﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b612a268-a98c-43fe-a694-e60d772cbaf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşböceğinin Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Bu, bizim hikâyemizdi, sadece bizim bildiğimiz bir şarkıydı.

Bir ateşböceğinin şarkısı...

1957 yılının Japonya’sında, on yedi yaşındaki Naoko Nakamura için ailesinin ticari ilişkilerini güçlendirecek bir evlilik planlanmıştır. Tören için her şey hazırdır tek bir şey hariç, Naoko’nun kalbi. O ne yazık ki ailesinin beklediği gibi gönlünü onları gururlandıracak bir adama değil, Amerikalı bir askere, bir yabancıya, hatta düşmana kaptırmıştır. Dahası, her şeye rağmen gelenekleri ve kendisi için hazırlanan geleceği hiçe sayarak sakladığı büyük sırla beraber aşkın peşinden gitmeye, yüreğinin ona fısıldadığı şarkıyı dinlemeye hazırdır. Öte yandan o şarkının yankılarının, yıllar sonra okyanusun ötesinden bile duyulacağından tamamen habersizdir.

Günümüz Amerikası’nda ise ölmek üzere olan babasının başında bekleyen gazeteci Tori Kovac, o güne kadar çok sevdiği babası, kendisi ve ailesi hakkında bildiği her şeyi altüst edecek bir mektup bulur. Mektubun ardındaki gerçeği öğrenmek için çıktığı yolculuk onu, Japonya’nın uzak bir sahil kasabasına kadar getirecektir.

Biri, kalbi ve ailesi arasında seçim yapmak zorunda kalmış, diğeri ise gerçek yuvasının neresi olduğunu merak eden iki güçlü kadının, yıllara ve mesafelere meydan okuyan duygu yüklü hikâyesi. Ateşböceğinin Şarkısı, sevdiklerimiz uğruna neler yapabileceğimizi gözler önüne seren, kolay kolay hafızalarınızdan silinmeyecek bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afbfda7a-34e6-4e70-a241-583045afc84b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhunu Giydir</image:title>
            <image:caption>Kimimiz ruhumuzu doldurmadan gardroplarımızı doldurduk. Kimimiz ruhumuz dedik,  kılıfını unuttuk. Bazımız her ikisine de küstük ve bıraktık… Şimdi her ikisini de derleyip toplama zamanı. Zira birini seçmek zorunda değiliz ve aslında ikisi de birbirini etkiliyor: Tıpkı doğadaki kusursuz denge ve uyumda olduğu gibi! 

Ruhumuz güzelleştikçe, güzel düşünüp güzel baktıkça dışımıza yansısın ışığımız. Dışımız parladıkça da aydınlatsın, ferahlatsın içimizi... İkisi de olsun, denge olsun, uyum olsun… Öyle bir olsun ki; rengarenk çiçek bahçesi gibi açıp neşe verelim birbirimize… 

Bu cümleler yüzünü gülümsetti ve kalbini ısıttıysa dileğim gerçek olmuştur.  Şimdi sıra sende… Bir dilek tutabilir ve bu konular gönlünü şenlendiriyorsa, kapaktan içeri girebilirsin. Kim bilir, belki sen renklerini buldukça ve daha çok paylaştıkça senin dileğin de gerçek olur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7b3a9c-a6b8-42be-bb75-80dd842b3d92.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedem, Ben ve Definemiz</image:title>
            <image:caption>Savulun, define avcıları geliyor!..

Dedem, Ben ve Definemiz, &quot;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&quot; serisindeki yerini alıyor.

&quot;Okuma Seviyesi 1&quot; olarak sınıflandırılan bu heyecan verici öykü, 7 yaş ve üzerindeki öğrencilerin merakını uyandırıp onları araştırmaya itiyor, hem eğlenceli hem de öğretici bir serüvene çıkarıyor.

Yaratıcı oyunları ve maceracı kişiliğiyle çocukların dilinden anlayan bir dede ile sevecen torununun ilişkisini konu edinen Dedem, Ben ve Definemiz, küçük şeylerin de insanı mutlu edebileceğini vurgulayarak, hayal gücünü doğru şekilde kullanmanın önemine değiniyor. 

Bir geceliğine dedesinin evinde kalmaya hazırlanan Kerem&apos;in içi içine sığmıyor. Her gittiğinde büyük keyif aldığı bu evde acaba onu bu kez hangi sürprizler bekliyor? Bildiği tek bir şey var, o da yine zamanın çabucak geçeceği... Ne de olsa dünyanın en süper dedesi, Kerem&apos;in dedesi! Oysa dedesinin bu seferki planı biraz farklı.

Epeydir çekidüzen vermeyi düşündüğü tavan arasını, torununun da yardımıyla toparlamak niyetinde. Nasıl yani? Kerem zaten evde de sürekli odasını topluyor! Bir de burada mı toplayacak? Ama bu hiç eğlenceli değil ki? Peki, bu karanlık ve tekinsiz odada Kerem&apos;i, içinde bir define haritasının da yattığı gizemli bir sandığın beklediğini söylesek?.. 

Bir çocuğun hayal gücünün nerelere varabileceğini gözler önüne seren bu serüven dolu kitap, okurlarını yaratıcı düşünmeye ve yeni keşiflerin izini sürmeye çağırıyor. 

Dedem, Ben ve Definemiz, son bölümünde yer verdiği muhteşem bulmacalar, harika oyunlar ve sözlük sayfalarıyla, yeni okurların kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2a6a08-fcd0-46b1-8f61-1ebf17e63738.jpg</image:loc>
            <image:title>Börü Pençesi</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünde Kartal, Yeryüzünde Börü Olanların Romanı…

Kadim metinlerde şöyle yazar: Nuh Tufanı’nın ardından gemiden karaya seksen kişi çıktı. Bunların yetmiş üçü bir tür salgına yakalanıp öldü. Hayatta yalnızca Nuh Peygamber, üç oğlu ve üç gelini kaldı. Hz. Nuh dünyayı kendince üçe ayırıp Ham, Sam ve Yafes adlı üç oğluna pay etti.

Bütün Türkler’in atası olan Yafes’in payına Türkistan düşünce oğlu oranın kurak olduğunu düşünüp biraz üzüldü. Bunun üzerine Nuh Peygamber oğluna Yada Taşı’nı verip, bir dua öğretti. Yafes, hangi vakit yağmura, kara ihtiyaç duyarsa o taş sayesinde yağdırabilecekti. Ve olağanüstü özellikleri olan Yada Taşı, çağlar boyunca Türk devletlerinin birliğinin ve saadetinin yegâne kaynağı oldu.

Yada Taşı Efsanesi serisinin üçüncü kitabında, Yada Taşı’nın olağanüstü güçleri karşısında direnemeyen ve tükenmenin eşiğine gelen insanoğlu ile iblislerin son savaşını; kehanetlerde haber verilen seçilmiş kağan ile efsanevi börülerin, Şeytan Erlik Han’ın Yeni Dünya Düzeni hayaline son verme mücadelesini okuyacaksınız.

Taht Oyunları (Game Of Thrones), Yüzüklerin Efendisi (The Lord Of The Rings), Hobbit (The Hobbit), Açlık Oyunları (The Hunger Games), Alacakaranlık (Twilight) gibi eserleri sevenlerin mutlaka okuması gereken bir Türk Mitolojisi Romanı...

Kitap özel tasarım “Orta Dünya” haritası ilavelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b178bd9d-a3e3-44fb-92f4-b76201acb35c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Bir Mucizedir</image:title>
            <image:caption>Aşk kaç kişiliktir? Ölüm büsbütün ayırır mı insanları? Peki, onun birleştirdiği de olmuş mudur hiç âşıkları? Mucizeler kanımızda mı dolaşır yoksa hep uzaktan mı bakar yüzümüze? Kalbinizin odaları bomboş kaldığında keskin bir rutubet kokusu geliyor mu burnunuza? Sevgiyi paslı bir bıçak gibi saplamadılar mı hiç göğsünüze?  Sevginin iyileştiren bir şey olduğunu ilk kim fısıldadı kulağınıza? Eliniz boşluğa uzandığında içinizden bir tren, taş sayıp raylara koydukları kalbinizi ezerek geçmiyor mu? “İyi bir şey olsun,” diye dua etmek için göğe açtığınız avuçlarınız umudu taşıyacak kadar güçlü mü sahiden? 

Ayşen Bozkuş, Aşk Bir Mucizedir ile zor sorulara cevap aramak için yola çıkanlara rehberlik ediyor. Aşkın gücünü, mücadele etmenin erdemini ve güzele olan inancın kudretini işaret ediyor okura. Kurgusu, hikâyesi ve karakterleriyle unutulmayacak bir okuma vadeden Aşk Bir Mucizedir uzun zaman zihninizin labirentlerinde dolaşacak bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c621db51-96fa-4a73-87fb-83ed734ead9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer’ın Maceraları</image:title>
            <image:caption>“Herkes öyle yapar Huck.” 
“Ben herkes değilim Tom.” 
 
Tom Sawyer’ın Maceraları, Amerikan edebiyatının en sevilen karakterlerinden birinin sahnedeki yerini ilk kez aldığı eserdir. Mississippi Nehri’nin kıyısındaki ufak bir kasabada geçen bu olağanüstü hikâyede Tom Sawyer ile yakın arkadaşı Huckleberry Finn’in hayatı, tehlikeli ve olağanüstü maceralarla hareketleniyor. 
 
Twain, onları “terbiye etmek ve eğitmek” için her daim hazır ve nazır bekleyen yetişkinlerin dünyasına masum, cesur çocukluğun gözünden bakıyor. Nesillerdir her yaştan okurun beğenisini kazanan Tom Sawyer’ın Maceraları, umudu ve masumiyeti yaz gününün kokusuyla birleştiren bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/565b23fb-4588-4d5d-99bc-ceff102cff92.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet Öyküleri</image:title>
            <image:caption>M.R. James, İngiliz edebiyatının en önemli korku yazarlarından biri, modern hayalet anlatısının babası. Stephen King, H.P. Lovecraft ve Clark Ashton Smith gibi ustaları derinden etkilemiş bir isim olan James’in yazdıkları, yirminci yüzyıl hayalet öykücülüğünün doruk noktası olduğu kadar sonrasında gelen, bu türde yazılmış eserlerin de temelini atar. 
 
Hayalet Öyküleri’nde antika bir düdüğün dünyaya çağırdığı korkutucu ruhların, ölümcül bir lanetten kurtulmaya çalışan insanların, kasabaya dehşet salan yaratıkların, gündüz kaybolup gece ortaya çıkan odaların ve intikam için geri dönen cadıların anlatıldığı karanlık öykülerle karşılaşacaksınız. 
 
HAYALETLER ÜZERİMİZDE KOL GEZMEYE DEVAM EDİYOR. 
 
David Stuart Davies’in önsözüyle 
 
“En iyi hayalet öykülerini M.R. James yazmıştır.” –Neil Gaiman 
 
“James’in kötücül yaratıkları benimkilerden çok daha korkunç çünkü onlar insan gerçekliğine hem çok yakın hem de bir o kadar uzak.” –Stephen King 
 
“Birinci sınıf bir tuhaf kurgu ustası.” –H. P. Lovecraft 
 
“Özgünlükte kimse M. R. James’in eline su dökemez.” –Clark Ashton Smith</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5b744f1-1b09-4858-8403-c75b26abec47.jpg</image:loc>
            <image:title>Astıktan Sonra</image:title>
            <image:caption>Üstat Glokta kendini zor bir durumun içinde bulmuştu. Üstadı olması için gönderildiği Dagoska şehri Güney’in en büyük imparatorluğu tarafından kuşatılmıştı. Şehrin içi hain kaynıyor, bir yandan da kendisinden önceki Üstat’ın hangi şartlar altında ortadan kaybolduğunu bulması gerekiyordu. Bir de şehri kurtarması. Ancak hiçbir müttefikine güvenemezken bunu nasıl yapacağına dair en ufak bir fikri yoktu. 
 
Kuzey’de Bethod’un kurduğu ordu İttifak topraklarına girmiş, ardında yıkım ve ölüm bırakarak ilerliyordu. Tahtın vârisi Prens Ladisla onları İttifak topraklarından kovup büyük bir zafer kazanmanın peşindeydi. Tek sorun, Prens Ladisla komutasındaki ordu dünyanın en hazırlıksız, en dağınık ve en kötü komuta edilen ordusuydu. 
 
Ve Mecusların İlki Bayaz, cesur maceracılardan oluşan bir grupla beraber geçmişin gömülü kalması gereken yıkıntılarına doğru bir yolculuğa çıkmıştı. Güney’in nefret edilen kadınını, Kuzey’in en korkulan adamını ve İttifak’ın en bencil oğlanını yanına almıştı. Hepsinin oynayacak bir rolü vardı ancak bunun için beraber çalışmaları gerekiyordu. Birbirlerinden ölümüne nefret ederlerken bu çok kolay olacak gibi görünmüyordu.  
Kadim sırlar ortaya çıkacaktı. Kanlı savaşlar verilecekti. Ve düşmanlar affedilecekti – tabii onları astıktan sonra. 
 
“Fazlasıyla gerçekçi ve bir o kadar da karanlık.” –Patrick Rothfuss 
 
“Joe Abercrombie bundan sonra benim baş düşmanımdır. Kitapları fazlasıyla iyi.” –Peter V. Brett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb6ee473-61ee-4d0c-99ab-5244c4a21086.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Mutlaka</image:title>
            <image:caption>Yılmaz Güney, Bir Gün Mutlaka’da devrimci mücadelenin önemini ve toplumu içten içe çürüten yozlaşmanın önüne geçebilmek için neler yapılabileceğini gösteriyor. Filmin gösterime girdiği dönemde yaşanan baskılarsa Bir Gün Mutlaka’nın amacına ulaştığını ve başka bir yolun her zaman mümkün olduğunu kanıtlıyor. 
 
Döneminin en radikal sanat atılımlarından biri olan Bir Gün Mutlaka herkesin okuması ve üzerinedüşünmesi gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/049f9f8b-c6ef-42f1-b7e5-8e734443843e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonra Giydirir Aşk Esvabını</image:title>
            <image:caption>“Gözlerime bakarak verdiğin sevinci
Ne de toz mavi kurdeleni
Kaybedemem asla.
Farkında değiller hâlâ, bitti sanıyorlar.
Acı esas şimdi başlıyor.”

Romanları ve oyunculuğu ile Türkiye’de ve dünyada büyük ilgiyle takip edilen Bahadır Yenişehirlioğlu özel baskılı ilk şiir kitabında hayata, inanca ve aşka dair duygu dolu şiirleriyle çıkıyor okurlarının karşısına…

Görsel ve işitsel bir şölen olarak tasarlanan Sonra Giydirir Aşk Esvabını’da 50’yi aşkın şiir yer alıyor. Kitaptaki şiirlerden bazıları her biri için ayrı ayrı bestelenen müziklerle Bahadır Yenişehirlioğlu tarafından seslendirildi.

Sözün ve müziğin gücünü bir araya getiren bu çalışmada, kitabın içine yerleştirilmiş QR kodlarla seslendirilen şiirlere eriştiğinizde çok farklı bir okuma deneyimi yaşayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f231860b-ad6d-4c39-9b07-77e67333e7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufilerin Edepleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dünyada huzur içinde yaşamanın ve ölüm korkusunu üzerinden atmanın altın anahtarlarını veren eşsiz bir eserdir.

Peygamberimiz aleyhisselâm buyurdular: “Bir kimse, ibadet etmemesine rağmen, güzel ahlâkı sayesinde cennette en üst derecelere erişir. Durmadan ibadet eden kimse de, sırf kötü ahlâkı yüzünden cehennemin dibini boylar.”

Bir sûfîye göre güzel ahlâk: “Hem insanlara eziyet etmemek, hem de eziyetlerine katlanmaktır.”

Ebubekir el-Kettânî: “Bir müminin gönlünü hoş etmem, bana kabul edilmiş bir hacdan daha sevimli gelir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ea09a88-4241-44e5-843a-1788992ce7e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahitlerim</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın oluşmasına siyasi, dinî ve estetik planda katkıda bulunmuş büyük entellektüeller tarafından Garaudy’ye gönderilmiş olan bu mektuplar, çağımızı anlama açısından son derece kıymetli belgelerdir.

Tarihî belge niteliğindeki bu eserde Romain Rolland, diyalog ve iman; Sartre, Marksizm-varoluşçuluk ilişkileri; Levy-Strauss, Marksizm ve yapısalcılık konularındaki düşünceleriyle çağımızı “içeriden” tahlil ediyorlar.

Daha pek çok ünlünün çeşitli konulardaki değerlendirmelerinin yer aldığı bu kitapta Garaudy’nin fikir çizgisinde ve umut projesinde hiçbir sapma olmadığı da gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ce75956-d754-4912-b893-1a2aeae3a175.jpg</image:loc>
            <image:title>En Sevgili Efendimiz ve Sevdalıları</image:title>
            <image:caption>Envâr ile kâinat doldu 
İşte o gece sabah oldu!
 
O’nun yüzü suyu hürmetine yaratıldı âlemler! Güneş, O’nun için sarıp sarmaladı dünyayı sıcaklığıyla. Ay, O’nun muhabbetiyle kâh dolunay oldu kâh hasretiyle yay gibi kaldı. O’nun sancağını dalgalandırınca kendini buldu rüzgâr…

O, risaletle şereflenen bir kul; devlet kuran mütevazı bir hükümdar; fetihler yapan muzaffer bir komutan; cehalet karanlığına düşmüş dünyayı ilim ve irfanla süsleyen bir muallim; ümmetine hudutsuz sevgi gösteren Hatemü’l-Enbiya Hazreti Muhammed Aleyhisselam idi.
O’nu anlatmak ve övmek isteyenler hep aciz kaldıklarını anladılar. Zira O’nu bütün âlemleri yaratan Rabbi övüyordu. O’nunla, yazılarını, eserlerini kıymetlendirmeye çalıştılar. Türkler O’nun yolunu tanıyınca başka aşk başka sevda tanımaz oldular. 
O’nu sevmek, saadetin; unutmak, bahtsızlığın alameti oldu. 

Üslubuyla yediden yetmişe herkese tarihi sevdiren Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, bu çalışmasında iki cihan serveri Hazreti Muhammed’in hayatını, şahsiyetini ve O’nun yoluna baş koyan ve hayatlarını O’nun yoluna adayan Peygamber sevdalılarını anlatıyor. 

Hoca Ahmed Yesevi’den Süleyman Çelebi’ye, Yazıcızade Muhammed’den Mevlana Halid-i Bağdâdî’ye kadar sevdasını mısralara dökenler;

Gazneli Mahmud’dan Osmanlı akıncılarının piri Mihal Gazi’ye, Satuk Buğra Han’dan İstanbul’un fatihi Sultan Mehmed Han’a, Hadimü’l-Haremeyn Yavuz Sultan Selim’den II. Abdülhamid Han’a kadar aşk ve gayretle Resul’ün sancağını yüceltenler;
O’nun sevgisini kazanabilmek için gözyaşları ile na’tını yazanlar;
Ummandan bir katre misali ve daha nice Peygamber sevdalıları bu kitapta…
O sevginin milletimizde daim kalması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc411caa-1784-4f86-85d4-fbdf7f82f1d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuran’ın Kalbine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Kur&apos;an bir hakikat çağrısı; bir hidayet rehberidir. Kur&apos;an Allah&apos;ın sesidir, nefesidir; Allah&apos;ın kelamıdır; onunla ne kadar iç içe girersen Allah&apos;ın sesini, nefesini, soluğunu o kadar içinde hissedersin. O soluk insanı pişirir; o soluk insanı olgunlaştırır; bambaşka bir noktaya ulaştırır.

Ne var akla gelen, gökteki Güneş, gezegenler, yerin içindeki karınca, yerin üstündeki taş, ne geliyorsa aklına, ne varsa her şeyin yönetimi, mülkü, gücü, kudreti Allah’ın elindedir ve ey insanlar, siz O’na döndürüleceksiniz.

Allah&apos;ın rızası, bu insanın gönlünde, kalbinde bir meleke haline gelirse, şeytan ona diş geçiremez.

Sığlığımız, Kur&apos;an&apos;dan uzaklığımızdandır. Lakaytlığımızın, aldırışsızlığımızın, gamsızlığımızın, dünyevileşmemizin sebebi Kur&apos;an&apos;dan uzak kalmamızdır.

Kur&apos;an duygu durumumuzu dengeler. Dünya ile ahireti, bedenle ruhu, akılla kalbi, görünen ve görünmeyeni dengeler Kur&apos;an.

İman kişiliğin birleştirici gücüdür. İnsanın bütün benliğini asıl hedefe, asıl gayeye doğru odaklar. İmanın kaybı, kişilik parçalanması demektir.

Zaman bizi ölüme; ölüm bizi Allah&apos;a taşıyor.

Gemileri yaktıran bu Kitap’tır. Gemileri karadan yürüten bu Kitap’tır. Dağları bayırları aştıran bu Kitap’tır. Deryaları aştıran bu Kitap’tır. Aziz kılar bu Kitap ve bir insan Kur&apos;an&apos;dan uzaklaştığında, gücünü, şerefini ve izzetini kaybeder.

Besmele bizim günlük, sıradan işlerimizi amel haline getiren bir niyet deklerasyonudur. Besmele çektiğimiz zaman artık o iş Allah’ın rızası için yapılan bir ibadete dönüşmüş olur.

Efendimizi anlamak isteyen, Hz. Musa’ya baksın, Hz. İsa’ya baksın. Hz. Süleyman’a baksın, Hz. Yakub’a baksın. Hz. İbrahim’e baksın, en başta Hz. Adem’e baksın.

Allah yolu, yolcu ile tanımlıyor; çünkü yolcu yolun ruhudur. Peygambere uymayan istikamette değildir. Ashab-ı kirama ittiba etmeyen istikamette değildir. Salih insanlara muhabbet duymayan, iyi insanlarla birlikte olmayan istikamet üzere değildir. Şehitlerin yoluna burun kıvıran istikamet üzere değildir.

Bu yol Musa’nın (as) yoludur, İsa’nın (as) yoludur, İbrahim’in (as) yoludur, Süleyman’ın (as) yoludur, Adem’in (as) yoludur, hepsinin yoludur. Bu yol Efendimizin yoludur. Ashabının yoludur. Salihlerin yoludur. Sıddiklerin yoludur. Şehitlerin yoludur…

Dirilişin merkezi Medine ise dirilişin eşiği Mekke&apos;dir.

Namazın bizim karakter özelliğimiz olması lazım, ibadetin karakter özelliğimiz olması lazım, ezanın bizim karakter özelliğimiz olması lazım. Hayrın, hikmetin, iyiliklerin, salih amellerin, karakter özelliğimiz olması lazım.

Bu Kitap umumiyetle kişileri anlatmaz, kişilikleri anlatır; şahısları anlatmaz, şahsiyetleri anlatır; insanı anlatmaz, karakteri anlatır. Çünkü insan ölür, kişilik kalır. Ölen kişidir, kişilik ise kıyamete kadar bakidir. Ölen şahıstır, şahsiyet kıyamete kadar bakidir.

Sen ilk defa ortaya çıkmış, tarih boyunca eşi benzeri olmayan, haşa sonradan türeyen bir peygamber değilsin. Senin gibi pek çok peygamber geldi geçti, sen onların devamısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9c76a1-9d9a-4f20-8dc2-af7e1b1fa51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya</image:title>
            <image:caption>“Dijital pazarlama kavramına bakış açınız, geleceğinizi olumlu ya da olumsuz etkileyecek en önemli etken olabilir. Bu sizin için geçerli bir önerme olduğu gibi; tüm kurum, kuruluş ve şirketler için de geçerli.”

Tüm Boyutlarıyla Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya kitabı, T.C. Başbakanlık, T.C. Millî Savunma Bakanlığı, Anadolu Ajansı, İstanbul Okan Üniversitesi, Al Jazeera ve Medya Akademi gibi birçok kurum ve kuruluşta görev alan Okan Yüksel tarafından yazıldı.

Dijital pazarlama ve sosyal medya alanında birçok ulusal ödülün de sahibi olan Okan Yüksel, altı üniversitede dijital pazarlama, sosyal medya ve iletişim alanlarında ders ve konferanslar verdi.

Okan Yüksel’in profesyonel deneyimlerini, güncel bilimsel araştırmalarla harmanlayarak ve çok sayıda uygulamaya da yer vererek sunduğu bu kitap, herkes için önemli bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dab4296-bc9e-4408-997a-6098f4e37139.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprünün Öte Yanı</image:title>
            <image:caption>GÖLÜN KIYISINDA&apos;nın yazarından 
 
2006 MAN BOOKER ÖDÜLÜ ADAYI 
 
&quot;Büyük mutlulukları ve hüzünleri çağrıştırıyor.&quot; 
Times 
 
Böyle bir kaybın acısından sonra artık hiçbir şeyin onun için önemli olmayacağını zannederdiniz ama besbelli ki işler hiç de öyle yürümüyordu. Aksine şimdi her konuda korkuyla doluydu. Sanki sonunda kaderin korkunç gücünü, sinsiliğini, sırtını yaslayabileceğinden emin olduğun o tek şeyi nasıl da anında silip yok edebileceğini görmüştü ve artık sürekli omzunun üstünden arkaya bakıp duruyor, bir sonraki darbenin nereye inebileceğini anlamaya çalışıyordu. 

Kanada’nın çağdaş edebiyattaki en önemli  temsilcilerinden Mary Lawson’ın pek çok dile çevrilen ve Man Booker Ödülü’ne aday gösterilen romanı Köprünün Öte Yanı, Kuzey Kanada’nın uçsuz bucaksız topraklarında  iki kardeşin ve iki kuşağın hikâyesini anlatıyor. İkircikli kardeşlik ilişkileri, rekabet, saplantılı aşk ve karmakarışık duygular üzerine yalın ve zarif bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dcc1b13-79f5-4407-a81c-eae0741c3b61.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşların ve Yılanların Şarkısı (Açlık Oyunları)</image:title>
            <image:caption>54 dil ve 52 ülkede 100 milyondan fazla okura, sinema uyarlamalarıyla 3 milyar dolar gişe hasılatına ulaşan 
Açlık Oyunları serisinin yeni kitabı geliyor


DÜNYANIN KONUŞTUĞU KİTAP 19 MAYIS’TA TÜM DÜNYA İLE AYNI ANDA 
 
Enerjisini hırsından alıyor.
Azmini, rekabetten.
Ama güce ulaşmanın bir bedeli var.

Onuncu Açlık Oyunları’nı başlatacak hasat gününün sabahı. Başkent’te, on sekiz yaşındaki Coriolanus Snow 
akıl hocası olarak katılacağı Oyunlar’a hazırlanıyor. Başarılı olmak istiyor ve bunun için tek bir şansı var. 
Bir zamanların görkemli Snow ailesi zor zamanlardan geçiyor ve ailenin kaderi, 
Coriolanus’un cazibesiyle, zekâsıyla, hamleleriyle diğer akıl hocalarını gölgede bırakıp 
haracını Oyunlar’ın galibi yapmasına bağlı. 
 
Ama şans ondan yana değil. Coriolanus’a kötülerin en kötüsü 12. Mıntıka’nın kız haracına akıl hocalığı yapmak gibi 
onur kırıcı bir görev veriliyor. Artık kaderleri birbirine bağlı. Coriolanus’un yaptığı her seçim onları galibiyete ya da mağlubiyete, 
zafere ya da yenilgiye götürebilir. 
Arenanın içinde ölümüne bir dövüş sürüyor. 
Arenanın dışında ise, talihsiz haracına yakınlık duymaya başlayan Coriolanus kurallara uyma zorunluluğuyla, bedeli ne olursa olsun yaşama arzusu arasında kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29c6afa9-cf64-48a1-b85e-f42ee17be1a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ko*rona Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Ko*rana virüsü binlerce can aldı. Sanki dünyaya kıran girdi. Büyük güçlerin büyüsü bozuldu. Hepimiz elimiz kolumuz bağlı kendimizle yüzyüze geldik. Adnan Ocak Ko*rona Günlükleri-Yüzleşme Vakti kitabıyla, bizi kendimizle başbaşa kalıp yüzleşmeye çağırıyor. 
 
Sokakta oynardı çocuklarımız. Akranlarıyla büyürdü. Komşular akrabadan önce gelirdi. Kirvelerimiz vardı, sağdıçlarımız vardı, ahretliklerimiz vardı, sütkardeşlerimiz vardı. Baba dostlarımız vardı. Can dostum derdik. Köylerimiz vardı. Kasabalarımız vardı. Mahallenin, köyün delisi de olurdu velisi de. Bakkalı olurdu. Tanrı misafirlerimiz olurdu. Sözümüz senetti. Kuldan utanır, Allahtan korkardık.

Yüz yüze bakacağız der haddimizi aşmazdık. Ne oldu bize? 
 
Uykudayız! Can kuşu ten kafesinden kurtulunca uyanacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c25c0679-a104-43a2-b27b-89d56a3786f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Yolculuklar 25 - Chancellor</image:title>
            <image:caption>Güney Carolina’dan Liverpool’a dönmek için üç direkli ve seren yelkenli, dokuz tonluk zarif bir gemi olan Chancellor’a binen yolcular başlarına neler geleceğinden habersizdi. Gemide çıkan yangın ardı arkası kesilmeyecek trajedilerin sadece başlangıcıydı. Yolculardan biri olan J.R. Kazallon bu donanımlı ve güvenilir geminin azgın denizdeki dört aylık macerasını günü gününe not almasaydı belki de neler yaşandığı asla bilinemeyecekti… 

Méduse isimli bir Fransız gemisinin 1816’da geçirdiği kazadan ilham alan Jules Verne, bu romanını bir günlük şeklinde yazıyor. Hayatta kalmak için verilen mücadeleleri –ahlak her zaman vahşiliğe üstün gelemese de–  uygarlığın her zaman barbarlığa üstün gelmesini bir kazazedenin gözünden okura sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c40a0a1-e93a-44ad-bd00-26daec559624.jpg</image:loc>
            <image:title>Şans Avcısı Per (1. Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Hayır. Aslında uzun zamandır inanmıyorum. Onu nerede aradıysam, sadece kendimi buldum. Ve kendini bilen biri için Tanrı gereksizdir. Onun için böyle doğaüstü bir kişilik kavramı ne teselli edici olur, ne de korkutucu, o kişi onu ister baba gibi görsün, ister yargıç gibi, değişen bir şey yoktur.” 
 
İnancını reddeden, Danimarka kırsalındaki kısıtlı hayatından kaçan bir din adamının iddialı oğlu hakkında bir roman. Per, Kopenhag&apos;a gelen ve şansı &quot;vahşi bir yaratık, çarpık bir canavar gibi gören şansı yakalamanız ve yakalayıp bağlamanız&quot; gerektiğine inanan yetenekli bir genç adam. 

Danimarkalı Nobel ödüllü yazar Henrik Pontoppidan&apos;ın 1898-1904 yılları arasında basılan ve 20. yüzyıla kadar 11 dile çevrilen “Lykke Per”(Şans Avcısı Per) 2004 yılında Danimarka Kültür Canon&apos;un bir parçası haline getirilmiştir. Soysal Yayın Grubu tarafından ilk kez Türkçeye kazandırılan eser dünyanın zevkleri ve dinin kuralları arasında bocalayan yetenekli bir adamın akıcı hikâyesini lezzetli bir edebiyat şöleni içinde okuyucularımıza sunar. 

Bille August tarafından yönetilen 2018 de „‟Şanslı Bir Adam‟‟ adıyla beyaz perdeye de uyarlanan eser 91. Akademi Ödülleri&apos;nde En İyi Yabancı Dilde Film kategorisindeki üç filmden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/646d56b3-7491-4bed-a5dc-98b6c788c130.jpg</image:loc>
            <image:title>Şans Avcısı Per (2. Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Hayır. Aslında uzun zamandır inanmıyorum. Onu nerede aradıysam, sadece kendimi buldum. Ve kendini bilen biri için Tanrı gereksizdir. Onun için böyle doğaüstü bir kişilik kavramı ne teselli edici olur, ne de korkutucu, o kişi onu ister baba gibi görsün, ister yargıç gibi, değişen bir şey yoktur.” 
 
İnancını reddeden, Danimarka kırsalındaki kısıtlı hayatından kaçan bir din adamının iddialı oğlu hakkında bir roman. Per, Kopenhag&apos;a gelen ve şansı &quot;vahşi bir yaratık, çarpık bir canavar gibi gören şansı yakalamanız ve yakalayıp bağlamanız&quot; gerektiğine inanan yetenekli bir genç adam. 
Danimarkalı Nobel ödüllü yazar Henrik Pontoppidan&apos;ın 1898-1904 yılları arasında basılan ve 20. yüzyıla kadar 11 dile çevrilen “Lykke Per”(Şans Avcısı Per) 2004 yılında Danimarka Kültür Canon&apos;un bir parçası haline getirilmiştir. Soysal Yayın Grubu tarafından ilk kez Türkçeye kazandırılan eser dünyanın zevkleri ve dinin kuralları arasında bocalayan yetenekli bir adamın akıcı hikâyesini lezzetli bir edebiyat şöleni içinde okuyucularımıza sunar. 

Bille August tarafından yönetilen 2018 de „‟Şanslı Bir Adam‟‟ adıyla beyaz perdeye de uyarlanan eser 91. Akademi Ödülleri&apos;nde En İyi Yabancı Dilde Film kategorisindeki üç filmden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd2314c-43ac-4dbe-92bb-6c2fbca15d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zuzu ile Allah’ın Güzel İsimlerini Öğreniyorum - 3 Bilim Fuarında Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Zuzu, ailesiyle bilim fuarına gidiyor. 
Birbirinden farklı icatlar bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor. 
 
Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz. 
 
‘El-Halık, El-Basir, Es-Semi’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fce2ca60-9706-4efd-b92e-e9a93c9989d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Zuzu ile Allah’ın Güzel İsimlerini Öğreniyorum-2 Kırmızı Başlıklı Kız</image:title>
            <image:caption>Zuzu, botanik bahçesinde çiçeklerin dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyor. 
Bu rengârenk dünya bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor. 
 
Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz. 
 
‘El-Bari, El-Muhsi, El-Cemil’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/055cb6b1-d8dd-4bcc-83e4-ad5d560ca271.jpg</image:loc>
            <image:title>Zuzu ile Allah’ın Güzel İsimlerini Öğreniyorum-1 Benim Canım Fasulyem</image:title>
            <image:caption>Zuzu, küçük bir fasulye yetiştirmeye başlıyor. 
Bu güzel fasulye bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor. 
 
Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz. 
 
‘El-Musavvir, Er-Rezzak, El-Vedud’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b302e6-bc21-46ad-bc81-bfa3f14cf088.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanı Anlamak</image:title>
            <image:caption>“İnsan kendi üzerine düşünerek kendisini tanıyabilir mi? Bilinçli düşünceye açılan sonsuz krediler çağında bu soruya verilen cevaplar muhtemelen olumlu olacaktır. Fakat karar ve davranışların asıl belirleyicileri olsalar da, insanın farkında bile olmadığı bilinçdışı ve zihniyet kategorilerini hesaba kattığımızda cevap şöyle olmalıdır: ‘Hayır, insan kendi üzerine düşünerek kendisini tanıyamaz, çünkü bilinçdışını ve zihniyetini ona ancak ilişki kurduğu başka insanlar gösterebilir.’Etyen Mahçupyan, bilincin ve düşüncenin bağımsız değişkenler gibi gösterilip kutsandığı bir dünyada birincinin bilinçdışı; ikincinin zihniyet tarafından nasıl kuşatıldığını anlatıyor ve daha olgun bir toplumsallık için odaklanmamız ve hesaplaşmamız gereken asıl kategorilere işaret ediyor.” Alper Görmüş İNSANI ANLAMAK “Geçtiğimiz bir kaç yüzyıl içinde derinleşen bilimsel uzmanlaşma, kendini tanıma ve anlamaya ilişkin sorulara cevap arayanların birbirinden bihaber kalmalarına neden oldu. Bu kitap nörobilim ile sosyal psikolojiyi bir araya getirerek insanı anlamanın kapısını aralıyor. Biyolojik ve kültürel adaptasyonu bilimsel bilgiler ışığında bağlantılı olarak izlerken, hem insanı anlamak için bütüncül bir çerçeve öneriyor, hem de zihinle zihniyet arasındaki ilişkiyi açığa çıkararak duygu, düşünce ve davranışlarımızın işlevini anlamamızı sağlıyor.” İzzet Özberki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/070ed1e5-96eb-44bb-b569-e42a445944e4.jpg</image:loc>
            <image:title>36 Yoga Duruşu</image:title>
            <image:caption>Yoga dinlemekle başlar. Yoganın fiziksel uygulaması kendi bedenimizi dinlediğimiz ve hâlihazırda içimizde olanı yansıttığımız bir alana davet sunar. Dinlemek farkındalıktır. Sonrasında sorular sormaya başlarız. Beni geride tutan ne? Bu yoga duruşu neyi sembolize ediyor? Bu benim yaşamımla nasıl ilişkilendirilebilir? 
Bizler asana isimleri ve fiziksel hizaların, sembolik olduğuna uyandığımızda yeni bir kapının eşiğindeyiz demektir. Kapıyı açan anahtar farkındalığı genişletmektir. Mânâyı sembollerde keşfettikçe kendimizi daha derin bir gizemin içinde buluruz. Beden, zihin ve sembol birliğinin farkında olmak, asanayı kendi tadımıza baktığımız bir araca dönüştürür.Böylece yoga fiziksel hareketin ötesine geçer. 
Matın dışına taşar. 
Pratikte elde ettiğimiz içgörü eyleme taşınır. 
Yaşam değişir. 
Yoga canlanır. 
36 yoga duruşuna derinden nüfuz eden ‘’Ruhun Dili: Asanalar’’ farkındalığımızı asanaların daha derin katmanlarına genişletebilmek ve böylece yaşamımızı dönüştürecek bağlantılar kurabilmek için bir davet. Bu kitap bakmak ve görmek arasındaki ince çizginin sınırlarını genişletmeye ve görünenin ötesindeki mânâyı asanaların derinlerinde keşfetmeye kalbinde yer açmaya cesaret edenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc72121d-7562-404f-a064-04863d6286e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Aleminden Uygunsuz Gerçekler</image:title>
            <image:caption>“Oxford’lu bir hayvanbilimciden bekleneceği gibi, kusursuzca araştırılmış. Bir de üstüne düpedüz komik.” Richard Dawkins 
 
2018 Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü Finalisti 
 
Atomu parçalamış, Ay’ı fethetmiş, Higgs bozonunun izini bulmuş olabiliriz ama iş hayvanları anlamaya gelince önümüzde hâlâ uzun bir yol var. İster didişen bebek pandaların videosu, ister el ele tutuşmuş penguenlerin fotoğrafı; söz konusu hayvanlar olduğunda masumiyet, sadakat, ölçülülük, çalışkanlık gibi basmakalıp insani erdemleri onlara yüklemeden duramıyoruz. Kendi yarattığımız mitlere, yalan yanlış bilgilerle inanmak, bir sığının sarhoş olabileceğine, bir penguenin eşini aldatabileceğine ya da işçi karıncaların işten kaytarabileceğine ihtimal vermekten çok daha kolay. Halbuki bunlar gerçek. Hatta dahası var. 
Lucy Cooke hayvan aklını olduğu gibi anlayabilmek için Kolombiyalı bir “suaygırı burucusu”ndan Çinli bir “panda çöpçatanı”na kadar hayli renkli karakterle tanışacağı bir dünya turuna çıkıyor ve bizleri hayvanların gizli −ya da bizim görmezden geldiğimiz− ve bir o kadar eğlenceli dünyasıyla tanıştırıyor. Hayvanlar Âleminden Uygunsuz Gerçekler, sadece hayvanları değil, tüm o akıldışı önyargıları ve uçuk hayal gücüyle insanı da anlatan, yanlış anlaşılmalarla dolu bir hayvanat bahçesi. 
 
“Bir kurgu dışı kitaptan en son ne zaman bu kadar keyif aldığımı hatırlayamıyorum.” Daily Express 
 
“Doğa tarihi kitaplarında yılın kazananı. Harika.” Mail On Sunday 
 
&quot;Baştan sona büyüleyici.&quot; Bill Bryson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b11385c5-27f7-4983-a6cf-634f0a2af727.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı Tipler</image:title>
            <image:caption>Mizah dergilerindeki Replikler ve Osman Gazi ve Mahdumları adlı köşeleriyle adından söz ettiren Emirhan Perker, bu defa ince tespitler kitabıyla karşımızda! 

Tatil beldesi sakinleri, mahalle bakkalı, üçüncü nesil kahveci, nargile kafe müdavimi, 90’lar popçusu, instagram fenomeni, TV yorumcuları, home ofis çalışanları, plaza çalışanları, Çağan Irmak ve Nuri Bilge Ceylan karakterleri... Bazı Tipler, gündelik hayatın içindeki gözden kaçan küçük detayları keyifli bir üslupla didikliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e420f61f-60c3-4d13-8e13-346b611c9d9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tılsım-ı Berzah</image:title>
            <image:caption>Yaşam denilen, önceden kurgulanmış bu senaryoda; bütün iplerin sizin elinizde olduğu, ölümünüzü bile geciktirebileceğiniz “kader” denilen bu kurguda, seçim yapmak zorunda kalmadan gerçeklik âlemine yön verebilmeye, zaman denilen an’lar boyutunda sıçramalar yapıp evrensel gerçekliği bozmaya hazır mısınız? 

Peki ya ışıktan daha hızlı kozmik bir aracı keşfetmeye? 

Ya da gezegenleri ve yaratılanları etkilemenin sırrının, frekansta olduğunu öğrenmeye? 

Unutun tüm kelimelerinizi, sizlere dikte edilen yanlış öğretilmiş kültürel değerlerinizi… 

Düzeltin yediklerinizi, içtiklerinizi ve de kelimelerinizi… 

Ve en önemlisi, kendinizi… 

An’dan öte an’ı, an’dan önce an’ı, frekanslarla keşfedin; 3’ten 6’ya, 6’dan 9’ a... 

Aydınlanma çağının, yeni dünya düzeninin 11. boyut varlıkları olarak yeniden doğun bilincinizde. 

Ve âlemleri keşfedin içinizde… 

Olmak için var olduğunuz bilincinize kavuşun, kendi gerçekliğinizde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34642b91-8e25-4fdd-bbed-59f951931157.jpg</image:loc>
            <image:title>Pertavsız</image:title>
            <image:caption>“Pertavsız” fantastik iki uzun hikâyeden oluşan bir öykü kitabı… Yazar kitabın ilk öyküsü Pertavsız ile 2006 yılında TRT Radyo Tiyatrosu Yarışması’na katıldı. 
İkinci öykü “Affan” Çanakkale Savaşına gönüllü giden Tıbbiye talebesi ve onu umutla bekleyen babasının hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034248a7-8c70-43ee-b32c-f76429c762fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Şalalalala Huhuhu</image:title>
            <image:caption>Roman.yetmişli yılların nostaljik şarkıları gibi yine o yıllara has duygusal serüvenleri hatırlatan kurgusal bir öyküyü anlatıyor. 
Anne ve babasının birer gün arayla vefat ettiğini öğrenen Taner, yirmi yıldır yaşadığı Londra’dan Ankara’ya gelir. Cenaze için geldiği babaevinde hiç hesapta olmayan bir bahaneyle Londra’daki yayınevini ortağına bırakarak kalış süresini uzatır. 
Geçmişin intikam ateşiyle yanıp tutuşan bu küskün yazar, kendisini üçlü bir aşk çıkmazının hikâyesinde bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8134bf39-759a-4c39-a54f-67dafe6a2780.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarapnel</image:title>
            <image:caption>Roman kahramanı Ural, Şarapnel Gazetesi’nin muhabiri ve illüstratörüdür. Haber yapmak için çıktığı tren yolculuğunda geçirdiği kaza, sevgilisi Anuşka ile tanışmasına neden olacaktır. Anuşka, Sütlüce Yetimhanesinden henüz çıkmış kimsesiz genç bir kadındır. 
1908-1909 yıllarında İstanbul’da geçen bu roman İkinci Meşrutiyet döneminin en önemli olayına tanıklık edecektir. Ama asıl heyecan verici olan Ural ve Anuşka’nın hikâyesidir. 
Bazı kitaplar vardır göz açıp kapayıncaya kadar biter. Şarapnel de bu kitaplardan biri, ara vermeyi düşünmeden son sayfayı merak edeceğiniz bir roman… Sessiz bir park kanepesinde, trende, otobüste, uçakta, plajda, evinizde  soluksuz okuyup bitireceğiniz harika bir novella sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68667760-d1a5-44f1-8201-e418ed1262d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer&apos;in Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Ömer’in Hikâyesi 1922 yılında İngiliz işgali altındaki İstanbul’da geçiyor. Sürükleyici bir aile romanı… 
Hüzün, pişmanlık ve umut iç içe… 

Birinci Cihan Harbiyle cepheye giden Ömer, harp dönüşünde Himaye-i Etfal Cemiyetine bırakmak zorunda kaldığı çocuklarını aramak için köyünden İstanbul’a yola çıkar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fe8afac-2e1b-4b8a-b764-a8e5012e015f.jpg</image:loc>
            <image:title>Martha Kohen</image:title>
            <image:caption>Romanın kadın kahramanı Martha Kohen’in dedesi bir Osmanlı Paşasıdır. Martha Almanya’da yetişmiş, sonunda en büyük hayalini de gerçekleştirerek ata toprağı Türkiye’de Alman Sefaretinde göreve başlamıştır. 
Ancak azınlık kimliği başına dert açacaktır… 
Martha’nın 1942 yılında Ankara’dan başlayıp Eskişehir ve oradan da İstanbul’a uzayan hikâyesini soluksuz okuyacaksınız. 
İkinci Dünya Savaşı’nda memleketimizi merak ediyorsanız… Polisiye, macera, hüzün ve aşk’ı bir arada görebileceğiniz farklı bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6bb0492-2710-4e35-9523-6822090cea6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandispanya İle Paşa Çayı</image:title>
            <image:caption>Yazarının en sevdiği kitabı… Pandispanya ile paşa çayı… 
Satır aralarında mutluluğu bulsanız da hayatımızın ana teması hüzün… Hüzün… Maalesef yine hüzün… 
Her bölüm gerçek bir hayat hikâyesi… 
Gözyaşları içerinde okuyacağınız anı portre türünde yazılan eşsiz bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2539d1e9-ee54-452b-9545-e07cbeff7b0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Siyaset</image:title>
            <image:caption>Küresel Siyaset, çağdaş uluslararası ilişkiler teorisi ve pratiğine sistematik ve bütünlüklü yaklaşan bir giriş kitabıdır.

 
Mükemmel bir berraklıkla yazılmış ve fevkalade geniş bir perspektiften yararlanan kitabın her bir bölümü öğrenmeyi destekleyecek ve çalışmaya yardımcı olacak birçok yenilikçi özellik içermektedir.

 
Küresel siyasetteki fiilî durumlara odaklanan uygulamadaki küresel politika kutuları, dünya meselelerindeki başlıca olayları aydınlatmak için manşetlerin ardına bakmaktadır.
Küresel Aktör kutuları, Google’dan G-20’ye kadar, dünya sahnesindeki kilit oyuncuların doğası ve önemine yoğunlaşmaktadır.
Farklı teorik yaklaşımlar ve merkezî tartışma konuları hakkındaki özetler, eleştirel düşünmeyi teşvik etmektedir.
Etkili teorisyenlerin biyografi ve fotoğrafları, meseleleri, fikirler kadar şekillendiren kişileri de tanıtmaktadır.

 
Andrew Heywood, dünya genelinde yüz binlerce öğrenci tarafından kullanılan Siyaset,  Siyasî İdeolojiler ve Siyasetin ve Uluslararası İlişkilerin Temel Kavramları gibi çok-satan kitapların da yazarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bc7922e-f166-495e-8537-7de751a1724c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tolstoy Bütün Eserleri 1-Çocukluk, Ergenlik, Gençlik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tolstoy ilk kez 1852 yılında, 24 yaşında kesin bir şekilde yazar olmaya karar vererek, Yasnaya Polyana’da geçen yıllarının hatıralarından yola çıkan Çocukluk’u yazmaya başladı. Tolstoy 1854 yılında Ergenlik ve 1855 yılında Gençlik’le yazmaya devam etti.

Taşrada, bir çiftlikte başlayan bir hayatın şiirsel anlatımı olan bu romanlarda, 19. yüzyıl Rus hayatının canlı bir havası hakimdir. Tolstoy’un yazarlıkta kararlı olduğu ve üstelik Rus edebiyatında daha önce yazılmamış şeyleri yazacağı belli olmuştu.

SERİNİN DİĞER KİTAPLARI ÇOK YAKINDA!..
Hikayeler 1852-1856 (Baskın, Markacı, Orman kesimi, Tipi, İki Süvari, Kafkasya Anıları, 
Çiftlik Sahibinin Sabahı)
Hikayeler 1857-1863 (Albert, Üç Ölüm, Polikuşka, Dekabristler, Aile Mutluluğu, Kazaklar, Savaş, ve Barış, Anna Karanina, Dört Okuma Kitabı)
Hikayeler 1885-1902  (Holstomer, Bir Delinin Notları, Üç Oğul, Surat Kahvehanesi, Fransuaza, Pahalı, Karma, Genç Kralın Oğlu, Üç Masal, Ev Sahibi ve Uşak)
Drama Tiyatro (İlk İçki, Karanlığın İktidarı, Aydınlanmanın Meyveleri, Işık Karanlıkda da ışıtır, Canlı Cenaze)
 Sergi Baba   Şeytan  İvan İlyiç&apos;in Ölümü   Kroyçer Sonat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e950352-38e1-4f74-844c-23259403dd9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanı Keşfet - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Ormanı keşfetmeye hazır mısın? 

Ağaçlardan hayvanlara kadar ormanlarda keşfedebileceğin şeylerin sınırı yok. Geceleri hangi hayvanlar avlanır? Yerin altına yuva yapan hayvanlar hangileri? Ormanda ağaçtan başka neler yetişir? Mantarlar zehirli midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e7c72e6-e6de-4789-ae7e-f22f8beca47e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürültü Çağında Sessizlik</image:title>
            <image:caption>Norveçli kâşif Erling Kagge’den sessizlik üzerine büyüleyici bir anlatı…

Kagge Gürültü Çağında Sessizlik’te şehrin gürültüsünden, kalabalıklardan, teknolojiyle çevrelenmiş hayatlarımızdan ve yorulmak nedir bilmeyen zihinlerimizden sıyrılıp sessizliğe nasıl sığınabileceğimizi anlatıyor. Sessizlik nedir? Nerede, nasıl bulunur? Ve neden önemlidir? Kagge bu soruların cevaplarını bulmak için kendi deneyimlerinden yola çıkarak bizlere dünyayı dışarıda bırakmanın keyfini öğretiyor, sessizliğin gücünü hissetmemiz için çağrıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb0943d4-57e7-4e1e-a83d-6b2c4cd487f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaya Seyahat</image:title>
            <image:caption>Müthiş bir uzay macerasına atılalım ! 

Cesaret isteyen bir uzay seyahatine hazırlanan gözüpek kâşifler Ege ve Esin’e katılın. Onların görevleri Uluslararası Uzay İstasyonu’na önemli malzemeleri götürmek, fakat önce astronot eğitiminden geçmeleri, roket kullanmayı öğrenmeleri ve yerçekimsiz ortamda hareket edebilmeleri gerekiyor. 

Gerçek astronotların deneyimlerine dayanan bu nefes kesici macera çocuklara bilim insanlarının nasıl eğitim aldığı, roketle nasıl havalandıkları ve uzayda nasıl yaşayıp çalıştıkları hakkında bilgiler verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97b275d-0d27-43c8-b0bd-f4953fe97109.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sen Kuş Olur Gidersin</image:title>
            <image:caption>Türkiye edebiyatının son yıllardaki önemli kalemlerinden Tarık Tufan tüm kitaplarıyla artık Doğan Kitap’ta. 
 
Tarık Tufan varoluşsal yalnızlığımızın peşine düşüyor. 
 
Genç bir adam, kafası karışık, âşık, toplum denilen çemberin yavaş yavaş dışına çıkıyor. Sorular soruyor hayata, yaşamın önüne çıkardığı bilgeleri yüreğiyle dinliyor… 
 
“Seni saklıyorum, parmaklarını, ellerini saklıyorum, gülümserken kıvrılan dudaklarını saklıyorum, hoşça kallarını saklıyorum, bembeyaz yüzüne bir anda dolan şaşkınlıklarını saklıyorum. Sırf bu yüzden kalbim bir gün paramparça olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28070766-d839-4698-a11b-fd655daf01ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Nasıl Bir Mevsim Böyle ?</image:title>
            <image:caption>Tüm yanlışlıkları kim bulacak? 
 
Defne o gün odasını topluyordu. Eline aldığı bayrakla birden geçirdiği mevsimleri hatırladı. Ancak hatırladıkça şaşkınlığı arttı. Dalgıç kıyafetiyle güneşlenmek normal miydi? Dağda asansörün ne işi vardı? Havuçlar neden dev gibiydi? 
Çocuklar bu kitabı okurken hem eğlenecek hem de yanlışları bularak gündelik hayatta ne kadar çok şey bildiklerini görecekler. Yetişkinler de çocuklarla birlikte yanlışları tahmin ederek çözüm sayfasından kontrol edebilirler. 

Çözüm sayfaları kitabın sonunda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7d630e8-a9ea-4e27-8209-c23bbed0ea9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Meyal</image:title>
            <image:caption>Türkiye edebiyatının son yıllardaki önemli kalemlerinden Tarık Tufan tüm kitaplarıyla artık Doğan Kitap’ta. 
 
Tarık Tufan kayboluşlarımızda, kendimizi aradığımız dehlizlerde yol gösteriyor, ışık oluyor. 
 
Geçmişin ağırlığı, bir kadının sessizliği ve komşuların delici bakışları hâlâ üzerindeyse neden dönmek istersin o mahalleye? 
 
“İnsan bir kere âşık olmaya görsün. Her şeyi sevdiğine yormaya başlıyor. Azaldıkça, sonbahar uzuyor. Sonbaharı sana yormak, belki de bu yüzden dünyanın en yorucu işi gibi geliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b801f0a-3dff-409c-b10b-ddf96b7c8c77.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçenin Pireleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye edebiyatının son yıllardaki önemli kalemlerinden Tarık Tufan tüm kitaplarıyla artık Doğan Kitap’ta. 
 
Tarık Tufan geçmişten bugüne, sokak sokak, oda oda yaralarımıza dokunuyor. 
 
Kraliçenin Pireleri, boğucu bir dünyada mahsur kalmış yazarın çıkış arayışları; dünyaya ve Türkiye’ye hem içeriden hem dışarıdan bakış denemeleri; şehrine dair, tutkulu, yalın ve isyankâr satırları… 
 
“Kentin üstü başı bakımsız sokaklarını merhametli kadınlar emzirip, büyütüyor.Saçlarından göç etmeyi becerememiş, zayıf kırlangıçlar dağılıyor sokaklarımıza. Gözkapaklarına gizlenmiş bereketli bulutlar yağmurlarını saçıyorlar üzerimize. Bizim sokaklarımızı kadınlarımız teselli ediyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb2aa3a-32c1-4dd6-b2aa-485b76174ded.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafa Yeni Yuvasını Arıyor</image:title>
            <image:caption>Yeni yuvam neresi olsa? 

Zürafa, günlerden bir gün yaşadığı yerden ayrıldı ve yeni yerler keşfetmek için yola çıktı. 
Karşılaştığı hayvanlara yeni bir yuva aradığını söylediğinde, hepsi de yardım etmek için elinden geleni yaptı. Birbirinden farklı yuvalarda yaşayan hayvanlara konuk olan zürafa, en sonunda hayallerinin yuvasını buldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b48414-fae1-4fed-a1fd-35709dbac1f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Onu Bekliyorum</image:title>
            <image:caption>“Bekliyorum ve Büyük Ateş, Suat Derviş külliyatının önemli parçalarından olan bu iki romanın, tefrika edildikleri 1930’lu ve 50’li yıllardan bugünlere ulaşıp okurla buluşması heyecan verici. 
 
Suat Derviş edebiyatının her zaman yeni bir söz söylemeye vesile olması, hikâye ve romanlarından bize kalan en önemli yadigarlardan biridir. Edebiyat tarihine bıraktığı onlarca eser, bugünden bakıldığında adından sık sık söz ettiren unutulmayacak bir mirastır. Onu Bekliyorum ve Büyük Ateş adlı romanları da bu mirasın gün yüzüne çıkan yeni parçaları. 
 
İki romanda da duygularının ve hislerinin peşinden giden, giderken tökezleyen ve hüsrana uğrayan kadınların hikâyesi anlatılır. Onu Bekliyorum’da sanatıyla yaşamak isteyen Suzan ve Büyük Ateş’te yaşayamadığı bir hayatın hayaliyle kavrulan Fazilet’le kadınların erkekler dünyasında kendi hikâyelerini yazma mücadelesini okuruz.” 
 
–SEVDAGÜL KASAP</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e9d10d-df4c-48de-81c6-826e3d8f1f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dışişleri Teşkilatının Tarihi Gelişimi - Hariciye Nezareti</image:title>
            <image:caption>Bir Osmanlı modernleşmesi örneği olan Hariciye Nezareti, Reisü‘l-küttablıktan Hariciye Vekaleti’ne geçişte önemli bir aşamayı teşkil etti. 1836 yılında kurulan nezaret, seksen altı yıllık faaliyet sürecinde devlet idaresinin mühim bir unsuru oldu. Zaman içerisinde, geleneksel bir devlet kurumundan merkezde ve yurt dışında birimleri olan modern bir teşkilata dönüştü. 

Hariciye Nezareti, Osmanlı Devleti’nin son döneminde pek çok olay ve problemle karşı karşıya kaldı. Belki de çağdaşı olan hiçbir büyük devletin dışişleri bakanlığı, bu kadar yoğun bir gündeme sahip olmadı. Hem harici hem de dahili alanda yüklendiği sorumluluk, günümüz dışişleri bakanlıklarından farklılıkları olan bir çalışma anlayışı içerisinde bulunmasını gerekli kıldı. 

Uzun yıllar Osmanlı Devleti’nin dışa açılan kapısı hüviyetine sahip Hariciye Nezareti, Batılı anlayış ve hayat tarzının ülkeye girişinde önemli bir fonksiyon üstlendi. Devletin ve toplumun yeniliklerle karşılaşmasında genelde ön planda oldu. Buna ek olarak nezaret, diğer devlet dairelerine örnek olan ve onları kadro açısından besleyen bir mahiyete de sahipti. Bu bakımdan Osmanlı Devleti için Hariciye Nezareti, sadece bir dışişleri bakanlığı değildi. Son olarak yeni Türk devletinin dışişleri örgütü, başka bir isim ve mekân, değişiklik gösteren bir anlayış ve kadro yapısıyla da olsa Osmanlı Hariciyesinin üzerine bina edildi. Bir başka deyişle, yeni yapı eskinin temelleri üzerinde yükseldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8a158df-84b6-46c4-9646-90f5677a0211.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Artık İşsizim</image:title>
            <image:caption>Hakkında hiçbir bilgimin olmadığı, ilgimin olup olmadığını dahi bilmediğim bir bölümü sırf  üniversite okumak için seçmemle başladı maceram. Mezun olunca da yıllarca ait olmadığım bir sektörden başka bir yabancı sektöre savruldum. Bu savruluşlarda sürekli iş değiştiriyor olmanın koşuşturmasından ve kredi borçlarımı ödemeye çalışmaktan kalbimi dinlemeye hiç sıra gelmedi. Nihayet kalbimi dinlediğimde anladım ki, bende sanatçı hamuru vardı. Sanatın içinde olmam gerekirken ben soğuk yemekhane koridorlarında, vergi dairelerinde, bankalarda, cast ajanslarında, sokaklarda gezinip durmuştum. En iyisi kendi işimin patronu olayım dediğim noktada başımdan aşağı akan boklu suyun altında zırıl zırıl ağlamışlığım bile vardı.

Bu kadar güzel dibe vurulur muydu? İnsan kendini böyle şaşaalı, böyle gösterişli kör kuyulara atıp da batırabilir miydi?

Karaca’nın trajikomik hikâyesini okurken kahkahalara boğulacak, zaman zaman hüzünlenecek, ama mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız. En önemlisi de bu kitapta anlatılanlar umut olacak size. Zor zamanlarınızda elinizi tutan bir dost eli, yüzünüzde tebessüm olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce9c1385-d455-487f-99c7-19f3fb6973f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın hayatından derin izler taşıyan Martin Eden, işçi sınıfından Martin’in yazar olma mücadelesini ve özeğitimini gerçekleştirme çabasını anlatır. Martin, âşık olduğu Ruth Morse ile onun üst sınıftan ailesine kendini kabul ettirmeye çalışırken bir yandan da yirminci yüzyıl başları Amerika’sında sanatçıya verilmeyen ya da yanlış verilen değerle baş etmeye çalışır. 
 
James Joyce’un Sanatçının Gençlik Portresi’yle birlikte künstlerroman türünün en iyi örneklerinden sayılan bu eserinde London sosyal sınıf, bireytoplum çatışması ve emeğin makineleşmesi gibi konuları masaya yatırıyor. 
 
“Martin Eden, kesinlikle Jack London’ın en büyük eserlerinden biri.” –Upton Sinclair</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4488951c-28f6-469b-b0ba-7d067654fff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice: Aynadan İçeri</image:title>
            <image:caption>Alice’in harikalar diyarına yolculuğundan altı ay sonrasında geçen Aynadan İçeri’de Alice yine bir olağanüstü maceranın içerisinde buluyor kendini. Bu kez bir aynanın içinden geçtiği diyarda tıpkı bir yansıma gibi her şey terstir, mantık dahil: koşarsanız yerinizde sayarsınız, bir şeyden uzaklaşmak sizi ona yakınlaştırır, satranç taşları canlıdır ve tekerleme karakterleri gerçektir. Alice bu kez ilkinden çok daha zorlu olayların ortasında kalacaktır. 
 
Lewis Carroll, Aynadan İçeri’de düşler dünyasındaki bütün o deliliği, şaşırtıcılığı, sorumsuzluğu, soğukluğu ve zalimliği anlatırken tersyüz olmuş gerçekliğimizin yansımalarını ve yanılsamalarını göstermekten geri durmuyor. 
 
“Yalnızca Lewis Carroll dünyayı bir çocuğun görebildiği gibi tersyüz halde gösterdi bize. Bunu yaparken çocukları eğlendirdiği kadar yetişkinleri de eğlendirdi.” –Virginia Woolf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71fa5b78-0582-435a-8112-fe694c8c8681.jpg</image:loc>
            <image:title>Aru Shah ve Ölüm Şarkısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Pandava serisinin ikinci kitabında, Aru Shah ve Zamanın Sonu’nu ışıldatan bütün mizah, aksiyon ve çok daha fazlası sizi bekliyor! 
 
Aru Shah bütün bu Pandava olayını daha yeni kavrarken Diğerdünya tam bir panik halindeydi. Çünkü aşk tanrısının okuyla yayı kayıptı ve ne yazık ki hırsız Erosçuluk oynamıyordu. Onun yerine, insanları kalpsiz dövüş makinelerine, zombilere dönüştürüyordu. Bütün bunlar yetmezmiş gibi Aru bir de hırsız olarak suçlandı. Eğer silahı on gün içinde bulamazsa Diğerdünya’dan atılacaktı. Sonsuza dek. 
  Elbette bu işi tek başına yapmayacaktı. Aru; Pandava kız kardeşi Mini, belli ettiğinden fazlasını bilen aşırı güçlü Brynne ve sokağın karşısında oturan, üstelik kendisi de pek çok sır saklayan Aiden’la birlikte bir maceraya atılacaktı. Beraber iblislerle savaşacak, pırıltılı ve tehlikeli bir yılan diyarından geçecek ve düşmanlarının hiç de bekledikleri gibi olmadığını keşfedeceklerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/659390d9-ec49-4382-8298-54bdca224198.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Alice’in esrarengiz bir diyara uzanan olağanüstü yolculuğu, sıradan bir yaz gününde o beyaz tavşanı görüp peşinden gitmesiyle başladı. Alice’in, bir delikten düştüğü bu tuhaf diyarda yediği ve içtiği her şeyle birlikte boyunun kısalıp uzaması yetmezmiş gibi, bir de hayatında gördüğü en sıradışı çay partisine katılanlar arasındaydı. Bu büyülü diyarda kaybolan Alice’in merakı Deli Şapkacı, Cheshire Kedisi, Mart Tavşanı ve Kraliçe’yi tanıdıktan sonra daha da artacaktı. 
 
İçerisindeki ses oyunları, bilmeceler ve anlam çağrışımlarıyla edebiyat tarihinin en benzersiz kitaplarından biri olan Alice Harikalar Diyarında’da Lewis Carroll, yetişkinlerin dünyasının, bir çocuk için ne kadar saçma göründüğünü gözler önüne seriyor. 
 
“Sonsuza dek en sevdiğim kitaplardan biri olarak kalacak. Alice’i ezberleyene kadar defalarca okudum.” 
–Neil Gaiman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965fa93e-7e02-42c2-8e01-06638c9141d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kgb Albaylığından Devlet Başkanlığına - Putin Dönemi Rusya</image:title>
            <image:caption>Kgb Albaylığından Devlet Başkanlığına - Putin Dönemi Rusya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45bf587e-d4e9-486f-9907-aa8a5a0a4087.jpg</image:loc>
            <image:title>Süterman 2. Kitap – Eyvah Babamı Kaçırdılar !</image:title>
            <image:caption>Serinin ikinci kitabında kahramanımız  
Süterman heyecan dolu bir maceranın içinde buluyor kendisini.  Bir cumartesi günü annesiyle kahvaltı yapan Süterman, babasının kaçırıldığını söyleyen  
bir f idye mektubu alır. Mektupta babasını kaçıran insanların verdiği bazı talimatlar yazmaktadır. Annesi yaşananlar karşısında paniğe kapılır. Oysa Süterman, bir kahraman olduğunu hatırlar ve bir bardak süt içerek babasını kurtarmak için harekete geçer.  
 
 
Süterman&apos;ın babasını kimler kaçırdı?  
Süterman babasını kurtarabilecek mi?  
Süterman&apos;ın annesi niçin bir caddenin kenarında  
halay çekiyor? 
Bu soruların yanıtını merak edenler için önemli bir ipucu: Kitabın yanlış tarafına bakıyorsunuz.  
Hadi şimdi ön tarafı çevirip okumaya başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/774e3532-5fac-4f3f-af60-e5809034f282.jpg</image:loc>
            <image:title>Süterman 1. Kitap – Nasıl Kahraman Oldum ?</image:title>
            <image:caption>Kahraman olmak için illaki uçmak, binalara tırmanmak, çatıdan çatıya hoplamak gerekmez.  
Esasında bütün çocuklar birer kahramandır.  
 
Büyüklerin soru sormaktan korktuğu dünyada çocuklar, akıllarına gelen her soruyu soracak kadar cesur ve doğru bildiklerini hiç korkmadan söyleyecek kadar dürüsttür. 
 
Büyükler paranın gücüne inanır,  
oysa çocukların en büyük zenginliği hayal gücüdür.  
 
Dürüstlük, cesaret ve hayal gücünün bir araya  
geldiği yerde ise mutlaka bir kahraman vardır.  
 
Süterman serisinin bu ilk kitabında, sıradan bir çocuk olan Erman&apos;ın içindeki kahramanı nasıl keşfettiğine tanık oluyoruz. Sütün gücü ve dedesinin yardımıyla en büyük korkusunu yenen Süterman, neşeli ve macera dolu hikâyelerine  
bu kitapla adım atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abcd2f27-ccc5-4b6d-9c9c-c8751ea5d47b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Masalı</image:title>
            <image:caption>Affetmenin ve hoşgörünün 
gerçek anlamını, değerini biliyor muyuz? 
Onu nerede arayacağız? 
 
Bol ödüllü yazar Mavisel Yener’in kaleminden, 
DEĞERLER EĞİTİMİ’nin de bir parçası olan, 
“hoşgörü” üzerine eğlenceli, düşündürücü bir masal. 
Sonuna siz karar vereceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb1b86a-6573-452b-950a-5e531f9fcf70.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Atlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın adına bakıp yanılmayın sakın! 

Bu bir Kapadokya kitabı değil! İçinde kabuğu kırılan kaplumbağalar, deliliğin saçları, Tahtakuşlar adında bir çete, hamama giden bir pelikan, ucu Çatalhöyük’e çıkan yer altı yolları ve “bir hançerin paslanırken çıkardığı gürültü” falan var. Kedinin biri, bir kuşun cenazesinin ardından yürüyor. Eline ne geçerse oyuncak yapıyor bir çocuk. Bir baba güvercin ayakları resmettiriyor oğluna. Üstelik Şiir ile Felsefe’nin düğün davetiyesi de sayfaların birinde sizi bekliyor. Akgün Akova’nın bilgi ve şiirin bütün olanaklarını kullanarak yazdığı bu ilk deneme kitabı yıllar sonra güncellenmiş haliyle yeniden okurlarıyla buluşuyor. Güzel Atlar Ülkesi edebiyatın dolambaçlarında kaybolmaktan korkmayanlar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ff170a4-07eb-498b-a1aa-05a0c6cc8d80.jpg</image:loc>
            <image:title>Krem</image:title>
            <image:caption>Geçmişin izleri, hayal kırıklıkları ve bugünün dertleri de tıpkı yüzümüzdeki çizgiler gibi bir kremle silinip gidebilir mi? Birbirinden habersiz iç içe geçmiş hayatlar, bir “krem”le tamamen değişiyor! Yalnız bir kadın, bir patron, bir reklam duayeni, keşfedilmeyi bekleyen bir oyuncu ve diğerleri... İstanbul’un sıradan sakinleri toplumsal baskıların rüzgarında savrulurken, yaşamları bir yüz kremiyle beklenmedik bir şekilde kesişecek. Şaşırtıcı bir kurgu ile okuru sürükleyen bu hikâye, okuyan herkesi kendi hayatında bir dönüşüme davet ediyor! Tıpkı bu eşsiz kremin reklamında dendiği gibi: 
“Korkmayın. Değişime hazır olun!” 
  * Tolga Hırsova’nın İllüstrasyonlarıyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c309a5eb-fa0f-4be9-9e48-a9d99f20d625.jpg</image:loc>
            <image:title>Hokkabaz</image:title>
            <image:caption>Hokkabaz, insanoğlunun yaratılış sürecinden beri hep sahnede...
Nasıl mı?
Hatırlayın...
Allah melekleri toplar ve yeryüzünde kara balçıktan bir halife yaratacağını bildirir. Bunun üzerine hepsi şaşırır. Çünkü melekler her an Allah’a şükür ve saygı içindedirler. Neden kara balçıktan bir halife söz konusudur?
Üstelik Allah’ı temsil edecek olan halifeyi incelediklerinde onu hayli kusurlu ve eksiklerle dolu bulurlar. Hatta bu halifenin yeryüzünde Allah’ın halifeliğine yaraşır şekilde hareket edemeyeceğini, bozgunculuk yapacağını ve kan dökeceğini bile anlarlar. Bu şaşkınlıklarını Allah’ın huzurunda da ifade ederler. Buna rağmen Allah onlardan bir şey ister. “Ona kendi ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secde edin!” der. İblis dışında bütün nurdan yaratılmışlar secde ederler.
İblis direnir. Âdemoğlunun yeryüzünde bozgunculuk yapacağını ve kan dökeceğini ispat etmek için “yeniden yaratılış” gününe kadar Allah’tan müsaade alır ve sonunda hokkabazı oyuna sokar.
Âdemoğlu ile iblisin mücadelesindeki son perdede kıyamet vardır. Hokkabaz, algılar üzerinden hareket ederek, âdemoğlunun yönetimini tek gözlü bir saltanata devretmek üzeredir. Son sahne, Kudüs’te hazırlanır. Hokkabaz incelikle ördüğü çalışmalarını neredeyse tamamlamıştır. Artık tahta oturması için çok az bir zaman kalmıştır. O tahta oturma hesapları yaparken, insanoğlu da hokkabazın yok oluşuna şahitlik edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cb60bf5-dce8-4a6d-9aa3-7e6774581d57.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya Yeni Ağ</image:title>
            <image:caption>BİLİME SARILIN... 
 
“Bilgi” kavramı yüzlerce yıllık bir keşifler zincirinin sonunda nasıl bilimin konusu oldu? 
“Alın yazısı” diye bir şey var mı? 
Evrenimiz nasıl ölecek? 
Bilgisayarın iki babası Turing ve Shannon’ın II. Dünya Savaşı’ndaki gizli görevleri neydi? 
Bir şeyi gerçekten unutabilir miyiz? 
Atomlar bir araya gelerek nasıl akıl ve “ruh” sahibi canlılar oluşturdular? 
İnsanlar makine midir? 
Devlet nedir? 
Bir “merkez”in kontrolünden kurtulabilir miyiz? 
İnternet nasıl çalışır? 
Matematik ve kuantum fiziği her türlü iletişimin başkalarının bilgisayarlarından geçtiği ağ ortamında mahremiyetimizi nasıl garantileyebilir? 
Para nedir? 
Kanser nedir? 
Tıp, “bilgi bilimi” bakışından neler kazanabilir? 
Zihnimi bir bilgisayara yükleyip bedenim öldükten sonra da yaşamaya devam edebilir miyim? 
*** 
Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Say, YENİ DÜNYA, YENİ AĞ adlı bu kitabında gezegeni saran yeni bilgi ağını, bazen “Bilgi Devrimi” veya “Bilgi Çağı” olarak adlandırılan bu sürecin bilimsel temellerini, dünyayı anlayışımızı ve yaşamımızı farklı yönlerden nasıl etkileyeceğini de sorgulayarak, keyifli ve sürükleyici bir anlatımla aktarıyor okura.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f984fd14-ad46-47c4-bac6-d69ea72e6681.jpg</image:loc>
            <image:title>Beğendiğiniz Bedenlere Hayalinizdeki Ruhları Koyup Adına Aşk Diyorsunuz</image:title>
            <image:caption>“Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine erer de sevinç duymazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.”

İnsanın anlam arama çabasına ışık tutan kalemi ve muazzam yeteneğiyle en basit görünen olayları bile inanılmaz bir üslupla anlatır Shakespeare. Evrensel olanı kişiselle, kişisel olanı evrenselle bütünleştirir. O sadece bir şair ve yazar değil, kelimelerle insanın ruhuna fısıldayabilen bir dâhidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46e76adc-00d8-49c2-9f2e-4cccc355eb0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dondurmalı Masal</image:title>
            <image:caption>Yardımlaşmanın ve dayanışmanın gerçek anlamını, 
değerini biliyor muyuz? 
Onu hayatımıza geçirebiliyor muyuz? 
 
Bol ödüllü yazar Mavisel Yener’in kaleminden, 
DEĞERLER EĞİTİMİ’nin de bir parçası olan, 
“yardımlaşma” üzerine eğlenceli, 
düşündürücü bir masal. 
Sonuna siz karar vereceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2827fb7-eee5-4b5f-833d-d4a7c435667c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağrı Kesici</image:title>
            <image:caption>Ağrıları tamamen gerçekti… 
Peki ya içinde bulunduğu tehlike? 
 
Sen bunu okuduğunda ben çoktan ölmüş olacağım.  
Benim için yas tutma çünkü artık ağrım yok.  
Tekrar buluştuğumuzda ikimiz için de harika olacak. 
Sevgiler, 
Monica 
 
Monica beş yıl önce geçirdiği trajik kaza sebebiyle kronik nöropatik ağrılardan mustariptir. Eşi Dominic ve yakın arkadaşı Angelina ise hâlâ hayata tutunabilmesinin sebepleridir. Ancak kullandığı ağrı kesici ilaçlar Monica’nın hafızasını bulandırmaktadır. Bir gün evinde kendi el yazısıyla yazılmış bir intihar notu bulduğunda artık tüm bildiklerini sorgulamaya başlar. 
 
En yakınları ona gerçekleri tam olarak anlatıyor muydu? 
Kaza günü omzunda birinin elini mi hissetmişti? 
Birileri onu öldürmeye kalkışmış mıydı? 
Gerçek anlamda güvende miydi? 
 
Ağrıları kadar içinde bulunduğu tehlike de son derece gerçekti ve çok geçmeden bunun farkına varması gerekiyordu. 
Peki ama nasıl?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/936f748a-e3ac-4290-905b-ee2885d34965.jpg</image:loc>
            <image:title>Governance Reforms</image:title>
            <image:caption>This book is about good governance and governance reforms from a comparative public administration perspective. It examines the governmental, administrative, and political systems of both developed and developing countries with a focus on political systems and their manifestation in administrative systems. It sets out to introduce students to the structures, behaviors, and processes of public administration in a comparative perspective. The book places particular emphasis on exploring the role of public management systems within the wider political and democratic frameworks in which they function. 


The overall goal of the research is to analyze government administration in a comparative perspective. Topics include administrative theory, governance, public management, public sector organization and public sector reform, international standards of policy and practice, and the role of international institutions in promoting public sector modernization.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22ddc825-6994-4e6b-a4e3-fcbfb407efb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlılık Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Yaşam sosyal bir gerçekliktir. İçerisinde çeşitli süreçler vardır. Bunlardan biri de yaşlılık dönemidir. Yaşlılık sosyolojisi ise bu döneminde olacak yaşanan olayları inceler ve çeşitli konuları kapsar. Bu çalışma Yaşlılık Sosyolojisi başlığı altında yetişkinlerde zaman kullanım teori ve analizleri (İran’da) şeklinde hazırlanmıştır. Kitap çalışması aşağıdaki şekilde 10 bölümden oluşmaktadır:
1.Bölüm: Temel kavramlar
2.Bölüm: Dünyada yaşlı nüfusu
3.Bölüm: Yaşlıları korumak nedeni ve önemi
4.Bölüm: Yaşlıların zaman kullanımı
5.Bölüm: Boş zamanda, zamanı değerlendirmenin tarihi geçmişi
6.Bölüm: Kurumsal çerçeve
7.Bölüm: Zaman Kullanımına Vurgu Yaparak Yaşlanma Analizinin Genel Modelleri
8.Bölüm: İran’da yaşlıların zaman değerlendireme durumu
9.Bölüm: Konuyla İlgili Araştırma Bulgularının İncelenmesi
10.Bölüm: Konuyla ilgili uygulamalı bir araştırma
Bu çalışmanın Sosyoloji ve Sosyal Hizmet Öğrencilerine faydalı olmasını diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ec64f0c-764c-47f8-98a0-e716d631e34b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Seçim ve Siyasal Tercih</image:title>
            <image:caption>Oy kullanmak onaylama mı yoksa bir seçme eylemi midir? Seçmenlerin tercihlerinde hangi faktörler etkilidir? Seçmen davranışlarına etki eden birçok faktör bulunmakta olup hangi faktörün seçmen nezdinde daha etkili olduğu öteden beri tartışma konusudur. Bu faktörlere yönelik yaklaşımlar; Sosyolojik, Psikolojik, Ekonomik yaklaşım olarak üç ana başlıkta toplanmaktadır.

Bu kitapta yer alan çalışmanın temel amacı 31 Mart 2019 Yerel seçimlerinde bireylerin oy verme davranışlarına etki eden faktörlerin neler olduğu ve ekonomik indikatörlerin bireylerin oy verme davranışında belirleyici olup olmadığını Antalya ilinde araştırmaktır. Yerel Seçimlerde seçmen davranışlarını farklı bir bakış açısıyla ele alan bu kitapta sosyo-psikolojik ve ekonomik faktörlerin seçmenlerin seçim tercihlerini ne ölçüde etkilediği farklı değişkenler açısından ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu kitabın siyasal iletişim alanında çalışan araştırmacılara ve yerel siyasetçilere ve siyasi partilere katkı sağlaması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f5d51b2-8a6a-49b6-9e7a-c6a75f8d9a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Twixt Greek and Turk</image:title>
            <image:caption>THE political events of the day have drawn so much of public attention to the regions which I have lately visited, that a sketch of their actual condition as I saw them in the autumn of last year, may not prove unacceptable at the present moment. I have not written in order to plead either this cause or that one. I am not a Philo-Turk, nor am I a Phil-Hellenic, or a Philo-Wallach, or a PhiloAlbanian, or a Philo-Bulgarian; but I believe that a great change is at hand in the southeastern peninsula of Europe, in which these rising nationalities have each its part to play. The old Ottoman empire-the Mussulman theocracy - is doomed, on this side of the Bosphorus at least. Whether its name and the shadow its power be still allowed to endure, or whether the &quot;bag and baggage&quot; policy be carried out to the bitter end, a new order of things is in process of· evolution. If my jottings by the way can help the reader to a clearer apprehension of the grave events which must sooner or later remodel the map of South-eastern Europe, my journey will not have been undertaken in vain.

Some of the notes embodied in the following pages have already appeared in &apos;Blackwood&apos;s Magazine,&apos; in the &apos;Pall Mall Gazette, and in the &apos;Fortnightly Review&apos; and I am indebted to Mr J. Morley for his kind permission to make use of the last.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dda40c59-4cf6-4643-a7ad-eedf3c7ecff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Okudukları ve Yazdıkları</image:title>
            <image:caption>Atatürk&apos;ün okuduğu kitapların sayısı 3997, yazdığı kitapların sayısı ise  14’tür.

Bu çalışma, Atatürk’ün kitaba olan yakın ilgisini, bir başka deyişle bu yüce kişilikte şekillenen okuma tutkusunu, bu tutkunun boyutlarını ve hangi konulara yöneldiğini elden geldiğince belirlemek amacıyla yazıldı. Bu nedenle de Atatürk, çoğu yayında görüldüğü gibi, genel ya da bir konunun genelinde değil, salt okumakla ve kitapla ilgileri açısından incelendi.  Yayınlanmış bilgi ve belgelere dayanılarak yapıldı. Atatürk’ün yanında, yakınında yer almış, çevresinde bulunmuş yakınlarının ve yabancıların, doğrudan O’nu konu alan yayınları, özetle onu tanıyanlar ve kendi sözleri kaynak alınarak…

Araştırmamızın günümüz gençliğine ve gelecek kuşaklara bir ışık, bir kaynak olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad1016ec-e751-4a21-8715-98d39fae180b.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça YDS Günlük Programı Deneme Sınavları</image:title>
            <image:caption>Eldeki kitap çalışması 5 bölümden oluşmaktadır. İlk
bölümde söz konusu sınav ile ilgili günlük çalışma planı yer
almıştır. Plan üç ay için düzenlenmiştir. Günlük program
haftanın yedi günü ve her gün için üç saatlik bir zamandan
oluşmaktadır. Birinci ve ikinci ayların dördüncü haftalarında
deneme sınavları ön görülmüştür. Deneme sınavlarının
soruları kitapta mevcuttur. (1) Birinci deneme sınavı birinci
ayın dördüncü haftasına ve (2) ikinci deneme sınavı ikinci
ayın dördüncü haftasına denk gelmektedir. Üçüncü ay için
iki ayrı deneme sınavı düşünülmüştür. Birinci sınav üçüncü
ayın ikinci haftası ve ikinci sınav ise üçüncü ayın dördüncü
haftasında yer almıştır. (3) üçüncü dene sınavı üçüncü ayın
ikinci haftası ve (4) dördüncü deneme sınavı üçüncü ayın
dördüncü haftasına konulmuştur.

Yazar bu kitap
çalışmasının diğer hocaların hazırladığı kaynaklarla birlikte
Farsça öğrenim gören öğrenciler ve Farsça YDS için hazırlık
yapan adaylar için pekiştirici bir kaynak olduğunu umut
etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3da71cd3-1e89-4ecb-821a-993cbf0ba905.jpg</image:loc>
            <image:title>SPA, Masaj ve Yöneticilik Rehberi</image:title>
            <image:caption>Masaj, yumuşak dokulara uygulanan, organizma üzerine birden fazla tesiri bulunan manipülatif tekniklerdir. Masajın, özellikle lokomotor sistem ve kardiyovasküler sistem başta olmak üzere organizmayı oluşturan diğer sistemler üzerine de birden fazla fizyolojik, mekanik ve psikolojik tesirleri bulunmaktadır. Tekniğine uygun ve bilinçli uygulandığı takdirde istenilen sonuç elde edilebilir. Bilinmelidir ki bilinçsiz yapılan masaj birey sağlığını olumsuz etkileyecektir. Bu sebeple konusunda uzman, eğitimli, prensipli ve meslek etiğine uyan terapistler’e gereksinim vardır. 

Bu çalışmada, yönetim ve yönetici kavramlarına değinilerek, yönetim ile yöneticiliğin önemi ve yönetim süreci, yönetici tipleri, yönetici rolleri gibi konular üzerinde durulmuştur. Spa, Masaj, Yönetim ve Yöneticilik ile ilgili çalışmaları inceleyerek, tekniğe uygun şekilde yapmayı öğrenerek, gerekli olan bilgi, becerileri kazanacak ve bundan sonra yapılacak çalışmalara kaynak oluşturacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f5b0874-a763-44f3-8c4b-1781b3df7f17.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkeli Ejderhanı Nasıl Dizginlersin?</image:title>
            <image:caption>İçinizdeki ejderhanın sizi ele geçirmesine izin vermeyin!
 
Öfkeli Ejderhanı Nasıl Dizginlersin?, &quot;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&quot; serisindeki yerini alıyor.

&quot;Okuma Seviyesi 1&quot; olarak sınıflandırılan bu duyarlı öykü, 7 yaş ve üzerindeki öğrencilerin empati yoluyla duygularını tanımalarına fırsat sunuyor; onları yepyeni sözcükler eşliğinde, hem düşündürücü hem de öğretici bir kendini keşif serüvenine çıkarıyor. 
 
Naif kişiliği nedeniyle öfkesine (ve pek tabii, ejderhasına) söz geçiremeyen Doruk ile onu sakinleştirmeye çalışan sağduyulu arkadaşı Maya arasında gelişen duygu ve düşünce alışverişini sayfalarına taşıyan Öfkeli Ejderhanı Nasıl Dizginlersin?, özellikle küçük çocukların baş etmekte zorlandıkları öfke kontrolü ve stres yönetimi gibi hassas konulara dikkat çekiyor, yeterince düşünmeden hareket etmenin sorun çözme ve karar verme üzerindeki etkilerini tartışıyor.   Doruk hem öfkeli hem de çok üzgün. Kendisiyle hiç ilgisi olmayan bir konu yüzünden, haksız yere öğretmeni tarafından sorgulandığı için oldukça rahatsız. Öfkesinden karnı ağrıyor, midesi bulanıyor... Üstelik bu karmaşık duyguları yaşayan bir tek o değil. Hemen yanı başında beliren ejderha da onunla aynı hisleri paylaşıyor. Hatta belki çok daha fazlasını! Ejderha, burnundan soluması yetmezmiş gibi, büyüdükçe büyüyor, üstüne bir de ağzından kocaman bir ateş topu fırlatıyor! Ne Doruk ne de ejderhası duygularıyla başa çıkabilecek gibi görünüyor... Ama neyse ki Maya var! Bakalım Maya&apos;nın manevi desteği ve dayanışması, kıpkırmızı kesilip kontrollerini yitiren Doruk&apos;un ve ejderhasının öfkesini dizginlemeye yetecek mi?   Farklı duygu durumlarına açıklık getirmeye çalışarak okurlarının empati kurma yetilerini geliştirmeyi hedefleyen bu düşündürücü öykü, herkesi içindeki ejderhayı daha yakından tanımaya ve onu dizginlemenin yollarını öğrenmeye çağırıyor. Öfkeli Ejderhanı Nasıl Dizginlersin?, son bölümünde yer verdiği muhteşem bulmacalar, harika oyunlar ve sözlük sayfalarıyla, yeni okurların kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/159fad28-2aad-45f9-b4ca-760b4467339c.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfke İle Başa Çıkma Yolları</image:title>
            <image:caption>İyi bir haberim var: Öfke, sandığın gibi kötü bir şey olmayabilir! Şiddet ile öfke sıklıkla karıştırılıyor ama aslında birbirleriyle alakaları bile yok! 
Öfke faydalı bir duygudur. Kendimi ifade etmeme yardımcı olur. Kendimi tehdit altında hissettiğim zaman DUR dememi sağlar. 
Peki öfke nasıl ortaya çıkar? Şiddete başvurmadan nasıl ifade edilmeli ve nasıl sakinleşmeli? Gelin, birlikte keşfedelim. 
Fransa’da pozitif ebeveynlik yönteminde öncü psikoterapist Isabelle Filliozat ile psikoterapist ve çocuk terapisti Virginie Limousin tarafından kaleme alınan, Türkiye dahil yayımlandığı tüm ülkelerde büyük beğeni toplayan Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum serisinin ikinci kitabı Öfke İle Başa Çıkma Yolları, 100’den fazla etkinlik ve ebeveyn kitapçığıyla birlikte, çocukların içlerinde neler olup bittiğini anlayabilmelerini, öfkenin sağlıklı ve gerekli bir duygu olduğunu kavrayıp onu şiddetten ayırabilmelerini sağlayacak şekilde tasarlandı. 
 
“Duyguyu anlama ve aktarma becerisi için kıymetli bir kitap bu. Ebeveynlerin de mutlaka okumasını dilerim.” 
– Dr. Gülcan Özer (Serinin ilk kitabı “Duygularım” hakkında) 
Kitabın arkasındaki ebeveyn kitapçığından: 
 
&quot;Öfkelenince ne kadar da çirkin oluyorsun!”, “Derhal sakinleşiyorsun!”, “Hemen odana git ve sinirin geçene kadar da çıkma.” Ailelerimiz öfkemizi kabul etmezlerdi, hatta açıkça ayıplarlardı. Kendi çocuklarımız öfkelendikleri zaman, biz de bunu kabullenmekte bazen zorlanıyoruz. Oysaki öfkeyi kabullenmenin önemli olduğunu biliyoruz. Yapılan araştırmalara göre, bastırılan öfke psikosomatik rahatsızlıklar gibi birçok farklı soruna yol açabiliyor. Hayal meyal ya da açık seçik, bir şekilde çocukluk yaralarımızı hatırlıyoruz. Anne babamız sinirlendiğinde, bunun sorumluluğunu sıklıkla bizim sırtımıza yüklerlerdi: “Gerçekten çekilmezsin!” “Bak aranıyorsun yine!” Öfkelenen onlar olduğunda bile bu hep bizim hatamızdan kaynaklanıyordu! Bağırıyor, kontrolden çıkıyorlardı… Hatta öfkelenmekte haklı olduklarını ve bunun eğitim olduğunu söylüyorlardı. Sonuç olarak biz de öfkenin iyi bir şey olmadığını ve sadece güçlü olduğumuzda öfkelenmeye hakkımız olduğunu içselleştirdik. Okulda da farklı bir şey öğretmediler. Öğretmenlerin öfkelenmeye hakkı varken, hatta onlar buna teşvik edilirken, öğrencilere yasaktı. Bir kez daha verilen mesaj gayet açıktı: Öfke güçlülere mahsustu. Hâlbuki öfke sadece en güçlülere tanınan bir hak ise o artık bir duygu olmaktan çıkmış, şiddetin tanımına dönüşmüştür! Yetişkinler davranışlarını haklı göstermek için öfke kelimesini kullandılar, zira hiç kimse şiddet yanlısı olarak nitelendirilmek istemez. Ama işin aslı pek de öyle değil. Öfke, benliğin oluşumunda ve uyumlu ilişkiler kurmada gerekli, sağlıklı bir duygudur. “Kendimizi kaybettiğimizde” ya da “sinirlerimiz boşandığında”, verilen duygusal tepki aşırı ve yıkıcı oluyor, hele ki bir diğer kişi üzerinde üstünlük kurmak için kullanılıyorsa, bunun adı artık hiddettir, hışımdır. Bu, öfke duygusu değil, geçmişimizden miras kalan zararlı bir duygusal tepki ve/veya şiddettir. Peki, ya bu öfke değilse? Gerçek öfke bir olumlamadır, saldırganlık değildir. Kalp atışlarımız hızlanır, bedenimiz harekete geçer, bu değişiklikler “Bana uygun olmayan bir şeyler var!” hissiyatına kapılmamızı sağlar. Öfkemizi dile getirmek, basitçe dur demektir, bizim açımızdan neler olduğunu ifade etmek, illaki bağırıp, fırtınalar estirmeden, sadece kararlı bir şekilde haklarımızı talep etmektir. Elbette ki çocuklar böylesi bir yetkinliğe sahip değildirler. Beyinleri, duygularını dengeleyecek bağlantıları henüz geliştirmediği için, onlara bunu ancak kademeli olarak öğretebiliriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e435d41c-9fb0-486b-81c5-ecc9dffcafc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala</image:title>
            <image:caption>Mandala ile alternatif meditasyon şeklini keşfedin. 
Mandala, uzakdoğu dinlerinde ruhsal ve törensel açıdan Evren&apos;i temsil eden görsellere verilen isimdir. Bireysel meditasyon ve evren ile bütünleşebilme niyetindeki kişiler mandala çalışmaları yapmaktadır. 
Bugün de modern hayatın stresinden kurtulmak isteyenlerin yeni gözdesi haline geldi. Beyaz sayfaları renklendirirken bir yandan da ruhunu yansıtanlar, renklerin arasında dinlendiklerini söylüyorlar. 


Siz de farklı desenlerden oluşturulmuş bu kitapla kendi ruhunuzda bir yolculuğa çıkabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8d5c254-683a-4c0c-a5cf-251b43bdcb40.jpg</image:loc>
            <image:title>II. Abdülhamid&apos;in Hastalığı Ve Tedavisi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti kendisinden önceki Türk-İslam Devletlerinde olduğu gibi tıp bilimine büyük önem vermiştir. Bu gelişmelerde şüphesiz dönemin padişahlarının büyük katkısı olmuştur. Bunlardan biri de II. Abdülhamid’tir. Sultan II. Abdülhamid şahsi olarak da tıp bilimine büyük önem vermiş ve çeşitli araştırmalar yaparak dünya tıp bilimindeki gelişmeleri de yakından takip etmiştir. Bu alandaki gelişmelerle ilgili dönemin ünlü hekimleriyle görüşür ve neler yapılması konusunda sürekli fikir alırdı. Bundan dolayıdır ki bu dönemde Osmanlı Devleti’nde tıp bilimi alanında önemli gelişmeler yaşanmış ve bu alanda birçok kurum ve kuruluş oluşturulmuştur. 
 
Yaşamı boyunca ciddi bir sağlık sorunu olmadığı bilinen II. Abdülhamid’in en önemli rahatsızlığı idrar yolları ve böbrek rahatsızlığıdır. “II. Abdülhamid’in Hastalığı ve Tedavisi” isimli bu çalışmada padişahın bu rahatsızlığının teşhisi ve tedavisi konusunda yerli ve yabancı doktorların uyguladıkları tedavi yöntemi, günlük tutulan ateş, nabız ve solunum çizelgeleri ile verilen ilaçların tedavideki etkisi gün gün incelenerek verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c89e04-de92-40d5-9dcb-499b0cc2ff19.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Yeni Fiziğinde Moda, İnaç Ve Fantazi</image:title>
            <image:caption>Modaya uygun fikirlerin, körü körüne inancın ya da fantezinin evreni anlamaya yönelik bilimsel araştırmada ne işi olabilir ki? Roger Penrose, fiziğin en-uç sınırlarında çalışan araştırmacıların, herkes gibi, modaya uygun eğilimlere, dogmatik inanışlara ve hayal ürünü şeylere kapılabildiğini ileri sürüyor. Bu kışkırtıcı kitapta Penrose moda, inanç ve fantezinin, sicim kuramı, kuantum mekaniği ve kozmolojide, bugünün araştırmacılarını nasıl baştan çıkardığını tartışıyor, hatta onların çalışmalarını ironik bir biçimde nasıl şekillendirdiklerini betimliyor. Bir kuramın modaya uygun doğasının onun inandırıcılığını değerlendirmemize gölge düşürebileceği uyarısında bulunuyor, hatta evrenin kökenleri hakkındaki güncel fantastik fikirlerin ardında daha doğal bir gerçekliğin yatabileceğini tartışıyor. 

“Fizik geçen yüzyılda sıkıntılı bir çıkmaza girmişti. İki kuramın ‒kuantum mekaniği ve genel görelilik‒ büyük ölçüde doğru olduklarına inanılmıştı. Fakat onlar temel açılardan birbirleriyle çelişir; her ikisi de tam doğru olamaz. Önde gelen fizikçilerden Roger Penrose, Evrenin Yeni Fiziğinde Moda, İnanç ve Fantezi kitabında bu problemi ele alıyor. Entelektüel olarak olağandışı olduğu kadar da saygın olan Penrose . . . burada bu iki kuramın uzlaştırılabileceği bazı yeni yollar aramayı göze almaktadır.” 
–Wall Street Journal 

“Mükemmel bir şekilde üretilmiş, mükemmel bir şekilde hazırlanmış ve şema haline getirilmiş bir kitap… Eğer çağdaş fizik kuramı sizin ilginizi çekiyorsa, bu kitabı kesinlikle görmezden gelmek istemezsiniz.”     
–Math Froli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e96186a3-c56d-4e62-a723-c75f7c9022bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihinin Çağları</image:title>
            <image:caption>“Tarih yazmak için bilmek lazım zannedersiniz. Doğru zannedersiniz. Fakat bilgi, tarihçi olmaya yetmez. İnternet yaşayan bütün tarihçilerden daha bilgilidir. Bir bilgisayar diski, hatta bir flaş disk bile öyledir. Tarihçi olmak için kültür gerekir, sezgi gerekir. Bunlarsız tarihçi olunmaz. Belki tarih teknisyeni olunur. 

Rahmetli Yılmaz Öztuna bir defasında bunun adını da koymuştu: “Benim ekolüm intüitif ekoldür,” dediğini hatırlıyorum. Sezgiye dayanan. Sezgiye dayanan dediyse, havariler gibi gaipten sezgi alıp yazan değil tabii. Tarihçi temelde belgeye dayanır ve bazıları sadece belgeye dayanır. Öztuna öyleydi. Arkeolojiye, linguistiğe ve sosyolojiye ihtiyatla yaklaşırdı. Peki sezgi? Sezgi belgelerin sentezinde, yorumunda öne çıkar. 
(…) 
Konuralp Ercilasun&apos;da o yaşayışı, o sezgiyi gördüm. Bu bir tarih kitabı ama aslında bir tarih felsefesi ve metodolojisi kitabı. (…) Bir dönem bilinip yazılabilir. Fakat binlerce yılı bilmek… Yetmez. Duymak, hissetmek… Sonra da bunların tamamını bir arada görebilmek! Çağları ancak öyle yazabilirsiniz. Ne demek istediğimi tam anlamak için okumaya devam etmelisiniz.” 
İskender Öksüz 

Tarihin belli zaman aralıklarına tasnif edilmesi, Batı tarihçiliğinin gitgide uzmanlaşmaya varacak eğilimlerinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu konuda, modern tarih eğitiminin meseleleri kavrama ve kolaylaştırmaya dönük eğitim odaklı çabalarının katkısı da göz ardı edilemez. Türk tarihçiliği de bir bilim olarak şekillenmeye başladığı andan itibaren bu meseleye el atmış, Türk tarihini belli dönemler içerisinde ele almak, tarih yazıcılığımızın en erken konu başlıklarından biri olarak şekillenmeye başlamıştır. Bununla birlikte bu konuda bugün bile bir mutabakata varıldığı söylenemez. 

Konuralp Ercilasun, Atsız’dan Zeki Velidi’ye, İbrahim Kafesoğlu’ndan çağdaş tarihçiliğimize uzanan süreçte bir yordam oluşturucu bu önemli başlık üzerine yaptığı çalışmaları anlamlı bir bütün hâlinde bir araya getirdi. Böylece yalnız konunun uzmanlarını değil, entelektüel ilgisi bu alana yönelmiş okuru da duru ve akıcı bir dille Türk tarihinin tayin edici noktaları, siyasi, coğrafi, demografik merkezleri ve bütüncül bir tarih anlayışının rehberliğinde aydınlatan Türk Tarihinin Çağları ortaya çıktı. Tarihimizi kavrama konusunda objektif ölçüler içerisinde beş ana başlığın tespit edildiği çalışma, şüphesiz bu alanda bir el kitabı ihtiyacını da karşılayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c63aad43-9690-4ed5-993e-cf581f84ccd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Wisdom in The Crises of Cyber - Capitalism</image:title>
            <image:caption>Now capitalism became more dependent on ICT knowledge and innovative skills with the advent of nanotechnology, bio-chemical researches, DNA engineering, artificial intelligence, quantum computing, IoT, big data, e-governance, industry 4.0 and interactive social media. Nearly all of former tacit knowledge became explicit and has been available for netizens of the cyber world. Even human privacy, government credentials, and business secrets have been revealed easily by wiki-leaks and omnipresent social media. However more than goodness of this kind of improvements and economic development, evil sides of digital divide, trolls, fake accounts, propaganda, social engineering and dirty information has been emerged like thorns to roses.

I have aimed to add value to the area by putting a systematic, integrative and disciplined approach to the reality of cyber-capitalism which is a new mode of production and socio-technological relations that covers innovative processes of both public and private domains. Science, politics, economics and nuclear military have confessed their impotency and insufficiency against a miniscule virus called CO*vid19  that halted all dynamics and potentialities of the ultra and sub-systems of capitalism. Without rhetorical dogmas of historical materialism and deterministic philosophy against the capitalism, we have tried a unique methodology of Divine point of view to obtain wisdom in the complex systems and intertwining relations using infusion of different knowledge domains in relation with capitalist dynamics.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ac0f818-3643-45b1-b4dc-1fdef0745a1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Plevne Müdafaası</image:title>
            <image:caption>Cemal Paşa&apos;nın henüz genç bir kolağası iken yazdığı bu eser, İkinci Dünya Savaşı&apos;nın namlı generallerinden George Smith Patton&apos;un henüz yarbayken yazdığı bir karargâh çalışması olan &quot;Gelibolu Savunması&quot; adlı eserine benzetilebilir. İki eser arasında usûl açısından ciddi benzerlikler vardır. Patton, kullandığı kaynaklar itibariyle Çanakkale&apos;de hem itilaf cephesini hem de Türk karargâhını değerlendirerek birlikte incelemiştir. Bu eserde de Cemal Paşa, Türk tarafına ilaveten Rus tarafının hareketlerini de incelemiş, bu konuda etraflıca bilgi vermiştir. Eseri kıymetli kılan özelliklerden biri de budur. 

Plevne&apos;de, Türk tarafında çok büyük bir kıymet olan Miralay Yunus Bey, Rus tarafında ise Cemal Paşa&apos;nın eserinde &quot;bilumum Rus generallerine iktidarca faik olduğunu ispat eylemişti&quot; dediği General Skobelev bulunmaktaydı. Türklere Allah&apos;ın bir lütfu, Ruslara ise bir cezası olarak harbin bu iki yıldızı karşılıklı aynı cephedeydi. Bu durum Plevne Müdafaası eserinde güzel bir şekilde ele alınan hususlardan biridir. Bunun haricinde Rus taarruzları sonucunda Cemal Paşa tarafından yapılan değerlendirmeler eserin kıymetini bir kat daha artırmaktadır. 

İttihat ve Terakki&apos;nin meşhur üç paşasından biri olan Cemal Paşa&apos;nın 1922 yılında alçakça katledilişinin üzerinden geçen doksan sekiz yılın ardından bu eserin okuyucuyla buluşması ve dedelerimizden âdeta kutsal bir emanet olarak devraldığımız bu hazinelerin Türk çocuklarına ulaştırılması üstümüze düşen bir vazifenin yerine getirilişidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a1ff15-e1c8-4c99-90a3-50fc6e821b6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler için Fatih Sultan Mehmed</image:title>
            <image:caption>Üstad Necip Fazıl “Fatih’ten yola çıkılarak nereye varılmaz ki” derken ne kadar da haklıydı. Fatih Sultan Mehmed Han açtıkça bize kim olduğumuzu hatırlatan sırlı bir düğüm çünkü. 
Fatih’i İstanbul’un ve Bosna’nın fethi gibi başardığı büyük işlerle olduğu gibi bilim, sanat ve eğitim alanlarında başladığı ama bitiremediği işlerle de örnek almamız gerekir. Nitekim Fatih Medreselerini kurarken İstanbul’un fethinin “küçük cihad”, eğitim hamlesinin “büyük cihad” olduğunu fısıldamıştı hâlâ duymakta zorlandığımız kulağımıza. 
Daha önce Fatih Sultan Mehmed hakkında üç kitaba imza atmış olan Mustafa Armağan bu defa gençlere onun doğudan batıya şimşekleri kıskandıran soluksuz fetih serüveninin yanında genellikle gözden kaçan “büyük fetih” idealini de anlatmaya soyunuyor. Yazara göre İstanbul’un fethi 29 Mayıs 1453 günü bitmedi, asıl o gün başladı ve günümüze kadar uzattı kollarını. 
Nasıl mı? 
Sayfaları çevirmeye başlasak iyi olacak galiba.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e72ea6-5fba-41af-96f2-d1e218c1f601.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Sonrası Günlükleri - Günlükler 3</image:title>
            <image:caption>Çağının en etkili İngiliz yazarlarından George Orwell&apos;in günlükleri, onun gündelik yaşamını yakından tanımamıza olanak sağladığı kadar, bu büyük yazarın döneminin politik çalkantılarına dair gözlemlerine de ışık tutar. Tarafsız bir yorumcu değildir Orwell; Burma&apos;dan Paris banliyölerine, Londra&apos;dan iç savaşın kasıp kavurduğu İspanya&apos;ya, Marakeş&apos;ten İkinci Dünya Savaşı İngiltere&apos;sine ve nihayet İskoçya&apos;ya dek karşılaştığı bütün adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri teşhir etmekten çekinmez.


Savaş Sonrası Günlükleri, Orwell&apos;in son yıllarını geçirdiği ve büyük yapıtı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört&apos;ü tamamlama fırsatı bulduğu İskoçya&apos;nın sakin Jura Adası&apos;ndaki yaşantısından zengin ayrıntılarla doludur. Çalkantılı yılların ardından sığındığı bu huzurlu adada, yazarın üretken zihninin, günden güne ilerleyen hastalığa rağmen hayatı bütünlüğüyle kavrama çabasına da günbegün şahit oluruz.



Orwell&apos;in günlükleri, 1930&apos;lu yıllardan başlayan Savaş Öncesi Günlükleri, Savaş Günlükleri ve erken ölümüyle nihayet bulan Savaş Sonrası Günlükleri&apos;yle böylece Türkçede ilk kez tamamlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4322e750-b4d4-4cb4-9c50-fc24c611ce88.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Araştırma Teknikleri ve Etik</image:title>
            <image:caption>Bilim, merak ile başlar. İlk insanın sürekli çakan şimşeği, şimşeğin ardından gelen gök gürültüsünü, hemen akabinde başlayan sağanak yağmuru nasıl anladığı ya da nasıl tanımladığı, hangi anlamları çıkardığı, hangi korkulara kapıldığını bilmiyoruz. Ancak, daha sonra bütün bunların sebebini araştırmaya başlaması ile bilimsel düşüncenin ortaya çıktığını biliyoruz.

Güneş yeryüzünü ısıtmaya başlar. Isınan sular belirli bir sıcaklıktan sonra buharlaşır ve gökyüzüne çıkar. Bulutlar oluşur. Bulutlar soğuk hava tabakasına uğradıklarında yağmur, daha soğuk hava tabakasına uğradıklarında kar, ani soğuk hava tabakasına uğradıklarında ise olarak yağmaya başlar. Karadeniz’in kıyıya paralel olan dağlarına doğru tırmanmaya başlayan bulutlar soğur ve dağın yamaçlarına doğru yağmaya başlar. Bu yüzden de toprağı yıkar. Toprakta kireç oranı azalır. Bu aşamada nem oranı da çok yüksektir. Böylece çay ve fındık için iyi bir iklim ortaya çıkar. İnsanoğlu çevresinde meydana gelen bu değişiklikleri anlamaya ve sebeplerini sorgulamaya başladıkça, bilimsel düşüncenin de zamanla gelişmesini sağlamıştır.
2020 yılı Ocak ayında Çin’de Covid-19 virüsü ortaya çıktı, kısa sürede yayıldı ve küresel bir sorun haline dönüştü. Bu sorunun çözümü ile ilgili olarak, bilimsel düşünce önce sorunu belirler, sonra sorunu tanımlar, nedenlerini ortaya koyar, nedenleri ortadan kaldıracak faktörleri bulup sorunu çözmeye çalışır. Bu aşamada deney, gözlem ve görüşme yapılır, literatür taranır. Nesnel olması, genellenebilir olması ve tekrar edilebilir olması önemlidir. Sizin Halep’te beş arşın atlamanız önemli değildir. Halep uzakta ise arşın buradadır. Burada da beş arşın atlamanız gerekir. Bilimsel araştırma sonuçları aynı yöntem kullanılarak test edilebilmeli ve aynı sonuca ulaşılabilmelidir. Bilimsel araştırma için olmazsa olmaz koşulların başında; eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve problem çözme vardır. Araştırmacı, araştırma yaptığı konuda entelektüel rezerve sahip olmalı ve araştırma yapacağı alanın literatürüne hâkim olmalıdır. Araştırma her şeyi sorgulamayı gerektirir. Kalıp yargılarınızdan, saplantılarınızdan, doğmalarınızdan kurtulmuş olmanız gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/483d5180-6e3e-4ebd-8394-8dd9702d7df9.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 03 / Mayıs - Haziran 2020</image:title>
            <image:caption>Dosya
“Atsız, Cumhuriyet Dönemi Romanının En Önemli İsimlerinden Biridir” Röportaj: Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun / Göktürk Ömer Çakır Ayşe Erdoğan
Atsız’ın Editörü Olmak / Göktürk Ömer Çakır
Bozkurtlar Kimin İçin Yazılmıştı? Tenkidin Tenkidi Ve Fahiş Bir Eleştiri Hatası Üzerine / Oğuzhan Murat Öztürk
Bozkurtlar’ın Zihin Haritası / Hayati Tek
Sonuna Kadar İdealist Bir Türkçünün, Nihal Atsız’ın Romanları / Erol Üyepazarcı
Her Devirde Bir Yalnız Yahut Ruh Adam / Cengizhan Orakçı
Her Çağın Masalı Atsız’ın Benzeştirme Tekniğiyle Yazdığı Öyküsü / Metin Savaş
Güntülü İle Bir Akşam  / Kübra Pehlivan
 
Deneme
Çölde Homongoloslar Ya Da Eşeğe Ters Binmek Üzerine / Süleyman Çobanoğlu
Kayıp Mevsim Düşleri  / Tekin Şener
Gönlümden / Mehmet Ali Kalkan
Sen Kiminle Dans Ettiğini Biliyor Musun Alighieri Efendi! / Murat Kaymaz
Sesleniş / Rabia Karanfil
Çöküş / Süheyla Ağan
Okumak Üstüne / Yaşar Çağbayır
“Kitlesel Okur” Ve “Bireysel Okur” / Bilgin Güngör
Bu Şiir Kimin? / Ali Duymaz
Ufkun Sınırları / Elif Sabır
Teravih Salavatı / Berat Demirci
Karanlıkta İçeriden Konuşmalar I- Adalet / Zeynep Arpacı
 
Fılm Eleştırısı
Ya Köpekler De Öç Almak İsterse / Mehmet Aycı
Nostaljı
Ramazan Geceleri / Server Bedi
Inceleme
Tanpınar’ın  Fikri Neydi? / Begüm Hande Çay
Yalnızız / Zafer Saraç
Mukadder Gemici’nin Hatırlı Yara’sı / Funda Özsoy E.
Yedi Tepeli Babil’in Ölüm Kapısı / Emine Taş
Ölüm Hükmü Bağlamında İdeolojik Ve İçtimaı̂ Meseleler / Rüveyda Temel
Göç Yolları  / Misli Baydoğan
Ellerim Neden Siyah’a Dair Birkaç Söz / Ersin Bayram
Hıkâye
Güle Güle Har Geliyor / Sinan Terzi
Darağacı  / Misli Baydoğan
Kündekârı̂  / Bahtiyar Aslan
Karantina Ya Da Mösyö Rouıllac / Maide Öztosun
Tufanda Kalan Koyun Sürüsü / Yusuf Bolat
Bir Gülsen Yeter  / Hasan Erimez
Hançerler Ve Urganlar / Caner Çaylak
Üçkağıt  / Asuman Güzelce
Göz Ucu  / Numan Altuğ Öksüz
Nergül Yenge  / Elif Arpacı
Şıır
Dedim Böyle Sızılar / Mehmet S. Fidancı
Gece Kitabı  / Bleda Yaman
Ahit  / Halil İlteriş Kutlu
Dost Ateşi  / M. Sadi Karademir
Mimiksiz Hayvanlar Şathiyyesi / Birdal Akar
İp Ucu  / Fatih Akça
Eylem  / Mehmet Aycı
Yokuş Yemi  / Mehmet Şamil
Şimdi Dünya  / Cengizhan Orakçı
Yüzümüz Hep Okyanus / Mustafa Uçurum
Yıkanmadan İçilemeyen Suların Zamanına Doğan Kızıma Mektup / Fikri Cumhur
Sınık Yara’ya Örgü  / İbrahim Daş
Solgun  / Eray Sarıçam
Zamane Türküsü  / Fatma Aksu
Siyah Kuyruk  / Hasan Yurtoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1cdee8a-c09f-415e-9834-41e24fa12392.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayça Aytuğ ile Piyano Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Ayça Aytuğ’un I2 MEDYA Youtube kanalında yayınlanan eğitim videoları ve sıfırdan başlayan piyano öğrencileri için özel olarak hazırlanmıştır.
 
Kitabın basılı ve PDF formatında iki türü bulunmaktadır. Basılı kitapta Ayça Aytuğ’un kendi öğrencilerinin çizimleri yer almaktadır. İndirilebilir PDF dosyası ise aynı kitabın çizimsiz halidir. PDF dosyası, yayınevinin internet mağazası olan MuzikKitaplari.com adresinde satışa sunulmuştur. Her iki kitabın başında kuramsal bilgilerin yer aldığı bir bölüm bulunmaktadır. Kitabın içerisindeki eserler, yayınevi tarafından daha önce basılan Seçme Eserler ve Çalışma Yöntemleriyle Piyano Eğitimi-1 kitabındaki eserlerle eş zamanlı olarak çalışılabilecek ve birbirini tamamlayacak şekilde hazırlanmıştır.


Ayça Aytuğ’un kitap için, uzun yıllardır vermiş olduğu derslerde edindiği deneyimlerle hazırladığı eserler, belli bir standarda oturttuğu öğretim stilindeki bilgi aktarımının sırasına göre özenle dizilmiştir. Eş zamanlı olarak iki kitaptan da çalışılacak eserlerin detaylarına, I2 MEDYA Youtube kanalında yayınlanan Ayça Aytuğ ile Piyano Eğitimi videolarından ulaşabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4515c945-550b-4b33-b3da-be99469b8339.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Delisi - Büyülü Orman</image:title>
            <image:caption>Oyunlarla öğrenme konusunda uzman bir eğitimcinin tasarladığı çeşitli hikâyelerle ve rengârenk illüstrasyonlarla zenginleştirilmiş etkinlikler sayesinde bu kitap eğlenirken matematik öğrenmeyi mümkün kılacak. Çocuklar en temel matematik kavramlarıyla tanışırken yüzlerinden gülümseme eksik olmayacak. 
 
1.        10 İLE 20 ARASINDAKİ MİKTARLARI KARŞILAŞTIRMA 
2.        10’LU GRUPLANDIRMA 
100’E KADAR OLAN MİKTARLARI SEZGİSEL OKUMA 
3.        TOPLAMA, ÇIKARMA VE TEKRAR EDEN 
TOPLAMA İŞLEMİ OLARAK ÇARPMA KAVRAMI 
4.        ZİHİNDEN HESAPLAMA YÖNTEMLERİ  
5.        MANTIK BULMACALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33617468-7c39-46a3-80ba-c7cd0d2ddb62.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşi Çalan Yolcular 1</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Kamer Teyhani’nin hayatı anlatılıyor. Bu yoğun ve ufuk açıcı anlatıda Teyhani’nin Türkiye halklarının Devrimci Yol’unda sürdürdüğü özgürlük ve sosyalizm mücadelesine ve  onun işçi sınıfı içerisindeki çalışmalarına tanıklık edeceğiz. Bu çalışma  sadece geçmiş deneyimlerin anlatılması değil, aynı zamanda günümüzün siyasi görevlerine de göndermeler içermekte. Eleştirel ve yapıcı bir saikle bu göndermeler arasındaki başat bir unsura odaklanılır: Emekçi sınıfın örgütlenmesinde merkezi olarak planlaması yapılmış, o planı gerçekleştirecek istihdamların ve örgütlenmelerin hayat bulduğu işkollarının niteliğine göre işyerihavza veya işyerimahalle ortak örgütlenmesini gerçekleştirme görevini önüne koyan bir yaklaşımın ne denli önemli olduğu vurgulanır. 

Mahalle ve işyeri örgütlenmelerinin “doğurgan” bir özellik taşıdığının bilinmesi mücadelenin yaygınlaşması ve toplumsallaşması açısından önemli bir noktadır. Kitapta önemli bir başka noktaya daha işaret edilir: O günün koşullarında Türkiye hızla “iç savaşa” gidiyor, resmisivil faşist güçler halkı hedef alan saldırılarda bulunuyordur. Bu saldırılara karşı emekçi halkta gelişen direnme eğilimleri Devrimci Yol’un örgütleme becerilerinden biriydi. Bu örgütlenmeye direniş komiteleri aracılığıyla hayat buldurmaya çalışan Devrimci Yol, komitelere sadece faşist saldırılara karşı direnme görevi yüklemiyor, aynı zamanda bu komiteleri halkın yönetim organları olarak da görüyordu. Bu, hareketi diğer sosyalist hareketlerden ayıran temel bir yaklaşımdı. 

Bu eserde bitmeyen bir yolculuğun İstanbul’a ilişkin izlerini okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0d4103d-b615-4410-ba88-d864111143f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Peki Ama Kim Bu Marie Curie?</image:title>
            <image:caption>Güçlüklerle karşılaşınca asla yılmadı ve kendi yeteneğine güvendi. Haksızlıklara karşı mücadele etti. Buluşları dünyayı değiştirdi. Elde edilmesi imkânsız gibi görünen ödüller kazandı. 
 
Peki ama kim bu Marie Curie?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d75def-3d85-48c3-8596-02be770f1eff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Düzeni</image:title>
            <image:caption>Çocuklar ve hayvanların iletişimine baktığımızda ne kadar saf ve temiz bir manzara görürüz değil mi? Onların hayvanlarla iletişim kurarken öğrendikleri şeyler, yetişkin olduklarında yaşayacakları hayatın temelleridir aslında. Bu yüzden çocuklara ilk okumalarında hayvanların dilinden fabllarla vereceğimiz değerler, iyi-kötü, doğru-yanlış vs., kalıcı ve hayatları boyunca etkili olur. Fabllar onların bu konular üzerindeki düşüncelerini pekiştirir. 

Elinizdeki bu kitap da hayvanların düzenini; hak, hukuk, doğruluk ve adalet kavramları üzerinden aktarıyor. İyi niyet ile aklını kullanmak arasındaki sınırı hayvanların tatlı rekabeti ile anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc2b005-f684-42f8-a662-d436e0e33f41.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Yönetiminin Başarısında Örgütsel Yapı ve İnsan Kaynakları Yönetiminin Etkisi Üzerine Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>1.    İçindekiler 
2.      Birinci Bölüm 
a.       Teknoloji Yönetimi 
 i.      Teknolojinin Kavramsal Çerçevesi 
 ii.      Teknoloji Yönetiminin Kavramsal Çerçevesi 
 iii.      Teknoloji Yönetimi İle İlişkili Kavramlar 
 iv.      Sonuç 
3.      İkinci Bölüm 
a.       İnsan Kaynakları Yönetimi ve Teknoloji 
b.      İnsan Kaynakları Yönetimi Boyutları 
c.       Yönetim Teorilerinde İnsan Kaynakları Yönetimi ve Teknoloji 
d.      İnsan Kaynaklarının Niteliği ve Teknolojiye Uyumu 
e.       İK Yönetiminin Teknoloji Yönetimini Etkileyen Uygulamaları 
f.        Bilim ve Teknoloji Alanında İnsan Kaynakları İstihdamı ve Eğitimi 
g.      Sonuç 
4.      Üçüncü Bölüm 
a.       Örgütsel Yapı ve Teknolojileri 
5.      Dördüncü Bölüm 
a.       Teknoloji Yönetiminin Başarısında Örgütsel Yapı ve İnsan Kaynakları Yönetimi Unsurlarının Etkisi Üzerine Bir Araştırma 
6.      Beşinci Bölüm 
a.       Sonuç Değerlendirme ve Önerileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c22f78a7-84f7-4039-a0a5-6d14adb1dc04.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Tarih Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Tarihi Süreçte Ana Hatları ile Türk-Macar Siyasi İlişkileri 
2.      Arşiv Belgeleri Işığında Muğla Halkevi ve Faaliyetleri 
3.      Osmanlı Ordusu’nda Kılavuz Kullanımına Genel Bir Bakış (XVIII. Yüzyılın Ortalarından XIX. Yüzyılın Başlarına Kadar) 
4.      Kilise’nin Cesur Düşmanları : Heretikler 
5.      Sultan II. Mahmud’un Baş İkbali Hüsnü Melek Hanım’ın Kıymetli Malları Üzerine Bir Değerlendirme 
6.      Arkeolojik Araştırmalarda Kurumsal Devlet Kimliğinin Kent Mimari Silueti Üzerindeki Etkilerine Bir Örnek : Urartu Kale Kentleri 
7.      Soğuk Savaş Sonrasında Türk-Macar Siyasi ve Ekonomik İlişkileri 
8.      Osmanlı Devletin’nde Muhacir Uyuşmazlıkları (XIX. Yüzyıl Bolu Örneği) 
9.      Tarihi Coğrafyanın Öğretimi Açısından Haritaların Önemine Bir Örnek : İbnü’l Cevad Efdaleddin’e Göre Osmanlı Tarihi Haritaları 
10.  İttihatçıların İran Meşrutiyetindeki Rolü 
11.  Hobbes, Fromm, Homo Homini Lupus ve Saldırgan İnsan Doğası 
12.  18. Yüzyıl Osmanlı Donanmasında Mürettebat Ücretlerine Genel Bakış 
13.  Kızılcapınar Definesi’ndeki Düzensiz ve Nadir Sikkeler 
14.  Hurufat Defterleri’nde Yer Alan Adıyaman ile İlgili Vakfiye Hulasaları (539, 567, 1096 Numaralı Defterler) 
15.  Güçlü Bir İşbirliğinden Yeni Bir Disipline : Tarihi Coğrafya 
16.  Bir Arap Aşiretinin XX. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Irak, Suriye ve Anadolu Üçgeninde İcra Ettiği Faaliyetler ve Osmanlı Devletinin Bu Faaliyetler Karşısındaki Tutumu : Şammar Aşireti Bağlamında Devletin Aşiretlerle İmtihanı Üzerine Bir Çalışma 
17.  Prag Maslahagüzarı Mehmet Cevad (Açıkalın)ın Raporu’na Göre Çekoslovakya Siyasi Partileri 
18.  Kutadgu Bilig’deki Tiyatro Unsurları 
19.  II. Meşrutiyet’in kabulünün İngiliz Belgelerine Yansıması 
20.  Fransız Manda Himayesinden Bağımsızlık ve Sonrası Buhranlar Dönemi Lübnan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab0c8039-a140-4cda-8edd-2630cc07b20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara&apos;nın Son Nefesi İmrahor</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Giriş 
1.1   Amaç ve Kapsam 
1.2   Araştırma Probleminin Gerekçesi 
1.3   Çalışmanın Yöntemi 
2.      Kentsel Dönüşümdeki Kavramsal Çerçeve 
2.1   Kentsel Dönüşümün Tanımı, Amaçları ve Türleri 
2.2   Türkiye’de Kentsel Dönüşümün Gelişimi 
2.3   Kentsel Dönüşümün Yasal ve Yönetsel Çerçevesi 
3.      Ankara Nazım İmar Planlarında Kentin Kimliği ve Doğal Alanlara İlişkin Getirilen Kararlar 
3.1   Ankara’nın Planları 
3.2   Ankara Makro Planlarında Yeşik Kuşak ve İmrahor Vadisi’nin Yeri, Konumuna İlişkin Değerlendirmeler 
4.      Ankara’da Vadi ve Akarsu Sistemleri İçinde İmrahor Vadisi’nin Yeri ve Konumu 
4.1   Ankara’nın Vadileri 
4.2   Ankara’nın Akarsu ve Dereleri 
5.      İmrahor Vadisi 
5.1   Tarih İçinde, Eski Haritalarda Mogan-Eymir-İmrahor Vadisi, Yeri ve Çevresel İlişkileri 
5.2   İmrahor Vadisi ve Çevresinde Arazi Kullanımı, Doğal Yaşam ve Koruma Alanı 
5.3   Rantsel Kentsel Dönüşüm ile yol Olan İmrahor Vadisi 
6.      Değerlendirme ve Sonuçlar 
6.1   Değerlendirme 
6.2   Sonuçlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e16f7994-9ad6-47ef-8d7c-b7efe27c9519.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi Medeni Hukuk II</image:title>
            <image:caption>Reform Serisi Medeni Hukuk II</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db6fd5e-b52c-42cb-92d9-9380bfd73f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Afyonkarahisar Kültür Turizmi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Afyonkarahisarın Coğrafi-Tarihi ve Sosyo-Ekonomik Yapısı 
1.1   Coğrafi Konum 
1.2   Tarihi 
1.3   Sosyo-Ekonomik Yapı 
1.4   Turizm 
1.5   Kültür Turizmi 
2.      Afyonkarahisar Kültür Turizmi Değerleri 
2.1   Somut Kültürel Değerler 
a. Sanatsal Tarihi Yerler ve Sit Alanları 
b.Doğal Güzellikleri ve Rekreasyon Alanları 
2.2   Somut Olmayan Kültürel Miras 
a. Kültürel İlgiye Yönelik İnsan Faaliyetleri 
b.El Sanatları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3be7759-7ef4-4c71-95ff-ab2b6c89ea30.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Coğrafya Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Doğu Karadeniz’de 23-26 Aralık 2019 Tarihlerinde Yaşanan Orman Yangınlarında Fön Etkisi 
2.      Mesken Kültüründeki Değişim ; Osmaniye Örneği 
3.      Coğrafyanın Büyük Taarruz Harekatı Planlamasındaki Rolu 
4.      Turizmin Yerel Halkın Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkilerinin Turizm Coğrafyası Perspektifinden Foça (İzmir) Özelinde Değerlendirilmesi 
5.      Türkiye’de Değişen Demografik Yapının İşgücü ve Eğitim Açısından Sunduğu Fırsatlar 
6.      Kentsel Atıklardan Kompost Üretim Potansiyelinin Belirlenmesi : Adapazarı Örneği 
7.      Coğrafya Bölümü Mezunlarının Kültür Turizmi Kavramına İlişkin Algılarının Metafor Analizi Yoluyla Değerlendirilmesi 
8.      Türkiye Hava Kalitesinin Maksimumlar ve Limit Değerler Açısından İncelenmesi 
9.      Yerel Halkın Turizme Bakış Açısının Seferihisar (İzmir) Özelinde İncelenmesi 
10.  Yerel Halkın Kültür Turizmine Bakış Açısının Tespit Edilmesi : Salihli (Manisa) Örneği 
11.  Coğrafya Öğretmenlerinin Mesleki Beceri Yeterliliklerinin İncelenmesi Determination of Uşak Climate According to Erinç, De Martonne And Thornwaite Indices</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1df83287-5840-4a1e-88ac-45036a2488dc.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Türkiye Coğrafya Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Türkiye’de Coğrafyacıların İhmal Ettiği Bir Alan : Etik 
2.      Otlakların İzlenmesinde Hiperspektral Uzaktan Algılama : Değişen Bilgi Boyutları, Ölçme Yöntemleri ve Ölçülen Temel Parametreler 
3.      Akdeniz Bölgesinin Geoistatistik Analizlerle Yağış ve Sıcaklık Haritalarının Oluşturulması 
4.      Kırsal Turizmin Geliştirilmesi Hakkında Yerel Halkın Tutumu : Salihli (Manisa) Örneği 
5.      Manisa İlinde Arıcılığın Coğrafi Dağılışı 
6.      Toplumsal Değişimde Üniversite-Kent Etkileşiminin Rolu : Adnan Menderes Üniversitesi Örneği 
7.      Akhisar İlçesi’ndeki Yeradlarının Türleri 
8.      İbrahim Müteferrika Matbaasında Basılan Eserlerin Coğrafi Bakış Açısından İncelenmesi 
9.      Kırsal Turizmde Yerel Kaynaj Kullanımının Karaburun Yarımadası Özelinde İncelenmesi 
10.  Kastamonu ve Çevreseinin İklim Sınıflandırmalarındaki Yeri 
11.  Coğrafya Bölümü Öğrencilerinin Bazı Ülke ve Bölgelere İlişkin Bilişsel Yapılarının İncelenmesi 
12.  Ardahan İlinin İdari Coğrafya Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4ce7b9-2551-4678-bf72-a55d8c3d68b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Lenin’den Anılar</image:title>
            <image:caption>En yakından bir Lenin portresi... Yaşam boyu süren mücadelenin, en zorlu karar anlarının, en keskin kavgaların, en sağlam dostlukların tanıklığı. 
Yeraltı koşulları, sürgün koşulları, devrim koşulları, karşıdevrimcilerle çatışma ve iç savaş koşulları… Bunca zorlu şartlar altında birkaç günlük bir kaçamak, ormanın derinlerine bir seyahat, nehir kenarında bir akşam yürüyüşü, kısa bir bisiklet turu, bir el satranç, Zola ya da Çernişevski hakkında derinlemesine bir sohbet, soluklanma anları… 

Nadejda Krupskaya’nın, yirminci yüzyıla şekil veren o büyük tarihsel dönüşümün tam ortasından çıkıp gelen, Devrim’in ve Lenin’in o eşsiz anlarını yansıtan sürükleyici anıları. 

Soluk soluğa bir roman tadında akıp giden bir yaşam öyküsü, daha doğrusu, bir değil birçok yaşamın öyküsü bu. Önderlerin, sıra neferlerinin, işçilerin, köylülerin, askerlerin, eğitimcilerin, öğrencilerin, ev sahiplerinin, komşu kiracıların, yoldaşların, ajanların, döneklerin, hainlerin… 

Sibirya’da Şuşonskeye köyünde, yurtdışında Cenevre, Krakow ve Paris’te, Rusya’da Petrograd ve Moskova’da, Parti kongrelerinde ya da Enternasyonal konferanslarında, sert tartışma ve ayrışmaların ortasında, fabrikadaki işçilerin, cepheye giden askerlerin, meydanlara dolan kitlelerin huzurunda, Gapon’un, Rosa’nın, Buharin’in, Gorki’nin, İnessa’nın, Sverdlov’un, Troçki’nin, Stalin’in ve her daim Nadejda’nın yanında çizilen bir Lenin portresi bu: 
“Hareketi geriye çeken bir konumda olduklarını gördüğünde hâlâ en yakın arkadaşlarıyla bozuşabilir, dava için gerekliyse daha dün hasım olduğu birine alçakgönüllü bir yoldaşlıkla yaklaşır ve söylemesi gerekeni, her zaman yaptığı gibi, açıkça ve dürüstçe söylerdi. Doğaya, baharda ormanlara, dağ yolları ve göllerine, büyük şehirlerin gürültüsüne ve işçi sınıfı kalabalıklarına her zaman düşkün ve hayrandı; yoldaşlarını, mücadeleyi, hareketi ve her yönüyle hayatı seviyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7176c4f0-630a-42f0-b49d-f76d8cd6191c.jpg</image:loc>
            <image:title>Apaydınlık Gelecek</image:title>
            <image:caption>İnsanı, insanlığı, insancıllığı savunan yeni ve köktenci bir manifesto. 

Teknolojiyi, denetimi, gözetimi, algoritmik kontrolü ve zombileri sorgulayan eleştirel bir deneme. 

Neoliberalizme, onun kriziyle oluşan boşluğu insanı hiçleştirerek doldurmaya çalışan alternatif sağa ve otoriter yönelimlere kapsamlı bir itiraz. 
Zamanımızın en parlak düşünürlerinden biri, Paul Mason, karanlık ve kasvetli günlerin ortasında ışıltılı yarınlarını arıyor insanın. İnsanın köktenci bir savunusuyla apaydınlık bir geleceği… 

Güncel gelişmeler, olgular, eylemler, tehditler bir yanda, ağır teorik konular diğer yanda… bir gazeteci kıvraklığıyla kaleme alıyor zorlu kuramsal sorunları Mason. 

Otoriter, denetimci güçler karşısında ne yapmalı? Neoliberal benlik nasıl inşa edildi, nerede çuvalladı? “Occupy” hareketlerinde, Arap Baharı’nda, Gezi’de neler başarıldı, neler eksik kaldı? Yapay zekâ karşısında insanlığımızı nasıl koruyup geliştireceğiz, denetim toplumuna teslim olmadan insanlığın temel değerlerini nasıl koruyacağız? Peki, yapay zekânın denetimi, hangi değerler sistemine göre olmalı? 

Marksizmin insan doğası teorisi bugün bir dayanak olabilir mi; kadınların uğradığı özgül baskılar, ev içi ödenmemiş emek ve ahlak konusunda bıraktığı boşluklarla işçi sınıfına biçtiği rol nasıl değerlendirilmeli? Ağ bağlantılı bireylerin kapitalizmi devirme olanakları ve yeni bir “sınıf” tartışmaları, Marksizmle nasıl ilişkilenmeli? 

Bütün bu sorulara ve daha fazlasına yanıt arayan, sömürüsüz, eşit, özgür, apaydınlık bir geleceği arayan zihin açıcı bir çalışma. Tam zamanında! 
“Neoliberalizm hakkında uzun zamandır gördüğüm en iyi çözümleme… Daha da iyisi, tutkulu ve duru bir anlatım. Umuyorum ki birçok kişinin zihninde değişikliğe yol açacak.” – Philip Pullman 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75bdb15e-c987-45e9-8c6c-eada703a91f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Spagetti Zürafa</image:title>
            <image:caption>Mina Cucina yemek yapmayı beceremiyordu. Her yemek yapma girişimi çeşitli hokkabazlıklar ve sakarlıklarla etrafın mahvolmasıyla sonuçlanıyordu. Ne zaman makarna tenceresini yere düşürse mutfak ocağının altında yeni bir hayvan oluşuyordu. Peki, Spagetti Zürafa ve onun ilginç arkadaşları Mina Cucina’nın vadinin gördüğü en büyük pişirme yarışması olan Büyük Bonbon Şekerlemasyonu’na girmesine yardımcı olabilecek mi? Aslında onun tek ihtiyacı patlamayan, püskürmeyen, havaya uçmayan bir pasta…

Bu kitap çocuklar için büyüleyici bir dünyanın kapılarını aralıyor ve onları Bonbon Vadisi’nin derinliklerinde neşeli bir hikayeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9c65cee-293a-4a04-90cf-96cc5587addc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mabet Ağacı</image:title>
            <image:caption>Çocuk bahçesindeki dönen sandalyeydi, rüzgâr estikçe birbirini takip eden, bir de hayallerimiz. Başımızda kavak yelleri esmese de fena değildik içimize yolculukta. Vize istemeyen hayallere dalmak da çok zor değildi bizim için. Bir de umutlarımız vardı, o da başka sefere kaldı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40447f38-0ed0-4f59-baa1-f0668b2c12c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Borsadan Korkma Borsa Senden Korksun</image:title>
            <image:caption>Ben senin, kazandırabilme ihtimalini sevdim! 
Borsa… Kimilerine göre bir kumar, kimlerine göre yuva yıkan, insanların hayatını karartan bir illet… 
“İnsan, bilmediği şeyden korkar” derler. Herhalde insanların borsa hakkındaki fikirlerini en iyi açıklayan söz bu olsa gerek. 
Borsa; belki de zenginliğe ve bolluğa erişmek için, insanlık tarihi boyunca icat edilmiş en mükemmel araçlardan biridir. Eğer onu tanır, borsa hakkındaki önyargılarınızdan kurtulur ve akıllıca kararlar almayı başarırsanız, hayal bile edemeyeceğiniz bir bolluğa erişebilirsiniz. Borsa hakkında biraz araştırma yaparsanız; onun diğer hiçbir yatırım aracıyla kıyaslanamayacak bir getiri sağladığını görebilirsiniz. Gayrimenkul, altın, döviz ya da arsa… Eğer akıllıca hamleler yapar ve birazcık da dişinizi sıkıp sabretmeyi başarırsanız, borsa size tüm bu diğer araçlardan çok daha fazla kazanç sağlayacaktır. 
Bu kitap size; kısa, orta ve uzun vadede en doğru kararları verebilmeniz ve büyük kazançlar elde etmeniz için etkili taktikler sunuyor. Ayrıca sizi karşınıza çıkabilecek tehlikeler karşısında uyarıyor ve ağır bedeller ödememeniz için bilgilendiriyor. 
Hayatını borsaya adamış ve borsaya aşık bir yatırım uzmanının tavsiyelerine kulak verin. Borsadan korkmayın! Bırakın, borsa sizden korksun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd1187b-0b45-4831-bc93-e08ef6185fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinden Eğlenceli - Öğretici Çıkarma Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çıkarma İşlemi Öğrenmenin En Eğlenceli Hali! Hiç kimse Dikkat Atölyesi Yayınları kadar eğlenceli aktiviteleri ve öğrenmeyi bir araya getiremez. Bu kitap uzmanlar tarafından geliştirildi. Okulda ve evde öğrenmeyi pekiştiren, başarıyı arttıran, çocukların temel becerilerini güçlendirmek için Hidden Pictures bulmacalarıyla desteklendi. Bu kitap MEB ilkokul müfredatı desteklidir. Bu kitapta; • İşlemsel ve matematiksel düşünme yeteneği 

Çıkarma stratejileri 

Sayı problemleri 

Pratik toplama işlemleri etkinlikleri sizleri bekliyor. 


Aktif Öğrenmeyi Destekler

Anlaşılması kolay, ilgi çekici alıştırmalar ve etkinlikler,

Rahatça takip edilebilen yönergeler,

Matematik müfredatına uygunluk,

Öğrenci merkezli yaklaşımla çocuğunuz kitaptaki alıştırmaları tamamladıkça kendine güveni artacak ve gerçek başarı duygusunu tanımaya başlayacaktır.


Müfredatla Eğlenceli Etkinliklerin Birleşimi

- Dikkat ve detaylara odaklanmayı,

- Analitik düşünmeyi,

- Yeni öğrenme stratejilerine açık olmayı,

- Problem çözerken birden fazla teknik kullanma yeteneğini geliştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98cf1f07-686b-49d7-aad4-5fbb19840829.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinden Eğlenceli - Öğretici Toplama Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Toplama İşlemi Öğrenmenin En Eğlenceli Hali! Hiç kimse Dikkat Atölyesi Yayınları kadar eğlenceli aktiviteleri ve öğrenmeyi bir araya getiremez. Bu kitap uzmanlar tarafından geliştirildi. Okulda ve evde öğrenmeyi pekiştiren, başarıyı arttıran, çocukların temel becerilerini güçlendirmek için Hidden Pictures bulmacalarıyla desteklendi. Bu kitap MEB ilkokul müfredatı desteklidir.

Bu kitapta;

İşlemsel ve matematiksel düşünme yeteneği 

Çıkarma stratejileri 

Sayı problemleri 

Pratik toplama işlemleri etkinlikleri sizleri bekliyor. 


Aktif Öğrenmeyi Destekler

Anlaşılması kolay, ilgi çekici alıştırmalar ve etkinlikler,

Rahatça takip edilebilen yönergeler,

Matematik müfredatına uygunluk,

Öğrenci merkezli yaklaşımla çocuğunuz kitaptaki alıştırmaları tamamladıkça kendine güveni artacak ve gerçek başarı duygusunu tanımaya başlayacaktır.

Müfredatla Eğlenceli Etkinliklerin Birleşimi

- Dikkat ve detaylara odaklanmayı,

- Analitik düşünmeyi,

- Yeni öğrenme stratejilerine açık olmayı,

- Problem çözerken birden fazla teknik kullanma yeteneğini geliştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3f516bf-adc6-4e63-b14d-0e0520de4f9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Zaten Aşıktım Sen Üstüne Geldin</image:title>
            <image:caption>Yetimhanede büyüyen Sıla ile Kaya birbirlerine âşık olup evlenmeye karar verdiklerinde elbette böyle bir son hayal etmemişlerdi. Gel gör ki hayatın onlara neler sunacağını kimse bilemezdi. Onlar da herkes gibi yaşayarak gördüler bunu. Gerçek hayat, hiç de öyle hayallerindeki kadar kolay ve eğlenceli olmayacaktı, olmadı da. Nihayet günün sonunda Kaya, âşık olduğu kadından gitti gitmesine de ne o gitmek istedi ne de Sıla, o gitsin istedi. 
 
“Gitme”nin travmatik hezeyanını kaleme alan yazar; gitmeyi, alışık olmadığımız bir dille şöyle tanımlıyor kitabında: 
 
-       Gitmek, hazırlanarak yapılan bir eylem değildir. İnsan, gitmek için hazırlanmaz. Bir travmadır o, hüzündür, yastır; gitmek karadır, bahttır. Ayrıca birdenbire de gitmez insan. Birikir önce ağzına kadar dolar, taşar da öyle gider. Üstelik apar topar da değil, her gün azar azar gider ama bir gün, dönme ihtimaline karşı tüm yolları ve hatta bütün hatıraları, görünmeyen bir odanın içinde ateşe verir de öyle gider insan. Sonra mı? Sonra ondan geriye kalan ne varsa kül olup uçsun ister ve o an anlar insan, anlatır gittiğini, bir daha da asla dönmeyeceğini. 
Deniz Erkin Purut, gerçek hayattan alınmış bu ilk romanında; okuyucusunu, hayal iklimin bitmeyen duygu mevsiminde, onurlu üç insanın hayatına doğru tek yönlü bir biletle yolculuğa çıkarıyor.  
 
İyi yolculuklar… 
  Lovely Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/674608cf-8b39-4a1c-819d-240a959ee7df.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Vazgeçme Asla</image:title>
            <image:caption>Hapishanenin köşesinde yanıp sönen trafik lambasının ışığı hücresinin duvarına vurmaktadır, her gece... Bir denizci olan mahkum, güzel günlere giden yolu gösteren bir deniz feneri gibi bakar o ışığa; yaşadığı fırtınalı dönemlerde ayakta durmasını ve yaşadığı tüm zorluklardan kurtulmasını sağlayan umuttur, hücresinin duvarında her gece kendisine göz kırpan. 

Yapılan aramada evinde bulunan, atmaya kıyamadığı eski bir davetiye delil olmuştur, özgürlüğünün elinden alınmasına... Oysa, üstünde adı yazılı olan o davetiye giden yolda, evlerinde çıkan yangındı karşılaştığı ilk büyük fırtına...Astsubay olan babası ailesinin geçimine katkı sağlamak ve çocuklarını daha iyi şartlarda okutabilmek için, alçı biblolar boyamaya başlamıştı evde... Ne var ki, sobanın yanındaki tiner kutusu devrilir bir gece... 

Babası gibi denizci olmasına ne yaşadığı bu korkunç olay engel olabilir, ne de astsubay haklarını savunan babasının hapse atılması... O günlerde alçı bibloların yerini dikiş makinesi alır; terzilik yapan annesinin el emeği, göz nuruyla tutunurlar hayata... 

Berlin’de görev yaparken, tüm konsolosluk çalışanları gibi Atatürkçü Düşünce Derneği’nden bir davetiye gelir, Ali Türkşen’e... Davetiye, 10 Kasım’da Atatürk için yapılacak anma törenine katılması yönündedir. Askeri ateşe olduğu döneme ait olan davetiyeyi  atmaya kıyamaz, biriktirdiği anılar hazinesinde saklar... Balyoz kumpasında hapis yatmasına neden olan mahkemede, suç delili olarak karşısına çıkardıkları da işte o davetiyedir! 

Birbirinden güzel  öyküler bekliyor sizi bu kitapta; hayatımıza örülmek istenilen duvarlarda, gecenin karanlığında yanıp sönen  umut ışığını görmemizi sağlayan nice öykü... 

Ali Türkşen, hapishaneden çıkar çıkmaz köşedeki trafik lambasına gider ve direğine sıkıca sarılır. 

O ışık, elinizdeki bu kitabın her sayfasında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d103be68-75f5-4a7f-8fea-505955dc9b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Satıcısı</image:title>
            <image:caption>“Eril sistemin izin verdiği çerçevede yükselmeyi başaran Serpil’in yaşaması, diğer kadınları yine bu sistemin kodlarıyla ezmesine ve sömürmesine bağlıdır. Daha somut bir deyişle, Serpil’in mucizevi başarısının sırrı eril zihniyette yatmaktadır. Ancak mutsuzluğunun kökenleri de yine bu zihniyetin uzantısıdır.” 

Yazar, akademisyen Zehra İpşiroğlu’ndan içselleştirilmiş eril söylemlerin belirlediği benlik deformasyonunun içinde kaybolmuş bir kadının hikâyesi Hayal Satıcısı. 

Tek kişilik interaktif bir taşlama olarak kurduğu  tiyatro oyunu, evde aile içi şiddetle ezilen Kadife ve kendi işlettiği fal kahvesinde Falcı Serpil olarak ikili yaşantı süren ve kim olduğunun sınırları karışan Kadife/Serpil’in hikâyesi bugünün Türkiye’sini de ortaya koyuyor. Hayal Satıcısı, evliliğindeki baskıdan kurtulmaya çabalayan bir kadının bulduğu çözümleri ve onun yaşam deneyimini mizahi bir dille, bir taşlama ve kara mizah örneği olarak karşımıza getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e925beb-079f-4203-8249-bb3d7ede38df.jpg</image:loc>
            <image:title>Binyılın Peşinde</image:title>
            <image:caption>İklim değişikliği, doğal afetler, savaşlar, salgın hastalıklar, kitlesel göçlerle birlikte, dünyanın sonunun yaklaştığına dair karanlık öngörülerin arttığı ve kıyamet senaryolarının hortladığı şu dönemde, tıpkı ortaçağda olduğu gibi, geniş kitleler artan sefalet ve büyüyen endişeyle gitgide daha karamsar bir ruh haline girmekte. 
Böyle bakıldığında Norman Cohn’un Binyılın Peşinde adlı çalışması, sadece yüzyıllar öncesini değil, günümüzü de anlamak için bulunmaz bir kaynak. Cohn, 11. ve 16. yüzyıllar arasında Batı Avrupa’da kıtlık, Haçlı Seferleri ve vebayla birlikte yükselen binyılcılık ve onun etrafında gelişen mistik anarşist hareketleri inceliyor. Binyılcılık dar anlamıyla dünyanın sonuna dair bir dogma. Cohn bu öğretiyi geniş anlamda kurtuluşçuluk olarak ele alırken, ortaçağın zihinsel dünyasını şekillendiren dini düşünce kalıpları içinde, İsa’nın apostolik orduları ile Deccal’ın güçleri arasındaki nihai savaşa dair kehanetlerin, yoksulların günahtan arınmış hayat özlemi ve yeryüzü cenneti yaratma arzusuyla nasıl birleştiğini ve bunun da binyılcı fantezileri nasıl beslediğini gösteriyor. 
Huzursuzluk dönemlerinde geleneksel inançların nasıl yeniden ortaya çıkıp düşmanlıkları araçsallaştırdığına bu kitapta bir kez daha tanıklık ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792351b4-d61a-4a84-936d-f77a4b9fb518.jpg</image:loc>
            <image:title>Halas - Kurtuluş</image:title>
            <image:caption>Halas Mehmet Rauf’un kaleme aldığı son romandır. Konusunu İstiklal Savaşı’ndan alan eser özellikle İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalinin anlatıldığı ve şehrin bu yıllardaki sosyal yaşamından kesitler aktaran bölümleriyle ilgi çekicidir. Hayatının son döneminde vücudunun sağ tarafına inen felç nedeniyle kitabını zaman zaman eşine dikte ettirerek tamamlayabilen yazar duygusal, heyecanlı ve bazen öfkeli bir üslup kullanmıştır. 
Mehmet Rauf (18751931) İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’da bulunan elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Serveti Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı. Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Ruh çözümlemeleri açısından dönemin en yetkin örneği sayılan yapıtın başarı kazanmasında Mehmet Rauf’un diğer Edebiyatı Cedide yazarlarına göre daha akıcı bir dil kullanmasının payı büyüktür. Hikâye ve romanlarında aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen ve Serveti Fünun topluluğunun en meşhur yazarlarından olan Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f43fda46-0bed-4cf5-ae0c-77d9fa583bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılık Çeşmesi Sokağı</image:title>
            <image:caption>Ziya Adlan kırk yıldır akademisyenlik yaptığı Cenevre’den dönüp, Ayrılık Çeşmesi Sokağı’ndaki bakımsız konağına sığınır. Osmanlı hanedanına mensup bu gizemli adam hastadır. Artvin hayatta en büyük tutkusu saksafon çalmak olan bir doktora öğrencisidir. Tanımadığı bir adam sol elinin iki parmağını kestirir ve bu olay onun hayatına damgasını vurur. Artvin’in yeni görevi Ziya Bey’in bakıcılığıdır. 

Selçuk Altun romanlarının bildiğimiz muzip ve gizemli atmosferine kör bir Osmanlı çeşmesinin tanıklığında davet ediliyoruz. Romanın iki ana karakterini bekleyen büyük sırra doğru yaklaşırken, ustaca aktarılan ilginç yan hikâyelerle pek çok tarihi olaya, kişiye, sanat yapıtına kısacası hayata dair bilgilerle de donanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f7c526-f297-4178-8ff3-1c41571ffcb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Safdil</image:title>
            <image:caption>Voltaire (16941778): Fransız edebiyatının en önemli yazarlarından olan FrançoisMarie Arouet eserlerinde kullandığı Voltaire mahlasıyla tanınmıştır. Eleştirel zekâsı ve hiciv ustalığıyla sivrilen yazar, neredeyse bütün edebi türlerde eserler vermiş olmasının yanı sıra döneminin siyasi kurumlarına ve popüler düşünce tarzlarına oklarını yönelttiği Felsefe Sözlüğü ile bu alanda da etkili olmuştur. Fransız İhtilali’nin arifesinde Avrupa medeniyetinin gelişim yönünü etkileyen eserleri çağımızda da baskı ve bağnazlık karşısında yurttaşlık hakları ve özgürlük düşüncesinin başyapıtları arasında yer alır. Safdil adlı romanını Cizvit tarikatının Fransa’da yasa dışı ilan edilmesinden üç sene sonra 1767’de yayımlayan Voltaire, eserin hikâyesini Jansenizmin önde gelen ismi ilahiyatçı Pasquier Quesnel’in el yazmalarına atfetmiştir. Yazar Cizvitleri rahatça eleştirmek için Jansenist bir rahibi kurgusunda kaynak olarak göstermiş, bu durum hafif davranışlı kadınlar, din adamları ve saf bir Huron Kızılderilisinin yer aldığı hikâyeyi katı ahlakçı bir Jansenist’in notlarına bağlayarak daha da gülünç hâle getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/814ab5ad-40d8-43ea-918f-bfecb25c02a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Galata Sarayı Efendileri</image:title>
            <image:caption>Halil Özer’in Galatasaray’la ilgili anılarını kitaplaştırdığını duyunca paniğe kapılmadım değil… Çünkü Halil Galatasaray’ın içini Galatasaraylılar’dan daha iyi bilen tek gazetecidir. Bu durum zaman zaman yöneticiler arasında espri konusu olmuştu. Bazen yönetim kurulu toplantılarından çıkışta “Yahu ne konuştuk hatırlamıyorum. Halil’i arayalım da anlatsın” derdik. Ya da katılmadığımız yönetim kurullarında ne konuşulduğunu öğrenmek için en iyi kaynağın Halil olduğunu konuşurduk. Sadece yönetimde değil, takımda, soyunma odasında, Kuruçeşme’de, Kalamış’ta ne olup bittiğini kimse Halil Özer’den iyi bilemez. 
Halil iz süren dedektif ustalığı ile herkesle konuşup, parçaları bir araya getirir ve Galatasaray’ın içini dışını çözer. 
Kitabında da aynen öyle yapmış. 
Ortaya çıkan ise bir spor kulübünün perde arkasında yaşananlar değil, tam bir “thriller” olmuş. Bravo Halil Özer’e. Bu kitap her Galatasaraylı’nın evinde olması gereken, Galatasaray’ı anlatan bir çalışma. 
                                                                                                                                   Fatih Altaylı 
 
Bir gün transfer görüşmesine gireceğim. Tam kapıdan içeriye girerken Halil Özer kulağıma eğilip bana alacağım parayı, maç başını, her şeyi söyledi. Ben inanmadım. İçeriye girdim. Görüşme sırasında önerilen rakamlar Halil Özer’in bana söylediği rakamlarla birebir aynıydı. 
Bülent Korkmaz (Galatasaray eski kaptanı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f14ca4c-d2fe-421e-84a4-9fcb92e86e02.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Yüreği</image:title>
            <image:caption>Conrad Karanlığın Yüreği’nde 1890 yılında Kongo’da yaşadığı, onu derinden sarsan deneyimi anlatır. Bugün bir modernizm klasiği olarak anılan yapıtın “kahramanı” Kurtz’un ölürken “Dehşet! Dehşet!” diye haykırışı, yolculuğuna büyük umutlarla başlayan yazarın bu ülkede yaşadığı hayal kırıklığı ve psikolojik sarsıntıyı yansıtır. Bütün büyük edebiyat yapıtları gibi Karanlığın Yüreği de zamanla yaratıcısının yazmaya niyetlendiği metnin ötesine geçmiştir. 1899’da yayımlanan novella yazıldığı dönemin ürünü olmasına ve Avrupalıların Afrika’daki emperyalist sömürüsünü anlatmasına karşın, kuşaklar boyu süren ve günümüze dek uzanan tartışmaları esinlemiştir. Metni bugün hâlâ canlı tutan bu tartışmalar, modernizmin benliği keşfi, yeni anlatım biçimleri arayışı, sömürgeciliğin mirası, toplumsal cinsiyetin inşası, emperyalizmin ve modernleşmenin ekolojik sonuçları vb. etrafında sürüp gider. Sömürgeciliğin hem sömüren hem de sömürülen açısından yıkıcı etkisi üzerinde durduğu gerekçesiyle genellikle övülürken, bazı postkolonyal Afrikalı yazarlar tarafından da “ırkçı” olarak nitelenen Karanlığın Yüreği, en çok tartışılan modern edebi metinlerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaeacd04-6c4e-4564-b9a3-2aefe3b63ccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıdanın Geleceği</image:title>
            <image:caption>Gıdanın geleceği karanlık mı yoksa hiç olmadığı kadar parlak mı? 
 
Genetiği değiştirilmiş gıdalar, çiftlik balıkları, laboratuvarda yetiştirilmiş etler, yetişkinlere yönelik mamalar, 3-D yazıcıyla üretilmiş yiyecekler… Başımız ne kadar belada? Tüm bu deneyler zincirinin sonu tam olarak nereye çıkıyor? 
 
İklim modelleri, küresel gıda üretiminin, iklim değişikliğinin kuraklık ve sel gibi etkileri sebebiyle bu yüzyılın geri kalanında, her on yılda bir azalacağını göstermektedir. Su kaynakları tehlikededir. Bu arada, dünya nüfusunun yüzyıl ortalarında yüzde 30 artması beklenmekte ve gıda fiyatlarının 2050 itibarıyla neredeyse iki katına çıkabileceği tahmin edilmektedir. Peki, gelecekte, bu dokuz milyar insanın beslenmesini eşit ve sürdürülebilir bir şekilde nasıl sağlayacağız? 
 
Vanderbilt Üniversitesi’nde profesör ve ödüllü bir gazeteci olan Amanda Little, bu soruları cevaplamak için üç yıl boyunca on bir ülkeye ve ABD’nin on üç eyaletine seyahat etti.  Nihayetinde bir umut arayışı olan bu uzun yolculuk, onu Wisconsin&apos;deki bir elma bahçesinden Şanghay&apos;daki akıllı, otomatik organik tarım çiftliğine, Norveç balık çiftliklerinden Etiyopya&apos;nın kıtlık çeken bölgelerine kadar götürdü. Aynı zamanda gıdanın geleceği ile alakasız görünebilecek, ancak şaşırtıcı bir şekilde kritik rol oynayan yerlere de yolu düştü: California kanalizasyon tesisine, ABD Ordusu Araştırma Laboratuvarı’na, hatta Mumbai&apos;ın üzerindeki bir muson bulutunun içine. 
 
Little, “Gıdanın Geleceği”nde yeni fikirleri ve olasılıkları keşfetmemiz,gıda konusundaki saplantı ve yanılgılarımızdan kurtulmamız ve gıda kaynaklarımızı koruyup bunları geleceğe hazırlayabilmemiz için bizi de gördüklerinden haberdar etmek istiyor. Çünkü hepimiz aynı evin bahçesindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2916c892-583e-4a30-b464-7c1605d4165a.jpg</image:loc>
            <image:title>Elastik</image:title>
            <image:caption>Pokémon Go ile Frankenstein kitabının ortak noktası nedir?
Neden değişimin ilk emaresiyle karşılaştıkları anda bazı şirketler varlığını sürdürürken diğerleri kapısına kilit vuruyor? Bir zamanlar iflasın eşiğinde olan Apple yükselmeyi nasıl başardı? Bu dönemde zirvede olan diğerleri neden dibe çakıldı? İnsan zihninin bilgisayarlardan üstün olmasını sağlayan nedir? Zihnimiz yorgun olduğunda beklenenin aksine nasıl daha üretken ve yaratıcı olabilir? 
Cevap: Esnek Düşünme. 
Bu, hepimizin sahip olduğu ve gerek işimizde gerekse günlük yaşamımızda başarıya ulaşmak için geliştirebileceğimiz bir beceri. 
Bu kitapta, Leonard Mlodinow, bizi esnekliğin nasıl işlediğine dair aydınlatıcı bir keşif gezisine çıkarıyor. Çığır açan araştırmalardan faydalanan yazar, nöroloji biliminin vardığı son noktadan hareketle binlerce yıl önce beyinlerimizin yenilik, fikir üretme ve keşif alanlarında nasıl bir yol izlediğini ortaya koyuyor. Bazı büyük ressamların, yazarların, müzisyenlerin ve mucitlerin esnek düşünme sayesinde paradigmalarını nasıl değiştirdiklerini anlatıyor. Yeni teknolojilere ayak uydurmak için esneklik becerisi sergileyen kurumları inceliyor. Ayrıca beynimizin gücünü nasıl sınayabileceğimizi ve esnek düşünme becerimizi artırmanın yollarını gösteriyor. 
 
“Mizahi bir dil ve zarif bir anlatımla yazılmış parlak zekâ ürünü bir kitap. Bu yıl okuyacağınız popüler bilim kitabı bir adetle sınırlıysa eğer, o kitap bu kitap olmalı.”
—Mark Williams, Farkındalık kitabının yazarı, Oxford Üniversitesi Klinik Psikoloji Profesörü


“Dâhice… birinci sınıf bir popüler nöroloji örneği.”  
—Kirkus Reviews 
“Beynin nasıl işlediğine dair çarpıcı ve faydalı bir eser. Yenilikten hoşlananlar ve değişen dünyayla başa çıkmaya çalışanlar için mükemmel bir rehber.”
—Seth Godin, Dip, Takım Oyunu, Mor İnek gibi çok satan kitapların yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/506d92ea-58d0-4f7a-a4e2-51313895b02b.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın Zamanlarında</image:title>
            <image:caption>Salgını ve olağanüstü hali diğer ülkelere göre erken deneyimleyen İtalya&apos;nın acı tecrübesi sonucu ortaya çıkan Salgın Zamanlarında şimdiden 25 dile çevrildi! 
 
 
“Normallik askıya alındı ve kimse bunun ne kadar süreceğini öngöremiyor. Şimdi anormallikler zamanı; bununla yaşamayı, bu zamanın bir parçası olmayı öğrenmemiz gerekiyor. Ölüm korkusu dışında yeni dünyamızı kucaklayacak başka nedenler bulmamız lazım. Virüslerin zekâsının olmadığı doğru olabilir ama bir konuda bizden daha iyidirler: Değişirler, uyum sağlarlar ve bunu çabucak yaparlar. Onlardan kapmamız gereken de budur.” 
 
 
Fizik PhD&apos;si sahibi ve İtalya’nın prestijli Premio Strega ödülüne layık görülen roman yazarı Paolo Giordano, karantinadayken yazdığı bu küçük ama hacimli kitapta co*vid19  virüsünün insanların gündelik hayatlarını, sosyal ve ekonomik şartlarını nasıl kökten etkilediğini bilimsel açıdan inceliyor. Çevre krizi, sahte haberler ve ksenefobi (yabancı düşmanlığı) gibi salgının ortaya çıkardığı başka sorunlara da değinen yazar, tüm dünyada yaşananlara geniş bir perspektifle bakarak bize yalnızca bu noktaya nasıl geldiğimizi değil, değişim yaratmak için birlikte nasıl çalışabileceğimizi de gösteriyor. Salgınla birlikte topluluk olmanın bilincine tekrar varmamızı, daha yaratıcı ve çoğul düşünmemiz gerektiğini anlatıyor. Çünkü esas “salgın, ilişkilerimizin enfeksiyona uğramasıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd9d5616-7142-45a3-9a44-29bf41bf70b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak ile Filozof -3</image:title>
            <image:caption>Dizinin ilk kitabında “benlik” ikincisinde ise “insan olmak” üzerine uzun ama şaşırtıcı konuşmalarına şahit olduk aynı zamanda hem Çaylak hem de Filozof hakkında bazı gerçekleri öğrendik. 
Bu üçüncü kitapta ise şaşırtıcı olmasının yanında oldukça sarsıcı bir macera bizleri bekliyor! Filozof Çaylak ile “ırkçılık, milliyetçilik, kavmiyetçilik” gibi daha önce bu yaş grubu için yazılmamış bir konuyu konuşuyorlar. 
Ve Filozof, Çaylak’ı bu sefer fena sarsıyor! Çaylak, kendi varoluşunun çizgilerini belirlerken damarlarında taşıdığı kan ile bunun yapılamayacağını anladığı gibi, o varoluşu anlamlandırmak için ait olduğu ırkın ve milliyetin hiç de önemli olmadığını da, anlıyor... 
Bu arada üçüncü kitapta, bizleri hoş bir süpriz de bekliyor: Karanfil!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8afc3ef-de64-4a2a-9bc2-3570febbcb74.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Demokrasi Sınavı</image:title>
            <image:caption>Demokrasi, insanlığın yüzyıllar boyunca bulabildiği en iyi yönetim biçimidir. Demokrasiyi sürekli kılmak, onun dayandığı ilke ve kurumları bir bütün olarak geliştirebilmekle olanaklıdır.

Türkiye, inişler çıkışlarla da olsa 1946’dan buyana yaklaşık 75 yıldır çok partili siyasal hayatı sürdürmektedir. Türkiye demokrasisi açısından en büyük sorun, kuvvetler ayrımına ve hukukun üstünlüğüne dayanan ve “yasalara uygun olarak iyi işleyen” bir devlet mekanizmasının bulunmamasıdır. Üstelik 2017 Anayasa değişiklikleriyle “tek adam yönetimi” yasallaşmıştır. Türkiye’de demokratik rejimin varlığı ve işlerliği, devletin bütün kurum ve kurallarıyla yeniden inşa ve tanzim edilmesine bağlıdır.

Bu kitabın amacı, Cumhuriyetin kurucularının hedeflediği çağdaş demokrasinin ülkemizde yerleşmesine ve kökleşmesine katkıda bulunmak, bu doğrultuda Türkiye’de demokrasinin eksikliklerini ortaya koyarak, toplumun, ilgili tüm kurum ve kuruluşların katkısıyla bu eksiklerin giderilmesine çalışmak ve ülkede demokrasinin pekişmesine katkı sağlamaktır. Özetle, çağdaş bir anayasa ile güçler arasında dengenin yeniden kurulmasıyla, hoşgörü ve uzlaşmaya dayalı bir siyasal kültürün geliştirilmesiyle Türkiye’nin demokrasi sınavını başarıyla vermesine yönelik bir çabadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0062a44-39eb-40fe-8a7c-ea9b3792d8fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Faşizm</image:title>
            <image:caption>Bugün faşizm güncel bir tehlikedir. Yüz yıl önce insanlar ilk kez doğmaya başlayan bu canavarı tanıyamadılar. Tanıdıklarında çok geç olmuştu. Biz bugün bu canavarın en azından tarihini biliyoruz. Bu kitap, bu canavarın bugünkü biçimini tanıma, geç kalmadan önlem alma çabalarına bir katkı yapmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea727e9-40d8-45ee-9e6e-b7ac4cd111c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Voltaire ve Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>Bir “davaya bağlı” aydın tipinin ilk örneği de o! Zola’ların, Françe’ların, Sartra’ların öncüsü… 

Voltaine’i unutursak, özgürlüklerimize layık olamayız. 

Paul Valery, ondan söz ederken, “Voltaire yaşıyor, Voltaire devam ediyor, alabildiğine günceldir o” diyordu bir yarım yüzyıl önce. 

Günümüzde daha da geçerli olan bu eşsiz değerlendirme, yıllar sonra yeni baskısıyla ve Cumhuriyet Kitapları ayrıcalığıyla sizlerle... 

Okuyun, göreceksiniz. Çünkü “alçak”, daha da pervasız günümüzde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8628d95e-67d6-48e8-afa8-71dc36295ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Seleucia - X 2020</image:title>
            <image:caption>Artemis Tapınağı ve Altın Sardes’in Kraliçeleri 
Queenly Gifts to Golden Sardis and the Temple of Artemis 
Fikret K. Yegül 
9 
İzmir Arkeoloji Müzesi’nden Bir Grup Kilya Figürini 
A Group of Kilia Figurines from the Archaeological Museum of İzmir 
Barış Gür-Ayşe Füruzan Caman 
35 
Silifke Müzesi Örnekleri Bağlamında Roma Dünyasında Cam Çubukların İşlevleri Konusunda Görüş ve Öneriler 
Suggestions and Views About The Functions of Glass Rods in The Light of Two Examples from The Museum of Silifke 
Emel Erten 
57 
Niğde, Ulukışla’da Lulua (Lülüve) Kalesi 
The Lulua(Lülüve) Castle in Ulukışla, Niğde 
Lale Yılmaz-Halil Sözlü 
75 
Kurul Kalesi Pişmiş Toprak Kandilleri 
Terracotta Oil Lamps from Kurul Fortress 
Leyla Yorulmaz 
97 
 
 
Elazığ Müzesi’nden Bir Grup Urartu Mühürü 
A Group of Urartian Seals from the Elazığ Museum 
Pınar Pınarcık-Bilcan Gökce 
127 
Phokaia’nın hellenistik ve Roma Dönemi Mezarları ile Ölü Gömme Gelenekleri 
Bruial Customs and Tombs in Hellenistic and Roman Period Tombs of Phocaea 
Sabri Arıcı 
155 
Mersin Müzesi’nden Hellenistik Dönem’e Ait Bir Mezar Steli 
A Grave Stele at the Hellenistic Period from Mersin Museum 
Ulus Tepebaş-Handegül Canlı 
185 
Olba’dan Roma Erken İmparatorluk Dönemi Üfleme Cam Buluntuları 
Early Imperial Blown-Glass Finds from Olba 
Emel Erten-Emine Akkuş Koçak 
201 
Pontos Bölgesi Basamaklı Tünellerinin Köken ve İşlevleri Üzerine Bazı Öneriler 
Some Suggestions on Origins and Functions of the Stepped Tunnels in Pontos Region 
1.    Yücel Şenyurt-Ahmet Emirhan Bulut 
227 
Bingöl Şerevdin Yaylası’nın Kaya Üstü Resimleri ve Kaya Altı Yerleşiminin Değerlendirilmesi 
The Evaluation of On-Rock Pictures and Under-Rock Settings of Bingöl  Şerevdin Plateau 
Sırrı Tiryaki 
251 
Anemurium Nekropol Kilisesi Heraclius Definesi 
A Heraclius Hoard in Anemurium Necropolis Church 
Kasım Oyarçin- Mehmet Tekocak 
269 
Kurul Kalesi Kazılarında Ele Geçen Kalıp Yapımı Kabartmalı Kaseler 
The Moldmade Relief Bowls found in Kurul Fortness 
1.    Yücel Şenyurt-Leyla Korkmaz 
297 
Miles’tan (İonia) Koç Başı Saplı Bir Patera 
A Terracotta Handled Patera with Ram Head from Miletus(Inoia) 
Reyhan Şahin 
329 
Tarsus Müzesi’nden İki Triglif-Metop Frizi 
Two Trygliph-Metope Friezes from the Tarsus Museum 
Gamze Evgen 
355 
Olba Manastırı Kazıları Üzerine Değerlendirmeler 
Some Observations on The Excavation in The Monastery of Olba 
Murat Özyıldırım 
375 
Kitap Tanıtımı 
Book Riview 
Roman Architecture and Urbanism-From the Origins to Late Antiwuity 
Emel Erten 
389 
Antik Dönemden Osmanlı Dönemine Smyrna/İzöir Kemik Objeleri 
Halil Özkan 395</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebd46781-5c04-4804-9f78-d5db09f289ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus Kaçağı</image:title>
            <image:caption>“Hayat beni iki toplumlu, iki dilli, tek bölgeli kıldı. Kıbrıs’ın bütününün insanıyım. ‘Biz’ dediğimde Mehmet ile Yannis, Ayşe ile Maria aynı anda aklıma düşer. Onların hassasiyetleri, özgüllükleri, kültürleri ve çıkarları bende ortak ve birdir.Fakat benim kendimden saydığım insan toplulukları, ‘biz’ ve ‘onlar’ karşıtlığı içinde yaşıyorlar. Birbirini değersizleştirmeye, kavga ve rekabet etmeye devam ediyorlar. Benim aynı anda hem içlerinde ve aralarında olmam, hem de ‘biz’ ve ‘onların’ ötesini aramam, bu sürtüşmeden fırlayan kıvılcımların üstüme sıçramasına yol açıyor. Ve biliyorum ki, Oliki Kipros/Bütün Kıbrıs aşamasına geçilmedikçe, bu durum devam edip gidecek... Avrupa Parlamentosuna seçilmem (2019) bu açıdan fazla bir şeyi değiştirmedi. Kıbrıs’ta olduğu gibi, Uluslar Avrupa’sında da varlığımı ulus-ötesi çıplak bir vatandaş olarak sürdürüyorum...”

Niyazi Kızılyürek, Ulus Kaçağı’nda, ülkesi milliyetçiliğin bölücü çağrısının peşinden sancılar içinde sürüklendiğinde, bu çağrıya uymayan, bu nedenle iki yanda hep öteki, başka, yabancı kalan bir bölünmüş kimliğin hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0236ba2-0988-49e1-b3e0-d50bcf1f032b.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Tam metin çeviri, Eserin özgün basımından görseller, Kitap için özel hazırlanan kapak çizimi, Metin içi desenler, Karakterler hakkında ayrıntılı bilgiler, Metne yönelik oluşturulan sözlükle. Howard Pyle’ın kaleminden, zenginden alıp yoksula dağıtmasıyla ün kazanan halk kahramanı Robin Hood’un kâh eğlenceli, kâh tehlikeli maceraları. Kendisine saldıran bir ormancıyı kazara öldüren Robin Hood kanun kaçağı olarak yaşamaya başlar. Etrafına yavaş yavaş toplanan adamlarla birlikte bir çete oluşturur. Bir yanda gaddar Nottingham Valisi, gözü dönmüş kral ve pahalı cüppeler içindeki rahipler; diğer yanda Sherwood Ormanı’nın derinliklerinde yaşayan, insanlara iyilik yapmak için maceradan maceraya koşturan Robin Hood ve onun şen adamları. Çetin okçuluk müsabakalarında, çayırlardaki koşuşturmacalarda, çevik adamlarla tutuşulan değnek ve kılıç dövüşlerinde bakalım kazanan kim olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce026133-0b6b-4d73-9c26-f16f29cf0af2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekten Katile Erkeklik</image:title>
            <image:caption>Kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklerin, yaşamları boyunca bu yönde nasıl yoğrulduklarını ve o kaskatı erkeklik ceketini giymeye çabalarken nasıl yorulduklarını anlamak için yola çıkmak... Erkeğe atfedilen güç ve yaşanan güçsüzlük çelişkisinin, şiddetle patlak verişinin haritasını çizme... Bunu bir kadın akademisyen olarak araştırmak, yeni keşiflere zorlayan bir süreç! 

Şiddetle kuşatılan erkeğin, çocukluktan yetişkinliğe evde, okulda, işte, yatak odasında, askerde ve cezaevinde verdiği erkeklik sınavı, kendini var eden kadını yaralayarak, yok ederek geçmeye çalışmasını çözümledim, tabi ki feminizmin ışığında. Kadın cinayetlerinin üçüncü sayfa haberlerinden manşetlere taşındığı, şiddetin tüm biçimlerinin sıradanlaşarak yaşamlarımıza sızdığı günlerin, aynı zamanda hem kadınlar hem de erkekler için barışçıl ve özgür bir yaşamın tohumlarını da yeşertebileceği umuduyla kitaba dönüşen bir çalışma bu. 

Öfke uyandıran şiddetin kaynaklarını anlama çabasının, insanı daha olgun ve sakin kılan yolculuğunun sonunda başladığımdan farklı bir yerdeydim artık... Çoğalmak istedim. Okurla birlikte ve aydınlık bir geleceğe doğru...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f36b4d56-81a1-4c28-974f-25052c175e02.jpg</image:loc>
            <image:title>Gitmek De Kalmak Da Zor Geldiğinde</image:title>
            <image:caption>Gitmek kendi içinde paradoksaldır. Bir düşe yaklaşırken bir gerçekten uzaklaşırsınız. Ya da tam tersi olur. Bunu en iyi gitmeyi huy edinmişler bilir. Gezginler. Ruhu göçebeler. Banu da onlardan biridir.

Bir gün Banu İstanbul’dan gitti. Hep yaptığı gibi, Anadolu’yu gezer gibi, dönüş günü belli bir seyahate çıkar gibi gitmedi; ta 8500 km uzakta, başka bir serüvene gitti. Bu kitap o serüvenin kırıntılarıdır. Hansel ve Gretel’in ormandan eve dönüş yolunda kaybolmamak için yolu işaretlemekte kullandıkları ekmek kırıntıları gibi… Orman hayvanları kırıntıları yediği için onlar kaybolmuştu. Banu bu kitabı yoldaki izler ekmek kırıntıları gibi kaybolmasın diye yazdı. Geri döndü ve yola serpiştirdiği çakıl taşlarını özenle yerleştirdi. Bu kitabı okumak, o izleri takip edip gitmenin de dönmenin de maliyetini anlamaktır. Okuyacaklarınıza bazen güleceksiniz eminim. Ama onunla aynı coğrafyayı ve zamanı paylaşmış biri olarak bilmenizi isterim ki, yaşarken pek de komik değildi.

Evrim Kuran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35d8c31-2274-4f28-8345-82507a38c3bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep Seni Diledim</image:title>
            <image:caption>Elle’in hayattaki öncelikleri arasında kariyeri, arkadaşları ve topuklu ayakkabıları yer alır. Ancak inatçılığıyla onu hem delirten hem de alevler içinde bırakan Archer’ı da unutmamak gerekir. Bu hislerin tek taraflı olduğunu düşünen ve onu hayatından çıkarmak isteyen Elle başka erkeklerle görüşmeye başlar. Ancak Archer’ı unutmanın imkânsız olduğunun da farkındadır.

Archer, yıllar önce Elle’in hayatını kurtarmak için polislik kariyerini feda etmiştir. Yine de ondan vazgeçemez ve başarılı, çekici bir kadına dönüşmesini izler. Hiçbir erkeğin Elle için yeterince iyi olmadığını düşünen Archer, genç kadının randevularını sabote etmeye başlar ve olaylar iyice karışır.

Geriye tek seçenek kalmıştır: Archer aradığı o mükemmel erkeğin kendisi olduğunu Elle’e kanıtlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0638dba7-f282-42fa-a987-0e2d2b8c26bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Piri Reis ve Göbeklitepe&apos;deki Sır</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, dünya denizcilik tarihinin önemli denizcisi, bilim adamı, bilge kaptan Piri Reis’in gizemli hayatını araştırırken benzersiz bir serüvenin ilk adımlarını attığını bilmiyordu. Piri Reis’in haritasından Göbeklitepe’ye uzanan gizemi öğrendiğinde çok şaşırdı; tüm cesaretini toplayıp, ortaçağda geçen bu tarihi romanı yazdı.

Küçük bir sırra sığan kocaman evreni keşfetmek isteyen okurlar için sıra dışı bir macera.

Hayatta hiçbir şey iz bırakmadan gitmez. İzleri okumayı bilenler geçmişi ve geleceği bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d0d7433-a1e9-4ea2-b81a-ce0d8a93c4a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Rusya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Rusya, tarih boyunca dünyanın en ilginç ve karmaşık siyasi ilişkiler ağına sahip devletlerinden biri olmuştur. Moğollarla bitmek bilmeyen çekişmeler, Korkunç İvan ve Büyük Petro’nun yönetim anlayışları, II. Katerina’nın hırsı, Osmanlı Devleti’yle uzun soluklu husumet, Napolyon tehdidi ve nihayet çarlık Rusya’sının sonu: Bolşevik Devrimi, dünya savaşları, komünizm, Lenin ve Stalin’in baskıcı yönetimleri, SSCB’nin dağılışı, Soğuk Savaş ve ABD’yle ilişkiler. 
 
Abraham Ascher Kısa Rusya Tarihi ’nde işte bütün bunları; entrikalar ve savaşlarla dolu yüzlerce yıllık Rusya tarihini anlaşılır ve ilginç bir hikâyeye dönüştürüyor. Çarlık Rusya’sından Sovyetler Birliği’ne ve ardından Rusya Federasyonu’na, tarihin en güçlü devletlerinden birinin bütün siyasi ilişkilerini, yönetim şekli değişikliklerini ve güçlü liderlerini detaylıca inceliyor. Romanov hanedanının üç yüzyıllık hükümranlığından Vladimir Putin’in uzun soluklu yönetimine, kapsamlı bir tarih yolculuğu sizi bekliyor. 
 
“Canlı, akıcı ve tümüyle güvenilir; ekonomik, sosyal ve kültürel temaları zarif bir şekilde politik bir anlatıya dönüştürüyor. Konuya birinci sınıf bir giriş.” 
— Steve Smith, Essex Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba387be9-0a80-4184-8888-db063caf9194.jpg</image:loc>
            <image:title>A&apos;dan Z&apos;ye Bilim</image:title>
            <image:caption>A’dan Z’ye Bilim, bilim meraklılarının aklına takılan soruları yanıtlayarak, başta matematik, fizik, kimya ve biyoloji olmak üzere doğa bilimlerini ana hatlarıyla tanıtmak için hazırlandı. Bilimin gündeminde öne çıkan enerji, çevre, hayvanlar ve bitkiler dünyası, sağlık ve tıp gibi konulara da ana başlıklar arasında yer verildi. Kitabın hazırlanmasında çeşitli ortamlarda genç yaşlı pek çok okurun sorduğu sorulardan yola çıkıldı. 
 
İşte bu kitapta yanıtlarını bulacağınız sorulardan bazıları: “Sayılar” ve sayma kavramı ilk ne zaman ve nerede ortaya çıktı? Nanoteknoloji nedir? İzotop nedir? Kara delik nedir? Mağaralar nasıl oluşur? Fosiller nasıl oluşur? Güneş enerjisi elektriğe nasıl dönüştürülür? Dinozorların soyu neden tükendi? Virüs nedir? Genom nedir? 
 
A’dan Z’ye Bilim bilimsiz yapamayanlar için bir başvuru kitabı niteliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5b9c66-9f5b-4682-9711-fac3de89c228.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Taşınıyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Elif evden taşınacaklarını duyduğunda çok üzüldü. Evinden ve okulundan ayrılmak ona çok zor geliyordu. En sevdiği arkadaşı Deniz’i bir daha göremeyecek miydi yoksa? Peki yeni okulunda arkadaş bulabilecek miydi? Elif’in korkuları ve endişeleri, yeni eve taşındıktan sonra kaybolmaya başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/071aa3c0-7be4-4aef-aed4-4b4a36042c91.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtarma Araçları - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Duru ile Demir, o gün Tahsin Usta’nın tamirhanesini ziyarete gittiler. Tahsin Usta kurtarma araçlarını tamir etmede çok becerikliydi. Kurtarma araçlarını merak eden Duru ile Demir, Tahsin Usta’yı dikkatle dinlediler. Tam eve dönecekleri sırada Duru’nun bisikletinin lastiği patladı. Duru ile Demir eve nasıl döneceklerdi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168a5f70-e2c4-4887-9f54-a89d273c9d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirdeki Yabani Hayvanlar - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Selin ile Mert, yabani hayvanları keşfetmek için babalarıyla birlikte sabahın erken saatlerinde evden çıktılar. Şehir parkında bir rakun görebilir misiniz? Veya kunduz ya da porsuk? Yabani hayvanlar sadece ormanlarda değil, şehirde de yaşayabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d266e228-7264-4cf3-94b2-75694252fc77.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Ormanı Kaşifleri</image:title>
            <image:caption>Muhteşem orman macerasına hazır olun ! 
Yağmur ormanının derinliklerine yapacakları geziye hazırlanan Ege ve Esin’e katılın. İkilinin görevi gidip bir orangutan ailesinin fotoğrafını çekmek, fakat oraya ulaşmak için nehirleri aşmalı, vahşi hayvanlardan kaçınmalı ve karşılaştıkları bitkiler 
konusunda çok dikkatli olmalılar! 
Bu nefis macerada, dünyadaki büyüleyici yağmur ormanlarını ve orada yaşayan harika canlıları öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/415d3324-ff56-41b7-80d1-62edb1d6ea00.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekten Böyle Mi Oldu?</image:title>
            <image:caption>Tüm yanlışlıkları kim bulacak? 
 
Defne, dedesinin çatı katında kitap okurken zaman yolculuğuna çıktı. Dinozor hiç ayakkabı giyer mi? Taş Devri’nde matkabın işi ne? Vikingler kahvaltıda mısır gevreği mi yiyor? Korsanlar neden bu kadar komik? Belli ki bu zaman yolculuğunda ters giden bir şeyler var! 
 
Çocuklar bu kitabı okurken hem eğlenecek hem de yanlışları bularak gündelik hayatta ne kadar çok şey bildiklerini görecekler. Yetişkinler de çocuklarla birlikte yanlışları tahmin ederek çözüm sayfasından kontrol edebilirler. 


Çözüm sayfaları kitabın sonunda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fed0c3f-6fac-4494-8061-43c70f56d244.jpg</image:loc>
            <image:title>Şansın Sihirli Eli (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ateş yutma, hokkabazlık, akrobat ve palyaço gösterileri sunan gezgin bir Rus sirkinde çalışan Voronin dünyanın en iyi sihirbazlarından biri olmak istiyordu. Sirkteki birbirinden renkli karakterlerle birlikte dünyayı gezerken izleyecileri pek çok kez hayal kırıklığına uğratsa da bu hayalinden asla vazgeçmedi. Bir gün yöneticilerinin sert kurallarına artık dayanamayan iş arkadaşları her şeyden habersiz Voronin’i kullanarak büyük bir yalan söylediğinde işler çığırından çıkacaktı. 
Şansın Sihirli Eli, olumsuzluk karşısında bile kendine ve hayallerine inanmanın önemini vurgularken, her şeye rağmen gerçekten olmak istediğiniz kişi olabileceğinizi anlatıyor.  
 
Aşk böyle bir şey mi, diye düşündü kendine bakarak. Kendini biraz deniz tutmuş gibi hissediyordu ama karadaydılar; gülmeye hazır hissediyordu ama ortada komik bir şey yoktu. Gözlük takmış gibi daha net görüyordu, kulakları keskinleşmişti. Olabilecek en tuhaf birleşimdi bu, bir tarafı hasta gibiydi ve diğer tarafı hayatında daha önce hiç olmadığı kadar sağlamdı. 
Belki de gerçekten hastayımdır, diye düşündü gözlerini kapatırken. 
 
*Ethan Lipton’un senaryosundan uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de14b7ff-4fcb-42f7-8241-b791a4cfa167.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Tekrar Soracak Olsan</image:title>
            <image:caption>New York Polis Teşkilatı&apos;nda ortak çalışan Francis Gleeson ile Brian Stanhope bitişik evlere taşınır. Kapalı kapılar ardında yaşananlar zaman içinde yavaş yavaş büyük bir felaketin fitilini ateşler.
Ailelerin giderek daha da yakınlaşan çocukları Kate ile Peter, herkesin hayatını kökten sarsan o gece ayrı düşse de, aralarında ne kadar sağlam bir bağ olduğunu anlamaları onca engele rağmen uzun sürmez. Fakat ilişkileri uzun yıllar boyunca mazinin yaralarıyla sınanacaktır.
Zamanla mazur görülen hainler, kusurları anlaşılan masumlar: Çocukluk anılarına zamanla ne kadar farklı bakıldığını vurgulayan Bugün Tekrar Soracak Olsan cömert, zarif ve umut dolu bir hikâye.

“Aile, travmalar ve insan hayatının dönüm noktaları hakkında güçlü, dokunaklı bir roman. Mery Beth Keane olağanüstü derinlikte, hisleri kuvvetli ve zeki bir yazar.”
–Meg Wolitzer 

“Mary Beth Keane, Joan Didion’ın detaylara titizlikle bakışıyla Alice McDermott’ın duygusal ağırlığını birleştiriyor. İlk aşk acısından tutun da en yakınlarımızın bile kusurlu olduklarını, insan olduklarını fark edişimize kadar, Bugün Tekrar Soracak Olsan affedicilik hakkında dokunaklı bir manifesto. Hem yürek burkan hem de umut veren, dürüst bir hikâye.”
—Brandan Matthews, The World of Tomorrow’un yazarı

“Mary Beth Keane, biriyle hayatımızı birleştirmeyi seçerken yaptığımız fedakârlıklar hakkındaki bu romanıyla işinde zirveye çıkmış. Bugün Tekrar Soracak Olsan mutluluğun kırılganlığı, günlük yaşamın ardında pusuya yatan şiddet ve nihayetinde de aşkın gücünü anlatan bir hikâye. Eğer siz de birini mantığa meydan okurcasına sevdiyseniz, bu bilgece, hassas, harikulade kitaba bayılacaksınız.”
—Eleanor Henderson, Ten Thousand Saints’in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acd8c4ae-e736-40a1-adc1-99a66b36a833.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Portföy Çeşitlendirmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Giriş 
2.      Portföy Yönetim Kavramı 
2.1   Bireysel Menkul Kıymetlerde Risk ve Getiri 
2.2   Çeşitlendirme Kavramı, Portföy Getirisi ve Riski 
2.3   Risk-Getiri Üzerine Bir Uygulama 
3.      Uluslararası Portföy Çeşitlendirmesi 
3.1   Uluslararası Portföy Çeşitlendirmesi Literatürü 
3.2   Uluslararası Çeşitlendirme Kavramına Genel Bakış 
3.3   Uluslararası Finansal Yatırımlarda Karşılaşılan Riskler 
3.4   Uluslararası Yatırımlarda Getiri ve Risk Hesaplaması 
3.5   Sermaye Piyasalarındaki Entegrasyon 
4.      Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45038fc1-8cf5-4365-abe0-86efcfdcfefa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ombudsman - Dünya Örnekleri ve Türkiye&apos;de Kamu Denetçiliği Uygulaması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Giriş 
2.      İdare, İdareye Yönelik Denetim Mekanizmaları ve Ombudsmanlık 
2.1   Yönetim 
2.2   Kamu Yönetiminde Denetim 
2.3   Ombudsmanlık Kurumu 
3.      Ombudsmanlık Sisteminin Dünyadaki Örnekleri 
3.1   İsveç Ombudsmanı 
3.2   Almanya Parlamento Savunma Ombudsmanı 
3.3   İngiltere Parlamento Komiseri 
3.4   ABD Ombudsmanı 
3.5   Fransa Hakların Savunucusu 
3.6   Avrupa Ombudsmanı 
4.      Türkiye’de Kamu Denetçiliği (Ombudsmanlık) Kurumu 
4.1   Türkiye’de Kamu Denetçiliği Kurumunun Kurulması Süreci 
4.2   Kuruluş Kanunu ve Kurumun Yapısı 
4.3   Türk Kamu Yönetim Sistemine Sağlayabileceği Faydalar 
4.4   Türkiye’de Kamu Denetçiliği Kurumuna Yönelik Eleştiriler 
4.5   Türkiye’de Kamu Denetçiliği Kurumunun İşlevselliği 
5.      Sonuç ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8001137a-7a24-43fa-8c30-2edb5ccad740.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektupardaki Felsefe</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Alman felsefesinin iki büyük filozofu olan Martin Heidegger ve Karl Jaspers 1920 yılında tanıştıklarında, günün birinde aynı yüzyılda en azından kendileri kadar ünlü olacak bir siyaset filozofunun öğretmenliğini yapacaklarını nereden düşünebilirlerdi? O kişi Hannah Arendt idi ve önce Marburg’da Heidegger’in, sonra da Heidelberg’de Jaspers’in öğrencisi olacaktı. Nazi Almanyası’nın yarattığı acılar nedeniyle hocalarıyla olan ilişkisi bir dönem kesintiye uğrayan Arendt, savaştan sonra tüm maddi ve manevi sıkıntılara rağmen onlarla yeniden ilişki kurmuş ve her ikisine de olan bağına sadık kalmayı başarmıştı. 
Elinizdeki bu kitap felsefeyle dolu üç hayatın mektuplardaki yansımalarını aktarıyor ve üç düşünürün birbirleriyle olan ilişkilerinin yanı sıra onların düşüncelerini karşılaştırarak bu filozoflar üzerine daha kapsamlı çalışmalar yapmaya teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0622bfe5-030b-4ffd-b67a-4ff012a2a920.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Gibi</image:title>
            <image:caption>“Kadınlar gelip geçiyordu gözünün önünden. Sarışın, renkli gözlü kadınlar. Dara’ya bakarken değişiyordu o uğruna ölünesi gözler. Kırmızı, kıpkırmızı alev topu olup ateş saçıyordu her bir göz. Dara o ateşlerin arasında yanıyor, kendini kuma atıyordu ama kum da en az kadınlar kadar yakıyordu gencin bedenini. Ojeli parmaklar, rujlu dudaklar, irili ufaklı memeler, uzunlu kısalı bacaklar, kıllı koltuk altları, yağlı göbekler, ayva göbekler, kuru kalçalar, türlü türlü apışaraları... Kadına dair her organ fosforlu ışıklarıyla Dara’nın çevresinde halay çekiyordu. Bütün kadınlardan nefret ediyordu. Kadınlar da kum gibi pırıltılıydı, kadınlar da kum gibi kaygan ve kaypaktı. Doludizgin bir rüzgâr esiyordu Dara’nın kıyılarında...” 

Bir tarafta Delikli Dağ’ın gazabından kaçan Dara, diğer tarafta her şeye rağmen düşlerinden caymayan Meryem... 

Onları çaresizlikler içinde bırakan kültürleri, coğrafyaları ve yaşamın bilinmezlikleri oldu. Ne var ki aynı çaresizlik, bir gün en güçlü ümitleri olarak çıkacaktı karşılarına ve felakete sürüklenen yaşamları “Bitti!” dedikleri yerde umulmadık şekilde yeniden yazılmaya başlayacaktı. 

Hikâye boyunca Ahmet Kaya’nın “Kum Gibi” şarkısını dinlemeye devam ederken, imkânsızların nasıl da mümküne dönüşebileceğine, buruk bir tebessümle tanıklık edeceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26c798ea-6937-48a2-a27a-ba32fdec0cc1.jpg</image:loc>
            <image:title>En Kutsal Gözyaşlarımızın Gözlerimize İhtiyacı Yoktur</image:title>
            <image:caption>“Yaşam, kalbinin şarkısını söyleyecek bir şarkıcı bulamadığında, zihnini konuşturacak bir filozof yaratır.” 
 
Lübnan’ın küçük bir köyünde dünyaya gelen Halil Cibran hem doğduğu toprakları hem de zamanını aşmış bir sestir. Ona göre şiir yüreği büyüleyen bilgeliktir. Bilgelik akılda şarkı söyleyen şiirdir. 

Bu yüzden sevgiyi, aşkı, özgürlüğü, erdemi, neşeyi, kederi, zıtlıkları bilgelikle ve şiirsel bir dille anlatmıştır. Şairdir, ressamdır, yazardır, filozoftur ama hepsinden öte hayatın gerçek şarkısını söyleyen bir ermiştir o.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f760f0d1-63c8-44c1-abca-6b52240739ee.jpg</image:loc>
            <image:title>İşçilerin Haziranı</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal tarihinde özel bir yer tutan, 15-16 Haziran direnişini, öncesi ve sonrasıyla kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Kitap doğrudan eylemde yer alan tanıklarla çoğunluğu birincil kaynaklardan oluşan devasa belgelerin ışığında hazırlandı. Kitapta eylemi ortaya çıkaran faktörler, olgunlaşma ve karar süreçleri, örgütlenme dinamikleri, eylemlere katılan işçilerin yaklaşımları, yaşadıkları sorunlar, eylemin yarattığı etki ve sonuçlar ayrıntılı bir biçimde inceleniyor. 15-16 Haziran üzerine yapılmış bu kapsamlı çalışma, önümüze koyduğu bütünsel fotoğrafla önemli bir kaynak olma özelliği taşıyor. Kitap, 15-16 Haziran üzerine yeni tartışmalar, yeni bakış açıları, yeni araştırmalar için de önemli bir zemin sunuyor. İşçilerin Haziranı tarihsel bir örnek üzerinden, bugün sendikal harekette ve toplumsal siyasette cevabı aranan çeşitli sorular için de temel bir referans niteliğinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20337184-1e38-4995-a0bc-0894587b7cff.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Moreau&apos;nun Adası</image:title>
            <image:caption>Bilimkurgu türünün klasiklerinden olan Doktor Moreau&apos;nun Adası farklı dönemlerde birkaç kez filmi yapılmış bir yapıt­tır. Çalışmalarının ahlaki sonuçlarıyla ilgilenmeyen Doktor Moreau hayvanlar üzerinde yaptığı acımasız deneylerin açığa çıkmasıyla bilim dünyasından &apos;aforoz&apos; edilmiş ve Londra&apos;dan ayrılıp ıssız bir adaya yerleşerek çalışmalarını sürdürmüştür. 1887 yılında bir deniz kazasından kurtulan Edward Prendick bu adaya çıkacaktır. Biyoloji ve fizyoloji alanlarında eğitimli olan Prendick adada yaşananları anla­dıkça dehşete düşüp kaçış planları yapacaktır. H. G. Wells bilimsel çalışmanın hedefi ve sonuçlarının ahlaki sorumluluğu ile toplumsal yarar açısından kullanımı konusunu ele aldığı bu kitapta hala ufkumuzu açıyor ve insan ile yaşadığı evren arasındaki ilişkinin niteliği üzerine yeni sorular sorduruyor bize. 

&quot;Bu araştırmanın beni götürdüğü yola gittiğimi görüyorsun işte. Bir araştırmanın ilerleyebilmesi için benim duyduğum tek doğru yöntem bu. Bir soru sordum, bir yanıt elde edebile­ceğim yöntemi geliştirdim, sonrasında da yeni bir soru elde ettim. Bu mu mümkündü yoksa şu mu? Bunun bir araştırmacı için ne anlama geldiğini, nasıl bir entelektüel tutkunun içinde büyüdüğünü bilemezsin! Bu entelektüel arzuların neden olduğu tuhaf, karanlık hazları hayal bile edemezsin! Önündeki şey artık bir hayvan, bildiğin bir yaratık değil, bir problemdir sadece!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aca0ad9f-f12b-418b-82e5-d20103dda765.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademisyen Başarısı Algılar, Stratejiler ve Öneriler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Giriş 
1.1   Amaç 
1.2   Kapsam ve Yöntem 
1.3   Araştırmanın Önemi 
1.4   Sınırlılıklar 
2.      Başarı ve Akademisyen Başarısı Nedir ? 
3.      Yöntem 
3.1   Örneklem 
3.2   Verilerin Toplanması 
3.3   Verilerin İşlenmesi 
4.      Bulgular 
4.1   Akademisyen Başarısı Nedir ? Nasıl Tanımlanabilir ? 
4.2   Akademisyen Başarısı Bireysel Midir ? 
4.3   Başarılı Akademisyenlerin Karakter Özellikleri 
4.4   Başarılı Akademisyenlerin Eğitimleri 
4.5   Akademisyen Başarısını Destekleyen Çevresel Özellikler 
4.6   Akademisyen Başarısında Araştırma Faaliyetlerinin Etkisi 
4.7   Akademisyen Başarısında Konu ve Yöntem Seçiminin Etkisi 
4.8   Akademisyen Başarısında Öğreticiliğin Etkisi 
4.9   Akademisyen Başarısında Kuruma/Ülkeye Fayda Sağlamanın Etkisi 
4.10 Akademisyen Başarısında Uzmanlaşmanın Etkisi 
4.11 Akademisyen Başarısında İdari Görevlerin Etkisi 
4.12 Akademisyen Başarısını Artırmak İçin Kaçınılması Gerekenler 
4.13 Akademisyen Başarısını Açıklayan Diğer Etmenler 
4.14 Özet ve Değerlendirme 
5.      Akademisyen Anı Kitaplarında Başarı 
5.1   Aziz Sancar 
5.2   Muazzez İlmiye Çığ 
5.3   Cevat Geray 
5.4   Nermen Abadan Unat 
5.5   Sina Akşin 
5.6   İlber Ortaylı 
5.7   Korkut Boratav 
5.8   Halil İnalcık 
5.9   Özet ve Değerlendirme 
6.      Sonuç 
6.1   Genel Değerlendirme 
6.2   Sonuç : Akademisyen Başarısı ve Ulaşma Yolları 
6.3   Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b517c546-269f-48c0-94ed-566d3fe1a82d.jpg</image:loc>
            <image:title>Paspas Tepemde Kapiş Paçamda</image:title>
            <image:caption>Çocukluğun tadı tuzu oyunlar,
kahkahalar, kediler…
 
Çağdaş edebiyatımızın ödüllü öykücülerinden Ahmet Büke, okuma serüvenine yeni başlayan küçükler için yazdığı &quot;Zeyno Kitapları&quot;na renkli bir öykü ekledi. Sevgi dolu aile hikâyelerinden oluşan dizinin dördüncü kitabında, Zeyno&apos;nun kedisiyle yaşadığı komik ve sıradışı olaylar, insanın gündelik hayata, çevreye ve başına gelenlere farklı açılardan bakmasını sağlıyor. Anlamlı ve eğlenceli bir okuma sunan kitap, sevilen sanatçı Merve Atılgan&apos;ın desenleriyle minik okurlara görsel bir şölen sunuyor. Ağaçta, sokakta, evde, hayvanların oyun arkadaşlığıyla geçen çocukluğun unutulmaz anılarına ve duygularına rengârenk bir güzelleme...
 
Zeyno o sabah sıradan bir güne uyandığını sanır, ama kedisi Paspas saçlarına öyle dolanmıştır ki, ondan bir türlü kurtulamaz. Mahallenin yaramaz köpeği Kapiş durumu fark ettiği an, komik bir kovalamaca başlar. Zeyno, tepesinde Paspas&apos;la bir ağacın dalına sığınır, ancak bu kez de kargalar çıkagelir. Neyse ki babası yakındadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f591d1-0ab1-4719-813f-7c591dd34269.jpg</image:loc>
            <image:title>DijiÇocuk</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Youtube’un Çocukları 
2.      Teknoloji ve Çocukların Bütünsel İyi Oluşu 
3.      Yeni Medya Farkındalığı ve Çocuk / Çocuk ve Görsel Algı Kuramları 
4.      Yeni Medya Ortamında Çocuğun Birey Olması 
5.      Yeni Medya Okuryazarlığı ve Çocuk 
6.      Dijiçocuk’un Dijital Oyunları 
7.      Yeni Medya ile Şekillenen Çocukların Tüketim Kültürü 
8.      Yeni Medya ve Bağımlılık 
9.      Yeni Medya ve Çocuk Hakları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3249a7e1-1856-4026-a412-f6d87ead33f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şeftali Bin Şeftali</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar, fakir bir köyün hemen yanında, büyük ve yemyeşil bir bahçe, o bahçenin içinde de çeşit çeşit meyve ağaçları varmış. Bu bahçede, biri büyük diğeri küçük iki şeftali ağacı yetişmiş. Ufak şeftali ağacı hemen hemen her yıl bin çiçek açarmış ama bir şeftali bile vermezmiş. Ya çiçeklerini dökermiş ya da şeftaliler olgunlaşmadan sararıp dalından düşermiş. Bahçıvan, elinden geleni yapıyormuş yapmasına ama o küçük ağaç, tek bir şeftali vermiyormuş. Peki, şeftali ağacı meyve vermemek için neden direniyormuş? 
 
İran çocuk edebiyatının usta yazarı Samed Behrengi, Bir Şeftali Bin Şeftali’de yaşamın sonsuz döngüsüne davet ediyor. Doğa ve çocuk arasında bağ kuran yazar, bir şeftali ağacının dilinden arkadaşlığı, sevgiyi, yoksulluğu ve değişimi masalsı üslubuyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/109ff0cc-8e55-456b-9cac-bb4e602c91a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkon Sefası</image:title>
            <image:caption>Sarı telefon bir gün olsun çalmadığı halde sehpadaki varlığını senelerce korudu. Zamanla ahizesi kırıldı, sonra tuşları çıktı, ardından kablosu koptu. Bir sabah annem sarı telefonu kömür sobasına attı. İçimde, sivilceli ve çilli bir çocuğun “Alo!” sesini duydum. Açsaydın, “Seni seviyorum,” diyecektim. 
 
İsmail Saymaz, bazen bir Erzurum türküsünün soluğunu ya da Karadeniz’in yerinde duramayan rüzgârını İstanbul’un baş köşesine getiriyor; bazen de İstanbul’un hovardalıklarını, neşesini ve rengini tutup memleketin dört bir yanına salıveriyor. Ruhunu Kore Dağları’nda yaralayanların, ürkek gözlerle sinema perdesine bakanların, ilkokul günlerini hiç unutamayanların, büyük şehri görünce sudan çıkmış balığa dönenlerin, aşktan uykusu kaçanların, nabzı devrim hayaliyle atanların ve ömrünü bir fıkra gibi yaşayıp bir ağıtla bitirmek zorunda kalan insanların hikâyeleri… 
 
Balkon Sefası , memlekete sevdalı kelimelerle yazılmış öyküler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c7d92e3-1358-4111-ac0a-f13a173e7e5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Saygılı Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Bebekler çoğunlukla, “sevimli ve tombul” küçük varlıklar olarak görülür. Bununla kastedilen pasif, aciz ve her bakımdan muhtaç canlılar olmalarıdır. Bu, talihsiz ama bir o kadar da yaygın bir kanıdır. 
 

￼￼Saygılı ebeveynlik yaklaşımı, yakından bakıldığında bebeklerin olağa nüstü bir öğrenme becerisine sahip, sezgileri güçlü, doğdukları andan itibaren farkındalık sahibi kişiler olduklarını kabul eder. Bu ne anlama gelir? Bebeğimizin bizimle dürüst ve yetkin bir ilişki başlatması için onu nasıl destekleyebiliriz? Sonu gelmez ağlamaların, bağırmaların ve tutturmaların önü nasıl alınır? Takdir ve onaylama, bebek ve çocuk eğitiminde nasıl bir rol oynar? Sağlıklı uyku eğitimi nasıl olmalıdır? 
Yavaşlamanın ve beklemenin, ebeveyn bebek ilişkisindeki yeri nedir? Ebeveynler, çocuklarının duygularından sorumlu mudur? Oyunun iyileştirici gücünden nasıl yararlanmak gerekir? Çocuklarımızı desteklemek, onlarla arkadaş olmak mı demektir? Çocuğa sınır koymak ne demektir ve doğru disiplinin kilit noktası nedir? 
 
Yirmi yılı aşkın süredir ebeveyn danışmanı olarak çalışan Janet Lansbury, Saygılı Ebeveynlik’te anne babalara seslenerek, onlara bebeklerini doğal öğrenme becerileri olan, çevreleriyle sosyal ilişki kurmaya açık bireyler olarak görmeleri için cesaret aşılıyor. Sevmenin ötesinde bir arada olmaktan zevk alacakları çocuklar yetiştirmenin inceliklerini merak eden anne babalar için başucu kitabı niteliğinde bir rehber…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab0ef6b5-703f-447e-b5ff-dae6c056e421.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Tekerlekler – Bay Kamyonet</image:title>
            <image:caption>Merhaba! 
Benim adım Gabi. Ben bir kamyonetim. Kocaman gövdem ve 
güçlü yapımla çok ağır olmayan yükleri taşımak için tasarlandım. Bugün yine 
görevimin başında olacağım ve yükleri benden istedikleri yerlere götüreceğim. 
Günü benimle geçirmek ve eğlenerek neler yaptığımı öğrenmek ister misin? 
Hadi o zaman, yola çıkalım! 
 
“Eğlenceli Tekerlekler” serisinde, çocukların eğlenmesi için farklı araç türleri ile ilgili 
hikâyeleri derledik. Çocuk okuyucuların, bir yandan bilgi edinirken diğer yandan da eğlenceli bir okuma deneyiminin tadını çıkarmasını hedefliyoruz. “Eğlenceli Tekerlekler” serisinin, her kitaplığı süslemesini umuyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ba4a8d-188b-4f58-998b-1d2279b104ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititlerde Müzik, Müzik Aletleri Ve Müzisyenler</image:title>
            <image:caption>Schopenhauer, sanatların zirvesine, en yüksek sanat olduğunu söylediği müziği yerleştirmiştir. İnsanın aklından ziyade varlığının derinliklerini hareket geçirmeyi başaran müziğin tarih boyunca ilerleyişi büyüleyicidir. Müziğin tınıları ,dinleyen üzerinde gerçeklik duygusundan uzaklaşıp farklı bir boyuta geçme algısı yaratabilir. Bu nedenle üstün bir sanattır; üstün olduğu ölçüde vazgeçilmezdir. Her daim ve her platformda ihtiyaç duyulmuştur. İnsanın ilk varoluşunun ve insanların arasında tabakaların oluşmaya başladığı, devlet olgusunun kristalize olduğu hemen fark edilir. Üstelik toplumun en alt katmanlarından tutun da en üst noktaya kadar herkes için müzik yaşamın vazgeçilmezidir. Kimisi danslarıyla, adımlarıyla, kimisi komutlarıyla, kimisi haykırışlarıyla, kimisi de susuşuyla, dinleyişiyle eşlik eder müziğe…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6183583-def8-4e84-a6bc-9fcbd7123058.jpg</image:loc>
            <image:title>Taştaki Dikiş İzi</image:title>
            <image:caption>Herkes en az iki dil biliyor ne mutlu 
Herkes birkaç insan, birkaç cennet, birkaç ömür 
Bense hep yarım ağız konuşuyorum 
Dilim pek dönmüyor, hem utanıyorum 
Bir ömrüm daha olsa sıkılırım diye düşünüyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1933fea-c6be-4ce2-9af5-f3b3b97a8e39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kristal Taç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ateş ve Rüzgâr’ın son dansı 
 
Kana susamış kral yerini bir deliye bırakmış ve Solaris İmparatorluğu ölüm ile gölgelenmişti. Herkesin öldü sandığı Vhalla ve Aldrik, yanlarında birkaç müttefikle hayatlarının en büyük savaşına hazırlanıyorlardı. Bu yolculukta, büyüsü olmadan sevdiği adamın yanındaki yerini bulmaya çalışan Vhalla kaderini baştan yazdığına inanıyordu. Peki ya gecenin en karanlık ânında yeni şafağı görebilmenin bedelini ödeyebilecek miydi? 
 
“Hava Uyanıyor serisi içimde fırtınalar kopardı. Bu macerayı dünyalara değişmem.” —Booknest 
 
“Kristal Taç kesinlikle tüm dikkatleri üzerine çekecek.” —Milky Way of Books 
 
“Hava Uyanıyor serisi o kadar muhteşem ki tekrar tekrar okuyacağımdan eminim.” —Jasmine Pearl Reads 
 
“Duygusal bir yolculuk oldu ama her ânı paha biçilmezdi.” —BookCatPin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be3494cc-fc1c-4351-aa14-09a5aa8dc60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Oysa Ben Eskiden</image:title>
            <image:caption>Kimse sana inanmayacak. Hiç kimse. Hiçbir zaman. 
 
Eden’ın hayatı önceden çok kolaydı. O hep iyi kızdı, başarılı ve uysaldı. Ne liseye başlaması ne de çok sevdiği abisinin evden ayrılması toz pembe dünyasını değiştirebilmişti. Ama bir gece zorla yatağına giren karanlığa onu hiçbir şey hazırlayamazdı. 
 
Sabah ruhu paramparça kalktığında artık her şey tersine dönmüş ve sevginin yerini nefret, doğruların yerini yalanlar almıştı. Birilerine anlatması, mutlaka yardım alması gerektiğini çok iyi biliyordu. Fakat bilmek bazen hiçbir işe yaramıyordu. O geceyi derinlere gömebilmek uğruna, eskiden olduğu kıza da veda etmek zorundaydı. 
 
“Kütüphanenizin olmazsa olmazı.” —School Library Journal, starred review 
 
“Sirk aynalarının bozulmuş yansımalarının altında, bir kızın kurban olmak yerine kendini kurtarmayı seçtiği bir ‘kahramanlık hikâyesi’.” —Amy Reed 
 
“Bu kitabın ağırlığı gözünüzü korkutmasın. Eden’ın hikâyesi duyulmak istiyor.” —One Upon a Twilight 
 
“Yürek burkan bir anlatım ve incelikle işlenmiş bir kurgu.” —Novel Novice 
 
“Güçlü, duygusal ve saf.” —Brandi Breathes Books 
 
“Acıyla güçlenmenin ne demek olduğuna dair umut yüklü bir yolculuk.” —Boston Globe 
 
“İstismara maruz kalmış herkesin böyle umut verici ve gerçek şeylere ihtiyacı var.” —Booklist 
 
“Bu kitap kendinizi iyi hissettirmeyecek ama sizi iyileştirecek.” —The Young Folks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dff8a0f3-1a69-4ae0-84e5-171f3d340350.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerisayım Kenti</image:title>
            <image:caption>Kıyamet Polisi üçlemesi, serinin ikinci kitabı Gerisayım Kenti’yle devam ediyor. 
 
“HER SEÇİM BİR VAZGEÇİŞTİR, HER ADIMINIZLA ARKANIZDA BİNLERCE ÖLÜ MUHTEMEL EVREN BIRAKIRSINIZ.” 
 
Kıyamete yetmiş yedi gün kaldı. Uzaydaki küçük mavi noktaya, yeryüzüne, dünyamıza, 2011GV1 isimli bir asteroit çarpacak, yaşam sona erecek. Dedektif Hank Palace ise işsiz artık, cinayetleri, gizemleri çözdüğü günler geride kaldı. Ta ki geçmişinden bir dostu, kayıp kocasını bulması için rica edene kadar. 
 
Brett Cavatone arkasında hiçbir iz bırakmadan kayboldu ama eşi Martha kocasının asla böyle bir şey yapmayacağına emin. Her şey bitene dek birlikte olacaklarına söz vermişler ve Brett sözünden dönecek bir adam değil, herkes böyle diyor. 
 
Hank Palace bu soruşturmada karşısına çıkan ipuçlarını takip edip üniversite kampüsünden bozma bir Özgür Cumhuriyet’e gidecek ve ölümü ertelemeye çalışan mültecilerin bu kıyamet günlerinde de karşılaştıkları merhametsizliğe şahit olacak. Palace’ın parçalanan bir toplumda, sözünden asla dönmeyecek bir adamı bulup eşine geri getirmesi lazım. Ama bunu niye yapsın ki? Dünyadaki bu kısa vaktini niye böyle şeylerin peşinden koşmaya harcasın? 
 
Kıyamet Polisi üçlemesinin Philip K. Dick ödüllü ikinci cildi Gerisayım Kenti kıyametin eşiğinde bambaşka bir gizem sunuyor ve Hank Palace bir kere daha “katil kim” sorusunun ötesiyle yüzleşiyor: Biz insanlar, birbirimize ne borçluyuz? Çöken bir medeniyette verdiğimiz sözlerin anlamı kalır mı? Neden sonumuzu bile bile yaşamaya devam ediyoruz? 
 
“Müthiş bir hayal gücünün ürünü, üstelik gayet gerçekçi – yaklaşan kıyametin bu kitaptaki gibi bir şey olacağını düşünmek hiç de zor değil. Türleri harmanlamakta usta olan Winters yine karşımızda.” –Booklist 
 
“Winters, insanların en iyi dürtülerinin peşinden gitmeye çalışırken nasıl başkalarının en ilkel içgüdülerinin kurbanı olduklarını anlatmayı çok iyi başarıyor.” –Toronto Star 
 
“Palace her şeye rağmen sevilesi bir karakter olarak kalmayı başarıyor, tam kıyamete yakışacak bir kahraman.” 
–Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89330563-45fa-4e50-90c5-419bbe5b17cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıçalar ve Tanrıça’nın Dönüşümleri</image:title>
            <image:caption>Karşılaştırmalı mitoloji sahasının önde gelen isimlerinden Joseph Campbell’ın Tanrıçalar isimli çalışması, tarihöncesinden Rönesans’a kadar tanrıça kültünün doğuşu, gelişimi ve dönüşümü üzerine ayrıntılı bir kitap. Hazırlanış sürecinde Campbell&apos;ın geniş bir dinleyici kitlesine verdiği konferansların notlarından yararlanılan kitabın asıl amacı, günümüz kadınına rehberlik edebilecek ezeli ve ebedi bir kadın figürü sunmak. Bu doğrultuda sık sık çağdaş dünyaya dair yorumlar da yapan Campbell’ın metnine çok sayıda görsel materyal eşlik ediyor. 
 
“Günümüzde kadınların karşı karşıya bulunduğu zorlukların birçoğu, dünyada önceden erkeklere ayrılmış olan ve mitolojik bir kadın modelinin yer almadığı bir eylem alanına girmelerinden kaynaklanıyor... Yaşanmakta olan hiçbir şeyin modeli yok. Her şey değişiyor, erkeklere ait vahşi ormanın kanunu bile. Geleceğe serbest düşüş dönemindeyiz ve kadın erkek her birimizin kendi yolunu çizmesi gerek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b02311c1-3be2-4205-a057-cb49da66d773.jpg</image:loc>
            <image:title>Ücret Ve İstihdam Boyutuyla Çalışma Hayatında Dezavantajlı Gruplar</image:title>
            <image:caption>Birleşmiş Milletler tarafından &quot;Belirli özelliklerinden dolayı toplumsal ve ekonomik olarak entegre olma şansı sınırlı ya da hiç olmayan kimseler&quot; olarak tanımlanan dezavantajlı bireylerin yaşadıkları toplumla entegre olabilmeleri adına birçok politika geliştirilmektedir. Bu politikaların en önemli bölümlerinden birisi de kuşkusuz kendilerine uygun şartlarda istihdam edilmeleridir. Çalışma Hayatında Dezavantajlı Gruplar adlı bu eserde, dezavantajlı grupların istihdam ve ücretleri üzerine yapılmış çalışmalara yer verilmiştir. Her bir dezavantajlı grubun işgücü ücreti hususunda yaşamış olduğu istihdam tecrübesi, münferiden ele alınmış ve sorunlara yönelik çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır. Bu anlamda hali hazırda kimi yoksunluklar ve yetersizlikler yaşamakta olan bu grup mensuplarının istihdamda yaşadıkları olumsuzluklar, ücretler hususunda yaşadıkları ayrımcılıklar dezavantajlılığın sürmesine ve kalıcılaşmasına neden olmaktadır. Alandaki ihtiyaca binaen bu konuda Türkiye&apos;de yapılmış ilk çalışma olması da esere ayrı bir değer katmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad519d46-d325-46de-b041-c97d849d8d80.jpg</image:loc>
            <image:title>‘Bir’ Kalbin Var Unutma!</image:title>
            <image:caption>“Dünya’da kendim kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok” 
Hermann Hesse 
 
Ne kadar farkındayız, kalbimizin.  
Sadece sahilini dolaştığımız okyanusun, yani beynimizin. 
İç organlarımızın orkestra şefi olan küçücük hipofiz bezinin. 
Bir tenis kortu yüzeyine sahip akciğerlerimizin. 
En küçük görevlerini yapabilmek için bile, dönümlerce fabrika tesisine ihtiyaç olan karaciğerimizin. 
Süper mikroskopla incelendiğinde görülen, hücre metropolünde olanların. Vücudumuz içinde yer alan ve problem çıkarmadığı müddetçe farkında olmadığımız birçok organımızın. 
 
Öğrenmek, yaşamaktır. Öğrenmek ve farkında olmak… 
Vücudunuzdaki mucizelerden birkaçının farkında olmaya, hatırlamaya ve kendinize “merhaba” demeye ne dersiniz? 
Cevabınız evet ise, buyurun içinizde bir devr-i âleme.
Muhteşem bir keşif yolculuğu sizi bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d59e45-a0c4-4a69-af90-d9155e5cca39.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık Diyeti</image:title>
            <image:caption>Az az sık sık yeme devri bitti! Kalori hesabının anlamsız olduğu anlaşıldı! Kolesterol korkusu sona erdi! Yumurta ve tereyağı özgürlüğüne kavuştu, sofralarda hak ettiği yerini geri aldı.  Zeytinyağı mutfaklardaki tahtına oturdu! “İyileşmez” denen kronik hastalıkların artık nasıl tedavi edildiğini konuşuyoruz. “Ölene kadar içilecek” denen ilaçlar “tarih” olurken, gıdaların ilaç olduğu gerçeği tekrar açığa çıktı! 
 
Hayykitap yazarlarının temelini attığı sağlık devrimleri yeni bir kitapla devam ediyor! 
Geriye bir ezber kalmıştı, “Aç kalınarak zayıflanmaz!” Açlık Diyeti işte bu ezberi de bozuyor. 
 
Hastalıklara bütüncül tıp paradigması ile yaklaşan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Balanlı, açlığın hangi mekanizmalar ile zayıflattığını, sağlık ve mutluluk verdiğini anlatıyor bu kitapta. Binlerce yıllık tıp geleneğini günümüzde temsil eden bir hekim olarak, Hipokrat’tan tutun Galen’e, İbn-i Sina’ya ve günümüzde kadim tıp geleneğini sürdüren hekimlere kadar süregelen düşüncelere aynen katılıyor: “Açlıkta şifa var!” diyor. 
 
Dr. Balanlı, unutulmaya yüz tutmuş kadim şifa öğretisini yeniden kaleme alıyor. Açlık ile birlikte kronik hastalık süreçlerinin yönetiminde, klinik uygulamalarda önerdiği yaşam tarzı ve gıda destek ürünlerinden de bahsediyor. Açlığın sağlıklı yaşamanın temelini nasıl oluşturduğunu açıklıyor. Bütüncül iyilik halini sürdürebilmenin ipuçlarını paylaşıyor: “Açlık sonucu ortaya çıkan ketonlar, beynimiz için gerçek bir ziyafet ve yaratıcılığın kapılarını da sonuna kadar aralıyor. Açlık ile beraber kan şekerinin düşmesi sonucu, insülinin azalmasıyla yakıt olarak yağ depolarımız hızlıca kullanılmaya başlıyor. Böylelikle açlığın bizi zihinsel ve manevi olarak yükselttiği noktada, bedenimizin şifaya ulaşması elbette kaçınılmaz oluyor.” 
 
Açlık Diyeti ile dinçleşip iyileşirken hem zayıflıyorsunuz hem zihniniz temizleniyor hem de üretkenliğiniz artıyor. Ruhsal ve bedensel bir iyilik hali hedefliyorsanız, Açlık Diyeti gerçekten muhteşem bir yol…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e69044a-f180-4126-8e5e-ae855aca9722.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynin Gizemleri Çözülürken</image:title>
            <image:caption>Nörobilimdeki Son Gelişmeler, 
Beyin Sağlığı İçin Öneriler ve Uyarılar 
 
İnsan beyni halen en az bilinen organ. Bırakın karmaşık işlemleri, görmenin bile nasıl gerçekleştiğini halen tam olarak bilmiyoruz. Ama şunları da bilmiyoruz: 
·         Dijital cihazlar beynimize ne yapıyor? 
·         Beyin hücrelerimizi neler öldürüyor? Dönüşü var mı? 
·         Uyku ve öğrenme arasında nasıl bir ilişki var? 
·         En çok çocuklarda görülen dikkat eksikliğinde beyinde neler oluyor? 
·         Neden rüya görürüz? Rüyalarımızı kontrol edebilir miyiz? 
·         Hayal kurmanın beynimize etkileri nelerdir? 
·         Neden yalan haberlere daha kolay inanırız? 
·         Kötü anıları silebilmek mümkün mü? 
·         Beynimizi nasıl genç tutacağız? 
·         Neden yaşlılar gençlerden daha mutlu? 
·         Beynimiz nasıl geleceği öngörebiliyor? 
·         Bilen insan çekinirken, neden bilmeyen insan cesurdur? 
·         Uykusuzluk karar mekanizmalarımızı nasıl etkiliyor? 
·         Yapay zeka düşüncelerimizi nasıl okuyabilecek? 
·         Alzheimer hastalığı genetik mi? Nasıl korunacağız? 
·         Yeni bir dil öğrenmek neden erişkinler için zordur? 
 
Sorular da beynimizin gizemleri oranında fazla. Bu kitapta Nörolog Dr. Sevda Sarıkaya, beynin bilinmeyenleri ve bu alandaki çalışmalardan elde edilen yeni bilgileri herkesin anlayabileceği bir dilde anlatıyor. Ayrıca bir nörolog olarak aykırı beyinlerle bir dizi röportaj gerçekleştiriyor. 
 
Uzmanıyla birlikte beynin kıvrımları arasında bir dizi yolculuğa hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a93dc194-314a-4767-a6b8-deb3edd39aec.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Ced 7 Nesil Ailenin Mutluluk Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Kuran Ayetleri, Rasulullah’ın ve Hz. İbrahim’in Sünneti, 
Epigenetik ve Aile Dizimi Terapisinin Işığında; 
Anne Baba İlişkilerini Şifalandırma, 
7 Ceddimizin Travmalarından Arınma 
ve Gelecek Nesillere Temiz Genler Bırakma Yolculuğu 
 
Sen, sadece sen değilsin!!! 
Şu an yaşadığın hayat, geçmişte atalarının düşünce ve davranışlarının bir sonucu.  
Yaşayacağın hayat ise gelecek nesillerinin nasıl insanlar olacağını belirliyor. 
 
Hayatını sadece kendin için değil, senden sonraki nesillerin için de değerlendirmelisin.  Acına, kederlerine, sahipsiz kalmış yaralarına uzaklığın, hayatın özü olan sevgiye ve mutluluğa olan uzaklığındır. Sen kendini şifalandırdığında, senin içinde şifalanan, geçmiş ve gelecekte herkesin içinde şifalanır. Kendi içinden temizlediğin her acı, her yara, her umutsuzluk, her öfke, her hastalığın yerini ilahi nur alacaktır. Senden gelecek nesiller, senin oluşturduğun bu nuru hayata yansıttığı sürece, sen bu dünyada var olmaya devam edeceksin. İşte bu, sonsuzluk demektir! 
 
Sahip olduğun öfke, nefret ve korkular, seni kuşatan büyük sevgiyi görmeni engelliyor. Onların gitmesine izin verdiğinde, geride kalacak olan büyük sevgi ile kucaklaşabilirsin. Bu, atalarından sana doğru akan derin sevgidir. Bu, onların hatalarını tekrar etmeden, onların genlerini, yani atalarının bayrağını, daha ilerilere taşıman için, sen izin verdiğinde seni kuşatacak olan büyük güçtür. Bu, kendini keşfetmen, bu dünyada Yaratıcının sadece ve sadece sana verdiği has esmanı, eşsiz özelliklerini hayata sunman için seni destekleyecek ve sonsuz olana yaklaştıracak derin sevgidir. Bu, sana verdiği kaderi kabullenmen ve bunun olabileceklerin en güzeli olduğunu görmen için Rabbinin sana olan çağrısıdır. Bu, ancak ana babanın rızasından geçerek girebileceğin, cennete açılan kapındır.  
 
İyiliğin ve mutluluğun, yaşam amaçlarına ulaşmışlığın, torunlarına bırakabileceğin en değerli mirasındır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/336e23b8-29c4-466c-9d39-54435c117e50.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Küresi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Seni yanıma, tüm dünyayı karşıma almak istiyorum. 
 
Hava soğuktu, rüzgâr acımasız. Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Gün gelecekti, birileri bu kar küresini eline alıp sallayacaktı. Kar yağıyor sanacaktık oysa altüst olacaktık...  
 
Eylül, kışın en soğuk günlerinden birinde kendisini Abant Gölü&apos;nün yakınlarında ormanlık bir alanın içine kurulmuş Kar Küresi Psikolojik Destek Merkezinde bulduğunda başına geleceklerden habersizdi. Buraya yalnızca psikolojik destek almak için geldiğini sanan Eylül kendisini bambaşka bir sona doğru giderken bulacaktı. Önce Merih&apos;le tanışacak, sonra Merih&apos;te kendisini bulacaktı. &quot;Biz buradayız,&quot; diyecekti Merih ona, &quot;ve bunlar yaşanıyor.&quot;  
 
Bu hikâye Eylül&apos;ün ve Merih&apos;in altüst olmalarının hikâyesi… Birlikte dibe batmalarının ve ışıksız kalmalarının hikâyesi... Hiçbir gülümsemesi içten olmayan, gözü hep uzaklarda bir yerlere dalan, ne olduğunun bilinmezliğinde oradan oraya savrulan, kanatlarını göremediği için kendisini çirkin sanan tavus kuşlarının hikâyesi. Bu hikâye sizin hikâyeniz, bu satırları siz yazdınız... Eylül ve Merih&apos;in kış masalının içinde üşümeye hazır mısınız?  
 
Bu doğan güneş var ya Eylül... İşte o bizim için doğmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45e73921-fa2b-4bcc-bdf7-290b4f7ef087.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Küresi</image:title>
            <image:caption>Seni yanıma, tüm dünyayı karşıma almak istiyorum. 
 
Hava soğuktu, rüzgâr acımasız. Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Gün gelecekti, birileri bu kar küresini eline alıp sallayacaktı. Kar yağıyor sanacaktık oysa altüst olacaktık...  
 
Eylül, kışın en soğuk günlerinden birinde kendisini Abant Gölü&apos;nün yakınlarında ormanlık bir alanın içine kurulmuş Kar Küresi Psikolojik Destek Merkezinde bulduğunda başına geleceklerden habersizdi. Buraya yalnızca psikolojik destek almak için geldiğini sanan Eylül kendisini bambaşka bir sona doğru giderken bulacaktı. Önce Merih&apos;le tanışacak, sonra Merih&apos;te kendisini bulacaktı. &quot;Biz buradayız,&quot; diyecekti Merih ona, &quot;ve bunlar yaşanıyor.&quot;  
 
Bu hikâye Eylül&apos;ün ve Merih&apos;in altüst olmalarının hikâyesi… Birlikte dibe batmalarının ve ışıksız kalmalarının hikâyesi... Hiçbir gülümsemesi içten olmayan, gözü hep uzaklarda bir yerlere dalan, ne olduğunun bilinmezliğinde oradan oraya savrulan, kanatlarını göremediği için kendisini çirkin sanan tavus kuşlarının hikâyesi. Bu hikâye sizin hikâyeniz, bu satırları siz yazdınız... Eylül ve Merih&apos;in kış masalının içinde üşümeye hazır mısınız?  

Bu doğan güneş var ya Eylül... İşte o bizim için doğmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2869da10-c32d-4f13-b774-b88217b9e9a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devletinde İçişlerinin Yönetimi - Sadaret Kethüdalığı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren 17. Yüzyıl ortalarına kadar mülki işlerini mevcut kurumlarının ortak tutum ve icraasıyla yönetme yolunu tercih etti. Bunu da Divan-ı hümayun ismi verilen yönetim aygıtı vasıtasıyla yaptı. Bahsi geçen yüzyıl ortalarından başlayarak 18. Yüzyıl başlarına kadar sarkan bir dönemde ise yavaş yavaş devlet yönetiminde daha branşlaşmış ve uzmanlaşmış birimleri oluşturdu ve geliştirdi. Bunlardan birisi de daha çok içişlerine odaklanmış olan Sadaret Kethüdalığı idi. Sadaret Kethüdalığı daha önceki dönemlerde bir memuriyet şeklinde mevcut olmakla birlikte bu dönemden sonra oldukça genişlemiş bir daire ve büro halini aldı. Bu kitapta daha çok kurumun bir daire haline gelişi ve sonrası üzerine yoğunlaşılmıştır. Böylece Osmanlı Devleti’nde içişleri yönetiminin gelişimi ve uğramış olduğu değişim, devletin klasik döneminin (1300-1600) sonundan itibaren yaklaşık olarak Tanzimat döneminin başlarına kadar (1839) taşınarak ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44c63497-ac9c-44d2-bb08-7d3f1728b88c.jpg</image:loc>
            <image:title>Enheduanna</image:title>
            <image:caption>Duasını yazarken kendinden geçmişti Enheduanna. Gözlerinden bir kaç damla yaş gelmiş ve yanaklarından süzülerek yazdığı tabletin üzerine düşmüştü. Gözlerindeki buğudan önünü göremiyordu. Kalın bir sis perdesinin içinde kalmış gibiydi. Kamış kalemini ve kil tabletini yanı başına bıraktı. Arkasına yaslanarak gözlerinin yeniden kapattı. Ruhunun bedeninden sıyrılıp yükseldiğini hissetti. Aşağıya baktığında sedirde oturan kendini görebiliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02acfb1f-ff8b-4375-8362-9ea23cf9f49d.jpg</image:loc>
            <image:title>Performans Denetimi</image:title>
            <image:caption>Kamu hizmetinin “sürekliliği” ve “değişkenliği” ilkeleri süre gelen idari faaliyetlerin ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara ve yaklaşımlara uyarlanmasını gerekli kılar.Yeni ihtiyaçların karşılanması için eski yöntemler yeterli olmayabilir.Bu nedenle kamu yönetiminin temel felsefesine aykırı olmadığı müddetce özel sektörde etkinlik ve verimliliği artıran uygulamaların kamu hizmetlerinde kullanılması gerekmektedir. 
 
Bu kitap, performans denetimine bu açıdan yaklaşmakta; bu ilkenin kamu yönetimine nasıl uygulanabileceğini hem teorik hem de uygulama bakımından etraflıca sorgulamaktadır. Performans denetiminin “hukukilik” ve “yerindelik” denetimlerini tamamlayıcı boyutuna dikkat çekilmektedir.Kitapta ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ilçe yönetimlerinin başında Cumhurbaşkanının idari yürütme vasıtası olan kaymakamların performanslarının denetlenmesine ilişkin bir model önerisine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a48c70e-3ad6-4629-b367-1c963c4642ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomik Büyümeye Yönelik Ampirik Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Türkiye Ekonomisinde 2002 Sonrası Dönemde Yatırımların Faize Duyarlılığı 
 Türkiye’de Elektrik Tüketim Türleri ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki 
 Türkiye’de Savunma Harcamaları ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki 
 Türkiye’de 1995 SOnrası Dönemde Satın Alma Gücü Paritesi Teorisi Geçerliliği 
 Ekonomik Büyüme ve Finansal Gelişme İlişkisi Türkiye Üzerine Ampirik Bir Uygulama 
 Cari Açık ve Ekonomik Büyüme İlişkisinin İncelenmesi Türkiye Örneği 
 BRICST Ülkelerinde İşsizlik Histerisinin Geçerliliği 
 Türkiye’de Finansal Gelişme ve Enerji Tüketimi İlişkisinin Vektör Otoregresyon Modelleri ile Analizi 
 Türkiye’de Turizm Gelirleri ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki 
 Kamu Harcamaları Ekonomik Büyüme İlişkisi Yapısal Kırılmalı ARDL Sınır Testi 
 Dış Borç Ekonomik Büyüme İlişkisinin İncelenmesi Türkiye Örneği 
 Kırılgan Beşli Ülkelerinde Sağlık Harcamaları ve Ekonomik Büyüme İlişkisi 
 Fosil Enerji ve Yenilenebilir Enerji Tüketiminin Ekonomik Büyüme Üzerinde Etkilerinin Türkiye Ekonomisi için Ampirik Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9a54877-8a9a-427b-bdb5-9d38e8e88ecb.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi Anayasa Hukuku (Genel Esaslar, Türk Anayasa Hukuku, Anayasa Yargısı)</image:title>
            <image:caption>Anayasa Hukuku 
1.      Birinci Bölüm – Anayasa Kavramı 
1.1   Anayasanın Tanımı 
1.2   Anayasa Türleri 
1.3   Anayasa Hukuk Kavramı 
1.4   Anayasacılık Hareketleri 
2.      İkinci Bölüm – Anayasa Hukukunun Kaynakları 
2.1   Anayasa 
2.2   Kanun 
2.3   İçtüzük 
2.4   Yürütmenin Düzenleyici İşlemleri 
2.5   Anayasa Teamülleri 
2.6   Mahkeme Kararları 
2.7   Doktrin (Öğreti) 
3.      Üçüncü Bölüm – Kanunların Anayasaya Uygunluk Denetimi 
3.1   Amerikan Modeli 
3.2   Avrupa Modeli 
3.3   Bireysel Başvuru 
3.4   Anayasa Yapım ve Değiştirilme Usulleri 
4.      Dördüncü Bölüm – Devlet, Devlet Şekilleri, Üniter ve Bileşik Devlet 
4.1   Devlet 
4.2   Devlet Şekilleri : Monarşi-Cumhuriyet 
4.3   Üniter Devlet ve Bileşik Devlet Şekilleri 
5.      Beşinci Bölüm – Hükümet Sistemleri 
5.1   Kuvvetler Ayrılığı Teorisi 
6.      Altıncı Bölüm – Demokrasi 
6.1   Demokrasi 
6.2   Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınıflandırılması 
7.      Yedinci Bölüm – Seçimler 
7.1   Oy Hakkı 
8.      Sekizinci Bölüm – Osmanlı – Türk Anayasal Gelişmeleri 
8.1   Sened-i İttifak 
9.      Dokuzuncu Bölüm – 1982 Anayasasının Kabul Ettiği Temel İlkeler 
9.1   Üniter Devlet İlkesi 
9.2   İnsan Haklarına Saygılı Devlet İlkesi 
10.  Onuncu Bölüm – Temel Hak ve Özgürlükler 
10.1 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınıflandırılması 
10.2 Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınırlanması 
11.  On Birinci Bölüm – Yasama Organı (TBMM Üye Seçimi, Statüsü, İç Yapısı…) 
11.1 Millet Vekillerinin Seçimi 
11.2 Normal Seçimler 
12.  On İkinci Bölüm – TBMM’nin Çalışma Düzeni 
12.1 İçtüzük 
12.2 TBMM’nin Görev ve Yetkileri 
12.3 TBMM’nin Diğer Görev ve Yetkileri 
13.  Onüçüncü Bölüm 
13.1 Yürütmenin Düzenleyici İşlemleri 
13.2 Olağanüstü Hal Yönetimi 
13.3 Milli Güvenlik ve Milli Savunma 
14.  On Dördüncü Bölüm 
14.1 Yargı Organı 
14.2 Anayasanın Değiştirilmesi 
Anayasa Yargısı 
15.  Birinci Bölüm – Genel Olarak 
15.1 Anayasa Yargısı Kavramı 
15.2 Anayasa Yargısı Modelleri 
15.3 Yargısal Denetimin Zamanı 
15.4 Yargısal Denetimin Yolları 
16.  İkinci Bölüm - Türk Hukukunda Anayasal Denetim 
16.1 Soyut Norm Denetimi (İptal Davası) 
16.2 İtiraz Davası 
16.3 Bireysel Başvuru 
17.  Üçüncü Bölüm – Anayasa Mahkemesi Kararlarının Alınma Şekli ve Hukuki Niteliği 
18.  2001-2019 Yıllarında KPSS ve A Grubu Meslek Sınavlarında Çıkmış Anayasa Hukuku Soruları ve Çözümleri 
19.  2001-2019 Yılları KPSS A Grubu Meslek Sınavlarında Çıkmış Sorular ve Çözümleri 
20.  İdari Yargı Hakimlik Sınav Soruları 2001-2019 (Anayasa Hukuku) 
21.  Adli  Yargı Hakimlik Sınav Soruları 1998-2019 (Anayasa Hukuku) 
22.  Adli Yargı Hakimlik Sınav Soruları 1998-2019 (Anayasa Yargısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/587c239d-9db5-4a16-91ab-a37c2f08afe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasarım Uygulama Örnekleriyle Çocuk Oyunları ve Oyuncakları</image:title>
            <image:caption>1.      Oyun ve Oyuncak Kavramları, Oyunun Önemi ve Çocuk Gelişimine Katkısı 
1.1   Oyun ve Oyuncak Kavramı 
1.2   Oyunun Önemi ve Çocuk Gelişimine Katkısı 
a. Oyunun Çocucuğun Fiziksel Gelişimine Etkisi 
b.Oyunun Çocuğun Psiko-Motor Gelişimine Etkisi 
c. Oyunun Çocuğun Zihinsel Gelişimine Etkisi 
d.Oyunun Çocuğun Sosyal Gelişimine Etkisi 
e. Oyunun Çocuğun Dil Gelişimine Etkisi 
f.  Oyunun Çocuğun Duygusal Gelişimine Etkisi 
g.Oyunun Çocuğun Kültürel Gelişimine Etkisi 
2.      Oyunlar 
2.1   Mendil Kapmaca 
2.2   Yakar Top 
2.3   İstop 
2.4   Aşık Oyunu 
2.5   Saklambaç – Gözümbaç 
2.6   Kulaktan Kulağa 
2.7   Üçgen İp Atlama 
2.8   Sek Sek 
2.9   Yedi Kiremit-Tombik 
2.10 Beştaş-Çopbaş 
2.11 Körebe 
2.12 Çelik Çomak 
2.13 Çember Çevirme 
2.14 Cicoz 
2.15 İşim-Şehir 
2.16 Halat (Kendir) Çekme 
2.17 Elim Sende Oyunu 
2.18 Sos 
2.19 Aç Kapıyı Bezirgan Başı 
2.20 Kabak 
2.21 Kırmızı-Beyaz 
2.22 Nesi Var 
2.23 Topaç Çevirme 
2.24 Birdirbir 
2.25 Bom 
2.26 Dokuztaş Oyunu 
2.27 Sağ Satarım Bal Satarım 
2.28 Köşe Kapmaca 
2.29 Çuval Yarışı 
3.      Oyuncaklar 
3.1   Çivi Futbolu 
3.2   Sapan 
3.3   Uçurtma 
3.4   Tahta Kaşıktan Kukla 
3.5   Fırfır 
3.6   Tuzluk 
3.7   Rüzgar Gülü 
3.8   Parmak Kukla 
3.9   Mancınık 
3.10 Frizbi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60733d09-5a06-4c3c-8821-b2815bd8a11e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenilenebilir Enerji ve Muhasebe Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>1.      Birinci Bölüm - Enerji Kavramı 
1.1   Enerji Tanımı 
1.2   Enerji Kaynakları 
2.      Yenilenemeyen Enerji Kaynakları 
2.1   Fosil Enerji Kaynakları 
2.2   Nükleer Enerji Kaynakları 
3.      Yenilenebilir Enerji Kaynakları 
3.1   Güneş Enerjisi 
3.2   Rüzgar Enerjisi 
3.3   Jeotermal Enerji 
3.4   Hidroelektrik Enerji 
3.5   Biyokütle Enerjisi 
3.6   Dalga Enerjisi 
3.7   Hidrojen Enerjisi 
4.      İkinci Bölüm – Dünya’da Yenilenebilir Enerji Kaynakları 
5.      Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Kaynakları 
5.1   Türkiye’de Güneş Enerjisi 
5.2   Türkiye’de Rüzgar Enerjisi 
5.3   Türkiye’de Jeotermal Enerji 
5.4   Türkiye’de Hidroelektrik Enerji 
5.5   Türkiye’de Biyokütle Enerjisi 
5.6   Türkiye’nin Yenilenebilir Enerjiye İlişkin Politikaları 
6.      Üçüncü Bölüm – Yenilenebilir Enerji Üretim Maliyetleri 
6.1   Güneş Enerjisi Üretimine İlişkin Maliyetler 
6.2   Rüzgar Enerjisi Üretimine İlişkin Maliyetler 
6.3   Biyokütle Enerjisi Üretimine İlişkin Maliyetler 
7.      Yenilenebilir Enerji Üretimine İlişkin Muhasebe Uygulamalarının MUSGT/VUK-TFRS-BOBİ FRS Açısından Değerlendirilmesi 
7.1   Araştırma Geliştirme Giderleri 
7.2   Maddi Olmayan Duran Varlıklar İçin İtfa 
7.3   Borçlanma Maliyetleri 
7.4   Kuruluş ve Örgütlenme Giderleri 
7.5   Duran Varlıkların Muhasebeleştirilmesi 
7.6   Amortismanlar 
7.7   Özel Maliyet Niteliğindeki Harcamalar 
7.8   Lisans Belgeleri 
7.9   Ertelenmiş Vergi 
7.10 Enerji Üretiminin Sınıflandırılması 
8.      Yenilenebilir Enerji Üretim İşletmelerinde Muhasebe Uygulamaları 
8.1   Rüzgar Enerji Üretim İşletmesinin Muhasebe Uygulamaları 
8.2   Güneş Enerjisi Üretim İşletmesinin Muhasebe Uygulamaları 
8.3   Biyokütle Enerjisi Üretim İşletmesinin Muhasebe Uygulamaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/192d342d-9a09-4dc1-a8c7-e70a9234b1a6.jpg</image:loc>
            <image:title>7. Afet Ko rona</image:title>
            <image:caption>7. Afet Ko rona kitabı,
Çocukların bilmesi ve korunması gereken yedi afeti anlatan Dünya döndükçe keşfet serisidir.
Sel, deprem, yangın, çığ, salgın hasalıklar, fırtınadan korunma yolları.
Bu kitap hem öğretiyor, hem eğitiyor.
Her kitap sonunda öğretici etkinliklerle birlikte. 
Öğretmenler, bu kitap ile sınıfta bir çok etkinlik gerçekleştirebilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fabf08a-1331-4868-8705-6d61438e2b2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ömür Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Profesyonel olarak felsefe ve felsefecilerle ilgili olmayanların en büyük şikâyeti felsefenin pratik hayattan kopuk olduğu serzenişidir. “Anlaşılmaz” problemleri daha da “anlaşılmaz” kavramlarla ifade eden metinler, felsefeye ilgi duymayı dahi korkulu bir süreç haline getirmeye yetmiştir. 


Ahmet Arslan felsefeye karşı bu tür basmakalıp ithamların canlı reddiyesidir. Arslan, kitaplarında her gün karşılaştığımız ama çoğunlukla farkına varmadığımız felsefî problemleri basit bir konuşma diliyle ama derinliği kaybetmeden okuyucusuna aktarmasıyla meşhurdur. Antik felsefe ve İslam felsefesi üzerine düşünmek isteyen herkesin yolu bir şekilde Ahmet Arslan’dan geçer. 


Ama bu söyleşimizde Arslan bize sadece felsefenin ne olduğunu değil ama bir felsefeci gibi yaşamanın ve düşünmenin ne olduğunu anlatıyor. Bu sayede nadiren rastlanan zengin bir tecrübe, okumayı ve düşünmeyi seven herkesin erişimine açılıyor. Ahmet Arslan’ın hayatı ve düşünceleri ile felsefenin ve Türkiye’nin problemlerini tartıştığımız bu kitapla, felsefe ile sahici bir ilişki kurmanın ne olduğunu aktarıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138391b1-6e66-411d-bd6a-19ed89706666.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme</image:title>
            <image:caption>Tarihin büyük filozoflarından John Locke, ilk olarak 1690’da basılmış İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme’de matematiksel, doğa bilimsel, dinî ve ahlakî bilgileri nasıl öğrendiğimize dair kapsamlı bir analiz yapar. Bazı bilgilerin bizde doğuştan bulunduğunu savunan teoriyi reddederek Locke, bilginin duyumlar ve deneyimlerle elde edildiğini, akıl sayesinde çözümlendiğini ve geliştiğini savunur. Bu önemli iddialarını güçlü bir sağduyuyla savunurken uzay ve zaman, anlam, özgür irade ve kimlik üzerine birçok önemli düşüncesini de belirtmekten geri kalmaz. Sonuçta Deneme, Descartes’ın çalışmalarıyla birlikte modern felsefe için gündemi büyük ölçüde belirleyen etkili, öncü bir iş olarak ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/306a2422-2818-4e51-bab4-d62ceaa0bf38.jpg</image:loc>
            <image:title>Being Immigrant In The World</image:title>
            <image:caption>The effects of the migration on the economic, social, political and cultural life, which was taken as far back as the history of humanity, cannot be denied. Migration, which has occurred in every period of history due to natural disasters, wars, production searches etc. continues increasingly even today. Migration started to be discussed as a phenomenon in 19th and 20th century when many states tried to build their national identities and began to close their borders to “other nations”. Wars fuelled by economic and political reasons trigger the migration wave in which people are displaced in masses, often resulting in tragedies. It has become the fate of almost all continents, especially in the Asia and Africa, because of the continuation of the fight and competition that the West has done within itself through the colonies or the domination. 
  This study is trying to convey the causes, consequences, and effects of migration in the world through country experiences. Undoubtedly, every society has different causes and processes, but the results it produces are almost the same. Poverty and deprivation that inherited the generations of the immigrant masses. In particular, the migration of the masses in economic deprivation and its continuation to the target country cause social exclusion of the migrant people.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4214cc4-d8f3-4ca0-8668-574273b1090f.jpg</image:loc>
            <image:title>Koşmak Geldi İçimden</image:title>
            <image:caption>Novella tarzı harika bir kitap… 
Askerlik vazifesinde bir kaza sonucu bacağını kaybeden Arda için hayat yeniden başlamıştır. 
Eski bir Kick Boks şampiyonu olan Arda’nın azimli bir o kadar da dramatik hikâyesi… 
Okumak için sabırsızlanacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d529ac11-c591-4a0b-bed7-7b09c4c0e628.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Hayat Bilgisi</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Haluk Dursun’un güncesinden gençlere seslendiği yazılarının derlendiği bu kitap, kendisinin hayat bilgisi dersleri niteliğindeki tavsiyelerini farklı hikayeler ve olaylar üzerinden bir araya getiriyor. 

Haluk Hoca bu kitapta bir ağabey kimliği ile, hayatın her alanında yararlanılabilecek önerilerini, eğlenceli ve kendine has üslubuyla paylaşıyor. 

“Kısacası gençler, sıradan ve sürüden olmayın. Başkaları sizi gütmesin, yönlendirmesin, dolduruşa getirmesin. Siz onlara ehil iseler, adil iseler danışın ama yine de doğru bildiğinizi, içinizden geleni yapın. Kendinizi her sahada yetiştirin. Her öğrendiğinizden şüphe edin. Kendinizi yenileyin. İstikrar ve istikamet üzere olun. Tembihata önem verin ama tam teslimiyetten de, Allah hariç, uzak durun. Hayırlı insan olun. Başkaları sizin elinizden, dilinizden, işinizden emin olsun. 

İnsanın hayırlısı, insanlığa hayırlı olandır.” 
Haluk Dursun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddfb635c-75a6-4151-99c0-ffb7a179a464.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlardan Çocuklara Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Kuşlar neden göç eder, merak ediyor musun? Bir maymun yanına gelse, “Ne haber çocuk? Suyu boşa harcama sakın!” dese ne yapardın? Peki, yunus balıklarının küçücük havuzlarda çok mutsuz olduklarını biliyor muydun?
Mektuplar devam ediyor çocuklar! Hayvan dostlarımız mektuplarında kendilerini anlatmaya, sevgilerini ve dostluklarını bizlerle paylaşmaya devam ediyorlar. Siz de var mısınız dünyayı, sevgiyi, dostluğu paylaşmaya?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8c4b1b2-4f14-414d-b027-faf3313f0c22.jpg</image:loc>
            <image:title>Obsesif Kompulsif Bozukluk Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>akıntılı Zorlantılarınızdan Kurtulmanız için Rehberiniz
Obsesif-kompulsif bozukluğunuz (OKB) varsa, ısrarcı takıntılı düşünceler ve zaman alıcı zorlantılar (kompulsiyonlar) hayatın tam anlamıyla tadına varmanızı önleyebilir. Aynı zamanda korktuğunuz şeylerden kaçınma alışkanlığınız olduğunda, bunlarla doğrudan yüzleşme fikri korkutucu ve zor gelebilir.
Obsesif-Kompulsif Bozukluk Çalışma Kitabı, OKB’li birçok kişinin sıkıntı veren OKB belirtilerinden kurtulmalarını ve verimli bir yaşam umudunu tekrar kazanmalarına önemli ölçüde katkıda bulunuyor.
Bu kitap, ilerlemenize yardımcı olabilecek, etkinliği kanıtlanmış kendine yardım teknikleriyle birlikte hemen kullanmaya başlayabileceğiniz günlük başetme stratejilerini içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86170522-57e4-4e2d-b0bb-608a27030220.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluşculuk I</image:title>
            <image:caption>Hasan Bülent Kahraman
Varoluşçuluğun Türkiye Serüveni: Huzursuzluğun Varoluşçuluğu Varoluşçuluğun Huzursuzluğu
U/MUTSUZLUK: KIERKEGAARD
Yasemin Akış Yaman
Benliğin Ölümcül Hastalığı: Umutsuzluk
Søren Kierkegaard
En Mutsuz Olan Συμπαρανεκρωμενοι için Coşkulu Bir Konuşma Cuma Toplantılarında Sonuç Söylevi
“İNSAN ÖZGÜRLÜĞE MAHKÛMDUR”: 
JEAN-PAUL SARTRE
Senem Kurtar
“Özgürlük Tanrı Olma Arzusudur!” Jean-Paul Sartre’ın Mutlak ve Radikal Mücadelesi
Ata Devrim
Sartre’ın Varoluşçuluk Felsefesinin Eleştirisi
Hilmi Yavuz
Sartre ve ‘Kün’ Emri [Varlık’ın Öz’den Önce Gelişi’nin Eş’ârî ve Mutezile Kelâmına Göre Yeniden İnşası Üzerine Notlar]
HANGİ TAŞI KALDIRSAN
Cem Yavuz
Özgüvarlık ile Panánekomodin ¡
JASPERS
H. Haluk Erdem
Karl Jaspers ve “Mümkün Varoluş”un Felsefesi
“ÖZ” VE “VAROLUŞ”
Necati Erbil Ertürk
Düşman Kardeşler: Bilim ve Varoluşçuluk 
Neden ve Nasıl Birbirlerine İhtiyaç Duyarlar?
Kadir Pektezel
Varoluşsal İzdüşümün İmkân Perspektifi
VAROLUŞÇU PSİKOTERAPİ
Ferhat Jak İçöz
Felsefeden Seans Odasına, Oradan da Hayata: Bir Varoluşçuluk Öyküsü
EDEBİYAT
Pınar Aka
Baudelaire ve Şiirin Varoluş Biçimleri
Özgür Taburoğlu
Beckett Anlatılarında Varoluş Sorunları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bfee43e-745a-4aa8-a66d-f27ca4e0026b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Anıları III - Rüzgarın Yüzyılı</image:title>
            <image:caption>Eduardo Galeano, Ateş Anıları Üçlemesi&apos;nin son cildi Rüzgârın Yüzyılı&apos;nda bu kez, insanın doğaya savaş açtığı, baş döndürücü bir hızın hükmettiği, Camus&apos;nün deyimiyle &quot;bilinçli öldürmeler&quot; çağı olan yirminci yüzyıla ışık tutuyor. İki dünya savaşının yanı sıra kıtlıklara, katliamlara, ekonomik krizlere, diktatörlere ve devrimlere, teknolojik değişimlere sahne olan bu yakın dönem onun sözcükleriyle yeniden hayat buluyor.

Toplumsal dayatmalara ve sömürüye direnmekten hiçbir zaman ödün vermeyen Galeano, yeni doğan yüzyılı selamlayıp 1984 yılına erişen, tarafgir fakat hamasetten uzak bir söylemle kaleme aldığı, Amerika kıtasının bilinmeyen yahut gözardı edilen bu öykülerini aktarırken alternatif bir tarih yazımının mümkün olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4598ab0-2f8e-4a86-b5c3-029cbac52234.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerin Oyunu</image:title>
            <image:caption>Elias Canetti Kulaktaki Meşale ve Kurtarılmış Dil&apos;in ardından otobiyografik üçlemesinin son kitabı Gözlerin Oyunu&apos;nda yirmili yaşlarını, Felaket Çağı&apos;nın en dehşetli günlerinin yaşandığı ve dünya edebiyatının başyapıtlarından biri haline gelecek Körleşme romanı üzerinde çalıştığı dönemi konu ediyor.


Canetti, notlarında kendi entelektüel ve ruhsal dünyasını tüm açıklığıyla resmederken, dostlarının ve dönemin önde gelen figürlerinin incelikli tasvirlerine de yer veriyor: Hermann Broch, Robert Musil, Fritz Wotruba, Alban Berg ve Alma Mahler&apos;le ilişkisini okurla paylaşan yazar, aynı zamanda yol göstericisi saydığı gizemli Dr. Sonne ile arkadaşlığını, evliliğini ve annesinin ölümünü sakınmasızca kaleme alıyor.


Gözlerin Oyunu, yalnızca Canetti&apos;nin özyaşamöyküsü değil, modern edebiyatın en önemli eserlerinden Körleşme&apos;nin I. Dünya Savaşı&apos;nın gölgesinde kitaplaşmasının yolculuğu aynı zamanda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15e9390-e63a-4d95-b101-024ade5d3cba.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun</image:title>
            <image:caption>Ruhsal bir yönelim, sancılı bir arayış ve içsel bir yolculuğun umutla beklenen son durağı olan hakikâte erişmek için, daima yolda olmak ve gözünü hedeften ayırmamak gerekir. Hakikât arayışı bir ömürdür. İbn Haldûn erken başlayan yaşam serüveni, eserleri, kavramları ve meseleleriyle bunlara eşlik eden kayıpları, acıları ve hüzünleriyle hakikâtin bir ömür yolcusudur. Toplum yaşamının hakikâtlerini aramak üzere çıktığı yolda sebatkâr yürümüş, adeta beş asır ümmetsiz kalmış bir peygamber gibi, fakir bir malzemeden muhteşem bir bina inşa etmiştir. 
 
İbn Haldûn, üzerine yapılmış pek çok çalışmaya rağmen her defasında yeniden ve yeni bir gözle değerlendirmeye imkân veren münbit bir yazardır. Buna karşın toplumun geneline yayılmış bir tanınırlığı olduğunu söylemek güçtür ve hem hayatının hem de düşüncelerinin yeni nesillerce bilinmesi için bu türden çalışmalara ihtiyaç olduğu açıktır. Aynı zamanda çok önemli bir husus olarak İbn Haldûn, her dönem değişen şartlar altında yeniden değerlendirmeye ve anlamaya imkân verecek bir derinliğe ve tazeliğe de sahiptir. Toplumsal hareketleri tanımladığı umran, gruplar arası ilişki ve geçişleri anlamada başvurduğu asabiyye kavramları, devletlerin doğuş ve yıkılış hikâyelerini içeren mağlubun gâlibi taklidi ve devletin beş tavrı teorileri, herkes ve her devir için bir rehber konumundadır. Eğitime ve ekonomiye ilişkin önerileri de bugün hâlâ uygulanabilirliğini muhafaza etmektedir. Genel olarak medeniyet tasavvuru ise, bir anlamda aşk ve nefret ilişkisi gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c545e064-8ae0-4d19-afd4-ecec0ce18d00.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji (ÇizgiBilim)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji nedir? Nasıl ve ne zaman başlamıştır? Kurucusu kimdir? Psikiyatri ve psikoterapi gibi alanlardan nasıl farklıdır? Hangi özellikleriyle bir “bilim” sayılır? 
 
Psikoloji, bütün bu soruların cevaplarını kapsayan ve felsefeye dayanan kökenlerinden bugünkü durumuna kadar psikolojiyi bir bütün olarak inceleyen eğlenceli bir kitap. Psikodinamik ve Davranışçılık gibi temel düşünce “okulları”, biyopsikoloji, psikanaliz, karşılaştırmalı psikoloji ve bilişsel yaklaşım gibi psikolojinin alanları ile Freud, Wundt, Jung, Pavlov, Skinner, Piaget, Maslow ve daha birçok önemli isim psikolojinin uzun yolculuğunda okurları bekliyor. İnsan davranışlarının kökenlerini ve dinamiklerini keşfetmek isteyenler için ideal bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efd7d56a-7d5a-4613-9109-0c0bb4aef094.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmosun Aklı - Niçin Buradayız</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en önemli filozoflarından Ervin Laszlo, Kozmosun Aklı: Niçin Buradayız?’da dünyada bulunma amacımıza verilen klasik cevapların eksik yönlerini aktarıyor ve bizi, yeni yanıtların peşine düşürüyor. Laszlo, maddeye saplanan bilimsel paradigmanın bir sonucu olan insan merkezli dünya anlayışının sonuna geldiğimizi, artık birbirimizle ve bağlı olduğumuz her bir zerreyle olan ilişkimizi gözden geçirmenin zamanının geldiğini hatırlatıyor. 
 
Birbirimizle nasıl yeniden bağlantı kuracağımız, parçadaki evrimsel gelişmelerin bütünü ne şekilde dönüştüreceği hakkında sıra dışı bilgiler ile tanışmaya ve sınırlandırılmış dünya görüşünüz ile yüzleşmeye hazır olun. 
 
“Bilinçli evrenin akıl almaz bir kavram olduğu ve geleceğinizle ilgili vaatlerle dolu bir fikir olduğu zamanlardan beri, Ervin Laszlo bu fikrin sadık bir savunucusuydu. Şimdiyse o ve meslektaşları, bu savı daha büyük bir ısrar ve derinlikle ilan ediyorlar. Bu bilincin, varoluşun temel zemini olarak değerlendirilmesi gerektiği konusunda onlarla hemfikirim.” 
Deepak Chopra 
 
“Ervin Laszlo hiç şüphesiz günümüzün en büyük bilim insanı ve filozoflarından biridir. Laszlo, daha önce imkânsız olduğu düşünülen bir konuda başarılı oldu; doğa bilimleri, psikoloji, felsefe ve spiritüellik arasındaki sınırları kaldıran bir ‘her şeyin haritası’ yarattı. Son kitabı Kozmosun Aklı: Niçin Buradayız?’ da öne sürdükleri, yirmi birinci yüzyılın kapsamlı bilimsel dünya görüşünün mihenk taşı olabilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc7b46b-d288-428f-aefb-a986f087bb94.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramazan Geceleri</image:title>
            <image:caption>“Ramazan’a mahsus geceler ve Ramazan’a mahsus bir hayat var, buna emin olunuz. Görmek ve anlamak isterseniz, her geceki hayatını itiyadın hızıyla devam ettiren Beyoğlu’nda değil, İstanbul tarafında biraz dolaşınız: Beyazıt Sergisi yerinde duruyor, mabetler hıncahınç doludur. Alelade gecelerde bir fotoğraf kutusunun içi kadar karanlık ve sessiz caddeler, Ramazan’da, gündüzden daha kalabalık ve şu kapalı havalarda, gündüzden daha aydınlıktır. Siz bir barın köşesinde, alt dudağınızı ıslatan son bira köpüğünü yalarken, sarı kafes delikleri arasında sahur davulunu bekleyenler pek çok. Ve akşamın muayyen saatlerinde, siz, Tokatlıyan’ın çaylı rakısında veya daha bilmem nerede gatolarınızı yerken, evlerinin penceresinde iftar topunu bekleyerek gündüzü teşyi edenler var. Siz onları tanımazsınız, onlar da sizi tanımaz.” 
Peyami Safa’nın “Server Bedi Külliyatı” başlığı altında neşrettiğimiz kitaplarına yazı ve fıkralarıyla devam ediyoruz. On iki kitaplık Cingöz Recai Serisi ile Tilki Leman, Çekirge Zehra ve Kartal İhsan’ın maceralarının toplandığı üç kitaba, Zıpçıktılar ve Ah Minel Aşk’ı eklemiştik. Şimdi de 1930 ila 1960 yılları arasında büyük oranda Server Bedi müstearıyla, bazılarında ise kendi adıyla Cumhuriyet, Tan, Milliyet, Tercüman gazetelerinde kaleme aldığı, Ramazan kültürüne dair yazılarını derleyerek “Yazılar-Fıkralar Serisi”ni başlatıyoruz. Herhangi bir imzanın atılmadığı bazı yazılar da “Ramazan Kültürü” başlığı altında yayımlandığı için bu toplamaya dâhil edildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81b91a49-4559-45fe-bb11-d90aae7c8bf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyısız Bir Gerçekçilik</image:title>
            <image:caption>Bu kitap başlı başına bir olaydır; anlattıkları ve anlatan bakımından. Yayımlandığı zaman bakımından, geleceğin bir güvencesi olması bakımından. Bir bitiş ve bir başlangıç noktası olması yönünden. Yıktığı şeyler bakımından, yol açtığı şeyler bakımından. Yadsıdıklarıyla, başlattıklarıyla… 

İlk önce gözlerimizi bu insana, Roger Garaudy’ye çevirmeliyiz: Bu insan, Saint-John Perse’in bir şiiriyle sarsıldığı ya da Picasso’nun bir tablosunu gördüğü için rastgele yazı yazmaya oturmuş biri değil. Bütün bunlar, bu insan için temel özellikte şeyler. Kendi iyilik ve kötülük anlayışıyla, kendi varoluş nedenleriyle, onu acı çeken büyük yığının yanı başına getiren şeyle sıkı sıkıya bağlıdır. 

Keyfî davranışların bilim maskesi, dogmatizmin sanat çehresi takmaya yeltendiği bir dünyada Roger Garaudy’nin elinizdeki kitabı başlı başına bir olaydır. 
Bu değerli çalışmayı, Louis Aragon’un Sunuşu ve Mehmet H. Doğan çevirisiyle okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a3c67de-1ae5-4002-b65d-abb3f0c5f8c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgiden Kurmacaya</image:title>
            <image:caption>Bir edebî eser nasıl oluşur? Edebî eserde bilimin ve felsefenin rolü nedir? Bu sorular, edebiyatın diğer alanlarla bağlantı kurduğu noktalarda güncel olarak varlığını sürdürmektedir. 

Gürsel Aytaç, elinizdeki kitabında edebî eserde bilginin, bilimin ve felsefenin kurmacaya dönüşümünü mercek altına alıyor. Başarılı bir romancının veya öykücünün yola çıkarken heybesine neler koyduğuna dair yakın okumalar yapıyor. Orhan Pamuk’tan Ahmet Ümit’e, Ferit Edgü’den Thomas Mann’a kadar bilginin kurmacaya evrilişini ve kurmaca ardındaki konumunu inceliyor. 

Edebî eserin kimi zaman Kemal Tahir’in Devlet Ana romanında olduğu gibi tarih temelinde, kimi zaman 
Erendiz Atasü’de olduğu gibi biyoloji ve kimya temelinde yükseldiğini gösteriyor. 
Gürsel Aytaç, okuru, edebî eserin bilgi temellerini anlamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f136d2-c124-4bed-b4cb-b02d3847b36f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimin Amaçları - Eğitimde Reform Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Eğitimde klasiklerin yeri nedir? Latince ve Yunanca insan mutluluğuna ne gibi bir hizmet sunabilir? 
İdeal matematik eğitimi nasıl olmalıdır? Geometrinin pratikle bağı nasıl kurulur? Mantık hayata uygulanabilir mi? Estetik duygu ve yaşam sanatının eğitimle bağı nedir? Liberal bir eğitim neyi amaçlamalıdır? 
  Bütün bu soruların ele alındığı bu kitapta Whitehead, tüm öğretmenlere ve eğitimcilere iki şeyi salık verir; &quot;Az şey öğret&quot; ve &quot;Konunun hayatla bağını kur.&quot; 
  Whitehead&apos;e göre eğitimin amacı, düşünce ve eylemin birlikteliğidir; eylemlerin düşünce tarafından kontrol edilmesi ve düşüncelerin eylemle sonuçlanmasıdır. Hepsinden öte, düşüncede ve eylemde değerli olan şeyi hissetmedir. Üniversitelerin görevi ise düşünceye; onun bilgi içeriğine, estetik kavrayışına ve eleştirel aktivitesine kılavuzluk etmektir. 
 
Elinizdeki kitap, ingiliz filozof Alfred North Whitehead&apos;in eğitim yazılarından oluşmaktadır. Ancak diğer tüm kitaplarında olduğu gibi,  Whitehead, kendini tek bir konu ile sınırlamaz; sosyoloji, tarih ve medeniyet kuramı, bu eserde de iç içerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c605a57b-f11d-4422-8458-296517ad7aeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Babasının Bir Tanesi</image:title>
            <image:caption>Güzelce ört üstünü, senin yerin benim kalbim. Seni yarın bugünden daha çok seveceğim.
İlk sözcükler, ilk adımlar, ilk oyunlar… Babasının Bir Tanesi, bizleri bir baba ile çocuğunu birbirine sonsuza dek bağlayan o sevgi dolu anlara doğru hem duygusal hem de eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58737c65-efb6-4fd2-addd-56ebb89b9ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırçala Dişi Bitir İşi - Çürük Ali ve Mikrop Necati</image:title>
            <image:caption>Güneş yavaş yavaş doğmaya başladı, mikroplar mahallesindeki odamın içi iyice ısındı. Bu tek bir şey demek: Yemek vakti!
Şimdi canım arkadaşım Mikrop Necati ile yapmamız gereken şey kendimize yiyecek dolu güzel bir ağız bulmak.
Ben kim miyim? Tabii ki Çürük Ali! Mikroplar aleminin birinci kralı.
Haydi Necati, çürütülecek dişler bizi bekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f1e749c-37fa-4b03-bf2e-a6eb5366eff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Elim Sende - Bilmiş Bitirmiş</image:title>
            <image:caption>Yeni bir arkadaşınız olsun ister misiniz? Adı Bilgin, fakat herkes ona Bilmiş diyor. Bilmiş’in serüvenlerini okurken sizi nelerin beklediğini biliyor musunuz?
Unutulmaya yüz tutmuş oyunlarımız, dostluk, arkadaşlık, paylaşmak ve sahip olduğumuz değerlerimiz üzerine dokunaklı öyküler...
Gördünüz ya, boşuna Bilmiş dememişler ona.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6989856a-b454-4ec4-a9cb-5cfc4d5d903d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfulness</image:title>
            <image:caption>Gündelik yaşamlarımız o kadar zıvanadan çıkmış ve sorunlarla dolu ki hayattan keyif almayı çoğu zaman unutuyoruz. Mutlu ve huzurlu olmaya çabaladıkça, hayatımızın en önemli kısımlarını ıskalıyoruz. Yazarlar, Oxford Üniversitesi profesörü Mark Williams ve ödüllü gazeteci Danny Penman, daha az stresli, daha az kaygılı ve daha az yoran huzurlu bir yaşama giden yolda sekiz haftalık bir rehber sunuyorlar.
Mark Williams ve meslektaşları tarafından geliştirilen benzersiz programda, Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi (MBCT) teknikleri temel alınıyor. Günde sadece 10 ya da 20 dakikanızı ayırıp bu basit mindfulness meditasyonlarını yaparak, MBCT’nin kanıtlanmış faydalarını görebilirsiniz. Bu teknikler sayesinde, hayattan hızlı bir şekilde yeniden keyif alır hale geldiğinizi görecek ve şaşıracaksınız.
MBCT programı, İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmellik Enstitüsü (NICE) tarafından depresyonu önleme noktasında ilaçlar kadar etkili olduğu keşfedilerek tavsiye edilmektedir. Depresyonda olmayan ama modern dünyanın acımasız taleplerine ayak uydurmakta zorlanan hepimiz için aynı derecede işe yaramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d468d86-dcbd-4925-9dd7-6f83dd4a6b96.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Ahmed Midhat Efendi</image:title>
            <image:caption>“Ahmed Midhat’ın herkesçe malum olan taraflarını özet geçerek yalnız merhumun hususi hayatını, ailesine karşı muhabbet ve muamelesini, dostlarını, ahbaplarını, inançlarını, meraklarını, eğlencelerini, vatana karşı hizmetlerini, özellikle Sultan Hamid’le olan münasebetini, ölüm şeklini burada yazacağım.” 

Türk edebiyatının en önemli kilometre taşlarından Ahmed Midhat Efendi’nin büyük oğlu Kâmil Yazgıç, 1940 yılında Tan gazetesinde babasına dair anıları/tanıklıkları kaleme alır. Tefrika sona erdikten sonra aynı yıl kitap haline gelen hatıralar Ahmed Midhat Efendi   ̶Hayatı ve Hatıraları  ̶  ismiyle yayımlanır. Aradan geçen zamanda Ahmed Midhat Efendi’nin önemi her geçen gün daha iyi anlaşılırken Kâmil Yazgıç’ın eseri yeniden yayımlanacağı zamanı bekleyecektir… 

İsmail Alper Kumsar’ın detaylı araştırmaları ve titiz çalışması sonucunda ortaya çıkan elinizdeki kitap, Kâmil Yazgıç’ın önemli tefrikasına ilaveten daha sonra Vakit gazetesinde yayımlanan on bir yazı ve kendisiyle yapılan bir söyleşinin eklenmesinden oluşuyor. 

Babam Ahmed Midhat Efendi, edebiyattan tarihe, ilahiyattan felsefeye birbirinden farklı pek çok alanda onlarca eser veren “hâce-i evvel” Ahmed Midhat Efendi’nin hayatına ve çevresine ilişkin birinci elden ölümsüz bir tanıklık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/741c91a0-2180-4c84-860f-c1613b37cb62.jpg</image:loc>
            <image:title>Casuslar Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Savaşın üstünden uzun zaman geçmiş, Şube şaşalı günlerini geride bırakmış, çoğunluk bürokratik mücadelelere dalmıştır. Batı Almanya sınırına yakın bir bölgede gizli bir füze üssü bulunduğu dedikodusu Şube’ye ulaşır. Bu, istihbarat dünyasında eski yerlerini almalarını sağlayabilecek bir şanstır. George Smiley ve Circus’la rekabetlerinde sonunda kazanan taraf olma ihtimalini yakalamışlardır. Eski ajanları Fred Leiser’ı Doğu Almanya’ya kısa bir eğitim ve savaş günlerinin haşmetli hatıralarıyla yolladıklarında, istihbarat dünyasının büyüleyici perdesi aralanacak, bambaşka bir karanlık tüm pisliğiyle ortaya serilecektir. 

John Le Carré’nin kalemi Casuslar Mücadelesi’nde 
gerçekçi ve acımasız. 

“Casusların büyüleyici yaşamları değil, 
insanlığın trajik ve yıkıcı bir kaydı.” 

New York Herald Tribune 
“Nadir denk gelen etkileyici kitaplardan…” 
Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f986eeb9-5d41-43d6-8ae0-62f9b64a9326.jpg</image:loc>
            <image:title>02:02 Ayçiçeği Karnavalı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dolunay yıllar sonra bulduğu ikiz kardeşi için çok heyecanlıdır. Ancak dış görünüşleri ne kadar benzese de büyüttükleri hayaller birbirinden çok farklıdır. Yaşamları hakkında hiçbir şey bilmeyen iki kardeşin hayatı, bordo bir sırt çantasıyla geri dönülemez şekilde değişir. Bir süre, kardeşinin tahmin ettiğinden daha zor olan hayatını yaşamaya karar veren Dolunay, kendini bambaşka bir dünyaya savrulmuş bulur. Burada tanık olduğu fedakârlıklar, dostluklar ve yüreğinde ilk kez beliren aşk kıvılcımı onun için zamanla bir karnavala dönüşür.

Peki, Dolunay ayçiçeği gibi yüzünü güneşe dönebilecek midir?
Yoksa kaçtığı hayata geri dönüp bu oyuna bir son mu verecektir?

“Güvenli kozamdan çıkmıştım, kanatlarım arkamda büyüyordu ve uçmaya hazır olduğumu biliyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4b7db46-aeb0-4da8-a2c6-4cb884eb4a53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kararsızlar Dağıtıdıktan Sonra</image:title>
            <image:caption>Öyle değil ki uyandığın her sabah
Sana baktığım günlerin ardında kalmak
Uçurumlarımı çiğniyor sinemde dolaşan kuzgun
İçimdeki taş yağmuru, içimdeki recm, içimdeki kuş uykusu
İçimdeki yurtsuzluk, koynumdaki asırlık üryan

Ve kamburum beni sırtlanır.

Ekmek baba olunca daha sıcak, daha telaşlı ve daha çok!
Daha çok ekmek, üzgünlüğümüz daha çok, daha çok ölüm ve alışmak
Gömlek ceplerimize doldurduğumuz şaşkınlık, bir heves ve yaşamak
Eğer sıra bizimse, rölans.

Şifası olmayan bir yaradır dünya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9982d35d-7409-4a33-9f23-035d7b5a721a.jpg</image:loc>
            <image:title>15. Yüzyılda Türk Mimarlığı Ve Tezyinatı</image:title>
            <image:caption>Fransız mimar Léon Parvillée’nin 1874’te Paris’te Fransızca olarak yayımlanan 15. Yüzyılda Türk Mimarlığı ve Tezyinatı adlı yapıtı 146 yıl aradan sonra ilk kez Türkçeye çevriliyor. 16 yıl İstanbul’da yaşayan ve 1860’larda İstanbul’da Çinili Köşk’ün, 1864’te ise Ahmet Vefik Paşa’nın daveti üzerine Bursa’ya giderek Orhan Camii, Yeşil Cami ve Yeşil Türbe gibi erken dönem Osmanlı anıtlarının restorasyonunu üstlenen Léon Parvillée, Osmanlı-Türk mimarlık ve sanat tarihine yaptığı katkılarla Osmanlı mimarlık tarihyazımı açısından vazgeçilmez bir isim. 15. Yüzyılda Türk Mimarlığı ve Tezyinatı ise konuyla ilgili olarak Avrupa’da yayımlanmış ilk kitaplardan biri. 

Léon Parvillée, hocası Viollet-le-Duc’ün kitabın önsözünde vurguladığı “Türk sanatı denilen bir şey gerçekten var mı?” sorusuna burada açık bir yanıt veriyor. 

Eski Osmanlı başkenti Bursa’daki Yeşil Cami, Yeşil Türbe, Orhan Camii, Muradiye Türbeleri gibi 15. yüzyıl Osmanlı mimarlığı yapıtlarının rölöve ve detay çizimlerinin yer aldığı kitabın bu Türkçe baskısına Miyuki Aoki Girardelli de kapsamlı bir önsözle katkıda bulundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c87906a-e7ea-4fee-a754-8468a2f8ac5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Slavoj Zizek</image:title>
            <image:caption>Günceli yakalayan, sürekli üreten, sözünü sakınmayan Žižek, çalışmalarını hangi unsurlar üzerine kurdu? Felsefe ile popüler kültürü aynı potada eritmeyi nasıl başarıyor? Žižek metinlerini ilgi çekici kılan ne? 

Slavoj Žižek, şüphesiz 21. yüzyıl iletişim çağının en radikal düşünürü! 

Terry Eagleton, Žižek için “Kültürel teorinin muhteşem ve vazgeçilmez bir parçası” ifadesini kullanıyor ve bugün onun güncele dair söylediği ya da yazdığı her şey tüm dünyada ses getiriyor. Slavoj Žižek’in dünyaya baktığı açı, kesinlikle keşfedilmeye değer. Bu kitap, o açıyı yakalayabilmenizi sağlayacak detayları bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f57d564b-25f1-4724-b0a9-61dfeda133ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kararı Ben Veririm</image:title>
            <image:caption>Her yeni ilişki temiz bir defterdir. Yaşadıkça yepyeni bir hikâyenin yazılıyor olduğunu bile düşünürsünüz. Ancak sonra bir de bakarsınız ki defter aslında boş değil... 
Çocukluk anıları, travmalar, eski ilişkilerin yaraları, paternler, inançlar, kalıplar, alışkanlıklar, takıntılar, korkular, endişeler, beklentiler, kompleksler ve daha neler neler... 
İşte tam da bu noktada karışır işler. 

Çünkü artık ilişki sizden emek ister. Üstelik de en çok kendinize emek veriyor olmanızı ister. Hiçbir ilişki, akıntıya kapılıp gitmek değildir, kürekleri güvenle elde tutmaya devam etmektir. 
Ne isteyip ne istemediğinizin kararını kendiniz veremediğiniz sürece yaşanan şey bir sürüncemeden fazlası sayılmaz. 

Unutmayın ki kimse sizi mutsuz edemez, ancak siz buna izin verirsiniz. O halde mutsuzluktan yakınmayı bırakın. Hayatınızda neyin olmasına, neyin olmamasına sebep olduğunuz gerçeğine uyanın. 
İlişkisini yöneten, hayatını da yönetir kuşkusuz. Ancak bunun için kim olduğunuzla yüzleşmelisinizdir önce... 
Nasıl mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/980a51f3-8c09-4eb4-9e17-128674937f56.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazma Üzerine Sohbetler</image:title>
            <image:caption>Kurmaca, şiir ve kurmacadışına odaklanan üç ayrı söyleşiden oluşan bu sohbetlerde, yazmanın zorluk ve ödüllerini, inceliklerini ve püf noktalarını tartışıyor Ursula K. Le Guin. Bunu yaparken de, hem yazar olarak birikiminden hem de “yaşanan bilgelik” haline gelmiş tecrübelerinden bekleneceği üzere pek çok konuya değiniyor. Yazma zanaatının teknik detaylarından dilin ahlaki meseleleri yansıtma ve kullanma biçimlerine, yazının ritminden şiirin müziğine, yayıncılık piyasasından kadın yazarların edebi kanondan dışlanmasına, “öteki”nin perspektifinden yazmaktan siyaset, bilim ve doğaya uzanan geniş bir yelpaze bu. “İyi bir söyleşinin hiç bitmemesini istersiniz,” diyor Le Guin. Nitekim yazarın kendi eserlerinin yanı sıra, etkilendiği ve ilham aldığı bazı eserlerden alınan pasajlarla da zenginleştirilmiş olan bu sohbetlerin tadı okurun damağında kalıyor. Hayranlarına Le Guin’i daha iyi tanıma fırsatı sunan bu kitabın, yazarı henüz tanımayanlar için de güzel bir tanışma vesilesi olacağını umuyoruz.  YAZAR HAKKINDA: Ursula Kroeber Le Guin (1929-2018) Kaliforniya&apos;da doğdu. Babası ünlü antropolog Alfred Kroeber, annesi yazar Theodora Kroeber&apos;dir. Radcliff ve Columbia üniversitelerinde edebiyat eğitimi gördü. 1950&apos;li yıllarda fantastik öyküler ve romanlar yazmaya başladı. 1962&apos;de ilk bilimkurgu öyküsü yayımlandı. 1974 tarihli Mülksüzler&apos;e kadar altı bilimkurgu romanı yazdı. Bu tarihten sonra zaman zaman bilimkurgu öyküleri yazmakla birlikte romanlarında daha ziyade yarı gerçekçi/yarı fantastik temalar işledi. Kısa hikâye, deneme, şiir, çocuk kitapları ve roman türlerinde eserler veren Le Guin&apos;in aldığı çok sayıda edebiyat ödülü arasında Ulusal Kitap Ödülü, beş kez Hugo ve beş kez Nebula Ödülü, Kafka Ödülü ve PEN/Malamud Ödülü bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9e06472-0532-4017-9a16-559c6c6d265f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pedagojik Tahakküm</image:title>
            <image:caption>İki üniversite vardır: Biri olması gereken üniversite, diğeri ise olan üniversite. Olması gereken üniversite genel toplumsal yararı gözeterek neden-sonuç ilişkisi  içerisinde bilimsel bilgi üreten, bununla yetinmeyip ürettiği bu bilginin uygulamaya geçmesinin siyasetini de yapandır. Somut tarihsel gerçeklik üniversite kurumlarının bu çizgiden uzak olduğu yönündedir. Üniversiteler, tarihsel süreçte büyük ölçüde egemen sınıfların tahakkümü altında güç ve iktidar ilişkilerinin yeniden üretimine katkı sunan bir işlev görmüştür. Olan üniversite ile kastedilen tam da budur. Günümüz üniversiteleri de egemen konumdaki yeni liberal ideolojinin tahakkümü altındadır. 
Bu kitap olan üniversitenin bu halini sosyal bilimlerdeki öğretim süreçleri üzerinden irdelemektedir. Sosyal bilimlerdeki öğretim süreçleri, pedagojik olarak, neredeyse bütünüyle, egemen ideolojiye göre kurgulanmış durumdadır. Bu tahakküm altında sosyal bilim öğrenimi görenlere, egemen ideoloji ve bu ideolojinin toplumsal olgu ve olaylara bakışı nesnel bilimsel gerçekliğin kendisiymiş gibi bir düşünce aşılanmaktadır. Bu kitap, söz konusu bu durumu ifşa etmeye çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85797526-664a-4248-81e1-8f1d1f95c15b.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaştır Ruhumu Yaralayan</image:title>
            <image:caption>Savaştır ruhumuzu yaralayan. Ölüm, kayıp, ayrılık, yas, yara, yetimlik, yıkım, yılgınlık, öfke, korku, acı, şiddet, gözyaşı ve daha bir sürü şey olan. Yalnızca bugüne değil, yarına dokunan...
Barıştır toplumun en güzel umudu, tarihin en gerçek ivmesi.
Düşmanlığın olmaması. Kötülükten, kavgalardan, savaşlardan kurtuluş.
Sömürüsüz bir dünyada yaşamak.
Herkesin eşit, özgür ve kendi olduğu bir dünyada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69adf47a-d4e0-4faf-96c4-2139a1205a3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıltı Birinci Kitap</image:title>
            <image:caption>“Bunu sana, uyanıkken mi yaptılar melek?” diye sordu Paul. Dehşet içinde bakıyordu. Luce, kafasını salladı. Dudaklarını sımsıkı birbirine bastırmıştı! Güçlü olmaya çalışıyordu.
Sera, kalkıp herkesin bardaklarını doldurdu. Bir dikişte bardağın yarısını içti. Sam yumruğunu sıkmış ve ağzına dayamıştı. Luce, içkisinden büyük bir yudum daha aldı.
“Yüzüstü yatıyordum. Başımı, kollarımı ve bacaklarımı sıkıca bağlamışlardı. Bir ses, bana beyin dokusunun, acıyı hissetmediğini söylüyordu. Haklıydı belki, ama cilt ve kemik, fazlasıyla hissediyordu. Bayılmak istiyordum. İçimden bayılmak için yalvarıyordum,” dedi, sesi fısıltıya dönüşmüştü. Hepsi, bir seferde içkilerini içtiler. Luce, bardağını uzattı. Sam, kalkıp bardakları doldurdu.
“Bir adam, bilincimi kaybetmemem gerektiğini, yoksa her şeyin boşa gideceğini söylüyordu. O sesi tanıyordum. Ama nereden tanıdığımı bilmiyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cada28df-98d2-460c-8d12-330ef41673f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Işığında Giresun</image:title>
            <image:caption>Arkeolojik Yüzey Araştırmaları ışığında Giresun
(Giresun İli Dağlık Kesim Yerleşim Arkeolojisi/2015-2019) 1
2015 yılından itibaren Giresun ilinde yaptığımız Arkeolojik Yüzey Araştırmaları ve müze çalışmaları, bölgenin yerleşim modelleri ve yerleşim coğrafyası hakkında çok kapsamlı bilgilere ulaşmamızı sağlaması açısından önemlidir. Bu çalışmalar, bölgesel yerleşim modelleri, kültürler, sosyal ve ekonomik yapı özelliklerini ortaya koyabilmemizi ve farklı bölgeler arasındaki benzerlik ve ayrılıkları görmemizi sağlamıştır. Anadolu, tarihin en eski dönemlerinden itibaren iskana sahip olmuş önemli kültür bölgelerinden biri olmasında rağmen genel anlamda tarihi ve arkeolojik araştırmalar çok geç başlamıştır. Bu coğrafyadaki uygarlıklar, önemli bir geçmişe sahiptir. 
Giresun ilinin bulunduğu coğrafyada yapılan yüzey araştırmalarının bir kısmına(Samsun-Giresun-Ordu-Amasya) bizzat katılmış olmam bölge coğrafyasını yakından tanımama ve bölgenin kültürünü oluşturan yüzey buluntularını birebir inceleme ve karşılaştırma imkanını sağlamış oldu. Yine çevre kültürlerin değerlendirilmesinde çalışma sahamızın yakınında yapılan ve halen devam eden araştırmaların sonuçları da bu araştıma için önemli derecede etkili oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5098940a-f100-41ac-8948-353fd472af0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkaik Dönem Kilikia Pişmiş Toprak Figürinleri</image:title>
            <image:caption>Arkaik Dönem Kılıkıa Pişmiş Toprak Figürleri Kılıkıa, Kıbrıs ve Ionıa İlişkileri
Arkeolojik Materyalden Doğru Sonuç Elde Edebilmek için Tarafsız, Irklar Ve İdeolojilerden Uzak Durularak Robot Mantığıyla Yourm Yapılmalıdır. Duygusal Yapılan Yorumlar Da Yanlışa Götürür. Doğu İle Batının Ticarette Buluştuğu En Büyük Üs Olan Kilikia, Statejik Konumu İle Tarihin Her Dönemimde Büyük Uygarlıkların Sahip Olmak İstedikleri Bir Bölge Olmuştur. Günümüzde Yaşanan Suriye Savaşı Tarihten Gelen Bu Mücadelenin Devamıdır.
Doğunun, Akdeniz Dünyasına Açıldığı En Büyük Kapı Olan Kilikia’nın, Sanatı Dikkate Alınmadan Yapılacak Çalışmalar Her Zaman Eksik Olacaktır. Bu Çalışmaya Konu Edilen Terracotta Eserlerle, Akdeniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c5daa91-a49b-4c8d-8835-0a6018de1604.jpg</image:loc>
            <image:title>Pimpirikli Lau&apos;nun Olaylı Günleri 3 - Süpriz</image:title>
            <image:caption>Selam, ben Lau. Tuhaf olayları mıknatıs gibi üzerine çeken on yaşında bir çocuğum. Kendimi sürekli karmaşanın ortasında nasıl bulduğumu inanın ben de bilmiyorum.
Hafta sonu, ergen ablam Charlotte’un gözetiminde olacağımı öğrendiğimde resmen dünyam başıma yıkıldı ama bu durum neyse ki çok uzun sürmedi ve işler değişti. Kurtarıcım Conrad Amca bana harika bir sürpriz hazırlamış: Beni ve en yakın arkadaşlarım Charles-Lee ile Marie-Pier’i hafta sonu balık tutmaya götürecek. Hem de ormanın içinde, göl başında muhteşem bir şatoda kalacakmışız. Doğayla iç içe olacağımız bu sakin hafta sonu tatili bana çok iyi gelecek, hem eğlenip hem dinleneceğim...
Yani, sanırım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59391ef9-19b7-4333-8466-9c7007076201.jpg</image:loc>
            <image:title>Pimpirikli Lau&apos;nun Olaylı Günleri 2 - Felaket</image:title>
            <image:caption>Selam, ben Lau. On yaşında, hayatında olay istemeyen bir çocuğum ama gelin görün ki talihsizlikler peşimi bir türlü bırakmıyor!
Bilin bakalım ne oldu?
Obur köpeğim Tutkal, bana şans getiren uğurlu taşımı bisküvi sanıp yiyince bütün aksilikler yine beni buldu! (Merak edenler varsa, hepsini bu kitapta anlattım.) Çok değerli taşıma yeniden kavuşmam lazım ama bu nasıl olacak, inanın bilmiyorum. Veteriner hekim olan babam sabırla beklememi söylüyor ama benim kesinlikle işe yarayacak başka bir plan yapmam lazım. Yani, sanırım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d3d0fb3-25f1-4a35-afc3-3268cc495e52.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil</image:title>
            <image:caption>Paris’in bir banliyösünde, yüksek bir binanın dördüncü katında yaşayan orta yaşlı biliminsanı Elisabeth ve onun matematik profesörü eşi Pierre’in hayatı, bir akşam evlerinde verdikleri davetle birlikte değişir. Zira Elisabeth’in kısa süre önce arkadaş olduğu üst kat komşusu Jean-Lino, gecenin ilerleyen saatlerinde kapılarını çalıp çok sevdiği karısını öldürdüğünü itiraf eder. Bu haberle günlük yaşamı sekteye uğrayan Elizabeth kendini bir anda tuhaf olaylar silsilesinin ortasında bulur. 
 
Yazdığı tiyatro oyunları ve romanlarıyla isminden çokça söz ettiren, Babil kitabıyla 2016 Renaudot Ödülü’ne layık görülen Yasmina Reza, insanlık durumunu, şehir yaşamını, yabancılaşmayı,  düğüm olmuş ilişkileri, Camus’ye has bir absürdizmle ele alarak varoluşumuzun trajik olduğu kadar da gülünç yönlerini irdeliyor. 
 
“Yasmina Reza bu kez polisiye anlatıya başvurarak sıradan varoluşumuza dair hem komik hem de derin bir soruşturma yapıyor.” 
 
Le Monde 
 
&quot;Karanlık bir olayın komik yanlarını öne çıkaran bu romanda Reza bizlere dramatik bir yazar olarak kaleminin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.” 
 
The Sunday Times (UK)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d62094d-c93c-4d22-9df5-0714a9c57328.jpg</image:loc>
            <image:title>Delibo</image:title>
            <image:caption>Niye bu kadar istiyordu Delibo’yu bulmayı? Bağıran bir bitkiden hallice yaşayan bir adamla ne yapacaktı ki? 
 
Yusuf on sekiz yaşındayken hayatını mahvedip terk eylediği “baba ocağı” Bornova’ya seneler sonra geri dönmüştür. Tam da o günlerde aldığı bir haberle sarsılır: Çocukluk hatıralarının kahramanlarından, mahallenin sevgilisi ve bir nevi maskotu “deli İbrahim”, namı diğer Delibo, ardında iz bırakmadan bir anda sırra kadem basmıştır. Çocukluk aşkının da onun peşinde olduğunu öğrenen Yusuf’un aklı iyice karışacaktır. Zira artık ünlü bir dizi yıldızı olan ve Delibo’yu bulmak için her şeyini bırakıp Bornova sokaklarına dönen güzeller güzeli Yasemin, ondan ısrarla yardımını istemektedir... 
 
Tol, Har, Merhume gibi unutulmaz romanların yazarı Murat Uyurkulak Delibo’yla İzmir’in sokaklarında dolanıyor ve hem tükenmeyen bir tutkunun hem de hayli kanıksanmış ülke gerçeklerinin izini sürüyor. Bu karnavalesk aşk romanında, akıllı ve duyarlı ama bir o kadar da yaralı ve öfke dolu Yusuf’un kurtulamadığı sevdasını anlatıyor. Beraberinde de hayatlarımızın içine sinip kabuk bağlamış meseleleri eşeliyor; eşitsizliği, haksızlığı, yoksulluğu, kini ve düğüm olmuş aile ilişkilerini gözler önüne seriyor – sakınmadan, lafı uzatmadan ve her zaman olduğu gibi sözünü esirgemeden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d96da39f-2e27-46dd-a3ac-a1e4e2421786.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Bir Polisin Çilesi</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın verdiği ilk dersin cesaret olduğunu öğrenmişlerdi –tuhaf bir cesaretti bu– göller, sazlıklar arasında taştan bir kuyunun cesaretini, bir aynanın ya da bir girdabın cesaretini andırıyordu. Okumanın yazmaktan daha konforlu bir iş olmadığını öğrenmişlerdi. İnsanın okurken anımsamayı ve şüphe etmeyi öğrendiğini... Ve belleğin aşk olduğunu. 
 
Gerçek Bir Polisin Çilesi seksenli yıllarda başlayıp Bolaño’nun ölümüne kadar devam eden bir projeydi. Bazı mektuplarında bu projeden söz etmiş, 1995’teki bir mektubunda, “Novela: Birkaç yıldır Gerçek Bir Polisin Çilesi adlı bir kitap üstünde çalışıyorum ve BENİM ROMANIM O: Başkahraman dul kalmış elli yaşlarında bir üniversite profesörü, on yedisinde bir kızı var, hayatlarını geçirmek için ABD sınırının yakınlarındaki Santa Teresa’ya gidiyorlar. Sekiz yüz bin sayfa filan, kimsenin tek kelime anlayamayacağı tam bir karmaşa...” diye yazmıştır. 
 
Gerçek Bir Polisin Çilesi, Bolaño’nun en iyi eserleriyle yakın ilişkisi, bereketli yaratıcılığı, kaybedenlerle özdeşleşmesi, etik ilkelere gerek duymayan bir etik barındırması, yakın bulduğu yazarların zekice okumasını yapması, kökten bağımsızlığı, anlatı zevkini diri tutan bir modern roman sunması, eğitimini aldığı ve yazarlığını borçlu olduğu yerlere amansız vefa göstermesi, bir yaşama ve varoluş biçimi ifade eden kozmopolitliği, sosyal yankılarından ayrı olarak umutsuzca ve mutlulukla kendini yaratıma teslim etmesi nedeniyle özel bir ilgiyi hak ediyor. 
 
Gerçek Bir Polisin Çilesi’nde yine son derece tanıdık ve bir o kadar vazgeçilmez bir Bolaño karşımızda. 
 
“Polis, bu karmakarışık romanı düzene sokmaya uğraşacak okurun ta kendisi.” 
 
Roberto Bolaño</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b3fbed9-ccf0-494f-b1ee-fcf8a8524fa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Çok Uzağında</image:title>
            <image:caption>“Nasıl bir hissedişse bu böyle; seni içine çekip denizlerin ortasındaki bu adadan aldı, geceleyin dünyanın uzaklarına taşıdı, başka diyarlara götürüp ve yine hiç gürültü etmeden bu isimsiz tayyare, seni usulca oralarda bıraktı ve imrendiğin ve hatta buruk bir tatla kıskandığın o içindekilerle birlikte süzülerek ayrılıp gitti çok uzaklara...”   Yetmişli yılların ilk çeyreği...
Ülkenin politik ortamında, öğrencilerinin sol düşünceye dair sorduğu soruyla hayatı değişen bir felsefe hocası...
On yıllık bir cezaevi hayatında, kişinin, başka insan hikâyelerini de yol arkadaşı bilip, özlemle sınanarak, kendi özüne uzanan yolculuğu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ff41adb-426b-4e79-bec8-cb3951f9205d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşman Köyleri Yaktı</image:title>
            <image:caption>Tarihin en kanlı ve en büyük değişimlere gebe döneminde, savaşın insan ruhundaki duygusal yansımalarını ustalıkla işlemeye devam ediyor Nevzat Kutlu. Tarihi romanları ile tanınan yazar, bu kez Kurtuluş Savaşı yıllarına gidiyor; yine sıradan insanların sarsıcı hayatlarıyla kurguladığını romanında; okuyucularının yüreğine acıyı, aşkı, özlemi, var olma savaşını, özgürlük ve bağımsızlık sevdasını bir nakış gibi işliyor…
Şu küçücük kasabada, dönüp geriye baktığında,  yaşadığını belli edecek hiçbir şey olmamıştı. Ölüp gidecek, hiç kimsenin haberi olmayacaktı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6406c60c-e265-444e-ba26-3e10c8dbe20d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses</image:title>
            <image:caption>Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için,  müthiş yalnızlığının farkında bile değildi. Etrafından gelip geçenlere, herhangi ecnebi bir maddeye, bir duvara, bir ağaca, bir köpeğe bakar gibi düz, alakasız belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu. Ölüm ona hiçbir zaman fevkalade bir şey gibi görünmemişti. Etrafında, küçükten beri, en çok gördüğü şey ölümdü. Yalnız ölümün bir şekli vardı ki, düşündükçe tüylerini ürpertiyordu.” 
Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali’nin ölümsüz eseri Ses’i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/030647b8-da26-4809-be7e-49483667b5b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağnı</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir telkin; hiçbir nasihat beni biraz olsun sükûnete getiremezdi. En akıllıların sözlerinde bile zayıf ve alay edilecek taraflar bulmakta büyük bir maharet sahibi idim. Halbuki bu genç kız, bana bir tek kelime ile böyle bir şey teklif etmediği, bir tek tavrıyla benden böyle bir şey istemediği halde onun mevcudiyeti beni sakinleştirmiş, ağırlaştırmıştı. Beni asla anlamadığı muhakkaktı; ben de onu pek anlamış değildim. Birbirimizi anlayan bir tarafımız herhalde vardı. Fakat bu, biz farkında olmadan işini yürütüyordu. Yani şuurumuzun haricindeki bir kuvvet, bir amil, bizi ve bizim aklımızı hiçe sayarak istediği gibi hareket ediyordu ve biz bilmediğimiz, anlamadığımız kuvvetlere itirazsız itaat, inkıyat mecburiyetinde olduğumuzu görüyorduk.”
Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali’nin ölümsüz eseri Kağnı’yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11c02afe-7c5d-4e32-94e0-0e9616095f8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Lamekan</image:title>
            <image:caption>Sonra durmaksızın bir başka yere kaçtım ben. Kaç başka yer dolaştım böyle, bilmiyorum. Artık ‘bir başka yer’ kalmamıştı. Ve ben artık hiç kimsenin hayatındaki en önemli insan değildim. Bunu anladığımda bir yaz sonu bir yerde durdum ve bütün güz göletin etrafını tavaf ettim. Ormana girdim, uzun uzun yürüdüm. … Az kendim yaladım yaralarımı, az gölet yaladı, az orman. Çok sert ve zorlu bir kışa girdik sonra. Sesler geliyordu kulağıma. Sağdan soldan, yukarıdan ve aşağıdan, çok derinlerden. Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini anladım. Ben de bunu kabul ettim: Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini ve iyileşmeyeceğini. Bahar gelmedi. Yaz geldi birdenbire. Kendi kendime konuşuyordum. Hatta bazen çok konuşuyor, buna da çok gülüyordum. Kendi kendime.”
Ağda. Aşk. Yapışkan. Çam reçinesi. Hayat pürüzsüzleştiren. Tutup çekince çıplak, tüysüz bir yara izi. Teninden çıkar belki; ruhunda tütüp duracak. En son hangi şarkıyı özledin, hangi yudum düğümlendi boğazında, hangi aşka ya da hangi kedinin ardından ağladın? Öyle bir öyküdür belki bu da. Öyle bir örgü. Söküp atamadığın. İçin dolup taştıkça, ilmek ilmek dökülen. 
Kiminin unuttuğu, gözden kaçırdığı; kiminin umursamadığı, hoyratça kırıp döktüğü duygular. Kırdığı. Döktüğü. Onların odasına çağırıyor bu öyküler. Sade, küçük, saf, samimi. Sıcak, kadim, has, ebedi. O yüzden güçlü. Duru. Dolaysız. Ne süslü kurgu ne sahte tirat. Akıp gidiyor; doğal, derin, kendiliğinden… Hayatı ölümü, kendini ötekini, kalanı gideni sora sürükleye… Geride bıraktığı, bir zaman alüvyonu. Her kalbin deltasında yersiz yurtsuz göçebe.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3494cfd6-e024-4382-b214-56f233340216.jpg</image:loc>
            <image:title>Pimpirikli Lau&apos;nun Olaylı Günleri 1 - Utanç</image:title>
            <image:caption>Selam, ben Lau. On yaşındayım. Evimizden cümbüş eksik olmuyor. Annem hamile, babam sanatçı ruhlu bir veteriner hekim, ablam en yakın arkadaşı saç düzleştiricisi olan bir ergen. İki köpeğim ve bir kedim var. Sessiz sakin bir hayat istesem de bu pek mümkün olmuyor, nerede olay varsa gelip beni buluyor. Mesela şimdiye kadar her yıl okulun ilk gününde birbirinden farklı, UTANÇ dolu şeyler yaşadım. (Merak ediyorsanız söyleyeyim, hepsini bu kitapta anlattım.)
Ancak bu sene okulun ilk gününden korkmuyorum çünkü bana şans getiren değerli bir taşa sahibim. Artık utanç dolu dakikalar, gerilimli anlar, olaylı günler yok!
Yani, sanırım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9525887-d427-432b-b158-5cbbc8b955f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Gezgini İle Hapşu Teyze</image:title>
            <image:caption>Etkileyici mahalle ve okul hikâyeleri anlattığı kitaplarıyla çok sevilen Ömer Açık yeni romanında, içimizde saklı kâşif ruha sesleniyor, okurunu Anadolu&apos;nun kültürel zenginliği içinde gezdiriyor. Roza&apos;nın, yaz mevsimi boyunca teyzesinin karavanıyla gezip gördüğü, konakladığı yerler, yepyeni düşünceler ve keşiflerle dolu. Bir çocuğun zorluklarla baş etme çabasını neşeli bir dille yansıtan renkli macera, yaşamın büyük bir armağan olduğunu duyumsatıyor. Her yaştan okurun kendini ve dünyayı tanıma, yaşamı anlamlandırma serüvenine ilham veren roman, Ömer Açık&apos;ın duru, etkili ve renkli Türkçe kullanımıyla unutulmaz bir yaz okuması armağan ediyor. 
Zor bir kararın eşiğindeki ailesi, Roza&apos;yı yaz tatili için teyzesinin yanına yollar. Karavanda yaşayan gezgin yazar Hapşu Teyze&apos;yle doğanın ortasında, kent yaşamında hayal bile edemeyeceği yerler gören Roza, bir film çekiminde figüran olur, köylülerin yağmur duasına katılır, yamaç paraşütüyle kendini boşluğa bırakır. Uzun yol boyunca en yakın arkadaşı, cebindeki küçük deniz kabuğudur. Ama sıradan bir kabuk değildir bu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99256489-0bb4-4eb7-a4f7-1ad7633a7445.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>ÇOK SEVİLEN ATLAS’IN YARATICILARINDAN, GENÇ KÂŞİFLER İÇİN 
EĞLENCELİ, İLHAM VERİCİ VE MACERA DOLU 37 ETKİNLİK ve OYUN 
 
Dünyanın dört köşesine kalemle seyahat başlıyor! 
Kendi haritalarını oluştur, bayrağını tasarla, Tayland’ın yüzen pazarlarında gezin, Minotaur için labirentten çıkış yolunu bul, Everest tırmanışına hazırlan, İspanya’daki insan kulesini tamamla, Meksika’nın kafatası şekerlemelerini süsle, Japon kimonosu için kendi desenini yarat. 
Dünya senin tuvalin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07aee86b-5cea-4261-829a-512b4599565e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurebahanei Laklakan – Gariban Leylekler Evi (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Laklakan 1928 yılı Eylül ayında yayımlanmıştır. Alaturka ve alafranga saat sistemlerinden modaya, kadın ve erkeğin bedensel estetiklerinden sonbahar şiirlerinin değerlendirilmesine kadar çok farklı konuları ele alan denemelerin ortak yanı son derece usta bir kalemin, her cümlede fark edilen yazıya hâkimiyeti ve üslupta gizli olağanüstü ince alaycılığıdır. Ahmet Haşim (18871933) Bağdat’ta doğan Ahmet Haşim’in çocukluk yılları babasının görevi nedeniyle Arabistan’ın çeşitli vilayetlerinde geçer. Erken yaşta annesini kaybetmesinin neden olduğu ruhsal sarsıntı o dönemden başlayarak çekingen, içe kapanık ve hayalperest bir kişilik yapısına yol açar. 1895’te babasıyla birlikte İstanbul’a gelir, iyi konuşamadığı Türkçeyi ilk iki yıl Numunei Terakki Mektebi’nde öğrendikten sonra, 1897’de Galatasaray Sultanisi’ne kaydolur. Giderek edebiyata yönelen Ahmet Haşim, edebiyat hocaları Tevfik Fikret ve Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun da desteğiyle 16 yaşında ilk şiirini yayımlar. 1907’de Galatasaray’dan mezun olur, Reji İdaresi’nde çalışırken Hukuk Mektebi’ne devam eder. 1909’da Fecri Ati topluluğunun Serveti Fünun’da yayımlanan bildirisinde onun da imzası vardır. Uzun sürmeyen bu beraberliğin ardından siyasi ve edebi gruplaşmaların dışında kalmayı tercih eden şair, kendine özgü bir şiir anlayışı geliştirir. 1921’de yayımlanan Göl Saatleri ve 1926’da yayımlanan Piyale adlı şiir kitaplarıyla döneminin önde gelen şairleri arasında yer alır. Modern Türk şiirinin kurucularından biri olarak kendinden sonra gelenleri önemli ölçüde etkiler. Şiirlerindeki kapalılık ve güç anlaşılırlığa karşılık düzyazıları gayet yalın, açık, akıcı ve yer yer mizahidir. Ele aldığı pek çok konuda zamanı aşan evrensel düşünüşüyle Ahmet Haşim’in yazıları günümüzün okuru için de hâlâ ilgi çekicidir. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf11df06-b071-4681-b389-1805d9b5aff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses</image:title>
            <image:caption>“…Saza vuran eli yavaşladı, gözleri kapandı, boğazı gerildi ve yüzü kırmızılaştı. Biz hayretle onu seyrederken, ince dudaklarının arasından beyaz dişler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi şarkısına devam etti:
Ayın şavkı vurur sazım üstüne,
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilâl kaşlım, dizim üstüne,
Ay bir yandan, sen bir yandan sar beni.”

Sabahattin Ali (19071948) İstanbul Muallim Mektebi’ni 1928’de bitirdi. Yozgat’ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti’nin açtığı sınavı kazanarak 1928’de Almanya’ya gitti. İki yıl Potsdam ve Berlin’de öğrenim gördü; Aydın’da ve Konya’da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı. 3 ay Aydın’da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı. Çıktıktan sonra Ankara’da Almanca öğretmenliği, Ankara Devlet Konservatuvarı’nda çevirmenlik, öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı. 1945’te bakanlık emrine alındı. 1946’da İstanbul’a gitti. Aynı yıl Aziz Nesin’le haftalık mizah gazetesi Markopaşa’yı çıkarmaya başladı. Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı. 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948’de kamyonla taşımacılığa başladı. Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli’nden Bulgaristan’a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü. Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir. Edebiyata Çağlayan, Servetifünun, Resimli Ay, Yedi Meşale, Varlık gibi dergilerde şiir, öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı. İlk romanı Kuyucaklı Yusuf’u (1937), İçimizdeki Şeytan (1940) ve Kürk Mantolu Madonna (1943) izledi. Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını, köykent çelişkisini, ağır ekonomik koşullar altında ölen, öldüren, hapislere düşen insanları ele aldı. Karakterlerini, toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu. Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali’nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır. 60’ı aşkın öyküsü Değirmen (1935), Kağnı (1936), Ses (1937), Yeni Dünya (1943), Sırça Köşk’te (1947) kitaplaşmıştır. Sabahattin Ali’nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/378fba4f-fe25-43f5-8ad5-f2c3464bce60.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuzla Dokuz Arasında</image:title>
            <image:caption>1918’de yayımlanan Dokuzla Dokuz Arasında, 20. yüzyıl başında Viyana’da göçmen üniversite öğrencisi Stanislaus Demba’nın kimliğini bulma çabasını anlatır. Yüzyıl başı, çok etnikli AvusturyaMacaristan İmparatorluğu’nda baskın ve otoriter Habsburg kimliğine karşılık bireyin özgürlüğüne, gelişme ve ilerlemeye duyulan inancın; hümanist bir ahlak anlayışının yavaş yavaş taraftar bulmaya başladığı bir dönemdir. Özel ders vererek geçimini sağlayan Demba, kız arkadaşını başka bir erkekle İtalya’ya gitmekten caydırmak için para bulmaya çalışır. Roman, onun bu uğurda şehirde çaresizce koşturduğu bir günü anlatır. Bir yandan da, daha önce üniversite kütüphanesinden yürüttüğü değerli bir kitabı satmak üzereyken yakayı ele vermekten kıl payı kurtulduğu polisten kaçmaktadır. Perutz, küçük burjuvaları, üst sınıfları, bilim insanları, entelektüelleri, kumarbazları ve kibar hırsızlarıyla dönemin Viyana’sındaki hayatı hicveder. Bu karmaşık sosyal çevrede, kadın düşmanlığı, antisemitizm ve yabancı düşmanlığı gibi unsurların bireyin kimliği ve özgür iradesi üzerindeki etkisine işaret eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6a6927d-5378-4408-a271-1baa8a57152f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Veba</image:title>
            <image:caption>Jack London, 1912 yılında İngiltere’de London Magazine’de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla “kıyamet sonrası” edebiyatın öncüleri arasına girmiştir. Nüfustaki, bilim ve teknikteki, ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar, uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır. Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar. Yalnızca nüfusun değil, bilginin, üretimin, hatta dilin yitirilişi, eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır. Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir? Kızıl Veba’da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına, 2010’lar dünyasına bakan Jack London’ın öngörülerindeki keskinlik, kitabı bir klasik olmanın ötesinde, günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d0286e5-a6ff-49c2-8dd4-47f128eb0c10.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Çağı</image:title>
            <image:caption>100.000 yıl önce ateşi kontrol altına aldık, böylece dile uzanan yola girdik.
10.000 yıl önce tarımı geliştirdik, böylece yerleşik hayata geçip şehirler kurduk ve toprak savaşlarına giriştik.
5000 yıl önce tekerleği ve yazıyı icat ettik, böylece ulus devlet anlayışını geliştirdik.
Şimdi ise yükselen teknolojiyle birlikte yeni ve dördüncü bir çağın, yapay zekâ çağının başlangıcındayız. Fakat buraya birdenbire gelmedik. Byron Reese insanlığın yapay zekâ çağına uzanan bu çok uzun ve meşakkatli geçmişini incelemekle başlıyor; insanlık adına kazandığımız bütün savaşlardan ve geçtiğimiz bütün yollardan sonra nihayet bugüne, bilgisayarların ve makinelerin yüzyılına geliyor.
Yapay zekâ ve robotik bilimi, tarihin bu dönüm noktasındaki yol göstericilerimiz ve bilimin bu yükselen yıldızlarına sormamız gereken çok fazla soru var: Bizler, insan olarak birer makine miyiz? Bilgisayarlar herhangi bir şey hissedebilir mi? Bilinç kazanmaları mümkün mü? Eğer bilinçlenirlerse, bu bizi bir insan-robot savaşına yönlendirir mi? Peki ya etiğin bütün bunlar üzerindeki etkisi nedir? Tarihi arka plandan mühendislikteki son gelişmelere, felsefeden sinema ve dizi sektöründeki yansımasına kadar yapay zekânın yolculuğu Yapay Zekâ Çağı’nda sizi bekliyor.
“Yapay Zekâ Çağı sadece yapay zekânın yükselişinin bizim için ne anlama geldiğini tartışmakla kalmıyor, aynı zamanda okurları önyargılarına meydan okumaya zorluyor. Ve tüm bunları hem eğlenceli hem de ilgi çekici bir şekilde yapmayı başarıyor.”
—The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2277dca3-73c4-4f60-8bd5-3bdf28adda0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantizm</image:title>
            <image:caption>Romantizm nedir? Michael Ferber elinizdeki kısa giriş kitabında bu soruyu, Romantiklerin kimler olduğu ve onların düşünceleri, inançları, adanmışlıkları, beğenileri bağlamında birbirleriyle ortak yanları üzerinden cevaplandırmaya çalışıyor. Romantizmin gerek Avrupa’da gerekse Amerika’da ortaya çıkışına ve gelişimine bir bakış sunuyor ve Romantik dönemdeki edebiyatın, müziğin, resmin, dinin ve felsefenin çeşitli türlerini inceliyor.
Belli başlı konulara tek tek odaklanan Ferber, Romantizmi önceleyen Duyarlılık  hareketine, şairin yükselen saygınlığına, dinî bir yönelim olarak Romantizme, Romantik felsefe ve bilime, Fransız Devrimi’ne yönelik Romantik tepkilere ve de kadınların durumuna bakıyor. Örnekler ve alıntılar aracılığıyla bu özgün ve kendi içinde türlülük barındıran hareketin merkezine götürüyor okuru; dahası, hem “Romantik“ sözcüğü ve nereden geldiği hakkında bir tartışma hem de kendine has bir tanım sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8594114e-a643-4049-a6c8-05267364e3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo Sapiens</image:title>
            <image:caption>Homo Sapiens kesinlikle tuhaf bir tür. 200.000 yıl önce Doğu Afrika’da bir yerde ortaya çıktığı düşünülüyordu, ama en son bulgular onun bu tarihten çok daha önce, kıtanın her yerinde zaten yaşamakta olduğuna işaret ediyor. Çin’de çok daha eski fosiller keşfedilene dek, onun Afrika’dan 80.000 yıl önce ayrılıp dünyaya yayıldığı düşünülüyordu. Öte yandan, genetik bilimi, çok da uzun olmayan bir süre öncesine dek bu gezegeni başka insan türleriyle paylaştığımızı, onlarla gen alışverişi yaptığımızı gösterdi!
Homo sapiens’e ilişkin son haberleri dinlememiz gerektiğini düşünen yazarlar, bize Australopithecus’tan Neolitik Çağ’a kadar insanın evriminin etkileyici öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4166998-393f-4ad6-91df-dfb6bb76051b.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Arkana Bakma</image:title>
            <image:caption>Yirmi yıl önceki savaşın gizemli ve çoğu zaman karanlık karakterleri arasında kayıp babasının izini arayan “çetin ceviz” pilot Willy Jane Maitland, kendisini Güneydoğu Asya şehirlerinde ve ormanın derinliklerinde bekleyen sayısız tehlikeden habersizdi. Willy geriye iki ceset ve birçok soru işareti bırakan bir uçak kazasının sırrını çözmeye çalışırken karşısına çıkan gizemli ve yakışıklı Guy Barnard’a güvenebilir miydi? 
Tess Gerritsen, Vietnam Savaşı’ndan yirmi yıl sonra başlayan romanda, savaşın dile getirilmeyen yönlerini ve gerçeğin birden fazla yüzü olabileceğini nefes kesen bir macerayla anlatıyor. 
Asla Arkana Bakma ip üzerinde ilerleyen, tereddüt ve tutku dolu bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ec8c7e-f25f-4700-aa59-b1c1a5bb5d25.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeref Motel</image:title>
            <image:caption>Her ailede bir yaşlı, tarihe geçmiş mucit ağabeyinden, onlarca dile çevrilmiş yazar amcasından, sanat akımlarını etkilemiş ressam teyzesinden, hastalıklara şifa bulmuş doktor halasından ya da etkileyici yapıların mimarı kuzeninden değil de daha çok bir zamanlar ne kadar zengin olduklarından, gürül gürül para kazanırken nasıl har vurup harman savurduklarından ya da bir dönem herkesçe nasıl tanındıklarından filan bahsedip övünür. Bizimki de öyle bir sülaleydi işte. 
 
Romanın baş kahramanı Cem’in “Bir dönem mütevazı bir saltanat yaşamış, içi boş bir topluluk” olarak nitelendirdiği ailesi yazlarını deniz kıyısında, aralarından birinin sahip olduğu motelde geçirir. Devran döner, dönem değişir, insanlar şaşırtıcı şeyler yapar.  
 
Biz okurlar da Şeref Motel’in sayfalarını çevirirken, odalarında dolaşır, hayatın ve insanların değişimini izlerken, ailenin tarihinde ülkenin gölgelerini fark ederiz. 
 
M. Caner Alper kendi yaşamından izlenimlerini benzersiz kurgusal yapıtlara dönüştürmeyi sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/826af974-907b-4e66-bd1a-3cfd6e2cf541.jpg</image:loc>
            <image:title>BTS / K - Pop&apos;un Kralları</image:title>
            <image:caption>Dünyayı kasıp kavuran bu grup hakkında sevdiğiniz her şeyi içeren bir rehber.
Yetenek, özveri, koreografi ve pop, hip-hop ile R&amp;B’yi harmanlayan BTS’in her üyesi hakkında sahne arkasından bilgiler öğrenin. İlk sahneye çıkışlarından tutun, dünya çapında elde ettikleri üne kadar haklarındaki bütün sırları burada bulabilirsiniz. 
K-pop’un kralları hakkında öğrenebileceğiniz her şeyi okuduktan sonra, en sevdiğiniz bu grup hakkında bildiklerinizi ölçün ve ileri seviye testleri çözerek ne kadar iyi hayranlar olduğunuzu kanıtlayın.
BU KİTAPTA BULABİLECEKLERİNİZDEN BAZILARI:
İLGİNÇ BİLGİLER
ÇARPICI SIRLAR
MUHTEŞEM ALINTILAR
GÖZ ALICI FOTOĞRAFLAR
Bu kitap, ARMY’lerin olmazsa olmazı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0db9b7f-fa2e-4415-92a5-2630395cf442.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıçak Sırtı</image:title>
            <image:caption>Hawaii’nin başkentindeki basit bir safrakesesi ameliyatı ters gittiğinde, kimse cinayetten şüphelenmez. Ta ki Dr. Chesne, kendisine karşı ustalıkla kurgulanmış bir komployu ortaya çıkarmak için beş yıl önceki trajik olaylar silsilesine dair ipuçlarına ulaşana kadar. Fakat cinayetler devam eder; Dr. Chesne’nin 
taraf değiştiren Avukat David Ransom ile birlikte kendilerini namlunun ucunda bulmaları artık an meselesidir. 
Tess Gerritsen, Bıçak Sırtı’nda, bir zamanlar doktor olarak çalıştığı hastaneyi bir gerilim atmosferi altında ziyaret ediyor. Şüpheliler teker teker kurbana dönüşürken, Gerritsen’in kahramanları zamana karşı çetin bir yarışa giriyor. Okuru da bu soluk soluğa koşuda peşinden sürükleyerek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c145c6e-0177-44b2-af65-f95c02dd7647.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezhepler</image:title>
            <image:caption>R. LEVENT IŞIK, 2018 yılında “Sömürge” ve 2019 yılında “Para Kavga Pranga” isimli çalışmalarıyla, tarihsel süreç içerisinde, doğuşundan günümüze kapitalizmin sömürü düzenini tarif etmiş, kurulu düzenin ancak ahlaki değerleri olan alternatif bir ekonomik sistemle yıkılabileceğini, bunun da tahrif edilmemiş tek semavi din olan İslam’ın adalet temelli ekonomik öğretileriyle ve tüm İslam coğrafyasını kapsayacak bir ekonomik birliğin tesis edilmesiyle gerçekleşebileceğini tarihsel kanıtlar yardımıyla teorileştirmiştir.
Mezhep nedir?
İslam dünyasında mezhepler nasıl ortaya çıkmıştır? Hangi olaylar mezheplerin ortaya çıkısında etkili olmuştur?
Siyasi, itikadi ve ameli mezhepler hangileridir?
Özellikleri, farklılıkları nelerdir? Kurucuları kimlerdir?
İslam dini içinde doğup peygamberlik iddialarıyla batıl dinlere dönüşen mezhepler hangileridir?
İslam coğrafyasında mezheplerin oransal açıdan ve nüfus bakımından dağılımı ne durumdadır?
Tüm bu soruların cevaplarını vermenin yanında İslam İktisadı öğrencilerini yakından ilgilendiren özel röportajlarla zenginleştirilmiş, başarılı bir referans kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d56a4cdd-3738-4c35-a176-fd02c833d926.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Güçlerin Ortadoğu Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşından sonra ABD ve Sovyet Rusya arasında başlayan liderlik mücadelesi dünya siyasetini uzun yıllar etkileyecek olan soğuk savaşın da başlangıcını oluşturmuştur. ABD ve Sovyet Rusya arasında başlayan bu mücadele dünyayı iki kutuplu bir yapıya dönüştürürken Ortadoğu, bu mücadelenin ana merkezlerinden biri olmuştur. Özellikle de 1948’de bölgede İsrail Devleti’nin kurulması ile başlayan Arap-İsrail savaşları ABD ve Sovyet Rusya’nın uzun yıllar bölgedeki stratejisini belirlemede önemli rol oynamıştır. Ancak bu süreçte bu güçlerin bölgedeki ayrılıkları daha da derinleştirdiğini gören Mısır, özellikle de 1952 devriminden sonra Arapları tek çatı altında toplamak için harekete geçmiş ve Arap milliyetçiliğinin liderliğini üstlenmiştir. Kısa sürede bölgede etkili olan bu girişim, ABD ve Sovyet Rusya’nın Ortadoğu politikasını Mısır üzerinde yoğunlaştırmasına sebep olmuştur.
Günümüzde Mısır ve Suriye’de sınırlarını ve etki alanını aşarak artık tüm insanlığı etkileyen bir belirsizlik hakim. Tüm dünyayı gerek ekonomik ve askeri gerek insani bakımdan etkileyen bu olayların çıkış noktası ise yakın tarihte yaşanılan Arap Baharı’nda değil çok daha öncesine dayanmaktadır. Süper Güçlerin Ortadoğu Mücadelesi isimli bu eser, sizi sorunun merkezine götürerek olayların ötesini görmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33376705-ccc8-4925-a9bb-76ac2e610253.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopya</image:title>
            <image:caption>“Günümüz için bile şaşırtıcı derecede radikal bir eser. Ütopya&apos;nın en çarpıcı taraflarından biri çağdaşlığı.” 
–Terry Eagleton 
 
Beş asır önce yayımlanan Ütopya ile Sir Thomas More, “ütopya” kavramını ilk kez dünya sahnesine çıkardı; Hümanizm ve Rönesans fikirlerinin orta yerinde hayat bulan bu kavram kendisinden sonraki beş asırda Gandhi’nin fikirlerinden Silikon Vadisi’nin teknoloji devlerine kadar dünyanın şekillenmesinde büyük bir rol oynadı ve oynamaya da devam ediyor.  
 
Platon’un devlet anlayışını tüm topluma uygulayan More’un elli dört şehirden oluşan, halkı refah içinde yaşayan ve sınıfsız bir adayı anlattığı eseri, dönemin İngiltere’sine sert bir eleştiri niteliğindedir. More, Ütopya adasının siyasal ve sosyal yapılarını ayrıntılarıyla anlatıp ideal toplum ve ideal devletin tanımını yaparken adaletli yönetim ve evrensel barış konularını da masaya yatırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d073d40e-2ffb-46b1-b8a1-c32f870c3676.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamish ve Hiçkimseler</image:title>
            <image:caption>“Danny Wallace ve Jamie Littler, Dahl ve Blake’in kitaplarında gördüğümüz kıvrak zekâ ve samimiyeti bu hikâyede en güzel şekilde sergiliyor.”
-Phil Earle
Henüz kimse bilmiyor ancak dünyadaki herkes çok büyük bir tehlike altında. Hem de devasa bir tehlike.
Aa, hadi ama, hayal gücünüzü zorlayın... 
Kötülük konusunda rakip tanımayan, dünyayı ele geçirmek isteyen bir adamla, uğursuz canavarlarla, yaratık robotlarla, krallarla, kraliçelerle ve tıpkı sizin gibi insanlarla ilgili bir hikâye bu.
Hamish ve arkadaşları, dünyayı kurtarmak için yine iş başında!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88793500-39f5-4041-b112-0a590f3e9c43.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamish ve Dünyayı Durduranlar</image:title>
            <image:caption>Dünya bir anda duruverse ne yapardınız?
Evet, tüm Dünya. Uçan kuşlar.
Gökyüzündeki uçaklar. Yeryüzündeki herkes... Siz hariç!
İşte, on yaşında sıradan bir çocuk olan Hamish’in başına gelen de bu. Dünyanın durmasına yol açan kötü yaratıklar ise Dünyayıdurduranlar ile Korkunçlar! Planları, dünyayı ele geçirmek.
Onları ancak Hamish ve arkadaşları durdurabilir. Ama acele etmeleri gerek. Zaman giderek daralıyor. Tik Tak, Tik Tak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1cb57c6-234b-498d-a5b1-e9b0891938b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Colin - Çılgın Uzay Yarışı</image:title>
            <image:caption>Colin ve onun sürprizlerle dolu yeni arkadaşıyla tanışmaya hazır mısınız? Colin’in sınıfına yeni biri geldi. Adı Harry ve kendisi tuhaf bir çocuk. Tıpkı yetişkinler gibi üstü başı hep derli toplu, saçları da her zaman düzgün. Zamanının çoğunu okulun arkasındaki çöp tenekelerinin orada geçiriyor. Bunun nedenini merak eden Colin bir gün onu gizlice takip ediyor ve Harry’nin çöp tenekelerinden birinin içine girip kaybolduğunu görüyor!
O çöp tenekesinin aslında ne olduğunu öğrendiği zaman ise kendini her şeyin değiştiği, tuhaflıklar ve felaketlerle dolu, akıl almaz bir maceranın içinde buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f5f7588-db15-42f6-b325-1f93ef12bdf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Vegan Olma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek için çaba gösteren pek çok insan, aynı zamanda şu sorulara da cevap arar:
Bitkisel beslenmenin sağlık üzerindeki gerçek etkisi nedir?
Protein konusu bir sorun mudur, değil midir?
Nasıl vegan yemek hazırlayabilirim?
Dışarıda yemek zorunda kaldığımda en iyi tercihler nelerdir?
Kilo vermek, kolesterol seviyelerini düşürmek, diyabetle mücadele etmek ya da atletik performansı yükseltmek amacıyla vegan seçeneklere gösterilen ilgi gün geçtikçe artıyor. Vegan Olma Rehberi bitkisel beslenmeyi kolay ve eğlenceli hale getiren pratik bir el kitabıdır. Konunun önde gelen uzmanlarından Dr. Neal Barnard, bitkisel beslenmenin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini gözler önüne sererken bir yandan da vegan olduğunuzda eksiksiz beslenebilmek için yapmanız gerekenlere dair kapsamlı bir plan sunuyor.
Bu rehberde beslenme ile ilgili bazı bilgilerin özetlendiği tablolar, çeşitli kaynaklar, leziz ve tatmin edici yemek tarifleri ile bugüne dek severek yediğiniz yemekleri vegan beslenme tarzına nasıl uygun hale getirebileceğiniz pratik önerilerin yanı sıra kalıcı kilo kontrolü ve sağlığınızda gözle görülür iyileşme sağlayabilmeniz için gerekli ipuçları da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16d62979-2ec8-4e2f-a087-013d341e2e21.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Yönelik Karşılaştırmalı Yönetsel Yapılar</image:title>
            <image:caption>Kamu yönetiminin esaslı bir &quot;çocuk reformuna” ihtiyacı vardır. Üstelik bu reformu çocuklara giderek, çocuklardan beslenerek dahası çocuklarla birlikte yapmak zorundadır. Çocuklarla birlikte karar alma, iş yapma yol ve yöntemi önemli bir değer olarak kamusal politikaların üretilmesinde, kamu yönetiminin örgütlenme ve işleyişinde hakim kılınmalıdır. Kısacası &quot;kamu yönetimi çocuğu keşfetmek” zorundadır. Gerçek anlamda iyileşme ancak böylelikle olabilir. Çocuğun kalbine inmek büyük değişimin başlangıcı olabilir.
Bu kitapta ülkelerin çocuklarla ilgili kamu yönetimi ülke yapılanmaları sadece &quot;yapı ve örgütlenme” arayışı ile sınırlı kalsa da konuya ilgi duyan araştırmacılar ve uygulamacılar için &quot;başlangıç” özelliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/670a47d2-1c31-4921-a666-38864b54debb.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünce</image:title>
            <image:caption>Düşünce anladım, 
düştüğümde beni yine en iyi benim kaldıracağımı. 
“Uyan,” dedim. Hayata, çabaya, gerçeklere ve
yaşadığın zamana uyan. “Neden?” diye sor kendine. 
“Neden buradayım? Amacım ne?” 
“Çabanı, gençliğini, yeteneklerini umursa ve en çok da kendini,” dedim, anlamadı kendim. 
Eğer uyansaydım, uyandırabilseydim zihnimi, yüreğimi…
Belki o zaman anlardım teşekkürün 
yüreğimin dibinde oturması gerektiğini. 
Kalabalığından taşan zihnimi doldurmasaydım 
bu kadar düşünce ile, nefes alır mıydı umutlar ve
direnir miydim kendime? 
Yeniden başlayabilseydim eğer, 
yapar mıydım aynı hataları aynı serkeşlikle?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89cc7314-0f20-4b06-b876-8cc51eb44ab8.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Etiği</image:title>
            <image:caption>Etik, gündelik ya da iş yaşamındaki davranışların ortak çıkarlar doğrultusunda ya da toplumsal yararlar çerçevesinde ortaya çıkabilmesi için standartlar ortaya koyar. Böylece, davranışların beklentilere uygunluğunu ya da tatmin ediciliğini sağlamak kolaylaşır.
İş yaşamında sergilenen etik davranışlar bütünü ya da &quot;iş etiği”, verimliliğin ve işletme varlığının sürekliliğinin sağlanmasında, amaçlar ve vizyona ulaşmada anahtardır. İş etiği, örgütün bütün fonksiyonlarıyla bütünleştirilmeli, etik davranış, bütün paydaşların önceliği olmalıdır.
Dürüstlük, şeffaflık ya da genel olarak etik davranış, ortak vizyona ulaşma yönünde paydaş bütünleşmesini kolaylaştırmaktadır. Etik davranış ya da etiğe dayalı bir örgüt kültürü, üyelerin, çalışanların veya hissedarların kurum ya da kuruluşla gurur duymalarını sağlamakta, bu da aidiyet duygusunu güçlendirmekte, ilgili paydaşların örgütle kendilerini özdeşleştirmelerini olanaklı kılmaktadır. Bu durum, bireysel performansı yükseltebilmekte, böyle örgütsel performans da yükselebilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84c56de6-1518-41ad-b0d0-66333cc01741.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölgesel Kolektif Güvenlik Arayışları</image:title>
            <image:caption>Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla birlikte bağımsızlığına kavuşan Orta Asya Devletlerine, kimlik sorunları, sınır sorunları ve su tahsisatı sorunları miras kalmıştır. Öte yandan, Soğuk Savaş Dönemi sonrası, Terörizm, Radikalizm,Organize Suçlar kapsamında Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı, İnsan Ticareti ve Yasadışı Göç ile Nükleer ve Radyoaktif Madde Kaçakçılığı gibi sorunlar ortaya çıkmıştır. Orta Asya devletleri hem geçmişten miras gelen sorunlarla hem de modern anlamda ortaya çıkan yeni sorunlarla baş etmek zorunda kalmışlardır. Güvenlik kapasitesi ve ekonomik imkânlar açısından farklılık gösteren bölge devletlerinin, güvenlik sorunlarının asgari seviyeye düşürülmesi noktasında insiyatif aldıkları projeler ve işbirliği arayışları, bölgede hegemon güç Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin karşılıklı menfaatleri doğrultusunda akamete uğratılmıştır. Bölge devletlerinin güvenlik esaslı işbirliği arayışları, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatından daha çok Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyetinin kurguladığı Kolektif Güvenlik Anlaşma Örgütü ve Şangay İşbirliği Örgütü çatısı altında yer bulmuştur. Bu kitapta, Orta Asya devletlerinin tarihi gelişiminden hareketle, Rusya Federasyonu ve İngiltere tarafından bölgede oynanan Büyük Oyun (Great Game), yukarıda belirtilen sorunları teorik açıklamaları ve pratik uygulamaları, ABD, AB, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Türkiye ve İran’ın bölge devletleri ile olan siyasetleri ve bölge devletlerinin güvenlik yaklaşımları Bölgesel Örgütler (Amerika Devletleri Örgütü, Batı Avrupa Birliği, Arap Birliği, Afrika Birliği ve NATO) kapsamında detaylı olarak anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12320b4b-4843-4567-811e-f3c980df31cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Biricik Hayatım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu hayatta benim için başka ne var? 
 
Rachel Walker’ın tüm hayatı çoktan planlanmıştı. Ne okuyacağına, nerelere gidebileceğine, ne giyeceğine ve hatta nasıl biriyle evleneceğine bile karar verilmişti. Ona dair her şeyin idaresi, ailesinin ve cemaatin sorumluluğundaydı. Fakat özellikle uzak tutulduğu dünyaya dair bitmeyen merakını bastırmakta zorlanıyordu. 
 
Babasının sıkı sıkıya uyguladığı kurallarla örülü sırça fanus, cemaatin baskılarından kaçan bir kızın tekrar kasabaya dönmesiyle çatırdamaya başladı. Rachel’ın bir blogda okuduğu isyan çığlığı, içinde hiç bilmediği yaraları tekrar kanatırken hayatının iplerini eline almak için savaşmaktan başka şansı olmadığını anlayacaktı. 
 
“Merak uyandıran, aydınlatıcı ama tek bir ânı bile abartılmamış bir kendini bulma hikâyesi.” —Kirkus 
 
“Bir genç kızın muhafazakâr baskılar ve modern dünya arasında yaşadığı sıkışma daha güzel anlatılamazdı.” —Booklist, starred review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/589d664e-aa37-4bdc-a779-34027292a525.jpg</image:loc>
            <image:title>Güven Abi</image:title>
            <image:caption>Küçükken bir kozadan çıkmıştı Güven Abi. Ve en büyük hayali, büyüyünce renkli kanatları olan bir kelebeğe dönüşmekti. Ama o, bir güveydi. Artık büyümesine rağmen kelebek olamayacağını bir türlü kabullenemediğinden çok sinirliydi. Bütün gün ormanda gezer, gördüğü her hayvana sataşırdı. En sevdiği şey de küçük kelebekleri ağlatmaktı. Ormanda gezinirken ağlayan minik, sarı bir kelebek görünce canı çok sıkıldı. O ağlatmadıysa, bu limoni neden ağlıyordu? 
 
Gözlük takmak istemeyen küçümenlerin mutlaka okuması gereken, konuşarak aşılamayacak pek bir şeyin olmadığını anlatan bir dayanışma hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/facc96b4-de82-4c8a-915e-0c78a88a9649.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Çıkını</image:title>
            <image:caption>Mehmet Gözükara, bu eserinde Elbistan ve çevresindeki bir nesil öncesi sayılabilecek, kendi ifadesiyle ‘Fertlerinin aynı kaptan yemek yediği ve aynı bardaktan su içtiği aile bağlarının güçlü olduğu zamanlarda’, göçebe ve tarım kültürüne ait sosyal hayatın yaşanmış hikâyelerini, modern hikâye tekniği ile ele alıyor.
Elbistan ve dolaylarında geçen hikâyelerde Anadolu insanının sevgisi, zevki, vatan muhabbeti, hayata bakışı; aşk, macera ve heyecan örgüsü içinde sözlü geleneğe bağlı akıcı bir anlatım üslubu ile çok başarılı bir şekilde aktarılmıştır.
Ramazan Avcı
Mehmet Gözükara özellikle çocukluk döneminde yaşanmış ve rivayet edilen olayları yörede kullanılan dil,  benzetme, deyim, dua ve bedduaları kullanarak akıcı bir şekilde anlatmış. Ben bu hikayeleri okurken sanki Elbistan’da geçen çocukluğuma tekrar dönüp o günkü ruh halini ve heyecanını yeniden yaşadım.  
 Usta bir halk şairi olan Gözükara; dürüstlük, mertlik, adalet, vatanseverlik gibi kültürel değerleri şiir ve hikâyeyi bütünleştirerek anlatmış.  Geçmiş dönemlerdeki   günlük hayatta yaşanan olaylar, kırgınlıklar, çekişmeler, gelenekler, görenekler ve gönüldeki duygular hikayelerde çok güzel işlenmiştir.  Kitap özellikle yeni neslin o günleri anlaması ve geçmişle günümüz arasında kültürel bağ kurması bakımından oldukça önem taşımaktadır.
Durdu Güneş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2051faab-f13b-40c5-8cbc-ba8ad16429ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Düş İklimleri</image:title>
            <image:caption>Bu sözlerin oluşumunda bu zamana kadar okumuş olduğum divan edebiyatı, halk şiiri, batı etkisinde gelişen Türk Edebiyatı, doğu ve batı klasiklerinin çevirisinden oluşan, zihnimin bu kadar farklı kültürleri bir potada erittikleri bir izdüşümüdür. 
Bilhassa sanatlı sözlerde mensur şiir ile, divan edebiyatının secili örneklerinin zihnimdeki bir yansıması olabilir.
Tasavvufane sözlerimde ise zihnimdeki İslam tasavvufunun yanında diğer semavi dinlerin tasavvufi ile primitif dinlerin mistisizmi etkili olabilir. Tabi buna İslam tasavvufunu daha yoğun olarak modernize ettiğimi söylememe gerek yok.
Bazı beşeri anlam içerikli sözlerimi ise bir takım şiirde kullanılan aliterasyon asonans ve kelime tekrarıyla müzikal bir bağ kurarak oluşturdum.
Bununla birlikte toplum meseleleri sosyal, ekonomik, kültürel, dini, askeri ve psişik durumları izah eden sözleri alt şuurumun anlık bir yansımasıyla günümüz meselelerini izah edecek şekilde oluşturdum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57df7aab-86ad-4473-afbb-e84ff6a2ff89.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Risk Yönetimi Türk Kamu Kesiminde Uygulanması</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM
RİSK, RİSKİN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ VE İKTİSAT TEORİSİNDEKİ KARŞILIĞI
1.1.RİSK VE RİSK ÇEŞİTLERİ
1.2.RİSKİN DİĞER KAVRAMLARLA İLİŞKİSİ
1.3.İKTİSAT TEORİSİNDE RİSK
 İKİNCİ BÖLÜM
KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ, NORM VE STANDARTLARI
2.1.KURUMSAL RİSK YÖNETİMİNİN GELİŞİMİ
2.2.KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ NORM VE STANDARTLARI 
2.3.KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ STANDARTLARININ KARŞILAŞTIRILMASI
 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
COSO KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ ÇERÇEVESİNDE İÇ KONTROL - KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ VE ARALARINDAKİ İLİŞKİ
3.1.İÇ KONTROL KAVRAMININ GELİŞİM SERÜVENİ
3.2.İÇ KONTROL KAVRAMININ AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE’DEKİ YANSIMALARI
3.3.COSO KURUMSAL RİSK YÖNETİM MODELİ
3.4.COSO ERM (KRY) 2017 Çerçevesinin Temel Önermesi
3.5.İÇ KONTROL İLE KURUMSAL RİSK
YÖNETİMİ ARASINDA İLİŞKİ
3.6.STRATEJİK YÖNETİM VE STRATEJİK PLANLAMA İLE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ ARASINDAKİ İLİŞKİ
3.7.COSO KURUMSAL RİSK YÖNETİMİNİN
UYGULAMA TEMELLERİ
 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KAMU MALİ YÖNETİMİNDEKİ DEĞİŞİM VE TÜRK KAMU MALİ YÖNETİMİNDE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ
4.1.KAMU MALİ YÖNETİMİNDE DEĞİŞİM  İHTİYACI
4.2.KAMU KESİMİNDE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ
4.3.TÜRK KAMU MALİ YÖNETİMİNDE KURUMSAL
RİSK YÖNETİMİ
4.4.KURUMSAL RİSK YÖNETİMİNİN YASAL DÜZENLEMELERE YANSIMASINA DAİR GENEL DEĞERLENDİRME
 BEŞİNCİ BÖLÜM
TÜRK KAMU MALİ YÖNETİMİ AKTÖRLERİNİN KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ KAPSAMINDAKİ YETKİ, GÖREV VE SORUMLULUKLARI
5.1.KURUM İÇİ AKTÖRLER
5.2.KURUM DIŞI AKTÖRLER
5.3.YENİ TÜRK KAMU MALİ YÖNETİMİ AKTÖRLERİNİN ROL
VE SORUMLULUKLARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
 ALTINCI BÖLÜM
KURUMSAL RİSK YÖNETİMİNİN UYGULANMASINA YÖNELİK BİR ANALİZ: TÜRK KAMU ÜNİVERSİTELERİ ÖRNEĞİ
6.1.ARAŞTIRMANIN ARKA PLANI OLARAK TÜRKİYE
KAMU ÜNİVERSİTELERİ VE ÖZGÜN SORUNLARI
6.2.MALİTE EKSENLİ YENİ YÜKSEKÖĞRETİM YAKLAŞIMI 
6.3.ARAŞTIRMANIN AMACI
6.4.METODOLOJİ
6.5.KURUMSAL RİSK YÖNETİMİNİN UYGULAMA SEVİYESİ
6.6.KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ UYGULAMA SÜRECİNE ETKİSİ OLAN AKTÖRLER
6.7.İŞ TECRÜBESİNİN KURUMSAL RİSK KÜLTÜRÜNE ETKİSİ
6.8.KAMU ÜNİVERSİTELERİNDE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİNİN UYGULANMA GEREKÇESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6d9519c-fc9d-4fe8-ba7e-28c71db0f863.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Mı Aşk Mı ?</image:title>
            <image:caption>Aşk mı aşk mı?
Yaşadığın hangisi?
Peki, yaşamak istediğin hangisi?
Yaşımız kaç olursa olsun, hepimiz aşk peşinde koşup duruyoruz. Ancak bazılarımız AŞKı coşkusuyla, tutkusuyla, bağlılığıyla üst seviyede yaşıyoruz. Bazılarımız ise küçük meselelerden büyük kavgalar edip, çok acı çekiyor, kırık dökük aşklarla yetiniyor, şikâyet ediyoruz.
Oysa hepsi sizin elinizde.
Çünkü hangi aşkı yaşadığınız kadın erkek arasındaki dili ne kadar bildiğinizle ilgili bir konu.
Bu kitap size ilişki koçluğu yaparken bir yandan da tatlı bir şekilde sizi ilişki dilinin ustası yapacak. Bu rehber kitap kendi hatalarınızı nasıl aşacağınızı ve mutlu bir aşka, aşk dolu mutlu bir evliliğe doğru nasıl yol alacağınızı anlatacak.
Aşkın, ilişkinizin dilini öğrenmeye ve hayalinizdeki, hak ettiğiniz aşkı yaşamaya hazırsanız hadi başlayalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c0db889-f399-475a-aff3-eb9510ee0c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Betamax Video 2</image:title>
            <image:caption>DVD ve Netflix yokken betamax video vardı! Turgut Özalp video kaset döneminden bu güne, tarihe damga vuran kült filmleri çizgileriyle anlatmaya devam ediyor. 
*** 
“Turgut inanılmaz yetenekli bir sanatçı ve çizimlerinde resmedilmekten onur duyuyorum. Onunla birlikte başka çalışmalar da yapmaktan, çizimleriyle bulunduğu katkılar için de onur duyuyorum. Turgut yalnızca harika bir sanatçı değil, aynı zamanda altın kalpli ve yetenekli gerçek bir arkadaş.”
LOREN AVEDON - No Retreat No Surrender 3: Blood Brothers (1990) 
“Bu kitapta yer almaktan onur duyuyorum. Hayranım ve çok yetenekli bir sanatçı tarafından yapılan bu güzel sanat eserlerini takdir ediyorum. Çok sevdim!” MERETE VAN KAMP - Mission Kill (1986) 
“Filmlerdeki dövüş sanatlarını ve o efsaneleri sunan, harikulade illüstrasyonlarla dolu inanılmaz bir kitap. Bizim neslimizin en önemli ve etkili aksiyon starları çok gerçekçi tasarımlarla tasvir edilmiş. Bu kitapta yer alan Bloodsport filmi Karma dövüş sanatları (MMA) devrimini başlatmıştı. Ben de filmde muaythai şampiyonu Paco karakterini canlandırmış ve inanılmaz dövüş sahneleriyle Thai boksunu dünya çapında milyonlarca hayrana tanıtma fırsatı bulmuştum. Bu önemli sanat eseri için teşekkür ederim Turgut.” PAULO TOCHA - Bloodsport (1988) 
“Yıllardır Turgut’un sanatının hayranı ve takipçisiyim. Çalışmalarına dahil olmak kariyerimde önemli bir nokta oldu.” DONA SPEIR - Picasso Trigger (1987) 
“Turgut eserlerinde yaratıcılığı, aksiyonu ve hareketliliği yakalamış. Stil ve canlılığın güzel bir kombinasyonudur bu tam olarak!” MELANIE GOOD - Psycho Cop Returns (1993)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e89ebf80-b53c-4ea1-849d-df1f23acef2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir ve Mitologya</image:title>
            <image:caption>Şiir ve Mitologya’da mitosların, Antik Yunan ve Latin uygarlıklarının kaynakları kabul edilen temel metinlerin Cumhuriyet dönemi şiirinde bulduğu yansımalar ve günümüz şiirine dek uzanan etkileri Nâzım Hikmet’ten Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya, Oktay Rifat’tan Melih Cevdet Anday ve Behçet Necatigil’e zengin örneklerle sunuluyor.
 
Şiir ve Mitologya, mitos ve mitologya kavramları, sanat ve mitos arasındaki bağlar; psikanaliz, arketipçi kuramlar, mythopoetik yöntem, feminist mit eleştirisi gibi mitosa dair felsefi ve psikolojik yaklaşımlar konusunda sağlam bir kuramsal çerçeve sunuyor.
Afacan, Cumhuriyet dönemi şiirinde özellikle 1950’li yıllar ve sonrasında mitologyadan beslenen yetkin yapıtların öne çıkarak şiirlerin anlam katmanlarını zenginleştirmesi üzerinde durarak konuyu derinlemesine ele alıyor. 

Aydın Afacan’ın, Cumhuriyet dönemi şiirini kuşatan, “yabancı” sayılan birtakım öğelerin modern şiirde evrensel anlatım gereçlerine dönüştürülebileceğini gösteren, alanında ilk olan bu oylumlu çalışması, şiir ve mitologya ilişkisine temel bir giriş niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a5bce6-c0fb-4460-a7de-b9899468708e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolej Züppesi 2 - Visal</image:title>
            <image:caption>Yokken var olandın, karanlıkta yağan yağmur gibi. Kalbimin izbe köşelerinde çiçekler açtırandın, solduğum günler gibi.
Ölüm acı verecekken; acıyı unutturandın, çehreni dağıtan rüzgâr gibi. Karanlıktan korktuğumda geceleri yakandın, kirpiklerimdeki acılı hare gibi...
Sonu görünmeyen bir denizde ölü bir dala tutunmak. Yaşama âşıkken her sokakta ölümle karşılaşmak. Gözlerine bakarken göz rengini
unutmak gibiydi seninle olmak.
Ya da ben unutuyordum her şeyi.
Ben hangi dala tutunduğumu unutuyorum sevgilim. Hangi denizde olduğumu, boğulurken yuttuğum her yudumu...
Tutunmayı unutuyorum. Tutunamıyorum...
Bugün ellerimi çok sıkı tut.
Beni götürmek isteyen, Visal’i bize çok gören şeyler var. Canın benim için yanacak olduğunda
kalbimi çıkarıp atmayı unutuyorum.
Nerede olduğumu, bize ne olduğunu, senin kim olduğunu tutamıyorum aklımda.
Aklımı tutamıyorum.
Aklım bile benden gidiyor.
Sen gidiyorsun.
Visal gidiyor.
Ellerim bile bu karanlık sularda acıyla can veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35c80e77-b584-4819-bd6b-26c7a3000b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk, Ölüm ve Piyanist</image:title>
            <image:caption>&quot;Büyük üzüntüler ve büyük sevinçler genelde üst üste gelir... Be-bekler, dedelerinin veya ninelerinin ölümünden bir-iki gün sonra doğar. At yarışlarında şansın ya ver gitmesi veya umulmadık bir mirasın oraya çıkması gibi talihli gelişmeler, bir madenin çökmesi veya bir ihanetin itirafı gibi korkunç haberlerden sonra ya, sanır. Aşk ve kayıp arasında da bölünmez bir bağ vardır. insan kalbi ayni anda iki aşırı uca doğru ilerliyor gibidir; hiçbir zaman kendimizi böylesi anlarda olduğundan daha canlı, daha hayat dolu hissetmeyiz.&quot;
1916, New York. Birinci Dünya Savaşı&apos;nın olanca acımasızlığıyla hayatlara sızdığı, ardından gelecek benzersiz mezalimin yavaşça bi-çimlendiği zamanlar...
Monroe Simonov, Amerika&apos;daki tüm erkeklerin ordudan gelecek tebligatla birer askere dönüşmeyi beklediği günlerde, icra ettiği bes-telerle hayatını kazanan bir piyanisttir. &quot;Kızıl Korku&quot; tüm kıtayı esir almışken tuhaf bir karşılaşma sonucu tanıyıp dost olduğu Edward, ona savaşı ve izini kaybettiği aşkı Inez&apos;i bir süreliğine unutturacak yeni bir tutku aşılar: Jazz. Ancak savaş, salonları ve dans pistlerini süpürürken ne aşka ne de müziğe tutunmak kolay olmayacaktır. Tıpkı sürgün bir Rus devrimci olan Anna&apos;nın geçmişiyle yüzleşmesi gibi...
Bundan tam yüz yıl önce, 11 Eylül&apos;ün de yaşandığı Wall Street&apos;te bulunan bir bankanın önüne içi patlayıcılarla dolu bir at arabası yanaştı ve onlarca insanın hayatına son verdi. Beatrice Colin, tarihin en az bilinen terörist eylemlerinden biri üzerine kurduğu bu sarsıcı roman-da, üç farklı hikâyeyi yan yana getirip buluştururken filmleri aratmayacak bir sonla perdeyi kapatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a1ca804-a48b-461d-97f8-d67dbb5c78f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Kaz</image:title>
            <image:caption>Aynı zamanda Samed Behrengi kitaplarımızın da çevirmeni olan Anooshirvan Miandji, daha önceki çocuk kitapları Filozof Meşe, Samanadam, Muz Cenneti ve Bilge Çiçek&apos;te olduğu gibi Kara Kaz kitabında da çocukları düşünmeye, sorgulamaya, soru sormaya yönlendirerek onların ufkunu genişletecek bir hikaye anlatıyor.
Bilim nedir? Nasıl gelişir? Bilimsel yöntem nedir? Bilimsel doğru nedir?
Nasıl bilim insanı olunur? Bilim mi yanılır bilim insanı mı?
Bilim insanı ahlaklı olmazsa ne olur? Bilim için neden dürüstlük çok önemli?
Çıkar bir işin içine girerse ne olur? Çıkarlar çatışırsa ne olur?
Genelleme yaparsak ne olur? İnsan beyni kendini nasıl kandırır?
İnsan evrene dönme derse evren durur mu? Evren neden bizden bağımsız dönüyor?
Bu sorulardan bazılarını merak ediyorsanız Kara Kaz onu okumanızı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5831c8a-3a68-4a6e-8e7e-c79a2f580fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Wuhan Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Lu Xun Edebiyat Ödülü sahibi Çinli yazar Fang Fang (Wang Fang), tüm dünyada yüz binlerce ölüme sebep olan ve halen devam eden Co*vid19 pandemisinin ortaya çıktığı Wuhan şehrinde yaşananları ilk günlerden itibaren internette yayımladığı günlükleriyle gün gün paylaşıyordu. Fang Fang’ın kentteki günlük yaşamı, sağlık sistemindeki sorunları, gıda, maske vb ihtiyaçlar için yaşanan mücadeleyi, “insanlar arasında bulaşıcı değil” diyen, gerçekleri sansürleyen siyasilerin yalanlarını anlattığı günlükleri halkın sesi olarak görüldü ve geniş yankı uyandırdı. “Tek düşmanımız virüs değil” diyen Fang Fang’ın, ölümcül salgının kaynağından yazdığı ve dünyadaki herkesin çıkaracağı derslerin olduğu günlüklerini okurlarımıza sunuyoruz.
“Tek düşmanımız virüs değil. Biz aynı zamanda kendimize düşmanız, kendi kendimizin suç ortaklarıyız. Birçok insanın ancak şimdi uyanmakta olduğu, ülkemizin ne kadar harika olduğu yönünde boş sloganlar atmanın ne kadar anlamsız olduğunu kavramaya başladığı, günlerini siyasi çalışmalar ve boş laflar ederek geçiren siyasilerin beceriksizliğini gördüğü söyleniyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/875a7d79-3fbc-4e9a-be23-0893653b1ae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra ve Kayra</image:title>
            <image:caption>Hızla değişen dünya pek çok anne-babanın, çocuklarının nasıl bir dünyada yaşayacakları ile ilgili kaygı duymalarına neden olmaktadır. Elinizde tuttuğunuz kitap günümüzde yitirmeye başladığımız küçük şeylerden mutlu olmak, paylaşmak, kardeşlik, arkadaşlık gibi kavramları çocuklara sevgi dolu bir dille aktarmaktadır. Çevremize, insanlara, hayvanlara ve doğaya, farklılıklara saygı göstermek gibi değerleri minik yüreklere aktaran bu kitap, yeni nesillere ışık tutarken anne- babaların bile bu naif, sevgi dolu, sıcacık öykülerin içinde keyifli bir yolculuğa çıkmalarına vesile olacaktır. 
Yrd. Doç. Dr. Çare Sertelin Mercan
Psikolojik Danışman
Biz iyiliğin bu dünyayı güzelleştireceğine inanarak yazdık. Daha iyi bir dünya için, gerçekleri bilen ve o gerçekleri düşleriyle zenginleştirebilen çocuklar büyüsün istedik. Onların kendi masallarını sevgiyle yaratabilmeleri için bir parça düş gücü, biraz inanç, ve bolca sevgi ekledik satırlara. İnanıyoruz ki çocuk kalbinin gücü, bu dünyayı aydınlatmaya yeter. Zehra ve Kayra’nın masal dünyasında karşılaşmak üzere, sevgiyle…
Damla AKTAN-Elif Ceren BOELEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca35a8b3-73a6-46e0-928d-00674df99c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Albert Einstein - Bilimin Dehaları</image:title>
            <image:caption>Fiziğin çılgın dehası Albert Einstein kimdir?
Nerede doğmuştur?
Hangi eğitimleri almıştır?
Hangi teorileri gerçekleştirmiştir?
Hangi ödüllerin sahibidir?
Nobel ödüllü ünlü bilim insanı ve çılgın fizikçi Albert Einstein’ın hayatını, eğitimini, kariyerini ve teorilerini merak mı ediyorsun? Einstein’ın teorilerinin günümüzü nasıl şekillendirdiği ve Einstein hakkında merak ettiğin tüm soruların yanıtları bu kitapta.
Durma çevir sayfaları ve sen de onun gibi bir bilim adamı olmak için okumaya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a060f9-8d44-4223-9b3c-5b0faf8dc021.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Senin Zencin Değilim</image:title>
            <image:caption>“Amerika’da zencinin hikâyesi
Amerika’nın hikâyesidir.
Hoş bir hikâye değildir.”
Malcolm X, Martin Luther King Jr. ve Medgar Evers. Amerika’daki siyahi mücadelenin üç sembol ismi. Üçü de 40 yaşını görmeden öldürüldüler… Birbirinden farklı yöntem ve üsluplarla Amerika’daki ırkçılığa karşı mücadele eden bu üç “siyah adam”ın ortak arkadaşıydı James Baldwin. Yazdığı eserler haricinde yaşantısında da insan hakları savunucusu kimliğiyle tanınan James Baldwin’in kaleminden ABD’deki “ırkçılığa” karşı bir başkaldırı metni BBen Senin Zencin Değilim.
James Baldwin’in tamamlayamadığı Remember This House adlı romanına ait notlar, diğer belge ve tanıklıkları bir araya getirip derleyen Raoul Peck’in, aynı adla sinemaya da uyarladığı Ben Senin Zencin Değilim, Baldwin’in birçoğu kendi hayatından anlarla yıllardır değişmeyen Amerika’daki ‘zenci’nin hikâyesini anlatıyor.
“Dünyada herhangi bir beyaz adam ‘bana ya özgürlük ya ölüm verin,’ deyince bütün beyaz dünya alkışlıyor. Siyah bir adam tamamen, kelimesi kelimesine aynı şeyi söyleyince, suçlu olduğuna hükmediliyor ve suçlu muamelesi görüyor ve bu pis zenciden örnek oluşturmak için mümkün olan her şey yapılıyor ki bir daha onun gibisi çıkmasın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c615ec-8fb0-4bd3-9d46-9ecf1b62520c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra ve Kayra Tatilde</image:title>
            <image:caption>Günümüz anne babaları, bilinçlenmeye başladıkça çocukları için seçtikleri kitaplar, anlattıkları masallar da değişmeye başladı. Masallar çocuklarımızın bilinçaltlarına direk ulaşan, en önemli anlatımlardır. O nedenle çocuklarımıza verebileceğimiz en iyi armağan doğru masallardır. Elinizde tuttuğunuz kitap; rüyalar, konuşan ağaçlar, ejderhalar uzay ve denizkızları ile süslenmiş bir şekilde sevginin, hayal etmenin ve biz bilincinin, gücünü anlatıyor. İyilik, hayal gücü, doğa sevgisi, doğayı ve denizleri korumak çevre, beden ve duygu farkındalığı ile ilişkili birçok tema var. Anne babaların dahi kalbini ısıtacak ve unuttuğumuz duygu ve kavramlarla yeniden temas etmemize olanak verecek bu öyküler, çocuklarımıza da iyi bir rehber olmamız konusunda bizi yüreklendirecektir. İçinde iyilik, farkındalık ve faydalı olma bilinci olan bu güzel kitabın tüm anne ve babalara, ışık gözlü güzel çocuklara ulaşması dileğimle..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50105276-c85e-4732-9b72-4368d0d3b2f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Lea Ve Fil</image:title>
            <image:caption>Lea büyük ve sessiz bir köşkte tek başına yaşıyordu. İstediği her şeye sahipti. Çiçekler, tablolar, oyuncak bebekler...
Yine de canı hep sıkılıyordu. Yeni ve farklı şeyler istiyordu. Bir gün bir fili kandırıp ona uçmayı öğreteceği vaadiyle eve getirdi.
Fil, Lea’ya unutamayacağı bir şey öğretecekti.

Uçup gitmeyen arkadaşlıklar yalansız kurulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63ca4d95-1f3e-4aa0-9d1b-65cfa9c99108.jpg</image:loc>
            <image:title>Halepli Adil</image:title>
            <image:caption>Günün ilk saatlerinde Halep Kalesi&apos;nden bakıldığında henüz uykudan uyanmamış şehir, görkemli bir mezarlığa benzer. Kimi büyük, kimi küçük mezartaşlarını andıran yapıların arasında tek tük ağaç öbekleri... Sonra yine birbirine benzeyen taş binalar, taş konaklar… Bu yeknesaklığın içinde düzensiz aralıklarla baş kaldıran minareler... Her şey insan eliyle yapılmamışcasına ufukla, toprağın rengiyle, gökyüzüyle uyum içindedir. Sanki arzın bu noktasında hiçbir şey yok iken gökyüzünden bir taş düşmüş ve suya atılmışcasına halkalar oluşmuştur çevresinde. Her halka başka zamana ait... Eskiden yeniye doğru yol yol açılıp genişler. Halep, zamanın binlerce yıl içinde taşa işlediği bir nakış gibidir.
Var mıydı Halep?.. Hiç oldu mu öyle bir şehir?.. Yoksa anne rahmine düşmeden önce yaşayıp unuttuğumuz bir başka âlem gibi hayalden, kurgudan mı ibaretti? Var mıydı Halep? Sisin, toz bulutunun içinde belli belirsiz şekillenen zarif taş yapılar, cıvıl cıvıl kapalı çarşı ve görmüş geçirmiş camileriyle sabahın seherinde kımıldanıp canlanan, gün batınca yorgun bir aslan gibi hareketleri azalan, yatsı ezanıyla huzurlu bir uykuya teslim olan bu eski şehir hiç var oldu mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58368633-b1b8-4d15-8707-b6174685bc9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamanlar Bursa Devlet Tiyatrosunda</image:title>
            <image:caption>Bursa Devlet Tiyatrosu&apos;na otuz yıl boyunca ışık tasarımcısı ve müdür yardımcısı olarak hizmet eden Adnan Açıkdüşünenler&apos;in anıları, Bursa&apos;nın ve Anadolu&apos;nun tiyatro tarihi ile ilgili birçok bilinmeyen konuya ışık tutuyor.
1971 yılında bölge tiyatrosu olarak yerleşik kadroya geçen Bursa Devlet Tiyatrosu, şehrine, bölgesine hizmet etmesinin yanı sıra Ahmet Vefik Paşa&apos;dan devraldığı tiyatro geleneğini Anadolu&apos;ya yaymaya çalışır.
Bursa Devlet Tiyatrosu&apos;nun müdürleri Âli Cengiz Çelenk, Ziya Demirel, Yalın Tolga, Feyha Çelenk, Bora Özkula, Emin Gümüşkaya ve Mehmet Gökçer&apos;in dönemlerinde yaşananlar ilk defa derli toplu şekilde anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5ffc4c4-2a19-42e7-9947-609c0d18e8de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs Yetimleri</image:title>
            <image:caption>Çok az roman böylesine dingin ve huzurlu bir atmosferde başlayıp, sayfa sayfa ördüğü kurgusuyla tempoyu ve aksiyonu bu düzeye kadar çıkarabilir. 
Akdeniz’in maviliğinde berrak havası, göz alabildiğince düzlükleri ile Kıbrıs adası. Adaya eski arkadaşının cenaze töreni için gelen bir İngiliz ressam. Artık pek tablo satamayan ve borçları olan bir ressam. Kız arkadaşıyla sorunlarını çözemeyen ve bunalmış, biraz kendisini dinlemek isteyen, belki bir gönüllü kaçak. 
Bu ferahlıkla başlayan hikaye, ilginç karşılaşmalar, tuhaf insanlar ve kahramanımızla beraber okurken bizim de çözmekte zorlandığımız sorularla çetrefilleşir. Görünürde acayip hiç bir durum yoktur. Gündüz deniz, gece eğlence hayatı akıp gitmektedir. 
Derken Kıbrıs’ın çıplak gözle görünmeyen öteki yüzü hikayeye hakim olmaya başlar. Her cevapsız soru, netlik kazandıkça heyecan dalgası sıklaşır, insan denen varlığın ne kadar enteresan olabileceği bizi bir kez daha şaşırtır. 
“Rüyalarımın resmini yapabilir misin?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11dcd241-38aa-46ee-8534-f4907ddef573.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Masalı</image:title>
            <image:caption>Padişahın kızı, herkesten daha üstün olduğunu düşünüyor, kimselere yüz vermiyordu

Koca saraydaki tek oyun arkadaşı, Koç Ali’ydi. Günün birinde, Koç Ali’nin bir sözüne öyle çok sinirlendi ki onu saraydan kovdu. Yapayalnız kalmıştı padişahın kızı. Ne oyun arkadaşı vardı, ne de sohbet edebileceği sırdaşı. Sonunda hastalanıp yataklara düştü. İyileşmesinin tek yolu Sevgi Masalı’ydı artık.
İran çocuk edebiyatının usta yazarı

Samed Behrengi, İtalya Bologna Kitap Fuarı’nda, “Yılın En İyi Çocuk Kitabı Yazarı” seçilmesini sağlayan bu kitabında, sevginin iyileştirici ve dönüştürücü gücünü anımsatıyor. Asıl zenginliğin kalpte gizli olduğunu hatırlatan yazar, masal içinde masal anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21827978-be92-4827-b677-843ea0f97782.jpg</image:loc>
            <image:title>Asansör</image:title>
            <image:caption>Deneme türünün mihenk taşlarından Salâh Birsel &quot;1001 Gece Denemeleri&quot; dizisinin en cümbüşlü ciltlerinden Asansör&apos;de okurlarını erguvanî bir yolculukla selamlıyor. Empresyonist tabloların pastel dokunuşlarında hülyalara dalarken tarihe tanıklık etmiş rengâhenk çakılların parıldattığı kıyıları kulaçlıyor. Anıların çağıldadığı Beyoğlu sokaklarında gezinirken tozlu sayfalara sıkışmış anıları cilalamaktan geri durmuyor. Montaigne, Cicero, Rousseau, Hugo... Duyulmadık nice tarihsel anekdotu kendine has kalembazlıklarla aktarırken Antik Yunan&apos;da bindiği zamanın asansörünü dünya sinemasının başyapıtlarından Metropolis&apos;in distopik atmosferine ışınlıyor. Yalnız bir taş misali başladığı düşünsel yolculuğunda okuruyla çoğalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/994dbc63-66e4-4ed6-9a95-c569d681f427.jpg</image:loc>
            <image:title>Rakamlarla Sovyet İktidarının 40 Yılı (1917-1956)</image:title>
            <image:caption>SBKP-MK&apos;nın 16 Mart 1957 tarihli “Büyük Sosyalist Ekim Devrimi&apos;nin 40. Yıl Kutlamasının Hazırlığı Üzerine” kararının uygulanması bağlamında yayınlanan bu istatistik derleme; sanayinin, inşaat sektörünün, tarımın, ulaştırmanın gelişmesi ve Sovyet halkının maddi ve kültürel yaşam standardının yükselmesi üzerine istatistik veriler içermektedir. Bu veriler, 40 yıl boyunca Sovyet iktidarının elde edilen kazanımlarını karakterize etmektedir.

Bu eser bütün Birlik için verilerin yanı sıra, Birlik Cumhuriyetlerinde sanayinin, tarımın, kültür ve sağlık sisteminin en önemli gelişme göstergelerini de içermektedir. Bazı çok önemli sorunlarda SSCB ekonomi ve kültürünün gelişme göstergeleri, kapitalist ülkelerin karşılık gelen verileriyle karşılaştırılmaktadır; aynı şekilde bazı durumlarda sosyalist kampın iktisadi gelişmesini genel anlamda karakterize eden verilere de yer verilmiştir.

Bir akademisyen, iktisatçı, işçi, köylü, liseli, üniversiteli öğrenci, ev kadını; velhasıl toplumun bütün kesimleri için aydınlatma, sonuçlar çıkartma amaçlı bir derlemedir bu. Veriler oldukça açıklayıcı, anlamak istemeyene dahi anlatıcı olduğundan dolayı yorumları oldukça kısa ve bazen de can sıkıcı. Bunu hazırlayanlar şunu demek istemiş olabilirler: 40 yıllık Sovyet gerçeği, sosyalizm gerçeği budur; Sovyet iktidarının mücadelesini, sosyalizmi bu verilerle ölçülebilir hale getiriyoruz. Aksi taktirde bir istatistik derlemesinin, yığınının başkaca ne anlamı olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c08c46e-5719-4ca3-92d0-f1832160dc72.jpg</image:loc>
            <image:title>Stranger Things: Altı</image:title>
            <image:caption>Eğer Taytlar Ve Pelerinlerden Yoruldunuzsa Hawkıns’e Bir Yolculuk Edin, Hayal Kırıklığına Uğramazsınız.”
—Outright Geekery 

Sene 1978. Amerika Hâlâ Soğuk Savaşın İçinde Ve Tehlikeli Deneysel Sınırları Zorluyor.

Gizli Mk-Ultra Projesi’ni Yürüten Dr. Brenner Arzu Ettiği Güce Sahip Olabilmek İçin Neleri Göze Alacak? Netflix’in Ödüllü Dizisi Stranger Things’in Öncesini Anlatan Bu Çizgi Roman, Mk-Ultra Projesi’ni Ve Baş Aşağı Dünyasının Kapısını Açan Tuhaf Deneylerin Gizemli İşleyişini Gözler Önüne Seriyor. 

Geleceği Görme Yeteneğine Sahip Genç Bir Kız Olan Francine, Hayatı Boyunca Hep Suistimal Edilmişti: Önce Ailesi, Şimdi De Hawkins Laboratuvarı’nda Dr. Brenner Onun Gücünü Kontrol Altına Almaya Çalışıyordu. Günbegün Daha Rahatsız Edici Bir Hal Alan Öngörülerle Boğuşan Francine, Hem Kendi Hem De Laboratuvarda Kapalı Tutulan Diğer Yetenekli Çocukların Özgürlüğü İçin Bir Fırsat Yakaladığında Harekete Geçmişti. Fakat Bu Özgürlüğün Bedeli Neydi? 

Jody Houser’in Anlatımı Ve Edgar Salazar Ve Keith Champagne’in Çizimleriyle Stranger Things Çizgi Romanları Dizinin Hayranları İçin Kaçırılmaması Gereken Bir Seri Olduğu Gibi Şehir Fantezisi Ve Korku Okurları İçin De Bir Cevher. 

“Eğer Bir Stranger Things Hayranıysanız, Bunu Kaçırmamalısınız. Eğer Bir Çizgi Roman Yazarı Ya Da Çizeri Olmak İstiyorsanız İşte Size Bu İşin Nasıl Yapılacağını Gösterecek Bir Eser.”
—Monkeys Fighting Robots</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d6fccbe-d8e8-4beb-a5e9-1753fb305b6f.jpg</image:loc>
            <image:title>İşgal</image:title>
            <image:caption>I. Dünya Savaşı sırasında Müttefiklerin donanmalarıyla Çanakkale
Boğazı’ndan geçip İstanbul’u işgal etme planları Osmanlı ordusunun destansı savunması sonucu boşa çıkmıştı. Ancak bundan üç yıl
sonra, Mondros Ateşkes Antlaşması (1918) uyarınca, Müttefik güçler
Çanakkale Boğazı’ndan direnişsiz geçtiler ve 160 gemiyle İstanbul’a girip şehri kontrol altına aldılar. 16 Mart 1920 günü ise şehri resmen işgal
edip, Osmanlı meclisini kapattılar ve ağır Sevr maddelerini sadrazam
Damat Ferit Paşa’ya imzalattılar.
Bu arada, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş
mücadelesi meyvelerini vermeye başladı. Müttefikler 6 Ekim 1923’te
İstanbul’u terk etmek zorunda kaldılar.
Araştırmacı Turan Akıncı, yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu’nun
merkezi olmuş bir şehirde, bu onur kırıcı işgal dönemi boyunca
yaşananları ve aynı dönemde, Anadolu’da gerçekleşen kurtuluş mücadelesini tüm detaylarıyla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d40d68e-0ac0-43a1-be94-9fe6d2b36987.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Ne Deme</image:title>
            <image:caption>“Bana Ne” demeyin. Sadece doğru olduğuna inandığınız ve size yapılmasını istediğiniz gibi davranın, tavır alın ve mümkünse harekete geçin. Hayatınızdaki değişimin ne kadar kolay olduğunu göreceksiniz. Toplumdaki değişimde bu yönde davranan bireylerin artması ile daha kolay gerçekleşecektir.
Aydın ESEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d31e76e-e816-4e45-90a4-fe2871c10158.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Seninle Başlasın</image:title>
            <image:caption>Bu kitapçığın birey olanın çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmada önemini vurgulayan yazı, güzel sözler, anekdot ve hikayeleri bir araya getirerek toplumumuzdaki bilinçlenmeye katkıda bulunmak dışında bir amacı yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79447a4b-7c4a-4104-9b9d-d0b4a74712c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Demokrasi Krizini Aşması İçin Derinleştirilen Demokrasi Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Günümüzde, Türkiye’de karşılaşılan hemen her güçlüğün ya da çözümsüzlüğün gerisinde bir demokrasi problemi olduğunu görüyorum. Eğer bir siyasi sistem demokrasi tartışmasının önünü açmıyor, demokrasi tartışmasının derinlik kazanmasını sağlamıyorsa, biriken tepkiler “Gezi” gibi grupların gelişmesine yol açıyor. 
Türkiye’nin yaşadığı bu demokrasi krizi salt günümüzün konjonktürüyle açıklanamıyor, kökeni 1946 yılına kadar geriye giderek izlemek gerekiyor. 
Türkiye’de demokratikleşme öyküsünü Demokrat Parti üzerinden kurup bugüne getiren geleneğin aksine DP’nin araçsal bir demokrasi anlayışının ötesine geçen, topluma sunulmuş derinlikli bir demokrasi projesinin olmadığını görüyoruz. Onun için “1946’da demokrasiye geçildi” ifadesi yerine “tek partili rejimden çok partili rejime geçildi” diyoruz. Demokrat Parti, Türkiye demokrasi tarihinde kendisine düşen “ilk demokrasi programını getirmek” fırsatını kullanamamıştır.
Türkiye’de demokrasi programını ilan etmek “59 bildirgesi”yle CHP’ye kalmıştır. Günümüzde de iktidara karşı iddia taşıyan ana parti eğer CHP ise, dört başı mağrur bir demokrasi projesine ihtiyacı vardır. Eğer böyle bir demokrasi projesi varsa, seçim tekniklerini de ihmal etmeden bir seçim mobilizasyonu başarıyla gerçekleştirebilir. Böyle bir demokrasi projesinin varlığı, onu güvenilir ve tutarlı kılar. 
Prof. Dr. İlhan TEKELİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f5e0e0c-5963-4e3f-87e0-c62b0846b63a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümrük Birliği ve Politik İktisadi Sorunsalı</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık yarım asır önce, o günün koşullarına göre şekillendirilmiş bir ticari anlaşmanın bugünkü etkinliği doğal olarak tartışmalı hale gelmiştir. Bu süre içerisinde Küresel ekonomiden Avrupa Birliği ekonomisine, Türk ekonomisinden Avrupa Birliği’nin siyasi yapısına ve Türkiye’nin nüfusuna çok büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinden Gümrük Birliği’nin uygulanmasında ortaya çıkmış bulunan tek taraflılık gibi bir çok sorunun çözümü öncelikle Avrupa Birliği ile geliştirilecek siyasi bir diyalog mekanizmasından geçtiğini öncelikli olarak belirtmeliyiz. Avrupa Birliği –Türkiye Gümrük Birliği’nin basit bir ekonomik bütünleşme hareketi olmadığı, 1963 Ankara anlaşması ile başlayan Avrupa Birliği’ne tam üyelik yürüyüşünün çok önemli bir kilometre taşı olduğu akıldan çıkarılmayarak, Gümrük Birliği’nin geleceğine ilişkin kararların alınmasında, Türkiye’de sık sık düşülen salt ekonomik ölçütlere değerlendirme yapma yanlışından da bir an önce vazgeçilmelidir.
Prof. Dr. Ahmet ŞAHİNÖZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e82a3dd-a276-458e-b517-10cfe02b195c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Demokrasi Krizini Aşması İçin Kucaklayıcı Demokrasi Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin bugün geldiği nokta tam bir demokrasi krizi olarak adlandırılabilir. AKP’nin iktidarı kaybetmesinin Türkiye’nin bu demokrasi krizinden çıkması için yeterli olacağını düşünmemek gerekir. Türkiye’nin demokrasi krizinden çıkabilmesi için Türkiye’de barış ve demokrasiden yana olan bir projenin toplumda hegemonik bir pozisyon kazanması gerekir. Ben krizin yoğunlaşarak sürdüğü bir ortamda krizde içinden geçilebilen dinamiklerin Türkiye’deki değişik siyasal grupları yeni bir demokrasi projesi üzerinde uzlaşma noktasına yakınlaştırdığı kanısını taşıyorum. Bu uzlaşma noktası aynı zamanda yeni Türkiye’nin önünü açacak yeni bir siyasal kültürün gelişme yolunun açılması demek olacaktır.
Prof. Dr. İlhan TEKELİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6b55c2-6caf-4d56-b862-4e699788f358.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür İnsan Ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Türk toplumu artık demokrasiden yoksun yaşayamaz. Fakat Türk toplumu henüz demokrasiyi yaşatabilmenin ve sorunların demokratik rejim içinde köklü değişiklikler getirebilmenin yolunu da bulamamıştır. 
O yüzden birkaç yılda bir demokrasimi kazaya uğramaktadır. ÖZGÜR İNSAN Dergisi, ülkemizde demokrasiye süreklilik ve verimlilik kazandırabilmek için, demokratik rejim içinde toplum sorunlarımıza köklü çözümler getirilmesini sağlayabilmek için neler gerektiğini araştıracaktır. 
Demokrasi yalnız Türkiye de değil, başka bir çok demokratik ülkelerde bir bunalım dönemine geçiyor. ÖZGÜR İNSAN Dergisi, demokrasideki bunalımın nedenleri üzerine eğilecek, çağımıza ve ülkemize en uygun demokrasi uygulamasını tartışacaktır.
Bülent ECEVİT
Haziran 1972</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae63ce58-5e3d-4d3d-8c70-ff5cfad96ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Demokrasi ve Arayış</image:title>
            <image:caption>12 Eylül darbesinden bir yıl sonra Bülent Ecevit’in başyazarlığını, Nahit Duru’nun yazı işleri müdürlüğünü yaptığı arayış dergisi bu karanlık dönemde, bir mum yakmak için yola çıkma cesareti gösteren bir avuç insanın direnişidir aslında.
Beklendiği gibi Arayış’ın özgürlük ışığı pek çok kişiyi rahatsız etmiş. Nitekim sıkıyönetim komutanlığı onların şikayetleri nedeniyle Arayış’a Ecevit’e yüklenmiş…
Demokrasiyi savunan Arayış, sıkıyönetim koşullarına rağmen yine de 54 hafta çıkarılabilmiş.
Askeri rejimin baskısı altında seslerini yükseltmekten kaçınmayan korkusuz aydınlarımızın söylem ve düşüncelerinin yeniden hatırlanmasının zamana uygun düştüğü ve bu yazılardaki değerlendirmelerin ülkemizde ergeç kurulacak “insanca ve hakça bir düzen” için ideolojik bir taban oluşturulmasına katkıda bulunduğu düşüncesiyle seçtiğimiz yazıları yeniden vatandaşlarımıza sunmak istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80e7d7f9-c287-4e70-82d7-b49e91eb3af1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Demokrasinin Geleceği</image:title>
            <image:caption>1955’te yapılan birleşme kurultayı sonrasında SHP, 1992’de yeniden açılan CHP içerisinde eridi. Bu yeni yapılanmanın sosyal demokrat değerleri savunmadaki boşluğunu görev bilen kadrolar bir dergi etrafında toplandı. Onlara göre sosyal demokrasi doğru bir ideolojiydi. Tartışmalı, Türkiye’nin sorunlarına çözüm geliştirmeli, kitlelere ulaşılmalı, memleket hak ettiği çağdaş, demokrat bir anlayışla yönetilmelidir. 
Sosyal Demokrat Değişim (SDD) dergisi yayın hayatına Mart 1996’da başladı. Nisan 1991’de yayın hayatını durdurana kadar tam 19 sayı yayımladı.
Askeri rejimlerin baskısı altında seslerini yükseltmekten kaçınmayan korkusuz aydınlarımızın söylem ve düşüncelerinin yeniden hatırlanmasının zamana uygun düştüğü ve bu yazılardaki değerlendirmelerin ülkemizde ergeç kurulacak “insanca ve hakça bir düzen” için ideolojik taban oluşturulmasına katkıda bulunduğu düşüncesiyle seçtiğimiz yazıları yeniden vatandaşlarımıza sunmak istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36787a8c-3351-4d26-8b52-ddcf8dafb888.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Yoksulluk ve Eşitsizlik Nedenler, Süreçler, Çözümler</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada yoksulluk ve eşitsizlik konusu toplumsal, ekonomik, siyasi ve kültürel boyutları kapsayan geniş bir çerçeve içerisinde ele alınmaktadır. Farklı toplum kesimlerinin ortak deneyimleri kadar eşitsizliğin ve yoksulluğun farklı deneyimleri üzerinde durulmaktadır. Türkiye’de yoksullukla mücadele programları eleştirel bir gözle değerlendirilmekte ve dünyada eşitsizliğe karşı geliştirilen yeni görüşler ve politikalar ana hatları itibarıyla ortaya konulmaktadır.
Prof. Dr. Sencer AYATA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/933a9f0f-65dc-4ef7-b95e-d41699421eeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Happa Nine’nin Masallarıı</image:title>
            <image:caption>Ninelerden torunlara geçen masal anlatma geleneği, çocukluğumuzun unutulmaz anlarındandır. Dinledikleri masallarla diyardan diyara gezen, dünyanın türlü halleriyle tanışan çocuklar büyüdüklerinde de bu hikâyeleri kendi çocuklarına anlatırlar. 
Sabahat Akkiraz da çocukluğunun unutulmaz anlarından olan bu masal anlatılarını daha fazla çocuk okusun, dinlesin diye kaleme aldı. Sıcacık anılardan kopup gelen Happa Nine’nin Masalları Sabahat Akkiraz’ın dediği gibi “Tıpkı sevgi gibi, ekmek gibi, türkü gibi çoğalsın ve hiç eksilmesin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f4941cf-1b1c-479f-8df6-04d3e2f15c69.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Boyunca Anadolu Gürcistan İlişkileri Sempozyumu</image:title>
            <image:caption>Anadolu toprakları tarihin hemen her döneminde önemli kültürlere, uygarlıklara ve
topluluklara hem yurtluk yapmış hem de geçiş rotası olmuştur. Bu durumun temel sebebi söz
konusu toprakların sahip olduğu olağanüstü konumudur. Bu özellikli lokasyonda en büyük
paylardan birini de dağlık Doğu Anadolu toprakları alır. Doğu Anadolu Bölgesi
Mezopotamya, İran, Kafkaslar ve Orta Anadolu gibi çok önemli kültür bölgeleri arasında kilit
bir konuma sahiptir. Bu bölgelerin birbirleri ile bağlantısı her zaman bu zorlu coğrafya
üzerinden gerçekleşebilmiştir. Bu nedenle de bölge hiçbir zaman önemini yitirmemiştir.
Gürcistan, Azerbaycan, Nahcivan, İran ve Ermenistan gibi bölge ülkeleri antik çağdan
itibaren Anadolu ile birlikte birçok kültür ve medeniyete ortak olarak ev sahipliği yapmıştır.
Bu bakış açısı ile arkeolojik çerçevede Erzurum Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü
tarafından “Anadolu-Güney Kafkasya İlişkileri Araştırmaları Dizisi” adı altında çalışmaların
ve yayınların yapılmasına karar verilmiştir. Bu araştırma dizisinin ilk yayınını aşağıda detaylı
bilgisi verilecek olan Anadolu – Gürcistan İlişkileri eksenli bir uluslararası sempozyumda
sunulan bildirilerin kitabı oluşturmaktadır. 2018 Ekim ayında gerçekleştirilen bu sempozyum
kapsamında yedi farklı ülkeden yüzden fazla katılımcı bilimsel sunumlarını yapmıştır. Bu
organizasyonla ülkemizin komşu ülke halkları ve kültürleri ile olan etkileşimlerinin gerek
kültürel gerekse de bilimsel anlamda geniş kitlelere duyurulması amaçlanmıştır.
Sempozyumda katılımcılar Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Coğrafya gibi bilim alanlarından</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1366185f-54ef-4585-b12d-133dc51ec206.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Son Yılanı Nasıl Öldü?</image:title>
            <image:caption>Birbirinden ilginç onlarca karakter, tarihin belirli bir döneminde aynı mahallede bir araya gelmişler ve duyanların zihinlerini zorlayacak, yüzlerini güldürecek, kalplerini titretecek gerçeküstü hikâyelerin de bizzat kahramanı olmuşlar. Evvel zamanların, gerçek hayallerin, olaylı gecelerin, macera dolu gündüzlerin, hayalperest çocukların, hatırı sayılır hatıraların hikâyesi; İstanbul’un bir köşesinde, kimsenin fark etmediği bir zamanda hayat buluyor. Murat Nedim, bizi kendi mahallesinde eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af507380-e8b4-4acc-bfb7-8be6653b4286.jpg</image:loc>
            <image:title>KİT&apos;lerde Sürdürülebilir Kurumsal Yönetimin Etkinliğinin Arttırılmasında İç Denetimin Rolü ve Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>1.Birinci Bölüm – Kavramsal Çerçeve
1.1 Kamu İktisadi Teşebbüslerine Genel Bakış
1.2 Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yönetim
1.3 Denetim Kavramı ve Kapsamı
  2.İkinci Bölüm – Türkiye’de Kamu İktisadi Teşebbüslerinde Kurumsal Yapı ve Denetim Fonksiyonu
2.1 KİT’lerde Kurumsal Yapı
2.2 KİT’lerde Denetim Fonksiyonu
  3.Üçüncü Bölüm – KİT’lerde Etkin Sürdürülebilirlik İçin Kurumsal Yönetim ve İç Denetim
3.1 KİT’lerde Etkin Sürdürülebilirlik İçin Kurumsal Yönetim Çerçevesi
3.2 KİT’lerde Etkin Sürdürülebilir Kurumsal Yönetimde İç Denetim Farkındalığı
3.3 Türkiye’de KİT’lerde Kurumsal Yönetim
  4. Dördüncü Bölüm – Türkiye’de Ulaştırma Sektöründeki KİT’lerde Sürdürülebilirlik Açısından Kurumsal Yönetim ve İç Denetim Uygulamalarına Yönelik Bir Araştırma
4.1 Araştırma Modeli
4.2 Araştırma Deseni
4.3 Araştırmanın Geçerlik ve Güvenirliği
4.4 Araştırmacının Yeterlilikleri ve Rolü
4.5 Araştırmanın Güçlü ve Sınırlı Yönleri
4.6 Bulgular ve Yorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e219df1f-a7b2-4800-8b15-f18804a33074.jpg</image:loc>
            <image:title>Trablusşam Vakıfları (1840–1877)</image:title>
            <image:caption>￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebdd1ee1-0d54-41ef-83ce-022fb16faf9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Bu Sevda !</image:title>
            <image:caption>Nabizade Nazım&apos;dan Recaizade Mahmut Ekrem&apos;e, Ahmet Rasim&apos;den Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Suat Derviş&apos;e; Tanzimat&apos;tan harf devrimine dek Türkçe edebiyatın zenginleşmesine katkı sunmuş isimlerin metinleri bu kez farklı bir bakış açısıyla derleniyor. Serdar Soydan, bu güçlü kalemlerin satırlarında kâh örtük kâh açıktan anlatılan &quot;öteki&quot; cinsellikleri Ah Bu Sevda!&apos;da buluşturuyor.
Dönemin toplumsal ve sosyal hayatına ayna tutan, bir kısmı anonim hatta yasaklı, bazısıysa Latin alfabesine ilk kez aktarılan bu özgün ve sıradışı hikâyelerde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dair terimler, göndermeler ve argo kullanımları cinsel ötekinin temsili, ötekiye bakış ve ötekiyi yansıtışın değişimini ve gelişimini de açık eden bir mahiyete bürünüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffbb1c0-7e4d-4944-af18-21383e2054ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç</image:title>
            <image:caption>Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Türk edebiyatının romancılık konusundaki kilometre taşlarından Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın önemli eserlerinden biridir. Romanda, Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpacağı söylentisiyle gelişen olayları anlatan H. R. Gürpınar, batıl inançlara sahip mahalle sakinlerinin tepkisini ve bilimsel düşünceden uzak davranışların gülünç yanlarını gözler önüne serer. Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç 1910’ların İstanbul’unu ve semt sakinlerini duyarlı bir şekilde betimlemekte ve dönemin sosyal hayatını gerçekçi bir şekilde yansıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6f6251d-3312-4e4a-961c-20dca7fa4836.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirli Karınca</image:title>
            <image:caption>Şehirli Karınca adlı bu öykü kitabında, bir karıncanın azmi ve dikkatiyle yaklaşıyor yazıya. Sinemanın, edebiyatın, müziğin ve resmin unutulmaz eserlerinin izinde, kurgunun yeniden kurgulandığı özgün anlatılar bunlar. Bir Truffaut filminin içinde başlayan yolculuk Truffaut&apos;nun gerçek yaşamıyla iç içe girip Jean Vigo&apos;ya, Joyce&apos;a, Beckett&apos;e, Zweig&apos;a, haikunun ustası Başo&apos;nun yalın, yalın olduğu ölçüde derin evrenine uzanıyor; oradan Bresson&apos;un Balthazar&apos;ına uğrayıp Fritz Lang&apos;e, de Sica&apos;ya, Rotko&apos;ya, Walser&apos;a uzun bir solukla bağlanıyor. Karanlığın gizli misafirlerinin tekinsizce dolaştığı film noir bir anlatının üzerine örtüsünü sererken, intihar etmiş, yaşamı deliler evinde bitmiş yaratıcılar satır aralarında canlanıyor.
&quot;Durmadan, durmadan / Dönüyor düşlerim&quot; diyen Başo&apos;nun yanı başında, Güreli de, durmadan, durmadan, dönüyor dünya, sanatla, diyor bize âdeta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a19b095-098a-4629-9444-a396249d215b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dansa Davet</image:title>
            <image:caption>&quot;Dans etmek bir çığlığı susturmak mı?&quot;
Dansa Davet, 1518 yılında görülen, dünyanın en ilginç toplumsal histeri vakalarından birinin hikâyesini anlatıyor. Strasbourg&apos;da açlık ve sefaletin, insanları cinayete sürükleyen bir yokluğun hüküm sürdüğü zamanlarda, ıstırabından aklını yitiren bir kadın, aniden sokaklarda dans etmeye başlar. Kısa bir süre içinde ona katılanların sayısı gitgide artar ve &quot;Dans Vebası&quot; tüm şehri esir alır. Binlerce insan yaşadıkları ağır travmalar sonucunda bilincini yitirip ölene dek dans eder durur.

İntihar Dükkânı&apos;nın yazarından, &quot;kurgu hikâyelerden çok daha delice bir gerçekliği anlatan&quot; masalsı bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d0c815-a6a6-4f4f-842d-114ed4187103.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Kavramı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap &quot;Adalet Kavramı” üzerine Türkiye’de bir doktora tezi olarak yazılmış ilk bilimsel çalışmadır. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında varolan hukuk birikiminin yeni yüzyıla taşınmasına kaynaklık yapan bu kitap, aynı zamanda her geçen yıl insanlığın içine sürüklendiği haksızlıklar çağından kurtulabilmek için giderek bir umut ışığına dönüşen adaletin aydınlatıcı ve yol gösterici anlamlarını ortaya koymaktadır.
Herkesin kendine göre bir hukuk anlayışının bulunduğu, mutlak doğruların giderek ortadan kalktığı bugünün dünyasında yine herkes hak ve adalet arayışındadır. Bu nedenle adalet,  en çok tartışılan kavram haline gelmektedir. 
Elinizde tutmuş olduğunuz bu kitap, adalet kavramının ne olduğunu, farklı içerik ve görünümlerini açık bir şekilde ortaya koyarak, adalet kavramındaki belirsizlik ve karmaşayı gidermeyi hedeflemektedir. Adalet ışığının geleceğe ışık tutmasına yardımcı olması dileğiyle iyi okumalar diliyoruz.
Astana Yayınları Tanınmış Uluslararası bir Akademik Yayınevidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0af152e8-6e11-4c12-8ae5-e9171c85b77d.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>İnsan hakları konusunda yazılan bu kitap değişik açılardan yaklaşımlarda bulunarak, konuya bir açıklık getirmek ve sorunu her türlü ayırımın ötesinde, bir bütünsellik içinde ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. 
İlk bölümde insan haklarının boyutları genel anlamda ele alınmış ve işlenmiştir. Bu yapılırken, soruna bir genel çerçeve çizilmeye çalışılmıştır.
Kitapta, insan haklarının boyutları genel anlamda ele alınmış ve işlenmiş, bu yapılırken, soruna bir çerçeve çizilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, demokrasi ve insan hakları ilişkisi, insan haklarının siyasal boyutu, devlet ve insan hakları ilişkisi, ekonomiyle insan haklarının bağlantısı, kültürün insan hakları üzerindeki etkisi ve daha bir çok diğer ilgili konular ele alınmıştır. 
İnsan hakları konusunda temel bir kaynak teşkil edecek bu kitap, okuyucuya insan hakları konusuna çok boyutlu bakması adına bir ışık tutacaktır. 
Bu eserde teknolojik, ekonomik ve siyasal gelişmeler sonucunda kazanılmış haklarını kaybetme aşamasına geldiği bugün, insan hakları üzerine kapsayıcı bir değerlendirme yapılmıştır. Böylece, daha bilinçli bir hukuk duruşunun sergilenmesine dayanak noktası oluşturarak katkı sağlanması hedeflenmiştir. 
Astana Yayınları Tanınmış Uluslararası bir Akademik Yayınevidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1daa6ab3-efb3-431e-9568-0dc63242f02b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus Devlet Türkiye Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Küreselleşme sürecinin başlamasıyla birlikte en çok tartışılan kavramlardan biri ulus devlet olmuştur.  Geçen yüzyılın sonlarında eski sömürgelerin devletleşmesiyle birlikte ulus devletler tarih sahnesine çıkmışlardır.  Bugün gelinen aşamada ise, batı kapitalist sisteminin içinden çıkan tekelci şirketlerin küreselleşerek, ekonomik yapılanma üzerinden dünya imparatorluğu arayışı içine girdikleri görülmektedir. Bu nedenle çağımızın ana çelişkisi, küresel şirketler ile ulus devletler arasındaki rekabettir. 
Elinizde tuttuğunuz bu kitap bugünkü dünya düzeninin dayandığı temel yapılanma olan ulus devletleri her yönü ile ele alan bir bilimsel çalışmadır. Dünyanın önde gelen büyük devletlerinden olan Türkiye Cumhuriyeti olgusundan hareket ederek, ulus devlet bu kitapta irdelenmektedir.  Bu kitapta ulus devlet olgusu, kuruluşu, yapısı, stratejisi, Atatürk milliyetçiliği, uluslararası gelişmeleri  ve yeniden ulus devlet anlayışı etraflıca ele alınmıştır.  Ayrıca Türkiye’ye yönelen tehditler, hukuk metinleri ve haritalar eşliğinde okuyucunun dikkatine sunulmuştur. 
Astana Yayınları Tanınmış Uluslararası bir Akademik Yayınevidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7aea89-941f-4cce-9b8b-db1382ef3899.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94692a54-36bd-4c94-8d35-64656f240941.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Balık</image:title>
            <image:caption>“Altın Balık, bir denizin içinde tek başına kalandır. Diğerlerinden farklı olduğu için kendini değerli hissedip şanslı sayabilir. Diğer yandan, hiçbirine benzemediği için dışlanabilir, kendisini yalnız hissedebilir. Bir balıkçı olduğunu düşün, böyle bir balığın olsa ne yaparsın?”
 
Herkesin oynadığı bir bilgisayar oyunu ve galibiyetin getirdiği vahşet... Patlayan bir bomba ve işe yetişme telaşı sonsuza kadar biten ve akşam sevdiklerine dönemeyecek insanlar...  Patlamanın ardından yüz binlerce ekrandan işitilen şu sözler;
 
“Ne görüyorsunuz? Ne duyuyorsunuz? Neye inanıyorsunuz? Ben sizin adınıza bir cevap vereyim. Yalanlar görüyor, yalanları dinliyor ve yalanlara inanıyorsunuz. Sizi her an, her saniye ve her yerde, kesintisiz bir şekilde kandırıyorlar. Sanırım siz, bu durumdan mutlusunuz. Teknoloji sizin için bir nimet ve sizler de onun iflah olmaz müptelaları. Hadi, biraz gerçeklerden konuşalım.”
 
Peki, bu sözlerin sahibi kim? Bir sonraki eylemi ne olacak? Onu kim durduracak?
 
Altın Balık ise bu nefes kesen macerada dünyanın en gösterişli labirentinin dar sokaklarından çıkıp mısralara dokunan şairlerin gölgesinde geziniyor… 
 
Peki, Altın Balık parmaklarının ucunda taşıdığı laneti kahramanca bir dokunuşa çevirip iyiliğe ilham verebilecek mi?
 
Aksiyon, macera ve fantastik okurları için nefes kesen bir polisiye roman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e344a7-11e0-42c1-b9b2-95e150e9606e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ödül</image:title>
            <image:caption>10 Aralık 1946’da Stockholm’deki Grand Hotel’de Otto Hahn, Kimya alanında layık görüldüğü Nobel Ödülü’nü almak üzere bekliyor. Törene sadece birkaç saat kalmış. Ve o sırada Lise Meitner beliriyor süitinde: Otuz yılı aşkın bir süredir birlikte çalıştığı eski dostu, meslektaşı, tecrübeli bir bilim insanı.
Fakat Lise, Otto’yu tebrik etmek için orada bulunmuyor. Onun meselesi geçmiş ve dolayısıyla gelecek. Lise sadece hesaplaşmak istiyor. Ömrünü adadığı işin hayattaki karşılığıyla yüzleşmek… Kapalı kapılar ardında, bir otel odasında olup bitiyor her şey. Karlı ve soğuk bir günde. Cyril Gély, tiyatrodan gelen ustalığını diyaloglar üzerinden akan bu hikâyede konuşturuyor: Tarihle, vicdanla, insanlıkla boğuşan iki bilim insanının gerçeğiyle yüzleşiyor.
 
“Cyril Gély, tarihin gölgesinde kalmış olanı açığa çıkarmayı seviyor. Ödül’de, kibirden sağduyuya, gururdan ihanete, gafletten fırsatçı körlüğe kadar insana dair tüm belirsizlikleri ustalıkla gözler önüne seriyor.” – Sophie Creuz, L’écho

“Keder ve sevgi arasında gidip gelen diyaloglar ve dokunuşlarla, yazar birbirine rakip iki arkadaş arasındaki muğlak ilişkiyi resmediyor. Turner resimleriyle dekore edilmiş bir otel odasında tarih yeniden yazılıyor. Ödül, sımsıkı kapalı bir kapının ardında iki kahramanın arasında geçen diyaloglar üzerinden her şeyin açığa çıktığı bir roman olarak karşımızda.” – Manon Bitticelli, franceinfo:culture

&quot;İnsana dair etkileyici analizler eşliğinde keşiflerin sonuçları üzerine kaleme alınmış bilim dünyasına dair mükemmel bir roman. Cyril Gély, araştırmacıların kapalı dünyasında kadının yerini, tanınmamaktan kaynaklı acıyı ve başarı için verilen savaşı ustalıkla kaleme almış.&quot; – Fnac</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f1cbadc-ef81-492e-afef-15ffba5901a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Buyurdu Zerdüşt</image:title>
            <image:caption>Böyle Buyurdu Zerdüşt, Nietzsche’nin tüm yapıtları arasında en çok okunan, en çok tartışılan eseridir. Düşün dünyamızın hakikat, ahlak, akıl, özne gibi tüm doğal yapılarının sıradan alışkanlıklar olduğunu söyleyerek Batı metafiziğini kıyasıya sorgular. Nietzsche sonsuz yeniden geliş, üstinsan ve Tanrı öldü gibi kavramları ortaya koyduğu Zerdüşt’le ilgili yıllar sonra şu ifadeyi kullanacaktır: “İnsanlığın sahip olduğu en derin kitap.”
“Hakiki ve zahiri dünyaların ilgasından sonra hakikatin özüne ne olduğuna dair sorumuzun yanıtı şudur: Incipit Zarathustra. Yine de Nietzsche’nin cevabı bizim için başta sadece bir soru yumağıdır. Batı metafiziğinin sürdürdüğü ayrımın yürürlükten kalkmasıyla, işte ancak o zaman başlar Zerdüşt. Kimdir peki ‘Zerdüşt’? Nietzsche’nin, suretini peygamberce şiirselleştirdiği –ve kendisi en uç, yani metafizik tarihindeki en uzak nokta olduğundan dolayı, şiirselleştirmek de zorunda olduğu– bir düşünür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d153ba1-b285-4848-b675-0e553958e11b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Muhammed&apos;in Gazaları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde çeşitli arşiv kaynakları, kronikler ve yerli yabancı birçok tarihçinin kitaplarından beslenerek yazdığı kitaplarla “Tarihi Sevdiren Adam” olarak meşhur olan Ahmet Refik Altınay’ın kitapları Timaş okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. Sadeleştirilmiş akıcı bir üslupla hazırlanan serinin ikinci kitabı Hz. Muhammed’in Gazaları’nda, Ahmet Refik, Peygamber Efendimiz’i bir askerî kumandan olarak ele alıyor. Önce Peygamber Efendimiz’in savaş yöntemini uzun uzadıya anlatarak İslam savaş ahlakının çerçevelerini çiziyor ve Osmanlı’nın da bu çerçeve içerisinde hareket ettiği için cihan imparatorluğuna dönüştüğünü vurguluyor. Ardından, bizzat Hz. Peygamber’in katıldığı ve İslam mücahitleriyle omuz omuza müşriklere karşı zorlu mücadeleler verdiği Bedir, Uhud, Hendek ve Huneyn savaşlarını en ince ayrıntısına kadar okuyucuların gözlerinin önüne seriyor.
Hz. Peygamber’in etrafında; Hz. Ali’den Hz. Hamza’ya, Hz. Ömer’den Sad bin Ebu Vakkas’a, Cafer bin Ebu Talip’ten Musab bin Umeyr’e, Selman-ı Farisi’den Abdullah bin Cübeyr’e Allah’ın dinini yüceltmek için mücadele eden pek çok İslam mücahidi bu kitapta bir zafer geçidinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d311a7-e50a-4834-b3f2-05a7eb977893.jpg</image:loc>
            <image:title>1871 – Paris Komünü Günleri</image:title>
            <image:caption>Savaşta Almanlar karşısında ağır bir yenilgi alan Fransa, Üçüncü Cumhuriyet’in ilanı ve çok geçmeden patlak veren ünlü Paris Komünü isyanıyla, 1848’den sonra bir kez daha devrimci bir ruhla ayaklanıyor. Paris kuşatma altında, aralıksız süren bombardımanda insanlar kırılırken barikatların ardında, sonu kanlı bitecek bir direniş filizleniyor. Uzun yıllar sürgün yaşadıktan sonra ülkesine dönen Victor Hugo’nun 1871 tarihli günlüğü, en sevdiği oğlunun cenazesini, üstelik Komün’ün kuruluş günü kaldıran bir babanın gözünden, devrimler tarihinin en unutulmaz deneyimlerinden birine tanıklık ediyor. 
“Taşlı ve sopalı elli ya da altmışa yakın adam, gece iki saat boyunca, altmış dokuz yaşındaki bir adamı, dört kadını ve iki küçük çocuğu evlerinde kuşattılar. Savunmasızdım. Bir değneğim bile yoktu. Ölümlerin en iğrenci olan cinayeti yakından gördüm. Üç kez saldırdılar. Arada sessizlik oluyordu. O sırada meydanın arkasındaki bülbülün sesini duyuyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a39760-1669-47aa-b795-ed252d24a1d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu</image:title>
            <image:caption>Ünlü roman yazarı R., üç günlük dağ gezisinden döndüğünde postada, “Beni hiç tanımamış olan sana” diye başlayan imzasız, upuzun bir mektup bulur. 
Bu cümle bütün öykünün özetidir aslında. Yıllarca tek taraflı yaşanmış, bırakın karşılık bulmayı, farkına dahi varılmamış bir aşkın ilanı. Tanınmamak, bir değil birçok kez, hatta bir ömür boyu katlanılan bu kara yazgının üstelik bir başka kurbanı daha vardır.
“… o gün beni tanımadığın için ilk kez acı duydum, senin tarafından tanınmamak, bu yazgıyı bütün bir ömür yaşadım ve onunla da öleceğim; tanınmamış, senin tarafından hâlâ tanınmamış bir şekilde. 
 O hayal kırıklığını sana nasıl anlatabilirim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/123cd5d4-61ed-4874-bc58-e44f7f3aa5b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöropolis</image:title>
            <image:caption>obert Newman’ın stand-up gösterisi ve BBC Radio 4 programlarına dayanan Nöropolis, beyin bilimi üzerine ön kabulleri altüst eden bilimsel buluşları araştırıyor.
Newman Nöropolis’te, beynin sadece karmaşık bir bilgisayar olduğu iddiasının yanlış olduğunu savunuyor. Nörobilimdeki gerçekten heyecan verici gelişmeler, antik okyanuslardaki belleğin kökenleri hakkında hayranlık uyandıran keşifler gibi, beyin biliminin neden bu kadar tuhaf bir indirgemeci dünya görüşüne adanmış olduğunu sorguluyor. Beyin biliminin “beyinsiz” yorumlarını ortadan kaldırarak daha ilgi çekici ve az bilinen gelişmeleri, keyifli bir anlatımla okura sunuyor.

“Boş bilime, kapitalistlere ve Brian Cox’a cevabını veren Newman’ın nörobilim merakının, zihni-tetikleyen sonuçları bu kitap.”

– Guardian

“Büyüleyici ve son derece orijinal bir kitap, elinize aldıktan sonra iki saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.”

– The Spectator

“Newman, bilimsel birikimini göz kamaştıran zekâ manevralarıyla birleştiriyor.” – The Times

“Komik… eksantrik… ustalıkla kaleme alınmış.”

– Nature</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49275d0a-c760-49bc-8bb4-ccb94ea2d1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>“Zannetme ki güldür, ne de lâle,
Âteş doludur, tutma yanarsın
Karşında şu gülgûn piyâle...”
Ahmet Hâşim, modern Türk şiirinin kurucu şairlerinin başında gelir. Hayattayken yayımlanmış iki şiir kitabı olsa da Hâşim’in Türk şiirinde yarattığı etkinin bir benzerine rastlanamaz. Başta Ahmet Hamdi Tanpınar, Abdülhak Şinasi Hisar, Nurullah Ataç gibi isimler olmak üzere, onun getirdiği yenilikleri anlayan ve şiirlerini ayrı bir yere koyanların sayısı azımsanacak gibi değildir. Bugün değerinin daha iyi anlaşıldığı ve onun ilk “modernist” şairimiz olduğu konusunda görüş birliğine varıldığı da bir gerçek.
Elinizdeki kitapta, Ahmet Hâşim’in kitaplarında yer alan ve dergilerde kalan bütün şiirlerini bulacaksınız. Osmanlıca-Türkçe karşılıklı sayfalarda ve “eleştirel basım” olarak sunduğumuz bu baskıyla, nüsha farklarını görecek, modern Türk şiirinin bu büyük ismini eksiksiz okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/623ac63e-9789-4afb-9939-b1dcac7a2e84.jpg</image:loc>
            <image:title>IV. Henry - 1</image:title>
            <image:caption>1597’de Londra’da yazıldığı tahmin edilen IV. Henry, Kral IV. Henry’nin, oğlu Prens Hal’in yardımıyla Shrewsbury Muharebesi’nde düşmanlarını nasıl dize getirdiğini anlatır. Oyunun bu ilk bölümünde, saraydan uzakta sorumsuz bir hayat süren Prens Hal, tahtı sarsılan babasını korumak için öne atılır ve hem aklını hem kılıcını kullanarak kendini ispatlar. Shakespeare’in iç savaş gibi ciddi bir konuyu komik sahne ve diyaloglarla eğlencelik bir seyre dönüştürdüğü oyunun en çarpıcı karakteri ise hiç şüphesiz Prens’in yaşlı dostu, keyif düşkünü ve düzenbaz Sir John Falstaff’tır. 
“Hamuru kötü yoğrulmuş ihtiras,
nasıl da küçülüp gidiverdin!
Bu bedende bir ruh olduğu vakit,
Bir krallık bile ona dar gelirdi,
Ama şimdi, iki adımlık pis bir toprak parçası
Yetiyor da artıyor bile.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94138a76-be83-4ad1-8c3e-63198d765a08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs&apos;teki Son Osmanlı</image:title>
            <image:caption>Kudüs&apos;te, son nefesini verene kadar nöbete duran Iğdırlı Hasan Onbaşı... Yıllar sonra bir fotoğrafın peşinden Kudüs yollarına düşen yazar Ahmet Kalemoğlu...

&quot;Aşk, bu topraklarda ölümünedir...&quot;

Çölün kavuran sıcağında ilerleyen Türk Ordusu... Direndikleri kum fırtınaları, savaştıkları susuzluk, çaresini bulamadıkları güneş... Çölün ortasında kalacaklarını düşünürken feraha erdiklerinin işareti diye gördükleri hurma ağaçları... Ağaçların ardındaysa düşman askerleri...
Çöl, askerin henüz cepheye varmadan savaştığı ilk düşman... Kanal Cephesi ve İngiliz askerleriyle girilen o çetin muharebe...

&quot;Ölüm bizim peşimizde değil, biz onun peşindeyiz.&quot;

Payına düşen tüm mücadeleleri verdikten sonra, dönüşe hazır beklerken verilen son göreve ilk gönüllü oydu... Iğdırlı Hasan Onbaşı!
Mescid-i Aksa&apos;nın, Kudüs&apos;ün yetim kalan Müslümanlarının tutunacakları son umut... Ardında bıraktığı büyük fedakarlık öyküsünün peşine takılan vefalı bir yazar...

İsmail Bilgin, bir kere daha Türk tarihinin unutulan kahramanlarını bize hatırlatmak için yazıyor... Kudüs&apos;ün hikâyesini Iğdırlı Hasan Onbaşı&apos;nın nöbetinden izleyeceğiz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0c2999f-95b9-49e7-a08f-b36474df0e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyetler Diyaloğu</image:title>
            <image:caption>Roger Garaudy bu eseri Müslüman olmadan beş sene önce yazdı.
Yayınlanır yayınlanmaz birçok dünya diline çevrildi. Pek çok ülkede defalarca basıldı. İnsanlığın geleceği için kafa yoranların kaynak kitabı oldu.

Bu kitapta savunulan tez şudur: Batılılar tarafından yüz milyonlarca Amerikan yerlisine o korkunç soykırım yapılmasaydı... Avrupalıların köle ticareti yüzünden yine yüz milyonlarca Afrikalı büyük bir katliama tâbi tutulmasaydı... Emperyalist Batı, bütün dünyayı dört asır boyunca insafsızca sömürmeseydi... O sömürüyü hâlâ çeşitli yollarla devam ettirmenin yollarını aramasaydı... Sömürgecilik, yağma ve zulüm yerine, ah bir “Medeniyetler Diyaloğu” gerçekleştirilebilseydi!... İnsanlık şimdi insanca yaşamanın doruklarında olurdu!

Bu kitap, bütün din, inanış ve bilgelikler üzerinde yeterli bilgi edinmiş ve bunlardan hareketle evrensel boyutta bir insanî kardeşlik ve paylaşımın nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği konusunda kafa yormuş bir düşünürün klâsikleşmiş şaheseridir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aebcb2d8-661a-45d1-8a45-06615e49109e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülmek Var Dönmek Yok - Acayip İşler Takımı</image:title>
            <image:caption>Ta ta ta tamm! Acayip İşler Takımı, yine acayip komik bir macerayla karşınızda!!

Efe ve arkadaşları bu sefer okulda düzenlenen bir sosyal sorumluk yarışmasına katılıyorlar. Afrika’da su kuyusu açma fikriyle yarışmaya katılan ekibimizin, projelerinin seçilmesi için çevirmedikleri film kalmıyor.

Ekip ruhu ile tuz ruhunu karıştırıp bol tuzlu Çorum leblebisiyle empati kurdurma çabaları, bütün okulun resmen su kaynatmasıyla sonuçlanıyor.

İyilik ve yardımlaşmanın koşulsuz kazandığı, şamata ve eğlencenin su olup aktığı, “Allah iyiliğimizi versin!” dedirten bu kitabı okurken gürültülü kahkahalar koparmak tamamen serbest.

Çünkü kuyu açılışı için hep birlikte Afrika’ya giden ekibimiz, bu kitapta tam anlamıyla maceranın suyunu çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0838ed99-91f0-4d5f-8e27-8b7fed20d6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal İstila</image:title>
            <image:caption>Valis Üçlemesinin ikinci kitabı Kutsal İstila, Valis romanının birkaç yüzyıl sonrasında geçiyor.
Tanrı ölmedi, sadece başka bir gezegende sürgün hayatı yaşıyor ve Dünya’yı Belial’ın elinden almak için acilen gezegendeki yerleşimcilerden biri olan Herb Asher’ın yardımına ihtiyacı var. Belial’ın elindeki Dünya’da ise Hıristiyan-İslam Kilisesi ve Bilimsel İdare bu kutsal istilayı iktidarlarına yönelik bir tehdit olarak görüp harekete geçince macera da başlıyor. Sanal gerçeklik, paralel evrenler, yıldızlararası yolculuk ve varoluş. Fantezi, teoloji ve psikolojinin PKD usulü bir harmanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49092537-0933-45a3-8248-7e4cccc74b8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Yazmak Bizim İşimiz - İlk Türk Devletleri</image:title>
            <image:caption>Gerçek kahramanlara; Orta Asya bozkırlarında fırtına gibi esen ve Türklere bir millet olduğunu öğreten Mete Han’a; Türk tarihinin en büyük fatihlerinden biri olan Kapgan Kağan’a; ülkesine sadakatle 46 yıl hizmet eden ve hiçbir savaşı kaybetmeyen efsane devlet adamı Tonyukuk’a; bağımsızlık ateşini yakan, Türk bayrağını mavi gök altında, yağız yer üstünde gururla dalgalandıran Kutluk Kağan’a; 7 yaşından beri ülkesine hizmet eden, cesareti ve kahramanlığı ile düşmanlarının bile önünde saygıyla eğildiği Kültigin’e; başarılarıyla tahtını otağına değil Türk milletinin kalbine kurmuş Bilge Kağan’a, “Eğlenceli Tarih” serisinden bir saygı duruşu… İlk Türk devletlerini; Hunları, Kök Türkleri ve Uyguları; siyasi, askeri, sosyal ve kültürel özellikleriyle öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli, heyecanlı ve keyifli olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e873244a-b35b-4191-b749-52be5414e544.jpg</image:loc>
            <image:title>Akhilleus’un Ölümü</image:title>
            <image:caption>Dört yıllık sürgün gibi görevinden dönen Fandorin yine rahat bir görev olan Moskova Valiliği emrine atanır ancak onu hiç terk etmeyen şansıyla yine, bütün ülkeyi sarsan bir cinayetin içinde bulur kendini. Akunin bir yandan cinayeti örerken diğer yandan da Rusya’nın nasıl yönetildiği konusuna değinir. 1882 yılı Moskova’sı Tolstoy, Çehov ve diğer yazarların anlattıkları canlılıkla karşımıza çıkar. Fandorin’in Japonya’daki yılları boşa geçirmediğini okurken artık usta ve deneyimli bir dedektif olduğunu hissederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd7f217f-ade7-4917-a445-832d62c45c60.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Sörfçüler 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mira, Tan, Asu, Emma ve Tim ile Poyraz ve Bay Bilge. 
Yine birlikteler ve beklenmedik şekilde kendilerini bir maceranın içinde 
buluyorlar. Aniden çıkan yangın, Shaka Sörf Okulu’nu nasıl etkileyecek? 
KERBEROS gerçekte göründüğü gibi bir sanat gemisi mi yoksa bir tehdit mi? 
Çılgın Sörfçüler olan biteni çözmeye çalışırken 
karanlık geceleri aydınlatan yıldızlar onları gözlüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faf16170-c5e6-451c-8a43-dc3456585fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Babam Ve Ben Okuyoruz</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d40379-d9ae-4a73-a4b4-3f1ec1151efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırçın Kızın Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Hey! Nasıl gidiyor hayat?
Keyfin yerinde mi?
Seninkiler seni anlıyorlar mı?
Annen ve baban yani...
Vaay, anlamıyorlar mı?
O halde yalnız değilsin! Pelin de senin gibi... Onunla tanışmaya ne dersin?
Pelin&apos;i çok seveceksin. Çünkü o da senin gibi büyümeye çalışıyor. Büyürken de bir sürü macera yaşıyor.
Kankalarıyla sorunları oluyor, sevdiği çocuğu annesinden gizliyor, okuldaki çetelere kök söktürüyor...
Veee tüm bunlar olurken günlüğü ona sihirli bir oyun oynuyor!
Nasıl mı? Söylememm!.. Kendin görmelisin.
Oku mutlaka! Çünkü eğlence garanti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9834c1b-4bd3-4362-855d-1e9bdff0ee28.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Gerçek Bir Korsan Değilsin</image:title>
            <image:caption>Deniz, köpeği Lokum ile birlikte çılgın maceralara çıkmayı seviyor. Birlikte araba yarışına katılıyor, Afrika&apos;ya yelken açıyor, timsahlarla dolu bir hendeği olan kocaman bir kale inşa ediyorlar. Ama Kaptan Oyunbozan bu durumdan hiç memnun değil. O, Deniz&apos;in uygun bir korsan olma zamanının geldiğini düşünüyor. Ama bir dakika, Deniz şimdi ne yapacak?
Maceradan kopamayan ve her zaman &quot;Hemen geliyorum!&quot; diyen çocuklar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03a81363-65bb-44d1-bc94-c580ab72e8b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Todiş&apos;in Bir Günü - Todiş&apos;le Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Nesneleri tanıtan, kavramları öğreten boyama dizisi: Boya Tanı Öğren Serisi!

Boya: Çocuğun Motor Becerilerini Geliştirir.

Tanı: Çocuğa, Nesneleri Tanıtır.

Öğren: Çocuğa, Yaş Seviyesine Uygun Kavramları Öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55caa06e-9531-4471-b147-f8e4ad61abe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Harikalar Diyarı İstanbul</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; İstanbul’da yaşayanların, her gün yanından geçenlerin bile tam olarak ne olduğunu bilmediği bir sürü evin, bahçenin, duvarın, camiinin, meydanın, sokağın, sarayın, kulenin, hatta taşların bile şaşırtan tarihini; üst üste yığılmış evler arasından sıyrılarak rahatça bir nefes alıp, doğaya ulaşabileceğiniz en pratik yolları; en az annenizinkiler kadar güzel, lezzetli yemeklerin yapıldığı lokantaları, neredeyse bir insan gibi yaşayan bu şehrin tüm öyküsünü bulacaksınız. İstanbul dışında yaşayanlar için ise iyi bir hava atma kitabı olacak bu. Çünkü İstanbul’a gitmeden İstanbul’u göreceksiniz! Tam anlamıyla ‘bedava’ seyahat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49522dce-5613-4071-9dcb-570097cefe72.jpg</image:loc>
            <image:title>Todiş Ne Yiyor- Todiş&apos;le Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Nesneleri tanıtan, kavramları öğreten boyama dizisi: Boya Tanı Öğren Serisi!

Boya: Çocuğun Motor Becerilerini Geliştirir.

Tanı: Çocuğa, Nesneleri Tanıtır.

Öğren: Çocuğa, Yaş Seviyesine Uygun Kavramları Öğretir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bc23b47-7861-41d4-af37-f03dd9bd01ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Todiş&apos;in Arkadaşları - Todiş&apos;le Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Nesneleri tanıtan, kavramları öğreten boyama dizisi: Boya Tanı Öğren Serisi!

Boya: Çocuğun Motor Becerilerini Geliştirir.

Tanı: Çocuğa, Nesneleri Tanıtır.

Öğren: Çocuğa, Yaş Seviyesine Uygun Kavramları Öğretir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f7f287d-3b8b-4f66-9b57-65f806d2ebc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Patiş Parka Gidiyor - Patişle Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Nesneleri tanıtan, kavramları öğreten boyama dizisi…

Boya: Çocuğun motor becerilerini geliştirir.

Tanı: Çocuğa, nesneleri tanıtır.

Öğren: Çocuğa, yaş seviyesine uygun kavramları öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4efab3-4a46-48ac-907d-5b8d6a582c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Patiş&apos;in Dolabı - Patişle Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Nesneleri tanıtan, kavramları öğreten boyama dizisi…

Boya: Çocuğun motor becerilerini geliştirir.

Tanı: Çocuğa, nesneleri tanıtır.

Öğren: Çocuğa, yaş seviyesine uygun kavramları öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/483353b8-cfc8-493d-81be-13733a43ad59.jpg</image:loc>
            <image:title>Patiş Evde Ne Yapıyor - Patişle Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Nesneleri tanıtan, kavramları öğreten boyama dizisi…

Boya: Çocuğun motor becerilerini geliştirir.

Tanı: Çocuğa, nesneleri tanıtır.

Öğren: Çocuğa, yaş seviyesine uygun kavramları öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c00a2873-a672-4edf-befb-acf7ab49e576.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumişin Ormandaki Evi - Yumişle Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Nesneleri tanıtan, kavramları öğreten boyama dizisi…

Boya: Çocuğun motor becerilerini geliştirir.

Tanı: Çocuğa, nesneleri tanıtır.

Öğren: Çocuğa, yaş seviyesine uygun kavramları öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0119e54-1464-47df-898d-8f6a3ba9e87b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumişin Ailesi - Yumişle Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Nesneleri tanıtan, kavramları öğreten boyama dizisi…

Boya: Çocuğun motor becerilerini geliştirir.

Tanı: Çocuğa, nesneleri tanıtır.

Öğren: Çocuğa, yaş seviyesine uygun kavramları öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06365fc9-d315-4243-80f1-114c659754a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Human Nature</image:title>
            <image:caption>FORCE, in ever giving birth to new manifestations of her individuality, has been enabled to continue to advance her own cause through example, which in turn has led to an increasing love and devotion on the part of her favorite offspring and chief admirer, -Human Nature.
Astana Yayınları Tanınmış Uluslararası Bir Yayınevidir. 
This blind love on the part of humanity is as the intense interest of the child; it cannot be held within bounds, and having once overstepped the mark, calls upon bitter experience to lead the way to a fuller understanding of life.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8983a9d-99e2-4cea-b24f-ae4fa3bc4650.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumişin Oyun Arkadaşları - Yumişle Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Nesneleri tanıtan, kavramları öğreten boyama dizisi…

Boya: Çocuğun motor becerilerini geliştirir.

Tanı: Çocuğa, nesneleri tanıtır.

Öğren: Çocuğa, yaş seviyesine uygun kavramları öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b814712-7ce0-47d0-ab06-bbdcfdc9eaa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf ve Tekinsiz</image:title>
            <image:caption>Tuhaf ve tekinsiz dışarıda olanla, ait olmayanla, bilinmeyenle ilgilidir; garip olanı çağrıştırır. Mark Fisher’a göre tuhaf ve tekinsiz birbiriyle yakından ilişkili iki duygu, aynı zamanda 20. yüzyıla damgasını vuran birer üretim biçimidir; film ya da kurgu biçimi, kavrayış biçimi, hatta nihayetinde bir var olma biçimi. 
Fisher Tuhaf ve Tekinsiz’de, bu kavramların insanın varlık ve yoklukla ilgili sorabileceği en temel soruları barındırdığını anlatıyor. 
Burada hiçbir şey olmaması gerekirken bir şeylerin olmasının sebebi nedir? Ya da, burada bir şeyler olması gerekirken hiçbir şey olmaması nedendir? Belki de insanlık halinin tam olarak anlaşılabilmesi için incelenmesi gereken sınırda kavramlar olan tuhaf ile tekinsizi Fisher; H.P. Lovecraft, H.G. Wells, M.R. James, Christopher Priest, Joan Lindsay, Nigel Kneale, Daphne du Maurier, Alan Garner ve Margaret Atwood gibi yazarlar ile Stanley Kubrick, Jonathan Glazer ve Christopher Nolan gibi yönetmenlerin eserleri üzerinden inceliyor. Mark Fisher, doktorasını Warwick Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yaptı. Radikal siyaset, popüler kültür ve müzik üzerine yazılar ve kitaplar yazdı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99f4e288-487d-4124-a8cb-969b55d9457a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım - Dünya</image:title>
            <image:caption>Tarihte ilk kez, on yıl ilerisini düşünen kişiler arasında, küresel bir oyunun sonunu oynamakta olduğumuz kanısı oluştu. İnsanlığın yarattığı sorunlar hem küresel hem de sürekli artıyor. Aklımızda ekonomik büyüme, dizginlenmemiş tüketim, sağlık ve bireysel mutluluktan başka bir amaç olmadan debelenip duruyoruz. Yüzyılın bu en büyük sorunu ancak ahlaki düşüncede temel bir değişiklik, insan dışındaki canlılara büyük bir bağlılıkla çözülebilir. Türümüzün miras aldığı bu güzel dünyanın biyosferi oluşturmasının 3,8 milyar yıl aldığını asla unutmamalıyız. 
İnsanlık küresel biyolojik çeşitlilik hakkında çok daha fazla şey öğrenmedikçe ve bu çeşitliliği korumak için hızla harekete geçmedikçe, Yeryüzü’ndeki yaşamı oluşturan türlerin çoğunu kısa zamanda kaybedeceğiz. Yarım-Dünya önerisi, sorunun önemine uygun, birincil, acil bir çözüm sunuyor: Ancak gezegenin yarısını veya daha fazlasını ihtiyat olarak bir kenara ayırarak, çevrenin yaşayan kısmını kurtarabilir, kendi varlığımızı da sürdürebilmemiz için gereken dengeyi sağlayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61650527-bdc3-4487-90c7-250241778b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferze</image:title>
            <image:caption>Sevelim.
Vaktimiz Var!
Vaktimiz Varken Sevelim.
Vaktimiz Var!
Sevelim.
*	
Yokluğum Bilip Kanmayasın.
Çünkü Ben Bir Yokluk Küfede
Bütün Varlıkları Aşar, Aşar Da Gelirim.
*	
Belki Bir Merhaba,
Belki De Bir Önemi Yoktur Vedanın.
Kim Bilir?
*	
Bütün Şairler,
Yazan Yazmayan
Seven Her Yürek,
Kavuşamamıştır Sevdiğine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e630b67e-4a63-44e5-b21c-874b527882df.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Adam</image:title>
            <image:caption>Javier Marías’ın 1986 yılında yayımladığı beşinci romanı Duygusal Adam, İspanyolca aslından çevirisiyle ilk kez okurlarıyla buluşuyor. 
Duygusal Adam, meşhur olmak üzere olan genç bir opera şarkıcısı ile evli bir kadın arasındaki aşk macerası çevresinde kurulmuş bir roman. 
Ama yazarın dediği gibi, “Bu, aşkın ne göründüğü ne tecrübe edildiği, yalnızca bildirildiği ve hatırlandığı bir aşk hikâyesidir.
” Genç opera şarkıcısının bakış açısından okuduğumuz hikâye, şarkıcının bir temsilde rol almak üzere Madrid’e gitmek için bindiği trende, karşısında oturan bir kadınla iki erkeğin birbirleriyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu hayal etmesiyle başlıyor. 
Daha sonra bu üç kişiyle kendisinin de kaldığı lüks otelde karşılaşıyor: Bunlar Belçikalı banker Hieronimo Manur, karısı Natalia ve onlara eşlik eden Dato. Kıskanç bir koca olan Manur, Dato’yu karısını erkeklerin alakalarından uzak tutmakla görevlendirmiştir ama genç opera şarkıcısı provalar arasında Natalia’ya kur yapmaktan sakınmaz, bunu gözlemleyen Dato da patronuna durumu aktarır. Kıskanç koca daha da kıskançlaşır... 
Duygusal Adam, Marías’ın hatırlama ile beklenti kutupları arasında okuru gezdirdiği, gizem ve heyecan dolu bir macera.   “Javier Marías harika bir hikâye kaleme almış: Psikolojik analizlerde keskin, hikâyenin gelişiminde müşkülpesent, sonunda ise sürprizli. 
Aklıma Marcel Proust ile Unamuno’yu getirdi.”- Manuel Alvar, ABC “Yazınsal ihtişamının ötesinde [Duygusal Adam’ın] yarattığı gerçek sansasyon, çağımızdaki ahlaki ikiyüzlülüğün maskesini düşürmesi ve İyi ile Kötü konusunda kâğıtları baştan dağıtmasıdır.
”- Frankfurter Allgemeine Zeitung “Marías’ın üslubu benzersiz, insan kalbinin derinliklerinde aranırken yaptığı keşifler gibi.”- Los Angeles Times “Marías, okuru tek kelimeyle afallatıyor.” -The Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/948f0028-576d-424c-bbcb-e543512e7bc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Piri - Kayıp Denizler Üzerine Bir Anımsama</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları, Faruk Duman kitaplarını yayımlamayı sürdürüyor. 2003 yılında Pîrî ile romana yönelen Duman, bu alandaki yetkinliğini yıllar içinde göstermişti.
Yazarın ilk romanı Pîrî şimdi YKY kapağıyla okuruna ulaşıyor. Pîrî’de Osmanlı Paşası Yusuf’un, komutasındaki gemiyle görevlendirildiği bir kuşatmaya giderken, Karanlık Deniz’de yaptığı gerçeküstü yolculuk anlatılıyor. 
Masalsı, fantastik atmosferiyle dikkati çeken roman Yusuf’un dışında üç kişinin daha çevresinde dönüyor: Seyyid, Azat, Seferis. Bir eski zaman teknesinde dört kişinin gerçek-düş ilişkileriyle gelişen romanda Yusuf’un bilinci, annesiyle ve ilk aşkıyla, denizle, uzaklarla, haritalarla, kayıp noktalarla, karanlıklarla sarmalanıyor. Efsunlu bir atmosfer içinde süzülen tekne, buğulu denizlerde, sonsuzluğun sessizliğinde dolaşıp Çıplak Kadınlar Adası’nda demir atıyor.    
“Çocukluğumun puslu zamanlarından sıyrılıp da denizler enginine açıldığımda anladım ki, ben meğer, gözlerimin önünde uzayıp giden denizi, hayal edermişim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/463770b6-0d19-400f-a391-6635001ccbdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 98 – Hasta Bir Dünyada Yaşlanmak</image:title>
            <image:caption>Cogito 98 – Hasta Bir Dünyada Yaşlanmak 
 
Yaşlılık  çalışmaları ya da gerontoloji, bu dosyadaki sosyolojik makalelerde de özellikle vurgulandığı üzere, Türkiye’de derinlemesine çalışılmamış bir alan. Yaşlılık çalışmalarındaki eksiklikleri, yaşlanma sürecindeki eşitsizliklerin siyasal, kültürel ve iktisadi etmenlerini,  sosyoekonomik ve yapısal sorunları ele alan bu makale ve söyleşilerde  bir mücadele alanı olarak yaşlılığın imkânları, hak temelli ve eşitlikçi uygulama talepleri de dile getiriliyor. Dosya bir yandan da yaşlılık ve toplumsal cinsiyet ilişkisine, yaşlılığın ruhsal süreçlerine ve yaşlılıkta psikanalitik çalışmanın dinamiklerine, “çirkin tekrarlar”dan kurtularak yaşamla ve yeniyle yeni bir ilişki kurma imkânlarına, sanatın ve sanatçının yaşsızlığına odaklanan yazılarla bu kasvetli zamanlarda yaşlı olmanın ne anlama geldiğini tekrar düşünmeye davet ediyor.  
 
Cogito’dan • Hasta Bir Dünyada Yaşlanmak 
Necmiye Alpay • Altmış Beş Artı Damgası 
Lynne Segal • “Temel Koşullar” – Birleşik Krallık’ın Co*vid19 Karşısındaki Tutumunda Yaşlanma veya Yaş Ayrımcılığı 
Lynne Segal • Toplumsal Cinsiyet, Arzu ve Yaşlanmanın Skandalları 
Françoise Dastur - Michel Eltchaninoff • “Ölüm kaygısı yaşama sevinciyle bağdaşmayan bir şey değil kesinlikle” 
François Villa • Psikanaliz Yaşlanma Sorunuyla Karşılaştığında 
Bella Habip • Psikanalizde Yaşlılık 
Toros Güneş Esgün • “Çirkin Tekrarlar”ı Bırakmak: Tante Rosa, Yaşlılık ve Beauvoir 
Fisun Yalçınkaya • Sanatçının Yaşsızlığı ya da “Zamanının İlerisinde” Sanat 
Ayşe Günaysu - Eren Keskin • İnsan Hakları Kimin Hakları? 
Co*vid19 Salgını ve Hak İhlalleri 
Özgür Arun • Eşitsiz Yaşlanmak: Türkiye’nin Serüveni, Alanın Niteliği 
ve Yaşlanma Gündemi 
Alan Duben • Kuşaklar ve Nüfus Yaşlanması: Aile, Devlet ve Piyasa 
Gülçin Con Wright • Yaşlanma, Yaşlılık ve Yaşlılar: Kavramsal Tartışmalar, 
Toplumsal Algılar ve Yaşlının Sosyal Statüsü 
Merve Tunçer • Kriz Döneminde Yaşçılık: Yeni Mücadele Alanları 
Göksenin İnalhan • İnsan-Mekân-Zaman: Yerinde Yaşlanma ve Sağlık-Herkes için Yaşanılabilir Kent 
Mutlu Binark • Eşitsizliklerin Yeniden Tezahürü: Dijital Eşitsizlikler ve Yaşlı Bireyler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ca0fe4-cc48-4263-8f96-fce9cd0f0cf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Mısır’a Gidiyoruz - Eğlenceli Tarih Serisi- 2</image:title>
            <image:caption>Serin bir sonbahar günü, ağaç evde birlikte zaman geçiren Duru, Tunç ve Ömer, Pinpon Gezegeni’ndeki arkadaşları Kiki’nin gelişiyle çok mutlu olurlar. Kiki, hep birlikte Antik Mısır Dönemi’ne gitmeyi teklif eder. Duru’nun annesi Sinem’in de onlara katılmasıyla, dostlarımız Antik Mısır’ın büyüleyici evlerinin arasında, Gize Piramitlerinin göz alıcı manzarasında, Nil Nehri’nin verimli kıyılarında unutulmaz bir gün geçirirler…
Nasıl mı?
Eğlenceli Tarih Serisi’nin ikinci kitabında,
Antik Mısır hakkında bilmediğiniz pek çok şey,
sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84e3e9e9-307b-4d05-8cc3-64dfe200ffc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevebilen Mutludur</image:title>
            <image:caption>“Yaşama anlam kazandıracak tek şey varsa o da sevgidir. Şöyle ki: Biz ne kadar sevebilir, ne kadar özveride bulunma gücünü gösterebilirsek, yaşamımız o ölçüde anlam kazanır” diyen Hesse’nin yapıtından oluşturulan Sevebilen Mutludur adlı seçkide yer alan öyküler, şiirler, masallar, notlar, aforizmalarda, Ben’den Sen’e doğru atılan adım ve iç dünyanın itici gücü olarak Sevgi, tıpkı insan yaşamının evrensel tarihindeki gibi leitmotiv olma özelliği taşıyor. 
 Başka başka bulgularla deneyimlenebilen, tanımlanabilen ve anlamlandırılabilen Sevgi’nin varolma biçimleri Hesse’nin sözcük paletiyle kendi rengini buluyor. 
Yumuşak güçlüdür sertten. 
Su güçlüdür kayadan. 
Sevgi güçlüdür şiddetten.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1372542-8b3f-4ce3-a259-9828bc4cc788.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz</image:title>
            <image:caption>Çağdaş tiyatronun dehasıdır Bertolt Brecht... 
20. yüzyılda tiyatronun geleneksel kalıplarını yıkarak yerine koyduğu yepyeni, özgün, deneysel metotlarla sadece tiyatronun asi ve cesur çocuğu olarak kalmadı, oyun, şiir, hikâye, düzyazı, roman, deneme, inceleme, eleştiri alanında on bin sayfalık bir külliyat bıraktı geriye. Bir dönemin kültür tarihini derinden etkilemiş olmasının yanı sıra iki dünya savaşı sığdırdığı hayatı boyunca eserlerinin yakılıp uzun yıllar sürgünlerde yaşamasına karşılık savaş karşıtı sert ve kararlı tutumundan da hiçbir zaman ödün vermedi. Genç bir nihilist olarak adımlarını attığı mücadele dolu hayatına karakterli bir komünist olarak devam etti. Kirli siyasete hiç bulaşmadan varlık gösterebildi dünya sahnesinde. Hayatı fikirlerle olduğu kadar kadınlarla da doluydu. Sürgünden sürgüne giderken karısıyla birlikte sevgililerini de almıştı yanına. Bir arada kalamazlarsa Hitler faşizmine karşı koyamayacaklarına inanmışlardı. Birlikte güçlü, mutsuz ama ümitliydiler. Brecht’i ve mücadelesini tanıdıkça onun hem hiciv ve isyan dolu hayatında hem de her biri bir yaşam tavrı sayılan yapıtlarında yepyeni ufuklar, düşünceler ve umut bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/604ccd73-2877-4c8c-a776-e794acf6b7ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Umberto Arte ile Sanat 2</image:title>
            <image:caption>Johannes Vermeer, Diego Velázquez, John Constable, Jean Baptiste Camille Corot, Arnold Böcklin ve İvan İvanoviç Şişkin...
Her biri dünya sanat tarihine isimlerini altın harflerle yazdırmış üstün yetenekli ressamlar... Çoğunun adı birtakım şehir efsanelerine karışmış. Haklarında bir dolu şey söyleniyor.
Resim sanatıyla ilgilenmeyenler bile bu ressamların tablolarından birini nerede görseler tanırlar.
Çünkü bir şekilde muhakkak bir yerlerde göz göze gelmişlerdir.
İsimleri gölgede kalmış ressamların, dünyaca ünlü tabloları var ederken kat ettikleri yol, aştıkları zorluklar, içlerinde verdikleri duygusal mücadeleler, başlarına gelen beklenmedik talihsizlikler, kiminin kötü kaderi, kiminin çaresizliği, bir eserin kalıcılığını mümkün kılan güçlü faktörlerden birine nasıl dönüşmüş, şaşkınlık içinde tanık olacaksınız.
Sanat, boş zamanlar sayesinde ya da can sıkıntısı sonucu varlık bulmuş meşgalelerden değildir. Bir adanmışlık meselesidir. Bilgiyle, deneyimle, tekrarla ve yaratıcılıkla ilgilidir. İsimleri silinirken eserleri yüzlerce yıl boyunca büyümeye devam eden sanatçıların ölümsüzlük uğruna ödedikleri bedelleri okurken hem hayranlık duyacak hem de ilhamla dolacaksınız.
Psikolojik çözümlemelerle, bilgiyle ve doğru bilinen yanlışların sorgulamalarıyla dolu bu nefes kesici sanat yolculuğu, sadece sanata düşkün olanlar için değil, yaşamın da bir sanat olduğunun farkında olanlar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ab163d-027e-4335-9d9f-48a9b9b931f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Lise Öğretmeni Pedersen’in Ülkemize Musallat Olan Büyük Siyasi Uyanışa Dair Anlatısı</image:title>
            <image:caption>Çiçeği burnunda öğretmen Knut Pedersen ilk görev yeri olan taşra kasabasına geldiğinde, hayalleri aile kurmanın ve saygın bir öğretmen olarak sade bir hayat sürdürmenin ötesine uzanmaz. Ne var ki yıllardan 1968’dir ve dünyanın dört bir yanında esen değişim rüzgârı Norveç’in taşrasına da ulaşmıştır: Pedersen okulda yaşayacağı beklenmedik bir olaydan sonra gittikçe büyüyen bir siyasi harekete kapılacağından ve hayatını başka türlü amaçlara adayacağından habersizdir. Dag Solstad Türkçedeki yolculuğuna Mahcubiyet ve Haysiyet’le unutulmaz bir başlangıç yapmış, okurlardan büyük ilgi görmüştü. Şimdiyse lise öğretmeni Pedersen’in şahsında bütün bir kuşağın hayallerini, dünyayı değiştirme arzusunu, mağlubiyetten sonraki şaşkınlığını ve iç hesaplaşmalarını bazen hüzün bazen mizahla, ama hep tutkuyla anlatıyor.   “Bütün söylentiler doğru çıktı: Solstad vazgeçilmez bir romancı.” -Charles Finch, New York Times Book Review   “Norveç’in tartışmasız en cesur ve en zeki yazarı.” -Per Petterson   “Solstad’ın dili, eski görünen yeni bir zarafetle parıldar ve taklit edilemeyen, enerji dolu, kendine özgü bir ışıltı yayar.” -Karl Ove Knausgaard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d72c6d29-7c7c-4aa0-b414-f22bb6c1ca40.jpg</image:loc>
            <image:title>Tut Elini</image:title>
            <image:caption>Gerçek sevgiyi, ancak cesaret gösterenler deneyimler. 
Cesaret korkusuz olmak değil, korkuyla beraber hareket etmeye gönüllü olmaktır. 
Mutluluğu yanlış yerlerde arayanlar yalnızlaştıklarını düşünür... 
Oysa kimse yalnız değildir! 
Bir elinle diğerini tutarak kendine destek olabilir, mutluluğu beklemek yerine var edersin. 
Duygular hapis değil, özgürlüğe açılan kıymetli bir kapıdır. 
Bu kitap korkularına rağmen adım atmaya cesareti olanların beynini, kalbini ve bedenini dönüştürecek olan 9 haftalık bir program içeriyor. 
Süreç boyunca yaşamını yeniden yaratabilir, kendini dönüştürerek hayallerine yol açabilirsin. 
Geleceğin, sadece şu andaki ellerinde. 
Hadi şimdi cesur ol ve TUT ELİNİ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c5e010d-310a-4997-b779-ead8d4e6472f.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmen</image:title>
            <image:caption>Değirmen denince akla ilk gelen buğday
ve öğütme işlemidir oysa hayat değirmeninde buğday değil
insandır öğütülen.

Hayat değirmeni; yontar, ezer, ufalar ve
iki taşın arasından ekmek olur, rahmet
olur, insan olur bırakır acımasız dünyaya.

Hasan hocamın değirmeninde de öğütülen hayatlar, dönüşülen zamanlar dededen toruna akıp giden bir zamandır kendince. 
Değirmen dönmeye başladı madem, buyurun zamanın akışında biz ne kadar varız bu hikâyede birlikte bakalım.
Kalemin susmasın,
yüreğin hiç solmasın Hasan Hocam
Bedirhan GÖKÇE

Bozkırın ortasında bir değirmen.
Kırım Türkleri, Ahıska Türkleri ve
Çeçenlerin yürek burkan sürgün çilesi.
İki aile arası kan davasını bitiren bir aşk.
Ve tüm bunların merkezinde yiğitliği
dillere destan bir Ahıska Türkü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e276e8a-a77c-421f-a124-2664fe0f579a.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Kasaba - Çifte Dıpper ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Gizemli Kulübede’ki partinin düzenlendiği gece, kendini klonlamanın bir yolunu bulan Dipper, sonunda Wendy’yi  büyülemenin anahtarını bulduğunu düşünüyor. İyi de Dipper onu dansa kaldırmak için gereken cesareti bulabilecek mi?
Yoksa klonları onu kıskanıp ona karşı harekete mi geçecekler?

Öte yandan Mabel, ona romantik bir gözle bakmaya başlayan Küçük Gideon’ı geri çevirmekte zorlanıyor! Dipper, Mabel’ın Gideon’dan ayrılmasına yardım edecek mi? Yoksa Mabel, Gideon’ın yeni kız arkadaşı mı olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eea72ba4-bb33-4fe6-ae64-d95d38700b07.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Sarsın Dünyayı</image:title>
            <image:caption>“Çocuklarımızı öyle yetiştirelim ki hayatı sevgi gözlüğüyle okuyabilsinler.” felsefesinden yola çıkılarak 6 ülke iş birliğinde yürütülen, öğrencilere hayvan, çocuk, kitap, doğa, arkadaşlık ve vatan temalarını “sevgi” ile aşılayan öğrenci emeklerimizden oluşan &quot;SEVGİ SARSIN DÜNYAYI&quot; kitabı okuyucularını bekliyor. Kitabımızda hikayeler, şiirler, bulmacalar, sorulara verilen ilginç cevaplar çocukların çok ilgisini çekecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1d7d326-c068-4c8d-a34b-e7bfe26baf67.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Kasaba Zamanda Yolculuk ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Mabel’ın Gizemli Panayır’da Paytak’ı kazandığı sıralarda, Dipper’ın Wendy’yi etkileme şansı yerle bir oluyor. Ancak Dipper zamanda geriye gidip, Wendy’yle yaşadıklarını değiştirmenin yolunu bulunca Mabel’ın da kaderi değişiyor; hem de kötü bir şekilde! İkizler istediklerini elde edebilecekleri biçimde geçmişi değiştirebilecekler mi? Mabel sevgili evcil domuzu Paytak’la birlikte bir daha pizza yiyebilecek mi?
İkinci macerada ise, tarih öncesi bir yaratık tarafından kaçırılan Paytak’ı kurtarma görevi yine bizim Esrarengiz Kasaba çetesine düşüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/765bfbb7-fdab-42e6-83b1-d8c6bcfdb66b.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Besteciler</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en önemli klasik müzik otoritelerinden biri olan Amerikalı eleştirmen Harold C. Schonberg (1915-2003), bu görkemli kitapta klasik Batı müziğinin temellerine iniyor ve onun filizlenme evresinden olgunluk çağına uzanan gelişim seyrini inceliyor. Kitap, Avrupa modernitesinin ilk döneminde operanın ve Barok müziğin doğuşundan başlayıp Klasisizm, Romantizm, Sembolizm gibi çağları ustalıkla bütünleştiriyor ve okurlarına panoramik bir bakış sunuyor. Bunu yaparken bir yandan da bestecilerin yaşam öykülerine tek tek değinerek bize müzikal dehanın tarihini gösteriyor. Bach’tan Mozart’a, Beethoven’dan Chopin’e, Wagner’den Çaykovski’ye klasik müzik bestecilerinin hayatı ve aralarındaki sanatsal etkileşime dair birçok ayrıntı şaşırtıcı anekdotlar eşliğinde ortaya çıkıyor. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Büyük Besteciler her müzikseverin kütüphanesi için başucu kitabı olmaya namzet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1bca44c-6163-4a71-bf88-19ed7f5a294a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hopiş Okula Gidiyor - Hopiş&apos;le Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Merhaba, benim adım Hopiş. Ben, yavru bir kanguruyum. Boyama yapmayı çok seviyorum. Bu kitaptaki resimleri, seninle birlikte boyamak istiyorum.

Resimleri boyarken beni, ailemi, arkadaşlarımı, okulumu ve yaşadığım yeri de tanımış olacaksın. Önce beni boyar mısın? Boyarken dikkat et! Çünkü ben çok gıdıklanırım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c047e739-0d9e-490a-a1d2-f5cb829e5ec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hopiş Ve Kardeşi - Hopişle Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Merhaba, benim adım Hopiş. Ben, yavru bir kanguruyum. Boyama yapmayı çok seviyorum. Bu kitaptaki resimleri, seninle birlikte boyamak istiyorum.

Resimleri boyarken beni, ailemi, arkadaşlarımı, okulumu ve yaşadığım yeri de tanımış olacaksın. Önce beni boyar mısın? Boyarken dikkat et! Çünkü ben çok gıdıklanırım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55e9351c-3b98-4673-96dd-210d1716441c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadi</image:title>
            <image:caption>Fars dilinin ve düşüncesinin en büyük dehalarından biri olan Sâdi Şirâzî hem yaşadığı on üçüncü yüzyılda hem de sonraki yüzyıllar boyunca sevginin ve bilgeliğin timsali olarak görülmüştür. İslam medeniyetinin edebiyat alanındaki birikiminden söz edilirken akla ilk gelen isimlerden biri olan Sâdi, insanlığa Bostan ve Gülistan gibi iki büyük abide eser bırakmıştır. Oxford Üniversitesi Şarkiyat Çalışmaları Fakültesi öğretim üyesi İranlı tarihçi Homa Katouzian bu küçük ama içgörülü eserde Sâdi’yi bütün yönleriyle ele alıyor ve Türkiye’deki okurlar için Sâdi’ye ve çağına yepyeni, capcanlı bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f287550d-e33e-4a42-ae27-e291e3ce895f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hopiş Uyanıyor - Hopiş&apos;le Boyama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Merhaba, benim adım Hopiş. Ben, yavru bir kanguruyum. Boyama yapmayı çok seviyorum. Bu kitaptaki resimleri, seninle birlikte boyamak istiyorum.

Resimleri boyarken beni, ailemi, arkadaşlarımı, okulumu ve yaşadığım yeri de tanımış olacaksın. Önce beni boyar mısın? Boyarken dikkat et! Çünkü ben çok gıdıklanırım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/377b451a-6a1c-433c-ae02-1efcc99a30d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Çocuk Kitaplari Okumaliyiz</image:title>
            <image:caption>Çoğu yetişkin, okuma sürecinin tek yönlü  işlemesi gerektiğini düşünür zira bunun aksi gerileme, olgunlukta geriye gitme olarak görülür. Önce PeterveJane denen çift başlı canavarı, ardından Narnia’yı aşıp Patrick Ness ile devam edersiniz... Derken yetişkin edebiyatına geçerek zafer kazanır, sonra da hep orada kalır, bir daha asla geriye dönüp bakmazsınız çünkü geriye bakmak mevki kaybetmek demektir. 
Ama insan yüreği tren gibi düz bir hatta ilerlemez. Okuma serüveni böyle bir şey değil, en azından benimkisi böyle değildi. Çocuk edebiyatını ıskartaya çıkarırsak, yetişkin gözüyle okuduğumuzda farklı bir simya yakalayacağımız zenginliklerle dolu bir mücevher kutusunu ıskartaya çıkarmış oluruz.”
Son dönemin en önemli yazarlarından Katherine Rundell, çocuk kitaplarının hayal gücünün fitilini nasıl ateşlediğini, dahası nasıl yeniden ateşleyebileceğini; çocuk edebiyatının cüretkâr ve oyunbaz tavrıyla, nasıl olup da içimizdeki eski açlıkları uyandırıp dünyaya dair yeni bakış açıları oluşturmamızı sağlayabileceğini gösteriyor. Yetişkin okur için keyifli ve ikna edici bir deneme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21045785-1d09-429b-8a96-ed6ea6ad5369.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Kimseyi Sevemezsin</image:title>
            <image:caption>“Alarmlardan, sirenlerden, çarklardan, makinelerden, reklam panolarından, banka kuyruklarından, kurallardan, yığınla evraktan, uğultudan, mesai arkadaşlarından, beyaz gömleklerden, ceketlerden, kravatlardan kaçmak ve birine sarılmak için günde yalnızca bir saatimiz var.”
Gramofondan Zeki Müren’in o büyülü sesi yükseliyor: “Sen kimseyi sevemezsin, sevmeyeceksin….” Dünyanın bütün kentlerini dolaşıyor şarkı, “sarıldıkça birbirlerinden uzaklaşan”,  el yordamıyla sevgiyi arayan kör kalplerin üstünde…
Yazar Hakkında: 
1978 İstanbul’da doğdu. Edirne’de büyüdü. Trakya Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nü ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Yaratıcı Yazarlık Bölümü’nü bitirdi. Avrupa, Asya ve Afrika’ya uzun seyahatler yaptı. Senaryo ekiplerinde çalıştı. Öğretmenlik yaptı. İlk kitabı Sahilden Bostancı’dan sonra Storytel için Daha Uzaklarda Ne Var adlı sesli romanı kaleme aldı. Sen Kimseyi Sevemezsin üçüncü kitabıdır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666eaf61-af10-4c45-a8ec-0aafed082996.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahilden Bostancı</image:title>
            <image:caption>“Aşk belki de durmaktı. Bir insanda, bir işte, bir kara parçasında, bir metreküp hücrede veya her neredeyse, frene basılı halde durmaktı.”
Gül Ersoy, karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor. Helsinki’den Paris’e, Amsterdam’dan İstanbul’a metro istasyonlarında, tekinsiz sokaklarda, aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan, birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor. Uzak kentlerde anlık deneyimlerin, anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri... İstanbul’da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü... Gül Ersoy, kimliklerin değil, insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı’da…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcf1848-4f32-46b8-86ab-7c7045267ca1.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Üç Aylık Kültür – Sanat Ve Edebiyat Ortak Kitabı Sayı: 4 (Temmuz – Ağustos – Eylül 2020)</image:title>
            <image:caption>VİRÜS (Sayı: 4 Temmuz – Ağustos – Eylül 2020) Üç Aylık Kültür–Sanat ve Edebiyat Ortak Kitabı
VİRÜS’ün ilk üç sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 4. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde…

 Bedri Rahmi Eyüboğlu Özdemir Asaf Doğan Hızlan Egemen Berköz Güven Turan İsmail Mert Başat Arthur Rimbaud Kenan Sarıalioğlu Ahmet Telli A. Ömer Türkeş Şükrü Erbaş William Wordsworth Nazmi Ağıl Hüseyin Ferhad Ayşe Sarısayın Gabriela Mistral Ayşe Nihal Akbulut Hasan Öztoprak Haydar Ergülen Mehmet Yaşın Maria Antonia Ortega Tozan Alkan Yekta Kopan Neslihan Önderoğlu Emirhan Oğuz Semiramis Yağcıoğlu Akif Kurtuluş Şeref Bilsel W. B. Bayrıl Taner Ay Salih Bolat Tamer Gülbek Valeri Borisoviç Boçkov Uğur Büke Turgay Fişekçi Deniz Durukan Mehmet Rifat Ilya Kaminsky Yaprak Damla Yıldırım İsmail Cem Doğru Theodoros Grigorisdis Fulya Koçak Sanaz Davudzadefar Haşim Hüsrevşahi Jehan Barbur Burak Abatay Gülümser Çankaya James Byrne Ekin Can Göksoy Serdar Aydın Perihan Baykal Ozan Öztepe Diane Frank Özge Cengiz Göksu N. Çakır Önder Çolakoğlu Edgar Lee Maters Murat Bekar Ewa Lipska Hakan Koçyiğit Yorgos Markopulos Tanos Zarangalis Süreyyya Evren Ahmet Say Selahattin Yolgiden Fahri Özdemir Evrim Altuğ Pablo J. Rico Tolga Korkut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6720ed6d-bc27-46c7-9ba1-c97b3b9b5d4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıçılarda Yaşamak</image:title>
            <image:caption>“Evrende, doğada hiçbir şey kendisi için yaşamaz
Nehirler kendi suyunu içemez
Ağaçlar kendi meyvelerini yiyemez
Güneş kendisi için ısıtmaz
Ay kendisi için parlamaz 
Çiçekler kendileri için kokmaz
Toprak kendisi için doğurmaz
Rüzgâr kendisi için esmez
Bulutlar kendi yağmurlarından ıslanmaz
Doğa yasasının ilk maddesi şudur:
Her şey birbiri için yaşar.
Birbiri için yaşamak, birlik ve bütünlüğü sağlar
Eski çağlardan beri gelen bir prensiptir bu:
Ben’i Sen yapar
Sonra Ben’i ve Sen’i Biz yapar…”

Bu kitap, günümüzün uçarı yaşam tarzına ve içinde bulunduğumuz toplumsal şaşkınlığa kültürel eleştiriler yöneltmekle yetinmiyor; aynı zamanda tarihten örnekler vererek, geleceğe dair umudumuzu besleyen, kötücül cinlere, melun ruhlara kafa tutan, düşünce ve eylemleriyle uygarlığın yeşermesine, insanlığın ilerlemesine katkıda bulunan, bizi kendi özgün tarihimizi yaşamaya ikna eden, bize yaşam enerjisi aşılayan dehaların, eylem adamlarının, bilge kadınların ve yüce şahsiyetlerin özgürlük, eşitlik ve adalete adanmış benzersiz yaşamlarını da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bccc3e4c-0aab-403c-9596-99306247f7b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çete</image:title>
            <image:caption>Barlas, yavaşça üzerime doğru yürümeye başlayınca kafamı yere eğdim. Sanırım söyleyecek olduğum şey için biraz gergindim. Yaklaşıp karşımda durunca “Ne söyleyeceksin?” diye sordu. Bunu söylemek oldukça zor olduğu için derin bir nefes aldım ve kafamı kaldırıp gözlerinin içine baktım. “Çetene girmek istiyorum.”

Sık sık şehir değiştirmeye alışık olan Öykü, annesiyle birlikte İstanbul’a taşınarak tehlikenin tam göbeğine düşer; fakat hiçbir şeyin farkında değildir.

Çünkü hayatını değiştirecek çeteyle bu şehirde karşılaşacağını henüz bilmiyordur.

Hiç hesapta yokken âşık olacağını da öyle...
Zorlu görevler 
Sınanan aşklar 
Tehlikeli bir çete...

ŞİMDİ SORUYORUM.
ÇETEYLE TANIŞMAYA HAZIR MISIN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f04d73-28c1-4138-86b2-c8d1efac786e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şey</image:title>
            <image:caption>Gençliğini sallanan bir ipte asılı tutan Kenan, kitap kurdu olan bir fahişe Sokratpare, sahte bir krallığın içinde çocukluğunu yitiren Erol, prenseslikten gerçek hayata terfi eden Amber, gizemini Huzur Köyü’ne yuvalayan Kırıkçı Abdullah ve hayatın “ahlâk”ı anlatılıyor “Şey”de.
Mehtap Şafak, “Ahlâksızlar ülkesinde, ahlâklı olma”ya çalışanların hikâyesini birbirinden ilginç karakterler ve çarpıcı diyaloglarla dillendiriyor. Toplumsal olarak çocukluk dönemlerinden itibaren çarpık iletişim problemleri ve bilinçsiz davranışlarla şekillenen insanlığa vurgu yaparak sağlıklı görünüme bürünen ilişkileri sorguluyor. Kulağımızın duyduğu, gözümüzün gördüğü her olayın karakterimize nasıl etki ettiğini romanın akıcı üslubuyla fark ettirmeden sezdiriyor yazar.
Yeni yüzyılın maskelerini, keyifli cümlelerle izlemek ve şaşkınlığa düşerek düşünmek için “Şey”de konaklayıp, ruhumuza yeni bir şekil vermemizi sağlayan sıra dışı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/322d13c0-0562-4546-9c81-bdd4f02a5ac0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Hüzün</image:title>
            <image:caption>Her şeyin değiştiği o yaz, 
Charlie, Fran ile tanıştı…

1997 yılında Charlie, eski lise fotoğraflarınıza baktığınızda kim olduğunu hatırlamadığınız o çocuktu. Sınavları iyi geçmemişti. Evinde işler pek de yolunda gitmiyordu, tam tersi olması gerekirken evde göz kulak olması gereken bir babası vardı ve Charlie’nin aklındaki en son şey geleceğinin nasıl olacağıydı.
Sonra hayatına, ne yapmak istediğini bilen, kendinden emin Fran girdi ve Charlie yolunda gitmeyen hayatına rağmen umuda kapılmaya başladı.
Ancak Charlie, Fran ile birlikte olmak istiyorsa, arkadaşlarının tüm saygısını kaybetmek ve bambaşka biri olmak uğruna kendisine sunulan zorlu seçeneğe göğüs germek zorundaydı. Kumpanya’ya katılmalıydı, üstelik dahası da vardı...
Dokunaklı, komik, büyüleyici, çarpıcı Tatlı Hüzün, yetişkinliğe giden taşlı yolda yaşananların, aile yaşantısı karmaşasının, arkadaşlığın hayata bağlayıcı gücünün ve ilk aşkın, sadece bittikten sonra neye uğradığınızı anladığınız bir anlık yakıcı patlamasının trajikomik anlatısı.

“Yalnızlığın buz gibi acısına, ilk aşkın mucizesine ve Shakespeare’in kelimelerinin kalıcı gücüne merhametli ve zekice bir bakış.” 
—Spectator

“Nadiren görülen ve gıpta edilen edebi özellikler: popüler olabilen ciddi bir roman, kalıcı olacak bir çoksatan.” 
—Observer

 “On yıl önce Bir Gün’e vurulan okurlar hayal kırıklığı yaşamayacak.” 
—Sunday Mirror

“Biz ve unutulmaz Bir Gün romanlarının yazarı daha önce hiç bu buruk hikâyedeki kadar şefkatle ve içgörüyle yazmamıştı… ilk aşkın baş döndürücü iniş ve çıkışlarını mükemmel şekilde yakalıyor.”
—Daily Express
 
“Bir hikâyenin nasıl olması gerekiyorsa öyle. Güzel, açık ve dokunaklı.”
—Joanna Cannon 

 “Harikulade bir kitap. Hepimizin deneyimlediği bir anın mükemmel yakalanışı.” 
—Graham Norton

“İlk aşkın karşı konulmaz çekiciliğine dair iyi gözlemlenmiş, trajikomik 
bir roman.”
—Metro

David Nicholls Biz, Bir Gün, The Understudy ve Starter For Ten romanlarının çoksatan yazarıdır. Romanları bugüne kadar 8 milyondan fazla satmış ve 40 dilde yayımlanmıştır.
Aynı zamanda ödüllü bir senarist olan yazar, Patrick Melrose dizisi için yazdığı senaryo ile yakın zamanda BAFTA’ya layık görülmüştür. Üçüncü romanı Bir Gün ile 2010 yılında Galaxy Yılın Kitabı Ödülünü kazanmış ve Biz romanı ile 2014’te Man Booker Ödülüne aday gösterilmiştir. Aynı sene Ulusal Kitap Ödülü’nde Yılın Yazarı olarak gösterilmiştir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0457e378-b8b5-4688-bac9-8446aea71612.jpg</image:loc>
            <image:title>Anormal</image:title>
            <image:caption>Avrupa edebiyatının parlayan yıldızı Marek Šindelka’nın ilk romanı Anormal, farklı türleri ve üslupları bir arada barındıran çok katmanlı bir kitap. Egzotik korku edebiyatından ekolojik gerilime, gizemli bir polisiyeden intikamla örülü bir arkadaşlık öyküsüne uzanan bu roman, şiirsel diliyle de çağdaşlarından farklı bir yerde duruyor.
Küçüklüğündeki korkularıyla yüzleştikten sonra dünya üzerinde tek örneği kalmış bir bitkinin izini süren Kryštof, etrafına zehir saçan bu doğa harikasının sahibi mi olacaktır yoksa kölesi mi? Çocukluk arkadaşı Andrej’le yeniden karşılaşıp geçmişten kalan bir hesaplaşmanın da pençesine düşecek olan Kryštof’u karanlık bir son beklemektedir.
Anormal, suç dünyasının tehlikeli kumarlarının oynandığı bir dünyada, sellerin götürdüğü yıkık dökük bir şehrin, Prag’ın sır perdesiyle kaplı sokaklarında, tuhaf bir bitki etrafında kesişen ölümlerin öyküsünü anlatıyor. Uygarlık ile kara toprak birbirine nüfuz etmeye başlıyor. Tutku, zehirle sarmalanıyor, korkuyla yer değiştiriyor.

“Šindelka canlı tasvirleri yeterli miktarda aksiyonla dengeleyerek kurgunun nabzını çarpıcı bir şekilde tutuyor.”
M. A. ORTHOFER

“Bu kitap, sanrılar ile gerçeklik arasında halihazırda belirsiz olan sınırı iyice bulanıklaştırıyor.”
RACHEL CORDASCO, BOOK RIOT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198be003-ce3c-46ba-be90-5fbc54a6898e.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Yol</image:title>
            <image:caption>Ya bu kitap kendini bulma yolculuğun için bir davetse?..
Derin Yol’da sizi peşinden sürükleyecek güçlü karakterlerle tanışacaksınız ama o salt bir roman değil. Derin Yol’da sizin gerçek potansiyelinizi ve mutluluğunuzu sınırlayan blokajlardan özgürleşmenizi sağlayacak ve daha güzel bir realitede daha huzurlu, daha keyifli, daha tatminkâr ve ‘an’da yaşamanızı hedefleyen bilgiler hatta içine serpişt&quot;irilmiş teknikler bulacaksınız ama o bir kişisel gelişim kitabı da değil. Bu kitabı okurken kendinizden sakladığınız parçalarla yüzleşebilecek, yüzleştikçe de içsel hesaplaşmalarınızın dosyalarını tek tek kapatma imkânı bulabileceksiniz ama bu bir psikolojik kitap da değil. Derin Yol için, ‘hayatın tüm pencerelerinden dünyayı pozitif bir persfektiften görmenizi sağlayacak, bilinç kapasitelerinizi kodlayıcı, hazırlayıcı, açıcı ve uyandırıcı bir fonksiyonu vardır’ demek daha net bir tanım...
Ya bu kitap hapsettiğin, kafese soktuğun hayatın ve kendin için bir özgürleşme rehberi olacaksa?..
&quot;Romanımın baş kahramanı Derin, kitabımdaki başköşedeki yerini almadan hayli zaman önce, yine kendimi yapayalnız, yaşam içinde sıkışıp kalmış ve mutsuz hissettiğim bir anımda usulca yanıma gelmiş ve ben acılarımla boğuşurken kulağıma o kadifemsi ses tonuyla şöyle demişti:
‘Öyle bir an gelir ki, tüm çıkışların kapandığını, tüm renklerin siyaha boyandığını, tüm hayallerinin dipsiz bir kuyunun içinde kaybolduğunu zannedersin. Öyle değil işte... O nokta; senin, derinliğinde seni bekleyen o yolda o yolculuğa çıkman için start verdiğin zamandır. O nokta, kaybettiğin seni bulacağın yolun başlangıç noktasıdır.’
O olmasaydı ben bu kitabı yazamazdım. Meğer ben onunla Derin Yol’da yürümeye mecburmuşum. Derin kim mi? Aslında okuyunca anlayacaksınız ki o soruyu zaman zaman ben de çok sordum. ‘Sonunda cevabı buldum mu?’ ‘Evet, buldum.’
Bu kitap şu anda elinde ise seni ışığa çıkaracak kendi derinliklerindeki bir Derin ile sen de buluşacaksın demektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41fb0aa6-aba5-4a12-9583-e600a20f6baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Rüyası</image:title>
            <image:caption>Yaratıcılık zor zamanların en güzel dostudur. Bunun en güzel örneğini piyanist Buket Gökalp Özcan bize sundu. Pandemi nedeniyle yoğun ev hayatına döndüğümüz günlerde, birbirinden güzel ve eğitici parçalar dizisiyle piyano repertuvarını zenginleştirecek eserler yarattı. Teknik ve müzikal anlayışı geliştiren ve pekiştiren içerikte olan bu güzel çalışmalar, her piyano öğrencisinin sahip olması gereken eserlerdir. Piyano eğitimi alan tüm öğrenciler ve öğretmenlerin dikkatine sunar, Buket Gökalp Özcan’ı bu değerli çalışmalarından ötürü içtenlikle kutlarım.
Dr. Benal Tanrısever Şimşek

Buket Gökalp Özcan’ın hazırladığı 25 parçalık bu kitapta öğrenciler için son derece zevkli ve kulağa hoş gelen özgün besteler yer alıyor. Sadece klasik müzik alanında derinleşmek istemeyen ve film müziği, new age, caz ve pop alanlarında da klavyede hem teknik hem de stili kavrayıp derinleştirmek isteyenler için biçilmiş kaftan olmuş bu derleme. En güzel tarafı da sizi kısa sürede performansa ulaştırması. Yani deşifre aşamasında fazla zorlamadan, süratle parçayı çıkarıp bir yandan da tekniğinizi geliştirmenize katkı sağlayacak bir içeriğe sahip. Her parçanın ayrı bir atmosferi, karakteri ve konusu olması da kitabı çok renkli kılmış. Zevkli çalışmalar!
Emre Şen  – Piyanist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8fddc20-c419-45da-b3e1-5981279777a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapıcının Ölümü</image:title>
            <image:caption>Sokaklarda başıboş dolaştım, vitrinlere baktım, neon ışıklarında yüzdüm, cüzdanımı çaldırdım, polise gitmedim, cüzdanımı çöpte buldum, ağladım, uyudum, rüya gördüm, Fransız&apos;la yattım, İngiliz&apos;le yattım, Alman&apos;la yattım, Sevr Antlaşması&apos;nı bacaklarıma kazıdılar, duşa girdim, kanadım, müzik dinledim, hesap ödedim, güldüm, masaj yaptırdım, acıktım, yemedim, yok yok kendimi yedim, kendime acıdım, rüyadan uyandım, rüyalarımı unuttum, annemi öldürdüm, babamı öldürdüm, kardeşimi öldürdüm, masal okudum, çocuk yaptım, kariyer yaptım, ölüp dirildim, dünyayı yeniden ezberledim. Derimi yüzdüm, krem sürdüm, tırnaklarımı yedim, tırnaklarımı çektirdim, işkence yaptırdım, çok rahatladım, hapse düştüm, gözlerimi yoldan topladım, imza verdim, çok ünlüydüm, çok yönlüydüm; gitar, piyano, arp, viyolonsel, klavsen, kontrbas, kemençe, ney, yan flüt, ön flüt, iç flüt dersleri verdim; müzikten pekiyi, resimden iyi, tarihten orta, kimyadan geçer, fizikten zayıf aldım; kabir azabı, cehennem azabı, cennette vicdan azabı yaşadım; sol tarafımdaki melekle üç buçuk yıllık sözleşme imzaladım, şanlı kirazspor bayrağı önünde amblemi öperek verilen poz esnasında yaşanan elim bir kaza sonucu evlerine gitmekte zorlanan trafik sürücülerinin en büyük hayallerinden biriydim oysa faiz haramdı, sevdalar yalandı, popun yıldızı, kalplerin hırsızı, tarihin arsızıydım, üç vakte kadar, beş dakikada beşiktaş, on dakikada kapınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/642e21b3-ab27-4d03-a6c6-e8e30dab451c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugüne Dek Neredeydin Sen</image:title>
            <image:caption>Birkaç kadın var bu kitapta. Biraz senin gibiyse biri, biri de nefret ettiğin öteki. Biraz sevdiğin adamsa onunki, diğeri de hayalini kurduğun adam gibi. Ya da kadınlar; biri evdeki incittiğin belki, diğeri de yanında yatmayı düşlediğin. Sen varsın burada. Tutkulu olduğun işin var, tutkusuna kapıldığın yükü ağır aşkın var. Pişmanlıkların var, yapmak istediklerin ama cesaret edemediklerin var. Düşsem kalkamam ki diye korkup yürüyemediklerin var. Defalarca yazılmasına rağmen sonu hep bozulan bir hikâye gibi incitiyor bazı hikâyeler… Mutlu sonlu kimi, kiminin mutlu sonu kimine mutsuzluk bazen. Kadınların kimi zaman kız kardeş, kimi zaman azılı birer düşman olabildiği bir dijital dünyanın kahramanı onlar. İşinin peşinde koşan, aşkının peşinde koşan… Ve düşen. Düşse de kalkmayı bilen; bazen ağladığını saklamayan, bazen de kan kusarken kızılcık şerbeti içen kahramanlar. İçinde kaybolurken kendinizle tanışacağınız hikâyeler bırakıyorum size. Sevin, dost olun kadınlarımla. Mücadelelerinde verdikleri savaştan kendinize düşen elmayı almayı unutmayın. Bir gün gelince o doğru zaman, “Bugüne dek neredeydin sen?” demek için belki de</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a27330e-caad-4828-9afd-3f6b03826f43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtulan Kızlar</image:title>
            <image:caption>Bir katilden kurtulabilmek için, bir katilin içgüdülerine sahip olmalısınız.
On yıl önce Quincy Carpenter beş arkadaşıyla birlikte tatile gitmiş ve tek başına dönmüştü; sadece filmlerde görebileceğiniz türden bir katliamdan sağ kurtulan tek kişiydi. Bir anda, kimsenin üyesi olmayı arzu etmeyeceği bir kulübün, basında “Kurtulan Kızlar” adıyla anılan, benzer şekilde sağ kalanlardan oluşan bir grubun üyesi olmuştu: üniversiteden atılan bir öğrencinin katlettiği dokuz kız arkadaşını kaybeden Lisa, Nightlight Inn’deki vardiyasında Çuval Adam’a meydan okuyan Sam ve şimdi de Çam Ev’den ve “o” diye söz ettiği adamdan kaçarak kanlar içinde ormanda koşturan Quincy.
Quincy artık iyiydi, hatta reçeteli Xanax’ı sayesinde harikaydı. Nişanlanmak üzere olduğu, ilgili erkek arkadaşı Jeff ve popüler bir pasta blogu vardı; güzel bir apartman dairesinde yaşıyordu ve yıllar önce hayatını kurtaran polis memuru Coop desteğini ondan asla esirgemiyordu. O geceye ait detayların büyük çoğunluğunu hatırlamıyordu; geçmiş, geçmişte kalmıştı.
Ta ki ilk Kurtulan Kız Lisa küvetinde, bileklerini kesmiş olarak bulunana ve ikinci Kurtulan Kız Sam, Quincy’nin kapısında belirene kadar…
“Kayıp Kız’ı beğendiyseniz bu kitaba bayılacaksınız.”  –Stephen King
“Muhteşem bir kitap!” –Karin Slaughter
“Bazı filmler ve kitaplar öylesine etkileyicidir ki, sadece bir hikâye olduklarını unutuveririz. Kurtulan Kızlar tam da böyle bir hikâye... okurken kurtulan tek kişi olmaya cesaretiniz var mı merak edeceksiniz.” –Josh Malerman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e29424d9-72da-4390-9092-32e58d2a1b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Ölüler Sır Tutabilir</image:title>
            <image:caption>Sırlarını kendine saklasan iyi edersin!
Echo Ridge, genç ve güzel kızların başına kötü şeylerin geldiği bir yerdi.
Yirmi yıl önce, on yedi yaşındaki bir kız sırra kadem basmıştı. Beş yıl önceyse, son sınıfların balo kraliçesi ölü bulunmuştu. Şimdi de Ellery ve Ezra, neredeyse hiç tanımadıkları anneanneleriyle yaşamak üzere oraya taşınmak zorundalardı.
Ellery sırlarla dolu bir ailede büyümüştü ama bu kasabadaki bazı sırlar tehlikeliydi. Kimse doğruları söylemezken, kendisi de dahil üç kızı hedef gösteren tehdit mesajlarının ardındaki ismi çok geç olmadan bulmaları gerekiyordu.
Gitgide daralan çember bir kez daha kurbanını arıyordu.
“Çarpıcı sorular, güçlü karakterler ve şaşırtıcı hamlelerle, her adımda derinleşen bir okuma deneyimine hazır olun.” —Entertainment Weekly
“Elinizden bırakamayacaksınız.” —Cosmopolitan.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3464260e-d05d-4a8c-aa77-9146538b630a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kallokain</image:title>
            <image:caption>“İÇİMDE HİÇ ŞÜPHE YOKTU ARTIK: YENİ BİR DÜNYANIN YARATILIŞINA KATILIYORDUM BEN.”
Bir şair de olan Karin Boye hayatının son dönemini II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde yaşadı. İşgal tehdidi altındaki ülkesi İsveç’te sansür, korku ve güvensizlik cenderesinde bir umut ışığı niyetine dünya edebiyatına bu distopyayı armağan etti. İnsan zihninin derinliklerine dair, totaliter gerçekliğe karşı ilaç olarak gördüğü bireyin savunusu olan Kallokain, Boye’nin son ve en önemli eseridir.
Cesur Yeni Dünya ile 1984 arasında bir tarihte kaleme alınan Kallokain’de sorun gerçekliktir. Dünyadevlet de diğer bütün devletler gibi halkı üzerinde tam bir egemenlik kurmuş, insanlara kendi gerçekliğini dayatmıştır. Askeri bir hiyerarşi üzerinde yükselen bu mekanizmada en büyük gurur ise, silah arkadaşlarına layık biri olarak hainliğe karşı en yakınından bile kuşkulanmaktır.
İyi bir silah arkadaşı olma amacındaki Leo Kall, insanları bildiklerini söylemeye mecbur bırakan bir ilaç geliştirir. Artık kimse hiçbir şey saklayamayacak, her yerde görev başında olan polis gözleri ve polis kulaklarına rağmen ihanet içinde olan hainler daha eyleme geçemeden birer birer ortaya çıkarılacaktır. Böylece kolektif kurumlar asosyal yatkınlıkların gizlendiği bütün köşeleri fethedecek ve devletin yüce birliği tamamlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61dcb407-dabc-4827-b2d7-c3829f6025c1.jpg</image:loc>
            <image:title>İçsel Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Osho, İçsel Yolculuk kitabında dinamik meditasyon sisteminden, bu yolun getirdiği hediyelerden ve bu yolda karşımıza çıkabilecek tuzaklardan bahsediyor. İnsanın bu dünyadaki yolculuğunu, duygularını ve düşüncelerini derinden etkileyen dinamik meditasyonun bizlere sunduğu hediyeleri nasıl kabul edeceğimiz ile ilgili önerilerin de yer aldığı bu kitap, okuru, şimdiye kadar karşısına çıkan tekniklerle, ustalarla ve kendisiyle derin bir sohbete çağıran, insanı dönüştüren bir yolculuk daveti olarak da değerlendirilebilir.
Şu an olduğun halde yaşam bir feryat gibi geliyor. Değil. Sen rahatsız olduğun için bir feryat gibi geliyor. Yaşam bir şarkı ama şarkıyı duymak için bizzat sen bir şarkı olmalısın, çünkü ancak benzer benzeri anlayabilir.
Sen bir feryatsın. İşte o yüzden yaşam şarkısı bir feryat ve bir çığlık gibi geliyor. Buna sen neden oluyorsun. Sen onu yıkıyor, bozuyor, mahvediyorsun. O sana gelirken bir şarkı olarak geliyor ama sana çarptığında feryada dönüşüyor, çünkü sen bir feryatsın. Hastasın, rahatsızlanmışsın. Bölük pörçüksün; bütün değilsin. Şarkı senin içinde yıkılmış.
Sen kendin şarkı ol ve o zaman bütün yaşam bir şarkı gibi gelir. O zaman hiçbir olumsuzluk kalmaz. Sen olumlu olursan bütün yaşam olumlu olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e27af7b7-6e04-4bf6-81a6-62a82db08ed1.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Tüm Dersler Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır.

Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.

Uzmanlar tarafından hazırlanan Tüm Dersler Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc61c17-5bb6-481a-b3d8-0d18226ecc7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Pişmanım ? - Hikayelerle Duygular Serisi</image:title>
            <image:caption>Duygusal Zeka,
Empati Kurma,
Nezaket Kurallarını Öğrenme gibi gelişmeler sağlaycaktır.
Duygularla hikayeler serisinin bu kitabında pişmanlık teması ele alınmıştır. Hikayeler hayvanların başından geçen olaylarla birleştirilerek daha anlaşılır hale getirilmiştir. Hikayeler Duygular Serisi çocukların birbiriyle ilişkilerini, birbirlerini anlamalarını ve birbirlerine nasıl davranması gerektiğini öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfe2293b-72be-4451-8743-82ff31f20235.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Salgını</image:title>
            <image:caption>Yaşlanma karşıtlığı ve kontrol kültürü Batı toplumlarını tamamen etkisi altına almış durumda. Kaçınılmazı kontrol etmeye çabalıyor, kontrol edemeyeceklerimize endişeleniyoruz. Bedenimizin ve hatta ölümümüzün kontrolümüzde olduğuna inanıyoruz. Oysa en yeni bilimsel bulgular bedenimizin mikroskobik birimlerinin kendi kararlarını verdiğini ve bunun her zaman lehimize işlemediğini ortaya koyuyor.  Pahalı yaşlanma karşıtı ürünler alıp rutin testler yaptırabilir, daha fazla karalahana yiyip kendimizi şifa arayışına adayabiliriz. Ama bunlar ancak kontrol yanılsamasına hizmet ediyor.
Çoksatar yazarı Barbara Ehrenreich Sağlık Salgını&apos;nda pop kültürden mevcut bilimsel yayınlara uzanan pek çok kaynaktan yararlanarak bedenlerimiz ve sağlık konusundaki takıntımızı inceliyor. Önleyici tıbbi görüntülemelerden, wellness ve farkındalık kavramlarına, son moda diyetlerden fitness kültürüne kadar, uzun ve sağlıklı yaşam için pazarlanan pek çok uygulamayı ele alırken bedenimiz, benliğimiz ve evrendeki yerimiz üzerine bambaşka bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ad598f-04c7-413f-87a2-ec1314b8e718.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Üzgünüm ? - Hikayelerle Duygular Serisi</image:title>
            <image:caption>Duygusal Zeka,
Empati Kurma,
Nezaket Kurallarını Öğrenme gibi gelişmeler sağlaycaktır.
Duygularla hikayeler serisinin bu kitabında üzgün olma teması ele alınmıştır. Hikayeler hayvanların başından geçen olaylarla birleştirilerek daha anlaşılır hale getirilmiştir. Hikayeler Duygular Serisi çocukların birbiriyle ilişkilerini, birbirlerini anlamalarını ve birbirlerine nasıl davranması gerektiğini öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9c168f6-0dd0-438d-94f6-e92ad95f664f.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Kıskancım ? - Hikayelerle Duygular Serisi</image:title>
            <image:caption>Duygusal zeka,
Empati Kurma,
Nezaket Kurallarını Öğrenme gibi gelişmeler sağlaycaktır.

Duygularla hikayeler serisinin bu kitabında kıskançlık teması ele alınmıştır. Hikayeler hayvanların başından geçen olaylarla birleştirilerek daha anlaşılır hale getirilmiştir. Hikayeler Duygular Serisi çocukların birbiriyle ilişkilerini, birbirlerini anlamalarını ve birbirlerine nasıl davranması gerektiğini öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/571f1dd9-83b1-47ad-923a-e3c214c376d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı sonrasında bir İngiliz köyünde, Nellie ve Jill adlı iki genç kadın, yaşadıkları çiftliği idare etmeye çalışmaktadır. Soğuk kış ayları beraberinde hastalık ve yiyecek sıkıntısını da getirecektir. Bu çaresiz bekleyiş sırasında bir tilki çiftliğe dadanır ve tavukları kaçırmaya başlar. Düzenlerini bozan bu hayvanı öldürme çabaları sonuçsuz kalır ve tam o sırada, savaştan dönen genç bir asker kapılarında belirir... Tilki, güce ve cinselliğe dair gizli anlamlarla dolu bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63ee61e6-8aca-49e6-85f2-51fcb92ab97a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız</image:title>
            <image:caption>Rikio gençliğinin baharında bir oyuncu. Ünlü olmaktan ve ona mektuplar gönderen, uzaktan adını haykıran hayranları olmasından görünüşte çok memnun. Kamera karşısında bir süreliğine bir başkasına dönüşen Rikio, setten uzaklaştığındaysa bir yıldız olmanın ne demek olduğunu sorgulamaya ve absürd, yüzeysel varoluşuyla yüzleşmeye başlar. Yukio Mişima’nın bir yakuza filminde rol aldıktan sonra yazdığı Yıldız, Japon edebiyatının sıra dışı yazarından şöhreti ve yabancılaşmayı anlatan çarpıcı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/609ad8a3-7ec2-454f-a976-318cd920c29d.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Kırgınım ? - Hikayelerle Duygular Serisi</image:title>
            <image:caption>Duygusal Zeka,
Empati Kurma,
Nezaket Kurallarını Öğrenme gibi gelişmeler sağlaycaktır.
Duygularla hikayeler serisinin bu kitabında kırgın olma teması ele alınmıştır. Hikayeler hayvanların başından geçen olaylarla birleştirilerek daha anlaşılır hale getirilmiştir. Hikayeler Duygular Serisi çocukların birbiriyle ilişkilerini, birbirlerini anlamalarını ve birbirlerine nasıl davranması gerektiğini öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca9fdbc-905a-452c-abed-b8993fb76ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Kızgınım ? - Hikayelerle Duygular Serisi</image:title>
            <image:caption>Duygusal Zeka,
Empati Kurma,
Nezaket Kurallarını Öğrenme gibi gelişmeler sağlaycaktır.

Duygularla hikayeler serisinin bu kitabında kızgın olma teması ele alınmıştır. Hikayeler hayvanların başından geçen olaylarla birleştirilerek daha anlaşılır hale getirilmiştir. Hikayeler Duygular Serisi çocukların birbiriyle ilişkilerini, birbirlerini anlamalarını ve birbirlerine nasıl davranması gerektiğini öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/863571bb-a9c9-4e2a-aa78-5479882c7724.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Korkuyorum ? - Hikayelerle Duygular Serisi</image:title>
            <image:caption>Bu serinin kitapları;
Duygusal Zeka,
Empati Kurma,
Nezaket Kurallarını Öğrenme gibi gelişmeler sağlaycaktır.

Duygularla hikayeler serisinin bu kitabında korku teması ele alınmıştır. Hikayeler hayvanların başından geçen olaylarla birleştirilerek daha anlaşılır hale getirilmiştir. Hikayeler Duygular Serisi çocukların birbiriyle ilişkilerini, birbirlerini anlamalarını ve birbirlerine nasıl davranması gerektiğini öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7ac06b8-e53c-42a0-8b3e-ed7d38496e65.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kelimeler - Erken Çocuklukta Davranış Yönetimi Serisi</image:title>
            <image:caption>Erken Çocuklukta Davranış Yönetimi Serisi&apos;nin bu kitabında çocukların bazı durumlarda nasıl davranması gerektiğini ele almıştır.
Hikayeler hayvanların başından geçen olaylarla birleştirilerek daha anlaşılır hale getirilmiştir. 
Değerler eğitimi içeren bu kitap, çocukların doğru davranışı sergilemesini öğretmenin en eğlenceli ve dikkat çekici halini sunuyor.

Ayrıca bu kitaptaki 3 hikayeye de bayılacaksınız.
       Kızdığınız zaman nereye gidersiniz?
       Yemekteki görgü kurallarını biliyor musunuz?
       Uyumadan önce ne yapmanız gerekiyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a7d189a-90a8-4d03-896b-295fbc03d5c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Davranışlar - Erken Çocuklukta Davranış Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Erken Çocuklukta Davranış Yönetimi Serisi&apos;nin bu kitabında çocukların bazı durumlarda nasıl davranması gerektiğini ele almıştır.
Hikayeler hayvanların başından geçen olaylarla birleştirilerek daha anlaşılır hale getirilmiştir. 
Değerler eğitimi içeren bu kitap, çocukların doğru davranışı sergilemesini öğretmenin en eğlenceli ve dikkat çekici halini sunuyor.

Ayrıca bu kitaptaki 3 hikayeyi keşfedin! Sevimli hayvan karakterleri çocuğunuza nasıl davranılması gerektiği konusunda rehber olacak. Sevimli hayvanların kısa hikayeleri, &apos;&apos;sihirli kelimeleri&apos;&apos; kullanarak çocuklarınıza nasıl uygun davranışlar göstereceklerini öğretecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d301456-f202-4dba-a3d3-e2b56c6e02dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Billy Deniz Macerası</image:title>
            <image:caption>Kaptan Billy Deniz Macerası

Bill ve arkadaşarının macera dolu serüveni başlıyor. Bu kitap, arkadaş edinmenin dış görünüşe bağlı olmadığını anlatan bir değerler eğitimi içeriyor.

Küçük Billy büyük denizleri çok merak ediyordu. Denizci olmak çoğu zaman hayallerini süslüyordu.

Sonunda beklediği gün geldi ve limana güzel bir gemi yaklaştı.

Bu geminin tek ihtiyacı Billy gibi cesur bir kaptandı. Billy ve Tayfası macera dolu gizemli bir yolculuğa başladı.

Bir adada büyük bir süprizle karşılaşıncaya kadar herşey normaldi.

Billy ve arkadaşlarının macera dolu heyecanlı serüvenine sen de katıl.

Bu kitabı çocuğunuza 7 yaşına kadar siz okuyabilirsiniz. Çocuğunuz okumayı öğrendikten sonra kendisi okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe1084c-82b3-4466-ab75-6ce9cd9e9fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Yaşamda Safari</image:title>
            <image:caption>Doğal Yaşamda Safari
Doğal yaşamda safari yapmaya ne dersiniz?
Bu kitapta birbirinden farklı hayvanları tanırken eğlenceli ve öğretici aktiviteler sizleri bekliyor.
Şekil tamamlama, gizli olanı bulma ve soru-cevap aktiviteleriyle doğal yaşamı tanırken çocuğunuzda dikkat ve odaklanma, dil becerisi, görsel algı, ince motor  becerilerinde gelişmeler sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35358f3c-081b-4f4d-9910-66d9e899545b.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Çocuklar İçin Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Meraklı Çocuklar İçin Hayvanlar
Eğlenceli ve öğretici aktivitelerle dolu bu kitapta çocuklar vahşi yaşamı keşfedecekler. Böcekleri, sürüngenleri ve memeli hayvanları özelliklerine göre tanıyacaklar.
Çocuklar, eğlenceli ve öğretici aktivitelerle sayı sayma, nokta birleştirme, labirent, fark bulma, gölge eşleştirme gibi etkinlikler yapacaklar.
100’den fazla stickerla eğlence sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2d81371-e62c-4fc1-b8a5-52c08df35e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>Taşıtlar
Birbirinden eğlenceli çıkartmalar, aktiviteler ve renkli sayfalarla, çocuklar çok sevdikleri taşıtları yakından tanıyacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ba5e80b-00ad-4082-8d02-31ba22eacff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehrimi Tanıyorum</image:title>
            <image:caption>Şehrimi Tanıyorum
Bu kitapta kendi şehrini eğlenceli ve öğretici aktivitelerle tanıyacaksın!
Çıkartmalı bulmacalar, sayılar, renkler ve şekiller çocuğunuzda dikkat ve odaklanma, dil becerisi, görsel algı, ince motor becerisi ve bilişsel süreçlerin gelişmesine katkı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b57727a1-491e-4ed6-a0c9-be828ab52528.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Tüm Dersler Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır.

Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.

Uzmanlar tarafından hazırlanan Tüm Dersler Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb075c9d-6609-4455-bace-513d70661406.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Kuleli Şövalye Kalesi</image:title>
            <image:caption>Bir adada oldukları için görülmesi en muhtemel hayvanlar keçilerdi. Bu küçük ayaklı hayvanların izlerini ve zeytin çekirdeğine benzeyen dışkılarını takip etmeye karar verdiler. Böylece onların su içtikleri yerleri bulacaklardı. Sağ taraflarında ağaçların yoğun olduğu bölgeye doğru yürüdüler, bir süre sonra gerçekten de keçilerin izleri gittikçe belirginleşmeye başladı. Üçü birden bulacakları suyun bir akarsu, çay gibi hareketli bir su olması için dua ediyordu. Çünkü durgun sular genelde içilmeyecek kadar pis, akan sular ise temiz ve kokusuz olurdu. Eğer su kaynağı bulamazlarsa akıllarına tek gelen, gece kurdukları tentenin üzerinde birikecek yağmur sularını kullanmaktı. Bunu sene başında yaptıkları doğada kalma eğitimi sırasında öğrenmişlerdi. Ancak yağmur yağması gerekiyordu.
***
(…) Öğretmenimiz yönleri anlatırken şöyle demişti; “Eğer doğadaysanız ve nerede olduğunuzu bilmiyorsanız bakacağınız birkaç yer var. Öncelikle ağaçların yosun tutmuş taraflarını bulmalısınız, bu bize kuzeyi gösterecektir. Sonra da karınca yuvalarının girişlerindeki toprak yığıntısının olduğu yöne bakın, bu da kuzeyi işaret eder”. Hadi şimdi hep birlikte bakalım ve emin olalım.
Hepsi birden çevrelerindeki ağaçların gövdelerine bakmaya başladılar. Biraz sonra sesler duyuldu. “Buldum, buldum.” Bu sefer Cem elinde bir bayrak sallıyordu. Bayrak, bir ağacın tamamen yosun tutmuş tarafındaki minik kovuğuna konmuştu. Üzerinde, “2” Buldum hemen yönümü, çizdim sonra yolumu, yazıyordu. Hemen onu da torbaya yerleştirdiler.
***
Midas’ın Geveze Berberi ve Prenses Ada’nın Tuhaf Ayakları adlı kitaplarıyla tarih, mitoloji, arkeoloji ve antropolojiyi yakınımıza getiren İpek Arman, bu kez yön bulma ve doğayı incelikle okuma konuları üzerine eğiliyor. Hayatları aniden gizemli bir maceranın sosuna bulanan, bu sırada hem doğayı hem de birbirlerini yeniden keşfeden öğrenci grubunun hikâyesi, şimdi sizin sularınıza demir atmaya hazırlanıyor. İyi okumalar.
***
Yüzer okul Dafne’de öğrenim gören Yakamoz grubu, kendilerini ıssız bir adada bulur. Hiç anlaşamayan bu yedi öğrenci, hiç bilmedikleri adada koca beş gün geçirecektir. Üstelik keşifler yapacak, şifreler çözecek, yiyecek bulacak ve bir hedefe ulaşmaya çalışacaklardır. Ama önce takım olmayı başarmaları gerekmektedir.
Yön bulmanın incelikleri nelerdir? Yiyeceklerimiz kısıtlıyken doğada nasıl beslenilir, enerji veren besinler hangileridir? Temiz su kaynaklarına nasıl ulaşılır? Yosunlar ve karınca yuvaları bize neler fısıldar? Kutup Yıldızı nasıl bir yol arkadaşıdır? Gölgeler bize hangi konuda yardım edebilir? Hepsi ve fazlası, Yakamoz grubunun keşiflerinde saklı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4d33d5a-3cd3-43e8-baed-8b81258f7169.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Kimse Görmek İstemeyen Biri Kadar Kör Olamaz / İbni Sina</image:title>
            <image:caption>İbni Sina ya da dünyanın tanıdığı isimle Avicenna...
11. yüzyılda insanlığın cevap aradığı sorulara pozitif bilimci yaklaşımla karşılık vermiş bir felsefeci, eşsiz bir hekim, astronom, matematikçi ve fizikçi.
Hayatı boyunca sorular sormuş, “neden”lerin peşinden gitmiş, çok okumuş, çok araştırmış, çok incelemeler yapmış bir insanlık incisidir İbni Sina.
İnsanlığın emekleme döneminde, taassubun karanlığına düşmeden, akıl ile bilimin ışığında yürüyen tarihin bu en büyük hekimi, başta Müslüman ve Avrupalı felsefeciler olmak üzere, Da Vinci’den Aziz Thomas’a kadar birçok düşünürü ve sanatçıyı da etkilemiştir.
Onun portresi, bugün dünyanın en saygın okullarının duvarlarını, düşünceleri ise en aydınlık beyinleri süslüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3bef9e7-a0a9-4b55-a70d-e84f788fe462.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi: Koleradan Koronavirüslere Dünyayı Sarsan Virüsler</image:title>
            <image:caption>Biyografi: 
Sonia Shah 
​B​ilim gazetecisi​. The Fever: How Malaria Ruled Humankind for 500,000 Years, The Body Hunters: 
Testing New Drugs on the World’s Poorest Patients ve Crude: The Story of Oil başlıklı kitapların yazarı. 
​The Fever, Royal Society’nin Winton Bilim Kitapları Ödülü’ne aday gösterilmiştir. Makaleleri New York Times, Wall Street Journal, Foreign Affairs, Scientific Ameri­can gibi yayın organlarında yayı​n​lanmıştır.​ Sonia Shah,​ Baltimore, Maryland’da ​yaşamaktadır. 
 
Cihat Taşçooğlu 
Ankara, 1955 doğumlu. ODTÜ’de mimarlık eğitimi aldıktan sonra uzun yıllar bu meslekle uğraştı. 2003 yılında kitap çevirisi yapmaya başladı. Çeşitli yayınevleri için altmıştan fazla kitap çevirdi, yüze yakın 
kitabın editörlüğünü yaptı ve sektörde yayın yönetmeni, yayın danışmanı gibi konumlarda çalıştı. 
İstanbul’da yaşıyor. 
 
Kitap Tanıtım Yazısı: 
SARS’ı hatırlıyor musunuz? Ya kuş gribini? Ebolayı, kolerayı? 
Her seferinde panikledik ama salgın dinince bulaşıcı hastalıkları görmezden gelme haline geri döndük. 
Şimdiyse her şey için çok geç. 
Hastalık aramızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b90199d-716a-4c7b-8691-a09878d25dfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Çocukken Van Bambaşka Bir Yerdi</image:title>
            <image:caption>“Ben Çocukken Van Bambaşka Bir Yerdi,” Şahbettin Ali’nin üçüncü şiir kitabıdır. 
Bu kitapta şairin bağımsız bir kitap yapma düşüncesiyle ilk iki kitabına almadığı memleket şiirleri ile o kitaplarda yer almayan öteki şiirleri bulunmaktadır.
Şair, kitaba adını veren ve ilk sayfalarda yer alan  “Ben Çocukken Van Bambaşka Bir Yerdi” şiirini İranlı tanınmış şair Şehriyar’ın 
“Haydar Baba’ya Selam” adlı eserinden esinlenerek bağımsız bir kitap yapma amacıyla kaleme almıştır. Bu şiirinde yaşadığı şehir olan Van’da kendi yaşam süresi içinde meydana gelmiş olan değişmeleri, görüp işittiklerinin ışığında dizelere dökmüş; şiir tadında yeni kuşaklara ulaşmasını amaçlamıştır. 
Bu kitabında önceki kitaplarından farklı olarak hece vezni ile yazılmış şiirlerin yanında serbest vezinle yazmış olduğu şiirlere de yer vermiştir.
*
Ben çocukken Van bambaşka bir yerdi.
Leylak ağaçları vardı bağlarda. 
Çember çevirirdik, bilye oynardık.
Kışın kızak kayardık sokaklarda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1145fe-3568-4e12-ab8e-b5221cd1b3d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın Günleri Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>2019 senesi sonunda yayılmaya başlayıp 2020 senesinde tüm dünyayı etkisi altına alan ve tarihe geçen bir salgın... Önce beynimize sonra dilimize yerleşen koro*na, karantina, sosyal izolasyon, sosyal mesafe… Yüreğimize oturansa zamansız kayıplar… Yitip giden hayatlar.
Acıyı, o acıyı çekenlerden daha iyi kim anlatabilir? 

Bu soruyu sorarak başladık her şeye. Rakamların, araştırmaların, tıbbi verilerin ötesinde bir 
“Duygu Arşivi” yapalım ve geleceğe ışık olsun, bu dönemde yaşanılanlar hiç unutulmasın istedik.
Bunun için de önce “insanı” dinledik.

Böylece Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden bize gönderilen iki yüze yakın günlük ve öyküden Salgın Günleri Hikâyeleri kitabı çıktı ortaya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70422400-4167-4ce8-80e9-6297f2e62c30.jpg</image:loc>
            <image:title>Yansıma</image:title>
            <image:caption>Bir oda… Antika saatler… Karantina… Umut, gölgeler, astronotlar ve hamam böcekleri…

Okurken siz de içindesiniz aslında o odanın. Tuşlarına basma isteğinize engel olamadığınız piyano, kokusu burnunuza gelen ıhlamur ağacı ve tüm bu yaşama dair eşyaların arasında, varlığını durmaksızın hissettiren yalnızlık ve ölüm.

Uzun süre kütüphanede yaşamış bir hamam böceğinin kendinden emin cümlesi: Yansımalar asılları gibi asla olamaz.

Gerçekten olamaz mı?

 Bir virüs, dünyayı etkisi altına alır. Virüs nedeniyle doğal hayat günden güne tükenir. Umut adında genç bir adam, hastalık nedeniyle ailesi tarafından karantina altında tutulur. Bu durum Umut’un yıllardır hiçbir canlı ile iletişime geçmemesine neden olur. Genç adam zaman geçtikçe artık içinde bulunduğu bu hali sorgulamaya başlar.
Coronavirüs salgını günlerine denk gelmesiyle dikkatleri üzerine çeken Tolga Okur imzalı &quot;Yansıma&quot; 
 18. Uluslararası Çevre Film Festivali&apos;nde yarışma filmleri arasına seçilen Yansıma&apos;nın fragmanında hamam böceklerinden yayılan bir hastalık nedeniyle eve tıkılı kalan bir adamın hikayesine tanıklık ediyoruz. Dünyadan mahrum kalmak yerine özgürce dışarı çıkmayı tercih eden birini anlatan Yansıma&apos;nın başrolünde Emre Kurtul bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ae27cc-293f-4741-8e6a-e54e1f5fd675.jpg</image:loc>
            <image:title>Karman Çorman Hayvan</image:title>
            <image:caption>HER SAYFASI HAYVANLAR VE SENİ BEKLEYEN GÖREVLERLE DOLU!

Ters yöne uçan flamingoyu bulabilir misin? 
Peki ya penguenlerin arasına saklanmış kardan adamı? 

Bu kitabın her sayfası tıka basa hayvanlar ve  onlar hakkında ilginç bilgilerle dolu. Ama hepsi bu kadar değil! 

Bu curcuna içinde seni  bekleyen görevler var: İlerleyebilmek için  bazen zebraları sayman, bazen tüküren deveyi bulup ona biraz görgü  kuralların-dan bahsetmen gerekecek.

Çok sevilen Krokadali’nin yazarından, çocukları hayvanların dünyanın dört bir yanındaki evlerinde misafir edecek rengârenk bir bulmaca kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c65fa0c9-fb43-42f8-b8ad-2771b2665c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır 2 (Yeşil Kapak)</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi ve Ahmet Şerif İzgören, Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır kitabının ikincisiyle tekrar okurlarının karşısında. Çıktığı ilk günden itibaren Elma Yayınevinin en sevilen kitabı olma özelliğini kaybetmeyen, çok satanlar listesinden hiç inmeyen efsane kitabın ikincisinde de güzel bir sohbete eşlik edeceksiniz. Hayatla ilgili birçok konuda yazarın fikirlerine, önerilerine ve sizleri gülümsetecek gerçek hikâyelere tanık olacaksınız.
Kendine has çizimleri, tasarımı ve yazarın okuru kucaklayan üslubuyla Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır 2 sizlerle…
İlkini 2002’de yazmıştım, otuzlu yaşların ortasında.
İkincisini 2020’de yazıyorum ellilerin ortasında.
Üçüncüsü zor, babam ve iki kardeşinden 74 yaşını geçebilen yok.
Zaten ben sağ kalsam, fil zor yaşar onca sene.
…
Keyifli okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0b86301-854c-4c9d-bb3b-c47a2b296842.jpg</image:loc>
            <image:title>Memurun Ölümü</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları dünya öykü ve tiyatro edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlıyor. Çehov kitaplığının ilk cildi Memurun Ölümü, 1880-1884 yılları arasında yazılmış 62 öyküyü kapsıyor. 
 
&quot;&apos;Acılardan, ezinçten başka bir şey çarpıyor mu gözünüze? Hırsızlık, soygunculuk, yağmacılık, dolandırıcılık, her türlü kötülük sarmış dünyamızı! Herkes umutsuzluktan kendini içkiye vermiş! Zorbalık diz boyu! Gücü gücü yetene!.. Sonuçta bir sürü gözü yaşlı, acı çeken insan! İşte burada bizler onlar için ağlıyor (konuşmacının gözleri yaşarmıştı) ve kadehimizi...&apos; Tam bu sırada kapı aralandı, biri sessizce içeriye süzüldü. Başımızı döndürüp baktığımızda, tepesinde geniş dazlağı, dudaklarında babacan gülümsemesiyle ufak tefek bir adam gördük. Çok yakından tanıdığımız biriydi bu. Adam durdu, konuşmalara kulak kabarttı…&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b8aeb53-a2d9-492a-84ba-a559f2f2067c.jpg</image:loc>
            <image:title>Su... Su... Su...</image:title>
            <image:caption>“Buzdolabı boş, sürahi boş…
Bir damla su akmıyor musluklardan…
Ah, evet, geçenlerde “Küresel Isınma” diyordu amcam.
Buharlaştı demek tüm sular bu sıcaklardan.
Ama çok susadım ben… Acaba ne yapsam?”
Yeryüzü kaynaklarımızın en önemlisini; suyu, hiç düşünmeden hoyratça tüketirken, artık akmayan eski, güzelim sokak çeşmesi yıkıntılarına üzüntüyle bakıyoruz. Çok geç olmadan suyun ve sanatın değerini anlayabilecek miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adc71186-d5ea-45cc-9168-4257c8af328d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayın Keşfi Efsanesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Hepsini anlatacağım Osman Bey padişahım. Fakat mevzu epeyce uzun ve karmaşık. Bir dal sigara içmeme müsaaden var mıdır? Benim ait olduğum çağda, kapalı alanlarda sigara yasağı olduğu için epeyce müşkülat yaşıyoruz,&quot; dedi Zeycenhan. Osman Bey&apos;in şaşkınca bakmasını onay mahiyetinde algıladı. Gömleğinin üst cebinden çıkardığı uzun Tekel 2000 paketinden, bir sigarayı dudaklarının arasına yerleştirdi. Mavi Tokai çakmakla yaktı. İlk nefesi derince çekerek dumanı havaya üfledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e9cc2e0-bd27-4024-b4fe-c863bfa914d5.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Hamle</image:title>
            <image:caption>Müzakeresiz günümüz geçmiyor. Aile içinde, işyerinde, kamusal alanda ve uluslararası ortamlarda projelerle, sözleşmelerle, çatışmalarla uğraşıyoruz. Peki müzakereye doğru hamlelerle mi başlıyoruz? Harekete geçmeden önce hazırlık yapıyor muyuz? Konuşmadan önce dinliyor muyuz? Sorun çözümüne girişmeden önce duygularımızı kabulleniyor muyuz? Fiyatlandırmaya geçmeden önce bir değer yaratıyor muyuz? İyi bir müzakereci olarak doğulmaz ama iyi bir müzakereci olunabilir. İlk Hamle’de içgüdüsel uygulamaların ötesinde, hem genel bir felsefeye hem de belli tekniklere karşılık gelen bir müzakere yöntemi bulacaksınız. Yazarlarının danışmanlık ve eğitim alanlarındaki tecrübeleriyle güçlenen bu kitap, doğru zamanda doğru hamleyi yapmanızı sağlayacak. Açmazları ve gerilim risklerini azaltacak, başarı şansınızı artıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/400155bf-f2d2-40c6-b7fb-5cf6dfed9c5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Analitik Okuma Üzerine Söyleşelim</image:title>
            <image:caption>Okuma, öğrenmenin en etkili yollarından biri olduğu için eğitim sistemlerinde her zaman var oldu. Günümüzde bile kitapsız bir öğrenci ve okul hayal etmek mümkün görünmüyor. Dijital çağ, kitapları biçim olarak değiştirse de okumanın öğrenme için önemli bir araç ve ihtiyaç olduğu mantığı değişmiyor.
Ülkemizde, eğitimle ilgili konu açıldığında söz dönüp dolaşıp “okumuyoruz”a geliyor. Yapılan ulusal ölçekli akademik araştırma ve çalışmalar “okuduğumuzu anlamadığımızı” gösteriyor.
Gerçekten öğrenmeden, pek çok şeyi bilir gibi yapanların dünyası bugün hepimizin en büyük sorunu.
Bu çalışmanın, anlayarak okuma becerisi kazandırma yolunda eğitimcilerimize, geleceğin öğretmen adaylarına, anne-babalara, nasıl okuması gerektiği konusunda cevap arayanlara ışık olması temennimiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd5bd12-2731-41dc-b448-fa6f749ec367.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Küresel Pandeminin Ekonomik ve Mali Etkileri</image:title>
            <image:caption>Covid-19 Üzerine
Harun Kılıçarslan
Covid-19 Salgınına Karşı Para Politikası Çerçevesinde Alınan Önlemler
Cengizhan Yıldırım
Covid-19’un Küresel Para Politikalarına Etkisi Üzerine Bir Değerlendirme
Erdal Harunoğulları
Türkiye’de Ekonomik Güven Ve İstihdam İlişkisi : Covid-19 Salgının Sonrası Normalleşme Adımlarına Öneriler
Musa Öztürk
Küresel Salgına Yönelik Alınan Mali Önlemlerin Bütçe Ve Borçlanma Üzerine Etkileri
Gonca Güngör Göksu
Covid-19 Pandemisinin Türkiye’de Borların Sürdürülebilirliğine Etkileri
Mehmet Cural
Covid-19 Salgınının Cari Transfer Harcamalarına Etkisi
Cahit Şanver
Vergi İdarelerinin Covid-19 Pandemisi İle İmtihanı : Türk Ve Dünya Vergi İdarelerinin Pandemi Politikalarının Değerlendirilmesi 
Recep Yücedoğru
Covid-19 Pandemisi Ve Neoliberal Refah Devleti Krizi : Post-Refah DevletiGerekliliği
Sercan Yavan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8b45401-38d6-419d-92b8-c8439e4064ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Migration in Turkey Policies, Reactions, Discussions</image:title>
            <image:caption>Preface
Introduction: 
Migration in Turkey
Didem Doğanyılmaz Duman-Gökhan Duman

Chapter One 
What is Wrong with Integration Policies and Processes?
Examples from the EU and Turkey in a Comparative 
Perspective
Şahizer Samuk Carignani

Chapter Two
‘New Minorities’in Europe as a Post-Migration Issue:
Can Syrians Be Regarded as Turkey’s New Minorities?
Nihan Akıncılar Köseoğlu
Chapter Three 
The Poverty Phenomenon in Turkey and the Effects of Migration on Poverty
Ufuk Gencel

Chapter Four 
Principles of Benefiting from Health Services for Foreigners and Exclusively Those under Temporary Protection in Turkey
Özkan Bilgili

Chapter Five
Unravelling the Enduring Aspiration-Attainment Gap: Immigration,Syrian Refugee Students and Education
Nurdan Kavaklı

Chapter Six
Communication Strategy of Turkey Towards Migrants: The Case of Directorate General of Migration Management
Dilhan Apak

Chapter Seven 
Social Media Users’ Perceptions about the Immigrants in Turkey 
Ece Ünür

Contributor Biographies
Editör Biographies</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82cc2d85-2394-49e0-99b1-a7e8c876d078.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisinde Kriz Dinamikleri</image:title>
            <image:caption>1.Bölüm : Finansal Kriz Teorileri
1.1.Para/Döviz ve Bankacılık Krizlerini Açıklayan Teoriler
1.2.Dış Borç ve Sistemik Finansal Krizler
2.Bölüm : İhracata Dayalı Büyüme Modeline Geçiş : Dış Ticaret Ve Sermaye Hesabının Serbestleştirilmesi,1980-1990 Dönemi Gelişmeleri
2.1.Türkiye’nin 1980 Sonrası Liberalizasyon Süreci 
2.2.24 Ocak 1980 Kararları ve 1980-1983 Askeri Darbe Dönemi Gelişmeleri
2.3.1983-1989 Dönemi Gelişmeleri
3.Bölüm : Türkiye’de Kriz Dinamiklerinin Bir Analizi : Yüksek Ve Kronik Enflasyon, Kamu Tasarruf Açığı Ve Dış Ticaret Açığı Sorunu
3.1.Yüksek ve Kronik Enflasyon ile Kamu Tasarruf Açığı Arasındaki Etkileşim Dinamiği
3.2.Türkiye’de Faiz-Kur Makası : Oluşumu, Etkileri ve Analizler
3.3.Türkiye’nin Dış Ticaret ve Cari İşlemler Açığı Sorunu : Analizler ve Yorumlar
4.Bölüm : Türkiye’nin 1980 Sonrası Krizleri : 1994-2001-2009 Krizleri
4.1.1994 Krizi : Krizin Perde Arkası ve 1994 Krizinde Yaşananlar 
4.2.Kasım 2000 ve Şubat 2001 Krizi
4.3.2007 Küresel Krizi ve Türkiye’ye Yansıması : 2009 Krizi
4.4.1994,2001 ve 2009 Krizlerinin Kriz Modelleri Çerçevesinde Değerlendirilmesi
5.Bölüm : Türkiye Ekonomisinin 2010 Yılı Sonrası Gelişmeleri
5.1.Türkiye’nin 2010-2019 Döneminin Önemli Olayları
5.2.Temel Makro Ekonomik Göstergelerin Seyri : 2010-2019
5.3.Türkiye Ekonomisinin Dış Borç Sorununa İlişkin Bir Değerlendirme
5.4.Koronavirüs Pandemisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83694389-289e-46dc-8fb2-cc19acab7a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Finansal İçerme Herkes İçin Finansman</image:title>
            <image:caption>1.Bölüm
  Finansal İçerme Kavramı Ve Ölçülmesi
1.1.Finansal İçerme Kavramı
1.2.Finansal İçermenin Ölçülmesi
1.3.Finansal İçerme Boyutları ve Göstergeleri
 2.Bölüm 
  Türkiye’de Bölgeler Düzeyinde Finansal İçerme 
2.1.Finansal İçermenin Ölçülmesi: Literatür Taraması
2.2.Veri
2.3.Yöntem
2.4.Bölgelere Göre Finansal İçerme Endeksi
2.5.Finansal İçerme ve Ekonomik Büyüme
2.6.Değerlendirme
 3.Bölüm 
  Bireyler Bazında Finansal İçerme Türkiye ve Dünya Karşılaştırması
3.1.Banka Hesabı Sahiplik Düzeyi
3.2.Tasarruf Düzeyi
3.3.Borçlanma Düzeyi
3.4.Kredi Kartına Sahip Olma Düzeyi
3.5.Mobil Para Kullanımı
3.6.Değerlendirme 
 4.Bölüm 
  Firmalar Bazında Finansal İçerme 
4.1.Türkiye’de Firmaların Finansmana Erişimi ve Firmaların Özelliklerine Göre Finansal Erişim
4.2.Türkiye’de Finansmana Erişim ve Firma Performansı Arasındaki İlişki 
4.3.Sonuç ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/431fd1e2-36cb-4484-9c69-a024c7566f73.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetişimin Kurumsallaşma Üzerine Etkileri: AB Ülkeleri ve Türkiye Örneği</image:title>
            <image:caption>1.Giriş
 2.Kamu Yönetiminin Doğuşu, Geleneksel Kamu Yönetimi
2.1.Kamu Yönetimi Disiplininin Gelişimi
2.2.Geleneksel Kamu Yönetimi
 3.Türk Kamu Yönetimi’nde İdari Reformların Tarihi Gelişimi
3.1.Türk Kamu Yönetimi’nin Yapısı
3.2.Türk Kamu Yönetimi’nde İdari Reform Gereksinimi
3.3.Türk Kamu Yönetimi’nde İdari Reformların Tarihi Gelişimi
 4.Paradigma Değişimi: İdari Reformdan Devlet Reformuna Geçiş 
4.1.Küreselleşme ve Kamu Yönetiminde Değişim
4.2.Paradigma Değişimi ve Yeni Kamu Yönetimi
4.3.Yeni Kamu Yönetimi ve Yönetişim
4.4.Yönetişimin Ortaya Çıkışı ve Kamu Yönetimine Etkileri
4.5.Yönetişimin Kavramsal Çerçevesi
4.6.Yönetişimin Paydaşları
4.7.Yönetişimin Temel İlkeleri
4.8.Yönetişim Göstergelerinin Ölçülebilirliği: Kaufmann, Kraay ve Zoido – Lobaton Yönetişim Endeksi
 5.Kurumsallaşma – Yönetişim Etkileşimi ve Türkiye’de Kamu Yönetimi’nde Kurumsallaşma 
5.1.Kurum ve Kurumsallaşma Tanımları 
5.2.Kurumsal Teorinin Paradigmatik Kökenleri
5.3.Kurumsal Teorinin Ortaya Çıkışı ve Gelişimi
5.4.Kurumsal Teoride Çevreler
5.5.Eşbiçimlilik 
5.6.Meşruiyet
5.7.Yeni Kurumsal Kuramın Diğer Kuramlarla İlişkisi ve Yapılan Eleştiriler
5.8.Türkiye’de Kamu Yönetimi Alanında Kurumsallaşma 
 6.Yönetişimin Kurumsallaşma Üzerine Etkisini Ele Alan Ampirik Bir Araştırma
6.1.Araştırmanın Yöntemi
6.2.Araştırmanın Bulguları ve Yorum
 7.Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78537d4f-8b54-4535-a251-25c911d87f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksek İrtifada Yapılan Ekspedisyona Katılan Üniversite Öğrencilerinin Beslenme Durumu</image:title>
            <image:caption>1.Giriş
 2.Kuramsal Temeller Ve Kaynak Araştırması
2.1.Kuramsal Temeller 
2.2.Kaynak Araştırması
 3.Materyal Ve Yöntem
3.1.Deneklerin Belirlenmesi
3.2.Araştırma Bölgesinin Belirlenmesi
3.3.Çalışmanın Organizasyonu
3.4.Verilerin Toplanması
3.5.Verilerin Değerlendirilmesi
 4.Araştırma Bulguları Ve Tartışma 
4.1.Deneklerin Fiziksel Özellikleri Ve Maksimum Oksijen Tüketim Durumları
4.2.Deneklerin Enerji Harcama Durumları
4.3.Deneklerin Enerji Ve Besin Öğesi Tüketim Durumları Ve Enerji Dengeleri
4.4.Deneklerin Fiziksel Özellikleri Ve Maksimum  Oksijen Tüketim Kapasitelerine  Yüksek İrtifa Etkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9970c77c-ae55-474d-993c-9354696deff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diasporada Kafkas Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Sonsuz sevgi! Geçmiş kusurların listesini tutmayan; şehveti, nefreti olmayan; kibri, kıskançlığı bulunmayan; inancı, umudu tükenmeyen; sabırlı ve iyilik dolu bir sevgi! Bu sevgi ile birçok kız sevdim! Onlar da beni sevdi! Kimisini güzel olduğu için kalbimle, kimisini bilge buldum için aklımla, ama sadece birisini ruhumla sevdim. Ve hiç birisini unutmadım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b298a30d-b595-4dde-a84a-094c475073c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefes Gibi</image:title>
            <image:caption>… hayat bir nefes gibi akıp gidiyor. Ve geride yalnızca, isteyip de yapamadıklarımızın özlemiyle, bizi biz yapan tüm yaşanmışlıkların farkındalığı kalıyor.
Sergio ile Giovanna, güneşli bir pazar günü evlerinde bir dostlar sofrası kurma hazırlığındayken ansızın karşılarında davetsiz bir misafir bulurlar: Kapılarını çalan yorgun görünümlü yaşlı kadın Elsa Corti’dir ve uzaklardan, İstanbul’dan gelmiştir. Yaklaşık yarım asrı bulan sürgün yıllarının ardından ülkesine dönen Elsa Corti’nin evinin yeni sahiplerine anlatacakları, ama daha önemlisi, yıllardır görmediği ablasına, hayatının aşkıyla ilgili söyleyecekleri vardır…
Ferzan Özpetek, okurlarını Roma ile İstanbul, şimdi ile geçmiş arasında, iç içe geçen yaşamların ve yazgıların hükmettiği gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Et ve tırnak gibiyken yıllar önce meydana gelen bir olayla yollarını ayıran iki kız kardeşin karanlık sırları etrafında örülen Bir Nefes Gibi, tutkularına esir düşenleri, kadere meydan okuyanları, sevgiyi, ihaneti ve her şeye rağmen yılların tüketemediği umudu anlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/833fdbca-f2d2-4981-b57e-591358126689.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmen ve Öğrenci El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde gerektiği kadar önem gösterilmeyen öğretmenlik mesleği nedir? Nasıl olmalıdır? Eğitim fakülteleri, öğretmenlik maaşları ve benzeri konuları ele alarak öğretmenlik mesleğine günümüzde verilen önemi anlayabiliriz. Mustafa Kemal ATATÜRK zamanında eğitimde birçok yenilik yapıp bu kutsal meslek için &quot;Öğretmenler!... Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.”  Sözünü söylemiştir. Ulu Önder Atatürk’ün bu sözlerine rağmen ne yazık ki günümüzde öğretmenlik mesleğine verilen değer çok az.
Öğretmenler bizim çalışkan, ahlaklı bireyler olmamızı sağlarlar. İşte bu yüzden bu kadar kutsal bir meslektir. Herkes öğretmen olmamalı. Eğer bir ülkede herkes öğretmen olabiliyorsa o ülkede verilen eğitimin gözden geçirilmesi gerekmektedir. Öğretmenliğin en kolay ve rahat mesleklerden biri olduğunu zanneder insanlar ama bir öğretmenin o ülkenin geleceğini değiştirebilme gücü olduğunun farkında değildir bu düşünenler. Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını, fikir ve düşünce şeklini etkileyen kişiler öğretmenleriydi. Bizler Mustafa Kemal Atatürk’ün modern ve yenilikçi fikirlerini, askeri zekasını geliştirmede öğretmenlerinin yadsınmaz etkisi sayesine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8577b51a-58f0-476e-8102-4fd88c82883b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Kartalın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Şu durumda onun ne yerinden kalkacak ne de kanadını çırpacak gücü var; neredeyse ölmek üzere. 
Fakat hayatta kalmak istiyorsa bir seçim yapmalı.
Yaşamayı seçerse onu zorlu günler bekliyor; ama bu ölmekten yine de iyidir.Umarım bunu başarır.&quot; dedi.
Hakkında çok konuşulan fakat çok az şey bilinen Sultan Abdülmecit dönemi, 
Meriç Turan’ın kaleminden siz değerli okurlarla buluştu.
Tarihî roman türünde zor bulunan gerçek bir maceranın tadını almaya var mısınız?
Hazırsanız, düne yolculuk başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c0a014e-0a8a-4619-9325-a7e5fd856b5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Küçük Dokunuşlar</image:title>
            <image:caption>Uyandığınız her günün kıymetini bilin.
Bir daha o güne asla uyanamayacaksınız.
İnsan bir kez doğuyor, bir kez ölüyor.
Bir kez çocuk oluyor, bir kez genç oluyor ve bir kez ihtiyar oluyor.
Tekrarı olmayan bir hayatın sahipleriyiz.
Dünya uzayda, bir geçtiği yerden bir daha geçmiyor.
Sen de uyandığın bir sabaha tekrar uyanamayacaksın.
Her günümüz bize bahşedilen eşsiz ve tekrarı olmayacak olan bir ödüldür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff24c1ef-5f89-4a36-b7cc-ffcd0d99bf42.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Arkadaş</image:title>
            <image:caption>Seyfettin Doğu: “Genç bir kalemden, Türk gençliğine yol ve yön gösteren nasihatlerle dolu bir kitap. Kitaptaki tavsiyelerden birini veya birkaçını kendinize düstur edindiğiniz takdirde, istikametinizin düzelmeye başladığını fark edersiniz. Ayrıca kitabı okuduğunuzda şanlı tarihimize iz bırakmış kahramanlar ve dava için can veren şahsiyetler hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz. Arvasi ocağında pişmiş ve kıvam bulmuş genç yazarımızı canı gönülden tebrik ediyoruz.”
Kul Ahmet Cantürk: “Değerlerimize saldıranların ve üstüne oynanan oyunların had safhaya çıktığı günümüzde “Bana ne?” diyenlere ibret olacak bir eser niteliğindeki “Genç Arkadaş”; fikir ve değerlerimizi hatırlatan, öğreten çok kıymetli bir eser olmuş.”

Dr. Gökberk Yücel: “Bizim nesil büyüklerinden geçmişin acı tatlı hikayelerini dinleyerek yetişti. Arkadaşlarla her bir araya geldiğimizde, büyüklerimizden duyduğumuz hikayeleri, okuduklarımızla harmanlar ve birbirimize anlatma iştiyakıyla geleceğimize istikamet vermeye çalışırdık. Türk tarihi, esasında Türklerin devlet(li) olma hafızasıdır. Bu hafızanın, sacayaklarından bir tanesini de değerli şahsiyetler oluşturur. Tarihi aktörler, Türk gençliğinin yetişmesinde ve geleceğine yön vermesinde idol olma rolünü de üstlenmektedir. Yeter ki doğru anlaşılsınlar. Elinizde bulunan kitap, demli çayın buğusunda gönül ile halleşen muhabbetin bir ürünüdür ve bu şahsiyetlere ilişkin hap bilgiler sunmaktadır.”
Öğr. Gör. Fatih Akgül: “Başarılar kimi zaman herkes, kimi zaman azınlık tarafından takdir edilir. Bu kitapta, her ne olursa olsun takdir beklemeden, umut vadeden başarılara imza atmış ve atacak olan, gençlik yıllarını davasını adamış olan can gardaşımın emeği var. Kendi tarihinden, davasından vazgeçmeden ilerleyen ve bu istikamette hareket edilmesi gerektiğini örneklerle, açıklamalarla ortaya koyan bu eserin derin manasını anlamak için düşünerek okumanızı tavsiye ederim.”

Mehmet Akıllıoğlu: “Oğuz Kağan’ın, Abdulkerim Saltuk Buğra Han’ın, Sultan Alparslan’ın, Çağrı Bey’in, Tuğrul Bey’in, Osman Gazi Han, Yavuz Sultan Selim’in, Fatih Sultan Mehmet Han’ın … davası ne ise Türk gençliğinin davası odur. Türk töresi; kültürden, kanuna kadar akla gelebilecek her şeyin bir nizam içerisinde olmasıdır. Bu nizamın sınırlarını çizen de İslam’dır. Ne mutlu İlay-ı Kelimetullah için kendi öz kimliğinden kopmadan aleme nizam vermek için mücadele eden gençlere.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9dd10db-6f26-427b-b991-2fd5edc26aee.jpg</image:loc>
            <image:title>Devletler Hakkında</image:title>
            <image:caption>Bir devlet olmanın anlamı ve sınırları nedir? Bunu kim belirler? Yoksa bir devlet sadece sınırları kadar mıdır? 
Türklerin tarihteki ayak izlerini takip ettiğimizde, hiçbir devletin bu kadar bu kadar eşsiz ve muhteşem olamadığını görebiliriz. Binlerce yıl boyunca var olan Türklerin muhteşem yolculuğu…
“Türk” sadece bir soy adı değildir. Türk, binlerce yıllık tecrübeyi, merhameti, adaleti, saygınlığı, zekayı, düşmanda uyandırdığı korkuyu, mazlumda uyandırdığı umudu temsil eder.
“Türk” bu hislerle damarlarda dolaşan asil kanın adıdır. Biz birsek, güçlüyüz; biz birleşince de tüm cihan bizimdir.
Tarihin her anında bir devlet kurma çabasında olan Türk’ler, hiçbir zaman başka devletlerin gölgesi altında yaşamamıştır. Ve yaşamayacaktır.
Yüce Allah, Türk’ün varlığını ve kurduğu bu daim medeniyeti yüce kılsın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe8fa825-f7c4-43ca-ab06-7569bd7a85dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakaza Adamlar</image:title>
            <image:caption>“Yakaza Adamları”; metafizik ve stratejik sahalarda, okura yoğunluklu bir veri aktarımı yapmasına alışkın olduğumuz Hakan Yılmaz Çebi’nin kendi şahsî deneyimlerini taşıması bakımından bir ilk ve ondan beklenmeyen bir tarz!

Askerlik yıllarına ait iç burkan hatıralar, şehitler, tuhaf vedalarla Hakk’ka uğurlanan dostlar, çocukluk ve gençlik dönemlerine ait çok samimi ve doğal paylaşımlar, ilginç deneyimler ve rüyalar, üniversite yıllarında yaşanan gençlik imtihanları, rahmetli validesiyle yaşanan özel anılar…
O nüktedan bakışı ve esprili diliyle anlattığı türlü maceralar, metafizik istihbarat alanındaki toparlayıcı röportajlar ve kendi manevî seyrine dair önemli ipuçları veren “üveysilik” damarı…
Hakan Yılmaz Çebi’yi, teknik ve üst düzey veriler aktaran bir bilgi havuzu olarak tanıyan okurlarımız; burada kendi hikmet yolculuğuna çıkan çok farklı bir Hakan Yılmaz Çebi görecek. Okuyucularımız, hem yazarın şahsî seyrine hem de onun doğal aynasından kendi iç alemimize yansıyan bir ‘okuma’ yapacak.

“Bilgi geçmiştir, hikmet istikbal!” diyen ve hanesine aldığı gözleri, hikmet dairesinde doğal bir gezintiye çıkaran; oldukça ‘Biz’den bir içerik...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3230ef84-ee3b-422b-addd-5f98aea4e1cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizlenen Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma; efsanelerden ve füsunlardan ibaret olan, mitolojilerle yazılmış kadim tarih ve düşüncelere bir dikleniş!
Fizik ve fizik ötesi birçok yolculuk…
İlahi hakikatleri toprağa gömenlerle hesaplaşma, akabinde bilginin ve hikmetin bahar kervanlarıyla yağmur olup dökülmeden önceki ilk katreleri…
 Halkbilimci Hakan Yılmaz Çebi; sözlü ve yazılı edebiyatımızda sırrını kısmen bildiğimiz veya hiç bilmediğimiz naftalinli gerçekleri, Ney&apos;e sırlanan namelerden icazet alarak okuyucularının belleklerine nefesliyor.
 Hz. Musa’nın azığındaki ölü balığın, Hızır’la buluştuğu iki denizin birleştiği yerde dirildiği gibi beynimizdeki balıkları/uyutulan nöronları “ab-ı hayat” suyuyla Yuşa Tepesi’nde(!) buluşturuyor.
 * Kız Kulesinin 2500 yıldır gizlenen gizemi…
 * P3’ün şifresi: Görüyor, Biliyor, Duyuyor… 
 * Hz. Yusuf’un tahıl siloları…
 * Zaman kapsülü ziggurutlar… 
 * Körfez Savaşı sırasında, ABD neden zigguratları bombaladı? 
 * Commegene Krallığı/Nemrut Höyüğü’nün altında ne var? 
 * Nuh’un gemisi ve Tennur… 
 * Metafizik İstihbarat… Metafizik ve teknolojik zihin kontrol operasyonları… 
 * Ahir zaman… Hermegiddo/Armegeddon…
Ve daha birçok gerçek… 
Düşünen insanlar çağına hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b3147ea-88af-4331-9d06-b7919f354dac.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuvaldeki Sır</image:title>
            <image:caption>Laciverte dönmüş gecenin karanlığında saklanan bir yıldız gibiydi aşk.
Gözlerinin önünde parıldarken farkına varmadılar.
“Sen…”, dedi. “Sen, benim için sadece ‘sen’ değilsin! Sen, beni tamamlayan bir öznesin. Ve benim tek sen’im, sen’sin!”
“Ben…” dedi. “Ben olduğumu sanırdım.Yalnızken sadece kendimle olduğuma inanırdım. Ve kendimle varoluşumun tam olduğuna… Hâlbuki sen gelince… O vakit ‘ben’ olduğumun farkına vardım.”
Kaderimizi biz mi belirleriz, yoksa çevremizdekiler mi?
Ya da kaderin önüne geçilebilir mi?
“Tuvaldeki Sır”, aile değerlerinin ışığında gerçek sevgi ve fedakârlığın arandığı eşsiz bir eser.
Karakterlerin yaşadıkları ve yaptıkları seçimler, kitabın her sayfasına ayrı bir ahenk katarken, sizleri her bölümde akıcı bir hikâyenin içine çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb5c8388-24a3-4072-a5ad-8cead54471b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltının Saklı Hazineleri</image:title>
            <image:caption>Hepimiz değişik vesilelerle farklı bölgelere, en azından memleketine senede bir kez de olsa giden insanlarız. 
İyi bir gözlemci; çevresinde gördüğü değişik obje, kaya, şekil, işaret, sembol, rakam veya harf gibi şeylere dikkat eder. 
Genelde dere kenarları, yol çatakları, değirmenler, ibadethaneler, su kuyuları ve önemli mekanlar definelerin izleridir. 
Buralardaki çeşitli insan ve hayvan suretine benzer kayalar, ilginç bitki yapıları defineyle ilgili işaretler olup sanki hedefe adım adım yaklaştıran trafik levhalarıdır
Diğer taraftan, yer isimlerini dikkate alarak araştırmalar yapıldığında; örneğin “Papazın Çayırı”, “Kilise yanı” gibi yerlerin tarihi geçmişinden dolayı bulundukları bölgeyle ilgili açık veya kapalı mesaj verdikleri dikkati çekmektedir.
Elinizdeki bu araştırmada, yer altının saklı hazineleri hakkında merak ettiğiniz her şeyin cevabını bulacaksınız
İşaretlerin anlamına, ustaların yorumlarına ve hatıralara dair çok şey bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4b49d4f-513e-463d-a0e9-19e3eb37f0ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Hayat</image:title>
            <image:caption>Tıraşsız yüzümdeki gümüş çivileri parlatıyor epeydir,
parmaklıklardan süzülen ay ışığı.
gecenin gündüzden farkı yok;
gece, gün ışığının hayali içimde,
gündüzse mehtabın…
akşamüstleri gölgesi düşüyor alnıma
umutları kafeslemiş parmaklık karelerinin.
yeni bir hayatın müjdesi mi acaba,
maltadan gelen hoyrat ayak sesleri?
yoksa gülen yine duvarlarım mı olacak
gölgemi saklayıp gecelere!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b12f68d0-91e2-4073-aaa9-10427422e947.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Yüreğinle Gel</image:title>
            <image:caption>Yaşamak, güzel şey doğrusu.
Hele sevdiğin insan yanındaysa... 
Sevgi, güzel şey doğrusu.
Hele ki; dilde değil, yürekteyse... 
Sevgiye susayan yürek,
Sevgilisini arayan sevda,
Ve sana dair güzel her ne varsa,
Hepsinin yuvası yürek değil midir?
Daracık ise yüreğin,
Ne insanlık sığar, ne de sevgi... 
Sen gönlümün yüküsün,
Omzumun değil...  
Sen canıma yarasın, tenime değil... 
Şimdi söyle bana;
Yürekte taşınan sırta ağır gelir mi?
BANA YÜREĞİNLE GEL!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49b23ce0-7468-469b-b7ef-7a0484faae8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet İçin Devlete Rağmen</image:title>
            <image:caption>* Türkiye’de Siyonist derin devlet yapılanması var mı? “Devlet İçin Devlete Rağmen’’ örgütlenmesi içinde kimler var? 
* Türkiye’de 5 bin metrenin altında petrol denizi mi var? Türkiye’yi aralarında paylaşan üç petrol tröstü hangileri?
* Eğitim sistemimizi CIA mi yaptı? Zihnimizi formatlayıp analitik düşünemeyen nesiller mi inşa ettiler?
* Gizlenen Lozan Antlaşmaları var mı? Hangi protokollerle yıllarca ipotekli yaşadık?
* Şeyh Said İngiliz ajanı mıydı? Yoksa provokasyona mı uğradı? İnönü, hakikati niye sakladı?
* Türkiye, gizli ev kiliselerle kuşatılıyor mu? Zenci ve Koreli kiliselerimiz var mı?
* Uluslararası organ mafyasının pazarı sokak çocukları mı? Çeçenistan’da cesetler niye parayla geri alınıyor?
* Hitler’in akrabaları Tel Aviv’de mi yaşıyor? Yıllarca mason Thule locasının işlediği “deli bir onbaşıya” mı inandık? Bu ve daha nice sorunun cevabı elinizdeki bu araştırmada…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2e18a64-3336-471c-bb9d-7dd1af3829e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Padişah Anaları</image:title>
            <image:caption>Dünyanın hemen her devrinde zordu kadın olmak. Kral kızı ya da padişah kızı sultan olmak…
Bey kızı olmak ya da hür bir asilzade olmak… Ya da bir köle olmak…

Padişah annesi, Osmanlı İmparatorluğunda sarayın en az padişah kadar söz sahibi olan hanedan üyesidir. Padişah eşleri, oğulları tahta geçtiğinde güçlerinin zirvesine ulaşmışlar, oğulları cihanı idare ederken Valide Sultanlar da cihan imparatorunun haremini idare edip sarayda dirlik ve düzenini sağlamışlardır.

Diğer taraftan “Valide Sultan”, hanedan üyelerinin vakıf defterlerini, saray cariyelerinin hayır hasenat işlerini tanzim etmişler, vakıf gelirlerini inşa ettirdikleri eser ve külliyelere harcamışlardır.
Son dönemlerde tarihe olan ilgi ve bu alandaki çalışmaların yoğunlaşmasıyla özellikle padişah eşleri ve valide sultanlar ile alakalı yayınlar çoğalmış, bu alanda yapılan çalışmalar artmıştır. Çoğu zaman bu çalışmalarda dünyaya hükmeden bir imparatorluğun şanlı padişahlarını yetiştiren annelerin nasıl birer münevver Müslüman oldukları, ana dillerini unutacak kadar kendilerini nasıl bu milletten saydıkları, saray hayatı içerisindeki yaşantıları, hayır hasenatta nasıl birbirleriyle yarıştıkları, inşa ettirmiş oldukları külliyeleri nasıl yüzyıllarca ayakta tutulabilecek dehaya sahip oldukları daima göz ardı edilmiştir.

Osmanlı arşivlerinde yer alan ve eserde sizlere sunacağımız belgelerden de anlaşılacağı üzere vakfiyeler, fıtra defterleri, nameler, emirler bizlere valide sultanların kişilikleri ve yaptıkları hakkında pek çok ipucu vermekte, gerçeğin peşinde koşanlar için büyük kaynak oluşturmaktadır.
Uzun araştırmalar neticesinde ortaya çıkan bu çalışma, 6 asır hüküm süren Osmanlı İmparatorluğunun padişahlarının “Valide Sultan”larına dair bilinmeyenleri ortaya koyan, yanlış bilgileri düzelten bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96821982-c095-4686-9761-69914547150e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayla</image:title>
            <image:caption>Ben küçük bir kız çocuğuyken; yalnız kalmaktan, sevdiklerimi kaybetmekten korktum.
Mutlu olup çok güldüğümde, başıma bir şey gelmesinden korktum.
Hep güçlü bir kız oldum, başımı kimsenin okşamasına izin vermedim. 
Hâlbuki sevdiklerimle birlikte geçen mutlu bir hayatı düşlerken, bunu hak etmediğimi fark ettim ve “an”lar hayatımdan akıp gittiler.
Bugün geçmişi geri getiremem, bunun farkındayım. 
Bununla birlikte öğrendiğim bir şey var: Hayatı asıl sahibine teslim etmek, aslında “an”ları özgürce yaşamakmış.
Şimdi gözlerimi kapattığımda, sessizliğin sesini dinleyip yanımda varlını hissettiğim küçük kızın başını okşuyorum. 
Ona gülümsüyorum, gözlerine bakıp;  “Seni seviyorum, sen değerlisin güzel kız.”  diyerek sıkıca sarılıyorum. 
“Sen bunu hak ediyorsun Ayla…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68cbab30-6832-4f1d-9237-9ffe665686e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Oysaki bir hayalim vardı; alın teriyle kurulan sofrada bir ekmeği paylaşmak...
Hercai gecelerde, hiçbir vakit doyumsuz kalmamış sohbetlerine bir çayın deminde ortak olmak...
Yüzüne vuran günde; alnından öpmek, gözlerine dokunmak...
Olmadı be güzel insan. İstenilmeyen bir can, ötelenen bir ben kaldım.
Sevdayı yaşamayı bırak, tatmaya bile layık görülmeyen bir ben! Sensiz geçen zamana inat, yokluğunun hüküm sürdüğü hayata ve kalemi bir türlü seni bana yazmayan kadere...
Şimdi niyetlerimin en arsızını, şerrin en belalı isyanlarını saydırıyorum. Umurumda değil artık, umursamayan bir can için yaşamak...
…
Elinizdeki kitapta; Nilay ile Yusuf&apos;un, kısa ömürlerinde uzun bir zamana sığdırdıkları, yaşanmış bir sevdanın hikâyesini ve Yusuf&apos;un yalnızlığının şiirlerini bulacaksınız.Bu hikâye; sevdasını yaşamasına izin verilmeyen, yokluğunun hüküm sürdüğü hayatında bir türlü hayaline kavuşamayan sevdalı bir gencin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd580a66-e8d2-4aca-abd4-e78d5d7e9344.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdam Sana Emanet</image:title>
            <image:caption>Yüksekçe bir tepede rüzgârla yalnız kaldığında gözlerini kapa ve gönül kuşunu serbest bırak.
Bırak, yükselsin gökyüzüne... Uçsun... 
Uçsuz bucaksız semada, bütün olumsuzlukları ve engelleri geride bırakırcasına kanat çırpsın.
Uzaklaşsın düşüncelerden... Uçsun... 
Uçsun masmavi gökyüzünde bulutların arasından süzülsün.Uçsun, yalnızlığa doysun.
Huzuru yudumlasın nefesinde.Ne zaman ki bu mutluluğu biriyle paylaşmak ister, o zaman dönsün.
Bırak kendi haline; bırak, yaşadığı huzuru kimin kalbinde bulacaksa onun omzuna konsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a15ba39c-b3f6-4a76-bab5-267268972d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi Ticaret Hukuku - I</image:title>
            <image:caption>1.Ticaret Hukuku kavramı 
1.1.Ticaret Hukukunun Hukuk Sistemi İçindeki Yeri
1.2.Türk Ticaret Hukukunun Tarihi Gelişimi ve Temel Kaynakları
1.3.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Sistematiği ve Kapsamı
 2.Ticari İşletme Kavramı
2.1.Ticari İşletmenin TTK Sistemindeki Önemi
2.2.Ticari İşletmenin Tanımı ve Unsurları
2.3.Ticari İşletmenin Bir Bütün Olarak Hukuki İşlemlere Konu Olması
2.4.Ticari İşletmenin Devri
2.5.Devir İşlemleri
 3.Ticari İş Kavramı
3.1.Genel Olarak
3.2.Ticari İş Kavramının Kapsamı Ve Ölçütleri
3.3.Ticari İş Kavramına Bağlanan Hukuki Sonuçlar 
 4.Ticari Hüküm Kavramı
4.1.Ticari Hüküm Kavramının Kapsamı ve Ölçütleri
4.2.Ticari Hükümlerin Uygulama Alanı
4.3.Ticari Hükümlerin Uygulama Sırası
 5.Ticari Yargı
5.1.Genel Olarak
5.2.Ticari Davalar
5.3.Ticari Davalara Bakan Mahkemeler
 6.Tacir Kavramı
6.1.Tacir Sıfatının Kazanılması
6.2.Tacir Sıfatının Kaybı
6.3.Tacir Sıfatının Hükümleri ve Sonuçları
6.4.Her İki Tarafı da Tacir Olan İşlere Uygulanacak Özel Hükümler 
6.5.Esnaflar Hakkında Uygulanacak Ticari Hükümler
 7.Tacir Yardımcıları
7.1.Genel Olarak
7.2.Bağlı Tacir Yardımcıları
7.3.Bağlı Olmayan Tacir Yardımcıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a7a1d57-c632-4ec3-8e35-91df5bbcc3f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yargı Örgütü ve Tebligat Hukuku</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ KİTAP
  YARGI ÖRGÜTÜ
 1.Yargı Örgütü
1.1.Yargı Örgütü Hukukunun Tanımı ve Kaynakları
1.2.Mahkeme, Hakim ve Hakem Kavramları
1.3.Mahkemelerin Kuruluşu, Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Hakimlik Teminatı
1.4.Mahkemelerin Tasnifi
 2.Anayasa Yargısı
2.1.Genel Olarak Anayasa Yargısı
2.2.Anayasa Mahkemesi
 3.Adli Yargı İlk Derece Hukuk Mahkemeleri
3.1.Genel Mahkemeler
3.2.Özel Mahkemeler
 4.Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri, Adli Yargı İkinci Derece Mahkemeleri ve Yargıtay 
4.1.Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri
4.2.Genel Mahkemeler
4.3.Özel Mahkemeler 
4.4.Adli Yargı İkinci Derece Mahkemeleri
4.5.Yargıtay
5.İdari Yargı
5.1.İdari Yargı İlk Derece Mahkemeleri
5.2.Bölge İdare Mahkemeleri
5.3.Danıştay
 6.Uyuşmazlık Yargısı Ve Uyuşmazlık Mahkemesi 
6.1.Uyuşmazlık Yargısı ve Uyuşmazlık Mahkemesi 
6.2.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu ve Yapısı
6.3.Uyuşmazlık Mahkemesinin Görevleri
6.4.Uyuşmazlık Mahkemesi Görüşmeleri ve Kararları
7.Hesap Yargısı ve Seçim Yargısı 
7.1.Genel Olarak 
7.2.Seçim Yargısı 
  İKİNCİ KİTAP
  TEBLİGAT HUKUKU’NA GİRİŞ
1.Tebligat Hukuku’na Giriş
1.1.Tebligat Kavramı ve Kanunu
1.2.Tebliğ Tutanağının Niteleği
 2.Tebligat Yolları
2.1.Vasıtalı Tebligat
2.2.Vasıtasız Tebligat 
2.3.Elektronik Tebligat 
2.4.Gerçek Kişi, Tüzel Kişi ve Şirketlere Tebligat 
2.5.Tüzel Kişilere Tebligat 
2.6.Şirketlere Tebligat 
 3.Tebligat Suçları 
3.1.Genel Olarak 
3.2.Cezayı Gerektiren Fiiller 
 4.Tebligat İşleminde Muhatap Kavramı Ve Tebliğin Yapılabileceği Kişiler 
4.1.Tebliğ Muhatabı
4.2.Muhatap Adına Tebliği Kabule Yetkili Kişiler 
4.3.Tebellüğ Edecek Şahsın Hasım Olması 
4.4.Vekile ve Kanuni Mümessile Tebligat 
4.5.Aynı Konutta Oturan Kişilere veya Hizmetçiye Tebligat 
4.6.Belli Bir Yerde Veya Evde Meslek Ve Sanat İcra Edenlere Tebligat 
4.7.Askeri Şahıslara Tebligat 
4.8.Otel. Hastane, Fabrika ve Mektep gibi Yerlerde Tebligat 
4.9.Mevkuf ve Mahkumlara Tebligat
 5.Muhatabın Geçici Olarak Başka Yere Gitmesi, Tebliğ İmkansızlığı Ve Tebellüğden İmtina
5.1.Muhatabın Geçici Olarak Başka Bir Yere Gitmesi
5.2.Tebliğ İmkansızlığı ve Tebellüğ  İmtina 
 6.Elektronik Tebligat 
6.1.Genel Olarak
6.2.Elektronik Tebligatın Şekli 
6.3.Muhatabın Bilgileri ve Muhatabın Elektronik Adresine  Erişimi
6.4.Elektronik Tebligat Adresinin Kullanıma Kapatılması
6.5.Elektronik Tebligatta Ptt ve Adres Sahibinin Yükümlülükleri
YARGI ÖRGÜTÜ VE TEBLİGAT HUKUKU İLE 
İLGİLİ SORULAR
Yargı Örgütü ve Tebligat Hukuku

İDARİ YARGI ÇIKMIŞ SORULAR
İdari Yargı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0db950f-dbdb-49ff-81f9-8c3bed370aab.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktan Doğan Aydınlık - Midhat Paşa</image:title>
            <image:caption>“Yüzyıllardır karanlık mağaralarda kör kalanlar, 
açtığımız kapıdan yayılan ışığın tesirinden rahatsız olmuşlar, kapıyı yeniden kapatmak için fırsat kolluyorlardı...” 
   Yakın tarihtekilere çok benzer koşullar altında, birtakım düzmece mahkemeler karşısına çıkarılarak mahkûm edilen ilk aydınlarımızdandır Midhat Paşa... Ne yazık ki dünya tarihinde pek çok aydının ve ilericinin maruz kaldığı makûs bir kadere sürüklenmiştir onun da hayatı. Türk coğrafyasının yetiştirdiği değerli bir devlet adamı, iyi bir yönetici, memleketine sevdalı bir aydınlanmacı olarak her daim hep ileriye bakmıştır Midhat Paşa...
  Meşrutiyet yönetimine geçebilmek uğruna verdiği unutulmaz mücadelesi, ilham ve ümit doludur. Açtığı okullar, kurduğu matbaalar, çıkardığı gazeteler, memleketin kültürel ve sosyal gelişimine yaptığı sayısız değerli katkılardan sadece birkaçıdır. 
  Ziraat Bankası’nın temelini oluşturan yardım sandıklarının da kurucusu olarak tarih sahnesinde karşımıza çıkan Midhat Paşa, günümüz Türkiye’sinde giderek değersizleştirilmiş meslek okullarının ve teknik okulların da mimarıdır. 
  Mustafa Kemal’in liderliğinde kurulan Cumhuriyet’in temel taşlarının döşenmesindeki emeği yadsınamayacak güçtedir. 
  Mustafa Reşit Paşa’yla başlayıp Ali, Fuat ve Midhat Paşa’yla süregiden, İttihat ve Terakki’nin hemen peşinden Mustafa Kemal’in mücadelesiyle genişleyen özgürlük ve ilericilik yolunun, ne büyük bedeller ödenerek yüründüğünü, yıllar süren araştırmaların ardından, matematiği kuvvetli bir roman kurgusunun içinde sunan bu kitap, sadece tarihi bir roman değil, üzeri örtüldüğü halde vicdanları rahat bırakmayan büyük sırların bir kez daha sorgulandığı cesur ve taraflı bir eserdir. İlericiliğin yanında duran bir eser... 
 Ahmet Vefik Paşa’nın meşhur sözüne binaen: Bu memleket aydınlara atılan taşlarla inşa edilmiştir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/139de5d3-c556-4d20-8945-36adb8a6c5dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Tarihi 1 - Antik Yunan</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinin Yunanlarla başlamasının kültürel bir nedeni var. Batı dünyasının düşünce biçimini şekillendiren Yunan düşüncesidir ve yaklaşık üç bin yıldır nasıl düşündüğümüzü anlamak için Yunanların ne düşündüğünü anlamak zorundayız. 
Batı düşüncesinin tamamı yanlış olsa bile, nereden geldiğimizi ve ne olduğumuzu anlamamız için o düşünce hakkında bilgi sahibi olmalıyız.
Aksi takdirde öğrencilere Yunan mitolojisini incelemenin bir âlemi olmadığını,
çünkü bir yığın hayal ürününden başka bir şey olmadığını söylemiş oluruz, o zaman da Homeros ile Vergilius’un neden söz ettiğini anlamalarını engellemiş oluruz.”
–Umberto Eco</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b91d7dcf-140d-4092-a410-e1e0900cbe17.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamana Düşüş</image:title>
            <image:caption>Başkaları zamana düşer; bense zamandan düştüm. Zamanın üzerinde yükselen ebediyetin yerini, onun aşağısında kalan öteki ebediyet alır; o kısır mıntıkada artık ancak tek bir arzu duyulur: Tekrar zamanla bütünleşmek, her ne pahasına olursa olsun ona yükselmek, yerleşilen bir yuva yanılsaması için ondan bir parseli sahiplenmek. Ama zaman kapalıdır, ama zaman erişilmezdir: Bu negatif ebediyet, bu kötü ebediyet de zamana nüfuz etmenin imkânsızlığından ibarettir zaten.”

Cioran insana, insanlığa, insan oluşa lanetler yağdırmaya devam ediyor. En başa dönüyor, çünkü ona göre hata en başa ait: İnsan yanlış ağacın, hayat ağacı yerine bilgi ağacının meyvesini yedi. Ebediyetten zamana düşüş, yani Tarih’i başlatan adım böyle atıldı. 

Kökleri çok eskiye uzanan bir felsefi geleneğin parçası olan Cioran, insanın varoluşunu küçümseyerek bütün “başarıları”na, “ilerleme”ye de eleştirel yaklaşıyor. Uygarlık eleştirisine girişiyor, ama amacı uygarlığın veya modernliğin foyasını meydana çıkarmaktan ibaret değil; asıl derdi insanın yanlışlığı. Acımasızca çalışıyor onun yumuşak karnına, yüzüne vuruyor kusurlarını.  

Başka türlü düşünme imkânını hatırlamamız için duruyor Cioran yanı başımızda, belki de karşımızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e967ca41-6393-4f09-b4e1-11affdfc8c6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaplar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bir eleştiri üstadı, farklı &quot;okumalar&quot;ın kapısını aralıyor. &quot;Kitaplar Kitabı&quot;, yazın&apos;ın, sanatın saygın adlarının yapıtlarına incelikli, düzeyli yaklaşımlar içeren bir &quot;kaynak&quot;... Yıllar karşısında kendilerini korumuş, doğruluklarını kanıtlamış eleştiriler toplu halde elinizin altında. Doğan Hızlan, yazın alanındaki kılavuzluğunun güzel örneklerinden birini sunuyor &quot;Kitaplar Kitabı&apos;yla&quot;.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e59988f9-aa2a-40b2-b708-c34a0c73819c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Bereli</image:title>
            <image:caption>Doğan Hızlan’ın edebiyat ve dil üzerine yazılarının yer aldığı Mavi Bereli, edebiyat dünyasının 1996-2000 yılları arasındaki özeti niteliğinde. Birleşmiş Milletler’in mavi bereli askerlerinin arabulucu özelliğini edebiyatın polemiğe yatkın dünyasında kendisine yakıştıran Hızlan, kimi yazılarında artık çok uzaklara giden eski bir dostun ardından ağıt yakıyor, kimi zaman sanat adına bir endişesini ya da mutluluğunu okurlarıyla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d824718b-e49b-4e59-8cb0-fafe53d85297.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzyazı Ayracı</image:title>
            <image:caption>Düzyazı Ayracı, yazın&apos;ın, sanatın saygın adlarının yapıtlarına incelikli, düzeyli yaklaşımlar içeren bir &quot;kaynak&quot;... Yıllar karşısında kendilerini korumuş, doğruluklarını kanıtlamış eleştiriler toplu halde elinizin altında. Doğan Hızlan, yazın alanındaki kılavuzluğunun güzel örneklerinden birini daha sunuyor Düzyazı Ayracı&apos;yla.Bir eleştiri üstadı, farklı &quot;okumalar&quot;ın kapısını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9deb4b5d-2b53-46d7-af29-749625c4751a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlık Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Doğan Hızlan’ın sanatın bugününe sahip çıkmaya ve geçmişini hatırlamaya çağıran yazılarını derlediği Yalnızlık Kahvesi, geleceğe dair bir sorumluluk duygusu da içeriyor. Özellikle edebiyat alanından, Türkiye ve dünyadan seçkin örnekler sunan bu kitap bir tür bellek arşivi niteliğinde. “Kişisel hafızamızın güçlü olduğuna inansak bile toplumsal belleğin ne kadar zayıf olabildiği ortada. Yaşamımızı alt üst eden pek çok olay bile üç beş sene sonra hiç olmamış gibi karşılanabiliyor. Hele kültür söz konusuysa, tam bir balık hafızasına sahibiz. Kitaba neden Yalnızlık Kahvesi adını verdiğime gelince… Ben hep çılgın kalabalıklardan uzakta yaşadım. Okur-yazar olmanın getirdiği bir yaşam tarzı belki de bu. Ben yalnızlık köşemde oturmaktan memnunum. Ve tek başıma içtiğim yalnızlık kahvemi sizinle paylaşmak istedim.” Doğan Hızlan’dan Kitaplar Kitabı, Saklı Su, Güncelin Çağrısı, Mavi Bereli, Şiir Çilingiri ve Düzyazı Ayracı’ndan sonra Yalnızlık Kahvesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1b216fa-55f2-48a5-9a1e-0775c9a2bbb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Dönencesi</image:title>
            <image:caption>Edebiyat Dönencesi Doğan Hızlan’ın kapsamlı eleştiri yazılarını bir araya getiriyor. “Ben de değiştim, yazarlarım, şairlerim de değişti. Onları hep aynı edebi durakta beklemedim. Öznelliğin değişkenliğine onların kalıcılığı eşlik etti çoğu zaman.” “Her okuyuş, her ruh hali, her birikim bir başka algılama yolu açacaktır bize.” “Edebiyat eseri ve eleştiri bir bütündür. Edebi bir birleşik kaplar kuralı söz konusudur. Bunun aksini düşünmek tek bacakla yürümenin daha sağlıklı olduğunu savunmaktır.” Edebiyat Dönencesi’nden kimler geçmiyor ki: Vüsat O. Bener, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ahmet Oktay, Melih Cevdet Anday, Behçet Necatigil, Attilâ İlhan, Ece Ayhan, Bilge Karasu, Edip Cansever, Turgut Uyar, Özdemir Asaf, Gülten Akın, Ümit Yaşar Oğuzcan, Hilmi Yavuz, Enis Batur, Nurullah Ataç, Fethi Naci...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a245238-8ae6-4aa0-9498-d96caafe7a53.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Güvercin</image:title>
            <image:caption>Andrey Belıy’ın Rusya tarihinin felsefesi üzerine tasarladığı epik üçlemenin ilki olan bu romanında, Doğu’nun okült (gizlicilik) güçleriyle kuşatılmış bir kişilikten yola çıkarak, Rusya’nın Doğu ve Batı arasındaki konumu ele alınıyor.

Olaylar Rusya’nın bir köyünde geçer. Romanın başkişisi Daryalski Batı ve antik kültürü özümsemiş, okült öğretisiyle tanışmış, ama yeni bir gerçekliğin peşinde koşan tatminsiz genç bir aydındır. Sonunda kenti terk edip bir köyde yazlık bir ev kiralar. “Güvercinler” adlı mistik bir tarikatın üyesi olan köylülerle tanışır ve onlara katılarak köye yerleşir. Halkla kaynaşmaya ve derinliklerine girmeye çalışarak köy yaşam tarzı sürmeye başlar. Köylülerin esrimeye varan tutkulu mistisizmi ve tarikat üyesi bir kadınla yaşadığı aşk onu burgaç gibi içine çeker. Doğu ile Batı arasında gidip gelen Daryalski katıldığı tarikatın Rusya değil, Doğu’nun karanlık uçurumu olduğunu çok geç de olsa anlar ve kurtulmak için bu Rus köyünün karanlık, okült güçleriyle umutsuz bir mücadeleye girer.

Roman “Rusya’nın kurtuluşu nerededir, Doğu’da mı, Batı’da mı?” geleneksel sorusuna bir yanıt denemesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be94b50b-a6a4-46ec-94f8-d0caa0f1aedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sveti Stefan Bulgar Kilisesi</image:title>
            <image:caption>İstanbul... Haliç... Fener’den Balat’a giden sahil yolu... Vizörde 19. yüzyılın sonlarında prefabrike olarak Viyana’da üretilmiş bir bina... Baştan aşağı demirden inşa edilmiş bir kilise... 1453’ten bu yana, eskiden mevcut olanların dışında, &quot;yeni&quot; azınlık ibadethanelerinin inşası yasağını beklenmedik bir &quot;çalım&quot;la aşmayı başarmış bir inanç evi... Sveti Stefan: &quot;Potada eritilememiş&quot; bir kültür anıtı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cc133a9-eb0d-4531-a509-fe59cc8988ca.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ve Savaş</image:title>
            <image:caption>Asker savaşa her an hazır olmalıdır, varlık sebebi budur; ancak o kazanılamayacak hiçbir savaşa sokulmamalıdır. Yani asker savaşmak için değil, doğru zaman ve yerde savaşı kazanmak için vardır.

Siyasi karar alma sürecine dâhil edilen girdilerin önemli bir kısmı sivil uzmanlık alanlarındaki bilgi, beceri, ehliyet, liyakat ve tecrübenin yanı sıra askeri uzmanlık ile de ilgilidir. Askerlerin savunma ve güvenlik alanıyla sınırlı kalmak üzere siyasi karar alma sürecine yapacağı teklifler siyasete müdahale olarak değil, ihtisasa ilişkin olumlu bir askeri-politik öneri ve devlet aklına değerli bir katkı olarak değerlendirilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8df86b9-18ea-4a72-9d0a-1b0267b05324.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Çevresinde Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Yolculuk edebiyatının başyapıtlarıdan sayılan Bougainville&apos;in 1766-1769 yılları arasında gerçekleştirdiği yolculuğunun anlatısı aynı zamanda sömürgeciliğin tarihi olarak da okunuyor.

Dünyanın Çevresinde Yolculuk, Louis-Antoine de Bougainville (1729-1811), XVIII. yüzyılda Batı Avrupa&apos;da yeryüzü bilgisinin ve bilimlerin gelişimine katkıda bulunan, Aydınlanma Çağı&apos;nın çok yönlü –denizci, kâşif, bilgin, filozof, asker, diplomat- isimlerinden biridir.

Bougainville&apos;in 1766-1769 yılları arasında gerçekleştirdiği yolculuğunun anlatısı, Dünyanın Çevresinde Yolculuk, tarihsel ve edebi niteliklerinin yanısıra, XVIII. yüzyılda denizdeki protokol kuralları, sömürge yönetimleri ve sömürge tarihi hakkında önemli bilgiler vermesi nedeniyle, yolculuk edebiyatının başyapıtları arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29bcee28-470d-4561-a664-5503c8dc0c75.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşüncelerimizin Tutsağıyız</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü psikiyatrist Viktor Frankl’ın İnsanın Anlam Arayışı kitabı, modern zamanların en önemli kitaplarından biridir. Frankl’ın, Nazi Toplama Kampları’nın korkunç ortamında yaşadığı anlam bulma çabalarını yansıtan sıradışı hayat hikâyesi milyonlarca insana ilham kaynağı olmuştur. Frankl, yaşadığımız olaylara karşı vereceğimiz tepkiyi, takınacağımız tavrı seçme özgürlüğünün her zaman elimizde olduğunu, düşüncelerimizin tutsağı olmamıza gerek olmadığını göstermiştir.
 
Dr. Alex Pattakos, Düşüncelerimizin Tutsağıyız kitabını yazmaya Frankl tarafından teşvik edilmiştir.
 
Bu kitapta öyküler, pratik egzersizler, uygulamalar ve yazarların bilimsel çalışmalarından bazı içgörüler bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deebf70c-fe12-4863-8ce2-51ffe7d80d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecburiyet</image:title>
            <image:caption>Ressam Ferdinand anavatanı Almanya’nın cehenneme döndüğü bir savaş döneminde ülke-sinden ayrılıp İsviçre’ye yerleşir. Savaşın yüreğinde bıraktığı yaraların etkisinden ve kor-kularından henüz kurtulamamıştır. Sakin günlerini eşiyle birlikte bir göle bakan evlerinde resim yaparak geçirmekte ve etrafını saran özgürlük havasını içine çekmektedir. Fakat tüm hayatı, nedensiz yere erken uyandığı bir günün sabahında ona gelen mektupla altüst olur. Bir yandan masum insanları ölüme gönderen bir makine olarak gördüğü anavatanının, bir yandan onu kaybetmek istemeyen eşinin, diğer yandan da kendi iç kargaşasının baskısı altında ezilen Ferdinand büyük bir panik ve hezeyan içinde bir mecburiyete doğru çekildi-ğini hissetmektedir. Peki, kurtuluş var mıdır? İnsanların özgür iradelerini ellerinden hiç acımadan çekip alan bu makineye karşı zafer kazanmak mümkün olacak mıdır?

Çaresizliğin, insanın kendi içindeki mücadelesinin ve aynı zamanda umudun çarpıcı bir hikâyesi olan Mecburiyet, II. Dünya Savaşı’nda yaşanan korkunçluklar karşısında büyük bir hüzne kapılıp eşiyle gönüllü ölümü tercih eden Zweig’ın zihnine belki de yakından bir bakış sunuyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d384d3-1287-4305-9c21-8750adf6baa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Bir muharrir kendi eserleri hakkında sahih bir fikir beyan edemez. Bununla beraber cesaret ederek diyeceğim ki Kırık Hayatlar gerek dil gerek yapı bakımından kendisinden evvel yazılan ve nasılsa edebiyat tarihinde hususi bir mevkiye müstahak addedilen Mai ve Siyah ile Aşk-ı Memnu romanlarından çok üstündür. Münekkitler ne hüküm verirler, bunu bilmiyorum fakat bu iddiayı serdederken hiçbir övünme hevesine kapılmadan söylemek isterim ki bu kitap, muharririnin en olgunluk devresinin mahsulüdür.

Halid Ziya Uşaklıgil
Halid Ziya’nın ustalık döneminin üç büyük romanından biri olmasının yanında sansürle, baskılarla dolu yayımlanma macerasıyla da edebiyatımızdaki en özel eserlerden biri olan Kırık Hayatlar’ı, yazarının onayladığı son baskısı üzerinden yayına hazırladık. Bu kült roman, tekrar tekrar okunup anlaşılmayı bekliyor.
 
#edebiyatımızınmirası #servetifünun #büyükromanlar #aşk #aile #hastalık #toplum #sosyete #şişli #değişenistanbul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b88248-f246-432c-8dfb-523264cafdba.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkaldırıyorum, O Halde Varız</image:title>
            <image:caption>Albert Camus’nün incelikle örülmüş başkaldırı felsefesi, Kierkegaard, Nietzsche ve Dostoyevski gibi on dokuzuncu yüzyılın önemli varoluşçu filozofları ile birlikte yirminci yüzyılın bir yanıyla kaotik, bir yanıyla yaratıcı sayılan “absürd” atmosferinin belirgin izlerini taşır. Camus, trajik kahraman Sisifos’u, “absürd insan” olarak bizim çağımıza bağışlar.
Yıkıcı bir savaşın tam ortasında, babasız ve yoksul geçen çocukluk yılları, sonrasında yaşadığı ağır hastalıklar, büyük kırılmalar ve vazgeçişler...
Bütün bunlar Camus’nün yaşama, yaratıma ve felsefeye karşı beslediği büyük arzusunu ve inancını yok edememişti. Sadece bir felsefi öğüt olarak değil kendi yaşam ilkesinde de “ille de yaşamak” düşüncesine bağlıydı. Onun saygınlığı ve samimiyeti, sadece felsefesinden değil, yaşamöyküsünden de ileri gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6624ab83-072c-4bfb-a053-39a7c153b60b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Hayatlar (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Bir yazar kendi eserleri hakkında doğru bir fikir ileri süremez. Bununla beraber cesaret ederek diyeceğim ki Kırık Hayatlar gerek dil gerek yapı bakımından kendisinden önce yazılan ve nasılsa edebiyat tarihinde özel bir mevkiye layık görülen Mai ve Siyah ile Aşk-ı Memnu romanlarından çok üstündür. Eleştirmenler ne hüküm verirler, bunu bilmiyorum fakat bu iddiayı ileri sürerken hiçbir övünme hevesine kapılmadan söylemek isterim ki bu kitap, yazarının en olgunluk devresinin ürünüdür.
Halid Ziya Uşaklıgil
Halid Ziya’nın ustalık döneminin üç büyük romanından biri olmasının yanında sansürle, baskılarla dolu yayımlanma macerasıyla da edebiyatımızdaki en özel eserlerden biri olan Kırık Hayatlar’ı, yazarının onayladığı son baskısını özenle, dikkatle günümüz Türkçesine uyarlayarak yayına hazırladık. Bu kült roman, tekrar tekrar okunup anlaşılmayı bekliyor.
 
#edebiyatımızınmirası #servetifünun #büyükromanlar #aşk #aile #hastalık #toplum #sosyete #şişli #değişenistanbul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f325f1eb-f8f7-42a4-b3ea-cda93cc9a779.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgının Gölgesinde Güç, Kaos ve Gelecek</image:title>
            <image:caption>Co*vid19 salgınının neye mal olacağını ya da neler kazandırıp neleri sonlandıracağını sadece “sağlık”, “sosyal yaşam” ve “cari ekonomi” açısından değerlendirmek eksik olur.
Olanların ve olacak olanların siyasi, askeri, ekonomik, demografik, bilimsel, teknolojik, coğrafi, psiko-sosyal, kültürel, inanç ve moral değerler/güçler üzerinden de değerlendirilmesi gerekir.
Hatta jeopolitik, jeostratejik, teopolitik, teolojik, küresel güç mücadeleleri, vekâlet savaşları, göç, terör ve istihbarat disiplinleri açısından da çok boyutlu irdelenmesi gereken bir tehditle karşı karşıya dünya...
Co*vid19 salgını, ortaya koyduğu etkiyle çoğunlukla sessiz, derinden ve etkili ama bazen de çok ses getirerek insanlık ve geleceği üzerinde korkunç bir etki üretecektir.
Bu uzun soluklu mücadelede:
Güç çöküşleri ve güç yükselişleri yaşanacaktır.
Yükselen devletler, bitik-çökük-başarısız devletler ortaya çıkacaktır.
Yükselen medeniyetler, alçalan medeniyetler olacaktır.
Yükselen değer ve kavramlar, alçalan değer ve kavramlar oluşacaktır.
Dinler, inançlar yükselecek, dinler, inançlar alçalacaktır.
İşte bu kitap olana bakmak yerine olacak olana odaklanarak, yaşanan küresel salgının derinliklerinde ve karanlığında bir gelecek arıyor. Salgının gölgesinde ve etkisinde farklı disiplinler üzerinden salgın meselesine yaklaşıyor. Farklı ve dinamik paradigmalar üretmeye, disiplinler arasında bütüncüllük yakalamaya ve sorunu kavramsallaştırmaya odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc84b50a-1be6-4f64-a48d-1d749cb04407.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar</image:title>
            <image:caption>Katı ahlak kurallarının, tabuların egemen olduğu Victoria döneminde kıvrak zekâsı, ince alaycılığı ve sıra dışı hayatıyla çağının çok ilerisinde düşünen ve yaşayan yaratıcı bir dâhi olan Wilde, aynı zamanda bir eleştirmen ve estetik kuramcısı. Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar, yazarın sanata, hayata, aşka dair düşüncelerinin yanı sıra gözlemlerine dayalı toplumsal yorumlarının yer aldığı aforizmalardan oluşan eğlenceli bir derleme. Zirveden zindana her daim ışıldayan Wilde, belki de tüm zamanların en nüktedan kalemi.
#kısaklasikler #ingilizklasikleri #dahi #alaycılık #estetik #eleştiri #sanat #bireycilik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6e68f68-a5fd-441e-aaca-63c6c569f7f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Lapa Lapa Kelebek Yağıyordu</image:title>
            <image:caption>Charles Darwin, henüz genç bir doğabilimciyken İngiliz Kraliyet Donanması&apos;na ait Beagle adlı gemiyle beş yıllık bir yolculuğa çıkar. Rio de Janeiro’dan Avustralya’ya, Tahiti’den Falkland Adaları’na pek çok yeri görür ve buralara dair biyolojik, jeolojik ve antropolojik gözlemlerde bulunur. Lapa Lapa Kelebek Yağıyordu, Darwin’in Patagonya, Tierra del Fuego ve Macellan Boğazı&apos;ndaki deneyimlerinden sahneleri, bu yerlerin doğasına, canlılarına ve yerlilerine dair çok özel gözlemlerini içeren bir seçki. Yolculuk dönüşü kaleme aldığı “Beagle Yolculuğu” adlı kitabından derlediğimiz, geminin güvertesine konan canlıların oraya nasıl geldiklerine dair isabetli tahminlerden Şili sıradağlarına doğru çıktığı yalnız bir yolculuğa kadar geniş bir yelpazeye yayılan bu bölümler, Darwin&apos;in parlak bir biliminsanı olmanın yanı sıra, ne kadar iyi bir kaleminin olduğunu da gösteriyor.

#kısaklasikler #ingilizklasikleri #doğabilim #gemiyolculuğu #biyoloji #jeoloji #antropoloji #evrimkuramı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eacbd293-2244-4966-9ab5-ab3b4db1f17b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Cem ve Beceriksiz Kahramanlar 2</image:title>
            <image:caption>Cesur Cem ve Beceriksiz Kahramanlar dizisinin ikinci kitabında Cem, annesinin vazosunu kullanarak Antik Yunan’a seyahat edebileceğini öğreniyor. Cem, yeni arkadaşı Zoe ile Antik Yunan’ın büyülü dünyasını keşfederken ona Theseus ve Perseus gibi yeni kahramanlar eşlik ediyor. Ama burada herkes dost canlısı değil, çocuklar bir maceradan diğerine koşarken kötü kraliçe Hera onları tuzağa düşürmek için tetikte bekliyor. Tarakson, dizinin ikinci kitabında da hız kesmeden çocukların hayal gücünü ateşlemeye devam ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60979273-c0f9-4992-a890-99b4bd911e64.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Akıllı Yatırımcının Rehberi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 1.Birinci Bölüm – Tasarruf
 2.İkinci Bölüm – Yatırım
 3.Anket Cevapları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55e97cf4-811e-4a04-b369-bc228d2de7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkisel Sermaye Akademide Ağ Kurma Davranışı</image:title>
            <image:caption>1.Giriş
  2.Literatür Taraması
 2.1Kavramsal Çerçeve
 2.2Değişkenler Arası İlişkiler
  3.Materyal ve Yöntem
 3.1Sosyal Ağ Analizi – Bibliyometrik Veri Bağlantısı
 3.2Evren ve Örneklem
 3.3Ölçekler
 3.4Araştırma Modeli ve Hipotezler
 3.5Metodoloji
  4.Bulgular ve Tartışma
 4.1Bulgular
 4.2Sosyal Ağ Analizi
 4.3Regresyon Analizi ve Düzenleyici Etki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c434a242-0e4c-4b2a-b74c-9babc7114207.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbarların Avrupa’yı İstilası</image:title>
            <image:caption>AVRUPA’NIN EN HAREKETLİ DÖNEMİ:
BARBAR KAVİMLER KAPIYA DAYANIYOR…

Şanlı Roma İmparatorluğu’nun gücü ne olmuştur da sarsılmaya başlamıştır? İmparatorluk nasıl yavaş yavaş yenilgiye terk edilmiştir? Barbar kavimlerin bu çöküşteki etkisi nedir? Roma İmparatorluğu ile ne tür ilişkiler kurmuşlardır? İmparatorluk günden güne nasıl Cermenleşmiştir ve söz konusu Cermen tesiri ne boyuttadır? Hunların Avrupa tarihi üzerindeki hayati rolü nedir? Vizigotlar, İtalya’ya ve Galya’ya nasıl yerleşmişlerdir? Anglo-Saksonlar Britanya’yı nasıl fethetmişlerdir? Attila’nın Galya ve İtalya saldırıları nasıl gerçekleşmiştir? Batı’daki Roma egemenliği nasıl çökmüştür? Frankların erken tarihinde ne gibi gelişmeler yaşanmıştır? Lombardların İtalya’yı istilasından sonra neler yaşanmıştır? 

Britanya’nın en büyük tarihçilerinden biri olan John B. Bury, tüm bu sorulara akıcı ve sade bir üslupla cevap verirken erken Avrupa tarihine derinlemesine bir ışık tutmaktadır. Milattan sonra üçüncü ve dördüncü yüzyıllarda başlayıp dokuzuncu yüzyıla kadar devam eden kuzey barbarlarının uzun süren göç hareketlerinin genel ve geniş bir manzarasını sunan bu çalışma, Avrupa’ya şimdiki şeklini veren süreci gözler önüne sermektedir. Kısıtlı kaynaklara rağmen Bury, Roma İmparatorluğu’nu parçalayan değişimler silsilesi ile bu çöküşte başat role sahip barbarların etkili saldırılarından Çağdaş Avrupa’nın yapısına kadar uzanan bu sürecin ana hatlarını titizlikle sunmaktadır. Roma’nın son dönemlerini ve imparatorluğun yıkılmasından sonraki dönemini göçebelerin tarafından yazan ilk tarihçi sayılabilecek Bury, toplam on beş seminerden oluşan eserde Roma İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlamakta ve Cermen krallıklarını ve bu krallıkların hukuki, idari sistemleri ve yapılarını tek tek ele almaktadır. Hunlar, Vandallar, Vizigotlar, Franklar, Lombardlar, Alamanlar gibi çok sayıda krallığa ayrı başlıklar hâlinde değinilmektedir. 

MÖ üçüncü ilâ dokuzuncu yüzyıla ait barbar göçleri ve saldırıları ile modern Avrupa’nın çerçevesi arasındaki bağlantının kurulmasını sağlayacak Barbarların Avrupa’yı İstilası, erken Avrupa tarihi çalışmak isteyenler için bir başvuru kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79befc3d-b399-4a15-b668-b45a3f68506a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Doğuş / Türk - İslam Tarihi 9</image:title>
            <image:caption>Yeniden Doğuş, Büyük Selçuklu Devleti&apos;nin zayıflaması ve yıkılışıyla birlikte Anadolu&apos;da etkinliği artan Anadolu Selçuklu Devleti&apos;nin tarihine ışık tutuyor.
Selçukluların en batıdaki devleti olan Anadolu Selçukluları&apos;nı konu alan Yeniden Doğuş Haçlı Seferleri ve onlara karşı verilen mücadeleyi ele alırken bu seferlerin önlenmesinde Anadolu Selçukluları&apos;nın önemine dikkat çekiyor. I. Kılıçarslan&apos;dan başlayarak Anadolu Selçuklular&apos;ın gelişimi ve Bizans&apos;ı Anadolu&apos;nun batısına sıkıştırmasının anlatıldığı eserde, ülkede yaşanan taht kavgalarına da değiniliyor. Moğolların Anadolu&apos;ya ulaşmasıyla daha fazla dayanamayan Anadolu Selçuklu Devleti&apos;nin ardından geriye kalan Türk Beylikleri hakkındaki bilgileri de Yeniden Doğuş&apos;ta bulacaksınız.
MEB müfredatına uygun ve kolay okunabilen Yeniden Doğuş ile tarihte bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b92d0f9-faab-40b5-84b0-69d990d17106.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hakimiyetinde Ortadoğu Ve Balkanlar</image:title>
            <image:caption>ORTADOĞU VE BALKANLARDAKİ
OSMANLI HÂKİMİYETİNE GENİŞ BAKIŞ…

Tarih alanında dünyanın tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Halil İnalcık’ın, Osmanlı Devleti’nin Ortadoğu ve Balkanlar üzerindeki hâkimiyetini devlet, toplum, ekonomi ve siyaset pencerelerinden inceleyen çalışmaları bir arada.
Halil İnalcık bu eserinde, Osmanlı devlet geleneğinin tarihi köklerini Kutadgu Bilig’deki Türk ve İran siyaset düşüncelerinde arıyor ve Osmanlı veraset sistemini Türk hükümdarlık geleneği içerisinde ele alıyor. Erken Osmanlı dünyasının ilginç dervişlerinden Otman Baba’nın Fatih Sultan Mehmed ile iktidar ilişkisini ve Kanuni Sultan Süleyman dönemi devlet telakkisi ile kanun yapım sürecini tartışıyor. Ortadoğu’da Osmanlı ve İngiltere arasında gerçekleşen pazar rekabetinin ayrıntılarını gözler önüne seriyor.
Halil İnalcık eserin ilerleyen sayfalarında Papa ile II. Bayezid arasındaki Cem Sultan’a dair anlaşmanın izini sürüyor ve 16. yüzyıl Akdeniz’inde Osmanlı-Fransa işbirliğini irdeliyor. Rus Çarlığı, Kırım Hanlığı ve Osmanlı İmparatorluğu arasındaki iktidar temsillerinin ayrıntılarını sunuyor.
“Osmanlı Hâkimiyetinde Ortadoğu ve Balkanlar”, geniş okuma perspektifleri kazandıran ve ufuk açan bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/163caef4-057d-480a-b97f-df00405267d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Talat Paşa’nın Son Günleri</image:title>
            <image:caption>TALÂT PAŞA’NIN SON GÜNLERİNE
EN YAKINDAN ŞAHİT OLMAK…

“Siyasî hayatımda hiçbir vakit hissiyatıma kapılmadım, hiçbir vakit şahsımı ve akrabamı düşünmedim. Birçok kimseler beni eski arkadaşlarıma karşı nankörlükle itham ederler. Bu, kat’iyen doğru değildir. Yaptığım bütün fedakârlıklar vatan endişesi ve umumun selâmeti neticesidir. Beni yakından tanıyanlar bunu tasdik ederler. Tanımayanlar da bir gün hakikat karşısında bunu tasdik ve itiraf edeceklerdir.”
- Talât Paşa

Osmanlı Devleti’nin son yılları, birçok Türk gencinin bağımsızlık aşkına ve bu aşkla birlikte verdikleri uzun soluklu mücadelelere sahne olmuştur. Bugün tarihçilerin ve meraklıların yakın tarihimizle ilgili sık sık adını andığı paşalar, sadrazamlar, âlimler, şairler ve devlet görevlileri bilhassa bu dönemde ortaya çıkmıştır. 1908 İhtilâli’ni düzenleyen ve bu tarihten itibaren 1918’e kadar devletin yönetiminde birinci derecede rol oynayan siyasî cemiyet İttihat ve Terakkî Cemiyeti, Osmanlı’nın son yıllarına damgasını vurmuştur. 

Cemiyetin kurucularından olan Talât Paşa, özellikle 1908-1918 yılları arasında Osmanlı Devleti’nin hem iç hem de dış siyasetine yön vermiş bir devlet adamıdır. Ermeni Devrimci Federasyonu Daşnaksutyun’un aldığı İttihat ve Terakkî erkânının öldürülmesi kararı neticesinde 15 Mart 1921 günü Berlin’de Soghomon Tehliryan adındaki bir Ermeni tarafından tabanca ile vurularak şehit edilmiştir.

Arif Cemil Denker’in elinizdeki eseri Talât Paşa’nın Son Günleri, İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin en önemli icraatçılarından biri olan paşanın son günlerini anlatarak, alanındaki çok önemli bir açığı kapatıyor. Okuyucuları, kitabın sayfalarını çevirdikçe son anlarına kadar paşanın gölgesi yapıyor, mektuplar ve fotoğraflar eşliğinde bir belgesel lezzeti sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4daf1dc-b7bb-48fe-a998-29e8c7a7fb53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapların Kahramanı</image:title>
            <image:caption>Kitapların yok edildiği bir dünya…
İnsanları bitkiye dönüştürmenin bir yolunu bulan bir adam ve ajanları…
Her şeye rağmen pes etmeyen bir çocuk… Kerem’in yanında kimse kalmamıştı.
Üstelik, çevresini saran ajanların bitmez tükenmez sorularıyla gücünü kaybediyordu.
Ajanların amacı, Kerem’in sakladığı son kitapları da bulmaktı.
Böylelikle önlerinde hiçbir engel kalmayacaktı.
Kitapların Kahramanı’nı unutulmaz bir macera bekliyordu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a422063-dd07-4dd3-a35c-7de4ccb8b3b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesleklere Ne Oldu ?</image:title>
            <image:caption>Tüm yanlışlıkları kim bulacak?

Defne o gün anaokulunda, ileride ne olmak istediğini düşündü. Hastanede doktor mu olsaydı? Orkestra şefi mi olsaydı? Yoksa itfaiyeci mi? Defne bir sürü meslek hayal edip resmini çizdi. Hayalinde canlandırdıkları ne kadar doğruydu acaba?

Çocuklar bu kitabı okurken hem eğlenecek hem de yanlışları bularak gündelik hayatta ne kadar çok şey bildiklerini görecekler. Yetişkinler de çocuklarla birlikte yanlışları tahmin ederek çözüm sayfasından kontrol edebilirler.

Çözüm sayfaları kitabın sonunda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c2e93af-5112-4745-950a-0acc8601d710.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevremizdeki Dünya Orman</image:title>
            <image:caption>Meraklı minikler, bu güzel resimli kitapla dünyamızdaki vahşi ormanlarda yaşayan inanılmaz hayvanları keşfedecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f8a30b1-2da3-4614-bc4b-c3310801a3df.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhsal Terapi</image:title>
            <image:caption>Gelişim kitapları genelde başarısızlık ve mutsuzluk nedenlerinden başlayarak daha en başından insanda psikolojik bir mağlubiyet yaratır. Oysa ihtiyacımız olan tek şey pozitif bir içselliğe sahip olmaktır ve bunu aklımızla değil ruhumuzla elde edebiliriz.
Kapitalizmin sunduğu &apos;çılgın tüketim&apos; diretmesine karşı aklımızla başa çıkamadığımızı anladık ve ruhen direnmenin yollarını aradık ve aramaya devam ediyoruz. Fiziki açıdan dünyamızı süslemeyi başardık; ancak bu durum da mutlu olmamıza yetmedi. Eşyanın varlığında kendimizi bulamadığımız için ruhumuzun cansuyu için yola çıktık.
Daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için öteye beriye koşmaya; aslında koşuşturmaya gerek yok. İhtiyacımız olan her şey &apos;Ruhsal Terapi&apos; kadar yakınımızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d320e324-e1e5-44ed-b2bf-0361485f3f40.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhsal Düşünce</image:title>
            <image:caption>Yeni doğan bir bebeğe bakın, sonra dönün aynaya ve kendinizi inceleyin. Siz de bir zamanlar onun gibi küçücüktünüz. Aradaki fiziki farklılığı yaratan insan değil, hayatın değişmez kurallarıdır.

Kuralları koyan gizli güç, her zaman insana en iyisini vermeyi istemiştir. Fakat çoğumuz verileni beklemeden başka şeylerin peşinde yorgun düştük. Sabırsızlığımız bizi okyanusun ortasında yapayalnız bıraktı. Bizi hayatın normal planından saptıran hırslarımız ve aşırı isteklerimiz değil miydi?

Öyleyse suçlu arayacaksak başka yerlerde bakmamıza gerek yok, suçlu içimizde ve bizimle birliktedir. Arınmak ve istediğimiz yola ulaşmak için vakit kaybetmeden ruhsal düşünce sistemimizi inşa etmeliyiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d8b15ea-4293-4e6e-8134-641e18f36f21.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluğun Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, diye tanımlıyor mutluluğu Türk Dil Kurumu.
Bu tanıma göre mutluluk, Kaf Dağı’nın ardında, sadece masallarda ulaşabilen bir durum olmalı. Çünkü eksiksiz ve sonsuz bir hayat yaşamak hayallerde bile mümkün değil.
Peki nasıl mutlu olacağız biz?
Hamdi Kalyoncu; psikiyatrinin penceresinden ve çoğu zaman perde arkasından, kırk yıllık birikimiyle mutlu olmanın yollarını gösteriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b09a1578-21a5-456b-8389-cb961b7e01f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Portre Çizimi - Çizim Sanatı 1</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü ressam Giovanni Civardi’nin çok satan çizim kitapları şimdi Türkiye’de. Yüz ve figür çizim metodlarını anlatan kitap, anatomi, portre yapımı ve ışık konularının yanı sıra göz, kulak, burun ve dudak gibi yüz öğelerinin çizimini detaylı olarak anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d653b1fe-d1ca-4882-a660-e0f974dfa2e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Komünizm ve İnsanlık Değerleri</image:title>
            <image:caption>Ünlü İngiliz bilim adamı Maurice Cornforth’un bu küçük kitabı, çok yönlü ve kapsamlı felsefi-bilimsel incelemenin, marksizmin felsefi konularına ilgi duyan her okuyucu için kolayca anlaşabilir bir sentezini içeriyor. Yazar bu yapıtında, marksizmin insan ilişkilerinin kavranması alanına materyalist ve insancıl yaklaşımının bir özetini vermeye, marksizmin özellikle   «yabancılaşma » ve din karşısındaki tutumunun bir açıklamasını yapmaya çalışmakta ve marksist ahlak teorisinin bir çok konuları üzerinde açıklık getirmektedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f99e360c-f37d-44d2-bcbc-afed932bad70.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Cinayetin Psikanalizi</image:title>
            <image:caption>1909 yazında, Sigmund Freud psikanaliz üzerine bir dizi konferans vermek için öğrencisi Carl Jung’la Amerika’ya gider. Hotel Manhattan’a yerleşmelerinin ardından şehirde genç bir kız ölü bulunur, bir diğer genç kız saldırıya uğrayıp hafızasını yitirerek katilin elinden kıl payı kurtulur. New York valisi, hayatta kalan kurban, katilin kimliğini teşhis edebilsin diye Freud’dan yardım ister ve Amerika’nın tek psikanalisti Dr. Stratham Younger’ı onun yardımcısı olarak görevlendirir. Fakat saldırılar, hatta kurbanlar hakkında hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Dahası gerçeğin ortaya çıkmasını ve Freud’un şaşırtıcı teorilerinin Amerika topraklarında kök salmasını engellemeye kararlı kişiler vardır. Jed Rubenfeld, Freud’un Amerika ziyaretini sürükleyici bir cinayet soruşturmasına dönüştürürken, Freud’un Jung’la ilişkisine, psikanalizin ilk muhaliflerine, Hamlet’in olmak ya da olmamak monoloğuna da değinerek sıradışı bir okuma deneyimi sunuyor. “Kendinize bir kanepe bulun ve sayfaları çevirme seansına hazır olun.” Daily News “Kurguyla gerçeğin ustaca harmanlandığı, çarpıcı bir psikolojik gerilim.” Booklist “Dönemi ustaca yansıtan harika bir kurgu.” Sunday Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef16f89-21a1-4376-b4c3-c3f01e3126f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır İçinde</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı eline almışsan ve içini tarifsiz bir heyecan sardıysa, üstelik yüzünü de bir tebessüm kaplamışsa nedensiz; kitabı sakın bırakma. Mutluluk elinde.Size yol göstersin, ümit versin.Bu kitap sizi, haber ararken haberi olan bir gazetecinin inanılmaz yolculuğuna çıkaracak. Bu yolculukta, ne arıyorsanız onu bulacaksınız. Bazen o siz olacak, bazen de siz o. Bazen ağlayacak, bazen de güleceksiniz. Bazen sevecek, ya da kızacaksınız her şeye. Belki de hiçbir şeye.Yolculuk mu? Bu yolculukta uçak bileti yok, vapurla gidilmez, otobüs hiç geçmez, bildiğiniz taşıtların bilmediği bir yol. Ya hedef?&quot;Gam&quot;sız değiliz. Buluşuruz içerde.Bu Kitapta, Sınırsız Dünyalara Açılmanın Şifresinin İlk Basamağı Gizlidir. Cesareti Olan Kapıyı Açar. Doğru Gözle Bakan Görür. Buradaki Bilgi, Sonsuzluğun Bilgi Derinliğinde; Denizde Bir Damla, Çölde İse Bir Kum Tanesi Bile Değildir.Yeni kâşiflere, yeni keşiflere daha da önemlisi, yeni bir bilince ihtiyaç var.Şimdi yola çıkma, sırrı arama zamanı. Bildiğinizi zannettiğiniz her şeyi bir anlığına unutun.Endişe Etmeyin.Bu Kitap İyidir.   Bu kitap herkes içindir.Yiğitliğin, mertliğin, saflığın, aşkın ve sevginin yanı sıra aldatılmışlığın, yalnızlığın, maceranın, ilmin, paranın ve saltanatla sanatın,Kısacası insanın kitabı.Çünkü; İnsanoğlu yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a697229-e32b-498a-a247-79791dd2c65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Savaşları Bitirecek Savaş</image:title>
            <image:caption>Yazar ve düşünür kimliğiyle olduğu kadar gazeteci kimliğiyle de öne çıkan H.G. Wells’in Birinci Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında kaleme aldığı on bir makale bu kitapta toplanıyor.
İlk kez 1914 yılında, çeşitli gazetelerde yayımlanan bu makalelerde Wells, “tüm savaşları bitirecek savaş” olarak tanımladığı Birinci Dünya Savaşı’nın Avrupa halkları üzerindeki etkilerinden, gelişen teknolojiyle ortaya çıkan yeni savaş makinelerine kadar birçok konuyu yakından irdeliyor. 
Savaş sırasında başta İngilizler olmak üzere halkların göğüs germek zorunda kaldıkları zorlukları sade bir üslupla dile getiren Wells, bir yandan da savaşın ardından Avrupa’nın bürüneceği hal üzerine varsayımlarda bulunuyor. Savaşın sona erip barışın gelmesini sağlayabilecek ihtimallere geniş yer vererek tüm insanlık için refah ve barış dolu bir dünya ihtimalini öne sürüyor.
Tüm Savaşları Bitirecek Savaş’ta, dönemin en büyük fütüristlerinden birinin gözünden, Birinci Dünya Savaşı yorumlarını bulacaksınız.
“Bu tarihin en büyük savaşı. Bu ulusların değil, insanlığın savaşıdır. Dünyayı kapıldığı çılgınlıktan kurtarmak ve bir çağa son vermek adına yapılan bir savaştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c03c09f-c8bc-41e1-a5ab-8fb84d6cfdfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtadam</image:title>
            <image:caption>Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkılar yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmediği gibi oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.
Raymond Queneau’nun “Boris Vian, bir gün Boris Vian olacaktır,” dediği Vian’ın ölümünden sonra yayımlanan öykü derlemesi Kurtadam’da, insana dönüşen kurtlar, şehre çöken afrodizyak etkili bir sis, şamatacı müzisyenler, direksiyonu yolcusuna bırakan taksiciler ve duygularla tanışan bir yapay zekâ geziniyor.
Boris Vian’ın öykülerinde absürt ile normal arasında bir sınır yok, her an her şey mümkün, mesela bir karakter aniden ördeğe dönüşebilir ve bunun kadar normal başka ne olabilir ki?
“Onu dinledikten sonra farklı bir şeyler denemeye karar verdim.”
–Serge Gainsbourg
“İleride yaşıyordu. Geleceğin eksenindeydi, hâlâ da öyle.”
–Noël Arnaud</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5743c368-456f-43d6-b29b-2b3ed0729ff2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumadam</image:title>
            <image:caption>“‘Kumadam’ bütünüyle tekinsiz bir öykü.” –Sigmund Freud
E.T.A. Hoffmann, Alman gotik edebiyatının en önemli isimlerinden; belki de en önemlisi. İki asırdan fazladır okurlara musallat öyküsü “Kumadam” ise kâbus ve gerçek arasındaki ince çizgide duran ürkütücü bir eser.
Gece olunca gelip çocukların gözlerini çaldığı söylenen, çocukken babasının ölümüyle alakalı olduğunu düşündüğü Kumadam’ı hiçbir zaman unutamayan Nathanael&apos;in hayatı, eğitim gördüğü şehre Coppola isminde bir satıcının gelmesiyle altüst olur. Coppola&apos;nın Kumadam&apos;la olan ilişkisini çözmeye çalışan Nathanael, Profesör Spallanzani&apos;nin “tuhaf” kızı Olimpia&apos;yla tanışınca işler iyice çetrefil bir hal alır.
Bu ciltte “Kumadam”a ek olarak Hoffmann&apos;ın “Issız Ev” adlı öyküsünü de bulacaksınız.
Merdivenlerden gelen seslere kulak ver... Kumadam yaklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b23e675-80e6-4d35-8ab8-ba8f3e90259b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapkaranlık Ormanda</image:title>
            <image:caption>Karanlık ormanda
Karanlık, kapkaranlık bir ev vardı;
Ve o karanlık evde karanlık, kapkaranlık bir oda...
O karanlık odada…
New York Times Çoksatanı • Sunday Times Çoksatanı • Los Angeles Times Çoksatanı • NPR, Yılın En İyi Kitabı • Entertaintment Weekly, En İyi Kitaplar Seçkisi
Nora on yıldır geçmişinden kaçıyordu. Evini, arkadaşlarını ve özlememesi gerektiğini düşündüğü bir hayatı geride bırakmıştı.
Hiç beklemediği bir anda gelen bir bekârlığa veda partisi daveti, onu geçmişiyle yüzleşmeye zorladı. Bu, Nora’nın geçmişini nihayet bir kenara bırakması için bir işaret miydi? Ama bir şeyler yanlış gidiyordu. Çok ama çok yanlış…
Bazı sırların sonsuza dek saklanması mümkün müydü?
“Kapkaranlık Ormanda, Gillian Flynn’in Kayıp Kız’ını ve Paula Hawkins’in Trendeki Kız’ını sevenleri
büyüleyecek.” –Publishers Weekly
“Ruth Ware, bir an olsun okuyucunun etrafında dönmeyi ve soğuk ellerini gözlerinin önünde çırpmayı kesmeyen heyecan verici ve mükemmel bir çıkış romanı yazmış.” 
–Peter Straub</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af6e27df-429e-4633-9c5f-9a346c24ac30.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalar Da Ağlar</image:title>
            <image:caption>Yaşadıklarına baştan sona tanıklık eden babasının diliyle görünüşte lösemiden vefat eden bir gencin hayat hikayesi bu… Bu hikâyenin sonu iyi bitiyor. Tıpkı başı ve devamı iyi olduğu gibi. Ama aslında gönlünün güzelliği yüzüne, imanının nuru gözlerine vurmuş bir gencin örnek/rol model, eskilerin deyimiyle numune-i imtisal hikayesi bu. Bütün hayatı etrafındakileri düşünerek, onlara iyilikler yaparak geçmiş, ölmeden önceki son sözü “Ben iyiyim” olmuş bir gencin iyiliklerinin puslu hatıralar arasında kaybolup gitmesine gönlü razı olmayan bir babanın içini döküşü bu... Bu hikâyenin sonu dünya hayatı ölçülerine göre iyi bitmiyor. Bu hikâyede mutlu son yok. Evladı genç yaşta vefat etmiş bir babanın gözyaşları var. Yavrusuna duyduğu özlem var. Hayatın ölümle sona ereceğine ve ölümün bir yok oluş olduğuna inananlar için bu hikâyede kötü bir son var. Ama hayatı, dünya-ahiret bütünlüğü içinde değerlendiren ve ölümü başka bir hayatın başlangıcı olarak görenler için bu hikâye mutlu bir sonsuzluk barındırıyor. Sonsuz mutluluğa açılan kapıya nasıl hazırlanmamız gerektiğinin çarpıcı ve yaşanmış örnekleri var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5741d6f-bc71-46d3-bf94-176272935b25.jpg</image:loc>
            <image:title>Daima ve Asla, Senin</image:title>
            <image:caption>YA KENDİ AŞK HİKÂYENİZDE BİLE BAŞROL DEĞİLSENİZ?
Megan Harper bir önceki kızdı. Tüm eski sevgilileri ondan ayrıldıkları gibi hayatlarının aşkını bulmuşlardı. Bu bir lanet değildi tabii, sadece işler böyle yürüyordu ve Megan’ın kendine acımaya ayıracak vakti yoktu. Bunun yerine yeni ihtimallere, yöneteceği tiyatro oyununa ve hayalindeki okulun talep ettiği oyunculuk kredisini karşılamak için ufak bir rol kapmaya odaklanacaktı. 
Juliet rolünü aldığında (Evet, o Juliet), tüm planları altüst oldu ve ailesinin taşınma planlarını öğrenmesiyle birlikte en kötü kâbusunun içine düştü. Hem tiyatroda hem de gerçek hayatta sahne arkasında olmaya alışık biri olarak berbat bir oyuncu olabilirdi ama tiyatro oyunları yazmak isteyen Owen Okita’yla tanıştığında, görmezden gelinen karakterlerin de anlatacakları bir hikâye olduğunu kanıtlama fırsatı bulacaktı.
“Romanın komik, cesur, pişmanlık nedir bilmeyen ve sevimli kahramanı Megan, kendi hikâyesinin yıldızı olacak kadar cesur olduğunu öğrenmek için mücadele ederken onun için tezahürat yapmaktan kendinizi alamayacaksınız.” –Julie Buxbaum, Bana Üç Şey Söyle’nin yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4a2070d-53c1-4951-a60c-9441b3cd3373.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Dans</image:title>
            <image:caption>Yeraltı dünyasının yakışıklı ve bir o kadar da gözü kara adamı Aykut, bu hikâyenin kılıcıydı.
Yakışıklı olduğu kadar da taş kalpli, eli kolu, dili keskin bir adamdı. Zaten yetimhanenin kapısından çıkıp, karanlık bir dünyaya adım atan, burada kendisini ve kardeşlerini korumaya çalışan bir adamın kalbi ne kadar yumuşak olabilirdi ki?
Eylem ise bu hikâyenin kelebeğiydi.
Kimsesinin olmadığı bir dünyada, tek başına ayakta durmaya çalışan ve dans etmekten başka isteği olmayan, umudu içinde taşıyan biriydi.
Bir gün hayat hiç olmayacak bir şekilde yollarını kesiştirdi.
Ve kılıç, kelebeği gördü, hemen orada âşık oldu.
Kelebek ise dansa ve kılıca tutundu. Önce kendisine, sonra kılıca umut oldu.
Bir kelebek dans etti, kılıcın buzları eridi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c935d60e-5562-4b03-8155-7de351f30c3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ektelesi &quot;Adrian&quot;</image:title>
            <image:caption>“Nefretim, akan bir nehir gibi sürekli kendini yeniliyor suratlarınızı görünce.”
***
Distopik bir yaşamdır Adrian!
Ektelesi serisinin İdam Seremonisi’nde dövüşmeye mahkûm edilen dördüncü karakteri Adrian, ütopik yaşamların arasında gördüğü/görmek istediği ve tüm bedeninin yanında ruhunun da kanla kaplandığı bir hayat hikâyesidir.
***
“Eğer insanlar bilseydi bizim soyumuzu ve onları korumak için görevlendirildiğimizi, eminim, bir gün isyan edebileceğimizin korkusundan ölürlerdi! Tanrı’ysa bir ressam gibi bütün fırçalarını tuvalin üstünde parçalayıp biz ulu Karga İnsanları; insanlardan daha akıllı, hayvanlardan daha asil olarak yaratmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2afe4a1a-d6e3-4c38-ba83-a09c75f3a054.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncu</image:title>
            <image:caption>Brody Easton’la ilk karşılaşmamız maçtan sonra soyunma odasındaydı. Profesyonel bir spor muhabiri olarak ilk röportajımı yapacaktım. Ünlü oyun kurucu ise bana kendini açmaya karar vermişti. Kendini derken, sırlarından bahsetmiyorum. O küstah pislik, ben tam da ilk sorumu sorarken havlusunu düşürüvermişti. Yayındayken. 
Ama ben oyuncularla çıkmazdım. Futbol dünyasında çalışan az sayıdaki kadından biri olduğum için değildi sadece. Bir sporcuyla tabii ki görüşebilirdim. Kastettiğim diğer tip oyunculardı. Hani bilirsiniz – yakışıklı, güçlü, ukala, sürekli birilerini yatağa atmaya çalışan.
Brody Easton kesinlikle aralarındaki en iyisiydi. Her kadın, onu değiştirecek kişi olmanın hayalini kurardı. Fakat onun tek beklediği, uğruna değişmeye değer bir kadındı ve şansa bakın, o kadın bendim.
“Bir varmış bir yokmuş” ve “sonsuza dek mutlu yaşadılar” arasında her zaman bir hikâye vardır.
İşte bu da bizimki.
“Brody Easton, hayallerinizdeki sevgili olabilir. Ateşli ve zeki bir anlatımla muhteşem ters köşelerin kalbinizi kırmasına hazır olun. Kesinlikle favorilerim arasına girer.” –The Rock Stars of Romance
“Sivri dilli diyaloglar, Brody ve Delilah arasındaki çekim, yakıp kavuran ateşli sahneler – bu kitap beş yıldızdan çok çok çok daha fazlasını hak ediyor.” –Sugar Shack</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bf34ed6-4adc-4bf3-9633-55631ace9760.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Mektuplar ve Son Yazılar</image:title>
            <image:caption>Kırmızı Mektuplar
ve Son Yazılar
Yazarın son eseri...
Şevket Süreyya Aydemir, 1917 Devrimi’nin ardından Rusya’da bir
öğrenci olarak bulundu. Bu dönemde dünyanın dört bir yanından gelen
öğrencilerle dostluklar kurdu.
Kırmızı Mektuplar, Aydemir’in Türkiye’ye döndükten sonra okul
arkadaşlarıyla yazışmalarını içeriyor. Yazar bu yazışmalarda görüş
ve tanıklıklarına yer verirken yer yer düşsel yorumlarla çağımızın
sorunlarına da eğiliyor.
Kitabın ikinci bölümü olan “Son Yazılar” ise, Aydemir’in Cumhuriyet
gazetesine yazdığı makalelerinden oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b73e87b-fae8-40bb-ad42-d631c2befb80.jpg</image:loc>
            <image:title>Takip</image:title>
            <image:caption>Cesur ve delidolu tavırlarıyla herkesin kalbini fetheden Summer Di Laurentis zıt kutupların birbirini çektiğinden oldukça emindi çünkü Colin Fitzgerald’a ilgi duymasının başka bir açıklaması olamazdı.
Çekici dövmeleri olan, video oyunları ve hokeyle kafayı bozmuş erkekler genellikle Summer’ı ilgilendirmezdi ancak genç adama attığı tek bir bakış bile ona tutulmasına yetmişti. Ne yazık ki Fitz,
Summer’dan deli gibi etkilenmesine rağmen birbirlerinden uzak durmaları gerektiğini düşünüyordu. İşte tam bu noktada ortaya çıkan birkaç sorun vardı:

Fitz’in en iyi arkadaşı, aynı zamanda ev arkadaşı Summer’a âşıktı.
Summer yurdundan atılınca onların evine taşınmıştı.
Artık birlikte yaşamak zorunda kaldıklarından bahsetmiş miydik?

Fitz onunla ilgilenmediğini açıkça belirtmişti ve Summer da hiçbir zaman erkeklerin peşinde koşan kızlardan olmamıştı. Özellikle de yeni bir okul, takıntılı bir profesör ve belirsiz bir gelecekle meşgul olduğu zamanlarda… Peki Fitz aralarındaki çekime direnmeyi bırakıp teslim olursa ne yapacaktı?

Eh, en azından onu nerede bulacağını biliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e61d1bb-056d-4d6a-9fce-91836f4045b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Likit Ruh</image:title>
            <image:caption>Saruhan Doğan’ın rüyaların gerçeğe karıştığı, 
elinizden bırakamayacağınız yeni romanı! 
Kırk dört yıl önce kaybettiği aşkın hatırasında yaşayan Raci Bey, on yıllar sonra İstanbul’a dönen eski öğrencisi Fehim, Fehim’in eski aşkı Deniz, Deniz’i terk eden kocası Güngör, artık sınıfta oturmaya tahammül edemeyen Cem, kahvede karşılaştığı uzun boylu esmer kız, Suriyeli öğretmen Fadi ve oğlu Halim, Cihangir’de çok soğuk 12 günde geçen bir hikâye. Fehim neden geri döndü? Geçmişin hayalleri bugün gerçek olabilecek mi? İlk romanı Hodbinler ile çağdaş edebiyatımıza yepyeni bir soluk getiren Saruhan Doğan’ın rüyaların gerçeğe karıştığı, elinizden bırakamayacağınız yeni romanı Likit Ruh.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ced20c3-bb16-4e5f-a84e-e53ac744aaae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamı Destekleme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Vitamin, Mineral ve Besin Takviyelerini
Bilinçli Kullanım Kılavuzu
Sağlıklı ve dinç bir yaşam sürmek günümüz şartlarında tıpkı bir sanat gibi. Çünkü vücudumuzdaki temel fizyolojik olaylar hassas bir denge içinde gerçekleşiyor ve bu dengeyi bozarak hastalıklara zemin hazırlayan pek çok etken var. Sağlıklı kalmak için akıllı bir yönetim ve strateji gerekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46771c29-c453-4be5-a720-a2a0e4ae2fc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalarımın Koyunu</image:title>
            <image:caption>Birini çok özlediğinde, kalbinin ortasına koca kulaklı, kocaman bir fil oturur mu?
Peki ya, cebinden yaşama sevinci çıkarıp seni gülümseten arkadaşın oldu mu hiç?
Gamze’nin oldu. Denizde kaybolan anne ve babasını çok özlediği o gece, uyumak için saydığı koyunlardan biri, pat diye yatağına düşüverdi. Bu pofuduk koyun, ceplerinde biraz cesaret biraz da yaşama sevinci taşıyordu. Üstelik, Gamze’nin anne ve babasını bulması için de harika bir fikri vardı! Rüya kurabilen, rüyalara girebilen ve sürü psikolojisine uymayan Altın Postlu Koyun, onlara yardım edebilirdi. İki arkadaşı neşeli bir macera bekliyordu...
 Çağdaş çocuk edebiyatının sevilen yazarı Gamze Sürcan, okurlarını düşle gerçeğin iç içe geçtiği bir yolculuğa çıkarıyor. Birbirini yüreklendiren iki arkadaşın sevgiyi ve kitapları rehber edinen bu neşeli macerası, illüstratör Zeynep Özatalay’ın özgün desenleriyle renkleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7b16c73-44e0-4eb9-851c-219b4d97c63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Doludizgin Günler / Türk - İslam Tarihi 4</image:title>
            <image:caption>Doludizgin Günler - İlk İslam Devletleri/632-1492, İslamiyet&apos;le birlikte değişen tarihi sürecin ilk zamanlarını anlatan Çölden Yükselen Işık kitabının devamı niteliğindedir. Peygamber Efendimiz&apos;in vefatıyla başlayıp, Dört Halife Dönemi&apos;ni, Emevi ve Abbasi Devletleri&apos;nin de işlendiği Doludizgin Yıllar&apos;da farklı coğrafyalarda İslam&apos;ın yayılmasıyla kurulan irili ufaklı bütün Müslüman devletler ele alınıyor.
Yönetimdeki farklılıkların tablolarla izah edildiği Doludizgin Günler&apos;de 15. yüzyıla kadar uzanan halifelik kurumunun da izleri sürülüyor. 
MEB müfredatına uygun ve kolay okunabilen Doludizgin Günler - İlk İslam Devletleri/632-1492 ile tarihte bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b0c85b3-712c-44a8-9ba6-b03c1a54d238.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih İstanbul&apos;da</image:title>
            <image:caption>Azmi saran, iradeyi çürüten, ruha fütur ve meskene veren bu batıl inanışlar arasında Zaganos’un söylediği hurafede vardı. Halkın bir kısmı bu hurafeye iman edip Türklerin ancak Boğa Meydanı’na kadar gelebileceklerine, orada bir meleğin delaletiyle şevke gelecek Bizanslılar tarafından geri püskürtüleceklerine inanma gafletini gösteriyordu.
Bunlara mukabil Türkler arasında bir akide hüküm sürüyordu. Onlar Hazreti Muhammed’in ashabıyla şöyle bir konuşma yaptığına inanıyorlardı. Peygamber bir gün ashabına soruyor.
- Bir tarafı karaya, iki tarafı denize bakan büyük bir şehirden bahis olunduğunu işittiniz mi?
- Evet, ya Resulullah!
- Bu şehir Müslümanlar tarafından zapt olunmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Ümmetimden yetmiş bin kişi o şehre La ilahe illallah ve Allahu ekber diyerek hücum edeceklerdir, o vakit denize nazır burçlardan biri yıkılacak, ikincisi de biraz sonra düşerek gazilere yol açılacaktır.
Türkler, İstanbul’u alacak askerin “En İyi Asker” ve onlara başbuğluk eden kimsenin “En İyi Emir” olduğunu müjdeleyen hadisin de bu muhavere sırasında Hz. Muhammed’in ağzından çıktığını söylüyorlardı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86e51f6-e1b2-4e14-abf4-050f5b34f7d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüslü Ömer</image:title>
            <image:caption>Yüce bir davanın, Kutsal bir mücadelenin ve insanlık tarihi kadar eski bir şehrin hikayesi...
Buralar, Hz. Âdem ve çocuklarının yurt edindiği, Hz. İsa’nın dünyaya geldiği, Hz. İbrahim’in yıllarını geçirip ruhunu teslim ettiği; Hz. Yakup’tan Hz. Yusuf’a, Hz. Musa’dan Hz. Süleyman’a yüzlerce peygamberin doğduğu, yaşadığı, vefat ettiği topraklar...
Kâbe’den önceki ilk kıblemiz, Peygamber Efendimizin (a.s.m.) Miraç’a yükseldiği yer...
Önce Hz. Ömer, sonra Selahaddin-i Eyyübi ve en son Yavuz Sultan Selim tarafından fethedilen ve 400 yıl Osmanlı hâkimiyetinde huzur bulan şehir...
Bugün ise, Yahudi işgaline direnen, bir insanın evden çıktığında geri dönüp dönemeyeceğini bilemediği topraklar...
Evet evet, Kudüs’ten bahsediyorum.
Kudüs, biz Müslümanlar için neden önemli? Tarihinde neler yaşanmış? Bugün neden işgal altında? Yahudiler neden zulmediyor, bizi neden öldürüyor, evlerimizi neden elimizden alıyor, etrafımıza neden duvarlar örüyorlar?
Var mısınız yol arkadaşlığına? Hadi o zaman kemerlerinizi bağlayın ve sıkı tutunun. Ya da en iyisi abdest alın. Çünkü gezimiz camiler, türbeler, muhteşem tarihî eserlerle dolu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e0c2a5-3175-4daf-9ca6-cce22b3d2a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Destan Yazanlar / Türk - İslam Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>Türk kültür ve uygarlığını milattan önce 220 yıllarından milattan sonra 840 yıllarına kadar anlatan Destan Yazanlar- İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık, Türklerin yaşadıkları coğrafyalarda bıraktığı kültürel izler,  ilk sözlü ve yazılı kaynakları, matbaanın kullanılışı, çadır kültüründen yerleşik hayata geçişin sembolü olan yapıları, madencilik, ticaret gibi geniş bir konu çeşitliliğine sahip.
MEB müfredatına uygun ve kolay okunabilen Destan Yazanlar- İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık ile tarihte bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37a67174-d913-4422-b453-bca6b76d78b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Kendine Psikanaliz</image:title>
            <image:caption>İnsan kendini tanıyabilir mi? Ya da başkalarını? Ya da tanımalı mı? Peki kendini tanımak nedir? Tanınacak olan “Kendi” nedir?

İnsanın bir birey olarak ortaya çıkmasıyla, yani “kendini” doğadan ve başka her şeyden, herkesten ayrı bir bütünlük olarak algılamaya başlamasıyla birlikte zihinleri kurcalamaya başlayan bu türden sorular, şimdi bile gizemini, heyecan verici sürükleyiciliğini koruyor.

Bu ilginç çalışmasında Karen Horney sorunun felsefi yanına ek olarak teknik yanını da ele almış, çağdaş psikanalitik yöntemlerin yardımıyla kişinin kendini tanımasının mümkün ve arzu edilir olduğunu örnekleriyle göstermeye çalışmıştır. Bu kitabın, kendi kişisel gelişimi doğrultusunda çaba harcayan herkes için, öngördüğü alçakgönüllü, ama bir o kadar da etkili teknikle yararlı bir kılavuz ve başvuru kaynağı olacağı muhakkak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2214c582-a901-4022-9459-8fee2fb876de.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya</image:title>
            <image:caption>“Hasan! Anamla, babama danıştım; onlar da emmilerimle danıştılar. Ovalıya varanın, ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok. Deli kız, deli kız! dediler.Yüksekoba’da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın? Ben de: Herkesin yiğidi kendine göreymiş! dedim. Peki, öyleyse dediler, bir sına bakalım, senin yiğidin Kazdağı’ndaki yörük Emine’ye er olacak adam mı? Konuşup kavil ettik: Zeytinli’den kırk has okka tuz aldım; bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba’ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak. Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur. Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş!”
Hasan Boğuldu adlı öyküden
Sabahattin Ali’nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar, farklı bakış açıları sunuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/424eabd4-6eb6-4c93-86aa-c3c5c339c6df.jpg</image:loc>
            <image:title>Sigarayı Şu Anda Bırakın</image:title>
            <image:caption>Allen Carr&apos;ın Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu Yöntemi, tüm zamanların en başarılı sigara bırakma yöntemidir. Tüm dünyada milyonlarca sigara içene, sigarayı hemen, acı çekmeden ve sürekli bırakmalarında yardımcı olmuştur. SİGARAYI ŞU ANDA BIRAKIN, yöntemin çarpıcı ve yeni sunumudur. Güncellenmiş ve açık, anlaşılır, okuması kolay bir formatta yeniden düzenlenmiştir, ekinde ücretsiz bir hipnoterapi CD&apos;si bulunur. Bu kitap sigarayı bırakmayı eskisine göre daha da kolaylaştırıyor. Allen Carr&apos;ın yönteminin irade gücü kullanmakla ilgisi yoktur çünkü sigara içme arzunuzu yok eder. Sizi sigaraya bağlayan korkularınızı ortadan kaldırır ve sigara içmeyi özlemezsiniz. Hem ağır tiryakiler hem seyrek olarak sigara içenler için tasarlanmıştır ve ne kadar zamandır sigara içtiginizin önemi yoktur. Pazarlama hileleri, korkutucu taktikler içermez, kilo aldırmaz ve hatta kitabı okurken sigara içmeye devam edeceksiniz.

Sigarayı şu anda bırakın&apos;ı hemen okuyun ve yaşamınızın geri kalanında sigara içmeyen mutlu biri olun.

&quot;Allen Carr&quot; denen bu adamın yazdıgı kitabı okudum. En iyi tarafı, kitabı okurken sigara içmeye devam etmeniz. Size ne zaman sigara yakacagınızı söylüyor. &quot;Hadi bir tane yakın&quot; diyor ve siz de &quot;Tabii zevkle hemen!&quot; diye yanıt veriyorsunuz. Kitabı okurken sigara içebiliyorsunuz. Harika bir adam bu! Son sayfaya geldiğinizde, size &quot;şimdi son sigaranızı yakın!&quot; diyor. Sonuncuyu bile isteyip istemediğinizi bilmiyorsunuz. Ama sonra &quot;Allen öyle istiyorsa yakayım,&quot; diyorsunuz. Ve söndürdüğünüzde bu mesele bitmiş oluyor. O zamandan beri sigara içmedim.&quot;
Ashton Kutcher

Yöntemi gerçekten de özgün, sigara içmeye devam ederken sigaraya olan bağımlılığınızı ortadan kaldırıyor. Çalışanlarım ve dostlarımın çoğunda işe yaradığını söylemekten memnuniyet duyuyorum.
Richard Branson

1000 kez bırakmayı denedim olmadı, Allen Carr kitabı ve semineriyle kurtuldum.
Ferzan Özpetek

Bağımlılığımdan anında kurtuldum. Bırakmak hem kolaydı hem de inanılmayacak kadar zevkliydi.
Anthony Hopkins</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3acb0edd-d0fe-4d14-974e-7d6275004b68.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal İdeolojiler</image:title>
            <image:caption>İdeolojiler bir anlayışa göre sosyalist rejimlerin çöküşüyle birlikte bitti. Bir anlayışa göre ise ideoloji hiçbir zaman hayatımızdan çıkmayacak, bizimle birlikte hep var olmaya devam edecektir. Birinci anlayış ideolojiyi köklü toplumsal, siyasal ve ekonomik dönüşümleri içeren bir proje olarak kabul eder. Bu bakımdan on dokuzuncu ve yirminci yüzyılın en iddialı ideolojisi olan ve dünyanın yarısından fazla bir kısmında hakimiyet kuran sosyalizmin çöküşünü ideolojinin de bitişinin habercisi olarak kabul eder.Sosyalizm kadar iddialı olmamakla birlikte devlet merkezli siyasal bir proje olarak gelişen faşizm daha Soğuk Savaş öncesi bitmişti. Bu anlayışta olanlar sosyalizmin ve faşizmin değişik türevi olan ideolojilerin de ana kaynaklarıyla birlikte önemini yitirdiğine inanırlar. Oysa ikinci anlayışta olanlar, ideolojiyi dünyaya bakışı belirleyen bir çerçeve olarak, başka bir deyişle bir perspektif olarak kabul eder. Doğal olarak bu anlayışta olanlar için insan var oldukça ideoloji de ayrılmaz bir parçası olarak kendisiyle birlikte var olmaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bbdc84a-7cfa-4dcb-8cc5-812faf14c5ee.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Modeli Üretimi</image:title>
            <image:caption>İş Modeli Üretimi, dünyanın önde gelen şirketlerinin kullanmakta olduğu güçlü ve uygulanabilir inovasyon tekniklerini öğretiyor. Bu kitapla yeni bir iş modelinin nasıl tasarlanacağını, nasıl hayata geçirileceğini, eski bir modelin nasıl analiz edileceğini ya da yenileneceğini öğreneceksiniz. Yeni ve buluşçu modelleri benimsemeye hazır yönetici, danışman, girişimci ve liderler; bu kitapta iş modellerini anlamak, tasarlamak, revize etmek ve hayata geçirmekte yararlanabilecekleri, güçlü, basit ve test edilmiş araçlar bulacaklar.
42 ülkeden 470 İş Modeli Tuvali uygulamacısının katkısıyla yazılan bu kitap, klasik yayıncılık sektöründen bağımsız olarak finanse edilip yaratıldı. Kitapta son derece entegre, görsel ve rahat bir tasarım kullanılarak okurların daha ilk sayfadan itibaren bilgilenmesine özen gösterildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a753e6af-4ef6-4fab-b1b6-fa04df25743e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbim Sende Kaldı</image:title>
            <image:caption>“Zamanı yakalamak, yayından çıkan bir oku yakalamaktan daha zordur.

Kimine göre zaman Adem’in kendisi, kimine göre varlığın ruhu.

Belki de zaman, batan bir gemi...

İnsan o gemide misafir...

Her rıhtımda bazı yolcular iner, başkaları biner.

Bazen zaman, okyanusta mazeretsiz su alırve siz istemeseniz de batacaktır.

Kurtulmak için sahil ararsınız ama zaman batmaya kararlıdır…

Ve sonunda fark edersiniz ki; aslında akıp giden şeyzaman değil, sizsiniz!”
Makedonya ve Bulgaristan’da Türklerin bıraktığı tarihi izleri sürerken; akla hayale sığmayan bir hikaye bulduk. Beklenmedik bir Sır ile hayatı, içinden çıkılmaz hale gelen bir insanın öyküsüyle buluştuk.

Romanı okuyacak cesarete sahipseniz zamanı düşünmeyin; çünkü kitap bu duruma el koyuyor ve kendine zaman yaratıyor.

Ayrıca, “Kader nasıl bir şey?” diye merak edenlere de kaderin resmini sunuyor. Yazgı; “Ben varım ve gerçeğin ta kendisiyim!”diyecek kadar somutlaşıyor.
Dikkat; bu kitap zamanınızı çalabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c02763ff-1914-4cdf-b916-3e16eefc991b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Edebiyatına Eleştirel Bakış</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatına yöntem kazandıracak kitap... Çocuk Edebiyatına Eleştirel Bir Bakış; Amerika Birleşik Devletleri’nde çocuklarla ve kitaplarla çalışan ebeveyn, kütüphaneci, öğretmen ve üniversite öğrencilerine yönelik hazırlanmış bir inceleme ve araştırma kitabıdır. Çocukların kitaplarla ilişkisini kurmak ve geliştirmek ancak çeşitli format ve türlerdeki nitelikli edebiyat eserlerini eleştirel bir gözle okumalarıyla mümkün olabilmektedir. Çocuk Edebiyatına Eleştirel Bir Bakış; tür, karakter, olay örgüsü, zaman ve mekân, bakış açısı, üslup ve ton, tema, şiir, biyografi, bilgilendirici kitap, resimli kitap gibi konularda seçilmiş nitelikli kitaplar üzerinden örnekler vererek, karşılaştırmalar yaparak, çocukların edebiyatla ilişkilerinin nasıl kurulması gerektiği ile ilgili kılavuzluk yapmaktadır. Çocuk Edebiyatına Eleştirel Bir Bakış, ülkemizde bu alanda yapılan çalışmalara ve bu alanın ilgililerine farklı bir bakış açısı kazandıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49b74bbc-f14f-45e5-9011-a54bfab7e538.jpg</image:loc>
            <image:title>Arka Plan Seti 5 Kitap ( Set )</image:title>
            <image:caption>Bize gösterilenlerin arka planında neler olup bittiğini; anlatılanların ve yazılanların gerisinde anlatılmayan ve yazılmayan gerçeklerin neler olduğunu merak ediyorsanız; 

CENNETE AÇILAN KAPI AYASOFYA

SON İŞGAL

TÜRKİYE’DE PETROL KİME SAKLANIYOR?

İLLÜMİNATİ ŞİFRESİ

ORTADOĞU’DA ÖRGÜTLERİN DOĞUŞU

gibi özel çalışmaların yer aldığı  Arka Plan setimizi mutlaka okumalısınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34955064-1cec-4651-bd43-b6f4769d0fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Eğitim Seti 5 Kitap ( Set )</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın dünyayı daha iyi öğrenebilmeleri için bilinçli annelere ve babalara ihtiyacı var. Bunun için de öncelikle okuyan ve öğrenen anne-baba olabilmek lazım. 
	Değerli anneler-babalar ve anne-baba adayları; 

ANNE SOHBETLERİ

BİLİNÇLİ AİLE

ÇOK NORMAL

KORKUYORUM ANNE

ANNE BEN KİMİM?

gibi özel çalışmaların yer aldığı Çocuk Eğitimi setimizi mutlaka okumalısın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/291b4a3b-d5c0-482d-ba68-b92bc119492e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fenomen Seti 4 Kitap ( Set )</image:title>
            <image:caption>Yıllardır sahnelenen gölge oyunları ile bizlerden nelerin saklanmak istendiğini, perdenin arkasında gizlenen gerçeklerin neler olduğunu; anlatılanların ve yazılanların gerisinde anlatılmayan ve yazılmayan gerçeklerin neler olduğunu merak ediyorsanız; 

SINIRSIZLAR

2023 ŞAH-MAT

MİLLİ HAREKAT

İST1HBARAT

gibi özel çalışmaların yer aldığı Fenomen setimizi mutlaka okumalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aea7da3-36b2-4ad6-848a-3d70623b8175.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişim Seti 5 Kitap ( Set )</image:title>
            <image:caption>Özel yaşamda, sosyal yaşamda ve iş hayatında başarılı ve mutlu bir olabilmek için kendimizi çok yönlü geliştirmek, bunun için yaşam boyu öğrenme gayretinde olmak gerektiğine inanıyorsanız; 

OLMAZSA OLMAZ

HAYATA KÜÇÜK DOKUNUŞLAR

LİDER NESLİN İNŞASI

İLETİŞİMİN KADARSIN

ADI: MUTLULUK
gibi özel çalışmaların yer aldığı Gelişim setimizi mutlaka okumalı ve okutmalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4b6d51a-ce04-46d2-acc7-8123888e6730.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazine Seti 10 Kitap ( Set )</image:title>
            <image:caption>Yıllardır sahnelenen gölge oyunları ile bizlerden nelerin saklanmak istendiğini, perdenin arkasında gizlenen gerçeklerin neler olduğunu merak ediyorsanız; 

SINIRSIZLAR

2023 ŞAH-MAT

MİLLİ HAREKAT

İST1HBARAT

SİYASETTE KURT KAPANI

SON İŞGAL

CENNETE AÇILAN KAPI  AYASOFYA

TÜRKİYEDE PETROL KİME SAKLANIYOR

İLLÜMİNATİ DEŞİFRESİ

ÖRGÜTLERİN DOĞUŞU

gibi özel çalışmaların yer aldığı Çınaraltı Hazine setine mutlaka sahip olmalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4fb3ccb-23a1-4758-bf57-482762a64694.jpg</image:loc>
            <image:title>Perde Arkasi Seti 5 Kitap</image:title>
            <image:caption>Yıllardır sahnelenen gölge oyunları ile bizlerden nelerin saklanmak istendiğini, perdenin arkasında gizlenen gerçeklerin neler olduğunu; anlatılanların ve yazılanların gerisinde anlatılmayan ve yazılmayan gerçeklerin neler olduğunu merak ediyorsanız; 

SİYASETTE KURT KAPANI

SINIRSIZLAR

2023 ŞAH-MAT

MİLLİ HAREKAT

İST1HBARAT

gibi özel çalışmaların yer aldığı Perde Arkası setimizi mutlaka okumalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19ada102-2ef5-4951-8b7e-c52897ffbabb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes Seti (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Ünlü yazar Sir Arthur Conan Doyle tarafından kaleme alınan, tüm zamanların en iyi 100 polisiye kitabı arasında ilk sıralarda yer alan ve gelmiş geçmiş en iyi roman karakterlerden biri olan SHERLOCK HOLMES’un polisiye maceralarına;

KIZIL DOSYA

DÖRTLERİN YEMİNİ

GLORİA SCOTT GEMİSİ

BASKERVİLLE TAZISI

KORKU VADİSİ

ile eşlik etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a667300-7e92-49f1-b47a-8ecc72a46b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı Gerçekler ( Set )</image:title>
            <image:caption>Bize gösterilenlerin arka planında neler olup bittiğini; anlatılanların ve yazılanların gerisinde anlatılmayan ve yazılmayan gerçeklerin neler olduğunu merak ediyorsanız; 

CENNETE AÇILAN KAPI AYASOFYA

SON İŞGAL

TÜRKİYE’DE PETROL KİME SAKLANIYOR?

İLLÜMİNATİ ŞİFRESİ

gibi özel çalışmaların yer aldığı Saklı Gerçekler setimizi mutlaka okumalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a5300c-ec5d-4572-a55f-a43b65822953.jpg</image:loc>
            <image:title>Stefan Zweig Seti 5 Kitap</image:title>
            <image:caption>Avusturalyalı yazar ve romancı Stefan Zweig’in; her okuyucunun kendisinden bir şeyler bulacağı, derin tutkuları ve sağlam karakterli kurguları ile öne çıkan; 

SATRANÇ

KORKU

BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU

BİR YÜREĞİN ÖLÜMÜ

BİR KADININ 24 SAATİ

gibi eşsiz eserleriyle ruhunuzun derinliklerinde bir yolculuğa çıkmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/228508fc-7df3-4da5-b976-b394d3067d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Seti 5 Kitap</image:title>
            <image:caption>“Geçmişini bilmeyen geleceğini de bilemez.”, “Geçmişini bilmeyen, bugününü anlayamaz ve yarınını kuramaz.” bilincinde bir toplum olabilmek gerektiğine inanıyorsanız; 

DAHİ HÜKÜMDAR SULTAN 2. ABDULHAMİT

KRALLAR AVLAYAN TÜRK

CEM SULTAN

MAHREM-İ ESRAR

CENGİZ HAN
gibi özel çalışmaların yer aldığı Tarih setimizi mutlaka okumalı ve okutmalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d480e8-1cdc-4e97-ab1f-8b9984d3909f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslarin Zenginliği Cilt 1</image:title>
            <image:caption>İktisat biliminin kurucu eserleri arasında sayılan Ulusların Zenginliği, bütünlüklü yapısı ve pratik gözlemlere dayanan, olgun, rahat anlaşılır üslubuyla günümüzde de önemini koruyor. Adam Smith’in bu başyapıtı, endüstriyel kapitalizmin emekleme aşamalarını yansıtıyor. Tüm dünyayı etkisi altına almak üzere olan yeni üretim yöntemleri, bankacılıkta yaşanan büyük değişiklikler, tarım ve sanayi verimindeki müthiş artış… 

Adam Smith, bu büyük değişiklikler yaşanırken temel bir yönelimin de temsilcisi haline gelen Ulusların Zenginliği’nin odağına, devletin bu gelişmelere müdahil olmaması gerektiğini yansıtan anlayışını koyuyor. 

Sıradan insanların, profesyonellerin yardımına muhtaç olmadan iktisadi çıkarlarını koruyabileceklerine inanan Adam Smith, iktisat biliminin köklerine inmek isteyenler kadar, iktisat okumaları yapmak isteyen meraklılara da hitap edebiliyor.

Yaklaşık 250 yıl öncesinden seslenerek günümüzü anlamamıza yardım etmeye devam eden Ulusların Zenginliği’nin bu yeni baskısı; gözden geçirilmiş çevirisi, metne sadık kalınarak güncellenen dili, okumayı kolaylaştıracak ön yazı ve diziniyle okurun karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4468aaf2-bae0-4c95-9f8f-b737252b25ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusların Zenginliği Cilt 2</image:title>
            <image:caption>İktisat biliminin kurucu eserleri arasında sayılan Ulusların Zenginliği, bütünlüklü yapısı ve pratik gözlemlere dayanan, olgun, rahat anlaşılır üslubuyla günümüzde de önemini koruyor. Adam Smith’in bu başyapıtı, endüstriyel kapitalizmin emekleme aşamalarını yansıtıyor. Tüm dünyayı etkisi altına almak üzere olan yeni üretim yöntemleri, bankacılıkta yaşanan büyük değişiklikler, tarım ve sanayi verimindeki müthiş artış… 

Adam Smith, bu büyük değişiklikler yaşanırken temel bir yönelimin de temsilcisi haline gelen Ulusların Zenginliği’nin odağına, devletin bu gelişmelere müdahil olmaması gerektiğini yansıtan anlayışını koyuyor. 

Sıradan insanların, profesyonellerin yardımına muhtaç olmadan iktisadi çıkarlarını koruyabileceklerine inanan Adam Smith, iktisat biliminin köklerine inmek isteyenler kadar, iktisat okumaları yapmak isteyen meraklılara da hitap edebiliyor.

Yaklaşık 250 yıl öncesinden seslenerek günümüzü anlamamıza yardım etmeye devam eden Ulusların Zenginliği’nin bu yeni baskısı; gözden geçirilmiş çevirisi, metne sadık kalınarak güncellenen dili, okumayı kolaylaştıracak ön yazı ve diziniyle okurun karşısında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d504ce-2563-4b06-bd3f-6e1952854af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk, Özgürlük Ve Ahlak</image:title>
            <image:caption>Yayımlandıktan yaklaşık 60 yıl sonra okuruyla yeniden buluşan Hukuk, Özgürlük ve Ahlak, adından başlayan vaade uygun olarak, bu üç bileşenin ilişkisine odaklanıyor. 

H. L. A. Hart, hukuk ile ahlak arasındaki ilişkiyi, ahlaka aykırı bulunan edimlerin cezaya tabi olup olmaması tartışmasını merkeze alarak inceliyor. Bu bakımdan “cinsel ahlak” alanını verimli bir tartışma sahası sayarak çağının ötesinde, cesur yönelimlerle tartışmayı sürdürüyor. Kitapta toplumların genel ahlak çerçevelerini “zorlayan” tercihler zaman zaman örnek vakalardan yola çıkılarak ele alınıyor. 

Cinsel özgürlük alanında yaşanan tartışmaları tarihsel zeminde inceleyen eser, bu özgürlüklerin elde edilebilmesinin ne kadar uzun zaman aldığını, bu uğurda ne kadar büyük gayret gösterildiğini ortaya koyarken onlarca yıl öteden günümüze ışık düşürüyor. 

H. L. A. Hart’ın, kanun yapmanın “kolaylığı” ile kanunları değiştirmenin “zorluğu”nu özgürlük kavramını vurgulayarak irdelediği Hukuk, Özgürlük ve Ahlak, sorduğu sorulara okurla birlikte yanıt vermeyi önceleyen yapısıyla güncelliğini korumaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf93c6ab-a8f4-4811-9ff5-cab1b544af46.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendiniz Olma Alışkanlığını Kırmak</image:title>
            <image:caption>Genleriniz tarafından hayatınızın geri kalanında belirli bir şekilde olmak için kaderinize terk edilmediniz. Tüm insanları seçtikleri gerçekliği yaratmaları için yetkilendiren yeni bir bilim dalı ortaya çıkıyor. Kendiniz Olma Alışkanlığını Kırmak isimli bu kitapta meşhur yazar, konuşmacı, araştırmacı ve kiroprakti uzmanı Dr. Joe Dispenza size gerçekten nelerin mümkün olduğunu göstermek için kuantum fiziği, nörobilim, beyin kimyası, biyoloji ve genetik alanlarını bir araya getiriyor.
Yalnızca benliğinizin herhangi bir özelliğini değiştirmek için gereken bilgiye sahip olmakla kalmayacak, aynı zamanda yaşamınızın herhangi bir alanında ölçülebilir değisiklikler yapmak için öğrendiklerinizi uygulayabileceğiniz adım adım araçlar öğreneceksiniz. Dr. Dispenza, eski çağ anlayışlarının önündeki gizem perdesini kaldırıyor ve bilim ile spiritüellik arasındaki uçurumda bir köprü yaratıyor. Güçlü atölye çalışmaları ve konferanslarıyla 24 ülkeden binlerce insan bu ilkeleri baştan aşağı degişmek için kullandı. Siz de kendiniz olma alışkanlığını kırıp zihninizi gerçek anlamda değiştirdiğinizde, hayatınız bir daha asla eskisi gibi olmayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18b6bd3d-f8c7-43b1-9c58-34386c6a189a.jpg</image:loc>
            <image:title>Trabzon’un “Liberal Bolşeviği ” - Rıfkı Kulaç (1896 – 1962)</image:title>
            <image:caption>“Ülkü, maddenin marabasıdır.” 
 
   Trabzon liman burjuvazisinin Batum’da kâr, İstanbul’da ayrıca emniyet ve de siyaset arayan temsilcilerinden Sürmeneli Kulaçzadelerin oğlu Halit Rıfkı, 1915’te Hicaz Cephesi’nde Birinci Dünya Savaşı’na dahil edildiğinde, “dünya kavimlerinin Marx ümmeti” olmaya başladıklarını görmekteydi…

   Esaret kampında çıkardığı gazetelerde ve 1920’de Trabzon’da bu düşüncelerini dile getirdi. 1921’de Tiflis, 1922’de Moskova’daydı. 1927’de Trabzon’da bir gazetenin başyazarı oldu. 

  Verimli bir köşe yazarı olan Halit Rıfkı, siyasi görüşleri nedeniyle suskunluğa mahkum edildi, buna karşılık 1936’da özgün bir Kurtuluş Savaşı romanı (Milletleşen Adam) kaleme aldı. Ölene kadar 1917 öncesi Marksizmi’ne bağlı kaldı, Trabzon’da kendi köşesini, bilgisi ve dirençli duruşuyla kendisi yarattı…    

  Kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunlarıyla bağlantılı olarak, üretimin gelişmişliği, ekonomizm, legalizm, dünya devrimi ve parti kavramları üzerinden tartışılırken, Mustafa Suphi, Esat Ömer, Zeki Baştımar’ların Trabzon’unda siyaset – aile reisliği, komşuluk ve de ‘insanlık’ - hangi toplumsal bağlamın hangi söylemiyle yürütülecekti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d06581b0-8a14-4cc4-999d-ca8efe694214.jpg</image:loc>
            <image:title>Milletleşen Adam - “S. Kamucan”</image:title>
            <image:caption>Rıfkı Kulaç, 1914’te Birinci Dünya Savaşı’na katılmadan önce Marksist olmuş ve devrim öncesi Rusya’yı da görmüştü. Esaret dönüşü 1920’de önce Batum’a geçti, 1926’ya kadar Moskova’da yaşadı. Trabzon’da gazetecilik yaparken kendi özgün çizgisini ömrünün sonuna kadar korudu, suskunluğa mahkum edilişine karşılık 1936’da Milletleşen Adam romanını yayınladı.
  Milletleşen Adam, tezli bir roman, yalnızca ‘tez’i açısından değil, yazarının kahramanlarıyla kurduğu yakınlık ve uzaklık mesafesi, kurguyla gerçek arasındaki ilişkinin ifadesi ve Rıfkı Kulaç’ın uzgörüşlülüğü ile zamanının insanı olmasındaki gerçeklikle de ilginç hatta benzersiz… 

  Bu ülkede ‘sol duyu’nun dilinin oluşturulması gayretinde etkin olamamış ‘çaresiz’ bir dürüstlüğün çilekeşliğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b19c915-e570-43d4-9ba3-b8c6ca53612d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adını Değiştiren Çocuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Bizim evimiz köydeki diğer evlere hiç benzemezdi. Evimize köyde kiremitli ev derlerdi. Penceresinde cam, evin yanında erik ağaçları vardı. Evimizde lamba yakar; hiç kimsede olmayan yemek kapları, eşyalar kullanırdık. Dikiş makinemiz bile vardı. Ara sıra köyün kadınları anneme gelip dikiş makinesinde bir şeyler diktirirlerdi. Köydeki herkesten daha iyi durumdaydık. Aklım erdiğinden beri hayatımda büyük bir sır olduğunu düşünüyordum. Ama ne olduğunu anlayamamıştım.&quot; 
Kemalettin Tuğcu Adını Değiştiren Çocuk kitabında; insanın özünün değişmediğini, kendini geliştirmenin önemini ve aile bağlarının kuvvetini anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af1f7856-7f58-4a0b-a5f5-845181acbd9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Besleme</image:title>
            <image:caption>&quot;Okuldan dönerken ya da pencereden bakarken küçük kızların sokakta ya da apartmanlarının önünde yerlere çizgiler çizip seksek oynadıklarını görüyordum. Ben bunun gibi oyunlar oynadığımı hatırlamıyorum. Okulda da öteki kız çocukları gibi oynamayı sevmezdim. Belki de oyun oynamaya küçük yaşlardan alışmak, çocuklarla beraber olmak gerekiyordu. Böyle bir şansım hiç olmamıştı.&quot; 
Kemalettin Tuğcu Küçük Besleme kitabında; yaptığımız iyilik ve kötülüklerin karşı tarafta bıraktığı izleri, her çocuğun sevgiye, şefkate ihtiyacı olduğunu ve ne olursa olsun iyi kalmanın verdiği huzuru anlatıyor.  
 Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db35ca5a-e43c-4f37-9a8c-ce2a80df666a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Çocuğu</image:title>
            <image:caption>&quot;Yaşar birden durdu. İliklerine kadar soğuk işlemiş, neredeyse tüm hislerini kaybetmişti. Buna rağmen burnuna taze ekmek kokusu geliyordu. Bir fırının önündeydi. Arkadaşından, çok acıktığı zaman tezgâhın üstünden süpürülen ekmek kırıntılarını isteyebileceğini öğrenmişti. Fırından içeriye başını uzattı. Tezgâhın üzerine ateş gibi sıcak ekmekler konmuştu.” 
Kemalettin Tuğcu Sokak Çocuğu kitabında; umutsuzluğa kapılmamak, çaba sarf etmek, kendinden emin olmak, kötülüğe boyun eğmemek gibi mesajlarıyla büyük bir dramı anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a868df5-2539-4bf6-b41d-6ab06d53909d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahatma Gandi / Sevgi Dünyadaki En İncelikli Güçtür</image:title>
            <image:caption>Mahatma Gandi, gerçek mucizenin insanın kendisi olduğunun bir kanıtıymışçasına gelip geçmiştir yeryüzünden yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla...
Adalet anlayışı, hak arayışı, şiddetsiz direnişi, mücadelesine duyduğu sonsuz bağlılığı, amansız cesareti ve harekete geçme konusundaki korkusuzluğu sayesinde tam üç yüz milyon Hindistanlıyı ayağa kaldırmış ve tarih sahnesinde İngiliz İmparatorluğu’na karşı gerçekleştirilmiş en büyük kitlesel hareketin lideri olmuştur Gandi...
Biri için olanaklı olan, herkes için olanaklı olmalıydı ona göre. Geri adım atmayan ve yorulmak bilmeyen bir eylemci olarak, bilgeliği ve öğrenme tutkusunu, sadelikle ve nezaketle birleştirmiştir.
O tüm şiddetsizliğine rağmen gerçek bir eylem insanı, reformcu, devrimci ve her şeyden önce nitelikli bir düşünürdür. Sağlıktan politikaya, beslenmeden ekonomiye kadar birçok alanda yazılar yazmış, ardında zengin bir kaynak da bırakmıştır.
Bu kitap Gandi’nin yaşamöyküsü değildir sadece. Hayatta olduğu sürece yapmaya çalıştıklarının bir versiyonu, sevgi dilini yeniçağda yeni insanlara ulaştırmak için hazırlanmış bir örneğidir de aynı zamanda. Onun bugüne uzanan sesidir.

“Gelecek nesiller Gandi gibi bir insanın dünya üzerinde yürümüş olduğuna inanmakta zorlanacaktır.”
Albert Einstein</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b226115f-6ca9-4e10-992b-86d56168998c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygar Olmak Zor İş</image:title>
            <image:caption>Kimi yazarlar vardır, yaşamları ile yapıtları arasında derin uçurumlar görürsünüz. Oysa, Daver Darende&apos;yi anlamak için resimlerine ve yazılarına bakmak yeterlidir. Şıkır şıkır resimlerinde neyi imliyorsanız; iyi, ilkeli insanlığının kanıtı yazılarında neyi anlıyorsanız, Daver Darende tam da odur.
Elinizdeki kitapta diyor ki, “Uygar olmak zor iş.”
Sanmayınız ki, Darende, uygarlıktan yakınıyor. Bilisizliğin kuraklığını giderebilmek, o çölü verimli kılabilmenin ne denli güç olduğuna değiniyor. Kitabın içine girdiğinizde, bu tezin ilmik ilmik örüldüğüne de tanık oluyorsunuz. Aragon&apos;dan Melih Cevdet Anday&apos;a, Haldun Taner&apos;den Kafka&apos;ya uygarlık; isimler, anılar, izlenimler, alıntılar ve yorumlarla algı dağarcığımızın küçük odalarına yerleşiveriyorlar.
Daver Darende&apos;nin sanatı, yazısı ve dünya görüşü hiç yaşlanmaz. Çünkü o, dediği gibi, mutluluğu çalışmada bulanlardan...
Uygarlığın amacı da sonsuz mutluluğu aramak ve bulmaya çalışmak değil mi zaten?
Işık Kansu

 ‘Uygar Olmak Zor İş’te adı geçen o büyük sanatçıları ve aydınları, Daver Darende’nin penceresinden gözlemlediğinizde, ilk hissettiğiniz duygu müthiş bir yalnızlık olacak.
O insanları hiç tanımamış olsanız bile…
Niye birçoğu bugün yok, diye geçireceksiniz içinizden.
Ve içinde yaşamaya mahkum edildiğiniz düşünsel coğrafyadaki çoraklık, bir kez daha acıtacak yüreğinizi.
Sonra Daver Darende’yi kıskanacaksınız.
Size bugün yokluklarıyla kendinizi yalnız hissettiren, o hiç tanımadığınız insanlarla kurduğu sıcak dostluklara, paylaşımlara, birlikte sergiledikleri mücadelelere imreneceksiniz.

Ve kitabın son sayfasını çevirdiğinizde, bu ülkenin en saygıdeğer insanlarını bir parça olsun özümsemiş olmanın doygunluğunu yaşarken; dünle bugün arasında adeta bir uygarlık köprüsü olan Daver Darende’ye minnet duyacaksınız:
‘İyi ki Daver Darende var!’ diyeceksiniz…
Server Tanilli, “İnsanlığa aday’ olarak doğarız; insanlığın kültürel birikimini öğrenerek ‘insanlaşır’ız.” der bir kitabında.
Daver Darende hiç şüphe yok ki, bu toprakların en ‘insanlaşmış’ yazarlarından biri…
Ne mutlu ona, ne mutlu onu okuyanlara!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/820c91dc-88dd-4021-8ac3-69850364f154.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Dış Politikasında İslam İşbirliği Teşkilatı (1969 - 2012)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada, Türk Dış Politikasında İslam dünyasıyla ilişkiler ele alınarak bu ilişkilerde İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) nasıl bir öneme sahip olduğu araştırılmaktadır. Türkiye&apos;nin Islam dünyasıyla ilişkilerini ve İİT&apos;nin bu anlamda oynadığı rolü etkileyen değişkenler ele alınarak hem Türk dış politikasındaki gelişmeler hem de İslam dünyasında yaşanan gelişmelerin ilişkileri ne denli etkilediği ve tarihsel süreç içerisinde ilişkilerde yaşanan dönüşüm süreci analiz edilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6ce9160-f959-4218-b642-56a20c5cbfdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Aşeka</image:title>
            <image:caption>O en güçlü Avcı ama kalbi için kurulmuş tuzaklardan birine kapılmak üzere.
Maya Efnan kaçtığı hayatın tam ortasına düştü, anlaşmayı bozmanın bedeli tahmin ettiğinden daha ağır. Artık tamamen tek başına.
Ona ait olanı almak için ölüm emrini veren kraliçenin inine girmesi gerekiyor ama kendisini ölmek ya da öldürmek zorunda kaldığı bir arenanın ortasında buluyor. Karşısına kimin çıkacağından haberi yok, etrafı sevdikleriyle kuşatılmış halde.

Kanıyla neler yapabileceğini öğrenmişken artık hiç kimseye güvenemez ama tarafını seçmek zorunda.
Fetih Yargıcı intikam hırsı ve hayal kırıklığı ile bir çıkmazın içinde, kendisinin de kapıldığı büyük bir oyun oynuyor.
Kasabada artık herkes daha tedirgin, üzerine çöken sisten kaçmaya çalışıyor. Hava daha soğuk, orman daha karanlık ve kar bütün ayak izlerini sildi.
Bu hâlâ bir aşk hikayesi değil, bu defa tutku ateşiyle harlanmış bir intikam mücadelesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f7e4f7-38a9-4c9f-8eef-663802246f48.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Dora</image:title>
            <image:caption>Bana, kazanmanın aslında daimî bir kayıp olduğunu göstermişlerdi. Ben artık biliyordum ki barış bayrağının renginin beyaz olmasının bir anlamı vardı. En küçük kusuru dahi affetmeyen bu renk, benim barut kadar kararmış kaderimi sarmalayan isli parmaklarımın arasında zaferin çanlarını değil, kıyametin sûrunu üfleyebilirdi ancak.

Maya en kötü anlarını geride bıraktığını sanıyordur fakat hava henüz o kadar da kararmamıştır. Zihninin içindeki susmayan çağrı, ona geri çeviremeyeceği bir davet sunarken en büyük felaketine doğru koştuğunun farkında değildir.

Tutku, nefret ve acı dönüm noktasına ulaştığında kendini hiçbir aklın kabul edemeyeceği bir gerçekle yüz yüze bulacaktır.

Maya, parmaklarının arasında sandığı hayatının ipleri koparken ona sunulan kanatları üzerine mi giyecek yoksa ellerini kana bulayarak devam mı edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316c5fe3-b7ce-40b7-aad3-a402e6b94788.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Aylema</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir günün akşamında, geçmeye çalıştığı köprüden nehre düşmek üzereyken ölüm tarafından kulağına fısıldandı.
“Uzatılan buz gibi soğuk bir el bütün hayatına dokunacak.”
Bağımlılar ve Avcılar bu kez sıradan bir hayatın hayalini kuran, geceye doğmuş bir kız için karşı karşıya gelecek.
Siyahla beyazın, geceyle gündüzün, iyiyle kötünün anlamını yitirdiği bir iç savaş. Zihin çıkmazı. Yaşam mücadelesi. Sarsıcı bir kısır döngü.
Issız bir kasaba.
Kusurlu bir kalp.
Uçurumun diğer tarafına, gölgelerin arasına hapsedilmiş kayıp bir ruh.
Önce sahip olduğu her şeyi elinden alacaklar ve siz bunu her bir satır arasında hissedeceksiniz.
Hayata tutunacak bir neden verecekler, “Yapma!” diye haykırmak isteyeceksiniz.
Bu hikâyenin masumu yok. Bu bir aşk hikâyesi değil, nefret hikâyesi.
Gecenin soluğunu ensenizde hissedeceğiniz, okurken sıcak bir kahveye muhtaç olacağınız kadar soğuk bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62b5afce-9776-4860-b180-99892e70b006.jpg</image:loc>
            <image:title>Havşan Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Bu tavşan başka tavşan…
Bir tavşan düşünün ki kendisine “havşan” diyor.
Niye mi?
Çünkü bu bildiğiniz, havuç kemiren ve hoplayıp zıplayan tavşanlara benzemiyor.
Havlıyor, konuşuyor, miyavlıyor…
Bu kadar da değil…
Resim yapıyor, okuma yazma öğreniyor, bilgisayar kullanıyor.
Bir aileyle birlikte yaşamaya başladığı eve neşe getiriyor.
Bilgin Adalı’nın kaleminden Havşan Öyküleri…

TADIMLIK
“Az sonra kızlarla birlikte denizdeydik. Suların içinde alt alta üst üste, çığlık çığlığa oynaşıyorduk. Birden, ‘Hev hev, miyeeeeev, imdaaat…’ diye bir ses duyduk. Zıpzıp’tan başkası olabilir mi? Baktım dalgaların içinde çırpınıyor. Zıpzıp bu, ille bir havşanlık yapacak. Hemen ona doğru yüzüp sudan çıkardım. Korkudan tir tir titriyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21a2629f-2332-482a-8a4f-a0d0386fd5ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Zekanın Bilimi Ve İdeolojisi:Genler, Beyin Ve İnsanın Potansiyeli</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, toplumun üst tabakalarında kendine yer bulmuş, göz alıcı mesleklerde başarıyı yakalamış, servet biriktirebilmiş, ayrıcalıklı bir yaşam süren, yetenekli ve seçkin azınlığa mensup bireyler ve onları bu seviyeye taşıdığı düşünülen zekâları hakkında. 
Bu kitap, şanslı azınlığın sürdüğü yaşamın sosyal ve ekonomik anlamda çeperlerinde yaşayan, yoksulluk, güvencesizlik ve dışlanmışlıkla baş etmek zorunda kalan yığına mensup bireyler ve onları bu seviyeye ittiği düşünülen zekâları hakkında.

Bu kitap, bizleri zekânın tanımlanmış, doğuştan gelen ve testlerle ölçülebilen bir özellik olduğuna inandıran kimi bilimciler ve siyasetçiler hakkında. 

Bu kitap, Genler, Beyin ve İnsan Potansiyeli madalyonunun öteki yüzü, İdeoloji, Serbest Piyasa Ekonomisi ve Fizyolojik Gerçekler hakkında.
Zekâyı aramaya sinir sisteminin mikro patikalarında başlayan Ken Richardson, değişken çevrelere uyum sağlamak için esneklik, işbirliği ve iletişimin yasalaştığı dinamik bir sistemle karşılaşıyor. Genlerin efendi konumunu yitirdiği, işbirliği ve kültürün sonuç değil bağlama dönüştüğü bu bilişsel evrim ortamında sinir sistemimiz diğerlerinin sinir sistemine öylesine bağlanıyor ki sınıflı ve hiyerarşik mevcut toplum kadar olası bir başka seçenek daha ufukta beliriyor: Katılımcı, eşitlikçi, kapısı herkese açık bir dünya!

Zekânın Bilimi ve İdeolojisi, olumlu alternatifin hayata geçmesini engelleyen kuvvetlerin farkına varmanızı sağlayacak, genetiğe ve beyne yönelik indirgemeci bakışı sorgulatacak, kaderciliği ve karamsarlığı defetmeye yardımcı olacak elzem bir araç. Yazarın dediği gibi “önümüzdeki görev zorlu, fakat insanlık tarihi bu tür ideolojilerin alaşağı edildiği örneklerle dolu!”
Britanyalı psikolog ve yazar Ken Richardson, 1972’de Açık Üniversite’de  başlayan akademik kariyeri boyunca zekâ testleri üzerine çalıştı, dersler verdi ve pek çok eser kaleme aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c0fb111-ab20-4f07-957d-a92e6579814f.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizminaresi Topaç Uğurböceği Sevecen İle Salyangoz Tomurcuk 33</image:title>
            <image:caption>Erika Bartos&apos;un sevimli dünyası Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk&apos;un yeni maceralarıyla büyümeye devam ediyor. 
Kendisi gibi evini sırtında taşıyan uzak akrabalarının izini süren Salyangoz Tomurcuk ve arkadaşlarını neşeli bir yolculuk bekliyor: Yuvarlak Göl’ün dibinde saklanan büyük sürpriz herkesi çok şaşırtıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T03:17:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5bd30ab-ff6a-49c9-82dd-5d7fad81b632.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomaside Değişim</image:title>
            <image:caption>Diplomasi, ulusların politikanın diğer sosyal gerçekleri gibi evrimsel bir dönüşüm geçiriyor. Evrimin ayırt edici aşamalarından biri Soğuk Savaş sonrası hız kazanan ve etki alanı genişleyen çok boyutlu küreselleşmedir. Bu dönem karmaşık karşılıklı bağımlılık ve karşılıklı bağlantılıkla betimlenen bir dünya inşa ederken diplomaside radikal değişimlere yol açıyor.

Diplomasideki yenilikler özünden iletişim teknolojisindenki gelişmeler sonucunda devletler, uluslararası kuruluşlar ve toplumlar arasında temasların doğrudan yapabilmesi ve diplomasinin uygulama usullerinde ortaya çıkan değişimlerdir.

Bu kitapda, temelde diplomasinin zaman içerisinde geçirdiği değişimi tespit etmek, yeni pratiklerin ayırt edici özellikleri anlaşılır kılmak ve Türkiye&apos;de diplomasi çalışmalarına katkıda bulunmak amaçlarıyla kaleme alındı.

Kitapta öncellikle tarihsel kökleri ile kavramsal bir tartışma yapılırken diplomasi teriminin etimolojik kökeni ve dönüşümü tespit ediliyor,  kavramsal olarak yüklenen anlamları gün ışığına çıkarılıyor ve kavramın farklı kullanımları irdeleniyor. Bu tür bir çabada, diplomasinin Uluslararası İlişkiler Teori kapsamında ve dışında kurumlaştırma arayışlarına göz atma gerekliliği dikkate alınıyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise çeşitlenen aktörler, genişleyen konular ve değişen yöntemlere odaklanarak çağımızın diplomasi uygulamalarına mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>