﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df4a583-c59a-41d7-afdf-8bcd55d90869.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Kaşifler - Derin Deniz Dalgıcı Tobi</image:title>
            <image:caption>KEŞFETMEYE HAZIR MISIN? 
Yavru kaplan Tobi, okyanusun derinliklerine doğru olağanüstü bir yolculuğa çıkıyor. İhtiyaç duydukları cesaret, kararlılık ve bir küçük denizaltı. 
Sen de Tobi’nin serüvenine katıl ve gerçek okyanus kâşiflerinin ilham veren yaşam öykülerini öğren. 
BAKALIM BU SERÜVEN SENİ NERELERE SÜRÜKLEYECEK?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02acd4c9-ac25-48de-888f-57343363c184.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramıza Hoş Geldin Penguen</image:title>
            <image:caption>Büyüdükçe diğer penguenlerden farklı olduğunu anlayan Pıtır, sıra dışı görüntüsü yüzünden ailesini bulmaya karar verdi ve yola çıktı. Pıtır’ın peşinden giden en yakın arkadaşı büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldı. Pıtır en yakın arkadaşına yardım etmek için ne yapacaktı acaba? 
Çocuklar farklılıklar ve uyum içinde yaşamanın önemine dair yeni bakış açıları kazanırken, bilgi sayfalarından penguenlerle ilgili bilgi de edinebilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/747a2bc0-91ee-46ec-87e1-ff5f25f4f2fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak</image:title>
            <image:caption>Bazen yapayalnız durur yukarıdan bakılınca. Oysa çok kalabalıktır içini görünce… 
Her gün baktığın, dokunduğun, bastığın toprağa dikkat ettin mi hiç? Yaşamın kaynağı toprağı daha iyi tanımak, keşfetmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b6d1e58-458f-4b10-9aca-8359f02194d7.jpg</image:loc>
            <image:title>1, 2, 3, Dinozor !</image:title>
            <image:caption>Katır kutur, hutur, hotor! Olalım birer dinozor! 
Bir, iki ve de üç gelsin. Herkes var gücüyle Gürlesin! 
Nasıl dinozor olunur öğrenmek ister misin? 
O halde Tom’u izle! 
Ayağını güm güm yere vur, kuyruğunu şrak şrak şaklat ve bu cıvıl cıvıl kitaptaki hareketlere sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a301e4-4b16-4c7e-97a5-7cf9f148805a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılarla Yaratıcı Boyama - Çevre</image:title>
            <image:caption>Sayıları renklerine göre boya, eğlen! İstersen sahnelere kendi çizimlerini de ekleyebilirsin. 
Dikkat ve odaklanmayı artıran yaratıcı boyama sayfaları, çocukları görsel algı becerilerini geliştirecek eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f395999e-795c-4b92-ae3e-5cc84506c593.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapsayıcı Eğitim Pedagoji,Teori ve Uygulama Perspektifleri</image:title>
            <image:caption>Kapsayıcı eğitim, “tüm öğrencilerin; yaşadıkları fiziksel, zihinsel, sosyo-ekonomik herhangi bir zorluktan bağımsız olarak, temel müfredattaki öğrenme hedeflerini karşılayan yüksek kaliteli eğitim, müdahale ve destek almak için kendilerine yakın okullarda yaşlarına uygun akranlarıyla “genel” eğitim sınıflarına yerleştirildiği” yenilikçi bir eğitim paradigmasını ifade eder. Çağdaş eğitim; engelli, üstün zekalı, mülteci vb. öğrencilerin öğrenme sürecine tam olarak dahil olduğunda daha iyi, daha zengin ve daha etkili ve verimli çıktılar elde edilebileceği inancını benimser. Okulda birlikte büyüyüp öğrenerek, çeşitli yeteneklere, ilgi alanlarına ve geçmişlere sahip öğrenciler, çeşitliliği bir topluluk normu ve zenginlik olarak deneyimler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8825ff9-bb53-414f-ad4c-22522a7b115f.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Kuramları ve İnsan Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Psikolojinin ve gelişim biliminin belli başlı kuramsal yaklaşımlarının açıklandığı bu kitap, okuru bilimsel bir yolculuğa davet etmektedir. Kitapta; aklın, duyguların, davranışın, öğrenmenin ve gelişimin anlaşılmasına kılavuzluk eden hem öncü bilim insanlarının klasik çalışmaları hem de yakın zamanda ortaya çıkan modern yaklaşımlar tanıtılmaktadır. Ayrıca, kuramlarla bağlantılı bazı araştırmalar da sonuçlarıyla birlikte sunulmuştur. Kuramsal yaklaşımlar, yalnızca özet olarak değil, ince ayrıntılarıyla kapsamlı olarak sunulmuştur. Açık ve net anlayışa hizmet etmek üzere kuramcıların kendi ifadelerine sık sık yer verilmiştir. Bu ifadeler yazarın açıklamalarıyla desteklenmiştir. Gerçek yaşam örnekleri kuramlara hayat verirken derin kavramların daha iyi anlaşılmasına yardım etmektedir. Kitapta kullanılan terimlere yönelik sözlük de psikoloji ve gelişim bilimindeki anlayışa katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9edaeec9-58a0-4068-aeee-80948ecc7b43.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Tiyatrosu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, öğrencileriyle tiyatro çalışması yapmak isteyen öğretmenlere kılavuz olması için hazırlandı. Kuramsal dayanakları olmakla birlikte daha çok alıştırma ve uygulamalara yer verilmiştir. Şüphesiz yaratıcılık ve sanat, özgün olanın peşindedir. Bu da tek bir yol düşüncesini reddetmekten geçer. Bu kitap içinde yer alan uygulamalar düşünce kurgum içinde ve çalışmanın sınırlılıkları içinde ortaya çıktı. 
Bu kitap bu bağlamda satrançtaki taşların hareket biçimlerini anlatıyor diyebilirim. O hareket biçimleriyle çok farklı oyunlar kurmak nasıl mümkünse öğretmen yönetmen de çok farklı uygulamalar yoluyla farklı kurgulara ulaşabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a614eada-5832-4114-b878-b37506668b25.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmen Eğitiminde Etik ve Ahlak</image:title>
            <image:caption>Eğitim kurumları, toplumu oluşturan bireylerin hayata hazırlanması gereksiniminden ortaya çıkmıştır. Bir toplumun bireylerini eğitme sorumluluğunu üstlenen eğitim kurumları-okullar ve eğitme görevini üstlenen eğitimcilerin-öğretmenlerin eğitime dönük eylem ve işlemlerini etik ilkelere uygun olarak yapmaları bir zorunluluktur. Eğitim kurumlarının-okulların temel girdisinin ve üzerinde çalıştığı ham maddesinin insan olması, etiğin eğitimsel eylemlerin özeğinde olmasını gerekli kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b673946f-b5b6-44a0-83aa-cb29d861ed6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Ekoloji Kuramının Sosyolojik Analizi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı, toplumsal ekoloji kuramını incelemek; sosyoloji ve çevre sosyolojisinin temel kuramları ve konuları çerçevesinde tartışmaktır. 
Bookchin’in geliştirdiği toplumsal ekoloji kuramı, çevre sorunlarına yönelik, derin ekolojinin türcü ve liberal çevreciliğin teknik yaklaşımlarına karşın toplumsal bir yaklaşımdır. Kuram, genelde sosyoloji ve özelde çevre sosyolojisi alanına dahil edilebilir. Kuramsal olarak toplumsal ekoloji, ekolojik krize tahakküm, hiyerarşi ve kapitalizm gibi makro bir çerçeveden yaklaşmaktadır. Bu nedenle mikro değil, makro bir kuramdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f62e7a55-5ff8-4bf1-a759-9079ea8fb66f.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Dönemde Hadis ve Babanzade Ahmed Naim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sünnet ve hadis, tarih boyunca Müslüman toplumların asgari müştereklerini belirleyen en temel hususlardandır. Onun bu öneminden ötürüdür ki bu ilme dair çalışmalar günümüze değin durmaksızın devam etmiş; kimi zaman bir kitabın satırlarında kimi zaman bir hattatın kaleminde tezahür etmiştir. Elinizdeki eser de hadise dair bu süregelen çabaya mütevazı bir katkı olmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada öncelikle Bağdat’ta başlayıp İstanbul’da sonlanan hayat serencamında felsefe, mantık, psikoloji gibi ilimlerin yanı sıra hadis çalışmaları ile de adından söz ettiren Babanzâde Ahmed Naîm’nin hadis şerhçiliği ve hadis ilimlerine dair birikiminin ele alındığı çalışmalara; peşi sıra ise modern dönemde oryantalizm-hadis münasebetine, hadis araştırmalarında teknolojik imkanlara ve Arap dünyasında hadisler hakkında yapılan akademik çalışmaların değerlendirilmesine yönelik metinlere yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6482a675-e774-4b23-97c7-c09cea1e658f.jpg</image:loc>
            <image:title>Babanzade Ahmed Naim Ailesi ve İlmi Kişiliği (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küllî bir Osmanlı alimi olan Babanzâde Ahmed Naîm, çok yönlü entelektüel birikimini hadis metodolojisi ve yorumuna yansıtmakla temayüz etmiş bir şahsiyettir. Metodoloji ve yorum, bir ilmî disiplinin tekâmül göstergeleridir ve birbirleriyle yakından ilişkilidirler. Bu alanlarda kalem oynatmak büyük bir vukufiyet ve ehliyet gerektirir. Zira bir metnin nasıl anlaşılması ve yorumlanması gerektiğine dair esasları ortaya koymaya çalışan metodoloji, yorumun da zeminini oluşturması hasebiyle bir disiplinin akademik standartlarını ifade eder. Bu alana yapılan her katkı; bilgiyi üretme, yorumlama ve güncelleme adına zikre değer bir çabadır. Buhârî muhtasarı Tecrîd-i Sarîh tercümesine yazdığı mukaddime ile hadis ilmine önemli bir metodolojik katkı sunan Ahmed Naîm, aynı zamanda felsefeden psikolojiye, edebiyattan filolojiye geniş bir yelpazedeki birikimini bu esere yansıtarak disiplinler arası çalışmaların nitelikli eser üretmede ne kadar önemli olduğuna dair en dikkat çekici örneklerden birini teşkil etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/167e1f3b-a6da-4124-9598-d7448cb894a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Hadis Meselelerinin Anlaşılması ve Yorumlanması (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İslam’ı tebliğ ve tebyin eden emsalsiz örnek Hz. Peygamber’in sözleri ve dönemindeki olaylar karşısındaki tutumları her zaman yeniden yorumlanmış, metinler hayatla harmanlanarak yeni problemlere karşı İslam dünyasında kökünü sağlam temellerden alan çözümler sunulmuştur. Modern dönemde Hz. Peygamber’in İslam’ı öğretme biçimi olarak takdim edilebilecek sünnetin ve hadisin yorumlanması da mütemadiyen devam etmektedir. Bu faaliyetin bir kısmını ilgili branşın teknik meseleleri oluştururken diğer kısmı ise doğrudan metinlerin anlaşılmasına matuftur. Fakat her iki arkın da nihayetinde aynı mekânda buluştuğu ve değişen hayat karşısında rehberlik ihtiyacı hissedenlere çözümler sunma uğraşında olduğu aşikardır. Hz. Peygamber’in bu eşsiz beyanlarına dair çabanın biteviye devam edeceği, onun (s.a.v) beyanlarına meftun olanların hiç bitmeyeceği ise izahtan varestedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f78f8926-33f7-4fb2-964d-db2d613e2158.jpg</image:loc>
            <image:title>İkna Etmenin Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Hiç tanımadığınız bir grup yabancı insanla bir akşam yemeğine davet edilseydiniz ne yapardınız? Üstelik yemekleri hep birlikte pişirecek ve masaya oturana kadar soyadınızı bile paylaşmayacak, sadece sohbet edeceksiniz. Sıra yemek masasına oturmaya geldiğindeyse hemen yanı başınızdaki konuğun Nobelli bir biliminsanı olduğunu öğrendiğinizde tepkiniz ne olurdu? Davranış bilimcisi Jon Levy&apos;nin parası, itibarı ve statüsü yoktu, ama hiç tanımadığı ödüllü biliminsanlarını, CEO’ları ve bir prensesi makarna haşlamaya ve bulaşıkları yıkamaya ikna edebildi. Öyle ki bu eşsiz akşam yemeği deneyimleri büyüyerek dünya çapında türünün ilk özel topluğu haline geldi. Peki işin sırrı neydi? Jon Levy, ikna psikolojisi, insan davranışları ve sinirbilimin şaşırtıcı verileriyle etkili insanları ikna etmenin ve hayatınızın akışını değiştirmenin yöntemlerini uygulamalarıyla açıklıyor. Kişisel bağları geliştirmeye odaklanan bir stratejiyle anlamlı ve güvene dayanan ilişkiler kurma yöntemlerini ustalıkla anlatıyor. Hayatın ne kadar iyi olabileceğini keşfetmek, kararlarınızı gerçekten neyin etkilediğini, sizi nelerin başarılı kıldığını ve hepsinden önemlisi, bir sonraki arkadaşınızın kim olabileceğini görmek istiyorsanız siz de bu akşam yemeğine davetlisiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1cacd27-c7e2-4066-b490-689273b1a765.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Ülkelerine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Jack London’un yapıtları görkemli ve sürekli bir destandan alınma sürükleyici serüven parçaları gibidir. Jack London, &quot;Düş Ülkelerine Yolculuk&quot; adlı romanında, San Francisco’da yaptırdığı Snark adlı teknesiyle, Güney denizlerinin yakıcı güneşi altında iki yıl süren yolculuğunu sürükleyici bir dille anlatıyor. Yer yer fantastik öğelerle süslü nefes kesici bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d3a73f1-d5d7-4829-b482-548d509e141f.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkili Gençlerin 7 Alışkanlığı</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın çoksatanlar listesine giren
Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı kitabından uyarlandı.
 
Sean Covey’in dönüm noktası niteliğindeki kitabı Etkili Gençlerin 7 Alışkanlığı milyonlarca gencin yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Özgüven ve başarı için harika bir el kitabı. Şimdi dijital çağ için güncellenen bu klasik kitap, gençlerin yaşadığı zorluklara ve hayatımızı değiştiren kararlara 7 Alışkanlığın zamansız ilkeleriyle yeniden dokunuyor. Covey, gençlerin öz saygılarını geliştirmelerine, sağlıklı arkadaşlıklar kurmalarına, akran baskısına direnmelerine, hedeflerine ulaşmalarına, ebeveynlerinin önemini bilmelerine ve siber zorbalık ile sosyal medya gibi zamanımızın yeni zorluklarının üstesinden gelmeleri için okurlarına oldukça basit bir yaklaşım sunuyor. Ayrıca bu kitabı okurken sıkıcı olağan kitap sayfalarıyla değil dünyanın dört bir yanından gencin inanılmaz deneyimleriyle, ilham veren karikatürlerle, yaratıcı fikirlerle ve ezberlemek isteyeceğiniz alıntılarla karşılaşacaksınız.

Etkili Gençlerin 7 Alışkanlığı, bir genç olarak hayata tutunmak ve
gelişmek için okunması gereken bir kılavuz niteliğinde.
 
“Her genç, Etkili Gençlerin 7 Alışkanlığı kitabını okumalı. Tüm öğrencilerimin okuması gereken bir kitap!”
-SALOME THOMAS-EL
 
Etkili Gençlerin 7 Alışkanlığı, günümüzün dijital çağı için güncellenmiş haliyle gençlerin en önemli başarı rehberi olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e57667-e1e1-4948-a326-55304feb8484.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten&apos;in Maceraları Cilt 6 Üç Kitap Birarada (Ciltli-Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff8cada4-8621-4c16-b443-0fd5a7e51c73.jpg</image:loc>
            <image:title>Petek Böceksever Arıları Kurtardığında</image:title>
            <image:caption>Catherine Jacob, ekolojinin yapı taşlarından olan böcekleri, özellikle arıları okurlara sevdirmek için şahane bilgiler ve veriyor. 
 
Unutmayın böcekler, arılar yoksa Dünya’da yok. 

Petek Böceksever’le tanışmaya hazır mısın? 
O böceklerin yapışkan salgılarından iğrenmiyor. 
Karmakarışık örümcek ağları, 
Ya da çamurlanan botları hiç rahatsız etmiyor onu. 
Ne kadar sümüksü ya da tüylü olurlarsa olsunlar, 
Böcekleri her şeyden çok seviyor. 
Üstelik arıların ona çok ihtiyacı var. 
 
Petek, elinden bırakmadığı sihirli büyüteciyle, 
Vızıldayan biricik böcek arkadaşlarının yardımına koşuyor. 
Arıların evlerini kaybetmesine engel olabilecek mi sence? 
 
Bu kitabın ön ve arka sayfalarına göz atarken beynini vızır vızır çalıştıracak bilgilerle karşılaşacaksın. Sen de Petek gibi gerçek bir böcek seversen ya da artık böceklerden korkmak istemiyorsan bu hikâye tam sana göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc3b420d-1a78-45b2-a5f9-6ece824895fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağışıklığın Arka Bahçesi</image:title>
            <image:caption>‘Bilim’in Gerçeklerinden ‘İlim’in Hakikatlerine 
 
Bulaşıcı hastalıklar, mutasyon, bağışıklama, bağışıklık sisteminin ayarı ve detoks fonksiyonu, antikorların anlamı, sebep-sonuç ilişkilerinin doğru yorumlanması, bilimsel araştırmaların nasıl yapılması gerektiği ve ayna nöronlar ile ilgili ezber bozan bilgiler... 
 
Mutasyon denilen fenomenin amacı da ne olduğu da anlatılanlardan çok daha farklıdır! Pratikte uygulamada olan bağışıklama yönteminin zararlı olduğu iddiasının arkasında gerçekte ne var? Bu arada antikor seviyesini tespit etmenin bulaşıcı bir hastalıktan korunma ve bağışıklık durumunun tespitinde hiçbir kıymetinin olmadığını biliyor muydunuz? 
 
Ölümcül sandığımız birçok mikrop, zannettiğiniz kadar yıkım/istila gücüne sahip değil! Öyleyse öldüren veya ağır kliniğe yol açan ne? Peki şuna ne dersiniz? İmmün sistemi güçlendirmek çoğu vakada iyi bir şey değil ve hatta zararlı bile olabilir! Bağışıklık sisteminin
aslında vücudun en güçlü detoks organı olduğunu biliyor muydunuz? Bir de geriye sarıp şu soruyu soralım: Ya bazılarının dediği gibi virüs diye bir mikrop yoksa? 
 
Maske uygulamasının beyindeki ‘Ayna Nöronlar’ ve ‘Yüz Tanıma Sistemi’ üzerindeki etkileri ve bunların sonuçları neler? Bilimsel araştırmalarda kullanılan plasebo ve noseboyu bir kenara bırakın; esas ‘sebo&apos;ya bakın. Peki ama bu sebo da nedir? 
 
Doç. Dr. Cüneyt Konuralp, bu kitapta ‘bilim’in gerçeklerinden ‘ilim’in hakikatlerine bilinmeyen ve üstü örtülen yanlarıyla Bağışıklığın Arka Bahçesi’ni anlatıyor… Pandemi sürecinde söylenmeyenleri deşifre ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0d9ac7-b911-4eb6-9905-0a6040fad62e.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Bir Takvimin Geleceği</image:title>
            <image:caption>“Ben bir anarşistim ama bu bomba taşıdığım anlamına gelmez. Kapitalistlerin ve siyasetçilerin çok daha tehlikeli olduğunu bildiği bir şey taşıyorum:
Onların hükmünden kurtulup özgür kalma hayalini!”
 
Bir yanda kadınlara üzerine basılıp çiğnenmesi gereken bir böcek gibi bakan Ahlak Savaşçısı Comstockçılar, bir yanda ise özgür bir gelecek yaratmanın telaşıyla yanıp tutuşan
Harriet’ın Kerimeleri.
İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılmasının belli bir grubun tekelinde olduğu ve kadınların yalnızca annelik yapmak için yaratıldığı görüşünün hüküm sürdüğü bir dünya inşa edildi.
Kerimelerinse tek bir derdi var: Cinsiyet gözetmeksizin her bireyin bedeni ve geleceği hakkında yalnızca kendisinin söz sahibi olabilmesi.
Belli bölgelerdeki kayalıklarda bulunan Zaman Makineleri aracılığıyla yalnızca seyyahların zamanda yolculuk yapabildiği bir dünya düşleyin. Bir seyyah, Ahlak Savaşçısı bir Comstockçı da olabilir Harriet’ın Kerimeleri’nden biri de.
Ve zamanda tashih yapabiliyorlar.
Başka Bir Takvimin Geleceği, bizi 2022’den çekip çıkarıyor. Kendimizi 1992’de, Alta California’da bir punk rock konserinde de bulabiliyoruz, üstümüze türlü deniz canlılarının yapıştığı Ordovisyen Devri’nde de,1800’lü yıllarda, Osmanlı işgalindeki Raqmu’da da...
Tarihin tozlu sayfaları karıştırılıyor ve seyyahlar tarihi yeniden yazma mücadelesine girişiyor.
 
“Bir daha hiçbir genç kız, yaşadığı bedensel durumu, değiştiremeyeceği bir kadere dönüştürerek kanunlar tarafından çaresizliğe sürüklenmeyecek!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6d2bab-25ac-4339-87f3-5c3e6776fb9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Ruhlar Durağı</image:title>
            <image:caption>Hassas kalpler, kalplerin en güçlüsüdür. 
 
Birebir aynı görünsek bile ikiz kardeşim Rosemary’nin benden farklı olduğunu hep biliyordum… Duygularını kontrol edemeyen ve hemen her şeyden kolayca etkilenip kontrolden çıkabilen kız kardeşimin, bu zalim dünyanın kötülüklerinden korunmaya bana göre çok daha fazla ihtiyacı vardı. Ancak ne yazık ki o ellerimden kayıp giderken hiçbir şey yapamadım. Rosemary’yi bu hayattan koparıp alan şeyin zatürre olduğunu söylediler ama ne fark ederdi ki? Diğer yarım çekip gitmişti işte. Altı yıl… Tam altı yıl bu suçluluk hissiyle yaşamaya çalıştım. Ta ki annem de elim bir trafik kazasında yaşamını yitirdikten hemen sonra, benden hiç haz etmeyen üvey babam Alan’ın sakladığı büyük sırrı keşfedene kadar… Yanlış duymamıştım, Rosemary yaşıyordu! Onu, Willowbrook denilen ama yaşadığımız çevrede adı pek de iyi anılmayan bir okula yollamışlardı fakat şimdi kayıptı. Acilen oraya gidip güzel, tatlı Rosemary’mi bulmam gerekiyordu. Öyle de yapacaktım. 
 
Evet, Rosemary’nin benden farklı olduğunu hep biliyordum. Bilmediğim asıl şeyse kardeşimin bedeninden çok daha uzun zaman önce kaybolan ruhunu aramam gerektiğiydi çünkü Willowbrook asla bir okul değildi. Orası kayıp ruhların en acımasız ve insanlık dışı koşullarda alıkonulduğu bir tür akıl hastanesiydi. Ne acıdır ki bunu, akıl hastanesinden kaçmış bir hastaya tıpatıp benzeyen biri olarak oraya gittiğimde öğrenecektim. 
 
Ben Sage Winters, Rosemary Winters’ın ikiz kız kardeşiyim. Tamamen sağlıklı ve akıllıyım ama buradakiler benim Rosemary olduğumu sanıyor. Üzerimde bir deli gömleği, bileklerim deri kayışlarla bir sedyeye bağlı hâlde tüm dünyaya gerçekleri anlatmaya çalışıyorum. Kendi ruhum da bu izbe yerde sonsuza dek kaybolmadan önce bir şeyler yapmalıyım fakat korkarım tamamen çaresizim. 
 
Onlar inanmasa bile siz bana inanıyorsunuz, değil mi? 
 
Ellen Marie Wiseman’ın usta kaleminden dökülen Kayıp Ruhlar Durağı, son sayfasına dek elinizden bırakamayacağınız, size insan olmanın, iyiliğin ve kötülüğün anlamlarını tekrar tekrar sorgulatacak bir şaheser</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a5a999b-95a1-4b57-9f86-acf3c2c654cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Keman Eğitimine Yeni Başlayanlar İçin Dizisel Alıştırmalar 1</image:title>
            <image:caption>KEMAN EĞİTİMİNE YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN DİZİSEL ALIŞTIRMALAR I 
SCALE EXERCISES FOR BEGINNERS IN VIOLIN EDUCATION I</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7d1ba93-c891-4673-b9d5-081733541f33.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Kadınların Sendikal Örgütlenmedeki Yeri</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Kadınların Sendikal Örgütlenmedeki Yeri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f3965a-5b08-40d4-a89f-99583a25db21.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada 100 Kişi Olsaydı</image:title>
            <image:caption>Dünya üzerinde milyarlarca insan yaşıyor ama hepsini birden kafamızda canlandırmamız zor! Hadi dünyanın küresel bir köy olduğunu ve bu köyde 100 kişinin yaşadığını hayal edelim. Herkes nasıl yaşıyor? Fiziksel özellikleri nasıl? Hangi dili konuşuyorlar? Hepsinin hayatı aynı mı?  
 
Dünyada 100 Kişi Olsaydı, “Dünyada toplam kişi var?” sorusuyla başlıyor ve dünyada yaklaşık sekiz milyar kişi olduğu için yazar, okuyucuların bu kadar büyük bir sayıyla düşünmek yerine dünyanın sadece 100 kişiden oluştuğunu hayal etmelerini öneriyor. Bu şekilde, kitapta hayal edilen küresel köydeki her bir kişi, yaklaşık 80 milyon kişiyi temsil ediyor. Yazar, daha kolay anlaşılan 100 kişi sayısını kullanarak, &quot;Herkes nerede yaşıyor?&quot; gibi 10 büyük soru soruyor. Örneğin enerjiyi idareli kullanmayı, çevre dostu çözümleri, israfı nasıl azaltabileceğimiz gibi önemli soruları gündeme getiriyor. 
 
Birçok araștırma belgesi, kitap ve internet sitesinden derlenen güncel istatistik verileriyle yazılmış olan Dünyada 100 Kişi Olsaydı ortak yönlerimizi ortaya koyarken, gezegendeki birçok kişiyi etkileyen konuların da altını çiziyor. Bu düşündürücü kitap, el ele verirsek sorunları çözebileceğimizi, istediğimiz gibi bir gelecek yaratabileceğimizi vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/974bcebd-e58b-4486-92e3-5912d6c7fbc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ünlü Uyumu</image:title>
            <image:caption>Bir komedyenin bu kadar çok insana ilham olabileceğini kim bilebilirdi? Kaan Sekban, hayalinin peşinden gitmeyi başaran, bunu yaparken insanları doyasıya güldüren, bir yandan da umut aşılayan bir isim. Onun hayatından anekdotlar okurken ünlüsünden ünsüzüne tüm ülkenin çabasına, beklentisine ve kurduğu düşlere de tanıklık edeceksiniz. 
Sahnelerin parlayan yıldızı Kaan Sekban, on yıllık kurumsal kariyerinin ardından sahneye çıkış hikâyesini anlattığı ilk kitabı Tebrikler Kovuldunuz’dan sonra bu kez, bir yandan şov dünyasında geçen beş yılının perde arkasını en filtresiz haliyle okurlarına açarken, diğer yandan onları bankacılık yıllarından da çok daha geriye, çocukluğuna doğru samimi ve sansürsüz bir yolculuğa çıkarıyor. Türkiye’nin en büyük sahnelerine uzanan macerasını ve hem ülkenin hem de kendinin sınırlarını nasıl aştığını, yolunun kesiştiği büyük ve küçük ünlüleri de hikâyesinin içine katarak anlatıyor. Muzip ve eğlenceli üslubuyla okuru ilk andan sarıp sarmalayan bu anlatıda “Türkiye’de ünlü olmanın kriterleri” ile “ünlü türleri” de kendisine yer buluyor. Kitabın sonundaki “Ünlü Sözlüğü” ise bu insanların “ne derken aslında ne dedikleri”ne dair alternatif ve kışkırtıcı bir düşünceye davet sunuyor. 
“Türkçe bir kelimede düz ünlüden (a, e, ı, i) sonra düz, yuvarlak ünlüden sonra dar yuvarlak (u, ü) veya düz geniş ünlü (a, e) gelirse küçük ünlü uyumu sağlanmış olur. Peki bankacılıktan sonra komedi geldiğinde ne olur? Ne olmaz? Ne olmasa da olur? Ne olmazsa olmaz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/041e2762-756c-43d1-b386-6267952e5945.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrıntı Dergi Kış 2022 (42. Sayı)</image:title>
            <image:caption>2022 yılının sonuna geldik. Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yılına girerken üzerinde durduğumuz eşiği hangi yönde aşacağımıza dair yol ayrımının ufukta iyice belirginleştiği bir zamanı da idrak ediyoruz. Merkezin sürekli olarak sağa kaydığı; radikal sağ bir iktidarın karşısında merkezini sağın oluşturduğu bir muhalefet ittifakının şekillendiği düzenin kıyısında sosyalistler kümeleniyor. Bölüşüm ilişkilerinde emekçiler aleyhine görülmemiş denli artan uçurum, toplumsal taleplerin siyasallaşmasına karşı sürekli diri tutulan zaptetme aygıtlarıyla uygulanan zor, siyasal İslamcıların yurttaşlık alanını erkeklere tahsis ettiği alanlarda iktidar tarafından kollanan kadın ve çocuk düşmanı tarikat-cemaat yapılanmalarının norm haline gelme çabası… Yol ayrımı ufukta belirgin hale geldikçe “düşmanına” göz açtırmayan bir rejim. 
Ayrıntı Dergi’nin önümüzdeki 42. ve 43. sayılarında yeni bir bölüm ile karşılaşacaksınız: “Bir Yol Kavşağında Türkiyeli Entelektüeller”. Seçimi de kapsayan bir yol ayrımına varacak Türkiye’de Kerim Can Kara ve Ulaş Bager Aldemir tarafından Türkiyeli entelektüellerle yapılan söyleşilerden oluşan bu bölüm i. Hükümet değişikliği temel sorunlarımıza çare olacak mı? ii. İlki olmayacağına göre Türkiye’deki demokrat/ilerici kitlelerin rolü, sorumluluğu ve etkisi ne olacak? Sorularını merkeze alıyor. Bu sayıda, Nilgün Toker, Fatmagül Berktay ve Şükrü Argın ile yapılan söyleşiler var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0127194-cac3-42ac-9f1e-86e43f07c268.jpg</image:loc>
            <image:title>Berdel 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı. 
 
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi. Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın. Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu kadını bir felaketin sonunda kaybetti. 
 
Kaybetmekten korkan bir âşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu. Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:   
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım. 
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım. 
Yemin ederim seni benden önce alacak diye çok sevmekten korkuyorum!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/258f9f88-4c63-48c9-a2cd-2ad2b9138b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir evliliği ayakta tutan yegâne güç; adamın sevdası, kadının bu sevdaya sarılışıdır. Mutluluğun formülü birbirini sevmekte saklıdır. Bu formülü bozacak günler Eroğlu Konağı’nın kapısını çaldığında içeri buyur edilir. Bebek hasretinin tutulduğu konakta KUMA rüzgârı eserken kaosa doğru sürükleyen fırtınaya iki kadın, bir adam tutulur. 
Hayat ters köşeden vurarak bebeği olamayan, yıllarca bu eksikliğin acısını pervasızca çeken, hastaneden hastaneye koşan, umut etmekten ve istemekten yorulmayan kadının hayatına kuma gölgesi düşürür. 
Karısının bebeği olmadığı her gün, aşkı daha sağlam ayakta dururken adamın duygularını ve aklını yitirecek kâbus gerçekleşir. Kokladığı gülün üstüne bir kır çiçeği yerleşir, bu çiçek tohumunu verir ve sevdaya tutulmuş adamın kalbi ikiye bölünür! 
Konağa düğünsüz derneksiz, üzerinde bir gelinlikle kapıdan içeri alınan kadını beklediğinden daha zor bir hayat, beklediğinden daha kötü bir evlilik karşılar. Zorlu sınavlara tabi tutulur, aşk ve sevgi yoksunu bir evlilikte ayakta durmaya çalışır. Kocası tarafından merhamet dilenen kadın hâlini alır. 
Sevda bir kadında, tutku bir kadındayken aynı çatı altında zorlu yaşam sürdürülür. 
Araf’ta kalmış bir adamın, bu adama bağlı iki kadının yaşamı zorlu serüvenlerle akıbeti belli olmayan sona doğru gider. Ateş düştüğü yeri yakar, KUMA gelir.  Hasreti kadın dindirir, bebek doğar. Adam ikiye bölünür. Ve aşkı hangi kadın alacak, sorusu akılları alır. 
Ben Ezo! Üzerine kuma gelmiş kadınım. Şimdi sığındığım limanım, kocamın kalbindeki aşkım. 
Ben Şerwan! Bir kadının hayatını kalbine, bir kadının hayatını omzuna alan adamım. 
Ben Beritan! Kuma giden kadınım. Benim tek dünyam, kucağıma aldığım bebeğim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b036dc-405d-4cb2-826e-0a881dbcadc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlencesiz Bir Kral</image:title>
            <image:caption>Jean Giono’ya göre, varoluşsal can sıkıntısından kurtulmak için kendini eğlendirme yolunu seçen bir insanın, kötülüğün cazibesine kapılıp gitmesi işten bile değildir. Yazar, Eğlencesiz Bir Kral’da Pascal’dan ilham alan bu görüşünü kesişen iki kader üzerinden anlatıyor: Kara kışın ortasında, bir dağ köyünde, genç bir kız ortadan kaybolur. Yüzbaşı Langlois vakayı çözmek için köye gönderilir. 
 
Peki asıl canavar kimdir? Sırf eğlenmek için köylüleri öldüren M.V. mi? Yasaları uygulamaktan sorumlu bir polis memuruyken, katili yakalayıp öldürdükten sonra hayvanları öldürme dürtüsüne kapılan ve soğukkanlı bir katile dönüşen Langlois mı? 
 
“Eğer bir kral, duygusal tatminden azade, ruhu okşanmadan, arkadaşları olmadan, boş zamanlarında sadece kendini düşünmesi için yalnız bırakılırsa, işte o zaman eğlencesiz bir kralın zavallı bir adam olduğu görülür.” 
 
Blaise Pascal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/526a9dfe-d9bc-4f98-ae8a-df4bfa69f70a.jpg</image:loc>
            <image:title>Not Again, Ivy! -Peapod Readers -5</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İngilizce öğrenme yolculuğuna Redhouse Peapod Readers ile çıkıyor! 
Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın ilk 5 kitabı İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çevirecek. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor.. 
 
Serinin beşinci seviyesindeki Not Again, Ivy!  Sağlık (Health) temasını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d92c4ab-1804-4631-87d1-a18e670ded7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Stops -Peapod Readers -1</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İngilizce öğrenme yolculuğuna Redhouse Peapod Readers ile çıkıyor! 
 
Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın ilk 5 kitabı İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çevirecek. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin birinci seviyesindeki Alice Stops Selamlama (Greetings) ve Şehrimde (In My City) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96792334-82f8-4821-aca9-7cc1c7ae6d11.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Boy And Frog Girl! -Peapod Readers -2</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İngilizce öğrenme yolculuğuna Redhouse Peapod Readers ile çıkıyor! 
 
Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın ilk 5 kitabı İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çevirecek. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin ikinci seviyesindeki Robot Boy and Frog Girl!  Vücudun Bölümleri (Body Parts) ve Oyun Parkında (At the Playground) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/150b8953-2550-444b-b139-2aae7400138e.jpg</image:loc>
            <image:title>But It&apos;s A School Day, Mack! -Peapod Readers -3</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İngilizce öğrenme yolculuğuna Redhouse Peapod Readers ile çıkıyor! 
 
Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın ilk 5 kitabı İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çevirecek. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin üçüncü seviyesindeki But it&apos;s a School Day, Mack! Günüm (My Day) ve Kıyafetlerim (My Clothes) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/091eb294-dbc5-4d6b-80c9-ae92b7dc148b.jpg</image:loc>
            <image:title>The Surprise Party -Peapod Readers -4</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İngilizce öğrenme yolculuğuna Redhouse Peapod Readers ile çıkıyor! 
 
Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın ilk 5 kitabı İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çevirecek. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin dördüncü seviyesindeki The Surprise Party Haftanın Günleri (Days of the Week) ve Parti Zamanı (Party Time) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23bebc22-0779-491d-b765-73d684bfe5da.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz</image:title>
            <image:caption>“Zamana karşı koyabilmek için zamana ihtiyacım vardı! Tıpkı, aşkın acısıyla baş etmek için aşka ihtiyaç duyuyor olmam gibi...” 
 
Hazan, bir sabah kapısına getirilen kutuyla birlikte hayatının tamamen değişeceğinden habersiz, evliliği yeni bitmiş, genç ve başarılı bir kadındır. Ömrünün büyük bir kısmını akıl hastanesinde geçirmiş teyzesinden kalan eşyaların arasından büyüleyici güzellikteki bir madalyon çıkacaktır. Bu habis madalyon, hem onun hem de birçok kişinin hayatlarını, aşklarını ve hatta ölümlerini değiştirmeye hazırlanmaktadır. 
Hazan bir anda kendisini zaman, aşk ve ölümle girdiği bir savaşın içerisinde bulur. İlk aşkını kurtarmak ve acı içinde geçirdiği yılları silmek için çıkacağı yolculuklar, onu asla tahmin edemeyeceği hayatlara ve gerçekliklere götürecektir. Bu gerçeklikler onu, cevaplanması çok zor sorulara ve bedeli fazlasıyla ağır kararlara sürükleyecektir. 
Hazan, zamanla girdiği savaşı kazanıp geçmişi değiştirebilecek mi? 
Geçmişi değiştirmek, onu mutlu edecek mi? 
Sonsuz; zaman, yaşam, ölüm ve en çok da aşkla verilen savaşların, yapılan yolculukların anlatıldığı hüzünlü ama umutlu bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f063466-736b-4373-8fa2-eb5f37bc0054.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Akışında 101 Tökezleme</image:title>
            <image:caption>Perslerle müzakere eden Atina elçileri, çaresizlikten imzaladıkları metnin ne anlama geldiğini incelemiş olsalardı, bunun günümüze etkileri olur muydu? 
Bir halefi belirlemesi istendiğinde, Büyük İskender imparatorluğunun “en güçlüye” gitmesi gerektiğini ilan etti… Ama biraz daha spesifik olsaydı, rakip gruplar savaşa girer miydi? 
Eğer Adolf Hitler Viyana Sanat Akademisi’ne kabul edilip dört yıl eğitim görebilseydi, neler olurdu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b4c9db-39c3-4c5a-a808-4ed6dfe7551a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıç ve Onur</image:title>
            <image:caption>“Söylediklerimi aklına iyice sok. Bu fermanı canın pahasına koruyacaksın. Şafak söker sökmez yola çıkacaksın, istikametin payitahtımızın kırsalından geçerek, kefere diyarının girişi olan Selymbra olacak. Bu toprakları iyi biliyorsun, nerede ne olacağını iyi kestirmen lazım. Elindeki kâğıt hiç kimsenin eline geçmemeli. Payitahta yaklaşmadan eski patikalardan gideceksin; ne devletimizin neferlerine ne de melun Bizans’ın askerlerine yakalanmamalısın, bunlardan biri olursa görevin başarısız sayılır ve sonucuna katlanırsın.” 
 
Yeniçeri ocağındaki yüzlerce devşirmeden biri olan Ahmet’in, nam-ı diğer Ratko’nun, kendisine verilen fermanı ağasının istediği kişiye götürmek için çıktığı yolculuk, Osmanlı ve Bizans’ın kaderini değiştiriyor. 
  Kılıç ve Onur sadece tarihe tanıklık etmekle kalmıyor; yaptığı tahlillerle, devşirme olmanın nasıl bir duygu olduğunu, neler hissettirdiğini ve psikolojik etkilerini de işleyerek belki de bu alandaki nadir örneklerden biri hâline geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95de75a-dda1-4790-b938-7654115c7d03.jpg</image:loc>
            <image:title>Pamuk ile Keten</image:title>
            <image:caption>Pamuk; meraklı, heyecanlı ve dost canlısı bir kuzucuk. 
Herkes gibi bazen o da hata yapıyor. 
Ama bu sefer yaptığı hata, 
bir karınca kolonisini çok zor durumda bırakacak türden. 
Hatasını telafi etmek için önce bir bilmeceyi çözmesi gerek! 
Ve daha fazlasını… 
 
“O yolda yürümesi gereken artık kendisi idi. 
Fakat Pamuk, o yolda yürüyecek cesareti kendinde göremiyordu. 
Ne yapmalıydı?” 
 
Hatalar üzerine düşündüren, 
yaptığımız hataların sorumluluğunu üstlenmenin 
öneminin altını çizen ve yüzleri gülümseten sıcak bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7b41e0f-3341-4735-9be4-65374908b416.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin Koala</image:title>
            <image:caption>En büyük hayali dünyayı gezip keşfetmek olan 
Gezgin Koala, 
bir yolculuğa çıkarsa ne olur? 
Acaba yeni arkadaşlar edinebilir mi? 
Peki, ya arkadaşları ondan 
daha büyük ya da 
daha küçük olursa… 
Onlarla oynayabilir mi? 
Farklılıkların hiçbir maceraya engel olamayacağını gösteren, 
macera dolu bir hikâye sizi bekliyor! 
  Maceraya hazırsan, başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70def19c-9c81-48c6-b310-c61b8db2f3d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Ayrı</image:title>
            <image:caption>Bir seks bagimlisi olarak Lily Calloway&apos;in imkânsizi başarmasi gerekiyordu. 90 gün boyunca ilişkiye girmemek... 
 
Lily&apos;nin arzuları ve fantezileri yeni rutini haline gelmişti. Alkol bağımlılığından kurtulmaya çalışan Loren Hale&apos;in, kendisinin nasıl bir canavar olduğunu fark edip etmeyeceğini merak ediyordu. Ne de olsa, Lo&apos;ya sadık kalmaya devam ettiği bu süre boyunca içindeki cinsel dürtüler hayatını ele geçirmeye başlamıştı.  
 
İlerleme. Lily, bunu sağlamak için uğraşıyordu. 
 
Ancak bağımlılığından haberi bile olmayan ailesiyle yakınlaşmaya çalışması, ona daha büyük engeller yaratıyordu. Ayrıca kız kardeşiyle vakit geçirdikçe onun hakkında asla hayal edemeyeceği kadar çok şey öğreniyordu. Buna Daisy ve Ryke Meadows arasında olan can sıkıcı bağ da dahildi. 
 
Lily ve Lo’nun bozulan ilişkileri sallantılı ve dengesiz bir hal alırken, kilometrelerce uzaklıktan yeni bir bağ kurmaları gerekecekti. Ama iyileşme yollarındaki en zorlu sınavlardan biri de birbirlerine &quot;dokunamıyor&quot; olmalarıydı. 

Bazı aşklar yüzeyseldir. 
Bazı aşklar da insanın tenine işler. 
Lily ve Lo&apos;nun ise aşklarının ne kadar derine işlediğini 
keşfetmeleri için üç ayları vardı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/580039f8-3910-4fda-b70d-2699529c1f3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrene Bir De Böyle Bakın</image:title>
            <image:caption>Evrene Bir De Böyle Bakın, gerçekliğin doğasını en küçükte, en büyükte ve günlük yaşamlarımızdaki ölçekte ortaya çıkaran şaşırtıcı, devam eden bilimsel araştırmalara bir övgüdür. Profesör Michael Dine’ın tartıştığı gizemler, evrenin sınırına yapılan fantastik bir yolculuktaki işaret noktaları gibidir. 
Büyük Patlama, Karanlık Madde, HiggsBozonu –şu anda fizikteki en ileri nokta– hakkında nereden bilgi edinilebileceği sorulduğunda, Dine’ın önerebileceği tek bir kitap yoktu. Bu kitap onun bu soruna anlaşılabilir, yetkin ve güncel cevabıdır. Lise düzeyinde eğitim almış herkesin anlayabileceği, neredeyse hiç denklem içermeyen bu kitapla Dine, sizi bu muhteşem yolculuğa çıkaracak daha iyi bir yazar bulunmadığını kanıtlıyor. 
 
*** 
“Modern fiziğin en büyük ustalarından biri tarafından yazılan bu kitap evren ve onu kontrol eden yasalar hakkında bildiklerimiz, bilmeyi umduklarımız ve bilmediklerimize yapılan olağanüstü bir yolculuk. Bu konudaki diğer kitapların aksine yazar size kendi teorisini satmaya çalışmıyor. Modern fiziğin yüzleştiği en önemli problemleri ve bunların muhtemel çözümlerini açık ve tarafsız bir şekilde ortaya koyuyor.” 
— LeonardSusskind, Stanford Üniversitesi’nde teorik fizik profesörü, Kozmik Manzara&amp; Akıllı Tasarım Yanılgısı ve Sicim Kuramı, Kuramsal Başlangıç ve Kuantum Mekaniği kitaplarının yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91bae176-41de-4cc2-bc4d-54e4c04dff33.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Solukta Feminizm</image:title>
            <image:caption>Feminizm nedir ve kim içindir? Ataerkil bir toplumda yaşayan kadınlar temel hak ve özgürlüklere sahip olmak için nasıl mücadele etmiştir? Elinizdeki bu kısa fakat kapsamlı kitap feminizmin tarihi, ele aldığı meseleler ve feministlerin günümüzdeki çalışmaları hakkında cevap arayanlara rehber oluyor. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için daha ne kadar yol alınması gerektiğini de ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5acd625-b1ca-4159-8558-94c53f985551.jpg</image:loc>
            <image:title>Derviş Sokağı</image:title>
            <image:caption>Osmanlıların Hz. Peygamber&apos;e olan hürmetinin en müşahhas timsali olan surre alaylarının geçtiği bir cadde... Zaman içerisinde her yıl halkın, sokak satıcılarının, kadınların, çocukların, ulemanın, meşayihin, dervişlerin, memurların, katiplerin, nazırların ve saray ağalarının uğurladığı bu alayların geçtiği Menzilhane Yokuşunda sağlı sollu cami, mescit, tekke, zaviye, imaret, hamam, çeşme, medrese, hazire ve sadaka taşına kadar pek çok bina inşa edilmiştir. İstanbul&apos;da Üsküdar&apos;ın Osmanlıları temsil ettiği kadar, bu sokağın da Osmanlı Üsküdar&apos;ını temsil ettiği söylenebilir. Büyük mutasavvıf İsmail Hakkı Bursevî&apos;nin vaaz ettiği Ahmediye Külliyesi, Karacaahmet&apos;te hasta çocukların şifa için getirildiği türbe ve sancılı hayvanların iyileştirildiği Ebuderda makamı, dünyanın dört bir yanından gelen seyyahların İstanbul&apos;da muhakkak ziyaretine gittiği Rifâî Âsitânesi, Celvetîlik içinde muhafaza ettiği Bektâşiliği ile meşhur Haşim Baba&apos;nın Bandırmalızade Tekkesi gibi daha birçok yapının mevcut olduğu bu açık hava müzesini, bir gezi rehberi kıvamında kaleme alan Erkan Övüç okurları bugünkü Gündoğumu Caddesine götürerek tasavvufi hayatın bir Osmanlı mahallesine ne derece nüfuz ettiğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79474e0c-7a30-4f3a-8bda-fc21f7afe8a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Dinler misin Acaba?</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlık
Keşfetme
Cesaret
 
Cesur ve sevimli bir tavşan Meksika’dan
Mısır’a, Fransa’dan İtalya’ya, Çin’den
Avustralya’ya kadar pek çok ülkeyi
dolaşmaya çıkar. Arkadaşı korkuluk da
ondan gelen mektuplarla havalara uçar.
Gittiği her yerde yeni bilgiler edinen, değişik
kültürleri tanıyan tavşanın maceraları,
korkuluğa cesaret verir.
İçinizi sımsıcak yapacak bu tatlı arkadaşlık
hikâyesini dinlemeye hazır mısınız?
 
Çünkü korkuluğun size anlatacağı çok şey
var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a19c93-921d-4c81-ba84-6de720fd0853.jpg</image:loc>
            <image:title>Teneffüsleri Seven Çocuk</image:title>
            <image:caption>Can derslerde sıkılıyor. 
Oysa teneffüsler çok güzel! 
Sırada oturmak çok sıkıcı. 
Özgürce koşup oynamak ise çok eğlenceli. 
Keşke dersler teneffüs olsa…
 Hep zıplayıp ağaçlara tırmansak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86af3686-f719-4322-a611-55c65dbc315c.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Süpermodellerin Villası</image:title>
            <image:caption>Üç en yakın arkadaş Leia, Emma ve Anna seni birlikte yaşadıkları MİYAVtastik villalarına davet ediyor. Davetlerini kabul et ve süpermodellerin en MİYAV arkadaşı ol. Kızlara hazırlanmaları konusunda yardım et; birbirine uyumlu kıyafet ve aksesuarları seç. Eğer ihtiyacın olan başka şeyler olursa, serinin diğer kitaplarındaki giysiler de kızların üzerine 
çok yakışacaktır. MİYAV Modaevi’nde sıkılmaya yer yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87447253-545f-4594-aac1-aec380f5dc5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Yıldızların Moda Çekimi</image:title>
            <image:caption>Üç en yakın arkadaş Leia, Emma ve Anna seni yıldızların en MİYAVtastik moda çekiminde fotoğraf çekmeye davet ediyor. Onların bu davetini kabul et ve MİYAV Modaevi’nin en MİYAV modeli ol. Kızlara hazırlanmaları konusunda yardım et; birbirine uyumlu kıyafet ve aksesuarları seç. Eğer ihtiyacın olan başka şeyler olursa, serinin diğer kitaplarındaki giysiler de kızların üzerine çok yakışacaktır. MİYAV Modaevi’nde sıkılmaya yer yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0a99271-cef7-49f9-affe-8abba166a39b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet Ada</image:title>
            <image:caption>Günümüzden yaklaşık beş yüzyıl önce Portekizli ünlü kâşif Ferdinand Magellan, İspanya Kralının desteğiyle beş gemi ve yüzlerce denizciyle bilinmezlerle dolu bir keşif yolculuğuna çıktı. Fırtınalar, azgın dalgalar, korsanlar, vahşi ve savaşçı yerlilerle dolu bir maceraya atılmışlardı. 
Her şeye rağmen Magellan boğazını geçmeyi başarıp Büyük Okyanusa açıldıklarında Magellan büyük bir hayranlıkla “Passifico- Huzur” diye mırıldanmıştı. Çünkü gözlerinin önünde ışıl ışıl parlayan, huzur dolu, masmavi bir okyanus uzanıyordu. 
Beş yüzyıl sonra aynı okyanusta bir hayalet ada ortaya çıktı. Her gün biraz daha büyüyen, milyonlarca canlının hayatını ve dünyanın geleceğini tehdit eden bu hayalet adanın gizemini birlikte çözelim diyorsanız bu kitabın sayfalarını çevirmeye başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/904c3296-35b0-4843-bcf9-4000cd42b9be.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğum Günü - Küçük Tavşancık Serisi</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK TAVŞANCIK İLE DOĞUM GÜNÜ KUTLA! 
 
Yapıştır: Gözlem becerilerini ve motor koordinasyonunu geliştirir. 
 
Boya: Bilek hareketlerini geliştirir ve konsantrasyonunu güçlendirir. 
 
Hadi Düşünelim: Bu kitaplar mantıksal düşünmenin gelişmesine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4edc1b81-bcbd-4e00-abfc-5d572c92989b.jpg</image:loc>
            <image:title>Giysiler - Küçük Tavşancık Serisi</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK TAVŞANCIK İLE NE GİYECEĞİNİ SEÇ! 
 
Yapıştır: Gözlem becerilerini ve motor koordinasyonunu geliştirir. 
 
Boya: Bilek hareketlerini geliştirir ve konsantrasyonunu güçlendirir. 
 
Hadi Düşünelim: Bu kitaplar mantıksal düşünmenin gelişmesine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7996443b-d8a7-4a51-bb71-e4ed5e0271e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Aletleri - Küçük Tavşancık Serisi</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK TAVŞANCIK İLE MÜZİK ALETLERİNİ ÖĞREN! 
 
Yapıştır: Gözlem becerilerini ve motor koordinasyonunu geliştirir. 
 
Boya: Bilek hareketlerini geliştirir ve konsantrasyonunu güçlendirir. 
 
Hadi Düşünelim: Bu kitaplar mantıksal düşünmenin gelişmesine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c18f5ea-62df-45b3-ac3b-c99da2b7d669.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev İşlerine Yardım - Küçük Tavşancık Serisi</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK TAVŞANCIK İLE EV İŞLERİNE YARDIM ET! 
 
Yapıştır: Gözlem becerilerini ve motor koordinasyonunu geliştirir. 
 
Boya: Bilek hareketlerini geliştirir ve konsantrasyonunu güçlendirir. 
 
Hadi Düşünelim: Bu kitaplar mantıksal düşünmenin gelişmesine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3150b58-1f57-455e-8c4b-679a55579c1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalimdeki Meslek - Küçük Tavşancık Serisi</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK TAVŞANCIK İLE BÜYÜYÜNCE NE OLMAK İSTEDİĞİNİ KEŞFET! 
 
Yapıştır: Gözlem becerilerini ve motor koordinasyonunu geliştirir. 
 
Boya: Bilek hareketlerini geliştirir ve konsantrasyonunu güçlendirir. 
 
Hadi Düşünelim: Bu kitaplar mantıksal düşünmenin gelişmesine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92e24584-5d53-4a7f-bf59-6c792d0b34db.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçe - Küçük Tavşancık Serisi</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK TAVŞANCIK İLE BAHÇE BAKIMINI ÜSTLEN! 
 
Yapıştır: Gözlem becerilerini ve motor koordinasyonunu geliştirir. 
 
Boya: Bilek hareketlerini geliştirir ve konsantrasyonunu güçlendirir. 
 
Hadi Düşünelim: Bu kitaplar mantıksal düşünmenin gelişmesine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6613ef0-09b5-49df-9fa8-457b78e6d3bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair</image:title>
            <image:caption>“Ben iyi yazılmış ilk satırların tutkunuyumdur. Bazılarının pul ya da bozuk para koleksiyonu yapması gibi, onları küçük bir defterde biriktiririm. Bunlar arasında Şair’in ilk cümlesi mavi kurdeleyle birinci sırada. Jack McEvoy, &quot;Ölüm, benim kalp atışımdır,&quot; diye yazıyor ve siz o anda bir ilk cümlenin cazibesine kapılıp romanın içine doğru çekiliyorsunuz.” Stephen King     Gazeteci Jack McEvoy için ölüm, asla yazmak istemeyeceği bir hikâye ve çözmeye umutsuzca ihtiyaç duyacağı bir gizemle birlikte gelir.   Eşine az rastlanacak türden bir kurnazlıkla hareket eden seri katilin hedefinde, dehşet verici davaların içinde sıkışıp kalmış cinayet masası dedektifleri vardır. Katilin ardında bıraktığı ipuçlarıysa Edgar Allan Poe’nun eserleri arasından seçtiği alıntılardır. En son kurban, Jack McEvoy’un ikiz kardeşidir. Jack, kardeşinin ölümünü araştırarak yeni cinayetlere engel olmaya çalışırken farkında olmadığı büyük bir tehlikenin içine düşer. Amansız seri katilin sıradaki hedefi, Jack McEvoy’dan başkası değildir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efb7f4a6-1fb7-4349-b537-5153683b0643.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkuluk</image:title>
            <image:caption>“Bu muhteşem kitap, Connelly&apos;nin neden günümüzün en iyi suç yazarlarından biri olduğunu hatırlatıyor.”
Publishers Weekly


Jack McEvoy için Şair kötülüğün son noktasıydı.

Tekrar düşün Jack!
Jack McEvoy, suç muhabirliği kariyerinin son durağındadır. Fakat onun başka planları vardır. Gazeteden ayrılmadan önce haberciliğine en büyük onuru kazandıracak
Pulitzer Ödülü’nü alıp emekliliğe ayrılacaktır.

Jack, müşterilerinden birini vahşice boğduğunu polise itiraf eden on altı yaşındaki uyuşturucu satıcısı Alonzo Winslow’a odaklanır. Alonzo’nun annesini, oğlunun masumiyetini kanıtlamak için soruşturmada işbirliği yapmaya ikna eder. Tecrübeli gazetecinin asıl amacı toplumsal yozlaşma ile ihmalin nasıl on altı yaşında bir katil yarattığını açıklayan bir yazı kaleme almaktır.

Jack haberi didiklerken kendini Şair’le karşılaştığından bu yana gördüğü en büyük haberin içinde bulur. Polisin ve FBI’ın radarından tamamen kaçan ve kendisine karşı yapılan hamlelerden fazlasıyla haberdar olan katilin izini sürmek için FBI Ajanı Rachel Walling’le tekrar bir araya gelir. Fakat Jack’in bilmediği bir şey vardır: Meçhul katil peşinden
geldiklerinin farkındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06bfc7b2-e58d-4a7c-a1bf-97dc781db064.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademik Etik ve Liyakat</image:title>
            <image:caption>Üniversiteler bilimsel, politik, poetik ve entelektüel işlevlerini, mesleğini insani değerler ve etik ilkelerle donanımlı bir şekilde icra edecek bireyler yetiştirerek besler. Akademilerde etik ilke ve değerler yüceltilip içselleştirilmedikçe ve liyakat sistemini korumaya yönelik bir irade ortaya konulmadıkça üniversitelerde baş gösteren yozlaşmanın tüm kurumsal ve toplumsal alanlara yayılması kaçınılmazdır. Akademik alanlarda etik ilke ve değerlerle birlikte liyakat sisteminin gözetilmesi ve korunması, en başta akademisyenler olmak üzere ilgili tüm kişi ve mekanizmaların hem ahlaki hem vicdani hem de hukuki sorumluluğudur. Bu kitap, akademik etik ilke ve etik değerlere, üniversitelerdeki etik dışı uygulama ve süreçlere, liyakat ilkesine ve liyakatin ölçütlerine; derinlemesine bir saha araştırmasına dayanarak, akademinin kendisinden yola çıkarak özgün ve somutlaştırılmış bir yaklaşım getirme niyetindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cfc4e92-9663-4c85-a0e2-22b20f459d83.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Liderliğine Bütüncül Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Tüm toplumsal sistemlerde olduğu gibi eğitim örgütlerinde de liderlik davranış ve rolleri değişmiş, çeşitlenerek daha karmaşık bir hâl almıştır. Özellikle temelinde insan ilişkilerinin yattığı okullarda bireysel farklılıklara uygun davranışlar sergileyebilmek, çeşitli uzmanlık alanlarına sahip olmayı gerekli kılmıştır. Kaldı ki liderlerin öğretmenler, öğrenciler, veliler ve diğer paydaşlarla kurduğu ilişkilerde onların beklentilerini karşılayabilmesi, sahip oldukları beceri çeşitliliği ile mümkündür. Bu kitabın çıkış noktası, okul liderliğine tek tek türler açısından değil, bu liderlik türlerinin “bir liderin farklı yönleri” ve yine “bir bütünün parçaları” olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Bu bağlamda liderlik bir sistem bütünlüğü içinde düşünülmüştür. Başka bir ifadeyle kitap, hiçbir liderlik türünün birbirinden daha önemli olmadığı; her bir liderlik türünün, lider bütünlüğünün önemli bir parçası olduğu görüşü ile yazılmıştır. Bu nedenle kitabın bakış açısına göre, bir okul lideri bu becerilerin tamamına sahip olmalı; gerekli durumlarda ve koşullarda ilgili liderlik rollerinin sergileyebilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c685177-4519-4ed7-ae7b-22ab5749a6f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Liderlik Türleri ve Örgütsel İletişim</image:title>
            <image:caption>Teknolojinin öngörülemeyen hızı ve gücü tüm dünyayı çok yönlü olarak etkileyip yaşamlarımızın seyrini değiştirirdi. Bireyler ve örgütler teknoloji tabanlı değişimlere ayak uydurmaya çalışırken hem yıkıcı hem de uzun süreli etkiye sahip küresel bir pandemi felaketiyle yüzleşmek durumunda kaldı. Covid-19 krizi; iş modellerimizi, ilişki kurma biçimlerimizi, psikolojik pozisyonlarımızı, maddi planlarımızı, kısacası hayata bakış biçimimizi radikal şekilde etkiledi. Uzunca bir süre pandeminin zorunlu kıldığı izole yaşamı deneyimlemek zorunda kalan bireylerin iletişim gücünde zayıflama görüldü. Bireyler değişikliklere adapte edilmeye, amaçlar oluşturmaya, bunları gerçekleştirmek için koordine edilmeye ve motive edilmeye daha fazla ihtiyaç duydu. Bu dönemde sadece yöneticilerin veya tek bir liderlik türü özelliklerine sahip liderlerin örgütlerde sürdürülebilir başarıyı getiremeyecekleri deneyimlerle anlaşıldı. Bu hızlı ve çok yönlü değişim ortamına uyum sağlamanın ancak modern liderlik türleri ve bu liderlerin ortaya koyacakları örgütsel iletişim becerileri ile mümkün olacağı anlaşıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c258272-283f-4c02-a3f6-23bd7d2bb139.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanet Gelin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un arsız Erkut’u, Mardin’in Barzan Ağa’sı… 
Yaşadığı iki hayatı da parmağında çevirebilen Zalim Hezeroğlu. 
 
Yaşadığı bu iki hayat nihayetinde başına bela olmuştu. Belası da Emanet bir gelindi. 
Güzel, uysal, günahkâr, Berçem Dağdelen. Kimsesiz Berçem düğün günü kocasının ölümüyle kayınbiraderiyle evlendirilmiş ve böylece bir darbe daha almıştı. Nelerle karşılaşacağını bilmeyen Berçem, nasıl bir hayat yaşayacağından habersizce koparılmıştı doğduğu topraklardan. 
Hayat ona zehir olacaktı. Bir günah keçisiydi o. Emanet edildiği zalim adamın ellerinde işkence altında bir ömür geçirecekti. Kocasının sevdiği kadınla aynı evde nefes alabilecek miydi? 
Hayatı darmaduman olan Barzan, bir yanda sevdiği kadın, diğer yanda emanet karısıyla vereceği savaştan galip çıkabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39f759b5-d17f-4a0c-bf94-203cc042ccf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Berdel (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir kadın, herkes için kendini feda edebilir miydi? Bir adam, kendini feda eden kadının canını acımasızca yakabilir miydi? Sevenler, sevdaları uğruna ailelerini ezip onlara sırtlarını dönebilir miydi? 
*** 
Kadın, kendini feda etti. Adam, kadının canını yakmaya ant içti. 
Sevenler, sevdası uğruna herkesi hiçe saydı. Sonrası mı? 
Muazzam bir felaket! Berdel fırtınası iki aile arasında koptu, düşmanlığın kuyusunu daha derin kazdı. 
 
Urfa toprakları bir kere daha ölesiye nefrete şahit oldu. Bir kere daha acıyla sınandı. Bir kere daha iç savaşı gördü. Bir kere daha hüznü ağırladı. Bir kere daha sevgiyle bağrına bastı kendine sığınanları…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f92f425-71ca-483d-aed4-4d1e99200793.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanet Gelin 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir oda düşünün… Odanın ortasında yuvarlak bir masa. 
Karşı karşıya oturan üç farklı kadın, üç farklı adam… 
Kesişen bakışların çoğunda sevgi, 
Kesişen bakışların çoğunda nefret, 
Kesişen bakışların çoğunda ise hasret vardı. 
** 
Berçem, Barzan Hezeroğlu’nun gözlerine baktığında vaat ettiğim hiçbir ümidi boşa çıkarmadım anlamını severek okuyor. “Benim senden başka kadına ne kalbim ne huzurum var.”  
** 
Helin, Miran Kara’nın gözlerine baktığında kalbini hunharca ezerek beynini işgal eden sözlerini tekrar tekrar duyuyor: “Yok ulan, sana karşı hiçbir şeyim yok. Sana karşı zerre sevgim, saygım, dokunmaya tahammülüm yok!” 
** 
Alaz, Afran Sözeri’nin gözlerine baktığında evine gelip konuşmak isteyen adamın gözü karalığını sorguluyor. “İstediğim senin rızan. Eğer hayır dersen kendimi geri çekerim. Barzan’ın izin vermemesi için her şeyi yaparım.” 
** 
Bu masada kaybetmek yok. Kazanmak için elim bir mücadele var. Kimi acısına, kimi mutluluğuna, kimi sonuna…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d12ae889-7198-4ebd-b968-c4b4ebc72675.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kaçıp gitmenin imkânsız olduğu bir hayata tutunmaya çalışan iki KADIN! 
İki kadını ayakta tutmaya çalışan yıkılmış bir ADAM! 
 
Adam ilk kadına elini uzattı. İkinci kadını arkasında bıraktı. Ezo teslimiyet içinde fısıldadı: 
Benim kaderimde sadece ikimiz vardık. 
 
Arkadan bir ses… Adam kuma karısına döndü. İlk kadını arkasında bıraktı. 
Beritan acıyla gülümsedi. Benim kaderim başkasına aitti. 
 
Adamın elinde bir makas, kadınların boyunlarında birer ip. Şerwan Eroğlu kimin ipini kesecekti? 
Hangi kadının elinden tutup yoluna devam edecekti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c5b68d8-0d17-4559-b8c1-b54a99867fbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgenin Yolu</image:title>
            <image:caption>OSHO’nun Yayınlanan İlk Kitabı!
OSHO’nun ilk kitabı olan Bilgenin Yolu, büyük guru’nun Hindistan’da meditasyon kampında takipçileriyle yaptığı buluşmanın kayıtlarını içeriyor. OSHO bu kitapta, meditasyonun ne olduğuna dair önemli ve derin aktarımlar yapıyor ve her zamanki gibi içsel devrimin parçası olma potansiyeli taşıyan bireylere sesleniyor. 
Bilgenin Yolu, OSHO’nun insanlık vizyonuna dair, kışkırtıcı ve ezberbozan bir kitap. Bu kitap, hayatlarının gündelik zorlukları arasında meditasyona, dönüşüme ve nefes almaya ihtiyaç duyan, dünyanın dört bir yanındaki okurlara ilham verme amacı taşıyor.
Birey, bütünün parçasıdır ve onun aracılığıyla hem evrim hem de devrim gerçekleşebilir. Siz o parçalarsınız.
Sevgi sevgiyi doğurur, nefret ise nefreti doğurur. Sana ne verdiysek aynı şekilde geri döndü. Bu değişmez bir kanundur. Yani ne arzuluyorsan, dünyaya onu vermelisin. Dikenler sunarak onların karşılığında çiçek alamazsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca271c85-cee9-4efc-a05f-6aeebdb3a253.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaman’ın Yaşam ve Ölüm Kitabı</image:title>
            <image:caption>Dr. Alberto Villoldo ile öğrencisi Anne O’Neill’in hazırladığı Şaman’ın Yaşam ve Ölüm Kitabı, şamanik enerji teknikleriyle hayatları değişen, ölümün kıyısına gitmiş on iki kişinin hikâyesini anlatıyor. Bunların her biri, Villoldo’nun bir şaman, şifacı, akıl sağlığı uzmanı ve And Dağları şamanlarının yoluna kendini adamış bir bilge olarak şahit olduğu, gerçekten yaşanmış hikâyeler. 
Hayatını Amazon ve And Dağları şamanlarının şifa uygulamalarına adamış olan Dr. Alberto Villoldo, insanlara, kaderlerinin yönünü belirlemeyi öğretiyor. Kadim şaman bilgeliğini öğrenerek hastalıkları iyileştirebilir, duygusal ıstırabı ortadan kaldırabilir ve hatta farklı şekilde yaşlanan ve iyileşen yeni bir beden geliştirebilirsiniz. Bu kitaptaki hikâyeler şaşırtıcı ve ilham verici.
Şaman’ın Yaşam ve Ölüm Kitabı, bir şamanın sağlık için uygun olan enerjik koşulları yaratmak amacıyla aydınlatma, ruhun kayıp parçalarını geri getirme ve çıkartma gibi enerji tıbbı uygulamalarını nasıl kullandığını anlatıyor. Okuyun ve öğrenin.
Joe Dispenza
Şamanların dünyasında zaman ve mekân geleneksel boyutlarını kaybeder, bu sayede okurlar yeni bir boyuta, yeni bir gerçekliğe ve var olduğunu bile bilmedikleri ihtimalleri ortaya çıkarmanın yeni yollarına ulaşacaklar.
Stanley Krippner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b60442c-a4e0-433a-95f0-3b7e841f35da.jpg</image:loc>
            <image:title>Kai ve Maymun Kral</image:title>
            <image:caption>Bir kitap koleksiyonu bulunur Profesör Destansoy’un mahzenindeki hazineler arasında. Atalarından kalma efsanelerdir bunlar, korkusuz savaşçılar ve beklenmedik kahramanların öykülerini anlatır sayfalarında. 
 
Destansoy Ailesi’nin bu yeni efsanesinde kahramanımızın adı Kai, adresimiz ise Antik Çin. Tehlikeli canavarlar, sihirli şeftaliler ve büyük zorluklarla dolu bu diyarda Kai acaba Maymun Kral’ı kendisine yardım etmeye ikna edebilecek ve ne müthiş bir maceracı olduğunu herkese kanıtlayabilecek mi? 
 
Waterstones Ödülü sahibi ve CILIP Kate Greenaway Madalyası adayı Joe Todd-Stanton’dan, macera seven çocuklar için göz alıcı çizimler ve büyüleyici mitolojik karakterlerle dolu şahane bir yolculuk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/912e13ca-0822-462a-9179-e05043f1694d.jpg</image:loc>
            <image:title>Destanlar Burcu</image:title>
            <image:caption>“Hece veznini ve destan şiirinin gerektirdiği sağlam kafiyeleri hiçbir zaman yapmacıklığa düşmeden, büyük bir ustalıkla kullanan Gençosmanoğlu, sadece yazdıklarının muhtevasıyla değil, sesiyle de destan duygusunu yakalamış, her şiirini okuyanı önce destan devirlerine götüren sonra günümüzün realiteleriyle yüz yüze bırakan bir şairdir.” ‒Beşir Ayvazoğlu 
 
“Şiirleri, şekil ve muhteva bakımından Türk edebiyatının bütün evrelerini kucaklar. Onun eserleri, Türk edebiyatının hem koalisyonu hem koleksiyonudur. Bir kelimesi bir devri yaşatır. Kelimeler yan yana gelirken yoğrulmuşluklarını haykırırlar. Hepsi diri hepsi canlıdır. Deli deli akan bir su gibi yüreklerde çağlayanlar oluşturmuştur. Kimi er meydanında yiğitlik şarkıları söyler. Kimi Mekke’de Kâbe’yi tavaf eder, kimileri de bir seyyâh-ı fakir ki kültür coğrafyasını durmaz dolaşır. Bazıları da vardır ki Sihâm-ı Kazâ gibi gider, beyinlere saplanır.” ‒Dr. Üçler Güler 
 
“Bu şiirler, değerleri sarsılmış, kültür kıyımına, kimlik kaybına uğramış bir milleti uyandıran, şahlandıran bir ses olmuştur. Daima övündüğümüz, gönlümüzün başköşesinde yer alan mimarî abideler gibi milletin de mimarları vardır. Onlar insanları sürü olmaktan çıkarıp layık olduğu güzelliklere, iyiliklere, doğruluklara eriştirirler. İşte bu millet mimarlarından biri de Gençosmanoğlu’dur.” ‒Sevinç Çokum 
 
İnatla girmeyin soy sop faslına; 
Kurtsa kurt, itse it, döner aslına... 
Rum ülkelerinde Oğuz nesline 
Peygamber kavlince öz verilmeli. 
 
Ekmek, su, aş bulmak gecikebilir, 
Temele taş bulmak gecikebilir, 
Devlete baş bulmak gecikebilir, 
Adalet gecikmez tez verilmeli! 
 
İçinde olanlar bir nebze iman 
Göğsünü mazluma eder sütliman... 
Halkı ayırmadan kâfir, Müslüman, 
Açsa aş, açıksa bez verilmeli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d981ee21-e628-4c54-a9ed-6981935f4467.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut’tan Boğaç Han ve Salur Kazan Destanları</image:title>
            <image:caption>“Hece veznini ve destan şiirinin gerektirdiği sağlam kafiyeleri hiçbir zaman yapmacıklığa düşmeden, büyük bir ustalıkla kullanan Gençosmanoğlu, sadece yazdıklarının muhtevasıyla değil, sesiyle de destan duygusunu yakalamış, her şiirini okuyanı önce destan devirlerine götüren sonra günümüzün realiteleriyle yüz yüze bırakan bir şairdir.” ‒Beşir Ayvazoğlu 
“Şiirleri, şekil ve muhteva bakımından Türk edebiyatının bütün evrelerini kucaklar. Onun eserleri, Türk edebiyatının hem koalisyonu hem koleksiyonudur. Bir kelimesi bir devri yaşatır. Kelimeler yan yana gelirken yoğrulmuşluklarını haykırırlar. Hepsi diri hepsi canlıdır. Deli deli akan bir su gibi yüreklerde çağlayanlar oluşturmuştur. Kimi er meydanında yiğitlik şarkıları söyler. Kimi Mekke’de Kâbe’yi tavaf eder, kimileri de bir seyyâh-ı fakir ki kültür coğrafyasını durmaz dolaşır. Bazıları da vardır ki Sihâm-ı Kazâ gibi gider, beyinlere saplanır.” ‒Dr. Üçler Güler 
“Bu şiirler, değerleri sarsılmış, kültür kıyımına, kimlik kaybına uğramış bir milleti uyandıran, şahlandıran bir ses olmuştur. Daima övündüğümüz, gönlümüzün başköşesinde yer alan mimarî abideler gibi milletin de mimarları vardır. Onlar insanları sürü olmaktan çıkarıp layık olduğu güzelliklere, iyiliklere, doğruluklara eriştirirler. İşte bu millet mimarlarından biri de Gençosmanoğlu’dur.” ‒Sevinç Çokum 
Yıkılmasın karşı yatan dağların, 
Kurumasın bol üzümlü bağların, 
Dirliğince dalgalansın tuğların... 
Kadir Tanrı bereketli yurt versin, 
Dar gününde bir kılavuz kurt versin! 
 
Ersin elin; çaresize, düşküne; 
Kadir Tanrı döndürmesin şaşkına; 
Adı güzel MUHAMMED’in aşkına 
Kem gözlerden Türk ilini korusun 
Hem İLİ’ni, hem DİLİ’ni korusun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/527b2b07-2df5-47be-984f-9f4f047bceb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkurtların Destanı</image:title>
            <image:caption>“Hece veznini ve destan şiirinin gerektirdiği sağlam kafiyeleri hiçbir zaman yapmacıklığa düşmeden, büyük bir ustalıkla kullanan Gençosmanoğlu, sadece yazdıklarının muhtevasıyla değil, sesiyle de destan duygusunu yakalamış, her şiirini okuyanı önce destan devirlerine götüren sonra günümüzün realiteleriyle yüz yüze bırakan bir şairdir.” ‒Beşir Ayvazoğlu 
“Şiirleri, şekil ve muhteva bakımından Türk edebiyatının bütün evrelerini kucaklar. Onun eserleri, Türk edebiyatının hem koalisyonu hem koleksiyonudur. Bir kelimesi bir devri yaşatır. Kelimeler yan yana gelirken yoğrulmuşluklarını haykırırlar. Hepsi diri hepsi canlıdır. Deli deli akan bir su gibi yüreklerde çağlayanlar oluşturmuştur. Kimi er meydanında yiğitlik şarkıları söyler. Kimi Mekke’de Kâbe’yi tavaf eder, kimileri de bir seyyâh-ı fakir ki kültür coğrafyasını durmaz dolaşır. Bazıları da vardır ki Sihâm-ı Kazâ gibi gider, beyinlere saplanır.” ‒Dr. Üçler Güler 
“Bu şiirler, değerleri sarsılmış, kültür kıyımına, kimlik kaybına uğramış bir milleti uyandıran, şahlandıran bir ses olmuştur. Daima övündüğümüz, gönlümüzün başköşesinde yer alan mimarî abideler gibi milletin de mimarları vardır. Onlar insanları sürü olmaktan çıkarıp layık olduğu güzelliklere, iyiliklere, doğruluklara eriştirirler. İşte bu millet mimarlarından biri de Gençosmanoğlu’dur.” ‒Sevinç Çokum 
Geçmişi öğrenelim, gezip ana yurtları; 
Görelim, hangi tasa öldürmüş Bozkurtları! 
Çevirelim gözleri on dört asır önceye; 
Sonra bugüne dönüp dalalım düşünceye... 
Seni özünden vuran düşmanın kimmiş dünkü? 
Göreceksin ki, yine aynı düşman, bugünkü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07fbaf9-7ba7-46e6-9c7f-befce03e8c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alperenler Destanı</image:title>
            <image:caption>“Hece veznini ve destan şiirinin gerektirdiği sağlam kafiyeleri hiçbir zaman yapmacıklığa düşmeden, büyük bir ustalıkla kullanan Gençosmanoğlu, sadece yazdıklarının muhtevasıyla değil, sesiyle de destan duygusunu yakalamış, her şiirini okuyanı önce destan devirlerine götüren sonra günümüzün realiteleriyle yüz yüze bırakan bir şairdir.” ‒Beşir Ayvazoğlu 
“Şiirleri, şekil ve muhteva bakımından Türk edebiyatının bütün evrelerini kucaklar. Onun eserleri, Türk edebiyatının hem koalisyonu hem koleksiyonudur. Bir kelimesi bir devri yaşatır. Kelimeler yan yana gelirken yoğrulmuşluklarını haykırırlar. Hepsi diri hepsi canlıdır. Deli deli akan bir su gibi yüreklerde çağlayanlar oluşturmuştur. Kimi er meydanında yiğitlik şarkıları söyler. Kimi Mekke’de Kâbe’yi tavaf eder, kimileri de bir seyyâh-ı fakir ki kültür coğrafyasını durmaz dolaşır. Bazıları da vardır ki Sihâm-ı Kazâ gibi gider, beyinlere saplanır.” ‒Dr. Üçler Güler 
“Bu şiirler, değerleri sarsılmış, kültür kıyımına, kimlik kaybına uğramış bir milleti uyandıran, şahlandıran bir ses olmuştur. Daima övündüğümüz, gönlümüzün başköşesinde yer alan mimarî abideler gibi milletin de mimarları vardır. Onlar insanları sürü olmaktan çıkarıp layık olduğu güzelliklere, iyiliklere, doğruluklara eriştirirler. İşte bu millet mimarlarından biri de Gençosmanoğlu’dur.” ‒Sevinç Çokum 
Alperenler... Bir aşılmaz dağdılar... 
Aydınlığa gönül verip, yıldızları sağdılar. 
Nurlanıp, nur üstü nurdan 
Tekbirlerle doğdular... 
Tek başına destandılar, 
Tek başına çağdılar... 
Mahcuptular, övülende terleyen, 
Mü’mindiler, Hak Çalab’ı birleyen. 
Rahmettiler, yedi gökte gürleyen; 
Üç zamanda, üç kıt’ada parlayan 
Ergenekon ocağında kıvılcım, 
Malazgirt’te lâvdılar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3161b198-bbac-4eec-a504-19e855817b3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Çalgay</image:title>
            <image:caption>Tam üç yıl, dokuz mevsim, dokuz göç yaşandı. Nice karlar nice yağmurlar yağdı. Çiçekler açtı açtı soldu. Irmaklar taştı taştı doldu. Koyunlar kuzu doğurdu. Kuzular koyun oldu. Ay, doksan dokuz kere hilal şeklini aldı. Güneş, dünyayı her gün sımsıkı sardı. Kervan kâh yürüdü kâh durdu. Kurt uludu, yiğit yolunu buldu. 
Çalgay’ın obası şu uçsuz bucaksız ovaya yerleşeli dokuz gün olmuştu. Çadırlar kurulmuş, ateşler yakılmış, hayvanlar yayılmıştı. İklim şartlarından dolayı göç etmek zorunda kalan oba halkı hüzünlüydü. Eski topraklarını terk etmek çok ağır gelmişti onlara. Ama şimdi en azından hayvanları mutluydu. Bolca otlak, bolca su vardı çünkü etrafta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e7d9f00-3b02-4bd3-9dca-f5a4b30a0c86.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Cumhuriyetimizi Anlamak</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türk milletinin maruz kaldığı Haçlı Siyonist emperyalist bir işgalden kurtuluştan sonra tam istiklalci ve yüzde yüz milliyetçi bir zemin üzerine kurulan Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesini ve ruhunu ortaya koyan, kimlik değerlerini yorumlayan bir çalışmadır. Türk Cumhuriyetini bugün anlamak ve anlamlandırmak demek, bundan sonra da hür ve bağımsız bir millet olarak yaşama isteğimizi açıkça belirginleştirmek demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/295e3023-2194-421d-ae41-a4689f4e6cf1.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Şirket Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Geleceğin şirketlerini yaratmak için tempolu bir yolculuğa hazır mısınız? 
 
Hande Demirel’in, televizyonda yaptığı KOBİ Destek programındaki söyleşilerden, tartışmalardan ve bunlar üzerine yaptığı araştırma ve çalışmalardan yola çıkarak yazdığı bu kitap başta KOBİ’ler olmak üzere her kesimden şirket sahipleri ve yöneticileri için bir rehber olmuş. Yalnızca şirket sahipleri veya yöneticilerinin değil herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. 
Dr. Mahfi Eğilmez 
 
Ülkemizin üretim ve iş yapma kültürünü geleceğe taşıyan KOBİ’lerimizin, yeniliklere adapte olabilmesi için dönüşüme yönelik entelektüel ve finansal sermayeye erişimi, kurumsal yönetim anlayışını güçlendirecek bilgi ve veriye ulaşması kritik önem taşıyor. KOBİ’lerin potansiyellerine ve geleceğine yönelik önemli çalışmalar yapan Hande Demirel’in, KOBİ’lerin gelişim yolculuğunu kurumsal yönetimden inovasyona ve sürdürülebilirliğe kadar geniş bir yelpazede ele alan bu eseri, tüm işletmelerin yararlanabileceği kapsamlı bir rehber niteliğinde. 
Orhan Turan 
Bu kitap ekonomimizin lokomotifleri olan KOBİ’leri, finansal okuryazarlığın temellerini, kurumsallaşmayı, iyi bir yönetici olmanın ana unsurlarını çok başarılı bir kurgu ile anlatıyor. Hande Demirel müthiş birikimiyle, konuyla ilgilenenlere, genç girişimcilere ve geleceğin yöneticilerine mutlaka okunması gereken çok değerli bir rehber kitap hazırlamış. 
Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu 
 
Kobilerle ilgili zaman zaman gündeme getirilen tüm zafiyetlerin yanı sıra çözümlerin de önerilmesi, dikkate ve takdire değer bir yaklaşım tarzı. Hande Demirel’in kendisinin de belirttiği gibi bu kitaptakiler inşallah zihinlerde kalmaz, uygulamaya da geçer. Pandemi döneminde anlaşıldığı gibi şirketlerimizin hepsi, irili ufaklı, KOBİ ya da büyük fark etmez, milli değerlerimiz ve varlığımızdır. Onların iyi performans göstermesi toplumumuzun faydasınadır. 
Ziya Akkurt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbc8406e-4b64-4733-87ed-7a5b514ff3ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütahya Erguniyye Mevlevihanesi’nin Klasik Türk Musikisine Etkileri</image:title>
            <image:caption>Kütahya Erguniyye Mevlevîhânesi’nin Klasik Türk Mûsikîsine Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ddc9cf8-4e30-4d8c-9791-dc236d098a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Aşk</image:title>
            <image:caption>Aşkın yaşı olur mu? &apos;&apos;Hakim&apos;in Yolculuğu&apos;&apos; üçlemesi ve İki Yaşam&apos;la kalplerimize dokunan Fransız çizer Fabien Toulmé&apos;den; zamanda asılı kalan duyguları yeniden canlandıracak, sevda şarkıları tadında bir grafik roman: Büyük Aşk. Biri 20&apos;lerinde, ötekisi ise 80&apos;lerinde olan farklı nesillerden iki kadını bitimsiz bir aşk hikâyesinin kıyısında buluşturan sanatçı, sevmeye ve sevilmeye dair içten paylaşımlar eşliğinde okurları Bordeaux&apos;dan Portofino&apos;ya uzanan bir serüvene çıkarıyor. Aile bağları, ilk aşk, evlilik kurumu, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konuları mizahi olduğu kadar gerçekçi bir dille, kadın-erkek ilişkileri ekseninde ele alan kitap; hayata dair arzularımız, kaygılarımız ve hayal kırıklıklarımız üstüne düşündürüyor. Çünkü insan ayrılmayı bilmeli, sevmek zamanı bitmeden. Suzette, kocasının ölümüyle, geriye kalan azıcık zamanın tadını mütevazı bir dul olarak geçireceğini düşünüyordur. Ta ki kalbine gömdüğü ilk aşkı Francesco&apos;nun külleri, torunu Noémie tarafından yeniden harlanana kadar. Aşkın farklı hâllerini kendi doğrularına göre deneyimleme fırsatı bulan iki kadın için geçmişle ve anılarıyla yüzleşme vaktidir. Birbirlerinden öğrenecek şeyleri, sarmaları gereken yaraları vardır. Sonu mutlu bitmemiş büyük bir aşkın izinden, İtalya&apos;ya doğru çıktıkları yolculuk; Suzette&apos;i ve Noémie&apos;yi hayal bile edemeyecekleri içsel keşiflere ve uyanışlara sürükleyecektir.  60 yıllık korlanmış bir aşkı melodik diyaloglar ve Akdeniz&apos;in renkleriyle çizgilere döken Fabien Toulmé, kalbinin sesini dinlemeyi seçen bir büyükanne ile torununun dokunaklı hikâyesini sinematografik bir anlatıya dönüştürüyor.  Aşkın yaşı olmadığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne seren bu etkileyici grafik roman, hayata akıllı uslu başlayıp zaman geçtikçe isyankârlaşan ruhlar ile hayata isyankâr olarak başlayıp yaşlandıkça akıllanıp uslanan ruhları aşk limanında buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc85aaba-8fcd-4fb4-a8ba-e9cfa3cdad01.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyga</image:title>
            <image:caption>Ertinay ve Özge üç kaleyi birbirine bağlayan gizli tünellerin içinden geçip sihirli kütüphaneye gideceklerdi. Bu arada Özge’yi büyük bir sürprizin beklediğinden habersizlerdi.     
   Bulduğu küçük kedinin Kepler gezegeninden geldiğini bilmiyordu. Aslında kendisinin de aynı gezegene ait olduğunu öğrendiğinde macera başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/159952da-d74b-4498-9546-80f761ef1a60.jpg</image:loc>
            <image:title>Alya</image:title>
            <image:caption>“Dünyalılar dışında başka bir gezegende yaşayan canlıya ulaşamadık.       Zaten diğer gezegenlerde yaşamak için gerekli şartlar oluşmamış Alya.” 
   Kahramanımız ailesiyle birlikte gemiyle seyahate çıkar. Gemi Atlas Okyanusa geldiğinde gizemli bir şekilde kaybolur. Gözünü açtığında kendini keşfedilmemiş bir uygarlıkta bulur. Onların sırlarını ele geçirip dünyaya nasıl dönecek?    
Sürprizlere hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0837afc2-3b73-4ce6-93ca-504860284baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynadaki Çığlık</image:title>
            <image:caption>Bir süre sonra koşmaktan bademciklerim iyice şişmiş, aldığım nefes bana yetmez olmuştu. Sesler daha da yaklaşırken, sarmaşığın ağaca dolandığı gibi bir şeylerin ayaklarıma dolandığını hissettim. Artık adımlarım gittikçe kısalıyor, beni geriye doğru asılan bir güçle mücadele ediyordum. 
   Berk Aslı’ya yardımcı olmak için uğraşırken aslında yaşananların çok farklı olduğu ortaya çıkar. Kaçış başladığında yaşanan bütün olayları baştan almanız gerekecektir. 
   Bazen yeni bir kimlikle, bazen de gerçek kimlikle yaşayabilmek, nefes alabilmek içindir kaçış!!!…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/336d41a6-d7eb-4a9a-9bf2-95f548e5b2a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Delil</image:title>
            <image:caption>Aradaki mesafeyi tahmin edip rüzgarın hızını hesapladı ve dürbün ayarlarını yaptı. Tek atış şansı olduğunu, şayet ilk atışta hedefini etkisiz hale getiremezse rehinenin sonu olacağını çok iyi biliyordu. 
   Okul dönüşü parktan geçerken gördüğü bir olay üzerine peşine düşülen bir genç kız ve onu korumak için limitleri zorlayan bir komiser. Beklenmedik sürprizler. 
   Bahadır hiç konuşmadan masasına geçip oturdu. Aslında o da biliyordu köstebeğin Serkan olmadığını, ama şüphe o kadar tehlikeli bir şeydi ki insanın içine bir kere düştü mü kemirip bitiriyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43cb3b8d-5723-4c92-bbdd-f9d30897100c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphanemdeki Sesler</image:title>
            <image:caption>Kütüphanemdeki Sesler; cazdan kitapların dünyasına, yazarların ve bestecilerin çekişmelerinden Avrupa kafe kültürüne, psikolojiden resim sanatına, Paris’ten Hollywood’a uzanan entelektüel bir anlatı. Sayfalar arasında seyahat ederken, cazın doğduğu mahalleden yola çıkıp çöldeki  Burning Man festivaline nasıl vardığınıza çok şaşıracaksınız. Serdar Turgut’un akıcı kaleminden yaratıcılığın hikâyesine doğaçlama bir yolculuk…   “Koşullar ne olursa olsun elimizde bir kitap tutmaktan, onu satırların altını çizerek sayfanın yanına notlar alarak okumaktan katiyen vazgeçmeyeceğiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b997330-5c50-47cd-9475-be5d180b4115.jpg</image:loc>
            <image:title>Takip</image:title>
            <image:caption>Koruma donanımlı olmalıydı, yer geldiğinde çok iyi silah kullanacak hatta yakın dövüş tekniklerini uygulamaya hazır olacaktı. Düşman her an hareket halindeydi. 
   Ne karanlıkta yat ne kara düş gör. Biz tedbirimizi önceden alalım, başımıza ne gelecek diye beklemeyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65462c77-486f-493e-89aa-27f7aa7fa463.jpg</image:loc>
            <image:title>Albay Jack</image:title>
            <image:caption>Daniel Defoe (1660-1731): Londra’da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatından sonra siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözüpek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin akabinde, 1719 yılında onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Defoe’nun pikaresk sayılabilecek romanlarından biri olan Albay Jack, tema olarak epey benzerlik taşıdığı Moll Flanders eseriyle aynı yıl, 1722’de yayımlanır. Daniel Defoe, hayatına hırsızlık ve yankesicilikle başlayan yetim Albay Jack’in suç dünyasındaki sürükleyici maceralarını, Virginia’da kölelikten çiftlik sahipliğine ulaşmasını, pek çok Defoe karakteri gibi ticaretle zenginleşmesini, talihsiz evliliklerini, savaşlara katılmasını, tövbekâr oluşunu benzersiz üslubuyla capcanlı gözlerimizin önüne getirir. Tek bir insanın hayatına sığması, peş peşe gelmesi neredeyse imkânsız görünen onlarca tesadüf Daniel Defoe’nun ayrıntıcı kalemi sayesinde Albay Jack’te hayat bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2cae2b4-1120-4c6d-a8e3-4d323fac557d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gözyaşı, Bir Gülümseme</image:title>
            <image:caption>Bir Gözyaşı, Bir Gülümseme (1914), Halil Cibran’ın ABD’de yaşarken el-Muhacir gazetesinde yayımlanan yazılarını bir araya getirir. Bu kısa deneme ve öykülerde yazar, modern dünyanın yozlaşmışlığı, duygusuzluğu içinde “insan” kalabilmenin yollarını şiirsel bir uslup ve engin bir hayal gücüyle araştırır. Cibran’ın düşüncesinin hem estetik hem de politik yönlerine ışık tutan bu metinlerin her kelimesi, güzelliğin, hayal gücünün, sevginin ve vicdanın zaferini getirecek yarınlara karşı hasretle ve umutla doludur. Bu yazılar Cibran’ın daha sonraki eserlerinde ifadesini bulacak olan eleştirel bakışın tohumlarını barındırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eb79e64-c196-4a96-a330-9f82d0a0ca08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Çizilmiş Beth 3 – En Mutlu Beth Günü!</image:title>
            <image:caption>Diğer maceralarımı okuduysan beni tanıyorsundur.
Tanışmadıysak ben BETH ORSEN, ablam Mabel’in söylemine göre ise Kötü Çizilmiş Beth! Yeni maceramı okurken artık bu kadar da olmaz dediğin her şey aynı gün benim başıma geliyor.
 
Yüzümde yeşil yapışkan bir pastayla parkta bir grup
ZOMBİ tarafından kovalanıyorum. Okul dergisinin ön kapağında BOBBY GOTHICK’le röportajımız olması gerekirken benim EN UTANÇ VERİCİ bebeklik fotoğrafımın olacağını öğreniyorum. Annem elinde makyaj malzemeleri ile SAHNE makyajı yapacak birilerini arıyor. Ve babam elinde kamerasıyla olur olmadık yerlerde özçekim yapıyor.
 
HAYAL gücümün sınırlarını zorladığım ve KOMİK resimlerimin yer aldığı sayfalarda buluşmak üzere hoşça kal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4848b29-c36e-49fe-bd62-67cd3aba854f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolumuzu Aydınlatanlar</image:title>
            <image:caption>Onlar, Cumhuriyet’in Eğitim Devrimi’nin özünü oluşturan “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” kuşaklar yetiştirme atılımının özverili, çalışkan yıldızları… 
Onlar bir toplumun kurtuluşunun nitelikli ve bilimsel bir eğitimden geçtiğini özümsemiş, çabalarıyla yolumuzu aydınlatan öncüleri…
Eğitimimiz, onu yıllardır dinselleştirmeye, özelleştirmeye çalışan karşıdevrimcilere karşın yıkılmadıysa, bunu, temelini sağlam atan bu kadrolara borçluyuz. 
Eğitim devriminin ateşini harlayan birer kıvılcım olarak yola çıkan ve zamanla birer meşaleye dönüşmüş olan bu anıt insanlar, kararlılıkları, yaptıkları ile bugün de halkın karanlığa karşı verdiği savaşımın büyük aydınlanmacıları olarak yaşamaktadırlar. 
Eğitimci Mustafa Gazalcı’nın Yolumuzu Aydınlatanlar-Cumhuriyet’in 10 Eğitim Yıldızı kitabında okuyacağınız satırlar ise, bu büyük savaşıma duyulan minnettarlığın saygı duruşudur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/488f16ee-b547-40a6-a84a-12febdf4f317.jpg</image:loc>
            <image:title>Deveye Sormuşlar</image:title>
            <image:caption>Sanatçılar için çoğunlukla “çağın tanığıdır” betimlemesi yapılır. 
Ünlü Rus yazar Gogol ise sanatçıyı “kaygı ortamında bile huzur soluyan varlıktır” biçiminde tanımlar.

Altmış yılı aşkın sanat yaşamında ülkemizin en kaygılı ve kötümser anlarından bile toplumumuzun yüzünü güldürmeyi başaran, yüreğimizi umut ve direnç ateşiyle harlayan, çağına tanıklık eden Müjdat Gezen, bu kez anıları ve Cumhuriyet gazetesindeki yazılarından oluşan bir seçkiyle okuyucusunu selamlıyor. Toplumun yakından tanıdığı dostlarını, yaşamında iz bırakan sevinçli anları ve olayları mizahi bir dille aktarırken, karanlığın en yoğun olduğu anın, aynı zamanda ışığa kavuşmaya en yakın olunan zaman dilimi olduğunu anımsatıyor.

“Sanat paylaşımdır. Her sanat eseri toplumu süsler, geliştirir. Gerçek odur ki sanat onu yapanla yapılan iş arasındaki bir bağdan öte, topluma sunulduğunda adı konulan bir şeydir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f350cf8-67e6-403e-980d-bee15cf5f981.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerimin Yaşı</image:title>
            <image:caption>Asıl adı Murat Güvendik olan Âşık Dudahî 1943 yılında hayata gözlerini açtığı Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Çiçeklikeller köyündendir. Ama 1962 yılında Ankara’ya gelmiş, daha doğrusu göç etmiş, 60 yıldır burada yaşamaktadır. Hayatının 19 yılı Çiçeklikeller’de 60 yılı Ankara’da geçmiştir. 
Dudahî Baba, yaşayan âşıklarımız arasında özüne, geleneğine, sözüne, ikrarına bağlı önemli bir âşığımızdır. O önemli bir söz ustasıdır. “Âşıklık” onun hayat tarzıdır. 
Eğitimci-Şair-Yazar Ali Rıza Atasoy’un dediği gibi Âşık Dudahî coşkun bir âşıktır. Her konuda şiirleri olmakla birlikte; Ali sevgisi, Ehlibeyt aşkı, Alevî ve Bektaşî uluları, ocaklızadeler konularında daha ağırlıklı yoğunluğu olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ced06ae-d769-4735-91c3-6d09129e3214.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye Makinesi</image:title>
            <image:caption>Hikâye Makinesi dört aşamadan oluşuyor. Çırak olarak başladığın serüveni Hikâye Makinesi Üstadı olarak bitireceksin. Bu sırada kitap da sana yardım edecek. Sayfaların köşelerinde yer alan sözcükler yaratım sürecinde sana fikir verecek. Bu kitap hiç bitmiyor, her yeni sayfa yepyeni bir görev ve macera demek, üstelik her seferinde karakterlerini ya da olayı değiştirip hikâyeni en baştan yazabilirsin. Bir yandan hikâyelerin nasıl kurgulandığını öğrenirken bir yandan da karakterlerin nasıl yaratıldığını deneyimleyeceksin. Hikâye Makinesi sana bazen çizim yaptıracak bazen de senden bir şeyler yazmanı isteyecek, tabii anlatmanı da. İster tek başına ister anne babanla birbirinden ilginç hikâyeler yaratacak ve bu sırada çok eğleneceksin. 
Keyifli vakit geçirmek isteyen herkes için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba99ee9d-0be8-4562-bed3-16eec38416f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıra Sende</image:title>
            <image:caption>Pek çok çocuk kitabının yazarı ve editörü Amanda Li’nin kaleminden hayatları boyunca karşılarına çıkan zorluklarla yılmadan mücadele eden ve dünyayı değiştiren 28 olağanüstü çocuğun öyküsü. Sıra Sende, 2020 yılında İngiltere’deki genç okurların katılımıyla BBC’de yayınlanan Blue Peter programı tarafından verilen Blue Peter Kitap Ödülü’nün sahibi oldu.   Çizer koltuğunda pek çok farklı alandaki başarısıyla dikkat çeken ve renklerden ilham alan Amy Blackwell’in oturduğu Sıra Sende çizimleri ve tasarımıyla da genç okurun dikkatini çekecek nitelikte.   Bu kitapta çocuk haklarını canı pahasına savunanlardan her türlü zorbalıkla mücadele etmek zorunda kalanlara kadar pek çok sıradışı hikâyeye tanık olacaksınız. Her biri zor şartlar altında büyüyüp kendisine, çevresine ve dünyaya yön vermiş tam 28 çocuk. Genç yaşında körlerin de okuyabilmelerini sağlayacak alfabeyi keşfeden Louis Braille’dan kızların ve tüm çocukların okuma hakkını savunan Malala Yusufzay’a; yakın zamanda kaybettiğimiz efsanevi futbolcu Pelé’den geçirdiği kazaya rağmen hayata tutunan ve en mühim eserlerinin ilhamını hasta yatağında alan Frida Kahlo’ya pek çok benzersiz hayat hikâyesine şahit olacaksınız. Bununla da kalmayacak kendi kahramanlık hikâyenizi yazacaksınız. Kitapta bulacağınız tavsiyeler, ipuçları ve yönlendirmeler sayesinde siz de karşınıza çıkan zorluklarla daha kolay başa çıkabilecek, dünyaya nasıl fayda sağlayabileceğinize dair fikir yürütebileceksiniz.   “Okunabilirlik ve çeşitlilik açısından öne çıkıyor. Gemici düğümü atmadan liderlik becerilerine kadar neyin nasıl yapılacağını anlatan ve harika ipuçları içeren bir eser. Anlatılan hayatların her biri birbirinden etkileyici ve hepsi de genç okuyucuları teşvik ediyor.” -Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/570a5f22-db99-4a29-be7d-d9657e13920d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Gelen - Bütün Şiirleri 1</image:title>
            <image:caption>Asım Bezirci’nin üç ciltte derleyip günümüz Türkçesine aktardığı Tevfik Fikret’in bütün şiirlerinin birinci cildi Geçmişten Gelen, gözden geçirilmiş haliyle uzun bir aradan sonra yeniden okuruyla buluşuyor.  “Fikret, edebiyatımızı asrileştirerek, insanileştirerek hakiki rolünü hakkıyla ifa etmiş bir dâhimizdir.” Ziya Gökalp, Muallim, 1917 “Fikret’e küçük bir burjuva aydınıydı demekle onun memlekete yaptığı muazzam hizmetleri, sanatta ulaştığı baş döndürücü merhaleyi inkâr etmiyoruz. Büyük ve ana hattında, iyi manada ‘insaniyetçi’ şair Tevfik Fikret’in faaliyet gösterdiği devirde, içinde bulunduğu muhitte başka türlü de olması mümkün değildi. Fikret yaşadığı devirde, bulunduğu muhitte, en iyi ve en ileri ne olmak mümkünse onu olmuştur…” Nâzım Hikmet, Resimli Ay, 1930 “Tevfik Fikret’i ilk defa 1912 yazında, arkadaşım Şefik Esad’ın delaletiyle tanıdım. On seneden beri şiirine aşina idim. Kendi neslimin bütün çocukları üzerinde olduğu gibi, ruhumda, ahlakımda, zevkimde, lisanımda, sanatımda en büyük tesiri o icra etmişti…” Yahya Kemal, Siyasi ve Edebi Portreler, 1963</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aefc2ce-7b5d-4fe0-965c-98a15adc66e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor</image:title>
            <image:caption>Adeta bir elimi gözlerime siper ederek uzaklara bakıyorum, kalabalıklar ve kargaşa, kaybolmak için girdiğim bir orman, o geçmişten kalan anılar, anlar, ayrıntılar, küçücük bir ânı hatırlarken bile onun ötekileri nasıl tamamladığını görmenin şaşkınlığı. Bu kitap, kendimle ilgili kaygılarım azalırken yaşadığım ülkeyle ilgili kaygılarımın çoğaldığı bir döneme, hayatımın son dönemine girdiğime tanıklık ediyor. Hem kendimle yüzleşme hem okuduklarım ve tanıdıklarımla uzun zaman sonra yeniden karşılaşma gibi. 
 
Semih Gümüş kırk yılı aşan yazarlık serüveninin sonunda anılarıyla ve anılarının her köşesine sinen edebiyatla, kitaplarla, kendine özgü düşüncelerle karşımıza çıkıyor. Yazarın ilkgençlik yıllarında karşılaşıp benimsediği siyasal görüşleri, tam içinde yaşadığı zor yıllar, hayat algısı, arkadaşlar, arkadaşlıklar, yazarlar, dergiler, yayınevleri. 
 
Edebiyat dünyamızın ve yayıncılığımızın yakın tarihinde küçük bir gezinti yaptığımız bu yazılarda çağımızın güncel sorunlarını da önemli bir birikimin içinden okuyoruz. Bu arada doğa ve insan ilişkisini, insanın doğaya ettiklerini doğanın içinden bir gözle anlatıyor Semih Gümüş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a322080-23d0-4b17-93ba-425e53310063.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Dostlar Dilek Tuzağı</image:title>
            <image:caption>SİHRE İNANIR 
MISIN? 
 
Ionie ve arkadaşları inanıyor! Yıldız Hayvanlarla tanıştıklarında büyülü bir macera evreninin kapıları aralanıyor. 
 
Jimnastik takımının şansı yaver gitmeyince Yıldız Dostlar kara büyüden şüpheleniyor. Peki kızların Yıldız Sihirleri bu kara büyüyle savaşmak için yeterince güçlü mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa69444-0237-4658-b7eb-54d5efcbca3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Dostlar Aynanın Sihri</image:title>
            <image:caption>SİHRE İNANIR 
MISIN? 
 
Maia ve arkadaşları inanıyor! Yıldız Hayvanlarla tanıştıklarında büyülü bir macera evreninin kapıları aralanıyor. 
 
Maia’nın ablası bir anda garip davranmaya başlıyor ve Yıldız Hayvanlar kara büyünün kokusunu alıyor. Peki sence kızlar yeni keşfettikleri Yıldız Sihirlerini kullanarak bu kara büyüyü durdurabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30fcb315-395a-431f-ac9a-8694c16a9971.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Ağ</image:title>
            <image:caption>Çoksatar Görünmez İp, on binlerce çocuk ve yetişkinin, birbirlerinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar sevdiklerine bağlı olduklarını anlamalarına yardımcı oldu. Patrice Karst şimdi de harika bir haberle okurlarıyla buluşuyor. Görünmez Ağ aynı tekniği kullanarak evrendeki tüm canlıları birbirine bağlıyor. 
 
Her yaş için ilham verici bu kitap, ayrılık kavramını yeni bir bağlama oturtarak okuyucuları tüm insanlık ailesiyle paylaştığı sonsuz ve kopmaz bağlarını tanımaya, saygı duymaya ve kutlamaya çağırıyor. 
 
“Biz nefes aldıkça o da nefes alıyor, Dünyamızın her yerinde nabız gibi atıyor, tıpkı ortak bir  kalp atışı gibi. İşte bu hepimizi ne yapar, biliyor musun? Çok büyük bir aile!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dd908cd-977e-4d1a-9065-c613ba070e4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Akışkan Modernite</image:title>
            <image:caption>“‘Modern olmak’ demek, modernize etmek demektir – takıntılı, saplantılı bir şekilde modernize etmek; kimlik bütünlüğünü korumak bir yana, sadece ‘olmak’ değil, tamam olmaktan kaçarak, hep tanımsız kalarak, sonsuza dek ‘oluş’ içinde bulunmak. Bir yapının son kullanma tarihi geçip artık işe yaramaz ilan edildiğinde yerine yeni bir yapının konması, bir sonraki gerekliliğe kadar işe yarayacak geçici bir çözümden başka bir şey değildir. Her zaman bir şeyin ‘post-’u olmak, modernitenin ayrılmaz bir parçasıdır. Zaman geçtikçe modernite de, efsanevi Proteus gibi şekil değiştirir... Bir süre önce adına (yanlış bir şekilde) postmodernizm denilen ve benim daha yerinde bir ifadeyle ‘akışkan modernite’ demeyi tercih ettiğim olgu, değişmeyen tek şeyin değişim, kesin olan tek şeyin ise belirsizlik olduğunun gittikçe kesinleşen kanıtıdır. Yüz yıl önce ‘modern olmak’ demek, mümkün olan ‘en üst mükemmellik aşaması’na ulaşmaya çalışmak demekti – şimdi ise sonu gelmeyen bir gelişme süreci, ulaşılabilecek bir nihai amacın ve böyle bir isteğin olmaması demek.” 
 
Bauman, Akışkan Modernite’de donanım odaklı “ağır” ve “katı” moderniteden yazılım tabanlı “hafif” ve “akışkan” moderniteye nasıl geçtiğimizi inceliyor. Bu geçişin insanlık durumunun tüm yönlerine derin bir değişiklik getirdiğini ortaya koyan Bauman, müşterek insan yaşamına anlam katmaya yarayan beş temel kavramın –özgürleşme, bireysellik, zaman/mekân, emek ve cemaat– birbirini izleyen cisimleşmelerinin ve anlam değişikliklerinin izini sürmekle kalmıyor, aynı zamanda değişen sosyal ve politik yaşam koşullarının parlak bir analizini de sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89db414d-bd0d-4e67-9ccc-20244809d634.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Toprağı</image:title>
            <image:caption>Lydia, idealist gazeteci eşi Sebastián ve canından çok sevdiği oğlu Luca’yla Acapulco’da sevgi dolu bir hayat yaşar. Fakat kalabalık aileleriyle kurdukları bu mutlu yuva, bir anda altüst olur: Los Jardineros, Lydia’nın ailesindeki on altı kişiyi öldürmüştür. Üstelik katliamın sorumlusu, Lydia’nın arkadaşı Javier’dir. Luca dışında ailesinin tamamını kaybeden Lydia, yaşadığı dehşetten bir an önce sıyrılıp kendini ve oğlunu kurtarmak zorundadır.
 
Sebastián’ın Los Jardineros ve lideri Javier ile ilgili yaptığı haberin ardından yaşanan bu katliam, Lydia ve Luca’nın Acapulco’daki hayatlarını ve ölülerini geride bırakıp kilometrelerce yol katettikleri bir yol macerasına dönüşür. Javier ve adamlarının peşinde olduğunu bilen Lydia, yolda edindiği göçmen arkadaşlarıyla birlikte kendinin ve oğlu Luca’nın canını kurtarmanın derdine düşer. Günler ve geceler boyu süren yolculuğun sonunda nihayet Amerika’ya ulaşabilecekler midir? Javier onların izini bulabilecek midir? Lydia, Javier’i ve yaşananları affedebilecek midir?
 
“Bu tarafta da rüyalar var,” diyen Jeanine Cummins, göçmenler ve onların yaşadıkları zorlu koşulları, maruz kaldıkları tehlikeleri ve kötülükleri incelikli ve duygu yüklü bir hikâyeyle ele alıyor. Bugün dahi dünyanın her yerinden dehşet hikâyelerine tanıklık ettiğimiz göçmenlerin acı ve tehlike dolu yolculuklarını, canları ve sevdikleri uğruna neleri göze aldıklarını gözler önüne seriyor. Amerikan Toprağı, kayıplarıyla birlikte yola çıkmayı göze alanların hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0e1f896-c2bf-4c49-aec5-946ac4eef213.jpg</image:loc>
            <image:title>Parti, Cemaat, Tarikat</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de 21. yüzyıl başında iktidar imkânı bulan İslamcı siyaset, Cumhuriyet 100 yaşına girerken ülkenin ekonomi-politik ve toplumsal-kültürel akışını belirlemeye devam ediyor. Demokratik, özgürlükçü ve adaletçi vaatlerle başlayan bu iktidar yolculuğu, hanidir toplumsal ayrışma, kutuplaşma ve çatışmalar eşliğinde otoriter, 
totaliter ve baskıcı bir yörüngeye oturmuş durumda. 
 
Parti, Cemaat, Tarikat, siyasal İslamın seküler Türkiye’de 20 yılı aşkın zamandır süregelen iktidarının seyrini sosyal antropolojik yaklaşımla süzgeçten geçirme girişimi. Tayfun Atay, bu süreci “dinbazlık” kavramı temelinde eleştirel bir bakışla çözümlüyor. 
 
“Dinbaz, dinle oynayan demek. Türkiye’de dindar-muhafazakâr kitlelerin sesi, sözcüsü, temsilcisi olarak siyaset sahnesinde olduğunu iddia eden Parti, aslında dindar, yani dine sahip olan/sahip çıkan nitelemesini hiç mi hiç hak etmiyor. Kendi dünyevi çıkar, arzu ve ihtirasları doğrultusunda ve bir sermaye-rantiye-şantiye Müslümanlığı var etme yolunda dini araçsallaştırdığı, dinle oynadığı için dinbaz nitelemesini hak ediyor. Cemaat ve tarikat çevreleri de bu Parti’nin önlerine açtığı olağanüstü imkânlarla kültürel meşruiyetten öte ekonomik meşguliyet elde ettiler, zenginleştikçe zenginleşip holdingleştiler. Mürşitler müteşebbis, müritler müşteri oldu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3635ecd2-df78-461f-b846-45e7929a6cf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Memeler ve Yumurtalar</image:title>
            <image:caption>“Her okura yaşamının anlamını sorgulatan, sivri olduğu kadar büyüleyici bir roman. Roman kahramanı kesinlikle yaşıyor, sahiden nefes alıp veriyor.” 
– Haruki Murakami 
 
Otuz yaşındaki Natsuko, ablası Makiko ve kızı Midoriko…  
Bir yaz günü Makiko meme büyütme ameliyatı için Osaka’dan Tokyo’ya, yazar olmayı isteyen kardeşi Natsuko’ya gelir. Yanında ergen kızı Midoriko vardır. Büyüme sancıları çeken Midoriko kimseyle konuşmayıp yaşadıklarını günlüğüne yazmaktadır. Onun sessizliği her birini korkuları ve bastırdıkları duygularıyla yüzleşmeye iter.  
 
Sekiz yıl sonra, Natsuko kitabı yayımlanmış bir yazardır. Yalnız ve çocuksuz yaşlanmak konusu, kafasını sürekli kurcalar. Bir yandan yeni kitabını yazmaya uğraşırken diğer yandan anne olup olamayacağını tartar. 
 
Japonya’da ve dünyada büyük ses getiren Memeler ve Yumurtalar fakirlik, kadın olmak ve bir çocuğu var etme sorumluluğu üzerine çok çarpıcı bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bc9ea17-cd96-47f6-910f-fb9eca81045d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cagaster - 1</image:title>
            <image:caption>Cagaster...  
 
21. yüzyılın sonunda ortaya çıkan bu tuhaf hastalık, kurbanlarının insanlığını yok ederek onları devasa yamyam böceklere dönüştürüyor. Hastalık büyük hasara neden oldu ve insan nüfusunun üçte ikisinin ölümüne yol açtı. Bu kıyametin ardından dünya artık bambaşka bir yer oldu. 
 
Sene 2125... 
 
Geçmişi gizemli yok edici Kidow, babasını kaybeden Illie’yi annesine götürmeye söz verdi. Ancak Illie korkup kaçtı ve Cagaster’in tek tehlike olmadığı yepyeni bir evrene adım attı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45e3129c-934f-463b-8fe9-819d83cae5cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cagaster - 4</image:title>
            <image:caption>E-05&apos;te çatışmalar yoğunlaşır ve ordudaki hainler bir haber salarlar: Milis gün batımına kadar teslim olmazsa kenti paramparça edeceklerdir. Hadi dışarıdan yardım istemek için Batı’daki geçiş kapısını almaya çalışır ama ticaret müdürü Hadi&apos;yi yakalamayı kafasına koymuştur. Kidow ise Ilie&apos;yi kurtarmak için her türlü tehlikeye atılmaya hazırdır. Tek başına E-07 kafeslerinin göbeğine, düşman üssünün kalbine dalar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a16ac6e-c045-4e55-9218-9df4c6bac47b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Kendine Terapi</image:title>
            <image:caption>Ruh halinizi anlamak ve zihninizin derinlerinde yatan duygusal sorunları çözümlemek ister misiniz? 
 
Kendi Kendine Terapi en çağdaş psikoterapi yaklaşımlarından birini, İçsel Aile Sistemleri (İAS) terapisini danışanlardan terapistlere kadar herkes için ulaşılabilir kılan bir uygulama. Özsaygı, erteleme, depresyon ve ilişki sorunları dahil birçok konuda etkili olan İAS, kendi zihninizin karmaşıklığını anlamanıza da yardımcı oluyor. 
 
“Earley’nin yazım tarzı akıcı, öğrettiği yöntem kadar şefkatli ve saygılı. Okur her adımda desteklendiğini ve teşvik edildiğini hissediyor. Daha dolu, daha zengin, daha anlamlı bir hayat yaşamak ya da bunun için başkalarına yardım etmek isteyen herkesin bu kitabı okuması gerekir.” 
Dr. Ann Weiser Cornell 
 
“İAS’nin en önemli özelliği işe yaraması. Bu kitabı kendi üzerinde derinlemesine ama güvenli bir şekilde çalışmak isteyen herkese öneririm, son derece etkili ve büyüleyici olduğu konusunda bana hak vereceksiniz. Bu müthiş kitap harika bir başlangıç. Şimdiye dek hiçbir terapi sisteminden bu denli etkilenmemiştim.” 
Jason Wingate</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ce80ec6-0d37-4553-b285-da93d1672211.jpg</image:loc>
            <image:title>Cagaster - 3</image:title>
            <image:caption>Kidow’un trajik geçmişinin yansımaları bugünü sarsmaya devam eder. Qasım’ın aldığı kararlara karşın Lygi E-01’deki okula gitmeyi reddeder. Cagaster’e yakalanan birini öldürmeyi reddettiği için ordudan atılan Hadi ise birliklerin garip hareketlerini fark eder ve Ilie’nin geldiği bölgede yaşanmış garip olayı keşfeder. Durumu aydınlatmak için Kidow’la iletişime geçmesi gerekir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72b47bee-74dd-4b81-bafd-202ffae5512b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Toplum (Sayı 20) Yeni Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>5 Sunuş 
Y. DOĞAN ÇETİNKAYA - KEREM ÜNÜVAR
9 Tanzimat Hatt-ı Hümayunu’nu (1839) baştan okuma
EDHEM ELDEM 
98 Nizam’dan tanzimata, reayadan tebaaya gidilirken: 
1830’ların başında Takvîm-i Vekayi’nin siyasî dili ve söylemi 
ÖZGÜR TÜRESAY 
143 Tanzimat siyasetini yeniden düşünmek: 
Sarıyerli Hoca Sadık Efendi ve Tanzîr-i Telemak 
ALP EREN TOPAL 175 Osmanlı’da reform: 
Osmanlı’nın reformu? MARC AYMES 
195 “ Bizim Osmanlı sosyalist yoldaşlarımız”: 
Fransız gazetesi L’Humanité ve devrimci bir dönemde Osmanlı İmparatorluğu (1904-1914) 
VINCENT BENEDETTO 221 Spordan fazlası: 
Sosyalist Zagreb’de basketbol ve gündelik yaşam 
GORAN KRNIĆ - MARKO ZUBAK 
TARTIŞMA / ELEŞTİRİ 
247 1821 Yunan Devrimi’ne çok boyutlu bir bakış 
EMRE CAN DAĞLIOĞLU 
256 Özetler 
260 Abstracts</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d07bf8c-9cd0-4792-8bc5-e964d83eb4b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşteki Adamlar</image:title>
            <image:caption>Yolları Basra’daki bir kaçakçının yazıhanesinde kesişen üç Filistinlinin hikâyesi Güneşteki Adamlar. Göğsünü dayadığında sanki yerin kalbini duyacak kadar toprağa bağlı ihtiyar bir köylü, haksızlığa karşı mücadelesi zindanın yolunu gösterdiğinde kaçmaktan başka çaresi kalmayan genç eylemci ve okulu bırakıp gerçek dünyada “pişmek” zorunda kalan toy bir öğrenci. Kuveyt’e varıp, Körfez’in bu zengin ülkesinde çalışıp para kazanmaya başladıklarında yalnızca kendilerinin değil arkalarında bıraktıkları Filistin’in, ailelerinin, sevdiklerinin de talihini değiştirmeyi umuyorlar. Yola koyulduklarında, geride kalan acı hatıraların yanı sıra çölün dayanılmaz sıcağıyla da baş etmek zorundalar. Yolculuk sona erdiğinde Filistin’den, onun acılı tarihinden hiç uzaklaşamadıklarını görüyoruz. 
Güneşteki Adamlar, 1963’te yayımlandıktan sonra da yazılmaya devam eden bir metin. Onu aynı zamanda çölde kavrulan, okyanusta boğulan, kamyon kasasında yahut bir uçağın bagajında buz tutan göçmenlerin hikâyesi olarak da okuyuşumuz bundan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c3f40a-941d-4566-960a-4e80649e4d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyaların Şifalı Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>Rüyalarımız; bilincimiz, bedenimiz ve vicdanımız arasında bir köprüdür.
Rüyalar, bilincimizin gölgesi ardından, zor zamanlarda yolumuzu bulmamızda bize eşli etmek için görünür olurlar. Bizi en gizli, en hassas parçalarımıza, temel yeteneklerimize ve amacımıza bağlarlar. En karanlık zamanlarda yolumuzu aydınlatarak gerçekte ki olduğumuzu ve olabileceğimiz kişiyi ortaya çıkarmamıza yardımcı olurlar.
Rüyaların Şifalı Bilgeliği’nde wellness uygulayıcısı Kathleen Webster O&apos;Malley, rüya günlüğü, rüya kuluçkası, berrak rüya ve Tibet Rüya Yogası gibi uygulamalarla rüyalarımız farkındalıkla bakabilmenin ve onlardan cevaplar almanın yollarını gösteriyor. Sizi, rüyalarınızın derinine inip, atalardan gelen görülerin, sembollerin, işaretlerin ve arketiplerin kadim bilgilerini öğrenerek, varoluşunuzda saklanmış gizli yeteneklerinizi keşfetmeye çağırıyor.
İç dünyanızdaki kavrayışı derinleştirmek, yaşam bilgeliğinizin sesini duymak için derin
ve iyileştirici bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e130198-83c6-453b-9895-17bddad0b090.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı Dünyaya Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Hangisi daha önemli? İnsanların alışkanlıklarını sürdürmesi mi yoksa dünyanın kendini sürdürmesi mi?.. Tortuya dönüşmüş denizler, sisle kaplı gökyüzü, doğal olanın doğadan koptuğu bir dünya... Ama belki de güzel olan ne varsa henüz yitip gitmemişti. Ada’yla Doruk, amcalarının yanında birkaç hafta geçirmek üzere Işık Limanı adlı, kendi hâlindeki kasabaya gelirler. Pamir de büyükbabasının emanetini teslim etmek üzere aynı kasabada trenden iner; onun peşi sıra ise iri yarı ve esrarengiz bir adam!.. Ancak aslında Işık Limanı sıradan bir yer değildir ve yolları kesişen bu üç çocuk, kasabanın derinliklerindeki büyük sırdan habersizdir. Kâşif’in haritasının izinde, sıcak hava balonuyla yapılan yolculuk heyecanlı olduğu kadar tehlikeli de geçer. Hayal bile edemeyecekleri gizemlerle dolu saklı dünyaya ulaştıklarında ise artık tek bir düşünceleri vardır; yer altındaki güzellikleri yeryüzüne taşımak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4172874-69a2-4b17-9e5e-544e2a4c3f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sünger Şehir</image:title>
            <image:caption>Umut ve Deniz proje ödevlerinde başarılı olmak için yaratıcı bir fikir aramaya başlar. Ama böyle şeyleri son dakikaya bırakınca insanın aklına kolay kolay bir fikir de gelmez ki. Bir de üstüne hafta sonu mahallelerinde sel felaketi olunca ne yapacaklarını iyice şaşırırlar. Bunun üzerine iki kafadar iklim krizi üzerine düşünmeye başlar. Kafalarındaki ampul de tam o noktada yanar: Sünger şehir projesini hayata geçirmek. Hem de okuldan başlayarak. Peki bu sünger şehir dedikleri şey nedir ki? Ve bütün bunların Çinli bir çocukla ne ilgisi var? Sünger Şehir, iklim krizinin etkileriyle baş edebilmek için hepimize ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e10a314-8df5-403c-9ba2-d2982f16e2e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Duruma Göre Bazen Kızılderiliyim</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şey sadece siyah ve beyaz değildir. Yaşamın içindeki gri alanlar hepimizi birbirimize bağlar...
Gelecek vaat eden bir karikatürist olan Junior, doğuştan gelen sağlık sorunları nedeniyle arkadaşları tarafından hep alay edilen bir gençtir. Sonunda, iyi bir eğitim almak amacıyla komşu kasabadaki okulda okumaya karar verir ve buraya kaydını yaptırır. Ancak, maskotu Kızılderili olan bu okulun tek Kızılderili öğrencisi kendisidir. Verdiği bu karar kabilesi tarafından hain ilan edilmesine neden olsa da o, zekâsı ve olaylar karşısındaki mizahi yaklaşımı ile hayata tutunur. Ve yaşadığı bu zorlu süreç, içinde yepyeni bir gücün varlığını hissetmesini sağlar...
Ödüllü yazar Sherman Alexie, kendi çocukluk deneyimlerinden ilham alarak yazdığı bu romanda, sınırlarının ötesine geçmeye çalışan bir gencin ön yargılar ve farklılıklar üzerine verdiği sıra dışı mücadeleyi mizah dolu bir dille anlatıyor.
• • •
&quot;Her yönüyle mükemmel, dokunaklı ve son derece komik...&quot;
- Neil Gaiman
&quot;İlk sayfadan son sayfaya kadar kahkahalarıma engel olamadım.&quot;
- Amy Sedaris, oyuncu, komedyen ve yazar
&quot;Çarpıcı gözlemler ve keskin bir mizah anlayışı... eğlenceli bir üslup.&quot;
- Newsday</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ebeee86-bfe2-4afe-8efe-ff581d8b5553.jpg</image:loc>
            <image:title>O Eksik Parça</image:title>
            <image:caption>O Eksik Parça, bizi hangi parçamız eksik hangisi değil düşünmeye sevk eden bir yapboz-roman. Bir tasarımcının Adana-Ankara arasında yaptığı otobüs yolculuğunu anlatıyor aslında, hikayesi bu kadar. Yani hemen hemen. 
Merhemlerin anası Meryem’e selam olsun; görkemli kayalara, onlardan türemiş binbir efsaneye, gizemli Toros Kaplanı’na, kırmızı tulumbasının başındaki o azimli çocuğa, beyaz atıyla o çocuğu masaldan masala gezdiren karsambaççıya, ona ve düzde yaylada yolundan sapmayan her bir yolcuya, yolcuyu besleyip büyüten her bir acıya, ben yıllardır ağlamadım ağlayabilene, yerli yersiz hatırladım unutabilene, tepelerde bir görünüp bir kaybolan şu ulu sedirlere de selam ediyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/365fdbf7-17fd-498f-a88b-f65a25350540.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Özünü Bil</image:title>
            <image:caption>Aile dizimi gerçekten işe yarıyor mu? 
Kendimize nasıl özşefkat gösterir, bağışlamayı nasıl öğreniriz? 
Mutluluğu nerede aramalıyız, yaşadığımız türden çetin zamanlarda umudumuzu nasıl koruruz? 
Hız çağında yavaşlamak mümkün mü? 
Uyaranlar bombardımanı içinde dikkatimizi toplamanın yolu nedir? 
Sade bir hayata geçişin yolları nelerdir? 
Kariyer ve özel yaşam dengemizi nasıl kurabiliriz? 
Travmalardan nasıl güçlenerek çıkabiliriz? 
Ruhsal dayanıklılığı nasıl başarabiliriz? 
Anlamlı bir hayat için ne yapmalıyız? 
Kendimizi ve özümüzü nasıl tanırız? 
 
 
Prof. Dr. Kemal Sayar ve Klinik Psikolog Rabia Yavuz bizi insan doğasına ilişkin önemli sorularla bir zihin ve duygu yolculuğuna çıkarıyor. Ruhun yaralarına şifa olabilecek, hepimize iyi gelecek cevaplarla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64ec177b-24f2-472d-abb3-856eb98132d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Neolitik Çağ Masalı : Toprak Ana ve Çoban Ana</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya’da zamanımızdan 12.500 ile 8.000 yıl kadar öncesine denk gelen Neolitik Çağ köy hayatı, tarım ve hayvancılık gibi insanlık tarihinin son derece önemli kültürel dönüşümlerine damgasını vuran, adeta insanlığın kaderini değiştiren, insan-çevre ilişkisini bir başka boyuta taşıyan kültür devrimidir. Sosyal, kültürel ve ekonomik nice yeniliklerin çıkış noktası sayılan Neolitik Çağ’ın karanlıkta kalan yönlerini, arkeolojik ve antropolojik araştırmaların bize sunduğu son derece değerli verilerle her geçen gün daha iyi tanıyoruz. 
Yazar, bilimsel araştırmaların bugüne kadar bize sağladığı bilgileri hayal gücüyle bütünleştirerek okuyucuya bir masal formatında sunuyor. 
Neolitik Çağ’daki köy hayatının mercek altına alındığı bu masalsı anlatıda, atalarımızın kendilerini ne denli zorlu bir yaşam kavgası içinde bulduklarına tanık olacaksınız. O dönemin insanlarıyla sevinecek, hüzünlenecek, aynı zamanda onlarla gurur duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d195ee-ca55-4eaf-806a-2b7ba6502d21.jpg</image:loc>
            <image:title>Callahan Günlükleri</image:title>
            <image:caption>“Kimse mükemmel değildir, doğru ama Spider Robinson mükemmel olmaya epey yakın.” –Ben Bova 
 
“Heinlein, Sturgeon ve Asimov’un en iyi yanlarını bünyesinde barındıran bir yazar Spider Robinson.” –David Gerrold 
 
“DERTLER PAYLAŞTIKÇA AZALIR, MUTLULUK PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR, DOLAYISIYLA ENTROPİYİ İNKÂR EDİYORUZ.” 
 
Spider Robinson, 20. yüzyılın son çeyreğindeki bilimkurgu camiasının en yaratıcı ve güçlü seslerinden biri, yeri de Douglas Adams ve Terry Pratchett gibi yazarların yanı. Callahan öykülerini bir araya getiren Callahan Günlükleri ise absürt, sarsıcı, heyecanlı ve oyunbaz bir eser. 
 
Callahan’ın Yeri, her zamandan insana ve her galaksiden uzaylıya kapısı açık bir mekân; müdavimleri ise normalin tam zıddı kimseler: zaman yolcuları, konuşan köpekler, alkolik vampirler, sibernetik uzaylılar ve birbirlerini önemseyen bir grup insan. Burası kötü kelime oyunlarının da iyi sohbetler kadar takdir edildiği nadir yerlerden biri. 
 
Bir zaman polisi zaman suçlusunun peşine düşüyor, uzak gezegenden bir uzaylı içini dökmek istiyor, aynanın içinde hapis kalan bir adam yardım arıyor, intiharın eşiğindeki bir telepat özel gücünden kurtulmaya çalışıyor ve her birinin yolu Callahan’ın Yeri’ne düşüyor. 
 
Tüm bunlar olurken Callahan’ın Yeri’nin müdavimlerini çok daha büyük bir görev bekliyor: Dünya gezegeninin sonunu getirecek komploya engel olmak. 
 
Callahan Günlükleri, kitabın empat hâli. 
 
Ben Bova’nın sunuşuyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b09f18a-2526-4e89-8e2d-1ee1eede5866.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Yapayalnız Bir İştir</image:title>
            <image:caption>“Bu romanın kahramanı olan genç yazar ve amatör dedektif, aslında Bradbury’nin ta kendisi.” –Publishers Weekly 
 
1949. Venice, Kaliforniya. Sevgilisinden uzakta, daktilosunun başında, öyküleriyle bezediği bir dünyada ayakta kalmaya uğraşan, üstünde çalıştığı romanında tıkandığını düşünen genç yazar, kendisini aniden gizemli bir cesedin karşısında bulur. Esrarengiz birinin gelip kulağına, “Ölüm yapayalnız bir iştir,” diye fısıldamasıyla başlayan tuhaf olaylar silsilesinin sırrını amatör bir dedektif gibi çözmeye çalışan yazarın en büyük yardımcısı ise amatör bir yazar olan Dedektif Elmo Crumley’dir. 
 
Ölüm Yapayalnız Bir İştir, sadece belalı ve kederli başlığından bile tahmin edilebileceği üzere, Bradbury’nin şiirsel üslubundan nasibini alan bir noir örneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/910cbfa1-4061-433b-b86b-be8a71b26a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Ardında Bırak</image:title>
            <image:caption>Birbirine yabancı iki aile ve beklenmedik olayların girdabında giderek bilinmezliğe ve dehşete savrulan bir hafta sonu... 
 
Amanda ve Clay, Long Island’ın ücra bir köşesine tatile gittiklerinde akıllarında sadece New York’un keşmekeşinden uzaklaşmak, oğulları ve kızlarıyla keyifli zaman geçirmek ve bir haftalığına kiraladıkları lüks evde sahip olamadıkları bir hayatın tadını çıkarmak vardı. Ancak gecenin geç saatlerinde kapı çalındığında tüm büyü bozulacaktı. 
 
Ev sahibi yaşlı ve siyah çift panik içinde geldiklerinde ani bir elektrik kesintisinin şehri kasıp kavurduğu haberini de beraberlerinde getirmişlerdi. İnternet kesilmiş, televizyon yayını durmuş, cep telefonları da çekmezken neye inanacaklardı? Amanda ve Clay bu çifte güvenmeli miydi?  
 
Rumaan Alam’ın gerilim dolu romanı, ebeveynliğin, ırkın ve toplumsal sınıfların karmaşıklığını keskin bir dille ele alıyor. Dünyayı Ardında Bırak, kriz anlarında en yakın bağların nasıl yeniden şekillendiğini ve beklenmedik bağların nasıl kurulduğunu irdeleyen istisnai bir eser. 
 
“İnsanlığın müşterek kıyametine odaklanan bir roman.” –Carmen Maria Machado 
 
“Işıkları söndürmeden yatmaya hazırlanın.” –Popsugar 
 
“Tıpkı Stephen King’in Sis’i gibi, Dünyayı Ardında Bırak da bilinmeyenin dehşetini yansıtıyor.” –Rolling Stone</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c00ed96-2f2a-4691-bfb3-e4eb9621ff41.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpük</image:title>
            <image:caption>“Bu anlattıklarımın ışığında size, kadın sahibimden ve beni evine aldığı günden bu yana geçen müşterek yaşamımızdan kim benden iyi söz edebilir?” 
 
5 Mart 1997’de, Pendik’te bir çiftlikte İngiliz bir anne babadan doğmuştu. Adı Maks’tı; yeni ailesine katılınca Köpük olarak değiştirildi. Köpük’le çoğu zaman “O” diye söz ettiği kadın sahibi arasında yaşanan saf, katıksız, hesapsız bir sevginin hikâyesidir okuyacağınız. Duygusal bir köpek onu anlatmaya koyulursa, hikâye aynı zamanda bir evin, bir ailenin, geçen mevsimlerin, yılların, günlerin, tekrarlanan gündelik hareketlerin ve sevgi dolu bir vedanın hikâyesi de olur. “Hayvanların bakışında derin ve biraz hüzünlü tatlı bir ışık vardır,” der bir ozan. Bu kitap, o bakışı ve o bakışın bize insanlarla ilgili gösterdiklerini de yansıtmayı amaçlıyor. 
 
“Diğerlerini bilmem ama ben bu izlediğim görüntülerden şu iki önemli dersi çıkardım: İnsan her zaman insandır; cennet gibi ülkelerde bile ve kâh kendi türüne kâh biz hayvanlara, hatta bitkilere her türlü kötülüğü yapabilir. Bu biir! Bundan dolayı ona sıkı sıkıya uymak zorunda kalacağı kanunlar konması lazımdır, bu da iki. O kadar!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e359496b-68b9-481f-b62b-7158b54f09e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Onuncu Ay</image:title>
            <image:caption>Istaka sesleri, çeperi yosunlu kuyular, gül kokusuyla günahları dökülen mevtalar, senfonisini kafasında taşıyanlar, hasretle çalınan klarnetler, yük hâline gelen emanetler, bitmeyen öyküler ve beklenmedik sonlar. 
 
İlk öykü kitabı Onuncu Ay ile okura merhaba diyen Ayla Burçin Kahraman, insanı anlamayı en az anlatmak kadar ciddiye alıyor. Perdeleri aralayan, gizleri didikleyen, hakikatlere uzanan öykülerini titiz bir dille okura sunuyor. Onuncu Ay sadece harekete değil, bedenin hafızasına da kıymet veren bir anlatıcının izini sürmek isteyenler için önemli bir imkân. 
 
“Rahmetli annesi geliyor aklına sonra. Bu kasılıp kalmış bedenin bir gün muhakkak düzeleceğine inanışı. Bıkmadan usanmadan, iyi gelir umuduyla dağda bayırda topladığı çeşit çeşit otlar. Aslanpençesi, çobançantası, biberiye. Gölgede kurumalı. Sararmadan. Kavrulmadan demlenmeli. Kısık ateşte, on dakika kadar. Fazlası safrayı bozar, yalnız iki tutam. Yemeklerden sonra bir su bardağı, ılık ılık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a66882-1de4-428e-8825-c5c9d9a4f43f.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Mümkün - Barış</image:title>
            <image:caption>Tüm yaşamınızı, birikiminizi, ailenizi, dostlarınızı geride bırakıp yeni bir hayata başlamak nasıl olurdu? 
Bu kitapta her şeyi geride bırakan genç bir kadının tek yön biletle geldiği yabancı bir ülkede hayata sıfırdan başlayışının çarpıcı hikâyesi anlatılıyor.  
Eski eşinden, ailesinden kaçıp Avustralya’ya gelen kahramanımız Barış hiç bilmediği bu topraklarda dostluğu, aşkı keşfederken kendini yeniden var etme, küllerinden doğma kavgası veriyor. Barış, yeni hayatını tırnaklarıyla kazıyarak kurmaya çalışırken, geride bıraktığını düşündüğü hayatının yürek kanatan izleriyle de mücadele ediyor. 
Angelina Masal Nur Ayo’nun “Her Şey Mümkün - Barış” kitabı gerçek bir hayat hikâyesine dayanıyor. “Sil baştan başlamak gerek bazen,” diyorsanız, bu kitap ruhunuza iyi gelecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a2d6dc1-3633-4a61-9c31-17b9a6dc3002.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Flört Edilmez</image:title>
            <image:caption>Bara git: ✓ 
Yeni bir şey dene: ✓ 
Biriyle takıl: … 
 
Üniversitede yıllarını harcadığı departmanın kaderi tehlikede olan Naya Turner, uzun süredir ilk kez kendisi için bir şeyler yapmak üzere bara gitmişti. Bir gece olsun aklını işinden uzaklaştırabilir ve arkadaşlarının hazırladığı yapılacaklar listesine odaklanabilirdi. 
 
Şehre iş için gelmiş çekici yabancıysa listesindeki maddelerin üzerini çizmek için mükemmel fırsattı. Jake seksiydi, onu güldürüyordu ve kaybettiği özgüvenini kazanması için Naya’ya meydan okuyordu. 
 
Ama bu beklenmedik flört Naya’nın uğruna çabaladığı her şeyi mahvedebilirdi. Şimdi önünde iki seçenek bulunan Naya, ya tekrar kabuğuna çekilecek ya da ona tekrar yaşadığını hissettiren aşka tutunacaktı. 
 
“Williams bu tatlı çıkış romanında romantik komedinin eğlencesini daha ağır konularla harmanlıyor.” —Washington Post 
 
“Nasıl Flört Edilmez kesinlikle MUHTEŞEM!! Gerçek hayatta karşımıza çıkabilecek ciddi meseleler, flörtöz atışmalar, ateşli bir tutku ve kalp eriten bir romantizmle zenginleştirilmiş… Beni ilk sayfadan ele geçirdi ve son sayfaya kadar da kendine esir etti. Sonra bu güzelliği tekrar tatmak için hemen yeniden okumaya başladım.” —Priscilla Oliveras 
“Williams laf dalaşını ve şehveti bir araya getirirken aynı zamanda okurlara kendi hakkını savunmanın önemli –ve de korkunç– olduğunu öğrenen ama kapılarını aşka açabilen bir karakter sunuyor. Nasıl Flört Edilmez’i okunacaklar listenizin en başına yazın!” —Jen DeLuca 
 
“Nasıl Flört Edilmez çok güçlü bir romans. Komik, çekici ve ateşli olmasının yanı sıra kalbime dokunan duygusal bir derinliği de var.” —Sarah Smith 
 
“Williams’ın çıkış romanı, kendi sesini yeniden bulan ve tutkularına sahip çıkan bir kadın kahramanın büyüleyici, romantik aşk hikâyesini anlatıyor.” —Andie J. Christopher 
 
“Nasıl Flört Edilmez her açıdan beklentileri karşılıyor. Komik, seksi, iç açıcı ve duygusal. Sevilesi karakterleri, yenilikçi olay örgüsü ve merak uyandıran anlatımı o kadar güzeldi ki elimden bırakmak istemedim! Kesinlikle yılın favorileri arasında!” —Samantha Young 
 
“Denise Williams’ın yazımındaki sıcaklık tıpkı zekâsı gibi aşikâr. Zorlu konuları ve duyguları incelikle ele alıyor. En iyisi de, Jake tam benim sevdiğim türde bir karakter – seksi, akıllı, tatlı ve sırılsıklam âşık...” —Olivia Dade</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06afb46b-0442-4420-8e91-c2f56f6d6612.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Doğruluk 1 Cesaret</image:title>
            <image:caption>Bırak ailen senin için mucizeler yaratsın 
 
Olivia, derslerin bittiği ama mezuniyetin henüz gerçekleşmediği parti haftasını iple çekiyordu. Her gün birbirinden ilginç temalı etkinliklere katılacak ve üniversite planlarına dalmadan önce gönlünce eğlenecekti. 
 
Ama küçük bir aksilik mezuniyetini tehlikeye atınca bir anda dünyası altüst oldu. Telefonundan konumunu takip eden annesi ya da fazla meraklı geniş ailesi fark etmeden işleri yoluna koymak için sadece bir haftası vardı. Kasabada gerçekleşen golf turnuvasında gönüllü olmak her şeyi çözecekti ama Olivia&apos;nın, arkadaşlarının partileri yerine golf sahasında olduğunu gizlemek için Efsane Dörtlü’nün güçlerini birleştirmesi gerekiyordu. 
 
Son derece yasaklı bir oğlan ikide bir karşısına çıkıp aklını karıştırsa da Olivia hedefe odaklanmıştı! Bir takvimi ve bir planı vardı! Hiçbir şeyin ters gitmesi mümkün değildi… değil mi? 
 
“Tam da kendinizi hikâyeye kaptıracağınız türden bir kitap.” —School Library Journal 
 
“Bu yanlışlıklar dram/komedisi müthiş bir mizahla dolu. Elston o sımsıcak, kalabalık aile curcunasını çok güzel anlatıyor ve kuzenler arasında insanın içini ısıtan bir arkadaşlık yaratıyor… Büyüleyici.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b87d8e0-fd22-40bd-a0af-524e7cf792fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kısaca ŞerLok -2 Lanetin Gizemi</image:title>
            <image:caption>Dedektiflik becerileriyle gerçeğe ulaşmaya, zor soruları ve çözümsüz görünen sorunları çözmeye bayılan Şermin Lokman, kısaca ŞerLok, yeni bir gizemin peşinde! 
 
Problem Kutusu’ndan çıkan şifreli mesaj onu terk edilmiş, eski bir evin önüne götürdüğünde Şermin ne olup bittiğini anlamak için hevesle işe girişir! Gelişmiş gözlem yeteneği, cesareti ve ona bu macera boyunca eşlik eden, biraz gıcık olduğu Hakan’la birlikte bakalım Şermin bu evin üzerinde dolaşan lanetin gizemini çözebilecek mi? 
 
Hadi siz de sayfaların arasında sizi bekleyen sorularda bağlantıları kurun, alternatifleri düşünün, tahminler yürütün, görünmeyeni görün ve Şermin gibi harika bir dedektif olduğunuzu kanıtlayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/811c92e5-bb0e-437a-961c-a880db8c93d9.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi İnsanlar Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Kayda değer bir kişisel gelişim mi istiyorsunuz? Okulöncesi bir çocukla geçirilen altı ay, 
bir dağın tepesinde tek başına geçirilen yıllardan daha etkili olabilir. 
 
Daha kibar ve şefkatli bir dünyanın yolu, daha kibar ve şefkatli çocuklar yetiştirmekten geçer. İster çocuğunuzun okula geç kalmasını önlemek, ister sebze yemesini sağlamak ya da ister bir marketin orta yerinde sinir krizine giren çocuğunuzla baş etmeye çalışmak olsun… ebeveynlik zor bir iş. Ve çoğu zaman, ebeveynler stres altında olduğu için tepkisel davranabilir. Peki ya, bu şekilde ani tepkiler vermek yerine o anda durup düşünmeyi, sakinliğinizi korumayı ve olayları adım adım ele almayı öğrenebilseydiniz? 
 
İyi İnsanlar Yetiştirmek, stres tepkilerinizi kontrol etmeniz, çocuğunuzla bağ kurarak çatışmaları çözmeniz, hem çocuğunuzun sorunları ve gereksinimlerini anlamanız hem de kendi gereksinimlerinizi çocuğunuza doğru şekilde aktarabilmeniz için ihtiyacınız olan iletişim becerilerini gözler önüne seriyor. Ayrıca kendi yetiştirilme tarzınızdan kaynaklanan “tepkisel” ebeveynlik alışkanlıklarından kurtulmanın ve kibar, işbirlikçi ve kendine güvenen çocuklar yetiştirmenin güçlü ve pratik yollarını sunuyor. 
 
“Büyütmeyi umduğumuz çocukları yetiştirmek için, olmayı umduğumuz kişi olmayı öğrenmeliyiz…. Bu harika kitap, bu yolculuğun üstesinden gelmenize yardımcı olacak.” 
—KJ Dell’Antonia, How to Be a Happier Parent kitabının yazarı 
 
“Çocuklarınızla ilişkilerinizi dönüştürmek için net ve doğrudan bir rehber. Sağlıklı ebeveynliğin, kendinizin farkında olma ve çocuklarınız için istediklerinizi somutlaştırma beceriniz sayesinde gerçekleştiğini gösteriyor.” –Oran Jay Sofer, Bilinçli ve Şiddetsiz İletişim kitabının yazarı 
 
“Hunter Clarke-Fields, ebeveynlerin barışçıl aileler yaratmasına yardımcı olmak için bilgeliğini ve kişisel deneyimini paylaştığı bu kitapta, kendi duygusal dengenizi korurken çocuk yetiştirmenin hız trenine binme becerinizi geliştireceksiniz.” –Joanna Faber ve Julie King, Anne Baba Lütfen Bana Kızma kitabının yazarları 
 
“Bilinçli ebeveynlik için akıllıca ve yepyeni bir yaklaşım.” –Dr. Tara Brach, Koşulsuz Şefkat kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d1c7917-8942-46a2-a639-8273f578e549.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Yönetim</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Yönetim, modern yöneticiliğin ilke ve uygulamalarına değinen basit, anlaşılır bir ilk adım.  
 
Cadbury ve Enron krizlerindeki insan yönetiminden Çin’deki kızarmış tavuk pazarlamasına kadar geniş yelpazedeki birçok örnekten faydalanan bu kitap, işletme stratejisi ve hedeflere ulaşmak için yönetimin nasıl kullanılacağı, başarılı pazarlamanın nasıl işleyeceği, şirket finansmanının temelleri, insan kaynakları yönetiminin rolü gibi kilit noktaları açıklıyor. Sorumlu yönetim ve çevresel baskılar dahil olmak üzere yönetim düşüncesindeki genel ilerlemeleri dikkate alarak Covid-19 pandemisi sonrasında gündeme daha sık gelen sağlık ve esenlik konularına da değiniyor.  
 
Yönetim düşüncesini en yeni akımlar ve eğilimlerle günümüze taşıyan bu rahat anlaşılır, okunmaya değer metin, işletme ve yönetim hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkes için ideal bir başlangıç noktası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e1816fe-5a23-40c9-bcef-9c9939eab7ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşıklara Yer Yok</image:title>
            <image:caption>“Kim bilir, belki de cehennem insanın kendini bağışlayamamasıdır.” 
 
Aşk sandığımız bağlılıklar, gerçekte bizi kendine tutsak eden bağımlılıklarımız mıdır?
 
Tarık Tufan, insanın içindeki bu büyük çatışmanın kapısını aralayarak aşkın yersiz yurtsuzluğuna dair sarsıcı bir hikâye anlatıyor. 
 
Akademisyen Orhan büyük bir tutkuyla bağlı olduğu Firdevs’in peşinden umutsuzca koşarken, bir yandan kendi geçmişindeki travmalarla diğer yandan Firdevs’in bir başka adama duyduğu hastalıklı aşkla mücadele etmektedir. Gece yarısı aldığı telefonla kendini sayfiye kasabası Saklıkuyu’da bulur. Geçmişte hastane olarak kullanılmış, Osmanlı sarayının ve İstanbul zenginlerinin sırlarıyla dolu eski bir köşkün odasına yerleşir. Hatıralarına hapsolmuş Defne’yle ve diğer komşularıyla tanışan Orhan, onların yaralı hikâyelerine ortak olurken, kendini buraya sürükleyen kaderi anlamaya çalışmaktadır. Firdevs’in birden ortadan kaybolmasıyla içine düştüğü merak, nefes kesen bir sonla cevap bulur.   
Âşıklara Yer Yok, gerçeklikle hayalin iç içe geçtiği olağanüstü bir aşk ve tutku hikâyesi.  
Aşkın büyülü ve karanlık doğasına dair duygu dolu, eşsiz bir roman. 
Her sayfasında kendinizi bulacağınız bir edebi şölen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788aefb3-8b7c-4c96-814d-41d3ef88d187.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kimin Hikayesi? Eski Çatışmalar, Yeni Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>“Umutluyum, çünkü yoksulluğun nedenleri, iklim değişikliği gerçeği ya da kadınların eşitliği söz konusu olduğunda hakikati anlatan, bizim hikâyelerimiz. Umutluyum, çünkü bu hikâyeler daha fazla insanı bize katılmaya yüreklendiriyor.” 
 
Günümüzde anlatılan hikâyelere son şeklini kimler verecek? İşte günümüzde bu önemli güce sahip olmak isteyenler arasında büyük bir mücadele hüküm sürüyor: Kadınlar, beyaz ya da heteroseksüel olmayan insanlar kendilerine ait olan başka başka hikâyeler anlatırken erkekler, özellikle de beyaz erkekler öteden beri anlatılan eski hikâyelere ve kendi merkezi konumlarına sıkı sıkıya tutunmaya çalışıyorlar. Bu Kimin Hikâyesi?’nde Rebecca Solnit, son yıllarda ortaya çıkan #MeToo, #BlackLivesMatter ve benzeri hareketleri tarihi bir perspektife oturturken, bu tür değişimlerin ortaya çıkması için cesaret ve kararlılık gösterenleri, karınca kararınca yapılan katkıların birikimsel etkilerini ele alarak bize umut dolu bir hikâye anlatıyor. 
 
Bundan neredeyse yetmiş yıl önce Alabama’da otobüsteki yerinden kalkmayan Rosa Parks’ın bugünün aktivistlerinden Greta Thunberg’e ilham verebildiğine dikkat çeken Solnit, başarısızlığa mahkûm görülen cılız eylemlerin bile, yadsınamayacak bir hakkı savunuyorsa mutlaka bir sonuç doğuracağını söylüyor. Onun yazılarını okuyunca yürekleniyorsunuz, Solnit bizi gerçekçi hikâyelerle nasıl güçlendireceğini biliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11753451-0667-4cec-a4f9-2252d9473ae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Dergi (11. Sayı)</image:title>
            <image:caption>Bu Sayıda: 
-20 Yıl ve Muhalefet Hakareti 
-Ukrayna Krizi ve Yeni Dünya 
- Ekonomik Kriz ve Sol Alternatifler 
- İşçi Direnişleri, Birikimler ve Yeni Bir Mevzilenme 
- Yeni Bir Dönemin Eşiğinde Kadın Hareketi 
- Kamucu Dönüşüm ve 21. Yüzyılda Sosyalizm Tartışmaları 
- Şili’nin Çalınan Geleceği ve Geri Dönüş 
Başlıklarıyla Yol Dergi Okuyucularını Bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0ef17e-3c04-4a9e-b0d3-1a03f0eac63f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mori</image:title>
            <image:caption>Mori</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3291a77e-abc2-4d1d-b678-56a2e96331a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama Gitme, Lavinia 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Kuyruklu yıldız,” dedi. Göz kırptı. “Tutun bana, seni çıkarmaya geldim.”
Leyla için artık kaçış sona ermiştir. Aşka teslim olmaya, Baran’ın elini tutmaya, korkularını yenmeye ve mutluluğun kapısını aralamaya hazırdır. Aylar önce, Baran’ın henüz bir yabancıyken ona otur yaz dediği romanı yazmıştır ve kitabını eline almak için gün sayıyordur.
 
Hayatını bir kez daha değiştirecek yepyeni bir kararın eşiğine geldiğinden ise habersizdir.
Onları binlerce mil uzakta, dünyanın başka bir ucunda yeniden bir araya getiren evrenin, Leyla ve Baran’a son bir sürprizi vardır. Leyla’nın romanından uyarlayarak kaleme aldığı tiyatro oyununda oynaması için seçilen kişi, Baran’ın eski sevgilisi Gözde’den başkası değildir. Zorlu bir çelişkinin içine düşen iki âşık, bu sisin içinden de beraber, el ele çıkabilecek midir? Yoksa yıldızları yerlerinden kaydıran aşk, Leyla ve Baran’ı bir kara delik gibi içine mi çekecektir?
Aşk, kendi yolunu çizebilir mi? Mesafeleri sıfırlayabilir mi? Aşk affeder mi ve affettirir mi?
Ama gitme, Lavinia. Hayal edenlerin, umut edenlerin, korkularını yenenlerin ve aşkla iyileşenlerin hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf511b9b-dfa3-4525-9097-caf79adaf4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama Gitme, Lavinia 2</image:title>
            <image:caption>“Kuyruklu yıldız,” dedi. Göz kırptı. “Tutun bana, seni çıkarmaya geldim.” 
 Leyla için artık kaçış sona ermiştir. Aşka teslim olmaya, Baran’ın elini tutmaya, korkularını yenmeye ve mutluluğun kapısını aralamaya hazırdır. Aylar önce, Baran’ın henüz bir yabancıyken ona otur yaz dediği romanı yazmıştır ve kitabını eline almak için gün sayıyordur. 
 
Hayatını bir kez daha değiştirecek yepyeni bir kararın eşiğine geldiğinden ise habersizdir. 
Onları binlerce mil uzakta, dünyanın başka bir ucunda yeniden bir araya getiren evrenin, Leyla ve Baran’a son bir sürprizi vardır. Leyla’nın romanından uyarlayarak kaleme aldığı tiyatro oyununda oynaması için seçilen kişi, Baran’ın eski sevgilisi Gözde’den başkası değildir. Zorlu bir çelişkinin içine düşen iki âşık, bu sisin içinden de beraber, el ele çıkabilecek midir? Yoksa yıldızları yerlerinden kaydıran aşk, Leyla ve Baran’ı bir kara delik gibi içine mi çekecektir? 
 Aşk, kendi yolunu çizebilir mi? Mesafeleri sıfırlayabilir mi? Aşk affeder mi ve affettirir mi? Ama gitme, Lavinia. Hayal edenlerin, umut edenlerin, korkularını yenenlerin ve aşkla iyileşenlerin hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d80de02a-fece-4494-8a5a-c2168fa3051a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuğçe Işınsu Tüm Kitapları Seti (11 Kitap)+(Aşk Kartları ve Muhabbet Duaları Hediyeli)</image:title>
            <image:caption>HİÇLİKTEN GELEN GÜÇ 
OL DER VE OLUR 
MUCİZELERİ ÇAĞIRMAK 
KISMET 
AŞK VE CAZİBE AKADEMİSİ 
BAŞTAN ÇIKARMANIN GÜCÜ 
EL CAMİ 
EL VEDUD 
ONU KENDİNE AŞIK ET 
MELEKLER VE DÜNYANIN KURTULUŞU 
NİYET VE DİLEK KARTLARI 
AŞK KARTLARI (HEDİYE) 
MUHABBET DUALARI (HEDİYE)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b60aa86f-c41f-4e6f-b733-e736c4fa7698.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Adalet Ya Sefalet</image:title>
            <image:caption>Şimdi umutsuzluğa teslim olma zamanı değil! 
 
Bizi buraya ne coğrafya ne de “kader” getirdi. Bizi buraya geçmişteki tercihlerimiz getirdi. Şimdi Türkiye’nin önünde bir yol ayrımı var. Ya sefalette ısrar edeceğiz ya da yeni bir hikâye yazmak için yola çıkacağız. Tercih bizim. 
 
Hem iyi bir araştırmacı hem de en karmaşık meseleleri herkese anlatabilecek kadar güçlü bir yazar olan Selçuk Şirin, “Ümitsiz olsam iki yılımı bu kitaba vermezdim” diyor. Şirin bu çalışmasında, Türkiye’nin acilen çözülmesi gereken 7 temel meselesini verilerle ve yaşanmış gerçek insan hikâyeleriyle ortaya koyuyor, her bir soruna tarihimizden ve dünyadan iyi örneklerle somut çözümler sunuyor. 
 
Okudukça Türkiye’ye bakışınız değişecek, kendinizi daha umutlu ve güçlü hissedeceksiniz. Çünkü değişim ümit etmekle başlar. 
 
Değerli dostum Selçuk Şirin, akademik çalışmalarını kitleye yayma ve daha iyi bir eğitimle, saygın, adaletli bir toplum yapısına ulaşma yolunda hayran olunacak kadar büyük bir çaba gösteriyor.  Bu değerli kitapla bu duyarlılığını bir kez daha taçlandırıyor.              
Zülfü Livaneli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5faf040a-db38-46b4-8548-52a5b9a7c0e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çobandan Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Okuyucularımın aklına gelecek soruları tahmin edebiliyorum: Neden bir başkası değil de çoban?  Çoban’ın ismi nedir? Nerede bulunuyor şimdi?  Çoban gerçek mi, hayal mi? Hepsi değil amma bazı şeyler tesadüfle vücut bulurlar. Hakiki dostlukların hayırlı tesadüflerle başladığına inanıyorum. Şair olmam ve tanınmam dolayısı ile birçok insandan mektuplar alırım. Politikacısı, edebiyatçısı, diğer meslekten çokları bana mektup yazdılar. O mektupları ne ben kitap hâline getirmeye ve okuyucuya sunmaya cesaret ederim ne de sizler isteyerek okursunuz çünkü hepsi de bomboştular. Yani hep tortu sözlerdi söylenenler fakat çoban insanı söz ile doyurmasını biliyordu. Mektupları sırasıyla okuduğumuz zaman nerelerden nerelere gittiğini göreceksiniz. Gerçekle süslenmiş hayaller, hayalle süslenmiş gerçekler çoktur. Çoban, fâni bir gerçektir. Eğer gerçekle yüz yüze gelmemiş olsaydım ve hayalî bir çoban tipi şekillendirseydim bu kitaptaki mektuplar, değil sizleri beni de rahatsız ederdi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59d84ba-b4eb-4c0a-af32-3c5c915e92e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Kar</image:title>
            <image:caption>Erdal abi kırık adam. Birileri zamanında kırmış, etrafa dağılan parçalarını toplayıp, eksilen yerlerine öylece koyuvermişler. Ellerini çekip, düşer mi dağılır mı diye beklemişler. Bakmışlar kımıldamıyor, yapıştırma gereği duymadan onu öylece rafa kaldırıp uzaklaşmışlar yanından. Erdal abinin çatlakları böyle oluşmuş. Yalnız konduğu rafa yanaşılıp ele alınınca bilinmiş kırıklığı. Bu yüzden gözüyle çatlağı takip eden biri ancak fark edebilmiş darbe aldığı esas yerini. Ona da kim uğraşacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71ddf3d8-a867-45fb-bab4-239c457f23de.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeus ve Ayberk’in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Ayberk ve Zeus muhteşem bir ikili! 
Doğayı ve hayvanları korumaya kendini adamış olan bu ikilinin işi, sandığınız kadar kolay değil. 
Gizemli bir duvar saati! 
Sirkten kurtarılması gereken hayvanlar! 
İnsanların girmesinin yasak olduğu Köpek Krallığı! 
Ve bir an olsun ritmi azalmayan müthiş bir macera… 
 
Ayberk ve köpeği Zeus ile tanışacağınız bu ilk kitaptan sonra, onların yeni maceralarını heyecanla bekleyeceksiniz. Onlarla kimi zaman gülecek, kimi zaman heyecanlanacak, hayvan dostlarımıza karşı hassasiyetleri karşısında onlara hayranlık duyacaksınız. 
  Köpek Krallığı’na kabul edilen tek insan; Ayberk! Çünkü o, özel bir çocuk!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66823faa-f98c-482a-9dad-5aeb675a28f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yıkım</image:title>
            <image:caption>Uzun süre seni aradım. Sular çekildikten sonra enkaz çalışmaları başladı. Seni çok sonra kurtardılar ve yaşadığını öğrendiğimde dünyalar benim oldu. Çok zalimce; sen dışarıda bir yerdesin ve sevdiğin kadın enkazın altında. Belki öldü, belki de can çekişiyor. Ama kurtarma çalışmaları başladığı andan beri ben, senin yaşadığın apartmanın önündeydim. Ellerimle kazdım. 
  Z. A. Yılmaz, beklenen İstanbul depremine dair yaşanması olası acıları, yaşanmamasını ümit ederek kaleme alıyor. Yıkıntıların altında kalan bir aşkın çevresinde şekillenen bu öyküde yaşananlar, son derece gerçekçi ve sarsıcı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bb30438-b2a8-4b16-96ca-d3308eabd3aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağı Denizanası Renklerini Nasıl Kaybetti?</image:title>
            <image:caption>Turuncu, kırmızı, yeşil, lila, mavi, sarı ve mor bir denizanası… 
Bir gün, bir dalga gelip de tüm renklerini silerse ne olur? 
Renkli denizanası elbette renklerinin peşine düşer! 
Ve çocuklara, 
hem renkleri öğreten 
hem de yüzlerini gülümseten bir hikâye çıkar! 
 
Peki… Yazar Doğa Özen’in henüz altı yaşında 
olduğunu söylesek! 
Bir çocuk, sizi çocuk dünyasına davet ediyor! 
Hem de rengârenk bir dünyaya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a46a73c6-a9b3-4248-839e-b2ef186086b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahşap Çağı</image:title>
            <image:caption>Ağaçlarda yaşayan küçük primatların torunları nasıl kendi ayakları üzerinde durarak dünyayı ele geçirmeyi başardılar? 
Roland Ennos Ahşap Çağı’nda insanlığın başarısının anahtarının ahşapla ilişkimiz olduğunu gösterirken bizi, yuvalarını ağaçların arasına kuran büyük maymunlardan, ateş, barınak, alet ve silahlar için tahtaya bağımlı olan ilk insanlara ve sonrasında tekerleğin, kâğıdın ve matbaanın icadına nasıl götürdüğünü anlatıyor. 
Ennos antropoloji, arkeoloji, mimarlık, tarih ve mühendislik alanlarındaki mevcut kanıtları yeniden yorumlayarak ahşabın benzersiz özelliklerden yararlanma becerimizin bedenlerimizi ve zihinlerimizi nasıl şekillendirdiğini açıklarken bir yandan da sanayileşmenin yıkıcı tablosunu gözler önüne sererek ağaçları anlamanın geleneksel yollarını yeniden keşfetmenin iklim değişikliği ile mücadele etmeye nasıl yardımcı olabileceğine ve yaşamlarımızı doğayla nasıl daha dengeli hale getirebileceğimize dair öneriler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5dc7c21-fe3c-4949-816e-04a6dc2901f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa ve Yaşam</image:title>
            <image:caption>Alfred North Whitehead’in 1933’te Chicago’da verdiği iki konferanstan oluşan bu eser, doğadaki değişimler ve süreklilikler arasındaki ilişkiselliği ve bütünsel bir yaşam mefhumunun temellerini konu alıyor. Birinci konferansta Whitehead, doğayı, ortodoks öğretiler dediği klasik mekân anlayışları dışındaki bir düşünce sahnesinde yeniden düşünmenin olanaklarını araştırıyor. Klasik mekân anlayışlarının ve genel olarak atomcu öğretinin boş mekân ile onu dolduran madde zerreleri arasında kurduğu bağlantının zayıflığını sergiledikten sonra, faaliyet ve süreç eksenlerine oturan bir doğa mefhumu geliştiriyor. Bu yeniden düşünme, doğayı bir süreç olarak kavrama girişiminde duyu-algısını temel hareket noktası olarak alıyor ve modern ontolojinin bazı ana dayanaklarına itiraz ediyor. 
Bu eleştiri ve argümanlarla bağlantılı olarak ikinci konferansta ilişkisel bir yaşam mefhumu geliştiren Whitehead’e göre doğa ve yaşam, modern felsefenin başlangıcından beri bir bölünme içine sokulmuştur. Özne, kendini, bedeninden ve maddi doğadan bağımsız bir varlıkmışçasına kurmuştur. Bedeni yok sayan felsefi geleneğin ruhsuzlaştırdığı dünya, süreç ve faaliyet olarak kavranmalıdır. İşte yaşam, ancak o zaman, içerisinde dinamik bir evren ilkesi şeklinde işleyen karşılıklı bağlantılar ve bir dayanışma bloğu olarak anlaşılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11debedd-5387-40d0-8466-675540336cf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Darwin: Teorinin Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Charles Darwin, 1859 yılında Türlerin Kökeni adlı kitabını yayımladı. Ancak, henüz kendisinin bile haberi olmadan, çok erken yaşlardan itibaren bu olay için hazırlanıyordu.   Bu çizgi romanda bir doğa bilimcinin nasıl doğduğunu, doğayı gözlemleme ve keşfetme tutkusunun onu nasıl dünyayı dolaşmaya yönlendirdiğini ve bir teorinin nasıl geliştiğini keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c39743b9-4471-408a-a021-2446bb51987d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dönüşüm Muhteşem Olacak</image:title>
            <image:caption>“Eğer bu bizim hakkımızsa hakkımızı kendimiz korumalıyız. Eğer bu hak değil de sadece bir hayalse o zaman da bu hayali ancak kendimiz gerçekleştirebiliriz. Kimse bir başkasının hayalini onun yerine gerçekleştirmek zorunda değil. Ve unutmayın, bu bizim hayalimiz.” Bu mahallede artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Bir maden suyu şişesi tüm atıkların kaderini değiştirecek. Tabii ki mahallenin sadık köpeği Susam da onlara yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45251ffc-a90e-4c8e-a572-1ff230d01b2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı ve Kiracıları</image:title>
            <image:caption>Vakit gazetesinde tefrika edildikten sonra 1934’te kitap halinde yayımlanan ve 1942 yılında CHP Roman Yarışması’nda derece kazanan Ayaşlı ve Kiracıları, Memduh Şevket Esendal’ın en önemli romanıdır. Yazar Ayaşlı ve Kiracıları’nda Milli Mücadele yıllarından Cumhuriyet’e  evrilen yıllarda başkentte bir grup insanın hayatına odaklanır. Bir banka memuru Cumhuriyet’in ilk yıllarının Ankara’sında dokuz odalı bir apartman dairesine taşınır. Bu daire Ayaşlı İbrahim Bey tarafından devletten kiralanmıştır ve çeşitli sebeplerle Ankara’ya gelenlere oda oda kiralanır. Pansiyon olarak kabul edilebilecek bu mekânda çok sayıda insan bir arada yaşamaktadır. Romanda anlatıcı rolünü üstlenen banka memuru, rastlantı sonucunda taşındığı apartman dairesinde birlikte yaşadığı kişileri ve tanık olduğu olayları hatıra formuyla anlatır. Esendal 1989 yılında TRT tarafından dizi olarak izleyiciye sunulan romanında, sade ve akıcı bir dille renk renk insan manzaraları çizer okura. Bu bakımdan Ayaşlı ve Kiracıları dönemin atmosferini anlayabileceğimiz gerçek bir klasiktir.  “Ev sahiplerinin bitmek tükenmek bilmeyen karı koca kavgalarını, kontrat bitsin diye, altı ay çekip oturduğum eski odamın günü yaklaştıkça sevinerek kendime yeni, temiz bir oda  ararken dışarıya giden bir arkadaşım bana bu yeni odayı bırakınca çocuk gibi sevindim ve hemen o gün, eşyamı toplayıp buraya taşındım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af859e44-9985-450d-a79c-1df91ecb7301.jpg</image:loc>
            <image:title>Vassaf Bey</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket Esendal’ın evrak-ı metrukesinden çıkan ve ilk defa 1983’te kitaplaştırılan Vassaf Bey, yazarın kaleme aldığı son roman olması bakımından önemli bir eserdir. Yazar bu eserinde aile kurumuna ve kadının toplum içindeki yerine odaklanır. “Konuşmalar” ve “Mektuplar” adlı iki ana bölümden oluşan romanda, bir yandan “çekirdek aile” kavramı işlenirken, bir yandan da Cumhuriyet’le birlikte dönüşüme uğrayan sosyal hayat mercek altına alınır. Yazar 1930’lu yılların Ankara’sından renkli insan manzaraları çizer bu romanında. Esendal’ın Miras romanında “konak” nasıl geniş bir ailenin simgesi ise, Vassaf Bey’de de apartman modernleşen hayatın ve çekirdek ailenin simgesi olarak karşımıza çıkar. Sade ve akıcı bir üslupla kaleme alınan romanın arkaplanında, Cumhuriyet’le gerçekleşen değişimin bireye ve toplumsal hayata yansımaları ince fırça darbeleriyle tasvir edilir. Vassaf Bey, Memduh Şevket Esendal’ın edebi kimliğini anlayabilmek için gerçek bir klasik hüviyetindedir.
“Şekerim, bunları sana niçin yazıyorum? Yalnız yaşamak insanı doyurmuyor. Yaşadığımı başkalarına da göstermek istiyorum. Yalnızken çiçekler o kadar güzel değildir. Sen olmazsan, Tuğrul olmazsa, az çok farklarla duyduklarımı söyleyebileceğim adamlar olmazlarsa yaşayış benim için pek tatsız tuzsuz bir yorgunluk olacak. Bunları sana anlatmakla yaşayışım tamamlanmış oluyor. Yalnız işlerim çok olduğu için sık sık yazamıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d520cec-9a17-49a4-bc5b-e6fb3b338fdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>1924 yılında haftalık resimli gazete Meslek’te tefrika edilmeye başlanan ve bilinmeyen bir sebeple tefrikası yarım kalan Miras, Memduh Şevket Esendal’ın ilk romanı olması bakımından önemli bir eserdir. Yazar bu eserinde İstanbul’un eski bir konağında yaşayan Silahtar Ali Paşa ailesinin yozlaşıp çöküşünü anlatır. Miras yüzünden aile fertleri arasında yaşanan çatışma, romanın eksenini oluşturur. Kısa, akıcı ve sade cümlelerle kurgulanan romanın arkaplanında II. Abdülhamid dönemi ve o dönemin sosyal hayatından kesitler net bir şekilde gözler önüne serilir. Miras, Memduh Şevket Esendal’ın edebi dünyasını anlamamız açısından anahtar bir metindir. “Günün birinde büyükanası ölmüştü. Nasıl derhal aileleri perişan oldu! Kardeşler sanki kırk yıllık düşman imişler gibi birbirine darılmışlar, uzaklaşmışlardı. Ortaya büyük mal, miras davaları çıkmıştı. Herkes derhal dairesini, sofrasını ayırmıştı. Dört kız kardeş, dördü de bir köşeye çekilmiş bulunuyorlardı. Hatta ara yerde kapılar kapattırıldı, dışardan yeni kapılar açtırıldı. Herkesin bir akarda, bir evde gözü vardı. Gâh biri aleyhine birkaçı birleşerek, gâh ayrılarak, kadılara, vekillere, davalara, yalancı şahitlere, uydurma senetlere boğulmuşlardı. Zaman geldi ki artık bir çatı altında da oturamaz oldular. Birer birer konağı terke başladılar.  Herkes, haline göre, birer tarafa çekilip gidiyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e39cc0f6-51d2-4037-a54f-3ea52aadc5d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağacın Kurdu</image:title>
            <image:caption>Bunca kumpas içeriden ciddi bir destek olmadan yapılabilir miydi? 
Mustafa Önsel, işte bu soru etrafında geniş bir muhasebe yapıyor; “Ağacın kurdu içinde olur” diyerek, kumpasın ilk gününden bu yana geçen süreçte isim isim “ağacın kurtçuklarını” ortaya çıkarıyor, 15 Temmuz öncesi ile sonrası arasındaki ilişkileri inceliyor. 
Ortaya çıkarılanlar, ordunun nasıl ayrıştırıldığını, siyaset batağına çekildiğini ve adım adım milli olmaktan çıkarıldığını resmediyor. 
Tablo hem tehlikenin büyüklüğünü sergiliyor ama hem de tehlikenin değişik ölçeklerde sürdüğünü gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d977f91b-f44d-445d-a90c-65552cc46d41.jpg</image:loc>
            <image:title>B2 Seyir Jurnali</image:title>
            <image:caption>B2 Koğuşu, 
3,5 yıl, 
22 defter... 
Kumpas, ihanet ve alçaklığın derin tarihi. 
Ama 
Direnç, kararlılık ve umut... 
 
B2 Seyir Jurnali 
Kılıcı alınanın kalemle mücadelesidir. 
Öyle bir mücadele ki 
Demir parmaklıklardan gökyüzüne bakarken, 
inadına mavi ufukta gemiler görebilmektir. 
 
Ali Türkşen’in B2 Seyir Jurnali, sadece bir günlük değil, yakın siyasal tarihimizin de bir güncesidir. Bu nedenle 22 defter, sadece bir Bahriyelinin günlükleri değil, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere Türkiye’nin en önemli kurumlarının dönüşümünün de öznelerinin kaleminden belgesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11ac9a5c-7afa-402c-a51b-6ebd77df3a76.jpg</image:loc>
            <image:title>Yelpazem de mi Sıkıyönetime Giriyor?</image:title>
            <image:caption>Babası Karabük Demir Çelik Fabrikası’nda çalışırken doğduğu için adı Çelik Tuna’ydı. Tuna gibi coşkulu, çelik kadar sağlam yapacaktı hayat onu. 1946 yılında, daha çocukken Güneysu vapuruyla geldiği İstanbul’da, sevgi dolu bir ailede, kozmopolit bir mahallede büyüme şansı buldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde okurken, Devlet Hava Meydanları’nda çalışmaya başladı, artık namı Tango Kilo’ydu. Sadece sesini duyduğu November November ile tanıştığında, hayatının ikinci perdesinin başladığının farkında değildi. Gerçek adı Nasser olan bu yakışıklı gençle evlenip Lübnan’a yerleşti. Beyrut’taki hayatı Lübnan İç Savaşı’nın patlamasıyla altüst olduğunda İstanbul’a döndü. Burada onu bekleyen ise kimlik bunalımları ve aile içi çatışmalar oldu. 
Tuna Nasser’ın hayatını konu aldığı Yelpazem de mi Sıkıyönetime Giriyor? adlı kitabında Ege Öztokat, modernleşen bir kadınlık deneyimine, değerlere, toplumsal rollere dair bir sorgulamaya götürüyor okuru. Anlatının arka fonunda ise 6-7 Eylül Olayları, Yassıada duruşmaları, Lübnan İç Savaşı gibi, Türkiye’nin, yer yer Ortadoğu’nun yakın tarihinin tanıklığı akıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb556e0c-5e59-4951-8757-f188fa5d7f81.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşlerinde Gezen Şair</image:title>
            <image:caption>Sevilen yazar Nazlı Deniz Güler’den 
uykuyla uyanıklık, düşle gerçek arası şiirler. İpek Kay’ın gerçeküstü desenleriyle renklenen kitap, okurlarını gündüz düşleri görmeye davet ediyor. 
 
“Uyurgezer diyorlar bana, 
Desinler aldırma. 
Ayakta uyumaktan iyidir düşlerde gezmek, 
Şiir bile yazdırır insana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb7271b-b9ce-4340-ad23-2d57ddacb4eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Solucan 2 : Acı</image:title>
            <image:caption>Sevildiğini hissetmemiş insanlar, birini sevmenin ne demek olduğunu bilemez. Kalbi aşk için çarpmak istese de aklı buna müsaade etmez. 
 
Nehir, aradığı aşkı o insanlardan biri olan Kıvanç’ta bulduğunda anlamıştı; onun varlığı en az yokluğu 
kadar acı verici olacaktı. Kıvanç’ın yaralarını iyileştirmeyi umduğu bu yolun, kendisine de iyi geleceğini düşünüyordu. Ta ki Kıvanç’ın sakladığı bir sır açığa çıkana dek... 
 
Bazen komik, bazen hüzünlü bu hikayenin başkahramanı olan Nehir, nam-ı diğer Solucan, cevaplanması gereken yeni bir soruya sahipti: 
 
“Aşk her şeye yeter mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ced013b-10e5-4c04-8c1a-965b60409518.jpg</image:loc>
            <image:title>Solucan 2 : Acı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sevildiğini hissetmemiş insanlar, birini sevmenin ne demek olduğunu bilemez. Kalbi aşk için çarpmak istese de aklı buna müsaade etmez. 
 
Nehir, aradığı aşkı o insanlardan biri olan Kıvanç’ta bulduğunda anlamıştı; onun varlığı en az yokluğu 
kadar acı verici olacaktı. Kıvanç’ın yaralarını iyileştirmeyi umduğu bu yolun, kendisine de iyi geleceğini düşünüyordu. Ta ki Kıvanç’ın sakladığı bir sır açığa çıkana dek... 
 
Bazen komik, bazen hüzünlü bu hikayenin başkahramanı olan Nehir, nam-ı diğer Solucan, cevaplanması gereken yeni bir soruya sahipti: 
 
“Aşk her şeye yeter mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8be79e5f-5edb-49b8-8c14-4b8206074da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerife</image:title>
            <image:caption>İnebolu-Kastamonu-Ankara’yı birbirine bağlayan yol, İstiklal Harbi’nin kazanılmasında çok büyük bir görev üstlenmiştir. Bu yolun savaş süresince ulaşıma açık tutulması hayati önem taşıyordu. Yalnız ortada bir sorun vardı. Bu yoksul ve erkekleri savaşlarda tükenmiş bölge halkı kendisine verilen bu görevi nasıl başaracaktı? Cephaneyi çekecek halk nereden bulunacaktı? 1919 yılının Eylül ayında yol güvenliği sağlanıp taşıma başladığında yoksul halk canla başla elindeki avucundakini satarak kağnılar edindi ve bu çileli yol hikâyesi böyle ortaya çıktı. Önce her yaştan her gruptan erkeklerden daha sonra büyük bir çoğunluğu kadınlardan oluşan kağnı kolları hiç durmadan dinlenmeden savaş sona erene kadar savaşan orduya cephane çekti. Savaş bittikten sonra İSTİKLAL YOLU adı verilen bu yolda yüzbinlerce yaşanmış hikâye vardır. İşte Şerife Bacı’nın hikâyesi bunlardan birisidir. Tüm hayatını cephane çekmeye adayan binlerce Türk kadınından biri olan ve bu yolda cephane çekerken Kastamonu Kışlasına 100 metre kala donarak şehitlik mertebesine kavuşan ŞERİFE Bacı’nın çilelerle dolu kısacık hayatını size sunmaya çalıştık bu eserimizde. 2 Ciltten oluşan birinci kitabımızda Şerife Bacı’nın kısacık hayatının ilk evresi yani Çanakkale Savaşları dönemi anlatılır. İkinci kitap ise Sakarya Savaşı dönemini kapsar. Nevzat OCAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1669d75c-3444-4064-9834-918c11e7b4cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Çığlık</image:title>
            <image:caption>Lara, yorgun yılların maralı… Son birkaç yılda değer verilmek hariç her duyguyu yaşadı. Boşanmak hayatını yüreğini parçalıyor, ortadan ikiye bölüyordu. Canını, ciğerparesini özlüyor, onsuz hayat çok anlamsız geliyordu. Ait olduğu yer neresi diye sorguluyordu hayatı. Sesini duyan yoktu. Kelimeler kifayetsiz kalıyordu yalnızlığına. Yalnızlık korkunçtu. Hayatı böyle de geçemezdi. Bir çıkar yol zamanla bulunacaktı elbet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391b6c45-595c-497a-8bbb-47f7572be399.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Sesim</image:title>
            <image:caption>Meselâ Gül ile bülbülün vuslatı 
Gecenin sabaha ermesi 
Toprağın suya doyması 
Gurbetin sılaya yolculuğu 
Gibi olmalısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d1773d8-0f9e-4247-ad73-7f1806642634.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Yemeni</image:title>
            <image:caption>Birinin yüzünü unutmak nasıl bir şeydir sen bilir misin?
Ben söyleyeyim sana
Bütün kemiklerin aynı anda kırılır 
Hani kurşun yersin de 
Hissedemezsin ya o anda kurşun yediğini 
Sonradan anlarsın vurulduğunu 
Acımaz vücudun o anda 
İşte o kurşun içerde yer durur seni 
Acıtır, kanatır ama öldürmez 
Birinin yüzünü unutmak işte böyle bir şeydir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba2eda7-d48b-4471-9a44-91aab7e29509.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobuko’nun Aşkı 2</image:title>
            <image:caption>Sana “Seni seviyorum.” diyemem. O yüzden sen bana yaklaşır mısın? 
Hislerinin aşk olduğunu fark eden Nobuko Tanaka (Namıdiğer Mobuko)... 
Diğer yandan aşkın nasıl bir şey olduğunu anlamayan Irie, içindeki bazı duyguların harekete geçtiğini fark ediyor. 
Yoksa aşık mı oluyor? 
Baş karakterlerin var olmadığı, onlara gerek de duyulmadığı bu aşk hikayesi, bir yangın gibi giderek büyüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0a12d8-3082-44e7-a584-4435a5ae59af.jpg</image:loc>
            <image:title>Çelik Suyu</image:title>
            <image:caption>Son kez 2017 ilkbaharında Essen șehrinde ayakta kalmış, sonradan müzeye dönüştürülmüş “Zollverein“ kömür ișletme tesislerini gezdim. Gurbet kușlarımızın kömür tozu soludukları bu tesisler birer nostaljik anı olmuș, müze olarak genç kușakların ziyaretine açılmıștı. Onların çektikleri hasretler, yaşadıkları acılardan, kimseler haberdar olmadı. 
Yine 2017 sonbaharında Bochum, Essen ve Duisburg șehirlerinde Mannesmann, Kruppstahl ve Thyssen Demir Çelik Tesisleri‘ni gezdim. Anadolu platosundan gelip, ateș olup akan çelik suyunu içip, kan kusarak çalıșan canların paslanmıș demir yığınlarının aralarında ayak izlerini gördüm. 
Onlar nasıl yaşadılar, neler hissettiler, özlemleri nelerdi? Merak edip araştıran olmadı. Silik yaşamlarında kömür tozu soludular, çelik suyu içtiler. Sadece çalıştılar, ürettiler, kazandılar ve yaşamadan sırası gelenler art arda öldüler. Az sayıda kalanlar yine sıraları gelince ölmeye devam ediyorlar, edecekler. Ve ben bu insanların yaşamlarını araştırmaktan onur duydum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/589c5d25-1269-47e5-8916-55a2d9b9f003.jpg</image:loc>
            <image:title>Görülmezler Kulübü</image:title>
            <image:caption>Ailesini trafik kazasında kaybeden Mert’in tek akrabası olan anneannesi de vefat ettikten sonra Mert yapayalnız kalmıştır. Evini paylaşacağı bir arkadaş bulmak için ilan vermiş ve bir gün eve döndüğünde kapısının önünde genç bir kız ile karşılaşmıştır. Kızın gidecek başka bir yeri, kimsesi yoktur ve Mert’in ilanını görmese geceyi dışarıda geçirecektir. Mert her ne kadar bu üstü başı kir içinde kalmış bu gizemli kızı gözü tutmasa da onu sokakta bırakmaya da gönlü razı olmamış ve evini onunla paylaşmıştır. Kız en kısa sürede iş bulup kiraya ortak olacağının sözünü vermiştir Mert’e. İş aramak ile geçen üç günün sonunda nihayet iş bulmuştur ve bu süre zarfında birbirlerini tanıma fırsatı da bulmuşlardır. Bahar’ın bulmuş olduğu iş yerini üniversiteden beş ortak arkadaş işletiyordur ve Bahar kısa sürede bu insanlara güvenmiş, Mert’i de bu insanlarla tanıştırmak istemişti. Hayatına bir anda giren bu gizemli kız ile tuhaf dostları, Mert’in hayatını değiştirecektir. 
Bahar kimden ve neden kaçıyordu? 
Kafe işleten bu beş gizemli ortak ile Bahar’ın ne gibi bir bağlantısı olabilirdi? 
Mert’in kimselere anlatmadığı gizli sırrı neydi? 
Bahar’ın peşindeki adamlar kimdi ve neden Bahar hiçbir şekilde geçmişi hakkında soru sorulmasını istemiyordu? 
Mert’i nasıl bir son bekliyordu? Bu soruların tüm cevapları kitap içerisinde açığa çıkmayı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b594df4-2344-41c1-bfd4-9708242229ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>“Yürümeye devam ettim. Bana hiç tanıdık gelmeyen bir yerde, üzerimde daha önce hiç görmediğim bir kıyafetle uyanmış olduğum, loş ve sessiz, metalden yapılma bir koridorda nereye gittiğimi bilmeden yürüdüğüm için korkuyordum. Buraya nasıl gelmiştim? Kıyafetimi kendim mi giymiştim, yoksa ben uyurken biri mi beni giydirmişti? Neden hatırlayamıyordum?” 
 
Post apokaliptik bir dünyada yeni bir düzen inşa edilmiştir. Fakat bu yeni düzende, insanların dışında başka yaratıklar da var. 
 
İlk sayfadan itibaren kendinizi kurgusuna kaptıracağınız Zihin Kütüphanesi, yazarın kendine has üslubuyla sizi karanlık bir dünyaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa8f638-5438-419a-8448-fc965f45ada0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Dünya ve Güçleri</image:title>
            <image:caption>“Şu anda bizi istedikleri gibi kullanıyorlar mıydı yoksa bizi bize bırakıp davranışlarımızı mı izliyorlardı? İnsanları ırk ırk tanıyorlarsa bu gelişleri ilk olamazdı. Acaba daha önce kaç defa daha gelmişlerdi. Üzerimizde muhtemelen deney yapıyorlardı. Neyi deniyorlardı acaba? İlaç gibi bir şey mi yoksa daha uçuk bir şeyler mi? Belki de hiçbir zaman cevaplanamayacak sorulardı bunlar.” Aras ve arkadaşları uzaylılar tarafından kaçırılıyor eve dönüş onlar için bir son mu olacak yoksa bir başlangıç mı? Rüyalar onları hangi maceralara sürükleyecek? Mehmet Burak Gürtunca’dan Dünya dışı varlıklara karşı bir kaçışın hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc62ea8f-101a-440b-99c4-ca4b708dc417.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Benimle Bak</image:title>
            <image:caption>Yirmi yedi yıllık cenazemin bir mezar taşını tutuyorsun. Zira bu kitap, yirmi yedi yıllık ömrümün nihayete ermesiyle hayat buldu. Satırlar arasında dolaşıp aklımın ve kalbimin yirmi yedi yıllık odalarından dünyayı seyredince göreceksin ki ben ağladığımda kelimelerim de ağlayabilir, gülümsediğimde ise satır aralarında mutluluğu hissedebilirsin, korkuya kapılmışken yüreğim, kelimelerin telaşla art arda yığıldığını izleyebilirsin, ümitlendiğimdeki coşkuyu noktaların ardından alıp hayatına aktarabilirsin. Merakla, heyecanla ve bazen de tükenmişlikle burada nefes aldığımı hissedebilirsin. Kısacası bu kitap, dünyaya kalbimi açtığım bir pencere. Dünyaya benimle bakmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa63e5eb-cb81-4c99-921d-cf073172ce80.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kahve</image:title>
            <image:caption>Olağanüstü Hâl (OHAL) Bölgesinde yaşam mücadelesi verdiğimiz, hayattan birçok ders aldığımız, yaşanmış gerçek olayların anlatıldığı ve maceraların olduğu... 
Gerek askerin ve gerekse halkın etkilendiği zorlu yaşam koşullarının anlatıldığı, geçmişimizin kısa bir özetinin olduğu... 
Bazen kelimelerin yetmediği, çekilen çilelerin sonuna kadar kutsal olduğu ve o yoklukta kahraman askerlerimizin tüm yaratıcılıklarını sergilediği... 
İnsanın kaderinin yazıldığı ancak acımasız hayat koşullarının her fırsatta kendini gösterdiği... 
Askere eş olmanın ne kadar zor olduğu, ama her şeye rağmen gurur verici olduğunu anlatan ve daha birçok hayat hikâyelerinin yer aldığı hayat dolu bambaşka bir kitap aslında... 
Keyifle okumanız dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eeb2364-a95f-4cd3-a36e-33c36916aae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zephyrion Tutsağı</image:title>
            <image:caption>Yapmak istemediği bir meslekte hayatını sürdürmek zorunda olan bir genç adam hayatında ilk defa kalbinin sesine kulak vermenin arifesindedir. 
Zephyrion Devleti adına istihbarat elemanı olarak çalışan bu genç adam, görevlendirildiği bir operasyonda hedef kitle içinde bulunan bir öğrenciye kalbini kaptırmaktadır ancak bu aşkın seyrini geçmişin gürültüsü, mesleki sorumluluklar ve Zephyrion yasaları belirleyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71fbd99b-a596-4167-ab79-38b8255cc6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Biz Olmak</image:title>
            <image:caption>“Kim mutlu bir hayat istemez ki? Ama hayatta neyin mutlu olmamıza yardımcı olabileceğini
anlamak için doğru bakış açısına sahip değiliz. Allah bizi bu sebeplerle imtihana sokar, bazen
kolay bazen zor. Çünkü bizler eşsiz ve değerli olduğumuzun farkında değiliz.
Farkına varmanız ve yaşama sevincinizi yeniden keşfetmeniz için işte size sevgi dolu, pozitif
bir kitap…”
Elinizdeki bu kitapta Hakan Özkan’ın; yalnızlık, aldatılma, kaybetme korkusu, terk edilme,
aşağılanma, değersizlik, mutsuzluk gibi insanın hiçbir zaman kaçamadığı durumlara dair
danışanlarıyla yaptığı görüşmelerden ilginç hikâyeler bulacaksınız.
Hakan Özkan bu hikâyeleri aktarırken insanın, yaşadığı acı verici olaylardan ve ilişkilerden
kurtulması için gereken yolları duygusal ve çözüm odaklı basit bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f00d4c8-d833-48a2-86bc-2eccac778cd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber’im Bugün Yaşasaydı</image:title>
            <image:caption>Peygamber’imizi kendimize model alabilmemiz için 
Önce O’nu tanımamız gerekir. 
Sahi, sormayı unuttum… 
Sen Peygamber’imizi tanıyor musun? 
 
Peygamber’im Bugün Yaşasaydı bir gününü nasıl geçirirdi? 
Mesela playstation oynar mıydı? 
Çocuklarla nasıl iletişim kurardı? 
Hayvanlara olan sevgisini nasıl gösterirdi? 
Bugün okula giden bir öğrenci olsa sınavda kopya çeker miydi? 
Televizyon izler miydi ya da her şeyi mi izlerdi? 
Bir marketi olsa nasıl bir iş adamı olurdu? Zararlı şeyleri satar mıydı? 
İnsanlarla sohbet ederken elindeki telefona mı bakardı yoksa insanların gözünün içine mi? 
 
Tüm bu soruların cevapları, beni bin dört yüz yıl önce yaşayan ama öğretileriyle bugün hâlâ yaşamaya devam eden Güzel Peygamber’imle tanıştırdı. Sonra aldım kalemi kâğıdı elime, öğrendiklerimi yazmaya başladım. 
Sen de oku... 
Sen de Peygamber’imizi bugününe taşı... 
Peygamber’im bugün yaşasaydı nasıl bir hayatı olurdu, sen de öğren diye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/159c4633-4df0-4c99-8ac1-84034117dd7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hint Gece Müziği</image:title>
            <image:caption>20 yüzyıl İtalyan edebiyatının en önde gelen isimlerinden Antonio Tabucchi’nin 1984 yılında yayımlanan kısa romanı Hint Gece Müziği, okurunu Hindistan’ın dolambaçlı coğrafyasında bir arayışın öyküsüne ortak ediyor. Mumbai’nin lüks otellerinde başlayan macera, doğu kıyılarındaki sefil pansiyonlarda, tren kompartımanlarında, sarsıcı taksi yolculuklarında, kiliselerde, hastane koğuşlarında ve dalgalı sahillerde devam ediyor. Gerçekle sanrının birbirine karışıp bulanıklaştığı sınırlarda, gölgelerin arasında “kendisine çok benzeyen” sevgili arkadaşını arayan kahramanımız, Hindistan’ın zamansız labirentlerinde aslında kimi ve neyi aramaktadır? Varış noktasından bağımsız olarak yoldaki karşılaşmalarla zenginleşen, arananın her köşe başında daha da uzaklaştığı, yolculuk içinde bir yolculuk ve yol üzerine bir tefekkür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eabe7ea5-d1f7-42b1-a2e6-8207e23173c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Adi Bedenler</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Avrupa yazınının en uç beylerinden Evelyn Waugh’un Adi Bedenler romanı, kaleme aldığı ve ekmek teknesi olarak gördüğü hatıraları gümrüğe takılıp gümrük memurlarınca yakılan, başına gelen trajikomik hadiseler sonucu nişanlısı Nina ile bir türlü evlenemeyen, nevi şahsına münhasır Adam Fenwick-Symes’ın başından geçenleri odağına alıyor. 
Yazar, Adam Fenwick-Symes’ın tam ortasında bulunduğu bu renkli fotoğrafa “Bright Young People” topluluğunu ve topluluğun kırılgan ilişkilerini, İngiliz sosyetesini ve sosyetenin iki dünya savaşı arasındaki hâl-i pürmelâlini de dahil ediyor: Trajediyle komedinin ustaca harmanlandığı, telefon konuşmalarının ve dedikoduların hem söylemde hem de kurguda önemli roller üstlendiği bir dünya, Adi Bedenler’de tasvir edilen. Waugh, yıllar sonra, ölümünden iki yıl önce yazdığı bir önsözde Adi Bedenler’in hiç hesapta olmayan bir kitap olduğundan bahseder. Kitabın kahramanı Adam Symes da hiç hesapta olmayan bir kaderin eline düşmüş biri olarak duruyor karşımızda; az sonra tam yanımızda bitecek, aşina bir yüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dccb96d-10fc-459d-9a68-4c859efdcbb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklımda Tuhaf Sorular</image:title>
            <image:caption>Aklında tuhaf soruları bulunan çocuklar için delidolu ciddilik vakti!
Mavisel Yener&apos;in, sözcükleri uykudan uyandırıp onları keyifli bir düşünme oyununda buluşturduğu Aklımda Tuhaf Sorular; hayata dair merak uyandırıcı, sorgulatan, felsefi yönü ağır basan konuları odağına alan bir denemeler toplamı.
Denemenin özgür bir yazı türü olduğunu göstermek amacıyla hazırlanan kitap, çocukları türün incelikleriyle tanıştırmakla kalmıyor aynı zamanda deneme yazmak ve başka denemeler okumak için de heveslendiriyor.
Yazarın denemelerinde gündeme getirdiği sorular genç zihinleri önyargılardan uzaklaştırıp, “Acaba”, “Belki”, “Şöyle de olabilir” gibi değişik düşüncelere yönlendirirken; içlerindeki araştırmacı ruhu da açığa çıkarıyor. 
İnsanlarla sümüklü böceklerin ortak yanı nedir?
Sanal dünyanın bize sunduğu bilgiler ne kadar güvenli?
İçinde yaşadığımız yüzyılın baskın bir kokusu var mı?
Kalemlerle insanları birbirinden ayıran en önemli özellik ne?
İsimlerimiz midir bizi biz yapan?
Sahi, ne zaman gerçek ihtiyaç ile sahte ihtiyacı ayırt edemeyecek kadar düşünce yoksunu olduk biz?
Eyvah, yoksa son yıllardaki espriler çabuk mu bayatlıyor?
Aklımızdaki ve aklınızdaki nice “tuhaf” soruya açıklık getiren bu delidolu kitap; yaşama sanatından bilim ve teknolojiye, dil bilincinden hayvanlar âlemine uzanarak içinde yaşadığımız dünyaya dair gündemin ve güncelin nabzını tutan paylaşımlarda bulunuyor. 
Deneme türünün kendilerine çok benzediğini fark eden çocuklar, Mavisel Yener&apos;in incelikli gülmece üslubundan aldıkları cesaretle, özgürce “deneyebilmenin” tadına varıyor; duygu ve düşüncelerini sözcüklerle ifade edebilmenin getirdiği rahatlama hissiyle soru sormanın sınırsızlığını keşfediyor. 
Kim demiş deneme ciddi bir yazı türüdür diye? Yazının efendilerinden Nermi Uygur&apos;a göre deneme “Delidolu ciddilik,” demek. Eh, zaten kim sevmez ki delidolu ciddilikleri?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3497f0-1ec3-48bc-b11b-e600eb268667.jpg</image:loc>
            <image:title>The Subjection Of Women</image:title>
            <image:caption>in theory; nor, after the rise of the Catholic Church, was it ever without persons to stand up for it. Yet to enforce it was the most arduous task which Christianity ever had to perform. For more than a thousand years the Church kept up the contest, with hardly any perceptible success. It was not for want of power over men´s minds. Its power was prodigious. It could make kings and nobles resign their most valued possessions to enrich the Church. It could make thousands, in the prime of life and the height of worldly advantages, shut themselves up in convents to work out their salvation by poverty, fasting, and prayer. It could send hundreds of thousands across land and sea, Europe and Asia, to give their lives for the deliverance of the Holy Sepulchre…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c23aa22-31bf-4fd3-91f9-35748af45ff2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakışlar Mayalar Tarihöncesi</image:title>
            <image:caption>Yaşam çilesinden değil de yaşam korkusundan kurtuluş yolu: Tek bir soluk alıp verme döngüsüyle (tek bir nefesle) tüm zorluk ve acıları yenen bir fiziksel yaşam doyuncu aldığımız, sunulduğumuz veya kendimize sunduğumuz: Doğrudur. Bu formül benim içimde, Nietzsche’nin önerdiği “büyük yaşam evet”inin kendime uyarlanmış hali. Kuru bir teslimiyetçilik değil, bütün içerimleriyle birlikte mutlak teslimiyetçilik. 
 
*** 
Özgür değiliz, evetiz! 
Hayır demek özgürlükse- 
İç kararsızlığa hayır! 
İç savaşsızlığa evet! 
İç barışsızlığa hayır! 
 
Sevginin, evet, insanını küçültmesi, alçakgönüllendirmesi gerekiyor. Belki bu evrensel işlevi veya işlev çıktılarından fark edilir biridir. Hayır (girişkenlik ve kimlik için) gereklidir; evet kutsaldır. Evet büyülüdür. Büyülü cümle “Açıl susam açıl!” ise, büyülü sözcük Evet’tir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/652e82cd-09cc-47f6-9064-d54684860d26.jpg</image:loc>
            <image:title>Paradise Lost</image:title>
            <image:caption>Of Man’s first disobedience, and the fruit
Of that forbidden tree whose mortal taste
Brought death into the World, and all our woe,
With loss of Eden, till one greater Man
Restore us, and regain the blissful seat,
Sing, Heavenly Muse, that, on the secret top
Of Oreb, or of Sinai, didst inspire
That shepherd who first taught the chosen seed
In the beginning how the heavens and earth
Rose out of Chaos: or, if Sion hill
Delight thee more, and Siloa’s brook that flowed
Fast by the oracle of God, I thence
Invoke thy aid to my adventurous song,
That with no middle flight intends to soar
Above th’ Aonian mount, while it pursues
Things unattempted yet in prose or rhyme.
And chiefly thou, O Spirit, that dost prefer
Before all temples th’ upright heart and pure,
Instruct me, for thou know’st; thou from the first
Wast present, and, with mighty wings outspread,
Dove-like sat’st brooding on the vast Abyss,
And mad’st it pregnant: what in me is dark
Illumine, what is low raise and support;
That, to the height of this great argument,
I may assert Eternal Providence,
And justify the ways of God to men.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/593721ab-50a1-4749-8e43-496ba3b96413.jpg</image:loc>
            <image:title>The Ineguality Between The Sexes</image:title>
            <image:caption>On the other point which is involved in the just equality of women, their admissibility to all the functions and occupations hitherto retained as the monopoly of the stronger sex, I should anticipate no difficulty in convincing anyone who has gone with me on the subject of the equality of women in the family. I believe that their disabilities elsewhere are only clung to in order to maintain their subordination in domestic life; because the generality of the male sex cannot yet tolerate the idea of living with an equal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfc7d61c-87a5-44e8-acb2-5b86e073f9a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasinin Krizleri</image:title>
            <image:caption>Bir şeyler oluyor. Batı’nın köklü demokrasilerinde ‘kurulu düzene’ karşı, ‘sisteme’ karşı, ‘elitlere’ karşı, ‘popülist’ hissiyat gün geçtikçe kabarıyor. Aynı partilerin istikrarlı biçimde demokratik siyasete hakim oldukları neredeyse bir yüzyıllık süreden sonra geleneksel partilere verilen destek gittikçe azalırken, sağda ve solda yeni partiler adeta mantar gibi bitiyor. Seçimlere katılım birçok ülkede tarihte daha önce görülmemiş düzeylere inerken siyasetçilere, partilere, meclislere, hükümetlere duyulan güven azalıyor. ‘Tek adam’lar sahneye yeniden çıkıyor. Farklı siyasi görüşlere, değerlere ve kültürlere sahip insanlar giderek birbirini düşman olarak görüyorlar. Birbirine fena şeyler yapmaya hazırlar. 
Peki, demokrasi bir krizde mi? Bir çağın sonuna mı tanıklık ediyoruz? Adam Przeworski, bu kitapta köklü demokrasiler dünyasındaki güncel siyasi ahvalin çarpıcı bir panoramasını sunuyor. Weimar Almanyası’ndan Şili’ye ve Fransa’ya, 20. yüzyılda edinilen önemli deneyimlerin ışığında bugün otoriter rejimlerin kıyısında bulunan Venezuela, Polonya, Macaristan ve Türkiye gibi ülkelerin çıkmazlarına ışık tutuyor. Demokrasi fikrinin ve bu eski fikrin çağdaş görünümlerinin iç çelişkilerini ve meziyetlerini gözler önüne sererek, bir çatışmaları yönetme biçimi olarak demokrasinin işleyişini ve akıbetini sorguluyor. Teknik ayrıntılarda boğulmaktan kaçınan bu kitap, meslekten sosyal bilimcilerin yanı sıra şu günlerde demokrasinin geleceğinden kaygı duyan herkese hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f7b0684-bd02-47c9-a09d-ea81a6c4e220.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan Felsefesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Sadece geçmişin entelektüel dünyasını anlamak için değil, çağımızı meşgul eden soruları farklı bir perspektiften ele alabilmek için de felsefe tarihleri her zaman kütüphanelerimizin en güzide konukları oldular. Windelband’ın bu eseri gibi, bir kısmı yazıldıkları günden beri alanın vazgeçilmez başvuru kaynaklarından oldular. 
Yeni Kantçı Baden Okulunun kurucusu kabul edilen Windelband, “Felsefe Tarihi”nin bu ilk kitabında, tarih sahnesinde kendilerine sarsılmaz bir yer edinen Yunan düşünürleri ve ortaya koydukları fikirleri kozmolojik, antropolojik ve sistematik dönem başlıkları altında inceliyor. 
Kozmolojik dönemde, “Tüm değişimlerin değişmeden kalan kaynağı nedir?” sorusu Antik dünyanın düşünürlerini uzunca bir süre meşgul etmiş ve dışarıdaki dünyayı anlama çabaları bilimin içeriğinde belirleyici olmuştur. Antropolojik dönemde Sofistler ve Sokrates ile birlikte bilim, insanın içsel etkinlikleriyle ilgilenmeye başlayarak pratik bir önem kazanmıştır. Demokritos, Platon ve Aristoteles ise bu iki döneme ait düşünceleri kendi felsefelerinde bir araya getirmiş olduklarından, Windelband tarafından Antik felsefenin sistem filozofları olarak ele alınmıştır. 
Milet Okulunun doğa bilimcileri Thales, Anaksimenes, Anaksimandros’un evrenin kumaşını arayışları; Kynik ve Kyrene okullarının haz anlayışı; ‘karanlık’ Herakleitos’un değişim yasası; Parmenides’in ‘varlık’ öğretisi; Pythagorasçı sayı teorisi; Leukippos’un atomculuğu; Zenon’un paradoksları; Protagoras’ın bilgi kuramı bu kitabın sunduğu başlıca tartışma konularıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14368fd0-46db-4270-a436-3c21023c6a84.jpg</image:loc>
            <image:title>Engelsiz Sevgi</image:title>
            <image:caption>Bu şiir kitabındaki tüm şiirler, bir tarih sırasına göre sıralanmıştır. Bazı şiirlerin hemen altında, nerede, kim ve hangi nedenlerden dolayı yazıldıkları da –kısaca- açıklanmıştır. 
 
178 adet sevgi dolu şiirin, kimisi bir insan, kimisi bir şehir için ve kimisi de tarif edilemez coşkulu ruh halini yansıtmaya çalışan dizelerle yazılmaya çalışılmıştır. Bu sunulan 178 adet seçili şirin dışında, 6 yaşından beri yazdığım ve sayıları bine yaklaşan şiirlerim de vardır. Ayrıca şiirlerimin bazısı, yazmış olduğum diğer kitaplarımda ve uygun bölümlerinde kullanılmıştır. Kitapta, bestelenmiş olan bir şiirim de bulunmaktadır. 
 
Sıkılmadan okuyacağınızı düşünüyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4709e21-a12c-4fcb-b521-154ec2484413.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanın En Güzel Yuvası</image:title>
            <image:caption>Leylek, sincap, tavşan, kunduz, bir de arı Ormanın En Güzel Yuvası yarışmasına katılmıştı. Her biri kendi yuvasının en güzeli olduğunu ileri sürüyordu. 
Jüri ise ağaçkakan, kırlangıç ve tilkiden oluşuyordu. Peki bu yarışmayı acaba kim kazanacaktı? 
Doğan Gündüz’ün yazdığı bu sevimli hikâyeye Meryem Tanrıkulu resimleriyle hayat veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2533450f-dab0-431d-845e-c551a9b00eb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Nova Roma&apos;da Gece Güneşi</image:title>
            <image:caption>Nova Roma’da Gece Güneşi bir Lâle Müldür anlatısı. 
Onun yaşamının ve şiirinin çeperlerinden çıkan bir hikâye. Balat sokaklarında başlayan anlatı Cihangir evreninde sürüyor. Evini, semtini, arkadaş ortamlarını, toplumu, ülkeyi, felsefeyi, dini ve siyasi gelişmeleri kendi kurmacası içinde resmediyor. 
 
Müldür. İlhan Berk, Ece Ayhan, Nilgün Marmara, Ömer Uluç, Komet, Orhan Duru, Ahmet Güntan, Gülseli İnal, Mazhar Candan, Hür Yumer, Fatih Özgüven, Hümeyra gibi pek çok sanat ve kültür insanı anlatının kurmaca yapısı içinde şiirsel 
kimlikler kazanıyor. 
 
Nova Roma’da Gece Güneşi zaman, yer ve dil bakımından Bizansiyya’nın yörüngesinde bir anlatı. Bir başka deyişle, günlük havasındaki “defterlerin 
anarşik güzelliği”nden kurtulup gelen, poetik ve çılgın bir özkurmaca. 
Lâle Müldür, felsefe-müzik-şiir sacayağına oturan bir yaşam kesitini büyülü dilin aleviyle ısıtıyor. 
 
Eğer bir gün İlhan Berk 
Elinde çantası başında kepiyle 
Ama uzaktan yaklaşırsa size 
Durun deyin! Durdurun onu! 
Daha fazla konuşmasın size! 
Belki de bambaşka şeyler söyleyebilir çünkü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/042614b1-b068-41ff-b428-982f65d58291.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi&apos;den: Gülabi Ağa&apos;nın Başından Geçenler</image:title>
            <image:caption>Evliya Çelebi’nin olağanüstü anlatılarının en ilginçlerinden biri olan ‘Sergüzeşt-i Gülabi Ağa’, usta ressam Mustafa Delioğlu tarafından içerikçe zenginleştirilip günümüz Türkçesine aktarıldı. 
 
Evliya Çelebi’den: Gülabi Ağa’nın Başından Geçenler adlı bu etkileyici resimli roman okurla yeniden buluşuyor. 
 
Gülabi Ağa`nın Başından Geçenler, Evliya Çelebi`nin olağanüstü anlatılarından biridir. Ben de bu olağanüstü anlatıyı abartıp uzatarak resimli roman halinde sizlere sundum. Umarım beğeneni çok olur. 
Mustafa Delioğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55068ac5-8499-4d8e-bf3a-18bc9e8d38d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Raporlamadan Entegre Raporlamaya Kurumsal Raporlamanın Gelişimi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM ENTEGRE RAPORLAMA: KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE TARİHSEL GELİŞİM 
 
2.      BÖLÜM ENTEGRE RAPORLAMANIN FİNANSAL BİLGİLERE İLİŞKİNN UNSURU: FİNANSAL RAPORLAMA 
 
3.      BÖLÜM ENTEGRE RAPORLAMANIN FİNANSAL OLMAYAN BİLGİYE İLİŞKİN UNSURU: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASI 
 
4.      BÖLÜM ENTEGRE RAPORLAMANIN GELİŞİMİNDE ETKİLİ OLAN ÇERÇEVELER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a8d61a-7fde-45af-938c-20790cd5c5d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Maliyet ve Yönetim Muhasebesinde Seçme Konular -2</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 SAFHA MALİYET YÖNTEMİNE YÖNELİK ALTERNATİF MALİYET SİSTEMİ UYGULAMALARI: IFRS YAKLAŞIMI 
 
BÖLÜM 2 BİR YALIN ÜRETİM TEKNİĞİ OLARAK SMED UYGULAMASININ MALİYET AZALTMA ÇALIŞMALARINA ETKİSİ (MALİYETLERİ SMED’LE) 
 
BÖLÜM 3 ÜRÜN MALİYETLERİNİ DÜŞÜRMEDE DEĞER AKIŞ MALİYETLEMESİNİN ROLÜ 
 
BÖLÜM 4 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇERÇEVESİNDE EKSERJİ MALİYETLERİ: TEORİK BİR İNCELEME 
 
BÖLÜM 5 COVID-19 SÜRECİNDE MALİYET DEĞİŞİMLERİNİN OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE İNCELENMESİ: TOFAŞ A.Ş. ÖRNEĞİ 
 
BÖLÜM 6 KAMU KURULUŞLARINDA MALİYET MUHASEBESİ: MALİYETLEMENİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK STRATEJİLERİYLE BAĞLANTILARI 
BÖLÜM 7 ENDÜSTRİ 4.0 SÜRECİNDE KALİTE MALİYETLERİNİN YÖNETSEL ETKİSİ 
 
BÖLÜM 8 LOJİSTİK HİZMETLERİNDE MALİYET VE YÖNETİM MUHASEBESİ ÇALIŞMALARINA YÖNELİK BİBLİYOMETRİK BİR ANALİZ 
 
BÖLÜM 9 STRATEJİK YÖNETİM MUHASEBESİ ÇERÇEVESİNDE YENİ ÜRÜN GELİŞTİRMENİN FİYATLANDIRMA KARARLARINA ETKİSİ: GIDA SEKTÖRÜNDE BİR UYGULAMA 
 
BÖLÜM 10 YÖNETİM MUHASEBESİ VE İÇ KONTROL İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM 11 STRATEJİK MALİYET YÖNETİMİ ARACI OLARAK ÖZELLİK TABANLI 
 MALİYETLEME VE KAYNAK TÜKETİM MUHASEBESİ ENTEGRASYONU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1728e352-4577-4787-9985-372dbfd29199.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>·         Küreselleşme Sürecinde Spor ve İletişim 
·         Toplumsal Cinsiyet Açısından Spor 
·         Serbest Zaman Olgusunun Kuşaklara Göre Değişimi 
·         Spor ve Sosyalleşme 
·         Yüzen Otellerde Serbest Zaman Etkinliklerinin İncelenmesi 
·         Espor Ekonomisi 
·         Sporda İnsan Kaynakları 
·         Sporda Beceri Öğrenimi Dış Kaynak Kullanımı 
·         Futbolda Performansı Etkileyen Bacak Kasları ve Elektromiyografi ile İlşkilendirilmesi 
·         Sporda Odaklanmış Dikkatin Önemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7ec8ad-a64b-4b3b-91cf-8427faf7fe1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Merkezlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I GİRİŞ 
 
BÖLÜM II İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN KURAMSAL TEMELLERİ 
 
BÖLÜM III YÖNTEM 
 
BÖLÜM IV BULGULAR VE YORUMLAR 
 
BÖLÜM V SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e34c39c-0b5b-4aed-a6e7-acf3be78a45b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi Öğretmenlerinin İnovasyon, Duygusal Zeka ve Yaşam Boyu Öğrenme Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
GİRİŞ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KURAMSAL ÇERÇEVE/İLGİLİ ÇALIŞMALAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ARAŞTIRMA METODOLOJİSİ/MATERYAL VE YÖNTEM 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
ARAŞTIRMA BULGULARI 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
TARTIŞMA/ SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4731fa7b-05ec-494f-8f47-876bca01fa1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe ve Finans Alanında Güncel Konular</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM ENTEGRE RAPORLAMADA GÜNCEL GELİŞMELER 
 
2.      BÖLÜM KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PERFORMANSININ ÖLÇÜLMESİ MALİYET-FAYDA ANALİZİNE DAYALI BİR MODEL ÖNERİSİ 
 
3.      BÖLÜM MUHASEBE ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRENME YETİSİ VE ÖĞRENME YAKLAŞIMLARI 
 
4.      BÖLÜM BAĞIMSIZ DENETÇİLİK SINAV SORULARININ İÇERİK ANALİZİ 2013-2022 YILLARI ARASI 
 
5.      BÖLÜM İŞLETMELERİN MUHASEBE SÜREÇLERİNDE YAPAY ZEKÂ UYGULAMALARI 
 
6.      BÖLÜM BANKACILIK SEKTÖRÜNDE YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİSİ 
7.      BÖLÜM A REVIEW OF THE FINANCIAL DEVELOPMENT-CAPITAL FLOWS NEXUS IN THE BALKAN 
 
8.      BÖLÜM MARKOEKONOMİK PERSPEKTİFTEN FİNANSAL DIŞA AÇIKLIK 
 
9.      BÖLÜM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİNE YÖNELİK FİNANSAL TABLOLARDA YAPILACAK AÇIKLAMALAR 
 
10.      BÖLÜM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİNİN UFRS KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
11.      BÖLÜM KUR KORUMALI MEVDUAT DUYURUSUNUN BORSA İSTANBUL‘A ETKİSİ 
 
12.      BÖLÜM TMS 16, BOBİ FRS VE VUK KAPSAMINDA AMORTİSMAN 
 
13.      BÖLÜM SALGIN BELİRSİZLİĞİNİN TÜRKİYE HİSSE SENEDİ PİYASASINA ETKİSİ: EŞANLI KANTİL REGRESYON ANALİZİ 
 
14.      BÖLÜM FİNANSTA BÜYÜK VERİ ARAŞTIRMALARI 
 
15.      BÖLÜM FİNANSAL BAŞARISIZLIĞIN TAHMİN EDİLMESİ  VE FİNANSAL GÖSTERGELERİN ANALİZİ: BIST‘TE BİR UYGULAMA 
 
16.  BÖLÜM ETKİ YATIRIMLARI: DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI 
 
17.  BÖLÜM MEVSİMLİK OLGUSU: HİSSE SENEDİ, DÖVİZ VE EMTİA PİYASALARINA KARŞILAŞTIRMALI BAKIŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f16abd-cec5-41ee-b7af-99b1fa57b2df.jpg</image:loc>
            <image:title>Boksörlerin Boks Sporuna Başlama Nedenleri ve Beklentileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
1. GİRİŞ 
1.1 Problem Cümlesi 
1.2 Sınırlılıklar 
1.3 Alt Sınırlılıklar 
1.4 Sayıltılar 
1.5 Hipotezler 
1.6 Araştırmanın Önemi 
1.7 Araştırmanın Amacı 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1 Spor Tarihi 
2.2 Spora Katılım ve Başlama Nedenleri 
2.2.1 Bireyi Spora Yönlendiren İhtiyaçlar 
2.2.2 Bireyi Spora Yönlendiren Motivasyon Faktörleri 
2.3 Dövüş Sporları 
2.3.1Boks Tarihi 
2.3.2Boksun Temel Teknikleri 
2.3.3.Boksun Saha, Malzeme ve Kurallar Bilgisi 
3. MATERYAL VE YÖNTEM 
3.1 Araştırma Grubu 
3.2 Araştırma Modeli 
3.3 Araştırma Evren ve Örneklemi 
3.4 Veri Toplama Aracı 
3.5 Veri Toplama Yöntemi 
3.6 Verilerin Analizi 
4. BULGULAR 
4.1 Demografik Bulgular 
5. TARTIŞMA, SONUÇ VE ÖNERİ 
5.1. Sonuç 
5.2.Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a62c3d8-b24d-45db-8f8b-e6b7e56af9fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Etkileşimler: Sektörel Yansımaları II</image:title>
            <image:caption>·         DİJİTAL HASTANE 
·         DİJİTAL ÜNİVERSİTELERİN BİLEŞENLERİ VE ÖZELLİKLERİ 
·         DUYGU ANALİZİ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÜZERİNE ETKİLERİ 
·         EĞİTİMDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÇÖZÜMÜ OLARAK ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK VE UYGULAMALARI (APLİKASYONLARI) 
·         GİYİLEBİLİR SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ VE HASTA GÜVENLİĞİ 
·         İŞ SÜREÇ YÖNETİMİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM YOL HARİTASI 
·         TÜRKİYE VE DÜNYADAKİ KATILIM BANKACILIĞININ FİNANSAL TEKNOLOJİ KULLANIMI PERSPEKTİFİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ 
·         NÖROPAZARLAMA UYGULAMALARI VE SEKTÖREL KATKI VE YANSIMALARI 
·         SAĞLIK SEKTÖRÜNDE BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİ 
·         YEREL YÖNETİMLERDE DİJİTAL OLGUNLUK: İKİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN KARŞILAŞTIRMALI DİJİTAL DÖNÜŞÜM UYGULAMALARI 
·         ÜRETİM BAĞLAMINDA SÜREÇ MADENCİLİĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0a8a4f1-158c-45bf-8e5b-8542f2bf6745.jpg</image:loc>
            <image:title>Üretim Yönetimi Alanında Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinin Uygulanması</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 DEMATEL YÖNTEMİ İLE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇERÇEVESİNDE TEDARİKÇİ SEÇİM KRİTERLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
BÖLÜM 2 AHP TABANLI VIKOR YÖNTEMİYLE SATIŞ TEMSİLCİLERİNİN PERFORMANSININ BELİRLENMESİ 
 
BÖLÜM 3 BWM TEMELLİ CODAS YÖNTEMİ İLE ÜÇÜNCÜ PARTİ LOJİSTİK (3PL) HİZMET SAĞLAYICI SEÇİMİ 
 
BÖLÜM 4 AYDIN İLİNDE LİSANSLI PAMUK DEPOSU İÇİN KURULUŞ YERİ SEÇİMİ 
  BÖLÜM 5 ÜRETİM İŞLETMELERİNDE KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASI (ERP) SİSTEMİ SEÇİMİ: BULANIK ANALİTİK HİYERARŞİ PROSESİ (BAHP) UYGULAMASI
BÖLÜM 6 DEPO YERİ SEÇİMİNDE KRİTER AĞIRLIKLARININ BELİRLENMESİ: SWARA ve FUCOM UYGULAMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60984537-e966-467f-b254-a739de8423c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporsal Perspektif</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
 1. E-Spor ve Değişen Dünya 
 2. Sporun Engellilere Faydaları 
 3. Tenis ve Çocuk Gelişimi 
 4. Rekreasyon Etkinliklerinde Pazarlamanın Yeri ve Önemi 
 5. Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinde Riskli Davranışlar İle Aile İklimi Arasındaki İlişkinin    İncelenmesi 
6. Rekreatif Kent(li)leşme 
7. Farklı Kültürlerde Spor 
8. Okul Öncesi Çocuklarının Spor ile İlgili Görüşlerinin İncelenmesi 
9. Çocuk ve Spor İlişkisi 
10. Gebelik ve Yoga 
11. Beden Eğitimi ve Sporda Psikolojik İhtiyaçlar 
12. Prenslik Dönemi Bulgar Jimnastik Cemiyetlerinin Makedonya Komiteleri İle İrtibatı 
13. Dezavantajlı Öğrenciler Olarak Roman Çocuk ve Gençlerde Sporun Katkıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/780a59e1-f2f1-43b3-9809-707a5a90b05a.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletme Yönetiminde Güncel Yaklaşım ve Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
 
BÖLÜM 1 KADIN YÖNETİCİNİN ATAERKİL İŞ YAŞAMINDA VARLIĞINI SÜRDÜRME ÇABASI: KRALİÇE ARI SENDROMU 
1. Giriş 
2. Cinsiyet ve CinsiyetleĢtirilmiĢ Örgütler 
3. Kraliçe Arı Sendromu 
4. Kraliçe Arı Sendromunun Etkileri 
5. Sonuç 
Kaynakça 
 
BÖLÜM 2 TOKSİK LİDERLİK 
1. Giriş 
2. Toksik Liderlik Kavramı ve Kapsamı 
3. Toksik Liderliğin Özellikleri ve Türleri 
4. Toksik Liderlik Davranışları 
5. Sonuç Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b9ec739-52c5-43a6-9de3-608fe4f8fe4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü&apos;ne Ait Spor Tesislerinin,Fiziksel Özelliklerinin ve İşletmecilik Anlayışının,Sporcu ve Antrenörleri</image:title>
            <image:caption>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü&apos;ne Ait Spor Tesislerinin, Fiziksel Özelliklerinin ve İşletmecilik Anlayışının, Sporcu ve Antrenörlerin İhtiyaç ve Beklentileri Açısından Değerlendirilmesi

İçindekiler: 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
GİRİŞ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KURAMSAL ÇERÇEVE 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
MATERYAL VE YÖNTEM 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
ARAŞTIRMA BULGULAR 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM SONUÇ, TARTIŞMA ve ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fda5d8f-8cfa-416e-ae8e-a92142f22379.jpg</image:loc>
            <image:title>At Dişleri ve Yaş Tayini</image:title>
            <image:caption>At Dişleri ve Yaş Tayini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8638a27-5efc-40d5-86d5-6fe2f3e019ae.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Dünya Savaşı&apos;nda İran ve Türkiye İlişkileri (1939-1947)</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı&apos;nda İran ve Türkiye İlişkileri (1939-1947)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3594436f-f9bf-4796-a2dd-92f6e77af47e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fourier Dönüşümüyle Zaman Serisi Analizleri BIST Hisse Senedi Değer Tahminlemesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM ZAMAN SERİSİ ANALİZİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM FOURİER ANALİZİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM DİĞER EKONOMETRİK MODELLER 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM EKONOMETRİK MODELLERİN BORSA İSTANBUL (BİST)’E UYGULAMALARI 
 
SONUÇ ve ÖNERİLER 
KAYNAKÇA 
ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/503de0a0-abfb-45e4-a261-8df907f940e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Elit Düzey Kadın ve Erkek Voleybolcular ile Basketbolcuların İletişim Becerilerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
 
1. GİRİŞ 
1.1. Araştırmanın Problemi 
1.2. Sınırlılıklar 
1.3. Sayıltılar 
1.4. Hipotezler 
1.5. Araştırmanın Önemi 
1.6. Araştırmanın Amacı 
 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. İletişim Kavramı ve Tanımı 
2.2. İletişim Türleri 
2.2.1. Sözlü İletişim 
2.2.2. Sözsüz İletişim 
2.2.3. Yazılı İletişim 
2.2.4. Elektronik İletişim 
2.3. İletişim Çeşitleri 
2.3.1. Kişinin Kendisiyle İletişimi 
2.3.2. Kişiler Arası İletişim 
2.3.3. Grup İletişimi 
2.3.4. Örgütsel İletişim 
2.4. İletişim Süreci 
2.4.1. Gönderici (Kaynak) 
2.4.2. Mesaj 
2.4.3. Kanal 
2.4.4. Alıcı 
2.4.5. Kodlama (Çözümleme) 
2.4.6. Gürültü 
2.4.7. Geri Bildirim (Dönüt) 
2.5. İletişim Becerisi 
2.6. Sporda İletişim 
2.6.1. Sporda İletişimin Boyutları 
 
3. GEREÇ VE YÖNTEM 
3.1. Çalışmada Kullanılan Veri Toplama Araçları 
3.2. İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) 
3.3. Kişisel Bilgi Formu 
3.4. Çalışmanın Yöntemi 
3.5. Çalışmanın Evreni ve Örneklemi 
3.6. Verilerin Toplanma Süreci 
3.7. Verilerin İstatistiksel Olarak Analiz Edilmesi 
 
4. BULGULAR 
4.1. Çalışmaya Katılan Öğrencilerin Tanımlayıcı Bilgileri 
 
5. TARTIŞMA 
 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 
  KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86bb1ec2-cabc-4862-a41e-9cccee4e6c2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Futbolcularda Odaklanmış Dikkat</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
 
ŞEKİLLER DİZİNİ 
TABLOLAR DİZİNİ 
 
1.      GİRİŞ 
2.      GENEL BİLGİLER 
3.      GEREÇ VE YÖNTEM 
4.       BULGULAR 
5.      TARTIŞMA 
6.      SONUÇ VE ÖNERİLER 
 
KAYNAKLAR 
ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1361c4c1-c092-4a15-8f91-0977a2cf80fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Kilidini Kaldır</image:title>
            <image:caption>“Siz kendiniz, tüm evrendeki herkes kadar sevginizi ve şefkatinizi hak ediyorsunuz.” 
– Buda 
 
Hayalinizdeki hayatı yaşayabiliyor musunuz? 
Her şey tam da istediğiniz gibi yolunda mı? 
Sevdiğiniz işi yaparak, bol para kazanarak, sevip sevilerek, yeteneklerinizi ve potansiyelinizi sınırsızca ortaya koyarak, mutlu ve üretken bir yaşam sürebiliyor musunuz? 
Bir tanesini bile tam anlamıyla deneyimleyemediğinizi düşünüyorsanız geçmişin sırtınıza saplanmış olan kancalarından ve size ait olmayan inanış kalıplarından arınmanız gerekiyor demektir. Çünkü müziceler tam da bu noktada gerçekleşmeye başlar. 
Mucizelerin kilidi içinizde... Kilitleri nerede, ne zaman, ne şekilde açabileceğinizin bilgisi ise bu kitapta... Küçücük kararlarla, eylemlerle ve uygulamalarla yaşamınızda ne büyük mucizeler yaratabileceğinize kendiniz bile inanamayacaksınız. 
“Hayalimdekinden bile daha güzel!” dediğiniz yeni bir yaşamın ilk adımını atmaya hazırsanız, başlayalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20b45b34-45f6-422a-a1a4-b9ef837538aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokratik Yöntem</image:title>
            <image:caption>Sokratik yöntem dürüstlüğün ve ahlakın kalbinde yer alır. 
 
Bundan 2500 yıl kadar önce Platon, Sokrates’i başkalarıyla sohbet ederken betimleyen bir dizi diyalog kaleme aldı ve bu diyaloglarla Sokrates’in geometri bilmeyen birine nasıl problem çözdürdüğünü anlattı. Sokrates, insanları nasıl sorgulayacağımızı göstermek için sorgulamadı, bunu bize nasıl düşünmemiz gerektiğini öğretmek için yaptı. 
Sokratik yöntem, korkusuzca soru sormak ve soruları yanıtlamak, kendi düşüncelerimizi dile getirmek ve başkalarının düşüncelerini duyduğumuzda öfkeye kapılmamak, gerçeği sevmek ve onu bilip bilmediğimiz konusunda alçakgönüllü davranmak demektir. Sokratik yöntem, bir teknikten daha fazlası, bir sabır, sorgulama, tevazu ve şüphe ahlakıdır. Özellikle günümüzde daha iyi düşünmek için bir araç olan bu yöntem, ister hukukta, politikada, eğitimde, ister mutfak masasında tartışılan önemli konularda olsun zihnin kötü alışkanlıklarının ilacıdır. 
Hukuk Profesörü Ward Farnsworth, bu kitapla yüzlerce alıntıdan faydalanarak Sokratik yöntemin ne olduğunu ve nasıl kullanılacağını anlatıyor. Bu kitap, felsefeye Sokrates gibi yaklaşanlar, hayattan ve onun nasıl yaşanması gerektiğinden anlam çıkarmayı günlük bir aktivite haline getirenler ve Sokrates’in nasıl daha iyi felsefe yapabileceğimize dair söylediklerini bilmek isteyenler için eşsiz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ff7c875-c10c-4478-a3de-c3719a8f98a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Perizat</image:title>
            <image:caption>“Yaşam tesadüflerle oluşan bir yolda yürüdüğümüz zaman dilimi midir?” 
 
Yaşam bir öyküdür 
Dinlenecek bir şiir 
Tırmanacak bir yokuş 
Bazen de susulacak bir an 
Çığlık atsan da 
İsyanınla yansan da 
Boşuna çırpınma 
Ölüm yanı başında 
Fikret Sezgin’in dediği gibi: 
 
“Çocuk kaldı ellerim 
Hâlâ oyuncaktayım 
Yaşam dama tahtası 
Bir kara bir aktayım 
Bu dünya saltanatı 
Son yolculuk dediler 
Merakla bekliyorum 
Her gece duraktayım...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5264e5d5-9b53-4c02-a99a-99305f1f4ccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Falaka (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Rasim’in çocukluğu annesi, sütannesi ve Karaannesi ile birlikte büyüdüğü bir evde geçer. Mektep ve hocalara dair duyduğu korkudan dolayı hoca kelimesinden bile ürker. Ancak bir gün gizlice kafes arkasından gözetlediği Hoca Efendi onu mektebe götürerek misafir eder. Eve dönünce bu olayı anlatan küçük Rasim için mektep serüveni o günden itibaren başlar. Ahmet Rasim’in çocukluk günlerini ve eğitim hayatının bir 
kısmını anlattığı bir anı kitabı olan Falaka’da, dönemin eğitim kurumları ve işleyişi hakkında oldukça detaylı bilgiler verilir ve aynı zamanda Osmanlı’nın son yüzyılının kültürel ve toplumsal hayatı da gözler önüne serilir. Ahmet Rasim’in eseri, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türk İslam Edebiyatı Anabilim Dalında araştırma görevlisi olan Dr. Nesrin Aydın Satar tarafından yayına hazırlanmıştır. Eserin editörlüğünü ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olan Doç. Dr. Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. İlk kez 1927 yılında yayınlanan eserin elinizdeki baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun olarak yayına hazırlanmış, bununla birlikte günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d533c710-7f6a-4b25-837a-21bf4d8bcf6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk ve Estetik</image:title>
            <image:caption>Hukuk ve Estetik, ismini aldığı iki kavramın edebiyat eserleri, özellikle de şiirler üzerinden kesişim noktalarına odaklanıyor. Hukukun bir estetik beğeni nesnesi olarak ele alınabileceğinden hareketle, hukuk disiplini içinde karşılaşmaya alışık olunan adalet, uyum, denge, form gibi kavramları, alışık olunmayan şekilde etik değil ama bu kez estetik değerlendirmeye konu ediyor. Bunun için de Eleştirel Hukuk Çalışmaları’nın açtığı yoldan geçiyor. Weinrib, White, Frost, Shelley, Lacan, Nietzsche, Goodrich, hatta Bob Dylan gibi isimlerin ortaya koyduğu eser, kavram ve  bakış açısı setiyle okuyucuya yeni bir ufuk getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38495c19-a192-4d18-880a-88640975f573.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Yaklaşma</image:title>
            <image:caption>Sevgili Hastam, 
Benim için sadece bir “karar anı” dediğiniz iki kelimenin üzerinde biraz daha durmak isterim. Sizin açınızdan bakılınca basite indirgenen, benim açımdan ise, öbür hastalara, ya yer bulamazsam, diye sabaha kadar acı çektiğim bir andı. 
112 Acil Komuta Merkezi’ni sürekli rahatsız ettiğim, vicdanen rahatlamak için sabaha kadar ortalıkta dolanıp onlardan haber beklediğim upuzun bir andı. Ailelerinizin resimlerini başucunuza koyup iyileşmeniz için oradan medet ummayı bilecek kadar acılara alışkın bir tecrübe anıydı. Nöbet gecemi her yönüyle doğru, etik ve bütün hastalara eşit mesafede geçirmek için bunca yıllık deneyimimi gözden geçirip hatalarımdan doğru bilgi damıtmaya çalıştığım bir andı. Velhasıl o küçücük karar anı bu meslek için adanmış bir ömürdü. 
 
Sevgiyle… 
Öte âleme geçene de, direnmeyi seçip kalana da selam ederim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb2464ad-399e-4c97-bdd1-2f8c46028187.jpg</image:loc>
            <image:title>J.P. Sartre İle Söyleşiler</image:title>
            <image:caption>Simone de Beauvoir soruyor, Jean-Paul Sartre cevaplıyor. 
 
Bu söyleşiler 1974 yazında Roma’da, sonbaharda 
Paris’te gerçekleştirildi. Sartre zaman zaman yorgun oluyor, 
bana düzgün yanıt veremiyordu; kimi zamansa ben esin 
bulamayarak sudan sorular soruyordum. Gözüme gereksiz 
görünen konuşmaları metinden çıkardım. Geri kalanını ise 
kronolojik sıraya az çok uygun kalmaya çalışarak temalara göre sınıflandırdım ve kolay okunabilir hale getirmeye uğraştım. 
Bilindiği üzere, bir kayıt cihazının sakladığı sözler düzgün 
biçimde yazılmış bir anlatıya pek yaklaşamıyor. 
Ancak konuştuklarımızı yazı diline uygun şekilde baştan 
yazmak da istemedim, doğallığını korumayı tercih ettim. 
 
Simone de Beauvoir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a7ba1c-e999-465f-969c-d73718c1313f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Bir Gün</image:title>
            <image:caption>O gece Mutlu uzun süre uyuyamadı. 
Nasıl uyuyabilirdi ki? 
Her şey evdekinden çok farklıydı. 
Ayakucunda uyuyan Mırnık’ın mırmır sesi yoktu. 
Yumuşak mavi battaniyesi ve tüylü tavşanı da yoktu. 
Babası, o güzel masallardan birini okumamıştı ve 
annesi de yanağına bir öpücük kondurmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd37741c-fb0c-4f44-a3a8-d7e1f78bb99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Mavi Balıkçıl ve Gök Balina</image:title>
            <image:caption>Büyük Mavi Balıkçıl, okyanusa açıldığı cesaret dolu yolculuğu sırasında Gök Balina ile tanışır. Bu kısa yolculuğunda ondan birçok şey öğrenir. Öğrendikleri yaşamı boyunca kalbinde taşıyacağı bir hazinedir. “Sen neden mutlusun, mutlu olmak ne demek?” “Hımm,” dedi Balina. “Mutluluk bir seçimdir. Bence mutluluk; yaşamımdaki güzellikleri, sıcaklığı, sevgiyi görebilmek, onları fark etmeyi seçmek demektir. Örneğin ben sevdiğim balıkları yediğimde mutlu oluyorum, yağmur damlaları sırtıma çarptığında mutlu oluyorum. Rüzgar beni okşadığında, suyun üstüne çıkıp da nefes aldığımda, tenimi ısıtan güneşle karşılaştığımda… Var olduğum ve yaşamı deneyimlediğim için mutluyum. Mutlu olmayı seçiyorum!” diye yanıtladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0085a327-294f-48fe-9437-ea0f25b491f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanguru Ayo&apos;nun Doğumu</image:title>
            <image:caption>“Çakıl taşı kadar minicik bir yavru, kocaman bir kangurunun yavrusu olabilir mi?” Utangaç Kirpi, Akıllı Karga, Siyah Boyunlu Gezgin Leylek ve Bilge Baykuş, Avustralya’nın kanguru adasında karşılaştıkları bu küçük yavrunun annesini nasıl bulacaklar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afbb870e-360b-4641-a5ad-c4c6b8624829.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Öyküler</image:title>
            <image:caption>Faik Baysal’ın Drina’da Son Gün, Sarduvan, Rezil Dünya ve Ateşi Yakanlar romanlarının ardından derlediğimiz Seçme Öyküler’ini siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.
 
 
Faik Baysal, toplumcu-gerçekçi edebiyat içerisinde önemli bir yere sahiptir. Baysal bilhassa roman ve öyküleriyle tanınır. Seçkin zümreye hitap eden salon edebiyatının gerçek bir edebiyat olamayacağını düşünen yazar, eserlerinde bir yandan topluma ayna tutmaya çalışırken bir yandan da sosyo-politik bir dil üzerinde durur.
Faik Baysal öykülerinde de romanlarında olduğu gibi odağına halkı yerleştiren, halkın yaşamına ortak olan bir anlatıcı olarak beliriyor. Geçim derdi, sömürü düzeni, birey olabilmenin sancıları, eskiye özlem, mahalle anlatısı, yaşama inancı ve direnç onun vazgeçilmez izleklerindendir. Baysal bu tema ve meselelerini bize hiç de yabancı gelmeyen içimizden birilerini hikâyelerine konuk ederek anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d507178-3fb9-4787-a60e-124c63f2410b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüzler</image:title>
            <image:caption>Öleceğiniz günü bilseydiniz,
hayatınızı nasıl yaşamayı tercih ederdiniz?
 
 
New York’ta dar gelirlilerin yaşadığı bir bölgeden olan dört
kardeş, onu görmeye gidenlere ne zaman öleceklerini söyleme
yeteneğine sahip bir falcının şehre geldiği haberini alır ve baskıcı
annelerinden gizlice kaçıp talihlerini öğrenmeye karar verirler....
İlk bakışta basit bir kaçamak gibi duran bu eylem, kardeşlerin
hayatını onulmaz şekilde değiştirecek bir dönüm noktası hâline
gelecektir.
 
Ölümsüzler, yaşamın hangi ölçüde seçimlerimize göre
çizildiğini sorgulatırken kader inancımıza ve hayatı yaşamaya
değer kılanlara dönüp tekrar bakmamızı sağlayan, aileye duyu
lan sevginin –her ne biçimde olursa olsun– hiçbir zaman kay-
bolmadığını vurgulayan etkileyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dbc6d05-0cca-4329-a7eb-6dd98d1253ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak İle Filozof Seti (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Beklenmedik bir olayla hayatları birbirine değen Çaylak ile Filozof, Çaylak’ın kendi benliğine doğru bir yolculuğa çıkmışlardı. Ama bu uzun bir yolculuktu.
İlk kitapta, eşsiz ve benzersiz bir benlik taşıdığının farkına varmaya başlayan Çaylak, dizinin ikinci kitabında ise insan olmanın ne demek olduğunu keşfetmeye çalışıyor. Ve soruyor: “Neden bir kutup ayısı, bir solucan değilim ben? Neden insanım? 
 
Çaylak ile Filozof seti 5 kitap bir arada… 
 
Çaylak ile Filozof-1 / Ben Bir Neyim? 
Çaylak ile Filozof-2 / İnsan Diye Bir Kelime 
Çaylak ile Filozof-3 / Ruhun Irkı Yok! 
Çaylak ile Filozof-4 / Güzellik, İyiliktir 
Çaylak ile Filozof-5 / Şüphelerin Alaca Karanlığında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7af14166-2160-465b-8611-ec72af1f80e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Atilla ve Oğulları &amp; Hunlar</image:title>
            <image:caption>Dilimizde Attila hakkında yazılmış birtakım kitaplar çıktı ise de benim eserim ne bir roman ne de bir tercümedir. Senelerden beri bu mevzu ile uğraştığım için yedi senelik çalışmamın mahsulünü okuyucularıma takdim ediyorum. Atilla hakkında Avrupa dillerinde yazılmış bazı eserler varsa da bunlar o zamandan beri yapılan tetkikatın ilerlemiş olmasından dolayı ilmi kıymetlerinden kaybetmişlerdir.  En son tetkikatı toplamaya çalıştığım bu kitaba gelince: İlme yeni bir şey ilave etmekten ziyade bütün eserlere müracaat ederek vakayı tam bir muverrih göz ile görmek ve üç kitaptan 8 Hüseyin Namık Orkun dördüncüsünü meydana çıkarmamak icap ettiğini gençliğe ve talebelerime göstermek gayesi ile yazılmış olduğunu bir defa daha tekrar etmek isterim. Kitabın ikinci kısmı Huanlardan sora Avrupa&apos;ya gelen kavimlerden bahseder. Hun İmparatorluğunun inkirazından sora teşekkül eden devletleri de gene Hun kitleleri teşkil etmişti. Hatta Avarları dahi bazı müverrihler Hun ismi ile kaydetmişlerdir. Bu itibarla Hunların inkirazından sonraki devletlerden de bahsetmeyi münasip gördüm. Macarlara gelince: Bu kavmin Hunlarla olan alaka derecesi henüz taayyun etmemiş ise de bu alakanın her ne şekilde olursa olsun mevcudiyeti de muhakkak gibidir. Binaenaleyh Attila oğulları dediğim vakit Macarları Attila&apos;nın oğulları telakki etmeyerek onları Hunların bu yerlerde hâlefleri telakki ettiğim için Mucurlardan da bahsetmekte bir beis görmedim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1aeec7c-1520-413f-8cc5-a1cee1e36243.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğuzlara Dair &amp; Osmanlıların Aslına Dair &amp; Peçenekler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapı 1926 yılında Budapeşte&apos;de yazmıştım. O zamandan beri elime gecen malzemeyi de buna ilave ettim; fakat noksanlarımın pek çok olması neşretmek cesaretimi kırmakta idi. Son zamanlarda elime manzum bir Oğuzname nüshasının geçmesi dolayısıyla bununla birlikte bu yazımı da neşretmeye karar verdim. Gerek Gök Türk kitapelerinde ve gerek İran ve Arap kaynaklarındaki Oğuzlar hakkında verilen izahatın araştırılmasını başka bir eserime bırakarak şimdilik elimdeki kısmen işliyebildiğim malzemeyi neşr ile iktifa ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2269e271-da12-4c00-9241-7e9b5149ed7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Sözünün Aslı &amp; Eski Türklerde Para &amp; Eski Türklerde Evcil Hayvanların Tarihçesi</image:title>
            <image:caption>Türk adının aslı her Türkü alakadar eder. Bu asil millet Türk adını önceleri bir kabileye, bir hükümete vermişken sonraları bu adı taşıyan hükümetin bütün Orta Asya’ya sahip olması üzerine kendi adını aynı soydan olan diğer ırkdaşlarına da teşmil etmiş, bu suretle Türk adı artık bu dili konuşanların hepsine âlem olmuştur. Mamafih Türk adının bu yayılmasına rağmen bazı Türk boyları veya devletleri kendi adlarını kullanmaya devam etmişler ve bugüne kadar da bu isimleri muhafaza eylemişlerdir. Bütün bu münferit hadiselere rağmen bugün Türk adı bu dili konuşanların hepsine âlem olmaktadır. Türk adı bizde esaslı bir surette tetkik edilmiş değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c30eadba-22e7-490d-89c9-08b312365a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünde Türkler &amp; Türkçülüğün Tarihi &amp; Türk Tarihinin Bizans Kaynakları</image:title>
            <image:caption>Bütün bir tarih boyunca efendi olarak yaşamış olan Türk Milleti de üstünlüğünü anlamamış olsaydı, Kore’den Avrupa’nın ortasına kadar muazzam araziye asırlarca hâkim olabilir miydi?... Dünyada hiçbir millet Türk milleti kadar hâkim olamamış ve Türk Milleti kadar geniş arazide efendilik etmemiştir. Hiçbir millete nasip olmamış olan bu şanlı tarihi babalarımız bize bıraktıktan sonra bizim de bunun sebebini araştırmamız icap etmez mi?... Muazzam işler görmüş milletler muayyen ideal sahibi olan milletlerdir. İdealsiz çarpışılmaz, idealsiz ölünmez ve idealsiz büyük işler görülmez. Acaba Türk milleti de medeniyet, ilim ve hâkimiyet sahasında önderlik ederken hiçbir ideale hizmet etmedi mi?.. Acaba Türk tarihi bir nehrin tabiî akışı gibi mukadder olan bir seyir mi takip etti?.. Bu suale evet demek, Türk tarihini bilmemektir. Türk kanı Salon’da, Mohaç’ta, Çaldıran’da bir hükümdarın arzu ve hevesi için akmadı. Türk, üstünlüğünü duyan, anlayan ve bilen bir millettir. Onu duymak istemeyen, onun üstünlüğünü anlamak istemeyen milletlere, Türk kılıcının kuvvetiyle bunu duyurdu. Bin On yüz sene evvel Asya’da dikmiş olduğu bir abidenin üzerinde başlılara baş eğdirmiş, dizlilere diz çöktürmüş olduğunu açık bir şekilde yazması bu hâkimiyetini, bu efendiliğini duymuş olmasını göstermez mi?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c48adf1d-5e2f-4d32-8c93-bf4c4aea5e1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan March</image:title>
            <image:caption>New York’ta ayrıcalıklı bir yaşam süren Bayan March, kocası George March’ın son romanıyla yayın dünyasını altüst etmesinden oldukça mutludur, ta ki her zaman 
müdavimi olduğu pastanedeki tezgâhtarın romanın 
Bayan March’tan ilham alındığını ima etmesine kadar. 
Bu sıradan söz, Bayan March’ın kocası, kendisi ve hayatıyla ilgili inandığı birçok şeyin gerçek olmadığını hissettirir. Bir yalanın içinde yaşadığını düşünen March, giderek paranoyak bir ruh haline bürünür. Aniden ortaya çıkmaya başlayan 
hamamböcekleri, tanık olduğu cinayet ve kendine tıpatıp benzeyen bir kadının ortaya çıkışı Bayan March’ı dönülemez bir yolculuğun içine çeker. 
 
* 
 
Hitchcockvari bir duyarlılığı kara mizahla birleştiren, yirmi birinci yüzyılın Highsmith’i olarak adlandırılan yetenekli yazar Virginia Feito, paronaya, korku ve gerilimden oluşan klostrofobik atmosferdeki büyüleyici romanıyla okurları muhteşem bir keşfe çıkarıyor. 
 
*** 


Virginia&apos;nın romanını bir oturuşta okudum ve o kadar 
kapıldım ki, kesinlikle Bayan March&apos;ı oynamam gerektiğini biliyordum. Karakter olarak büyüleyici, karmaşık ve insani. Ona dişlerimi geçirmek için sabırsızlanıyorum.&quot; 
 
Elisabeth Moss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae61cc15-3e9a-4298-b249-15a46b8eff9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Efsaneleri &amp; Prens Kalyanamkara ve Paramkara Hikayesinin Uygurcası</image:title>
            <image:caption>Millî efsanelerimizi her şeyden evvel bir tasnife tabi tutmak gerektir. Türk tarihini bugün Doğu Hunlar ile başlatmak icap ettiğine göre millî efsanelerimizin birinci kısmını Hun efsaneleri teşkil etmektedir. Hun efsaneleri denince Doğu ve Batı Hunlarını anlamaktayız. Doğu Hunları hakkında Çin tarihleri malumat vermektedir. Doğu Hunlarının teşkilâtı ise Oğuzlara dair adlı eserimizde gösterdiğimiz gibi tamamıyla Oğuz teşkilatının aynıdır. Oğuz efsanelerinde gördüğümüz ikili, altılı ve yirmi dörtlü teşkilatı Doğu Hunlarında da bulduğumuza göre Hun efsaneleri deyince bunun içine Oğuz efsanelerini de koymamız gerektir. Binaenaleyh Oğuz efsanesi en eski Türk efsanesi olup evvela Hunlara mal olmuş, sonra diğer Türkler de kendilerine mal etmişlerdir. Eski Hunlar yani Oğuzlar sonraları Göktürk camiasına dâhil olunca tabii Oğuz efsanesi Göktürklere de intikal etmiş ve bunu müteakip Göktürkleri inkıraza uğratan Uygurlar da aynı efsaneyi benimsemişlerdir. Uygur harfleriyle yazılmış bir Oğuz destanında Oğuz Han «men uygurnıng kağanı bolamen» yani ben Uygurların hakanıyım demektedir. Uygurlardan sonra da asıl Oğuzlar kendi teşkilat ve efsanelerini devam ettirmişlerdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47410977-cebd-47e0-9773-6a0f05165298.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihi I-II. Cilt (Takım)</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinin kaynaklarını hep yabancı eserlerde aramak mecburiyetindeyiz. Yabancı kavimler de Türkçe isimleri kendi şivelerine göre tahrif etmişler ve bu tahrifler bazen öyle bir şekil almıştır ki bu sözün Türkçesinin ne olabileceği dahi kestirilememiştir. Bundan dolayı millî tarihimizde hiç de Türkçeye benzemeyen bir takım özel isimlere tesadüf etmekteyiz. Yarının ilmî araştırmaları bu sözlerin Türkçesini de bulup çıkaracaktır. Hem Çin dilini bilen, hem de Türk tarihi ile uğraşan bazı âlimler Çin tarihlerinin kaydettikleri bu acayip isimlerin bir kısmını halletmişlerdir. Meselâ Çin tarihlerinin Şa-po-lio diye kaydettiği hükümdar adının İşpara olduğu anlaşılmıştır. Türkçesinin ne olduğu anlaşılmış olan bu gibi isimlerin, biz hiç Çince telâffuzlarını göz önünde tutmadan, doğrudan doğruya Türkçesini kullanmakta tereddüt etmedik. Bu suretle, mümkün olduğu kadar, yabancı isimler azalmış oldu. Bu eserle Türk gençliğine millî tarihi hakkında bir fikir vermeye çalıştım. Buna muvaffak olabildim ise kendimi vazifesini yapmış bir insan telâkki edeceğim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a1a773-42b2-4646-a7fc-1c5704dbc930.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihi Not Hülasaları &amp; Türk İstilası Devrinde Maceristan ve Avusturya&apos;da Casuslar</image:title>
            <image:caption>Mevzumuz Türk tarihi olduğu için her şeyden evvel Türk kelimesinin aslını ve bu kelimenin ne kadar eski olduğunu araştırmamız gerektir. Türkler hakkında ilk malumat veren eserler Çin kaynaklarıdır. Binaenaleyh bu kelimeyi de Çin kaynaklarından araştırmamız icap etmektedir. Çin tarihleri Milattan Sonra altıncı asırda Tu-Kiüe adlı bir Kavmin, Kin-şan Dağları havalisinden tarih sahasına çıktığını kaydetmektedir. Bu Tu-Kiüe kelimesi, Türk adının Çince telaffuzundan başka bir şey değildir. Malumdur ki eski Çincede hatta bugünkü Çincede dahi “r” sesi yoktur. Binaenaleyh Türk kelimesini Çinliler ancak bu suretle telaffuz edebilmişlerdir. Bu kelime, Çin tarihlerinde Milattan Sonra altıncı asırda meydana çıktığına göre Türk sözü de bu devirde malum olmaya başlamış demektir hâlbuki Çin tarihlerini karıştıracak olursak bundan daha evvelki devirlerde de Türk adının kaydedilmiş olduğunu görürüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c57a732-6e6d-487a-8a17-cf2a8977e1a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Burnumun Renkleri</image:title>
            <image:caption>Daha önce bir burunla tanıştınız mı?
Koku körlüğü nedir biliyor musunuz?
İsminizin karakterinizle uyumlu olduğunu düşünüyor musunuz?
Bir sırrınız var mı?
O zaman başlayalım.
Ben, Deniz Toprak Miskoklar. Dünyanın sayılı burunlarından birinin koku körlüğüyle doğan oğluyum. Bu sırrı saklamaya, bir de hayatta kalmaya çalışıyorum. O nedenle renklerle oynuyorum. Nasıl mı?
Gerisi kapağın arkasında…
Esra Yazdıç Demir&apos;in 2021 Gülten Dayıoğlu Çocuk Romanı Ödülü aldığı bu hikâyede arkadaşlığın ama en çok da birbirine kol kanat germenin önemini anlayacak, renklerin hayat kurtardığını görecek, nezaketin değerini fark edecek, affetmenin önemini kavrayacak ve sevdiklerinize sarılmak isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3af664-4be2-4445-b5a1-fca8e4fe38d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykülerle Bilmece</image:title>
            <image:caption>&quot;Sözcükler, bilmeceler, bulmacalar…
Öykülerin arasına saklanmışlar.
Sobelemek için onları,
Bir ebeye ihtiyaç var!
Hadi, şimdi ebe olma sırası sende!
Oyunun adı: Öykülerle Bilmece
Hem çokça öğrenme
Hem de bir dolu eğlence!..&quot;
Bu kitapta öykülerin içinde geçen sözcükleri kullanıp bilmecelerin cevabını bulacağız. Görsellerin yardımıyla bulmacaları çözüp onları boyayacağız. Sağlık ve spor temasıyla ilgili birbirinden farklı öykülerin yer aldığı kitapta &quot;sözcük hazinesini geliştirme&quot; ve &quot;görsel okuma&quot; kazanımlarını elde edeceğiz. Hadi o zaman öğrenmeye ve öğrenerek eğlenmeye!..
Oyunumuzun adı: Öykülerle Bilmece!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9554b07-60a5-4363-96aa-141d7033aef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mümkünler Ormanında Neler Mümkün ?</image:title>
            <image:caption>Tırtıl Tobi...
O da diğerleri gibi orman ailesinin sevimli bir üyesiydi. Neşe ve huzur dolu geçiyordu günleri.
Ama bir gün en yakın dostu Tombul Yaprak&apos;ın solmaya başladığını fark etti. Önce biraz çaresiz hissetti. Öğrenince neler olup bittiğini aklında hemen bir soru beliriverdi.
&quot;Her şeyin yoluna girmesi için neler mümkün olabilirdi?&quot;
İşte o an yalnız değildi. Cevabı ararken kimler ona eşlik etmedi ki! Esnek Kirpi, Telaşlı Tavşan, Korti Kaplumbağa ve Bereketli Toprak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72dc3f0a-4e82-4eca-ae9c-79ee7db46282.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli E-Posta &quot;Ben Kilim&quot;</image:title>
            <image:caption>Toprak, bir gün bilgisayarını açıp e-postalarına baktığında tuhaf bir posta görür. Önce reklam zanneder ama düşündüğü gibi değildir. Postayı açıp okuduğunda ise büyük bir şaşkınlık yaşar. Kimden ve neden geldiği belli olmayan bu e-posta Toprak&apos;ın yaşamıyla ilgili birçok gizli bilgiyi içermektedir. Tam da anneannesinin ortadan kaybolduğu günde gelen bu posta ve devamında gelenler, Toprak&apos;ı merak içinde bırakır. En yakın arkadaşları Kerem ve Azra ile birlikte bu e-postaların peşine düşen Toprak, kilimlerin ve motiflerin sır dolu dünyasında kendini bulur.
Göndericisi bilinmeyen bu e-postaların sırrını Toprak ve arkadaşları çözebilecek midir?
Gizemli E-Posta &quot;Ben Kilim&quot; sır dolu sayfalarına sizleri de davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc0d7cd0-5d64-4a26-ba6f-7a472ef0da83.jpg</image:loc>
            <image:title>Epigraf Aysel</image:title>
            <image:caption>Akşamüstleri hüzündür Aysel, 
Dört duvarı taş avluda birleşen bir ışık hüzün. 
Bakma ona, gir içeri. 
Hüzünlere bakmak ayıptır oğlum. 
Ve Aysel, pencere kenarına tüneyen loş bir kedidir. 
Hüzün bana gözyaşı, 
Hüzün bana Yakup, 
Hüzün bana bilmem ne. 
Ama en çok da hüzün bana 
pencere kenarında akşamları mahmurlayan 
      loş bir kedidir. 
 
İşte! 
İç değil hiç güveysinden hâllice yaşadım 
ve bir şair gibi öleceğim, 
Ölünce ben hüznümü çıkarıp 
bir kapı arkasına asacaklar, 
Artık kimsenin işitmediği ahşap gıcırtıya karışıp 
     akıp gideceğim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82249940-7b04-41b2-b813-519a337a7ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Yeniden</image:title>
            <image:caption>√ Neden hep birbirine benzeyen kişilere âşık oluyoruz?
√ Bu kişiler neden hep bizi buluyor, nerede yanlış yapıyoruz?
√ Sevdiğimiz insanı gerçekten kendimiz mi seçiyoruz?
√ Romantik ilişkilerde tekrar eden durumlar bize ne anlatıyor?
 
Klinik Psk. Dr. Kahraman Güler, aşkın ruh sağlığımız üzerindeki etkilerini, hayatımıza giren kişilerin kişilik bozukluklarıyla nasıl başa çıkabileceğimizi, romantik ilişkilerimizdeki şemalarımızı ve kendimizle yeniden tanışmamızın yollarını anlatıyor. Sağlıklı bir ilişkinin nasıl olması gerektiğiyle ilgili vaka örnekleri de vererek farkındalık yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5959fc-f597-4b85-ad3c-9c8e72217f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>2030 – Bu Dünya ve Onun Kuralları Sona Eriyor</image:title>
            <image:caption>GÜNÜMÜZÜN EN BÜYÜK TRENDLERİ GELECEKTEKİLERLE NASIL ÇATIŞACAK VE BUNLARI NASIL ŞEKİLLENDİRECEK? 
 
- Wall Street Journal Çoksatanı 
- Financial Times 2020’nin En İyi Kitaplarından 
- Yahoo Finance 2020’nin En İyi İş Kitabı 
- Porchlight Book Çoksatanı 
- JP Morgan NextList 2021 seçkisi 
 
Yaşantımızdaki ve çalışma şeklimizdeki değişiklikler, siyaset, kültürümüz ve dünya üzerinde geçirdiğimiz zaman; insanlık tarihindeki en büyük bozulmaya neden oluyor… Bu kitap, cesur yeni dünya için gerçekçi bir rehber. 
—Richard FLORIDA 
Zaman daralıyor. 2030, çok uzak ya da öngörülemeyecek bir tarih değil. İklim değişikliği, teknoloji, göçler ve daha birçok unsur dünyayı hızla değiştiriyor. Hepimizin bu yeni dünyaya eski dünyadan daha farklı yaklaşması gerekiyor. Yeni dünya bize fırsatlar ve tehditler sunuyor 
ancak birçoğumuz için bu gelişmeler hem kafa karıştırıcı hem de son derece huzursuz edici olabiliyor. Bireylerin, şirketlerin ve kuruluşların bu süreçte güçlü ve zayıf yanları olacak. Peki bu yaşananlar çöktüğümüz anlamına mı geliyor yoksa kıyametimizi değil de yükselişimizi mi 
temsil ediyor? 
 
2030 yılında dünyanın durumuyla ilgili araştırmalar yapıp öngörülerini on binlerce kişiyle paylaşan ve dünyanın sayılı eğitim kurumlarında görev yapan Prof. Mauro F. Guillén’in kaleme aldığı ve şaşkınlıkla karşılanan 
bu tablo, artık kitap olarak karşınızda. 
 
Bu kitap, 2030’u akılcı bir tavırla karşılamanız için sizi gereken mücadele stratejileriyle tanıştırırken fikirlerinizi çeşitlendirerek farkındalık kazandırıp önümüzdeki değişimlere hazırlanmanızda yardımcı olacak bir yol haritası çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dd87938-5997-4cd2-a8e1-821d6baacc1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurbağa Korosu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kurbağa olmak hiç kolay değil, hele ki sesiniz karga gibiyse...
 
Luc Foccroulle&apos;ün yazıp Annick Masson&apos;un resimlediği Kurbağa Korosu; dayanışma, farklılıklar, önyargılar ve yetenek üstüne yüreklendirici bir öykü. 
 
Hayallere uzanan yolun öncelikle kendini tanımaktan ve potansiyelini keşfetmekten geçtiğini vurgulayan eser, emek vermeden karşılık alınamayacağını hatırlatıyor. 

Kulaklarımızın pasını silecek müthiş vraklamalar ve ciyaklamalar eşliğinde melodik bir anlatı sunan kitap, şaşırtıcı sonuyla minikleri düşünmeye davet ediyor.









Tom-bul kur-bağa. Tom-bul kur-bağa. Hay-di vrak! Hay-di vrak!
Brak vrakk! Vrok vrokk!

Berta&apos;nın kalbi kırık, çünkü en büyük hayali hüsrana dönüştü. Koro seçmelerinde sıra kendisine gelip de şarkı söylemeye başladığında ağzından, dünyanın en tuhaf, en kötü notaları dökülüverdi. Vraklamaların sonuna yaklaşığında, koro şefi &apos;&apos;BER-BAT!&apos;&apos; diye haykırdı! Oysa Berta ormanın en saygın korosuna girebilmek için ne çok çalışmış, yeteneklerini herkese gösterebileceği ânı iple çekmişti... Neyse ki yalnız değildi, minik dostu Maya da onunla aynı kaderi paylaşıyordu. Biri çok küçüktü, ötekisi ise karga sesliydi! Ve şimdi birlikte zekice bir plan yapmaları ve şanslarını tersine çevirecek bir çözüm bulmaları gerekiyordu. Ama nasıl?
 
Rekabetin öne çıktığı durumlarda çocukların hissedebilecekleri kaygı ve endişeyi daha iyi anlamamızı sağlayan bu duyarlıklı öykü, başarı ve başarısızlık kavramları hakkında kıssadan hisse paylaşımlarda bulunuyor.  

Ümit Mutlu&apos;nun kıvrak çevirisi ve ritmik sözcükleriyle Türkçede hayat bulan Kurbağa Korosu, merak uyandırıcı anlatısını dillerimizden düşmeyen şarkılarla renklendirerek okurları neşeyle selamlıyor: &apos;&apos;Darıldın mı cicim bana...&apos;&apos;, &apos;&apos;Oynama şıkıdım şıkıdııım!&apos;&apos;...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/454e4d82-5927-4b01-b2d4-577a2db703f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Elon Musk – Hedef: Dünyayı Kurtarmak</image:title>
            <image:caption>Okulda zorbalıkla mücadele eden ancak New York Times&apos;ta “dünyanın tartışmasız en önemli ve başarılı girişimcisi” olarak gösterilen Elon Musk&apos;ın nasıl ikonik bir vizyonere  dönüştüğünü anlatan, sürükleyici ve harika kurgulanmış bir biyografi. 
 
SpaceX&apos;in arkasındaki deha ve elektrikli otomobil şirketi Tesla&apos;nın CEO&apos;su olan Elon Musk&apos;ın toplu taşıma ve güneş enerjisi gibi konularda attığı cesur adımların yanı sıra uzay yolculuğunun kurallarını yeniden yazmak, Mars&apos;ta koloni kurmak gibi çok konuşulan sıradışı planları bulunmaktadır. 
 
Ancak akıllara durgunluk veren manşetlerin ve efsanevi hamlelerinin ardında, yaratıcılığı ve kararlılığı sayesinde hikâyesini yeniden yazıp dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için kendi yolunu bulmaya karar veren, zorluklar içinde geçen bir çocukluk da yatıyor. 
Ödüllü gazeteci Anna Crowley Redding okurlarını yaratıcılığı ve kararlarıyla adından sıklıkla söz ettiren Elon&apos;un hayatı üzerine enine boyuna araştırılmış bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1f697f7-10d0-4d6d-9eaf-f688748dfa12.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 07</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun’un etkileyici hikâyesi devam ediyor! İnanılmaz derecede çekici Akane Yanagi sahneye çıkıyor, belki de Miyamura’nın yönlendirmesiyle… Diğer yandan Hori birdenbire Miyamura&apos;dan sert tepkiler vermesi yönünde talepte bulunmaya başlıyor. Öğrenci konseyi üyelerinin ise alışılmadık bir şekilde kafaları karışmış halde. Ve beklenen spor festivali başlamak üzere. Okuldaki olağan şüphelilerin lise hayatları iyiden iyiye canlanıyor! Okul hayatı, arkadaşlıklar ve kendini keşfetme hakkında ilham verici hikâyesiyle Horimiya sizi etkisi altına alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73995e12-8c44-45c2-860c-a1e1142c2951.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu -3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ölüm en büyük korkum olmuştu ve ben ölümü her saniye yaşarken yeni korkulara kucak açamazdım, biliyordum.” 
 
Yeşil, arkadaşlarıyla birlikte Ötanazi Okulu’ndan kaçma girişiminde bulunur. Bu girişimi kurtuluş olarak gören genç kız, aslında kendini hiç de olmak istemeyeceği bir yerde bulacaktır. Yeşil’in artık saklanması gerekmektedir ve onu saklayacak kişi hiç ummadığı birisi olacaktır. 
Hayatını zehreden, ona en sevdiklerinin acısını yaşatan ve hayatı boyunca taşımak zorunda olduğu hastalıklı kalbi kendisine naklettiren kişiyle yüzleşmesi gerekecektir. Gerçekleri öğrenmenin ve özlemini çektikleriyle karşı karşıya gelmenin çoktan zamanı gelmiştir. 
Aksiyon ve gerilimin gitgide arttığı Ötanazi Okulu serisi, aynı heyecanla kaldığı yerden devam ediyor. 
“Buradayım; senin dünyanda, senin evinde, belki de ilk adımlarını attığın bir yerde. Bir yanım burada seni bekliyor ama bir yanım da gelmenden ölesiye korkuyor ama sen yine de gel.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca773d04-8700-49ac-9515-6410870f833d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu -3</image:title>
            <image:caption>“Ölüm en büyük korkum olmuştu ve ben ölümü her saniye yaşarken yeni korkulara kucak açamazdım, biliyordum.” 
 
Yeşil, arkadaşlarıyla birlikte Ötanazi Okulu’ndan kaçma girişiminde bulunur. Bu girişimi kurtuluş olarak gören genç kız, aslında kendini hiç de olmak istemeyeceği bir yerde bulacaktır. Yeşil’in artık saklanması gerekmektedir ve onu saklayacak kişi hiç ummadığı birisi olacaktır. 
Hayatını zehreden, ona en sevdiklerinin acısını yaşatan ve hayatı boyunca taşımak zorunda olduğu hastalıklı kalbi kendisine naklettiren kişiyle yüzleşmesi gerekecektir. Gerçekleri öğrenmenin ve özlemini çektikleriyle karşı karşıya gelmenin çoktan zamanı gelmiştir. 
Aksiyon ve gerilimin gitgide arttığı Ötanazi Okulu serisi, aynı heyecanla kaldığı yerden devam ediyor. 
“Buradayım; senin dünyanda, senin evinde, belki de ilk adımlarını attığın bir yerde. Bir yanım burada seni bekliyor ama bir yanım da gelmenden ölesiye korkuyor ama sen yine de gel.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50b5b674-450c-4b2f-aa2f-913a9fb5d916.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet ve Cinsellikler – Feminist Teoriye Giriş</image:title>
            <image:caption>Feminizm dalga dalga yayılıyor. Her yeni dalga yeni bir devrimi de beraberinde getiriyor. Peki, erkek egemen toplumların kıyılarını aşındıran bu devrimci dalgalar bugüne kadar neleri değiştirdi? Kadınların birlik olarak elde ettikleri kazanımlar bugün hangi noktada duruyor? Feminist akımların dümen suyunda şekillenen 21. yüzyılın yeni dünyası ne gibi yenilikler getiriyor? 
Bu kitap feminist hareketlerin temel çıkış noktalarını, cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinsellik etrafında dönen hararetli tartışmaları, çatışmaları ve anlaşmazlıkları sade bir dille ve güncel örnekler üzerinden anlatıyor. Bir kadın hareketinden azınlıkları kucaklayan kitlesel bir direnişe giden yolda feminist akımların farklı cinsel kimliklere sahip insanlarla kurabilecekleri ittifakların rengini ortaya koyuyor.  Baskı odaklarının kesiştiği yerde kadınların, geylerin, lezbiyenlerin, hatta erkek egemen toplumun baskısından yılmış erkeklerin kendilerine yeni yollar çizebilmelerine izin veren bir kılavuz görevi de görüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d43670-e971-4440-abec-239e9c05b387.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Bilgi Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Bilimsel bilgi ne ölçüde sosyal hayatın bir ürünüdür? Bilimin vardığı sonuçlar, bilim insanlarının içinde yaşadıkları toplumlardan, onların önyargılarından, duygularından, beklentilerinden ve dünyaya bakışlarından bağımsız mıdır? Bilim, sosyolojinin meşru bir araştırma nesnesi olabilir mi? Yoksa bilimi diğer insan etkinliklerinden ayıran, ona dokunulmaz bir nesnellik bahşeden bir yanı mı var? 
Bilim sosyolojisi alanında en önemli isimlerden biri sayılan Michael Mulkay, bu kitapta, son üç yüzyıldır göz kamaştırıcı başarılara imza atmış bilimsel etkinliğe ve onun ürünlerine bir sosyal bilimcinin gözüyle nasıl bakılacağını gösteriyor. Bilimin diğer bilme ve bilgi biçimlerinden ayrılan özel bir etkinlik olarak görülmesine izin vermiş felsefi varsayımları gün yüzüne çıkararak, bilimsel bilgiyi sosyolojik analizin kapsamının dışında bırakmanın makul bir zemini olmadığını gösteriyor. Bilgi edinme süreçleri, olgu/kuram ikiliği, gözlemcinin toplumsal konumunun bilgi edinme süreçleri üzerindeki etkisi gibi, bu alanın güç sorunlarını güncel bilimsel başarı örneklerinden hareketle ele alıyor. Bilginin de müzakerelerle üretilen toplumsal bir ürün olduğunu, sosyal bilimlerle ilgilenen herkesin anlayabileceği bir dille ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf35a64-ab6e-4174-8926-428cbcd9fbd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Anne Frank - Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar</image:title>
            <image:caption>İnsanların özünde iyi olduklarına inanıyorum. 
 

 
Anne Frank’ın günlüğü, II. Dünya Savaşı zamanında Nazilerden saklanan Anne Frank ve ailesinin yaşamını anlatmaktadır. Anne, küçük bir Yahudi kızdı. O da pek çok çocuk gibi ailesiyle vakit geçirmeyi, oyun oynamayı, sinemaya gitmeyi ve hikâyeler yazmayı seviyordu. Ailesiyle birlikte Nazilerden saklanmak zorunda kaldığında, günlüğüne yazmak, bu korku dolu günlerde Anne için bir mutluluk kaynağı oldu. Günlüğüne bu satırları yazarken, Anne yazdıklarının tüm dünyaya umut ışığı yakacağından habersizdi. 
 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde hayallerinin peşinden cesaretle giden kahramanları yakından tanıyacak; büyük başarılara nasıl imza attıklarını öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/592b78ec-9378-491c-a035-96a7370b563b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Gandhi - Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Nezaket ve merhametle dünyayı silkeleyip sarsacağım. 

Gandhi çocukluğundan itibaren insanların nasıl haksızlığa uğradığına tanıklık etti. Haksızlıklara boyun eğmeyi reddederek sakin ve barışçıl protesto yöntemleri geliştirdi. Güney Afrika’da ve Hindistan’da bu yöntemleri uygulayarak şiddete başvurmadan ülkesinin İngiliz yönetiminden çıkıp bağımsızlığına kavuşmasını sağladı. Serinkanlı ve istikrarlı duruşuyla Gandhi milyonlarca insanın hayatını değiştirdi, tüm dünyada insan hakları mücadelelerini etkiledi. En çelimsizimizin bile neler başarabileceğinin kanıtı oldu.  

 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde hayallerinin peşinden cesaretle giden kahramanları yakından tanıyacak; büyük başarılara nasıl imza attıklarını öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909a7c0c-3479-45c8-87e6-835e972a3460.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Leonardo da Vinci - Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Yeni fikirler ortaya atmanın önemini biliyorum. 

L eonardo da Vinci, gelmiş geçmiş en büyük sanatçı ve mucitlerden biriydi. Çocukluğundan itibaren çok meraklıydı ve müthiş bir gözlem yeteneğine sahipti. Leonardo’nun merak etmediği hiçbir şey yoktu! Bilimi, doğayı, mimariyi, müziği, matematiği ve tabii ki sanatı çok seviyordu. Çizimleri, resimleri, heykelleri ve yeni fikirleri üzerinde saatlerce çalışırdı. O yıllarda hiç kimsenin hayal bile edemediği ve herkesin tuhaf karşıladığı, uçma makineleri, dalgıç kıyafetleri gibi fikirleri ve tasarımları vardı. Beş yüz yıl sonra bugün, teknoloji ve yenilikler Leonardo’nun tüm icatlarının işe yaradığını kanıtlamış bulunuyor! Başyapıtı Mona Lisa ise, dünyanın en ünlü tablolarından biri! 
 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde hayallerinin peşinden cesaretle giden kahramanları yakından tanıyacak; büyük başarılara nasıl imza attıklarını öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f367f319-7d35-43d5-a8f1-f465901730c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Rosa Parks - Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Doğru bildiklerim için her zaman mücadele edeceğim. 
 

 
Rosa Parks, her zaman  doğru bildikleri için mücadele etti, çocukken bile... Onun yaşadığı yıllarda, Amerika’da siyahlara ayrımcılık uygulayan yasalar ve kurallar vardı. Siyahların beyazlarla aynı okullara, restoranlara gitmeleri, hatta aynı çeşmeden su içmeleri bile yasaktı. Otobüslerde siyahlar arkada, beyazlar önde yolculuk ediyordu. Rosa, herkesin saygı görmeyi hak ettiğine ve herkesin eşit haklara sahip olması gerektiğine inanıyordu. İşte bu yüzden bir gün, otobüs şoförü yerini bir beyaza vermesini söylediğinde yerinden kalkmama cesaretini gösterdi. Sessiz kararlılığıyla bir insan hakları mücadelesini de başlatmış oldu. Bu mücadelenin sonunda ABD’deki ayrımcı yasalar sonsuza dek kalktı. 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde hayallerinin peşinden cesaretle giden kahramanları yakından tanıyacak; büyük başarılara nasıl imza attıklarını öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45a87cb9-808d-4298-8aa0-4717e61ba132.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıkralarum - 2</image:title>
            <image:caption>21 Ekim 1955 Cuma günü Arhavi’de dünyaya geldi. Seçkin ve Kâzım adlarında iki oğlu, Ekin adında bir torunu bulunan Gazeteci-Şair-Mizah yazarı ve Fotoğraf sanatçısı Galip KURDOĞLU uzun yıllar Hürriyet Haber Ajansı Arhavi muhabirliğini yaptı. Çeşitli TV ve Radyo programları yanında Hürriyet, Milliyet, Güneş, Kelebek, Gazete, Takip, Karadeniz, Kuzey Haber, Gırgır, Fırt, Taka, Hamsi, Virüs, Türkspor, Arhavililer, Gop Expres, Şiir Defteri, Gülpınar, Müzik Magazin, Delikanlı, Arhavi Postası, Arabesk, Medyatör, Bizim Ece, SimavAnadolu, Duygu Seli ve Oscar TV’de haber, fotoğraf, şiir, fıkra ve mizah öyküleri yayımlandı. Mesam, İlesam, Şair-Yazar ve Bestekârlar Derneği ile Karadeniz Yazarlar Birliği üyesi olan Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi ile birçok şiir Antolojilerinde yer aldı. 
Bugüne kadar 7 kez Fotoğraf sergisi açarken 1 kez de karma sergiye katıldı. 111 şiiri bestelenen Galip KURDOĞLU’nun biri uluslararası toplam 62 ödülü var. Bu eser yazarın 16. Kitabıdır. 
Karadeniz&apos;in önemli fıkra kahramanı Temel&apos;dir. Temel&apos;e izafe edilen Karadeniz fıkraları esasında anonim fıkralardır. Ama Galip Kurdoğlu&apos;nun ürettiği Temel Fıkralarının hepsi de özgündür ve ortaya koyucusu da Galip Kurdoğlu&apos;nun kendisidir. 
Galip Kurdoğlu şimdiye kadar 11 fıkra kitabı yayımladı. Bütün fıkraların ortaya koyucusu Galip Kurdoğlu&apos;dur. 3000&apos;e yakın fıkra anlamına gelir bu kitapların sayısı ve içeriği. Esasında bu bir dünya rekoru da sayılabilir. Bana sorarsanız Galip Kurdoğlu fıkra üretmede sadece Türkiye değil, dünyada bir rekortmendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caecdee3-3edc-44d5-aea6-6ea036b273e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıkralarum - 3</image:title>
            <image:caption>21 Ekim 1955 Cuma günü Arhavi’de dünyaya geldi. Seçkin ve Kâzım adlarında iki oğlu, Ekin adında bir torunu bulunan Gazeteci-Şair-Mizah yazarı ve Fotoğraf sanatçısı Galip KURDOĞLU uzun yıllar Hürriyet Haber Ajansı Arhavi muhabirliğini yaptı. Çeşitli TV ve Radyo programları yanında Hürriyet, Milliyet, Güneş, Kelebek, Gazete, Takip, Karadeniz, Kuzey Haber, Gırgır, Fırt, Taka, Hamsi, Virüs, Türkspor, Arhavililer, Gop Expres, Şiir Defteri, Gülpınar, Müzik Magazin, Delikanlı, Arhavi Postası, Arabesk, Medyatör, Bizim Ece, SimavAnadolu, Duygu Seli ve Oscar TV’de haber, fotoğraf, şiir, fıkra ve mizah öyküleri yayımlandı. Mesam, İlesam, Şair-Yazar ve Bestekârlar Derneği ile Karadeniz Yazarlar Birliği üyesi olan Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi ile birçok şiir Antolojilerinde yer aldı. 
Bugüne kadar 7 kez Fotoğraf sergisi açarken 1 kez de karma sergiye katıldı. 111 şiiri bestelenen Galip KURDOĞLU’nun biri uluslararası toplam 62 ödülü var. Bu eser yazarın 17. Kitabıdır. 
Karadeniz&apos;in önemli fıkra kahramanı Temel&apos;dir. Temel&apos;e izafe edilen Karadeniz fıkraları esasında anonim fıkralardır. Ama Galip Kurdoğlu&apos;nun ürettiği Temel Fıkralarının hepsi de özgündür ve ortaya koyucusu da Galip Kurdoğlu&apos;nun kendisidir. 
Galip Kurdoğlu şimdiye kadar 11 fıkra kitabı yayımladı. Bütün fıkraların ortaya koyucusu Galip Kurdoğlu&apos;dur. 3000&apos;e yakın fıkra anlamına gelir bu kitapların sayısı ve içeriği. Esasında bu bir dünya rekoru da sayılabilir. Bana sorarsanız Galip Kurdoğlu fıkra üretmede sadece Türkiye değil, dünyada bir rekortmendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e02ef1ee-46d2-4c53-9076-b7b220bb3424.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye ve Yazgısı</image:title>
            <image:caption>Macfarlane’in çevirisine yer verdiğimiz bu eseri, yazarın 1847 ve 1848 yıllarını kapsayan Türkiye ziyaretindeki gözlemlerini içerir. 1827 yılındaki ziyaretinden yirmi yıl sonra neden bir kez daha bu ülkeye geldiğini de kitabının giriş kısmında açıklar: Yazara, Tanzimat’ın ilanından sonra Türkiye’de önemli gelişmeler yaşandığı, Müslümanlar ile Reayalar arasında eşitlik sağlandığı ve daha pek çok konunda iyi yönlü değişimler meydana geldiği söylenmiş; bu sözlere temkinli yaklaşan yazar, değerlendirmeler yapmak üzere Türkiye’yi bir kez daha ziyaret etmeye karar vermiştir. 
Yazarın giriş kısmındaki bu açıklamalarını okuyan birisi doğal olarak kitabın ağırlıklı olarak Tanzimat öncesi ve sonrası karşılaştırmalarından ibaret olduğunu düşünebilir. Zaman zaman Tanzimat Fermanı ile çelişen durumları ele aldığı ve bu husustaki eleştirilerini yazıya geçirdiği, yaşanan değişimlere de yer verdiği doğrudur. Ancak kitabının tamamen Tanzimat ve getirdiği yeniliklerle bağlantılı olduğu iddia edilemez. Hatta bu hususla ilgili aktarımların kitaptaki ağırlığının diğer konulardaki aktarımlara göre çok daha az olduğu bile söylenebilir. Macfarlane; ziyaret ettiği yerlerdeki halkın durumuna, sosyal ve kültürel yaşama, tarım alanındaki gelişmelere, kamuda ve sosyal hayatta yaşanan değişimlere, arkeolojik yerleşimlere, Osmanlı tarihinde yer eden önemli olaylarla ilgili bilinmeyen ayrıntılara ve daha pek çok konuya bir arada yer verir. Kitabı seyahatname kategorisindedir ancak alışılagelmiş türden bir seyahatname değildir. Bu tür kitaplara aşina olan ve sık sık eski seyyahlara ve notlarına da atıfta bulunan Macfarlane klasik seyahatnamelerden farklılaşan bir eser yazma arzusundadır ve arzusu da bu kitabında yansımasını bulmuş görünmektedir. Her şeyden önce yaptığı aktarımlar çok ayrıntılıdır; ancak, kendisini diğer seyyahlardan ayıran özelliği yalnızca detaycılığı ile sınırlı kalmaz. Macfarlane iyi bir gözlemcidir de… Özellikle bu yıllarda sosyal, kültürel, siyasi, askeri alanda yaşanan gelişmeleri keskin bir bakış açısıyla gözlemlediği gibi, dönemin siyasi olayları çerçevesinde değerlendirmeler ve analizler yapmayı da ihmal etmez; Osmanlı’nın bu yıllardaki durumunu ve geleceğini çözümlemeye çalışır. Kitabın başlığını “Türkiye ve Yazgısı” olarak belirlemesi belki de bu durumla bağlantılıdır. Osmanlı topraklarında gözü olduğu aşikâr olan ancak bir denge politikası içerisinde Osmanlı’ya yönelik planlarını erteleyen Avrupa ülkelerinin kendi aralarında ve Rusya ile olan çekişmelerine ilişkin gözlemleri, yönetim ve idari alanlarda yaşanan gelişmeler, başkent dışındaki yerleşimlerdeki halkın durumuna şahit olması ve yerel yöneticilerle ilgili düşüncelerini öğrenmesi gibi nedenlerle Macfarlane, açık biçimde dile getirmemiş olsa da er ya da geç Osmanlı’nın yıkılacağı, topraklarının diğer devletler arasında pay edileceği düşüncesindedir. Ziyaret ettiği yerleşimlerde azalan Türk nüfusuna karşılık Rum ve Ermenilerin sayısının artıyor olduğuna sürekli vurgu yapması ise belki de Türklerin bu topraklardan silineceği düşüncesine sahip olduğunu akla getirir. 
Macfarlane’in kitabı, Osmanlı tarihinde önemli yeri olan pek çok olayla ilgili değerli bilgiler içerir. Ancak birkaç makalede genel hatlarıyla ele alınması ve bu çalışmaların hepsinde de tarihi belge olarak önemi üzerinde hususiyetle durulmasına rağmen bugüne kadar Türkçeye kazandırılmamıştır. Bu eksiklikten yola çıkarak çevirisini yaptığımız bu eserin başta tarihçiler olmak üzere sosyologlar, folklor araştırmacıları, sanat tarihçileri ve arkeologlar gibi farklı bilim dallarında çalışmalar gerçekleştiren birçok kişi için değerli bir kaynak meydana getireceği gibi aynı zamanda 1847-1848 yıllarının Türkiye’sine bir zaman yolculuğu yapmak isteyen herkesin keyifle okuyacağı bir kitap olacağı inancındayız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e251bb71-da72-4ccb-93c1-9f6e6e764ff5.jpg</image:loc>
            <image:title>Samantha Spınner - Kırmızı Şemsiye Ve Süper Gizli Planlar</image:title>
            <image:caption>Paul Amca birdenbire ortadan kaybolmuş ve Samantha’nın ablasına 2.400.000.000 dolar, erkek kardeşine ise koca bir beyzbol takımı bırakmıştı. Samantha’nın payına düşense eski püskü kırmızı bir şemsiye ile gizemli bir nottu: “YAĞMURA dikkat et.” Bu hiç de adil olmayan miras Samantha’yı üzmüştü. İyi de beraber yedikleri o çilekli kreplerden, anlattıkları macera dolu hikâyelerden, çözdükleri bulmacalardan sonra Paul Amca bir hoşça kal bile demeden nereye gitmişti ki? Peki ya bu gizemli mesaj gerçekte ne anlama geliyordu? Cevabı basitti. Samantha, amcasının hayatının içten içe tehlikede olduğunu biliyordu. Çünkü Samantha’nın ondan öğrendiği şey de, hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığıydı. Şimdi YAĞMUR yaklaşıyordu ve Samantha Spinner kayıp amcasını ararken kendini bulmacalarla dolu, çok önemli, çok tehlikeli ve çok gizli bir planın tam ortasında bulmak üzereydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b21982cd-11ea-4991-a203-6633edb690e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezber Bozan Hayat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Psikiyatri profesörü, emekli albay, yazar, aktivist, Üsküdar Üniversitesi kurucu rektörü, yenilikçi bir akademisyen, girişimci bir doktor; Nevzat Tarhan.
Merzifon’dan başlayıp Kuleli Askeri Lisesi’ne oradan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne ve ülkenin pek çok şehrine uzanan askerlik ve hekimlik yılları, akademide yapılan hummalı çalışmalar, otuzu aşkın kitap, binlerce atıf, şifasına vesile olunan on binlerce hasta ve hayata atılmasına destek verdiği sayısız öğrenci…
Prof. Dr. Nevzat Tarhan Ezber Bozan Hayat’ta yetmiş yıla sığdırdığı onca tecrübeyi, ailesini, eğitim hayatını, üniversite ve askeriye yıllarını, askeriyeden emekli olduktan sonra ülkenin ilk özel psikiyatri hastanesine ve ilk tematik üniversitesine uzanan yolculuğunu anlatıyor.
Ailesi, sosyal çevresi, eğitim hayatı, anlam arayışı, aile olmaya verdiği önem, mücadeleci duruşu ve başarı hikâyesi, Türkiye’nin zor dönemleri ve demokrasi mücadelesi, inanç-bilim ilişkisi, zamanın ruhunu yakalama çabası, dijital dünya, sosyal medya ve Z kuşağına bakışını ezber bozan bir bakış açısıyla ve samimi bir dille okurlarıyla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b411a3f3-a121-48a4-8506-9e9c7ab45c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Scary Dream (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>&quot;...he began to crawl with a pillow in one hand and a doorknob in the other to continue his fight with the door, which has become a routine job. After looking at the battered door for a long time, he thought that it was invincible. His eyes was looking around for a hard, sharp and pointed object. At least if there was something like a fork, a spoon...”
He did not know what time, where he lived. Was it inside or outside the truth? What was right and what was he looking for? Which of the events in the triangle of reality, dream, dream, reflected the truth? Would he be able to decipher which dimension he belonged to among all these tides?
No name, no gender, no nationality, no faith, no place where he lived... He was just a person! Yes, just being a human being was enough to inspire a novel. The work tells the story of this man&apos;s struggle to get out of his captivity in an unknown place at an unknown time, as well as his confrontation with himself and his decisiveness in search of the truth.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c7d9687-09cd-4779-a1da-cc0920ac1117.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Sırrım 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Eğer sevgi yüreğinizde yeşermeyi beceremezse hüznünüzden geri kalan tüm umutları yok edersiniz.” 
 
Hayatında yeni bir sayfa açmaya karar veren Eylül Cesur, babasının itirafıyla kaçmaya çalıştığı geçmişine daha da takılı kalır. Babası her ne kadar yaralarını birlikte sarabileceklerine inansa da Eylül’ün kafasında bazı soru işaretleri vardır. Gelecekle ilgili korkuları da buna eklenince Eylül, kendini kurtulması imkânsız bir labirente sıkışmış gibi hisseder. 
 
Öte yandan arkadaşlarının saf ve güçlü sevgisi, Yiğit’le yaşadığı çalkantılı ilişki ve Sarp’ın sonsuz aşkıyla bu labirentten kurtulmak için elinden geleni yapacaktır. 
 
Benim Küçük Sırrım serisi; hata ve telafilerle dolu baba kız ilişkisini, sağlam dostlukları, derin bağları ve koşulsuz aşkın iyileştirici gücünü okurlara gösteren sarsıcı final kitabıyla sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec015d3d-243d-4cd7-9144-7129e5b647d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Sırrım 3</image:title>
            <image:caption>“Eğer sevgi yüreğinizde yeşermeyi beceremezse hüznünüzden geri kalan tüm umutları yok edersiniz.” 
 
Hayatında yeni bir sayfa açmaya karar veren Eylül Cesur, babasının itirafıyla kaçmaya çalıştığı geçmişine daha da takılı kalır. Babası her ne kadar yaralarını birlikte sarabileceklerine inansa da Eylül’ün kafasında bazı soru işaretleri vardır. Gelecekle ilgili korkuları da buna eklenince Eylül, kendini kurtulması imkânsız bir labirente sıkışmış gibi hisseder. 
 
Öte yandan arkadaşlarının saf ve güçlü sevgisi, Yiğit’le yaşadığı çalkantılı ilişki ve Sarp’ın sonsuz aşkıyla bu labirentten kurtulmak için elinden geleni yapacaktır. 
 
Benim Küçük Sırrım serisi; hata ve telafilerle dolu baba kız ilişkisini, sağlam dostlukları, derin bağları ve koşulsuz aşkın iyileştirici gücünü okurlara gösteren sarsıcı final kitabıyla sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f9e1e83-8fec-45c4-b54f-0139945a75b9.jpg</image:loc>
            <image:title>To Father And My Letters (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>First name and last name are two different personalities. The name belongs to you, the surname is the life that comes from your genes. People breathe freely when they learn to live in the totality of two names. But if a person like me lives in a war between his first name and last name, he just stands between being or not being at all, he is out of breath and he just writes. Although her writings -according to some- become meaningless, she writes. To be able to take a tiny breath…
“Farewell is approaching. We&apos;ll say goodbye in a little while. This farewell will not be a new beginning. There is... no end, and there will be no end. There will be a huge gap, I will not be able to fit into the gap. No matter what I write that won&apos;t be enough, I&apos;ll be halfway through before I say goodbye. I&apos;m gonna be late because I can&apos;t write. I&apos;ll be halfway through my literature, which is not enough to describe my feelings. If I wrote the whole letter in capital letters, I would be halfway through because I didn&apos;t have a voice. My deficiency; it will also make my loneliness incomplete, I will stay lack in my incompleted loneliness. My death... My death will be incomplete. Do you know what you&apos;ve done to me?” GOODBYE DAD…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a23e3ae-a8aa-4724-9ab7-29ff19e91980.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekiyorum Öyle Kal Çarşamba</image:title>
            <image:caption>Seslenirmiş o günün atanmış simsar amcalarından biri, 
&apos;Çarşambii bi lirii, Çarşambii bi lirii, cetten bilem fızlım gidii.&quot; 
Devam edermiş sonra, 
&apos;Döllere para yook, döllere para yook&apos; diyerek. 
Atarmış gübbedek, , 
Samsun&apos;dan Çarşambaya gidecek yolcuları bir arabadan içeri. 
Alınmazmış para, giderse eğer çocuk kucakta. 
Derse ki yolcu, 
&apos;Bu goca döl la gardeşim nası gitsin gucakta?&apos; 
 O da dermiş o zaman, 
&apos;Vercen parii gaymaam su yakmii la bu araba.&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/297e5df5-8501-4ef1-8bf7-19f11b6ee996.jpg</image:loc>
            <image:title>Marka Yaratmak</image:title>
            <image:caption>Piyasadaki en iyi ürüne sahip olsanız bile, onun hakkında konuşmak için doğru kelimeleri seçmezseniz kimse ürününüzü satın almaz. Dahası, sizden çok daha kötü ürünleri olan rakibinize, sadece daha net bir mesajı olduğu için kaybedersiniz. İnsanlar markaları değil, aktardıkları hikâyeleri, sembolize ettikleri mitleri satın alırlar. Güçlü bir hikâyeniz olmazsa, başarısız olmaya mahkûmsunuzdur. Marka hikâyenizi anlatmak, ürünlere hayat vermek ve kitlenizin dikkatini çekerek onları müşteriye dönüştürmek için büyük önem taşır. Pazarlamada güçlü bir iletişim tekniği olan hikâye anlatıcılığının önemi budur. 500.000’den fazla iş lideriyle kanıtlanmış bir yöntem olan basit StoryBrand Çerçevesi size doğru pazarlama yöntemini tüm ayrıntılarıyla öğretir. Açık ve belirgin bir mesaj olmadan, müşteriler onlar için neler yapabileceğinizi anlayamaz ve etkileşimde bulunmak istemezler. Bu da potansiyel satışları, müşteri etkileşimi fırsatlarını ve çok daha fazlasını kaybetmenize neden olur.
 
 
Marka Yaratmak, girişimcilere, pazarlamacılara ve işletme sahiplerine, müşterilerle bağlantı kurmaları ve işlerini büyütmeleri için güçlü hikâyelerin yedi evrensel öğesini kullanmayı öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b687e903-842d-45f5-8c5c-ae3a4dbd6005.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hayatım Hep Böyle Mi Geçecek?</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı okurken karşılıklı konuştuğumuzu ve seansta olduğumuzu hissetmenizi arzu ettim.”
 
Son zamanlarda tüm dünyada toplum sağlığı için ciddi bir tehdit hâline gelen panik atak, modern hayatın yarattığı stres, belirsizlik, maddi ve manevi sıkıntılarla birlikte gittikçe daha çok insanı etkilemektedir.
 
Psikiyatr/Psikoterapist Dr. İbrahim Bilgen bu kitabında, panik atak ile ilgili yanlış inanış ve davranışları sıralayarak, bu konudaki önemli noktaların bilinmesini sağlamayı ve sizlere çıkış yolları sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b41045f-672e-41bb-8d7b-18a38d535c54.jpg</image:loc>
            <image:title>Heybe Sosyal Hizmet, Sosyal Politika Dergisi Sayı: 4</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda “dönüşüm” kelimesine dilbilimsel bir bakış, çeviri işinin pek de düşü- nülmeyen bir boyutu olarak günlük yaşama ve sosyo politiğe etkisi, insan hakları alanındaki değişimler, sosyal politikadaki dönüşümün sosyal korumaya etkisi, sağ- lık politikalarındaki dönüşümün geldiği nokta, dönüşen, değişen şartlarda umudu nasıl bulabileceğimiz, yoksulluk olgusuna yalnızca gelir odaklı yaklaşmanın sonuç- ları, COVID-19 sonrası terapi sürecinin evrildiği nokta, adli sosyal hizmet alanında kadınlara ilişkin değişimler ve son olarak çalışma yaşamındaki dönüşümlere ilişkin tartışmaların yer aldığı bir içerik sizleri bekliyor. 
Her zamanki gibi bu sayıdaki tartışmaların, değişim ve dönüşüm üzerine dü- şünen, yaşamlarının farklı alanlarında olumlu ya da olumsuz bir biçimde bunu de- neyimleyen, sosyal hizmet/sosyal politika alanında çalışan ya da bu hizmetlerden faydalanan herkese katkı sağlaması dileğimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b60f998e-8670-45df-b810-797c6deeb380.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Metrajlı Film</image:title>
            <image:caption>Hep çatlak ellerimiz, ayaklarımız 
Gözlerimiz ise iyi beslenememekten 
Bakar donuk donuk 
Küçücük ellerimiz kalem yerine 
Nasır tutmuş hep 
Umutlarımızı ise kâğıt yerine 
Tarlalara yazmışız babadan miras 
Hiçbir zaman ikinci bir kalemimiz 
Olmamış, defterimiz de 
Bu kaderi silip baştan yazmak için Hatta bir, bir silgimiz bile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3646ff64-eed8-4513-945e-03553185ec64.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoraplarını Çıkarmayan Kız</image:title>
            <image:caption>Yatarken çoraplarını çıkarmayan çocuklar el kaldırsın! 
Raziye Çelik, herkesin hayatında rastlanabilen “yatarken çorap çıkarmama” hâline bambaşka bir pencereden bakıyor. 
Çocuk dilinde “yalnızlık” kavramını sorgulatırken, çözüm odaklı bir bakış açısıyla okuru sımsıcak bir dostluğun tam da ortasına bırakıveriyor. Çocukların gerçek hislerini anlamanın, eleştirmek ya da suçlamaktan önce nedenlere odaklanmanın, ne kadar muhteşem çözümler üretebileceğine dair sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d4e711a-af70-4a30-8f66-90a73a61a547.jpg</image:loc>
            <image:title>Teyzemin Oyun Defteri</image:title>
            <image:caption>Elif ve Ecem’in, sıkıldıklarında ve ne yapacaklarına karar veremediklerinde başvurdukları tek bir yer var: Teyzelerinin Oyun Defteri! 
Peki, ne yazıyor bu defterde! 
 
Çocuk Gelişimi Uzmanı olan Betül Mülayim, çocukların hayal dünyasının ne kadar geniş olduğunu gözler önüne seriyor. Oyun kurmak, oyun oynamak ve hayal etmek üzerine ilham verici hikâyesini, çocuklar kadar, çocuk ruhunu koruyanlar da sevecek! 
  “Oyun aslında her yerde ve her an!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105674</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23fbb39a-0246-4184-b545-af2a3cde4006.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizm İçin Pozitif Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Otistik Bir Çocuk Yetiştirmenin Mucizelerini Kucaklamak
 
 Leigh Merryday Porch, otizmli çocukların ebeveynlerinin, çocukları için umudu yeniden nasıl tanımlayabileceklerine dair fikirlerini ve tecrübelerini paylaşıyor.  Otizm spektrum bozuklukları konusunda bir eğitimci ve uzman olmasının yanı sıra otistik bir çocuğun annesi olan Porch, özel ihtiyaçları olan çocukların ve ebeveynlerin karşılaştığı her türlü zorluğun üstesinden gelmek için hissettikleri baskıyı çok iyi biliyor. Porch&apos;a göre çocuklarımız için neyin mümkün olduğuna dair kendi hikâyelerimizi yazmalı ve onları oldukları gibi sevmeliyiz.

Leigh Merryday Porch, uykusuz ve endişe dolu gecelerle başa çıkmayı öğrenmekten, arkadaşlarınız ve ailenizden ihtiyacınız olan desteği istemeye kadar tüm okuyuculara çocuklarımızın gelişmesine yardımcı olacak bir yol haritası sunuyor.
 
Otizm için Pozitif Ebeveynlik, otizm teşhisiyle ilk kez karşılaşan ailelere ve otistik çocuklarla çalışan profesyonellere  dürüst ve akılcı bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40778844-77ec-487b-93a1-080f61153cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Milli Bankacılığın Doğuşu 1908-1918</image:title>
            <image:caption>İkinci Meşrutiyet döneminde Türk siyasi hayatında milliyetçilik ön plana çıkarken, ülke ekonomisi de yeniden şekillendi. İktisadi millileşme kapsamında Türk bankacılık tarihinin yeni bir sayfası açılıyordu. Milli sermayeli bankaların kurulmasıyla, Tanzimat döneminde yabancı bankaların Osmanlı ekonomisindeki hâkimiyeti giderek milli bankalara geçmeye başladı. Bu yeni kurumlar, Cumhuriyet devrinin milli bankacılık anlayışına da temel teşkil edecekti. Cumhuriyet’in ilanıyla, Türkiye İş Bankası’na devredilen Osmanlı İtibar-ı Milli Bankası’nın kurumsal öncülüğünde, yaklaşık on yıllık bir dönemde başta İstanbul olmak üzere Anadolu, Rumeli ve Arap vilayetlerinde, tarım ve sanayi kredileri veren unutulmuş onlarca bankanın izleri bu kitapta sürülüyor. Bakanlıklar ve Ziraat Bankası vasıtasıyla sermayelerine katkı sağlanan bu bankaların ortak gayesi ülkede yerli üretim ve yerli sermayedarın oluşumunu temin etmekti. Türkiye’de Milli Bankacılığın Doğuşu 1908-1918 yakın dönem iktisat tarihimizin kaynak eserlerinden biri olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe576e7c-18c7-42ac-9919-4ff62adc13f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Psychologie De L’educatıon</image:title>
            <image:caption>Sur la première page de la traduction russe on lit: «Cette traduction a été faite par le général Serge Boudaïevsky, sur le désir exprimé par Son Altesse Impériale le grand-duc Constantin Constantinovich, président de l’Académie des Sciences et directeur des Écoles militaires de la Russie. Bien d’autres raisons, d’ailleurs, s’opposent à la transformation de notre système d’éducation. On les trouvera exposées dans cet ouvrage. Elles montrent pourquoi les meilleures volontés restent impuissantes aujourd’hui. 
Une preuve nouvelle de cette impuissance me fut fournie dans la circonstance que voici: 
Après la lecture d’une des premières éditions de mon livre, un éminent sénateur, que je connaissais seulement de réputation, le professeur Léon Labbé, membre de l’Académie des sciences et de l’Académie de médecine, vint me voir pour m’annoncer son intention de prononcer un discours énergique au Sénat dans le but d’obtenir la réforme de notre enseignement. Le savant académicien revint plusieurs fois discuter ce sujet avec moi et il le discuta aussi avec quelques amis. Le résultat final de ces discussions fut que pour transformer notre système d’éducation, il faudrait d’abord changer l’âme des professeurs, puis celle des parents, et enfin celle des élèves. Devant une pareille évidence, l’illustre sénateur renonça de lui-même à prononcer son discours.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaaca9c6-610e-42d5-87ee-63b38c945d4a.jpg</image:loc>
            <image:title>İhsan Özgen</image:title>
            <image:caption>İhsan Özgen, Sanatı Yaşamak kitabında “Sanatçı olmak kolay değildir, sanatı yaşamak ise başka bir şey. Ben ise sadece sanat denilen ‘ev’in bir konuğuyum ve orada yaşamak istedim hayatım boyunca. Hepsi bundan ibaret.” demişti. Bir ev olarak sanata sığınan, onu yapan değil yaşayan olmanın arzusunu yaşamı boyunca üstünde taşıyan İhsan Özgen’in yolculuğuna yakından tanık olacağınız bu kitap; müzik, resim ve edebiyat gibi pek çok sanatla iç içe geçmiş tutkulu bir arayışın izlerini de gözler önüne seriyor. 
Türk müziğinde özellikle kemençe virtüözü olarak anılsa da kemençenin yanı sıra tanbur, lavta ve viyolonselle yaptığı icralar, saz müziğine olan yoğun dikkatiyle beraber sanatta evrensel olanla kurmak istediği bağlantı İhsan Özgen’i tek bir sıfatla anmamıza mâni oluyor. Müzisyenliğin yanında ressamlık, deneme yazarlığı ve kemençe yapımcılığı gibi birçok alanda kendi kabuğunu genişleterek ilerlemeyi seçmiş Özgen’in, sanatını ve yaşamını nasıl beslediği hem kendisinin hem de yolculuğuna eşlik eden yakınlarının dilinden röportajlar, belgeler ve fotoğraflarla anlatılıyor. 
Bu kitap; yaşamı seslerin, renklerin ve çizgilerin peşinde geçmiş bir sanatçının arayış yolculuğuna eşlik etmek isteyen okurlarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/136b39e3-9c1c-427d-8a83-75082e0601be.jpg</image:loc>
            <image:title>Essays on Literature&amp;Contemporary Peevishness&amp;Supernatural&amp;Tables of the Law</image:title>
            <image:caption>In his long, fruitful life, which began in the 1850s and lasted until 1939, Freud added significant value to the world. The famous neurologist is regarded as the founder of the science of psychoanalysis. While learning Latin, French and English in high school, he learned Hebrew, Spanish and Italian by his own efforts. He was a successful, knowledge-loving student. Influenced by Goethe&apos;s work, he decided to study medicine. 
Coming from a Jewish family, Freud faced anti-Semitism during his university years and was ostracized by society. However, these problems made him deepen his studies. In 1876 he entered the laboratory of the physiologist Brücke, where he conducted research on anatomy and the human nervous system. He finished his medical studies in 1881. In 1883, Freud started to work as an assistant in the psychiatry clinic under the direction of the famous brain anatomy and neuropathology specialist of the time, Doctor Theodor Meynert. 
His hunger for knowledge has been satisfied by too many books, new and illuminating discoveries for science, working with patients. Scientists are still reaping the fruits of this hunger in the world of 2023. 
As Kırmızı Ada Publishing, we are proud to compile and publish Freud&apos;s valuable books and articles.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d6b794b-74c9-4957-9911-0b7cd27749ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Edige Batır Destanı</image:title>
            <image:caption>“Babasına baba demeyen, 
Ülkeye bahadır olur mu? 
Anasına ana demeyen, 
Ülkeye bilge olur mu? 
Baba kadrini bilmeyen, 
Ülkenin değerini bilir mi? 
Ana kadrini bilmeyen, 
Bahadıra baba olur mu?...” 
 
Edige Batır Destanı, kahramanının tarihte yaşamış gerçek bir şahsiyet olmasıyla birçok destandan ayrılan bir destandır. Edige, 14. asrın ikinci yarısında Toktamış ile birlikte aynı yıllarda tarih sahnesine çıkmış, Urus Han’a karşı Toktamış’ın yanında çarpışmış, Toktamış’ın verdiği 
sözleri tutmaması üzerine araları açılınca Timur Han’a gidip onun yanında Toktamış’a karşı savaşmış bir kahramandır. Savaşın sonucunda Timur’un galip gelmesi ve Toktamış’ın yenilmesiyle Timur’un en güvendiği adamlardan biri ve devletin Baş Bey’i olarak Altın Orda’yı yirmi beş yıla yakın bir zaman yönetmiştir. Edige’nin seçtiği ya da desteklediği prenslerin han olduğu Altın Orda, bu devirde yeniden bir yükselme devresine girmiş, ancak taht entrikaları ve babasının intikamı peşinde koşan Kadirbirdi’nin amansız düşmanlığı sonucunda Edige ve oğlu Muradım öldürülmüş, Altın Orda da yeniden iç kavgaların getirdiği karışıklığa gömülmüştür. Destan bu tarihi olaylar doğrultusunda gelişmiştir. Edige’nin yaşadığı bu tarihi olaylar, tabii olarak bir tarihi vesika gibi değil, yüksek halk yaratıcılığının hayal unsurlarıyla süslenerek sunulmuştur. Edige’nin adına var edilen elinizdeki bu destanın, Kıpçak Türk halkları arasındaki en yaygın destanlardan birisi olması onun bölge halkları arasında ne kadar çok sevildiğinin ve hatırasının yaşatıldığının delilidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d64ce2c-8055-46e0-ac7e-9ea1931148bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Obstacles To Psychoanalytic Progress&amp;Specific Neuarl Pathways For Some Situations&amp;Lectures On Psychoanalysis</image:title>
            <image:caption>In his long, fruitful life, which began in the 1850s and lasted until 1939, Freud added significant value to the world. The famous neurologist is regarded as the founder of the science of psychoanalysis. 
While learning Latin, French and English in high school, he learned Hebrew, Spanish and Italian by his own efforts. He was a successful, knowledge-loving student. Influenced by Goethe&apos;s work, he decided to study medicine. 
Coming from a Jewish family, Freud faced anti-Semitism during his university years and was ostracized by society. However, these problems made him deepen his studies. In 1876 he entered the laboratory of the physiologist Brücke, where he conducted research on anatomy and the human nervous system. He finished his medical studies in 1881. In 1883, Freud started to work as an assistant in the psychiatry clinic under the direction of the famous brain anatomy and neuropathology specialist of the time, Doctor Theodor Meynert. 
His hunger for knowledge has been satisfied by too many books, new and illuminating discoveries for science, working with patients. Scientists are still reaping the fruits of this hunger in the world of 2023. 
As Kırmızı Ada Publishing, we are proud to compile and publish Freud&apos;s valuable books and articles.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/869f7fb1-be1d-44e1-886a-fd0217887f71.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbullu Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Celile, İpek Sabahlık, Yeşil Mürekkep gibi çok satan romanların yazarı Balcıgil’den İstanbul’un sokaklarına, insanlarına, yaşanmış hayatlara, şehrin simgesi olan yapılarına, sevinçlerine, hüzünlerine, aşklarına, özlemlerine dair öyküler okuyacağınız bir kitap İstanbullu Hikâyeler. 
Yokuşun başından baktığınızda sokağın sonundan denizin göründüğü, iyot kokulu, tam İstanbullu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f67be8-8684-4703-85c4-610b1b3d863a.jpg</image:loc>
            <image:title>Utilitarianism</image:title>
            <image:caption>There are few circumstances among those which make up the present condition of human knowledge, more unlike what might have been expected, or more significant of the backward state in which speculation on the most important subjects still lingers, than the little progress which has been made in the decision of the controversy respecting the criterion of right and wrong. From the dawn of philosophy, the question concerning the summum bonum, or, what is the same thing, concerning the foundation of morality, has been accounted the main problem in speculative thought, has occupied the most gifted intellects, and divided them into sects and schools, carrying on a vigorous warfare against one another. And after more than two thousand years the same discussions continue, philosophers are still ranged under the same contending banners, and neither thinkers nor mankind at large seem nearer to being unanimous on the subject, than when the youth Socrates listened to the old Protagoras, and asserted (if Plato&apos;s dialogue be grounded on a real conversation) the theory of utilitarianism against the popular morality of the so-called sophist.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a381fe49-aa97-438e-b05f-181103d12490.jpg</image:loc>
            <image:title>The Psychology Of Revolution</image:title>
            <image:caption>What we shall say later on as to the stable foundation of the national soul will enable us to appreciate the force of systems of government that have been long established, such as ancient monarchies. A monarch may easily be overthrown by conspirators, but these latter are powerless against the principles which the monarch represents. Napoleon at his fall was replaced not by his natural heir, but by the heir of kings. The latter incarnated an ancient principle, while the son of the Emperor personified ideas that were as yet imperfectly established in men’s minds. 
For the same reason a minister, however able, however great the services he has rendered to his country, can very rarely overthrow his Sovereign. Bismarck himself could not have done so. This great minister had single-handed created the unity of Germany, yet his master had only to touch him with his finger and he vanished. A man is as nothing before a principle supported by opinion. 
But even when, for various reasons, the principle incarnated by a government is annihilated with that government, as happened at the time of the French Revolution, all the elements...” mare, trolling my line. When I got up to her I flung the tarpaulin on her back”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97204ad3-84c6-4b44-b3a1-6572a264312b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Köpek Tango’nun Maceraları</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Tango. Tadını çok sevdiğim birkaç şekerin peşinden gidip kayboldum. Şimdi ailemi daha fazla endişelendirmeden evimin yolunu bulmam gerekiyor. Bana bu yolculukta eşlik eder misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3bc04c-03fc-49c8-a7de-e8ca3acdb03b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşık Bağlar</image:title>
            <image:caption>“Seksi, şaşırtıcı ve sırlarla dolu.” 
-New York Times çoksatan yazarı Stephanie Garber 


Şato duvarlarının ardında güneş doğmuştu ve kuşlar şakıyordu ama Altın Saray kapkara bir gece örtüsüyle kaplıydı. Benim gecem. Benim karanlığım. Benim gücüm. 
 
Abriella, kız kardeşi perilere köle olarak satıldıktan sonra hayatının daha kötü bir hal alamayacağını sanıyordu. Ancak kendini birdenbire tehlikeli bir ağın ortasında buldu, iki peri prensini seviyor ama ikisine de güvenmiyordu. İşler artık eskiden düşündüğü kadar açık değildi. 
Nasiğli Sarayı’nda iç savaş sürerken, Brie bir taraf seçmekte zorlanıyordu. Artık kendini bile zar zor tanıyabilirken nerede durduğunu nasıl bilebilirdi ki? Karşısındaki her yol ayrı bir kalp kırıklığına çıktığında, Brie içindeki gücü bulup kendi yolunu çizmeliydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cb526e3-172c-4af8-8c9e-e4fd5aec5096.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Bir Aileyiz</image:title>
            <image:caption>Kimse kolay olacağını söylemedi… 
 
Jayden Carr bu yıl yedinci sınıf oluyordu. Tüm yaz kahramanı NBA yıldızı Kendrick King’in de bir zamanlar oynadığı Hoop Group’a hazırlanmak için çalışmıştı. Bu yıl eyaletteki en iyi yedinci sınıflara karşı oynayacaktı ve bu, gelecekteki basketbol kariyeri için fark edilme şansına erişmesi adına çok kritikti. 
 
Ancak Hoop Group antrenmanlarının ilk gününde Koç Beck çocukları kenara çekti ve hastalığı nedeniyle bu sene koçluk yapamayacağını söyledi. Bu Hoop Group’un koçsuz kalması demekti. Bu duruma afallayan tek kişi Jayden değildi. Koç Beck’in kızı Tamika bu sene ekibe katılan ilk kız olmanın hayalini kuruyordu.  Kendrick King’in yeğeni Chris bu sene kaptan olarak seçilmeyi kafaya koymuştu. Anthony Pierson için Hoop Group beladan kaçış yolu olacaktı ve Dexter Dingal için de, oldukça kısa boyuyla, sonunda özel bir şeyin parçası olmak demekti. 
 
Bu çocuklar için Hoop Group bir oyundan fazlasıydı, aile olmakla ilgiliydi. Şimdiyse onlar için sezon başlamadan bitmişti. Bu beş yeni arkadaşın bir karar vermesi gerekmekteydi: Pes mi edeceklerdi yoksa savaşmaya mı karar vereceklerdi? 
 
NBA yıldızı LeBron James ve beğenilen yazar Andrea Williams’tan ilham verici bir hikâye: Biz Bir Aileyiz, zorluklarla başa çıkmak konusunda okuyucuya bir ışık olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e04f657e-5d59-4584-bb63-1d9b0878e9f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe ve Moğolca Çalışmaları Sempozyumu</image:title>
            <image:caption>Türklerin ve Moğolların, Türkçenin ve Moğolcanın karşılıklı etkileşimi, bildiğimiz kayıtlara göre 1500 yıl kadar öncesine gitmektedir. Belgeli tarihi 552’de kurulan ilk Türk Kağanlığı ve o dönem, 582’de dikilen Bugut yazıtıyla başlatabiliriz. O zamandan başlayarak farklı dönemlerde farklı konularda söz alışverişi olmuştur. Kimi zaman yönetime ait unvanlar, kimi zaman hayvancılığa ait adlandırmalar, kimi zaman da bitkilere, sebze ve meyvelere ait adlandırmalar karşılıklı gidip gelmiştir. Türkler Moğolca kökenli kaburga, serin sözlerini kullanırken Moğollar da Türkçe kökenli cimis (‘meyve’), honi (‘koyun’) sözlerini kullanır olmuşlardır. Karşılıklı bu etkileşim o günden bugüne, Yakutistan’dan Anadolu bozkırlarına kadar sürmüştür. 
Türkçe ve Moğolca Çalışmaları: Sir G. Clauson ve Talat Tekin’in Katkıları, konuyla bağlantılı uluslararası, çok yönlü toplantılardan birisi olması dolayısıyla alanında önemli, başlangıç çalışmalarındandır. Konuyla ilgili yeni toplantılarla konu daha da ayrıntılı olarak işlenmeye devam edilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/854d41e4-3e82-432c-bb53-6d1cce4ca0f9.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Aurası Astral Renkler ve Düşünce Formları</image:title>
            <image:caption>Her canlı enerjisel bir alana sahiptir. Organlarımızın çalışması, bedendeki sıvıların akışı, fiziksel aktivite, zihinsel faliyetlerimiz, sinir sisteminin elektriksel yapısı vb. tüm fizyolojik sistemimiz insan bedeninin etrafında manyetik alan benzeri elektriksel bir alan oluşturur. Bu enerjisel alanın diğer adı Auradır. Yaşadığımız olumsuz etkiler; duyular akıl ve yaşam enerjisinden (prana) oluşan astral bedenimizdeki enerji kanallarının tıkanmasına yol açarak hastalık olarak tezahür eder. Ezoterik öğretinin temel kavramları, örnekleri, günlük yaşamdaki ve bilimsel kanıtları, renkler ve psikolojik etkileri, günlük yaşamda ve tıpta renklerin kullanımının şifalı doğası, renklerle tedavi yöntemleri ve nicesini küçük gövdesine ustaca bir yalınlıkla sığdırmış ilginç bit keşif fırsatı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32456b45-ae43-40bd-95ae-a6669a535f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Sexual Abuse &amp; Innately Perverse Disposıtion</image:title>
            <image:caption>In his long, fruitful life, which began in the 1850s and lasted until 1939, Freud added significant value to the world. The famous neurologist is regarded as the founder of the science of psychoanalysis.
While learning Latin, French and English in high school, he learned Hebrew, Spanish and Italian by his own efforts. He was a successful, knowledge-loving student. Influenced by Goethe&apos;s work, he decided to study medicine.
Coming from a Jewish family, Freud faced anti-Semitism during his university years and was ostracized by society. However, these problems made him deepen his studies. In 1876 he entered the laboratory of the physiologist Brücke, where he conducted research on anatomy and the human nervous system. He finished his medical studies in 1881. In 1883, Freud started to work as an assistant in the psychiatry clinic under the direction of the famous brain anatomy and neuropathology specialist of the time, Doctor Theodor Meynert.
His hunger for knowledge has been satisfied by too many books, new and illuminating discoveries for science, working with patients. Scientists are still reaping the fruits of this hunger in the world of 2023.
As Kırmızı Ada Publishing, we are proud to compile and publish Freud&apos;s valuable books and articles.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/406f8085-5dc1-4de1-a286-0c2856f3d509.jpg</image:loc>
            <image:title>Discrimination Between Genders &amp; Male Impotence</image:title>
            <image:caption>In his long, fruitful life, which began in the 1850s and lasted until 1939, Freud added significant value to the world. The famous neurologist is regarded as the founder of the science of psychoanalysis.
While learning Latin, French and English in high school, he learned Hebrew, Spanish and Italian by his own efforts. He was a successful, knowledge-loving student. Influenced by Goethe&apos;s work, he decided to study medicine. 
Coming from a Jewish family, Freud faced anti-Semitism during his university years and was ostracized by society. However, these problems made him deepen his studies. In 1876 he entered the laboratory of the physiologist Brücke, where he conducted research on anatomy and the human nervous system. He finished his medical studies in 1881. In 1883, Freud started to work as an assistant in the psychiatry clinic under the direction of the famous brain anatomy and neuropathology specialist of the time, Doctor Theodor Meynert. 
His hunger for knowledge has been satisfied by too many books, new and illuminating discoveries for science, working with patients. Scientists are still reaping the fruits of this hunger in the world of 2023. 
As Kırmızı Ada Publishing, we are proud to compile and publish Freud&apos;s valuable books and articles.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b34279c6-e28e-494b-ac01-46138ccc1f7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yükseliş / Hilde</image:title>
            <image:caption>Yaşam, Savaş, Kehanet, Ölüm, Bilgelik ve Aşk 
Tanrıların yaşadığı gizemlerle dolu Baedan Evren’inde kurallar vardır. Bu kurallara uymayanlar başlarına geleceklere karşı hazır ve nazır olsa da bilinmezliğin kendilerini beklediğini bilmektedirler. 
Aşk Tanrısı Fogad, Majoni’ye âşık olur. Bu aşkın bir de meyvesi olur. Hilde… 
Beadan Evren’inde yapılmayacak arasında adınız varsa sisli bir gizem sizi beklemektedir ve artık kimse size yardım edemeyecektir. 
Ta ki… 
Gökyüzünün sonsuzluğunda büyük ve narin kanatlarını çırpan Parkot sizi bulana dek! 
Sevgili Yazar Aleyna Eda Eroğlu’nun kaleminden çıkan ‘Yükseliş-Hilde’ eseri sizleri daha önce bilmediğiniz ve duymadığınız bir evrene çağıyor. Bu evrende gelişen tüm olay döngüsünü okurken, hayal dünyanızın kapıları fantastik kurgunun sonsuzluğuna açılıyor olacak. 
‘‘Yükseldiğim bu evrende iki seçeneğim vardı. Ya pes etmeyip, mücadele edecek ya da kaderine boyun eğip öylece bekleyecektim. Ben mücadeleyi seçtim.’’ diyen Hilde’nin hikâyesini okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6580fa46-6497-4bb4-9e74-ef448bf77e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankenstein</image:title>
            <image:caption>Shelley’nin Frankenstein ya da Modern Prometheus’u, XVIII. yüzyıl Avrupası’nın Aydınlanmacı tutkularının kültür açısından korkunç sonuçlarını hayal eder. Bilimden yararlanarak “doğanın sırlarına nüfuz etmeye” yönelirken, insan doğası ve bedeni dahil olmak üzere her şeyi birer nesneye çeviren Aydınlanmacı arzu, Frankenstein’ı pişmanlıkla son bulacak bir serüvene sürükler: Frankenstein’ın canavarı, aslında aklın kendi canavarıdır ve şimdi sadece bu canavardan değil, onu yaratan aklın kendisinden de korkulması gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef360505-58dd-431e-8523-7ffd94b9a50d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşık Bağlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Seksi, şaşırtıcı ve sırlarla dolu.” 
-New York Times çoksatan yazarı Stephanie Garber 

Şato duvarlarının ardında güneş doğmuştu ve kuşlar şakıyordu ama Altın Saray kapkara bir gece örtüsüyle kaplıydı. Benim gecem. Benim karanlığım. Benim gücüm. 
 
Abriella, kız kardeşi perilere köle olarak satıldıktan sonra hayatının daha kötü bir hal alamayacağını sanıyordu. Ancak kendini birdenbire tehlikeli bir ağın ortasında buldu, iki peri prensini seviyor ama ikisine de güvenmiyordu. İşler artık eskiden düşündüğü kadar açık değildi. 
Nasiğli Sarayı’nda iç savaş sürerken, Brie bir taraf seçmekte zorlanıyordu. Artık kendini bile zar zor tanıyabilirken nerede durduğunu nasıl bilebilirdi ki? Karşısındaki her yol ayrı bir kalp kırıklığına çıktığında, Brie içindeki gücü bulup kendi yolunu çizmeliydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad8c8424-34e6-45e1-97ed-e7680f1d240e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırımlı</image:title>
            <image:caption>Aluşta&apos; dan esken yeller yüzüme vurdu. Balalıktan osken evge köz yaşım düştü. Men bu yerde yaşalmadım yaşlığıma toyalmadım. 
Vatanıma hasret kaldım ey güzel Kırım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe10b93-8559-49cb-a514-b1df46358bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>Caize anne-baba konağından on iki yaşında kırk deve yükü cehizle başka zengin bir aileye gelin gitmişti. Bebekleriyle oynayacak bir yaşta kucağına kendi bebeği verilmişti. Gözleri parladı birden... İlk oğluna hala çok düşkündü ama kızı da bir başkaydı. 
Düşünülenin aksine ben kazandım ve rüyada gibi hazırlanarak Ağustos 1969’da Amerika’ya doğru yola çıktım. İki erkek ve ben Türk tarafından, beş erkek de Rum tarafından uçakla önce Beyrut’a gittik. Beyrut’un savaşlardan önceki güzel halini uçaktan ve otelden bu vesile ile görmüş ve hayran olmuştum. 
Eski Sovyetler Birliği ülkeleri hepsi de heykellere meraklı. Tiflis’te de her tarafta heykeller var. At üstünde krallar, generaller, şairler, yazarlar ve daha kimler kimler... Birinin elinde baston olan, iki şişman adam heykelinin yanıdan geçerken enteresan bir olay anlattı arkadaş.  Amerikalı bir arkadaşlarını gece on ikide bu bastonun el değiştirdiğine ikna etmişler ve Amerikalı merakından bir gece gidip beklemiş on ikide olacak değişimi görmek için! 
Pakistan’ın kuzey batısında Afganistan sınırında bulunan Hindikuş dağlarında hayat süren Büyük İskenderin ordusunun soyundan geldiklerine inanılan Kalaşlar, dini inançlarının parçası olan bahar bayramını ve tabiyatın uyanışını kutladılar. 
Dünyanın yedi harikasından birisi olan Artemis Tapınağı ve daha görülebilecek nice tarihi eserler burada bulunmaktadır. Biz geçen defa gelişimizde buraları gezdiğimiz için bu kez teğet geçtik. Bu bölgelerdeki yollarda en çok dikkatimizi çeken şey rüzgar güllerinin çokluğu oldu. Etraftaki tüm tepeler, bacaklarını ve ellerini açmış, jimnastik yapan insanları çağrıştıran, elektrik üretmede kullanılan, dev rüzgar gülleri ile dolu. Anılar çok değerlidir. Büyüyüp değişiyoruz ve bazen bir zamanlar kim olduğumuzu ve neyi sevdiğimizi unutuyoruz. Yazın, not tutun, ömrünüz yettiği kadar yazın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec9b6355-1c33-43c1-b6a3-a544a967185b.jpg</image:loc>
            <image:title>Parıltılar</image:title>
            <image:caption>Dikenler bitiren efsunlu sözler, 
Yer altı tünelleri, 
Tünellerin götürdüğü kafesler, 
Kafesler içinde, 
Dövüş için bekletilen hayvanlar… 
Karanlık içindedir karanlıklar! Karanlık içindedir karanlıklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef2fcb05-d2ed-47da-afa2-57263afa2178.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardiyovasküler Aciller</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER 
Bölüm 1. Kalbin Anatomisi ve Fizyolojisi 
Bölüm 2. Elektrokardiyografinin Fizyolojik Temelleri 
Bölüm 3. Ekokardiyografinin Kardiyak Acil Durumlarda Kullanımı 
Bölüm 4. Göğüs Ağrılı Hastaya Yaklaşım ve Non-Kardiyak Göğüs Ağrısı Nedenleri 
Bölüm 5. Acil Serviste Kullanılan Kardiyak Markerler ve Kardiyak İzlem Üzerine Etkileri 
Bölüm 6. Akut Koroner Sendromlar ve Güncel Tedaviler 
Bölüm 7. Taşikardilere Yaklaşım 
Bölüm 8. Bradikardilere Yaklaşım 
Bölüm 9. Akut ve Kronik Kalp Yetmezliği İle Gelen Hastaya Yaklaşım 
Bölüm 10. Kalp Yetmezliğinde Kullanılan Biyobelirteçler 
Bölüm 11. Hipertansif Acil Durumlar ve Tedavileri 
Bölüm 12. Aort Anevrizmaları ve Tedavi Yöntemleri 
Bölüm 13. Aort Diseksiyonu ve Tedavi Yöntemleri 
Bölüm 14. Kardiyojenik Şoktaki Hastaya Yaklaşım 
Bölüm 15. Perikardit 
Bölüm 16. Myokardit 
Bölüm 17. İnfektif Endokardit 
Bölüm 18. Kardiyak Tamponad ve Tedavi Yöntemleri 
Bölüm 19. Kardiak Acil Durumlarda Endokrin Sistem 
Bölüm 20. Elektrolit Bozukluklarına Kardiyak Yaklaşım 
Bölüm 21. Böbrek Yetmezliğinde Kardiyovasküler Hastalıklara Genel Bakış 
Bölüm 22. Plazma Lipit Profili ve Koroner Arter Hastalıkları 
Bölüm 23. Antikoagülan, Trombolitik, Antiagregan ve Antitrombositik İlaçlar 
Bölüm 24. Acil Tıp Kliniklerinde Kullanılan Kardiyak İlaçlar Bölüm 25. Kardiyotoksik Ajanlarla Zehirlenmelere Yaklaşım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/957b80cf-f110-48ee-86a2-b84df69d43d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gorgeçina Zere Mı</image:title>
            <image:caption>Gürsel Sarıkaş, uzun kış günlerinde köy büyüklerinin sohbetleriyle büyümüş. Dedesi her akşam eve gelen yaşlılarla aşk, inanç, kahramanlık gibi konular üzerinde konuşurken dengebejlerin uzun süren türküleri ile uyur kalırmış. Zaman içinde bu birikimleri ile öykü denemeleri olmuş, şiirler yazmış. 
 
Doğduğu köyde hava saf, toprak saf, insan saf, ama bir o kadar da bilge insanlar. Gürsel Sarıkaş da dünün çileli yaşamını, acılarını, hüzünlerini, sevinçlerini bilgece şiirlerine yansıtmış. Anadiline hakimiyeti dili ustaca kullanmasını sağlamış. Dilimize olan katkısı ve şiirleriyle edebiyat dünyamızda adından söz ettiriyor. 
 
Doğru yoldasın Gürsel Sarıkaş, doğrularınla dostların ve yoldaşlarınla hep birliktesin.   
 
Drs. İsmail Bozkır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0c48bf-2c72-4280-9eee-fa074ce9e054.jpg</image:loc>
            <image:title>Soru Yorum-1: Kadınlar, Erkekler, Cinslikler ve Cinsellikler…</image:title>
            <image:caption>Neden bu cinsellik takıntısı? 
Çok eşli bir canlı mıyız? 
Namus doğada var mı? 
Kıskançlık neden var? 
Bir kadınla bir erkek sadece arkadaş kalabilir mi? 
Neden süsleniyoruz? 
Âşık olunca neden aklımızı kaybediyoruz? 
Sizin de kafanızı böyle sorular kurcalıyorsa bilimin bu konularda bize neler söylediğini, Sinan Canan ile SoruYorum serisinin ilk kitabı “Kadınlar, Erkekler, Cinslikler ve Cinsellikler” başlığı altında ele aldık. AçıkBeyin YouTube kanalının klasikleşen programı SoruYorum&apos;da en ilgi çeken konu başlıkları üzerinden gidilerek hazırlanan kitap serimizde, sürekli aklınıza takılan ama muhtemelen pek fazla kişiye soramadığınız soruların cevaplarını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92e20865-5769-4b6d-be08-ec9c0003c242.jpg</image:loc>
            <image:title>Alo, Harika Hanım, Nasılsınız?</image:title>
            <image:caption>“‘Hayır, kapatmayın lütfen! Benim için yapın bunu. Konuşun. Sizi dinlemek istiyorum. İçimden geliyor. Arada izin verin, ben de konuşayım, beni dinleyin siz de. Buna çok ihtiyacım var, hem de çok. Kapatmayacaksınız, değil mi? Söz verin, kapatmayacaksınız!’
‘Söz veriyorum...’
‘Tanrım, teşekkür ederim...’
‘Kim konuşacak? Sıra kimdeydi?’
‘Sizde... Öyle olmasa bile, ben sizde olsun istiyorum. Hadi başlayın, benimle konuşun.’
‘Sıramı size bıraksam... Çünkü...’
‘Evet, haklısınız çünkü telefonu ben açtım, sizi ben aradım. Şey, konuyu değiştirmek için soruyorum, çiçek sever misiniz? Kadınlar çok sever, belki erkekler de... Belki...’”
Rasgele çevrilen bir telefon numarası. Birbirini tanımayan iki insan. Günü gününe tutulmuş kayıtlar.
Tarık Dursun K., son dönem romanlarından Alo, Harika Hanım, Nasılsınız?’da yalnız insanlar üzerinden duygu durumlarını, bakış açılarını, mahremiyet kavramını ve sınırları tartışmaya açıyor. Yalnızca bir kadın ve bir erkeğin telefon konuşmalarına dayanan ve odağına bireyi alan roman, yazarının diyalog kurmadaki hünerini ortaya koymakla birlikte toplumsal grupların yaşam mücadelelerini ele alan Tarık Dursun K. romanlarından ayrılarak farklı bir yere konumlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de95c607-80a4-4957-be98-e4581f021c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Gözlü Kız</image:title>
            <image:caption>“Sevgili Melek,
Beni bir adam öptü. Şaş da kal, kardeşim... Şaş da kal! Beni bir erkek öptü. Ne babam ne dedem ne amcam ne dayım ne kardeşim… Beni yabancı, genç ve güzel bir erkek öptü. Evet Melekçiğim, münasebetsiz ve terbiyesiz olmasına rağmen…”
Beyhan, Konya’dan İstanbul’a gelirken, trende yakışıklı, genç bir adamla karşılaşır. Tanımadığı bu adam, onu birden öpüverir. Beyhan’ın ilk öpüşmesidir bu ve genç kız, ismini bile bilmediği bir adama o anda âşık oluverir.
Okumak için geldiği İstanbul’da, babasının amca kızı Fethiye Hanım ve ailesinin yanında kalacaktır. Doğruca Büyükada, Nizam Caddesi’nde bulunan Villa Darling’e gider. Bir kuşak önce Konya’dan İstanbul’a göçmüş ve hızla gelen zenginlikle sınıf atlamış bu ailenin fertleri birbirinden ilginç ve tuhaf tiplerdir. Beyhan gibi bir taşra kızı, onların tabiriyle bir “Ayşe Kız” için onların arasında kendisini var etmek kolay değildir.
Suat Derviş, Yeşil Gözlü Kız’da, Anadolu’dan gelen Beyhan’ı İstanbul’un jet hızıyla modernleşmiş, fakat bu süreçte içten içe çürümüş sosyetesine sokuyor ve böylece toplumdaki değişime, dönüşüme ışık tutuyor. Bu roman, onun en politik, en eleştirel ve sert eserlerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a340cb67-3ba1-45dd-982f-3af38871424a.jpg</image:loc>
            <image:title>Louvre’un Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>2013 yılının Mayıs ayında Louvre Müzesi’nden ilham alan Ciro Taniguçi, bizi zamansal ve sanatsal bir yolculuğa, mekânların ruhunu keşfetmeye davet eden içsel bir seyahate çıkarıyor, hem de kimi tanıdık gelen kimiyse bilinmeyen muhafızlarla...
Çünkü Louvre’un koruyucuları var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c85ef38-064f-48dc-80a4-b005308a1700.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlarla Karıncaların Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Cixin Liu’dan hiciv dolu bir fabl, politik bir alegori ve ekolojik bir uyarı.
Evrenin her yerinde zekâ nadir bulunan, kırılgan bir meta; kozmik tarihin uzun gecesinde geçici bir parıltıdır. Fakat tüm olasılıklara meydan okuyan bir durum yaşanır: Dünya aynı anda sadece bir değil, iki zeki türü barındırmaktadır. Birbirine bu kadar zıt ama yine de birbirini tamamlayan bu iki tür, uygarlığın ateşini yakan bir ittifak kuracaktır.
Kretase Dönemi’nin sonlarında, sıradan bir günde, Gondvana süperkıtasındaki güneşli bir açıklıkta öğle yemeğini yiyen bir Tyrannosaurus sayesinde dünyanın ilk ve en büyük uygarlığının tohumları atılır. Ve karıncalarla dinozorlar arasındaki ittifak dişçilikle başlar. Böylesine mütevazı bir başlangıç yazıya, matematiğe, füzyona, antimaddeye ve hatta uzay teknolojisine kadar uzanan gerçek bir Harikalar Çağı’nın kapısını açar!
Ancak endüstrinin bir bedeli vardır – önce Dünya’nın biyosferi, sonra da ona bağımlı herkes tarafından ödenen bir bedel.
“Liu’nun eğlence anlayışı bulaşıcı.” –Locus
“Liu’nun bilimkurguya katkısı rakipsiz.” –Vice</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1db1bb18-a3c5-4500-b190-a6853079a5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalar ve Oğullar</image:title>
            <image:caption>“19. yüzyılın en önemli romanlarından biri.” –Vladimir Nabokov
Zeki, nihilist ve sivri dilli bir genç adam olan Bazarov, okuldan arkadaşı Arkadiy’le birlikte onun evine ziyarete gider. Eve varmalarından kısa süre sonra, otoriteyi ve toplumsal gelenekleri açıkça reddeden Bazarov ile Arkadiy’in ailesi arasında karşıtlıklar baş gösterecek ve bu tanışma bir nevi 19. yüzyıl Rusya’sında meydana gelen değişimlere ayna tutan tartışmalara ve anlaşmazlıklara sebep olacaktır.
İvan Turgenyev’in en önemli eseri kabul edilen, kuşak çatışmasını Bazarov karakteri üzerinden işlediği Babalar ve Oğullar 1862 yılında yayımlandığında hem çok ilgi gördü hem de çok tepki aldı. Batıda popülerlik yakalayan ilk Rus eserlerinden biri olan kitap, Flaubert, Maupassant ve Henry James gibi ustaları da derinden etkiledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e15b4591-7a0c-4648-bee4-8775867bb707.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara El: Dahi Bir Dedektif ile Amerikan Tarihinin En Tehlikeli Gizli Çetesinin Destansı Savaşı</image:title>
            <image:caption>Mafyanın Amerika’daki Başlangıcı, Kaçırılan Göçmen Çocukları, Ölüm Tehditleri ve Tüm Bunlara Dur Demek İçin Hayatını Tehlikeye Atan İtalyan Kökenli Dedektif
1903 yazından itibaren önce New York, daha sonra tüm ülke korkunç bir suç dalgasına teslim oldu. İtalyan göçmenlerin çocukları kaçırıldı, düzinelerce masum insan silahlı ve bombalı saldırılarda hayatlarını kaybetti. Hâkimler, senatörler, Rockefeller ailesi üyeleri ve pek çok başka kişi korkunç ölüm tehditleri aldı. Bu eylemlerin arkasındakiler her an her yerdeydiler sanki, göze görünmüyorlardı asla. Ve tek bir imzaları, sembolleri vardı yalnızca: Kara bir el.
Yaşanan eylemler gazetelerde manşet oldukça ırksal gerilim kaynama noktasına geldi. Amerikan halkı ile Kara El’in kanunsuzluğu arasındaysa sadece Joseph Petrosino duruyordu. “İtalyan Sherlock Holmes” diye de anılan Petrosino gerçekten zeki bir dedektif ve kılık değiştirme ustasıydı. Kara El’in eylemleri daha da acayipleşip New York sınırlarının ötesine taşarken ve ülkedeki göçmen karşıtı eğilimler bir felakete varmak üzereyken Petrosino ile tamamı İtalyanlardan oluşan ekibi bu gizli suç çetesinin üyelerini yakalamak için kolları sıvadılar. Kara El’in arkasındakileri ortaya çıkaracaklardı, bedeli ne olursa olsun. Araştırmacı gazeteci Stephan Talty’den Kara El derinlikli bir çalışmanın ürünü, tedirgin edici ve sürükleyici bir suç tarihi örneği.
“Muhteşem bir okuma tecrübesi! Yirminci yüzyılın başlarında göçmenliği, kentin arka sokaklarını ve emniyet güçlerinin yeni yeni ortaya çıkan bir suç dünyasına karşı mücadelesini anlatan bir hikâye bu.” –Dick Lehr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca579b7-ad2e-40e3-a5e4-5af008607929.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayiplikler Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>İkigözlerin dünyasında Tepegöz olmak her anlamda zordu. Mikro saldırılara, kalıp yargılara ve aleni yabancı düşmanlığına rağmen aşkı bulmaya, birlik olmaya ve yaşamaya çalışıyorlardı. Ama maruz kaldıkları ötekileştirmelerin karşısında sabır da bir yere kadardı.
“Eğlenceli ve kışkırtıcı. O kadar da canavar olmayanların hayatlarına keyifli bir yolculuk!” —Felicia Day
“Bu keyifli çizgi roman, ırk, yabancı düşmanlığı, görünürlük, temsil ve asimilasyon konularında çok gerçek noktalara parmak basıyor.” —Karla Strand
“Acayiplikler Ansiklopedisi’nde Tepegözler, aşırı itaatkâr olarak algılanma, Hollywood filmlerinde Tepegöz temsilinin olmaması ve melez çocukların maruz kalacakları sorunlara esprili bir ayna tutuyor.” —New York Times
“Acayiplikler Ansiklopedisi, ‘görüldüğünü hissetmeyenlere’ adanmıştır.” —Publishers Weekly
“Dhaliwal’ın hikâyelerindeki karakterler parlıyor. Şefkatle resmedilmişler ve sorunları fazlasıyla gerçek.” —Carmen Maria Machado
“Kahkaha, hüsran ve gözyaşıyla dolu Acayiplikler Ansiklopedisi, görülmek isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.” —NPR
“Acayiplikler Ansiklopedisi, göçmenlere yönelik mikro saldırılar ve ayrımcılık hakkında incelikli yorumlar sunuyor.” —Bustle
“Aminder Dhaliwal çok becerikli ve zeki bir hikâye anlatıcısı!” —Maia Kobabe
“Baskın bir toplumda ‘ötekileştirilen’ olmanın çalkantısını ve gururunu yaşayan herkes okumalı.” —Hellen Jo
“Bu alternatif dünyada Aminder Dhaliwal ırkı, ayrımcılığı, ötekileştirmeyi ve güzelliği mizahla keşfe çıkıyor.” —CBC Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e44ab5a9-c2bf-4077-8af5-bc897f5c79a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kaduf’un Zıp Zıp Koltuğu</image:title>
            <image:caption>Şala Bala kentinin çılgın mucidi Bay Kaduf, yepyeni bir icatla karşımızda: Zıp Zıp Koltuk!
Haberci, mucidin yeni icadını öğrenmek üzere kuzeni Olpidol’le birlikte yola çıktığında başına geleceklerden habersizdi. Bay Kaduf’un zıplaya zıplaya uzun yollar katedebilen yeni aleti, kötü hava ve dikkatsizlik sonucu kontrolden çıkınca kahramanlarımız kendilerini bambaşka bir kentte buldular. Ve bu garip üçlünün, artık Zıp Zıp Koltuk’u Şala Bala’ya götürmeden önce yerine getirmeleri gereken çok önemli bir görevi vardı!
Sevdiğimiz mucit Bay Kaduf’tan benzersiz tuhaflıktaki karakterlerle, sürpriz gelişmelerle, inişlerle ve çıkışlarla dolu, zıpır bir macera daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edab7679-fe12-4a78-90c4-8100a9536ca1.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Becerilerinizi Geliştirin</image:title>
            <image:caption>Bir grup içinde neden şu kişi değil de bu kişi bir lider olarak ortaya çıkıyor ya da kabul ediliyor? Başka bir deyişle, liderlik nedir?
Liderlik gurusu John Adair’in bu vazgeçilmez rehberi, bireysel liderlik niteliklerini tanıma ve geliştirme, kişisel otorite edinme ve en önemlisi planlama, iletişim kurma ve motive etme gibi temel liderlik işlevlerinde uzmanlaşma adına ilham verici içgörüler sunuyor.
Liderlik becerilerinizi geliştirmeniz için pratik alıştırmalar, kullanışlı kontrol listeleri ve ipuçlarıyla dolu bu kitap, özgüven seviyenizi artıracak, size ilham verecek, mükemmelliğin lideri olma yolculuğunuzda size yardımcı olacak ve etkili bir lider olmak için eksiksiz bir çerçeve çizecek.
Adım Adım Gelişim dizisindeki diğer kitaplar:
Stres Yönetimi - Etkili İletişim - Girişkenlik Sanatı - Düzenli Olmanın Yolları - Etkili NLP Becerileri - Başarılı Zaman Yönetimi - İletişimde Yetkinlik - Değişimi Yönetmek - Uzaktan Çalışma Devrimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ce8461-37de-406e-b057-287dec1d2754.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneme Yanılma</image:title>
            <image:caption>Uzun ince bir boy aynasında kendime bakınca sürükleyici ve kesintisiz bir kurgudan değil de kısa anlardan ibaret olduğumu görüyordum. Anlatılacak hiçbir şeyim için “uzun hikâye” diyemezdim. Ne varsa anlatacağım, ayaküstü bile anlatabilirdim. Yaşadığım her şey tadını damağımda bırakarak yaşanıp bitmiş, ne zaman girişi geçip gelişmeye gelsem ya kaçmış ya kaçırmıştım. Paramparça anlarım tamamlanmaya çok uzaktı. Un ufak bir ömür ve beni ziyan ederek büyüten tecrübeler, suyu çıkmış hayat derslerim vardı. Ölsem biyografimi bile yazmak istemezdi kimse, hoş kendi hayatımı sorsanız ben bile nasıl anlatacağımı bilemem. Oysa bendeki parçalara göz atsalar herkes kendinden bir parça bulurdu mutlaka. Parçalarım birbirini bütünlemez herhangi biri illa ki size uyar. Güzel bir heykel değildim ama iyi bir yedek parça kutusuydum. Herkesin en az bir parçasının yedeği bendeydi. Az az yaşıyordunuz içimde, kendimi değil, soranlara hep sizi anlattım bu yüzden ben. Parça parça dağıttım sizi yeryüzüne, her şeyden birazdım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7755cfe-7c75-47f6-b6e7-8f692d724e51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarmaşıklar</image:title>
            <image:caption>Öyle zor ki 
Ağlıyorken gülümseyebilmek, mısralar içinde 
Acıyı bir hayalin içine gizlemek 
Köz köz olmuş bir yürekten sevgi çığlıkları atmak 
Kırık dökük bir yürekte taze sevgiler beslemek 
İçine kan akıtırken, gönül yarası sarmak, öyle kolay mı? 
Söylesem dilim kirlenir 
Yüreğimden uçar gider sevdalar 
Nefret bulaşır dilime 
Döktüğüm an lekelenir sevgiler 
Hakikat acıdır oysa acıtır 
Kırılır yürekler, kanatır sözlerim 
Oysa gizem… Ne tatlı gelir insana 
Yüreğini okşar, umut saçar, mutlu kılar herkesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cab2cdc-be2d-468c-961c-3cd5f3a4d3b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet - Mengü&apos;nün Esrarı</image:title>
            <image:caption>Mitoloji gerçek olabilir mi?... 
Karanlık döngünün getirdiği kötücül bir lanet ve bilinen ile bilinmeyen dünyaları korumaya çalışan iyiliğin temsilcileri… 
Durul Kağan ve seçilmişi Seden’in zorlu mücadelesi… 
Kaos ve düzen arasındaki savaşta yaşanan aşklar; dostluk ve dürüstlüğün verdiği sınav… 
Efsane şehir Mengü’de düğümlenen kadim sırlar, doğaüstü varlıklar… Korku, cesaret, iyi ve kötünün ezeli mücadelesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48deeb47-2b1b-4770-84de-a4a44b8f0ff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpobur</image:title>
            <image:caption>Yaşadığım devri düşündüğümde kalbini insanlara ve sevmeye samimiyetle açmak eskide kalan alışkanlıklarımızdan yalnızca biriydi. Birbirimizi kalbimizle tanımaktan çekiniyorduk ve neden bilmem bu hatalı davranışlardan birisi kabul ediliyordu. Sevgiyi tanımakta, tanımlamakta zorluk çekiyor, kategorilerine ayırarak, derecelendirecek karşılığını veriyorduk. Oysa hepimiz özümüzde birer kalpoburduk. Sadece bunu saklayabildiğimiz ölçüde hayatla girdiğimiz savaşları kazanabiliyor ve dışarıdan bakan gözlere güçlü birisi gibi görünebiliyor hatta kanatlanıp uçabiliyorduk…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b309bd0-e3ea-4c05-8d25-7bf1d321be6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Kuşu</image:title>
            <image:caption>Aklıma bir gün şehre indiğimizde babamın bana aldığı kukla gelmişti. “Eğer gücün yoksa, birinin beyninde tasarladığı kuklayı oynarsın Caroline! Kukla olursan yaşarsın, ama kendin olarak değil, köle olarak. Birinin ya da birilerinin insafında yaşarsın, işte bu korku insanı öldürür” demişti ve bunlar babamın son sözleriydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67bfca1a-d7be-4a50-ac24-4513f13e441a.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerine Kuramsal Bakış</image:title>
            <image:caption>·         EGZERSİZ VE MİYOKİNLER 
·         SPOR GENETİĞİ: YUMUŞAK DOKU YARALANMALARI VE GEN İLE İLGİLİ YAPILAN ÇALIŞMALAR 
·         SPORCULARDA DENGE PERFORMANSI 
·         FUTBOLCULARDA CORE STABİLİZASYON KUVVET ANTRENMANININ BAZI FİZİKSEL PARAMETRELERE 
·         2019-2020 UEFA ŞAMPİYONLAR LİGİ GRUP VE GRUP SONRASI YAPILAN MAÇLARIN BAZI PERFORMANS PARAMETRELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI ANALİZİ 
·         BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLERİYLE DİĞER ÖĞRETMENLERİN KARAR VERME STRATEJİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: ÇARŞAMBA İLÇESİ ÖRNEĞİ SPORCUDA DUYGU DÜZENLEME OLAN BASTIRMA VE BİLİŞSEL YENİDEN DEĞERLENDİRMENİN BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ac0c5f-dd6e-4b50-b7d3-02c4147d12b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İçbahçe</image:title>
            <image:caption>“Deniz merak edendi. 
Merak edince adı değişti, körfez oldu.” 
 
Simlâ Sunay, ilk öykülerini bir araya getiren İçbahçe’de, mekânın içindeki insandan insanın içindeki biricik mekânlara uzanıyor: Bir lojmanın grisine, bir otobüs durağına ya da bitmeyen bir yasa sıkışıp kalmış kadın kahramanlar, aynı özlemlerle ayrı yerlerde birbirlerini yankılarken sıva çatlıyor, beton kırılıyor, susam boy veriyor... Sema Kaygusuz’un deyişiyle, “düşünmeye baştan başlamanın cesaretini” kuşanmış, edebiyatın has işçiliğinden el almış bir kalemden, hem kendi bahçesini derleyen hem de ustalara selam duran bir ilk kitap. 
 
Ev’lenince bilgeleşiyor insan. Ev’den çıkınca. Bütün’ü görüyorsun.Ve parçaları. Ayrım noktalarını. Sonrası daha kolay, sonrası kolay, diye yineledi içinden. Ruhunu çıkarıp çıkarıp serin sulara atmak içindi bu. Soğukta daha az hissedilir acılar. Çocukken yaralı dizlerini karlara gömmez miydi? Soğuk sızıları erteler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8421764a-c006-4c44-8c29-16844fa48d78.jpg</image:loc>
            <image:title>One-Punch Man - Tek Yumruk 22</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. Çocuk İmparator, yeniden hayata dönen Anka Adam&apos;a karşı savaşmak için en büyük kozu olan savaş robotu Cesur Dev&apos;i kullanır. Ne var ki düşmanı, Cesur Dev&apos;i sanki basit bir oyuncakmış gibi görüp bu son hamleye kolayca karşı koyar. Mücadele davam ederken Anka Adam gittikçe daha da güçlü bir canavara dönüştüğünde, Çocuk İmparator&apos;un inancı sarsılır. Yoksa bu savaş, zeki çocuk kahramanın sonu mu olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d480129-d91e-4f20-8019-1699fd983d3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Şemsiye</image:title>
            <image:caption>Yörüngesini kaybeden insan, uçsuz bucaksız dünya dehlizinde. Bir şeyler eksiktir, ancak avutur kendini. Ya da eksikliği unutmak ister. Silinen eksiklik değildir, kendisidir aslında. Çünkü o parçalardan bir araya gelir insan. Kalpsiz insan yaşayamayacağı gibi, beyinsiz insan yaşayamayacağı gibi, akciğersiz insan yaşayamayacağı gibi… 
 
Onsuz da yaşayamaz, çünkü o fıtratın özüdür. Lakin o diğer eksikleri gibi madde gibi değil manadır. Mana, pusulasını ister. Dışında da kendisini koruyabilecek, güven verebilecek bir şemsiye olmasını. Şemsiyenin temiz olması gerekir ki, içindekiler de kirden arınabilsin. 
 
Bu eserde yörüngesini kaybetmiş Yusuf Bey&apos;in bulduğu beyaz şemsiye ile bir çırpıda değişen hayatına ve perdenin ön kısmında doğru anlaşılamayan ancak esasen hazin geçmişi olan fedakâr bir annenin evladı için mücadelesine şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c681f87b-86ce-4ebc-8809-a0d904b4444a.jpg</image:loc>
            <image:title>Van’ın Yitik Dünyası</image:title>
            <image:caption>Van ile ilgili efsanevi hikâyeleri andıran birçok öykü duyardım çocukluğumda. Acımasız hükümdarlar, adaletsizlikler, isyanlar, kahramanlıklar, öz savunmalar... Yıllar aşındıramadı merakımı. Neden Van? Vanlı mıydım? Hayır. Yine de Van derin iz bırakmıştı gönlümde ve zihnimde. Başladım Van’ı aramaya tarihin gizli sayfalarında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b92612b8-6b73-4180-a6d6-d24ea7529770.jpg</image:loc>
            <image:title>Mistik Yerler ve Çözülmemiş Gizemler</image:title>
            <image:caption>Atlantis neredeydi? 
Kutsal Kâse’yi kimler aldı? 
51’inci Bölge’de ne tür karanlık işler dönüyor? 
 
Eğer siz de diğer milyonlarca insan gibi bu soruların 
yanıtlarını merak ediyorsanız ya da dünyanın en gizemli 
yerlerinden birine seyahat etmeyi planlıyorsanız, 
Mistik Yerler ve Çözülmemiş Gizemler tam size göre! 
 
İyi yolculuklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e551404-6255-4e13-a4a0-f1ba5c6cecdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çileden Çıkan Ebeveyn</image:title>
            <image:caption>Ebeveynlik zordur… Her ebeveyn bazen çileden çıkabilir, kendini kaybedebilir. Kontrolü kaybedince çocuklarınıza çıkışıyor, bağırıyor, bazen feryat ediyor olabilirsiniz. Aslında ne yapmak gerektiğini biliyor, daha sakin ve daha bilinçli olmak istiyorsunuz; ama ne kadar çabalarsanız çabalayın sükûnetinizi yitiriyorsunuz. Asabileşip tepkisel davrandığınızda da kendinizi suçlu hissediyorsunuz…Ne yapacaksınız? Tüm bunları yaşamış ve benzer yollardan geçmiş bir sosyal hizmet uzmanı olan Carla Naumburg sizi anlıyor ve bu kitapla yardımınıza geliyor. Eğer gereken bilgiye, yeterli desteğe ve kaynağa sahip olmadan ve iyice dinlen(e)meden çocuklarınızla ilgilenmeye çalışıyorsanız kendinizi kaybedeceğiniz kesindir. Bu, sizin kötü bir ebeveyn olduğunuz anlamına gelmez; insan olduğunuz anlamına gelir. Ayrıca “mükemmel ebeveyn” diye bir şey de yoktur. Ama daha iyi olabilirsiniz tabii… Naumburg her defasında nasıl sakinleşip kendinizi toparlayacağınızı anlatırken, çocuklarınızla daha iyi bağ kurmanın, onlara ve kendinize şefkat göstererek hep birlikte kendinizi daha iyi hissetmenin ve sonuçta çocuklarınıza daha iyi yol göstermenin mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Güçlü bir mizah duygusuyla kaleme alınan bu ebeveynlik rehberi somut örneklerle, pratik araçlarla hayatınızı kolaylaştırırken evde daha huzurlu ve mutlu bir ortamın da egemen olmasını sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2c2cd1-9df6-4207-a8ed-e4602f682182.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernleşme Sürecinde Moda ve Zihniyet</image:title>
            <image:caption>Varlığını modernleşmeye borçlu olan moda, otoritesini “modanın eleştirilmezliği” üzerine kurmakta oldukça mahir davrandı. Bu maharetiyle birlikte moda, güzelin tarifini değiştirdi. Bu yeni tarife göre “moda olan güzeldir”; moda olan yani göze çarpan. En çok tartışılan ve göze batan zevkler ve renkler bile, modanın şemsiyesi altına girdiğinde “zevkler ve renklerin tartışılmazlığı” payesine yükseldi. Kitle kültürü içinde milyonlarca insan aynı şekilde giyinip aynı şeyleri tüketirken modacılar “Çıplak Kral”ın terzisi oldu. Her şey eleştirilirken moda sarsılmayan otoritesini neye borçlu? Belki de bu, modanın tanımlanamamış olmasından kaynaklanıyor. Modanın kökeninde “oluşmayan sınır” yattığına göre moda neye göre tanımlanacak? Fatma Barbarosoğlu’nun elinizdeki çalışması modanın eleştirilebilirliğine bu manada bir kapı aralamakta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d105295d-a440-444d-b754-e2c2ce65ee53.jpg</image:loc>
            <image:title>Yo-Yo 2 Hebele Hübele Mühendisi</image:title>
            <image:caption>Yo-Yo ile hâlâ tanışmadıysanız, hayatınızda büyük bir eksiklik var demektir.   Hanzade Servi külliyatında apayrı bir yerde duran ve yazarın bir romandan çok daha öte, bir yaşam felsefesi olarak tanımladığı Yo-Yo yeniden aramızda. Sürpriz finaliyle belleklerde iz bırakan ilk kitabın hemen altı ay sonrasından başlayan Yo-Yo 2 Hebele Hübele Mühendisi, eski dostlar ve yeni karakterlerle birlikte okurları fantastik, büyüleyici, çok komik ve yine hüzünlü bir serüvene çıkarıyor.     Dünyaya bambaşka gözlerle bakmamızı sağlayan Yo-Yo; hayattaki en değerli şeyin, anın tadını çıkarmak ve sevdiklerimize zaman ayırmak olduğunu hatırlatıyor. 
Sır tutmayı bilen çocukların ve hiç büyümeme yemini etmiş yetişkinlerin SÜPER KAHRAMANI
​Yo-Yo geri döndü! Üstelik bu kez çok daha fantastik bir macerayla sevenlerinin karşısına çıkıyor.
 
Yo-Yo, Palamutluk&apos;taki herkesi saçmalama özgürlüğü ile &apos;&apos;hafiflettikten&apos;&apos; sonra, geride muhteşem anılar bırakarak uzaklara gitmiştir. Bu duruma hem üzülen hem de soru işaretleriyle baş başa kalan Tuman, darmadağın bir hâldedir. Yaşadıkları yetmezmiş gibi, arkadaş çevresinde Yo-Yo&apos;ya dair bazı hatıraların silinmesi, yandaki eve taşınan yeni komşular derken Tuman&apos;ın dünyası iyice karışmıştır. Çok geçmeden, yeni komşularının &apos;&apos;garip&apos;&apos; kızının Yo-Yo&apos;yla bir bağlantısı olabileceğinden şüphelenen Tuman, Leyla Teyze&apos;nin dönüşü ve gördüğü garip rüyanın da etkisiyle can dostunun başını büyük bir belaya soktuğunu öğrenir. Sonrası, yine kahkahalarla dolu nefes kesici bir serüven ve hüzünlü bir veda...

Hayata dair öğrendikleri ve öğrettikleriyle, bakış açımızı değiştirmemizi başaran Yo-Yo&apos;nun da dediği gibi bundan böyle önemsiz şeylere üzülecek vaktimiz yok! 

Sıkılıp üzülmek yerine; kaldırımlara seksek çizmeli, dans etmekten utananlar için şarkılar uydurmalı ve sanki bir saat içinde dünyaya göktaşı çarpacakmışçasına anın tadını çıkarmalıyız. Ne de olsa artık hepimiz birer hebele hübele mühendisiyiz ve kaç yaşında olursak olalım gönlümüzce saçmalama özgürlüğüne sahibiz. 
 
Çünkü Yo-Yo, yüreğimize asla büyümeyecek bir Tuman koydu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4530fef-d767-4da3-99bd-47b158706f5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzursuz Evler Atlası: Yazarların Şehirlerine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Şehirler, izler, kelimeler ve anlatıcılar. 
Huzursuz evlerde hikâye devam ediyor. 
 
Güven Adıgüzel; yazarların izini şehirlerde, şehirlerin izini anlatıcılarının satırlarında, bu iki duygundan doğan sonsuz gerilimi ise edebiyatın çeperlerinde aradığı Huzursuz Evler Atlası’nda, tutku, aidiyet, eve dönüş ve sürgünün farklı veçhelerini okuruyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97ce0aed-f945-4b40-87ce-aec88e911aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yo-Yo</image:title>
            <image:caption>&quot;Çocuk olmakla yetişkin olmak arasındaki çizgiyi çizen tebeşiri bile sorgulamamızı sağlayacak bir kitap.&quot; İyi Kitap

Tuman ile Yo-Yo&apos;nun kısa süren dostluklarını anlatan romanda, fiziksel olarak yaşıtlarından farklı; kendinden büyük elbiseler giyen ve laflar eden Yo-Yo, Tuman başta olmak üzere herkes için bir gizemdir. Tek başına yaşar, ailesiyle ilgili kaçamak cevaplar verir. Yetişkinlere saçmalama özgürlüğünü geri kazandırması da onu sıradışı kılan özelliklerden biri.

Peki, Yo-Yo nasıl bir gizemin içindedir?

Tüm hayatınızın bir tiyatro oyunu olduğunu hayal edin. Odanızda öylece otururken bile görünmez seyircileriniz merakla sizi izliyor. Ayrıca bir baba dantel örmeyi sevebilir; bir çocuğun adı Cüneyt Yarkın olabilir; aileniz sizi evde unutup tatile de çıkabilir...

Evet, Yo-Yo hepsini ve bunlardan daha fazlasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac5cd99-b556-4b23-889b-8286af73e952.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Gayrete Aşıktır</image:title>
            <image:caption>Kitabın ismi veya kapağı dikkatini çekti ve arka kapak yazısını okumak istedin. 
 
Burayı özlü sözlerle doldurmak istemedim, onun yerine senden bir ricam olacak. Kitabın başından üç dört sayfa okumanı rica ediyorum. 
 
Bu kitaptaki hikâye, kabullenmesi çok zor olsa da maalesef gerçek bir hikâye. 
 
Unutma, insanın kaderi gayretine bağlıdır, belki bu üç sayfa okuma gayreti senin de geleceğine ışık tutacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf502f7-49eb-4dee-b77e-4c974c6d584e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarlı Meşe</image:title>
            <image:caption>Masmavi gökyüzüne, yemyeşil dallarıyla uzanan, bir anne meşe ağacı olmak isterdim. Kovuklarında sincapların yavrularını büyüttüğü, dallarında kuşların tünediği bir anne ağaç. Öyledir işte, bütün ağaçlar annedir aslında. Budağını keser, dikersen büyür. Aşılarsan çoğalır. Sayısız hayvan ve böceğe yuva olur, onların karınlarını doyurur. Kuruyup ölürse odun olur, ısıtır. Ağaçlar bir anne gibi karşılıksız, hep kendinden verirler. Ağaçlar da neden anne olmasın ki! Sen hiç annene kıyabilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb3fcd23-6bfa-49e8-85e8-2316839c1e51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırtımdaki Ölüler</image:title>
            <image:caption>“İşte böyle başladı. 
Yarı sarhoş, yarı uykulu ve biraz da ölüyüm.” 
 
Yavuz Ekinci’nin henüz yirmili yaşlarının başındayken kaleme aldığı öyküleri bir araya getiren Sırtımdaki Ölüler, yazarın-yaratıcının, hikâyenin ve trajedinin seyrüseferine bakıyor. 2005 yılında Milliyet Haldun Taner Öykü Ödülü’ne layık bulunan kitap, Ekinci’nin sonraki eserlerinde daha da belirginleşen üslubunun ve temel temalarının işaret fişeği niteliğinde... 
 
Sıvaları kabarıp düşmüş, çatlamış toprağı andıran çatlaklarla dolu bir odanın duvarıyım. Vücudum hastalıklı... Zaman, yüreğimde kemirgen bir hayvan gibi dolaşıyor. 
İki yüz iki yıl, beş ay, on dokuz gündür buradayım. 
Burada yaşananların mezarlığıyım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15fc3ab2-3ffa-4e0f-83f0-fe19e4d00b8b.jpg</image:loc>
            <image:title>21st Century Skills in Language Education</image:title>
            <image:caption>21st Century Skills in Language Education is a passionate  guide and analysis for language teachers, in-service  teachers, pre-service  teachers and  enthusiasts in the field  of education particularly language education to explore the basic skills needed  to survive and last longer in the new  century. It is not only about what to know but also how to teach and how to implement the tips in an inspiring way. 
  The volume consists of 11 chapters exploring the diverse skills teachers and students might need  to make better sense of  21st century&apos;s most important topics.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbe536f5-9489-44d3-88d1-eb3637dd6956.jpg</image:loc>
            <image:title>Saray Oyunları</image:title>
            <image:caption>Amerikan tarihinin en ünlü ailelerinden Kennedylerin son siyasi figürü Franscis Xavier Kennedy yeni bir ‘sosyal sözleşme’ vaadiyle ABD başkanı seçilir. Sosyal güvenlik yasalarını ülkenin dev şirketlerinin vergileriyle finanse eder. Bu politika kendisine, çok kısa zamanda, siyasi açıdan ölümcül düşmanlar yaratır.
Paskalya günü Roma’da Papa’ya gerçekleştirilen suikast ve Kennedy’nin kızının bindiği uçağın kaçırılmasıyla başlayan olağan dışı olaylar, New York’a bir nükleer saldırı tehdidiyle devam eder.
Başkan’ın aldığı radikal kararlar, Amerikan’ın en zenginlerinin oluşturduğu Sokrates Kulübü’nün güdümündeki Kongre’yi harekete geçirir. Beyaz Saray’la Kongre arasında zorlu bir satranç maçı başlamıştır…
Mario Puzo, diğer kitaplarında farklı zeminlerde irdelediği ‘suç’ ve ‘güç’ temalarını, bu kez, yasal sınırları zorlayan, otoriterleşen politikacılar ve güce dönüşmüş sınırsız zenginlikleriyle Kongre`yi kurgulayan iş dünyası üzerinden Amerikan siyasetine taşıyor.
Saray Oyunları ülkemizde daha önce ‘’Dördüncü K’’ adıyla yayınlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a892f771-515e-4239-8620-314975564d40.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba ve Bebeklerin Etkileşimlerini Değerlendirmede Kullanılan; Baba- Çocuk Duygulanım, Yanıt Verme Ve Meşguliyet Ölçeği</image:title>
            <image:caption>Yaşamın ilk ve en kıymetli zamanlarını içine alan bebeklik döneminin önemli bir özelliklerinden biri de bu dönemde bebeklerin gelişimlerini doğrudan etkileyen konumda olmanın ehemmiyetini bilip bu ciddiyetle bebekle geçirilen sürenin ve bebeklik döneminin çok iyi planlanması ve nitelikli zaman geçirilmeye çalışılması bebek gelişimin desteklenmesi açısından önemli olmaktadır. Gelişimsel olarak herhangi bir gelişim alanında olası gelişim problemlerinin belirlenmesinde uzman değerlendirmesinin yanı sıra güçlü bir etkileşime sahip olan ebeveynlerin de en önemli belirleyicilerden olduğu unutulmamalıdır. 
Bu kitap, öncelikle babaların bebekleri ile güçlü bir etkileşim kurabilmeleri için rehberlik etmekte, etkileşimi güçlendiren bütün noktalar konusunda babalara ayrıntılı bir bilgi ve stratejiler sunmaktadır. Aynı şekilde bebeklerin de hangi etkileşim davranışlarının olduğu ve bu davranışların ne şekilde desteklenmesi konusunda da pratik öneriler içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44f92bb0-21e6-46ee-9c1e-743894449542.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk, bireylerin hem fiziksel hem de mental olarak yaşamdaki dışsal etkilere en açık oldukları yıllardır. Bu yıllarda çocukların potansiyellerinin farkına varmaları ve gerçekleştirmeleri beklenmektedir. Bu da ancak güvenle keşfedebileceği ve güvende hissedebileceği bir çevre ile mümkündür. Çocukların hem aile hem de eğitim ortamlarında fiziksel ve duygusal olarak güvenliklerinin sağlanmasından yetişkinler sorumludur. 
  Ayrıca çocuklara da bu güvenliği koruma ve sürdürmekonusunda sorumluluklar verilmelidir. Elinizdeki kitapta tam da bunların nasıl olacağına dair bir anlayış geliştirmeyi sağlayacak bilgiler ve pratik olarak yaşamda uygulanabilecek tavsiyeler yer almaktadır. Erken çocuklukta güvenlik konusu, yaralanmalar ve ilk yardımdan, farklı güvenlik türleri ve uygulamalarına; ev ve okul ortamında güvenliği sağlama ve sürdürmeden farklı ülkelerdeki uygulamaları tanıtmaya kadar çeşitli yönlerden ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c234e20-b2fd-43af-aed7-726067d822d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Kurtaran İlk Yardım</image:title>
            <image:caption>Dünyada her zaman çok çeşitli tehlikeler bulunmaktadır. Bu tehlikelerin çoğu insanoğlunu ilgilendirir.  Aslında tehlike sadece insanlar için değil, bütün canlılar için geçerlidir. Ancak biz, burada sadece insanlara yönelik tehlikelerden veya olaylardan söz etmekteyiz. 

Hayatımızın her günü, her saati hatta her anında ve hiç de tahmin edemediğimiz bir tarzda çok değişik ve tehlikeli durumlarla karşılaşabiliriz. Karşılaştığımız bu durumlar; bazen çoğu kez kaza olarak adlandıracağımız şekilde gelişir. Aslında bunların çoğunu tahmin edemeyiz. Lakin tahmin edebileceklerimiz de vardır. Örneğin: Trafikte hız sınırlarını aşarak yol alırsak, kaza kaçınılmaz olur. Bunu tahmin etmek zor değil. Lakin önemli olan toplumda sadece kendi ihtiraslarımızı tatmin etmek değil, toplumdaki diğer insanların hak ve özgürlüklerine de saygılı davranmak olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e001b434-f6fc-4dbc-9104-949624f9c9f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kariyer Planlama</image:title>
            <image:caption>Meslekler ilk insanlardan günümüze kadar belli aşamalardan geçmiş, gelişim ve değişim geçirmişlerdir. Özellikle 20. yüzyıldaki teknolojik gelişmeler mesleklerin özelliklerini ve yapısını hızlı bir şekilde değiştirmiştir. İş süreçleri ile birlikte değişen iş grupları, işleri yapacak olan iş görenlerin yetkinlikleri üzerinde belirleyici olmuş ve işletmelerin iş görenlerden bekledikleri yetenek ve becerileri farklılaştırmıştır. Mesleklerin değişime uğraması bireylerin kendilerini sahip olmak istedikleri meslekler doğrultusunda geliştirmelerini zorunlu kılmıştır. 
Bireylerin kendi niteliklerini geliştirmek ve iş gücü piyasasının taleplerine karşılık verebilmek için kariyer planlamaya duyulan ihtiyaç son yıllarda oldukça artmıştır. Bireyin yaşamında kendine uygun mesleği bulması ve bu meslekte ilerlemesi “kariyer gelişimi” kavramını ön plana çıkarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a39fb146-7c3c-4c59-8f30-3688e152659e.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Yaşam becerilerinin temelini oluşturması nedeni ile okuma becerisinin kazandırılması ve geliştirilmesi önemli görülmektedir. Hem ailede hem de okulda kazandırılması gereken okuma becerisi eğitimi, tesadüfi durumlara bırakılamayacak derecede önemli ve planlı bir etkinliktir. 
Kitapta okumanın kazandırılması ve geliştirilmesi süreci, program geliştirme çerçevesinde ele alınarak hedef, içerik, öğrenme-öğretim süreci ve değerlendirmeden oluşan bir bütün olarak ele alınmıştır. Bu yönüyle bütüncül ve planlı bir bakış açısıyla hazırlanan okuma öğretimi kitabının okuma becerilerinin kazandırılması ve geliştirilmesi sürecinde öğretmenlere ve öğretmen adaylarına katkı sunacağı düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c0ff71e-2ee8-47b3-93ea-869c005d9a0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapi Olarak Okumak Psikoterapide Ve Okullarda Bibliyoterapi Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Bibliyoterapi sanılanın aksine basit olarak kitap önermek değildir ve birden fazla disiplinden (tıp ve sağlık bilimleri, psikoloji, bilgi çalışmaları, edebi çalışmalar, eğitimbilimleri ve sosyal ve toplum çalışmaları) yararlandığından ve fiziksel ve ruhsal sağlığa bakış açımızdaki değişikliklere yanıt olarak uyarlandığından sürekli olarak gelişmektedir. Salt bu nedenle dahi; basılı ya da dijital kitapların iyileştirici etkisini kullanan ve bu konuda eğitimli terapist, öğretmen, sosyal hizmet ve PDR uzmanları ya da kütüphanecilerdir. 
İyi bir okur ve araştırmacı olması, hikâyenin içeriğinin ve okuyucunun duygusal durumunun mümkün olduğunca eşleşmesi için gereklidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aad1a9f-0c46-4623-9967-3bd03e7058fc.jpg</image:loc>
            <image:title>The New Normal of Online Language Education</image:title>
            <image:caption>This book covers practical investigations into language teaching and learning around the world regarding online education. Language learners are to be supported with various inquiries into language education by considering the effects of post pandemic recovery on the field. Due to the advancements in communication and technology, more and more researchers, educators and students are starting to see the benefits of online language learning. With the world being more connected than before, second language learning processes do not require traditional classroom environments as it did before. 
In the book, it is hoped to showcase practical inquiries within the well-researched paradigm, under the title of The New Normal of Online Language Education. Each chapter will present original research reviews concerning online language learning and teaching. This book would not have been written if it were not for the contributions of my colleagues and the authors of the book.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b10451bd-bdcf-4ff4-8fd3-920ed8724427.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Becerileri</image:title>
            <image:caption>Yaşam Becerileri olarak adlandırılan yeterlilikler, davranışlar, uzun yıllar önce bilim insanları, filozoflar tarafından ortaya konmuş, tanımlanmış, önemine dikkat çekilmiş kavramlardı. Geldiğimiz noktada, “Bulunan bir hazineyi kaybedip yeniden bulma telaşında” gibiyiz. Eğitim süreci, çocuğun günlük yaşama dair becerileri kazanmasının önemini ortaya koyduğu çağdaş düşüncenin ardından yaşam becerilerinin önemini, nasıl kazandırılacağını araştırma ve vurgulama peşindedir. Günümüz koşulları, uzun süredir doğruluğu kabul edilmiş becerileri farklı bir isimle yeniden ortaya koymayı zorunlu hale getirmiştir. 
Bu kitabın hazırlanma süreci, başta da belirttiğimiz gibi değişen yaşam koşulları, toplumsal yapı, COVID 19 gibi uzun süren ve dünya genelini etkisi altına almış bir sürecin ardından yaşam becerilerinin neler olduğu ve öneminin bilimsel bağlamda ele alınmasına dayanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fbe16bf-a25d-4a70-9802-0b09efd15dc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Gelişiminde Kuramlar</image:title>
            <image:caption>İnsan, gelişim sürecinde bireysel farklılıklar gösterir. Çocuk ve yetişkin davranışlarının, bu konuda çalışan bilim insanlarının merakını çekmesi gelişim kuramlarının geliştirilmesine temel oluşturmuştur. Yaşam boyu meydana gelen bu gelişim ve değişimleri açıklamanın ve tahmin etmenin yanı sıra karşılaşılan soru ya da sorunların da cevapları aranmıştır. Aslında yapılmak istenen şey, insan gelişimini ve etkileyen tüm yapıları anlama çabasıdır. 
Kitabı okumaya başladığınızda yalnızca kuramları değil kuramcıların kendi kuramlarını oluştururken ve diğerlerinin kuramlarını benimserken hissettikleri heyecanı ve tutkuyu da yansıtmaya çalıştığımızı fark edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca8b91d-96d3-4a7d-b1bc-19cc795394cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Sanatın Kesişimindeki Tasarım: Steam Eğitimi İçin Çıkarımlar</image:title>
            <image:caption>STEM’in bütüncüllüğüne bir de sanat vurgusunu ekleyen STEAM yapbozun eksik parçasını keşfetmiş gibi “işte demek istediğimiz, ulaşmak istediğimiz bu olmalı!” fikrini oluşturdu. Kitabın akışını salt akademik bilgi aktarımından ziyade düşündürücü sorularla, nükteli sözlerle bezeyerek okunabilirliğini ve düşündürebilirliğini artırmaya çalıştım. Hadi bilimin içindeki sanatı, sanatın içindeki bilimi; bunların evrendeki ilişkilerini görmek ve çalışmalarımıza yansıtmak için bir yolculuğa çıkalım! 
İlk bireysel kitabımın yazım ve yayımının heyecanını yaşarken özellikle meslektaşlarım olan öğretmenlerimizin eğitsel uygulamalarla çocuklarımızın zihinlerinde oluşturacağı düşünce kıvılcımlarıyla nelerin ortaya çıkabileceğini düşünmek beni daha da heyecanlandırıyor. Çünkü düşünecek, keşfedecek, üretecek çok şeyimiz var…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a662b56a-3d28-4348-824a-d9ff8ba704fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağ Bozumu</image:title>
            <image:caption>Hayat yolunu bulur, 
Konuşmak anlamsız çoğu zaman. 
Ufka baktığımızı zannederiz,
Oysa burnumuzun ucunu göremeyiz. 
İçimizde zayıf bir çocuk,
Dilimizde mimlenmiş kelimeler, 
Bir sanrıdan öteye geçememiş sevgiler. 
Gerçekleşmeyeceğini bile bile,
Tutunduğumuz hayaller...
Ve hep bir yarım kalmışlık hali, 
Titrek bir silüet gibi,
Kalakalırız öylece... 
İzleriz sessizce;
Bir kefen misali, 
Bize biçilmiş hayatı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d51cd2d7-c32d-4ff9-8aff-822718819c1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetiminde Etik Kriz</image:title>
            <image:caption>Kamu Yönetiminde Etik Kriz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e549fb0c-a424-4e9b-afeb-c5b954c3bc2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulak 2019-2022 Türkiyesi</image:title>
            <image:caption>Ulak 2019-2022 Türkiyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3d02e3-ebab-458b-a233-af913eabd824.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu ve Davraniş Bozukluklari</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f801b0-906c-466f-9340-2702cbd6178c.jpg</image:loc>
            <image:title>Azerbaycan Çocuk Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan Çocuk Hikayeleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/803e0a3d-6596-4434-a656-38139d0dc63c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Sanat Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Sanat eğitiminin kapsamında duyusal deneyimler, sanatsal yaratma, sanatla buluşma ve estetik deneyimler yer almaktadır. Bu konular,  erken yaşlardan itibaren çocukların yaşamlarına dahil edilmelidir.  Sanatın gelişiminde ebeveyn ve öğretmenlerin tutum ve davranışları etkili olabilmektedir. Ayrıca çocukların sanatsal deneyimlerini çoğaltmak için zengin uyaranlı (çeşitli özelliklerde araç-gereçler, sanat malzemeleri, reprodüksiyonlar vb.) ortamlara da gereksinim duyulmaktadır. Bu nedenle ev, sokak, bahçe-parklar, okul içi ve okul dışı alanlar ve çeşitli sanatsal malzemeler çocukların, sanatsal gelişimleri açısından çok önemlidir. Keşfedici, eğlendirici, merak uyandırıcı her mekân çocuk için bir sanat atölyesidir. 
Erken çocuklukta sanat eğitimi ile çocuklarda yaratıcılık, estetik ve sanatsal deneyimler desteklenebilir ve çocuklarda var olan sanatsal gizilgüç açığa çıkarılabilir. Bu nedenle kitabın alana önemli katkılar sunabileceği ve etkili bir rehber olabileceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a155a1d7-4e54-4dbf-adaa-f0063750f1a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fark Edilmeyen Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Kitabımız “fark edilmeyen” çocuklara dört farklı pencereden yaklaşmaktadır: Gelişimsel farklılıklar, kültürel farklılıklar, psikolojik farklılıklar ve mekânsal farklılıklar.  Mevcut yönelimlerden farklı olarak özel gereksinimleri olan çocuklar ilk bölüm olarak gelişimsel farklılıklar altında yer bulmuştur. Böylece, sadece özel eğitim değil, okul öncesi eğitim, sosyal hizmet, sosyoloji, psikoloji ve rehberlik ve psikolojik danışmanlık gibi alanlardan araştırmacıların da dikkatini özel gereksinimi olan çocuklara çekmek hedeflenmiştir.  Kültürel farklılıklar penceresinden ise Romanlar ve çocuklarının, Suriyeli çocukların ve iki dilli çocukların görünürlüğünü artırmak amaçlanmıştır. Anneleri cezaevinde olan çocuklar, ergen annelerin çocukları ve cinsel istismar mağduru çocuklar bu deneyimlerinin ağırlığı çerçevesinde psikolojik farklılıklar temel alınarak değerlendirilmiştir.  
Son olarak, mekânsal farklılıkların sosyal deneyimler açısından belirleyici olduğu savından yola çıkılarak kırsal kesimde çocukların yaşamına ve eğitimine yer verilmiştir.   Fark edilmeyen çocukları farklılıklar penceresinden görünür kılan bu kitabın son bölümünde, araştırmacılara rehberlik edebilecek ve araştırmalarda çocuk katılımını vurgulayan çocuk dostu teknikler ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105750</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ba10cc7-adaa-412d-ac60-ddff977173f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuramdan Uygulamaya Liderlik</image:title>
            <image:caption>Toplumların eğitim ve gelir durumu ne kadar iyi olursa olsun, her toplum lidere ihtiyaç duyar. 
Liderin en önemli işlevi;  başlatma, ikna etme, etkileme, ayağa kaldırma, eylemde bulundurma ve amaca ulaşana kadar takipçilerin paydaşı olmaktır. Liderler olmasaydı, bu işlevler ve roller yerine getirilemeyecekti; kitleleri, örgütleri hedefe ulaştıracak liderler, tarih yazan efsane isimler muhtemelen olmayacaktı. 
Lider, eşittir başarı ve zafer demektir. Liderin kitleleri, izleyenleri etkilemesi, yaratıcı ve inovatif düşünmesi, üstün beyinleri örgütsel amaçlar doğrultusunda işe koşması, başarının ortaya çıkmasında önemli bir etkiye sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105751</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33be6f5b-ce36-4f5c-b38e-d01532badf46.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenlerin Mesleki Gelişimleri İçin Stratejiler, Kavramlar Ve Metodolojiler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta öğretmen eğitimi konusuna bütüncül bir bakış açısı kazandırılarak öğretmenlerin mesleki gelişimleri ile ilgili stratejiler, kavramlar ve metodolojilerin bir araya toparlanması hedeflenmiştir. Öğretmenlerin mesleğe hazırlık aşamasındaki lisans eğitimleri sona erdikten sonra da mesleki gelişimlerini devam ettirme sürecinde işe koşulabilecek 
temel yapıların incelendiği bu kitap, öğretmen eğitiminin tüm ilgililerine yapacakları çalışmalarda ışık tutma umut ve çabası ile kaleme alınmıştır. 
Öğretmen eğitiminin sürekliliğine olan ihtiyacın sonucu olarak planlanan kitapta öncelikli olarak mevcut sistemin avantaj ve dezavantajları ortaya konularak farklı yöntemlerin işe koşulmasının gerekliliği ve etkili öğretmen eğitiminin gerçekleşmesi için sunulabilecek fırsatlar öne çıkarılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105752</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe7fe7a7-71ee-411c-b2ed-64020c4e6489.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilir Çevre İçin Doğada Bütünleştirilmiş Etkinlikler (5-8 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk yılları tüm becerilerin kazanılmasında kritik yılları kapsadığı için, çocukların çevrelerine ve doğaya 
karşı olumlu tutum, değer ve beceriler kazanması bakımından önemli yıllardır. “Ağaç yaşken eğilir” atasözünden yola 
çıkılarak küçük çocukları çevre eğitimi konusundan bilinçlendirmek, sürdürülebilir bir çevre ve çevre ile ilgili evrensel 
sorunlara karşı farkındalık kazandırmak gerekmektedir. 
 
Bu  amaçla bu kitapta 5-8 yaş arası küçük çocuklar için hazırlanmış disiplinler arası etkinlik planları yer almaktadır. Doğa 
temelli eğitim anlayışı ile, doğal ortamlarda gerçekleştirilen doğa atölyesi çalışmaları aracılığıyla doğanın tanınıp, doğanın 
ve doğal materyallerin öğrenme aracı olarak kullanılması hedeflenmiştir. Doğada gerçekleşmesi planlanan Çevre ile 
ilgili etkinliklerde Sanat, Türkçe, Matematik, Fen gibi pek çok etkinlik alanı ile bütünleştirilmiş; drama, oyun, müzik 
gibi farklı yöntem ve tekniklerle zenginleştirilmiş planlar yer almaktadır. Hem okul öncesi eğitim; hem de ilkokulun ilk iki yılını kapsayan uygulama önerilerinin yer alması kitabın farkıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138fbeef-4500-46b0-929e-e34559a67fe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tobi ve Hayalci Amca</image:title>
            <image:caption>Tobi bir gün yola çıkmak istedi. 
Ama yol o kadar karışıktı ki. 
Nereden yürüyeceğini bilmiyordu. 
Sonra hayalci amca geldi. 
Sadece ‘ yolun başını ’ gösterdi. 
Nasıl yürüyeceğini ise Tobiye bıraktı.. Yolun aydınlık olsun Tobi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105754</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63bfb8dc-0d03-49d5-9df7-5d7cb2f22eb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Bazı Makro Mantarları</image:title>
            <image:caption>Makromantarlar ekolojik açıdan çok büyük öneme sahip ekosistemin vazgeçilmez canlılardır. Çürükçül mantarlar besinlerini bitkisel ürünlerin atık, cansız ağaç parçaları ve hayvan gübresi gibi ölü organik maddelerden elde ederek doğadaki besin maddelerinin ve organik yapıdaki azot, fosfor, potasyum, sülfür, demir, gibi değişik elementlerin geri dönüşümünde çok büyük katkı sağlamaktadırlar. Aynı zamanda doğal yetişen yenilebilir mantarlar sağlıklı besle nmede kullanılabilecek gıdalar arasında ön sırada yer almaktadır. 
Çalışmamızın temel amacı; doğada yetişen yenen, yenmeyen ve zehirli makro- mantarların özellikle bölgelerimizde genel anlamda yetişen mantarların özelliklerini, yetişme ortamlarında çekilen fotoğraarıyla ve temel bilgilerini; ayrıca, amatör ve profesyonel mantar toplayıcılarına yol gösterecek bir kaynak oluşturmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12593c45-db61-41e3-aefa-48021a7cbaeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mendil Altında-Hayat Ne Tatlı ve Diğer Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak Yazısı: “Yaşayışından rastgele bir yaprağını yazarak, iyi bir adam, doğru bir adam olan Haşmet Gülkokan’ı siz okuyucularıma tanıtmak istedim ki, günün birinde ona bir dükkânda, bir tanıdığın evinde yahut sokakta rastgelirseniz, yahut bir işiniz düşüp de dairesinde karşısına çıkarsanız, bilesiniz, konuşup görüşesiniz. Bir hizmetinizde bulunabilmek,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d0035a5-a814-4a92-8e0c-b18514787cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kucak Çiçek &amp; Bir Haydut Kuş ve Diğer Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Arkası üstü yattım, kuşu seyretmeye başladım. Nasıl da kanatlarını oynatmadan havada dönüyor da dönüyor!.. Bizi, bütün kırları seyrediyor. Ben bu kuşun yerinde olsam, hiç bu boş kırlarda dolaşmaz, bütün memleketleri gezerdim. Her gün başka bir ülke seyrederdim. Bu boş kırlarda görecek ne var? Halil Kâhyanın koyunları görünüyor. Sığırlar şehre dönüyor. Daha uzaklarda başka bir şey yok! Ama belki yüksekten başka şeyler de görünür.” 
                                                                                                                      Bir Haydut Kuş 
Memduh Şevket Esendal, Türk siyasi tarihinin olduğu kadar Türk edebiyatının da önemli isimlerinden birisidir. Çeşitli isimlerle ve mahlaslarda, bambaşka coğrafyalarda ve şartlarda yazdığı hikâyeleri, Erken Cumhuriyet Dönemi hikâyeciliğinin yapı taşlarındandır. 
Nahif, sade, içtenlikli bir dil ve üslupla yazılmış bu hikâyeleri, Fark Yayınları olarak sizlerle paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105757</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5aa8ba4-21bb-4037-90a1-d8d9238fa03d.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Oda Bir Salon</image:title>
            <image:caption>Ne kadar koşarsan koş, yetiştiğin sadece nasibindir.. 
 
Evinden, Allah’ın rızası için iğne kaldırsa 
sevap alacak yürekler vardı hani. Sahi ne oldu o yüreklere?
Magazin programlarının, sosyal medya fenomenlerinin zehriyle 
şuurunu yitirmiş gibi oturduğu koltukta uyuşup kalmışlar mıydı yoksa?


Sahi ne olmuştu da  Musa aleyhisselamın safında 
firavunlara karşı büyütülecek çocukların sahibinin Allah olduğunu unutanlar, 
çocuğa ‘geçim sıkıntısı’ adını koymuşlardı?


Kendisine türlü vazife seçenler, ‘evlat-eş-ana-baba’ olmayı unutmuş. 
Başkasının hanesindeki çöplere gözlerini dikenler, 
kendi evlerindeki kirli camları görmez olmuştu. 
 
Ya Rabbi! Döndür özümüze bizi...
İki gönlün birbirine denkliğiyle nimetlenenlere evlerindeki şenliği hatırlat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05dd29c9-6e81-471e-99a5-47fd46c91065.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları – 6</image:title>
            <image:caption>Ağız, Diş ve Damar Sağlığı, 
Doğum Öncesi ve Sonrası Bakım, Ödem, Prostat, Sistit 
 
Alanında çok satan kitapların yazarlığını yapan dört profesörden 
tıbbi bitkiler, uçucu yağlar ve doğal ürünlerle 
sağlığınızı korumaya yardımcı olacak 
164 özgün karışım…  
Kokulu tıbbi bitkilerin doğal bileşenlerinden olan uçucu yağlar, insan sağlığını ve ruh halini iyileştirmek amacıyla binlerce yıldan bu yana kullanılmaktadır.


İlerleyen teknoloji ve bilimsel araştırmalar, bu bitkilerin etkinliğini, güvenilirliğini ve kalitesini ortaya koymuştur.


Aromaterapi uygulamaları çerçevesinde bazı uçucu yağların doğrudan veya karışımlar halinde kullanılmaları ya da ağız içinde yıkama suları ile çalkalanmaları veya gargara şeklinde uygulanmaları aromaterapi çerçevesinde değerlendirilmektedir.


Doğru kullanılan tıbbi yağların insan psikolojisi üzerine etkileri, bu yağların masaj yolu ile sağlanan fiziksel etkileri ile birleşerek güçlü bir tedavi oluşturabilir.


Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör, Avrupa Farmakopesi Türkiye Delegesi olarak görev yapmış bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgiler, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur.


Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu 6’ncı ve son kitabında; tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan Ağız, Diş ve Damar Sağlığı, Doğum Öncesi ve Sonrası Bakım, Ödem, Prostat ve Sistit rahatsızlıklarına yönelik olarak hazırlanmış 164 aromaterapi karışımı (aromaterapötik) yer almaktadır. Bu şekilde 6 ayrı ciltten oluşan tüm serimiz ile toplam 1843 özgün aromaterapi karışımı okuyucularımıza sunulmuştur.

Tıbbi bitkilerin, uçucu yağların ve diğer kokulu doğal ürünlerin sağlığınızı korumada,
sürdürmede ve bazı hastalıkların tedavisinde rehberlik etmesini dileriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/800643aa-3faa-45c2-a35a-0234665b1f9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa -Felsefenin Bahçesinde</image:title>
            <image:caption>Felsefe ne işe yarar? Cevaplarımızı değil sorularımızı arttırıp aklımızı karıştırıyorsa, gereksiz ve hatta zararlı değil mi? Bu kitapta felsefe tarihindeki ünlü filozofların kuramlarının özetleri yok. Bu kitap, felsefenin ana binasına girmeden, bahçesinde dolaşmaya davet ediyor okurları. Hayatımıza değen, bize kendimizle ve dünyayla yüzleşme cesareti veren bir felsefe yapma yordamı geliştirmeye çalışıyor. Nefes alıp veren, aklı yüceltmeyen bir felsefe yapış tarzıyla felsefi bir yaşamı nasıl inşa edebiliriz sorusuna yöneliyor. 
Yıldız Silier deneme ve diyaloglardan oluşan metinlerinde hakikati bilmek, felsefenin değeri, belirsizlikle yüzleşmek, özgürlük, yaşam ve ölüm gibi konular üzerinde düşünüyor ve sorular soruyor. Kitabın yaklaşık yarısı ise Yıldız Silier’in Boğaziçi Üniversitesi’ndeki dokuz öğrencisinin bu kitap için yazdığı felsefi diyalog ve öykülerden oluşuyor. 
Gençlerle Baş Başa: Felsefenin Bahçesinde, yalnızca genç okurlar için değil, yaşanmaya değer bir hayat sürmek isteyen her yaştan okur için değerli bir yol arkadaşı.   
(arka kapak)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/848a36c9-3ad4-4f1f-8666-b4d402b9fcba.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar Seti (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar
Amelia Earhart
Sınır tanımadım.
Amelia Earhart, maceralara atılmayı daima çok sevdi ve yaşamı boyunca hiç kimsenin ona engel olmasına izin vermedi. Atlas Okyanusu’nu uçakla geçmek gibi daha önce kadınların hiç yapmadığı şeyleri yaparken bile! Amelia, herkesten daha çok çalıştı ve hayallerinden asla vazgeçmedi. Sonunda, uçuş rekorları kırarak kadınların da erkekler kadar yükseklere çıkabileceğini tüm dünyaya kanıtladı!
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.

Albert Einstein
Merak etmekten asla vazgeçmedim!
Size hiç tuhaf ya da farklı olduğunuzu söyleyen oldumu? Bebekliği ve çocukluğu boyunca insanlar Albert Einstein’ın tuhaf olduğunu düşünüyordu. Einstein, kelimelerle değil, resimleri gözünde canlandırarak düşünüyordu. Bu özel düşünme biçimi, onun müzikteki örüntüleri ve bir pusulanın neden daima kuzeyi gösterdiğini anlayabilmesini sağladı. Bu düşünceler onu evrenin sırlarını araştırmaya yöneltti. Başkaları onun yalnızca bir hayalperest olduğunu düşünüyordu. Oysa Einstein, merakı sayesinde dünyanın en önemli bilim insanlarından biri oldu.
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından
tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.

Marie Curie
Keşfetmenin gücünü biliyorum.
Marie Curie, küçük yaşlardan beri bilime ilgi duyuyordu. Çok iyi bir öğrenciydi, özellikle matematik ve fen bilimlerinde çok başarılıydı. Bilim insanı olmak istiyordu ancak ne yazık ki 1800’lerde Polonya’da üniversiteler kız öğrenci kabul etmiyordu. Ama bu onu durdurmadı. Önce kadınlar için kurulan gizli bir üniversiteye gitti, sonra da dünyanın en önemli üniversitelerinden birine, Sorbonne’a kabul edildi. Hiç yılmadan çalıştı ve tüm zorluklara rağmen, buluşlarıyla bilim tarihinde çığır açan ünlü bir fizikçi ve kimyager oldu.
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.

Neil Armstrong
Her yolculuğun küçük bir adımla başladığını biliyorum.
Neil Armstrong, ayda yürüyen ilk insan olarak tarihe geçti! Neil, çocukluğundan beri uçaklara hayrandı. Çalışıp biriktirdiği tüm parayla model uçaklar ve uçuş dersleri aldı. Üniversitede mühendislik okudu ve sonunda başarılı bir pilot oldu. Her zaman daha iyisini yapabilmek için çok çalıştı, en zorlu anlarda bile serinkanlılığını hiç kaybetmedi. Uzay yarışı başladığında artık yeni bir tür pilota ihtiyaç vardı: astronotlara! Neil, onlarca aday arasından tüm sınavları başarıyla geçerek astronot oldu. Uzay söz konusu olduğunda hiçbir şey kolay değildi. Zorlu bir görev Neil ve ekibini bekliyordu. Nasıl mı başardılar? Cesaret, akıl ve sabırla!
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e7b660e-5688-4831-8c6b-e9a575e446b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapi Defteri</image:title>
            <image:caption>Güçsüz değilsin, sadece insansın.
Her şeyle savaşamazsın. Her konuda en iyisini yapamazsın. Her zaman mantıklı davranamazsın. Bazen
savaşmak ve kazanmak yerine yenilgiyi kabul etmek gerekir.
Sonuç değişmese de birçok insan hep aynı yöntemi denemeye devam eder. Sen de bunu yaparsan her
seferinde kendini daha öfkeli, daha mutsuz hissedeceksin.
Zayıflıklarını, insanları, dünyayı ve duygularını kabullendikçe güçleneceksin.
Kabullenme yolculuğunda sana tek cümle söyleme hakkım olsaydı şunu söylerdim:
“Olan oldu, şimdi ne yapabilirsin
ve elinden ne gelir?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bd61da5-26d5-4434-bbbb-1edda4530ba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Har</image:title>
            <image:caption>Sorgulamanın, affetmenin, kabul etmenin insanı yaralayan yanına dokunuyor önce Har. Sonra tüm bu çabanın insan ömründe başka kapılar açtığını ve bu sayede insanın kendini bulduğunu söylerken geçmişin ve bugünün öz eleştirisini yaparak herkese çağrıda bulunuyor. Sabrı ve gayreti öğütlüyor Har öğreneceklerimiz daha bitmedi derken… 
“En başına dönüyor insan. İlk sevdiği ana, ilk kırıldığı kişiye, biri için akıttığı ilk gözyaşına... Sonra çaresiz geri dönüyor hiç bitmeyen ama su gibi akıp giden zamana. Berraklığını kaybetmiş suda kendime bakar oldum. Sahi suyu kim kirletti? Anılarım mı akıp döküldü gözyaşlarımla? Yoksa gökyüzü mü karanlık? Anılarım mı akıp döküldü gözyaşlarımla? Yoksa gökyüzü mü karanlık? Neden önümü göremiyorum? Ben...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e90d1e-e33c-49e6-8356-74e959b8ab11.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi ve Spora Multidisipliner Bir Bakış - 3</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM EGZERSİZE BİYOKİMYASAL YANITLAR 
2.      BÖLÜM FİZİKSEL AKTİVİTE OLARAK WATSU 
3.      BÖLÜM SPORDA ATLETİK PERFORMANS ÖLÇÜMÜ VE BAZI ÖLÇÜMLERDE KULLANILAN MOBİL UYGULAMALAR II 
4.      BÖLÜM FONKSİYONEL HAREKET TARAMASI VE META-ANALİZ ÇALIŞMASI 
5.      BÖLÜM UZUN VADELİ SPORCU GELİŞİM MODEL 
6.      BÖLÜM TÜRK KÜLTÜRÜNDEKİ GELENEKSEL SPORLARA YÜZEYSEL BİR BAKIŞ 
7.      BÖLÜM FUTBOL TARAFTARLARININ VİDEO YARDIMCI HAKEM (VAR) ALGILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ: BANDIRMASPOR ÖRNEĞİ BÖLÜM BESLENME VE BESİN ÖGELERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8bcedc6-271d-44ec-98cb-fe72e70ba7c6.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir İli Tekeli Yörükleri Ağzı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
1.      DİL ÖZELLİKLERİ 
2.      DEĞERLENDİRME ve SONUÇ 
3.      METİNLER 
4.      SÖZLÜK KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa7e2bf2-2210-4070-9377-bff160c31e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Bas Pedala Luna</image:title>
            <image:caption>Bazen kaybolmak, kendini bulmaktır.
 
Neşeli üslubuyla ve farklı kültürleri buluşturduğu çocuk ve gençlik kitaplarıyla sevilen Hacer Kılcıoğlu, okurunu bu kez bir bisiklet grubunun peşinden Kosova&apos;ya götürüyor. Keşif ruhu, yardımlaşma ve güven duygularıyla örülü roman, sürprizlerle dolu bir macerayı küçük kahramanının gözünden anlatıyor. Akıcı diyalogları ve özgün karakterleriyle dikkati çekerken, iletişim ve önyargılar üzerine düşündürüyor. Her yaştan okura, farklılıklarla kucaklaşmanın, aynı Dünya&apos;ya ait olduğumuzun sevincini duyumsatıyor.

Luna, arkadaşları Yiğit, İpek ve Atakan&apos;la Uçan Kuşlar bisiklet grubunu kurmuştur. Babasından zar zor izin koparıp, annesiyle birlikte ta Kosova&apos;da yapılan bir bisiklet turuna katılır. Ana kız, başka bir ülkeyi, oranın şarkılarını, yemeklerini keşfetmenin heyecanıyla pedal çevirirler. Tabii, gruptan ayrılıp kayboldukları âna dek... Annesi yardım aramaya gidince yalnız kalan Luna&apos;nın yanında babasının sözleri, arkadaşlarıyla anıları ve günlüğü kalır sadece...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105766</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25887926-3480-4208-8eeb-529224af57bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimleri Alanında Güncel Araştırmalar IV</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
 
BÖLÜM 1 GELENEKSEL VE KAN AKIŞI KISITLAMA YÖNTEMİ İLE UYGULANAN BENCH PRESS ANTRENMANININ ÜST EKSTREMİTE ANAEROBİK PERFORMANSINDA POST AKTİVASYON POTANSİYELİ ÜZERİNE AKUT ETKİSİ 
 
BÖLÜM 2 GENÇ BASKETBOLCULARDA YARALANMA İNSİDANSI VE PATERNLERİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 3 BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLERİNİN SPOR KARAKTER DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 4 SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNDE OKUYAN FUTBOLCU VE VOLEYBOLCULARIN SÜREKLİ ÖFKE VE ÖFKE İFADE TARZ DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 5 SPORCU VE SEDANTER BİREYLERİN COVİD-19’A YÖNELİK KORKU VE TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
BÖLÜM 6 ÜNİVERSİTE FİTNESS MERKEZİNDE ALGILANAN HİZMET KALİTESİ VE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 7 FUTBOL TARAFTARLARININ YAŞAM TATMİNİ DÜZEYLERİNİN, FANATİKLİK VE İNTİKAM DÜZEYLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: TRABZON İLİ ÖRNEĞİ 
 
BÖLÜM 8 KORT TENİSİ ORİJİNİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER 
BÖLÜM 9 SPORTİF FAALİYETİN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN İMGELEME DÜZEYLERİNE ETKİLERİNİN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d521ce6f-c0b4-4c87-b73b-1ef03519a3be.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Vergileme</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM: DİJİTAL EKONOMİDE VERGİLENDİRME 
 
İKİNCİ BÖLÜM: GELENEKSEL VERGİLERDEN YENİ NESİL (DİJİTAL) VERGİLERE 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: DİJİTAL EKONOMİDE VERGİLEMEDEKİ TEHDİTLER VE FIRSATLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea7239d8-a520-4510-b367-312d6c767a8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdemin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Şayet Bencil Gen başlıklı kitabımın insanlara ayrılmış ikinci bir cildi olsaydı, sanırım aşağı yukarı Erdemin Kökenlerine benzer bir eser ortaya çıkardı. Richard Dawkins. İnsanlar neden topluluklar halinde yaşar? Toplumlar nasıl ortaya çıkmıştır? Peki, insanlar arasındaki işbirliğinin kökeninde ne vardır? Yoksa bizi özveri ve işbirliğine yönelten şey aklımız ya da vicdanımız değil de aslında milyonlarca yıllık genetik programımız mı aslında? Her yıl aynı göç yolunu izleyen kırlangıçlardan bir farkımız yok mu bu açıdan? Matt Ridley bu soruları, antropoloji ve zoolojiden ekonomi ve oyun kuramına kadar uzanan çok geniş bir yelpazede, evrimsel biyolojinin bulgularına dayanarak ele alıyor ve tartışma yaratacak, kışkırtıcı yanıtlara ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a1c18a0-00ef-4742-af21-c23abc9c5ed3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ticaretin Kolaylaştırılmasının Türkiye&apos;nin Dış Ticaret Akımlarına Etkisi: Panel Veri Analizi</image:title>
            <image:caption>1.      ULUSLARARASI TİCARET TEORİLERİNE GENEL BAKIŞ 
 
2.      TİCARETİN KOLAYLAŞTIRILMASI 
 
3.      DIŞ TİCARET AKIMLARININ DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE GELİŞİMİ 
 
4.      AMPİRİK ANALİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae150090-63b0-4f3c-8fa9-66a82e7652b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Akışkan Yataklar</image:title>
            <image:caption>1.      AKIŞKANLAŞMANIN ESASLARI 
2.      AKIŞKAN YATAK SİSTEMİNİN TEMEL UNSURLARI 
3.      AKIŞKAN YATAKTA KABARCIK FAZI 
4.      AKIŞKAN YATAKTA EMÜLSİYON FAZI 
5.      AKIŞKAN YATAKTA GAZLARIN FAZLAR ARASI DEĞİŞİMİ 
6.      AKIŞKAN YATAKTA ISI TRANSFERİ 
7.      AKIŞKAN YATAKTA KÜTLE TRANSFERİ 
8.      AKIŞKAN YATAKTA KİMYASAL REAKSİYONLAR 
9.      AKIŞKAN YATAK UYGULAMALARI 
10.  SİRKÜLASYONLU AKIŞKAN YATAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/654548c9-cd36-4ba5-8190-81697f6750d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Boyutlarıyla Rekreasyon ve Spor</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 REKREASYON: PRAGMATİK PARADİGMA İLE DEĞERLENDİRME 
 
BÖLÜM 2 ENGELLİLERDE SPORUN REHABİLİTASYON VE SOSYALLEŞME ARACI OLARAK KULLANIMI 
 
BÖLÜM 3 ENGELLİ BİREYLERİN SERBEST ZAMAN AKTİVİTELERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER 
 
BÖLÜM 4 METAVERSE ve SPOR 
 
BÖLÜM 5 KAVRAMSAL AÇIDAN SPOR VE REKREASYON 
 
BÖLÜM 6 TOPLUMSAL TABAKALAŞMA KAVRAMI VE SPORA YANSIMASI 
BÖLÜM 7 YEREL YÖNETİMLER VE SPOR 
BÖLÜM 8 YEREL YÖNETİM BİRİMLERİNDEN BELEDİYELERİN REKREATİF HİZMET VE FAALİYETLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd96d1e-3531-4b64-91df-be4ee3c31636.jpg</image:loc>
            <image:title>Management and Marketing Strategies for Successful Digitalization in Organizations</image:title>
            <image:caption>CHAPTER 1 FACTORS AFFECTING THE POPULARITY OF THE CRYPTOCURRENCIES 
CHAPTER 2 DECISION SUPPORT SYSTEMS AND OPERATIONAL RESEARCH APPLICATIONS 
CHAPTER 3 THE IMPACT OF ORGANIZATIONAL AGILITY ON SUSTAINABLE ORGANIZATIONAL PERFORMANCE IN E-COMMERCE BUSINESSES 
CHAPTER 4 DIGITALIZATION AND DIGITAL CONSUMERS 
CHAPTER 5 DIGITALIZING TV BROADCASTING: THE CASE OF NETFLIX AND DISNEY PLUS 
CHAPTER 6 A CONCEPTUAL INVESTIGATION OF WEBSITE ATMOSPHERE IN ONLINE SHOPPING 
CHAPTER 7 DIGITALIZATION IN EDUCATION CONTENT DEVELOPMENT AND ITS IMPLICATIONS IN NEW EDUCATIONAL SETTINGS 
CHAPTER 8 SENTIMENT ANALYSIS AND CHALLENGES IN TURKISH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cb27d59-3a2d-4279-9dbc-f7ec9a35cca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu&apos;nun Kraliçesi Antakya</image:title>
            <image:caption>·         İlk Çağlardan Roma Hâkimiyetinin Sonuna Kadar 
·         VII. ve X. Yüzyıllarda Antakya’nın Sosyo-Kültürel ve Ekonomik Tarihi 
·         Osmanlı Döneminde Antakya ve Çevresinde İpekçilik (XVI-XX. Yüzyıllar Arası) 
·         Hatay Sorunu ve Türkiye-ABD Diplomatik İlişkilerinde Bir Parantez: Arkeolojik Faaliyetler 
·         Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşiv Belgelerinde Hatay Sorunu: Türk-Fransız Diplomatik Mücadelesi (1936-1938 
·         İnanç, Kimlik ve Aidiyet Bağlamında Kutsal Mekânın İnşası: Alevi Kozmolojisinde Üç Hızır Türbesi (Hatay) 
·         Yaşam ile Uyku Arasında Bir Geçiş Ritüeli Olarak Ölüm: Rum Ortodoks Hıristiyanlarda Ölüm Ritüeli (Hatay Hatay’ın Bağımsızlık Mücadelesinde Kültürel Bellek ve Temsili: İskenderun-Antakya Marşı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06de0e27-52bf-4d08-ae71-4bfa30368aac.jpg</image:loc>
            <image:title>One Liberty</image:title>
            <image:caption>It will probably be conceded that it is desirable people should exercise their understandings, and that an intelligent following of custom, or even occasionally an intelligent deviation from custom, is better than a blind and simply mechanical adhesion to it. To a certain extent it is admitted, that our understanding should be our own: but there is not the same willingness to admit that our desires and impulses should be our own likewise; or that to possess impulses of our own, and of any strength, is anything but a peril and a snare. Yet desires and impulses are as much a part of a perfect human being, as beliefs and restraints: and strong impulses are only perilous when not properly balanced; when one set of aims and inclinations is developed into strength, while others, which ought to co-exist with them, remain weak and inactive. It is not because men&apos;s desires are strong that they act ill; it is because their consciences are weak. There is no natural connection between strong impulses and a weak conscience. The natural connection is the other way...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4257d4e9-0c03-46d4-b249-17dcafdbb994.jpg</image:loc>
            <image:title>Ünlü Bilim Adamlarının Hayatları</image:title>
            <image:caption>Garfield, &quot;İnsanlık tarihinin hiçbir sayfası, seçkin insanların karakterini geliştiren ve hayatlarını yönlendiren bu erken etkilerin kaydı kadar öğretici ve önemli değildir&quot; der. Bu metinler gençliğin zorluklarını, bazen yoksulluğun, bazen hastalıkların nasıl aşıldığını gösteriyor; bir de bu insanların gerçek mesleklerini bulmadan önce nasıl başarısızlıklar yaşadıklarını… Onların hikayelerinde enerji, azim ve yorulmak bilmez bağlılığın sonuçlarını görüyoruz. Agassiz&apos;inki gibi neşeli bir yüz ve umut dolu bir ruh ya da Darwin&apos;inki gibi yumuşak ve şefkatli bir tabiat, muhalefetin üstesinden nasıl gelebilir, bunu görüyoruz. 
Nitekim bu kitaptaki hayat hikayeleri, başka pek çok kaynakta yer almaktadır. Bizim amacımız hayat hikayelerini anlatmanın biraz dışında ve ötesinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105776</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d770f26-98f4-48fe-a870-61b2e1e11017.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Ontolojisi (2018-2019 Dersleri)</image:title>
            <image:caption>Bu dersleri vermeye başladığımda savaş daha ufukta yoktu. Ancak, Rusya’nın Doğu Avrupa içinde yer alan Ukrayna’ya 24 Şubat 2022’de savaş açmasıyla savaş gerçek olarak çıktı karşımıza. Sanki Nazilerden arınacaktı bu ülke. Halbuki saldırılan ülkelerde milli duygular her seferinde biraz daha yükselmekteydi. Paralı askerlere (Wagner Grubu) ihtiyaç, eski savaşlarda olduğu gibi sürmekte. 
İkinci Dünya Savaşı “artık savaş olmayacak” hissiyle sonlanmıştı. Ama o günden bugüne dünyada, Avrupa’da daha az görünse de, savaştan bir türlü çıkamadık. 1945’ten beri Batılı devletler, bağımsızlık mücadelesi veren ülkelere karşı hiç savaş kazanamadı. Bu bile günümüzde savaşın milli bir dava olduğunu azımsanamayacak kadar güçlü bir şekilde göstermekte. Eski Kraliyet Avrupa’sında savaşlar milli ordularla veya milislerle değil, profesyonel savaşçılarla yapılmaktaydı. Ordunun milliyeti yoktu; paralı askerler gibi savaşa giden insanlar vardı, İspanya İç Savaşı’nda olduğu gibi veya bugünkü savaşlarda göründüğü gibi. Milli nitelikli savaşlardan uzaklaşmaya başlayan dinî veya ideolojik savaşlar 1990’larda parçalanan Yugoslavya’nın içinde etnik ve dinî savaşlara dönüşmüş, 2001 sonrasındaysa, “İkiz Kuleler”in yıkılmasıyla birlikte dinî bir terim olan “kötülük ekseni”yle başka bir savaş başlamıştı. 
Eski Yunan’dan Kraliyet Avrupa’sına, Napoléon savaşlarıyla Hegel’den Schmitt’in “toprağın nomosu”na kadar bugün varlık sorunu olarak savaş ontolojik bir karakter taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3241e477-2ed6-41fe-89f1-22dba25dce93.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs: Vahiyle Kutsanan Şehir (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kudüs, bilinen en eski tarihinden itibaren “kutsal” kabul edilmiş, binyıllar geçse de bu konumunu hiç kaybetmemiştir. Peygamberlerle birlikte vahiy kentine dönüşen şehrin kutsiyeti bu süreçle birlikte farklı bir boyut kazanmıştır. Hz. Âdem burada mescit inşa etmiş, Tufan’dan sonra Hz. Nuh’un torunları tevhit mesajını buradan yaymıştır. Günümüzde, yeryüzündeki her 5 kişiden 3’ü bu şehri kutsal kabul etmektedir. Peygamber kokulu şehrin ilahi huzura yükselmek için bir yeryüzü basamağı olduğunu bütün semavi dinler kabul etmektedir. 
Yahudiler, Kudüs’ü “Tanrı’nın şehri” olarak isimlendirir. Hz. Davud zamanında fethedilen şehirde Hz. Süleyman mabet yapmış, sonraki peygamberler de bu mübarek şehri övmüştür. Babil sürgünüyle Yahudilerin umutlarını canlı tutan mefkure, “bir gün Kudüs’e geri dönme arzusu” olmuştur. Hz. İsa’nın çilelerine sahne olması bakımından erken dönem Hristiyanlıkta şehre mesafeli yaklaşılsa da IV. yüzyıldan itibaren itibarına kavuşan Kudüs, Hristiyan dünyasının da kıblesi ve hac mekânı olmuştur. 
İslam’ın da “ilk kıblesi” Kudüs’tür. Yeni dinin doğuşundan itibaren Kudüs’e yönelerek namaz kılmaya başlayan Müslümanlar, şehri on beş seneye yakın kıble edinmişlerdir. Nübüvvet zincirinin son halkası olan Hz. Muhammed’in (sav) isrâ ve mi‘rac mucizelerine şahitlik eden şehre Kur’an’da yetmişten fazla ayette atıf vardır. Hadis ve siyer kaynaklarında ise Kudüs’e dair pek çok detay bulunmaktadır. Hz. Ömer zamanında fethedilen Kudüs, asırlar boyunca Müslüman yönetiminde Müslümanlarla birlikte gayrimüslimlerin de rahatça yaşadığı, adı gibi “selamet ve huzur şehri” olmuş, cihana hükmeden sultanlar kendilerini Kudüs’ün hizmetkârı görmüş; alimler ve arifler Kudüs’ün bereketini solumuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17eb8165-c87b-48bc-a296-cebba2300dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Galenos Kitabı</image:title>
            <image:caption>Galenos, tıp teorisini ve pratiğini 1500 yıldan fazla bir süre boyunca etkileyecek olan, geç antik çağın en etkili hekimiydi. Anatomi, fizyoloji, teşhis ve prognoz, nabız doktrini, farmakoloji, tedaviler ve tıp teorisi konularında üretken bir yazardı; ancak aynı zamanda felsefi konularda da kapsamlı eserler verdi, mantık ve bilim felsefesine özgün katkılarda bulundu ve bilimsel bir epistemolojinin ana hatlarını çizdi. Diğer taraftan, güçlü bir tartışmacıydı; zamanının tıp okulları arasındaki doktrin tartışmalarına derinden dahil oldu. Bu kitap, Galenos’un kişiliğiyle birlikte tüm bu alanlardaki başarısına bir giriş ve genel bir bakış sunarken, aynı zamanda bu başarıyı son otuz yılda Galenos araştırmalarında kaydedilen ilerlemeler ışığında değerlendirmeyi amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac77bb1f-697b-4840-a3e7-eec4ad47d04f.jpg</image:loc>
            <image:title>Süheyl Ünver’in Defter-i Meşahirleri</image:title>
            <image:caption>Büyük çaplı kültürel değişim ve dönüşümlerin yaşandığı 1920’lerin İstanbul’unda, sayıları günden güne azalan eski kuşaktan zevata dair hatıraları kayda geçirmek amacıyla birçok kişinin defter-i meşâhir tuttuğu bilinir... Süheyl Ünver de eğitiminin yanı sıra sanatçı kişiliğinin ve şahsiyetinin oluştuğu aynı yıllarda birçok konuda defterler tutarken, defter-i meşâhire de birkaç kez teşebbüs etmiştir. Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki arşivinde beş defter tespit ettik; ilk dört defter 1918-1922 yılları arasında, Süheyl Hoca’nın 20’li yaşlarının ve kariyerinin ilk yıllarında tuttuğu defterler. Beşinci ve son defterde ise 1948’de 50 yaşında ve kariyerinin zirvesinde olan Süheyl Ünver, bu kez çevresinde görüştüğü, ahbaplık ettiği 100 kişinin sadece imzalarını toplamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53493c27-f93a-4a9b-894d-61e11567f65c.jpg</image:loc>
            <image:title>Süheyl Ünver’in Defter-i Meşahirleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük çaplı kültürel değişim ve dönüşümlerin yaşandığı 1920’lerin İstanbul’unda, sayıları günden güne azalan eski kuşaktan zevata dair hatıraları kayda geçirmek amacıyla birçok kişinin defter-i meşâhir tuttuğu bilinir... Süheyl Ünver de eğitiminin yanı sıra sanatçı kişiliğinin ve şahsiyetinin oluştuğu aynı yıllarda birçok konuda defterler tutarken, defter-i meşâhire de birkaç kez teşebbüs etmiştir. Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki arşivinde beş defter tespit ettik; ilk dört defter 1918-1922 yılları arasında, Süheyl Hoca’nın 20’li yaşlarının ve kariyerinin ilk yıllarında tuttuğu defterler. Beşinci ve son defterde ise 1948’de 50 yaşında ve kariyerinin zirvesinde olan Süheyl Ünver, bu kez çevresinde görüştüğü, ahbaplık ettiği 100 kişinin sadece imzalarını toplamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa2fc04-e790-48e0-ab09-27600150194d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geometrinin Kökeni</image:title>
            <image:caption>Fenomenolojinin kurucusu Edmund Husserl, 1936 yılında başlıksız kısa bir metin kaleme alır, bu el yazması Eugen Fink tarafından Geometrinin Kökeni başlığıyla 1939 yılında yayınlanır. Husserl geometrinin kökenini ele alıyor gibi görünse de aslında bir bilimin esas anlamını ve hem ortaya çıkışının hem de geleneğinin transandantal koşullarını inceler. 
Çağdaş Fransız felsefesinin sıra dışı isimlerinden Jacques Derrida ise bu kısa metni alır, diğer nüshalarla karşılaştırır ve ayrıntılı bir “Önsöz” yazar, ki bu kitabın ortaya çıkmasına vesile olan da zaten bu “Önsöz”dür. Derrida’nın amacı, devasa sorunlarla ilgilenen ama gayet kısa olan Husserl’in bu kısa ve yoğun metnini anlaşılır kılmaktır. Derrida, bir yandan Husserl’in tarihsel araştırma yönteminden yola çıkar, diğer yandan ise fenomenolojinin yapısökümcü eleştirisini aşamalı biçimde ortaya koyar. Husserl’in metniyle birlikte Derrida’nın bu “Önsöz”ü, sadece filozofları değil, başta antropologlar ve matematikçiler olmak üzere çeşitli temel bilimlerden birçok araştırmacının ilgisini çekmeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ea406d-a52a-4a28-a9fc-1ca9cd7b292d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs: Vahiyle Kutsanan Şehir</image:title>
            <image:caption>Kudüs, bilinen en eski tarihinden itibaren “kutsal” kabul edilmiş, binyıllar geçse de bu konumunu hiç kaybetmemiştir. Peygamberlerle birlikte vahiy kentine dönüşen şehrin kutsiyeti bu süreçle birlikte farklı bir boyut kazanmıştır. Hz. Âdem burada mescit inşa etmiş, Tufan’dan sonra Hz. Nuh’un torunları tevhit mesajını buradan yaymıştır. Günümüzde, yeryüzündeki her 5 kişiden 3’ü bu şehri kutsal kabul etmektedir. Peygamber kokulu şehrin ilahi huzura yükselmek için bir yeryüzü basamağı olduğunu bütün semavi dinler kabul etmektedir. 
Yahudiler, Kudüs’ü “Tanrı’nın şehri” olarak isimlendirir. Hz. Davud zamanında fethedilen şehirde Hz. Süleyman mabet yapmış, sonraki peygamberler de bu mübarek şehri övmüştür. Babil sürgünüyle Yahudilerin umutlarını canlı tutan mefkure, “bir gün Kudüs’e geri dönme arzusu” olmuştur. Hz. İsa’nın çilelerine sahne olması bakımından erken dönem Hristiyanlıkta şehre mesafeli yaklaşılsa da IV. yüzyıldan itibaren itibarına kavuşan Kudüs, Hristiyan dünyasının da kıblesi ve hac mekânı olmuştur. 
İslam’ın da “ilk kıblesi” Kudüs’tür. Yeni dinin doğuşundan itibaren Kudüs’e yönelerek namaz kılmaya başlayan Müslümanlar, şehri on beş seneye yakın kıble edinmişlerdir. Nübüvvet zincirinin son halkası olan Hz. Muhammed’in (sav) isrâ ve mi‘rac mucizelerine şahitlik eden şehre Kur’an’da yetmişten fazla ayette atıf vardır. Hadis ve siyer kaynaklarında ise Kudüs’e dair pek çok detay bulunmaktadır. Hz. Ömer zamanında fethedilen Kudüs, asırlar boyunca Müslüman yönetiminde Müslümanlarla birlikte gayrimüslimlerin de rahatça yaşadığı, adı gibi “selamet ve huzur şehri” olmuş, cihana hükmeden sultanlar kendilerini Kudüs’ün hizmetkârı görmüş; alimler ve arifler Kudüs’ün bereketini solumuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5352e6bc-d7cf-46da-9f47-739e0e4bd54c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Bankerleri: İslami Finansın Gizli Dünyası</image:title>
            <image:caption>Trilyon dolarlık bir hacme ulaşan küresel finans sektörü ekonomiye yön verirken İslami hükümet ve kuruluşlar da finansal araç ve uygulamalarını, İslami hukukun yasalarına uygun olarak şekillendirmektedir. Bununla birlikte, günümüz Batı finans dünyasında da alternatif arayışlar görülmekte ve konvansiyonel finans sektöründe yaşanan çeşitli krizler, İslami finansı giderek daha ön plana çıkarmaktadır. 
  Dinî kaideleri esas alan İslami finans, küreselleşen ve kapitalizm kökenli, devasa bir endüstri karşısında ne derece başarılı olabilir? Batı’nın artan ilgisi karşısında esas aldığı ilkelerden ödün vermek zorunda kalır mı? Modern dünyada, sosyal ve ekonomik adalet idealini gerçekleştirmek hususunda ne kadar başarılı olabilir? İslami finans dünyasının önde gelen isimlerinden Harris İrfan, Cennet Bankerleri’nde bu gibi sorulara yanıt aramakta, ayrıca İslami finansın geleceği hakkında ufuk açıcı perspektifler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85e09aa6-ba8f-4431-9070-ab5344332ca5.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’da Klasik-Sonrası Felsefenin Teşekkülü</image:title>
            <image:caption>İslam’ da Klasik-Sonrası Felsefenin Teşekkülü, 12. yüzyılda İslam’daki felsefi söylemin yeniden şekillenmesine yol açan değişiklikleri ele alan kapsamlı bir çalışmadır. Yazara göre, daha önceki Batılı akademisyenler, İslam’ın Yunan felsefe geleneğiyle ilişkisinin 12. yüzyılda sona erdiğini iddia ediyorlardı. Son dönemlerde yapılan daha güncel analizler ise Müslüman düşünürlerin Yunan düşüncesini Kelâm’a entegre ettiklerini öne sürdüler. Frank Griffel, bu yeni görüşün de kilit önemde bir noktayı gözden kaçırdığını savunmaktadır. Ona göre, Yunan düşüncesinin Kelâm’a entegre edilmesine ek olarak Müslüman kelâmcılar İslam’da klasik felsefe (felasife) söylemini benimsemiş ve Platon, Aristoteles ve İbn Sînâ geleneğinde eserler vermeye başlamışlardır. Frank Griffel, bu olağanüstü genişlik ve derinlikteki çalışmasında, 12. yüzyılda Irak, İran ve Orta Asya’da felsefenin ayrıntılı bir tarihini sunmaktadır. Eser, felsefe tarihi veya İslam tarihi ve felsefesiyle ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55d8ea38-a0e7-49d2-ae53-2949248ffbec.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Duygulanımlarının ve Hatalarının Teşhis ve Tedavisi</image:title>
            <image:caption>Galenos, tıp ilmi ve tabip kimliğiyle felsefeye yeni bir yaklaşım geliştirmeye çalışması yanında, diğer yandan felsefe formasyonuyla tıp ilmi ve hekimliğe de yeni bir vizyon getirmeye çalışmıştır. “İyi bir tabibin filozof olması gerektiği” şeklinde, hakkında müstakil risale de kaleme aldığı iddiası, fizik ve fizik ötesi araştırmayı birbirinin tamamlayıcısı olarak gördüğünün bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Galenos, bu iki veçheye son olarak ahlakı da ekler. Ona göre filozof ve tabip, aynı zamanda erdemli de olmalıdır. Duygulanımlarına yenik düşmeyen ve kontrollü bir filozof ve tabip, Galenos’un ideal insanı gibi görünmektedir. Nitekim tercümesini sunduğumuz bu risalede de aslında bu ideali kendi hayatında nasıl gerçekleştiğinin ipuçlarını vermekte, tabiri caizse kendisinin söz konusu ideal insan olarak görülebileceğinin işaretlerini sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e3d62ac-1316-4736-93ac-d5993ec3fdcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Reddimiras</image:title>
            <image:caption>Reddimiras, mirasın çeşitli düşünceler ve endişeler sebebi ile kabul edilmeyip geri çevrilmesidir ve sadece şahıslar değil, devletler de reddimiras yapabilirler... 
İhtilâl yahut inkılâp geçiren hemen her memlekette iktidara gelen yeni rejim önceki rejimden daha mükemmel olduğunu göstermek ve kendini meşrulaştırmak maksadıyla geçmişi suçlayıcı yahut küçük düşürücü propagandalar yürütmüş; eski devrin uygulamalarını, hatıralarını, objelerini ve hattâ binalarını küçümseyip kötülemiştir. 
Tarihte bunun birçok örneği vardır... 
Reddimiras, Cumhuriyet’in ilânından sonra Türkiye’de de yaşandı ve bazı alanlarda hâlâ devam ediyor... 
Bu kitapta Cumhuriyet’in ilk senelerindeki iki önemli reddimirasın, Yıldız Sarayı’nın bir bölümünün 1926’da kumarhane hâline getirilmesi ile 1927’de başta Topkapı Sarayı’ndakiler olmak üzere hazine eşyasının Fransa’da mezatla satışa çıkartılması girişiminin ayrıntıları yeralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c441a77c-4d13-4296-9315-9eddaef7db93.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Hırka</image:title>
            <image:caption>“Ben kim miyim? 
Bir hırka! 
Üstelik çok değerli bir hırka. 
Çünkü örttüm Sevgili Peygamberin omuzlarını, 
Hiç üşümesin diye. 
Benim cömert Peygamberim sonra hediye etti beni, 
Yine çok değerli birine.” 
Bu kitabın içinde dünyanın en güzel hediyesinin serüvenine davetlisin! 
Peki, en güzel hırka kime hediye edilmiş ve şimdi neredeymiş? 
Öğrenmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f87157-39b0-4f76-a692-0a2bd89d814b.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kum Tanesi</image:title>
            <image:caption>“Kum tanesi en tatlı uykulara dalarken, bir anda deniz dalgalanmaya başlamış. Bütün deniz canlıları evlerine kaçışmış. Dalgalar uyuyan kum tanesini aldığı gibi bir istiridyeye doğru sürüklemiş. İstiridye ağzını açmış ve bizim kum tanesi gözlerini aralarken, istiridyenin ağzından hooop diye içeri giriverdiğini fark etmiş. Bir anda karanlıkta kalan kum tanesi neler olduğunu anlamaya çalışmış.” 
Neler olduğunu anlayamadan kendisini bir istiridyenin içinde bulan minik kum tanesinin başına gelenleri merak ediyor musun? 
Bazen, kötü olduğunu düşündüğümüz şeylerin bize daha güzel kapılar açtığını biliyor musun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9fe0a1f-3f74-42d2-8c4a-4ff2ba145be7.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizaltı İle Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Çocuklar heyecanla çıktıkları yolculukta hayal kırıklığına uğramışlar. Çünkü denizin dibi çok kirliymiş. Deniz; çöpler, şişeler, poşetler ve birçok zararlı maddeyle kirletilmiş. 
Poşetlere takılan ve oradan çıkmak için çırpınmaktan yorgun düşen balıklar görmüşler…” 
Sizce çocuklar bundan sonra ne yaptılar? 
Birlik olunca acaba neleri başardılar? 
Çocukların denizleri kirletenlerle mücadelesini okumaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8edceaaf-5ffc-4b52-89a6-ac9d71aae825.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Burak, Onurcan ve Leyla’nın yaz tatilinde kapalı çarşıda çalışmaya başlamaları, onları yeni bir maceraya sürükler. Tarihi kapalı çarşıda çok gizemli bir şeker dükkânı keşfeden çocuklar bu dükkânın şekerlerini yediklerinde kendilerini bambaşka bir halde bulurlar. Ama bu eğlenceli durum şeker dükkânında yaşanan hırsızlığa şahitlik etmeleri ile bozulur. Dedektifliğe soyunan çocuklar çalınan gizli reçeteyi bulmak için harekete geçerler. Acaba üç kafadar yaşanan hırsızlığı çözüp şeker dükkânını kurtarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d96121-e124-428e-a996-d3c20fb83188.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Dahi: Marie Curie ve Atomla İlgili Buluşları</image:title>
            <image:caption>Einstein, Leonardo, Frida ve Curie gibi dâhiler çalışmalarına nereden ilham aldı? Bu dizinin amacı, tarihin bazı önemli kişilerini, çocukların ilgi duyup bağ kurabileceği bir tarzda tanıtmaktır. Böyle dâhiler, küçük okuyuculara ilham verip daha büyük düşünmeye teşvik edebilirler. BÜYÜK ÖYKÜLER İÇİN KÜÇÜK KİTAPLAR DEV DÜŞÜNCELER İÇİN MİNİ DÂHİLER Altea Villa sosyal tarih dalında felsefe doktorudur. 2018’den buyana çocuk kitabı yazmaktadır. Fabrizio Di Baldo 2001’de güzel sanatlar ve göstergebilimden mezun oldu. Uluslararası Çizgi Roman Okulu’nda ressam, Avrupa Tasarım Enstitüsü’nde grafik tasarımcı olarak iki doktora yaptı. Sanat yönetmeni ve ressam olarak çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b7b3d0-0002-4c44-997d-875f1b74dce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Dahi Albert Einstein ve Dahice Fikirleri</image:title>
            <image:caption>Einstein, Leonardo, Frida ve Curie gibi dâhiler çalışmalarına nereden ilham aldı? Bu dizinin amacı, tarihin bazı önemli kişilerini, çocukların ilgi duyup bağ kurabileceği bir tarzda tanıtmaktır. Böyle dâhiler, küçük okuyuculara ilham verip daha büyük düşünmeye teşvik edebilirler. BÜYÜK ÖYKÜLER İÇİN KÜÇÜK KİTAPLAR DEV DÜŞÜNCELER İÇİN MİNİ DÂHİLER Altea Villa sosyal tarih dalında felsefe doktorudur. 2018’den buyana çocuk kitabı yazmaktadır. Fabrizio Di Baldo 2001’de güzel sanatlar ve göstergebilimden mezun oldu. Uluslararası Çizgi Roman Okulu’nda ressam, Avrupa Tasarım Enstitüsü’nde grafik tasarımcı olarak iki doktora yaptı. Sanat yönetmeni ve ressam olarak çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23fbfcc6-e3a6-408f-9c7f-b844bd31350d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Dahi Leonardo Da Vinci ve Uçan Makineler</image:title>
            <image:caption>Einstein, Leonardo, Frida ve Curie gibi dâhiler çalışmalarına nereden ilham aldı? Bu dizinin amacı, tarihin bazı önemli kişilerini, çocukların ilgi duyup bağ kurabileceği bir tarzda tanıtmaktır. Böyle dâhiler, küçük okuyuculara ilham verip daha büyük düşünmeye teşvik edebilirler. BÜYÜK ÖYKÜLER İÇİN KÜÇÜK KİTAPLAR DEV DÜŞÜNCELER İÇİN MİNİ DÂHİLER Altea Villa sosyal tarih dalında felsefe doktorudur. 2018’den buyana çocuk kitabı yazmaktadır. Fabrizio Di Baldo 2001’de güzel sanatlar ve göstergebilimden mezun oldu. Uluslararası Çizgi Roman Okulu’nda ressam, Avrupa Tasarım Enstitüsü’nde grafik tasarımcı olarak iki doktora yaptı. Sanat yönetmeni ve ressam olarak çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105794</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3170b9d-27cf-4b81-846a-764e51ad928e.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Kızlar Devlere Karşı</image:title>
            <image:caption>Kıvrak zekânın yenemeyeceği dev yok! İngiliz çocuk edebiyatının üretken kalemi Michael Rosen&apos;dan; bir ölçek kurnazlık, azıcık cesaret ve bir tutam da iş bitiricilikle her sorunun üstesinden gelinebileceğini gösteren iki düşündürücü masal: Akıllı Kızlar Devlere Karşı. Karşımızda ister kocaman bir ayı ister haşmetli bir kral olsun herkesin kendine göre bir zaafı bulunabileceğini hatırlatan kitap, aklın ışığında yürümenin bizi her daim güçlü kılacağını vurguluyor.   Yazar, yarattığı masal kahramanları aracılığıyla çocuklara; büyük sözü dinlemek, yalanın esiri olmamak ve güçlülere boyun eğmemek gibi kıymetli öğütler vermeyi de ihmal etmiyor.Arkadaşlarıyla oynamak için evden çıkan küçük Marşa, büyükannesinin sözünü kulak ardı edip ormanın derinliklerinde kaybolunca kocaman, kahverengi bir ayının kaslı pençeleri arasında bulur kendini. Bay Ayı artık canına tak eden ev işlerini görecek birini bulmanın keyfini sürmeye hazırlanırken başına geleceklerden habersizdir. Akıllı Marşa&apos;nın kötü ayıyı dize getirecek mis kokulu, leziz mi leziz bir oyunu vardır. Nitekim Kayla da, Sıkılgan Kral&apos;ı eğlendirmek adına düzenlenen &apos;&apos;En Harika Yalancı&apos;&apos; yarışmasında sadece büyük ödülü değil aynı zamanda yüz altın da kazanabileceği dâhiyane bir plan üstünde çalışmaktadır...   Akıllı Kızlar Devlere Karşı, güçlü sandıklarımızı bazen sadece aklımızı kullanarak yenebileceğimizi gözler önüne seren, iki yüreklendirici masal anlatıyor. Ashley King&apos;in matrak resimleriyle bütünlenen bu eğlenceli kitap, çocuklara okumayı sevdiren SEN de OKU koleksiyonundaki yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be6972b3-5fc1-4c65-868a-c61ee6f0be11.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafak Sineması</image:title>
            <image:caption>Akıp giden zamanlar, akıp giden yaşamlar. Şu kısacık hayatta şafak sinemasıda kendine bir yer buldu. Tıpkı biz insanlar gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09a655eb-ecb9-4949-90a0-ff3dbe28434a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Küçük Kara Çalı “Leyla”</image:title>
            <image:caption>Çocukluğum… Ah sümüklü, ağlak suratlı küçük kıvırcık ben. 
Neyi dert edindin bu kadar? 
Çözemeyeceğin büyük insan sorunlarında neden boğuldun? 
Hep kaçtım sandığın o kirli yaşanmışlıklara nerede yakalandın? 
Her şey yine olacağına varmadı mı? 
Vardı elbet. 
Koşa koşa geçti zaman. 
Mücadele hiç bitmedi. 
Ama içimde bir yerlerde o düşler sıkışıp kaldı. 
Uyuyup onlara ulaşmak istiyorum ama eskisi gibi hissettirmiyor. 
Çocuk olmak sihre sahip olmakmış meğer. 
Uyuyarak ulaşılan mutluluk ülkesinin anahtarı da çocuk kalbimdeymiş demek ki...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77a59cad-2cf5-4b68-b075-c7ad5c44139a.jpg</image:loc>
            <image:title>XIV. Louis&apos;nin İmali</image:title>
            <image:caption>Bu sürükleyici kitapta, uluslararası saygınlığa sahip bir tarihçi olan Peter Burke, XIV. Louis&apos;nin iletişim araçlarına yansıyan çağdaş temsillerini ela alıyor ve âdeta medyatik bir kişilik olan kralın imgesinin inşası ve yeniden inşası sürecinde -ya da Burke’ün deyimiyle “imalinde”- sanat ve iktidar arasındaki ilişkileri inceliyor. Güneş Kral&apos;ın bir başka yaşam öyküsü değil elinizeki kitap, kralın başarılarının hikâyesi de değil. Kralın imajını bir bütün olarak ele alıp, yüzlerce yağlıboya tablo ve gravüre, saltanatının önemli olaylarını anmak için basılan üç yüz küsur madalyon ve heykele, bunların yanı sıra oyunlara, kendisinin de sahnede yer aldığı balelere, operalara, kaside ve methiyelere, resmî gazetelere ve tarihçelere, sayısız çeşmeye ve duvar halısına yansıyan imgesine odaklanıyor. Kralı tarihin perspektifine yerleştirerek onun kendisinden önce gelen hükümdarları temsil etme geleneğiyle bağlarını, çağına ve hatta günümüze, zamanımızın devlet başkanlarına etkilerini inceliyor. Modern “medyatik” hükümdarlar hakkındaki bu ilk ve topyekûn bir çalışmanın ürünü olan kitap, günümüz devlet başkanlarının iletişim araçlarıyla ilişkilerine de ışık tutuyor. 
 
“Bu incelemenin amacı, zamanımızın iletişim analistlerinin ürettiği bir formülle özetlenebilir: Louis hakkında kimin kime ne dediğini, hangi kanalları ve hangi kodları kullandığını, hangi mecralarda, hangi niyetlerle ve hangi etkilerle bunu yaptıklarını keşfetmeye çalışmak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c2855cd-37f5-4932-b3c7-f74e7cbcee45.jpg</image:loc>
            <image:title>Fire Force Alev Gücü 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>Alevli bir maceraya hazır mısınız? Prenses Hibana, insan alevlenmesinin ardındaki gerçekleri sır gibi saklıyor ve bunları ortaya çıkarmak 8. takımın görevi! Şinra ve ekibi, gerçeği öğrenmek ve Hibananın alıkoyduğu Rahibe Ayris’i kurtarmak için 5. Takımın üssüne gider. Şinra prensesi yenmeyi başarıp bu dünyada kahramanların gerçekten var olduğunu kanıtlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105799</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8245f22-7902-4bc5-b05e-403bb30a6090.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefretin Bilimi</image:title>
            <image:caption>EDİS GÖRGÜLÜ’nün önsözüyle 
“Profesyonel hayatım ve tanınmışlık durumum başladığından beri milyonluk sosyal medya hesaplarımdan nefret dolu yüzlerce mesaj aldım. En nefret edilmeyeceğimi sandığım anlarda bile, ‘ben olan ben’ sırf bir başkası değilim diye anonim bir suretin nefret kusmalarına tanık oluyor. Matthew Williams’ın bu şahane kitabı, bana bu nefreti nörolojik, psikolojik, tarihsel ve sosyolojik anlamda değerlendirme fırsatı sundu.” – Edis Görgülü 
Dünya çapında bir kriminoloğun gözünden önyargı ve nefretin çarpıcı hikayesi. 
Irk, din, cinsel yönelim, etnik köken ve engellilik gibi ayrımcılık kaynaklı şiddet ve suçların bilimine yıllarını veren Matthew Williams, git gide çığırından çıkan ve insanlığın ufkunu kara bulutlarla kaplayan bir meseleyi tüm detaylarıyla masaya yatırıyor. 
• İnsanlar neden kendileri gibi olmayanlardan nefret ederler? 
• İnternetteki nefret dili gerçek hayatı da etkiliyor mu? 
• Nefret suçlarının hiç olmadığı kadar arttığı bir dünyada neler yapılabilir? 
• Masum görünen bir önyargıyı ateşli bir nefrete dönüştüren faktörler nelerdir? 
• Nefret, beynimizin ‘doğasında’ mı vardır? 
Hepsi ve daha fazlası, yirmi yılı aşkın bir çalışmanın ürünü olan Nefretin Bilimi’nde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105800</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f372e9f-504b-4ede-9851-ce625285d778.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürprizin Gücü</image:title>
            <image:caption>Ya başkalarının düşüncelerini değiştirmenin basit bir yolu olsaydı? 
 
Bu kitabın yazarı Michael Roussell’a göre böyle bir yol var. Üstelik bu bir sır değil. Onu hepimiz tanıyor, biliyoruz. 
Önemsiz gibi görünen fakat doğru zamanlamayla tarihin akışını bile değiştirebilen bir güç bu. Hayatlarımızı zenginleştiriyor, hiç farkına varmadığımız erdemlerimizi bir bir ortaya çıkarıyor. 
Sürprizin Gücü, cüretkâr bir çağrı. Daha iyi bir dünyayı devrimlerden çok ayrıntılarda arama, değişim için yıllara değil anlara güvenme çağrısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79eca575-9576-4fc2-b3dd-9ee0b4476a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortanca Çocuk</image:title>
            <image:caption>Ortanca çocuk olmak hiç de kolay bir iş değil! Büyük kardeşiniz sizi sıkıştırırken, evin küçüğü gün boyu ilgiyi üzerine toplamak için türlü türlü taktikler uygularken, ortanca çocuklar için hayat bazen gerçekten oldukça zor olabiliyor. 
 
Ortanca Çocuk kitabının baş karakteri olan ortanca çocuk, evinin kapılarını okuyucular için aralıyor! Oldukça merak uyandıran yaşamının içine okuyucuları davet ederek rengarenk illüstrasyonlarla kaplanmış sayfaların arasında bizleri eşsiz ve heyecan verici bir yolculuğa çıkarıyor. Tüm bu yolculuk ise  ortanca çocuğun bir gün içinde yaşadığı iniş çıkışlardan, çatışmalardan, sevgi dolu anlardan ve daha birbirinden sürükleyici maceralardan oluşuyor. 
Sıra dışı keşifler yapabilmek için illa bir uzay yolculuğuna çıkmaya hiç gerek yok! Eğer kalabalık bir aileniz varsa, evin içinde geçen her gün bambaşka bir macera! 
 
Ortanca Çocuk başlangıç seviyesindeki okuyucuların koleksiyonlarına eklenmeyi hak eden gerçekçi bir çizgi roman. — School Library Journal 
Bu kitap cinsiyet göndermelerinden tamamen arındırılmış bir stil kullanarak, ortanca çocukların hayatlarındaki iniş ve çıkışları sanki bire bir rapor ediyor. Kardeşleri olan okuyucular, hikayenin içindeki küçük çaplı öfke patlamalarını ve sosyalleşme kalıplarını kolayca fark edecekler ve genç anlatıcı gibi, yalnız ve birlikte geçirilen zamanların ayrı ayrı ve birbirinden farklı güzellikleri olduğunu görecekler. — Booklist 
Kendisi de ortanca çocuk olan Weinberg, dondurma seçen son kardeş veya annesiyle vakit geçirmek için en uygun zamanı kollamak zorunda kalan kardeş olmak gibi, ortanca çocukların yaşadıkları zorlukları hünerli bir şekilde anlatma becerisine sahip. Aynı zamanda gün içinde yaşanan ağız dalaşlarını tasvir etmenin ötesine geçerek, ortanca çocuk olmanın nasıl hissettirdiğini ve  aile içindeki bu önemli rolün altını gururla çiziyor. (“Tam ortalarındayım. Bazen olunabilecek en iyi yer burası.”) — Parents Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105802</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48cdc732-2b9c-40e6-9e2b-4a997a57ae7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylü Dedektif - Lekeli Tütü</image:title>
            <image:caption>Oslo ve Bayan Pisi, opera binasına vardılar. Panik halinde bir balerin aniden koşarak yanlarına geldi. “Beni takip edin, kuliste büyük bir sorun var! Baş balerin Farenur sahneye çıkamaz!”Acaba baş balerinin tütüsünü kim kirletti? İşte karşınızda zeki mi zeki bir polis müfettişi, Oslo! Yardımcısı Bayan Pisi ile birlikte müfettiş Oslo için ipuçlarını çözmek çok kolay! Haydi siz de onlara katılın, ipuçlarını takip ederek gizemli olayları çözün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af5e925-04cb-4c54-86a7-cb9b2d3ebffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Olun</image:title>
            <image:caption>Fare Rupert’ın tek istediği bir SESSİZ KİTAP yapmak! Şöyle göz alıcı resimlerle süslü, sanatsal yönü güçlü, havalı mı havalı bir kitap! Ancak çenesi düşük iki arkadaşı, Rupert’ın tüm planlarını altüst edecek. Bir türlü SUSMAK bilmeyen bu iki geveze güzelim kitabı SÖZCÜKLERLE doldurmaya başladı bile! New York Times’ın çoksatar ve ödüllü yazarı Ryan T. Higgins’ten kıkır kıkır güldürecek, capcanlı ve temposu yüksek bir kitap. Bu üç komik fare, neşe dolu bir okuma keyfi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105804</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e8e8bb-5cc0-4c6e-a8b0-6d19edcc0ad4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylü Dedektif - Kayıp Eşyaların Sırrı</image:title>
            <image:caption>Oslo ve Bayan Pisi, geyik ailesinin kapısını çaldı. Yavru geyik ağlayarak kapıyı açtı. “Biri benim atkımı çalmış.” dedi. “Bahçede tuhaf izler var!” diye ekledi yavru, korkuyla. Acaba yavru geyiğin atkısını kim çaldı? İşte karşınızda zeki mi zeki bir polis müfettişi, Oslo! Yardımcısı Bayan Pisi ile birlikte müfettiş Oslo için ipuçlarını çözmek çok kolay! Haydi siz de onlara katılın, ipuçlarını takip ederek gizemli olayları çözün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd8e416a-471f-4dca-9006-b96e5a885a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Akkor – Arş-ı Aşk</image:title>
            <image:caption>Her şey bir kazayla gelen yaşam şansıyla başladı. Hayata tutunabilmem için ayağıma kadar gelen şansı geri tepemezdim. Ekseriyetle yavaş atan kalbim, kimsenin avucunda tutmaya cesaret edemeyeceği kadar bitap düşmüştü. Benim seçimim değildi. Affet! Doğumumla kısıtlanan özgürlüğümü geri istiyordum sadece. Ödenmesi gereken bir bedel istememiştim. Tek isteğim kalbimin sorun çıkarmayacağına emin olarak koşmaktı. Vebalini sırtlanmak zorunda kaldığım yüke değer miydi, şüpheliyim? 
İki kadında can bulan bir kalp, tek Sevda... Biri geçmişi; diğeri geleceğine ışık tutmaya yeminli... 
Zaman kavramından soyutlanmış, mazinin engebeli kanyonunda kaybolmuş bir adam... 
Sol avucunda geçmişin izi, sağ avucunda geleceğin hengâmesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc251909-db24-4196-9317-96a164b4bf1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Tanımak</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan filozofu Sokrates bütün felsefi buyrukları tek bir söylemle özetlemiştir: “Kendini Tanı.” Kendini tanımak, kimliğimizi belirlemekle kalmaz, hayatta, işte ve aşkta nasıl karar aldığımızı da etkiler. Toplumda uzak yerlere gitmemize rehberlik edecek pek çok kişi ve kurum varken, çok daha önemli bir görevde – kendi zihnimizin derinliklerine yapacağımız yolculukta pek azı bize yardım edebilir. Bu kitap bizi en derin, en anlaşılmaz yanımıza doğru bir yolculuğa çıkarıyor ve bize kendi karakterimizi tanımak için bir alet çantası sunuyor. Bu sayede kim olduğumuza, karar alırken neye dikkat etmemiz gerektiğine ve gerçek potansiyelimizi nasıl ortaya çıkarabileceğimize dair yeni, apaçık bir hisse sahip oluyoruz. 
 
Alain de Botton öncülüğünde kurulan The School of Life (Hayat Okulu) tarafından hazırlanan Kendini Tanımak, hayattaki en büyük sorunlarımızın çözümünün kendi içimizde olduğu savıyla bize yol gösterici bir rehber sunuyor. Yaşadığımız dünyaya gösterdiğimiz ilginin birazını kendimizi anlamaya ve zihnimizin derinliklerinde gizli karakterimizi çözmeye ayırırsak yolumuzun çok daha huzur dolu ilerleyeceğini anlatan kitap, Hayat Okulu’nun diğer kitapları gibi hem ufuk açan hem de eğlendiren bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d081daf0-2f97-49de-a5e2-cb035b72e7e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Katherine Mansfield, incelikli bir anlatıma ve keskin gözlemlere sahip nesriyle modern öykücülüğün önde gelen isimlerinden. Rus edebiyatından, özellikle Anton Çehov’dan etkilenen ve kendisinden sonraki öykücülerin tesirinden çıkamadığı yazar, 34 yıllık yaşamında Athenaeum, Rhythm, New Age gibi birçok dergide öykülerini yayımlamış, bunlardan bazıları yaşarken, bazıları ölümünden sonra derlemelerde yer almıştır. Tecrit, yalnızlık, mücadele gibi derin temalarda keşfe çıkan yazar, zengin diliyle okura canlı manzaralar çiziyor; neşe dolu çocuklar, münakaşa eden yetişkinler, hülyalı âşıklar ve daha nice karakter de capcanlı, özgün benliklerini sergiliyor. 
 
‘Serbest’ öykünün başarısını Mansfield’a borçluyuz: Onu geleneklerden kurtardı ve dahası, ona beklenmedik bir itibar kazandırdı. Katherine Mansfield’ın, ardından gelenler için ne kadar çığır açıcı olduğu hemen idrak edilemeyebilir. İmgelemi alışılmadık meseleleri uyandırdı; bir öyküyü neyin öykü kıldığına dair düşünceyi sonsuza dek değiştirdi. 
  –Elizabeth Bowen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d56e683-3be3-44cc-8ea7-1e241e7ecc10.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Katherine Mansfield, incelikli bir anlatıma ve keskin gözlemlere sahip nesriyle modern öykücülüğün önde gelen isimlerinden. Rus edebiyatından, özellikle Anton Çehov’dan etkilenen ve kendisinden sonraki öykücülerin tesirinden çıkamadığı yazar, 34 yıllık yaşamında Athenaeum, Rhythm, New Age gibi birçok dergide öykülerini yayımlamış, bunlardan bazıları yaşarken, bazıları ölümünden sonra derlemelerde yer almıştır. Tecrit, yalnızlık, mücadele gibi derin temalarda keşfe çıkan yazar, zengin diliyle okura canlı manzaralar çiziyor; neşe dolu çocuklar, münakaşa eden yetişkinler, hülyalı âşıklar ve daha nice karakter de capcanlı, özgün benliklerini sergiliyor. 
 
‘Serbest’ öykünün başarısını Mansfield’a borçluyuz: Onu geleneklerden kurtardı ve dahası, ona beklenmedik bir itibar kazandırdı. Katherine Mansfield’ın, ardından gelenler için ne kadar çığır açıcı olduğu hemen idrak edilemeyebilir. İmgelemi alışılmadık meseleleri uyandırdı; bir öyküyü neyin öykü kıldığına dair düşünceyi sonsuza dek değiştirdi. 
  –Elizabeth Bowen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca60e9e-6216-4918-86c5-84a3a8291b20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplan Anneliğin İncelikleri</image:title>
            <image:caption>Asyalı çocuklar tüm matematik sınavlarında neden başı çekerler? Dünyanın en iyi üniversitelerinde kendilerine nasıl yer bulurlar? Onları farklı coğrafyalarda eğitim almış akranlarından daha başarılı kılan nedir? Kaplan Anneliğin İncelikleri: Küresel Çağda Doğu ve Batı Ebeveynliği, Hindistan’da doğup, ABD’de eğitim almış ve meslek hayatına başlamış, ardından ailesiyle birlikte yerleştiği Singapur’da çocuklarını yetiştirmekte olan eğitimci bir annenin, kendi tecrübe ve gözlemlerine dayanan, kültürlerarası bir çalışma. Maya Thiagarajan, çocuklarının en iyi eğitimi almaları ve bunu yaparken aile değerlerini korumalarını arzu eden anne ve babalar için işin püf noktalarını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0839719c-33a3-42a0-9f8d-61d70802bf7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atalar Ne Demiş?</image:title>
            <image:caption>Ayşe Topçu der ki; 
Hayat telaşemiz içinde, rastladığımız küçük bir tebessüm, duyduğumuz bir kelime, bazen de söylenen bir cümle hayatımızın dönüm noktası olabilir. 
Orhan Pamuk, “Yeni Hayat” kitabında “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” der. 
Balzac “Bir kelimenin insan hayatını değiştirdiği çok görülmüştür” der. 
Bu kitapta Türk atasözleri ve diğer milletlerin atalarından miras kalan kısa, özlü, faydalı sözler seçilerek derlenmiştir. 
Bu kitabı okuduğunuzda; zihin dünyanız genişleyecek, hazır cevap yeteneğiniz gelişecek, geçmiş yaşanmışlıkların zengin düşünce ışıkları sizin de zihninizde yeni ışıklara ilham kaynağı olacak ve asla eskisi gibi olmayacaksınız. 
Yani; hayatla ilgili dersinizi atasözlerinden almazsanız, hayat dersini bizzat kendisi verir. O da asla bedava vermez. Bazen biraz acı, bazen daha büyük zararlar verir. Benden söylemesi… : ) 
Bakın Atalarımız ne demiş? 
“Nasihat tutmayanı müsibet tutar” 
Peki diğer milletlerin ataları ne demiş?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c2e2fb-6752-4215-b0fa-a1ac1afb5d67.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Kabağı Gezegeni</image:title>
            <image:caption>Teo çiftlikte eski bir tohum kutusu buldu. Kutunun içinden bal kabağı tohumlarını aldı. Annesi Işıl ve babası Niko’yla birlikte tohumları toprağa bıraktı. Tohumlar büyürken mevsimler değişti. Teo her mevsim, çiftlikte farklı şeyler gözlemledi. Çiftlik artık Teo’nun gezegeniydi. Dört mevsim dolusu hikâye ve bal kabaklarıyla dolu bir gezegen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37ebba51-e7b4-4c86-b92a-ab5c18ede894.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardelen</image:title>
            <image:caption>İnsanı insana ırak ettiler. 
Kimsenin kimseyi gözü görmüyor. 
Kurutup dünyayı kurak ettiler 
Gönülden gönüle sözü varmıyor. 
NEVİN SATIR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97e6c94-2cad-4fd5-a875-a348c657d16f.jpg</image:loc>
            <image:title>A Day with Ludwig Beethoven</image:title>
            <image:caption>“At daybreak, on a summer morning, in the year 1815, a short, thick-set, sturdily-built man entered his sitting-room, and at once set to work to compose music. Not that he disturbed the slumbers of the other inhabitants by untimely noises upon the pianoforte: a course which, at three in the morning, might be resented by even the most enthusiastic admirer of his genius. No: he sat down at his table, with plenty of music paper, and addressed himself to his usual avocation of writing assiduously till noon or thereabouts.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8702b0c-30b0-480d-83c3-73135aaabbd6.jpg</image:loc>
            <image:title>A Practical Discourse on Some Principles of Hymn-Singing</image:title>
            <image:caption>What St. Augustin says of the emotion which he felt on hearing the music in the Portian basilica at Milan in the year 386 has always seemed to me a good illustration of the relativity of musical expres-sion; I mean how much more its ethical significance depends on the musical experience of the hearer, than on any special accomplishment or intrinsic development of the art. Knowing of what kind that music must have been and how few resources of expression it can have had,--being rudimental in form, without suggestion of harmony, and in its performance unskilful, its probably nasal voice-production unmodi-fied by any accompaniment,--one marvels at his description,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0919cd9c-2a44-4995-8048-60e634bd02a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Amadis of Gaul, an opera</image:title>
            <image:caption>Dard. 
Già d&apos; Amadigi il nome 
Fa&apos; incredibil&apos; le proue 
Della forza dell&apos; braccio, e del&apos; valore: 
Dopo tante vittorie 
Tempo è dunque che ascolti, 
Della vaga Melissa Gl&apos; Innamorati pianti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7942603c-c3b7-4a93-9eaf-1c82329bdee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aspects of Modern Opera</image:title>
            <image:caption>Since that day when, a quarter of a century ago, Richard Wagner ceased to be a dynamic figure in the life of the world, the history of operatic art has been, save for a few conspicuous exceptions, a barren and unprofitable page; and it has been so, in a considerable degree, because of him. When Mr. William F. Apthorp, in his admirable histo-ry of the opera—a book written with unflagging gusto and vivid-ness—observed that Wagner&apos;s style has been, since his death, little im-itated, he made an astonishing assertion. &quot;If by Wagner&apos;s influence,&quot; he went on, &quot;is meant the influence of his individuality, it may fairly be said to have been null. In this respect Wagner has had no more fol-lowers than Mozart or Beethoven; he has founded no school.&quot; Again one must exclaim: An astonishing affirmation! and it is not the first time that it has been made, nor will it be the last. Yet how it can have seemed a reasonable thing to say is one of the insoluble mysteries. The influence of Wagner—the influence of his individuality as well as of his principles—upon the musical art of the past twenty-five years has been simply incalculable. It has tinged, when it has not dyed and satu-rated, every phase and form of creative music, from the opera to the sonata and string quartet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f0c9b93-79cf-4533-88f9-0a19fa536e8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennete</image:title>
            <image:caption>Değersiz Bir Hayat’ın ödüllü ve çoksatan yazarından… 
Cennete duygusal bir dehanın ürünü. Bizi insan yapan aşkı, utancı, muhtaçlığı ve yalnızlığı irdeleyen bir sanat eseri. 
1893 yılında, alternatif bir Amerika gerçekliğinde, New York şehri herkesin istediği gibi yaşayabildiği ve görünürde istediğini sevebildiği Özgür Eyaletler’in bir parçasıdır. Saygın bir ailenin genç evladı, münasip taliplisi ile parasız ama çekici bir müzik öğretmeni arasında kalır. 
1993 yılında, AIDS salgınının zirvesinde Hawaiili bir genç, babasının yaşadığı kaderi en yakınlarından bile gizler. 
2093 yılında, totaliter bir rejimin distopik dünyasında, önemli bir doktorun torunu büyükbabasının ölümüyle ve kocasının ortadan kaybolmasıyla baş etmeye çalışır. 
 
Birbirlerine bağlı bu üç bölüm bir senfoni oluştururken Hanya Yanagihara insanın arzuladığı ama hayal bile edemediği bir cennet için sahip olduğu her şeyden nasıl vazgeçebileceğini keşfediyor. 
 
“Cennete’yi okurken çağımızı, endişelerini ve takıntılarını temsil edecek bir roman okuduğunuzu anlıyorsunuz. Bir şaheseri değerlendirmek zordur ama Cennete kesinlikle bir şaheser.” 
-The Observer 
“Cennete, en üst düzeyde bir roman. Yanagihara zarafetle yazıyor, duygularımızı harekete geçiriyor ve kurgunun çarklarını çevirirken sayfadan fırlayan karakterler yaratıyor.” 
-USA Today 
 
“Olağanüstü. Beklentileri her defasında aşmayı başaran bir yazar hünerlerini sergiliyor.” 
-The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cce6a0d-59d9-46fe-8c4a-8ea6b43872c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Anahtar: Özgüven</image:title>
            <image:caption>Amaç “çocuk” değil, “yetişkin” yetiştirmek! 
 
Her anne babanın amacı tüm zorluklarla başa çıkabilecek, hayatın iniş çıkışlarına göğüs gerebilecek, bağımsız bir “birey” yetiştirmek.  Düşünmekten vazgeçmeyen, dış etkilere dirençli, dirayetli, girişken, esnek, barışçı, dengeli, huzurlu ve mutlu bir birey! 
Bir başka deyişle, özgüvenli bir kişi... 
 
Çoğu anne-baba bu amaca ulaşmak istiyor ama ebeveyn olmak her zaman gerekli bilgi ve becerilerle donatmıyor insanı. Bu yüzden de çocuğun yetişkine dönüşme sürecine eşlik ederken anne-babaların elinde bir yol haritası olması gerekiyor. 
 
İşte Erzen Pakel Onur’un kaleme aldığı Altın Anahtar: Özgüven, çocuk gelişimine farklı açılardan yaklaşarak çocuğun kimlik, kendine saygı oluşturma çabasını büyüme ve gelişimiyle birlikte ele alıyor; ayrıca neyi ne için yaptığını bilen, sağlam bir yol haritasıyla yola çıkan anne-babaların kendine değer veren, kendine güvenen, “özgüvenli yetişkine dönüşen çocuklar” yetiştirmelerini hedefliyor. 
 
“Benlik algısının oluşumunda destekleyici çevre ve bunun özgüven üzerindeki etkisi çok büyüktür. Özellikle hayatın ilk yıllarında destekleyici bir çevreden yoksun yetişenlerin, hayatın ileri yıllarında bunu telafi etmeleri kolay olmaz. Çocukluğu insana gökyüzü gibi hayatı boyunca eşlik eder, kötü yönetici veya patron olmasına, mutsuz beraberlikler yaşamasına neden olur ve yaşamında süregiden izler bırakır. 
Erzen Pakel Onur’un kitabı, günümüzde çok yaygın olarak kullanılan güven ve özgüven kavramlarıyla ilgili temel bilimsel bilgiye ihtiyaç duyanlar için değerli bir kaynak niteliğindedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bebcdad0-4959-45f0-8f2a-fec360e8022a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Kutlama</image:title>
            <image:caption>Pınarların evinde gizli bir telaş var! 
Çok özel birinin doğum günü yaklaşıyor: 
Ayça Teyze’nin! 
Pınar ve Orhan sürpriz bir 
kutlama yapmaya karar veriyorlar. 
Alican ve diğer çocuklar da onlara katılıyor. 
Her kafadan bir fikir çıkıyor. 
Acaba Ayça Teyze’yi en çok ne mutlu eder? 
 
 Dr. Ayça Kaya doğru beslenme ve sağlıklı büyüme sırlarını çocuklarla paylaşmaya devam ediyor! Sağlık, diyabet, aile, arkadaşlık ve dayanışma temalarını işleyen bu neşeli macerayı çok seveceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105821</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7418cc-fa84-43c6-b3b4-f0e5c3c03e14.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusuz Her Gece</image:title>
            <image:caption>Gecenin bir yarısı 
Marasacık’ın gözüne uyku girmedi. 
Belki de ormandaki hayvanlar biliyordur nedenini. 
Fil, Yılan, Maymun, Kaplan, 
Ceylan ve Timsah ona neler dedi? 
Neden uyuyamadığını anlayacak mı geceleri?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac612499-5e83-48e1-b4c7-3d17e8fd1856.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Altüst</image:title>
            <image:caption>Bay Altüst</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aaa7edd-9c17-4c03-8c26-49d38f96b0d0.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’da Bir Düğüm</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz kitap bipolar bozuklukla mücadele eden bir kadının gerçeğe dayanan hikâyesidir. Yıllarca terapi gören Ceyda gerçek olduğunu düşündüğü bir aşkı ve kendi içine yaptığı ruhsal yolculuğu anlatıyor. 
 
“…İlk gittiğim psikoloğun ne iş yaptığını anlayamadım. İkincisinin kurduğu ilk cümle hayata karşı öfkeli olduğuma dairdi. Kompleksleri yüzüne yansıyordu. 
Dördüncü psikoloğumun tipini hatırlamıyorum, görsem tanımam. 
Altıncı psikiyatrdı; unvan seven. 
Sekizincisi yine psikiyatrdı, anlattıklarımı dinlemeye meraklı değildi. 
Sonuncusu ise kendi halinde, normal bir adama benziyordu. Odasında bulunmamın nedeni ise bir gün önce Alaçatı’ya damatsız bir gelin olarak gitmemdi…” 
 
Ceyda Kohen akıcı anlatımı, samimi açıklamaları ve yerinde gözlemleriyle yazın dünyamızda kendine en kısa zamanda sağlam bir yer edinmeye aday…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/181906b9-adbf-47d7-89ec-6416d8c38d20.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Kelebek</image:title>
            <image:caption>İyiliğe Kanat Çırpan 
Sosyal Sorumluluk Öncüsü 
Sözleri ve duruşuyla pek çok insana ilham kaynağı olmuş bir rol model. 
“Şimdiki yaşamımızın, kim olduğumuzun izlerini en fazla çocuklukta bulabiliriz. Ebru’nun çocukluk masalında da bugüne dair pek çok ize rastlarız. Eğer dünyaya geliş amacımız varsa ya da böyle bir amacın olması gerektiğinden bahsediyorsak, onun amacının kesinlikle başka insanlara ışık olmak olduğunu söyleyebilirim. Peki, sahiden de başka insanlara ışık olmak mümkün mü? Ya kendi ışığının zayıf düşme ihtimali... Ebru için böyle bir ihtimal yok.” 
Bu kitap, Türkiye’de ilk kez sistematik eşya toplama kampanyalarını başlatarak bunun ülke çapında binlerce okulda, milyonlarca insanda alışkanlık haline gelmesine öncülük etmiş Ebru Nurluoğlu’nun yaşamından ilham veren kesitler sunmakta. 
Onun hikâyesini okumaya değer kılan şey söyledikleriyle yaptıklarını uyumlandırmak adına denemeyi deniyorum konseptine nasıl sahip çıktığına tanıklık etmiş beş yüze yakın insanın görüşleriyle bu satırların şekillenmiş olması. Demir Kelebek - Ebru’nun Hatıra Defteri bir biyografiden çok daha öte. Ayyıldız’ın incelikle kaleme aldığı bu kitap, kendinden eksileceğini bile bile ışığını paylaşmaktan vazgeçmeyen; hayata dair sözü olan birine kulak vermek isteyecek herkesin yüreğini ısıtacak bir serüven… İçinizdeki iyilik yapma gücünü hareke geçirmesi muhtemel satırlar insanlardaki ışığı fark etmenize de ön ayak olacak. Bu kitabı okuduğunuz için mutlu hissedeceksiniz. Ebru Nurluoğlu’nu tanıdığınız için daha da mutlu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4899278-598d-485d-ada0-eaf7830c32ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennette Bir Hafta</image:title>
            <image:caption>Kırklareli Dereköy’deki çiftlik evini bir butik otele dönüştüren yazar Zafer, İstanbul’da bir türlü “evrilememiş”, kendi deyimiyle “tersine doğal seçilim” yaşamış ve sonucunda da İstanbul’dan göçmüştür. “Eğer kalsaydım,” der,  “gittikçe vahşileşen yaşam beni yiyip bitirecekti.” 
Zafer, elindeki yaşamla hissettiklerinin arasındaki büyük çelişkiyi gördükten sonra kurduğu yeni düzende, dokuzuncu kitabını yazmaya karar verir. 
2020 yazında, pandemi nedeniyle bomboş kalan oteline gelen bir kadın, onun akıp giden bu sakin hayatını alt üst edecektir. Bu tebessümde hem çılgın bir kalabalık hem de içe dönük yalnız bir kadın vardı. Aynı zamanda bir tehlike ve sadece kendi menfaati için var olan bir şey barınıyordu. Başkaldıran bir şey. Hiçbir şey ona yetmezmiş gibi bir doyumsuzluk. “Burası cennet,” dediğinde yaşamdaki erişilemez her şeyi ona yakınlaştıran ve yutan bir güç vardı. 
Ancak kendini Ülkü diye tanıtan bu kadını, ergenlik yıllarındaki seks dergilerinde Elke adıyla gördüğünden emindir Zafer. “Kafam arı kovanı gibiydi. Nasıl Türkçe öğrendi? Yoksa başından beri Türk müydü? İmkânsız. Peki, şimdi ben ona nasıl davranmalıyım? Kendini hatırlayan birine nasıl tepki verir? Onu tanıdığımı söylemeli miyim, yoksa saklı mı tutmalıyım?” 
Zafer ve Ülkü’nün bir haftalık dostlukları, hem büyük sırları ortaya çıkaracak hem de bu ıssız otelin mucizeleri gerçekleştirmeyi başarabildiğini gösterecekti. 
Hakan Karahan’ın tek solukta okunan romanı Cennette Bir Hafta, göç nedeniyle kalabalıklaşan İstanbul, pandemiden dolayı yaklaşan ekonomik kriz, kadınlar, erkekler, aşk, seks, varoluşsal seçimler, ailevi travmalar, birey olmak ve ölüm gibi konularda okura yeni pencereler açmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b61eba2-69db-4c3e-9e37-78b34d83aea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelle Ödülü</image:title>
            <image:caption>“Cinayet, soygun, yalan ya da bunun gibi bir suç karşısında duyulan nefretten daha güçlü olarak ilk çağlardan beri insanın temiz yüreğinde yer etmiş olan nefret... 
Aranan birini devlet erkine teslim etmeye karşı duyulan nefret...” 
  Felaketin arifesi: 1932 yazı. Almanya’da geçim sıkıntısı zirveye ulaşmıştır. Oberweilerbach köyünde küçük çiftçiler iflasın eşiğindedir, büyük çiftçiler bile kredi sorunu yaşamaktadır. Özellikle kadınlar ve ergenler acımasız sömürünün kurbanlarıdır. Böyle bir ortamda, “kızıl” bir firari olan Johann Schulz, köydeki akrabalarının yanına sığınır, ne var ki arama ilanı kasabanın belediye binasına asılmıştır; Johann bir gösteri sırasında bir polisi öldürmekle suçlanmaktadır. Johann’ın başına konulan ödül köylüleri cezbeder, siyaseten ikiye bölünmüş toplumda polis katilini kimin ihbar edeceği bir tavır ve vicdan meselesidir çünkü Naziler köyde taraftar toplamaktadır. Kelle Ödülü’nü siyasi iradeden ve duygusallıktan soyutlanmış  nesnel  bir anlayışla kaleme alan Anna Seghers, Hitler hareketinin bir köydeki ilk gelişim aşamalarını hayranlık uyandıran ve nadir görülen bir yoğunlukla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6bd020a-7b0f-4789-8356-fe867e24beed.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramızdan Hayat Geçti - Bütün Şiirler</image:title>
            <image:caption>toprağın altını dinledik ve bulutları 
her şey uçuk mavi bir ıssızlıkta olup bitiyordu 
aramızda bir sır olmalıydı, bilmediğim 
bir şarkıyı bilir gibiydi 
ben ona bir ağaç adadım 
o bana suları anlattı 
yaprağın damarını ve incecik çizgilerini hayatın 
sessizlik gibi kırılıyordu kelimeleri 
onu dağılmış kelimelerden topladım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105828</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5823e7fd-46fa-4f20-8ccc-974d0e5d336c.jpg</image:loc>
            <image:title>Solukdönüm</image:title>
            <image:caption>elbet herkes düşünür kendini 
ahmaklar akıllılar 
korkaklar patriyotlar 
buzdan bir nehrin altında 
vuruyorken gümüş köpükleri hatırlayan 
hatırlatan Ichthysin 
yüreği solukdönüm 
benzer kaya yankısına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105829</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87e96589-956c-446c-a1e1-71edfabf0b33.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Brooklyn Fırını</image:title>
            <image:caption>New York’ta bir gezintiye çıkın ve Brooklyn’deki küçük pasta fırınına uğramayı unutmayın. Dünyanın en güzel çörekleri, pastaları ve sürpriz bir aşk sizi bekliyor! 
 
Sophie Bennings, New York’a geldiğinde aklındaki son şey aşktı. Hayatını altüst eden bir ayrılıktan sonra yurt dışındaki kısa süreli iş fırsatı imdadına yetişmiş, her şeyden kaçması için ona ihtiyacı olan kapıyı açmıştı. 
Yemek yazarı olarak çalıştığı dergideki meslektaşı Todd McLennan, Sophie’nin istemediği her şeye sahipti. Brooklyn’de, evinin altındaki pasta fırınında sergilenen nefis kekler kadar baştan çıkarıcıydı. Sophie ve Todd birbirini tanıdıkça, paylaştıkları tek tutkunun yemek sevgisi olmadığı ortaya çıktı. Hiç uyumayan bu şehirde Sophie hayallerinin erkeğiyle mi tanışmıştı? Yoksa yağmurdan kaçarken doluya tutulup başını daha büyük bir derde mi sokmuştu? 
Küçük Brooklyn Fırını, rengârenk, ışıl ışıl bir şehrin heyecanı; lezzetli pastaların, keklerin, çöreklerin baş döndürücü kokusu ve hayatta bir kez karşınıza çıkacak bir aşkın tutkusuyla dopdolu, romantik bir hikâye. 
  Julie Caplin’in kaleme aldığı Küçük Brooklyn Fırını, okurlarını enfes pasta ve çöreklerin baş döndürücü kokuları eşliğinde tutkulu bir romantik macerada buluşturuyor. Kopenhag’da Âşık Oldum, Küçük Brooklyn Fırını ve Küçük Paris Pastanesi’nden oluşan üçlemenin ikinci romanı Küçük Brooklyn Fırını, bu kez Brooklyn’deki bir fırında geçiyor. Hayatında her şeyin yolunda gittiğini düşündüğü bir anda kendisini altüst eden bir ayrılıkla sarsılan Sophie’nin hikâyesi, tüm ümitlerin tükendiği anda bile aşkın mucizeler yaratabileceğini gösteren tutkulu bir hikâye. Julie Caplin’in gezip gördüğü şehirler ve edindiği tecrübelerden ilhamla kaleme aldığı Küçük Brooklyn Fırını hem gastronomik lezzetlerle hem de tutkulu bir aşk hikâyesiyle romantizm tutkunlarının damaklarında yer edinecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a3d48b-53de-4a6b-82a5-961540b1ff77.jpg</image:loc>
            <image:title>Balaban</image:title>
            <image:caption>Yavru balaban, doğal ortamında gizlenmek için annesi gibi “görünmez” olmayı öğrenmelidir. Sonunda bunu başarır ama göç ederlerken sürüden ayrılıp yolunu kaybeder. Bu kez annesinin onu bulabilmesi için “görünür” olması gerekir. Fakat yavru balabanı önce Bennu adında küçük bir kız bulur. Bennu ile veteriner olan annesi, balabanın görünür olması için harekete geçerler. 
 
Şiirsel Taş’ın bir göç zamanı annesinden ayrı düşen bir yavru balabandan esinlenerek yazdığı, Duygu Topçu’nun resimlediği Balaban, görünmez olmayı öğrenmeye çalışan ve bazen de görünür olması gereken bir yavru kuşun öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105831</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a61907-599d-4a00-9a18-a9a2131b54ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Vinland Saga - Vinland Destanı 1</image:title>
            <image:caption>Henüz küçük bir çocukken, büyük Leif Ericson’un dizinin dibine kıvrılır ve uzak batıdaki vahşi topraklara dair hikâyeleri heyecanla dinlerdi Thorfinn. Oysa gençlik günlerine dair hayalleri, paralı askerlerin saldırılarıyla paramparça olacaktı. Ailesini katleden Vikingler tarafından yetiştirilen Thorfinn, korku salan bir savaşçı hâline geldi ve ailesini katleden çetenin lideri Askeladd’dan intikam almaya yemin etti. Zor zamanlarda Thorfinn’i ayakta tutan şey ise savaş ya da köleliğin olmadığı bir yere, Leif’in Vinland olarak adlandırdığı verimli topraklara dair hayallerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9169d016-7b99-4357-84de-75ace7e62864.jpg</image:loc>
            <image:title>Vitamin</image:title>
            <image:caption>Okulda yaşanan zorbalık ve dışlama. Bu güçlü zorba gruba karşı, bir kişi tek başına ayakta kalıp nasıl karşı durabilir? 
 
Savako Yarimizu bir yol buluyor… 
 
Manga çizmeye başlıyor… 
 
Umutsuzluğa düşmek üzere olduğumuzda her zaman tutunacak bir dal vardır. 
  Vitamin, hayattaki amacını ve hayalini keşfeden Savako’nun ilham verici hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5206403-2de6-46c1-9ce0-d192165eaef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Alev Kuyruk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kışı geçirmek için annesiyle beraber ahşap bir kulübeye giden Freya, sadece annesi ve kendisi olduğunda burayı soğuk ve ıssız buluyordu. Fakat bembeyaz bir tilkiyle karşılaştıktan ve Kuzey Işıkları&apos;nı keşfettikten sonra bu soğuk ve ıssız diyarda yalnız olmadıklarını fark etti. 
 
Karanlıkta bir ışık bulmak ve sevinci yeniden keşfetmeye dair umut veren bir hikâye… 
 
Alev Kuyruk, Kuzey Işıkları hakkındaki eski bir Sami efsanesinden ilhamla ortaya çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f6fd7b-be7a-4715-89d3-1f7459a2864b.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Oyuncak Mağarası</image:title>
            <image:caption>Ömer, uçmaya bir kere başladı mı tüm mahalleyi hatta tüm şehri dolaşmadan yere inmek bilmiyor. “İyi de insanlar uçamaz ki,” mi dediniz? 
Evet, insanlar uçamaz. Ama Ömer için bu kural bir süredir geçerli değil. Çünkü o, bir oyuncak mağarası gören, Çikola’yla, Bisküvi’yle, son oyuncak mağarasının sultanıyla ve maharetiyle meşhur oyuncak ustalarıyla tanışan az sayıda çocuktan biri. 
Belki de dünyada tektir kim bilir? Şimdi siz Ömer’in oyuncak mağarasına nasıl gittiğini de merak etmişsinizdir. Hepsi ve daha fazlası bu kitapta... 
Aykut Ertuğrul’un ilk çocuk kitabı Son Oyuncak Mağarası, ödüllü çizer Nadia Romero Marchesini’nin illüstrasyonlarıyla renklendi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d047bdbe-802f-45a1-9ba3-7505e4af7bd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapı Mekaniği ve Analizi</image:title>
            <image:caption>Öncelikle, Sayın Doç. Dr. Giray Ozay’a bana Yapı Mekaniği ve Analizi dersini öğrettiği için teşekkür ederim. Kitabın 1. baskısında yapılan hatalar bu 2. baskıda düzeltilmiştir. 1. baskıda yapılan hatalar: 
Daktilo hataları, yani yazım ve gramer hataları 
1) Virtüel deplasman teorisinin matığını açıklamada yapılan bazı hatalar. Her ne kadar 1. baskıda da virtüel deplasmanla ilgili verilen denklemler doğru ise de, virtüel deplasman fenomeninin fiziğini açıklama da 1. baskıda bazı hatalar yapılmıştır. 2. baskıda bu hatalar düzeltilmiştir. 
2) Stabil olmayan bazı çubuk örnekler stabil olarak verilmiştir ve stabilite konusu yeterince doğru açıklanmamıştır. 
3) Kayma merkezinin formülleri 1. baskıda doğru verilmişse de yanlış bir izah tarzı anlatılmıştır. 
4) Hiperstatik sistemlerin analitik yolla tesir çizgilerinin elde elde edilmesi yöntemi 1. baskıda iyi açıklanmamıştır. Ancak çözüm için sunular denklemler doğrudurlar. Bununla birlikte bu yöntem kitabın yazarı tarafından bulunarak literatüre kazandırılmıştır. 
Kitabın 2. baskısında yukarıda verilen hatalar düzeltilmiştir. Bununla birlikte aşağıda verilen konular 2. baskıda kitaba eklenmştir. 
1) Yapıların modellenmesine dair görsel videolar kitaba eklenmiştir. 
2) Statik ve dinamik yükün farkı yazılı ve görsel olarak açıklanmıştır. Bu konuda görsel videolar da kitaba eklenmiştir. 
3) Stabilite konusu yazılı ve görsel olarak detaylı olarak açıklanmıştır. Bu konuda da görsel videolar da kitaba eklenmiştir. 
4) Üniform olmayan burulma konusu kitaba eklenmiştir. 
5) İzostatik sistemlerde yer değiştirme ve dönme hesabı örnekleri kitaba eklenmiştir. 
Kitapta verilen videolar youtube videolarıdırlar. Bu videoları izlemek için ilgili videonun web linkinin kitabın kaynaklar kısmında alınarak web tarayıcısının adres kısmına kopyalanması gerekmektedir. Alternatif olarak yazarın youtube kanalından da bu videolar izlenebilir. Videolar Türkçedirler. Yazarın youtube kanalının web adresi aşağıda verilmektedir. 
https://www.youtube.com/channel/UC7e43J9Lo0JBpmD1aKIkCFQ/videos</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a430544-63c0-4f1d-a1cc-d2dc8735f461.jpg</image:loc>
            <image:title>Gödeli Mehmet</image:title>
            <image:caption>&quot;Memduh Şevket Esendal, dilin arılaşmasında, halk diline yaklaşmasında büyük katkıları olmuş bir yazarımızdır. Görevleri gereği, en yüksek oranlara ulaştığı halde, daha çok küçük insanların, küçük olayların öykülerini yazmıştır&quot; diyen Muzaffer Hacıhasanoğlu (Somut, 8.4.1983), MŞE&apos;nin insanı yücelten sevgisini, kişiliğini, dünya görüşünü özetlemiştir bir tümceyle. Tarık Dursun K. ise, &quot;Her şey onun hikayesinde bir dilimdir, bir yaşam kesitidir. Bunu allayıp pullamaz, süsleyip püslemez, olduğu gibi aktarır okura&quot; derken, geride yüzlerce öyküyle birkaç roman bırakan MŞE&apos;nin özlü ve yalın anlatım biçimini dile getirmektedir. Gerçekten de MŞE, yazınımızda özel yeri olan bir ustadır. Ancak ölümünden sonra gereken ilgiyi görmemiştir, birkaç kitabıyla anımsanır hala...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83ab8f6-67aa-4497-badd-e6213475da4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor ve İletişim Bilimlerinde Güncel Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>·         ÖĞRETMEN ADAYLARININ ÖZYETERLİK İNANCI, BİLİŞSEL ESNEKLİK VE ÜST BİLİŞSEL OKUMA STRATEJİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ 
·         UYGULAMALI BİLİMLER ALANINDAKİ ÖĞRETMENLERİNİN MESLEKİ ALANLARINA VE SERBEST ZAMANLARINI DEĞERLENDİRMESİNE GÖRE COVİD-19 İLE İLİŞKİLİ PSİKOLOJİK SIKINTI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
·         SANAL GERÇEKLİK VE REKREASYON 
·         REKREASYON FARKINDALIĞI 
·         SPORDA DUYGUSAL ZEKA 
·         YAKINSAMA KÜLTÜRÜNDEN TRANSMEDYA HİKÂYE ANLATICILIĞINA: MARVEL EVRENİ ÖRNEĞİ 
·         KÜYERELLEŞME BAĞLAMINDA NETFLİX DİJİTAL PLATFORMU ÜZERİNE BİR İNCELEME 
·         TÜRK SİNEMASINDA KADIN KİMLİĞİNİN NAMUS VE ŞİDDET OLGULARI BAĞLAMINDA TEMSİLİ: BERGEN VE DİLBERAY FİLMLERİ 
·         TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE DÖNÜŞEN EKRAN KÜLTÜRÜ VE BAĞLAMI 
·         ÖĞRETMENLERİN BEDEN DİLİ YETERLİLİKLERİ VE İLETİŞİM BECERİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN SPOR VE FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ) 
·         ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİNE YÖNELİK TUTUMLARININ FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ (ERZURUM İLİ ÖRNEĞİ) 
·         SPOR MÜSABAKALARI GÜVENLİK YÖNETİMİNE FARKLI BİR BAKIŞ: KRİZ YÖNETİMİ YAKLAŞIMI 
·         ÜNİVERSİTEDE ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRENCİLERİN DANSA YÖNELİK TUTUM DÜZEYLERİNİN FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c3d39dc-50d6-484a-a916-89d37b6b27e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hizmet Pazarlamasına Giren Yeni Ürün: Koçluk</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: KOÇLUK NEDİR? 
 
2.      BÖLÜM: KOÇLUK HİZMETİNDE MENTORLÜK 
 
3.      BÖLÜM: HİZMET PAZARLAMASINDA KOÇLUK HİZMETİ 
 4.  BÖLÜM: KOÇLUKTA SİNİRBİLİM (NÖROBİLİM) UYGULAMALARI VE NÖROKOÇLUK SİSTEMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef18c94-cd67-47e4-97c3-40662585ffaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Gitmez</image:title>
            <image:caption>Dedim ya kıyıdaki çakıl taşları gibi... 
Bazı kıyılarda yürüyemezsiniz! 
Bozar, bazen ayağınızın terazisini, 
bazen de vücudunuzun dengesini! 
Batar çakıl taşları ayağınıza... 
Kimi büyük haddinden fazla! 
Kimi unufak, yapışır kalır sağına soluna, 
batak gibi çeker seni içine! 
Nerde bulacaksın 
hepsi güzel birbirinden, 
hepsi düzgün diğerlerinden... 
halı gibi, süzülüp giden... 
çakıl taşlarını(!). 
 
*** 
İnsanlar da aynı değil mi? 
İrili ufaklı... 
Cüsseleri değil kastım... O belli! 
Bakınca görürsün! 
Ruhları da var her bedenin; irili ufaklı! 
Sanmayın ki eşit eşleşmiş ruhlar her bedende! 
Ruhla beden her zaman uygun bir şekilde mi birbirine? 
Her neyse o “ruh” dediğin... 
Nasıl bileceksin ki 
iri mi, ufak mı? 
İyi mi, kötü mü? 
Güzel mi, çirkin mi? 
Cesur mu, korkak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c9a337d-b623-435d-9806-0633aaa47c39.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne Türk Toplumunda Kültür Çatışması: Dil ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Dil ile kültür birbirine eşdeğer, tek bir varlığın, birbirinden ayrılmaz, iki parçası gibidir. Kültürde ne varsa dilde vardır. Dildeki her şey kültürden gelir. Kültür, dilde yaşar, gelişir, birikir. Dil, kültürün, hazinesi, bilinci, ruhudur. 
Ayrıca, dil, bir ulusu oluşturan ve ulusallığı sağlayan ana etkenlerden biri olarak yer tutmaktadır. Çağımızda ulus denen toplumu oluşturan ana etkenin ırk ya da din birliği değil, dili de içeren kültür birliği olduğu kabul edilmektedir. İşte bu nedenledir ki, dil “kültürün aynası”dır. 
Bilindiği üzere, tarihin akışı içinde Türkler Müslümanlığı kabul etmeleriyle birlikte XI. yüzyıldan itibaren Arap ve Fars kültürlerinin etkisi altına girmişler, bunun ardından Tanzimat Devri (1860-1896) ile Batı kültürüne yönelmişlerdir. Bunun dilimize de sirayet etmesi ve sonunda toplum bünyesinde bir takım dil-kültür çatışmalarına yol açması kaçınılmazdı. 
Türkiye Cumhuriyeti, işte bu dil-kültür çatışmalarının sonucu olarak ortaya çıkan ikilikleri gidermek amacıyla Dil Reformu&apos;nu başlatmıştır. Dilde düzenlemelere gitme yönündeki uygulamalar genellikle, anadiline, ulusal benliğe sahip çıkma ve eğitim birliğini sağlama ihtiyacından kaynaklanıyordu. “Türk Dil Reformu”, ulus-devletin kurulması, çağdaşlaşmanın gerçekleştirilmesi, yeni toplumsal ve siyasi bir düzende Türkçenin, Arapça ve Farsçanın egemenliğinden kurtarılıp arındırılması, özleştirilmesi, konuşulan dilden koparılmış bulunan yazı diline benliğinin kazandırılması için yeni bir dil yapılanmasının zorunlu hale geldiği düşüncesiyle yapılmıştır. Dil Reformu&apos;nun temel ilkesi, dilin bir ulusun toplumsal yapısını birleştirici, bütünleştirici ve geliştirici olmasıdır. 
Doğal olarak önceleri Arapça ve Farsça dillerine gösterilen ilginin, dil reformumuza rağmen, bu kez Batı dillerine (yani Fransızca, Almanca dillerine) ve son yıllarda ağırlıklı olarak, adeta tek başına, İngilizce&apos;ye yönelmesinin Türk toplumunun bünyesinde günümüze kadar süregelen dil-kültür çatışmalarına yeni bir biçim verdiğini görüyoruz. 
Bu bağlamda, Türk tarihinin akışı içerisinde, iç ve dış etkenlerin sonucunda toplumun bünyesinde oluşan “dil-kültür çekişmeleri” ve bu çekişmelerden kaynaklanan “dil eğitimi sorunları” bugün de süregelmektedir. Elinizdeki bu kitabın amacı, “dil-kültür” tarihimizi irdeleyerek, ülkemizdeki bugünkü Türkçe ve yabancı dil eğitimini çağdaş eğitim düşüncesi çerçevesinde ve tarihsel etkenler ekseninde değerlendirmek, dil eğitiminin karşı karşıya bulunduğu sorunları dile getirmek ve bunların altından kalkılması için çözüm önerilerinde bulunmaktır. Bunların yanı sıra, ülkemizdeki dil öğretmenlerinin mesleki bilgi ve becerilerine tarihsel bir boyut kazandırılması ve öğretmenlerimizin fedakârlıkla yürüttükleri eğitim faaliyetlerini daha da bilinçli ve anlamlı kılması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77cd2d52-319d-4595-92db-9c4a473b0134.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Adam</image:title>
            <image:caption>Karlı bir kış günü, baştan aşağı sımsıkı giyinmiş bir yabancı, uzak bir İngiliz kasabasındaki bir hana varır. Adam, kocaman gözlüğü ve şapkasıyla tuhaf bir görünüme sahip olsa da han sahibi hiç tereddüt etmeden onu kabul edip en güzel odalarından birine yerleştirir, ne de olsa kış aylarında böyle küçük bir kasabada müşteri bulmak oldukça zordur. Han sahibi ve kasabalılar başta bu tuhaf yabancıya fazla ilgi göstermese de şüpheli davranışları ve sürekli olarak atkı, gözlük ve eldivenle dolaşması, çok geçmeden onun hakkında türlü dedikoduların ortaya atılmasına yol açar. Üstüne üstlük adam bilimsel deneyler yaptığını söyleyerek odasına kimseyi almayınca, kasaba halkının en önemli merak konusu olmayı başarır.  Kasabalıların artık tek amacı vardır, bu gizemli yabancının sırrını çözmek. 
Bilim kurgu türünün en büyük yazarlarından H. G. Wells’in en önemli eserlerinden biri olan Görünmez Adam, soluk soluğa okuyacağınız heyecanlı bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e219a95f-530b-4361-b5db-d8134afe846d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Kazısı</image:title>
            <image:caption>Bilge Karasu ile Walter Benjamin arasında bir bağ olabilir mi? Birbirinden farklı ve uzak görünen bu iki isim arasında ortak noktalar var mıdır? İkisini karşılaştırmak mümkün müdür? 
Hafıza Kazısı Bilge Karasu’nun Lağımlaranası ya da Beyoğlu başlığı altında toplanmış metinlerini Walter Benjamin’in Bin Dokuz Yüzlerin Başında Berlin’de Çocukluk ve hafıza ile ilgili diğer metinleriyle birlikte okuyan ve Karasu’nun metinlerindeki tarihsel hafıza katmanlarını araştıran bir çalışma. Ülker Gökberk kişisel olarak da tanımış olduğu Bilge Karasu’nun anlatılarında kurmacayla birlikte var olan gerçeklik parçalarını bulup çıkarmaya çalışırken Lağımlaranası’nı kişisel ve kolektif hatıraların yansımış olabileceği bir Beyoğlu anlatısı olarak okuyor. Gökberk “hafıza kazısını” bağlamına oturturken Benjamin’in yanı sıra Freud, Bergson, Ricoeur, Barthes gibi düşünürlerin geliştirdiği yaklaşımlardan yararlanıyor, bunlara ek olarak Türkiye’nin yakın tarihinde Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül Olayları gibi önemli konuları ele alıyor.  
Walter Benjamin’le diyaloğa soktuğu Bilge Karasu’yu dünya edebiyatının bir parçası olarak yorumlayan Hafıza Kazısı, Karasu hakkındaki eleştirel yazına kapsamlı bir katkı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105844</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/598624c3-dd3e-4919-a508-f03fa18ce193.jpg</image:loc>
            <image:title>A Series Of Lessons in Gnani Yoga:The Yoga Wisdom</image:title>
            <image:caption>And, the Intellect experiences a similar difficulty when it tries to think of an Eternal—a That which is above and outside of Time. We see Time in operation everywhere, and take it for granted that Time is a reality—an actual thing. But this is a mistake of the senses. There is no such thing as Time, in reality. Time exists solely in our minds. It is merely a form of perception by which we express our consciousness of the Change in Things.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105845</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/520ec2b7-5ebe-45dc-b4f6-11fad18e1d68.jpg</image:loc>
            <image:title>An Introdductiton to Yoga</image:title>
            <image:caption>He who has realised the inner greatness of the Self never pronounces judgment upon another, knows that other as himself, and he himself as that other—that is unity. We talk brotherhood, but how many of us really practice it? And even that is not the thing the yogi aims at. Greater than brotherhood are identity and realisation of the Self as one. The Sixth Root Race will carry brotherhood to the highest point. The Seventh Root Race will know identity, will realise the unity of the human race. To catch a glimpse of the beauty of that high conception, the greatness of the unity in which &quot;I&quot; and &quot;mine,&quot; &quot;you&quot; and &quot;yours&quot; have vanished, in which we are all one life, even to do that lifts the whole nature towards divinity, and those who can even see that unity is fair; they are the nearer to the realisation of the Beauty that is God.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105846</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efdd4e55-1d13-4053-a918-9ce00680c6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Bir Noel Şarkısı, taş kalpli Ebenezer Scrooge’un hayaletlerle dolu serüvenini anlatan, her sevecen ruhun okumak isteyeceği bir roman. Hayalet “Adam,” dedi, “eğer taş kalpli bir adam değil de yumuşak kalpli bir adam olsaydın, artık nüfusun ne olduğunu ve kimleri içine aldığını anlayana kadar bu uğursuz düşünceden sakınırdın. Kimin ölmesi gerektiğine sen mi karar vereceksin? Ya da kimin yaşaması gerektiğine? Belki de Tanrının gözünde sen, bu adamın çocuğu durumunda olan milyonlarca diğer çocuktan daha değersizsin ve yaşamaya daha az layıksın. Tanrım! Yaprağın üzerindeki bir böceğin toz toprak içerisindeki aç kardeşlerinin çok fazla yaşadığını dile getirdiğini ve onlara ‘artık’ dediğini duymak…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105847</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfcf7658-ffef-4ec9-acfd-f2bedd120ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksul İnsanlar (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>Я уже вам писал о здешней Терезе, – тоже и добрая и верная женщина. А уж как я беспокоился об наших письмах! Как они передаваться-то будут? А вот как тут послал господь на наше счастие Терезу. Она женщина добрая, кроткая, бессловесная. Но наша хозяйка просто безжалостная. Затирает ее в работу, словно ветошку какую-нибудь.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105848</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26b3380a-a063-4a6c-aae2-9e1ca1e3d11f.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlakçı</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket Esendal’ın 1946 yılında Hikâyeler – Birinci Kitap, 1958’den itibaren ise Otlakçı adıyla yayımlanan öyküleri edebiyatımızın en önemli metinleri arasında yer alırlar. Sohbet eder gibi anlatan, bazen eğlenceli, bazen sıkıntılı ama her zaman “ince” anları, hayatın baskısı altında ezilmekten şefkatle kurtaran bir kalemin elinden çıkan bu öykülerdeki kişiler ve mekânlar çeşit çeşittir: Bazen Erenköy’deki bir köşke gideriz, bazen Fener’de bir meyhaneye. Bazen keyif çatan iki arkadaşın neşesine tanık oluruz, bazen de haksız kazanç elde etmeye başlayan kocasıyla artık düşlediği evi kuramayacağını anlayan bir kadının buhranına. Ama nerede olursak olalım, hangi duyguyu hissedersek hissedelim, hep insanı merkeze alan bir çemberin etrafında döner dururuz bu öykülerde. Behçet Çelik’in önsözüyle zenginleşen Otlakçı, hem ilk kez okuyacaklara, hem de yeniden okumayı düşünenlere canlı ve renkli bir dünya sunuyor. “Öyküleri ve öykü kişileri bugün de capcanlı Esendal’ın.” BEHÇET ÇELİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105849</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f11d140-534e-4339-b9e6-a017db044de8.jpg</image:loc>
            <image:title>Siren Sesleri</image:title>
            <image:caption>“Daha önce sekiz yerinden bıçaklanan kadına gittik. Arayıp önden bilgi verdiler. ‘Kadınları koruma derneğinden aradılar, emniyet ihtiyacı yok, haberiniz olsun.’ Ambulans sokağa girer girmez mahalleli camlara döküldü. (...) Nefes darlığı şikâyeti için çağırmışlar... Göğsünde ağrı oluyormuş. Stresten, belli. ‘Olay ne zaman oldu?’ diye sordum. Dört, beş ay öncesi. Akciğerini üç yerinden delmiş bıçak. (...) Kadını kaldırdık. Şalvarlı bir kadın yardım etti. Diğer kanepede bir çocuk, başı öne eğilmiş. Bizden korkuyor gibi. (...) Çocuk şalvarlı kadındanmış meğer, bıçaklanandan değil. Aralarında rahat yirmi yaş var bıçaklananla, şalvarlı büyük. Bıçaklanan kadın ağır ağır indi beton merdivenlerden. Sevim’le ikisi arkada gitti, kadın kadına.” F. Mert Erdoğan, ambulans hekimi olarak tanık olduğu hayat parçalarını serpmiş tuvalin üstüne. Ağır hastalıkların, can çekişenlerin, COVID’in alarm kırmızısı da var tuvalin üzerinde, vaka dönüşü ambulansın penceresinden naylon eldivenle uzanıp toplanan vişnenin mor kırmızısı da... Yalandan ihbarların, yalan travmaların yol açtığı asap bozukluğunun grisi de var, hayat kurtarmanın açtırdığı gökkuşağı da... Sirenin, sedye örtüsünün mavisi de var, gözlerin ve muhabbet kuşunun mavisi de... Ambulans sadece bir hayat kurtarma “aracı” değil; ambulansın içinde, ambulansın etrafında bir hayat akıyor. Siren Sesleri, bizi o hayatın içinde gezdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105850</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ece4b9f-adb8-4d46-9966-377274eee410.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Hıristiyanları Nesturiler</image:title>
            <image:caption>Doğu Kilisesi, Hıristiyanlık tarihinde özel bir yere sahip. Roma İmparatorluğu’nun doğusunda kök salmış, Batı kiliseleri tarafından ötekileştirilmiş, siyasi etkileri derin biçimde hissetmiş ve kendine özgü inanışlar, ritüeller geliştirmiş kadim bir kilise... Doğu Hıristiyanları Nesturiler: Tarih, İnanç, Ritüel; Part, Sasani, Müslüman ve Moğol yönetimlerinin gölgesinde gelişen Doğu Kilisesi geleneğini, hem Hıristiyan dünyasında hem de geniş doğu coğrafyasında yaşanan siyasal-toplumsal gelişmelerle bağlantılı olarak anlatıyor. Teolojik tartışmalar etrafında çok temel soruları ele alıyor: İsa Mesih’in şahsında ilahi ve beşeri tabiatlar nasıl birleşti? Kutsal Ruh neye işaret eder? Vaftiz, Kutsal Haç, oruç ve dua törenlerinin anlamı nedir? Kitap, tüm bu soruların cevabını ararken Hıristiyanlık içindeki ayrışmaların kökenini de ayrıntılı biçimde tartışıyor. Sadece dinler tarihi değil medeniyetler tarihi açısından da ufuk açıcı olan bu çalışma, alanında önemli bir boşluğu dolduruyor. “Doğu Kilisesi’nin kendine özgü tarihsel gelişiminin en önemli özelliği, tarih boyunca yabancıların hâkimiyeti altında yaşamasıdır. Normalde Hıristiyan bir hamiden mahrum olmasının, kilise açısından birçok olumsuz sonuç doğuracağı düşünülebilir. Ancak çalışmamızda elde edilen veriler durumun tam olarak böyle olmadığını, aksine Doğu Kilisesi’nin kendi özgünlüğünü koruması ve geliştirmesi açısından olumlu bir işlev gördüğünü ortaya koymuştur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105851</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6057b7c0-1926-404e-b16c-62e9126de5d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamusallığın Yeni Bir Yapısal Dönüşümü ve Müzakereci Demokrasi</image:title>
            <image:caption>“Sosyal medyalarla, bütün kullanıcıları anlık-kendiliğinden ve hiçbir sınamaya tâbi olmayan müdahalelere davet eden serbestçe girilebilir alanlar oluşuyor. (...) Beğeni ve hoşnutsuzluk tıklarına indirgenerek etkisizleşmiş bu plebisiter ‘kamusallığın’ altyapısı, teknik ve ekonomik niteliklidir. Fakat ilke olarak, adeta redaksiyonel kamusallığın koşullarından azat olmuş, kendi bakış açılarından ‘sansürden’ kurtulmuş bütün kullanıcılar serbestçe girilebilen bu medya alanlarında anonim bir kamusal topluluğa hitap edebilir ve onun onayını almak için tanıtım yapabilirler. Bu alanlar tuhaf bir anonim mahremiyet kazanıyor gibi görünüyor: bugüne kadarki ölçütlere göre ne kamusal ne özel sayılabilirler, daha ziyade şimdiye dek özel mektup alışverişine tahsisli bir iletişimin şişip kabararak kamusallığa dönüşmesi olarak kavrayabiliriz bunu.” Jürgen Habermas, 20. yüzyılın sosyal teoride en etkili eserlerinden biri olan kitabının, Kamusallığın Yapısal Dönüşümü’nün temel tezlerini günümüz medya ve sosyal medya koşullarında yeniden tartışmaya girişiyor. Buna bağlı olarak, politik kamusallığı çökertmesinden endişe ettiği sağ popülizme karşı müzakereci demokrasinin olanaklarını sorguluyor. Kamusallığın Yeni Bir Yapısal Dönüşümü, çağın olağanüstü üretken filozofu Habermas’ın kamusal entelektüel kimliğinin altını çizen bir olgunluk eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105852</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb79494-73de-4523-8e3b-8963f3d96177.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Üretimi</image:title>
            <image:caption>Avrupa toplumlarında sanatın kurumsallaşmasının tarihi, sanatın özerkliğini kazanmasının tarihidir. Rönesans’ta tohumları atılan bu özerkleşme süreci boyunca sanat, Kilise ile Saray’ın himayesinden ve vesayetinden koparak bağımsızlaşır. Aynı süreçte kapitalizmin yükselişine koşut bir sanat piyasası örgütlenir. Bir yandan da sanat tarihi ve sanat eleştirisi başlı başına birer yazın türü olarak gelişir. 19. yüzyıla gelindiğinde, kendi bilgisini ve estetiğini kendi içinde belirleyen, otoriteyi ve meşruiyeti kendi mercilerinden devşiren bir sanat alanı teşekkül etmiştir. Ne var ki, bu alan bir yandan da piyasaya tâbidir; oysa varlığını “ekonomi”nin inkârı üzerine tesis etmiş, kendini “ticari” kaygıların reddiyle tanımlamıştır. Pierre Bourdieu, burada yayımladığımız iki temel makalesinde, sanat alanına damgasını vuran bu paradoksu masaya yatırıyor ve “sembolik mallar”ın üretimindeki yapısal dinamikleri ortaya koyuyor. Tiyatro, edebiyat ve görsel sanat alanlarındaki saha araştırmaları üzerinden, kültürel üretimin temel yasası olan rekabetin nasıl işlediğini inceliyor. “Çıkar gözetmezlik”, “saf estetik”, “sanat-için-sanat” gibi şiarların üstünü örttüğü sembolik iktidar mücadelelerini gözler önüne seriyor. Randal Johnson’ın sunuş yazısı ise Bourdieu’nün çalışmalarını ve temel kavramlarını ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105854</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9c38b63-83db-4e9c-8558-9f1121e5f9a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli Hatalar</image:title>
            <image:caption>“Jacques Vergès, Türkiye’deki kamuoyu tarafından Fransa’da 1968 yılında yayımlanmış olan De la stratégie judiciaire (Savunma Saldırıyor) isimli kitabıyla tanınıyor. Vergès, kimsenin nerede olduğunu hâlâ bilemediği sekiz yıllık bir süre (1970- 1978) ortadan kaybolmuştu; dönüşünde ise önceleri aldığı sol örgüt davalarının aksine bir Nazi subayı olan Klaus Barbie’yi müdafaa ederek Fransa’yı ‘sallamıştı’. Dışarıdan bakıldığında geçmişinden bir nevi ‘kopuş’ olarak nitelenebilecek bu davadan sonraki döneminde Çakal Carlos’u (Ilich Ramirez Sánchez), Slobodan Milošević’i, Tarık Aziz’i, Kızıl Kmerler’in önemli liderlerinden Khieu Samphan’ı da temsil ettiği herkesçe bilinir. Ancak Vergès’in bunların yanı sıra Yüzbaşı Paul Barril, Daniel Burdan, Jean-Marc Dufourg, Dominique Loiseau gibi Fransız istihbarat görevlilerinin savunmasını aldığı da kayıt altına alınmalıdır. Bu itibarla Adli Hatalar, her ne kadar bu vakaları konu almasa da hayatının ve kariyerinin son on yılında yazılmış olması dolayısıyla bütün bu birikimin bir ürünü olarak karşımıza çıkar. Dünya ve Fransız kamuoyunda Vergès’in bu ikinci dönemdeki mahlası ‘Şeytanın Avukatı’dır.” Bu küçük kitap, mahkeme salonlarında olup bitenleri değerlendirmek için ipuçları içeriyor. Bunu ise sanığı yahut savunmayı nesneleştiren dışsal bir konumdan değil tam olarak ustanın kendi gözünden yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105855</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a7a327-4dff-4610-9b87-672f84205a2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Psikolojinin Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Günün birinde modern psikolojinin hangi eziyetli yollardan geçtiğini, nasıl da simyacıların karanlık laboratuvarlarından (Kerner, Ennemoser, Eschenmayer, Passavant vd.) cazibesiyle birlikte Schopenhauer, Carus ve von Hartmann’ın felsefi sezinlerine ilerlediğini; ve nasıl da Liébeault ve ondan da önce Quimby’deki (Hristiyan Biliminin manevi babası) günlük deneyimlerin toprağından ve en sonunda Fransızların hipnoz yöntemlerinden doğru Freud’a ulaştığını göreceğiz. […] Aslına bakarsak, bu dersler, Jung’un kavramlarına ilerleyen ve burada doruğa ulaşan ‘Bir Bilinçdışı Tarihi’ olarak başlıklandırılabilirdi – ya da hatta kışkırtıcı bir şekilde söylersek, ‘Jung’un Öncelleri’ bile olabilirdi.” Modern Psikolojinin Tarihi, Jung’un ETH’de 1931-1940 yılları arasında verdiği dersler dizisinin ilk cildidir. İsminin gösterdiği üzere, burada, psikolojinin çağdaş biçimine izlediği yollar kaygı edinilir. Jung, Aydınlanma düşüncesinden başlayarak kendi çağına kadarki bir zaman zarfını ele alır. Düşünce akımları ve düşünürlerin izahının ardından, Friederike Hauffe ve Hélène Smith vakalarına ve bu vakaların gözlem çalışmalarına -Seherin von Prevorst’un [Prevorstlu Kâhin] (1829) ve Des Indes à la planète Mars’ın incelemesine [Hindistan’dan Mars Gezegenine] (1899)- sırasıyla beş ve iki ders ayırır, deneysel psikolojinin bağlamını ve bilinç ile bilinç ötesi gerçekliklerin doğasını araştırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105858</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a86a073a-bd89-411f-97a7-271b45a82e76.jpg</image:loc>
            <image:title>Stan Gezegeni</image:title>
            <image:caption>“Bazen hayatımı anlamlandırmanın tek yolu her şeyi grafiklere ve şemalara dökmek... Ama o bile hayatımın normalden ne kadar uzak olduğunu gösteriyor, özellikle de küçük kardeşim Fred&apos;in! Umarım burada hayatta kalmak için faydalı ipuçları bulursun. Bulamazsan da en azından hayatının benimkinden çok daha az karmaşık olduğunu bilmek seni neşelendirir!” 
 
Uzaya son derece meraklı olan Stan, düzeni ve hayatı şemalara, grafiklere dökmeyi seviyor. Kardeşi Fred aksine çok dağınık. Stan&apos;in &quot;Güneş Sistemi Gezegenleri Posteri&quot;ni &quot;Güneş Sistemi Sümükleri Posteri&quot;ne dönüştürmek gibi sürekli sinir bozucu şeyler yapıyor. 
 
Stan Gezegeni, kardeşliğe dair kahkahalarla dolu bir hikâyeyi, uzay, dinazorlar ve iklim değişikliğine dair ilginç bilgiler ve grafikler eşliğinde anlatan özgün bir kitap. 
8 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6286c393-63b2-4cce-9063-c767f7def62a.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın 1904 yılı Eylül ayında kaleme aldığı Oyun romanı, ertesi yıl Nisan-Mayıs aylarında ABD’de The Metropolitan ve İngiltere’de The Tattler dergilerinde tefrika edilmiş, 1905 Haziran ayında ABD’de kitap olarak yayımlanmıştır. Bu kısa roman, “işçi sınıfının kibar kesiminden” bir delikanlı ile bir genç kızın boksla kesişen kaderlerini konu alır. Yelken yapımcısı ve “ailenin küçük babası” olan yirmi yaşındaki boksör Joe Flemming, on sekiz yaşındaki sevgilisi Genevieve’den, evlilikleri öncesi son kez boks maçına çıkmak için müsaade ister. Bir Dilim Biftek, Meksikalı başta olmak üzere, pek çok yapıtında boks sporunun doğasını bütün renkleriyle işleyen Jack London, Oyun’da boksun şiddeti ile işçi sınıfından insanların yalın yaşamlarını canlı biçimde yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d00c10a-5234-4bee-99c3-1d490538c637.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Bu eserimde sadece hayat olacaktı. Memleketin hakiki hayatından bir tablo ki onda gözleri oyalayacak, hayali okşayacak süslerden hiçbir iz bulunmasın. 
1901’de Servet-i Fünûn dergisinde tefrikasına başlanan, ancak sansür memurlarınca sağından solundan makaslanarak paramparça edilen Kırık Hayatlar, adıyla aynı kaderi paylaşmaktan yirmi yıl sonra kurtularak yeniden kaleme alınmıştır. Halit Ziya, olgunluk dönemi eseri olarak nitelediği romanında bireyden topluma ve hemen her sınıfta yaşanan trajediye ayna tutar. Roman boyunca idealist doktor Ömer Behiç, tıpkı Dr. Jekyll’ın Mr. Hyde’la yaşadığı gibi, karakterine taban tabana zıt dostu Bekir Servet’le, insaniyet, erdem, namus ve aile gibi konularda içsel bir savaş yaşarken adliye koridorlarında, hastane köşelerindeki halk da sefalet içindeki kırık hayatlarını onarmaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ae2e1d7-022f-4364-9588-a93413e41f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Hayatlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu eserimde sadece hayat olacaktı. Memleketin hakiki hayatından bir tablo ki onda gözleri oyalayacak, hayali okşayacak süslerden hiçbir iz bulunmasın. 
1901’de Servet-i Fünûn dergisinde tefrikasına başlanan, ancak sansür memurlarınca sağından solundan makaslanarak paramparça edilen Kırık Hayatlar, adıyla aynı kaderi paylaşmaktan yirmi yıl sonra kurtularak yeniden kaleme alınmıştır. Halit Ziya, olgunluk dönemi eseri olarak nitelediği romanında bireyden topluma ve hemen her sınıfta yaşanan trajediye ayna tutar. Roman boyunca idealist doktor Ömer Behiç, tıpkı Dr. Jekyll’ın Mr. Hyde’la yaşadığı gibi, karakterine taban tabana zıt dostu Bekir Servet’le, insaniyet, erdem, namus ve aile gibi konularda içsel bir savaş yaşarken adliye koridorlarında, hastane köşelerindeki halk da sefalet içindeki kırık hayatlarını onarmaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a6aa741-0343-4638-b332-e670a1e37835.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşümden Yansımalar - Reflections of a Transformation (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yer alan fotoğraflar Bülent Eczacıbaşı tarafından Şubat 2021 – Mart 2022 tarihleri arasında çekilmiştir. 
All Photographs in this book were taken by Bülent Eczacıbaşı between February 2021 and March 2022.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616c42ce-48ab-40f8-882b-a9153b45c667.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela&apos;nın Büyülü Bileziği - Pericinlerin İni</image:title>
            <image:caption>Altın Olimpiyat madalyası sahibi JESSICA ENNIS-HILL’in genç okurlar için kaleme aldığı ilk seri 
Aklınızdan geçen her şeyin pat diye karşınızda belirmesini sağlayan büyülü bir 
bileziğiniz olsa ne yapardınız? 
Ela, yaramaz pericinlerin komşu bahçeye dadandığını fark ediyor. Böylece yepyeni bir maceraya yelken açıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5f3dbaf-c6fe-4330-8bc1-9e56fcb36652.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılgerdan ile Ren Geyiği</image:title>
            <image:caption>Küçük Ren geyiği ormanda kayboldu. 
Gökyüzünden kar taneleri düşmeye başladı. Ağaçların üzerine lapa lapa kar yağarken, küçük geyik inanılmaz bir şey gördü: Havada hızla kanat çırparken göz kamaştıran kıpkırmızı bir parıltı. 
Bir kızılgerdan! 
Bu sıcacık hikâye; dostluğu, sevgiyi ve yuvaya dönüşün güzelliğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47c16732-d564-446e-93f0-dd973ef9f279.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinliklerim (3-4 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar bu kitaptaki etkinliklerle eğlenerek vakit geçirirken programlamanın temel mantığını kavrayacaklar.
Kodlama eğitiminin temelini oluşturan algoritma mantığı, okul öncesi yaş grubundan itibaren öğrenilmesi gereken bir kavramdır. Bu kitapta yer alan etkinlikler, çocuklara algoritma mantığını kavratarak kodlamanın temel becerilerini kazandırmayı hedeflemektedir.
Eğlenceli etkinlikler aynı zamanda okul öncesi dönemde edinilmesi gereken kazanımları da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd5e78f-2b64-4920-96f9-5362186fc302.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinliklerim (4-5 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar bu kitaptaki etkinliklerle eğlenerek vakit geçirirken programlamanın temel mantığını kavrayacaklar. 
Kodlama eğitiminin temelini oluşturan algoritma mantığı, okul öncesi yaş grubundan itibaren öğrenilmesi gereken bir kavramdır. Bu kitapta yer alan etkinlikler, çocuklara algoritma mantığını kavratarak kodlamanın temel becerilerini kazandırmayı hedeflemektedir. 
Eğlenceli etkinlikler aynı zamanda okul öncesi dönemde edinilmesi gereken kazanımları da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91bc344c-f6bf-440b-acc7-701e985bd4d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinliklerim (5-6 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar bu kitaptaki etkinliklerle eğlenerek vakit geçirirken programlamanın temel mantığını kavrayacaklar. 
Kodlama eğitiminin temelini oluşturan algoritma mantığı, okul öncesi yaş grubundan itibaren öğrenilmesi gereken bir kavramdır. Bu kitapta yer alan etkinlikler, çocuklara algoritma mantığını kavratarak kodlamanın temel becerilerini kazandırmayı hedeflemektedir. 
Eğlenceli etkinlikler aynı zamanda okul öncesi dönemde edinilmesi gereken kazanımları da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d314490-e950-4102-ba99-971fe567a383.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamir Günü - Minik Yardımcılar</image:title>
            <image:caption>Bu kırık oyuncakları kim tamir edecek? Hangi aletlere ihtiyacımız var? Peki, oyuncakları tamir ettikten sonra nereye koyacağız? 
Birtakım işlerin oyununu oynamaktan onları gerçekten yapma aşamasına geçmek çocuğun gelişiminde önemli bir adımdır. Paylaşılan bir amaca başarıyla ulaşmak çocuğun sorumluluk alma isteğini güçlendirirken iletişim kurma, empati, iş birliği gibi sosyal becerilerini de geliştirir. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23855179-4a8d-4b5c-b1bb-a1e5c0ef91c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemek Pişirme Günü - Minik Yardımcılar</image:title>
            <image:caption>Akşam yemeğine misafir mi geliyor? Ne pişireceğiz? Neler almalıyız? Sonunda, sakın bulaşıkları yıkamayı unutma! 
Birtakım işlerin oyununu oynamaktan onları gerçekten yapma aşamasına geçmek çocuğun gelişiminde önemli bir adımdır. Paylaşılan bir amaca başarıyla ulaşmak çocuğun sorumluluk alma isteğini güçlendirirken iletişim kurma, empati, iş birliği gibi sosyal becerilerini de geliştirir. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c729563-2e98-4fb1-af1a-571fd7993c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Temizlik Günü - Minik Yardımcılar</image:title>
            <image:caption>Bugün yapılacak ev işleri listesinde neler var? Ev işlerini yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Bu arada, sakın tabakları yıkamayı unutma! 
Birtakım işlerin oyununu oynamaktan onları gerçekten yapma aşamasına geçmek çocuğun gelişiminde önemli bir adımdır. Paylaşılan bir amaca başarıyla ulaşmak çocuğun sorumluluk alma isteğini güçlendirirken iletişim kurma, empati, iş birliği gibi sosyal becerilerini de geliştirir. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1bb185-42d8-4b76-b43f-ac424c3571aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitki Bakım - Minik Yardımcılar</image:title>
            <image:caption>Hangi bitkileri yetiştireceğiz? Onları nereye ekmeliyiz? Bitki bakımında nelere dikkat etmeliyiz? 
Birtakım işlerin oyununu oynamaktan onları gerçekten yapma aşamasına geçmek çocuğun gelişiminde önemli bir adımdır. Paylaşılan bir amaca başarıyla ulaşmak çocuğun sorumluluk alma isteğini güçlendirirken iletişim kurma, empati, iş birliği gibi sosyal becerilerini de geliştirir. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87ee8489-eaa4-4d20-a610-51616982a23f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Kıbrıs Tarihi</image:title>
            <image:caption>Stratejik öneminden dolayı tarih boyunca Persler, Bizanslılar, Venedikliler, Osmanlılar gibi çeşitli imparatorlukların kontrolüne geçen Kıbrıs’ın tarihinde adanın Birleşik Krallık denetimine geçtiği 1878 yılı büyük önem taşımaktadır. 1950’li yıllarda İngiliz yönetimine karşı başlayan ayaklanmaların ardından 1960’larda kanlı bir iç savaş yaşandı. Türkiye’nin 1974 yılındaki müdahalesi sonrasında Birleşmiş Milletler öncülüğünde sürdürülen çözüm arayışları bugüne dek sonuçsuz kaldı. Tommy Clark’ın Kısa Kıbrıs Tarihi adanın tarihine ve bugün de devam eden siyasi anlaşmazlıkların kökenine dair eşsiz bir bakış sunuyor. “Bir zamanlar adanın tümü tek bir ülke konumundaydı; Türkçe konuşan Müslüman toplum ile Rumca konuşan Ortodoks toplum barış içinde bir arada yaşıyordu. Peki, sonra ne oldu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/994e7a6c-9528-4689-a97a-22b749fb1422.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Bölünme</image:title>
            <image:caption>On binlerce yıl önce Afrika’dan yola çıkarak dünyaya yayılmaya başlayan insanlar son Buzul Çağı sona ermeden önce Sibirya’ya gelmişlerdi. Daha sonra, günümüzden yaklaşık 18.000 yıl önce, o zamanlar okyanus seviyelerinin çok düşük olmasından dolayı bir kara köprüsü halinde olan Bering Boğazı’nı yürüyerek geçip Amerika kıtasına ulaştılar. Ancak Buzul Çağı’nın sona ermesinden sonra Bering Boğazı suyla doldu ve Amerika kıtasındaki insanların diğer kıtalardakilerle bağlantısı kesildi.  Birbirinden habersiz iki nüfus arasındaki bölünme Kolomb’un Amerika’yı keşfine kadar devam etti. Bu zaman diliminde Eski ve Yeni Dünya insanlarının gelişimini araştıran Büyük Bölünme’de Peter Watson insanlık tarihine yeni bir anlayış kazandırmak için arkeoloji, antropoloji, jeoloji, meteoroloji, kozmoloji ve mitolojinin ustaca ve orijinal bir sentezini sunuyor. Bu iki nüfusun paralel gelişmesi, bir anlamda, dünyanın tanık olduğu en büyük doğal deneydi. Elbette laboratuvar deneyi anlamında, dört başı mamur bir deney değildi, yine de karşılaştırma açısından büyüleyici bir deney, doğayla insanın nasıl etkileşime girdiğini görmek, kendimizi kendimize açıklamak için bulunmaz bir fırsattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2bbc74d-e583-4a2c-9352-0a5f7224851d.jpg</image:loc>
            <image:title>Чем люди живы (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“Жил сапожник с женой и детьми у мужика на 
квартире. Ни дома своего, ни земли у него не было, 
и кормился он с семьею сапожной работой. Хлеб 
был дорогой, а работа дешевая, и что заработает, то 
и проест. Была у сапожника одна шуба с женой, да и 
та износилась в лохмотья; и второй год собирался 
сапожник купить овчин на новую шубу.” 
 
Бессмертное произведение Толстого, 
чем живет человек на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7abbd3d-132c-4b2a-aee3-51b1212b7ac0.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinnoccho / İtalyanca</image:title>
            <image:caption>“Come andò che Maestro Ciliegia, falegname trovò un pezzo di 
legno che piangeva e rideva come un bambino. 
Non era un legno di lusso, ma un semplice pezzo da catasta, di 
quelli che d’inverno si mettono nelle stufe e nei caminetti per 
accendere il fuoco e per riscaldare le stanze. 
Non so come andasse, ma il fatto gli è che un bel giorno 
questo pezzo di legno capitò nella bottega di un vecchio 
falegname, il quale aveva nome mastr’Antonio, se non che tutti 
lo chiamavano maestro Ciliegia, per via della punta del suo 
naso, che era sempre lustra e paonazza, come una ciliegia 
matura.” 
L&apos;opera immortale di Carlo Collodi, 
Pinocchio, in lingua originale....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f440edbc-26fc-4b11-b1b7-9659b7212ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vierundzwanzig Stunden aus dem Leben einer Frau / Almanca</image:title>
            <image:caption>“In der kleinen Pension an der Riviera, wo ich damals, 
zehn Jahre vor dem Kriege, wohnte, war eine heftige 
Diskussion an unserem Tische ausgebrochen, die unvermutet 
zu rabiater Auseinandersetzung, ja sogar zu Gehässigkeit und 
Beleidigung auszuarten drohte. Die meisten Menschen sind 
von stumpfer Phantasie. Was sie nicht unmittelbar anrührt, 
nicht aufdringlich spitzen Keil bis hart an ihre Sinne treibt, 
vermag sie kaum zu entfachen; geschieht aber einmal knapp 
vor ihren Augen, in unmittelbarer Tastnähe des Gefühles auch 
nur ein Geringes, sogleich erregt es in ihnen übermäßige 
Leidenschaft.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk Vierundzwanzig Stunden 
aus dem Leben einer Frau 
in der originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d334c2bd-197a-4f3c-bf12-dde2d16b2d6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa ve Uzun Sap Bağlama Metodu</image:title>
            <image:caption>Bu Metot, bağlama çalmasını öğrenmek ve geliştirmek isteyenlerle,  uzun yıllar içerisinde edinilen eğitim, gözlem ve deneyimlerimizi paylaşmak düşüncesiyle hazırlanmıştır. Bu metot kapsamında; 
·         Bağlamanın kısa tanıtımı ve akort sistemleri ile temel müzik bilgileri ve perde notaları, 
·         Hem kısa, hem de uzun sap bağlama için kolaydan zora doğru 50 alıştırma; sevilen ve bağlamayı geliştirecek türkülerden seçilen ve sadeleştirilen 50 adet repertuvar notası olmak üzere toplam 200 sayfalık nota çalışması, 
·         Nota altlarında parmak numaraları ve nota adları, 
·         Bağlamanın çeşitli karar sistemlerinde çalınmasıyla ilgili, yararlı ve özel bilgiler bulunmaktadır. 
Bu metodu takip edenler; alıştırmalar ile Batı Müziğinin temel seslerini kavrayacak, türkü repertuvarında kullanılan ortak nota yazılımı ile Halk Müziği ayakları ve Sanat Müziği makam dizileri arasında var olan doğal bağlantıyı kuracaklardır. Sonucunda; Türk Halk Müziği yanında, Türk Sanat Müziği eserlerini de bağlamada çalabilme yeteneğini kazanacaklardır. Metodun, tüm bağlama ve müzikseverlere yararlı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d658d17b-a2a0-404c-9d07-cb8bf039142c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Duygu İklimindeki Yalnızlığı</image:title>
            <image:caption>Duygu yüklü bulutların üzerime sağanak sağanak yağan düşüncelerden dolayı üst üste binen, duyguların insan yüreğine düştüğü aşk, sevgi, öfke, üzüntü, kaybetme korkusu, her şeyin üst üste gelmesi gibi pek çok sebebin birleşmesi sonucu yaşadığım duygusal bir iklim var. Tıpkı bir iklim gibi hiçbir zaman durağan olmayıp devamlı hareket hâlinde olan hiç yok olmayacak duygular. 
Kişi kendisiyle baş başa kalabildiği sürece yalnız kalabilir. Yalnızlığı sevmeden insan özgürlüğe kavuşamaz. İnsan iç dünyasıyla yüzleşemez. Varoluşun en temel taşıdır yalnız olabilmek. Yalnızlık, insan yaşamının en önemli ögesi insan duygusunun en derindeki gerçeğidir. Yalnızlık duygusunun bilincinde olan, tek varlık ve başkalarını arayan başkalarıyla iletişime geçen, kendi varlığının başkasında olduğunu bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf25247d-0439-4f8d-8d3c-ddd60d18854b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yıldız Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bir insanın kalbini elinizde tutsaydınız ve içini açsaydınız, avuçlarınıza kan ve damarlardan ziyade ne ilişirdi? Erken büyümenin tesiriyle, merak hastalığının mücadelesiyle yaşayan ve yıllar sonra eline geçen gizemli bir defterle hastalığına deva bulma fırsatı yakalayan Mahir’in, içinde karmaşık hisler uyandıran yolculuğu... Gizemli bir defter, tahmin edilemez bir kadın ve ‘insanlığın’ alışık olmadığı bir yürek... 
“Bir düşünceden yola çıkmak güzeldir kimi zaman. Bir düşünceyi baz alıp o düşünceyi basamak olarak kullanmak. Fakat düşünce denilemeyecek kadar rezalet şeyleri sırf çoğunluk uyguluyor diye birebir kopyalayıp aynısını icra etmek, düşünmek ne kadar ürkütücü. Koskoca dünyanın her gün hiç durmadan aynı şeyleri yaptığını, aynı şeyleri yediğini, aynı şeyleri izlediğini ve bundan gram şikâyetçi olmadıklarını düşünsenize. Milyonlarca robot... Üstelik hiçbir işe yaramayan robotlar... Yakıp yıkan, kirleten robotlar. Bütün neslin tek problemi bu bence. Kendi düşüncelerini üretemiyor olmaları, başkalarının eylemlerini sorgusuz sualsiz taklit ediyor olmaları. İnsanı, diğer tüm canlılardan ayıran kriterin eriyip gitmesi, insanı ne yapar?’’ 
 
“Koşarken kumsalda, yıldızlara bak. 
Saçlarından düşen taneler olduklarını hatırlat. 
Her şeyden iki kere daha güzel sana sarılmak! 
Hep gül papatya, bütün güzelliklerde payın var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a799e3c0-086e-4aac-99a5-bad5b74c38dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Et Duvar Ter Sıva</image:title>
            <image:caption>“Bir gün, aniden, üzerinde, ‘çok uzaklar’ yazan otobüse binip gidiversem ve yapılması gereken ve yapılması gerekmediği hâlde her gün yaptığım ne varsa hepsini geride bırakırken, kalçalarımı her biri birbirinden farklı yumuşaklıkta sandalye ve koltuklara bırakıp, her biri birbirinden farklı yumuşaklıkta keklerden tadarken, her biri birbirinden farklı yumuşaklıkta insan sesleri dinlesem... Sonra, sıcak ve çok yumuşak kumlara uzanıp, soğuk ve yumuşak bir dondurma yesem... Keşke, bunu, öylece o anda, önünü, arkasını düşünmeden yapabilecek yumuşaklıkta bir zihnim olsa...” 
Et Duvar Ter Sıva, kolundan söküp atamadığın ve bazen ona rağmen, bazen de onunla birlikte 
yaşadığın bir ağrının hikâyeleştirilmesi, kendi duvarlarını teriyle yıkadıktan sonra tüm gücüyle 
yıkmaya çalışanların bir güç savaşıdır, kendilerine karşı… Bir aynanın üzerine örtülmüş örtüyü 
aniden kaldırıp, kendinle göz göze gelmen için tasarlanmış bir kelimeler bütünüdür. Hayalle 
gerçeğin zaman zaman iç içe geçerek baloncukların oluştuğu bir yanılgının içinde değişik zamanlara kayan, bir modern zamanlar kaygısıdır hem okumak hem de kapatıp gitmek için… Yine de bu kitap, en çok, hayali renkler ve ağız sulandıran tatlarla donatılmış bir uzaklar güzellemesidir, etten yapılmış duvarını kendi terleriyle sıvayanlar ve her şeyi bırakıp gitmeyi özleyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac01febf-1611-4d9f-8d04-dafe35ad6cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bir Hikaye Anlat</image:title>
            <image:caption>“Kar bir anda başlamıştı. Hava uzun zamandır olmadığı kadar soğuktu. Nefesler titreyerek çekiliyor, geri bırakılırken ciğerleri dolduran sis çevreye yayılıyordu. Evlerin önünde biriken beyaz ölüm kimseye sokağa çıkma izni vermiyordu. Binaların taş cephelerine çarpan ayaz soğuğun gerçek sureti gibiydi. Ne bir kapı ne de pencere bu fırtınaya karşı açık kalabiliyordu. Şehrin surlarının içindeki her bir ev, en dışarıdan içeriye kadar bu ak saçlı iblisten korunmak için kapılarını kapatmıştı. İnsanlar, ateşlerin çevresinde, sıkıca sarındıkları örtülerinin altında fırtınanın dinmesini bekliyorlardı. Böyle aniden bastıran bir fırtınayı yıllardır kimse görmemişti. Şehir sadece bir kez buna yakın bir afete şahit olmuştu.” 
Bir kadın isterse dünyayı kökten değiştirebilir... İki dünya iki hikâye... 
Sinan Kadri Erkal&apos;dan günümüzü de içine alan fantastik ve psikolojik bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0013ccc1-0d4e-495c-9e07-604120ae10af.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya Düzeni</image:title>
            <image:caption>Kitabı anlatacaktım ama vaz geçtim. 
Kitap anlatılmaz, okunur da ondan! 
Aslında okumak da yetmez. Okumak için değil anlamak için okumanız da gerekiyor. 
Buna karşın kitabın başlarında epeyce anlatmaya çalıştım. Belki bir yararı olabilir diye. Belki ama! 
Ancak ben size bu kitabı okuyunca sizde neler olabileceğini veya olacağını söyleyebilir, anlatabilirim. 
Şöyle ki eğer varsa önce kirlerinizden ve tabularınızdan arınacak ve tertemiz olacaksınız. 
Artık aklınızı kullanacaksınız. 
Sorgulamaya başlayacaksınız. 
Doğru yolu bulacaksınız. 
Bilime ve sanata yöneleceksiniz. 
Ve böylece artık çağdaş bir insan olacaksınız. 
Eğer zaten değildiyseniz elbette. 
Eğer öyleyseniz bir kez daha pekiştirmiş olacaksınız. 
Ne güzel! 
Ve böylece hep birlikte bir dünya devletini, 
Ve bu devlet aracıyla dünyamızda iyi bir düzen de kurabileceğiz! 
UYARI! 
Kitap kapış kapış gitti, gidiyor ve gidecek! 
Rekor kıracak yani! 
Tüm dünya kâğıt fabrikaları çalışsa bile yetiştirebilir mi bilemiyorum. 
Yani garanti veremem! 
Bir uyarı yani… 
Ama yine de elbette siz bilirsiniz. 
Sonra kitap kalmamış demeyiniz! 
Benden söylemesi! 
İyi okumalar dileğimle sevgili okuyucular!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffbd04f2-3131-40ba-85aa-101b0ab9c170.jpg</image:loc>
            <image:title>Stres-siz</image:title>
            <image:caption>Stres artık hayatımızın bir parçası. Bu nedenle bir şekilde stres ile baş edebilmeyi yani stresle yaşayabilmeyi öğrenmek gerekiyor. Stresi yönetebilmek gerekiyor. 
Stres yönetimi aslında bir yaşam tarzı yönetimidir. Bireyin stresini yönetmeye karar vermesi ise fiziksel, duygusal ve ruhsal açıdan yaşam kalitesini yükseltmeye karar vermesi demektir. Stresin ölçülü bir şekilde yaşanması da bireyin yaşam motivasyonunu ve yaptığı işe odaklanmasını sağlamaktadır. Optimum düzeyde yaşanılan stres, çoğu zaman başlanılan işi bitirmek için itici bir güçtür. Bu durum, başlanılan bir işi sonuçlandırmak kadar bu işte başarılı olabilmeyi de sağlayacaktır. 
İşte bu noktada “Stres-siz”; stres ve birey (siz) ilişkisini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmenin, birbirinizi yıpratmak yerine güçlendirmenin, çöküntü yerine gelişimi sağlamanın da mümkün olduğunu söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea2eeba-7be6-4588-b507-65d78c3f610e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mubadilin Dilinden Ordu Kültürü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; hayat mücadelesi için Ordu&apos;dan gurbete göçmüş, sıla özlemi çeken Ordulular ve belki de onların babaları gibi memleketleri ile ilgili hatıraları olmayan çocuklarına, dedelerinin ata yurtlarındaki yaşamları hakkında birçok örnek sunmaktadır. 
Çocuk oyunları başta olmak üzere yazılmış her şey, hayat mücadelesi içinde olan hemşerilerimize anlık de olsa Ordumuzu hatırlatmaya yetecektir. Bu kitap, aynı zamanda tarihi süreç içinde daha önceleri şehrimize göçlerle getirilen kültürleri de dile getirmektedir. Dolayısıyla bu kıymetli çalışma bir Karadeniz bölgesi kültürü kitabı olarak da kabul edilebilir. 
&quot;Bir Mübadilin Dilinden Ordu Kültürü&quot; isimli bu kitap aynı zamanda kendi türünde yazılan eserlerin en genişlerinden biridir. Tarih, edebiyat iktisat, hikâyeler, hurafeler, düğünler gibi birçok konunun yanında çocuk oyunlarından, mutfak gereçlerine kadar detaylı bir şekilde ele alınan konular bu çalışmaya bir kaynak kitap haline getirmektedir. Dolayısıyla Ordu ve Türk kültürüne ciddi bir katkı sunacaktır. 
Bu tercüme çalışması: genç kuşakların, büyüklerinin sanat, edebiyat ve kültürüne ilgi duymasını da sağlayacaktır. Bu eser günümüz şartlarından dolayı kültürel bir erozyon ve yok olma karşısında, kendi şehrimizin gerçek kültürünün hafızalarda kalmasına yardımcı olacak bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/269f8875-cbe7-4f66-ad8e-98c894e24f11.jpg</image:loc>
            <image:title>Performatif Siyaset ve Erdoğan</image:title>
            <image:caption>T.C. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın sahne üzerinden seyirciyi etkilediği yadsınamaz bir gerçek. 
 
Bu kitap, Recep Tayyip Erdoğan’ın kitleleri etkilemekte kullandığı formüllerin bilimsel metodlarını inceleyen ve “nasıl” sorusuna net yanıtlar oluşturan, dünya siyasetinde çok sık karşılaşılmayan ve hatta aslında öngörülemeyen “mucizevi!” bir performansın akademik çalışması olup, literatüre üstün beğenilerle giriş yapmış bir eserdir. 
 
Performatif Siyaset ve Erdoğan kitabının içeriğini oluşturan inceleme konusu daha önce hiçbir akademik çevre tarafından araştırılmamış (ve çokça geç kalınmış) olmasından dolayı başta akademik çevreler olmak üzere tüm dünyada dikkat çekici nadir çalışmalar arasında anılmaktadır. 
 
Peki kitleler nasıl etkilenir? Bunun sonuçları nasıl gündelik hayatta var olur? Kitlelerin etkilenmesi günümüz siyasetinde başarının anahtarı değil midir? Eğer öyleyse nasıl olduğunu derinlemesine incelemek gerekmez mi? Peki nasıl? Performatif Siyaset ve Erdoğan kitabı tam da bu sorulara cüretkâr bir şekilde cevap veriyor. 
 
Son 20 yıldır yapılan seçimlerde vatandaşları yüksek oranlarla sandığa taşıma kabiliyeti üzerine yazılan bu kitabı, oy verecek herkesin muhakkak okuması gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c394d6a-ff41-4626-b4a8-859aa580cb68.jpg</image:loc>
            <image:title>Evli Mutlu Çocuklu</image:title>
            <image:caption>Evlilik, hayat bulmak mı yoksa birbirimize hayat olmak mıdır? 
İlk insan Âdem peygamberimizden bu yana insanlık evlilikle çağlara yürüdü. Her aile kendisini çocuğuna fısıldadı. Bin yılları, yüz yılları aşıp bizlere ulaştı ve geleceğe köprü oldu. Geçmişimizi geleceğe emanet ettiğimiz yer olan aile, ne kadar iyi olursa gelecekte o kadar iyi olacaktır. 
Herkesin evlenmekten imtina ettiği bir zamanda; “Evli Mutlu Çocuklu” olmanın hayatımıza ne kadar renk katacağını, hüzünlerimizin nasıl dağılacağını, umutlarımızın nasıl yeşereceğini bize gösteren, “Evlilik bu kadar kolay ve eğlenceli miymiş?” diyeceğiniz bir kitapla karşı karşıyayız. 
Hasan Basri Yiğit; “Bir aile, toplumun gidişatını nasıl değiştirebilir?” sorusunun cevabını verirken, size “Neden bu aile siz olmayasınız?” diye soruyor. 
Neden “Evli Mutlu Çocuklu” bir aile olmayasınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c3d27b-bffb-41aa-8d8e-031dd1892c42.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Seni Anlatmak</image:title>
            <image:caption>“Beni hiç anlamadın demeye dilim varmıyor. Anladığın zamanlar oldu, biliyorum. Fakat çoğu kez yanlış anladın beni. Ne olur ya doğru anla ya hiç anlama. Biliyorsun, ben anlatmak zorundayım. 
… beni sen anlarsan, başkaları da anlar.” 
*** 
Osman Çeviksoy’un ödüllü kitaplarından biri olan Sana Seni Anlatmak, yaşanmışlıklardan hareketle sade, sıcak bir dille yazılmış öykülerden oluşmaktadır. Kitapta yer alan dokuz öyküden her biri gönüllerimizin hassas noktalarına dokunarak sanki bize bizi anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c385fbb8-e39d-4b37-b5e6-261caa9fb7f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Savaşçıları-4 Amiral Ahtapot Harekatı</image:title>
            <image:caption>İnsanlar dünyanın sadece kendilerine ait olduğunu sanıyorlar. Ancak “Amiral Ahtapot Harekâtı” onlara yanıldıklarını gösterecek. 
Kahramanlarımız Optik Pusat ve Valör Parmak, yeni dostları Fil Kulaklı Ahtapot, Gümüş ve diğerleri sayesinde kötü kalpli insanlara güzel bir ders verecekler. 
Sonrasında ise iyiliği çoğaltmak için çalışacaklar. Sloganları; “Yaşattığınızı yaşayın, korkuttuğunuz kadar korkun!” olacak. 
Faydalı birçok bilgiyle tanışacağınız bu macerada eğleneceğinizi garanti ediyoruz. 
Bu öykü; değerler, engellilerle birlikte yaşama kültürü ve farkındalık konularında size yararlı bilgiler sunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf80dac-3c8d-4b6c-bb01-daaa24729e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Halil güneşin simalara yansıdığı kavruk yüzlere baktı. İlk günleri hatırladı. Kavruk yüzleri, dağınık saçları, heyecanları, yüzlerde hiç eksilmeyen tebessümleri, yorgunlukları... 
Yaşar, Serhat, Binali, Hanım, Feride, Türkan, Bahar, Çiller, Gamze, Yasin, Elif, Taner, Ahmet, Hatice… 
Uzun uzun baktı. İçini tarifsiz bir heyecan doldurdu. Bir elindeki çiçeklere bir de çocuklara bakıp mırıldandı: “İşte bahar çiçekleri, işte ülkemin geleceği…” 
*** 
“Bahar Çiçekleri”, Anadolu&apos;nun gönül coğrafyasında bir öğretmenin dokunduğu yüreklerin hikâyesi… Bir dokunuşun yüzlerimizde bırakacağı tebessümle ve ülkemizin geleceğine dair kalplerimizde yaratacağı heyecanla okunmaya değer bir roman…  
*** 
“Yazar, ikinci romanında bu kez Anadolu’da bir başka yörenin asil ruhuna ses veriyor. Yörenin renkleri, sesleri, mutlulukları, hüzünleri, hayalleri içinizde yankılanıyor.” (Yazar İsmail ZORBA)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc28f2e-0491-44ac-9c34-d8d98eb1d331.jpg</image:loc>
            <image:title>Girdap</image:title>
            <image:caption>Uykuya dalmasıyla birlikte kendini, çok başlı, çok kollu bir canavarın karşısında buldu. Başlardan biri son derece sevimli ve sempatik yaklaşınca içinde ferahlık hissetti. Tam o anda bir başkası sert bir pençeyle onu uzaklaştırıp oldukça dikenli kollarıyla Seçil’in bütün bedenini sardı, seviyor mu öldürmek için mi sıkıyor anlayamadı. 
Ondan kurtulmaya çalışırken ağzından alevler saçan bir başkası uzun diliyle yüzünü yalamaya başladı. Bir başkası beynini içine girip, “Sen benim malımsın, sahibine olan vurdumduymazlığın ve saygısızlığın cezasını çekeceksin.” diyerek sorgulamaya çalışıyordu. 
*** 
Girdap; Nazmi Şimşek’in, diğer eserlerinde olduğu gibi hayatın içinde gözlemlediği insan manzaralarını sade ve akıcı bir dil ile kaleme aldığı öykülerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0a3ee2e-e739-4745-b3ca-bc6bf2ba8851.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Savaşçıları-5 Ata Tohumlarının İzinde</image:title>
            <image:caption>Optik Pusat ve Valör Parmak, yeni maceralarında kendilerini derin ve karanlık bir çukurun içindeki mağarada bulurlar. 
Mağaranın duvarlarına ise oyulmuş çekmeceler, dokuzlu kodlama sistemi, fırlatılmaya hazır roket, yıldızların ötesinden gelen misafirler… 
Gizemli ve şeffaf hortumu oluşturan maddenin sırrı… 
Birçok gizemi birlikte çözeceğiniz bu hikâyede, kahramanlarımıza Profesör Trikitum ile birlikte iki sürpriz arkadaşınız da eşlik edecek. 
Yeni bir maceraya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a70af21-7e49-4ada-9049-46ad0dba751a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mete Han</image:title>
            <image:caption>“Eyerimi, atımı isteyin vereyim; canımı, malımı isteyin vereyim; fakat kimse benden bir karış toprak istemesin vermem. İsteyeni de yaşatmam.” 
*** 
Türk tarihi devletler ve zaferler tarihidir. Tarihe damga vuran olaylarla eski çağlardan bu yana öyküsünü sürdürmektedir. Hun İmparatorluğu’nun kurucusu Mete Han da Türklerin şafağıdır.  
Mete Han, Yüeçiler elinde esaretten Hunların liderliğine yükselmiş ve tarihin sayfalarını altın harflerle yazmış büyük bir lider, büyük bir komutandır. Bugün dünya ordularının teşkilat yapısını oluşturan “onlu sistem”i bulan ve kendi ordusunda kullanan Mete Han’dan başkası değildir. 
O, bilinen dünyayı titreten Türk’tür. Vatan toprağının kutsallığını her fırsatta gösteren ve düşmanlarını tarihten silen bir devlet adamıdır. Mete Han Türk’ün ruhsal köklerinin can damarlarının başında gelir. 
Bu romanın sayfalarında Türk ulusunun şanlı tarihini görecek, Asya bozkırlarında at koşturacak ve bir kez daha tarihinizle gurur duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ce29783-4a4d-4186-9ba8-d180d5255344.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Uçurtması</image:title>
            <image:caption>“Nisan ayı olmasına rağmen hava oldukça sıcaktı. Her zaman bu saatlerde poyraz eserdi. İsmail, rüzgârı karşısına alıp bütün gücüyle uçurtmayı havaya kaldırdı. Ali, on-on beş adım kadar uzaklaştı. Sağ eliyle ipi, sol eliyle de ipin makarasını tutuyordu. Hafif bir rüzgâr saçlarını dalgalandırınca; 
“Bırak İsmail Abi!” diye bağırdı ve rüzgârın estiği yönün tersine doğru koşmaya başladı. Bırakılan uçurtma önce sağa sonra sola yalpaladıysa da rüzgârını alınca hızla yükselmeye başladı.” 
*** 
Çocukluğumuza ait birbirinden farklı ve güzel hikâyelerin anlatıldığı bu kitabı okurken zamanda keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f0618ac-c1e8-40ad-a5d0-c4a7ee831100.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusun Alevi</image:title>
            <image:caption>Yeni evli bir çift olan Nevra ve Enes’in kâinatı tefekkür ederken birbirlerini keşfetmeleriyle başlayan bir hikâye... Aşkın en güzel hallerini yaşarken geçmişten gelen kelimelerin dağıttığı bir evlilik... 
Bir tarafta öfkesi söndükçe aklı ile kalbi arasında kalan Enes, diğer tarafta sevdiği adamın yokluğu ile tehdit edilen Nevra... 
İki aşık, bazen iki düşmana bazen de iki oyuncuya dönüşmelerine neden olan gerçekler ortaya çıktığında kendilerini sonunu göremedikleri bir yolda bulurlar. Geçmişin gölgesinden çıkıp yeni bir başlangıç yapabilecekler mi yoksa geçmişin bugünü şekillendirmesine izin mi verecekler? 
Hakikatlerin farkında olarak yaşadıkları hayatları, bir kaybın eşiğine gelmeleri ile karanlığa gömüldüğünde aşk onları aydınlığa çıkarmaya yetecek mi? 
Umudu hiç tükenmeyen bir kadın ile vazgeçemeyen bir adam... Tefekkür, tevekkül ve şükre uzanan bir yol... Birbirini tamamlayan iki ruhun yoğun aşk hikayesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8d92d25-2fcb-48c1-99d1-71bd042ff3a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet</image:title>
            <image:caption>“Yer ve gökler ancak adaletle ayakta durur.” (Hadisi Şerif) 
İnsan, en şerefli ve sosyal bir varlıktır. İnsanların korunmaya, düzene ve adalete ihtiyaçları vardır. Devlet de bu ihtiyaçlardan doğmuştur. Devletlerin varlığını sürdürebilmeleri, milletlerin huzur içinde yaşamaları ancak adaletle mümkündür. Devletin dini ve gök kubbenin direği adalettir. Yer ve gökler ancak adaletle ayakta durur. 
Din ve vicdan hürriyeti ile can, mal, akıl ve neslin korunması çok önemlidir. Devletin görevi, insanların hukukunu adaletle korumaktır. Tarih göstermiştir ki insanlar huzur ve mutluluğu iki sebeple kazanmış ya da kaybetmiştir: Emanet ve adalet… 
Bu kitapta adaleti, emaneti, dürüstlüğü, itidali, ölçüyü, dengeyi ve orta yolu bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd119bcf-41db-4204-a967-55818c1ca13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Fenerleri</image:title>
            <image:caption>Farklı zamanlara, mekânlara ait hayatlardan izler bulacağınız hikâyelerin kanatlarında çıkacağınız bu yolculuk sizi yeni ve değişken iklimlere taşıyacak. Bazen hüznün balçıklı kıyılarında bulacaksınız kendinizi, bazen de okuduğunuz satırlar mutluluğun en güzel tonlarına boyanmış bir gökyüzüne dönüşecek. 
İnce işçilikli sevdalara şahitlik ederken yolunuz çoğu zaman zorlukları sabırla göğüsleyebilen ve aşkın en saf haliyle çarpan nahif yüreklere çıkacak. Merhamet dolu kalplerde soluklanıp teselli bulacak, hayal kırıklıklarıyla çırpınıp köpüren ruhlarınız. Belki de imkânsızlıklarla dolu silik hayatlarından başarı hikâyeleri çıkarmayı başaranlar aydınlatacak umutsuzluklarınızı. 
Eğitimci-Sağlıkçı Yazar İlknur Işık’ın kaleminden hazırlanan bu eser; insanî vasıflarınıza zamandan, mekândan ve dilden öte bir ayna tutarken hayatınıza ve hayallerinize yeni ufuklar açacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66cad18f-39c8-4bc8-a7f4-13e207ed807f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tutam Ömür</image:title>
            <image:caption>hızla dolan kum saati gibi 
akıp gitmekte her şey 
dönüp durmakta 
daha yakalayamadan 
tutamadan elimde 
*** 
Hayatın hızla akışı içinde hep bir yerlere yetişmek, bir şeyleri yakalamak için koşarken arada bir durup nefes almaya ihtiyaç duyarız. Şiir, işte o anlarda bizim soluklanma alanımızdır. Orada nefes alır, orada dinginleşir, orada arınırız.  Varlığı, yokluğu ve bu ikisi arasında yaşanan her şeyi kuşatır şiir. Kimi zaman boğazımıza düğümleneni, kimi zaman gözümüzdeki ışıltıyı kaleme döktüğümüz… Kâh göz yaşımızı kâh coşkulu kahkahamızı; hüznümüz ve sevincimizle, özlediklerimiz, kavuştuklarımız ve veda ettiklerimizle, kaçmak ya da varmak istediklerimizle yaşamaya devam ettikçe varlığımızı perçinlediğimiz ülkedir şiir.  
*** 
bir kalem az mürekkep 
sarmaş dolaş 
satırlarda dans ederler 
*** 
Şiirin dansına davetlisiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85505460-7a1d-4d49-ae70-6abd4c99e5c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Roma İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Roma İmparatorluğu, Asurluların çöküşü ve Roma Cumhuriyeti’nin ortaya çıkışından başlayarak tüm genişleme, bunalım ve nihai bölünme devirlerine kadar Roma İmparatorluğu tarihinin izini sürüyor.
Başka hiçbir siyasi varlık, modern dünyayı Roma İmparatorluğu kadar şekillendirmedi. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini ve üç milyon kilometrekarelik bir alanı kapsayan bu imparatorluk, hepsi Roma’ya ve Romalı kimliği idealine bağlı, dinamik bir milletler, devletler ve kabileler topluluğunu temsil ediyordu. Bu, o kadar sofistike bir yönetim sistemiydi ki Roma’ya duyulan sadakat, imparatorluğun çöküşünden sonra bile gücünü koruyup bugüne kadar süregelen bir miras bıraktı. Bu görkemli tarihi kendine has canlı ve ilgi çekici anlatımıyla ele alan Matyszak, imparatorluğun nasıl işlediğini, muazzam büyüklükteki askeri gücünü geniş toprakları fethetmek için nasıl konuşlandırdığını ve ardından tebaasını nasıl Roma vatandaşı haline getirdiğini aktarıyor.
Bu kitap, Roma ve Romalılar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkes için hem kolay okunur hem de detaylı bir başlangıç noktası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105900</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5e0b91-c26f-46b6-9282-9088dbf37198.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Halkı Yükseliyor</image:title>
            <image:caption>Farallone’un büyülü Yaban Halkı, korkunç bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Taşra’nın yıldızaltınıyla dolu olduğunu keşfeden Şehirli Biraderler, duvarların dışında acımasız bir yıkım ve işgal başlatırlar. 
Taşralı kız Comfrey ve Şehirli oğlan Tin, Yaban Halkı’nın güvendiği tek insanlardır. O güzel dünyayı Şehir’in elinden kurtarmak için yerin metrelerce derinlerinden dağların en yüksek noktalarına kadar tehlikeli ama bir o kadar da umut dolu bir maceraya çıkarlar. Bozulanı yeniden düzeltmek, yıkımı engellemek ve Farallone’u eski barış dolu günlerine döndürmek yalnızca onların elindedir. Fakat dayanışmanın, azmin, dostluğun ve güvenin gücüyle sürdürülen bu yolculukta, çocukların kıymetli bazı şeyleri feda etmeleri de gerekebilir... 
 
Yıldızaltını Günlükleri Serisi’nin ikinci kitabı Yaban Halkı Yükseliyor, ilk kitaptaki ışıltılı macerayı doruk noktasına çıkararak bu benzersiz yolculuğa unutulmaz bir son çiziyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f821f00f-2687-4c25-8a34-1268e374a7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Ev Arkadaşı Deneyi</image:title>
            <image:caption>Bir stüdyo daire.
Zoraki ev arkadaşlığı.
Platonik bir aşk.
Ve altı hafta boyunca sürdürülecek bir sevgililik deneyi.
Yani kesinlikle işlemeyecek bir plan daha.
Rosie Graham’ın bir sorunu vardı. Daha doğrusu birkaç sorunu. Anonim sürdürdüğü yazarlık kariyerine odaklanmak için işinden istifa etmiş ama ailesine bunu söyleyememişti. Şimdiyse tek sayfa bile yazamıyordu. Dairesinin tavanı da çökmek için tam bu dönemi bulmuştu. Neyse ki en yakın arkadaşı Lina’nın yedek anahtarı ondaydı.
Ama dairede Lina’nın kuzeninin kalacağından habersizdi. Aylardır Instagram’dan gizli gizli takip ettiği Lucas Martín’i dikkat dağıtan gülümsemesi ve baş döndüren aksanıyla karşısında bulmayı beklemiyordu.
Lucas tadilat bitene kadar beraber kalmalarını teklif ettiğinde, Rosie ateşle oynadığının farkındaydı. Fakat yeni ev arkadaşının bir sonraki acayip önerisini kabul ederse yanacakları kesindi: Rosie’nin romantik ilhamını yeniden ateşlemek için baş başa bir dizi deneysel randevuya çıkmak.
Çiçeği burnunda yazarın kaybedecek bir şeyi yoktu. Midesinde uçuşan kelebekleri kontrol altında tutabilirdi. Ancak Lucas’ın New York’taki zamanı kısıtlıydı ve altı hafta ne romandaki ne de gerçek hayattaki aşka kavuşmak için yeterliydi.
“Ağır ağır alevlenen bir aşk. Rosie ve Lucas’ı acayip yakıştırdım!” —FIRST For Women
“İnsanın aklını başından alan şehvetli randevuların her biri, Rosie’yle Lucas arasındaki bağı derinleştiriyor. Siz de onların büyüsüne kapılıyorsunuz.” —USA Today
“Başrollerinde biri içine kapanık diğeri dışa dönük iki karakterin yer aldığı, koşulların karakterleri yakınlaşmaya ve sahte randevulara zorladığı, inkâr edilemez bir kimya ve maskeli balo içeren bir romantik komedi arıyorsanız, Amerikan Ev Arkadaşı Deneyi’ni kaçırmayın.” —PARADE
“İki karakterin de bakış açısından anlatılan, daha fazlası için yanıp tutuşacağınız bir romans.” —Buzzfeed
“Arkadaşlıktan aşka uzanan yolculuklarında işler kızıştıkça bu çifte daha da çok bağlanacaksınız.” —Library Journal
“Elena Armas, karakterlerin duygusal gelişimi konusunda muazzam bir iş çıkarırken romantik gerilimin hikâyeyi sürüklemesine izin veriyor.” —Publishers Weekly
“Elena Armas adım adım gelişen, şehvetli ve insanı kendinden geçiren romantik komedilerin tartışmasız kraliçesi. Amerikan Ev Arkadaşı Deneyi’ni okurken geçirdiğim saatler, hayatımın en güzel zamanlarıydı.” —Ali Hazelwood
“Bir aşk romanı yazarı kendi klişelerine sıkışıp kalırsa ne olur? Keyifli, ışıl ışıl ve acayip seksi bir roman.” —Jodi Picoult</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4e8756-dece-40bb-b16b-bfe9cfb1cc72.jpg</image:loc>
            <image:title>Hawaii Günlükleri</image:title>
            <image:caption>“Ben sevgi dolu, yarınları olmayan, okyanuslarla, ormanlarla, dansla, müzikle yaşayan ve sihre inanan insanlarla dolu bir dünya hayal etmiştim. Ve Hawaii’yi buldum...
Buraya geldikten sonra anladım ki periler, vampirler, kurt adamlar ve daha niceleri gerçek. Biliyordum! Küçükken sihir yapmaya çalıştığımda kimse inanmazdı, hep yalnız hissederdim. Şimdiyse masal diyarlarını, cadıları, büyücüleri, melekleri buldum! Şükürler olsun ki burada bulduğum tüm hazineleri, buradan kendi ülkeme kadar açtığım bir ışık kanalıyla paylaştım! Anlattım, gösterdim, insanları bu büyülü adanın sihrine ortak ettim. Ve bu sayede kendi ülkemde ışık dolu bir ailem daha oldu... Onlar da benim gibi yalnız hissediyorlardı ama artık birbirimizi bulduk...”
“Hawaii Günlükleri” potansiyelini açığa çıkarmak için sırt çantasıyla yola koyulan ve kendini haritada yerini bile bilmediği Hawaii’de bulan Büşra Mavi Coşgun’un adadaki üç ayını anlattığı günlüklerinden oluşuyor. Yazar yaşadığı dönüşümün, duygularıyla yüzleşerek kendi varoluşuna yakınlaşmasının ve şifa ruhuna erişmesinin hikâyesini samimiyetle anlatıyor.
Her günlük sayfasının sonunda verilen QR kodlarla, anlatılan hikâyeye dair fotoğraf ve videoları görme şansına sahip olacaksınız.
Bu kitabın her satırında yaşamın kutlanması gereken bir hediye olduğunu tekrar tekrar hissedecek ve yağan yağmura, ışıldayan güneşe, gökteki yıldızlara, kâinatın tüm mucizelerine farklı bir yürekle bakmaya başlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e75d4a96-341a-4720-8628-3abb1a243978.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kendime Yeterim</image:title>
            <image:caption>Nereye gittiğini bilen birine, bütün dünya yol verir. 
 
Karanlık, ne kaderindir ne de bir süreç...  Çakacağın bir kibrite bakar aydınlığın. Herkes kendi yolunun ışığı olmak zorundadır. Ne geçmişin gölgesine kaç ne de geleceğin belirsizliğinden kork... Hayat, bilinmezliğiyle güzeldir aslında. Hesapsız kitapsız oluşuyla sürprizlidir. Hiçbir şeyin garantisi yok... Tam da bu yüzden cesur olanların sahnesidir dünya... 
Sahnenin kenarındaki güvenli koltuklarında oturup, olan biteni izleyenler ne bilsinler yaraları iyileştirebilmeyi, ne bilsinler düştükten sonra ayağa kalkmanın hazzını, ne bilsinler aşkı, ayrılığı, hayal kırıklığını ve her şeye rağmen yeniden sevebilmenin gücünü? Ne bilsinler kaybetmeyi, kazanmayı? Yolda olmak yaşamaktır, sahnede olmak hayatta olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/882f9099-9f2f-4e67-ac2e-11ca9c237c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Çıkaran</image:title>
            <image:caption>“Bir Einstein denklemi, rakamlarla dolu bir muhasebe sütunundan ne derece üstünse, Şeytan Çıkaran da çoğu muadilinden o derece üstün.” –New York Tımes 
 
Korku filmleri tarihinde mihenk taşı hâline gelen uyarlaması 1973’te gösterime girdiğinde infial yaratan, günümüze kadar tesirini yitirmeyen en korkunç anlatılardan olan ve William Peter Blatty’nin gerçekten yaşanmış bir vakadan ilham alarak yazdığı Şeytan Çıkaran, Ira Levin’e ait Rosemary’nin Bebeği ve Thomas Tryon’ın yazdığı Öteki ile birlikte 1970’li yıllarda yükselişe geçen modern korku edebiyatının üç büyük romanından biri. 
 
Gençliğinde oğlunu yanlış tedavi nedeniyle henüz üç yaşındayken kaybeden ve o günden beri tıpla arası iyi olmayan ünlü oyuncu Chris MacNeil eşinden boşanmıştır ve on bir yaşındaki kızı Regan’la birlikte yaşamaktadır. Babasından uzak kalan Regan ise son zamanlarda anormal davranmaya başlamıştır. Regan’ın giderek garipleşen hâlleri neticesinde doktora başvuran annenin derdine çare tıp dünyasından mı gelecektir yoksa Cizvit rahiplerinden mi? 
 
Ebedi gecenin başlangıcı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105905</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/722e2a1c-63b2-45b9-94d8-3930566c3335.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalılar</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan Kasiyer’in yazarı Sayaka Murata’dan normlara, travmalara ve yabancılaşmaya dair sarsıcı bir roman: Dünyalılar. 
 
Natsuki diğer kızlar gibi değil. Bir asası ve dönüşüm aynası var. Cadı ya da uzaylı olduğunu düşünüyor. Kuzeni Yu’yla birlikte yazlarını Nagano’nun dağlarında uzak gezegenlerin hayalini kurarak geçiriyor. Korkunç bir dizi olay iki çocuğu sonsuza dek ayırınca birbirlerine söz veriyorlar: Ne olursa olsun hayatta kalınacak. 
 
Yıllar geçiyor. Natsuki bir yetişkin artık. Aseksüel kocasıyla sakin bir yaşamı var, normalmiş gibi davranarak elinden geldiğince hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak Natsuki’nin ailesinin talepleri artıyor, arkadaşları neden hâlâ bir çocuk doğurmadığını sorguluyor ve Natsuki’nin küçüklüğünden kalan travmalar yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Nagano’ya dönmek için şehirden ayrılan Natsuki, Yu’yla yeniden bir araya gelmeye hazırlanırken aklında tek bir düşünce var: Dünyalılardan kaçmak mümkün mü? 
 
“Şoke edici ve trajikomik. Sayaka Murata absürd fantazi ve katı realizmi ustalıkla ve özgünce bir araya getiriyor.” –Financial Times 
 
“Bu kitabı çok sevdim! Uyum sağlamak ve hayatta kalmak için içselleştirdiğimiz saçmalıklara sert, coşkulu, yürek burkan fikirlerle yaklaşıyor.” –Elif Batuman 
 
Yetişkin okurlara tavsiye olunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e618f122-0803-45a5-b574-7fb87d8230aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Pas</image:title>
            <image:caption>Kentinizi hazırlayın. Kentinizi kurtarın. 
 
İki antropoloji öğrencisi, proje ödevi olarak kente saha çalışması için indiğinde, sıradan başlayan yolculukları yavaş yavaş onları haritaların ötesindeki sırra savuracaktır.  
 
İskit, Karanlık Çağ, Sefer gibi romanları ve DG, Demir Dövme Öyküleri, Hayal Et Hikâyeleri gibi öykü kitaplarıyla tanıdığımız GİO ödüllü yazar Murat Başekim yeni romanında, akrep ve yelkovanla birlikte zamanın tozları arasında dönerek çürüyen bir kentin ve esrarengiz bir arayış serüvenine çıkan kentlilerin hikâyesini anlatıyor.  
 
Pas, gizemli, derinlikli, katmanlı, kendine has bir şehir fantazyası. 
 
“Sanki oralarda bir yerde, Kentin bir köşesinde gizlenen, gözucuyla belli belirsiz görülen, hayatlarımızın kıyısında saklanmış, sabit, değişmez, somut, daimi bir gölge var. Bekliyor… Ama nerede?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cae7d81a-a8c8-411b-aa0a-98f7f9f1c150.jpg</image:loc>
            <image:title>Fevkalbeşer Sair Bey ve Suskunluğu</image:title>
            <image:caption>Geçmiş, şimdi ve gelecek; IV. Murad döneminden bir cellat ve hırsız, bugünden yarı deli bir yazar/ressam, gelecekten bir dedektif... Ömer İzgeç, farklı zamanlara ait bu kişilerle ilginç bir tarikatın peşine düşürüyor okurları. Bir madalyonun, bir tarikatın, bir ejderin izindeki karakterlerin kendi aynalarına bakmak mecburiyetinde kalmalarına şahit oluyoruz. 
 
Fevkalbeşer Sair Bey ve Suskunluğu, güzel ve heyecanlı bir maceranın ötesinde yansımalar sunuyor okuyucuya. Bir madalyona, kâğıtlara ve rüyalara işlenen ejderler, derisinde aynalı pulları ve zümrüdi gözleriyle bu hikâyelere eşlik ediyor. 
 
“Bir cinayet işlendi ve ben hepsini gördüm. Ama önce kendimden bahsetmek isterim. Her şeyden önce, bu odaya adım atanlar duvarlardaki diğer resimlerden önce beni fark ederler, bunu söylemek isterim. Ben karanlık bir ormanın içinde, üzerlerinde gece kuşlarının uyukladığı, lanetli ağaçların arasında dinlenen kızıl bir ejderim. Zümrüdi gözlerimdeki sertlik, aynalı pullarla kaplı kuyruğumun iriliği sizi yanıltmasın; bu karanlık orman, resmi gören sizin gibi resmin içinde olan beni de ürpertiyor çünkü. Oysa, hareket edecekmiş gibi görünen şu ağaçlar, şimdi dalların üzerine sinmiş uyuklayan ancak uygun an geldiğinde nereden peydahlandığı belli olmayan yüzlercesiyle beraber aniden saldırıya geçip bedenimi didikleyecek gibi duran şu sevimsiz kargalar, bakın, en üstteki ağaçların arasına konuşlanmış şu gözler benim gibi her an durağan ve cansız. Ben yalnızca donuk bir ejderim. Şimdi, sizin hareketli dünyanızda olanları anlatmak bana düştü, ne tuhaf.”


“İyi bir roman okumaya başladığınızda daha önce gitmediğiniz bir dünyaya adım atmış gibi olursunuz. Sözcükler, etrafınızda bir dünya örmeye başlar. Yazının sonunu beklemeden söyleyeceğim, bu hafta nefis bir roman okudum.” 
–Asuman Kafaoğlu-Büke, Radikal Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105908</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a404b031-8486-4b37-9a40-dfc5c6d5c138.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünlükler</image:title>
            <image:caption>“Sonra Hayat” başlıklı dosyasıyla Vedat Günyol Genç Deneme Yazarı Ödülü’ne değer görülen ve denemeleri aynı adla kitaplaşan Onur Çalı’nın ikinci deneme kitabı: Dünlükler. 
 
Onur Çalı, 2015’ten beri dünlük yazıyor ve bu dünlükleri Parşömen Edebiyat’ta yayımlıyor. Okuru ister deneme ister günlük –ya da yazarının deyimiyle “birkaç delibozuk söz”– desin; Dünlükler, işte bu yazıların toplamı. Gören, kaydeden ve aktaran iyi bir gözlemcinin notları. 
 
Yazar kendi kendine konuşmasın diye; ilaç niyetine. 
 
“Kimi içe doğru atar adımlarını, kimi dışa. Adımlarının her biri sağda solda bir yerleri işaret ediyor gibidir. Kimisi uzun ve ağır adımlarla yürür. Kimi küçük ama hızlı adımlar atar. Başka biri de çıkar, kısa ve ağır adımlarla arşınlar yeryüzünü. Kimi yürürken konuşur kendisiyle. Kimi sağa sola selamlar vererek yürür. Yürürken telefonla konuşmayı sevenler de vardır. Başını önünden kaldırmadan, adımlarını izleyerek yürüyenlere de rastlanır. Kimi Ford Taunus gibi yaylanarak yürür, kimi içinden (kimisi de bencileyin dışından) şarkı türkü söyleyerek... 
 
‘Yalnız yürüyenlere bakmaktan geliyorum,’ da diyebilirdi Yakup.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/344334db-a297-436b-aa2d-afafb038fd9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbalığa Karşı Taktiklerim Var</image:title>
            <image:caption>Bazı çocuklar onun peşini hiç bırakmıyorlar. 
Durmadan turuncu saçlarıyla dalga geçiyorlar. 
Bu yüzden kalbi kırık ve mutsuz bu aralar. 
 
Üzülmemek elde mi? 
Ama elbet var bir çaresi. 
 
Senin de böyle çocuklar sardıysa etrafını, 
Bazı taktiklere başvurmalı. 
Hepsi bu kitabın içinde saklı! 
 
*** 
 
Çocuk gelişimi ana bilim dalından başarılı akademisyen Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın yeni çıkan resimli kitabına kitaplıklarda yer açma zamanı… Değerli yazarımız bu kitabında yazılı anlatımın gücünü arkasına alarak akran zorbalığı gibi göz ardı edilmemesi gereken hassas bir konuya değiniyor. Hatta değinmekle kalmıyor zorbalığı fark etmek ve zorbalığın önüne geçmek için hem çocuklara hem de yetişkinlere rehber oluyor, uygulanabilir, gerçekçi çözüm önerileri sunuyor. Cansu Erkan’ın neşeli desenleriyle renklenen kitap, küçük okurlarımızın hayranlığını kazanacak. 

Tema: Kim olduğumuz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: BİREY VE TOPLUM, farklılıklar, akran zorbalığı, aile, arkadaşlık, okul, İLETİŞİM, kendini tanıma, öz yönetim, sorun çözme, DUYGULAR 
Tutum ve Değerler: Empati, hoşgörü, saygı, sevgi 
Profil Öğeleri: Duyarlı, dönüşümlü düşünen 
 
KİTAPTAN 
“Boya bu saçları” dedim anneme. 
Turuncu saç olur mu hiç böyle? 
Herkes dalga geçiyor benimle, 
Diyorlar ki “Havuç kafa gelme bizimle.” 
 
*** 
 
Ne yapsam da sevdirsem kendimi? 
Kötü sözler mi söylesem onlar gibi? 
Dalga geçsem ben de onlarla, 
Bırakırlar mı peşimi böyle yapınca? 
 
*** 
 
Ne kadar haklıymış deden. 
Vazgeçtiler bana kaplumbağa demekten. 
Güçlü sözler söylemek ve dik durmak çok önemliymiş meğer, 
Her şey hallolurmuş kendine güvenirsen eğer.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c453bf4-9ad3-47bc-ad41-76188af5677a.jpg</image:loc>
            <image:title>Saz Eserlerim I</image:title>
            <image:caption>SAZ ESERLERİM I</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd4c2adb-10a0-405c-9a4d-bd0a9e5aa2c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Korona Günlerinde Yuvam</image:title>
            <image:caption>KORONA GÜNLERİNDE YUVAM (ÖYKÜ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105913</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef0a801-73ac-4cde-b70e-7cc059404037.jpg</image:loc>
            <image:title>For Cello &amp; Piano - Turkish Folk Song Arrangements</image:title>
            <image:caption>FOR CELLO &amp; PIANO 
Turkish Folk Song Arrangements</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f9c0f7a-3b09-4611-be6e-041e0e9202f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikte Büyüyenler</image:title>
            <image:caption>Yazar Deniz Baş, bir öğretmen. 
Bir gün, henüz birinci sınıfta olan 
öğrencilerine bir söz veriyor: 
“Sizinle hikâyeler yazacağız!” 
 
Öğrencileri okumayı öğrenir öğrenmez de bu sözünü tutuyor ve bir atölye çalışması ile minik yazarları bir araya getiriyor. Birbirinden özgün hikâyeler üreten öğrencilerinin öykülerini kaleme alan Deniz Baş, bu kitabı oluşturuyor. Minik öğrencileriyle kalmasın istiyor bu yolculuk. Seni de hem bu kitabı okumaya hem de maceraya katılmaya davet ediyor. 
 
Yolculuk ortak… 
Yolculuk bir arada… 
Yolculuk uzun… 
Hayaller ve hikâyeler sonsuz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95d13632-0c64-4d25-ae0f-a78f082d8b63.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal ve Gerçek Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>“Bundan sonra meraklanmana gerek yok anne, seni üzmemek için elimden geleni yapacağım,” diye karşılık verdi genç adam. 
  Kendi hayatına pek değer vermese de ailesinin hayatı onun için çok değerliydi. Bu yüzden gerçek hayata tutunmaya söz verdi kendi kendine. Ancak yapması gereken son bir şey daha vardı. Odasını topladı, bir şeyler atıştırdı ve son kez yemyeşil ormanlarla kaplı, geçit vermez dağlarla çevrili, büyülü kent Delucia’nın yolunu tuttu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a05d9c4-8065-4ae6-8104-b72f9997d032.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusu Kaçan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Minik kahramanımız ekran kullanımında aşırıya kaçmış, uykuya karşı direnmişti. 
Sonra uyumak istese de nafileydi! 
Uyku, Kafdağı’nı çoktan geçmişti! 
Koştu uykunun arkasından, yetişemedi! 
Acaba onu yakalayabilecek mi? 
 
Merve Edeer, uykuya karşı direnen bir çocuğun hikâyesini, tam da onun gözünden, eğlenceli bir dille anlatıyor. Kitapta “uyku”yu ele alış biçiminde kullandığı somutlaştırma ile hem çocuklara hem de ebeveynlere bambaşka bir bakış açısı sunuyor. Faydalı, eğlenceli ve şiirsel bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab67b6f-5c63-4bf8-8928-705d53946dfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzede Karmaşa</image:title>
            <image:caption>Okan ve Birce, birer maceraperest. 
Ailecek gittikleri Yunanistan gezisinde, mitolojik tanrı heykellerinin sergilendiği müzede, onları sandıklarından çok daha büyük bir serüven bekliyor! 
Müzede, tüm heybetiyle karşılarına çıkan heykelin bir eli boş. 
Bir cismi fırlatmak üzere olduğu belli. Ama neyi? 
Heykelin elinde tuttuğu cisim şimşekse, Zeus; üç oklu mızraksa, Poseidon! 
Ve kimsenin bulamadığı bu sırrı çözmek, bilin bakalım kime kalıyor! 
 
Ceyda Öncel, eğlenceli bir dille, Antik Yunan hakkında bilgi verirken, aynı zamanda okuru, soluk kesen bir maceraya ortak ediyor. 
  “Zeus’un kahkahası hâlâ kulaklarımda çınlıyor ve irkiliyorum. Tüylerim diken diken.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dbd3d98-19ef-4b6a-8a12-ed2f6921d380.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyetlendirilmiş Bedenler</image:title>
            <image:caption>Cinsiyetler gerçekten biyolojik, fizyolojik, ‘doğal’ şeyler midir? Yoksa toplumsal olarak yazılan, kültürel üretimin ve
toplumsal cinsiyet normlarının şekillendirdiği ilişkilerin meyvesi midir? Doğumhane önünde (veya nadiren de olsa içinde)
bekleyen yakınları ve hemşirenin muştusunu hayal edin: “Kız/erkek oldu!” Bu söz aslında bir gerçeğin ifadesi değil,
‘kızlaşma/erkekleşme’ (yani cinsiyetlendirme) sürecini başlatan bir edimdir. Böylece erkek ve kadın arasında algılanan ve
aşılanan farklılıklara dayanan süreç başlamış olur. Kısacası beden, söylemsel olarak inşa edilen bir anlamlandırma pratiği
değil midir?
Bu kitap, Butler’ın görüşlerini kuramsal ve felsefi açıdan belirli bir bağlama yerleştirir. Yazar bizlere Butler düşüncesinin
evrimini hayranlık verici bir üslupla sunar: Hegelci kökenlerinden başlayarak, Freud ve Lacan’ın psikanalizine, Austin’in
söz edimleri kuramına neler borçlu olduğunu ele alır. Kojève, Hyppolite, Althusser, Sartre, Foucault ve Derrida okumalarını,
bunların teorisinin oluşumdaki etkisini ve bu düşünürlerle hesaplaşmasını ortaya koyar. Kısacası fenomenolojiden ‘kadınlık’
durumuna kadar Butler düşüncesinin izini sürer. Butler’ın Simone de Beauvoir okuması, Nussbaum ve Fraser’ın kendisine
yönelttiği eleştiriler de yine kısaca bu kitapta ele alınan konulardır.
Politik felsefe, dil ve psikanalizin, teorisinin oluşumundaki yerinin yanında, özne, performatiflik, kimlik ve öteki
kavramlarının eleştirel bir bakışla ele alındığı bu eser, Butler düşüncesine ve kuir teoriye giriş niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eeeb6e3-6dca-4646-bac1-adae23286293.jpg</image:loc>
            <image:title>The Hindu Yogi Science of Breath</image:title>
            <image:caption>&quot;BREATH IS LIFE.&quot; Life is absolutely dependent upon the act of breathing. &quot;Breath is Life.&quot; Differ as they may upon details of theory and terminology, the
Oriental and the Occidental agree upon these fundamental principles. 
To breathe is to live, and without breath there is no life. Not only are the higher animals dependent upon breath for life and health, but even the lower forms of animal life must breathe to live, and plant life is likewise dependent upon the air for continued existence.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a63e83ef-1c21-4624-a040-0beac3310b9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Taras Bulba (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>– А поворотись-ка, сын! Экой ты смешной какой! Что это на вас за поповские подрясники? И эдак все ходят в академии? – Такими словами встретил старый Бульба двух сыновей своих, учившихся в киевской бурсе и приехавших домой к отцу. Сыновья его только что слезли с коней. Это были два дюжие молодца, еще смотревшие исподлобья, как недавно выпущенные семинаристы. Крепкие, здоровые лица их были покрыты первым пухом волос, которого еще не касалась бритва. Они были очень смущены таким приемом отца и стояли неподвижно, потупив глаза в землю.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4724febf-cf01-4c44-8f46-05fdfb9b8d9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe ve Finans Alanında Güncel Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM KRİPTO PARALARIN ORTAYA ÇIKIŞI VE ÖNEMİ 
 
2.      BÖLÜM DÜNYADA KRİPTO PARANIN VERGİLENDİRİLMESİ UYGULAMALARI 
 
3.      BÖLÜM EFFECT OF BALTIC DRY INDEX, VIX INDEX AND DOLLAR INDEX ON CAPITAL MARKETS: STRUCTURAL VAR MODEL APPROACH 
 
4.      BÖLÜM TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ENTEGRE RAPORLAMAYA ETKİSİ 
 
5.      BÖLÜM TFRS 16 KİRALAMALAR STANDARDININ GETİRDİĞİ YENİLİKLERİN FİNANSAL TABLOLARA YANSIMASI: BIST ULAŞTIRMA VE DEPOLAMA SEKTÖRÜNDE İNCELEME 
 
6.      BÖLÜM MUHASEBE AKADEMİSYENLERİNİN ÇEVRİMİÇİ EĞİTİM YETERLİLİKLERİNİN UZAKTAN EĞİTİMİNİN ETKİNLİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 
7.      BÖLÜM ANALYSIS OF THE RELATIONSHIP BETWEEN BITCOIN PRICES AND BORSA ISTANBUL (BIST)-100, BIST INFORMATION TECHNOLOGY INDEX 
 
8.      BÖLÜM BİTCOİN FİYATLARI İLE KIYMETLİ METAL FİYATLARI ARASINDAKİ İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ 
 
9.      BÖLÜM PANDEMİ DÖNEMİNDE MUHASEBE DERSLERİNİN UZAKTAN EĞİTİM ŞEKLİNDE ANLATILMASINDA ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA 


10.      BÖLÜM FİNANSAL BAŞARISIZLIK TAHMİN MODELLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI AIR BERLIN ÖRNEĞİ 
 
11.      BÖLÜM BORSA ENDEKSLERİ İLE KORKU ENDEKSİ (VIX) ARASINDAKİ İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ: E7 
 
12.      BÖLÜM BLOCKCHAIN (BLOKZİNCİR) TEKNOLOJİSİ VE MUHASEBE 
 
13.      BÖLÜM COVID-19’UN SEKTÖRLERİN FİNANSAL PERFORMANSLARINA ETKİSİNİN EKONOMİK KONJONKTÜRDE DEĞERLENDİRİLMESİ: BIST100 VE İSO 500 ŞİRKETLERİ ÜZERİNDE BİR UYGULAMA 
 
14.      BÖLÜM YATIRIM ARACI OLARAK KIYMETLİ MADENLERİN MEVDUAT VE KATILIM BANKACILIĞINDA DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
15.      BÖLÜM BIST’TE İŞLEM GÖREN BANKALARIN CRITIC TABANLI EDAS YÖNTEMİYLE FİNANSAL PERFORMANSLARININ ANALİZİ 
 
16.      BÖLÜM PROFITABILITY AND LIQUIDITY OF TURKISH ISLAMIC BANKS AND THE GLOBAL FINANCIAL CRISIS 
 
17.      BÖLÜM E-TİCARETİN YAYGINLAŞMASIYLA MÜŞTERİ MUHASEBESİNİN ARTAN ÖNEMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105922</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fdc672c-410c-4ec3-9a70-678cc72bd664.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Doktorun Notları (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>В данный момент я этот свой неписаный кодекс поведения нарушил. Сидел скорчившись, сидел в одних носках, и не где-нибудь в кабинете, а сидел в кухне и, как огнепоклонник, вдохновенно и страстно тянулся к пылающим в плите березовым поленьям. На левой руке у меня стояла перевернутая дном кверху кадушка, и на ней лежали мои ботинки, рядом с ними ободранный, голокожий петух с окровавленной 
шеей, рядом с петухом его разноцветные перья грудой. Дело в том, что еще в состоянии окоченения я успел произвести целый ряд действий, которых потребовала сама жизнь. Востроносая Аксинья, жена Егорыча, была утверждена мною в должности моей кухарки. Вследствие этого и погиб под ее руками петух. Его я должен был съесть. Я со всеми перезнакомился. Фельдшера звали Демьян Лукич, акушерок – Пелагея Ивановна и Анна Николаевна. Я успел обойти больницу и с совершеннейшей ясностью убедился в том, что инструментарий в ней богатейший. При этом с тою же ясностью я вынужден был признать (про себя, конечно), что очень многих блестящих девственно инструментов назначение мне вовсе не известно. Я их не только не держал в руках, но даже, откровенно признаюсь, и не видал.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217787f9-81b9-40e2-980d-02483ebc5f07.jpg</image:loc>
            <image:title>Finans ve Ekonomi Alanlarında Teorik ve Uygulamalı Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 KOŞULLU KENDİNE ÖZGÜ (İDİYOSENKRATİK) VOLATİLİTE VE GETİRİ İLİŞKİSİ: BORSA İSTANBUL ÜZERİNE BİR UYGULAMA 
 
BÖLÜM 2 KALKINMA VE YATIRIM BANKALARI İLE KALKINMA ARASINDAKİ İLİŞKİ: TÜRKİYE’YE İLİŞKİN FREKANS DAĞILIMI NEDENSELLİK ANALİZİNDEN AMPİRİK KANITLAR 
 
BÖLÜM 3 KAR PAYI DAĞITIM POLİTİKASININ MAKRO-MİKRO BELİRLEYİCİLERİ: BORSA İSTANBUL ÜZERİNE AMPİRİK BİR ÇALIŞMA 
 
BÖLÜM 4 NÜFUSUN YAŞLANMASI VE EMEKLİLİK SİSTEMLERİNİN FİNANSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ 
 
BÖLÜM 5 KLASİK VE MODERN SERMAYE YAPILARINA İLİŞKİN TEORİLER 
BÖLÜM 6 PİYASA ETKİNLİĞİ VE ADAPTİF PİYASA HİPOTEZİ: GELİŞMEKTE OLAN PAY PİYASALARI ÜZERİNE BİR UYGULAMA 
 
BÖLÜM 7 FİNANSAL ESNEKLİK VE FİNANSAL PERFORMANS ARASINDAKİ İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ: BIST TEKSTİL, DERİ ENDEKSİ ÜZERİNE BİR UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce648203-924e-4e25-bac0-375be4c9ad80.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Gelişmelerin Ekonometrik Analizi Paket Program Uygulamaları İle Birlikte ( R, Matlab, Stata )</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: ÇALIŞAN YOKSULLUĞUNU BELİRLEYEN FAKTÖRLER: TÜRKİYE ÖRNEĞİ 
 
2.      BÖLÜM: TÜRKİYE’DE REEL KESİMİN DÖVİZ KURU VE ÜRETİCİ FİYATLARINA TEPKİSİ: TOPLUMSAL VE SİYASAL OLAYLAR IŞIĞINDA İKİ DÖNEMİN KARŞILAŞTIRMASI 
 
3.      BÖLÜM: ENFLASYON ÖNGÖRÜSÜNDE GOOGLE TREND VERİLERİNİN KULLANILMASI: FREKANS ALANLI GRANGER NEDENSELLİK YAKLAŞIMI 
 
4.      BÖLÜM: BİTCOİN GETİRİLERİ VE FİNANSAL VARLIKLAR ARASINDAKİ İLİŞKİ: KANTİLDE NEDENSELLİK YAKLAŞIMI 
 
5.      BÖLÜM: ENFLASYON VE ENFLASYON BELİRSİZLİĞİ İLİŞKİSİ: KANTİL REGRESYON YAKLAŞIMI 
6.      BÖLÜM: COVID-19 SÜRECİNDE DEVLET DESTEKLERİNİN KOBİ’LERİN FİNANSMAN İHTİYACINA ETKİSİ 
 
7.      BÖLÜM: ÇEKİRDEK ENFLASYON VE MANŞET ENFLASYONDA ENFLASYON GEÇİŞKENLİĞİ KARŞILAŞTIRILMASI TÜRKİYE 
8.  BÖLÜM TÜRKİYE’DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ KISA VE UZUN DÖNEM BİLEŞENLERİNİN TAHMİNİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b287f131-1cf3-471f-b1c7-656a46b3e93c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi ve Finans Alanında Güncel Akademik Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM KANONİK KORELASYON ANALİZİ İLE FİNANSAL KIRILGANLIK VE FİNANSAL GELİŞMİŞLİK GÖSTERGELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM KARMA DAĞILIM MODELİNE DAYALI MONTE CARLO SİMÜLASYON YÖNTEMİ İLE RİSKE MARUZ DEĞER HESAPLAMA 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM KREDİ KARTI HARCAMALARININ MAKİNE ÖĞRENME YÖNTEMLERİ İLE TAHMİN EDİLMESİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BALTIK KURU YÜK ENDEKSLERİNİN BIST100 ENDEKSİNE ETKİSİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM PERFORMANCE ANALYSIS OF IPOs ISSUED ON BORSA ISTANBUL USING THE CAPABILITIES OF MCDAs: A COMPARATIVE APPLICATION WITH SAW, ARAS AND CoCoSo 
ALTINCI BÖLÜM BAYES AĞLARININ FİNANS PİYASALARINDA KULLANIMI: COVID-19 DÖNEMİ VE SONRASI BORSA İSTANBUL ENDEKSLERİNİN İLİŞKİSİ 
 
YEDİNCİ BÖLÜM FİNANSAL ZAMAN SERİLERİNDE KOLEKTİF ÖĞRENME YÖNTEMLERİNİN SAĞLAMLIKLARININ KARŞILAŞTIRILMASI 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM ENTROPİ VE MABAC YÖNTEMLERİ İLE AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELERİNİN EKONOMİK ÖZGÜRLÜK PERFORMANSLARININ DERECELENDİRİLMESİ 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİNDE FARKLI OBJEKTİF AĞIRLIKLANDIRMA YÖNTEMLERİNİN SIRALAMALARA ETKİSİ 
 
ONUNCU BÖLÜM UZUN KISA SÜRELİ BELLEK YÖNTEMİ İLE KRİPTO PARA FİYAT TAHMİNİ: BITCOIN 
 
ON BİRİNCİ BÖLÜM PETROL VE DOĞALGAZ FİYATLARININ BIST ENDEKSLERİNE OLAN ETKİSİNE YÖNELİK BİR UYGULAMA: BIST KOBİ, BIST HİZMETLER VE BIST SINAİ ÖRNEĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e4a3e2a-1280-4f4c-89ca-9046178d946c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürperti</image:title>
            <image:caption>Koyu karanlık günlerden geçiyoruz 
Ah ki koyu karanlık bütün evren; 
Ormanlar yangın, içimdeki uğultu dilsiz… 
Büyük şeyler kuruyorum hayatıma ilişkin 
 
Ki biliyorum, yaşım altmışı geçmişken 
Ve beşini bitirmek üzereyken kızım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d4858f-2b24-45ff-98cf-b15d853a4d6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Akim Sevgilim</image:title>
            <image:caption>“Sesi Olmayan Türkü”de Füruzan, masalsı bir güzel kızın yitimiyle yakılmış bir türküyü hikâye ediyor. Turizmin yeni yeni geliştiği dönemlerde bir tatil kasabasında yaşanmış trajik bir aşk öyküsü bu. Kasaba yazlıkçılarından Varnalıların göz alıcı kızının etrafında dönen öyküde toplumsal gelişmelerin sancısı ve kültürel çatışmalar ustalıkla işleniyor. 
 
“Varoşlarda” öyküsündeyse “kentlerin kenti” diye anılan bir büyük kent çöplüğündeki barakada yaşayan bir adamla oğlunun ölümcül çaresizliği Füruzan’ın yalın anlatımıyla dokunaklı bir öyküye dönüşüyor. 
 
Yoksulluk, yoksunluk, güzellik, sevgi, tutku, sınıfsal ve kültürel çatışma, bireysel ve toplumsal dram... Hepsi Füruzan’ın yarattığı sarsıcı öykülerde vücut buluyor. 
 
Kitaba adını veren öykü “Akim Sevgilim”, teyzeleri Mihriban ile Keriman arasında kalmış Gönül adlı kızın gözünden anlatılıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Erenköy’de bir köşkte üç kız kardeş arasında yaşanmış kıskançlıklar, çatışmalar ve kırık bir aşkın hikâyesi “Akim Sevgilim”. Soylu ve varlıklı ailenin kızı, “küçük teyze” Keriman’ın genç bir göçmenle, bahçıvan Akim’le yaşadığı gizli ilişki aileyi çekip çeviren büyük teyze Mihriban tarafından bozulur. Tutkulu bir sevda kasvetli bir aile çatışmasının kurbanı olunca umutlar söner ve yerini derin öfke kaplar. 
 
“Ne kadar da güzel, yakışıklı, çalışkan, becerikli genç bir adamdı o. Düşünsene, Keriman Teyzemi çiçekler ecesi yapmıştı. Okşamış, öpmüş, sevmişti. Kaç bin kez öpmüştü o güzel ağzıyla. O her buseden sonra şarkısını tekrarlıyordu, ‘Akim sevgilim’ diyerek. Sesi yaz bahar esintisi oluyordu. Havanın sıcağı gibi titreşiyordu aralarında. Sevişmelerinin, sarılışlarının buharı nasıl da amberliydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35a17db-6199-4c4b-9ae5-948fb35d92c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargasabunu</image:title>
            <image:caption>Öykü ve romanlarıyla tanınan Faruk Duman bu kez on masalın yeniden yazımıyla okurunun karşısında: “Meşe Adamları”, “Sarraf”, “Zümrüdüanka”, “Kişneme”, “Eğil Çınarım Eğil”, “Tılsımlı Yorgan”, “Nuh”, “Z.”, “Söz Satıcısı”, “Canlanma”. 
 
Kargasabunu’nda masal dünyasından seçtiği on metne tılsımlı kalemiyle dokunan Faruk Duman kitabın önsözünde şunları söylüyor: 
 
“Ta ilkokul yıllarımdan, yani kitap okumaya ve büyüklerden masallar dinlemeye başladığımdan beri, büyülü, gerçeküstü, hayallerle dolu dünyalar o kadar ilgilimi çekti ki, yazmanın asıl amacı, benim için, bu dünyaya/dünyalara yolculuk oldu... 
Ben, çoğun bilinmeyen ama benim öykü dilime yatkın olacak, yorumlanabilecek, yeni kahramanlar ve olay parçalarıyla zenginleşebilecek bu anlatılardan yola çıkarak bu öyküleri yazdım... Okuyunca göreceksiniz; bizim masal kaynağımız, henüz ucundan bile geçmediğimiz kadar ulu ve derin ve düşündüğümüz, bildiğimiz kalıplardan uzak. Çok daha yaratıcı, keskin, yer yer korkunç ve dehşetli, uçsuz bucaksız bir kaynak. Elbette, benim istediğim onu olduğu gibi aktarmak olmadı, onu hocalarımız zaten yaptı. Ben, o kaynaktan yeni öyküler yaratmak, bugünün öykülerini yaratmak, böylece okuru da bundan haberdar etmek istedim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4af42d4-88f0-4702-8382-b0015318b5cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi Yalıları (Kitap Boy)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar. 
 
Boğaziçi Yalıları’nda Abdülhak Şinasi Hisar, eski İstanbul yalılarının, sular etrafında birer ruh, kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06968ba2-728c-48db-b9e2-3cc5ec7e9dfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Veli Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>GÜN OLUR 
 
Gün olur, alır başımı giderim, 
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda 
Şu ada senin, bu ada benim, 
Yelkovan kuşlarının peşi sıra. 
 
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz; 
Çiçekler gürültüyle açar; 
Gürültüyle çıkar duman topraktan. 
 
Hele martılar, hele martılar, 
Her bir tüylerinde ayrı telâş!.. 
 
Gün olur, başıma kadar mavi; 
Gün olur, başıma kadar güneş; 
Gün olur, deli gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f369c465-ea8c-46b4-a3a9-66f5306dfcd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana’dan Sonra Mevlevilik</image:title>
            <image:caption>“Eserimiz, yalnız bir tarikatin hal tercemesi değil, bir yandan da vesikalar topluluğudur. Böylece tarihe malolan bir tarikatin kuruluşundan beri geçirdiği safhaları, tarihten aldığımız vesikalarla meraklılara, tarih ve tasavvuf ehline, tek sözle tarihe sunuyoruz.” Abdülbâki Gölpınarlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/160f4ba0-fd2b-43d9-abf5-cacdb7efcc36.jpg</image:loc>
            <image:title>Komedi mi? Trajedi mi?</image:title>
            <image:caption>Thomas Bernhard’ın bu seçmede yer alan öyküleri, 1960 yılında yayımlanan “Innsbrucklu Bir Bakkal Oğlunun Suçu”ndan, 1971 yılında yayımlanan “Ortler’in Eteğinde”ye uzanan dönemi kapsıyor. Bu öykülerde yazarın dilsel yaratım gücü; her türlü tezi ve antitezi, her bir anlam çekirdeği parçalanana dek birbirine karşı oyuna süren ve yönlendiren cümlelerde açığa çıkıyor. Böylelikle –anlatılan çöküş, umutsuzluk ve ölüme rağmen–, dilin bu dünyada hayatta kalmanın yolu olduğu izlenimi oluşuyor; üstelik sadece hayatta kalmanın değil, komedinin de. 
 
Bernhard’ın suç, kaçıklık/delilik, yalnızlık, intihar temalarını odağa alan kısa öykülerinde, sürekli hareket halinde karakterlerin dairesel bir çizgide betimlenen huzursuzluğu Dil’in rejisiyle daima başrolde. 
 
“Varoluşum, varoluşuma olan ilgimin ötesinde sürerse, aradaki zamanda ölüden başka bir şey olmam.” 
 
“Günümüzde dilsel devinimi böylesine muazzam cümleler ve ustalıkla yapılandırılmış zorlu bileşik cümlelerle ifade edebilen başka bir anlatıcı yoktur. Bu aynı zamanda içeriğin de hareketidir: Başı sonu olmayan, dairesel bir hat; sanki Bernhard, Edgar Allan Poe’nun ‘Girdaba İniş’ öyküsünün içindeymiş ve aşağıda ölümcül bir girdap tehdidi varken yukarıda sadece gökyüzü ışık veriyormuş gibi.” 
Ulrich Greiner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbc405de-5d2d-4ca7-b4d0-ff6748385c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristo’nun Rüyası</image:title>
            <image:caption>Etrafına baksana Aristo… Yaşama, düne, bugüne, şu ana bir bak! Her yer, nefesinin dağıldığı boşluk bile korkularla dolu. Bazıları kendi, bazılarıysa başkalarının korkularıyla beslenir. Bazen süslü püslü bazen pejmürde bir kıyafetle giyinirler korkularını. Kimilerinin korkusu yuvasıdır, sıcacık ve korunaklı; kimilerinin korkusu ise her şeyi yerle bir eden cesaretinde gizlidir. Korkular kılık değiştirir, ancak ya korkaklığa ne demeli? Vicdana sus diyen korkaklığa ne demeli! Oysa bilmezler demiri ateşin, insanı utancın yoğurduğunu. Utanç ne çıkılmaz bir huzursuzluktur, hâlâ duyabilene! Aristo’nun kendi iç sesiyle girdiği savaşta kim galip gelecek? Aristo’nun Rüyası, yazmak isteyip de yazamayan, kafasındaki kurgu ile gerçek hayatı arasında sıkışıp kalmış, kendi benliği ile çatışması bitip tükenmeyen, varoluşsal sancılarıyla başa çıkmaya çalışan bir karakteri en yakından tanımamıza olanak sağlıyor. “Yetemiyorum, yaşamak nedir bilmiyorum!” derken Aristo’nun çektiği acıyı iliklerimize kadar duyumsarken, mutlaka kendimizden bir parça bulacağımız satırlarla karşılaşıyoruz ve hatta, bir noktada biz de kendimizi kendi iç sesimizle bir çatışma içerisinde buluyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8074d292-d534-438c-b29e-957b8f1779e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Ruh Sağlığı</image:title>
            <image:caption>“Atalay Yörükoğlu çocuk ve ergen psikiyatrisinin ülkemizdeki gelişiminde öncü rolü olan birkaç meslektaşımızdan biridir. Çocukların duygu, düşünce ve davranışlarının tipik gelişimini kapsayan bilgiler ile ruh sağlığındaki bozulma ve dalgalanmaları konu alan elinizdeki kitap, klinikteki mesleki uygulama sınırlarının ötesine geçen bir etki yarattı. Yazdıklarıyla ve söyledikleriyle hepimize ‘çocuğun bir ruhu vardır’ dedirten bir hekim olarak toplumsal belleğe yerleşti. Kitabı okurken siz de Atalay Yörükoğlu’nun yaşama neşeyle bakışının, çocukların ruh sağlığını iyileştirmeye olan inancının ve yıllar içinde anlamını yitirmemiş bilgeliğinin etkisine gireceksiniz. Şaşırmayın.” 
Yankı Yazgan 
 
Bu kitabı anne, baba ve öğretmenlerin çocukları daha iyi tanımalarına yardımcı olmak amacıyla yazdım. Çocuğun kişilik oluşumunu belirleyen olumlu ve olumsuz tüm etkenleri tartıştım. Anne ve babanın sakıncalı tutum ve yöntemlerini belirtip, çocuk eğitiminde sık düşülen yanılgıları göstermeye çalıştım. Çocuklukta sık rastlanan ruhsal sorunlara değinip önleyici ve düzeltici yaklaşımlar önerdim. 
 
Kaleme alındığı dönemde büyük ilgi gören ve Türk Dil Kurumu 1979 Bilim Ödülü’nü kazanan Çocuk Ruh Sağlığı, Prof. Dr. Yankı Yazgan’ın sunuş yazısı ve sonsözüyle bir kez daha zamana meydan okuyor. Çocuğun ruhsal gelişimini doğduğu andan ergenlik döneminin sonuna kadar ele alan bu çalışma, 21. yüzyılda da ebeveynlerin başucu kitabı olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28bf687c-4083-462a-89f4-0ed7b2d3a60d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Oldu Sana?</image:title>
            <image:caption>KÖPEK GİBİ BÜYÜTÜLMÜŞ ÇOCUK’UN YAZARI DR. BRUCE D. PERRY 
İLE OPRAH WINFREY ARASINDA HAYAT DÖNÜŞTÜREN BİR DİYALOG 
 
# 1 New York Times Best Seller 
Küçük yaşlardaki deneyimlerimiz hayatımızın geri kalanını nasıl şekillendirir? 
Davranış kalıplarımızı, belirli durumlar karşısında tepkilerimizi, duygularımızı ve düşüncelerimizi belirleyen ruhsal, kişisel ve biyolojik faktörler nelerdir? 
Travmaların, olumsuz anıların, maruz kaldığımız olayların zihnimizdeki ve bedenimizdeki kalıcı izlerine rağmen kendimizi dönüştürmemiz mümkün müdür? 
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk kitabının yazarı, beyin ve travma uzmanı psikiyatrist Dr. Bruce Perry ile canalıcı konularda yaptığı binlerce söyleşiyle milyonlarca insanın hayatına dokunan ünlü sunucu, aktivist, hayırsever Oprah Winfrey bu sorulara ve bunlarla ilişkili pek çok konuya dair bilimsel, samimi, hayat tecrübelerine dayanan bir sohbet yürüterek travma, psikolojik dayanaklılık ve iyileşmeye dair merak ve tartışma konusu olan her şeyi enine boyuna ele alıyor. 
İnsanlara yaklaşımda bakış açısını ve yaklaşımı “Derdin ne senin?”den “Ne oldu sana?” sorusuna kaydıran Winfrey ve Dr. Perry her birimizin bizi şekillendiren deneyimleri daha iyi anlayabilmesini sağlayarak hepimizin kendi hayatına dair içgörüler kazanmasına yardımcı oluyor, böylece kendimizle ve başkalarıyla kurduğumuz ilişkileri sağaltıp güçlendirerek daha iyi bir yaşam sürmemizin yollarına işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:51:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27757d5-be36-4006-8425-d31dde0f4dd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmek Zor İş</image:title>
            <image:caption>Yaşam ve ölüm resmî belge işidir.

Suriye&apos;nin önde gelen çağdaş yazarlarından olan Halid Halife, Ölmek Zor İş isimli romanında, trajik hikâyelerin savaşın kırılgan ortamında nasıl da sıradanlaşabileceğini gözler önüne seriyor.
 
Babalarının son arzusunu gerçekleştirmek üzere bir araya gelen üç kardeşi geçmişin gölgeleri eşliğinde zorlu ve zorunlu bir araba yolculuğuna çıkaran yazar; savaşın toplum üzerinde açtığı onulmaz yaraları muazzam bir gözlem gücüyle aktarıyor.

Herkesin ölüm karşısında eşit olduğunu anımsatan kitap, sesi hiç kimsenin duyamayacağı kadar cılızlaşsa bile gerçeğin asla ölmeyeceğinin de altını çiziyor.  









Ölümün sindiği kokuyu alıyorlardı.

Devrimci bir öğretmen olan Abdullatif Salim, ölmeden önce naaşının Şam&apos;dan köyü İnnabiye&apos;ye götürülmesini vasiyet eder. Kemiklerinin, kız kardeşi Leyla&apos;nın küllerinin yanında sonsuza dek rahata kavuşacağı düşüncesinin verdiği huzurla hayata gözlerini yumar. Çocukları Bülbül, Hüseyin ve Leyla için babalarının son dileğini gerçekleştirme vaktidir. Lâkin, devam eden iç savaş ve kardeşler arasında esen soğuk rüzgârlar olağan koşullarda iki saat sürecek bir araba yolculuğunu günlerce bitmeyen bir kâbusa dönüştürür. Köye uzanan yollarının önü kesildikçe kardeşlerin kendileriyle, birbirleriyle ve ülkeleriyle hesaplaşacakları içsel bir yolculuğa çıkmaları da kaçınılmaz olur. 

Sözcüklerin silahları durduramayacağını bilse de buna sessiz kalmayı utanç verici bulan Halid Halife&apos;nin Ulusal Edebiyat Ödülü&apos;nde finale kalan bu sarsıcı romanı; ölümün, her daim çok yakınımızdan geçtiğini ama bizim bunu kabullenmekte direndiğimizi fark ettiriyor.  

Mustafa İsmail Dönmez&apos;in duru anlatımıyla doğrudan Arapçadan çevrilen Ölmek Zor İş; hemen yanı başımızdaki komşu ülkenin tarih sahnesindeki yeri, siyasi dalgalanmaları ve belki de en önemlisi insanına dair pek az şey bildiğimiz gerçeğini kulağımıza fısıldıyor.

Sevdiğin öldüğünde mutluluğun anahtarını da alıp mezar denen o derin çukura atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>