine yaşamak ne kadar zor olabilir? Sorulan tonla soru anılardan taşarak koridorun duvarlarında yankılanıyor. Muzip rüzgâr hepsini karıştırıp sınırları yok etmeye çalışıyor. Değişmek için tüm bildiklerimizi yok mu etmeli yoksa başka türlüsü mümkün mü? Koridor sakinleri kaygılarından sıyrılırsa cevapları arayabilir. Yaşamlarının akışına karışan isyanı kabullenen beş insan dönüm noktasında tesadüf ediyor. Rüzgâr Koridoru unutulanların çağrısını yapıyor. “Rüzgârın ahkâm kesilecek tonla şeyi olduğunu fark eden koridor, menteşelerini gıcırdattı. Rüzgâr havada asılı kalan cümleyi birkaç kez daha üfürdü. Biraz sağa bir miktar sola yalpalayarak çakıldı kelimeler. Kimse cevap vermedi. Zaman ilerlemiyor, insanlar konuşmuyordu. Eylemin sessiz versiyonuna dair hayali dövizler hazırlayan koridor nasıl bir çözüm bulacağını şaşırdı. Defalarca ana şahitlik etmişti. İlk kez bu kadar yaklaştığını hissettiği için heyecanlıydı. Akordeon misali uzayıp kısaldı. Kapıları eğilip büküldü, duvardaki saatin akrebi ve yelkovanı gerisingeri akışa geçti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0193cdf5-1151-4343-ae41-88fc60e19c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğuyla Çocukluğunu İyileştiren Anne Babalar</image:title>
            <image:caption>“ÇOCUĞUNUZU SARI VE MAVİYLE TANIŞTIRIN, FAKAT YEŞİLİ KEŞFETMESİ İÇİN DE FIRSAT SUNUN.” 
 
Üreten, düşünen, sorgulayan ve iyi ahlak sahibi olan bireyler yetiştirmenin yolu, kurslara veya dershanelere yatırım yapmaktan değil, ebeveynlerin ebeveynliklerine yatırım yapmasından geçer. Çocuğa bir kitap alıyorsanız, kendinize üç kitap alın. Zira üç kitap okumayan, bir kitap okuyana yol gösteremez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5cb9bae-eafa-4e6d-a8c4-ddda6141afb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar İçin Machiavelli</image:title>
            <image:caption>KADINLAR İÇİN ZAMANIMIZIN NİHAİ SAVAŞ REHBERİ. 
 
Niccolò Machiavelli günümüzde ahlak ve duygudan yoksun, acımasız bir güç taciri olarak bilinir. Ancak onun yıllara meydan okuyan kitabı Prens insanların gücü nasıl elde edebileceğinin ve onu en iyi şekilde elde tutarak nasıl büyütebileceğinin zihin açıcı bir okumasıdır. 
Bugün kadınlar çalışma hayatına dahil olsalar da elde edilen istatistikler kadınların hâlâ yüksek mevkilere ve iyi çalışma koşullarına sahip olamadıklarını gösteriyor. Kadınlar işyerlerinde varlar ama aşılamayan cinsiyet eşitsizliği nedeniyle Machiavelli’nin bahsettiği prens dünyasına hâlâ ulaşabilmiş değiller. 
Stacey Vanek Smith, günlük hayata kolayca uyarlanabilen bu kitapla kadınların işyerlerinde karşılaştıkları engelleri ve avantajları belirleyerek ilerlemenin yollarını aydınlatıyor. Prens’i bir rehber olarak, incelik ve zekâyla kullanan Smith, Rönesans siyasetini 21. yüzyıla uyarlıyor ve kadınların uzun süredir ikinci planda görüldüğü kariyerlerinde gücü nasıl ele geçirebileceklerini ve muhafaza edebileceklerini gösteriyor. Keskin stratejilerle bezeli, zekâ dolu bu kitap, gücü mahcubiyet hissetmeden kullanmaya hazır olan her kadının mutlaka okuması gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3abc6c2-3646-454b-806b-625799596770.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Curie – Patent, Bilimin Ruhuna Aykırıdır</image:title>
            <image:caption>“Hayatımı imkânsızı anlamaya adadım.” 
 – Marie Curie 
 
Sizce bilim tarihinde çığır açan dâhi biri nasıl anlatılmalı? 
Onu, aldığı Nobel ödüllerinin içine mi sıkıştırmalı? Yoksa keşfettiği elementleri ve cinsiyetini, isminin önüne ekleyerek konuyu kapatmalı mı?  Ya da topluma bilim yoluyla seslenmeyi tercih eden, kendi hayalleriyle insanlığın ortak çıkarlarını aynı paydada buluşturmayı amaç edinen, her şeyden önce insan odaklı olduğunu anlatmaya çalışan birinin toplumsal bakış açısını ön planda mı tutmalı? 
Başarı, zekâ ve yetenek cinsiyetsizdir, ırksızdır, mezhepsizdir, dilsizdir, çok kültürlüdür. Bunu kabul ettirmek için onun verdiği mücadele, tüm insanlara örnek olmuştur. 
Çünkü mücadelesi bireysel değil, evrenseldir. 
Marie Curie… Hayatını hiç görmediği insanlar için feda eden bilim insanı. Marie, ne kadar başarılı olursa olsun her zaman her yerde cinsiyet ayrımı duvarı karşısına çıkıyordu. Kadın ve bilim sözcüklerini yan yana getiremeyen komiteler, Marie’yi oyun dışı bırakmaya çalışıyordu. “Nobel Ödüllü Bilim İnsanı” değil, “Ünlü Fizikçi” değil, “Kadın Kimyager” hiç değil! 
 
Yaşamı gibi sade ve net. Şöhretten, unvandan, ödülden arındırılmış; bilime adanmış bir hayat…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4850566b-6590-415f-ad96-f894d8e52cca.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Evre</image:title>
            <image:caption>“En kötü koşullarda bile sevgiyle hayatta kalmaya dair nefes kesen bir salgın hikâyesi.” –Kirkus Reviews 
 
“Jim, sahip olduğumuz eşsiz bir yetenek.” –Dave Eggers 
 
Grönland’in ücra bir köyünde yaşayan on bir yaşındaki Aleq ve en yakın arkadaşı bir maden arazisine izinsiz girer. Bu madende uzun süredir toprağa gömülü olan permafrost kayaçlar günyüzüne çıkmıştır. Oradan topladıklarını köylerine taşıyan iki çocuk, tüm dünyayı etkisi altına alacak, milyonlarca insanın hayatını etkileyecek bir felakete neden olacaklarının henüz farkında değildir. 
 
Köyde ani ve şiddetli ateşle başlayan salgın hızla yayılıp herkesi öldürürken Aleq hiçbir hastalık belirtisi göstermez. Yetkililerin haberdar olmasıyla bölge ulaşıma kapatılarak araştırmalar başlar ve Aleq karantinaya alınır. Neden olduğu şeyin ezici suçluluğuyla baş etmeye çalışan Aleq’in omuzlarına bir de cevap arayan insanların umutları yüklenir. 
 
Sağlık çalışanlarından bilim insanlarına, politikacılardan evlerine hapsolmuş insanlara kadar pek çok farklı bakış açısına yer veren bu roman, bir salgının arkasındaki çabaları, politik etkileri ve insani dramları çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. 
 
“Ete kemiğe bürünen karakterleriyle muazzam bir kurgu.” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf9f806c-fd9f-4a8d-ba75-4d7eb2730221.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kullanma Tarihi</image:title>
            <image:caption>Elli yıl önce, bugün sahip olduğumuz insan nüfusunun yarısına sahiptik. 
Bu büyüme döneminde tüm bu insanları beslemeyi nasıl başardık? 
İleriye baktığımızda, geleceğin genişleyen nüfusunu nasıl besleyeceğiz? 
Bu kadar çeşitli bir nüfusa sürdürülebilir bir şekilde güvenli, yüksek kaliteli, sağlıklı gıdaları nasıl sağlayacağız? 
 
Gıdalar insanlık tarihi boyunca pişirilerek, fermente edilerek ya da başka yöntemlerle işlenmiştir. Ancak günümüzde süpermarket raflarında bulunan ürünlere baktığımızda şu soruyu sormadan edemiyoruz: Fazla mı ileri gittik? 
 
Bilim, kimyasal reaksiyonlarla ve organizmaları manipüle ederek gıdaların ömrünü uzatmanın pek çok yolunu buldu. Haftalarca taze kalan elmalar, aylar yerine birkaç gün içinde olgunlaşan peynirler, laboratuvar ürünü biftekler, 3D yazıcıdan çıkan pizzalar… 
 
Nicola Temple bu kitapta hazır yemeklerin neler içerdiğini, sebze ve meyvelerin ömrünü uzatmanın nasıl sağlandığını, gıda işlemede nanoteknolojinin yerini, konunun uzmanı olmayanların da kolayca anlayacağı bir biçimde aktarıyor ve en sevdiğimiz yiyeceklerin inovasyon, israf ya da savaşlardan nasıl etkilendiğini ortaya koyarak bilimkurgu kitaplarından fırlamış gibi görünen yiyecekleri tükettiğimiz bir gelecek ihtimaline de göz atıyor. 
 
Son Kullanma Tarihi’ni okuduktan sonra işlenmiş gıdalar konusunda neyin kabul edilebilir neyin kabul edilemez olduğunu değerlendirebilecek ve daha rasyonel tüketiciler haline geleceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d97a412d-be5d-470f-a6f4-8eb11b798565.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinden Emin Bir Şekilde Kodlama</image:title>
            <image:caption>Kodlamanın temellerini öğrenmek ve kariyerinize hızlı bir başlangıç yapmak istiyorsanız Kendinden Emin Bir Şekilde Kodlama tam size göre! 
 
Herkesin dijital bir hayatı var ancak çok azımız dünyaya hâkim olan yazılımın nasıl çalıştığını gerçekten anlıyoruz. Kodlama, iş piyasasında en çok talep edilen becerilerden biri ve temel bilgileri kavramak, yaratıcı potansiyelinizi geliştirip sizi diğerlerinden farklı kılabilir. 
 
Rob Percival ve Darren Woods size HTML, CSS, JavaScript, Python, iOS ve Android uygulamaları oluşturma, hata ayıklama konularında adım adım bir öğrenme kılavuzu sunuyor. Bu kitabı okuyup pratik yaparak, becerilerinizi geliştirerek kod yazabilecek, kendi projelerinizi oluşturabilecek ve iş imkânları bulabileceksiniz. 

Kendinden Emin Bir Şekilde Kodlama yeni becerilerinizi nasıl kullanacağınızla ilgili profesyonel yaşamınızı geliştirmek için ihtiyaç duyduğunuz yol haritasını önünüze sererken performansınızı da artıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fe9c27d-6463-4543-860a-24d029314fbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Bir Yunus: Elvin</image:title>
            <image:caption>“Farklı Bir Yunus: Elvin” gökkuşağı renkli ve konuşamayan bir yunusun, arkadaş bulma çabasını anlatıyor. Farklı olduğu için diğer yunuslar ve başka hayvanlar ile arkadaşlık kuramıyor. Elvin; endişe, kızgınlık ve üzüntü duygularıyla baş etmeye çalışırken, onlara kızsa mı yoksa kendi hâline üzülse mi çoğu zaman bilemiyor. Yunus Elvin, konuşamadan sosyalleşip, arkadaş bulabilecek mi? Otizm spektrum bozukluğu gibi gelişimsel farklılıkları olan bireylerden esinlenerek ortaya çıkan Elvin’in hikâyesi, kendini sevmek, arkadaşlık, farklılıkların kabul görülmesi gibi önemli kavramlar üzerine çocukları düşünmeye davet eden, değerli bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f53e0c-e85b-4d68-88cc-eada10eed35e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alp’in Foça Rehberi</image:title>
            <image:caption>Alp, ailesi ile birlikte yeni yerleri görmeyi seven, sanatla ilgilenen, hayvan dostu bir çocuk. Ailesi ile birlikte yeni yerleri keşfederken, hayallerine dair büyük adımlar da atıyor. 
Yaz tatilini Foça’da geçiren Alp, ilk kez gördüğü güzellikler karşısında bazen şaşırıyor, bazen de heyecanlanıyor. 
Siren Kayalıkları, Akdeniz fokları, yel değirmenleri, Foça Kalesi ve daha fazlası. 
Foça’yı gelin bir de Alp’ten dinleyin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf1d975-fc52-42be-b20b-82333199f145.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapı</image:title>
            <image:caption>Süregelen şiddetli bir savaşın ortasındasınız. 
Derme çatma bir siperde 
bekliyorsunuz ve ne kadar olacağını bilmediğiniz bir süre sonra düşmanla burun buruna geleceksiniz. 
Beklerken uyuyakaldınız ve size 
mutluluk veren bir rüya görmeye başladınız. Belki hayallerinizi 
süsleyen zenginlik, belki bir ömür peşinde olduğunuz şöhret, 
saygınlık veya başarı duygusu, belki de hayatınız boyu arzu ettiğiniz başka 
bir hedef avuçlarınızın içinde... 
O kadar mutlusunuz ki gördüğünüz 
rüyada, bunların gerçek olduğuna inanmaya başladınız. 
Tam da bu esnada 
düşmanın yaklaştığını fark eden birilerinin sesleri yükseliyor siperin içinde. 
Uyumaya devam ederseniz sahte bir mutluluğun içinde kısa zaman sonra 
yok edileceksiniz; fakat uyanırsanız çarpışacaksınız ve hem kendi hayatınızı hem de siperin gerisinde bekleyen insanların hayatlarını kurtarma fırsatınız olacak. 
Uyandırılmak ister miydiniz? 
 
““Külün ateşten korkmak için bir sebebi kalmış mıdır ki?” 
diye mırıldandı gözlerimin içine bakarak...” 
 
Serinin ilk iki kitabında oyunun kurallarını öğrenen ekip üyeleri nihayet kapıyı 
aralayıp son sahnedeki planla yüzleşiyorlar. 
Ateşle toprağın kadim 
savaşında ekip bir seçim yapmak durumunda: 
Vakit kaybetmeden 
çarpışmaya başlamak, siperde uyuyakalmış diğer insanları uyandırmak ya da 
geri adım atıp güzel bir rüya görebilme ümidiyle tıpkı diğerleri gibi uykuya dalmak... 
 
Kapı: Tarihe not düşülüyor... 
 
Kitapta bahsi geçen kişi ve olaylar hayal ürünü olmakla 
beraber, hatırda tutulması gerektiği üzere; var olan her şey gibi hayal gücünün de bir sınırı vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc744a45-685b-49af-bad4-31c9ed400c7b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnceldiği Yerden Kopar - Sığıntı</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. 1847’de yayımlanan İnceldiği Yerden Kopar evlilikten korkan ve bahaneler uydurup manevralar yapan bir adamın hayatının hatasını sahneye taşır. Sığıntı 1848’de yayımlanmıştır ve zengin bir çiftlik sahibinin evinde yıllarca sığıntı olarak yaşayan yoksul bir aristokratın öyküsüdür. Oyunda yaşlı adamın gerçek kimliğinin ortaya çıkmasıyla yaşanan şaşkınlık ve bunu izleyen olaylar sergilenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b52e18a-a2c1-4f72-af9b-a93fb9d7f2bb.jpg</image:loc>
            <image:title>İnceldiği Yerden Kopar - Sığıntı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. 1847’de yayımlanan İnceldiği Yerden Kopar evlilikten korkan ve bahaneler uydurup manevralar yapan bir adamın hayatının hatasını sahneye taşır. Sığıntı 1848’de yayımlanmıştır ve zengin bir çiftlik sahibinin evinde yıllarca sığıntı olarak yaşayan yoksul bir aristokratın öyküsüdür. Oyunda yaşlı adamın gerçek kimliğinin ortaya çıkmasıyla yaşanan şaşkınlık ve bunu izleyen olaylar sergilenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768b17aa-96aa-4327-a48a-f9fb1ece22f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nişanlı</image:title>
            <image:caption>Çehov’un yapıtlarında hayatın kaçınılması mümkün olmayan acıları ve karşılanmayan beklentiler önemli bir yer tutar. Toplumun farklı katmanlarından gelen karakterleri; askerler, doktorlar, toprak sahipleri, devrimciler hep aynı hastalıktan mustariptir: Hayatın anlamını ıskalamak. Meslek ve sosyal sınıf farkı gözetmeyen bu illet, arzularına kavuşsalar da Çehov karakterlerinin yakasını bırakmaz. Zira o zaman da, mutluluktan uçma hissi bir süre sonra yerini hayatın sıradanlığının yol açtığı bir daralmaya, hoşnutsuzluğa ve doyumsuzluğa bırakır. 
1903’te Jurnal Dlya Vseh dergisinde yayımlanan Nişanlı, Çehov’un tamamladığı son öyküsüdür. Bir genç kızın aşksız bir evlilikten, işlevsiz bir hayattan kaçıp bağımsızlığını elde edişini anlattığı bu yapıtında, Çehov ülkesinin sırtında taşıdığı aylak ve yararsız insanlara sert bir eleştiri yöneltirken, 20. yüzyıl başında Rus toplumunun kadın özgürleşmesinde geldiği noktaya da dikkat çeker. 1894 yılında Russkiye Vedomosti gazetesinde yayımlanan ve aynı yıl Novellalar ve Öyküler başlıklı derlemeye dahil edilen Edebiyat Öğretmeni ise bir lisede öğretmenlik yapan genç Nikitin’in öyküsüdür. Sevdiği kızla evlenerek muradına eren bu genç adam çok geçmeden bir varoluş kriziyle karşı karşıya gelir. Her iki öykü de Rusya’daki acınası ve sefil günlük hayatın gerçekçi bir yansımasıdır. 
 
*Nişanlı *Edebiyat Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2f15539-ac43-40b8-8535-d6d5eff6ece1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılırmak</image:title>
            <image:caption>şakıdı kuş 
yarıldı nar 
delirdi ateş 
ve başladı uğul uğul uğuldamaya 
                  bütün ırmakları dünyanın 
                                               kızılırmak 
                                           kızılırmak 
*Silah ve şarkı *Sen ne cömert topraklarsın ey Ortadoğu *Ne bulmak içkilerde intiharlarda *Kırmızböceğini tanır mısınız? *Anasının karnını tekmelediğinde Temmuz *Benim karamsarlığım belki de bir demet gül-sevdiğim *Elbet bir bildiği var bu Haçaturyan’ın *Of ooofff, koca gürültülü devrimsiler yutturmacalar *Yorul ey gayrı *Benim karamsarlığım belki de bir demet gül-sevdiğim *Bir gün çıkıp geldiler *İncecik boyunlu kıraç karpuzu *Ay doğar bedir bedir *Silah ve şarkı *Bir oğlum olacak adı Temmuz *Köprüye varınca köprü yıkıldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faaede38-6a57-4fc3-888b-bea46305b559.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılırmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>şakıdı kuş 
yarıldı nar 
delirdi ateş 
ve başladı uğul uğul uğuldamaya 
                  bütün ırmakları dünyanın 
                                               kızılırmak 
                                           kızılırmak 
*Silah ve şarkı *Sen ne cömert topraklarsın ey Ortadoğu *Ne bulmak içkilerde intiharlarda *Kırmızböceğini tanır mısınız? *Anasının karnını tekmelediğinde Temmuz *Benim karamsarlığım belki de bir demet gül-sevdiğim *Elbet bir bildiği var bu Haçaturyan’ın *Of ooofff, koca gürültülü devrimsiler yutturmacalar *Yorul ey gayrı *Benim karamsarlığım belki de bir demet gül-sevdiğim *Bir gün çıkıp geldiler *İncecik boyunlu kıraç karpuzu *Ay doğar bedir bedir *Silah ve şarkı *Bir oğlum olacak adı Temmuz *Köprüye varınca köprü yıkıldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316e1db8-c796-4937-91d4-5e497cbf8810.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Aurası</image:title>
            <image:caption>İnsan aurası bilimsel olarak varlığı kanıtlanan bir olgudur. Kirlian fotoğrafçılığı, gizemli ışıltısının rengini, yoğunluğunu ve hareketini yakaladı. Ancak auranın çözülmemiş gizemlerinin çoğuna hâlâ yanıt bulunamadı. Bu enerji alanının kaynağı nedir? Sağlık, görünüm, başarı ve ilişkiler üzerindeki etkileri nelerdir? 
Bu cevapları ve daha fazlasını İnsan Aurası&apos;nda bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ba12e0f-b72e-49df-b035-bce31bb85b4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Satyricon</image:title>
            <image:caption>“Sophokles ve Euripides ihtiyaçları olan dili bulduklarında, gençler henüz sadece nutuk çekmekle yetiniyorlardı. Pindaros ve dokuz lirik şair kendi dizelerini yazarken Homeros&apos;un dizelerinden özenle kaçınıyordu ve henüz özel hocalar öğrencilerin dehasını yerle bir etmemişti. Kanıt için şairlere de başvurmam gerekmiyor; Platon’un yahut Demosthenes&apos;in böyle bir eğitim aldıklarını kesinlikle sanmıyorum. Büyük ve tabiri caizse mütevazı bir konuşma süslü veya abartılı sözlerle değil, içsel güzellikle meydana gelir.” 
  MS 27-66 yılları arasında yaşamış olan Romalı yazar Gaius Petronius, Satyricon adlı bu eserinde kendi döneminin absürt bir eleştirisini sunar. Bu eleştiri bilhassa dönemin aristokratlarına, hatta bizzat İmparator Nero’ya yöneliktir. Eserin asıl konusu Encolpius ve Giton isimli iki genç delikanlının aşk hikâyesidir. Dostları Ascyltos’un da onlara katılmasıyla bu aşk hikâyesi, aşk üçgenine dönüşür; fakat bu delikanlıların başlarına gelen alışılmışın dışında olaylar, hikâyeyi bambaşka bir noktaya taşır. Romalı aristokratların karikatürize bir tezahürü olan lüks düşkünü Trimalchio ile karısı Fortunata da hikâyenin ilgi çekici karakterlerindendir. Yazar, özellikle Trimalchio’nun akşam yemeği sahnelerinde Roma aristokrasisinin lüks düşkünlüğüne, yarattıkları israfa ve yozlaşmışlıklarına bilhassa dikkat çekiyormuş gibi görünür. Satyricon, günlük Latincenin paha biçilmez bir kanıtı haline gelen açıklamalar, konuşmalar ve hikâyeler sunar. Ünlü İtalyan yönetmen Federico Fellini’nin 1969’da beyaz perdeye de aktardığı Satyricon, Roma edebiyatının günümüze kalan en tartışmalı ve sansasyonel eserlerinden biri sayılır. Eser, F. Scott Fitzgerald, Oscar Wilde, T. S. Eliot, Isaac Asimov gibi pek çok modern yazarı etkilemiş ve bu isimler eserlerinde Satyricon’a atıfta bulunmuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3742a1d7-d361-457d-90a0-95fc5e844271.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Okul</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Ömer Açık, Çağla Yiğit’le beraber eğlenceli bir diziye imza atıyor. Neşeli, kıpır kıpır, yerinde duramayan Umut’la tanıştırıyor bizi. Umut’un hayalleri, öğrenme hevesi ve merakıyla evde ve okulda yaşadığı renkli serüvenleri gülümseyerek okuyoruz Sevdiği hiçbir şeye toz kondurmayan Umut için, okulu dünyanın en harika, en ilginç yerlerinden biri. Spor salonu, kütüphanesi ve özellikle de bahçesi. Umut ve arkadaşlarının eline okulbahçelerini daha da güzelleştirmek için yeni bir fırsat geçer. İyi bir fikir, boyalarla birleştiğinde okul çok daha eğlenceli bir yer olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/275624b1-ca46-49fd-a39f-d61c485e015a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürültü Makinesi</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Ömer Açık, Çağla Yiğit’le beraber eğlenceli bir diziye imza atıyor. Neşeli, kıpır kıpır, yerinde duramayan Umut’la tanıştırıyor bizi. Umut’un hayalleri, öğrenme hevesi ve merakıyla evde ve okulda yaşadığı renkli serüvenleri gülümseyerek okuyoruz Umut ritim tutmayı ve müziği çok seviyor. Ayrıca evdeki her şey onun için bir müzik aleti. Böylece onun gürültücü yönüyle tanışıyoruz. Doğum günü yaklaşırken yaptığı hediye listesinde elbette bir müzik aleti de var. Oysa anne babası, gürültü makinesi dedikleri Umut’a, böyle bir hediye almaya hiç de gönüllü değil. Derken sürpriz bir konuk, sürpriz bir hediyeyle kapılarını çalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30abc7a2-b7d4-4081-a7c8-712443938316.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamatacı Korsanlar</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Ömer Açık, Çağla Yiğit’le beraber eğlenceli bir diziye imza atıyor. Neşeli, kıpır kıpır, yerinde duramayan Umut’la tanıştırıyor bizi. Umut’un hayalleri, öğrenme hevesi ve merakıyla evde ve okulda yaşadığı renkli serüvenleri gülümseyerek okuyoruz Dizinin ilk kitabında Umut’un okula başlama heyecanına tanık oluyoruz. Yeni arkadaşlar bulup, okumayı öğreneceği için heyecanlı olan Umut’un tek sıkıntısı düşen dişlerinden kalan diş oyukları. Ağız dolusu gülmeyi seven Umut, dişleri düştüğünden beri biraz üzgün. Okulda geçireceği ilk gün, belki de Umut’a kahkahalarını geri kazandırabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2382be0c-9276-4174-8084-e08a878b8e84.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıgın Astronotlar</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Ömer Açık, Çağla Yiğit’le beraber eğlenceli bir diziye imza atıyor. Neşeli, kıpır kıpır, yerinde duramayan Umut’la tanıştırıyor bizi. Umut’un hayalleri, öğrenme hevesi ve merakıyla evde ve okulda yaşadığı renkli serüvenleri gülümseyerek okuyoruz Umut meraklı bir çocuk. En çok da uzayla ilgili şeyleri öğrenmeye hevesli.Uzayda neden yerçekimi yok? Gezegenler neden çarpışmıyor? Güneş sönerse ne olur? Okullarına gelen uzay tırını büyük bir heyecanla karşılıyor Umut. Yıldızlar, gökadalar ve gezegenlerin büyüsüne babasıyla birlikte yaptığı astronot kıyafeti de eklenince, Umut’un uzay macerası keyifli bir yolculuğa dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33124a7b-5da4-4426-898d-a38a75ad9324.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan’da Mit ve Düşünce</image:title>
            <image:caption>“İncelemelerim antik Yunan uzmanlarının ve Antikçağ tarihçilerinin uzmanlık alanına giren kaynaklara odaklansa da değişik bir perspektif benimsiyor. Mit, ritüel ve görsel temsiller gibi dinsel olguları, felsefeyi, bilimi, sanatı, toplumsal kurumları, teknolojiyi ve ekonomiyi, insanlar tarafından düzenli bir zihinsel faaliyetin ifadesi olarak yaratılmış yapıtlar diye yorumladım. Bu yapıtlar aracılığıyla insanı, üreticisi ve ürünü olduğu toplumsal ve kültürel bağlamdan ayıramayacağımız antik Yunan insanını anlamaya çalışıyoruz.” 
Antik Yunan uygarlığı alanında yaptığı çalışmalarla çığır açan Jean-Pierre Vernant, Türkçeye ilk kez çevrilen Antik Yunan’da Mit ve Düşünce adlı bu eserinde, tarihsel psikoloji yöntemini uygulayarak kadim bir uygarlığın düşünce tarihinin izini sürüyor. 
Kurucu mitlerden mitolojik kahramanlara, şehir devletlerine geçişten bunun zihniyet dünyasına yansımalarına, zanaat dünyasından emeğe yüklenen değerlere, okuyucuyu çok boyutlu bir yolculuğa çıkaran Vernant, mitolojik düşünceden rasyonaliteye geçiş konusuna da ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b010da9f-6af8-41c5-86aa-d4fc17c0130a.jpg</image:loc>
            <image:title>Heykelin Sözü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İş Sanat’ın 19 Aralık 2022 – 19 Mart 2023 tarihleri arasında Kibele Sanat Galerisi’nde gerçekleştirdiği &quot;Heykelin Sözü&quot; sergisi nedeniyle hazırlanmıştır. 
 
This book has been prepared in coordination with &quot;Sculpture’s Word&quot; exhibition held at İş Sanat Kibele Art Gallery between December 19, 22 – March 19, 2023</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34346668-5501-4355-9f79-e2583f13d1bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Penelop ve Kızıl Sihir</image:title>
            <image:caption>Annesi ve büyükannesiyle birlikte köyün kıyısındaki evde yaşayan Penelop, kendini bildi bileli büyükannesi gibi gri saçlı olmaya alışkındı. Bazen annesinin birkaç saniye sonra ne diyeceğini önceden bilmeye veya yazın ortasında her doğum günü yağan yağmurun insanları ıslatmamasına da alışkındı. 
Ne var ki bir sabah ateş kızılı saçlarla uyandı ve içinde daha önce hiç hissetmediği bir güç hissetti. 
Tüm bu değişimlerin gizemini çözmeye çalışan Penelop için sihirli bir maceranın kapıları açıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84a90a1e-0982-42e5-9b22-315875c80f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Satranç Kitabım</image:title>
            <image:caption>SATRANÇ, dünyanın en eski ve en güzel oyunlarından biri. 
Bu kitapla satranç tahtasını ve taşlarını tanıyacak, temel kurallar hakkında bilgi edineceksin. 
Satranca eğlenceli bir giriş yapmak isteyen minikler, İlk Satranç Kitabım’ı çok sevecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5d536ed-b107-4517-99ac-f877babe6634.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci İle Ay Kedisi</image:title>
            <image:caption>Taşınmak ve yeni bir okula başlamak, zorlayıcı olabilir. İnci, hayatı değiştiği için birazcık tedirgin. Ama yeni dostu Ay Kedisi onun yanında olacak. İnci o zaman hiç korkmayacak. 
Hayal gücümüz sayesinde yaşamdaki değişimlerle baş edebilmenin güzelliğine dair, sıcak bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35c4ef64-7136-4eed-9b57-abd0d0c1ccc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Hayvanlarla Sayıyorum</image:title>
            <image:caption>Birbirinden harika hayvanları tanırken saymayı öğrenmek ister misin? 
Minikler bu kitapla farklı hayvanları ayırt etme ve 1’den 20’ye kadar sayma becerilerini geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37634b87-c4c5-4bdb-80a9-e0724df1c85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılarla Yaratıcı Boyama - Doğa</image:title>
            <image:caption>Sayıları renklerine göre boya, eğlen! İstersen sahnelere kendi çizimlerini de ekleyebilirsin. 
Dikkat ve odaklanmayı artıran yaratıcı boyama sayfaları, çocukları görsel algı becerilerini geliştirecek eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3149cf26-fad2-49de-8be8-af6ecdfd8e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Baba Lütfen Bana Kızma</image:title>
            <image:caption>Anne Baba Lütfen Beni Anla kitabının yazarlarından yepyeni bir baş ucu kitabı daha… 
Anne Baba Lütfen Bana Kızma 
 
Çocuklarla doğru iletişim kurmak ve söz dinleyen, sakin, mutlu, başarılı küçük insanlar yetiştirmek herkesin hayali. Öte yandan başta teknoloji olmak üzere yüzlerce uyaran tarafından âdeta kuşatıldığımız bu yeni dünyada çocuk büyütmek kesinlikle pek de hayallerdeki gibi değil! Özellikle de çocuklara hatalarını telafi etmenin yollarını öğretmek, bitmek bilmeyen akran ya da kardeş kavgalarını çözmek, ev ödevi savaşlarını kazanmak gibi zorlu konuların üstesinden gelmek zorunda olduğunuzda… Tüm bunları onların hassas psikolojilerine zarar vermeden yapmanız gerektiğini de unutmayalım! 
Kulağa yorucu geliyor, değil mi? Tüm bu hengâme ve akılda tutulması gereken onca kural arasında iyi ebeveyn olma savaşı verirken, kurabiyesi kırıldığı için dünyanın sonu gelmişçesine ağlayan bir çocukla sinirlerinize hâkim olmak da bir o kadar zor… Yine de şimdi derin bir nefes alın çünkü yalnız değilsiniz ve ebeveynlik yolculuğunuz boyunca karşılaşabileceğiniz tüm sorunları, hatta en zor konuları bile sevgi ve saygı çerçevesinde çözebilmenin birçok yolu var. Ünlü ebeveyn koçları Joanna Faber ve Julie King’e kulak verin yeter! 
Gerçekten yaşanmış ebeveyn hikâyeleriyle ve gerçek sorunlara yine gerçekçi çözümlerle dopdolu bir kitap olan Anne Baba Lütfen Bana Kızma, sadece ebeveynler için değil büyükanneler, büyükbabalar, öğretmenler, kısacası çocuklarla iletişimde olan herkes için gerçek bir yol gösterici. 

“Bu kitap kesinlikle çok daha iyi bir ebeveyn olmamı sağladı.” Lydia Kiesling -The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1dbe4af-0a06-4c1a-a6f0-137caccb4915.jpg</image:loc>
            <image:title>‘Bir Kalbe Atılan Adım’ Aşık Adam</image:title>
            <image:caption>Hayat ne garip birini seviyorsun aşık oluyorsun o seni sevmiyor unut diyor sen unutamıyorsun şu an da bu satırları yazarken 18 yaşımdayım onu gördüğümde 13 yaşımdaydım. 
Bir daha ne zaman havalandıracağım bu sayfaları bilmiyorum belki gelecek belki hiç olmayacak yanımda belki de her günüm beraber geçecek zamanla... 
Kalbimdeki güneş 
Elimdeki sevgi 
Varlığın barış yokluğun 
Savaş gibi 
Edebiye sevdim seni 
Rüyalarda anlatırdım hep seni…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b219ac11-8a32-4919-9df0-c90cd614e371.jpg</image:loc>
            <image:title>Medyatik Şiddet</image:title>
            <image:caption>20 Temmuz 2012’de 25 yaşındaki James Holmes isimli katil, Aurora Colorado’da bulunan bir sinema salonunda, büyük başarı gösteren Batman üçlemesinin son filmi olan ‘The Dark Knight Rises’ adlı filmin gece yarısı prömiyerine girdi. 12 kişiyi vurarak öldürdü, 70 kişiyi de yaraladı. Katil eylem yaparken kafasına bir peruk takmış ve saçlarını filmin kötü karakterine benzer şekilde boyatmıştı, insanları öldürürken bir yandan da “ben jokerim” diye bağırıyordu. 
1994 yılında 14 yaşındaki bir çocuk 13 yaşındaki bir kızın kafasını kesmekle suçlandı. Çocuk polise “doğuştan katiller” gibi ünlü olmak istediğini söyledi. 
Salt Lake City’de 17 yaşındaki NBK hayranı Nathan Martinez, filmin kahramanı Micky Knox gibi renkli yuvarlak güneş gözlüğü taktı ve kafasını onun gibi tıraş etti, üvey annesini vurdu. İfadesinde 10 yaşındaki kız kardeşini de annesi olmadan hayatının nasıl olacağını düşündüğü için öldürdüğünü söyledi. Üvey annesi içinde “Laura iyi bir insandı ve onunla bir sorunum da yoktu, böyle bir şey yapmayı hiç planlamamıştım” sözlerini kullandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcd64ea-5ab2-4167-853e-58c5c87377c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mösyö ve Arşidük</image:title>
            <image:caption>HİPPO: Halasının ağzına tıkıştırmaya çalıştığı yemeklerden kurtulmaya çalışan bir çocuk! 
MÖSYÖ: Büyük büyük dedesinin Fransız olduğunu iddia eden, çokbilmiş bir kedi!  
ARŞİDÜK: Uzun boylu, yanık tenli, çıplak ayaklı, yazılmamış bir roman kahramanı! 
 
Hippo, o yaz tatilini halasının çiftliğinde geçirecektir. Halası lokmaları ağzına tıkıştırıp durmasaydı, çiftlik tatil için harika bir yer sayılabilirdi. Hippo bir gün, saklandığı tavan arasında eski bir kitap bulur. Sayfaları çevirdiği an, hiç beklemediği bir şey olur ve kitabın içine giriverir. Orada onu iki kişi beklemektedir: Arşidük ve Mösyö! Hippo’nun onları sıkışıp kaldıkları sayfaların arasından kurtarması için tek bir yol vardır: Bir öykü yazmak! 
İyi ama bir öykü nasıl yazılır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26d91138-cad8-4c92-89aa-fb15599c5a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>2 numaralı Mühimme-i Mektûme Defterinin 61-90 Sayfalarının İncelenmesi (H.1209-1210/M.1794-1795)</image:title>
            <image:caption>Merkez Teşkilatı’nın Gizli Belgelerine Ait Bir Hukuk Örneği: 
2 numaralı Mühimme-i Mektûme Defterinin 61-90 Sayfalarının 
İncelenmesi (H.1209-1210/M.1794-1795)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1740c02d-f48e-4c89-a9d1-3e5ebd743d43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal Tahir’in Entelektüel Portresi</image:title>
            <image:caption>Kemal Tahir, romanlarıyla okuyucusunu tarihsel, siyasi ve toplumsal boyutları itibariyle son derece geniş, çok katmanlı ve çok sesli bir dünyaya götürür. İlk bakışta salt bir romancı gibi görünse de, aslında bütün iyi romancılar gibi sosyal bilimlerin birden fazla sahasına hakim, disiplinlerarası araştırmalar yapan bir entelektüeldir. Türkiye’nin tarihsel gelişimi, toplumsal yapısı ve somut şartlarını esas aldığı incelemelerinin sonuçlarını romanlarında bağımsız ve özgün bir biçimde tartışır. Türkiye’de sosyoloji, düşünce ve sinema tarihi alanlarının önde gelen ismi Kurtuluş Kayalı, 1974-2021 yılları arasında Kemal Tahir üzerine yazdıklarını bu kitapta bir araya getiriyor. Kemal Tahir romanlarının arka planındaki entelektüel derinliği, tarihsel sosyoloji yaklaşımını, Türk edebiyatına ve düşüncesine katkısını son derece titiz bir biçimde ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3e633a5-16b9-42e7-a308-b8348961cb86.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nasıl İnsan Oldu?</image:title>
            <image:caption>İnsan, insan olduğundan beri, en temel meselesini oluşturan o soruyu sorar: “Ben kimim ve nasıl bu hâli aldım?” Yeryüzünde hiç kimse söz konusu soruya geride başka bir soru(n) kalmayacak şekilde net cevap vermez, veremez… Böylelikle insanın, bu esrarlı evrende bir sır olarak kalması, varoluşunun en temel dinamiğini oluşturur. Hayatın imtihan olması biraz da bu sırrın sır olarak kalmasına bağlı değil midir? 
el-Fusûl fi’l-Es’ile ve’l-Ecvibe’de Gazzâli, insan ruhu ve onun bedenle ilişkisi çerçevesinde kendisine yöneltilen yedi soruyu cevaplıyor. Soruların temelinde Kur’ân’da insanın yaratılış sürecine temas eden, “ruh” ve onun bedene yansıtılma şekli olan “nefh” ile ilgili âyetler bulunuyor. Gazzâli’nin Kelâm-ı Kadim’den hareketle getirdiği cevaplar, onun felsefî-kelâmî ve tasavvufî düşüncesini deklare etmesi açısından da ayrıca dikkat çekici. 
İnsanlığın en kadim ve değişmez sorularına cevab-ı sevaplar sunan bu küçük risale, insan ve kozmosun manevi özüne ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768942b2-b94f-4648-b88c-d1201b24b0bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Vassaf Bey</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Ankara’sını farklı yönleriyle eserlerine taşıyan Memduh Şevket Esendal, tahkiye yeteneği ve berrak Türkçesiyle yaşadığı devrin kendine özgü isimlerindendir. Eserlerinde ağırlıklı olarak yaşadığı devrin meseleleriyle yakından ilgilenmiş, Vassaf Bey’de ise “insan ilişkileri”, “evlilik” gibi birçok meseleyi tartışmaya açmıştır. Esendal’ın birbirinden renkli olduğu kadar esrarengiz karakterler de inşa ederek toplumun hem kültürel hem de sosyal yapısını gözler önüne serdiği Vassaf Bey çoğunlukla kadınlar arasında geçer. Kültürel değişimlerin topluma ve bireye etkilerini incelikle işleyerek romanında bir araya getiren Esendal’ın, insan ruhunu tanımadaki maharetiyle bugünün okurlarına söyleyecek hâlâ pek çok sözü var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ddb32f-7b5b-4816-b227-f9823fbb7be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı ile Kiracıları</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket Esendal’ın ilk romanı Ayaşlı ile Kiracıları, aynı zamanda yazarın, üzerine en çok konuşulan eseridir. 1934 yılında yayımlanan roman, okura yeni Cumhuriyet’in başkentinden insan manzaraları, toplumsal durumlar ve ilham verici çeşitlilikte bir tipler galerisi sunar. Ayaşlı ile Kiracıları’nda farklı sosyal sınıflardan birçok kahraman, çeşitli zorluklardan ötürü Ayaşlı İbrahim Bey’in apartmanında bir araya gelir. Yerini yurdunu, ailesini, doğup büyüdüğü toprakları terk ederek Cumhuriyet başkentinde kendilerine yeni bir hayat arayan bu insanlar, önlerine çıkan tüm fırsatları değerlendirmek isterlerken savrulacak, ortaya giderek daha da çetrefil bir tablo çıkacaktır. Ayaşlı’nın apartmanında bir araya gelen kimi şoför kimi memur, kimi bankacı kimi kumarbaz bunca insan, bir yandan kendi gündelik hayatlarına devam ederken bir yandan çevrelerindekileri de değişmeye, kendileriyle birlikte farklılaşmaya çağıracaktır. Ayaşlı ile Kiracıları, tıpkı yazarın diğer metinlerinde olduğu gibi bireyden topluma doğru hareket eden, bu süre zarfında toplumun tüm kesimlerini işin içerisine dâhil eden bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4938e26e-6f97-4d90-a030-77e857a610af.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Gün</image:title>
            <image:caption>Hiçbir ilişki dışarıdan göründüğü kadar mükemmel değildir. 
Paul Strom’un mükemmel bir hayatı var: Parlak bir kariyer, güzel bir eş, iki sağlıklı erkek çocuk, zengin bir banliyöde büyük bir ev. 
Üstelik o mükemmel bir koca… 
 
Paul, karısı Mia’yla birlikte göl evlerinde romantik bir hafta sonu planlamıştır. Ve o gün, gelmiş geçmiş “en güzel gün” olacaktır. Ancak Paul ve Mia şehirden çıkıp göl evine doğru ilerlerken, aralarında bir gerilim başlar. Birbirlerine ne kadar güveniyorlar? 
Evlilikleri dışarıdan göründüğü kadar mükemmel mi?
En Güzel Gün, yakınlarımızı ne kadar tanıdığımızı sorgulatan bir roman. Kaira Rouda, bir hayatı mahvedecek kadar karanlık, sürükleyici, gergin bir aldatmaca ve ihanet hikayesi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/297e10d2-693d-4f30-90fb-d4e4a0b42fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğün Bütün Çeyrekleri</image:title>
            <image:caption>Aşk ve Ölümsüzlük üzerine incelikli bir roman.

Şehrin tek çocuk hastanesi… Hiçbir çocuğun ölmediği bu mucize hastanenin mucize başhekimi, belki de tüm zamanların en yalnız insanı Doktor Timur…
Ondan hayati ve ölümcül bir şey istemek için hastaneye gelen Yaşlı Adam. Ve binlerce yıldır, Tufan’ın evvelinden beri kesişen hayatlar… 
 
“Belki haklısın, ben suyla yarıştım. Kurdun kuşun yemiyim artık, peygamberlerden daha eskiyim. İnsan nasıl batıyorsa birbirine, ben de batacağım etine, diken gibi dikenine. Beni bıraktığın yerlere yatağımı serecekler ama sen bir ağacın gölgesinden çok, suya uzanmış gibisin. 
sana ilk ve son öğüdüm her şeyi unut.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e8e3de-fa20-4ea1-a3ba-db5f355e44ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket Esendal’ın ilk kez 15 Aralık 1924 ile 1 Eylül 1925 tarihleri arasında Meslek gazetesinde tefrika edilen romanı Miras, II. Abdülhamit döneminde geçen ve İstanbul’un farklı yüzlerini okurla buluşturan bir eserdir. Esendal’ın “Mustafa Memduh” ismiyle yayımladığı romanın Meslek gazetesindeki tefrikası otuz sekiz sayı sürmüş, eser tamamlanamadan gazete kapanmıştır. Sultan II. Abdülhamit devrinde geçen Miras’ta, “mahalle kurulacak büyüklükteki bir konakta” yaşayan Silahtar Ali Paşa ailesinde miras yüzünden ortaya çıkan düşmanlıklar anlatılıyor. Aslında hiç de beklenmedik sayılmayacak bu “miras kavgası” ve konak, usta yazarın mahir dokunuşlarıyla birdenbire devrin İstanbul’unun ve insanın yozlaşmasının temsiline dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b112ce55-62c2-422d-8b13-16ef1ab3a6e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar’ı</image:title>
            <image:caption>Postmodern edebiyatın işaret fişeklerinden kabul edilen Tehlikeli Oyunlar, bireyin iç hesaplaşmalarını, krizli ilişkilerini, kimlik karmaşalarını ve yazma eyleminin bizzat kendisini ele alır. Romanına en baskın imge olarak oyunu sindiren Oğuz Atay, gecekondu mahallesine sığınan ve sıradan insanlarla çevrili bir hayata başlayan Hikmet’in portresini çizer. 
Hüseyin Ahmet Çelik; Tehlikeli Oyunlar’ın edebiyatımıza katkılarını, neden kült bir eser olduğunu, sonraki kuşakları nasıl etkilediğini, romanın kendisine yönelik tepkileri titiz bir dille çözümlüyor. 
 
“Tehlikeli Oyunlar benliğini arayan mustarip bir ruhun iç alemine yaptığı yolculuğun bir seyahatnamesidir. Türk edebiyatının köşe taşları, sütunları, kemerleri, istinat duvarlarından bağımsız; çarpıcı, şüpheli bir mimari yapıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5a4931c-f143-4588-8b0c-934212f82bae.jpg</image:loc>
            <image:title>Cherokee</image:title>
            <image:caption>“Az” söyleyerek “çok” anlatmanın modern üstadı Jean Echenoz, Prix Médicis ödüllü romanı Cherokee’de okurunu ilk bakışta çok sakin görünen, ama içine girdikçe karmaşa ve koşturmaca dozu artan bir maceraya davet ediyor. Dedektif mi gangster mi olduğu şüpheli kahramanımız Georg Chave’ın peşine takılıyoruz ve sıradışı bir Paris turuna çıkıyoruz! Eski Paris, yeni banliyöler, gökdelenlerin yükseldiği iş ve finans merkezleri, şehrin eteklerindeki karanlık varoşlar, metro durakları, geniş otoyolların kenarları ve salaş dükkânlar uğrayacağımız yerlerden bazıları. Biz buralarda muazzam bir servetin kayıp varisini bulmaya çalışıp insanların çoğundan bilge o papağanla konuşur ve insan kurban etmeye çalışan tuhaf delilerin ayininden kaçarken Mösyö Chave elinde tabancasıyla aşkı, zenginliği ve mutluluğu arayacak. 
 
“Bir hata oldu, talihsiz bir hata. Hemen gidiyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee60160-b304-480c-940f-3c20703a2077.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı İle Kiracıları</image:title>
            <image:caption>“Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ankara’da, Ayaşlı İbrahim Efendi adında biri, dokuz odalı bir apartman dairesini oda oda kiraya vermektedir. Bir köy ağasının oğlu olan Ayaşlı İbrahim, eşkıyalık, zaptiye çavuşluğu, arzuhalcilik, otelcilik, vb gibi türlü boyalara boyanmış bir adamdır. Odalarda, kadın, erkek, genç, ihtiyar, evli, bekâr çeşitli insanlar oturmaktadır: Ayaşlı’nın apartman katında geçen hayatı anı biçiminde yazan bekâr bir banka memuru; eski bir çiftlik sahibi olan yaşlı Hasan Bey; eski konsoloslardan ihtiyar Şefik Bey; odun ve kömür satıcısı Buharalı Abdülkerim ile karısı İffet Hanım; eski bar kızlarından Faika ile kocası şoför Fuat; geceleri odasında kumar oynatan Turan Hanım’la kocası Haki Bey; bunlardan başka, ikide bir değişen hizmetçiler; dışarıdan gelip giden misafirler. Romanda, Türkiye’nin çeşitli katlarından gelen bu insanların ayrı ayrı maceraları ve birbirleriyle olan ilişkileri anlatılmaktadır.” (Behçet Necatigil) 
“Ayaşlı ile Kiracıları, Türk romanında yepyeni bir devir açmıştır. Bugün genç kalemlerin kudretle yaşattıkları bu nev’e kahramansız roman diyebiliriz. Hiç şüphe yok, Türk edebiyat tarihi, Ayaşlı ile Kiracıları müellifini hakiki adiyle lâyık olduğu mevkie koyacak ve onu yeni bir roman anlayışının ilk akıncısı olarak gösterecektir.” (Sabri Esat Siyavuşgil) 
 
 “Memduh Şevket Esendal’ın 1934 yılında, böylesine temiz bir Türkçe ile roman yazması bir başarı sayılmalı. Sözü hiç uzatmıyor. Telgraf yazar gibi yazıyor romanını. Kısa tümceleri sık sık kullanıyor ve bunda çok başarılı. Anlattığı kişilere çok yanlı bakmaya çalışıyor. Bu bakımdan özellikle Ayaşlı’yı anlatırken başarılı; iyi yanlarını da, kötü yanlarını da ustalıkla belirtiyor. Kimi insanların düşünme biçimini sadece konuşmalarla çok iyi veriyor.” (Fethi Naci)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13edd872-062a-4d3a-b2b6-241e7a1a430a.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Miras, Esendal’ın 1924-25 yıllarında Meslek gazetesinde tefrika edilmiş bir aile romanı. Gazete kapanınca yarım kalan roman yıllar sonra, ancak 1988’de kitap halinde çıkmıştı. Bu baskıda tefrika yeniden günümüz harflerine aktarıldı. 
Esendal’ın yaşamından izler taşıyan Miras’ta II. Meşrutiyet öncesi dönemde toplumsal, ekonomik, kültürel, ahlaki çöküşü ve çürüyüşü Silahtar Ali Paşa Konağı simgeler. Halit Ziya’nın Kırık Hayatlar ile Mâi ve Siyah romanlarını andıran Miras, menfaat ilişkileri, aile kavgaları ve siyasi çatışmalarla yüklüdür. Atiye Hanım’ın Sarayköy’deki değirmenini satın almak için İstanbul’a gelen Asım bir yandan o sırada gizli bir dernek olan İttihat ve Terakki’yle ilişki kurmuş, bir yandan da Yüksekkaldırım, Kuruçeşme, Çiftecevizler ve Ayastefanos semtlerindeki aileler arasında bir dizi miras kavgası, kıskançlık ve entrika arasında kalmıştır. 
Konak boşaldıkça ne hazin bir hal alıyordu! Boş ve perdesiz kalan odalarda, örtüsüz minderlerden keskin bir küf kokusu intişar ediyor, boş dairelerinde hüzünengiz kış rüzgârları ötüyordu. Bir ağacın dalı büyüyüp bir pencereyi kırıyor, bir telde asılmış sallanan bir parça soba borusu bütün kış kaplamaya vurup duruyordu. 
Nihayet, boş kalan konakta cinler periler mekân tutmuşlardı. Taş odada ağlayan keçiler, tekir kediler; mabeyin aralığında yeşil sarıklı emirler; büyük harem sofasında cüceler göründüğü rivayet olunuyor ve büyük hanımın yıkandığı yerde gece mumlar yandığı temin olunuyordu. Bunlara o kadar inanılıyordu ki, konakta son kalan aile efradı –Şefik Bey, biraderi ve validesiyle bir iki ihtiyar dadıdan ve bacıdan ibaretti– geceleri odalarından çıkamıyorlardı. Şefik Bey, boş taraflara gitmeye gündüz bile korkardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265d3f4d-96ee-40c9-91c6-5cfea6e19e14.jpg</image:loc>
            <image:title>Vassaf Bey</image:title>
            <image:caption>Esendal’ın Vassaf Bey romanı zaman, mekân ve bazı kişileri bakımından Ayaşlı ile Kiracıları romanıyla uyuştuğu kadar öykülerindeki kadın-erkek ilişkilerinin tüm karakteristik özelliklerini de taşır. Esendal, 1930’lar Ankarası’nın bir görünümünü sunarken, basit günlük yaşam içerisinde genç kızlar için evliliğin önemini, evlilikte ne bulduklarını anlatmakta; küçük burjuva bireylerin aile ve evlilik ilişkilerindeki ahlaksal değer yargılarındaki çelişkileri ele almakta; Batı kültürüyle geleneksel değerlerin çatışmasını sergilemektedir. Yine 1930’larda yayımlanan “küçük roman” niteliğindeki “Saide”de olsun, kısa öykülerinden “Genç Kızla Yaşlı Adam”da olsun, gönül ilişkileri, ev-aile kurma istekleri anlatılırken dönemin toplumsal, kültürel, ekonomik koşulları, farklı evlilik anlayışları her yönüyle yansıtılmaktadır. Esendal, sevgi arayışının getirdiği gönül kırıklıklarını kolayca bir tiyatro sahnesinde yankılanacak canlı diyaloglarla, tüm renkleriyle veriyor. 
“Ben yaşlı kocaya varırım ama, düzülü koşulu bir evim olur. Sen Vassaf Bey’in evini gördün mü? Kuş yuvası gibi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7048257-8950-4a4a-bfb8-fcac6aa76cf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlakçı</image:title>
            <image:caption>“Memduh Şevket Esendal, dilimizin arınmasına, açıklaşmasına en büyük yararlıkları dokunmuş yazarlarımızdan biridir. Hatta Ömer Seyfettin’den sonra bu yolda en çok çalışmış olan odur. Şunu söylemek istiyorum: Ömer Seyfettin dilimizi Edebiyat-ı Cedide’nin, eski inşanın yapma bezeklerinden kurtarmıştı, ondan sonra gelenler, onun sanatını sevmeseler de, açtığı yoldan gittiler. Memduh Şevket Esendal bir adım daha attı, yazı dilimizi konuşma dilimize yaklaştırmak istedi.” (Nurullah Ataç) 
 
“İnsanlara bakmasını da biliyordu. Kahvelerde tavla oynayan kendi halinde gözükenleri, pansiyonlardaki ilgiye lâyık görülmeyen kişileri merak ediyordu. Etrafında kaynaşan insanlar içinden onun mevkiinde olanların yalnız icap ettiği, zaruri olduğu zaman sahte bir önem verdiklerine canla, zevkle, merakla bakıyor; onların yaşayışından hikâyeler yapıyor, bize sunuyordu.” (Sait Faik Abasıyanık) 
 
“Esendal’ın hikâyecilikteki öbür özellikleri yapmacıksızlığı, süssüzlüğü, canlılığı, yerliliği, gereksiz tasvirlerden kaçışı, kişilerin ruh hallerini, konuşmaları ve tavırlarıyla anlatmasıdır. Hikâyeci olmamın sevinci içinde onunla meslektaş olmanın övüncü de var.” (Haldun Taner)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2671aa39-39ba-4915-b061-30c9385b90a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mendil Altında</image:title>
            <image:caption>“1925’te Meslek dergisinde 35 hikâyesi çıktı ise de sanat hayatına, Ayaşlı ve Kiracıları bir yana, 1946’ya kadar uzun bir ara verdi. Bu tarihten sonra yayımladığı hikâyelerle sevilen, aranan bir hikâyeci oldu. Hayattan aldığı konuları konuşur gibi, temiz bir dille, sadelik, içtenlik ve rahatlıkla edebiyatsız, oyunsuz yazdı. Esendal’ın, kahramanlarına sevgi ve şefkatle eğilen, onları gündelik yaşayışları içinde en yapmacıksız, rahat ve karakteristik taraflarından görmesini bilen, renkli-canlı aktaran bir hikâyeci olduğunu gösterir.” (Behçet Necatigil) 
 
“Yalınlık, açıklık, kısalık gerçek yazın adamlarının ulaşmak istedikleri bir düzeydir. Ama herkes bunu yapamaz, az sözle, az tanımlamayla, az ‘edebiyat’la, daha doğrusu ‘edebiyat yapmamak’la başarılı olunacağını bilemez, düşünemez. Esendal’ın öykülerinin başarısı, kalıcı yanı ölümsüz güzelliği, onun da Çehov gibi, ‘Denizin rengi mavidir’ diyebilecek kadar süslerden uzak bir dille yazmasıydı. Bugün bile bu öyküleri, içinde yaşarmışçasına okuyor, o olayların içinde imişiz gibi okuyorsak, yazarın gerçek ‘edebiyat’ın temel niteliklerini bilmesinden, başarıyla kullanmasındandır.” 
(Oktay Akbal)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/637ba799-6c76-41c8-9c25-a09d312273f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Kahve Paklar</image:title>
            <image:caption>Arkası üstü yattım, kuşu seyretmeye başladım. Nasıl da kanatlarını oynatmadan havada dönüyor da dönüyor!.. Bizi, bütün kırları seyrediyor. Ben bu kuşun yerinde olsam, hiç bu boş kırlarda dolaşmaz, bütün memleketleri gezerdim. Her gün başka bir ülke seyrederdim. Bu boş kırlarda görecek ne var? Halil Kâhya’nın koyunları görünüyor. Sığırlar şehre dönüyor. Daha uzaklarda başka bir şey yok! Ama belki yüksekten başka şeyler de görünür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e2375c8-5048-44fe-b13b-7965c286fca7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasap Geçidi</image:title>
            <image:caption>Harvard öğrencisi Will Andrews, şehir hayatını bırakıp “Vahşi Batı”ya, Kansas’taki Butcher’s Crossing kasabasına gelir. Batı, Andrews için rivayetler ve hayallerden oluşan bir yerdir; burada daha önce tanımadığı büyük, dönüştürücü tecrübeler yaşayacağını, kitaplarda okuduğu saf doğayla karşılaşacağını ummaktadır. Bu hayallerin peşinde, bufalo avcısı Miller’ın ekibine katılır. Ancak dört kişilik ekibin daha önce keşfedilmemiş bir vadide başlattığı av büyük bir kıyıma dönüştükçe ekip üyeleri hem birbirlerine hem de kendilerine  yabancılaşacak, yolculukları amansız doğa şartları karşısında bir ölüm kalım mücadelesine dönüşecektir. 
 
John Williams Kasap Geçidi’nde modern Amerika’nın temel mitlerinden birini, insanın açgözlülüğü ve doğayla ilişkisi üzerine şiddet dolu bir hikâye aracılığıyla sorguluyor. 
 
“Sert ve acımasız fakat soğukkanlı diliyle Cormac McCarthy’nin de yolunu açan Kasap Geçidi, Western türünü yeniden ele alan romanların ilki ve belki de en iyisidir.” 
 
New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f3f59b3-7de0-461f-8331-8ea7fb9b6496.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Deniz</image:title>
            <image:caption>“Şimdi etrafında denizden başka bir şey yok. Artık birkaç ay önce her şeyin gerçekleştiği Pirano ve Salvore’nin Adriyatik’i yok... fakat okyanus var, monoton ve sonsuz. Karanlıkta büyük dalgalar, beyaz bir serpinti, karanlığa dalan bir kuşun kanadı...” 
 
Saatlerdir güvertede duruyor Enrico, çünkü değişmeyen şeylerden hiç sıkılmıyor. Öncelikle askerden kaçmak için bindiği bu gemide bir çatı katındaki sohbetlerin, okuduklarının, geride kalmış bir dostun anısının üzerine düşünüyor. Gemi Güney Amerika’ya doğru ilerlerken dalgaların boğuk sesi adeta Enrico’nun belleğinin derinlerinde kırılıyor. 
 
Kâh gemideki insanlarla sohbet ediyor Enrico, kâh yazacak çok şeyi olmasına rağmen iki kelimeyi bir araya zor getirdiği mektuplar kaleme alıyor, kâh hayvanları önüne katıp çobanlık yapıyor. Bir şekilde, yaşadığı anın sınırlarında kalmayı başarıyor. Çünkü bir arkadaşının ayrılırken ona dediği gibi, şimdiki zamanda var olmayı biliyor Enrico. 
 
Bol ödüllü yazar Claudio Magris Bir Başka Deniz kitabında gidişleri, kalamayışları, dönüşleri ve yaşamayı neredeyse imkânsız kılacak bir yaşam sevgisini şiirsel bir dille gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeacf88d-87e8-4a1b-8d72-af05fb0024d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahipsiz Yüzler</image:title>
            <image:caption>Suçluluk hissinin aşktan daha güçlü bağlar yarattığı ilişkiler, bugüne geleceğin gözünden bakarak hayatları üzerinde oynarken kurgunun ağlarına takılan, ancak bir maskenin ardında konuştuğunda kendi gerçeklerini ifade edebilen, ileriye bir adım atan insanlar ve geriye kalan sahipsiz yüzler... 
 
Sahipsiz Yüzler insanın kendini gerçekleştirme çabasına, özgünlük sorununa, hakikat arayışına, yanılsamalara, arzularla yanlış eşleşen düşünce ve duygulara, gençliğe özgü romantizme, aşka, yasak aşka, köle-efendi ilişkisine, sapkın eğilimlere, kötülüğe, dostluğa, aldatmaya ve bağışlamaya dair bir roman. Anlatıcının yorumları ve olayların rengi karakterlerin bakış açısına göre değişiyor, bir karakterin hayatındaki düğüm diğerinde çözülüyor ama varoluşa dair muamma adım adım zorlaşıyor. 
 
Mehmet Erte neredeyse tüm karakterlerin başrolde olduğu bu çok hikâyeli romanında önceki kitaplarındaki temel meseleleri en uç noktaya taşıyor; karanlığı aydınlatmaya çalışmıyor, mizahi üslubuyla bize nasıl bir karanlık içinde bulunduğumuzu gösteriyor. 
 
“Onu sürekli aldatan bir kadından hayalleri için vazgeçmek yerine, onu sürekli aldatan bir kadın için hayallerinden vazgeçtiğinde manevi varlığını son zerresine kadar kaybetmiş, tamamen adanmış ve dolayısıyla adeta kutsanarak yeniden doğmuş oluyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d16bd89-c427-49b4-8813-dc2bb2c5fd1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkaldıran Yalnız Adam Albert Camus ve Çağdaşları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Albert Camus’nün yazınsal ve düşünsel mücadelesi, anlatım teknikleri, tartışmaları, çatışmaları, yapıtlarının oluşum çizgileri Yabancı, Sisifos Miti, Veba (Barthes’la tartışması), Başkaldıran İnsan (Sartre’la çatışması), “Öğle Düşüncesi” kavramı, Düşüş, Filozofların Tulûatı ve İlk Adam yorumlanarak inceleniyor. 
Ardından Camus’nün yaşamına yön veren, yakın dostluk kurduğu, karşı çıktığı, destek gördüğü ya da düşünce, tavır ve yapıtlarından etkilendiği yirmi beş çağdaş yazar, düşünür ve gazeteciyle bağlantıları değerlendiriliyor. 
 
Son bölümde de Camus’nün yaşamı ile yapıtlarının iç içe ayrıntılı bir biyo-bibliyografyası sunuluyor. 
 
 * “Camus sevdalısı bir kitap bu: Vazgeçilemeyen mücadeleci bir yazarın selamlanışı olarak değerlendirilmeli.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67601c06-bff2-45e2-b95c-cfecad5a9eab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbilimci ve Diller</image:title>
            <image:caption>Fransız dilbilimcisi Claude Hagège özellikle Sami dilleri, Afrika dilleri, Amerika Yerli dilleri, Avustronezya dilleri ve Çin-Tibet dilleri üstüne yaptığı çalışmalarla “alan dilbilimi”nin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. Bilimsel araştırmaları ve kuramsal katkıları nedeniyle Altın Madalya ile ödüllendirildiği Bilimsel Araştırma Ulusal Merkezi’nde (CNRS, Fransa) yaptığı konuşmanın yer aldığı bu kitabında Claude Hagège yetişme çizgisini, alan dilbilimine yönelişini, benimsediği deneyimsel-tümevarımlı yaklaşımı, kuramsal katkılarını, dil ile dünya görüşü arasındaki bağıntıyı, dillerin evrimini ve dil ile yazı arasındaki ilişkiyi ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7773cd46-c30b-4b3f-ad33-54c5dd76aa1a.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;da Gündelik Hayat</image:title>
            <image:caption>İn­san­lı­ğın va­ro­luş ha­ri­ta­sın­da İs­tan­bul, im­pa­ra­tor­luk­lar dö­ne­mi bo­yunca hep yö­ne­ti­ci gü­cün mer­ke­zi­ni tem­sil et­ti. Ro­ma, Bi­zans ve Os­man­lı, bu mer­ke­zin et­ra­fın­da şe­kil­le­nen bi­rer me­de­ni­yet da­ire­si ola­rak ta­rih­te yer­le­ri­ni al­dı­lar. Tari­he bu açı­dan bak­mak ve onun say­fa­la­rın­da in­san­lı­ğın ma­ce­ra­sı­nı oku­mak de­mek, bir ba­kı­ma Ana­do­lu, Bal­kan­lar ve Ak­de­niz’in gö­ğün­de par­la­yan bu göz ka­maş­tı­rı­cı yıl­dı­zı her de­fa­sın­da ye­ni­den keşfet­mek de­mek­ti. İn­san­lık İs­tan­bul’u keş­fet­tik­çe, ken­di geç­mi­şi­ne uza­nan yo­lun da tut­ku­lu bir yol­cu­su ol­du­ğu­nu far­ket­ti. Bu­gün İs­tan­bul, kay­bet­tiği­miz bü­tün de­ğer­le­ri iti­nay­la sak­la­yan bir ha­zi­ne­dir. Yö­nü­nü şa­şı­ran toplum­sal kim­li­ği­miz için bir pu­su­la, çü­rü­yen es­te­tik zev­ki­miz için bir mi­henk ta­şı ve bo­zu­lan ada­let duy­gu­muz için gü­ve­ni­le­bi­lir bir te­ra­zi ol­ma iş­le­vi­ni üst­le­nen bu şe­hir, ken­di­si­ne so­ru­la­cak her tür­lü so­ru­ya ce­vap ni­te­li­ği ta­şıya­bi­le­cek in­san tec­rü­be­si­ni ve bil­gi bi­ri­ki­mi­ni bi­ze cö­mert­çe sun­mak­ta­dır. 
 İstanbul’da Gündelik Hayat top­lum­sal kim­li­ği­mi­zin kö­ken­le­ri­ne doğ­ru çı­kı­lan bir yol­cu­lu­ğun çar­pı­cı gö­rün­tü­le­rin­den iba­ret­tir. İn­san, Kül­tür ve Me­kân iliş­ki­le­ri düz­le­min­de bir im­pa­ra­tor­luk şeh­ri­nin ta­ri­hi­ni ku­şa­tan ça­lış­ma, sos­yal di­sip­lin­ler ara­sın­da­ki den­geyi başarıy­la kuran yeni tarih yazımının da dik­kate değer bir ör­neğidir. Siyaset­ten kül­türe, mimariden edebiyata uzanan çok boyut­lu bir zemin üzerin­de ger­çek­leş­tiril­miş kurgusu ve ken­dine has üs­lûbuy­la ay­nı zaman­da, günümüz tarih­çisinin de İs­tan­bul’a sun­duğu bir ar­mağan­dır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30fa0c5-c2c7-4e0d-95f9-49d41c7d097b.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası -1 (1923-1950)</image:title>
            <image:caption>Üç ciltte tamamlanacak 100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası’nın ilk cildi 1923-1950 arasının izlerini sürüyor. Derya Bengi ile Erdir Zat’ın birlikte kaleme aldığı kitapta Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk döneminin olay ve olguları A’dan Z’ye 250 başlıkla, gazete ve dergi arşivlerinin gözü, gözlüğü, edebiyatın, müziğin, sinemanın sesi, soluğuyla resmigeçit yapıyor. Kitabın adı Yanık Ömer’den… Sadettin Kaynak’ın sözü ve bestesiyle, Safiye Ayla’nın sesiyle “Yanık Ömer her savaştan bir yara taşıyor / Yiğit Ömer övünmeden yaşıyor” dizelerinden. Her Savaştan Bir Yara, erken Cumhuriyet’ten, tek parti döneminden, Atatürk’lü, İnönü’lü yıllardan hikâyelerle, hatıralarla yoğruluyor. Gündelik yaşamda nelerin, nasıl, neden, ne hızla değiştiğini, popüler kültürün, şimdiki zaman folklorunun parmak izlerinden saptayıp ölçmeye çalışırken, 13 milyonluk kapalı bir toplumun zümre ve fertlerini imparatorluktan ulus devlete, Hilafet’ten Cumhuriyet’e geçen genç bir ülkenin, ama aynı zamanda “20. yüzyıl ülkesi”nin vatandaşları olarak ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e53871-c645-4057-9d75-7244b9c82b28.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Bizim Evimiz</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Süleyman Bulut’un kaleminden akıcı bir ekoloji öyküsü okurlar ile buluşuyor. Yazar bu kitapta sorularına, çocukların cevap bulmasını hedefliyor. Defne’nin gözünden dünyamıza neler yaptığımızı hep birlikte araştırıyoruz. 
 
Bu defa cevaplar sizde. 
 
Arka kapaktan: 
 
Defne, anneannesine sordu: 
-          Anneanne, güzelim dünyamıza kim yaptı bunları? 
 
Deniz bize ne verdi?                                                                                                                                                                                                                Biz denize ne verdik? 
 
Toprak bize ne verdi? 
Biz toprağa ne verdik? 
 
Gökyüzü bize ne verdi? 
Biz gökyüzüne ne verdik? 
 
Orman bize ne verdi? 
Biz ormana ne verdik? 
 
Portakal ağacı bize ne verdi? 
Biz portakal ağacına ne verdik? 
Arılar bize ne verdi? 
Biz arılara ne verdik? 
 
 
Süleyman Bulut’un kaleminden biz ulaşan Dünya Bizim Evimiz’i usta çizer Ferit Avcı resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/980b8738-8716-4a59-b066-6934aebdaf79.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketliliğin Doğası</image:title>
            <image:caption>Hareketin Olanağı: Antik Dönemden Modern Döneme 
Uzanan Bir Tartışma, Dinçer Çevik 
Zanaat Uzmanlığının Gelişiminde Gezgin Zanaatkârlar 
Üzerine Bir Söylem, Şerife Çakar 
Arkaik Dönemde İspanya’daki Grek Kolonileri, Pınar Çağnis 
Geminin Hareketi, Amphoranın Hareketsizliği, Ülkü Kara 
Geç Antikçağda Doğu Roma’dan İran’a Felsefi Bir Hareket, Emine Bilgiç Kavak 
Oryantalist Durağan Toplum Tezi Karşısında 
“Miskin Doğunun” Savunusu, Tevfik Orkun Develi 
Bir “Var Olma” Biçimi Olarak Göç: Kuramsal Bir Tartışma, Çağlar Özbek-Uğur Can Köşk 
Devingen Betimler: Antikçağda Kült 
Heykellerinin Hareketliliği, Esen Kaya 
İlk Günah İkonografisinde Yılan Sembolü ile 
Tanrıça Miti İlişkisi, Dilek Maktal Canko 
Tasvirlerle İsrailoğullarının Göçü: Bizans Sanatında Kızıldeniz ve Kızıldeniz’den Geçiş Sahneleri, Hatice Demir 
Geç Antikçağda Tutsaklık, Pınar Serdar Dinçer Theophano Martınakıa: Bizans Sarayında Bir Kadının Esareti, Yaşamı, Mucizeleri ve Bizans Sanatındaki Temsili, İlkgül Kaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe1c3b97-86d3-4f40-b336-89197cd2dfbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzleşmeler</image:title>
            <image:caption>“Kâğıtlar ne kadar kirlense, 
ne kadar kirletilse onca artıyor aydınlık. 
Karanlıktan aydınlığa.” 
 
Edebiyat yolculuğunda yarım yüzyılı geride bırakmış usta bir öykücüden yaşama, yaşananlara, düşlere ve düşünüşlere dair incelikli izlenimler... Yüzleşmeler, 1950 kuşağının en önemli kalemlerinden Adnan Özyalçıner’in, günlük yaşamın açmazlarından sanatın anlamına, emek dünyasının evriminden politik-ekolojik sıkıntılara, aşktan yalnızlığa ve dayanışmaya, güncelin aynasından yansıyanlarla kendine özgü hasbihâlini sunuyor okura. Gerçeğin yüzüne dürüstçe bakarken umudun ipini bırakmayan parça tesirli düşünceler, yepyeni “öykü uçları” belki de... 
 
Ne zaman kalabalığı anlatmaya kalktıysam kendim oldum; kendimi anlatmaya kalkıştığımdaysa kalabalığı buldum. Hangisi gerçekçiydi, bilemiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a92000-32df-4d59-ab09-78af0ed9cdef.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurda</image:title>
            <image:caption>“Güneş kurumadan ben de kurumam, bilesiniz!” 
 
Panayır (1960) ile başlayan edebiyat yolculuğunda yarım yüzyılı geride bırakan, 1950 kuşağının en önemli kalemlerinden Adnan Özyalçıner, yeni öykülerini bir araya getiren Yağmurda ile insanın serüvenine buruk ama umutlu bir çentik daha atıyor. Yalnız bir çocuğun penceresinden kanatlanan düşüncelerle “karanlığı elemekten” yorulanların dünyasına bakan Özyalçıner, telaşlı sokaklardan ıssız kumsallara, kalabalık üstgeçitlerden bir başına kuruyup kalan köylere, kentlerden kırlara, günden geceye uzanıyor: Karanlığın koyusundan aydınlığın müjdesini derleyen bir ustadan edebiyatımıza yepyeni bir armağan... 
 
Şimdi bu karanlık çukurdaydı işte. Her sabah güneş doğmadan geliyordu annesi. Oğlunu elinden tutup parka götürdüğü günlerdeki gibi giyimi kuşamı yerinde bir anne olarak. Kadın, güneş ilk ışıklarını gönderdiğinde okşarcasına eşeliyordu toprağı. Güneşin aydınlığını oğlunun yattığı karanlık çukura iletmek istercesine. Toprağını öperek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c8d8167-0ac8-4aff-bbde-f0cfe8ace98f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Savaş</image:title>
            <image:caption>Yüzlerce kaynaktan ve yerli, yabancı arşiv belgelerinden gün ışığına çıkan gerçekler... 20. yüzyıla girildiğinde Osmanlı Devleti eğitim, üretim, mali ve idari sorunlarını aşamamıştı. Kapitülasyonlar ve Düyun-u Umumiye ülkeyi Avrupalı devletlerin sömürgesi haline getirmişti. Büyük Savaş’ın (1914- 1918) başlamasıyla birlikte, yönetimde bulunan İttihatçılar tek çıkış yolunun Almanya ile ittifak yapmak olduğuna karar verdiler. Ordu gerekli donanımdan yoksun olduğu için Osmanlı yönetimi Almanya’dan borçlanarak savaşa katıldı. Buna karşılık Almanya da Osmanlı Devleti üzerinden Müttefiklere karşı yeni cepheler açarak, savaşta kendi elini güçlendirmeyi hedefledi. Osmanlı Devleti’nin, yanlış kararlar ve kişisel ihtiraslar sonucu girdiği bu savaş, büyük toprak kayıplarıyla sonuçlandı. Böylece, zaten iyice zayıflamış olan imparatorluğun tamamen parçalanmasının yolu açılmış oldu. Ülkeyi bu karanlık tablodan kurtaracak kişi, savaş sırasında İstanbul’a ulaşmaya çalışan Müttefikleri Çanakkale Boğazı’nda başarıyla durduran Mustafa Kemal olacaktı. Araştırmacı Turan Akıncı, Büyük Savaş’ta Osmanlı’nın çarpıştığı sekiz cephede yaşananları yüzlerce kaynaktan ve arşiv belgelerinden derleyerek gün ışığına çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a15114-d5ae-4fff-aa81-936585bd9d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Görme Engellilerde Yürüyüş</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
Tanımlamalar ve Sınıflandırma 
Görme Engelli Bireylerde Tanımlamalar 
Görme Engelli Bireylerin Ortak Özellikleri 
Görme Engelli Bireylerde Gelişim Süreçleri 
Özet 
Kaynaklar 
 
BÖLÜM 2 
Yürüyüş 
Yürüyüz Analizi 
Yürüyüş Döngüsü 
Yürüyüş Safhaları 
Özet 
Kaynaklar 
Görme Engellilerde Yürüyüş Analizi 
BÖLÜM 3 
Yürüme 
Görme Engellilerde Yürüme 
İnaktivite ve Görme Engelliler 
Yardımlı Yürüyüş 
Görme Engellilerde Yürüyüş Kısıtının Toplumsal Yansımaları 
Araştırmalar Ne Aktarıyor? 
 Plantar basınç (Ayak taban basıncı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7fd0dc7-0e1d-48d9-a314-17cd605f96b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijitalleşen Dünyada Yönetsel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YÖNETİMİ 
BÖLÜM 2 ÖRGÜTSEL DEĞİŞİM YÖNETİMİ 
BÖLÜM 3 ÖRGÜTSEL BELİRSİZLİK YÖNETİMİ 
BÖLÜM 4 ÖRGÜTSEL STRES YÖNETİMİ 
BÖLÜM 5 ÖRGÜTLERDE KRİZ YÖNETİMİ 
BÖLÜM 6 ÖRGÜTLERDE RİSK YÖNETİMİ 
BÖLÜM 7 ÖRGÜTSEL İLETİŞİM 
BÖLÜM 8 ÖRGÜTSEL POLİTİKA 
BÖLÜM 9 YARATICILIK VE YENİLİK YÖNETİMİ 
BÖLÜM 10 ÖRGÜTSEL ÖĞRENME 
BÖLÜM 11 TAKIM ÇALIŞMASI VE TAKIM YÖNETİMİ 
BÖLÜM 12 ÖRGÜTLERDE YETENEK YÖNETİMİ 
BÖLÜM 13 ÖRGÜTLERDE BİLGİ YÖNETİMİ 
BÖLÜM 14 PROJE YÖNETİMİ 
BÖLÜM 15 ÖRGÜTSEL DAYANIKLILIK 
BÖLÜM 16 ÖRGÜTSEL SAĞLIK 
BÖLÜM 17 ÖRGÜTSEL USTALIK BÖLÜM 18 ÇALIŞANLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f86125-a05f-46f5-aec0-c58f90d55576.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Öğrencilerinin Duygu Düzenleme Güçlüğü ile Spor İlişkisinin Araştırılması</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Duygu Kavramı ve özellikleri 
1.1.1. Duyguların Temel Özellikleri 
1.2. Temel Duygu Türleri 
1.2.1. Öfke 
1.2.2. Hüzün 
1.2.3. Mutluluk 
1.2.4. Korku 
1.2.5. Şaşırma 
1.2.6. Nefret 
1.3. Duyguların İfadesi 
1.4. Duyguların İşlevleri 
1.4.1. Duyguların Temel Soysal İşlevleri 
1.5. Duygu Düzenleme Kavramı 
1.5.1. Gross Modelinde 5 Duygu Düzenleme Stratejisi 
1.5.2. Duygu Düzenlemenin 3 Temel Özelliği 
1.6. Bilişsel Duygu Düzenleme Stratejileri 
1.6.1. Durum Seçimi 
1.6.2. Durum Değişimi 
1.6.3. Dikkat Yayılması 
1.6.4. Bilişsel Değişim 
1.6.5. Tepki Düzenleme 
1.7. Duygu Düzenleme Güçlüğü 
1.7.1. Duygu Düzenleme Güçlüğü Alt Boyutları 
1.8. Spor ve Duygu 
1.9. Üniversite Gençliği ve Spor 
1.9.1. Spor Kavramı ve Yükseköğretim 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA SONUÇ 
5. KAYNAKÇA
6 . EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f782c6f-5e84-45d6-a97a-8e02bf27877a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Voleybolcularda Süspansiyon Temelli Kor Antrenman Programının Kuvvet, Üst Ekstremite Fonksiyon ve FMS Puanlarına Etkisi</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Antrenmanın Konusu 
2.2. Temel Motorik Özellikler 
2.2.1. Sürat 
2.2.2. Dayanıklılık 
2.2.3. Esneklik 
2.2.4. Koordinasyon 
2.2.5. Kuvvet 
2.3. Kor Nedir? 
2.3.1. Voleybolda kor antrenmanları 
2.4. Kuvvet Ölçüm Testleri 
2.4.1. Kuvvet ölçüm testlerinin sportif performansa faydaları 
2.5. Voleybolda Omuz Rotatör Kasları Fonksiyonları ve Sakatlıkları 
2.6. Voleybolda Servis ve Smaç Hareketinin Biyomekaniği ve Kinematiği 
3. YÖNTEM 
3.1. Çalışma Grubu 
3.2. Veri Toplama Araçları 
3.2.1. Antropometrik ölçümler 
3.2.2. Kuvvet testleri 
3.2.3. Fonksiyonel hareket tarama (FMS™) Testi 
3.2.4. Dikey sıçrama testi ve anaerobik güç hesaplanması 
3.2.5 Servis isabet oranı ölçümleri 
3.2.6 Servis Hızı ve Smaç Hızı ölçümleri 
3.3. Verilerin Analizi 
3.3.1. Bağımsız gruplar için açıklama 
3.3.2. Etki büyüklüğü 
3.3.3. Bağımlı Gruplar için açıklama 
3.4.4. Etki büyüklüğü 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ ve ÖNERİLER 
6.1. Sonuçlar 
6.2. Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b852aeb1-1341-4ce0-9926-dd6c295ebf65.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın İlacı Çikolata</image:title>
            <image:caption>Çikolatayla aşk öteden beri birbirinden ayrılmaz bir ikili halinde gezinir yeryüzünde. Aşkın ikiz kardeşi olan acılarla titreyen bir yüzü çikolata güldürür ancak. Kimi zaman da çikolata bedenleri aşk... İşte Deniz Gürsoy, bu gizemli tatlının bütün dünyadaki serüvenini anlatıyor. Türkiye&apos;deki hikayesi de dahil. Hem de bütün dünyadan en lezzetli çikolata tarifleriyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a3753c6-3fd3-45c7-8752-6ed4b719d74d.jpg</image:loc>
            <image:title>Arka Yüz</image:title>
            <image:caption>Evrende her şey bir ön yüz, bir de arka yüzden ibaret. İnsanoğlu insan, bundan muaf olabilir mi? Elbette insanın da görünenin ötesinde bir de görünmeyen (arka) yüzü var. O yüz, insanın arka yüzü, özünde duran yüzüdür. Ne kadar yakından bakılırsa bakılsın görünmeyen, içe bakmayı/bakabilmeyi mecbur kılan bir yüzdür o. Bakıştan görmeye geçebilene görünür o yüz. 
Arka yüzden haber almak herkesin harcı olmasa gerek. Yüzdeki sayısız mimikten, cümledeki envai çeşit söz dizimine, nefes alışlardan kirpik indirişlere... Takibe takip bekler, arka yüzden bir ses duyabilmekler... 
Denemelerden oluşan bu eser, insandan insana giden yolda mekânı, zamanı, içine serpiştirilmiş günlük yaşam kaygılarını duyumsayan gözlemci bir gözün sözleriyle vücut bulmuştur. Yazar, kendi dünyasından bir arka sayfayı, yaşam paydaşlarıyla &quot;ortaktır&quot; diyerek aralamış, bakmaktan öte görmek maksadında olanlarla paylaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c94c45a-e4d7-40d9-a5fd-a015899e6224.jpg</image:loc>
            <image:title>Shinobi İri -2</image:title>
            <image:caption>Şef Hattori ölümün eşiğindeyken, Kyôgi vatana ihanetle suçlanıyor. Her şeyin doğrusunu öğrenmek üzere, Mikawa’ya doğru yola çıkıyorlar. Sevgi, öfke, ihanet ve gerçekler arasında sıkışıp kalan Tomoe artık kime güveneceğini bilemiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/240059e3-49d8-470d-ac8c-1d14e499bdbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bulut Olsam Böyle Yağardım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okuruna, kendi penceresinden gördüğü ufkun bulutları üzerinden yazıyor Melis Konukoğlu... 
İlk kitabı Bir Bulut Olsam Böyle Yağardım ile herkesin başından geçenlere, kendi fikir bulutundan yağmurlar yağdırıyor. 
 
Korkarım sende bir limanda dinlenmekte olan sade bir yolcusun. 
Üzerinde şifon şeffaf bir şal, yemyeşil elbisen, tatlı düz pabuçların, 
Uzunca bir yoldan gelmişsin belli ki. 
Yüzünde tatlı yorgun bir tebessüm, 
Dizlerinde hâlâ ilk gün kadar olmasa da inceden heyecanın, ruhunda yaşanmışlığın sabırlı bekleyişiyle… 
Nereye gideceğini bilmeyen, ancak nerede duracağını iyi bilen bir yolcu. 
Senin güvenli limanın olduğum ve beni seçtiğin için mutluluklar biriktirdiğimi bilmeni isterim. 
Hoş geldin sefalar getirdin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0da7db5-3246-4bc1-9a57-49e70fae03de.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın İnsanlaşması</image:title>
            <image:caption>Yirmi otuz yıl öncesine kadar doğanın insanlaşması çalışmanın, toplumsallaşmanın, aklın gelişmesinin bir mucizesi olarak değerlendiriliyor; en yetkin kişiler bile bu süreç içinde saptanabilen evrim aşamalarını anlamak ve anlatmakta büyük zorluk çekiyorlardı. Bu konu artık büyük oranda aydınlandı. Bulgular bir senfoni güzelliğiyle sergileniyor. Darwin Kuramı’nın doğruluğu ve güzelliği, öneri olmanın ötesinde, ayrıntılarıyla ortaya konuldu. Ve çalışmalar da devam ediyor. Ancak son yıllarda pek çok şey değişti... 
Akıllı insan Homo sapiens, gerek kendi soyundan gelenlere, gerek doğaya karşı anlaşılması çok kolay olmayan bir tutumla bir hasım, bir düşman gibi davranmaya ya da çok eskiden beri içinde taşıdığı bu eğilimi açıkça ortaya koymaya; kendi geleceğini ve doğayı geri dönüşsüz bir biçimde tahrip etmeye başladı. Bu bağlam içinde Doğanın İnsanlaşması, akıllı insanın gelişimi -neredeyse- “kötü bir iş kazası gibi” üzüntüyle izleniyor. Modern insan bu davranışında o denli ileri gidiyor ki mucizevi bir şekilde karşılanan bu süreç, doğanın yüz karası olmaya dönüşüyor. “Darwin Devrimi”ni ve buradan yola çıkılarak geliştirilen seleksiyon teorilerini tek başına okumanın yetersizliği ortada. Bu süreçte olanları, Kafka’nın 6 Nisan 1917’de yazdığı ve dünyanın durumunu “insanlaşmak zorunda kalmış” bir şempanzenin gözüyle anlattığı “Akademi İçin Bir Rapor” adlı öyküsüyle birlikte okumanın sağlıklı bir düşünce oluşmasına katkıda bulunacağını ve yine Kafka’nın söylediği “Dünyayla arandaki ölümcül mücadelede dünyanın yanında ol” aforizmasını da unutmamak gerekir. 
“Tutunamayanlar”ın Politik Psikolojisi, Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un “Aile ve Tarihsel Romanı”, Aşiyan’daki Kahin: Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası kitaplarını Okuyan Us’a emanet eden Serol Teber, Melankoli: Normal Bir Anomali, Politik Psikoloji Notları, Davranışlarımızın Kökeni ve Doğa’nın İnsanlaşması ile okurlarıyla yeniden buluştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec3a093d-068e-48d1-b96a-acd32ac32608.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Bir Şiir İşte</image:title>
            <image:caption>Yazdım akla geleni
Öyle bir şiir işte.
Hem neşemi hem çilemi
Öyle bir şiir işte.
Gah aşk yazdım gahı sitem
Gah neşe yazdım gahı matem
Bilmem daha ne söylesem
Öyle bir şiir işte.
Bazen bahar bazı güzdü
Kiminin bağrını ezdi
Arifoğlu neler yazdı?
Öyle bir şiir işte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84248db9-6ae0-4467-acfa-fe6be3fbd5e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskenci Destanı</image:title>
            <image:caption>İnsan kendini doğanın üstünde görmemeli, doğayla uyum sağladığımızda daha mutlu olabiliriz. Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı için mücadele etmek, çocuklara yaşanabilir bir çevre bırakmak, içilebilir su bırakmak, ekilebilir toprak bırakmak; yaşam döngüsünün devamı için modern insanın sorumluluğu olmalıdır. Doğal kaynakları yok ederek kazanç sağlayan kapitalistler, dünyamız ve insanlık adına suç işlemektedir. DURDURMALIYIZ. ESKENCİ DİRENİŞÇİLERİNE...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc93a128-6514-4e86-93ea-bc17af27c46d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylü Bir Uzaylı Macerası- Halfeti</image:title>
            <image:caption>Çocukların cesareti Dünya’yı kurtarabilir! Sabri Safiye, fantastik romanı Tüylü Bir Uzaylı Macerası’nı ikinci kitapla sürdürüyor, macera tam gaz sürüyor! Dört arkadaş ve uzaylı kedi Felis’in yolu bu kez, Şanlıurfa’nın siyah gülüyle ünlü Halfeti’sine düşüyor. Kötülere karşı birlik olmanın önemine, gizemli yöresel değerlere odaklanan roman, sıradışı karakterleri ve sürükleyici anlatımıyla her yaştan okuru unutulmaz bir serüvene davet ediyor. Uzayda iletişim, arkeolojik kazılar, kültürel miras ve efsaneler gibi merak uyandıran konuların yanı sıra arkadaşlığın, eşitliğin ve iyiliğin gücünü duyumsatıyor. Kışın yaşadıkları maceranın ardından yaz tatilinin tadını çıkaran Dilek, Rıza, Mert ve Belma, uzaylı kedi Felis’in hediyesi Jelibüs’le dünyayı gezmektedir. Ancak tehlike geçmemiştir. Motosikletli dostları Işık ortadan kaybolunca, araştırmaya koyulurlar. Ulaştıkları Halfeti’nin, sulardan ağaçlara yürüyen sırlarından ve yeni dostluklardan habersiz, boylarından büyük işlere kalkışırlar. Uzayın derinliklerindeki Felis’se dünyalı dostlarının başına gelenlerden habersizdir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e21914f1-c73d-4546-95c1-af88a64c14da.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Yıldız Taşı</image:title>
            <image:caption>Genç avukat Malcolm Ross, bir gün sabahın erken saatlerinde uykusundan uyandırılır. Yeni tanıştığı güzel Margaret’ın babası, tutku dolu bir Eski Mısır bilgini olan Abel Trelawny kendi malikânesinde saldırıya uğramıştır. Ross, olan biteni anlamak ve sevdiği kadının yardımına koşmak için hemen yola çıkar. Günler boyunca baygın yatan Trelawny’nin başında nöbet tutarlar. Malikânenin her köşesi Eski Mısır’ın kutsal mezar eşyaları, bibloları ve değerli taşlarıyla doludur. Saldırıyla ilgili ortaya çıkan tuhaf gerçekler, evin kasvetli ve büyülü atmosferi içeridekileri yavaş yavaş etkisi altına almaya başlar. Fakat gizem, kendi attığı düğümleri vakti gelince tek tek çözecektir…
 
Gotik edebiyatın ünlü klasiği Dracula’nın ölümsüz yazarı Bram Stoker, Yedi Yıldız Taşı’nda Eski Mısır’ın mezar taşları, hiyeroglifleri, mumyaları, tanrıları ve tüyler ürpertici ritüellerinin üzerine yıldızların ışığını tutuyor. Aşağı dünyalardan yukarı dünyalara…
Mezar çukurlarından takımyıldızlara…Sembollerden anlamlara…Ölümden dirilişe...Bütün sırlarından soyunan “gerçeğe” doğru çağırıyor:
Büyük Deney’e hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6ac3249-5b5f-4532-97d4-874edab756c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıtır Çıtır Felsefe Serisi-33 Sanatçılar ve Dünya</image:title>
            <image:caption>Dünyayı dönüştüren tılsımdır sanat. Tüm dünyada modern bir klasik haline gelen “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinin Türkçe’deki 33. kitabı “sanat” ve “sanatçı” kavramlarını ele alıyor. Her yaştan okuru ortak okumalarda buluşturan ve ülkemizde de çok sevilen dizinin yaratıcısı Brigitte Labbé kitabında sanatın gücünü, sınırları aşarak insanları ve dünyayı nasıl etkileyip dönüştürdüğünü anlatıyor. “Sanatçı kime denir?” sorusundan yola çıkan kitap okuru, ünlü sanatçılarla tanıştırıyor; müzelere, konser salonlarına, galerilere konuk ediyor. Sanatçıların yaratıcılıkları sayesinde dönemlere, toplumlara, hatta günlük yaşama katkısını çok boyutlu düşündürüyor. Jacques Azam’ın zengin mizah anlayışını yansıttığı desenleriyle renklenen dizinin her kitabında, farklı bir felsefi kavram ya da temel bir konu ele alınıyor. Kavramlar, minik öyküler, kısa kısa örnek durumlar, diyaloglar ya da sorular sayesinde, çocukların kolayca anlayabileceği sadelikte aktarılıyor. Dizi, çocuklar ve felsefe üzerine yapılan birçok çalışmaya da ilham veriyor. Her şeyin hızla gelip geçtiği, çarpışıp kesiştiği dünyanın gürültüsü içinde, sanatçı mola verip, bir seçim yapar: Bir hareket, bir duygu, bir an, bir şekil, bir ışık, bir renk, bir fikir seçer. Sanatçı, dünyanın gürültü patırtısı içinden bir resim, bir heykel, bir fotoğraf, bir müzik, bir dans, bir şiir, bir tiyatro oyunu, bir roman çıkarır ve bize, “Dur, bak, dinle,” der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bde2fd43-15bc-457d-a0b0-624d9193a3b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çakıl Taşı</image:title>
            <image:caption>NE BİR FAZLA NE DE BİR EKSİK! Yeniden dünyaya gelip, bir başkasının yerine hayata başlasaydık, farklı bir şey olmayacak, daha evvel yaşadıklarımızın aynısını yaşayacaktık. Her şeyi kuşatmış olan gücün belirlediği yaşamımızda her birimiz, yazılmış kendi hayat romanımızın “başrol”ünde oynarız. Var olan her şey, özü olan annesinden, belirli bir süre sonra koparılır, ister istemez. Yönü belirsiz ve yaşamın ona sunduğu seçeneklerle! Çarparak yaşarız, kimi zaman, sağa sola! Kim ne diyebilir ki? Hayat şartları önüme getirmedi, zamanlı zamansız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e387e2b2-729f-4d1b-b7fb-6526a004d780.jpg</image:loc>
            <image:title>Eszter&apos;in Mirası</image:title>
            <image:caption>Sevdiği erkeğin yıllar önce kendisini aldatarak kız kardeşiyle evlenmesine göz yuman Eszter, uzak bir akrabasıyla birlikte, sakin bir hayat sürmektedir. Günün birinde eski sevgilisi Lajos’tan bir telgraf alır. Lajos bir günlüğüne şehre gelmektedir, yanında da çocukları ile bazı yabancılar vardır. Eszter’in ruhunda birden eski günlerin anıları, kendisinin de anlam veremediği tanıdık duygular uyanır. Hiç kimse Lajos’un ne amaçla geri döndüğünü bilmemekle birlikte herkes onun ahlaksız bir dolandırıcı, ikna gücü yüksek bir laf ebesi olduğu konusunda hemfikirdir. Yazıldığı dönem ve Márai’ın siyasi duruşu açısından bakıldığında romanın başkarakteri Eszter, neredeyse bir trans halindeymişçesine felakete doğru koşan halkları, karizmatik liderlerce boş vaatlerle kandırılan kitleleri, zayıf iradelilerin daha güçlü görünenlere teslimiyetini simgeliyor.
Macaristan’ın en büyük çağdaş yazarlarından Márai, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde kaleme aldığı bu romanında insan ilişkilerindeki irade gücü, vazgeçiş ve teslimiyete odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c79b0a59-0428-441e-a802-3aa9ce48dda3.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nasıl Hayatta Kaldı</image:title>
            <image:caption>Ölümün tarihi aynı zamanda yaşamın da tarihidir. 
 
İnsan mağaradan bugüne olan yolculuğunda nasıl hayatta kaldı? Onu hangi keşifler hayatta tuttu? Peki ya insanın sosyal becerileri bu macerada nasıl bir role sahipti? 
Manchester Üniversitesi Biyokimya Profesörü Andrew Doig, bulaşıcı hastalıklardan genetik hastalıklara, şiddetten kazalara kadar ölümün belirli nedenlerine, bunların kimleri nasıl etkilediğine ve ölümün üstesinden gelmeyi mümkün kılan insanlara bakarak ölüm kavramının tarihi perspektifte ufuk açıcı bir tasvirini yapıyor. Ölümün bizi ve bizim de onu nasıl şekillendirdiğimizi anlatan bu titiz vakayinamede tarih, biyolojiyle buluşuyor. 
Doig, bitkileri ve salgın hastalıkları takas ettiğimiz, yeni kıtalar ve hayat kurtaran ilaçlar keşfettiğimiz kolektif geçmişimizin bireysel geleceğimizi nasıl belirlediğini açıklayarak en evrensel deneyimimizin ardındaki tarihi ve bilimsel tuhaflıkları büyüleyici bir tatta aydınlatıyor. Ölüm nedenlerinin gelecekte nasıl değişebileceğini tartışarak, şu anki durumumuza dair muhteşem, uzun soluklu bir bakış açısı sunuyor. İnsan Nasıl Hayatta Kaldı, geleceğe bakmanın ve umudun heyecan verici bir hikâyesidir. 
 
“Şaşırtıcı derecede eğlenceli...” 
– The Times 
“Hayranlık uyandırıcı derecede kolay anlaşılır yazılmış merak uyandıran bir hikâye.” 
– Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558b067f-33ab-456a-a7b6-2aa38556af06.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatıyorum Bir Şey Diyor musun?</image:title>
            <image:caption>“ÖNCE KENDİNİ” SEVEMEZ İNSAN. SEVMEYE ÖTEKİNDEN, BİLMEYE KENDİNDEN BAŞLAR. 
 
YATIYORUM BİR ŞEY DİYOR MUSUN, ilişkilerin bir türlü oldurulamadığı, bireylerin birbirlerini tanıyamadığı, ilişki normlarının sürekli değiştiği günümüzde, ilişkisi olan ya da olmayan her okura ilişki kurmak ve sürdürmek adına rehberlik edecek zihin açıcı bir el kitabı. 
Klinik Psikolog Şule Öncü, yakınlık, tutku, bağlanma, aşk, ayrılık, aldatma, cinsellik, sosyal medya ve çevrimiçi ilişkiler, kadın/erkek olmak, ilişkilere zarar veren tutumlar başlıkları altında, “İlişki nedir, gerekli midir, bizi nasıl belirler, ilişkiden ve partnerden neler beklenebilir, yakınlık ya da ilişki sakınımı nasıl gelişir ve üstesinden nasıl gelinir?” sorularının yanıtlarını yalın, akıcı, derinlikli bir dille aktarırken, ilişkiyi belirleyen pek çok konuda okura önerilerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/906ca6e3-8c77-4f0a-8786-b712f3a7089b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeki Müren - Eskimeden Yenilenmeyi Bilen Başarır</image:title>
            <image:caption>“Gerçek sanatçı, kendini topluma adayan kişidir.” 
– Zeki Müren 
 
Türkiye’nin en avangart, en iddialı ikonlarından biridir Zeki Müren… Yarım asra yakın süren sanat hayatında pek çok ilki gerçekleştirerek, Türkiye’de gazino ve eğlence anlayışına yepyeni bir boyut kazandırdı. Göz alıcı sahne kostümleriyle, sıra dışı tarzı, taviz vermediği kuralları ve eşsiz icrasıyla 1950’li yıllardan 1990’lı yıllara kadar hep gündemde kalmayı, hayranlık ve saygı uyandırmayı başardı. 
Türkiye’nin hem Paşa’sı hem Sanat Güneşi oldu Zeki Müren. Sahnede bir kez olsun arkasını dönmediği seyircilerinin gönlünde taht kurdu. Onun çok merak edilen, bilinmeyen, bir yanıyla şatafatlı, diğer yanıyla yapayalnız ve mütevazı yaşamöyküsünü soluksuz okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e17dc9ea-cba4-428a-8724-b979b59be615.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Amerika Soykırımı</image:title>
            <image:caption>Necla Geyikdağı bu çalışmasında özgün incelemeler yapmakta ve şu soruların yanıtlarını aramaktadır: 
- “Kızılderili Soykırımı” olgusu nasıl gerçekleşmiş, tarihsel veriler ışığında nasıl ortaya çıkmıştır? 
- Keşif ve bunu takip eden istila hareketleri yerel halkların yaşantısını nasıl değiştirmiştir? 
- Kızılderililerin nüfusunun azalmasında hangi faktörler rol oynamıştır? 
- Her ortaya çıkışında binlerce yaşama son veren çiçek hastalığı gibi salgınlar yanında, sürekli bir hastalık olan verem Amerika kıtasına kimler tarafından getirilmiştir? 
- Alkollü içkiyi Amerika’ya getirenler ve Kızılderilileri alkolizm batağına sokanlar kimlerdir? 
 
“Bu çalışma, kıtanın Avrupalılar tarafından istilasından başlayarak günümüze kadar geçen olayların ve ancak sınırlı sayıdaki kabilelerin uğradıkları felaketlerin bir özetidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168f1951-2a79-4d53-9fc4-f223a5b953c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Diğer Kayıplar</image:title>
            <image:caption>James Bacque’nin klasikleşen kitabında, İkinci Dünya Savaşı sonunda ABD ordusunun Batı Almanya’daki esir kamplarında yaşananlar anlatılmaktadır. Bu kampta yaklaşık 4 milyon Alman askeri ve binlerce kadın, çocuk ve yaşlı, açık havada dikenli teller arkasında aylarca neredeyse tamamen gıdasız ve susuz tutulmuşlardı. 
Mayıs 1943’te Eisenhower, Marshall’a “Ne yazık ki daha fazlasını öldüremedik!” diye yakınıyordu. 
Eisenhower sadece Nazi rejiminden değil, Alman olan her şeyden, berbat ve saplantılı bir şekilde nefret ediyordu. Böylece Savaş esirleri aç bırakılarak ölüme terk edildi. 
Nisan 1945’te her yaştan, çok sayıda erkek, daha az sayıda kadın ve çocuk, Amerikan ve Fransız kamplarında açlıktan öldü. Kayıpların sayısı 1 milyonu buluyordu. 
 
“1945 Nisan sonuna doğru, Batı Cephesinin çoğu yerinde top seslerinin gürlemesi kesilmişti. Müttefiklerin dikenli tellerle çevrili bölgelerine doğru sürüler halinde yürüyen, silahları alınmış, yorgun Alman askerlerinin milyonlarca çift botunun sürüme sesinden başka bir ses duyulmuyordu. Perişan düşman müfrezeleri, kırsal alana kaçmadan ve sonunda Müttefik askerlerce yakalanmadan önce birkaç yaylım ateşi denemesi yapıyordu.” 
 
(James Bacque)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8196916c-3072-4cf9-9432-af7692bd1987.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kültürel Dönüşümün Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Nusret Senem, doğup büyüdüğü köy olan Meredis (Ardahan ilinin Çıldır ilçesine bağlı) ve ailesi üzerinden Terekemelerin (Karapapaklar), geçirdiği değişimi, göçebelikten yerleşik hayata geçişini ve özellikle 1970’li yıllardan itibaren yaygınlaşan dışa açılmayı anlatıyor. 
 
Günümüzdeki ismi Gölebakan olan köyün tarihsel geçmişi zengin kaynaklarla (kitaplar, anılar, fotoğraflar, mezar taşları) okuyucuya sunuluyor, Terekemelerin tarihi, yaşam biçimi, bölgenin coğrafyası hakkında okuyucu ayrıntılı bilgiler ediniyor. 
 
Tarıma yabancı olan ve esas olarak hayvancılıkla uğraşan Terekemeler hakkında bilimsel nitelikli kaynaklara dayalı olarak zengin bilgiler verilen kitapta Terekemelerin kullandığı, yöreye has olan yaygın kelimelerin etimolojik açıklaması da yapılıyor. 
 
“Bir Oğuz yöresinin tarihine, coğrafyasına, maddi özellikleri ile kültürüne bütün bunları ve tanıklığımı da katarak çarpıcı bir değişimi, hatta dönüşümü anlamaya çabaladım.” 
(Nusret Senem)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f299e4a3-44b8-4b07-a37f-296a44c37dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Binbir Bilim</image:title>
            <image:caption>Teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği bir zamanda yaşıyoruz. Ancak bilimin sırlarından uzak durmayanlar çağın gerisinde kalmamayı başaracaklar. Bunun yolu gençlerin bilimle erken yaşlarda tanışmasından geçiyor. Toprak Işık otuz yıla yakın bir süredir hem yazarlık hem de mühendislik yapıyor. Kendi hayatında iki mesleği buluşturmaktan aldığı keyfi yazdıklarına da yansıtıyor; yıllardır öğrenmenin ve eğlenmenin bir arada yapılabileceğini gösteriyor. Elinizdeki kitap, size uçakların nasıl uçtuğundan akıllı ilaçların ardındaki mantığa kadar pek çok bilimsel gerçeği açıklıyor. Toprak Işık, Binbir Bilim’de yirmi birinci yüzyıl bilim ve teknolojisinin en karmaşık konularını alabildiğine basitleştirirken, herkesin eğlenerek okuyacağı bir öykü de anlatıyor. Eğlenmeyi ve öğrenmeyi seviyorsanız bu kitap tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d04e44cb-1153-4706-81c6-6f534185a4a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığırcının Hanımı</image:title>
            <image:caption>Çocuklarını masallarla büyüten topraklardır Anadolu. Özünü, töresini yüz yıllar boyu masallar vasıtasıyla anlatmış, öğretmiştir. Kimi günümüze ulaşmış kimi ne yazık ki zaman içinde kaybolup gitmiştir. İşte unutulmaya yüz tutmuş o masallardan biridir “Sığırcının Hanımı”… 
Aklı evvel hanımının başına açtığı dertler yüzünden bir türlü huzuru bulamayan sığırcının, güldürürken düşündüren hikâyesidir. Nenelerimizin, dedelerimizin, bir gaz lambası ışığında anlattığı o eski zaman masallarından olması ise değerine ayrı bir anlam katar. Ve hatta aklın sınırlarını zorlayan olayları ve nükteleriyle yediden yetmişe herkese, engin bir hayal âleminin kapılarını açar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/129345eb-245a-4acf-a42b-1d8129e35d40.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Mustafa</image:title>
            <image:caption>Arkadaşım Mustafa yakından tanıdığımız, içselleştirdiğimiz, tıpkı bir önder gibi çözümler üreten ve tıpkı bir önder gibi aramızda dolaşan çocuk Mustafa&apos;nın öykülerinden oluşuyor. Bize hem geçmişten sesleniyor hem şimdiden. Şartlar ne olursa olsun çözüm üretmekten, paylaşmaktan, hayvan, doğa ve kitap sevgisinden vazgeçmeyen bir çocuğun ve yakın arkadaşlarının hepimize ilham olabilecek yedi öyküsünü çok seveceğinizi umuyoruz. Alper Karaağaç ilhamını o mavi gözlü devden, çocuktan, arkadaşlıktan, hayvan sevgisinden ve yarınlardan alan öyküleriyle çocuk edebiyatına yeni bir soluk getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20ecad62-b9d5-48ee-8fa3-5a0c362023b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendis Örümcek - Akıllı Buluşlar Dizisi</image:title>
            <image:caption>Sahip olduğumuz teknoloji ve araç gereç insanoğlunun üretim gücünden mi kaynaklanıyor? Birileri öylece oturup kafa yorarak mı bir şeyleri icat etti? Yoksa aslında insanoğlu doğada tanık olduğu, gördüğü üretim ve yaşam süreçlerinden etkilenerek mi bir şeyleri buldu? Akıllıkafa ve Dolukafa Akıllı Buluşlar Öykü Dizisi, tüm bu icatların hikâyesinden yola çıkarak bize doğanın aslında tek dostumuz ve yaşam kaynağımız olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a87347-de00-454e-a624-60976b562ee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Kirpi - Akıllı Buluşlar</image:title>
            <image:caption>Sahip olduğumuz teknoloji ve araç gereç insanoğlunun üretim gücünden mi kaynaklanıyor? Birileri öylece oturup kafa yorarak mı bir şeyleri icat etti? Yoksa aslında insanoğlu doğada tanık olduğu, gördüğü üretim ve yaşam süreçlerinden etkilenerek mi bir şeyleri buldu? Akıllıkafa ve Dolukafa Akıllı Buluşlar Öykü Dizisi, tüm bu icatların hikâyesinden yola çıkarak bize doğanın aslında tek dostumuz ve yaşam kaynağımız olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1177b952-cb20-4ce2-a481-0b3abb0c3f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Ortası</image:title>
            <image:caption>ilk aşk

son nefes

unutulmaz bir geçmiş

 
Günah dolu bir geçmişe sahip Jackson Knight, kimlik değiştirip ülkenin diğer ucuna taşındığı zaman bir karar alır: Artık daha iyi biri olacak ve kötü alışkanlıklarını yeni düzenine taşımayacaktır. Ancak komşusunun güzel yardımcısını gördüğü an tüm planları değişir.

Söz konusu yardımcı Ryn Middleton; huysuz kızı, daha da huysuz köpeği ve baskıcı eski kocasıyla uğraştığı sıkıcı günlere alışmıştır. Bir anda hayatına giren Jackson için hazır değildir. Fakat karşı koymanın imkânsız olduğu bu yakışıklı adamın ilgisini komik ve inanılmaz bulur. Yoğun müzakerelerin ardından, Jackson&apos;ın evlilik teklifini daha ilk randevularında kabul eder.

Jackson, rüyalarının kadınıyla birlikte olmak için savaşırken ikiz kardeşi Jillian’la da uğraşmak zorunda kalır. Geçmişine tutunmaya çalışan kederli Jillian, kalbini çalan doktor ve ona yeni bir kalp veren çavuş arasında tercih yapabilecek midir?

Aydınlık günler için hissedilen umudun ötesinde karanlığın kasveti, gerçeğin yanılsaması ve akıldan çıkmayan bir geçmiş vardır.

Yaşayanlar af ister. Lâkin ölüler intikam peşinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a21583a4-4989-4e80-adfb-cdc7b9da39ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Konstantinopolis</image:title>
            <image:caption>İmparatorluklar başkenti, kutsal şehir, Çeşm-i Cihan, Dersaadet … her yakıştırmanın hakkını verebilen bu şehrin en özel hikâyesini Mansel’den dinliyoruz. 
 
“Osmanlı İmparatorluğunun başkentine dair büyüleyici bir tarih. Cazibesi daha ilk satırda belli ediyor kendini.” 
-Niall Ferguson, The Sunday Times 
 
“Bir başyapıt.” 
-Godfrey Goodwin, British Museum Journal 
 
“Olağanüstü… Şehrin hikâyesi de bu kitapla büyüyüp serpiliyor… Konstantinopolis’in kalp atışlarını duyuyorsunuz: gizemli ve hovarda.” 
-Michael Ratcliffe, Observer 
 
“Büyüleyici bir imparatorluk şehrine ve sakinlerine dair mükemmel bir çalışma.’ 
-Robert Carver, Scotsman 
 
“Konuya merak duyan her okurun yanı sıra Osmanlı tarihi üzerine çalışan akademisyenlerin de büyük beğenisini kazanacak.” 
-Noel Malcolm, Sunday Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3782dadb-5fb4-4b13-a1fd-e61b7e0777b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifre</image:title>
            <image:caption>Korkunç bir cinayet… 
Dedektif Mina Dabiri daha önce böyle bir vakayla hiç karşılaşmamıştır. Bir parkın hemen dışında kılıçlarla delinmiş bir sihirbaz kutusu ve içinde çıplak bir kadın bulunmuştur. Ancak bu sefer bir sihirbazlık numarası değil, cinayet işlenmiştir.  
 
Şaşırtıcı bir kovalamaca… 
Soğukkanlı bir katili yakalaması gerektiğini bilen Mina, ünlü mentalist Vincent Walter’ın yardımına başvurur. Sihir ve illüzyon dünyasının sır perdesini ancak o aralayabilir. 
 
Çözülmesi gereken bir şifre... 
Mina ve Vincent maktulün bacağında roma rakamıyla III yazıldığını, kutunun içine kırık bir kol saati bırakıldığını ve katilin tek bir cinayetle yetinmeyeceğini anlar. Tüm ipuçları katilin onlara bir şifre verdiğini ve cinayet işlemeye devam edeceğini söylemektedir. Tek yapmaları gereken şifreyi çözmektir. 
 
İsveç polisiyesinin kraliçesi Camilla Läckberg ve mentalist Henrik Fexeus yepyeni bir serinin ilk kitabıyla karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e57ce5f9-ec6b-4c7c-8808-a0900c1a1e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Adam ve Fare</image:title>
            <image:caption>Yaşlı adam hızla hazırlanmalı ve yola çıkmalıydı. Yoksa torununun masa tenisi turnuvasına geç kalacaktı. Ama bir sorun vardı: Bu yavaş adımlarıyla şehrin karmaşasından sıyrılıp torununa nasıl ulaşacaktı? İstasyona kadar gelmeyi başardı ama bir türlü metroya binemiyor, zaman akıp gidiyordu. Fare de önemli bir toplantıya yetişmek için istasyonda metro bekliyordu. Yaşlı adamın telaşını görünce bir karar verdi. Ne olursa olsun ona yardım etmeliydi. 
Hayatı paylaştığımız koca çınarlarımıza dair farkındalığı artırmak için yardımlaşma ve empati odaklı sıcacık bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2733ccfc-f008-4dde-9d39-4740d1fb4746.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi - Renkler Çıldırdı! Çıkartmalı Boyama Partisi</image:title>
            <image:caption>Parti başlamak üzere, acele et! En çılgın renkleri seç, boyamaya başla. Muhteşem resimleri renklendir, çıkartmalarla süslemeyi de unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1f539a7-3ee8-4d38-ac42-6c560542b0f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Pixar Arabalar - Renkler Çıldırdı! Çıkartmalı Boyama Partisi</image:title>
            <image:caption>Parti başlamak üzere, acele et! En çılgın renkleri seç, boyamaya başla. Muhteşem resimleri renklendir, çıkartmalarla süslemeyi de unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/614607de-f5be-4d17-a4b7-dd03eb22563d.jpg</image:loc>
            <image:title>My Little Pony - Renkler Çıldırdı! Çıkartmalı Boyama Partisi</image:title>
            <image:caption>Parti başlamak üzere, acele et! En çılgın renkleri seç, boyamaya başla. Muhteşem resimleri renklendir, çıkartmalarla süslemeyi de unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04b30095-8e6d-49b6-88cf-14a247826e8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbie - Renkler Çıldırdı! Çıkartmalı Boyama Partisi</image:title>
            <image:caption>Parti başlamak üzere, acele et! En çılgın renkleri seç, boyamaya başla. Muhteşem resimleri renklendir, çıkartmalarla süslemeyi de unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e94ba29-431b-48ee-9584-dbc84dc792b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pjmasks - Renkler Çıldırdı! Çıkartmalı Boyama Partisi</image:title>
            <image:caption>Parti başlamak üzere, acele et! En çılgın renkleri seç, boyamaya başla. Muhteşem resimleri renklendir, çıkartmalarla süslemeyi de unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6dfdf5-a273-4dd7-8417-7b70ebb14f26.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçedeki Bakire</image:title>
            <image:caption>Frederica Dörtlüsü’nün ilk kitabı Bahçedeki Bakire bizi 1953 yazına götürür. II. Elizabeth’in tahta çıkması vesilesiyle Blesford, Yorkshire’da “Bakire Kraliçe” I. Elizabeth onuruna 
bir tiyatro oyunu sahneye konmaktadır. Potter ailesinin yakın dostu Alexander’ın yazdığı oyunun başrolünü ailenin on yedi yaşındaki kızı Frederica oynamak için can atar ve kendini hem sahnenin hem de hayatın ortasında bulur. Bahçedeki Bakire, Yalnız Frederica’nın değil, tutkularının peşinden giden diğer kardeşleri Stephanie ve Marcus’un da hikâyesini anlatıyor 
ve okuru her birinin unutulmaz ve kendilerine özgü deneyimlerine tanık olmaya davet ediyor. 
 
A. S. Byatt’ın öykü ve romanlarından aşina olduğumuz çok katmanlılığı barındıran romanda cinsellik, delilik, umut ve umutsuzluk, başarı ve başarısızlık gibi kimi zaman birbirine eşlik eden kimi zaman birbirine zıt temalar iç içe geçiyor. 
 
 
“Büyük, karmaşık, azimli; enerji ve fikirlerle dolup taşıyor... olağanüstü bir başarı.” 
 
Iris Murdoch</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a79cd331-bf9e-41a8-b0cb-cb71f81c339b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecnun</image:title>
            <image:caption>Michael W. Dols’un son halini hasta yatağındayken verdiği Mecnun: Ortaçağ İslam Toplumunda Deli tam bir armağan: Galenos ve İbn Sînâ’dan, Fuzuli ve Nizâmî’den, Serâbiyûn ve Neysâbûrî’den, Cüneyd-i Bağdâdî ve Hallâc-ı Mansûr’dan, Deylemli Yuhanna ve Andreas-Markos-Simeon’dan, aziz ve ermişten, ukalâu’l-mecânîn ve daha nicelerinden koparılıp getirilen bir karanfil; sayısız tarihî, tıbbî ve edebî kaynağa sahip, eşi benzeri olmayan akademik bir çalışma. 
 
İslam toplumuna ilgi duyup da bu çalışmayı büyüleyici 
bulmayacak tek bir kişi bile yoktur. 
–British Journal of Medical Psychology 
 
Michael Dols’un İslam toplumunda delilik ve deli mevzuuna dair bu muhteşem kitabı zor olanı başarıyor. 
–Newsline 
 
Bu denli kapsamlı ve katmanlı bir çalışma yapılmamıştı. Michael Dols, bilim dünyasına görkemli bir yapı kazandırmış oldu. 
–International Journal of Middle East Studies 
 
  Öncü bir anlatı, değeri mutlaka bilinmeli. Bu büyüleyici ve karışık meseleye ilgi duyanlar için bir olmazsa olmaz. 
–Journal of Islamic Studies</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b1779f9-aa4a-4ee9-afc7-56d0486df3e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpık Aşk</image:title>
            <image:caption>ALEX VOLKOV bir meleğin yüzüyle kutsanmış ve kaçamayacağı geçmişiyle lanetlenmiş bir şeytandı. 
 
Peşini bırakmayan bir trajedinin şekillendirdiği hayatında, başarı ve intikam için yaptığı acımasızlıklar yüzünden gönül meselelerine çok az yer kalmıştı. 
 
Fakat en yakın arkadaşının kız kardeşiyle ilgilenmek zorunda kaldığında, göğsünde bir şeyler hissetmeye başladı: 
 
Bir çatlak. 
Bir sıcaklık. 
Dünyasını yok edebilecek bir yangın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc7c1146-1173-4ac3-9e05-cab015166785.jpg</image:loc>
            <image:title>Katıraslan</image:title>
            <image:caption>İz kaynıyor buralar. Katıraslan’ın izlerini bulduk. Katır ve aslan izler, ama en çok katır izler. Arada bir de aslan ayaklarını basmış yere. Belki de hızlı gitmesi gerektiği zaman aslan ayaklarını kullanıyor. Cahit Zarifoğlu Katıraslan ile hayvanların ve insanların doğasına dair fark edeceğimiz pek çok şey olduğunu gösteriyor bize. Tilki ve aslanın ormanda başlayıp çöllere uzanan esrarengiz yolculuğuna siz de davetlisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9db276f5-c6c7-43e6-9b30-3752e93a91d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şehzade</image:title>
            <image:caption>Koca kâğıdın üzerinde ilkin kocaman bir “Süleyman”, onun altında ise küçük bir “Süleyman”. Biri şehzade Süleyman’ın hat eseri, öteki ise imzası. İmzasını da atınca kâğıdı bir kere daha iki eliyle tutup gözlerinin hizasına kaldırdı. “Ben de büyük bir hattat oldum,” dedi. “Şimdi ünüm yayılmalı yeryüzüne.” Cahit Zarifoğlu, küçük bir şehzadenin gözünden yaşama bakarken onun duygularıyla dü-şüncelerine şefkat ve dikkatle ortak oluyor. Küçük Şehzade ile tam da çocuklara yakışan büyük sorular fısıldıyor bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc70dc59-c0c5-49a9-baf4-6c843b8bb750.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşların Dili</image:title>
            <image:caption>Kuşlar derler ki: 
“Bir padişahımız yok. Hiç, bir topluluk olur da padişahsız olur mu? Hiç, bir ülke olur da padişahı olmaz olur mu? O halde biz de kendimize bir padişah seçelim.” Kuşlar toplanıp padişahları Simurg’u görmek için yola koyulmuşlar. Fakat onları bekleyen türlü sıkıntılar varmış. Her bir vadide bir kısmı takılmış kalmış. Açlık, susuzluk, karlar, fırtınalar, çöller yırtıcı hayvanlar... Sonunda yüz binlerce kuştan sadece otuz tanesi yedi vadiyi de aşıp padişahı görmüşler. Cahit Zarifoğlu, Kuşların Dili’nde bu zorlu yolculuğu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e0b4421-dec1-4f0c-bfcf-fd77c9e3752b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvırcık Saç İstemiyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kıvırcık Saç İstemiyorum! sahip olduğumuz şeyleri sevmek üzerine, her sayfası neşe ve eğlence dolu bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acca4e94-d522-434e-94bb-2c2f4522644b.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaç Tavşan Ay’a Mektup Götürüyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ponpon utangaç bir tavşan. Hem de çok utangaç. 
Artık kullanılmayan bir posta kutusunda yaşıyor. Ve oradan dışarı çıkmamayı tercih ediyor. Çünkü içerisi rahat ve sessiz. Derken bir gün Ponpon’un posta kutusuna bir mektup atılıyor. Küçük bir çocuk bu mektupla Ay’dan ufak bir iyilik istiyor. Ponpon dışarı çıkıp mektubu Ay’a götürmezse bu küçük çocuk büyük bir hayal kırıklığına uğrayacak. Acaba Ponpon cesaretini toplayıp dışarı çıkarak mektubu Ay’a ulaştırabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e19bd003-2910-4e1b-8728-1ef87b3a9ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakara Suresi Sohbetleri</image:title>
            <image:caption>Müslüman bir toplumda bile imanın azalması mümkün müdür?
Bir nesilden sonrakine geçtikçe Allah’tan uzaklaşmak mümkün müdür?
Gittikçe maneviyattan daha uzak, daha maddeci, daha gafil mi oluyoruz?
Artık namazlarda ağlamıyoruz, Kur’ân okurken düşünmüyoruz. Dualarımız bile boşaldı, ne anlama geldiğini bile bilmediğimiz sözler söyleyip duruyoruz…
Peki nasıl yeniden dirilebiliriz?
İşte ayetler burada! Cevaplar burada!
Allah’ın kelamına yeniden bağlanmamız gerekiyor, Allah’ın kelamını okurken derin derin düşünmemiz gerekiyor. Her seferinde “Allah benimle konuşuyor” gerçeğini idrak etmemiz gerekiyor.
Allah benimle konuşuyor, Allah seninle konuşuyor… Bu, hayatta alabileceğimiz en mükemmel hediye!
Nouman Ali Khan
 
Dünyanın pek çok ülkesinde ilgiyle takip edilen, milyonlara ulaşan bir davetçi Nouman Ali Khan... Hedefi Kur’an’ın anlaşılması ve hayata aktarılmasında bir köprü vazifesi görmek. Bunun için yaptığı Kur’an çalışmaları, Kur’an dilinin kolaylıkla anlaşılması için geliştirdiği metot dünya çapında yankı buluyor. Her şeyden önemlisi Kur’an’ın mesajının dünyanın dört bir köşesine ulaşması için çalışıyor.
Bakara Suresi Sohbetleri, surenin ilk 29 ayetini derinlikli düşünme metoduyla okurlarına sunuyor. Çünkü Kur’an derin düşünmeyi talep eder...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ca1065-7a0a-4c37-83da-4abf18cf6a69.jpg</image:loc>
            <image:title>Direniş</image:title>
            <image:caption>Abisine ithafen onun ve ailesinin hikâyesini kaleme alan anlatıcı Sebastián, Arjantin sokaklarında dolaşırken geçmişe döner, köklerinin peşine düşer. Anlatıcının annesi ve babası tıp eğitimi almış ve 70’lerde Arjantin’de cunta dönemini yaşamış devrim destekleyicileridir. Babası işkence görmüş bir Yahudi, annesiyse Katolik’tir. Tedavide insani yöntemleri geliştirmek için çalışan bu iki psikanalist solun farklı görüşlerini destekler: Baba silahlanmayı savunurken, anne silahsız mücadele taraftarıdır. İlişkilerindeki ortak nokta cunta dönemine dair taşıdıkları korku ve travmadır. Arjantin’de evlat edinecekleri yeni doğmuş bir bebek hikâyenin merkezine oturacak “abi”ye dönüşür. Bir kardeşin dünyaya gelişi ve Brezilya’ya zorunlu göç, aile için yeni kırılmalara sebep olacaktır.
Direniş, kimliğin, aile bağlarının, sürgünün alabileceği farklı biçimlerin; bir yere, bir aileye, kendi geçmişinize ait olmanın ne anlama geldiğine dair bir anlatı. Jabuti Yılın Kitabı Ödülü 2016 (Brezilya), José Saramago Edebiyat Ödülü 2017 (Portekiz) ve Anna Seghers Ödülü 2018’i (Almanya) kazanan Direniş, Brezilya’nın yükselen edebiyat yıldızlarından Julián Fuks’un olağanüstü cesaretini ve becerisini sergiliyor.
“Bu küçük kitap büyük bir etki yaratıyor. Brezilya, Portekiz ve Almanya’da prestijli ödüller kazandı. Fuks, izlenmesi gereken genç bir yazar.” ―The Guardian
“Fuks’un becerisi, alenen ya da dolaylı olarak sergilenen dışlanmanın aile içindeki deneyimi nasıl şekillendirdiğini sessizce keşfetmesinde yatıyor.” ―New York Times
“Etkileyici, sarsıcı ve son derece derinlikli.” ―Financial Times
“Fuks’un yapıtı, biçim açısından güçlü bir meydan okuma. Bu, kimlik ve sürgün üzerine düşündürücü bir roman.” ―Publishers Weekly
“Direniş okunması gereken, derin bir roman; aile, ev ve yerinden edilme üzerine bir düşünme biçimi. Fuks, Arjantin’den kaçtıktan sonra Brezilya’da yaşayan bir aileye odaklanıyor. Brezilya’nın askerî rejimden sonraki nesli hakkında okuduğum en iyi romanlardan biri. Fuks’un yazını keskin ve insancıl, samimi ve lirik. Çarpıcı bir çalışma.” ―Mark Haber
“Her şeyiyle büyüleyici.” ―Irish Times
“Harikulade bir roman.” ―Mia Couto
“Sessiz bir başyapıt.” ―Asymptote</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f99375ec-796d-4be4-892e-f12c12e8c93a.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanet</image:title>
            <image:caption>Mihnetten zevk almaya başladın mı, aşk yürürmüş damarlarında bir yol bulup.
İlk kez aşkın peşinden gidiyordu, bilmeden.
Yola çıkış hakikate ulaşmak için ilk adımdı. 
En yükseklerdeydi işte...
Biliyordu, daha da yükseği vardı. Yerlerin ve göklerin sahibine ulaşmak için bekliyordu. Bir melek kanadında, bir su damlasında, adını zikretmişti her vakit. Biliyordu, O kulunu hiç bırakmazdı. Rüzgârın esintisi vurdu yüzüne, savrulan örtüsünü tekrar doladı başına ve o dem duydu en sevgilinin çağrısını kulaklarında. Yer sustu, gök dinledi; kuş oldu uçtu semaya...
 
Dr. Aslı kendisini dönüştüren ve hayatında bazı kırılmalara yol açan Kudüs yolculuğundan sonra eşiyle ve sosyal çevresiyle arasında açılan mesafenin etkisiyle yeni bir döneme girmiştir. Yaşadığı derin kayıp duygusuyla mesleğini dünyanın mazlum çocuklarına hizmet etmek için kullanmaya karar verir ve bir yola çıkar. Ancak öncesinde sahibine teslim etmek istediği bir emanet vardır.
Hz. Eyyûb ve Hz. İbrahim makamlarına, Urfa’nın manevi iklimine, Harran’a ve hayatının dönüm noktasına doğru giden yolculuk onu insanoğlunun yüklendiği en büyük emanetin bilgisine yaklaştırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62e8c99e-86fc-46f5-8a84-26af98732caf.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Huzur Arayışı</image:title>
            <image:caption>Mutluluk üzerine yapılan araştırmalar son zamanlarda hiç olmadığı kadar çoğalmış durumda. İnsanlar her fırsatta mutluluk denilen şeyi tatmak ve bunu kalıcı hale getirmek istiyor. Çoğu insan da acıları, zorlukları, engelleri, olumsuzlukları hayatının dışında tutarak büyük mutluluk ödülüne ulaşmanın peşinde. Bütün bu çabaya rağmen mutlu değiliz ve ruhsal patolojilerimiz giderek çoğalıyor. Psikiyatri kitaplarına sürekli yeni psikolojik rahatsızlıklar ekleniyor. Depresyon, kaygı, yeme bozuklukları, intiharlar, bağımlılık, cinsel sorunlar, alkolizm, yalnızlık, düşük benlik saygısı, kumar bağımlılığı gibi sorunlar hiç olmadığı kadar fazla ve hızla artmaya devam ediyor. Mutluluk meselesi söz konusu olunca yanlış yerde yanlış şeyi aramak, insanın trajedisini derinleştiriyor sadece. Sahip olduğu hiçbir şeyle yetinmeyen insan can sıkıntısının, çaresizliğin, umutsuzluğun pençesine düşüyor.
Oysa bütün zorluklara, acı ve imtihanlara rağmen güzele ulaşmak, iyi hissetmek mümkün. İhtiyaç duyduğumuz, aradığımız şey hazza dayanan hedonik bir mutluluk değil; sakinliğe, dinginliğe, kabullenmeye dayanan bir iç huzurudur. Mutluluğu değil, huzuru aramamız gerekiyor aslında.
Doç. Dr. Ferhat Kardaş’tan alışılmış örneklerden farklı, mutluluk ve huzur arayışını odağına alan değerli bir çalışma İnsanın Huzur Arayışı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5592d5a-636c-4729-a4c3-730015985de4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarın Yol Haritası</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en prestijli edebiyat dergilerinden The Paris Review’da yayımlanan röportaj seçkileri Yazarın Odası 1 ve 2’nin ardından Yazarın Yol Haritası’yla çağdaş dünya edebiyatının önemli isimlerinin yazma eylemiyle ve edebiyatla şekillenen dünyalarına konuk oluyoruz.  
Bu derleme tematik başlıklandırmasıyla Italo Calvino, Ursula K. Le Guin, Jorge Luis Borges, Simone de Beauvoir, Carlos Fuentes, Julian Barnes, Elena Ferrante gibi pek çok yazarın yazmaya nasıl başladığına, çalışma alışkanlıklarına, kullandığı yöntemlere, editörler, okurlar ve yazarlarla ilişkisine ve farklı yazın türlerine yaklaşımlarına dair düşüncelerini içeriyor. Teknik meselelerden politikanın edebiyattaki rolüne, yazarlar arası arkadaşlıklardan ideal okur tanımlamasına kadar pek çok meseleyi masaya yatırıyor. 
Yazarın Yol Haritası, yazar adayları, yazma eylemine meraklı okurlar ve tüm edebiyatseverler için ilham verici bir başucu kitabı ve edebiyat şöleni…
Nicole Rudick&apos;in önsözünden:
“Okur, ‘Yazarın Yol Haritası’nın amacı ne?’ diye sorabilir. […]Bir okur yazarların eserlerine nasıl isim bulduğunu, eserlerini nasıl düzelttiğini ya da yazamadıklarında ne yaptıklarını öğrenmek isterse, çok zor bir işe girişmesi gerekir. Bu kitap, tüm bu soruları ve daha fazlasını temalarına uygun başlıklara ayırıp her türlü yazarın görüşlerinden, gözlemlerinden ve tavsiyelerinden örnekleri bir araya getiriyor.”
 
“Gizli cevherlerle dolu, edebiyata dair muhteşem bir derleme.” –Guardian
“Yazarlar nasıl çalışıyor ve edebiyat nasıl hâlâ var olmaya devam ediyor diye merak edenler için vazgeçilmez bir kaynak.” –Daily Telegraph
“Bu röportajlar, edebiyatla ilgilenen her okur ve yazarın vazgeçilmezi olacak. İlham verici...” –Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0da6c65-ef5e-413d-b62b-44858de1a9d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Tarihi: Agathias Kroniği (552-559)</image:title>
            <image:caption>6. yüzyıl Bizans Tarihçisi ve Hukukçusu Myrinalı Agathias; Prokopios, Menandros ve Theophylaktos gibi büyük tarihçilerden oluşan zincirin önemli bir halkasıdır. Agathias, en temelde Bizans İmparatoru I. Justinianus, namıdiğer Büyük Jüstinyen dönemini (527-565) ve olaylarını anlatır. Ancak düzenli yaptığı geri dönüşler sayesinde eski olaylar ile kendi dönemi arasında değerli saptama ve kıyaslamalar sunar. Birçok kavim, kişi, imparator, kral, asker ve komutandan bahseder ve bu kişiler hakkında sahip olduğu tüm bilgiyi sunmayı boynunun borcu bilir.
• 530’lu yıllarda Romalılar, Gotlar, Franklar ve Germenler arasında vuku bulan mücadeleler...
• Bizans Kumandanı Narses’in Franklar ve Alamanlarla olan ilişkileri...
• Lazlar ve Sasanilerle mücadeleler...
• Agathias’ın hukukçu kimliği ile bir mahkeme olayını değerlendirmesi...
• Başkent Konstantinopolis’te meydana gelen doğal afetler...
• Hun kavimleriyle Bizans arasındaki mücadeleler...
6. yüzyıldan 21. yüzyıla orijinal dili olan Yunancası ve İngilizce tercümesi ulaşan Bizans Tarihi: Agathias Kroniği, Hüseyin Uçar tarafından karşılaştırmalı olarak incelendi ve Türkçeye kazandırıldı. Agathias’ın adaletli, vicdanlı ve titiz tarihçilik süzgecinden geçen tüm olaylar literatürde Prokopius’un bıraktığı boşlukları dolduruyor. Agathias yalnızca vaka nakletmekle kalmayıp aynı zamanda tarihçilik mesleğindeki etik kurallara da vurgu yapıyor. Böylece tarihçinin hiçbir zaman gerçekleri örtbas etmemesi, durumu iyileştirmeye çalışmaması, gerçekleri olduğu gibi yansıtması gerektiği mesajlarını iletiyor.
Elinizdeki kitap sizi 6. yüzyıl Doğu Roma İmparatorluğu’na doğru bir zaman yolculuğuna çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7feb4b5-8132-457d-8776-507dd0d2d859.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihteki Garip Vakalar</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının değerli yazarlarından Sabahattin Ali’nin ilk tercüme eseri Tarihteki Garip Vakalar’ın birinci basımı 1936 yılında yapılmıştır. Son yıllarda Sabahattin Ali’ye olan yoğun ilgiye rağmen yazarın bu çevirisi yakın zamana kadar göz ardı edilmiştir. Sabahattin Ali’ye bu kitabı tercüme etme görevinin dönemin Millî Eğitim Bakanı Saffet Arıkan tarafından verilmesi ve kitabın tefrikasının iktidarın gazetesi olarak bilinen Ulus gazetesinde yapılmış olması eserin önemini artırmaktadır.
•          Bundan birkaç yüzyıl önce Avrupa sokaklarında yürümenin etraftaki kötü koku yüzünden neredeyse imkânsız olduğunu biliyor muydunuz?
•          Peki Katolik kilisesi inançsızlara nasıl muamele ediyordu?
•          Avrupalı askerler esirlere ve sivillere ne tür işkenceler yapıyordu?
•          Hastaların tedavisinde kullanılan tuhaf yöntemler nelerdi?
•          Avrupa saraylarında âdet olan garip evlilik ritüelleri nelerdi?
Alman tarihçi Max Kemmerich (1876-1932) bu ve benzeri sorulara verdiği cevaplarla okuyucuyu Avrupa tarihinin dehlizlerinde keyifli bir yolculuğa çağırıyor. Sabahattin Ali’nin dilimize kazandırırken Tarihteki Garip Vakalar ismini vermeyi uygun gördüğü bu tuhaf hadiseler, gülünç bir Avrupa resmi çiziyor. Yazarın Avrupalı olması hasebiyle bir öz eleştiri olarak değerlendirebileceğimiz bu kitap, aynı zamanda Avrupa&apos;nın pek bilinmeyen veyahut bilerek unutturulan karanlık tarihiyle bir yüzleşme niteliği taşıyor. Avrupalı olmayan okurlara ise “gelişmeye giden yolda rehber” addettikleri milletlerin, tahayyül ettikleri kadar mükemmel olmadıklarını fark etme imkânı sağlıyor.
Sabahattin Ali’nin ustalıklı tercümesiyle ve Hüseyin Bargan’ın titiz çalışmasıyla okuma imkânı bulduğumuz bu kıymetli eser, Avrupa tarihine dair ezberlediğimiz kalıpları yıkacak nitelikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da500599-148a-4fea-a8e4-0d1a2ad2cb13.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan III. Ahmed</image:title>
            <image:caption>18. yüzyılın başından itibaren 27 yılı aşkın saltanat süren III. Ahmed&apos;in (1703-1730) şehzadelik ve saltanat yılları, Osmanlı sarayındaki padişah merkezli günlük hayatı ve patronaj ilişkilerini yarım asırlık bir zaman aralığında göstermesi bakımından önemlidir. Sultan’ın hayatındaki değişim ve devamlılık trendlerinin peşine düşüldüğünde ise saltanatının son 12 yılına tekabül eden Lale Devri’ne has unsurların hakikaten bu devre özel olup olmadığı sorusu meydana çıkar. Zira III. Ahmed’in yaşam tarzı ve muhitini etraflıca incelemeden ne Nevşehirli Damad İbrahim Paşa devri hadiselerini yorumlamak, ne padişahın muhalifleriyle ilişkilerine dair tespitlerde bulunmak, ne de yöneticilerin günlük yaşantısını anlamak mümkündür.
Elinizdeki eser, tam da bu motivasyon ile Osmanlı padişahlarının “kişi” eksenli ele alındığı müstakil çalışmalara ait literatüre katkı sağlamayı hedeflemektedir. III. Ahmed’in hemen hemen her konudaki tutumunda, yönelimlerinde ve tercihlerinde değişim ve devamlılık unsurlarını tespit eden Şaduman Tuncer yalnızca padişahın hayatını değil bir devrin biyografisini kaleme almıştır. III. Ahmed’in yetiştiği muhit, şehzadelik yılları ve ona taht yolunu açan olaylar, 1703’te kanlı bir isyanla başlayan 27 yıllık saltanatı, yakın çevresinde siyaseti yönlendirici güce sahip olan figürler, günlük hayat pratikleri, yaşam alanları, eğlence dinamikleri, bireysel ilgileri, rutinleri, merasimlere katılımı, “aile” çevresi, kalabalık haremindeki kadınlar ve çocuklar, hanedan üyeleriyle ilişkileri gibi konular hakkında etraflıca tespitlerin bulunduğu Sultan III. Ahmed, Şaduman Tuncer’in kalemiyle bugüne kadar yapılan çalışmalar arasında en kapsamlı III. Ahmed biyografisi olma özelliği taşımakta ve bu anlamda literatürde büyük bir boşluğu doldurmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5811bf3-dd77-4d2d-968d-35b1178d8108.jpg</image:loc>
            <image:title>Halifenin Rüyaları</image:title>
            <image:caption>Pek çok insan ömrünün üçte birini uykuda geçirir ve uyurken de çoğu kere rüya görürler. Rüyaların gerçekliğinden şüphe etmek, İslam dünyası için mümkün değildir. Çünkü Müslümanlar, gözümüzün gördüğü dünya ile manevi dünya arasındaki kopmaz bağın farkındadır. İkisi arasına keskin bir sınır koymazlar; dünya hayatından daha yüksek olan o âlemi nasıl tanımlarlarsa tanımlasınlar, buna ister dünyanın başlangıcından itibaren olacak olan her şeyin; insan aklının anlayamadığı harflerle üzerine yazılı olduğu Levh-i Mahfûz desinler, ister eşyanın aslının yer aldığı ara dünya olan âlem-i misal adını versinler, bu insanlar için rüyada olan şey, o yüksek âlemde önceden kararlaştırılmış olanlardan başka bir şey değildir. Duyusal olmayanın dünyası da insanların gözünün önünde duran, herkesçe görülebilen dünya kadar gerçektir. İslam tasavvufu üzerine yaptığı önemli çalışmalarla dünya çapında büyük bir şöhrete sahip Annemarie Schimmel’in bu kapsamlı monografisi; İslam’da rüyanın mahiyeti, anlamı, konumu ve tarihi üzerine yapılmış en aydınlatıcı çalışmalarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe10dd64-e4f3-4d5d-9e9b-b7f67a064fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğul Sen Sen Ol</image:title>
            <image:caption>Nasihatnâmelerin unutulmaya yüz tuttuğu; “iş tutma”nın, “kişisel gelişim”in ya da başarının yollarının daha ziyade pragmatik sebeplerle öğrenilmek istendiği günümüzde genelde kadim bilgeliğin, özelde ise Türk-İslam kültürünün içinde gelişen kıssa, tarihî hikâye, menkıbe aktarımını tekrar hatırlamaya ve hatırlatmaya ihtiyaç duyuyoruz. Bu görev ise belki de en çok, bu kültürü kıyısından yakalamış, çocukluklarında büyüklerinin etrafında toplanarak onlardan dinledikleri yahut kütüphanelerinde denk geldikleri İmam Gazzâlî’nin Ey Oğul’undan nasiplenebilmiş, Mesnevî, Attâr’dan menkıbeler, Dede Korkut’tan hikâyeler, Beydebâ’dan Kelîle ve Dimne dinlemiş; kulağına Kutadgu Bilig’den öğretiler çalınmış, Atebetü’l-Hakâyık’ın farkında olan bir nesle düşüyor.
 
İşte Bilal Kemikli, Oğul, Sen Sen Ol’da çocuklarından ayrı kaldığı ve idareci olduğu bir dönemde yüreğindeki hasret duygusuyla ve idarecilerin genel olarak düştükleri pragmatizm hatasını gözlemleyerek öğrencilerin, gençlerin ve bu kültürden uzak kalanların odağında, Peygamber Efendimizin(sav) “Din nasihattir,” düsturu ile bir tür “pendnâme” hazırlayarak bu geleneğin izini sürüyor. Odağında hem gençler hem de ebeveynler olan bu eser, didaktik bir tecrübe aktarımından ziyade, Kemikli’nin latif dili ve zarif Türkçesi ile okuruna geçmişten günümüze muhabbetli bir sohbet meclisi açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/059bc521-8966-4140-9190-8558353c9e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Begonya (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çilli Begonya çillerinden bir an evvel kurtulmak istiyor. Bunun için boya kalemleri de dâhil her şeyi deniyor. Ama nafile. Çilleri bana mısın demiyor. Çilleri kaybolmadığına göre geriye yapacak bir tek şey kalıyor… 
Ünlü oyuncu Jualianne Moore&apos;un kendi çocukluk deneyimlerinden ilham alarak yazdığı, ödüllü çizer LeUyen Pham&apos;ın birbirinden eğlenceli resimlerle süslediği Çilli Begonya, bizi biz yapan şeyleri sevmek üzerine evrensel bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99bc10d9-396a-45b6-9d8c-f3557f4cf816.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahildeki Gizemli Ev</image:title>
            <image:caption>Eski bir sahil evi, uzayan koridorlar, yer değiştiren odalar, kilitli eski bir sandık, garip rüyalar, gizemli bir kedi ve esrarengiz şeylerle dolu bir kutu… Kiara on üç yaşına bastığında, Quentin Q adındaki birinden tuhaf bir mektup alır. İngiltere, Cornwall’daki bir sahil evinde yaşayan Quentin’in tavan arasında bulduğu bir kutuda, onu ilgilendiren çok önemli şeyler vardır. Kiara, geçmişiyle ilgili sırları çözmek üzere Cornwall’a doğru yola çıkar. Oraya vardığında Quentin&apos;in yeğeni Paul ile tanışır. Sahildeki gizemli evde, birlikte ipuçlarının peşine düşerler. Yıllarca saklı kalmış sırlar açığa çıkmaya başladığında, kendilerini, kayıp kıta Atlantis’e kadar uzanan inanılmaz bir maceranın tam ortasında bulacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/090d5222-4eed-4b5e-960e-ba431079b4d6.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Sina Hekimlerin Sultanı</image:title>
            <image:caption>Türk-İslam bilginlerinden kaçının ismini sayabilirsiniz? Üç, beş, on? Sayı kaç olursa olsun saydıklarınız arasında bir isim mutlaka yer alacaktır: İbni Sina... O, hepimizin hafızasına kazınmış çok ama çok büyük bir bilgin, unutulmaz tarihî bir şahsiyet ve çalışma azmiyle eşsiz bir karakterdir. Şimdi İbni Sina’nın günümüzden bin yıl önceki ilham veren hayatını, şaşırtıcı çalışmalarını ve modern tıbba katkılarını “Eğlenceli Bilim” tadında öğrenme ve onu rol model zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6f9700-b54f-4c47-a4e5-c97f78fcabe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkındalık Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsan her gün bir parça müzik dinlemeli, 
iyi bir şiir okumalı, 
güzel bir tablo görmeli 
ve mümkünse 
birkaç mantıklı cümle söylemeli.” -Goethe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feb81012-51ba-47b2-b416-65b636e3e362.jpg</image:loc>
            <image:title>Pera Palas&apos;ta Onbir Gece</image:title>
            <image:caption>En büyük cinayet, bir insanın mutluluğunu, hayallerini öldürmektir!
 
Ünlü polisiye yazarı, nam-ı diğer Polisiye Kraliçesi, Agatha Christie geçmişte onbir gün ortadan kaybolur. Arabası bir göl kenarında ağaçlara çarpmış bir şekilde bulunduğunda herkes onun öldüğünden emindir. Ancak ünlü yazar İstanbul’un en ünlü oteli Pera Palas’a geri döner ve tüm gerçekler şimdi ortaya çıkacaktır.
 
Agatha Christie, bu efsanevi onbir günlük kayboluş hikâyesini konu alan biyografik polisiye filminin çekimleri için yeniden Pera Palas’ı ziyaret ediyor. Pera Palas’ta Bayan Christie kendini gerçek bir filmin içine düşmüş halde bulur. Film icabı öldürülmesi gereken karakterler, gerçek hayatta kurban olmaya başladığında Agatha Christie tanık olduğu bu cinayetleri nasıl kanıtlayacaktır? Peki ya gördüğü rüyalar ve hafızasındaki boşluklar ona ne anlatmak ister?
 
Agatha Christie’nin peşindeki gizemli dedektif ve yardımcısı Pera Palas&apos;taki karanlığı aydınlatabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/297c2014-c42b-4b05-b2ea-2d03238157cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Gir Kanıma</image:title>
            <image:caption>Kan emiciler her yerde! John Ajvide Lindqvist&apos;in uluslararası çoksatanı Gir Kanıma, kadim vampir efsanelerinden günümüz insanının sıkışmışlığına uzanan; kan, vahşet ve kara mizahla yoğrulmuş doğaüstü bir polisiye romanı.  Tasarladığı dehşetengiz atmosferin orta yerinde filizlendirdiği tedirgin edici dostluk hikâyesiyle okuru ıssız bir karanlığa çeken yazar, büyümenin getirdiği acıyı hiç büyüyemeyen kan emicilerin bitimsiz hayatları üzerinden anlatıyor.     İki kez beyazperdede kendine yer bulan, yakın geçmişte büyük prodüksiyonlu bir dizi filme de uyarlanan bu kült kitap; zorbalık, taciz ve yalnızlaşma gibi meseleleri aykırı bir yolla ele alarak klasik bir vampir hikâyesinden çok daha fazlasını vadediyor.  Ben yokum, o yüzden kimse bana bir şey yapamaz.   Yıl 1981. Stockholm&apos;ün küçük bir banliyösündeyiz. Havanın dondurucu soğukluğu yetmezmiş gibi gri apartmanlarından çıkmaya erinen çevre sakinlerinin ruhları da âdeta soğuktan buz tutmuş durumda. İnsanlar içlerindeki devasa boşluğa sığınmakla meşgulken yaşadıkları şehrin kaderi ise yeni baştan yazılmak üzere, hem de kanla... Peşi sıra işlenen korkunç cinayetler yüzünden herkes endişeli, herkes tedirgin. Ve tüm bu sarsıcı olayların ortasında, hayatını değiştirmeyi düşünemeyecek kadar bile ümitsiz bir çocuk var: Oskar. Okulda zorbalığa maruz kalan, kendisine yalnızlıktan ve hayallerden ibaret bir dünya kuran on iki yaşındaki Oskar. Oysa şimdilik farkında değilse de hayatı çok yakında tümden değişecek. Hatta dönüşecek.  Eli sayesinde. On iki yaşındaki Eli sayesinde. 200 yıldır on iki yaşında olan, yeni yan komşusu Eli sayesinde. Dünya basını tarafından &apos;&apos;iyi bir Stephen King romanından farksız&apos;&apos; olarak tanımlanan ve ilk kez İsveççe aslından Türkçeleştirilen Gir Kanıma, hacimli yapısına rağmen okuru kendisine bağlamayı başaran çokkatmanlı bir anlatı sunuyor.  John Ajvide Lindqvist düş gücünü cömertçe sergileme fırsatı bulduğu bu ilk kitabında, vampir edebiyatına Kuzey&apos;in soğukluğu ve ıssızlığıyla yepyeni bir yorum getiriyor.  &apos;&apos;Bir yanıyla korkunç bir vampir hikâyesi, diğer yanıyla dokunaklı bir dostluk ve kurtuluş öyküsü...&apos;&apos; The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8a2a5d1-251d-40eb-be8e-0ea881e45d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaprakların Haritası</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce Orla’nın annesinin ölümüne sebep olan salgın hastalık kasabada tekrar
görülmeye başlanır. Yönetici olan Atlas hastalığın yabani bitkiler ve hayvanlar
aracılığıyla bulaştığı yalanını uydurur ve insanlardan bahçelerindeki tüm bitkilerden
kurtulmalarını ister. Orla bahçesinden ve çok sevdiği atı Captain’den ayrı kalma
tehlikesiyle karşı karşıya kalınca hastalığın gerçek sebebini ve ilacını bulmak üzere bir
zamanlar annesiyle birlikte yaşadıkları Inkenbrook’a gitmek üzere yola düşer. Bu
yolculukta farklı sebeplerle de olsa Idris ve Ariana da Orla’nın yanındadır. Üç arkadaşı
tehlikelerle dolu bir yolculuk ve çözülmesi gereken birtakım sırlar beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caad9b4d-ebfb-43a4-beeb-90e199f2d5b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacker - Her Şey Kardeşim İçin</image:title>
            <image:caption>Tek arkadaşınızın sanal olduğu ve büyük teknoloji şirketlerinin gıda, sağlık ve eğlenceye erişimi kontrol ettiği bir dünya hayal edin. Burası Jess&apos;in dünyası. Jess on dört yaşına geldiğinde ilk kez diğer çocuklarla birlikte okula gider. Yatılı okulda büyük sorunlar yaşayan Jess, eve döndüğünde, kız kardeşi Chloe&apos;nin hayat kurtaran ilaçlarının her zamankinden daha pahalı hâle geldiğini görür. Yardım etmeye karar veren Jess, büyük tehlike içeren bir plan yapar. Kardeşi Chloe&apos;nin hayatta kalması buna plana bağlıdır.

Haydi, Jess&apos;in sanal dünyasındaki tehlikeli ve gizemli macerasına adım atalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d27ef58-365f-4ce1-bdb3-1679a049fa80.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçede Solucan Deliği Bulduğum Gün</image:title>
            <image:caption>Billy bahçede hazine ararken yanlışlıkla evren içinde uzak mesafeler arasında hızlıca yol kat edebilmeyi sağlayan bir solucan deliği açar! Her zaman olduğu gibi işleri daha da kötüleştirmek için geçmişten gelen her türlü insan bu deliğin dışına çıkmaya başlar. Tarih sonsuza kadar değişmeden önce Billy ve sadık köpeği Shakespeare hızlıca bu deliği kapatmalıdır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/429f16e1-c6b5-4ff6-92b2-f9a9b2edc023.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Amasya&apos;da - Türkiye&apos;yi Geziyorum 7</image:title>
            <image:caption>Levent ve tayfası, Amasya’ya gidiyor; lezzetli elmalardan yiyor, 2. Beyazıt Külliyesi’ni geziyor, şehrin kalesine çıkıp Amasya’yı seyrediyor, Ferhat ile Şirin’in hikâyesini öğreniyor. Mert’in ise Amasya elması konusunda kafası çok karışık!
 
Tüm çocukların yıllardır severek okuduğu Levent’in haylaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla yaşadığı tadına doyulmaz maceralar bu kitapta da sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1e59ff8-e1c5-460d-85d6-ca8c444aa6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Aydın&apos;da - Türkiye&apos;yi Geziyorum 7</image:title>
            <image:caption>Levent ve tayfası, Aydın’a gidiyor; Selahattin Köyü çınar ağacını ziyaret ediyor, Kuşadası’nda gezintiye çıkıyor, Aydın tarihi ve Barbaros Hayreddin Paşa hakkında bilgi ediniyor, Milet Antik Kenti’nin kalıntılarını inceliyor.
 
Tüm çocukların yıllardır severek okuduğu Levent’in haylaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla yaşadığı tadına doyulmaz maceralar bu kitapta da sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7459f902-e04a-44a4-846c-3465ce5c3c19.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Kahramanmaraş&apos;ta - Türkiye&apos;yi Geziyorum 7</image:title>
            <image:caption>Levent ve tayfası, Kahramanmaraş’a gidiyor; Kurtuluş Müzesi’ni geziyor, Sütçü İmam’ı tanıyor, Ulu Cami’yi görüyor, Yedi Güzel Adam Müzesi’ni dolaşıyor. 
 
Tüm çocukların yıllardır severek okuduğu Levent’in haylaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla yaşadığı tadına doyulmaz maceralar bu kitapta da sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29be0352-26e9-4b40-b489-894c0b46f0c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Samsun&apos;da - Türkiye&apos;yi Geziyorum 7</image:title>
            <image:caption>Levent ve tayfası, Samsun’a gidiyor; Bandırma Vapuru’u geziyor, Onur Anıtı’na bakıyor, Amisos Tepesi’ne çıkıyor, Samsun Pidesi yiyor, Kent Müzesi’ni ziyaret ediyor.
 
 
Tüm çocukların yıllardır severek okuduğu Levent’in haylaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla yaşadığı tadına doyulmaz maceralar bu kitapta da sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a81885-2fe6-4456-a030-4c1ffe0ec55f.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Tekirdağ&apos;da - Türkiye&apos;yi Geziyorum 7</image:title>
            <image:caption>Levent ve tayfası, Tekirdağ’a gidiyor; Rakoczi Müzesi’ni geziyor, Ertuğrul Fırkateyni hakkında bilgi ediniyor, Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nde dolaşıyor, Namık Kemal Evi’ne gidiyor.
 
 Tüm çocukların yıllardır severek okuduğu Levent’in haylaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla yaşadığı tadına doyulmaz maceralar bu kitapta da sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b7dda3-a25a-4ce6-976e-5f02d00a6c9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Türkiye&apos;yi Geziyorum 7 Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Levent, kardeşi Mert ve eğlenceli sınıf arkadaşlarıyla keyifli, heyecanlı, bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Okurların çok sevdiği Levent’in ve arkadaşlarının yaşadığı bu birbirinden eğlenceli maceralar bu kez Amasya, Aydın, Kahramanmaraş, Samsun ve Tekirdağ’da devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cba5df5e-5f93-4c5c-b067-be2560bffbde.jpg</image:loc>
            <image:title>Patlak Zeka Cemcan - Şaka Gibi Yardım Ekibi</image:title>
            <image:caption>Aklıma izafiyet teoremi geldi. Yaptıklarımız, bizim taraftan havalı ve iyi, başka bir taraftan kötü gözükebilirdi. Hangisi doğruydu acaba? Ben, her şeyi iyi niyetle yaptığıma göre kesinlikle benim baktığım yer doğruydu bence.
Yoksa değil miydi?
Harika bir ekip olduğumuzu, etrafa huzur ve mutluluk dağıttığımızı biliyordum. Bunda bir kötülük yoktu ki. 
Var mıydı acaba?
 
Zorbalık mı? Zorbalık da nereden çıktı, biz adalet dağıtıyoruz!
 
Cemcan ve arkadaşları yeni maceralarında ekip olmakla zorbaya dönüşmek arasındaki ince sınırda dolaşırken okuyanları da kahkahaya boğuyor.
Bu harika çocuklar, kurallara uymayan insanları yola getirmek için içlerinden gelen karşı konulamaz arzuyu frenlemeyi başarabilecekler mi?
Her olayda kırmızı lensler, kara kostümlere başvurmak çok zevkli olsa da acaba doğru mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef39d1c0-7d2f-4277-b4b7-66e8e0d94cbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Arkadaşım Mo</image:title>
            <image:caption>Midge, yeni okulunda çok mutsuz! Eski okulunu, arkadaşlarını özlüyor ve ailesinin geçmişteki gibi bir arada olmasını istiyor. Midge’nin yeni okulundaki arkadaşı Mo ise çok mutlu! Midge ile oyunlar oynamak için sabırsızlanıyor. Ancak Mo ne kadar arkadaş olmaya çalışırsa Midge o kadar geri adım atıyor. Sanki başının üzerinde asılı duran görünmez bir yağmur bulutu var:
Şıp, şıp, şıp…
Mo, kendisinin de okula ilk geldiğinde ne kadar mutsuz olduğunu hatırlayacak. Midge&apos;in mutlu olmasına yardım etmeye ve ona üzülmenin o kadar da kötü bir şey olmadığını göstermeye çalışacak. Acaba başarılı olabilecek mi?
Hiçbir üzüntü sonsuza dek sürmez. Her yağmurdan sonra mutlaka güneş açar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a5b8d9-1dfa-4aa4-8744-38a32a5898df.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali&apos;nin Fotoğraf Makinesi</image:title>
            <image:caption>Selam, ben Ali!
Mırmır’la tanıştınız mı? O benim kedim. O’nu çok seviyorum. En sevdiğim şeylerden biri de onun fotoğraflarını çekmek. Yemek yerken o kadar komik olur ki, görmelisiniz! Balığımız Mimi’yle oynarken de… birlikte çok eğlenceli zamanlar geçiriyoruz. Bu anların hep fotoğraflarını çekiyorum.  Fotoğraflarımızı saklamak için güzel bir albüm yaptım. Fotoğrafları yerleştirirken bana yardım eder misin? Belki bir albüm de sana yaparız ne dersin? Sen en çok neleri seversin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fceacb88-941c-47f0-9ec2-b6d9884c24d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Erimel</image:title>
            <image:caption>Çok uzak görünen ışığa birkaç dakika içinde yaklaşmıştı. Yolun sonunu görmüş gibiydi. İlerideki karaltıların onu buradan kurtarabileceğini düşündü. Çalılıklara girdiğinde gözlerini kapatmıştı. Lakin birkaç saniye içinde sağ ayağının boşluğa düştüğünü anladı. Kurtuluş ararken daha büyük bir belanın içine girmişti. Yüksek ihtimalle uçurumdan aşağı düşüyordu. Gözleri hâlâ kapalıydı. Açtığında bu rüyadan uyanacağını düşünerek başını yukarıya çevirdi ve gözlerini açmasıyla içine düştüğü dehşet, kendisine doğru gelen iki kızıl göz ve büyük dişleriyle onu içine alan ağızdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e9878e8-1db5-4353-9891-dd30f859462b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rems Taşı: Tapaa Dağı</image:title>
            <image:caption>Fantastik evrende yaşayan tek bir büyücü olsaydınız ve dünyanın bilinmeyen büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu bilseydiniz ne yapardınız? 
Yüzyıllar boyunca süren barışın sona erdiğini gösteren işaretler Büyücü Ayzalin’i tedirgin etmeye başlamıştı. Bilinmeyen kötülüğün gitgide büyümesi onu zorlu bir yolculuğa davet ediyordu. Yolculuk, dünyanın en yüksek dağı olan Tapaa Dağı’naydı. Dağ hakkında yayılan şehir efsaneleri, Ayzalin’i daha çok tedirgin ederek gözünü korkutmayı başarmıştı. Artık vermesi gereken önemli bir karar vardı. Tapaa Dağı’na tek başına mı gitmeliydi? Yoksa tanıdığı en iyi savaşçıları bu yolculuğa davet mi etmeliydi? 
Bu kitapta birden fazla kahramanın gözünden birden fazla olayla karşılaşıp onlarla beraber zorlu bir maceraya atılacaksınız. Buram buram fantastik kokan bu kitap, özlem duyduğunuz fantastik dünyayı doruklarına kadar yaşatacak siz okurlara.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb1d0f4c-b5e0-442f-91cb-b4bf27eb4640.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgâr &amp; Gülü</image:title>
            <image:caption>Sevgili Sen, 
Kim bilir kaç defa ruhunu, bedenini ve o hâlâ masum bakan gözlerinden seni aldılar… Seni sana bırakmayanlar, içinde sadece kötülüğü ile bilinen insanlar arasında ne kadar da yorulmuşsun… Hayret ediyorsun… Aşkın ve mutluluğun da olabildiği bir dünyada nasıl bu kadar acı mümkün olabilir? Aşk nasıl da sarıyor sarmaşıklar gibi… Görüyorum sende bizdensin… Anlamayanlar, anlamak istemeyenler var… Onlara rağmen elimize kalemi alıp haykıralım kâğıtlara! Lakin kâğıtlar yetmezdi şu deryâdil olmuş hislerini anlatmaya… Şimdi elinde tutuyorsun bu şifa misali kitabı… Dur ve dinle beni. Etrafına bak hangi kuşlar seni bekliyor? Hangi yapraklar senin rüzgârın ile savruluyor. Hangi güller senin kokuna sarılıyor? 
Sen ne istersen o olur! 
Arayış içinde olan insanlarız biz, neyi aradığımızı dahi bilmeden yola çıkan insanlarız. Bu hayat yolculuğunda biraz da benim sözlerime katlanır mısın? Biraz da ben şifa olmak isterim sana. Sadece sana… İnan ki aynı acıları paylaşıyoruz, birbirimizi hiç görmemiş olsak da… Ne olursa olsun hisler aynıdır. Rüzgârın ve güllerin buluştuğu nokta vardır, rüzgâr tenini okşasın, güller ise aşk diye kalbine şifa olsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ca69d70-0e27-4cc3-9cbe-734cc624ed6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirler De Konuşur</image:title>
            <image:caption>Bu kitap günlük yaşamın karmaşasında yeni bir soluk almak için yazıldı. Yavaşlama, huzur içinde dinginlik halinde insana insan olduğunu hissettirir. Nefes aldıkça yaşamımız, değişim ve dönüşüm halinde sürer. 
Virginia Woolf’un “Kendine Ait Bir Oda” adlı eserinde kadınların neden daha az şiir yazdığını sorgulaması bu kitabın çıkış noktası olmuştur. Şiirlerin insan olmanın zarif yönlerini ön plana çıkardığını gördükçe bu, hayatı daha hassas yaşamamız yönünde bana yol gösterdi. Dilerim ki kalpten kalbe yol olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d9229e9-0a2e-459e-b5d5-00e8ebf34889.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitle Psikolojisi ve Benlik Analizi</image:title>
            <image:caption>Freud’un ilk kez 1921’de yayımlanan Kitle Psikolojisi ve Benlik Analizi 20. yüzyıl başında etki gücü giderek artan toplumsal bir fenomeni, siyasi kitlenin mekanizmalarını irdeleyen, alanında öncü bir çalışma: Kitlelerin popülist ve demagojik duyarlılıkları ne tür mekanizmalara dayanır? Kitleler neden karizmatik liderlerin hipnotik baştan çıkarmalarına duyarlıdır? Kitleler neden bilinçdışı, mantıksız ve şiddet içeren davranışlara eğilim gösterirler? Demagojinin kökeni neye dayanır, işleyişi nasıldır? 
 
Freud bu ve benzeri soruları psikanaliz aracılığıyla yanıtlama yollarını araştırırken disiplinlerarası bir hatta ilerleyerek antropoloji, siyasal psikoloji ve kültürel kuramın yanı sıra evrimsel ve toplumsal perspektiflerden; Friedrich Nietzsche, Karl Marx, William McDougall veya Gustave Le Bon gibi seleflerinin gözlem ve bulgularından da faydalanarak kalabalıkların mevcut psikolojik yorumlarını temel bir psikolojik sisteme dahil ediyor. 
 
İki dünya savaşı arasında kaleme alınan, daha sonra Frankfurt Okulu’nun ampirik toplumsal araştırmalarına da yol gösterecek olan Kitle Psikolojisi ve Benlik Analizi, Avrupa’da ayak sesleri giderek yükselen faşizmin kitle psikolojisine ışık tutması ve kitlenin barındırdığı tehlikelere dikkat çekmesiyle literatürde önemli bir yere sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c90db1a-c9ec-48ac-8db9-698993004231.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakalı Kim Sever?</image:title>
            <image:caption>Köpek, ormanda bir sepet dolusu portakal buldu. Herkes birbirine tek tek soru sordu: “Portakalı kim sever?’’ Yardımlaşma ve nezaketle sepetin sahibi bulundu! Haydi, sen de katıl serüvene! Bakalım kimler bekliyor seni, açılan pencerelerde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b64160f-fafc-454c-809c-bc52887cf317.jpg</image:loc>
            <image:title>Az Bilinen Ülkeler Atlası</image:title>
            <image:caption>ADI EN AZ BİLİNEN
ÜLKELER SAHNEYE ÇIKIYOR!
 
 
Mikronezya, Tonga Krallığı, Palau, Esvatini,
Gabon... Uzay fotoğraflarında küçücük bir nokta
gibi görünen gezegenimizin gizli kalmayı
başarmış cennet yerleri.
 
Dünyamızda adı sanı neredeyse hiç duyulmamış,
o kadar ülke var ki! Bu sefer spot ışıkları
diğerlerinde! Fatih Türkmenoğlu, içindeki kâşifi
beslemek isteyen tüm çocuklar ve onların
peşinden keyifle giden anne ve babalar için
araştırdı ve kaleme aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49197e90-4aa7-4ba8-960d-e472df291352.jpg</image:loc>
            <image:title>Normalin Tarihi</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıldan önce “normal” kelimesi neredeyse hiçbir şekilde insanlarla bağlantılı değildi. Normal, bir matematik terimiydi: İnsanlar değil, matematikteki “doğrular” normal olurdu. 
 
1830’lardan itibaren ise, istatistiğin Batı dünyasında yaygınlaşması insanlığın her bir parçasını ölçme fikrini beraberinde getirdi, buna da normal bilimi denildi. Bebeklerin kilosundan ideal kadın bedenine, zekâdan akıl sağlığına kadar her şeyin bir ortalaması, bir normali vardı artık. Elbette bu, sömürgeci Batılı beyaz erkeğin normaliydi: Örneğin Kongo Havzası’nın karanlık ve nemli bataklıklarından çıkan buharla dolu havasında insanlar cüceleşip pigmelere, vahşileşip yamyamlara dönüşüyordu; bu yüzden Batılılardan daha aşağıydılar. Ya da sokak köşelerinde kadınları gözetleyen istatistikçi Francis Galton’ın yarım kalmış güzellik haritasına göre İngiliz kadınların en güzelleri Londra’da, en iticileri ise Aberdeen’de yaşıyordu. 
 
Fakat bu son derece ırkçı, öjenik yanlısı, homofobik ve feminizm karşıtı normal fikri öylesine güç kazanmıştı ki normali sorgulamaya başlamamız neredeyse iki yüz yıl aldı. Tarihçi Sarah Chaney ‘Normal’in Tarihi’nde işte bu sorgulamanın kökenine iniyor ve okurunu, çarpıtılmış gerçeklerle dolu bir tarih yolculuğuna çıkarıyor. 
 
“Mükemmel... Dünyaya farklı bakmanızı sağlayan o ender 
popüler bilim kitaplarından biri.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d94e8de-fea7-4935-91bc-ce3f338aed3a.jpg</image:loc>
            <image:title>45’ten Sonra</image:title>
            <image:caption>Yaşlanmayı yavaşlatıp, diri ve dinç kalmanın formülleri bu kitapta!
 
20-30’lu yaşlarınızdaki enerjiniz kalmamış, cinsel hayat eskisi gibi fırtınalı değil, motorda, kaportada ufak tefek arızalar başlamış… İşin doğrusu, yaşlanmaya ve ölüme çare yok. Ebedi gençliğin de maalesef iksiri yok! Ama gençlik enerjisinin eksikliğini deneyimli olgunluğunuzla kapatabiliyorsunuz. Daha az enerji ile daha kaliteli işler başarabiliyorsunuz. Evet, avantajlarınızı tanıyıp kullanarak önünüzdeki harika yılları en iyi şekilde değerlendirmek elinizde!

Doğru beslenme ve aktif bir yaşam tarzı ile ömrü uzatmak ve yaşadığınız hayatı çok daha kaliteli hale getirmek mümkün. Yaşlanma sürecini yavaşlatabilir, bedeninizi diri ve dinç, görüntünüzü sağlıklı ve genç tutabilir, yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.

Yaşam tarzınız, 65 yaşında tenis oynamak ile koroner bypass ameliyatı olmak arasındaki farkı belirler. Bu kitapta usta bir kalp-damar cerrahıyla sohbet kıvamında, konunun ciddiyetini vurgulamak için yer yer biraz ‘haşin’ yazılmış hayatın gerçeklerini bulacaksınız. Bir anlamda orta yaşa ‘ince ayar’ çekme operasyonu...



Uygulaması kolay bir yol haritası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4b0b6a8-981b-4506-a160-5fb970fe4ef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Dorothy ve köpeği Toto, Kansas’ı ezip geçen hortuma kapılarak kendilerini çok uzak diyarlarda, büyülü Oz Ülkesi’nde bulurlar. Evlerine dönebilmek için önce sarı tuğlalı yolu izleyerek Zümrüt Kenti’ne gitmeleri ve pek gizemli Oz Büyücüsü’nü bularak ondan yardım istemeleri gerekmektedir. Yolda tanıştıkları arkadaşları Korkuluk, Teneke Adam ve Korkak Aslan’la birlikte ilginç ve büyüleyici bir maceraya atılırlar. 
 
Oz Büyücüsü okurlarını sürükleyici ve fantastik 
bir dünyaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b366b7b4-26bf-41ea-9b6a-77aa353cd7c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Otel</image:title>
            <image:caption>Selçuk ne zaman bir kedi sahiplenmeyi teklif etse annesi hemen bahaneleri peş peşe sıralardı. Kediler eşyalara zarar verir, tüyleri bütün eve yayılır, kedilere bakmak zordur, kediler uyku düzenini bozar… Selçuk da oturur, bir kedisi olduğuna dair hayaller kurardı. Hem de kedilerin pandalara benzediği kuyruklu hayaller. Bir gün annesi işsiz kalınca Selçuk’un aklına müthiş bir fikir geldi. Bir otel işleteceklerdi. Ama öyle sıradan bir otel değil. Kedilerin misafir edildiği tuhaf bir otel. Yoksa bıyıklı bir otel mi demeli? Hazırlıklar yapıldı, kuyruklu müşteriler bir bir otele yerleşti, her şey yolundaydı. Ta ki bir akşam tuhaf bir adam kapıyı çalana kadar… Tuhaf bir otel ve kalp diliyle konuşan kediler üzerine sıcacık bir aile öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91cfc59f-1b25-47e3-ab38-98025d758948.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu İşi Kim Yapacak</image:title>
            <image:caption>Ege evin en küçük çocuğuydu ve bazı ayrıcalıkları olduğunu düşünüyordu. Ailesi bu durumu tersine çevirecek bir uygulamayla gelince ne yapacağını bilemedi. Sorumluluklarının farkına vardığında aile üyelerini mutlu edecek bir fikir bularak herkesi şaşkına çevirdi. Bu İşi Kim Yapacak? görevlerden kaçan değil, farklı çözüm yolları bulan herkes için eğlenceli bir çizgi hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15834bd9-a979-4215-bbcf-c7ab94dd58f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sor Bana</image:title>
            <image:caption>Bazen bir yetişkin, tanımadığı bir çocuğun onayını almadan yanağından bir makas alır, bazen de tanısa bile bir öpücük vermesi için çocuğa türlü türlü numaralar yapar. Peki, aynı yetişkin bunu neden tanımadığı bir yetişkine yapamaz da bir çocuğa kolaylıkla yapabilir? Cevap basit çünkü çocuğu birey olarak görmez. Çocukların birey olarak görülebilmeleri için duyulmaya, görülmeye ve sınırlarına saygı gösterilmesine ihtiyacı var. Bedenleriyle ilgili neyi isteyip neyi istemediklerini rahatlıkla söyleyebilsinler, hayatları boyunca onayları olmadan sınırları aşılmasın diye çocuğun ağzından bir sesleniş Sor Bana. Özge Öztürk Birdal, Sor Bana kitabıyla çocuğun birey olma yolculuğuna güçlü bir ışık tutarak hepimizin yolunu aydınlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/401519c0-26b5-480d-93ce-cb39837d3939.jpg</image:loc>
            <image:title>İyimser Babanın Kızı</image:title>
            <image:caption>Ama insanın sevdiklerinden uzun yaşamasının sebep olduğu suçluluk hissini taşıması gerektiğine de inanıyordu. Onlardan uzun yaşamak onlara haksızlık etmek gibiydi. Ölüm fantezileri, yaşam fantezilerinden tuhaf gelmiyordu ona. Hayatta kalmaksa belki de aralarındaki en tuhaf fanteziydi. 
 
Yargıç McKelva, Mount Salus adlı Mississippi kasabasının en muteber ve güvenilir isimlerinden biridir. Karısının ölümünden on yıl sonra Wanda Fay adlı uçarı bir kadınla evlenmesiyle herkesi, en çok da kızı Laurel’ı şaşırtmıştır. Aradan yıllar geçer; ani rahatsızlığı kızını doğduğu topraklara geri getirir. Laurel büyüdüğü, ailesine dair hatıralarla dolu bu evin içinde geçmişe dair hayaletler ve hesaplaşmalarla karşı karşıya kalacaktır. 
 
Büyük Buhran yıllarından sonra Amerika’nın yoksul taşrasından William Faulkner, Truman Capote ve Carson McCullers gibi isimlerle yükselen Güney gotik yazınının en parlak ve özgün temsilcilerinden Eudora Welty’nin başyapıtı İyimser Babanın Kızı, 1973’te Pulitzer Ödülü’ne layık görülmüş, Ulusal Kitap Ödülü’ne aday gösterilmiş ve yazarını büyük bir üne kavuşturmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1da7e47d-8cee-49c7-839c-a0076d1b3829.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Oyunlarla İngilizce Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Oyun ve İngilizce bir araya geldiğinde neler kazanabileceğinizi hayal etmek ister misiniz?
Oyunun çocuğun hayatındaki önemi nedir?
Oyun oynayan çocuğun beyninde neler olup biter?
Oyun çocuğa neler kazandırır?.. gibi sorular tüm ebeveynlerin zihnini meşgul eder.
Elinizdeki kitap, çocuğa İngilizce öğretmek isteyen, bunun için yollar arayan ebeveynlere ve öğretmenlere oyunlarla yabancı dil öğretilebileceği fikrini ve yöntemini açıklamayı amaç edinmiş bir çalışma.
Çocuklara yeni dil öğrenim sürecinde nasıl bir yaklaşımda bulunmak gerektiğini çocuk gelişimi açısından da ele alan kitap, çocuğun İngilizceyi oyunlarla eğlenerek ve severek öğrenmesi için önemli bir fırsat sunuyor. Çocuklar oldukça pratik, evde bulunan materyallerle kurulacak kolay ve neşeli oyunlarla İngilizceyi doğal dil ortamında, yeni bir dil öğrendiğinin farkına varmadan ailesiyle eğlenerek öğrenecek.
Ebeveynler, yabancı dil öğretmenleri, okul öncesi ve sınıf öğretmenleri! Keyifli oyunlarla İngilizce öğretme fırsatı sizlerle buluşmayı bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/202d4424-1dc8-4254-81e4-c9c11dc0ba46.jpg</image:loc>
            <image:title>Takvim Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alman edebiyatının kurucu yazarlarından sayılan Johann Peter Hebel, 1803-1806 yılları arasında Badischer Landkalender, 1807-1811 yılları arasındada Der Rheinländische Hausfreund adlı takvimler için kıssa tarzında öyküler ve okuru bilgilendirici metinler yazdı. Kuşaktan kuşağa geçen sözlü anlatılardan beslenen bu meseller, gündelik olayları 
ve sıradan insanların hayatlarını mercek altına alıyor. Biz de Hebel’in eğlenceli ve şaşırtıcı hisseler çıkardığı bu kıssalarını tek ciltte bir araya getirdik. Zamanının ötesinde bir gözlem yeteneğiyle kaleme alınmış bu metinler, kısa öykü tarzının da öncüleri arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3a1ebd-d244-4aee-83e8-c2006eab01c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Nur&apos;lanmak</image:title>
            <image:caption>Nur ifadesinin günlük yaşamda çok kullanıldığını biliyoruz. Örneğin isim olarak; Nur, Nuri, Nurullah, Nurten, Nuray gibi. Bir de cümle içerisinde; “nurlar içinde yatmak” ve “yüzü nurlu olmak” gibi. Ancak ilahi bir karşılığının olduğunu ve pek çok güzel müjdeler barındırdığını biliyor muyuz? Bu müjdelerin hemen hepsi, Allah tarafından benzetim şeklinde verilmiştir, çünkü ortalama bir insanın “Nur” ifadesini (sadece sözlük karşılığı olarak) anlaması çok zordur. Hepimizin de âlim olması mümkün olamayacağına göre, o halde Kur’an, hadis ve bilim kaynaklarını birlikte okuyup, anlayıp, çözebilen âlimler sayesinde sonuca gidebiliriz. 
 
Bu araştırmaların karşımıza çıkardığı sonuçlarının da en başında doğru ve güzel işler yapmak ve bunların mükâfatlarını almak gelmektedir. Çünkü asıl amacın cennetlerin üst katlarına yerleşmek olduğunu da biliyoruz; ancak ne kadar bu amaç için çaba gösteriyoruz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b6a52a-5b3c-491c-9adf-8b96cbf136a8.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanç</image:title>
            <image:caption>KORKMAK YA DA İNANMAK…  
İŞTE BÜTÜN MESELE BU!  
 
Stresin, korkunun ve belirsizliklerin nasıl üstesinden geliyorsunuz? Hayat bu kadar olumsuzlukla doluyken insanlara ya da dünyaya olan güveninizi nasıl koruyorsunuz? Tüm bunlarla yüzleştiğiniz sırada korkuyla yaşamayı da seçebilirsiniz, inançla güçlenmeyi de... Söylemesi kolay ama dünya bu kadar kaotik ve gelecek bu kadar öngörülemezken en doğru kararı nasıl vereceksiniz? 
 
İşte İnanç burada devreye giriyor ve sevgi ve güvenle yaşamak için akıllıca bir bakış açısı sunuyor. Akıcı bir anlatımla size ihtiyacınız olan gücü ve rehberliği sağlıyor. Kendine inanmayı, başkalarına inanmayı, dünyaya inanmayı ve büyük bir güce inanmayı ayrı ayrı ele alıyor. 
 
Dr. Vitale &quot;körü körüne&quot; inanmaktan bahsetmiyor. Bilakis, inanç örnekleri ve hayat hikâyeleriyle güveninizi kazanmaya geliyor. Bir solukta okuyacağınız İnanç, hayatınızda önemli değişiklikler yapmanızı kolaylaştıracak. 
 
*** 
 
Bir zamanlar evsizdi ve sokaklarda yaşıyordu. Her şeyini kaybetmişti. Ama o, vazgeçmek yerine inancı seçti. 1970&apos;lerde Teksas&apos;ın sokaklarında geçirdiği yoksul hayattan sıyrılıp zengin ve başarılı bir yazar oldu. Yanlış duymadınız. Bir roman kahramanının değil, Joe Vitale&apos;in öyküsü bu! 
 
İnanç kitabında kendi hayatındaki zorlukların nasıl üstesinden geldiğinden örnekler veren Dr. Vitale, okurlarına da onu örnek alarak hedeflerine ulaşabilmeleri için yol gösteriyor. En çok ihtiyacımız olduğunda inancı korumamız ve inancın çığ gibi büyüyerek dünyayı değiştirebileceğinin farkında olmamız için gerçek hayat tecrübeleriyle yolumuza ışık tutuyor. 
“Açık üslubuyla hayranlık uyandıran Vitale, bu kitabında inancın imkân sınırlarını aşmasına izin vermeyi konu alıyor.”  
Dr. John Gray  
 
“Dünyayı anladığınızı düşünmeye başladığınız anda Joe Vitale sizi alıp başka bir yere götürüyor. Sürükleyici, bilgilendirici ve aklınızı başınızdan alıyor!”  
Ian Percy, psikiyatr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1461095a-56d5-4ab1-8008-53e2a48a6fac.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşinci Cümle</image:title>
            <image:caption>SINIRLARDAN KURTULMAYA VE MUCİZELERİ DENEYİMLEMEYE HAZIR MISINIZ? 
 
Hawaii’nin kadim spiritüel felsefesi Ho’oponopono’nun dört cümlesi, Dr. Joe Vitale’in Zero Limit adlı çoksatan kitabı yayımlandığından bu yana tüm dünyayı kasıp kavuruyor. Dr. Vitale şimdi de en güçlü ve en şifalı temizleme cümlesini okurlarıyla paylaşıyor. Aynı zamanda mucizelerle dolu bir hayat, derin bir uyanış ve daha hızlı sonuçlar için yeni sırları, bilgileri ve yöntemleri açıklıyor. 
 
Ho’oponopono pratiği, engelleri bertaraf etmek ve kendinizi sonsuz imkânlara açmak için ihtiyacınız olan tüm araçlarla hayat maceranızda size kılavuzluk edecek. Bu kitapta şunları öğreneceksiniz: 
 
• Ho’oponopono’nun dört cümlesi 
• Spiritüel gelişiminiz için kendi cümlenizi oluşturmak 
• İleri düzey zihin temizleme yöntemleri 
• İyileşme felsefeleri 
• Joe Vitale’in ilk kez açıkladığı, en üst düzey temizleme cümlesi olan beşinci cümle 
 
Bilinçaltınızın çabalarınızı hafife almasına izin vermeyin. Hayatınız üzerindeki kontrolünüz düşündüğünüzden çok daha fazla. Bu eşsiz ve etkili yöntemle düşünme şeklinizi değiştirecek ve hayatta çok daha büyük başarılar elde edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/963e118c-bd34-4670-a5fc-d06155c56632.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Çağda Çocuk Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Ateşler içinde bile çiçek yetiştirilebilir! 
Anne babalar, anne baba adayları, eğitimciler ve geleceğin yetişkinleri olan çocukların iyi yetişmesini isteyen herkes için; uygulanmış ve uygulanabilir örnekler eşliğinde çok sayıda yollar sunan bir başucu, masaüstü, çanta ve el kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49ea7281-a1a3-4292-a111-0fab50e8c017.jpg</image:loc>
            <image:title>Araziyi Düzleştirmek</image:title>
            <image:caption>Hasan Turgut Gülten Akın’ın şiiri üstüne bu kapsamlı incelemesine, ortadan, “aktivizm dönemi” olarak düşünülebilecek orta döneminden başlıyor ve “keşif dönemi” denebilecek ilk dönemi ile “melez dönem” denebilecek son dönemini bu ortaya referansla anlamlandırmaya çalışıyor. “Dönemsel arayışların yön vermesiyle aldığı formlar değişse de daima acil ve meşru bir talep olarak gündeme taşınan eşitlik, gücünü artırır ve bu gücünü muhafaza etmeyi sürdürür. Buradan bakıldığında, Akın şiiri, herkes ve her şey için eşitlik kurmaya çalışan bir sistem uğruna verilen mücadelenin ve bu mücadeleye eşlik eden kaçınılmaz zorlukların izdüşümüne dönüşmektedir,” diyen Turgut, Gülten Akın’ın şiirindeki eşitlik ve ortaklık arayışını Bruno Latour’un aktör-ağ teorisi ve Kojin Karatani’nin izonomi kavramından yola çıkarak okuyor. Şairin ana güzergâhlarının yanı sıra sapaklarını da dikkate alan kitap ortaklık alanı olarak ilk bölümde şehre, ikinci bölümde doğaya, üçüncü bölümde anneliğe, dördüncü bölümde kanona ve zeyil bölümünde ise özel olarak Maraş’ın ve Ökkeş’in Destanı’na odaklanıyor. 
 
Gülten Akın şiirine olduğu kadar genel olarak edebiyat inceleme ve eleştirisine de ilgi duyan okurlarımızın zevkle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f182ba10-bde8-4124-ac13-78be4ad4bf08.jpg</image:loc>
            <image:title>Vadideki Zambak</image:title>
            <image:caption>Dünya klasikleri denildiğinde akla gelen ve bu başlığın altına girecek kitaplarıyla romancılığın büyük isimlerinden biri olan Balzac’ın, Türkçeye Vadideki Zambak ismiyle tercüme edilen romanı 1835’te yayımlanmış ve onun en bilinen romanları arasında yer almıştır. Dante’nin İlahi Komedya’sına karşılık İnsani Komedya (La Comédie Humanie) ismiyle eserlerini toplayan Balzac’ın bu romanı, İnsani Komedya’nın “Taşra Yaşamından Sahneler” bölümünde de yer almaktadır. Roman, ailesiyle ilgili bazı sıkıntıları olan ve hayli zorluklar çeken bir gencin, Felix’in hayatını ve evliliğinde mutsuz olan Henriette ile Felix’in aralarındaki ilişkiyi anlatır. Fakat bunların yanında devrim sonrasının Fransa’sını ve 19. yüzyıldaki sosyal hayatı da okuyucuya aksettirir. 
  Balzac’ın gözlem kabiliyetini eserlerindeki karakterlerde görmek mümkündür. O, Cemal Süreya’nın aktardığına göre İnsani Komedya’sının ön sözünde şöyle der: “Gözlemek ve tasvir etmek yetmez, belli bir amacı göz önünde tutarak gözlemek ve tasvir etmek gerekir.” İşte Balzac’ın bu romanında da sadece yaşadığı toplumu, ailesini ve karşılaştığı karakterleri değil, aslında kendisini de gözlemlediğini hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e630eeb-edc9-4c5c-85a4-935a76c9eea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Olan Kız</image:title>
            <image:caption>1345’te Çin, sert Moğol yönetimi altındadır. Bu topraklarda açlıktan kırılan köylüler için azamet yalnızca hikâyelere mahsus bir kavramdır. Zhu ailesinin oğlu Zhu Chongba’ya azamet dolu bir kader bahşedildiğinde kimse bunun nasıl gerçekleşeceğine akıl sır erdiremez. Diğer yandan, ailenin zeki ve becerikli kızına bahşedilen hiçlik şaşırtmaz kimseyi. 
 
Fakat bir haydut saldırısı bu iki çocuğu yetim bıraktığında çaresizliğe boyun eğip ölen Zhu Chongba olur. Kaderindeki ölümden kaçmak için her şeyi yapmaya hazır olan kız, erkek kardeşinin kimliğini üstlenir ve genç bir çömez olarak bir manastıra girer. Hayatta kalma arzusuna sıkı sıkıya sarılan Zhu burada, kaderini değiştirmek için her türlü kötülüğü yapabilecek birine dönüşecektir. 
 
“Epik, trajik ve muhteşem. Sizi darmadağın ettiğine memnun olacağınız bir roman.” –Alix E. Harrow 
 
“Her açıdan muhteşem. Savaş, tutku, intikam, siyaset – Shelley Parker-Chan bu epik hikâyenin her bir öğesini kusursuzca ölçmüş.” –Samantha Shannon 
 
“Kader, savaş, sevgi ve ihanet içeren göz kamaştırıcı, yepyeni bir dünya.” –Zen Cho 
 
“Parker-Chan’ın ilk kitabı savaş, aşk ve kimlik hakkında şiirsel bir başyapıt.” –S. A. Chakraborty</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0dd4ba5-8638-4414-9115-c7d9551e69ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Dünyayı Ele mi Geçiriyor?</image:title>
            <image:caption>Çin, kırk yıldır nasıl hızla kalkınıp yükseliyor? Bu kalkınmaya Çin kültürünün ve tarihinin katkısı var mı?
Elinizdeki kitapta bu soruların cevaplarını bulacaksınız. Yazarlar, Çin’i derinlemesine inceleyerek Çin ile ilgili daha önce yazılmamış birçok gerçeği anlatıyorlar. Çin’le ilgili duymaya alıştığınız genel geçer ezberler yerine, Çin’in iç yapısı ve düşüncesini ayrıntısıyla analiz ediyorlar. Bu sayede, Çin’in özellikle son on yıllık gelişimini adım adım takip etme imkânını sunuyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf2fd95-cc1d-4f46-ba55-b08823577ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Eserler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İskender Öksüz’ün kaleme aldığı Millet ve Milliyetçilik, bence son on yılların millet ve milliyetçilik konusundaki en önemli eseridir. Ben bu eseri, Ziya Gökalp’ın Türkçülüğün Esasları, Sadri Maksudi Arsal’ın Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları, Atsız’ın Türk Ülküsü, Osman Turan’ın Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi kitapları ile aynı sıraya koyuyorum.”
Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun,
Eski Türk Dil Kurumu Başkanı
“İskender Öksüz, gençlik yıllarımızdan beri Ziya Gökalp, Mümtaz Turhan ve Erol Güngör’ün sosyoloji çizgisine bağlı, kaliteli bir milliyetçidir... Önemli bir kitap. Tavsiye ederim.”
Taha Akyol, Milliyet Kitap
“Türk milliyetçilerinin okuması gereken iki temel kitap: Türk’üm Özür Dilerim ve Niçin? Her iki kitabı da 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü çalışanları için zorunlu okuma kitabı yaptım. Sizler için zorunlu hale getiremem ancak bu kitapları şiddetle tavsiye ediyorum. ”
Prof. Dr. Ümit Özdağ
“Kendisini Türk milliyetçisi olarak tanımlıyor İskender Öksüz. Bu kimliğiyle de Türkiye&apos;nin lehine olanları bulup çıkarmak ve aleyhine olanları teşhir etmek gayretinde olduğunu söylüyor. Katılır ya da katılmayız, o başka ama bir fikri-ideolojiyi-felsefeyi müsveddelerinden dinleyeceğinize-okuyacağınıza kaynağından okumak en doğrusu. İskender Öksüz, milliyetçi düşüncenin itirazlarını anlamak için bakılabilecek en ehil kaynaklardan biri.”
Halime Kökçe, Star
“Başlık ironik. Bizi öyle hâle getirdiler ki, âdeta Türk olduğumuzdan utandırır oldular. Türk’üm Özür Dilerim... ‘Türk’ mefhumu tartışmalarında son noktayı koyan bir eserdir.”
Arslan Tekin, Yeniçağ
“Milletler arasındaki ekonomik eşitsizliğin sebepleri konusuna kafa yoranlar için Prof. İskender Öksüz’ün -aynı zamanda üslup şaheseri olan- Niçin? adlı kitabında bu konularda orijinal tezler ileri sürmüş bilim adamlarının belli başlılarının yazdıklarının ayrıntılı ve doyurucu değerlendirmeleri var. İlgilisine öneririm.”
İbrahim Kiras
“İskender Öksüz Hoca&apos;nın Niçin? ve benzeri muhtevalı yazılarının, mahzun Türklüğün hak ve çıkarlarını bilgi ve kültürle savunma lüzumuna inananlar için değeri büyüktür.”
Kurmay Albay Dr. Hasip Saygılı, Harp Akademileri Komutanlığı
Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (SAREN) Başkanı, Türk Yurdu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8bc2d17-28ea-45ef-b378-71662df961c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızım Hakkında Her Şey</image:title>
            <image:caption>2018 SHİN DONG-YUP EDEBİYAT ÖDÜLÜ KAZANANI 
 
Anne bir huzurevinde hemşirelik yapan altmışlı yaşlarının ortasında bir kadın, göze çarpmayan ve mütevazı bir hayat sürüyor. Kızı üniversitede akademisyen, sabit bir geliri yok ve annesinin onaylamadığı bir kız arkadaşı var. Green sevgilisiyle beraber annesinin yanına taşınmak zorunda kalınca birbirine tamamen zıt iki hayat görüşü çarpışıyor. 
 
Kızım Hakkında Her Şey’de Koreli yazar Kim Hye-jin, çocuklarının kendi kaderini tayin etme arzularının önünde inatla duran bir neslin önyargılarına yakından bakıyor, yaşlılık, ölüm ve yalnızlık üzerine korkularımızı ortaya çıkarıyor. 
 
“Kadınların mücadele etmeleriyle, birbirlerine destek olmalarıyla, birbirlerini kollamalarıyla ve maruz kaldıkları önyargı ve eleştirilere karşı seslerini yükseltmeleriyle ilgili bir hikâyeden etkilenmeden edemiyorum.” –Cho Nam-joo, Kim Jiyeong, Doğum: 1982’nin yazarı 
 
“Sürükleyici ve duygu yüklü… Okurlar bu yeni yazarı keşfettiklerine minnettar kalacak.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0e4baf6-668d-41b7-8ef8-f1274745ece4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vineland</image:title>
            <image:caption>Thomas Pynchon yalnızca yazdıklarıyla değil, münzevi yaşam tarzıyla da yirminci yüzyılın en büyük edebiyat figürlerinden. Paranoya, ırkçılık, kolonyalizm, komplo teorileri, eşzamanlılık ve entropi gibi çeşitli konularda verdiği postmodernist eserlerle edebiyat tarihini değiştirmekle kalmayıp kendinden sonra gelen yazarları da derinden etkilemiş bir kalem. 
 
Pynchon’dan Vineland ise yazarın kariyerinde uzun bir aradan sonra 1990 yılında yayımlandı ve bu mizahi, sivri dilli siyasi romanın değeri ancak yıllar içinde tam olarak anlaşıldı. 
 
Reagan Ekonomisi günleri, 1984 yılı, Kaliforniya. Zoyd Wheeler engelli maaşını almak için bu yıl da herkesin gözü önünde bir delilik yapmak zorundadır. Derken eski bir tanıdığı ortaya çıkar ve Zoyd, annesiyle hiç tanışmamış kızı Prairie’yle evinden kovulur. Tüm bu keşmekeşin kilit ismi olan eski eşi, militan sinemacı Frenesi Gates ise hâlâ kayıplardadır. 
 
Thomas Pynchon’ın Vineland’i Devlet Baba’yla aşk nefret ilişkisi yaşayan radikallerin, ekonominin çarklarının ezdiği masumların, amansız ninjaların ve yaşarken ölenlerin romanı. 
 
“Seksenli yılların açgözlülüğünün ardından böylesine nadide bir eserle, yani Amerika’nın kendisine ve çocuklarına tüm bu zaman boyunca yaptıklarına dair büyük bir siyasi romanla karşılaşmamız ilgi çekici.” –Salman Rushdie 
 
“Yenilikçi edebiyatın büyük isimlerinden Flaubert, Joyce ve Faulkner gibi Pynchon da içinde bulundukları romanı okuyamayacak insanları yazıyor. Bu sürükleyici romanın hüznü ve komedisinin bir yanı da bunda saklı.” –Time</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7abfb60a-6dee-42da-b210-6ea3f715d0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Olive, Yeniden</image:title>
            <image:caption>İlk romanı kırk iki yaşındayken yayımlanan Elizabeth Strout çoksatanlar listesine girip Pulitzer Ödülü’nü alan Olive Kitteridge’le büyük bir başarı kazandı. Aynı romanın dünyasına 2019’da Olive, Yeniden’le dönen Strout eski başarısını tekrar etmekle kalmayıp ötesine geçebildiğini de kanıtladı. 
 
Emekli matematik öğretmeni Olive Kitteridge hâlâ yaşıyor ama içinde bir endişe de yok değil. Tam anlamıyla barışamadığı oğlu dahil çeşitli karakterlerin arasında dolaşıyor hâlâ: Babasının kaybını kabul etmeye çalışan bir genç, uygunsuz bir anda çocuğunu doğurmak zorunda kalan bir anne, yüzünüze bakıp gerçeği gördüğünü sanan bir şair... Yaşam asla beklemediğiniz yerden ders vermeye devam ediyor, kaç yaşına gelirseniz gelin asla emin olamıyorsunuz hiçbir şeyden. Sonuna doğru bile anlaşılmıyor hayat. 
 
Elizabeth Strout, yine on üç öykü üzerine kurduğu Olive, Yeniden’de ölüme doğru yol alan yapayalnız insanları, mazur görülebilecek hataları, taşınmasa da olacak yükleri anlatıyor. 
 
“Strout hiç tanışmadığım, hakkında hiçbir şey bilmediğim bu tuhaf kadını sevmemi sağladı. Ne muhteşem bir yazar.” –Zadie Smith 
 
“Strout, canlılığı ve nüktedanlığıyla bulunduğu hikâyeden bağımsız bir hayata sahipmiş gibi hissettiğimiz şu nadir görülen karakterlerden birini yarattı.” –The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/119346a4-9d70-404c-9c2a-e9f2572298d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynadan İçeri</image:title>
            <image:caption>OYUNCAKÇI SENİ İZLİYOR. 
 
Çığır açıcı bilimsel yöntemler sayesinde tarihin en azılı seri katillerinden birini yakalayan Profesör Theo Cray, eski öğrencisinin ölümü ve avını yakalamasının ardından akademik dünyadan kopar. Hayatını yeniden inşa etmeye çalışırken kendisini başka bir esrarengiz vakanın içinde bulur. Kayıp bir çocuğun çaresiz babası yardım için Theo Cray’e başvurur. Onun elindeyse birkaç çocuğun çizimi ile Oyuncakçı adlı biriyle ilgili şehir efsanesinden başka bir ipucu yoktur. 
 
Theo Cray, Oyuncakçı’nın ardındaki gizemi çözmek için bilimsel önyargılarını bir kenara bırakıp düşler ile kâbusların gündelik gerçeklik kadar yer kapladığı bir dünyayla yüzleşmelidir. Vakanın girdabına sürüklendikçe uçsuz bucaksız bir ağın içinde bulur kendini, henüz son kurbanını ele geçirmemiş bir ağın. 
 
Andrew Mayne’in Natüralist romanıyla tanıştığımız kahramanı Theo Cray, ikinci macerası Aynadan İçeri’de de yine tüm bilimsel yaklaşımıyla bilinmezliğin ortasına atılıyor. 
 
“Bilim, spekülasyon ve gerilimin sürükleyici kesişimi.” –Omnivoracious</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20788460-dcfe-4c6d-9785-4bf4cf97445f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinayet Teorisi</image:title>
            <image:caption>ÖLDÜRME ARZUSU BULAŞICI OLABİLİR Mİ? 
 
FBI, esrarengiz bir cinayetin aydınlığa kavuşturulması için seri katil avcısı Profesör Theo Cray’e başvurur. Cinayet mahalli, Cray’in yakından tanıdığı bir katilin kurbanlarının kalıntılarını gömdüğü kazı alanıdır ve gözaltında, saldırganlık geçmişi olmayan bir adli tıp uzmanı vardır. Acaba onu cinayet işlemeye iten ne olabilir? 
 
Gizemli bir adamın cinayet mahallerini sinsice gözetlediğini ve adli tıp verilerini çaldığını keşfeden Cray’in aklına ürkütücü bir teori gelir. Karşısında, dehasını katil yaratmak için kullanan bir biliminsanı mı vardır? 
 
Andrew Mayne, Profesör Theo Cray serisinin üçüncü romanı Cinayet Teorisi’nde bizi yine bilim ile çılgınlığın buluştuğu noktalara götürüyor. 
 
“Gösterişli bir gerilim.” –Gumshoe Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43840c52-2bef-4014-a3ea-d97971bfe967.jpg</image:loc>
            <image:title>II. Kambises Taktiği</image:title>
            <image:caption>simetri ve eşitlik talep ediyor 
parazitsiz dolaşan bilgiyle 
camlaşan insanın şiddeti sana geçsin istiyor 
açılmış bir oyuğa değil 
organik boşluklarına nüfuz biçiminde 
gizemle ve dışardalığımla 
kurcalan 
sınırsız iletişime uygun olmamamla 
bir yabancı bir yeni bir risk olmamla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/619a3022-2404-4940-94c3-e19c11ec52d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Begonvilli Ev</image:title>
            <image:caption>Kader dediğimiz, atalarımızın yarım kalmış hayatlarının gelecek kuşaklarda tamamlanmasıdır belki de. 
 
Eleni, 1920’li yıllarda doğduğu topraklardan Girit’e göçmek zorunda kalan büyük büyükannesinin doğduğu evi almak için geldiği Ege’nin küçük kıyı köyünde işinin hiç de kolay olmadığını anlayacaktır. 
Geçen yıllar içinde küçük köy büyümüş, turizmin merkezi olmuştur. Evin bulunduğu arazi büyük bir inşaat firmasına aittir ve firmanın sahibi İskender bu evi evleneceği kadınla oturmak için kendisine ayırmıştır. 
Onu ikna edemeyeceğini anlayan Eleni hayal kırıklığı içinde Girit’e döner.  Ama kaderin farklı bir oyunu vardır ve tüm umutlarını yitirdiği anda eve sahip olmasının yolu açılır. Beraberinde, Eleni’nin ailesindeki dört kuşak kadının kaderlerini buluşturan sırlarla dolu bir hikâye açığa çıkar. 
Yıllardır yaşadığı topraklardan bir gecede hiç bilmediği topraklara savrulan insanlara, hasrete yazgılanan, yarım kalmış hayatlara dair dokunaklı bir aşk öyküsü… 
Ayşegül Çiçekoğlu “Pembe Begonvilli Ev”de Ege’nin iki yakasını buluşturan unutulmaz bir hikâyeye ortak ediyor bizleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b289e76-546f-442c-a4f3-ae4636d08a99.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Kış</image:title>
            <image:caption>Mila ve kardeşleri, ormanın kıyısındaki bir kulübede yaşıyorlardı. Babalarının ortadan kayboluşu ve yıllardır bitmek bilmeyen kış onları tekdüze bir hayata mahkûm etmişti. Derken bir gece kapılarında bir yabancı belirdi. Tuhaf bir yabancıydı bu. Ama tuhaflığı fark eden yalnızca Mila’ydı ve o da gördüklerine kimseyi inandıramamıştı. 
 
Ertesi gün uyandıklarında ortada ne yabancı vardı ne de abisi Oskar. 
 
Abisinin asla kendi isteğiyle gitmeyeceğinden adı gibi emin olan Mila, ablasının itirazlarına rağmen Oskar’ı geri getirmeye kararlıydı. Kuzeye doğru çıkacağı yolculukta her türden yardıma ihtiyacı olacaktı, herkesin korktuğu büyücünün ve daha isim günü gelmemiş küçük kardeşinin sunabileceklerine bile. 
 
Bilinmeze doğru giderlerken, ormanın en büyük sırrı ve sonsuz kışın gizemi onları bekliyordu. 
 
“Kusursuz bir hikâye anlatımı.” —CATHERINE DOYLE 
 
“İlmek ilmek işlenmiş müthiş bir atmosfer.” —ABI ELPHINSTONE 
 
“Cesarete, kardeşliğe, vedalara ve başlangıçlara dair bu müthiş hikâyeyi herkes mutlaka okumalı.” —JESSIE BURTON 
 
“Yazarın kesinlikle en iyi kitabı.” —ROBIN STEVENS 
 
“Göz kamaştırıcı! Sonsuz bir kışı bile eritecek kadar sıcak, tüyleri diken diken eden bir macera.” —SOPHIE ANDERSON 
“Kiran Millwood Hargrave, klasikler arasına girmeye aday bir kitap yazmış.” —SAMANTHA SHANNON 
 
“Kelimeler âdeta akıp gidiyor, her cümle bir şiir sanki.” —CERRIE BURNELL 
 
“En soğuk kalbi bile eritecek gerilim dolu bir kış serüveni.” —PIERS TORDAY 
 
“Cesur kadın kahramanları ve Hansel ile Gratel gibi masalların o zamansız hissini sevenler bu kitabı elinden bırakamayacak.” —TUI T. SUTHERLAND 
 
“Hem destansı bir macera hem de aileye dair içten bir hikâye.” —SOMAN CHAINANI 
 
“Buz gibi kuzeye, kardeş sevgisine ve maceranın çağrısına dair bir destan.” —The Guardian 
 
“Aksiyon dolu maceralar, insanı hemen saran bu folklorik anlatıya lezzet katıyor.” —Horn Book Magazine 
 
“Hargrave’in duyulara hitap eden dili ve imgeleri, okurları efsanelerin gerçeklikle karıştığı İskandinav esintili bir dünyanın içine çekiyor.” —School Library Journal 
 
“Sonsuz Kış, klasik fantazi ve çevre aktivizmine çağrının unutulmaz bir birleşimi.” —BookPage 
 
“Grimm Kardeşler’in masallarını andıran sahnelerle örülü bir masal.” —Kirkus 
 
“Matilda Wood ya da Katherine Rundell seven okurlar bu kış macerasına bayılacak.” —Booklist, starred review 
 
“Sonsuz Kış, özünü masallardan alan gerilim dolu bir yolculuğun hikâyesi.” —Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb2970d-a4d8-403c-9b6e-0e7bf302b36c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe&apos;den Arapça&apos;ya Kelime Düzeyinde Çeviri</image:title>
            <image:caption>TÜRKÇE’DEN ARAPÇA’YA KELİME DÜZEYİNDE ÇEVİRİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4735a32d-6e20-4526-98fc-79d54d70111c.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Dilde Aşk</image:title>
            <image:caption>Bree Prescott, Maine’in küçük bir kasabası olan Pelion’a geldiğinde tek arzusu yaşadığı her şeyi ardında bırakmaktı. Yağmurun sesini. Kanı. Teninde hissettiği o buz gibi namluyu. Altı aydır aldığı her soluk ona kendisinin hayatta kaldığını, babasınınsa öldüğünü hatırlatıyordu. Şimdiyse kendini yeniden güvende hissetmeye başlamıştı. Ama Archer Hale’le tanıştığı an dünyasının değişeceğinden ve bir daha asla eski hâline dönmeyeceğinden habersizdi. 
 
Bree onun dünyasına bodoslama dalana kadar Archer kimseyle iletişim kurmuyordu. Ancak yakışıklı yüzü, etkileyici bakışları ve işaret diliyle kurduğu iletişimle Bree’nin üzerinde kendisinin bile tahmin edemeyeceği bir etki bırakacaktı. Ama Pelion sırlarla ve ihanetlerle dolu bir kasabaydı ve tüm bunların merkezinde de Archer vardı. 
 
Kendi acılarının kozasında yaşayan tutkulu ve yaralı bu iki insan, iyileşmenin ve yaşamaya devam etmenin yolunu belki de Archer’ın sessizliğinde bulacaklardı. 
 
“Gerçekçi bir aşk hikâyesinin nasıl yazılacağının en güçlü örneği.” —L.J. Shen 
 
“Kusursuz ve dokunaklı anlatımıyla, Bree ile Archer’ın yürek burkan ama gerçekten büyüleyici aşk hikâyesi içinizi ısıtacak.” —Natasha is a Book Junkie 
 
“Duygusal, etkileyici ve çok farklı… Kesinlikle kaçırılmaması gerekiyor!” —Aestas Book Blog 
 
“Ayaklarınızı yerden kesecek, duygusal ve romantik bir hikâye.” —Totallybooked Blog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/481ba158-00e2-4ee3-9a34-13e3a74332f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Rüzgar Bilir</image:title>
            <image:caption>Bırakalım da hikâye kendini anlatsın 
 
Anne Gallagher, yıllarca İrlanda’ya dair hikâyeler dinlemiş ancak o masalsı ülkeye adımını bile atmamıştı. Büyükbabasının ölmeden hemen önce ona aile tarihi hakkında anlattıkları, artık köklerine kavuşma zamanının yaklaştığına işaretti. Fakat asıl çağrı başka bir yüzyıldan gelmekteydi. 
 
1921’de savaşın eşiğindeki İrlanda, neler yaşanacağını çok iyi bilen biri için bile tekin bir yer sayılmazdı. Kendini birden hem çok tanıdık hem de bir o kadar yabancı insanlar arasında bulan Anne, içine düştüğü zamanda yolunu bulmak zorundaydı. 
 
Çünkü bu düğümü çözebilecek tek kişi, henüz yaşamamış olandı. 
 
“Büyüleyici ve uzun süre kalbinizden çıkmayacak bir roman.” —Rhys Bowen 
 
“Outlander hayranları bu kitabı asla kaçırmamalı.” —Olivia Hawker 
 
“Okyanusların ve zamanın ötesine uzanan masalsı bir aşk, tarihin etkileyici bir döneminde hayat buluyor. Amy Harmon’ın anlatımı o kadar güçlü ki bitirene kadar elinizden bırakamayacaksınız.” —Helen Bryan 
 
“Amy Harmon, usta kalemi sayesinde okurlarını büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. 1921 yılında bağımsızlık mücadelesi veren İrlanda’nın hikâyesine destansı bir aşk sızıyor.” —Tracey Gravis Graves 
 
• Amazon, Wall Street Journal, Washington Post çoksatanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2291d7d9-a620-4863-97aa-d01891d4ca21.jpg</image:loc>
            <image:title>Aru Shah ve Altın Şehir</image:title>
            <image:caption>Pandavaların ışıltılı macerası nefes kesmeye devam ediyor! 
 
Aru Shah ve Pandava kız kardeşleri, deva’lar ve asura’lar arasında savaş çıkmadan önce Altın Şehir Lanka’daki akıl hocalarını bulmak üzere yola çıkıyorlar. Ve yanlarında biri daha var: Uyuyan’ın kızı olduğunu iddia eden Kara. Aru, Dilek Ağacı’nda tuttuğu dileği hatırlamasa da garip bir şekilde tanıdık görünen bu yeni kız kardeşi dilemediğinden oldukça emin. Geçmişte yaşadığı hayal kırıklıklarından sonra yaklaşan savaşta tanrıların tarafında durması gerektiğindense şüpheli. 
Üstelik görünen o ki tanrılar bazen son derece kurnaz olabiliyor... İşte size bir örnek: Altın Şehir’in hükümdarı Kubera, Pandavalara iki güçlü silah vermeyi vadediyor, tabii hazırladığı üç testi başarıyla geçebilirlerse... Eğer kaybederlerse Uyuyan’ın karşısında hiçbir şansları kalmayacak ve Diğerdünya tamamen ele geçirilecek! 
Pandava serisinin muhteşem bir sihir, unutulmaz yaratıklar, çıkarcı tanrılar ve kahkaha attıracak diyaloglarla dolu bu dördüncü kitabında Aru, hayatının savaşını vermek zorunda kalmadan önce geçmişiyle barışabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/052ebd6d-c1d2-4752-bb7a-1e32c6eadbac.jpg</image:loc>
            <image:title>Bambu Çoook Yavaş</image:title>
            <image:caption>Koşucular bitiş çizgisinde Panda BAMBU’yu bekliyordu. 
Genellikle günler onun için yavaş geçerdi, tıpkı kendisi gibi… 
Ancak bu kez, beklenmedik bir şeyle karşılaşmak üzereydi. 
 
Peki bu beklenmedik şey ne mi? Şimdi bu sorunun cevabını öğrenmek için 
kitabın kapağını YAVAAAŞÇA açın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3a3d448-367e-4ac1-8097-4291706d2858.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham: Heyecan Verici Teknoloji Ürünleri Nasıl Yaratılır?</image:title>
            <image:caption>Dünyanın En İyi Teknoloji Şirketleri Müşterilerin Sevdiği Ürünleri Nasıl Geliştiriyor? 
 
“Bir yıldan fazla bir süre sıkı çalıştık, gecelerimizi ve hafta sonlarımızı feda ettik. Satış ekibine eğitim verdik. Teknolojimizi basına tanıtıp harika yorumlar aldık. Artık hazırdık, ürünü piyasaya çıkardık ve bunu kutladık. Sadece tek sorun vardı: Hiç kimse ürünü satın almadı. Evet, teknik açıdan etkileyiciydi, eleştirmenler bayılmıştı ancak ürün insanların istediği ve ihtiyaç duyduğu bir şey değildi.” 
 
Hangi ürünlerin üretileceğine kim karar veriyor? Buna nasıl karar veriyorlar? Ürünün faydalı olacağını nasıl biliyorlar? 
 
Teknoloji ürünü yönetiminin önde gelen ismi Marty Cagan, İlham’da güçlü bir ürün kültürü yaratmak için gereken başarılı ve işe yarar ürün organizasyonunun ve doğru personelin önemini vurguluyor. Bunun için etkili ancak basit süreçleri nasıl yapılandıracağınızı, doğru insanları ve becerileri bir araya nasıl getireceğinizi anlatıyor. 
 
Amazon, Google, Facebook, Netflix, Tesla gibi günümüzün en başarılı teknoloji ürünü şirketlerinin en son uygulamaları ve ürettikleri harika ürünlerin arkasındaki insanların yer aldığı İlham, bu büyük şirketlerin en iyi yönlerini gözler önüne seriyor. İster ürün-pazar uyumunu sağlamak için çalışan bir startup, ister yeni diğer sunma yeteneğini yeniden kazanmaya çalışan büyük, köklü bir şirket olun, bu kitap, sizi ve ürün organizasyonunuzu yeni bir müşteri bağlılığı ve iş başarısı düzeyine taşıyacak. 
 
“Marty ürün hakkında konuşup yazdığında, neden bahsettiğini bildiği çok açık. Harika teknoloji ile harika teknolojiye dayalı harika ürünler arasındaki farkı biliyor.” ―Bjorn Carlson, Google 
 
&quot;Ürün yönetimi hakkında yalnızca bir kitabınız arıyorsanız o, bu kitap.&quot; ―Chad Dickerson, Etsy Eski CEO’su 
 
&quot;Ürün Yönetimi, her şirkete varlığını sağlayan ürünleri yaratma sanatı ve bilimidir. Bu, bir işletmenin özüdür. Dijital dünya için, Marty Çağan, Ürün Yönetimi&apos;ni başka hiç olmadığı kadar anlamanıza ve bu konuda uzmanlaşmanıza yardımcı olur. Kalmak için bu temel okumadır.&quot; yarın alakalı.&quot; ―Frerk-Malte Feller, Facebook</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d807841-37a2-4de3-8ce2-e493c86a9e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizden Önceki Dünya</image:title>
            <image:caption>Bundan 50 bin yıl önce, yeryüzündeki tek insan türü biz değildik. Neandertaller, Hobbitler (H. floresiensis), Denisovalılar ve H. Luzonensis’in de dahil olduğu en az dört tür daha vardı. 
 
Bizden Önceki Dünya’da, Denisovalıların keşfinde oldukça önemli bir rol oynayan arkeoloji profesörü Tom Higham, bu keşiflerin yapılmasına olanak tanıyan bilimsel ve teknolojik gelişmeleri anlatıyor. Hem bu diğer insan türlerinin tam olarak ne kadar zaman önce yaşadıklarına hem de nasıl yaşayıp birbirleriyle nasıl etkileşimler kurduklarına ilişkin gerçekleri gözler önüne seriyor. Dahası, bu türlerin sağ kalan tek tür Homo sapiens ile, yani bizim türümüzle olan genetik bağlarını gün yüzüne çıkarıyor. 
 
Bu bizim hikâyemiz! Ve ilk kez, tüm karakterleriyle birlikte eksiksiz anlatılıyor! 
 
“İnsanlığın erken tarihine yeni bakış açıları getiren bu heyecan verici kitap, artık insan geçmişini yeniden inşa etmek için devrim niteliğinde bir araca sahip olduğumuzu gösteriyor.” ―Büyük Deniz kitabının yazarı David Abulafia 
 
“Büyüleyici ve eğlenceli. İnsanın kökeni üzerine bir kitap okuyacaksanız o, bu olmalı.” ―Dünyaya Neden Batı Hükmediyor kitabının yazarı Ian Morris 
 
“Tarihöncesi fosilleri tarihlendirme konusunda dünyanın en iyi uzmanlarından biri, insan evrimi konusundaki kim, ne, nerede, nasıl ve ne zaman sorularına cevap veriyor!” ―Dinozorların Yükselişi ve Çöküşü kitabının yazarı Steve Brusatte</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a8a8306-33ef-44c0-9f52-3780a6cbcdca.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskici Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Anılar hiç beklemediğimiz bir anda içimizde şiddetli duygular uyandırır: bir hüznün sancısı, bir aşkın telaşı, bir kaybın acısı, bir pişmanlığın huzursuzluğu… Gündelik hayatımız sürerken biz farkında olmadan gerçekleşen karmaşık nöral süreçlerin bir sonucudur bunlar. Dünyaya bakışımızı şekillendirir, davranışlarımızı etkiler, hayal gücümüzü beslerler; kısacası bizi biz yaparlar. 
 
Uzun yıllardır hafıza ile deneyim arasındaki ilişkiyi araştıran psikiyatrist Veronica O’Keane, bu kapsamlı ve büyüleyici kitabında hafızaya dair pek çok soruya yanıt arıyor. Anılarımız nasıl oluyor da bize böylesine gerçek gelebiliyor? Duyum ve algılarımız, hatıralarımızı ne derecede etkiliyor?  “Gerçek” ve “sahte” anı diye bir şey var mıdır? Hepsinden de önemlisi, hafıza işlevi, zihinsel bir rahatsızlık yüzünden sekteye uğradığında neler olur? O’Keane, bu meselelerin izini sürerek psikozun çarpıttığı anıları insan beyninin sırlarını çözmek için kullanıyor ve bizlere kişisel deneyimlerimiz hakkında düşünmenin yeni bir yolunu sunuyor. 
 
Yazar, hastalarının dokunaklı hikâyelerinin yanı sıra edebiyattan ve peri masallarından da yararlandığı bu eserinde, olağanüstü bir bilmece olan insan beyninin doğumdan ergenliğe ve yaşlılığa değin nasıl biçimlendiğini daha iyi anlayabilmemiz için en yeni nörobilimsel araştırmalara yer veriyor. Eskici Dükkânı, ciddi ruhsal sorunlar yaşayan insanların cesaretine ve acılarına tanıklık ederken, onların deneyimlerinin, bildiğimiz ve hissettiğimiz şeylerin gizemini nasıl aydınlatabileceğini de gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c64d2de5-3180-4af2-ae52-3f7c1a452075.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleneksel ve Eleştirel Kuram</image:title>
            <image:caption>Geleneksel ve Eleştirel Kuram, 1920&apos;li yıllardan itibaren ağırlıklı olarak Karl Marx&apos;ın düşünce sisteminin izinde şekillenmeye başlayan Frankfurt Okulu&apos;nun temsilcilerinden Max Horkheimer&apos;in, seçme makalelerini bir araya getiriyor. Horkheimer&apos;in, dogmatizmin tuzağına düşmeden yeni bir Marksist kuram oluşturma çabalarının ürünü olarak değerlendirilebilecek bu makalelerde, hakikat arzusunu kılavuz edinen Batı felsefesinin ana kavramları üzerinden, felsefe ile toplum bilimleri nasıl bütünleşebileceğine ilişkin yanıtlar bulmam mümkün....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74ef694f-ccd5-4686-80cd-f137025de6ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarpy’s Rhymes</image:title>
            <image:caption>Do you like rhymes? 
Let’s meet Sarpy and say his ryhmes. 
You can repeat them a hundred times. 
Come and find joy in these lines.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cc1bd02-656e-4ae5-8c6e-dfe1cee2f55c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uff Olmuş! : Minik Acılara Dev Yara Bandı</image:title>
            <image:caption>Çocuk gelişimi bilim dalından iki başarılı akademisyenin, Saniye Bencik Kangal’ın ve Bedriye Çelik’in okul öncesi yaş grubundaki çocuklar için hazırladıkları Uff Olmuş !  karşınızda. Çocukların ellerinden bir an bile olsun düşürmeyeceği, parka, ormana, okula giderken annelerin ve babaların çantalarının bir gözünde her daim yerini alacağı ön görülerek, yıpranmaya karşı dayanıklı kalın malzemeden üretildi ve şimdi beğenilerinize sunuluyor. Ayrıca sayfalarının, minik parmaklar tarafından da kolayca tutulup çevrilmesi sayesinde, seslendiği yaş grubundaki çocukların okuma sürecine doğrudan katılmalasını kolaylaştırıyor. Bu sayfalar, Tuğçe Karaburçak’ın çocukların düş kurma becerilerini gıdıklayacak türden neşeli ve ayrıntılı çizimleriyle süslendi. Saniye Bencik Kangal ve Bedriye Çelik, okurlarını sevginin tüm yaraları iyileştirici gücüne yakından tanık olmamız için yeni kitaplarına davet ediyor. 
 
Köpeğin patisi UFF OLMUŞ! 
Kedinin başı UFF OLMUŞ! 
Ördeğin de kanadı UFF OLMUŞ! 
Mela hepsinin yaralarını temizledi, yara bandı yapıştırdı ve sevdi. 
 
Şimdi de Mela’nın eli UFF OLMUŞ! 
Sıra Mela’da. 

Ona da bir yara bandı gerekli. 


Ve bolca SEVGİ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a474191f-daea-4a70-aab4-85e5071b5048.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Çökerken – Osmanlı’da Gece Hayatı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın izbe sokaklarına saptığımızda sokakta kimleri görmeyiz ki? İsyan hazırlığında olan yeniçerileri mi, hırsızları mı, sokak köpeklerini mi, işret âlemlerinin müdavimlerini mi? Gece sokakta yürüyenler karanlığın perdesi altında gözlerden ırak kalabilirdi, peki ya kulaklardan? 
Padişahın, deliksiz bir uykunun sadece ihtimaline sahip olabildiği gecede, yapay ışıkların nazarından, kolektif dikizden kaçan başka bir Osmanlı nizamı kurulurdu. Herkesin bilip de sustuğu, sadece karanlıkta kol gezen başka bir âlemdi bu. Gündüzün muktedir ve makbulü, yerini gecenin kendi muvazenesine bırakır, hiyerarşiler değişir, gözlerden uzak olmanın özgürlüğü, görememenin korkusuyla bir araya gelirdi. Deliksiz uykunun imkânını ancak sokaktakiler belirlerdi. 
Başta İstanbul olmak üzere, 18. yüzyılın Osmanlı kentlerinde karanlık, gölge ve ışık farklı iktidar ilişkilerini, var olma biçimlerini ve gündelik hayatı belirleyen, görül(e)meyen ama hissedilen sınırlardı. Görülmek veya görülmemek ait olunan sınıfa göre lüks veya tehlike unsuru olabilirdi. Bu kitabın yazarı, bu iki ihtimalin bağlama göre padişahtan sokak serserisine, evinde derin uykusuna dalan mazbut mahallelilerden bekâr odalarının sakinlerine nasıl değiştiğini bizlere gösteriyor. Ayrıca, çeşitli arşiv kaynakları ve zengin edebî metinlerle farklı toplumsal grupların karanlık deneyimlerine bir nevi “ışık tutuyor”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/123d4e3a-b8b7-4cbe-b023-f29c215f00b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Philebos | Haz Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Philebos Yunanların felsefi literatüründe haz üzerine gerçekten keskin ve kapsamlı ilk araştırmayı sunar… Platon’un Parmenides dışında bu kadar çok tartışma yaratan başka bir diyaloğu yoktur.” – Otto Apelt 
 
“Yasalar’ı dışarıda bırakırsak, Philebos, muhtemelen Platon&apos;un en son yazılarındandır. Bu nedenle, bu kitapta, Platon felsefesinin nihai gelişimine sahibiz.” – Benjamin Jowett 
 
 “…İnsan yaşamının belirleyici etkenleri olarak haz ve bilginin rolü Platon’u ömrü boyunca meşgul etmiştir. Dolayısıyla bunun nihayet yaşamının geç döneminde yazmış olduğu bir diyalog olan Philebos’ta nasıl çözüldüğü büyük önem taşır” – Dorothea Frede 
 
 “Bu diyalog, en eski zamanlardan beri, Platon’un en önemli ama aynı zamanda en zor eserlerinden biri olarak görülmüştür.” – Schleiermacher 
 
Bu kitap birkaç açıdan önemli: İlk olarak Platon düşüncesinin evrimini bize gösterir. İkinci olarak ‘haz’ konusunu kapsamlı olarak ele alan ilk felsefe metnidir. Aynı zamanda eser, ‘haz’ kadar ‘iyi’ kavramı üzerinedir ve bu açıdan etik üzerine bir eserdir. Reinhardt ve Gadamer’in de belirttiği gibi, eserin bir diğer önemli yanı, Aristoteles’in etik öğretisine ışık tutmasından kaynaklanır. Diyaloğun bir başka ilginç noktası ise, Platon’un Akademi okulundaki iç tartışmalara dair sunduğu bilgilerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/109aa496-c2b7-4ad7-adb9-20398d8cfb54.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı İle Kiracıları</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket Esendal, 1934 yılında Vakit gazetesinde tefrika edilen, daha sonra yine aynı yıl kitap olarak yayımlanan romanı Ayaşlı ile Kiracıları’nda yeni yapılmış bir apartmanın her bir odası ayrı ayrı kiraya verilen kısmında yaşayan insanları anlatır. Esendal, Ayaşlı İbrahim Efendi’nin sosyokültürel konumları ve dünya görüşleri birbirinden hayli farklı kiracıları bir araya geldiğinde genç Cumhuriyet’in yaratmaya çalıştığı yeni dünyaların, süregiden eski alışkanlıkların ve eski ile yeni arasında kalmış kişilerin yaşadığı gerek iktisadi gerek ruhsal ve duygusal gerilimlerin bir resmini sunarken; taşra ile merkez arasındaki diken üstünde ilişkileri de detaylarıyla gözler önüne serer. Behçet Çelik tarafından yayıma hazırlanan, Tanıl Bora’nın dönemi, romanı ve yazarın dünya görüşünü irdelediği önsözüyle zenginleşen Ayaşlı ile Kiracıları’nda, romanın tefrikası, ilk ve son baskıları arasındaki farklılıklar gösteriliyor.Ayrıca Esendal’ın sade ve kendine has üslubu, kullanımları korunarak, okurların “dönemin ruhunu” daha yakından görmeleri sağlanıyor. “Ayaşlı ile Kiracıları, apartman hayatını, şehir hayatının mikro kozmosu gibi tasvir eder.” TANIL BORA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b2ca9b-c99c-4781-aff2-a0133ae9f378.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Parmak İzi</image:title>
            <image:caption>Bilimci BAel, yirmi bin yıllık Varlık Uygarlığı’nın sonunu getirecek gizemli hastalığın sırrını çözmek için İŞtar-HEpat sisteminin, uygarlıklarının doğduğu ancak daha sonra terk edilen uzak uydusu EV’e doğru, uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkar. BAel ve ekibini, yasaklanmış uzaydaki bu yolculuğun sonunda, bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının habercisi, tarihî bir keşif beklemektedir. Mehmet Eroğlu, Ruhun Parmak İzi’nde bizi insanlığın geleceği ve yazgısı hakkında düşünmeye davet ediyor. Ama bu, yakın bir gelecek değil. Binlerce yıl sonrasına uzanan, çok uzak bir gelecek... Ruhun Parmak İzi, tartışılan bilimsel ve felsefi kavramlarıyla, ahlâk anlayışıyla ve elbette öngörülen teknolojik unsurlarıyla hayal gücümüzün sınırlarını zorlayacak, ufkumuzu genişletecek fütüristik bir deneyim. Distopya ve ütopyanın iç içe geçtiği, derinlikli bir roman. İnsanlığa ve insanın yarattığı uygarlığa alternatif bir tür ve uygarlık yaratma tasarımının vardığı sonucun hikâyesi... İnsanlar, insanlık diyerek övündükleri o bütünlükle, kültür ve sanatla edindikleri ruh ve vicdan ölçütleriyle, kısaca icat ettikleri Tanrıların erdemleriyle değerlendirildiklerinde, yaşamayı hak eden bir tür mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06d647cf-05fe-4628-90c3-33e940e00db3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Reşat</image:title>
            <image:caption>‘‘Oğlana ‘Ölü Reşat’ lakabının takılması, büyük Kesmeşeker’in loğusanın göğsüne tükürürken sarf ettiği cümleden midir, ahalinin kendi marifeti midir bilinmez; ancak lakap, genişleyen ailenin kulağına kadar gittiyse de, ‘Ölü Reşat’, hikâyesi bilinmeyen bir bahtsız oğlan şeklinde yer etmiş, bu hadiseden sonra sadece ‘Adnan’ diye çağrılan oğlanın zihninde.’’ Dünyaya gelirken başka bir bebeğin sırasını çalan Adnan’ın olağanüstü hikâyesi bu anlatılan... Sırası çalınan Reşat, iki dünya arasında sıkışıp kalır. O artık ne ruh ne de insan sınıfına girer. Tez vakitte intikam almaktır bütün muradı. Peki Adnan kendisini bekleyen bu makûs talihten kaçabilecek midir? Aslı Tohumcu, Ölü Reşat’ta, Bursa’nın Kiremitçi Mahallesi’nde yaşanan akıllara durgunluk veren bir hadiseyi, bir adamın büyüme hikâyesine dönüştürüyor. 1940’lı yılların belirsiz atmosferinden, günümüze dek uzanırken okuru şaşırtıcı bir sona hazırlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ac63dc9-5bea-4d65-850c-a4484915c0aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Formülü</image:title>
            <image:caption>Helen Hoang’dan Aşkın Formülü aşkın, matematiğe üstün geldiğini kanıtlayan bir roman...
 
Stella&apos;nın evlenip bir aile kurma zamanı çoktan geldi ama koca demek, erkek arkadaş demekti. Erkek arkadaş demek, randevuya çıkmak demekti. Randevu demek ise seks demekti. Ve tüm bunlar Asperger olan Stella için tam bir kaostan ibaretti. Matematikte ne kadar uzmansa bu konularda tam bir felaketti. Stella’ya göre tüm bunların çözümü pratik yapmaktan geçiyordu ve her şeyi kendisine öğretebilecek bir eskort tutmak tüm derdini çözecekti. Ve yolları büyüleyici eskort Micheal’le kesişti...
 
Artan faturalarla karşı karşıya kalan Michael, ek para kazanmak için yakışıklılığını ve çekiciliğini kullanmaya karar vermişti. Ancak eskortluk yaparken katı bir prensibi vardı: Aynı müşteri ile bir daha görüşmemek. Stella ile karşılaştığında ise bu prensibi gözden geçirmesi gerekir.
 
Stella aşkın formülünü keşfedebilecek midir?
Yoksa bu dünyada kalbinizin ne için çarptığını belirlemek için yeterli veri yok mudur?
 
“Kahramanla tanıştığım anda Aşkın Formülü beni tam anlamıyla büyüledi. Heyecanlandım, âşık oldum ve her an bu kitaba geri dönmek için sabırsızlanıyordum. Eşsiz ve sürükleyici bir aşk hikâyesi.”
– Penelope Douglas</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f41857-00f7-449e-a419-03569943f436.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza ile Sohbetler</image:title>
            <image:caption>“Gunter Grass ve Jose Saramago’nun izinde, genç bir yetenek. Goce Smilevski, nadir rastlanan türde yepyeni bir şey koyuyor önümüze. Çağdaş edebiyatın Avrupalı sesi, geçmişten bize kalmış bir mirası işleyerek hayal gücüyle zenginleştiriyor ve mesajını geleceğe taşımaya kararlı.” -Joshua Cohen  “Goce Smilevski’nin cümleleri, Tolstoy’un metinlerinden aldığım tadı hatırlatıyor bana. Kelime seçimlerindeki sadelik ve o sade kelimelerden oluşan cümlelerin anlamsal derinliği… Smilevski, sadeliği devleştirme ve oradan güçlü duygular, imge ve düşünceler yaratma konusunda oldukça başarılı.” -Nicholas Meyer Kahkahanın ve insancıl bakışın filozofu, döneminin radikal ve yalnız düşünürü Spinoza, ardında kişisel yaşamına dair pek az şey bırakmıştır. Spinoza ile Sohbetler düşüncelerine verilen kıymetle ters orantılı şekilde göz ardı edilen, ünlü düşünürün benliğini betimlemeye dair iyi niyetli ve cesur bir girişim. Spinoza ile Sohbetler; aforoz edilmiş, kovulmuş, önemsenmemiş fakat her zaman insanın mutluluğa ulaşmasını konu edinmiş bu filozofa kendi ağzından yazılmış bir ağıt...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20052bae-137f-46eb-a29b-3ab97a604b1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapi Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Terapilerde öğrenebileceğimiz ve hayatımızı değiştirebilecek en önemli bilgi şudur: Düşünceler asla hakikatin kendisi değildir! Yani sen düşüncelerin değilsin! Belki şaşırtıcı bulacaksın ama duyguların da değilsin. Çünkü onların da kaynağı çoğunlukla zihnin ürünü olan bir yorum. 
Ben ile ben sandığımız şey arasındaki farkı fark etmenin yolu ise öz farkındalık kasımızı geliştirmekten geçiyor. Peki nedir öz farkındalık? Öz farkındalık düşüncelerimizi, duygularımızı, davranışlarımızı daha iyi anlamamıza yardımcı olan en önemli yetkinlik. Kendinin farkında olmak demek, güçlü ve zayıf yönlerimizin farkında olmak, düşünce ve eylemlerimizin başkalarını nasıl etkilediğini de fark etmek demek. Bu da daha iyi iletişime, gelişmiş ilişkilere, genel anlamda psikolojik esnekliğe kavuşmamızı sağlıyor. 
Şimdi yeniden başa dönelim. Sen düşüncelerin değilsin. Peki ama kimsin? Kim olmak isterdin? Hayalindeki o kişi olmaman için seni engelleyen ne? Cevabı öğrenmeye hazırsan bu kitap kendini bulma, kim olduğuna dair gerçek bir farkındalık kazanma yolunda en önemli rehberin olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56a6cc3c-95e3-456f-aa86-a7a3c6e99117.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İç Borçlanma Sisteminde Modernleşme 1839-1881</image:title>
            <image:caption>XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti büyük çaplı siyasi, askeri ve toplumsal değişimler yaşadı. İç borçlanma sisteminde menkul kıymetlere dayalı finansal araçlar da bu devirde ortaya çıkmıştı. Devlet borçlanmasının modern çağda geçirdiği değişim ve dönüşümler kamu maliyesi tarihinin temellerini oluşturur. Bu yüzden de iktisadi modernleşmemizin ve toplumsal değişimlerin ihmal edilmiş olsa bile dikkat çekici başlıklarından biri de iç borçlanma enstrümanlarıdır. Tanzimat Fermanı’ndan mali iflasla beraber kurulan Düyûn-ı Umûmiyye İdaresi’ne kadar geçen süre elinizdeki kitabın tarihsel çerçevesini çizer. Birçok devlet kurumunun yeniden şekillendiği, Kırım Savaşı’yla birlikte Avrupa devletleriyle yeni borç ilişkilerinin kurulduğu bu dönemde menkul kıymetlere dayalı iç borçlanma sisteminin gelişimi bu eserde iktisat biliminin yöntemleriyle incelenmektedir. Finansal modernleşmeyle beraber gelen tahvil ihraçları, modern savaşların aşırı maliyetlerine karşı kâğıt para emisyonundaki değişimler, bunlara bağlı yeniden oluşturulan bütçe yapıları rakamsal analizlerle ele alınmıştır. Osmanlı İç Borçlanma Sisteminde Modernleşme, 1839-1881 Türk modernleşme tarihinin finansal bir panoramasını çizerek ve arşiv verilerini ilk kez bütüncül bir veri olarak kullanarak iktisat tarihimizde önemli bir pencereyi açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52a011c-f4c3-443e-9d60-bddfd691bff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin En Zeki Adamı</image:title>
            <image:caption>Dünya genelinde kitapları 28 milyon satan, son on yılın en çok okunan Brezilyalı yazarı Augusto Cury’den
muhteşem bir kitap daha...
 
Psikiyatr Marco Polo, çok saygı duyulan bir biliminsanı, zihnin işleyişi konusunda uzman ve dünyanın ilk duygu yönetimi programının yazarıdır.
 
Bir Birleşmiş Milletler toplantısına katılmak için Kudüs’e gittiğinde tarihteki en ünlü adamın zekâsını araştırması istenir: Hz. İsa. Ancak Marco Polo güçlü bir ateisttir ve bunu yapmayı reddeder. Ancak dinleyiciler bunu yapması konusunda teşvik eder. Uzun bir direnişin ardından Marco Polo, meydan okumayı kabul eder. Hz. İsa&apos;nın zihnini din açısından değil bilim açısından analiz etmek için son derece zeki profesyonellerden oluşan bir yuvarlak masa kurar. Böylece Hz. İsa&apos;nın özdenetim sahibi olma, duygularını yönetme, kayıplar ve hayal kırıklıklarıyla baş etme, yaratıcılığını serbest bırakma ve güzellik üzerine tefekkür etme konularında usta olup olmadığını öğrenmek için destansı bir yolculuğa çıkar.
 
Marco Polo, büyük entelektüel yeteneklere sahip olmayan sıradan bir adam bulmayı beklerken karşılaştığı gerçekle yavaş yavaş sarsılır ve insanlığın en iyi bilinen karakterinin zihninin ona hayran olan milyarlarca insan için bile bir sır olarak kaldığı sonucuna varır. Hem üniversiteler hem de dinler tarihin en zeki adamını araştırmayı maalesef başaramamıştır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d5a81f0-ece2-44a2-9096-e21514f9f6be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kakanın, Pandanın ve Senin Yaşamında Bir Gün</image:title>
            <image:caption>İNSAN VÜCUDU nasıl çalışıyor? 
HAYVANLAR ÂLEMİNDE neler oluyor? 
DOĞANIN işleyişinin ardındaki BİLİM nedir? 
Çizgi roman ve çizgi bilim senin için güçlerini birleştirdi. Öksürükten buluta, balinadan gökkuşağına gündelik YAŞAMIN sıra dışı kahramanları, BİR GÜNLERİNİN nasıl geçtiğini ilk kez bu kitapta anlattı. Öylesine eğlenceli ki, dünya hakkında bunca şeyi ne ara öğrendiğini anlamayacaksın! 
GÜNÜNÜ renklendirmenin EN ŞAHANE yolu!


Blue Peter Kitap Ödülü&apos;nü kazanan ve 21 dile çevrilen Kakanın, Pandanın ve Senin Yaşamında Bir Gün, mayıs sineğinden ayçiçeğine, sivilceden tornadoya onlarca “şey” ya da “varlık”ın yaşamlarından bir günü, bir çizgi roman kadar komik ve bir ansiklopedi kadar bilgilendirici şekilde sunuyor. 
En kokulusundan en büyüleyicisine, yaşamın her yanından bilgilerle dolu bir hazine sandığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddfea957-37cf-4139-a42c-cf04ff8b6a8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dualarla Süper Oluyorum</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşım,
Dualarla süper olup benimle maceralı bir seyahate çıkmaya ne dersin? Ah bir bilsen başıma neler geldi neler! Hırsız maymunlarla boğuştum, konuşan çamaşır makinesiyle çatıştım, vampir sineklerle güreştim.  Allah&apos;tan dedem vardı da hep ona danıştım. Bazen güldüm, çiçek gibi oldu yanaklarım bazen düşündüm kara hindiler gibi. Ama sonuçta öyle bir sır öğrendim ki bilmeyeni lömlöm kuşu gibi çöktürür bileni kanat vurup göğe uçturur. O sır ne mi?  Haydi gel peşimden de anlatayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da2e832b-a700-4e42-823e-7090833329d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Adem</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a10c29ca-0cd4-4236-b44c-bcf6d5876fca.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Eyüp</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Melekleri, yarattı ve onlara görevler verdi.
Kuşları, kelebekleri, balıkları; çiçekleri, ağaçları yarattı ve onlara da görevler verdi.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize de çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6343cb49-d6b9-49f5-b46b-4b755fac0d14.jpg</image:loc>
            <image:title>7’den 70’e Kolaydan Zora Sudoku (Renkli Basım)</image:title>
            <image:caption>7’den 70’e Kolaydan Zora Sudoku (Renkli Basım)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3590030e-efc6-486b-8077-0d8b1c279ec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti İbrahim</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Melekleri, yarattı ve onlara görevler verdi.
Kuşları, kelebekleri, balıkları; çiçekleri, ağaçları yarattı ve onlara da görevler verdi.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize de çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6494bd6f-6b3a-4e68-a4e0-3bc00a2b3d65.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti İsa</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Melekleri, yarattı ve onlara görevler verdi.
Kuşları, kelebekleri, balıkları; çiçekleri, ağaçları yarattı ve onlara da görevler verdi.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize de çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca3a605-dd8b-4843-98e5-540678d5f96a.jpg</image:loc>
            <image:title>365 Günde Peygamberler Tarihi</image:title>
            <image:caption>İlkokula yeni başlayan bir öğrenci olsak harfleri öğrenmek, rakamları tanımak için öğretmene ihtiyaç duyarız. Sözgelimi bir elektronik cihaz aldığımızda nasıl kullanılacağını bilmediğiniz için bir bilene danışırız. Önemli bir tarihi geziye çıktığımızda bir rehber ararız.
Peygamberler tüm insanlara Cennete giden yolu göstermek için görevlendirilmiştir ve üstün kabiliyetlerle donatılmıştır.
Allah; onları ahlakı ve yaşantısı yönünden insanlara örnek olması için görevlendirmiştir. İnsanlar, onların anlattığı bu güzel kurallara her zaman ihtiyaç duymuştur. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de onların anlattıkları biz insanlar için çok önemlidir. Bu sebeple onları daha yakından tanımalıyız.
Unutmayalım ki o seçkin insanları tanıyıp, onlar gibi yaşadıkça çok mutlu olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d8e8a15-de56-4354-8468-283a3cb55702.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber Hikayeleri Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Melekleri, yarattı ve onlara görevler verdi.
Kuşları, kelebekleri, balıkları; çiçekleri, ağaçları yarattı ve onlara da görevler verdi.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize de çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b87079b3-f0ae-4b2d-a2f2-94ffb5e5b299.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Muhammed</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Melekleri, yarattı ve onlara görevler verdi.
Kuşları, kelebekleri, balıkları; çiçekleri, ağaçları yarattı ve onlara da görevler verdi.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize de çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd19595-dec6-438a-8512-fc0e50e036da.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Musa</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Melekleri, yarattı ve onlara görevler verdi.
Kuşları, kelebekleri, balıkları; çiçekleri, ağaçları yarattı ve onlara da görevler verdi.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize de çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/166221d2-0259-41e6-8afa-eb4dd59bca03.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Nuh</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Melekleri, yarattı ve onlara görevler verdi.
Kuşları, kelebekleri, balıkları; çiçekleri, ağaçları yarattı ve onlara da görevler verdi.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize de çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57a5bdad-0c66-422a-9b3d-6e8c04a25bdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Yunus</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Melekleri, yarattı ve onlara görevler verdi.
Kuşları, kelebekleri, balıkları; çiçekleri, ağaçları yarattı ve onlara da görevler verdi.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize de çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b173020c-14ab-4cff-a65f-0ff0b9e0c58e.jpg</image:loc>
            <image:title>Önce Okullar Kapandı</image:title>
            <image:caption>Önce okullar kapandı… Her şey ondan sonra başladı. 
Bir köyün elinden okulu alındığında orada yaşayanlar neler hisseder? Okulsuzluğun sonuçları nereye varır? 
Şafak Okdemir Önce Okullar Kapandı’da yaşamı savunmanın gerekliliğini anlatırken okulların sadece bina olmadığını hatırlatıyor. Bu romanda dağların, ormanların, derelerin, köy okullarının yaşaması için direnen insanlarla tanışacaksınız. 
Ve onları hiç unutmayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2594a6a5-c506-47d0-b2a5-8917b62763bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Yusuf</image:title>
            <image:caption>Allah, en küçük zerreden en büyük yıldıza kadar her şeyi bir amaçla yaratandır.
Melekleri, yarattı ve onlara görevler verdi.
Kuşları, kelebekleri, balıkları; çiçekleri, ağaçları yarattı ve onlara da görevler verdi.
Bütün bu canlılar gibi biz insanları da yarattı ve bize de çok önemli görevler verdi. İşte biz insanların görevlerini ve mutlu bir hayat yaşamamızın kurallarını bizlere anlatan “Peygamberler” gönderdi.
Peygamberlerin birbirinden ilginç ve bir o kadar etkileyici hayat hikâyeleri, tüm ışıltısıyla sizleri bekliyor. Haydi o zaman “Peygamberlerin” bizlere neler getirdiklerine öğrenmeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de188a68-24eb-46d5-91e9-539adfd6c7f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Allah&apos;ım Sübhanallah</image:title>
            <image:caption>Sübhanallah kavramını masal tadında anlatan bu eserle, çocuklar hayvanlar dünyasında neşeli bir yolculuğa çıkarken Allah&apos;ın her şeyi örneksiz ve en güzel şekilde yarattığını ve ondan başka hiçbir yaratıcı olmadığını hissetme yolunda önemli bir adım atmış olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8a30462-4e48-4b3b-96d8-eb70c6c099b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçuş 416</image:title>
            <image:caption>New York’a giden bir uçağa daha yeni bindiniz.
Koltuğunuzu buldunuz.
Bagajınızı yerleştirdiniz.
Kemerinizi bağladınız.
Sizden başka 143 yolcu daha bulunuyor uçakta.
Ama bilmediğiniz şeyler var.
Uçuştan otuz dakika önce pilotunuzun ailesi kaçırıldı.
Ve ailesinin hayatta kalabilmesinin tek yolu sizin ölmeniz.
Pilot ailesini kurtarmak istiyorsa talimatları dinleyip
uçağı düşürmeli.
Uçuşunuzun tadını çıkarın!
 
&quot;Kalbiniz çarpacak. Kırılacak. Duracak! Harika bir eser.
Bir sonraki sayfayı çevirmeye ödünüzün kopacağı ama
kendinize de engel olamayacağınız bir kitap!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fae3484-c368-4a38-aa6a-cf851ac198f3.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 147. Sayı: Tarım ve Gıda Enflasyonu</image:title>
            <image:caption>Gıda Enflasyonu, Gıda Enflasyonu mudur? 
Yaşar Uysal 
 
Türkiye’ye Yepyeni Bir Tarımsal Destekleme Politikası Gereklidir 
Osman Aydoğuş 
 
Uluslararası Yeni İş Bölümü ve Uzmanlaşma: Türkiye’nin Konumu 
Seren Savacı , Dilek Aykut Seymen 
 
Bilişim ve Enformasyon Çağına Oskar Lange’yle Bakmak 
Ercan Eren 
 
İcatların Tarihsel Dönemlerini Yeniden Düşünmek 
Ergun Türkcan 
 
Borcun Soykütüğü: Suç/Kusur/Günah 
Leyla F. Arda Özalp 
 
Mitolojik Tanrılar: Piyasa Üzerine Notlar 
Bayram Ali Eşiyok 
 
Bölgesel Eşitsizlikler: Yenilikçilik, Firma ve Mekân 
Burhan Can Karahasan 
 
Cumhuriyet Dönemi Ekonomi Basını 
Osman S. Arolat 
 
Ölümsüz Don Kişot Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86908ac0-c4a6-4c7d-bd08-85749faf6f46.jpg</image:loc>
            <image:title>T.S. Eliot Bütün Şiirleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın sonlarında Mississippi’nin kollarından Missouri Nehri’nin beslediği şiir çağıltısını 1948 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’yle açık denize kavuşturan Thomas Stearns Eliot, yetkin bir şair, edebiyat eleştirmeni 
ve oyun yazarı olarak modern edebiyatın devleri arasındaki yerini bugün de korumakta. London Times’taki ölüm ilanında (6 Ocak 1965) belirtildiği gibi, “İngiliz dilinin modern dönemdeki en etkili şairi Eliot, her şeyden önce mütevazı, zaman zaman inatçı ve 
kararlı ama kesinlikle şöhretle zehirlenmemiş, manevi veya 
entelektüel kibirden uzak bir insandı. Hiç kuşku yok ki 
çağımız Eliot Çağı olmuştur 
ve olmaya da devam edecektir…” 
 
Hem şimdi hem geçmiş 
Gelecekte sürüyor belki de, 
Ve gelecek de geçmişin içinde. 
Ebediyen mevcutsa cümle zaman 
Hiçbiri geri döndürülemez. 
Bir soyutlamadır “olabilirdi” denen 
Sadece bir varsayım âleminde 
Süreğen bir ihtimal olarak kalan. 
“Olabilirdi” ve “olmuş” denen şey Tek bir sona çıkar, her dem var olan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e69ece0f-6e64-4899-ae58-12be8135483f.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Tarihine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Matematik + tarih + şakalar – sıkıcı şeyler = Matematik Tarihine Yolculuk 
 
10 yerine 8 PARMAĞIMIZ OLSAYDI, Dünya ne kadar farklı bir yer olurdu? 
 
TEORİDE evinizden çıkıp bakkala gitmeniz neden İMKANSIZDIR? 
 
Bunun gibi birçok sorunun cevabını MATEMATİK TARİHİNİN bu şamatacı özetinde bulacaksınız. Şebek kemiğiyle sayım yapan mağara adamlarından, suçları çözmek için matematikten faydalanan büyük veri sihirbazlarına kadar herkes burada! HAVASINDAN GEÇİLMEZ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76d62826-88d9-46cb-9735-56c16d3504b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Tarihine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>ZAMAN ne zaman başladı? 
 
Güneşimiz gökyüzünde daha ne kadar parlayacak? 
 
UZAYLILAR gerçekten var mı? 
 
Big Bang ile başlayan, yıldızların, gezegenlerin, karadeliklerin ve daha fazlasının oluşumuyla hızla ilerleyen EVREN’in bu destansı hikâyesinde, akıllara durgunluk veren soruları, yanıtlarını ve daha fazlasını keşfetmeye hazır mısınız? 
  ÇILGIN ROKET YOLCULUĞU için kemerlerinizi bağlayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c72e7d-7d59-4aa6-91bb-01703fd5a276.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Defteri Kimse Okumasın</image:title>
            <image:caption>Geçmişin gölgeleriyle, altı kaynayan üstü donan bir ada ülkesine yolculuk!

Jessica Scott Kerrin&apos;in imzasını taşıyan Bu Defteri Kimse Okumasın, &apos;&apos;Ateş ve Buz Ülkesi&apos;&apos; olarak anılan İzlanda&apos;nın vahşi ama bir o kadar da büyüleyici atmosferinde geçen derinlikli bir kendini arayış romanı.

Usta bir şairin dizelerinden ve yaşamından esinle dokunaklı bir dede-torun hikâyesi anlatan kitap, kayıp ve yas gibi, çocukların dünyasını sarsabilecek hassas konulara eğiliyor.    
 
Kimi ebeveynlerin takıntı hâline dönüştürdüğü &apos;&apos;mükemmellik&apos;&apos; algısını usulca eleştiren yazar; başarıya ve devamlı övülmeye alışan çocukların yüzleşmek zorunda kalabilecekleri olası hayal kırıklıklarını duyarlılıkla yansıtıyor.
 
Bu kitabın sayfalarının arasında; bir çatı dolusu yarasa, patlayan volkanlar, açık hava kaplıcaları, bitimsiz kırlarda gezinen koyunlar, bir bavul dolusu çorap, dumanı üstünde tüten güveçler, şaşaalı bir madalya ve ataları Vikinglere dayanan bir dolu iyi insan var. Ama belki de en önemlisi, geçmiş güzel anılarını hiç unut(a)mayan bir dede ile torunu var... Owen, ailesinin deyimiyle &apos;&apos;mükemmel&apos;&apos; bir çocuk. Derslerinde çok başarılı, harika fotoğraflar çekiyor ve hatta şiir bile yazıyor! Derken bir gün, hırsına yenilerek kendisinden hiç beklenmeyecek bir hata yapıyor. Başlangıçta kimselerin fark etmediği bu hata, son günlerde unutkanlığı artan büyükbabasının düştüğü bir yanılgıyla büyüyor, büyüyor ve genç adamın omuzlarına yük oluyor. Bir yanda pişmanlık, diğer yanda işlerin kontrolden çıkması derken Owen çözümü İzlanda&apos;ya gitmekte buluyor. Lakin planları hiç de umduğu gibi ilerlemiyor. Büyükbabası Neville&apos;ın daha uçağa binmeden sergilediği tuhaf davranışlar, seyahatlerinin seyrini bambaşka bir istikamete çeviriyor ve macera başlıyor!     Gizemini sonuna kadar korumayı başaran Bu Defteri Kimse Okumasın, geçmişin gölgelerinden sıyrılmaya çalışan bir dede ile torununun, kendilerini bulmak için çıktıkları şiir tadında bir yolculuğa ortak ediyor okurları.   İzlanda&apos;nın doğal güzelliklerini enfes betimlemeler eşliğinde gözlerimizde canlandıran bu çok katmanlı roman, genç okurları Owen&apos;ın izinden giderek şiire, fotoğrafçılığa ya da arşivciliğe merak sarmaları için heveslendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e66f1249-4c8f-46fa-9fca-769a41ebd79f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokağın Yalnız Çocuğu</image:title>
            <image:caption>Sadece başrol oyuncularının isimlerinin yazıldığı renkli afişlere inat, sinemaya sevdalı herkes Yadigâr Ejder’in adını bilirdi. “Yeri doldurulamaz, dört dörtlük adam” diye anılıyor şimdi. Bu kitapta onun nasıl keşfedildiğine, aile ilişkilerine, arkadaşlıklarına, kariyerine ve kırgınlıklarına dair daha önce hiç bilmediğiniz ayrıntılar okurken, bir karakter oyuncusunun ve sinema emekçisinin hüzünlü hayat hikâyesiyle de karşılaşacaksınız. Arkadaşlarının ve onu tanıyanların anlattığı hikâyelerle hem gülümseyecek hem de duygulanacaksınız.   “üçüncü sınıf lokantalarda doyurur karnını uyur üçüncü sınıf otellerde üçüncü sınıf rollerde oynar birinci sınıf yürekle.”   Gül Gibi Zabıta Dururken Kızını Çöpçüye Veren Adam’ın yazarı Erhan Tuncer’den Yeşilçam’ın kıyıda kalmış emektarlarına saygı duruşu niteliğinde bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1db4f9-6f4f-46e9-803a-483a60556677.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Çağı - Dünyanın En Çarpıcı Hayvanlarının Yükselişi ve Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Paleontolog olmak dedektif olmaya benzer. 
 
“Her yeni keşif, her yeni çalışma, bize dinozorlar ve inanılmaz hikayeleri hakkında hep biraz daha fazlasını anlatır.” 
STEVE BRUSATTE 
 
Dinozorları tanıdığını düşünüyorsan bir kez daha düşün! 
 
New York Times’ın çoksatar ve ödüllü yazarı Steve Brusatte, her yerden genç bilim insanlarını ve okurları, devasa otçular ve korkunç avcılarla, umulmadık keşiflerle ve dünyanın en eski varlıklarından birkaçını öğrenmek için kullanılan yeni tekniklerle bir araya getiriyor. 
 
Dinozorlar milyonlarca yıl önce dünyada gezinmiş olsalar da hâlâ bu     tarihöncesi hayvanlar hakkında yeni bilgiler ediniyoruz. 
 
Ortalama her hafta yeni bir dinozor türü keşfedildiğini biliyor muydun? Peki     ya birçok dinozorun telekli olduğunu? Yada günümüzde bile etrafta modern dinozorların dolaştığını? 
 
New York Times’ın çoksatar yazarı, ünlü paleontolog Steve Brusatte bu kitabında, hayranlık uyandıran bu olağanüstü sürüngenleri daha iyi anlamamıza yardım eden, kendisinin ve meslektaşlarının yaptığı tüm yeni keşiflerden bahsediyor. 
 
Alanında uzman bir paleontolog tarafından gençler için yazılmış bu heyecan verici kurgudışı kitapta yer alan fotoğraflar ve kaynaklar okurlara gerçek bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82bc0bad-6b30-4268-8e6e-0ffd080785dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgün ve Aşk</image:title>
            <image:caption>Öyle acılar var ki en demli, en derin ve en anlamlı söz üreten dilini çorak toprak gibi verimsizleştirir. Sözlerin dem tutmaz olur. Beklenmedik hıçkırıklar durağında bir başına kalırsın. Yüzünde asılı duran pembe gülüşler, vehimli düşüncelerin dar sokaklarında toprağa karışır. O zaman bin parçaya bölünür hissiyatını kaybetmiş kalbin. 
 
Her şey o gecede başladı. Meryem’in doğum gününü kutladığı gece... Suskunluğun dili o gece çözüldü. Söylenmeyen sözler o gece dillendirildi. Çalınmayan şarkılar o gecede söylendi. Aşk, o gece kanatlandı. Durgun duygular o gecede coştu. Kaleme alınmayan şiirler, o gece yazıldı. Yasaklı şarkılara vurulan prangalar o gece kırıldı. Her türlü aldatış, aldanış ve farklılıklara o gece rest çekildi. Aşka kurulan tuzaklar o gecede boşa çıkartıldı. Aklın ve mantığın barınağından kurtulan duygu ve düşüncelerin özgürlük bayramı o geceye denk düştü. Aşk o gece öldürdü ölümü. O gece yüreklere düştü cemreler. O gece dirildi sevdanın enkazında can veren sevgiler... 
 
Aşk gecesi oldu o gecenin adı... 
 
Toplumsal olayları gündemine alan yazar ve şair M. Sait Uluçay, “Sürgün ve Aşk“ Romanıyla 1944 yılında Rusya’da çıkarılan Toplu Sürgün Kararnamesi ile başlatılan bir soykırımı, Kırım’ın Yalta şehrinden Özbekistan’a sürgün edilen, 12 yıllık sürgün hayatından sonra Türkiye’ye kaçak olarak gelen bir ailenin can yakıcı ve dramatik hayatına dokunarak anlatıyor. Sürgün yıllarında çekilen acılara, sonrasında yaşanan aşklara ayna tutuyor. 
 
M. Sait Uluçay’ın merakla beklenen romanı Sürgün ve Aşk, arı duru bir dil ve ustalıkla yapılan betimlemelerle akıcı bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceda5379-ea1d-4664-95b9-20d1e516713d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fra Morket Til Lyset</image:title>
            <image:caption>Ikke se kunst som adskilt fra livet. Og ikke begrense det til visse mønstre. 
La livene våre være kunsten selv.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb7f2451-7758-4e74-b5c7-b36888b9bbfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Diriliş Haktır</image:title>
            <image:caption>Dirilişin en büyük delili dünyada gözlemlenen rahmet hakikatidir. Bu hakikat sonsuzdur. Kâinatın geleceğinde hâkim olacak olan o hakikattir. Varlık, varoluş ve hayat somut bir rahmettir. Rahman ismi o rahmetin kanun şeklindeki tecellileridir. Rahim ise olağanüstü olan tecellileridir. Evet Rahmet hakikati Allah için yaratmak demektir. İnsan için de başarı manasına gelir. 
 
 Rahmet kelimesi yumuşaklık özellikle kalp yumuşaklığı demektir. Allah için maddi bir kalp düşünülemeyeceği için; bu kavramın Allah hakkında kullanılmasının mecaz olduğu anlaşılır. Demek nasıl bir insanın kalbi yumuşadığında iyilik yapar; güzel işler görür. Aynen öyle de Allah’ın (sonsuz soyut varlığın) tenezzül edip hakiki varlığa göre yumuşak ve feminen bir yapı olan maddeyi sonra hayatı sonra baharı ve rızkı yaratması, Ona has bir rahmet (yumuşak davranış) biçimidir. 
 
Demek her varoluş bir rahmettir. Varoluş süreci içinde -273 ile 10 milyon oC’yi dengeleyip cennet gibi dünya küremizi hayata elverişli yapması da bir rahmettir. O aşkın varlık için bir tenezzüldür; başka benliklere bir şefkattir. Dünyamızda dahi sonsuz diyalektik yapıları ve olayları dengeleyip dünyayı hayata bir beşik yapması, aileyi bir yuva kılması, hayatı bir huri gibi çalıştırması yine rahmettir. 
 
Evet, ilk yaratılış sonsuz ihtimalden bir tek ihtimal iken gerçekleştiği gibi insan bireylerinin dirilişi de sonsuz ihtimalden bir ihtimaldir; o da gerçekleşecektir. Sonsuzda yazılım ile her şey kolaylaşır. 
 
Evet yetmişli yıllardan sonra her şeyin her varlığın özellikle hayatın özellikle DNA ve Beynin sonsuz ihtimaller içeren birer yazılım oldukları ilmen anlaşıldı. Yazılımda hiçbir şey kaybolmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4b7db28-3d80-4869-afed-5f625b678fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten&apos;in Maceraları Cilt 3 Üç Kitap Birarada (Ciltli-Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a61b9c6-7619-4123-9de2-76f079ae6d00.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten&apos;in Maceraları Cilt 5 Üç Kitap Birarada (Ciltli-Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41b8770c-1f62-4ab3-8659-a566c7d4420a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten&apos;in Maceraları Cilt 4 Üç Kitap Birarada (Ciltli-Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d6f6bfa-e49c-4d54-92d4-3eff2a514f7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten&apos;in Maceraları Cilt 8 Dört Kitap Birarada (Ciltli-Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fce4eea7-6173-4374-83d3-c1e869026209.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten&apos;in Maceraları Cilt 7 Üç Kitap Birarada (Ciltli-Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a98196a7-2f24-433a-a297-83da691be4fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Henry James ve Roman Sanatı</image:title>
            <image:caption>Roman sanatının dünya çapındaki ustası Henry James (1843-1916), uzun yazarlık yaşamı boyunca yirmiye yakın roman, yüzü aşkın öykü, oyun eleştiri yazıları yazdı, gezi kitapları yayımladı. Verdiği ürünlerle, İngiltere ve Amerika&apos;da, roman türüne büyük saygı kazandırdı. Bunların yanı sıra, Henry James ortaya koyduğu edebi yenilikler ve geliştirdiği kurumsal temellerde dünya edebiyatının öncülerinden biri olmaya hak kazanmış bir yazardır. Ünal Aytür, Henry James ve Roman Sanatı&apos;nda, Henry James&apos;in bize bıraktığı bu büyük mirası eserleri aracılığıyla inceliyor, onun sanat anlayışını, biçim ve yöntem kaygısını ve anlatım tekniğini tam bir yetkinlikle ele alıp çözümlüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/461b39f3-8f2d-414e-9da1-aafe38d7e284.jpg</image:loc>
            <image:title>Albay Jack (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Daniel Defoe (1660-1731): Londra’da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatından sonra siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözüpek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin akabinde, 1719 yılında onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Defoe’nun pikaresk sayılabilecek romanlarından biri olan Albay Jack, tema olarak epey benzerlik taşıdığı Moll Flanders eseriyle aynı yıl, 1722’de yayımlanır. Daniel Defoe, hayatına hırsızlık ve yankesicilikle başlayan yetim Albay Jack’in suç dünyasındaki sürükleyici maceralarını, Virginia’da kölelikten çiftlik sahipliğine ulaşmasını, pek çok Defoe karakteri gibi ticaretle zenginleşmesini, talihsiz evliliklerini, savaşlara katılmasını, tövbekâr oluşunu benzersiz üslubuyla capcanlı gözlerimizin önüne getirir. Tek bir insanın hayatına sığması, peş peşe gelmesi neredeyse imkânsız görünen onlarca tesadüf Daniel Defoe’nun ayrıntıcı kalemi sayesinde Albay Jack’te hayat bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbe59ae1-17db-4fc6-9cc1-c2697c7a04e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gözyaşı, Bir Gülümseme (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir Gözyaşı, Bir Gülümseme (1914), Halil Cibran’ın ABD’de yaşarken el-Muhacir gazetesinde yayımlanan yazılarını bir araya getirir. Bu kısa deneme ve öykülerde yazar, modern dünyanın yozlaşmışlığı, duygusuzluğu içinde “insan” kalabilmenin yollarını şiirsel bir uslup ve engin bir hayal gücüyle araştırır. Cibran’ın düşüncesinin hem estetik hem de politik yönlerine ışık tutan bu metinlerin her kelimesi, güzelliğin, hayal gücünün, sevginin ve vicdanın zaferini getirecek yarınlara karşı hasretle ve umutla doludur. 
Bu yazılar Cibran’ın daha sonraki eserlerinde ifadesini bulacak olan eleştirel bakışın tohumlarını barındırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04ba8a30-2596-48e6-a551-4ec3079b9471.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Gelen - Bütün Şiirleri 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Asım Bezirci’nin üç ciltte derleyip günümüz Türkçesine aktardığı Tevfik Fikret’in bütün şiirlerinin birinci cildi Geçmişten Gelen, gözden geçirilmiş haliyle uzun bir aradan sonra yeniden okuruyla buluşuyor.  “Fikret, edebiyatımızı asrileştirerek, insanileştirerek hakiki rolünü hakkıyla ifa etmiş bir dâhimizdir.” Ziya Gökalp, Muallim, 1917 “Fikret’e küçük bir burjuva aydınıydı demekle onun memlekete yaptığı muazzam hizmetleri, sanatta ulaştığı baş döndürücü merhaleyi inkâr etmiyoruz. Büyük ve ana hattında, iyi manada ‘insaniyetçi’ şair Tevfik Fikret’in faaliyet gösterdiği devirde, içinde bulunduğu muhitte başka türlü de olması mümkün değildi. Fikret yaşadığı devirde, bulunduğu muhitte, en iyi ve en ileri ne olmak mümkünse onu olmuştur…” Nâzım Hikmet, Resimli Ay, 1930 “Tevfik Fikret’i ilk defa 1912 yazında, arkadaşım Şefik Esad’ın delaletiyle tanıdım. On seneden beri şiirine aşina idim. Kendi neslimin bütün çocukları üzerinde olduğu gibi, ruhumda, ahlakımda, zevkimde, lisanımda, sanatımda en büyük tesiri o icra etmişti…” Yahya Kemal, Siyasi ve Edebi Portreler, 1963</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c434a42f-6a5e-4e6c-bbe5-727c73ab2e88.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson&apos;un Mavi Evi</image:title>
            <image:caption>Anlatıcımız Robinson rumuzlu tuhaf, gizemli, toplum dışı bir karakterdir. İnternette “Cuma”sını bulup sohbete girişen Robinson ona hayatını, çocukluğunu, gezdiği onlarca şehri, bu şehirlerde inşa ettiği kendisine benzer tuhaflıktaki evleri ve yaşadığı maceraları anlatır. Birbirlerini tanımazlar, Robinson peşindekileri atlatmak için devamlı yer değiştirmek zorundadır, bu yüzden babasından kalan akılalmaz servetin de yardımıyla mekânlar ve kimlikler arasında izini belli etmeden gezinir durur. Maceraları onu Güney Pasifik’teki adalardan Londra’daki zindanlara; Varşova’daki bir tren istasyonundan İstanbul’daki gizemli bir otele; Lüksemburg’daki bir villadan New York’taki bir gökdelenin tepesine taşıyacak fakat Robinson nereye giderse gitsin aynı çay rengi ışığı, aynı kahverengi kadifeden tangoyu, aynı tarçınımsı kokuyu; yani evini arayacaktır. 
Fantastik Alman edebiyatının önde gelen temsilcilerinden Ernst Augustin, uzun yıllar psikiyatr olarak çalıştı, klinikler yönetti; Afganistan, Pakistan ve Hindistan’da nöroloji alanında önemli çalışmalara imza attı. 2009 yılında görme yetisini kaybeden yazar 2019 yılındaki ölümüne kadar eser vermeyi sürdürdü. Robinson’un Mavi Evi, okuruna Herman Hesse ödüllü Ernst Augustin’in büyüleyici hayal gücüyle resmettiği tablolar arasında akıp giden, şiirsel bir yolculuk vaat ediyor. 
“Daniel Defoe, bu öykünün eski, epeyce gerilerde kalmış bir uyarlamasında en inanılmaz, en maceralı hayatı kendisinin yaşadığını söyler. 
Ben de derim ki: Ben de!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:09:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a916393-4a5b-4411-b6ff-9832abc9d992.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! - Yeni Öğretmen</image:title>
            <image:caption>Mert’in sınıf öğretmeni değişti. Yeni öğretmenle dersler başladı. Ama bu öğretmen çocuklara devamlı şarkılar söyletip oyunlar oynatıyor. Acaba yeni şeyler öğrenmeyecekler mi? 
Yeni deneyimlere açık olmanın önemi üzerine bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>