﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae150090-63b0-4f3c-8fa9-66a82e7652b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Akışkan Yataklar</image:title>
            <image:caption>1.      AKIŞKANLAŞMANIN ESASLARI 
2.      AKIŞKAN YATAK SİSTEMİNİN TEMEL UNSURLARI 
3.      AKIŞKAN YATAKTA KABARCIK FAZI 
4.      AKIŞKAN YATAKTA EMÜLSİYON FAZI 
5.      AKIŞKAN YATAKTA GAZLARIN FAZLAR ARASI DEĞİŞİMİ 
6.      AKIŞKAN YATAKTA ISI TRANSFERİ 
7.      AKIŞKAN YATAKTA KÜTLE TRANSFERİ 
8.      AKIŞKAN YATAKTA KİMYASAL REAKSİYONLAR 
9.      AKIŞKAN YATAK UYGULAMALARI 
10.  SİRKÜLASYONLU AKIŞKAN YATAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/654548c9-cd36-4ba5-8190-81697f6750d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Boyutlarıyla Rekreasyon ve Spor</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 REKREASYON: PRAGMATİK PARADİGMA İLE DEĞERLENDİRME 
 
BÖLÜM 2 ENGELLİLERDE SPORUN REHABİLİTASYON VE SOSYALLEŞME ARACI OLARAK KULLANIMI 
 
BÖLÜM 3 ENGELLİ BİREYLERİN SERBEST ZAMAN AKTİVİTELERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER 
 
BÖLÜM 4 METAVERSE ve SPOR 
 
BÖLÜM 5 KAVRAMSAL AÇIDAN SPOR VE REKREASYON 
 
BÖLÜM 6 TOPLUMSAL TABAKALAŞMA KAVRAMI VE SPORA YANSIMASI 
BÖLÜM 7 YEREL YÖNETİMLER VE SPOR 
BÖLÜM 8 YEREL YÖNETİM BİRİMLERİNDEN BELEDİYELERİN REKREATİF HİZMET VE FAALİYETLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd96d1e-3531-4b64-91df-be4ee3c31636.jpg</image:loc>
            <image:title>Management and Marketing Strategies for Successful Digitalization in Organizations</image:title>
            <image:caption>CHAPTER 1 FACTORS AFFECTING THE POPULARITY OF THE CRYPTOCURRENCIES 
CHAPTER 2 DECISION SUPPORT SYSTEMS AND OPERATIONAL RESEARCH APPLICATIONS 
CHAPTER 3 THE IMPACT OF ORGANIZATIONAL AGILITY ON SUSTAINABLE ORGANIZATIONAL PERFORMANCE IN E-COMMERCE BUSINESSES 
CHAPTER 4 DIGITALIZATION AND DIGITAL CONSUMERS 
CHAPTER 5 DIGITALIZING TV BROADCASTING: THE CASE OF NETFLIX AND DISNEY PLUS 
CHAPTER 6 A CONCEPTUAL INVESTIGATION OF WEBSITE ATMOSPHERE IN ONLINE SHOPPING 
CHAPTER 7 DIGITALIZATION IN EDUCATION CONTENT DEVELOPMENT AND ITS IMPLICATIONS IN NEW EDUCATIONAL SETTINGS 
CHAPTER 8 SENTIMENT ANALYSIS AND CHALLENGES IN TURKISH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cb27d59-3a2d-4279-9dbc-f7ec9a35cca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu&apos;nun Kraliçesi Antakya</image:title>
            <image:caption>·         İlk Çağlardan Roma Hâkimiyetinin Sonuna Kadar 
·         VII. ve X. Yüzyıllarda Antakya’nın Sosyo-Kültürel ve Ekonomik Tarihi 
·         Osmanlı Döneminde Antakya ve Çevresinde İpekçilik (XVI-XX. Yüzyıllar Arası) 
·         Hatay Sorunu ve Türkiye-ABD Diplomatik İlişkilerinde Bir Parantez: Arkeolojik Faaliyetler 
·         Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşiv Belgelerinde Hatay Sorunu: Türk-Fransız Diplomatik Mücadelesi (1936-1938 
·         İnanç, Kimlik ve Aidiyet Bağlamında Kutsal Mekânın İnşası: Alevi Kozmolojisinde Üç Hızır Türbesi (Hatay) 
·         Yaşam ile Uyku Arasında Bir Geçiş Ritüeli Olarak Ölüm: Rum Ortodoks Hıristiyanlarda Ölüm Ritüeli (Hatay Hatay’ın Bağımsızlık Mücadelesinde Kültürel Bellek ve Temsili: İskenderun-Antakya Marşı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06de0e27-52bf-4d08-ae71-4bfa30368aac.jpg</image:loc>
            <image:title>One Liberty</image:title>
            <image:caption>It will probably be conceded that it is desirable people should exercise their understandings, and that an intelligent following of custom, or even occasionally an intelligent deviation from custom, is better than a blind and simply mechanical adhesion to it. To a certain extent it is admitted, that our understanding should be our own: but there is not the same willingness to admit that our desires and impulses should be our own likewise; or that to possess impulses of our own, and of any strength, is anything but a peril and a snare. Yet desires and impulses are as much a part of a perfect human being, as beliefs and restraints: and strong impulses are only perilous when not properly balanced; when one set of aims and inclinations is developed into strength, while others, which ought to co-exist with them, remain weak and inactive. It is not because men&apos;s desires are strong that they act ill; it is because their consciences are weak. There is no natural connection between strong impulses and a weak conscience. The natural connection is the other way...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4257d4e9-0c03-46d4-b249-17dcafdbb994.jpg</image:loc>
            <image:title>Ünlü Bilim Adamlarının Hayatları</image:title>
            <image:caption>Garfield, &quot;İnsanlık tarihinin hiçbir sayfası, seçkin insanların karakterini geliştiren ve hayatlarını yönlendiren bu erken etkilerin kaydı kadar öğretici ve önemli değildir&quot; der. Bu metinler gençliğin zorluklarını, bazen yoksulluğun, bazen hastalıkların nasıl aşıldığını gösteriyor; bir de bu insanların gerçek mesleklerini bulmadan önce nasıl başarısızlıklar yaşadıklarını… Onların hikayelerinde enerji, azim ve yorulmak bilmez bağlılığın sonuçlarını görüyoruz. Agassiz&apos;inki gibi neşeli bir yüz ve umut dolu bir ruh ya da Darwin&apos;inki gibi yumuşak ve şefkatli bir tabiat, muhalefetin üstesinden nasıl gelebilir, bunu görüyoruz. 
Nitekim bu kitaptaki hayat hikayeleri, başka pek çok kaynakta yer almaktadır. Bizim amacımız hayat hikayelerini anlatmanın biraz dışında ve ötesinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d770f26-98f4-48fe-a870-61b2e1e11017.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Ontolojisi (2018-2019 Dersleri)</image:title>
            <image:caption>Bu dersleri vermeye başladığımda savaş daha ufukta yoktu. Ancak, Rusya’nın Doğu Avrupa içinde yer alan Ukrayna’ya 24 Şubat 2022’de savaş açmasıyla savaş gerçek olarak çıktı karşımıza. Sanki Nazilerden arınacaktı bu ülke. Halbuki saldırılan ülkelerde milli duygular her seferinde biraz daha yükselmekteydi. Paralı askerlere (Wagner Grubu) ihtiyaç, eski savaşlarda olduğu gibi sürmekte. 
İkinci Dünya Savaşı “artık savaş olmayacak” hissiyle sonlanmıştı. Ama o günden bugüne dünyada, Avrupa’da daha az görünse de, savaştan bir türlü çıkamadık. 1945’ten beri Batılı devletler, bağımsızlık mücadelesi veren ülkelere karşı hiç savaş kazanamadı. Bu bile günümüzde savaşın milli bir dava olduğunu azımsanamayacak kadar güçlü bir şekilde göstermekte. Eski Kraliyet Avrupa’sında savaşlar milli ordularla veya milislerle değil, profesyonel savaşçılarla yapılmaktaydı. Ordunun milliyeti yoktu; paralı askerler gibi savaşa giden insanlar vardı, İspanya İç Savaşı’nda olduğu gibi veya bugünkü savaşlarda göründüğü gibi. Milli nitelikli savaşlardan uzaklaşmaya başlayan dinî veya ideolojik savaşlar 1990’larda parçalanan Yugoslavya’nın içinde etnik ve dinî savaşlara dönüşmüş, 2001 sonrasındaysa, “İkiz Kuleler”in yıkılmasıyla birlikte dinî bir terim olan “kötülük ekseni”yle başka bir savaş başlamıştı. 
Eski Yunan’dan Kraliyet Avrupa’sına, Napoléon savaşlarıyla Hegel’den Schmitt’in “toprağın nomosu”na kadar bugün varlık sorunu olarak savaş ontolojik bir karakter taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3241e477-2ed6-41fe-89f1-22dba25dce93.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs: Vahiyle Kutsanan Şehir (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kudüs, bilinen en eski tarihinden itibaren “kutsal” kabul edilmiş, binyıllar geçse de bu konumunu hiç kaybetmemiştir. Peygamberlerle birlikte vahiy kentine dönüşen şehrin kutsiyeti bu süreçle birlikte farklı bir boyut kazanmıştır. Hz. Âdem burada mescit inşa etmiş, Tufan’dan sonra Hz. Nuh’un torunları tevhit mesajını buradan yaymıştır. Günümüzde, yeryüzündeki her 5 kişiden 3’ü bu şehri kutsal kabul etmektedir. Peygamber kokulu şehrin ilahi huzura yükselmek için bir yeryüzü basamağı olduğunu bütün semavi dinler kabul etmektedir. 
Yahudiler, Kudüs’ü “Tanrı’nın şehri” olarak isimlendirir. Hz. Davud zamanında fethedilen şehirde Hz. Süleyman mabet yapmış, sonraki peygamberler de bu mübarek şehri övmüştür. Babil sürgünüyle Yahudilerin umutlarını canlı tutan mefkure, “bir gün Kudüs’e geri dönme arzusu” olmuştur. Hz. İsa’nın çilelerine sahne olması bakımından erken dönem Hristiyanlıkta şehre mesafeli yaklaşılsa da IV. yüzyıldan itibaren itibarına kavuşan Kudüs, Hristiyan dünyasının da kıblesi ve hac mekânı olmuştur. 
İslam’ın da “ilk kıblesi” Kudüs’tür. Yeni dinin doğuşundan itibaren Kudüs’e yönelerek namaz kılmaya başlayan Müslümanlar, şehri on beş seneye yakın kıble edinmişlerdir. Nübüvvet zincirinin son halkası olan Hz. Muhammed’in (sav) isrâ ve mi‘rac mucizelerine şahitlik eden şehre Kur’an’da yetmişten fazla ayette atıf vardır. Hadis ve siyer kaynaklarında ise Kudüs’e dair pek çok detay bulunmaktadır. Hz. Ömer zamanında fethedilen Kudüs, asırlar boyunca Müslüman yönetiminde Müslümanlarla birlikte gayrimüslimlerin de rahatça yaşadığı, adı gibi “selamet ve huzur şehri” olmuş, cihana hükmeden sultanlar kendilerini Kudüs’ün hizmetkârı görmüş; alimler ve arifler Kudüs’ün bereketini solumuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17eb8165-c87b-48bc-a296-cebba2300dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Galenos Kitabı</image:title>
            <image:caption>Galenos, tıp teorisini ve pratiğini 1500 yıldan fazla bir süre boyunca etkileyecek olan, geç antik çağın en etkili hekimiydi. Anatomi, fizyoloji, teşhis ve prognoz, nabız doktrini, farmakoloji, tedaviler ve tıp teorisi konularında üretken bir yazardı; ancak aynı zamanda felsefi konularda da kapsamlı eserler verdi, mantık ve bilim felsefesine özgün katkılarda bulundu ve bilimsel bir epistemolojinin ana hatlarını çizdi. Diğer taraftan, güçlü bir tartışmacıydı; zamanının tıp okulları arasındaki doktrin tartışmalarına derinden dahil oldu. Bu kitap, Galenos’un kişiliğiyle birlikte tüm bu alanlardaki başarısına bir giriş ve genel bir bakış sunarken, aynı zamanda bu başarıyı son otuz yılda Galenos araştırmalarında kaydedilen ilerlemeler ışığında değerlendirmeyi amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac77bb1f-697b-4840-a3e7-eec4ad47d04f.jpg</image:loc>
            <image:title>Süheyl Ünver’in Defter-i Meşahirleri</image:title>
            <image:caption>Büyük çaplı kültürel değişim ve dönüşümlerin yaşandığı 1920’lerin İstanbul’unda, sayıları günden güne azalan eski kuşaktan zevata dair hatıraları kayda geçirmek amacıyla birçok kişinin defter-i meşâhir tuttuğu bilinir... Süheyl Ünver de eğitiminin yanı sıra sanatçı kişiliğinin ve şahsiyetinin oluştuğu aynı yıllarda birçok konuda defterler tutarken, defter-i meşâhire de birkaç kez teşebbüs etmiştir. Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki arşivinde beş defter tespit ettik; ilk dört defter 1918-1922 yılları arasında, Süheyl Hoca’nın 20’li yaşlarının ve kariyerinin ilk yıllarında tuttuğu defterler. Beşinci ve son defterde ise 1948’de 50 yaşında ve kariyerinin zirvesinde olan Süheyl Ünver, bu kez çevresinde görüştüğü, ahbaplık ettiği 100 kişinin sadece imzalarını toplamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53493c27-f93a-4a9b-894d-61e11567f65c.jpg</image:loc>
            <image:title>Süheyl Ünver’in Defter-i Meşahirleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük çaplı kültürel değişim ve dönüşümlerin yaşandığı 1920’lerin İstanbul’unda, sayıları günden güne azalan eski kuşaktan zevata dair hatıraları kayda geçirmek amacıyla birçok kişinin defter-i meşâhir tuttuğu bilinir... Süheyl Ünver de eğitiminin yanı sıra sanatçı kişiliğinin ve şahsiyetinin oluştuğu aynı yıllarda birçok konuda defterler tutarken, defter-i meşâhire de birkaç kez teşebbüs etmiştir. Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki arşivinde beş defter tespit ettik; ilk dört defter 1918-1922 yılları arasında, Süheyl Hoca’nın 20’li yaşlarının ve kariyerinin ilk yıllarında tuttuğu defterler. Beşinci ve son defterde ise 1948’de 50 yaşında ve kariyerinin zirvesinde olan Süheyl Ünver, bu kez çevresinde görüştüğü, ahbaplık ettiği 100 kişinin sadece imzalarını toplamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa2fc04-e790-48e0-ab09-27600150194d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geometrinin Kökeni</image:title>
            <image:caption>Fenomenolojinin kurucusu Edmund Husserl, 1936 yılında başlıksız kısa bir metin kaleme alır, bu el yazması Eugen Fink tarafından Geometrinin Kökeni başlığıyla 1939 yılında yayınlanır. Husserl geometrinin kökenini ele alıyor gibi görünse de aslında bir bilimin esas anlamını ve hem ortaya çıkışının hem de geleneğinin transandantal koşullarını inceler. 
Çağdaş Fransız felsefesinin sıra dışı isimlerinden Jacques Derrida ise bu kısa metni alır, diğer nüshalarla karşılaştırır ve ayrıntılı bir “Önsöz” yazar, ki bu kitabın ortaya çıkmasına vesile olan da zaten bu “Önsöz”dür. Derrida’nın amacı, devasa sorunlarla ilgilenen ama gayet kısa olan Husserl’in bu kısa ve yoğun metnini anlaşılır kılmaktır. Derrida, bir yandan Husserl’in tarihsel araştırma yönteminden yola çıkar, diğer yandan ise fenomenolojinin yapısökümcü eleştirisini aşamalı biçimde ortaya koyar. Husserl’in metniyle birlikte Derrida’nın bu “Önsöz”ü, sadece filozofları değil, başta antropologlar ve matematikçiler olmak üzere çeşitli temel bilimlerden birçok araştırmacının ilgisini çekmeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ea406d-a52a-4a28-a9fc-1ca9cd7b292d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs: Vahiyle Kutsanan Şehir</image:title>
            <image:caption>Kudüs, bilinen en eski tarihinden itibaren “kutsal” kabul edilmiş, binyıllar geçse de bu konumunu hiç kaybetmemiştir. Peygamberlerle birlikte vahiy kentine dönüşen şehrin kutsiyeti bu süreçle birlikte farklı bir boyut kazanmıştır. Hz. Âdem burada mescit inşa etmiş, Tufan’dan sonra Hz. Nuh’un torunları tevhit mesajını buradan yaymıştır. Günümüzde, yeryüzündeki her 5 kişiden 3’ü bu şehri kutsal kabul etmektedir. Peygamber kokulu şehrin ilahi huzura yükselmek için bir yeryüzü basamağı olduğunu bütün semavi dinler kabul etmektedir. 
Yahudiler, Kudüs’ü “Tanrı’nın şehri” olarak isimlendirir. Hz. Davud zamanında fethedilen şehirde Hz. Süleyman mabet yapmış, sonraki peygamberler de bu mübarek şehri övmüştür. Babil sürgünüyle Yahudilerin umutlarını canlı tutan mefkure, “bir gün Kudüs’e geri dönme arzusu” olmuştur. Hz. İsa’nın çilelerine sahne olması bakımından erken dönem Hristiyanlıkta şehre mesafeli yaklaşılsa da IV. yüzyıldan itibaren itibarına kavuşan Kudüs, Hristiyan dünyasının da kıblesi ve hac mekânı olmuştur. 
İslam’ın da “ilk kıblesi” Kudüs’tür. Yeni dinin doğuşundan itibaren Kudüs’e yönelerek namaz kılmaya başlayan Müslümanlar, şehri on beş seneye yakın kıble edinmişlerdir. Nübüvvet zincirinin son halkası olan Hz. Muhammed’in (sav) isrâ ve mi‘rac mucizelerine şahitlik eden şehre Kur’an’da yetmişten fazla ayette atıf vardır. Hadis ve siyer kaynaklarında ise Kudüs’e dair pek çok detay bulunmaktadır. Hz. Ömer zamanında fethedilen Kudüs, asırlar boyunca Müslüman yönetiminde Müslümanlarla birlikte gayrimüslimlerin de rahatça yaşadığı, adı gibi “selamet ve huzur şehri” olmuş, cihana hükmeden sultanlar kendilerini Kudüs’ün hizmetkârı görmüş; alimler ve arifler Kudüs’ün bereketini solumuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5352e6bc-d7cf-46da-9f47-739e0e4bd54c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Bankerleri: İslami Finansın Gizli Dünyası</image:title>
            <image:caption>Trilyon dolarlık bir hacme ulaşan küresel finans sektörü ekonomiye yön verirken İslami hükümet ve kuruluşlar da finansal araç ve uygulamalarını, İslami hukukun yasalarına uygun olarak şekillendirmektedir. Bununla birlikte, günümüz Batı finans dünyasında da alternatif arayışlar görülmekte ve konvansiyonel finans sektöründe yaşanan çeşitli krizler, İslami finansı giderek daha ön plana çıkarmaktadır. 
  Dinî kaideleri esas alan İslami finans, küreselleşen ve kapitalizm kökenli, devasa bir endüstri karşısında ne derece başarılı olabilir? Batı’nın artan ilgisi karşısında esas aldığı ilkelerden ödün vermek zorunda kalır mı? Modern dünyada, sosyal ve ekonomik adalet idealini gerçekleştirmek hususunda ne kadar başarılı olabilir? İslami finans dünyasının önde gelen isimlerinden Harris İrfan, Cennet Bankerleri’nde bu gibi sorulara yanıt aramakta, ayrıca İslami finansın geleceği hakkında ufuk açıcı perspektifler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85e09aa6-ba8f-4431-9070-ab5344332ca5.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’da Klasik-Sonrası Felsefenin Teşekkülü</image:title>
            <image:caption>İslam’ da Klasik-Sonrası Felsefenin Teşekkülü, 12. yüzyılda İslam’daki felsefi söylemin yeniden şekillenmesine yol açan değişiklikleri ele alan kapsamlı bir çalışmadır. Yazara göre, daha önceki Batılı akademisyenler, İslam’ın Yunan felsefe geleneğiyle ilişkisinin 12. yüzyılda sona erdiğini iddia ediyorlardı. Son dönemlerde yapılan daha güncel analizler ise Müslüman düşünürlerin Yunan düşüncesini Kelâm’a entegre ettiklerini öne sürdüler. Frank Griffel, bu yeni görüşün de kilit önemde bir noktayı gözden kaçırdığını savunmaktadır. Ona göre, Yunan düşüncesinin Kelâm’a entegre edilmesine ek olarak Müslüman kelâmcılar İslam’da klasik felsefe (felasife) söylemini benimsemiş ve Platon, Aristoteles ve İbn Sînâ geleneğinde eserler vermeye başlamışlardır. Frank Griffel, bu olağanüstü genişlik ve derinlikteki çalışmasında, 12. yüzyılda Irak, İran ve Orta Asya’da felsefenin ayrıntılı bir tarihini sunmaktadır. Eser, felsefe tarihi veya İslam tarihi ve felsefesiyle ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55d8ea38-a0e7-49d2-ae53-2949248ffbec.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Duygulanımlarının ve Hatalarının Teşhis ve Tedavisi</image:title>
            <image:caption>Galenos, tıp ilmi ve tabip kimliğiyle felsefeye yeni bir yaklaşım geliştirmeye çalışması yanında, diğer yandan felsefe formasyonuyla tıp ilmi ve hekimliğe de yeni bir vizyon getirmeye çalışmıştır. “İyi bir tabibin filozof olması gerektiği” şeklinde, hakkında müstakil risale de kaleme aldığı iddiası, fizik ve fizik ötesi araştırmayı birbirinin tamamlayıcısı olarak gördüğünün bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Galenos, bu iki veçheye son olarak ahlakı da ekler. Ona göre filozof ve tabip, aynı zamanda erdemli de olmalıdır. Duygulanımlarına yenik düşmeyen ve kontrollü bir filozof ve tabip, Galenos’un ideal insanı gibi görünmektedir. Nitekim tercümesini sunduğumuz bu risalede de aslında bu ideali kendi hayatında nasıl gerçekleştiğinin ipuçlarını vermekte, tabiri caizse kendisinin söz konusu ideal insan olarak görülebileceğinin işaretlerini sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e3d62ac-1316-4736-93ac-d5993ec3fdcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Reddimiras</image:title>
            <image:caption>Reddimiras, mirasın çeşitli düşünceler ve endişeler sebebi ile kabul edilmeyip geri çevrilmesidir ve sadece şahıslar değil, devletler de reddimiras yapabilirler... 
İhtilâl yahut inkılâp geçiren hemen her memlekette iktidara gelen yeni rejim önceki rejimden daha mükemmel olduğunu göstermek ve kendini meşrulaştırmak maksadıyla geçmişi suçlayıcı yahut küçük düşürücü propagandalar yürütmüş; eski devrin uygulamalarını, hatıralarını, objelerini ve hattâ binalarını küçümseyip kötülemiştir. 
Tarihte bunun birçok örneği vardır... 
Reddimiras, Cumhuriyet’in ilânından sonra Türkiye’de de yaşandı ve bazı alanlarda hâlâ devam ediyor... 
Bu kitapta Cumhuriyet’in ilk senelerindeki iki önemli reddimirasın, Yıldız Sarayı’nın bir bölümünün 1926’da kumarhane hâline getirilmesi ile 1927’de başta Topkapı Sarayı’ndakiler olmak üzere hazine eşyasının Fransa’da mezatla satışa çıkartılması girişiminin ayrıntıları yeralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c441a77c-4d13-4296-9315-9eddaef7db93.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Hırka</image:title>
            <image:caption>“Ben kim miyim? 
Bir hırka! 
Üstelik çok değerli bir hırka. 
Çünkü örttüm Sevgili Peygamberin omuzlarını, 
Hiç üşümesin diye. 
Benim cömert Peygamberim sonra hediye etti beni, 
Yine çok değerli birine.” 
Bu kitabın içinde dünyanın en güzel hediyesinin serüvenine davetlisin! 
Peki, en güzel hırka kime hediye edilmiş ve şimdi neredeymiş? 
Öğrenmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f87157-39b0-4f76-a692-0a2bd89d814b.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kum Tanesi</image:title>
            <image:caption>“Kum tanesi en tatlı uykulara dalarken, bir anda deniz dalgalanmaya başlamış. Bütün deniz canlıları evlerine kaçışmış. Dalgalar uyuyan kum tanesini aldığı gibi bir istiridyeye doğru sürüklemiş. İstiridye ağzını açmış ve bizim kum tanesi gözlerini aralarken, istiridyenin ağzından hooop diye içeri giriverdiğini fark etmiş. Bir anda karanlıkta kalan kum tanesi neler olduğunu anlamaya çalışmış.” 
Neler olduğunu anlayamadan kendisini bir istiridyenin içinde bulan minik kum tanesinin başına gelenleri merak ediyor musun? 
Bazen, kötü olduğunu düşündüğümüz şeylerin bize daha güzel kapılar açtığını biliyor musun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9fe0a1f-3f74-42d2-8c4a-4ff2ba145be7.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizaltı İle Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Çocuklar heyecanla çıktıkları yolculukta hayal kırıklığına uğramışlar. Çünkü denizin dibi çok kirliymiş. Deniz; çöpler, şişeler, poşetler ve birçok zararlı maddeyle kirletilmiş. 
Poşetlere takılan ve oradan çıkmak için çırpınmaktan yorgun düşen balıklar görmüşler…” 
Sizce çocuklar bundan sonra ne yaptılar? 
Birlik olunca acaba neleri başardılar? 
Çocukların denizleri kirletenlerle mücadelesini okumaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8edceaaf-5ffc-4b52-89a6-ac9d71aae825.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Burak, Onurcan ve Leyla’nın yaz tatilinde kapalı çarşıda çalışmaya başlamaları, onları yeni bir maceraya sürükler. Tarihi kapalı çarşıda çok gizemli bir şeker dükkânı keşfeden çocuklar bu dükkânın şekerlerini yediklerinde kendilerini bambaşka bir halde bulurlar. Ama bu eğlenceli durum şeker dükkânında yaşanan hırsızlığa şahitlik etmeleri ile bozulur. Dedektifliğe soyunan çocuklar çalınan gizli reçeteyi bulmak için harekete geçerler. Acaba üç kafadar yaşanan hırsızlığı çözüp şeker dükkânını kurtarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d96121-e124-428e-a996-d3c20fb83188.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Dahi: Marie Curie ve Atomla İlgili Buluşları</image:title>
            <image:caption>Einstein, Leonardo, Frida ve Curie gibi dâhiler çalışmalarına nereden ilham aldı? Bu dizinin amacı, tarihin bazı önemli kişilerini, çocukların ilgi duyup bağ kurabileceği bir tarzda tanıtmaktır. Böyle dâhiler, küçük okuyuculara ilham verip daha büyük düşünmeye teşvik edebilirler. BÜYÜK ÖYKÜLER İÇİN KÜÇÜK KİTAPLAR DEV DÜŞÜNCELER İÇİN MİNİ DÂHİLER Altea Villa sosyal tarih dalında felsefe doktorudur. 2018’den buyana çocuk kitabı yazmaktadır. Fabrizio Di Baldo 2001’de güzel sanatlar ve göstergebilimden mezun oldu. Uluslararası Çizgi Roman Okulu’nda ressam, Avrupa Tasarım Enstitüsü’nde grafik tasarımcı olarak iki doktora yaptı. Sanat yönetmeni ve ressam olarak çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b7b3d0-0002-4c44-997d-875f1b74dce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Dahi Albert Einstein ve Dahice Fikirleri</image:title>
            <image:caption>Einstein, Leonardo, Frida ve Curie gibi dâhiler çalışmalarına nereden ilham aldı? Bu dizinin amacı, tarihin bazı önemli kişilerini, çocukların ilgi duyup bağ kurabileceği bir tarzda tanıtmaktır. Böyle dâhiler, küçük okuyuculara ilham verip daha büyük düşünmeye teşvik edebilirler. BÜYÜK ÖYKÜLER İÇİN KÜÇÜK KİTAPLAR DEV DÜŞÜNCELER İÇİN MİNİ DÂHİLER Altea Villa sosyal tarih dalında felsefe doktorudur. 2018’den buyana çocuk kitabı yazmaktadır. Fabrizio Di Baldo 2001’de güzel sanatlar ve göstergebilimden mezun oldu. Uluslararası Çizgi Roman Okulu’nda ressam, Avrupa Tasarım Enstitüsü’nde grafik tasarımcı olarak iki doktora yaptı. Sanat yönetmeni ve ressam olarak çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23fbfcc6-e3a6-408f-9c7f-b844bd31350d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Dahi Leonardo Da Vinci ve Uçan Makineler</image:title>
            <image:caption>Einstein, Leonardo, Frida ve Curie gibi dâhiler çalışmalarına nereden ilham aldı? Bu dizinin amacı, tarihin bazı önemli kişilerini, çocukların ilgi duyup bağ kurabileceği bir tarzda tanıtmaktır. Böyle dâhiler, küçük okuyuculara ilham verip daha büyük düşünmeye teşvik edebilirler. BÜYÜK ÖYKÜLER İÇİN KÜÇÜK KİTAPLAR DEV DÜŞÜNCELER İÇİN MİNİ DÂHİLER Altea Villa sosyal tarih dalında felsefe doktorudur. 2018’den buyana çocuk kitabı yazmaktadır. Fabrizio Di Baldo 2001’de güzel sanatlar ve göstergebilimden mezun oldu. Uluslararası Çizgi Roman Okulu’nda ressam, Avrupa Tasarım Enstitüsü’nde grafik tasarımcı olarak iki doktora yaptı. Sanat yönetmeni ve ressam olarak çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3170b9d-27cf-4b81-846a-764e51ad928e.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Kızlar Devlere Karşı</image:title>
            <image:caption>Kıvrak zekânın yenemeyeceği dev yok! İngiliz çocuk edebiyatının üretken kalemi Michael Rosen&apos;dan; bir ölçek kurnazlık, azıcık cesaret ve bir tutam da iş bitiricilikle her sorunun üstesinden gelinebileceğini gösteren iki düşündürücü masal: Akıllı Kızlar Devlere Karşı. Karşımızda ister kocaman bir ayı ister haşmetli bir kral olsun herkesin kendine göre bir zaafı bulunabileceğini hatırlatan kitap, aklın ışığında yürümenin bizi her daim güçlü kılacağını vurguluyor.   Yazar, yarattığı masal kahramanları aracılığıyla çocuklara; büyük sözü dinlemek, yalanın esiri olmamak ve güçlülere boyun eğmemek gibi kıymetli öğütler vermeyi de ihmal etmiyor.Arkadaşlarıyla oynamak için evden çıkan küçük Marşa, büyükannesinin sözünü kulak ardı edip ormanın derinliklerinde kaybolunca kocaman, kahverengi bir ayının kaslı pençeleri arasında bulur kendini. Bay Ayı artık canına tak eden ev işlerini görecek birini bulmanın keyfini sürmeye hazırlanırken başına geleceklerden habersizdir. Akıllı Marşa&apos;nın kötü ayıyı dize getirecek mis kokulu, leziz mi leziz bir oyunu vardır. Nitekim Kayla da, Sıkılgan Kral&apos;ı eğlendirmek adına düzenlenen &apos;&apos;En Harika Yalancı&apos;&apos; yarışmasında sadece büyük ödülü değil aynı zamanda yüz altın da kazanabileceği dâhiyane bir plan üstünde çalışmaktadır...   Akıllı Kızlar Devlere Karşı, güçlü sandıklarımızı bazen sadece aklımızı kullanarak yenebileceğimizi gözler önüne seren, iki yüreklendirici masal anlatıyor. Ashley King&apos;in matrak resimleriyle bütünlenen bu eğlenceli kitap, çocuklara okumayı sevdiren SEN de OKU koleksiyonundaki yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be6972b3-5fc1-4c65-868a-c61ee6f0be11.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafak Sineması</image:title>
            <image:caption>Akıp giden zamanlar, akıp giden yaşamlar. Şu kısacık hayatta şafak sinemasıda kendine bir yer buldu. Tıpkı biz insanlar gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09a655eb-ecb9-4949-90a0-ff3dbe28434a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Küçük Kara Çalı “Leyla”</image:title>
            <image:caption>Çocukluğum… Ah sümüklü, ağlak suratlı küçük kıvırcık ben. 
Neyi dert edindin bu kadar? 
Çözemeyeceğin büyük insan sorunlarında neden boğuldun? 
Hep kaçtım sandığın o kirli yaşanmışlıklara nerede yakalandın? 
Her şey yine olacağına varmadı mı? 
Vardı elbet. 
Koşa koşa geçti zaman. 
Mücadele hiç bitmedi. 
Ama içimde bir yerlerde o düşler sıkışıp kaldı. 
Uyuyup onlara ulaşmak istiyorum ama eskisi gibi hissettirmiyor. 
Çocuk olmak sihre sahip olmakmış meğer. 
Uyuyarak ulaşılan mutluluk ülkesinin anahtarı da çocuk kalbimdeymiş demek ki...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77a59cad-2cf5-4b68-b075-c7ad5c44139a.jpg</image:loc>
            <image:title>XIV. Louis&apos;nin İmali</image:title>
            <image:caption>Bu sürükleyici kitapta, uluslararası saygınlığa sahip bir tarihçi olan Peter Burke, XIV. Louis&apos;nin iletişim araçlarına yansıyan çağdaş temsillerini ela alıyor ve âdeta medyatik bir kişilik olan kralın imgesinin inşası ve yeniden inşası sürecinde -ya da Burke’ün deyimiyle “imalinde”- sanat ve iktidar arasındaki ilişkileri inceliyor. Güneş Kral&apos;ın bir başka yaşam öyküsü değil elinizeki kitap, kralın başarılarının hikâyesi de değil. Kralın imajını bir bütün olarak ele alıp, yüzlerce yağlıboya tablo ve gravüre, saltanatının önemli olaylarını anmak için basılan üç yüz küsur madalyon ve heykele, bunların yanı sıra oyunlara, kendisinin de sahnede yer aldığı balelere, operalara, kaside ve methiyelere, resmî gazetelere ve tarihçelere, sayısız çeşmeye ve duvar halısına yansıyan imgesine odaklanıyor. Kralı tarihin perspektifine yerleştirerek onun kendisinden önce gelen hükümdarları temsil etme geleneğiyle bağlarını, çağına ve hatta günümüze, zamanımızın devlet başkanlarına etkilerini inceliyor. Modern “medyatik” hükümdarlar hakkındaki bu ilk ve topyekûn bir çalışmanın ürünü olan kitap, günümüz devlet başkanlarının iletişim araçlarıyla ilişkilerine de ışık tutuyor. 
 
“Bu incelemenin amacı, zamanımızın iletişim analistlerinin ürettiği bir formülle özetlenebilir: Louis hakkında kimin kime ne dediğini, hangi kanalları ve hangi kodları kullandığını, hangi mecralarda, hangi niyetlerle ve hangi etkilerle bunu yaptıklarını keşfetmeye çalışmak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c2855cd-37f5-4932-b3c7-f74e7cbcee45.jpg</image:loc>
            <image:title>Fire Force Alev Gücü 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>Alevli bir maceraya hazır mısınız? Prenses Hibana, insan alevlenmesinin ardındaki gerçekleri sır gibi saklıyor ve bunları ortaya çıkarmak 8. takımın görevi! Şinra ve ekibi, gerçeği öğrenmek ve Hibananın alıkoyduğu Rahibe Ayris’i kurtarmak için 5. Takımın üssüne gider. Şinra prensesi yenmeyi başarıp bu dünyada kahramanların gerçekten var olduğunu kanıtlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8245f22-7902-4bc5-b05e-403bb30a6090.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefretin Bilimi</image:title>
            <image:caption>EDİS GÖRGÜLÜ’nün önsözüyle 
“Profesyonel hayatım ve tanınmışlık durumum başladığından beri milyonluk sosyal medya hesaplarımdan nefret dolu yüzlerce mesaj aldım. En nefret edilmeyeceğimi sandığım anlarda bile, ‘ben olan ben’ sırf bir başkası değilim diye anonim bir suretin nefret kusmalarına tanık oluyor. Matthew Williams’ın bu şahane kitabı, bana bu nefreti nörolojik, psikolojik, tarihsel ve sosyolojik anlamda değerlendirme fırsatı sundu.” – Edis Görgülü 
Dünya çapında bir kriminoloğun gözünden önyargı ve nefretin çarpıcı hikayesi. 
Irk, din, cinsel yönelim, etnik köken ve engellilik gibi ayrımcılık kaynaklı şiddet ve suçların bilimine yıllarını veren Matthew Williams, git gide çığırından çıkan ve insanlığın ufkunu kara bulutlarla kaplayan bir meseleyi tüm detaylarıyla masaya yatırıyor. 
• İnsanlar neden kendileri gibi olmayanlardan nefret ederler? 
• İnternetteki nefret dili gerçek hayatı da etkiliyor mu? 
• Nefret suçlarının hiç olmadığı kadar arttığı bir dünyada neler yapılabilir? 
• Masum görünen bir önyargıyı ateşli bir nefrete dönüştüren faktörler nelerdir? 
• Nefret, beynimizin ‘doğasında’ mı vardır? 
Hepsi ve daha fazlası, yirmi yılı aşkın bir çalışmanın ürünü olan Nefretin Bilimi’nde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f372e9f-504b-4ede-9851-ce625285d778.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürprizin Gücü</image:title>
            <image:caption>Ya başkalarının düşüncelerini değiştirmenin basit bir yolu olsaydı? 
 
Bu kitabın yazarı Michael Roussell’a göre böyle bir yol var. Üstelik bu bir sır değil. Onu hepimiz tanıyor, biliyoruz. 
Önemsiz gibi görünen fakat doğru zamanlamayla tarihin akışını bile değiştirebilen bir güç bu. Hayatlarımızı zenginleştiriyor, hiç farkına varmadığımız erdemlerimizi bir bir ortaya çıkarıyor. 
Sürprizin Gücü, cüretkâr bir çağrı. Daha iyi bir dünyayı devrimlerden çok ayrıntılarda arama, değişim için yıllara değil anlara güvenme çağrısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79eca575-9576-4fc2-b3dd-9ee0b4476a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortanca Çocuk</image:title>
            <image:caption>Ortanca çocuk olmak hiç de kolay bir iş değil! Büyük kardeşiniz sizi sıkıştırırken, evin küçüğü gün boyu ilgiyi üzerine toplamak için türlü türlü taktikler uygularken, ortanca çocuklar için hayat bazen gerçekten oldukça zor olabiliyor. 
 
Ortanca Çocuk kitabının baş karakteri olan ortanca çocuk, evinin kapılarını okuyucular için aralıyor! Oldukça merak uyandıran yaşamının içine okuyucuları davet ederek rengarenk illüstrasyonlarla kaplanmış sayfaların arasında bizleri eşsiz ve heyecan verici bir yolculuğa çıkarıyor. Tüm bu yolculuk ise  ortanca çocuğun bir gün içinde yaşadığı iniş çıkışlardan, çatışmalardan, sevgi dolu anlardan ve daha birbirinden sürükleyici maceralardan oluşuyor. 
Sıra dışı keşifler yapabilmek için illa bir uzay yolculuğuna çıkmaya hiç gerek yok! Eğer kalabalık bir aileniz varsa, evin içinde geçen her gün bambaşka bir macera! 
 
Ortanca Çocuk başlangıç seviyesindeki okuyucuların koleksiyonlarına eklenmeyi hak eden gerçekçi bir çizgi roman. — School Library Journal 
Bu kitap cinsiyet göndermelerinden tamamen arındırılmış bir stil kullanarak, ortanca çocukların hayatlarındaki iniş ve çıkışları sanki bire bir rapor ediyor. Kardeşleri olan okuyucular, hikayenin içindeki küçük çaplı öfke patlamalarını ve sosyalleşme kalıplarını kolayca fark edecekler ve genç anlatıcı gibi, yalnız ve birlikte geçirilen zamanların ayrı ayrı ve birbirinden farklı güzellikleri olduğunu görecekler. — Booklist 
Kendisi de ortanca çocuk olan Weinberg, dondurma seçen son kardeş veya annesiyle vakit geçirmek için en uygun zamanı kollamak zorunda kalan kardeş olmak gibi, ortanca çocukların yaşadıkları zorlukları hünerli bir şekilde anlatma becerisine sahip. Aynı zamanda gün içinde yaşanan ağız dalaşlarını tasvir etmenin ötesine geçerek, ortanca çocuk olmanın nasıl hissettirdiğini ve  aile içindeki bu önemli rolün altını gururla çiziyor. (“Tam ortalarındayım. Bazen olunabilecek en iyi yer burası.”) — Parents Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48cdc732-2b9c-40e6-9e2b-4a997a57ae7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylü Dedektif - Lekeli Tütü</image:title>
            <image:caption>Oslo ve Bayan Pisi, opera binasına vardılar. Panik halinde bir balerin aniden koşarak yanlarına geldi. “Beni takip edin, kuliste büyük bir sorun var! Baş balerin Farenur sahneye çıkamaz!”Acaba baş balerinin tütüsünü kim kirletti? İşte karşınızda zeki mi zeki bir polis müfettişi, Oslo! Yardımcısı Bayan Pisi ile birlikte müfettiş Oslo için ipuçlarını çözmek çok kolay! Haydi siz de onlara katılın, ipuçlarını takip ederek gizemli olayları çözün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af5e925-04cb-4c54-86a7-cb9b2d3ebffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Olun</image:title>
            <image:caption>Fare Rupert’ın tek istediği bir SESSİZ KİTAP yapmak! Şöyle göz alıcı resimlerle süslü, sanatsal yönü güçlü, havalı mı havalı bir kitap! Ancak çenesi düşük iki arkadaşı, Rupert’ın tüm planlarını altüst edecek. Bir türlü SUSMAK bilmeyen bu iki geveze güzelim kitabı SÖZCÜKLERLE doldurmaya başladı bile! New York Times’ın çoksatar ve ödüllü yazarı Ryan T. Higgins’ten kıkır kıkır güldürecek, capcanlı ve temposu yüksek bir kitap. Bu üç komik fare, neşe dolu bir okuma keyfi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e8e8bb-5cc0-4c6e-a8b0-6d19edcc0ad4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylü Dedektif - Kayıp Eşyaların Sırrı</image:title>
            <image:caption>Oslo ve Bayan Pisi, geyik ailesinin kapısını çaldı. Yavru geyik ağlayarak kapıyı açtı. “Biri benim atkımı çalmış.” dedi. “Bahçede tuhaf izler var!” diye ekledi yavru, korkuyla. Acaba yavru geyiğin atkısını kim çaldı? İşte karşınızda zeki mi zeki bir polis müfettişi, Oslo! Yardımcısı Bayan Pisi ile birlikte müfettiş Oslo için ipuçlarını çözmek çok kolay! Haydi siz de onlara katılın, ipuçlarını takip ederek gizemli olayları çözün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd8e416a-471f-4dca-9006-b96e5a885a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Akkor – Arş-ı Aşk</image:title>
            <image:caption>Her şey bir kazayla gelen yaşam şansıyla başladı. Hayata tutunabilmem için ayağıma kadar gelen şansı geri tepemezdim. Ekseriyetle yavaş atan kalbim, kimsenin avucunda tutmaya cesaret edemeyeceği kadar bitap düşmüştü. Benim seçimim değildi. Affet! Doğumumla kısıtlanan özgürlüğümü geri istiyordum sadece. Ödenmesi gereken bir bedel istememiştim. Tek isteğim kalbimin sorun çıkarmayacağına emin olarak koşmaktı. Vebalini sırtlanmak zorunda kaldığım yüke değer miydi, şüpheliyim? 
İki kadında can bulan bir kalp, tek Sevda... Biri geçmişi; diğeri geleceğine ışık tutmaya yeminli... 
Zaman kavramından soyutlanmış, mazinin engebeli kanyonunda kaybolmuş bir adam... 
Sol avucunda geçmişin izi, sağ avucunda geleceğin hengâmesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc251909-db24-4196-9317-96a164b4bf1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Tanımak</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan filozofu Sokrates bütün felsefi buyrukları tek bir söylemle özetlemiştir: “Kendini Tanı.” Kendini tanımak, kimliğimizi belirlemekle kalmaz, hayatta, işte ve aşkta nasıl karar aldığımızı da etkiler. Toplumda uzak yerlere gitmemize rehberlik edecek pek çok kişi ve kurum varken, çok daha önemli bir görevde – kendi zihnimizin derinliklerine yapacağımız yolculukta pek azı bize yardım edebilir. Bu kitap bizi en derin, en anlaşılmaz yanımıza doğru bir yolculuğa çıkarıyor ve bize kendi karakterimizi tanımak için bir alet çantası sunuyor. Bu sayede kim olduğumuza, karar alırken neye dikkat etmemiz gerektiğine ve gerçek potansiyelimizi nasıl ortaya çıkarabileceğimize dair yeni, apaçık bir hisse sahip oluyoruz. 
 
Alain de Botton öncülüğünde kurulan The School of Life (Hayat Okulu) tarafından hazırlanan Kendini Tanımak, hayattaki en büyük sorunlarımızın çözümünün kendi içimizde olduğu savıyla bize yol gösterici bir rehber sunuyor. Yaşadığımız dünyaya gösterdiğimiz ilginin birazını kendimizi anlamaya ve zihnimizin derinliklerinde gizli karakterimizi çözmeye ayırırsak yolumuzun çok daha huzur dolu ilerleyeceğini anlatan kitap, Hayat Okulu’nun diğer kitapları gibi hem ufuk açan hem de eğlendiren bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d081daf0-2f97-49de-a5e2-cb035b72e7e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Katherine Mansfield, incelikli bir anlatıma ve keskin gözlemlere sahip nesriyle modern öykücülüğün önde gelen isimlerinden. Rus edebiyatından, özellikle Anton Çehov’dan etkilenen ve kendisinden sonraki öykücülerin tesirinden çıkamadığı yazar, 34 yıllık yaşamında Athenaeum, Rhythm, New Age gibi birçok dergide öykülerini yayımlamış, bunlardan bazıları yaşarken, bazıları ölümünden sonra derlemelerde yer almıştır. Tecrit, yalnızlık, mücadele gibi derin temalarda keşfe çıkan yazar, zengin diliyle okura canlı manzaralar çiziyor; neşe dolu çocuklar, münakaşa eden yetişkinler, hülyalı âşıklar ve daha nice karakter de capcanlı, özgün benliklerini sergiliyor. 
 
‘Serbest’ öykünün başarısını Mansfield’a borçluyuz: Onu geleneklerden kurtardı ve dahası, ona beklenmedik bir itibar kazandırdı. Katherine Mansfield’ın, ardından gelenler için ne kadar çığır açıcı olduğu hemen idrak edilemeyebilir. İmgelemi alışılmadık meseleleri uyandırdı; bir öyküyü neyin öykü kıldığına dair düşünceyi sonsuza dek değiştirdi. 
  –Elizabeth Bowen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d56e683-3be3-44cc-8ea7-1e241e7ecc10.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Katherine Mansfield, incelikli bir anlatıma ve keskin gözlemlere sahip nesriyle modern öykücülüğün önde gelen isimlerinden. Rus edebiyatından, özellikle Anton Çehov’dan etkilenen ve kendisinden sonraki öykücülerin tesirinden çıkamadığı yazar, 34 yıllık yaşamında Athenaeum, Rhythm, New Age gibi birçok dergide öykülerini yayımlamış, bunlardan bazıları yaşarken, bazıları ölümünden sonra derlemelerde yer almıştır. Tecrit, yalnızlık, mücadele gibi derin temalarda keşfe çıkan yazar, zengin diliyle okura canlı manzaralar çiziyor; neşe dolu çocuklar, münakaşa eden yetişkinler, hülyalı âşıklar ve daha nice karakter de capcanlı, özgün benliklerini sergiliyor. 
 
‘Serbest’ öykünün başarısını Mansfield’a borçluyuz: Onu geleneklerden kurtardı ve dahası, ona beklenmedik bir itibar kazandırdı. Katherine Mansfield’ın, ardından gelenler için ne kadar çığır açıcı olduğu hemen idrak edilemeyebilir. İmgelemi alışılmadık meseleleri uyandırdı; bir öyküyü neyin öykü kıldığına dair düşünceyi sonsuza dek değiştirdi. 
  –Elizabeth Bowen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca60e9e-6216-4918-86c5-84a3a8291b20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplan Anneliğin İncelikleri</image:title>
            <image:caption>Asyalı çocuklar tüm matematik sınavlarında neden başı çekerler? Dünyanın en iyi üniversitelerinde kendilerine nasıl yer bulurlar? Onları farklı coğrafyalarda eğitim almış akranlarından daha başarılı kılan nedir? Kaplan Anneliğin İncelikleri: Küresel Çağda Doğu ve Batı Ebeveynliği, Hindistan’da doğup, ABD’de eğitim almış ve meslek hayatına başlamış, ardından ailesiyle birlikte yerleştiği Singapur’da çocuklarını yetiştirmekte olan eğitimci bir annenin, kendi tecrübe ve gözlemlerine dayanan, kültürlerarası bir çalışma. Maya Thiagarajan, çocuklarının en iyi eğitimi almaları ve bunu yaparken aile değerlerini korumalarını arzu eden anne ve babalar için işin püf noktalarını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0839719c-33a3-42a0-9f8d-61d70802bf7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atalar Ne Demiş?</image:title>
            <image:caption>Ayşe Topçu der ki; 
Hayat telaşemiz içinde, rastladığımız küçük bir tebessüm, duyduğumuz bir kelime, bazen de söylenen bir cümle hayatımızın dönüm noktası olabilir. 
Orhan Pamuk, “Yeni Hayat” kitabında “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” der. 
Balzac “Bir kelimenin insan hayatını değiştirdiği çok görülmüştür” der. 
Bu kitapta Türk atasözleri ve diğer milletlerin atalarından miras kalan kısa, özlü, faydalı sözler seçilerek derlenmiştir. 
Bu kitabı okuduğunuzda; zihin dünyanız genişleyecek, hazır cevap yeteneğiniz gelişecek, geçmiş yaşanmışlıkların zengin düşünce ışıkları sizin de zihninizde yeni ışıklara ilham kaynağı olacak ve asla eskisi gibi olmayacaksınız. 
Yani; hayatla ilgili dersinizi atasözlerinden almazsanız, hayat dersini bizzat kendisi verir. O da asla bedava vermez. Bazen biraz acı, bazen daha büyük zararlar verir. Benden söylemesi… : ) 
Bakın Atalarımız ne demiş? 
“Nasihat tutmayanı müsibet tutar” 
Peki diğer milletlerin ataları ne demiş?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c2e2fb-6752-4215-b0fa-a1ac1afb5d67.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Kabağı Gezegeni</image:title>
            <image:caption>Teo çiftlikte eski bir tohum kutusu buldu. Kutunun içinden bal kabağı tohumlarını aldı. Annesi Işıl ve babası Niko’yla birlikte tohumları toprağa bıraktı. Tohumlar büyürken mevsimler değişti. Teo her mevsim, çiftlikte farklı şeyler gözlemledi. Çiftlik artık Teo’nun gezegeniydi. Dört mevsim dolusu hikâye ve bal kabaklarıyla dolu bir gezegen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed36f575-04a4-4c05-9948-7a8ef9f5ed96.jpg</image:loc>
            <image:title>Risale-i Nur Üzerine Kritikler</image:title>
            <image:caption>Tarihte bütün büyük alimleri büyük yapan, onların dilbilgisinde, çağlarına göre fen bilgisinde ve özgür düşüncede zirve oluşlarıdır. Bugün İslam dünyasında büyük alimlerin çıkmaması, bu üçünün bir şahısta bir araya gelmemesidir. Demek Özgür Düşünce, geçmiş büyük zatlara hürmetsizlik olmadığı gibi, ilme ve hakikate büyük saygıdır. O büyük zatların öğrencilerinden beklediği ve zamanın gerektirdiği bir başarıdır. 
 
Şimdi zamanlarının zirveleri olan, fakat zaman farkından dolayı birçok üniversite okumuş gençten dahi geri kalan üç büyük dâhiye değinelim. Aristo… 2350 sene önceden yazılımın mahiyetini ve bazı özelliklerini keşfetti; Mantık, Fizik ve Metafizikte zirve oldu. Hatta ahlaktaki ifrat-tefrit ve orta yol ilkesinin de ilk kâşifi odur. 
 
Ama dünyanın yuvarlak olduğunu bilmiyordu. Ay-altı kevn ü fesat (oluş ve bozuluş) alemidir, geri kalan gökler ve yörüngeler tanrısal ve mükemmel akıllardır, diyordu. (Müthiş bir hurafe!) 
 
İbn Sina, Mantıkta, Felsefede ve Tıpta hiç kimsenin öğrenemeyeceği kadar zirve oldu, yirmi cilt kitap yazdı. Ama Aristo’nun Form dediği o yazılım gerçeğini basit, somut bir şekilden ibaret sandı; dünyanın yuvarlak olduğunu bilemedi… Ve hastalıktan ölünceye kadar kendini tedavi edemedi. 
 
Bediüzzaman, birçok ilimde özellikle siyasal ve sosyal hayatta ve özellikle Kur’an’ı anlamada, soyut nedensellikler ve gerçeklerin tespitinde, arınmanın onlarca yönteminde yedi bin anahtar kelime, kavram ve cümleyi altı bin sayfalık Risalelerinde yazmıştır. Ben şahsen ona sonsuz minnettarım. Fakat bazen bilimleri esas almamasından, bazen de kendi zamanında o bilimsel veriler bilinmediğinden birçok hata tespit ettim, o Risalelerde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37ebba51-e7b4-4c86-b92a-ab5c18ede894.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardelen</image:title>
            <image:caption>İnsanı insana ırak ettiler. 
Kimsenin kimseyi gözü görmüyor. 
Kurutup dünyayı kurak ettiler 
Gönülden gönüle sözü varmıyor. 
NEVİN SATIR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97e6c94-2cad-4fd5-a875-a348c657d16f.jpg</image:loc>
            <image:title>A Day with Ludwig Beethoven</image:title>
            <image:caption>“At daybreak, on a summer morning, in the year 1815, a short, thick-set, sturdily-built man entered his sitting-room, and at once set to work to compose music. Not that he disturbed the slumbers of the other inhabitants by untimely noises upon the pianoforte: a course which, at three in the morning, might be resented by even the most enthusiastic admirer of his genius. No: he sat down at his table, with plenty of music paper, and addressed himself to his usual avocation of writing assiduously till noon or thereabouts.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8702b0c-30b0-480d-83c3-73135aaabbd6.jpg</image:loc>
            <image:title>A Practical Discourse on Some Principles of Hymn-Singing</image:title>
            <image:caption>What St. Augustin says of the emotion which he felt on hearing the music in the Portian basilica at Milan in the year 386 has always seemed to me a good illustration of the relativity of musical expres-sion; I mean how much more its ethical significance depends on the musical experience of the hearer, than on any special accomplishment or intrinsic development of the art. Knowing of what kind that music must have been and how few resources of expression it can have had,--being rudimental in form, without suggestion of harmony, and in its performance unskilful, its probably nasal voice-production unmodi-fied by any accompaniment,--one marvels at his description,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0919cd9c-2a44-4995-8048-60e634bd02a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Amadis of Gaul, an opera</image:title>
            <image:caption>Dard. 
Già d&apos; Amadigi il nome 
Fa&apos; incredibil&apos; le proue 
Della forza dell&apos; braccio, e del&apos; valore: 
Dopo tante vittorie 
Tempo è dunque che ascolti, 
Della vaga Melissa Gl&apos; Innamorati pianti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7942603c-c3b7-4a93-9eaf-1c82329bdee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aspects of Modern Opera</image:title>
            <image:caption>Since that day when, a quarter of a century ago, Richard Wagner ceased to be a dynamic figure in the life of the world, the history of operatic art has been, save for a few conspicuous exceptions, a barren and unprofitable page; and it has been so, in a considerable degree, because of him. When Mr. William F. Apthorp, in his admirable histo-ry of the opera—a book written with unflagging gusto and vivid-ness—observed that Wagner&apos;s style has been, since his death, little im-itated, he made an astonishing assertion. &quot;If by Wagner&apos;s influence,&quot; he went on, &quot;is meant the influence of his individuality, it may fairly be said to have been null. In this respect Wagner has had no more fol-lowers than Mozart or Beethoven; he has founded no school.&quot; Again one must exclaim: An astonishing affirmation! and it is not the first time that it has been made, nor will it be the last. Yet how it can have seemed a reasonable thing to say is one of the insoluble mysteries. The influence of Wagner—the influence of his individuality as well as of his principles—upon the musical art of the past twenty-five years has been simply incalculable. It has tinged, when it has not dyed and satu-rated, every phase and form of creative music, from the opera to the sonata and string quartet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f0c9b93-79cf-4533-88f9-0a19fa536e8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennete</image:title>
            <image:caption>Değersiz Bir Hayat’ın ödüllü ve çoksatan yazarından… 
Cennete duygusal bir dehanın ürünü. Bizi insan yapan aşkı, utancı, muhtaçlığı ve yalnızlığı irdeleyen bir sanat eseri. 
1893 yılında, alternatif bir Amerika gerçekliğinde, New York şehri herkesin istediği gibi yaşayabildiği ve görünürde istediğini sevebildiği Özgür Eyaletler’in bir parçasıdır. Saygın bir ailenin genç evladı, münasip taliplisi ile parasız ama çekici bir müzik öğretmeni arasında kalır. 
1993 yılında, AIDS salgınının zirvesinde Hawaiili bir genç, babasının yaşadığı kaderi en yakınlarından bile gizler. 
2093 yılında, totaliter bir rejimin distopik dünyasında, önemli bir doktorun torunu büyükbabasının ölümüyle ve kocasının ortadan kaybolmasıyla baş etmeye çalışır. 
 
Birbirlerine bağlı bu üç bölüm bir senfoni oluştururken Hanya Yanagihara insanın arzuladığı ama hayal bile edemediği bir cennet için sahip olduğu her şeyden nasıl vazgeçebileceğini keşfediyor. 
 
“Cennete’yi okurken çağımızı, endişelerini ve takıntılarını temsil edecek bir roman okuduğunuzu anlıyorsunuz. Bir şaheseri değerlendirmek zordur ama Cennete kesinlikle bir şaheser.” 
-The Observer 
“Cennete, en üst düzeyde bir roman. Yanagihara zarafetle yazıyor, duygularımızı harekete geçiriyor ve kurgunun çarklarını çevirirken sayfadan fırlayan karakterler yaratıyor.” 
-USA Today 
 
“Olağanüstü. Beklentileri her defasında aşmayı başaran bir yazar hünerlerini sergiliyor.” 
-The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cce6a0d-59d9-46fe-8c4a-8ea6b43872c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Anahtar: Özgüven</image:title>
            <image:caption>Amaç “çocuk” değil, “yetişkin” yetiştirmek! 
 
Her anne babanın amacı tüm zorluklarla başa çıkabilecek, hayatın iniş çıkışlarına göğüs gerebilecek, bağımsız bir “birey” yetiştirmek.  Düşünmekten vazgeçmeyen, dış etkilere dirençli, dirayetli, girişken, esnek, barışçı, dengeli, huzurlu ve mutlu bir birey! 
Bir başka deyişle, özgüvenli bir kişi... 
 
Çoğu anne-baba bu amaca ulaşmak istiyor ama ebeveyn olmak her zaman gerekli bilgi ve becerilerle donatmıyor insanı. Bu yüzden de çocuğun yetişkine dönüşme sürecine eşlik ederken anne-babaların elinde bir yol haritası olması gerekiyor. 
 
İşte Erzen Pakel Onur’un kaleme aldığı Altın Anahtar: Özgüven, çocuk gelişimine farklı açılardan yaklaşarak çocuğun kimlik, kendine saygı oluşturma çabasını büyüme ve gelişimiyle birlikte ele alıyor; ayrıca neyi ne için yaptığını bilen, sağlam bir yol haritasıyla yola çıkan anne-babaların kendine değer veren, kendine güvenen, “özgüvenli yetişkine dönüşen çocuklar” yetiştirmelerini hedefliyor. 
 
“Benlik algısının oluşumunda destekleyici çevre ve bunun özgüven üzerindeki etkisi çok büyüktür. Özellikle hayatın ilk yıllarında destekleyici bir çevreden yoksun yetişenlerin, hayatın ileri yıllarında bunu telafi etmeleri kolay olmaz. Çocukluğu insana gökyüzü gibi hayatı boyunca eşlik eder, kötü yönetici veya patron olmasına, mutsuz beraberlikler yaşamasına neden olur ve yaşamında süregiden izler bırakır. 
Erzen Pakel Onur’un kitabı, günümüzde çok yaygın olarak kullanılan güven ve özgüven kavramlarıyla ilgili temel bilimsel bilgiye ihtiyaç duyanlar için değerli bir kaynak niteliğindedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bebcdad0-4959-45f0-8f2a-fec360e8022a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Kutlama</image:title>
            <image:caption>Pınarların evinde gizli bir telaş var! 
Çok özel birinin doğum günü yaklaşıyor: 
Ayça Teyze’nin! 
Pınar ve Orhan sürpriz bir 
kutlama yapmaya karar veriyorlar. 
Alican ve diğer çocuklar da onlara katılıyor. 
Her kafadan bir fikir çıkıyor. 
Acaba Ayça Teyze’yi en çok ne mutlu eder? 
 
 Dr. Ayça Kaya doğru beslenme ve sağlıklı büyüme sırlarını çocuklarla paylaşmaya devam ediyor! Sağlık, diyabet, aile, arkadaşlık ve dayanışma temalarını işleyen bu neşeli macerayı çok seveceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7418cc-fa84-43c6-b3b4-f0e5c3c03e14.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusuz Her Gece</image:title>
            <image:caption>Gecenin bir yarısı 
Marasacık’ın gözüne uyku girmedi. 
Belki de ormandaki hayvanlar biliyordur nedenini. 
Fil, Yılan, Maymun, Kaplan, 
Ceylan ve Timsah ona neler dedi? 
Neden uyuyamadığını anlayacak mı geceleri?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac612499-5e83-48e1-b4c7-3d17e8fd1856.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Altüst</image:title>
            <image:caption>Bay Altüst</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aaa7edd-9c17-4c03-8c26-49d38f96b0d0.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’da Bir Düğüm</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz kitap bipolar bozuklukla mücadele eden bir kadının gerçeğe dayanan hikâyesidir. Yıllarca terapi gören Ceyda gerçek olduğunu düşündüğü bir aşkı ve kendi içine yaptığı ruhsal yolculuğu anlatıyor. 
 
“…İlk gittiğim psikoloğun ne iş yaptığını anlayamadım. İkincisinin kurduğu ilk cümle hayata karşı öfkeli olduğuma dairdi. Kompleksleri yüzüne yansıyordu. 
Dördüncü psikoloğumun tipini hatırlamıyorum, görsem tanımam. 
Altıncı psikiyatrdı; unvan seven. 
Sekizincisi yine psikiyatrdı, anlattıklarımı dinlemeye meraklı değildi. 
Sonuncusu ise kendi halinde, normal bir adama benziyordu. Odasında bulunmamın nedeni ise bir gün önce Alaçatı’ya damatsız bir gelin olarak gitmemdi…” 
 
Ceyda Kohen akıcı anlatımı, samimi açıklamaları ve yerinde gözlemleriyle yazın dünyamızda kendine en kısa zamanda sağlam bir yer edinmeye aday…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/181906b9-adbf-47d7-89ec-6416d8c38d20.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Kelebek</image:title>
            <image:caption>İyiliğe Kanat Çırpan 
Sosyal Sorumluluk Öncüsü 
Sözleri ve duruşuyla pek çok insana ilham kaynağı olmuş bir rol model. 
“Şimdiki yaşamımızın, kim olduğumuzun izlerini en fazla çocuklukta bulabiliriz. Ebru’nun çocukluk masalında da bugüne dair pek çok ize rastlarız. Eğer dünyaya geliş amacımız varsa ya da böyle bir amacın olması gerektiğinden bahsediyorsak, onun amacının kesinlikle başka insanlara ışık olmak olduğunu söyleyebilirim. Peki, sahiden de başka insanlara ışık olmak mümkün mü? Ya kendi ışığının zayıf düşme ihtimali... Ebru için böyle bir ihtimal yok.” 
Bu kitap, Türkiye’de ilk kez sistematik eşya toplama kampanyalarını başlatarak bunun ülke çapında binlerce okulda, milyonlarca insanda alışkanlık haline gelmesine öncülük etmiş Ebru Nurluoğlu’nun yaşamından ilham veren kesitler sunmakta. 
Onun hikâyesini okumaya değer kılan şey söyledikleriyle yaptıklarını uyumlandırmak adına denemeyi deniyorum konseptine nasıl sahip çıktığına tanıklık etmiş beş yüze yakın insanın görüşleriyle bu satırların şekillenmiş olması. Demir Kelebek - Ebru’nun Hatıra Defteri bir biyografiden çok daha öte. Ayyıldız’ın incelikle kaleme aldığı bu kitap, kendinden eksileceğini bile bile ışığını paylaşmaktan vazgeçmeyen; hayata dair sözü olan birine kulak vermek isteyecek herkesin yüreğini ısıtacak bir serüven… İçinizdeki iyilik yapma gücünü hareke geçirmesi muhtemel satırlar insanlardaki ışığı fark etmenize de ön ayak olacak. Bu kitabı okuduğunuz için mutlu hissedeceksiniz. Ebru Nurluoğlu’nu tanıdığınız için daha da mutlu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4899278-598d-485d-ada0-eaf7830c32ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennette Bir Hafta</image:title>
            <image:caption>Kırklareli Dereköy’deki çiftlik evini bir butik otele dönüştüren yazar Zafer, İstanbul’da bir türlü “evrilememiş”, kendi deyimiyle “tersine doğal seçilim” yaşamış ve sonucunda da İstanbul’dan göçmüştür. “Eğer kalsaydım,” der,  “gittikçe vahşileşen yaşam beni yiyip bitirecekti.” 
Zafer, elindeki yaşamla hissettiklerinin arasındaki büyük çelişkiyi gördükten sonra kurduğu yeni düzende, dokuzuncu kitabını yazmaya karar verir. 
2020 yazında, pandemi nedeniyle bomboş kalan oteline gelen bir kadın, onun akıp giden bu sakin hayatını alt üst edecektir. Bu tebessümde hem çılgın bir kalabalık hem de içe dönük yalnız bir kadın vardı. Aynı zamanda bir tehlike ve sadece kendi menfaati için var olan bir şey barınıyordu. Başkaldıran bir şey. Hiçbir şey ona yetmezmiş gibi bir doyumsuzluk. “Burası cennet,” dediğinde yaşamdaki erişilemez her şeyi ona yakınlaştıran ve yutan bir güç vardı. 
Ancak kendini Ülkü diye tanıtan bu kadını, ergenlik yıllarındaki seks dergilerinde Elke adıyla gördüğünden emindir Zafer. “Kafam arı kovanı gibiydi. Nasıl Türkçe öğrendi? Yoksa başından beri Türk müydü? İmkânsız. Peki, şimdi ben ona nasıl davranmalıyım? Kendini hatırlayan birine nasıl tepki verir? Onu tanıdığımı söylemeli miyim, yoksa saklı mı tutmalıyım?” 
Zafer ve Ülkü’nün bir haftalık dostlukları, hem büyük sırları ortaya çıkaracak hem de bu ıssız otelin mucizeleri gerçekleştirmeyi başarabildiğini gösterecekti. 
Hakan Karahan’ın tek solukta okunan romanı Cennette Bir Hafta, göç nedeniyle kalabalıklaşan İstanbul, pandemiden dolayı yaklaşan ekonomik kriz, kadınlar, erkekler, aşk, seks, varoluşsal seçimler, ailevi travmalar, birey olmak ve ölüm gibi konularda okura yeni pencereler açmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b61eba2-69db-4c3e-9e37-78b34d83aea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelle Ödülü</image:title>
            <image:caption>“Cinayet, soygun, yalan ya da bunun gibi bir suç karşısında duyulan nefretten daha güçlü olarak ilk çağlardan beri insanın temiz yüreğinde yer etmiş olan nefret... 
Aranan birini devlet erkine teslim etmeye karşı duyulan nefret...” 
  Felaketin arifesi: 1932 yazı. Almanya’da geçim sıkıntısı zirveye ulaşmıştır. Oberweilerbach köyünde küçük çiftçiler iflasın eşiğindedir, büyük çiftçiler bile kredi sorunu yaşamaktadır. Özellikle kadınlar ve ergenler acımasız sömürünün kurbanlarıdır. Böyle bir ortamda, “kızıl” bir firari olan Johann Schulz, köydeki akrabalarının yanına sığınır, ne var ki arama ilanı kasabanın belediye binasına asılmıştır; Johann bir gösteri sırasında bir polisi öldürmekle suçlanmaktadır. Johann’ın başına konulan ödül köylüleri cezbeder, siyaseten ikiye bölünmüş toplumda polis katilini kimin ihbar edeceği bir tavır ve vicdan meselesidir çünkü Naziler köyde taraftar toplamaktadır. Kelle Ödülü’nü siyasi iradeden ve duygusallıktan soyutlanmış  nesnel  bir anlayışla kaleme alan Anna Seghers, Hitler hareketinin bir köydeki ilk gelişim aşamalarını hayranlık uyandıran ve nadir görülen bir yoğunlukla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6bd020a-7b0f-4789-8356-fe867e24beed.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramızdan Hayat Geçti - Bütün Şiirler</image:title>
            <image:caption>toprağın altını dinledik ve bulutları 
her şey uçuk mavi bir ıssızlıkta olup bitiyordu 
aramızda bir sır olmalıydı, bilmediğim 
bir şarkıyı bilir gibiydi 
ben ona bir ağaç adadım 
o bana suları anlattı 
yaprağın damarını ve incecik çizgilerini hayatın 
sessizlik gibi kırılıyordu kelimeleri 
onu dağılmış kelimelerden topladım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5823e7fd-46fa-4f20-8ccc-974d0e5d336c.jpg</image:loc>
            <image:title>Solukdönüm</image:title>
            <image:caption>elbet herkes düşünür kendini 
ahmaklar akıllılar 
korkaklar patriyotlar 
buzdan bir nehrin altında 
vuruyorken gümüş köpükleri hatırlayan 
hatırlatan Ichthysin 
yüreği solukdönüm 
benzer kaya yankısına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87e96589-956c-446c-a1e1-71edfabf0b33.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Brooklyn Fırını</image:title>
            <image:caption>New York’ta bir gezintiye çıkın ve Brooklyn’deki küçük pasta fırınına uğramayı unutmayın. Dünyanın en güzel çörekleri, pastaları ve sürpriz bir aşk sizi bekliyor! 
 
Sophie Bennings, New York’a geldiğinde aklındaki son şey aşktı. Hayatını altüst eden bir ayrılıktan sonra yurt dışındaki kısa süreli iş fırsatı imdadına yetişmiş, her şeyden kaçması için ona ihtiyacı olan kapıyı açmıştı. 
Yemek yazarı olarak çalıştığı dergideki meslektaşı Todd McLennan, Sophie’nin istemediği her şeye sahipti. Brooklyn’de, evinin altındaki pasta fırınında sergilenen nefis kekler kadar baştan çıkarıcıydı. Sophie ve Todd birbirini tanıdıkça, paylaştıkları tek tutkunun yemek sevgisi olmadığı ortaya çıktı. Hiç uyumayan bu şehirde Sophie hayallerinin erkeğiyle mi tanışmıştı? Yoksa yağmurdan kaçarken doluya tutulup başını daha büyük bir derde mi sokmuştu? 
Küçük Brooklyn Fırını, rengârenk, ışıl ışıl bir şehrin heyecanı; lezzetli pastaların, keklerin, çöreklerin baş döndürücü kokusu ve hayatta bir kez karşınıza çıkacak bir aşkın tutkusuyla dopdolu, romantik bir hikâye. 
  Julie Caplin’in kaleme aldığı Küçük Brooklyn Fırını, okurlarını enfes pasta ve çöreklerin baş döndürücü kokuları eşliğinde tutkulu bir romantik macerada buluşturuyor. Kopenhag’da Âşık Oldum, Küçük Brooklyn Fırını ve Küçük Paris Pastanesi’nden oluşan üçlemenin ikinci romanı Küçük Brooklyn Fırını, bu kez Brooklyn’deki bir fırında geçiyor. Hayatında her şeyin yolunda gittiğini düşündüğü bir anda kendisini altüst eden bir ayrılıkla sarsılan Sophie’nin hikâyesi, tüm ümitlerin tükendiği anda bile aşkın mucizeler yaratabileceğini gösteren tutkulu bir hikâye. Julie Caplin’in gezip gördüğü şehirler ve edindiği tecrübelerden ilhamla kaleme aldığı Küçük Brooklyn Fırını hem gastronomik lezzetlerle hem de tutkulu bir aşk hikâyesiyle romantizm tutkunlarının damaklarında yer edinecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a3d48b-53de-4a6b-82a5-961540b1ff77.jpg</image:loc>
            <image:title>Balaban</image:title>
            <image:caption>Yavru balaban, doğal ortamında gizlenmek için annesi gibi “görünmez” olmayı öğrenmelidir. Sonunda bunu başarır ama göç ederlerken sürüden ayrılıp yolunu kaybeder. Bu kez annesinin onu bulabilmesi için “görünür” olması gerekir. Fakat yavru balabanı önce Bennu adında küçük bir kız bulur. Bennu ile veteriner olan annesi, balabanın görünür olması için harekete geçerler. 
 
Şiirsel Taş’ın bir göç zamanı annesinden ayrı düşen bir yavru balabandan esinlenerek yazdığı, Duygu Topçu’nun resimlediği Balaban, görünmez olmayı öğrenmeye çalışan ve bazen de görünür olması gereken bir yavru kuşun öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a61907-599d-4a00-9a18-a9a2131b54ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Vinland Saga - Vinland Destanı 1</image:title>
            <image:caption>Henüz küçük bir çocukken, büyük Leif Ericson’un dizinin dibine kıvrılır ve uzak batıdaki vahşi topraklara dair hikâyeleri heyecanla dinlerdi Thorfinn. Oysa gençlik günlerine dair hayalleri, paralı askerlerin saldırılarıyla paramparça olacaktı. Ailesini katleden Vikingler tarafından yetiştirilen Thorfinn, korku salan bir savaşçı hâline geldi ve ailesini katleden çetenin lideri Askeladd’dan intikam almaya yemin etti. Zor zamanlarda Thorfinn’i ayakta tutan şey ise savaş ya da köleliğin olmadığı bir yere, Leif’in Vinland olarak adlandırdığı verimli topraklara dair hayallerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9169d016-7b99-4357-84de-75ace7e62864.jpg</image:loc>
            <image:title>Vitamin</image:title>
            <image:caption>Okulda yaşanan zorbalık ve dışlama. Bu güçlü zorba gruba karşı, bir kişi tek başına ayakta kalıp nasıl karşı durabilir? 
 
Savako Yarimizu bir yol buluyor… 
 
Manga çizmeye başlıyor… 
 
Umutsuzluğa düşmek üzere olduğumuzda her zaman tutunacak bir dal vardır. 
  Vitamin, hayattaki amacını ve hayalini keşfeden Savako’nun ilham verici hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5206403-2de6-46c1-9ce0-d192165eaef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Alev Kuyruk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kışı geçirmek için annesiyle beraber ahşap bir kulübeye giden Freya, sadece annesi ve kendisi olduğunda burayı soğuk ve ıssız buluyordu. Fakat bembeyaz bir tilkiyle karşılaştıktan ve Kuzey Işıkları&apos;nı keşfettikten sonra bu soğuk ve ıssız diyarda yalnız olmadıklarını fark etti. 
 
Karanlıkta bir ışık bulmak ve sevinci yeniden keşfetmeye dair umut veren bir hikâye… 
 
Alev Kuyruk, Kuzey Işıkları hakkındaki eski bir Sami efsanesinden ilhamla ortaya çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f6fd7b-be7a-4715-89d3-1f7459a2864b.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Oyuncak Mağarası</image:title>
            <image:caption>Ömer, uçmaya bir kere başladı mı tüm mahalleyi hatta tüm şehri dolaşmadan yere inmek bilmiyor. “İyi de insanlar uçamaz ki,” mi dediniz? 
Evet, insanlar uçamaz. Ama Ömer için bu kural bir süredir geçerli değil. Çünkü o, bir oyuncak mağarası gören, Çikola’yla, Bisküvi’yle, son oyuncak mağarasının sultanıyla ve maharetiyle meşhur oyuncak ustalarıyla tanışan az sayıda çocuktan biri. 
Belki de dünyada tektir kim bilir? Şimdi siz Ömer’in oyuncak mağarasına nasıl gittiğini de merak etmişsinizdir. Hepsi ve daha fazlası bu kitapta... 
Aykut Ertuğrul’un ilk çocuk kitabı Son Oyuncak Mağarası, ödüllü çizer Nadia Romero Marchesini’nin illüstrasyonlarıyla renklendi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d047bdbe-802f-45a1-9ba3-7505e4af7bd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapı Mekaniği ve Analizi</image:title>
            <image:caption>Öncelikle, Sayın Doç. Dr. Giray Ozay’a bana Yapı Mekaniği ve Analizi dersini öğrettiği için teşekkür ederim. Kitabın 1. baskısında yapılan hatalar bu 2. baskıda düzeltilmiştir. 1. baskıda yapılan hatalar: 
Daktilo hataları, yani yazım ve gramer hataları 
1) Virtüel deplasman teorisinin matığını açıklamada yapılan bazı hatalar. Her ne kadar 1. baskıda da virtüel deplasmanla ilgili verilen denklemler doğru ise de, virtüel deplasman fenomeninin fiziğini açıklama da 1. baskıda bazı hatalar yapılmıştır. 2. baskıda bu hatalar düzeltilmiştir. 
2) Stabil olmayan bazı çubuk örnekler stabil olarak verilmiştir ve stabilite konusu yeterince doğru açıklanmamıştır. 
3) Kayma merkezinin formülleri 1. baskıda doğru verilmişse de yanlış bir izah tarzı anlatılmıştır. 
4) Hiperstatik sistemlerin analitik yolla tesir çizgilerinin elde elde edilmesi yöntemi 1. baskıda iyi açıklanmamıştır. Ancak çözüm için sunular denklemler doğrudurlar. Bununla birlikte bu yöntem kitabın yazarı tarafından bulunarak literatüre kazandırılmıştır. 
Kitabın 2. baskısında yukarıda verilen hatalar düzeltilmiştir. Bununla birlikte aşağıda verilen konular 2. baskıda kitaba eklenmştir. 
1) Yapıların modellenmesine dair görsel videolar kitaba eklenmiştir. 
2) Statik ve dinamik yükün farkı yazılı ve görsel olarak açıklanmıştır. Bu konuda görsel videolar da kitaba eklenmiştir. 
3) Stabilite konusu yazılı ve görsel olarak detaylı olarak açıklanmıştır. Bu konuda da görsel videolar da kitaba eklenmiştir. 
4) Üniform olmayan burulma konusu kitaba eklenmiştir. 
5) İzostatik sistemlerde yer değiştirme ve dönme hesabı örnekleri kitaba eklenmiştir. 
Kitapta verilen videolar youtube videolarıdırlar. Bu videoları izlemek için ilgili videonun web linkinin kitabın kaynaklar kısmında alınarak web tarayıcısının adres kısmına kopyalanması gerekmektedir. Alternatif olarak yazarın youtube kanalından da bu videolar izlenebilir. Videolar Türkçedirler. Yazarın youtube kanalının web adresi aşağıda verilmektedir. 
https://www.youtube.com/channel/UC7e43J9Lo0JBpmD1aKIkCFQ/videos</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a430544-63c0-4f1d-a1cc-d2dc8735f461.jpg</image:loc>
            <image:title>Gödeli Mehmet</image:title>
            <image:caption>&quot;Memduh Şevket Esendal, dilin arılaşmasında, halk diline yaklaşmasında büyük katkıları olmuş bir yazarımızdır. Görevleri gereği, en yüksek oranlara ulaştığı halde, daha çok küçük insanların, küçük olayların öykülerini yazmıştır&quot; diyen Muzaffer Hacıhasanoğlu (Somut, 8.4.1983), MŞE&apos;nin insanı yücelten sevgisini, kişiliğini, dünya görüşünü özetlemiştir bir tümceyle. Tarık Dursun K. ise, &quot;Her şey onun hikayesinde bir dilimdir, bir yaşam kesitidir. Bunu allayıp pullamaz, süsleyip püslemez, olduğu gibi aktarır okura&quot; derken, geride yüzlerce öyküyle birkaç roman bırakan MŞE&apos;nin özlü ve yalın anlatım biçimini dile getirmektedir. Gerçekten de MŞE, yazınımızda özel yeri olan bir ustadır. Ancak ölümünden sonra gereken ilgiyi görmemiştir, birkaç kitabıyla anımsanır hala...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83ab8f6-67aa-4497-badd-e6213475da4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor ve İletişim Bilimlerinde Güncel Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>·         ÖĞRETMEN ADAYLARININ ÖZYETERLİK İNANCI, BİLİŞSEL ESNEKLİK VE ÜST BİLİŞSEL OKUMA STRATEJİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ 
·         UYGULAMALI BİLİMLER ALANINDAKİ ÖĞRETMENLERİNİN MESLEKİ ALANLARINA VE SERBEST ZAMANLARINI DEĞERLENDİRMESİNE GÖRE COVİD-19 İLE İLİŞKİLİ PSİKOLOJİK SIKINTI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
·         SANAL GERÇEKLİK VE REKREASYON 
·         REKREASYON FARKINDALIĞI 
·         SPORDA DUYGUSAL ZEKA 
·         YAKINSAMA KÜLTÜRÜNDEN TRANSMEDYA HİKÂYE ANLATICILIĞINA: MARVEL EVRENİ ÖRNEĞİ 
·         KÜYERELLEŞME BAĞLAMINDA NETFLİX DİJİTAL PLATFORMU ÜZERİNE BİR İNCELEME 
·         TÜRK SİNEMASINDA KADIN KİMLİĞİNİN NAMUS VE ŞİDDET OLGULARI BAĞLAMINDA TEMSİLİ: BERGEN VE DİLBERAY FİLMLERİ 
·         TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE DÖNÜŞEN EKRAN KÜLTÜRÜ VE BAĞLAMI 
·         ÖĞRETMENLERİN BEDEN DİLİ YETERLİLİKLERİ VE İLETİŞİM BECERİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN SPOR VE FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ) 
·         ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİNE YÖNELİK TUTUMLARININ FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ (ERZURUM İLİ ÖRNEĞİ) 
·         SPOR MÜSABAKALARI GÜVENLİK YÖNETİMİNE FARKLI BİR BAKIŞ: KRİZ YÖNETİMİ YAKLAŞIMI 
·         ÜNİVERSİTEDE ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRENCİLERİN DANSA YÖNELİK TUTUM DÜZEYLERİNİN FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c3d39dc-50d6-484a-a916-89d37b6b27e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hizmet Pazarlamasına Giren Yeni Ürün: Koçluk</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: KOÇLUK NEDİR? 
 
2.      BÖLÜM: KOÇLUK HİZMETİNDE MENTORLÜK 
 
3.      BÖLÜM: HİZMET PAZARLAMASINDA KOÇLUK HİZMETİ 
 4.  BÖLÜM: KOÇLUKTA SİNİRBİLİM (NÖROBİLİM) UYGULAMALARI VE NÖROKOÇLUK SİSTEMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef18c94-cd67-47e4-97c3-40662585ffaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Gitmez</image:title>
            <image:caption>Dedim ya kıyıdaki çakıl taşları gibi... 
Bazı kıyılarda yürüyemezsiniz! 
Bozar, bazen ayağınızın terazisini, 
bazen de vücudunuzun dengesini! 
Batar çakıl taşları ayağınıza... 
Kimi büyük haddinden fazla! 
Kimi unufak, yapışır kalır sağına soluna, 
batak gibi çeker seni içine! 
Nerde bulacaksın 
hepsi güzel birbirinden, 
hepsi düzgün diğerlerinden... 
halı gibi, süzülüp giden... 
çakıl taşlarını(!). 
 
*** 
İnsanlar da aynı değil mi? 
İrili ufaklı... 
Cüsseleri değil kastım... O belli! 
Bakınca görürsün! 
Ruhları da var her bedenin; irili ufaklı! 
Sanmayın ki eşit eşleşmiş ruhlar her bedende! 
Ruhla beden her zaman uygun bir şekilde mi birbirine? 
Her neyse o “ruh” dediğin... 
Nasıl bileceksin ki 
iri mi, ufak mı? 
İyi mi, kötü mü? 
Güzel mi, çirkin mi? 
Cesur mu, korkak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c9a337d-b623-435d-9806-0633aaa47c39.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne Türk Toplumunda Kültür Çatışması: Dil ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Dil ile kültür birbirine eşdeğer, tek bir varlığın, birbirinden ayrılmaz, iki parçası gibidir. Kültürde ne varsa dilde vardır. Dildeki her şey kültürden gelir. Kültür, dilde yaşar, gelişir, birikir. Dil, kültürün, hazinesi, bilinci, ruhudur. 
Ayrıca, dil, bir ulusu oluşturan ve ulusallığı sağlayan ana etkenlerden biri olarak yer tutmaktadır. Çağımızda ulus denen toplumu oluşturan ana etkenin ırk ya da din birliği değil, dili de içeren kültür birliği olduğu kabul edilmektedir. İşte bu nedenledir ki, dil “kültürün aynası”dır. 
Bilindiği üzere, tarihin akışı içinde Türkler Müslümanlığı kabul etmeleriyle birlikte XI. yüzyıldan itibaren Arap ve Fars kültürlerinin etkisi altına girmişler, bunun ardından Tanzimat Devri (1860-1896) ile Batı kültürüne yönelmişlerdir. Bunun dilimize de sirayet etmesi ve sonunda toplum bünyesinde bir takım dil-kültür çatışmalarına yol açması kaçınılmazdı. 
Türkiye Cumhuriyeti, işte bu dil-kültür çatışmalarının sonucu olarak ortaya çıkan ikilikleri gidermek amacıyla Dil Reformu&apos;nu başlatmıştır. Dilde düzenlemelere gitme yönündeki uygulamalar genellikle, anadiline, ulusal benliğe sahip çıkma ve eğitim birliğini sağlama ihtiyacından kaynaklanıyordu. “Türk Dil Reformu”, ulus-devletin kurulması, çağdaşlaşmanın gerçekleştirilmesi, yeni toplumsal ve siyasi bir düzende Türkçenin, Arapça ve Farsçanın egemenliğinden kurtarılıp arındırılması, özleştirilmesi, konuşulan dilden koparılmış bulunan yazı diline benliğinin kazandırılması için yeni bir dil yapılanmasının zorunlu hale geldiği düşüncesiyle yapılmıştır. Dil Reformu&apos;nun temel ilkesi, dilin bir ulusun toplumsal yapısını birleştirici, bütünleştirici ve geliştirici olmasıdır. 
Doğal olarak önceleri Arapça ve Farsça dillerine gösterilen ilginin, dil reformumuza rağmen, bu kez Batı dillerine (yani Fransızca, Almanca dillerine) ve son yıllarda ağırlıklı olarak, adeta tek başına, İngilizce&apos;ye yönelmesinin Türk toplumunun bünyesinde günümüze kadar süregelen dil-kültür çatışmalarına yeni bir biçim verdiğini görüyoruz. 
Bu bağlamda, Türk tarihinin akışı içerisinde, iç ve dış etkenlerin sonucunda toplumun bünyesinde oluşan “dil-kültür çekişmeleri” ve bu çekişmelerden kaynaklanan “dil eğitimi sorunları” bugün de süregelmektedir. Elinizdeki bu kitabın amacı, “dil-kültür” tarihimizi irdeleyerek, ülkemizdeki bugünkü Türkçe ve yabancı dil eğitimini çağdaş eğitim düşüncesi çerçevesinde ve tarihsel etkenler ekseninde değerlendirmek, dil eğitiminin karşı karşıya bulunduğu sorunları dile getirmek ve bunların altından kalkılması için çözüm önerilerinde bulunmaktır. Bunların yanı sıra, ülkemizdeki dil öğretmenlerinin mesleki bilgi ve becerilerine tarihsel bir boyut kazandırılması ve öğretmenlerimizin fedakârlıkla yürüttükleri eğitim faaliyetlerini daha da bilinçli ve anlamlı kılması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77cd2d52-319d-4595-92db-9c4a473b0134.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Adam</image:title>
            <image:caption>Karlı bir kış günü, baştan aşağı sımsıkı giyinmiş bir yabancı, uzak bir İngiliz kasabasındaki bir hana varır. Adam, kocaman gözlüğü ve şapkasıyla tuhaf bir görünüme sahip olsa da han sahibi hiç tereddüt etmeden onu kabul edip en güzel odalarından birine yerleştirir, ne de olsa kış aylarında böyle küçük bir kasabada müşteri bulmak oldukça zordur. Han sahibi ve kasabalılar başta bu tuhaf yabancıya fazla ilgi göstermese de şüpheli davranışları ve sürekli olarak atkı, gözlük ve eldivenle dolaşması, çok geçmeden onun hakkında türlü dedikoduların ortaya atılmasına yol açar. Üstüne üstlük adam bilimsel deneyler yaptığını söyleyerek odasına kimseyi almayınca, kasaba halkının en önemli merak konusu olmayı başarır.  Kasabalıların artık tek amacı vardır, bu gizemli yabancının sırrını çözmek. 
Bilim kurgu türünün en büyük yazarlarından H. G. Wells’in en önemli eserlerinden biri olan Görünmez Adam, soluk soluğa okuyacağınız heyecanlı bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e219a95f-530b-4361-b5db-d8134afe846d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Kazısı</image:title>
            <image:caption>Bilge Karasu ile Walter Benjamin arasında bir bağ olabilir mi? Birbirinden farklı ve uzak görünen bu iki isim arasında ortak noktalar var mıdır? İkisini karşılaştırmak mümkün müdür? 
Hafıza Kazısı Bilge Karasu’nun Lağımlaranası ya da Beyoğlu başlığı altında toplanmış metinlerini Walter Benjamin’in Bin Dokuz Yüzlerin Başında Berlin’de Çocukluk ve hafıza ile ilgili diğer metinleriyle birlikte okuyan ve Karasu’nun metinlerindeki tarihsel hafıza katmanlarını araştıran bir çalışma. Ülker Gökberk kişisel olarak da tanımış olduğu Bilge Karasu’nun anlatılarında kurmacayla birlikte var olan gerçeklik parçalarını bulup çıkarmaya çalışırken Lağımlaranası’nı kişisel ve kolektif hatıraların yansımış olabileceği bir Beyoğlu anlatısı olarak okuyor. Gökberk “hafıza kazısını” bağlamına oturturken Benjamin’in yanı sıra Freud, Bergson, Ricoeur, Barthes gibi düşünürlerin geliştirdiği yaklaşımlardan yararlanıyor, bunlara ek olarak Türkiye’nin yakın tarihinde Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül Olayları gibi önemli konuları ele alıyor.  
Walter Benjamin’le diyaloğa soktuğu Bilge Karasu’yu dünya edebiyatının bir parçası olarak yorumlayan Hafıza Kazısı, Karasu hakkındaki eleştirel yazına kapsamlı bir katkı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/598624c3-dd3e-4919-a508-f03fa18ce193.jpg</image:loc>
            <image:title>A Series Of Lessons in Gnani Yoga:The Yoga Wisdom</image:title>
            <image:caption>And, the Intellect experiences a similar difficulty when it tries to think of an Eternal—a That which is above and outside of Time. We see Time in operation everywhere, and take it for granted that Time is a reality—an actual thing. But this is a mistake of the senses. There is no such thing as Time, in reality. Time exists solely in our minds. It is merely a form of perception by which we express our consciousness of the Change in Things.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/520ec2b7-5ebe-45dc-b4f6-11fad18e1d68.jpg</image:loc>
            <image:title>An Introdductiton to Yoga</image:title>
            <image:caption>He who has realised the inner greatness of the Self never pronounces judgment upon another, knows that other as himself, and he himself as that other—that is unity. We talk brotherhood, but how many of us really practice it? And even that is not the thing the yogi aims at. Greater than brotherhood are identity and realisation of the Self as one. The Sixth Root Race will carry brotherhood to the highest point. The Seventh Root Race will know identity, will realise the unity of the human race. To catch a glimpse of the beauty of that high conception, the greatness of the unity in which &quot;I&quot; and &quot;mine,&quot; &quot;you&quot; and &quot;yours&quot; have vanished, in which we are all one life, even to do that lifts the whole nature towards divinity, and those who can even see that unity is fair; they are the nearer to the realisation of the Beauty that is God.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efdd4e55-1d13-4053-a918-9ce00680c6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Bir Noel Şarkısı, taş kalpli Ebenezer Scrooge’un hayaletlerle dolu serüvenini anlatan, her sevecen ruhun okumak isteyeceği bir roman. Hayalet “Adam,” dedi, “eğer taş kalpli bir adam değil de yumuşak kalpli bir adam olsaydın, artık nüfusun ne olduğunu ve kimleri içine aldığını anlayana kadar bu uğursuz düşünceden sakınırdın. Kimin ölmesi gerektiğine sen mi karar vereceksin? Ya da kimin yaşaması gerektiğine? Belki de Tanrının gözünde sen, bu adamın çocuğu durumunda olan milyonlarca diğer çocuktan daha değersizsin ve yaşamaya daha az layıksın. Tanrım! Yaprağın üzerindeki bir böceğin toz toprak içerisindeki aç kardeşlerinin çok fazla yaşadığını dile getirdiğini ve onlara ‘artık’ dediğini duymak…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfcf7658-ffef-4ec9-acfd-f2bedd120ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksul İnsanlar (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>Я уже вам писал о здешней Терезе, – тоже и добрая и верная женщина. А уж как я беспокоился об наших письмах! Как они передаваться-то будут? А вот как тут послал господь на наше счастие Терезу. Она женщина добрая, кроткая, бессловесная. Но наша хозяйка просто безжалостная. Затирает ее в работу, словно ветошку какую-нибудь.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26b3380a-a063-4a6c-aae2-9e1ca1e3d11f.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlakçı</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket Esendal’ın 1946 yılında Hikâyeler – Birinci Kitap, 1958’den itibaren ise Otlakçı adıyla yayımlanan öyküleri edebiyatımızın en önemli metinleri arasında yer alırlar. Sohbet eder gibi anlatan, bazen eğlenceli, bazen sıkıntılı ama her zaman “ince” anları, hayatın baskısı altında ezilmekten şefkatle kurtaran bir kalemin elinden çıkan bu öykülerdeki kişiler ve mekânlar çeşit çeşittir: Bazen Erenköy’deki bir köşke gideriz, bazen Fener’de bir meyhaneye. Bazen keyif çatan iki arkadaşın neşesine tanık oluruz, bazen de haksız kazanç elde etmeye başlayan kocasıyla artık düşlediği evi kuramayacağını anlayan bir kadının buhranına. Ama nerede olursak olalım, hangi duyguyu hissedersek hissedelim, hep insanı merkeze alan bir çemberin etrafında döner dururuz bu öykülerde. Behçet Çelik’in önsözüyle zenginleşen Otlakçı, hem ilk kez okuyacaklara, hem de yeniden okumayı düşünenlere canlı ve renkli bir dünya sunuyor. “Öyküleri ve öykü kişileri bugün de capcanlı Esendal’ın.” BEHÇET ÇELİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f11d140-534e-4339-b9e6-a017db044de8.jpg</image:loc>
            <image:title>Siren Sesleri</image:title>
            <image:caption>“Daha önce sekiz yerinden bıçaklanan kadına gittik. Arayıp önden bilgi verdiler. ‘Kadınları koruma derneğinden aradılar, emniyet ihtiyacı yok, haberiniz olsun.’ Ambulans sokağa girer girmez mahalleli camlara döküldü. (...) Nefes darlığı şikâyeti için çağırmışlar... Göğsünde ağrı oluyormuş. Stresten, belli. ‘Olay ne zaman oldu?’ diye sordum. Dört, beş ay öncesi. Akciğerini üç yerinden delmiş bıçak. (...) Kadını kaldırdık. Şalvarlı bir kadın yardım etti. Diğer kanepede bir çocuk, başı öne eğilmiş. Bizden korkuyor gibi. (...) Çocuk şalvarlı kadındanmış meğer, bıçaklanandan değil. Aralarında rahat yirmi yaş var bıçaklananla, şalvarlı büyük. Bıçaklanan kadın ağır ağır indi beton merdivenlerden. Sevim’le ikisi arkada gitti, kadın kadına.” F. Mert Erdoğan, ambulans hekimi olarak tanık olduğu hayat parçalarını serpmiş tuvalin üstüne. Ağır hastalıkların, can çekişenlerin, COVID’in alarm kırmızısı da var tuvalin üzerinde, vaka dönüşü ambulansın penceresinden naylon eldivenle uzanıp toplanan vişnenin mor kırmızısı da... Yalandan ihbarların, yalan travmaların yol açtığı asap bozukluğunun grisi de var, hayat kurtarmanın açtırdığı gökkuşağı da... Sirenin, sedye örtüsünün mavisi de var, gözlerin ve muhabbet kuşunun mavisi de... Ambulans sadece bir hayat kurtarma “aracı” değil; ambulansın içinde, ambulansın etrafında bir hayat akıyor. Siren Sesleri, bizi o hayatın içinde gezdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ece4b9f-adb8-4d46-9966-377274eee410.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Hıristiyanları Nesturiler</image:title>
            <image:caption>Doğu Kilisesi, Hıristiyanlık tarihinde özel bir yere sahip. Roma İmparatorluğu’nun doğusunda kök salmış, Batı kiliseleri tarafından ötekileştirilmiş, siyasi etkileri derin biçimde hissetmiş ve kendine özgü inanışlar, ritüeller geliştirmiş kadim bir kilise... Doğu Hıristiyanları Nesturiler: Tarih, İnanç, Ritüel; Part, Sasani, Müslüman ve Moğol yönetimlerinin gölgesinde gelişen Doğu Kilisesi geleneğini, hem Hıristiyan dünyasında hem de geniş doğu coğrafyasında yaşanan siyasal-toplumsal gelişmelerle bağlantılı olarak anlatıyor. Teolojik tartışmalar etrafında çok temel soruları ele alıyor: İsa Mesih’in şahsında ilahi ve beşeri tabiatlar nasıl birleşti? Kutsal Ruh neye işaret eder? Vaftiz, Kutsal Haç, oruç ve dua törenlerinin anlamı nedir? Kitap, tüm bu soruların cevabını ararken Hıristiyanlık içindeki ayrışmaların kökenini de ayrıntılı biçimde tartışıyor. Sadece dinler tarihi değil medeniyetler tarihi açısından da ufuk açıcı olan bu çalışma, alanında önemli bir boşluğu dolduruyor. “Doğu Kilisesi’nin kendine özgü tarihsel gelişiminin en önemli özelliği, tarih boyunca yabancıların hâkimiyeti altında yaşamasıdır. Normalde Hıristiyan bir hamiden mahrum olmasının, kilise açısından birçok olumsuz sonuç doğuracağı düşünülebilir. Ancak çalışmamızda elde edilen veriler durumun tam olarak böyle olmadığını, aksine Doğu Kilisesi’nin kendi özgünlüğünü koruması ve geliştirmesi açısından olumlu bir işlev gördüğünü ortaya koymuştur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6057b7c0-1926-404e-b16c-62e9126de5d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamusallığın Yeni Bir Yapısal Dönüşümü ve Müzakereci Demokrasi</image:title>
            <image:caption>“Sosyal medyalarla, bütün kullanıcıları anlık-kendiliğinden ve hiçbir sınamaya tâbi olmayan müdahalelere davet eden serbestçe girilebilir alanlar oluşuyor. (...) Beğeni ve hoşnutsuzluk tıklarına indirgenerek etkisizleşmiş bu plebisiter ‘kamusallığın’ altyapısı, teknik ve ekonomik niteliklidir. Fakat ilke olarak, adeta redaksiyonel kamusallığın koşullarından azat olmuş, kendi bakış açılarından ‘sansürden’ kurtulmuş bütün kullanıcılar serbestçe girilebilen bu medya alanlarında anonim bir kamusal topluluğa hitap edebilir ve onun onayını almak için tanıtım yapabilirler. Bu alanlar tuhaf bir anonim mahremiyet kazanıyor gibi görünüyor: bugüne kadarki ölçütlere göre ne kamusal ne özel sayılabilirler, daha ziyade şimdiye dek özel mektup alışverişine tahsisli bir iletişimin şişip kabararak kamusallığa dönüşmesi olarak kavrayabiliriz bunu.” Jürgen Habermas, 20. yüzyılın sosyal teoride en etkili eserlerinden biri olan kitabının, Kamusallığın Yapısal Dönüşümü’nün temel tezlerini günümüz medya ve sosyal medya koşullarında yeniden tartışmaya girişiyor. Buna bağlı olarak, politik kamusallığı çökertmesinden endişe ettiği sağ popülizme karşı müzakereci demokrasinin olanaklarını sorguluyor. Kamusallığın Yeni Bir Yapısal Dönüşümü, çağın olağanüstü üretken filozofu Habermas’ın kamusal entelektüel kimliğinin altını çizen bir olgunluk eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb79494-73de-4523-8e3b-8963f3d96177.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Üretimi</image:title>
            <image:caption>Avrupa toplumlarında sanatın kurumsallaşmasının tarihi, sanatın özerkliğini kazanmasının tarihidir. Rönesans’ta tohumları atılan bu özerkleşme süreci boyunca sanat, Kilise ile Saray’ın himayesinden ve vesayetinden koparak bağımsızlaşır. Aynı süreçte kapitalizmin yükselişine koşut bir sanat piyasası örgütlenir. Bir yandan da sanat tarihi ve sanat eleştirisi başlı başına birer yazın türü olarak gelişir. 19. yüzyıla gelindiğinde, kendi bilgisini ve estetiğini kendi içinde belirleyen, otoriteyi ve meşruiyeti kendi mercilerinden devşiren bir sanat alanı teşekkül etmiştir. Ne var ki, bu alan bir yandan da piyasaya tâbidir; oysa varlığını “ekonomi”nin inkârı üzerine tesis etmiş, kendini “ticari” kaygıların reddiyle tanımlamıştır. Pierre Bourdieu, burada yayımladığımız iki temel makalesinde, sanat alanına damgasını vuran bu paradoksu masaya yatırıyor ve “sembolik mallar”ın üretimindeki yapısal dinamikleri ortaya koyuyor. Tiyatro, edebiyat ve görsel sanat alanlarındaki saha araştırmaları üzerinden, kültürel üretimin temel yasası olan rekabetin nasıl işlediğini inceliyor. “Çıkar gözetmezlik”, “saf estetik”, “sanat-için-sanat” gibi şiarların üstünü örttüğü sembolik iktidar mücadelelerini gözler önüne seriyor. Randal Johnson’ın sunuş yazısı ise Bourdieu’nün çalışmalarını ve temel kavramlarını ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037e0410-b203-4a73-bc7b-f8d059bd642d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyindeki İkna Kodu</image:title>
            <image:caption>Bilim insanları, akademisyenler ve araştırmacılar bugüne dek ikna başlığında sayısız teori geliştirdi. Ancak dikkat çekemeyen, insanları harekete geçiremeyen, tüketiciyi motive edemeyen reklam kampanyalarına hâlâ büyük kaynaklar harcanıyor. 
Dr. Christophe Morin ve Patrick Renvoise, elinizdeki kitapta nörobilim, medya psikolojisi ve davranış ekonomisi alanlarındaki en yeni araştırmalara dayalı ilk kapsamlı ikna modelini sunuyor. Nobel ödüllü iktisatçılar Daniel Kahneman ve Richard Thaler’in açtığı yolda ilerleyen yazarlar, insanlara verdiğimiz mesajların ikna sürecinde hâkim rol oynayan ilkel beyne ulaşması gerektiğini ortaya koyuyor. 
Beyindeki İkna Kodu ile en yeni bilimsel bulgulara dayalı, başarısı kanıtlanmış ve basit bir süreç sayesinde sıra dışı bir ikna ustası olmanın yollarını öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9c38b63-83db-4e9c-8558-9f1121e5f9a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli Hatalar</image:title>
            <image:caption>“Jacques Vergès, Türkiye’deki kamuoyu tarafından Fransa’da 1968 yılında yayımlanmış olan De la stratégie judiciaire (Savunma Saldırıyor) isimli kitabıyla tanınıyor. Vergès, kimsenin nerede olduğunu hâlâ bilemediği sekiz yıllık bir süre (1970- 1978) ortadan kaybolmuştu; dönüşünde ise önceleri aldığı sol örgüt davalarının aksine bir Nazi subayı olan Klaus Barbie’yi müdafaa ederek Fransa’yı ‘sallamıştı’. Dışarıdan bakıldığında geçmişinden bir nevi ‘kopuş’ olarak nitelenebilecek bu davadan sonraki döneminde Çakal Carlos’u (Ilich Ramirez Sánchez), Slobodan Milošević’i, Tarık Aziz’i, Kızıl Kmerler’in önemli liderlerinden Khieu Samphan’ı da temsil ettiği herkesçe bilinir. Ancak Vergès’in bunların yanı sıra Yüzbaşı Paul Barril, Daniel Burdan, Jean-Marc Dufourg, Dominique Loiseau gibi Fransız istihbarat görevlilerinin savunmasını aldığı da kayıt altına alınmalıdır. Bu itibarla Adli Hatalar, her ne kadar bu vakaları konu almasa da hayatının ve kariyerinin son on yılında yazılmış olması dolayısıyla bütün bu birikimin bir ürünü olarak karşımıza çıkar. Dünya ve Fransız kamuoyunda Vergès’in bu ikinci dönemdeki mahlası ‘Şeytanın Avukatı’dır.” Bu küçük kitap, mahkeme salonlarında olup bitenleri değerlendirmek için ipuçları içeriyor. Bunu ise sanığı yahut savunmayı nesneleştiren dışsal bir konumdan değil tam olarak ustanın kendi gözünden yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a7a327-4dff-4610-9b87-672f84205a2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Psikolojinin Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Günün birinde modern psikolojinin hangi eziyetli yollardan geçtiğini, nasıl da simyacıların karanlık laboratuvarlarından (Kerner, Ennemoser, Eschenmayer, Passavant vd.) cazibesiyle birlikte Schopenhauer, Carus ve von Hartmann’ın felsefi sezinlerine ilerlediğini; ve nasıl da Liébeault ve ondan da önce Quimby’deki (Hristiyan Biliminin manevi babası) günlük deneyimlerin toprağından ve en sonunda Fransızların hipnoz yöntemlerinden doğru Freud’a ulaştığını göreceğiz. […] Aslına bakarsak, bu dersler, Jung’un kavramlarına ilerleyen ve burada doruğa ulaşan ‘Bir Bilinçdışı Tarihi’ olarak başlıklandırılabilirdi – ya da hatta kışkırtıcı bir şekilde söylersek, ‘Jung’un Öncelleri’ bile olabilirdi.” Modern Psikolojinin Tarihi, Jung’un ETH’de 1931-1940 yılları arasında verdiği dersler dizisinin ilk cildidir. İsminin gösterdiği üzere, burada, psikolojinin çağdaş biçimine izlediği yollar kaygı edinilir. Jung, Aydınlanma düşüncesinden başlayarak kendi çağına kadarki bir zaman zarfını ele alır. Düşünce akımları ve düşünürlerin izahının ardından, Friederike Hauffe ve Hélène Smith vakalarına ve bu vakaların gözlem çalışmalarına -Seherin von Prevorst’un [Prevorstlu Kâhin] (1829) ve Des Indes à la planète Mars’ın incelemesine [Hindistan’dan Mars Gezegenine] (1899)- sırasıyla beş ve iki ders ayırır, deneysel psikolojinin bağlamını ve bilinç ile bilinç ötesi gerçekliklerin doğasını araştırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a86a073a-bd89-411f-97a7-271b45a82e76.jpg</image:loc>
            <image:title>Stan Gezegeni</image:title>
            <image:caption>“Bazen hayatımı anlamlandırmanın tek yolu her şeyi grafiklere ve şemalara dökmek... Ama o bile hayatımın normalden ne kadar uzak olduğunu gösteriyor, özellikle de küçük kardeşim Fred&apos;in! Umarım burada hayatta kalmak için faydalı ipuçları bulursun. Bulamazsan da en azından hayatının benimkinden çok daha az karmaşık olduğunu bilmek seni neşelendirir!” 
 
Uzaya son derece meraklı olan Stan, düzeni ve hayatı şemalara, grafiklere dökmeyi seviyor. Kardeşi Fred aksine çok dağınık. Stan&apos;in &quot;Güneş Sistemi Gezegenleri Posteri&quot;ni &quot;Güneş Sistemi Sümükleri Posteri&quot;ne dönüştürmek gibi sürekli sinir bozucu şeyler yapıyor. 
 
Stan Gezegeni, kardeşliğe dair kahkahalarla dolu bir hikâyeyi, uzay, dinazorlar ve iklim değişikliğine dair ilginç bilgiler ve grafikler eşliğinde anlatan özgün bir kitap. 
8 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6286c393-63b2-4cce-9063-c767f7def62a.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın 1904 yılı Eylül ayında kaleme aldığı Oyun romanı, ertesi yıl Nisan-Mayıs aylarında ABD’de The Metropolitan ve İngiltere’de The Tattler dergilerinde tefrika edilmiş, 1905 Haziran ayında ABD’de kitap olarak yayımlanmıştır. Bu kısa roman, “işçi sınıfının kibar kesiminden” bir delikanlı ile bir genç kızın boksla kesişen kaderlerini konu alır. Yelken yapımcısı ve “ailenin küçük babası” olan yirmi yaşındaki boksör Joe Flemming, on sekiz yaşındaki sevgilisi Genevieve’den, evlilikleri öncesi son kez boks maçına çıkmak için müsaade ister. Bir Dilim Biftek, Meksikalı başta olmak üzere, pek çok yapıtında boks sporunun doğasını bütün renkleriyle işleyen Jack London, Oyun’da boksun şiddeti ile işçi sınıfından insanların yalın yaşamlarını canlı biçimde yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec192e33-d95d-4cf8-a635-8fe298c138b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın 1904 yılı Eylül ayında kaleme aldığı Oyun romanı, ertesi yıl Nisan-Mayıs aylarında ABD’de The Metropolitan ve İngiltere’de The Tattler dergilerinde tefrika edilmiş, 1905 Haziran ayında ABD’de kitap olarak yayımlanmıştır. Bu kısa roman, “işçi sınıfının kibar kesiminden” bir delikanlı ile bir genç kızın boksla kesişen kaderlerini konu alır. Yelken yapımcısı ve “ailenin küçük babası” olan yirmi yaşındaki boksör Joe Flemming, on sekiz yaşındaki sevgilisi Genevieve’den, evlilikleri öncesi son kez boks maçına çıkmak için müsaade ister. Bir Dilim Biftek, Meksikalı başta olmak üzere, pek çok yapıtında boks sporunun doğasını bütün renkleriyle işleyen Jack London, Oyun’da boksun şiddeti ile işçi sınıfından insanların yalın yaşamlarını canlı biçimde yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d00c10a-5234-4bee-99c3-1d490538c637.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Bu eserimde sadece hayat olacaktı. Memleketin hakiki hayatından bir tablo ki onda gözleri oyalayacak, hayali okşayacak süslerden hiçbir iz bulunmasın. 
1901’de Servet-i Fünûn dergisinde tefrikasına başlanan, ancak sansür memurlarınca sağından solundan makaslanarak paramparça edilen Kırık Hayatlar, adıyla aynı kaderi paylaşmaktan yirmi yıl sonra kurtularak yeniden kaleme alınmıştır. Halit Ziya, olgunluk dönemi eseri olarak nitelediği romanında bireyden topluma ve hemen her sınıfta yaşanan trajediye ayna tutar. Roman boyunca idealist doktor Ömer Behiç, tıpkı Dr. Jekyll’ın Mr. Hyde’la yaşadığı gibi, karakterine taban tabana zıt dostu Bekir Servet’le, insaniyet, erdem, namus ve aile gibi konularda içsel bir savaş yaşarken adliye koridorlarında, hastane köşelerindeki halk da sefalet içindeki kırık hayatlarını onarmaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ae2e1d7-022f-4364-9588-a93413e41f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Hayatlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu eserimde sadece hayat olacaktı. Memleketin hakiki hayatından bir tablo ki onda gözleri oyalayacak, hayali okşayacak süslerden hiçbir iz bulunmasın. 
1901’de Servet-i Fünûn dergisinde tefrikasına başlanan, ancak sansür memurlarınca sağından solundan makaslanarak paramparça edilen Kırık Hayatlar, adıyla aynı kaderi paylaşmaktan yirmi yıl sonra kurtularak yeniden kaleme alınmıştır. Halit Ziya, olgunluk dönemi eseri olarak nitelediği romanında bireyden topluma ve hemen her sınıfta yaşanan trajediye ayna tutar. Roman boyunca idealist doktor Ömer Behiç, tıpkı Dr. Jekyll’ın Mr. Hyde’la yaşadığı gibi, karakterine taban tabana zıt dostu Bekir Servet’le, insaniyet, erdem, namus ve aile gibi konularda içsel bir savaş yaşarken adliye koridorlarında, hastane köşelerindeki halk da sefalet içindeki kırık hayatlarını onarmaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a6aa741-0343-4638-b332-e670a1e37835.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşümden Yansımalar - Reflections of a Transformation (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yer alan fotoğraflar Bülent Eczacıbaşı tarafından Şubat 2021 – Mart 2022 tarihleri arasında çekilmiştir. 
All Photographs in this book were taken by Bülent Eczacıbaşı between February 2021 and March 2022.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616c42ce-48ab-40f8-882b-a9153b45c667.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela&apos;nın Büyülü Bileziği - Pericinlerin İni</image:title>
            <image:caption>Altın Olimpiyat madalyası sahibi JESSICA ENNIS-HILL’in genç okurlar için kaleme aldığı ilk seri 
Aklınızdan geçen her şeyin pat diye karşınızda belirmesini sağlayan büyülü bir 
bileziğiniz olsa ne yapardınız? 
Ela, yaramaz pericinlerin komşu bahçeye dadandığını fark ediyor. Böylece yepyeni bir maceraya yelken açıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5f3dbaf-c6fe-4330-8bc1-9e56fcb36652.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılgerdan ile Ren Geyiği</image:title>
            <image:caption>Küçük Ren geyiği ormanda kayboldu. 
Gökyüzünden kar taneleri düşmeye başladı. Ağaçların üzerine lapa lapa kar yağarken, küçük geyik inanılmaz bir şey gördü: Havada hızla kanat çırparken göz kamaştıran kıpkırmızı bir parıltı. 
Bir kızılgerdan! 
Bu sıcacık hikâye; dostluğu, sevgiyi ve yuvaya dönüşün güzelliğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47c16732-d564-446e-93f0-dd973ef9f279.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinliklerim (3-4 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar bu kitaptaki etkinliklerle eğlenerek vakit geçirirken programlamanın temel mantığını kavrayacaklar.
Kodlama eğitiminin temelini oluşturan algoritma mantığı, okul öncesi yaş grubundan itibaren öğrenilmesi gereken bir kavramdır. Bu kitapta yer alan etkinlikler, çocuklara algoritma mantığını kavratarak kodlamanın temel becerilerini kazandırmayı hedeflemektedir.
Eğlenceli etkinlikler aynı zamanda okul öncesi dönemde edinilmesi gereken kazanımları da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd5e78f-2b64-4920-96f9-5362186fc302.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinliklerim (4-5 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar bu kitaptaki etkinliklerle eğlenerek vakit geçirirken programlamanın temel mantığını kavrayacaklar. 
Kodlama eğitiminin temelini oluşturan algoritma mantığı, okul öncesi yaş grubundan itibaren öğrenilmesi gereken bir kavramdır. Bu kitapta yer alan etkinlikler, çocuklara algoritma mantığını kavratarak kodlamanın temel becerilerini kazandırmayı hedeflemektedir. 
Eğlenceli etkinlikler aynı zamanda okul öncesi dönemde edinilmesi gereken kazanımları da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91bc344c-f6bf-440b-acc7-701e985bd4d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinliklerim (5-6 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar bu kitaptaki etkinliklerle eğlenerek vakit geçirirken programlamanın temel mantığını kavrayacaklar. 
Kodlama eğitiminin temelini oluşturan algoritma mantığı, okul öncesi yaş grubundan itibaren öğrenilmesi gereken bir kavramdır. Bu kitapta yer alan etkinlikler, çocuklara algoritma mantığını kavratarak kodlamanın temel becerilerini kazandırmayı hedeflemektedir. 
Eğlenceli etkinlikler aynı zamanda okul öncesi dönemde edinilmesi gereken kazanımları da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d314490-e950-4102-ba99-971fe567a383.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamir Günü - Minik Yardımcılar</image:title>
            <image:caption>Bu kırık oyuncakları kim tamir edecek? Hangi aletlere ihtiyacımız var? Peki, oyuncakları tamir ettikten sonra nereye koyacağız? 
Birtakım işlerin oyununu oynamaktan onları gerçekten yapma aşamasına geçmek çocuğun gelişiminde önemli bir adımdır. Paylaşılan bir amaca başarıyla ulaşmak çocuğun sorumluluk alma isteğini güçlendirirken iletişim kurma, empati, iş birliği gibi sosyal becerilerini de geliştirir. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23855179-4a8d-4b5c-b1bb-a1e5c0ef91c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemek Pişirme Günü - Minik Yardımcılar</image:title>
            <image:caption>Akşam yemeğine misafir mi geliyor? Ne pişireceğiz? Neler almalıyız? Sonunda, sakın bulaşıkları yıkamayı unutma! 
Birtakım işlerin oyununu oynamaktan onları gerçekten yapma aşamasına geçmek çocuğun gelişiminde önemli bir adımdır. Paylaşılan bir amaca başarıyla ulaşmak çocuğun sorumluluk alma isteğini güçlendirirken iletişim kurma, empati, iş birliği gibi sosyal becerilerini de geliştirir. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c729563-2e98-4fb1-af1a-571fd7993c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Temizlik Günü - Minik Yardımcılar</image:title>
            <image:caption>Bugün yapılacak ev işleri listesinde neler var? Ev işlerini yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Bu arada, sakın tabakları yıkamayı unutma! 
Birtakım işlerin oyununu oynamaktan onları gerçekten yapma aşamasına geçmek çocuğun gelişiminde önemli bir adımdır. Paylaşılan bir amaca başarıyla ulaşmak çocuğun sorumluluk alma isteğini güçlendirirken iletişim kurma, empati, iş birliği gibi sosyal becerilerini de geliştirir. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1bb185-42d8-4b76-b43f-ac424c3571aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitki Bakım - Minik Yardımcılar</image:title>
            <image:caption>Hangi bitkileri yetiştireceğiz? Onları nereye ekmeliyiz? Bitki bakımında nelere dikkat etmeliyiz? 
Birtakım işlerin oyununu oynamaktan onları gerçekten yapma aşamasına geçmek çocuğun gelişiminde önemli bir adımdır. Paylaşılan bir amaca başarıyla ulaşmak çocuğun sorumluluk alma isteğini güçlendirirken iletişim kurma, empati, iş birliği gibi sosyal becerilerini de geliştirir. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87ee8489-eaa4-4d20-a610-51616982a23f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Kıbrıs Tarihi</image:title>
            <image:caption>Stratejik öneminden dolayı tarih boyunca Persler, Bizanslılar, Venedikliler, Osmanlılar gibi çeşitli imparatorlukların kontrolüne geçen Kıbrıs’ın tarihinde adanın Birleşik Krallık denetimine geçtiği 1878 yılı büyük önem taşımaktadır. 1950’li yıllarda İngiliz yönetimine karşı başlayan ayaklanmaların ardından 1960’larda kanlı bir iç savaş yaşandı. Türkiye’nin 1974 yılındaki müdahalesi sonrasında Birleşmiş Milletler öncülüğünde sürdürülen çözüm arayışları bugüne dek sonuçsuz kaldı. Tommy Clark’ın Kısa Kıbrıs Tarihi adanın tarihine ve bugün de devam eden siyasi anlaşmazlıkların kökenine dair eşsiz bir bakış sunuyor. “Bir zamanlar adanın tümü tek bir ülke konumundaydı; Türkçe konuşan Müslüman toplum ile Rumca konuşan Ortodoks toplum barış içinde bir arada yaşıyordu. Peki, sonra ne oldu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/994e7a6c-9528-4689-a97a-22b749fb1422.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Bölünme</image:title>
            <image:caption>On binlerce yıl önce Afrika’dan yola çıkarak dünyaya yayılmaya başlayan insanlar son Buzul Çağı sona ermeden önce Sibirya’ya gelmişlerdi. Daha sonra, günümüzden yaklaşık 18.000 yıl önce, o zamanlar okyanus seviyelerinin çok düşük olmasından dolayı bir kara köprüsü halinde olan Bering Boğazı’nı yürüyerek geçip Amerika kıtasına ulaştılar. Ancak Buzul Çağı’nın sona ermesinden sonra Bering Boğazı suyla doldu ve Amerika kıtasındaki insanların diğer kıtalardakilerle bağlantısı kesildi.  Birbirinden habersiz iki nüfus arasındaki bölünme Kolomb’un Amerika’yı keşfine kadar devam etti. Bu zaman diliminde Eski ve Yeni Dünya insanlarının gelişimini araştıran Büyük Bölünme’de Peter Watson insanlık tarihine yeni bir anlayış kazandırmak için arkeoloji, antropoloji, jeoloji, meteoroloji, kozmoloji ve mitolojinin ustaca ve orijinal bir sentezini sunuyor. Bu iki nüfusun paralel gelişmesi, bir anlamda, dünyanın tanık olduğu en büyük doğal deneydi. Elbette laboratuvar deneyi anlamında, dört başı mamur bir deney değildi, yine de karşılaştırma açısından büyüleyici bir deney, doğayla insanın nasıl etkileşime girdiğini görmek, kendimizi kendimize açıklamak için bulunmaz bir fırsattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2bbc74d-e583-4a2c-9352-0a5f7224851d.jpg</image:loc>
            <image:title>Чем люди живы (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“Жил сапожник с женой и детьми у мужика на 
квартире. Ни дома своего, ни земли у него не было, 
и кормился он с семьею сапожной работой. Хлеб 
был дорогой, а работа дешевая, и что заработает, то 
и проест. Была у сапожника одна шуба с женой, да и 
та износилась в лохмотья; и второй год собирался 
сапожник купить овчин на новую шубу.” 
 
Бессмертное произведение Толстого, 
чем живет человек на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7abbd3d-132c-4b2a-aee3-51b1212b7ac0.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinnoccho / İtalyanca</image:title>
            <image:caption>“Come andò che Maestro Ciliegia, falegname trovò un pezzo di 
legno che piangeva e rideva come un bambino. 
Non era un legno di lusso, ma un semplice pezzo da catasta, di 
quelli che d’inverno si mettono nelle stufe e nei caminetti per 
accendere il fuoco e per riscaldare le stanze. 
Non so come andasse, ma il fatto gli è che un bel giorno 
questo pezzo di legno capitò nella bottega di un vecchio 
falegname, il quale aveva nome mastr’Antonio, se non che tutti 
lo chiamavano maestro Ciliegia, per via della punta del suo 
naso, che era sempre lustra e paonazza, come una ciliegia 
matura.” 
L&apos;opera immortale di Carlo Collodi, 
Pinocchio, in lingua originale....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f440edbc-26fc-4b11-b1b7-9659b7212ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vierundzwanzig Stunden aus dem Leben einer Frau / Almanca</image:title>
            <image:caption>“In der kleinen Pension an der Riviera, wo ich damals, 
zehn Jahre vor dem Kriege, wohnte, war eine heftige 
Diskussion an unserem Tische ausgebrochen, die unvermutet 
zu rabiater Auseinandersetzung, ja sogar zu Gehässigkeit und 
Beleidigung auszuarten drohte. Die meisten Menschen sind 
von stumpfer Phantasie. Was sie nicht unmittelbar anrührt, 
nicht aufdringlich spitzen Keil bis hart an ihre Sinne treibt, 
vermag sie kaum zu entfachen; geschieht aber einmal knapp 
vor ihren Augen, in unmittelbarer Tastnähe des Gefühles auch 
nur ein Geringes, sogleich erregt es in ihnen übermäßige 
Leidenschaft.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk Vierundzwanzig Stunden 
aus dem Leben einer Frau 
in der originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d334c2bd-197a-4f3c-bf12-dde2d16b2d6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa ve Uzun Sap Bağlama Metodu</image:title>
            <image:caption>Bu Metot, bağlama çalmasını öğrenmek ve geliştirmek isteyenlerle,  uzun yıllar içerisinde edinilen eğitim, gözlem ve deneyimlerimizi paylaşmak düşüncesiyle hazırlanmıştır. Bu metot kapsamında; 
·         Bağlamanın kısa tanıtımı ve akort sistemleri ile temel müzik bilgileri ve perde notaları, 
·         Hem kısa, hem de uzun sap bağlama için kolaydan zora doğru 50 alıştırma; sevilen ve bağlamayı geliştirecek türkülerden seçilen ve sadeleştirilen 50 adet repertuvar notası olmak üzere toplam 200 sayfalık nota çalışması, 
·         Nota altlarında parmak numaraları ve nota adları, 
·         Bağlamanın çeşitli karar sistemlerinde çalınmasıyla ilgili, yararlı ve özel bilgiler bulunmaktadır. 
Bu metodu takip edenler; alıştırmalar ile Batı Müziğinin temel seslerini kavrayacak, türkü repertuvarında kullanılan ortak nota yazılımı ile Halk Müziği ayakları ve Sanat Müziği makam dizileri arasında var olan doğal bağlantıyı kuracaklardır. Sonucunda; Türk Halk Müziği yanında, Türk Sanat Müziği eserlerini de bağlamada çalabilme yeteneğini kazanacaklardır. Metodun, tüm bağlama ve müzikseverlere yararlı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d658d17b-a2a0-404c-9d07-cb8bf039142c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Duygu İklimindeki Yalnızlığı</image:title>
            <image:caption>Duygu yüklü bulutların üzerime sağanak sağanak yağan düşüncelerden dolayı üst üste binen, duyguların insan yüreğine düştüğü aşk, sevgi, öfke, üzüntü, kaybetme korkusu, her şeyin üst üste gelmesi gibi pek çok sebebin birleşmesi sonucu yaşadığım duygusal bir iklim var. Tıpkı bir iklim gibi hiçbir zaman durağan olmayıp devamlı hareket hâlinde olan hiç yok olmayacak duygular. 
Kişi kendisiyle baş başa kalabildiği sürece yalnız kalabilir. Yalnızlığı sevmeden insan özgürlüğe kavuşamaz. İnsan iç dünyasıyla yüzleşemez. Varoluşun en temel taşıdır yalnız olabilmek. Yalnızlık, insan yaşamının en önemli ögesi insan duygusunun en derindeki gerçeğidir. Yalnızlık duygusunun bilincinde olan, tek varlık ve başkalarını arayan başkalarıyla iletişime geçen, kendi varlığının başkasında olduğunu bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf25247d-0439-4f8d-8d3c-ddd60d18854b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yıldız Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bir insanın kalbini elinizde tutsaydınız ve içini açsaydınız, avuçlarınıza kan ve damarlardan ziyade ne ilişirdi? Erken büyümenin tesiriyle, merak hastalığının mücadelesiyle yaşayan ve yıllar sonra eline geçen gizemli bir defterle hastalığına deva bulma fırsatı yakalayan Mahir’in, içinde karmaşık hisler uyandıran yolculuğu... Gizemli bir defter, tahmin edilemez bir kadın ve ‘insanlığın’ alışık olmadığı bir yürek... 
“Bir düşünceden yola çıkmak güzeldir kimi zaman. Bir düşünceyi baz alıp o düşünceyi basamak olarak kullanmak. Fakat düşünce denilemeyecek kadar rezalet şeyleri sırf çoğunluk uyguluyor diye birebir kopyalayıp aynısını icra etmek, düşünmek ne kadar ürkütücü. Koskoca dünyanın her gün hiç durmadan aynı şeyleri yaptığını, aynı şeyleri yediğini, aynı şeyleri izlediğini ve bundan gram şikâyetçi olmadıklarını düşünsenize. Milyonlarca robot... Üstelik hiçbir işe yaramayan robotlar... Yakıp yıkan, kirleten robotlar. Bütün neslin tek problemi bu bence. Kendi düşüncelerini üretemiyor olmaları, başkalarının eylemlerini sorgusuz sualsiz taklit ediyor olmaları. İnsanı, diğer tüm canlılardan ayıran kriterin eriyip gitmesi, insanı ne yapar?’’ 
 
“Koşarken kumsalda, yıldızlara bak. 
Saçlarından düşen taneler olduklarını hatırlat. 
Her şeyden iki kere daha güzel sana sarılmak! 
Hep gül papatya, bütün güzelliklerde payın var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a799e3c0-086e-4aac-99a5-bad5b74c38dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Et Duvar Ter Sıva</image:title>
            <image:caption>“Bir gün, aniden, üzerinde, ‘çok uzaklar’ yazan otobüse binip gidiversem ve yapılması gereken ve yapılması gerekmediği hâlde her gün yaptığım ne varsa hepsini geride bırakırken, kalçalarımı her biri birbirinden farklı yumuşaklıkta sandalye ve koltuklara bırakıp, her biri birbirinden farklı yumuşaklıkta keklerden tadarken, her biri birbirinden farklı yumuşaklıkta insan sesleri dinlesem... Sonra, sıcak ve çok yumuşak kumlara uzanıp, soğuk ve yumuşak bir dondurma yesem... Keşke, bunu, öylece o anda, önünü, arkasını düşünmeden yapabilecek yumuşaklıkta bir zihnim olsa...” 
Et Duvar Ter Sıva, kolundan söküp atamadığın ve bazen ona rağmen, bazen de onunla birlikte 
yaşadığın bir ağrının hikâyeleştirilmesi, kendi duvarlarını teriyle yıkadıktan sonra tüm gücüyle 
yıkmaya çalışanların bir güç savaşıdır, kendilerine karşı… Bir aynanın üzerine örtülmüş örtüyü 
aniden kaldırıp, kendinle göz göze gelmen için tasarlanmış bir kelimeler bütünüdür. Hayalle 
gerçeğin zaman zaman iç içe geçerek baloncukların oluştuğu bir yanılgının içinde değişik zamanlara kayan, bir modern zamanlar kaygısıdır hem okumak hem de kapatıp gitmek için… Yine de bu kitap, en çok, hayali renkler ve ağız sulandıran tatlarla donatılmış bir uzaklar güzellemesidir, etten yapılmış duvarını kendi terleriyle sıvayanlar ve her şeyi bırakıp gitmeyi özleyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac01febf-1611-4d9f-8d04-dafe35ad6cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bir Hikaye Anlat</image:title>
            <image:caption>“Kar bir anda başlamıştı. Hava uzun zamandır olmadığı kadar soğuktu. Nefesler titreyerek çekiliyor, geri bırakılırken ciğerleri dolduran sis çevreye yayılıyordu. Evlerin önünde biriken beyaz ölüm kimseye sokağa çıkma izni vermiyordu. Binaların taş cephelerine çarpan ayaz soğuğun gerçek sureti gibiydi. Ne bir kapı ne de pencere bu fırtınaya karşı açık kalabiliyordu. Şehrin surlarının içindeki her bir ev, en dışarıdan içeriye kadar bu ak saçlı iblisten korunmak için kapılarını kapatmıştı. İnsanlar, ateşlerin çevresinde, sıkıca sarındıkları örtülerinin altında fırtınanın dinmesini bekliyorlardı. Böyle aniden bastıran bir fırtınayı yıllardır kimse görmemişti. Şehir sadece bir kez buna yakın bir afete şahit olmuştu.” 
Bir kadın isterse dünyayı kökten değiştirebilir... İki dünya iki hikâye... 
Sinan Kadri Erkal&apos;dan günümüzü de içine alan fantastik ve psikolojik bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0013ccc1-0d4e-495c-9e07-604120ae10af.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya Düzeni</image:title>
            <image:caption>Kitabı anlatacaktım ama vaz geçtim. 
Kitap anlatılmaz, okunur da ondan! 
Aslında okumak da yetmez. Okumak için değil anlamak için okumanız da gerekiyor. 
Buna karşın kitabın başlarında epeyce anlatmaya çalıştım. Belki bir yararı olabilir diye. Belki ama! 
Ancak ben size bu kitabı okuyunca sizde neler olabileceğini veya olacağını söyleyebilir, anlatabilirim. 
Şöyle ki eğer varsa önce kirlerinizden ve tabularınızdan arınacak ve tertemiz olacaksınız. 
Artık aklınızı kullanacaksınız. 
Sorgulamaya başlayacaksınız. 
Doğru yolu bulacaksınız. 
Bilime ve sanata yöneleceksiniz. 
Ve böylece artık çağdaş bir insan olacaksınız. 
Eğer zaten değildiyseniz elbette. 
Eğer öyleyseniz bir kez daha pekiştirmiş olacaksınız. 
Ne güzel! 
Ve böylece hep birlikte bir dünya devletini, 
Ve bu devlet aracıyla dünyamızda iyi bir düzen de kurabileceğiz! 
UYARI! 
Kitap kapış kapış gitti, gidiyor ve gidecek! 
Rekor kıracak yani! 
Tüm dünya kâğıt fabrikaları çalışsa bile yetiştirebilir mi bilemiyorum. 
Yani garanti veremem! 
Bir uyarı yani… 
Ama yine de elbette siz bilirsiniz. 
Sonra kitap kalmamış demeyiniz! 
Benden söylemesi! 
İyi okumalar dileğimle sevgili okuyucular!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffbd04f2-3131-40ba-85aa-101b0ab9c170.jpg</image:loc>
            <image:title>Stres-siz</image:title>
            <image:caption>Stres artık hayatımızın bir parçası. Bu nedenle bir şekilde stres ile baş edebilmeyi yani stresle yaşayabilmeyi öğrenmek gerekiyor. Stresi yönetebilmek gerekiyor. 
Stres yönetimi aslında bir yaşam tarzı yönetimidir. Bireyin stresini yönetmeye karar vermesi ise fiziksel, duygusal ve ruhsal açıdan yaşam kalitesini yükseltmeye karar vermesi demektir. Stresin ölçülü bir şekilde yaşanması da bireyin yaşam motivasyonunu ve yaptığı işe odaklanmasını sağlamaktadır. Optimum düzeyde yaşanılan stres, çoğu zaman başlanılan işi bitirmek için itici bir güçtür. Bu durum, başlanılan bir işi sonuçlandırmak kadar bu işte başarılı olabilmeyi de sağlayacaktır. 
İşte bu noktada “Stres-siz”; stres ve birey (siz) ilişkisini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmenin, birbirinizi yıpratmak yerine güçlendirmenin, çöküntü yerine gelişimi sağlamanın da mümkün olduğunu söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea2eeba-7be6-4588-b507-65d78c3f610e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mubadilin Dilinden Ordu Kültürü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; hayat mücadelesi için Ordu&apos;dan gurbete göçmüş, sıla özlemi çeken Ordulular ve belki de onların babaları gibi memleketleri ile ilgili hatıraları olmayan çocuklarına, dedelerinin ata yurtlarındaki yaşamları hakkında birçok örnek sunmaktadır. 
Çocuk oyunları başta olmak üzere yazılmış her şey, hayat mücadelesi içinde olan hemşerilerimize anlık de olsa Ordumuzu hatırlatmaya yetecektir. Bu kitap, aynı zamanda tarihi süreç içinde daha önceleri şehrimize göçlerle getirilen kültürleri de dile getirmektedir. Dolayısıyla bu kıymetli çalışma bir Karadeniz bölgesi kültürü kitabı olarak da kabul edilebilir. 
&quot;Bir Mübadilin Dilinden Ordu Kültürü&quot; isimli bu kitap aynı zamanda kendi türünde yazılan eserlerin en genişlerinden biridir. Tarih, edebiyat iktisat, hikâyeler, hurafeler, düğünler gibi birçok konunun yanında çocuk oyunlarından, mutfak gereçlerine kadar detaylı bir şekilde ele alınan konular bu çalışmaya bir kaynak kitap haline getirmektedir. Dolayısıyla Ordu ve Türk kültürüne ciddi bir katkı sunacaktır. 
Bu tercüme çalışması: genç kuşakların, büyüklerinin sanat, edebiyat ve kültürüne ilgi duymasını da sağlayacaktır. Bu eser günümüz şartlarından dolayı kültürel bir erozyon ve yok olma karşısında, kendi şehrimizin gerçek kültürünün hafızalarda kalmasına yardımcı olacak bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/269f8875-cbe7-4f66-ad8e-98c894e24f11.jpg</image:loc>
            <image:title>Performatif Siyaset ve Erdoğan</image:title>
            <image:caption>T.C. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın sahne üzerinden seyirciyi etkilediği yadsınamaz bir gerçek. 
 
Bu kitap, Recep Tayyip Erdoğan’ın kitleleri etkilemekte kullandığı formüllerin bilimsel metodlarını inceleyen ve “nasıl” sorusuna net yanıtlar oluşturan, dünya siyasetinde çok sık karşılaşılmayan ve hatta aslında öngörülemeyen “mucizevi!” bir performansın akademik çalışması olup, literatüre üstün beğenilerle giriş yapmış bir eserdir. 
 
Performatif Siyaset ve Erdoğan kitabının içeriğini oluşturan inceleme konusu daha önce hiçbir akademik çevre tarafından araştırılmamış (ve çokça geç kalınmış) olmasından dolayı başta akademik çevreler olmak üzere tüm dünyada dikkat çekici nadir çalışmalar arasında anılmaktadır. 
 
Peki kitleler nasıl etkilenir? Bunun sonuçları nasıl gündelik hayatta var olur? Kitlelerin etkilenmesi günümüz siyasetinde başarının anahtarı değil midir? Eğer öyleyse nasıl olduğunu derinlemesine incelemek gerekmez mi? Peki nasıl? Performatif Siyaset ve Erdoğan kitabı tam da bu sorulara cüretkâr bir şekilde cevap veriyor. 
 
Son 20 yıldır yapılan seçimlerde vatandaşları yüksek oranlarla sandığa taşıma kabiliyeti üzerine yazılan bu kitabı, oy verecek herkesin muhakkak okuması gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c394d6a-ff41-4626-b4a8-859aa580cb68.jpg</image:loc>
            <image:title>Evli Mutlu Çocuklu</image:title>
            <image:caption>Evlilik, hayat bulmak mı yoksa birbirimize hayat olmak mıdır? 
İlk insan Âdem peygamberimizden bu yana insanlık evlilikle çağlara yürüdü. Her aile kendisini çocuğuna fısıldadı. Bin yılları, yüz yılları aşıp bizlere ulaştı ve geleceğe köprü oldu. Geçmişimizi geleceğe emanet ettiğimiz yer olan aile, ne kadar iyi olursa gelecekte o kadar iyi olacaktır. 
Herkesin evlenmekten imtina ettiği bir zamanda; “Evli Mutlu Çocuklu” olmanın hayatımıza ne kadar renk katacağını, hüzünlerimizin nasıl dağılacağını, umutlarımızın nasıl yeşereceğini bize gösteren, “Evlilik bu kadar kolay ve eğlenceli miymiş?” diyeceğiniz bir kitapla karşı karşıyayız. 
Hasan Basri Yiğit; “Bir aile, toplumun gidişatını nasıl değiştirebilir?” sorusunun cevabını verirken, size “Neden bu aile siz olmayasınız?” diye soruyor. 
Neden “Evli Mutlu Çocuklu” bir aile olmayasınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c3d27b-bffb-41aa-8d8e-031dd1892c42.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Seni Anlatmak</image:title>
            <image:caption>“Beni hiç anlamadın demeye dilim varmıyor. Anladığın zamanlar oldu, biliyorum. Fakat çoğu kez yanlış anladın beni. Ne olur ya doğru anla ya hiç anlama. Biliyorsun, ben anlatmak zorundayım. 
… beni sen anlarsan, başkaları da anlar.” 
*** 
Osman Çeviksoy’un ödüllü kitaplarından biri olan Sana Seni Anlatmak, yaşanmışlıklardan hareketle sade, sıcak bir dille yazılmış öykülerden oluşmaktadır. Kitapta yer alan dokuz öyküden her biri gönüllerimizin hassas noktalarına dokunarak sanki bize bizi anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c385fbb8-e39d-4b37-b5e6-261caa9fb7f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Savaşçıları-4 Amiral Ahtapot Harekatı</image:title>
            <image:caption>İnsanlar dünyanın sadece kendilerine ait olduğunu sanıyorlar. Ancak “Amiral Ahtapot Harekâtı” onlara yanıldıklarını gösterecek. 
Kahramanlarımız Optik Pusat ve Valör Parmak, yeni dostları Fil Kulaklı Ahtapot, Gümüş ve diğerleri sayesinde kötü kalpli insanlara güzel bir ders verecekler. 
Sonrasında ise iyiliği çoğaltmak için çalışacaklar. Sloganları; “Yaşattığınızı yaşayın, korkuttuğunuz kadar korkun!” olacak. 
Faydalı birçok bilgiyle tanışacağınız bu macerada eğleneceğinizi garanti ediyoruz. 
Bu öykü; değerler, engellilerle birlikte yaşama kültürü ve farkındalık konularında size yararlı bilgiler sunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf80dac-3c8d-4b6c-bb01-daaa24729e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Halil güneşin simalara yansıdığı kavruk yüzlere baktı. İlk günleri hatırladı. Kavruk yüzleri, dağınık saçları, heyecanları, yüzlerde hiç eksilmeyen tebessümleri, yorgunlukları... 
Yaşar, Serhat, Binali, Hanım, Feride, Türkan, Bahar, Çiller, Gamze, Yasin, Elif, Taner, Ahmet, Hatice… 
Uzun uzun baktı. İçini tarifsiz bir heyecan doldurdu. Bir elindeki çiçeklere bir de çocuklara bakıp mırıldandı: “İşte bahar çiçekleri, işte ülkemin geleceği…” 
*** 
“Bahar Çiçekleri”, Anadolu&apos;nun gönül coğrafyasında bir öğretmenin dokunduğu yüreklerin hikâyesi… Bir dokunuşun yüzlerimizde bırakacağı tebessümle ve ülkemizin geleceğine dair kalplerimizde yaratacağı heyecanla okunmaya değer bir roman…  
*** 
“Yazar, ikinci romanında bu kez Anadolu’da bir başka yörenin asil ruhuna ses veriyor. Yörenin renkleri, sesleri, mutlulukları, hüzünleri, hayalleri içinizde yankılanıyor.” (Yazar İsmail ZORBA)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc28f2e-0491-44ac-9c34-d8d98eb1d331.jpg</image:loc>
            <image:title>Girdap</image:title>
            <image:caption>Uykuya dalmasıyla birlikte kendini, çok başlı, çok kollu bir canavarın karşısında buldu. Başlardan biri son derece sevimli ve sempatik yaklaşınca içinde ferahlık hissetti. Tam o anda bir başkası sert bir pençeyle onu uzaklaştırıp oldukça dikenli kollarıyla Seçil’in bütün bedenini sardı, seviyor mu öldürmek için mi sıkıyor anlayamadı. 
Ondan kurtulmaya çalışırken ağzından alevler saçan bir başkası uzun diliyle yüzünü yalamaya başladı. Bir başkası beynini içine girip, “Sen benim malımsın, sahibine olan vurdumduymazlığın ve saygısızlığın cezasını çekeceksin.” diyerek sorgulamaya çalışıyordu. 
*** 
Girdap; Nazmi Şimşek’in, diğer eserlerinde olduğu gibi hayatın içinde gözlemlediği insan manzaralarını sade ve akıcı bir dil ile kaleme aldığı öykülerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0a3ee2e-e739-4745-b3ca-bc6bf2ba8851.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Savaşçıları-5 Ata Tohumlarının İzinde</image:title>
            <image:caption>Optik Pusat ve Valör Parmak, yeni maceralarında kendilerini derin ve karanlık bir çukurun içindeki mağarada bulurlar. 
Mağaranın duvarlarına ise oyulmuş çekmeceler, dokuzlu kodlama sistemi, fırlatılmaya hazır roket, yıldızların ötesinden gelen misafirler… 
Gizemli ve şeffaf hortumu oluşturan maddenin sırrı… 
Birçok gizemi birlikte çözeceğiniz bu hikâyede, kahramanlarımıza Profesör Trikitum ile birlikte iki sürpriz arkadaşınız da eşlik edecek. 
Yeni bir maceraya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a70af21-7e49-4ada-9049-46ad0dba751a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mete Han</image:title>
            <image:caption>“Eyerimi, atımı isteyin vereyim; canımı, malımı isteyin vereyim; fakat kimse benden bir karış toprak istemesin vermem. İsteyeni de yaşatmam.” 
*** 
Türk tarihi devletler ve zaferler tarihidir. Tarihe damga vuran olaylarla eski çağlardan bu yana öyküsünü sürdürmektedir. Hun İmparatorluğu’nun kurucusu Mete Han da Türklerin şafağıdır.  
Mete Han, Yüeçiler elinde esaretten Hunların liderliğine yükselmiş ve tarihin sayfalarını altın harflerle yazmış büyük bir lider, büyük bir komutandır. Bugün dünya ordularının teşkilat yapısını oluşturan “onlu sistem”i bulan ve kendi ordusunda kullanan Mete Han’dan başkası değildir. 
O, bilinen dünyayı titreten Türk’tür. Vatan toprağının kutsallığını her fırsatta gösteren ve düşmanlarını tarihten silen bir devlet adamıdır. Mete Han Türk’ün ruhsal köklerinin can damarlarının başında gelir. 
Bu romanın sayfalarında Türk ulusunun şanlı tarihini görecek, Asya bozkırlarında at koşturacak ve bir kez daha tarihinizle gurur duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ce29783-4a4d-4186-9ba8-d180d5255344.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Uçurtması</image:title>
            <image:caption>“Nisan ayı olmasına rağmen hava oldukça sıcaktı. Her zaman bu saatlerde poyraz eserdi. İsmail, rüzgârı karşısına alıp bütün gücüyle uçurtmayı havaya kaldırdı. Ali, on-on beş adım kadar uzaklaştı. Sağ eliyle ipi, sol eliyle de ipin makarasını tutuyordu. Hafif bir rüzgâr saçlarını dalgalandırınca; 
“Bırak İsmail Abi!” diye bağırdı ve rüzgârın estiği yönün tersine doğru koşmaya başladı. Bırakılan uçurtma önce sağa sonra sola yalpaladıysa da rüzgârını alınca hızla yükselmeye başladı.” 
*** 
Çocukluğumuza ait birbirinden farklı ve güzel hikâyelerin anlatıldığı bu kitabı okurken zamanda keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f0618ac-c1e8-40ad-a5d0-c4a7ee831100.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusun Alevi</image:title>
            <image:caption>Yeni evli bir çift olan Nevra ve Enes’in kâinatı tefekkür ederken birbirlerini keşfetmeleriyle başlayan bir hikâye... Aşkın en güzel hallerini yaşarken geçmişten gelen kelimelerin dağıttığı bir evlilik... 
Bir tarafta öfkesi söndükçe aklı ile kalbi arasında kalan Enes, diğer tarafta sevdiği adamın yokluğu ile tehdit edilen Nevra... 
İki aşık, bazen iki düşmana bazen de iki oyuncuya dönüşmelerine neden olan gerçekler ortaya çıktığında kendilerini sonunu göremedikleri bir yolda bulurlar. Geçmişin gölgesinden çıkıp yeni bir başlangıç yapabilecekler mi yoksa geçmişin bugünü şekillendirmesine izin mi verecekler? 
Hakikatlerin farkında olarak yaşadıkları hayatları, bir kaybın eşiğine gelmeleri ile karanlığa gömüldüğünde aşk onları aydınlığa çıkarmaya yetecek mi? 
Umudu hiç tükenmeyen bir kadın ile vazgeçemeyen bir adam... Tefekkür, tevekkül ve şükre uzanan bir yol... Birbirini tamamlayan iki ruhun yoğun aşk hikayesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8d92d25-2fcb-48c1-99d1-71bd042ff3a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet</image:title>
            <image:caption>“Yer ve gökler ancak adaletle ayakta durur.” (Hadisi Şerif) 
İnsan, en şerefli ve sosyal bir varlıktır. İnsanların korunmaya, düzene ve adalete ihtiyaçları vardır. Devlet de bu ihtiyaçlardan doğmuştur. Devletlerin varlığını sürdürebilmeleri, milletlerin huzur içinde yaşamaları ancak adaletle mümkündür. Devletin dini ve gök kubbenin direği adalettir. Yer ve gökler ancak adaletle ayakta durur. 
Din ve vicdan hürriyeti ile can, mal, akıl ve neslin korunması çok önemlidir. Devletin görevi, insanların hukukunu adaletle korumaktır. Tarih göstermiştir ki insanlar huzur ve mutluluğu iki sebeple kazanmış ya da kaybetmiştir: Emanet ve adalet… 
Bu kitapta adaleti, emaneti, dürüstlüğü, itidali, ölçüyü, dengeyi ve orta yolu bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd119bcf-41db-4204-a967-55818c1ca13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Fenerleri</image:title>
            <image:caption>Farklı zamanlara, mekânlara ait hayatlardan izler bulacağınız hikâyelerin kanatlarında çıkacağınız bu yolculuk sizi yeni ve değişken iklimlere taşıyacak. Bazen hüznün balçıklı kıyılarında bulacaksınız kendinizi, bazen de okuduğunuz satırlar mutluluğun en güzel tonlarına boyanmış bir gökyüzüne dönüşecek. 
İnce işçilikli sevdalara şahitlik ederken yolunuz çoğu zaman zorlukları sabırla göğüsleyebilen ve aşkın en saf haliyle çarpan nahif yüreklere çıkacak. Merhamet dolu kalplerde soluklanıp teselli bulacak, hayal kırıklıklarıyla çırpınıp köpüren ruhlarınız. Belki de imkânsızlıklarla dolu silik hayatlarından başarı hikâyeleri çıkarmayı başaranlar aydınlatacak umutsuzluklarınızı. 
Eğitimci-Sağlıkçı Yazar İlknur Işık’ın kaleminden hazırlanan bu eser; insanî vasıflarınıza zamandan, mekândan ve dilden öte bir ayna tutarken hayatınıza ve hayallerinize yeni ufuklar açacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66cad18f-39c8-4bc8-a7f4-13e207ed807f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tutam Ömür</image:title>
            <image:caption>hızla dolan kum saati gibi 
akıp gitmekte her şey 
dönüp durmakta 
daha yakalayamadan 
tutamadan elimde 
*** 
Hayatın hızla akışı içinde hep bir yerlere yetişmek, bir şeyleri yakalamak için koşarken arada bir durup nefes almaya ihtiyaç duyarız. Şiir, işte o anlarda bizim soluklanma alanımızdır. Orada nefes alır, orada dinginleşir, orada arınırız.  Varlığı, yokluğu ve bu ikisi arasında yaşanan her şeyi kuşatır şiir. Kimi zaman boğazımıza düğümleneni, kimi zaman gözümüzdeki ışıltıyı kaleme döktüğümüz… Kâh göz yaşımızı kâh coşkulu kahkahamızı; hüznümüz ve sevincimizle, özlediklerimiz, kavuştuklarımız ve veda ettiklerimizle, kaçmak ya da varmak istediklerimizle yaşamaya devam ettikçe varlığımızı perçinlediğimiz ülkedir şiir.  
*** 
bir kalem az mürekkep 
sarmaş dolaş 
satırlarda dans ederler 
*** 
Şiirin dansına davetlisiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85505460-7a1d-4d49-ae70-6abd4c99e5c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Roma İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Roma İmparatorluğu, Asurluların çöküşü ve Roma Cumhuriyeti’nin ortaya çıkışından başlayarak tüm genişleme, bunalım ve nihai bölünme devirlerine kadar Roma İmparatorluğu tarihinin izini sürüyor.
Başka hiçbir siyasi varlık, modern dünyayı Roma İmparatorluğu kadar şekillendirmedi. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini ve üç milyon kilometrekarelik bir alanı kapsayan bu imparatorluk, hepsi Roma’ya ve Romalı kimliği idealine bağlı, dinamik bir milletler, devletler ve kabileler topluluğunu temsil ediyordu. Bu, o kadar sofistike bir yönetim sistemiydi ki Roma’ya duyulan sadakat, imparatorluğun çöküşünden sonra bile gücünü koruyup bugüne kadar süregelen bir miras bıraktı. Bu görkemli tarihi kendine has canlı ve ilgi çekici anlatımıyla ele alan Matyszak, imparatorluğun nasıl işlediğini, muazzam büyüklükteki askeri gücünü geniş toprakları fethetmek için nasıl konuşlandırdığını ve ardından tebaasını nasıl Roma vatandaşı haline getirdiğini aktarıyor.
Bu kitap, Roma ve Romalılar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkes için hem kolay okunur hem de detaylı bir başlangıç noktası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5e0b91-c26f-46b6-9282-9088dbf37198.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Halkı Yükseliyor</image:title>
            <image:caption>Farallone’un büyülü Yaban Halkı, korkunç bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Taşra’nın yıldızaltınıyla dolu olduğunu keşfeden Şehirli Biraderler, duvarların dışında acımasız bir yıkım ve işgal başlatırlar. 
Taşralı kız Comfrey ve Şehirli oğlan Tin, Yaban Halkı’nın güvendiği tek insanlardır. O güzel dünyayı Şehir’in elinden kurtarmak için yerin metrelerce derinlerinden dağların en yüksek noktalarına kadar tehlikeli ama bir o kadar da umut dolu bir maceraya çıkarlar. Bozulanı yeniden düzeltmek, yıkımı engellemek ve Farallone’u eski barış dolu günlerine döndürmek yalnızca onların elindedir. Fakat dayanışmanın, azmin, dostluğun ve güvenin gücüyle sürdürülen bu yolculukta, çocukların kıymetli bazı şeyleri feda etmeleri de gerekebilir... 
 
Yıldızaltını Günlükleri Serisi’nin ikinci kitabı Yaban Halkı Yükseliyor, ilk kitaptaki ışıltılı macerayı doruk noktasına çıkararak bu benzersiz yolculuğa unutulmaz bir son çiziyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f821f00f-2687-4c25-8a34-1268e374a7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Ev Arkadaşı Deneyi</image:title>
            <image:caption>Bir stüdyo daire.
Zoraki ev arkadaşlığı.
Platonik bir aşk.
Ve altı hafta boyunca sürdürülecek bir sevgililik deneyi.
Yani kesinlikle işlemeyecek bir plan daha.
Rosie Graham’ın bir sorunu vardı. Daha doğrusu birkaç sorunu. Anonim sürdürdüğü yazarlık kariyerine odaklanmak için işinden istifa etmiş ama ailesine bunu söyleyememişti. Şimdiyse tek sayfa bile yazamıyordu. Dairesinin tavanı da çökmek için tam bu dönemi bulmuştu. Neyse ki en yakın arkadaşı Lina’nın yedek anahtarı ondaydı.
Ama dairede Lina’nın kuzeninin kalacağından habersizdi. Aylardır Instagram’dan gizli gizli takip ettiği Lucas Martín’i dikkat dağıtan gülümsemesi ve baş döndüren aksanıyla karşısında bulmayı beklemiyordu.
Lucas tadilat bitene kadar beraber kalmalarını teklif ettiğinde, Rosie ateşle oynadığının farkındaydı. Fakat yeni ev arkadaşının bir sonraki acayip önerisini kabul ederse yanacakları kesindi: Rosie’nin romantik ilhamını yeniden ateşlemek için baş başa bir dizi deneysel randevuya çıkmak.
Çiçeği burnunda yazarın kaybedecek bir şeyi yoktu. Midesinde uçuşan kelebekleri kontrol altında tutabilirdi. Ancak Lucas’ın New York’taki zamanı kısıtlıydı ve altı hafta ne romandaki ne de gerçek hayattaki aşka kavuşmak için yeterliydi.
“Ağır ağır alevlenen bir aşk. Rosie ve Lucas’ı acayip yakıştırdım!” —FIRST For Women
“İnsanın aklını başından alan şehvetli randevuların her biri, Rosie’yle Lucas arasındaki bağı derinleştiriyor. Siz de onların büyüsüne kapılıyorsunuz.” —USA Today
“Başrollerinde biri içine kapanık diğeri dışa dönük iki karakterin yer aldığı, koşulların karakterleri yakınlaşmaya ve sahte randevulara zorladığı, inkâr edilemez bir kimya ve maskeli balo içeren bir romantik komedi arıyorsanız, Amerikan Ev Arkadaşı Deneyi’ni kaçırmayın.” —PARADE
“İki karakterin de bakış açısından anlatılan, daha fazlası için yanıp tutuşacağınız bir romans.” —Buzzfeed
“Arkadaşlıktan aşka uzanan yolculuklarında işler kızıştıkça bu çifte daha da çok bağlanacaksınız.” —Library Journal
“Elena Armas, karakterlerin duygusal gelişimi konusunda muazzam bir iş çıkarırken romantik gerilimin hikâyeyi sürüklemesine izin veriyor.” —Publishers Weekly
“Elena Armas adım adım gelişen, şehvetli ve insanı kendinden geçiren romantik komedilerin tartışmasız kraliçesi. Amerikan Ev Arkadaşı Deneyi’ni okurken geçirdiğim saatler, hayatımın en güzel zamanlarıydı.” —Ali Hazelwood
“Bir aşk romanı yazarı kendi klişelerine sıkışıp kalırsa ne olur? Keyifli, ışıl ışıl ve acayip seksi bir roman.” —Jodi Picoult</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4e8756-dece-40bb-b16b-bfe9cfb1cc72.jpg</image:loc>
            <image:title>Hawaii Günlükleri</image:title>
            <image:caption>“Ben sevgi dolu, yarınları olmayan, okyanuslarla, ormanlarla, dansla, müzikle yaşayan ve sihre inanan insanlarla dolu bir dünya hayal etmiştim. Ve Hawaii’yi buldum...
Buraya geldikten sonra anladım ki periler, vampirler, kurt adamlar ve daha niceleri gerçek. Biliyordum! Küçükken sihir yapmaya çalıştığımda kimse inanmazdı, hep yalnız hissederdim. Şimdiyse masal diyarlarını, cadıları, büyücüleri, melekleri buldum! Şükürler olsun ki burada bulduğum tüm hazineleri, buradan kendi ülkeme kadar açtığım bir ışık kanalıyla paylaştım! Anlattım, gösterdim, insanları bu büyülü adanın sihrine ortak ettim. Ve bu sayede kendi ülkemde ışık dolu bir ailem daha oldu... Onlar da benim gibi yalnız hissediyorlardı ama artık birbirimizi bulduk...”
“Hawaii Günlükleri” potansiyelini açığa çıkarmak için sırt çantasıyla yola koyulan ve kendini haritada yerini bile bilmediği Hawaii’de bulan Büşra Mavi Coşgun’un adadaki üç ayını anlattığı günlüklerinden oluşuyor. Yazar yaşadığı dönüşümün, duygularıyla yüzleşerek kendi varoluşuna yakınlaşmasının ve şifa ruhuna erişmesinin hikâyesini samimiyetle anlatıyor.
Her günlük sayfasının sonunda verilen QR kodlarla, anlatılan hikâyeye dair fotoğraf ve videoları görme şansına sahip olacaksınız.
Bu kitabın her satırında yaşamın kutlanması gereken bir hediye olduğunu tekrar tekrar hissedecek ve yağan yağmura, ışıldayan güneşe, gökteki yıldızlara, kâinatın tüm mucizelerine farklı bir yürekle bakmaya başlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e75d4a96-341a-4720-8628-3abb1a243978.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kendime Yeterim</image:title>
            <image:caption>Nereye gittiğini bilen birine, bütün dünya yol verir. 
 
Karanlık, ne kaderindir ne de bir süreç...  Çakacağın bir kibrite bakar aydınlığın. Herkes kendi yolunun ışığı olmak zorundadır. Ne geçmişin gölgesine kaç ne de geleceğin belirsizliğinden kork... Hayat, bilinmezliğiyle güzeldir aslında. Hesapsız kitapsız oluşuyla sürprizlidir. Hiçbir şeyin garantisi yok... Tam da bu yüzden cesur olanların sahnesidir dünya... 
Sahnenin kenarındaki güvenli koltuklarında oturup, olan biteni izleyenler ne bilsinler yaraları iyileştirebilmeyi, ne bilsinler düştükten sonra ayağa kalkmanın hazzını, ne bilsinler aşkı, ayrılığı, hayal kırıklığını ve her şeye rağmen yeniden sevebilmenin gücünü? Ne bilsinler kaybetmeyi, kazanmayı? Yolda olmak yaşamaktır, sahnede olmak hayatta olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/882f9099-9f2f-4e67-ac2e-11ca9c237c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Çıkaran</image:title>
            <image:caption>“Bir Einstein denklemi, rakamlarla dolu bir muhasebe sütunundan ne derece üstünse, Şeytan Çıkaran da çoğu muadilinden o derece üstün.” –New York Tımes 
 
Korku filmleri tarihinde mihenk taşı hâline gelen uyarlaması 1973’te gösterime girdiğinde infial yaratan, günümüze kadar tesirini yitirmeyen en korkunç anlatılardan olan ve William Peter Blatty’nin gerçekten yaşanmış bir vakadan ilham alarak yazdığı Şeytan Çıkaran, Ira Levin’e ait Rosemary’nin Bebeği ve Thomas Tryon’ın yazdığı Öteki ile birlikte 1970’li yıllarda yükselişe geçen modern korku edebiyatının üç büyük romanından biri. 
 
Gençliğinde oğlunu yanlış tedavi nedeniyle henüz üç yaşındayken kaybeden ve o günden beri tıpla arası iyi olmayan ünlü oyuncu Chris MacNeil eşinden boşanmıştır ve on bir yaşındaki kızı Regan’la birlikte yaşamaktadır. Babasından uzak kalan Regan ise son zamanlarda anormal davranmaya başlamıştır. Regan’ın giderek garipleşen hâlleri neticesinde doktora başvuran annenin derdine çare tıp dünyasından mı gelecektir yoksa Cizvit rahiplerinden mi? 
 
Ebedi gecenin başlangıcı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/722e2a1c-63b2-45b9-94d8-3930566c3335.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalılar</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan Kasiyer’in yazarı Sayaka Murata’dan normlara, travmalara ve yabancılaşmaya dair sarsıcı bir roman: Dünyalılar. 
 
Natsuki diğer kızlar gibi değil. Bir asası ve dönüşüm aynası var. Cadı ya da uzaylı olduğunu düşünüyor. Kuzeni Yu’yla birlikte yazlarını Nagano’nun dağlarında uzak gezegenlerin hayalini kurarak geçiriyor. Korkunç bir dizi olay iki çocuğu sonsuza dek ayırınca birbirlerine söz veriyorlar: Ne olursa olsun hayatta kalınacak. 
 
Yıllar geçiyor. Natsuki bir yetişkin artık. Aseksüel kocasıyla sakin bir yaşamı var, normalmiş gibi davranarak elinden geldiğince hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak Natsuki’nin ailesinin talepleri artıyor, arkadaşları neden hâlâ bir çocuk doğurmadığını sorguluyor ve Natsuki’nin küçüklüğünden kalan travmalar yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Nagano’ya dönmek için şehirden ayrılan Natsuki, Yu’yla yeniden bir araya gelmeye hazırlanırken aklında tek bir düşünce var: Dünyalılardan kaçmak mümkün mü? 
 
“Şoke edici ve trajikomik. Sayaka Murata absürd fantazi ve katı realizmi ustalıkla ve özgünce bir araya getiriyor.” –Financial Times 
 
“Bu kitabı çok sevdim! Uyum sağlamak ve hayatta kalmak için içselleştirdiğimiz saçmalıklara sert, coşkulu, yürek burkan fikirlerle yaklaşıyor.” –Elif Batuman 
 
Yetişkin okurlara tavsiye olunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e618f122-0803-45a5-b574-7fb87d8230aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Pas</image:title>
            <image:caption>Kentinizi hazırlayın. Kentinizi kurtarın. 
 
İki antropoloji öğrencisi, proje ödevi olarak kente saha çalışması için indiğinde, sıradan başlayan yolculukları yavaş yavaş onları haritaların ötesindeki sırra savuracaktır.  
 
İskit, Karanlık Çağ, Sefer gibi romanları ve DG, Demir Dövme Öyküleri, Hayal Et Hikâyeleri gibi öykü kitaplarıyla tanıdığımız GİO ödüllü yazar Murat Başekim yeni romanında, akrep ve yelkovanla birlikte zamanın tozları arasında dönerek çürüyen bir kentin ve esrarengiz bir arayış serüvenine çıkan kentlilerin hikâyesini anlatıyor.  
 
Pas, gizemli, derinlikli, katmanlı, kendine has bir şehir fantazyası. 
 
“Sanki oralarda bir yerde, Kentin bir köşesinde gizlenen, gözucuyla belli belirsiz görülen, hayatlarımızın kıyısında saklanmış, sabit, değişmez, somut, daimi bir gölge var. Bekliyor… Ama nerede?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cae7d81a-a8c8-411b-aa0a-98f7f9f1c150.jpg</image:loc>
            <image:title>Fevkalbeşer Sair Bey ve Suskunluğu</image:title>
            <image:caption>Geçmiş, şimdi ve gelecek; IV. Murad döneminden bir cellat ve hırsız, bugünden yarı deli bir yazar/ressam, gelecekten bir dedektif... Ömer İzgeç, farklı zamanlara ait bu kişilerle ilginç bir tarikatın peşine düşürüyor okurları. Bir madalyonun, bir tarikatın, bir ejderin izindeki karakterlerin kendi aynalarına bakmak mecburiyetinde kalmalarına şahit oluyoruz. 
 
Fevkalbeşer Sair Bey ve Suskunluğu, güzel ve heyecanlı bir maceranın ötesinde yansımalar sunuyor okuyucuya. Bir madalyona, kâğıtlara ve rüyalara işlenen ejderler, derisinde aynalı pulları ve zümrüdi gözleriyle bu hikâyelere eşlik ediyor. 
 
“Bir cinayet işlendi ve ben hepsini gördüm. Ama önce kendimden bahsetmek isterim. Her şeyden önce, bu odaya adım atanlar duvarlardaki diğer resimlerden önce beni fark ederler, bunu söylemek isterim. Ben karanlık bir ormanın içinde, üzerlerinde gece kuşlarının uyukladığı, lanetli ağaçların arasında dinlenen kızıl bir ejderim. Zümrüdi gözlerimdeki sertlik, aynalı pullarla kaplı kuyruğumun iriliği sizi yanıltmasın; bu karanlık orman, resmi gören sizin gibi resmin içinde olan beni de ürpertiyor çünkü. Oysa, hareket edecekmiş gibi görünen şu ağaçlar, şimdi dalların üzerine sinmiş uyuklayan ancak uygun an geldiğinde nereden peydahlandığı belli olmayan yüzlercesiyle beraber aniden saldırıya geçip bedenimi didikleyecek gibi duran şu sevimsiz kargalar, bakın, en üstteki ağaçların arasına konuşlanmış şu gözler benim gibi her an durağan ve cansız. Ben yalnızca donuk bir ejderim. Şimdi, sizin hareketli dünyanızda olanları anlatmak bana düştü, ne tuhaf.”


“İyi bir roman okumaya başladığınızda daha önce gitmediğiniz bir dünyaya adım atmış gibi olursunuz. Sözcükler, etrafınızda bir dünya örmeye başlar. Yazının sonunu beklemeden söyleyeceğim, bu hafta nefis bir roman okudum.” 
–Asuman Kafaoğlu-Büke, Radikal Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a404b031-8486-4b37-9a40-dfc5c6d5c138.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünlükler</image:title>
            <image:caption>“Sonra Hayat” başlıklı dosyasıyla Vedat Günyol Genç Deneme Yazarı Ödülü’ne değer görülen ve denemeleri aynı adla kitaplaşan Onur Çalı’nın ikinci deneme kitabı: Dünlükler. 
 
Onur Çalı, 2015’ten beri dünlük yazıyor ve bu dünlükleri Parşömen Edebiyat’ta yayımlıyor. Okuru ister deneme ister günlük –ya da yazarının deyimiyle “birkaç delibozuk söz”– desin; Dünlükler, işte bu yazıların toplamı. Gören, kaydeden ve aktaran iyi bir gözlemcinin notları. 
 
Yazar kendi kendine konuşmasın diye; ilaç niyetine. 
 
“Kimi içe doğru atar adımlarını, kimi dışa. Adımlarının her biri sağda solda bir yerleri işaret ediyor gibidir. Kimisi uzun ve ağır adımlarla yürür. Kimi küçük ama hızlı adımlar atar. Başka biri de çıkar, kısa ve ağır adımlarla arşınlar yeryüzünü. Kimi yürürken konuşur kendisiyle. Kimi sağa sola selamlar vererek yürür. Yürürken telefonla konuşmayı sevenler de vardır. Başını önünden kaldırmadan, adımlarını izleyerek yürüyenlere de rastlanır. Kimi Ford Taunus gibi yaylanarak yürür, kimi içinden (kimisi de bencileyin dışından) şarkı türkü söyleyerek... 
 
‘Yalnız yürüyenlere bakmaktan geliyorum,’ da diyebilirdi Yakup.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/344334db-a297-436b-aa2d-afafb038fd9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbalığa Karşı Taktiklerim Var</image:title>
            <image:caption>Bazı çocuklar onun peşini hiç bırakmıyorlar. 
Durmadan turuncu saçlarıyla dalga geçiyorlar. 
Bu yüzden kalbi kırık ve mutsuz bu aralar. 
 
Üzülmemek elde mi? 
Ama elbet var bir çaresi. 
 
Senin de böyle çocuklar sardıysa etrafını, 
Bazı taktiklere başvurmalı. 
Hepsi bu kitabın içinde saklı! 
 
*** 
 
Çocuk gelişimi ana bilim dalından başarılı akademisyen Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın yeni çıkan resimli kitabına kitaplıklarda yer açma zamanı… Değerli yazarımız bu kitabında yazılı anlatımın gücünü arkasına alarak akran zorbalığı gibi göz ardı edilmemesi gereken hassas bir konuya değiniyor. Hatta değinmekle kalmıyor zorbalığı fark etmek ve zorbalığın önüne geçmek için hem çocuklara hem de yetişkinlere rehber oluyor, uygulanabilir, gerçekçi çözüm önerileri sunuyor. Cansu Erkan’ın neşeli desenleriyle renklenen kitap, küçük okurlarımızın hayranlığını kazanacak. 

Tema: Kim olduğumuz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: BİREY VE TOPLUM, farklılıklar, akran zorbalığı, aile, arkadaşlık, okul, İLETİŞİM, kendini tanıma, öz yönetim, sorun çözme, DUYGULAR 
Tutum ve Değerler: Empati, hoşgörü, saygı, sevgi 
Profil Öğeleri: Duyarlı, dönüşümlü düşünen 
 
KİTAPTAN 
“Boya bu saçları” dedim anneme. 
Turuncu saç olur mu hiç böyle? 
Herkes dalga geçiyor benimle, 
Diyorlar ki “Havuç kafa gelme bizimle.” 
 
*** 
 
Ne yapsam da sevdirsem kendimi? 
Kötü sözler mi söylesem onlar gibi? 
Dalga geçsem ben de onlarla, 
Bırakırlar mı peşimi böyle yapınca? 
 
*** 
 
Ne kadar haklıymış deden. 
Vazgeçtiler bana kaplumbağa demekten. 
Güçlü sözler söylemek ve dik durmak çok önemliymiş meğer, 
Her şey hallolurmuş kendine güvenirsen eğer.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c453bf4-9ad3-47bc-ad41-76188af5677a.jpg</image:loc>
            <image:title>Saz Eserlerim I</image:title>
            <image:caption>SAZ ESERLERİM I</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb0e3b2e-0df6-4ce3-b936-8c1f9424b571.jpg</image:loc>
            <image:title>Basit Makamlarda Kanun Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>BASİT MAKAMLARDA KANUN ALIŞTIRMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd4c2adb-10a0-405c-9a4d-bd0a9e5aa2c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Korona Günlerinde Yuvam</image:title>
            <image:caption>KORONA GÜNLERİNDE YUVAM (ÖYKÜ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef0a801-73ac-4cde-b70e-7cc059404037.jpg</image:loc>
            <image:title>For Cello &amp; Piano - Turkish Folk Song Arrangements</image:title>
            <image:caption>FOR CELLO &amp; PIANO 
Turkish Folk Song Arrangements</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f9c0f7a-3b09-4611-be6e-041e0e9202f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikte Büyüyenler</image:title>
            <image:caption>Yazar Deniz Baş, bir öğretmen. 
Bir gün, henüz birinci sınıfta olan 
öğrencilerine bir söz veriyor: 
“Sizinle hikâyeler yazacağız!” 
 
Öğrencileri okumayı öğrenir öğrenmez de bu sözünü tutuyor ve bir atölye çalışması ile minik yazarları bir araya getiriyor. Birbirinden özgün hikâyeler üreten öğrencilerinin öykülerini kaleme alan Deniz Baş, bu kitabı oluşturuyor. Minik öğrencileriyle kalmasın istiyor bu yolculuk. Seni de hem bu kitabı okumaya hem de maceraya katılmaya davet ediyor. 
 
Yolculuk ortak… 
Yolculuk bir arada… 
Yolculuk uzun… 
Hayaller ve hikâyeler sonsuz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95d13632-0c64-4d25-ae0f-a78f082d8b63.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal ve Gerçek Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>“Bundan sonra meraklanmana gerek yok anne, seni üzmemek için elimden geleni yapacağım,” diye karşılık verdi genç adam. 
  Kendi hayatına pek değer vermese de ailesinin hayatı onun için çok değerliydi. Bu yüzden gerçek hayata tutunmaya söz verdi kendi kendine. Ancak yapması gereken son bir şey daha vardı. Odasını topladı, bir şeyler atıştırdı ve son kez yemyeşil ormanlarla kaplı, geçit vermez dağlarla çevrili, büyülü kent Delucia’nın yolunu tuttu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a05d9c4-8065-4ae6-8104-b72f9997d032.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusu Kaçan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Minik kahramanımız ekran kullanımında aşırıya kaçmış, uykuya karşı direnmişti. 
Sonra uyumak istese de nafileydi! 
Uyku, Kafdağı’nı çoktan geçmişti! 
Koştu uykunun arkasından, yetişemedi! 
Acaba onu yakalayabilecek mi? 
 
Merve Edeer, uykuya karşı direnen bir çocuğun hikâyesini, tam da onun gözünden, eğlenceli bir dille anlatıyor. Kitapta “uyku”yu ele alış biçiminde kullandığı somutlaştırma ile hem çocuklara hem de ebeveynlere bambaşka bir bakış açısı sunuyor. Faydalı, eğlenceli ve şiirsel bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab67b6f-5c63-4bf8-8928-705d53946dfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzede Karmaşa</image:title>
            <image:caption>Okan ve Birce, birer maceraperest. 
Ailecek gittikleri Yunanistan gezisinde, mitolojik tanrı heykellerinin sergilendiği müzede, onları sandıklarından çok daha büyük bir serüven bekliyor! 
Müzede, tüm heybetiyle karşılarına çıkan heykelin bir eli boş. 
Bir cismi fırlatmak üzere olduğu belli. Ama neyi? 
Heykelin elinde tuttuğu cisim şimşekse, Zeus; üç oklu mızraksa, Poseidon! 
Ve kimsenin bulamadığı bu sırrı çözmek, bilin bakalım kime kalıyor! 
 
Ceyda Öncel, eğlenceli bir dille, Antik Yunan hakkında bilgi verirken, aynı zamanda okuru, soluk kesen bir maceraya ortak ediyor. 
  “Zeus’un kahkahası hâlâ kulaklarımda çınlıyor ve irkiliyorum. Tüylerim diken diken.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dbd3d98-19ef-4b6a-8a12-ed2f6921d380.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyetlendirilmiş Bedenler</image:title>
            <image:caption>Cinsiyetler gerçekten biyolojik, fizyolojik, ‘doğal’ şeyler midir? Yoksa toplumsal olarak yazılan, kültürel üretimin ve
toplumsal cinsiyet normlarının şekillendirdiği ilişkilerin meyvesi midir? Doğumhane önünde (veya nadiren de olsa içinde)
bekleyen yakınları ve hemşirenin muştusunu hayal edin: “Kız/erkek oldu!” Bu söz aslında bir gerçeğin ifadesi değil,
‘kızlaşma/erkekleşme’ (yani cinsiyetlendirme) sürecini başlatan bir edimdir. Böylece erkek ve kadın arasında algılanan ve
aşılanan farklılıklara dayanan süreç başlamış olur. Kısacası beden, söylemsel olarak inşa edilen bir anlamlandırma pratiği
değil midir?
Bu kitap, Butler’ın görüşlerini kuramsal ve felsefi açıdan belirli bir bağlama yerleştirir. Yazar bizlere Butler düşüncesinin
evrimini hayranlık verici bir üslupla sunar: Hegelci kökenlerinden başlayarak, Freud ve Lacan’ın psikanalizine, Austin’in
söz edimleri kuramına neler borçlu olduğunu ele alır. Kojève, Hyppolite, Althusser, Sartre, Foucault ve Derrida okumalarını,
bunların teorisinin oluşumdaki etkisini ve bu düşünürlerle hesaplaşmasını ortaya koyar. Kısacası fenomenolojiden ‘kadınlık’
durumuna kadar Butler düşüncesinin izini sürer. Butler’ın Simone de Beauvoir okuması, Nussbaum ve Fraser’ın kendisine
yönelttiği eleştiriler de yine kısaca bu kitapta ele alınan konulardır.
Politik felsefe, dil ve psikanalizin, teorisinin oluşumundaki yerinin yanında, özne, performatiflik, kimlik ve öteki
kavramlarının eleştirel bir bakışla ele alındığı bu eser, Butler düşüncesine ve kuir teoriye giriş niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eeeb6e3-6dca-4646-bac1-adae23286293.jpg</image:loc>
            <image:title>The Hindu Yogi Science of Breath</image:title>
            <image:caption>&quot;BREATH IS LIFE.&quot; Life is absolutely dependent upon the act of breathing. &quot;Breath is Life.&quot; Differ as they may upon details of theory and terminology, the
Oriental and the Occidental agree upon these fundamental principles. 
To breathe is to live, and without breath there is no life. Not only are the higher animals dependent upon breath for life and health, but even the lower forms of animal life must breathe to live, and plant life is likewise dependent upon the air for continued existence.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a63e83ef-1c21-4624-a040-0beac3310b9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Taras Bulba (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>– А поворотись-ка, сын! Экой ты смешной какой! Что это на вас за поповские подрясники? И эдак все ходят в академии? – Такими словами встретил старый Бульба двух сыновей своих, учившихся в киевской бурсе и приехавших домой к отцу. Сыновья его только что слезли с коней. Это были два дюжие молодца, еще смотревшие исподлобья, как недавно выпущенные семинаристы. Крепкие, здоровые лица их были покрыты первым пухом волос, которого еще не касалась бритва. Они были очень смущены таким приемом отца и стояли неподвижно, потупив глаза в землю.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4724febf-cf01-4c44-8f46-05fdfb9b8d9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe ve Finans Alanında Güncel Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM KRİPTO PARALARIN ORTAYA ÇIKIŞI VE ÖNEMİ 
 
2.      BÖLÜM DÜNYADA KRİPTO PARANIN VERGİLENDİRİLMESİ UYGULAMALARI 
 
3.      BÖLÜM EFFECT OF BALTIC DRY INDEX, VIX INDEX AND DOLLAR INDEX ON CAPITAL MARKETS: STRUCTURAL VAR MODEL APPROACH 
 
4.      BÖLÜM TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ENTEGRE RAPORLAMAYA ETKİSİ 
 
5.      BÖLÜM TFRS 16 KİRALAMALAR STANDARDININ GETİRDİĞİ YENİLİKLERİN FİNANSAL TABLOLARA YANSIMASI: BIST ULAŞTIRMA VE DEPOLAMA SEKTÖRÜNDE İNCELEME 
 
6.      BÖLÜM MUHASEBE AKADEMİSYENLERİNİN ÇEVRİMİÇİ EĞİTİM YETERLİLİKLERİNİN UZAKTAN EĞİTİMİNİN ETKİNLİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 
7.      BÖLÜM ANALYSIS OF THE RELATIONSHIP BETWEEN BITCOIN PRICES AND BORSA ISTANBUL (BIST)-100, BIST INFORMATION TECHNOLOGY INDEX 
 
8.      BÖLÜM BİTCOİN FİYATLARI İLE KIYMETLİ METAL FİYATLARI ARASINDAKİ İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ 
 
9.      BÖLÜM PANDEMİ DÖNEMİNDE MUHASEBE DERSLERİNİN UZAKTAN EĞİTİM ŞEKLİNDE ANLATILMASINDA ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA 


10.      BÖLÜM FİNANSAL BAŞARISIZLIK TAHMİN MODELLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI AIR BERLIN ÖRNEĞİ 
 
11.      BÖLÜM BORSA ENDEKSLERİ İLE KORKU ENDEKSİ (VIX) ARASINDAKİ İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ: E7 
 
12.      BÖLÜM BLOCKCHAIN (BLOKZİNCİR) TEKNOLOJİSİ VE MUHASEBE 
 
13.      BÖLÜM COVID-19’UN SEKTÖRLERİN FİNANSAL PERFORMANSLARINA ETKİSİNİN EKONOMİK KONJONKTÜRDE DEĞERLENDİRİLMESİ: BIST100 VE İSO 500 ŞİRKETLERİ ÜZERİNDE BİR UYGULAMA 
 
14.      BÖLÜM YATIRIM ARACI OLARAK KIYMETLİ MADENLERİN MEVDUAT VE KATILIM BANKACILIĞINDA DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
15.      BÖLÜM BIST’TE İŞLEM GÖREN BANKALARIN CRITIC TABANLI EDAS YÖNTEMİYLE FİNANSAL PERFORMANSLARININ ANALİZİ 
 
16.      BÖLÜM PROFITABILITY AND LIQUIDITY OF TURKISH ISLAMIC BANKS AND THE GLOBAL FINANCIAL CRISIS 
 
17.      BÖLÜM E-TİCARETİN YAYGINLAŞMASIYLA MÜŞTERİ MUHASEBESİNİN ARTAN ÖNEMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fdc672c-410c-4ec3-9a70-678cc72bd664.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Doktorun Notları (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>В данный момент я этот свой неписаный кодекс поведения нарушил. Сидел скорчившись, сидел в одних носках, и не где-нибудь в кабинете, а сидел в кухне и, как огнепоклонник, вдохновенно и страстно тянулся к пылающим в плите березовым поленьям. На левой руке у меня стояла перевернутая дном кверху кадушка, и на ней лежали мои ботинки, рядом с ними ободранный, голокожий петух с окровавленной 
шеей, рядом с петухом его разноцветные перья грудой. Дело в том, что еще в состоянии окоченения я успел произвести целый ряд действий, которых потребовала сама жизнь. Востроносая Аксинья, жена Егорыча, была утверждена мною в должности моей кухарки. Вследствие этого и погиб под ее руками петух. Его я должен был съесть. Я со всеми перезнакомился. Фельдшера звали Демьян Лукич, акушерок – Пелагея Ивановна и Анна Николаевна. Я успел обойти больницу и с совершеннейшей ясностью убедился в том, что инструментарий в ней богатейший. При этом с тою же ясностью я вынужден был признать (про себя, конечно), что очень многих блестящих девственно инструментов назначение мне вовсе не известно. Я их не только не держал в руках, но даже, откровенно признаюсь, и не видал.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217787f9-81b9-40e2-980d-02483ebc5f07.jpg</image:loc>
            <image:title>Finans ve Ekonomi Alanlarında Teorik ve Uygulamalı Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 KOŞULLU KENDİNE ÖZGÜ (İDİYOSENKRATİK) VOLATİLİTE VE GETİRİ İLİŞKİSİ: BORSA İSTANBUL ÜZERİNE BİR UYGULAMA 
 
BÖLÜM 2 KALKINMA VE YATIRIM BANKALARI İLE KALKINMA ARASINDAKİ İLİŞKİ: TÜRKİYE’YE İLİŞKİN FREKANS DAĞILIMI NEDENSELLİK ANALİZİNDEN AMPİRİK KANITLAR 
 
BÖLÜM 3 KAR PAYI DAĞITIM POLİTİKASININ MAKRO-MİKRO BELİRLEYİCİLERİ: BORSA İSTANBUL ÜZERİNE AMPİRİK BİR ÇALIŞMA 
 
BÖLÜM 4 NÜFUSUN YAŞLANMASI VE EMEKLİLİK SİSTEMLERİNİN FİNANSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ 
 
BÖLÜM 5 KLASİK VE MODERN SERMAYE YAPILARINA İLİŞKİN TEORİLER 
BÖLÜM 6 PİYASA ETKİNLİĞİ VE ADAPTİF PİYASA HİPOTEZİ: GELİŞMEKTE OLAN PAY PİYASALARI ÜZERİNE BİR UYGULAMA 
 
BÖLÜM 7 FİNANSAL ESNEKLİK VE FİNANSAL PERFORMANS ARASINDAKİ İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ: BIST TEKSTİL, DERİ ENDEKSİ ÜZERİNE BİR UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce648203-924e-4e25-bac0-375be4c9ad80.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Gelişmelerin Ekonometrik Analizi Paket Program Uygulamaları İle Birlikte ( R, Matlab, Stata )</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: ÇALIŞAN YOKSULLUĞUNU BELİRLEYEN FAKTÖRLER: TÜRKİYE ÖRNEĞİ 
 
2.      BÖLÜM: TÜRKİYE’DE REEL KESİMİN DÖVİZ KURU VE ÜRETİCİ FİYATLARINA TEPKİSİ: TOPLUMSAL VE SİYASAL OLAYLAR IŞIĞINDA İKİ DÖNEMİN KARŞILAŞTIRMASI 
 
3.      BÖLÜM: ENFLASYON ÖNGÖRÜSÜNDE GOOGLE TREND VERİLERİNİN KULLANILMASI: FREKANS ALANLI GRANGER NEDENSELLİK YAKLAŞIMI 
 
4.      BÖLÜM: BİTCOİN GETİRİLERİ VE FİNANSAL VARLIKLAR ARASINDAKİ İLİŞKİ: KANTİLDE NEDENSELLİK YAKLAŞIMI 
 
5.      BÖLÜM: ENFLASYON VE ENFLASYON BELİRSİZLİĞİ İLİŞKİSİ: KANTİL REGRESYON YAKLAŞIMI 
6.      BÖLÜM: COVID-19 SÜRECİNDE DEVLET DESTEKLERİNİN KOBİ’LERİN FİNANSMAN İHTİYACINA ETKİSİ 
 
7.      BÖLÜM: ÇEKİRDEK ENFLASYON VE MANŞET ENFLASYONDA ENFLASYON GEÇİŞKENLİĞİ KARŞILAŞTIRILMASI TÜRKİYE 
8.  BÖLÜM TÜRKİYE’DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ KISA VE UZUN DÖNEM BİLEŞENLERİNİN TAHMİNİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b287f131-1cf3-471f-b1c7-656a46b3e93c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi ve Finans Alanında Güncel Akademik Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM KANONİK KORELASYON ANALİZİ İLE FİNANSAL KIRILGANLIK VE FİNANSAL GELİŞMİŞLİK GÖSTERGELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM KARMA DAĞILIM MODELİNE DAYALI MONTE CARLO SİMÜLASYON YÖNTEMİ İLE RİSKE MARUZ DEĞER HESAPLAMA 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM KREDİ KARTI HARCAMALARININ MAKİNE ÖĞRENME YÖNTEMLERİ İLE TAHMİN EDİLMESİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BALTIK KURU YÜK ENDEKSLERİNİN BIST100 ENDEKSİNE ETKİSİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM PERFORMANCE ANALYSIS OF IPOs ISSUED ON BORSA ISTANBUL USING THE CAPABILITIES OF MCDAs: A COMPARATIVE APPLICATION WITH SAW, ARAS AND CoCoSo 
ALTINCI BÖLÜM BAYES AĞLARININ FİNANS PİYASALARINDA KULLANIMI: COVID-19 DÖNEMİ VE SONRASI BORSA İSTANBUL ENDEKSLERİNİN İLİŞKİSİ 
 
YEDİNCİ BÖLÜM FİNANSAL ZAMAN SERİLERİNDE KOLEKTİF ÖĞRENME YÖNTEMLERİNİN SAĞLAMLIKLARININ KARŞILAŞTIRILMASI 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM ENTROPİ VE MABAC YÖNTEMLERİ İLE AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELERİNİN EKONOMİK ÖZGÜRLÜK PERFORMANSLARININ DERECELENDİRİLMESİ 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİNDE FARKLI OBJEKTİF AĞIRLIKLANDIRMA YÖNTEMLERİNİN SIRALAMALARA ETKİSİ 
 
ONUNCU BÖLÜM UZUN KISA SÜRELİ BELLEK YÖNTEMİ İLE KRİPTO PARA FİYAT TAHMİNİ: BITCOIN 
 
ON BİRİNCİ BÖLÜM PETROL VE DOĞALGAZ FİYATLARININ BIST ENDEKSLERİNE OLAN ETKİSİNE YÖNELİK BİR UYGULAMA: BIST KOBİ, BIST HİZMETLER VE BIST SINAİ ÖRNEĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e4a3e2a-1280-4f4c-89ca-9046178d946c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürperti</image:title>
            <image:caption>Koyu karanlık günlerden geçiyoruz 
Ah ki koyu karanlık bütün evren; 
Ormanlar yangın, içimdeki uğultu dilsiz… 
Büyük şeyler kuruyorum hayatıma ilişkin 
 
Ki biliyorum, yaşım altmışı geçmişken 
Ve beşini bitirmek üzereyken kızım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d4858f-2b24-45ff-98cf-b15d853a4d6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Akim Sevgilim</image:title>
            <image:caption>“Sesi Olmayan Türkü”de Füruzan, masalsı bir güzel kızın yitimiyle yakılmış bir türküyü hikâye ediyor. Turizmin yeni yeni geliştiği dönemlerde bir tatil kasabasında yaşanmış trajik bir aşk öyküsü bu. Kasaba yazlıkçılarından Varnalıların göz alıcı kızının etrafında dönen öyküde toplumsal gelişmelerin sancısı ve kültürel çatışmalar ustalıkla işleniyor. 
 
“Varoşlarda” öyküsündeyse “kentlerin kenti” diye anılan bir büyük kent çöplüğündeki barakada yaşayan bir adamla oğlunun ölümcül çaresizliği Füruzan’ın yalın anlatımıyla dokunaklı bir öyküye dönüşüyor. 
 
Yoksulluk, yoksunluk, güzellik, sevgi, tutku, sınıfsal ve kültürel çatışma, bireysel ve toplumsal dram... Hepsi Füruzan’ın yarattığı sarsıcı öykülerde vücut buluyor. 
 
Kitaba adını veren öykü “Akim Sevgilim”, teyzeleri Mihriban ile Keriman arasında kalmış Gönül adlı kızın gözünden anlatılıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Erenköy’de bir köşkte üç kız kardeş arasında yaşanmış kıskançlıklar, çatışmalar ve kırık bir aşkın hikâyesi “Akim Sevgilim”. Soylu ve varlıklı ailenin kızı, “küçük teyze” Keriman’ın genç bir göçmenle, bahçıvan Akim’le yaşadığı gizli ilişki aileyi çekip çeviren büyük teyze Mihriban tarafından bozulur. Tutkulu bir sevda kasvetli bir aile çatışmasının kurbanı olunca umutlar söner ve yerini derin öfke kaplar. 
 
“Ne kadar da güzel, yakışıklı, çalışkan, becerikli genç bir adamdı o. Düşünsene, Keriman Teyzemi çiçekler ecesi yapmıştı. Okşamış, öpmüş, sevmişti. Kaç bin kez öpmüştü o güzel ağzıyla. O her buseden sonra şarkısını tekrarlıyordu, ‘Akim sevgilim’ diyerek. Sesi yaz bahar esintisi oluyordu. Havanın sıcağı gibi titreşiyordu aralarında. Sevişmelerinin, sarılışlarının buharı nasıl da amberliydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35a17db-6199-4c4b-9ae5-948fb35d92c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargasabunu</image:title>
            <image:caption>Öykü ve romanlarıyla tanınan Faruk Duman bu kez on masalın yeniden yazımıyla okurunun karşısında: “Meşe Adamları”, “Sarraf”, “Zümrüdüanka”, “Kişneme”, “Eğil Çınarım Eğil”, “Tılsımlı Yorgan”, “Nuh”, “Z.”, “Söz Satıcısı”, “Canlanma”. 
 
Kargasabunu’nda masal dünyasından seçtiği on metne tılsımlı kalemiyle dokunan Faruk Duman kitabın önsözünde şunları söylüyor: 
 
“Ta ilkokul yıllarımdan, yani kitap okumaya ve büyüklerden masallar dinlemeye başladığımdan beri, büyülü, gerçeküstü, hayallerle dolu dünyalar o kadar ilgilimi çekti ki, yazmanın asıl amacı, benim için, bu dünyaya/dünyalara yolculuk oldu... 
Ben, çoğun bilinmeyen ama benim öykü dilime yatkın olacak, yorumlanabilecek, yeni kahramanlar ve olay parçalarıyla zenginleşebilecek bu anlatılardan yola çıkarak bu öyküleri yazdım... Okuyunca göreceksiniz; bizim masal kaynağımız, henüz ucundan bile geçmediğimiz kadar ulu ve derin ve düşündüğümüz, bildiğimiz kalıplardan uzak. Çok daha yaratıcı, keskin, yer yer korkunç ve dehşetli, uçsuz bucaksız bir kaynak. Elbette, benim istediğim onu olduğu gibi aktarmak olmadı, onu hocalarımız zaten yaptı. Ben, o kaynaktan yeni öyküler yaratmak, bugünün öykülerini yaratmak, böylece okuru da bundan haberdar etmek istedim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4af42d4-88f0-4702-8382-b0015318b5cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi Yalıları (Kitap Boy)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar. 
 
Boğaziçi Yalıları’nda Abdülhak Şinasi Hisar, eski İstanbul yalılarının, sular etrafında birer ruh, kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06968ba2-728c-48db-b9e2-3cc5ec7e9dfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Veli Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>GÜN OLUR 
 
Gün olur, alır başımı giderim, 
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda 
Şu ada senin, bu ada benim, 
Yelkovan kuşlarının peşi sıra. 
 
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz; 
Çiçekler gürültüyle açar; 
Gürültüyle çıkar duman topraktan. 
 
Hele martılar, hele martılar, 
Her bir tüylerinde ayrı telâş!.. 
 
Gün olur, başıma kadar mavi; 
Gün olur, başıma kadar güneş; 
Gün olur, deli gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f369c465-ea8c-46b4-a3a9-66f5306dfcd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana’dan Sonra Mevlevilik</image:title>
            <image:caption>“Eserimiz, yalnız bir tarikatin hal tercemesi değil, bir yandan da vesikalar topluluğudur. Böylece tarihe malolan bir tarikatin kuruluşundan beri geçirdiği safhaları, tarihten aldığımız vesikalarla meraklılara, tarih ve tasavvuf ehline, tek sözle tarihe sunuyoruz.” Abdülbâki Gölpınarlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/160f4ba0-fd2b-43d9-abf5-cacdb7efcc36.jpg</image:loc>
            <image:title>Komedi mi? Trajedi mi?</image:title>
            <image:caption>Thomas Bernhard’ın bu seçmede yer alan öyküleri, 1960 yılında yayımlanan “Innsbrucklu Bir Bakkal Oğlunun Suçu”ndan, 1971 yılında yayımlanan “Ortler’in Eteğinde”ye uzanan dönemi kapsıyor. Bu öykülerde yazarın dilsel yaratım gücü; her türlü tezi ve antitezi, her bir anlam çekirdeği parçalanana dek birbirine karşı oyuna süren ve yönlendiren cümlelerde açığa çıkıyor. Böylelikle –anlatılan çöküş, umutsuzluk ve ölüme rağmen–, dilin bu dünyada hayatta kalmanın yolu olduğu izlenimi oluşuyor; üstelik sadece hayatta kalmanın değil, komedinin de. 
 
Bernhard’ın suç, kaçıklık/delilik, yalnızlık, intihar temalarını odağa alan kısa öykülerinde, sürekli hareket halinde karakterlerin dairesel bir çizgide betimlenen huzursuzluğu Dil’in rejisiyle daima başrolde. 
 
“Varoluşum, varoluşuma olan ilgimin ötesinde sürerse, aradaki zamanda ölüden başka bir şey olmam.” 
 
“Günümüzde dilsel devinimi böylesine muazzam cümleler ve ustalıkla yapılandırılmış zorlu bileşik cümlelerle ifade edebilen başka bir anlatıcı yoktur. Bu aynı zamanda içeriğin de hareketidir: Başı sonu olmayan, dairesel bir hat; sanki Bernhard, Edgar Allan Poe’nun ‘Girdaba İniş’ öyküsünün içindeymiş ve aşağıda ölümcül bir girdap tehdidi varken yukarıda sadece gökyüzü ışık veriyormuş gibi.” 
Ulrich Greiner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbc405de-5d2d-4ca7-b4d0-ff6748385c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristo’nun Rüyası</image:title>
            <image:caption>Etrafına baksana Aristo… Yaşama, düne, bugüne, şu ana bir bak! Her yer, nefesinin dağıldığı boşluk bile korkularla dolu. Bazıları kendi, bazılarıysa başkalarının korkularıyla beslenir. Bazen süslü püslü bazen pejmürde bir kıyafetle giyinirler korkularını. Kimilerinin korkusu yuvasıdır, sıcacık ve korunaklı; kimilerinin korkusu ise her şeyi yerle bir eden cesaretinde gizlidir. Korkular kılık değiştirir, ancak ya korkaklığa ne demeli? Vicdana sus diyen korkaklığa ne demeli! Oysa bilmezler demiri ateşin, insanı utancın yoğurduğunu. Utanç ne çıkılmaz bir huzursuzluktur, hâlâ duyabilene! Aristo’nun kendi iç sesiyle girdiği savaşta kim galip gelecek? Aristo’nun Rüyası, yazmak isteyip de yazamayan, kafasındaki kurgu ile gerçek hayatı arasında sıkışıp kalmış, kendi benliği ile çatışması bitip tükenmeyen, varoluşsal sancılarıyla başa çıkmaya çalışan bir karakteri en yakından tanımamıza olanak sağlıyor. “Yetemiyorum, yaşamak nedir bilmiyorum!” derken Aristo’nun çektiği acıyı iliklerimize kadar duyumsarken, mutlaka kendimizden bir parça bulacağımız satırlarla karşılaşıyoruz ve hatta, bir noktada biz de kendimizi kendi iç sesimizle bir çatışma içerisinde buluyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8074d292-d534-438c-b29e-957b8f1779e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Ruh Sağlığı</image:title>
            <image:caption>“Atalay Yörükoğlu çocuk ve ergen psikiyatrisinin ülkemizdeki gelişiminde öncü rolü olan birkaç meslektaşımızdan biridir. Çocukların duygu, düşünce ve davranışlarının tipik gelişimini kapsayan bilgiler ile ruh sağlığındaki bozulma ve dalgalanmaları konu alan elinizdeki kitap, klinikteki mesleki uygulama sınırlarının ötesine geçen bir etki yarattı. Yazdıklarıyla ve söyledikleriyle hepimize ‘çocuğun bir ruhu vardır’ dedirten bir hekim olarak toplumsal belleğe yerleşti. Kitabı okurken siz de Atalay Yörükoğlu’nun yaşama neşeyle bakışının, çocukların ruh sağlığını iyileştirmeye olan inancının ve yıllar içinde anlamını yitirmemiş bilgeliğinin etkisine gireceksiniz. Şaşırmayın.” 
Yankı Yazgan 
 
Bu kitabı anne, baba ve öğretmenlerin çocukları daha iyi tanımalarına yardımcı olmak amacıyla yazdım. Çocuğun kişilik oluşumunu belirleyen olumlu ve olumsuz tüm etkenleri tartıştım. Anne ve babanın sakıncalı tutum ve yöntemlerini belirtip, çocuk eğitiminde sık düşülen yanılgıları göstermeye çalıştım. Çocuklukta sık rastlanan ruhsal sorunlara değinip önleyici ve düzeltici yaklaşımlar önerdim. 
 
Kaleme alındığı dönemde büyük ilgi gören ve Türk Dil Kurumu 1979 Bilim Ödülü’nü kazanan Çocuk Ruh Sağlığı, Prof. Dr. Yankı Yazgan’ın sunuş yazısı ve sonsözüyle bir kez daha zamana meydan okuyor. Çocuğun ruhsal gelişimini doğduğu andan ergenlik döneminin sonuna kadar ele alan bu çalışma, 21. yüzyılda da ebeveynlerin başucu kitabı olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27757d5-be36-4006-8425-d31dde0f4dd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmek Zor İş</image:title>
            <image:caption>Yaşam ve ölüm resmî belge işidir.

Suriye&apos;nin önde gelen çağdaş yazarlarından olan Halid Halife, Ölmek Zor İş isimli romanında, trajik hikâyelerin savaşın kırılgan ortamında nasıl da sıradanlaşabileceğini gözler önüne seriyor.
 
Babalarının son arzusunu gerçekleştirmek üzere bir araya gelen üç kardeşi geçmişin gölgeleri eşliğinde zorlu ve zorunlu bir araba yolculuğuna çıkaran yazar; savaşın toplum üzerinde açtığı onulmaz yaraları muazzam bir gözlem gücüyle aktarıyor.

Herkesin ölüm karşısında eşit olduğunu anımsatan kitap, sesi hiç kimsenin duyamayacağı kadar cılızlaşsa bile gerçeğin asla ölmeyeceğinin de altını çiziyor.  









Ölümün sindiği kokuyu alıyorlardı.

Devrimci bir öğretmen olan Abdullatif Salim, ölmeden önce naaşının Şam&apos;dan köyü İnnabiye&apos;ye götürülmesini vasiyet eder. Kemiklerinin, kız kardeşi Leyla&apos;nın küllerinin yanında sonsuza dek rahata kavuşacağı düşüncesinin verdiği huzurla hayata gözlerini yumar. Çocukları Bülbül, Hüseyin ve Leyla için babalarının son dileğini gerçekleştirme vaktidir. Lâkin, devam eden iç savaş ve kardeşler arasında esen soğuk rüzgârlar olağan koşullarda iki saat sürecek bir araba yolculuğunu günlerce bitmeyen bir kâbusa dönüştürür. Köye uzanan yollarının önü kesildikçe kardeşlerin kendileriyle, birbirleriyle ve ülkeleriyle hesaplaşacakları içsel bir yolculuğa çıkmaları da kaçınılmaz olur. 

Sözcüklerin silahları durduramayacağını bilse de buna sessiz kalmayı utanç verici bulan Halid Halife&apos;nin Ulusal Edebiyat Ödülü&apos;nde finale kalan bu sarsıcı romanı; ölümün, her daim çok yakınımızdan geçtiğini ama bizim bunu kabullenmekte direndiğimizi fark ettiriyor.  

Mustafa İsmail Dönmez&apos;in duru anlatımıyla doğrudan Arapçadan çevrilen Ölmek Zor İş; hemen yanı başımızdaki komşu ülkenin tarih sahnesindeki yeri, siyasi dalgalanmaları ve belki de en önemlisi insanına dair pek az şey bildiğimiz gerçeğini kulağımıza fısıldıyor.

Sevdiğin öldüğünde mutluluğun anahtarını da alıp mezar denen o derin çukura atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc75b75c-f607-4176-b785-5095b277b23b.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Hudutlardayken</image:title>
            <image:caption>Bir insanın evinin kapısı ve kilidi ne ise hudut da bir millet için aynı önem ve değeri taşır… Zaman ilkeyi değiştiremez: “Hudut bir milletin namus ve şerefinin korunduğu yerdir.” Biz Hudutlardayken kitabında Osman Pamukoğlu’nun üsteğmen rütbesindeyken 1974-1975 yılları arasında yaşadıkları anlatılmaktadır. Ve olayların her biri tek başına bir film veya romana konu olabilecek tüm özelliklere sahiptir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dba2a3b5-3360-4c01-89c1-08cdf522fc53.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgalar</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılın ilk büyük afeti olan 2004 Hint Okyanusu depremi ve tsunamisinin ardından yazılmış bir roman Dalgalar. Annesini kaybetmiş bir adamın Tayland’a ailesiyle yaptığı turistik bir gezinin anlatımı. 
 
Çağın getirdiklerine yabancı kalıp sık sık kendi geçmişine, çocukluk anılarına sığınan adam için bu gezi kısa sürede uykusuz gecelerle dolu bir kâbusa dönüşür. On binlerce insanı yutacak tsunamiyi önceden sezip dağlara kaçan filler gibi o da biletini erkenden kestirip evine dönecektir. 
 
“Milyarlarca rastlantıyla oluşmuş, uzaktan masmavi görünen bu gezegende, insanların ortaya çıkışı da bu rastlantılar arasındaydı. Rastlantıyla oluşmuş bir varlık neden korunsundu? Zaten neden var olduğunu bilmiyor, sonra da yok olup gidiyordu. Doğanın da kendi yaşamı vardı. İnsanları yaşamına uymayan kör bir yaşamdı bu. Gerçek olan bu denizlerdi. Sonsuz, tehlikeli okyanuslar, birbirine ulaşan bitimsiz sular. 
 
Gerçek olan dalgalardı. Bunlar denizlerin, duyguların, içinden yükselen acının bireysel varlığını boğan her şeyin, ölümün dalgalarıydı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96096767-3852-4650-adab-a3b2ef0820b4.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbullu Rumlar</image:title>
            <image:caption>Bizans İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinopolis’i kısmen kuşatan Haliç’in 
doğu yakası, “şehir ötesi” anlamına gelen Peran veya Perea adıyla anılıyordu. Pera’da Bizans döneminden beri Cenevizli ve Venedikli unsurlar mevcuttu. İstanbul’un fethinden sonra 1535’te Fransız elçisine Galata Kulesi dışında, “Pera bağlarında” oturma izni verilmesiyle elçilik oraya taşınmış, bunu diğer yabancı elçilikler, on yedinci yüzyıldan itibaren de Rum tüccar aileleri izlemişti. Sonraki yüzyıllarda çeşitli amaçlarla Osmanlı İmparatorluğu’na gelen Avrupalılarla diğer gayrimüslimlerin semte yerleşmesi sonucu ortaya çıkan kentsoylu Pera mozaiği, özellikle son devir Osmanlı siyasi, kültürel ve toplumsal tarihinde son derece büyük bir rol oynamıştı. 
 
Bu mozaiğin en önemli unsuru, 1804’te Galatasaray’da Panayia Kilisesi’nin açılmasıyla Pera-Stavrodromi Rum Cemaati adını alan Rum toplumu idi. Tarih boyunca Pera, İstanbul’un Fener’den sonra en büyük Rum nüfusunu barındıran semti olmuştu. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ve 20. yüzyıl boyunca Türk-Yunan ilişkilerinin inişli çıkışlı seyrinden olumsuz etkilenen Rum Cemaati, özellikle 6-7 Eylül 1955 olaylarından sonra hızla küçülmüştü. 
 
Sula Bozis’in yazmalar, diplomalar, okul kayıtları, fotoğraf albümleri gibi çok çeşitli 
yazılı kaynakların yanı sıra sözlü tarih araştırmalarına da dayanarak hazırladığı 
İstanbullu Rumlar adlı çalışmasının bu genişletilmiş yeni baskısı, Rum cemaatinin 
tarihini derli toplu bir şekilde günümüz okuruna sunarken, dolaylı olarak bugünkü 
Türkiye’nin kültür ve şehirleşme tarihine de ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16d4d142-aab9-4f8a-9f69-f76546ccaa1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Size Çok Geldim</image:title>
            <image:caption>Şiirimizin son otuz yılında şiirleri ve modern şiirimiz üstüne inceleme-eleştiri kitaplarıyla tanınan Mehmet Can Doğan’ın toplu şiirleri daha önce Başka Türlü de Olur adlı kitapta bir araya gelmişti. 
 
Ben Size Çok Geldim ise şairin son birkaç yılda yazdığı yeni şiirlerini içeriyor. Bu şiirlerde kendini rahat bir söyleyişle ve dilin bilmeceli özellikleri içinde ortaya koyuyor şair. Söz eksildikçe anlam büyüyor. 
 
“şu zâlim denen her şeylerin arasında 
işte her şeylerin olduğu kadar 
ben size çok geldim”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f3aed8e-8691-4079-89df-717c2d5de96f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Rauf’un Anıları</image:title>
            <image:caption>Anılar, eğer gereken özen gösterilir ve iyi değerlendirilirse belli bir dönemi bütün çıplaklığıyla göz önüne serebilir. O zaman, anılara bir “toplumun belleği” gözüyle 
bakmak yanlış olmaz. 
 
Mehmet Rauf’un Anıları, Servet-i Fünun kuşağındaki sanatçıların nasıl bir araya geldiklerine, neleri okuduklarına, nelerden, nasıl etkilendiklerine, hangi siyasal 
ve güncel olayları yaşadıklarına, dostluklarına, kavgalarına tanık olacağınız bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6166f1da-6147-4593-bc43-781fb7f4ff4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Baba’dan Mesaj Var!</image:title>
            <image:caption>Orhan Toker, çoğunuzun onu tanıdığı diğer adıyla Dijital Baba; bir mimar, bir bilişimci, bir araştırmacı, bir okur, bir yazar ve aynı zamanda bir baba… Baş döndürücü bir hızla gelişen ve ürkütücü bir şekilde bilinmeze doğru yol alan dijital dünyada çocukların yaşadığı sorunlar, onu bu alanda çalışmaya yönlendirdi. Şu anda elinizde tuttuğunuz kitap onun verdiği bu mücadelenin eserlerinden biri… 
Kapitalist dünya düzeni, daha fazla para kazanmak uğruna önüne çıkan her şeyi yıkan bir kasırga gibi değerlerimizi ve aile yapımızı da önüne katıp sürüklemek istiyor. 
Çocuklarımızı bizden koparmak, aileleri parçalamak için çocuklara en kolay ulaşabileceği dijital çağın gereçlerini hiçbir ahlaki değer gözetmeksizin kullanmaktan geri kalmıyor. Doğal olarak dijital dünyanın bu tehlikelerinden bizi haberdar etmek isteyenlerden de hiç hoşlanmıyor. Bizleri uyaranları bizim gözümüzden uzak tutmak ve yapabilirlerse kendi saflarına çekmek için her yolu deniyorlar. En büyük rahatsızlıkları, aile yapısının korunmasına çalışılması. Çünkü biliyorlar ki aile olarak birbirimize sımsıkı tutunmayı başarabilirsek onlar “böl ve daha fazla kazan” stratejilerini uygulayamayacaklar. Biliyorlar ki bizi tıpkı ağaçlar gibi birbirimize bağlayan köklerimize sahip çıktıkça başaramayacaklar. Biliyorlar ki birbirlerini seven, birbirlerine değer veren, birbirleriyle yarışmaktan çok birbirlerine yardım etmek isteyen insanları diledikleri gibi yönlendiremeyecekler. 
Yazarımız ancak çocuklarımıza gereken vakti ayırdığımızda, onları ihmal etmediğimizde ve sadece kendi çocuğumuzu değil tüm çocukları düşündüğümüzde başarılı olabileceğimizi gerçek yaşamdan örneklerle kaleme almış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63ca48b3-6a26-4201-96b1-dbaa802bc3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Pencereler</image:title>
            <image:caption>“J.-B. Pontalis, Pencereler’de psikanaliz ile edebiyatı birbirine karıştırır ve neredeyse yeni bir tür yazı biçimi yaratır. Ötekini dinlemek ve anlamakla kendini yazmak, anlatmak etkinliklerini yılların deneyiminden süzerek ve birbirinden ayrılmaz bir sarmal yapı içinde sunar bize. Kısa ama yoğun metinlerdir bunlar. Yaşamın içinden gelen, yaşamın içinden geçen metinler. Bir psikanalist-yazarın kaleminden çıkanlar. Gerçekten de Pontalis’in kaleminde olgu öyküsü, özyaşamöyküsü, roman ve psikanalitik deneme sınırlarını yitirir, birbirlerine karışırlar.” 
Talat Parman 
 
Pontalis’ten insan ruhsallığına açılan pencereler, “özel bir sözcük dağarcığı”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43a857d8-c687-4bbe-865d-56e107b7bb27.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Üzeyir Fassı (14. Fas)</image:title>
            <image:caption>“Kader demek, senin vücudunun yoğurulmuş toprağıdır. Her ne olup ne bitecekse toprağınla beraber yoğurulmuştur. Zamanı geldikçe vukua gelir. Fakat bütün bunlar, sebeplere bağlanmıştır. Ancak sen sebepleri görme. Hep Allah’tandır. Evvel de O’dur, Âhir de O’dur. Zâhir de O’dur, Bâtın da O’dur.” 
Hz. Ken’an Rifâî 
 
İbnü’l-Arabî Hazretleri, bu fassta Kur’ân’ın ve Üzeyir Peygamber’in mânâsından yararlanarak kader sırrını anlatmaktadır. Kader sırrı, yalnız Allah’ın bildiği bir sırdır ki gaybın anahtarları O’nun katındadır ve onları sadece O bilir (En’âm, 59). Ama anlaşılıyor ki fena makamına gelip Hakk’a sığınan ve Hakk’ın vücudunu giydikten, yani Hak’la Hak olduktan sonra Allah bazı sevdiklerine kader sırrını açıklamıştır. Üzeyir Peygamber ise bu sırrın açıklanışını 100 yıl ölüp sonra dirilerek göstermiş, yani “ölmeden önce ölü” makamına gelmeden bu sırrın bilinemeyeceğini ispatlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e33e989-83df-4c72-b882-051abb054280.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Müziği</image:title>
            <image:caption>Ormandaki bütün hayvanlar müziği çok seviyormuş, her birinin çalabildiği bir müzik aleti varmış. Yani Fil Edi’yi saymazsak. Edi ne zaman bir müzik aleti çalmayı denese 
sonunda aleti kırıyor ve her şeyi berbat ediyormuş. Bu yüzden de Edi’nin yalnızca dinlemesine izin veriliyormuş, tabii o da arkadaşlarının hiçbir konserini kaçırmıyormuş. Ama bir gün beklenmedik bir şey olmuş… Monika Filipina’dan, yeteneklerimizi keşfetmeye ve takım olmaya dair muzip bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c8064a8-26bd-4171-8a18-6accc7e963c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Yenisi</image:title>
            <image:caption>“Ne yani! Benden daha mı yumuşak?” 
Oyuncaklar endişeli, neden mi? Çünkü eve Şu Yenisi geldi! 
Oyuncaklar epeydir çocuğu görmemişti. 
Bunun sebebini öğrenen Küçük At hızla arkadaşlarına haber vermeye gitti. 
Şu Yenisi dedikleri ya koyuncuktan daha yumuşak, 
ahtapottan daha renkli, hatta burnu filinkinden daha güzelse? 
Oyuncaklar endişeyle eve bu yeni gelenin nasıl bir oyuncak olduğunu 
anlamaya çalışırken, hiç beklemedikleri biriyle karşılaşırlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e54323d8-c73d-4f02-b131-fba84d02356e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıldeniz - Kayıp Mekanın İzinde</image:title>
            <image:caption>Kızıldeniz ticaret, hac ve fetih peşinde gidenler için ezelden beridir dünyanın en çok dümen tutulan mekânı olmuştur. Ne var ki bu çok boyutlu tarih, kahramanları tarafından açığa çıkarılmamıştır. 
 
Fernand Braudel’in Akdeniz üzerine meşhur çalışmasından ilham alan Alexis Wick, Kızıldeniz:Kayıp Mekânın İzinde’de eşsiz bir tarihi aktörün özelliklerini ortaya koyuyor. Bu kayıp mekânı ele alırken ayrıca okuru Avrupamerkezciliğin kalbine yönlendirerek denizin eleştirel, kavramsal bir tarihini sunuyor. 
Kızıldeniz’in tarihyazımına dahil edilmesiyle yetinmeyerek, emperyal Avrupa hegemonyasından önce denizin ve dünyanın tahayyül edildiğini araştırıyor. Kızıldeniz’in modern tarih felsefesinin önemli bir unsuru olduğunu gösteren yazar, aynı zamanda tarih disiplini ve tarihçilik zanaatı üzerine serin bir sav öne sürüyor. 
 
Alexis Wick, Koç Üniversitesi Tarih Bölümü’nde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/536c656b-0943-4b65-b368-e833c12f71ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Bank</image:title>
            <image:caption>İşte bu senin bankın, Burada büyük sevinçler tadacaksın . . . Sussex Düşesi Meghan Markle’ın kendi, eşi ve çocuğunun ilişkisinden esinlenerek kaleme aldığı ilk resimli çocuk kitabı Bank, Altın Kitaplar etiketiyle okurlarla buluştu. Sussex Düşesi Meghan’ın kaleme aldığı Bank, zamanla büyüyüp zenginleşen bir baba oğul ilişkisinin ince ayrıntılarını sıcacık bir dille anlatıyor. Bank, dokunaklı yaklaşımıyla baba ve oğul arasında geçen güven, huzur, keşfetme, öğrenme ve sevgiyle yoğrulmuş unutulmaz anlara küçük bir pencere açarken bize modern bir ailede sevginin birçok ifade yolu olduğunu hatırlatıyor. Bank’ın hikâye ile bütünleşen etkileyici çizimleri Caldecott Onur Ödülü ve Coretta Scott Krallık Onur Ödülü’nün sahibi illüstratör Christian Robinson imzasını taşıyor. Robinson, baba sevgisinin güzelliğini, neşesini ve şefkatini bir annenin gözünden yansıtarak sayfaları renklendiriyor. Sevginin evrenselliğini anlatan bu yürek ısıtan öykü nesiller boyunca okunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/426bce7f-a7c3-45b3-a279-de80560132ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan</image:title>
            <image:caption>675 maçla, Fenerbahçe Spor Kulübü tarihinin tüm branşlarda en fazla maça çıkan sporcusu, 22 kupayla yine Fenerbahçe Spor Kulübü tarihinin tüm branşlarda en çok kupa kazanan oyuncusu. EuroLeague Women resmi sitesinde yayınlanan istatistiklere göre, bütün Türk oyuncular arasında 208 maçla en fazla oynayan, 820 asistle en fazla asist yapan, 212 top çalmayla en fazla top çalan oyuncu… Bu ihtişamlı sayılar Birsel Vardarlı Demirmen’in, namı diğer “Kaptan”ın, hayatı boyunca akıttığı terlerin sadece bir kısmına ait veriler. Gerisi emek, acı, gözyaşıyla yoğrulmuş bir hayat. Sonrası ise yepyeni bir macera. 
Birsel Vardarlı Demirmen Kaptan adlı kitabında kulüp takımlarından sessiz sedasız veda etmek zorunda bırakıldığı milli takıma, dünya şampiyonalarından olimpiyatlara, Fenerbahçe’de kaldırdığı kupalardan son saniyede kaybettiği maçlara, 3 Temmuz sürecinin kulüpte yarattığı etkiden kulübün EuroLeague’de oluşturduğu geleneğe, topu eline aldığı ilk günden bir şampiyon olarak vedasına kadar bütün hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05bae532-10d5-439a-8276-e8a03b62c5f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Karikatürlü Evrenim</image:title>
            <image:caption>Çocukluk yıllarında evin duvarlarını karalayarak kurduğu “çizgili dünyası”nı gazetelere, dergilere, kitaplara ve uluslararası sergilere hatta radyo programlarına kadar genişletmiş bir insan İzel Rozental. Hem çizer hem yazar olarak bu “çizgili dünyası”na Amerika’dan Japonya’ya, Fransa’dan Çin’e ve elbette Türkiye’den birçok başka karikatüristleri dahil etmiş, onlarca yakın dostluklar kurmuş, uluslararası projeler gerçekleştirmiş. 
Benim Karikatürlü Evrenim başlıklı nehir söyleşide Rozental eline kalemi alıp bir şeyler çizmeye başladığı günden bugüne yaşadıklarını, yaptıklarını, kurduğu dostlukları anlatıyor. 
“Çizdiği kadar yazarak, konuşarak sürdürdüğü çizgi serüveninde, bütün sanatların kendine göre hiç eksilmeyen tartışma konularına da yeri geldikçe sessiz kalmıyor. Kitap belgesel bir film tadında renkli, ayrıntılı, neşeli bir akışla İzel’i yakından izliyor.” 
Tan Oral 
“Karikatürde dünya ölçeğinde neler olup bittiğini, kimlerin neler çizdiğini öğrenmek isteyen bir meraklı, bence ülkemizde bunun en yetkin bilgisini İzel Rozental’den edinebilir.” 
Semih Poroy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fcae2dc-9c20-4e96-98d5-ce3dd7d0f39b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dante’nin Cehennemi</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının sıra dışı kalemi Jabès’ten, Dante’nin dev eseri İlahi Komedya’nın “Cehennem” bölümünden ilhamla kötülük ve acı üzerine düşünceler. Jabès, ortaçağın Hıristiyan cehennemi tahayyülünden 20. yüzyılın Auschwitz karanlığına şiirsel bir tefekkür köprüsü kuruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b492f3-5895-4004-bc36-1f07f5b2152d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştir</image:title>
            <image:caption>Kendini toplumun yüz karası asosyalin teki olarak gören Saitou Yuicihi, seçkin bir dedektif olan Mitsumune Sakutaro’yla şans eseri beden değiştirir. İkisinin de zihinleri eski hallerindedir ancak vücutları farklıdır. Saitou, Mitsumune’nin büyük ve korkunç sırrına rağmen seçkin dedektifin hayatını sürdürebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d90b824f-1942-43ef-a307-30b378fe2c66.jpg</image:loc>
            <image:title>Surviving İstanbul</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Suraiya Faroqhi’nin on yedinci ve on sekizinci yüzyıl İstanbul’undaki mücadeleler, şenlikler ve felaketler üzerine yazdığı Türkçe makalelerden oluşan kitap. 
 
 In this curation of her recent articles, Suraiya Faroqhi takes the reader to seventeenth- and eighteenth-century Istanbul, with occasional forays into 
earlier and later periods. The city’s “ordinary” inhabitants take center stage. While epidemics and large-scale conflagrations might wreck lives overnight, the residents of Istanbul worked hard to keep alive and feed their families. From the foods eaten and the streets traversed, to the miseries endured because of recurring fires, Surviving Istanbul illustrates a city of immigrants, slaves, artisans, and rural dwellers supplying the urban markets, with all the struggles that living in (and around) the city entailed. 
 
 However, this was a population of youngsters, who whenever possible were good at finding opportunities for fun and games, at public festivities or when taking a swim in a river emptying into the Bosporus. Using archival and narrative sources, especially the impressions of Evliya Çelebi (1611–about 1685), this book is a mosaic depicting what daily life may have looked like in pre-modern Istanbul. 
 
Suraiya Faroqhi is a professor of history at Ibn Haldun University, Istanbul.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b6deb5-7362-4bd9-834f-6ad9bb08bb9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Hikayen Hangisi?</image:title>
            <image:caption>Senin Hikâyen Hangisi, yolunu bulmaya çalışırken türlü olumsuzluklara karşın vazgeçmemiş, işin kolayına kaçmamış, kimseye küsmemiş, hayata ve tüm engellere meydan okumuş, daima yeniden başlamış insanların öykülerini anlatıyor.  Bu insanlar her gün karşılaştığınız ya da hayatınızın herhangi bir anında yanınızdan gelip geçen, sizin gibi, benim gibi kendi hayatlarının yolunda yürüyen insanlar.  Bu yolun sonunda kimi üniversite kurmuş, kimi insanların hayatını kurtaracak ilacı bulmuş, kimi yüzlerce yıl sonrasına kalacak anıtlar inşa etmiş, kimi kendi engeliyle mücadele ederken başka insanlara engellerin nasıl aşılacağını göstermiş. Her gün, her an, her dakika yeniden başlamak mümkün ve yarın, geri kalan ömrünüzün ilk günü! Şimdi kendi öykünüzü yaratma zamanı! Senin Hikâyen Hangisi, hayat yolculuğunuza rehber olacak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f9a30d5-2625-4eca-95cd-d86cefa1809a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Araştırmaları Dergisi Cilt 10 Sayı 2</image:title>
            <image:caption>Ankara’yı disiplinlerarası araştırmalarla inceleyen Ankara Araştıramaları Dergisi’nin 20. sayısı, mimarlık tarihi, tarih, jeoloji ve siyaset bilimi alanlarından   kaleme alınmış makalelerden oluşmakta. 
 
Sayının ilk makalesinde, 1922-1946 yılları arasında spor faaliyetlerinin Ankaralının gündelik hayatında rekreatif boş zaman etkinliği olarak düzenlenmesinde ve benimsenmiş spor branşları kadar batı kökenli yeni spor branşlarının da toplumun her tabakasında yaygınlaştırılmasında, Ankara spor kulüpleri ve kulüp etkinliklerinin rolü araştırılmaktadır.  Ardından gelen  makalede de Cumhuriyet’in ilk yıllarında, var olan kamusal alanların resmî bayram kutlamaları bağlamında kullanımı, daha sonraki yıllarda yeni  kutlama mekânlarının tasarlanması ile  kutlama programlarına giren yeni etkinlikler ve bunlarla sağlanan toplumsal faydalar incelenmektedir. 
 
Üçüncü makale, kentlerin  uluslararası ilişkilerde de önemli rolleri olduğu gerçeğinden hareketle, Ankara Büyükşehir Belediyesinin, Ankara’nın  yerel diplomasi faaliyetleri bağlamında gerçekleştirdiği iki taraflı iş birliklerinin, kent için nasıl etkiler yarattığını; Türk dış politikası ve ulusal diplomasi anlamında etkilerini incelemektedir. Farklı bir disiplinden, jeoloji alanından araştırmacıların ele aldığı diğer bir çalışmada ise; Ankara Kalesi’nin sur yapı taşlarının tanımlanması ve alındıkları ocak yerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma ile elde edilen verilerin; Ankara Kalesi’nde yapılacak restorasyon çalışmalarında kullanılacak arkeometrik malzemenin özelliklerini ve bu malzemenin alınabileceği kaynak yerlerini belirtmesi ve benzer çalışmalar için de bir yol haritası sunması açısından kentimiz için çok önemli olduğunu düşünüyoruz. 
 
Cumhuriyetin ilanı ile birlikte başkent Ankara, modernleşme bağlamında pek çok alanda tüm ülkeye yaygınlaştırılması planlanan bir model niteliğinde olmuştur. Dergide yer alan bir diğer çalışmada, “Yeni Hayat” kurgusunun da başkenti olan Ankara’nın, süreç içerisinde geçirdiği fiziksel ve düşünsel dönüşümün mimarlık ve edebiyat alanındaki karşılığını, Hülya Bu Ya… ve Ankara eserleri üzerinden tespit etmek amaçlanmaktadır. Çalışmanın hemen arkasında yer alan bir diğer makalede de 1950’li yıllarda Ankara’ya resmî görevle gelen iki Amerikalı kadının iki farklı kitapta aktardıkları gözlemler aracılığıyla, dönemin Ankara’sının sosyal ve kültürel hayatına dair önemli bilgiler aktarılmaktadır. 
 
Derginin görüş yazıları bölümünde 1938 yılında ise Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde öğretim üyeliği yapan İsviçreli Antropolog Prof. Dr. Eugène Pittard’ın Türkiye ile İsviçre arasındaki ilişkilerin temelini oluşturan ve Ankara’da başlayan dostluk öyküsü ele alınıp incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b1eb170-20ea-4e7b-9537-411c57340d75.jpg</image:loc>
            <image:title>Polonya&apos;da Bir Kuş Var</image:title>
            <image:caption>Önceleri ince ince atıştıran, derken yeri göğü beyaza boyayan bir tipidir vuruyor ormanı, sığınaktaki cılız ateş çalı çırpıyla harlanıyor. Amansız Polonya kışı hem partizanların hem de düşman askerlerinin kanını donduruyor; bıkkın homurtular, alaycı kahkahalar, kanlı öksürükler ve ateşin o tatlı çıtırtıları kar sessizliğinin altında eziliyor. Ama yine de köknar ağaçları arasında, soğuğa, açlığa ve çaresizliğe inat umudun ve özgürlüğün ezgileri söyleniyor...
Polonya&apos;da Bir Kuş Var, savaş tüm şiddetiyle sürerken aşkı tadıp edebiyata, müziğe sığınan genç bir delikanlının, partizanların yanında, ormanın kalbinde, okullarda öğretilmeyen hayat dersleriyle dolu mücadelesinin hikâyesidir. İkinci Dünya Savaşı&apos;nın kaderini belirleyecek nihai çarpışmaları bekleyenlerin, Stalingrad&apos;dan yükselecek zafer çığlıklarına kulak verenlerin, dostluktan, dayanışmadan ve sanattan vazgeçmeyenlerin Polonya göklerinde kanat çırpan özgür bir kuşa duyduğu inancın tecellisidir.
Romain Gary&apos;den önemli olan hiçbir şeyin ölmeyeceğine canı gönülden inananlara; direnişi ve yaşamı onurlandıranlara bir saygı duruşu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b97dabc-8950-427c-b02a-766670ef0add.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Öfkenin Çocukları</image:title>
            <image:caption>Yerkürenin hangi noktasında, hangi koşullar altında olursa olsun damarları aynı umutla, aynı ateş ve iradeyle harlanan cesur yürekler vardır. Bazen küçük gibi görünen bir eylem ile devleşen dalgalara ilham kaynağı olurlar, bazen de o kabarmış dalgaların komutanı... Ama takvimler ve coğrafyalar değişse de bu tarihsel misyonu üstlenenleri hep aynı öfke ve coşku buluşturur, onları sınırların ve yılların ötesine taşıyan da budur.
Kavel Alpaslan, Aynı Öfkenin Çocukları: Dünyadan Devrimci Portreleri derlemesinde, proleter bilincin olanca ağırlığını omzunda taşıyan nice simayı, onları çevreleyen arkaplanla birlikte anarken, kapitalizmin tarihsel krizinin önemli dönüm noktalarının da bütünlüklü bir resmini sunuyor. Böylece hem dönemin ruhu hem de parçası olduğu deneyimlerin hangi motivasyonlarla gerçekleştiği aydınlanırken, tarihin odağından kaçmış yahut kasten sümenaltı edilmiş detay ve gerçekler satıraralarında müstakil birer başlık teşkil ederek hafızalarda hak ettiği yeri alıyor.
Devrimler ve karşı devrimlerle toprakları kanla sulanan Latin Amerika&apos;dan Afrika&apos;ya, ulusal kurtuluş mücadelesinin bağrında sayısız militan yetiştirmiş Ortadoğu&apos;dan Sovyet deneyimini burjuva liberalizmine karşı emeğin kurtuluşu kavgasıyla perçinleyen Avrupa&apos;ya, siper yoldaşlığı etmiş onlarca devrimci, her daim sürecek ve hiç sönümlenmeyecek mücadeleye dair zengin bir deneyim hazinesi oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49ae1799-4280-4b27-99d0-2fb01180fbaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Komplo</image:title>
            <image:caption>Bir devrimin fitilini yakmaya hevesli, haris felsefe öğrencisi Rosenthal, devrimci saiklerle yola çıkan dört genci hem budalaca hem de ölümcül bir komplonun içine çeker.


Bütünlüklü bir programdan yoksun, küçük burjuva karakterli bu &quot;bağımsız&quot; yolun çıkışsızlığı daha başından belliyken, kendisi de örgütlü bir komünist olan Paul Nizan, gençliğin özgürlük arayışının, topluma ve kendisine karşı isyanının toplumsal gerçeklerle buluşmadığı ve ideolojik bir bilinçle yoğrulmadığı müddetçe nasıl sorumsuz sonuçlar doğurabileceğini derin bir içgörü ve deneyimden faydalanarak ortaya koyar.


Jean-Paul Sartre&apos;ın, kalemini bir silah gibi kullandığını söylediği Nizan&apos;ın başyapıtı olarak değerlendirilen Komplo, adım adım yozlaşıp fosilleşen idealist düşünceler, varoluş, ahlak, erdem, gençlik, kadınlar ve pek tabii erkekler, hasmane ilişkiler, zaaf ve entrikaları derinlemesine sorgulayan bir tereke...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9996b5f4-e7f9-4ccc-92b7-a94eec784b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasetin Böyle Sabahları da Olabilir</image:title>
            <image:caption>Pandemi, ekonomik kriz ve artan siyasal baskı karşısında bizler &quot;hareketsizlikten&quot; yakınaduralım, Alain Badiou, başta Sarı Yelekler hareketi olmak üzere Fransa&apos;daki yakın dönem örneklerine bakarak bu tür hareketliliklerin her zaman hayra yorulamayacağını savunuyor. Sınıfsal çatışmada önemli ve belirleyici bir taraf haline gelen, günümüz &quot;demokrasilerinin&quot; en büyük destekçisiyken günden güne irtifa kaybeden orta sınıfın, içinde konumlandığı dünyanın dışına çıkarılamadığı takdirde despotizme çanak tutan, salt tepkisellikle malûl bir irticai söylemin içine sıkışıp kalacağını ileri sürüyor. Yeni bir komünizm tahayyülünün gerekliliğine işaret eden Badiou, bu tahayyülün varoluşsal zeminini de Avrupa&apos;ya tebelleş olan göçmenlik ya da kendi deyimiyle göçer proletarya meselesinin yaratabileceği &quot;yabancılıkta&quot; arıyor.
Alain Badiou&apos;nun 2016-2020 arasında kaleme aldığı yazılardan oluşan Siyasetin Böyle Sabahları da Olabilir&apos;in, farklı başlıklar altında çeşitli kavramların irdelendiği ilk kısmında filozofun dünyanın gidişatına nereden baktığını ortaya koyan teorik bir çerçeve çizilirken, ikinci kısmında güncel yakıcı problemleri yine bu çerçevede, gelecek ufkunu hiç kaybetmeden sorgulayabileceğimiz bir tartışma düzlemi sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a36b3a4-20ed-4dd8-90ad-e86f1c5cec22.jpg</image:loc>
            <image:title>Hansel and Gretel</image:title>
            <image:caption>The first scene discloses a wretched homestead. The two children, Hänsel and Gretel, are at work—the boy making brooms and the girl knitting stockings. They both complain of feeling very hungry, and there isn&apos;t a thing in the house. Yes, there&apos;s a jug of milk that will make nice blanc-mange when mother comes home. Hänsel tastes it and Gretel raps his fingers. He says he won&apos;t work any more and pro-poses they dance instead. Gretel is delighted. He is very awkward at first but she teaches him the steps and they are getting along so fa-mously that they whirl around the room and fall exhausted on the floor. At this moment the mother enters and she is so angry at seeing them do no work that she boxes their ears for it. In her excitement she gives the milk pitcher a push. It falls off the table, breaks in pieces, and spills all the milk. At this she is beside herself and seizes a basket and tells the children to go to the wood and pick strawberries. They must not come home till the basket is full. They run off while she, weary of life, sits sobbing herself to sleep.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35f1d4f-a345-44ed-8100-294d4bbd59d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ludwig Van Beethoven</image:title>
            <image:caption>Since that day when, a quarter of a century ago, Richard Wagner ceased to be a dynamic figure in the life of the world, the history of operatic art has been, save for a few conspicuous exceptions, a barren and unprofitable page; and it has been so, in a considerable degree, because of him. When Mr. William F. Apthorp, in his admirable histo-ry of the opera—a book written with unflagging gusto and vivid-ness—observed that Wagner&apos;s style has been, since his death, little im-itated, he made an astonishing assertion. &quot;If by Wagner&apos;s influence,&quot; he went on, &quot;is meant the influence of his individuality, it may fairly be said to have been null. In this respect Wagner has had no more fol-lowers than Mozart or Beethoven; he has founded no school.&quot; Again one must exclaim: An astonishing affirmation! and it is not the first time that it has been made, nor will it be the last. Yet how it can have seemed a reasonable thing to say is one of the insoluble mysteries. The influence of Wagner—the influence of his individuality as well as of his principles—upon the musical art of the past twenty-five years has been simply incalculable. It has tinged, when it has not dyed and satu-rated, every phase and form of creative music, from the opera to the sonata and string quartet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a52a58d4-9303-4cfb-ad63-b30b4a29cb4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozart&apos;s Youth</image:title>
            <image:caption>The hands of the house clock, which persistently kept up its monotonous 
ticking, moved slowly forward. Minute after minute passed, 
and with every minute the vice chapelmaster grew more and more 
anxious. A piano stood at one side of the room. To divert his thoughts 
he went to it, and with trembling hands struck a few chords, whose 
soft, full tones seemed to exert a quieting influence upon him. He 
wiped the perspiration from his brow, and his dimmed eyes grew 
brighter as he went to the window and looked up at the sky. 
“Let the dear God do as He wills,” he gently said to himself. “He 
will surely do everything that is for our best and highest good.” 
He stood at the window several minutes with clasped hands and 
uplifted eyes. The sky was overcast with dark clouds, with here and 
there occasional glimpses of the blue. The air was sultry and oppressive, 
and seemed to threaten a storm. Suddenly the dark cloud-veil 
was rent, as it were, and the dazzling sun shed a brilliantly glorious 
flood of light upon the beautiful scenery of Salzburg. The glistening 
sunbeams also streamed into the vice chapelmaster‟s room, and Father Mozart welcomed them with a serene smile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3799598c-e932-4bdc-8795-afad3286da3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Music and Its Masters</image:title>
            <image:caption>The hands of the house clock, which persistently kept up its monotonous 
ticking, moved slowly forward. Minute after minute passed, 
and with every minute the vice chapelmaster grew more and more 
anxious. A piano stood at one side of the room. To divert his thoughts 
he went to it, and with trembling hands struck a few chords, whose 
soft, full tones seemed to exert a quieting influence upon him. He 
wiped the perspiration from his brow, and his dimmed eyes grew 
brighter as he went to the window and looked up at the sky. 
“Let the dear God do as He wills,” he gently said to himself. “He 
will surely do everything that is for our best and highest good.” 
He stood at the window several minutes with clasped hands and 
uplifted eyes. The sky was overcast with dark clouds, with here and 
there occasional glimpses of the blue. The air was sultry and oppressive, 
and seemed to threaten a storm. Suddenly the dark cloud-veil 
was rent, as it were, and the dazzling sun shed a brilliantly glorious 
flood of light upon the beautiful scenery of Salzburg. The glistening 
sunbeams also streamed into the vice chapelmaster‟s room, and Father Mozart welcomed them with a serene smile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23255ff3-dd10-4db6-bc94-1636036b58fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sketch of a New Esthetic of Music</image:title>
            <image:caption>The spirit of an art-work, the measure of emotion, of humanity, that is in it—these remain unchanged in value through changing years; the form which these three assumed, the manner of their ex-pression, and the flavor of the epoch which gave them birth, are transient, and age rapidly.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f96db2b0-7a23-419d-be88-50ad7ad13bf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Songs From Alice in Wonderland and Through the Looking-Glass</image:title>
            <image:caption>How doth the little crocodile Improve his shining tail, And pour the waters of the Nile On ev&apos;ry golden scale!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cc80808-4568-453a-a4fd-99326cd43533.jpg</image:loc>
            <image:title>Spirit and Music</image:title>
            <image:caption>&quot;Art is the Manifestation of the Spiritual by means of the Material&quot; Newlandsmith Music is a part of life. It is not merely an accomplishment or a hob-by, nor yet a means of relaxation from the strenuous business of earn-ing a living. It is not an addendum or an excrescence: it is an actual part of the fabric of life itself. The object of these pages will be to show how closely Music, and indeed Art in general, has woven itself into the pattern of our lives, and how intimately it may influence and fash-ion the design.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a89e6e8b-ee95-42a2-a7f1-fa896dcd2634.jpg</image:loc>
            <image:title>Stories of the Wagner Opera</image:title>
            <image:caption>Wagner was greatly troubled in the beginning of his career about the choice of subjects for his operas. His first famous work, „Rienzi,‟ is founded upon the same historical basis as Bulwer&apos;s novel bearing the same name, and is a tragic opera in five acts. The composer wrote the poem and the first two acts of the score in 1838, during his residence at Riga, and from there carried it with him to Boulogne. There he had an interview with Meyerbeer, after his memorable sea journey. Wag-ner submitted his libretto and the score for the first acts to that famous composer, who is reported to have said, „Rienzi is the best opera-book extant,‟ and who gave him introductions to musical directors and publishers in Paris. In spite of this encouraging verdict on Meyer-beer&apos;s part, Wagner soon discovered that there was no chance of suc-cess for „Rienzi‟ in France, and, after completing the score while dwelling at Meudon, he forwarded it in 1841 to Dresden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ce90944-2c17-4af7-83cc-7f30b801efbf.jpg</image:loc>
            <image:title>The Beggar&apos;s Opera</image:title>
            <image:caption>DEAD at the age of thirty-one after a sudden operation, Claud Lovat Fraser was as surely a victim of the war as though he had fallen in action. He was full of vigour for his work, but shell-shock had left him with a heart that could not stand a strain of this kind, and all his own fine courage could not help the surgeons in a losing fight. We are not sorry for him—we learn that, not to be sorry for the dead. But for ourselves? This terror is always so fresh, so unexam-pled. I had telephoned to him to ask whether he would help me in a certain theatrical enterprise. I was told by his servant that he was ill, but one hears these things so often that one gave but little thought to it beyond sending a telegram asking for news; and now this. Personal griefs are of no public interest, but here is as sad a public loss as has befallen us, if the world can measure truly, in our generation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8658729d-2d09-4cac-93f9-48dbcb6528e2.jpg</image:loc>
            <image:title>The Development of Certain Tendencies in Modern Opera</image:title>
            <image:caption>In this thesis there has been an attempt made to trace the origin, growth and development, and modification of various tendencies in the Opera. The form only of the opera has been considered and no at-tempt has been made towards the harmonic analysis of the various operas. The main tendencies that have been discussed are, the differ-ences in regard to; (1) the number of acts employed; (2) the number and kind of characters; (3) a comparison; (a) of the proportion of or-chestral work, overtures, ballets and ritornelli; (b) of solo work and the various voices employed; (c) of recitative, spoken, accompanied and unaccompanied; (d) of ensemble work, duets, trios, quartets, quintets and sextets; and (e) separate from this last, a consideration of the proportion of chorus work, mixed, and that sung by the men and the women alone.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94618c24-5f68-4c4d-ab6e-304d0e72020f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Great Musicians</image:title>
            <image:caption>The attempt to write a Life of Henry Purcell has been beset with many difficulties. So much information which might have been pre-served for the instruction of after times has been lost, either through the indifference or culpable neglect of those who had it in their power to have placed on record details which would have been interesting. Sir John Hawkins and Dr. Burney are particularly open to censure on this head. They possessed many opportunities for gaining authentic knowledge of facts and circumstances now lost for ever. In reading their histories of music we cannot but feel regret that they neglected to gather and garner the stores of Purcellian lore which were so accessi-ble to them, and which they could so easily have rescued from oblivi-on.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a461ced-15d0-4f10-bd32-125e88bcec04.jpg</image:loc>
            <image:title>The Influence of the Organ in History</image:title>
            <image:caption>The history of the Organ runs back so far into the centuries, that no matter what point one might select for examination, it can scarcely be brought into the scope of a lecture except in a very empty and skele-ton form. You will bear with me, then, for the superficial manner in which I shall be forced to treat many important points. As many of those present do not propose to make a study of the organ, I shall avoid treating of the instrument itself in any technical sense, and would offer a few thoughts on the subject of 
The Influence Of the Organ in History, 
with a glance at the &quot;schools of playing&quot; thus created. The Organ is called the &quot;king of instruments.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4089d13-b48b-4781-acf9-8a9b928583b8.jpg</image:loc>
            <image:title>The Loves of Great Composers</image:title>
            <image:caption>Nearly eight years after Mozart&apos;s death his widow, in response to a request from a famous publishing house for relics of the composer, sent, among other Mozartiana, a packet of letters written to her by her husband. In transmitting these she wrote: &quot;Especially characteristic is his great love for me, which breathes through all the letters. Is it not true—those from the last year of his life are just as tender as those written during the first year of our mar-riage?&quot; She added that she would like to have this fact especially men-tioned &quot;to his honor&quot; in any biography in which the data she sent were to be used. This request was not prompted by vanity, but by a just pride in the love her husband had borne her and which she still cher-ished. The love of his Constance was the solace of Mozart&apos;s life.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e26070-bf2c-4c11-a0e6-e94a0587a81f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Mentor</image:title>
            <image:caption>From a portrait made by Stattler, after original by Ary Scheffer. Greatest of all the Poles, however, is Frédéric François Chopin. While his name is usually printed with the French accents, and the French are inclined to claim him as their own because his father emi-grated from France to Poland, he himself was as thoroughly Polish in all his sympathies as his mother, and there is reason to believe that his paternal ancestors also came originally from Poland. Some of the traits that have endeared his music to all players and listeners—its elegance, its charm, its polished style—make it seem French; but the Poles also are noted for these same qualities; and in other respects Chopin’s mu-sic is as thoroughly and unmistakably Polish as it is an expression of his unique genius.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb9bc38b-084c-4a70-b86e-e2fac454aab7.jpg</image:loc>
            <image:title>The Operatic Problem</image:title>
            <image:caption>Last autumn, having to speak at an organ recital given by my friend Mr Clegg, I took the opportunity of giving what encourage-ment lay in my power, to the Corporation of my native town, in an endeavour they had made during the summer months to provide suitable music in the various parks throughout the city. To my great surprise that speech was quoted in journals, of all shades of opinion, in the country, and brought me also a vast correspondence. A copy of the speech will be found at the end of this book.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037254b7-5917-4272-a9a3-8bf916822b20.jpg</image:loc>
            <image:title>The Use and Abuse of Church Bells; With Practical Suggestions Concerning Them</image:title>
            <image:caption>It has fallen to the writer’s lot, in the Divine dispensation, to be en-trusted with the care, or joint care, of very many parishes in various parts of England: and he knows not any one external matter, common to them all, and to the neighbourhoods surrounding them, which has caused him more pain than the ordinary use, and the almost utter ne-glect for their own proper purposes, of the Church Bells. Indeed, so much is the proper use of these holy instruments of edification (for such they really are) generally lost sight of, that among all the New Churches which have been builded during the last few years, scarcely any have more than one Bell; a greater number being considered a vain superfluity, a kind of ecclesiastical luxury—or, by deeper thinkers, a link between the Church and the world (and that of-ten in its fiercest contentions, vainest hours, and most carnal aspect) which we may well be rid of.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68fd38cd-6503-4dd8-89cb-311f0a622e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Twelve Good Musicians</image:title>
            <image:caption>In the Preface of his admirable contribution to the Oxford History of Music (Vol. III.) the late Sir Hubert Parry writes: &quot;The seventeenth cen-tury is musically almost a blank, even to those who take more than the average interest in the Art; and barely a score of composers&apos; names during the whole time suggest anything more than a mere reputation to modern ears.&quot; Of course the distinguished author is speaking of the musical world in general, not of our own country&apos;s music only. I am inclined to think it is a little severe on us. I have always found that great interest is taken in the 17th century music and musicians of Eng-land.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcaba381-7c28-460c-9f9a-531b6456873b.jpg</image:loc>
            <image:title>“Kadın” Olmanın Saçmalığı</image:title>
            <image:caption>Hayatın içinden kurgulanan gerçekleri, okuyucuyu neredeyse rahatsız edecek derecede anlatan yine de gerçekleri kadar rahatsız edici olmayan; her biri farklı bir kadın hikâyesini konu eden, derleme türlerden oluşan bir kitap... Gerçeküstü, katı gerçekçi, mistik ve bazen saçma… 
 
Endişeyi, gerilimi, kapana kısılmışlığı anlatırken bazen de gülümseten yeni ama bir o kadar da tanıdık gelen, kadınların sessiz mücadeleleri… 
 
Sebile adındaki köylü kadın, bir sabah kalkar ve hiçbir iş yapacak hâlde değildir. 
  “Köy yerinde,” dedi Sebile, “Anneler çocuklarını çok öldürür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a445c898-3d3f-4a4f-a9b1-52029dab6b5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğime İkamet Edenim</image:title>
            <image:caption>Kırk yamalı bir yorgandır anne yüreği, sarmaladığında ısınır evladının üşüyen yeri. Nakışlı bir çeyizdir anne nasihati, değerlerini aktararak işler evladının zihnini. Bir kaşık lokmadır anne dili, sevgi sözcükleriyle doyar evladının acıkan yüreği. Aynalı bir taraktır anne eli, gezdirdiği parmaklarıyla açılır evladının saçının teli. Güvenli bir sığınaktır anne omzu, varlığıyla dinginleşir evladının ruhu. Konforlu bir yastıktır anne dizi, yatırdığında rahata erer evladının bedeni. Rütbeli bir askerdir anne gözü, bitmeyen nöbetle izler evladının çevresini. En uğrak limandır anne evi, şefkatiyle kök salar evladının sevgisi. Anne her şeydir de evlat tektir anne yüreğinde. Her evlat özeldir kendi nezdinde. Tıpkı Masal&apos;ım gibi. 
  Masal, Down sendromlu olarak açtı gözlerini dünyaya. Tüm varsayımları yıktı gülerken oluşturduğu ışığıyla. Beni ben yapan, bu satırları bana yazdıran kızımın mektupları şu an avuçlarınızda. Bu mektuplarda kiminiz annesine, kiminiz anneliğine, kiminiz de çevrenizdeki bir anneye rastlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a55bb13a-bb39-4f50-9640-7b62910350d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Özvatan Efsanesi</image:title>
            <image:caption>Efsane ya da söylence, yıllarca gerçekten olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan yazı çeşitleridir. Efsanelerde anlatılan olaylar bazen doğaüstü olabilir ama çoğunlukla gerçek olaylara ve gerçekten yaşamış kişilere dayanır. Bu öykülerin çoğu kahramanca işler yapmış kişilerle ilgilidir Efsaneler nesilden nesile aktarılırlar. Kalaycık efsanesi bunlardan biraz farklıdır gerçekte yaşanmış bir olaydan aktarılmıştır. Efsane Özvatan’da yaşansa da asıl yaşandığı yer Kalaycık dağıdır. Genç bir çoban olan Elçibey&apos;in doğanın ve hayatın içinde yaşadıklarının anlatıldığı bu efsanede, gerçek ile gerçeküstünün karşılaşmasına şahit olacaksınız. 
  &quot;Her şey işte o gün keyifle çayını içerken duyduğu bir ses ile başladı.  O zaman bunun bir efsanenin sesi olacağını bilemezdi.  Bu gizemli olay ile gerçekleri öğrenmesi Elçibey’in tam otuz beş yılını alacaktı o yaz dönemi yaşadığı bu gizemli olayın yıllar sonra cevabını bulacağı aklından bile geçmemişti...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd428b4b-8f55-48b1-87e6-d0ddf9ab23c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Tarih Mümkün müydü?</image:title>
            <image:caption>“Tehcir miydi, soykırım mıydı?” Yoksa 1915, yine yaygın resmi görüşün ileri sürdüğü gibi, bir “mukatele”den mi ibaretti? Yanlış bir hayatı doğru yaşamanın güçlüğünü akla getiriyor bu sorular: Gecikmiş bir soruya, kaybedilmiş bir imkâna sadece tarihe değil bugüne de ışık verecek bir bağlam kazandırmak da aynı ölçüde zor. 
“Ermeni meselesi”yle ilgili yazılarını, söyleşilerini ve değinilerini bir araya getirdiğimiz Masis Kürkçügil bu zor işe girişiyor. Sadece 1915’e değil, 1908’de Ermeniler açısından kaybedilmiş inkılabın şifrelerine ve “unutulmak istenmiş” bir tarihe odaklanıyor. Geçmişe bugün yaşayanları da özgürleştirecek soruyu yöneltiyor: “Bir başka tarih mümkün müydü?” 
Tarihe Marksist bir bakış açısıyla yaklaşan, yıllardır sosyalist devrimci siyasetin içinden birinin, geçmişin bu büyük olaylar dizgesine ışık tutan yazılarını okuyacaksınız bu kitapta. Kürkçügil Ermeni siyasi partileri Hınçaklar ve Taşnakların tarihsel serüvenlerini, Taşnakların İttihat ve Terakki ile ilişkilerini, 1908’de İttihatçılarla Ermeni örgütleri arasında kurulan ittifakın birkaç yıl içinde nasıl berhava olduğunu analiz ediyor. Ermeni meselesini Paramaz’dan Manuşyan’a, Rakovski’den Rosa Luxemburg’a, Armen Garo’dan Hagop Babigyan’a, Talat Paşa’dan Cemal Paşa’ya ve nihayet Hrant Dink’e uzanan geniş bir tarihsellikte ve perspektifte irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3b62af9-e1e3-4476-94c5-76ffd7badda5.jpg</image:loc>
            <image:title>İlgi Arayışı</image:title>
            <image:caption>Her şey, neyi ilgi çekici bulduğumuza bağlıdır (tabii eğer ilgi çekici bulduğumuz bir şey varsa) neyi ilgi çekici bulmak üzere eğitildiğimize ve teşvik edildiğimize, ayrıca kendimize rağmen kendimizi neyle ilgilenir halde bulduğumuza bağlıdır. 
İki anlamda da -yalnızca çocukken değil, hayatlarımız boyunca- kısmen dikkat çekme arayışındayız, bunun nedeni de ilgiyi ne için istediğimizin ve neye ilgi göstermek istediğimizin her zaman net olmamasıdır: Kendimizde ve kendimiz dışında neyin ilgiye muhtaç olduğu ve aradığımız ilgiyi bulduğumuzda bunun ne gibi sonuçlar doğurmasını umduğumuz konusu belirsizlikler içerir. 
Adam Phillips ilgi çekici bulduğumuz şeylerin, dikkat çekme arayışımızın kimliğimizi ve yaşamlarımızı nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. İlginin, utanç duygusuyla, benlikle ve dikkat dağınıklığıyla arasındaki bağlantılara ışık tutuyor. Yönlendirdiğimiz veya yönlendirmediğimiz ilgimizin kim olduğumuza veya kim olmadığımıza dair neler söylediğini gözler önüne seriyor.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d00fb47e-7019-4e70-8245-289564f89bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyet Felsefesinde Spinoza</image:title>
            <image:caption>İlkin 1952’de yayımlanan bu kitap, Spinoza yorumunun çatışan Marksist okulların ortaya çıkışı da dahil olmak üzere, 1920’ler ve 30’larda Sovyetler Birliği’nde Spinoza biliminin yeniden canlanması üzerine çok sayıda çalışmayı bir araya getiriyor. Bu çalışma, bağlama dair referanslar sağlayan uzun bir girişle birlikte, 1923-1932 yılları arasında Spinoza üzerine yayımlanan yedi nitelikli makalenin Kline tarafından yapılan çevirilerini içermektedir. Bu gelişmeler, bir Batı Avrupa diline önceden çeviri yapılmaması nedeniyle Rusya dışında genellikle bilinmiyordu. Spinoza’nın Marksist yorumu, yalnızca Batı biliminin baskın geleneklerinden değil, aynı zamanda Devrim öncesi Rusya’nın eleştirel ve olumsuz görüşlerinden de bir kopuşu temsil ediyor. Bu kitap hem Sovyet felsefesinde Spinoza’nın hem de Spinoza aracılığıyla Sovyet felsefesinin incelenmesini sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3351b0df-7a3c-4cc6-8c79-2ca79b40dbb2.jpg</image:loc>
            <image:title>İvo Hamam&apos;ın Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Ivo Hamam ve ailesi yaşlı ev sahipleri Bayan Atril’in evinde mutlu mesut yaşamaktadırlar. Ama Bayan Atril günün birinde hayatını kaybedince bütün yaşamları değişir. Hamam ailesi evin yeni sahipleri orayı ilaçlamadan önce evi terk etmelidir. Onları bekleyen yolculuk ise biraz karanlık ve zorludur. Şehir kanalizasyonundan geçerek bundan sonraki yuvaları olacak Apolo Otel’e giriş yaparlar… Ivo hayatının bu yeni sayfasında dünya üzerinde özgürce hareket etmenin zorluklarını ve eşitlik duygusunu keşfeder. 
İşte böylece ailem yani biz Hamamlar sakin, hoş ve hatta çok sayıdaki kız ve erkek kardeşlerimle kurduğumuz gruplarla eğlenceli bir yaşam sürüyorduk. Evin kuytu köşelerinde koşturuyor, birbirimizi kovalıyor, raflarla dolapların altını üstüne getiriyorduk … İşin aslı hem ben hem de o evde yaşayan Hamam sülalesinin tüm üyeleri, hiç başımızı belaya sokmadan orada 
bir ömür mutlu yaşayabilirdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd8ee6c-1a0f-4937-92cc-4b239d286af9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulaş Yoldaş</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir yolculuğun hikayesidir... Bu yolculuksa, dünyada ve Türkiye’de ‘’68 Kuşağı’’ diye adlandırılan ve birçoğu 12 Mart Darbesi öncesinde ve sonrasında hapishanelerde, işkencehanelerde, dağlarda, öğrenci evlerinde, yurtlarda, kısacası bulundukları her yerde öldürüldüler. İşte onlardan biri olan, Ulaş Bardakçı’nın öyküsü bu... Rasih Ulaş Bardakçı 1947 yılında Nevşehir’in Hacı Bektaş ilçesi Akçataş (Topayın) köyünde dünyaya gelir, ilkokul, ortaokul ve liseyi Ankara’da tamamlar. ODTÜ fizik bölümüne devam ederken dönemin fırtınalı yıllarında kendisini olayların göbeğinde bulur... Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın serbest bırakılması için İsrail Başkonsolosu Ephraim Elrom’un kaçırılması eyleminde yer alır. 6 Ocak 1969’da ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Komer’in arabasının yakılma eylemine katılır. Başlatılan Balyoz Harekatı’nda yakalanır. Davaları devam ederken 29 Kasım 1971 tarihinde THKP-C ve THKO’lu arkadaşları ile Maltepe Cezaevi’nden firar eder.19  Şubat 1972 günü sabaha karşı Arnavutköy Üvez Sokak’ta güvenlik güçleri ile girdiği çatışmada öldürtülür... 19 Şubat 1972’nin en önemli tanığı Lale Arıkdal, yıllar sonra o çatışmada evin içinde neler oldu ve çatışma sonrası neler yaşandı onları anlattı... Kitabın yazarı, Ulaş Bardakçı’yı araştırırken önceliği yaz tatillerini geçtiği ve nüfusa kayıtlı olduğuduğu Hacı Bektaş’ın Akçataş (Topayın) köyüne giderek amcası Kazım Bardakçı, yengesi Düriye Ana ve kuzenleri ile, olayların diğer tanıklarını bularak onlarla söyleşiler yapar. Döneme ait dergi,  gazete ve kitapları tarayarak alıntılar yapar. Dönemin soruşturma dosyaları ve mahkeme tutanaklarını tarar... Yıllar sonra Ulaş Bardakçı’nın ailesiyle buluşan Lale Arıkdal, nasıl yakarlandı, neler konuştular? Bu soruların cevabını bulacaksınız bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/312bd555-d98f-47d7-b68b-cc27a1465284.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bir Hikaye Anlat</image:title>
            <image:caption>“Hikâye anlatımı hiç şüphesiz dinleyicinin zihninde bilgi veya fikirlerin izini bırakmanın en iyi yoludur. Bu kitap, hikâye anlatımının anahtar bir eğitim aracı olarak kullanımının teşvikine yardımcı olacaktır.” 
—Dr. Jane Goodall, DBE, Jane Goodall Enstitüsü’nün kurucusu ve BM barış elçisi 
“Bu kitap sizi usul usul heyecanlandıracak ve çocuklarınızla aranızda derinden bir bağ kuracak. Sizlerde ‘Ben bunu yapabilirim,’ hissini uyandıracak.” 
—Kim John Payne, Aile Danışmanı ve Daha Sade Bir Hayat’ın çoksatan yazarı 
“En iyi hikâyeler bizi en derinden tanıyan insanlar tarafından anlatılır. Bu konuda özgüven eksikliği duyuyorsanız size yardımcı olacak pek çok şey bu kitapta mevcut.” 
—Steve Biddulph, Mutlu Çocuk Yetiştirmenin Sırları kitabının New York Times çoksatan yazarı 
“Bir kitap nasıl bu kadar şahane olabilir! İnsanlar, dünyayı öncelikle hikâyeler aracılığıyla anlar, bu da sevdiğiniz miniklerin dünyasını birazcık hayal ve bol bol sevgiyle şekillendirebileceğiniz anlamına geliyor.” 
—Bill McKibben, Çevreci ve Doğanın Sonu’nun New York Times çoksatan yazarı 
“İlişkilerde yoksulluk, günlük hayatta stres ve travmanın olduğu bugünlerde hikâye anlatımı bağ kurmayı, ümidi, iyileşmeyi ve direnci destekleyen her ebeveyn, öğretmen veya danışman için erişilebilir bir yöntem olarak kabul ediliyor. Silke ile Joe bu önemli hediyeyi kendilerine ait hikâyeler, atalarından kalma masallar ve öğretilerle sunuyor.” 
—Fr. Richard Rohr, Lisanslı Klinik Sosyal Hizmetler Uzmanı ve Çocuk Terapisti 
 
SILKE ROSE WEST: Otuz yılı aşkın süredir anaokulu öğrencilerini eğitmiş, Waldorf metodunda tecrübe sahibi bir Waldorf öğretmenidir. Taos Waldorf Okulu’nu 1995 yılında kurmuştur ve günümüzde de Taos Earth Children isimli, ormanda yer alan bağımsız bir anaokulunu işletmektedir. Taos’ta yaptığı kukla gösterileri, anlattığı hikâyeler ve ülke çapında çeşitli öğretmenlerle ve okullarla görüş alışverişinde bulunmasıyla bilinir. 
  JOSEPH SAROSY: Bir ile üçüncü sınıfları bünyesinde barındıran ve açık havada eğitim veren bir okul olan The Juniper School’un kurucusudur. Fatherly dergisinde serbest zamanlı yazarlık yapmaktadır ve 2019 yılında aynı yıl NIEA Ödülleri’nin finalisti olan A Father’s Life [Bir Babanın Yaşamı] kitabını herhangi bir yayınevinin yardımı olmaksızın yayımlamıştır. Bölgesindeki erkeklerle ve babalarla çalışmaktadır ve dikkati ülkedeki takdire şayan babalara çekmek için #greatdad kampanyasını başlatmıştır. The Storytelling Loop [Hiâye Anlatma Döngüsü] adlı bloğu dünya çapında 70 binden fazla insan tarafından okunmuştur. Bağlantıda kalmak için HowToTellStoriesToChildren.com sayfasını ziyaret ediniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ec6c8df-e4ca-4d4a-b4b1-42c7c1298893.jpg</image:loc>
            <image:title>Teen Titans Go! Pizza Kubbesine Hoş Geldiniz</image:title>
            <image:caption>Genç Titanlar, buradalar ve en harika maceraları için hazırlar! 
Ama işleri hiç de kolay değil... 
Robin, gençlerin yepyeni idolü olarak Yıldız Ateşi’nin kalbini nihayet kazanabilecek mi? Kuzgun, daha önce görülmemiş en şeytani aile toplantısından kurtulabilecek mi? Cyborg, duyarlı bıyığı tarafından yenilgiye mi uğrayacak? Peki tam olarak, Zıtlık Günü’nde ne olur? 
En önemli soruyu sormadan geçemeyiz: Destansı savaşın sonunda hangi Titan en yüce ödülü -pizzanın son parçasını- kazanmış olarak çıkacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/905a3ef5-1bed-4ba0-afa6-775142e45236.jpg</image:loc>
            <image:title>Saksağan</image:title>
            <image:caption>Marisa ve Jake, kusursuz bir çifttir; yeni kiracıları Kate de kusursuz bir ev arkadaşıdır. İnanın sadece ödediği kira, bebek sahibi olma çalışmalarına başlamalarında ihtiyaçları olacak geliri sağlayacağı için de değil. Gerçi tamam, hiç kimse kusursuz değildir, yanlış ifade etmiş olmayalım. Görünüşe bakılırsa Kate, kişisel sınırları pek önemsemez, hatta Jake’le zaman zaman fazla samimi görünür. Yine de Marisa bunun moralini bozmasına izin vermez. Ne de olsa Kate kısa süre içinde gidecektir ve kendisi, Jake ve müstakbel bebekleriyle baş başa kalacaktır. Sorun şu ki hamile kalmak göründüğü kadar kolay değildir. Kısırlık tedavisi ve yanlış başlangıçlarla geçen aylar içinde Jake ile Marisa’nın kusursuz ilişkisi zorlu bir sınava tabi tutulur. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de Kate’in sınırları zorlayan tavrı işin tuzu biberi olur: Kate, bu çekirdek aileyi iyice takıntı haline getirir. Peki kimdir bu kadın? Marisa ve Jake ile ilgili her şeyi nasıl bilmektedir? Bu sorunun cevabının peşinden koşan Marisa, her şeyi kaybetmeyi göze alır: kusursuz aşkını, kusursuz ailesini ve kusursuz kendisini. Saksağan, anneler ve çocuklarına dair, kıskançlık ve sahiplenme duygusuna dair, hayalini kurduğunuz ne varsa hepsine sahip olmanın yarattığı risklere dair bir roman. Gerilimi bir an olsun eksilmiyor, heyecanı hep diri tutuyor, her sayfasında merak uyandırıyor. 
“Zekice kaleme alınmış, merak uyandıran bir hikâye… 
İlginç olduğu kadar ters köşe eden bir okuma deneyimi…” 
Matt Haig, Gece Yarısı Kütüphanesi’nin yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bfd55d1-cf77-4776-ab33-e529b3238d6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hizmetçiler</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllardır Hanımefendi’nin emrinde çalışan Solange ve Claire, yaşama tutundukları “oyunun” son dakikalarını yaşamaktadır. Taparcasına sevdikleri, saygıda kusur etmedikleri, varlıklarını borçlu oldukları Hanımefendi’yi öldürmeye karar vermişlerdir. Bir cinayetin işleneceği bu gece, dizginlenemeyen arzuların iktidarı devralışına, değişen rollerin kaosuna, aynaların kırılmasına, şiddetin salıverilmesine, kurtuluşa yıkımda ulaşanların zaferine sahne olacaktır. 
İlk defa 1947 yılında sahnelenen Jean Genet’nin Hizmetçiler’i, hiç kuşkusuz, yirminci yüzyıl Batı edebiyatının en öne çıkan, en tartışmalı, en çığır açıcı metinlerinden biridir. Yazıldığı günden bu yana tüm dünyada en çok sahnelenen oyunlardan biri olmayı sürdüren Hizmetçiler, olanaklarını zorlayan sayısız yorumla sahneye taşınmış, metin ve temsil bağlamında çok sayıda okumaya, araştırmaya konu olmuştur.   
Jean-Paul Sartre’a göre Genet edebiyatının kusursuz örneği olan Hizmetçiler, bu edebiyatın neredeyse tüm kurucu unsurlarını bir araya getirmesiyle apayrı bir yere ve öneme sahiptir. Solange, Claire ve Hanımefendi’nin oluşturduğu üçlü, şiddetin dümene geçip tüm hâkimiyeti ölüme devretmeye hazırlandığı gecede, tanımlanmış rollerinin ötesine geçip geçmeme kararını vermekle sınanır. Toplumsal kimliklerinin doğurduğu baskı yüzünden, işlerini kusursuz yapmaya gayret ederken arzularını bir yanılsama oyununa dönüştürmek, kılık değiştirmek, kendi varoluşlarını yadsımak zorunda kalan Hizmetçiler, bu nihai törende, İyi’nin ve Kötü’nün meçhul sınırında, masumiyetin ve günahın tanımını sorgular ve sorgulatırlar. Sartre›a göre Hizmetçiler’de İyi sadece bir yanılsamadır. Kötü, kendini İyi’nin yıkıntıları üzerinde inşa eden bir Boşluk’tur. 
Hemen her cümlesi çoklu anlam katmanlarına sahip, düz görüntüsünün ardında fazlasıyla karmaşık, iç içe geçmiş bir söylem labirenti barındıran ve bu yönüyle günümüzde bile yepyeni yorumlarla zenginleşebilen Hizmetçiler’in asıl odağı, belki de her şeyden öte, sevmektir. Yine Sartre’ın sözleriyle, peki birbirlerini seviyor mudur bu kadınlar? Yoksa nefret mi ediyorlardır? Tutkuyla nefret ediyorlardır birbirlerinden, tıpkı Genet’nin tüm kişileri gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ed3c71-4329-45a0-b264-6a1dded17b85.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Alemi - Aktiviteli Çıkartma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar Alemi - Aktiviteli Çıkartma Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4b7269-d106-4c5a-9a55-9a3aba9daadc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşegül İle İngilizce Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Ayşegül ile İngilizce Öğreniyorum, İngilizce öğrenmeye yeni başlayan öğrencilere yönelik, eğlenceli bir kitap.
“Evde”, “Okulda” gibi bölümler, bu konulara yönelik kelime bilgisi, basit cümleler ve Türkçe karşılıklarıyla çocuklar İngilizceyi daha keyifle öğrenecekler.
Aşina oldukları Ayşegül serisi kahramanlarıyla birlikte yabancı dil öğrenmek çocuklar için artık çok kolay olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c2f67a2-8da7-4e6f-877e-a285b903e9c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşe Kalka</image:title>
            <image:caption>Aslı Akarsakarya ilk kitabı Düşe Kalka’daki öykülerinde toplumun her kademesinden baskılanan kişilere, kişiliklere, duygulara yoğunlaşıyor. Kimi zaman şiirsel, kimi zaman eğlenceli, kimi zaman da acıtan bir üslupla kaleme aldığı öykülerde, söylenenler kadar söylenmeyenleri de önemli kılan özgün bir dilin peşine düşüyor yazar. 2009 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü alan Düşe Kalka, zengin konu, karakter ve anlatım biçimleriyle her öyküde masaldan gerçeğe, kurgudan rüyaya okuru bambaşka iklimlere taşıyor.
İnsana verilmiş en büyük armağan olduğunu düşünüyorum öleceği günü bilmemenin. Faniyiz, bunu inkâr eden yok. Ama belleksizliğimize sığınıp içimizden birisi öldüğünde şaşırabiliyoruz. Gerçekten tüm varlığımızla şaşırıyoruz. Unutkanlığı inkârla birlikte özenle kullandığımızda, felaketleri daha rahat atlatıyoruz. Ama bir sonrakine tepki verirken, bütün anlam arayışımıza yeni baştan başlıyoruz, tabii isyanımız da cabası. Neyse, zararı yok, her seferinde şaşıralım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9a4c616-e583-48cc-850c-1913ac1eb1cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlara Fısıldayan Kız</image:title>
            <image:caption>‘’Çok uzaklarda, esintili bir kasabada pek de sıradan olmayan 
küçük bir kız yaşardı. Kora hayvanlarla, ağaçlarla, en çok da
kuşlarla konuşur, çoğu zaman onlara fısıldardı.
Doğayı can kulağıyla dinler, yardıma ihtiyacı olan herkese
yardım ederdi. Kora’nın arkadaşı Mori o gün her günkü gibi
okul bahçesinde oyuna dalmıştı.
Derken kafasına düşen… yoksa bir cips paketi miydi?
Durduk yere niye böyle yapmıştı bu kuşlar?
Peki Kora neredeydi, en iyi o bilirdi kuşların derdini!’’
Sara Şahinkanat’ın doğa sevgisi ve çevre duyarlılığı üzerine
yazdığı bu merak uyandıran hikâyeye Hüseyin Sönmezay
resimleriyle eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13bb7c84-42d3-490f-9ee6-b2e4604d8995.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan Bir Psikanalistin Düşünceleri</image:title>
            <image:caption>Genç psikanalist Luca Nicoli soruyor, çağımızın en önemli psikanalistlerinden Antonino Ferro yanıtlıyor. Yanıtlarını verirken hem teorisyen kimliğini kuşanıyor Ferro hem de divana uzanmak istemeyen hastası bir seansta onun koltuğuna oturunca divana uzanıp seanslara öyle devam eden oyunbaz kimliğini. Psikanalizin kurucularına duyduğu minneti de elden bırakmadan bilinenlerin kirli ışığının bilinmeyeni görmeyi engellememesi için neler yapılabileceğini anlatıyor. Kâh çerçeve, teori gibi günümüz psikanalizinin önemli alanlarını açıklıyor, kâh hastaya bir sonraki seansa gelmesi için geçerli bir sebep vermek için onunla nasıl bir oyun kurmak gerektiğini. Bir yandan deneyimi ve bilgisiyle genç psikanalistlere rehber olurken bir yandan da meraklıları için psikanalizin ulaşılmaz görünen sınırlarını nüktedan ve kışkırtıcı diliyle aralıyor.
Antonino Ferro 2 Mart 1947’de doğdu. 2013-2017 yılları arasında başkanlığını da yaptığı İtalyan Psikanaliz Kurumu’nun ve Uluslararası Psikanaliz Birliği’nin üyelerindendir. Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Avustralya’da pek çok kurumda misafir profesör olarak çalışmıştır. Çalışmalarıyla psikanalizin gelişimine katkısı nedeniyle 2007’de Sigourney Ödülü’nü almıştır. Günümüz psikanalizinin en önemli isimlerinden biri olan Ferro hem yetişkinlerle hem çocuklarla çalışmaktadır.
Psikanaliz aslında basit bir şey, uzun zamandır onu olabildiğince karmaşık ve anlaşılmaz hale sokan biz psikanalistleriz, sanırsınız ki Orpheus ile Pisagor’un gizemlerinden bahsediyoruz. Oysa psikanaliz feci basit bir işlemdir: Bir araya geldiğimizde gerçekliğin vahşetini nasıl özümleyebildiğimizi anlatır.
Her çalışmanın başında Freud’dan alıntı yapmalı mı? Ya da genç analistler vakitlerinin çoğunu Freud okuyarak mı geçirmeli? Analiz süresi ne kadar olmalı? Analist yansızlığının sınırları nelerdir? Psikanaliz deyince hemen herkesin aklında canlanan divan gerçekten gerekli mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ec235f1-d4ea-482f-85b2-81c4ae5a7565.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’le Özdeş Bir Yaşam: Özden Toker - İsmet İnönü’nün Kızı Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>“Hikâyem uzun... Cumhuriyet’le yaşıt...
Hep tekrarladığım gibi Cumhuriyet’in ilk on yılında doğan bir çocuğun serüveni...”
Bu kitap, Özden Toker’in Mehmet Ö. Alkan’a, 7 Aralık 2018-19 Nisan 2019 tarihleri arasında, Pembe Köşk’te yaptıkları söyleşilerde anlattıklarından oluşuyor. Özden Toker, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı ve Gazeteci Metin Toker’in eşi olarak yakın tarihimizin dönüm noktalarına tanıklık etmiş; Atatürk’ü ve Cumhuriyet’in ilk yıllarının etkin devlet adamlarını tanımış, dönemin siyasetinde önemli bir işleve
sahip olan Pembe Köşk’te yaşamış, özel hayatı Türkiye’nin siyasal hayatıyla bütünleşmiş. Kendi deyişiyle bütün bunlara “hem içinde hem de dışında olarak tanıklık etmiş”. Bu tanıklığın kayda geçirilmesi bakımından özel bir değer taşıyan bu
kitapta Özden Toker yaşadıklarını ve duyduklarını içtenlikle anlatıyor, hikâyesini okurla paylaşıyor. Bazıları ilk kez yayımlanan fotoğraflarla ve siyasetten eğitime,        kültürden sanata ülkede yaşanan önemli gelişmelere değinen renkli içeriğiyle
kitap, okurları Cumhuriyet tarihine tanıklık etmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a1c032-afde-43d4-aa68-4d2d0b74fcec.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefeshane</image:title>
            <image:caption>B. Nihan Eren, nefes almayı bambaşka açılardan ele alıyor Nefeshane’de. Yazarın iyice olgunlaşan, lezzetini derinleştiren ama yeni arayışlardan da vazgeçmeyen bir dille kaleme aldığı sekiz öykü yer alıyor kitapta.
Kahramanların kendi ağızlarından dökülüyor öyküleri; bir mezarın içinden, nemli bodrum katından, hastane odasından, lüks gece kulübünden, Boğaz’ı gören tepeden, sıradan bir apartman dairesinden. Öykülerin
hepsi İstanbul’da geçiyor, hepsinde aynı rüzgâr esiyor, aynı çatlak yürüyor, “hep nasıl olduysa” öyle devam ediyor hayat, bir nefese muhtaç insanı acıtarak, bölerek, bütünleyerek.
‘’Kökler ve çatlamamış filizler, larvalar ve yumurtalar, termitler, yattığın toprağın altında canlanmaya, seni kemirdikçe palazlanmaya teşne şu kara kalabalık etrafını sarmış, kımıldanıyor. Ellerine bakıyorlar. Belinden
geçiyorlar. Tümseklerine çıkıp, çukurlarına dolacaklar. Gözlerini alacaklar. Etini alacaklar. Bu etle bir yavru yılanı büyüteceksin. Ona nefes olacaksın. Bir hayvana dönüşeceksin. Bir yılan olacaksın. Sonunda, bir hayvan
bedeninde yeniden… Nefes alacaksın.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b093be9-10cb-4cc0-9612-dde14ea3c97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Yolcuları</image:title>
            <image:caption>Işık’ın en büyük hayali buradan çok uzaklara gitmekti.
Galaksimizin derinliklerinde,atmosferimizin ötesinde
Mars gezegenini keşfetmekti!
Işık, Mars’a ayak basan ilk insan olma hayaliyle uzay ve kızıl gezegenle ilgili araştırmalarını hızla tamamlar.Sadık mürettebatı pelüş oyuncaklarının
yardımıyla tarihi bir yolculuğa hazırlanır.Hep birlikte muhteşem bir maceraya atılacaklar,kim bilir neler neler keşfedecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfcad495-0edc-415e-9f1b-5b950cf88771.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileşme Olasılıkları - Fısıldama Metotları</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Kültür Sanat, binanın mimarisinden yola çıkılarak geliştirilen “Bir Arada” isimli yeni bir sergi dizisine ev sahipliği yapacak. İki kattan oluşan galeri mekânında iki ayrı kişisel sergiye yer verilirken ortada bulunan geniş sergi alanında iki sanatçının işleri birlikte sergilenecek. Yapı Kredi Kültür Sanat’ın desteğiyle yeni üretilen çalışmaları da içeren “Bir Arada” sergi dizisi 3 Şubat-2 Nisan 2023 tarihleri arasında Sena Başöz’ün “İyileşme Olasılıkları” ve Noor Abuarafeh’in “Fısıldama Metotları” isimli sergileriyle başlayacak. 
 
Sanatsal yaklaşımları ve araştırma konuları ortak olan, ancak farklı coğrafyalarda yaşayan sanatçıları bir araya getiren bu sergi dizisi müşterek aciliyetlere odaklanacak. İstanbul merkezli çalışan Sena Başöz ile Kudüs &amp; Rotterdam merkezli çalışan Noor Abuarafeh’in ortak noktaları arasında en belirgin olanı her ikisinin de arşiv üzerine çalışması. Her iki sanatçı da hayal ile hakikatin birbirine geçtiği alternatif dünyalar kuruyorlar. İşlerinde iyileşme, hatırlama ve arşiv konularının ortak temalar olarak yer bulduğu sanatçılar fotoğraf, video, heykel ve buluntu nesneler gibi birçok farklı yöntemle çalışıyor. 
Yapı Kredi Yayınları tarafından sergiye eşlik edecek aynı isimde Türkçe-İngilizce bir sergi kitabı da yayımlandı. Kitapta Eva Vaslamatzi’nin Sena Başöz üzerine, Lara Khaldi’nin ise Noor Abuarafeh üzerine yazdığı birer metne serginin küratöryel metni ve yine küratörler Didem Yazıcı ve Burcu Çimen’in Sena Başöz ve Noor Abuarafeh ile yaptığı bir şöyleşi eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/917cb9e2-0d70-473f-bb82-60acb5529e18.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Baba</image:title>
            <image:caption>Yürek burkan bir hikâyeyi incelikli bir dille anlatan Rüzgâr Baba
bize sığınacak bir kucak da sunuyor: Doğa…
Aylin Tekiner’in hikâyesine Ayşe İnan yine harika resimleriyle eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=105999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf56b7e6-b193-49d7-82cc-89dbc4e0bb1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristoteles -Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Aristo ve Aristoteles olarak anılan Platon&apos;un öğrencisi ünlü filozof, milattan önce yaşamıştır ve ilk felsefe tarihçisi olarak da bilinir.Yunan filozofu Aristoteles aynı zamanda Avrupa&apos;nın büyük biyologlarından biridir. Büyük İskender&apos;e de hocalık yapmıştır. Ferdin ve aklının iktidarının, türlü faali­yetlerde kullandığı metot ve vasıtaların tahliline ça­lışan &quot;hümanist&quot; ve &quot;Sofist&quot; görüşleri takip eden, düşünce ve eşya arasındaki ilişkiyi sezen, düşün­ceye kendi haklarını vermek ve tanımak suretiyle vücut ve hayat veren Sokratesçi akımda belirmesi, varlığını düşünce tarihi boyunca bütün çürütme çabalarına rağmen devam et­tirmesi bakımından bir ilim pratisyeni olduğu ka­dar bir ilim teorisyeni de olan Aristo&apos;nun sistemi kadar metodu da büyük bir önem taşır. Sofist düşünceler karşısında Sokrates ve Platon&apos;dan başlayan sistem düşüncesi ile paralel, metot endişesi ve ihtiyacı onunla belli bir zorunluluk ve değer kazanmaktadır. Günümüzde mantık olarak bilinen, Aristo&apos;nun analitik adını vermiş olduğu ilim, doğruluğun tam anlamıyla araştırılmasını, nesnelerin sebeplerini ortaya çıkartan bir ilim dalıdır. Aristoteles, felsefesinin temel taşlarındandır. Onu okumadan dünya düşünce tarihini yerli yerine oturtamayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8df5f17a-7405-49a4-bb0a-bff3532af1e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Descartes - Düşünürler</image:title>
            <image:caption>“Düşünüyorum öyleyse varım.” sözüyle tanınan Descartes, 17. yüzyıl felsefesine damgasını vurmuş bir filozoftur. Descartes, Kartezyanizmin kurucusudur. Kartezyan “Descartes ile ilgili” anlamındaki sıfat “Cartésien” sıfatından gelir. Geometrik analizi ortaya atan Descartes’in amacı matematikte kullanılan metodu felsefeye uygulamak ve bunu felsefenin yöntemi yapmaktı. Descartes’in metodu, önce kavram analiziyle karmaşık olguları basit unsurlara ayırıp sonra bu unsurların birbirleriyle ilişkilerini görerek gerçeğin yapısını bütünüyle algılamaya ve birleştirmeye dayanan temelde akıcı bir metottur. 17. yüzyıl metafiziğinin kurucularından olan Descartes&apos;in dine karşı beslediği duygular samimi görülür. Onun hayatı, yazışmaları, bu konudaki tutumunu apaçık olarak ortaya koymaktadır. İsveç kraliçesi gibi Protestanlarla yazışmalarında dogmalar konusunda hiçbir taviz vermemiş ve Kraliçe, Katolikliği Descartes&apos;in etkisiyle kabul ettiğini söylemiştir. Descartes&apos;e göre; gerçek ancak her insanda var olan sağduyu ve akıl aracılığıyla bulunabilir. Bu yolla filozof, başlıca niteliği evrensellik olan akla iyi bir metot bulmaya çalışmıştır. Descartes, kendisinden sonra gelen hemen bütün düşünürleri etkilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31c34ca-c0bb-4f27-9dd5-8989e9b2c538.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon - Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Platon, İslâm kaynaklarındaki adıyla Eflatun, Antik klâsik Yunan filozofu, matematikçi ve Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi&apos;nin kurucusudur. Platon Sokrates&apos;in öğrencisi ve Aristoteles&apos;in hocası olmuştur. İdealist felsefe, Eflatun ile en doruk noktasına ulaşmıştır. Eflatun bir sanatçı ve özellikle edebiyatçı olarak yetiştirilmiş olmasından büyük ölçüde istifade etmiş, kurguladığı fikri ürünleri, çok ustaca, ve şiir gibi anlatmış ve çok etkili olmuştur. Araştırıcılar, Eflatun&apos;dan sonraki bütün Batı felsefesini onun eserine düşülmüş dipnotlar olarak görürler. Platon, dış dünyanın esas gerçek olan idealar ya da formlar dünyasının kusurlu kopyaları olduğunu, gerçeğe ancak düşünce ve tahayyül yoluyla ulaşılabileceğini savunmuş, insan ruhunun ölümden sonra beden dışında kalıcı olan idealar dünyasına ulaşacağını söylemiştir. Görüşleri ortaçağda İslam filozofları tarafından korunmuş ve İslam düşünce dünyasındaki “Yeni Eflatunculuk” akımına yol açmıştır. Rönesans sonrasında Batı Avrupa&apos;da Antik Yunancadan çevirileri yapılmıştır. Platon&apos;un felsefesi, “bilgi”, “idealar”, “ruhun ölümsüzlüğü”, “kozmoloji” ve “devlet” ile ilgili kuramlarıdır. Sokrates ve Eflatun&apos;a göre felsefenin amacı, insanın mutluluğudur. Erdemin temeli “bilgi”, özü “idealar kavramı”, gerekçesi “kozmoloji”, teminatı “ölümsüzlük”, hayat sığınağı “devlet” tir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62517264-f19f-4243-a91d-6a50309cee00.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun - Düşünürler</image:title>
            <image:caption>İbn Haldun, İslâm düşünce hayatının belli başlı isimlerindendir.
Fikir olarak kimseye bağlı kalmamış ve kendisinin de iddia ettiği gibi, “orijinal” olması için tenkidî eserler ortaya koymuştur.
İbn Haldun’un yaşadığı dönemi, bugünle kıyaslayarak eserini değerlendirmemek gerekir.
İbn Haldun ilim için, Endülüs’ten çıkarak, Fas’a, Tunus’a ve Mısır’a gitmiştir.
İbn Haldun’un dikkat çeken bir hususu, İslâm dışı kaynaklardan ulaşabildiklerini kullanmasıdır. Zamanının bütün ilmî gelişmelerinden haberdar olduğu görülmektedir.
İbn Haldun bir tarih felsefecisi ve sosyal tarihçidir. Ümran ilmi adını verdiği ilimle tarihî olguları çeşitli sebeplerin birbirine etkisiyle açıklamaya çalışmıştır.
Mukaddime’de devletlerin yükselmesi ve bozulmasının sebeplerini ampirik verilere dayalı bir tarih anlayışı ile çözümlemeyi denemiştir. Onun çözümlemelerinde kullandığı temel kavramlar; “asabiyet”, “ümran”, “bedevîlik”, “hadarîlik” tir. İbn Haldun sosyal çözümlemelerinde basit ve sade hayatı savunmuştur. J. J. Rousseau’nun toplum yaşamının insanın iyi olan doğasını bozduğu düşüncesi gibi İbn Haldun da şehir hayatına karşı bedevî hayatı öne çıkarmıştır. İbn Haldun devlet yönetimi tezleriyle de dikkati çekmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3860438e-d56f-4d2c-b3e9-0533b37f5d92.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud -Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Freud, kurucusu olduğu psikanaliz ekolü ve kaleme aldığı te­mel eserleriyle, çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve psikiyatrdır. Ayrıca nörolog,  psikanalizci, filozof ve yazardır. Özellikle kabile toplumlarından günümüze kadar gelişen aile içi ilişkileri, sosyal hayattaki tabu kavramlarını psikoloji terminolojisine kazandırmıştır. Öyle ki; belki de psikanalize en ihtiyaç duyan kişilerden biri Freud’du. Birçok korkusu, nevrozu, hastalığı vardı. Özellikle de elinden bir türlü düşürmediği, neticede onu kanser eden puro bağımlısıydı. Freud&apos;un farklı bir hayatı vardı. Ancak kendisinin anlayabileceği garip düşünce yapısına sahipti. Freud dört temel fikir üzerinde durmuştur; Bunlar bilinçaltı, rüyalar, psikanaliz ve cinselliktir. Freud, kişiliği id, ego ve süper ego’dan oluşan ve birbiriyle etkilenme halinde olan bir sistem olarak görmüştür. Freud, din üzerinde durmuştur. Bununla beraber ilmi öne çıkarmıştır. İnsanın yanılsamasız yaşayabileceği ütopik günün hemen gerçekleşmeyeceğini de kabul eder ve yanılsamaların üzerinde durmak gerektiğini söyler: “Bizim bilimimiz yanılsama değildir. Aksine yanılsama, ilmin bize veremeyeceğini bizim başka yerden elde edebileceğimizi zannetmemizdir.” Bütün bunlar Freud’un ana konularıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac2fda2-ab08-4893-8aac-197f87d3e2c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Immanuel Kant -Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Immanuel Kant yaşadığı dönemde büyük ilgi görmüş ve ilgi gittikçe artmış, hakkında çok sayıda tez yazılmış, kitap yayınlanmıştır. Onun dönemi “Aydınlanma” dönemidir. Kendisi de “aydınlanma” üzerine tezler geliştirmiştir. Aklın ve aklı kullanmanın ön planda olduğu dönemde Kant “Aklını kullanma cesaretini göster!” diyerek insanlığa çağrıda bulunmuştur. Kant Fransız İhtilali’yle birlikte hem cumhuriyetçi yönetimlerin artmasına dair umutlanmış hem de bu ihtilâlin kanlı olmasından dolayı da devlet başkanına isyanı doğru bulmamıştır.
Kant’ın insan haklarına dair fikirleri çok önemlidir. Ferdlerin devlet karşısında eşit olduklarını savunarak soy üstünlüğü anlayışının karşısında durmuştur. Adalet, onun için tartışmasız kabul edilmesi gereken bir kavramdır. Ona göre; fertler, birbirlerine göre eşit olabilmeleri için devlet çatısı altında toplanmışlardır. Uluslararası ilişkiler de tıpkı insanların devlet çatısı altında toplanması gibi devletlerinde, kendilerinden üst bir yapı içerisinde toplanması gerektiğini ifade etmiştir. Immanuel Kant, felsefede yeni çığırlar açmasının yanında, 1795 yılında yayımladığı Ebedî Barış Üzerine adlı çalışması ile barış hakkında o zamana kadar ortaya konmuş düşüncelerin seyrini büyük ölçüde etkilemiştir. Kant ticarete büyük önem vermiştir. Ticaret sayesinde devletler birbirleriyle alış-veriş edecekler ve böylece bağ kuracaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8ded292-310b-4a09-b6d7-fdeb0b906ce1.jpg</image:loc>
            <image:title>Karl Marx -Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Karl Marx, Yahudi asıllı Alman filozof, politik ekonomisttir. Komünizmin manifestosunu yazmıştır. Ölümüne en çok dostu ve ölümüne en çok düşmanı olan fikir adamıdır. Marx&apos;ın ekonomi alanındaki çalışmaları, günümüzde emeği, emek-sermaye ilişkisini ve bunları takip eden ekonomi düşüncesini kavramanın büyük bir kısmı için temel oluşturmuştur. Sosyoloji ve sosyal bilimleri başlatan isimler arasında ilk sırada yer alır. En fazla kitap onun hakkında yazılmıştır. Marx, komünist devrimin Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ileri derecede sanayileşmiş ülkelerden başlayacağını düşünüyordu. Kapitalizmin içinde burjuvazi ve proletarya arasındaki sınıf çelişkilerinin çalışan sınıfın siyasî zaferi ve bunun sonucu kurulacak sınıfsız bir toplumla komünizmin gerçekleşeceğini iddia eder. Marx düşüncelerinin hayata geçmesi için büyük mücadele verdi. İşçi sınıfının, kapitalizmin yıkılması ve sosyo-ekonomik bir değişimin geçirilmesi faal olması gerektiğini savundu.
Karl Marx&apos;ın görüşleri, özellikle ölümünden sonra, Marksizm genel başlığı altında incelenmiştir ve tartışılmıştır. Marx’ı anlamak noktasında kitabımızda, karşı görüşe de, araya girmeden, geniş yer verdik. New York Tribüne gazetesinde on yol boyunca, Avrupa ve Asya’daki politik olayları ele alan haftalık makaleler yazmıştır. Marx Türkiye üzerine tezlerini çoklukla bu gazetede işlemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4dfa164-cb81-44bd-a477-610647c48f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Montesquieu -Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Montesquieu, “Tabiata ancak itaat edilerek hükmedilebilir” sözünü toplum gerçeğine tatbik etmek di­rayetini göstermiş ender düşünürlerdendir.Montesquieu, gençliğinde hukuk tahsil etmiş, meşhur olmadan evvel tabiat tarihi, fizik, ahlak ve siyaset ve nihayet tarihle ilgili çeşitli denemeler yazmıştır. “Lettres Persanes” (İran Mektupları) eseriyle ünlenmiştir. Zamanının örf âdet ve müessesele­rini mizahî bir üslûpla tenkit etmiştir. Fransız Akademisi’ne üye seçilmiş, on iki yıl hâkimlik, yirmi yedi yıl Bordeau şehrinde meclis başkanlığı yapmıştır. Yine faal siyasî hayata atılmaksızın ömrünü araştırmalara vermiş, toplumun alışkanlıklarını, yaşama tarzlarını çözmeye çalışmıştır. Viyana&apos;ya, Macaristan&apos;a, İtalya&apos;ya, İsviçre&apos;ye, Hollanda&apos;ya ve İngiltere&apos;ye gitmiştir. İngiltere’de iki yıl kalmış, İngilizler onda derin izler bırakmış, bu milletin mües­seselerine ve hayat şartlarına hayranlık duymuştur. İngiltere gezisinden dönüşünde kendisini tamamen ilmî çalışmalara vererek 1734 de Romalıların yükseliş ve batışları hakkındaki eserini yazmıştır. 1748’de yirmi yıldan beri gerek ta­rihî ve hukukî metinler üzerinde yaptığı araştırmalardan gerek çeşitli seyahat notlarından elde ettiği zengin malzemeyi işlemek suretiyle en meşhur eseri olan “Esprits des Lois”nu (Kanunların Ruhu) yayımlamıştır. Montesquieu klasik düşünür­lerin sonuncusu, sosyologların ilki kabul edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c194408a-26a1-41f8-8186-c734eedc78b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzche -Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog. Nietzsche problemlidir. Ailesiyle geçinemiyordu, sevdiği kadın onu reddetmişti, kitapları satmadı. Ve sadece 44 yaşındayken zihnen çöküş yaşamıştır. Kundera’nın bahsettiği ata sarılarak “Seni anlıyorum” diye haykıran Nietzsche orada yere yığılıp kalmış, üzücü geçen 11 yıl sonra da ölmüştür. Onun felsefesi, kendi deyişiyle, ”üst insanlar”, hayat onlara ne verirse versin, içlerinde bulundukları durumların ve zorlukların bir şekilde üstesinden gelirler. Çağına karşı çıkış Nietzsche felsefesinin ana çizgisidir. Çağındaki entelektüalizme, felsefe sistemlerine, tarih akımlarına, çağında egemen olan tarih anlayışına ve bü­tün değerlere karşı çıkmıştır. Ona göre, sırf doğruluk diye bir şey yoktur. Evrende yalnızca değişme vardır. Akıp giden, durmadan değişen bir gelişme vardır. Bu değişmeyi sürdüren de hayatın kendisidir. Öyleyse yaşamak, her şeyin üstündedir.
Nietzsche&apos;­ye göre, tarihin gücüne karşı gelen, başkaldıran kimse erdemli insandır. İnsanlığın amacı, gücünün sonuna varmak değil, daha yükseklere erişmek olmalıdır. Bunun için de her şeyden önce yaşamayı öğrenmeli ve tarihi de yaşamanın hizmetinde kullanmalıdır. Friedrich Nietzsche, kitaplarının bize &apos;gerçekte olduğumuz kişi olmayı&apos; öğretmesini istiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b924cf20-08f2-49ca-9c48-ffa6e5b71f26.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates -Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Sokrates, Antik Yunan’da retoriğin hâkim olduğu Sofistik dönemde yaşamıştır. Platon ve Aristoteles’le birlikte Antik Yunan’ın en büyük düşünürlerindendir. Hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Fikirlerini ancak öğrencisi Platon’un diyaloglarından ve yazar Ksenophon’un Sokrates’e dair hatıralarını topladığı Memorabilia’dan öğrenebiliyoruz. Platon’un diyalogları dışında, Sokrates ile ilgili elimizdeki en eski metin, Sokrates’in Savunması’dır. Bu, Yunan felsefesinden günümüze ulaşan en eski belgedir. Daha önceki her şey kaybolmuştur. Bu eserler, fikirlerine dair önemli ipuçları vermenin yanında tarihi kişiliği hakkında da bilgi verir. Sokrates, bir dönem doğa filozofu Anaksagoras’ın derslerini dinlediyse de tabiat felsefesi konusuna fazla ilgi göstermemiştir. İnsanla ve toplumla ilgi­lenmeyi tercih etmiş, bu konularda fikir üretmiştir. Sık sık cehaletinden söz eden Sokrates, “Tek bildiğim, bir şey bilmediğimdir.” Sözüyle tanınır. M.Ö. 399 senesinde tanrıtanımazlıkla ve gençleri yozlaştırmakla suçlanan Sokrates, Atina’daki halk mahkemesinde ölüme mahkûm edilince baldıran zehriyle hayatına son vermiştir. Öğ­rencileri, Sokrates’in ölümünün ardından kurdukları farklı okullarda fikirlerini yaşatma çabasına girmişlerdir. Sokrates aslında felsefeyi yeniden kurmuştur ve Savunma’sı başlı başına felsefeye giriştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dcb8626-84b4-44df-bf81-e51071abee82.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahzade</image:title>
            <image:caption>Bir adam; Sarhan Şahzade, Âşık olduğu annesinin ve kendisine âşık olan karısının ölümlerinden dolayı kendini suçlayan Sarhan hayatını kızı ve vatanına adamıştır.
Ta ki bir yanlışlık sonucu yanına getirilen Kelebek’i görene kadar...
Bir kadın; Ömür Doğan, Babasının kötü giden işleri yüzünden hayallerini bir rafa kaldırmış, sakin hayatında düğünü için gün sayıyordu. Komşuları Süreyya teyzenin evini yakan adamları polise şikayet etmesiyle, sakin ve huzurlu hayatı alt üst olmuştur. Ta ki bir gün başkası yerine kaçırılıp orman gözlü adamı görene kadar...
“Biliyorsun ben özel görevdeyim, hiçbir zaman al bayrağa sarılı tabutum gelmeyecek önüne. Eğer ölüm haberim geldiğinde ağlamayacaksan evlen benimle Kelebek.” Birkaç dakikalık dil tutulmasının ardından nihayet sesimi bulabilmiştim. Böyle bir teklif beklemiyordum. Her şeyi duymayı bekliyordum ama bu kelimeleri hayır. Bir an onun olmadığını düşündüm.
Sadece bir iki saniyelik… O an ciğerim dağlanmış gibi dayanılmaz bir acı hissettim.
Onun olmadığı bir dünyada yaşamak...
Asla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bffeb2ad-511d-4155-bf45-9ae04d153b0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsunkar</image:title>
            <image:caption>Küllerinden doğan bir aşkın hikayesi…
Bir efsundu kadın. Mor menekşe rengi gözlerdeki ışıltıya kandı adam. Daha çok küçüktü sevda tohumu gönlüne düştüğünde. Sekiz yaşındaydı beş yaşın yaşındaki kızın elinden tutarak, babasına götürdüğünde.
“Biz evleneceğiz!” demişti tüm ciddiyetiyle. O zaman büyükleri gülmüştü ama kader daha o gün örmüştü ağlarını. Küçük çocuk büyüyüp, kıza aşkını ilan ettiğinde ilk hayal kırıklığını yaşamış, “ağabey” diyerek aşkını kalbinin köşesine süpüren kıza çok kırılmıştı.
Yıllar sonra ölen nişanlısının yasını tutan kız ile evlenmesi gerektiğini öğrendiğinde, aşkı onunla alay eder gibi saklandığı yerden çıkarak tüm kalbine hükmetmişti.
Aşk küllerinden doğmuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5e3b0e7-ec80-442c-906e-13b2697a7907.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Okyanus - Serdengeçti</image:title>
            <image:caption>İllegal bir dünyanın içine doğan Hazel Saraç, küçük yaşlardan itibaren gerçekleştirdiği kusursuz operasyonlarla devletin tam karşısında durarak yalnızca Türk istihbaratının değil, dünya çapında birçok istihbarat kurumunun takip listelerinin ilk sıralarında yer aldı. İstemediği kadar yasa dışı işlere karışırken, kaçtıkça sonu gelmeyen bir bataklığın arafında karanlığa kapıldı.
Yıllar sonra kapıldığı karanlık onu yutmak yerine yeni bir ışık yaktığında artık karşısında yakacak, yıkacak, yok edecek tehlikeli bir sevda vardı…
O, avucuna aldığı kurbanlarını acımadan öldüren devletin en karanlık yanı, aldığı her cana karşılık yeni bir hayat veren bir doktor. O, Kamer Güney Soykıran.
“Gözlerindeki masumluğa öylesine kandım ki arkasına sakladığın acımasız kadının varlığını göremedim, iz bırakan.”
Türk istihbaratının yıllardır peşinde olduğu azılı bir suç örgütü, dördüncü sınıf tıp öğrencisi genç bir kız tarafından yavaş yavaş avuç içine alınırken; bu tehlikeli oyunun sonunda verilen kayıplar her iki taraf için de büyük sorunlar yaratacaktı.
Ve…
Oyun başladı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58c01231-f1b2-41e3-914d-b01accd60dc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbeste</image:title>
            <image:caption>Dilbeste Yenerli... Namıdiğer Beste Saimoğlu...
O, ne muhteşem bir balo gecesi ayakkabısını kaybeden bir sindirella, ne de kötü kalpli bir cadının zehirlediği pamuk prensesti. Yine de saydığımız bu masal kahramanlarıyla ortak bir noktası da yok değildi. Kurtarıcı bir prensin çıkagelmiş olması!
Kerem Saimoğlu tam Beste’nin arzuladığı türde bir eş adayıydı. Zengin, popüler, hem de fazlasıyla yakışıklı bir adamdı. Kısacası evliliği düşünen her genç kız için iyi bir kısmetti. Beste de bu kısmeti kaçırmayarak, yakışıklı prensimizin prensesi olmayı başardı. Fakat düğünün ertesi sabahı prensi tarafından terk edilen ilk prenses olacağını hiç hesap edememişti!
Hem de sadece bir not aracılığıyla: &quot;Beste, Dün gece için teşekkür ederim. Harika vakit geçirdim ama aynı zamanda evli olmanın bana göre olmadığını da anlamış bulundum. Üzgünüm... Bundan sonrasında avukatımla görüşebilirsin. Sessiz bir şekilde boşanalım. - Kerem&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82716d31-0687-4202-910e-e75a5564b019.jpg</image:loc>
            <image:title>Memory: How to Develop, Train, and Use It</image:title>
            <image:caption>This matter of association by relation is one of the most important things in the whole subject of thought, and the degree of correct and efficient thinking depends materially upon it. It does not suffice us to merely &quot;know&quot; a thing—we must know where to find it when we want it. As old Judge Sharswood, of Pennsylvania, once said: &quot;It] is not so much to know the law, as to know where to find it.&quot; Kay says: &quot;Over the associations formed by contiguity in time or space we have but little control. They are in a manner accidental, depending upon the order in which the objects present themselves to the mind. On the other hand, association by similarity is largely put in our own power; for we, in a measure, select those objects that are to be associated, and bring them together in the mind. We must be careful, however, only to associate together such things as we wish to be associated together and to recall each other; and the associations we form should be based on fundamental and essential, and not upon mere superficial or casual resemblances. When things are associated by their accidental, and not by their essential qualities,—by their superficial, and not by their fundamental relations, they will not be available when wanted, and will be of little real use. When we associate what is new with what most nearly resembles it in the mind already, we give it its proper place in our fabric of thought. By means of association by similarity, we tie up our ideas, as itwere, in separate bundles, and it is of the utmost importance that all the ideas that most nearly resemble each other be in one bundle.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73bff0a4-f93b-41e3-ac9c-f0728cc20514.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşlı ile Kiracıları</image:title>
            <image:caption>“Hasta olalıdan beri Hasan Bey’e gösterdiği sevgi ve dostluk, Ayaşlıyı bana sevdirdi. Eskiden de onu sevmezdim, desem yalan olur. Ayaşlı haydut adamdır, sert adamdır, zor zamanda kendisine güvenilir adamdır, sevgisinde, kendisince iyi bildiği, hak bildiği şeylerde kuvvetli, canlı bir adamdır. Ahlak telakkileri herkese uymaz. Onun bu tarafına bakmamalı.” Ayaşlı ve Kiracıları’nda Memduh Şevket Esendal’ın duru dili ve gözlem gücü, bir apartman dairesindeki türlü insanın hayatıyla birleştiriyor. Okurken, her bir karakterini daha önceden de tanıdığınızı fark edeceğiniz bu Anadolu panoramasını Fark Yayınları olarak sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f915b7c4-2764-4a58-84ad-bed468d0ed19.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazaklar (Rusça)</image:title>
            <image:caption>Все затихло в Москве. Редко, редко где слышится лязг колес по зимней улице. В окнах огней уже нет, 
и фонари потухли. От церквей разносятся звуки колоколов и, колыхаясь над спящим городом, поминают об утре. На улицах пусто. Редко где промесит узкими полозьями песок с снегом ночной извозчик и, перебравшись на другой угол, заснет, дожидаясь седока. Пройдет старушка в церковь, где уж, отражаясь на золотых окладах, красно и редко горят несимметрич но расставленные восковые свечи. Рабочий народ уж поднимается после долгой зимней ночи и идет на работы.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7618ee3e-5da1-4825-b0aa-afe864d4ac49.jpg</image:loc>
            <image:title>Av (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Geçici bir süre barda çalışan Beste’nin hayatı hiç tanımadığı bir adam olan Kuzey tarafından kaçırılması ile tepetaklak olur.
Kuzey, Beste’nin bildiği her şeyden daha tehlikeli ve karanlık bir adamdır. Çok geçmeden bu işte bir hata olduğu ortaya çıkar. Ancak onları birleştiren karanlık sırları ve tutkuları, onları birbirine daha çok mu bağlayacaktır yoksa sonsuza dek kopmalarına mı sebep olacaktır?
“Ben hep aydınlıktım, kulaklardaki tatlı bir besteydim. Ben, güneydeki çöllerin tatlı meltemlerine ait bir müziktim, o ise kuzeydeki buzdan oluşmuş mağaraların tahtındaki kraldı. Kulakları müziğe sağır, teni sıcaklığa hasret, gözleri sevgiyi göremeyecek kadar kör, burnu ılık bir ıhlamur akşamını asla duyamayacak kadar körelmiş, dudakları buzdan ağlarla örülmüş, gerçek bir tutkunun sıcaklığını asla kalbinde hissedemeyecek buz kesmiş bir hükümdardı.”
Bir savaşın ortasında, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide vals yapan Beste ve Kuzey...
Avına âşık olan avcı, avcı mıdır yoksa av mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb7e2bd-9158-4269-85b6-0513554eadda.jpg</image:loc>
            <image:title>Zoya’nın Dairesi (Rusça)</image:title>
            <image:caption>Видны передняя, гостиная и спальня в квартире Зои. В окнах пылает майский закат. За окнами двор громадного дома играет, как страшная музыкальная табакерка. Граммофон поет: «На земле весь род людской…» Кто-то кричит: «Покупаем примуса!» Другой: «Точить ножи-ножницы!» Третий: «Самовары паяем!..» Граммофон: «Чтит один кумир священный…» Изредка гудит трамвай. Редкие автомобильные сигналы. Адский концерт. Вот он несколько стихает, и гармоника играет веселую польку.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5b398b7-8560-4e71-abfc-94c7dc47722c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabul</image:title>
            <image:caption>“Kabul, kendimizi daha huzurlu hissetmek için başvurabileceğimiz bazen en mantıklı bazen ezbere bazen de en bilgece çözüm gibi gelir bize. Bizler aynı zamanda kabulü, değişmenin bir yolu olarak görebiliriz. Bu kitap, kabulün değişim için kullanılan bir yöntem olmaktan ziyade değişimin kendisi olduğunu vurgulamak için yazılmıştır. Kitapta kabulü bir son, bir sonuç veya değişmez bir karar değil; başlangıç ve her an dinamik, aktif bir şekilde hayatlarımıza aktarmamız gereken bir eylem olarak ele alıyorum.” “Kabul” kişiyi iyileştiren, yaşamı kolaylaştıran, daha sakin daha huzurlu ve barış içinde olunmasını sağlayan şeydir aslında. Aynı zamanda, düşünüldüğü gibi her şeyin sonu değil; tam tersi perdenin açıldığı yer, ana giriş kapısı yani başlangıçtır. Bu kitap, kabul kavramını yakından tanımanız ve onu pratiğe dökebilmeniz için kaleme alındı. Prof. Dr. Zümra Atalay’ın rehberliğinde iyileştirici etkisi olan birçok yöntem, teknik ve kuramda; dini öğretilerde ve günlük yaşamda, dilimizde sıklıkla adı geçen bir kavram olan kabulü yaşamlarınıza almaya, yeni başlangıçlara gebe o kapıdan geçmeye ve onun şifalandırıcı etkisini hissetmeye hazır mısınız? Yeni Olasılıkları Mümkün Kılma Sanatı: KABUL zihninizdeki çıkmaz sokakları çiçeklerle bezeli ferah yollara dönüştürecek. Bu kitap ruhunuza iyi gelecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33abcc8c-122e-46fe-8985-f3e13d876655.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Sahibi</image:title>
            <image:caption>“Babasına benzeyen erkekleri seçen kadın, bazen hayranlıktan yapmaz bunu; Küçük kızın yenildiği savaşı büyük kızın kazanacağını sanır... İşte bu yüzden belki de sana âşık oldum”
Yanlış bir günde başlayan bir aşkın hayatınızın en doğru şeyi olması mümkün mü?
Onlar yıllar sonra yeniden karşılaştıklarında akıllarında aşktan eser yoktu. Ama ilk andan itibaren Ilgın, Baray’a emanetti işte!
Zamanını bekleyen aşk, Baray’ın aldığı tüm yaralara Ilgın’ın dudaklarında merhem olmuştu.
Yerini bulan aşk, Ilgın’ın hiç hissedemediği güveni Baray’ın kollarında sunmuştu.
Halfeti’nin simsiyah güllerinin arasında aşklarını mühürleyen Ilgın ve Baray’ın hikâyesi, sizi aşk sandığınız yalanlardan çekip alacak. Aşka inanan herkes gibi içinizi saran mutluluk hissiyle çevireceksiniz Kalbimin Sahibi’nin her sayfasını.
“Bana neden güzel kız diyorsun?”
“Güzelsin çünkü…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb7f8ee-4d87-4ebd-a8a3-08751add8d12.jpg</image:loc>
            <image:title>Yogaya Giriş</image:title>
            <image:caption>Bir dünya insanının değerli gördüğü şeyleri, ruhani bir insanın değersiz diye bir kenara atması gerekir. Dışarıdaki güneşin ışınlarındaki parlaklığı ve ışıltısıyla dünyanın elmasları, bilgi insanı için sadece kırık cam parçalarıdır. Kralın tacı, imparatorun asası, dünyevi gücün zaferi, Öz&apos;ün görkemini bir kez olsun görmüş olan insan için hiçten önemsizdir. O halde gerçek nedir? Gerçekten değerli olan nedir? Cevabımız, dünya insanının vereceği cevaptan çok farklı olacaktır… 
İçinizdeki Öz, Evrensel Öz ile aynıdır. Dünyada tezahür eden güçler ne olursa olsun, bu güçler tohum halinde, saklı halde, içinizde var olur. O, Yüce, gelişmez. O&apos;nda hiçbir ekleme ve çıkarma yoktur. Onun bölümleri, Jivatmalar Kendisi gibidir ve madde içindeki güçlerini yalnızca etraflarındaki koşullar bu güçleri ortaya çıkardıkça açığa çıkarırlar. Ben-Olmayan&apos;ın çeşitliliği içinde Ben&apos;in birliğini idrak ederseniz, o zaman Yoga size imkansız bir şey gibi görünmeyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b5763da-1faa-4d26-bcf4-3d29e31c4a07.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk ve Yaşamda Nokta Atışı</image:title>
            <image:caption>Haklarımızı biliyor muyuz? 
Eşlerin birbirlerine ilgisiz olmasının sonucu nedir? 
Sosyal medyada istemediğiniz mesajlara maruz kalıyor musunuz? 
Sizin haberiniz dahi olmadan dolandırılabileceğinizi biliyor musunuz? 
İş kurmak istiyorsunuz ama sermayeniz mi yok? 
Komşu gürültülerine hukuk ne diyor? 
İşyerinde mobbinge maruz kaldınız mı? Miras payınız haksız devredilirse ne yapılabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1debf63a-2de3-49ca-87fb-916755eaf05b.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Sen</image:title>
            <image:caption>Her şey değişiyor. Gezegenler, evren, dünya, insanlar, arkadaşların, ailen ve sen her gün değişime devam ediyorsunuz. Yolculuk değişimle berabar sürüyor. Peki nereye gidiyorsun? Gittiğin yolda biraz yavaşlamayı denedin mi hiç? Sonu olmayan bir yolculukta kaybolmak üzere olduğunun farkında mısın? 
 
Yolunu kendin mi tercih ettin? Yoksa sana sunulan seçenekler arasında bilinçli veya bilinçli olmadan bir yola koyulup gidiyor musun? Bütün bunlar yaşanırken sen neredesin? Kendi isteklerini mi yaşıyorsun? Kendini deneyimliyor musun? Derinliklerinden gelen sana seni hatırlatan sesi artık duymaz mı oldun? 
  Kızmak istediğinde kızmadın, ağlaman gerektiğinde ağlamadın, yas tutman gerektiğinde yas tutmadın. Şimdi sevmek istiyorsun ve görüyorsun ki sevemiyorsun. Çünkü bütün mekanizma bozulmuş durumda. Mekanizmanın daha sağlıklı çalışması için bu kitabın sana dokunuşları olacak. İçindeki seni daha iyi tanıyacak ve sevginin sahip olduğu gücün farkına varacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c77e73-3622-4f88-8429-d1f4b1fcf31e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevmek Dokunmaktır</image:title>
            <image:caption>Çalışmalarıyla ve kitaplarıyla büyük yankı uyandıran Desmond Morris, Sevmek Dokunmaktır kitabında, on iki aşamasını ele aldığı yakınlaşmanın ve temasın kökenlerini analiz ediyor. 
 
Morris, doğumdan hemen önceki ve sonraki ayların, yakınlık tohumlarının ekildiği ve gelişim için kritik öneme sahip olduğu zamanlar olduğunu iddia ediyor. Çocuklar annenin sevgi dolu dikkatiyle öğrenir ve kendi samimi jestleriyle karşılık verir. İnsan yetişkinlerin, tüm yaşamları boyunca bu bebek deneyimlerine dayanan belirli samimi davranış kalıplarını takip ettiğini savunuyor. Cinsel yakınlığa ek olarak, Morris sosyal yakınlığı, yakınlığın ikamelerini, nesne yakınlığını ve kendi kendine yakınlığı tartışıyor. Tüm sosyal ve teknolojik ilerlemelerimize rağmen, sevginin ilkel beden dili, rahatlık ve ilgi duygularının ifadesi için hâlâ sahip olduğumuz en güçlü güç olmaya devam ediyor. 
 
Sevmek Dokunmaktır, insanların dokunmaya ve dokunulmaya, sevmeye ve sevilmeye ihtiyacı olduğuna dair kışkırtıcı bir görüş sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6783a31-dfd6-406e-9511-7cd58138fbd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzümlü Kek 1</image:title>
            <image:caption>“Sen yeter ki kilitlenmiş kalbini aç, gerçek aşkın ikinci şansın olabilir.” Beliz sevdiği adamla evlenmeyi becerebilen nadir kadınlardan birisiydi. Üniversite sonrasında yaşadığı aşkın büyük ve görkemli bir düğünle bitmesi ve hemen ardından ikizleri dünyaya getirmesi, onun her gün hayata daha da mutlu bir şekilde devam etmesini sağlarken, zamanla değişen bazı şeyler yüzünden aslında o koca aşktan ellerine sadece küllerin kaldığını göstermişti zaman. O sadece anne değildi, aynı zamanda bir kadındı da. Belki de bu yüzden boşanmayı o istemişti. Emre deli gibi âşık olduğu kadından uzaklaşırken, onunla nasıl tekrar birlikte olacağının yollarını arıyordu ama bilmediği şey artık Beliz’in içinde ona karşı en ufak bir duygunun bile kalmamasıydı. Elbette Beliz’in yeni taşındığı evdeki karşı komşusu Tunç ile başlayan yakınlığı da her şeyi etkileyecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54f685f5-3336-4e2a-bb81-a3eff6e2273b.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarılı Girişimcinin 24 Varlığı</image:title>
            <image:caption>Müşterilerinizin istedikleriyle gerçekten bağlantı kurduğunuzda onlar için gerçek değeri olan ürünler yaratabileceksiniz. İnsanlar ne yediklerini veya ne kadara mal olduğunu unuttuktan çok sonra bile restoranda kendilerine nasıl davranıldığını hatırlıyorlar. 
İş dünyasında uzun vadede başarılı olmanın mutlak anahtarı, olağanüstü değer sunmak ve müşterilerinizi beklentilerinin ötesinde şaşırtmak ve memnun etmektir. 
Başarılı Girişimcinin 24 Varlığı, tüm fedakârlıklarınızın neden bir sonuca ulaşmadığını, hangi değerlere sahip olursanız başarılı bir girişimci olabileceğinizi adım adım açıklıyor. Daniel Priestley, pek çok girişimcinin hayal kurduğunu, planlar yaptığını ve uzun süre mücadele ederek bu planları hayata geçirmeye çalıştığını ancak değerli bir işletme için oluşturulması gereken 24 varlığın farkında olmadığını dile getiriyor. Tam da bu sebeple Başarılı Girişimcinin 24 Varlığı kitabında, hızla değişen dünyada başarılı olacak dijital, ölçeklenebilir, değerli ve eğlenceli bir işletmeyi nasıl yaratabileceğinizin sırrını paylaşıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e0f4582-14d9-4465-b519-0a86485bd34a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşeren Beyaz</image:title>
            <image:caption>İç dünyasında yaşıyor 
Dıştan habersiz.
Yalın ayak, yırtık gömlek,
Öyle yürüyor, 
Soğuktan kıştan habersiz.
Hayâlleriyle başbaşa 
Yürüyor,
Elinde ucu kırılmış, 
Yarım cigarası,
Çalar almaz muhtar çakmağı, 
Belli ki ateşle yok arası
Bir küfür,
Cigaradan önce dumanlandı kafası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e94bc44a-d605-4c77-a020-eaa8a0f65e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Yansıma –Ziggurat’ın Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Ölümsüzlüğün peşine düşüp, mistiklerin gazabına uğrayanlar… 
Esrarengiz biçimde ortadan kaybolanlar… 
Onları bulmak için akıl almaz bir yolculuğa çıkanlar… 
Meslekî meraklarına yenilip, kendilerini büyük bir serüvenin içinde bulan arkeologlar… 
Sümerlere dek uzanan fantastik macera, kaldığı yerden devam ediyor. 
Sır perdesi aralanıyor. Ziggurat yükseliyor. 
İyi ve kötünün savaşı başlıyor. 
Soluksuz okuyacağınız bir kurgu sizi bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de395dc-5e07-417b-8ac7-d77ee9e79e4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızıdan Maviye</image:title>
            <image:caption>Küçük çekinik adımlarla, gülümseyen yüzü ile başlar sizi damla damla doldurmaya. Seyrinden, o net duru sesinden ruhunuz dinginliğe, sonsuz bir huzura doğru yolculuğa çıkar. “Oh!” dersiniz telaşenin ortasında. Bazen tek tek sayarsınız, bazen öylece seyre dalarsınız. Aceleci bir ruh hâline sokar kimi zaman sizi. Elinizi, ince ince üşümesi pahasına uzatırsınız ıslaklığın kokusu parmaklarınıza takılsın diye. Yaprakların da aynı şeyi yaptığını görür, gülümsersiniz. Ama yaprak tarçınsı, eliniz hüzünlü kokar yağmur suyunda. 
Gözünüzü ayıramaz beklersiniz başında “Hadi toparlan; bir damla daha…” dersiniz. Koca bir damla olarak gelirse ne ala keyifler, küçücükse irkilir azaldı mı sonu mu geliyor diye düşünürsünüz. 
Tam bitti der arkanızı dönersiniz, yumuşak bir tıp sesi duyar neşeyle başınızı çevirirsiniz. 
Göldür artık o, buharlaşır uçar ama yağmur olup damla damla yine yağar yamacınıza, serin bir nefes gibi çöker. 
Ama damla bu, belli mi olur. “Ya biterse?” der, yine de hep aynı umutla bekler. Nihayetinde hep aynı heyecanla mutlu olursunuz. 
“Ne hoş bir isim koymuş sevgili Göktan kitabına. Damlasıyla, damarında akan kırmızının hararetiyle, maviliğin uçsuz bucaksız ışığının umuduyla daim olsunlar. 
Sayfaları açtıkça görüyoruz ki bir şehrin yağmurunu özler gibi yalın bir hüzünle akıtmış koca koca yıllarını kâğıda. Yaşamla arasına giren kalabalıkları, yalnızlıkları, kahramanları, vefayı, vefasızlıkları iç döker gibi saçmış ortalığa. Kendinden içre kendi olan cantanesi ile sohbetlerini uzaktan izletmiş bize. Sıradan kelimelere anlamlar yükletmeyi başardığı kitabıyla kendisine yazın dünyasında başarılar diliyorum.” 
Canan Yaşar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19fae1b7-43fa-4eac-8b1c-151db270abc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge – Deniz Komiser</image:title>
            <image:caption>“Asla ‘Gölge’de iken saklandığınızı zannetmeyin! Bazılarımızın karanlığı daha net görmek gibi bir meziyeti vardır.” Ankara’nın kirli, karanlık sokaklarında parçalanmış cesetler, tecavüzler, yalanlar, itiraflar ve “Gölge”de saklanmış; katiller, şüpheliler, muhtemel kurbanlar varken gerçeği bulmak hiçte kolay olmayacak! Deniz Komser, kadın duyarlılığı ve detaycılığı ile Ankara’nın tam kalbinde, cinayetlerin ortasına dalıp, yaşamın acımasızlığına meydan okuyor. Ve, “Asla ‘Gölge’de iken saklandığınızı zannetmeyin! Bazılarımızın karanlığı daha net görmek gibi bir meziyeti vardır.” diyor. Bu roman, içindeki kördüğümün dışında okuyucusuna gizemli bir macera vaat ediyor. Kitabı okurken, bunun “Sırrını Sen Sorgula.” bulursan da kimseye ses etme, olur mu!.. Bakmak ve görmek arasındaki farkı keşfetmeniz dileği ile..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71bec6b6-7bf3-4c76-9cd1-6935403101ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Kırıntıları</image:title>
            <image:caption>Lacivert gecenin koynunda parlayan cesur yıldızlar, beyaz ışık halelerini giyinmiş dolunayın etrafında inci gibi çizilmişlerdi. Kafamı Anıl’ın omzuna yaslayıp berrak gökyüzünün tasasız rengine daldım. Araya gizlenen kara bulutları bilerek görmezden geliyordum; arkamdaki vücudun sıcaklığı beni olağan olumsuz etkilerden sakınıyordu âdeta. 
Kalbimin etrafını kuşatan kirin ve bataklığın ortasında açan nilüfer çiçeği gibi temiz ve mucizeviydi. Taç yapraklarına değen tozu, kiri tutmazdı. Peki ya benim lekeyle dolu çocukluğumu özümseyebilir miydi? 
Dehşet dolu bir gecenin ardından yetimhaneye yerleştirilen küçük bir kız çocuğunun kaderi onu şefkatle, merhametle bağrına basan koca yürekli bir ailenin yanında değişmeye başlar. Kaderin ona çizdiği ikinci yoldadır artık Güneş. Kalbine mühürlediği sevdiceği ise hep bir adım ötesinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f697811e-c857-4e25-8914-cf7241701786.jpg</image:loc>
            <image:title>Selahaddin Eyyubi ve Haçlılar</image:title>
            <image:caption>Selahaddin Eyyubi ve Haçlılar, Doğu’dan Batı’ya yayılan bir güç mücadelesinin ve Müslüman gücünün büyümesinin ve yükselişinin anlatıldığı muhteşem bir eserdir. Harold Lamb çeşitli anılardan, kaynaklardan, tarih anlatıcılarından ve dönemin şahitlerinden derlediği bilgileri gerçek olaylar üzerinden, kendi anlatım gücünü de kullanarak önemli bir tarihi roman ortaya çıkarmıştır.
Harold Lamb, yer yer Müslüman anlatıcıların kaynaklarından ve gözlemlerinden faydalanıp, onların anlatımlarına yer verse de Haçlı Seferlerini çoğunlukla Hristiyan bakış açısıyla yazmıştır.
Elinizdeki bu kitap Kudüs’ün Hristiyanların elinde olduğu ve huzur içinde yaşadıkları savaşsız dönemden başlayıp, Kudüs’ün Müslümanların eline geçmesiyle devam eder ve sonrasında Müslüman güçlerinin tamamen yükselişi ve Kudüs’ün artık bir Müslüman toprağı olmasının kabul edilmesiyle son bulur.
İslam dünyası ve Müslümanlara dair gözlemler ve anlatımlar Hristiyan gözüyle anlatılmış ve önemli bir kültürel analiz sonucunda oluşturulan bilgiler okuyucuya aktarılmıştır. Bu bilgilerin sentezi ve yorumlanması okuyucuya bırakılmıştır.
Selahaddin Eyyubi ve Haçlı Seferleri, bu önemli asker etrafında şekillenir ve o öldükten sonra bile yarattığı etkilerin devam ettiğini görmek, onun başarısının üstüne hiç bir Hristiyan gücünün çıkamadığını görmek hiç de zor değildir.
Hristiyan dünyasından da Conrad’dan, Bohemound’a, Innocenius’a Aslan Yürek Richard’a ve daha birçok önemli karaktere yer veren bu kitap, Haçlı Seferleri’nin Hristiyan tarafını da tanımamıza ve olayları daha net bir şekilde anlamamıza katkı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b4e7933-e00e-4fd0-a23e-75c9ee4a2fd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşreb-i Aşk</image:title>
            <image:caption>Bezm-i elestte Kâlû belâ dedik, 
Aslımızın sırrına nâçâr eremedik... 
Oysa &quot;Meşrebimiz Aşk&quot; idi... 
Aşka dalıp kıymetimizi bilemedik...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caa0a01e-db97-4cac-b48e-d05a8507dbff.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğün Günü</image:title>
            <image:caption>Seni, düğün seremonisi boyunca sahte flörtüm yapacağıma ve öyleymiş gibi davranacağıma yemin ederim; Pazar günleri bizi ayırana dek!
Asansörde sıkışıp kaldığı bir adamla düğüne gitmeyi kabul etmek Alexa Monroe&apos;nun normalde yapmayacağı bir şey ancak Drew Nichols ile ilgili karşı koyması çok zor olan bir şey var!
Eski sevgilisinin düğün arifesindeki Drew, gönül işlerini bıraktığını sanıyordu. Ta ki bir elektrik kesintisi hayatını değiştirip ona sahte bir kız arkadaş sunana kadar.
Alexa ve Drew, düşündüklerinden çok daha fazla eğlendikten sonra Drew, Los Angeles&apos;a, pediatrik cerrah olarak işine geri dönmek zorunda kalır ve Alexa, belediye başkanının personel şefi olduğu Berkeley&apos;e gider. İkisinin de birbirini düşünmeden edememesi ne kötü!
İhtiyaç duydukları ile gerçekten istedikleri arasındaki boşluğu dolduran iki güçlü profesyonel, yüzyılın uzak mesafe ilişkisine imza atmak üzere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c53f057b-61f2-40a8-931d-e14450702f18.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik Teklifi</image:title>
            <image:caption>Biri size hayatınızı onunla geçirmenizi teklif ettiğinde, bu sizin için sürpriz olmamalı ya da 45,000 kişinin önünde.
Serbest yazar Nikole Paterson, aktör erkek arkadaşı, onun topuz yaptığı saçları ve arkadaşlarıyla Dodgers maçına gittiğinde, beklediği son şey kendisine herkesin içinde evlilik teklifi edilmesidir. Zor olan kısım sadece beş aydır birlikte olduğu ve adını bile doğru yazamayan erkek arkadaşına hayır demek değildir. Zor olan, hayal kırıklığına uğramış hayranlarla dolu bir stadyumla yüzleşmek zorunda kalmaktır...
Carlos Ibarra kız kardeşiyle gittiği maçta Nik’in imdadına yetişir ve onu kamera ekibinden kurtartır. Video internette yayıldığında ve Nik’in sosyal medya hesabı kötü bir şekilde patladığında bile onun yanındadır.
Nik, Los Angeles’ta yaşayan Carlos gibi yakışıklı bir doktorun ciddi bir ilişki aramayacağını biliyordur, bu yüzden onunla yemek, eğlence ve fantastik seksle dolu destansı bir ilişkiye başlar. Ama ilişkileri kuralları çiğnemeye başladığında, ikisinden birinin fren yapacak kadar akıllı olması gerekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbe09957-94d9-4e8b-93bf-7b3155987c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğün Partisi</image:title>
            <image:caption>Maddie ve Theo&apos;nun iki ortak noktası var:
1. Alexa onların en iyi arkadaşıdır.
2. Birbirlerinden nefret ediyorlar.
“Olamaz! Biz bu hatayı nasıl yaptık?” diye pişmanlık duysalar da her ikisi de birbirini düşünmekten vazgeçemeyecektir artık. Alexa’nın düğünü yaklaşırken ve onlar da o hata gecesine rağmen ara ara ve gizli gizli görüşmeye devam ederken, aynı zamanda daha sık karşılaşmalarına neden olan düğün partisi için de sorumluluklar almaya başlarlar.
Birbirlerine attıkları öfke oklarının uçlarında gittikçe büyüyen bir cazibe ve şehvet gizlidir. Düğün bittiğinde sonlandıracaklarını düşündükleri bu saklı ilişki, zaten Alexa da habersiz olduğu için mantıklı gelmektedir. Ara ara yaşanan sorunlar düğüne az kala pişmanlıklara dönüşür ve her ikisi de arasındaki fiziksel bağın değişmeye başladığını anlar.
Bir düşmanla bile ilişki kurarken belli kurallar vardır ama bir ilişki aşka evrilirken önceden belirlenen kuralların değeri kalmaz. Bunları yaşamamak adına her şeyden önce âşık olmamak gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9f6ed20-c185-4814-98ff-d2d03130e711.jpg</image:loc>
            <image:title>Esir Yürek</image:title>
            <image:caption>Aynı kadere mahkûm olmaları bir tesadüf müydü?
Köle olarak büyümüş sıra dışı genç bir adam…
Fahid, korsan gemilerinde köle olarak büyümüştür. Yaşadığı hayatın zorlukları, genç adamı katı ve duygusuz birine çevirirken aynı zamanda hayatta kalmayı da öğretmiştir. Yıllar sonra köle olarak satıldığı ailenin küçük kızı Ayrin ile tanıştığında unuttuğu tüm duygular yüreğinin derinliklerinden yüzeye çıkar. Küçük kızın masum menekşe rengi gözleri, ona yeniden insanlığını hatırlatmıştır. Ve bir gün Ayrin kaçırılır. Onun peşinden arayışla geçen yıllarda, kızın kaçırılmasından doğan vicdan azabını omuzlarında ağır bir yük olarak taşıyacaktır. Bu ağırlık ancak Ayrin’i bulduğunda kaybolacaktır.
Aristokrat bir aileye mensupken kaçırılarak Paşa’nın konağına satılan bir leydi…
Küçük yaşta ailesinden koparılıp cariye olarak yaşamaya mahkûm edilen Ayrin, geçen yıllarda ne ailesinden ne de onu korumaya yemin etmiş olan Altın Gözlü Dev’den tek bir haber almıştır. Kaderini kabullenerek, geleceğe dair tüm ümitlerini yitirdiğini düşündüğü sırada umut bir ışık gibi yeniden doğar. Genç kızın yıllar süren esaretinden sonra Fahid, söz verdiği gibi onu kurtarmaya gelmiştir.
Ve Mısır çöllerinde başlayıp İngiltere’ye uzanan eşsiz bir aşk hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aa38bfc-397d-47a3-ac5f-8fe755a20249.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşikte Beklemek</image:title>
            <image:caption>Eşikte durulmaz, eşikte beklenir. Durmak, karar vermektir. Eşik, karar yeri değildir. Orada, verilecek karar beklenir. Eşiğin ötesinden gelecek karar, beklemeyi bilene ansızın gelir. Duran, zaten kararını kendi vermiştir. İnsan her yerde durabilir. Bir parkta, trafik ışığının altında, market kuyruğunda, otobüs durağında. Fakat insan her yerde bekleyemez. Bekleme yapma hakkını kullanacağı en nadide yer eşiktir. Bekleyen, arayandır. Bekleyen, aradığının ne olduğunu bilendir. Bekleyen, mutlaka ama mutlaka bulacak olandır. Çünkü bulma istidadı olmasaydı, eşiğin ötesindeki onu eşiğine almazdı. Hakkıyla arayanlar Hakk&apos;ı bulur, demişler. Kimler demiş? Vaktiyle eşikte bekleyenler. Zaten en güzelini de onlar söyler, durmayanlar ama bekleyenler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ce59d7b-97fb-47fb-a29f-112d356e86fe.jpg</image:loc>
            <image:title>İntikamla Gelen - Gypsy Serisi 1</image:title>
            <image:caption>Damarlarında Çingene kanı taşıyan pervasız bir kadın…
Kayla FiltzWalter’in en uçuk hayalleri arasında bile bir dük ile evlenmek yer almamıştır. Fakat kendisiyle evlenmek için babasından izin isteyen Sutherland Dükü sayesinde ayağına gelen kısmeti geri tepecek değildi.
Hatta lanet olasıca Dük, düğünden hemen sonra kayıplara karışmasaydı, ona âşık bile olabilirdi.
Cemiyet içinde kibirli oluşuyla ve soğukluğuyla tanınan bir adam…
Sutherland Dükü, Stafford Markisi Falcon Francis Egerton, kapısına dayanarak karısı olduğunu iddia eden egzotik ve bir o kadar da çekici ama aynı oranda yalancı olan bir kadına pabuç bırakacak değildi. Sutherland Dükü, damarlarında asil kan dolaşmayan bir kadınla evlenmeyi bırak, dönüp bakmazdı bile…
Bu tür oyunları iyi bilirdi ve tuzağa düşmeye hiç niyeti yoktu.
Böyle inanılması imkânsız bir iddiayla ortaya çıkan kadın ancak bir deli olabilirdi. Ta ki bu egzotik güzel, genç adamı kaçırıp da evlendiğini bilmediği karısı olduğunu
kanıtlayana kadar ona inanmak aklının ucundan bile geçmemişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/122d83d8-7d99-4697-aeda-d367594fe068.jpg</image:loc>
            <image:title>Asil Serseri - Gypsy Serisi 2</image:title>
            <image:caption>Gelecekle ilgili umutlarını tüketen bir adam, başından geçenlerden sonra geçmişini geride bırakıp geleceğe odaklanan bir kadın…

Kontes Trisha Harrington’un hayatı Jael’in onu suçladığı gibi pek de kusursuz değildi. Evet, cemiyete ait bir leydiydi. Bu onu Çingene bir adamın gözünde suçlu gösterecekse bırak öyle olsun! Yaşadıklarından sonra biraz nefes alabilmek ve kötü günleri geride bırakabilmek için çok sevdiği akrabalarına yapacağı ziyareti hiç kimsenin özellikle sıra dışı, alaycı, duygusuz, ukala, dobra ve arsız bir Çingene’nin zehretmesine izin vermeyecekti.

Çingenelerin dışında kalan insanlara karşı ön yargılı olan Jael’in, genç kadını beyaz bir asil olduğu için suçlaması ne derece doğru? Bu, genç adamın umurunda bile değil! Kontes Harrington’dan hiç hoşlanmamıştı. Güzelliği ve asaleti, zaman zaman sivri dilini, kendini beğenmişliğini ve küçümseyici bakışlarını gölgede bıraksa da kadınlar konusunda uzman olan Jael’i ağına düşüremeyecek, fikrini değiştirmesini sağlayamayacaktı.

Art arda gelen felaketler çevresinde olan insanların hayatını tehlikeye sokmaya başlayınca korumak zorunda olduğu insanların listesine bir kişi daha eklenmişti. Hiç hoşlanmadığı ama cazibesine kapıldığı kadın! Kontes Trisha Harrington!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9889e712-871f-4df9-8895-d3d397de6b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim, Mantık, Etik, Adalet ve Sevgi İçin: Aşı, Tohum ve Maya</image:title>
            <image:caption>Güneş ve hava en verimli kıvamında, toprak ve su da üretim için yeterlidir diyelim. Tohumunuz en seçkin türden olsa bile, ürettiğiniz fidanların birbirine benzemesi ve verimlilik için gübreleme ve “aşılama” yapmanız gerekebilir. Turşu kuracaksanız, ekmek veya yoğurt yapmak istiyorsanız o zaman da mayalamaya ihtiyaç duyarsınız. Aşı ve maya; ya tutar ya tutmaz. Kısacası zamanlama, deneyim, niyet, azim ve nasip meselesi. Fiziksel evrende bu türden teknik ve üretim çalışmaları olurken; düşünsel ve zihinsel alanda da bilim, birikim, metot, iletişim, etkileşim, organizasyon ve diğer deneysel girişimlere ihtiyaç duyarız. Tam kavrayamadığımız bir konuyu, farklı kaynaklardan araştırıp okuyunca, noksan kalan taraflarımızı tamamlamış oluruz. Aşı, tohum ve mayanın öz niteliği; hacim olarak az yer kaplaması, kendinden kat kat büyük sonuçlar üretmesidir. Bundan dolayıdır ki; biz de anlatımlarımızda sözü çok uzatmayacağız. Terazi kendini tartamasa da, kendinden çok ağır cisimler üstüne çıkar. Pusula, kendisinin nerede olduğunu bilemez ama soranlara yönünü gösterebilir. Kitap ise bireysel bir bilincin iradesiyle ortaya çıkan bir başvuru kaynağıdır. 
Bu kitaptaki amacımız; deneme yazıları, özdeyiş ve söyleşiler yoluyla, “aşı, tohum ve maya” olabilecek pratik anlatımlar sunmaktır. Fikri ve kalbi sancımız eğer; bilim, mantık, etik, estetik, adalet 
ve sevgi merkezli ise kafa yormaya değer değil mi?... Kimin ne kadar işine yarayacağını önceden bilemeyiz, bize düşen bu uğurda çabalamaktır. Tutmasa bile, bir şeyler kazandıracak ve katacaktır. 
Ya tutarsa?!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92554dde-8e9c-47cd-8118-f0b62382a22a.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Çam Ağacı</image:title>
            <image:caption>Tanıdığım herkesin davranış ve düşüncelerinin birbirine hiç benzemediğini fakat bir o kadar da birbirleri gibi olduklarını gördüm. Benzemeyen tek şey olaylara karşı olan tavırlarıydı. 
 
Ben Şebnem KALKANDELEN, 27.08.1967’de İstanbul’da doğdum. Annem Sevim KALKANDELEN, babam Necat KALKANDELEN’dir. Anaokulu öğretmenliği bölümünü Gazi Üniversitesinde bitirdim. Uzun yıllar meditasyon ile ilgilendim, uyguladım. 
 
Doğru dürüst ve ilkeli bir yaşam yolu tercihim oldu. En sevdiğim Rabbim ve onun bu dünyaya hediye ettiği doğa, hayvanlar, çiçeklerdir. Sevgiyi ve sevgiye layık olan her şeyi, her tavrı, her düşünceyi ben de severim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/978443db-a81f-464a-a12c-f5ba797ceed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Sinemasında Aidiyetsizliğin Mekanı: Kayıplar ve Ölüler Kenti İstanbul</image:title>
            <image:caption>1950-1980 aralığındaki filmlerde, hatta bu dönem 2000’lere kadar getirildiğinde nerede olduğunu biliyorken tehdit eden İstanbul aslında varlığıyla bir tehdit sunmaktadır. Merkezin neresi ya da parçalanmamış İstanbul’un nasıl olduğu, görüntü düzeyinde filmlerde görülür. 2000’ler Türk sinemasında İstanbul ‘yokluğuyla bir tehdit’ sunmaktadır. Kentin parçalanmasıyla filmlerde İstanbul, aidiyetsiz mekânlarıyla, yaşamanın ve yerleşmenin mümkün olmadığı ‘tehdit eden kent’ hâlindedir. Aidiyetini mekânla bir adım ilerisi kentle kuramayan 2000’ler Türk sinemasının karakterleri İstanbul’da huzursuzluk içerisinde yaşarlar. Karakterler mekân olarak bedenleriyle de bir aidiyet ilişkisi kuramazlar. Aidiyet duygusunun mekânı beden, filmlerde kıstırılmışlık, taciz, işkence, tecavüz vb. edimlerle de aidiyetsiz bir mekâna dönüşür. Kentin değişmeyen yanı ya ölümü ya da kaybı kimi zamansa ikisini birden getirmesidir. Filmlerde İstanbul, ölüler kentidir ve mezarlıklar kent adına konuşur: İstanbul’da ölüm olmazsa olmazdır! İstanbul’a ölüm yakışır. Filmler ölümden bağımsızlaşamazlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d05368f-d819-44bc-9c39-d4005e496df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Önce Kendini Tanı</image:title>
            <image:caption>Sabahları aynada karşılaştığınız, dişlerini fırçaladığınız, saçlarını beğenmeyip yeniden yaptığınız, “Geç kaldın hadi koş?” diyerek evden çıkardığınız biri var. Gece yastığa başınızı koyduğunuzda aklından geçenleri toparlamaya çalıştığınız biri... Üzüldüğünde, kızdığında, yanıldığında size sesini duyurmaya çalışan biri... Onu duyuyor musunuz? Dahası, onu tanıyor musunuz?   Yaşamın en önemli süreçlerinden biri, kendini tanıma yolculuğu. Elbette özenli bir dikkat, duyuş ve biliş gerektiriyor; vaat ettikleri ise paha biçilemez. Bu keyifli yolculukta şimdi karşı koltuğunuzda; elli yedi yıllık mesleki tecrübesi, birikimi ve tatlı sohbeti ile Prof. Dr. İlkay Kasatura oturuyor.   Konu konuyu açarken karşılaşacağınız bütün kavramlar, sorular ve cevaplar kendinize yeniden ve daha dikkatle bakmanızı, şimdiye kadar olduğundan daha fazla “tanış” olmanızı sağlayabilir.   Hazırsanız başlayalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dab473c4-9dd7-4b15-89fc-228be333c4b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırsız</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla, sınırlarından kurtulan yeni benliğinizle tanışacaksınız! Ünlü Beyin Koçu Jim Kwik, 25 yılı aşkın bir süredir, gerçek yeteneklerini ortaya çıkarmak üzere hayatın her alanından insanlarla çalıştı. Alanında çığır açan bu kitabında; dünyada en iyi performansları sergileyen kişilerin öğrenmelerini hızlandırmak için kullandıkları bilime dayalı uygulamaları ve test edilmiş teknikleri ortaya koyuyor. &quot;Beynimiz dünyadaki en güçlü teknolojidir ama kullanım kılavuzu yoktur. Ancak bu, artık değişiyor. Bundan böyle sınırlamalar olmayacak. Başkaları ne söylerse söylesin, siz beyninizi nasıl kullanacağınızı bilirseniz potansiyeliniz sonsuz olur. Sınırsız kitabının kalbinde, hayatınızı değiştirecek bir sır yatıyor: En verimli şekilde nasıl öğrenileceğini öğrendiğinizde, sınırlayıcı inançlardan kurtulabilir, yeni başarı seviyelerine ulaşabilirsiniz. Bu kitap teoriden ibaret değildir; içinizde var olan sınırsız güçlerinizi ortaya çıkarabilmeniz için tam olarak ne yapmanız gerektiğini gösteren pratik, kolay ve kanıtlanmış bir plandır. Sınırsız olduğunuzda, sınırsız bir düşünce yapısına sahip olacaksınız. Sınırlamalarınızı ortadan kaldırdığınız için, beyninizin daha önce hayal ettiğinizden çok daha güçlü bir araç olduğunu ve zihninizi öğrenmek istediğiniz her neyse onu öğrenmeye odaklayarak hemen hemen her beceriyi kazanabileceğinizi anlıyorsunuz. Küçük bir adım atın ama bir yerden başlayın. Herhangi bir yerden! Bunu yaptığınızda, kendinizle ilgili keşfettikleriniz karşısında şaşkına döneceksiniz. Sınırsız olan benliğiniz, gerçekten olduğunuz ve şu anda hayal edemeyeceğiniz şeyleri yapacak kişidir.&quot; Kendinizi tanıyın. Kendinize güvenin. Kendinizi sevin. Kendiniz olun. Sınırsız olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58ba0bd2-8d08-40c7-bd75-b6693ba1cf05.jpg</image:loc>
            <image:title>Brief an der Vater</image:title>
            <image:caption>“Liebster Vater, 
Du hast mich letzthin einmal gefragt, warum ich behaupte, ich hätte Furcht vor Dir. Ich wußte Dir, wie gewöhnlich, nichts zu antworten, zum Teil eben aus der Furcht, die ich vor Dir habe, zum Teil deshalb, weil zur Begründung dieser Furcht zu viele Einzelheiten gehören, als daß ich sie im Reden halbwegs zusammenhalten könnte. Und wenn ich hier versuche, Dir schriftlich zu antworten, so wird es doch nur sehr unvollständig sein, weil auch im Schreiben die Furcht und ihre Folgen mich Dir gegenüber behindern und weil die Größe des Stoffs über mein Gedächtnis und meinen Verstand weit hinausgeht.” 
Franz Kafka&apos;s zeitloses Werk 
Brief an der Vater in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e79d7b5-432a-4c7c-9531-73c26572fac7.jpg</image:loc>
            <image:title>The Prophet</image:title>
            <image:caption>“Almustafa, the chosen and the beloved, who was a dawn unto his own day, had waited twelve years in the city of Orphalese for his ship that was to return and bear him back to the isle of his birth. 
And in the twelfth year, on the seventh day of Ielool, the month of reaping, he climbed the hill without the city walls and looked seaward; and he beheld his ship coming with the mist. 
Then the gates of his heart were flung open, and his joy flew far over the sea. And he closed his eyes and prayed in the silences of his soul.” 
Kahlil Gibran’s immortal work 
The Prophet in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e4cadbb-1034-4264-a4e7-b6a824a7b7fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Isabelle Severse</image:title>
            <image:caption>“Büyütün. Hikâyemi büyütün. 
Mademki şimdiye kadar suçlayacak bir hayal olarak bile  yoktunuz. Şimdi biraz da kendinizi affettirme telaşı duyun. Kendinizi ve hikâyemi olduğundan daha büyük bir duvara asmama yardım edin... Ya da duvarları küçültün...” 
Fikirler duygulara bürünüyor sayfalarda. 
Hisler düşüncenin ardına saklanıyor. 
Sonsuz bir körebe oyunu bu. 
Gözler bağlı olmasa da karanlıklar birbirine benziyor. 
Isabelle Severse, yepyeni bir deneyime davet ediyor okuru. 
Yalnızlık ete kemiğe bürünüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e27b97bf-542c-4593-baba-2851d4fe816c.jpg</image:loc>
            <image:title>Graham Bell -Bilime Yön Verenler</image:title>
            <image:caption>“Her şey artık hazır olmuştu. Bell’in yatak odasına gittim. Şifonyerin yanında durup alıcı telefonu kulağıma dayadım. Birdenbire alıcıdan Bell’in, “Bay Watson, buraya gelin. Sizi istiyorum!” diyen sesini açık seçik duyunca şaşırdım. Telin onun tarafında bulunan ucunda alıcı telefon olmadığı için cevap veremedim.
Fakat ses tonundan yardıma ihtiyacı olduğu anlaşılıyordu. Holü hızla geçip odasına gittim ve bir pilin asidini giysisine dökmüş olduğunu gördüm. Bana söylediği sözleri açık seçik duyduğumu söylediğimde, yeni ileticinin başarısından duyduğu sevinçle kazayı unuttu.
Telin öbür ucuna gitti. Benim sesimin ne kadar net geldiğini duyunca sevinci daha da arttı. “
Bell yardımcısını çağırırken farkında olmadan 10 Mart 1876 günü ilk telefon görüşmesini yaptı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc44a8b7-abfe-4e5f-818b-449cfc3fec94.jpg</image:loc>
            <image:title>The Gray Man</image:title>
            <image:caption>Courtland Gentry iyi bir insandır. Ancak oldukça yetenekli bir suikastçıdır.
Gölgelerde gizlenenler onu Gray Man olarak tanır. Gizli bölgelerde, sessizce bir görevden diğer bir göreve geçen, imkânsızı başaran ve sonra ortadan kaybolan bir efsanedir. Hedefini asla ıskalamaz.Asla.
Ancak dünyada Gentry’den daha ölümcül güçler vardır. Güçler parayı ve otoriteyi sever. Bunları uğrunda savaşmaya değer tek para birimi olarak gören insanlar vardır. Onlara göre, Gentry artık işe yaramıyordu.
Ancak Court Gentry, kendisi için para için öldürmekle hayatta kalmak için öldürmek arasında belirsiz bir alan olmadığını kanıtlayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82fdb252-c551-4bd9-9ac8-9b54732695b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Bir Dakika</image:title>
            <image:caption>New York Times&apos;ın çok satan Mission Critical (Kritik Görev) kitabının yazarı ve aynı zamanda Tom Clancy&apos;nin Jack Ryan romanlarının ortak yazarı olan Mark Greaney&apos;den dünyanın en tehlikeli suikastçısı Gray Man’i konu alan müthiş nefes kesici bir hikâye daha geliyor.
Court Gentry, Hırvatistan&apos;da üstlendiği bir görev esnasında bir insan kaçakçılığı operasyonunun izlerine rastlıyor ve sonrasında bu izlerin Balkanlar’dan Hollywood&apos;a kadar uzandığını deşifre ediyor.
Gentry, araştırmaları sayesinde karşılaştığı kan dondurucu gerçekler karşısında, bu kaçakçılığın kökünü kazımaya karar verir ancak CIA ajanlarının bu konuyla ilgili başka planları vardır. Söz konusu kaçakçılık organizasyonunun lideri, Amerika Birleşik Devletleri&apos;ne yönelik potansiyel olarak yıkıcı bir terörist saldırısı hakkında eyleme geçirilebilir istihbarata sahiptir ve CIA, bu istihbarata sahip olana dek bu kişinin insan ticareti organizasyonuyla ilgili olarak herhangi bir harekete geçmeme kararı almıştır. Bu, ahlaki dengelerin yerine oturtulması gereken bir eylemdir ve Court da bu döngünün tam ekseninde yer almaktadır.
Okuyucular, ucu bucağı Balkanlar’dan Hollywood’a hatta Venedik’e kadar uzanan bir kadın ticareti organizasyonunun ve yaşadığı tüm zorluklara rağmen canı pahasına bu insanlık dışı organizasyonu yıkmak üzere yola çıkan Gray Man’in hikâyesini bir solukta okuyacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7388e3e3-4a31-4fdf-be88-53e23e96e7d9.jpg</image:loc>
            <image:title>The Gray Man-Hedef</image:title>
            <image:caption>Öldürmek, Court Gentry&apos;nin işidir.
Court Gentry, dört yıl önce CIA’deki görevliler tarafından ihanete uğradı. Hayatta kalmak için kendi silah arkadaşlarını ortadan kaldırmak zorunda kaldı. Şimdi Gray Man olarak bilinen usta bir suikastçı olarak hayatını başka insanları öldürerek kazanıyor. Ancak öldüğünü sandığı eski bir dost peşini bırakmamak için geri döndüğünde, kendi hayatı hedeftedir.
CIA’in görüldüğü yerde vurulsun emriyle aranan Sierra Altı, bir Rus mafya lideri adına Sudan devlet başkanını öldürmek için gittiği Darfur’da yolu yine CIA ile kesişir. Ruslar değerli maden yataklarına konmak için Sudan devlet başkanının ölmesini isterken, Amerikalılar ise ona bir kurtarma operasyonu düzenlemek için kolları sıvar. Bu iş için ise Gray Man biçilmiş bir kaftandır ama Altı, bu oyunda çift taraflı oynamak zorunda kalır ve affedilmesi koşuluyla bu işi kabul eder. Ancak işler planlandığı gibi gitmez ve Gray Man’in peşinde sadece CIA değil, aynı zamanda Ruslar, dünyadaki tüm kiralık katiller ve bir de Uluslararası Ceza Mahkemesi vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c9707f-cf51-4da6-a999-5beec572789b.jpg</image:loc>
            <image:title>Madde ve Özellikleri - Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8da674f4-8035-4c69-af9b-2f15dee82a0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkilerin Yaşam Döngüleri - Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/693ce10a-5780-4abd-9a21-d2d84a669a93.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Gece</image:title>
            <image:caption>Bitmeyen Gece, yaklaşık 25 yıl arayla aynı kasabada meydana gelen
iki tecavüz vakasının hikâyesi. Faillerden biri yargılanıyor, diğeri polis
soruşturması bile almadı. Mağdurlardan biri yaşıyor ancak hayatı asla
eskisi gibi olamayacak, diğeri ise olay günü hayatını kaybetti.
 
Tartışmalı davaları konu alan gerçek bir suç podcastinin sunucusu
Rachel Krall, Bitmeyen Gece’de bir tecavüz davasını takip etmeye git-
tiği Neapolis’te, kendini küçük kasabanın karanlık geçmişine ve orada
yıllar önce işlendiği iddia edilen ancak hiçbir görgü tanığının olmadı-
ğı acımasız bir cinayete doğru çekilmiş bulur. Artık hikâyede iki trajik
olay, bir dava ve çok sayıda parçalanmış hayat vardır.
 
Yoğun bir olay örgüsü ve akıcı anlatımıyla Bitmeyen Gece, keyifli bir
okuma deneyiminin yanı sıra cinsel şiddet, tecavüz ve tecavüz kültürü
konularını cesurca ve derinlemesine inceleyerek okuyucunun odağını
sorunun toplumsal boyutuna çekmeyi başarıyor. Cinsel şiddet mağ-
duru kadınların yaşadığı travma ve toplumsal baskılara karşı modern
toplum anlayışına eleştirilerinin dozunu giderek artırıyor ve kültürel
yozlaşmanın yıkıcı sorunlarını ortaya koyuyor.
 
Adalet, toplumsal şiddet, güç ilişkileri gibi sosyal sorunları da merke-
zin etrafına yerleştiren Bitmeyen Gece, travma ve cinsel şiddet karşı-
sında kadınların sessizliğinin hassas ve güçlü bir incelemesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56a397af-bda8-4ad1-add1-1bf04696a31c.jpg</image:loc>
            <image:title>Monstessori Emici Zihin</image:title>
            <image:caption>“Çocuk, bilinmeyen bir güçle donatılmıştır ve bu bilinmeyen güç, daha aydınlık gelecekler için bize rehberlik eder.” Eğitimci, pedagog, doktor, bilim kadını ve yazar Maria Montessori çocukluk dönemindeki zihinsel gelişime dikkat çektiği bu kitapla yine psikoloji ve pedagoji dünyasını altüst etmeyi başarmıştır. Çocuğun daha doğmadan önce, embriyo halindeyken gelişmeye başladığını öne süren Montessori, “emici zihin” adını verdiği bu zihin türüyle çocukların tahmin edilenden çok daha erken bir zamanda “insan” denilen varlığı inşa etmeye başladığını göstermiştir. Kendi kurduğu okulundan verdiği örneklerle ve deneyimleriyle çocuğa bakış açısını değiştirmiş ve eğitim dünyasına yepyeni bir eğitim modeli kazandırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/921c977c-8ce1-4ff7-89b2-b27cef6585b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuvvet ve Hareket - Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffd9e2bf-7b8f-4c8d-ad7a-e3831a491f5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şii Attar-ı Tuni’nin Tasavvufi Risalesine Hüseyin Nazmi-Zade’nin Şerhi Şerh-i Kenzü’l-Arifin</image:title>
            <image:caption>Şii Attar-ı Tunî’nin Tasavvufî Risalesine
Hüseyin Nazmi-Zade’nin Şerhi Şerh-i Kenzü’l-Arifîn</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a3bdc0c-2715-49ba-90a0-1df07e0e4b91.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Aşkın Izdırabını</image:title>
            <image:caption>Neden âşık olamıyorum? Nasıl âşık olurum?
Neden ilişkilerimde başarısızım? Nasıl vazgeçilmez olurum?
Neden kimse beni anlamıyor? Nasıl mutlu olurum?
Neden ilişkilerim uzun sürmüyor? Nasıl ilişkimi sürdürebilirim?
Neden sürekli aynı insanlar karşıma çıkıyor? Nasıl doğru insanı bulurum?
Bu soruları defalarca kendime sorduğum yıllar yaşadım. Sorular, cevaplar ve yapılması gerekenler listelerimi, formüllerimi kendim hazırladım, çünkü beni kullanma kılavuzunu sadece ben biliyordum. İlişkilerle ilgili her sorunuza cevap bulacağınız bu kitapta yüreğinizdekilere, zihninizdekilere ve sevdiklerinize ayna tutacaksınız. Kılavuz bir kitap olacak hepimiz için.
“Hayal kurma, aşk zafiyet yaratır, sakın bulaşma, sevdiklerini şımartma, kimseye güvenme,” öğütleriyle büyüdüğüm hâlde hayallerimi büyütüp kitaplarla herkesi hayallerime ortak ettim.
Aşka bulaştım, bolca şımardım, şımarttım ve iyi ki yaptım. Yaşamak için hayatın iyi ve kötü yanlarıyla kaynaşmak şarttı. Pişman edildim. Yıkıldım. Güvendim ve güvendikçe eksildim, insan kaybettim ama yaşamaktan, her yeni günün yeniden bir hayat bahşettiği inancımdan hiç vazgeçmedim. Bu yüzden yaşamın gizemli okyanusuna daldım. Uzaktan izlemek yerine, her bir damlayı zihnimde, ruhumda büyüttüm.
Yani ben de sizden biriyim. Kitap boyunca sohbet ederken sorunlarımızı birlikte çözeceğiz. Ben hazırım. Hadi gel de azıcık iki lafın belini kıralım. Ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e443003-91a2-4174-88ef-a3ae1bf277c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Bulutu - Mucizenin Renkleri (2 Kitap Bir Arada)</image:title>
            <image:caption>Aşk Bulutu
Aşkın en tutkulu hâlini yaşayan bir çift!
Karanlığın gölgesinden aydınlığa çıkan acı sır!
Aşkı, bulutların üzerinde yaşayan Ekin, Bulut’un yokluğunda geçmişin karanlığına geri mi dönecekti?
Mucizenin Renkleri
Adam, sevdiği kadını tekrar kazanmak için savaşmaya karar verdi. Kadın ise fark etmedi, yaralıydı! Adam, kadının yaralarını sarmaya başladığında, kendi yaraları da sarıldı. Ama bilmedikleri bir şey daha vardı: Renklerin içinden gelen bir mucize!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ebe804b-e950-4f96-9991-591ab83b0d8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Umuda Doğru</image:title>
            <image:caption>Umut izlendiğini hissedip kafasını çevirdiğinde, bakışları Leonard’ın bakışlarıyla kesişti. Bu bakış iki gencin kalbinin ritmini değiştirirken, ikisi de hayatlarında ilk defa böyle bir duyguyu hissediyorlardı.
Etraftaki tüm insanlar silinmiş, müzik kesilmiş ve sadece ikisi kalmıştı. Leonard Evertone, kalp atışını hızlandıran genç kızla tanışmanın yollarını ararken; Umut Gökçen, kendisini ilk defa etkileyen bir adamın gözlerinin rengini görmeye çalışıyordu.
İki genç bu düşlere dalmışken, o gecenin böyle biteceğini hayal etmemişlerdi: Karanlık bir sokak, bir gölge ve bir bıçak!
Günler sonra aynı hastanenin farklı bölümlerinde uyanan iki genci neler bekliyordu?
Merhaba sevgili okur!
Bu kitap bir başka. Fakat lafta değil, gerçekten başka!
Elinizdeki kitapta bir aşk romanı yazarı var: Nevra Karataş!
Sevip de kavuşanları çok seviyor ama kavuşturana kadar da kök söktürebiliyor.
Öyle âşık, öyle güzel seven adamlar yazıyor ki kitaplarının kapağını kapattığınızda o adamların gerçek olduğuna inanmak istiyorsunuz.
Fakat kitaba bir de sürpriz kattık.
“Yahu, bitsin şu aşk mevzusu da aksiyona girelim artık,” diyerek kitaplarındaki tüm aşkları kısa kesen başka bir yazar da bu kitapta: Öykü Odabaş!
Ortaya çıkan kaosun tatlılığında ve hararetinde boğulurken, yazarlarımızı etiketleyerek kitap hakkındaki görüşlerinizi paylaşmayı ihmal etmeyin.
Bu fırsatı kaçırmayacak herkese keyifli okumalar dileriz.
İLKNUR ÇİLOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21a5c524-ce6f-43bb-ba0d-13921faae315.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözde Evli</image:title>
            <image:caption>Sözde Evli&apos;yi bazen ağlayarak, bazen sinirlenerek ama en çok da gülerek okudum. Senin olmayanı sahiplenmek ancak bu kadar güzel anlatılır.
Gül Berber Karaman
Birbirine zıt iki karakter, Su ve Koray... Onların kavgaları, tutkuları ve aşklarını elinizden bırakamayacaksınız. Kalbinizi eritecek bir aile olma hikayesi.
Tuğba Özcan
Su ve Koray&apos;ın aşkını okumaya değil yaşamaya hazır mısınız? Bu çiftin geçmişlerini ağlayarak, tutku dolu aşklarını yüzünüzde tebessüm, Efe&apos;nin yaramazlıklarını ise kahkalarla okuyacaksınız. Birken iki olmayı, ikiyken tamamlanmayı, aile olmayı, kısacası aşkın en güzel halini okumaya hazır mısınız?
Merve Ortaç
Koray ve Su&apos;nun mücadeleyle geçen hayatlarını, aşklarını ve heyecanlarını tek solukta okuyacaksınız. Koray&apos;dan, Su&apos;dan ve Efe&apos;den öğreneceğiniz çok şey var, en önemlisi koşulsuz sevgi.
Ayşe Köse
Bu hayatta oğluyla yapayalnız kalmış bir kadının parçalanmış kalbini tamir etmek mümkün mü? Peki, Su&apos;nun yaralarına Koray merhem olabilecek mi?
İpek Zemzem
Nurcan Balkanlı&apos;nın kaleminden muhteşem bir aşk hikâyesi okumaya hazır mısınız? Bazen gülecek, bazen ağlayacaksınız, içinizi ısıtacak bir romanın sayfalarında kaybolmaya var mısınız?
Yasemin Rodoplu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c3a1cd-0ad5-480e-889c-b5ca52cb7681.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Küçük İyilik</image:title>
            <image:caption>Ormanın derinliklerinde bir nehir, nehrin sonunda bir akasya ağacı... 
Gölgesinde minik sincabı bekleyen, ormanın en büyük zürafası. 
Peki, minik bir sincap, koca bir zürafaya yardım edebilir mi? 
Kim bilir! 
Bunu ancak neşeli bir yolculuktan sonra anlayabilir! 
  Seray Ağar Gülbudak, iyiliği bambaşka bir açıdan ele alıyor bu kitapta. “Büyük” ve “Küçük” kavramlarını kullanarak, iyilik ve önyargılar üzerine düşünmeye davet ediyor okuru. Sahip olduklarımız, yeteneklerimiz ve potansiyelimiz hakkında bambaşka sorgu kapıları açıyor. Bunu yaparken, kullandığı dil, tam da çocuklara has! Neşeli ve bir o kadar da derin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efb64e68-67c1-440e-a64e-5e405c11beb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafak Vakti</image:title>
            <image:caption>Dünya etrafımızda hızla dönerken yalnız ben ve o olduğumuz yere çakılı kalmış, duruyorduk. Sanki evreni oluşturan ilk patlamadan Sûr’a üflenen o vakte kadar zaman bildiği gibi akarken, yalnız ben ve o, bu ana sıkışıp kalmıştık. Her şey durmuştu ve gözlerim ait olduğu o bir çift kuyuya geri düşmüştü.
İç dünyasında, kendi cennetinde, neşe dolu evinde ve sımsıcak yuvasında yaşamaya alışmış bir hemşire olan Zeynep Maral Tandoğan ve ondan çok farklı bir mizaca sahip, sert ve duygusuz bir asker olan Şafak Mert Kurtoğlu’nun sizi okumaya tutsak edecek hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ef16f3-ff36-46a6-897c-3d4e201fff32.jpg</image:loc>
            <image:title>Hücre Döngüsü - Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95073378-69da-4744-b3c6-ec912becf39f.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Vadisi - Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>Olaylar Amerika’da dört tarafı ormanlarla çevrili bir vadinin ortasına kurulan, kasvetli bir madenci kasabasında gelişmeye başlar.
Madenciler arasında tipik bir Masonik yapılanmayı andıran örgütlenme işini yürüten gizli lider bu yapıyı tam bir suç işleme makinasına dönüştürmüştür.
Gizli örgütün emirlerine uymayanları ya da bu oluşuma karşı gelenleri acımasızca infaz ederek cezalandıran örgüt üyelerinin lideri aynı zamanda Sherlock Holmes’un ezeli düşmanı Moriarty’dir. Bu kasabada aniden gelişen olaylar sonucu Amerika’da başlayan uzun kovalamaca, İngiltere’de devam eder. Ancak bu kovalamacaya Sherlock Holmes son noktayı koymak için dahil olunca o ana kadar karşılaşmadığı kadar acımasız, kanlı örgütün fedaileri ve lideriyle de karşı karşıya kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa1726c8-a5a8-42f1-93df-a7dba4316671.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Gibi</image:title>
            <image:caption>Maymun Gibi, sabırsızlıkla beklediği Ceviz Şöleni’ne giderken aklı biraz karışan küçük sincap Moli’nin hikâyesi. 
Her maymun ağaca tırmanmayı sever mi? 
Hiçbir tilki ceviz yemezken, bütün kargalar cevize bayılır mı? 
Peki ya Moli, Ceviz Şöleni’nde diğer sincaplar gibi hissetmediği için gerçek bir sincap olmayabilir mi? 
 
“Önemli olan sadece ait olduğun grubun bir üyesi olmak değil, o grubun içinde kendin olarak nasıl var olduğundur.” 
 
Önyargılar, kendini tanımak, fark etmek ve kabul etmek üzerine her yaştan okuyucu için ufuk açıcı bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b9d8448-719c-4ba3-9e4e-0839ca838a39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Soruşturma - Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>İngiliz yazar Arthur Conan Doyle’un kaleme aldığı dört Sherlock Holmes macera romanı dizisinin ilki olma özelliğini taşır.
Yayınlandığı dönemde İngiltere’de olduğu kadar, yayınlandığı başka ülkelerde de çok büyük bir okuyucu kitlesinin olağanüstü ilgisini gören Kızıl Soruşturma’nın en belirgin özelliği ünlü Dedektif Sherlock Holmes’un en yakın dostu ve olayları çözme işinde amatörce de olsa yardımlarını gördüğü Doktor Watson ile tanışmasıdır.
Kızıl Soruşturma bütün dünyada hâlâ büyük ilgi görürken, sizlerin de beğenisini kazanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e244d6f-26cb-4768-a9c9-83b7f03d00f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes&apos;un Gölgeleri - Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>Arthur Conan Doyle’un esin kaynağı olarak kabul edilen Edgar Allan Poe’nun yarattığı Auquste Dupin’in harikulade serüveni “Çalınan Mektup” öyküsüyle başlayan kitap, Wilkie Collins, Brett Harte, Auton Çehov gibi dokuz büyük usta 9 nefis polisiye öykü ciddi eleştirmenlerin Arthur Conan Doyle’un öncüsü olarak onayladığı usta kalemlerin sunduğu polisiye ziyafeti kaçırmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80848ed6-24fe-4fc3-b7b8-f237e2b9bab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunmanın Büyüsü</image:title>
            <image:caption>Deriden sinirlere ve beyne kadar, vücudun dokunma devrelerinin organizasyonu hayatımızı güçlü bir şekilde etkiler; tüketici seçiminden cinsel ilişkiye, alet kullanımından dilin kökenlerine, kronik ağrıdan iyileşmeye kadar her şeyi etkiler. Kişilerarası temas, sosyal bağ ve bireysel gelişim için çok önemlidir.
 
Linden, neyin iyi ve neyin kötü hissettirdiğine ilişkin algıları ayırt etmek için duyusal ve duygusal bağlamın birlikte nasıl çalıştığını açık bir şekilde açıklıyor. Biyoloji ve davranış bilimini birbirine bağlayan Linden, kelimenin tam anlamıyla nasıl hissettiğimize dair eğlenceli ve aydınlatıcı bir cevap sunuyor.
 
Sinirbilimci David J. Linden, dokunma duyumuz ile duygusal tepkilerimiz arasındaki arayüzün sosyal etkileşimlerimizi, genel sağlığımızı ve gelişimimizi nasıl etkilediğine dair ilgi çekici ve büyüleyici bir araştırma sunuyor. Dokunmanın Büyüsü, benlik algımızı ve dünya deneyimlerimizi açıklamaya yardımcı olan dokunma anlayışındaki bilimsel gelişmeleri araştıran zekice yazılmış bir inceleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f5f651-580a-4274-b04b-57591cc13583.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Kedi Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Hava kararıp da gelince yatma saati 
Dinlemek ister küçük afacanlar, heyecan dolu öyküleri. 
Ne anlatsam diye kara kara düşünen anneler, babalar, dedeler ve nineler… 
Mutlu ederler sevdiklerini, okuyunca sevimli kahramanların hikâyelerini. 
 
Çocuğumla Birlikte Okuyabileceğim Öyküler dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini günün heyecanla beklenen ve itirazsız kabullenilen zamanına dönüştürüyor. 
 
Miniciktirler, haylazdırlar ve çok ama çok sevimli olurlar. Yavru kedilerin türlü maceralarını anlatan bu komik öyküler sayesinde çocuklarınız bir an önce yatağa girmek için can atıyor olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/293883f9-7205-43bb-8d3d-5ca7d3b495a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nene Hatun - Tarihte İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Rus askerlerin 8 Kasım 1877 gecesi Aziziye Tabyası’nı ele geçirdiği haberinin Erzurum’da sabah ezanında minarelerden duyurulması üzerine Osmanlı askerine yardım için taş ve sopalarla mücadeleye giren şehir halkına katılmış ve gösterdiği yararlılıklar sonucu efsaneleşmiştir.
1955’te Türk Kadınlar Birliği tarafından Yılın Annesi seçilen Nene Hatun, Türkiye’de “Yılın Annesi” unvanı verilmiş ilk kadındır. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından verilmiş olan “3. Ordunun Nenesi” unvanını taşır.
Dönemin Nato Orduları Başkomutanı Amerikalı General Matthew Ridgway&apos;in Erzurum&apos;da Nene Hatun&apos;u cesaretinden dolayı ziyaret ederek elini öpmesi, kahraman Türk kadınının vatanı için tüm fedakarlığı yapabileceğini gösteren Nene Hatun isminin çok daha fazla tanınıp bilinmesini sağladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d8ce1af-77c4-454b-acb5-68ef9ba8ffe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Celaleddin-i Rumi - Tarihte İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>İnsan düşüncesine yepyeni bir mesaj veren ve İslam düşünürlerinin fikir ve sistemlerini, inanç akidelerini ruh, akıl ve sevgi üçgeni içinde sunan, insanlığa ahlak, din, ilim ve akıl yolunda heyecan katarak yeni ufuklar açan Mevlâna Celâleddin Rumi, müstesna bir varlık, bir ışık, manevi bir güneştir. Onun insan düşüncesine verdiği en büyük mesaj Aşk, Sevgi ve Birliktir. O, hiçbir şeyi inkâr etmez, ama her şeyi birleştirir, bütünleştirir ve sevdirir. O kimseyi ayrı görmez; Çünkü O, her şeyin Allah’ın zuhur ve tecellisi olduğunu bilir ve bunu gönlüne ve insan aklına hâl olarak yansıtır. İnsan yaratılmışların en şereflisidir düsturuyla; her dilden, her dinden, her renkten insanı kucaklayan Hz. Mevlâna sevginin, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün sembolüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53830700-9a78-485e-8dc5-3c7d8fb4e431.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirkten Kaçış</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Enric Solbes Resimli Kitap Ödülü Sahibi 
Havaya bir fıstık at, beş tur attıktan sonra hortumunla fıstığı yakala ve düşürmeden ağzına at… 
Rolan, bin sekiz yüz yirmi beş gündür aynı sirk gösterisini yapıyordu ama artık bir gün bile devam etmek istemiyordu. Sonunda sirkten kaçmaya karar verdi! Ne var ki kaçmak için yaptığı planlar pek de tasarladığı gibi sonuçlanmadı. Rolan’ın ihtiyacı olan tek şey kendine daha fazla güvenerek adım atmak olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6388de86-a4bc-4317-a88d-57734245c9de.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyit Onbaşı - Tarihte İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Türk milletinin kendi kaderini tayin ettiği 18 Mart 1915 günü Mecidiye Tabyası’nda görevli olan Seyit Ali, o gün inanılmaz bir kahramanlık gösterdi.
Çanakkale deniz savaşlarının en yoğun ve en önemli günü olan 18 Mart günü müttefik donanmasının en önemli hedefi tabyalardı. Koca Seyit’in görev yaptığı tabya olan Mecidiye Tabyası da 18 Mart günü isabet almış ve 14 nefer şehit olmuştur. Bu bombardımandan sağ olarak kurtulan Koca Seyit sağlam kalan topu, 215 kiloluk mermiyi Niğdeli Ali’nin de yardımıyla sırtında taşıyarak, 3 kez ateşlemiş ve üçüncü atışta Ocean zırhlısını dümen tertibatından vurmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7af1b5a5-8921-45ec-95fd-e4d89b4ec820.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabiha Gökçen - Tarihte İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Sabiha Gökçen, eğitimini Atatürk&apos;ün himayesinde görmüş ve dönemin en önemli sahalarından birinde Türk kadınına rol model olması için vazifelendirilmiştir.
Trakya ve Ege Manevralarına katılmış, Dersim harekâtına iştirak etmiştir. 30 Ağustos 1937’de askerî uçuş brövesini almıştır.
Sabiha Gökçen ölümüne kadar bu mesleğin bir parçası olmuştur. Türk Hava Kurumu yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış, mesleki hayatında 22 değişik hafif bombardıman uçağı ve akrobatik uçakla uçuş yapmıştır. Dünyanın ilk kadın savaş pilotudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12024723-c32f-49ef-9d07-26cb174e1202.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Akif Ersoy - Tarihte İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Mehmet Akif hem fikir hem de faaliyet adamıydı. Mehmet Akif’in hayatı tek düze bir hayat değildi. O bazen Baytar Mektebinde, bazen Ziraat Bakanlığında, bazen Teşkilat-ı Mahsusa’nın isteğiyle Necid çöllerinde, bazen Berlin’de ve Anadolu’nun köy, kasaba, il ve ilçelerinde halkı aydınlatırken görülür. Çünkü milletin hali ve vatanın kurtarılması, onun yüreğini yakan milli onur meselesiydi. Mehmet Akif, seyahatlerinde gördüklerini, ülkeleri, insan tipolojilerini mizahî ya da düşündürücü bir üslupla okuyucunun önüne sermesi dikkat çeker. Akif’in bu seyahatleri onun farklı memleketler görmesi, farklı olaylarla karşılaşması ve çok değişik şahsiyetlerle tanışmasını sağlamıştır. Akif’in seyahatlerle dolu hayatının, onun tecrübe birikimini artırdığı, problemlere gerçekçi çözümler üretmesinde etkili olduğunu düşünmek mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67a97705-befc-43fd-961f-ed55d04e185a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoca Ahmet Yesevi - Tarihte İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Ahmet Yesevi’nin hayat hikâyesini konu edinen tüm metinler temelde halk arasında söylenegelmiş menkıbelere dayanır. Bu menkıbelerin asırlar içerisinde bazı hayalî unsurlarla genişletilerek -ve hatta gerçek hikâyeden saptırılarak- yazılı metinlere dönüştürülmüş olması konuya eleştiri gözlüğü ile bakanlar tarafından öne çıkartılmaktadır. Oysa halk söylenceleri konusunda uzman olan bütün bilim insanlarının ortak kanaati, halk muhayyilesinde anonim olarak oluşturulan menkıbelerin tamamında daima hakikat unsurunun gizlenmiş halde –şu veya bu oranda ancak mutlaka- varlığını sürdürdüğüdür. Bu açıdan bakıldığında menkıbeler, Ahmet Yesevi gibi asırlarca önce yeryüzünden ayak çekmiş herhangi bir tarihî şahsiyetin veya Abdülkerim Satuk Buğra Han’ın Müslüman oluşu gibi bir vakıanın millî vicdana akseden görüntüsünü yansıtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a987457-ecd3-40fc-ad8d-a2a34b5eecca.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmemiş Zaman</image:title>
            <image:caption>“Acele etmeliyiz, buz tutmuş bir gölün üzerinde yürüyoruz, oysa buz çatlayalı çok oldu. Zaman giderek daralıyor, kıyıya ÇOK VAR. Daha iyi bir yaşamın varlığına ve mümkün olduğuna inandırmalıyız bu insanları. ‘Ya bağımsızlık ya ölüm,’ bu topraklarda bir defa can buldu. Onu yaşatmalıyız. Şimdi yeni ilkemiz; ‘yaşamak, mutlu, özgür ve gönenç içinde bir bütün olarak yaşamak.” 
‘Mecburiyet Bölgesinde’ yolları kesişen bir Vali, Doktor, Cumhuriyet Savcısı, Kaymakam ve Binbaşı’nın; yaşamlarını sonsuza dek değiştirecek bir karşılaşmanın özneleri oluşunun, hafızalarından silemeyecekleri olayların romanıdır Geçmemiş Zaman. 
Destan, roman ve şiir türlerindeki eserleriyle tanıdığımız İsa Küçük’ün yaşanmışlıklar ve anılarından damıtarak yazdığı Geçmemiş Zaman’da, ülkemizin gerçekleriyle yoğrulmuş olaylar karşısında bürokrasi çarkı içinde var olmaya çalışan fedakâr insanların öyküsünü okuyacaksınız. Ve bir kadının, şimdiki zamanın eşiğinden tarihsel zamanın eşiğine yürüyüşünün öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/012e9666-847b-4fe8-80b6-5754883a2d2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yörük Ali Efe - Tarihte İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve bazı arkadaşları ile birlikte Aydın ilinin Çine ilçesi Yağcılar köyünde toplanarak 16 Haziran 1919 tarihinde Sultanhisar ve Atça arasındaki Malgaç deresinin üstünden geçen Malgaç demiryolu köprüsü yanındaki Yunan karakoluna baskın yaptı. Baskın sonunda karakol tümüyle imha edildi, cephane ve erzaklar ele geçirildi. Bu baskın Batı ve Güney Anadolu&apos;da düzenli, bilinçli ve millî şuurla işgalcilere yapılan ilk baskın olarak kabul edilmektedir. Bu önemli başarı halka ümit ve cesaret vererek, düşmanın yurttan atılabileceğine olan inancını arttırarak Yörük Ali Efe&apos;nin liderliğini perçinledi. Yunan Ordusu ise beklemediği bu baskın karşısında paniğe kapılarak Nazilli&apos;deki kuvvetlerini yakıp yıkarak Aydın istikametine geri çekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5555ae49-908c-4055-b6b9-db2530fb7484.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre - Tarihte İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Yaşadığı dönemden bu yana Anadolu halkı Yunus Emre’yi her çağda bağrına basmış, kendinden bilmiş ve hatta kendi gönül dünyasına tercüman kılmıştır. Bu yüzden rahatça söyleyebiliriz ki, insanlar onun gerçek hayatını ne merak etmiş ne de bunu öğrenmeye ihtiyaç duymuştur. Kendisinin eserlerinde belirttiği kadarını bilmek yalnızca Anadolu insanına değil tüm dünya insanlığına yetmiştir, diyebiliriz. Bu sayede Yunus Emre evrensel bir mütefekkir olmuş ve her zamanda varlığını korumuştur.
Şiirindeki samimiyet neticesinde onu okuyanlar, hayatını değil daha çok söylediklerini merak etmiş; ne yaşamış sorusundan ziyade neler söylemiş, sorusunu sormuşlardır. Sonuç itibarıyla gerek kendi sözlerinden gerekse nesilden nesle, kulaktan kulağa intikal eden menkıbelerden yola çıkarak, halk zaten Yunus Emre’ye destansı bir hayat hikâyesi oluşturmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a62595c-1acd-4d49-a44f-eb725c071016.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylem ve İktidar –Foucault’yu Anlamak</image:title>
            <image:caption>Siz de ‘İktidarın Gözü’nün her daim üzerimizde olduğunu hissetmiyor musunuz? Her yanı kuşatan kamera sistemleri ve gece gündüz her adımımızı izleyen mobeseler… Hapishanelerin, okulların ve fabrikaların mekânsal düzenleri aslında yeni tipte bir disiplin uygulamasını ortaya koyuyor: Böylece kişi artık gözetlenmediği anlarda bile sürekli gözetleniyormuş gibi davranmaya zorlanır. Kısacası, iktidar her yerde! 
Peki buraya nasıl geldik? ‘Söylem’in ‘doğru’ kabul ettiğimiz bilginin oluşumundaki rolü nedir? Bu bilginin nasıl ve hangi koşullarda üretildiği, kimin çıkarlarını koruduğu sorusu belki iyi bir başlangıç olabilir. Söylem, pratiği kurar ve anlam üreten ‘faydalı’ sistemler üretir. 
Foucault, iktidar, bilgi ve söyleme dair ortaya koyduğu düşüncelerle 20. yüzyılın kuramsal devriminin en önemli öncülerindendir. Deliliğin Tarihi, Bilginin Arkeolojisi, Kelimeler ve Şeyler, Hapishanenin Doğuşu gibi kitaplarıyla sosyolojiden antropolojiye, felsefeden tarihe kadar birçok farklı alanda çalışmaları Çağdaş Düşünceye yön vermiştir. Postyapısalcı, postmodernist, feminist, post-Marksist ve postkolonyal teoriler üzerindeki etkisi öyle büyüktür ki, bugün Foucault’yu anlamadan bunları çözümleyebilmek neredeyse imkânsızdır. 
Bu kitap Foucault’nun en temel fikirlerini, hangi bağlamda yazıldıklarını ve düşünürler tarafından nasıl kullanıldıklarını ele almaktadır. İktidar, söylem, bilgi, cinsellik, öznellik ve delilik gibi Foucault düşüncesinin temel kavramlarını açık bir dille inceleyerek, ortaya çıkardığı kapsamlı tartışmalara sıkı bir başlangıç sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/500f686f-1738-4f3c-9f36-18ab031d3f7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Asurlar - Acımasız Savaşçı</image:title>
            <image:caption>Asur, MÖ 2000 yıllarından 612 yılına kadar devam eden, ilk önce, Asur şehri ve çevresinde küçük bir devlet iken, birinci bin yılın ilk yarısında Mezopotamya, Elam, Suriye ve bir süre Mısır’ı da içi ne alan büyük bir imparatorluk olmuştur. Çivi yazılı belgelere göre Asur, üçüncü bin yılın ikinci yarısında Akkadlıların, Subar, Kut ve III. Ur Hanedanı’nın politik ve kültür egemenliği altında kalmıştır. Adı geçen bölgede, bu eski halkla kaynaşan Sami’ler, yüzyıllarca süren Asur Devleti’ni kurmuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/088a110c-e045-4d2a-a9e2-da95176c6b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Urartular - Tarihe Açılan Pencere</image:title>
            <image:caption>İlk Urartu yazılı kaynaklarının ortaya çıkışına kadar Van Bölgesi’ndeki bu yeni krallığın, kuruluş ve gelişme aşamalarının anlaşılabilmesi için tek kaynak grubunu Asur yazıtları oluşturmaktadır. MÖ 9. yüzyılın ortalarından sonra görülmeye başlayan Urartu yazıtları ise imar faaliyetleri, düzenlenen seferler, dini kurallar ve kralların sıralaması gibi birçok konuda bilgi vermesine karşın, Urartu kronolojisinin oluşturulması yine Asur yazılı kaynaklarına bağlıdır.
Asur kaynakları da genellikle krallığın resmi kayıtları olması münasebetiyle taraflı şekilde yazılmıştır. Bu nedenle oldukça abartılı ve propaganda amaçlı kalıplaşmış birçok ifade içermektedir. I. Tiglat-Pileser (MÖ 1114–1076) dönemi kayıtlarında Asur’un karşılarına çıkan aşiret yöneticilerini bile kral olarak ifade etmesini bu abartılara örnek olarak gösterebiliriz. Dolayısıyla Asur kaynakları ile ilgili değerlendirmeler yaparken bu gibi durumları da göz önünde bulundurmak gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f3a6861-3c05-454e-8c00-6541b116df16.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititler - Bin Tanrılı Halk</image:title>
            <image:caption>MÖ 18. yüzyıl ortalarına gelindiğinde Anadolu’da ilk kez geniş çaplı siyasal birlik kurma çabası içindeki Hititli kralları görmekteyiz. Şehir devletlerinin hüküm sürdükleri görülür. Bu şehir devletlerini bir otorite altında toplamak için ilk hareketler, belgelere göre Kuşşara kralları Pithana ve Anitta tarafından yapılmış olarak ortaya çıkar. Anitta Metni olarak adlandırılan bir Hitit çivi yazısıyla yazılmış belge, MÖ 18. yy. ortalarından Hitit Devleti’nin asıl kurucusu diyebileceğimiz I. Hattuşili zamanına kadar olan Hitit tarihine ilişkin bilgi edinebileceğimiz tek yazılı kaynaktır. Bundan başka doğrudan bu döneme ilişkin bilgi veren yazılı belge yoktur. Zaten bu metni içeren çiviyazılı tabletler de olayların geçtiği zamana değil, çok daha sonraki yüzyıllara, MÖ 16. ve 13. yüzyıllara aittirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/952cb9bd-d266-4d02-b1d1-8ac9bec18dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Babiller - Mezopotamya&apos;nın Gelişmiş Uygarlığı</image:title>
            <image:caption>Akadca “tanrının kapısı” anlamına gelen Babil adı (bâb “kapı”, ili “tanrının”), İbrânîce’de Bâbel/Bâvel, Persçe’de Babiruş ve Grekçe’de Babylon şekillerinde kullanılmıştır. Şehrin adına ilk defa milâttan önce III. binyılın sonlarına ait Akad vesikalarında rastlanır; ancak kuruluşunun çok daha önce olduğu tahmin edilmektedir. Çünkü şehrin ilk adı Sümerce Ka-dingir-ra’dır (ka “kapı”, dingir “tanrı”, -ra “-nın”) ve Babil’in bu isimden Akadca’ya yapılmış bir tercüme olduğu açıklıkla anlaşılmaktadır. Bir çivi yazılı tabletin verdiği bilgiye göre Sümer şehir-devletlerini yıkarak Sâmî Akad İmparatorluğu’nu kurmuş olan Akadlı Sargon (MÖ XXIV. yüzyıl) Babil’i ele geçirip tahrip etmiş ve mabetlerinden kaldırdığı tanrı heykellerini, kendi başşehri Akad’ın yanına kurduğu yeni Babil şehrine götürmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/859869f6-b82e-4c94-b496-f165eb692b0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aztekler - Tolteklerin Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Azteklerin kökeni kesin olarak bilinmemektedir. Ama bazı gelenekleri, 12. yüzyılda Orta Amerika’ya gelene değin, daha kuzeydeki Meksika Platosunda avcılık ve toplayıcılıkla geçinen bir kabile oldukları izlenimini verir. Azteklerin güneye göçünün, Toltek uygarlığının çöküşünü izleyen ve belki de bu çöküşü hızlandıran genel bir göç hareketinin parçası olduğu sanılır. Texcoco Gölündeki adalara yerleşen Aztekler, tarihleri boyunca başlıca merkezleri olan Tenochtitlan’ı MS 1325’te kurdular. Büyük bir devlet ve sonunda bir imparatorluk kurabilmelerinin temelinde, kullanılabilir tüm toprakların entansif biçimde ekildiği, gelişkin bir sulama ve bataklık kurutma sistemine dayalı olağanüstü tarım düzenleri yatar. Bu yöntemlerle sağlanan yüksek verimlilik, zengin ve kalabalık bir ülkenin doğmasını sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14f265f5-b298-4d55-91f8-7625a38d27a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan Uygarlığı</image:title>
            <image:caption>Eski Çağ’daki Ege ve Yunan Tarihini incelediğimizde, Antik Dünyanın en etkileyici kavimlerinden biri olan antik Yunanları görürüz. Antik Grekler (Yunanlar) genellikle batı dünyasındaki demokrasinin ve ulus bilincinin ortaya çıkarıcıları olarak kabul edilirler. Bu kabul edilebilir bir düşüncedir. Ancak antik Grekler, temelde bu olgularla birlikte birçok yeniliği insanlık medeniyetine bırakırken, bunları hiç yoktan var etmemişler, kendi antik tarihçilerinin de kabul ettiği gibi, bu parıltılı kültürü antik dünyanın daha eski ve köklü kültürlerinin bulunduğu Yakındoğu uygarlıklarına dayandırmışlardır. Şunun da kabul edilmesi gerekir ki, Yunanlar Antik Doğu’nun derin birikimlerini olduğu gibi kabul etmemiş, bu olguları kendi kültürleriyle sentezleyerek ve geliştirerek sadece batı Dünyasına değil, tüm Dünyaya miras bırakmışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a01e9ca-e4c2-4120-af2f-a3f5e132cb14.jpg</image:loc>
            <image:title>On İkinci Gece</image:title>
            <image:caption>On İkinci Gece, William Shakespeare tarafından 1601-1602 yıllarında yazılan bir yanlışlık komedyasıdır. Kimi zaman “ Siz Nasıl İsterseniz” başlığıyla da kullanılan oyun üslup açısından “ Bir Yaz Gecesi Rüyası” ile benzerlik göstermektedir. Adını Noel kutlamalarının on kinci gecesinden almaktadır. Bu kutlamalarda her şey altüst olur, Mesih!in vaat ettiği krallığın bu dünyanınkilere benzemeyen bir krallık olduğunu göstermek adına. Oyun içerisinde de aynı tema göze çarpmaktadır. Kılık değiştirmeler, erkeklerin kadın, kadınların erkek kılığına bürünmesi, soytarının rahip kılığına girmesi, vs... Şarkılar, sarhoşluklar, aldatmacalar yer almakta fakat sonunda her şey tatlıya bağlanmaktadır tıpkı “Bir Yaz Gecesi Rüyası”nda olduğu gibi. Shakespeare, her zamanki söz cambazlığıyla bizi etkilemekte, tekrar statü farklarına değinmekte, dengeleri yine değişmektedir. Ana teması aşk olan bu oyun, aşkı için insanların ne duruma geldiğini göstermekte ve bir anlamda birine duyulan aşkın değil, aşkın bizzat kendisine aşık olduğunu yansıtmaktadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9798f5-7c75-4259-9399-3d9578fd74b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Othello</image:title>
            <image:caption>“Othello’nun Trajedisi” veya “ Venedikli bBerberi” (Mağrubi), Boccaccio’nun “Un Capitano Moro” (Berberi Kaptan) adlı eserinden esinlenilerek, 1603 yıllarında William Shakespeare tarafından yazılan bir trajedyadır. Eserin konusu dört önemli karakterin, yani Othello, Desdemona, lago ve Cassionun etrafında dönmektedir. Eser, ırkçılık, aşk, kıskançlık, ihanet, ahlak gibi temalar içermektedir. Cinthio’nun bu eserinin Shakespeare döneminde İngilizce çevirisi bulunmamaktaydı ve Othello’daki kelime kullanımları 1584’te yapılan Fransızca çeviriden çok metnin orjinaline yakındır. Cinthio’nun hikayesi 1508 yılında Venedik’te gerçekleşen bir olaya ve aynı zamanda Bindir Gece Masallarına da benzerlik göstermektedir. Oyunun baş kahramanı Othello’dan adını alan eserin birçok film, opera ve düzyazı uyarlaması da yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a65ca4fa-c8a8-4aaf-a4fe-faa947b015f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlışlıklar Komedyası</image:title>
            <image:caption>“Yanlışlıklar Komedyası” William Shakespeare tarafından 1589 ile 1594 yılları arasında yazıldığına inanılan yazarın en kısa oyunudur. Oyunun içeriği ikiz kardeşlerin birbirlerini bebekken bir deniz kazasında kaybetmeleri ve yıllar sonra karşılaşmalarını içermektedir. Oyun yanılgılarla doludur, bu durum Shakespeare’in bir kaç eserinde daha görülmektedir. Shakespeare, diğer bir çok oyununda olduğu gibi bu oyunda da antik bir yazardan etkilenmiştir.
Yazar bu oyununda Latin yazar Plautus’un “Menaechmi” eserinden etkilenmiştir. Plautus, eserinde ikiz kardeşlerin Epidamnum’dan geldiğini söylerken, Shakespeare İngiliz okuyucunun 16. yüzyılda Kutsal Kitap’ı, özellikle de elçi Pavlus’un Efeslilere mektubunu iyi bildikleri için kardeşlerin asıllarını Sirazkuza ve Efes olarak değiştirmiş ve olay örgüsünü mekan olarak Efes’e taşımıştır. Oyunun temasının ise gerçeklik, görünürlük, kimlik karmaşası, aşk” olduğunu görmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0b69e3a-00ea-413d-90d6-8baf960b5385.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Diyalektiği Adorno’yu Anlamak</image:title>
            <image:caption>Bizi bir ‘zombi’den ayıran şey nedir? Nabzınızın atıyor olması yaşıyor olduğunuz anlamına gelir mi? Gaz odalarında toplu katliamları ve Hiroşima’yı gerçekleştiren ve önleyemeyen bir kültürde ‘ahlak’ ve ‘sanat’ ne anlama gelir? Kültür ürünlerinin ‘tüketim’inde ne kadar özgürüz? İçerisine hapsedildiğimiz ‘dokuz altı yolları’ndan arta kalan ‘boş’ vakitleriniz aslında çalışmanın uzantısı olabilir mi? Adorno’ya göre yaşam yalnızca özgürleşmiş bir dünyada bütünüyle yaşam olabilir. O güne kadar bizler, yaşayan ölüler olmaya mahkûmuz. 
Adorno’nun ardında bıraktıklarının kapsamı ve kavrayışının derinliği hem nefes kesici hem de ürkütücüdür. Modern endüstri toplumuna yönelik yıkıcı suçlamaları, Homeros’tan Hollywood’a, Aydınlanmadan Nazizme kadar Batı kültürüne ilişkin derinden kavrayışı onu Çağdaş Düşüncenin en önemli figürlerinden biri hâline getirmiştir. Aynı zamanda Frankfurt Okulunun ve Eleştirel Teorinin önde gelen isimlerinden biri olan Adorno’nun, edebiyat kuramı, kültürel çalışmalar ve estetik teori üzerindeki etkisi muazzamdır. Adorno’yu anlamak bir anlamda çağdaş Kıta felsefesini, siyaset felsefesini, sanat eleştirisini anlamaya adım atmaktır. 
Bu kitap, aydınlanma, ahlak, sanat, bilgi ve felsefenin neliği dolayımında Adorno düşüncesini arşınlıyor. Bunu yaparken Kant, Hegel, Kierkegaard’ın yanında, Adorno’nun düşüncesinin oluşumunda Sartre, Benjamin, Horkheimer, Jameson, Bernstein’ın etkisinin izini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ee00ece-3098-4544-955b-2f7de737080d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Duvak</image:title>
            <image:caption>Özgürlüğü iliklerine kadar hissettiği bir anda esaretine doğru adım attığının farkında değildi.
Yıllar sonra döndüğü baba toprağında kendisini bekleyen kaderden kaçamayan bir adam...
Toplumun acımasız kuralları karşısında değişen hayatlar…
Gözü kara bir kız ile idealist bir doktorun birbiriyle savaşı!
İki hayat, iki köklü aile ve onların kaderini birbirine bağlayan bir kaza…
“Yeminim olsun, Kara Duvak ile çıktığım bu konaktan bir gün gelecek alnımın akıyla, beyaz duvağımla çıkacağım.
Böyle bilinsin, duyulsun…”
Bu savaşın galibi kim olacaktı?
“Ya nikah, ya ölüm!”
Aşkın en kararlı hali Melek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13769b98-0778-474b-900f-dc4a36d5591a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni ve Eski Savaşlar</image:title>
            <image:caption>Savaş asla değişmiyor. İnsanlar öteden beri birbirleriyle çatışıyor. Toprak için, namus için, Tanrı için, iktidar için, hatta sadece macera için bile birbirlerine kıyıyor. Yerlerinden, yurtlarından oluyor, sevdiklerini ve hayatlarını savaşta kaybediyorlar. Kimi düşünürler son iki yüzyılda ulus devletlerinin palazlanmasıyla ortaya çıkarak dünyayı ateşe atmış, hatta Soğuk Savaş döneminde doruğa çıkarak dünyayı topyekûn yıkımın eşiğine getirmiş devletlerarası savaşların azalmasını insanlığın olgunlaşmasına, ilerlemesine yoruyor. Oysa savaşlar değişiyor. Dünyada meydana gelen değişimlere ayak uydurarak yeni bir çehreye bürünüyor, evriliyor. 
Mary Kaldor’un modern klasikler arasına girmiş bu çığır açıcı çalışması, savaşa ilişkin kemikleşmiş resmî varsayımlara ve algılara meydan okuyor. Bosna-Hersek, Somali, Irak ve Afganistan’da yaşanan dramlarda farklı yüzlerini gösteren yeni savaşların, devletlerden, devletdışı örgütlerden, suç çetelerinden, yerel fırsatçılardan ve savaşbeylerinden müteşekkil, karmaşık ve ölümcül bir ağ oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu ölümcül ağın ortasında yaşam mücadelesi veren sivillerin maruz kaldığı insan hakları ihlallerinin, terörün, zihinlere ekilmeye çalışılan korku ve nefret tohumlarının, tecavüzlerin ve katliamların, savaşın yan etkileri olmadığını, yeni savaşların acımasız mantığının bir parçası olduğunu gösteriyor. Eski savaş anlayışı etrafında yapılanmış NATO, BM, AB gibi ulusaşırı örgütlerin bu gibi vakalarda neden etkisiz veya yetersiz kaldıklarına bir açıklama da getiriyor. Savaşı kuramlaştırırken, küreselleşen dünyada barış umudunu canlı tutacak bir kozmopolit siyasetin taslağını ve gerekçelendirmesini de sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31ca8bd-3346-47e1-9207-4528c40fb44f.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Çocuk Özeldir</image:title>
            <image:caption>Anne ve babanın dünyada sahip olabileceği en değerli varlığı çocuklarıdır. Tüm ebeveynlerin çabası, ilgisi ve merakı çocuklarını en iyi şekilde yetiştirebilmektir. Çocukluk demek, aynı zamanda şekillenme çağı demektir.
Çocuk, ileride neredeyse kemikleşecek ve değişmesi pek de kolay olmayacak karakterini, alışkanlıklarını, davranış kalıplarını kimlerden almaktadır ve ona en çok kimler etki etmektedir? İşte kendine güvenen, değerleri ve yaşama ait hedefleri olan, uyumlu, mutlu, yaşam başarısı olan etkin bireyler yetiştirmek en temel motivasyon kaynağı olmalıdır.
Elinizdeki kitap, sizin bu konudaki motivasyonunuzu arttırmak, desteklemek, bilgilerinize yenisini ekleyebilmek ve dünya mirasını o güzel çocuklara gönül rahatlığıyla devretme çabanıza bir katkı sunmak amacıyla yazıldı. Biz büyüklerin misyonuna katma değer sunmak amacıyla sizlerle buluştu.
 Tüm hazırlık, emek ve çabalarınızın yerine ulaşması, başarılı bir ebeveyn olmanıza katkı sunmak ve en güzel günleri onlara iletmek dilekleriyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18d1673f-9521-4222-b24a-2abb9ca6aa69.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozart - Çocuk Dahilerden Büyük Dehalara</image:title>
            <image:caption>Mozart: “Bestelediğim tür ne olursa olsun, hepsinde inanılmaz hayal gücümü, müzik dilimi, tekniğimi kullanacak, dokunduğum her müzikte türüne bakmadan, kendi soyadımı yani Mozart ekolünü oluşturacaktım.”
Sevgili çocuklar… 
Hepiniz birer dâhisiniz aslında, yeter ki içinizdeki dehayı ortaya çıkartın, aynı Mozart gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7758dd3a-a5ba-473d-8c8f-23c48b15803c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bill Gates - Çocuk Dahilerden Büyük Dehalara</image:title>
            <image:caption>Bill Gates: “Önemli olan insan olarak dünyaya ve insanlığa faydalı işler yaparak sorumluluk sahibi olmak. Ben sonuna kadar çalışmaya varım. Siz de var mısınız? Cevabınız evet ise çok fazla kitap okuyun, bilime ve araştırmaya inanın, hayallerinizin peşinde koşun ve asla pes etmeyin!” Sevgili çocuklar… Hepiniz birer dâhisiniz aslında, yeter ki içinizdeki dehayı ortaya çıkartın, aynı Mozart gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b06a7a28-1186-4a04-882b-014950186c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Steve Jobs - Çocuk Dahilerden Büyük Dehalara</image:title>
            <image:caption>Steve Jobs: “Dünyayı değiştirenler ancak bunu yapabileceklerini düşünecek kadar çılgın olan insanlardır. Sizler de mutlaka dünyayı değiştirebileceğinize ve daha güzel bir dünya için hizmet edeceğinize inanın. Bilimin yolundan ilerleyin, insanları ve kendinizi mutlu edecek uğraşlar edinin.” Sevgili çocuklar… Hepiniz birer dâhisiniz aslında, yeter ki içinizdeki dehayı ortaya çıkartın, aynı Mozart gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eac1e74-d1ed-47a5-9b50-4c44a3342375.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahit Arf - Çocuk Dahilerden Büyük Dehalara</image:title>
            <image:caption>Cahit Arf: “Hayatta her nerede olmak istiyorsak, o hedefe ulaşmak için doğru yolu ve açıları seçmeliyiz. Bana göre mutlu olmanın yolu kesinlikle matematikten geçiyor.” Sevgili çocuklar… Hepiniz birer dâhisiniz aslında, yeter ki içinizdeki dehayı ortaya çıkartın, aynı Cahit Arf  gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e77f2a44-5d45-4b13-a62d-5faaa815d44a.jpg</image:loc>
            <image:title>Thor&apos;un Maceraları Seti - 3 Kitap Takım</image:title>
            <image:caption>Thor&apos;un Maceraları Seti - 3 Kitap Takım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcbc6da7-fad4-42f2-8808-bdab6c036af1.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendimizi (sav) Ne Kadar Seviyoruz?</image:title>
            <image:caption>Sevginin bir terazisi yok. Tartılıp ölçülemez. Kimse kimsenin kalbini bilemez. Hiç ummadığımız birinin yüreği muhabbetle çarpar da biz duymayız. O halde bize düşen; önyargılardan, peşin kararlardan, kötü zanlardan arınmış bir biçimde nefsimizi hesaba çekmek ve sevgimizin derecesini ölçmek. 
 
Gelin hep birlikte uzun bir yolculuğa çıkalım.. Rabbimizle  konuşup ayetlerini okuyalım.. Efendimizle sohbet edip hadislerini okuyalım.. Sevgimizde ve bağlılığımızda ne kadar samimi olduğumuzu irdeleyelim.. Buyrun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/441ad95d-8563-480b-996c-344ddfb9a643.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Dünya: Noah’yı Kurtarmak</image:title>
            <image:caption>İnanılmaz Aile, Çılgın Hırsız ve Grinch’in yaratıcısından süper bir kitap!
Herkesin olağanüstü süper güçlere sahip olduğu bir dünyada, dünyayı kurtarmak için tamamen normal bir çocuk gerekiyor. Bu yeni seri, her sayfada muhteşem siyah beyaz resimlerle dolu olan bu kitap; sinematik, gişe rekorları kıran bir animasyon izliyormuşsunuz hissiyle kalıpları yıkıyor.
12 yaşındaki her çocuk bazen dünyaya uyum sağlayamadığını düşünür ama Noah bunu tamamen yeni bir düzeye taşıyor. Yedinci doğum gününde dünyaya bir meteor düştüğünde, tüm gezegendekiler süper güçlere sahip oldu... Noah hariç.
Doğum günü için babasıyla beraber tasarladığı alüminyum folyo süper kahraman kostümü sayesinde, Noah&apos;nın güçleri küçük kız kardeşine yansıdı. Kelimenin tam anlamıyla Süper Dünya’daki tek normal insan o! Uçamaz. Yüksek binalara tırmanamaz. Kendi kendini iyileştiremez. Bir binayı yerinden sökemez. Ellerinden ışın çıkaramaz. (Ve tabii ki küçük kız kardeşinin çifte gücü var.) Ve yine de... kasabadaki en büyük, en kötü kötü adam Süper Dünya&apos;yı sonsuza kadar ele geçirme planları yaptığında, dünyayı kurtarabilecek olanlar sıradan bir insan olan Noah ve aşırı güçlü en iyi arkadaşlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc659716-b47e-410b-a8b2-6c4ef34ac9e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Viking Maceraları</image:title>
            <image:caption>Thor ve Odin adına!
Vikinglerin Norveç’ten yola çıkarak Atlantik Okyanusu boyunca yelken açıp Amerika’ya doğru macera dolu yolculuklarına şahit oluyoruz!
Vikingler cesur denizciler ve mücadeleci insanlardır.
Harald’ın bebekliğinden itibaren tüm Norveç’teki küçük krallıkları birleştirip Norveç kralı olana kadarki tüm maceraları bu kitapta!
Viking efsaneleri kış geceleri boyunca nesilden nesile anlatılırdı.
Eğer siz de bu gizemli insanların yaşam tarzlarının, geleneklerinin, maceralarının derin ve eğlenceli dünyasına göz atmak isterseniz bu kitap tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddde9ec1-1209-4936-8ac2-67a864fa36ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceraperest Böcek Bilimci Evelyn</image:title>
            <image:caption>Evelyn, potansiyelini keşfetmeye meraklı küçük bir kız çocuğu, cesur bir genç, araştırmacı bir kadın! Koşullar ne olursa olsun seçeneklerini doğru değerlendirip harekete geçme cesaretini 1900’lerin dünyasında gösterebilmiş biri. 
Bu kitap kıymetli bir ömrün hikâyesini rengârenk resimlerle çocuklara sunuyor. 
Londra Hayvanat Bahçesi’ndeki böcek evini idare eden ilk kadın Evelyn’in hayatı, hedefe doğru kararlı bir şekilde yürümekten, engelleri aşmaktan ve tüm bu yolculuktan keyif almaktan bahsediyor! 
Böcekleri, doğayı ve insanın dayanıklılığını keşfetmek için: 
MACERAPEREST BÖCEK BİLİMCİ EVELYN: Dünyayı Dolaşan Bir Böcek Dostunun Gerçek Hikâyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd79e40-d96e-4a25-8cf9-d816d0b09de3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Yeni İş Bölümü ve Uzmanlaşma Türkiye’nin Konumu</image:title>
            <image:caption>Günümüz küresel ticaret sisteminde, uluslararası iş bölümü ve uzmanlaşmanın değişen yapısını ortaya koymak ve bu yapının en temel unsuru olan işgücünün ülkelerin uluslararası ticaretteki konumlarını belirlemede nasıl etkili olduğunu göstermek, bu çalışmanın temel amacıdır. Ülkelerin sahip oldukları işgücünün özellikleri onların hangi sektörlerde uluslararası iş bölümüne dahil olup uzmanlaşacaklarını belirlediği gibi, o sektörlerin dış ticaret içindeki önemi ve ülkenin uluslararası üretim zincirindeki konumu da işgücü istihdam yapısını etkilemektedir. Bu nedenle, uluslararası iş bölümünün temel unsuru olan işgücü hem küresel ticaret yapısını belirleyen hem de bu yapıdan etkilenen bir unsur olarak incelenmektedir. Türkiye’nin de esas itibariyle, uluslararası ticarette, üretim zincirleri üzerinden gerçekleşen uzmanlaşmasının yeni iş bölümüne göre oluştuğu düşünülmektedir. Bu hipotezi doğrulayabilmek için kitapta aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: 
 
·         Türkiye’nin sektörlerin uluslararası üretim zincirlerindeki konumu nedir? Bu konumun belirleyicileri nelerdir? 
·         Türkiye’nin uluslararası üretim zincirlerindeki konumu, Türkiye’deki işgücü istihdamının hangi özelliklerine göre belirlenmektedir? 
·         Bu çalışmanın bulgularına göre üretimin ülkeler arasında uluslararası yeni iş bölümüne göre paylaşıldığı söylenebilir mi? 
·            Uluslararası yeni iş bölümüne dayalı dış ticaret yapısı Türkiye için de geçerli midir? Kitapta giyim, otomotiv, gıda, inşaat, elektrik-elektronik, mobilya, kâğıt ve lojistik sektörleri için oluşturulan sekiz adet üretim zincirinde yukarıda sorulan sorular çerçevesinde kapsamlı bir analiz yapılmıştır. Bulgular Türkiye’nin uluslararası üretim zincirindeki konumunu çok net ortaya koymaktadır. Dolayısıyla Türkiye’nin mevcut konumlanmasının işgücü istihdamı üzerindeki etkileri de gözlenebilir olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df2ec363-2494-45a5-9b51-84e661884370.jpg</image:loc>
            <image:title>Birikim Sayı: 406-407 Şubat-Mart 2023</image:title>
            <image:caption>Geçen ayın birikimi 3 ÖMER LAÇİNER MHP’nin istisna hali Seçime giderken - Hasar ne? Nasıl iyileşir? 6 TANIL BORA Sunuş: Kurucu bir onarım için hasar tespiti 7 ÖMER LAÇİNER Gerçek bir “geçiş” için 12 AHMET İNSEL Duygusal vebayı bastırmadan demokrasiye geçiş mümkün mü? 17 TANIL BORA - NİLGÜN TOKER Kavramsal bir tartışma: Restorasyon, onarım, iyileşme, kurucu siyaset... 22 OLGA SELİN HÜNLER İyileşmenin imkânları üzerine 28 EMRE ERDOĞAN Muhalefetin Yeni Türkiye vizyonunun şifreleri...: Restorasyon, reset, reform ve rehabilitasyon 34 MENDERES ÇINAR Yeniden demokrasi için yeni demokrasi 39 MURAT SEVİNÇ Anayasayı “suçluluk aynasında kendi hayalimizi geriye itmeden” konuşabilmek 49 DEMAN GÜLER - ÖZKAN YÜCEL AKP’den sonra: Hukuk devletinin inşası 57 ERİNÇ YELDAN Ekonomide geçiş dönemini ve ötesini tasarlamak 67 NURHAN YENTÜRKVergi adaleti, yoksullukla ve iklim kriziyle mücadele için kaynak var mı?: Bütçeyi konuşmaya başlamak 77 SEYFETTİN GÜRSEL Türkiye’nin işsizlikle imtihanı 83 MERYEM KORAY Teknoloji politikaları - Değinmeler 87 SUAVİ AYDIN Demokratik hukuk devletinde ordu nasıl olmalı? 95 TOLGA ŞARDAN Polis teşkilatının yapısal sorunları ve çözüm önerileri: Emniyeti emniyete almak 103 SEVİLAY ÇELENK 20 yıllık hasar ve onarım imkânı: Medya AKP için suyun başı demekti ve derhal tutulmalıydı 121 FİKRET ADAMAN - DUYGU AVCI - GÖKÇE YENİEV Türkiye’de tarımın dönüşümü: Nesnel koşullardan somut ütopyalara 128 UĞUR TANYELİ Yakın gelecekte Türkiye’de kent ve mimarlık için bir vizyon ne kadar mümkün? 132 SİNAN ERENSÜ Geçişin mekânsal hali: Yaratıcı yıkımdan yaratıcı onarıma 136 ULAŞ BAYRAKTAR Cumhuriyet’in ikinci asrında başka bir belediyecilik için 141 KAYIHAN PALA Sağlık sistemi: Ne yapmalı? 152 ASLI ODMAN Arzu ve eylem arasında amel köprüsü: EmEkoloji mücadeleleri 164 IŞIL KURNAZ İlknur Üstün’le kadın hareketi üstüne söyleşi: “Kadın hareketi için ‘direnme çağı’..!” 173 FIRAT BOZÇALI Kürt meselesi - Ne oldu? Ne olabilir? 181 OSMAN İŞÇİ Krizlerden çıkışın anahtarı: İnsan hakları 188 SAMİ SELÇUK Düşünce özgürlüğünden doğruyu söyleme ödevine 194 EMEL ATAKTÜRK SEVİMLİ Adalet için hafıza 201 NURAY MERT Din-siyaset ilişkisinin geleceği: Demokratik laiklik 206 MEHMET ERTAN Talepler ve öneriler: Türkiye’de Alevi sorunu 217 SERDAR TEKİN Üniversiteyi ne yapmalı? 224 KENAN ÇAYIR Zor zamanlarda eğitim - “Beklim... Çıdam... Şekibe...” 231 EZGİ KOMAN Yirmi yılın bedeli: Çocukların payına düşen tahribat 243 AYDIN SELCEN Yeni bir dış politika anlayışı için notlar 251 OSMAN KOCAAGA Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaları ve siyasal partiler rejimi 262 EKİM ACUN Söylemezsek olur mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3f193e9-1663-4e43-93a4-c57265cba758.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıdanın Politik Ekolojisi</image:title>
            <image:caption>Kapsayıcı ve dönüştürücü gıda politikaları nasıl olmalıdır? Farklı kavramsal ve politik çerçeveler kimler tarafından hangi politik arka planlardan beslenerek hangi tarihsel bağlamda geliştiriliyor? Bu farklı yaklaşımlar egemen gıda sistemini nasıl sorunsallaştırıyor? Bu yaklaşımların gıda sisteminin geleceğine dair görüşleri ve önerdikleri yol haritaları neler? Gıda sistemindeki sorunları ve daha adil ve sürdürülebilir gıda politikalarına nasıl ulaşılabileceğini irdelemeyi amaçlayan kitabımız gıda konusunu politik ekolojiden toplumsal cinsiyet eşitliğine, sağlıktan beslenmenin sürdürülebilirliğine, agroekolojiden teknolojik gelişmelere çeşitli boyutlarıyla ele alıyor. Dünyada ve Türkiye’de gıda sisteminin yapısı ve işleyişi ile bunlardan doğan ekonomik, sosyal ve ekolojik sorunların, mücadelelerin ve çözüm arayışlarının tartışılabildiği bir zemin sunmayı hedefliyor. 
Sağlıklı, adil, sürdürülebilir ve krizlere dirençli bir gıda sistemine ulaşmanın yolu, gıdanın bir hak olarak ele alınmasından ve sağlıklı gıdaya erişim hakkının insan hakları çerçevesinde kabul edilmesinden geçiyor. Çiftçi örgütlenmelerinin yaygınlaştırılması, çiftçiler arası gıda ağlarının genişletilmesi, çiftçi bilgisinin merkeze alındığı agroekolojik uygulamaların benimsenmesi ve aynı zamanda teknolojik yeniliklere açık olunması yeni bir gıda sistemine geçişin ön şartları. Bu tür bir dönüşüm, düşük emisyonlu ve iklim değişikliğine dirençli bir gıda sistemini desteklerken, ekonomik ve sosyal açıdan da geçim kaynaklarının ve yerel kültürlerin korunduğu sağlıklı gıda üretimlerini sağlayabilir. 
Kitabımız, krizlerin ve çatışmaların içinde yuvarlanan dünyamızın en temel ve acil sorunu olan gıda ve beslenmeye hem dünya genelinde hem Türkiye özelinde yakından bakmak için kapsamlı bir tartışma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61351d03-3ad0-4e8d-a02d-bc4eff862c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdurrahman`ın Cömertliği</image:title>
            <image:caption>Zübeyir&apos;le kararlı olmayı, Abdurrahman&apos;la cömertliği, Sa&apos;d&apos;la sabrı, Ebu Ubeyde&apos;yle güvenilir olmayı, Said bin Zeyd&apos;le kanaatkârlığı öğrenmeye ne dersin? Bunlar kim mi? Peygamber Efendimizin çok sevgili sahabe dostları... Onlar gökte parlayan yıldızlar gibiler. Bizlere ışık olur ve yolumuzu aydınlatırlar. Sen de onlar gibi güzel davranarak gökyüzünde parlayan bir yıldız gibi olmak ister misin? Hadi o zaman, Sahabelerle Değerler Eğitimi setini okumaya başla! Ve gökte ışıl ışıl parılda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1890b2fa-d04e-4480-9110-727f481d9be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahi</image:title>
            <image:caption>Canım kâri, ben yazmaktan vazgeçmeyeceğim; yazmak benden vazgeçmedikçe. Yazacağım ve güzelleşecek her şey. Çünkü dedim sana; yazmak hayalden bir dünya kurmak gibi ve bazı şeylerin de hayalleri kendilerinden daha güzel. … Bu kez sana, bütün bu derdime bir dert daha katıp birini anlattım. Hatta şöyle bir cümle kurdum kitabın içinde; “Kitaplar bazen birilerini hatırlatmak için değil başka birilerini unutturmak için yazılır ama biz bilmiyoruz diye onlar yok mânâsına gelmez ki.” İşte bu sefer öyle birini anlattım sana; Ahî Evran’ı. Elbette ismini duydun ve biliyorsun. Ama o kadar. Aslında kimdi? Neden önemliydi ve neden unutturuldu? Pek çoğuna cevap verebilirim belki ama hepsine değil. Zira dedim ya “söylemediklerim de var.” … Zamanı aşacak bir hikâyem var sana anlatacağım. Bugünü, dünü ve maziyi bir arada bulacağın bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22199716-f64a-4913-9e3c-d7c9082e6d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Asr-ı Seyda</image:title>
            <image:caption>Muhterem Dedem, Ben sizi düşündüğümde aklıma Hz. Yakub ve Yusuf gelirdi…
Mevlana ve Şems gelirdi…
Kim kimin evladı, kim kimin babası belli olmazdı, kim kimin mürşidi kim kimin müridi anlaşılmazdı.
Reyhanları kokladığında, ceddin İmam Hüseyin’i koklarmış gibi koklardın. Gül, nergis ve reyhan senin şiirlerindi. Sen Resulullah’ı özleyen ümmetin ümidiydin, ümitlerimiz senin nazarında diriydi. “Allah dostlarına ölü demeyin,” buyurmuştu Gül Peygamber; sen ölmedin ölen bizlerdik. Sen ömür boyu yürüdüğün, her daim hazırlığını yaptığın yerdeydin. Sen yaşarken ruhunu zaten Allah’a teslim etmiştin, işte senin dirildiğin yerdeyim. Ruhumu ruhuna uzatsam aşk üzerine bir düğüm atar mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70683e23-d087-417b-bdcf-b43968c073ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Astım Denilen Bir Hastalık (Farkındalık Hikayeleri)</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar; Kahramanımız Pelin, yumurcak kardeşi Ege, sevimli tüy yumağı Paspas ile beraber maceradan maceraya koşmaya hazırsanız başlayalım mı? Pelin kardeşi Egenin ne işler peşinde koştuğunu öğrenebilecek mi? Sevimli kedimiz Paspas bir köpekle baş başa kalınca ne mi yapacak? Ege istediği gibi evde pire besleyebilecek mi? Pelin ve Ege polise hangi ihbarda bulunacak? İşte bütün bu soruların cevaplarını “Farkındalık Hikâyeleri”nde bulacaksınız. Hazırsanız, haydi başlayalım o zaman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de8a637-a846-401b-8900-e7b7484ada3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaannemi Kaçırdım</image:title>
            <image:caption>Lounun babaannesi artık eskisi gibi hatırlamıyor. Bu nedenle de birkaç yıldır huzurevinde yaşıyor. Lou, babasıyla birlikte düzenli olarak ziyarete gitmesine rağmen babaannesi onu pek de iyi tanımıyor. Ama Lou kendini hatırlatmaya kararlı. Oğlunun kendisini huzur evinden almasını bekleyen babaanneyi, Lou kurtarmayı planlar. Ve bunu başarır da. Babaannesini huzurevinden kaçıran Louyu sonrasında heyecan dolu bir yolculuk bekler. Bu yolculuk boyunca Lounun aklında kimsenin bahsetmediği büyükbabası Albert Andréyi bulmak da vardır. Bakalım bunu başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/325d2162-3f2b-4f72-939a-b5d9f1b2796e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Kitapları Set (22 Kitap Takım)(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2feea1ad-db83-4c4f-9e23-31f97fc845b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Gelişimi - Akıl Yürütme Aktiviteleri</image:title>
            <image:caption>Beyin Gelişimi - Akıl Yürütme Aktiviteleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4569d3d0-7c26-4e75-951c-41895e5fdef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Gelişimi - Dikkat Geliştici Aktiviteler</image:title>
            <image:caption>Beyin Gelişimi - Dikkat Geliştici Aktiviteler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3adf9be2-e208-4954-8243-339a7889dc63.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Gelişimi - Görsel Algı Geliştirici Aktiviteler - Okul Öncesi Çocuklar için</image:title>
            <image:caption>Beyin Gelişimi - Görsel Algı Geliştirici Aktiviteler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20d6cdcb-4c4d-4e86-b5be-9a6d3e98723e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Gelişimi - Mantık Geliştirici Aktiviteler - Okul Öncesi Çocuklar için</image:title>
            <image:caption>Beyin Gelişimi - Mantık Geliştirici Aktiviteler - Okul Öncesi Çocuklar için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72df6429-f8b9-484b-8112-902bf12729ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Gelişimi - Zeka Geliştirici Aktiviteler - Okul Öncesi Çocuklar için</image:title>
            <image:caption>Beyin Gelişimi - Zeka Geliştirici Aktiviteler - Okul Öncesi Çocuklar için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb8fb47-d116-438e-b4b7-3c2b5b0e9217.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeze Yolculuk (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Süper bir ekip… Bilinmeze doğru başlayan bir yolculuk… Nefes kesen sır dolu bir macera… “Bilinmeze Yolculuk”ta bir birine sıkı sıkıya bağlı Serhat, Ümit, Reha, Emin ve Pelin’in; çözmesi gereken bilmeceler, bulmacalar var. Üstelik alt etmeleri gereken rakipleri ve üstesinden gelmeleri gereken zorluklar da cabası. Bu macerada yerini almak istiyorsan acele etmelisin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b90775-89f1-4e01-8de6-eb3c2c824f42.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramazan Günlüğü - Çocuklar için Etkinlikli</image:title>
            <image:caption>Küçük kalpleri cennetler kadar güzel olan Sevgili çocuklar, Bu günlük sizin için yazıldı. Günlüğünüz mübarek Ramazan ayı boyunca sizin en iyi dostunuz olacak. Sizlere iyiyi, güzeli, doğruyu öğretme amacıyla içeriğinde ayetler, hadisler, farzlar, dualar, bilgi hazinesi, öyküler, şiirler, bilmeceler, bulmacalar ve fıkralar var. Günlüğünüzü okumak, etkinliklerini yapmak çok zevkli olacak. Etkinliklerin hepsinin tadı damağınızda kaldığı gibi empati kurabilen, yardımlaşabilen, sabredebilen örnek çocuklar olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d130b516-1102-497c-82ed-6ff9143e1d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zübeyir`in Kararlılığı</image:title>
            <image:caption>Zübeyir’le kararlı olmayı,
Abdurrahman’la cömertliği,
Sa’d’la sabrı,
Ebu Ubeyde’yle güvenilir olmayı,
Said bin Zeyd’le kanaatkârlığı öğrenmeye ne dersin?
Bunlar kim mi?
Peygamber Efendimizin çok sevgili sahabe dostları...
Onlar gökte parlayan yıldızlar gibiler.
Bizlere ışık olur ve yolumuzu aydınlatırlar.
Sen de onlar gibi güzel davranarak gökyüzünde parlayan bir yıldız gibi olmak ister misin?
Hadi o zaman, Sahabelerle Değerler Eğitimi setini okumaya başla!
Ve gökte ışıl ışıl parılda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fe4e532-4a8f-41a1-94ff-1dbbaa628100.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedem Alzaymır Olmuş (Farkındalık Hikayeleri)</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar; Kahramanımız Pelin, yumurcak kardeşi Ege, sevimli tüy yumağı Paspas ile beraber maceradan maceraya koşmaya hazırsanız başlayalım mı? Pelin kardeşi Egenin ne işler peşinde koştuğunu öğrenebilecek mi? Sevimli kedimiz Paspas bir köpekle baş başa kalınca ne mi yapacak? Ege istediği gibi evde pire besleyebilecek mi? Pelin ve Ege polise hangi ihbarda bulunacak? İşte bütün bu soruların cevaplarını “Farkındalık Hikâyeleri”nde bulacaksınız. Hazırsanız, haydi başlayalım o zaman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/777e24fa-a3f2-4d1d-864a-dbc0e9ee9945.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kapıları -3 Sardes</image:title>
            <image:caption>Macera kaldığı yerden devam ediyor…
Kahramanlarımızın geçtikleri kapı, ne yazık ki umdukları gibi onları evlerivne kavuşturmadı. Aksine, onları Lidya’nın başkenti Sardes’e getirdi.
Bu kitapta kendilerini Sardes’te bir birine rakip iki kozmetik ustası olan Bakkaras ve Mitrades’in çırakları olarak bulan kahramanlarımız, eğlenceli ve bir o kadar da sırlı bir maceranın içine dalıyorlar. İdare etmeleri gereken ustaları, bulmaları gereken geçiş kapıları ve tabii ki atlatmaları gereken Arbalet gibi bir baş belaları var.  
***
Bu, sıradan bir mahalledeki, sıradan çocukların, sıradan bir günde başlarına gelen
“en sıra dışı” macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3beb5bbc-ef74-4282-ad80-1b00f40683a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Öğreniyorum Seti 6 Kitap Takım</image:title>
            <image:caption>Namaz Kılıyorum
Mekke ve Mediye`yi Öğreniyorum
Oruç Tutuyorum
Dünyadaki Camileri Öğreniyorum
Türkiye`deki Camileri Öğreniyorum
Abdest Alıyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f4e126-3f19-4a51-8d6e-ca84041daf5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>Asırlardır ilahileriyle gönül kubbemimizi çınlatan Yunus Emre, anadolu’yu İslamlaştıran manevi güneşlerden. Allah aşkıyla yumuşamış, erimiş, melekleşmiş olan Yunus, İslam ahlakının bütün esaslarını yaşamış ve söylemiş, asla benlik ve bencillik tuzağına düşmemiş bir gönül sultanı. Kibirlenmemeyi ve toprak gibi mütevazi olmayı önce kendine öğütlemiş, nefsini yerden yere vurmuş, adeta Allah aşkıyla erimiş, yok olmuş. Ezel ve Ebed Sultanının muhabbetiyle kendinden geçmiş, sadece dünyayı değil, Cenneti bile istememiş ve &quot;Bana Seni Gerek Seni&quot; diye inlemiş. Ne yazık ki, doğru anlatılamamış, doğru anlaşılamamış bir İslam büyüğü... Şiirleri birer mana ummanı olup, çağlayan bu veli şairimizin her türlü yanlıştan, hurafeden, istismardan, dedikodudan uzak tertemiz hayatı, kişiliği, edebî anlayışı, tasavvufî yönü ve şiirleri yepyeni bir düzenlemeyle yeniden hazırlandı. Onun hayatı, eserleri ve şiirleriyle ilgili geniş bilgiler, belgelere dayanılarak ele alındı ve ortaya Yunus Emre eseri çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a268722-08be-4e71-baaf-1a0728b675f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçuşa Hazır mısınız? / İlker Hepyaşar 1</image:title>
            <image:caption>Yıllarca İlker anlattı; ablası Merve dinledi. Birçok komik anı birikti, hepsi hayatın içinden… Ben de teyzesi olarak Merve’yi, bu anıları hikâyeleştirmesi için yüreklendirdim. Ve sır ifşa oldu. İyi ki de… E haydi, uçuşa hazırsanız başlayalım gençler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb848c3d-5e57-42f7-85ab-7f26b697bb3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönmeyen Dolap / İlker Hepyaşar 2</image:title>
            <image:caption>Yıllarca İlker anlattı; ablası Merve dinledi.  Birçok komik anı birikti, hepsi hayatın içinden… Ben de teyzesi olarak Merve’yi, bu anıları hikâyeleştirmesi için yüreklendirdim. Ve sır ifşa oldu. İyi ki de… E haydi, uçuşa hazırsanız başlayalım gençler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7dc5427-411f-4ec4-bb22-cd41acbda7b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Komiser Birinci Kitap - Gizem Sitesi</image:title>
            <image:caption>İhtiras bir komiserin yakaladığı en büyük ipucudur. Mesleğine âşık genç bir komiser, Birbirini takip eden seri hırsızlık vakaları, Çözülemeyen sırlar, sonuçsuz kalan sorgulamalar, göz altıları, Sinirden ve stresten deliye dönmüş gözler, titreyen bacak sendromları, Görevden alınan komiserler… Hiç beklenmeyen bir anda olaya el koyan Komiser Kenan, kıvrak zekâsıyla düğümleri çözebilecek mi? Polisiye türüne “Komiser” serisiyle merhaba diyen Arda Murat Akdağ’ın kaleminden; suçun, gizemin, ihtirasın ve insan psikolojisinin anatomisini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a70d4d6-9ca1-4c62-943f-2c06f8e01c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Komiser İkinci Kitap - Cinnet Mahallesi</image:title>
            <image:caption>Her cinayet bir başka cinayete gebedir.

Komiser Kenan, bu sefer büyük bir seri cinayet vakasıyla karşı karşıyadır.
Mahalle eskisi gibi sakin bir kenar mahallesi olmaktan çıkmış, “Cinnet Mahallesi”ne dönüşmüştür. Öldürülen genç sevgililerden sonra mahallenin meczubu da ölü bulunur ve cinayet serisi hız kesmeden devam eder. Cinayet failleri kadar Kenan Komiser’in tüyler ürpertip kan donduran cinayet serisinde kıvrak zekâsını nasıl kullanacağı da merak konusudur.

Polisiye türüne “Komiser” serisiyle merhaba diyen Arda Murat Akdağ’ın kaleminden; suçun, gizemin, ihtirasın ve insan psikolojisinin anatomisini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcd8bbff-bf75-46c8-8b90-f3d2797c8c30.jpg</image:loc>
            <image:title>Komiser Üçüncü Kitap - Izdırap Apartmanı</image:title>
            <image:caption>Bir annenin gözlerindeki nefret, en riskli operasyondan daha tehlikelidir.   Her şey yolunda giderken Kenan Komiser, seri bir çocuk kaçırma vakasıyla karşı karşıya kalır. Sevgilisi Funda ile evleneceği hafta üst üste çocuklar kaçırılmaya başlar ve bu çocuklar arasında Asım Başkomiser’in kızı da vardır. Çözülemeyen sırlar, kaçırılan çocuklar, satılan organlar… Bu sefer düğün arifesinde olan Komiser Kenan’ın işi hiç de kolay olacağa benzemiyor. Bu sefer bütün operasyon, bir annenin gözlerindeki çığlıkla başlıyor.   Polisiye türüne “Komiser” serisiyle merhaba diyen Arda Murat Akdağ’ın kaleminden; suçun, gizemin, ihtirasın ve insan psikolojisinin anatomisini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6609807c-7b47-4ddb-8093-e44d25e14555.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Canına Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>Sizce dinozorların nesli tükendi mi? Bence tükenmedi. Kimsenin görmediği bir yerlerde yaşayan dinozorlar hâlâ var. Et yiyen dinozorlar, ot yiyen dinozorlar, cüce dinozorlar, dev dinozorlar, yalnız yaşayan dinozorlar, uzun bacaklı dinozorlar... &quot;VAY CANINA&quot; adlı yeni bir seriye başladık. Bu kitapta dinozorlar hakkında merak ettiğiniz her şeyi bulacaksınız. Gülmekten bayılmaya hazır olun. Macera Başliyor!!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4faf4dc5-1ae4-42ae-bbb4-c8ec6cd622fa.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Destekli Oyun Kartları - Zıt Kavramlar</image:title>
            <image:caption>Zıt Kavramlar oyun kartları, çocuğunuz için en eğitici oyunlardan ve okul öncesi etkinliklerden birisidir.
Zıt Kavramlar kartları, çocuğunuzun gördüğü resmi / bilgiyi aklında tutup, daha sonra zihninde geri çağırması üzerine kurulu olduğu için, görsel hafıza ve algı yeteneğinin gelişmesinde faydalı olur.
Varlıkları biçimlerine ve işlevlerine göre eşleştirir.
Gelişmiş görsel hafıza ve ilişki kurabilme, çocuğunuzun okul eğitimi ve sonraki yaşantısı boyunca her alanda kullanacağı önemli meziyetlerden birisidir.
Zıt Kavramlar oyun kartları, çocuğunuzun özellikle muhakeme ve idrak yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunur.
Zıt Kavramlar oyun kartları, eğitsel oyunlar arasında beyin / hafıza gelişimini en çok destekleyen oyunlardan biridir.
Varlıkları ve işlevlerini tanıtarak çevresiyle ilgili farkındalık düzeyi arttırır.
Parça-Bütün ilişkisini kavrayabilmeleri için son derece güzel bir eğitim materyalidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e1831a1-a8c6-47a3-8197-d8c9e2bbc268.jpg</image:loc>
            <image:title>Tali İngilizce (Set-2) 10 Kitap (3-6 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Tali İngilizce 2. Set (10 Kitap) - Berrin Göncü Işıkoğlu - Nesil Çocuk Yayınları We invite you to the books that will conquer your child’s world with its stories, and will encourage them to love books and reading in the fun world of our cute hero, Tali. *** Çocuklar Tali’nin Öykülerle Davranış Eğitimi Serisi ile hem eğlenmeye hem öğrenmeye başlıyor. Çocuklar bu kitapları okurken etkinlikli boyama kitabı ile de öğrendiklerini pekiştiriyorlar. Ayrıca Tali 2 - Öykülerle Duygusal Zekâ Eğitimi Seti’nde her kitaba ait animasyonları seyreden çocuklar, sıkılmadan hem öğrenip hem de eğleniyorlar..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/105410d8-1455-4e09-856c-ce87f27cc314.jpg</image:loc>
            <image:title>Tali İngilizce (Set-1) 10 Kitap (3-6 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Tali İngilizce 2. Set (10 Kitap) - Berrin Göncü Işıkoğlu - Nesil Çocuk Yayınları We invite you to the books that will conquer your child’s world with its stories, and will encourage them to love books and reading in the fun world of our cute hero, Tali. *** Çocuklar Tali’nin Öykülerle Davranış Eğitimi Serisi ile hem eğlenmeye hem öğrenmeye başlıyor. Çocuklar bu kitapları okurken etkinlikli boyama kitabı ile de öğrendiklerini pekiştiriyorlar. Ayrıca Tali 2 - Öykülerle Duygusal Zekâ Eğitimi Seti’nde her kitaba ait animasyonları seyreden çocuklar, sıkılmadan hem öğrenip hem de eğleniyorlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b067480b-cfc7-4767-b9f3-e7a894693a66.jpg</image:loc>
            <image:title>Tali 3.Set Etkinlikli Boyama Kitabı (Çıkartmalı)</image:title>
            <image:caption>Empati, azim, özsaygı, nezaket, duyarlılık, şefkat, demokra­si, uzlaşma, ikna ve hoşgörü gibi sosyal temaların işlendiği öy­külerimiz;
Besleyici ilişkiler kurma kapasitesini ,
Problem çözme yeteneğini,
Ve duygusal okur- yazarlık seviyesini yükseltmeyi hedefliyor.
Anlatımı ve kurgusuyla çocuğunuzun gönlünü fethedip sosyal be­cerilerini geliştirirken aynı zamanda kitap okumayı da sevdire­cek olan kahramanımız Tali’nin dünyasına davetlisiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d0be64f-01c7-472e-a217-5192e95717a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Said&apos;in Kanaatkarlığı</image:title>
            <image:caption>Zübeyir’le kararlı olmayı,
Abdurrahman’la cömertliği,
Sa’d’la sabrı,
Ebu Ubeyde’yle güvenilir olmayı,
Said bin Zeyd’le kanaatkârlığı öğrenmeye ne dersin?
Bunlar kim mi?
Peygamber Efendimizin çok sevgili sahabe dostları...
Onlar gökte parlayan yıldızlar gibiler.
Bizlere ışık olur ve yolumuzu aydınlatırlar.
Sen de onlar gibi güzel davranarak gökyüzünde parlayan bir yıldız gibi olmak ister misin?
Hadi o zaman, Sahabelerle Değerler Eğitimi setini okumaya başla!
Ve gökte ışıl ışıl parılda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc4453ad-b86a-4863-85d9-d054944c7003.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Ressam İş Başında -Araçlar Boyama</image:title>
            <image:caption>Çizim kitapları, okul öncesi çağdan itibaren, çocukların ince motor gelişimleri için son derece önemli materyallerdir. Çocukların hayal dünyalarının gelişmesinde önemli yere sahip olan bu kitaplar, dikkat, algıda seçicilik, detaycılık yönlerini besler ve yeteneklerini ortaya çıkarır.
Üç kitaptan oluşan Minik Ressam İş Başında isimli serinin içeriği, basitten zora ilkesi temel alınarak hazırlanmıştır. Ayrıca varlık ve nesnelerin dört adımda çizilmesini sağlayarak çocuklara kolayca resim yapmayı öğretir. Eğlenceli tekerlemeleriyle de çocukların dil gelişimini destekler.
Şimdi Minik Ressamlar İş Başında serisiyle çizim yapma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2955df1e-af28-45fa-a3ea-649013a7933d.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Ressam İş Başında - Hayvanlar Boyama</image:title>
            <image:caption>Çizim kitapları, okul öncesi çağdan itibaren, çocukların ince motor gelişimleri için son derece önemli materyallerdir. Çocukların hayal dünyalarının gelişmesinde önemli yere sahip olan bu kitaplar, dikkat, algıda seçicilik, detaycılık yönlerini besler ve yeteneklerini ortaya çıkarır.
Üç kitaptan oluşan Minik Ressam İş Başında isimli serinin içeriği, basitten zora ilkesi temel alınarak hazırlanmıştır. Ayrıca varlık ve nesnelerin dört adımda çizilmesini sağlayarak çocuklara kolayca resim yapmayı öğretir. Eğlenceli tekerlemeleriyle de çocukların dil gelişimini destekler.
Şimdi Minik Ressamlar İş Başında serisiyle çizim yapma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fff3e74d-4c2f-4c06-9ce3-df680f30e9ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Ressam İş Başında - Çiftlik Hayatı Boyama</image:title>
            <image:caption>Çizim kitapları, okul öncesi çağdan itibaren, çocukların ince motor gelişimleri için son derece önemli materyallerdir. Çocukların hayal dünyalarının gelişmesinde önemli yere sahip olan bu kitaplar, dikkat, algıda seçicilik, detaycılık yönlerini besler ve yeteneklerini ortaya çıkarır.
Üç kitaptan oluşan Minik Ressam İş Başında isimli serinin içeriği, basitten zora ilkesi temel alınarak hazırlanmıştır. Ayrıca varlık ve nesnelerin dört adımda çizilmesini sağlayarak çocuklara kolayca resim yapmayı öğretir. Eğlenceli tekerlemeleriyle de çocukların dil gelişimini destekler.
Şimdi Minik Ressamlar İş Başında serisiyle çizim yapma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/816fdbec-8673-4067-8258-3270038bd722.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Şairimiz Mehmed Akif</image:title>
            <image:caption>Şair, haykırmakla görevlidir. Hak bildiği yolda yapayalnız da kalsa, bu toprak için yorulacaktır... Âkif, bu gerçeği bilen ve kıyasıya yorulan bir insandır. Şair, doğruyu ve güzeli hem duyacak, hem duyuracaktır. Bildiğini saklamayacaktır. Toprağının ve öz medeniyetinin insanı için çırpınacak ve asla yılmayacaktır. Âkif, yılmak bilmeyen bir “gerçek” adamdır. Şair, şahsı için değil, gerçek değerler için hissedecek ve yazacaktır. Gönlünün gıdası sadece cesareti ve dürüstlüğü olacaktır... Âkif, dürüstlüğün ve cesaretin yolcusudur. Şair, önce kendisi olacaktır. Yabancı hayranı sahte kahramanlıklardan kaçacaktır. Âkif, böylesine bir anlayışın âbide eseri ve sesidir. Şair, günübirlik adam değil, yarınları özleyen ve istikbâli gösteren harikulâde bir kabiliyettir. Âkif, düne ve bugüne olduğu gibi yarınlara da ışık tutan güçlü ve müstesna bir meşaledir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecf08839-bec5-456a-bef4-d2dc7d7151f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mazhar Olmak (Özel Üretim) Ciltli</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu CD&apos;deki şarkılarımı mikrofon karşısına geçip bir kerede gacırtısı, tısı, tuşu, detonesi, şaşırması, heyecanı, duygusu, hepsi içinde art arda çaldım söyledim. Neticede sonradan hepsini en düzgün hâliyle çaldıysam da; daha sonra ilk kaydıma geri döndüm. Dinlerken hatıralar, yıllar gözünüzde canlanabilir. Ne de olsa ‘sahibinin sesinden.&apos; Siz de yavaştan yaşlandığınızı hissedebilirsiniz. Eski, yeni aşklarınızı hatırlayabilir ya da yeniden âşık olmak isteyebilirsiniz. Bir ipucu vereyim. Aşk zordur aklınızda bulunsun... Resimlere gelince, yıllar içinde yaptığım şeyler. Kitaba umarım sıkılmadan bakar, okur, dinler ve seversiniz. Böyle bir örnek olduğunu görmedim. Umarım siz de seversiniz.&quot; - Mazhar Alanson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93121ba1-7ec2-40c1-9c75-be80b58ef3de.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Sayılar Okul Öncesi Oyun Seti</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi Eğitici Öğretici 40 Parça Puzzle Oyun Seti Puzzle parçaları üzerinde1’den 20’ye kadar rakamlar ve sayı olarak bu rakamlara tekabül eden nesneler vardır. * Bu oyun çocukların zeka gelişimini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/677dd2fd-64ad-41a2-9372-dc8d817f6f32.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşifin Boyama Kitabı Seti(12 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Heeey küçük kâşif!
Yepyeni bir boyama serisiyle tanışmaya hazır mısın?
Öyleyse rengârenk kalemlerini, çeşit çeşit boyalarını hazırla!
Hem keşfet hem de eğlencenin tadını çıkar!
 
            Boyama Kitapları
            1. Evcil Hayvanlar                  7. Dinozorlar
            2. Yabani Hayvanlar               8. Çiçekler
            3. Suda Yaşayan Hayvanlar    9. Ağaçlar       
            4. Kuşlar                                 10. Ulaşım Araçları
            5. Meyveler                            11. İş Araçları
            6. Sebzeler                              12. Hava ve Uzay Araçları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da2e01f4-ce46-4e6c-bd85-c9cd6f81798f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Savaşı Kahramanları -Şahin Bey</image:title>
            <image:caption>Sonra bir ses duydum. Gök gürlemesi gibiydi. - Antep’e herkes girebilir ama Fransızlar giremez. Sordum: - Kim bu? - Şahin Bey! O anda gözlerim doldu. Böyle kahramanların torunlarıydık biz. Böyle yiğitler yetişmişti vatanımızda. Bu kitapta “Antep’e sözüm var. Ben şehit olmadan bu köprüden geçemeyeceksiniz. Ben Antepliyim. Şahin’im. Yumruklarımla dövüşeceğim.” diyen cesur, kararlı ve mert bir kahramanın hikâyesini okuyacaksınız. Gerçek bir kahramanın hikâyesi hem de… BİZİM HİKÂYEMİZ BU...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27621b14-636f-4cce-a3fa-16a32107bd73.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Oyunu Okul Öncesi Oyun Seti</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi Eğitici Öğretici 34 Parça Puzzle Oyun Seti Tüm kartlar kapalı ve aralıklı olarak dizilir. En küçük oyuncu 2 kart açar kartlar birbirinin aynısı değilse geri kapatarak sırayı diğer oyuncuya verir aynı ise 2 kart daha açarak devam eder. Oyun sonunda en çok kart toplayan kazanır.* Bu oyun çocukların nesneleri tanımasına, hafıza, odaklanma ve görsel algılama becerisinin gelişmesine yardımcı olan eğitici bir oyundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/645f63c3-6111-40cd-a486-dc79465a759b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamamlama Oyunu Okul Öncesi Oyun Seti</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi Eğitici Öğretici 40 Parça Puzzle Oyun Seti Bu oyun çocukların hafıza, odaklanma ve görsel algılama becerisinin gelişmesine yardımcı olan eğitici bir oyundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363a32e5-7882-444f-9152-9ba88eeb2632.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıt Kavramlar Okul Öncesi Eğitici-Öğretici Oyun Seti</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi Eğitici - Öğretici 40 Parça Puzzle Oyun Seti
Puzzle parçaları üzerine birbirleri ile zıt kavramlı olan resimleri bularak eşleştirme oyunudur.
Bu oyun çocuğun kavramları anlamasına, Kavramsal düşünme yetisini geliştirmesine yardımcı olan eğitici bir oyundur.
Parça Sayısı 40</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d55c4fce-d174-4e75-aff4-a53a0c77f9ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Aksisedam</image:title>
            <image:caption>Aksisedam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62ae4d3a-95f3-489c-b15e-1bdcd7a6c3d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana Sırrı</image:title>
            <image:caption>Ana Sırrı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07a92fa0-3ec6-459a-9d21-ce6a4b7d7189.jpg</image:loc>
            <image:title>Beypazarı Kurusu</image:title>
            <image:caption>Beypazarı Kurusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db609009-9bec-480c-a86a-7a59587a5835.jpg</image:loc>
            <image:title>Cansu ile Anneannesinden Eğlenceli Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Saygıdeğer anne babalar ve geleceğin mimarı olan siz minik yavrularımız. 
Bu kitapta hem anne babalar hem de çocuklarınız sizinle ortak oyunlarda buluşup teknoloji bağımlılığından kurtularak, ileride anlatacakları güzel anılara imza atacaklar. Kendilerini keşfedecekler. 
Siz anne babalar çocukluğunuzdaki oyunları hatırlayıp hikâyede geçen her bir oyunu çocukluğunuzla oynayarak çok keyifli saatler geçireceksiniz. 
Güzel yürekli çocuklarım; bir nebze de olsa sizlerin hayal dünyanıza dokunabilmek, mutluluğunuza ve kendinizi keşfetmenize katkı sağlamak beni çok mutlu edecektir. Eğitimci arkadaşlarıma da iyi bir kaynak olacağı düşüncesindeyim. Sizi Cansu ve anneannesiyle baş başa bırakıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2d38a8c-31e4-4e78-b923-0ac5dc7d5365.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinle Kuşların Sesini</image:title>
            <image:caption>Dinle Kuşların Sesini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2874f81e-9dee-41ec-9988-c18f2ee90992.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Nereye Gidiyor</image:title>
            <image:caption>İsmail Özmel, iyi bir hukuk adamı, iyi bir şair, iyi bir araştırmacı, iyi yazar ve iyi bir fikir adamıdır. 
Çıkış Yolu adlı çalışması için Kitaba Dair başlığıyla yazdığım takdim yazısında “Özmel, seksen altı yıllık bilgi birikiminin ve hayat tecrübesinin sonucu olarak eleştirel bir bakışla kaleme aldığı “Medeniyetler Çatışması mı” kitabını yayımladıktan sonra aynı düşünceyle ikinci kitap olan “Çıkış Yolu”nu kaleme almıştır. Bu serinin üçüncü kitabını da İsmail Özmel’den sabırsızlıkla beklediğimizi belirtmek isterim.” demiştim. Anlaşılan o ki bu ifadelerimizden hareketle İsmail Özmel, hukuk bilgisini, siyaset anlayışını ve hayat tecrübesini birleştirerek “Dünya Nereye Gidiyor?” adıyla yeni bir eser daha vücuda getirdi. 
Çok üretken bir yazar olan Özmel eserinde, Türkiye’nin güncel meselleri ile dünyanın güncel meselleri çeşitli başlıklar altında ele alarak kendi bilgi birikimiyle yoğurup eleştirel bir gözle yorumlamıştır. 
“Dünya insan idraki ile vardır.” cümlesiyle başlar ve “Vatan ve millet sevgisi ve kaygısı ile kaynamayan yüreğin ömrü kısa, yemeği tatsız olur.” cümlesiyle son bulur. İki cümle arasında o kadar çok konu ele alınmış ki, burada tek tek sıralamak ve üzerinde düşüncelerimi belirmek mümkün görünmüyor. Çünkü eseri okumak ve okuduktan sonra üzerinde derin derin düşünmek gerekiyor. Dolayısıyla eser üzerinde düşüncelerimi uzun uzun burada belirmek yerine eseri okuyan her okuyucunun kendi düşüncesinin zihninde oluşmasını daha uygun buluyorum. 
Düşünürler, filozoflar pek çok konuda yazar, çizer ve yayımlar. Fikir adamlarının yazdıkları ilgili kişilere tesir edip onlara yol gösterici olduğu muhakkaktır. Dolayısıyla bir düşünür olarak İsmail Özmel de hukuki, siyasi ve kültürel birikimiyle dünyadaki ve Türkiye’deki güncel meselleri eleştirel bir gözle kaleme aldığı eserinin okuyucuya tesir edici ve yol gösterici olacağı düşüncesindeyim. 
 
Prof. Dr. Nedim BAKIRCI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7227acb8-1a07-4b92-826a-884efc0884b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Garip Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Garip Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/238c2741-d122-4c9f-9b4f-e52946b41832.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzne Aşina</image:title>
            <image:caption>Hüzne Aşina</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3398b2e1-4353-4098-a8dd-36f7c873bb64.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Bir Işık</image:title>
            <image:caption>Karanlıkta Bir Işık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3984d68f-35e5-4f15-a660-424c90207c5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Ömrü</image:title>
            <image:caption>Kelebek Ömrü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2ed0ac-68a2-4bfa-b600-24275139a011.jpg</image:loc>
            <image:title>Müconun Maceraları</image:title>
            <image:caption>Müco önlüğünü çıkardı. Ellerini yıkadı. En sevdiği kırmızı kamyonuyla biraz 
oynadı. 
Akşam oldu. Babası Hasan geldi. Birlikte akşam yemeği yediler. 
Babası da dinlendi. Gazetesini okudu. Beraberce oturdular. Gün içerisinde 
yaptıklarını anlattılar. Kardeşi Ayşenur henüz okula gitmiyordu. O da bebekleriyle 
oynadı. 
Babası : 
ꟷ Oğlum bugün neler yaptın, diye sordu. 
Müco : 
ꟷ Okula gittim, çok güzel şeyler öğrendim, diye yanıt verdi. 
Babası : 
ꟷ Öğretmeniniz bugün hangi konuyu anlattı, diye sordu. 
Müco : 
ꟷ Mevsimleri, ayları, haftaları, günleri öğrendik, diye yanıt verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c80082bc-734d-4f4a-aa71-318d9d9d9c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Müconun Maceraları</image:title>
            <image:caption>Fatih: 
— Hey!.. Arkadaşlar, gelin birlikte köşe kapmaca oynayalım, dedi. 
Emine teyze çocuklara iyi eğlenceler diledikten sonra eve gitti. Müco, Aydeniz 
ve Zeynep arkadaşlarının yanına gittiler. 
Hepsi neşe içinde oynadılar. 
Pınar: 
— Arkadaşlar şimdi de körebe oynayalım mı, diye sordu. 
Sencer: 
— Ama ben bu oyunu bilmiyorum, dedi. 
Müco: 
— Çok kolay. Biz sana öğretiriz, dedi. 
Sencer çok sevindi. 
Müco oyunu nasıl oynayacaklarını anlatmaya başladı: 
— Bu oyun için sayı önemli değil. Çok kişiyle de oynanır. Bu oyunu oynayabilmek 
için gözümüzü bağlamalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a21275-13d1-4704-bab1-67fea55bcb67.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Efsaneye göre Zümrüdü Anka kuşu, kuşların hükümdarıymış. Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kültürlü ve bilgin oluşu sayesinde herkes tarafından saygı görürmüş. Özellikle kuşlar âleminde, ters giden her şeyin çözümünü Anka kuşu bulabilirmiş. 
 
Anka kuşunun diğer adı Simurg’muş. Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürlermiş. Ama içlerinden onu gören olmamış. Günün birinde Simurg ortalıktan kaybolmuş. Diğer kuşların tümü onu aramak için yollara düşmüşler. 
 
Simurg’un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı’nın tepesindeymiş. Bir gün uzak ülkelerin birindeki kuş sürüsü, Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Böylece tüm kuşlar Simurg’un var olduğunu anlamışlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53344984-a64a-4726-83e2-860693d94368.jpg</image:loc>
            <image:title>Taştaki Damgalar</image:title>
            <image:caption>Taştaki Damgalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9365503f-c4b7-42e0-ab61-d1bc1e858803.jpg</image:loc>
            <image:title>Ansızın Değişir Hayat</image:title>
            <image:caption>Sonsuzluğun sesiyle haykırırken dile getirilen sitemlerden, anlatılamayan hüzünlerden, gizlice yapılan yardımların, verilen desteklerin önemi ve değerinden, her iki kişiden birinin şiir yazdığı sanatsever ülkeden, kuğuların kaderinden, sıradan bir yağmurun dahi bir insanın kaderini değiştirme gücüne sahip olabileceği anlayışından, suların yüzeyi ne yazılan yazılardan, toprağın altında yatan ölülerden, kafes dışında hiçbir şeyden korkmayan kuşlardan, olumsuzlukları olumlayabilme yeteneğinden, özlem duyulan sonsuzluktan, sonsuz hayattan, gizlenmeye çalışılan acılardan, yazılı olmayan ilkelerden, ölümün iyi yanlarından, yanıtı olmayan sorulardan, gecelerin bir türlü sonlanamadığı sabahların gri aydınlığından, insan ruhunun olup olmadığı tartışmalarından, hayatın anlamsız, ahlaksız ve tutarsız tüm anlarından, sorulabilecek en doğru soruların yanıtlanması en güç olmaları tartışmalarından, anne olmaya hazırlanan tüm kadınların yüzlerinin güzelleşeceği inancından ve zamandan, saf zamandan, salt zamandan, kahrolası zamandan ve Ansızın Değişen Hayat’tan sonra varılabilecek yer neresiydi; ulaşılabilecek hedefin, ele geçirilen kalenin ve son noktanın içerdiği anlam, anlamsızlık, tutarlılık, tutarsızlık ve son soluk, son soluktan sonraki sonsuzluk neydi? 
Evet, iyi kötü, olumlu olumsuz, güzel çirkin tüm varlığıyla, anlam ve anlamsızlığıyla, bir anda, acımasızca ve tutarsızca: Ansızın Değişir Hayat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6705e3a7-3ca4-4414-a7dd-173a2ff100fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaradana Yakarış</image:title>
            <image:caption>Yaradana Yakarış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3445142d-21c1-4a37-900c-20f4feb0c55b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardıç Kuşu ile Renklenen Dünya</image:title>
            <image:caption>Renklerin peşinde sıra dışı, gizemli ve koşuşturmalı bir serüvene hazır mısın? Yıldızlı bir gökte parlayan yıldızları, içinizi ısıtacak sapsarı güneşi, pamuk gibi yumuşak bulutları, masmavi gökyüzünü görmeden bir gün geçirdiğini düşünebiliyor musun? Peki, bir gün yerle gök arasındaki tüm renklerin yağmurun yağması ile yok olduğunu, yaşadıkları köyün canlılığını kaybedip şeffaflığa mahkum kaldığını gören iki çocuk ne yapardı? Kerem ve Ayça; renklerin hayatlarından birdenbire kaybolmasına üzülüp, köylerinin eskisi gibi rengârenk ve canlı hâle gelmesi için renklerin peşine düşerler. Renkleri ararken onlara pek çok canlı, birbirinden farklı mekânlar eşlik eder. Ardıç Kuşu ile Renklenen Dünya; tüm çocukların kendi renklerini, ışığını keşfetmeleri için rehber niteliğinde bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9277ce83-4ba1-45f5-8f8e-f969c5ffbf3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Güney komşumuz Suriye&apos;de yılları bulan bir savaş sürüyor. Siyasi yorumlar, askeri analizler, savaştan kaçarak canını zor kurtaran ve Türkiye&apos;ye sığınanlar ile bu savaş yıllardır gündemimizde. Peki, insani açıdan neler oluyor? Suriye&apos;nin en önemli kalemlerinden Memduh Hamâde, bu insanlık ayıbını edebiyata, efsane bir üslup ve insanı içine çeken müthiş bir girdapla taşıdı.  
&quot;On beş dakika sonra korku azalmaya başladı, korkularımızdan tamamen kurtulamasak da bu seslere alıştık. Ama karşımdaki balkonun kapısı açılınca korkum geri gelip kalbimi titretti.
Neyse ki balkona kimse çıkmadı. Balkon genişti ve görünüşe göre yaz geceleri için tasarlanmıştı. Fransız abajurlarıyla örtülü bir pencere ona bakıyordu. Kapısı da Fransız perdeleriyle kaplıydı. Sanırım bütün ev Fransız stiliydi. Kapının açılmasından ve kapıdan kimsenin çıkmamasından korkmaya başladım. Ne olduğunu hemen anlamıştım. Biri beni abajurların arasından görüp yerimi tespit etmiş ve balkonun kenarına doğru sürünerek gelmişti. Oraya vardığında kalkıp beni öldürecek olan kurşunu atacaktı. Böyle anlarda sadece bir düşünce insana hâkim olur: ölüm! Ölmek ya da öldürülmek!”
 
Memduh Hamade</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd984e92-3aca-444e-a8ac-406fb037702e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sular Altında</image:title>
            <image:caption>teş ve suyun dansı, güç ve enerjinin çarpışması, doğa ve insanın mücadelesi
 
Başlangıçta nehirler yoktu. Sadece dağlar ve gökyüzü vardı. Yağmur başladığında sular, onlara hasret doğmuş Ulu Ana Tanrıçanın okyanusuna aktı. Tanrıça, ortaya çıkan dağı ve ormanı kutsadı. İnsanlar geldiğinde, o canlandırıcı sudan hiç uzaklaşmadan kendilerine bir yer bulana kadar öylece dolaştılar. Her şeyin bağlı olduğu o yaşamsal kuvvete hürmetlerini göstererek sadece ihtiyaçları olanı aldılar. Bunu zamandan bağımsız, bir oyun içinde, tıpkı tek yönlü, kesintisiz akan bir nehir gibi yüzlerce nesle ulaşarak sürdürdüler. Ta ki şu ana kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/343ac1a1-2f75-4bde-99a7-9b92ba709846.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Savunusu veya Tarihçilik Mesleği</image:title>
            <image:caption>“Her bilim, tek başına ele alındığında, bilgiye doğru evrensel hareketin yalnızca bir parçasını teşkil eder. …onu, en spesifik görünenleri de dâhil, araştırma usullerini tam olarak anlamamız ve takdir edebilmemiz için, bu usulleri disiplinin diğer kollarında aynı anda tezahür eden tüm eğilimlerle, emin bir şekilde nasıl ilişkilendireceğimizi bilmemiz esas olacaktır. Yöntemlere ilişkin bu araştırma, başlı başına bir uzmanlık dalıdır ve bu uzmanlık dalında faaliyet gösterenler kendilerine ‘filozof’ derler. Benim kendime böyle bir yakıştırma yapmam yasaklanmıştır. İlk eğitimimdeki bu eksiklik nedeniyle, bu denemem ifade kesinliği ve ufuk genişliğinden kuşkusuz büyük ölçüde mahrum kalacaktır. Bu denemeyi olduğundan farklı sunamam; bu, gündelik işleri hakkında kafa yormayı seven bir zanaatkârın; uzun yıllar metre ve tesviye cetveli kullandı diye kendini matematikçi sanmayan bir işçinin akıl defteridir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9b06da7-594d-458e-858d-3707031c8315.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 148. Sayı: Bölüşüm Deseni</image:title>
            <image:caption>AKP Dönemi Türkiye’sinin Bölüşüm Deseni Üzerine Gözlemler 
A.Erinç Yeldan 
 
Kalkınma ve Kentleşme İlişkisi Üzerine Bazı Tartışmalar ve Türkiye 
Fatma Doğruel, A. Suut Doğruel 
 
Yaralı Kentler: Doğuda Deprem Kenti Olmak 
Ahmet Yazar 
 
Fikret Şenses Anısına 
 
Türkçe (Osmanlıca) Okur için Yazılmış İlk “Alman Tarihçi Okulu” İktisat Makalesi: İktisat Bilimi ve Milli İktisat 
Dr. Friedrich Hoffmann 
 
Ortak Politikalar Mutabakat Metni&apos;ne Bakış 
Mahfi Eğilmez, Örsan K. Öymen, Bayram Ali Eşiyok, Hakan Mıhcı, Ayşe Kaşıkırık 
 
Türkiye’de Plastik Poşetleri Ücretlendirme Politikası ve Plastik Poşet Kullanımına Etkisi 
Devrim Dumludağ, Gülşah Kocakaya 
 
Kim bu Onurlular, Alçaklar ve Hilekârlar? 
Ece Korkut 
 
Türkiye Ekonomi Modeli’nden Liralaşmaya: Bilsay Kuruç’la Röportaj 
Büşra Akkaya 
 
Röportaj: Prof. Dr. Şebnem Ünal Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22235c11-2e67-42a2-847b-c38c40ec9cf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Evreni Anlayan Maymun</image:title>
            <image:caption>Evreni Anlayan Maymun dünyadaki en tuhaf hayvanın, insanın öyküsü. 
Uzaydan gelen bir bilimsel araştırmacı türümüzü nasıl görürdü? Cinsiyet farklılıklarımızı, cinsel davranışlarımızı, fedakâr eğilimlerimizi ve kültürümüzü nasıl anlardı? Kitap bu soruları iki büyük düşünce ekolünden yararlanarak ele alıyor: Evrimsel psikoloji ve kültürel evrim teorisi. Kitabın yol gösteren varsayımı, insanların hayvan olduğu ve tüm hayvanlar gibi bizim de genlerimizi aktaracak şekilde evrimleştiğimiz. Ancak bir aşamadan sonra kültürel kapasitemiz de evrimleşti. İşte o andan itibaren kültür kendi içinde evrimleşmeye başladı. Bu, bizi sadece bir maymun olmanın ötesine geçip gezegeni yeniden şekillendirebilen, başka dünyalara seyahat edebilen ve küçük, geçici bir parçası olduğumuz uçsuz bucaksız evreni anlayabilen bir maymuna dönüştürdü. 
 
“İnsan doğasının evrimin ışığında etkileyici ve zarif bir keşfi, birçok modern sosyal ve politik ikilemi aydınlatıyor.” 
– Matt Ridley, Kızıl Kraliçe ve Erdem Peşinde kitaplarının yazarı 
“İster türümüzün bir üyesi olun ister bu gezegenin baskın yaşam formu karşısında kafası karışmış uzaydan gelmiş bir bilimci, karşınızda insan doğasına harika bir giriş kitabı var. … Bu eğlenceli, kolay anlaşılır, bilimle dolu kitap sizi duygularınız, ilişkileriniz ve toplumunuz hakkında daha bilgili kılacak.” 
– Geoffrey Miller, Sevişen Beyin kitabının yazarı 
“Gen odaklı bakış açısının uzun zamandır gördüğüm en iyi güncellemesi. Bu kitap, insan doğasına bakışınızı tersyüz ve altüst edecek.” 
– Susan Blackmore, Mem Makinesi ve Bilinç: Bir Giriş kitaplarının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8007e82e-ca0b-465e-9790-16c7d6595ca2.jpg</image:loc>
            <image:title>Geldiğimi Asla Görmedin</image:title>
            <image:caption>New York Times En İyi Gerilim 2021 
Psikopatlarla dolu bir üniversitede ne yanlış gidebilir ki? 
Her şey! 
Chloe Sevre ile tanışın. O alımlı bir üniversitesi öğrencisi ve aynı zamanda bir psikopat. Hobileri arasında yogalatese gitmek, öğrenci partilerinde dağıtmak ve lise arkadaşı Will Bachman’ı öldürme planları yapmak var! 
Chloe, kendisi gibi psikopati eğilimleri gösteren bir grup öğrenciyle birlikte sıra dışı bir klinik araştırmada denek olmayı kabul eder. Empatiden, korku veya suçluluk duygusundan yoksun öğrenciler üzerinde yapılan bu araştırmanın başındaki ünlü psikolog, deneklerinin duygu durumlarını takip edebilmek için onları sürekli gözetim altında tutmaktadır. Ancak araştırmaya katılan öğrenciler birer birer cinayete kurban gitmeye başlayınca işler kontrolden çıkar. Avcıyken av durumuna düşen ve kendini tehlikeli bir kedi-fare oyunun içinde bulan Chloe için artık tüm planlarını gözden geçirme vakti gelmiştir. 
Geldiğimi Asla Görmedin, sizi bir psikopatın tarafını tutmaya zorlayacak sürükleyici ve nefes kesici bir roman. 
 
“Sürükleyici. Cesur bir yeni yetenekten göz kamaştırıcı bir çıkış.” 
Tess Gerritsen 
“Son derece bağımlılık yapıcı.” 
Alice Hunter 
“Yepyeni, hızlı tempolu ve şeytani bir zekâ!” 
Lisa Gardner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24258246-4ae5-41d9-a763-af7dbefc4c79.jpg</image:loc>
            <image:title>Göklerdeki Yazgı</image:title>
            <image:caption>Yıldızları Hesaplamak romanıyla başlayan bu sıra dışı alternatif tarih macerası, Göklerdeki Yazgı ile kaldığı yerden devam ediyor. 
1952 yılında düşen göktaşının yol açtığı tarihi kırılma, Elma York’u hayal dahi edemeyeceği bir yolculuğa çıkardı. O artık Ay’a giden ilk kadın astronottu. Ancak dünyada yaşamak gitgide zorlaşırken insanlığın Ay’dan daha fazlasına ihtiyacı vardı, bir gezegene… Çünkü uygarlığımızın geleceği, yıldızlarda sığınılacak bir liman bulmaktan geçiyordu. 
Ay görevinden alnının akıyla çıkan Elma York’un önündeki yeni hedef Mars’tı. Ne var ki yıllara yayılacak bu zorlu yolculuk boyunca hem ailesine duyduğu özlemi bastırmak hem de tarihi ve toplumsal önyargılarla baş etmek zorundaydı. 
Astronot Kadın serisinin ikinci romanı Göklerdeki Yazgı, uzayın tüm soğuğuna rağmen harareti hiç dinmeyen bir hayatta kalma hikâyesi. 
“Muhteşem bir devam kitabı.” Marzie Reads 
“Bu kitap yalnızca bilimkurgu severler için değil.” Caroline Bookbinder</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d207045-f6fe-43df-9138-ba2936038bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Türkiye&apos;nin ebeveynlik felsefesi Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik; bu topraklarda çocuk yeştiştiren, bugünün bilgi ve uygulamalarıyla etkileşimde kalan ve bireysel koşulların farkındalığıyla hareket eden bir ebeveynlik anlayışıdır. Moda akımları sorgulamaya, toplumsal baskıları fark etmeye, annenin, babanın ve çocuğun kişiliklerini göz önünde bulundurmaya, özetle düşünmeye davet eder.
Uluslararası tanınırlık almış Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik yaklaşımı, bu kitapta tam da bunu yapıyor: Uzmanlar ve ebeveynler, bir kişinin seçiği bir gündem konusu üzerinde tartışmaya başlayıp gittikçe daha felsefi konuları irdeliyorlar.
Annesi çocuğuna bir şaplak atsın mı? (Ya da şiddet nedir?)
Kardeş yapmak için çocuktan izin almalı mı? (Ya da çocuğun sınırları nerededir?)
Çocuklar sosyal medyada paylaşılmalı mı? (Ya da çocuk hakkı nedir?)
Bu ve bunun gibi pek çok zor konu, bu kitapta farklı görüşlere
sahip anneler, babalar ve uzmanlar tarandan ele alınıyor.
Pratik felsefe temelli bu sohbetler yetişkinlerin hayat görüşünü genişledikçe, ebeveynliğin kalitesi de yükseliyor.
Bu kitap, Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik felsefesinin temellerini ele alan birinci kitabın devamı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6c9d941-4971-46ab-a208-b33552f79fbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Siyaset Yazıları:1</image:title>
            <image:caption>Çağsayıcı bir bakışın/düşünüşün anlatıcısıdır Özdemir İnce. 
Denemelerine konu edindiği her insani durum, yaşamsal/sanatsal/kültürel gerçeklik yaşanan zamanın ruhunu içerir. 
Soran, sorgulayan eleştirel bakışın, temellendirdiği aydınlanma düşüncesi sözün/yazının yaratıcı iklimini var etmeye dönüktür. 
“...nesnel dünyanın bütünsel imgesini yaratmak,” dediği düşüncenin yazıda/yaşamdaki yansımalarını eleştirel bir söylemle ele alır. Öyle ki; Özdemir İnce, yazınsal/eleştirel denemenin modern anlatıda uçlandığı birikimi çağdaş edebiyata taşır. Üç ciltten oluşan “Edebiyat ve Siyaset Yazıları”nın ilk kitabında yer alan Söz ve Yazı, Tarih Bağışlamaz, bu oylumlu birikimi taşıyor. Denemelerine yansıyan her bir düşüncesi Türkiye gerçeğinin kültürel atlasını kavramaya dönüktür. 
 
Sanatın güncel ve gündemde olan sorunlarını ele alması, ülke gerçeğinde yaşananların bu iklime yansıları onun denemelerinin ana konusudur. “Düşüncenin ve felsefenin, sanat ve edebiyat yapıtlarının en büyük düşmanının zaman olduğu söylenir ama zamanın (olmadığı için) düşman etkisi görülmüyor bu yazılarda. Bu nedenle, 1984 – 1995 yılları arasında yazdığım yazılar, aradan geçen onca yıldan sonra da fırından yeni çıkmış gibi taptaze.” 
Özdemir İnce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b560e51-5df8-419c-b429-cd9ee74b0272.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Mavi Göz Mavi</image:title>
            <image:caption>2022 yılı Seyhan Livaneli Öykü Yarışmasının kazananı Servet Şan Durukan’ın Gök Mavi Göz Mavi öykü kitabını okuyucuyla buluşturmaktan mutluluk duyarız. 
 
“İnsanların genellikle görmezlikten geldiği konuları işliyor Servet Şan Durukan. Hikâyelerin özüne uygun biçimde, yer yer kapalı bir anlatım geliştiriyor. Bu sayede, bizzat yaşayanların bile bazı acıları açıkça konuşmaktan kaçındığını hissediyorsunuz. 
 
Kapalı anlatıma rağmen sürükleyiciliğe, hayatın soğuk gerçeklerine rağmen yaşama sevincine ulaşıyor. Bir edebiyat lezzeti yaratıyor.” 
 
Zülfü Livaneli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b889e295-63d6-4e40-8707-f8ac4521f09a.jpg</image:loc>
            <image:title>Megaverse</image:title>
            <image:caption>Tanrının varlığı bilimsel olarak kanıtlanabilir mi? 
Artık ölmek zorunda olmadığımız, bütün canlıların denge halinde ve mutlu yaşadığı bir dünya kurabilir miyiz? 
Dünya tükenmeye yüz tutmuşken bizi yok olmaktan ne kurtarabilir? 
Sendeki enerjinin farkında mısın? Farkına varırsan çok şey değişebilir… 
Bilime, aşka ve doğaya ithaf edilmiş bir roman bu… Oku, düşün, sonra olacakları bekle ve gör! 
 
“Geçmişim hakkında öğrendiklerimden sonra kendime gelmem çok uzun sürdü. Özellikle rüyalarım peşimi bırakmıyordu. Geçmişe ait olduğunu bildiğim bir sürü sahne geceler boyunca gözlerimin önünden geçiyordu. Bazıları defalarca tekrarlıyordu, bazıları sadece görünüp kaybolarak bile beni paramparça ediyordu. Sabahları uyandığımda enkaz gibi oluyordum. Sire bütün bunların normal süreçler olduğunu; artık eski benliğimle birleşmeye başladığımı söylüyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc556e04-964d-4e39-a6d5-f4530c5e84c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeklikten Ergenliğe İyi Oluş Pozitif Düşünme Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Nitelikli nesiller için nitelikli sonuçların sırlarını keşfedin. 
Hayatın fayda görülecek şekilde tasarlanabilmesi her zaman mümkündür. 
Küçük adımlar büyük sonuçlara ulaştırır. 
İyi oluş temelde hem bireysel hem evrensel yaşamda gelişmeye ve potansiyelini en üst düzeyde gerçekleştirmeye yönelik bir gerçekliğe ışık tutmaktadır. İyi oluş sadece iyi hissetmenin yani zihinde inanılanın ötesinde, gerçekten yaşamda anlam, nitelikli ilişkiler ve yapıcı çözümlerin bileşimine işaret etmektedir. Bu bağlamda, yaşamın nasıl yönlendirildiğinin ve belirlenecek olan hedeflerin, bu unsurları en üst düzeye çıkarmaya yönelik olmasının önemi açıkça ortaya çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d13820-c7b4-477c-8f67-92496a549b3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Eğitimde Pozitif Düşünme ve Etkinlik Örnekleri</image:title>
            <image:caption>Her geçen gün psikolojik rahatsızlıkların tüm toplumlarda artış gösterdiği, yaşanılan birçok olayın beyin üzerinde negatif etkileri olduğu ve travmatik olarak algılanan durumların ya da negatif düşüncelerin etkilerinin psikolojik rahatsızlıklara yol açabildiği bilinmektedir. Yaşanan her tecrübenin ve bu tecrübeye ya da öğrenilenlere ilişkin benzer deneyim ve tekrarların beyin yapısını değiştirdiği, yaşanan ilk deneyim sonucunda yeni sinaptik bağlantılar oluşmaya başladığı ve her yeni deneyimin bu bağlantıları geliştirdiği, tecrübeler arttıkça bunun bir ağ şekline geldiği günümüzde görüntülenerek ispatlanabilmektedir. Ağların güçlenmesi, bunun bir yeti/beceri haline dönüşmesine ve kolaylıkla yapılabilir olmaya başlandığına işaret etmektedir. Düşünceler, duygular, davranışlar, beceriler ve yaşam deneyimleri iç içedir. Bu bağlamda, eğer beyin şekillendirilebiliyorsa, pozitif psikolojinin de kabul ettiği üzere, önleyici eğitimsel tedbirlerle gelecekte -çocuklarımızın yetişkin olacağı dönemde- daha da artması beklenen psikolojik rahatsızlıkların yüzdelik oranını düşürmek de mümkün olabilecektir. Günümüzde, sağlıklı nesiller, üretken ve başarılı toplumlar için toplumsal ruh sağlığını desteklemeye yönelik önleyici psiko-eğitim çalışmalarının büyük önemi olduğu görüşü kabul edilmektedir. 
 
Mutluluk Sanatı: Pozitif Düşünme ve Öznel İyi Oluş Öğretmen ve Anne Eğitimi Projesi, bu bağlamda gerçekleştirilen bir projedir. Bu kitap, projenin Pozitif Düşünme Eğitimi Okul Öncesi Etkinlik Geliştirme Komisyonunun çalışmalarını kapsamaktadır. Komisyon tarafından geliştirilen etkinlikler için yedi alan uzmanından görüş alınmış, etkinlikler öğrenme ortamlarında öğretmenler tarafından uygulanmıştır. Kitap, okul öncesi öğretmenlerine pozitif düşünme eğitimine yönelik uygulama örnekleri sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381b1b10-dc14-4e82-9732-c687e34a311d.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığın Şiiri – Heidegger’i Anlama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Kıta felsefesinin kurucu düşünürü Martin Heidegger’in karmaşık düşünce dünyasına anlaşılabilir bir giriş yapıyor. Heidegger’in sanat ve dil ile olan ilişkisine odaklanarak estetik ve edebiyat eleştirisi üzerinden bir okumanın imkânını arıyor. 
Bazı kitaplar dünyaya bakışımızı değiştirir, onlardan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Şüphesiz Heidegger’in muazzam eseri Varlık ve Zaman bunlardan biri. Bu kitap, Heidegger’in ilk dönem düşüncesini temsil eden temel kavramlarını ele almakla birlikte, esas olarak çok fazla tartışılmayan, Hölderlin etkisindeki poetik geç dönem düşüncesine kapsamlı bir bakış sunuyor. Heidegger’in çocukları, Derrida, Gadamer ve Ricoeur üzerindeki devam eden etkisinin ana hatlarını çiziyor. Teorinin sınırları, varlığın ‘kapalı’ tarihi, sanat yapıtının kökeni, Kulübeyi inşası ve Nazizmle ilişkisi yanında, ekolojik düşünce ve ekoeleştiri üzerine de bir düşünüme dalıyor. 
Heidegger’in felsefesi insan özü için eve dönüş çağrısı, dünya ve birbirleriyle sömürücü olmayan bir ilişki etiği ve verili düşünce ve kurumları derinden kritik eden bir toplumsal eleştirinin temelidir. Varlığın hakikatinin açığa çıkarılmasının tek yolu ise ‘Varlığın Şiiri’ni yazmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b447e45c-c216-461d-82db-c327719da5cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Messi Hakkında Her Şey</image:title>
            <image:caption>Jordi Puntí, Mozart ve Picasso&apos;ya benzetilen bir futbolcunun
oyunundaki güzelliği, hırsı, dehayı ve takıntıyı
kelimelere döküyor.
 
 
Leo Messi on üç yaşında F.C. Barcelona&apos;ya katıldığından beri
futbolculuk boyutu büyüyerek tüm zamanların en iyisi hâline geldi.
Herkes Messi olmak istiyor, onun forması en çok satılan forma;
onun golleri, YouTube&apos;ta en çok izlenen video. Leo Messi bizi birçok
kez mutlu etti ve bu kitap da bu mutluluğu, tamamlama ve uzatma
girişimidir.
Rosario&apos;da bir çocukken attığı ilk gollerden serbest vuruşları
nasıl kullandığına, Cristiano Ronaldo ile rekabetinden Barça&apos;daki
takım arkadaşlarıyla ilişkisine, bireysel rekorları ve ödüllerinden
tarihi golleri tekrarlama kolaylığına kadar her bir bölümün merke-
zinde onun figürü yer alıyor.
Puntí eğlenceli, duygusal ve analitik düzyazısıyla bize Messi&apos;yi
izleme ayrıcalığını yeniden yaşatıyor. Herkesin aklında ise şu soru-
lar geliyor: Messi emekli olduğunda futbol nasıl olacak? Ve Mes-
si&apos;den sonra biz nasıl olacağız?

 
“Katalan edebiyatında bir mihenk taşı.”
−Vicenç Pagès Jordà, El Periódico
 

&quot;Hikâye yaratmak için mükemmel bir makine.&quot;
−Ignacio Martínez de Pisón</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e20b5d33-8e8a-41b3-9094-081bc17e72e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gemi</image:title>
            <image:caption>“Bu gemiye dünyanın değişik ülkelerinden çocuklar alıp
onları iyi insanlar olarak yetiştirdikten sonra kendi doğdukları
topraklar dışında dünyanın herhangi bir yerine, tüm iklimlerde
ve her tür toprakta kolaylıkla yetişebilen meşe palamutları gibi
bırakacağız. Onlardan, bırakıldıkları yerlerdeki iyi insanların
sayısını çoğaltmalarını bekleyeceğiz. Bu, süt mayalamak gibi...
Çocukları daha birkaç aylıkken gemiye almaya ve onları
bırakacağımız topraklarda yetişmiş, eğitimli, aydın, şefkatli
kadınların anneliği rehberliğinde üç yaşına kadar sevgi dolu
ve doygun şekilde büyütmeye, sonra da anaokulu, ilkokul,
ortaokul, lise ve üniversite eğitim süreçleri içinde gelişimlerini
sağlamaya karar verdik. Bunların hepsi ama hepsi aynı geminin içinde...”
 
Dünya denizlerinde dolanan bu geminin içinde büyüdü
Oğuz. Vakti geldiğinde bırakıldığı İstanbul şehri artık
olağanüstü gökdelenlerle çevrili bir tarih müzesiydi
neredeyse... Yollarda yürümeyi, yürürken ıslık çalmayı sevdi
ama en çok zihninde dolanan o melodinin sesini aradı,
 
“Susun garip kuşlar ötmeyin susun, yetimler güzeli yavrum
uyusun...”
 
Kucağında büyüdüğü uzun saçlı kadın ve onun gölgesinde
gizlendiğini zannettiği geçmişi oralarda bir yerdeydi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f4bbd00-2b6c-467d-ab4c-2d4fb98eb3a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokço&apos;da Kış</image:title>
            <image:caption>Güney ve Kuzey Kore arasındaki sınırda yer alan, kışın pek de bir cazibesi olmayan, soğuğun her şeyi yavaşlattığı liman kenti Sokço’ya Normandiyalı bir yabancı ayak basar. Köhne bir pansiyona yerleşir ve orada genç bir kadınla tanışır. Genç kadın Seul’daki eğitimini tamamlayıp memleketi Sokço’ya dönmüş, sonra da bu pansiyonda çalışmaya başlamıştır. Böylelikle, parçalanmış kimliklerin, siyasetin güdümlediği kafa karışıklıklarının ve toplumca dayatılan güzellik standartlarının yol açtığı huzursuzlukların ortasında, farklı kültürlere sahip bu iki insan arasında risklerle dolu güçlü bir ilişki gelişir. 
 
İlk romanı Sokço’da Kış’la 2016’da Robert Walser, 2021’de ise çeviri eser dalında Amerikan Ulusal Kitap Ödülü’nü kazanarak edebiyat dünyasına kayda değer bir giriş yapan Dusapin, hikâyesini klişelere başvurmaksızın, zeki olduğu kadar bağımsız bir kadının gözünden anlatıyor. 
 
 “İncelikli ve şiirsel bir ilk roman.” 
Le Monde 
 
 “Marguerite Duras’tan beri böyle bir sesle karşılaşmadım.  
 Muhteşem.” 
ELLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9ce768b-f48f-4ad2-8c41-8a7234df26d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastalıkla Savaş - Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/750543ed-b9ba-4d25-ad52-f6d5ddb8e31a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses - Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42145fd7-cef5-497a-a9c6-53f793f92393.jpg</image:loc>
            <image:title>Descartes - Gerçeği Arayan Her Şeyden Kuşku Duymalıdır</image:title>
            <image:caption>İster uyanık ister uykuda olalım, bizi ikna edecek tek şey yalnızca aklımızın apaçıklığıdır. 
 
René Descartes, bir düşünce gezgini olarak, hazır bulduğu hiçbir fikirle yetinmeyip, düşüncenin emin beldesine doğru adım atmaya cesaret edebilen büyük bir deha, Batı felsefesini etkileyen en büyük filozoflardan biridir. O, ortaçağ düşünce dünyasının hâkimiyetinin azalıp, modern düşüncenin gelişmeye başladığı bir dönemin şafağında durur. 
Düşünüyorum öyleyse varım önermesi her şeyden önce insanın kendi varlığını kendinde temellendirebileceği bir dünyayı çağırır. Tüm düşünce içeriklerimizin, bilgilerimizin, inançlarımızın hakiki kılınması, yaşadığı dönemde Descartes’ın çabası olduğu kadar bugün modern bir yaşantı içerisinde olma ideali taşıyan her insanın da çabası olmalıdır. Bu kitap böyle bir çaba içerisinde olan bir düşüncenin, eş deyişle Descartes’ın düşüncesinin ve eğer gönüllüysek bizim de atılacağımız bu çabanın serüvenidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e652b9ac-6956-4e8d-b7a0-5ee2d9fe2310.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Yaşam Döngüleri - Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9cc1b46-41e3-48f3-ae50-591b922bbe41.jpg</image:loc>
            <image:title>İntihar Ormanı</image:title>
            <image:caption>“ŞİMDİ ANİDEN ÖLSEM OTOPSİ RAPORUMDA BİNLERCE CÜMLE ÇIKAR, SÖYLEMEYİP İÇİME ATTIĞIM. SUSMAK DA BİR ÇEŞİT İNTİHARMIŞ MEĞER.” 
 
Düşüncesine dahi katlanamayıp başına gelirse öleceğini sandığı her şeye alışıyor insan. Dayanamam dediğin ne varsa ayağına yarım numara küçük bir ayakkabıyla uzun mesafe yürümek kadar canını acıtıyor en fazla. Ölümün en onursuz şekli belki de acıya alışmak. Acıya direnmekten bahsetmiyorum. Direnmek, acının varlığını kabullenmeyi gerektirir. Oysa alıştığın şeyin varlığını da kanıksarsın. Mücadele yoktur direnmekteki gibi. Boyun eğersin. 
 
Hatta bir zaman gelir, varlığını umursamazsın bile. Ben bu acıya alışmak yerine kıvranarak ölmeyi dilerdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2e3144e-4e3e-4204-b77b-64684f2a4db3.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji - Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ed05ae-32a3-4dd2-874e-43d9f0efe50e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer... Serisi (6 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>(Eğer Bir Fareciğe Kurabiye Verirsen - Eğer Bir Kediciğe Kek Verirsen - Eğer Bir Köpekçiğe Çörek Verirsen - Eğer Bir Geyikçiğe Top Kek Verirsen - Eğer Bir Domuzcuğa Parti Verirsen - Eğer Bir Fareciği Okula Götürürsen)
Eğer Serisi Seti-6 Kitap Takım Kitap Açıklamasıu sette The New York Times çok satanlar unvanlı, çocuk kitabı alanında çok sayıda ödül kazanan, TV için animasyon dizisi yapılan, birçok dile çevrilen, dünyanın en çok sevilen resimli kitap serilerinden olan &quot;Eğer...&quot; serisinin altı kitabını birlikte sunuyoruz. Set içindeki kitaplar: Eğer Bir Fareciğe Kurabiye Verirsen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e0c08a-a800-4397-924d-7b852cb0d1f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız’da Yalnız Bir Sultan II. Abdülhamid Han</image:title>
            <image:caption>Üstünden onlarca yıl geçmesine rağmen II. Abdülhamid’in önemi her geçen gün artmaktadır. O döneme dair değerli olduğu kadar tartışmalı konuların açıklığa kavuşması bir hayli kıymetli. Bilhassa da birçok kişinin doğru bildiği yanlışlar! “Tahttan indirilmeseydi Birinci Dünya Savaşı çıkmazdı” denen Abdülhamid’i iyi öğrenmek ve anlatmak hepimizin boynunun borcu. 
 
• Abdülhamid Rusya’ya ve Fransa’ya yönelik nasıl tutum sergiledi? 
• İstihbaratı için İngiltere’de bir futbol takımı kurdu mu? 
• Abdülhamid alkol kullandı mı? 
• Osmanlı’da ilk rakı fabrikasını Abdülhamid mi yaptırdı? 
• Siyonizm’in kurucusu Theodor Herzl ile nasıl tanıştı? 
 
Gazeteci Uğur Korkmaz, merak edilen birçok tartışmalı sorunun cevabını YILDIZ’DA YALNIZ BİR SULTAN II. ABDÜLHAMİD HAN kitabında tüm detaylarıyla inceledi. 
 
“Yıldız’da Yalnız Bir Sultan II. Abdülhamid Han, sevgili Uğur Korkmaz’ın güzel sorularını, değerli tarihçi Vahdettin Engin’in cevapladığı önemli bir eser oldu. Bu eseri vücuda getirdiği için kıymetli işlere imza atan sevgili Uğur Korkmaz’ı tebrik eder, okurlara şiddetle tavsiye ederim.” 
 – Prof. Dr. Nurhan Atasoy 
“Alanın en yetkin tarihçilerinden Prof. Dr. Vahdettin Engin’e sorduğu damardan sorularla sistematik olarak pek çok meseleyi öne çıkaran değerli gazeteci Uğur Korkmaz tarafından hazırlanan bu kitabı entelektüel birikimlerini geliştirmek isteyenlere hararetle tavsiye ederim.” 
– Prof. Dr. Feridun M. Emecen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddaf0c03-f87c-4e33-8f35-bb639a27420f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Yaptığım çalışmayla bir canavar yaratma yöntemi geliştirdim. O doğadışı varlık ise işimi ve değer verdiğim kişileri yok etti. Özümde masum olduğuma kendimi inandırmam boşuna. Benimkisi bir haddini aşma suçu.” 
Yayın hayatına 1920’li yıllarda ABD’de başlayan ve H. P. Lovecraft, Clark Ashton Smith, Robert Bloch ve Ray Bradbury gibi yazarların kariyerinde önemli bir yer kaplayan Weird Tales (Tuhaf Öyküler) dergisi, korku edebiyatı ve fantastik kurgu alanında etkileri günümüze kadar uzanan bir geleneğin beşiği oldu. Derginin ilk dönemlerinden seçme eserlerin bir araya geldiği bu antolojide Bram Stoker, O Henry, Abraham Merritt, Anthony M. Rud, Henry S. Whitehead ve Robert E. Howard imzalı, halk inanışları, büyü, vahşi doğa ve yaratıklar gibi birçok temayı barındırıan öykülere korku yazarı Galip Dursun’un ufuk açıcı önsözü eşlik ediyor. 
 
“Weird Tales, tüm fantastik edebiyat dergileri içinde en önemli ve etkili olanıdır.” 
Robert Weinberg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5a2f84-8332-4ad8-8481-7e65beebceb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Ork - 2</image:title>
            <image:caption>Güzelork baba oldu. Büyük mutluluk! Küçük Orkideya, kocaman masmavi gözleri, örgülü sarı saçları ve melek gibi yüzüyle tam bir mucize. Geğirtileriyle binanın duvarlarını titretmesi, her şeyi hapur hupur yemesi ve okulda tam bir ork gibi azması hariç! Büyükbaba Orkeste onunla ve bu huylarıyla gurur duyuyor. Güzelork ise büyükbabayı Orkideya’dan uzak tutmayı tercih ediyor. Orkideya’yı insanların yaşadığı bir şehirde iyi bir çocuk olarak yetiştirmek istiyor. Ama ufaklık ortadan kaybolunca her şey değişiveriyor. Orkideya evden mi kaçtı? Kaçırıldı mı? Bir an önce harekete geçmek gerekiyor. Acaba bu kez Güzelork içindeki orku ortaya çıkarabilircek mi? Kim bilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ffddd93-bd45-4805-b325-1d8bca91e514.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulutçelen Kuşları</image:title>
            <image:caption>Kendilerini bukalemunlar gibi gizleyen Bulutçelen Kuşları, bulutların yanında uçarlarsa beyaz, şehre yaklaşırlarsa renk renk olurlar. Onları görmek öyle kolay değildir. Günün birinde göç ettikleri şehirde kuşların yuva yapması yasaklanır. Ağaçlardan tüm kuş yuvaları kaldırılacaktır. Bulutçelenler de başka bir yere göç eder ancak arkalarında bir yumurta bırakırlar. 
Selmira, Adnan ve Minik Adam yumurtayı koruyabilecekler mi? Yumurtadan çıkan yavru ailesiyle bir daha buluşabilecek mi? 


Yaşamı her canlı için savunmak üzerine gönülleri çelecek bir hikaye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21f45960-6557-4adb-9442-552048e10464.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Etnografi İlkeler, Yaklaşımlar, Teknikler</image:title>
            <image:caption>Dijital sahaların her geçen gün genişlediği son yıllarda bu alanların araştırılmasına duyulan ihtiyaç artarken, yöntem konusunda yeni yaklaşımlar gündeme gelmekte ve enformasyon-zengin bu sahaların yoğun teknik repertuvarlarla incelenmesi araştırmacılara cazip gelmektedir. Bir taraftan nicel yöntemler ve araçlarda ortaya çıkan yeni olanaklar enformasyonun hızlı akışını yakalamaya çalışırken, diğer taraftan da bir hermenötik geliştirebilmek ve sosyal fenomenleri derinlemesine inceleyebilmek için nitel araştırma yöntemlerinin geçmişte hiç olmadığı kadar yaygınlaştığı görülmektedir. 
Dijital etnografi yöntemi üzerine gerçekleşen bu çalışmanın analitiği, etnografiyi ve dijital etnografiyi kendi doğaları gereği “kavramsal” ve “yöntemsel” olarak ikiye ayırarak inceleme üzerine kuruludur. Dijital etnografiden önce ilk bölümde özet olarak etnografi ele alınmakta, böylece dijital etnografinin teorik ve yöntemsel bakış açısını belirleyen metodolojik ve kavramsal dönüşümün temelleriyle geleneksel etnografi karşılaştırması mümkün olabilmektedir. İkinci bölümde ise dijital etnografinin de içinde bulunduğu internet çalışmaları ve bilgisayar dolayımlı iletişim çatısı altında araştırma metodolojisinin kavramsal ve metodolojik unsurları ele alınmakta, interneti bir fenomen veya saha olarak inceleyen yaklaşımlara yönelik bir bakış oluşturulmaya çalışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca50a2f1-b374-4500-8b43-f40c38937f6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökler Konuşuyor - Hakikat Portalı 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Her “BİR”imiz, Sonsuz Olasılıklar İçeren Kozmos Kuantum Enerji Alanının Sonsuz Okyanusunda Kendi Realitelerimizin  YARATICILARI Olan “BİLİNÇ”leriz... İçinde Bulunduğunuz Bu 3. Boyut Sanal Simülasyon Oyununda Kullandığınız Avatarlarınızın/Bedenlerinizin DNA’larındaki Sarmallarda Kodlanmış Olan Sınırsız Potansiyelinizin Kilidini Açmanın ARTIK ZAMANI GELDİ! Sana Tüm Öğretilenleri, Duyduklarını, Bildiklerini ve Doğru Olarak Kabul Ettiklerini TAMAMEN UNUT! Tüm Maddesel ve Zihinsel Kabullerini TERK ETMEYE HAZIRLAN! En İnanılmaz Olanı Algılamaya ve İdrak Etmeye HAZIR OL!... “HAKİKAT Portalı”nın Bilgi Akışıyla Sınırlarını ve  Dogmalarını Aş ve Bildiğini Sandığın “SEN”in ÖTESİNE GEÇ!... Seni Sınırlayan Tüm Kalıplarının, İnançlarının ve Zihninin ÖTESİNE… Orada “SEN”i Bekleyen İLAHİ Bir MUCİZE VAR!... Orada, “O”ndan/ANAKAYNAK’tan CAN Olan Gerçek “SEN”i Bulacaksın!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b562bb39-ed92-4cd2-b404-99f7f3c4bc7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>“Beyaz Diş, sevginin ne olduğunun bilincinde olmasa da kendisi de bu değişimi fark etmeye başladı. Varoluşunda bir boşluk yaratarak belli ediyordu kendini. Acıkan, sızlayan ve özlem duyan bir boşluktu bu. Doldurulmak için feryat ediyordu. Canını acıtan ve rahatsız eden bir duyguydu ve sadece tanrının varlığına temas edince dinmesi mümkün oluyordu. Böyle anlarda sevgi onun için bir keyfe, dizginlenmeyen nefes kesici bir tatmin duygusuna dönüşüyordu. Fakat tanrısından uzak kaldığında acıyı ve rahatsızlığı yeniden hissediyordu; içindeki boşluk nüksediyor, ıssızlığıyla onu köşeye sıkıştırıyor ve açlığı büyüdükçe büyüyordu.” 
 
Jack London bu eşsiz eserinde, hayvanların kendi dünyalarına ve insanlara nasıl baktıklarını bir köpek ve kurt kırması olan Beyaz Diş’in gözünden anlatıyor. Beyaz Diş’in vahşi doğada başlayan hikâyesi, tanrı olarak adlandırdığı insan-hayvanlarla karşılaşmasından sonra değişik bir yol alıyor. Roman, vahşi hayvanların ve insanların farklı derecelerdeki şiddet dolu dünyalarını incelerken ahlak, kefaret ve sevgi gibi kavramlara değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9462450e-a602-4f34-951f-85bce41405bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Şato</image:title>
            <image:caption>Kafka’nın 1922’de yarım bıraktığı ve ancak ölümünden iki yıl sonra, 1926’da yayımlanan Şato, hiçbir zaman şatoya kabul edilmeyen, köyde de kabul görmeyen ama yine de evine dönemeyen kadastrocu K.’nın şatoya girebilmek için esrarengiz bir otoriteyle giriştiği amansız ve sonuçsuz mücadelesinin unutulmaz öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25ef0239-d9f3-45bc-bb45-8f3a91c7f3c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesör</image:title>
            <image:caption>Profesör, Charlotte Brontë’nin Jane Eyre’den önce yazdığı ilk romanıdır. Ancak yayıncılar tarafından reddedildiği için ilk kez ölümünden sonra 1857’de, kocası Arthur Bell Nicholls’un ön sözüyle yayımlanabilmiştir. 
 
Roman, William Crimsworth adlı genç bir İngiliz beyefendisinin, Brüksel’deki bir kız okulunda öğretmen olmasının ardından yaşadığı olayları ele alır. Hikâye aynı zamanda, Brontë’nin Brüksel’de, Constantin Héger’in kız okulunda öğrenci ve öğretmen olarak yaşadığı deneyimlere dayanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c353aeea-e64e-4905-9c19-0ac49aa07c27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sitem Taşları</image:title>
            <image:caption>Yabancılaşmadan çürümeye doğru kanatlanmış bir çağ düştü payımıza. Eskiden kendimizi sevdiğimiz bir yalnızlığımız vardı. Artık kendimizi de sevmediğimiz bir yalnızlığımız var. Sadece korku soluk alıyor evlerimizde. Önce de söyledim, bir gün hepimiz bir taş masalına döneceğiz. Tüm bu yıkıma karşı, zavallı insanın tek bir varoluş olanağı var, hemen yanı başındaki öteki yalnız. Ben, insanın acısını insan alır demeye devam edeceğim. 
* 
Kalabalıktan, ona inanmaya başlamışsak korkmamız gerekir. Kalabalık kördür. Dili yoktur. Şakı söyleyemez. Yazmayı bilmez. Güzelliği küçümser. 
* 
Şükrü Erbaş’ın 2019-2022 yılları arasında yayınlanmış yazılarından ve iki şiirinden oluşan Sitem Taşları artık okuruna emanet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9c9cf6-1ae8-4cdc-9d9b-870739f73072.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangar Muhabbetleri</image:title>
            <image:caption>E.Emniyet Müdürü Bülent Kılıçtepe yıllar önce yazdığım ‘Devletin Derinliklerinde’, ‘Kırmızı Klasör’ kitaplarımda kendisinden bahsettiğim, KRT televizyonunda ‘Sisler Bulvarı’ isimli programımda uyuşturucu üzerine canlı yayın yaptığım eski bir arkadaşımdır. Mesleki konuda memlekete önemli faydaları dokunan, ilkeli ve düzgün bir polis olarak tanıdım. Özellikle Narkotik olaylarla ilgili çalışmaklarında önemli bir duruş gösterdiğine şahitlik ettim.
Çocukluk hayalini gerçekleştirip mesleğiyle eş zamanlı olarak pilot olmayı da başardı. Sonsuz maviliklerin derinliklerinde uçarken yıllarca biriktirdiklerini, bilgi ve deneyimlerini paylaşmak istemiş. ‘Hangar Muhabbetleri’ bu deneyimleri paylaşma isteğinden çıkmış.
Havacılık meraklıları için kendisinin ve pilot arkadaşlarının başından geçen olayları bazen komik bazen düşündürücü, bazen de trajik bir şekilde kaleme almış. Hangar Muhabbetleri, havacılık mesleğine ilgi duyan gençlere hem teknik hem de yaşanmış olaylarla örnekler veren, yol gösterici bir eser olarak ortaya çıktı.
Beğenerek okuyacağınızı umuyorum.
Saygı Öztürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10518350-0e8e-4097-a0fe-7e1b9bfffcc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Halden Alınma</image:title>
            <image:caption>Başımın ağrılı yerlerinde Yüksek rakımlı şarkılar geziniyor Gece karanlık, su bulanık, kuyu derin Halden alınıyor herkes Tüm kötü anılar boğazdan kendini batırarak geçiyor Herkesin birbirine patika olduğu yerlerde Kayıt dışı yanlarımıza dolgun ücretle Daha derin kuyular aranıyor tabelalarda Akşam pazarlarında ucuzluyor giderayak Her halimiz Halden alındık çok fena alındık biz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f97b0971-b5e9-4982-b9a7-51ea66e84ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Nila</image:title>
            <image:caption>Gözlerini ilk açtığında öğreniyor insan sevilmeyi ve sonra sevmeyi bilmeyenlerin dünyasında küle dönmeyi. Güzel sevmenin şefkatiyle sarılan kalplerin, sahip olmak için sevenlerin elinde hırpalananan yürekleri. İki kuşak, iki farklı yaşam… Hayat üzerine düşeni yapmış ve savurmuşken dört bir yana, sevgiyle ayakla kalabilmiş, yakasına yapışmışlardı mutluluğun. Hiç umulmayanlar gelip kapılarını çaldığında, sevmeyi ve sevilmeyi bilmenin gururuyla sarıldılar birbirlerine. Birlikte yürüenin gücüyle yol aldılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e1ca127-490c-42da-84ce-cfc9e24ac7c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğleden Sonra Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>“Gayriihtiyari bir hareketle teleskobu pencereye yöneltti. Tam o anda elindeki havaya kalkmış bıçağı yataktaki çıplak bir kadına saplayan bir adam gördü. Adamın yüzü teleskopun merceğini bütünüyle kaplamıştı. İri kafalı, siyah saçlı, sakallı bıyıklı bir adamdı. Gözleri birbirine yakın ve koyu renkli olan adamın yanağında derin bir yara izi vardı. Üzerine siyah bir tişört, altına da mavi kot bir pantolon giymişti. Adam elindeki bıçağı yeniden saplamak üzereyken birden bakışlarını kendisine yöneltilmiş olan teleskoba çevirdi. Birisi onu izliyordu ve kadını öldürdüğünü görmüştü...” ”Öykünün başlığından da anlayacağınız üzere benim adım Hayalet! Ben artık maalesef bu dünyada yaşamıyorum. Ölüyüm. Ama kendi isteğimle, kazayla ya da herhangi bir hastalık sonucu falan ölmedim, resmen öldürüldüm; diğer deyişle bir cinayete kurban gittim. Ne yazık ki katilimi görme fırsatım olmadı, ancak kimin öldürdüğünü tahmin ediyorum. Benim adım polis dilinde “maktul” oluyor. Yıllarca maktullerin öykülerini yazdıktan sonra onların durumuna düşmek oldukça ironik bir durum. Ama yapacak bir şey yok, çünkü hayat dediğimiz şey böyle sürprizlerle dolu.” « Öğleden Sonra Cinayetleri » adlı kitabında Önay Yılmaz, okuyucularının karşısına bu kez birbirinden ilginç dokuz polisiye öyküyle çıkıyor. Yılmaz, «Sugegasa», «Yerli Baldwin Olayı », « Ambrosia », « Gemideki Ölümler », « Sivri Bir İpucu », «Dut Reçeli», «Teleskoptaki Yüz », « Benim Adım Hayalet », « Doğuştan Katil » adlı öyküleriyle, romanlarındaki gibi ters köşe yapmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8201a6e9-4911-48a3-979f-d5b8cd79c801.jpg</image:loc>
            <image:title>Misafir</image:title>
            <image:caption>Çok bekledim.
Yıllarca dua ettim.
Tam bitti unuttum derken aniden sen çıkıp geldin.
Gidişin nasıl zamansız olduysa gelişin de öyle zamansız oldu.
Hazır mıydım?
Seni görmeye, duymaya, tanımaya, hazır mıydım?
Yaptıklarını bile bile seninle aynı evde kalmaya
sana olan nefretimi kusmaya
içimi dökmeye sımsıkı sarılmaya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea5c792c-61e4-49f5-8c38-3513f32a2813.jpg</image:loc>
            <image:title>Birtakım Cinayetler</image:title>
            <image:caption>Birtakım Cinayetler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4964448e-0032-4fd1-b57d-a51f7b04bf50.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğin İki Yüzü</image:title>
            <image:caption>O an bir kelebek kanat çırptı mı bilinmez ama çok uzaklarda bir kasırga kopmak üzereydi. Kelebek etkisi gerçekleşecek, bir kadının masumca verdiğini düşündüğü bir karar öngörülmez sonuçlar doğuracaktı. Hayalî her bir kanat çırpış büyük bir sarsıntıya sebep olurken, kayıplar yaşanacak, hayalle gerçek karışacak, yirmi beş yıllık vicdan azabının reçetesi bir ölüm olacak, sarsılmaz denilen temeller yerinden oynayacaktı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57eceaf3-e991-4c09-8cb2-1fc7d39b378d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayeleştidiklerim</image:title>
            <image:caption>Hikayeleştidiklerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d3311d9-dffd-4bac-8d3d-0ff2b3a1a900.jpg</image:loc>
            <image:title>Interculturality In English Language Learning And Teaching</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fa4422-035c-4c4d-8062-e8fcaf6d389e.jpg</image:loc>
            <image:title>Adguk Öğretisi</image:title>
            <image:caption>GAKGUK’a karşı ADGUK 
Türkiye’de din algısının, törenin lakaytlaştığı, kafaların hem sözde dindarlar hem de ateistlerce karıştırıldığı, bazı değerlere bilgisizlerin tam bir nefret buhranı yaşattığı, algılattığı şu dönemde; bazı bilgilere, bazı değerlere bir de bu gözle bakılması, değerlendirilmesi için; kalemimi yayıma ok yaptım, atıyorum bu karanlığa, karanlık akla... Ve davet ediyorum tüm Balaları bu cenge. Karanlığa ışık olacak yorumları ile şimdilik GAKGUK’a karşı ADGUK.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eec44502-bf81-4a70-9be8-90d2eb2b2c86.jpg</image:loc>
            <image:title>05:00 Efsanelerin Uyuduğu ya da Uyandığı Saat</image:title>
            <image:caption>Dünyɑdɑki en zengin yer ɑltın mɑdenleri değildir. Elmɑs mɑdenleride değildir. Dünyɑdɑki  en zengin yer mezɑrlıklɑrdır. Çünkü mezɑrlıklɑrdɑ aslɑ gerçekleşmemiş hɑyɑller ve fikirler  yɑtɑr. Hɑngi nedenle olursɑ olsun hɑyɑllerini ve ɑmɑçlɑrını tɑkip etmelerine neden olɑn  engellere tɑkılmışlɑrdır. Hedefleriniz yol hɑritɑsı gibidir. Yürürken size rehberlik eder. Hɑyɑtınızın fırsɑtlɑrını size gösterir. Pek çoğumuz hɑyɑllerimizi yɑşɑmıyoruz çünkü korkulɑrımızı yɑşɑmɑklɑ meşgulüz. Bɑşkɑsının sizin hɑkkınızdɑki düşüncesi sizin gerçeğiniz olmɑsın. Hɑyɑllerinin peşinden koşɑnlɑr,ɑç olɑn insɑnlɑrdır. Hɑyɑttɑ ne istediğimizin değil, kim olduğumuzun kɑrşılığını ɑlırız. Yüceliğe yɑptığınız yolculuğunuzɑ her zɑmɑn konsɑntre olmɑlısınız ‘’Zamana bir kere hakim oldunuz mu, insanların bir yıl içinde yapabileceklerini gözlerinde ne kadar büyüttüğünü, buna karşılık on yıl içinde yapabileceklerini nasıl da azımsadıklarını anlayacaksınız.’’   Metin Baytok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65a0c693-3a5a-408f-a813-892a0f46ae79.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Komedya - Araf</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en büyük edebiyat eserlerinden biri olarak kabul edilen İlahi Komedya, (İtalyanca adı La Divina Commedia), Dante tarafından 1308-21 yılları arasında orijinal adı La Commedia olarak İtalyanca yazılmış uzun epik şiiridir. Her biri 33 kantodan oluşan üç ana bölüme - Inferno (Cehennem), Purgatorio (Araf) ve Paradiso (Cennet) -  ayrılmış olan eser, Dante&apos;nin karanlıktan ve hatadan ilahi ışığın vahyine doğru yaptığı yolculuğun izini sürer ve Tanrı&apos;nın Beatific Vision&apos;ı ile doruğa ulaşır. Dante&apos;nin 1300 yılının ilkbaharında Kutsal Cuma&apos;dan önceki geceden Paskalya&apos;dan sonraki Çarşamba gününe kadar süren üç ölüler diyarındaki yolculuğunu anlatır. Romalı şair Virgil ona Cehennem ve Araf&apos;ta rehberlik eder; Dante&apos;nin o zamanlar moda olan saraylı aşk geleneği tarzında uzaktan hayranlık duyduğu Floransalı Beatrice ise ona Cennet&apos;te yol gösterir.  İlahi Komedya’nın ikinci bölümü olan Araf’ta cehennemin derinliklerinden kurtulan Dante ve Virgil’in, yeraltından dünyanın öbür ucundaki Araf Dağı&apos;na çıkışları anlatır. Dağ, Güney Yarımküre&apos;deki tek kara parçası olan ve Şeytan&apos;ın düşüşünün Cehennem&apos;i yaratmasıyla ortaya çıkan kayaların yer değiştirmesiyle oluşan bir adadadır. Dağın yedi ölümcül günaha ya da &quot;günahkârlığın yedi köküne&quot; karşılık gelen yedi terası vardır. Buradaki günah sınıflandırması Inferno&apos;dakinden daha psikolojiktir, eylemlerden ziyade güdülere dayanır. Ayrıca klasik kaynaklardan ziyade Hıristiyan teolojisinden alınmıştır. Bununla birlikte, Dante&apos;nin günah ve erdemle ilgili açıklayıcı örnekleri klasik kaynakların yanı sıra İncil ve çağdaş olaylardan da yararlanır. İlahi Komedya boyunca bir tema olan aşk, Araf Dağı&apos;ndaki günahın çerçevelenmesi için özellikle önemlidir. Purgatorio alegorik olarak Hıristiyan yaşamını temsil eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87560bad-acce-4371-b607-752c8d366bb7.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Komedya - Cennet</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en büyük edebiyat eserlerinden biri olarak kabul edilen İlahi Komedya, (İtalyanca adı La Divina Commedia), Dante tarafından 1308-21 yılları arasında orijinal adı La Commedia olarak İtalyanca yazılmış uzun epik şiiridir. Her biri 33 kantodan oluşan üç ana bölüme - Inferno (Cehennem), Purgatorio (Araf) ve Paradiso (Cennet) –  ayrılmış olan eser, Dante&apos;nin karanlıktan ve hatadan ilahi ışığın vahyine doğru yaptığı yolculuğun izini sürer ve Tanrı&apos;nın Beatific Vision&apos;ı ile doruğa ulaşır. Dante&apos;nin 1300 yılının ilkbaharında Kutsal Cuma&apos;dan önceki geceden Paskalya&apos;dan sonraki Çarşamba gününe kadar süren üç ölüler diyarındaki yolculuğunu anlatır. Romalı şair Virgil ona Cehennem ve Araf&apos;ta rehberlik eder; Dante&apos;nin o zamanlar moda olan saraylı aşk geleneği tarzında uzaktan hayranlık duyduğu Floransalı Beatrice ise ona Cennet&apos;te yol gösterir. Elinizdeki kitap, Dante&apos;nin Cennet&apos;e yaptığı yolculuğun öyküsüdür. İlk yükselişten sonra Beatrice, Dante&apos;ye Cennet&apos;in dokuz göksel küresi boyunca rehberlik eder. Cennetin en alttaki yedi küresi yalnızca temel erdemler olan Sağduyu, Metanet, Adalet ve Ölçülülük ile ilgilidir. İlk üç küre temel erdemlerden birinin eksikliğini içerir - Ay Tanrı&apos;ya verdikleri yemin ay gibi solan ve bu nedenle metanetten yoksun olan tutarsızları; Merkür şan için erdemli olan ve bu nedenle adaletten yoksun olan hırslıları ve Venüs sevgileri Tanrı&apos;dan başkasına yönelen ve bu nedenle Temperance&apos;dan yoksun olan âşıkları içerir. Sonuç olarak Paradiso, Inferno ve Purgatorio&apos;dan daha teolojik bir yapıya sahiptir. İlahi Komedya Dante&apos;nin Üçlü Tanrı&apos;yı görmesiyle sona erer. İfade edemediği bir anlayış parıltısı içinde, Dante sonunda Mesih&apos;in tanrısallığının ve insanlığının gizemini anlar ve ruhu Tanrı&apos;nın sevgisiyle hizalanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8c9cebb-8bb2-4146-8a0e-25dcce64ac46.jpg</image:loc>
            <image:title>Bırak Üzülsünler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin Ege kıyılarında büyüyen ve denizi çok seven Özge, ailesi ve toplumun geri kalanının öngörülebilir beklentilerinin aksine, macera dolu bir yaşamın düşlerini kurdu. Babası, Özge’nin de ablası gibi mühendis olmasını istiyordu. Yaşadığı ülkede laiklik ve muhafazakârlık arasında derin bir uçurum vardı. Bütün bu yaygaranın ortasında, Özge, bildiğini okumaya karar verdi. Jacques Cousteau gibi bir dalgıç olabilecek miydi? Bir tiyatro oyuncusu? Kendisi de dahil herkesi mutlu edebilmek mümkün müydü? 
 
Bu şaşırtıcı ve komik grafik anı kitabında Özge, hikâyesini yaratıcı kolajlar ile deniz, siyaset, bilim ve dostluk temalarını kullanarak ustaca dokuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7f6988-43e3-46d7-ba5a-615a7a459586.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırlangıç Baharı</image:title>
            <image:caption>Yeşil Göl’ün başına gelenler bir kader miydi, yoksa bütün bunlara göz yumduğumuz için bütün suç bizde miydi? Yeşil Göl sözde muhtaç olduğu medeniyet seviyesine, çağdaşlığa, demokrasiye doğru yol alırken şüphesiz ki bizler de yıllardır inşa ettiğimiz doğal hayatımızdan, insanlığımızdan farkında olmadan bir bir uzaklaşıyorduk. Sonradan bazılarımız bütün bu olanlara kader dedik, bazılarımız ise aptallığımıza yandık durduk.
Terör örgütü dini bir cemaate üye olmaktan yargılanan, eski bir bakan. Yargı süreci devam ederken kurtuluşu Yeşil Göl’e sığınmakta bulur. Tabii ruhundaki yok edicilik, diktatörlük, geçmişte edindiği siyasi tecrübelerle bir araya gelince içindeki canavar yeniden ortaya çıkacaktır. Yıkan, yok eden, parçalayan kurnaz bir diktatörün insanları ele geçirme çabasını ve her geçen gün biraz daha felakete sürüklenen Yeşil Göl’ün, yok edilmeye çalışılan eşsiz bir doğanın trajikomik öyküsünü ibretle okurken bütün bu kaos ortamının içinde yeşermeye çalışan bir aşk hikayesine de gıptayla tanıklık edeceksiniz. Ama hep diyorum ya bence Kırlangıç Baharı’nın en çok sonunu seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74f91773-2ad6-400c-9d47-a5955b2ac875.jpg</image:loc>
            <image:title>Pabuç Hikayesi (Bir 12 Eylül Romanı)</image:title>
            <image:caption>“Bu intikamla ilgili değil başkomiserim, asıl mesele dengeyi sağlamak.  Bir şey alan eninde sonunda bir şey verir.” Başkomiser Buğra Kayıgil bir iş hanının tavanına asılmış cesedin ardındaki izleri sürerken kendini 12 Eylül’ün karanlık dehlizlerinde bulur.  Soruşturma ilerledikçe hem ekibiyle birlikte büyük bir tehlikenin içine düşecek hem de kendi geçmişinin karanlık taraflarıyla yüzleşecektir. (Bir 12 Eylül Romanı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82aa3f18-a526-4e69-bcf1-c06a7c2b6724.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur ve Önyargı</image:title>
            <image:caption>Jane Austen&apos;ın Gurur ve Önyargı romanı, beş çocuklu bir ailenin, ebeveynlerinin ve aşk hayatlarının karmaşık ama bir o kadar da ilgi çekici hikâyesini anlatır. Roman boyunca öne çıkan en önemli mesele, beş çocuğun da kız olmasıdır. Çocuklar, rahat geleceklerini güvence altına almak için varlıklı genç erkeklerle evlenmek zorundadır.
Annelerine göre Elizabeth Bennet ve dört kız kardeşinin kocaya ihtiyacı vardır. Yakışıklı ve zengin bir bekâr olan Bay Bingley yakınlara taşındığında ve aynı derecede uygun arkadaşları ziyarete geldiğinde, Bayan Bennet&apos;ın umudu yükselir. Ancak Elizabeth, arkadaşlarından biri olan Bay Darcy&apos;yi kibirli ve kendini beğenmiş bulur ve Bay Bingley ile kız kardeşi Jane arasındaki ilişkiyi engellediğini öğrendiğinde onun hakkındaki düşünceleri daha da kötüleşir.
Romantizm, kalp kırıklığı ve hiciv, ilk izlenimlere göre karar vermenin ve kalbinin sesini dinlemeyecek kadar gururlu olmanın tehlikelerini göstermek için hikâye boyunca örülür.
Jane Austen&apos;ın ilk kez 1813 yılında yayımlanan ve 200 yılı aşkın bir süredir popüler bir İngiliz romanı olarak kalan bu keyifli komedisini zevkle okumanızı dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f80f805f-beae-426e-a340-e3d05dc62cc2.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Denen Meçhul</image:title>
            <image:caption>1912’de Nobel Ödülü almış olan Alexis Carrel’in İnsan Denen Meçhul (L&apos;Homme Ce Inconnu) adlı çok okunan ve tanınmış yapıtında, insanın neliğine ve gelecekte insanın nasıl olacağına dair sorulara cevaplar arıyor. Carrel, toplum üzerine görüşler ileri sürer. O inançsız, mekanikleşmiş insanı eleştirir. Carrel için insanın; bilgi, ahlak ve güzellikle yükselmesi önemlidir. Ancak bu yolla toplumların sağlıklı olacağına inanır. Şu sözleri Carrel hakkında okura fikir verecektir: “Başkalarının üzüntüsünü duymak, yetenekli insanlar arasında üzüntü ve hayat yükünü azaltmaya çalışan ahlâklı insanı meydana getirir. Her birimiz iyi, sıradan veya kötü olarak doğarız. Fakat zekâ gibi ahlâk duygusu da; eğitim, disiplin ve irade ile gelişebilir.
”İnsan Denen Meçhul, büyük bir bilim insanının ayrımcı ve tehlikeli ve günümüzde değersizliği görülmüş düşünceler içerse de, insana dair söyledikleriyle okunmaya değer bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d72ebec-012d-4e46-b3c4-07f5dedf1441.jpg</image:loc>
            <image:title>En Tatlı Kahraman Lavinya</image:title>
            <image:caption>En Tatlı Kahraman Lavinya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/371de2ed-d23c-482c-8099-f99946fdc109.jpg</image:loc>
            <image:title>Der Zug ins Ungewisse</image:title>
            <image:caption>„Bis zu diesem Moment konnte ich an nichts denken, meine Konzentration galt nur den Geräuschen des abfahrenden Zuges. Möglicherweise hatte ich den Namen Allahs eine Million Mal erwähnt. Möglicherweise hatte ich eine Million Mal Kerbela angefleht. Ehrfürchtig rezitierte ich die Verse vom Koran auswendig: „Mein Gott! Ich habe mich dir anvertraut, ich stecke in Schwierigkeiten.“ Ich sprach aus, was immer mir in den Sinn kam, ich flehte Gott an. Der Zug setzte sich langsam in Bewegung, der immer schneller wurde. Fünf Minuten vergingen, dann öffnete sich die Tür. Auf Arabisch schrien sie: „Huna polis, huna polis.“ Dabei klopften sie an die Bettkante.Bruder Hasan versuchte mir Angst zu machen. Aber ich wusste sofort, dass er es war, denn ich erkannte ihn an dem arabischen Dialekt seiner türkischen Aussprache. Dieses Mal begann er auf Arabisch zu brüllen: „Yallah yallah inzilo.“ Es bedeutete so viel wie: „Wir haben dich erwischt.“ Er schlug die Decke zurück, sah mich an, dann fragte er: „Was ist los mit dir, bist du tot?“ Jedoch war ich so verschwitzt, dass ich antwortete: „Gib mir ein Glas Wasser.“ Sofort brachte er mir eins, welches ich austrank. Plötzlich war mein Verlangen nach Wasser lassen verschwunden. Mein ganzer Körper war nass. „Du Glücklicher, wir sind auf dem syrischen Territorium. Kein Grund mehr zur Sorge ...“, beruhigte er mich. Dieses Werk wurde unter Verwendung der Memoiren von Ganim Authman geschrieben und mit seiner Erlaubnis veröffentlicht.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e6e3ddf-5ca5-484a-be36-9f386a3c38c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Kayıp Zamanın İzinde eserinin 1919 Goncourt ödüllü ikinci cildi Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde’de anlatıcı, çocukluktan ergenliğe geçişteki anılarını okurla paylaşıyor.  Kitabın ilk bölümü anlatıcının Swann ailesiyle ilişkisine odaklanırken, ikinci bölümü Paris’teki ilk aşkı Gilberte’den yavaş yavaş uzaklaşmasının ardından yaz tatili için  büyükannesiyle birlikte gittiği sahil kasabası Balbec’te tanıştığı yeni arkadaşlarına ve ileride hayatında büyük bir yer kaplayacak olan Albertine’e odaklanıyor.  &quot;Bu kızlardaki başlıca çekicilik, denize karşı açan gül tomurcuklarıyla aynı bölünmez ortaklıktı; onları tanımadığım zamanlarda, herhangi birini gördüğümde,  küçük çetenin çok uzakta olmadığını anlamamı sağlardı. Şimdi bile içlerinden birini görmek beni büyük bir sevincinin yanı sıra, tanımlayamayacağım bir  seviyeye kadar, diğerlerinin de onun peşinden geldiklerini görmenin ve o gün gelmeseler bile, gelenin diğerlerine benim sahilde olduğumu söyleyeceğini  bilmenin düşüncesi de bir sevinç oluşturuyordu içimde.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd1c003-8a32-4093-8b3e-b84331e42f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdullah Çatlı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kırk yıllık ömrüne, dört yüz yıllık icraat sığdırmış, yiğitler yiğidi, Büyük Ülkü Devi Abdullah Çatlı’nın dava ve vatan uğruna ‘efsanevi bir şekilde’ yaptıklarını anlatmaktadır. Ayrıca, benim ve bütün ailemizin dava uğruna ağabeyimle beraber yaşadıklarımıza ve çektiklerimize şahit olacaksınız.
Bu kitap, yıllarca yaşadığımız olaylar zincirinin, hatıralarımızın, birikimlerimizin ‘DAMITILARAK’ kağıda dökülmüş halidir.
Abdullah Çatlı’nın izlerini dünyanın birçok ülkesinde buluruz. Türk Milleti ve Türk Devleti düşmanlarına karşı nerede savaşan bir kılıç varsa o Abdullah Çatlı’dır.
“YETERİNCE DAĞLANSA DA YÜREĞİMİZ, ÇEKTİĞİMİZ ACILAR ŞEREFİMİZDİR”
• Alpaslan Türkeş ile Abdullah Çatlı nasıl ve ne şekilde görüşürlerdi?
• Devlet Bahçeli ve Abdullah Çatlı arasındaki diyalog nasıldı?
• Muhsin Yazıcıoğlu, ASALA konusunda Abdullah Çatlı’ya MHP mahkeme duruşmasında nasıl, kiminle ve ne şekilde mesaj göndermişti?
• Terörist Abdullah Öcalan ile Abdullah Çatlı’yı futbol oynarken gösteren ve Mesut Yılmaz ile Abdullah Çatlı’yı aynı fotoğraf karesine montajlayan kimdi, amacı ne idi?
• Abdullah Çatlı hangi Belediye Başkanının hayatını son anda ve nasıl kurtardı?
• Abdullah Çatlı, Mehmet Ali Ağca’yı yurtdışına nasıl kaçırdı?
• Devrimci Doğu Derneği Türkiye’den hangi bölgeyi koparmaya çalışıyordu? Abdullah Çatlı bu derneğin amacına ulaşmasına nasıl engel oldu?
• 7 TİP’li olayının olduğu gün Abdullah Çatlı neredeydi ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14de84d3-b21d-4af7-bfd0-3b53a1d4e317.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Ayaklanması - Devrimciler için Yazılan Şiirler</image:title>
            <image:caption>“ Bu kitap şiir seçkisi olarak kabul edilebilir. Türkiye devrim tarihi yazılırken şairleri hak ettikleri mertebeye çıkarmanın çabası olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda kitap ölen, öldürülen arkadaşlarımızı onlar için yazılan şiirler marifetiyle yâd etmemizi sağlayabilir. Şiir gibi yaşayanlar, onları şiirle uğurlayanlar teşekkürü hak ediyor; kitap teşekkür yerine geçebilir. 
Nikaragua devrimi “şairler devrimi” olarak da bilinir. Türkiye devrimi de böyledir bir bakıma. Orada “şairler” başarmış, burada devrim yenilgiye uğramış lakin çok güçlü şiirler yazılmıştır. Farkındayız, güçlü şiirlere sebep büyük yenilgilerdir.
Bilinir ki şairler, sadece yazmamış, sadece şiirleriyle var olmamıştır. Nâzım, Enver Gökçe, Hasan Hüseyin, Can Yücel ve daha niceleri şiirlerini hapiste, işkencede, sürgünde kaleme almıştır. Bu demektir ki şairler Türkiye devriminin bir parçasıdır. Tıpkı Bulgar şair Nikola Vaptsarov gibi.  Partizandır Vaptsarov. Antifaşist mücadelenin en sert günlerinde “toplar gürlerken müzik susmalıdır, artık şiir yazmayacağım” der ve yeni bir şiire başlar doğrularak: “Şimdi şiirin zamanı değil.” Adnan Yücel “çünkü tarihin en güzel yerinde son sözü hep direnenler söyler derken; Nâzım “ve bizden sonra gelenler demir parmaklıklardan değil asma bahçelerinden seyredecek bahar sabahlarını, yaz akşamlarını” diye yazarken Vaptsarov gibi yaşadıklarını ve hissettiklerini göstermişlerdir.
Tarih yazımı şairlere bırakılsa kavranması kolaylaşırdı hiç şüphesiz. Acılardan ve coşkulardan yola çıkılarak insan, insanı şekillendiren dönem çözümlenebilirdi. Bu nedenle seçkiyi bir bakıma tarih yazımı gibi değerlendiriyorum. Yaşam öyküleriyle şiirlerin buluşması en azından tarihe bir pencere açıyor. Biliyorum bu çalışma özelinde pencereden görünen, adanmış ömürler ve onların kaybının yol açtığı hüzün ve acının şiire dökülmüş halidir.”
İNÖNÜ ALPAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70e3b3d1-b873-4908-9c53-6c9fc9228212.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşümün Astrolojik Kodları 2023</image:title>
            <image:caption>Bahsetmekte olduğum gökyüzündeki seyirlerle desteklenen  bu köklü değişimin ilk tüyolarını veren 2023 yılının mesajlarına yer vererek, enerjiyi doğru yönlendirmenin yollarını sizlerle paylaşmak istedim. Astrolojik gelişmelere kulak verdiğimizde, doğum haritasındaki olumsuzlukları iyiye ve güzele dönüştürme konusunda nasıl iyi bir yol arkadaşı olduğunu farkedeceksiniz. Gezegenlerin yolculukları ile ay içerisindeki şanslı günler hakkında önemli bilgilerle, bu günlerin veriminden faydalanmanın ve daha iyi hissetmenin mümkün olduğunu sizlere aktarmaya çalışarak, kitabımda eksikliğini hissederek kavuşmayı arzuladıklarımızın hayatlarımıza karışması için gerekli yol haritası olan enerji çalışmalarına yer verdim. Sizler için 2023 yılı içerisinde gerçekleşecek güneş ve ay tutulmaları dönemlerinde uygulanacak ritüellere erişilebilen bir başucu kitabı olmasını amaçlamanın yanı sıra, her bir burcu 2023 yılında bekleyen gelişmeler ve burçların yatırım araçları da yer alıyor. Hiçbir zaman unutmayın ki, dönüşüm aslında içinizdeki güçte! Hadi şimdi gelin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f29e33c-8c82-4103-ab72-e7bbeef03b4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Yıl Armağanı</image:title>
            <image:caption>Asıl adı William Sydney Porter olan Amerikalı yazar eserlerinde O. Henry takma adını kullanır. O.Henry’nin “Yeni Yıl Armağanı” adlı harikulade öyküsünü gerçek yaşamdan bir olaydan mı esinlendi bilemiyoruz. Yaşamlarını ekonomik güçlüklerle idame ettiren sevgi dolu bir ailenin yılbaşı günü öyküsü ve etkileyici bir aşk hikâyesidir Yeni Yıl Armağanı. Birbirine çılgınlar gibi âşık, yoksul ama mutlu bir çift hikâyenin kahramanıdır; bu genç çiftin adları Della ile Jim’dir. Alımlı bir kadın Della’nın beline kadar inen gür saçları vardır. Kocası Jim’in eşinden sonra en kıymetli varlığı altın bir saattir. Noel yaklaşmakta ve bu çiftin birbirlerine armağan alacak parası yoktur. Jim, akşam eve geldiğinde eşine parlak ambalajlı bir kutu getirir. Della’nın da bir armağanı vardır. Merak ettiniz değil mi? Öyleyse bu harikulade öyküyü birlikte okuyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/922c6069-8973-4a46-80b0-f4d5fd176eec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Senden Nefret Etmiyor</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ teknolojisi şimdiden öngörülenin ötesine geçmeye başladı. Yine de yapay zekâyla ilgili asıl korkutucu olan şey yapay zekânın öz bilinç ve özgür irade geliştirerek bize karşı isyan etmesi değil, dünyayı ve insanlığı yok etmesi. Ne de olsa bizler yapay zekâ için yalnızca atomlardan ibaret olabiliriz! 
 
Ödüllü yazar Tom Chivers tarafından kaleme alınan ve The Times’ın “Yılın Bilim Kitapları” arasına seçilen Yapay Zekâ Senden Nefret Etmiyor, yapay zekâ ve riskleri hakkında gerçekçi bir tablo çiziyor. Bu konu üzerine eğilen LessWrong, “effective altruism” gibi toplulukların tarihi, üyeleri ve fikirleri hakkında önemli bilgiler aktaran Chivers, eleştirel rasyonalistlerin de önümüzdeki birkaç yıl içinde insanlığın geleceğine dair bize ne gibi içgörüler sağlayabileceklerine dair önemli bir analiz sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb8dd06-3226-4d99-90a2-a814e3743dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ömür Böyle Geçti - Sessiz Gemiyi Beklerken</image:title>
            <image:caption>Ağaoğlu, devrin önemli isimlerinin konuk edildiği, siyasi ve fikri gelişmelerin  tartışıldığı bir evde büyümüş, hayatı boyunca ailesiyle sıkı bağlarını hep korumuştur. Yaşadıklarını kaleme aldığı “Bir Ömür Böyle Geçti” (1975) ve “Sessiz Gemiyi Beklerken” (1982) adlı kitaplarını bir arada sunan bu kitapta, aile içi tanıklıklarını ve anılarını anlatıyor, Türk sosyal ve siyasi hayatı açısından önemli ayrıntılar sunarken 
avukatlık mesleğine dair deneyimlerini de aktarıyor. 
 
Süreyya Ağaoğlu (1903-1989), Türkiye’nin ilk kadın avukatıdır. 
 
“Ben Süreyya Ağaoğlu’yum. Bezmi Âlem Valide Sultanisi’ni bu sene bitirdim. Hukuk tahsili yapmak istiyorum, beni Hukuk’a kaydeder misiniz?” sözleriyle 1921 yılında Darülfünun’a başvurur, kızların da hukuk fakültesinde okuyabilmesinin yolunu açar. 
Çıktığı yolda başarıyla ilerlemiş, uluslararası kuruluşlarda görevler alarak, konferanslara katılarak ülkesini temsil etmiştir. Özellikle kadın ve çocuk hakları konusunda büyük katkılar sunmuş, bu alanda sivil toplum kuruluşlarına öncülük ederek geleceğe yön vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cf1c8a7-171c-488e-bcf6-cb3cf982ddc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirinizin Tadına Geç Vardım</image:title>
            <image:caption>Behçet Necatigil’in mektup kitapları dizisi “Şiirinizin Tadına Geç Vardım” ile sürüyor. Edebiyat ve sanat dünyasından onlarca ismin yer aldığı derleme 1940’lı yıllardan itibaren Necatigil’e yazılmış mektupları kapsıyor. Mektuplar Necatigil’in dostluklarının, kendinden önceki ve sonraki kuşaklarla ilişkilerinin yanı sıra dönemin edebiyatçılarının birbirleriyle fikir alışverişlerini, çalışma düzenlerini ve alışkanlıklarını da sergiliyor. 
Necatigil’den Erdal Öz’e: “Bir de sanatla uğraşanların dostluğu vardır ki, bunun için yan yana gelmeler gerekmez çok kere. Yazılardan, eserlerden yayılan bir hava çeker birini ötekine, uzaklarda da olunsa. Bizimkisi böyle bir dostluktur. Asıl sağlam dostluklar da mesafeler ötesinde çalışmaları izlemekten, takdir ve bağlılıkları güçlendirmekten doğanlar olsa gerek.” 
Oktay Rifat’tan Necatigil’e: “Bugünlerde ben de seni düşünüyordum. Bunaltıcı bir şiir havası içindeyim. Yazıyorum, bozuyorum, bugün beğendiğimi yarın beğenmiyorum. Yaşamın şiir kesilmesi iyi de şiirden öteye geçmemesi bunaltıcı.” 
İlhan Berk’ten Necatigil’e: “Ey eski toprağı şiirimizin, günlerimin epeycesini boşa çıkardın, anlatımdan hep kaçıyorsun, hâlâ kıvıramadım seni yazmayı.” 
Gülten Akın’dan Necatigil’e: “Son günlerde çalıştığım yerdeki bazı zorunlu ilgilerden duyduğum korku, tiksinme yalnız başıma altından kalkabileceğim ağırlığı aşmıştı. Size sığındım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1bad73-cf1a-4cad-a3ef-7702acf67ed4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Ay İçin Müzik</image:title>
            <image:caption>Hale çello çalmayı seviyordu ama kalabalığın karşısında elleri terliyor, yüzünü ateş basıyordu. O da genellikle odasında kendi başınayken çello çalmayı tercih ediyordu. O akşam dışarıdan gelen baykuşun sesi onu çok rahatsız etmişti. Hale baykuştan gitmesini istedi ama baykuş gitmeyince onu kaçırmak için bir çay fincanını pencereden dışarı fırlatıverdi. Neyse ki çay fincanı baykuşa isabet etmedi ve harika arkadaşlıkların kurulacağı muhteşem bir gece başladı. 
Çok sevilen yazar Philip C. Stead’den okurları hayaller âlemine götüren eşsiz bir kitap daha.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9cb9322-7b90-423c-ba5e-0dcf6169fd54.jpg</image:loc>
            <image:title>Montekripto</image:title>
            <image:caption>Para kimdeyse güç ondadır! Garip kişiliğiyle tanınan Kaliforniyalı girişimci Gregory Hollister, parasının çoğunu Bitcoin&apos;e yatırmıştır. Paranoyak Kaliforniyalı trajik bir kazada ölünce servetini bulmak için müthiş bir av başlar, ancak adam hazineyi çok iyi saklamıştır. Peki, olayın üzerine üşüşen medyanın Montekripto diye adlandırdığı dijital hazine nerededir? Hollister&apos;ın kız kardeşi kayıp serveti bulması için özel dedektif Ed Dante&apos;yle anlaşır. Dante yaptığı araştırmalar sonucunda başkalarının da Montekripto&apos;nun peşinde olduğunu fark eder. Hazinenin birkaç milyar dolar olduğu söylentileri göz önüne alındığında bu durum çok da şaşırtıcı görünmez; ancak hazinenin peşine düşenler sıradan hazine avcıları değildir. Ve cevaplanması gereken pek çok soru vardır. Neden yabancı istihbarat teşkilatları, FBI ve mafya hazineyle bu kadar yakından ilgilenir? Hollister&apos;ın mirası birkaç milyar dolarlık dijital madeni paradan daha fazlası mıdır? Montekripto tüm küresel ekonomiyi uçuruma sürükleyebilecek muazzam bir mali skandalın anahtarı mıdır? Dijital hazine yanlış ellere geçmeden önce Montekripto&apos;nun gizemi çözülebilecek midir? Dante&apos;nin kafasında sorular art arda sıralanırken Los Angeles&apos;tan New York ve Frankfurt&apos;a uzanıp, İsviçre&apos;nin &quot;Kripto Vadisi&quot; Zug&apos;a kadar sürecek dünya çapında bir av başlar. Montekripto yeni uluslararası finans ekonomisi hakkında yazılmış, son derece heyecan verici ve güncel bir siyasi gerilim romanı… Tom Hillenbrand, Montekripto ile türün ustası olduğunu kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac29f11a-4119-42fe-899a-193bcdd34447.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Antikitede Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Prof. McClure, Antik Yunan ve Roma’da kadınlar ve toplumsal cinsiyet üzerine en son bulgular ve araştırmalardan yararlanarak yazdığı bu eserinde, klasik antikitede kadınların toplumsal kimliğinin doğum, ergenlik, evlilik, çocuk doğurma, yaşlılık ve ölüm gibi yaşam evreleri boyunca biçimlenmesini incelemektedir. 
 
Bekâret, kadın bedenine dair tıbbi görüşler, dini roller ve eğitimle ilgili kaygılar da dahil olmak üzere kadın ergenliği, evlilik, annelik, cinsellik, zina ve fahişelik konularını araştıran Prof. McClure, kadınların otoriteyi nasıl kullandıklarını ve toplumsal yaşama katılım imkânlarını da incelemektedir. 
 
Klasik dünyada kadınlar ve toplumsal cinsiyet konusunda araştırma yapacaklar için kaynak kitap niteliğindeki bu eser, aynı zamanda ileri okuma önerileri ve bölüm sonlarında yer alan sorularıyla bir ders kitabıdır. 
 
Laura K. McClure, Wisconsin-Madison Üniversitesi, Antikçağ ve Eskiçağ Yakındoğu Çalışmaları Bölümü’nde Yunan ve Latin Edebiyatı profesörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7823be6d-27c8-4de5-a9ec-ebcde569c9db.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğol Anadolu’sunda İslam, Edebiyat ve Toplum</image:title>
            <image:caption>A. C. S. Peacock, Moğol Anadolu’sunda İslam, Edebiyat ve Toplum’da, yaklaşık 1240 ile 1380 yılları arasında Moğol egemenliği altındaki Anadolu’yu ele alıyor. Çoğu daha önce yayımlanmamış Arapça, Farsça ve Türkçe kaynakları bir araya getirerek Osmanlı imparatorluğu’nun ve nihayetinde modern Türkiye’nin doğuşunun temellerini oluşturacak Ortaçağ Anadolu’sunu inceliyor. 
 
Bu önemli ama göz ardı edilmiş tarih, tasavvufun yayılmasında ve İslam’ı yaymak için yeni edebi biçimlerin gelişmesinde belirleyici bir aşamayı oluşturuyordu. Yazar, Anadolu’yu daha geniş İslam dünyası içinde ele alarak Ortadoğu tarihinin bir dönüm noktasına ışık tutuyor. 
 
A. C. S. Peacock, St. Andrews Üniversitesi Tarih Bölümü’nde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df8c4952-bb81-43c2-846b-504a1b76b49c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözler Kanatlar Çiçekler Kuyruklar</image:title>
            <image:caption>Mevsimlerin değiştiği, denizlerin dibe yüzdüğü, göçlerin tersine çevrildiği bir zaman... Dünyanın dört bir yanı yaşamasızlığın hükmü altına girmiş, yapay varlıklar çoğalırken her köşeye değişmeyen ölümcül bir işleyiş sinmiştir. Yine de anbean gelişigüzel bir hareket biçimlenip canlanır; dağlar, taşlar, sular ve uzuvlar yaşamı yaşanır kılacak kıpırtıyı canlı tutup kimseyi yolda bırakmazlar. İlk bakışta göze görünmeyen patikalar birbirlerine bağlanıp, uzayıp iç içe geçer, ağlar örerler.  
 
Deniz Gezgin, Ahraz ve YerKuşAğı’ndan sonra sınırsız bir hayal gücüyle biçimlendirdiği yeni romanıyla yerkürenin en kuytularına nüfuz edip yaşama ve yaşamın karşısında duran güçlere ses veriyor. Gözler Kanatlar Çiçekler Kuyruklar dünyanın gözyaşlarının söküldüğü masmavi bir volkanda köklenen Luçe ile alıkonduğu Yuva’dan özgürlüğe kaçıp sıkı sıkı hayata tutunan Kara’nın bir durup bir ilerledikleri bir yolculuğun hikâyesini, birlikte söyledikleri bir arayış şarkısını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6caed6b6-863c-49ef-b2b2-f23320b4466d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddetin Tarihi</image:title>
            <image:caption>2012, Paris. Édouard Louis arkadaşlarıyla yediği Noel yemeğinden sonra gece yarısı evine dönerken, yolda tanıştığı bir adamın ısrarına dayanamayıp onu evine davet eder. Reda ona çocukluğunu ve babasının Cezayir’den kaçarak nasıl Fransa’ya geldiğini anlatır. Gecenin geri kalanını sohbet ederek, gülerek geçirirler. Fakat bir süre sonra işler değişir: Reda bir anda tarifsiz bir şiddetin failine dönüşürken, Édouard’ın payına düşense seçmediği bir hikâyenin kurbanı, seçmediği bir acının taşıyıcısı olmaktır. 
 
Şiddetin Tarihi, o gece yaşananların izini sürerken, şiddetin kökenlerini, doğasını ve onu tırmandıran dinamikleri, göçmenlik, ırkçılık, eril şiddet ve travma üzerinden anlamlandırmaya çalışan bir araştırmaya girişiyor. 
 
 “Çarpıcı bir suç hikâyesi, sonrasında gelen yorucu bir adalet arayışı... kırılgan fakat bütünüyle güçlü.” 
 
                                                     Kirkus Reviews 
 
“Yürek burkan bir roman... Édouard Louis’nin kitaplarına ve işlenmemiş, o saf dürüstlüğüne hayranım.” 
                                                                                                                   John Boyne, The Irish Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fead721-b014-467a-9440-5faaeb6ab89a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbim Sana Emanet</image:title>
            <image:caption>“Aşk-ı Hakikinin Sırrı, 
Aşk-ı Mecazide Gizlidir.” 
 
Erkek ve kadın, birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır. Evlilikte eşlerin iki önemli rolü vardır; erkeğin görevi koruyuculuk, kadının görevi ise kuşatıcılık. Erkeğin koruyuculuğu içten ve dıştan gelen tehlikelere karşı yuvayı güvende tutmak, kadının kuşatıcılığı ise hane halkını şefkatle, sevgi ve merhametle bir arada tutup sarıp sarmalamaktır. Bir ailenin gerçek saadeti karı-koca arasındaki güven, samimi hürmet ve muhabbetle devam eder. Erkek sayılmayı arzu eder, kadın ise hava gibi su gibi sevgi ve ilgi ister. Bu iki unsur her ikisi için de manevi bir besindir. 
Aşka Adanmış Bir Ömür Hz. Hatice kitabı ile yüzbinlerin iltifatına mazhar olmuş usta kalem Nurdan Damla Hz. Fatıma, Hz. Zeynep, Hz. Meryem romanlarında da aile ve evlilik konusunu en güzel ve yalın hâliyle işlemiştir. Bu kitap; bugünün evliliklerinde en büyük problem olan eşler arası rol çatışmalarında, kadın ile erkeğin yaratılıştan gelen farklılıkları nedeniyle birbirinin tamamlayıcısı olduğunu anlatıyor.
img src=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d574ad8-b31f-4238-b375-2887dbd8f8cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mendil Altında</image:title>
            <image:caption>Esendal kurulu bir zemberekle harekete geçen ve bundan dolayı da ister istemez suni bir kuklavari olmaktan kurtulamayan şahıslar ve vakalar yerine, önümüze gerçek olaylar, nefes alıp veren insanlar çizen, bir kelimeyle bize belirli bir vaka anlatmaktan çok, önümüze başsız sonsuz bir hayat parçası seren ilk Türk hikâyecisidir. Bu itibarla onu modern anlamdaki Türk hikâyeciliğinin hakiki babası saymak hiç de yanlış olmaz sanırım. 
Haldun Taner 
 Onun sevincini, defalarca sevincini görmek isterdim, sayılarımız kabardıkça. Olmadı. Sızlanırsam bunun için sızlanırım. Bir defa gördüm güç veren bakışını. 
Vüs’at O. Bener 
 
Memduh Şevket Esendal sakin, huzur veren diliyle, insanı önce, “Bunda anlatacak ne var ki?” diye şaşırtan ama okuduktan sonra, “Aslında anlatılması gereken tam da buymuş!” dedirten öyküleriyle, yaşanmıyormuş gibi yaşanan anları yakalamaktaki ustalığıyla öykücülüğümüzün temel direklerinden biri. Yazdığı yüzlerce öyküde hep “insanlara neşe verme”yi amaçlamış ve bunu fazlasıyla başarmış bir isim. 
 
Memduh Şevket Esendal, Türkçenin en canlı rengi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/450e6c2b-c116-4ec8-97bf-4ea05814a26a.jpg</image:loc>
            <image:title>Esma-ül Hüsna ve Kur’an’da İnsan Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İslam’da yönetim felsefesi, bizim tarafımızdan icat edilmiş yeni bir felsefe değildir. Asırlarca kullanılmış ve başarısını, inkârı mümkün olmayacak bir şekilde ispat etmiş, yıllar boyu insanlığa mutluluk ve huzur bahşetmiş fakat bir süredir kıymeti unutularak tozlu raflara terkedilmiş, tepeden tırnağa merhamet, sevgi ve fayda merkezli, gerçekçi bir yönetim felsefesidir. 
Günümüz çalışma şartlarında gün geçtikçe zorlaşan kurumların yönetiminde, sıkıntılara çözümler arayan lider ve yöneticiler için bu çalışma bir terapi olacaktır. 
İşlerin zorlaştığı, kurumu sevk ve idarenin bunalttığı zamanlarda Yüce Mevla’nın güzel isimlerini ve bunların kişiliğimizdeki izdüşümlerini hatırlamak, okumak ve tefekkür etmek hem rahatlatıcı hem de ufuk açıcı olacaktır. 
Bu çalışmada, zaten mevcut olan bu felsefeyi güncelleyip yeniden anlaşılır ve işlevsel hâle getirmek amaçlanmıştır. Bu kitap; lider ve yöneticilerin karşılaştığı pek çok sorunun İslam yönetim anlayışı ile daha kolay çözülebileceğini ispat etme noktasında önemli bir rol üstleniyor.
img src=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff1acc29-d7f9-4631-9190-3a47e9e4ec8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Temiz Sevgiler</image:title>
            <image:caption>Onun güzel romanının, güzel hikâyelerinin genç insanların mahremiyetlerine, muhayyilelerine, yaşayışlarına, mesut ve hüzünlü saatlerine uzun seneler karışmasını dilerim. Mektep kitaplarına onun küçücük, tertemiz, güzel hikâyelerinin, kocaman laflıların yerine geçmesini dilerim.  
Sait Faik Abasıyanık 
 
Anlattıkları sudan şeyler mi sanırsınız? Ne münasebet. Onun hikâyelerinde memleket manzaralarını, âdetlerini, dertlerini; köylüsüyle, şehirlisiyle, efendisiyle, hizmetçisiyle bütün tanıdıklarınızı elinizle koymuş gibi bulursunuz, hikâyecimiz o kadar yerli, o kadar bizdendir.  
Cahit Sıtkı Tarancı 
 
Memduh Şevket Esendal sakin, huzur veren diliyle, insanı önce, “Bunda anlatacak ne var ki?” diye şaşırtan ama okuduktan sonra, “Aslında anlatılması gereken tam da buymuş!” dedirten öyküleriyle, yaşanmıyormuş gibi yaşanan anları yakalamaktaki ustalığıyla öykücülüğümüzün temel direklerinden biri. Yazdığı yüzlerce öyküde hep “insanlara neşe verme”yi amaçlamış ve bunu fazlasıyla başarmış bir isim. 
 
Memduh Şevket Esendal, Türkçenin en canlı rengi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/510d18ec-8376-4e52-b90e-db04ffc77b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Başıma Gelenler</image:title>
            <image:caption>Hem eğlenceli hem de maceraların içinde farkındalıklarla dolu keyifli bir Hiper Cemil hikâyesi bu! *Heyecan içinde sürükleyici bir çocuk romanı olan Vay Başıma Gelenler kitabı, “Hiper Cemil Serisi”nin bağımsız kitabıdır.  Ben bu dünyaya macera yaşamak için gelmişim, arkadaş! Yaşadığım her gün her an ayrı bir macera! Emniyet kemeri olmayan bir varili ehliyetim olmadan sürüp kaza yaptım.  Hayalet olduğunu sandığım bir evde kaldım, kuyumcuyu soyan hırsızları yakalattım ve tabii ki yine annem, babam ve öğretmenimden ceza aldım.  Bunların yanında Cingöz Şinasi, Külyutmaz Cabbar, Oyunbozan Ercan, Uyurgezer Ali ve en sevdiğim iki arkadaşım Doğa ve Batu ile onca yaşadıklarımızı söylemedim bile.  Bu arada varili sürerken iki Ferrari’yi, bir kamyonu, bir de otobüsü solladığım da doğrudur. En iyisi vakit kaybetmeden bu macera dolu kitabı alın ve başlayın sayfaları çevirmeye.
img src=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ea6c744-cd39-4853-8a16-bf92aa4d2a2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust: Bir Fragman</image:title>
            <image:caption>Goethe’nin hayatı boyunca üstünde çalıştığı, edebiyatı ve kimliğiyle bütünleşen ve adeta yazarıyla birlikte büyüyüp olgunlaşan başyapıtı Faust, 1770’te başlayıp 1831’de tamamlanan uzun bir çalışmanın ürünü. 
 
Goethe henüz 21 yaşındayken çocuk katili Susanna Margaretha’nın davasından etkilenerek efsanevi karakter Faust’un merkezinde olduğu Urfaust isimli bir eser üzerinde çalışmaya başlamıştı. Daha sonra bu yapıtı geliştirip yeni sahneler ve diyaloglar ekleyerek başyapıtına giden ikinci adımı attı: Faust: Bir Fragman. İlk kez 1790’da yayımlanan bu eser, ancak 1808’de tamamlayacağı Faust I ile olan benzerlikleri ve farklılıklarına, bir fragman olarak nitelenmesine rağmen kendi başına bir bütün, bağımsız olarak da okunabilecek bir metin. Yalnızca aşkın gazabına uğrayan Gretchen’in değil, aynı zamanda başarısızlığa uğramış, tatminsiz ve şüpheci biliminsanının da trajedisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a3545dd-d4ba-42b0-a6c3-8cf489c0e970.jpg</image:loc>
            <image:title>Kepler62: Yeni Dünya / Fısıldayıcılar Şehri</image:title>
            <image:caption>Kepler62 gezegenindeki çocukların hikâyesi tüm heyecanıyla devam ediyor. 
 
Joni, abisi Ari’yi bulmak için kamptan ayrılır. Çıktığı bu zorlu yolculukta, X ve gölge aslanlarından biri ona eşlik ettiği için biraz rahatlamıştır. Bu yabancı gezegenin daha önce keşfedilmemiş bölgelerinde yapacakları seyahat bilinmezlerle doludur. Joni, X ve gölge aslanı gezegenin akıl almaz güzelliklerinin yanı sıra çirkinliklerini de deneyimleyeceklerdir. Peki ya fısıldayıcılarla ilgili gerçek nedir? Bir tür ilah oldukları doğru mudur?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69aa85ed-ac32-4234-8108-cdc0de6e0c75.jpg</image:loc>
            <image:title>Müfettiş Numeroni 2</image:title>
            <image:caption>1 hırsızlık olayı, 6 şüpheli ve tek suçlu! 
 
İlkokul öğrencilerinin sayısal zekâ becerilerini geliştirmek için hazırlanmış etkinlikli ve çıkartmalı dedektiflik çizgi romanı. 
Müfettiş Numeroni ile yardımcıları Kenar Mahalle Fareleri, gizemli bir şekilde ortadan kaybolan altın peruğun peşine düşüyorlar. Sevimli dostlarımızla birlikte ipuçlarını ortaya çıkarmaya ve suçluyu bulmaya hazır mısın? 
Müfettiş Numeroni’ye yardım etmek için önce merak uyandıran mantık oyunlarını çözmemiz gerek. Bunu yaparken aşağıdaki bilgi ve becerileri kullanacağız: 
• 1’den 100’e kadar sayıların okunuşu, yazılışı; tane ve deste 
• zihinden hızlı dört işlem 
• tablo yorumlama 
• labirentler ve geometrik şekiller 
• ölçüler: ağırlık, yükseklik, hacim 
• veri toplama ve örüntü bulma 
• problem çözme 
 
Bulmacalardan ve oyun temelli öğrenmeden ilham alan Müfettiş Numeroni serisi, merak uyandırıcı bir hikâye aracılığıyla, ilkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin matematik öğrenimine yardımcı olacak zihinsel süreçleri harekete geçirmeyi, ıraksak ve yaratıcı düşünme biçimini geliştirmeyi amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c2ed041-c371-466a-8e29-2515dd9cdd29.jpg</image:loc>
            <image:title>Canlılığın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Shubin, olağanüstü yaratıkların öyküleri eşliğinde evrimin kalbindeki sırrı, doğanın icat mekanizmalarını çözümlüyor. Bakterilerden beyinlere, balık akciğerlerinden semenderlerin mermi gibi fırlayan dillerine kadar yaşamın çeşitlilik karnavalını yönlendiren sıradışı araçların şaşılası kökenlerini aydınlatıyor. 
–SEAN B. CARROLL, Serengeti Yasaları ve Cesur Dâhiler’in yazarı 
 
Tüylerin hayvanlara uçmada, akciğerler ve bacakların da karada yaşamalarında yardımcı olmak için ortaya çıktığını düşünüyorsanız yalnız değilsiniz, ama tümüyle yanılıyorsunuz. 
Milyarlarca yıllık süreçte tarihöncesi balıklar karada yürümek üzere evrimleşirken, sürüngenler uçan kuşlara, primatlar iki ayak üzerinde yürüyen, konuşan, kitap yazan canlılara dönüştüler. Ama hiçbir şey, başladığını zannettiğimiz zamanda başlamadı. Yenilikler zamanın derinliklerine uzanan öncüllere sahiptir. Paleontologlar büyük değişimlerin tam olarak nasıl gerçekleştiğini gösterecek fosillerin peşinde bir yüzyıldan uzun süredir gezegeni dolaşıp duruyorlar. 
Ve bugün, inanılmaz bir noktadayız: Tarihöncesi fosillerin yeni DNA teknolojileriyle bir araya gelmesi; dolambaçlı yollar, deneme yanılmalar, tesadüfler ve icatlarla dolu milyarlarca yıllık evrimsel tarihi kavrayışımızda büyük sıçrama yarattı. Yaptığı keşiflerle bu sıçramanın bizzat önemli bir parçası olmuş, dahası bizlere İçimizdeki Balık gibi 21. yüzyılın en güzel bilim kitaplarından birini hediye etmiş ünlü paleontolog Neil Shubin, Canlılığın Tarihi’nde yaşamın muazzam çeşitliliğinin ardındaki sırları anlamak için bizleri yüzyıllara yayılmış bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. Yürüyen balıklardan mutant sineklere, denizanalarından insana uzanan, isteseniz uyduramayacağınız hayret verici detaylarla dolu bu yolculuk bizi o büyük sorulardan birinin cevabına bir adım daha yaklaştırıyor: Yaşam kaçınılmaz mıydı, yoksa tüm bunlar sadece bir kazanın sonucu mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78737094-6612-4f32-a5a8-810643a1a266.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Aptallığının Temel Yasaları</image:title>
            <image:caption>“Akıllı kişi akıllı olduğunu bilir. Haydut, bir haydut olduğunun farkındadır. Saf kişi, acı verici bir şekilde kendi saflık duygusuyla doludur. Tüm bu karakterlerin aksine, aptal kişi aptal olduğunu bilmez.” 
 
Ticari bir meta olarak “biber” üzerinden bir Avrupa tarihi yazmak –kulağa her ne kadar çılgınca ya da imkânsız görünse de– mümkün müdür? Peki ya Roma İmparatorluğu&apos;nun çöküş nedenleri arasında kurşun zehirlenmesine dair izler bulmak, insan aptallığının temel yasalarını matematiksel formüllerle ortaya koymak? 
 
“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” bal ve av hayvanlarına karşı zaafı olan piskoposların, baharatlı yiyecekleri tercih eden münzevilerin, üzüm bağları için yüz yıl sürecek savaşlar çıkaran kralların ve insanlar arasında yüksek bir orana sahip olan aptalların geçit töreni sırasında, bu sorulara ironik ve bizim için de hayli tanıdık yanıtlar veriyor: 
 
“Gerileyen bir ülkede, aptal bireylerin yüzdesi daima ‘σ’ya eşittir; ancak nüfusun kalanında, özellikle iktidardakiler arasında, yüksek aptallık oranına sahip haydutların korkutucu şekilde çoğaldığı ve iktidarda olmayanlar arasındaki safların sayısında eşit derecede korkutucu bir artış olduğu fark edilir. Aptal olmayan nüfusun bileşimindeki böyle bir değişiklik, kaçınılmaz olarak aptalların ‘σ’ kısmının yıkıcılığını artırır ve ülkeyi felakete götürür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a72ba1-da0c-42df-9d42-673e87b68edb.jpg</image:loc>
            <image:title>Pimpom&apos;un Ay Macerası</image:title>
            <image:caption>Pimpom, oyun oynamayı çok seven, sevimli bir kedi. Kendine çok parlak, koskocaman bir top buldu ya da o öyle sanıyor. Ne pahasına olursa olsun onunla oynayacak. Ama arkadaşlarla oyun çok daha keyifli. Puhu Kuşu, ona katıldı. Şimdi de sizi oyuna çağırıyor! Hadiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6960f1be-9a0a-4907-b0e4-2ec65f6c30dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Pimpom Spor Yapıyor</image:title>
            <image:caption>Pimpom meraklı, eğlenmeyi çok seven bir pisicik. Ama insanların da kedi olmaya çalıştıklarını görünce çok şaşırıyor. Sporun kedi olmayı öğrettiğini o da bilmiyormuş. Siz de mi bilmiyorsunuz? Hadi öğrenelim o zaman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35343a9e-c9fe-477e-999e-1cfeb39e45e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Erişilmez Hızın Koşucuları</image:title>
            <image:caption>Birbirleriyle dans edercesine bazen zamanın içinde bazen de mekânlar arası yolculuklar yapan sözcükler… Sözcüklerin birbirlerinden etkileşiminden, çelişmelerinden vb. yola çıkılarak yapılan diyalektik çözümlemeler… Yaşamın akışı içinde SÜRE’nin sınırlarını zorlayan SÜREÇLER… Yer yer MAKALE düzeyine yükselse de çoğunlukla günceli izleyen KÖŞE YAZISI tadında; kimi zaman da kavramların ruhuna, derinliklerine inip gezinen DENEME havasında kaleme alınmış GÜNCELER ile buluşuyoruz kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b9c9257-943c-4c8f-a81b-a73a4eada475.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Odası</image:title>
            <image:caption>Sizin bir hayal odanız var mı? Peki, o odada her şey yerli yerinde mi? O odanın kapısı nerede? Hayri, öğretmeninin verdiği ödevle bir maceraya çıkıyor. Önce gizli bir kapı keşfediyor. Sonra da hayal odasını… Bu maceradaki arkadaşları da Ardan ve Nemo… Evet, evet onlar; Jules Verne’in çağları aşan maceralarındaki kahramanlar! Şimdi bu çağda, Hayri ile bu maceranın içindeler… Hayal Odası, acaba denizler altında mı yoksa ayda mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a6df63-f6e7-4fd4-84a2-ac04bac654eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülmece Tozu - Nasrettin Hoca Fıkraları</image:title>
            <image:caption>Mizah yani gülmece bir toplumu geliştiren en önemli araçlardan biridir. Mizah kültürü gelişmiş bir toplum, özgür ve medeniyet seviyesi yüksek bir toplumdur. Mizah, eleştirel düşünce ile oluşur. Mizahsız eleştirel düşünce, eleştirel düşüncesiz mizah var olamaz. Bizim kültürümüzün en güçlü mizah tiplerinin başında Nasrettin Hoca gelir. Nasrettin Hoca fıkraları ile yaşamın tüm yanları sorgulanır. Nasrettin Hoca mizahı, eleştirel düşünceyi ve pratik zekâyı temsil eder. Akıl gönlü, gönül aklı besler onun fıkralarında. İyi bir toplum oluşturmada da katkısı büyüktür. Daha nice kuşaklar Nasrettin Hoca ile büyümeye, gülmeye devam edelim!.. Haydi gülelim, güldürelim o zaman… HER GÜN, HER ÖĞÜN BİR KAŞIK GÜLMECE TOZU SAĞLIĞA İYİ GELİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bc3b705-1012-4ca7-a4ed-8852dbde11a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülmece Tozu - Öğrenci Fıkraları</image:title>
            <image:caption>Mizah yani gülmece bir toplumu geliştiren en önemli araçtır. Ayrıca yapılan bilimsel araştırmalar mizahın stresi azalttığını, fiziksel iyileşmeyi hızlandırdığını, ruh sağlığı açısından gerekli olduğunu ve insan yaşamı ve iyi bir toplum içim önemli bir unsur olduğunu ortaya koydu. İnsan yaşamının önemli bir bölümü de okulda, eğitim-öğretim sürecinde geçiyor. Bu yaşam sürecine de gülerek, gülmece ile bakmak kuşkusuz eleştirel bakış açısı gelişmiş, olumlu insanlar yetişmesini sağlar. Haydi gülelim, güldürelim o zaman… HER GÜN, HER ÖĞÜN BİR KAŞIK GÜLMECE TOZU SAĞLIĞA İYİ GELİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9264452f-bc1d-4fcf-b6d3-95648b00d1be.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülmece Tozu - Soğuk Esprileri</image:title>
            <image:caption>Mizah yani gülmece bir toplumu geliştiren en önemli araçtır. Espri de mizahın araçlarından biridir. Esprinin sözlük anlamı, ince anlamlı, güldürürken düşündüren sözdür. Toplumda soğuk espri olarak geçen türün amacı genelde eğlenmek ve eğlendirmektir. Bu espriler yaratılırken dilin çok anlamlılık özelliği ya da cinas yani bir sözcüğün içinde başka bir sözcüğün geçmesi sanatı kullanıldığından aslında dili iyi kullananların üretebildiği esprilerdir. Dikkat, işitsel ve görsel zekâyı geliştirmesi yanında eğlendirerek olumlu bir bakış açısını da ortaya çıkarırlar. Mizahsız, esprisiz kalmayalım. Soğuk esprilerimiz ortamı soğutmasın, ısıtsın. Haydi gülelim, güldürelim o zaman…
HER GÜN, HER ÖĞÜN BİR KAŞIK GÜLMECE TOZU SAĞLIĞA İYİ GELİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/011f1d48-0cd4-4094-b1a7-fc91270788bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mine, Pati ve Sözcükler</image:title>
            <image:caption>İletişimin en güçlü araçları sözcüklerdir. Sözcükleri ne kadar iyi tanırsanız o kadar güçlü iletişim kurarsınız. Dilimizden dökülen sözcükler, aslında yaşamımızdır. Anlayabildiğimiz ve anlatabildiğimizle kurarız yaşamı. Mine, Pati ile birlikte sözcüklerin büyülü dünyasında keşfe çıkıyor. Keşfettikçe de sözcükleri daha çok seviyor. Onlar,bu keyifli yolcuğa sizi de davet ediyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0854a951-a632-4b61-9440-824d724e28bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıt Geminin Kaptanı</image:title>
            <image:caption>Kâğıttan bir gemi, Maceradan maceraya koşar onun kaptanı. Bu hayal mi, gerçek mi? Yoksa gerçek olsun diye hayal mi? Haydi yapalım kâğıttan bir gemi, Çıkalım maceraya, Olalım biz de bir geminin kaptanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9acea78b-d00c-4bfe-9c0c-428d42f5ed43.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşli Sonbahar</image:title>
            <image:caption>Güz ve Güneş, Güneşli Sonbahar’da Doğayı dinliyor, Değişimi görüyor, Yaşıyor. Çıtır çıtır... Vuuuuuu... Zzzzzz.. Haydi, sen de katıl onlara... Şarkıyı da söyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236e1499-f305-44c0-a53f-9d08635e2084.jpg</image:loc>
            <image:title>Pufpanya - Kayıp Renkler Şehri</image:title>
            <image:caption>Siyah, beyaz, gri… Bu mudur dünyanın tüm renkleri? Bir zamanlar dünyaya sadece üç renk hâkimdi. O güne kadar kimse diğer renkleri görememişti. Çünkü bu renkler Pufpanya’daki esrarengiz tablonun içine gizlenmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d53000b-c66d-48ab-8e3d-75ef10c14dd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Kitabı - 1</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim, çocukları hem okula hem de yaşama hazırlayan önemli bir adımdır. 4,5,6 yaş küçük kas gelişimine uygun olarak hazırlanmış olan çalışmalarımız, günlük egzersiz olarak yapıldığı koşullarda çocuklarımızın zihinsel, sosyal, duygusal, kavram gelişimlerine büyük katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/869abe1c-3a1e-4f84-8c60-58aff3f5c30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Kitabı - 2</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim, çocukları hem okula hem de yaşama hazırlayan önemli bir adımdır. 4,5,6 yaş küçük kas gelişimine uygun olarak hazırlanmış olan çalışmalarımız, günlük egzersiz olarak yapıldığı koşullarda çocuklarımızın zihinsel, sosyal, duygusal, kavram gelişimlerine büyük katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2a4a7cf-1549-4443-a628-b45fc3996547.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Kitabı - 3</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim, çocukları hem okula hem de yaşama hazırlayan önemli bir adımdır. 4,5,6 yaş küçük kas gelişimine uygun olarak hazırlanmış olan çalışmalarımız, günlük egzersiz olarak yapıldığı koşullarda çocuklarımızın zihinsel, sosyal, duygusal, kavram gelişimlerine büyük katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc898367-dba8-4caa-950d-4aa660c60e21.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Kitabı - 4</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim, çocukları hem okula hem de yaşama hazırlayan önemli bir adımdır. 4,5,6 yaş küçük kas gelişimine uygun olarak hazırlanmış olan çalışmalarımız, günlük egzersiz olarak yapıldığı koşullarda çocuklarımızın zihinsel, sosyal, duygusal, kavram gelişimlerine büyük katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e5dfcf4-c4c7-491e-a452-d42a66b4fbf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Kitabı - 5</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim, çocukları hem okula hem de yaşama hazırlayan önemli bir adımdır. 4,5,6 yaş küçük kas gelişimine uygun olarak hazırlanmış olan çalışmalarımız, günlük egzersiz olarak yapıldığı koşullarda çocuklarımızın zihinsel, sosyal, duygusal, kavram gelişimlerine büyük katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/114abb9b-4b52-47c0-90dd-4232fa04c297.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite / Yap - Öğren - Eğlen</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem çocukların öğrenme hızlarının ve kapasitelerinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu yüzden çocuklar beceri geliştirici aktivitelerle desteklenmelidir. Okul öncesi eğitimde becerilerin geliştirilmesi çocukların okul dönemine kolay adapte olmasını sağlar. Bu etkinlikler hem eğlenceli hem de becerileri geliştiriyor. Psikolog Selin BİLGİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d46da42-c96c-43fd-94f0-65a0be58dde3.jpg</image:loc>
            <image:title>Meteorolojik Haritalar</image:title>
            <image:caption>Çizgiler... Hayatımızın her anında karşılaştığımız çizgiler... Düz, eğri,  kırık hepsi bir şeyler anlatır. Mimarın elinde bina, stilistin elinde model, falcının elinde gelecek, karikatüristin elinde sanat, ressamın elinde renkli bir dünya, parmak izinde ipucu, insanoğlunun yüzünde mazi, kar tanesinde mucize, dünyanın belinde kemer, meteorolojik haritalarda atmosfer… 
Biz meteorologlar devasa atmosferi haritalara sığdırmayı çizgiler sayesinde başarıyoruz. Çizgiler dünyası atmosferi anlamak, onu tanımak, davranışlarını izlemek ve tahmin etmek özel bir uğraş olsa gerek. 
Atmosferi tanımak adına verdiğimiz uğraş, birer çizgi olan izobar ve izotermlerle bir yolculuğa dönüşür. Dünyayı gezersiniz. Zahmetli bir seyahattir. Kimi yerde ıslanır, üşürsünüz, kimi yerde sıcaktan bunalır hafif bir meltemin serinliğine sığınırsınız. Bazen soğuğun beyaz yüzünü gösterdiği diyarlardan geçer, bazen de güneşle hasret giderir, sıcak ve koyu bir sohbete dalarsınız. 
 
***** 
 
1956 yılında Aksaray’da doğdu. Meteoroloji Meslek Okulundan 1973 yılında mezun oldu. Aynı yıl Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahminleri Daire Başkanlığı, Analiz ve Tahminler Şube Müdürlüğünde göreve başladı. 
1984 yılında Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İngilizce Bölümünden mezun olan Yayvan, Analiz ve Tahminler Bürosu şefliği yanında Meteoroloji Meslek Lisesi, hizmet içi kurslar ve Türk Kuşu pilot okulunda uzun yıllar öğretmenlik yaptı. 1995 yılında Meteoroloji Uzmanı, 1999 yılında Analiz ve Tahminler Şube Müdürü oldu. 
 
Londra, Viyana, Sydney, Barcelona, Ajaccio, Milano, Brüksel ve Paris başta olmak üzere birçok uluslararası kurs, forum ve konferanslara katıldı. 
İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ve Aksaray Üniversitesinin daveti üzerine seminerler veren Yayvan’ın 3. ve 4. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu Bildiri kitaplarında bildirileri, Lodos ve Dört Mevsim dergilerinde makaleleri ve röportajları yayınlandı. 
Meteorolojinin Sesi Radyosunda daha çok bilimsel konuların ele alındığı “Haftanın Konuğu “ adlı bir söyleşi programını yaklaşık 3 yıl hazırlayıp sunan Yayvan’ın 2007 yılında, komisyon üyesi arkadaşları ile birlikte yazdığı “Hava Analiz ve Tahmin Tekniği” adlı bir kitabı bulunmaktadır. 
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nde 36 yılı aşkın süre hizmet veren Yayvan,  Mart 2009 tarihinden itibaren Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğüne geçerek TRT TÜRK TV kanalında Meteoroloji Uzmanı olarak görev yaptı. 
15 Aralık 2011 tarihinde emekli oldu. 2012 yılında KANAL A televizyonunun daveti üzerine meteorolojik yorum ve tahminleriyle bir süre daha programlara katılan Yayvan aktif çalışma hayatını sonlandırdı. Evli ve iki kız çocuğu olan Yayvan İngilizce bilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d305fa7-8204-432b-a5df-01d511146e4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatışma</image:title>
            <image:caption>Ya tartışırız ya da tartışmayarak hiçbir sonuç almamayı tercih ederiz. Zehirli bir tartışmadan daha kötü olan tek şey, hiç tartışmamaktır. 
 
Farklı görüşlere sahip insanların verimli bir şekilde tartışmakta zorlandığı ortada. Bugünlerde çoğumuz sadece toplum içinde değil özel hayatlarımızda da frene basmayı akıl edemiyor hatta zaman zaman aşırı dozda hırçınlaşabiliyoruz. Fikir ayrılıklarımızla başa çıkma beceriksizliğimizse ilerlememizin önündeki büyük engel. 
 
Oysa fikir ayrılıklarının toplumların ilerlemesi konusunda önemi çok büyük. Anlaşmazlık da, evlilikten ticarete hatta demokrasiye kadar herhangi bir ortak girişimin sağlığı için gerekli olan en iyi düşünce biçimi. 
 
Bu durumda akla gelen sorular şunlar: Çelişen görüşlerimizi toksik tartışmalara girmeden ifade edemez miyiz? Bizi engelleyen ne? Daha da önemlisi aramızdaki çatışmaların bizi bölmek yerine bir araya getirmesini nasıl sağlarız? 
Ian Leslie’nin yazdığı Çatışma, tam da bu konuda bize yol gösterecek, verimli anlaşmazlık konusunda kendimizi geliştirmemizi sağlayacak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26850b8c-fa0f-44ac-9b2f-cef975aebfd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığınak</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlar ve hayaller,
en güvenli sığınağımız...

Çağdaş Fransız çocuk edebiyatının üretken yazarlarından Sandra Le Guen’in duygu dolu hikâyesi, ünlü sanatçı Stéphane Nicolet’nin desenleriyle renkleniyor. Hayallerin ve sevginin sınır tanımadığını gösteren kitap, aynı dili konuşamayan, bambaşka kültürlerden iki çocuğun arkadaşlığını anlatıyor. Savaştan kaçan göçmenlerin yaşadıklarını, gökyüzünün altında insanların nasıl eşitlendiğini tüm naifliğiyle resmediyor. En güvenli sığınağın dostluk olduğunu, anlaşmak için bazen işaretlerin bile yeteceğini hatırlatan, empatiyi yücelten, duru ve sıcacık bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adfd696f-ad7f-4bf0-ac06-616403a815d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite / Düşün - Yap - Eğlen</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem çocukların öğrenme hızlarının ve kapasitelerinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu yüzden çocuklar beceri geliştirici aktivitelerle desteklenmelidir. Okul öncesi eğitimde becerilerin geliştirilmesi çocukların okul dönemine kolay adapte olmasını sağlar. Bu etkinlikler hem eğlenceli hem de becerileri geliştiriyor. Psikolog Selin BİLGİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2be85268-a9ba-42e8-beab-57ea8af44596.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite / Öğreniyorum ve Gelişiyorum</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem çocukların öğrenme hızlarının ve kapasitelerinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu yüzden çocuklar beceri geliştirici aktivitelerle desteklenmelidir. Okul öncesi eğitimde becerilerin geliştirilmesi çocukların okul dönemine kolay adapte olmasını sağlar. Bu etkinlikler hem eğlenceli hem de becerileri geliştiriyor. Psikolog Selin BİLGİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa24a218-abaf-487e-8fdc-6ef6fad06bab.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite / Neşeli Öğrenme</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem çocukların öğrenme hızlarının ve kapasitelerinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu yüzden çocuklar beceri geliştirici aktivitelerle desteklenmelidir. Okul öncesi eğitimde becerilerin geliştirilmesi çocukların okul dönemine kolay adapte olmasını sağlar. Bu etkinlikler hem eğlenceli hem de becerileri geliştiriyor. Psikolog Selin BİLGİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/291c2e34-a9c6-4724-808a-709102f9f21e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite / Öğrenme Ve Yorumlama</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem çocukların öğrenme hızlarının ve kapasitelerinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu yüzden çocuklar beceri geliştirici aktivitelerle desteklenmelidir. Okul öncesi eğitimde becerilerin geliştirilmesi çocukların okul dönemine kolay adapte olmasını sağlar. Bu etkinlikler hem eğlenceli hem de becerileri geliştiriyor. Psikolog Selin BİLGİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/489195c9-4aaf-4111-89a6-ebf7f5171c87.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite / Beceri Ve Bilgi</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem çocukların öğrenme hızlarının ve kapasitelerinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu yüzden çocuklar beceri geliştirici aktivitelerle desteklenmelidir. Okul öncesi eğitimde becerilerin geliştirilmesi çocukların okul dönemine kolay adapte olmasını sağlar. Bu etkinlikler hem eğlenceli hem de becerileri geliştiriyor. Psikolog Selin BİLGİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ce132f8-3b88-4416-b1c6-127748ab8c78.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Evlenmesi</image:title>
            <image:caption>İbrahim Şinasi (1826-1871), Tanzimat Dönemi Türk edebiyatının ilk evresinde eser vermiş önemli bir şair ve yazardır. Şiir, tiyatro, derleme, makale ve gazete yazıları gibi farklı alanlarda yazılar yazmıştır. Fransa’da uzun süre yaşamış, ünlü Fransız yazarlarla ilişkiler kurmuş, Batı edebiyatını yakından tanımış ve eserlerinde uygulamıştır. Batı tarzında ilk şiirler, ilk tiyatro, ilk şahıs gazetesi, dil ve edebiyat konusundaki ilk makaleler ona aittir. 
“Şair Evlenmesi” yazarın 1859 yazılıp, 1860 yılında yayımlanan bir eseridir. Batı tarzında yazılmış ilk tiyatro oyunu olmasının yanında; uygun bulmadığı gelenekleri eleştirmesi, o dönemde sıklıkla görülen rüşvet konusuna değinmesi, evliliğin zorluğu ve mahalle baskısı gibi konulara da değinmesi bakımından eleştirel bir komedyadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95605e73-43f7-4453-9316-b2b782b63043.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat’ın NFT Hali</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, meraklıları için bu çağı anlamak (NFT ve Sanat) üzere hazırlanmış güzel ve sade bir rehber niteliğindedir. En moda kavramları, tartışmaları, NFT’nin ne olduğu ve sanatla olan ilişkisini göreceğiniz içeriğinde, akademisyen ve sanatçıların görüşlerine de yer verilmiştir. Özellikle, yazarın sürükleyici ve esprili anlatımı, ürkek okurların konuya yaklaşımını yüreklendirmektedir. 
Özellikle günümüz sanat konularına ilgi duyan yazarın bir süre önce piyasaya çıkardığı ve içeriğinde akademisyen ve sanatçılarla yaptığı söyleşilere yer verdiği Non-Fungible Token ve Sanat: Sanat Eserinin Biricikliği Fenomeni kitabından farklı olarak, güncel bir sözlüğü, kimi önemli tartışma konuları hakkında kaleme aldığı kendi değerlendirmelerini, sanatçı görüşlerini ve NFT yapma kılavuzu gibi bölümleri de bulmaktayız. 
Bugün, insanoğlunun sınırlarının maksimum erişebildiği gücü ve bu zamanın ifade tavrını deneyimliyoruz. İlerde sınırlarımız genişledikçe çok daha farklı bir evrenden ve sanattan bahsetmek de olası. O zamana kadar, (yazarında deyimiyle; “Yaşanıyorken”) bu zamanı daha iyi anlamamıza yardım etmesi adına hepinize iyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b56c6570-0ed3-4c51-86f7-309ad20c5a3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknik Olarak Yeniden Üretilebilirlik Çağında Sanat Eseri</image:title>
            <image:caption>Walter Benjamin’in Paris’te sürgünde olduğu dönemde yazdığı Teknik Olarak Yeniden Üretilebilirlik Çağında Sanat Eseri ilk olarak 1936’da kısaltılmış Fransızca çevirisiyle yayımlandı. Benjamin’in “materyalizmin adına layık ilk sanat kuramı” olarak tanımladığı bu metin, 60’lı ve 70’li yıllarda yeniden keşfedildi. 80’lerden beri de modern kültür ve medya teorilerinin temel metinlerinden biri olarak kabul ediliyor. 
 
Benjamin bu denemesinde, sanatın ve sanatın alımlanışının, özellikle fotoğraf ve filmin gelişimiyle kaçınılmaz olarak dönüşüm geçirdiğini, kitlesel yeniden üretim olanaklarının artmasıyla sanat eserinin “aura”sını, özgünlüğünü ve kültürel otoritesini yitirdiğini savunuyor. Yeniden üretilebilirlik sayesinde oluşan kolektif estetik, bir yandan toplumsal özgürleşme yolunda gelişim olanağı sunarken diğer yandan faşizmin yükselişinden de anlaşılacağı gibi siyasetin güdümüne girme tehlikesini de içinde barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dff6635-dbab-4312-912d-266af348c309.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Sokağı</image:title>
            <image:caption>Hasan Öztoprak, 70’li yılların İstanbul’unda kadim bir semte götürüyor bizi. Acısı tatlısıyla o yıllara ait hayatların bir tür panoramasını seriyor gözler önüne. Birbirinden ilginç onlarca karakteri hayat gailesinin içinde koşuşturup dururken izliyor, kimi trajik kimi komik hikâyelerinin peşinden gidiyoruz. Hepsi de hayata tutunmanın yollarını arıyor. 
 
Hayat Sokağı, bir zamanların Balat’ında yaşayan sıradan, sahici insanların romanı… Ve de taklacı güvercinlerin, haşin kedilerin, miskin köpeklerin, dilsiz kaldırımların, naftalin kokulu odaların, ortaya saçılmış sırların romanı. Bu romanda hakiki arkadaşlıklar; yürek yakan aşklar, ihanetler, kavuşmalar ve ayrılıklar var…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99be0cd7-2dee-47d1-b705-8eedf215d28c.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Faust, klasik bir Alman halk hikâyesinin büyüyle hemhal olan, dünyevi zevklere düşkün kötücül kahramanı olarak doğmuş, edebiyatın verimli ve dönüştürücü vadisinde son derece başarılı, ancak hayatından memnun olmayan, bu yüzden Şeytan’la bir anlaşma yaparak ruhunu sınırsız bilgi karşılığında takas eden trajik bir âlime dönüşmüştür. Faust efsanesi, çağlar boyunca onu yeniden yorumlayan birçok edebiyat, sanat, sinema ve müzik eserinin temelini teşkil etmiştir. Faust ve Faustyen sıfatı, hırslı bir kişinin belirli bir dönem için güç ve başarı elde etmek yolunda ahlaki bütünlüğünden vazgeçtiği bir durumu ima eder. Hikâye, İngiltere’de The Tragical History of Doctor Faustus adlı oyununda onu klasik bir şekilde ele alan Christopher Marlowe tarafından popüler hâle getirildi ve iki yüz yıl sonra Goethe’nin elinde, nihai ruhsal kurtuluşuyla, trajedinin de sınırlarını zorlayan tatminsiz bir entelektüelin evrensel destanına dönüştü. Ünlü Faust müfessiri Erich Trunz Goethe’nin eserini bu bağlam içinde çok güzel özetlemiştir: 
  “Faust’ta kendi benliğinin sınırlarını aşmaya yönelik bir özlem vardır; ancak bu özlem onu başlangıçta arzuladığı dinî alana götürmez, aksine acele eder, yanlış adımlar atar, yüce ve zelil olanı karıştırır ve böylece dünyevi olana daha da derinden saplanır. Tam da bu nedenle Faust’un acizliği, insanüstü olana ulaşmaya çalıştığı yerde bilhassa hissedilir hâle gelir. Aslında hadsizliği ve bunun neticesi olan çaresizliği onu Şeytan’la ahitleşmeye götürmüştür. İşte bu durum Faust’un ölümüne değin bütün dramayı belirleyen meseledir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da3371d4-4116-412a-acc5-76b631c827a7.jpg</image:loc>
            <image:title>On Bir Yüzük</image:title>
            <image:caption>On Bir Yüzük: Başarının Ruhu, profesyonel basketbol tarihinde “en çok şampiyonluk kazanan antrenör” olarak tarihe geçen bir liderin, Phil Jackson’ın gerçek hikâyesi... 
Chicago Bulls ve Los Angeles Lakers takımlarının başında olduğu dönemde 11 kez NBA şampiyonluğu kazanan Jackson, başarısının arkasında yatan sırları ve liderlik tarzını elinizdeki kitapta tüm samimiyetiyle açıklıyor. 
Basketbol basını tarafından “Zen Ustası” (Zen master) lakabına layık görülen Jackson, kariyeri boyunca ilham veren bir koç oldu. Takımını başarıya götürürken oyuncularının egolarını, korku ve hırslarını kullanarak onları kışkırtmadı; aksine onların iyi yanlarını ortaya çıkarmak için mücadele etti. Kendine has liderlik tarzını hümanistik psikolojiden, Amerikan yerlilerinin kadim felsefesinden ve Zen meditasyonundan faydalanarak oluşturdu. Bu sayede özgürlük-otantiklik-diğerkâmlık sacayağında yükselen, takım çalışmasına dayalı yeni bir liderlik yaklaşımı geliştirdi ve profesyonel sporların hiper-rekabetçi dünyasını altüst etti. 
Kuzey Dakotali bir papazın çocuğu olarak büyüyüp zamanımızın en yenilikçi liderlerinden ve oyunu değiştiren figürlerinden birine dönüşen Phil Jackson&apos;ın anlattıklarından alacağımız çok ders var. Hayat tecrübesi ve öğretilerle dolu olan bu kitap, sporseverlerin yanı sıra başarılı insanların yaşam öykülerini okumayı sevenler için de eşsiz bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=106274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f84a5f19-6cb3-4514-9bd4-36ac1df30c7e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Adventures of Maya the Bee</image:title>
            <image:caption>The eelderly lady-bee who helped the ba­by-bee Maya when she awoke to life and slip­ped from her cell was called Cassandra and com­manded great respect in the hive. Those were exciting days. A rebellion had broken out in the nati­on of bees, which the queen was unable to suppress. While the experienced Cassandra wiped Maya’s large bright eyes and tried as best she could to arran­ge her delicate wings, the big hive hummed and buz­zed like a threatening thunderstorm, and the baby-bee found it very warm and said so to her companion.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>