﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbc3a5e1-5572-4828-9a52-37addd36e2d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fakir Terzinin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Fakir Terzinin Öyküsü, hazırladığı ceketin dikilmemiş parçalarını dükkânında bırakan ve hastalığını atlatıp geri döndüğünde giysinin gizemli bir şekilde tamamlanmış hâlini bulan bir terziyi anlatmaktadır. 
 
Terzi o günü hasta geçirdi, ertesi gün de hastaydı, ondan sonraki gün de. Vişne renkli ceket ne olacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97088571-7b68-4f75-a181-1bbb2f5c8b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Domuz Robinson’un Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Küçük Domuz Robinson’un Öyküsü, teyzelerinin isteği üzerine pazara giden Robinson’un sonu bir adada biten ilginç macerasını anlatmaktadır. 
 
Küçük domuz Robinson sevimli, küçük bir arkadaşmış. Pembemsi beyaz bir renge ve küçük mavi gözlere sahipmiş. Tombul yanakları, gıdısı ve içinden gerçek, gümüş bir halka geçen kıvrık bir burnu varmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa903704-2c07-4b88-a9b1-c6976160aeaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Sesinden Şiirler</image:title>
            <image:caption>Çarpan kalbime bak sevgilim, 
Akan kanlı gözyaşlarıma bak, 
Bana neden reva gördün bu acıyı, 
Aşkının verdiği ızdıraba bak. 
 
Kalbim kırık, gönlüm buruk sana, 
Ne söylesem, nasıl kendimi anlatsam sana, 
Musalla taşında mı sarılacaksın bana, 
Kabirde mi sonlanacak aşkım sana. 
 
Bu sözlerim yetmez mi gülüm sana, 
Her şeyimi kalbimle anlattım sana, 
Musalla taşında mı sarılacaksın bana, 
Kabirde mi sonlanacak aşkım sana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11cbb4d8-9f34-4f53-9093-b69f28067ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirlerim</image:title>
            <image:caption>AŞK SERÜVENİM 
 
Hasretin kor gibi 
Yakıyor içimi cayır cayır, 
İçimde ne fırtınalar kopuyor, 
Bir bilsen… 
Senin için deli divane oldum, 
Akan gözyaşlarımı, 
Bir silsen… 
Ben düştüm aşka, 
Bu çileli aşkın bambaşka… 
 
Bu işkence, bu ne zulüm, 
Gözlerinden akıttığım yaşların 
Öcünü mü alıyorsun? 
Yoksa canıma kastın mı var? 
Aşk; sevgi, saygı, ihtiras, şefkat ve tutkudur. 
Ben düştüm aşka, 
Bu çileli aşkın bambaşka…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3196372d-f12d-4351-902a-791c7427df1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Azize Euphemia ve İstanbul&apos;daki Kilisesi</image:title>
            <image:caption>Azize Euphemia Kilisesi, Bizans döneminde kentin önemli hac merkezleri arasındadır. 
  Bu kitapta Euphemia’nın yaşam öyküsü, Sultanahmet’teki kilisenin tarihi, mimarisi, duvar resimler, yakın dönem restorasyon ve konservasyon çalışmaları ile küçük buluntuları ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/642c2da1-fcc5-4b62-8601-0c22bab094a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Saint Euphemia and Her Church in Istanbul</image:title>
            <image:caption>The church of Saint Euphemia in Sultanahmet was among the important centers of pilgrimage in the Byzantine capital. 
This book focuses on the life of the saint and history, architecture and frescoes of her church in Sultanahmet, along with the recent restoration and conservations works on the church and small finds from the site.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed326ae2-0763-473e-b693-b0be88f2870b.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazım Hikmet&apos;in Yolculuğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Nâzım Hikmet, hiç kuşkusuz, bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını ve rendesini nasıl severse öyle sevdiği Türkçenin ve çınarlarında kolan vurduğu, hapishanelerinde yattığı memleketi Türkiye’nin sınırlarını çoktan aşmış bir dünya şairi. Başta “Benim en büyük şansım Nâzım Hikmet gibi bir şairle aynı çağda yaşamış olmaktır” diyen Neruda olmak üzere pek çok şair, yazar ve sanatçının onun onuruna yarattığı eserler bunun kanıtı.  
Nâzım Hikmet hakkında pek çok dilde pek çok da kitap yazıldı. Nâzım Hikmet’in Yolculuğu da onlardan biri, ama hepsinden farklı. Haluk Oral’ın, koleksiyonunda yer alan belge, yayın, fotoğraf ve resimler ışığında hazırladığı bu kitap, yazarının sözleriyle, elbette bir “Nâzım Hikmet Ansiklopedisi” ya da “Nâzım Hikmet Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey” kitabı değil. Ama, Nâzım Hikmet’in hayat ve sanat yolculuğu hakkında bildiklerimizi çoğaltan, başka bir yerde bulamayacağımız pek çok önemli ayrıntıyı getiriyor önümüze.  
2019’da yayımlandığında büyük ilgi gören, kısa sürede ikinci baskısı yapılan Nâzım Hikmet’in Yolculuğu, bu yeni baskısında yeni belgeler, yeni bilgiler, yeni bölümlerle zenginleştirildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97cfd419-b998-4115-a205-f764c7718fe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazım Hikmet&apos;in Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Nâzım Hikmet, hiç kuşkusuz, bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını ve rendesini nasıl severse öyle sevdiği Türkçenin ve çınarlarında kolan vurduğu, hapishanelerinde yattığı memleketi Türkiye’nin sınırlarını çoktan aşmış bir dünya şairi. Başta “Benim en büyük şansım Nâzım Hikmet gibi bir şairle aynı çağda yaşamış olmaktır” diyen Neruda olmak üzere pek çok şair, yazar ve sanatçının onun onuruna yarattığı eserler bunun kanıtı.  
Nâzım Hikmet hakkında pek çok dilde pek çok da kitap yazıldı. Nâzım Hikmet’in Yolculuğu da onlardan biri, ama hepsinden farklı. Haluk Oral’ın, koleksiyonunda yer alan belge, yayın, fotoğraf ve resimler ışığında hazırladığı bu kitap, yazarının sözleriyle, elbette bir “Nâzım Hikmet Ansiklopedisi” ya da “Nâzım Hikmet Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey” kitabı değil. Ama, Nâzım Hikmet’in hayat ve sanat yolculuğu hakkında bildiklerimizi çoğaltan, başka bir yerde bulamayacağımız pek çok önemli ayrıntıyı getiriyor önümüze.  
2019’da yayımlandığında büyük ilgi gören, kısa sürede ikinci baskısı yapılan Nâzım Hikmet’in Yolculuğu, bu yeni baskısında yeni belgeler, yeni bilgiler, yeni bölümlerle zenginleştirildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dec5c182-fabf-4071-9755-7f02e2dbbb03.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüştüğümüz Şehir</image:title>
            <image:caption>2020 BSFA En İyi Roman Ödülü 
2021 Locus En İyi Fantastik Roman Ödülü 
 
Her şehrin bir ruhu vardır. Kimilerinin ruhu destanlar kadar eski, kimilerinin ruhu ise küçük çocuklar kadar yeni ve yıkıcıdır. Peki ya New York’un? İşte onun bir değil, tam beş ruhu var. 
 
Siyah bir genç, Penn İstasyonu’na adım atar atmaz kim olduğunu unutur. Başı dönerek yere yığıldığında şehri olduğu gibi değil, kanlı canlı bir varlık olarak görür. Ve şehir onunla konuşmakta, ondan yardım istemektedir. Yeni doğan şehirlerle beslenen kozmik bir yaşam formu New York’u hedef almaktadır. Asıl avatarı bir saldırı sonucunda komaya girdiğinde, New York beş New Yorkluyu yeni koruyucusu olarak seçer. Penn İstasyonu’nda kendine Manny lakabını takan genç de bu koruyuculardan biridir. Şimdi sıra diğer dört koruyucuyu bulup Düşman’ın yeni doğan şehri katletmesini engellemektedir. 
 
“Müthiş bir fantastik roman.” –Neil Gaiman 
 
“Neslinin en önemli spekülatif kurgu yazarı… Jemisin o kadar iyi.” –John Scalzi 
 
“Dönüştüğümüz Şehir, New York’a yazılmış yenilikçi bir aşk mektubu.” –Rebecca Roanhorse</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d61e67a3-28b9-41ce-8a3a-c344e7ac1b3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mümkünatı Yok</image:title>
            <image:caption>1930 Nobel Edebiyat Ödülü Kazananı 
 
“Güncel olayların tüyler ürpertici netlikte bir öngörüsü.” –Guardian 
 
“Sadece Lewis’in en önemli kitabı değil, şimdiye değin bu ülkede yazılmış en önemli kitaplardan biri.” –The New Yorker 
 
“BİR NESİL BOYUNCA KÖTÜ YOLLARA MÜSAMAHA GÖSTEREN BİR ÜLKE ÖYLE ZEHİRLENECEKTİR Kİ SONU ASLA İYİ OLMAYACAKTIR.” 
 
İki dünya savaşı arasındaki dönemin eleştirel yaklaşımıyla ünlü yazarı Sinclair Lewis modern toplumsal gidişatı erkenden çözümleyip teşhis eden, akıl ve mizah dolu yaratıcılığıyla Nobel Ödülü’ne layık görülmüş bir yazar. En önemli eserlerinden Mümkünatı Yok ise dönemi için bir alternatif gelecek sunan ve sunduğu karamsar geleceğin gerçekleştiği ender alternatif tarih romanlarından biri. 
 
Çok şeye gebe, barut fıçısı 1930’ların sonu yaklaşırken Avrupa savaşa, ABD ise başkanlık seçimine gidiyor. Demokrasi ve özgürlükler tüm dünyada ayaklar altında ve “Özgürlüğün Ülkesi”nin de geleceği eskisi kadar güvende görünmüyor. Herkesin aklında aynı korku, aynı soru: Faşizm bizim ülkemizde de galip gelebilir mi? Sıkı bir siyasi liberal olan gazeteci Doremus Jessup’ın aklıselime inancı tam olduğundan cevabı belli: Mümkünatı yok! 
 
Ama süreç başka türlü işliyor, kimbilir kaçıncı defa tekerrür eden tarihin sahnesi bir tirana kalıyor. Bir kader seçiminin eşiğindeki ülkesini alternatif fakat çok da imkânsız olmayan, karanlık bir gelecekle yüzleştiren Sinclair Lewis, Mümkünatı Yok’ta demokrasiye neden ihtiyaç duyduğumuzu bir kere daha hatırlatıyor. 
 
En güçlü ve gözü pek idealistlerin, insanlığın gelişiminin en büyük yaratıcıları olmak yerine onun en kötü düşmanları olmaları mümkün mü? 
 
Mümkünatı Yok, eşikteki tehlikeye dair küçük bir uyarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8db7cf0a-5999-407d-9f3a-dd90a2daa40f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcular</image:title>
            <image:caption>Tüm araçların tamamen otonom sürüşe geçtiği yakın geleceğin İngiltere’sindeyiz. Yaşadığı travmatik olaylar nedeniyle Yapay Zekâ’ya karşı güvensizlik besleyen Libby gerçekleşen az sayıdaki trafik kazasının çözüme bağlandığı bir soruşturmada jüri olarak görevlendirilir. Hem anksiyetesi hem de duruma karşı önyargılı olması sebebiyle bu görevlendirmeden pek emin olamayan Libby’nin sıradan günü, sekiz aracın hacklendiği bir terör saldırısı yüzünden cehenneme dönmeye başlar. 
 
Ne amaçladığını sır gibi saklayan bir hacker sekiz aracı yolcularıyla beraber, sadece kendisinin bildiği bir çarpışma rotasına yönlendirir ve sosyal medya üzerinden tüm dünyayı bu kurbanlardan birini kurtarmak adına oy vermeye çağırır. Fakat hiçbir şey göründüğü kadar basit değildir. Dış görünüş ve kimliklere duyulan önyargıyla gerçekleşen oylama, gerçeklerin birer birer açığa çıkarılmasıyla içinden çıkılmaz bir vicdan muhasebesine dönüşecektir. 
 
İngiliz yazar John Marrs, Yolcular’da okuru, kontrolün Yapay Zekâ’ya geçtiği bir toplumda irade ve vicdanın işlerliğini sorgulayan bir polisiye maceraya çıkarıyor. 
 
“En heyecan verici, en orijinal gerilim yazarlarından biri.” –Simon Kernick 
 
“Hikâyenin her adımı bir gün başımıza gelebilecek kadar gerçekçi. Marrs’ın soluksuz ilerleyen kitabı aynı zamanda günümüz için gerekli bir hiciv.” –Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bfa9b52-cb61-4bb6-8062-ddfc0c03b478.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Tekinsiz öykülerle dolu Vahşi Kadınlar’da Aoko Matsuda Japon halk masallarını feminist bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Matsuda binlerce yıllık anlatıları alıp günümüz Japonya’sına taşıyarak hayalet hikâyelerini toplumumuzla ilgili daha büyük hakikatleri göz önüne sermek için ustalıkla kullanıyor. 
 
Kapı kapı dolaşıp el feneri satan iki kadın, her gece konforlu bir banyo yapmak için ziyarete gelen neşeli bir âşık, bekâr bir anne işteyken eve gelerek bebek bakıcılığı yapan sessiz bir ziyaretçi... Bu öykü kitabında temizlikten şatoları korumaya, seyyar satıcılıktan suçla savaşmaya kadar birçok yararlı hizmet sunan ruhlar ile insanlar yan yana geliyor, öte âlem ile günlük hayat iç içe geçiyor. 
 
“Aoko Matsuda’nın hayaletleri tanıdığınız insanların karakteristiklerine sahip: kimi yakın bir arkadaşınız, kimi peşin hükümlü akrabanız, kimiyse gün içinde rastlaştığınız işgüzar kimseler. Kitap ilerledikçe Matsuda ilmekleri sıklaştırıp karakterleri birbirlerine yaklaştırıyor ve bir bütün olarak kitap, düşündüğünüzden daha zengin ve derin bir hâl alıyor.” –Kelly Link</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1f854bd-6e6e-48cf-b549-4f75477a17d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Jamaika Hanı</image:title>
            <image:caption>Başyapıtları arasında Alfred Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan ünlü gotik romanı Rebecca ve yine usta yönetmenin filmine ilham veren Kuşlar gibi eserleri bulunan İngiliz yazar Daphne du Maurier, tekinsizliği kurgulamaktaki başarısıyla tanınıyor. 1936’da yayımlanan ve yine Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan romanı Jamaika Hanı da türünün unutulmaz örneklerinden biri. 
 
Mary, annesi öldükten sonra eniştesi ile teyzesinin yanına yerleşir. Bu çifte alışmak kolay olmayacaktır çünkü teyzesi Patience zavallı, perişan bir hâldeyken, eniştesi Joss ise Mary’ye kötü davranır ve patronu olduğu, pek de tekin bir yer olmayan Jamaika Hanı’nda gizli kapaklı işler dönmektedir. Mary hem teyzesini bu hâle getirenin ne olduğunu anlamak hem de herkesin uzak durduğu Jamaika Hanı’nın etrafındaki sis perdesini aralamak ister. Aralanan perdeden beliren manzara dehşete düşürücüdür. 
 
Jane Eyre ve Uğultulu Tepeler gibi eserlerin açtığı yoldan ilerleyen Jamaika Hanı, son büyük gotik romanlardan biri. 
 
“Karanlık bir hikâye. Göz kamaştırıcı bir gerilim.” –Daily Express 
 
“Genç bir kadının hayatındaki dönüm noktaları ile gotik romanslara has unsurların kusursuz birlikteliği…” –Independent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f484cd-08d8-4fea-9650-4d44fac22ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ultralar Arasında</image:title>
            <image:caption>FUTBOLUN SINIRLARINI AŞAN BİR ALTKÜLTÜR: ULTRA 
 
Kale arkasından yükselen tezahüratlar, sallanan bayraklar, yakılan meşaleler… Her maç göz önünde olan bu tutkulu, sadık ve örgütlü insanların tek derdi yeşil zeminde yaşananlar değil. Peki kim bu herkesin bir yerlerden duyduğu ultralar? 
 
Ultralar Arasında, savaş sonrası İtalya’sında, Balkan ülkelerinde ve Brezilya tribünlerinde ortaya çıkan ultra hareketinin temellerinin nasıl atıldığını ve bugün Madrid, Münih, İstanbul ve Buenos Aires stadyumlarını domine eden küresel bir fenomene nasıl dönüştüğünü anlatıyor. James Montague Türkiye de dahil on beşten fazla futbol ülkesini gezerek ultraların arasına sızıyor ve bazen rahatsız eden bazense hayran bırakan birçok özel hikâyeyi okurlarla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95a4b57-32bc-4750-9ee7-389b5fb83810.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekabet: Bir Geyşanın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>“Komayo geyşa olmaktan ne kadar nefret ettiğini ve insanların geyşalara sırf geyşa oldukları için istediklerini nasıl da yapabildiklerini düşündü. Bir zamanlar büyük bir ailenin gelini, bütün hizmetçilerin saygı duyduğu biri olduğu aklına gelince neredeyse gözyaşlarına boğulacaktı.” 
 
Yaşadığı dönemin en ünlü yazarlarından olan Kafu Nagai, 20. yüzyıl başlarındaki Tokyo’nun arka sokaklarını ve ayrıksıların yaşamını en iyi anlatan yazar olarak kabul gördü ve sürekli olarak Kavabata ve Tanizaki’yle kıyaslandı. Yazarın 1918’de sansürlenerek yayımlanan ve ancak 1956’da tam metin olarak okurlarla buluşabilen başyapıtı Rekabet: Bir Geyşanın Öyküsü ise geyşaların zorlu yaşamı ve Tokyo’nun çalkantılı eğlence dünyası hakkında yazılmış en sert ve en gerçekçi romanlardan biri. 
 
Genç geyşa Komayo, müşterilerinden biriyle evlenip taşraya taşındıktan sonra geyşalığı bırakır, ancak kocasının ölümünden sonra eşinin ailesinin onu dışlamasıyla kendi ayakları üstünde durmak için Şinbaşi’ye ve geyşalığa döner. Tekrar eski efendisi Yoşioka’nın himayesine giren Komayo genç bir aktöre âşık olup onunla gizli bir ilişkiye başlayınca sıfırdan kurmaya çalıştığı hayatı altüst olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26dc5e25-a227-40a8-815d-599bc35bc7f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji, Karmaşıklık ve Çöküş</image:title>
            <image:caption>Bir toplumun enerji elde etme tarzı o toplumun kültürel değerlerini belirleyebilir mi? 
Neden toplumların yükselişi yavaş olurken çöküşü hızlı olur? 
Çevreye verdiğimiz zararın simgesi olan Antroposen ne zaman başladı? 
Batı Roma ve Osmanlı İmparatorluklarını çöküşe taşıyan ortak sorun neydi?  
Modern dünyayı bekleyen çöküşün ana sebebi ne olacak? 
Fosil enerjiye geçiş, modern toplumların içine düşüp çıkamadıkları bir tuzak mıdır? 
Yol ayrımındaki Homo Sapiens doğaya verdiği zararın farkına varıp yeni bir insanlık bilincine ulaşabilecek mi? 
 
Cengiz Aytun bu çalışmada karmaşıklaşmanın tarihini, enerji kavramını merkeze alarak sorguluyor. Kitap kozmik ve biyolojik karmaşıklaşmanın tarihiyle başlıyor. Ardından, yarattığımız karmaşık toplumların yükseliş ve çöküş sebeplerinin izini sürüyor. Astronomi, fizik, biyoloji, tarih, iktisat, antropoloji ve ekoloji gibi pek çok bilim alanının sınırlarının üzerinden yol alarak, farklı disiplinlerden edindiği bilgileri sentezliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eafd1448-4941-474e-b031-b5d15d47ff56.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kedi Bir Minik</image:title>
            <image:caption>Hadi Piti… Hadi Pati… Hadi Pus… 
 
“Üç Kedi Bir Dilek” ve “Üç Kedi Bir Canavar” kitaplarının kahramanları 
Piti, Pati ve Pus’un maceraları devam ediyor. 
 
Sevimli kediler damda uzanmış güneşlenirken komşuları Anne Tekir’in yavrularının seslerine kulak verirler. Yavrulardan en kıpır kıpır olan Miyu yuvadan fırladığı gibi parka koşar. 
 
Piti, Pati ve Pus meraklı yavruyu korumak için hemen peşinden giderler, o gün parkta neler olur neler?.. 
 
Sara Şahinkanat ve Ayşe İnan’dan hayatı yeni keşfetmeye başlayan 
meraklı çocuklar için heyecan dolu yepyeni bir hikâye daha…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1afecd1b-1c5a-47d3-9e65-369232d48b0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Papirüs</image:title>
            <image:caption>Duman, taş, kil, deri, kumaş, ağaç ve ışık... 
 
Yazılı anlatımın izini süren okurlara yazılmış gelmiş geçmiş tüm kitapların mucizevi hikâyesidir Papirüs. Sözcüklerin uzay-zamanda yolculuk edebilmesi için icat ettiğimiz nesnenin ve neredeyse otuz asırdır onu koruyanların yolculuğuna dair bir anlatı. İskender’in savaşlarından Vezüv’ün patlamasına, Kleopatra’nın saraylarından Hypatia’nın ölümüne, iç savaşta neredeyse yok olan Saraybosna Kütüphanesi’nden her gün binin üzerinde kitap girişi yapılan Oxford Kütüphanesi’nin dehlizlerine… Okuru zaman yolculuğuna çıkaran bu kitap, dünyanın dört bir yanında kitapların doğumuna ve ölümüne tanıklık etmeye çağırıyor. Tüm bu maceranın gerçek kahramanlarıysa tıpkı bizim gibi sıradan okurlar. 
 
“Vallejo zekice bir karar vererek akademik dil yerine hikâye anlatıcısının sesini seçmiş. Papirüs arka arkaya sıralanmış bilgiler olarak değil bir hikâye gibi okunuyor. Böylece okumayı tutkuyla seven bir okurun, kitaplara övgüsü olan bu büyüleyici deneme daha duygusal, daha açık bir hal almış.”  (Alberto Manguel) 
  “Çok iyi yazılmış bu başyapıtın atmosferi gerçekten hayranlık verici sayfalardan, kitaplara ve okumaya duyulan sevgiden oluşuyor.” (Mario Vargas Llosa)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7a273ac-b19c-4f30-9485-065810270e2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Veli&apos;nin Ankara&apos;daki İzleri</image:title>
            <image:caption>Ankara’da yaşadı, Ankara’yı yaşadı. Ankara’da okudu, Ankara’da âşık oldu, Ankara’da çalıştı, Ankara’da yazdı en güzel şiirlerini, Ankara’da Evkaf’taki memuriyetten istifa etti güzel havalarda, Ankara’da düştü çukura. Ve bir sabah Konur Sokak ile Meşrutiyet Caddesi’nin köşesinde son kez el salladı Ankara’ya... Sonra da temelli çekti gitti buralardan... Ardında içi anılarla dolu bir Ankara bırakarak... Orhan Veli Ankara’da doğmadı, Ankara’da ölmedi ama Ankara’da yaşadı. 
 
Tolga Aydoğan, Orhan Veli’nin hayatında önemli bir yere sahip olan ancak az bilinen bir dönemine ışık tutuyor. Yazar titizlikle topladığı anı, fotoğraf ve belgelerle, yaptığı röportajlarla sokak sokak, mekân mekân, anı anı sürüyor şairin Ankara’daki izlerini. Kitapta Orhan Veli’nin hayatına dair birçok detay da ilk kez gün ışığına çıkıyor. Aydoğan, edebiyat çevrelerine önemli bir kaynak sunarken okurla birlikte Ankara sokaklarında yürür gibi içten bir üslupla ‘Orhan Veli’nin Ankara’daki İzleri’ni anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30af9ae-58d5-4a3d-9aa8-f06f74c00ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Twenty Thousand Leagues Under The Sea</image:title>
            <image:caption>“NATURE’S CREATIVE POWER IS FAR BEYOND MAN’S INSTINCT OF DESTRUCTION.” 
In 1866, several sea accidents took place in different parts of the World. Suspecting that the cause of these accidents is a giant monster, natural sciences professor Aronnax and his two friends set out on a research ship. 
Eventually, the team discovers what was thought to be a monster! 
During the encounter, when Professor Aronnax and his friends fell into the sea, they realized that the monster was indeed a submarine. The captain of the submarine, Nemo, took the three-man onboard. Thus began their incredible adventure in Captain Nemo’s famous submarine, the Natilus. 
Jules Verne’s magnificent imagination takes us on an enjoyable journey where we will discover mysterious treasures and extraordinary beauties under the sea.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/684ce44b-a0bd-4d19-a890-b8cf4b94bd2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toksik Düşüncelerden Nasıl Kurtuluruz?</image:title>
            <image:caption>“Dünyada görmeyi istediğiniz değişimin kendisi olun.&quot; 
Mahatma Gandhi 
Birçok insan, simyacıların kurşunu altına dönüştürmeye çalıştıklarını zanneder ancak gerçekte onlar, insanın bilincindeki karanlık düşünceleri sevgiyle parlayan düşüncelere dönüştürmeye çalışırlar. İçinizdeki simyacıyla buluşmaya hazır mısınız? 
Artık hepimizin bildiği bir gerçek var: Düşüncelerimiz, dünyamızı şekillendiriyor. Dünyayı değiştirmek istiyorsak, tıpkı bir simyacı gibi, içimizdeki toksik düşünceleri dönüştürmek için çalışmamız, bunun için üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Bu kitap, kendimizi ve dünyayı toksik hale getiren düşünceleri değiştirmek ve sevgiyle parlayan bir dünya inşa etmek için nelere ihtiyaç duyduğumuza dair hepimize kılavuzluk ediyor. 
Aramiceden gelen simya kelimesi, “yoğun karanlığın içinde ve onun aracılığıyla çalışmak” anlamına gelir. Bu kitapta, dünyaya yaydığınız enerjiyi, kendinizi ve başkalarını şifalandırabilecek sevgiye ve ışığa dönüştürmek ve ruhun karanlığını aydınlatmak için simyanın kadim ilkelerini kullanacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a2e981c-9684-4286-8036-06ac1b8644af.jpg</image:loc>
            <image:title>Hawaii Günlükleri-2</image:title>
            <image:caption>“Kolay olan değildi aradığım ve bu dünyaya kolayı yaşamak için gelmemiştim. Korkusuz değildim ama korkuyla da yaşamıyordum. Tek derdim kendime yakınlaşmaktı, başardım. Zannettim ki bitecek, anladım ki yeni başladı… 
Tam olarak üç ayda bambaşka biri oldum. Pele, teşekkür ederim. Kabuklarımı soydun, kalbimi açtın, korkularımı aldın, yüreğimin ateşini yaktın ve ayaklarımı yere bastın. Beni sen çağırdın ve sen uğurladın. Pele... Sana minnettarım. Bana şifa verdin. Ve bu şifayı dağıtmamı söyledin. Sen ne söylediysen yaptım. Kalbimde sana dağ kadar yer açtım. Sana nasıl teşekkür edeyim ben Pele? ‘Yak!’ diyorsun. Yakacağım. Ne kadar ışığım varsa içimde; mum gibi önce kendimi yakacak, sonra etrafımı aydınlatacağım.” 
 
Büşra Mavi Coşgun dünyanın bir ucunda, Hawaii’de geçirdiği inanılmaz dönüşüm hikâyesini samimiyetle anlatmaya devam ediyor. Hawaii Günlükleri-2 her satırında, her sayfasında düşlerinizin peşinden yürüme, kendi hayat serüveninizin kahramanı olma cesareti aşılıyor. 
Her günlük sayfasının sonunda verilen QR kodlarla, yaşananlara dair fotoğraf ve videoları görme şansına sahip olacaksınız. 
Bu kitabın her bir satırında kendinizi Hawaii’de hissedecek, bütün maceraları ve mucizeleri kendiniz yaşıyormuşçasına deneyimleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bab5d4b-a94e-4124-ab26-2fec30897be6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Ruh</image:title>
            <image:caption>EVRENİ YUTAN BİR KARANLIK 
YILDIZLARDA SAKLI BİR SIR 
 
Ana Armorov, imparatoriçe olarak taç giydikten hemen sonra suikasta uğramıştı ve galaksinin büyük kısmı onun öldüğünü sanıyordu. Ancak o eski hayatına geri dönmüştü ve Di’yi kurtarıp hakkı olanı yeniden kazanmanın bir yolunu arıyordu. 
 
KOVAN’ı hackleyip de hayatta kalmış tek kişi olan Starbright’ın peşine düşen Ana ve ekibinin, düşündüklerinden çok daha büyük bir düşmanla karşı karşıya olduklarını anlamaları uzun sürmeyecekti. Galaksileri teker teker yutan Büyük Karanlık bu kez onların peşindeydi. 
 
Ölüm tehlikesi, sırlar ve bilinmezlerle dolu yolculuklar, her birini hiç istemedikleri yerlere savuracaktı. Yıldızlarda yazanı gerçek kılıp bu nihai savaştan sağ çıkmaları için imkânsıza inanmaları gerekiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1c61a70-fabb-46e6-83cf-7f102e0eaacf.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetiye</image:title>
            <image:caption>Aşk bazen gün gibi ortadadır. 
Bazen de… 
 
Şehrin en büyülü mekânında gerçekleşecek düğüne hiç beklenmedik bir davetiye almıştım. Fakat ufak bir sorun vardı: Davetiye benim değil, gecenin köründe iki aylık kirasını ödemeden kaçan eski ev arkadaşımın adınaydı. Ben de fırsatı değerlendirip en sevdiğim yerde şık bir davete katılmak, dertlerimi unutup eğlenmek istemiştim sadece. 
 
İşte Hudson Rothschild’la da orada tanıştım. O gördüğüm en etkileyici adamdı ve aramızdaki elektrik elle tutulabilecek kadar yoğundu. Ancak Hudson kim olduğumu –daha doğrusu olmadığımı– çözdüğünde benimle biraz eğlenmeye karar verdi ve gecem böylece sona erdi. O kadar utandım ki arkama bile bakmadan oradan kaçtım. Ya da kaçabildiğimi sandım. 
 
Oysa hikâyemiz daha yeni başlıyordu. 
 
 
 
“Davetiye, romans okumayı neden sevdiğimin mükemmel bir örneği.” —Kindle Crack Book Reviews 
 
“Karakterler arasındaki kimya çok yoğun, tutkuları ateşli ve laf dalaşları zekice.” —Thelma and Louise Book Blog 
 
“Sanırım yeni favori kadın karakterimi buldum çünkü Stella kesinlikle muhteşem. Güçlü, korkusuz, zeki ve harika bir kadın.” —TJ Loves To Read 
 
“Vi Keeland’ın en sevdiğim yazar olmasının bir sebebi var. Kitapları ASLA hayal kırıklığına uğratmıyor.” —HEA Bookshelf Blog 
 
“Hem gülmekten gözümden yaş geldi hem kalbim kırıldı ama kendimi sayfalardan bir türlü ayıramadım.” —Keri Loves Books 
 
“BU KİTABI AKLIMDAN ÇIKARAMIYORUM. Hatta hemen şimdi yeniden okuyacağım.” —Anne’s Corner Book Blog 
 
“Resmen yalayıp yuttum, şimdi de bittiği için üzgünüm.” —The Smuthbrarians 
 
“Kesinlikle beş yıldız vereceğim bir kitap.” —Bookaholic Shay 
 
“Tam bir Vi Keeland kitabı.” —Bookgasms Book Blog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef3ffb3e-9196-49df-b05d-5cab94897cf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamirci Franny</image:title>
            <image:caption>Franny her şeyi tamir edebilir! Arkadaşlarının ve komşularının çeşitli aletlerini tamir etmelerine ve nasıl çalıştıklarını öğrenmelerine yardım etmeyi sever. 
 
Bisiklet, makas, kaykay gibi gündelik hayatımızdaki makinelerin nasıl çalıştığını öğrenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788be823-bc5b-4a38-8ae0-9f4b31f7ff5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Kadını</image:title>
            <image:caption>“Kapıya doğru ilerledikçe kayıp gidiyordu elimden sanki Hayatımın Kadını. Bir daha onun gibi bir yardımcı bulamayacaktım, farkındaydım.” 
 Günümüz dünyasında, gündelik ihtiyaçların ve yaşayış biçimlerinin değişmesiyle yeni bir ilişki türü ortaya çıkmış durumda. Evlerimizde gündelik veya sürekli çalışan yardımcılarla kurduğumuz ilişkidir bu, daha önce üzerinde sadece “sınıfsal” açıdan düşünülmüş, bunun dışında yazılıp çizilmemiştir. Ancak tamamen gerçek olan, bilhassa kadınları fazlasıyla meşgul eden bu ilişki türü hayatımızın her aşamasında olduğu gibi, içinde kendine has hikâyeler barındırır ve farkında olmasak da bizi ve çevremizi derin etkisi altına alır… 
 Özge Yetkiner Hayatımın Kadını adlı kitabında, tamamen gerçek olaylardan hareketle evimizin, ailemizin görünmeyen bireylerinin hikâyesini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3f47e58-f4a8-4b87-970a-6cdd6a9f020a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabırlı Ol Miyuki</image:title>
            <image:caption>Yeryüzü mavi, ay turuncu... İlkbaharın ilk gününde, henüz açmayan bir çiçeği açtırmaya çalışıyor küçük bir kız çocuğu. &quot;Sabırlı ol!&quot; öğüdü bir kulağından girip diğerinden çıkıyor, tüm çocuklar gibi. Bazen aradığını bulmak için koşmak değil durmak gerektiğini anlaması için epey yol alması, çok koşup çok yorulması gerekli. İşte bu kitaptaki, o yolculuğun hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19484c46-d816-4ac4-a001-89c43b629ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkenin İzi</image:title>
            <image:caption>Başkomiser Gül ve ekibi, Tarlabaşı&apos;ndaki evde kayıp bir erkek ihbarı alır. Ancak olay yerinde karşılaştıkları manzara, sıradan bir kayıp vakasından çok daha fazlasıdır. Boğuşma izleri ve kan lekeleri, işin içinde cinayet olduğunu göstermektedir. Soruşturma derinleştikçe Esme adındaki genç bir kadının hayatına giren her erkeğin iz bırakmadan kaybolduğunu keşfederler. Bu gizemli olayın peşine düşen Başkomiser Gül, geçmişiyle de yüzleşmek zorunda kalacaktır. Azime Güç’ün yalın anlatımıyla kaleme aldığı Öfkenin İzi, polisiye roman tutkunlarını fantastik ve soluksuz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6952287-6aff-460a-a6f9-73977862a6ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’in İlk Sabahı</image:title>
            <image:caption>Dünyaya gözlerimi bir savaşın ortasında açtım. Savaşın ortasının tam olarak neresi olduğunu bilmiyordum ama annem hep “Savaşın ortasında doğurdum ben seni,” derdi.  
Tarih 23 Nisan 1920. Büyük Millet Meclisi binasının önünde adım atacak yer yok. Kalabalığın gerisinde bir tezgâh göze çarpıyor. Önünde bir çocuk, kimbilir belki bir seyyar satıcı. Annesi var mı, babası sağ mı? Vatan yorgun, halk yoksul, umutlar yitip gitmişken bir çocuk nasıl yaşar hayatı?  
Çocuk edebiyatımızın üretken ve sevilen yazarlarından Şermin Yaşar, bizi şerbetçi bir çocuğun gözünden Kurtuluş Savaşı yıllarına götürüyor. Gökçe Akgül’ün incelikli çizimleri eşliğinde seferberliği, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yavaş yavaş yeşeren ümidi, toplumdaki değişimi, yoklukla geçen günleri ve beklenen zaferi hep birlikte yaşayacağız. Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı’nın Millî Mücadele günlerinin tarihi yönlerine tuttuğu ışığın aydınlığında Cumhuriyet’in ilk sabahını beraber karşılayacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0db517c8-4a55-4da3-9403-f223ab9f3961.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğultulu Tepeler</image:title>
            <image:caption>Başak Bekişli çevirisi,
Jale Parla’nın önsözü,
Yazar ve dönem kronolojisi,
Kitaba dair görsellerle
Thrushcross Çiftliği’nin yeni kiracısı Lockwood, bir gece, ev sahibinin Uğultulu Tepeler adındaki evine sığınmak zorunda kalır. Burada tesadüfen, yıllar önce yaşanmış çalkantılı bir ilişkiye, Heathcliff ve Catherine Earnshaw’un ilişkisine dair şeyler öğrenmeye başlar. Çiftin ihanet, ihtiras ve intikamla dolu hayatı, sadece o dönemde yaşayanları değil, Linton ve Earnshaw ailelerinin sonraki neslini de derinden etkilemiş ve her fert, dallanıp budaklanan ilişkiler ağına bir yerinden yakalanmıştır.Uğultulu Tepeler yenilikçi kurgusuyla, alışılmadık konusuyla ve ince ince tasarlanmış karakterleriyle, yayımlandığı günden beri hem tartışma, hem de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
“Emily Brontë, dev bir düzensizliğe bölünen dünyayı inceler ve bu bölünmüşlüğü Uğultulu Tepeler ’de bir araya getirecek gücü kendinde bulur.”
Virginia Woolf
Gotik ve Romantik edebiyatın unutulmaz eserlerinden Uğultulu Tepeler ’de, İngiliz kırsalında yankıları birkaç kuşak boyunca süren sarsıcı bir hikâyeyi anlatıyor.
Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde! İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyatklasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizilerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor. Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli bir edisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48693652-9482-4218-9822-8a77cfe95f21.jpg</image:loc>
            <image:title>Farfara</image:title>
            <image:caption>Sezgin Kaymaz’ın en sevilen eserlerinden Lucky, yavruluyor bu romanda. Farfara,o akıllı ve karizmatik Lucky’nin yavrularının romanı... Altına sevinç çişleri kaçırarak oynaşan altı yavrunun olduğu kadar, onları yaşatmak, büyütmek, memnun etmek üzere seferber olmuş birileri... Taksiciler, bir eski keraneci, yas tutan bir haza hanımefendi, bir kasap, evde boş boş dolanan bir herifle “soğuk makarnadan başka yemek yapmasını bilmeyen” bir kadından oluşan saf bir çift... Bu acayip cemaat, “Oy Farfara” gibi her kafadan bir ses çıkartarak, “Oy Farfara” gibi neşeli, kıvrak, Ankara’da fink atıyor. Farfara, arkadaşlığın, dayanışmanın ve hayvanlarla öğrenilen insaniyetin hikâyesi. Masumiyetin kazanılabilir, veya geri kazanılabilir olduğunu hissettiren bir hikâye.
“Unutulan acılar hayatı yaşanabilir kılmıyor, bilakis onu yaşanan bir hayat olmaktan çıkarıyor. Üzül gitsin” öğüdüne uyarak, hüzünden de neşe çıkarılabileceğini gösteren bir hikâye.
“Mutluluk, sıcacık bir köpek yavrusudur.”
Charles M. Schulz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7631c64a-905c-4749-920a-fb2ff736d6d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerr</image:title>
            <image:caption>Bu garip, her şeyin birbirinin içine girdiği memlekette, olabilecek bütün ihtimallerden daha fazla ihtimalin bulunduğu, her şeyin müphem, her şeyin her şeyde mündemiç olduğu memlekette, her ipin ucunun bir başka ipe bağlı olduğu, her ipin ikiden fazla ucu olduğu, olan bitene mânâ arayanların biçare kaldığı bu memlekette, kimsenin kendisi olmadığı, herkesin başkası olduğu bu memlekette Cezmi Kara’nın tuhaf kaderinin değişmemesini asla anlayamıyorum. Cezmi Kara, babasını defnetmek için uzun yıllar sonra çocukluğunun geçtiği kente gelir.Tam tüm işlerini bitirmiş İstanbul’a dönecekken tren garında işlenen bir cinayete şahit olur. Gitmekten vazgeçer, daha doğrusu yaşananlar gitmemesi için tüm ortamı yaratır.Kendini hiçbir şekilde anlayamadığı birtakım olayların ortasında bulur ve hikâye başlar.
Tayfun Pirselimoğlu, Kerr’de sırlarla örülü bir atmosfer yaratırken bir taraftan da memleketin faili meçhullerle, katliamlarla, haksızlıklarla dolu geçmişi üzerine düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fcd96db-a8a6-480c-93ca-1fada6d81e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Alternatif Sağ</image:title>
            <image:caption>“Uluslararası Alternatif Sağ, internette faaliyet gösteren ama gerçek hayatta da faaliyetleri olan bir harekettir. Hareket ‘beyaz kimliğinin’ çokkültürlülük yanlısı ve liberal elitler ile sözde ‘Sosyal Adalet Savaşçıları’ tarafından tehdit altında olduğuna inanan, bu grupların ‘siyaseten doğruculuğu’ kullanarak Batı medeniyetini ve beyaz erkeklerin haklarını aşındırmaya çalıştığına inanan uluslararası bir dizi grup veya bireyden oluşur. Basitçe tanımlamak gerekirse ‘Alternatif Sağ’ aşırı sağ görüşlü, küreselleşmeye karşı, geleneksel/yerleşik muhafazakârlığa radikal bir ‘alternatif’ sunan bir gruplaşmadır. Mensuplarının eklektik ve birbirinden farklı yapısı ciddi anlaşmazlıklara yol açmakla birlikte, hepsi bir dizi çekirdek inanç etrafında bir araya gelmiştir.” Alternatif Sağ’ın (alt-right olarak kısaltılıyor) bir grup internet bağımlısı ergenin kendi aralarında eğleşmesi olmadığı Charlottesville’deki (Virginia/ABD) “Sağı Birleştir” mitingi sırasında ırkçılık karşıtı gruptan bir eylemcinin arabayla ezilerek öldürülmesiyle ortaya çıkmıştı. O günden sonra bu gruptakilerin hangi ideolojik yönelimlere sahip olduğu, nasıl bir toplumsal grubu temsil ettiği ve bundan sonra eylemlerinin nerelere varacağı pek çok araştırmacının, gazetecinin ve akademisyenin sorduğu soruların başında geldi. Uluslararası Alternatif Sağ, “Nefret değil UMUT” ekibinden dört uzman araştırmacının hem bu soruların peşinden gitmesinin hem de Hindistan, Japonya ve Rusya gibi Avrupa dışı coğrafyalarda da Alternatif Sağ’ın izlerinin, desenlerinin ve ideolojik kaynaklarının araştırılmasının ürünü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83529108-9aa4-49c2-bac1-aa0d038cef73.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin İzleri</image:title>
            <image:caption>Altmışlı ve yetmişli yıllar Türkiye tarihinin canlı olduğu kadar çalkantılı, değişken olduğu kadar da acı tatlı bir dolu anıyla hatırlanan, özel bir dönemi. Peki bu dönemi farklı kılan neydi? İnsanlarda nasıl bir iz bıraktı ve neler hatırlanıyor?Özge Özdemir Geçmişin İzleri’nde kapsayıcı, özgün bir anlatı kuruyor. Dönemin tanıklarının gözünden hayatın ritmini paylaşıyor. Burada mini etekler, İspanyol paçalar, gür bıyıklar ve kulaklara dolan türlü müzikler de var, Yassıada yargılamaları, sokak çatışmaları ve kavgalı yılların okul anıları da... Sağcılar ve solcular da var, siyaseti hiç hayatına sokmamış olanlar da... Kadınlar da var, erkekler de...Geçmişin İzleri sadece nostaljik bir bellek anlatısı olmanın ötesine geçen, altmışları ve yetmişleri kültürün, siyasetin, sosyal yaşamın birçok alanını kuşatarak anlatan özgün bir çalışma olarak öne çıkıyor. “Türkiye’nin altmışlı yılları ile bu yılların rüzgârıyla alev alan yetmişlerinin, önceki ve sonraki yıllarla kıyaslandığında önemli bir değişim anına karşılık geldiğini söyleyebiliriz. Bu yirmi yıllık dönem, kerameti kendinden menkul bir değişim olmanın ötesinde siyasal, toplumsal ve kültürel alanların hepsinde birden Türkiye’nin bugününü kuran gelişmelerin zamansal sahasıydı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/978457f1-70c7-470e-b907-aea5d4379115.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Evi</image:title>
            <image:caption>Kocası on yıl önce ortadan kaybolan Phoebe Maybury’nin iki kadın arkadaşıyla birlikte yaşadığı evde bir ceset bulunur. Bu gelişme Phoebe için bir kâbusa dönüşecektir, nitekim polis onu cinayetle suçlama konusunda epey kararlıdır. Peki hakikat göründüğü gibi midir? Diğer iki kadının bu hadisede bir rolü var mıdır? Gerilim romanlarının parlayan yeni yıldızı Minette Walters’tan üç bahtsız ve yalnız kadına dair gizem dolu bir hikâye; aşk, sadakat ve entrikalarla örülmüş bir dünya. 
 
“Buz Evi … olağanüstü bir ilk roman.” 
–The Times 
 
“Muhteşem … kapkaranlık bir dram … sahneye böyle bir eserle çıkmış başka bir yazar yoktur.” 
–St. Petersburg Times 
 
“Minette Walters hiç kuşkusuz ülkenin en çok okunan kadın polisiye yazarı. Fakat ‘en çok okunan’ gibi bir etiketle, sürükleyici ve olağanüstü romanlarının hakkını verebileceğimizi sanmıyorum.” 
–Daily Mirror</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d24662-7c3e-460f-9ba2-9fc6ddbe7cd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Havadaki Köy</image:title>
            <image:caption>Max Huber ve John Cort, Afrika seyahatleri sırasında bakımını üstlendikleri küçük Llanga ve onlara refakat eden ekiple birlikte medeniyete dönüş yolundadır. Ancak beklenmedik talihsizlikler onları Afrika’nın göbeğine, balta girmemiş Oubangi Ormanına sürükler. Burada karşılaştıkları şeyse bilimde çığır açarak adlarını tarihe yazacaktır, ya da öyle olduğunu sanırlar. Afrika’nın gizemli ormanları, oranın daha da gizemli sakinleri ve umulmadık bir kral… Peki, tüm zorluklara rağmen Max Huber, John Cort ve yoldaşları buradan kurtulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a599cf8c-8d14-4a6b-b4c1-7d31773aea18.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvufi Praksis Yolunda</image:title>
            <image:caption>Sessizlik Kimseler duyamaz iken işiten olun çıgıltıyım,
Rüzgarlarda tiz uğultu,dalgalarda çırpıntıyım 
Kalbi işit gör bu hattı kulak verin sarsıntıyım 
Servet fani arzda takı hiçlik yokluk katındayım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cae0d32-d5d6-4270-95d9-ce3344d0e272.jpg</image:loc>
            <image:title>...Ve Sevdan Söyletir</image:title>
            <image:caption>Bizi söyleten sevdamızdır. 
Sevdamız insandır, ülkedir, doğadır, sevgilidir. Hiçbiri birinden önde ya da geride değildir. 
Sanırım her okurum kendi yaşamı ve duygu dünyasına göre kendinden bir şeyler bulacaktır. 
Şiirlerimde en çok özendiğim şey sadelik, samimiyet ve şiir kurallarını göz ardı etmeden güzel dilimizi doğru kullanmak olmuştur. Saygılarımla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c529a33c-bad2-4141-9482-d64b73b22556.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca&apos;dan Fıkralı Şiirler</image:title>
            <image:caption>İPE UN SERİLİR 
Kim tanımaz ki sahi 
Nasrettin Hocamızı 
Her sözleri mizahi 
Kinayelide bazı 
 
Komşunun iyisini 
Kim sevmez ki söyleyin 
Yalnızca pintisini 
Hocamızdan dinleyin 
 
Hiç isteği bitmeyen 
Pinti komşusu vardı 
Aldığını vermeyen 
Bu komşudan bizardı 
 
Bir gün ip isteyince 
“Un serdim, veremem” der 
Komşu anlamaz önce 
Şöyle sorar bu sefer: 
 
Bu nasıl iş efendi? 
Komşu dedim dert yandım 
Doğru söz mü tükendi? 
İnan ki şaştım kaldım 
 
Hoca cevapsız kalmaz 
İp benim, keyfim bilir 
Bu iş gönülsüz olmaz 
İpe un da serilir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/754f583b-f4ae-443f-a9dc-83f426280e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Esfar-ı Bahriye-i Osmaniye (1.Cilt)</image:title>
            <image:caption>Esfar-ı Bahriye-i Osmaniye (1.Cilt)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a947e33-30f6-4b0d-9418-eecdad500227.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Gelecek</image:title>
            <image:caption>Kendini hayat kurtarmaya adamış başarılı doktor Jim Parsons bir gün evinden çıktığında kendisini geleceğin dünyasında bulur. Ölümün yüceltildiği, yaşlı insanların olmadığı, bireyin değil ırkın ilerlemesinin önemli olduğu geleceğin toplumunda Dr. Parsons bir kadının hayatını kurtardığında kendini baş döndürücü bir serüvenin içinde bulur. 
Zaman yolculuğu paradoksları, geleceğin yok olan dünyası, Francis Drake, Amerika Yerlileri, üstün ırklar… 
Yalnızca Philip K. Dick&apos;in yazabileceği türden bir macera. 
Gözlerinizi kapatın, zaman geminiz kalkışa geçmek üzere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26290436-7ad9-492d-9f8f-a607a436fa7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Wilhem Storitz&apos;in Sırrı - Olağanüstü Yolculuklar 39</image:title>
            <image:caption>Mösyö Vidal çok sevdiği erkek kardeşinin düğünü için Macaristan yollarına düşer, yolculuğun gemi ayağında sevimsiz bir adamla karşılaşır. Ama müstakbel yengesinin ailesiyle tanıştığında söz konusu sevimsiz adamı ardında bırakır, ya da öyle olduğunu sanır… Düğüne yaklaştıkça talihsizlikler de genç âşıkların peşini bırakmıyor gibidir. Görünmezlik, gaipten sesler, takıntı ve gerçek aşk… Peki, her şeye rağmen Wilhem Storitz’in sırrı açığa çıkarılıp genç âşıklar mutluluğa kavuşabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be2bed8-b3bf-4b5d-a96e-b0666e94abea.jpg</image:loc>
            <image:title>Chaucer</image:title>
            <image:caption>Biyografi yazınının unutulmaz yazarı Peter Ackroyd, merceğine bu kez İngiliz edebiyatının kurucusu Geoffrey Chaucer’ı alarak büyük bir kazıya daha girişiyor. İngilizcenin ilk kült metinlerinden sayılan Canterbury Hikâyeleri’nin büyük şairini, devletin “ağzından bal damlayan” ve “ağzı laf yapan” sadık memurunu bir başka pencereden izleme imkânı sunan Ackroyd, Chaucer’ın yaşamıyla edebiyatını paralellikler ve karşıtlıklar üzerinden ele alıyor. 
 
Bu kez ortaçağın kalbine kurulan Ackroyd, Chaucer&apos;ın hayatındaki dönüm noktalarıyla edebi kariyerini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. 
–The Guardian 
 
Peter Ackroyd, Chaucer&apos;ı da konuk eden kimi kayıtlardan yola çıkarak capcanlı bir biyografi örüyor. 
–Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3770965-80e1-4553-b880-addb09b94280.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Özümü Alıyor</image:title>
            <image:caption>“İNSAN AŞKI BIRAKINCA YAŞLANIR” DER MÁRQUEZ. BENSE AŞKTAN KAÇAMADIĞIM İÇİN ÖLÜRKEN HAYLİ GENÇ GÖRÜNÜYORUM. 
Sen hangi aralıklarla güneş tutulması gerçekleşir bilir misin? Ben söyleyeyim sevgilim; yılda iki ila beş güneş tutulması gerçekleşir. Peki, sen hiç güneş tutulmasının hayalini kurdun mu? Ben kurdum. O anın gelişini iple çekerdim. Neden biliyor musun? Sadece diğer insanlarla ortak bir anı paylaşabilmek için... Gündüz gözü onlar gibi hissedebilmek için... 
Çocukluğumdan beri güneşten kaçtım. Sadece güneşten değil; olası dostluklardan, aşklardan da kaçtım. Kaçmak zorundaydım çünkü biz ailece güneşle kan davalıyız. Annemi güneş aldı. Annemin özünü alan güneş şimdi benim özümü de senden ayırıyor. Bizi güneş kuruttu sevgilim. 
Merak etme, karanlıkta da olsam seni sevmeye devam edeceğim. Ben zaten seni hep zifiride, zemheride sevdim. 
Hastalığı yüzünden hayatı boyunca güneşten kaçmış, hayatı günbatımlarıyla başlayıp tan vaktiyle sona ermiş, hiçbir zaman günün ilk ışıklarını sevdikleriyle kahvaltı sofrasında karşılayamamış, onlarla ortak bir anı paylaşabilmek için güneş tutulmalarını iple çekmiş bir kadındı. Ve bir gün aşk kapısını çalıp, onu aydınlığa çağırdığında aşka teslim oldu. Aşk onu aydınlattı. Fakat aydınlık, intihar demekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d99e818-672a-42a8-8157-8c4aaadf3470.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Varsan Ben Varım</image:title>
            <image:caption>“HİÇBİR ZAMAN VAR DEĞİLDİN, O YÜZDEN DE YOK OLMAYACAKSIN!” 
Yaşamaya alıştığımız hayat tekrarlardan ibaret bir döngüdür, çoğu zaman rahatlık verir, güvenlik sağlar. Yine de kimi zaman bu kısırdöngünün içinde yeniliklerin olmasını bekleriz. Alışkanlıkları kırmadan, bizler değişip dönüşmeden, iyi ve güzel şeyler olsun diye temenni ederiz çabasızca. 
Oysa hayat, taksit sayısı belli olmayan ölümü satın alarak dünyaya gelmektir. 
Hayatın içinde aslında şer diye bir şey yoktur. Olan biten her şey hayrımızadır, ancak olaylar başımıza geldiğinde bunu anlayamayız. Zaman geçince ne olduğunu sorgular, hangi dersi almamız gerektiğini de öğreniriz. 
Yazar olmak tutkusuyla yanan baş kahraman, yaşadığı hayata anlam katmak ve geride bir şey bırakmak adına, kendi hayatından ilham alarak öyküler yazmaya çalışır. Varlığını ve varoluşu sorgularken, sen olmadan ben olmayacağını keşfeder. 
Tüm kalbiyle “Sen varsan ben varım!” demeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4a944e-9448-4bdd-9409-2a62a15ccffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Masumiyet</image:title>
            <image:caption>“EN MÜKEMMEL ADALET VİCDANDIR!” 
– VICTOR HUGO 
 
Rengigül Bayrı, annesini ve babasını kaybedince, henüz on bir yaşındayken kız kardeşi ile birlikte halasının yanına taşınır. Sultanahmet’teki konaklarında halası ve emektar Arap kalfaları ile birlikte mutlu bir hayat sürerler. Üniversiteyi kazandığı sene karşısına çıkan Harranlı bir aşiret ailesine mensup olan Cumali Yörükoğlu’nun hastalıklı, saplantılı ve karşılıksız aşkı nedeniyle hayatı cehenneme döner... 
Varlıklı, güçlü ve acımasız biri olan bu genç adam yakınlarına zarar vermeye başlayınca doğrularından vazgeçerek onunla evlenir. Kimsenin anlam veremediği bu kararın mahcubiyeti altında kalır. Mağduriyetini ve masumiyetini dile getiremez. 
Evliliğinin henüz ilk yıllarında Yörükoğlu ailesinin yakışıklı genç avukatları Selim Somaylar ile gizli bir aşk yaşamaya başlarlar. Bu çok tehlikeli yola girdikten sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Her yol ışıksız, her yol çıkışsızdır. Ancak ne kadar umutsuz da olsalar, çıkmaz yollardaki imkânsıza boyun eğmeyeceklerdir. Ve gün gelip de rüzgâr yön değiştirince, ezberler bozulur... 
 
Masumiyet 27 Aralık 1939 gecesi Erzincan’daki deprem felaketinde başlayıp günümüz İstanbul’una uzanan destansı bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289751f5-ca91-4787-8b67-d7c0bc0426a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Genetik Terörü</image:title>
            <image:caption>SOSYAL GENETİĞİ BOZUK OLAN TOPLUMLARDA SOSYAL BARIŞ DA OLMAZ. 
Sosyal genetik, insanı insan yapan biyolojik özelliklerin haricindeki hemen her şeydir. Ne yiyor ne içiyoruz? Kimlerle konuşuyoruz? Neler okuyoruz veya okumuyoruz? Ne izliyoruz? Nerede ve nasıl yaşıyoruz? Dünyaya bakışımız nedir? Etik, vicdan, dürüstlük, merhamet, hoşgörü, estetik, sevgi ve paylaşmak gibi değerler bizim için ne ifade ediyor? 
Günümüzde yaşanan pek çok sorunun bu değerlerin eksikliğinden kaynaklandığını fark edersek, sosyal genetiğin önemini çok daha iyi anlayacağız. 
Prof. Dr. Mustafa Zülküf Altan, Terör Her Yerde serisinin üçüncü ve son kitabında sosyal genetiği bozan veya sosyal genetik bozukluğundan kaynaklanan terör bağlamında; bilgi, televizyon programları, sağlık, doğa, ekonomi ve finans, inanç, hukuk, trafik, uzmanlık, tarihi eser, spor ve telefon dolandırıcılığı terörü gibi farklı terör çeşitleri hakkında bilinmeyenleri anlatıyor ve farkındalık yaratmak istiyor. Sosyal genetiği oluşturan unsurların tahribata uğratılması yani terörize edilmesi, bir toplumun içten içe çürümesinin en büyük nedenidir. Sosyal genetiği tahribata uğramış, yozlaşmış ve genetiği değiştirilmiş bireylerin yapacağı faaliyetlerin çoğu, insana, insanlığa yarardan çok zarar getirecektir, getiriyor da. Unutulmamalıdır ki toplumların ayakta kalabilmesi, biyolojik genleri kadar sosyal genetiklerinin sağlamlığına bağlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82fb08e-5792-4a1b-af16-822ae7fdeeb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Saklambaç Oynar Mısın? -İlk Okuma Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için İlk Okuma Etkileşimli Hikâye Kitapları serisi harfleri ve sesleri tanımayı, metin içeren bir hikâyeyi takip ederek tahmin etmeyi, sadece resimlere bakarak bir hikâye anlatmayı, mantık problemleri içeren karmaşık labirentleri çözmeyi ve zor soruları yanıtlamayı seven herkes için harika bir kitap serisidir. 
&quot;Benimle Saklambaç Oynar mısın? Bir arkadaşlık hikâyesi’’ kitabı olan meraklı küçükler, arkadaş edinmenin önemini fark edecekler. 
Bu hikâye kitabındaki iki resim arasındaki farkları bulma, boyama yapma ve soruları cevaplama, çocuklarda görsel okuma ve görsel yorumlama becerisini geliştirir. 
Bu kitabı çocuğunuza 7 yaşına kadar siz okuyabilirsiniz. Çocuğunuz okumayı öğrendikten sonra kendisi okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1835df28-3b98-4f20-b071-cdc9dc064669.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncakların Arkadaşlığı Odadaki Gizemli Oyuncaklar - İlk Okuma Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için İlk Okuma Etkileşimli Hikâye Kitapları serisi harfleri ve sesleri tanımayı, metin içeren bir hikâyeyi takip ederek tahmin etmeyi, sadece resimlere bakarak bir hikâye anlatmayı, mantık problemleri içeren karmaşık labirentleri çözmeyi ve zor soruları yanıtlamayı seven herkes için harika bir kitap serisidir. 
&quot;Oyuncakların Arkadaşlığı Odadaki Gizemli Oyuncaklar” kitabına sahip olan meraklı küçükler arkadaşlarıyla sorunlarını güzellikle çözmeyi öğrenecekler. 
Bu hikâye kitabındaki iki resim arasındaki farkları bulma, boyama yapma ve soruları cevaplama, çocuklarda görsel okuma ve görsel yorumlama becerisini geliştirir. 
Bu kitabı çocuğunuza 7 yaşına kadar siz okuyabilirsiniz. Çocuğunuz okumayı öğrendikten sonra kendisi okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f0d804-d27a-48e3-b98f-6d1ae9c70ffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Misafir Sağlıklı Yaşamın Sırrı - İlk Okuma Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için İlk Okuma Etkileşimli Hikâye Kitapları serisi harfleri ve sesleri tanımayı, metin içeren bir hikâyeyi takip ederek tahmin etmeyi, sadece resimlere bakarak bir hikâye anlatmayı, mantık problemleri içeren karmaşık labirentleri çözmeyi ve zor soruları yanıtlamayı seven herkes için harika bir kitap serisidir. 
&quot;Gizemli Misafir Sağlıklı Yaşamın Sırrı” kitabına sahip olan meraklı küçükler, doğru beslenmeyi ve fiziksel egzersizin sağlıklı yaşamın temelini oluşturduğunu öğrenir. 
Gizemli Misafir Sağlıklı Yaşamın Sırrı hikâye kitabındaki iki resim arasındaki farkları bulma, boyama yapma ve soruları cevaplama, çocuklarda görsel okuma ve görsel yorumlama becerisini geliştirir. 
Bu kitabı çocuğunuza 7 yaşına kadar siz okuyabilirsiniz. Çocuğunuz okumayı öğrendikten sonra kendisi okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80c16068-17f2-4d75-bddc-87316a5987bb.jpg</image:loc>
            <image:title>A&apos;dan Z&apos;ye Eğlenceli Resimlerle İngilizce İlk 200 Kelime</image:title>
            <image:caption>İngilizce konuşmanın temeli, kelime öğrenmekten geçer. 
İngilizce İlk 200 Kelime kitabı, çocukların kelime öğrenmesini daha keyifli ve eğlenceli hale getirir. 
 
Birbirinden canlı ve sevimli resimler, çocukların kelimeleri daha kolay öğrenmesini sağlar. 
 
İngilizce İlk 200 Kelime kitabında; 
 
Eğlenceli etkinlikler, görsellerle kelime öğretimi, İngilizce alfabe ve harflerle kelime bilgisi, merak ve keşfetme duygusu yer alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5573ed-5cc6-47cd-8282-0cb52f024c74.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız ve Erkek Kardeşler (Kardeş Sevgisi)</image:title>
            <image:caption>Kardeşler birlikte oynar, kavga eder, birbirlerine sarılır, birbirlerini güldürüp mutlu ederler. Ama her şeyden önce, hep birbirlerine görünmez bir sevgi bağı ile bağlıdırlar. Bu kitap, kardeş olmanın güzel bir duygu olduğunu anlamalarını sağlar. Ödüllü çizer Sonja Wimmer’ın çarpıcı çizimleriyle kardeş olmayı ve kardeşlerin kendi aralarındaki o kuvvetli sevgi bağını keyifle anlatmaktadır. 
 
İnsanın kardeşlerinin olması ne kadar da güzel! Gerçi bazen hepimiz aynı oyuncağı istiyoruz. Kavgalarımız çoğu zaman bundan çıkıyor. İşte o an sesler yükseliyor, oyuncaklar çekiştiriliyor. Küsüp darılanlar bir köşeye çekiliyor. Ama az sonra her şeyi unutup yeniden oynamaya başlıyoruz. Akşam olunca da birlikte... Kız ve Erkek Kardeşler hikaye kitabını şimdi en uygun fiyatla sipariş verin, kapıda ödeme ve taksit seçenekleri ile ayağınıza gelsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb2a40b-d8d1-4b1a-be9a-a8ae05d22179.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Yıldızlar - İlk Okuma Uzay Hikayeleri Serisi</image:title>
            <image:caption>Güneş sistemi ve gezegenler, olağanüstü güzellik ve sırlarla dolu bir yer! Uzay hikayeleri serisi hikayelerle çocuğunuzun uzayı daha iyi tanımasını yardımcı olur. İlginç bilgiler ve canlı çizimler, çocuğun gezegenimizin dışındaki dünyayı tanımasını sağlar. 
 
Hikayelerle Yıldızlar Kitabı ile Çocuklar; 
* Gökyüzündeki ana takımyıldızlarını tanıyacak 
* Büyük Ayı ve Küçük Ayı takımyıldızlarını ve Sirius Yıldızı’nın yerini öğrenecek. 
* Yıldızların kara deliğe dönüşmesini keşfedecek. 
 
Uzay hikayeleri serisi, çocuğunuzun uzaya dair bilmesi gereken bütün bilgileri basit ve sade bir dille öğrenmesine katkı sağlar. Güneş sistemini, yıldızları, gezegenleri ve daha fazlasını canlı çizimler ve ilginç bilgilerle tanımasını sağlar. 
 
Hikayelerle Yıldızlar kitabı, çocuğunuzun hayal gücünün gelişmesini katkı sağlarken eğlenceli hikayelerle dil gelişimini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e16294ba-3d73-4b22-98cd-99102d5a59de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Dünya ve Ay - İlk Okuma Uzay Hikayeleri Serisi</image:title>
            <image:caption>Güneş sistemi ve gezegenler, olağanüstü güzellik ve sırlarla dolu bir yer! Uzay hikayeleri serisi hikayelerle çocuğunuzun uzayı daha iyi tanımasını yardımcı olur. İlginç bilgiler ve canlı çizimler, çocuğun gezegenimizin dışındaki dünyayı tanımasını sağlar. 
 
Hikayelerle Dünya ve Ay Kitabı ile Çocuklar; 
 
* Güneş sisteminin yapısını tanıyacak 
* Kara Delik ve Meteor yağmurun ne olduğunu öğrenecek 
* Ayın evrelerini keşfedecek 
 
Uzay hikayeleri serisi, çocuğunuzun uzaya dair bilmesi gereken bütün bilgileri basit ve sade bir dille öğrenmesine katkı sağlar. Güneş sistemini, yıldızları, gezegenleri ve daha fazlasını canlı çizimler ve ilginç bilgilerle tanımasını sağlar. 
Bu kitap, çocuğunuzun hayal gücünün gelişmesini katkı sağlarken eğlenceli hikayelerle dil gelişimini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b8c32c5-140a-486b-8e8b-ea5d44471f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Asteroitler ve Kuyruklu Yıldız - İlk Okuma Uzay Hikayeleri Serisi</image:title>
            <image:caption>Güneş sistemi ve gezegenler, olağanüstü güzellik ve sırlarla dolu bir yer! Uzay hikayeleri serisi hikayelerle çocuğunuzun uzayı daha iyi tanımasını yardımcı olur. İlginç bilgiler ve canlı çizimler, çocuğun gezegenimizin dışındaki dünyayı tanımasını sağlar. 
 
Hikayelerle Asteroitler ve Kuyruklu Yıldız Kitabı ile Çocuklar; 
* Asteroitlerin nereden geldiğini öğrenecek 
* Gök Taşı, Asteroit, Meteor ve Meteorit arasındaki farkları kavrayacak 
* Gökyüzünde gördüğümüz ışık kaymalarının neler olduğunu keşfedecek 
 
Uzay hikayeleri serisi, çocuğunuzun uzaya dair bilmesi gereken bütün bilgileri basit ve sade bir dille öğrenmesine katkı sağlar. Güneş sistemini, yıldızları, gezegenleri ve daha fazlasını canlı çizimler ve ilginç bilgilerle tanımasını sağlar. 
 
Bu kitap, çocuğunuzun hayal gücünün gelişmesini katkı sağlarken eğlenceli hikayelerle dil gelişimini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a370805a-5c3c-4943-989a-45c63672991b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Yazımı</image:title>
            <image:caption>Tarih Yazımı, öğrencilere tarihçiler gibi düşünmeyi ve yazmayı öğretmeyi amaçlayan herhangi bir tarih dersi için ideal bir tamamlayıcıdır. 
 
Richard Marius ve Melvin Page, çok sade bir üslupla hem tarih yazımının analitiğini inceliyor hem de en güncel araştırma yöntemlerini anlatıyor. Ayrıca tarih yazınından örnek alıntıları işleyerek bunu pekiştiriyor. Bu yönüyle uyguladıkları metodoloji, tüm sosyal bilimler araştırmacıları için de kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/437b86b5-23da-4d25-b579-0d16db1349b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhalarla Uçan Prenses</image:title>
            <image:caption>Prenses Sofia, ablasının siyasi çıkarları için hiç istemediği diplomatik bir ziyarette bulunmak zorundadır. İyi eğitimli bir prenses rolü oynamak 
için uzaklardaki Villene’e mektup arkadaşı 
ejderha Jasper’ın sırtında gönderilir. 
 
Zorlu bir uçuşun sonunda işler kontrolden çıkacak, krallığın kaderi sadece sıcak çikolata içip kitap okumak isteyen Sofia ve Jasper’ın elinde olacak. 
 
 
Çikolata Kalpli Ejderha ve Ejderha Kalpli Kız ile aynı evrende geçen harika bir hikâye. 
 
“Aventurine’i sevdim. Silke’yi sevdim. Ama üçüncü kitapta tanıdığım Sophia? Ona ve bu kitapta onunla geçirdiğim her bir sayfaya bayıldım.” 
– GOODREADS 
 
“Sıradışı karakterlere sahip, heyecanlı bir macera.” 
– BOOKLIST 
 
“Prenseslik konusunda pek de başarılı olmayan Sofia ve arkadaşlarının maceraları içinizi ısıtacak.” 
– KIRKUS REVIEWS 
 
“İlginç kadın karakterler ve feminist mesajlar, bu kitabı ve serideki diğer kitapları iyi bir seçim haline getiriyor.” 
– SCHOOL LIBRARY JOURNAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0874b17-9ac7-448a-88c7-6d004fb5137f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamalı Bohçanın Yırtık Kenarı</image:title>
            <image:caption>Dr. Arkeolog Emel Dereboylu Poulain, öykü, roman ve şiir dallarında eser veren üretken bir yazar ve şair. Myrina Yayınları tarafından daha önce Beşi Bir Geçiyor: “Eksik Şiirler” (2021), Beşi İki Geçiyor: “Yarım Kalmış Hikâyeler” (2021) ve Karanlık Gecelere İlaç Şiirler (2022) adlı kitapları yayımlandı. Yazarın derleme öykü ve şiir kitaplarında da eserleri bulunmaktadır. 
Yamalı Bohçanın Yırtık Kenarı, yazarın öykü ve şiirlerinden oluşan bir seçkidir. Buradaki yazılar yine kentler, kent sokaklarının insanda uyandırdığı duygular ve tabi ki bu kentlerin insanlarıdır… Bu çalışmada, bazı öykü ve şiirleri yazmasına ilham veren kişi ve kentlerin, yazar tarafından çekilmiş fotoğrafları da bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8183ba23-054d-4568-b73d-205a9c748a90.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonra Güneş Açtı</image:title>
            <image:caption>Gözlerini açtı. Oda karanlıktı. Birilerinin bağırdığını, tabakların kırıldığını duydu ve bunların kötü bir rüya olmasını diledi ama değildi. Hemingway ailesinin bir üyesi olarak büyümek böyle bir şeydi. 
 
Büyükbabası Ernest Hemingway’in kendini vurmasından yalnızca birkaç ay sonra doğan Mariel, ailesinde nesillerce görülen depresyon, alkolizm, hastalık ve intiharın döngülerinden kaçmayı kendine görev edinmişti. 
 
Oyuncu Mariel Hemingway Sonra Güneş Açtı’da sıkıntılı çocukluğunu ve Hollywood’a uzanan yolculuğunu son derece samimi bir şekilde anlatıyor. 
  Sonra Güneş Açtı, Mariel’in tüm karanlıklara rağmen aydınlığa çıkışının başarılı bir öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa17ec8-81d7-4560-bc63-8625ba4bbaa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Devridaim</image:title>
            <image:caption>herkese eşit verilmese, sözcükler dervişi cahil karşısında, mazlumu zalim karşısında âciz ve savunmasız bırakmasa.” 
İstanbul’un sofistike ve bir o kadar berduş ilçesi Beşiktaş’ta damacana su işiyle iştigal eden Serkan, giderek tuhaflaşan ve onu her geçen gün daha çok sarsan rüyaların etkisindedir. Safdil Macit, su gibi ömründe Işık’ına kavuşmak için ortalığı birbirine katarken, 68 Kuşağına imzasını en fiyakalı şekliyle atacağının farkında değildir. İstanbul’da su dağıtımı işinin Dersaadet Anonim Su Şirketi’ne devredilme sancıları yaşanırken, bu mühim meseleyi kendine dert edinen azledilmiş Ahmet Vefik Paşa, ne fevkalade bir zat olarak tarihe geçeceğinden bihaber, köşesinde Zor Nikâhı adlı oyunu yazmakla meşguldür. 
Yolunu kaybetmiş bir taş ve bir mektup, zamanın “devridaimi” içinde insanların hayatına sızar. Ve belki de bu insanların farklı zamanlarda aynı yerde yaşamış olmak dışında birbiriyle hiç ilgisi yoktur... Ezgi Tanergeç, 2022 Turgut Özakman İlk Roman Yarışması ödülünü kazanan Devridaim’de, ilham aldığı günlük, sıradan deneyimlerin arkasındaki sarsıcı olayları ve birbiriyle ilgisiz görünen insanları suyun izinden giderek usta bir kurguyla birbirine bağlıyor. Akıcı dili ve canlı anlatımıyla okuyucuyu kimi zaman puslu zamanlarda bir ömrün üzerine örtülen eski bir gazete kâğıdına, kimi zaman bir Paşa’nın konağındaki Hereke sabahlığa, kimi zaman sokak sokak gezen bir damacana suya götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6ea40b1-a7c2-4eb1-af04-ae4f58fd7f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Parlak Nehir</image:title>
            <image:caption>“Gerçek, beni yalandan daha fazla korkutuyordu. Gerçek, yaşamımdaki durumları değiştirecekti. Yalan ise durağandı. Yalan huzur doluydu. Yalanla mutluydum.” 
 
Hayatın bir nehir gibi akıp gittiği Kensington, peş peşe yaşanan kadın cinayetleriyle sarsılmaktadır. Tam bugünlerdeyse Mickey, yıllardır konuşmadığı için uzaktan uzağa gözetlediği uyuşturucu bağımlısı kardeşi Kacey’nin izini kaybetmiştir. Kardeşini bulmak için çıktığı yolda mesleğini –devriye memurluğu-, dostlarını, oğlunu kaybetme korkusuyla yüz yüze gelecektir. Takıntılı bir şekilde peşine düştüğü gizemin aydınlanmasıyla birlikte eski hatıralar canlanacak, yeni dostlar edinecektir. 
 
&quot;Moore&apos;un gözlemleri bilgilendirici ve şefkatli… Uzun Parlak Nehir ile ilgili en güzel şeylerden biri, bağımlılığın bir edebi methiyesi olmaması.&quot; (The Guardian) 
 
&quot;Karakterlerin iç dünyasının, olayların akışı kadar önemli olması tatmin edici.&quot; (New York Times) 
  Liz Moore’un çok ilgi gören ve New York Times Bestseller  listesine giren kitabı Uzun Parlak Nehir aynı zamanda 2020 Goodreads seçimlerinde “En İyi Gizem-Gerilim adayı” olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e801b7e-6f09-4612-8eaa-1233c496f0bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Oskar Tatilde</image:title>
            <image:caption>Bay Oskar ile güneşli bir tatile çıkmaya ne dersiniz? Bay Oskar tatilde arkadaşlarıyla buluşacak; sıcak sahilleri, karlı dağları ve yemyeşil kamp yerlerini ziyaret edecek. Üstelik yolculuğu boyunca pek çok İngilizce sözcük öğrenecek. Keşfedilecek öyle çok şey var ki! 
 
Ödüllü çizer Jim Field’in kaleminden Bay Oskar Tatilde kitabı, ilgi çekici detaylarla bezeli sahneler eşliğinde okurlarını hem eğlenceli hem de eğitici bir yolculuğa çıkarıyor.  Sözcüklerin İngilizce-Türkçe karşılıklarının da yer aldığı bu kitap yeni sözcükler öğrenmeyi okurları için keyifli hale getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6826b0a4-fb70-410b-92f5-b5da35ebadd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabun Kokusunda Ölümü Anlamak</image:title>
            <image:caption>Bir tek ben vardım orada, kimseler yoktu, oradalarsa bile kimseden çıt çıkmıyordu. Hiçbir şey tam değildi, her şeyde bir eksiklik vardı. Kulaklarıma zaman zaman kaynağını önemsemediğim hüzünlü bir mırıltı geliyordu. Bense içimde kocaman bir boşlukla sanki sonsuz maviliklerde sörf yapan biri gibiydim. Ölümün iliklerime kadar işlediği, gidenin acısını örtmeye bile yetmeyen yalnızlıkla özdeş olmuş bir umursamazlıkla helvayı karıştırmaya devam ettim. İçine fıstık koyup koymamak umurumda bile değildi ama birisi geldi, kenarı yırtık bir tabakla fıstığı olduğu gibi boca etti. “İyice kavur,” dedi “kavur ki kokusu ölü bedenine ulaşsın.” 
 
Ölüm hakkındaki bilinmezliğin net bir tarifini vermek mümkün değildir. Ancak bu kitap yazarın deneyimleriyle birlikte okurda ciddi bir farkındalık yaratıyor. Kitabın ilk kısmında yazarın kendi kayıplarıyla ilgili bölümleri okurken kimi zaman zorlanmamak kimi zaman ağlamamak mümkün olmayacak. Ayrıca kitabın bu kadar gerçek hikâyelerden beslenmesi, ikinci kısımda yer alan “Ölümü Anlamak” ve “Yas Tutmak” gibi bölümlerin inandırıcılığını artırıyor. Çünkü okur bu aşamada; kaybı gerçekten yaşamış, duyumsamış, hissetmiş birinin gözünden olduğunu biliyor satırların. 
  Emel Döner Aksoy, konu üzerine yaptığı araştırmalardan derlediği ve bilimsel verilerle desteklediği eserinde ölüm kavramını ve yas süreçlerini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87bff6e2-235b-4f3d-acb7-70010ecd7ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirler Çocuk Gibidir</image:title>
            <image:caption>ŞAİRLER SUSARSA 
 
Şair susarsa seni acep kim anlatır, 
Görmüyorsun yaralı kol gövde bacak, 
Ey kul iki yüzlülükler rüşvetler niçin? 
Hele bir bakın nereden nereye geldik. 
 
Her merdivenin ucunda farklı bir oyun, 
Bu millet insandı ey kul değil koyun, 
Suskun durup kötüye eğmeyesin boyun, 
Canlar bir bakın nereden nerelere geldik? 
 
Edep ile ahlakınızı üzenler çoğaldı, 
Onca şairler kimlere avukat oldu? 
An gelir sizler için kâh zindanda kaldı, 
Güzelim her bir duaya âmin denilir mi? 
31.10.2022 10.269 İsmet GÜR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54d5d206-95f6-43d3-8400-5f446782df59.jpg</image:loc>
            <image:title>Sensiz Kalan Şiirler</image:title>
            <image:caption>ESKİ GÜNLER 
 
Ey gidi eski günler geldi geçti yel gibi, 
Şimdi o sokaklarda hepten olduk el gibi, 
Ne çınarlar devrildi” yerinde yeller eser, 
Hakikat kırıcıdır kime söylense küser. 
 
Ömrü benzetiyorum sürat teknelerine, 
Nerde göçüp gidenler hiç gelmez yerine, 
Baktıkça üzülürüm onların hallerine, 
Kulak verip dinlerim bülbül namelerine. 
 
Yol dediğin an gelir haber vermeden biter, 
Kaptanı sarhoş gemi küçük dalgada batar, 
Etkilenmeyen olmaz sonbahar rüzgârından, 
Bütün dertlenişlerim keyif değil zorumdan. 
10.12.2007 855 İsmet GÜR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217462c7-a468-4312-bb3a-94635adf4a29.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Gibi Şiirler</image:title>
            <image:caption>YAĞMUR KAR 
 
Yağmur kar yağmazsa toprak feryat eder, 
Tatlı su kaynakları can canan biter, 
Su tasarruarına başlamayan kullar; 
Su musluklarından TIS sesleri dinler. 
 
Dağlar beyaz örtüden nasibini almadı, 
Toprakların yüzü coşarak gülmedi, 
Pınarlarla dereler kendine gelmedi, 
Tatlı su barajları acep ne hallerde? 
 
Kurak geçen aylar sinyali veriyor, 
Kâh tüylerim tiken, tiken oluyor, 
Susuz kalan her can perişan oluyor, 
Allah hiçbir canlıyı darda koymasın. 
 
06.03.2023 10.740 İsmet GÜR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd72301e-a067-44f9-bfea-2108b1e62c74.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Sınırı</image:title>
            <image:caption>Ey gönül! Şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi? Şems-i Tebrîzî Hiç durup düşündün mü, dile düşenlerden misin, yüreği deşilenlerden mi? Işığa koşan kelebekler misali, aşka kanat çırpan ve sonrasında yüreği lime lime edilip yara bere içinde kalanlardan mı? Tam da kalp yaraları iyileşip kabuk bağlayacakken yeniden inanıp aşka her seferinde yüreği kanatılanlardan mı? Peki ya sen... Sen hiç düştün mü aşka? Savaşın ortasında yeşeren ve sınır tanımayan gerçek bir öyküyü anlatıyor AşkSınırı… Körfez Savaşı sırasında sevdanın karasına düşen Raju ve Hira, savaş sonrası Bağdat’ta mahsur kalır. Türkiye - Irak sınırını kaçak yollardan geçmeye çalışırken Hakan Yüzbaşı ve Mert Asteğmen’le yolları kesişir. İki kaçak âşık ekseninde ilerleyen olaylar dizisi, bir yandan da iki askerin iç dünyalarına yaptığı yolculuklarla hem aşk hem de psikolojik gerilim tadında bir romanla baş başa bırakıyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ed22dd-727d-4dd3-9447-467d250ede8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Sevişmenden Başlayalım mı?</image:title>
            <image:caption>YÜREĞİNİZİ AÇIN VE 
AŞK HAYATINIZI 
İYİLEŞTİRMEYİ ÖĞRENİN 
 
Ünlü seks terapisti Dr. Ian Kerner’a göre, cinsel yaşamlarımızda nelerin iyi veya kötü gittiğini anlamamız ve karşılıklı zevk alabileceğimiz yolları keşfetmemiz için seks senaryolarımızı öğrenmeye ihtiyacımız var. Kerner, gerekirse kağıdı kalemi elimize almamızı ve yaşadığımız cinsel deneyimlerin tüm aşamalarını ve detaylarını irdelememizi istiyor. Zira başarılı bir seks senaryosu, partnerlerin karşılıklı tatminine yol açarken; başarısız olanlar ise sürekli huzursuzluk ve mutsuzluk yaratıyor. 
Son Sevişmenden Başlayalım mı? klinik deneyimlerin ve güncel seks araştırmalarının yardımıyla, çiftlere seks hakkında konuşma becerisini öğretmekle kalmıyor, aynı zamanda daha iyi seks için eyleme geçme imkanı sunuyor. Eğer siz de cinsel yaşamınızı yeniden keşfetmek ve daha tatmin edici bir birliktelik için ne yapabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, hiç utanıp sıkılmayın ve bu kitabı sepetinize atın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de9738f9-3a73-4b5f-99f2-3b44b1802641.jpg</image:loc>
            <image:title>Catwoman – Ruh Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Selina Kyle, iki yılın ardından Gotham Şehri’ne geri döndü. Ve Batman artık yok. Selina var… Daha doğrusu Holly Vanderhees. Muntazam soygunculuk kabiliyetiyle Gotham’ın yeni sosyetesi, şehrin en gözde vatandaşlarından biri… Ama geçmişi peşini bırakmıyor ve zamanı gitgide daralıyor…   Luke Fox, Batwing olarak şehri tüm kötülerden koruyabileceğini Batman’a ispatlamak için doğru anı kolluyor. Yüksek sosyetenin bağış etkinlilerinde yaşanan soygunlarsa tüm huzuru altüst ediyor. Ne yaparsa yapsın hep bir adım geride kalıyor. Selina vakti tükenmeden Batwing’i alt edebilecek mi? Yoksa planlarının tıkır tıkır işlediğini sanırken, onun için hazırlanan daha büyük bir planın kurbanı mı olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc397074-8301-45ea-8797-c704c23c2ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşişlerin Gazabı</image:title>
            <image:caption>Yavaş yavaş çözülüp hızlanan, korkunç ve büyüleyici bir polisiye roman. Savunmasız kadınlara karşı işlenen kan donduran suçlar, zehirli örümcekler, suikastçının kimliğine dair şüpheler, psikolojik ve felsefi bağlantılar ve Fred Vargas’ın canlı kalemi.   Komiser Adamsberg&apos;in düşünce trenini takip ederken sislerin arasından yolunuzu bulmaya çalışacaksınız. Benzersiz bir olay örgüsüyle işlenmiş, alışılmadık olanı sevenler için bağımlılık yapabilecek bir gerilim hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86db21f9-2b97-4119-a51d-cc55004ef5b0.jpg</image:loc>
            <image:title>The Hat Game -Peapod Readers -18</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin birinci seviyesindeki The Hat Game Kıyafetler (Clothes) ve Ailem (My Family) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87ff6000-f2fa-4c2a-9b25-dabfd1b0b1a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Where&apos;s My Sock, Mack ? -Peapod Readers -19</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin üçüncü seviyesindeki Where’s My Sock, Mack? Evim (My House) temasını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47e8e24f-73db-481a-a7d1-a7ff8bbeb422.jpg</image:loc>
            <image:title>Jim and the Monster Party -Peapod Readers -20</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin beşinci seviyesindeki Jim and the Monster Party Parti Zamanı (Party Time) ve Oyunlar ve Hobiler (Games and Hobbies) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0251533c-c60c-4767-9ce9-bdd5d67359bf.jpg</image:loc>
            <image:title>A Turtle Needs Help -Peapod Readers -16</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin dördüncü seviyesindeki A Turtle Needs Help Gezegeni Korumak (Saving the Planet) ve Doğa (Nature) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b588b6-6a53-4c53-b69b-fb0aeb2d36a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Munch, Munch, Munch! -Peapod Readers -17</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin ikinci seviyesindeki Munch, Munch, Munch! Yiyecek ve İçecekler (Foods and Drinks) temasını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55b48110-1fb7-4d93-8520-30e9fd0e3b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Kelebekleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin Kelebekleri ile objektiflerimizi, ülkemizi paylaştığımız küçük ama bir o kadar büyüleyici canlılara çeviriyoruz: Kelebeklere! 
Tüm ekosistemin birbirine nasıl bağlı olduğunu bir de kelebeklerin dünyasını inceleyerek görelim. Nasıl yaşarlar? Göründükleri kadar hassas canlılar mıdır? Koku alırlar mı? Nasıl uyurlar? 
Kelebeklerin isimleri nereden gelir? 
Kelebekler hakkında birçok soruya cevap veren bu kitap, profesyonel fotoğrafçı olan yazarlarımız Alper Tüydeş, Hakan Yıldırım ve Onat Başbay tarafından hazırlandı. 
Ülkemizde sadece bir bölgede yaşayan, endemik kelebek türlerinin yanı sıra çevremizde rastlayabileceğimiz etkileyici türler de bu kitaptaki yerini aldı. 
Kitap sonuna eklediğimiz “Ara-Bul-Tanı-Sev” oyunu da meraklı okurlarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d094c9ce-11e9-480d-aed1-294bb99e98ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeş Katilleri</image:title>
            <image:caption>Ah zavallı insan! Dağları yerinden oynatabilirsin, mucizeler yaratabilirsin ama bunun yerine gidip gübrenin, tembelliğin ve inançsızlığın içine batıyorsun! İçinde Tanrı var, Tanrı taşıyorsun da bilmiyorsun ki. Bunu ancak ölürken öğreniyorsun ama artık çok geç oluyor. 
 
1940’lar. İkinci Dünya Savaşı yeni sona ermiştir. Yunan İçsavaşı’nın sarsıntıları Balkanlar’da, Epir bölgesindeki ıssız köylerden biri olan Kastelo’ya ulaşmaktadır. Köylülerin birçoğu dağa çıkıp komünistlere katılmıştır; Papaz Yanaros’un oğlu Kapetan Drakos da onlardan biridir. Kutsal Çile Haftası gelmek üzeredir, etrafını saran kan ve gözyaşının ortasında kalan Papaz Yanaros, kutupları birbiriyle uzlaştırmaya uğraşmaya çalışacaktır. 
 
Kardeş Katilleri, ülkesinde yıllar süren kanlı olaylara şahitlik eden Kazancakis’in 1949’da yazmaya başladığı ve ancak ölümünden sonra yayımlanabilmiş romanı. Girit’in düşünür ozanının kalemini kana bandırıp yazdığı bir tarih anlatısı. 
 
“Siyasi ihtilaftan kurtulmak için, özgürlüğü için mücadele eden bir adamın hikâyesi.” 
Efimerida ton Syntakton</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b0bbbf6-5471-464b-a2eb-e3d4023c76b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ukrayna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yüzyıldır başarılı bir devlet olan Türkiye’nin meşruiyeti elbette ki herkes için aşikâr olup onun yüzyıllarca geriye giden meşruiyetini kabul ettirmek de kolaydır. Ancak birçok Türk için, 1991’de Karadeniz’in diğer tarafında, büyüklük ve şekil bakımından Türkiye’ye sanki aynadaki yansıması gibi benzeyen bir ülkenin ortaya çıkması oldukça şaşırtıcı olmuştur. 20. yüzyıldan önce Ukrayna diye bir devletin olmaması yüzünden tarihçiler bile “Ukrayna’nın bir tarihi var mıdır?” sorusunun cevabını merak ettiler. Kendi dili olan ve on milyonlarca insandan oluşan büyük bir etnik grup birdenbire ortaya çıkamayacağından ve böyle bir grubun derin tarihsel köklerinin olması gerektiğinden, bu sorunun cevabının olumlu olacağı aşikârdır. 
Ukrayna, Avrupa’nın toprak genişliği açısından ikinci büyük ülkesidir. Bu geniş ve kadim ülkenin hikâyesini özenle hazırlanmış haritalarla anlatan bu kitap, ülkenin en eski zamanlarından günümüze kadar kısa ve okunması kolay bir tarihsel incelemesini sunuyor. Kırk altı bölümden oluşan kitabın her bir bölümünde, ele alınan kronolojik dönem veya temanın temel unsurlarını görsel olarak sunan tarihi, coğrafi ve siyasi içerikli bir harita bulunuyor. Tüm metne, Ukrayna’nın zengin geçmişini canlı bir şekilde sunan 300’ü aşkın fotoğraf, çizim, portre, kitap ve sanat eserinin reprodüksiyonu eşlik ediyor. 
Ukrayna çalışmaları konusunda otorite olmuş Toronto Üniversitesi Ukrayna Kürsüsü başkanı tarihçi Paul Robert Magocsi, çalışmasını ülkede sayısal olarak en büyük nüfusu teşkil eden etnik Ukraynalıların incelenmesiyle sınırlandırmıyor. Ukrayna’nın tarihi boyunca çok kültürlü yapısını vurguluyor ve etnik Ukraynalıların tarihiyle beraber günümüz Ukrayna sınırları içinde yaşayan ya da tarihte yaşamış olan diğer tüm halkları da ele alıyor: Ruslar, Lehler, Yahudiler, Kırım Tatarları, Almanlar, Rumlar ve diğerleri. Bu kitap sadece Avrupa ve Slav çalışmaları uzmanları için değil; Ukrayna’daki siyasi, ekonomik ve kültürel gelişim hakkında bütüncül bilgiye erişmek isteyen Türk tarihçileri ve okurları için de değerli bir başvuru eseridir. Kitabın geniş ve açıklamalı kaynakçası, bu konuda yapılacak araştırmalar için bir rehber görevi görecektir. 
VakıfBank Kültür Yayınları’nın tarihsel atlas kitaplığına kattığı bu ikinci eser, Ukrayna Bir Tarihsel Atlas titizlikle hazırlanmış haritaları ve tarihsel bağlamında seçilmiş görselleriyle uzun yıllar Ukrayna tarihinin dilimizdeki temel eseri olarak kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c43bfdd-a884-4468-998b-61df9fee7d3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Darfen Krallığı</image:title>
            <image:caption>Darfen Krallığı, kendisinden önce kimsenin ayak basamadığı topraklara hükmetmiş, köyler, pazarlar, hanlar kurmuş, gücünü etrafındaki tüm krallıklara kanıtlamayı başarmış bir krallıktı. 
Krallıklarının ‘öz, sadece öz’ olarak kalmalarını önemsiyorlardı. Değişmek, değiştirilmek istemiyorlardı. Kendilerine göre bir alfabeleri vardı. Bu alfabeye Darfen alfabesi diyorlardı. Tabletlere, geleceğe seslerini duyurabilmek için yaşanan ve tecrübe edinen her bilgiyi yazıyorlardı. Doğumu, yaşamı, ölümü önemsiyorlardı. Her bir harfi bir nefes, her nefesi yeni bir doğum, her doğumda yeni bir yaşam ve ölüm olarak tanımlıyorlardı. 
Bir tesadüf sonucu bulunan tabletle geleceğe seslerini duyurmayı başarmışlardı. Nasıl mı? Mortisel ailesinin bir bireyi olan İzbel sayesinde. 
Fantastik tadında yazılan Darfen Krallığı, geçmiş ve şimdiki zaman arasındaki gelgitte sizleri sırlarını paylaşmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9923953-aa5d-4f53-96d7-0392c7ac164f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabbini Nasıl Bilirsin?</image:title>
            <image:caption>“Kişinin sevip tanımak ve tanıdıkça daha çok sevmek istediği Sevgili, seveni ve sevgiyi yaratan Allah ise? Bu durumda yegâne sorun, tanımayı bilmemektir. Zira tanıyan, mutlaka daha çok sevecektir O’nu. İşte, üstat Haluk Nurbaki, Rabbini tanımak isteyen insana açılan 114 Kapı’dan ikisini hatırlatıyor. Sûre-i İhlâs ve Sûre-i Rahmân…” 
Ahmet Turgut 
Kur’an Hakikatlari Serisi’nin ilk kitabı olan “Rabbini Nasıl Bilirsin?”de Haluk Nurbaki, Sûre-i İhlâs ve Sûre-i Rahmân’ın yorumlarını yapmaktadır. Hem ilmî hem İslâmî hem de tasavvufî yönden yapılan bu yorumlar, bu kitapta siz okuyuculara bir sohbet havasında sunulmaktadır. 
Sûre-i İhlâs, Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ı mutlak ve kesin kavramlarıyla tanımlayan temel sûredir. İhlâs Sûresi için Nurbaki “Canıyürekten Allah Sûresi” diyor ve ekliyor: “Neden? Çünkü Sûre-i İhlâs, Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarını değil, zatını tanımlar, yani bilinmeyen gerçeğini.” Allah bu sûrede evvela “neyin Allah olamayacağını” anlatıyor! Sonra da kendi varlığının “kesin bir teklik” olduğunu ifade ediyor ki o teklik, bir başka varlığın O’na benzemesini imkânsız kılar. “Ey insanoğlu! Siz benzer ve zıddı olmayan şeyi nasıl bileceksiniz? Canıyürekten Cenâb-ı Hakk’a teslim olun ki ben kendimi size hissettireyim.” buyuruyor. Bunun için de gönül penceresinin açık olması gerekiyor. Allah “Gönül penceresi açık olmayana Kur’an ışığı vermem.” diyor. “Peki nasıl açayım yâ Rabbi?” İşte bunun cevabını bu kitapta bulacaksınız. 
Sûre-i Rahmân’da ise Nurbaki, Allah’ın kendi sanatını ve kendi azametini anlatış biçimine tanık olmamıza vesile olacak. Allah “Rahmân sırrımla kâinatı yarattım. Ondan sonra ‛alleme’l-ḳur’ân; Kur’ân’ı öğrettim. Kur’ân’ın kâinata öğretilmesinden sonra da ḫalaḳa’l-insân; insanı yarattım.” diyor. İnsan, Kur’an’dan sonra yaratılmış. İnsanı niye yaratmış? “‛allemehu’l-beyân; ona beyanı öğretmek için yarattım.” buyuruyor. Bu sûrenin tüm detaylarını, pek çok ilmî hakikatlerle beraber derinlemesine yorumunu bu kitapta bulacaksınız. “Eğer Allah kavramında eksiklerimiz varsa bu, ilmin getirdiği bir eksikliktir. Radyonuzu hangi istasyonun dalgalarına ayarlarsanız o istasyonun yayınını dinlersiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b0665a-e118-4e77-bb0a-e48fa1da1c99.jpg</image:loc>
            <image:title>Geliyor Göklerden Gelen Eros: Antikçağ Anadolu Şiirleri Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Geliyor Göklerden Eros okuyucuyu, şiir denen mucizenin derin köklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Karadeniz kıyılarından Ege’ye, Midilli’den Çukurova’ya, Akdeniz kıyılarından Kıbrıs’a uzanan bir coğrafyada şiir yazmış nice ozanın dizelerinde, Anadolu Antikçağı’nda boy atmış büyük bir şiir ge­leneğiyle yüz yüzeyiz. Kos’lu, Miletos’lu, Samos’lu, Ephesos’lu, Smyrna’lı, Lesbos’lu ozanlar... Home­ros’lar, Sappho’lar, Anakreon’lar, Alkman’lar ve daha nice hemşerimiz... Yolculuğa kuşbakışı baktığı­mızda değişik yüzyıllardan, farklı uygarlıklardan ge­çerken şiirlerarası bir bütünlükle karşılaşıyoruz. Değişik gelenekler, yaşam tarzları, siyasal yapılar ba­rındıran farklı toplumlarda dilden dile yayılan bu dizeler Anadolu toprakları ve kıyılarında ortak bir duyarlık yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/484d897e-d313-40fa-92a8-776eef127bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Before Adam / Ademden Önce (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>“Pictures! Pictures! Pictures! Often, before I learned, did I wonder whence came the multitudes of pictures that thronged my dreams; for they were pictures the like of which I had never seen in real wake-a-day life. They tormented my childhood, making of my dreams a procession of nightmares and a little later convincing me that I was different from my kind, a creature unnatural and accursed.” 
Jack London’s immortal work 
Before Adam in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73ef235f-13d6-4b25-81fe-e40f385b0b32.jpg</image:loc>
            <image:title>Красный смех / Kızıl Kahkaha (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“...безумие и ужас. 
Впервые я почувствовал это, когда мы шли по энской дороге, — шли десять часов непрерывно, не останавливаясь, не замедляя хода, не подбирая упавших и оставляя их неприятелю, который сплошными массами двигался сзади нас и через три-четыре часа стирал следы наших ног своими ногами. Стоял зной. Не знаю, сколько было градусов: сорок, пятьдесят или больше; знаю только, что он был непрерывен, безнадежно-ровен и глубок.” 
Бессмертное произведение Леонид Андреев 
Красный смех написано на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e618fdd5-3cb8-4b23-8d76-592b255ff96e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoc /Burun (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“Марта 25 числа случилось в Петербурге необыкновенно-странное происшествие. Цырюльник Иван Яковлевич, живущий на Вознесенском проспекте (фамилия его утрачена, и даже на вывеске его – где изображен господин с намыленною щекою и надписью: «и кровь отворяют» – не выставлено ничего более), цырюльник Иван Яковлевич проснулся довольно рано и услышал запах горячего хлеба.” 
Бессмертное произведение Гоголь, 
Hoc на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/160ce855-42c8-45bd-b9aa-85bcdbb2a3b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust -Ein Fragment / Faust-Bir Fragman (Almanca)</image:title>
            <image:caption>“NACHT. 
In einem hochgewölbten, engen, gothischen Zimmer 
FAUST unruhig auf seinem Sessel am Pulte. 
FAUST. 
Habe nun, ach! Philosophie, 
Juristerey und Medicin, 
Und leider auch Theologie! 
Durchaus studirt, mit heißem Bemühn. 
Da steh ich nun, ich armer Thor! 
Und bin so klug als wie zuvor;” 
Johann Wolfgang von Goethe&apos;s zeitloses werk 
Faust -Ein Fragment- in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45c2a88e-8120-47c6-a77a-59c56fb6ef19.jpg</image:loc>
            <image:title>Brief einer Unbekannten / Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Almanca)</image:title>
            <image:caption>“Als der bekannte Romanschriftsteller R. frühmorgens von dreitägigem erfrischendem Ausfug ins Gebirge wieder nach Wien zurückkehrte und am Bahnhof eine Zeitung kaufte, wurde er, kaum daß er das Datum überfog, erinnernd gewahr, daß heute sein Geburtstag sei. Der einundvierzigste, besann er sich rasch, und diese Feststellung tat ihm nicht wohl und nicht weh. Flüchtig überblätterte er die knisternden Seiten der Zeitung und fuhr mit einem Mietautomobil in seine Wohnung.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk 
Brief einer Unbekannten in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a20a893b-542e-4da2-a7bd-af9c1b88238e.jpg</image:loc>
            <image:title>Angst / Korku (Almanca)</image:title>
            <image:caption>“Als Frau Irene die Treppe von der Wohnung ihres Geliebten hinabstieg, packte sie mit einem Male wieder jene sinnlose Angst. Ein schwarzer Kreisel surrte plötzlich vor ihren Augen, die Knie froren zu entsetzlicher Starre, und hastig mußte sie sich am Geländer festhalten, um nicht jählings nach vorne zu fallen. Es war nicht das erstemal, daß sie den gefahrvollen Besuch wagte, dieser jähe Schauer ihr keineswegs fremd, immer unterlag sie trotz aller innerlichen Gegenwehr bei jeder Heimkehr solchen grundlosen Anfällen unsinniger und lächerlicher Angst. Der Weg zum Rendezvous war unbedenklich leichter.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk Angst 
in der originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba45061e-c35b-48d7-ab95-e1b84d80dcce.jpg</image:loc>
            <image:title>Der Amoklaufer / Amok Koşucusu (Almanca)</image:title>
            <image:caption>“Im März des Jahres 1912 ereignete sich im Hafen von Neapel bei dem Ausladen eines großen Überseedampfers ein merkwürdiger Unfall, über den die Zeitungen umfangreiche, aber sehr phantastisch ausgeschmückte Berichte brachten. Obzwar Passagier der „Oceania“, war es mir ebensowenig wie den andern möglich, Zeuge jenes seltsamen Vorfalles zu sein, weil er sich zur Nachtzeit während des Kohlenladens und der Löschung der Fracht abspielte, wir aber, um dem Lärm zu entgehen, alle an Land gegangen waren und dort in Kaffeehäusern oder Theatern die Zeit verbrachten.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk 
Der Amokläufer in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84c0725c-27d1-4f19-856a-f820c47ad796.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafandaki Hikaye Değişirse Hayatında Değişir</image:title>
            <image:caption>İnsan hikâye anlatan hayvandır, diye bir söz vardır. Kendinizi bildiğinizden beri kendinize kendi hakkınızda hikâyeler anlatıyorsunuz. Ve bu hikâyeler sizi belirliyor; nasıl bir insan olduğunuzu, neyi yapıp neyi yapamayacağınızı, başarıp başaramayacağınızı, mutlu olup olamayacağınızı bu hikâyeler belirliyor. Yaşamınızın bir tür film olduğunu düşünebilirsiniz, başrolde siz varsınız. Ve senaryoyu belki farkında değilsiniz ama siz yazıyorsunuz. Eğer “hayatım” dediğiniz bu filmden memnun değilseniz, şikâyet etmeyi bırakıp senaryoyu yeniden yazabilir, bu filmi değiştirebilirsiniz. Kendinize biçtiğiniz rol, koyduğunuz sınırlar, belirlediğiniz amaç ve hedefler değiştiğinde hayat filminizin senaryosu da değişecek ve “Mutlu Son” siz nasıl isterseniz öyle olacaktır. İşte kendinize anlattığınız hikâyelerin böylesine güçlü etkileri vardır. Kindra Hall her zaman sahip olmayı hayal ettiğiniz hayatı yaratmanız için size yeni bir pencere sunuyor. Kendi hikâyelerinizin bilinçsiz ve pasif bir izleyicisi olmaktan çıkıp, olmak istediğiniz şeyin yazarına dönüşmenize rehberlik ediyor. Çok daha güzel bir filmi yaratmak ve oynamak istemez misiniz? Üstelik sonu da nasıl isterseniz öyle bitecek bir film…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aff4431b-6cbc-4e5b-a7b4-845312098f5e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Murders in the Rue Morgue / Rue Morgue&apos;daki Cinayetler (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>“The mental features discoursed of as the analytical, are, in themselves, but little susceptible of analysis. We appreciate them only in their effects. We know of them, among other things, that they are always to their possessor, when inordinately possessed, a source of the liveliest enjoyment. As the strong man exults in his physical ability, delighting in such exercises as call his muscles into action, so glories the analyst in that moral activity which disentangles..” 
Edgar Allen Poe’s immortal work 
The Murders in the Rue Morgue in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6e45019-1991-4ade-9833-ac78779140f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Капитанская дочка / Yüzbaşının Kızı (Rusça)</image:title>
            <image:caption>Aleksandr Puşkin 
 
“— Был бы гвардии он завтра ж капитан. 
— Того не надобно; пусть в армии послужит. 
— Изрядно сказано! пускай его потужит… 
— Да кто его отец? 
— Княжнин. 
Отец мой Андрей Петрович Гринев в молодости своей служил при графе Минихе, и вышел в отставку премьер-майором в 17.. году. С тех пор жил он в своей Симбирской деревни, где и женился на девице Авдотьи Васильевне Ю., дочери бедного тамошнего дворянина.” 
Бессмертное произведение Капитанская дочкаn 
Капитанская дочка на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616c6dc1-c7e8-4ff6-90b3-c56530f27d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Семейное счастие / Aile Mutluluğu (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“Мы носили траур по матери, которая умерла осенью, и жили всю зиму в деревне, одни с Катей и Соней. Катя была старый друг дома, гувернантка, вынянчившая всех нас, и которую я помнила и любила с тех пор, как себя помнила. Соня была моя меньшая сестра. Мы проводили мрачную и грустную зиму в нашем старом покровском доме. Погода была холодная, ветреная, так что сугробы намело выше окон; окна почти всегда были замерзлы и тусклы, и почти целую зиму мы никуда не ходили и не ездили.” 
Бессмертное произведение Лев Николаевич Толстой 
Семейное счастие на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfa6585e-a178-42c9-aaab-1b6ab01dee24.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalimdeki Kedi - Tuna&apos;nın Öyküleri 4</image:title>
            <image:caption>Evcil hayvanlar çocukların en yakın arkadaşı olmaya adaydır. Tuna’nın hayali de bir kediyle dost olabilmekti. 
Kahramanımız hayallerini süsleyen o kediye kavuşabilecek mi? Cevabı merak ediyorsanız bunun yanıtı kitabımızda! Nehir Yarar’ın yazdığı,  Sinem Özen Türkiş’in resimlediği Tuna’nın Öyküleri serisinin 4. kitabı olan Hayalimdeki Kedi, akıcı dili ve sıcak çizimleriyle yeni okumaya başlayan öğrenciler için keyifli bir seçenek sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1020147d-787e-49a1-8a14-5bb52b38eabb.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanlar Üzerinde İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Monarşiden Weimar’a, Nazi ülkesinden Federal Almanya’ya uzanan bir hikâye; fantasmaların, incitilmiş yaşamların, körkütük sarhoşlukların ve görülmemiş bir barbarlığın damga vurduğu bir yolculuk. Öğrenci birliklerinin, Freikorp’ların, SS’lerin ve son olarak Marksist gençlerin seyrini değiştireceği bu yolculuk büyük yenilgiler ve bölünmelerle hafızalara kazınacaktır. 
 
“Sosyolojinin kuşkusuz en özgün kalemlerinden biri olan Elias’ın başyapıtı Almanlar Üzerine İncelemeler muazzam bir kitap.” 
–Zygmunt Bauman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6ad574-8f54-4875-aaee-7d456c080470.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat, Ancak Ben Olduğumda Gerçektir – Gurdjieff</image:title>
            <image:caption>“Sevebilen olabilir, olabilen yapabilir, yapabilen var olur!” 
20. yüzyılın ilk yarısının en esrarengiz figürlerinden biri olan Georgy Ivanovich Gurdjieff namı diğer Bay G, bir filozof, ruhani öğretmen ve mistiktir. Henüz çocukken babasına sorduğu sorularla anlam arayışına yönelmiş ve bu merak onun yaşamını öngörülemez biçimde değiştirmiştir. 
Hindistan’dan Orta Asya’ya, Anadolu’dan Mısır’a uzanan bu kadim ve ezoterik bilgelik yolculuğu, kendi içsel deneyimleriyle şekillenmiş, artık onun yeni yol dediği Dördüncü Yol’u ortaya çıkarmıştır. Bir bütünlük inşa etmeye çalıştığı Dördüncü Yol’la insanları şuurlanmaya ve aydınlanmaya çağırmıştır. 
Metaformik dansları, kişiyi kendi üzerine yönlendiren sıra dışı çalışma biçimiyle dünyada ciddi bir takipçi kitlesine ulaşmayı başaran Gurdjieff sizi kendi Dördüncü Yol’unuzu bulmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/753616d7-a8c6-47e1-be41-5379acc40461.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiltere&apos; nin Doğu Siyaseti ve Bağdat Başkonsolosluğu (1875 -1879)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM İNGİLTERE’NİN DOĞU SİYASETİNİN TİCARİ-SİYASİ DİNAMİKLERİ VE BAĞDAT – BASRA VİLAYETLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM İNGİLTERE’NİN BASRA BÖLGESİNDE TİCARİ-SİYASİ YAPILANMASI VE BAĞDAT BAŞKONSOLOSLUĞU (1875-1879) 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM BAĞDAT BAŞKONSOLOSLUĞU’NUN TİCARİ FAALİYETLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BAĞDAT BAŞKONSOLOSLUĞU’NUN DİNİ–MEZHEBİ FAALİYETLERİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM BAĞDAT BAŞKONSOLOSLUĞU’NUN SIHHİ FAALİYETLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a013fd93-64d7-4ac0-935f-ce03229e5123.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Yaklaşımları ve Öne Çıkan Liderler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HATLARIYLA LİDERLİK 
1.1. Liderliğin Tanımı 
1.2. Liderlere İhtiyaç Duyma Nedenleri 
1.3. Liderlerin Özellikleri 
1.4. Liderlerin Güç Kaynakları 
1.5. Yönetici ve Lider Arasındaki Farklar 
1.6. Liderlik Teorilerinin Gelişimi 
 
İKİNCİ BÖLÜM BÜYÜK ADAM TEORİSİ 
2.1. Büyük Adam Teorisinin Doğuşu 
2.2. Büyük Adamların Sınıflandırılması ve Teoriye Katkı Sunan Diğer Bilim İnsanları 
2.3. Büyük Adam Teorisine Yöneltilen Eleştiriler 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÖZELLİKLER TEORİSİ 
3.1 Liderin Ortaya Çıkmasında Etkili Olan Özellikler 
3.2 Özellikler Teorisine Yöneltilen Eleştiriler 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM DAVRANIŞSAL TEORİLER 
4.1. Ohio Eyalet Üniversitesi Liderlik Modeli 
4.2. Michigan Üniversitesi Liderlik Modeli 
4.3. Blake ve Mouton’un Yönetim Tarzı Matrisi 
4.4. McGregor’un X ve Y Teorisi 
4.5. Likert’in Sistem 4 Modeli 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM DURUMSAL TEORİLER 
5.1. Etkin Liderlik Modeli 
5.2. Yol-Amaç Teorisi 
5.3. Lider-Üye Etkileşim Teorisi 
5.4. Vroom-Yetton-Jago Normatif Karar Modeli 
5.5. Üç Boyutlu Liderlik Modeli 
5.6. Yaşam Döngüsü Yaklaşımı 
 
ALTINCI BÖLÜM MODERN TEORİLER 
6.1. Stratejik Liderlik 
6.2. Etkileşimci Liderlik 
6.3. Dönüşümcü Liderlik 
6.4. Karizmatik Liderlik 
6.5. Etik Liderlik 
6.6. Demokratik Liderlik 
6.7. Hizmetkâr Liderlik 
6.8. Otantik Liderlik 
6.9. Babacan Liderlik 
6.10. Tam Serbesti Tanıyan Liderlik 
6.11. Otoriter Liderlik 
6.12. Narsist Liderlik 
 
YEDİNCİ BÖLÜM POSTMODERN TEORİLER 
7.1. Dijital Liderlik 
7.2. Kuantum Liderlik 
7.3. Glokal Liderlik 
7.4. Çevik Liderlik 
7.5. Açık Liderlik 
7.6. Toksik Liderlik 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM YAPICI VE YIKICI LİDERLER 
8.1. Yapıcı Liderler 
8.1.1. Abraham Lincoln 
8.1.2. Che Guevara 
8.1.3. Dalai Lama (Tenzin Gyatso) 
8.1.4. Elon Musk 
8.1.5. Fatih Sultan Mehmet 
8.1.6. Hz. Muhammed 
8.1.7. Julius Caesar 
8.1.8. Mahatma Gandhi 
8.1.9. Martin Luther King Jr. 
8.1.10. Mustafa Kemal Atatürk 
8.1.11. Napolyon Bonapart 
8.1.12. Nelson Mandela 
8.1.13. Steve Jobs 
8.1.14. Sun Tzu 
8.1.15. Winston Churchill 
8.2. Yıkıcı Liderler 
8.2.1. II. Kim Sung 
8.2.2. II. Leopold 
8.2.3. Adolf Hitler 
8.2.4. Caligula 
8.2.5. Cengiz Han 
8.2.6. İdi Amin 
8.2.7. Josef Stalin 
8.2.8. Mao Zedong 
8.2.9. Pol Pot 
8.2.10. Saddam Hüseyin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a6fdb06-7b44-4138-b824-979ab6dd07e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Damga Mı, Tamga Mı, Tümce Mi?</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
KAYI damgası 
BAYAT damgası 
ALKA-EVLİ damgası 
KARA-EVLİ damgası 
YAZIR damgası 
DÖĞER damgası 
DODURGA damgası 
YAPARLI damgası 
AVŞAR damgası 
KIZIK damgası 
BEGDİLİ damgası 
KARKIN damgası 
BAYINDIR damgası 
BEÇENE damgası 
ÇAVULDUR damgası 
ÇEPNİ damgası 
SALUR damgası 
EYMÜR damgası 
ALA-YUNDLU damgası 
ÜREGİR damgası 
İĞDİR damgası 
BÜĞDÜZ damgası 
YIVA damgası 
KINIK damgası 
ÇÖZÜMLEME/DEŞİFRE 
SONUÇ 
EKLER: TAMGALARLA İLGİLİ LİTERATÜR KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b706fa2c-d2c3-442e-b29a-a6fafa9c0ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>İstihbarat</image:title>
            <image:caption>“SAVAŞLA KAZANILAN ZAFERDEN DAHA MAKBULÜ, GİZLİ OLANI GÖRÜP, BELLİ OLMAYANI FARK EDEREK YENMEKTİR!” - SUN TZU 
Bilgi güçtür ve elinde bulundurana sayısız imkânlar sunar, fayda sağlar. Bilginin elde edilmesi, doğru şekilde incelenmesi, işlenmek suretiyle anlamlandırılması ve amaca uygun şekilde kullanılması, ülkeler açısından çok önemlidir ki buna da istihbarat süreci denir. 
Ülkelerin tehdit algılarına, milli ülkülerine, sosyal ve kültürel değerlerine, stratejik hedeflerine göre değişen bilgi elde etme ihtiyaçları, istihbarat alanında ekollerin ortaya çıkmasına, rekabete ve çatışmaya yol açmıştır. Bugün hâlâ söz konusu ekoller birbirlerine üstünlük sağlama yarışına devam etmektedirler. Dünyada kullanılan istihbarat ekolleri, kurumlar ve askeri istihbarat hakkında merak ettiğiniz pek çok sorunun cevabı bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ed1420-082e-47b9-af2e-b75f37733cd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl İblis’in Dönüşü 1</image:title>
            <image:caption>Kızıl İblis, bulunduğu mistik evrenin en güçlü adamı olduğu için, tüm düşmanları onun karşısında korkuyla titrerdi. Ancak, lideri olduğu tarikatın diğer ustaları, onun gücünden korktukları için birleşip Kızıl İblis’i öldürdüler. 
Yine de bu, onun için son değildi. Kızıl İblis, Jinho adında liseli bir genç olarak bu dünyaya döndü. Hem de öteki evrende sahip olduğu güçlerle! İşin garibi, Kızıl İblis olmadan önce de aslında Jinho olarak bu dünyada yaşamıştır. Fakat o deneyimi, bütün ailesini kaybettiği, kendisinin de tekerlekli sandalyeye mahkûm olduğu trajik bir sonla biten Jinho, bu kez, sessizliğe gömülüp sevdiklerini kaybetmeye izin vermeyecektir. Jinho artık emindir, canavarlar gerçek hayatta da vardır ve onları durdurabilecek tek kişi kendisidir. 
 
%100 HARBİ BİR İBLİS! 
Acaba iyilik mi, yoksa kötülük mü yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4f604a-81c3-4580-b283-0eba61d34ce9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yegane Terapi Yaşamın Kendisidir-Otto Rank</image:title>
            <image:caption>“ASIL KAHRAMAN GENEL KABUL GÖREN PSİKOLOJİNİN VEYA İDEOLOJİNİN ÖTESİNDE YAŞAMAYI GÖZE ALAN KİŞİDİR.” 
 
Otto Rank, adını ilk olarak mitoloji konusundaki çalışmalarıyla duyurdu. Kahramanın Doğuşu Miti, insanlığın ortak mirası olan mitlerin ilk sistemli incelemesiydi. Rank’ın rüya yorumları ve insan topluluklarının rüyası olarak gördüğü mitler konusundaki çalışmaları, Sigmund Freud’un çevresinde önemli bir yer edinmesini sağladı. 
Otto Rank tıpkı kendi mitsel kahraman tanımında olduğu gibi kendi döneminin kabul gören doğrularının ötesinde yaşamayı göze aldı. Doğum Travması kavramıyla “psikanalizin keşfinden bu yana en önemli ilerlemeye” imza attı. İrade Terapisi’yle yepyeni bir psikoterapi anlayışı ortaya koydu. “Yegâne terapi yaşamın kendisidir” diyerek daha hümanist, varoluşçu ve kişiler arası bir yaklaşım geliştirdi. Psikolojiyi “ilişkiler bilimi” olarak tanımladı. 
Kendi döneminin psikoloji anlayışının dışına çıktığı için Rollo May’in ifadesiyle uzun bir süre “Freud’un çevresindeki kabul görmemiş büyük dâhi” olarak kaldı. Ancak psikoloji ve psikiyatride geniş yankılar uyandıran zengin mirası sonunda yeniden keşfedildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b7e0db3-d572-4e7f-b66b-96b75563f621.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamcılık ve Türkçülük Üzerine (1908-1922)</image:title>
            <image:caption>Kendilerine has bir siyaset ve toplum tasavvuruna sahip olan Türkçülük ve İslamcılık fikirleri, çokuluslu bir imparatorluğun dağılmasına engel olacak asli unsuru inşa etme çabasının ürünü olarak 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış ve son dönem Osmanlı siyasetine damga vurmuştur. Ortaya çıkış nedenleri temelde aynı olsa da siyasal zeminde eşzamanlı olarak varlık göstermeleri ve bu çalışmanın konuları arasında yer alan “milliyet” kavramını ele alış biçimlerindeki farklılık, bu iki fikir akımını bir çatışma ortamına sürüklemiştir. Bugüne kadar söz konusu akımların doğuşu ve gelişimi detaylı bir şekilde incelenmiş, ancak aralarındaki benzerliklere ve çatışmalara ilişkin çalışmalar sınırlı kalmıştır. Dr. Kenan Özkan, Türkçülük ve İslamcılık gibi iki önemli fikir akımını “Çatışma, Uzlaşı, Sentez” bağlamında titizlikle ele alıyor. Aynı zamanda yakın tarihimizin çok önemli bir dönemine, yeni bir devletin doğum sancılarının yaşandığı 1908 - 1922 yılları arasına yoğunlaşarak her iki fikir akımını dönemin koşulları çerçevesinde değerlendiriyor. Bu çalışma, farklı bir bakış açısıyla alandaki boşluğu doldurma çabasına da önemli bir katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b79083-d6cf-416e-b188-c134c939bcdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirsizlik Çağı</image:title>
            <image:caption>BELİRSİZLİK ÇAĞI, Kahramanımız Murat&apos;ın İstiklal Caddesi’nde vurulması ile sondan geriye doğru başlayan, olayın failinin kim olduğu ve durumun nasıl böyle bir çıkmaza girdiği üzerine okuyucuyu romanın sonuna kadar tahmin etmeye sürükleyen kısmen geriye doğru akan bir kurguya sahiptir. 
Her sayfası merak uyandıran konusu, son derece başarılı kurgusu, anlatım biçimi ve renkli karakterleri ile zevkle okuyacağınızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c32fddf-6d58-4294-b6f6-e36d83aa89e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakamoz Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>YAKAMOZ ÇIKMAZI, 12 yaşındaki SIRMA ERDİ’nin olağanüstü hayal gücünün ve inanılmaz kitap okuma alışkanlığının ürünü bir kitap. 
Kitap, küçük yaşta tacize uğrayan ve ailesini kaybeden Adin’in bir destanı adeta. 
Kahramanımız Adin, hayatta kalma mücadelesi verirken ve kötülerden intikam alırken aynı zamanda da arkadaşı ve can yoldaşı Azazil ile yaptıkları sohbetlerle de bilim, kültür, sanat, tarih bilici mesajları da veriyor. 
YAKAMOZ ÇIKMAZI ve SIRMA ERDİ, iyi eğitim ve doğru yönlendirme ile çocuklarımızın/gençlerimizin neler yapabileceğinin bir kanıtı aynı zamanda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bd343f8-52f8-4826-b3b9-6a89f5a69d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanı İnsan Yapan Nedir?</image:title>
            <image:caption>“Çocukluktan yetişkinliğe, beşerlikten insan olmaya doğru evrilmek için, ölüm fikriyle yüzleşmek ve varlık zeminindeki bu bilinmezliği kabul etmek gerekir. Tasavvuf düşüncesindeki ‘ölmeden önce ölmek’ ilkesi, bu imkânı işaret eder. Ölmeden önce ölmek, ölümlülük ilkesinin eninde sonunda elimizden alacağı, mülkiyetimizde olmayan şeyler hakkındaki mülkiyet iddiamızdan vazgeçmektir. Bu ilke bizi iradesiz ve amaçsız bir yaşama götürmez. Aksine, içinde yaşadığımız an içinde neyin korunmaya, neyin bırakılmaya uygun ve değerli olduğunu ayırt etme imkânını getirir. Ömrü bitmiş olanı teslim edip, şimdi geleni kabul etmenin yolunu açar.”  
Fidan Terzioğlu “İnsanı insan yapan nedir?” sorusunun peşinde, sinema tarihinde derin iz bırakmış yedi önemli yapay zekâ filmine tasavvufun gözüyle bakarak bizi bir yolculuğa çağırıyor: Bilmediğimiz, arzuladığımız, istemediğimiz ötekilikleri görebilmek, izleyebilmek ve dönüştürebilmek için. Hayatın kaynağının bilmediğimizi dahi bilmediğimiz veçhelerinde olduğunu fark etmek için. 
İnsanın kendisi ile öteki arasında kurduğu ilişkiler hakkında bu kitap. Öteki yabancıdır, dışarıdakidir, bizden olmayandır; bilinmeyen, tanımlanamaz ve denetlenemez olandır. Bilinmezliğin içerdiği bilgi ve deneyim için, bildiğimiz sınırların genişlemesi için ve bu sınırlardan özgürleşmek için süregiden bir arzu duyarız. Bu keşif arzusu ve merak gelişmemizi, yeni bilgilere ve kavrayışlara açılmamızı sağlayan en önemli itkimizdir. İçinden çıkılması güç görünen bir ilişkiler kavşağında yeni açılımlar bulmak, yeni cümlelerle konuşmak, yeni fikirler oluşturmak ve bu fikirleri dayanışma içinde eyleme dönüştürebilmek için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/379f40ce-0d63-408b-a002-b423beb2de67.jpg</image:loc>
            <image:title>Melez</image:title>
            <image:caption>Kendi kimliğini dahi bilmeyen insanların yönettiği bir dünyada yaşıyoruz. #bengerçektenyaşadım diyemeyen kişiler, aldıkları nefesin karşılığını veren insanları dışlayan bir sistem kurmayı ve eksiklerini gerçekler gibi göstererek yaşamayı istiyor. Melez gibi insanlarsa hayatta kalmaya çalışırken bazen kendi güzelliklerini unutarak sistemin direttiklerini kabullenmeye başlıyor ve yok oluyorlar. Ben farklıyım ve bu bir hastalık değil, üstünlüktür. Hareketsiz olmaya mahkûm edilen ben, sözlerimle karşınızdayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f97ccf0-ec3e-49bd-9eb2-6e1f46e79d57.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga Felsefesi ve Upanişadları</image:title>
            <image:caption>Günümüz Güney Asya Kıtası’ndaki bazı devletlerin, halkın inandığı ve ibadetlerini yerine getirdiği iki ana akım dinin çok öncesinde; henüz İndus Vadisi’nde M.Ö. 2700 yılında başlayan İndus Vadisi Kültürü’nün bile daha öncesinde yazıldıklarına inanılan Vedalar’ın süzülmüş halleri olarak kabul edilen kutsal metinlerdir. Upanişatlar ne Budist ne de Hinduist inancın dini metinleridir. Yazılış amaçları Vedalar’ı ve onlarda anlatılan “Tek Tanrılı Brahma Dini”ni anlaşılır ve anlatılabilir kılmaktı.
Bu felsefeye göre insanın yaratıcısına, evrene, dünyaya ve daha da önemlisi kendisine karşı görevlerini öğreten; kendini dolayısıyla da yaratıcısını bulmasına yol gösteren ve bu yolda kendisinden başkasına yani bir yol göstericiye ihtiyaç duymadığını ifade eder.
Nefsini yenmeyi başarabilen bir insan maddeden ibaret bedeninden içeri baktığında tüm evreni ve o evrenin içinde de “her şeyi kendinden yaratan” yaratıcıyı yani Brahma’yı görür.
Nefsini yenmeyi başarmış insan mutlak gerçeğin kendisi ile bir olduğunu görür ve korkmadan elini kalbine götürüp “En-el Hak” der.
Nefsini yenmeyi başarmış insan, hayalden başka bir şey olmayan bu dünyaya sırtını dönerek maddenin bağlarından kurtulduğu için içinde ateşlerin yandığı, her şeyi yutan, adına dünya dediğimiz bu çukurun içine bir daha düşmez.
Nefsi yenmenin, bilinci uyandırmanın ve hakikatin kendisine ulaşmanın yolu ya düşünce ya da ibadet ile mümkündür. Bu ibadetin adı ise Yoga’dır. / Ayâsya
Onun gerçeğin kendisi olduğunu bilerek
Onun dışındakilerin tezahürden başka bir şey olmadığını bilerek
Dalarsan tefekküre içindeki özü düşünerek
Bil ki tek gerçek ibadet budur!
Mahanarayana Upanişat/Onuncu Anuvaka</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aa5ed7a-1610-4f7b-ac8f-b0ab1acac0e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Denize Doğru Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Biliyor musun deniz
Üç beş kelimeyi yan yana yazıyorum
Ona “şiir” diyorlar
Bana da “şair”
Nasıl mutlu oluyorlar
 
Bu kadar kolay mı “şair” olmak 
Bu kadar kolay mı “mutlu” olmak
Bilsem mutlu edecek
Odun’a değil 
Kendime yazardım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03e63d0-710c-424f-b9b1-03e63d10fa5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddet ve Eleştirel Düşünce</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, okuyucuyu şu sorular üzerine yoğunlaşacak bir düşünce serüvenine çıkarıyor: Şiddet siyasal anlamda nasıl işler? Meşru ve gayrimeşru şiddet biçimlerini birbirlerinden düzgünce ayırabilir miyiz? Şiddet, iktidar ve güç arasında farklar var mıdır? Şiddetsizlik ulaşılabilir bir siyasal amaç mıdır? Şiddet herhangi bir şekilde haklılaştırılabilir mi? Şiddet muhakkak fiziksel zararı mı gerektirir? Yapısal eşitsizlikleri şiddet biçimleri olarak tanımlamalı mıyız? Şiddet, baskı ve savaş arasında anlamlı ayrımlar yapılabilir mi? Şiddet özellikle insani nitelikli bir sorun mudur? Günümüzde çevreye yönelik yıkıcılık veya önlenebilir hastalıklardan dolayı yaşanan ölümler neden şiddet terimleriyle ifade edilmektedir? Bugün varoluşun kıyısında, bitmek bilmez bir olağanüstülük ve kırılganlık durumunda yaşamak zorunda bırakılanlara nasıl daha iyi kulak kabartabiliriz? 
 
Şiddet konusuyla ilgili eleştirel düşünceye anlaşılabilir bir giriş sunan Şiddet ve Eleştirel Düşünce, Hannah Arendt&apos;ten Frantz Fanon’a, Michel Foucault’dan Slavoj Žižek’e kadar önde gelen düşünürlerin bu sorulara verdikleri yanıtları inceliyor. 
  Şiddet ve Eleştirel Düşünce, çağdaş siyasi, felsefi, sosyolojik ve kültürel araştırmalar üzerindeki etkileri devam eden birçok ünlü düşünürün konuyla ilgili çalışmalarına nüfuz etmeyi sağlayan kolay anlaşılır bir rehber ve temel bir kaynak olma niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de7f16c2-5cb2-4475-8a6d-469691cac5be.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Yumurta: Kokarca ile Porsuk 2</image:title>
            <image:caption>HER HAYVANIN YÜREĞİNDE GİZLİ BİR HAZİNE YATARMIŞ.

TAŞ BİLİMCİ PORSUK, henüz yavruyken bulduğu ama hain kuzeni Sansar’a kaptırdığı Örümcek Gözlü Akik taşını bir türlü unutamıyor. Tam da bu yüzden Kokarca ona göz kamaştıran akik taşlarıyla dolu bir macera teklif ettiğinde, anında kabul ediyor. Benzemez ikili, Porsuk’un en sevdiği yer olan Sonsuz Göl’ün yolunu tutuyor. Fakat evdeki hesap maceraya uymuyor: Önce kuzen Sansar pattadak çıkıyor karşılarına, sonra da azimli bir tavuk… Neler oluyor derken bu kez de Dinozorlar Çağı’ndan kalma, kıpır kıpır bir hazine bulmasınlar mı? İşler iyice çığırından çıkıyor! 

Newbery Ödüllü Amy Timberlake, çoksatan ve ödüller kazanan Kokarca ile Porsuk’un yeni macerasıyla geri dönüyor. Caldecott Madalyası sahibi Jon Klassen’in çizimleriyle bezeli Sürpriz Yumurta’da, Kokarca ile Porsuk özel bir taşı ararken her taşın altından başka sürprizler çıkıyor! 

2021’in En İyi Çocuk Kitapları Seçkisinde 
Chicago Public Library • Shelf Awareness 
 
“Enfes tuhaflıkları ve koca bir kalbi var.” 
Kirkus Reviews 
 
“Büyük riskler, kahkahalı anlar ve bitmeyen sürprizlerin karşı konulmaz karışımı.” 
Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acd12b78-b8a9-4b89-9c44-8ba12e966550.jpg</image:loc>
            <image:title>NYXIA</image:title>
            <image:caption>Hayatını kökten değiştirecek bir servet için neleri göze alabilirsin? 
Emmett Atwater, Babel Corporation&apos;la yaptığı bol sıfırlı bir iş sözleşmesiyle sadece Detroit’i ve ailesini değil, tüm dünyayı geride bırakmaktadır. Gizli bir görev için Eden adındaki gezegene doğru yola çıkarken aklında sadece, yıllarca maddi sıkıntılarla boğuşmuş olan ailesinin hayatını sonsuza kadar garanti altına alacak para vardır. 
Çok geçmeden Eden’a gitmek ve serveti kazanmak için, birbirinden gizemli hayatlara ve tehlikeli hırslara sahip dokuz kişiyle mücadele etmesi gerektiğini öğrenir. Şimdi önünde ömrünün en zor sınavı ve en büyük bilmecesi uzanmaktadır. 
 Ama Babel’ın sırlarla dolu gemisi Emmett’ı büyük bir yol ayrımına sürükleyecektir: Ya ne pahasına olursa olsun serveti elde edecek ya da insanlığından taviz vermeden savaşmanın ve kazanmanın bir yolunu bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbec750c-1922-4520-a0e3-d3ebfe295fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Taktiksel Oyun Modeli Futsal Öğretimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
İÇİNDEKİLER 
TABLOLAR LİSTESİ 
ŞEKİLLER LİSTESİ 
KISALTMALAR LİSTESİ 
GİRİŞ 
Problem Durumu 
Alt Problemler 
Araştırmanın Amacı 
Araştırmanın Önemi 
Sayıltılar 
Sınırlılıklar 
Tanımlar 
GENEL BİLGİLER 
Beden Eğitimi ve Spor Öğretimi 
Beden Eğimi ve Sporda Oyun Öğretimi 
Yapılandırmacı Öğretim Teorisi 
Oyun Merkezli Yaklaşım 
Taktiksel Oyun Modeli 
Taktiksel Oyun Modeli Gelişim Süreci 
Taktiksel Oyun Modeli Yapısı 
Taktiksel Oyun Modeli ile Spor Öğretimi 
Futsal Oyununa Genel Bakış 
Kısa Tarihçe 
Oyun Yapısı 
Futsal Öğretimi 
Futsal ve Taktiksel Oyun Modeli 
YÖNTEM 
Araştırmanın Modeli 
Çalışma Grubu 
Veri Toplama Teknikleri 
Fiziksel Uygunluk Testleri 
Boy ve Vücut Kompozisyonu Ölçümü 
Esneklik Ölçümü 
Kassal Kuvvet ve Dayanıklılık Ölçümleri 
Aerobik Kapasite Ölçümü 
Motor Performans Testleri 
10 metre ve 30 metre Sürat Testleri 
Çeviklik Testi 
Futsal Başarı Testi 
Futsal Başarı Testi Geliştirme Süreci 
Psikomotor Beceri Gözlem Formları 
Oyun Performansı Değerlendirme Ölçeği 
Video Kayıt Görüntülerinin Alınması 
Veri Toplama İşlem Süreci 
Uygulama Grubu İşlem Süreci 
Kontrol Grubu İşlem Süreci 
Verilerin Analizi 
BULGULAR 
Bilişsel Alana İlişkin Bulgular ve Yorumlar 
Uygulama Grubu Bilişsel Alana İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Bilişsel Alana İlişkin Bulgular 
Uygulama ve Kontrol Grupları Bilişsel Alan Erişi Düzeylerine Ait Bulgular 
Psikomotor Alana Ait Bulgular ve Yorumlar 
Uygulama Grubu Psikomotor Alana İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Psikomotor Alana İlişkin Bulgular 
Uygulama ve Kontrol Grupları Psikomotor Alan Erişi Düzeylerine Ait Bulgular 
Oyun Performansına Ait Bulgular ve Yorumlar 
Uygulama Grubu Hücum Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Uygulama Grubu Savunma Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Uygulama Grubu Genel Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Hücum Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Savunma Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Genel Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Gruplarının Oyun Performanslarının Karşılaştırılmasına İlişkin Bulgular 
SONUÇ VE TARTIŞMA 
Öneriler 
KAYNAKLAR 
EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/811a33fe-2fad-4567-bf68-fadff8add27f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonbaharın Sonu</image:title>
            <image:caption>Clara’nın ablası kayıp. Annesiyle tartışıp evden çıktı ve bir daha dönmedi. Pencerenin önünden ayrılırsa ablasının hiç gelmeyeceğine inanıyor yedi yaşındaki Clara. Okulundan ve komşunun kedisine bakmaktan arta kalan tüm zamanını camda geçiriyor. Komşuları Elizabeth hastanede. Giderken ona söz verdiğinden çok daha uzun zamandır… 
Liam, eşinden ve işinden yeni ayrılmış, ne yapacağını bilmeden kendini bu soğuk kuzey kasabasında bulmuş bir adam. Elizabeth’in evine taşınıyor ve çok geçmeden polis kapısına dayanıp ona kayıp bir genç kız hakkında sorular soruyor. 
Elizabeth, ömrünün son demlerinde geçmişini düşünüyor. Yıllar önce işlenmiş o suçu, uzun zamandır taşıdığı utancı… Ölmeden önce telafi etmesi gereken şeyler var. 
Üç farklı bakış açısından aktarılan Sonbaharın Sonu, karakterler arasında geçiş yaparak onları birbirine bağlayan kederin, pişmanlığın ve sevginin katmanlarını birer birer kaldırıyor. Günümüzün en maharetli anlatıcılarından birinin kaleminden, meraklandıran, nüktedan ve alabildiğine insani bir roman. 

“Tanıdığım herkese Lawson’ı anlatıyorum. Her romanı ayrı bir harika.”  –Anne Tyler 

“Sonbaharın Sonu’nun akıcı, insancıl ve kasaba yaşantısını zaman zaman alaycılığa kayarak inceleyen diliyle büyülendik.” –2021 Booker Ödülü Jürisi 

“Lawson, sade üslubunda daima şaşırtıcı derinlikler gizleyen, zarif bir yazar.” –Toronto Public Library 
 
“Bilgelik ve şefkatle dolu, kendine bağlayan bir öykü.” –Toronto Star 
 
“Lawson’ın yazımı zahmetsiz ve basit gibi dururken tüm iplikler birleşip zengin ve tatminkâr bir halı deseni ortaya çıkarıyor ve böylece onun hikâyecilik dehası gözler önüne seriliyor.”  
–Irish Independent 
 
“Lawson insan doğasının karmaşıklığını gündelik dile döküyor.” –Mail on Sunday</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce33bd0c-9f05-4459-8d76-a9fbeae31c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaz Çobanı</image:title>
            <image:caption>Babalarının yanından ayrılmadan önce iki kardeş birkaç kazı sevmeden edemediler. Kazları öylesine seviyorlardı ki onları adeta arkadaşları gibi görüyorlardı. Çünkü anne ve babaları onlara hayvanları, ağaçları sevmenin ve korumanın ne kadar önemli olduğunu öğretmişlerdi. Hatta babaları devamlı olarak “Çocuklar hayvanları, ağaçları, doğayı sevenler ve koruyanlar insanları da severler. Ama hayvanları, ağaçları ve doğayı sevmeyip korumayanlar, insanları da sevemezler,” diyerek onlara hep sevgiyi ve merhameti aşılıyordu. İki kardeş kazları sevdikten sonra geldikleri gibi el ele tutuşarak geri döndüler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c45c401d-9e01-4870-9a3d-3177be1d84d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Değilim</image:title>
            <image:caption>Vazgeç seni bedene ve dünyaya bağlayan duygularından, korkularından, ihtiraslarından 
Seni kendine yabancılaştıran egondan vazgeç 
Vazgeç intikamdan, başkadan, ötekiden, &apos;ben&apos;den vazgeç 
Bencilliği bırak 
Bırak kendinle savaşmayı 
Yaralamaktan, &apos;başka&apos;larının mutsuzluklarından haz duymaktan vazgeç 
Onaylandığını, onaylandıkça var olduğunu 
Dürtülerine uydukça mutlu olduğunu var saymaktan vazgeç… 
Mutluluk nedir usta? Ya vazgeçmek nedir?
Hadi tanımla bana…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb51088b-6869-474c-a675-721e977a2b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif</image:title>
            <image:caption>&quot;Burak yatağına oturup, yeni kitabını eline aldı ilk sayfayı açınca bücür gülümseyerek, “Allah’ın ilk emri oku!” diye başladı anlatmaya. Daha sonra içinde yazılan güzel hikâyeleri zevkle anlatmaya başladı küçük dostuna. Burak ise onun içindeki güzel hikâyeleri sesiz biz şekilde heyecanla dinliyordu.&quot; 
4 – 7 yaş arası, pedagog tavsiyeli, değerler eğitimi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bda45a1-e9cc-4d56-8e46-c52e7575a456.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Sevmeme Beş Dakika Kalmıştı</image:title>
            <image:caption>Zaman bir bıçak gibi kesiyor duygularımı 
Ne olur deme bana ne olur 
Tarihi geçmiş bir dil olursak küflenmiş ekmek gibi kalırız
Eğer ille de gitmek dersen 
Benden gitmek 
Suyu kurumuş bir ırmağın acısına gülmek gibidir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/832fc772-3887-44d6-8198-8143573a8c3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık</image:title>
            <image:caption>Bu roman, modern psikolojik edebiyatın öncüsü, 1920 Nobel Edebiyat Ödülü’ne sahip Norveçli yazar Knut Hamsun’a ününü kazandıran ve en çok bilinen romandır. 
 
Gençliğinde çalışmak için ABD’ye giden Knut Hamsun, 1888’de memleketi Norveç’e döner. Bir haftalık deniz yolculuğu sonunda gemi Kristiania (şimdiki Oslo) limanına uğrar. Limanda tam bir gün kalırlar ama Hamsun bir zamanlar yoksulluk içinde yaşayarak bir ünlü yazar olmaya çalıştığı bu şehirle yüzleşemeyeceğini hissederek gemide kalmaya karar verir. Soğuktan neredeyse donduğu evleri, ona para veren kişileri, âşık olduğu ve bir an için de olsa belki görebilirim diye evinin önünde beklediği kızı, yaşadığı çaresizliği ve açlığı hatırlar. Güvertede bir kanepeye oturur ve yazmaya başlar: 
 
“Garip bir şehir olan ve bir süre orada kalan hiç kimseyi üzerine damgasını vurmadan bırakmayan Kristiania’da aç ve sefil dolaştığım günlerdeydi...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c5f7503-112a-4f17-a93c-de6386902c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman İçinde Müzik</image:title>
            <image:caption>Zaman İçinde Müzik kitabını, genişletilmiş bir baskıyla okurlarımıza yeniden sunmanın mutluluğu içindeyiz. Son olarak 2013’de yapılan 10. baskı kısa zamanda tükenmişti. Elinizdeki 11. baskı, on yıllık bir aradan sonra, yeni teknolojik gelişmeler ve karekod uygulamasıyla sunulan müzik örneklerini, yeni bestecileri, yeni yapıtları da içeriyor. İlk çağlardan 2023’e dek uzanan bir müzik panoraması sizi bekliyor. Dünyanın olduğu kadar ülkemizin de önemli bestecilerinin müziğini dinleyeceksiniz, dünyanın başkentlerinde sesini duyuran gencecik bestecilerimizle tanışacaksınız. O genç besteciler ki bu kitabın yıllar önceki ilk baskılarıyla müzik tarihindeki yolculuklarına çıkmışlar. Onların besteledikleri yapıtlar gerçekçi başlıklar taşıyor: Örneğin Utku Aşuroğlu’ndan “Bir Asfalt Çalışması Üzerine Beş Varyasyon”; Selim Göncü’den “Opus Fictum” gibi. Zaman dizinlerinde müzik dünyasına koşut olarak toplumsal olayları; edebiyat, resim, heykel, felsefe ve mimarlık gibi dalların aynı dönemdeki sanatçılarını ve akımlarını tanıyacaksınız. En yalın teknikten en karmaşık dokuya kadar Klasik Batı Müziği’nin bin yılı aşkın yolculuğunu, diğer sanat dallarıyla alışverişini ve toplumsal olaylarla evrilmesini izleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d12dc6-5c78-45ea-b661-5f52d0e6c2dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Anı Kumbarası</image:title>
            <image:caption>İşte kumbaramızdakilerin bir kısmı… 
Kumbaralarımızın her kilidini açtığımızda dökülecek cümlelerinin ucu bucağı olmayacağı bir aşikâr. 
Bu anlattıklarımızdan veya anlatamadıklarımızdan herhangi birini bile yaparken her sıcacık gülüş, bir umut oluyor bizlere. Işıklar süzülüyor yarınlara açılan pencerelerden. Çocuklarımızın her birinin, attığı adım onlarca anıyla dolduruyor kumbaramızı. Ve biz kumbaramızı her açıp baktığımızda, gün be gün ne kadar zenginleştiğimizi anlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204775cd-2e08-49d7-a7ea-ce0c512bb0e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>Sevgiyi şöyle tarif edebilirim: 
Yoğunluğu, kütle ve hacim formülasyonuyla açıklanamayacak bir proses.  
Karada uçabilmeyi, suda yüzebilmeyi ve uzayda yerçekimine karşı koyabilmeyi başarmış bir gerçeklik. 
 
*** 
Ekmeğini elinden almaya çalışanlarla ekmeğini paylaşman seni korkak yapar, emeğini yok sayanlarla anlaşman ise tutsak. 
 
*** 
İnsanların seni fark etmeye başladığını düşünmen daha önce var olmadığın anlamına gelmez. 
Varoluş olgusal, fark ediliş ise algısaldır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03fab9dd-1198-4dde-a42a-333d0ba91da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mit ve Anlam</image:title>
            <image:caption>“Lévi-Strauss’un ismini ilk kez duyan biri onun temelde ne anlattığını çabuk ve kolay bir şekilde izah etmemi istese, Mit ve Anlam’ı seçip yüksek sesle okurdum.” 
 —Profesör Wendy Doniger 
 
Genel okura seslenen bu kitapta, yirminci yüzyılın önde gelen düşünürlerinden Claude Lévi-Strauss, insan varoluşuna dair can alıcı sorular üzerine harcanmış bir ömrün kazanımlarını paylaşıyor. “Kaosun bir anlamı olabilir mi?” – “Modern bilim mitlerden neler öğrenebilir?” – “Yapısalcılık nedir?” gibi sorulara verdiği cevaplarda, Lévi-Strauss, açık ve kesin bir dille, insan zihninin potansiyelleri hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyen okurlara bir yol haritası sunuyor.  
 
“Bazı düşünürler etkilidir, bazılarıysa bir ekol yaratır; fakat çok azı bir çağa damgasını vurur. Bugün bir Aquinas veya Goethe çağından bahsettiğimiz gibi, gelecek kuşakların da bizim dönemimizden Lévi-Strauss çağı diye söz etmeleri mümkündür. O, modern zihne kimliğini armağan edenlerden biridir.” 
 —Profesör James Redfield</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b05a3f9-b093-4a4b-9928-4c9bb22f4772.jpg</image:loc>
            <image:title>Grup Terapisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;ARAMIZDA KALSIN, ELEŞTİRMEK İÇİN SÖYLEMİYORUM AMA SOSYOPATLARDAN ELLE TUTULUR BİR FUTBOL TAKIMI ÇIKMIYOR.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38a8c982-f25e-4534-b7a1-1d6f8265961c.jpg</image:loc>
            <image:title>Salina Ateş Cadısı</image:title>
            <image:caption>Herzim Krallığı’nda işler kötüye gitmektedir fakat tek varis olan Salina’nın Ateş Cadısı’na dönüşmeden önce krallığı terk edip başka bir ailede büyümesi gerekmektedir. 
Aşk, dostluk, savaş ve bir tutam büyü… Maceraya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50cf8fa5-ca82-44a4-9dd7-040933135cdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Geç Kalma</image:title>
            <image:caption>Nuray Çölgeçenoğlu Özbek’ten hayatın içinden, samimi ve sorgulayıcı kısa kısa hikâyeler… Pastoral bir arayışın hüzün ve umutla iç içe yoğurulduğu satırlar; hayatı, dünde ya da yarında değil ‘bugünde’ yaşanılır kılmaya dokunaklı bir çağrı… 
 “Bir film karesini izler gibi geçiyor ömrümüz. Kimi zaman hızlı, kimi zaman ağır çekimdeymiş gibi olabildiğine yavaş akıp gidiyor günler ardı sıra. Bazen bol kahkahalı bazen buruk olsa da bir yanımız, her güne gülümseyerek uyanırız. Bir yaprağın ömrü dalından düşene kadar, oysa insan ömrü hikâyesi bitene kadardır. Hikâyemin neresindeyim, sizler hikâyenizin neresindesiniz? Umutları, hayalleri bitenin hikâyesi bitmiştir belki de, kim bilir?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df061c27-2542-4527-86f8-0eda7660690f.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim En Küçük Parçam</image:title>
            <image:caption>“Bu dünyanın Cenneti neresidir?” Diye sorsalar.  
            “Bir insanı çıkarsız, beklentisiz seven bir insanın kalbidir.” Derim.  
            Öyle bir kalbin içindeyken kaybetme. Sevmeyi sev... 
 
            Sen;  
            En güzel şiirlerin bile kuramadığı kafiyesin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f5e899a-9086-41d6-a67c-a020bbf850e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Terimleri Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>“Sûzidilârâ, ibtidâ rast ba‘dehu bûselik, çargâh perdeleri ile âğâz edüb nevâya ve ba‘dehu hüseynî ve çargâh perdelerine sıkca çarpmak sûretiyle bûselik perdesiyle dügâh, rast, geveşt perdelerini âşikâr ederek rast perdesinde karar eder bir makam olub makâm-ı mezkûrun çargâhdan muhayyere, geveştden yegâha kadar seyri de vardır. Bu makâm-ı dilârâ cennetmekân Sultân Selim Han hazretlerinin bâğ-ı tabiatlarından bir gonce-i latîfleridir. 
Sûzidilârâ, başlangıçta rast, sonrasında bûselik, çargâh perdeleri ile başlayıp nevâya ve sonra hüseynî ve çargâh perdelerine sıkça çarpma yapmakla bûselik perdesi ile dügâh, rast, geveşt perdelerini belli ederek rast perdesinde karar veren bir makam olup bahsi geçen makamın, çargâhtan muhayyere, geveştten yegâha kadar seyri de vardır. Bu gönül süsleyen makam, Sultan III. Selim’in -mekânı cennet olsun- zevk bahçesinden güzel bir tomurcuktur.” 
Kâzım Uz, XIX. yüzyılın son çeyreği ve XX. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı münevveri ve Cumhuriyet aydını olarak döneminin fikir ve sanat dünyasını kendi lisanınca açık bir şekilde ortaya koymaya çalışan bir mûsikî sevdalısıdır. Zekâî Dede, Bahâriye Mevlevîhânesi şeyhi Hüseyin Fahreddin Dede ve Musullu Hâfız Osman Efendi gibi kendi devrinin en kudretli sanatkarlarının rahle-i tedrisinden geçerek Osmanlı’nın zengin mirasının muhafazasına çalışan Kâzım Uz; akran olarak Rauf Yekta, Ali Rıfat Çağatay, Hafız Ahmed Irsoy, İsmail Hakkı Bey ve Tanburi Cemil Bey gibi hem mûsikîşinas hem de müzikolog şahsiyetlerle hemhal oluşunun yanı sıra Dârü’l-Elhân’da Batı müziği derslerini verecek kadar da bu müziğe hâkim birisidir. Kâzım Uz, 69 yıllık ömründe hocalarından tevarüs eden kıymetli bilgilerden gelecek nesillerin de istifade etmesi adına Mûsikî, İbtidâî Nota Dersleri, Mûsikî Nazariyatı, Mûsikî Istılâhatı, Notalı Mektep Şarkıları ve Osmanlı Gençlerine Tuhfe başlıklı 6 kitap; çeşitli mecmûalarda yayımlanmış 21 makale ile muhtelif makam ve usûllerde bestelenmiş 200’e yakın eser bırakmıştır. Elinizdeki bu kitabın ana eksenini, özel arşivlerden istifade etmek kaydıyla bahusus neşredilmeyen eserleri, besteleri ve Müzik Terimleri Sözlüğü (Mûsikî Istılâhatı) oluşturmaktadır. Kâzım Uz’un hayatını, mûsikî karakterini, eserlerini ve bestelerini ele alan bu kitap; orijinal metin, günümüz Türkçesi ve literatür değerlendirmesi ile birlikte sunulan Müzik Terimleri Sözlüğü ile her müzikseverin başvuru kaynağı olmaya namzet bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de1bbb0-c8cb-4726-8db9-10e50e915679.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjdeci 1. Cilt: Teneke Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Genç Robot TIM-21 ve arkadaşları tüm androidlerin yasadışı ilan edildiği ve kelle avcılarının her gezegende kol gezdiği bir evrende hayatta kalmaya çalışıyor! Heyecan dolu ve samimi bir kozmik macera olan MÜJDECİ insanlık ile makineyi, bir dünya ile başka bir dünyayı karşı karşıya getirerek epik bir hikâye yaratıyor. Serinin ilk cildi TENEKE YILDIZLAR’da Jeff Lemire (ESSEX COUNTY, ŞEKER CANAVARI) ve Dustin Nguyen’in (LITTLE GOTHAM) çoksatan bilimkurgu serisinin 1-6. sayıları bir araya geliyor. 
 
“Müjdeci, galakside kendisine bir yuva arayan yalnız bir robot çocuğun uzak gelecekte geçen şahane ve karanlık öyküsü.”  
–Entertainment Weekly 
 
“Jeff Lemire duygusal, yaratıcı bir evren tahayyül etmiş, Dustin Nguyen de bunu şahane bir şekilde görselleştirmiş. TIM-21’e ne olacağını çok merak ediyorum.” –Brian K. Vaughan, Saga’nın yazarı 
 
“Dört dörtlük bir eser.” –Mark Millar, Kick-Ass ve Jupiter’in Mirası’nın yazarı 
 
“Kesinlikle okuyun.” –Kotaku  
 
“İnanılmaz.” –Vulture 
 
“Bilinmeyenin korkusu ile macera ruhunu bir araya getiren şahane bir kozmik opera.” –IGN 
 
“Zavallı Tim’in şimdiden hayranı oldum, Toplayıcılar’ın kökeni hakkında teoriler üretiyorum ve hız trenine tekrar binmek için can atıyorum.” –Damon Lindelof, Lost’un yaratıcılarından</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53fa1a1e-885a-4ea6-81e9-331a0a3e7c80.jpg</image:loc>
            <image:title>80 Günde Devri Alem</image:title>
            <image:caption>“Hiç seyahat etmiş miydi? Büyük olasılıkla, çünkü dünya haritasına kimse onun kadar hâkim değildi. Paylaşacak detaylı bilgisinin olmadığı hiçbir yer yoktu. Kulüpte, yolunu kaybetmiş ya da şaşırmış gezginlerle ilgili ortaya atılan binlerce görüşü kimi zaman çok az sözcükle, kısaca ve açık bir şekilde düzeltirdi... Her yeri gezmiş biri olmalıydı, en azından zihninde... Bununla birlikte kesin olan bir şey vardı, o da Phileas Fogg’un senelerdir Londra’dan ayrılmadığıydı.” 
 
Phileas Fogg, kimsenin hakkında bir şey bilmediği zengin ve kibar bir İngiliz beyefendisidir. Son derece düzenli bir hayat sürmesi, titiz ve dakik olmasıyla ünlüdür. Bir gün üyesi olduğu Londra Reform Kulübü’nde gerçekleştirmesi imkânsız gibi görünen bir konuda iddiaya girer: Dünyanın çevresini 80 günde dolaşacaktır. Fogg tek bir aksilikte her şeyini kaybedebileceği bu seyahate yardımcısıyla çıkar. Onlarca farklı ülkede başına geleceklerden ise habersizdir. 
 
1872’de yayımlandığı günden beri her yaştan okurun hayal gücünü zenginleştiren 80 Günde Devri Âlem, on dokuzuncu yüzyıldaki teknolojik gelişmeler sayesinde uzakların yakınlaşmaya başladığı ve böylece modern kültürün de adım adım değiştiği bir dönemin panoramasını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9adfb2f-cdf6-43ec-a757-cabf0455b8d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Haldun</image:title>
            <image:caption>Herkesin vitrinde yaşadığı, kim olduğumuzdan ziyade dijital gölgelerimizin kim olduğunun önem taşıdığı bir yakın gelecek. Haldun, Alper Kaan Bilir’in parlak hayal gücü ve keskin dilinin kesiştiği noktada yepyeni bir dünya tahayyülü sunuyor okura. Yaşamını internet üzerinden yaptığı canlı yayınlarla sürdüren Haldun’un bir gecesini mercek altına alan roman, ilişkilerin, özlemin, umudun ve ihanetin izini sürüyor. 
 
“Şehrin karanlık manzarası da kendine göre güzeldi. Romanesk bir kale ya da viran bir gotik kilise gibi, çirkinliğinde estetik vardı. İşçi sınıfının yaşadığı semtler, çamurlu bir havuzun dibindeki çerçöp gibi, belli belirsiz seçiliyordu. Sonra... gece boyu gezen Sihirli Lambalardan biri, o karanlık mahallelerden geçiyordu. İHA’nın huzmesi altında harap apartmanlar, karanlıktan meydana çıkıyordu. Otoyol kenarındaki yansıtıcı çubuklar nasıl far vurunca ışıldarsa, öyle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70e42826-e7e5-49a7-b141-9a7db5fed636.jpg</image:loc>
            <image:title>Yararsız Bir Adam</image:title>
            <image:caption>“Maksim Gorki’nin kitapları tutkulu bir başkaldırıyla bezeli.” –Jack London  
 
Dört yaşında yetim kalan Yevsey Klimkov, okulu bitirdiğinde kitapçı Raspopov’un yanında çıraklık yapmaya başlar. İyilikten, dürüstlükten yana nutuklar çekmeyi seven Raspopov bir yandan devrimcilere kitap satarken bir yandan da onları ihbar etmektedir. Ancak ustasının zamansız ölümüyle birlikte, zayıf iradeli Klimkov polis tarafından Raspopov’un yerine muhbirlik yapmaya zorlanacaktır. 
 
Rus edebiyatının önde gelen yazarlarından Maksim Gorki, Yararsız Bir Adam’da, habis bir iktidara boyun eğen bir adamın ve toplumun çöküşünü gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac0e9724-44ec-4002-8613-4bbaba6efe01.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz</image:title>
            <image:caption>“Maksim Gorki her şeyi kalemiyle görür ve hisseder. Kalem sanki bir alet değil, yazarın organıdır.” –Franz Kafka 
 
Yegor Petroviç Trofimov yorulmak nedir bilmeyen bir parti çalışanıdır. Bir tanıdığı tarafından otuz iki hanelik ufak bir köye gönderilen Trofimov, burada köyün devrimci gençleriyle birlikte köylüleri bilinçlendirmek için kolları sıvar. 
 
Uğradığı sansür nedeniyle Ekim Devrimi’ne kadar Rusya’da yayımlanması ve dağıtılması yasaklanan Yaz novellası, Maksim Gorki’nin Ana’dan sonra yazmayı planladığı Oğul romanının eskizlerinden ortaya çıkmıştır. Sosyalist, anti-militer, isyancı bir tavra sahip olan novellada Gorki halkın kurtuluşu için takınması gereken tavrın altını çizmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3d3ad17-c01b-4866-99ed-262736881c8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi (Deri Cilt-Set)</image:title>
            <image:caption>GECENİN HİKAYESİ serisinin final kitabı AMELYA&apos;da herkes için son bir savaş daha verilecek. 
 
Maya Efnan, sonunda koşulsuz bir şekilde güvenebileceği yol arkadaşına sahip. Yaşanılan onca ihanetin üstesinden geldikten ve çok kayıp verdikten sonra nihayetinde yolun 
sonuna kadar gitmeye kararlı. 
 
Karşısına çıkabilecek hiçbir şeyden korkusu yok ama yolun tek kişilik olabileceğini, yolun gerçekten bir sonu olabileceğini bilmiyor. 
 
Hükümdarların kalesinde öğrendikleriyle tüm inanç sistemi çöktü. Her şeyi tamamıyla bitirebilmek onun elinde. İç içe geçmiş her yalana rağmen yeni bir yaşam umudu hiç olmadığı kadar güçlü. Bilmediği her şey bildiklerinden çok daha tehlikeli. 
Ve ilk kez kafasının içindeki o sesle karşı karşıya. 
 
Tek başına verilmesi gereken bir kavga. 
Geçilmesi gereken son köprü. 
Tuzağı kendi zihninde kurulu. 
 
Buzlar erimeye başladı. 
 
Acının zamandan üstün gelmesi gereken 
bir savaşı kazanmak için vakit doldu. 
 
Son kurşun, son şans. 
 
Son kez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8217296-2008-4370-8c66-47b6b05c51c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Neoliberal Finansallaşmanın Politik Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Başta Amerikan ekonomisi olmak üzere tüm dünyada yaşanan finansal çılgınlık, panik ve çöküşler çağının tarihsel ve politik kökenleri bu kitabın konusu. Son otuz yılda ABD ekonomisinde finansın yükselişinin politik sosyolojisini sunan Krippner’ın argümanı, birbiri ardına gelen ABD yönetimlerinin piyasada finansallaşmayı artıran politika tercihlerini, kendi başına bir politika hedefi olarak değil, 1960’ların sonunda ortaya çıkan mali kriz ve meşruiyet krizi gibi acil sorunlarla doğrudan yüzleşmekten kaçmanın bir yolu olarak benimsediğidir. Bu, ABD siyasetinin ve toplumsal gelişiminin son kırk yılını anlamak için son derece önemli bir argümandır ve ekonomi sosyolojisini siyaset sosyolojisine yeniden bağlamaya yardımcı olan bir yaklaşımdır. 
Michigan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü hocalarından Greta R. Krippner, finansallaşmaya elverişli bir makro ortamın yaratılmasında hayati önem taşıyan devlet eylemlerine odaklanmaktadır: (1) 1970’ler ve 1980’ler boyunca finansal piyasaların serbestleştirilmesi; (2) 1980’lerin başındaki büyük mali dengesizlikler bağlamında ABD ekonomisine yabancı sermaye girişini teşvik eden politikalar ve (3) 1979’da sıkı para politikalarına geçişin ardından para politikasının yürütülmesindeki zorluklar. VakıfBank Kültür Yayınları’nın iktisat dizisinin bu kitabı, günümüz iktisadi hayatının bu önemli kavramı, finansallaşma’yı tarihsel sosyolojinin perspektifinden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b68f759f-555d-4dd0-9453-cc15edf1aa61.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket’in 1925’te Meslek gazetesinde tefrika edilmeye başlanan Miras romanı, Silahtar Ali Paşa ve ailesini ele alan bir yozlaşma, çürüme ve dağılmanın hikâyesidir. Romanda II. Meşrutiyet dönemi öncesinin siyasi gerilimleriyle aile bireyleri arasındaki çatışmalar, menfaat arayışları ve ahlaki yozlaşma iç içe verilmiş, böylelikle toplumsal ve bireysel dönüşümlerin girift 
yansımaları üzerine düşünme imkânı ortaya çıkmıştır. Değişen yaşam biçimleriyle ortaya çıkan karşıtlıkları gözlem gücüyle birleştiren Esendal, Miras’ta kurduğu atmosferle edebiyatımızın en temel izleklerinden olan mekânın ve ailenin dağılışını bir kez daha gözler önüne seriyor. 
“Miras, bizde henüz hiçbir numunesi görülmemiş bir romandır. İçinde memleketin gözlerden ve hafızalardan büsbütün silinmekte olan eski hayatı çok kuvvetli ve bilhassa canlı tablolar hâlinde tespit edilmiştir. Bilâ-tereddüt iddia edebiliriz ki son yarım asırlık nesil içinde Türk edebiyatının İstanbul hayatının ince hususiyetlerini tarihe edebî vesikalarla tespit edebilecek bundan kuvvetli bir roman yazılmamıştır. Aynı zamanda gazetemizin mesleğine muvafık bir tarzda içtimai bir tetkiki ihtiva eden bu eser, hem çok meraklı hem de çok faydalı bir teliftir.” 
                                                                                       15 Kânunuevvel 1925, Meslek gazetesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/193022b6-08a9-4626-a8ac-cc27df33df55.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Durağın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Bir mezara yetişmek için beklemek, babamın hediyesiydi. Yüzme bilmeyen birinin kendini dev dalgalara teslim etmesi, ardından bir yunusun kendisini kurtarmasını beklemesi… Karanlık bulutların asla nefes almadığı bir anda Yusuf’un o aydınlık sesi yeşertti geceyi, kendi sesime yetiştim böylece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f6e238-9320-44a3-bc19-4374ebb91b9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur İnsanlar Şafağında</image:title>
            <image:caption>Unutmadım kafesi, ne de alıştım düzenin kumarbaz ellerine 
Dualı nefes, bilge sabır, ak kor kanatları Cibril’in 
Taze mezarıyla şairin, Şehzadebaşı’nda, hep kıyamda 
Kılıcı Ali’nin ki Ali adı yaşadıkça derdi annem 
Kılıç hep keskin, hep yeniden bismillah 
 
Adı Ali kardeşimin, kardeşlerimin, diril ey dağ 
Yasanın ve ahmakların erişemeyeceği, 
Halkın olduğu her yere 
Bütün arka mahallelere, asgari ölçekte öleceklere 
Bir kızılderili başlığı, kartal çığlığı, tunç pençesi inancın 
Yücel ey dağ, doğur bizi bir kez daha 
 
Buradayım, burada, 
Kafesin yıkılışında 
Cesur insanlar şafağında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c90d7926-bed8-45c3-b290-73fd5cc56d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekle Aramdaki Mesafe</image:title>
            <image:caption>Gönlümü almak istiyor hayat 
yeniden kırmak için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439acc70-b1f8-4d2e-936c-bbea99ec72cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yükseliş</image:title>
            <image:caption>Fırlatmaya son 5 saniye. 4… 3… 2… 1… 
SpaceX’in kurucusu Elon Musk’ın tek bir amacı vardı: 
Mars’a gidecek uzay aracını inşa etmek. Ama hiçbir şey düşündüğü kadar kolay olmayacaktı. 
 
Havacılık endüstrisindeki en güçlü oyunculardan biri haline gelmeden önce SpaceX, uçurabileceği bir roket geliştirmek için çabalayan bir girişimden ibaretti. 
Bu iş çok zorlu bir mühendislik süreci gerektiriyordu; diğer birçok özel şirket benzer girişimlerde başarısız olmuştu. 
Ve SpaceX başarılı olsa bile, hükümet sözleşmeleri için on binlerce çalışanı ve on milyarlarca dolarlık yıllık geliri olan Lockheed Martin ve Boeing gibi devlerle rekabet etmek zorunda kalacaktı. 
 
SpaceX’in 200’den az çalışanı ve bankada diğerlerininkine kıyasla devede kulak kalacak 100 milyon doları vardı. 
Ama… 
Yeniden kullanılabilir roketlere öncülük etti ve 2020’de insanları yörüngeye gönderen ilk özel şirket oldu. 
 
Eric Berger, Yükseliş’te okurları SpaceX’in inşasının ilk günlerine götürüyor. Bir gün Mars’a yerleşebilme hayaliyle şirketi kuran Elon Musk’ın cüretkâr vizyonunun temellerini aktarıyor okura. 
 
“Bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.” 
 —Walter Isaacson 
 
“SpaceX’in iniş çıkışlarını anlatan, heyecanla okunacak bir kitap.” 
 —New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9e0eeb-b82d-43f4-a405-10594d90e59d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünü Öp</image:title>
            <image:caption>REALITY SOVA HAZIR OLUN. 
 
Rose Calloway, her şeyin kontrolü altında olduğunu düşünüyordu. Yirmi üç yaşında Princeton’dan mezun olmuştu. Ayrıca Academic Bowl şampiyonu, moda tasarımcısı ve Fortune 500 imparatorlarından birinin kızıydı. Fakat hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildi. 
 
Moda kariyeri tehlikeye düştüğünde onu kurtarmak için çok sıra dışı bir çözüm buldu. 
 
Ve işleri daha da ilginç hale getirerek, hem üniversitedeki hem de hayattaki en büyük rakibi Connor Cobalt’la bir ilişkiye başlamayı kabul etti. 
 
Yirmi dört yaşındaki Connor Cobalt, zayıf adamları ezip geçiyordu. Özgüvenli ve oldukça zeki biri olarak; her anında Rose’un yanında olacağına ve ona yardım edeceğine söz vermişti. Ancak buz kraliçesinin kalbini eritmek, henüz kimsenin başaramadığı bir meydan okumaydı. 
 
Ve şimdi, birlikte yaşamaya başlamışlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d67e530-e26a-4a25-9b42-e66c7f22f441.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpık Nefret - Twisted Serisi 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir doktor olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen çekici ve kibirli JOSH CHEN, baştan çıkaramayacağı hiçbir kadınla tanışmamıştı… 
Ta ki Jules Ambrose’la karşılaşana kadar. 
 
Güzel kızıl, tanıştıkları andan itibaren başının belası olmuştu fakat aynı zamanda da hiçbir kadının yapamadığı kadar zihnini işgal ediyordu. 
 
Aralarındaki düşmanlık unutulmaz bir geceye dönüştüğünde, Josh onu sisteminden sonsuza dek atabilmek için bir çözüm önerisi sundu: 
Basit kuralları olan, fiziksel çıkara dayalı bir anlaşma. 
 
Kıskançlık yok. 
Bağlanmak yok. 
Ve kesinlikle âşık olmak yok. 
 
 
Partileri seven, dışadönük ve hırslı JULES AMBROSE’UN tek bir hedefi vardı: 
Baro sınavını geçip avukat olarak çalışmaya başlamak. 
 
Ve ihtiyacı olan son şey, ne kadar çekici olursa olsun, katlanılmaz kelimesine hakkını veren bir doktorla ilişki kurmaktı. 
 
Fakat onu tanıdıkça, uzun zamandır nefret beslediği adamın göründüğünden çok daha fazlası olduğunu fark etti. 
 
O, en yakın arkadaşının abisiydi. 
En büyük düşmanıydı. 
Ve tek kurtuluşuydu. 
 
Onlarınki cehennemden çıkma bir aşktı. Ancak ilişkilerine geçmişin iblisleri dahil olduğunda onları kurtarabilecek… ya da uğruna çabaladıkları her şeyi mahvedebilecek gerçeklerle yüzleşmeleri gerekecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1789bb27-c16e-4ecc-b0bf-1603de71a01a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bambaşka Bir Sartre</image:title>
            <image:caption>Jean Paul-Sartre’ın manevi kızında bulunan şahsi arşivinden ve kendisiyle yaptığı görüşmelerden hareketle bir başka Sartre portresi çiziyor François Noudelmann. 
“Bambaşka Bir Sartre” yayımlanmamış mektuplar, ses-film kayıtları ve notlardan oluşan bu arşivin izinde Sartre’ın yüzeysel bir turist olmayı sevdiğini, gönlünün çokeşliliğe meylettiğini, angaje yazar kimliğinin üzerine yapışmasından rahatsız olduğunu, müzikle olan ilişkisini ve depresif anlarını ifşa eden şaşırtıcı bir çalışma. 
 
“Bir yazarın hayatına girmek için her şeye karşın bir yol seçmek gerektiğine göre, yan yolları izleme stratejisi verimli olabilir. Bu strateji bağlantılar üzerinden yanlamasına düşünmeyi, çevresi ve –birlikte yeni, şaşırtıcı bir yöne girdiği– kişiler üzerinden bir bireyin izini sürmeyi amaçlıyor. İnsan hayatlarının anlaşılması için biraz epigenetiği devreye sokmak tekanlamlı nedenselcilikten kaçınmayı, yerinde dönüşümleri ve çevrenin yarattığı farklılaşmaları ortaya koymayı sağlıyor. Raymond Aron ona Husserl’den söz etmeseydi ve onu Berlin’e yönlendirmeseydi, Sartre fenomenolog olur muydu? Peki ya Jean Genet ya da Frantz Fanon’la karşılaşmasaydı, Kötü kavramı üzerinde düşünür ve sömürgeciliğe böylesine şiddetle karşı çıkar mıydı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ae6ef9c-909a-4199-b124-57ce403ff028.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Krallığı</image:title>
            <image:caption>Kerem Eksen’in ilk kez 2017’de okurla buluşmuş olan ikinci romanı “Uyku Krallığı” “Biz buraya nasıl geldik?” sorusunun peşinde çıkılan bir arayışın kâh komik kâh hüzünlü hikâyesi; edebiyatımızdan son yıllarda çıkmış en derinlikli romanlardan biri. 
 
“... insanların ruhlarının ve bedenlerinin yükseliş ve düşüş dönemleri yaşadığını, tıpkı kentler ve medeniyetler gibi onların da böyle yükselip alçalan dalgaların içinde sürüklendiğini düşündüm. Belki de bunda bir güzellik vardır, dedim içimden, hatta asıl güzel olan budur – neticede bizim hikâyemiz başka nedir ki Nilgün? Eğer bizim bir tarihimiz varsa, o da bu dalgaların tarihidir bir yerde. 
 
Gençlik düşlerinden uzak düşmüş tarihçi Fikret bir pazar günü evinde hasta yatıyor. İstanbul’un birçok mahallesi ve ülkenin birçok şehri isyanların ateşiyle kasıp kavrulurken, Fikret geçmişin hayaletlerinin arasında buluyor kendini: Üniversite yıllarında tutkuyla çıkarılan bir şiir dergisi, eşi Nilgün’le tanışmalarının ve ilişkilerinin hikâyesi, büyülü bir hatıra olarak kalmış bir “Amerikan Gecesi”, bitmiş dostluklar ve yaşanmamış aşklar, ölmüş ve yaşayan şairler, tarihin umursamaz akışı ve şiddeti, hayatın sıradanlığı içinde yakalanan şiirsel anlar... Hepsi Tarihçi Fikret’in ve onu hâlâ bir gölge gibi takip eden Şair Fikret Efendi’nin bulanık zihninde resmigeçit yapıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86c7c7f3-fe62-478b-9d32-2cad56442763.jpg</image:loc>
            <image:title>Telekli Sincap ile Şakacı Köstebek</image:title>
            <image:caption>Doğan Gündüz’ün yazdığı “Telekli Sincap” serisi “Telekli Sincap ile Şakacı Köstebek” kitabıyla devam ediyor. Bu kitaba da yarattığı harika hayvanlar dünyasıyla Meryem Tanrıkulu resimleriyle eşlik ediyor. 
 
Telekli Sincap okulun biraz ilerisinde Meşe palamudunu kemiriyordu keyifle. 
Birden ayaklarının altı sarsıldı, toprak havalandı. 
Korktu, ne olduğunu anlamadı, yer yarılıyor sandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c67ad1ba-e561-4e6c-97b8-be18ae0a02f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Lampje ve Denizin Çocukları</image:title>
            <image:caption>Bir deniz fenerinde yaşayan Lampje (Lampyı) her akşam feneri yakmak zorundadır. Babasının hem aksayan bacağı hem de derin mutsuzluğu nedeniyle bu işi tek başına yapar. Kasabanın üzerinde fırtına bulutlarının dolaştığı bir gün Lampje yeni bir kutu kibrit almayı unutur. Kibrit almak için dakikalarca yürür, koşar, ıslanır, yüzer ama zamanında yetişemez. Fener yanmaz, bir gemi kaza yapar ve bütün sorumluluk Lampje ile babasına kalır. 
 
Lampje’nın cezası Kara Şato’ya gönderilmek olur. Şu canavarların yaşadığı söylenilen tuhaf eve. Lampje’nın ilk gecesinde iniltiler ve hırlamalar nedeniyle geceyi yatağın altında geçirmek zorunda kaldığı eve. Ardından… Ardından Lampje’nın macerası başlar. Cüceler, denizkızları, denizciler, kaptanlar ve korsanlarla dolu bu büyük macerada okurları arkadaşlık ve özgürlük için verilen masalsı bir mücadele bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109674</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/128eba73-35b0-49e8-88a5-9cd91a07bf45.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudunu Yitirmeyen Sığırcık</image:title>
            <image:caption>“Umudunu yitirme, hayal et, cesur ol!” 
 
Küçük sığırcık, annesi, babası ve kardeşleri gibi uçup gökyüzündeki büyük sığırcık sürüsüne katılmak istiyor. Küçük sığırcık uçacak ama birazcık cesarete ihtiyacı var. Cesaretini topladığında çok çalışması gerekecek ama umudunu yitirmeyecek bizim sığırcık. Umut ve cesaret bir olduğunda hiçbir kanadın gücü yetmez ulaşmaya, umudunu yitirmeyenin uçuşuna! 
 
Filiz Özdem’in cesaret üzerine bu umut dolu hikâyesine Seçil Çokan resimleriyle eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3cf6e50-c5aa-477d-b8e2-64953d1edcc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykudan Uyanamayan Minik Yediuyurun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Geçen sonbaharda minik yediuyuru bir türlü uyku tutmamıştı hatırladınız mı? 
 
Minik yediuyur şimdi mışıl mışıl uyuyor. Ama artık bahar geldi, tabii minik yediuyurun uyanma vakti de geldi. Bakalım arkadaşları bizim ufaklığı uyandırabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dddc6040-cb33-4bf2-9557-d2dbac1776dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Ayakkabı</image:title>
            <image:caption>Sınav çıkışı biraz da stres atmak için samimi arkadaşları Selcan, Gökçe ve Hilal’i yanıma alarak mahallenin en işlek caddesinde önce vitrinlere bakmaya sonra bir kafede oturup çay içmeye karar verdiler. Vitrinin birinin önünden geçerken kırmızı, pırıl pırıl parlayan bir ayakkabı dikkatini çekti Selcan’ın. “Kızlar, bakar mısınız ne güzel! Anneme söyleyip bu ayakkabıyı hemen aldıracağım.” dedi. Gerçekten de güzel bir ayakkabıydı. İlayda’nın da içi gitmişti ayakkabıyı görünce. Vitrinin önünde ayrılıp yürümeye devam ettikleri sıra arkadaşlarımdan birinin yanlarında olmadığını fark etti İlayda. Dönüp arkasına baktığında hâlâ ayakkabının sergilendiği vitrini seyrettiğini gördü Hilal’in. Çaktırmadan yanına yaklaştı. “Gerçekten güzel değil mi?” diye sorunca Hilal, sesin geldiği yere yüzünü döndü. İlayda, vakit kaybetmeden mağazaya girdi ve ayakkabının fiyatını sordu. Cebindeki para yeterli olsa alacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43db50bb-4a0f-48b8-b37a-dd8aec26269c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyılın Dehası Atatürk</image:title>
            <image:caption>7 yaşındayken yetim kaldı. 
10 yaşında yeni okulundaki hocası tarafından ciddi şekilde hırpalandı. 
17 yaşında hayalindeki okulun çok arzu ettiği bölümüne giremedi. 
24 yaşında tutuklandı, sorgulandı, iki ay bir hücre hapsiyle cezalandırıldı. 
25 yaşında sürgüne gönderildi. 
30 yaşındayken doğduğu şehir düşman işgaline uğradı. 
37 yaşında börek hastalığından Viyana’da iki ay tedavi gördü. 
37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu dağıtıldı. 
38 yaşında görevinden atıldı ve kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı. 
38 yaşındayken bir kongreye emanet alınan bir elbiseyle katıldı. 
39 yaşında idam cezasına çarptırıldı. 
Hayatının her döneminde umut adamı oldu. 
“Para yok.” dediler, “Bulunur.”dedi. 
“Ordu yok.” dediler, “Kurulur.” dedi. 
“Düşman çok.” dediler, 
“Yenilir.” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/874e3e9a-6f8b-4b6f-aaeb-12bc294fab7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusula Şaşarsa</image:title>
            <image:caption>‘’Pusula Şaşarsa’’ için son söyleyeceğimi ilk baştan belirteceğim: Titiz bir yazarın hassas algısıyla duyumsadığı ve güçlü kalemiyle aktardığı çarpıcı bir psikolojik roman okuyacaksınız. 
 
Sokağa çıktığımızda biraz yürüyünce karşımıza çıkabilecek denli sıradan bir karakterin, pusulası şaştığında nereden nerelere savrulabileceğini, tahmin edilmesi pek mümkün olmayan bir olay örgüsünün giriftliğinde bunca çarpıcı biçimde aktarabilmek her yazarın harcı değil doğrusu. 
 
Selim S. Hacısalihzade bu yeni kitabında incelikli üslubuyla, okurlarını iştah açıcı bir edebiyat ziyafetine davet ediyor. Bu görkemli şölene kayıtsız kalmayın derim. 
 
Polat Onat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2ea9234-756c-4507-89e9-7fae4407ed6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikroplar</image:title>
            <image:caption>Mikroplar çok çok küçükler ama marifetleri oldukça büyük. Hepimiz, mikroplardan korunmamız gerektiğini biliyoruz. Bunun için yemekten önce, yemekten sonra, dışarıdan gelince ellerimizi yıkamamız gerektiğini de  biliyoruz. Peki, gözümüzle göremediğimiz bu minicik canlıları ne kadar tanıyoruz?  Bu minik canlılar nasıl oluyor da bize zarar verebiliyor? Mikropların hepsi zararlı mı? Yararlı mikroplar var mı? Mikroplarla ilgili bunun gibi ne çok soru kafamızı kurcalıyor. Bu kitapta, mikroplarla ilgili bilmek isteyeceğimiz her şey bilimsel olarak çocuklar için derlendi. Mikropların ilginç dünyasına öğretici bir yolculuk yapmaya hazır mıyız? Ama önce ellerimizi yıkayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9097eba-113e-4eba-865e-d3fdf24075a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Çizgi Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 5-6 yaş çocukların okula hazırlık yaptıkları bu dönemde, kalem kullanma becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. Eğlenceli tasarımıyla dikkat çeken kitapta çocukların dikkat süreleri gözetilerek hazırlanan dik, eğik, daire ve yatay çizgi çalışmaları yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f51497c-1a4a-4dfa-8550-7018ecab4449.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Fen Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 5-6 yaş çocukların inceleme, sorgulama, nedenleri araştırma, deney ve gözlem yapabilme, sonuçları kavrama yeteneğini destekleyecek etkinliklere yer veriliyor. Hayvanlar, bitkiler, doğa olayları, Dünya, madde ve uzay gibi konuları içeren kitap, Aslan karakterinin renkli dünyasıyla çocuklara sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fb4b1fb-63da-4e1c-89f8-d2f8a3e25f64.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Matematik Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 1’den 10’a kadar sayılar başta olmak üzere temel matematik becerilerini çocuklara kazandırmayı hedefliyor. Rakam ve sayı kavramları, ilişkilendirme, örüntü gibi temellerde hazırlanan etkinlikler, Aslan’ın renkli dünyasıyla birlikte sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daf61eda-f0eb-4a95-bad8-61ac1b70b092.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Kavram Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>MEB Okul Öncesi Programı içinde yer verilen kavramları içeren kitap, 5-6 yaş grubu çocuklara eşleştirme, ilişkilendirme, gruplama, sınıflandırma gibi çeşitli etkinlik türleri ile kavramları sunuyor. Aslan ve arkadaşlarının neşeli dünyası içinde verilen etkinlikler, ilgi çekici tasarımlarıyla öğrenmeyi eğlenceli hâle getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bf42096-5a57-4fcd-ad13-089274d1aeab.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapistin Bir Günü, Bölünmüş Zihinlerle</image:title>
            <image:caption>Terapistin Bir Günü, disosiyatif kimlik bozukluğu yaşayan hastalarla yaklaşık 30 yıldır çalışan Prof. Dr. Medaim Yanık’ın kaleminden, insanın içindeki dehlizlere fener tutan bir kitap… Yanık bu kitapta, insan zihninde acıyla baş edebilmek için üretilmiş alter kişiliklerle ortaya çıkan zihin bölünmesi rahatsızlığını farklı örneklerle işliyor. Terapistin Bir Günü, terapistler tarafından yazılan birçok kitabın aksine, danışanların kişisel bilgileri gizlenerek yazılmış bir örnek vakalar kitabı değil. Yine de her okur bu kitapta kendinden bir şeyler bulabilecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bff38bd2-f6d0-4b5f-9b4b-45fc0621dbe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Dikkat ve Kodlama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 5-6 yaş çocukların algılama, görsel dikkat kazanma, görsel ayrıştırma gibi yeteneklerini geliştirmeyi hedefliyor. Problem çözme ve çözüm bulma becerisini arttırmaya yönelik hazırlanan etkinlikler, Aslan karakteriyle de dikkat çekici bir hâle geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06bbfe2c-9c26-4687-8087-c75ba056465e.jpg</image:loc>
            <image:title>Baringo ile Sıradan Hariciye Sohbetleri II</image:title>
            <image:caption>“HOLLANDA YENİDEN 
Amsterdam / Ağustos 2006 
…Nairobi, Karlsruhe, Münih, Tebriz ve Saraybosna derken yıllar sonra tekrar Deventer’e hem de Başkonsolos olarak gelmek heyecan vericiydi. Ama ne yazık ki, bu sefer başkâtibi Baringo yanında değildi. Son tayin yeri Bosna Hersek dâhil, aile ile tam beş tayin yerinde birlikte bir hayat geçirdikleri ‘Jack Russel’ teriyer cinsi Baringo’nun ihtiyar kalbi daha fazla dayanamamış ve bir ay kadar önce son nefesini İstanbul’daki evlerinde vermişti. Tuzla’daki belediye hayvan mezarlığına gömdükleri on dört yaşındaki dostlarının mezarına sadece, ‘BARİNGO’ yazılı bir mermer taş diktirmişler, toprağın üzerine de oyuncaklarından birini bırakmışlardı. Şimdi artık aile albümündeki bir fotoğraf ile canlandırılan bu mezar yerinin, yıllar içinde tamamen betona teslim olan İstanbul coğrafyasında halen yerinde durup durmadığı ise bir soru işaretiydi!” Baringo’nun maceraları devam ediyor! Emekli Büyükelçi Hidayet Bey’in meraklı köpeği ve sırdaşı Baringo, Patronu’nun Hollanda, Almanya ve Afrika’nın Sahraaltı’ndaki gizemli ülkesi Zimbabve’deki anılarını kendine has neşeli üslubu ile anlatmayı bu ikinci kitapta da sürdürüyor. Değişik coğrafya ve kültürler arasında kordiplomatik hayattan kesitlerin yansıtıldığı kitap, ciddilik-mizahilik dengesini yine tam kıvamında tutarak okuyucuyu keyifli bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d915e8e5-242f-4a9c-b04d-28214d509710.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Evliliklerin 7 Özelliği</image:title>
            <image:caption>Mutlu bir evliliğe sahip olmak gerçekten mümkün mü? Mutlu bir evlilik için yapılması gerekenlerin başında neler geliyor? Prof. Dr. Medaim Yanık’ın en az 10 yıllık evli olan eşlerle yapmış olduğu çalışma, mutlu evliliklerin mümkün olduğu ve bunların yedi ortak özelliği olduğunu ortaya koyuyor. Bu kitap, mutlu evliliklerin olabileceğine inanmayanları ikna etmekle birlikte okura bunu nasıl inşa edeceğine dair bir yol haritası da sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6820af0b-a99f-4717-a366-98a09af0e34c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hikayem</image:title>
            <image:caption>Doğum her şeyin başlangıcı, bir Dünya’ya veda, başka bir Dünya’ya merhaba! 
Bu mucizevi olay, o kadar doğal ve o kadar seyrinde ki… 
Ve bu heyecan, aşk, büyü, güç, kuvvet dolu anı yaşayan sadece siz olmayacaksınız. 
Bebeğiniz de, doğumunuz başladığında aynı heyecanla size doğru yavaş yavaş gelirken, sizi dinleyecek, duyacak ve hissedecek. Aranızdaki akışa izin verdiğiniz müddetçe, her şey daha kolay ve seyrinde olacak. Ve vakti zamanı geldiğinde yavrunuz, zaten o çok iyi bildiği, yaşadığı doğumunu tekrar sizden duymak isteyecek. 
  Bu öykü, işte tam bu anlar için size ilham olması dileğiyle yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7cba7c2-e58b-4e74-a957-7d483af8714e.jpg</image:loc>
            <image:title>Histerik Kahkaha</image:title>
            <image:caption>HİSTERİK KAHKAHA 
Sahip olmak isteyip de olamadıklarım 
Unutmaya çalıştığım anılarım 
Hatırlamaya çalışıp da hatırlayamadıklarım 
Beni ağlatan ama gözyaşlarımda boğamadıklarım 
 
Zamanında yakalayamadığım imkânlarım 
Özgürlüğümde kaybettiğim duygularım 
Kahkahalarında nefessiz kaldıklarım 
Sahte gülüşlerinde dibi boyladıklarım 
 
Çığlığımı duyuramadıklarım 
Çılgınlığımda esir ettiklerim 
Sevgimle sıktıklarım 
Sevemediğim hayatım, alışamadığım alışkanlıklarım 
 
Sizlere anlatamadıklarım 
Buraya yazamadıklarım 
Histerik kahkahalarımda sağır ettiklerim 
Sevgimi hak etmeyen sevdiklerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd033253-6538-4680-9fbe-d9f4c50787c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Anlar İçin Ev Yapımı Mucizeler</image:title>
            <image:caption>“Büyük bir tutku, büyü gibidir ve olayları istediği yönde değiştirebilir.” 
– Carl Gustav Jung 
Olağanüstü anlarla karşılaşmaya hazır mısınız? 
Ayaklarınızın yerden kesileceği, karnınızda kelebeklerin uçuşacağı, heyecandan yerinizde duramayacağınız ve hayat boyu hiç unutamayacağınız anlar yaşamaya var mısınız? 
Olağanüstü anlar sihirli anahtarlardır ve her anın içindedir. 
İçtiğiniz suyun, soluduğunuz havanın, tatlı uykunuzun, köpüklü kahvenizin, demli çayınızın, yediğiniz bir lokmanın, bir telefon görüşmenizin, saksıdaki bitkinizin, okuduğunuz kitabın enerjisini küçücük bir reçeteyle dönüştürerek olağanüstü anları, kocaman zaferleriniz için biriktirmeye başlayın. 
Hayat, vermek için, fark edilmeyi bekliyor sadece...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8d1b97-de84-4353-a0b7-189f97188d1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Parça</image:title>
            <image:caption>Öksüz ve yetim olan Hüseyin isimli kimsesiz bir çocuğun hayatı, Harput’ta yaşayan amcası Ali Ağa’nın yanına taşınmasıyla bir anda değişir. İçinde kötülüğe dair hiçbir şey taşımayan, saf kalpli Hüseyin, Ali Ağa’nın cömertliği ve bilgeliği ile varoluşundaki eksik parçayı ararken, bir yandan da insanların içindeki haset ve düşmanlıkla mücadele eder. Beklenmedik bir anda karşısına çıkan Emine ise Hüseyin’in bu zorlu yolculuğundaki tek durağı olacaktır. 
Selahattin Şimşek, “Eksik Parça” isimli kitabında Elazığ’ın efsanelere konu olan antik kenti Harput’ta geçen sıcak bir aşk hikâyesini, önce ve sonrasıyla ele alıyor. Kuşaklar boyunca devam eden anlam arayışını toplumsal gerçekçi bir dille sayfalara döken Şimşek, köy ve şehir hayatının çatışmalarını, nesiller arasındaki kopukluğu ve en sonunda yine özüne dönen insanlığı çarpıcı bir üslupla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6528e24a-3ec0-4feb-bae5-21786182bdc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş</image:title>
            <image:caption>“Ateş ile Pervanenin hikayesini biliyor musun?” diye sormuş ve devam etmiş kan sıçramış satırlarına. “Yanacağını bile bile ateşe doğru uçar pervane. Onun ışığına, sıcaklığına vurulur. Cezbeder onu ateş. Akıl kabullenmez bir aşk bu. Pervane heyecanla, aşkla ateşe yaklaşır, etrafında döner. Onu görmesini ister. Ateşe yaklaştıkça küle döner pervane. O aşk onu yakar, yok eder...” 
Maşuk bilir miydi Ateş olduğunu? 
Bilseydi eğer karşı koyabilir miydi bu yangına? 
Hatırlatır mıydı yakıp, kavuracağını? 
Peki, Pervanesi vazgeçer miydi bu ışığa kanat çırpmaktan? 
Gerçek bir hikayeden uyarlanan “Pervane” eserinin devam kitabında Ateş ile tanışıyorsunuz. 
Pervanenin Ateş’i...           
Sorun kendinize... 
Siz kendi hikayenizde kimsiniz? 
Ateş mi, Pervane mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2718c229-e4d6-42e2-a866-e9a0317da887.jpg</image:loc>
            <image:title>Koştuğunda Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Yarın bir 
Sonraki gün iki 
Koştuğunda rüzgâr 
Hem de kısa bir akşamın darında 
Yalnız ben yürüyeceğim 
Fırtınaya karşı tek başıma 
Su toplamış ayaklarım tanık olacak 
Kıpkırmızı savrulmalarıma 
Ve döküldüğüme yollara 
Sahipsiz içimden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aca7bce7-c128-46be-9f29-a170cde8218b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Duvar Arası</image:title>
            <image:caption>Leyal mı, Avcı mı, Gece Kızı mı? Biri merhametli, sevgi dolu, biri zeki ve cesur, diğeri ise bir katil… Bir bedende üç kişi, hepsinin yolu farklı. Sıkıştıkları yerse dört duvar arası… 
 “Dört duvar arasında bir ev, hapishane, hastane veya herhangi bir yerde üstüne üstüne gelen duvarları aşabilmek için bazen bağırarak sesini duyurmak, bazen sessiz kalıp beklemek bazense kurnazca duvarları aşmayı denemek gerekir. Dört duvar arasında bir yerine neresi olduğunun bir önemi yok. Hapsolmuş beş kişi; hepsi farklı yolları seçti. Kimileri sessiz kalıp duvarların altında kaldı, kimileri o duvarlarla mutlu olmayı öğrendi, kimileri sesini çıkararak eninde sonunda ölü ya da diri sesini duyurdu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30222086-2f16-4358-bdbe-975a58db6c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Siyaset Yazıları:2</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın bilgisi, bilinci, yol haritası Özdemir İnce’nin eleştirel denemelerinde sürekli karşımıza çıkar. O, gündemleştirdiği edebi konular kadar; kavramlardan, bunların dilde/yazıda kullanılışa dönük bakışını dile getirmede cesur ve ataktır. Öyle ki; Edebiyat ve Siyaset Yazıları onun bu bakışının birikimini taşır okura. Bu anlamda serinin ikinci kitabı Çile Törenleri, Dinozorca Özdemir İnce’nin kendi edebi coğrafyasının renklerini de içeren denemelerini bir araya getiriyor. Edebiyatın yaşayan, tanık olunan zamanlarına dönük bir bakış, bir birikimdir Özdemir İnce’nin sunduğu. Günümüz Türk edebiyatının varoluşsal sorunlarına da bir tanıklıktır aynı zamanda. 
 
“Sanatta her yeni eğilim önce problemlerini ortaya koyar. Sonra o iddiayı kuvvetlendiren ve ona uygun eserler verirmiş. Yani ozanlar oturacaklar, yeni şiirin ne türlü olması gerektiğini tartışacaklar, sonunda ilkeler oya sunulacak, çoğunluğu sağlayan ilkelerden belirli bir ölçüye varacaklar, eserlerini de bu ölçülere uydurmak tek ve yeter amaçları olacak, böylece sağlam sandıkları ilkeler onları sağlam yapıtlara götürecek. Biz bundan bunu çıkardık, başka türlü anlayan varsa parmak kaldırsın. Yağma yok! Şiir o kadar kolay değil.” 
 
Özdemir İnce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6d8bc0-0aa2-494d-8c8e-df2197ecd114.jpg</image:loc>
            <image:title>Renk Cümbüşü</image:title>
            <image:caption>Sen tekrar tekrar çalınan tek bir notadan fazlasısın. 
Sen bir senfonisin. 
 
Newbery Medal Ödüllü yazar Matt de la Peña ve New York Times çoksatar illüstratörü Corinna Luyken’den her çocuğun sahip olduğu sonsuz olasılığa dair derin bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76fd51d-48dc-4547-aaa4-096c78485566.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaflar Kulübü</image:title>
            <image:caption>İspanyol edebiyatının çok ödüllü yazarlarından Jordi Sierra i Fabra, farklılıkların ve empatinin birleştirici etkisini yürekleri ısıtan bir hikâyeyle resmediyor. Her insanın, biricik yaşamının değerini hatırlatan roman, çocukların kaygılarını yıkıyor, samimi bir değişimin yolunu çiziyor. Kendini tuhaf, farklı ya da yalnız hisseden herkesi dünyanın en ilginç, en naif, en dost canlısı kulübüne davet ediyor. Farklılıkların sunduğu renkliliğin, insanın kendine gülmeyi öğrenmesinin ve kendisiyle barışmasının gücünü, yalın anlatımıyla duyumsatıyor. Hugo kekeme, Bernardo disleksilidir. Sınıfın zorbası Vicente, onlara hayatı dar etmektedir. Bir kulüp kurmaya karar veren çocuklar, internette kendileri gibi &quot;tuhaf&quot; ünlüleri keşfederler. Mozart, John Lennon, Scarlet Johansson, Da Vinci, Picasso, Edison, Napolyon, Tom Cruise ve daha nicesi miyop, kısa boylu ya da kekemedir. Yalnız olmadıklarını anlayan ikili önce pek sevinir. Ancak Tuhaflar Kulübü&apos;nün üyeleri arttıkça işler çığrından çıkmaya, tuhaflıklar sorgulanmaya başlanır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb000d80-830f-4c69-a190-27bac5539664.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta İsyan</image:title>
            <image:caption>Edebiyat ve İsyan Şerif Temurtaş’ın dergilere gönderdiği şiir sanatına ilişkin yazıları içeriyor. Eserde yanıtlanan ana soru “şairlerin sorumlulukları nelerdir,” sorusu. Şerif Temurtaş’a göre şairin, her coğrafyada ve her dönemde hem bağlı bulunduğu topluma hem de insanlığa ilişkin sorumlulukları vardır. Sırtını yaşadığı toplumun sorunlarına dönerek, dünyada yaşanan olumsuzlukları görmezden gelerek şiir yazmak kabul edilebilir bir şiirsel duruş değildir. Şair yazarın üreterek topluma karşı sorumluluğunu yerine getirirken gerçeklerden kaçmadan yaşananı yazmalıdır. 
Şerif Temurtaş söze “neye yarar edebiyat bir itiraz bir isyan barındırmıyorsa!” diyerek başlıyor. Şairin görevi; söylenemeyeni söylemek, karşı durulamayana karşı durmak, içinde yaşadığı toplumdan ve dünyadan çok daha önde yürümektir. Çünkü edebiyat baştan başa isyan etmektir. 
Eser boyunca toplumcu gerçekçi şiir ve edebiyat geleneğine haklı övgüler yer almakta. Enver Gökçe, A. Kadir, Gülten Akın, Hasan Hüseyin, Refik Durbaş, Veysel Çolak, Yaşar Kemal, Ahmet Erhan gibi ustaların adları anılmakta. Toplumcu gerçekçi gelenek insandan, ezilenden, sömürülenden yana tavır alarak ben değil, biz diyebilmeyi başarabilmiştir. 
“Haksızlığa başkaldırmayan şair, yazar olamaz.” diyen şaire biz de selam olsun diyelim. Söyledikleriyle de yazdıklarıyla da yaraya merhem olmaya çalışan diğer bütün sorumluluk sahibi sanatçılara olduğu gibi… 
Hatice Eğilmez Kaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57bcf82d-4aaa-4b53-bb45-9d9182730c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf ile Elif</image:title>
            <image:caption>Osman Aysu’nun maharetli kalemi bu kez okurlarına  1830’lu yılların çalkantılı İstanbul’unda başlayan masalsı bir aşk öyküsü sunuyor. 31. Osmanlı Padişahı Abdülmecit, babası II. Mahmud’un Osmanlı’da başlattığı aydınlanma hareketlerini devam ettirerek Tanzimat Fermanı’nı yürürlüğe sokmuş; bu adım ilerleme yanlılarınca coşkuyla karşılanırken, muhafazakâr kesim için büyük bir günah olarak addedilmiştir. Bu karmaşa döneminde kimin kiminle yol tuttuğu, kimin kime kumpas kurduğu alanen bilinememektedir.
Elif ’in ilk görüşte aşkla başlayan ve içereceği çilelerle Kerem ile Aslı’nın, Ferhat ile Şirin’in destansı sevdalarına evrilecek serüveni böyle bir ortamda filizlenir.
Osman Aysu, tarihteki gerçek kişilerle kurgu karakterleri ustaca bir araya getirdiği bu romanında, Osmanlı’nın en çalkantılı dönemlerinden birinde yaşananları da yarı belgesel tarzda okuruna aktarıyor. Abdülmecit’in yanında ve karşısında duranların bağlılık ve darbe çatışmaları, Osmanlı’nın büyük yaralar almasına sebep olan savaşlar, dönemin İstanbul’uyla Selanik’indeki günlük yaşantıya dair kesitler ve bütün güçlüklere karşın yok edilemeyen büyük bir aşk bu kitabın sayfalarından okurunun zihnine ulaşıyor. İlk sayfadan son sayfaya dek bir solukta okuyacağınıza inanıyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acabfd9d-1dfd-4f35-86ff-e4d28d53c245.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Gazetecilik İyi ki Gazetecilik</image:title>
            <image:caption>Her şeye rağmen, ille de gazetecilik! Barış İnce&apos;nin yayına hazırladığı İyi Gazetecilik İyi ki Gazetecilik, 90&apos;lar Türkiye&apos;sinde yükselmeye başlayan yeni medya düzeninin kuruluşuna birinci elden tanıklık eden ödüllü gazeteci Timur Soykan&apos;ın anıları ve anlatılarıyla şekillenen bir nehir söyleşi kitabı. Muhalif duruşu, cesur kişiliği ve özgün yazım tarzıyla sıfırdan inşa ettiği gazetecilik kariyerini, &apos;&apos;6 yaşında evlendirilen kız çocuğu&apos;&apos; haberiyle doruk noktasına tırmandıran Timur Soykan&apos;ı çok daha yakından tanımamızı sağlayan kitap; Türkiye&apos;nin yakın tarihine ayna tutmakla kalmıyor, aynı zamanda &apos;&apos;bol çalkantılı&apos;&apos; merkez medyanın gerçekçi bir panoramasını da çiziyor.  Haberciliğin yıllar içindeki değişimini ve dönüşümünü çarpıcı kesitler eşliğinde anlatan Soykan, İnce&apos;nin yönelttiği sorulara verdiği yanıtlarda; baskı ve korku ikliminde &apos;&apos;iyi gazetecilik&apos;&apos;ten taviz vermemenin zorluğundan, sansürün medyanın temel kodlarına nasıl işlediğinden ve gazetecileri zorunlu nedenlerle birer aktiviste dönüştüren sistemin bozulan çarklarından söz ediyor.   &apos;&apos;Sanki normal demokrasi koşullarında yaşıyormuşsun gibi gazetecilik yapamazsın Türkiye&apos;de.&apos;&apos; Kötülüğün etrafını sardığı karanlığın içinde küçük bir umut ışığı oldu Timur Soykan diğer pek çok gazeteci gibi. Suskun dönemlerin &apos;&apos;ses&apos;&apos;lerinden birine dönüştü zamanla. Yaptığı iş cesaret ve kahramanlık olarak görüldü pek çokları tarafından. Oysa ona göre bu onun işiydi zaten. Hayatı pahasına da olsa, sadece gerçekleri söylemek... Gazeteciliğe ne zaman merak sardı? Plaza medyasının orta yerine düştüğü stajyerlik döneminde hangi göz kamaştırıcı olayları yaşadı? İlk haberi ne oldu? Edebiyatla ilişkisi habercilik kalemini nereye taşıdı? Gece muhabirliği yaptığı yıllarda nelerle yüzleşti? Yıllar boyunca kimlerin oltasına geldi, kandırıldı? Bulvar gazetesi için çalışırken nasıl çaktırmadan muhalefet yaptı? Devletin basılmaması için seferber olduğu bir kitabı yok edilmekten nasıl kurtardı? Ölümün soğuk nefesi ensesindeyken, ülkeyi derinden sarsacak haberleri günyüzüne çıkarmaktan hiç endişe duymadı mı?   Barış İnce sordu, Timur Soykan yanıtladı... Bir dönemler merkez medya için bütün gün elleri cepte, sokaklarda insan öyküleri toplarken, bugünlerde alternatif muhalif basının yaşamını idame ettirmesi için savaş veren Timur Soykan&apos;ın hayatından ve gazetecilik serüveninden renkli manzaralar sunan bu keyifli nehir söyleşi sayesinde; medyanın demokrasi için dördüncü kuvvet olduğuna bir kez daha şahitlik edeceksiniz. &apos;&apos;İşten atılan bir arkadaşı için ya da hapisteki bir meslektaşı veya hiç tanımadığı bir kız çocuğu için, bedel ödemeyi göze almak, bugün için en büyük kahramanlık bence... Kahramanların çoğalması ve sıradanlaşması dileğiyle...&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168bebca-1571-44c8-84b6-d5a9bfa2b4e4.jpg</image:loc>
            <image:title>George: Bir Saksağanın Anıları</image:title>
            <image:caption>Bazen birini kurtarmak için elimizi uzattığımızda kurtulan biz oluruz. Tıpkı aidiyet sorunları ve köksüzlük hissiyle boğuşan Frieda Hughes’in başına geldiği gibi.   O, Galler kırsalının derinliklerinde hayata geçirilecek projeler, ekilecek bir bahçe, yapılacak resimler ve kurtarılacak hasta evliliğinin üzerine düşünüyordu. Her şey fırtınada neredeyse yok olmak üzere olan bir yuvada hayatta kalan tek yavru saksağanı kurtarmasıyla başladı. Onu yaşama döndürürken kendi hayatının akışının değişeceğini nereden bilebilirdi…   Şair ve ressam Frieda Hughes, keder ve yalnızlığın ardından, saksağan George ve yavrularıyla birlikte kendiyle bağ kurduğu bir yolculuğa çıkıyor.  George ile tanışana kadar tüm yaşamı bir yuva arayışıyla geçen Hughes, gerçek sevgi bağının yaralı bir ruh için teselli sağlama gücüne sahip olduğunun unutulmaz hikâyesini şiirsel bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95ce4c7e-04f5-4758-8c94-b741fca83711.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustura Kemal – Bin Yaşa Gazi Paşa</image:title>
            <image:caption>&quot;İstanbul işgal altında... 
 
İtilaf kuvvetlerinin askerleri ve işbirlikçileri sokaklarda kol gezerken Anadolu&apos;da Millî Mücadele&apos;yi destekleyen direnişçi gruplar da faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu zorlu zamanlarda, İstanbul sokaklarına bileği ve namıyla kök söktürmüş Ustura Kemal artık raconu çiğneyen kabadayılardan ziyade işgalcilere ve onların işbirlikçilerine karşı mücadele etmektedir. &apos;Bin Yaşa Gazi Paşa&apos; Üsküdar&apos;ın efsane kabadayısı Ustura Kemal&apos;in Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşadığı soluksuz bir macerayı okura sunuyor...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba577fc3-4b21-4a71-b24a-40d76cdcfe64.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar, Huş Ağacı ve Minik Kuş</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın elbette bir sonu vardır, ancak bu hayata ne kadar sevgi sığdırırsak o kadar anlam bulmuş oluruz. İşte Ahmet Yağcı’nın yazdığı bu kısa öyküler, bize bu yolculukta eşlik ediyor. 
 
Düşünsenize bir kar tanesinin ömrü ne kadar kısa! Oysa ne kadar beyaz, pürüzsüz ve saf. Tam olmak isteyeceğiniz gibi. Ömrünün bu denli kısa olacağını bile bile var olmaktan hiç çekinmez kar taneleri. Kısa da olsa mükemmel olmak ve bununla gurur duymak yeter. İstemsizce camda aşağıya doğru kayan su damlasına takılıyor gözlerim. Bir yerlerde hali hazırda akan bir insan ömrü gibi, farkında olmadan. Keşke insan kendini dışarıdan izleyebilse bir şekilde. Akan ömrünün camda bıraktığı izleri takip edip farkına varabilse bir son olduğunun. Evet, bir “son”. Filmlerdeki gibi tekrar başa sarıp izleyemeyeceğini acıyla fark edeceği kadar yakın bir son. Hiç gelmeyeceğini düşündüğümüz, aklımıza geldiğinde korkup düşünmek istemediğimiz, hep ertelediğimiz bir son. Tıpkı bu trenin varacağı istasyon gibi orada bekliyor bizleri. Hepimizin hayatları aslında böyle bir yolculuk değil mi indiğimiz istasyonları farklı olan? Ama hep bir son istasyon orada bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b40dc444-ad7b-4d41-96e9-7f600f1e4b93.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Muhsin&apos;den Bin Muhsin&apos;e</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın diğer kitaplardan farkı burada onu karşılıksız sevenler var. 
Onun dimdik duruşunu, davaya olan inancını sevip ona saygı duyan, onu seven insanlar var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9618dd1b-16ea-41ad-80b0-a9a7d5eb420c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlle de Yozgat</image:title>
            <image:caption>Tekke Yenicesi benim köyümdür 
Mahmudevi sülâlemdir soyumdur 
Şahmuratlı sâkinleri dayımdır 
Hariçte köy dahilde soy öz gelir 
 
Gurbetten sılaya selâm yollarım 
Taş yerinde ağır imiş bellerim 
Bozok Kültür bayrağını sallarım 
Fikrim şu ki benden önce biz gelir 
 
Çok şükür gayretim olmadı hebâ 
Teveccühe mazhar oldu her çaba 
Köklerimden bağlıyım bu turâba 
Toprağından mis kokulu toz gelir 
 
Bağrıyanık mahlasımla anıldım 
Abi kardeş dost yerine konuldum 
Ne üslupta ne tanım da yanıldım 
Şiir biter söz tükenir saz gelir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c9cd392-f9e8-4d29-a56a-ff903d74b85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tohum</image:title>
            <image:caption>Biz insanlar narsisist olduğumuz için, tarih boyunca her şeyi bildiğimizi iddia ettik ve her defasında yanıldık. Dünya’nın hatta evrenin merkezinde olduğumuzu sandık. Evren, Samanyolu, Güneş, yıldızlar, Dünya… Hepsi bizim için yaratılmıştı, fakat bizden önce sadece Dünya’da milyarlarca yıl geçmiş olduğunu öğrendik. Güneş’in, yıldızların bizim etrafımızda döndüğünden çok emindik, ancak yanıldığımızı elimizde bir tek Ay kalınca anladık. Dünya’nın yuvarlak olduğunu, kendi etrafında döndüğünü de yeni fark ettik. Narsisistler, kendilerini özel ve en büyük görürler ama uzaydan kendimize bakınca küçüktük, bir kum tanesi kadar bile değildik. Şimşekler, yerçekimi, gelgitler, depremler… Ne olduklarını öğrenene kadar bambaşka kesin doğrularımız vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c662a0fe-5d88-4f58-a077-01946c3bbb38.jpg</image:loc>
            <image:title>Killik</image:title>
            <image:caption>KİLLİK, Cumhuriyet sonrası Türk Edebiyatı&apos;nda Mehmet Akif Ersoy&apos;dan sonra yazılan ilk ve tek manzum eserdir. Kıbrıs Türk Edebiyatı&apos;nda da rast gelmedim şimdiye kadar. İçinde biraz tebessüm, biraz da hüzün var. Ben hepsine birden manzum hikâyeler dedim ama siz, şiirden hikâyeler de diyebilirsiniz, öykü şiirleri de. Adı ne olursa olsun, zaman içinde değerlendirecek olan okuyucudur. Ben sadece, 3 kitabı dolduracak 32 hikâyemi tek ciltte onun takdirine sunuyorum. 
  Abdullah Azizoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b5e0e1-35b9-4a63-ab07-ad831993aec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronia Kara Anshar Mühürleri</image:title>
            <image:caption>İnsanın, zamana ve mekâna hapsolmadığı dokuz kapılı, on dokuz muhafızlı; acıkmanın, susamanın, çıplak kalmanın ve güneşte yanmanın olmadığı altın çağda yaşarken boyut kaybederek sekiz kapılı on altı muhafızlı bir kapıdan geçerek demir tahtın hâkim olduğu yedi kapılı, on dört muhafızlı zamana ve mekâna hapsolmasıyla başlayan ve hapis kaldığı dünyadan çıkması için yapmış olduğu özgünlüğün mücadelesi… 
  Kronia Kara Anshar Mühürleri adlı on altı ciltten oluşan serinin ilk kitabı olan Kutsal Düğün (Hieros Gamos) okuyucuları mistik ve tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ef606a-7406-43a9-bac0-782b1ed9909b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Köşedeyim Ne Kıyıda</image:title>
            <image:caption>Küçük bir köy kurmalı kendine sevinçlerinden 
Yerleşip muradının köşesine gözler parlak 
Çıplak ayaklarıyla basmalı yemyeşil çimlere 
Varlığımı bulmalıyım sonra azmimin içinden 
Sürüp gitmeliyim böylece sevinçlerimle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f1fd93-b43a-4a0b-b849-6bfc089436b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlanma Oyunları</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun bağlanma biçimi yetişkin olduğunda da hep kullanacağı içsel haritasıdır. 
Çocuğunuzun bağlanma biçimi fabrika ayarlarıdır… Tüm hayat yolculuğunda kullanacağı 
içsel haritalarıdır… 
Hepimiz çocuklarımız için her şeyin en iyisini isteriz. Onları en güzel şekilde beslemek, giydirmek, en iyi okullarda okutmak isteriz. Tüm çabamız mutlu olsunlar, başarılı olsunlar diyedir. Ama biliyor musunuz, anne-baba olarak çocuklarımıza vereceğimiz en büyük hediye aslında, tüm imkânların ötesinde, sağlıklı ve güvenli bir bağlanma ortamı yaratmaktır. Onları görmek, dinlemek, anlamaktır… Hatta daha doğmadan önce onları heyecanla beklemek, hayal etmektir… Çünkü bir çocuk annesine, babasına, ona bakım veren kişiye nasıl bağlanıyorsa ileride, yetişkin olduğunda da öyle kurar bağlarını ve ilişkilerini. Aynı şemayı takip eder. Bu şema ne kadar sağlıksız olursa olsun ona güvenli gelir çünkü bildiktir. Güçlü ve sağlıklı biçimde bağlanan bir çocuk ise kendisi için sağlıklı olanı seçebilir; hayatın tüm zorluklarıyla baş edebilecek iç donanıma sahiptir çünkü güvenmeyi öğrenmiştir. Hem hayata hem de kendine. Bu kitapta bağlanma teorisinin detaylarını ve çocuğunuzun size sağlıklı ve 
güvenli bağlanması için ipuçları bulacaksınız. 50 Bağlanma Oyunu ise onunla onun dilinden, “oyun”un dilinden bağ kurmanızı sağlayacak, birlikte keyifle oynayacağınız oyunları anlatıyor. Bağlanma hikâyemiz neyse hayat hikâyemizi de öyle yazarız. Hem çocuklarınızın 
hem de sizin kendi biricik hikâyenizi yazmanız umuduyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/774e615a-732d-49d1-9d11-d88f59386929.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçüncü Hayat</image:title>
            <image:caption>Bana mücadele sevdiğim için önüme bu yolun çıktığını söylüyorlar. 
Belki içimde bir şeyleri tuttuğum için de olabilirmiş! 
Kimilerine göre az yemek yiyormuşum, böyle hastalıkları az yağlı bedenler de hortlatırmış! 
Enerjim varmış; dengelemezsem olacağı buymuş! 
Paylaşım yapıyormuşum, nazar değmiş! 
Bunların hepsi sebep olabilirdi… belki/keşke bir sebebi olsaydı… 
On yaşımda ve kırk yaşımda iki farklı kanser atlatmış olmanın bana verilen üçüncü şans olduğunu düşünerek kitabıma Üçüncü Hayat deyiverdim; bana bahşedilmiş üçüncü “can” bu belki... 
Lanet gibi görünen şeylerin hediyeleri olduğunu yaşarken öğrendim. 
Şimdi yoluma zorlu dönemimi geride bırakmış olarak devam ediyorum; hafiflemiş ve ferah bir farkındalıkla ilerliyorum. 
Umarım keyifle okursunuz. 
Umarım benim hikâyem sizin hikâyenizi güzelleştirmeye bir katkı sağlayabilir. 
En kötü günümüz paylaşarak hafifleyeceğimiz kadar olsun… 
Yolculuğumun devamı için: instagram.com/veracaenalgranati</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/259192df-6809-4782-a6f2-cfc9ede15c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrısız Dünya Düzeninden Allah&apos;a Dönüş</image:title>
            <image:caption>“ DECCAL, MEHDİ VE MESİH EKSENİNDE 
BU YÜZYILA BAKIŞ” 
 
Günümüzde Deccaliyete hizmet edenlerin senaryoları Hz.Âdem’in cennetten ilk 
kovulma sebebine hizmet edecek şekilde tasarlanıp uygulanmakta. Ve bu defa 
aynı senaryo onu yeryüzünden sürgün etme projesi olarak sahneye konmakta. 
Modern çağın dayatması olan GDO’lu gıdalar üzerinden insanın biyolojik yapısını bozmaya yönelik çalışmalar çoktan başladı, artan bir hızla da devam ediyor. İklimler değişiyor, kuraklık geliyor, gıda krizi kapıda çığlıkları atılıyor artık. Covid benzeri yapay üretilmiş pandemilerin ardı arkası gelmiyor. Teknoloji insanın 
hayatını kolaylaştırıyormuş gibi görünse de gelinen durum insanın aklına ister 
istemez şu soruları getiriyor: 
-        Biyolojik insanla teknolojik insanın savaşı ne zaman? 
-        İnsan geni mutasyona uğradıkça neye dönüşecek? 
-        Domuz geni fizyolojik yapımıza doğrudan müdahil olma özelliğine sahipken, tıptan gıdaya günlük hayatımıza giren her şeyde domuzdan elde edilen 
hammaddeler neden kullanılıyor? 
İnsanın geleceğini tehlikeye atan bu konular tüm insanlığı tehdit ediyor. Herkes 
elinde asasıyla insanüstü donanımlara sahip, insanlığı kurtarmaya gelecek olan bir Mehdi beklerken Deccaliyet sistemi hedefine ulaşmak için tüm unsurlarını harekete geçirmiş durumda. 
 
* * * 
 
Deccal, bu vaktin düzenidir, hayat tarzıdır. 
Tanrısız dünya dü­zeninin hem mimarı hem ruhudur! 
 
İnsanlığı felakete götüren ve köleleştiren materya­list felsefenin sonunun geldiğini ve insanlığın yeniden insanca yaşayabileceği bir dönemin gelebileceğinin ipuçlarını gösteriyor bu eserinde. 
Benim derdim; birilerini itham etmek, yüceltmek değil. Kendi bildiğim ve içinde bulunduğum dönemin argümanları çerçeve­sinde anladığım kadarını size aktarmak. Ben Deccal’i de Mehdi’yi de kaynaklarda geçenlerden farklı anlıyorum. Bu benim görüşüm. Elbette ki itiraz edecekler olacak. Hatta çok olacak. Onlar da ken­di anladıklarını yazsınlar derim. İzahlarımda esasında şahıslarla işim yok. Süreç ve neticeler üzerinden misyonlara baktım. 
Benim açımdan mesele; günlerin sonunda insanlık, dinsizlik batağına sürüklenecek, teknoloji çok geliştiği ve imkânlar çoğal­dığı için insanlığın ekserisi dünya hayatıyla yetinecek ve ahire­te gereksinim duymayacak. Birileri de -tıpkı Deccal gibi kaderin memurları olarak- ortaya çıkacak ve bu süreci tersine çevirmek isteyecek. İslam âlemi, kaybettiği maddi manevi değerlerini yeni­den almak isteyecek, bundan dolayı savaşlar çıkacak. Tanrısızlık batağına sürüklenmiş insanlığı birileri yeniden Allah’a (c.c.) dön­dürmeye çalışacak. Gelişen teknoloji, maddeyi bile canlandıracak. Sonunda kargaşa yeniden hayata hâkim olacak ve insanlık mace­rası tatil edilecek. 
Mehmet Ali Bulut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16d063a6-51ac-4536-9bdc-f33da656677e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kallirhoe</image:title>
            <image:caption>“Ben, Aphrodisiaslı Khariton, hatip Athenagoras’ın kâtibi, sizlere Syrakousai’da geçen talihsiz bir aşkın hikâyesini anlatacağım.” 
Khariton tarafından yazılan ve sürükleyici bir tarihi aşk romanı olan bu eser, Kallirhoe adında, güzeller güzeli genç bir kadının eşkıyalar tarafından kaçırılmasıyla başlayıp onun Pers Kralı Artakserkses’in sarayına kadar ulaşan maceralarını bizlere aktarır. Bu maceralar gemi enkazlarını, birbirinden hırslı talipleri, utanç verici bir hamileliği ve savaşın tehlikeleri gibi birçok şeyi içerir. Khariton’un yarattığı hareketli diyaloglar, dramatik durumları çarpıcı bir şekilde yansıtırken bir yandan da bizi masalsı bir yolculuğa çıkarır. 
Aphrodisiaslı Khariton’un günümüze kadar eksiksiz bir şekilde ulaşan ve Eski Yunanca aslından ilk kez Türkçeye çevrilen bu eseri, roman türünde aşkı konu alan ilk eser olmasının yanında aynı zamanda kurgusunda değindiği tarihi olaylar nedeniyle &quot;tarihi roman&quot; türünün de ilk örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b8376f6-629c-43a4-88e2-6c5f52d66a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukuk</image:title>
            <image:caption>Bu eser, uluslararası hukuk teori ve tarihinin analizine yönelik kapsamlı bir bilimsel çerçeve sunuyor. Bir dizi hukuki ve disiplinler arası analiz içeren kitap, uluslararası hukuk sisteminin merkezî ve zamana bağımlı olmayan temel kavram ve kategorilerini aydınlatan teori ve gelişmelere odaklanıyor, teori ve tarihin çeşitli yönlerinin karşılıklı bağımlılığını vurgulayarak teori ile uygulama arasındaki bağlantıları gösteriyor. Tanınmış uzmanların katkılarıyla hazırlanan eser, klasik hukuk bilimi döneminden bu yana yaşanan temel değişimleri ve ilerlemeleri dikkate alarak uluslararası hukuk teorisinin özünü ve gelişimini inceliyor. Kitaba katkıda bulunan yazarlar, uluslararası hukukun belli başlı alanlarını derinlemesine inceledikten sonra odak noktalarını Ortaçağ’dan günümüze uluslararası hukuk tarihine kaydırıyor. Kitapta tercih edilen perspektif, Avrupa-merkezci analizlerin tek boyutlu açıklamalarına bağlı kalmamasıyla dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72c81d4-a2c3-462a-ae15-69acb5e0c5f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Alimin Eğitimi</image:title>
            <image:caption>On ikinci yüzyılda kendi türünün tek örneği olan Âlimin Eğitimi, Hindistan&apos;dan Mısır&apos;a kadar uzanan Doğu dünyasında şekillenen hikayelerin hem biçim olarak hem de fikir olarak Batı dünyasıyla örtüşebileceğini gözler önüne serer. Doğu kültüründeki geleneğin Hintçe, Farsça, Arapça, Yunanca üzerinden aktarımı o güne değin yerleşmişken, Batı dünyasına Latince üzerinden aktarımın özellikle &quot;basit&quot; hikayeler aracılığıyla başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi Âlimin Eğitimi eserini önemli kılar. Eserin günümüzde pek duyulmamış olması okuyucuyu şüpheye sürükleyebilir fakat Geç Orta Çağ boyunca seksenden daha fazla el yazmasında yer bulması döneminde gördüğü değeri anlamamız için yeterlidir. Yine de nihayetinde esere değeri okuyucu verir ve bu sebeple Petrus&apos;un şu sözleri dikkate değerdir: &quot;Eğer birisi bu küçük eseri insani ve dünyevi gözle okuyup insan doğasını zedeleyecek bir içerikle karşılaşırsa, o kişinin metni tekrar tekrar gönül gözüyle okumasını temenni ediyorum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71cc11ee-8a19-4119-a08b-4c1b978011cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Seleucia Sayı XIII-2023</image:title>
            <image:caption>Seleucia</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d7f381d-3108-4726-9484-7445ece1e5d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Polisiye Beşinci Kitap</image:title>
            <image:caption>İntihar girişiminde bulunan otizmli ergen kızın cinsel istismar vakasının üvey babanın terastan düşmesiyle sonuçlanan ölümünü yakından izleyerek çözen şahane dedektif; Beyoğlu’ndaki paspal otel odasında ölü bulunan namlı fahişenin sürpriz katilinin yakındaki meyhaneden olay yerine seğirten usta dedektifin tokat gibi çarpan hamlesiyle yakalanması; Kumar borçlarıyla kıvranan hayta gencin zengin ve mafyatik babasının ölmesiyle başlayan zenginlik günleri hayalinin kandırarak yerine geçirdiği dublörünün zaferine dönüşmesi; Tek tipte sarışın genç kadınları kandırarak malikânesinde öldürdüğü düşünülen robot yazılımcısı seri katilin fantastik tasarımlarla dolu mikro dünyasına düzenlenen polis operasyonu; Gece yatağında kalp krizi geçirerek ölen genç çevik kuvvet polisinin şüpheli ölümünü kurcalayarak acı gerçeğe ulaşan usta polis dedektifi; Kendisini her adımda izlemeyi sürdüren kimliği bilinmeyen kötü niyetli kişilere yakalanmamak için müthiş numaralar çeken genç adamın ölüm tuzağından kıl payı kurtuluşu; Beş kişinin yanarak öldüğü evi kundaklayan yoksul genç kızı sorgulayan polis komiserinin yüzleştiği kirli gerçekler karşısında çıldırmasının ölümcül sonuçları; Kurbanlık bir koyun gibi boynu kesilerek öldürülen doktor adayı gencin katilini bulmak için felsefeci bir tarikatı soruşturan dedektifin karşılaştığı çarpık ilişkiler; İntihar eden sevgilisinin acısıyla Karındeşen Jack benzeri organ çalan bir seri katile dönüşen şizofreni hastası tıp öğrencisi gencin cinayet nedenini ortaya çıkaran gazeteci kadın dedektif; Trafik kontrolünde öldürdüğü kişilerin kulaklarını kesen korkunç seri katili yakaladıklarını sananlarla kimlik kargaşasının içine düşen kumarbazın yollarının kesişmesi; İkinci evliliğinde umduğunu bulamayan zengin kadının hayatını doldurmayı umduğu cins yavru köpeğin eğitimi için kocasıyla beraber başvurduğu evcil hayvan çiftliğinin esrarı; Yağmurlu bir gecede koltuğunda çamura bulanmış vaziyette uyanan genç adamın hafızasındaki sorunların onu kıyamete kadar sürecek bir suç girdabına sürüklemesi; Otomobilinin içinde başından vurulmuş olarak bulunan bilgisayar teknisyeninin cinayetini soruşturan ekibin kendini bir anda içinde bulduğu yasadışı alışverişin karmaşık labirenti; Canından çok sevdiği kızını birlikte yaşadıkları bir trafik kazasında kaybeden avukatın gizemli bir kişinin mihmandarlığında vicdanıyla hesaplaşması...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c309e75-a8b7-429e-8f8c-0f70fcd99b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşe Ağacı</image:title>
            <image:caption>Yıldızlar en üstte yedinci kattadır. Oraya ulaşmak için önce bir kat sis diyarını, sonra bulut diyarını, mavi diyarı, güneşin diyarı, iki katı kaplayan karanlık diyarı geçmesi gerekir. Üstelik karanlık diyarını aşmak hiç kolay değildir. 
Siyah varlıkları yutar. Yolu bulmak için ışık gerekir. Karanlık diyar ancak sırrı çözene açılır. Yoksa onu geçemez, sonsuza dek karanlıkta bir kayıp yolcu olup gidersin. Karanlık diyarı aşan ancak yıldızlara ulaşabilir. Yıldızlar diyarına ulaşmak ne bir ağacın ne de bir bulutun harcıdır. 
Şimdi anladın mı Genç Meşe?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/028fbd28-7fd3-4f63-a230-6795971c7e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Clio Teyze İle Daktilosu</image:title>
            <image:caption>Clio teyzeyle hazine avına hazır mısınız? 
Kahramanımız, öğretmeninin verdiği “hazinesini bulma” ödevini en kolay antropolog olan teyzesi Clio ile yapabileceğini düşünüyor. Teyze-yeğen kendi hazinelerini ararken, okuru da maceradan maceraya sürüklüyor. 
  İspanyol yazar Monica Rodriguez’in Türkçe’de yayınlanan ilk kitabı olan Clio Teyze ile Daktilosu, Lucia Serrano tarafından resimlendi ve Olcay Öztunalı tarafından İspanyolca aslında dilimize çevrildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf7ea0b-7373-4175-9ffd-fcc3796ec3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Genel olarak sosyal bilimlerin, özel olarak da sosyolojinin sonuçları itibariyle sosyal olan su baskınları, yangın ve deprem gibi doğa olaylarıyla ilgili riskleri azaltma ve toplumu hazırlıklı hale getirme konularında oldukça önemli bir potansiyele sahip olduğu söylenebilir. Bu kuramsal ve metodolojik birikimlere rağmen, gelişmekte olan ülkelerde yaşanan afetlerin ayırt edici özelliği can kayıplarının çok yüksek olmasıdır. Aslında doğa olaylarının afete dönüşmesini engellemek için tüm plan ve programlarımızda sosyal, ekonomik, kültürel kadar politik ve hukuksal yönleriyle insan ve doğa dengesini gözeten holistik bir bakışa sahip olmamız gerekir. Bu yaklaşım, ikilikleri ve özcülüğü reddederek, zaman ve mekan faktörlerini gündelik yaşamda süreç olarak ele almak da aslında afet çalışmalarını ilişkisel sosyolojik olarak yapmak demektir. 
Farklılıklar, karmaşıklıklar ve belirsizlikler üzerinde odaklanmak, başta deprem olmak üzere tüm doğa olaylarına karşı her zaman hazırlıklı olmak, sivil toplumu geliştirmek önemlidir. Özellikle üzerinde yaşadığımız toprak-kaya zeminin doğal işleyiş mekanizmalarını, dolayısıyla da hareketlerini özenle takip etmemiz gerekir. Mutlaka yapılaşma ve yerleşme planlarını, kısa erimli güncel siyaset ve ekonomik rant politikalarına kurban etmeden geliştirmek ve geleceğimize daha eşit yurttaşlar olarak hep birlikte karar vermek istek ve arzusunda olmalıyız. 
Neo-liberal politikaların fırsatçılık temelindeki tüm eylemlerine dur deme zamanının geldiğini görmek, sadece tevekkül ile yetinmemek, yerel ve evrensel farklarının giderek ortadan kalktığı çoklu dünyaya (puliversal) karşı sorumluluğumuzdur. Tüm bu görüşler ışığında, edebiyattan hukuk ve tıbba kadar çok değişik uzmanlık alanlarına sahip yazarların eleştirel değerlendirmelerini okuyucuyla buluşturma çabamızın kısa zamanda büyük karşılık bulması, geleceğe daha umutla bakmamızı sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c6c91e-3396-4116-97d6-6ef4772a8b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Cinsiyetin İmgesel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kadın-erkek arasındaki ilişkinin biçimi, bir toplumun gelişme düzeyinin mihenk taşıdır. Toplumsal Cinsiyetin İmgesel Tarihi kitabında yazar Hasan Coşar toplumsal sürecin ilk evrelerinde etkin olan kadının ezilen konuma düşmesinin nedenlerini araştırmakla işe başlar; iki cins arasındaki çelişki ve çatışmaları farklı boyutlarıyla irdelemeyi sürdürür. 
İlk iki baskısı Sınırsız Yayıncılık tarafından, Tarihte ve Günümüzde Kadın adıyla yayımlanan elinizdeki bu çalışma; bu toprakların acılarına tanıklık yapmış, zulmünü, kavgasını ve coşkusunu yaşamış bir yazarın kaleminden çıkmış temel bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b37d9128-85c9-4c97-8af7-4c3be315554c.jpg</image:loc>
            <image:title>20. Yüzyıl Sosyalizmi</image:title>
            <image:caption>Ezilenlerin öfke, isyan, grev, ayaklanma dalgalarıyla şekillenen 20. Yüzyıl! 
Toplumun belleğine yerleşen koca olaylar; Ekim Devrimi ve diğerleri… Dünya nüfusunun büyük bir bölümü sosyalizmi hayal dünyasından hayat dünyasına çekmek istedi. Kapitalizm büyük bir sarsıntı geçirdi. Ne var ki yeni bir topluma geçiş döneminin iktidarları kapitalizmin basıncına yenildiler. Ve sosyalizm ezilenlerin hayallerinde yerinden bir ütopya olarak kaldı. 
Yazar Hasan Coşar, sosyalizmi inşa deneyimlerini birçok bakımdan ele alıp değerlendirir. Farklı, ilginç tespitlerle karşılaşacağınız elinizdeki bu kitapta yazar iki temel tespitte bulunur: Bir; 20. Yüzyıl sosyalizmi milliyetçi sosyalistlik sınırlarını aşamamıştır. İki; sosyalizm adına kurulan iktidarların cinsiyet özelliği erkektir. 
Yazar, 20. Yüzyıl sosyalizm deneyimleriyle bir dönemin açılıp kapandığını belirtir. Yeni bir çıkışın, cinsel, ulusal sınırları aşan daha büyük bir altüst oluşla, bir dünya sistemi olacağı yorumunda bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f336f704-ead0-472b-8090-0baa9657453c.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Sıkıntısı</image:title>
            <image:caption>16 Kasım 2021 tarihinde aramızdan ayrılan Çetin Susan, yürekli bir gazeteciydi. Fenerbahçe’ye kurulan FETÖ kumpasını köşesine taşıyan ve kamuoyunun dikkatini çeken ilk gazetecilerden biriydi. Profesyonel futbolculuk, hakemlik, kulüp yöneticiliği, menajerlik, teknik direktörlük yapanların bilirkişi edasıyla ekranları işgal ettiği, iktidarın ekran tetikçiliğini yaparken, “Dur biraz da spor yorumculuğu yapalım, malı oradan da götürelim” diyerek spor ekranını işgal edenler yanında Çetin Susan, “Futbolun Albert Camus’su”ydu. Camus; dinî ve politik insanların aklımızı ahlaki sistemlerle karıştırmaya çalıştığını, böylece aslında basit olan şeylerin olduğundan daha komplike göründüğünü söylemiş, “İnsanlar, politikacılar, filozoflar futbolun basit ahlakına bakmakla daha iyi edebilir” demişti. 
                Konuşurken futbolu göz bağına çeviren, ‘sanki ülkeyi kurtarıyormuş’ gibi davranış gösteren ‘futbol filozofları’nın aksine, bilgi içeren, sade, yalın, gerçekçi ve sürükleyici bir yazım diliyle başta ben olmak üzere ciddi bir okuyucu kitlesi edinmiş olan usta kalemin, arşivlik yazıları bu kitapta toplandı. Sağlığında hak ettiği değeri ve vefayı bulamayan Çetin Susan, bu kitapla, bir kez daha saygı ve rahmetle anılacak. 
 
MURAT BÖLÜKBAŞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06aca599-736b-40d6-be90-9c567ddfcd76.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Toprağın Dalkavukları - II</image:title>
            <image:caption>Altılı Masa toplantılarından saray entrikalarına, tarikat tekkelerinden televizyon ekranlarına kadar konuşulmayan ne varsa, Nihat Genç, akıl almaz skandal ve rezaletleri alaycı üslubu ve eğlenceli, neşeli diliyle yüz binlere okutmayı başardı! Sevgili Okuyucu; şu an elinizde, serinin devamı olan ve yolsuzluklarla suskunluğa karşı savaş veren mizahımızın çok cesur ve seçkin bir eserini tutmaktasınız! 
 
Doğruluk dosttur, açıktır gözü 
Dobra dobra söyler söylerse sözü 
Boş yere sallamaz elinde gürzü 
Kimine dikendir batar Karagöz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac6f5ff2-6601-4587-82dd-8fab44fd53b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon’dan Derrida’ya Felsefe ve Din</image:title>
            <image:caption>Felsefe ve din arasında nasıl bir ilişki var? Felsefe dinin hizmetçisi mi? Görevi onu savunup temellendirmek mi? Felsefenin amacı bizi dinî bir dünya görüşüne ve yaşam tarzına ulaştırmak mı? Yoksa bu ikisinin alanları tamamen ayrı mı olmalı? Belki de felsefenin görevi imanın imkân koşullarını belirlemektir sadece. Peki ya postmodernist bir din felsefesi mümkün mü? 
Avustralyalı filozof Max Charlesworth bu eserinde, Platonculuktan Aristotelesçiliğe, Kantçı devrimden çağdaş Wittgensteincı analiz ve postmodernizm akımlarına kadar uzanan felsefi serüven boyunca, din ile felsefe arasındaki ilişkiye dair bütün bu seçeneklerin nasıl değerlendirildiğini ayrıntılı ve net bir biçimde gösteriyor. 
İskenderiyeli Philon’dan Kierkegaard’a, Augustinus’tan Heidegger ve Derrida’ya uzanan bu felsefi serüvende din felsefesi yapma tarzları sade bir dille ele alınıyor.  
Felsefi düşüncenin bütüncül ve tarihsel bir bakış açısına ulaşmaya çalışan herkes için bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938a18ff-a2db-484a-b69d-359baa425e9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şato (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gecenin bir vakti karla kaplı ıssız bir köye K. adında bir adam gelir. Şato tarafından köye kadastrocu olarak atanan K. kendisine verilen işe bir an önce başlamak istemektedir ama işinin ne olduğunu bir türlü anlayamaz, tek istediği Şato’yla bağlantı kurabilmek ve işini yapmakken yoluna sürekli engeller çıkar. K. her adımda belirsizliğin kâbusunu yaşarken, Kafka’nın labirentvari zihnini anlamaya çalışan okur da sayfa sayfa payına düşeni alır. 
Kafka bürokrasinin aşılmazlığını, devlet ve birey arasındaki iletişimsizliği resmettiği Şato’yu ucu açık bırakıp tamamlamamış olsa da romanın bitimsiz dolambaçlarına uygun düşecek bir tarzda kurgulayıp sonlandırmıştır. 
Kafka’nın Dava ve Dönüşüm’le birlikte en önemli eserlerinden sayılan Şato’yu Ahmet Arpad’ın nitelikli çevirisiyle sunuyoruz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358e270e-2a3a-48f3-a386-fee5b90c6fb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Güçlendiren Sudoku Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Sudoku, Japon bir zekâ oyunudur. Japon bulmaca firmasının geliştirdiği ve hızla dünyaya yayılan Sudoku, temel olarak sayı tabanlı bir zekâ oyunu olarak ifade edilebilir. Yediden yetmişe herkesin kolaylıkla oynayabileceği bu oyunla, kaliteli vakitler geçirip üç boyutlu düşünme kabiliyetinizi geliştirebilirsiniz. Sudoku zihin açan bir oyundur. Sürekli oynayanlarda beyindeki kıvrımları arttırdığı, olaylara farklı bakış açılarıyla baktırdığı, problem çözme yeteneği kazandırdığı, kolay çözüm yolları bulma konusunda bireyleri geliştirdiği gözlemlenmiş ve bu oyun teşvik edilmiştir. Özellikle de çocukların gelişim çağlarında oynaması, hayatlarına çok artılar katacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5269008-4374-4417-af5e-5f161c948abf.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Bir sahil kasabasında düzenlenen müzik festivalinin başlamasına günler kala, organizasyonun başındaki iki kişi vahşice öldürülür. Gözler, festivali yasaklatmak için uğraşan tarikata çevrilir. Olay medyaya yansıyınca toplumsal bir gerilime neden olur. Başkomiser Perihan Uygur, son görevinde yaşadığı psikolojik travmadan dolayı izinde olmasına rağmen Cinayet Büro’ya döner ve soruşturmayı üstlenir. Cinayetler birbirini izledikçe işinin düşündüğünden de zor olduğunu anlayacaktır. 
 
Tuna Kiremitçi’den polisiyeyle müziği buluşturan, nefes nefese bir roman. Polisiye okurlarının sevgilisi Başkomiser Perihan Uygur bir kez daha bizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e442a28-25e7-4398-8df5-3296bf1bdd2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Hüznün Mesnevisi Yazıldı</image:title>
            <image:caption>Vakti kısa, gölgesi uzun insanlardan biridir İlhami Çiçek.
Yazdıkları, yaşadıklarının da ötesinde
çok uzun bir zamanın damıtılmış mısralarına benzer.
Şiirleri defalarca yorumlanmaya,
bir de başka açıdan bakılmaya muhtaçtır.
Bir hamlede fethedilemez söyledikleri.
Durup, uzun uzun dinlemek gerekir. 
Peki ya şairin hayatı?
Yaşadıkları, hayalleri ve hayal kırıklıkları?
Bütün bunlar var etmez mi bir insanın şiirini? Tam da bu sebeple
geleneğimizdeki kısır alanlardan biri olarak
kaleme alındı bu kitap.
Çerçevesi geniş bir hayat hikâyesi,
bir portre bütünlemesi sunuldu.
Hem de şairin en yakını olan kişinin,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d572b794-6e0f-4bf1-b13c-7169b76660e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadını Görmek</image:title>
            <image:caption>“Aslında bu hikâyenin doğru anlaşılabilmesi için kahramanın ‘bir delikanlı değil de genç bir kız’ olduğunu ‘itiraf etmek’ gerekirdi.” 
 
Nazi sempatizanı ebeveyninin ve yükselen Avrupa faşizminin gölgesinde kelimelerin ardına gizlenen androjen bir beden ve hemcinse duyulan arzu. Kuir edebiyatının kült ismi, anti faşist yazar, gezgin ve fotoğrafçı Annemarie Schwarzenbach&apos;tan iki novella: Thomas Mann&apos;ın Venedik&apos;te Ölüm&apos;üyle karşılaştırılan Bir Kadını Görmek ve Lirik Novella. Aşka, kadın bedenine, güzelliğe fırlatılan kadınca bir bakış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1369509d-1ca3-42a8-981f-dd81eb6e3d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Saf Mutluluk</image:title>
            <image:caption>“Yaşım ilerleyince bunları düşünür oldum. Varlığın ne olduğunu bilmiyorum. Bilincin ne olduğunu da bilmiyorum. Ama saf mutluluğun ne olduğunu biliyorum: şimdiki anda olmanın, kendiniz olmak için mutlaka yapmanız gereken neyse onu yapmanın verdiği yoğun duygu. Buna tutunabilirseniz, şimdiden aşkın olanın kıyısındasınız demektir. Paranız olmayabilir ama önemi yoktur.” 
Mitolojinin temel işlevi insanın hayat yolculuğunda mutluluğa erişmesine yardımcı olmaktır. Campbell, Saf Mutluluk kitabında mitolojinin bu kişisel, psikolojik yanını inceliyor ve bireyin nasıl bir dönüşüm yaşayarak gelişebileceğinin ipuçlarını veriyor.  
Kendi patikanızı bulmaktan ve kendiniz olmaktan korkmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/895f31cf-0047-4f85-a861-67b999942f0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Double Me 1</image:title>
            <image:caption>Aiko ve en iyi arkadaşı Eri, tüm zamanlarını sosyal ağ Double.Me’de yazışarak geçirmektedir. Her şeyden bahsedilir ama en çok da Dosan’dan, iki arkadaşın da âşık olduğu yakışıklı liseliden. Ne yazık ki Eri ölür. Arkadaşının kaybından derinden etkilenen Aiko, Double Me’nin yeni uygulamasının etkinleştiğini görür: Eri’yi taklit eden bir yapay zekâ. Böylece Aiko kendini sanal sohbetlerine kaptırır, ama nereye kadar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7607bd-6272-4031-ace3-a93037f9e9ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Ayı</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan bir ayı vardı. Ayıların sevdiği işlerle vakit geçirirdi.  Ancak son zamanlarda, ayı olmak giderek zorlaşmıştı.  Ağaçlar azalmış, evi ve etrafındaki dünya değişmeye başlamıştı. Yapılacak en akıllıca şeyin uyum sağlamak olduğunu düşünerek insan olmaya karar verdi. Bu konuda ona rehberlik eden öğretmeni küçük kız ile çalışmaya başladılar. Acaba bu, ayının karşı karşıya kaldığı sorunu çözmek için yeterli olacak mı gerçekten? 
 
Arkadaşlığın değeri, doğaya saygılı ve uyumlu yaşamanın önemi üzerine eğlenceli ve etkileyici bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c10f2bb-d42b-41eb-b383-91cad806034d.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Minikler</image:title>
            <image:caption>Bir yandan yürümeye devam ederken, Anne Fare ve Minik Fare yavrularını yataklarına yatırıp uykuya hazırlayan diğer hayvanların tatlı fısıltılarını duydular. Anne Kuş minik yavrularını yataklarına yerleştirmekle meşguldü. Dikkatle, nazik hareketlerle okşuyordu yavrularının narin tüylerini. 
 
Yavruları o minik gözlerini kaparlarken, “Sizin için kanat açıyorum göklere,” dedi Anne Kuş. 
“Bulutların tepelerine kadar yükselip, gökyüzünün bir ucundan diğerine süzüleceğim ve en güzel yiyecekleri getireceğim sizlere. Bekleyin beni yavrularım, geleceğim sizlere her şeyin en güzeliyle…” 
 
Bir akşam annesiyle birlikte evlerine dönerken, Minik Fare yavrularını yataklarına yatıran pek çok farklı hayvan görür yolda. Karşısına çıkan onca yavru ve anneyi saran o muhteşem sevgiyi fark ettikçe Minik Fare&apos;yi bir hüzün kaplar çünkü tüm o yavrular, anneleri için çok özel görünmektedir. Acaba Minik Fare de annesi için böylesine özel midir? 
 
Çocuğunuzla birlikte keyifle okuyacağınız ve içinizi ısıtacak bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/355a0429-dc8b-4ae2-a0da-1ba7eda0ca4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Double Me 2</image:title>
            <image:caption>TEK TIKLA ÖLÜMSÜZLÜK! 
 
Cho&apos;nun cesedinin bulunması, Eri&apos;nin ölümüyle ilgili soruşturmayı alt üst edecektir. Eri ve Cho&apos;nun cinayetleri birbiriyle bağlantılı olabilir ve Müfettiş Watsuki için bir numaralı şüpheli Aiko&apos;dur. Cho cinayetinin şahidi Hitomi&apos;nin video kaydı sebebiyle zor durumda olan Aiko olabildiğince zeki davranmak zorundadır. Bütün bu olan bitene rağmen, Bayan Psiko’nun tek bir amacı vardır: 
Dosan&apos;ın kalbini fethetmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5450dd74-aa58-4554-a364-6d4d61420495.jpg</image:loc>
            <image:title>Gur Gur Göbekli Kedi</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar küçük bir kız varmış. 
Bir gün bu kız, göbeği gur gur eden kocaman bir kediyle karşılaşmış. Kedi, insanları, orduları, ormandaki ağaçları, denizdeki balıkları, köylerdeki tahılları, her şeyi midesine indirmiş... Peki sadece tek bir canlının bütün dünyayı yemesi doğru mu? 
Gur Gur Göbekli Kedi, aç gözlülük yüzünden yok olan dünyayı ve sağduyunun gücünü anlatan etkileyici bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de35b70d-f576-49e9-8c4b-89f87782423b.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekler Ağlar</image:title>
            <image:caption>Deniz’in kafası, büyüdüğü için biraz karışık. Büyüyen oğlanların birer erkek olduklarını biliyor fakat bilmediği bir şey var: Nasıl erkek olunur? Bunun için ailesindeki, sokaktaki, kitaplarda ve televizyonda gördüğü erkekleri inceliyor. Erkek olmanın formülünü çözdüğünden emin bir şekilde okulda gittiğinde ise işler pek de beklediği gibi gitmiyor. 
Deniz büyüme ve bir erkek olma sürecinden geçerken, kendin olmanın ve duygularının önemini keşfediyor. 
  Erkekler Ağlar, bir çocuğun kalıpların dışındaki özgün karakterini kucaklayan eğlenceli bir büyüme hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd7023fd-678c-459c-b603-678e11a31f07.jpg</image:loc>
            <image:title>Anime Mavi Prenses Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kes, giydir, oyna! 
Anime prensesi sayfadan kes, çıkar, giydir ve oyna! Boyama kitabının İçinde daha fazla kıyafet seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb1f7845-2e49-4f9c-ac70-c682641854cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Anime Pembe Prenses Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kes, giydir, oyna! 
Anime prensesi sayfadan kes, çıkar, giydir ve oyna! Boyama kitabının İçinde daha fazla kıyafet seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff376ed-e4b2-477c-9442-170e4b83a07c.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig - Kütüphaneye Gidiyor</image:title>
            <image:caption>İlk kütüphane ziyaretlerinde sen de Peppa ile George’a katıl! Bu kadar çok kitap karşısında Peppa hangilerini ödünç alacağına nasıl karar verecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1b585c1-aee4-4f4a-9411-cbf96c2b7c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig - Kamp Gezisi</image:title>
            <image:caption>Hadi gel, Peppa ve ailesiyle bir kamp macerasına katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2449428b-538f-4300-a9be-36a20f9c5102.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizm</image:title>
            <image:caption>Sosyalizm, yaşanan dünyanın somut gerçekleriyle çürütülmeye öylesine dirençli ki… 
 
--------- 
 
Geçtiğimiz yüzyıl boyunca, sosyalist bir toplum inşa etmek için Sovyetler Birliği’nden Maocu Çin’e ve Venezuela’ya kadar iki düzineden fazla girişimde bulunuldu. Bunların hepsi, çeşitli derecelerde başarısızlıkla sonuçlandı. Sosyalizmin müritlerine göre bunun sebebi, bu tecrübelerin hiçbirinin “gerçek sosyalizm” olmamasından başka bir şey değil. Elinizdeki kitap, bu meselenin tarihine şu âna kadar verilen standart cevapları belgeleriyle ortaya koyuyor. 
 
Yanlış sosyalizm iddiasının, her şey meydana çıktıktan ve işin rengi belli olduktan sonra dile getirilmeye başlandığını gösteriyor. Sosyalist bir proje en parlak döneminde iken, onun gerçek bir sosyalizm olmadığı iddiası hemen hiç kimse tarafından dile getirilmez. Tam tersine, her sosyalist proje Batı’nın önde gelen entelektüellerinden coşku dolu övgüler topladığı bir balayı dönemi yaşamıştır. Yaşadıkları başarısızlık, inkâr edilemeyecek kadar aleniyet kazandıktan sonra geriye dönük olarak bu projeler yeniden değerlendirilir ve “gerçek sosyalizm” olmayanlar sınıfına ayrılırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75833d9e-3168-447d-87ce-3e3b7d5f6b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Floransa Kitapçısı</image:title>
            <image:caption>Brunelleschi’nin Kubbesi adlı kitabın yazarı Ross King’in yeni kitabı… 
Vespasiano’nun kırkıncı doğum gününü kutladığı 1462 yılı dolay­larında, Milano’daki bir hümanist, en güzel üretilmiş kitapların hep Floransa’dan çıktığını yazmaktaydı. ‘Orada Vespasiano diye biri var,’ diyordu, ‘mükemmel bir kitapçı.  Hem kitapları, hem de yazıcıları çok iyi bilen biri; hem İtalya’nın tümü, hem de yabancılar, satılık zarif ki­taplar aradıklarında ona başvuruyorlar.’ Yazıcılarından birine göre Vespasiano, princeps onmium librariorum florentinorum (Floransa ki­tapçılarının prensi) sayılmaktaydı. Bir müşterisi de onu en basit ifa­deyle rei de li librari del mundo – ‘dünya kitapçılarının kralı’ ilan et­mekteydi.  
                                                                                                                             *** 
Yapay harflerin kendilerini işsiz bıraktığından yakınan yazıcı sayısı pek azdı. Aslında matbaalar Avrupa’nın her yanında, politik itirazlarla karşılaşmadan yayılmışlar, sivil protestolarla, ekonomik hoşnutsuzluk gösterileriyle dışlanmamışlardı. 
Osmanlı İmparatorluğu’nda ise durum farklıydı. Arapça, Kuran’ı Kerim’in kutsal dili olduğundan, Osmanlı yetkilileri onun mekanik basımını yasaklamış, yazıcılar ve tezhipçiler de güçlü loncalarıyla matbaaya karşı çıkmışlardı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f49b373-4bc8-4a38-a05e-81ae54c3fa4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Okuma Ajandası (Kütüphane)</image:title>
            <image:caption>Bu günlük, hevesli okuyucuların okuduklarını günlüğe kaydedip yıllarca saklaması için harikadır. İster takip edip aynı kitabı ikinci kez almaktan kaçının, ister okuduğunuz kitaplar hakkında yazmaktan keyif alın, bu günlük okumalarınız için mükemmel bir tamamlayıcıdır. Ayrıca doğum günleri ve tatiller için düşünceli bir hediye olur. • Okumalarınızın kapsamlı bir kaydını tutun • 35 kitabı incelemek için yeterli alan - kayıt defteri ayrıntıları, yıldız derecelendirmeleri, favori alıntılar, ayrıntılı bir değerlendirme vb. • Yapılacaklar listenizde okumayı planladığınız veya okumak istediğiniz kitapları listeleyin • Notları veya düşüncelerinizi yazabileceğiniz bir bölüm. Roman kağıdı ile aynı olması size kitap notu alma havası da verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595c8e04-6cdd-4f0d-a00a-787ea5458000.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Güzel Seccadelerim</image:title>
            <image:caption>Hey, benim güzel dünyama tekrar hoş geldin! 
En çok sevdiğim şeylerden biri ailecek namaz kılmak. Annemin, babamın ve ablamın seccadelerini özenle sermeye bayılıyorum. Tabii kendiminkini de… 
Biliyor musun benim bir dolu seccadem var. Gel sana onları göstereyim. Çünkü onlar, BENİM GÜZEL SECCADELERİM. 
*** 
Merve Gülcemal, “Benim Güzel Seccadelerim”de minikleri meraklı, heyecanlı ve cıvıl cıvıl bir kız çocuğunun dünyasına yeniden götürüyor. Çocukların kalbinde namaz vesilesiyle aidiyet kökleri salınsın, yıllarca beslenip koca bir çınar olsun diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9035e91e-686c-4ea8-8470-85e28d8882ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Ekonomisi Dijital Devrimden Sonra İnsanlık ve Dünya</image:title>
            <image:caption>Yapay zekânın hızlı gelişimi, kuantum bilgisayarları ve çalışma alanının otomasyonu geleceğimiz ve yaşam modellerimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip olacak. Algoritmalar otorite olacak ve 
kaçınılmaz olarak insanlarla rekabet edecek. 
 
Fakat şimdilik biz insanlar çevreyi, ekonomiyi ve gerçekliği kontrol edebilen gücüz hâlâ. Dijital tsunamiden sonra teknolojinin kölesi olmadığımız bir dünyada yaşamak istiyorsak, hümanist değerlere dayanan bir toplum ve ilişki modelleri inşa etmemiz gerekiyor. 
 
İş dünyası filozofu Anders Indset öngörülü analizleriyle yakın geleceğin dünyasına dair capcanlı senaryolar geliştiriyor. 
 
“Sadece geleceği görmek değil, geleceğin aktif bir parçası olmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.” 
Marshall Goldsmith, Liderlik Koçu ve Yazar 
 
 
 
“Kuantum Ekonomisi tam da ihtiyacımız olan kitap. Covid sonrası yeni dünya nasıl yaşadığımızı ve nasıl iş yaptığımızı düşünmeye çağırıyor bizi. İş dünyası içinde anlam arayan herkesin okuması gereken bir kitap.” 
Martin Lindstrom, New York Times Bestseller Yazarı 
 
“Kuantum Ekonomisi günümüz ekonomisine ve ekonominin toplumu nasıl etkilediğine dair yeni bakış açıları getiriyor. Verimli tartışmalar tetikleyip kalıcı izler bırakacak ilham verici bir kitap.” 
Yves Pigneur, Yönetim Bilişim Sistemleri Profesörü, Lausanne Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880d188c-1aa1-480b-864b-3c1eb2617ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Çivisi</image:title>
            <image:caption>Gözlerinin dolduğunu hissetti bir an için. Yüreğinde bir sızı hissetti, içi titredi. Sessiz çığlıkları hissediyordu; acı feryatları, son nefesleri, korkuyu…  Ölümün kokusunu işi gereği biliyordu. Fakat korkunun kokusu? 
Kurbanlarını öldürürken ardında delil bırakmayan katil, Başkomiser Gamze ve ekibini yakın takiptedir. Olay yerinde yok denecek kadar az sayıdaki kanıtla çıkmaza düşen ekibin denediği her yol çıkmaz sokaktır. Ellerinden son anda kaçırdıkları şüpheliyi bulma mücadelesi verirken, aslında katilin ilk günden beri gözlerinin önünde olduğu gerçeğiyle yüzleşen Başkomiser Gamze, cinayetleri durdurabilecek mi? Kurbanlarını özenle seçen seri katil, zeki ve gözü pek bir kadın olan Başkomiser Gamze karşısında ne yapacak? 
Adalet Çivisi, gerilimi hiç düşmeyen hikâyesi ve şaşırtıcı finali ile soluk soluğa okuyacağınız bir polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc55957-8093-4370-b124-d59cd16c6f28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Okuma Ajandası (Altın Yonca)</image:title>
            <image:caption>Bu günlük, hevesli okuyucuların okuduklarını günlüğe kaydedip yıllarca saklaması için harikadır. İster takip edip aynı kitabı ikinci kez almaktan kaçının, ister okuduğunuz kitaplar hakkında yazmaktan keyif alın, bu günlük okumalarınız için mükemmel bir tamamlayıcıdır. Ayrıca doğum günleri ve tatiller için düşünceli bir hediye olur. • Okumalarınızın kapsamlı bir kaydını tutun • 35 kitabı incelemek için yeterli alan - kayıt defteri ayrıntıları, yıldız derecelendirmeleri, favori alıntılar, ayrıntılı bir değerlendirme vb. • Yapılacaklar listenizde okumayı planladığınız veya okumak istediğiniz kitapları listeleyin • Notları veya düşüncelerinizi yazabileceğiniz bir bölüm. Roman kağıdı ile aynı olması size kitap notu alma havası da verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109750</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9433cc0e-09ba-4af0-b4f0-0d4030e1f789.jpg</image:loc>
            <image:title>Film Dizi Ajandası</image:title>
            <image:caption>FİLM DİZİ AJANDASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109751</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2e390a-adec-45ca-831a-0122367ac264.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyet ve Fitness Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Hayal Et! İnan ! Vazgeçme ! ... &quot;Diyet ve fitness günlüğü, sağlıklı bir yaşam tarzına adım atmanın kilitidir. Günlük yeme ve egzersiz alışkanlıklarını kaydederek, hedeflerine ulaşman için gereken disiplin ve tutarlılığı sağlar. Ayrıca, yaptığın egzersizlerin ve yediğin yiyeceklerin etkilerini izleyerek, sağlıklı ve dengeli bir diyet oluşturabilirsin. Diyet ve fitness günlüğü sayesinde, sağlıklı kilo verme, kas kazanma veya genel sağlık için gereken bilinçli kararları alabilirsin. Bu günlük, sağlıklı ve mutlu bir yaşam için gerekli olan her şeyi takip etmeni sağlar.&quot; Yüzlerce yiyeceğin kalori miktarları günlüğün sonuna eklenmiştir. Böylece yediklerin saysesinde ne kadar kalori aldığını kolayca hesaplayabilirsin. Kilosuyla sorunları olanlar, sağlıklı kalmak için düzenli fitness yapanlar ve müşterilerine hediye etmeleri açısından diyetisyenler için mükemmel bir günlüktür. Ürün maliyetin düşürülmesi amacıyla enzo roman kağıdına renksiz baskıdır. Planlanabilecek süre 8 haftadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109752</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1438bbdb-94d7-4e2c-b05a-69c6d44a4083.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Düştün</image:title>
            <image:caption>Robin, yatılı okulda büyümüş bir öğretmendir. Hayat ona birçok şeyi aynı anda öğretmiştir ama o şiir yazmada ve sadık bir âşık olma yolunda ustadır. Hayatının aşkının o kara gözlerine ise bir taziye evinde rastlar ve yaz tatilini o bir çift gözün peşinden giderek İstanbul’da geçirir. 
Robin için hayat mısralardan ibarettir. Son beyitler ise hep vurucu olmalıdır. Bu aşk hikâyesini soluksuz okuycaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964be9ba-4d4b-499f-a654-29c923dd13f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kalbi</image:title>
            <image:caption>Zamanın kalbi bu 
Atıyor hep atacak 
Sorular ona doğru 
O hangi zamanda duracak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109754</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7f225b8-0f81-4c61-ac8b-c62878fb9d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Individual Differences in English Language Education:Teacher and Learner Motivation</image:title>
            <image:caption>Within the developing world, the existing topics and concepts need to be adapted and improved in order to fit the emerging needs. Keeping this in mind, Individual Differences in English Language Education: TEACHER AND LEARNER MOTIVATION aims to provide insights into more quality education administration, implementation and materials-writing by presenting the intended audience – undergraduate and graduate students, language education researchers, academicians, EFL/ESL teachers, language school administrators and policymakers – with the most relevant and recent inquiries into teacher and learner motivation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5ed344a-ca37-4237-816a-21d2a367b1e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Sor</image:title>
            <image:caption>Sadece aynı şeyleri yiyebilseydik ne kadar sıkıcı olurdu, değil mi? Ya hep aynı kıyafetleri giysek, hep aynı günü yaşasak, tek bir çiçeği koklayabilsek veya hepimiz aynı görünsek? Hiçbir şey bize keyif vermezdi, değil mi? 
Sadece Sor, bir bahçe üzerinden, farklılıklarımızın dünyamızı ne kadar da renklendirdiğini, birbirine benzemeyen özelliklerimizin bize engel değil, aslında büyük bir katkı olduğunu, farklı hastalık ve şartlara sahip çocuklarla anlatıyor. 
Bilmemiz gereken şey şu: Kim ya da nerede olursak olalım, eğer farklılıkları öğrenmek istiyorsak sadece sormalıyız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03773e8d-0fb0-4cc3-baff-756c006b3816.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlamak Yasak</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu millet niye bu hâle düştü? Yirmi yıl dayandık, yirmi yıl daha dayanabilecek miyiz? Sözü sakız, köleliği kurtuluş bildik fakat analarımızın yüreği taş bağladı... Karılarımız dul, çocuklarımız yetim kaldı... Para verildi, parayla alınamayacak nemiz varsa alındı... Yozlaştık, posalaştık... Bunu bilmez mi beyler? Bilirse, bu tren, bu kalabalık nedir? Ben niye buradayım? Niye boynu bükük çocuklarımın? Ah! Yağsız aş, kuru ekmek yiyip ele minnet etmeyen anam... ah!..&quot; 
*** 
Adam kahırlandıkça kahırlanır. Kahır, kalabalığı seyreden gözlerinde yaşa dönüşürken adam birden kendine gelir. Babadır, büyüktür... Karısı, çocukları yanındadır... Ağlamak yasaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109757</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8467c43-8fb6-4717-853f-f729e63fe33e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Yürüyüş</image:title>
            <image:caption>Bir büyük hedefiniz yoksa, “öte”ye doğru yürüdüğünüzün bilincinde değilseniz, “öte”yi düşünmüyorsanız çabucak tükeniveriyorsunuz. Tükendik biz… İnsan ömrünün dışına taşan arzularımız, istediklerimiz, hedeflerimiz olmadığı için tükendik. 
Hatır-gönül kıran, kavgacı iki insan olduk. Dediğim dedikçi, asla gönülcü değil ama akılcı, kırıcı, yıkıcı, birbirini çekemeyen, affedemeyen iki insan… Ve akılcı yolla hallettik işimizi. Mahkemeye başvurduk, şiddetli geçimsizlikten yarıldık. Hayattan beklediğini alan ve artık beklediği önemli hiçbir şeyi kalmayan insan ne yapacak? Elbette kurduğu düzeni bozup dağıtacak. Sonra yeniden kurmaya çalışacak. 
*** 
Kültür Bakanlığı 100.Yıl yarışmalarında yazarına öykü dalında birincilik ödülü kazandıran “Beyaz Yürüyüş”, okurlarını güzelliklerle dolu hikâyelerle bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c348b20c-8092-40b7-aac4-b9dd50088a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe ve Kelam Açısından Nefs ve Ahiret</image:title>
            <image:caption>Ölüm, inkâr edilmez bir hakikattir. Bu hakikatin varlığına rağmen insanların çoğu, ölüm hadisesini düşünmeyi pek istemezler, ölüm üzerinde fazla durmazlar. İnsanın, dünyaya gelmesinde hiçbir iradesi olmadığı gibi ölümünün zamanı ve yeri hakkında da hiçbir müdahalesi ve fikri bulunmamaktadır.  
İnsanlar, tarih boyunca bu meşguliyetten kurtulmak için ilahî dinlerin öğretisine de sığınarak çareler bulmaya çalışmıştır. İslam düşünce tarihinde insan bedenine hayat veren nefis (ruh) ve onun varlığı ile mahiyeti hakkındaki bilgiler çokça tartışılan konulardan biri olmuştur. Ahiret hayatı ise İslâm felsefesi tarihinde özellikle tehâfüt geleneği içinde ele alınıp düşünürlerin birbirlerini ciddi manada itham ettikleri konuların başında gelmektedir.    
Bu çalışmada; İslâm düşünce sisteminin en temel inanç ilkelerinden biri olan nefs ve ahiret hayatı (yeniden diriliş) hakkındaki İbn Sînâ ile onun düşüncelerini hareket noktası kabul eden Gazzâlî, İbn Rüşd, Hocazâde ve Ali Tûsî’nin görüşleri çerçevesinde ortaya koyulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44115f5e-1331-48b4-a299-55335f41c207.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Bin Yıl</image:title>
            <image:caption>Tülin’i bu parkta, bu banklardan birinde bırakıp gittim. “Gitme!” demedi. Deseydi kalırdım, demedi. O günden sonra bir daha buraya uğramadım. Çok geçmeden, kendinden epeyce yaşlı ve zengin bir adamla evlendiğini duydum. İnanamadım. Beni o yaşlı ve zengin adam için terk etmiş gibi geldi bana. Bir daha ne adını andım ne de benim yanımda adı anıldı. Hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Aynı işyerinde çalışmaya devam etti mi, çoluk çocuğu oldu mu, hâlâ Ankara’da mı yaşıyor, bilmiyorum. İstesem öğrenirdim ama istemedim. Sizin sesiniz aynen onun sesi Feyza Hanım. Bugün doktorda işim olmadığı halde sizin için, sesinizi duymak için geldim.” 
Feyza, ses çıkarmadan dinliyor, sessiz gözyaşı döküyordu. 
*** 
Seninle Bin Yıl, sahici aşkın insanı kötülüklerden koruyacağına inanan yazarımızın çoğunlukla “aşk” konulu öykülerinden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1383679c-2b25-4993-85e9-36eeeecc725e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih-i Osman-i Encümeni</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın siyasi ilerlemesi ile Osmanlı tarihi yazımı çalışmaları birlikte yürümemiş, tarihçilik genelde meraklıların yazdığı eserlerle sınırlı kalmıştır. Ancak 18. yüzyıl başında “vakanüvislik” adı verilen resmî tarih yazıcılığı tesis edilmiş, bu kurum 1922 yılında Saltanatın ilgasına kadar çalışmalarına devam etmiştir. 
Padişah V. Mehmet Reşat’ın isteği üzerine son vakanüvis Abdurrahman Şeref Bey başkanlığında 27 Kasım 1909 tarihinde mükemmel bir Osmanlı tarihi yazmak maksadıyla kurulan “Târîh-i Osmânî Encümeni”, aynı zamanda Osmanlı tarih yazıcılığı ile Cumhuriyet tarih yazıcılığı arasında bir köprü vazifesi görmüştür. 
Bu çalışma; 1917 yılında Osmanlı Tarihi’nin I. cildini neşreden Encümenin, 1931 yılı sonuna kadar devam eden Osmanlı&apos;nın ilk bilimsel yöntemlerle kendi tarihini yazma çalışmalarına dair bir araştırmanın ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7ce3fba-31c1-45ed-8b6b-8865a446417d.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaç Zebra (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Çocuklara duyguları hangi yaşta öğrenirler? Duygular hakkında konuşulmaya ne zaman başlanır?” Annelerin zihninde önemli yer kaplayan bu soruların cevabı kısaca “düşünüldüğünden çok daha erken” olabilir. Aslında doğumdan itibaren bebekler çok fazla duygu hissederler. Bu duyguları yaşamlarının ilk evresinde hareketle, seslerle ve mimikleriyle ifade ederler. Dil gelişimleri ilerledikçe ise sözcükler  duyguların ifadesi için güçlü bir araca dönüşür.
 
Sözcüklerle yeni tanışan ve sosyal deneyimlerin içine yeni yeni katılım gösteren küçük çocuklarla, özellikle de ifade edilmesi zor olan utanç ve yalnızlık gibi duyguları tanıtmak ve onlar üzerine konuşmak isteyen yetişkinleri, etkili bir kaynak seriyle buluşturuyoruz. 
 
Seriye ait kitaplardan biri olan Utangaç Zebra; küçük bir zebranın yetenek gösterisine katılma macerasını konu edinmektedir. Tüm hafta çalışmasına rağmen, sahneye çıkma sırası geldiğinde zebra ortadan kaybolur. Yeteneğini sergilemek konusunda kendisini utanmış hissetmektedir. Ancak her zaman zor duyguların üstesinden gelmenin bir yolu vardır. Acaba zebra utanç duygusuyla nasıl baş edecektir? Utanç hissedildiğinde bu duyguyu dönüştürmenin en iyi yolunun üzerine gitmek olduğunu henüz bu duyguyu çok yeni deneyimlemeye başlayan çocuklara model olan bu hikaye; canlı illüstrasyonları ve merak uyandıran hikayesiyle küçük okuyucuları içine çekmeye hazırlanıyor.
 
Zor duygularla baş ederken arkadaşlığın önemi temasını farklı öyküler aracılığıyla işleyen bu seri; bazen herkesin biraz yalnız, utangaç, çaresiz ve “farklı” hissedebileceğini ve yakın dostların desteğiyle tüm zorlukların üzerinden gelinebileceğini, çok küçük yaştaki çocuklara model olmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b7af7cf-1ad8-4024-a2a8-ca6e61f940f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Brutal 2</image:title>
            <image:caption>İŞLENEN SUÇA HAK ETTİĞİ CEZA! 
 
Eski bir polis komiserinin oğlu olan ve kariyer basamaklarını hızla tırmanan cinayet masası dedektifi Hiroki ile tanıştınız değil mi! 
Karakterimiz, yasaların dokunamadığı yüzden fazla insanın öldürülmesinden sorumlu, dedektif kimliğine gizlenmiş bir seri katil. 
Serinin bu ikinci cildinde Dedektif Hiroki, kendini dokunulmaz sanan suçlulara yine göz açtırmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a6f8ad-0403-4755-8b64-21e2f4a7f9d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Yetişkinlik yaşamında gün yüzüne çıkan davranış problemlerinin izi, çocukluk yaşamında yapılan pedagojik hatalara dek sürülebilir. Elinizdeki kitap; çocuk eğitiminin birbiriyle iç içe geçmiş problemlerinin, ebeveyn ve öğretmenlerin yanlış tutumlarının, bu tutumların çocuğun davranışında ve yaşama bakış açısında yarattığı hasarların, problem çocuklar ve tedavi yöntemleri gibi eğitsel pek çok konunun, yaşanmış vaka öyküleri üzerinden derinlemesine ve akıcı bir dille harikulade bir incelemesinden oluşuyor. Bireysel psikolojinin genel hatlarının sunumuyla başlayan kitap, çocuk eğitiminde zorlanan 
tüm ebeveynler öğretmenler, eğitimci adayları ve insan psikolojisine ilgi duyan herkes için bir 
kılavuz kitap niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29da4c10-d180-4b94-9397-c8475ad6710f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’s Travels</image:title>
            <image:caption>Shipwrecked and cast adrift, Lemuel Gulliver wakes to find himself on Lilliput, an island inhabited by little people, whose height makes their quarrels over fashion and fame seem ridiculous. His subsequent encounters - with the crude giants of Brobdingnag, the philosophical Houyhnhnms and brutish Yahoos - give Gulliver new, bitter insights into human behaviour. Swift&apos;s savage satire views mankind in a distorted hall of mirrors as a diminished, magnified and finally bestial species, presenting us with an uncompromising reflection of ourselves.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/566ba83a-fdbd-42dd-b835-8cf8eae5768a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’s Travels</image:title>
            <image:caption>Gulliver&apos;s Travels, most famous work of Jonathan Swift is a misanthropic anatomy of human nature. Each of the four books has a different theme, but all are attempts to deflate human pride. It may be a politico-sociological treatise in the form of a satire; a protest against Imperialism and Colonialism; an attack on the corrupt Whig oligarchy which had displaced the Swift&apos;s Tories in London a defence of Tory policies, an attack on the Prime Minister, Robert Walpole, and on the expensive and bloody trade wars which had accompanied the twelve years of whig government but it is also, on a deeper level, a satire on the universal human tendency to abuse political power and authority, to manipulate others and deceive ourselves.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4b9468f-663b-4aa3-b9b5-0e24e183823f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Secret Garden</image:title>
            <image:caption>The Secret Garden is a novel by Frances Hodgson Burnett. It was initially published in serial format starting in the autumn of 1910, and was first published in its entirety in 1911. It is now one of Burnett&apos;s most popular novels, and is considered to be a classic of English children&apos;s literature. The secret garden at Misselthwaite Manor is the site of both the near-destruction and the subsequent regeneration of a family. Using the garden motif, Burnett explores the healing power inherent in living things. Frances Eliza Hodgson Burnett (24 November 1849 – 29 October 1924) was an English playwright and author. She is best known for her children&apos;s stories, in particular The Secret Garden (published in 1911), A Little Princess (published in 1905), and Little Lord Fauntleroy (published in 1885-6).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce442ef-6644-40dd-9a21-899320ec043b.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Kalbindeki Ejder</image:title>
            <image:caption>VİCDANININ SESİNİ DUYMAYANLAR ÖLMEK İSTEYENİ PEŞİN PEŞİN DELİ SANIYORLAR... 
Beraber karanlığa doğru giderken yönlerini şaşırıp gerdanlığını arayan bir güvercinin peşine takılıp güneşe doğru yol aldılar. Bu yolculukta birbirlerinin en derin yaralarından öptüler. Anladılar ki kuşlar gibi özgürce uçmak için iki kanada ihtiyaçları yoktu. Sadece bir miktar umudun olması yeterliydi. Göğüskafeslerindeki dermansız sandıkları kökleşmiş ağrı, boğazlarındaki onları terk etmeyen o acı yumru meğerse susturulmalarından, susmalarından kaynaklıymış. Yolculuklarını tamamladıklarında zihinlerindeki ölçüyle önce birbirlerini okumaya başladılar, sonrası zaten tüm hikâyelerini baştan doğrusuyla yazmaya... 
O günden sonra onlar peri masallarını rafa kaldırdılar, şimdi ise geçmişte mezar olmuş kalplerini yeniden yaşatmakla meşguller.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e2ecf79-45c9-4ffb-856c-76c9115fd31b.jpg</image:loc>
            <image:title>A Little Prıncess</image:title>
            <image:caption>Sara Crewe&apos;s young but doting father sends her to a London boarding school when she is seven. On her eleventh birthday her life of luxury comes to an abrupt end when she receives news that her father has died, shortly after losing his entire fortune. The school-mistress turns Sara into a servant to pay off her debts, and though Sara uses the entire force of her imagination and her good heart to remember who she is and keep starvation from the door, her life is desperate. Until the past returns in a very unexpected manner...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c2a0f5f-4cf9-43f9-af89-8c7d2da9dc03.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Yaşamın Mührü</image:title>
            <image:caption>Yaşamla aramızdaki perdeyi aralayan ve onun manasına ulaşmamızı sağlayan şey ölümdür. Çünkü bizden hayatı, “kendini sürekli yenileyen bir buluş halinde” yaşamamızı ister. Ölüm yaşamın ilahi mührüdür; onun varlığı, dünya üzerinde geçirdiğimiz süreyi daha kıymetli kılar. Hayatı yaşama halimize, keşfe dayalı bir lezzet katar. Dikkatimizi yaşama yönlendiren bir dosttur ölüm. Yaşamla ilgili ilham veren mutlak ve kuşatıcı bir bilinç halidir. 
“Ölüm eşlikçiliği” hakkında ne biliyorsunuz? 
Hayatının son günlerini yaşayanların yanında olan, gönüllü insanlar… 
Peki hayat hakkında ne biliyorsunuz? 
Berna Köker Poljak tarafından kaleme alınan bu kitapta; iç içe geçmiş olan yaşam ve ölüm kavramlarını yeniden keşfedecek, gerçek yaşam öykülerini okuyacak ve belki de hayatın hakkını vererek nasıl yaşanacağını, ilk defa bu kadar derinden hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f90377-59fe-4505-92f7-d0bcc2bbdca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>The story of Robin Hood is very famous. Robin Hood robbed rich people and gave the money to the poor people. He loved adventure, and he was the best bowman in England. The greedy Sheriff of Nottingham hated Robin, and the beautiful Lady Marian loved him. His most famous adventures are in this book.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d271b6c-0c6a-4020-8ac2-df1d4069533e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Picture of Dorian Gray</image:title>
            <image:caption>Dorian Gray is the subject of a full-length portrait in oil by Basil Hallward, an artist impressed and infatuated by Dorian&apos;s beauty; he believes that Dorian&apos;s beauty is responsible for the new mood in his art as a painter. Through Basil, Dorian meets Lord Henry Wotton, and he soon is enthralled by the aristocrat&apos;s hedonistic world view: that beauty and sensual fulfilment are the only things worth pursuing in life. Newly understanding that his beauty will fade, Dorian expresses the desire to sell his soul, to ensure that the picture, rather than he, will age and fade. The wish is granted, and Dorian pursues a libertine life of varied amoral experiences while staying young and beautiful; all the while, his portrait ages and records every sin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a33569-7d59-4e60-a27a-852de96f66d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulysses</image:title>
            <image:caption>For Joyce, literature &apos;is the eternal affirmation of the spirit of man&apos;. Written between 1914 and 1921, Ulysses has survived bowdlerization, legal action and bitter controversy. An undisputed modernist classic, its ceaseless verbal inventiveness and astonishing wide-ranging allusions confirms its standing as an imperishable monument to the human condition. Declan Kiberd says in his introduction that Ulysses is &apos;an endlessly open book of utopian epiphanies. It holds a mirror up to the colonial capital that was Dublin on 16 June 1904, but it also offers redemptive glimpses of a future world which might be made over in terms of those utopian moments.&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0ec4cf-f3d2-4a63-b779-db660577132f.jpg</image:loc>
            <image:title>Delirmiş Evrenin Ortasında</image:title>
            <image:caption>HERKESİN VE HER ŞEYİN ÇILDIRDIĞI BU ÇAĞDA, KENDİNE UĞRUNA DELİRMEYE DEĞER BİRİNİ BULMUŞTU SONUNDA. 
Çağdaş edebiyatın sevilen yazarlarından Gülşah Elikbank, yeni çağın yeni normal insanlarının tuhaf hikâyesiyle çıkıyor bu sefer okurun karşısına. 
Herkesin delirdiği bir dünyada aklı başında kalmak da bir nevi delilik sayılmaz mı? 
Hayattan ve insanlardan ümidini kesmişken aralanan yeni bir kapı ve o kapıdan içeri giren başka bir delilik... 
Gülşah Elikbank, çağın ruhuna ithaf ettiği bu novellada karanlığın içinden aydınlığa, aydınlığın içinden zifiri karanlığa bakıyor ve bizi de renklerin arada kalmışlığı içinde farklı bir yolculuğa davet ediyor. Sahiden deliliğin bir rengi olabilir mi? Bu soruya yanıtı kahramanımız Meryem veriyor. O bu soruyu yanıtlarken tüm dünya ayağının altından çekiliyor oysa. Delilikle bezenen bu satırları son derece normal karşılayacak okurunu bekliyor delirmiş evrenin ortasında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70e31faf-cdb3-4f3e-8d3b-265671dd1b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Neko Kafe</image:title>
            <image:caption>Nagore’nin hayatı, sevgilisinden ayrıldığından ve işsiz kaldığından bu yana üst üste gelen felaketlerle dolup taşmıştır. 
Kirasını geciktirdiği için dairesini kaybetmek üzereyken, eski bir dostu ona sıra dışı bir iş bulur: Müşteriler tarafından sahiplenilmeyi bekleyen yedi kedinin bulunduğu bir kafeterya olan Neko Kafe’de garsonluk yapmak. 
Nagore kedilerden korkmasına karşın, her biri başka başka karakterlere sahip olan bu hayvanlardan yaşam hakkında oldukça fazla şey öğrenebileceğini fark edince çekinerek başladığı yeni işi eğlenceli bir serüvene dönüşüp hayatını umulmadık derecede renklendirecektir. 
Tüm dünyada ünlenen kedi kafelerinden birinde geçen, Anna Sólyom’un bu büyüleyici romanı, mutlu olma sanatı hakkında ilham verici, heyecanlı ve özgün bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e93b1c2-6c60-4191-9778-1908deb653c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Mangaları</image:title>
            <image:caption>Kosova ve Arnavutluk’taki pek çok edebi eleştirmeninin altını çizdiği gibi, “Ölüm Mangaları”, Sırbistan’ın Kosova Arnavutlarına karşı işlediği suçlarını bir Sırp gazetecinin urpertici ve gerçek hikayesini anlatarak ele alan bir romandır. Bu kitabın okuyucunun uykusunu kaçırma etkisi, her kahramanın ve her anlatılan olayın gerçek olmasından dolayıdır. Romandaki tüm isimler ve olaylar gerçek. Bu roman kesinlikle hayali karakterlerden ya da fantezi ürünü olaylardan esinlenerek kaleme alınmış bir eser değildir. 
“Ölüm Mangaları” 20. yüzyılın sonunda Kosova’da işlenen korkunç suçların izlerini gizlemeye yönelik modern zamanların devlet entrikalarını ve medya manipülasyonlarını açıklıkla ortaya koyarak orada yaşanan insanlık dramına ışık tutmaktadır. Bu roman, Kosova Yazarlar Birliği’nin, 1998-1999 yılları arasındaki Kosova Arnavutlarına karsı uygulanan soykırımı anlatan en başarılı belgesel-sanatsal eser olarak nitelenmiştir. 1960 yılında Kalkandelen’de dünyaya gelen Bardhyl Mahmuti, rejim karşıtı görüş ve faaliyetlerinden ötürü, henüz genç bir öğrenci iken 7 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Sonrasında, İsviçre’ye iltica eder ve orda Lozan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde eğitimini tamamlar. Kosova’daki savaş esnasında, Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) Diplomatik Grup Başkanı olarak görev yapar. Savaş bittikten sonra ise Dışişleri Bakanı ve parti başkanı gibi birçok siyasi görevler üstlenmiştir. Siyaset bilimi alanında çok sayıda kitabı olan Mahmuti’nin,“Ölüm Mangaları” roman dalında ilk eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2558b02-1a61-463a-87b6-974be23ea396.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>“Olgunlaşmıştı Beyaz Diş. İçinde yaşadığı dünyayı tanımıştı. Bu dünya bomboş ve maddiydi. Hoyrat, sert, zalim ve soğuktu. Bu dünyada sevgiden, okşanmadan, merhametten eser yoktu. Gri Kunduz, insan olmasına insandı, saygıyı hak ediyordu, üstün bir zekaya ve amansız bir güce dayanan egemenliğine seve seve boyun eğiyordu ama Gri Kunduz zorba ve zalim bir insandı. Bu yüzden ona karşı beslediği duygulara sevgi denemezdi. Özgürlüğüne kavuşmuşken ormandan geri dönmesinin sebebi, üstün bir efendiye karşı duyduğu özlemdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbd55238-500c-428c-a73f-0d1d157c11b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapatma Kapıyı Aralık Kalsın</image:title>
            <image:caption>Uzaklaştıkça, karşısında nasıl da küçülüyordu. Ardında, ufukta yitenler el sallıyordu gün ışığı saçan yüzleriyle o gün sessiz miydi şehir? Ne bir çiçek ne bir kuş ne de rüzgâr... Varlıkla yokluk arasında süzü-len katledilmiş bir yaşamın hüznünü mü taşıyordu bulutlar? öylesine çaresiz öylesine ürkek bir daha tutabilecek miydi bu düşün ellerinden? Bulanık zihninde düşünceler birdirbir oynarken, pireler gibi sıçrıyordu sarsıntılardan. Yanındaki ses, telaşla elma bahçele-rinde geziniyor o duymuyordu. Yumağın iki ucunun da kendisinde olduğunu bilmesine rağmen düğümlerden bulamıyordu öteki ucunu, iç sesi, ‘iyi değilim ‘ diye haykırıyordu. Bunca gel-git arasında kaybolmuşken birdenbire bıçak gibi kesip attı bir ses, düşüncelerini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07a14d22-6693-4b9b-b7b5-39e48905eedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Damgalı Medeniyet</image:title>
            <image:caption>Bütün kültürel ayrımların dünya ekonomik birikimini elinde tutanların ortaya koyduğu bir dünya sisteminin kurgusu çerçevesinde oluşturulduğunu ve bunun medya aracılığıyla oluşturulan temsiller, kalıp yargılar ya da daha önce oluşturulmuş kalıp yargıların yeniden üretilmesi ile kültürel ırkçılık temelinde, dilde ötekileştirme, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı yeniden üretilerek sürdürülmektedir. Kendini bağış, yardım ve destek vaatleri ile sunan Batı, özellikle medyayı kullanarak, önce zihinleri sömürgeleştirmekte ve köleleştirmekte böylece bu ülkelerde, kültürel kimlik yıkımına, yozlaşmaya, yabancılaşmaya ve sömürülmeye ortam hazırlamakta ve Batılılaştırma / Hristiyanlaştırma / Uygarlaştırma hareketi olarak başlayan eski sömürgeleştirme faaliyetlerinin, günümüzde tersine dönüp, Doğu’nun göçmenleri ile Avrupa’nın Doğululaştırılması / İslamlaştırılması / İlkelleştirilmesi korkusu yaratılmakta ve Avrupa / Batı halklarında korku kültürü oluşturulmaktadır. Avrupamerkezci Medeniyet İnşaası ile oluşturulan Beyaz Üstünlükçü (White Supremacist) ideoloji ve bu ideolojinin sömürülen ve sömüren ülke insanlarına yansımalarının ele alındığı ve araştırıldığı Beyaz Damgalı Medeniyet adlı kitabın ilk iki bölümünde, medyada yer alan Avrupamerkezci, Beyaz Üstünlükçü (White Supremacist) , kültürel ırkçı söylemler ve Batı toplumlarında giderek artan bireysel yabancı düşmanı şiddet ve katliamların nedenleri araştırılmıştır. 
  Son iki bölümde ise, Michael Haneke’nin ‘Duygusal Buzlaşma Üçlemesi‘ ya da ‘Kent Üçlemesi’ olarak adlandırılan filmleri üzerinden özellikle Avrupalı modern kent insanının kapitalizmin boyunduruğu altına girmesi sonucunda mekanik, hızlı yaşam tarzı nedeniyle iletişimsizlik, yalnızlaşma, yabancılaşma, gerçeklik algısını yitirerek duyarsızlaşması ve giderek hayatlarının anlamsızlaşması sonucunda patolojik bireysel narsisizme yöneldikleri ve sanal ortamda kurdukları aidiyetler üzerinden patolojik kolektif narsisizme eklemlenerek göçmenlere karşı duydukları nefret ve şiddet duygularını meşrulaştırarak bireysel şiddet ve katliamlara yönelmelerinin nedenleri incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdfd4025-049e-45f9-98d5-40a4c59ee555.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavga</image:title>
            <image:caption>Amir&apos;in ağzından ve burnundan kanlar akıyordu. Yediği yumruklardan dolayı yüzünde müthiş bir acı hissediyordu. O da birkaç darbe indirmişti fakat bunlar zayıf kalmıştı. İki adam, azılı birer düşman gibi saldırıyor ve adeta birbirlerini yok etmeye çalışıyorlardı”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8cfd0dd-6a0a-411e-809c-6e9a7e12e4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Cephe Artığı Bir Aydın</image:title>
            <image:caption>Bir ülkenin, bir şehrin, bir devrin kültürü, eğitimi, ticareti, siyaseti, geçmişi, geleceği; en iyi o devirde yaşayan öncü insanların sıra dışı hayat hikâyelerinden öğrenilir. Bayburt’un “suya aşağı” diye bilinen kuzeydoğu bölgesindeki eski adı Abusta olan Çakırbağ köyünde, 1888 senesinde dünyaya gelen Ahmet Hasbî Aker, bu toprakların örnek alınacak insanlarından. 
 
Ahmet Hasbî Aker’in 26 Aralık 1955 tarihine kadar süren hemen her günü ilim ve eğitimle dolu altmış yedi yıllık, yeni nesillere anlatılması gereken ömrünün büyük kısmı; Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılıp parçalanma yılları ve imparatorluğun yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ise âdeta doğum sancılarının ve büyük değişimlerin yaşandığı kuruluş yıllarıdır. Dünyanın büyük kısmını alt üst eden birinci ve ikinci dünya savaşlarının cereyan ettiği, milyonlarca insanın öldüğü, yaralandığı, kaybolduğu yıllar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b82777-8c7e-455a-85d2-5d1551363d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannemin Tarifleri</image:title>
            <image:caption>Büyükannemle kitabımız üzerinde çalışırken farkettim ki; ailenin mutfak kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılması geçmişle bugünümüz, sonrasında da geleceğimizle bağ kurmanın en lezzetli yollarından biriymiş. 
Bence sen de denemelisin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1c11fb-6b8c-4192-b008-89c23306022c.jpg</image:loc>
            <image:title>Astrology</image:title>
            <image:caption>This book is a small manual of practical astrology written by the British astrologer and theosophist Sepharial. The goal of the book is to allow the art of astrology reading to be accessible to everyone. This work introduces all the concepts that one needs to start constructing and reading their own horoscopes and makes the readers to understand personality and temperament, and also connect the stars with personal life and troubles, even how to advance the career in astrology. It is written to help people in a practical way and to relate to everyday issues.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efad8fd8-55fa-43dc-9adb-652a664d5455.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçen Salı</image:title>
            <image:caption>“Biz topu yuvarlayanlarız. 
Ve kendimiz o yuvarlanan topuz. 
Ama aynı zamanda o yuvarlanan topla devrilen lobutlarız. 
Ağır topların üzerinde gürüldediği saha da kalbimiz.” 
 
Geleceğini sanatla ve edebiyatla şekillendirmeyi beklerken kendini acımasız bir savaşın ortasında, şiddetli kar fırtınalarıyla sarsılan cephelerde bulan Wolfgang Borchert, kısacık ömrüne rağmen Alman edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biridir. Ruhunu ve bedenini tüketen açmazların içinde yazdığı eserleri, II. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da yeşeren “Enkaz Edebiyatı”nın başyapıtları arasındadır. İlk olarak ölümünden sonra Geçen Salı başlığıyla yayımlanan bu öykü derlemesinde de savaşın yerle bir ettiği dünyayı büyük bir isyan duygusuyla, ustalıkla resmeder. Savaştan insan manzaralarını, sıradanlaşan acıları ve paramparça hayatları yalın bir dil ve sarsıcı bir üslupla tahlil eder. Saldırgan bir milliyetçiliğin ve farklı olana, farklı düşünene karşı körüklenen düşmanlığın yıkımını ortaya koyan bu öyküler, zamansız ve evrensel insanlık meselelerini kayda geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03b1866d-c6c2-44aa-9a0e-570b661460e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo Ludens</image:title>
            <image:caption>Homo Ludens (oyun oynayan insan), geçmişe ve kişinin kendisini tanımasına yönelik son derece renkli ve benzerine az rastlanır bir kültür tarihi okumasıdır. Evet, “dünya bir tiyatro sahnesi”dir ve oyunla başlamıştır her şey! Oyun bir algılama yeteneği aynı zamanda bir estetik kavrayış düzeyidir. Oyun ile güzellik arasında yakın bir bağ vardır. Hareket halindeki insan oynadığı oyunla eylemine güzellik, ifadesine canlılık, ruhuna dirilik katar. Bir ruh hali olarak oyun, bir coşkunun yansımasıdır. Bununla birlikte oyunda, ciddiyet asla elden bırakılmaz. Önceden belirlenmiş kurallara büyük bir dikkatle riayet edilir. Çocuklar ve yetişkinler oyuna tam bir ciddiyet içinde dâhil olurlar. Bir oyunun sonunda kazanmak “üstünlüğünü belli etmektir.” Ve bu yüzden de kazanmak bizatihi oyunun sınırlarını aşar, kişiye itibar ve onur verir. 
 
Huizinga’ya göre hukuk, bilim, şiir, bilgelik ve felsefe sahaları oyunun ruhuna sahip olmakla zenginleşmiş ve anlam kazanmıştır. Oyun, aşkın kalbindedir. Oyun zevkini yitiren heyecanını da yitirmiş sayılır. Şiir oyundan doğmuş, farklı formlar sayesinde varlığını korumuştur. Müzik ve dans saf oyun olarak çıkar karşımıza. Hukuk, toplumsal oyunun kurallarını gözeterek gelişme kaydetmiştir. Silahlı çatışmaların kurala bağlanması, aristokratik hayatın ritüelleri oyunsal biçimler üzerinde temellenmiştir. Festivaller, yarışmalar, bayramlar ve âyinler oyun düşüncesinin hep farklı tezahürleridir. 
 
Huizinga geçmişteki zenginliğe kıyasla oyun oynama yeteneğini giderek yitiren insanın, oyunu, maddi ve mekanik bir etkinliğe indirgeyen günümüz toplumlarının yaratıcılık ve hayal gücünü yitirdiğinden ise hüzünle söz eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3def0056-5cc8-497f-a2b1-f727ac232a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Konuşmalar &amp; Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine</image:title>
            <image:caption>İtiraflar’da Tanrıya doğrudan hitap eden, Batı edebiyatı ve felsefesinde etkisi her zaman hissedilen bir “ben”in güçlü sesi vardır. Augustinus’un ilk eserlerinden biri olan İç Konuşmalar ve metnin devamı niteliğindeki Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine’de ise Hıristiyan filozofun “iç sesi” geniş bir yer kaplar. Ruhumuzu ne derece tanıyor ve onun ölümsüzlüğüne dair ne biliyoruz? Kişi kendisiyle baş başa kalıp sohbete daldığında, benliğinde yankı bulan bu tarz sorular, özünde derin bir boşluğu kapatmak isteyecek, içsel hayatın sürekliliği için tatmin edici yanıtların peşine düşecektir. Augustinus’un eserine özgünlük katan yön ise, diyaloglar halinde ve akıl yürütmelerle ilerleyen bir iç konuşmanın ilk parlak örneklerden birini kaleme almış olmasıdır. Çalışmasını şöyle niteler Augustinus: “Kendi bağlılığımı ve arzumu takip ederek, bilhassa bilmek istediğim şeylerle ilgili olarak hakikati araştırmak amacıyla, yalnız olmama karşın sanki iki kişi (ben ve akıl) varmış gibi soru sorup cevap verdiğim iki kitap (bölüm) yazdım. Bu sebeple söz konusu çalışmaya Soliloquies (İç Konuşmalar) adını verdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8e5deeb-7c28-4ff6-b2c4-65110e440b0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Biçim ve İçerik</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın son çeyreğine doğru özellikle bilimlerde kaydedilen düşünsel ve teknik gelişmeler evren ya da doğa hakkındaki akıl yürütmelerde büyük değişimlere neden olmuştur. Schlick bizzat bu değişimlerin dönüm noktasında yaşamış bir düşünürdür. Matematikçi ve fizikçi olmanın getirdiği bir zihinle güncel tasavvurları da göz önünde bulundurarak varlık ve dil hakkında yeni anlayışlar geliştirmeye çalışmış, yeni bir bilgi anlayışı inşa etmeye girişmiştir. Bunu kendi dönemindeki bilimsel çalışmaları ve kavramları, geçmiş dönemlerdeki çalışmalarla ve kavramlarla kıyaslayarak yapmaya çalışmıştır. 
 
Viyana Çevresi’nin kurucu figürlerinden olan Schlick, epistemolojisinin en berrak anlatısını sunduğu bu eserinde bilgi sorununa, dilin ölçütlerine ve sınırlarına odaklanarak dilin, gerçeklikle kurduğu ilişkide, ne’liğini, doğasını ve geçerliliğini soruşturuyor. Dil nedir? Anlam nedir? Bilme ve bilgi nedir? Geleneksel metafiziğin sözde problemleri ve soruları nelerdir? Bilginin doğrulanması ve geçerliliği nasıl sağlanır? Felsefe nedir ve bilimle olan ilişkisi nedir, vb. sorulara yanıtlar arıyor. Bilginin temellerine ilişkin akıl yürütmeleri değerlendirerek, bir bütün olarak epistemoloji için yeni sonuçlar çıkararak, mantıksal ve dilbilimsel araçlarla bilim ve felsefe ile felsefe ve metafizik arasındaki sınırı çizmeyi üstleniyor. Geleneksel felsefenin idealist ve mutlakçı statik şemalarının dışında değişime ve yeniye açık, dinamik bir bakış açısı ortaya koyuyor. Bu bağlamda Schlick’in felsefesinin doktriner değil, Wittgensteincı anlamda bir etkinlik-olarak-felsefeye dönüştüğü görülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356ca6b5-1afc-4fdd-be61-76bc6f04d4da.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Adamı</image:title>
            <image:caption>Platon epistemoloji (bilgi kuramı) ve ontolojiden (varlık bilimi) etik ve estetiğe kadar felsefenin pek çok alanında eserler vermiş bir düşünür olsa da birçok uzmana göre her şeyden önce bir siyaset düşünürü idi. Platon’un otuzdan fazla diyalogdan oluşan külliyatında üç eser bilhassa siyaset felsefesi alanına odaklanmış olmasıyla ön plana çıkmaktadır. Bu eserler kronolojik sıraya göre, Devlet (Politeia), Devlet Adamı (Politikos) ve Yasalar’dır (Nomoi). Başlığından da anlaşılacağı üzere, Devlet Adamı isimli diyalogda devleti ve toplumu adil bir şekilde yönetecek olan devlet adamı figürünün neliği üzerine bir tartışma yürütülmektedir. Atina dışından gelen bir yabancı ile Genç Sokrates  arasında geçen tartışmada gerçek devlet adamının yalnızca hakiki bilgiye sahip kişi olabileceği ve sadece yasalara dayanan bir yönetimin ancak geçici bir çözüm olabileceği sonuçlarına varılır. Bilgi olmadan erdemli insanların ve adil toplumun tesis edilemeyeceği fikri şüphesiz Platon’un felsefeye yaptığı en büyük katkılardan biridir. Platon sofist, devlet adamı ve filozof üzerine bir üçleme kaleme almak istese de bu üçlemenin yalnızca ilk iki eseri olan Sofist ve Devlet Adamı diyalogları elimizde bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b931a8-db5b-41b1-8533-3403a6c81ccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kritias</image:title>
            <image:caption>Platon’un “Olgunluk Dönemi” eserlerinden biri olarak kabul edilen Kritias adlı eserinde mitoloji ve edebiyatta sıkça kendine yer bulmuş Atlantis teması karşımıza çıkmaktadır. Bir nevi dünyadaki cennet olan bu ‘ütopik’ kent hikâyesinde, Platon bu devletin sahip olduğu olağanüstü güce rağmen, mütevazı fakat iyi bir şekilde yönetilen Atina’yı ele geçirememesini ele almaktadır. Kısacası, Platon bu mit vasıtasıyla iyi ve kötü şekilde yönetilen devletlerin önünde sonunda hak ettiğine kavuşacaklarını belirtmektedir. Eşsiz mimarisi, muazzam teknolojik gelişimi ve görkemli yapılarıyla herkesin hayranlık duyduğu Atlantis gibi bir devlet bile erdemli bir yöneticinin yokluğunda ve adaletten uzaklaşıldığında çökme yoluna girecektir. Sokrates’in öğrencilerinden ve Atina politikasındaki önemli kişiliklerden biri olan Atina vatandaşı Kritias’ın anlattığı bu hikâyenin eksiksiz bir nüshası günümüze ulaşmamıştır. Elimizde olan hikaye, Zeus’un Atlantis kentine sinirlenip onları Atina’ya yenilmeyle cezalandırma kararını aldığı anda sona ermektedir. Kritias diyaloğunun Timaios ve elimize hiç geçmemiş olan Hermokrates diyaloglarıyla birlikte bir üçleme olduğu düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ceff95-085b-4f36-9bd8-9eb353397943.jpg</image:loc>
            <image:title>Kharmides</image:title>
            <image:caption>Güzel, alımlı, mütevazı, kendine hâkim, yani Hellenlerin sōphrōn diyeceği bir delikanlıdır Kharmides. Sokrates onun bu göz alıcı güzelliğinin yanısıra ruhunun da güzel olduğunu kanıtlamak istercesine onu akrabası ve hamisi Kritias ile sōphrosynēyi tartışmaya çağırır. Bu kavram Eski Yunan toplumunda ve düşünce dünyasında genel olarak ılılmlılık, ölçülülük, ihtiyatlılık, kendine hâkim olma ve bilgelik olarak anlaşılsa da Platon Kharmides’te bu anlamların hiçbirine değinmez. Sakinlik, yavaşlık, utanma duygusu ile başlayan sōphrosynē tanımlarına “başkasının değil kendi işiyle uğraşma”, “uğraştığı işin iyi ve faydalı olduğunun farkında olma” tanımları ile devam eder. Sonrasında bilme ve bilim tartışmasına evrilen bu diyalogda, ‘Kendini bil!’ düsturu ile Sokrates’in ünlü “Tek bildiğim bilmediğimi bilmemdir” sözü karşımıza çıkar. Sahi, bilimin ve bilgisizliğin bilimi midir sōphrosynē ya da insanın neyi bildiğinin ve neyi bilmediğinin bilimi? Ne faydası vardır insana böyle bir bilmenin, mutlu kılar mı insanı? Fayda sağlamayan ve mutlu kılmayan bir erdem olabilir mi sōphrosynē? Tüm bu sorularla baş başa bırakır Sokrates bizi ve yanımıza sōphrosynēnin ne olduğunu değil ne olmadığını öğrenmek kâr kalır ancak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304e1825-1c25-45ca-a4ee-d9c5c34d2cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Penguen (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük çocuklar için duygular serisi!
Okuyan Koala’nın ilk sert kapaklı kitapları!
 
“Çocuklara duyguları hangi yaşta öğrenirler? Duygular hakkında konuşulmaya ne zaman başlanır?” Annelerin zihninde önemli yer kaplayan bu soruların cevabı kısaca “düşünüldüğünden çok daha erken” olabilir. Aslında doğumdan itibaren bebekler çok fazla duygu hissederler. Bu duyguları yaşamlarının ilk evresinde hareketle, seslerle ve mimikleriyle ifade ederler. Dil gelişimleri ilerledikçe ise sözcükler  duyguların ifadesi için güçlü bir araca dönüşür.
 
Sözcüklerle yeni tanışan ve sosyal deneyimlerin içine yeni yeni katılım gösteren küçük çocuklarla, özellikle de ifade edilmesi zor olan utanç ve yalnızlık gibi duyguları tanıtmak ve onlar üzerine konuşmak isteyen yetişkinleri, etkili bir kaynak seriyle buluşturuyoruz. 
 
Seriye ait kitaplardan biri olan Yalnız Penguen; anne ve babasının yokluğunda, tüm hayvanlar kendine bir arkadaş bulmuşken ve birlikte oyun oynarken, tek başına kalan bir penguenin yalnızlıkla nasıl baş ettiğini konu edinen bu hikaye; yaşamında ilk defa sosyalleşmeye hazırlanan heyecanlı miniklerin deneyimleyebilecekleri olası ve oldukça doğal zorlukların geçici ve değişebilir olduğunu minik okuyucularına yalın anlatımı ve canlı illüstrasyonları aracılığıyla anlatmaktadır. Küçük penguenin macerası aynı zamanda ayrılma bireyselleşme dönemindeki çocukların tek başına kalma kapasitesinin de gelişimine destek olacaktır.
 
Zor duygularla baş ederken arkadaşlığın önemi temasını farklı öyküler aracılığıyla işleyen bu seri; bazen herkesin biraz yalnız, utangaç, çaresiz ve “farklı” hissedebileceğini ve yakın dostların desteğiyle tüm zorlukların üzerinden gelinebileceğini, çok küçük yaştaki çocuklara model olmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc3e00b-0f19-4723-ab3b-6c58537384a7.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Uykular Kaplancık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gecenin bir yarısı oldu ama Ece bir türlü uyuyamıyor. Sebebi de uykusu kaçan hayvanların çıkardığı sesler. Ece&apos;nin uyumak için öncelikle bu hayvanları uyutması gerek. Ama nasıl?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109794</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfc49b52-60c5-48bc-9972-67bbf6fd852b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Trenin Büyük Yolculuğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bugün Küçük Tren için Büyük bir gün çünkü Küçük Tren bugün ilk kez tek başına raylara çıkacak! Başta biraz çekinse de bir kere çufçuflamaya başlayınca neşeyle etrafı keşfe dalıyor. Köprüyü geçerken tıngır tıngır tıngırdıyor, dağa tırmanırken takır takır takırdıyor, vın! diye nehirle yarışıyor. Derken o da nesi? Küçük Tren evden fazla uzaklaşıyor. Annesi ile babası ona dönüş yoluyla ilgili ne söylemişti? Acaba Küçük Tren söylediklerini hatırlayıp eve dönebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f17a818-d55c-484d-9bff-2a957f726773.jpg</image:loc>
            <image:title>Brrr! Dinozorlar Örgü Örmez (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dinozorlara ASLINDA ne oldu? Hepsi nereye kayboldu? Cevabı bu kitapta! 
 
BRRR! BUZ DEVRİ YAKLAŞIYOR, HAVA GİTTİKÇE SOĞUYOR VE DİNOZORLAR SOĞUKTAN TİRRR TİRRR TİTRİYOR. 
 
Onları bir tek şey ısıtabilir... 
YÜN KAZAKLAR! 
Peki ama kazakları kim örecek? Dinozorlar örgü örmez, değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3572c4f1-2d17-4bf7-88d6-fe0887597c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Penguenler Uçamaz! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Martı Gırgır ile Penguen Miço yumurtadan çıktıkları günden beri çok iyi arkadaşlar. Gırgır uçmayı öğrenince Miço kendini dışlanmış hissediyor. Ama Gırgır&apos;ın başı derde girince imdadına Miço yetişiyor. Ve Miço bu sırada muhteşem bir yeteneği olduğunu keşfediyor 
  Kate Greenaway adayı Richard Byrne&apos;den arkadaşlığa ve farklı olmanın güzelliklerine dair sımsıcak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc5786d-7f4e-429e-a261-765d13f22b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Leo ve Medusa&apos;nın Laneti - Destansoy Ailesi&apos;nin Efsaneler Koleksiyonu 4</image:title>
            <image:caption>Profesör Destansoy’un mahzenindeki hazineler arasında eski bir kitap koleksiyonu var. Beklenmedik kahramanlar ve karşılaştıkları büyüleyici yaratıkları anlatan, eşsiz hikâyelerle dolu.  
 
Destansoy Ailesi’nin Efsaneler Koleksiyonu’nun yeni macerasında Yunan mitolojisine, Ege’nin serin sularına, Leo’nun tehlikeli canavarlar ve çetin görevlerle dolu serüvenlerine dalıyoruz.  
Her şey, ailesinin Leo’yu efsaneleri öğreneceği okula başlaması için tehlikenin kol gezdiği Atina’ya göndermesiyle başlıyor. Kahramanlık hayalleri kuran Leo, şansının da yardımıyla şehrin koruyucu tanrıçası Athena’nın dikkatini çekiyor. Athena, Leo’nun sadakatini sınamak için ona reddedemeyeceği bir teklifle geliyor: Lanetli canavar Medusa’yı avlayıp, Atina’nın gelmiş geçmiş en büyük kahramanı olmak. Peki ama Leo, Atina’ya giderken efsanevi yaratıklara zarar vermeyeceğine dair ailesine söz vermemiş miydi? Hayallerine erişmek uğruna, verdiği sözü bozacak mı?  
 
Destansoy Ailesi’nin Efsaneler Koleksiyonu hakkında:
Destansoy Ailesi olarak binlerce yıldır efsanevi yaratıkların ve cisimlerin toplanması ve korunması görevini üstlenmiş durumdayız. Ve bendeniz Profesör Destansoy, bu görev sırasında yaşadığımız müthiş olayları bir araya getirmeye karar verdim. Bu sayfalarda ve gelecek diğer kitaplarımda ailemizin destansı maceralarının öykülerini bulacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f53ffd0d-2585-407f-a0b2-3f3b552c5000.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Nefes kesen keşiflere hazır mısın? 
Afrika ve Nil nehri tüm gizemiyle Avrupalı kâşifleri kendine çağırmaktadır. Nil&apos;in kaynağını kim keşfedecek? Bunu deneyen birçok kâşif, ya Afrikalı kabilelerin elinde, ya ağır hava koşulları yüzünden, ya da açlık ve susuzluktan hayatını kaybetmişti ama en yakın dostunun bile en başta inanmadığı Dr. Ferguson, bu geziyi balonla yapmaya karar verdi. Yanına sadık hizmetkârı Joe ve en yakın arkadaşı Dick Kennedy&apos;yi de alarak bu çılgın ve inanılmaz maceraya atıldı. Bu kez Afrika havadan keşfe- dilecekdi. 
Tüm tehlikelerine rağmen üç maceraperest, yapılması çok zor olan bu görevi tamamlayarak sağ salim evlerine, İngiltere&apos;ye dönebilecekler mi? Balonla Beş Hafta tüm heyecanıyla sizleri bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109799</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d95f2ba-a745-449b-90e1-48dba287bffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kalbi</image:title>
            <image:caption>Ünlü İtalyan Yazar Edmondo de Amicis tarafından 1886 yılında tamamlanmış olan Çocuk Kalbi, yazarın kendi oğlunun günlüğünden esinlenerek yazılmış ve dünyadaki hemen hemen tüm dillere çevrilmiştir. 
Yazın bitmesiyle yeni okulunda 3. sınıfa başlayan Enrico, savaş sonrası İtalya’nın yoksul ve sıkıntılı bir dönemine yazdığı günlükle ışık tutmaktadır. Enrico bu günlüğe yaşadıklarını ve gözlemlediklerini günden güne kaydetmiştir. Kitap dürüstlük, çalışmanın gücü, ahlak, vatan sevgisi ve dostluk üzerine dersler verip, bu değerleri çocuklara çocukların diliyle anlatmaktadır. 
Saygılı, erdemli ve vicdanlı bir birey yetiştirmek isteyen her anne baba bu kitabı çocuğuna okutmalı, okumalıdır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109800</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227346e0-847b-43ff-aebc-5adf353e9bd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Nutuk</image:title>
            <image:caption>“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” 
 
M. Kemal Atatürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66d8d5fd-ab5e-482c-8244-4ec06d1b5d25.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah</image:title>
            <image:caption>Jules Verne&apos;nin 1870 yılında kaleme aldığı Denizler Altında Yirmi Bin Fersah, yazarın deniz macerası konulu kitaplardan biridir. Okyanusta seyir halindeki gemilere saldıran ve batmalarına neden olan gizemli bir deniz yaratığının varlığından şüphelenen bir grup bilim insanının bu yaratığı araştırmak için çıktıkları yolculukla başlıyor kitap. 
Gemilerin batmasına neden olan bu nesne nedir ve denizler altında çıkacakları uzun yolculukta onları hangi maceralar beklemektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c1bb15a-dcc3-4247-b26f-c628e0496d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaiju No: 8 - 8 No’lu Canavar 1 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Dünyada canavarların en sık görüldüğü ülkelerden biri olan Japonya’da yaşayanlar, canavarların düzenli olarak devam eden acımasız saldırıları altında günlük hayatı sürdürmeye çabalıyor. Bir zamanlar Savunma Kuvvetlerine üye olmak isteyen Kafka Hibino, şimdi canavarlar konusunda uzmanlaşmış bir temizlik işinde çalışmaktadır. Kafka, bir gün gizemli bir yaratık tarafından bir canavara dönüştürülür ve canavarlara boyun eğdirmekten sorumlu olan Japon Savunma Kuvvetleri tarafından “8 nolu Canavar” kod adıyla anılmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109804</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d32bb5-cf49-4dd9-830a-d97468623c9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anaakım Çökerken Alternatif Medyanın Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>AKP, 2002 yılında iktidar olduğundan beri Türkiye’deki medya alanını yeniden düzenlemeye başladı. Bu yeniden düzenleme süreci 2011 yılından itibaren hızlandı ve radikalleşti. 90’ların İslamcı-muhafazakâr medyasının güçlendirildiği, ana akımda yer alan medya kuruluşlarının büyük oranda el değiştirdiği, bu kuruluşlarda çalışan gazetecilerin kitlesel olarak işten çıkartıldığı ve gazeteciliğe yönelik baskıların arttığı bu düzenleme süreci, keskin bir dönüşüme yol açtı. Bu dönüşüm sürecinin sonunda medya alanı, “iktidar yanlısı” ve “muhalif” olarak adlandırılan iki temel kampa bölünmüştür. 
 
Yeni medya düzeninin çok küçük bir kısmını oluşturan ve “muhalif medya” olarak anılan medya kuruluşları, dönemin şartları ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle, özelikle internetin olanaklarından yararlanmaya çalıştı. Bu imkânsızlıkların mecbur kıldığı çabaların yarattığı paradoksal imkânlar alternatif medya, radikal medya, yurttaş gazeteciliği gibi medya modellerinin örneklerinin çoğalmasını sağladı. Türkiye özelinde gazeteciliğin yaşadığı ekonomik ve siyasi kriz, yeni modellerin ve girişimlerin doğuşunu hızlandırdı. 
 
Bu kitapta, 2010’lu yıllarda kapsamı ve etkisi artan alternatif gazetecilik arayışlarının, mesleki, etik, iktisadi ve politik eleştirisini hedefleyen yazılar bir araya getirildi. Gazetecilik ve medya çalışmaları açısından özgül bir dönemi temsil eden bu yıllar, akademik eleştirinin konusu olmayı fazlasıyla hak ediyor. 
 
Anaakım medyanın eleştirisi yapılırken, ana akımın çöküşüyle ortaya çıkan boşluğu doldurma misyonunu bir zorunluluk olarak üstlenen gelenekseliyle dijitaliyle alternatif medya alanının yeterince eleştirilmediği görülüyor. İşte bu boşluğu mütevazı bir katkıyla doldurmak amacı güden elinizdeki kitap, gazeteciliğin büyük bir kriz yaşadığı ve bu krizden çıkışın yollarını yeni yöntemler üzerinden bulmaya çalıştığı bu dönemin akademik bir eleştirisini yapmayı hedefliyor. Bu hedef yerine getirilirken, anaakım medya ve gazeteciliğin yanı sıra, alternatif kavramının kendisi de nesnel bir mesafeyle sorgulanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e9a9ea8-fa31-44b8-8be3-b8de9da47271.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Patenler</image:title>
            <image:caption>İçinizi ısıtacak sımsıcak bir öykü Gümüş Patenler. 
Raff Brinker geçirdiği bir kaza sonucu yaralanmış ve belleğini yitirmiştir. Babalarının zor günler için biriktirdiği altınların yerini de kimse bilmiyordur. Bayan Brinker komşu evlere temizliğe giderek ve yaptığı el işlerini satarak kazandığı parayla evini geçindirmektedir. Zaman su gibi akmaktadır ve aradan 10 yıl geçmişitir. 
Hans 15, Gretel ise 12 yaşındadır artık. İki kardeş, ev işlerinden ve çalışmaktan arta kalan zamanlarında paten kayarak geçirmektedir. Ancak iki kardeşin gerçek paten almak için paraları yoktur ve tahtadan yaptıkları patenlerle kaymak da çok zordur… 
Belediye Başkanı,kızının doğum günü için bir paten yarışması organize eder. Acaba Hans ve Gretel, kasabada düzenlenen ve kazanan yarışmacılara gümüş patenler verilecek olan bu yarışmaya katılabilecek midir? 
Babaları bir gün iyileşebilecek midir? 
İçinizi ısıtacak sımsıcak bir öykü Gümüş Patenler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ef6097-a49b-41f4-b14b-c4554ce7e532.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidi</image:title>
            <image:caption>İsviçreli yazar Johanna Spyri&apos;yi (1827-1901) dünyaca ünlü bir yazar yapan Heidi&apos;nin ilk yayımlanmasının üzerinden yıllar geçmiş olsa da Heidi her yaştan insanın sevgiyle andığı bir karakter olmaya devam ediyor. 
Küçük yaşta anne ve babasını kaybettikten sonra teyzesi tarafından bakılan ve çevresinde aksiliğiyle ün salmış Alp Dede&apos;nin İsviçre Alplerindeki dağ kulübesine götürülen Heidi, artık dedesiyle yaşamak zorundadır. Heidi&apos;nin sevgisi öylesine temiz ve duygu yüklüdür ki Alp Dede&apos;nin aksiliği bile bu sevgi karşısında yumuşar. Heidi, çoban arkadaşı Peter ile dağda keçilerin peşinde koşmakta, neşeli günler geçirmektedir. Heidi&apos;nin okula gitme zamanı geldiğinde işler bir parça karışsa da bu küçük kızın yüreğini dolduran o muazzam sevgi her şeyin yoluna girmesini sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8d0c13-bef6-4579-9809-5efd957d3d1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes – İz Peşinde</image:title>
            <image:caption>Çocukların hayal gücünü ve zihnini geliştirecek polisiye hikayeler… 
Sherlock Holmes’un tuhaf ve sırda dışı hikayelerinin toplandığı bu kitap;olayları farklı bakış açısıyla sorgulayarak çöümlemeyi sağlıyor.Efsane dedektif Sherlock Holmes’un kıvrak zekası ve gözlem yeteneğiyle çözdüü olayların ele alındığı bu kitapta, Holmes’ın muhteşem dikkatli ve gözlemiyle en ince ayrıntıları ve ipuçlarını bularak olayları aydınlatıyor. 
Çocuklar için hazırlanan bu kitap; çocuklarınıza farklı bakış açıları kazandırırken onları aynı zamanda merak ve heyecan dolu soluksuz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85d588f-2f13-43c4-adb3-29a82e9c5a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes –Kaçış Planı</image:title>
            <image:caption>Çocukların hayal gücünü ve zihnini geliştirecek polisiye hikayeler… 
Sherlock Holmes’un tuhaf ve sırda dışı hikayelerinin toplandığı bu kitap;olayları farklı bakış açısıyla sorgulayarak çöümlemeyi sağlıyor.Efsane dedektif Sherlock Holmes’un kıvrak zekası ve gözlem yeteneğiyle çözdüü olayların ele alındığı bu kitapta, Holmes’ın muhteşem dikkatli ve gözlemiyle en ince ayrıntıları ve ipuçlarını bularak olayları aydınlatıyor. 
Çocuklar için hazırlanan bu kitap; çocuklarınıza farklı bakış açıları kazandırırken onları aynı zamanda merak ve heyecan dolu soluksuz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbbf6d31-e8c0-463c-8396-4e696beaebde.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes -Kayıp Elmas</image:title>
            <image:caption>Çocukların hayal gücünü ve zihnini geliştirecek polisiye hikayeler… 
Sherlock Holmes’un tuhaf ve sırda dışı hikayelerinin toplandığı bu kitap;olayları farklı bakış açısıyla sorgulayarak çöümlemeyi sağlıyor.Efsane dedektif Sherlock Holmes’un kıvrak zekası ve gözlem yeteneğiyle çözdüü olayların ele alındığı bu kitapta, Holmes’ın muhteşem dikkatli ve gözlemiyle en ince ayrıntıları ve ipuçlarını bularak olayları aydınlatıyor. 
Çocuklar için hazırlanan bu kitap; çocuklarınıza farklı bakış açıları kazandırırken onları aynı zamanda merak ve heyecan dolu soluksuz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ad2097e-3cdf-4bee-9d9d-56ab8434dbef.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Prens</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar mutlu bir prens varmış... 
Şehirde yaşayan yoksulları gördükçe içi acıyan Mutlu Prens, göç etmekte olan iyi kalpli Kırlangıç’ın bir süreliğine yanında kalıp kendisine eşilk etmesini ve elçisi olmasını ister. Böylece heykelinde olan değerli parçalarını Kırlangıç’ın yardımıyla tek tek yoksullara dağıtmaya başlar. Sonunda ellerinde hiçbir şey kalmayan Mutlu Prens ve Kırlangıç’ın öyküsü; arkadaşlık, sevgi ve fedakârlık üzerine dokunaklı öykülerini içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45148110-3a58-4f32-938f-1fc9b9d4f1e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehbalden Dökülenler</image:title>
            <image:caption>Tenim beyaz çarşafla sıkı fıkı. Kalbimin inlerine yerleşmiş duygularım yıllardır kış uykusuna uzak. Soğuk terler emekliyor bedenimde, anılarımın kokusu burnumun direğini sızlatıyor. Dilsiz hastane odasının ortasına hapsolmuş masum bir mahkumum, ruhumun boz bulanık dalgalarında kulaç atmaya çalışırken boğuluyorum. Yatağın yaylarının sesi kulaklarımı tırmalıyor ve ben her gün uzaklaşıyorum camın ardındaki hayattan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109812</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/322ed5c7-a76b-4011-bd7a-0dd156c880ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Azerbaycan Sevdalısı</image:title>
            <image:caption>Şəmsəddin Kuzəçi Azərbaycan, İraq və Türkiyə arasındakı mədəni əlaqələrin gücləndirilməsi istiqamətində göstərdiyi səmərəli fəaliyyətinə görə 500-ə qədər mükafat, medal, plaket, təqdirnamə alıb, habelə Türk dünyası birliklərinə fəxri üzv seçilib. O, Azərbaycan Yazıçılar Birliyi, Dünya Gənc Türk Yazarlar Birliyi və Türk Dünyası Ağsaqqallar Birliyinin diplomlarını, 2006-cı ildə İraq, Azərbaycan və Türkiyə ilə əlaqədar elmi və ədəbi fəaliyyətinə görə Azərbaycanda “VEKTOR” Beynəlxalq Elm Mərkəzinin “Fəxri doktor” adını, 2022-ci ildə Türk dünyası araşdırmaları üzrə Beynəlxalq Elmlər Akademiyasının “Fəxri professor” diplomunu alıb. 60-dan çox kitabı nəşr olunub. Əsərləri ingilis, rus, ərəb, habelə Azərbaycan və digər türk dillərinə tərcümə edilib.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75982f94-00ee-4ba7-9bd2-c6529462e9af.jpg</image:loc>
            <image:title>Azerbaycan Makalelerim (1)</image:title>
            <image:caption>İraq Türkmanlarının söz və həqiqət bayrağını ustadlardan məsuliyyətlə alıb, gələcək nəsillərə ötürmək üzərə şərəflə daşıyan Şəmsəddin Kuzəçi çiynindəki mənəvi yükün fərqindədir. O, sanki bir institutun işini təkbaşına görmək yetənəyi nümayiş etdirir. Doğrudan da, hərdən heyrət edirsən ki, o, bir bu qədər məhsuldarlığı və çoxyönlü keyfiyyətli işləri bir ömrə sığdırmağı necə bacarır?.. Bu sualın cavabı onun millətə sevdalı olmasına, Türk dünyasına aşiq olmasına bağlıdır. Çox şadıq ki, sevdalılıq, aşiqlik onun timsalında həvəskarlıqda qalmayıb və peşəkarlıqla ziddiyyət deyil, üzvi vəhdət təşkil edir. 
 
Biz də gördüyü işlərə görə Şəmsəddin Kuzəçi bəyi təbrik edir, gələcəkdə onu Azərbaycanın və Türk dünyasının önəmli şəxsiyyətlərindən biri olaraq görəcəyimizi ümid edirik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81193660-dac8-4117-9beb-9ac11ce280d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman ve Usul&apos;ül-İlim</image:title>
            <image:caption>Birincisi: Bir metinde gerçek mana budur, demenin bir belgesi, bir test edicisi olması gerekir. O belgeyi ve o test edici noktayı bize gösteren, dinin ana konularının dengesinden ortaya çıkan soyut güzelliktir. Bir metin için bu mecazdır, diyebilmek için o mecazî mananın, belagat ilminin şartları çerçevesi içinde olması gerekir. Bu iki prensip esas alınmazsa ve bunun sonucu olarak mecaz olan metinleri gerçek mana olarak dayatmak ve hakikat olan bilgileri mecaz diye görmek ve göstermek cehaletin hükümferma olmasına güç verir. Orta yolu gösterecek, ifrat ve tefriti önleyecek sadece şu dört mihenktir: 1) Dinin temel konularının mantalitesi. 2) Belagat ilmi. 3) Mantık ilmi. 4) Hikmettir (fen ilimleridir.) Bediüzzaman, Muhakemat’ın 5. Mukaddimesinde bu bilgileri bize verdikten sonra aynı kitabın Birinci Makalesinin Sekizinci Meselesinde ise: 
Mecaz için farklı karineler olabilir; mesela bir metnin mecaz olduğuna dair, metnin akıl yönünden muhal olması karine olabileceği gibi; metin dışından başka maddi bir delil veya sıradan bir delil veya metnin bağlamı o metnin mecaz olduğuna karine olabilir. Ayrıca Kur’an’ın başka ayetlerinde geçen bazı hakikatler de diğer ayetlerin mecaz olması için karine olabilir” diye söylüyor. Ve bazen de bazı ayet ve hadislerin mecaz olduğu kabul edildiği halde tercümede maksut mana esas alınmaz da meal esas alınır. Dolayısıyla mecaz olan o ayet ve hadislerin mucizevî güzelliği ve belagati yine kaybolur, diye dinî neşriyatın yazar ve yayıncılarını uyarıyor. 
 
İkincisi: İslam âleminde bugünkü bilimlere uygun olarak varlık ve hayat algısı oluşmuyor. Çünkü Müslüman âlimler her bir bilim dalından sadece bir parça biliyorlar. Bilimsel bir fotoğraf ortaya çıkmıyor. Dolayısıyla sağlıklı bir varlık ve hayat algısı oluşmuyor. Bediüzzaman bu içinden çıkılmaz sorunu  Muhakemat kitabında şöyle tasvir etmiştir: Nasıl ki, başka âlemden bu küreye gelen tasvirci bir nakkaş farz olunsa: Hâlbuki ne insanı ve ne insanın gayrisinin (insandan başka canlıların) tam suretini (fotoğrafını) görmemiş; belki her birisinden bazı azasını görmekle insanın tasviri veyahut gördüğü eşyanın umumundan bir sureti tasvir etmek isterse; meselâ, insandan gördüğü bir el, bir ayak, bir göz, bir kulak, yarı yüz ve burun ve amame (sarık) gibi şeylerin terkibiyle bir insanın timsali yahut nazarına tesadüf eden atın kuyruğu, devenin boynunu, insanın yüzünü, aslanın başı bir hayvanın sureti yapsa; nasıl ki imtizaçsızlıkla kabil-i hayat olmadığı için şerait-ı hayat (hayat şartları) böyle ucubelere müsait değildir, diyecekler ve nakkaşı ittiham edecekler.. Şimdi bu kaide, fenlerde (bilim dallarında) aynen cereyan eder (geçerlidir.) Çaresi odur ki: Bir fenni esas tutup sair malûmatını avzen ve zenav (havuz veya havuza akan arklar) gibi yapmaktır. Yani eğer kişi bir ilmi esas alırsa; esas aldığı ilmi havuz gibi yapmalı, diğer ilimleri de o havuza akan arklar gibi etmelidir. Ve eğer kişi malumatını esas alırsa, o malumat ve bilgileri, her birisi hakikatin bir kanalı olan muhtelif ilimlerden beslenmeli. 
 
Üçüncüsü: İslam âlemi, Orta Çağın kültürel birikimini dinî birikim sanıyor; din ve varlık hakkında çağımıza uygun olarak bilim birikimini ve epistemolojisini oluşturamıyor. İşte Bediüzzaman bu sorun için de şöyle bir çözüm öneriyor: Geçmiş çağların derelerinde egemen olan garaz, düşmanlık ve üstün gelme arzusunu doğuran faktör; duygusallık, arzular ve güç idi. O zamanın insanlarını irşad için şiirsel ve duygusal hitabeler yeterli idi. Çünkü duyguları okşamak, insanların eğilimlerini etkilemek için vaiz ve hatip tarafından iddia edilen konuyu süslü ve parlak olarak göstermek. Veya gündemdeki o konuyu korkunç göstermek veya parlak tasvirlerle hayale hoş göstermek, güçlü ve açık delilin yerini tutar idi. Fakat bu çağımızda burhandan (akıl ve fenlerden) başkası insanları tatmin eden bir şey bulunmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0085249-0aab-47e2-94c7-d481973190c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Kaybedersin</image:title>
            <image:caption>Sevgili okurum, sen bu satırları okuduğuna göre artık tanışmamıza çok az zaman kaldı. Bu tanışma sayesinde hem kendi hayatındaki ilişkilere dair davranışları anlamlandırabilecek hem de içinde bulunduğumuz zaman diliminde en sık karşılaşılan sorunlara vakıf olacaksın. Kitabımda danışanların sorularından oluşan bir soru-cevap kısmı var. Bu sorular bana gelen 1000 soru içerisinden en çok tekrar eden sorulardan seçildi, soruların içinde kendi hayatınıza dair bir şeyleri mutlaka bulacaksınız. Yine bu soruların dışında olup cevaplamamı istediğin soruların varsa kitaptaki iletişim bilgilerinden her zaman ulaşabilirsin. 
Şimdi ihtiyacın olan tek şey, güzel bir kahve ve okumaya başlamak için sessiz bir alan. Keyifli okumalar dilerim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/883dd8c7-0b18-4c69-b488-4238c6f69c2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hımbıl</image:title>
            <image:caption>“İpi kopunca tespihin taneleri yere saçılır, bir daha asla bulunmamak üzere oraya buraya yuvarlanır ya, benim hayatım da tıpkı böyleydi,” der Nadir. Gençtir, zekidir ama Z kuşağı yaşıtlarının çoğu gibi hayattan ne istediğini bilemez.  Sosyal medyadan tanıştığı Roxanna ile karanlık oyunlarla dolu yazışmaları onu çok etkiler. Roxanna’ya olan tutkusu Nadir’e bir ayna tutmuş, tüm zayıf yönlerini ortaya çıkarmıştır çünkü! Üniversitede okumak için geldiği Ankara sokaklarında, bir martıya atlayarak dolaştığı gecelerde yaşamı sorgular genç adam... Okul arkadaşı Çiğdem, sık sık gittiği bir barın sahibi Enis ve müdavimlerinden Pala ile yaşadıkları onu Avustralya’da büyük bir maceraya taşıyacak, sıradanlığın zincirini kırmasını sağlayacaktır! 
“Bana bir eser ortaya koyma yetisi veren şey ise yarama değen başka bir yara...” der romanın kahramanlarından biri. Yazar Birol İnan, keskin bir ironi ve gözlem gücüyle bize benzersiz bir dünya sunuyor. Bu dünyanın içinde işçileri sömüren yeni dönem müteahhitleri, digital zorbalıklar, bir babanın onuru ve karşılıksız aşklar var. İnan, “Hımbıl” denilerek küçük görülen Nadir’in kendini yeniden yaratma sürecini, cesur bir üslupla ortaya koyuyor. 
“Neden babamlar kaderci ve ölümüne milliyetçi? Bir araya gelmelerine engel olan şey ne? Bilginin yaratılmasında ya da geçmişten onlara ulaştırılmasında bir sorun mu oldu? Neden hep aynı sayfayı okumakta ısrar ediyorlar? A,B,C,D,E... Z, sonra tekrar A’ya dönüş mü? Bir şey uğruna mı? Kendin olamamak mı sorun? Ortak yönleri belki de bu işi beceremiyor olmaları. Kopuktu zincir,harbiden kopuk. Anlamakta zorluk çektiğim,kastettiğim şeyse yaşamak...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce11c78-7632-454e-b89b-ee7679b04ea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Paris Pastanesi</image:title>
            <image:caption>Paris’in sıcacık bir köşesinde baştan çıkarıcı, küçük bir pastane keşfedilmeyi bekliyor. Ve menüdeki en gözde seçenek aşk olabilir… 
Dört kardeşin en küçüğü olan Nina Hadley, erkek kardeşlerinin hayatı boyunca ona ne yapacağını söylemesinden, ailesinin her şeye karışmasından artık bunalmıştı. Karşısına Paris’te kısa süreli de olsa bir iş imkânı çıkınca, Nina hayatındaki belirsizliklere arkasına bile bakmadan au revoir dedi. 
Küçük bir pastanede düzenlenecek kursa yardımcı olmak üzere yola çıkan Nina’nın canını sıkan tek bir sorun vardı. Pastanenin sahibi meşhur şef Sebastian Finlay’di. Yani Nina’nın erkek kardeşi Nick’in en yakın arkadaşı ve Nina’nın kendini bildi bileli âşık olduğu adam. 
Ağız sulandıran eklerler, zarif makaronlar, benzersiz Fransız tatlıları arasında, Paris’in büyüleyici ve romantik atmosferinde masal gibi günler geçiren Nina’yı baştan çıkarmak üzere bekleyen tek şey mutfakta öğrenecekleri değildi. 
 
Julie Caplin’in dünyanın en romantik şehirlerinden ilhamla kaleme aldığı serisinin yeni kitabı Küçük Paris Pastanesi, dünya romantizminin başkenti Paris’te geçen heyecanlı, tutkulu, şiir gibi bir aşk hikâyesi. Ailesinden uzakta, kendi ayakları üstünde durmaya çabalayan Nina ile küçüklükten beri kalbinden ve aklından çıkaramadığı Sebastian’ın hikâyesi, Paris’in göz alıcı manzarası ve nefis lezzetlerinin eşliğinde okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2f58db-f13c-4cf3-b0cb-1e0159e2c1c2.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsancıl Düşüncenin Gelişmesine Bir Katkı</image:title>
            <image:caption>Ali Seydi Bey erdemlilikle âdetler (âdete uygunluk) arasında bilinçli bir şekilde fark yaptığı, söylediklerini bilgilere dayandırdığı, böylece de görüşleri belirli bir kültür çevresini aştığı, doğululuğun-batılılığın ötesinde olan felsefî bir görüş niteliği taşıdığı, Hilmi Ziya Ülken’in deyimi ile “yaratıcı” öğeler taşıdığı için, bu kitapta onun Terbiye-i Ahlâkiye ve Medeniye’si inceleme konusu yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144e498e-f280-460d-a396-5f4b534c52ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutkan Ayna</image:title>
            <image:caption>12 Haziran 1915’te, Nevşehir’in tek çerçisi Boğos öldürülür. Miralay Ziya Bey, Boğos’un sakladığına inandığı tabutu bulmak için gözünü karartmıştır: O güne dek komşu olan Ermeniler, Türkler, Rumlar arasında sezilen tedirginlik, yerini büyük bir korkuya bırakmıştır artık. Doğdukları topraklardan sürülmek istenenler arasında, oğlunu Çanakkale’ye asker gönderen Kirkor da vardır. Miralay ise ailesini Balkanlar’da gömüp gelmiştir Anadolu’ya. Tehcirin başladığı zamana denk düşen on gün boyunca yaşananları, Kirkor ve Memet’in dostluğunu, sevdiklerini kurtarma çabasını, kadınların sessiz dayanışmasını, yerin altındaki tünellerden gökteki yıldızlara kadar Nevşehir’i, Gürsel Korat’ın okura tuttuğu o unutkan aynada görürüz. 
2017 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı’nı alan Unutkan Ayna, bir dönemi olaylarıyla, kokusuyla, dokusuyla canlandırıyor; kaybolan sesleri duyuruyor. Acıyı, endişeyi ve merakı da uyandırıyor, şefkati ve vicdanı da. 
 
Yas çanının sesi siyah duman gibi Nevşehir’in üstüne yayılırken Boğos’un karısı Sırpuhi dizlerini dövdü. Burnunun ucunda minik ter tanecikleri vardı, yüzü kızgın mı kızarık mı, belirsizdi; Boğos’un yarasına dokunmaya kıyamamıştı biraz önce. Düşündükçe ölünün yerine canı acımaktaydı, burnu sızladı, iki yanına sallandı ve sonra anadili Türkçe olanlara özgü yürekten bir deyiş söyledi: 
Geçtim ağbayırı aştım bir höyük Değmeyin yarama sızısı böyük</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a22c21-24ff-47ec-8574-c4a3259d0df9.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutmak</image:title>
            <image:caption>Issızlığın Ötesi adlı ilk romanında bir aşk hikâyesinin arkaplanında Türkiye’nin hâlâ tam olarak yüzleşmediği toplumsal trajedilere odaklanan Elif Akpolat, yeni romanı Unutmak’ta 1935-1993 arasında ülkede yaşanan ancak bugün unutmuş olduğumuz travmaları ele alıyor. Birçoğu bugüne tesir etse de hafızalarımızdan silinen ve belki de bu yüzden daha da derinleşen konuları romana taşıyor. 
Genç akademisyen Ekin’in bağlı olduğu üniversitenin botanik bahçesinde yaşanan yangın, adeta geçmişte yaşananların bir sonucu ve gelecekte yaşanacakların habercisi gibidir. Olaydan kısa süre sonra ailesiyle bir araya gelen genç kadın sadece geçmişte yaşanan olayları değil, kendi hikâyesiyle ilgili bilmediklerini de öğrenecektir... 
Ekin, İnci, Hayriye, Suna, İsmet, Mehmet, Pirhas, Rıfat... ve nicesinin başından geçenler bu toprakların insanlarına yaşattıklarıdır. Bu romanda anlatılanlar hem bu ülkenin hem de bu ülkede yaşayan kadınların hikâyesidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109821</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ecf496-a404-4e30-8e7c-2eb151928619.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçelerin Laneti</image:title>
            <image:caption>SAVAŞÇI KORKULARINA YENİLMİŞTİ, 
ŞİFACI İSE KADERLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE YEMİNLİYDİ 
 
Thalyria’daki üç krallık nihayet birleşmişti ama asıl büyük savaş henüz başlıyordu. Kraliçe Cat, Olympos’un bile çaresiz kaldığı Ebedi Yaşam İksiri’yle lanetlenmişti. Bundan sonra zaman ne ona ne de karnındaki asla doğamayacak bebeğine dokunabilecekti. Tabii Kral Griffin’in yetenekli bir şifacı olan kız kardeşi Jocasta panzehri bulamazsa. 
 
Şimdiye kadar hep başkalarının kahramanlıklarını izleyen Jocasta, krallığın geleceğini bu lanetten kurtarma umuduyla zorlu bir yolculuğa çıkmaya hazırdı. Kendini bildi bileli âşık olduğu cesur savaşçı Flynn ve eski adıyla Beta ekibi de yanında olacaksa imkânsızı başarıp Kirke’nin bahçesine ulaşabileceğine inancı tamdı. 
 
Tanrıların Savaşı’nda hepsi birer piyondu ancak bu sefer zaferi kılıç değil bilgi getirecekti. 
 
 
“Amanda Bouchet, Yunan mitolojisiyle örülmüş bir dünya ve nefes nefese bir maceranın içinde yeşeren büyük aşk arasında mükemmel bir denge kurmuş.” —BookPage 
 
“Gümbür gümbür bir macera arayan okurlar için.” —Kirkus 
 
“Amanda Bouchet, Kraliçelerin Laneti’nde yine mitlerle ve büyüyle dolu bir hikâye kurgulamış. Karakterler her an sayfalardan fırlayacak gibi. Jocasta’nın, Flynn’in ve bütün Beta ekibinin aşklarını, sadakatlerini ve hem tanrılar hem de canavarlar tarafından sınanışlarını kalbimde hissettim.” —Maria Vale 
 
“Kraliçelerin Laneti, okurları büyüleyecek.” —Jennifer Estep 
 
“Kralseçen Günlükleri’nin macera dolu fantastik dünyasına keyifli bir geri dönüş. Sadık okurlar Jocasta ve Flynn’in destansı yolculuğuna ve aralarındaki çekime bayılacak! Bunca zaman beklemelerinin ödülünü kesinlikle alacaklar!” —Jeffe Kennedy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d9259d6-424e-4d87-9668-04eb821d8dd5.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatora Veda</image:title>
            <image:caption>Alışılmışdışı bir padişah: Adidas eşofmanlı, Ray-Ban gözlüklü; modern, ılımlı, yenilik sevdalısı. Yalnızca şiire değil, polisiyeye de meraklı. Şehrin damlarına tırmanan, cevval, alışılmışdışı bir kadın: İfe. Ve esrarlı bir alfabeyle yazılmış, alışılmışdışı bir elyazması. Mutlak hâkim padişah, bir hikâyenin sonunu öğrenebilmek uğruna, kendisine başkaldırmaya cesaret eden tek kadınla işbirliği yapmak zorunda.  
 
Aziz Gökdemir, Muradlar’ın tarihini, son hünkârın doğumundan ölümüne dek sene sene mercek altına alıyor İmparatora Veda’da. Masum bir çocuğun diktatöre dönüşümünü, gücün insanı nasıl zehirlediğini, yalnızca görüntüde modernleşebilmiş bir halkın üzerinden anlatıyor; değişimin kodlarını, yedek şehzadelerin hapsedildiği kafeslere, mezarlıklara, bilinmeyen bir alfabeye gizliyor. 
 
“Sıcak sarı bir ışık yayılıyordu dükkândan, önünde uzanan ıslak taşları benek benek aydınlatıyordu; başını kaldırmıyordu İfe, sadece yürüyor, o an aklına düşen iki dizeyi mırıldanıyordu: ‘Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda/ Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı.’ Bir şey istiyordu, bir kıyamet. Ne istediğini bilmiyordu, kopup kaçmak belki, bir şekilde. Gövdesi bir koza olsa, yırtıp onu. Ama nereye? Evli evine derler ya, tam da öyle gidiyordu işte, koşa koşa, bir kez daha şu etrafındaki silik siluetler ordusu gibi mağlup, yorgun, hatta harap. Sokaklar günün son hamallarına kalacaktı birazdan, sağlı sollu kapılardan çıkıp mesailerinin son süprüntülerini götüreceklerdi, tanzifat ameleleri de sokaklara atılmış büyüklü küçüklü çöpleri toparlayacaktı. Sonrasına karanlık hâkim olacaktı, bir de eli sopalılar, köpekler, kediler. Kör ışıklı gaz lambaları, yeni yeni onların yerini almaya başlayan yirmi mumluk sarı sıcak ampuller, ısındıktan sonra türküsünü söyleyen veya bültenini okuyan tek istasyonlu radyo. Gazocağında kısık ateş; sımsıkı örtülü perdeler, kenarlarından kanayan evler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbed09bd-7e81-4d9a-91ce-aa33c8f8fb45.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Pırıl Pırıl Bir Gemiydim Eskiden -– Özdemir Asaf 100 Yaşında</image:title>
            <image:caption>Özgün şiirleriyle çağdaş şiirimize yön veren 1923 doğumlu Özdemir Asaf’ın 100. doğum yıldönümü için hazırlanan ve seçme şiirlerini içeren “Ben Pırıl Pırıl Bir Gemiydim Eskiden” kitabını Eren Caner Polat resimledi. 
 
“Bir ışık düşerse üstüne basma. 
Daha yakınlaşır, korkarsın. 
Bir leke, silmeye - gör, 
Leke kalır, sen çıkarsın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8067a41-c38a-496a-801f-b12cb3f3eea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçeğin Ruhu</image:title>
            <image:caption>“Sanatımızla ilgili bu gizli öğreti, klanımız için olağanüstü derecede önemlidir ve her nesilde yalnızca bir kişiye verilmelidir. Noh sanatında yeteneği olmayan birine, sizin çocuğunuz dahi olsa bu kitabı vermeyin.” 
 
14. yüzyılda ortaya çıkan ve bugün hâlâ icra edilen Japon performans sanatı “Noh”un kurucusu Zeami ondan fazla oyunun yanı sıra Noh oyuncuları için birçok tez kaleme aldı. Yazdıkları arasında en önemlisi olan ve 1400 ile 1418 yılları arasında kitaplaştırdığı Çiçeğin Ruhu başta sadece Zeami’nin tiyatro topluluğunca nesilden nesle aktarılarak gizli tutulsa da açığa çıktığı 19. yüzyıldan sonra Noh oyuncularının el kitabı olarak kabul gördü.  
 
Akira Kurosava’nın yönetmenlik tarzında da büyük etkisi olan Çiçeğin Ruhu’nda Zen Budizmi üzerine aldığı geniş kapsamlı eğitimden, klasik Japon edebiyatından ve aristokrat yaşam tarzından yararlanan Zeami hem samuray sınıfı için ortaya çıkan ve ilkelerinin çoğu dövüş sanatlarının ilkelerini de yansıtan Noh tiyatrosunun prensiplerini açıklıyor hem de bir sanatçının nasıl yaşaması gerektiğini inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbfdca87-8930-48e9-a237-33dc61512e05.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sinem 2</image:title>
            <image:caption>Hızlı ve kalburüstü yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları…  
 
Bir yanda toplumun içinden geçtiği çalkantılı günler, diğer yanda karakterlerimizin kimlik arayışları… Hepsi ve daha fazlası Ve Sinem çizgi öykülerinin ikinci cildinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76b124dc-7ded-421a-99bf-d087f4aeb208.jpg</image:loc>
            <image:title>Evine Dönemeyen Adam</image:title>
            <image:caption>“Limon Yağmuru” (2014), “Anlatamıyorum” (2017) kitaplarıyla adını duyuran Emrah Öztürk’ün üçüncü öykü kitabı “Evine Dönemeyen Adam”. 
 
Kişileri çevreleyen zamanla mekânın, eylemleri belirleyen eşyayla doğanın güçlü anlatımı göze çarpıyor öykülerde. Özellikle “Rüya Hanım’ın Günlüğü” öyküsünde mutluluk, özgürlük ve benlik arayışını zehirleyen ihanet ve suçluluk duygusu öne çıkıyor. Karabasanlar, gerilimler, hesaplaşmalar ve ödeşmeler bir korku filminin sisli havası içinde veriliyor. 
 
Sessizlikteki dostlukla gürültüdeki düşmanlık arasında derinleşen, bireysel arzularla toplumsal dayatmalar arasında göz ardı edilmiş duyarlıkları incelikle işleyen bir kitap, “Evine Dönemeyen Adam”. 
 
“Tüketici bir karanlık kaplamıştı ruhumu. Üstelik her şey, her şey müthiş bir sessizlik içindeydi; boğulmama karşı kayıtsızdı her şey. Buna razı gelmiş gibiydiler. Veya sanki beni boğanla aynı fikirdeydiler... Gelip beni kurtaracak, bu duruma dur diyecek, müdahale edecek kimse yoktu ortalıkta. Unutulmuş, daha doğrusu göz ardı edilmiştim. Kimileri böyle bir durum karşısında hemen teslim bayrağını çeker, kendisini bekleyen kadere boyun eğer. Yani direnmez, yani şu söz konusu değersizlik hissiyle hemen barışır. Tamam, der. Benden bu kadar, der. Fakat ben öyle demiyordum. Çırpınıyordum. Sağ kalmaktan ziyade değerli olduğumu ispat etmek için çırpınıyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fabbb0d0-6122-4962-a0c9-ae158c881163.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sinem 3</image:title>
            <image:caption>Hızlı ve kalburüstü yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları…  
 
Bir yanda kahramanlarımızın değişen zamana ayak uydurma çabaları, diğer yanda peşlerini bırakmayan geçmişin izleri… Hepsi ve daha fazlası Ve Sinem çizgi öykülerinin üçüncü cildinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109828</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8553433f-5db7-4997-a3ad-f6b422b8d7a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dublinesk</image:title>
            <image:caption>Enrique Vila-Matas metinlerarasılığı kullanan, kurmacanın tabiatını sorgulayan ve gerçekten nevi şahsına münhasır eserleriyle öne çıkan, İspanyol edebiyatının en muzip, en üretken yazarlarından birisi. Yirmiden fazla romanı, pek çok öykü kitabı olan Vila-Matas’ın 2010 yılında yayımlanan, en kişisel eserlerinden sayılabilecek Dublinesk için ise ödüllü yazarın başyapıtı denilebilir. 
 
Yayınevi iflas eden edebiyat yayıncısı Samuel Riba, hiç gitmediği Dublin’de geçen bir rüya görür. Bu rüyanın etkisiyle, James Joyce’un Ulysses’inde Paddy Dignam’ın gömüldüğü mezarlığa üç yazar arkadaşıyla beraber gidip Gutenberg Çağı için gıyaben bir cenaze düzenlemeyi planlar. Bir süredir hayatı bilgisayar başında geçen Riba, bir yandan içkiyi bırakmanın dertleriyle ve sorunlu evliliğiyle boğuşacak, bir yandan da hayatını ele geçiren edebiyatın labirentlerinde yolunu bulmaya çalışacaktır. 
Enrique Vila-Matas’ın, hem Beckett ve Joyce’un ruhunu katıp hem kendine ait kılmayı başardığı Dublinesk’i “Edebiyat ölüyor mu?” sorusuna verilen heybetli bir cevap. 
 
“Vila-Matas’ın yazılarının üzerimdeki etkisi muazzamdır. Espri anlayışına, her tür edebiyat hakkında sahip olduğu bilgiye, yazarlara duyduğu şefkate ve edebiyatla ilgili konuları alıp korkusuzca yazılarının bir parçası yapmasına hayranım.” 
 –Paul Auster 
 
“Modern İspanyol edebiyatında eşi benzeri olmayan bir yazar. Vila-Matas’ın mükemmelliği tartışılmaz bir gerçek.” 
–Roberto Bolaño</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109829</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50a11a81-d511-460e-8c6b-64ae1f9d10ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Marry Grave 3</image:title>
            <image:caption>ÖLÜ KARISINI DİRİLTMEK İÇİN ÇIKTIĞI YOLCULUK GEÇMİŞİN İZİNİ SÜRÜYOR. ÖYKÜMÜZ, SAWYER’IN ÇOCUKLUĞUNA, İKİSİNİN TANIŞTIĞI GÜNLERE UZANIYOR! 
 
Sawyer çıktığı zorlu yolculukta, malzemelerde bulunan büyüyü kullanarak iblislerle amansız mücadelesine devam ediyor. Rosalie’yi diriltmek için düştüğü yolda büyük bir azimle ilerliyor. Öykümüz Sawyer’ın çocukluk yıllarına geri dönüyor. Yalnız bir çocuk olan Sawyer’a yaşama gücü veren kişi kimdi? Ve sevgili karısı Rosalie ile nasıl tanıştılar? İkisinin zamanı aşan hislerinin kaynağı ortaya çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a642761c-d5b8-4dc7-9f58-3643939469e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımı Değiştiren Her Şey</image:title>
            <image:caption>“Size pusu kuran birinin planını öğrenirseniz ne olur? 
O plan bozulur! 
Ailenizdeki sırlar, geçmiş travmalar, negatif duygu ve düşünceler, sevimsiz anılar da sizi bekleyen pusulardır. Öğrendiğinizde ve ‘Bu onların çatışmasıydı, benim yolum başka!’ farkındalığına vardığınızda döngüleri kırmış olursunuz.” 
Bu romanda Esra’nın farkındalık yollarından nasıl geçtiğini, neyi neden yaşadığını ve nasıl çözdüğünü film izler gibi göreceksiniz. 
Esra, güzel, başarılı bir küratör ve ressamdır. Evli ve çok mutludur. Evde yardımcısı, şoförü, cemiyette bir yeri, refah bir hayatı vardır. 
Ama yüreğindeki sır yaşamını gölgelemektedir; sürekli aynı rüyayı görür ve ardından kılık değiştirip ev temizliğine gider. Bir yabancının bu sırrı öğrenmesi ile Esra’nın hayatı alt üst olur. 
Büyük bir yüzleşme, psikolog seansları, bilinçdışı kodları, ritüeller, meditasyonlar, rüyalar, içindeki yaralı çocuğa mektup, affetme çalışmaları, reiki, yas tutma, geçmişi şifalandırma ve daha fazlası… 
Ayşen Bozkuş, Hayatımı Değiştiren Her Şey kitabında sıradan hayatların içine gömülmüş, suskunlukla karşılanmış bir kötülükle yüzleştiriyor bizi. Değişim, dönüşüm ve ruhumuzdaki yaraların iyileşmesine ancak bir yüzleşmeyle başlayabileceğimizi umut dolu bir hikâyeyle hatırlatıyor. 
“Farkında olalım ya da olmayalım, 
hayat tesadüf adı verdiklerimiz aracılığıyla bizimle konuşur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109831</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16fe83b4-7e75-4e60-9cde-8d88f2e935e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavukozor</image:title>
            <image:caption>Dünya genelinde on iki yaşından küçük mucitler arasında en iyisi olan Sally Tinker, yeni bir macerayla geri döndü! 
 
Son İcatlar Şampiyonası’ndaki yenilgisi yüzünden Sally’den intikam almak isteyen ezeli rakibi Dexter Maelstrom, canlıları ilkel atalarına çeviren yeni icadıyla Sally’nin karşısına çıkar. Fakat Ters-Evrim Işını’nın dönüştürdüğü hayvanlar bir sebeple kontrolden çıkınca işler karışır. Bakalım Sally, arkadaşı Charli ve tam zamanlı bebek Joe devasa kuş-dinozorlarla nasıl baş edecek? Haince bir plan, tehlikeli dev kuşlar ve cesur hamlelerle dolu bu macerada tek bir şeye yer yok: Korkak tavuklara!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b1b72d7-f55a-4309-8102-99cff785b62e.jpg</image:loc>
            <image:title>Burası Tekin Değil</image:title>
            <image:caption>Dikenleri batan güllerin yerine dikilen zararsız çiçekler, patlamadan hemen önce sıcağa ve hayata alışan bir kırmızı balon, huzuru bizimkiyle beraber bozulan kediler, hikâyelerine uğradığımız insanlar arasında geziniyor. Sine Ergün’ün kitabı “Burası Tekin Değil”, geçip kaybolanların arasına bakıyor. 
 
“Yakınlarda bir yere oturduk, hoşbeşten sonra konuşacak şey kalmadı. Sustuk, ellerime baktım, o da masada bir noktaya dikti gözlerini. Sonra yüzüme baktı, güneşin üstünden bulut geçiyor olacaktı ki yüzü karardı. O an gözünde hiç görmediğim bir şey gördüm, hep orada mıydı, bilmiyordum. Yine sevecen, hayat dolu bakıyordu ama o bakışın arkasında, biraz geride başka bir göz vardı, bir şey anlatmaya çalışıyordu, anlamıyordum, onun da bildiğini sanmıyordum. Bulut geçti, göz kayboldu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7417933-dfa1-4464-9c25-30bdaa1480fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Tarihöncesi Dünya</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Tarihöncesi Dünya, Afrika’daki kökenlerimizden endüstrileşme öncesinin görkemli uygarlıklarına ve yakın geçmişin şehirlerine uzanan insanlığın tarihöncesinin çarpıcı hikâyesini aktarıyor. 
 
İki arkeolog ve deneyimli tarih yazarı, uzak atalarımızın Eski Dünya’ya yayılmasını, Homo sapiens’in ortaya çıkışını, ondan çok sonra Avrupa, Avrasya, Asya ve Amerika’ya kalıcı olarak yerleşmesini anlatıyor. Avcı toplayıcılardan sonra dünyanın çeşitli bölgelerinde çiftçilik ve hayvan evcilleştirmenin kökenlerine odaklanıyor, bu yeni ekonomilerin insan varoluşunu nasıl da çarpıcı bir biçimde değiştirdiğini gözler önüne seriyor. Kudretli hükümdarları ve ideolojilerini, uygarlıkların yükselişiyle düşüşünü ve pek çoğunun maruz kaldığı uzun kuraklığın yıkıcı etkilerini anlatarak tarihöncesi dünyanın neden modern dünya için önemli olduğuna cevap arıyor. 
 
Tarihöncesi geçmişimizin insanlığın kökenlerinden günümüze dek uzanan bir değerlendirmesini küresel bir bakışla, sade olmakla beraber keyifli bir üslupla sunan bu kitap, insanlığın erken tarihinin hikâyesi ve onun modern dünyayla bağlantısını merak edenler için harikulade bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eaaa7f7-e367-4abc-8951-6930ade73f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Havan</image:title>
            <image:caption>“Taş Havan” adını verdiğimiz elinizdeki kitapta, 1949-1960 yılları arasında süreli yayınlarda çıktıktan sonra çeşitli kitaplarına dağılmış Esendal öykülerini bir arada okuyacaksınız. 
 
“Memduh Şevket Esendal’ı hiç görmedim, siyasi hayatında neler yaptığını da pek bilmem, fakat hikâyelerini ilk okuduğum gün ‘İşte hikâyeci!’ dediğimi hatırlıyorum.” 
(Cahit Sıtkı Tarancı) 
 
“Bizim Çehov’umuzdur da diyebilirim. Ama yalnız, uzakta yaşayan, gölgelenen, unutulan, nicedir uzmanlarca keşfedilmeyi bekleyen, kalabalıklara sesini duyurunca yeniden değerlendirilecek, büyüyecek, en az Ömer Seyfettin, Sabahattin Ali, Sait Faik kadar yaygınlaşacak, etkili olacak bir Çehov.” 
(Muzaffer Buyrukçu) 
 
“M.Ş.E. Türk öykücülüğünde çok önemli bir anlayışın öncüsü olmuştur. Süssüz, yalın, biçimsel oyunlardan uzak bir anlatımla insan ilişkilerine yönelmiş, sanatsal başarıyı içerik güzelliklerinde aramıştır. Günümüzün genç öykücüleri bu yazarımızı önem vererek incelemelidirler kanısındayım. Süse, anlatı, oyunlarına aşırı düşkünlük gösterilen bir ortamda bu büyük ustanın yapıtlarının yeniden yayımlanması çok yararlı olabilir.” 
(Memet Fuat)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af3587a6-10a7-47ad-b41d-19024c125f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>“On bin yıl ya da on milyon yıl sonra dünya nasıl bir yer olacak? Bizim hakkımızda ne tür hikâyeler anlatılacak?” 
 
Ayak İzleri: Geleceğin Fosillerinin Peşinde’de ödüllü yazar David Farrier, çok uzak bir geleceğe ne tür izler bırakacağımızı araştırıyor. Modern uygarlık olarak, okyanusları kirleten plastik maddeler, toprağın altına gömülen nükleer atıklar ya da gezegeni boydan boya kateden milyonlarca kilometrelik yollar gibi zamanın etkisine direnebilecek pek çok şey yarattık. Ürettiğimiz karbon belki de atmosferde 100.000 yıl boyunca kalacak ve şehirlerimizin kalıntıları da bundan milyonlarca yıl sonra bile bir kaya katmanı olarak varlığını sürdürmeye devam edecek. Geleceğin fosilleri, yirmi birinci yüzyılda nasıl yaşadığımıza dair birçok gerçeği açığa çıkarabilir. 
 
Edebiyat, sanat ve bilimin iç içe geçtiği Ayak İzleri, bizi uzak gelecekteki torunlarımızın mit ve hikâyelerinde nasıl hatırlanacağımızı düşünmeye davet ediyor. Baltık Denizi&apos;nden Büyük Set Resifi&apos;ne, Tazmanya&apos;daki bir buz çekirdeği laboratuvarından devasa Şanghay şehrine dek uzanan seyahatlerinden sonra Farrier, hızla değişen ve değişirken de insan kavrayışının ötesinde sonuçlar doğuran bir dünyayı anlatıyor. Uyarıda bulunurken her şeye rağmen umudu da elden bırakmayan Ayak İzleri, sadece gelecek hakkındaki düşüncelerinizi değil, günümüz dünyasına bakışınızı da değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d09a78-7beb-4177-897c-c904278c1930.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısmet Kuşu</image:title>
            <image:caption>“Kısmet Kuşu” adını verdiğimiz elinizdeki kitapta, 1941-1949 yılları arasında süreli yayınlarda çıktıktan sonra çeşitli kitaplarına dağılmış Esendal öykülerini bir arada okuyacaksınız. 
 
“Onun güzel romanının, güzel hikâyelerinin genç insanların mahremiyetlerine, muhayyilelerine, yaşayışlarına, mesut ve hüzünlü saatlerine uzun seneler karışmasını dilerim. Mektep kitaplarına onun küçücük, tertemiz, güzel hikâyelerinin kocaman laflıların yerine geçmesini dilerim.” 
(Sait Faik Abasıyanık) 
 
“Hikâyeleri içinde birkaçını çok severim: İstanbul’da Bir Bayram Gününün Hikâyesi, Hâmid İçin Bir Yazı, bir de, adını unuttum, bir dilenciye verilen bir kızın hikâyesi [Bizim Nesibe]. Sevdiğim hikâyeleri yalnızca bunlar değildir, ama şimdi bunları hatırlıyorum... Hâmid İçin Bir Yazı yazarın en sevdiğim hikâyelerinden biridir; edebiyat âlemimizin en acıklı hallerinden birine dokunur: Körü körüne beğenmek, körü körüne övmek, yahut körü körüne yermek. O övgülerin, yahut yergilerin bari bir manası olsa! Hayır, hepsi boş birer lakırdı kalabalığıdır. Memduh Şevket Esendal o hikâyesinde işte bunu göstermiştir.” 
(Nurullah Ataç) 
 
Ataç’ın Esendal’da sevdiği üç öykü de ‘Kısmet Kuşu’nda..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428c4109-e714-494c-9e70-c3f833cecf18.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü Onlar Biraz Meraklı (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Hareketli, oyunlu kitap!  
 
İki Kitap bir arada!
Yetişkinler çocuklarla buluşuyor,
farklı şeyler konuşuyor.
Hazır mısınız, hayal güçleriyle
dünyamıza neşe katan çocuklarla buluşmaya!
Minik kitabın sayfalarını çevir, hikâyeyi tamamla.
Yapboz, ara bul, eşleştirme oyunlarını oyna.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09dd7ef-5272-4182-b129-9ffc2caedb36.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanata Dair – 1</image:title>
            <image:caption>“Sanata Dair”, Halit Ziya Uşaklıgil’in genel olarak sanat, edebiyat, dil ve müzik konuları üzerine kaleme aldığı gazete yazılarından oluşuyor. 
 
1938-1963 yılları arasında dört cilt halinde yayımlanan ‘Sanata Dair’i biz iki ciltte topladık. Abdullah Uçman tarafından hazırlanan ‘Sanata Dair’in bu iki ciltlik yayınında, esas metne herhangi bir müdahalede bulunmadan, gerekli görülen birtakım isim, eser ve olaylarla ilgili kısa açıklamalar yapılmış; yazarın bir kısım kelimelerde tercih ettiği ve bugüne uymayan imlası günümüz imlasına uydurulmak suretiyle daha rahat okunabilecek bir eser ortaya konulmuştur. 
 
Elinizdeki ilk ciltte şiir, roman, eleştiri, vezinler, dilimizdeki Arapça ve Farsça tamlamalar, gramer, sözlük ve imla konusuyla tercüme meselesi üzerinde durulmuş; Türk tiyatrosu ve müziğinin yanı sıra yeni Türkçe tartışmalarına yer verilmiştir. 
 
Halit Ziya’nın son derece zengin ve geniş bir birikimle, rahatça okunan deneme üslubuyla kaleme aldığı yazılarında, günümüz araştırmacılarıyla okuyucularının öğreneceği ve tartışacağı önemli konular olduğu kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aebc5efb-56d1-4b0f-9880-375ace1e3a4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanata Dair – 2</image:title>
            <image:caption>“Sanata Dair”, Halit Ziya Uşaklıgil’in genel olarak sanat, edebiyat, dil ve müzik konuları üzerine kaleme aldığı gazete yazılarından oluşuyor. 
 
1938-1963 yılları arasında dört cilt halinde yayımlanan Sanata Dair’i biz iki ciltte topladık. Abdullah Uçman tarafından hazırlanan Sanata Dair’in bu iki ciltlik yayınında, esas metne herhangi bir müdahalede bulunmadan, gerekli görülen birtakım isim, eser ve olaylarla ilgili kısa açıklamalar yapılmış; yazarın bir kısım kelimelerde tercih ettiği ve bugüne uymayan imlası günümüz imlasına uydurulmak suretiyle daha rahat okunabilecek bir eser ortaya konulmuştur. 
 
Elinizdeki ikinci ciltte Halit Ziya, kendi kuşağından bir kısım edebî şahsiyetin portresini çizmiş, onların kitap halinde basılmış eserlerini değerlendirmiş; İngiliz ve Fransız edebiyatının belli başlı isimlerinin kısa biyografileri eşliğinde eserlerini tanıtmıştır. 
 
Halit Ziya’nın son derece zengin ve geniş bir birikimle, rahatça okunan deneme üslubuyla kaleme aldığı yazılarında, günümüz araştırmacılarıyla okuyucularının öğreneceği ve tartışacağı önemli konular olduğu kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46152e4d-be6b-467a-9a9e-0c5cb16bd8aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyrederim Dünyayı</image:title>
            <image:caption>“Seyrederim Dünyayı” Filiz Özdem’in kelimeleriyle Ayşe İnan’ın resimlerini buluşturan harika bir kitap. 
 
Alakarga çok güzel bir kuş ama sesi öyle kötü ki, onu kimse yanında istemiyor. 
Bunun üzerine Alakarga havalanıyor, dünyadaki yerini ararken doğayı seyre dalıyor. 
Bu hayranlık verici manzara karşısında sessizliğe bürünüyor, gözleri şenleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b506877-cf80-420e-a77e-3eb68baaa397.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağların Efsanesi Eşkıya Deli Çölloğ</image:title>
            <image:caption>Aşireti delisi kendisi Avşar, 
Atıyla karlı dağları aşar, 
Görenler Çölloğun fendine şaşar, 
Avşar&apos;ın aslanı sen misin Çölloğ 
İlikli heybeyi terkiye astı 
Papazın kızının saçını kesti 
Güççük Hasan&apos;la Yozgat&apos;ı bastı 
Tanımaz bir canı bir adam Çölloğ 
Çölloğun meskeni fakirin yurdu 
Fakir fukaraya ihsanı vardı 
Ermeni&apos;den aldı yoksula verdi 
Kutnudan kumaşın harmanı Çölloğ 
Kayseri yurduna bir cenk kuruldu 
Cem oldu ahali orda derildi 
Ağzı açık dört zaptiye vuruldu 
Görenler seyretsin al kanı Çölloğ 
Erciyes dağını kantar mı tartar 
Tartarım diyenin belası artar 
Gel Çölloğ şimdicik yakayı kurtar 
Fakirin atası sen misin Çölloğ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/824052de-f5d7-4669-bd0a-e6c6568ff14b.jpg</image:loc>
            <image:title>Birkaç Deli Güvercin</image:title>
            <image:caption>Birkaç Deli Güvercin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109843</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abfc6f09-303d-406f-a51d-7e4d48b16223.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin Cambazlar</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar Fransa’dan Amerika’ya göç etmiş olan ve yaşamlarını sirk gösterileri yaparak kazanan Cascabel ailesi yıllar sonra Fransa’ya kalıcı olarak dönmek ister. Ancak bu yolculuk hiç de Cascabellerin düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. Memleketlerine dönebilmek için zorlu yolları aşmaları, haydutlarla mücadele etmeleri, Kızılderililerle anlaşmaları gerekecektir. Fakat bu zorluklar onlara paha biçilmez dostluklar ve tecrübeler kazandıracak ve hayallerinin ötesinde bir yaşamın kapılarını aralayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109844</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e803d0b5-8603-426e-9e12-613e8a201801.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Pilotu</image:title>
            <image:caption>Savaş Pilotu, yazarı Antoine de Saint-Exupéry’nin II. Dünya Savaşı sırasında, Fransız Hava Kuvvetleri&apos;nde görev yaptığı bir dönemde, bir pilot olarak edindiği deneyimleri anlattığı etkileyici bir anı kitabıdır. 
Saint-Exupéry, yazarlık yeteneği ve gözlem gücünü harika bir biçimde ortaya koyduğu bu kitapta, yaşamla ölüm arasında İnsan’ı keşfeden bir pilotun gözünden, savaşın ve teknolojik gelişmelerin insanları nasıl etkilediğini, insanların hayatındaki anlam arayışlarını ve savaşın yıkıcılığına karşı nasıl korunabileceğini sorgulamaktadır. Kitap, yazarın kişisel deneyimlerini anlatırken, aynı zamanda dünya barışı hakkındaki düşüncelerine de yer vermektedir. Yazarın savaşın acımasızlıklarına ve insanın doğasında süregelen iyilik ile kötülük arasındaki amansız çekişmeye dair yansıttığı düşünceler, okuyucuyu kendisiyle beraber düşünmeye; hem dış hem de iç dünyasını farklı bir bakış açısıyla değerlendirmeye itmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109845</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78d29add-eca0-41bd-8e3c-23f5076cf166.jpg</image:loc>
            <image:title>Pal Sokağı Çocukları</image:title>
            <image:caption>“Yeryüzü... Siz güzel, sağlıklı ova öğrencileri, sonsuz yola çıkmak için sadece bir adım atması gereken, gökyüzü denen harika büyük mavi bulutun altında, gözleri uzak mesafelere, uzağı görmeye alışık, evler arasında yüksekte yaşamamışsınız, Peşteli bir çocuk için boş arsanın ne demek olduğunu bile bilmiyorsunuz. Bu ova ve sırt, Peşteli çocuğun ovası. Bu onun için sonsuzluk ve özgürlük demektir. Bir tarafı şişkin bir çitle çevrili, diğer tarafında büyük ev duvarlarının göğe doğru yükseldiği bir kara parçası. Şimdi, hiçbiri bu toprak parçasının Peşte&apos;den bazı fakir öğrencilerin gençliğini temsil ettiğini bilmeyen sakinlerle dolu büyük, dört katlı bir ev, şimdi de Pal Sokağı’nda olduğu yerde yas tutuyor.” 
“Pal Sokağı Çocukları”, sokağın havasını genzinde dolaştırmış bir grup çocuğun neşeli, eğlenceli, hareketli ve bazen de hüzünlü günlerini anlatıyor. Sokakta oyunlar oynayan, gruplara ayrılıp savaşan çocuklar, hayatın sert, karanlık yanlarıyla şimdiden tanıştıklarının henüz farkında değiller… 
Peşteli bir grup çocuğun; Küçük Sarışın Nemeçek’in, Boka, Feri Ats ve diğer çocukların dünyasını hem yetişkin hem de çocuk okurlara sunmaktan mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109846</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b1407ef-3004-41dd-af13-4a29a4b3a198.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Uçurumunda</image:title>
            <image:caption>Neyzen Tevfik, Fikret Muallâ, Sabahattin Ali ve birçok ünlü sanatçının yaşamından kesitler... Psikolog yazar Melih Yıldız, bu kitabında bilim, sanat ve edebiyat dünyamızın ışıltılı karakterlerinin aklın uçurumunda olan yaşamlarından kesitler sunuyor. Unutulmaz yeteneklerine, sanatsal ve bilimsel verimlerine karşın yolu bir şekilde akıl hastanesiyle kesişmiş ve ruhsal sorunlar yaşamış bu ünlülerimiz arasında kimler yok ki: Sabahattin Ali, Neyzen Tevfik, Yahya Kemal, Şükûfe Nihal, Fikret Muallâ… Kitapta ayrıca, bu ünlülerle zaman zaman yolları kesişen Fahri Celal, Mazhar Osman gibi ülkemizde psikoloji biliminin gelişmesine katkıda bulunmuş bilim insanlarının çabalarına da yer veriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109847</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6718fe0-9407-43e7-b8a1-8457c427eea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Henüz Her Şey Bitmedi</image:title>
            <image:caption>Hayat devam ediyor. 
 
Başımdan geçen her şeyi bu kitapta yazdım… Seninle bol bol dertleşip, bazen gülüp bazen ağlayacağız. Ben zamanında çok yanlış yaptım sen yapma diye, kendin için iyiye giden yola adım attığın an, ben de orada olacağım. 
 
Seni hiç tanımadım… Şu an ne yapıyorsun bilmiyorum ama seni seviyorum. Tanımasam da sana inanıyorum; hayallerinin peşinden koşacağına, kendin olacağına, düşsen bile daha güçlü bir sen olarak yeniden ayağa kalkacağına inanıyorum. Şayet ben ayağa kalkacağım dersen, seni bekliyor olacağım. 
 
Unutma, hiçbir şey için geç değil…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109848</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d45a59-fe17-4113-ab5c-b0aa6174148c.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Hekimlerinin Hazinesi</image:title>
            <image:caption>1695 farklı bitkinin halk hekimliğinde kullanışı 
Bilimsel Referanslar Işığında Anadolu Halk İlaçları Envanteri 
 
Günümüz ilaç ve tedavi uygulamalarının bilinmediği dönemlerde tüm dünyada insanlar, geleneksel tedavi sistemlerinden yararlanmıştır. 
 
Türkiye, üç farklı floristik kuşağın (Kuzeyde Avrupa-Sibirya; Batı ve Güneyde Akdeniz; İç ve Doğuda İran-Turan) kesişme noktasındadır. Bunun sonucu olarak, şimdiye kadar teşhisi tamamlanan 12.000’e yaklaşan takson sayısı ile dünyanın en zengin florasına sahip ülkeleri arasında yer almaktadır. 
 
Anadolu, coğrafi konumu ile tarih boyunca yüzlerce kavim ve kültürün yönetiminde kalmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde üç kıtada süren 600 yıllık hükümranlık sayesinde Anadolu’da zengin bir tedavi kültürü oluşmuştur. Unani Tıbbın ve İslami Tıbbın kaynağı, Anadolu’nun da dahil olduğu coğrafya içerisinden çıkmıştır. 
 
Sağlık hizmetinin ulaştırılamadığı yerlerde ise Halk Hekimleri ön plana çıkmaktadır. Halk Hekimleri, İslami Tıbbın yanı sıra yerel bitkilerle ilgili deneyimlerini kullanmaktaydı. ‘Halk İlacı’ kavramı içerisinde çevrede yetişen veya yetiştirilen bitkilerden hazırlanan formüller yer almaktadır. Ne yazık ki, Anadolu’da bitkilerin ne kadarının halk ilacı olarak kullanıldığı tam olarak bilinmemektedir. Bu bilgiler usta-çırak geleneği ile devam etmiş ve Anadolu’nun zengin tedavi kültürü kayıt altına alınamadığından kaybolmaya yüz tutmuştur. 
 
Ülkemizde bilimsel anlamda sistemik ilk Etnobotanik saha çalışmaları, 1986-1998 yılları arasında Prof. Dr. Erdem Yeşilada’nın da içinde bulunduğu bir çalışma grubu tarafından yürütülmüştür. Tüm Anadolu’da il ve ilçeler bazında, doğru bilgilerin alınabileceği en uzak yerleşim yerlerinde saha çalışmaları yapılmış, kişilerden alınan bilgiler doğrultusunda bitkiler toplanarak botanik isimlendirmesi yapılmıştır. Takip eden süreç Prof. Dr. Erdem Yeşilada ve arkadaşlarının yürüttüğü Etnofarmakolojik araştırmalar ile saha çalışmalarında tespit edilen bazı halk ilaçlarının etkinlik ve güvenilirlikleri ortaya konmuştur. 
 
Bu kitapta bazı ön değerlendirme parametreleri göz önüne alınarak seçilen ve ulaşılabilen kaynaklarda yer alan bilgilere dayanılarak, Anadolu Halk İlaçları kültüründe insan sağlığına yönelik olarak kullanılan bitkilere yer verilmiştir. 
 
Halk Hekimlerinin Hazinesi aslında Anadolu’da yüzlerce yıldır halk ilacı olarak kullanılan bitkilere ait kaybolmaya yüz tutan kadim bilgilerin kayıt altına alınmasına yönelik çok önemli bir kaynaktır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109849</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b963ae4-2df1-4e6c-be90-8f465ab2786a.jpg</image:loc>
            <image:title>Paylaşılamayan Kalemler</image:title>
            <image:caption>Biraz paylaşamama, biraz kıskançlık, biraz kızgınlık, biraz üzüntü… Kardeşlikteki kavgalarda ne yaşanıyorsa bu hikâyede var. Kardeş kavgalarının ortasında çocukları kucaklayabilmenin sıcaklığı da… Abisinin eşyalarını izinsiz alan Zehra, buna kızan Alperen,  her iki çocuğunun da duygularını anlayan anne… Zehra öğreniyor, Alperen sakinleşiyor, anne kucaklıyor. Peki ama nasıl? İşte bunu kitabı okuduğunda öğreneceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109850</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a236e161-595b-4429-bb5f-ecc6093b75af.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Kutusu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir çocuğun en sevdiği oyuncağı paylaşmak istemediğinde ortaya çıkan krizi hem yetişkinlerin yönetmesini hem de çocukların bu süreçten paylaşma duygusunu kendi tecrübeleriyle yaşayabilmesini kolaylaştırmak için yazıldı. Kahramanımız Meryem en sevdiği oyuncağı vermek dışında bir çözüm bulduğu için mutlu. Bakalım o çözüm neymiş?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109852</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8a9a660-e1ed-47bf-87fe-5d7d77a38253.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar: Hayat, Siyaset ve Bilim</image:title>
            <image:caption>Max Weber’in hayat, siyaset ve bilime dair mektupları, onun entelektüel evrenine yeni bir bakış sunuyor. Sosyoloji, ekonomi ve siyaset bilimi alanlarına yaptığı derin katkılarla tanınan Weber’in akademik yazışmaları, onun entelektüel gücüne ve akademik yolculuğuna dair bir kanıt oluşturuyor. Bu eşsiz yazışma koleksiyonu, Weber’in ailesi, dostları, meslektaşları, öğrencileri ve çağdaşlarıyla olan derin etkileşimlerini ortaya çıkararak sosyal bilimler tarihinin en dönüştürücü dönemlerinden birinin zengin dokusunu gösteriyor. Weber’in öğrencilerine ve meslektaşlarına yazdığı mektuplar sadece onun olağanüstü zekâsını ve anlatım kabiliyetini değil, aynı zamanda etrafındaki zihinleri besleyen ve onlara meydan okuyan cömert ruhunu da ortaya koyuyor. Her sosyal bilim öğrencisi için bir hazine olan bu mektuplar Weber’in bilimsel yolculuğunun inceliklerine dair derin bir kavrayış sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109853</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cbb01d9-e8a7-41dc-bf29-18d480a55091.jpg</image:loc>
            <image:title>Plotinos’un Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki metin, Émile Bréhier’nin, 1921-1922 kış döneminde Sorbonne’da verdiği derslerden oluşmaktadır. Burada Plotinos felsefesinin baştan sona bir açıklaması yer almamaktadır; bazı önemli konular göz ardı edilmiştir. Bunlar; duyusal dünya, doğa, madde, maddeyle ilişkisinde kötülük gibi konulardır. Başka bir deyişle, Bréhier çalışmasını Plotinos’un genel bir ad verdiği akledilirin incelemesiyle sınırlandırmıştır; araştırma, Plotinos’un ifadesiyle “tanrısal şeylerin durduğu” yerde, yani altında sadece maddenin düzensizliğinin ve çirkinliğinin bulunduğu ruhta sonlandırılmıştır. 
Bréhier, bu “tanrısal şeyler”in, Bir’in, Akıl’ın ve Ruh’un incelemesine yine de Plotinos Felsefesi başlığını vermiştir, çünkü Plotions’un düşüncesinin merkezinin burada yattığına inanmaktadır. Bu tanrısal şeyler, duyusal dünyada dolaşan ruhun, Ulysses’in geri dönmesi gereken sevgili vatanıdır; Ulysses gibi ruh da duyusal şeylerin büyüsünden, Kirke’nin cazibesinden kurtulmalıdır. Plotinos, ruhun bu anavatanının öylesine canlı ve derin bir hissine kapılmıştır ki, eserleri, o zamanlar aynı arayışa girişen pek çok entelektüel maceraperestin eserleri arasında eşsiz olarak kalmıştır. Bréhier’nin Plotinos’un düşüncesine dair kaleme aldığı bu girişin amacı, başka bir dünyaya duyulan bu tutkulu eğilimin varsaydığı zihin durumunu açıklığa kavuşturmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109854</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b1ac7fd-146c-437b-8b51-4c9dac09080a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Arayışında</image:title>
            <image:caption>Ruh kavramı, Antik çağlardan bu yana yinelenen bir keşif alanı olmuştur. Ruhumuzu bulmaktan bahsederken neyi kastederiz, bir ruhumuz olduğunu nasıl biliriz ve günümüzün bilimsel ve teknolojik gelişmelerinin ortasında bunun önemi nedir? Ruhun Arayışında, okuyucuları ruhun kökenlerine doğru kısa bir yolculuğa çıkarmaktadır ve ruh kavramının tarih boyunca nasıl geliştiğini incelemektedir. Edebiyat, müzik, sanat ve teolojiye değinen John Cottingham, ruhun mahiyetine yönelik çalışmaların/araştırmaların modern zamanlarda gereksiz (!) addedilmesinin çok hatalı olduğunu iddia etmektedir. Yazara göre, ruhun daha iyi anlaşılması, hepimizin insan olmanın ne olduğunu daha iyi anlamasına yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109855</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d59674eb-7f18-47f0-a86e-c7341da10aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyahat Mektupları 1877-1914</image:title>
            <image:caption>Seyahat Mektupları sizi Max Weber’in ihtişamlı dünyasına çağırıyor. Weber’in söz konusu mektupları farklı ülkelerdeki sayısız kültürel karşılaşmayı kapsıyor. Bu samimi ve dokunaklı mektuplar aracılığıyla okuyucular, Weber’le birlikte eğlenceli ve bilgilendirici bir keşif yolculuğuna çıkıyor. 
Bu kitap sadece Weber’in keskin gözlemlerini ve içgörülerini değil, aynı zamanda onun kişisel dünyasını da sunuyor. Bu özel yazışmalar, Weber’in akademik kişiliğinin gizlediği iç dünyasını ve insani yönünü aydınlatıyor. Seyahat Mektupları Weber’in çocukluğundan itibaren sınırsız gözlem gücünün ve merakının bir kanıtını oluşturuyor. İster bir sosyoloji öğrencisi ister hevesli bir gezgin ya da sadece meraklı bir okuyucu olun, Seyahat Mektupları sizi tarihin en etkili sosyal düşünürlerinden birinin dünyasına bir keşif gezisine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109856</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/923f0173-da76-412f-b4b4-acc1efe08de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Güzel Başörtülerim</image:title>
            <image:caption>Hey merhaba!
Küçük dünyama hoş geldin.
Biliyor musun?
Ben süslenmeyi çok severim.
Saçlarıma her gün farklı farklı şekiller veririm.
Gel sana odamdaki süslenme köşemi göstereyim.
Şu kurdelelerimin, tokalarımın güzelliğine bak.
Ah; hele birbirinden renkli başörtülerimi bir görsen!
Ben de senin gibi küçük bir kızım. Ama onları da kullanmayı çoook seviyorum.
Zaten annem; “İstediğin zaman bu örtülerden kullanabilirsin. Onlar senin güzel başörtülerin.” diyor.
Onlar BENİM GÜZEL BAŞÖRTÜLERİM…
***
Merve Gülcemal, &quot;Benim Güzel Başörtülerim&quot;de minikleri meraklı, heyecanlı ve cıvıl cıvıl bir kız çocuğunun dünyasına misafir ediyor. Anneler ile kızlarının kalbini bu sefer âdeta başörtüsüyle bağlıyor, birbirine sıkı sıkı tutunsunlar diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109857</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db7a7c1-a381-4dc0-8777-eeacb602feba.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Nedir?</image:title>
            <image:caption>Hans Kelsen, 1953 tarihli bu küçük kitabında adalet sorununu, çıkar ve değer çatışmalarını çözme ve insan davranışlarını gerekçelendirme sorunu olarak ele almaktadır: Kelsen&apos;e göre mutlak adalet mümkün değildir, ancak göreceli adalet en azından hoşgörüye yol açar. Dünya genelinde mevcut mülteci hareketlerinin hemen herkes için yarattığı zorluklar göz önüne alındığında bu soru (Adalet Nedir? sorusu), temel öneminin ötesinde, özellikle güncel hâle gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109858</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed10adad-48a8-43d0-844a-384fe80cf3a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilginin Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Gadamer’in Presokratikler üzerine daha önce yayımlanmış ancak (Almanca ve İngilizceye) hiç çevrilmemiş makalelerinin tamamını bir araya getirmektedir. Herakleitos fragmanlarının hermenötik ve filolojik incelemesiyle başlayan Gadamer, daha sonra Yunan Atomcuları ve Presokratik kozmologlar üzerine bir tartışmaya geçer. Son iki makalesinde Gadamer, modern bilimsel düşüncenin Yunan felsefe geleneğine olan derin borcunu ayrıntılı bir şekilde ele alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f00c4d44-e943-49f9-b7c7-83fa45144b14.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersim&apos;e Yolculuk - Seyahatname</image:title>
            <image:caption>DERSİM’E YOLCULUK – SEYAHATNAME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109860</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8abf8fd-e4e2-44e8-8397-3481ab815d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Araştırma Pratiği: Teori ve Sosyal Araştırmanın İlişkilendirilmesi</image:title>
            <image:caption>Ampirik sosyal araştırma ve teori arasında sağlıklı bir bağlantının nasıl kurulacağı meselesi sosyal araştırmacılar ve teorisyenler için büyük önem arz eder. Sosyal bilim alanında üretilen çalışmaların en temel sorunlarından veya eksiklerinden biri, ampiri ve teori arasındaki bu ilişkinin güçlü ve verimli bir biçimde tesis edilemiyor oluşudur. Derek Layder, Sosyolojik Araştırma Pratiği kitabında sadece bu sorunun temellerine inmekle kalmıyor, aynı zamanda saha ve sosyal araştırma pratikleriyle irtibatın teori üzerinden nasıl zenginleştirici bir çerçevede tesis edilebileceğini yetkinlikle ortaya koyuyor. Bu kitap, teoriyi ve soyut kavramları araştırmalarında rehber olarak kullanmayı ya da onları somut araştırma verilerine dayalı olarak geliştirmeyi arzulayan sosyal araştırmacılar ile teorik fikirlerini ampirik kanıt ve verilerle daha sıkı bir şekilde temellendirerek onları daha fazla güçlendirmek isteyen sosyal teorisyenlere yöneliktir. 
En nihayetinde, teorileştirmenin doğası gereği ne tür bir yaratıcı etkinlik olduğunu ve teorinin sosyal araştırmanın vazgeçilmez bir unsuru olarak görülmesi gerektiğini ortaya koyan bu kitap, teori ve ampirik araştırma bağlantısına yönelik yaklaşımlara bir temel oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, kitapta sosyal teorilerin devam eden ampirik araştırma bağlamında üretilmesine odaklanan alternatif ve özgün bir yaklaşım geliştirilmeye çalışılmaktadır. Layder’in uyarlayıcı teori olarak ifade ettiği bu yaklaşım, sosyal teorinin doğası, kullanım şekli ve araştırma yöntemine ilişkin yerleşik sosyolojik gelenekleri sorgulamaktadır. Bu geleneklerin yöntem anlayışlarının şöyle ya da böyle demode veya değersiz oldukları iddia edilmeksizin yeni bir metodolojik çerçeve geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu minvalde, Layder’in sosyal araştırma pratiği ve teori arasındaki uçurumun kapanmasını ve aralarındaki ilişkinin güçlenmesini sağlayabilecek oldukça zihin açıcı stratejiler sunmaya çalıştığı elinizdeki bu kitap sosyal bilimler alanıyla ilgilenen tüm bireyler için önemli bir boşluğu dolduracak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5adc3254-9337-435c-beb5-972a571c0538.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam İnciler</image:title>
            <image:caption>Emeric Pressburger, bu usta işi “kara” gerilim romanıyla, Soykırım ve kötülüğün sıradanlığı üzerine yazılmış en etkileyici yapıtlardan birine imza atmıştır. Piyano akortçusu Karl Braun, 1965 Haziran’ında Londra’da kiraladığı odasına yerleşir. İlk bakışta okurun rahatlıkla duygudaşlık kurabileceği, savaş sırasında kaybettiği karısıyla çocuğunun yasını tutan, müzikten anlayan, ince ruhlu bir beyefendi gibi görünür. Siyasi görüşleri nedeniyle 1933’te Almanya’yı terk ettiğini söyleyerek komşularının saygısını kazanan bu Alman, aslında insanlığa karşı işlediği suçlardan yirmi yıldır aranan bir beyin cerrahı, Nazi savaş suçlusu Dr. Otto Reitmüller’den başkası değildir. Yakalanma korkusuyla yaşayan doktorun paranoyasıyla birlikte gerilimin dozu da giderek artar. Pressburger sarsıcı finale doğru ilerlerken ahlak, sorumluluk ve ilahi adalet kavramları üzerinde durur. 1966’da okurla buluşan Cam İnciler hakkında, Braun’un gerçek kimliğinin ilk bölümde ortaya çıkmasını eleştirerek yazarın asıl meselesini ıskalayan tek bir yazı yayımlanmıştı. Roman çok geçmeden unutulup kayıp edebi hazineler arasında yerini aldı. Savaş suçlularının edebiyatta belli klişelere sığdırılarak tasvir edildiği o dönemde Pressburger’ın hedefi, sıradan bir insanla tüyler ürpertici suçlar işlemiş bir canavarı kendinde buluşturan Karl Braun karakteriyle, Hannah Arendt’in de vurguladığı gibi, Soykırım’ın faillerinin sapkın ya da sadist değil, “son derece insan” olduklarına işaret etmekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f3ef90b-9ee8-43fa-8228-8b888ad370e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Düz Dünyacılar</image:title>
            <image:caption>“Kendi karşısına çıkıverse kendi de kendinden korkardı; çok iriydi bir kere, gördüğün göreceğin en iri köpeği bununla mukayese et, o ince belli çay bardağıysa bu on sekiz bardaklık semaverdi, öyle bir iri, öyle bir iri. Bir hırlasın, elli kiloluk hiltiyle asfalt deliyormuş, bir havlasın, gök gürlemiş sesi çıkarırdı. (...) Korkunçtu, bunu kabul ediyordu, ama şunu da kabul ediyordu, gördüğü onca eziyete rağmen ne insan ne hayvan, kimseye bir kastı olmamıştı. (...) Fenalık etmekten ısrarla çekinir, mecbur kalmadıkça insan olsun hayvan olsun kimseye ilişmez, bırak ilişmeyi, yan gözle bile bakmazdı.
” Üç köpeğin, arafta bir merhumun, bir düz dünyacı meleğin, bir de apartman sakinlerinin hikâyesi bu. Köpeklerden biri “nasıl temiz, nasıl saf, nasıl güzel avanak” bir kara azman... Biri Angara’nın cello bello takımından bir beyaz... Biri yürek yakan bir âfet. Böyle bir üçlü çete. Araftakinin dünyası ahireti birbirine dolanmış, feleğini şaşırmış. Apartman sakinleri ve dahi mahalle halkı, “recm şehvetine” kapılmış, “itlaf ekibi” duasına çıkmışçasına köpek taşlıyor. Düz dünyacı melek, “kurt çakal bir, börtü böcek bir, çalı çiçek bir, dal budak bir, ağaç orman bir, orman insan bir, her şeyin bir” olduğunu anlatıyor sabırla. Bütün bunların birbiriyle ne alakası var peki? İşte, düz dünya hikmeti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29665cb4-2ced-48cb-8917-6a9f907b9fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelepçemin Karasında Bir Ak Güvercin</image:title>
            <image:caption>akşamlar bir karakuş gibi sağılıp inerdi tenha yollara 
yıldızlar dut kokardı iğdeler ay kokardı 
öflez ışıkları yol boylarında osmanlı karakolların 
tilkiler üşüşünce akşam yıldızıyla bağlara 
kelepçemin karasına bir ak güvercin 
nazlı nazlı, canım yiğit, süzüm süzüm, canım oğul, 
gelip konardı 
ben bu yürek yarasını bir gece elbistan’da duymuştum 
 
*Eylül Telefonları *Mapusâne Seni Yapan Kör Olsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9f5dcc3-317c-4701-a109-4a4bbd136196.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Ekmek yanarsa kül, bozulursa küf kokar. Her şey bozulduğu gibi karışır havaya. Her şey gittiği gibi kalır. Annemin kokusu önce üstümüzden gitti; sonra bu halılardan, rengini sadece babamın sevdiği koltuklardan, mutfaktaki bezlerden, eşikteki paspaslardan, tül perdelerden. Dolapta elbise bıraksaydı oradan kolay kolay gitmezdi kokusu ama elbiselerinin hepsini kendiyle götürdü. İnsan bir parça elbisesini bilerek de olsa bırakmaz mı giderken? Kâinata sığmayan annem bir valize sığıp gitti. Nereden çıkarsa çıksın mutfaktan çıkmazdı kokusu derdim. Oradan da gitti. Benzeri görülmemiş bir cinayet soruşturması. Olayların tam ortasında meczup üç kardeş: Nizam, İlhan ve Çetin. Babalarına göre, doğarken amel defterleri kapalıymış gariplerin, eksik doğmuşlar... Anneleri Gülizar ise sırra kadem basmış. Gidişi hem derin bir yara hem de koca bir muamma... Ali İpek, Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet Öyküsü’nde gerçeği herkesin bilmesine rağmen susmayı tercih ettiği bir hikâye anlatıyor. Ama gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu olduğunu hatırlatarak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f305e103-4b62-4728-8d78-677a7ef6f826.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürdane Hanım</image:title>
            <image:caption>Dönemine göre sıradışı, bağımsız ve güçlü bir kadın olan Ulviye Hanım, aynı zamanda edebiyata düşkün, sıkı bir roman okurudur. Gün gelir okuduklarıyla yetinmeyerek gerçek bir olayın nasıl yaşanabileceği merakına kapılır. Bunun için karşı yalıdaki komşusu Dürdane Hanım’ı henüz icat edilen telefon aletiyle dinlemeye başlar: Dürdane Hanım saplantı derecesinde âşıktır, üstelik kendisine eskisi kadar yüz vermeyen sevgilisinden bebek beklemektedir. Bu tam da Ulviye Hanım’ın aradığı türden bir hikâyedir. Kendisi de bu hikâyeye kâh erkek kılığına girerek, kâh hafiye gibi iz sürerek, kâh hemcinsi adına intikam planları kurarak dâhil olur. 
Henüz 17 Yaşında romanında Beyoğlu’nun eğlence hayatını tasvir eden Ahmet Mithat, bu eserinde de bizi Galata âlemlerine götürür. Bir vakitler yeniçerilerin mekânı olan, sonra müdavimlerinin ayaktakımıyla yer değiştirdiği Galata, çok kültürlü yapısı, karnavalları ve belalılarıyla hem korkulan hem cezbeden bir yer olarak okura kapılarını açar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/414b6b1c-a236-4b51-9d44-7eb82a1c622a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürdane Hanım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dönemine göre sıradışı, bağımsız ve güçlü bir kadın olan Ulviye Hanım, aynı zamanda edebiyata düşkün, sıkı bir roman okurudur. Gün gelir okuduklarıyla yetinmeyerek gerçek bir olayın nasıl yaşanabileceği merakına kapılır. Bunun için karşı yalıdaki komşusu Dürdane Hanım’ı henüz icat edilen telefon aletiyle dinlemeye başlar: Dürdane Hanım saplantı derecesinde âşıktır, üstelik kendisine eskisi kadar yüz vermeyen sevgilisinden bebek beklemektedir. Bu tam da Ulviye Hanım’ın aradığı türden bir hikâyedir. Kendisi de bu hikâyeye kâh erkek kılığına girerek, kâh hafiye gibi iz sürerek, kâh hemcinsi adına intikam planları kurarak dâhil olur. 
Henüz 17 Yaşında romanında Beyoğlu’nun eğlence hayatını tasvir eden Ahmet Mithat, bu eserinde de bizi Galata âlemlerine götürür. Bir vakitler yeniçerilerin mekânı olan, sonra müdavimlerinin ayaktakımıyla yer değiştirdiği Galata, çok kültürlü yapısı, karnavalları ve belalılarıyla hem korkulan hem cezbeden bir yer olarak okura kapılarını açar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03ad6137-d819-4969-b010-9401e7fd3ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Zaman Nerdeyiz</image:title>
            <image:caption>… ne güzeldin 
bir yaşamın ortasındayken günlerimiz 
isterdim sözlerin samanyoluna karışırken 
bir denizin eteklerinden yıldızlara savrulmayı 
uçuversen bir kapalı kutudan/ uzandığım uçuruma 
sözcüklere süt veren şiire dönüşürdün 
koysam şarkıların en yalnız akşamına adını 
dilime tuttuğun ışıkta bir gökyüzü olurdun 
karın en güzel yağışını anlatırken dünya 
dizelerim kanardı birdenbire 
tarihin mermerinin en ince damarında. 
*Soluk Soluğa Hayat *Yeryüzü Sahnesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5417af3-9a72-4b81-aa0d-8daa75018cca.jpg</image:loc>
            <image:title>Gücümüzü Hürriyet Aşkından Aldık - Devr-i Hamid&apos;den Meşrutiyet&apos;e</image:title>
            <image:caption>Mustafa Asım Çalıkoğlu kendi ifadesiyle, “bugün Cumhuriyet güneşinin nuru içinde hür hava teneffüs eden demokrat Türk evladına, baba ve dedelerinin daha dün denecek kadar kısa zaman içindeki hayat şartlarını göstererek kendilerindeki enerjinin tükenmezliğine güvenlerini artırmak” için kaleme alır hatıralarını. 
20 Nisan 1953’te “İstibdattan Cumhuriyete” başlığıyla Son Posta gazetesinde yayımlanmaya başlayan yazılarının birinci kısmı, o zamanki İstanbul’un çehresinden memleketin iktisadi ve ticari durumuna, okullarda verilen ilk okuma derslerinden Bâbıâli Caddesi’nin renkli simalarına, Osmanlı Bankası baskınından Girit meselesine kadar pek çok ayrıntıyı barındırır. 
II. Abdülhamid döneminin baskısı altında İstanbul’da gazetecilik yapmaya çalışırken sürgüne gönderildiği Selânik’te İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girer. Cemiyetin önde gelen isimleri ile birlikte çalışır. Meşrutiyet’in ilanına kadar burada yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlattığı ikinci kısım ise cemiyetin örgütlenme şekillerine, olaylara ve insanlara bakış açısına dair önemli ve değerli bilgiler içerir. 
Gazeteci, yazar, siyasetçi ve mütercim Mustafa Asım Çalıkoğlu, samimi bir dille kaleme aldığı hatıralarıyla, günümüz okurunu istibdadın ruh karartan atmosferinde adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7941dd5e-f8ee-41b1-a0a5-7a2a39b08052.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Popülizm ve Kentsel Gerilim</image:title>
            <image:caption>“Yeni nesil popülizmin sadece kendine biat etmeyen ya da dışladıkları cemaatleri değil, 1960 sonrasında sanayileşme hamleleri sonrasında oluşan yeni kentli esnaf/zanaatkâr, bürokrat ve teknokratlardan oluşan ücretli gelire sahip orta sınıfları ve örgütlerinden başka koruyucusu olmayan işçileri de dışladığını biliyoruz. Kentli orta sınıfları dışlayarak, küreselleşmeyle eklemlenmeyi sağlayan yeni orta sınıfları seçen yeni nesil popülizmin ürettiği ‘teknoloji kenti’ olarak Pendik, bu yeni ilişkileri gözlemlememize de imkân vermektedir.” Yeni Nesil Popülizm ve Kentsel Gerilim’de Sema Erder, yaklaşık 25 yıl önce yaptığı Pendik araştırmasını yenileyerek, capcanlı bir kentsel değişim hikâyesi anlatıyor. Bu hikâye üzerinden, Türkiye’nin toplumsal değişim dinamiklerine dair keskin gözlemlerde bulunuyor. Pendik, hızlı kentleşme sürecinin vardığı “post-kentleşme” aşamasının hareketli bir sahnesidir. Post-kentleşme de, küreselleşmenin bir veçhesi. Nitekim Pendik, “dünya kenti İstanbul” olgusunun bir çehresini oluşturuyor. Sema Erder, küreselleşmenin de farklı çehreleri olduğuna dikkat çekiyor. Pendik’in karşısına dikilen sorular, “her yer” için geçerli: “Hangi küreselleşmeyle eklemleşmeli? Formelle mi? Enformelle mi? Yeraltıyla mı? Hepsiyle mi?” Kitabın önemli başlıklarından biri de, yeni nesil popülizmin bir gerilim ekseni olarak “AK Camia” - “Beyaz Türkler” ilişkisi ve genel olarak yerel siyaset.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38be8053-b6ea-47fb-ab73-fc6b27fcfecd.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet: Asırlık Bir Muhasebe</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet: Asırlık Bir Muhasebe, özlü bir hesap özeti. Yedi başlık altında, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık tarihinin yoğunlaştırılmış bir değerlendirmesi. Aynı zamanda derlemeyi de hazırlayan Mehmet Ö. Alkan, “Cumhuriyet’in Siyasal Dönemeçleri” adlı yazısında, cumhuriyetin gelişme seyrini altı dönemsel bağlamda kat ediyor: Atatürk Cumhuriyeti, Milli Şef Cumhuriyeti, Demokrat Parti Cumhuriyeti, Darbeler Cumhuriyeti, 12 Eylül Cumhuriyeti ve AKP Cumhuriyeti. Sema Erder, kentleşme sürecini ele aldığı “Köylülükten Çıkışın Zorlu Halleri”nde, “postkentleşme” ve şirket küreselleşmesinin etkisi altında inşaat ekonomi-politiğine dayalı “yeni nesil popülizmi” tartışıyor. Aksu Bora, “Kadınların Yüz Yılı”nın, Cumhuriyet’in “Kız Evlatlar”ından Solun “Bacıları”na, 1980’lerin “Kadınları”na, AKP’nin “hanım kardeşleri”ne uzanan hareketli seyri üzerine düşünüyor. Şevket Pamuk, “Cumhuriyet Ekonomisi”nin üç döneminde (korumacılık ve devletçilik; tarıma dayalı kalkınma ve ithal ikameci sanayileşme; neoliberal politikalarla dışa açılma) kopuş ve devamlılıkları analiz ediyor. Gökhan Çetinsaya da, Cumhuriyet döneminin dış politikasını şekillendiren temel karakteristiklerin eleştirel bir analizinin ardından, bu politikadaki süreklilik ve değişimlere bakıyor. Tanıl Bora, yüz yılın “ideolojik akışlar”ını, yani Türkiye’nin temel siyasi düşünce geleneklerini, dönemsel bağlamlar içinde gözden geçiriyor. Ahu Antmen “Sanatın Yüzyılı”nda, Osmanlı-Cumhuriyet kopuş veya sürekliliğiyle ve tabii Batı’yla ilgili kültürel çatışmalar ve sentez arayışlarına odaklanıyor. Sanatın hem canlı bir “yansıma,” hem de bizzat bir hayat alanı olduğunu göstererek... Yedi tabloda, cumhuriyet tarihi panoraması...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5cc362e-6417-4c8e-95c7-f90c32af712c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı İle Bisikleti</image:title>
            <image:caption>Her yaz düzenlenen bisiklet turu yaklaşıyor! Ayı, bu yıl tura katılmaya kararlı. 
Ama önce bisiklete binmeyi öğrenmesi gerekiyor. Ayı’nın dostları Oklu Kirpi, Karaca ve Sincap da tura hazırlanıyor. 
Bakalım arkadaşlar bisiklete binmeyi öğrenebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/518d05c9-6d21-41ae-91f9-850fcd2f0c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes Seti</image:title>
            <image:caption>Akıl yürütme yöntemleri ve birbirinden gizemli olayları çözmekteki ustalığıyla polisiye-macera severleri kendine hayran bırakan Sherlock Holmes,maceralarına devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35af769a-0efa-4dc3-b76f-628d351ff78d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlakıyetçi Devletin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Feodalizmden kapitalizme geçiş ve bu geçişin toplumsal yapıda yarattığı dönüşüm, uzun yıllardır tarihyazımının temel tartışma konularından biridir. Perry Anderson, erken Modern Çağ ile Avrupa’da hâkimiyetini ilan eden Mutlakıyetçiliği, bu dönüşümün merkezî siyasal teması olarak ele alıyor. Batı ve Doğu Avrupa’nın toplumsal yapılarının birbirinden ayrılan ve birbirini tamamlayan niteliklerinin karşılaştırmalı tarih perspektifiyle ele alındığı Mutlakıyetçi Devletin Kökenleri, devletlerin doğa ve yapılarının evrimindeki çeşitliliği benzerlik ve karşıtlıklarının açığa çıkarılması yoluyla inceliyor. Antikiteden Feodalizme Geçişler’in izinden giden bu klasikleşmiş çalışma, iktisadi yapıyla toplumsal ve siyasal yapı arasındaki ilişkilerden yola çıkarak çok boyutlu bir yaklaşım sergiliyor. Avrupa ile sınırlı kalmayan Anderson, “Asya Tipi Üretim Tarzı” kavramsallaştırmasının geçerliliğini İslâm dünyası, Japon feodalizmi ve Çin örneği üzerinden tartışırken, birbirinden ayrı olay ve bütüncül yapıların benzerlik ve farklılıklarını ortaya koyuyor. “Bir yüzyıl sonra, devletin tümüyle ortadan kaldırılması devrimci sosyalizmin hâlâ hedeflerinden birisi olarak ortadadır. Ancak, onun kesin olarak yok oluşuna verilen fevkalade önem, onun tarihteki varlığının tüm ağırlığına tanıklık etmektedir. Mutlakıyetçilik, modern dünyadaki ilk uluslararası devlet sistemi, sırlarını ya da bize öğreteceği dersleri hiçbir şekilde tüketmemiştir. Bu çalışmanın hedefi bunların bazılarının tartışılmasına katkıda bulunmaktır (...) Bu birbirini izleyen ve karşıt altüst oluşlarla sembolleşen kıtanın bölünmüşlüğünün sonuçları hâlâ bizimledir.” PERRY ANDERSON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de09489c-f091-4855-82ae-9b22a14f16da.jpg</image:loc>
            <image:title>Rakının Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Rakının Ülkesinde - Osmanlı İmparatorluğu’ndan Erdoğan Türkiyesi’ne Şarap ve Alkol (14.-21. Yüzyıllar) İslâm’la yönetilen bir ülkede alkolün hiçbir şekilde yerinin olmayacağına dair genel kanıyı çürütecek biçimde Osmanlı İmparatorluğu’nda alkolün izini sürüyor. François Georgeon, imparatorluğun farklı yerlerinde alkol üretimini, ulemanın alkole olan tepkisini, Müslümanlar ve gayrimüslimlere verilen farklı serbestileri ve getirilen farklı yasakları, “Müslümanlar arasındaki kural ihlali”nin tarihini mercek altına alıyor. Nicolas Elias ve Jean-François Pérouse tarafından kaleme alınan sonsözdeyse bu tarih günümüze kadar getirilerek, bugünün Türkiyesi’nde devletin alkole olan yaklaşımı gözler önüne seriliyor. Kitap, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’nin kültürel, siyasi, toplumsal ve dinî tarihine yeni bir perspektif katıyor. Osmanlı’da sultan, ulema ve halkın alkolle ilişkisi üzerine literatürdeki büyük bir eksikliği kapatacak kapsamlı bir çalışma. “İmparatorlukta alkollü içeceklerin tarihi cemaatler arası temaslar, birey-toplum ilişkileri, toplumsal baskı sorunu ya da İslâm ile devlet arasındaki ilişkiler gibi birbirinden çok farklı konulara ışık tutuyor. [...] bu tarih gözlerimizin önünde yazılmaya devam ediyor. Belgelerin biriktiği bir esnada durum saptaması yapmanın, en iyi kaynaklardan devşirilen bütün yeni malzemelerden yararlanmanın ve yeni araştırma parkurları açmanın zamanıdır.” FRANÇOIS GEORGEON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe9878d7-ea9a-45fd-953e-0fd634232b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Elma Burunlu Kardan Adam</image:title>
            <image:caption>Sizin yolunuz, hiç kaybolmuş bir kardan adam ile kesişti mi? 
Üstelik her zaman sıcak olan Darika’da? 
*** 
Lili, Çaça ve Leo; hayatları boyunca hiç kar görmemişti. 
Hatta dünya öyle yorgundu ki, mevsimler karışmış, düzensizleşmişti. 
Kış mevsimini de, kardan adamları da sadece büyükannelerinin anlattığı masallardan biliyorlardı. 
 
Ta ki Karbi ile tanışana kadar! 
İşte şimdi, büyük bir görev onları bekliyordu: 
Kaybolmuş Kardan Adam Karbi’yi evine götürmek! 
Üstelik erimesine engel olarak! 
Kim bilir! Bu macera ile belki de yorgun dünyanın da gönlünü alabilirlerdi... 
*** 
“Biraz daha anlat büyükanne. Gerçekten her yer bembeyaz mı olurdu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0c7033e-7422-4cdc-8b8c-51ea1291a6fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasaba</image:title>
            <image:caption>Allah’tan tek dileğim sağ salim terhis olmak ve babamla birlikte Ege’nin derin sularına açılıp balık tutmak; anacığımın elinden mis kokulu gözlemeler yemek, anamın “Kınalı kuzum,” diyerek beni öpüp koklamasıdır. Ama bazen hayat bize muratlarımız ve taleplerimiz doğrultusunda bir yaşam sunmuyor. Olur da bana bir şey olursa; bir kahpe kurşuna, bir saldırıya karşı şehit düşersem sakın ola ağlayıp düşman sevindirmeyin. 
Size bir evlat, bir kardeş, bir yiğit, kimsesiz bir emanet bırakıyorum. Eğer o sağ salim terhis olursa ona sahip çıkın, benim yerime koyun. Salih’i biliyorsunuz, Salih Karakoyun’u size her mektubumda anlatmıştım. Ona analık babalık edin, benim sizden tek arzum budur. 
  Özgür Aras Büyüktanır, Salih’in hayat öyküsünü merkeze alarak kurguladığı romanında bir Ege kasabasından Srebrenitsa’ya kadar Ayda’nın hikâyesiyle uzanıyor. Kurguyla tarihin iç içe geçtiği bu eserde anlatılanlar okurunun hatırında iz bırakacak türden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb63ddd-f280-43d0-bf30-51b51422346f.jpg</image:loc>
            <image:title>Lavinya Öfkesini Tanıyor!</image:title>
            <image:caption>Lavinya ile annesi, son zamanlarda kıyafet seçerken hiç anlaşamıyordu. 
Sonradan pişman olsa da annesine çok bağırarak tepki vermeye başlamıştı. 
Bu da yetmezmiş gibi papağanı Vişne, bir türlü konuşmuyordu. 
Annesiyle gittiği festival alanı çok kalabalıktı. 
Balon almak ve oyunlara katılmak için sıra beklemek istemiyordu. 
Kalabalıkta yanlışlıkla çarpan insanlara içinden bağırmak geliyordu. 
Lavinya’nın acaba öfkesini kontrol edebilmekle ilgili bir problemi mi vardı? 
 
PEKİ BUNU NASIL ÇÖZECEKTİ? 
  Uzman Psikolog Pelin Ekemen’in “öfke” başta olmak üzere çeşitli duyguların farkındalığına yönelik yazdığı bu kitap; duyguları fark etme, öfkenin altında yatabilecek diğer duyguları anlama ve adlandırabilme, öfke ile başa çıkma becerilerini desteklemek için yazılmıştır. Duygusal zekâ gelişiminin yanı sıra, yönlendirilen sorular ve yapılacak çizimler aracılığıyla aktif katılımla odaklanma, düşünme, kısa süreli bellek becerilerinin desteklenmesine de önem verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e7798d0-de1d-47bc-8576-8ffe305db310.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Şiirler</image:title>
            <image:caption>Bizde bir Dil var ki; ben çok zor “annadım,” 
Cılıza “kelete,” şafağa “öş” derler. 
Tarihe not olsun diyerek “ünnedim,” 
Aylağa “sünepe,” böğüre “döş” derler. 
 
Heyecana “evmek,” iç giysiye “göynek,” 
Çiğnemeye “gevmek,” sıkıntıya “güymek,” 
Uzamaya “süymek,” işemeye “siymek,” 
Korkuya “sıdmak,” idrara “çiş” derler. 
 
Islanan “yapışır,” tekeler “küpüşür,” 
Topal “yekdirir,” çocuklar “kürdüşür,” 
“Şünetir” perişan, kaşınan “gicişir,” 
Boz gezene “hevkente,” sineğe “kiş” derler. 
 
Bozulmuşa “yoyuk,” bağırmaya “avaz,” 
Kargaşa “taraşma,” esintiye “gamaz,” 
Sakinliğe “diniz,” umursamaz “yanaz” 
Öküze “gebişgâh,” köpeğe “oş” derler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d132b91e-5366-4875-80e6-1f837d4639cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Çağı</image:title>
            <image:caption>Kriz Çağı, yürürlükteki “neoliberalizm çağı”nda üst üste gelen üç krizi, Marksist ekonomi politik bakış açısından irdeliyor: Küresel ekonomideki kriz (süregiden durgunluk, finans kaynaklı oynaklık, dönemsel çöküşler); çağdaş siyasetteki kriz (demokrasinin gerileyişi, otoriterliğin ve yeni faşizm biçimlerinin yükselişi) ve insan sağlığı alanındaki (COVID-19 pandemisiyle öne çıkan) kriz. 
Kitap, Covid-19 pandemisinin, ekonomide ve siyasette derin eşitsizliklerle ve bunalımlarla dikkat çeken bir bağlamda ortaya çıktığını, neoliberalizmin dışlayıcı eğilimlerini büyük olasılıkla pekiştireceğini ve hem ekonomik refaha hem de demokrasiye zarar veren sonuçlar doğuracağını savunuyor. Öte yandan, pandemi, neoliberalizmin yetersizliklerini daha önce hiç olmadığı biçimde ortaya çıkarmış, böylece bizatihi kapitalizmin meşruiyetine ilişkin soru işaretlerini çoğaltarak, sol için benzeri görülmemiş alanlar açmıştır. 
Bu kitap, iktisat, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, ekonomik politik ve sosyolojiye ilgi duyanlar için önemli bir kaynak niteliğinde. 
“Sürükleyici ve çok güncel olan bu yapıt, neoliberalizm ile kamu yaşamına verdiği zarar arasındaki bağları inandırıcı bir biçimde gösteren harika bir kitap.” 
(Ray Kiely, Uluslararası Siyaset Profesörü, Londra Kraliçe Mary Üniversitesi, İngiltere) 
“Covid-19 pandemisinin ekonomisini, siyasetini ve ideolojisini açıklayan bu seçkin çalışma, gitgide otoriterleşen neoliberalizmin buna temel oluşturduğunu vurguluyor. Bu türden tüm ekonomi politikler için çıkış noktası sağlıyor.” 
(Ben Fine, İktisat Profesörü, Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Çalışmaları Okulu [SOAS], İngiltere) 
“Pandemi sonrası siyasal-iktisadi bağlamın nasıl bir manzara gösterebileceği ve mevcut siyasete karşı siyasal alternatifler izleme gerekliliği hakkında okunacak bir kitap varsa, işte budur.” 
(Greg Albo, Ekonomi Politik Profesörü, York Üniversitesi, Toronto, Kanada)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee13cbde-cf19-412a-b5ac-8fce329eb6e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi-Ordu Sistemleri ve Geçiş Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta önemli olduğu kadar zor ve karmaşık sorulara yanıt aranmaktadır. Örneğin kapitalizm öncesinin sınıflı toplumlarında ordu oluşturma sistemleri ile vergi sistemleri arasında karşılıklı belirlenme ilişkisi var mıdır? Varsa, bu ilişki farklı tarihsel dönemlerde, farklı üretim tarzlarında ve bunların farklı aşamalarında hangi biçimleri almıştır? Hititlerden Eski Yunan’a ve Roma’ya, oradan Franklara, Bizans’a ve Osmanlı’ya kadar evrimin doğrultusu ne yöndedir? 
Meiji Dönemi Japonya’sı, tarımsal artığın sanayileşmenin finansmanına aktarılması bakımından tipik bir iktisadi kalkınma örneği iken aynı dönemin Osmanlı Devleti bunun tam zıttında yer almıştır. Bunun tarihsel/sınıfsal nedenleri nelerdir? Cumhuriyet Türkiye’si bunu telafi edebilmiş midir? 
Osmanlı’da büyük çiftlikler ile kapitalizme geçiş arasında farklı dönemlerde ve farklı bölgelerde ne gibi bağlantılar oluşmuştur? Osmanlı tarımında kapitalizme geçiş tartışmaları hangi noktadadır? Balkan ülkelerinde köklü toprak reformlarına gidilirken Cumhuriyet’te 1950’lere kadar çiftliklerin nüfuzu neden kırılamamıştır? 
Kitapta, ayrıca, önde gelen iktisat tarihçilerimizden İşaya Üşür’ün kapitalizme geçiş tartışmalarına yaptığı katkı üzerinde duruluyor. M. Dobb, H. Pirenne, W. Sombart ve M. Weber de tartışmaya dâhil edilerek İşaya Üşür’ün görüşlerinin eleştirel bir değerlendirmesi yapılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/704cd361-ba13-47cf-97d6-701d6fc48a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Kültüründe &quot;Delilik&quot; Sorunsalı</image:title>
            <image:caption>Taner Timur’un bu kitabı, ülkemizde tıp alanı dışında pek fazla incelenmemiş olan “delilik” konusunu tarihsel ve toplumsal açılardan ele alıyor. 
Gündelik dilde “deli” sözcüğünü çok kullanmamıza rağmen, siyasi tahlillerde “toplumsal paranoya”lara, “kolektif şizofreni”lere sıkça gönderme yapmamıza rağmen, yine de Türkiye’de deliliği çok boyutlu olarak kavramaya yönelik genel bir eksiklikten ve ilgisizlikten söz etmek mümkün. Oysa konu giderek önem kazanıyor çünkü yalnızca toplumsal psikoloji alanında değil, bireysel anlamda da Türkiye’de ruh sağlığı konusunda son yıllarda bir vahimleşme yaşandığı tıbbi verilerle ortada.  
Osmanlı’da deliliği ve delileri merak etmekle işe başlayan Taner Timur, Cumhuriyet tarihine doğru genişlettiği araştırmasında şu soruların peşine düşüyor: Deliliğin diğer hastalıklardan farklı olarak organik nedenlerden kaynaklanmayan, çağlara ve ülkelere göre değişen “ideolojik” biçimleri var mıdır? Batı’da ve Osmanlı’da deliliğin ortaya çıkış koşulları ve delilere nasıl bakıldığı ne açılardan farklıdır? Bu farklılıkların oluşmasında dinin ve siyasetin etkisi nedir? 
Farklı tarihsel dönemlerin toplumsal-siyasi koşullarıyla delilik arasındaki bağlantıları ortaya koyan bu ilginç araştırmayı okurlarımızın merakla ve zevkle okuyacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3497cc95-87b6-4b55-8c11-169a309b3666.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski ve Yeni Faşizm</image:title>
            <image:caption>Faşizm, geçmişe ait bir kötü bir hatıra mı sadece? Yoksa, aynı zamanda, ayak seslerini işittiğimiz, önlenmesi gereken bir tehdit mi? 
Yaşar Ayaşlı, Eski ve Yeni Faşizm kitabında, faşizmin yükselen bir tehdit olduğuna dikkat çekiyor, dünya halklarına korkunç acılar ve felaketler yaşatmış bu belayı tanımanın güncel önemine vurgu yapıyor. Faşizmin doğuşunu, tarihsel ve sosyal bağlamını, hareket olarak oluşumunu, karakteristik özelliklerini, iktidara gelişini, türevlerini, mutasyonlarını, tanımlarını ve yeni biçimlerini materyalist tarih anlayışı ışığında irdelemeye çalışıyor. Avrupa’dan Latin Amerika’ya, Asya’dan Japonya ve Orta Doğu’ya kadar uzanan tezahürlerini, olgular ile teorik ve siyasi arka planları arasında uyum sağlayarak gözler önüne seriyor. Eski ve yeni faşizmle ilgili kritik önem taşıyan sorulara yanıtlar üretiyor. 
Yaşar Ayaşlı, çalışmasını Marksist teorisyenlere dayandırırken, Marksist faşizm teorisini itibarsızlaştırmaya çalışan, faşizmin çarpık bir resmini sunan liberal/reformist faşizm yorumlarıyla da hesaplaşıyor. 
Eski ve Yeni Faşizm, faşizme karşı mücadelenin tanığı ve sanığı olmuş eski bir politik militanın kaleminden bir faşizm tarihi, eski ve yeni biçimleriyle faşizmi anlama kılavuzu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7a96ba-1f51-4a04-ae56-2acc25745b68.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenini Arayan Osmanlı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihini devlet-toplum karşıtlığı üzerinden okuyan ve özellikle İmparatorluğun uzun on dokuzuncu yüzyılında yaşanan siyasal çatışmaları milliyetçiliklerin kaçınılmaz mücadelesini merkeze alarak açıklamaya çalışan hâkim yaklaşımlar, giderek daha fazla itiraz ve eleştiriyle karşılaşmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu hâkim yaklaşımların yerini alabilecek, bütünlüklü bir alternatif anlatının inşası için daha fazla kuramsal tartışma ve ampirik araştırmaya duyulan ihtiyaç azalmamıştır. Bu ihtiyacın giderilmesinde hayati önem taşıyan sınıf mücadelesi odaklı çözümlemeler, Osmanlı tarihyazımının ‘‘kayıp halkası’’ olmayı sürdürmektedir. 
Düzenini Arayan Osmanlı, Eski Rejimden II. Meşrutiyet’e uzanan uzun bir dönem boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet oluşumunun farklı evreleriyle siyasal çatışma dinamikleri arasındaki ‘‘eş-kurucu’’ ilişkiye odaklanarak, sınıf mücadelesi odaklı bir anlatının oluşmasına ve ‘‘kayıp halkanın’’ ortaya çıkarılmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bir yandan Osmanlı eski rejiminin sonunu getiren kriz dinamiklerini ele alan çalışma, diğer yandan da demokratik devrim, pasif devrim ve karşıdevrim uğraklarının özgüllüklerini ortaya koyarak Marksist burjuva devrimi kuramını Osmanlı örneği üzerinden yeniden tartışmaktadır. 
İmparatorluğun farklı tarihsel coğrafyalarında sınıf mücadelesinin ürünü olan çeşitli siyasal çatışmaları ayrıntılı bir şekilde değerlendiren kitap, devlet-toplum, seçkin-madun, Müslüman-Gayrimüslim gibi ikiliklerin ötesine geçen bir çözümleme önermektedir. Düzenini Arayan Osmanlı, günümüzde büyük anlatılardan uzak durma ve aşırı uzmanlaşma eğilimleri nedeniyle bir kenara bırakılan 1960’ların verimli “düzen tartışmaları”nı yeni araştırma ve yaklaşımların ışığında sürdürmeye yönelik bir çağrı olarak da okunmalıdır. 
‘‘Osmanlı İmparatorluğu’ndaki çoklu kriz dinamiklerini, farklı siyasal çatışmaları ve devlet aygıtındaki değişim ve dönüşümü bütünlüklü ve ilişkisel bir şekilde kavrama çabasının ürünü olan ve Marksizmin açıklayıcı gücünü bir kez de Osmanlı çalışmaları bağlamında ortaya koyan Düzenini Arayan Osmanlı’yı, sadece konunun uzmanlarının değil, Osmanlı’ya, tarihe ve Marksizme meraklı herkesin ilgiyle okuyacağını umuyorum.’’ 
Fatih Yaşlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bafe4b0c-566d-470c-b137-5a4699e33f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyhane</image:title>
            <image:caption>Meyhane hiç tartışmasız Emile Zola’nın başyapıtlarından biri... Paris’in kenar mahallelerinin birinde çamaşırcı Gervaise’in hikâyesini anlatan roman yayımlandığı dönemde büyük fırtınalar koparır, edebiyat dünyasını âdeta ikiye böler. Kentin gözden ırak köşelerinde yaşayan işçilerin yoksullukla, alkolle, aylaklıkla çürüyen yaşamları, ahlakın yavaş yavaş yitirilişi, yaşadığı gibi sefilce ölen bütün bu insanlar öyle yalın ve ödünsüz bir gerçekçilikle anlatılıyordur ki pek çok kişi ortaya çıkan toplum tablosunu kabul etmek istemez. Roman mimlenir, Emile Zola çeşitli suçlamalara uğrar. 
Eleştirilere karşı yazdığı önsözde Zola, romanının halkın kokusunu taşıyan ilk roman olduğunu ve yalnızca gerçeği söylediğini belirtir. Eserinin kendisini savunacağına inandığını, bunun için zamana ve halkın iyi niyetine güvendiğini dile getirir. Bu düşüncesinde de yanılmaz: Roman çok kısa sürede onlarca baskı yapar, başka bir deyişle halk romanı sahiplenir. Meyhane yalnızca Zola’nın en çok okunan romanlarından biri olmakla kalmaz, Fransız romanının da köşetaşlarından biri olur. 
Bu büyük romanı ve onun unutulmaz kahramanı Gervaise Macquart’ın umutlar ve hüsranlarla dolu hazin yaşamını Hamdi Varoğlu’nun yetkin çevirisiyle okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c6590fd-f90e-4f51-8a04-2a9faab4e5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Değişiklikler, Büyük Farklılıklar: Kapsayıcı Okul Öncesi Sınıflar İçin Öğretimsel Uyarlamalar</image:title>
            <image:caption>“Sınıfımızdaki tüm çocukların öğretmeni olmak!&quot; Çeşitli nedenlerle farklı gelişimsel ve öğrenme özellikleri sergilemekte olan çocukların öğretmenleri, sınıflarında eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürürken sıklıkla yaşamakta oldukları zorlukları, ilgili konunun uzmanı olmamalarına bağlamaktadırlar. Bu kitap, bu gibi durumlarda aslında konunun uzmanlık konusundan ziyade soruna farklı bir yaklaşım ile bakmanın ve çözüm önerisi getirmenin ne kadar kolay ve önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Kitapta sunulan bilgiler; öğretmenlerin, öğretmen adaylarının ve ilgili diğer eğitim paydaşlarının konu hakkındaki bilgi ve görüşlerini desteklerken birlikte sunulan örnekler de uygulanabilir ve onlardan üretilebilir örnekler olarak karşımıza çıkmaktadır. &quot;Küçük Değişiklikler, Büyük Farklılıklar: Kapsayıcı Okul Öncesi Sınıflar İçin Öğretimsel Uyarlamalar&quot; kitabı, okul öncesi dönemde eğitim almakta olan tüm çocukların öğretmeni olmak isteyen tüm öğretmenlerin kitaplıklarında olması gereken bir kitap. Alana güzel katkılar getirmesi dileğiyle, tüm yazarlara emekleri için şükranlarımızı sunarız. Prof. Dr. Necdet Karasu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbef1a46-8ff0-4375-8c65-206796ed13e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefede Kültür Kavramı</image:title>
            <image:caption>Onur Bilge Kula, bu ayrıntılı çalışmasında, “bir halkın ve bu halk içinde yaşayan bireylerin düşünme, eyleme biçiminin, bilgi, sanat, din gibi alanlardaki üretimlerinin ve anlatım biçimlerinin toplamı, yaşamı biçimlendirme tarzı olarak tanımlanabilir” dediği kültür kavramını, bu kavramın dil ve ulus kavramlarıyla olan ilişkisini Herder, Kant, Hegel, Marx, Nietzsche, Gramsci, Bloch, Habermas, Weber, Adorno, Asmann, Kuçuradi gibi filozofların yapıtlarına başvurarak ele almakta ve yaşadığımız ülkeyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a65daa4-74d0-480e-be4c-678a2a01502e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Akbaba Efsanesi</image:title>
            <image:caption>En çelimsiz görünen kişinin içinde de bir kahraman yatar ve ortaya çıkmak için uygun anı bekler. Bu uygun an, Kıyamet Takvimi’nin son yaprağının düşüşü, Kıyamet Saati’nin son kez çalışı olabilir. 
 
Matematik derslerini hiç sevmeyen ve öğretmeni konuları anlatırken kareli defterinin sayfalarını araba, futbolcu ve uçak çizimleriyle doldurarak zaman öldüren Fatih’in başına gelen de bu. Önce şehrin çeşitli yerlerinde gizemli akbabalar görüyor, sonra da kendini efsanevi İstanbul’un kâbuslar âlemine yuvarlanmasına sebep olacak olayların merkezinde buluyor. Kötülükle iyilik arasında başlayan büyük savaşın seçilmiş kişilerinden olduğunu öğrenmesiyle birlikte ortaya daha da büyük bir sorun çıkıyor: Fatih genellikle yaptığı gibi sorunları görmezden mi gelecek, yoksa sorumluğunu kabullenip mücadeleye eşlik mi edecek? 
 
Ömer Ünal’ın başından sonuna su gibi akan, yer yer okurunu gerim gerim gererken yer yer de keyifle gülümsemesini sağlayan destansı eseri Yedi Akbaba Efsanesi hem kadim efsanelerin gizemli derinliklerinden besleniyor hem de gerçek hayatı saydam bir kılıf gibi onun üstüne geçiriyor. Kabul etmeliyiz ki bu sadece iyi yazarların başarabildiği bir karışım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91ec2132-eb4f-4eaf-9781-449a3cc9dea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tita&apos;nın Günlüğü: Acı Çikolata 2</image:title>
            <image:caption>Mutfakta geçirdiğim yıllar boyunca şunu öğrendim ki, ateş değdiği şeyi geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirir. Besin maddeleri, hafif ateşte pişirilmelerine ya da yüksek ateşte kızartılmalarına bağlı olarak farklı yemekler olurlar. Örneğin, et pişerken biraz şeker eklenirse, ısının etkisi artar, etin dışı mühürlenir; daha lezzetli olmasının yanı sıra, özsuyu da içinde kalır. Pedro beni her öptüğünde, içindeki kanın kaynayıp fışkırmaması için neler 
çektiğini bir de kalbime sorun. 
 
 
Tita’nın Günlüğü, Laura Esquivel okurlarının Acı Çikolata’dan tanıdığı De la Garza ailesinin 
hikâyesini Tita’nın gözünden aktarıyor. Tita’nın sadece gündelik yaşantısını ve yemek tariflerini değil, ailesinin ve kendisinin en mahrem sırlarını da paylaştığı Tita’nın Günlüğü bir devam kitabı olmanın ötesinde, Tita’nın yüreğinin derinliklerinde yatanları gün ışığına çıkardığı sıcacık bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4fc04a2-b6c9-40a1-adc8-68aef1d47f08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Geçmişim: Acı Çikolata 3</image:title>
            <image:caption>İlk çocuğu olan Horacio, bu aralık ayının başlarında dünyaya gelmişti. Çok güzel ve sağlıklı bir bebekti ama açıklanamaz bir şekilde kapkaraydı. Kömür gibi kapkara… kaderine damgasını vuran ay gibi kapkara… İçinde doğduğu bu kara Noel gibi kapkara… Çocuğun doğmasıyla María’nın tüm hayatı altüst olmuştu. Annesi sinir krizleri geçirmiş, kocası onu kendisine ihanet etmekle suçlamıştı. 
 
Bebeği doğduktan sonra evliliği ansızın yerle bir olan María teselliyi anneannesi Lucía’nın kendisine teslim ettiği günlükte arar: Büyük teyzesi Tita’nın günlüğüdür bu... Acı Çikolata ve Tita’nın Günlüğü’nden tanıdığımız Tita’nın yazdıklarını okudukça María hem ailesinin 
en akla gelmeyecek sırlarını öğrenir hem de geçmiş nesillerden kadınlarla bağ kurduğunu hissederek adeta yeniden doğar. 
 
Kara Geçmişim kadınların gücü ve özgürlük mücadelesine dair tutku dolu bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c42360e-71ee-4569-8660-955d489328ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Roman Kadar Uzun</image:title>
            <image:caption>Elimin değdiği, bir zamanlar elinin değdiği her belge “Eski Sokak”a götürüyor beni. Kömür faturaları, doğup büyüdüğüm ahşap evin oturma odasına, üzerinde eski bir çaydanlığın fokurdadığı sobaya, yanan odun kömürün çıtırtılarını dinleyerek uykuya dalışlarıma; Pencere oyununun taslakları, hep aynı pencerenin önünde oturup sokaktan gelip geçenleri izleyerek günleri tüketen felçli anneanneme; okul defterlerimizin bir yüzü boş kalan sayfalarına not aldığın dizeler, sokağın devamındaki ilkokuluma, o sokakta neler yaşandıysa hepsine… 
 
Bir Roman Kadar Uzun, başarılı bir yazarın hayatına değmiş isimlerden oluşan, sıralaması karışık bir sözlük aslında. Behçet Necatigil’in tertemiz anısıyla başlayıp şairin evine konuk olan edebiyatçıların arasına katılıyor, orta halli bir memur/yazar ailesinin mütevazı yaşam ve güzellik uğraşını hayranlıkla okuyoruz. Sonra başka yazarlar giriyor hayatımıza. Kâmuran Şipal’den Sait Faik’e, Adalet Ağaoğlu’ndan Siegfried Lenz’e uzanan anılar, tanıklıklar, aşina olduğumuz ya da hiç bilmediğimiz hayatlar. 
 
Gülten Akın’ın dediği gibi biraz: “Bir roman kadar uzun bu tümce / Sonra işte yaşlandım.” 
 
Elinizdeki kitap, “Eski Sokak”tan dünyaya doğru genişleyen bir harita. Bir yazarı yazar yapan şairler, yazarlar, arkadaşlar… hepsi haritada bir noktada bize gülümsüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/148818ae-ca65-4dc8-9fed-787939f17d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulübemiz Tehlikede!</image:title>
            <image:caption>Bernie ve arkadaşları Félix, Pierre, Simon, Quentin ve Hugo’nun bir dertleri vardır: Yaşadıkları kasabanın yakınlarına yapılacak yeni otoyol, ormandaki kulübelerinin tam ortasından geçecektir. Burası onlar için bir kulübeden öte, kutsal bir sığınaktır adeta. Okul çıkışı kulübede buluşup oyunlar oynar, gülüp eğlenirler. 
 
Altı arkadaş, bu felaketi önlemek için düşünüp taşınır. Doğa aktivistlerinin dikkatini çekmek iyi bir fikir gibi görünür onlara. Hemen harekete geçerler. Bu da yetmezse buldozerlerle savaşmaya kararlıdırlar. 
 
Kulübemiz Tehlikede, çocukları sivil katılım, ekoloji ve yerel siyaset temalarıyla tanıştıracak eğlenceli bir dostluk ve dayanışma hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c3c28a-575e-4da3-a49d-47a5a9b750cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gardenya</image:title>
            <image:caption>Uzaklaştıklarım ile hiç yakınına ulaşamadıklarım için derin bir sessizliğe bağlı kaygılarımdan kaynaklanan üzüntülerime bulamadığım çarelerin benden çok uzakta olduğunu bildikçe, çaresizliğin ve giden ile hiç gelmeyecek olanın kavgası arasında geçmişe özlem duyarak ve gelecekten hem gelmesini bekleyerek hem de ondan korkarak yaşamak, bu narin bedenimin içine hapsolmuş duygusal ruhumu sanki bir mengene içerisinde sıkıştırıyormuşçasına acıtıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4af012c-71ca-4836-bcab-42fff99ef181.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünmemenin Gücü</image:title>
            <image:caption>Cep telefonunda ekran kilidi kullananlar iyi bilirler. Kilidi açmak için şifrenizi girmeniz gerektiğinde hemencecik giriverirsiniz. Şifrenizin hangi kombinasyon olduğu ya da ne anlama geldiği aklınızın ucundan bile geçmez. Parmaklarınız doğru tuşlara adeta kendiliğinden gider.   Düşünmemenin Gücü, her gün defalarca başvurduğumuz bu hayret verici kabiliyetimizi masaya yatırıyor ve soruyor: Hayatta pek de düşünmeden hareket edebilmek gerçekten mümkün müdür? Zor anlarda, nahoş seçimlerde, can sıkıcı vaziyetlerde ekran kilidimizi açar gibi seri, isabetli ve esnek olabilir miyiz?   İşletme antropolojisinin önde gelen araştırmacılarından Simon Roberts’la, bedenlerimizin hafızasına, öğrenme kabiliyetine ve şaşırtıcı derecede esneyebilen sınırlarına yakından tanık olmaya hazırlanın. Eğer sezgilerine güvenen biriyseniz, içimde bir his var cümlesi sizi nadiren yarı yolda bırakıyorsa, bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a00ca584-10b3-45cf-9a00-f07826be2f0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpeğinize Felsefeyi Nasıl Öğretirsiniz?</image:title>
            <image:caption>“Felsefeye ilgi duyuyorum ama neresinden başlasam bilemiyorum” diyenler ve felsefeye bulaşıp yolunu kaybedenlere müjde, overlok makinesi ayağınıza geldi!
 
 
Yazar Anthony McGowan, Köpeğinize Felsefeyi Nasıl Öğretirsiniz’de okuyucularını Londra’nın harikulade yeşilliklerine, oradan da felsefenin çıkmazı bol labirentlerine doğru uçarı bir yolculuğa çıkarıyor. Tiftik tüylü köpeği Monty ile çıktığı günlük yürüyüşlerinde ona (ve haliyle okuyucularına) etik, özgür irade, yapısalcı dilbilim başta olmak üzere felsefenin birçok çetrefilli kavramını tane tane, malta teriyerine anlatır gibi izah ediyor.
Evet, kitapta çaktırmadan yürütülmüş bir dilim cheesecake’in meydana getirdiği ahlaki ikilemler yahut bir sosisin bin sözcüğe bedel olabileceği hususunda bazı diyaloglara rastlamak mümkün.  Fakat Monty ile edilen bu mutena hasbihal nadiren yüzeyde kalıyor, mevzu köpek atıştırmalıklarından Kant’ın kategorik imperatif’ine hızla ilerleyebiliyor.
Köpeğinize Felsefeyi Nasıl Öğretirsiniz, Descartes, Kant, Schopenhauer, Nietzsche ve daha birçok devin derdini bir adamla Malta teriyerinin iç ısıtan bağıyla birlikte sunmayı başaran, son derece eğlenceli ve bir o kadar da ciddi bir meselenin kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4223a7ae-21a6-4895-808d-7c4b9cd965c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Dünya</image:title>
            <image:caption>Evler, apartmanlar, arabalar ve ortak alanlar arasında geçen yaşantımızın nasıl var olduğunu ve doğanın yaşamımıza nasıl dokunduğunu anlatan Dış Dünya; etkileyici hikayesi aracılığıyla içerinin ve dışarının birbirine olan bağlılığı üzerine düşünmek için mükemmel bir kaynak…   Derin anlatımıyla okuyucuları anında içine çeken bu kitap; hem çocuklar hem de yetişkinler için büyülü bir düş dünyasının kapılarını aralıyor.  Yazar Deborah Underwood, bizi Dışarı’dan ayıran çok az şey olduğunu ve hepimizin çok daha büyük bir evrenin parçası olduğumuzu lirik bir dille hatırlatırken; iç ve dış dünyanın buluşma noktasında meydana çıkan duygular üzerine düşünebilmemiz adına da bir farkındalık yaratıyor. Güvenli evlerimizdeyken bile pencerelerin nasıl dışarıyla bizi bağda tuttuğunu, dışarıdayken gündüz düşleri kurabilmek için nasıl içe çekildiğimizi, dışarıdan içeriye yansıyan gölgeleri ve tüm bu deneyimlerin duyularımızı nasıl harekete geçirdiğini yaratıcı bir anlatımla ortaya koyuyor.   Cindy Derby’nin duygu yüklü illüstrasyonları ise kalbimizden ve zihnimizden geçenleri masalsı görüntülere dönüştürüyor.   “Göründüğünden derin  bir etki gücüne sahip… Hazır olduğumuzda Dış Dünya’nın bizim olacağına dair rahatlatıcı bir hatırlatıcı.” The New York Times Book Review    “Bu kitap doğanın varlığı üzerine muazzam bir kutlama ve birlikte oynamaya dair karşı konulamaz bir davet.” School Library Journal, STARRED review   “Doğa için bir aşk mektubu… Sevimli olma çabası gütmeyen zengin bir içerik… Vahşi, romantik ve zarif bir kitap” Kirkus, STARRED review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c41b7abd-5db2-4e2f-a4ed-8213362da683.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Arayan Çocuklar</image:title>
            <image:caption>DİNOZOR aramaya gidiyoruz. 
Bulmak pek zor değildir herhalde. 
Koca gövdeleriyle gümbür gümbür yürürler. 
PEK ÇOK dinozor bulabiliriz bence! 
 
Dinozorlara hayran olan iki çocuk, parkta dinozor bulmak için oldukça kararlı. 
Şanslılar. 
Şu çalıların ardında bir tane TRİCERATOPS var! Yoksa …. Gördükleri başka bir şey olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56be01a1-fdc3-4504-99a6-719694f38bdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydede Peynir Değildir</image:title>
            <image:caption>Küçük fare, yattığı yerde bir oraya dönüyordu bir buraya. Karnı öyle bir gurulduyordu ki... Kiler olarak kullandığı kovuğu, en az midesi kadar boştu. Baktı ki uyuyamıyor, gece vakti yiyecek bir şeyler bulmak için yola koyuldu. O sırada baykuşla karşılaştı. Bilgelikten sıkılan baykuş biraz eğlenmek istedi ve fareciğe gökyüzündeki dolunayı gösterdi. Artık küçük farenin tek bir amacı vardı: Ay peynirine ulaşmak! 
 
Doğa üzerine öyküleriyle sevilen Selda Yaşar, Can Çocuk Yayınları’ndaki ilk kitabında, okurları keşif dolu, eğlenceli bir öyküyle buluşturuyor. Küçük bir şakanın yol açtığı yanılgıyla başlayan heyecanlı arayışa hem Ay’ın evreleri hem de Gözde Bitir’in özgün desenleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a61fef4-6762-4290-aef3-6b9c9d7c266a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kalesi</image:title>
            <image:caption>Maya bir ağaç kale inşa etmeyi hayal etti; saklanıp kitap okuyabileceği, düş kurabileceği ve oyun oynayabileceği özel, rahat ve iç ısıtan bir kale… Tabi bir kale inşa edebilmek için önce büyük bir titizlikle araştırma yapması, sonra yaratıcılığını kullanarak onu tasarlaması en sonunda da ormanda uygun bir yerleşim alanı bularak onu inşa etmeye koyulması gerekiyordu. Tüm planlar hazırlanmıştı. Ancak ormanın derinliklerinde ağaç kalesini inşa edeceği yeri bulmasına rağmen, işler hiç de planladığı gibi gitmemişti. Tüm plan onun tek başına üstesinden gelebileceğinden çok daha zorlayıcıydı ve Maya’nın yardıma ihtiyacı vardı.
 
Neyseki hayvan dostlarının yardımı ve azimli bir çalışma sonucunda ağaç kale inşa etmeye hazır hale geldi, tabi birkaç küçük aksilik eşliğinde… Yeterince sabırla bekleyince aksiliklerin de inanılmaz güzel şeylere dönüşebileceğini fark eden Maya’nın macerası; planlı olmanın ama onların dışına çıktığında bile yaratıcılık aracılığıyla yeni güzel olasılıkların varlığı üzerine tüm çocuklara şahane bir model sunuyor.
 
Leah Gilbert’in ilham ve hayat dolu hikayesi yaratıcılığı, liderliği, azmi ve bir hayali inşa etmek için birlikte çalışmanın büyüsünü ortaya çıkarıyor.
 
“İllüstrasyonlar, mükemmel bir canlılık hissi veriyor. Maya ise tamamıyla büyüleyici, güçlü ve özgür bir kız profili çiziyor. Son derece sevgi dolu.” Kirkus Review
 
“Güzel ve gizemli bir ormanda geçen bu hikaye; birlikte çalışmanın, tek başına kazanılan bir zaferden daha büyük mutluluk getirdiğini anlatırken, okuyucular üzerinde büyüleyici bir etki bırakıyor.” Foreword Reviews, STARRED review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9edd4e82-2205-4734-ae2f-9e98b26be221.jpg</image:loc>
            <image:title>Karagöz İle Hacivat</image:title>
            <image:caption>Taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Bu iki karakterin gerçekten yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa nerede, nasıl yaşadığı kesin olarak bilinmemektedir. Anlatılanlar söylentiye dayanır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Karagöz’ün Bizans İmparatoru Konstantin’in Çingene seyisi Sofyozlu Bali Çelebi olduğu ileri sürülmektedir. Bir diğer söylentiyse Hacı İvaz Ağa ya da halka mal olan adıyla Hacivat ve Trakya’da bulunan Samakol köyünden demirci ustası Karagöz, Orhan Gazi devrinde Bursa’da yaşamış, cami yapımında çalışan iki işçidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f9098b-e182-4025-aa17-5e19ace976cc.jpg</image:loc>
            <image:title>La Fontaine’den Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Fransız şair ve yazar. Yazdığı fabl eserleri ile tanındı. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Paris’te kolejde okudu. Hukuk öğrenimi yaptı. Gençliğinde, baba mesleği olan orman ve su kanalları işleriyle uğraştı. 1673 yılında, Madam de la Sabliére’nin himayesine girerek burada ilim adamları, felsefeciler ve yazarlarla tanıştı. İlk masallarını burada yazdı. Çağdaşları, La Fontaine’i bir masal yazarı olarak görüyorlardı. Hâlbuki o, yazdığı masallarda Dede Korkut Masalları’ndaki üslupla hayvanlara ahlaki karakterler vererek onların kişiliklerinde bazı insan karakterlerini eleştirip bir ahlak dersi vermiştir. Masalları toplam olarak 238 adet olup, 12 kitapta toplanmıştır. La Fontaine, roman ve piyes de yazmıştır. Hadım, Gülünç Macera, Floransalı, Büyük Maşrapa, Köy Sevdaları komedi türündeki eserlerindendir. Contes adındaki şiirli hikâyelerinden dolayı Fransız Akademisi’ne kabul edildi. 13 Nisan 1965’te Paris’te öldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6710d001-7b73-400b-aa2b-2db92b9aab75.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızlar Annelerinin Kaderini mi Yaşar</image:title>
            <image:caption>“Bütün anneler içlerinde kızlarını ve bütün kızlar da içlerinde annelerini taşırlar.” 
– Carl G. Jung 
Sen de yıllar sonra tıpkı annene benzediğini fark edenlerden misin? 
Seneler boyu onun gibi olmamak için ters yöne doğru koşarken acı gerçekle yüzleşenlerden misin? 
Bugünümüz geçmişte yazıldı, geleceğimiz ise şimdide yazılmakta... Başına gelen her olayı kader sanıp, çaresizlik hissi içinde yaşamını sürdürmek yerine anne babanın, atalarının ayak izinden çıkıp kendi yolunu çizmek için gerekenleri şimdi ve burada kendi iç eczanende bulabilirsin. 
Nesiller boyu aktarımı anne kız ilişkisi üzerinden ele alan psikoloji bilimi uzmanı Betül Demirkıran Dündar kaçınılmaz gibi görünen o yazgıdan kurtulmanın yollarını anlatıyor. Adına kader denen, değişmeyeceği düşünülen örüntülerin anneden kıza nasıl aktarıldığını, bu çıkmazların nedenlerini, zihnindeki kör noktaları psikolojinin ve kadim bilginin rehberliğinde keşfedeceksin. 
Bilinçaltındaki kilitli sandığı açmak ve özgürleşmek isteyen tüm kadınlar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7feac6f7-10f2-4696-aa22-93ae4d5588e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Lokal</image:title>
            <image:caption>İtalyan asıllı dünya çizgi roman starı GIPI, çizgi roman arenasında adından ilk kez söz edilmesine sebep olan LOKAL ile huzurlarınızda. 
Çizgi romanı, klasik İtalyan sineması estetiği ve kurgusuyla sunarken, avangard stili bizlere hiç yabancı gelmiyor. Yarattığı karakterler ve karakterlerin birbiriyle interaksiyonu sanatçının çizgi dünyasındaki hacminin sağlaması olarak duruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4768ea1c-e693-4519-baa6-b6f3d2b29563.jpg</image:loc>
            <image:title>San</image:title>
            <image:caption>“AHMET SAN’LI 50 YIL” 
Yarım asırdır Türkiye’deki pek çok güzelliğin altında Ahmet San’ın imzası var. Elinizdeki kitap 1973’teki ilk konserden bugüne devam eden baş döndürücü, şaşırtıcı, yer yer neşeli, yer yer hüzünlü yolculuğun hikâyesi... 
Ahmet San’ı özellikle “Ne yapabilirim ki?” diye kendi kendini frenleyen gençler okumalı. Okuyunca göreceksiniz ki imkânsız diye bir şey yok. 
Ve yapılacak çok şey var. 
 
İnsanın iki temel gerçeği vardır; doğum ve ölüm. İkisi arasındaki sürede insanlar yaşar, geçip gider. Kimisi nefes kimisi keyif alır. Ahmet ise bu dünyaya yaşamak ve yaşatmak için gelenlerden. Teşekkürler yaşattığın her şey için. Berna Yılmaz 
 
Coşkusu bitmez, heyecanı bitmez, enerjisi bitmez... Dilerim hayal gücü hiç tükenmesin; bizim de göğsümüz kabarmaya devam etsin. Sezen Aksu 
 
Ahmet ile daha yapacak çok işimiz var. Jean-Claude Van Damme 
Pop müzik ve Rock’n Roll’un Türkiye’ye yerleşmesinin öncüsü, benim için çok değerli dostum Ahmet San... Güzel işleri yapmaya devam et. Ahmet Ertegün 
 
Zarif misafirperverliğini hep takdir ettim. Bill Clinton</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109905</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/829e3ac7-3f24-42ac-a85c-182dec4966ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah’lı Geçmiş Zaman</image:title>
            <image:caption>Alıp yüreğimi koydum kefesine baharın, 
Ağır gelen kıymetli değil 
Kuşlar aç kalmayacaktı, eksildim tamam..! 
‘İçimde bir telaş’ kitabının neresinden başlasam 
Gölgesinde kalmış güneşin yamacımdaki karları neden eritmedin, 
Bahar, O’nu neden getirmedin? 
Sokulur saramaz kollarında, 
Yine de bir çiçeğin yaprağında 
Eğilir gözlerinden öperim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c4fcc51-24ce-480a-9805-eec508847f5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğazda Korku</image:title>
            <image:caption>Bulgar göçmeni bir ailenin çocuğu olan Öner Ezer, İstanbul Sarıyer’de 1948 yılında dünyaya gelir.
Sarıyer Ortaokulu, devamında da Beyoğlu Atatürk Lisesinde orta öğrenimini tamamlar. Güzel Sanatlar Akademisine girer ancak dönemin siyasi atmosferinden dolayı eğitimini tamamlayamaz. Ticarete atılır, birçok iş kolunda çalışır, en son temizlik malzemeleri üretim ve pazarlama işi yapar, buradan da emekli olur.
Öner Ezer; yayımladığı ikinci romanı “Boğazda Korku” ile başarılı kalemini bir kez daha bizimle buluşturdu.
​​​​​​​
Huzurlu hayatların ortasına düşen, eti kemiğinden itinayla sıyrılmış hayvan iskeletleri … 
Böylesi bir vahşeti kim neden yapmıştı? 
…
Dünya denilen cennetin, insan denilen iblis eliyle cehenneme dönüşmesinin hikâyesidir bu kitap! 
Her türden atığın denizlere boşaltılması, doğanın katledilişi, fosil yakıt terörü ve doğaya yapılan pek çok zulmün biz insanoğluna dönüşünün tüyler ürperten bir sonucu… 
İnsanlık bu sonuçla başa çıkabilecek mi?
BU KEZ DEHŞETİ DOĞA YAŞATACAK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af965794-c71f-468b-af9e-5d8bf584e144.jpg</image:loc>
            <image:title>Melek ve Ejderha</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın son günü 
Şefkate 
Vicdana 
Ve aşka 
Şükredeceğim” 
 
Heykel sanatçısı Elif Onaran Ben Şiir adlı ilk şiir kitabının ardından, kendi spiritüel yolculuğundan da izler taşıyan Melek ve Ejderha ile yeniden şiir severlerle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f31a92-d7d1-4d9e-b37e-ed816c2baceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllü ve Tüylü</image:title>
            <image:caption>SİHİRLİ BİR KIZ. 
KONUŞAN BİR KÖPEK. 
HANSEL İLE FİRARDA… 
Küllü birazcık sihir yaptığı için herkes onun bir CADI olduğunu düşünür. Bu macerada Küllü ve KONUŞAN köpeği Tüylü&apos;nün FİŞEK GİBİ kaçtığına şahit oluyoruz. Bu kaçışa GERÇEK bir cadının zencefilli çörek evinden biraz YEDİĞİ için cadıdan KAÇMAK zorunda kalan Hansel de katılıyor. 
PERİLER ÜLKESİNE ulaşıp Küllü&apos;nün annesini bulabilirlerse, belki de hepsi güvende olacaktır ya da sonları 
TAMAMEN HAYAL KIRIKLIĞI!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c571490-a7b6-4ec2-aa4e-972e737bc00d.jpg</image:loc>
            <image:title>Stop Motion</image:title>
            <image:caption>Stop Motion - Çocuklarla Sinema kitabıyla sinemayı var eden oldukça temel bir yöntem olan stop motion’la tanışacaksınız. Kitap, çocuklar ve gençler için tasarlandı ancak bu konuya ilgi duyan her yaştan sinema meraklısı için de faydalı bir kaynak. 
 
Bir film yapım sürecini &quot;Çekim Öncesi Hazırlık&quot;, &quot;Çekim&quot; ve &quot;Çekim Sonrası&quot; olmak üzere üç temel başlıkta ele alan Stop Motion - Çocuklarla Sinema kitabıyla, bir animasyon film fikrinin oluşmasından senaryosunu yazmaya, karakter ve sahne hazırlığından çekimine varıncaya dek temel bilgileri edineceksiniz. Ayrıca filme ses ve müzik eklemekten jeneriğini oluşturmaya, görsel efektlerin uygulanmasından sosyal medyada yayınlanmasına kadar geçen süreci de deneyimleyerek kendi animasyon filminizi kolaylıkla tasarlamak ve gerçekleştirmek için en gerekli adımları öğrenmiş olacaksınız. Gerisi sizin hayal gücünüze kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109911</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0987b0-cfaa-48bb-b4b7-979ff5f2bca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Ormanda Ölen</image:title>
            <image:caption>Uzak Ormanda Ölen, Doğan Öz’ün 1968-1977 yılları arasında yazdığı şiirlerden oluşuyor. Muzaffer İlhan Erdost’un da ifade ettiği gibi, “kimi bir sigara kapağına, kimi bir lokantanın sipariş pusulasına, kimi bir sandık seçmen listesi kâğıdının boş yerlerine, kimi kitapların kapak içlerine, büyüklü küçüklü, pelur, teksir, bloknot kâğıtlarına, kurşun kalemle, tükenmezle, dolmakalemle yazılmış ve bazıları değişik kalemle düzeltilmiş, bazıları ilk yazıldıkları gibi bırakılmış, şiir olarak ortaya çıkmayı umursamaz bir içtenlikle yüklü” kayıtlardır bunlar. Hemen her şiir, görev yaptığı Anadolu coğrafyasından, insanlarından ve yaşamlarından somut izler taşır. Kimi İzmir’de bir öğle üzeri Hasan Tahsin’i hatırlarken not edilmiş, kimi Fırat boylarında Keban altındaki Behri köyüne bakarken yazılmıştır. Ezilenlerin, yoksulların dert ve tasalarına duyarlı, şiddet dolu bir dönemden geçerken eşitlik ve adalet uğruna “uzak ormanda ölen”lerin hikâyesinden kesitler aktaran, gösterişsiz, yalın ve somut şiirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6be356d-ae7b-4c9b-a9c3-1f52d3f90247.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağın Sesi</image:title>
            <image:caption>“Gerçekten, toprağın içine falan gömülüp dinlenemez mi insan? Elli bin yıl sonra kalktığında, kendi dertleri de toplumun sorunları da tümden çözülmüş olabilir, cennete dönüşmüş bir dünyaya uyanabilir.” 
 
Günden güne yaşlanan Shingo’nun hafızası onu yüzüstü bırakmaktadır. Öyle ki, geceleri dağdan gelen gümbürtüde sadece ölümün sesini duymaya başlar. Hayatının ve ailesinin durdurulamaz çöküşüyle karşı karşıya kalan bu yaşlı adam, sadakatsiz oğlunun genç ve mutsuz eşi Kikuko’yla gitgide daha yakın bir bağ kurar. 
Kawabata’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yazdığı Dağın Sesi, yalnızlık, ölüm ve bitmek bilmez güzellik arayışını 
ele alan hüzünlü bir roman. 
 
 
“Zengin, girift bir metin…  Tüm modern Japon romanları arasında şiire en yakın olan  Kawabata&apos;nınkilerdir.&quot; 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109913</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad8ad35f-d2ed-4210-8d60-6344de5932c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl ve Tutku</image:title>
            <image:caption>Jane Austen’ın ilk romanı Akıl ve Tutku yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı yakalar. Dashwood kız kardeşlerin yetişkinliğe adım attığı yılları ve bu yılların duygusal çalkantılarını konu alan roman, yazarın kendi kız kardeşi Cassandra’yla ilişkisinden de izler taşır. Beyazperdeye defalarca uyarlanan Akıl ve Tutku, dönemin edebî eğilimlerinin tersine Austen’ın karakterlerini kadınlardan seçmesiyle de çağdaşlarından ayrışır. 
 
Akıl ve sağduyu timsali on dokuz yaşındaki Elinor ve tüm duyguları en yoğun haliyle yaşayan, duyarlılığıyla çoğu zaman en çok kendini harap eden on yedi yaşındaki kardeşi Marianne babalarının kaybının ardından yabancısı oldukları yeni bir hayata adım atarlar. Paragöz abilerinin onları sürüklediği yoksulluk, annelerinin kimi zaman hastalıklı bir hal alan duygusallığı, sonradan görme akrabalarının sığlığı ve karşı cinsin neden olduğu kalp kırıklıkları arasında genç birer kadına dönüşen iki kız kardeşin hikâyesi, zengin karakter çözümlemeleri ve Austen’ın zekâ pırıltısıyla süslenince edebiyat tarihinin en sevilen eserlerinden biri haline gelir. 
 
 “Jane Austen’ın kıvrak zekâsı, üslubunun kusursuzluğuyla el ele tutuşuyor.” 
Virginia Woolf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64599fa0-166d-41b6-b9c4-23e4aeca6871.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapibaralar</image:title>
            <image:caption>Tavuklar ve civcivler rahat ve sıcak evlerini çok severler. 
Herkesin kendi görevini bildiği, dert ve tasadan uzak kümeste yaşam gayet rahattır. 
Ta ki bir gün, kapibaralar çıkıp gelene kadar… 
O tuhaf, iri ve tüylü hayvanlar geldiğinde kimse tereddüt etmez: Hayır! Onlara yer yoktur. 
Farklılıklarımıza rağmen birbirimize kalplerimizi açtığımızda nelerin değişebileceği hakkında muzip ve eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c82e6d-e6c0-47d3-92d5-a35a288169a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Death Note Short Stories - Kısa Öyküler</image:title>
            <image:caption>Kira&apos;nın öyküsü gerçekten bitti mi yoksa etkisi hâlâ devam mı ediyor? 
 
Serinin yaratıcıları tarafından kaleme alınan Death Note kısa öykülerden oluşan bu eksiksiz koleksiyonda, Death Note&apos;un netameli etkisiyle geri dönülmez bir şekilde değişen hayatların hikayelerini keşfedin.   
 
&quot;C-Kira&quot; ve &quot;a-Kira&quot; öyküleri, ilk Death Note’un öyküsü, L&apos;in hayatından kısa kesitler ve daha fazlası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc31cd9c-67b7-4eb6-b709-853bf8ec32a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin İlk Kaşifleri Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Keyifli, eğlenceli, heyecan ve neşe dolu Osmanlı Tarihi’nin yazarı Zehra Aygül, meraklı okuyucularını yepyeni bir maceraya çıkarıyor! 
“Büyük bilim adamlarının pek çoğunu tanıyorsunuz... Peki, en büyük bilim adamlarını ne kadar tanıyorsunuz? Hayatımızı değiştiren büyük buluşların gerçek kâşifleriyle tanışmaya hazır olun!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/585dc92b-f479-4bc9-9d7b-13b2c0c03fa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Müslüman Oldular? Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Sahabiler, Sevgili Peygamberimizin (asm) arkadaşlarıydı... O’nunla birlikte yaşamışlardı... O’nunla aynı sofradan diz dize yemek yemiş, aynı meydanda omuz omuza savaşmış, aynı çölü adım adım aşmışlardı... Güldüğünde sevinmişler, ağladığında ise çok üzülmüşlerdi... 
Ayetlere ilk önce onlar iman etmiş, namazı ilk önce onlar kılmış, orucu ilk onlar tutmuştu...  
Onlar, Peygamberimizi (asm) canlarından çok sevmişlerdi. Peygamberimiz de onları çok sevmişti... “Her biri bir yıldızdır” diyordu sahabileri için. “Hangisine baksanız, size doğru bir yol gösterir...” 
Bu kitabın sayfaları birer pencere gibi önünüze açılacak ve o pencereden sahabilerin hayatlarındaki en önemli anları; Müslüman oldukları, Peygamberimizin (asm) kalplere huzur veren huzurunda diz çöküp, İslam’ı kabul ettikleri anları seyredeceksiniz... 
Yani, yıldızlarının ilk parıldadıkları dakikalara dair, olağanüstü hatıralar okuyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a254d11-c249-4c55-ab70-e0a03c42b34f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hikayeleri Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Zaman geçti, asırlar değişti, hikâye söylemek de masal anlatmak da unutulup gitti. Bir zamanların çeşme başlarında, harman meydanlarında, köy kahvelerinde, dost meclislerinde, helva sohbetlerinde anlatılan hikâyeleri, yüklüğe kaldırılan yorganlar gibi katlanıp kaldırıldı. 
Gelin sizlerle güzel bir işin içine girelim. Yorganların arasına saklanan, tavan arasına kaldırılan, bir köşeye konup da unutulan hikâyelerimizi yeniden hatırlayalım. 
Tarihimizden enteresan, ilginç,eğlenceli, ibretli, pamuk şeker tadında, içinizi ısıtacak, keyifli hikayeler sizleri bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad6ac70b-5e5d-4e86-9d2b-1a5c797553fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyan Türkiye’m</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti, Büyük Atatürk&apos;ün kuruluşundan beri güçlenerek bugün dünya üzerinde etkili ve güçlü bir devlet haline gelmiştir. Artık küresel oyunları bozan, kendi bölgesel oyununu kuran bir devlet olarak kabul edilmektedir.  Ancak Türkiye&apos;yi kontrol altında tutmak isteyen güçler ve tarihsel rakipleri, Türkiye Cumhuriyeti&apos;ni zayıflatmak için yöntem değiştirmiş ve dışarıdaki düşmanlarla içimizdeki hainler, birlikte Türkiye&apos;ye yüklenmektedirler. Yunanistan&apos;ın sürekli talepleri, Türksüz bir Kıbrıs, Türkiyesiz bir Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz gibi istekleri ile FETÖ, Türkiye&apos;nin güvenlik ve beka sorunu olarak kalmaktadır. NATO&apos;nun Türkiye&apos;yi koruyan yapısı değişirken Irak, Suriye ve Karabağ&apos;da Türkler ateş çemberine alınmaktadır.  Tüm bunlar Türkiye&apos;nin sürekli uyanık olması gerektiğini göstermektedir. Cihat Yaycı&apos;nın bu kitabı, Türk milletine güçlü ve özgür bir gelecek vizyonu sunmak için tarihsel ve güncel boyutlarda tüm tehlike ve tehditleri ortaya koymaktadır.  Kitap, okuyucuya çözüm ve tedbir önerileri sunarken, &quot;UYAN TÜRKİYE&apos;M&quot; diyerek tarihe not düşmektedir. Türkiye, artık kurudukça sulanan bir ağaç değil, dünya siyasetinde söz sahibi bir güçtür. Ancak bu gücü korumak için uyanık kalmak ve birlikte hareket etmek gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0340b460-1234-421f-a995-c172bf36d257.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Yolunda Oyunda Kal</image:title>
            <image:caption>Bireyin uyanış sürecinde kendisi ile buluşmasına destek olacak bir çalışma kitabıdır. 
Okuyucuyu kendi içinde ruhsal yolculuğa çıkarıp kalp kapılarını şifaya açabilmesine destek olarak uyanışına vesile olacak bir kurguya sahiptir. 
Yazarın yaşam öyküsünden ve kendilerini keşfetme yolculuklarına eşlik ettiği birçok kalpten (danışan) ilham alarak yazılmıştır. 
Grup eğitimlerini ve bireysel çalışmaları da içerisine dahil ettiği bir spiritüel çalışma ve uygulama modelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7432aea4-fbdd-4f51-a4ba-f7dba76401db.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Milliyetçiliği</image:title>
            <image:caption>“Rus milliyetçiliğinin önemli bir unsuru, Rusya tarihinin Batı’dan farklı bir çizgide geliştiği inancıydı. Rus milliyetçileri, Rusya’nın kendisine yeni bir ‘milli’ gelişme yolu bulması gerektiği fikrini savunmuşlardır. Çağdaş Rus milliyetçileri de Rusya için ‘özgün yol’ inancını paylaşıyorlardı.” 
 
Jeopolitik arenanın en önemli güç odaklarından Rusya’yı daha derinden anlayabilmek için Rusya’nın tarihini olduğu kadar insanını şekillendiren fikirleri de bilmek gerekir. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden Kırım’ın ilhakına, Kafkasya’daki çatışmalardan Ukrayna Savaşı’na kadar yakın tarihte dünya gündemini sarsan önemli olayların perde arkasında Rus milliyetçiliği yatmaktadır.  
Doç. Dr. İdil Tunçer Kılavuz, Rus Milliyetçiliği kitabında Rusya’nın yakın tarihini şekillendiren bu ideolojinin tüm nüanslarına ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c969393-1924-4015-b0e1-d3d3e13e9c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar Tatilde</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar yine komik işler peşinde! Çılgın kahramanlar şimdi tatilde. 
 
Küçük Bay ve Bayanlar, 1971’den beri dünya çapında 100 milyondan fazla çocuğun yüzünü güldürüyor. Şimdi sıra çocuğunuzda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/864777bc-2c71-4037-9b6a-e5f07dab5edb.jpg</image:loc>
            <image:title>Malta Geceleri / Pierre Loti Hitabesi</image:title>
            <image:caption>Şair ve tarihçi Sait Paşa&apos;nın oğlu olan Süleyman Nazif, özel eğitim görerek yetişti. Arapça ve Farsça&apos;nın yanı sıra Fransızca öğrendi. Osmanlı ve cumhuriyetin önemli Kürt aydınlarındandır. Çeşitli memurluklarda çalıştıktan sonra &quot;Vilayet&quot; gazetesinde başyazarlık yaptı. 2. Abdülhamit&apos;in gazabına uğrayan yazarlardan biri olan Süleyman Nazif, 1897 yılında Paris&apos;e kaçarak sekiz ay boyunca orada yaşadı. Yurda döndükten sonra padişahın emriyle vilayet mektupçusu olarak Bursa&apos;ya sürgüne gönderildi. 1898 yılından gittiği sürgünden ancak 10 yıl sonra, 2. Meşrutiyet&apos;in ilan edilmesiyle birlikte kurtulabildi. 1914&apos;e kadar Basra, Musul, Kastamonu, Trabzon ve Bağdat valiliklerinde çalıştı, görevinden ayrıldıktan sonra İstanbul&apos;a gelerek yazarlığa devam etti.
İstanbul&apos;un Müttefiklerce işgal edilmesine karşılık yazdığı; 1918&apos;de Hadisat adlı dergide yayınlanan &apos;Kara Bir Gün&apos; çeşitli kesimlerin tepkisine neden oldu ve Malta&apos;ya sürgüne gönderildi. İstanbul&apos;a döndüğünde Resmi Gazete&apos;de çalışmaya başladı.
Tanzimat edebiyatının, özellikle de Namık Kemal&apos;in etkisinde kalarak şiirler yazan Süleyman Nazif, ilk dönem şiirlerinde toplumsal içerikli ve özgürlükçü bir düşünceyi savundu. Bu düşüncesiyle birlikte Osmanlı Yenilikçileri arasında önemli bir yere sahip olan &apos;Servet-i Fünun&apos;culara katıldı. Yapıtlarında süslü bir dil kullanarak Osmanlıcanın ve aruz kalıplarının şiir sanatını zenginleştirdiğini savunan Süleyman Nazif, Namık Kemal, Mehmet Akif ve Fuzuli gibi inceleme kitapları da yazmış; yergi, nükte ve fıkraları derleyerek kitaplaştırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aada6d8b-ec4e-45b7-96a2-4f9b1f3ba65a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekreter Kim’in Nesi Var 3</image:title>
            <image:caption>Sekreter Kim, yapbozun eksik parçalarını birleştiriyor ve geçmişin saklı gerçeklerini bir bir gün yüzüne çıkarıyor. Sırlar ortaya çıktıkça yıllardır aradığı hayatının aşkına bir adım daha yaklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a88ecc-3ce6-4bd3-aa45-7fd189156c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Sonların Bekçisi</image:title>
            <image:caption>Soline Roussel, “mutlu sonlar” konusunda iyi bir eğitim almıştır. Ailesi, nesiller boyunca Paris’te, sihrin iğne ve iplikle işlendiği özel bir gelinlik salonu işletmiştir. Roussel gelinliğini giyen bir gelinin ömür boyu mutlu olacağı söylenmektedir. Ancak İkinci Dünya Savaşı, Soline’in dünyasını ve kalbini harabeye çevirmiştir. Anılarını, yıkılan hayalleriyle birlikte unutmaya kararlıdır. 
 
Yıllar sonra, kendi trajik kaybıyla başa çıkarken Rory Grant, galeri sahibi olma hevesiyle Soline’in eski mülkünü kiralar ve burada hiç giyilmemiş eski bir gelinlik ile bazı mektupların bulunduğu bir kutu keşfeder. Soline’e bu hatıraları geri verdiğinde aralarında beklenmedik bir ilişki gelişir ve iki kadının arasındaki ürkütücü paralellik yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlar... 
 
Mutlu Sonların Bekçisi, romantizmin ve gizemin bir tutam sihirle mükemmel bir karışımı. Kaçırmayın!  Çok satan Whisper Me This yazarı, Kerry Anne King.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a944e6d-db86-4fd8-9beb-7687d6ff79ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Terası</image:title>
            <image:caption>Madeleine D&apos;Arcy&apos;nin ikinci kısa kurgu kitabı olan ÖZGÜRLÜK TERASI, 2016-2020 yılları arasında Cork’ta geçmektedir. Birbiriyle bağlantılı kısa öyküler birbirinden farklı karakterlere ev sahipliği yapmaktadır. Evsiz, genç bir adam, emekli müfettiş Deckie Google, MS hastası bir kadın, otizmli bir çocuk ve annesi, yaşlanmış bir rock yıldızı ve daha niceleri… 
Bu hikâyeler tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgını öncesinde ve salgın sırasında önceliklerimize, bizim için neyin önemli olduğuna ya da neye güvenmemiz gerektiğine değiniyor. 
 
“… modern İrlanda üzerine büyüleyici, içten bir yorum. Donal Ryan&apos;ın The Spinning Heart&apos;ını anımsatıyor . Büyüleyici ve ilgi çekici.”   Margaret Bonass Madden, Sunday Independent. 
 
“Bir hikâyenin ve bir karakterin kalbine sadece birkaç satırla girmek konusunda bir hüneri var... D&apos;Arcy&apos;nin hikâyeleri işe yarıyor çünkü nahoş olan karakterler bile inandırıcı geliyor ve kendimizi çaresizce diğerlerinin de istediklerini alacağını umarken buluyoruz. Birlikte hareket edin, hayatınız düzene girsin…” John Walshe, Sunday Business Post.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68a3d2c-d00d-4057-9dc0-a7153181b986.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Sözlemesi</image:title>
            <image:caption>Biz, yaşam tarzlarının asla kaynaşamayacağı iki ayrı dünyanın insanıydık. 
 
Sadie Green, öğrenci burslarını ödeyebilmek için sabırsızlıkla beklediği terfi başka birine gidince hayatını kökünden değiştirmeye karar verir. Yeni bir iş, bütçesine daha uygun bir daire ve çiçekçi dükkanı açma hayallerini gerçekleştirmek için sonsuz motivasyona ihtiyacı vardır. Kız arkadaşlarıyla dışarı çıkıp dağıttığı bir gece flört uygulamasıyla ev arkadaşı uygulamasını karıştırır ve kendisini, evinin bir odasını ona çok ucuza kiralamaya hazır olan Jack Thomas’ın muhteşem kırmızı tuğlalı evinin kapısında bulur. Sadie’nin gözü, hayalleriyle arasında duran bu adamı başlarda pek tutmasa da çok geçmeden onun yumuşak mizacından, hayallerini desteklemek için duyduğu heyecandan ve geçmişinde aldığı yaralara rağmen ayakta kalışından etkilenmeye başlar. 
 
İkisi de hayatlarının anlaşmasını yaptıklarından ve aslında aynı hayalin peşinde koştuklarından habersizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1bfc39d-b269-4e3a-9a9b-0629778d03ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hekimlik Sanatları</image:title>
            <image:caption>Hastasının ciğerindeki lekenin sorumlusunun evinin duvarındaki leke olduğunu bilen hekim, iyi hekimdir. Hekimlik hikâye biriktirme sanatıdır... Hastanın hikâyesini dinlemektir aslında hekimlik. ‘Al bu ilaçları yut,’ demek bir şey değil, ondan bir şey çıkmıyor zaten. Ben hekimliğin böylesini görür görmez vazgeçtim.” Ercan Kesal, çocukluğunda hekimlere özenmesiyle başlayıp tıp öğrenciliğine uzanan kendi hikâyesi üzerinden, hekimliğin değişik çehrelerine bakıyor: mecburi hizmet, taşra hekimliği, muayenehanecilik, uzmanlık, “hastanecilik”... Hekimliğin emek süreci, zorlukları, hazları, muammaları üzerine düşünüyor. Tabii, hekimlerin toplumsal ve siyasal sorumlulukları üzerine de... Hekimlik Sanatları, hekimliğin gerektirdiği beceriler yanında, onun sinemayla, sanatla ve edebiyatla kesişimlerine de eğiliyor... Ercan Kesal’ın kendi deneyiminden hareketle... Ve “Daha çok bilgi yerine biraz daha bilgelik,” “Hastalık yoktur, hasta vardır,” gibi öğütlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f045b358-74a9-4fd1-880a-4e4e13af4bd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Demirel</image:title>
            <image:caption>Süleyman Demirel... Türkiye’nin 1960’lardan 2000’lere uzanan siyasal tarihinin en önemli figürüydü. Bu tarihsel dönemde DP’nin Su İşleri Müdürlüğü’nden Cumhurbaşkanlığı’na uzun bir yol kat etti. Neredeyse “hep başbakan”dı. Kurduğu 7 hükümetin 2’si askerî darbeyle devrildi; her iki darbeyi de atlatıp siyasal hayatına devam edebildi. 1960’ların, 1970’lerin, 1980’lerin ve 1990’ların siyasi zeminini tahkim etmişti; iktisadi hayatının da fikir babasıydı. Anti-komünizmle sarmalanmış bir sağ siyaset aklının, propaganda biçiminin ve demagojiyi de ihmal etmeyen bir söyleyişin ya da söylemeyişin erbabıydı. Ancak hiç kuşkusuz kendine mahsus bir dilin ve kelamın da sahibiydi. Milliyetçi ve muhafazakâr hoşnutsuzlukları devletle barıştırarak, “devlet fikri”nin adamlığına uzanan bir siyasal kariyere ulaştı. “Devlet aklı”nın mühendisliğini yaptı! Tanıl Bora’nın kaleme aldığı Demirel biyografisi, bir şahsın hayat hikâyesiyle sınırlı olmayan, Türkiye’nin 1940’lardan 2000’lere kadarki sosyal, siyasal, kültürel, zihinsel tarihinin çarpıcı bir anlatımını sunuyor. Siyasal dünyanın da, gündelik hayatın da, milletin de, devletin de dönüşümünün Demirel portresinden yansımasına bakıyor; Demirel’in dilinden ve elinden dökülen bir tarihin yanı sıra, o tarihin o dilden neler çektiğini de kapsamlı bir şekilde inceliyor. Tanıl Bora’nın kaleme aldığı bu biyografi, anekdotlarla örülü bir Demirel öyküsü değil, bir fenomen etrafında ülkenin en önemli siyasal döneminin tarihini anlatıyor – üstelik çok uzun bir dönemin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da2945a2-f6fe-462c-815a-5cd6db8dbd0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Milliyetçiliğinin Temelleri</image:title>
            <image:caption>Cemil Meriç’in edebiyat ve edebiyat dışı alanlardaki çevirileri, onun, “kültürle derinlemesine alışveriş kaygı”sının, “düşünce mesaisi”nin izlerini taşır. Çevirilerinde Türkçeye olduğu kadar çeviri yaptığı dillere de hâkimiyetini gösteren Meriç, kendine has üslûbuyla bir yandan edebiyat ve düşünce dünyamıza katkıda bulunmaya devam ederken, zaman zaman da çevirdiği eserlerle ve yazarlarıyla ilgili kimi çalışmalarını da okurlarla paylaşır. Türk Milliyetçiliğinin Temelleri: Ziya Gökalp’in Hayatı ve Eserleri Türk kültür tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan Uriel Heyd’in en önemli eserlerindendir. 1950’de Londra’da yayımlanan kitap Türk milliyetçiliğinin kuramcısı olarak Ziya Gökalp’in zihniyet dünyasının gelişimini gösterirken döneme yön veren düşüncelere de ışık tutar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e758bdca-24b4-4fff-a8f9-6af27c45c307.jpg</image:loc>
            <image:title>Depresyon İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Bugün dünyada 300 milyondan fazla insan depresyon teşhisi almış durumda. Tıp çevrelerinde bir depresyonsalgınından bahsediliyor. Oysa tarih boyunca depresifolmak bir hastalıktan ziyade bir ruh hali olarak görüldü ve melankolik olmakla eşanlamlı kullanıldı. Sık sık yaratıcılığın ve ayrıcalıklı bir varoluşun işareti olarak görülen bu gizemli rahatsızlık,her dönem kalabalıkların ilgisini çekti ve tartışmaların odağında yer aldı.Jonathan Sadowsky Depresyon İmparatorluğu ’nda ruh ile beden arasındaki ilişkiye dair kadim tartışmayı ele aldıktansonra, 20. yüzyılda psikiyatrinin ve farmakolojinin akıl sağlığı alanında çığır açan çalışmaları, nihayet bizzat hastaların tanıklıkları eşliğinde depresyonun kültür tarihini inceliyor. İnsan ıstırabının zamandan ve mekândan bağımsız sürekliliğini vurgularken farklı kültürlerin sıkıntı ve kederi nasıl deneyimlediklerini, manevi acıyı ne tür yöntemlerle dindirmeye çalıştıklarınıgösteriyor. Yazar psikolojik, toplumsal ve biyolojik temelleri olan bu karmaşık rahatsızlığın günümüzün kâr güdümlü tıp kültüründe nasıl kavrandığını tartışmayı da ihmal etmiyor:Antidepresanların etkinliği, çok tartışmalı elektrokonvülsif tedavinin etik sınırları, psikoterapinin imkânları ve depresif bulguları kılavuzlaştırma çabaları... Sadowsky depresyonun geçmişini anlamaya çalışırken, geleceğini daha iyi yönetebilmek için topluma ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe02a6ad-bbb6-495b-8c2b-532c97a2725a.jpg</image:loc>
            <image:title>Devletin Subayı, Subayın Devleti</image:title>
            <image:caption>“İnönü ile Menderes dönemindeki birbiriyle ardışık gizli örgütlenmelerin gerekçelerine bakıldığında, üyelerindeki kuşak/ zihniyet farklılığına rağmen, bazı temel noktalarda bir ‘süreklilik’ söz konusuydu. Bu süreklilik, kışlalarda genç subayların ‘n’olacak bu memleketin hali’ sorusuna aradıkları ‘benzer’ yanıtlarda gizliydi. Bu yönüyle, geri kalmışlıktan kurtarmak görevini, Milli Şef Dönemi gizli örgütlenmelerinden miras alan bu genç kurmaylar, Prusya askerî ekolüyle eğitim görmüş seleflerinden farklı olarak Amerikan askerî ekolüyle yetişen 1920’ler kuşağını temsil ediyorlardı. Fakat subaylar nezdinde bu iki ekol arasında kesin kopuş olduğunu söylemek mümkün değildir. Melez bir askerî yapının hâkim olduğu ordu içindeki illegal oluşumları hayata geçiren temel gerekçe ‘ülkeyi geri kalmışlıktan kurtarmak’ olsa da, 27 Mayıs Askerî Müdahalesi’nin harekât sürecinde subayların temel motivasyon kaynağı, siyasal-toplumsal muhaliflerin ‘özgürlük/demokrasi’ talepleriydi.” Nesimi Gökşen’in Devletin Subayı, Subayın Devleti kitabı, 27 Mayısçıların ama onun da ötesinde 27 Mayıs’a giden yolda asker içerisindeki öbekleşmelerin temel motivasyonunu anlamaya çalışıyor. Siyasetçilere güvensizliği, siyasete yüklenen pejoratif anlamı, ülkenin geri kalmışlıktan kurtarılması misyonunu asker içinden görerek, kuşak ve ekol detaylarında gezinerek, topluma “müdahale” misyonunu nasıl edindiklerinin kaynaklarına giderek, askerin toplumsal hayattaki “kaygı”larını irdeleyerek 27 Mayıs’ın farklı bir veçhesini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d935cad2-a356-455e-b3b6-cf3e52a642c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynin Sırları ve Manyetik Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Kendinizi ve beyninizi keşfetmeye hazır olun!

Beynin Sırları ve Manyetik Şifreleri, beynin derinliklerindeki sırları ortaya çıkarıyor. Ruh ve beden arasındaki ilişkiyi açıklarken kimyasalların rolünü inceliyor. Beyindeki iletişim sistemi ve enerji üretimi hakkında net bir bakış sunup, magnetoterapi ve alternatif şifayla ilgili bilgiler veriyor. TMS ve alternatif şifa yöntemleriyle birlikte; alzheimer, parkinson, depresyon, panik atak ve birçok hastalığın vaka örnekleri de bu kitapta yer alıyor.

Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, Beynin Sırları ve Manyetik Şifreleri’nde; beynin gizemli dünyasına odaklanarak merak edilen sorulara net ve anlaşılır yanıtlar veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6370084e-0f99-4802-8dd0-ac459c75bede.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Yalnızlık Bana Fazla Bölüşelim mi?</image:title>
            <image:caption>Yaşamak diyorum... Ne kadar değerli değil mi? Uyandığım her yeni günden alacaklıyım çünkü ben her borcumu kolayca içime çekip bir türlü geri veremediğim nefesimle ödüyorum. Bazı günler lime lime eksiliyor, yeni bir yaprak daha düşürüyorum gövdemden. Neye uyanacağını bilememek öyle zor ki... Haksızlık mı yoksa kader mi? Tek bildiğim her geçen gün biraz daha eksiliyorum. Şimdilerde yaşayarak, görerek, insanlığıma insanlık katan her değerimi sorgulayarak yaşadığım ve bir türlü geriye saramadığım günlerimi yaşıyorum. Demem o ki yaşarken kötüleşiyorum, ciddileşiyorum ve hissizleşiyorum. Kendime yabancılaşmama sebep olan kim varsa söyleyin onlara hakkımı helal etmiyorum! Yine de eyvallah ama ben en çok da beni özlüyorum... Murat Tavlı’nın eşsiz kaleminden, gerçek anlamıyla “Bir solukta bitirdim!” diyeceğiniz büyülü bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/591fc177-023e-4405-a79b-f78375373785.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıcak Çatışma</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce ayrıldığı sevgilisi Ezel’i affeden Munise, onun evlilik teklifini kabul eder. Peki, hikâyemiz burada mutlu sonla bitiyor mu? Tabii ki hayır!   Oldukça hareketli geçen nişandan sonra Munise düğün istemediğini ısrarla söylese de annesi ve kayınvalidesi şaşaalı bir düğün için diretmektedir. Çalıştığı bankada iş hayatının zorluklarıyla mücadele eden genç kadının bir de gelinlik, nikâh şekeri, çiçek aranjmanı gibi detaylarla ilgilenmesi gerekince düğün stresi kaçınılmaz olur.   Sonrasında, doğal yollarla bebek sahibi olamadığından bunun için vermesi gereken bir savaş da kendisini beklemektedir. Mutluluk, kolayca uzanılabilecek bir yerde olmadığı gibi ona ulaşmak için de daima sıcak çatışmaya girilmesi kaçınılmazdır. Bakalım bu kez galip gelen Munise olabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8793fb94-c075-4ef9-a8a8-ab9b8efc54ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Tükenmişlik</image:title>
            <image:caption>“Ancak ruhunuza dönüp duygularınızı hissettiğinizde ve bilhassa kendiniz için sesinizi yükselttiğinizde gerçek, dürüst ve özgür bir hayat yaşamış olursunuz.”
Dünyanın hemen her yerinde pek çok kadın hayatındaki insanlara kol kanat germekle ve her şeye yetişmeye çalışmakla meşgul. Ataerkil kültüre göre kadın anne, eş, yuvayı kuran dişi kuş, özverili, sessiz, şefkatli olmak zorunda… Tüm bu tanımlar bir kadının ne olduğundan ziyade “ne olmaması” gerektiğini dayatır gibi, peki ya bir kadın kendini bunlardan bağımsız olarak var etmeye ihtiyaç duyuyorsa?
Psikoterapist Nancy Colier size özlemini çektiğiniz duygusal destek ve güçlendirme becerilerini sunuyor. Suçluluk, utanç veya yargılanma hissetmeden kendiniz olmanıza, en derin psikolojik, ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarınızı ortaya çıkarmanıza yardımcı oluyor. Meşguliyet ve boş vermişlik arasındaki iki uçta hapsolmuş aşırı yorgun, çalışkan ve stresli kadının ruhu için merhem niteliğinde bilgece öğütler, görüşler ve işlevsel stratejiler sunuyor.
Olmanız istenilen “uslu kız” kimliğinden sıkıldıysanız bu özgürleştirici kitap tam size göre. Sevilmeyi ve onaylanmayı bekleyip, kendinizden vazgeçmek yerine şimdi biraz gürültü çıkarma vakti. Çünkü hayat başkalarına göre yaşamak için fazlasıyla kısa!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41729165-e3bd-42c6-9165-77274f134898.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Kıssa</image:title>
            <image:caption>“Kur’an insanın Rabbiyle, alemle ve diğer insanlarla ilişkilerinden bahseden bir kitaptır.”
Elmalılı Hamdi Yazır
 
“Kur&apos;an, verdiği peygamber örnekleriyle muhatabının şahsiyetini inşa ederken insanın yaşadığı hayati problemlere de çözümler sunar. Kıssalarda anlatılan olayları masal dinler gibi dinlemeyip hayatımızın içine almayı başarabilirsek kişiliğimizin yeniden imar olduğuna şahit oluruz…” diyor Fatma Bayram ve bu düşünceyle uzun yıllar boyunca yaptığı kıssa derslerinde, “Bu kıssa bana ne söylüyor?” sorusunun cevabını arıyor.
Hz. Adem’den, hatalarımızı telafi etme yollarını; Hz. Nuh’tan, bizi birbirimize bağlayan asıl bağın inanç olduğunu ve bir insanın alaylara aldırmaksızın bıkmadan, usanmadan yoluna nasıl devam edebileceğini; Hz. İbrahim’den, bir insanın tevhid arayışını ve imanından aldığı cesaretle imansız bir kavme nasıl karşı koyulacağını; Hz. Lut’tan, kötülük ne kadar yaygın olursa olsun direnç göstererek karşı koymak gerektiğini; Hz. Musa’dan, korkularımıza rağmen sebatla yolumuza devam etme yollarını; Hz. Meryem’den görünenin aldatıcı olabileceğini; Hz. Yusuf’tan bir gencin nefsinin ve çevresinin baskısına rağmen ahlakını muhafaza etmesinin yollarını öğreniriz. 
 
En Güzel Kıssa, benzersiz ve katman katman zengin içeriğiyle Hz. Yusuf’un kuyudan saraya yükselişinin öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4ade473-c50a-479a-a599-faaefc3fb006.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıç Arslan</image:title>
            <image:caption>Bir müddet hiçbir şey söylemedi Kılıç Arslan. Hafifçe serpiştiren yağmuru izliyor, toprak kokusunu ve gitgide yıldırım yüklenen göklerin cereyan yüklü rayihasını ciğerlerine dolduruyordu. “Allah’tan duam gelecek nesillerin tek bir devletin ve mutlak bir hâkimiyetin önemini kavramalarıdır. Şu yaşadıklarımız onlara ibret olmayacaksa eğer, kendilerine mutlaka başka ibretler ve hatalı yollar seçecekler demektir!” Bir anlığına sessizleşen Sultan etrafına baktı. Askerinin metanetini arttırmak için atını dörtnala kaldırıp safların önüne çıktı.
“Bugün, son Türk devletini kurtarmak için buradayız gaziler,” diye kükredi.
 
Büyük Sultan Alparslan’ın açtığı Anadolu’nun kapıları Türklere kapanmak üzere...
Tarihte görülmemiş bir kararlılıkla toplanan Haçlılar, Bizans’ın rehberliğinde İslâm aleminin üzerine yürümekte.
İçerideki düşmanlar uyanmış, fitne Müslümanlar arasında yayılmış, kardeş kardeşi boğazlamakta. Bütün bunların karşısında ise asla pes etmeyen, herkesin umudu Sultan Kılıç Arslan...
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, “günümüzün Peyami Safa”sı olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden Anadolu’daki Türk varlığını Haçlılara karşı canı pahasına koruyan Kılıç Arslan’ın nefes kesen hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109940</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89d190d-88a3-43b4-a546-cbb3081fde30.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Çöktü</image:title>
            <image:caption>Tarihçi Y. Hakan Erdem, bu kez bilimkurguya el atıyor ve tufandan sonrasına, 41. yüzyıla gidiyor, ama buralardan fazla uzaklaşmadan...
Zaman Çöktü, bir bakıma, insanlaşmaya çalışan koyunların, koyunluk değerlerini savunarak insanlara karşı ayaklanışının hikâyesi. Bir bakıma da, 21 yüzyıldır süren sembolokrasiye ve Türkiye’nin ruhuna tutulmuş bir ayna: Huriler, buharlaştırıcılar, gargoyle’lar, başkasının uykusunu uyuyanlar, koçlar, dispatlar, siborkullar, kara delikler, kırmızı başlıklı kızlar ve daha neler neler... Belki de, Batılılaşma sürecindeki koca bir ülkenin, mecburen Güneylileşmek zorunda kalışının hikâyesidir bu, kim bilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50be4ee5-b30f-428e-b382-b3e53ae32ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Heterodoks Dervişler ve Aleviler</image:title>
            <image:caption>“Sadullah Gülten’in çoğu Alevilik araştırmacısında bulunmayan bir farklılığı, kaynaklarını genellikle malum literatürle sınırlamayıp elde ettiği verileri geniş ölçüde arşiv belgeleriyle takviye ederek kullanmasıdır. Bu yöntem onu hem sair yazılı kaynaklarla yetinen ve çoğu defa bunlar üzerinden tutarsız genellemeler yapan, bu genellemeleri ‘mahz-ı hakikat’ imiş gibi sunan bazı iddialı profesyonel veya amatör araştırmacılardan farklı bir yere oturtur.” Ahmet Yaşar Ocak Osmanlı Devleti tarafından tutulan kayıtlar arasında bulunan başta tahrir, mühimme ve vakıf defterlerinin satır aralarında, Anadolu’da faaliyet gösteren abdal, ata, dede ve baba unvanını taşıyan Yesevî, Kalenderî, Haydarî, Vefaî ve Bektaşî tarikatlarına mensup derviş ve şeyhler hakkında da mühim bilgiler bulunur. Özellikle, bahsedilen belgelerin adı geçen tarikatlara mensup şeyhlerin hayat hikâyesini ve kerametlerini ihtiva eden menakıbnâmeler ile desteklenmesi hem bu kaynaklarda geçen bilgilerin test edilmesine hem de konunun genişletilmesine imkân vermektedir. Osmanlı dönemi konar-göçerleri ile Kızılbaşlar/Alevîler üzerine yaptığı çalışmalarla göz dolduran Prof. Dr. Sadullah Gülten, Heterodoks Dervişler ve Alevîler adını verdiği bu çalışmasında sözü geçen kaynaklarda Güvenç Abdal, Barak Baba, Seyyid Velâyet, Üryan Hızır, Şeyh Çoban, Baba Mansur, Abdal Ata, Dede Karkın gibi şahsiyetlerin izini sürerek onlarla ilgili yaptığı tespit ve değerlendirmelerin yanı sıra, Tahtacılar, Vefaîler, Etyemezler, Kalenderîler, Haydarîler ve Bektaşîler gibi gruplar hakkında kayda değer sonuçlara ulaşmıştır. Böylece Osmanlı arşiv belgeleri ve menakıbnâmeleri birlikte kullanarak pek çok tartışmalı konuya yeni bir bakış açısı getirmiş ve daha önce farklı akademisyenlerce ele alınan konuları genişletmiştir. Okuyucu bu kitapta Alevîliğin tarihsel altyapısını oluşturan öncü şahsiyetlere, tarikatlara ve Alevî ocaklarının oluşum sürecine dair önemli bilgiler bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f58765f-8491-4c53-ac4d-1be3af54b7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Filistin&apos;ine Veda</image:title>
            <image:caption>İnsan hakları örgütü El-Hak’ın kurucusu, “Orwell Prize for Books” (2008) ile “Moore Prize” (2020) ödüllerinin sahibi, Filistinli avukat ve yazar Raja Shehadeh’ten muhteşem bir Filistin tarihi…
Yazar Raja Shehadeh, aile tarihini araştırırken Osmanlı döneminde Filistin’de yaşamış büyük büyük amcası Necib Nassar’ı keşfeder. Hristiyan tebaadan bir entelektüel olan Necib Nassar reformlara sıcak baksa da Osmanlı’nın Orta Doğu’yu zaman içinde kaybetmesinden endişelidir. Bu gerekçeyle Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine muhalefet ettiğinde ise hayatını altüst edecek bir gelişme yaşanır. Cemal Paşa’nın talimatıyla hakkında idam kararı çıkar. Devlet görevlileri üç yıl boyunca Necib’i ararken o da Filistin topraklarında gizlenir. Bu kaçış sürecinde köyler, bedevi çadırları ve dağlar onun yeni yuvası olur. Raja Shehadeh, bu aile tarihi anlatısında büyük büyük amcası Necib Nassar’ın kaçış yolculuğunu tekrarlıyor. Yolculuk sırasında amcasının uğradığı, konakladığı o hayat dolu yerlerin nasıl birer harabe hâline geldiğini gözlemliyor. Filistin’in bugün berbat bir hapishaneye dönüştüğünü, Necib amcası gibi özgürce dolaşmanın ise artık imkânsız olduğunu acı tecrübelerle keşfediyor. Zamandaki Kırılma: Osmanlı Filistin’ine Veda, siyonizmin bölgedeki ekolojik yapıyı, doğal kaynakları, huzuru, toplumsal hafızayı nasıl geri dönülmez biçimde mahvettiğini gözler önüne seren çarpıcı bir yolculuk öyküsü. Ancak her türlü kedere ve baskıya rağmen bir gün Filistin’in özgür olacağına inanan yazar, Necib amcasından miras kalan mücadeleci ruhu okuyucularına vermeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c84a3ae-7fdc-4801-b822-7f0fd9d94727.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Kuruluşundan 1923’e kadar Osmanlı tarihi... Caroline Finkel&apos;in Osmanlı arşivleri yanında Osmanlı&apos;nın hükmettiği topraklardaki devletlerin de arşivlerinde çalışarak yazdığı, Osmanlı&apos;nın 600 yıllık tarihini, detaylarıyla anlatan dev eser... Sırasıyla İngiltere ve Amerika’da yayımlanan ve tarihçiler tarafından olumlu eleştiriler alan kitap, ciltli, özenli baskısıyla şimdi Türkçede.
&quot;Tarihyazımının eski büyük geleneği olan Osmanistik çerçevesinde kaleme alınmış, kendi şartları içinde değerlendirildiğinde geniş okuyucu kitlesinin yanında uzmanları bile uyaracak ve bazı konuları hatırlatacak bir eser...” İlber Ortaylı
&quot;Caroline Finkel′ın yapıtının çok uzun süre Osmanlı İmparatorluğu′nun tek ciltlik standart tarihi olarak kalacağına şüphem yok.&quot; Andrew Mango
Osmanlı tarihleri ilk padişah Osman’ın kuracağı hanedanın rüyasını gördüğünü kaydederler – rüyada Osman’ın göbeğinden çıkan tam gelişmiş bir ağaç onun torunlarının gücünü ve topraklarının büyüklüğünü simgeler. Osman’ın soyu göçebe kökenlerinin becerilerini, fethettikleri Bizans’ın emperyal dünya görüşüyle birleştirdi.
Sonuçta altı yüzyıl boyunca, en güçlü döneminde Macaristan’dan Basra Körfezi’ne, Kuzey Afrika’dan Kafkaslar’a kadar uzanan bölgeleri kontrol eden, çok etnisiteli bir devlet doğdu. Osmanlı’nın moderniteye geçişi Habsburglar ya da Romanovlar’ınki kadar karmaşık bir süreçti.
Osmanlılardan askerî cesaretleri nedeniyle korkulur, devlet idarelerine ise saygı duyulurdu; Kanunî Sultan Süleyman ve II. Abdülhamid gibi padişahlar dönemlerine egemen kişilerdi. Ancak, padişahın ve ailesinin gözden uzaklığında örneklendiği gibi, imparatorluğun işleyişi bir sır perdesiyle örtülmüştü.
Bugün bile modern Türkiye’yi ve komşularını ziyaret edenler Osmanlı’nın miras bıraktığı anıtsal mimariye ve incelikli sanat eserlerine hayranlık duyarken, Avrupa ve Ortadoğu halklarının çoğunluğu Osmanlı geçmişlerinin tarihlerini ve kültürlerini nasıl biçimlendirdiğini görmekte zorluk çekmektedir.
Osman’ın vizyonunun gerçekleşmesi, zamanla çöküntüye uğraması ve Birinci Dünya Savaşı’nın muharebe alanlarında yok olması, modern dünyanın kavranması için temel önemde, gerçekten dramatik bir destandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4e78899-52fe-4cfd-b35e-30dcbac9b9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Tetikçi - Dedektif Aynes</image:title>
            <image:caption>Aynes, babası Komiser Roullier&apos;in çalıştığı karakolda staj yapmak ister ve onu bu konuda ikna eder. Ancak daha staja başlar başlamaz, gizemli bir cinayet vakasının ortasında bulur kendini.
Futbol stadında bir adam öldürmüştür ve olay yerine bırakılan fotoğraf, bir seri katili işaret etmektedir. Tetikçi, ardı ardına seri cinayetler işlemeye başladığında polis ekibi için olayı çözmek oldukça zorlaşacaktır.
Kurbanlar arasındaki bağlantı nedir? Bu çılgın tetikçiyi nasıl durdurmalı? Dosyayı dikkatle inceleyen Aynes, cinayetler arasındaki ilişkiyi çözecek bir ipucu bulur. Ancak gizemli tetikçiyi yakalamak sanıldığı kadar kolay olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109945</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38aac390-062e-429f-9a17-fdaed10e87ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Problemsiz Matematik</image:title>
            <image:caption>Matematikle aran nasıl? Kötü mü? Matematik kelimesini duyunca köşe bucak kaçıyor musun? Artık kaçacak yer aramana gerek yok. Bundan sonra matematik senin için mutluluk ve eğlencenin sembolü olacak. Çünkü birbirinden zorlu konuları en pratik yollarla öğreten; öğretirken kahkahalarla güldüren &quot;Problemsiz Matematik&quot; kitabıyla tanıştın. Doğal sayılar, açılar, kesirler, ölçüler gibi konulara ilişkin problemlerin en pratik çözümleri ve muhteşem ipuçları bu kitapta!

İnce espriler ve muhteşem karikatürlerin eşlik ettiği matematik hiç bu kadar eğlenceli ve kolay olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a5ff68f-4e2c-4549-afe2-6553f1fcdc95.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşırtan Galaksi</image:title>
            <image:caption>Yaşlı evrenimizi tanımaya hazır mısınız? 
 
İlk önce büyük bir patlama gerçekleşti. Daha sonra galaksimiz doğdu. Şimdi hepimiz milyarlarca gezegenle, yıldızla, uyduyla, göktaşıyla, kuyruklu yıldızla ve kim bilir başka nelerle birlikte uzayda ışık hızıyla hareket ediyoruz. Bu kitapla bilginin akıl almaz düyasında eğlenceli bir yolculuk yapacaksınız ve heyecandan yerinizde duramayacaksınız. Mars’ta kayak yapacak, Plüton’daki üzgün uzay yaratığıyla karşılaşacak; kırmızı devler, beyaz cüceler ve süpernovalar ile ilgili bazı inanılmaz gerçekler karşısında soluk soluğa kalacaksınız. Ayrıca, Sid adında birisinin kara deliklere çok yaklaştığında başına neler geldiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7016f30-16ed-42d1-89a5-61e8c052c0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Barem Kanunu</image:title>
            <image:caption>“Ben İstanbul’dan döndükten sonra şu mahud ‘Barem Kanunu’nu Ankara’da yeni çıkmaya başlayan Başkent adlı bir dergide tefrika ettim. Ama on beş yirmi tefrika sürdü, sonra şimdi burada anlatması çok uzun ihtilaflar yüzünden kesmeye mecbur oldum. Yalnız sana şunu söyleyeyim: Romanım çok istediğim gibi oldu. Zevkine, bilgisine güvendiğim bir iki dostumdan da çok teşvik gördüm.” 
Melih Cevdet Anday’ın Şevket Rado’ya yazdığı bir mektuptan alıntılanan bu satırların izi sürülerek ortaya çıkarılan Barem Kanunu, 77 yıl sonra ilk kez kitaplaşıyor! 
1946’da, henüz otuzlu yaşlarının başındayken giriştiği bu ilk tefrika roman denemesinde Anday’ın, atmosfer yaratma, karakter inşası ve kurmaca yeteneğinde daha başından ne denli usta olduğu görülüyor. 
Barem Kanunu, Melih Cevdet Anday’ın edebî biyografisini sıfırlayarak yeni bir tarih başlatacak… 
 
Ama bu memuriyet hayatı hiç de dışardan görüldüğü gibi değildi ki. Bir gün hiç tanımadığı asık suratlı bir adam odadan içeri giriyor, bütün memurlar asker gibi ayağa dikiliyorlar; sanki hayatları bu adamın dudakları arasındaymış gibi korkudan titreşiyorlardı. Tabii gün geçtikçe yavaş yavaş o da bu memurlara benziyordu. Memuriyetin beğenilecek nesi vardı yani?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109948</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c61765-b087-4d0a-8be5-0b26a9e54ee8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşimin Koruyucusu</image:title>
            <image:caption>Savaşın ve kara kışın ortasında, ailesinden ayrı düşmüş iki kardeş Kuzey Kore’den kendi imkânlarıyla kaçmayı başarabilecek mi? Kuzey Kore, 1950: İzinsiz seyahat etmek yok. Yöneticileri eleştirmek yok. Sloganları tekrar et! Komşularına güvenme! Fikrini dile getirme! İzleniyorsun! “Kardeşimin Koruyucusu, savaş çocuklarının yaşadığı zorlukları ve onların mücadelesini anlatan kitapların yanına muhteşem bir ekleme olacak.” -The Wall Street Journal “Dokunaklı, göz açıcı, güçlü!” -Foreword Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cbf096a-8076-4ada-8a8f-681701938e5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Element Avcıları - Gümüş Külçe</image:title>
            <image:caption>Henüz ortaokula giden Mürteza, dersteyken deftere bir daire çizer ve kendisini bilmediği bir gezegende, bilmediği bir ülkenin hakanı olarak bulur! Tüm bu olanlar bir rüya mıdır? Ya
değilse?
Muhteşem bir bozkıra sahip; görkemli dağlar, Runik harfli sütunlar, kanatlı atlar, ışıklı kelebekler, güzel gözlü ceylanlarla dolu, her eşyanın örülerek yapıldığı, karın mavi yağdığı bu eşsiz diyarda; Mürteza ve arkadaşları, yeraltı dünyasının canavarları Abra ve Yutba’ya karşı!
Türk mitolojisinden izler bulacağınız bu macera dolu romanı elinize alın ve mavi karlı bir hayal dünyasının kapısını aralayın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3bfdfe7-3871-45a5-9c56-d048cf0949f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlarla Rüzgarı Yakalayalım</image:title>
            <image:caption>Atların ve çocukların buluştuğu bu kitap, okurlarını hem kendi içinde hem de çiftlikte muhteşem bir yolculuğa çıkartıyor.
Toprak ve Yağız, aileleriyle gittikleri tatilde kasabayı keşfetmeye hazırdır. Bu keşifte buldukları bir çiftlik onları macera dolu bahçesine çağırır. Çitlerin ardında onları bekleyen bir dünya vardır: Atların dünyası. Çocukların kalplerinde atlara karşı büyük bir sevgi oluşur! Ata binip rüzgârın peşine düşmek tek hayalleridir. Maceralarla, sürprizlerle, bazen de engellerle dolu bu yolda neler yaşadıklarını merak ediyor musun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7cd70c0-6088-41af-9189-d26f537315da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Tekir ve Onun Tuhaf Kuralları</image:title>
            <image:caption>Bay Tekir Kedioğlu kurallara ya da “kural sandığı şeylere” aşırı bağlı bir kedi. Bir yerde bir kural ihlali mi var? Aman aman! Bay Tekir Kedioğlu için bunun düşüncesi bile tüyler ürpertmeye yeter!


Peki ya onun hayatına tamamen “kural tanımaz” bir ufaklık giriverirse ne olur? Bay Tekir Kedioğlu’nu takıntılarından ancak gerçek bir dostluk ve sevgi kurtarabilir.

Islak’ın peşinden giderek heyecanlı ve aksiyon dolu bir dizi maceraya atılan Bay Tekir, unuttuğu duyguları tekrar hatırlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965fec2d-2595-414d-9822-3b2b8761077c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimbaz - Ev Yapımı Sinema Tarifi</image:title>
            <image:caption>Beni tanıyanların bana taktığı bir lakap Bilimbaz. Evet kabul ediyorum, insanlara lakap takmak her zaman güzel değil ama ben bu durumdan memnunum.
Bilimbaz, sihirbaz gibi bir şey. Ancak bilimbaz, şaşırtmalı numaraların hepsini illüzyon ile değil, bilimin gücüyle yapan kişi demek. Ben sihir diye bir şeye inanmıyorum zaten. Yaşadığımız şu dünyada bizi şaşırtan ne varsa bilimin gücüyle oluyor. Düşünsene, hangi sihirbaz Edison’un yaktığı lambanın sihrine ulaşabilir?

Aziz&apos;in bilimsel deneylerle yaşadığı maceraları komik bir dille anlatan Ev Yapımı Sinema Tarifi sadece bilimin değil; ailenin, arkadaşlığın ve takım çalışmasının gücünü de gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c202660-8099-415b-b040-1d4dfc36b714.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kadar Zeka Başa Bela - Entel Dantel İşler</image:title>
            <image:caption>Nesli ile Süslü iki kafa dengi kuzen. Kendilerini her gün acayip bir maceranın içinde buluyorlar.
Okullarına yeni gelen Ayberk Patlıcan - ay Ayberk Tatlıcan’ın okula uyum sağlaması hiç de kolay olmuyor. Her gün otobüsü kaçırması, yemekhanenin yemeklerini beğenmemesi Nesli ile Süslü’nün dikkatini çekiyor. Onlar da fast food’a savaş açıyorlar. Üstelik bir de organik tarım yapmaya başlıyorlar!
Tüm bunlar olurken, ister istemez bir arkadaş grubu hâline gelen Nesli, Süslü, Ayberk, Mini Mine ve Lazer Tamer, kitap fuarının yolunu tutuyorlar. Çizgi romanların peşinden giden Lazer Tamer’i fuarda kimse bulamıyor, yazara kitabını imzalatmak isteyen Mini Mine’yi kimse tutamıyor.  
İki kafadar kuzenin gizemli ve komik maceraları merakla okunmayı bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9ca3ac6-898b-41a9-99d7-c1ec36eb1144.jpg</image:loc>
            <image:title>Çölle Mücadele - Bear Grylls Maceraları</image:title>
            <image:caption>Sophie kamp hayatını sevse de tüyler ürpertici sürüngenlere tahammül edemez. Uzun bacaklı çayır sineğiyle bir çadırda mahsur kalmak ürkütücüdür ve örümcekler onun çığlık atmasına neden olur. Bu çok utandırıcıdır. Sonra gizemli bir pusula onu, rehberi Bear Grylls&apos;in beklediği çok sıcak bir çöle götürür. Güneş batarken yolculuğa başlayan ikili, su bulmak ve kum tepelerini aşmak zorunda kalır.
SOPHIE HAYATTA KALMA RUHUNU BULACAK, KORKULARIYLA YÜZLEŞECEK VE ARKADAŞLARINA GERİ DÖNECEK Mİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109955</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d2655f-7c39-4a8f-9bcb-59413820cad3.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Hitit&apos;ten Mısır&apos;a Gizemli Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Komik, saf, deli dolu Levent ve tayfası, yepyeni bir yolculuğa çıkıyor. Hem de ne yolculuk! Hep birlikte, tarihî eserleri korumak için Cesur’un bıraktığı ipuçlarını takip ediyorlar. Fakat tek derdi bu eserleri kaçırmak olan Cesur, hep bir adım önde!
 
Anadolu’dan Mezopotamya’ya; Hititlerin başkenti Hattuşa’dan Mısır piramitlerine uzanan yolculuk, heyecanlı olduğu kadar gizemli de. Çorum’daki ipuçları, Levent ve tayfasına İstanbul’da sergilenen Kadeş Antlaşmasına götürüyor. Cesur’u yakalatmak için girdikleri macera Mısır’da son buluyor.
 
Levent ve tayfasının macerası daha önce hiç bu kadar gizemli ve tehlikeli olmamıştı! Her şey tarihin ilk yazılı barış antlaşmasını kurtarmak için!

Bambaşka bir Levent macerası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acf9e76f-fa31-4e99-b94a-53fc651dcf0c.jpg</image:loc>
            <image:title>İkizler Çetesi Korkulu Şeyler Mağarası - Masal İle Rüzgar</image:title>
            <image:caption>&quot;- Neden mi kızıyorum? Çünkü sana buraya gelmeyelim dedim. Ama dinleyen kim. Sırf sen yalnız gelme diye takıldım peşine. Bu tünelin nereye çıktığı umurumda bile değil. Şimdi annemle babamla evde yemek yiyor olacaktık. Üstelik yarın sınav var ve ben hiç çalışmadan gideceğim. Tabii buradan çıkabilirsek ve annem bizi birbirimize bağlamazsa!
- Çok komiksin Masal. Sen bir sınava iki hafta önceden çalışmaya başlarsın.&quot;
 
İşte Masal ile Rüzgar&apos;ın çekişmeli diyaloglarından sadece biri...
 &quot;Masal ile Rüzgar kim, onlara ne oldu?&quot; diye sorduğunuzu duyar gibiyim...
 Rüzgar, maceraperest bir çocuk. Kasabanın dışında kullanılmayan bir tren hattında gezinirken gizli bir tünel buluyor ve vakit kaybetmeden bu tünelin içinde yapacağı keşif için planlar yapıyor. Ailesinin izin vermeyeceğini bildiği için de türlü türlü muzipliklerle ikizi Masal’ı ikna ediyor…
Masal nasıl biri mi?  Masal, ikizi Rüzgar&apos;ın tam zıttı. Rüzgar&apos;a uymamak için elinden geleni yapıyor ama pek başarılı olduğunu söyleyemem...
Neyse sevgili okur, bu kadar bilgi yeter. Daha fazlası için kitabı okumalısın...


Birbirinden çok ama çok farklı ikiz kardeşlerin bol çekişmeli, deli dolu maceraları seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ef26be-2357-4e93-938d-4de862db4114.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Balonun Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Sarı bir balon şehirden, teknolojiden uzaklaşarak doğaya döner. Bu yolculukta ona küçük bir kız çocuğu eşlik eder. Elinde ise dikeceği bir ağaç fidanı vardır. Sözcüklerin yardımına gerek olmadan küçük kız ve fidanı doğaya ulaşır…
Kelimelerin yer almadığı bu kitapta, okuyucular da bu lirik anlatıya dahil olacaklar. Güçlü görselleri sayesinde öyküyü yorumlayarak, yazarın kurgusunu zenginleştirecekler.
Bu sessiz yolculukta sarı balona eşlik etmeye var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/944b8105-248c-48b8-8e07-5173f2d6af28.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlarla Dini Değerler</image:title>
            <image:caption>Zekâ oyunları her türlü problemin oyunlaştırılmış hâliyle, insanın zihinsel becerilerini geliştirir. Çözüm odaklı düşünme, ihtimalleri hesaplama, mantığı etkili kullanma, dikkati toplama ve bir işe yoğunlaşma kazanımlarıyla, pek çok bilgiyi en eğlenceli şekilde öğrenmeyi sağlar. Bu kitap, hayatımızı en doğru şekilde şekillendirmemize yarayan dinî değerlerimizi birer oyunla ilişkilendiriyor. Okurlar hem bir dinî değeri öğreniyor hem de oldukça eğlenceli zekâ ve eylem gerektiren oyunlarla bu değerleri pekiştiriyor.


Zekâ oyunlarıyla günlük hayat içerisinde kullanabileceğin, düşünerek davranışlarına yön verebileceğin birçok değer ve seni rahatlatacak pek çok bilgiyi bir arada bulacağın bu eser; sabır, sevgi, dikkat, dostluk, birlik beraberlik, büyüklere hürmet gibi birçok konuyu içinde barındırıyor.
 
Haydi oyun oynayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0096a129-351a-4816-ad63-acd1d77b4229.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimsesizler Matemi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çok hafifsin Mila, nerede kanatlarının ağırlığı? 
 
Hazer ile Mila’nın bir müzikal seçmesinde başlayan öyküsü, hazırlıklar sürerken heyecan kazanır. Yaşaması korkunç günler artık Mila için çok geride kalmıştır ve bu müzikalle hayatına aşk da girmiştir. Vakti geldiğinde bu aşka güvenip bir sır gibi sakladığı geçmişinin kapılarını da açmaya cesaret eder ve gerçekler,  
Hazer’in kalbini kırıp âdeta yerinden söker. 
 
Hazer, öğrendikleri yüzünden katılaşan kalbini gizlemek ister çünkü Mila’nın karşısındayken hiç olmak istemediği birine dönüşmenin korkusunu yaşar. Kaçınılmaz olan gerçekleşip o güne gelindiğinde ve talihsiz kelimeler dudaklarından döküldüğünde kaybetmekten deli gibi korkan bir adamın pervasız kalbi gözler önüne serilir.  
 
Hızlı ilerleyip duyguları derinlemesine irdeleyen bu hikâye kalbinizi hem ısıtacak hem de kıracak… 
 
Büyük acılar büyük gürültüler çıkarır ama bağıramazsın bazen, susarsın. Konuşamazsın, bakarsın. Anlatamazsın, sır gibi saklarsın. Büyük acılar büyük gürültüler çıkarır, nehirler gibi coşar, denizler kadar hırçın olur, boyunu aşıp 
seni yutar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e47dd2d7-91ee-4ea5-8021-0d7764ea9089.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimsesizler Matemi 2</image:title>
            <image:caption>Çok hafifsin Mila, nerede kanatlarının ağırlığı? 
 
Hazer ile Mila’nın bir müzikal seçmesinde başlayan öyküsü, hazırlıklar sürerken heyecan kazanır. Yaşaması korkunç günler artık Mila için çok geride kalmıştır ve bu müzikalle hayatına aşk da girmiştir. Vakti geldiğinde bu aşka güvenip bir sır gibi sakladığı geçmişinin kapılarını da açmaya cesaret eder ve gerçekler,  
Hazer’in kalbini kırıp âdeta yerinden söker. 
 
Hazer, öğrendikleri yüzünden katılaşan kalbini gizlemek ister çünkü Mila’nın karşısındayken hiç olmak istemediği birine dönüşmenin korkusunu yaşar. Kaçınılmaz olan gerçekleşip o güne gelindiğinde ve talihsiz kelimeler dudaklarından döküldüğünde kaybetmekten deli gibi korkan bir adamın pervasız kalbi gözler önüne serilir.  
 
Hızlı ilerleyip duyguları derinlemesine irdeleyen bu hikâye kalbinizi hem ısıtacak hem de kıracak… 
 
Büyük acılar büyük gürültüler çıkarır ama bağıramazsın bazen, susarsın. Konuşamazsın, bakarsın. Anlatamazsın, sır gibi saklarsın. Büyük acılar büyük gürültüler çıkarır, nehirler gibi coşar, denizler kadar hırçın olur, boyunu aşıp 
seni yutar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d89c8d-1d70-45f8-8c6c-b88914ef7730.jpg</image:loc>
            <image:title>Pijamaskeliler Operasyon Sıfır</image:title>
            <image:caption>Pijamalılar Çetesi üyeleri Yoyo, Bibu ve Gulugulu ile tanışmaya hazır mısınız? 
Onlar PİJAMASKELİLER! 
Pijamalarını giyip maskelerini takıyor ve maceradan maceraya koşuyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e2e0e0-497c-4d84-8adc-1661dc93fd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pijamaskeliler Ormandaki Hayalperest</image:title>
            <image:caption>Pijamalılar Çetesi üyeleri Yoyo, Bibu ve Gulugulu ile tanışmaya hazır mısınız? 
Onlar PİJAMASKELİLER! 
Pijamalarını giyip maskelerini takıyor ve maceradan maceraya koşuyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109963</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ea760e4-ddb8-4f51-93bc-6f4149c87c07.jpg</image:loc>
            <image:title>Pijamaskeliler Çalınan Şekerler</image:title>
            <image:caption>Pijamalılar Çetesi üyeleri Yoyo, Bibu ve Gulugulu ile tanışmaya hazır mısınız? 
Onlar PİJAMASKELİLER! 
Pijamalarını giyip maskelerini takıyor ve maceradan maceraya koşuyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c073e41-1f41-45fd-b311-0b8f45e1735c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pijamaskelilerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Pijamalılar Çetesi üyeleri Yoyo, Bibu ve Gulugulu ile tanışmaya hazır mısınız? 
Onlar PİJAMASKELİLER! 
Pijamalarını giyip maskelerini takıyor ve maceradan maceraya koşuyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f167b4a-db07-413c-ad9a-8a07a5080aa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Sudoku Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Sudoku, Japon bir zekâ oyunudur. Japon bulmaca firmasının geliştirdiği ve hızla dünyaya yayılan Sudoku, temel olarak sayı tabanlı bir zekâ oyunu olarak ifade edilebilir. Yediden yetmişe herkesin kolaylıkla oynayabileceği bu oyunla, kaliteli vakitler geçirip üç boyutlu düşünme kabiliyetinizi geliştirebilirsiniz. Sudoku zihin açan bir oyundur. Sürekli oynayanlarda beyindeki kıvrımları arttırdığı, olaylara farklı bakış açılarıyla baktırdığı, problem çözme yeteneği kazandırdığı, kolay çözüm yolları bulma konusunda bireyleri geliştirdiği gözlemlenmiş ve bu oyun teşvik edilmiştir. Özellikle de çocukların gelişim çağlarında oynaması, hayatlarına çok artılar katacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f8e84d0-3f1d-473c-99a5-a26391a9d802.jpg</image:loc>
            <image:title>Tam Yerimi Buldum</image:title>
            <image:caption>Kahramanımız Üçgen, dairelerle oynarken bir türlü onlar gibi yuvarlanamıyor ya da kareler gibi üst üste çıkamıyordu. Kendine tıpatıp benzeyen arkadaşlarının olmasının daha iyi olacağını düşünüp benzerlerini aramaya çıktı. Ama diğer üçgenleri bulduğunda bu defa oyunları eskisi kadar eğlenceli değildi. Acaba eksik olan neydi? 
 
Yazar Naomi Jones’un kendini tanıma, farklılıkları kabullenme ve arkadaşlık üzerine anlattığı yaratıcı öykü James Jones’un özgün ve dinamik çizimleriyle birleşiyor ve unutulmaz bir resimli kitap ortaya çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d517a909-a055-4067-b89f-9ae2bc2131eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı - İran Sınır ve Aşiret (1800 - 1854)</image:title>
            <image:caption>OSMANLI - İRAN SINIR VE AŞİRET (1800 - 1854)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109968</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bae7db5f-7e93-4507-ac84-1485eb29413f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Romancı Tartışıyor</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1960 yılında yayımlanan Beş Romancı Tartışıyor, dönemin beş önemli romancısını; Kemal Tahir, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Mahmut Makal ve Talip Apaydın’ı bir araya getiriyor. Turhan Tükel’in yönetiminde söyleşen romancılarımız, 1950’li yıllarda yükselişte olan köy romanı özelinde konuşurken, roman yazarının sorumluluklarının ne olduğu, Türk romanının bugünü ve geleceği, Köy Enstitüleri ve aktüel siyaset konularını da tartışıyorlar. 
Kemal Tahir’in köy romanı özelinde Türk romanı ve romancılık hakkındaki görüşlerini okuyucuya sunan bu eserde, Kemal Tahir’in roman ve tarih konularında çağını aşan görüşlerine ve Türk romanı savunusuna tanıklık ediyoruz. Binaenaleyh, romanın bence esas merkezi, çevre değil, insanın bizzat kendisidir. İnsanın bizzat kendisi de değil, insanın dramı, gelip takıldığı yer... Dram demek, insanın takıldığı yer demektir. (…) Asıl mühim şey roman. Roman, bunların hepsinden başka bir şey ve başka bir keyfiyet benim kanaatimce. Binaenaleyh, romanı, kim, nerede yazar, hangi çevreden gelir, hangi çevreye yazar diye mesele konulmamalıdır. Yanlış olur. “Romanda insanı, insan dramını nasıl veriyor. İnsan dramı nedir?” diye koymak lazım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72965cf-97ca-4eb8-b7f2-5eb98b5813a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyumsuz</image:title>
            <image:caption>Annesinin zengin biriyle evlendiğini öğrenmek, on sekiz yaşındaki genç bir adamın hayatını baştan sona değiştirebilir. RJ Shaw’ın hayatındaki değişim, Sandover Koleji’ne kaydolmasıyla başlar. RJ gibi uyumsuz bir bilgisayar korsanının ait olmadığı bir yer varsa, orası da zengin çocuklarla dolu, tamamı erkeklerden oluşan bir yatılı okuldur. RJ arkadaş bulmak için uğraşmaz. Ta ki Sloane Tresscott ile okulun dışında tanışana kadar. Muhteşem ve keskin dilli genç kadın, RJ’in uzak duramayacağı kadar baştan çıkarıcıdır. Onun okul müdürünün kızı, yani uzak durması gereken tek kız olması dışında hiçbir sorun yoktur. Sloane son yılını erkeklerden uzak durmaya ve derslerine odaklanarak geçirmeye yemin etmiştir. Ancak RJ onun kalbini kazanmaya kararlıdır. Genç adam farkında olmadan bazı arkadaşlar da edinir ve Sandover Koleji’nde kaosla geçecek bir yıla hazır hale gelir. RJ bu kolejde hayatta kalmak ve Sloane’un kalbini kazanmak istiyorsa, gizlenmiş tüm sırları kullanmanın bir yolunu bulmak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109970</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e17ec5fe-0281-44b2-9328-a15ce6abf85c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fire Force Alev Gücü 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>Alevli bir maceraya hazır mısınız? 
  Şinra, birinin insanları alev insana dönüştürmek için böcek kullandığını keşfetti. Şüphelileri eleye eleye sonunda elinde iki şüpheli kaldı. Şimdi hangisinin gerçek suçlu olduğunu bulmak zorunda. Şinra yakalanmadan kimin dost, kimin düşman olduğunu bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d1496b0-bf34-47d0-a0e2-bc7511c8e09b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Sırları</image:title>
            <image:caption>Uğur Dündar kimseyi satmaz. Sağlam adamdır. Dön sırtını, koy önüne milyarları, aileni, git. Yıllar sonra dön gel, o emanetler aynen orada duruyordur. Nöbetinde de Uğur vardır. 
Günümüzde azalan, yok olmaya yüz tutan pek çok hasleti, Uğur bir mahfazanın içinde saklamış ve korumuştur. Siz dönene kadar o mahfazanın kapağının hep kapalı tutulacağından emin olabilirsiniz. 
 
* * * 
 
İyi bir kitap oldu. Okuyun derim. 
Uğur… 
Seni seviyorum kardeşim. 
Sayıyorum da… 
 
Müjdat Gezen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109972</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/827e7c7f-edd2-49ea-83c4-e507b824dbce.jpg</image:loc>
            <image:title>Gidengelmez Dağı</image:title>
            <image:caption>Gidengelmez Dağı İbrahim Gökburun 
 
Gitmek için kıvrılan ırmaklara benziyor mutluluk 
Büyümek için sabırsızlanan çocuklara 
Hiç acelesi olmayan bulutlara 
Ağlamak için bir bahane arayan kadınlara 
Budanmış hayat ağacına benziyor mutluluk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db842dc5-05a5-4a37-b4f2-0006d2218fc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Diriliyor</image:title>
            <image:caption>“Atatürk dünyanın farkına 
erken varanlardandır!” 
– Winston Churchill 
 
• Yaratılışın başlatılmış olduğu saklı Mu’yu, dolayısıyla da Spatyum’u (Levh-i Mahfuz) betimleyerek veya betimleterek büyük sırlara vâkıf olması. 
• Ahaz’ın güneş saatinde oluşturulan Tanrı’nın ve Dünya Kralı Thotma’nın Felsefe kitabında yer alan geometriyi düzenleyerek ülkesine kazandırması. 
• Atatürk’ün Anka, Heron projesi olarak ileri sürülen ve Levh-i Mahfuz’daki aslına bire bir uyan Ka adlı çizimiyle ilmin bir nokta olduğunu, sonradan büyüyüp anlaşılmaz hale getirildiğini kanıtlaması. 
• “Yurtta sulh, cihanda sulh!” sloganı. 
• Devrimleri. 
• Laiklik fikrini benimseyerek, din ile devlet işlerini birbirinden ayırması. 
 
Bu sayılanlar, Atatürk’ün gönderilmiş bir görevli olduğunun kanıtlarından birkaçıdır. 
Mustafa Kemal Atatürk sadece bir kumandan, bir siyaset adamı değildir. Müthiş önsezileri olan ve enjekte bilgiye sahip bir varlıktır. Yani kendisi enkarne olmadan evvel yeryüzünde yapılacak olan bütün maddi işlemler hakkında açık ve seçik genel bilgiye sahip ve ilerleyişini temin edecek olan her türlü yolun da nasıl olması gerektiği hakkında ilkelere ve kurallara malik olan bir insandır. Doğuştan bilgi ile doğup gelmiştir. Sonra yeryüzündeki eğitimiyle, kendi varlığında mevcut olan, vazifesi ile alakalı her türlü bilgiyi kendi varlığında taşıyarak gelmiştir. Yaptığı iş, sadece tatbikatlar esnasında, uygulamalar sırasında hatırlamaktan ibarettir. Hiçbir kumandan kolaylıkla çıkıp da “Ben size ölmeyi emrediyorum!” diyemez. Türk askeri dışında da hiçbir asker böyle bir emri yerine getiremez! - Ergün Arıkdal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1becddcc-cfb1-4595-aa19-715617648a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Kırağı 3</image:title>
            <image:caption>Önce gövdesine sarılarak ısıtmaya çalıştım onu; baharın tekrar geleceğine inandırmaya çalışarak. Sonra dallarındaki cesetleri budamaya başladım. Yeniden filizlenebilirdi artık. En sağlam dal kalbinden uzanmıştı göğe doğru. O dalı evim bilerek bir salıncak yaptım kendime. Böylece zaman geçti.
 
Kendinden vazgeçmiş bu ağacın üstündeki buzlar yavaş yavaş erimeye başladığında, nihayet mevsim bahardı. Bir süre sonra bahar çiçekleri tomurcuklandı dallarında yeniden. Rüzgar esti,
dallarını savurdu. Çiçekleri uçuştu her yana, ona hâlâ yaşadığını hissettirmek için ve sonunda, üstüne kırağı düşmüş bu ağaç anladı ki baharla asla savaşamazdı.
 
Sonunda o da kabullendi yeniden doğuşu ve baharın tadını çıkarmaya başladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109975</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dacdbb9d-1070-4a08-9bdb-3262c001db9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Fon</image:title>
            <image:caption>Siyaset, ticaret, cemaat üçgeninde yaşananların romanı... Yüksek getiri vaat eden Slalom Fonu, sıradan yatırımcılar dışında büyük oyuncuların da iştahını çekmiştir. Farklı katılımcıların oluşturduğu karmaşık ilişki ağı, fonda sorunlar yaşanmaya başlayınca zorlu çıkar çatışmalarına yol açar. Maliye Bakanlığından bu fon hakkında gizli bir mali inceleme yapması istenen Murat, yaşanan pek çok gelişmenin ardından kendini fonla bağlantılı soygun, intihar ve cinayet vakalarını aydınlatmak için savcıya ve Komiser Tarık’a yardımcı olmaya çalışırken bulacaktır. İçine girildikçe çıkmaz sokaklara dönüşen, siyasetçi, iş insanı ve cemaat üçgeninde yaşanan rüşvet ve yolsuzluk düzenine karşı mücadele eden bir avuç dürüst ve cesur insanın çabası sonuç verebilecek midir? Fon, Mahfi Eğilmez’in kara roman üçlemesinin, Inferis ve Sahte Sultan’ın ardından yeni kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeb2582e-2e56-421c-9085-57195d506f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Takıntılı Düşüncelerle Ne Yapacağım?</image:title>
            <image:caption>• Değer yargılarınıza ters, uygunsuz, tuhaf düşünceler mi musallat
oluyor zihninize?
• Kimliğinize aykırı, örneğin saldırganca dürtüler hissettiğinizde
bunlara ilişkin görüntü ve imajlar mı beliriyor zihninizde?
• Zihninizde âdeta kendiliğinden beliren bu tür rahatsız edici,
istenmeyen düşünce, imge ve dürtüleriniz daha çok dini, cinsel ya
da felsefi konularla mı ilgili?
• Kendinizi, en kutsal saydığınızı tahrip ederken ya da kendinize
ve en yakınınızdakilere zarar verirken mi hayal ediyorsunuz?
Bunları yapabileceğinizden korkup önlemler mi alıyorsunuz? Ya
da bunlar aklınızdan geçtiği anda, o düşüncelerden kaçabilmek için çeşitli ritüeller mi geliştiriyorsunuz?
• Bu düşünce, imge ve dürtüler kimseye açamayacağınız kadar aykırı mı sizce? Ya da durumunuzu yakınlarınızla paylaşmak hiçbir şeyi değiştirmedi mi?
• Rahatsız edici bu düşünce, imge ve dürtülerinizi tehlikeli mi buluyorsunuz? Bu durumun eninde sonunda bir felaketle mi
sonuçlanacağına inanıyorsunuz?
• Sizce bu düşünce, dürtü ve imgelerinizden sorumlu musunuz?
• Bu düşünce, imge ve dürtüler sizi delirtebilir mi?
• Ne kadar kaçsanız, reddetseniz de zihninize tekrar tekrar gelen bu
düşünce ve imgelerden nasıl kurtulacağınızı bilemiyor musunuz?
 
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı
Anlamak Serisi ’nin bu beşinci kitabında Prof. Dr. Kadir Özdel, insan
zihnine âdeta kendiliğinden gelen rahatsız edici düşüncelerin nasıl
obsesif kompulsif bozukluğa dönüştüğünü anlatıyor. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi&apos;yi esas alarak hazırladığı değerlendirme anketleri
ve çözüm uygulamaları ile bu konuda kendi kendinize nasıl yardım
edebileceğinizi adım adım gösterirken, insanın en karanlık gizlerinden birini aydınlatıyor:
 
Zihniniz, zehirsiz de olsa yılanların dolandığı bir bahçeyse, o bahçede
nasıl sağlıklı yaşarsınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109977</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662d1447-4dc5-4590-b910-b4c2814fc0ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Prensi ile Dans</image:title>
            <image:caption>NE AŞKA İNANIYORDU NE DE PERİLERE 
FAKAT HER İKİSİ DE ONU ÇAĞIRIYORDU 
 
Aşkı yalnızca ailesinin parçalanma sebebi olarak gören Katria kendisini asla bu duruma sokmayacağına yemin etmişti. Bu yüzden de Fenwood isimli gizemli bir lordla zorla evlendirildiğinde tozpembe hayallere kapılmamıştı. Fakat eski hayatından kaçmak isterken tam da en korktuğu şeyin kalbine koştuğundan habersizdi. 
 
Yeni evinde tuhaf kurallar vardı; kocasının yüzüne bakması, gece ne duyarsa duysun odasından çıkması ve gerçek olduğuna asla inanmadığı perilerle dolu ormana yaklaşması yasaktı. Görmemesi gereken bir ritüele şahit olduğunda ise kendini Ortadiyar’da bulacaktı. 
 
Orada sağ kalmak bir insan için yeterince zorken, yanlışlıkla ele geçirdiği kadim büyü, kana susamış bir kralın da onun peşine düşmesine yol açacaktı. Perilerin kaderi artık Katria’nın ellerindeydi, peki ya onu kim kurtaracaktı? 
 
“Bu kitap muhteşemdi ve her sayfada beni büyüledi.” —Libraryinthecountry</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27db97ef-05a4-4cde-af85-ccc42e2138bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Finlay Donovan: Cinayetin Kitabı</image:title>
            <image:caption>FINLAY DONOVAN, BU İŞİN KİTABINI YAZIYOR… 
 
İki çocuklu bekâr bir anne olan Finlay Donovan’ın hayatı kaos içindeydi: Teslim tarihi yaklaşan kitabının tek satırı bile hazır değildi, çocukları evin altını üstüne getiriyordu ve eski kocası bakıcıyı ona haber vermeden kovmuştu. 
 
Kılık değiştirerek gittiği kafede yan masada oturan kadının, temsilcisine yeni cinayet romanının detaylarını anlatan Finlay’yi kiralık katil zannetmesi de işleri iyice karman çorman edecekti. 
 
Tabii Finlay’nin, kocasından kurtulmak isteyen kadının yaptığı teklifi “yanlışlıkla” kabul etmesi de durumu pek kolaylaştırmıyordu ancak en azından bu işte yalnız değildi. Yaklaşan fırtınaya bakılırsa, gerçek hayattaki suçlar kurgusal olanlardan çok daha çetrefilliydi. 
 
2021’İN EN ÇOK BEKLENEN KİTAPLARINDAN BİRİ: 
Bustle • Goodreads • Crimereads • Brit + Co 
Betches Frolic • Bookbub • SheReads 
 
“Yanlışlıklar komedyası denebilecek kadar eğlenceli bir cinayet romanı!” —Booklist 
 
“Çok iyi kurgulanmış, okurken kahkahalar attıran bir hikâye. Son sayfayı çevirdikten sonra bile gülümsemeye devam edeceksiniz. Elle Cosimano  çok ama çok iyi bir iş çıkarmış!” —Wendy Walker 
 
“Ters köşelerle dolu ve çok keyifli.” —People 
 
“Finlay Donovan o kadar sempatik ki kendinizi ona kaptırmakta hiç zorlanmıyorsunuz.” —New York Times 
 
“Gerilim kitaplarını seviyor ama biraz da rahatlamak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.” —PopSugar 
 
“Tempolu, enerjik, esprili ve orijinal.” —Jill Orr 
 
“Gerilimli ve komik... Yeni kitapları heyecanla bekliyoruz.” —Kirkus 
 
“Müthiş keyifli! Becerikli ve komik yazardan müthiş bir roman.” —Publishers Weekly 
 
“Okurlar bu komik ve tempolu romana bayılacak.” —Library Journal 
 
“Ebeveynlik, sancılı boşanmalar, kendini yeniden keşfetmek, küllerinden doğmak ve hatta bir kiralık katil olmak üzerine bir roman. Çok sesliliğini hiç yitirmeyen, sağlam, düşündüren ve komik bir gizem.” —South Florida Sun Sentinel 
 
“Zekice yazılmış, komik, gerilimin ve heyecanın hiç dinmediği bir kitap. Finlay’nin yeni maceralarını heyecanla bekliyoruz.” —Fredericksburg Free-Lance Star 
 
“Finlay Donovan hayatını değiştirmeyi arzulayan herkese yol gösterecek. İçine saplanıp kaldığı başarısızlık sarmalından kendini kurtarmayı başaran Finlay, bazen tüm problemleri çözmek için yalnızca bir yanlış anlaşılmanın yeteceğini kanıtlıyor.” —Lisa Gardner 
 
“Ters köşeler ve sürprizlerle dolu. Finlay Donovan müthiş bir karakter. Bu gerilim dolu macera beni çok güldürdü ama birçok sürpriziyle şaşırtmayı da başardı. Sonraki kitabı sabırsızlıkla bekliyorum!” —Megan Miranda 
  “Kusurlu ancak kendini sevdiren karakterleriyle Finlay Donovan: Cinayetin Kitabı, okurken uyumayı unutacağınız kitaplardan.” —Katherine St. John</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de5dca4b-004b-4fba-972a-167b6d727bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Size Güzellik Borcu Yok</image:title>
            <image:caption>BU KİTAP HAYATINIZI MAHVEDECEK
(OLABİLECEK EN İYİ ŞEKİLDE) 
 
Bize sürekli ya çok fazla olduğumuzu ya da yetersiz kaldığımızı söyleyen bir dünyada yaşıyoruz. 
Özgüvenimiz baltalanırken başkalarının kusurlarını gördükçe rahatlıyor, istemeden de olsa bu düzenin parçası oluyoruz. 
Ancak artık kendimizi sevmenin ve dünyaya hiçbir şey borçlu olmadığımızı fark etmenin zamanı geldi. 
 
“Korkusuzca yazılmış.” —Cosmopolitan 
 
“Florence Given çok etkileyici bir genç kadın.” —Woman’s Hour 
 
“Bu nesle dair kusursuz tespitler.” —Evening Standard 
 
“Modern feminizmin olağanüstü sözcüsü.” —Glamour</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109980</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73066529-c642-4dae-8447-8cdcfa4e5429.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluk Denen Bir Anı</image:title>
            <image:caption>Hugo En İyi Roman Ödülü 
 
Teixcalaan ikilemesinin ilk kitabı İmparatorluk Denen Bir Anı okurları gizemli bir yıldızlararası yolculuğa davet ediyor! 
 
Büyükelçi Mahit Dzmare, çok sistemli Teixcalaan İmparatorluğu’nun merkezine vardığında, küçük ama bağımsız bir yerleşim olan Lsel İstasyonu’nun önceki büyükelçisinin, yani selefinin öldüğünü öğrenir. Büyükelçinin ölüm sebebi belirsizdir ve imparatorluk sarayında entrikalar baş gösterirken Mahit sıradaki kurbanın kendisi olduğundan şüphelenmektedir.  
 
Mahit hem cinayetin arkasındakileri keşfetmek, hem hayatta kalmak hem de istasyonunu Teixcalaan’ın durmak bilmeyen yayılmacı politikalarından kurtarmak zorundadır. Bunları yaparken de tehlikeli bir oyun oynaması ve istasyonunu yok edebilecek ya da onu kurtarabilecek kudretteki bir sırrı saklaması gerekmektedir. 
 
“Çarpıcı bir ilk roman. Muhteşem!” –Rick Riordan 
 
“Siyasi uzay operasıyla iç içe geçmiş bir cinayet hikâyesi. Kitap, okurları eşsiz bir kültür ve topluma davet ediyor.” –Martha Wells 
 
“Her yönüyle muhteşem bir uzay operası. Bayıldım!” –Ann Leckie 
 
“Bu kitapta sevdiğim her şey var: kimlik bunalımı, beklenmedik aşk, karmaşık siyaset ve kurnaz maceracılar. Eğlenceli ve büyüleyici.” –Charlie Jane Anders</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109981</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a486eb14-8abd-4f0d-acc9-ce5cefa3d1d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehre Doğru</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf’un 1941’de Ouse Nehri’ndeki intiharından neredeyse altmış yıl sonra Olivia Laing nehrin doğduğu yerden denize doğru bir yürüyüş yapıyor. Bunun sonucunda da coğrafya ile tarihin nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seren muazzam bir anlatı ortaya çıkıyor. Laing, akıntıyı edebiyat ve mitoloji tarihi boyunca takip ediyor. Ouse’un bataklıklarından ve 13. yüzyıldaki acımasız Baronlar Savaşı’ndan, 19. yüzyılda fosillerin şifrelerini çözen amatör doğabilim uzmanlarına uzanan hikâyeleri eşeliyor. 
 
Tüm bunları yaparken çalışmasının merkezine Virginia Woolf’u alıyor: hayatı, eserleri ve sudaki ölümü. Nehre Doğru’yu bu sıradışı yazarın bir biyografisi olarak okumak da mümkün. Ama sayfaları çevirirken başka yazarlarla da karşılaşabilirsiniz: Iris Murdoch, Shakespeare, Homeros ve Söğütlükte Rüzgâr’ın yazarı Kenneth Grahame. Sonuç olarak elimize biyografiyi, tarihi, doğa edebiyatını ve Laing’in hatıratını harmanlayan bir eser geçiyor. 
 
“Olivia Laing’in ilk eseri Nehre Doğru’da, kitabı bir anı ya da biyografi olmaktan çıkararak çok daha cezbedici ve davetkâr bir şeylere dönüştüren Sebaldvari bir taraf var.” –Guardian   
 
“Bir mücevher vurgunu.” –Independent  
 
“Bu, Laing’in ilk kitabı ve kulağa abartılı gelsin istemiyorum ama su metaforu tutkusu cezbedici – yazma biçimi bana en görkemli hâliyle Richard Mabey’in doğa yazıları ve Alice Oswald’ın şiirini hatırlatıyor. Bu ikisi ve onlardan önce yazan John Clare gibi, Laing bir cilt katmanından yoksun görünüyor ve bu da onu insan ruhunun kırılganlıkları gibi doğal dünyanın en küçük titreşimlerine duyarlı kılıyor.” –The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4c217c7-bb8c-4199-b869-17669376a9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Tanrı’nın Davulları</image:title>
            <image:caption>2019 AMERİKAN KÜTÜPHANE DERNEĞİ ALEX ÖDÜLÜ 
 
Aldığı ödüllerle adından sıkça söz ettiren yazarlardan P. Djèlí Clark, bizi 1800’lü yılların sonlarında alternatif bir New Orleans tarihiyle baş başa bırakırken, hikâyesini Haiti, Karayip ve Afrika efsaneleriyle süslüyor. 
 
Yıl 1884. New Orleans, artık dağılmış olan Birleşik Devletler’in az sayıdaki tarafsız bölgesinden biridir. Yirmi yıldan uzun zamandır, savaşın ilk yılındaki köle ayaklanmasından beri özgür olan ve herkese açık bir liman kenti hâline gelen New Orleans’ı eski kölelerden, melezlerden ve beyaz iş insanlarından müteşekkil bir konsey yönetirken, İngilizler, Fransızlar ve Haitililer barışı korumak için devriye gezer. 
 
“Sarmaşık” adıyla bilinen ve hırsızlık yaparak hayatta kalmaya çalışan on üç yaşındaki sokak çocuğu Jacqueline, hep uzaktan baktığı hava gemilerine bir gün binmenin hayalini kurar. Birkaç gizemli kişinin Haiti’den gelen bir biliminsanı ile tehlikeli bir silah olan Siyah Tanrı’nın Davulları’ndan bahsettiğini duyar. İşte bu bilgi, birilerine satmak için oldukça değerlidir. Sarmaşık’ın koruyucu tanrıçası Oya ise ona uyarı niteliğinde işaretler göndermektedir. 
 
Siyah Tanrı’nın Davulları, kölelik, kaçakçılık, mistisizm gibi konular ekseninde hayal gücünün doruklarında bir kurtuluş hikâyesi anlatıyor. 
 
“Clark’ın retro-afrofütüristik hikâyesi sizi hava gemilerinin, New Orleans’ın, alternatif tarihin ve kaçırılan biliminsanlarının dünyasına götürecek.” –Tade Thompson 
 
“Clark muhteşem bir İç Savaş sonrası fantazisinde tarihi yeniden kurgularken ustalığını sergiliyor.” –Publishers Weekly 
 
“Clark kanlı canlı bir atmosfer yaratmış ve içini ilginç, çetrefil kahramanlarla doldurmuş.” –Locus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109983</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8556df-3b35-46d8-a83f-b1dbd445ad89.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Doğru Bir Bakış - Acı Harita Seçkisi 1</image:title>
            <image:caption>Sokaklardan, caddelerden, meydanlardan, parklardan geçiyoruz. Vurulup düşenlerle, aramızdan ayrılanlarla, her ölümün erken olduğunu hatırlatan kayıplarımızla geçiyoruz üstelik. Bir mücadele biçimi olarak yaşamı tekrar tecrübe ediyoruz. Sadece oldukları için değil hem de, hep olsunlar diye. 
 
Eve Doğru Bir Bakış, Acı Harita öykü seçkisinin ilk kitabı. On üç yazar, on üç farklı yerden bambaşka hikâyeler anlatıyor bize. Bu seçki, isimleri ve yaptıklarıyla aramızda yaşayanlara bir saygı duruşu. 
 
“Acı Harita: Yakın geçmişte suikast, saldırı, linç ve cinayetlere kurban verdiğimiz insanlarımızın isimlerinin verildiği cadde, sokak, köprü, meydan, sinema, tiyatro gibi yerlerde geçen öykülerle ortaya çıkan bir harita. Harita ama acı! Yaşatamadıklarımızın isimleri; kargo kutularımızın, mektuplarımızın, faturalarımızın üzerine yazılıyor. Eşimizle, dostumuzla, çocuklarımızla yürüdüğümüz, eğlendiğimiz; kızgınlıklarımıza, kırgınlıklarımıza, kavgalarımıza, kahkahalarımıza, aşklarımıza tanık olan mekânlarda isimleriyle yaşayan insanlarımızı bir kez de bütünlüklü hatırlamak ve hatırlatmak için bu haritayı öyküleştirdik.” –Ercan y Yılmaz 
 
Derya Sönmez, Çağla Çinili, Kadir Işık, Adnan Gerger, Abdullah Ataşçı, Zeynep Gülçin, Halil İbrahim Özbay, Seyhan Aslan Hanotte, Mustafa Özgür Çakır, Sedat Demir, Hülya Yalçın, Havva Yılmaz, Gökhan Bakar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f01b86-b49a-4531-9d58-835024326ca4.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalarının Kızı</image:title>
            <image:caption>Bireyin, ait olmaya çalışırken kendinden uzaklaştığı, dahil olmaya çabalarken ötekileştirildiği anlar, iç dünyamız ile dış dünyanın kimi zaman boy ölçüştüğü, kimi zaman da kucaklaştığı durumlar... 
 
Burak Evren, 2008’de Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne layık bulunan eseri Rüyalarının Kızı’nda, suçluluk, utanç, ölüm gibi kasvetli konular etrafında gündelik hayata sızan travmatik gerçekleri ele alarak, kendi geçmişlerine, şimdilerine ve geleceklerine doğru âdeta tünel kazarak ilerleyen kahramanların hikâyelerini anlatıyor. 
 
“Evdeyim, yuvamdayım. Ama bir insanın sevdiği, ait olduğunu hissettiği yerde bulunmasına benzemiyor bu. Ben daha çok, ördüğü ağın ardında avını bekleyen örümcek gibiyim. Ama bir farkla, ben ağımı tuzak olsun diye değil, anılarımı saklandığım köşenin dışında tutsun diye ördüm. Ve öylesine sıklıkla saldırdı ki anılarım, ağ günden güne kalınlaştı, beni de içine alarak beyaz bir karabasan oldu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1812f5a6-a79c-4fc0-9b61-b07355046450.jpg</image:loc>
            <image:title>Twig ile Turtle 2 - Yeni Oyuncak Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Minik evdeki yeni düzenlerinde Twig ve Turtle için katı bir kural var: İkisi de ancak beşer oyuncağa sahip olabilirler. Ve kasabada açılacak yeni oyuncak dükkânıyla birlikte bu kural büyük bir sorun yaratıyor. Eğer bu dükkân için düzenlenen isim yarışmasını kazanıp yeni bir oyuncak almak istiyorlarsa evdeki oyuncaklarından bir tanesini vermeleri gerekecek. Onlara pek de anlamlı gelmeyen bu kural karşısında iki kardeş ne yapacak dersiniz? 
 
Serinin ikinci kitabında, Twig ile kız kardeşi Turtle’ın günlük hayattaki problemlere, fikir ayrılıklarına ve bazı kalıplaşmış düşüncelere sahip insanlara karşı samimi ve yaratıcı yaklaşımları hepimize ilham verecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84e79092-4572-4bc6-accc-bc366bdc022d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün Bakalım! Çocuklar İçin Felsefe</image:title>
            <image:caption>Filozoflar binlerce yıldır insan doğası, doğru ve yanlış, gerçeklik ve varoluş gibi konular üzerine düşünüp sorular soruyorlar. 
 
Dünyanın en önemli düşünürlerinin en büyük sorulara nasıl cevaplar verdiklerini keşfetmeye ve bu zorlu ama ilham verici kavramları kendi başına da sorgulayabilmeni sağlayacak bilgiler edinmeye hazır mısın? 
Renkli, ilgi çekici sayfa tasarımı ve açıklayıcı, sade anlatımıyla bu kitapta Platon, Descartes, Alan Turing, Thomas Hobbes ve David Humes gibi birçok ünlü filozofun fikirleri yer alıyor. 
Pek çok konuda farklı bakış açılarına yer veren ve mükemmel düşünce deneylerine imkân sunan Düşün Bakalım! Çocuklar İçin Felsefe, 10 yaş ve üzeri tüm çocuklar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109987</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70cc8230-91a5-4315-b338-ab4945df4076.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmaz Böyle Şey - İlk Kelimelerim Evim (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>İnteraktif, bilmeceli, etkinlikli,
İç içe açılan pencereli kitap!    
Evdeki eşyaların yeri, bizimkinin de kafası karışık!
“Olmaz Böyle Şey” dedikleri doğru yerlerine götürelim mi?
Aman dikkat, bu hiç kolay değil
Her sayfada iç içe açılan pencereler,
sorular, bilmeceler var.
Hadi minik dedektifler, iş başına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59599cb-2c5e-4bc6-a467-4afe6b481dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Dede ile Deniz’in Zayıflama Süreci</image:title>
            <image:caption>Sevgili ebeveynler! 
 
Yasak, kısıtlama, dayatma ile değişime zorlamadan; çocukların bedenine saygı duyarak değişmelerini istemez misiniz? 
Onların içindeki ”ideal bedeni” ortaya çıkartmalarını istemez misiniz? 
Haydi, macera dolu yolculuğa! 
Kitabımız: 
·         Bedenin önemini,  değerini ve bedenle ilgilenmeyi öğretir. 
·         Hareketsizlik sebeplerini ortaya çıkarır. 
·         Kilo sorununu çözer, ideal beden için rehberdir. 
·         Yasak ve kısıtların gereksiz olduğunun farkındalığını sağlar. 
·         Beslenme, öğün, gıda konularında farkındalık sağlar. 
·         Hareketi sevdirir ve hareketli bir yaşam sürmeye teşvik eder. 
·         Doğru olduğuna inanılan yanlış ve yanıltıcı bilgileri çürütür. 
·         Kilo stoklarının bedende gereksiz yük olduğunu fark ettirir. 
·         Gıdalara beslenme dışında anlam yüklememeyi öğretir. 
·         Zayıflayarak, incelip güçlenilebileceğini öğretir. 
·         Beden mesajlarına uygun beslenmeyi öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109989</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2738771a-e431-4882-a4f6-650ed993f95a.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Yaş ve Sonrasında Kadın Beyni</image:title>
            <image:caption>ORTA YAŞ VE SONRASINDA KADIN BEYNİ 
Hayat asıl şimdi başlıyor. Kadın Beyni adlı çoksatan kitabın yazarı Dr. Louann Brizendine bu kez kadın beyninin orta yaşta nasıl “yenilendiğini” açıklayarak kadınlara tüm potansiyellerini ortaya çıkarmaları için ilham verip yol gösteriyor. 
Dr. Louann Brizendine kadınların neden erkeklerden farklı düşündüğünü, iletişim kurduğunu ve hissettiğini açıklayan ilk kişiler arasındaydı. Şimdi, kendi ve kliniğindeki binlerce kadının deneyimlerinden esinlenerek devrim niteliğinde bir mesaj veriyor: Yaşamın tipik olarak menopoz adıyla bilinen döneminde, kadınların beyinleri daha iyisi için yeni bir güç ve canlandırıcı bir berraklık yaratacak şekilde yeniden şekillenir. 
Hormonlar, egzersiz, uyku, zihin ve beyin sağlığı konularında en iyi stratejilerin bulunduğu Orta Yaş ve Sonrasında Kadın Beyni beyin sağlığınızı korumak için uygulanabilir ve bilim destekli adımlar içeren çarpıcı bir yol haritasıdır. 
Bu kitabı okuyun ve muhteşem beyninizin sağladığı olanakları 
nasıl değerlendireceğinizi öğrenin. 
––Anna Cabeca, The Hormone Fix ve MenuPausea dlı 
çoksatan kitapların yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff4a685b-9d74-4f5b-9bec-04469798e137.jpg</image:loc>
            <image:title>Papita’nın Topu (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Papita yürürken sallana sallana kırmızı bir top çıktı karşısına. Papita koştu, yetişemedi. Tam yakalarken yine kaybetti.  Derken Papita öyle bir şey öğrendi ki.. Bu hikâyeyi okuyanlarla paylaşmak istedi. Ormandaki bu yakalamacaya sen de katılmak ister misin? Aman dikkat, kitabın sonunda  sihirli bir tarif var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc6dba37-0fa2-4ecc-8a7b-3839d48c9e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Gece II</image:title>
            <image:caption>Gerçek, bir cellat gibi yakasına yapıştığında, Rozelin için iki yol vardı: Teslim olmak ya da kaçmak... Gerçek, bir cellat gibi yakasına yapıştığında, Biran için iki yol vardı: Uğurlamak ya da esir almak... Rozelin, kalırsa Safornikon’un acımasız kollarına düşen küçük kız kardeşini, giderse uzun ve yorucu bir mücadelenin sonunda kavuştuğu oğlunu feda edecekti. Biran ise hangi yola saparsa sapsın kaybedecekti.   “Seni bir kutuya koyupyalnızca kendime saklamak isterdim,” dedi usulca. Gülümsememde acı vardı. “Ben de bize mutlu bir son yazabilmeyi...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce70f9b-e7be-4eaa-9d47-1558e3c449a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlerin Takım Çantası</image:title>
            <image:caption>“Kaybedenlerin hedefleri, kazananların sistemleri vardır.”   Girişimci, podcast yayıncısı ve New York Times çoksatan yazarı Tim Ferriss’ten çığır açan bir kitap!   Devlerin Takım Çantası’nda, Tim Ferriss’in bir milyondan fazla indirilen podcast’ine konuk olan dünyaca ünlü isimlerden hayatınıza yön verecek taktikler, ipuçları ve başarı tüyoları bulacaksınız.   Teknoloji sektörünün güçlü isimleri, rekor sahibi sporcular, başarılı film yıldızları, dünyaca ünlü şarkıcılar ve efsanevi yazarlar... Bu insanlar kendilerini nasıl motive ediyorlar? İşlerinde nasıl başarılı oluyorlar ve nasıl sağlıklı, mutlu bir şekilde yaşıyorlar? Sabahları uyanır uyanmaz ne yapıyorlar?   Arnold Schwarzenegger’in önsözünü yazdığı kitapta, zirvedeki bu isimlerin alışkanlıkları, düşünceleri ve rutinlerine dair başka hiçbir yerde bulamayacağınız çok sayıda detay sizi bekliyor.   Devlerin Takım Çantası, günlük hayatta uygulayabileceğiniz detaylar ve uzun vadeli planlarınız için ilham alabileceğiniz başarı öyküleriyle birlikte, daha kararlı ve daha üretken olmak adına kullanabileceğiniz etkili ve sistemli bir yol haritası sunuyor.   “Dünyaca ünlü bu isimlerin süper güçleri yok. Kendileri için belirledikleri kurallar gerçekliği bükmeye öylesine izin veriyor ki süper güçleri varmış gibi görünüyorlar fakat onlar bunu nasıl yapacaklarını öğrenmişler ve siz de öğrenebilirsiniz. Bu “kurallar” genellikle sıradışı alışkanlıklar ve daha büyük sorulardan ibarettir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acaabf37-851b-4503-a7ab-1463c98f30f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Balı Kim Sever? (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi Miniklere, Açılan Pencereli, Hareketli Kalın, Yırtılmaz Sayfalı Kitap!
Tilki ormanda bir küp bal buldu. Önce balı yapan arılara sordu “Balı kim Sever?” Yardımlaşma ve nezaketle balı seven bulundu. Haydi, sen de katıl serüvene! Birbirinden sevimli birileri var açılan pencerelerde… Peki sen ne seversin, söyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/481a9654-5da9-40b2-955e-d871e91c5d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Visalin Peşinden 2</image:title>
            <image:caption>Kâbuslarla kol kola gezen gerçeklere inat, içimizdeki bir umut bir rüyanın peşinden gitmeye çağırır bizi. Rüya, kalbindeki umudun peşinden koşmuş ve nihayetinde dibi görünmeyen yalnızlık denizinin kıyısına vurmuştu. Her şeye rağmen ayağa kalkıp kalemine sarılmış, hem hikayelerini hem de kendi kaderini yazmaya cesaret etmişti.
 
Hayat defterinde yeni bir sayfa açıyorken gelen gizemli bir mesaj, Rüya’yı hikâyesinin ilk bölümlerine döndürecek, ona bildiği her şeyi sorgulatacaktı. Uyanmayı istemeyeceği bir rüya mı vardı karşısında bu sefer, yoksa hiç görmemiş olmayı dileyeceği bir kâbus mu?
 
Kurtlar sofrasının menüsüne konmuş Akarslanlar’ı, iftiralar ve aşkları, eski hesaplar ve yeni başlangıçları, kâbuslar ve rüyaları bir arada bulacağınız Bir Visalin Peşinden kitabında, kadim bir masalın sonu yeniden yazılıyor.
 
“Zamanın birinde çok güçlü bir aslan ailesi yaşarmış...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/911baff9-e29a-4113-a7f5-09583a774d92.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynar Gözler - Kurbağa</image:title>
            <image:caption>Oynar Gözler - Kurbağa
Okul öncesi çocuklar için özenle hazırlanmış olan “Oynar Gözler” serisi onların hem zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunacak hem de sevimli hayvanları tanımasını sağlayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bc29224-85f5-4025-bf35-33fab4aeeec3.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynar Gözler - Kelebek</image:title>
            <image:caption>Oynar Gözler - Kelebek
Okul öncesi çocuklar için özenle hazırlanmış olan “Oynar Gözler” serisi onların hem zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunacak hem de sevimli hayvanları tanımasını sağlayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdd21dc8-a72c-4a2d-b4a6-f327418fdc71.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynar Gözler - Baykuş</image:title>
            <image:caption>Oynar Gözler - Baykuş
Okul öncesi çocuklar için özenle hazırlanmış olan “Oynar Gözler” serisi onların hem zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunacak hem de sevimli hayvanları tanımasını sağlayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8da3fa74-94ad-43a8-bffd-1183f1407980.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynar Gözler - Arı</image:title>
            <image:caption>Oynar Gözler - Arı
Okul öncesi çocuklar için özenle hazırlanmış olan “Oynar Gözler” serisi onların hem zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunacak hem de sevimli hayvanları tanımasını sağlayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d12650e3-6763-4d18-b585-9f5138784c6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Pofuduk İle Yazmayı Öğrenelim</image:title>
            <image:caption>“Ayı Pofuduk İle Öğrenelim” serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olmak için hazırlandı. Çocuğunuz Ayı Pofuduk karakteri ile okuma, yazma, sayma ve gözlemlemeyi öğrenirken; aynı zamanda aktiviteler sayesinde de eğlenceli bir zaman geçirecek.  Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc1d84f8-7300-46f7-9ff7-6f91f25476be.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Pofuduk İle Gözlemlemeyi Öğrenelim</image:title>
            <image:caption>“Ayı Pofuduk İle Öğrenelim” serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olmak için hazırlandı. Çocuğunuz Ayı Pofuduk karakteri ile okuma, yazma, sayma ve gözlemlemeyi öğrenirken; aynı zamanda aktiviteler sayesinde de eğlenceli bir zaman geçirecek.  Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae01bb73-2cd1-466a-bd2a-adf247b3a8cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Pofuduk İle Saymayı Öğrenelim</image:title>
            <image:caption>“Ayı Pofuduk İle Öğrenelim” serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olmak için hazırlandı. Çocuğunuz Ayı Pofuduk karakteri ile okuma, yazma, sayma ve gözlemlemeyi öğrenirken; aynı zamanda aktiviteler sayesinde de eğlenceli bir zaman geçirecek.  Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b419b91a-22e7-4eec-97ef-543f559d4756.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Pofuduk İle Okumayı Öğrenelim</image:title>
            <image:caption>“Ayı Pofuduk İle Öğrenelim” serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olmak için hazırlandı. Çocuğunuz Ayı Pofuduk karakteri ile okuma, yazma, sayma ve gözlemlemeyi öğrenirken; aynı zamanda aktiviteler sayesinde de eğlenceli bir zaman geçirecek.  Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5365b6b4-f261-4979-b43b-94b7ad783983.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumbo Boyama - Yeşil Kitap</image:title>
            <image:caption>“JUMBO BOYAMA” serisi ile boyama dünyasına hoş geldiniz! Renkli ve örnekli çizimlerle zihin dünyanızı geliştirmek için boya kalemlerinizi alın ve başlayın! İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7572627-3005-4c3b-b126-13186466ee44.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzler ve Sözler</image:title>
            <image:caption>Yazmaya başladığım bu yaşam maratonu paylaşımları, bilindik nitelikte bir anı kitabı olmayacak. Anlatıların baş kahramanları, yaşam maratonunda karşılaştığım, cumhurbaşkanından, hapisanedeki tutukluya, en varlıklıdan, pek yoksula, aydından, 
kara cahile, en ünlüden, en sıradana, canını sevdiğim insanlar olacak… Bu paylaşımlarda tanıdıklarınıza, hatta kendinize bile rastlayabilirsiniz. Açıkçası, epey 
kalabalık olacağız. Kahramanlarımız, en belirgin özellikleriyle, olabildiğince kısa kısa, bu paylaşımlarda yer alacak. 
 
Üç kuşak boyunca çocukların okuyup sevdiği Gülten Dayıoğlu bu kez eski bir telefon defterinin kılavuzluğunda “büyükler” için yazıyor. Tanıştığı, yollarının kesiştiği kişilerin portreleri, tanık olduğu, kimi zaman beslendiği olaylara ilişkin izlenimleri ve anıları yazarın iç dünyasına da benzersiz bir kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee73945-ea94-4ce2-b61f-c7ce19713bae.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumbo Boyama - Sarı Kitap</image:title>
            <image:caption>Jumbo Boyama - Sarı Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110006</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/563f6a1b-4183-445d-843a-581e386ec3eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumbo Boyama - Mavi Kitap</image:title>
            <image:caption>“JUMBO BOYAMA” serisi ile boyama dünyasına hoş geldiniz! Renkli ve örnekli çizimlerle zihin dünyanızı geliştirmek için boya kalemlerinizi alın ve başlayın! İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57d5efe1-7c1f-4a32-8f9e-99576487a334.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumbo Boyama - Kırmızı Kitap</image:title>
            <image:caption>“JUMBO BOYAMA” serisi ile boyama dünyasına hoş geldiniz!
Renkli ve örnekli çizimlerle zihin dünyanızı geliştirmek için boya kalemlerinizi alın ve başlayın!
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f28cd1-bf76-4886-b781-2b0db4d5ddd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mangala (Plastik)</image:title>
            <image:caption>Bir tür mantık oyunu olan mangala, 2 kişi ile oynanır. Başlangıçta her oyuncunun 24 taşı olur. Oyun tahtasında toplam 12 adet oyuk bulunmaktadır. Bu oyuklara ev ya da çukur denir. Her oyuncuya da 6 adet oyuk düşmektedir. Oyuncular sadece kendi tarafındaki oyuktaki taşları çıkarabilirler ve sadece rakibin oyuklarına taş bırakılabilir. 6 oyuğun yan kısmında da birer büyük oyuk yer alır. Büyük oyuklara da ‘hazine’ denir. Her oyuncu taşlarını bu hazine denen kısımlara toplar. Oyuncunun sağ tarafında yer alan oyuk o oyuncunun hazinesidir. Oyun genellikle kura ile başlar. İlk başlangıç aşamasında her oyukta oyuncunun 4 adet taşı vardır.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1641c7c1-5baa-44de-91b2-fe71a7aa34c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gol Gol</image:title>
            <image:caption>GOL GOL oyunu ahşap bir oyun tablası üzerinde, toplam 6 adet pul ile oynanır. Bu pullardan 3 tanesi bir oyuncuya, diğer 3 tanesi de rakip oyuncuya dağıtılır. Oyunda amaç tüm taşları rakip sahaya geçirmektir. Keyifli ve bol eğlenceli bir oyun sizi bekliyor.  Ayrıca aynı tablanın arkasında 9 Taş ve 3 Taş oyunu bulunmaktadır. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2bc3b38-938a-4b4a-b167-0e6fdb73e465.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’in İlk Yılı (29 Ekim 1923 – 29 Ekim 1924)</image:title>
            <image:caption>29 Ekim 1923’te ilan edilen ve yüzüncü yaşını kutladığımız Cumhuriyet’in en yoğun yılı kuşkusuz ilk yılıdır. Yıllarca süren savaşlardan, salgın hastalıklardan, geçim sıkıntısından yorgun düşmüş bir halk... Siyasi tartışmalar, ekonomik sorunlar, nüfus mübadelesi, idari yapıdan eğitime, yargı sisteminden belediyelere kadar her alanda yapılan yenilikler, Anayasa’nın kabulü, halifeliğin kaldırılması, laiklik yönünde yapılan köklü değişimler ve ülkenin yeniden inşa edilmesi... Tüm bunlar olurken bir yandan da günlük yaşam yeni kitapların yayımlanması, sinemalarda gösterilen filmler, tiyatro oyunları, konserler ve spor karşılaşmalarıyla devam eder. Bütün zorluklara karşın umut hep vardır, bayramlar da kutlanır, Hıdırellez’de mesire alanlarına da gidilir, balo salonlarında dans da edilir. Cumhuriyet’in ilk yılında, muhalif seslerin yanı sıra, Meclis’te mebusların, Gazi Paşa’yı karşılayan halkın, grevlerde işçilerin, genel afla salınan mahkûmların, valiliğe şikâyete giden kadın ve çocukların, kısaca her kesimden halkın ortak sloganı şudur: “Yaşasın Cumhuriyet!” 
 
Bu görkemli dönemin belli başlı siyasi ve ekonomik gelişmelerinin yanı sıra tüm bu ayrıntıları okura yansıtmayı amaçlayan “Cumhuriyet’in İlk Yılı” kitabı, o yıllarda çıkan gazete ve dergilerin titiz bir taraması yapılarak Banu İşlet, Binnur Mörel Büyükertan ve Eser Demirkan tarafından hazırlandı. Cumhuriyet’in kurulduğu yıl yaşanan olayların kronolojik bir sırayla sunulduğu kitap, Cumhuriyet’in ilk yıllarını o dönem yaşanan önemli siyasi ve toplumsal anlarla anlatıyor. 29 Ekim 1923 - 29 Ekim 1924 arasındaki o günlerde Türkiye’de neler oluyor, toplum nasıl yaşıyor, neler konuşuyor, neler seyrediyor, nasıl eğleniyordu? Tüm bu soruların cevapları Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan ’Cumhuriyet’in İlk Yılı’nda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/545879e5-29a4-4aeb-a55f-8576315740b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Katatetris</image:title>
            <image:caption>1 adet oyun tablası, 12 adet çeşitli şekillerde Kata Bloklar, 1 adet seviye çubuğu ve oyun kitapçığından oluşur. Kitapçıktaki şekil yönergelerine uyarak oyun kolaydan zora doğru oynanır. Oyunda doğru şeklin kullanılması çok önemlidir, renk uyumu aranmaz.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5957f09-3bd0-4af7-b841-0744517242fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Konsol Labirent</image:title>
            <image:caption>Denge ve konsantrasyon gerektiren bu oyuncak, dikkat eksikliği yaşayan çocukların görsel tarama ve görsel dikkat yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olur. Amaç; labirent şeklinde düzenlenen oyun konsolu içindeki 2 adet topu eş zamanlı olarak labirentin en dış noktasından en içteki bitiş noktasına getirmektir.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110013</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce50e054-01a7-47da-b851-33bfc9791086.jpg</image:loc>
            <image:title>Piramit</image:title>
            <image:caption>Piramit oyunu 3 kuraldan oluşan bir oyundur. İki oyuncu farklı renklerdeki taşları sahiplenir, sıra ile oynanır. Kuleye en son taşı yerleştiren yani piramit yapan oyunu kazanır. KURALLAR: 1. Kural: Yatay ve dikey 4 taşı bir araya getiren oyuncu iki taşını geri çekebilir. 2. Kural: Yan yana aynı renkte kare yapan oyuncu iki taşını geri çekebilir. 3. Kural: İçerideki taşı oyun tahtası üzerinde kare oluşana kadar oynayamıyorsunuz. Her kare oluşunca içerideki taşı kare üzerine alabiliyorsunuz ama piramitten yani kare üzerinden geri alamıyorsunuz. Bu kurallar çerçevesinde piramidi oluşturup en son taşı koyan oyuncu kazanır.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79affb32-0214-4eab-8945-05866de2616c.jpg</image:loc>
            <image:title>A Rip In The Sea - New Responsibilities For Business</image:title>
            <image:caption>What do business leaders really do? 
What new responsibilities do we face? 
How can we be part of solving local 
and global challenges? 
What’s next for Turkey, 
“the world’s best-kept secret”? 
 
Bülent Eczacıbaşı asks these probing questions and many others while examining management and family business, Turkey’s idiosyncratic economy, global sustainability, civic engagement, and the foundational role of the arts and culture. Against the backdrop of momentous change in Turkey over the last century, he reflects on a family legacy of turning business success into a driving force for societal development. Weighing his own experience in dialogue with academic experts, Bülent Eczacıbaşı explores the crucial role for businesspeople in confronting the local and global challenges that lie ahead. “A Rip in the Sea” is for people interested in the business world and especially for young people just starting out in business life, or those considering a career in business.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e20d6d-f3fc-4664-ac37-b5848b69cb80.jpg</image:loc>
            <image:title>Hedef 5</image:title>
            <image:caption>İki kişi arasında oynanan rekabete dayalı strateji oyunu Hedef 5 oyunu 21 adet beyaz ve 21 adet siyah pul ile oynanan bir oyundur.  Hedef 5 Oyunu 7x6 oyun alanı ile oynanan bir oyundur.  Sırası gelen oyuncu ahşap pulları 7 boş yerden birine atar.  Dikey, yatay veya çapraz olarak ilk beşli grubu yapan oyuncu oyunu kazanır. Aynı zamanda en çok beşli grup yapan oyuncu kazanır şeklinde de oynanır.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4f08cae-a786-45e7-ba40-4d9197ebae0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Plus</image:title>
            <image:caption>Dedektif oyununda bulunan kartlar arka tarafları görülecek şekilde üst üste dizilir. Daha sonra 9 parçadan oluşan 15x21 cm uzunluğundaki basılmış şekiller 63x45 cm oluşturacak şekilde ortaya yerleştirilir. Zil de herkesin uzanabileceği şekilde mukavva zeminde zil resmi bulunan kısma yerleştirilir. Sırasıyla en üstteki karttan başlanarak kart çevrilir. Oyun kartındaki şekil görüldükten sonra zeminde bulunan mukavva kağıtta şekli ilk bulan zile basar. Kart oyunu kazanan kişide kalır. En çok puanı toplayan oyunu kazanır. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5156f11-f731-462d-a396-7111d0e82539.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Çubuklar</image:title>
            <image:caption>Renkli Çubuklar ile çocuklar *Parça bütün ilişkisini kavrar. *Dikkatini toplar. *Varlıkları çeşitli özelliklerine göre eşleştirme, gruplama yapar. *El ve göz koordinasyonunu geliştirir. *Hayal gücü becerilerini geliştirir İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64ddb819-6ec7-4714-b063-e47bb31c169c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklımda Bardaklar</image:title>
            <image:caption>Aklımda Bardaklar oyununda amaç oyun kutusunda mevcut olan kartlarda yer alan görevi en hızlı şekilde yapmaya çalışmaktır.  Oyun içeriği 30 adet bardak (beş farklı renkte, toplam 6 set), 55 resimli görev kartı ve 1 adet zilden oluşmaktadır. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93ca164e-f50d-4c15-ae1b-06ea4d9e5917.jpg</image:loc>
            <image:title>Abbalon</image:title>
            <image:caption>Abbalon Oyununun Amacı doğru bir strateji ile rakibinizin 6 adet topunu oyun alanının dışına atmaktır. Abbalon 2 kişi tarafından oynanır. Oyuna başlamadan önce her 2 oyuncu da kendilerine verilmiş olan taşlarını ilk sıraya 5, ikinci sıraya 6 ve üçüncü sıraya 3 taş gelecek biçimde yerleştirir. Her topun gidebileceği 6 yön vardır. Tekli, ikili ya da üçlü şekilde toplarınızı hareket ettirebilirsiniz. Oyuncular, sıra kendilerine geldiğinde taşlarını yalnızca bir birim hareket ettirebilirler. Oyunu kazanmak isteyen oyuncular rakip oyuncunun taşlarını ittirmeye çalışmalıdırlar... 3 top 1 topu itebilir, 3 top 2 topu itebilir ve 2 top 1 topu itebilir. 3 top 3 topu, 2 top 2 topu ya da 1 top 1 topu itemez. Kilitlenen taşınızın kilidini açmak için taşınızı hareket ettirmelisiniz. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0349a590-58ff-49c2-893d-80cdcb373b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sencer ile Yusufçuk</image:title>
            <image:caption>2009 yılında çıkan beşinci öykü kitabı ‘Sencer ile Yusufçuk’ta şiirsel bir dille büyülü masallar kuruyor Faruk Duman. Öykülerin her biri kendine özgü dünyaları, kişileri ve çağdaş anlatılardan geleneksel hikâyelere bağlanan yapılarıyla dikkat çekiyor. 
 
Yazarın biçimsel arayışlardaki yetkinliğini ve yenilikçi tavrını öne çıkaran özgün bir kitap, “Sencer ile Yusufçuk”. 
 
“Efendim böyle oldukta bu Kerim bu Ali’nin gözünü alarak, ey göz, var söyle, seni sahibine götüreyim, dedi. Böylece sokaklardan birine girip birinden çıkarak göz 
elde, şehrin arka mahallelerine vardı. İlk kez gitti hem buralara. Evlerde pencereden pencereye gerilmiş çamaşır iplerini ilk kez gördü, kömür kokusunu ilk kez aldı. 
Çocukların sümükleri sarkmış, plastik toplar ilk kez bu kadar küçük ve sönük. Evlerde kül uçuşur, bacalar öksürerek kara dumanları. Odalar bir ısınır bir soğur, gömlek ütü bilmez, yamalı ayakkabılar cennette.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00210c21-2d77-42e1-a525-58afee9aa856.jpg</image:loc>
            <image:title>Colours and Shapes</image:title>
            <image:caption>Oyun 2 oyuncuyla oynanır. Kutu içinde 2 adet oyuncu tablası, 1 adet kılavuz oyun tablası ve pullar bulunmaktadır. Rakipler sırayla, kılavuz oyun tablasında renkli pullarla çeşitli şekiller oluşturur. Oyuncular kendi oyun tablası üzerindeki pulları sağa-sola, yukarı-aşağı hareket ettirerek bu kılavuz tabla üzerindeki şekli oluşturmaya çalışır. Kılavuz tabla üzerindeki şekli ilk oluşturan oyuncu 10 puan alır ve sonraki oyun için kılavuz tablayı yeniden oluşturur.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d350aa7-0ec4-4d70-87f4-e75e6b2389a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Türlü Çocuk Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla belki de bugüne kadar sadece ufuk çizgisini gördüğünüz yeni bir kıtayı, tüm kıyılarından keşfetmeye başlayacak ve çocuk eğitimine dair tüm alışkanlıkları yeniden gözden geçireceksiniz.   Günümüzde yeteri kadar olmasa da çoğu ebeveyn şefkatli, güvenli ve kol kanat geren bir ortamın çocuk psikolojisi gelişiminde ne kadar önemli olduğunun bilincindedir. Ancak bu ortamın sağlanmasının beyin gelişimi için de zorunlu olduğunu biliyorlar mı?   Fransa’nın ünlü pediatristlerinden Catherine Gueguen, beynin yapısı ve işleyişi hakkındaki son gelişmelerin eğitim kavramı üzerindeki önemini vurgulayarak okuyucularına sinirbilime dair ihtiyaç duyulan her şeyi açıklıyor. İnsanın kendisi hakkında hissettiği duyguları tanımlayabilmesi ve yönetebilmesi konusunda bilgi vererek kişinin empati becerisini de geliştirmeyi hedefliyor.  
Başka Türlü Çocuk Yetiştirmek, çocukları toplumsal yaşama huzurla hazırlamaya yardımcı olacak tüm bilimsel gelişmeleri eşsiz bir bilgi birikimiyle sunan harika bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bfd5dca-8ab7-480b-bb59-f50588714073.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerkenez</image:title>
            <image:caption>İngiltere’nin kuzeyinde, küçük ve yoksul bir madenci kasabasında yaşayan on beş yaşındaki Billy Casper için hayat zorluklarla doludur. Babasının yıllar önce terk ettiği 
evleri, annesinin ilgisizliği ve ağabeyinin zorbalıklarıyla daha da mutsuz bir yer haline gelmiştir. Gittiği erkek okulunun sert ortamı ve yaşadığı kasabanın onun yaşındaki birine madende çalışmak dışında hiçbir gelecek sunmaması da eklenir buna. Ancak Billy zekâsı ve inadıyla hayatta kalmaya kararlıdır. Bulup sabırla eğittiği ve Kes adını verdiği doğanla kurduğu ilişki Billy’nin sevgiden yoksun dünyasında bir umut ışığı olacaktır. 
 
İlk kez 1968 yılında yayımlanan, bundan bir yıl sonraysa yönetmenliğini Ken Loach’un yaptığı unutulmaz bir filme dönüşen ‘KERKENEZ’i, yazarı Barry Hines’ın romanın sinemaya uyarlanma sürecini ve İngiltere’de çok okunan bir modern klasik haline gelişini anlattığı sonsözüyle birlikte sunuyoruz. 
 
“Kerkenez”, sevgisiz bir dünyada ayakta kalmaya çalışan kahramanıyla akıllardan çıkmayacak bir büyüme hikâyesi. Bir başyapıt... Billy Casper, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra çıkan yazarların yarattığı genç karakterler arasında en çok akılda kalanlardan biri. 
Glasgow Herald</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8fc6d4e-769f-42f7-83d9-bb60a8d360c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pergamon -Anadolu&apos;da Hellenistik Bir Başkent (Küçük Boy)</image:title>
            <image:caption>MÖ 3. yüzyılda Attalos Hanedanı’nın kurulmasıyla Attalos Krallığı’nın başkenti ve resmi ikametgâhı haline gelen antik Pergamon kenti, birçok sivil kurumu olan az çok bağımsız bir polisti. Bu nedenle elinizdeki kitabın amacı Pergamon’da yaşayan halkın yanı sıra Athena Kutsal Alanı, Büyük Sunak, Asklepieion ve Kızıl Avlu gibi önemli kutsal yerleriyle birlikte Pergamon’u büyük bir kent ve krallık başkenti olarak sunmaktır. Her ne kadar Hellenistik Dönem’e ağırlık verilmişse de kitapta genel olarak prehistorik çağlardan Bizans Dönemi’ne kadar uzanan geniş bir zaman dilimi incelenmektedir. Böylece içinde bulunduğu doğal çevrenin kentin gelişimindeki etkileri gözler önüne serilirken aynı zamanda Hellenistik Dönem mirasına daha sonraki zamanlarda nasıl sahip çıkıldığı, ne şekilde değiştirildiği ve zenginleştirildiği ya da bu mirasın nasıl tahrip edildiği daha net bir şekilde anlaşılabilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc43f8a-ca81-4a75-a582-de5c4602ec42.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dem Bir Demokrat – Eski Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen’in Anıları</image:title>
            <image:caption>Hayrettin Erkmen (1915-1999) Türkiye Cumhuriyeti tarihinin gerçek anlamda ilk çok partili demokrasi deneyimi olan Demokrat Parti döneminin en ilginç simalarından biridir. 
 
Erkmen çalışma bakanlığından Yassıada’daki mahkûmiyetine kadar giden yolda hayatın binbir türlü haliyle karşılaşmıştır. Yıllar sonra aynı siyasi hareketin devamı niteliğindeki Adalet Partisi’nde dışişleri bakanı olarak Türkiye’nin Avrupa Topluluğu’na katılması için mücadele vermiş, ancak muhalefet karşısında kendi hükümeti tarafından yalnız bırakılarak bakanlıktan düşürülmüştür. Erkmen’in anıları, yakın dönem siyasi tarihimizin, arka planı çok iyi bilinmeyen çeyrek asırlık bir dönemine ışık tutuyor. 
 
“İki Dem Bir Demokrat”, belgeler ve açıklayıcı notlarla birlikte, siyasi anı kitaplarının güzide örneklerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110026</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ca649b-4a24-42f3-9d54-438ae293a302.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopya Ölüm</image:title>
            <image:caption>“Ölüm serisini doğru biçimde övmeye kelimeler yetmez.” ‐The State  
Modern plastik ve rekonstrüktif cerrahinin öncüsü Dr. Wilfred B.
Icove ofisinde ölü bulunur. Kalbine aldığı tek bir neşter darbesiyle ürkütücü bir titizlikle öldürülmüştür. Olay yerinin tertemiz olması
karşısında şaşkına dönen Eve Dallas, profesyonel bir cinayetten
şüphelenir. Güvenlik diskleri baş döndürücü güzellikte bir kadının
cinayet saatinde son derece sakin bir şekilde binaya girip çıktığını
göstermektedir.
 
“Dr. Kusursuz” olarak bilinen Icove, hayatını ailesine ve işine adamıştır. Ancak sicili Dallas’a göre fazla temizdir. Adamın bir şey sakladığını tahmin eder ve babasının çalışmalarını devam ettiren oğlunun bunun ne olduğunu bildiğinden şüphelenir.
 
Kocası Roarke arka planda çalışırken, Dallas karanlık içgüdülerini
dinleyerek Icoveların geçmişine iner. Orada kusursuzluğa ulaşmaya
kararlı, doğa kanunlarını, bilimin sınırlarını ve etik ilkeleri hiçe sayan
insanlarla karşılaşır...  “Nora Roberts bu kez bilimkurgu öğelerini –estetik ameliyatlar, klonlama, bilim etiği ve ölümlülüğün geleceğini– olay örgüsüne katarak Ölüm serisine güçlü bir adrenalin dozu enjekte ediyor.”
- Publishers Weekly
 
“Bu muhteşem serinin 21. romanı, bu kitapları birinci sınıf yapan karanlık bir dram, karmaşık karakter dinamiği ve geleceğe ait büyüleyici detaylarla dolu. Eve ve Roarke arasında süregelen aşk hikâyesi daha da zenginleşirken Eve’in hayatındaki herkesin ilişkileri gelişmeye devam ediyor.”
- RT Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6432b78d-663f-4338-9ccb-4155667b58a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlık Sayfalar Karanlık Sayfalar</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en ünlü cerrahlarından Rudolf Nissen’in kendi anılarından yola çıkarak kaleme aldığı bu eser, savaş yıllarında tıp eğitimi almış bir delikanlıyken hatırı sayılır  bir cerraha dönüşmesinin hikâyesidir...
 
Birinci Dünya Savaşı’nı tüm acılarıyla yaşamış ve atlatmış, asistanlık yıllarında dönemin en ünlü patologlarıyla araştırmalar yapmış ve en sonunda meşhur Cerrah Ferdinand F. Sauerbruch’un öğrencisi
olmuştur. Hayatı boyunca pek çok meslektaşıyla tanışma ve çalışma
olanağı bulmuş; kralların, prenslerin ve ünlü isimlerin doktorluğunu
yapmış, hatta ünlü fizikçi Albert Einstein&apos;ı kendi adıyla anılan Nissen
Fundoplikasyonu yöntemiyle ameliyat etmiştir.
 
Profesör Nissen, Yahudi kökeni nedeniyle Nazi Almanya’sından
kaçmak zorunda kaldığında dönemin karanlık yüzünü tarihçelere özgü bir tarafsızlıkla aktarır anılarında. Atatürk’ün o dönemde Hitler’in zulmünden kaçan profesörlere yaptığı çağrıyla Türkiye’ye yerleşir ve İstanbul Üniversitesi Cerrahi Anabilim Dalı’nı kurarak 1933-1939 yılları arasında altı yıl boyunca burada profesörlük yaparak Türk tıp tarihine eşsiz katkılarda bulunur.
 
Hocası Sauerbruch ile tıp tarihindeki ilk pnömonektomiyi gerçekleştiren Nissen, çalıştığı her ülkede ve üniversitede tıp eğitimi ve cerrahların yetişmesiyle ilgili, günümüzde de hâlen geçerli olan eğitim yöntemleri geliştirip uygulamaya başlar.
 
Mesleğine ve insanlara olağanüstü bir duyarlılıkla birlikte sevgiyle
bağlı olan Profesör Nissen’in, zorlu bir yaşamın süzgecinden geçmiş
anılarını ve felsefesini bu kitapta bulacak ve zengin tarih içeriğiyle,
Nazi Almanya’sının doğuşuna ilişkin bire bir gözlemleriyle tarihe
doyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7df153c-1abd-4cd1-bf84-76a2867392e7.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 152. Sayı: Ekonomide Karar Zamanı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Türkiye, Enflasyon Sorununu Kalıcı Olarak Çözemez - Mahfi Eğilmez 
Ekonomik Model Tartışmaları I: Dış Açık - Ege Yazgan    
Merhaba! - M. Aykut Attar         
Sosyal Bilimciler Konuşuyor - Fatih Güvenen 
Türkiye’de Servet 2: Servet Dağılımı ve Servet Dinamikleri - Alper Duman            
Para Politikasında Gelir Dağılımı Yaklaşımı: HANK Modelleri - Arda Tunca 
Nominal Katılıkların Reel Ekonomiye Etkileri: KKMH ile 24 Ocak 1980 Kararları - Süleyman Değirmen          
Bilgi, Bilim ve Üniversite - Erkan Erdil         
Türkiye’nin Tarihi Sanayileşme Süreçlerini Anlamak - Ergun Türkcan           
Fatma Aliye ve Sanatçı Bir Kadının Sosyal Statüsü - Gülçin Elif Yücel TÜBİTAK’ın 60. Kuruluş Yılında Bir Bilim ve Teknoloji Politikası Uzmanının Anıları ve Saptamaları - Ergun Türkcan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb758c9-1b7e-4f3a-bb0d-3371f0a43e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Asla 1-2-3</image:title>
            <image:caption>Unutmak korkunçtur...
Hatırlamak ise daha korkunç...
 
Charlie ve Silas bebekliklerinden beri en iyi arkadaş, 14 yaşından beri de sevgilidir. Ama bir sabah her şey değişir. Silas ve Charlie tüm geçmişlerini unutmuştur, hatta birbirlerini bile...
Artık onlar kendilerine ne olduğunu anlamak için beraber hareket etmek zorundadır. Tüm yollar onları birbirine çıkarır, onlar unuttukça her şey ikisini birbirine yaklaştırır. Tüm geçmişi araştırmak, deliller bulup bunları birleştirmek zorunda kalırlar. Dahası buldukları ve unutmamaları gereken bir şey vardır:
 
Beni sevmekten asla vazgeçme.
Asla unutma.
Asla Asla.
 
Charlie ve Silas geçmişte sahip oldukları şeyi geri kazanabilecekler mi? Ve bir zamanlar oldukları kişiyi geri getirebilecekler mi? Tüm bunlara cevap bulmak için ise zaman daralmaktadır...
 
Colleen Hoover ve Tarryn Fisher’den başka hiçbir şeye benzemeyen, sürükleyici, dolambaçlı, romantik bir gizem:
Asla Asla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/819fa981-4727-416f-b071-d9a20c6b24c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Penelope, Kirke, Kalypso ve Diğer Kadınların Anlatımıyla Odysseus</image:title>
            <image:caption>Odysseus bir adamın yolculuğunun değil, yolculuğu sırasında onu seven tüm kadınların hikâyesidir: Gemisi batan Odysseus’a yardım eden ve âşık olduktan sonra yedi yıl onu esir tutan Kalypso’nun... Onu büyüten yaşlı dadısı Eurykleia’nın ve ondan nefret eden Sirenlerin... Onunla tanışana kadar erkekleri hor görmekten başka bir şey yapmayan korkunç büyücü Kirke’nin... Onu hayata döndüren zeki prenses Nausikaa’nın... Bu ölümlü kahramanın arkasındaki büyük ilahi tanrıça Athena’nın... Ve yirmi yıldan fazla bir süre boyunca onun dönüşünü beklerken ona sadık kalmak için bitmek tükenmek bilmeyen bir yaratıcılık ve sadakat gösteren karısı Penelope’nin hikâyesi.   Odysseus’un hayatı bir noktada bu kadınlarla kesişiyor ve hikâyesini, her biri Odysseus’un büyük macerasının bir kahramanı olan bu kadınların sesinden dinliyoruz.   Marilù Oliva, bakış açılarını ustalıkla değiştirerek insanlığın bu binlerce yıllık eserini günümüz okurları için yeniden kaleme alıyor ve kadın gözünden anlatarak saklı anlamlarını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9ced9df-c98a-40e4-bf0f-36441da2bd3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Temizlenebilirim?</image:title>
            <image:caption>• İnsanlara veya bazı nesnelere değdikten sonra, hatta bazen onlara dokunmamışken bile kirlenmekten korkuyor musunuz? • Dokunma yoluyla size bir hastalık bulaşmasından çekiniyor mu- sunuz? • Başkaları tarafından kirletilmekten ya da onları kirletmekten en- dişeleniyor musunuz? • Dışarıdan evinize girecek şeylere karşı sürekli tetikte misiniz? • Kirlendiğini düşündüğünüz şeyleri aşırı mı temizliyorsunuz? Ya da onları atıyor musunuz? Kirlendiğini düşündüğünüz şey bir kı- yafetse, onunla temiz olduğunu düşündüğünüz bir yere oturmak- tan kaçınıyor musunuz? • Herhangi bir şeyin tam anlamıyla temiz olduğundan bir türlü emin olamıyor musunuz? • Evinizde aile üyelerinin bile giremeyeceği, dokunamayacağı, otu- ramayacağı “temiz”, “güvenli”, “yasak” alanlar oluşturuyor musu- nuz? • Bir şeylerin temizlendiğini hissedene kadar harcadığınız saatler- den veya hiçbir şey kirlenmesin diye aldığınız önlemlerden artık yoruldunuz mu? • Kirlilik hissine dayanamıyor musunuz? • Yıkanmak size durdurulması imkânsız bir şey gibi mi geliyor artık?   Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı Anlamak Serisi’nin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Bireyin kendine nasıl yardım edebile ceğine yoğunlaşan serinin bu kitabının konusu ise Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluk.   Türkçapar, Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluğun ne olduğunu ve neden olduğunu anlatırken, azımsanmayacak sayıda kişinin mustarip olduğu bu sorunun, doğası gereği kendini saklayan ve sürekli gözden kaçırılan asıl temelini gözle görülür hâle getiriyor. Türkçapar şunu soruyor: Asıl sorun kirlenme-bulaşma mı, yoksa obsesif kompulsif bozukluğun kendisi mi? Rahatsızlığın sonlandırılmasında kritik bir öneme sahip olan bu sorunun yanıtı, kitapta verilen özgün yöntemler ve etkin çözümlerle birlikte okuru sahici bir iyileşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29c83602-92f9-4f8f-8bff-ed4549a497c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Radiant 4 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>&quot;TEKRAR SÖYLEYEYİM: BEN BURADA SADECE GÖZLEMCİYİM. SENİN VARLIĞIN, GÜÇ DAĞILIMININ YENİDEN YAPILANACAĞINI GÖSTERİYOR. BEN DE BU YENİ DENGENİN ORTAYA ÇIKMASINA YARDIMCI OLMAK İÇİN BURADAYIM. ŞÖYLE İFADE EDEYİM: KİMİN TARAFINDA YER ALACAKSIN?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1de8d6b6-b33d-4a35-8ad8-9f2e5f37dd30.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Dakika Daha</image:title>
            <image:caption>“Tuhaf şey şu zaman. Sürekli babamın dilinde. Ama ben babamdan daha iyi anlıyorum zamanı.”


Ödüllü yazar ve çizer Marta Altés’ten, baba çocuk ilişkisi ve çocukların zamanı nasıl algıladığı üzerine neşeli ve haşarı bir hikâye.


“Muzip ve sevgi dolu.” Guardian


“Zamanın minikler ve büyükler için farklı aktığını gösteren bu özgün ve şirin hikâyede herkes kendinden bir şeyler bulacak.” BookTrust


“Zaman gibi anlaşılması güç olabilecek bir kavramı, aile yaşamından gündelik haller üstünden tanıtıyor.” Evening Standard


Kitapları pek çok dile çevrilen yazar ve çizer Marta Altés, CILIP Kate Greenaway Madalyası ve Waterstones Ödülü’ne aday gösterildi; Nottingham Çocuk Kitapları ve Read It Again Ödüllerine layık görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa45fb4a-3414-447f-bab3-c1e7cd0009d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliliğin Dağlarında</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl başı. Bilim ve teknik büyük sıçramalarla ilerliyor. İnsanlık dünyada keşfedilmemiş nokta, bilinmeyen olgu bırakmamaya kararlı. Bu sırada, Miskatonic Üniversitesi’nden jeolog William Dyer, bilim dünyasını Antarktika’ya yönelik bir bilimsel keşif seferinden vazgeçirmek üzere kaleme sarılır. Dyer, bilimsel inceleme yapmak üzere 1930 yılında bölgeye gitmiş gruptan geriye dönebilen iki kişiden biridir. Kutbun ücra yörelerine yaptıkları keşif seferi tarihin, jeolojinin, biyolojinin ve mantığın tek tek iflas ettiği bir dehşet dalgasına dönüşmüştür. Antarktika’da göklere uzanan sıradağlar arasında insanlığı bekleyen tehlike ne olabilir? Dyer akıntıya karşı kürek çekerek, akıl almaz olanı insanlığa anlatmaya çalışır. H. P. Lovecraft’ın son dönem yapıtlarından Deliliğin Dağlarında, yazarın engin düş gücünün bir sentezi gibidir. Bu düş gücünün yarattığı çeşitli karakterler ve yaratıklar buzulların arasında ürpertici oyunlar oynamak üzere bir araya gelirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c690670-bb1b-49e5-8959-17d857bf22a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliliğin Dağlarında (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl başı. Bilim ve teknik büyük sıçramalarla ilerliyor. İnsanlık dünyada keşfedilmemiş nokta, bilinmeyen olgu bırakmamaya kararlı. Bu sırada, Miskatonic Üniversitesi’nden jeolog William Dyer, bilim dünyasını Antarktika’ya yönelik bir bilimsel keşif seferinden vazgeçirmek üzere kaleme sarılır. Dyer, bilimsel inceleme yapmak üzere 1930 yılında bölgeye gitmiş gruptan geriye dönebilen iki kişiden biridir. Kutbun ücra yörelerine yaptıkları keşif seferi tarihin, jeolojinin, biyolojinin ve mantığın tek tek iflas ettiği bir dehşet dalgasına dönüşmüştür. Antarktika’da göklere uzanan sıradağlar arasında insanlığı bekleyen tehlike ne olabilir? Dyer akıntıya karşı kürek çekerek, akıl almaz olanı insanlığa anlatmaya çalışır. H. P. Lovecraft’ın son dönem yapıtlarından Deliliğin Dağlarında, yazarın engin düş gücünün bir sentezi gibidir. Bu düş gücünün yarattığı çeşitli karakterler ve yaratıklar buzulların arasında ürpertici oyunlar oynamak üzere bir araya gelirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a4acfd2-1338-40a1-a7bd-4d6db70e20e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı</image:title>
            <image:caption>Kocasının ölümüyle dul kalan Fikriye Hanım için çöpçatanlar işe koyulurlar. Bulabildikleri talip, birkaç kez evlenmiş ve rahmetli ilk karısından kalan iki çocuğuyla büyük bir yalıda yaşayan Naşit Nefi Efendi’dir. Ancak bu varlıklı talibin bir kusuru vardır: Çocuklarının annesi Binnaz Hanım hortlamıştır. 
Cadı, Hüseyin Rahmi’nin gulyabani, hortlak gibi doğaüstü varlıkları konu edindiği “Garaib Faturası Külliyatı”nın ikinci romanıdır. Külliyatın ilk romanı Gulyabani ’de olduğu gibi, bu romanda da halkın batıl inançları konu edilir. Hüseyin Rahmi bu kez merkeze ruh kavramını oturtarak spiritüalizme karşı, metafizik ve felsefi açıdan bir tartışma da yürütür.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>