﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2b428a-f5d7-427a-9190-7b214e451ae5.jpg</image:loc>
            <image:title>İçeride Tadilat Var</image:title>
            <image:caption>Bütün yolculuklarım uzundur benim 
Ve görmek için çıktım yola 
Çoğu gerçek, azı hayal 
Hayal meyal çıktım yola 
Kâh Zeytindağı’na 
Kâh Lut Gölü’nün derinine 
İne ine çıktım yola 
Bütün yolculuklarım uzundur benim 
Petersburg’un ayazını yakaladım 
Tiril tiril titredim 
Puşkin Cafe’de ısındım 
Piyanonun eşliğinde 
Çar’ın sarayında gezdim 
Yazlık kışlık aynı günde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f003b96-614b-45ad-80c0-08f2707ce173.jpg</image:loc>
            <image:title>Çobanın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Kitabın yazarı İbrahim Çalışgan, Anadolu&apos;nun bağrında, Çorum&apos;a bağlı bir köyde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve liseyi yatılı okuduğu Burdur ve Ankara&apos;da okudu. Köyünün dağlarında dana, koyun, keçi güttü; tarlalarında tırpan biçti, ırgatlık ve amelelik yaptı. Sağlık memuru sıfatıyla Ankara&apos;da Yüksek İhtisas Hastanesinde gece çalıştı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde gündüz okudu. Aynı üniversitede yüksek lisansını tamamladı. Yeditepe Üniversitesindeki doktorasını dağların çağrısına uyduğundan yarım bıraktı. 
 
Okumayı, kültür gezileri yapmayı seven yazar; Anadolu Üniversitesi AÖF&apos;de Kültürel Miras ve Turizm, Ev İdaresi, İlahiyat ve Tarım bölümlerinden mezun oldu. AÖF aşçılık bölümü ile Medipol Üniversitesi Uygulamalı İngilizce ve Çevirmenlik Bölümü öğrencisidir. Yurdun çeşitli bölgelerinde 35 yıl hakimlik yaptıktan sonra en son İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden emekli oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a1b2a75-7b29-4ea3-8b89-1335b92f206c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerkükde Türk Soykırımları</image:title>
            <image:caption>Kərküklü jurnalist, yazıçı dr. Şəmsəddin Küzeçi 20 ilə yaxın bir müddətdə Azərbaycan və İraq Türkmənləri arasında önəmli bir mədəniyyət körpüsü qurmuşdur. Azərbaycana etdiyi hər səfərdə yeni bir əsərlə dostlarının qarşısına çıxmışdır. Azərbaycan xalqının könlündə taxt quran Küzeçi bizimlə yanaşı Professor Qəzənfər Paşayev, Əkbər Qoşalı, Rəsmiyə Sabir, Əflatun Amaşov, Hikmət Babaoğlu və başqa ziyalı və ədəbiyyatçılarla da ortaq işlərə imza atmışdır. 
 
Bu kitab Şəmsəddin Küzeçinin qələmə aldığı ən önəmli əsərlərdən biridir. Çünki Küzeçi bu kitabda İraq Türkmənlərinin son yüz ildə məruz qaldığı soyqırım, qətliam susdurma siyasətini əks etdirmişdir. 1918-ci ildə Osmanlı İraqdan çəkildikdən sonra İngilislərin etdiyi hiyləgərliklərə də yer verən Küzeçi kitabda sənədlər və şəkillərlə birlikdə İraqda yaşamaq uğrunda mübarizə verən İraq azərbaycanlıların faciəsini bütün dünyaya hayqıraraq göstərir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15bf351-4c46-4b78-a22c-64ebeda6bf9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik Çağı Ruh Sağlığı ve Ruhsal Sorunlar</image:title>
            <image:caption>“Gençlik dönemi hayranlıkların ve tutkunlukların bol olduğu bir dönemdir. Gençler bir yandan anne-baba etkisinden sıyrılırken öte yandan kendilerine yeni örnekler seçer. Yeni bir kişilik geliştirirken yoluna çıkan örnek insanlardan kendi benliğine bir şeyler katar. Gençlik çağı kendini, öz kimliğini arayış çağıdır.”
Çocuklar, anne-babalar için sevinç ve mutluluk kaynağı olabildikleri gibi üzüntü ve sıkıntı nedeni de olabilirler. Kimi çocuklar büyüdükçe sorunları da büyür. Çocukluğun önemsenmeyen uyumsuzlukları gençlik çağında birden alevlenip ağır bunalımlara dönüşebilir. “Gençlik sorunları” çoğunlukla bu çağın bocalamalarından ileri gelir ve geçicidir. Kimi zaman da ağır ve kalıcı ruhsal hastalıkların habercisidir. Gençlerle anlaşmak ve geçinmek kolay değildir. Gençler, kendileri bocaladıkları gibi anne-babaları da bocalatırlar; ilişkiler gerginleşip kopma noktasına gelebilir. Bu nedenle gençlik çağı anne-babalar için de bir sınav dönemidir.
Bu kitapta, gençlik çağında ruhsal gelişimi, eğitimi, aile ve toplum ilişkilerini ele aldım. Sık görülen ruhsal sorunları örneklerle açıkladım; gençlerle barış içinde yaşamanın yol ve yöntemlerini tartıştım.
İlk baskısı 1978 yılında yapılan ve büyük ilgi gören bu kitap, ergenlikten başlayarak gençlerin ruhsal gelişimlerini, davranış bozukluklarını ve aile içi ilişkilerini ele alıyor. Gençlik Çağı, gözden geçirilmiş yeni baskısıyla bir kez daha anne-baba ve eğitimcilerle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c69e47-f8d7-40a8-921e-18c730a0addc.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişen Toplumda Aile ve Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabımda, çocukluğun tarihsel gelişimine ve toplumsal yönüne ağırlık verdim. Değişen çocuk kavramı üstünde durdum; çocuklara karşı sürüp giden çelişkili ve duygusal tutumları göstermeye çalıştım. Uluslararası Çocuk Yılı’nın ardından, Çocuk Hakları Bildirisi’nin ışığında, çocuk haklarını ve çocuk sömürüsünü tartıştım. Ortaya iç açıcı bir görünüm çıktığını söyleyemem. Ancak seçtiğim konuların ilgiyle okunacağını ve düşündüreceğini umuyorum.”
Çocuk ve ergen psikiyatrisinin ülkemizdeki gelişimine öncü olan Atalay Yörükoğlu, çocuk ruh sağlığı üzerine yaptığı çalışmalarının, yayınlanan Çocuk Ruh Sağlığı ve Gençlik Çağı kitaplarının hemen ardından, geçmişten bugüne değişen toplumda aile yapısını ve çocukların gelişimini yakın markaja almıştır. Bu markajda kaleme aldığı Değişen Toplumda Aile ve Çocuk, yayınlandığı günden bugüne kadar yoğun bir ilgi ile karşılanmış, sayısız baskı yapmış ve yıllar boyu değerini korumuştur.
İnkılâp Kitabevi’nin gözden geçirilmiş yeni baskısıyla okuruna sunduğu Değişen Toplumda Aile ve Çocuk, olumlu veya olumsuz yönde boyut değiştiren aile yapısını dünya toplumlarını da baz alarak incelerken, başvurduğu kaynakları ve sunduğu gerçekçi verileri ile derin araştırma ve çalışmaların ürünü olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3830ae5c-464e-4ea8-b5ed-6aa65022848c.jpg</image:loc>
            <image:title>Harflerin Dansı</image:title>
            <image:caption>GOODREADS OKUR ÖDÜLLERİ (2015)
KEYSTONE ÖDÜLÜ (2017)
REBECCA CAUDILL ÖDÜLÜ (2017)
BLUESTEM KİTAP ÖDÜLÜ (2019)
 
“Herkes farklı yönlerden zekidir. Ama bir balığı ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, hayvancağız hayatı boyunca kendisini aptal zanneder.” Ally birçok zeki insanı kandırabilecek kadar kurnazdı. O ne zaman baksa, harfler ve kelimeler birdenbire dans etmeye ve iç içe girmeye başlıyordu, ancak Ally her yeni okulda bu durumunu gizlemeyi başarıyordu. Etrafındaki herkesin onu olduğundan farklı görmesinden sıkılmıştı, tek isteği farklı olmamaktı ama ne yaşadığını söylemeye çekiniyordu. Bir gün derslerine yeni bir öğretmen girdi ve Ally&apos;nin kendi hakkında bildiği her şey değişmeye başladı. Sivri dilli Keisha ve bilim düşkünü Albert ile beraber daha önce hayal bile edemeyeceği gerçeklerle karşılaşacaktı. Belki de herkesle aynı olmak, düşündüğü kadar iyi bir şey değildi. Tıpkı “aklın yolu bir” lafını tarih boyunca sorgulatan büyük isimler gibi, Ally de aslında dışarıdan görünenin çok ötesinde. New York Times çoksatan yazarı Hunt’tan, etrafına uyum sağlayamadığı için kendisini suçlayan herkese, duygu yüklü, neşe dolu bir roman.
 
Çok dokunaklı… “Kalıpların dışına çıkma” vurgusu yapılmış… Rahatsızlığın teşhisi ve geri kazanılan okuma azmi gayet tatmin edici şekilde işlenmiş, tıpkı Ally’nin yeni arkadaşlıkları gibi. Kirkus Reviews İlginç ve sevimli karakterlerle dolu, içtenlikle anlatılmış bu öyküde aile, arkadaşlık ve cesaret kavramları birçok yönden ele alınıyor. Okulda zorlananlara umut verecek, belki de yol gösterecek bu kitap, ana kahramanı kadar özgün. Booklist Mullaly yine hayatında kendi kontrolünde olmayan durumların zorluğunu çeken, hassas ve zeki bir kızın portresini zengin ayrıntılarla çiziyor. Bay Daniels sıcaklığı sayfadan dışarı kadar yayılan, ilham verici bir öğretmen. En güzel taraf da, Mullaly Hunt’ın gerçekçilikten uzak bir mutlu son yerine, düşündürücü bir kapanış tercihi.
-School Library Journal
 
Ally’nin öğrenme güçlüklerini okuyan herkes kendine dair bir şeyler bulabilir. Ally’nin hem kendi gelişimi hem de etrafındakilerle ilişkileri gayet doğal ve gerçekçi duruyor.
-Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3c7e5c-b576-4a9f-8178-a404fb8a9a8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe ve Çocuk</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinin ve kurumsallaşmış felsefenin sırtımıza yüklediği katı sorumluluklardan bir anlığına kurtulup gerçek bir felsefi duyarlılık geliştirmek, çocukların felsefi sorularına kulak vermek ve hayret duygusu ile zihnimizin çeperinin genişlemesine izin vermek belki de kaybedilen bu inancı yeniden kazanmayı sağlayabilir. 
Matthews, Çocukluk Felsefesi alanındaki kilometre taşlarından birisi ve Felsefe ve Çocuk filozofun bu alanda kaleme aldığı en önemli eserlerden. Otantik bir varoluş olarak çocukluğa duyulan ilgi, aynı zamanda felsefenin diri kalmasını sağlayan hayret duygusuna bir övgüdür. Yalnızca çocuklar ve çocuklarla çalışanlar için değil, felsefeyi yeniden çocuksu hayret ile buluşturmak isteyen herkes için cüretkâr bir kitap. 
İdeal olarak, belirli bir soruya ilişkin literatürü iyice kavramak, kişinin kendi cevabına veya çözümüne ulaşabileceği besleyici bir bağlam sağlar. Ama bu her zaman bu şekilde olmaz. Bazen filozoflar başkalarının görüşlerini açıklamaya o kadar dalar ki başlangıçta o sorunun kendilerinde uyandırdığı merakı zaman içinde kaybederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fa345fa-edba-4347-b9d8-3c6421efddb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Viyana</image:title>
            <image:caption>Roma İmparatorluğunun sınır garnizonu olmasından Habsburg hanedanının yükselişine, Napolyon’un düşüşünden, Viyana Kongresi ile Avrupa’nın yeniden düzenlenmesine kadar dünya tarihinin çok önemli anlarına ev sahipliği yapan Viyana’nın tarihi genişlemeler ve hayatta kalma mücadeleleriyle doludur. On dokuzuncu yüzyılın sonlarında Avusturya-Macaristan monarşisinin başkenti olan kent Nazi işgalinin ardından yeniden yükselişe geçmiş ve bugün sahip olduğu iki milyona yakın nüfusuyla Avrupa’nın en önde gelen kentlerinden biri haline gelmiştir. 
 
Kısaca Viyana sürekli yeni akımlara maruz kalan kentin bir yandan dışarıdan gelen kültürel etkileri nasıl özümsediğinin bir yandan da bunlara direnerek kendine özgü kültürünü nasıl yarattığının eşsiz bir hikâyesini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62667014-9316-4a4a-ba83-eb4c32ec4ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zahit</image:title>
            <image:caption>“...köyler gördüm yakılıp yıkılmış... boştu!.. evler gördüm bir taşına bile dokunulmamış... boştu! (...) köyler gördüm vadilerde, yeşilliklerin içinde, dersin cennetten bir köşe... boştu! köyler gördüm sarp kayalara tutunmuş kartal yuvası... boştu! (...) köyler gördüm, kör oldum... karanlıktı, karanlık...” 
 
Bugün dahi içinde olduğumuz her çıkmazın, her darlığın sebebi 80’ler Türkiyesi ve sonrası, “anlatmakla bitmeyen”, bitmeyecek bu yıllar Hasan Özkılıç’ın kaleminden gürül gürül akıyor Zahit’te. 2013 Orhan Kemal Roman Ödülü’nü alan Zahit, Türkiye’nin yakın geçmişini zorunlu göçle köyden şehre gelen, şehirde tutunamayan bir ailenin; Süsen’in, Nahit’in, Gülcan’ın ve Zahit’in ağzından anlatıyor. Acı çekerek, ağlayarak, kahkahalar atarak, sevişerek, kavga ederek, umutlanarak, zevk alarak, her halin içinde “Hayat!” diye bağırarak yaşamaya davet ediyor bizi Zahit. 
 
Sayılmayız parmak ile 
Tükenmeyiz kırmak ile 
Taşramızdan sormak ile Kimse bilmez ahvalimiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7207aa65-8723-4fdd-a578-16cd9a83d3cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu Tarihi</image:title>
            <image:caption>1299 yılında Osman Bey tarafından kurulan “Devlet-i Aliyye” Osmanlı, ortaçağdan yakınçağa kadar varlığını sürdürmüş; Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika kıtasına yayılmış büyük bir imparatorluktu. Osmanlı İmparatorluğu Tarihi birçok ırktan ve milletten insanı barındıran bir imparatorluğun nasıl kurulduğu, nasıl bir araya geldiği ve dağılışına kadar geçen süreçte neler olduğuna dair bütüncül bir bakış açısı kapsamlı bir şekilde gözler önüne seriliyor. 
 
Douglas A. Howard, Osmanlı padişahlarının, çeşitli devlet görevlilerinin ve geniş hane halkının rolüne, saray yaşamına, uygulanan mali politikalara değiniyor; hastalık ve felaket dönemlerini, göç ve şiddetin insanlar üzerindeki etkilerini sebep-sonuçlarıyla irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40028ea3-9ee7-4e13-91be-331fb093c6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötekini Kovmak</image:title>
            <image:caption>Kendini seyrettiği gölün başından ayrılamayan Narcissus bugün her yerde ; sokakta, otobüste veya dağ başında, kendini cep telefonu ekranından seyrediyor. İlla seyretmesine de gerek yok. Baktığı her şey, alışveriş merkezindeki her ürün, dinlediği her şarkı, okuduğu her tweet hatta bir başkasının yüzü bile ona kendi muhteşemliğini, eşsizliğini, biricikliğini yansıtıyor bugün. Fakat bu olumlamanın zehirli bir tarafı da var : gizlenmiş bir iktidar mantığı, zorun sapkın bir içselleşmesi. Aynının sonsuz yeniden üretiminde kişi, kendisine biçim verecek soruyu kaybetmiş durumda, ötekini. Ötekinin, başkanın, olumsuzun uzaklara sürüldüğü yerde, sınırın çekilebileceği nirengi noktası bulunamıyor. Geç-modernitenin performans öznesi için her yerden üzerine çullanan ve köpürdükçe köpüren bu mutlak aynılığın tek bir neticesi var: kendini tüketmek. Bu sefer yıkım dışarıdan değil içeriden, ani bir çöküş, depresyon veya burn-out biçiminde geliyor.  
Kaybolan olumsuzun düşünürü, Byung Chul-Han, acının, mahremiyetin, mesafenin kaybını bu sefer de ötekinin kaybı üzerinden düşünüyor. Pek çok düşünür arasında aydınlatıcı ve beklenmedik bağlantılar kurmakta mahir düşünme pratiği, bize bir yandan içinde yaşadığımız “aynının cehennemini” gösteriyor, öte yandan da şaşırtıcı bir felsefe tarihi gezintisi vaat ediyor: 
“Ötekinin varolduğu zamanlar sona erdi. Gizem olarak öteki, baştan çıkarma olarak öteki, Eros, arzu, cehennem ve acı olarak öteki ortadan kayboluyor. Bugün, ötekinin negatifliği, yerini aynının pozitifliğine bırakıyor. Aynının aşırı çoğalması, toplumsal gövdeyi etkileyen patolojik değişikliklere sebep oluyor. Bünyeyi hasta eden şey, mahrumiyet ve yasaklama değil, aşırı iletişim ve aşırı tüketim; bastırma ve olumsuzlama değil, her şeye izin verme ve her şeyi olumlamadır. Zamanımızın patolojik alameti bastırma değil, depresyondur. Yıkıcı baskı ötekiden değil, içten gelir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/355f7199-fd0d-4ac7-a473-3d7ef20b92b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi</image:title>
            <image:caption>James Joyce, Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi’nde İrlanda’da geçen çocukluk ve gençlik yıllarının ve eğitim hayatının canlı ve parlak anılarıyla zenginleşen yarı otobiyografik bir kurgu şaheseri ortaya koyuyor. Sanatçının kurgusal alt benliğini simgeleyen başkahraman genç Stephen Dedalus, toplumun, Katolik Kilisesi’nin ve İrlanda’nın bağımsızlık sürecinin yarattığı baskılardan, kendi kendisini sürgün ederek kurtulmaya çalışır. Stephen Dedalus’un manevi arayış, uyanış ve entelektüel erginleşme yolculuğu hem edebi hem de felsefi açıdan kuvvetli bir dilsel yapıyla ortaya konulur. 
 
Estetik, politika, tarih, din, dil ve mitoloji alanlarına atıflarla derinleştirilen romanda başlangıçta Stephen Dedalus, John Dedalus&apos;un oğlu, yani İkarus&apos;tur. Portre bir bakıma İkarus&apos;un düşüşünün ve başkahramanın sanatçı Dedalus’a dönüşümünün anlatısıdır. 
 
“Ruh doğar,” dedi belli belirsiz, “o sana ilk söylediğim anlarda. Ağır ve karanlık bir doğumdur onunkisi, bedenin doğumundan daha esrarlıdır. Bu ülkede bir insanın ruhu doğduğunda, onu kaçmaktan alıkoymak için ağlar atarlar üzerine. Sen bana milliyetten, dilden, dinden bahsediyorsun. Bense bu ağlardan kurtulup uçmaya çalışacağım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f210f77-df0d-47b3-b174-92744de5f5b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Epik</image:title>
            <image:caption>Sahiden, modern bir epiğe ihtiyaç var mıydı? Yahut bizi eski dünyaların ateşin kahramanlarının yolculuklarına davet eden epik gelenek, modern dünyanın parçalanmış gerçekliği karşısında kendisini olduğu gibi muhafaza edebilir miydi? 
 
Franco Moretti, Modern Epik’te, Faust, Moby Dick, Nibelung Yüzüğü, Ulysses, Çorak Ülke ve Yüzyıllık Yalnızlık gibi “kusurlu başyapıtları” merkeze alıyor ve nasıl sınıflandırılacakları konusunda tartışmalara yol açan bu eserleri dünya metinleri dediği yepyeni ve özgün bir kategoriye dahil ediyor. Zamanın ve mekânın silikleştirilerek çoğaltıldığı; hikâyelerin üst üste yığılmasıyla katmanların artırıldığı; seslerin iç içe geçtiği; şiddetin inkârıyla kahramanın eylem(sizlik)inin meşrulaştırıldığı bu metinler, birbirlerinden oldukça farklı görünmelerine rağmen Moretti’nin kuşatıcı bakışıyla tek çatı altında toplanıyor. 
 
Modern Epik, edebiyatın ve estetiğin sınırlarını aşarak toplum-birey-devlet ilişkilerini disiplinlerarası bir zeminde ele alıyor ve modern epiğin insanlığın evrensel bireyini yaratmada izlediği yolu gösteriyor. 
  “Yaşayan” ve bireysellikten koparılamaz bir bütün... Bir kahraman sayesinde şekil alan ve kendini onda tanıyan bir dünya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9fef1c-5790-40fe-af9b-bbc86ffb021e.jpg</image:loc>
            <image:title>Michel Foucault’nun Yazar Nedir’i</image:title>
            <image:caption>Filozof, fikir tarihçisi ve teorisyen Michel Foucault, yirminci yüzyıl düşüncesinin en etkili isimlerindendi. Onun 1969 tarihli konuşmasından aktarılan “Yazar Nedir?” makalesi; yazarın niyeti, metinlerin anlamı ve “yazarın ölümü” tezine dair bir dizi girift meseleyi ele alır ve okuyucuya çok sayıda “sömürülmemiş soru” sorar. Bir metnin anlamını tanımlayan veya oluşturan şey nedir? Yazarlar ne anlatmaya niyetlendiklerini biliyorlar mı? Peki ya niyetlenilmeyen ya da tarih boyunca değişen anlamlar? Eser gerçekten de yazarın varlığını gerektirir mi? “Kimin konuştuğunun ne önemi var?” 
 
Tim Smith-Laing bu kışkırtıcı tahlilde, “Yazar Nedir?”in yayımlandığı dönemde nasıl bir etki yarattığı, edebi­yat teorisi mirasının önemli bir parçası olarak güncelliğini hâlâ nasıl koruduğu üzerine aydınlatıcı bir inceleme sunuyor. “Yazar Nedir?” edebiyat öğrencileri başta olmak üzere bu alanla ilgilenen herkes için hem edebî metin­lerde yazar ve yazarın niyeti hakkında devam eden tartış­maları anlamanın bir aracı hem de Foucault’nun eserleri­ne giden yolda bir mihenk taşı. 
 
“Foucault’ya göre yazar, anlamın kaynağı değil, anlamın çoğalmasından korkma biçimimizi belirleyen ideolojik bir figürdür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8178ecc5-c1a7-4750-934b-13fc0229c9d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Büyük Şişmanlık Meselesi</image:title>
            <image:caption>İtalyan yönetmen Pasolini, “Kültürel bir çöl yaratılmışsa orada her şey satılabilir. Çünkü çölde her şey mucize etkisi yapar.” der. Bu söz günümüz zayıflama dünyasına son derece uygundur. Moda diyetler, limonlu sular, zayıflatan çaylar, ilaçlar, besin takviyeleri, otlar, sözde yağ yakıcı uygulamalar, düşük kalorili diyetler, kibrit kutusu kadar peynirler, farklı diyetisyenler, spor salonları, onlarca farklı denemeler, denemeler... ve günün sonunda yine şişman olarak kalmalar. Belki de toplamda yüzlerce kilo kaybı. Fakat bir o kadar da geri kilo alma. Bugün zayıflama dünyası adeta diyet emekçisi insanlar yarattı. Ben kendilerini tıpkı tanrıların her defasında aşağıya yuvarlanacak olan kayayı tepeye çıkarmakla cezalandırdıkları Sisifos’a benzetiyorum. Bu kitapta yukarıda anlatılan sömürü tuzağına düşürülmeden, belli bir yiyecek grubu suçlanmadan ve hızlı kilo kaybı vadeden uyduruk tarif reçeteleri sunulmadan güncel ve bilimsel veriler ışığında beslenmenin temel kavramlarını öğrenip şişmanlığı anlayarak bunun çözüm yollarını bulacaksınız. Sonrasında ise şişmanlıkla ilişkili olan; insanlığın yeme tarihi, yağ ve şeker ikilisi, neoliberal gıda endüstrisi, genetik, psikoloji, uyku, egzersiz, popüler diyetler, sürdürülebilirlik, kamusal çözümler, çocukluk çağı obezitesi, ayrımcılık gibi konuları okuyacağınız bir yolculuk sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc70f5b7-8471-4f51-a524-b7089b453f73.jpg</image:loc>
            <image:title>1936 Model Gençler</image:title>
            <image:caption>1930’lu yıllarda üniversiteli gençler arasında Namık Kemal’e karşı bir ilgi canlanmaya başlar. Kimi zaman anma toplantılarıyla, kimi zaman ise gazete yazılarıyla ve demeçlerle körüklenen bu ilgi, edebiyat dünyasında da bir tartışmanın doğmasına neden olur. Peyami Safa’nın ve MTTB çevrelerinin başını çektiği bir grup yazar Namık Kemal ilgisini hoş karşılarken, Nâzım Hikmet ve Kerim Sadi gibi sol görüşlü yazarların ağırlıklı olduğu bir grup ise gençlerin daha önemli konulara ve “asıl hürriyetperverlere” ilgi duyması gerektiğini savunur. Bu tartışmaları ilgiyle takip eden “genç gazeteci” Kemal Tahir ise dönemin önemli edebiyat ve düşünce insanlarıyla ve tartışmanın taraflarıyla mülakatlar yaparak bunları, “Namık Kemal İçin Diyorlar Ki” isimli bir broşürde toplar. Bu broşüre gelen tepkiler üzerine Suat Derviş ve Ahmed Cevad’la beraber “1936 Model Gençler ve Zavallı Peyami Safa” adlı ikinci bir broşür yayımlayan Kemal Tahir eleştirilere cevap verir. 1936 Model Gençler, Kemal Tahir’in gazeteci kişiliğiyle tanıştığımız, hayatının önemli bir dönemine, edebiyat ve düşünce çevreleriyle kurduğu ilişkiye ve yazarın, Türk Edebiyatındaki kalem kavgalarında bulunduğu konuma tanıklık ettiğimiz bir kitap olmasının yanında, okuyucuyu, “Geçit” dergisiyle edebiyat dünyasında kendine bir yer edinen Kemal Tahir’in imzasını taşıyan ilk eserlerle buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a340b9c0-db2b-41f8-a65a-fbf1ce991112.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Güvenlik Sisteminin Çöküşü Bürokrasi ve Siyaset Dedikleri Hatıralarım</image:title>
            <image:caption>Okuyacağınız, bir yüksek bürokratın, karakterli bir siyasetçinin yaşam öyküsüdür. M. Zekai Özcan, yoksul bir ailenin çocuğudur. Çocukluğu, öğrenciliği zorluklarla geçmiştir. Memuriyet hayatı, devlet imkânlarının yağmasına karşı verdiği zorlu mücadelenin örnekleriyle doludur. Sosyal sigorta sisteminin batırılışına giden süreci, kurum içinde genel müdürlüğe kadar yükselen kariyerinde her kademede yaşamıştır. SSK Genel Müdürlüğü’nden siyasete geçişi, devletin tepesindeki bozulmayı da yakinen gözlemlemesine vesile olmuştur. Bu gözlemi ve gözettiği ülke çıkarları, kendisinin Ak Parti’nin en kuvvetli olduğu dönemde Milletvekilliğinden istifasını getirmiştir. Meclis’te, 2008’de başkanı olduğu komisyonda Sosyal Sigorta Sisteminin düzeltilmesi için gösterdiği gayret ve getirdiği düzenlemeler, daha önce yapılmamış reformlardır. Ancak 2023’e kadar kısa zamanda, bu sistem de, siyasi iktidarca rayından çıkarılmıştır. M. Zekai Özcan, kitabında, primli sigorta sistemlerinde olması gereken nimet- külfet denge eşitliği yok sayılarak Emeklilik Sigortası’nın; imtiyazlı sınıflar yaratıp sistemin paralı – pahalı hale getirilmesiyle de, Genel Sağlık Sigortası’nın; nasıl bozulduğunu sebepleriyle ortaya koymaktadır. Yine M. Zekai Özcan, dünyada bir benzerine rastlanmayacak bir siyasi çıkarcılıkla, gelecek nesillerin refahını çalma pahasına, 5.3 milyon EYT’li sigortalıya çok genç yaşta emekli olma hakkı verilerek de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tam anlamıyla batırıldığını net bir şekilde rakamlarla açıklamaktadır. Galeati Yayıncılık Özcan, bürokraside ve siyasette iyiye ve doğruya hücum edilirken, adam kayırmanın, rüşvetin, yalan talanın, iftiranın sıradanlaştırıldığına dikkat çekmekte, çoğu siyasetçinin tek derdinin sadece şahsi çıkarı olduğunu ve daha vahimi de bunu gerçekleştirmek için bütün kutsallarımızı siyaset aracı olarak nasıl kullandıklarını, yaşanmış örnekleriyle okuyucuya sunmaktadır. Bu kitapta, hayatının her devresinde kendisi kalarak, dürüstlükten ayrılmayarak çalışmış bir bürokrat, siyasetçi ve insan portresini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bbe6871-76c7-4830-a3b2-25fe280d118d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramsal Olmayanın Teorisi</image:title>
            <image:caption>Hans Blumenberg’in Gemi Batıyor Seyrediyorlar’ı, “Kavramsal Olmayanın Teorisine Bakış” gibi esrarengiz bir başlık taşıyan bir yazıyla sona erer. Teorinin temel koşullarıyla –yani kavramsal olarak oluşturulmakla– çelişiyor gibi görünen ve dolayısıyla pek çok muammaya yol açan bu bakış, Blumenberg’in yaşamı boyunca varlığını sürdürmüştür. Nitekim onun terekesinde yapılan muazzam keşiflerden biri de bu “bakış”ı tam gelişmiş bir Kavramsal Olmayanın Teorisi’ne kadar götüren daha uzun bir el yazmasıdır ve bu çalışma aynı zamanda, Blumenberg’in felsefi projesi için bütünüyle bir program yazısı niteliğindedir. Yirminci yüzyılın en önemli Alman filozoflarından biri kabul edilen Hans Blumenberg, bu kitapta, kavramsal düşünmenin (ya da eksikliğin) bilişteki rolüne odaklanıyor. Bu bağlamda estetik, yaşam dünyası kavramı, mutluluk, metaforlar, olumsuzlamanın epistemik işleyişi ya da önlem almanın antropolojik işlevi gibi konular Blumenberg’in gözlemlerinin geniş yelpazesinde özellikle öne çıkıyor. Çeşitli felsefe ve edebiyat metinlerinden getirdiği örnek ve betimlemelerle Blumenberg, kavramsal düşünmenin nasıl mümkün olabileceği sorusuna dikkat çekerken, esasında insanların gerçeklikle başa çıkma biçimlerini bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad08d8ac-842b-47ed-b3f0-3aeea92f386c.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşke Sadece Seyircisi Olabilseydim</image:title>
            <image:caption>Ülkü Tamer, birçok sanat dalıyla ilgilenmiş bir sanatçıdır. Onun özellikle çocukluğunda Gaziantep’te başlayan sinema sevdası ve bu sevdanın farklı bir boyutu da olan İstanbul yıllarındaki tiyatroya olan ilgisi sanatçı kişiliğini çeşitli açılardan zenginleştiren bir yöne sahiptir. 
Tiyatro ve sinema, Ülkü Tamer’in dünyasının farklı birer penceresidir. Bu sanatlarla kurduğu iletişim, onun sanat dünyasını son derece ilginç yapmakla kalmaz, bir şairin hayatı boyunca estetik zevkler aldığı farklı evrenlerle kendi dünyasını nasıl doldurduğunu da gösterir. Ülkü Tamer’in yaşantı zenginliğinin farklı bir yönü de onun futbola olan sevgisidir. Bu yüzden yine çocukluğunda başlayan futbol sevgisi, onun hayatında yer etmiştir. Anılarıyla harmanladığı futbol yazıları, bir şairin futbola dair sevgisinin ve anılarının inceliklerini göstermesi açısından da okur için başka bir keşiftir. Keşke Sadece Seyircisi Olabilseydim, pekâlâ, şairin Gaziantep’te başlayıp İstanbul’da büyüyüp genişleyen duyuş gücünün, geniş ilgi alanlarını şiirle süsleyişinin, ne yöne dönerse dönsün orada bir şair olarak bulunuşunun, olağanüstü belgeleri olarak okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc614d19-0f95-4f87-96ff-4eff050029ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Alice&apos;in Harikalar Pastanesi - Külah Külah Boyama</image:title>
            <image:caption>Kes, katla, salla! 
Yelpaze hediye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/764ae903-4321-417e-b1a9-e3ac775142ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi - Külah Külah Boyama</image:title>
            <image:caption>Kes, katla, salla! 
Yelpaze hediye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/330f32d2-a02a-45e1-b81a-5296e691b425.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Arabalar - Külah Külah Boyama</image:title>
            <image:caption>Kes, katla, salla! 
Yelpaze hediye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16fa5d7d-76b2-4dae-9b9f-099692146c92.jpg</image:loc>
            <image:title>Lol Surprise - Külah Külah Boyama</image:title>
            <image:caption>Kes, katla, salla! 
Yelpaze hediye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42a97510-1de1-4a86-9196-0e2b560b11ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader ve İrade Yasa ve Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Soru: Peki, bu kadar açık ve evrensel realitelere rağmen, neden dindar ve dinsiz kesimlerden birçok aydın kaderin varlığını kabul etmiyor? 
 
Cevap: Dinsiz kesim, varlıkta maddeden başka bir güç ve realite kabul etmediklerinden, bilinçli planlama, düzenleme ve dengeleme demek olan kaderi inkâr etmek zorunda kalıyorlar. Mevcut doğal yasalardaki sonsuz bilinç ve sanatlı işleyişi de ya bilinmezliğe veya tesadüfe vermekten kaynaklanan körlüklerinden dolayı bu gerçeği göremiyorlar. 
 
Modern dindar kesim ise; Ontolojik olarak varlığın mahiyetini, sonsuzluk ve zaman-üstülük gibi evrensel hakikatleri bilmediklerinden ve birçok insanın varoluşsal ve ahlakî bir değer olarak kaderi kendi günahlarına bir bahane yaptıklarını gördüklerinden, bu önemli iman rüknünü inkâr ediyorlar. Ve kaderi açıkça anlatan onlarca Kur’an ayetini anlamsız ve mühmel bırakıyorlar. 
 
Bu iki neden dışında, bu asırda dindar-dinsiz herkeste benlik ve gurur fazlaca ajite edildiğinden insanlar, sınırsız sandıkları özgürlük ve iradelerini belli oranlarda sınırlayan, onları İlahi sonsuz sisteme entegre eden; yani manen gerçek özgürlük olan kulluğa yönlendiren kadere inanmak istemiyorlar. 
 
Dindar kesim ise, siyasi ve kültürel olarak kendilerini bir peygambere, bir dine bağlı da görseler, bu asırda çokça gelişen materyalizm, pozitivizm ve nedensellik, o dindarlara varlığı ve hayatı bir derece kaotik ve karanlık olarak hissettiriyor. Haliyle insan farkına varmasa da hissiyatına aykırı olabilecek şeylere inanmak istemez. 
 
Evet, kadere inanmayan kişi, başta iyilik-kötülük olmak üzere her şeye, birçok güce ve sebebe yetkinlik ve etkinlik vermek zorunda kalır. Dolayısıyla böyleler, sonsuz olan birlik ve bilincin aydınlığından mahrum kalıp şirkin ve fikir anarşizminin en kötü şeklinin içine düşer. İşte bakın Mecusiler dindar oldukları halde birlik, bilinçli yaratılış ve sonsuz sistem demek olan kadere inanmadıkları için, iyilik ve kötülük tanrıları (Yezdan ve Ehriman) diye iki ayrı yaratıcıya inanıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d70f81-336d-4362-98e9-4a36857748cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Antroposen’de Kapitalizm – Ekolojik Yıkım veya Ekolojik Devrim</image:title>
            <image:caption>İçinde yaşadığımız kapitalist sistem geleceğimizi tehdit ettiği gibi şimdi bir de dünya ile çatışıyor. Bu kitap, zamanımızın korkunç gerçekliğine dair. Ancak aynı zamanda da tarihin kritik anlarında insanlığın gösterdiği çabanın bilgisine sahip olmanın getirdiği bitip tükenmez bir umuda da dair. 1919 yılında Marksist felsefeci Georg Lukacs dünyanın kaderinin tehlikeye girdiği devrimci durumlarda “bireyin bilinci ve sorumluluk duygusu, dünyanın yazgısının değişmesinin kendi eylemine ya da eylemsizliğine bağlı olduğu varsayımıyla karşı karşıya kalır” demişti. Bugün işte böyle kritik bir dönemde yaşıyoruz. İnsanlığın geleceğinin niteliği hatta varlığı verdiğimiz mücadelenin muhtevasına, kendimizi yeniden yaratarak dünyayı da yeniden yaratma becerimize, sadece şimdiki ve gelecekteki kuşakların değil, aynı zamanda gezegende yaşayan türlerin de iyiliği için etrafımızı saran ve geleceği tehdit eden yıkıcı toplumsal koşulları dönüştürme isteğimize bağlı. 
Kapitalizm doğası gereği kendi yuvasını telafisi imkânsız bir şekilde kirleten bir sistem, üstelik artık bunu bütün gezegene yaydı. Bu durumun bir bütün olarak insanlık ve gelecek bütün nesiller için yarattığı sorunun ölçeği tahayyüllerin ötesinde. Bugün dünyada hâkim bir sosyoekonomik sistem olan kapitalizm, dünyadaki çoğu insanın gündelik yaşamını etkiliyor. O kadar yaygın ve kapsayıcı ki, şunu sormak mantıklı: Dünyanın sonunu tasavvur etmek, kapitalizmin sonunu tasavvur etmekten daha mı iyi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b10995-8f46-4d16-8d07-681ebe0fbe02.jpg</image:loc>
            <image:title>Kawaii - Külah Külah Boyama</image:title>
            <image:caption>Kes, katla, salla! 
Yelpaze hediye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d49d33-64ec-4186-b94a-13ec24af1cb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney The Never Girls 2 - Aradaki Geçit</image:title>
            <image:caption>Periler diyarına sihirli bir yolculuk … 
Bu haksızlık! Kate, Mia, Lainey ve Gabby tam da Peri Kovuğu’na yerleşecekleri sırada eve dönmek zorunda! Tinker Bell, daha önce hiçbir çocuğun Düşler Ülkesi’ne geri gelmediğini söylese de Lainey buna inanmıyor. Bir daha asla bir geyiğin sırtında ormanı aşamayacak mı? Perilerden uzakta yaşarken hayvanların dilini nasıl öğrenebilir? Kızlar, Düşler Ülkesi’nden ayrılsalar bile bu diyarın sihri peşlerinden geliyor gibi. Lainey, mutfakta gördüğü farenin, perilerin süt farelerinden biri olduğuna emin! 
Yoksa, iki diyar arasında bir geçit mi var?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/651b0e1f-4472-4961-a084-0f527b73d0a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Evde Kahkaha Partisi - Peppa Pig</image:title>
            <image:caption>Peppa ve arkadaşları seni evde komikliklerle dolu bir kahkaha partisine davet ediyor. 
Boya kalemlerini kap, kapıyı arala! Sayfaları rengârenk boya, çıkartmalarla süsle, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bbc2124-e2bf-45f4-a799-ebb650bef1ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Miniminnacık Pisicorn</image:title>
            <image:caption>PİSİ, bir unicorn olabileceğini düşünüyor. Kendini kusursuz bir unicorn gibi hissediyor. Fakat Unicorn, tüm muhteşemliğiyle geldiğinde Pisi, kendini bir tüy yumağı gibi küçücük hissediyor. Bir araya gelmesi imkânsız gibi görünen bu ikili, kendilerini oldukları gibi kabul edip birbirlerini gerçekten de anlayabilecek mi dersin? 
Sihirli ve çok satan kitapların yaratıcı ekibi Shannon Hale ve LeUyen Pham’un yürekleri sızlatan, kuyrukları hoplatan unicorn maceralarına davetlisin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e12ba0b-6c1d-4440-8ccb-8d8e512e382a.jpg</image:loc>
            <image:title>Müsmükemmel Pisicorn</image:title>
            <image:caption>Pisi, bir unicorn olabileceğini düşünüyor. Kendini kusursuz bir unicorn gibi hissediyor. Fakat Unicorn, tüm muhteşemliğiyle geldiğinde Pisi, kendini bir tüy yumağı gibi küçücük hissediyor. Bir araya gelmesi imkânsız gibi görünen bu ikili, kendilerini oldukları gibi kabul edip birbirlerini gerçekten de anlayabilecek mi dersin? 
Sihirli ve çok satan kitapların yaratıcı ekibi Shannon Hale ve LeUyen Pham’un yürekleri sızlatan, kuyrukları hoplatan unicorn maceralarına davetlisin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c8403bf-a6e6-4adc-909a-a4ce94256d98.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkilerin Özel Hayatı</image:title>
            <image:caption>“Özgür ve alımlı bir peri olan Defne, Apollon’dan kaçmak için nehir tanrısı babasına yalvarır. ‘Beni dönüştür! Beni rahatsız eden bu güzelliği benden al!’ Bunun üzerine bir ağaca dönüşür.” 
 
Yıllar sonra evine dönen Keehyun, ağabeyinin iki bacağını da bir mayın patlamasında kaybettiğini görür. Babası sabahtan akşama kadar bahçedeki ağaçlarla ve çiçeklerle ilgilenmekte, kimseyle konuşmamaktadır. Annesinin ise tüm aileden gizlediği sırlar vardır. Bir gün gizemli biri annesini takip edip sırlarını öğrenmesi için Keehyun’a yüklü bir ödeme yapar. 
 
Kore edebiyatının bol ödüllü yazarı Lee Seung-U Bitkilerin Özel Hayatı’nda sırların, aşkın ve tutkunun yansımalarını izliyor. Sevilmeden sevmenin acısını olduğu kadar tadını da anlatıyor. Kavuşmanın, ayrılmanın, aile kurup kök salmanın ve sevdiklerinden koparılmanın hikâyesi.  
 
“Kore edebiyatı, Nobel Edebiyat Ödülü’nü fazlasıyla hak ediyor. Ben kişisel olarak Anatoly A. Kim, Hwang Sok-yong, ve Lee Seung-U’nun bu ödülün muhtemel adayları olduklarını söyleyebilirim.” 
  -Jean-Marie Gustave Le Clézio,
  2008 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25702ec8-d4da-4f88-9b5f-6ac499d11780.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansız</image:title>
            <image:caption>Engin Akyürek’in ikinci öykü kitabı Zamansız, tam da kimsenin zamanının olmadığı zamanlara inat karşımızda. Zamansız olan ne varsa hissettiğimiz, bu kitapta ustaca anlatılmış ve okurların yüreğine girmeyi bekliyor; ilk aşkın heyecanı, önyargılara kurban edilmeyen dostluklar, ölümsüz aşkın en güzeli, patilerin ve tüylerin huzuru, en pürüzsüz karşılaşmalar, dost sohbetlerinin yumuşaklığı, teknolojinin bile aramıza giremediği zamansızlıklar ve daha niceleri… 
 
İnsanlar öpüşürken neden gözlerini kapatıyorlardı? Karanlığın içinde yeni bir dünya keşfetmek için miydi acaba? Atalarımız belki de kendi mahremlerini yaratmanın formülünü yıllar önce bulmuştu… 
 
*** 
 
Tanışalı bir saat on üç dakika olmuştu. Nereden mi biliyorum? Zamanı düşünmeden her şeyimle orada olduğum bir an yaşamamıştım da ondan. 
 
*** 
 
Hissettiklerimi sindirmem için telefonun ekranına bakma ihtiyacı duymuştum. Âşık mı oluyordum, yoksa yeni tanıştığım birinin bilinmezliği beni bir yolculuğa mı davet ediyordu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a20ec5-5e01-4ada-839a-b7e376fbae67.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Köle</image:title>
            <image:caption>“Avrupalı köleler medeni insanların tutumlarını ve göreneklerini benimseme fırsatına kavuşurken, son derece korkunç ölümlerden, cezalardan, ahlaken iğrenç düşkünlüklerden ve serflikten kurtarılmıştır.” 
 
Hepimiz tarihe “Ya şöyle olsaydı?” diye sorular sorup onunla fantastik oyunlar oynamayı severiz. Bugün Londra Metrosu’nda seyahat ederken topraklarında güneş batmayan ülkesinin tarihini okuyan Beyaz, kafasını okuduğu kitaptan kaldırıp “Ya atalarım köleleştirilseydi?” diye sormuş mudur bilinmez ama Bernardine Evaristo bütün kibirli muktedirleri tedirgin edecek soruyu soruyor: Ya Afrika, Avrupa’yı sömürgeleştirip köleleştirseydi?  
 
Kölelerin beyaz, efendilerin siyah olduğu bu şiirsel hiciv, alternatif tarih yazımlarının bile açamadığı Karanlığın Yüreği’ni açıyor. 
 
Kız, Kadın, Öteki adlı kitabıyla 2019’da Booker Ödülü’ne layık görülen Evaristo, yalnız tarihi değil, Tom Amca’nın Kulübesi, Kökler gibi, bütün dünyanın bildiği romanları da tersine çeviriyor ve tarihe gerçekten “Nasıl hissettiler?” sorusunu sordurtuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4305274e-a13f-4f2d-8c38-fd3a49336ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Elibittibile</image:title>
            <image:caption>“Eli bitti bile!” diye haykırdı o sırada Gülten’in arkasında bulunan kızı. “Geçmiş olsun hanımlar, beyler.” “Bu söylediğinize “palindrom” derler. Bilir misiniz?” dedi Nuri Bey. “Antik Yunan’da geri geri koşan zat demekmiş.” 
 
Hayat bazen hem çok kısa hem de çok uzun gelir insana. Bu durum belki de insanoğluna tanınan, bu bir tanecik hayatın nasıl yaşandığıyla ilgilidir. İster kısa ister uzun olsun hayatın döngüsü hep aynıdır. Hayatta mutluluk, neşe, sevgi olduğu kadar keder, üzüntü, nefret de vardır. Gülten Hanım da bu döngüyü yaşayanlardan biri. Hayatının yavaş yavaş sonbaharına gelen Gülten Hanım, yaşamın ona sunduğu ne varsa anlayışla, sabırla kabul etmiş; nice doğumlar, ölümler görmüş, yaşanan acıları metanetle atlatmış bir kadın. Ne istediğini bilen, yaşamaktan korkmayan, yılmayan bir kadın. 
Ümit Yalçın Doğan, bir masal anlatıcısı üslubuyla kurguladığı Elibittibile romanında, Gülten Hanım ve ailesinin çok katmanlı hayatının içine adım adım dahil ediyor okuru. Biz de onlarla birlikte üzülüyor, endişeleniyor bazen de keyifleniyoruz. Kimi zaman da hayatın acı- tatlı sürprizleri karşısında şaşırıyoruz. Ailenin mübadele ile geldiği Ayvalık’taki hayatı İstanbul’a uzanıyor. Midilli’den İstanbul’a uzanan bu yolda zamanın, şehirlerin, insanların değişim ve dönüşümüne de şahit oluyoruz. Ve onlarla birlikte zamanın çarkları arasında duygusal bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cb3a6b2-e475-4833-a490-1f5b93451ed6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yıldız Bir Yıldız Daha</image:title>
            <image:caption>“Kadınlar yıldızlaştığında dünya güzelleşir.” 
 
İspanyol gribinin dünyayı tahakkümü altına aldığı ve 1. Dünya Savaşı’nın son günlerinin yaşandığı bir dönemde; hem kadınların tarihte ilk kez oy kullanmak için verdiği mücadeleyi hem de İrlanda’nın bağımsızlığı için halkın verdiği çabayı; zorluğun, ayakta kalmanın ve cesaretin resmini çizen bir karakterin gözünden okuyoruz. Savaş ve isyan hakkında her şeyi bilen süfrajet bir anne tarafından yetiştirilen Stella, dünyayı kasıp kavuran büyük grip salgını yüzünden annesinden ve evinden ayrılarak hiç tanımadığı teyzesiyle yabancı bir ülkede tek başına kalır. 
İrlanda&apos;yı sonsuza dek değiştirecek olan seçim günü yaklaşırken Stella, dünyayı gerçekten değiştirebileceğini fark eder. Ama tek başına ve birden değil. 
Bu kitap; gece gökyüzünü aydınlatmak için beliren yıldızlar gibi, tarihin kişiden kişiye nasıl yazıldığına ışık tutuyor. 
Bir Yıldız, Bir Yıldız Daha; İrlanda’nın bağımsızlığı hakkında kendi düşünceleri olan ve bir savaşı yaşamanın acı gerçekleriyle yüzleşen birbirinden ilginç ve sevimli karakterlere sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8afc7f7a-8348-40a1-bf78-9dc7386ff61b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Ölmek</image:title>
            <image:caption>Bir Brüksel Polisiyesi: İki cinayet ve beş yılı bulan soruşturma 
 
Şubat ayında bir sabah, Brüksel&apos;de parçalanmış iki ceset bulunur. Otoparkta bulunan ceset evsiz bir adama, diğeri ise zengin bir bölgede yaşayan başka bir adama aittir. 
Komiser olay yerine gelir. Yanında soruşturmayı takip etmeye yetkili bir gazeteci de vardır. Tam bu anda bir gerilim filminin tedirginliği ve tekinsizliği insanın bütün hücrelerine yayılır. Bu iki ceset arasındaki bağlantı nedir? Komiser bu soruşturmayı çözebilecek mi? Beş yıl sürecek haberciliğin öyküsü de o şubat sabahında başlar. 
Yazarımız Anne-Cécile Huwart bir gazetecidir. Le Soir, Moustique, Le Vif l&apos;Express ve Médor gibi çeşitli medya kuruluşları için uzun süren soruşturmalar ve raporlar hazırladı, haber yaptı. 2019 Belfius Ödülünün finalisti oldu. Gece Ölmek onun ilk kitabı. Gazetecilik ve polisliğin kavşağında yazıyor. Hikâyesi dünyada çok az bilinen ve yazılan bir türde: gerçeklik edebiyatı. Türkçede de ilgiyle karşılanacağını ve çok sevileceğini düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9b06e2f-0c31-4225-bf8f-812811dcf1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalindeki Ev</image:title>
            <image:caption>Seninle yeniden radyoda müzik çalarken kahve içmeyi umut ediyorum. 
 
Hayalindeki Ev, KwaZulu-Natal Midlands’taki çiftliklerini terk eden mahzun, yaşlı beyaz bir çiftin hikâyesidir. Bu çiftlikteki mezarlar, sırlar ve trajediler; bir ırkın diğerine, “insan”dan daha aşağı davrandığı hakkındaki korkunç gerçeklerle kaleme alındı. Yazar, bir aile üzerinden bir ulusun durumunu ve belleğini; ihanet, kayıp, aşk, ölüm, cinsiyet ve ırk üzerinden vererek derin ve katmanlı bir dil evreni oluşturuyor. Bu evrenin içinde bulunan karakterlerin acıları, tutkuları, korkuları ve umutları “beyaz-siyah” gerilimi üzerinden bir kıvılcım gibi yoğun bir şekilde açığa çıkıyor. 
Craig Higginson&apos;ın KwaZulu-Natal&apos;ın Midlands bölgesinde geçen sürükleyici ve unutulmaz eseri Hayalindeki Ev, Güney Afrika’nın ırk sorunlarına son derece dokunaklı ve hassas bir şekilde yaklaşıyor. Suratımıza tokat gibi çarpan bu gerçekler, bulundurduğu derin karmaşanın kuytularına inme konusunda büyüleyici bir şekilde bizi çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/992228de-b233-4c27-8967-f3d604293443.jpg</image:loc>
            <image:title>Hişt Hişt! Duyan Var mı?</image:title>
            <image:caption>“Tersine döne döne yok olacak Dünya. Her şey son bulacak. Şimdilerde kimse farkında değil bu garipliğin, yalnız ben…” 
 
Terk ettiğim boyutlardan birinden beni ziyarete gelmişler. Oysa oradan çıkarken kapısını kilitleyip anahtarını derin sulara fırlatmıştım. 
Ben böyleyim: Dostları, yoldaşları ve anılarıyla geçmişi, geçmişte bırakır yoluma devam ederim. Buldular beni, kaçamadım. Çalıştığım yeri öğrenmişler. Şimdi mecburen geçmişin bulanık sularında bir süre yüzmem gerekecek. İnsan hafızasının kilidini açmayınca, güneşin doğudan doğup batıdan battığını, insanların önce doğup sonra öldüklerini, önce genç sonra yaşlı olduklarını, ileriye doğru yürünmesi gerektiğini unuturlar. Dünya tersine dönmeye başlar. Sıradanlaşmış bir olayın tekrarı, acımasızlığın ete kemiğe bürünüp karşımıza dikilmesi ya da bir an, bir olay, bir ses, bir yüz o kilidin açılmasına ve geçmişle hesaplaşmamıza hatta tutunduğumuz ne varsa vazgeçmemize neden olabilir. 
Bir otobüsün tutamacını bırakıp ilk durakta inip yürümeye karar verebiliriz mesela. 
Gülcan Aksoy’un öykü karakterleri de hafızalarının kilitlerinin açıldığı o anlardan sesleniyor okurlarına. Yazarın katmanlı kurgularla ördüğü olay örgülerinde seslerini duyurmaya çalışan, geçmişiyle hesaplaşan öykü karakterlerine Gregor Samsa, Oliver Twist, Olric gibi kurgusal karakterler ses ve nefes oluyor zaman zaman. 
 
Anlıyorum, ben bir böceğim, sizin yanınızda dönüştüm böceğe, bilincimde hiçbir değişiklik olmadığı için bunun farkında değilim. Bu kabinde siz kendinizin yalnız olduğunu düşünüyorsunuz. 
 Beni görmüyorsunuz, eğilin, başınızı aşağı çevirin ben buradayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0102c168-e38f-4a6a-916c-0cd31b0ded3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın Avril, Kyoto’dasın!</image:title>
            <image:caption>Her şey değişir, gelip geçer, her şey mükemmel bir huzur vardır, insan, yaşamı ve ölümü aştığında. 
 
Avril Santana ile tanışın. 
Avril Santana; meraklı, neşeli, eğlenceli ve bazen de huysuz ve açık sözlü. Japonya&apos;da yeni bir dünya keşfeden 16 yaşındaki bu kız; uçsuz bucaksız hayallerin, özlemlerin, büyümenin, şüphelerin, ilk öpücüklerin, kimlik arayışının ve dostluğun ekseninde bizleri buluşturuyor. 
Kitapta pop kültür filmlerine, sanatçılarına ve şarkılarına, ayrıca yakın tarihte silinmez izler bırakan bazı olaylara da atıflar bulunuyor. 
Hoşgörünün, erdemin, savaşın, ayrımcılığın ve zorbalığın kol gezdiği dünyada yazar, gençlerin dünyasına inerek bu konuları dostça, sade ve nüktedan bir dille kaleme alıyor. 
Günaydın Avril, Kyoto’dasın!, âdeta kiraz şekeri tadındaki doğallığı ile okuyan herkesi kendine çekiyor. 
Dan Sam, belki de edebiyatın en sevimli karakterlerinden birini yarattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bf12537-596d-4416-abbf-891f92b6017a.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpekler ve İnsanlar</image:title>
            <image:caption>“Öğrencilerime tavsiyem, her zaman köpeklerine inanmalarıdır.” 
 
Kısmen otobiyografik kısmen de tarihsel bilgileri içinde barındıran Köpekler ve İnsanlar, can dostlarımız köpeğe olan tutkumuzun bir kutlamasıdır. 
Canlı anekdotlar ve mitolojik hikâyelerle süslediği bu kitapta John Barrington, köpek ve insan arasındaki bağın evrimini, köpeklerin vahşi doğadan bugün bildiğimiz şekliyle sevgili yoldaşlara nasıl dönüştüğünü haritalandırıyor. 
Barrington, hayat kurtarma operasyonlarında arama ve kurtarma çalışmaları yapan, epilepsi ve kanser uyarısı durumlarında insanlara yardımcı olan ya da rehberlik eden köpek dostlarımızın yürekleri ısıtan hikâyelerini anlatıyor. 
 
John Barrington&apos;ın kitabını büyük bir zevkle okudum. Bu çalışkan çoban; hayvanları, yaban hayatını, her an etrafını saran ağaçları ve çiçekleri ve muhteşem doğayı o kadar güzel yazıyor ki, Batı İskoçya&apos;nın görkemli köşesinin unutulmaz bir resmini çiziyor. Oldukça harika bir hayatın, hoş bir hikâyesi. 
James Herriot - Red Sky at Night</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5df285c9-92e8-486c-b1de-f4131b07055c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağaraya Sıkışan Son İnsanlar</image:title>
            <image:caption>“Bir çırpıda yargılamadan önce dinleyin, ses yakından geliyor olabilir ama mağaranın yankısıyla bozulmuştur belki.” 
 
İranlı yazar Muhammed Abedi, son kitabında zorbalık ve zulüm karşısında sıkışmış kalmış, kendi içine kapanmış ve çıkış yolunu kaybetmiş bir insan topluluğunu anlatıyor.
Bütün bunlar bize çok tanıdık gelebilir. Ne de olsa İran, elimizi uzatsak değecek kadar yakın bize, hem coğrafi olarak hem kültürel olarak. 
Ama yazı şaşırtır. Edebiyatın dili, bizi gündelik olandan alır ve bir tepenin üstünden insanlık durumlarını izleme imkânı verir. 
Mağaraya Sıkışan Son İnsanlar, komşunun ruh hâlini, sıkışmışlığını ve çaresizliğini  duyguları kelimelere dökerek anlatma becerisini yakalamış. Belki de ihtiyacımız olan, bilmekten önce anlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca78655-1b5b-46fa-bb09-3f16b2501644.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaklardaki Ayçiçeği Tarlaları</image:title>
            <image:caption>“Ama hayaller, hayaldir işte, asla gerçekleşmez ve doğası gereği kırılgandır.” 
 
Yüzünü bütün gün güneşe dönen ayçiçekleri ya da günebakanlar her zaman insana sempatik gelmiştir. Hatta büyülü bir yanı vardır denebilir. Gözümüzün önünde dans eder, ilham verirler. 
Çin edebiyatının bu değerli eserinde, bu dansa kendini bırakmaya razı bir anne ile kızının, kırsalda geçen hayatları satırlara taşınıyor. “Yaşadığımız yer vahşi doğanın ortasında, gözden uzak ve diğer her şeyden o kadar bağlantısızdı ki görseniz hayaletlerin bile geçmeye korkacağını söyleyebilirdiniz.” 
Kesinlikle Doğu’nun doğaya, kelimelere, ilişkilere bizden çok farklı ve etkileyici bir bakış açısı var: “Üç gün üç gece ayçiçekleri yaşam ilaçlarını emer, tamamen doyana kadar suyu kana kana içerdi. Sonunda ise tomurcuk, göz kamaştıran altın ışıltılı ve harika bir sarı renkten oluşan en güzel kostümüyle çiçeğin en derin yerinden kendini gösterirdi.” 
Kelimelerin tıpkı ayçiçekleri gibi bütün gün dans ettiği ve yüzünü güneşe dönmekten sakınmadığı bir roman Uzaklardaki Ayçiçeği Tarlaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68ca6da4-cae6-4c8d-8a76-6682274e0595.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılan Balığı Avı</image:title>
            <image:caption>“Göğsündeki kuş dövmelerini teker teker gökyüzüne saldı…” 
 
Küçük Ari, onlardan biri olana kadar yetim kelimesinin ne anlama geldiğini tam olarak kavrayamıyor. Ta ki çok sevdiği abisi Taukiri onu, Kat teyze ve Stu enişteye bırakana kadar... Ailesini kaybeden Ari; ezilen, şiddet gören teyzesi ve acımasız Stu eniştesinin yanında yaşamı anlamaya ve hayatta kalmaya çalışıyor; acıyla baş etmenin yolunu vücuduna yara bantları yapıştırmakta buluyor. İşte bu mücadelesinde onu ayakta tutan, arkadaşı Beth, köpeği Lupo ve Taukiri’nin onu almak için geri dönebileceği umudu. 
Ari’nin hikâyesi burada başlamıyor, onun hikâyesinin kaynağı Maori köklerinden besleniyor. Taukiri ve Ari’yle beraber geçmişe uzanıp Jade, Toko, Kat teyze ve Sav’ın hikâyesini de okuyoruz. Hayatın seçimlerimizden oluştuğunu, hayatımıza giren insanlarla akışının değişebileceğini; aşk, bağlılık, güven gibi kavramların deneyimlerimizle farklı tanımlanabileceğini anlıyoruz. Ve insanın bazen ne kadar kötü ne kadar acımasız olabileceği gerçeğiyle irkiliyoruz. 
“Hikâye bilgi demektir, bilgi ise güç. Ve hikâyeler incilerden, elmas kolyelerden, broşlardan ya da yakut yüzüklerden daha değerliydi.” diyen Yeni Zelandalı yazar Becky Manawatu; Yılan Balığı Avı adlı romanında, insanlığın kadim sorunları şiddet, acımasızlık ve hoşgörüsüzlüğü en yalın ama en sert hâliyle işliyor. Yazar; ince ince dokuduğu kurgusuyla okura, hikâyelerin gücünü hissettiriyor. 
 
“2019&apos;un en iyi kitabı ve gerçekten muazzam, derin ve güçlü bir çalışma, hatta belki de Once Were Warriors&apos;tan bu yana alt sınıf Yeni Zelanda yaşamının en başarılı tasviri.&quot; 
 
Steve Braunias - The Scene of the Crime da dâhil olmak üzere 16 kitabın yazarı 
 
“Bence herkes Yılan Balığı Avı’nı okumalı. Bu, insanların on yıllar sonra da hakkında konuşacakları bir kitap.&quot; 
Kiran Dass - Yazar ve eleştirmen 
 
“Güzelliği ve harikası, parlak hayalleri ve kalıcı gücü olan somut karakterler ve onun yazmamasını isteyeceğiniz diğer karakterler.” 
 
Arihia Latham - Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35b61a1f-d6d9-4d8b-9032-ed01c8891838.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>Pek çok masal karakterinin yer aldığı Yaz Başlangıcı; Uzakdoğu’nun egzotik saray bahçelerini, kamelyalarını, saraylarını, sokaklarının tarihi yapısını ve geleneksel festivalleri hakkında nice birbirinden ilginç ve eğlenceli bilgiyi barındıran rengârenk görsellerle bezenmiştir. 
 
Yazın gelişiyle birlikte geleneksel ve birbirinden ilginç yemek hazırlıkları başlar. Bu hazırlıklar için Prenses ve Küçük Erkek Kardeşi’ne; Balık, Ejderha ve Denizatı gibi nice hayvan eşlik eder. 
 
Yerel çizimleri, olağanüstü güzellikteki sarayları ve ilgi çekici mitolojisiyle Uzakdoğu’dan çocuklara mevsimleri öğreten şahane bir hikâye sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8833e95-5764-4e34-b76e-8f023489cc91.jpg</image:loc>
            <image:title>Tohumlar Filizleniyor</image:title>
            <image:caption>Pek çok masal karakterinin yer aldığı Tohumlar Filizleniyor; Uzakdoğu’nun egzotik saray bahçelerini, kamelyalarını, saraylarını, sokaklarının tarihi yapısını ve geleneksel festivalleri hakkında nice birbirinden ilginç ve eğlenceli bilgiyi barındıran rengârenk görsellerle bezenmiştir. 
 
Yazın gelişiyle birlikte geleneksel ve birbirinden ilginç yemek hazırlıkları başlar. Bu hazırlıklar için Prenses ve Küçük Erkek Kardeşi’ne; Balık, Ejderha ve Denizatı gibi nice hayvan eşlik eder. 
 
Yerel çizimleri, olağanüstü güzellikteki sarayları ve ilgi çekici mitolojisiyle Uzakdoğu’dan çocuklara mevsimleri öğreten şahane bir hikâye sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b6e09c2-fb51-460e-a430-7f0422a18432.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Sıcakları</image:title>
            <image:caption>Pek çok masal karakterinin yer aldığı Yaz Sıcakları; Uzakdoğu’nun egzotik saray bahçelerini, kamelyalarını, saraylarını, sokaklarının tarihi yapısını ve geleneksel festivalleri hakkında nice birbirinden ilginç ve eğlenceli bilgiyi barındıran rengârenk görsellerle bezenmiştir. 
 
Yazın gelişiyle birlikte geleneksel ve birbirinden ilginç yemek hazırlıkları başlar. Bu hazırlıklar için Prenses ve Küçük Erkek Kardeşi’ne; Balık, Ejderha ve Denizatı gibi nice hayvan eşlik eder. 
 
Yerel çizimleri, olağanüstü güzellikteki sarayları ve ilgi çekici mitolojisiyle Uzakdoğu’dan çocuklara mevsimleri öğreten şahane bir hikâye sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2272be4a-81a8-4ca9-93ff-569513af57d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Gün Dönümü</image:title>
            <image:caption>Pek çok masal karakterinin yer aldığı Yaz Gün Dönümü; Uzakdoğu’nun egzotik saray bahçelerini, kamelyalarını, saraylarını, sokaklarının tarihi yapısını ve geleneksel festivalleri hakkında nice birbirinden ilginç ve eğlenceli bilgiyi barındıran rengârenk görsellerle bezenmiştir. 
 
Yazın gelişiyle birlikte geleneksel ve birbirinden ilginç yemek hazırlıkları başlar. Bu hazırlıklar için Prenses ve Küçük Erkek Kardeşi’ne; Balık, Ejderha ve Denizatı gibi nice hayvan eşlik eder. 
 
Yerel çizimleri, olağanüstü güzellikteki sarayları ve ilgi çekici mitolojisiyle Uzakdoğu’dan çocuklara mevsimleri öğreten şahane bir hikâye sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d578978-0bd7-4274-bfd9-57de89b3962e.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo Da Vinci - İlk Bilgin</image:title>
            <image:caption>“Klişeleşme eğilimindeki ‘Rönesans insanı’ terimine tarihte gerçekten layık biri varsa o da Leonardo da Vinci’dir.” 
O, kitabı sadece seçkin bir azınlığın gördüğü bir çağda doğdu ama insan bilgisinin o dönemde içinden çıkılamaz çoğu alanı hakkında akıl yürüttü. Günümüzdeki büyük şöhretinin sebebi, sayısız yeteneğe ve uğraş alanına sahip olmasına karşın, sanat eserlerinden kaynaklanır. Louvre Müzesi’ndeki Mona Lisa her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi boşuna çekmiyor ve çizimleri ile diğer resimleri de bu eseri kadar ünü hak etmiştir. Ancak çizdikleri yakından incelendiğinde, bunlar ansızın Leonardo’nun başka bir yönünü gözler önüne serer: Onun muhteşem bilimsel kavrayış yeteneği. 
Leonardo da Vinci’nin çocukluğundaki yoksunluklarını, eşcinselliğini, Machiavelli’den Cesare Borgia’ya kadar çağdaşlarıyla olan ilişkilerini ve renkli özel yaşamını bilimsel araştırma tarihinin ilk örnekleriyle harmanlayan Michael White, bu şaşırtıcı dehanın yeniden değerlendirilmesine yönelik baştan çıkarıcı iddialar ortaya atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d44d50eb-2107-41f1-b938-be2d7eb7ff7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahıllar Olgunlaşıyor</image:title>
            <image:caption>Pek çok masal karakterinin yer aldığı Tahıllar Olgunlaşıyor; Uzakdoğu’nun egzotik saray bahçelerini, kamelyalarını, saraylarını, sokaklarının tarihi yapısını ve geleneksel festivalleri hakkında nice birbirinden ilginç ve eğlenceli bilgiyi barındıran rengârenk görsellerle bezenmiştir. 
 
Yazın gelişiyle birlikte geleneksel ve birbirinden ilginç yemek hazırlıkları başlar. Bu hazırlıklar için Prenses ve Küçük Erkek Kardeşi’ne; Balık, Ejderha ve Denizatı gibi nice hayvan eşlik eder. 
 
Yerel çizimleri, olağanüstü güzellikteki sarayları ve ilgi çekici mitolojisiyle Uzakdoğu’dan çocuklara mevsimleri öğreten şahane bir hikâye sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7aee1a5-5227-4f96-8c08-4fe92023d6b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddetli Sıcaklar</image:title>
            <image:caption>Pek çok masal karakterinin yer aldığı Şiddetli Sıcaklar; Uzakdoğu’nun egzotik saray bahçelerini, kamelyalarını, saraylarını, sokaklarının tarihi yapısını ve geleneksel festivalleri hakkında nice birbirinden ilginç ve eğlenceli bilgiyi barındıran rengârenk görsellerle bezenmiştir. 
 
Yazın gelişiyle birlikte geleneksel ve birbirinden ilginç yemek hazırlıkları başlar. Bu hazırlıklar için Prenses ve Küçük Erkek Kardeşi’ne; Balık, Ejderha ve Denizatı gibi nice hayvan eşlik eder. 
 
Yerel çizimleri, olağanüstü güzellikteki sarayları ve ilgi çekici mitolojisiyle Uzakdoğu’dan çocuklara mevsimleri öğreten şahane bir hikâye sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59743938-672c-4fd0-85d7-03a6bc7a4b65.jpg</image:loc>
            <image:title>Arı ve Kovanı</image:title>
            <image:caption>Arıların dünyasını keşfetmek, hassasiyetlerini anlamak ve iyi arıcılık uygulamalarını paylaşmak... Bu kılavuzun amaçları işte bunlardır. Akranları ve meslektaşları tarafından saygı duyulan küçük bir arı kovanı (35-40 kovan) geliştiricisi olan Alain Péricard, arıcılığa başlamak veya geliştirmek isteyen herkese eşlik etmek için tecrübesinin ve bilgisinin meyvesini büyük bir cömertlikle paylaşıyor. İster teorik ve teknik bilgi ister değerli fiziksel, manuel, görsel ve işitsel beceriler söz konusu olsun, bu kitap size şunları öğretecektir: Arı biyolojisinin temelleri ve çevreyle etkileşimleri; kovanlarınızı doğru alanda kurmak için gerekli kaynaklar; arıcılık sezonu boyunca kovanları ziyaret ederken çeşitli görevleri yerine getirmek için gerekli ekipman ve araçlar; kovanlar için potansiyel teşkil eden hastalıkların, parazitlerin ve yırtıcıların nasıl tanımlanacağı, önleneceği ve kovanın nasıl korunacağı, sağlıklı kolonilerin nasıl devam ettirileceği; kraliçe ve genetik seçilimi içeren müdahalelere özgü teknikler; bal ve diğer arı ürünlerinin nasıl çıkarılacağı, kullanılacağı ve işleneceği; kritik kışlama döneminin sonunda güçlü kolonilerin nasıl desteklenmesi gerektiği.   “Hayatımızı borçlu olduğumuz yaşamı ve canlılığı sevme ve ona sahip çıkma zamanı geldi artık. Basit ve kullanışlı bir el kitabı olmasının ötesinde bu eser, yazımı ve amacı itibariyle okuyucu için gerçek bir tanıklık sürecidir. Bu eseri okuyanların, arıcılık ve yaşam üzerine benim de ayrıcalığına nail olduğum güzel bir aydınlanma ile kutsanacağına ve güzel bir başlangıç yapabilme şansı ile ödüllendirileceğine şüphe yoktur.”   Pierre Rabhi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dbd92da-a2e2-4a0f-8ed4-d309b118ab1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Avcıları -1 Ölümsüz Çocuk</image:title>
            <image:caption>Ji Ran olanları görmek için heyecanla koştu. Ama dikkatini sadece Jiang Wei değil, aynı zamanda kargaşada gizlenen ve olan biteni sessizce izleyen Başkan Yang çekmişti. 
Bir süre her şeyi izledikten sonra kalabalıktan sıyrılıp kendine sessiz bir köşe buldu ve cebinden telefonunu çıkararak bir görüşme yaptı. Arkasındaki duvarda onu dikkatle dinleyen bir kulaktan haberi yoktu. Yang telefonun ucundakine “Aradığınız kişi o değil. Herhangi özel bir yeteneğinin olduğunu da görmedim. Bence aradığınız kişi o değil.” dedi. 
Aradıkları canavar avcısı gerçekten kimdi o zaman ya da Başkan Yang yanılıyor olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6950e599-5878-4363-a3bc-d5f758cb5996.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmalı Köyün Vahşi Davulcusu</image:title>
            <image:caption>Normalde son derece sakin olan Elmalı Köy’de son ay içinde olanlar, kıvırcık saçları ve sivri dili yüzünden köyde “Kıvırcık Isırgan” diye çağrılan 12 yaşındaki Elint’in aklını karıştırmıştır. Bir orman çocuğu olan Vahşi Davulcu köy halkına şu sözlerle ne anlatmaya çalışıyordu? 
 
Tutturmuşsun elma elma deyi, göremezsin ormanın nimetlerini. 
 
Kıvırcık’ın babası ve Öğretmen dahil köy halkının çoğu Vahşi Davulcu’ya karşıydı, bu yabani orman çocuğunun köye sokulmamasını istiyorlardı. Kim haklı, kim haksızdı? Çoğunluğa mı uymalı, yoksa Vahşi Davulcu’yu mu savunmalıydı? 
 
 
 
“Vahşinin karşısına uygarı koyduk ama gerçekte kim vahşi kim uygar, belki de bunu unuttuk. İnsan olarak kendi yaptıklarımıza tapınırken doğanın verdiklerini hor görür hale geldik. Bugün, saplandığımız bu kördüğümden çıkmanın yollarını ararken en iyi çözümün doğada olduğunu fark eden vahşi davulcu o kadar az ki! Elmalı Köyün Vahşi Davulcusu önce çocuklara ama sonuçta tüm insanlara bu yönde yapılmış bir çağrı aslında.” 
 
Cihan Erdönmez, ormancı akademisyen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce9e986-442c-465a-b093-65ea2588fb05.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Nerede?</image:title>
            <image:caption>İki dinozor kardeşin ormandaki maceralarını severek okuyacaksınız. Bütün gün süren bu kaçış macerası, heyecandan heyecana atlayan iki kardeşi anlatıyor. 
Bu iki kardeş, Raptor türü dinozorlar. Didişmek yerine güçlerini birleştirdikleri zaman, yüreklerinde bir umutları ancak olabilir. Bakalım Raptor dinozor kardeşler bu maceranın sonunu getirebilecek mi? 
Dinozorlar Nerede?, en çok bilinen ve insanlar tarafından en sevilen dinozorların çizimleriyle bezendi. Artık nesli tükenmiş, yok oluş devrini yaşamış dinozorlar, biz insanlara da dünyayı bir bütün olarak algılamazsak benzer bir yok oluşa düşeceğimizi hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e42d636d-f344-40e9-95be-72415868b534.jpg</image:loc>
            <image:title>Emeğin Hallerine Dair Yüzleşmeler</image:title>
            <image:caption>Günümüzde bir yandan yeni çalışma ilişkileri ve biçimleri ortaya çıkarken diğer taraftan emek giderek kırılganlaşmakta, güvencesizleşmekte ve parçalanmaktadır. Bu sistem içinde emeği insan sermayesi-kaynak olarak gören “modern/güncel(!)” söylemler, farklılık derken eşbiçimliliği, kalite derken denetimi, bağlılık derken bağımlılığı, eşitlik derken bireyciliği düşünce yollarımıza ekmektedir. Bu tür söylemlerin üretilmesinde bilimsel dünyanın nerede ve nasıl konumlanmış olduğu da önemlidir. Dayanışma ve kolektif bilince duyulan ihtiyacın giderek arttığı böylesi bir dönemde, endüstri ilişkileri ve endüstri psikolojisinin kesiştiği bir alanda yazılan bu kitapta emeğe dair güncel sorunlar klasik ön kabullerden uzaklaşılarak, eleştirel olarak ele alınmakta ve tartışmaya açılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d03822a0-5060-4e32-8abb-e905d7844b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyokrasi</image:title>
            <image:caption>Daha bütünleşmiş bir yaşam sürmek, birbirine daha bağlı bir toplum kurmak, ait olma ve uyum hissinin daha yüksek olduğu topluluklar yaratmak için ne yapmak gerekir? 
Dinleme, katılım ve özgür iradenin olduğu ortak bir amaca yönelik çalışabilmemiz için zihinlerimizi ve kalplerimizi bağlayan bir yöntemi destekleyen araçlara ve sistemlere ihtiyacımız var. 
Uygulamaya ihtiyacımız var. Bize zarar vermiş mesajları silmeye ve bizi birbirimize yeniden bağlayan öyküleri tekrar anlatmaya ihtiyacımız var. Düzenli uygulamalarla aramızdaki doku değişir. Bu uygulamalar becerilerimizi geliştirir ve dünyaya gerçek bir değişim katar. 
Umuda ihtiyacımız var. Umut, dünyayı değiştirebilecek aracılar olduğumuz inancından gelir. Birlikte yakınımızdaki insanlara ve daha geniş anlamda bütün topluluğumuza, başka yerlere zarar vermeden hizmet edecek sistemler yaratabileceğimiz… 
Beraber şarkı söylerken her birimizin sesi şarkıyı oluşturur. Her birimiz şarkının kendi payına düşen kısmını söyleriz ve birlikte tek bir bireyin başarabileceğinden çok daha güzel bir ses elde ederiz. 
Sosyokrasi; dünyanın değişik coğrafyalarında bireylerin, toplulukların ve kurumların bir araya gelme ve yönetim biçimlerini değiştiriyor. Demokrasinin tartışıldığı, temsilin sorgulandığı ve teknoloji sayesinde her türlü yerel katılımın mümkün olduğu bu çağda,  sosyokrasi üzerine daha çok konuşmaya ihtiyacımız var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d0568b-8326-49eb-aad7-a1e1daefb7af.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Bilge Su Aygırı</image:title>
            <image:caption>Huberto ve Marcelo, bir muz ağacının gölgesinde oturup birbirlerine ve çevresindeki diğer hayvanlara hayata dair, günlük yaşamdan pek çok sorular sorup yorum yaparlar. Birbirleriyle fikir alışverişi yapıp, hayatın olağan akışında gerçekleşen olayları gözlemlerler. 
Günlük yaşamda ortaya çıkan çatışmaları, şiir yazarken uygulanan kompozisyon yöntemlerini, yazın ne kadar geniş olduğunu, güneşin nasıl battığını, sağanağın ne kadar süre yağdığını, penguenler nasıl sayıldığı gibi nice birbirinden ilginç ve çocukların da merak ettiği pek çok soruyu sorup cevaplandırırlar. 
Ünlü Sloven yazar Peter Svetina, farklı günlük durumları yakalar ve insanlaştırılmış kahramanlar arasındaki diyalogları mizahla gizler ve sorgulatır. Doğadaki sahnelerin eğlenceli ve minimal çizildiği bu eser, iki bilge su aygırı gözünden tüm meraklı çocuklara hitap ediyor. 
P4C, öğrenme ve öğretmeye dayalı bu yaklaşım kapsamındaki kitap; çocukların düşünme ve iletişime geçme kabiliyetlerini geliştirir, sorulan sorularla birlikte çocuklar akıl yürütme becerilerini kullanır, felsefi ve imgesel düzlemde düşünürler. 
Çocuklar için muazzam bir düşünce kitabı olan İki Bilge Su Aygırı, onlara felsefi düşünme deneyimi yaşatır ve bu deneyimden hareketle de öğrenirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b05624bc-0725-4098-94f6-ff5aaf4a8f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Temelli Eğitim</image:title>
            <image:caption>Bir çarşamba sabahı, saat 9.00’da, mahalledeki okulun koridorlarında gezinirken bir şeylerin tuhaf olduğunu fark ediyorsunuz. Çoğu sınıfın boş olduğunu, öğrencilerin pırıl pırıl parlayan suratlarıyla yerlerinde olmadıklarını görüyorsunuz. Peki neredeler? 
 
Bakışlarınızı okul duvarlarının ötesine, dışarıdaki hayata çevirirseniz öğrencileri orada bulabilirsiniz. Şehrin ağaçlık alanında bir ormancı, onuncu sınıflara yaklaşan seyreltme projesi için hangi ağaçların işaretlenmesi gerektiğini öğretiyor. Aşağı mahallede bir grup ortaokul öğrencisi bölgedeki nehirden, suya yeniden kazandırılan alabalıklara yetecek kadar çözünmüş oksijen olup olmadığını saptamak için numune alıyor. Dışarıda, okul bahçesinde bazı çocuklar banklara oturmuş şiirler yazarken başka bir grup da okul bahçesini düzenlerken kullanılacak haritayı çıkarmak için bir peyzaj mimarı ve matematik öğretmeniyle çalışıyor. İçeride, dolu sınıflardan birinde sekizinci sınıflar, semtlerine yeni göçen Afganların tarihini öğretmek için ikinci sınıflarla çalışıyor. Yemekhanede ise, şehrin katı atık yetkilisi, geri dönüşüm ve kompost programını tasarlamalarına yardımcı olmak için bir grup beşinci sınıf öğrencisiyle ve yemekhane çalışanlarıyla fikir alışverişinde bulunuyor. Hayır, bu pırıl pırıl parlayan suratlar sıralarında oturmuyorlar; onlar okulun içinde, dışında, toplumda, her yerdeler; yepyeni bir yoldan öğreniyorlar. 
Kendinizi çimdiklemenize gerek yok. Rüya görmüyorsunuz. Yer temelli eğitim; ülke çapında şehirde ve kırsalda, batıda ve doğuda, varlıklı ve düşük gelirli mahallelerdeki okullarda ve topluluklarda kök salıyor. Tüm bu olup bitenlere bu kitapla hızlı bir göz atın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/109b9c83-a727-4b59-bcf3-b380a05e7fc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Siyaset Toplu Yazılar-2021</image:title>
            <image:caption>Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin krize dönüştüğü günümüzde, kapitalizmin yaşadığı küresel bunalımın etkileri ile bütün dünyada çözüm bekleyen önemli sosyal ve ekonomik sorunlar var. Yeni paylaşım hevesleri ile yapılan jeopolitik hesapların içinde iklim krizine bağlı gelecek planlarının olduğuna da hiç şüphe yok. Bu koşullar içinde geleneksel sağ ya da sol siyasi akımlar, problemlerin çözümünde yetersiz kalıyor; değişen dünya koşullarına cevap veremiyorlar. Tek kutuplu dünyada emperyal güç çekişmeleri ve yeni hesapların yarattığı sarsıntılar, sadece iklim kriziyle mücadeleyi olumsuz etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal sorunların çözümünde mevcut siyasi akımları da daha dar bir alana sıkıştırıyor. Diğer yandan koşulların korkuya ittiği ve umut arayan insanların popülist, tepkisel söylemlerin etkisi ile otoriteye yönelmeleri bir tehlike olarak büyüyor. Kısaca dünyada ekonomik krizin ağırlığı altında büyüyen siyasi bir krizin belirtileri de artıyor, hatta yavaş yavaş savaş rüzgârları dünyayı sarmaya başlıyor. Tam bu noktada, özellikle Avrupa başta olmak üzere yeşil siyasetin bir umut olarak yükselmeye başlaması bir tesadüf değil. Görüş ve düşünceleri ile toplumsal, ekonomik ve ekolojik sorunların çözümü için yeniden umut doğuruyor. 
Ancak değişim yaratacak güçte bir siyasi hareketin başarı ve gelişmesi düşüncelerinin toplumda benimsenmesine bağlı elbette. Fakat bunu sağlayabilmesi için başta düşünsel kaynaklarının ve üretkenliğinin buna yeterli düzeyde olması, görüşlerinin karşıtları ile olan ideolojik mücadeleyi kazandıracak güçte olması gerekir. 
Bu bağlamda ülkemizde de yeşil siyaseti besleyecek bir birikim sağlanmasının büyük önemi var. 
Hâlen dijital ortamda yayımlanan “Yeşil Siyaset Dergisi” bu yolda üçüncü yılına girdi. Şimdi o ünlü masal söylemindeki gibi: “Az gittik uz gittik” bir de arkamıza bakıp aldığımız yola bakmak istedik; bir arpa boyu mu yoksa daha mı çok. Böylece Yeşil Siyaset dergisinin, 2021’de yayımlanan makalelerini bir araya getiren bu kitap ortaya çıktı. Bir ilk adım olan bu kitap ve devamını getirerek ülkemizde yeşil hareketin hafızası için bir eksikliğin doldurulmasına önemli katkı sağlayacaktır. Gerisi bu hareketin hafızasında alacağı bu yer ile okurların takdirine kalmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/548785e8-1501-43c5-bc70-4c145ca36ad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplum 4.0</image:title>
            <image:caption>Toplum 4.0/ Bir Vatandaş Toplumu Kurmak için Sekiz Temel Sorunu Çözmek kitabı, gelecek nesiller için yaşam dolu ve umutlu bir gelecek yaratmak isteyenlere ilham olması için yazıldı. Daha farklı ve daha iyi bir toplum tasavvur ederken, yazar Bob de Wit yeni teknolojilerin getirdiği olasılıkları araştırıyor, “zayıf sinyal”leri topluyor ve irdeliyor ve ayrıca çok sayıda yeni toplumsa inisiyatif ve gelecek vizyonunun bir değerlendirmesini 
yapıyor. Bob de Wit okurlarına onun Vatandaş Toplumu kurma yolculuğuna katılması için ilham vermeyi amaçlıyor. (Bu hedef doğrultusunda www.society4th.org isimli bir web sitesi kurdu). 
 
“Bu kitap, uzun vadede teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı başlıca toplumsal risklere ilişkin zamanında bir uyarı niteliğindedir. Kurumsal liderler, bu kitaptaki analiz ve gözlemleri dikkate almalı ve daha iyi bir toplum inşa etme sorumluluğunu üstlenmelidir.” Prof. Jan Peter Balkenende - Hollanda Eski Başbakanı (2002-2010); Yönetişim, Kurumlar ve Uluslararasılaşma Profesörü, Rotterdam Erasmus Üniversitesi; EY Harici Kıdemli Danışmanı; Hollanda Sürdürülebilir Büyüme Koalisyonu Başkanı 
“Yarının dünyası bizi bugünden kendimize ‘farklı bakmaya’ mecbur bırakıyor. Bu kitap toplum olarak karşılaştığımız sorunları yeni bir perspektifle değerlendirmeye davet ediyor.” Trudy Huisman - Zwolle Bölgesi Ekonomik Kurulu Başkanı, muhtelif kurumun bağımsız yönetim kurulu üyesi; Rabobank’ın eski İcra Direktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/636c0786-8435-4e13-93c8-1cb9733eb45c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçüncü Doğa</image:title>
            <image:caption>Bugün dünyanın hemen hemen her köşesinde ağır bir saldırı var. Bu saldırı emeğe, kadına, doğaya ve hayvanlara yapılıyor. Çok acılı bir biçimde yapılmasına rağmen, bu saldırı, bilboardlara en güzel ve en yalan resimlerle saklanıyor. İşte bu nedenle ekoloji mücadelesi antikapitalist bir mücadeledir. Ekolojistler günümüzün en önde gelen yaşam savunucularıdır. Tekil olarak baktığında bir ormanı, bir vadiyi, bir hayvanı, bir gölü savurur gibi gözükürler oysa aslında topyekün yaşamı savunurlar. 
 
Üçüncü Doğa; yıllardır ekoloji mücadelesi veren Güner Yanlıç&apos;ın kısa, öz ve bütüncül bir savunu metnidir. Dayatılan neoliberal sistemin bir fotoğrafını çeker. Şimdiki an&apos;ı dondurup, resimdeki yalanın arkasındaki çirkinliği ve sömürüyü gösterir. Gösteri toplumunun yerine toplumsal ekolojinin ipuçlarını verir. Geleceğin toplumuna ayna tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f50fad3f-1de3-4c1f-94f7-812fd10af755.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Ben-Döngü Çemberleri</image:title>
            <image:caption>Yükseklerden iniyordu. Erciyes’te miydi yoksa Coba’da mı? Belki de El Caracol’dan iniyordu. Bir yağmur yağıyordu üstüne her yerini ıslatan. Birbirine sarmal olmuş ruhlar vardı. Tam tamına elli iki yaşındaydı. Saf Tanrıça, Ana Tanrıça sessizce hayata gelir, sessizce yaşar, sessizce ölür. Onun görevi seçilmişleri doğurmak, korumak, görevi bittiğinde çekilmektir. 
* 
Dörtlü İblis, Çakmol’un üstünde onun kafasını 
Gövdesinden ayırıp, yüreğini söktüler. 
Bir kuş çığlığı yırttı geceyi, ta göklere dek yükseldi 
Gökten inmekte olan fırtınayı kasırgaya çevirdi. 
Ağaçlar kökünden sökülüyordu. 
Eb, Olgunluk Odası’nda her şeyi gördü, yaşadı. 
Tanrılar iniyordu birer birer, 
Onların gelişi gök ağlarkenki vakitti. 
Hüzünlerini sûra üflüyorlardı. 
Ona sitem ettiler, onu koruyamadın dediler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04e5893a-192f-4771-94e5-57df742923c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Gücü: Eko-Parti Almanya’yı Nasıl Değiştirecek?</image:title>
            <image:caption>Ulrich Schulte, bu kitabında Alman Yeşiller Partisi’ni anlatıyor. Nereden kalkıp nereye geldiler? Schulte, bu amaçla onlarca yıl, yüzlerce görüşme yaptı, sayısız parti toplantısına katıldı, bütün liderlerle birebir görüştü ve onların çalışmalarında bulundu. Böylece sadece işin görünen yüzünü değil, arka planını da gözlemleme ve yazma şansı elde etti. 
Bu kitap Yeşillere övgü kitabı değil. Yıllar içinde değişen politikalar aktarılıp eleştiriliyor, partinin merkeze kayması değerlendiriliyor. Ayrıca Yeşiller dışından, örneğin Friday For Future gibi kuruluşlardan aktivistlerin eleştirel görüşleri aktarılıyor. 
Sadece Almanya’da değil, kurulduğu her ülkede, yıldan yıla büyüyen ve oylarını artıran Yeşiller nasıl bir politika izliyor, oyları arttıkça merkeze mi kayıyor, gelecek için bir umut mu yoksa bir hayal kırıklığı mı? 
Ulrich Schulte, Yeşilin Gücü’nde bir gazeteci ustalığı ve eleştirel bakma yeteneğiyle bize mükemmel bir resim sunuyor. Sonuç sadece Yeşiller için değil, bütün partiler için öğretici ve anlamlı. Çünkü çıkarılacak dersler geleceğin politikasını belirliyor, bugünü değil…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08524e5b-f41b-4430-9364-b6269e3183fa.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamo-Faşizm</image:title>
            <image:caption>Gericilik ile hesaplaşmasını tamamlayamayan ve devrimini yarım bırakan toplumların karşılaştığı sorunlarla mücadele ediyoruz. 
 
İhanete uğrayan bir devrimin yol açtığı tarihsel ve sosyolojik sorunlar adeta nefes alamaz hale getiriyor. 
 
Modern Türkiye, yolun sonuna gelmiş durumda; ya gericiliğe bütünüyle teslim olacak ya da yeniden tarihsel ilerleme kanalına dönecek. 
 
Türkiye yoluna böyle devam edemez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79953087-e2d5-4f5e-9fd9-f448d7b8e059.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Bisikleti</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta neşeli duygularla, düşüncelerle örülü şiirler okuyacaksınız. Sürahinin Göbeği, Lego, Renklerin Dili ve kalpten gelen tüm hislerle büyüyen bir Şiir Bisikleti…  
Üstelik kapak resminde ve iç sayfalardaki işaretli resimlerde okurlar için birer macera gizli! 
 
Akademisyen yazar Ilgım Veryeri Alaca’nın yazıp ödüllü illüstrator Uğur Altun’un resimlediği Şiir Bisikleti çocukları şiirin zengin, neşeli dünyasına davet ediyor. Ayrıca kitaptaki göz alıcı resimlerin yanı sıra okurları, hayallerden taşan sürprizler bekliyor. Kapak resmi ve iç sayfalardaki bazı resimlerin yanlarındaki karekodları telefona ya da tablete okutarak Uğur Altun’un hazırladığı benzersiz animasyonları izleyebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ba888b-7f6b-4805-a184-77c8d07e0e81.jpg</image:loc>
            <image:title>The Wind in The Willows</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyaca ünlü eser The Wind in the Willows’un kısaltılmış ve sadeleştirilmiş uyarlamasıyla, özgün dilinde buluşacak, İngilizce okuma ve anlama becerilerini geliştireceksin. Hikâyeye eşlik eden soru ve alıştırmalar da öğrenme deneyimini renklendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e7dfcbc-9ca9-4fd7-b633-a244be75c36e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Wizard of Oz</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyaca ünlü eser The Wizard of Oz’un kısaltılmış ve sadeleştirilmiş uyarlamasıyla, özgün dilinde buluşacak, İngilizce okuma ve anlama becerilerini geliştireceksin. Hikâyeye eşlik eden soru ve alıştırmalar da öğrenme deneyimini renklendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/311b61ba-abb7-43dd-a0f4-7ce75db64867.jpg</image:loc>
            <image:title>The Jungle Book</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyaca ünlü eser The Jungle Book’un kısaltılmış ve sadeleştirilmiş uyarlamasıyla, özgün dilinde buluşacak, İngilizce okuma ve anlama becerilerini geliştireceksin. Hikâyeye eşlik eden soru ve alıştırmalar da öğrenme deneyimini renklendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a814ecbe-8347-4d86-be96-995bbee0f61d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne of Green Gables</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyaca ünlü eser Anne of Green Gables’ın kısaltılmış ve sadeleştirilmiş uyarlamasıyla, özgün dilinde buluşacak, İngilizce okuma ve anlama becerilerini geliştireceksin. Hikâyeye eşlik eden soru ve alıştırmalar da öğrenme deneyimini renklendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eac6cf6-da6e-4134-96cd-1195d303f5dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice in Wonderland</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyaca ünlü eser Alice in Wonderland’in kısaltılmış ve sadeleştirilmiş uyarlamasıyla, özgün dilinde buluşacak, İngilizce okuma ve anlama becerilerini geliştireceksin. Hikâyeye eşlik eden soru ve alıştırmalar da öğrenme deneyimini renklendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/981cff2a-ee51-4adf-b0ec-019f2473de5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyaca ünlü eser Peter Pan’in kısaltılmış ve sadeleştirilmiş uyarlamasıyla, özgün dilinde buluşacak, İngilizce okuma ve anlama becerilerini geliştireceksin. Hikâyeye eşlik eden soru ve alıştırmalar da öğrenme deneyimini renklendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/559b2055-4229-42e2-8703-c38b63106d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyaca ünlü eser Robinson Crusoe’ın kısaltılmış ve sadeleştirilmiş uyarlamasıyla, özgün dilinde buluşacak, İngilizce okuma ve anlama becerilerini geliştireceksin. Hikâyeye eşlik eden soru ve alıştırmalar da öğrenme deneyimini renklendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e779a711-ae0e-4691-8bea-68aea6c1d78f.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyaca ünlü eser Heidi’nin kısaltılmış ve sadeleştirilmiş İngilizce uyarlamasıyla buluşacak, İngilizce okuma ve anlama becerilerini geliştireceksin. Hikâyeye eşlik eden soru ve alıştırmalar da öğrenme deneyimini renklendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f75be51-3359-46a7-9f3f-eedeaaccb1db.jpg</image:loc>
            <image:title>Adanmışlar</image:title>
            <image:caption>…Bize yapılan silahlı saldırı büyük ses getirdi. 
Yetmişli yılları yaşamayan anarşinin, boykotun, işgalin, ihanetin, acımasızlığın ne demek olduğunu pek bilemez. Ülke insanı hiç tanımadığı veya kendisine tek laf etmemiş kişiyi gözünü kırpmadan öldürüyor. Sebep ne olursa olsun, bir cana kıymak nasıl böyle kolay oluyor anlamak mümkün değil. ’Aman dileyene, silahsız, korumasız olana kadına, kıza yaşlıya suçsuz günahsıza el kaldırılmaz, kıyılmaz! ’diyen güzel ülkemin güzel töreleri nereye gitti. Bir bomba ile birçok cana kıyana, kendi fikrinden olmayana, kin duyup kurşun sıkana insan denilebilir mi? 
  İşte hayatımın en korkunç en acımasız en acılı günü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236cca56-4653-47b6-9c71-429d2cb1ca6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uşşaki Mürşidleri ve Yolu</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz bu eser Uşşaki Mürşidlerinden Seyid Ali Efendi’nin, silsilesindeki Uşşaki Büyüklerinin tasavvuf yolculuklarından kesitler ve Uşşaki Yolundaki zikir  derslerini içermektedir. Uşşaki Mürşidlerinden Seyid Ali Efendi’nin tasavvuf yolculuğuna başlarken, “..... Rüya ve uyanıklık arası yakaza halinde; “Ya Ali Kula’ya gel!” diye bir davet alır. Öyle ki bu ses tam yedi defa tekrarlanır. “Kula denilen yer neresi, nasıl gidilir, onu çağıran kim?” gibi aklındaki sorularla Balıkesir’e gelir. Merkez’deki Zağnos Paşa Cami&apos;nin civarında dolaşırken Sırrı Süleyman Hz. ile tanışır....” İşte bu yolcuğun sonucunda Kamil Mürşid olup kendisi de irşad etmeye başlar. Aşkın yolculuğuna talip talebelerin yanı sıra, Uşşaki Yolu’nu merak eden okurlara da rehber olması adına kaleme alınan bu kitabın hayırlara vesile olması temennisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fcc723c-e52c-4c4f-858a-ca8a8451d0fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Elvedasız Gidişler</image:title>
            <image:caption>Elvedasız, adımlarsız, biraz da zamansız gidişleri vardır insanın. 
Sevdiğinden, eşinden ama en çok da kendinden. 
Geriye samimiyeti yabancı sevdalardan iki dudak kenarı gülümsemeler kalır bazen, 
Bir de kolu bacağı kırılmış cümleler. 
&quot;Sahi neydi en çok acıtan?&quot; derken cevabını böyle sunmuştu hayat; Bir yanım yorgun yabancı, bir yanım elvedasız gidişler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e50a9c28-46d1-480c-9cc4-58ac3b8524b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaklarda Çok Uzaklarda</image:title>
            <image:caption>Soğuğu iliklerime kadar hissetmek istiyorum. 
Rüzgarın dalları eğdiği, 
Yıldızların titrediği bir gecede, 
Sular buz kesmiş, 
Evlerin çatılarında sarkıtlar, 
Üşümek istiyorum. 
Belki de donup ölmek. 
Karanlığın içinde yavaş adımlarla yürüyorum. 
Nasıl yürüdüğüme şaşıyorum. 
Uzaklarda vahşi hayvan sesleri, 
Rüzgarın sesine karışıyor, 
Korkuyorum. 
Duruyorum, düşünüyorum. 
Beni ayakta tutan, 
Beni ısıtan, korkularıma gem vuran, 
Yüreğindeki sevgi. Sana olan özlemim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa081707-7dbd-4d3f-820c-d099b9fd4a6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Güdü</image:title>
            <image:caption>“Olağanüstü bir korku romanı!” –Josh Malerman
Greenloop, güneş panellerinden enerji üretilen, biyoyakıt jeneratörleri kullanılan, Yeşil Devrim’in en idealist kasabalarından biri. Şehrin kalabalığından uzakta ama her türlü konfora sahip. Kasabadan şehre giden sadece tek bir yol var ve wi-fi veya hücresel sinyal almanın tek yolu fiber-optik bir kablo. Ancak bu “huzurlu” cennet tasviri bir gecede cehenneme dönüşebilir.
Rainier Dağı’ndaki volkanik patlamadan kısa süre sonra bir muhabir, Frank McCray adlı bir adamdan bir grup Kocaayak’ın Greenloop adlı bir kasabayı yok ettiğini iddia eden bir e-posta alır. Frank’in kız kardeşi Kate Holland da kasabanın sakinlerinden biridir ve patlamadan bu yana kayıptır. Gerideyse yaşananları anlatan bir günlük bırakmıştır.
Kate’in günlük kayıtlarından, olayla ilgili röportajlardan ve makalelerden oluşan Güdü, kısmen bir hayatta kalma öyküsü, kısmen dehşet verici bir korku hikâyesi.
Kimse yardımına gelmeyecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d55d716-849b-42ec-b131-d5df3c4d8d4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Soslu Postmodern Makarna</image:title>
            <image:caption>İlk öykü kitabı Kara Gergedan’dan sonra bu kez Modern Soslu Postmodern Makarna’yla selamlıyor okuru Turhan Yıldırım. Dünü yeniden, yarını yakından düşleyerek, mizahi ve politik bir dille kuruyor öykülerini. 20. yüzyılın dil işçisi yazarlarına göz kırparak, deneyselliğin özünü keşfederek, bugünün anlatı denizinde kısalı uzunlu kulaçlar atarak veriyor modernin, postmodernin tarifini. Her okuyana, “Afiyet zehir zakkum, ısırgan olsun.” 
 
“Geçmiş Kitaplar Mezarlığı’na kanat çırptı güvercin. Nice unutulmuş esere gagasını sürüp verdi sevgisini. Sayfalarını çevirip cümleler arasında raks etti. Kimsenin görüp bilmediği gizli cevherlere ulaştı. Savanalarda çılgınlar gibi Afrika Dansı yaptı tek başına. Uzaktan akrabası İshak gibi öttü tekinsizce. Yaralısın, diye arkasından bağırdı birileri. Canistan’ın yarım kalan serüveninde buldu kendini. Buzul Çağın Virüsü bulaştı, fırından taze çıkmış ekmek sıcağı ruhuna. Eylembilim yeniden hareket getirdi kanatlarına, üzerinden özgürce uçtu meydanların. Kıran Resimleri önünde, gözlerindeki pınarlar kuruyana kadar ağladı. Göçmüş Kediler Bahçesi’nde ölüme yaklaştığını hissetti. Neyse ki çarçabuk kurtuldu bu duygudan. Birazdan Kara Gergedan’ın sayfalarında martılarla dans edip kargalarla resital verecek, akbabalarla yaşamın kısalığı üzerine tartışıp kartallara barış söylevi çekecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a721ed-9490-4f4d-a2fd-32a10181f7ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatında Değil Yerin</image:title>
            <image:caption>Öykü toplamı Asker Daha Fazla Elliot Smith Dinlemek İstemiyor ve romanı Kusursuz Bir Mesafe’yle tanıdığımız Utku Yıldırım’ın üçüncü kitabı: Hayatında Değil Yerin. İkinci öykü toplamında, sanatın işlevini gündelik akışın içinde sorgulayan, bir çıkış bulabilmek için müziğin, edebiyatın peşinde takılan ve bir türlü hayattaki yerini bulamayanları anlatıyor Utku Yıldırım. Dünyayı inşa eden notalar ve sözcükler, dünyadan kaçmak için yeterli olabilir mi? 
 
“Dünya taşıyamayacak bu ağırlığı, gücü yok. Biz mi güçsüz kıldık dünyayı, düşünüyorum bazen. Onca kestik, biçtik, üzdük, kırdık, ne bileyim, oynayıp durduk. Küçülttük, eciş bücüş bir hâle getirdik. İki ucundan hoyratça bastırdık da şeklini bozduk, zıt kutuplardaki duygularımız yüzünden bir yanı buzlarla doluyken bir yanı çöllerle kaplandı. İnsanca mı, çok mu insanca? Her şeyin orta yerine koydum mu kendimi, tamam bu iş, hemen bir üzüntü çıkardım demektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e81a9a0a-e3e3-4400-8d1d-defceb1215fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Öteki Yüzü</image:title>
            <image:caption>Meltem Dağcı’nın ilk öykü toplamı: Dünyanın Öteki Yüzü. 
 
Yetmiş yaşına geldiğinde ölüm şeklini seçme özgürlüğüne kavuşan kadınlar, doğum yapan erkekler, ayaklanan cansız mankenler, kimlik avcıları, gençleştiren yumurtalar, rüya görme merkezleri, hayal perileri... Hepsi, Meltem Dağcı’nın, alışılmışın dışında bir dünyanın hayalini kuran öykülerinde. 
 
“Odadan çıkan M’yi tebrik edip karnını okşadılar. M, büyük karnını görünce kendini çirkin buldu ve ağladı. Çocuk doğurmak istemediğini hıçkırarak söyledi. En, bu durum karşısında korktu. Wo ve Mun, M’nin simülasyon odasına girmesini sağladı. Kurallarından birini ihlal ettiği için M’ye ceza verildi. Sözleşme gereğince tek bir canlıya dönüşme hakkı verilmişti. Denizatına. Dönüşüm için bekleyen En, ortalıkta görünmedi. Kadınların sayıca fazla olmasını fırsat bilerek kaçmıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf61828c-f53b-4885-bc65-d2c8e8d2f9f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Artık Burda Oturmuyor</image:title>
            <image:caption>Sevgilisi tarafından terk edilen kadın kahramanımız, aşk acısından ne yapacağını bilmez haldedir. Falcılardan, medyumlardan medet umarken ve gecesi gündüzüne, geçmişi bugününe karışmış halde düşler görürken karşısına “Neomikrobiyoloji” uzmanı hücre mühendisi Nizami Öney çıkar. Kaçak sevgiliyi bir saç telinden yeniden üretmeyi başaran Nizami Bey’le beraber, kendi durumundaki kadınlara yardım etmek için bir “Mutluluk Kliniği” kurar. Ancak laboratuvarda yeniden bedenlenen bu sevgililerle ilgili bir sorun vardır: Kliniğin hizmet koşulları, beğenilmeyen erkeğin iadesini de kapsamaktadır. 
 
Zincir gibi birbirine eklenen öykülerin oluşturduğu bir roman olan Aşk Artık Burada Oturmuyor; ayrılıklar, aşk acısı, kavuşma ve düş kırıklığı döngüsünde, kadının gözünden erkeği, erkeğin gözünden de kadını göstererek ironiyi ve empatiyi yan yana getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3521a4d3-39cb-4c8f-bc24-b43200a2a88e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Uygarlıklar ve Diller</image:title>
            <image:caption>Burada okumak üzere olduğunuz “tarih kitabı” insanın “Nereden geliyor, nereye gidiyoruz?” merakına dair önemli konu başlıkları üzerine, her açıdan güvenilir, doğrulanabilir ve nesnel bir tarih anlatısını içeriyor. Ulaş Töre Sivrioğlu’nun çalışmalarındaki malumatfuruş olmaktan uzak ama bilgiyi en özlü hâliyle, en gerekli detaylarına kadar veren, bunu oldukça analitik bir metodu izleyerek yapan üslubunun sadık bir okuru olduğumu itiraf etmek isterim. Bunu neredeyse bütün ömrünü Ulaş Töre Sivrioğlu hocamın çevresinde geçirmiş, ahiretlik bir dostu olarak değil de dikkatli ve “meraklı” bir tarih okuru olarak söylediğimi de gönül rahatlığıyla ekleyeyim.
 
Tarihe en temel okul bilgileri düzeyinde ilgisi olan okurun da konuyla ilgili belli bir alanda uzmanlaşmış kimselerin de aradıklarını bulabilecekleri bu etraflıca çalışmayı ilk kez okuyacakları, onu okumuş biri olarak çok kıskandığımı itiraf edeyim. Ne mutlu “merakı” yanına yoldaş edinenlere, ne mutlu insanlığın en mutlak, en kadim meraklarından birinin peşine düşerken yanında kıymetli dostum Töre Sivrioğlu gibi bir rehber bulana.
–Mahir Ünsal Eriş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad78e7b0-a09d-4402-9680-7420de721a2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizden Biri</image:title>
            <image:caption>“Willa Cather, eşi benzeri görülmemiş bir yazarlık becerisine sahiptir.” –H. L. Mencken 
 
Zengin bir çiftçinin oğlu olan Claude Wheeler’ın geleceği çoktan belirlenmiştir ama Claude tekdüze ve sıkıcı bulduğu bu hayatı reddeder. İdealist bir genç olarak eğitim görmek, başka dünyaları keşfetmek ve hayatını büyük bir emele adamak istemektedir. İlgisiz babası, dindar annesi ve misyonerlik dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen karısı da ona yoldaş olamamaktadır. Nebraska kırsalında yaşayan Claude için her şey Amerika’nın Birinci Dünya Savaşı’na girmesiyle değişecektir. 
 
Willa Cather’ın Birinci Dünya Savaşı’nda can veren kuzeni G. P. Cather’dan esinlenerek ve gerçek tanıklıklardan yola çıkarak kaleme aldığı Bizden Biri, idealist ve romantik bir adamın portresini çizerken derin bir değişimin eşiğindeki Amerikan ulusunu da tüm çıplaklığıyla resmediyor. 
 
1923 Pulitzer Edebiyat Ödülü Kazananı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1cb51ae-7a5b-4187-b270-6a197ffc1d6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Proje</image:title>
            <image:caption>GERÇEĞİ ÖĞRENMEYİ SEN İSTEMİŞTİN. 
YOKSA ŞİMDİ KORKUYOR MUSUN? 
 
1998: Altı yaşındaki Bea kardeşi olsun istemiyordu ancak Lo’nun erken doğması her şeyi değiştirmişti. O küçücük ve savunmasızdı, birinin onu kollamasına ihtiyacı vardı. Anneleri ona kız kardeşler arasında kopmaz bir bağ olduğunu söylemişti ve Bea’nın bu bağa inancı tamdı. 
 
2011: Bir araba kazası ebeveynlerini onlardan çalmıştı. Birlik Projesi’nin karizmatik lideri Lev Warren olmasa Lo da onlarla beraber ölürdü. Bu adam dünyayı değiştirecekti ve kız kardeşinin hayatını kurtardıktan sonra Bea’nın onun çağrısına kulak vermemesi mümkün değildi. Proje’de ikisi için de bir daha asla zarar görmeyecekleri bir yer vardı. 
 
2017: Lo ablasının kazadan sonra onu neden Birlik Projesi için terk ettiğini bilmiyordu. Altı yıl sonra, ablasını bulabilme umuduyla Lev’le Proje hakkında röportaj yapma fırsatı koparmıştı. Ama Bea hiçbir yerde yoktu ve içindeki ihanete uğramışlık hissini anlayan tek kişi Lev’miş gibi duruyordu. Eğer Lo’nun istediği bir aileyse, Lev ona yepyeni bir bağ sunabilirdi – tabii önce Lo’nun kendisini ona kanıtlaması gerekiyordu. 
 
★ Uluslararası Gerilim Romanı Ödülü Kazananı 
★ Kirkus’a göre 2021’in En İyi Kitaplarından Biri 
★ Goodreads 2021 En İyi Genç Yetişkin Kurgu Adayı 
 
“Proje, insanın içine işleyip aklına kazınan, hiç beklenmedik bir gerilim kitabı. İnanç ve fedakârlıkla ilgili sorular çok katmanlı olay akışına işlemiş.” —Booklist (Starred Review) 
 
“Hikâyenin güzelliği, savunmasız olanlara odaklanmasında ve empatiyle dolu dilinde yatıyor. Kimlik, kardeşlik ve ait olmak üzerine güçlü, sürükleyici, kalp kıran bir gerilim.” —Kirkus (Starred Review) 
 
“Manipülasyon ve akıl oyunlarıyla dolu bu dünyada herkesin gerçeğini ve motivasyon kaynağını sorgulayacaksınız.  Kusursuz bir psikolojik gerilim.” —School Library Journal (Starred Review) 
“İnsanı içine çeken bu romanda, iki kız kardeş birbirlerine olan sevgilerinden ötürü en acı verici tercihleri yapmak zorunda kalıyor.” —Shelf Awareness 
 
“Proje, şaşırtmacalar ve ters köşelerle dolu; son sayfaya kadar okuru tahminde bulunmaya teşvik ediyor.” —Nerd Daily 
 
“İnsanların tarikatların nasıl kurbanı olduklarını merak eden okurların mutlaka okuması gerek.” —BCCB 
 
“Bana güvenin: Proje tam anlamıyla kusursuz.” —Somaiya Daud 
 
“Courtney Summers, insanlarda bir yere ait olma arzusunu doğuran şeyi merak uyandıran biçimde sorguluyor ve bunu yaparken nefesinizi kesiyor.” —Maurene Goo 
 
“Baştan sona merak uyandırıcı – Courtney Summers her seferinde hedefi on ikiden vuruyor.” —Kara Thomas 
 
“Courtney Summers bir kez daha mükemmel bir kitap yazmış. Proje sizi büyüleyecek, heyecanlandıracak ve nihayetinde kalbinizi kıracak.” —Kaitlin Ward</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/763f473e-65d0-430f-a78d-2244976424e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşık Duygular</image:title>
            <image:caption>“Karmaşık Duygular, Stefan Zweig’ın önde gelen eserlerinden biri. Zweig okumak isteyenler için doğru bir giriş kitabı olabilir.” –Robert Macfarlane 
 
Almanya’nın küçük bir kasabasında üniversiteye başlayan Roland burada ilgisini çeken bir edebiyat profesörüyle tanışır. Bu adam sadece Roland’ın içinde öğrenme aşkının filizlenmesine sebep olmakla kalmaz, aynı zamanda genç adamın yoğun ilgisini de üzerine çeker. Aralarındaki ilişki giderek derinleşen bu ikili kendilerini kontrol edemedikleri karmaşık duygulara teslim edeceklerdir. 
 
Stefan Zweig zihinle kalp arasındaki çatışmayı titizlikle işlediği Karmaşık Duygular’la birlikte en iyi eserlerinden birini ortaya koymuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7e6863c-a337-492c-b1e6-47834141ec75.jpg</image:loc>
            <image:title>Panda Bambuşekeri</image:title>
            <image:caption>Elmakurdu Kasabası’nın iyi kalpli cadısı Panda Bambuşekeri, kitaplığında bulduğu Külkedisi masalını okuyunca aklına bir fikir gelir ve bütün bal kabaklarını birer prensese dönüştürmeye karar verir! Bakalım bu büyünün sonucunda Panda Bambuşekeri’ni, prensesleri ve kasaba halkını neler bekliyor? 
 
Bal kabağı kadar tatlı ve sımsıcak bu hikâyede masalların prenseslerine azim ve başarıyla dolu, farklı bir mutlu son yazmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ff92042-0fa0-451f-aef3-d54b3ec2458c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kripto Hakkındaki Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Finans uzmanı Ric Edelman, yatırım stratejilerinin en yeni yöntemi kripto para hakkında bilmeniz gereken her şeyi anlaşılır bir biçimde anlatıyor. 
 
Bitcoin ve blok zinciri kavramları küresel finans sistemini giderek yepyeni bir şeye dönüştürüyor. Blok zinciri teknolojisinin 2030 yılına kadar dünyanın 80 trilyon dolarlık ekonomisine 2 trilyon dolarlık katkıda bulunacağı tahmin ediliyor. Bu teknoloji ve onu mümkün kılan dijital varlıklar, internetin icadından bu yana gördüğümüz en büyük yenilik! 
 
Çoğu yatırımcı ve yatırım danışmanı ne bu teknolojinin ne de mümkün kıldığı yatırım fırsatlarının yeterince farkında. Ric Edelman, bu yeni yatırım piyasasında neler yapılabileceğini bize anlatırken kavramları en başından, bitcoin’in ne anlama geldiğinden başlayarak, blok zincirinin nasıl çalıştığını, dijital para birimi ve dijital varlık arasındaki farkları ve bu alana dair bilinmesi gereken diğer her şeyi açıklamakla kalmıyor, ayrıca bu yeni varlık sınıfı hakkında oldukça pratik tavsiyeler de veriyor. 
 
Yatırım dünyasında geride kalmak istemiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız! 
 
“Ric, kapsamlı ve sürekli gelişen bir konuyu mümkün olan en geniş kitle için erişilebilir hale getiriyor. Kripto Hakkındaki Gerçekler kolay anlaşılır ve elinizden düşmeyecek bir kitap. Sadece bireysel yatırımcılar değil aynı zamanda yasa koyucular, düzenleyiciler, mali danışmanlar ve vergi uzmanları da kesinlikle okumalı.” 
–Gary L. Perlin, Dünya Bankası Eski Finans Direktörü 
 
“Ric bir kripto uzmanı, blok zincir şampiyonu ve dijital varlıklara nasıl yatırım yapılacağı veya yapılmayacağı konusunda başvurulacak kişidir. Konuya hakimiyeti ve sağduyulu yaklaşımı göz önüne alındığında, bu tüm yatırımcılar ve finansal planlamacılar için mutlaka okunması gereken bir kitap.” 
–Mitchell Dong, Pythagoras Investment Management 
 
“Kripto Hakkındaki Gerçekler, tarihteki en büyük ekonomik yeniliklerden birini temsil eden dijital varlıkların ve blok zinciri teknolojisinin anlaşılabilir ve kapsamlı bir özeti. Özellikle finans danışmanları tarafından mutlaka okunmalı!” 
 –David Canter, Fidelity Investments</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5c7d8d6-765f-4530-a915-984013595bd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Sümmani&apos; de Varlık Bilgisi (Ontoloji) ve Varoluşa İlişkin İzlekler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
I. Bölüm 
I. I. Varlık Bilgisi/Ontoloji 
I. II. Varoluş Düşüncesinin Felsefi Temelleri 
I. II. I. Blaise Pascal (1623-1662) 
I. II. II. Friedrich Nietzsche (1844-1900) 
I. III. Varoluşçu Düşünürler 
I. III. I. Soren Kierkegaard (1813-1855) 
I. III. II. Karl Theodor Jaspers (1883-1969) 
I. III. III. Gabriel Marcel (1889-1973) 
I. III. IV. Martin Heidegger (1889-1976) 
I. III. V. Jean Paul Sartre (1905-1980) 
I. III. VI. Albert Camus (1913-1960) 
I. IV. Varoluşçuluk Bağlamında Türk Edebiyatında Edebiyat-Felsefe İlişkisini Konu Alan Araştırmalar 
 
II. Bölüm 
II. I. XIX. Yüzyıla Kadar Âşık Edebiyatı (Tarihsel Gelişim) 
II. II. XIX. Yüzyıl Âşık Edebiyatı 
II. III. XIX. Yüzyılda Küresel ve Yerel Ölçekte Sosyal, Siyasi ve Edebî Durum 
 
III. Bölüm 
III. I. Âşık Sümmânî’nin Yaşamı 
III. II. Âşıklık Geleneği İçerisinde Sümmânî’nin Yeri 
III. III. Âşık Sümmânî Hakkında Yapılan Akademik Çalışmalar 
 
IV. Bölüm 
IV. I. Âşık Sümmânî’de Varlık Bilgisi (Ontoloji) ve Varoluşa İlişkin İzlekler 
IV. I. I. Varlık, Yokluk ve Hiçlik 
IV. I. I. I. Varlık 
IV. I. I. II. Yokluk ve Hiçlik 
IV. I. II. Kendilik ve İnsanın Varlığı, Özü, Özgürlüğü ve Yazgı/Kader Meselesi 
IV. I. II. I. Kendilik ve İnsanın Varlığı 
IV. I. II. II. İnsanın Özü, Özgürlüğü ve Yazgı/Kader Meselesi 
IV. I. III. Tanrı 
IV. I. IV. Dünya 
IV. I. V. Yaşamın Anlamı veya Anlamsızlığı ve Zaman, Saçma/Absürt 
IV. I. V. I. Yaşamın Anlamı veya Anlamsızlığı 
IV. I. V.II. Zaman, Saçma/Absürt 
IV. I. VI. Öteki(ler)/ Başkaları ve Yabancılaşma (Toplum ve Mekâna) 
IV. I. VI. I. Öteki(ler)/ Başkaları 
IV. I. VI. II. Yabancılaşma (Toplum ve Mekâna) 
IV. I. VII. Fazladanlık, Fırlatılmışlık ve Değersizlik Hissi 
IV. I. VIII. Ölüm ve Ötesi 
IV. I. IX. Korku ve Kaygı 
IV. I. X. Mutluluk ve Mutsuzluk/Acı/Keder 
IV. I. XI. Bulantı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e79d457-65e3-4128-a944-04eb93e62c84.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık İşletmelerinde Yönetim Süreçleri ve Örnek Olaylar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1.BÖLÜM : SAĞLIK İŞLETMELERİNDE PERFORMANS YÖNETİMİ 
 
2. BÖLÜM : SAĞLIK İŞLETMELERİNDE İŞGÖREN TEDARİKİ 
 
3. BÖLÜM : SAĞLIK İŞLETMELERİNDE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMLERİ 
 
4. BÖLÜM : SAĞLIK İŞLETMELERİNDE MALZEME YÖNETİMİ VE SATIN ALMA SÜREÇLERİ 
 
5. BÖLÜM : SAĞLIK İŞLETMELERİNDE OPERASYON YÖNETİMİ 
  6. BÖLÜM : SAĞLIK İŞLETMELERİNDE MALİYET YÖNETİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09500eb9-5158-4a05-ba95-d76261a22ffb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevilmek, Başarılı Olmak ve Hayallerini Gerçekleştirmek İçin Yeterlisin</image:title>
            <image:caption>Kendini Olduğun Gibi Kabul Etme Kılavuzu 
Sevilmek, Başarılı Olmak ve Hayallerini Gerçekleştirmek İçin Yeterlisin, olduğumuz hâlimizin sevilmek, önemsenmek, değer görmek için yeterli olmadığı inancına itiraz ediyor ve kendi benliğimizin kusursuzluğunu keşfetmek için hepimize kalpten bir çağrı yapıyor.  
İçinde yaşadığımız kaygı çağında dengeye ulaşmak, kendimizle huzurlu bir ilişki kurmak, neredeyse imkânsız gibi görünebilir. PanacheDesai, bu kitapta hepimize, korku ve endişeyi susturmanın ve kaybettiğimiz parçalarımızı kabullenerek yeniden bütünlenmiş bir benlik ile yaşamanın yollarını aktarıyor. 
Hayatınız boyunca, bir an durup yüzleşmeyi göze almanız durumunda sizi canlı canlı yiyeceğine inandığınız “şeytanlardan” kaçmak için çok zaman harcadınız. Fakat sizi canlı canlı yiyen şey, aslında onlarla baş etmeyi reddetmenizdir. 
Uğraştığınız karanlık, kendinizden ayrı düştüğünüz için oradadır. Bu ayrılığın nedeni, gerçek sizi perdeleyen ve yaratılmış [sahte] bir benlik içinde yaşayan öz benliğinizi unutmaktır. Oynadığınız bu rolün altında, gördüğünüz bu karanlığın altında, hissettiğiniz bu üzüntünün altında ışıldayan Buddha doğanız vardır. 
Siz, olduğunuz hâlinizle yeterlisiniz. 
Işığı ortaya çıkarın, karanlığı uzaklaştırın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6072fe04-220d-499d-a21a-8e84989650ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Çok Boyutlu Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1 
SPORDA REKABETİN ÖLÇÜTLERİ: SALDIRGANLIK VE ÖFKENİN PERFORMANS İÇİN ETKİN KULLANILMASI 
 
BÖLÜM 2 
KUŞAK GÜREŞİNİN TERİMLERİ VE DEYİMLERİ 
 
BÖLÜM 3 
SPORTİF AKTİVİTELER VE BİREYLERİN YAŞAM BECERİLERİNE ETKİSİ 
 
BÖLÜM 4 
EL KAVRAMA KUVVETİ İLE FOREHAND VE BACKHAND VURUŞLARI SONUCU OLUŞAN TOP HIZI ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 5 
ADÖLESAN SPORCULARIN BAZI DEMOGRAFİK BİLGİLERİ IŞIĞINDA SİBER ZORBALIK 
 
BÖLÜM 6 
FİZİKSEL AKTİVİTENİN ANKSİYETE, DEPRESYON VE STRES ÜZERİNE ETKİLERİ 
BÖLÜM 7 
SPORDA RİSK YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 8 TAKIM SPORLARINDA PERFORMANS TAKİBİNDE EYLEMSİZLİK ÖLÇÜM ÜNİTELERİNİN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/697686a0-1046-4b55-83fb-740c23e75494.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Ekonomisi ve Sağlık Finansmanı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
SAĞLIK EKONOMİSİ VE SAĞLIK HİZMETLERİ VE PİYASASI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
SAĞLIK HİZMETLERİNİN FİNANSMAN MEKANİZMALARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
SAĞLIK HİZMETLERİ SİSTEMLERİ VE REFERANS ÜLKELERİN SAĞLIK SİSTEMİ FİNANSMAN MODELLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
SAĞLIKTA FİNANSAL YÜK VE HAKKANİYET İLKESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a87ef020-8666-4461-b180-596e4ebc5677.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyıl Becerileri: Gençlerin Algısı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ENDÜSTRİ 4.0 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ARAŞTIRMA BULGULARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c71044-5b1c-4e7e-8b05-ea6fe74f179f.jpg</image:loc>
            <image:title>Blokzincir Merkezli Güncel İş Modelleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1 BLOKZİNCİR SİSTEMİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ ve FİNANSAL İŞLEMLERDE KULLANIMI 
 
BÖLÜM 2 EKONOMİDE GÜVEN VE İSTİKRAR KAVRAMLARI ÇERÇEVESİNDE KRİPTO PARA VE MAKROEKONOMİ 
 
BÖLÜM 3 BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİ İLE EVRİLEN FİNTEK VE BANKACILIK ANLAYIŞI 
 
BÖLÜM 4 BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINA VE DENETİMİNE ETKİSİ 
 
BÖLÜM 5 BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİNİN ULUSLARARASI TİCARETE YANSIMALARI 
 
BÖLÜM 6 DİJİTAL BANKACILIK HİZMETLERİNDE BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİNİN KULLANILMASINA YÖNELİK KAVRAMSAL BİR MODEL ÖNERİSİ 
 
BÖLÜM 7 BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİNİN E-TİCARETE ETKİSİNİN ÖRNEK UYGULAMALAR ÜZERİNDEN İNCELENMESİ 
BÖLÜM 8 MÜŞTERİ DENEYİMİ YÖNETİMİ AÇISINDAN MÜŞTERİ YOLCULUĞUNDA BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİNİN KULLANIMI 
 
BÖLÜM 9 STRATEJİK YÖNETİM AÇISINDAN BLOKZİNCİR TABANLI YATAY-DİKEY ENTEGRASYON SİSTEMLERİ 
  BÖLÜM 10 BLOKZİNCİRİN MALİ TASARIMINA KÜRESEL BİR BAKIŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e3aee26-7870-47e7-b5f5-d1e72761c727.jpg</image:loc>
            <image:title>Göldeki Evin Gizemi</image:title>
            <image:caption>İçinizdeki dedektifi uyandıracak gizem dolu bir serüven! Breena Bard&apos;ın yazıp resimlediği Göldeki Evin Gizemi, görünenin ardında yatan gizleri günyüzüne çıkarırken hikâye içinde hikâye anlatan, sürükleyici bir grafik roman. Tamamen zıt karakterlere sahip iki genç kızın arasında dostluk köprüleri kurarak esrarengiz bir maceranın peşine düşüren bu ödüllü eser, polisiye filmlere şapka çıkartan kurgusuyla parmak ısırtıyor. Önyargıların hayatın hemen her alanında duygularımızı, düşüncelerimizi ve aldığımız kararların seyrini etkileyebileceğini vurgulayan kitap; anlayıp dinlemeden ya da iyice araştırıp sorgulamadan bir konu hakkında yargıda bulunmamamız gerektiğini hatırlatıyor. Orta hâlli ailelerin tatillerini huzur içinde geçirdikleri göl kenarındaki bir kasaba, Şikagolu ünlü bir mimarın kasabanın en güzel yerinde manken eşi için özel olarak tasarlayıp inşa ettirdiği görkemli bir malikâne, Kasaba sakinleri ile Şikago&apos;nun ileri gelenlerini buluşturan kalabalık bir parti, Ve tüm gözleri Kum Gölü&apos;ne çeken esrarengiz bir ortadan kayboluş hikâyesi... Gabby, ailesiyle birlikte göl kenarındaki evlerinde tatildedir. Bir hafta boyunca inzivaya çekilip yeni aldığı polisiye romanların tadını çıkaracaktır. Gelgelelim, yeni komşularının kızları Paige ile tanışınca planları bozulur. Ebeveynlerinin ısrarıyla vakit geçirmeye başlayan ikili etrafı keşfe çıktıkları bir gece, evlerinin yakınında bir malikâneyle karşılaşır. Kum Gölü&apos;nü kuş bakışı gören böylesine göz alıcı bir yapının kaderine terk edilmiş olması kızların hemen merak duygularını kabartır. Hayal güçlerinin de etkisiyle ikilinin zihinleri soru işaretleriyle dolup taşar. Malikânenin sırrını çözmek için ipuçlarını aramaya koyulurken, Gabby&apos;nin bir süredir üzerinde çalıştığı polisiye romanın da temellerini atmış olurlar. Ne var ki, ipuçlarının arasında, kendisinden “asla” şüphe duyulmayacak tanıdık bir simaya rastlayınca işler karmaşıklaşır...  Okurları, sırlarla örülmüş bir hikâyenin ortasına çeken Göldeki Evin Gizemi; içimizdeki dedektifi uyandırmakla kalmayıp bizi polisiye vakalar hakkında düşünüp yazmaya yüreklendiren etkileşimli bir serüven vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9a64ed-32f0-47b6-8cb9-fe3ca9ceb126.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaylada Bahar</image:title>
            <image:caption>Asma çiçeği kokusunu “güzel düşünenlerin temiz kalpli insanların hissedebileceği derin koku” diye tanımlamıştım. Öyle bir sarar ki insanı her yerdedir koku; tüm çevreni sarmıştır, daha iyi alabilmek için yaklaşırsın asma çiçeğine ama kâr etmez, alttan koklarsın üsten koklarsın fayda vermez illaki kötülükleri uzaklaştıracaksın kalbinden o kokuyu daha iyi alabilmek için. Eğer kalbin temizse, asmadan ne kadar uzaklaştığının önemi yoktur asma çiçeği kokusunu hissedebilmek için, o derin kokuyu alabilmek için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e139328d-c8fa-419a-9fc3-3349e514b202.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktan Gelen</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce işlenmiş bir cinayetin bir benzeri yeniden işlenince katilin bıraktığı notları takip eden Savcı izlerin eski dostu Met’e dayandığını fark eder. Artık dedektiflik yapan Met için kökleri doğup büyüdüğü kasabaya dayanan eski bir hikâyenin peşine düşme vakti gelmiştir. Geçmişin kapıları aralanırken içeriye süzülen karanlık herkesi şaşırtmaya yetecektir. 
Gerilimi hiç düşmeyen bu yapbozun son parçasını yerine koyduğunuzda çok şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/200249fe-c66e-4813-a758-40a2aef1ae97.jpg</image:loc>
            <image:title>Şavk</image:title>
            <image:caption>“Tüm yolculuklar ve tüm yolcular içindi bu kitap. 
Yolda yaşanan ve yaşanacakların, 
Gidenlerin, gidecek olanların, gitmesi gerekenlerin, 
Kalanların, yapıtaşların, ruh parçalarının, kalması gerekenlerin, 
Yapılması gerekenlerin, olması gerekenlerin ve olanların doğurduğu yeni benliklerimizde aradığımız kendimize adanmıştır.” Hayata dair, şiir tadındaki bu denemeleri okurken hem keyif alacak hem de bildiklerinizi ve hissettiklerinizi sorgulayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6729d3de-3e2b-4eae-aecd-d5e31e73f639.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Affet Çocuğum!</image:title>
            <image:caption>06 Şubat 2023… 
            Bir ülkenin kâbusla uyandığı o sabah, çok şey değişti bizler için, duygularımız, hayata bakışımız, beklentilerimiz, önceliklerimiz ve umutlarımız hatta, fakat en çok da çocuklarımız için üzüldük belki de, onlara nasıl bir gelecek bıraktığımızın muhasebesini yaptık ve belki onların duyarlı tavırları, kendimizi sorgulamamızı zorunlu kıldı; onlara bir özür borçlu olduğumuzu, hesap vermemiz gerektiğini hissettik, belki de hepimiz! 
            Bu kitap, yaşadığımız büyük depremin ve sonrasındaki haletiruhiyemizin bir yansıması; bir ağıt, bir isyanlar silsilesi, bir özür çocuklarımızdan, bir itiraflar manzumesi, bir iç hesaplaşmanın dışavurumu, bir farkındalık manifestosu! 
            İbretle okunup, akıllara nakşedilecek mısraların, deprem gerçeğiyle yüzleşmemize ve içinde bulunduğumuz gaflet uykusundan uyanmamıza küçük de olsa bir katkısı olması dileğiyle … 
            «…Bizi affet çocuğum, 
Bir sukutuhayalden ibaretiz, biliyorum! 
O güzel gözlerin yaş ile dolu, 
Yok mudur, diyorsun, bir çıkış yolu, 
Pervaneler gibi ışık arıyor, 
Dönüp duruyorsun ipek kanatla. 
Bir halka olmuşsun sen de zincirde, 
Elden ele köprü kuranlardansın, 
Demiyorsun, neme lazım, bana ne var ki, 
Ateş bana uzak, düşen yer yansın! 
Sen de affet çocuğum, affet bizleri, 
Bir şeyler eksik belli, bizler yoksunuz, 
Ne özümüz doğru, ne de sözümüz, 
Bizden başkasını görmez gözümüz, 
Ne desen haklısın, elinde kalem, 
Kır ki soğutalım, yürek cehennem!..» 
 
Satılan her kitap için, 10 TL, Yayınevi tarafından depremzedelerin ihtiyaçları için kullanılmak üzere bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8308881a-fe6f-45a0-9d03-9d5e676bff68.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gemisi Tayfaları</image:title>
            <image:caption>Bir Hayal Gemisi’ne binseydiniz, nereye gitmek isterdiniz çocuklar? 
 
Ya, o Hayal Gemisi’nin Kaptan’ı siz olsaydınız, nerelere yelken açardınız, hiç düşündünüz mü? 
 
«Hayal Gemisi de nereden çıktı? Hiç öyle bir gemi olur muymuş?» demeyin çocuklar! Var! Hem de, Tayfaları bile var bu geminin; Kaptan, Miço, Uzun, Maskot ve Bıdık! 
 
Öyle böyle Tayfalar da değil bunlar, zorluklardan yılmayan, hiç umutsuzluğa kapılmayan, meraklı mı meraklı, maceracı mı maceracı, akıllı mı akıllı çocuklar hepsi de, tıpkı sizler gibi! 
 
Üstelik size de bir müjdeleri var: İsterseniz siz de bu geminin bir tayfası, hatta belki de, Kaptan’ı bile olabilirsiniz! Nasıl? Cazip bir teklif değil mi? O hâlde ne duruyorsunuz, katılın onlara! 
 
Çocuklarımıza güvenle okutabileceğimiz, Hayal Gemisi Tayfaları, Hayal Gemisi Tayfaları Okulda ve Hayal Gemisi Tayfaları Tatilde serisinin tamamı, 2017 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kütüphaneler için satın alınan kitaplar arasında olup, kütüphanelerde çocuklarımız tarafından keyifle okunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3719aa6-f086-435b-a993-41578ee1650a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gemisi Tayfaları Okulda</image:title>
            <image:caption>“Bir Hayal Gemisi’ne binseydiniz, nereye gitmek isterdiniz çocuklar? 
Ya, o Hayal Gemisi’nin Kaptan’ı siz olsaydınız, nerelere yelken açardınız, hiç düşündünüz mü? 
«Hayal Gemisi de nereden çıktı? Hiç öyle bir gemi olur muymuş?» demeyin çocuklar! Var! Hem de, Tayfaları bile var bu geminin; Kaptan, Miço, Uzun, Maskot ve Bıdık! 
Üstelik size de bir müjdeleri var: İsterseniz siz de bu geminin bir tayfası, hatta belki de, Kaptan’ı bile olabilirsiniz! Nasıl? Cazip bir teklif değil mi? O hâlde ne duruyorsunuz, katılın onlara!” diye bir çağrıda bulunmuştu Hayal Gemisi Tayfaları. 
Bu çağrı, siz çocukları da çok mutlu etti ki aralarına katıldınız. 
            Bizim Hayal Gemisi Tayfaları, doludizgin yaşamaya devam ediyorlar. Hele ki siz çocuklar da aralarına katıldıktan sonra, onları durdurabilene aşk olsun! 
Kaptan, Miço, Uzun, Maskot ve Bıdık, bu defa okuldalar. Tabii, olağanüstü hayalleri, kendilerine has bakış açıları ve yaşamaya devam ettikleri eğlenceli maceraları da onlarla birlikte. 
E, siz çocuklar da Hayal Gemisi’nin bir tayfası olmayı sevdiğinize göre, haydi buyurun yeni maceralara! 
 
Çocuklarımıza güvenle okutabileceğimiz, Hayal Gemisi Tayfaları, Hayal Gemisi Tayfaları Okulda ve Hayal Gemisi Tayfaları Tatilde serisinin tamamı, 2017 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kütüphaneler için satın alınan kitaplar arasında olup, kütüphanelerde çocuklarımız tarafından keyifle okunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7f6228-ac45-46a3-b546-97650a52cc5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gemisi Tayfaları Tatilde</image:title>
            <image:caption>“Bir Hayal Gemisi’ne binseydiniz, nereye gitmek isterdiniz çocuklar?
Ya, o Hayal Gemisi’nin Kaptan’ı siz olsaydınız, nerelere yelken açardınız, hiç düşündünüz mü?
«Hayal Gemisi de nereden çıktı? Hiç öyle bir gemi olur muymuş?» demeyin çocuklar! Var! Hem de, Tayfaları bile var bu geminin; Kaptan, Miço, Uzun, Maskot ve Bıdık!
Üstelik size de bir müjdeleri var: İsterseniz siz de bu geminin bir tayfası, hatta belki de, Kaptan’ı bile olabilirsiniz! Nasıl? Cazip bir teklif değil mi? O hâlde ne duruyorsunuz, katılın onlara!” diye bir çağrıda bulunmuştu Hayal Gemisi Tayfaları.
Bu çağrı, siz çocukları da çok mutlu etti ki aralarına katıldınız.
Tüm çocukların, Hayal Gemisi Tayfası olması fikrine, iyice alıştı, Kaptan, Miço, Uzun, Maskot ve Bıdık. Öyle ki, artık hayallerini bile çocuklarla ortak yaşıyorlar. Tabi, o kadar yorulduktan sonra, iyi bir tatili de hak ettiler !
Fakat Hayal Gemisi Tayfaları’nın tatilleri de adlarına yakışır olmalı elbette, ne dersiniz, sizce de öyle değil mi?
O hâlde, siz tayfalar da buyurun Hayal Gemisi’ne ve birlikte, belki de tatillerin en ilgincine doğru bir yolculuğa çıkın!
Çocuklarımıza güvenle okutabileceğimiz, Hayal Gemisi Tayfaları, Hayal Gemisi Tayfaları Okulda ve Hayal Gemisi Tayfaları Tatilde serisinin tamamı, 2017 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kütüphaneler için satın alınan kitaplar arasında olup, kütüphanelerde çocuklarımız tarafından keyifle okunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91d903f7-19de-47ae-8c98-25e9c1e4297d.jpg</image:loc>
            <image:title>Iğdır Yöresi Geleneksel El Örmeleri</image:title>
            <image:caption>IĞDIR YÖRESİ GELENEKSEL EL ÖRMELERİ (ÇORAP, PATİK, ELDİVEN, PAPAK)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd6a580-da56-4bb9-9481-b3de489b899a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Göç ve Göçmenler</image:title>
            <image:caption>Türkiye coğrafyası yüzyıllardır göçlere sahne olduğu gibi ülkenin sosyal ve kültürel yapılanması da neredeyse her dönemde göçlerle şekillendi. Osmanlı Devleti’nin son döneminde Kırım, Kafkasya ve Balkanlarda kaybedilen topraklardan 20. yüzyıl boyunca Anadolu ve Trakya’ya göçler yapıldı. Lozan Barış Antlaşması kapsamında yapılan “Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi” ise yeni kurulan cumhuriyetin öncelikli meselelerinden biri haline geldi. Balkanlarda artan azınlık sorunlarına siyasi müdahalelerin eklenmesi; Romanya, Bulgaristan ve Yugoslavya’dan da uzun yıllar göçlerin yapılmasına neden oldu. 20. yüzyılda ayrıca Doğu Türkistan, Kuzey Afrika ve Orta Doğu gibi ülke ve bölgelerden de Türkiye’ye göçler gerçekleşti. Türkiye’ye yapılan göçleri sosyal, kültürel ve ekonomik yönleriyle ele alan bu çalış - manın birinci bölümünde 19. yüzyıldan günümüze kadar gerçekleşen göçler incelenirken, ikinci bölümünde Türkiye’ye iskân edilen göçmenlerin ekonomi, mimari, edebiyat, mutfak kültürü, sinema ve müzik gibi alanlara etkisi değerlendirildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c27e4a-b6ef-43dc-89f8-ecd2d938a69a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev Kedisi Bobo ve Sokak Kedisi Çiko</image:title>
            <image:caption>Kanepede kıvrılıp televizyon izlemeyi seven ev kedisi Bobo ile toprakta yuvarlanmayı ve yapraklarla oynamayı seven sokak kedisi Çiko’nun sıcacık öyküsü… 
 
Bobo ve Çiko birbirinden farklı iki kedi ama tanıştıklarında aslında benzer yanlarının da olduğunu fark ediyorlar... 
  Arkadaş edinmek, benzerliklerimiz kadar farklılıklarımızın da olduğunu bilmek üzerine büyüleyici ve eğlenceli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd0cfb8-a0e9-4393-aa84-453343f56e75.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Aşeka</image:title>
            <image:caption>GECENİN HİKAYESİ serisinin ikinci kitabı AŞEKA&apos;da intikamın 
ve bedellerin çanları çalacak. 
 
O en güçlü Avcı ama kalbi için kurulmuş tuzaklardan birine kapılmak üzere. 
 
Maya Efnan, kaçtığı hayatın tam ortasına düştü. 
Anlaşmayı bozmanın bedeli tahmin ettiğinden daha ağır 
ve artık tamamen tek başına. 
 
Ona ait olanı almak için ölüm emrini veren Kraliçe’nin inine girmesi gerekiyor ama kendisini ölmek ya da öldürmek zorunda kaldığı bir arenanın ortasında buluyor. Karşısına kimin 
çıkacağından haberi yok, etrafı sevdikleriyle kuşatılmış halde. 
 
Kanıyla neler yapabileceğini öğrenmişken artık hiç kimseye güvenemez ama bir kez daha tarafını seçmek zorunda. 
 
Fetih Yargıcı, intikam hırsı ve hayal kırıklığı ile bir çıkmazın içinde, kendisinin de kapıldığı büyük bir oyun oynuyor. 
 
Kasabadaki herkes daha tedirgin ve üzerlerine çöken sisten kaçmaya çalışıyor. Hava daha soğuk, orman daha karanlık ve yağmur, bütün ayak izlerini sildi. 
 
Bu hâlâ bir aşk hikâyesi değil, tutku ateşiyle harlanmış bir intikam mücadelesi. 
 
 
 
“Ruhun direnişi. Büyük bir acı karşısında gösterdiğin direnç, ağlamanın ötesindeki duygu; 
ruh sızlaması. Acıyı ruhuna katıp geldiği yere saldırmak demek, bu bir yangına ateş açmak demek. Çoktan kaybetmişsindir ama bu savaşmayacağın anlamına gelmez çünkü savaşırsak hâlâ bir şansımız var demek. Çünkü yakacak hiçbir şeyi olmasa o ateşin yanmayacağını, o ateşin söneceğini bilmek demek. Dar ağacına asıldığında kendi ayağınla iskemleyi itmek kadar o ipi koparıp ölümden kurtulmak gibidir. Aylema, kendine yaptığın bir devrimdir; Aşeka, kalbine.” 
 
“Aşk kelimesi aşekadan gelir. Bir ağacı sarıp besinini ağaçtan alarak zamanla kurutan sarmaşığa denir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9e8d7b6-3107-4280-a554-28339a5109b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mavi Kuş Barnabi</image:title>
            <image:caption>Parka yakın eski bir evde, Barnabi adında çok sevimli bir mavi muhabbetkuşu yaşıyordu. Altın sarısı bir kafesi, salıncağı, oyuncakları, yiyecek bolca çekirdeği ve mangosu vardı. 
 
Sahibi nazik ve sevecen bir kadındı. Kısacası mutlu mutlu yaşıyordu Barnabi. Ama eve ikinci bir kuş gelince, işler biraz değişti. Sonunda bir gün, açık pencereden uçup gitti. 
 
Dışarıda onu neler bekliyordu? Yeni arkadaşlar edinip yeni şeyler öğrenebilecek miydi? Acaba geri dönecek miydi Barnabi? Okuyup öğrenmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa85b73-f9ab-42fc-adf0-0bebe47af634.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Dora</image:title>
            <image:caption>GECENİN HİKAYESİ serisinin üçüncü kitabı DORA&apos;da gerçeklerin kapısı 
aşınacak, doğrular sorgulanacak. 
 
Maya Efnan, en kötü anlarını geride bıraktığını sanıyordur fakat hava henüz o kadar da kararmamıştır. Zihninin içindeki susmayan çağrı, ona geri çeviremeyeceği bir davet sunarken en büyük felaketine doğru koştuğunun farkında değildir. 
 
Bir kayıp; kendinden vazgeçtiğin. 
 
Bir ihanet; dönüşü olmayan bir yol. 
 
Bir tetik; aynayı paramparça eden. 
 
Bir his; cam kırığı gibi acıtan. 
 
Bir kabulleniş; dizlerinin üzerinde pes ettiğin. 
 
Tutku, nefret ve acı dönüm noktasına ulaştığında, Maya Efnan, kendini hiçbir aklın kabul edemeyeceği bir gerçekle yüz yüze bulacaktır. 
 
Bazı ipler koptu bazılarını kesti ve bazılarını da öylece bıraktı. Artık neye tutunacağını bilmiyor. Kendi zihninde susturamadığı o ses, iplerden daha çok boynuna dolanıyor. 
 
Bir gerçek; kaçı yalan?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f05b2135-9e38-4cf0-be26-c722a05b0810.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Aşeka (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>GECENİN HİKAYESİ serisinin ikinci kitabı AŞEKA&apos;da intikamın ve bedellerin çanları çalacak. 
 
O en güçlü Avcı ama kalbi için kurulmuş tuzaklardan birine kapılmak üzere. 
 
Maya Efnan, kaçtığı hayatın tam ortasına düştü. 
Anlaşmayı bozmanın bedeli tahmin ettiğinden daha ağır 
ve artık tamamen tek başına. 
 
Ona ait olanı almak için ölüm emrini veren Kraliçe’nin inine girmesi gerekiyor ama kendisini ölmek ya da öldürmek zorunda kaldığı bir arenanın ortasında buluyor. Karşısına kimin 
çıkacağından haberi yok, etrafı sevdikleriyle kuşatılmış halde. 
 
Kanıyla neler yapabileceğini öğrenmişken artık hiç kimseye güvenemez ama bir kez daha tarafını seçmek zorunda. 
 
Fetih Yargıcı, intikam hırsı ve hayal kırıklığı ile bir çıkmazın içinde, kendisinin de kapıldığı büyük bir oyun oynuyor. 
 
Kasabadaki herkes daha tedirgin ve üzerlerine çöken sisten kaçmaya çalışıyor. Hava daha soğuk, orman daha karanlık ve yağmur, bütün ayak izlerini sildi. 
 
Bu hâlâ bir aşk hikâyesi değil, tutku ateşiyle harlanmış bir intikam mücadelesi. 
 
 
 
“Ruhun direnişi. Büyük bir acı karşısında gösterdiğin direnç, ağlamanın ötesindeki duygu; 
ruh sızlaması. Acıyı ruhuna katıp geldiği yere saldırmak demek, bu bir yangına ateş açmak demek. Çoktan kaybetmişsindir ama bu savaşmayacağın anlamına gelmez çünkü savaşırsak hâlâ bir şansımız var demek. Çünkü yakacak hiçbir şeyi olmasa o ateşin yanmayacağını, o ateşin söneceğini bilmek demek. Dar ağacına asıldığında kendi ayağınla iskemleyi itmek kadar o ipi koparıp ölümden kurtulmak gibidir. Aylema, kendine yaptığın bir devrimdir; Aşeka, kalbine.” 
 
“Aşk kelimesi aşekadan gelir. Bir ağacı sarıp besinini ağaçtan alarak zamanla kurutan sarmaşığa denir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b39d28de-944e-4734-aacc-3af84c8deb3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Dora (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>GECENİN HİKAYESİ serisinin üçüncü kitabı DORA&apos;da gerçeklerin kapısı aşınacak, doğrular sorgulanacak. 
 
Maya Efnan, en kötü anlarını geride bıraktığını sanıyordur fakat hava henüz o kadar da kararmamıştır. Zihninin içindeki susmayan çağrı, ona geri çeviremeyeceği bir davet sunarken en büyük felaketine doğru koştuğunun farkında değildir. 
 
Bir kayıp; kendinden vazgeçtiğin. 
 
Bir ihanet; dönüşü olmayan bir yol. 
 
Bir tetik; aynayı paramparça eden. 
 
Bir his; cam kırığı gibi acıtan. 
 
Bir kabulleniş; dizlerinin üzerinde pes ettiğin. 
 
Tutku, nefret ve acı dönüm noktasına ulaştığında, Maya Efnan, kendini hiçbir aklın kabul edemeyeceği bir gerçekle yüz yüze bulacaktır. 
 
Bazı ipler koptu bazılarını kesti ve bazılarını da öylece bıraktı. Artık neye tutunacağını bilmiyor. Kendi zihninde susturamadığı o ses, iplerden daha çok boynuna dolanıyor. 
 
Bir gerçek; kaçı yalan?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/899e529b-d34f-4b00-a1fe-0e5c6ac21d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Saib-i Tebrizi Divanı Şerhi</image:title>
            <image:caption>“Bāzār-ı imkānda miftāhsız kilīd yokdur. Sen baġlu ve müşkillere fütūhı gönüller kapusundan taleb eyle, elbetde açılur. Lākin miftāh-ı müşkilāt olan kalbi tedārik itmek kadar bir müşkil yokdur ve belānın a‘zamı bundadır ki herkesi bu kapuya yanaşdırmazlar… Ma‘lūm ola ki insānın āhiretde ma‘lūmāt ve melezz-i zātī dünyāda olan ahvālinin semeresidir. Gūyā dünyā bāġçesinde benīādem bir alay fidanlardır ki hadīka-i bekāya nakl olınup maksūd olan semeresi anda zuhūr itse gerek bizler ise bu dār-ı fenāda mevtin çāresi olmadıġın bilür iken kökler salmışuzdur. 
  Klasik şiir geleneğinde, sanat ve anlam derinliğine dayanan bir üslûp olan Sebk-i Hindî, XVI ve XVII. yüzyılda ortaya çıkmış; İran, Hindistan, Afganistan, Irak, Tacikistan ve Osmanlı coğrafyasında etkili olmuştur. Bu üslûp, klasik şiirin müesses nizamında, yani asırlar boyu devam eden yerleşik estetik yapısı ve anlam dünyasında gerçekleşen en kayda değer değişimlerden biri olarak sayılabilir. Yeni, orijinal ve girift mazmunlar, ince hayaller, anlam kapalılığı, az kelime ile çok şey ifade etme gibi hususlar bu üslûbun ayırt edici vasıflarını teşkil eder. Söz konusu anlam kapalılığının, girift mazmunların ve ince hayallerin çözümlenmesine duyulan ihtiyaç, Türkçe şerh faaliyetlerine yeni bir ivme kazandırmıştır. Bu sahada telif edilen şerhlerden biri de Ebûbekir Nusret Efendi tarafından Sâib-i Tebrîzî’nin bazı şiirleri için kaleme alınmıştır. Az sayıda Türkçe şiiri de bulunan Sâib-i Tebrîzî söz konusu üslûbun en önemli temsilcilerindendir ve divan şairlerimizden Nâbî’yi de derinden etkilemiştir. Çözümlenmesinde kimi zaman güçlüklerle karşılaşılan Hint üslubu şiirinin şerh edilebilmesi için bir şarihin ileri derecede şiir bilgisine sahip olması gerekir. İşte Ebûbekir Nusret Harputî böyle bir müktesebata sahiptir. Âlim ve mutasavvıf kişiliğinin yanı sıra şiir söyleyecek düzeyde dilin inceliklerine vakıf olması bu şerhi daha anlamlı ve değerli kılmaktadır. XVIII. yüzyıl şair ve yazarı Nusret Efendi’nin Sâib-i Tebrîzî Dîvânı Şerhi, metnin daha kolay anlaşılmasını sağlayacak bir lügatçe ile birlikte bugünün okuyucularının ilgisine sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cb512af-8842-41dd-a5d3-daa2f2597382.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan II. Abdülhamid’in Savunma Sanayii Fonları (1896-1902)</image:title>
            <image:caption>1878 Berlin Kongresi sonrasında Osmanlı Devleti parçalanma ve dağılmanın eşiğindeydi. Sultan II. Abdülhamid’in 33 yıl süren saltanatı bu süreci duraklattı. Onun başarısı muhakkak sadece diplomatik ve siyasî maharetinden ileri gelmiyordu. 93 Harbi’nin acı tecrübelerinden ders alınmış, ordunun ve teçhizatının ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmıştı. Böylesine bir beka meselesinin çözümü ancak caydırıcı ve güçlü bir ordu ile mümkündü. Toprakları kuşatılmış, maliyesi iflas etmiş bir devletin halkından topladığı yardımlarla ordusunu nasıl yeniden teçhizatlandırdığı bu kitabın konusudur. 
Osmanlı askerî erkânının aldığı tedbirler çerçevesinde Almanya’dan uzmanlar getirilmiş, çeşitli teçhizat alımlarıyla beraber orduda geniş çaplı bir reform hareketine girişilmişti. Modern teknik, silah ve teçhizatla ordunun donatılması ve bunun yüksek maliyetlerinin karşılanması için II. Abdülhamid yerli kaynaklarla iki savunma fonunu, Tesisât-ı Askeriye İânesi ve Teçhizât-ı Askeriye Tertibi’ni oluşturdu. Bu fonlar savunma sanayii ve ordunun modernizasyonu için halkı da seferber ederek mali kaynak sağladı. Müslüman ve gayrimüslim ahaliden toplanan gelirler Türklerin ordu-millet dayanışmasına bu dönemden verilecek en iyi örnektir. 
Sultan II. Abdülhamid’in Savunma Sanayii Fonları (1896-1902) arşiv kaynaklarından hareketle kaleme alınmış, en uzun yüzyılın son çeyreğinde, II. Abdülhamid’in öncülüğündeki savunma sanayii çabalarını tüm ayrıntılarıyla tarih okurlarına ve tarihçilere sunan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a0cdf27-bd2e-4809-a0c0-403eb1a0c9cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Banyo ve Uyku - Dünyamı Keşfediyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Annem saçımı yıkıyor, ben de göbeğimi yıkıyorum. 
Suda biraz daha oynuyorum. 
Sonra yumuşacık havluma sarınıyorum. 
Ardından pijamalarımı giyiyorum. 
Biberonumdan sütümü içiyor, kitabımı okuyorum. 
Uykum geldi bile. 
Artık ayıcığıma sarılıp yatabilirim. 
 
Banyo ve uyku rutinlerine dair kolay anlaşılır ve ilgi çekici resimlerle dolu, neşeli bir kitap. 12 ay ve üzeri çocukların günlük hayatına odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fe94194-3a47-4a93-86fc-dadfe2665f31.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemek ve Oyun - Dünyamı Keşfediyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu benim sandalyem. 
Önlüğümü takıyorum, kaşığımı kapıyorum. 
Yemeğimi yemeye hazırım! 
Sonra da oyun zamanı. 
Arabamı itiyorum, topuma vuruyorum, blokları üst üste diziyorum, müzik yapıyorum ve kitabıma bakıyorum. 
Oyun oynamak çok eğlenceli! 
 
Yemek ve oyun rutinlerine dair kolay anlaşılır ve ilgi çekici resimlerle dolu, neşeli bir kitap. 12 ay ve üzeri çocukların günlük hayatına odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10dad7cf-13b7-4329-94b0-491e0b28a791.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzüm ve Vücudum - Dünyamı Keşfediyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gözlerimle görür, burnumla koklar, kulaklarımla duyarım. 
Ellerimle bir şeyleri tutup, kollarımla onları kaldırabilirim. 
Bacaklarım sayesinde koşabilir ve ayaklarımla yere vurabilirim. 
Vücudumla bunları ve daha pek çok şeyi yapabilirim! 
 
Yüzümüz, vücudumuz ve onlarla yapabildiklerimize dair kolay anlaşılır ve ilgi çekici resimlerle dolu, neşeli bir kitap. 12 ay ve üzeri çocukların günlük hayatına odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d9beea-ce3f-49dc-909e-e27f9442be3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayda Bir Gün - Küçük Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Oyun deyip geçmeyin!
Bir de bakmışsınız gerçeğe dönüşmüş.

&apos;&apos;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&apos;&apos; serisinde yerini alan Uzayda Bir Gün; evrenin derinliklerinde, ışık hızında bir yolculuğa çıkarıyor çocukları.  

Tuhaf bir yaratığın rehberliğinde heyecan verici bir galaktik serüvene açılan bu hareketli öykü; gezegenimiz dışındaki yaşam hakkında merak uyandırıyor.

Hikâyesini &apos;&apos;oyun&apos;&apos; üstüne kurarak çocuk gelişiminde oyunun yeri ve önemine vurgu yapan kitap, gök bilimine dair hap bilgiler de paylaşarak anlatısını güçlendiriyor. 









Esra, Emir ve köpekleri Pırt, bahçede kendi uydurdukları Uzay Gezginleri adlı oyunu oynuyorlardır. Uzak bir galaksiden kazara Dünya&apos;ya gelen üç uzay gezgini, çaresizce geri dönmenin yollarını arıyordur. Derken, buldukları eski bir radyo ile uzaya mesaj göndermeyi denerler. &apos;&apos;İmdat, yardım edin!&apos;&apos; çağrıları gökteki gri bulutları aşıp çok uzaklardan karşılık bulmuş olmalı ki birden üstlerinde yoğun bir ışık huzmesi belirir. Sonrası... uzay gemisinde tanışacakları yeni yol arkadaşları Estel&apos;le birlikte dümen kıracakları enfes bir macera!

Çocukların &apos;&apos;uçsuz bucaksız&apos;&apos; hayal gücünden beslenerek bir oyunun yeri geldiğinde nasıl gerçeğe dönüşebileceğini gösteren bu eğlenceli öykü, başka bir gezegende hayat bulma olasılığı üstüne düşündürmekten de geri kalmıyor.

&apos;&apos;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&apos;&apos; serisi kapsamında &apos;&apos;Okuma Seviyesi 1&apos;&apos; olarak sınıflandırılan Uzayda Bir Gün, son bölümünde yer verdiği bulmaca ve oyunlarla, 6 yaş ve üzerindeki okurların kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/295f4675-e4c0-4ba3-be5d-112e68301789.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Eşlikli Türk Marşları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap cumhuriyetimiz 100. yılına bir armağan olarak hazırlanmıştır. Kitabın hazırlık aşamasında müzik öğretmenlerinin ve eğitimcilerinin görüşleri alınmış ve kapsamlı bir ihtiyaç analizi yapılmıştır. Sonuçta ülkemizde en çok sevilen, söylenen ve bilinen “marş” formundaki eserler bir araya getirilmiştir. Kitapta olması gerektiği halde yer alamayan bazı eserler ise telif izni verilmemesi nedeniyle ne yazık ki kitaba eklenememiştir. 
Kitapta toplam 63 marş yer almaktadır. Bunlar; Cumhuriyet Marşları, Atatürk Marşları, Vatan/Bayrak Marşları, Öğretmen Marşları ve Çocuk/Gençlik Marşları olmak üzere 5 ana başlık altında gruplandırılarak sıralanmıştır. İki ciltten oluşan kitabın birinci cildinde marşların piyano eşlikleri, ikinci cildinde ise koro notaları yer almaktadır. Her eserin başında “piyano eşlik MP3 ses dosyasının numarası” belirtilmiştir. Son derece titizlikle kaydedilen bu ses dosyaları her türlü ortamda gönül rahatlığı ile kullanabilir ve bütün marşlar piyano eşliğinde seslendirebilir. MP3 dosyaları ile marşların Youtube kanalındaki referans video kayıtlarına, künyede verilen kare kodları cep telefonunuza okutarak ulaşabilir ya da yayınevi web sitesinden ücretsiz olarak indirebilirsiniz. 
Yayıncı ve editör olarak bendeniz kitabın yayına hazırlanmasını, düzeltmeleri ve MP3 ses dosyalarının hazırlanması üstlendim. Değerli koro şefimiz Serdar Köşk, Niğde Güzel Sanatlar Lisesi Korosu ile kitapta yer alan eserlerin referans video kayıtlarını yaptı. Değerli genç koro şeflerimiz Çiğdem Aytepe ve Atilla Çağdaş Değer, notaları büyük bir titizlikle inceleyerek marşların olabildiğince hatasız şekilde basılması için kitaba çok önemli katkılar sağladı.  Eserlerin nota yazımı ve kitabın dizgisi Alp Eray Tuğcular tarafından, kapak tasarımı ise Emre Şengün tarafından yapıldı. Kitabın yazarı Selçuk Bilgin ise eserleri bir araya getirdi, derledi, topladı, piyano eşliği olmayan marşların herkes tarafından kolaylıkla çalınabilecek piyano eşliklerini yazdı. Bu kitap yüce önderimiz Atatürk’ün aşağıda da ifade ettiği gibi tam bir ekip çalışması ile ortaya çıktı. 
Prof. Dr. Süleyman Tarman / Editör</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9837ea0-b32c-4596-bcf4-2405755ad56b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sensiz Kalan Bu Şehri Yakmayı Çok İstedim</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden. saçların dikildi karşıma bir sokak ötesinde her telinde parmaklarımın izleri parlıyordu benzersiz kokunu alıyordu kıvrımlarından rüzgar gözleri doluyordu saçlarına bakan kedilerin her biri bir kenarda darmadağın çömelip kalıyordu, yutkunuyordu rengi kaçıyordu pencerelerde perdelerin 
nereye yürüdüysem bakışın, duruşun, sesin
anladım; söndürmeyelim tutuşan yüreğimi
kendimi yakmış olurum yakarsam bu şehri
çünkü sen her şeyinle bendesin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfa27b0b-c42c-4774-931e-7b922c65895e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mantık</image:title>
            <image:caption>Mantık ve bilimin ilkeleri hakkında önemli çalışmaları bulunan William Stanley Jevons, 1 Eylül 1835 – 13 Ağustos 1882 yılları arasında yaşamış İngiliz iktisatçı ve mantıkçıdır. Özellikle neoklasik iktisat alanının en önemli isimlerinden biri olan Jevons, matematik, fizik ve kimyayı doğa bilimleri olarak ele almış ve teorik çalışmalarının yanı sıra bilimde çığır açan deney ve gözlemler de yapmıştır. Gök bilimi alanında da önemli çalışmaları bulunan Jevons, mantık ile matematiğin arasındaki büyük benzerliğin farkına varmış ve bu doğrultuda teoriler geliştirmiştir. Ayrıca yapay zekânın ve bilgisayarın ilk örneklerinden sayılan “Logic Piano” (Mantık Piyanosu) adlı icadın da mucididir. Akıl yürütmeyle ilgili konuların detaylarıyla ele alındığı bu kitapta terimlere, önermelere, kıyas türlerine, argümanlara, çıkarımlara, gözlem ve deneylere, olayların bileşenlerine ve nedenlerine, mantık hatalarına ve anlam belirsizliklerine yer verilmiştir. William Stanley Jevons’ın bu eseri, yazarın Türkçeye çevrilen ilk kitabı olma özelliğini de taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29a632ba-0013-4b63-949e-f83b72ea98cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobuko’nun Aşkı 4</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlığa elveda. 
“Tanaka-san’a hislerimi söyleyeceğim.” Sonunda hislerini itiraf etmeye karar veren İrie-kun... Büyük bir bilinmezliğin içine adım atarken emin olduğu tek bir şey var. O da hislerini söylerse artık asla eskisi gibi olamayacakları...Yine de söylemeye kararlı. 
Çünkü bu, hayatında hissettiği en güçlü duygu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/708dc537-0ef7-4a34-a95c-de5b9dde4bbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Stokastik Bütçeleme Markov Zincirleri Uygulaması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1.GİRİŞ 
2.BÜTÇE KAVRAMI VE BÜTÇELEME SİSTEMİ 
3.STOKASTİK BÜTÇELEME 
4.MARKOV ZİNCİRLERİ 
5.MARKOV ZİNCİRİ İLE BİR STOKASTİK BÜTÇELEME UYGULAMASI 
6.SONUÇ 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28ab6717-9783-46e7-841b-88b27457c027.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobuko’nun Aşkı 3</image:title>
            <image:caption>Aşkın son durağında “hep böyle” diye bir şey yoktur. 
Mevsimlerden yaz... Tüm cesaretimi toplayarak başardığım şey, “sevdiğim kişiyle konuşabilmek” 
denen küçük mucize. Ancak bu durum sonsuza dek sürmeyebilir. Bu yüzden hep bir adım daha ileri gitmeliyim. 
Yan karakterlerimizin aşk hikayesi, mesafeleri aşarak ilerliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb53efb4-6cde-4dac-be45-9741ff1e024a.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Bu dünyanın kötülüğü karşısında saf kalabilmiş onurlu bir kalemden etkileyici bir başyapıt! 
Nazi’nin sistematik işkencelerine maruz kalan Avusturyalı Doktor B.’nin hiçliğin ortasında benliğini yitirmemek için girdiği psikolojik savaşın muazzam öyküsü. 
Gestapo tarafından özel bir uygulama ile toplama kampına gönderilmek yerine ayrıcalıklı kişilerin tutulduğu bir otel odasına yerleştiriliyor Doktor B. Bir otel odası ne kadar mı kötü olabilir? Tahayyül bile edemeyeceğiniz kadar. Ancak insan ne olursa olsun hayatta kalmak üzere programlanmış bir yapıya sahip. Doktor B. de öyle yapıyor ve sığınabileceği en anlamlı şeye sığınıyor. Zalim bir krala karşı yenilmemek için kralların oyununu, satrancı kullanıyor. Bu bir obsesyon halini aldığında ise ortaya unutulmaz bir eser çıkıyor.    
Avusturyalı yazar Stefan Zweig’ın Nazi zulmünden kaçtığı sürgün yıllarında kaleme aldığı Satranç, psikolojik novellaların en büyüleyicisi. 
Yaklaşık bir asırdır tüm dünyada milyonlarca kez okunmuş bu kitap edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin özel seçkisi ve onun önsözüyle okur karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de22f4db-c1c2-4f61-8247-ed33d0ddc84a.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının usta yazarı Stefan Zweig’dan aldatmak üzerine tesirli bir başyapıt! 
Monoton bir evliliği ve iki çocuğu olan Irene’nin zaman zaman görüştüğü bir âşığı vardır. Belki de böylelikle hayatına biraz renk ve tutku kattığını düşünmektedir. Ancak bir gün, âşığının evinden çıktığında karşılaştığı kadın, kurduğu bütün dengeyi altüst eder. Âşığının eski sevgilisi olduğunu söyleyen bu kadın, her şeyi eşine anlatmakla onu tehdit ederek sürekli para ister Irene’den. Bitmek tükenmek bilmeyen bir döngüye giren Irene, korkunun pençesinde; telaşın, acının, vicdan azabının dik bakışları altındadır. İçinden çıkılması güç bu döngüden çıkmanın veya şaşan teraziyi tekrar dengelemenin bir yolu var mıdır? 
Korku, bu kez kalemiyle edebiyatımıza unutulmayacak bir imza atan Zülfü Livaneli’nin önsözüyle okurlarıyla buluşuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/779c5dad-2b48-425b-8fd9-737541a6ae1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Meçhul Bir Kadından Mektup - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>İnkılâp Kitabevi, Zülfü Livaneli seçkisine dünya edebiyatının usta yazarı Stefan Zweig’dan tesirli bir başyapıt daha ekliyor! 
Meçhul Bir Kadından Mektup, Zweig’in özgün kaleminin zirve yaptığı döneme ait bir yapıt. Adeta bir film sahnesi tadını veren başarılı betimlemeleriyle, dünya edebiyatına armağan edilen ölümsüz bir eser. 
Çocukluğuna ait bir aşk hatırası ile bütün ömrünü çaresizce beklemek ve umut etmekle geçiren bir kadının mektubu, her okuyanın “karşılıksız aşk” kavramını sorgulamasına olanak veriyor. “Karşılıksız bir aşk uğruna, bir ömür tüketilir mi?” sorusu zihnimizde yankılanırken, bu ölümüne âşık ve çaresiz kadının yaşadıkları okurunu derinden etkiliyor. 
Meçhul Bir Kadından Mektup, bu kez kalemiyle edebiyatımıza unutulmayacak bir imza atan Zülfü Livaneli’nin önsözüyle okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6cfbcce-9d56-452f-8269-faedbd222017.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Neyle Yaşar - Livaneli kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Nasıl daha iyi bir insan olabiliriz? Peki, insanı insan yapan nitelikler nelerdir? 
Büyük Rus yazar Lev Nikolayeviç Tolstoy’un İnsan Neyle Yaşar başlığı altında toplanan hikâyeleri, insan olmanın erdemine dair edebi bir sorgulama sunuyor. “İnsan Neyle Yaşar” başlıklı ana hikâyeyle birlikte üç farklı öyküyü daha bir araya getiren bu eserde, din olgusundan hareketle iyilik ve merhamet gibi insani duygular incelikli bir anlatımla işleniyor. Tüm dünyada onlarca yıldır en çok okunan eserler arasında yer alan bu derleme, döneminin çok ilerisinde bir ahlak anlayışı sunmasıyla ve okurun maneviyatına hitap etmesiyle de dikkat çekiyor. 
Tolstoy’un klasikleşmiş romanlarının yanında duran ve farklı bir edebi türdeki maharetini gözler önüne seren İnsan Neyle Yaşar’ı, Livaneli Kitaplığı içerisinde, Solmaz Kâmuran’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/797ef3a9-a61d-45d3-97b6-d2f979178210.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş - Livaneli kitaplığı</image:title>
            <image:caption>“Kendi şafağının arifesindeki seçilmiş ve sevgili Mustafa” yani Ermiş, sürgün hayatı yaşadığı Orphalese’den ayrılık vakti geldiğinde hem hüzün hem de sevinç içindedir. Bu şehirden ayrılmak zordur; ve fakat mecburidir. Derken kentin halkı etrafında toplanır. Ve Ermiş’e seslenirler: “Bizimle konuş ve bize gerçeği söyle. Bizi aç ve bize, sana gösterilmiş olan doğumla ölüm arasındakini anlat.” 
Kent halkı Ermiş’e; sevgi, dostluk, güzellik, yasalar, suç, ceza, özgürlük, acı ve nihayet ölüm üzerine sorular sorar. Onun yanıtları ise sevginin ve hoşgörünün en yalın haliyle, insan olmanın erdemleriyle yüklüdür. 
Lübnan asıllı Amerikalı yazar ve ressam Halil Cibran’ın ünlü eseri Ermiş, bir asırdır insanlığın başucu kitapları arasında yer alan, klasik bir metin. Bu ölümsüz eseri edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin önsözüyle okura sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0048ab42-8747-47c6-9c1d-ae8055a9e7ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>“Tavşan, yelek cebinden çıkardığı saatine bakıp telaşlandığında ayağa fırladı; çünkü birden, daha önce ne yelekli ne de yelek cebinde saat taşıyan bir tavşan görmediği gerçeği beyninde şimşek gibi çaktı ve meraktan adeta tutuşarak, tarlada onun peşi sıra koşturdu.” 
Hem çocuk hem de yetişkin edebiyatının yapıtaşlarından biri olan Alice Harikalar Diyarında, nesiller değişse de etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen bir klasiktir. Çocuklar için hayal gücünün sınırlarına bir yolculuk sunan bu eser, yetişkin edebiyatında ise siyasi ve dini çekişmeleri hicveden bir alegori; ayrıca sembolizmin en yetkin metinlerinden biri olarak kabul görmüştür. 
Edebi kimliğinin yanı sıra matematik ve mantık bilimlerindeki yetkinliğiyle de tanınan Lewis Carroll’un 150 yılı aşkın bir süre önce kaleme aldığı büyülü klasiği Alice Harikalar Diyarında’yı Livaneli Kitaplığı içerisinde, Solmaz Kâmuran’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b516fd63-0cc9-42c0-bd3f-74d99b4bc4e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynanın İçinden - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>İngiltere’nin önemli matematikçisi ve efsanevi yazarı Lewis Carroll’un yansıma etkili sıra dışı eseri olan, sürükleyici kurgusuyla ve gerçek düzene yaptığı eleştirilerle vazgeçilmez bir klasik haline gelen Aynanın İçinden, edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli önsözüyle okurlarıyla yeniden buluşuyor! 
Olayların ilk önce etkisinin yaşandığı yansıma bir dünyada-evrende geçen Aynanın İçinden’de kelimelerin yazılış şekilleri de dahil olmak üzere, her şey ters bir düzende. Kedisini cezalandırmak için aynanın içine giren Alice, burada özgürlüğün tadını çıkarırken her şeyin gerçek dünyasından oldukça farklı, gerçeğin adeta bir yansıması şeklinde olduğunu görüyor. Aynanın içinden ve içindeki satranç oyunundan kurtulmak için inatla çabalarken piyon olarak başladığı yansıma dünyadan kraliçe olarak uyanıyor. Büyümenin etkisinin tıpkı satranç hamleleri gibi kademe kademe ilerlediği eserde Alice, aynanın içinde aslında kendisini buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f5112b-f669-4127-900a-3f04663fcf12.jpg</image:loc>
            <image:title>Zincire Vurulmuş Prometheus - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Zincire Vurulmuş Prometheus, Eskiçağ’ın en ünlü tragedya yazarlarından Aiskhylos’un günümüze ulaşabilen nadide eserlerinden biri. Bir tragedya üçlemesinin ilk oyunu olan kitap, düzene başkaldıran ve tüm ömrünü insanların iyiliğine adayan, Yunan mitolojisine göre de uygarlığın ilk tanrısı olan Prometheus’un,   Olympos tanrılarının gazabına uğramasını ve çektiği acıları konu ediniyor. 
Etkili, acı dolu ve isyan kokan diyaloglarıyla kitap, okuyucusuna günümüzün mevcut düzenini çarpıcı bir şekilde sorgulatıyor adeta. Balçıktan yarattığı insana ve soyuna uygarlığı öğrettiği için sarp kayalıklarla dolu bir dağa zincirlenmesi ve ölümsüzlüğünün elinden alınmasıyla lanetlenen Tanrı Prometheus’un etkili hikâyesi bu seçkide, edebiyatımızın değerli kalemi Zülfü Livaneli’nin önsözüyle okurlarıyla buluşuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdde4411-630a-4ab0-aff0-4f16f7b6d6d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>“İsterseniz kütüphanelerinize kilit vurun, ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne bir sürgü ne de kapatabileceğiniz bir kapı.” 
Kendine Ait Bir Oda ile “Kadınlar neden kurmaca metin yazamaz?” sorusuna cevap arayan Virginia Woolf, kütüphane rafları arasında dolaşarak, erkek egemen dünyada kadınların edebiyattaki yerini tartışıyor. Erkeklerin kadınlara uyguladığı baskıları ve ötekileştirmeleri kabul etmeyerek, edebi üretimin temelini oluşturan boş zaman, mahremiyet ve mali özgürlük gibi koşulların gerekliliğine vurgu yaparak, sessizliğe mahkûm edilen kadınlara şöyle sesleniyor: 
“Bu nedenle sizden para kazanmanızı ve kendinize ait bir odanızın olmasını isterken açıkça söylesem de söylemesem de, görünüşe göre, hakikatle iç içe, insana canlılık veren bir hayat yaşamanızı istiyorum.” 
Yayımlandığı tarihten itibaren onlarca dile çevrilen Kendine Ait Bir Oda, bu kez de edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin önsözüyle okurlara sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b6ee234-ed5c-4b31-8369-8f1159ecd458.jpg</image:loc>
            <image:title>6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye, devlet ve toplum olarak olağanüstü, çeşitli meydan okumaların iç içe olduğu ve zorlukların birbirini takip ettiği sert bir zaman diliminden geçiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 100. yaşında bir başka “Millî Mücadele hâli” olan bir “afetler zinciri” ile karşı karşıya kalmıştır. Coğrafyanın kaderiyle insanlığın kaderinin çatıştığı bu süreçte, ülke olarak ağır bir bedel ödedik. Bununla birlikte hasarların giderilmesi ve yaraların sarılması için 3 ay içerisinde devlet ve toplum olarak sarf edilen çabalar, yapılan faaliyetler, gösterilen dayanışma ve yardımlaşma, birlik ve beraberlik ruhu ve verilen emekler; nüfusunun 6’da 1’ini, coğrafyasının 7’de 1’ini ve illerinin doğrudan 8’de 1’ini etkileyen büyük bir felaket anında Türkiye’nin, devletin ve toplumun dayanıklılığını teyit etmiştir. Asla umutsuz değiliz: Hep birlikte iyileşeceğiz. 9 saat arayla 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde, 6-7 km derinlikte ve yoğun yerleşim merkezlerinin hemen altında gerçekleşen ve toplamda 21 il ve 175 ilçede yıkımlara ve etkilere yol açan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri, birçok gelişmiş dünya ülkesinin yüzölçümünden daha büyük bir yüzölçümünü ifade eden 110 bin kilometrekarelik bir coğrafyayı doğrudan etkilemiş, on binlerce insanımızın ölümüne ve yüzbinlerce binanın yıkılmasına veya hasarlı olarak kullanılmaz hale gelmesine yol açmış, milyonlarca insanımız yer değiştirmek zorunda kalırken milyonlarca insanımız da çadır ve konteyner kentlerde yaşamaya başlamıştır. Türkiye, hem depremlerin büyüklüğü, şiddeti ve enerjisi, hem de bir afetinin etkileri açısından Cumhuriyet tarihinin en güçlü yıkımı ile karşı karşıya kalmış, gerçek anlamıyla “Asrın Felaketi” ve bunun getirdiği insanî, siyasî, sosyal, ekonomik, askerî ve egemenlik boyutlarında yansımaları olan çeşitli sorunlarla yüzleşmiştir. Raporumuzda, teorik yaklaşımlarımızı 14 günlük Deprem Bölgesi ziyaretinde edindiğimiz veri, bilgi ve gözlemlerle birleştirerek Kamu Yönetimi ve Sivil Toplum işbirliğine dayalı “Bütünleşik Afet Yönetimi Modeli/Sistemi” anlayışı kapsamında değerlendirdik. Sorumluluk bilinci olarak harekete geçme ilkemiz olan “Ben ne yapabilirim?” sorusu ile başlayan araştırmamızı “Bu felaketten daha iyi bir Afet Yönetimi için hangi dersler çıkarılabilir, neler yapılabilir, ne gibi adımlar atılabilir?” soruları ile genişlettik. Raporumuzdaki önerilerin; toplumsal eğitim, bilinç, zihniyet, yaklaşım, organizasyon ve uygulama dönüşümleri ile birlikte ülkemizin Yeni Afet Yönetimi Modeli/Sistemi için katkı verici olmasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2a1976-4c24-49a4-a400-edff0681276c.jpg</image:loc>
            <image:title>Lysis veya Dostluk Üzerine</image:title>
            <image:caption>Platon, gençlik dönemi diyalogları arasında önemli bir yeri olan Lysis’te Sokrates’i kendine has ironik üslubuyla sahneye çıkarır ve antikçağ felsefesinin özellikle ahlak alanında ayrıntılı incelemelere konu olan dostluk (philia) kavramını onun ağzından diyalektik bir yöntemle tartışmaya açar. Böylece dostluk kavramının ilk defa felsefi bir sorun olarak temellendirildiği, felsefi ve edebi bir şahesere imza atmış olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dee67f5d-a579-46f9-a84d-ea0a994ba41f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşe&apos;nin Bulut Projesi</image:title>
            <image:caption>Su dolu gezegenimiz nasıl susuz kalıyor? “Gülümseten Öyküler” ve “Tombiş Kitaplar” dizilerinin yanı sıra resimli öyküleriyle de çok sevilen sanatçı, düşünür Behiç Ak, doğayla insanın uyum içinde yaşayacağı bir gelecek için bilimsel bir öykü anlatıyor. Dünyanın en önemli sorunlarından su krizine dikkat çekerken, bir çocuğun gözünden, kentleşmenin, ormansızlaşmanın, iklim değişikliğinin gezegenimizin su kaynaklarına ciddi etkilerini aktarıyor. Su uzmanı Dr. Akgün İlhan’ın danışmanlığında yenilenen resimli kitap, çocukları ve yetişkinleri, topraktan havaya, gezegenimizin tüm ekosistemi üzerine ortak okumalara ve birlikte öğrenmeye çağırıyor. Ayşe, tırmanmaya bayıldığı ceviz ağacının kurumaya başladığını görüp, evden su getirmeye koşar. Ancak, yağışsız geçen günler nedeniyle su kesintisi başlatılmıştır. Demek ki, bir yağmur bulutu oluşturmalıdır. Ama nasıl?.. O sırada tepelerinde beliren minik bir bulut, Ayşe ve kedisi Sarman’ı gökyüzünde bir gezintiye çıkarır. İkisi de, doğadaki su döngüsünden çevre kirliliğine, yenilenebilir enerji kaynaklarından suyun verimli kullanımına ve şehir planlamasına kadar pek çok şey öğrenecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f182763e-c5b1-46a6-889c-d84038e33a56.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Fijital Dönüşüm Rehberi</image:title>
            <image:caption>Fiziki ya da fiziksel işletmecilik. İlk olarak duyduğumuzda kısmen kulağımızı tırmalayan bir açıklama olsa da günlük ihtiyaçlarımızı gidermek için uğradığımız marketten, pantolon almak için girdiğimiz mağaza gibi fiziki bir mekanda yer alan işletmeler için kullanılan açıklamadır. 
 
Dijital ya da sanal işletme ise çevrimiçi hizmet veren pazaryeri platformlarında veya kendi e-ticaret yapılarıyla hizmet veren günümüzde ise instagram, facebook gibi sosyal medya platformlarında satış yapan işletmeler için kullanılan kavramdır. 
 
Bu dönüşümü gerçekleştiren işletmeler ise stok, finans, lojistik, tedarik, insan kaynakları ve reklam yönetimlerini tek bir panel üzerinden takip ederken fiziksel gerçek yaşam algı değerlerini sanal gerçeklik ile birleştirerek faaliyet gösterdikleri pazarlarda daha az bütçeler ile daha fazla verim alma imkanına ulaştılar. 
 
Her kademesinde insan fonksiyonunun temel alındığı fiziksel işletmeler günümüzde ve gelecek dünyada sadece geleneksel unsurlarla devam edemeyecekleri bu değişme ayak diretmeleri durumda maalesef yeni dünya ticaretinde yer bulmakta zorlanacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c97fcbc5-e076-45e0-b63d-3c1ebd525e46.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzmin Susuzluk</image:title>
            <image:caption>“Efendim biz güzeli nerede kaybettik?” diye soran şaire verilmiş en güzel cevaplardan birisi Müzmin Susuzluk hikâyesi.
Tanpınar’ın Bursası’ndan arta kalan güzelliklerin ayak izlerini sürebildiğimiz bir şehrin ve insanlarının hikâyesi aynı zamanda.
Nefes nefese kalınan, bitmek bilmeyen yokuşlarının ve taşlıktan ibaret kısa mesafeli çıkmaz sokaklarının içine sinen yüzlerce yılın kokusunu duyabileceğiniz bir hikâye Müzmin Susuzluk.
Bir yerlerden tanıyorum hissiyle yakınlık kurabileceği ve okuyucunun odasına doluşup sohbete başlayabilecekleri kadar sahici karakterleriyle insan hikâyesi.
Halil Ziya Doğruöz, Müzmin Susuzluk hikâyesi ile Bursa’ya ve Bursa’nın şahsında şehirlerimizde kaybettiğimiz güzelliklere de kitabında sonsuza kadar yaşama imkânı verdi…
Müzmin Susuzluk şehir susuzluğumuzu gideren bir hikâye olarak artık kütüphanemizin başköşesinde…
 
Adnan İslamoğulları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a3c857-1cdc-4cc5-930a-21a0f5c27cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşkilat-ı Mahsusa Nedir? Ne Değildir?</image:title>
            <image:caption>İttihat ve Terakki Cemiyeti, siyasi ve sosyolojik olarak pek çok tahlilin konusu olmuştur. Romantik değerlendirmeler ve teşhisler her ne kadar Türk edebiyatının iştigal alanı olsa da ömürlerinin hatırı sayılır bir dönemini devlet kadrolarında mühim vazifelerde ve cephelerde geçiren şahsiyetlerin hâlet-i rûhiyelerini anlamak kolay olmasa gerek. İttihat ve Terakki’nin Küçük Efendisi Kara Kemal de hem cemiyet içerisinde perde arkasında önemli bir yer tutarken hem de millî iktisat uygulamalarında sermaye teşekkülü ve Türk unsurun ticari hayata dahli konusunda sorumluluk alan ve faaliyete geçen mühim bir isimdir. Bu faaliyetler, Tarık Zafer Tunaya’nın deyimiyle Cumhuriyet’in “siyasi laboratuvarı” olan II. Meşrutiyet dönemi ve o dönemin mimarı İttihat ve Terakki Cemiyetinin, Cumhuriyet’e aktarımlarının iktisadi veçhesini teşkil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d60367e-9b9e-4254-979a-4474dbe00f98.jpg</image:loc>
            <image:title>Güç ve Zaman</image:title>
            <image:caption>Güç ve Zaman: Büyük Strateji ve Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılı, Türkiye’nin görüldüğünden de daha zengin imkânlara ve parlak istikbale sahip bir ülke olduğunu, Cumhuriyet’in ikinciyüzyılına adım attığımız 2023 yılında bulunduğumuz eşiğin derin ve çok katmanlı anlamlarını veiçerdiği tarihî fırsatları ortaya koymaktadır. Çerçevesi değişmiş olsa da aynı jeo-stratejik alandaöne çıkan Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin dış siyasetlerini dinamik birtarihsel okuma disiplini içinde ele alarak, bugün varılan noktanın Türkiye için olduğu kadarküresel planda da hangi nedenlerle olağanüstü bir nitelik taşıdığını izah etmektedir. Cumhuriyet’in dayandığı esasların doğruluğu son yüzyılda bölgede ve dünyada meydana gelengelişmelerle de gözler önüne serilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye’nin en güçlü siyasi atardamarıolan Osmanlı-Türk Reform geleneği ve mücadelesinin büyük değerini tüm boyutlarıyla tekrarkavraması gerektiğini vurgulayan bu çalışma, Türkiye’nin kendisini bir “Bölgesel Güç” olarakgörmek yerine, bundan çok daha kıymetli ve çok daha geniş açılımlar sunan “Orta Güç”kategorisinde değerlendirmeye başlaması zamanının geldiğini, bu yöne sapmaması hâlinde“Büyük Strateji” de uygulayamayacağı görüşünü savunmaktadır. Diğer taraftan, Orta Doğu’yayönelik olarak reelpolitiğin dışına düşen bir politikanın ısrarla sürdürülmesi, aslında Türkiye’ninBatı ve Avrupa’yla ilişkilerini daha ileri götürmekten başka rasyonel bir yol bulamayacağıhususlarını göz ardı etmekte ve bu meyanda “Avrasyacı” olarak bilinen yaklaşımların içerdiğiçelişki ve tutarsızlıkları da sergilemektedir.
Büyük tarih okuması anlayışından hareketle, Osmanlıların Habsburg İmparatorluğu’ylasavaşlarını 1699 tarihi sonrasında da devam ettirmiş olmasının yanı sıra, 1768-1774 Rus Savaşıve sonrasında vuku bulan gelişmelerin iki esaslı kırılma noktası ve Türkiye açısından ana stratejik hataları teşkil ettiğini, bu nedenlerle dünyanın değiştiği ve milliyetçiliğin güç kazandığıNapoleon dönemine büyük dezavantajların sahibi olarak girdiği hususunu geniş bir perspektiftendeğerlendirmeye tabi tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30cd064f-844a-4a25-aed8-fc96663dc8cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerde Arkadaşlık - Kan Kardeşliğinden Musahip Kardeşliğine</image:title>
            <image:caption>Türk kültüründe kan kardeşliğinden başlayarak, musahip kardeşliğine kadar asırlar boyunca devam eden kardeşleşme törenlerinin sosyolojik, kültürel ve dinî köklerini tek tek incelendiğinde bu törensel uygulamaların bütününe bir anlam kazandırmak mümkün olacaktır. Zira musahip kardeşliği iki kişi arasında olan basit bir bağlılık akdi değildir. Bu, derin sosyokültürel temelleri olan ve bir milletin hayatiyetini devam ettirmesiyle de alakası bulunan çok fonksiyonlu bir müessesedir. Ona bu açıdan bakıldığındadır ki ancak bütün olarak Türk millî kültüründe oynadığı fonksiyonu kavramak mümkün olabilecektir.
Musahipliğin sosyokültürel temellerine inildiğinde Türklerin yaşadıkları coğrafyayla olan münasebetlerini tahlil etmek gerekmektedir. Pek de verimli olmayan bir bölgede yaşamaları, varlık ve birliklerini devam ettirebilmek için sürekli güçlü ve teşkilatlı olmak zorunda bulunmaları, onları birbirlerine kuvvetli bağlarla bağlanma ve bunu daimi kılmaya zorlamıştır. Nitekim Türklerdeki bu sıkı bağlılık ihtiyacı kendisini bir esnaf teşkilatı olan ahilikte de göstermiştir. Yani onlardaki bu kardeşlik teması sosyal, kültürel, siyasi ve dini olmak üzere birçok saik tarafından zaruri kılınmıştır. Dolayısıyla bu müessesenin bilhassa merkezin uzağında yaşayan Alevi-Bektaşiler arasında yaygınlık kazanması sebepsiz değildir. Musahip kardeşliğine bir törenle dahil olunması da onun müesseseleşmesini sağlamıştır. Bu müesseseleşme zarureti onu kan kardeşliği ve benzerlerinden daha ileri bir safhaya taşımıştır.Böylece ulaşılan safha sosyal ve kültürel bütünleşme safhasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9873f17e-f55c-481e-97c0-9f64299407d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolculuklara Kapılardan Çıkılır</image:title>
            <image:caption>Cüzdanından bir fotoğraf çıkardı. Sararmış, bükülmüş. Derme çatma sıvalı bir odada yerden tavana kadar yığılmış yastıklar, yorganlar, köşede küçük bir televizyon, yerde boydan boya kırmızılı siyahlı bir halı… Odanın tam orasında bir kadın vardı; başında beyaz tülbenti, güllü elbisesi, kucağında da küçük bir erkek çocuğu. Çocuk, kadının tülbentinin altından çıkan kızıl örüğü tutuyordu. 
“Bu renk,” dedi, örüğü gösterdi. Sonra fotoğraftaki kadını elleriyle sevdi, bir öpücük kondurdu. 
“Anamın örüğünün rengi olsun.” 
  İdil Nakiboğlu Dammer, Türk edebiyatına duru ve kahramanları son derece güçlü öyküler kazandırıyor. Her yerde görebileceğiniz, herkesten her an duyabileceğiniz yaşamları, seçtiği üslupla daha anlamlı bir şekilde hafızalarımıza kazıyor. Yolculuklara Kapılardan Çıkılır, dramatik ama bir o kadar da ölçülü... Çarpıcı ama bir o kadar olağan. Hatta belki, olağan olduğu için çarpıcı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3fb7ddf-e9bc-4317-97bf-e19111afecd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela ve Şans’la Güvenli Beslenme</image:title>
            <image:caption>Yemek yemek ne kadar tehlikeli olabilir? 
Peki bu tehlikelerden kendimizi nasıl koruyabiliriz? 
Ela bu tehlikeleri bilmiyordu ama öğrendi. 
En güzeli de bu tehlikelerden korunmak için artık bir güce sahipti. 
 
“SİHİRLİ SÖZCÜKLER” 
 
Öğrendiklerini arkadaşlarına anlatmak için sadık dostu Şans’ın da yardımıyla harika bir gösteri hazırladı. 
Peki bu sihirli sözcüklerin önemini onlara anlatabilecek miydi? 
  Öznur Karacaoğlu’nun harika kaleminden Güvenli Beslenme’ye dair eğlenceli bir hikâye sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd97dfe-c8fa-4567-969d-a291a0994830.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalle Günlükleri</image:title>
            <image:caption>90’larda çocuk olmak... 
Çocukların sokaklarda büyüdüğü, gazoz kapaklarının oyuncak, buzluğa atılmış meyve sularının dondurma olduğu zamanlar... 
Yakın geçmişe ait bir dönem olsa da yüzyıllar geçmiş kadar eski bir dönem... 
Bir o kadar kıymetli... 
İşte, tam da bu dönemde geçiyor hikâye... 
Mahalleye yeni taşınan Kenan; 
Murat ve arkadaşlarının düzenini bir parça bozsa da, yüzleri gülümseten hikâyeleri, hatıralarda iz bırakmak üzere sizleri bekliyor! 
Arkadaşlık üzerine, sıcacık ve nostaljik bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf2de76d-43cc-4053-89b9-e063847529df.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanı Olmayan Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Kadınatlet meşalenin yanında umudu da taşıyordu. Gündöndü gibi açan umutların aslında nasıl bir aldatmaca olduğunun henüz farkında değildi. Öyledir; insanoğlu hem hayal kırıklığının acımasızlığından ürker hem de elinde tutamadığı bir geleceği umut eder. Oysa umut tepeden tırnağa tehlikeli bir şeydir. Çaresizliğin Bilgesi onca uçarı metaforun arasında ona bunları anlatmamıştı, hata etmişti. Bilerek veya bilmeyerek… Bilgeliğine yakışmamıştı. Ancak Kadınatlet sabırlıydı, gün gelecek bunu da öğrenecekti. 
 
Zamanı Olmayan Yolculuk, Karaburun Yarımadası’nın büyülü bir anlatımı. Okurken coğrafyanın dinmek bilmez rüzgârını yüzünüzde, uğultusunu kulaklarınızda hissedeceksiniz. Ege’nin bu benzersiz bölgesinin köylerini, köylülerini Sergun Ağar’ın dingin kaleminden, zaman zaman mitolojiden tanıklıklarla okumak, okur için eşsiz bir zevk halini alıyor. 
  Yazarın Diğer Kitapları: Aşkın Samatya’sı Selanik’te Kaldı (2002), Aşkın İade-i İtibarı (2005), Aşkın Rengi Kurdele Pembesi (2012), Geldiklerinde Çirkince’ydi, Şimdi Şirince (2020), Benim Mükemmel Yalnızlığım (2022)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d89969b5-fd74-477d-8fa3-ba79edb0e30e.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Oynamasın?</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla kreşte oynayan Cem’in aklı biraz karıştı. 
Bazı oyuncakları sadece kızlar, bazılarını ise sadece erkekler oynuyordu. 
Cem, bir gün annesinden kendisine “erkek sabunu” almasını istedi. 
O da neydi! 
Bazı meslekleri sadece erkekler mi yapabilirdi? 
Bazı oyunlar sadece kızlar için miydi? 
Cem’in kafası iyice karıştı. 
Sonra ne mi oldu! 
Bu hikâye tam da bu kafa karışıklıklarını gidermek için! 
*** Uzman Psikolog Aylin Cengiz Akpınarlı’nın günümüzde halen aktif olan cinsiyetçi kalıp yargılarına karşı bilinçlenmeyi desteklediği bu kitap, çocuklarda, özellikle 4 yaş sonrasında gelişen cinsiyetçi davranışlara yönelik farkındalık kazanımını sağlayarak toplumsal cinsiyet eşitliği algısını aşılamayı hedefler. Bu amaçla, bütün oyuncakların, oyunların, hobilerin, renklerin cinsiyet fark etmeksizin bütün çocuklar için olduğunu anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7adef67-8946-4531-8ce8-01dc2c33b9f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dünya</image:title>
            <image:caption>Jess, Jack’in ardından söylediklerini bir süre düşündü. Büyükannesi gerçekten de bir şeyin peşinde olabilir miydi? Peki onların bu eve taşınacağını tahmin etmiş miydi? Jess’in emin olduğu bir şey vardıysa o da tüm bunların, büyükannesinin torunlarına, hatta kızına bile anlatmaktan kaçındığı geçmişiyle alakalı olmasıydı. 
 
Kendisini bir sis bulutunun içinde gibi hissetti. Şimdi o burada yoktu ve başlarından tuhaf ve esrarengiz olaylar geçiyordu. Tehlikeli şeyler. Kim bilir daha neler olacaktı? Jen’e anlattığı o korkunç yaratık Dehşetsaçan, uydurma değil de gerçekten varsa ne olacaktı? “Neyse bunların hiçbir önemi yok çünkü gizli geçide ulaşmanın bir yolunu bulamadık. Henüz…” diye düşündü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/500d1f95-0b77-45e7-933c-46302063c2d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Göç Ne Bırakır Ardında?</image:title>
            <image:caption>“Göç”, uzakların suyuna, ekmeğine, rüyasına zorladığı öznesini seyyah, garip, sürgün, mülteci, muhacir ve yabancı kavramlarıyla tanımlar. Ayrıca hevesler, beklentiler, yitimler, korkular, dramlar ve bir o kadar da henüz bilinmeyen nedenlerle biçimler onu. Ancak göç öznesini en iyi biçimleyen, gayesini hayal haritasına kazımış gayretin çektirdiğidir. Ama nedense bu olgu, çoklarına karşılıksız sevgiyi hatırlatır. Oysa sevgi kesintisiz devam eden değil, devam edebilme imkânı olan bir şeydir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee1c578e-cddb-495a-8e35-fd571ed4cc50.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimde Bir Aşk Var</image:title>
            <image:caption>Yağmur, şehirde sesi olan her yaratığa “Kısın şu lanet olası sesinizi de beni dinleyin,” der gibi asfaltın ve köprüden geçen arabaların üzerine, çatur çutur sesler çıkararak yağmaya başlamıştı bile. Kapüşonumu başıma geçirip hızlı hızlı yürümeye başladım. “Yarın saat on birde burada olun,” demişti telefondaki ses. Ama ayaklarım geri geri gidiyordu. 
Eğri büğrü taşlarla döşeli sokaktan geçip sıvası dokunsan dökülecekmiş gibi duran binanın küf kokulu bodrum katına indiğimde, daha zili bile çalmadan içimi bir pişmanlık duygusu sarmıştı. Ne işim vardı bu kemirgen yuvasında? Ne tür bir çaresizlikti beni buralara getiren? Evet, Tebrizli Şems “Girmeden bilemezsin,” demişti ama bu köhne kapının arkasında nasıl bir derman bulmayı umuyordum ki? Görmeye geldiğim kişinin, beni bir boşluktan başka bir boşluğa atmayacağı ve sahte bir kurtarıcı olmayacağı ne malumdu? 
  Handan Ünlü Haktanır&apos;ın eserlerine bir yenisini eklediği Yüreğimde Bir Aşk Var isimli bu öykü kitabında herkes aşkın türlü hâllerine tanık olacak ve kaçınılmaz olarak kendinden bir parça bulacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bccfe1f2-e9c1-43b0-b2a4-80500280b726.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela ve Şans’ın İlk Yardım Maceraları</image:title>
            <image:caption>Bazen hiç ummadığımız anlarda kazalar, yaralanmalar ve talihsiz olaylar yaşayabiliriz. 
Peki bu durumlarda ne yapacağımızı biliyor muyuz? 
Ya mini okurlarımız… 
Ela da her çocuk gibi ufak tefek kazalar yaşayıp zor durumlarda kaldı. 
Ama dostu Şans’ın da yardımı sayesinde hızla çözümler bulup, bu durumları atlattı. 
 
Çocuklar için ilk yardım atölyeleri düzenleyen ve alanında uzman olan yazar, 
 Öznur Karacaoğlu’nun harika kaleminden “İlk Yardım”ın önemine dair eğlenceli ve bir o kadar faydalı bir hikâye sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc89bcad-0fe6-4fde-a8b3-2d67f278bc0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Letafetsiz Ama Evladiyelik Öğütler</image:title>
            <image:caption>Müge Ceyhan bu hikayeleriyle bizi sanki çok değer verdiği sandık odasına çağırıyor. İçinde kaybetmeye gönül indiremediği, yıllar boyunca özenle sakladığı insanların ve nesnelerin izlerini paylaşabilmek için… Bir örtüdeki reçel izi, kirli bir küllük, yıkanmaktan yıpranmış bir kumaş… Hayatlar…Unutulamayanlar… Hikâyenin doğasına yakışır o ince ayrıntıları yakalama özeniyle… Buna bir de yazarın ressamlığından gelen gözlerin gördüklerini eklediğinizde duygu yüklü bir görsel şölenle karşı karşıya kalıyorsunuz. Umut veren genç hikayeciler kuşağına hassasiyetini ve derinliğini taşıyan bir kalem katıldı.
Mario Levi
 
“Yaşamımızın içinde kimi zaman farkında bile olmadan geçip gittiğimiz anların, sıradan gelen günlerin bazen ne kadar özel olduğunu yitip gittiklerinde anlarız ya... Bazen bir masa örtüsünde kalan kahve lekesi, bazen müsvedde defterlerdeki kısa notlar, kimi zaman bakıp görmediğimiz duyguların sakladığı gözlerdeki çekmeceler gibi.
​Şanslıysak renkler solmadan ucundan yakalarız hayatımızı, bazen de sepyalaşmışanılarda yaşatır dururuz, takılmış plak misali.”
Müge Ceyhan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cda8cfd4-b3c1-448f-a3fc-b99076376b54.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam-ı Azam Ebu Hanife</image:title>
            <image:caption>İmam-ı Azam Ebu Hanife; İslam’ın evrensel ilkelerinin izini sürerek temel değerlerimize vurgu yapmış, öncü fikirleriyle hem yaşadığı asrın hem de gelecek yüzyılların yüreğini mayalamayı başarmış, insanlık tarihinin en büyük bilginlerinden birisidir.
O, Kur’an’dan sünnete, sahabe asrından tabiun dönemine intikal eden ilmîbirikimi yorumlayıp sistemleştiren İslam Hukuku’nun kurucu âlimidir.
Bir yandan sahabe devrinde cereyan eden elim hadiseler neticesinde ortaya çıkan siyasi çatışmaların Müslümanları bölüp parçaladığı, diğer yandan farklı medeniyetlere beşiklik etmiş diyarların İslam topraklarına katılması neticesinde meydana gelen fikrî ayrışmaların belirginleştiği bir dönemde kurduğu fıkıh akademisi yoluyla meseleleri çözüme kavuşturacak usuller geliştirmiş; yetiştirdiği seçkin talebeler vasıtasıyla fikirleri Irak, Mısır ve Türkistan&apos;da yayılmakla kalmayıp Büyük Selçuklu ve Osmanlı’nın içinde bulundukları çağa güçlü bir şekilde yürümelerine de temel oluşturmuştur. Bu yüzyılın Türk asrı olmasının taşıyıcı sütunları da kuşkusuz onun tefekkür tezgâhında şekillenecektir.
Bugün Müslüman toplumlara yönelik meydan okumalar neticesinde maruz kalınan savrulmalara karşı güçlü bir medeniyet inşası gerçekleşecekse bunun zemini; imana, akla, insan hak ve hürriyetine, inançta eşitliğe, hoşgörüye, adalete, hikmete ve sosyal değişimin ruhunu anlamaya dayalı İslam’ın evrensel ilkelerini bayraklaştıran Ebu Hanife’nin Re’y merkezli yaklaşımı olacaktır.
Bu romanda yaşadığı çağın ruhunu okuyan bir âlimin; imanla aklın ışığını maharetle harmanlayarak ortaya çıkan yeni meseleleri çözüme kavuşturmasına, her şartta ilmin onurunu korumasına, canı pahasına zulme direnerek adaleti ayakta tutma çabalarına ve bütün bunlar için ödediği ağır bedellere şahitlik edecek, hakikati haykıran özgür ruhlu bir bilgenin çilelerle şekillenmiş gönül coğrafyasına misafir olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b13de78a-2f9f-48af-9b7f-1759b33c0eb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksa Rüya mı ?</image:title>
            <image:caption>MUSTAFA ÖZÇATALBAŞ 
1941 Çorum doğumlu yazar ilk ve orta tahsilini memleketinde sonra eğitimine İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Fakültesinde devam etti. 26 yıllık öğretmenliğinin çoğu İstanbul’da, son beş yılı Çorum Halk Eğitim ve Akşam Sanat Okulu’nda Müdür Yardımcılığında geçti 1992’de emekli oldu. 
Sanat ve Edebiyat düşkünü, duygusal bir kişiliği olan yazarın Lise yıllarından bugüne yazdığı aşk şiirleri, kent ve memleket sorunlarını içeren gazete köşe yazıları Çorum mahalli gazetelerinde yayınlanmıştır. 
Yazara göre, Güzel Sanatların bir kolu olan edebiyat da; insanın iç dünyası duyguları ve yaşamlarının kitaplara aksi röntgeni fotoğrafıdır adeta. Okudukça kendini tanır, eksiğini tamamlar olgunlaşıp etkin bir şahsiyet olur kişi. Ders kitapları insanı sadece meslek adamı yapar. Edebiyattan nasipsizlerin hep bir tarafı eksiktir sanki. Kültürlüler arasında o eksiklikleri sırıtır bayağı... 
 
Yazarın basılmış eserleri 
1-ŞU BİZİM Çorum. Anı Hikayeler. 1996 
2-ÇORUM İLE İSTANBUL’UN ARASI. 
Nostaljik Hikayeler. 2003. 
3- İKİ KADININ HİKAYESİ. 2017. (Roman) 
4-KORONA ALTINDA BİR İZDİVAÇ 2021 (Roman) 
5-EVLENSEM Mİ ACABA? 2021 (Komedi Tiyatro) 
6-YOKSA RÜYA MI? 2023 (Roman)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71419b94-3b34-4c7e-8e9f-0689189bb294.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Her insanın yaşamının bölümleri vardır. Benim hayatımda bölümler yaşamıma yön vermiştir. Dünyaya gözümü açtığım ilk on altı yılım, on altı yıldan sonra 28 yıllık çalışma hayatım, evliliğim ve çocuklarım, emeklilik sonrası yaşamım ve bunların hepsini değerlendirdiğimde dünden kalanlar... 
 
Murat GÖKGÖL 1973 yılında Erzurum’da doğdu. Temel eğitimini Ankara ilinde tamamladı. 1990 yılında çok istediği askeri okula adımını attı ve 1991 yılında astsubay olarak mezun oldu. Ülkemizin çeşitli illerinde içindeki vefa ve aidiyet duygusuyla başarılı olarak görevlerini tamamladı. 2017 yılında istekle emekli oldu. Murat GÖKGÖL evli olup iki kız çocuğu babasıdır. 
 
Dünden kalanlar, tüm bu süreç içerisinde karalanmış, sevgi, hasret, tutku, aşk, acı vd. temalar ışığında yazılmıştır. Yazılan şiirler okuyana farklı bir duygu verecektir ama şiirlerimin büyük bölümü hayat arkadaşıma adanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bb3cea2-5bf4-4276-8009-7fdda056ebb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerkük Horyatlarım</image:title>
            <image:caption>Irak Türkmen Edebiyatında, şiirin başlangıcı sayılan Hoyrat-Horyat-Koyrat-Koryat bir duygu ve düşünceyi özgün yollarıyla dile getiren, yedi heceli, dört veya da fazla mısralı bir halk şiiri türüdür. Horyat sadece Irak Türkmen edebiyatında değil. Türk edebiyatında da özgü bir yeri vardır. 
 
Şair Şəmsəddin Küzəçi ədəbiyyata horyat yazmaqla gəlib. Horyat, xalqın ürəyindən çıxıb xalqın ürəyinə gedən bir sevgi şeiridir. Babalardan qalan bir yadigar olan horyat, anaların südünə qarışan bir nəğmədir. Anasından dinlədiyi bu nəğmələr, Küzəçinin ədəbiyyatda qələm oynatmağına gətirib çıxardı. Onun horyatlarında eşq, sevgi və dostluğa səslənişi; zülmə,haqsızlığa hayqırtı kimi məfhumlar və duyğular dilə gəlir. 
 
Onun şeirləri ahəngli, duyğulu, könüldən gəldiyinə görə sadəvə səmimidir və buna görədə, dost könüllərdə öz yerini tapıb.Yazdığı horyatları, əsasən, İraqda nəşr edilən “Yurd” qəzeti, “Qardaşlıq” və “Birlik Səsi” jurnallarında yayımlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af2774b3-77a7-47e5-a413-b35b1b9eccdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah Mat</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır doğuda birbirleriyle siyasi ve askeri olarak mücadele eden Osmanlı ve İran devletleri, XIX. yüzyılın ilk yarısına kadar ilişkilerini çatışma ekseninde yürüttü. Sınır aşiretleri ile ilgili yaşanan uzlaşmazlık nedeniyle 1820 yılında başlayan savaş, Osmanlı ve İran arasında geçmişten bu yana yaşanan mücadelelerin askeri anlamdaki nihai safhasıydı. İran’da 1796 yılında hâkimiyet kuran Türk hanedanı Kaçarlar, 1820-1823 yılları arasında üç yıl, şark ve Bağdat cephesinde Osmanlılar ile savaştı. 1820-1823 Osmanlı-İran Savaşı, 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından önce gerçekleşen son savaştı. Askerî tarih çalışmaları ekseninde bakıldığında bu savaş, Sultan II. Mahmud’un modern bir düzenli ordu kurma teşebbüsü sayılan Asâkir-i Mansure-i Muhammediye ordusunun teşkili öncesinde Osmanlı ordusunun harp kabiliyetini ve yapısını gözler önüne sermekteydi. Savaş ekseninde Osmanlı ordusunun harekât, lojistik-ikmal ve seferberlik faaliyetleri, ilk defa bu çalışma kapsamında değerlendirildi. 1820-1823 Osmanlı ve İran Savaşı ayrıca, iki ülke arasında yapılan savaşların da sonuncusuydu. XIX. yüzyılın büyük güçleri İngiltere ve Rusya arasındaki rekabetten dolayı yara alan Osmanlı-İran ilişkileri, bu savaş sonucunda imzalanan I. Erzurum Antlaşması neticesinde büyük oranda silahlı çatışmanın yaşanmadığı bir sürece girdi. Antlaşmada yer alan birçok hüküm, doğuda yaşanıp bugüne kadar uzanan sorunlara çözüm getirdi. Bu çözümler, başta iki ülke sınırlarının tanzim edilmesi, ticaretin geliştirilmesi ve devletlerarası ilişkilerde mezhep temalı siyasetin bir kenara bırakılması olarak temayüz etti. Türk diplomasi tarihinde önemli bir merhale sayılan I. Erzurum Antlaşması ve bu antlaşmasının onay sürecinde yaşanan diplomatik krizler de bu çalışmada ayrıntılarıyla ele alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4058bc79-61a9-4e51-a171-98b78ac0c949.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Süngüler</image:title>
            <image:caption>“Askerlerimizden birdenbire hücum sesleri yükseldi. Allah! Allah! İşte şimdi süngü hücumu oluyor, orası sarsılıyor, düşmanın makineli tüfek, tüfek ve bombalarının çıkardığı haşin sesler herkese bir ürperti veriyordu.
Harp tasavvuru mümkün olmayan çok kanlı bir felaket içinde cereyan ediyor. Süngüler şakırdayarak mütemadiyen göğüslere batırılıp çıkarılıyor. Yaralarını avuçlayarak yere düşen askerler hissettikleri acı ıstıraplarını izale edebilmek için topraklar üzerinde kıvranıyordu. Bütün saha kan içinde yaralananlar, ölenler, tüfeklere takılı kanlı süngüler…
Çanakkale’de vatan için şehadet abideleri yaratan şu Türk çocukları yine aynı feragat ile Türk tarihine yeni zafer menkıbeleri ilave etti. Şehit olanlar üzerine yağan kardan kefenlerini yaparak mezarları başucunda hayata gözlerini kapadılar.”
Münim Mustafa
 
Elinizdeki kitap, Münim Mustafa’nın ikinci hatıra defteri olan Kafkas Cephesi’ne dair harp hatıralarından oluşmakta ve ilk defa yayınlamaktadır. Münim Mustafa, 13 Şubat 1916 günü Haydarpaşa Garı’nda başladığı Kafkas Cephe yolcuğu sırasında şahit olduğu hazin manzaraları hatıra defterine not etti. Ordunun iaşe ve mühimmatlarını nakleden kağnı arabaları kara saplandığında köylü kadınların kar yığınları içinden arabalarını çıkarmak için nasıl uğraştıklarını, dondurucu soğukta küçük çocuklarıyla birlikte canla başa mücadele eden kahramanları duygu dolu satırlarla kaleme aldı. Cephede yapılan taarruzları, süngü hücumlarını, kanlı boğuşmaları ve hislerini an be an yazdı. Bu hatırat 13 Şubat 1916’da başlayıp 31 Ağustos 1916 günü sona ermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c119c76-b903-4260-80cb-1c8e8018f803.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Tarz-ı Emperyalizim Teoriden Tarihe</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de tarih ile güncel küresel, kıtasal ve bölgesel gelişmeleri karşılıklı etkileşim içinde değerlendirebilen çok az fikir adamı vardır. Zira bunun için derin siyasi tarih, strateji ve ülkemizde çok az bilinen jeopolitik altyapı gerekmektedir. Profesör Dr. Sayın Ergun Türkcan bu insanlardan biridir. Okurlarına ve takipçilerine güncel siyasi, ekonomik ve askeri gelişmeleri akıcı ve sade bir üslup içinde alışılmadık bir sentezle aktarır. 
Bu kitabında da değişik kaynaklarda yayımlanmış makaleleri üzerinden, emperyalizmin jeopolitik ve ekonomik saiklerle şekillendirdiği gelişmeleri bölgesel, kıtasal ve küresel perspektifte, son derece dikkat çeken başlıklar ve akış ile okuyucuya sunarak içinde bulunduğumuz zor döneme ışık tutuyor. Emperyalizmin sürekli başarmak ve hükümran olmak istemesine rağmen kendi içinde nasıl dönüşüm geçirdiğini ve zamanı geldiğinde yükselen yeni güçler tarafından nasıl dengelendiğini örneklerle anlatıyor. 
Bu makaleleri kitaplaştıran Sayın Türkcan’ı tebrik ediyorum. 
Cem GÜRDENİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222524f7-9313-4d4a-8880-148ed313fd39.jpg</image:loc>
            <image:title>20. Yüzyılda Ne Oldu?</image:title>
            <image:caption>20. Yüzyılda Ne Oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb1de88-a636-4c6f-a910-88a2e82d39d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzda Buluşulan Nokta</image:title>
            <image:caption>“Bina girişlerinin kemerlerinin üzerinde, reklam sütunlarının boş kalmış yerlerinde, pisuarlarda “Feda” yazılıydı. Feda, feda, feda. Kendinizi feda edin! Daha fazla esirgemeyin kendinizi! 
Hediye olun, harcanın, kurban olun!” 
 
Hitler’in iktidarı ele geçirmesinin arifesinde Almanya. Dönemi yaşayanlara hâkim olan duygu bir sarhoşluğa benzemekte, gençlerin değişim isteği kendini çarpıcı renklerle bağıra çağıra dışavurmaktadır. Coşkuyla serinkanlılık arasında gidip gelmeler, gerçeklikten kaçış, ümidin ve aşkın uğradığı bozgun, tehlikeli bir şekilde kabaran nasyonal sosyalizm. Dünya bir uçuruma savrulmakta ve herkes krizden çıkış yolu aramaktadır. İğneleyici bir toplum panoraması sunan Sonsuzda Buluşulan Nokta, “kayıp kuşağın” büyüleyici bir tablosunu çiziyor. Klaus Mann, dansçı ve kariyer düşkünü Gregor Gregori kişiliğiyle aynı zamanda, Mephisto’sunun kahramanı olan Hendrik Höfgen’in de bir öncülünü yaratıyor. 
 
Klaus Mann’ın en iyi romanı olan Sonsuzda Buluşulan Nokta, yazarın psikolojik ve edebi ustalığının canlı bir kanıtıdır. 
FREDRIC KROLL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b089d2d-dd9f-4abf-9c63-bd0ce3122f44.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sette Aşk Yangını</image:title>
            <image:caption>Sosyal medya fenomeni Crystal Chen, kariyerini spor salonlarına dair klişeleri yıkarak ve alaycı yorumları görmezden gelerek inşa eder. Sevgilisinden ayrılan ve erkeklere dayanma gücü gittikçe azalan genç kadın teselliyi sporda bulur.

Ancak spor salonunun en yeni üyesiyle, yani kendini beğenmiş itfaiyeci Scott Ritchie ile tanıştığında işler değişir. Aralarındaki rekabet, havada kıvılcımlar uçuşmasına yol açar. Genç kadının bu kaos ortamında beklediği son şey, büyükanne ve büyükbabalarının nişan partisinde Scott’la karşılaşmaktır.

Düğüne gitmek için yola çıktıklarında Crystal, Scott’ın inatçılığının altında yumuşak bir kalp olduğunu keşfeder. Ruh eşini bulmuş olabileceğini düşünür. Fakat sosyal medyada yayılan bir fotoğraf
kötü yorumları da beraberinde getirir ve filizlenen aşklarını
güç testine tabi tutar.

 
Goodreads, Amazon, Cosmopolitan, USA Today
2022’nin En İyi Romantik Kitapları Seçkisi

 
“Amy Lea, vücut pozitifliğine odaklanan, iç açıcı bir romantik komediyle karşımıza çıkıyor. İlk Sette Aşk Yangını esprili ve güçlü; kendini kabullenmekle mücadele eden herkese bir övgü niteliğinde.”
—Publishers Weekly

“Karakterler o kadar komik, sempatik ve anlayış dolu ki bunun Amy Lea’nin ilk romanı olduğuna inanmak zor.”
—Popsugar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/570718ed-68ef-4e58-b0e1-deb677c0f50a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak İle Filozof Seti (6 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Çaylak ile Filozof Seti 6 kitap bir arada… 
 
Çaylak ile Filozof-1 / Ben Bir Neyim? 
Çaylak ile Filozof-2 / İnsan Diye Bir Kelime 
Çaylak ile Filozof-3 / Ruhun Irkı Yok! 
Çaylak ile Filozof-4 / Güzellik, İyiliktir 
Çaylak ile Filozof-5 / Şüphelerin Alaca Karanlığında 
Çaylak ile Filozof-6 / Özgürlük Kaderimizdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0cd7811-8210-4e91-ae5c-b61c2cc000a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tombik Ayı Acıkınca</image:title>
            <image:caption>Soğuk kışın ardından,
Isındı havalar, geldi ilkbahar.
Uyandı Tombik Ayı kış uykusundan.
Kutlamak için Tombik Ayı’nın uyanışını
Bir bahar partisi düzenledi arkadaşları...
Tombik Ayı ile birbirinden renkli arkadaşları Fare, Tavşan, Porsuk, Sincap, Köstebek, Karga, Çalıkuşu ve Baykuş birlikte çok eğleniyor. Onlar için her yeni doğan gün yepyeni bir macerayı da beraberinde getiriyor. Bu maceralardan öğrenecek çok şey var. Ve tabii ki bol bol kahkaha da sizi bekliyor. Tombik Ayı tüm çocukları bu tatlı öykülere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09fd1c7e-03f5-4c60-925e-9911a887e57a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tombik Ayı Hastalanınca</image:title>
            <image:caption>Sonbahar gelince soğudu hava,
Tombik Ayı üşüyordu mağarasında.
Hâlsizdi vücudu, tıkalıydı koca burnu.
Hem başı da çok ağrıyordu.
Yoksa Tombik Ayı hasta mı oluyordu?
Tombik Ayı ile birbirinden renkli arkadaşları Fare, Tavşan, Porsuk, Sincap, Köstebek, Karga, Çalıkuşu ve Baykuş birlikte çok eğleniyor. Onlar için her yeni doğan gün yepyeni bir macerayı da beraberinde getiriyor. Bu maceralardan öğrenecek çok şey var. Ve tabii ki bol bol kahkaha da sizi bekliyor. Tombik Ayı tüm çocukları bu tatlı öykülere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cc50c1b-4a26-4d81-950d-cd9c4446d6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Tombik Ayı Teşekkür Ediyor</image:title>
            <image:caption>Rüzgârlı bir sonbahar günü,
Mağarasında tek başınaydı Tombik Ayı.
Çok çok çok sıkılıyordu bugün canı!
Keşke arkadaşları yanında olsaydı...
Tombik Ayı ile birbirinden renkli arkadaşları Fare, Tavşan, Porsuk, Sincap, Köstebek, Karga, Çalıkuşu ve Baykuş birlikte çok eğleniyor. Onlar için her yeni doğan gün yepyeni bir macerayı da beraberinde getiriyor. Bu maceralardan öğrenecek çok şey var. Ve tabii ki bol bol kahkaha da sizi bekliyor. Tombik Ayı tüm çocukları bu tatlı öykülere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f7a418-5547-403b-8c8d-a0d43086afc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tombik Ayı&apos;nın Yeni Arkadaşı</image:title>
            <image:caption>Sıcak bir yaz günü,Tombik Ayı mağarasında,
Oturuyordu tek başına.
Peki arkadaşları neredeydi acaba?
Tombik Ayı ile birbirinden renkli arkadaşları Fare, Tavşan, Porsuk, Sincap, Köstebek, Karga, Çalıkuşu ve Baykuş birlikte çok eğleniyor. Onlar için her yeni doğan gün yepyeni bir macerayı da beraberinde getiriyor. Bu maceralardan öğrenecek çok şey var. Ve tabii ki bol bol kahkaha da sizi bekliyor. Tombik Ayı tüm çocukları bu tatlı öykülere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83e4261d-24ff-46ff-96fd-99cab4726d22.jpg</image:loc>
            <image:title>Tombik Ayı Uyuyamıyor</image:title>
            <image:caption>Soğuk ve karlı bir kış günü, Tombik Ayı
mağarasında, sıcacık yorganına sarınmış,
etrafı izliyordu.
Kar taneleri usul usul yere düşüyordu.
Tombik Ayı’nın mağarası sıcacıktı ama...
Tombik Ayı bir türlü uyuyamıyordu.
Tombik Ayı ile birbirinden renkli arkadaşları
Fare, Tavşan, Porsuk, Sincap, Köstebek, Karga,
Çalıkuşu ve Baykuş birlikte çok eğleniyor.
Onlar için her yeni doğan gün yepyeni bir
macerayı da beraberinde getiriyor.
Bu maceralardan öğrenecek çok şey var.
Ve tabii ki bol bol kahkaha da sizi bekliyor.
Tombik Ayı tüm çocukları bu tatlı öykülere
davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c4b2fe0-f96f-4818-8d64-5d029316a6db.jpg</image:loc>
            <image:title>Nahoş Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Roman ve denemeleriyle olduğu kadar Zola, Maupassant, Renan ve France gibi yazarlara savurduğu sert eleştiriler ve ayrıksı görüşleriyle de tanınan Léon Bloy, edebiyatı yozlaştırdığı düşünülen, dönemin popüler eğilimi dekadan akımının temsilcisidir. Çağdaşlarıyla büyük fikir uyuşmazlıkları yaşayan yazar, Nahoş Hikâyeler’le Jorge Luis Borges’in de hayranlığını uyandırmayı başarmıştır. 
 
Bloy “saygın” insanların hangi durumlarda ne denli kötücülleşebileceğini ortaya koyduğu on iki öykülük bu derlemede skandal, kaza, ölüm, intihar gibi talihsiz durumları, insanın içindeki karanlığı deşerek gün yüzüne çıkardığı “nahoş” insan davranışlarını müthiş bir belagatle ve acımasızca aktarır. Yer yer rahatsız edici, yer yer gülünç bu öykülerle yazar, insanın ikiyüzlülüğünü anlatırken kendi ruhsal krizlerini mistik bir teolojik anlayışla metnine yansıtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99cf4e1b-af9a-4a94-b70e-8b77e6679c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Senso: Kontes Livia&apos;nın Gizli Not Defteri</image:title>
            <image:caption>Geçmişin o bunaltıcı döneminde yaşadığım her eylem, her sözcük ve bilhassa her utanç belleğime kazınmış; sürekli geriye dönüp hâlâ kapanmamış yaranın derin kesiklerini arıyorum. Hissettiğim şey acı mı yoksa heyecan mı, tam olarak bilemiyorum. 
 
Camillo Boito’nun 1882’de yayımladığı Senso, arka planında III. İtalyan Bağımsızlık Savaşı’nın sürüp gittiği bir sadakatsizlik öyküsüdür. Anlatıya adını veren bu sözcük, İtalyancada duygu, his, şehvet gibi anlamlara gelir. İhtiyar kocasıyla mutsuz bir evlilik sürdüren, güzelliğine ve güzelliklere düşkün Kontes Livia etkileyici Teğmen Remigio Ruz’a gönlünü kaptırır. Ancak genç adamın aşkı Livia’nın sahip olduğu her şeyi feda etmesine ve yüzleşeceği utanca değecek bir aşk değildir. Aşk ve tutku yerini böylece öfkeli bir intikam arayışına bırakır. 
  19. yüzyılın femme fatale tiplemesinin çarpıcı bir örneğini okurla buluşturan, Luchino Visconti ve Tinto Brass gibi yönetmenlere de ilham olan Senso, edebiyat eleştirmenlerince yazarın en başarılı eseri olarak kabul edilir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7651f009-3c90-4496-94ac-9f06fc39656e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aksak Ördek ve Kör Tavuk</image:title>
            <image:caption>Zekice yazılmış komik hayvan hikâyelerinin usta ismi Ulrich Hub’dan hayallerin peşinden gitmeye dair yeni bir macera! Aksak ördeğe göre “büyük dünya” çok ama çok tehlikeli bir yer. Bu yüzden münzevi bir hayat sürdürdüğü avlusunun dışına hiç çıkmıyor. Ancak günün birinde, avlusunda kör bir tavuk beliriveriyor. Hayat dolu bu yeni ve cesur arkadaş en gizli hayallerin bile gerçek olduğu o yeri bulmaya kararlı! Aksak ördekten de bu yolculukta rehberi olmasını istiyor. Peki, ördeğin bilinmeze giden bu yolculuğa çıkmaya cesareti var mı? Ulrich Hub geleneği bozmuyor ve komik hayvan hikâyeleri anlatmaktan fazlasını yaparak önümüze muhteşem diyalogları, şaşırtıcı olay örgüsüyle hayal etmenin gücü ve yalnızlık üzerine ufkumuzu genişletecek sıradışı bir dostluk hikâyesi koyuyor! Jörg Mühle’nin eğlenceli ve canlı çizimleri, bu iki kanatlı dostun macerasını bildiğiniz “uçuruyor!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cfe242f-8a09-40c3-adf9-0fcc73866a3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Meyve Portakal Değildir</image:title>
            <image:caption>“Tek Meyve Portakal Değildir, kolay cevaplar sunduğu için değil, zor sorular sorduğu için rahatlatıcı bir roman. Sizi rahatsız eden şey hakkında konuşabilirseniz onu aşabilirsiniz de.”
– Jeanette Winterson
 
Hayatı inançlarına sıkıca tutunmaktan ibaret bir kadın, küçük Jeanette’ı evlatlık aldığında çok mutlu olur. Bu mutluluğun sebebi, etrafı ne kadar kalabalık görünse de daima yalnız geçirdiği, örselenmiş hayatına taze bir soluk geleceğinden değil, kendi gibi misyoner bir kadın daha yetiştirebilme umududur. Başlarda her şey planladığı gibi gider; küçük kız, annesini ve dolayısıyla Tanrı’yı memnun etmek için elinden geleni  yapmaktadır. Ama sonra cemresi yeni düşmüş bahar toprağında beliren o ilk, mucizevi, hem kırılgan hem de güçlü filiz gibi bir soru bitiverir kızın aklında: Bu ben miyim gerçekten?
 
Dünya edebiyatının en güçlü feminist seslerinden biri olan Winterson, yarı otobiyografik, yarı fantastik bu romanıyla, ısrarla anlamak istemediğimiz en temel meselelerden birine doyurucu bir son çiziyor: En nihayetinde insan, yakınındakilerin beklentilerini de görmezden gelir ve “her şeye rağmen” kendini istediği biçimde inşa eder. Doğuştan getirdiği sevilme ve kabul görme arzularını hiçe sayacak kadar cesur da olabilir üstelik.
 
Doğrusu, bu kendine inanan herkesin severek ödeyeceği bir bedeldir. Dolayısıyla, evet,
tek meyve portakal değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07b83fde-ce59-459e-87a1-525363724c37.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikastçının Aşk ve İhanet Rehberi</image:title>
            <image:caption>Leydi Katherine’in babası yasalara karşı gelip gizlice Katolik olduğu için öldürülmüştür ancak babasının sakladığı tek sır bu değildir: O ve arkadaşları Kraliçe I. Elizabeth için hazırlanan bir suikast planına da
karışmıştır. İhanetler bir bir gün yüzüne çıkarken yaşadığı topraklardan
kaçmak zorunda kalan Katherine’in artık kaybedecek hiçbir şeyi
yoktur. Bu yüzden babasının yarım kalan görevini tamamlamaya karar
verir. Genç bir erkek kılığında Londra’ya gidecek ve kraliçeyi kendisi
öldürecektir.
 
Katherine’in suikast için aradığı fırsat, ünlü oyun yazarı William
Shakespeare’in kraliçenin huzurunda sahnelenecek en yeni oyununa
oyuncu olarak seçilmesiyle gelir. Ne var ki bilmediği bir şey vardır:
Bu oyun sıradan bir oyun değildir. Bu, isyancıları yok etmek için
düzenlenmiş bir komplodur.
 
Planın arkasındaki muhteşem beyin ise kraliçe için casusluk yapan
Toby Ellis’tir. Toby ve Katherine, oyunda karşı karşıya geldiklerinde,
açıklanamaz bir şekilde birbirlerine doğru çekilirler. Yakınlaştıkça
aralarında tekinsiz bir ilişki filizlenmeye başlar ve çok geçmeden
kendilerini talihsiz aşkın, gizlenen kimliklerin ve ihanetin bedelinin
ağırlığı altında zorlu kararlar verirken bulurlar.
 
“Cinsiyet klişelerini yerle bir ediyor... Birlikte olmak için aşılmaz gibi
görünen zorluklarla karşılaşan iki “talihsiz” âşık hakkındaki bu merak
uyandıran hikâyede, tarihsel kurgu genç yetişkin edebiyatıyla buluşuyor.”

- VOYA 
“Shakespeare’in Londra’sında ve onu şekillendiren entrikalarla,
ittifaklarla ve politikalarla dolu heyecan verici, sürükleyici bir macera.” - Mackenzi Lee
New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e43e5a-3734-4e84-9b0f-793728788019.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an-ı Kerim’de Er Dişi Kimliği</image:title>
            <image:caption>Ey okur!.. “Havva” kimdir? sorusuna herkes aynı cevabı vermektedir: “Dünyada yaratılan ilk insan Adem’in karısı!..” Hem de Adem’in kaburga kemiğinden yaratılan Havva... Öyle mi?.. Halbuki “Havva” ismi, Kur’an-ı Kerim’de bir kere bile geçmiyor... Bu ve benzeri uydurmalar vahyedilmediğine göre, etrafında yüzlerce masal uydurulan Havva ismini kim öğretti sana?.. 
 
İnsanların “erkek/kadın” diyerek uydurduklarıyla, Allah’ın işaret ettiği “erlik ve dişilik kimliği” arasındaki fark... “Erkek ve kadın” ile “erlik ve dişilik” manasını öğrendiğinde dünya değişecek... Böylece ruhtan kaynaklı yaratma hakikati fark edilecek... Vahiylerde bütün hayvanların neden “dişi” olduğu da anlaşılacak... Kur’an-ı Kerim’de el dokunulamayan, tertemiz, ahlâklı, şerefli ve bakir bir ruha, kadın ismiyle neden “Meryem” denildiği de... Kutsal kitaplarda adı geçen kadın peygamberleri de öğreneceğiz... Evet!.. Kadın peygamberler!.. Kadın evliyalar, insanı kâmiller, mürşidi kâmiller!.. 
 
Ezberletilenleri unutmak zamanıdır... Cehalet devri çoktan geçti... Değişmeli değil, “gelişmeli” artık insan... Hakikatli fikirler aydınlatmalı dünyayı, eşitlikçi, adaletli, insanca düşünceler... Bulmalı artık hakikat manası gerçeklikteki yerini... Aklını ve gönlünü bir edip temizleyenler için... Ne diyor Allah: Rad/11: Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirmedikçe, Allah onlarda bulunanı/nefislerindekini değiştirmez... 
 
Bu ilahi sözden bile hakikatli bir sonuç çıkaramıyorsan... Var sen de bu kitabı okuma!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9848119e-8db1-41c1-a5b7-fdf792c3f353.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Güvercinin Hazin Hayatı</image:title>
            <image:caption>Bir mayıs günü, Ankara’daki Kumrular Sokak’ta bir güvercin, üçüncü kattaki bir evin balkonuna kondu. Yaman adındaki bir çocuk o güvercini fark etti. Güvercinin ayağına bir saç dolandığı için yaralanmıştı. Ve bu güvercin birden Türkiye’de yeni bir gündemin başlangıcı oldu...
 
Önce bu kuşun ne olduğu tartışıldı, sonra bu saçın kime ait olduğu
konuşuldu. Buradan kim ne demiş, kim kime laf atmış diye mevzu uzadı gitti. Tüm konular unutuldu, tüm yaşananlar geride kaldı. Gündemde tek şey vardı: Ayağına saç dolanmış güvercin!
 
Prof. Dr. Üstün Dökmen’den bir güvercinden yola çıkarak Türkiye
gerçeklerini anlattığı çarpıcı bir hikâye: Bir Güvercinin Hazin Hayatı...
Aile, ilişkiler, gençlerin ve kadınların sorunları anlatılıyor, toplumsal
problemler bir bir gözler önüne seriliyor. Bu sırada bir güvercin
hayatımızdan geçip gidiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e02ac89c-20c9-4e16-af85-83838a4329c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoban Köpeği Pan</image:title>
            <image:caption>Pan, yeni dogan yedi yavrudan biri. 
Bembeyaz, koca göbekli, yünden bir topaç gibi! 
Pan büyüdügünde tüm sürüye kendisi bakacak. 
Ama ögrenecek çok şey var, bu nasıl olacak? 
Çoban Köpegi Pan’ın hikâyesi kır çiçekleriyle bezeli. 
Merak ediyor musun Pan büyürken başına neler geldi? 
Hepsi bu kitabın içinde gizli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f7ec840-9300-4757-abc8-484d5ac04f41.jpg</image:loc>
            <image:title>Benden Bana</image:title>
            <image:caption>Hayatlarımızı yaşadığımız gibi hayallerimizi de yaşamadığımız sürece gerçeği göremeyeceğiz. Kanatlarım olmadan yaşamayı çok denedim ama kanatsız yaşadığım her gün bir önceki gün gibiydi. Siz bu dünyada bir kelebeğin ömrü kadar hayatınızı yaşamayı öğrenene kadar bir önceki günün tekrarı niteliğinde olacaktır. Kelebeklerin ömrü sadece bir gündür. Bizim ise belirsizdir. Onlar ömürlerini sadece yaşarlar. Bize ise her gün bir ömür gibi yaşama şansı verilir. Bazılarımız bu şansı o renkli kelebeklerin ömürleri gibi rengârenk yaşar. Bazılarımız ise sadece ölmek için yaşar. Kanatlarınızı açmadığınız her gün hayatınızdan çaldığınız bir gün olarak hayatınıza girecektir. Kanatlarınızı açmak için önce takmanız gerekecektir. Kanatlarınızı kendiniz takmadığınız sürece kimse size kanat olmayacaktır. 
  Herkesin kanat takması ve kanatlarını sonsuzluğa kadar açık tutması dileğiyle bu kitabı kanatlarına bir küçük umut olması amacıyla yazmış bulunuyorum. Kanatsız melekler kanatlı melekleri her gün yollarına daha da devam etmesi için cesaretlendirmeli. Bu kitabı okurken bir kuşun kanadı kadar özgür bir kelebeğin rengi kadar renkli hayatlar yaşamanız dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6ca8921-4621-446b-9db8-dd8ed1f02b35.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtık Kız (Yaramaz Kız)</image:title>
            <image:caption>Fırtık Kız (Yaramaz Kız) ve arkadaşları ormana niçin gittiler acaba? 
Onları ormanda ne gibi sürprizler bekliyordu? 
Pekiiiiiiiii... 
Fırtık Kız ve arkadaşlarının başına gelen sürprizleri öğrenmek için 
sabırsızlanıyor musun? 
Sanki “Eveetttttt” dediğini duyar gibiyimmm… 
Bakalımmmmm….. 
“Kim uyuyor? Kim uyanık?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f83fb8e0-02f6-4c0b-be98-6ff38fcfa86d.jpg</image:loc>
            <image:title>Firuze’yi Sever Gibi</image:title>
            <image:caption>Hayat serüveninde yalnız kalmaya mahkûm muyuz yoksa kendimiz mi bu sonu hazırlarız? Asım sorularının cevabını geçmişinde ararken yalnız ölecek olma tedirginliğinin kendi suçu olup olmadığını öğrenme gayesindedir. 
  “Hayatımın en mutlu sabahlarından birine uyanmıştım. Tarih 14 Temmuz 1981... O gün taktığım mavi kravatı nerede çıkardığımı bilmiyorum hala, bir daha hiç görmedim. Rengini hatırlıyorum, dokusu ise hala parmaklarımın ucunda. Firuze gelip yakalarımı düzeltmişti hatta. Lila elbisesinin içinde ne kadar da güzel görünüyordu. Sabaha dair tüm ayrıntılar aklımda sonrası ise derin bir boşluk gibi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45a11a82-a6e2-4e0b-83ee-c809cb261786.jpg</image:loc>
            <image:title>Hissel Muhasebe</image:title>
            <image:caption>Sakınmak ister sözünü, istemez yakınmak. Yakınsak bir sayı idi; ancak asla istediğimiz gibi olmadı hayat. Kader çeneni kapa da yaşayalım. Kim olduğumuzu anlamaya çalışalım, bu unutmak heveslisi ruhların gezindiği yerde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df460962-5dcb-4960-b5d6-efcc5e5eaf19.jpg</image:loc>
            <image:title>Labaraskuvi</image:title>
            <image:caption>Lahan’da insanlar yavaş yavaş ölüyorlardı. Kimseye yardım edemiyordum, edilmiyordu. Gece sokağa çıkmak yasaktı ve çıktığın an olacaklardan kimse sorumlu olmayacaktı. Lahan için akşam yediden sonrası yoktu. Tamamen masum insanların öldüğü, katledildiği bir yerdi. Polisler ya da devlet, hiçbir şey yapamıyordu.    
Abraska adı verilen canavarlar ile mücadele etmek söz konusu bile değilken, ben onlarla birçok kez yüz yüze gelmiş ve sağ kalmıştım. Üstelik bir muhabirken.    
Neden onlarla sürekli karşılaşmama rağmen hâlâ hayattaydım? Bu benim kişisel sorunumdu. Peki ya Lahan insanları, tam olarak onlardan ne zaman kurtulacaktı?   
İnsanlar ölmeye devam ediyordu, üstelik son zamanlarda görülen vakalara karşın, Abraskalar artık sabahları da gün yüzüne çıkmaya başlamışlardı.  
 Biz ne yapacaktık?   
 
&quot;Hiçbir şey göründüğü gibi değildir,” Daniel Kooper</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2774d98a-384e-46e3-9185-75f5f96856e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Namuteber</image:title>
            <image:caption>“İşte dedim şimdi sır 
Çözüldü benim için 
İlk işten atılan 
O kız senmişsin 
Sebebini sordular 
Sendikalı dediler 
Patron yazdı kâğıda 
O kız pek namuteber”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cb40fad-5f68-457d-88fd-2638076ab72b.jpg</image:loc>
            <image:title>Otto</image:title>
            <image:caption>3. Oktay Akbal Edebiyat Ödülü Sahibi Esra Sezer Ciner’den Sürükleyici Bir Roman 
Yaşanmış olayların ışığında kurgulanarak; doğduğumuz andan öleceğimiz güne kadar tüm yaşadıklarımızı, acılarımızı, ihtiraslarımızı, ektiklerimizi ve biçtiklerimizi sorgulatan, düşündürücü ve heyecanlı bir serüven… 
Başlangıçlar mı sonuçları hazırlar, yoksa sonuçlar mı birer başlangıçtır? 
19. yüzyıl Avrupa’sında çığır açan tutkulu dâhi Alfred ve çetin bir hayat yolculuğu… 
Kadersel bir anlaşmaya imza atmış olan Otto’dan Alfred’e uzanan gümüş kordon… 
Daimî mevcudiyetiyle gizemli rehber Garba… 
Bu romanda, tarihe damga vurmuş bazı bilim insanı ve sanatçılardan esinlenerek oluşturulan karakterler eşliğinde; bildiğinden şaşmayan, kimseye boyun eğmeyen, gururlu Alfred’in, müthiş dehasına rağmen var olmak için verdiği amansız mücadeleye şahit olacağız. İlmi, idealleri, aşkları, dostları, düşmanları onu nasıl bir sona hazırlayacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ab95da-4c62-4e20-9be0-b28059cf3818.jpg</image:loc>
            <image:title>Verda, Siyah Köpek ve Şampanya Patlamadı</image:title>
            <image:caption>“Migren gibi yoklar bu ataklar. Önce işaretler gelir, sonra canım acımaya başlar. İlaçlarımı alır, odama çekilir, perdeleri kapatırım. Sabahın ilk ışıklarıyla günlük hayata dönerim.” 
  Verda, Siyah Köpek ve Şampanya Patlamadı, Deniz Büyükbozkırlı&apos;nın kaleminden çıkan, ustaca örülmüş öykülerin bulunduğu bir kitap. Satır aralarında günlük hayatın konforunun içinde hissederken kendinizi birden zamansız, başka bir evrenin saatleri içinde süzülürken bulabilirsiniz. Bu öyküleri çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b29f7b6-0d38-4e12-8a54-7412a6c928cf.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Kraliçenin Savaşı</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Jennifer L. Armentrout’un son şaheseri Kan ve Kül serisinin heyecanla beklenen dördüncü kitabı! 
 
Altın taçların çaresizliğinden ve… 
 
Casteel Da’Neer Kan Kraliçesi’nin ne kadar kurnaz ve gaddar olduğunu çok iyi biliyor ama ortaya çıkan sırlar onun bile aklına gelmeyecek kadar büyük. 
ölümlü bedenden doğan bir savaş başlar. 
Poppy’nin kralını serbest bırakmasını ve Kan Kralı’nın temsil ettiği her şeyi yok etmesini hiçbir şey engelleyemez. Hayat İlkeli’nin muhafızlarının gücü ve kurtların desteğiyle Poppy, Atlantisli generalleri ikna etmeli çünkü her iki krallığın da barış içinde yaşayabileceği bir gelecek ümidi hâlâ var. 
Büyük ilkel güç… 
 
Poppy ve Casteel, değer verdiklerini ve kendilerini savunamayanları korumak için eski ve yeni gelenekleri birlikte sürdürmeliler. Ama savaş sadece başlangıç. Kadim ilkel güçler çoktan harekete geçti ve çağlar önce başlayan dehşeti ortaya çıkardı. Kan Kraliçesi’nin başlattığını bitirmek için, Poppy’nin kehanet edilene, yani en çok korktuğu şeye dönüşmesi gerekebilir. 
 
ölümün ve yıkımın habercisi olarak yükselir.   
 
“Kıvılcımdaki bir gölge, alevdeki bir ışık tendeki ateşe dönüşecek. Yıldızlar gökyüzünden döküldüğünde, büyük dağlar parçalanıp denizlere yürüdüğünde ve eski kemikler tanrıların yanında kılıçlarını kaldırdığında sahte olanın ihtişamı elinden alınacak, ta ki ölümlüler diyarında aynı kötülüklerden, aynı büyük ve ilkel güçten iki kişi doğana kadar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4f78670-9e93-4146-9356-9f6228b9fe6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geometri</image:title>
            <image:caption>1936-1937 kışında Dolmabahçe Sarayı’nda yazılan Geometri kitabı, Türkleri yüzyıllardır takıldıkları karanlık çağdan çıkarmayı hedefleyen sürecin iki önemli unsuru olan eğitim ve dil devrimlerinin kesişiminde Atatürk’ün kendi elinden çıkmış simge bir eser. Zihnimizi açan, geometriyi, matematiği “görmemizi” sağlayan boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, taban, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe gibi terimleri Atatürk üretti. İşgal edilmiş, orduları dağıtılmış bir ülkenin Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan devleri yenip bağımsızlığını, şerefini kazanmasına liderlik etmekle kalmadı, o ülkeyi ortaçağdan geleceğe sırtında taşımakla da kalmadı, bir de çocukları geometriyi kendi dillerinde kolayca öğrenebilsin diye bir kitap yazdı! Atatürk’ten habersiz bir yabancıya bu öyküyü bir oturuşta anlatırsanız “Yok artık, uyduruyorsun!” diyebilir, bir hayal kahramanından söz ettiğinizi sanabilir. Türkiye o dönemde çok şanslıydı.  
 
Dilbilimciler ve tarihçiler tarafından birçok kez incelenen ve üzerine makaleler yazılan bu eser ilk kez “sayısalcı” gözüyle bir mühendislik hocası ve bilim yazarı tarafından irdeleniyor.   
 
Cumhuriyet’in yüzüncü yaşında Geometri’nin yeni baskısını Atatürk’ün 1937’de Sivas Lisesi 9-A sınıfına verdiği geometri dersini izleyen öğrencilerden Cemil Say’ın oğlu Prof. Dr. Cem Say yayına hazırladı. Bu baskıda eserin tarihsel çerçevesiyle birlikte Say’ın Geometri’nin içeriğini 85 yıldır güncelliğini koruyan bir matematik metni olarak ele aldığı bir incelemeyi de bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0347acde-04e7-4a81-afce-a37033e4c515.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkomser Nevzat 2 - Tapınak Fahişeleri (Poşetli - Zarflı)</image:title>
            <image:caption>Bir Usta Yazar, İki Usta Çizer, Üç Çarpıcı Çizgi Roman
Ahmet Ümit okurlarının zihinlerinde canlandırdığı dünyası bu kez çizgi dünyamızın iki ustası İsmail Gülgeç&apos;le Aptülika&apos;nın kareleriyle hayat buluyor. Ümit&apos;in polisiye roman ve öykülerinin efsanevi kahramanı Başkomser Nevzat, bizi bu üç çarpıcı macerada, yardımcıları Komiser Ali ve Kriminolog Zeynep&apos;le beraber İstanbul&apos;un kadim semtlerinden farklı toplumsal yaşantıların dünyasına, insanın aşk ve onurunu korumak için neler yapabileceği ile yüz yüze getiriyor.
Ne garip değil mi polis?
Ben sahte peygamberlerden medet umdum, satanist kardeşim şeytandan medet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9685879-cbd0-4bb4-a7db-16919490c0cf.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 151. Sayı: Siyasal Sistem ve Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Başkanlık Parlamenter Sisteme Karşı: Kurumlar ve Ekonomik Performans - Gülçin Özkan 
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Kıskacında Türkiye Ekonomisi: Sermayeyi İhya Eden Benzersiz Bir Bölüşüm Şoku - A. Erinç Yeldan          
Ekonomik Gidişat ve Seçimler - Özgür Orhangazi      
14 Mayıs Sonrasında Türkiye Ekonomisi- Osman Aydoğuş                
Türkiye’de Servet 1: İmanın ve Paranın Kimde Olduğu Harbiden Bilinmiyor - Alper Duman          
A.Suut Doğruel Anısına - Alpay Filiztekin, Ceyhun Elgin, Erinç Yeldan, İnsan Tunalı, Kamil Yılmaz, Ömer Faruk Çolak, Refik Erzan, Sema Aksoy, Serdar Sayan, Sevil Acar 
Rant, Kapitalizm ve Politika - Hüseyin Özel     
AKP Dönemi Ekonomi ve Maliye Politikalarının Atatürk Dönemiyle Karşılaştırılması - Nurettin Bilici     
Savrulan Hayatlar, Küçük Dokunuşlar, Büyük Sonuçlar: Hans Wolfgang Singer’in Gizemli Türkiye Serüveni - Ercan Eren    
6 Şubat Depremleri ve Sosyal Sermaye - Bilal Bağış    
Kalkınmanın Politik Ekonomisi Üzerine - Vahap Samanlı      
Kamu Harcamaları: Kriz ve Seçim Etkileri - Ayşegül Şahin    Röportaj: Zarafetin Temsili Bale ve İstanbul’dan Yayılan Hint Esintisi – Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78d7b807-c47e-4d0f-8b13-893c2ebc55ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Belekoma Kalesi&apos;nin Dili Olsa da Konuşsa (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Bora, Bilecik’te yaşayan merak dolu bir çocuk. Yaşadığı şehrin tarihini öğrenmek isterken, bambaşka bir maceraya çıkıyor. Bilecik ile ilgili önemli mekânları gezmek ve öğrenmekten ibaret kalmıyor bu yolculuk. Geçmişin tozlu raflarında ilerlerken, sadece çocukları değil, hepimizi, bugün bizi biz yapan değerler üzerine düşündürmeye davet ediyor. 
*** 
Bilecik tarihi hakkında olmakla kalmayıp, çocukların tarih bilincine ilham verici olmasıyla da heyecan verici! 
İlknur ERGUN 
Yazar 
*** 
Bu kitap Osmanlı’nın kuruluşu aşamasında ve Kurtuluş Savaşı sırasında önemli bir şehir olan Bilecik’in tarihini, kültürünü ve tarihi mekânlarını yakından tanımak isteyen herkese tavsiyemdir. Kitapta Bora’nın büyükbabasının dediği gibi: Benim şehrim küçük ama tarih kokan bir şehirdir. Bir rüyadan doğan imparatorluğun ilk başkentidir. 
Gökçem Elif KARANFİL 
Psikolojik Danışman Oyun Terapisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c32ae54c-d0f8-4ad6-9e05-ff3221ad54d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Paha Biçilmez Dileği: Maya</image:title>
            <image:caption>Maya, 
Satın alınamayacak ve 
paha biçilemeyecek bir dilekti! 
Her canlı gibi değerliydi! 
Luna, onu sabırla bekledi. 
Ve bir gün dileği gerçek oldu. 
Sadece Luna mı Maya’yı sahiplenmişti? 
Yoksa birbirlerini mi sahiplenmişlerdi? 
 
Maya, 
Era un deseo que no se podía comprar y 
iun deseo que no tenía precio! 
iEra muy valioso, como todo ser vivo! 
Luna la esperó pacientemente. 
Y un día su deseo se hizo realidad. 
¿Solo Luna adopto a Maya? ¿O se adoptaron la una a la otra?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3388ce41-92b5-4771-8169-2653581bcdf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Domatesler Nereye Kayboldu?</image:title>
            <image:caption>“Sanırım seni anlamaya başladım anne. 
Mart ayında tohumları ekmiştik. 
Mayıs ayında çıkan fideleri aktarmıştık, yani şaşırtmıştık,” diye kıkırdadı Eda. 
“Aferin, unutmamışsın şaşırtmayı.” 
“Unutmam ne mümkün anneciğim şaşkın fideleri,” diyerek gülümsedi Eda. 
 
  Sürdürülebilir Tarım ve Permakültür alanında eğitimler almış olan Çocuk Gelişim Uzmanı Özlem Akar Yıldırım, bir gün bostandan kayboluveren domateslerin nereye gittiğini anlattığı bu sevgi dolu hikâyede, kendi tohumlarımızı üretebilmenin yolunu anlatırken, bu alanda sadece çocuklara değil ebeveynlere de ilham oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7385e6c-d9a0-4459-adce-ae77ade96f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Bokashi</image:title>
            <image:caption>“BOKAAAASHİ!” 
“Peki, ne demekmiş Bokashi?” diye sordu Eda. 
“Araştırdığıma göre Bokashi’nin kelime anlamı yavaşça kaybolmakmış. Yani organik atıklarımızın yavaş yavaş gözden kaybolması gibi. Aslında kaybolmuyor tabii ki, dönüşüyor. Normalde mutfak atıklarımızı çöp kutusunda bekletsek çürüyebilirdi fakat lactobasil serum ve talaş kepeği sayesinde, kovada kötü bakteri yerine iyi bakteri ürüyor ve atıklarımız, bir çeşit turşuya dönüşüyor.” 
 
  Sürdürülebilir Tarım ve Permakültür alanında eğitimler almış olan Çocuk Gelişim Uzmanı Özlem Akar Yıldırım, organik atıkların dönüştürülmesi sistemlerinden biri olan BOKASHİ’yi sevgi dolu bir hikâye ile çocuklara anlatırken, kolay uygulanabilir ve basit çözümler ile sadece çocukları değil, ebeveynleri de Permakültür alanında bilinçlendirmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d36bee8-4dd2-4040-a785-699bdc0c1bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam - 8 -Mama - 22</image:title>
            <image:caption>SON ZAMANLARIN EN ÇOK SATAN
KÖPEK ADAM SERİSİNİN HEYECANLA BEKLENEN
SEKİZİNCİ KİTABI!
Petey hapisten çıkar ve yepyeni bir hayata başlar. Petey yeni hayatında kendiyle ilgili arayışlarına devam ederken, Küçük Petey&apos; de iyiliği bulma çabası içindedir.
Bakalım bu sefer Petey ve Köpek Adam bir süreliğine olsun kedi köpek gibi didişmeyi bırakabilecekler mi?
İkili patilerini birleştirip bir takım olarak çalışabilecekler mi?
Şimdi birbirlerine her zamankinden daha çok ihtiyaçları var! Küçük Petey (ve dünya) onlara güveniyor!
Dav Pilkey Köpek Adam Serisi&apos;nin her kitabında her yaştan okuyucuya hitap etmesinin yanı sıra empati, nezaket, sabır ve iyilik yapmak gibi evrensel temaları da işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47758bef-f56c-40ae-a41a-3f5a38176749.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlık Yargılanıyor</image:title>
            <image:caption>Uygarlık Yargılanıyor, Batı uygarlığının kendisine dair genel kabullerini temelden sarsıyor: Köken aldığını ileri sürdüğü Helen uygarlığı ile ilişkisinin aslını, Greko-Romen uygarlığının yekpare görünümünün altında yatan çok parçalılığı, sarsılmaz görülen yapısının içinden gelişen bilim, milliyetçilik ve yeni ideolojilere karşı ne denli savunmasız olduğunu sebep ve sonuçlarıyla ele alıyor. 
Batı’nın tarihsel ufku hem mekân hem de zaman boyutunda muazzam bir şekilde genişlediği halde vizyonu hızla daralmakta ve âdeta at gözlüklerinin arasından bakan bir atın görüş açısı kadar dar bir alana sıkışmıştır. Batı uygarlığının da etkisiyle dünyamızda bugün insani duygular daha önce görülmemiş bir düzeyde gelişmiş; her ulustan, ırktan ve sınıftan insana artık evrensel haklar tanınır olmuştur. Fakat aynı zamanda, yine bu uygarlığın dayattığı kimi değerler nedeniyle insanlık, ekonomik sınıf savaşının, milliyetçiliğin ve ırkçılığın belki de dünya tarihinde şimdiye dek hiç görülmemiş derinliklerine saplanmış durumdadır. Tarihsel çatışma hatlarındaki birçok kriz hâlâ çözülebilmiş değil, yakın zamanda da bir şeyler değişecek gibi durmuyor. Bu evrensel kuşatıcı duygusallık ile grup bölünmüşlüğü arasında kalan insanlığın yarını nasıl olacak? 
Uygarlık tarihçisi Arnold J. Toynbee geniş tarihi bir çerçeveden hareketle, insanlığın içerisinde bulunduğu durumu ele alıyor. Meşhur İngiliz tarihçi, Batı uygarlığının geleceğine, bu uygarlığın içerisindeki güç dengelerine, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası dünyanın nasıl şekilleneceğine, bu dünyada İslam uygarlığının yerine dair ufuk açıcı ve çarpıcı içgörüler sunuyor. 
Tarih boyunca uygarlıkların birbirleriyle karşılaşıp çarpışarak yeni uygarlıklar ve büyük kurumsal dinler ürettiğini tespit eden usta tarihçi Toynbee, Uygarlık Yargılanıyor’da birikimlerini süzerek okura aktarıyor ve geleceğin yine uygarlıklar arası etkileşimle inşa edileceğini savunuyor. Tarihe, bugüne ve geleceğe ilişkin sunduğu fikirler, dünün ürünü olan bugünden yarını inşa etmek adına ortaya değerli bir yol haritası koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d79c6d8-f53e-4b33-a8b0-48ab833251ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Çölde İsyan</image:title>
            <image:caption>1916’da Hicaz’a Bir İngiliz Gelir ve Ortadoğu’nun Seyri Değişir… 
 
Thomas Edward Lawrence. Ortadoğu’nun 20. yüzyılına damga vuran isimlerden biri olan namıdiğer Arabistanlı Lawrence. 
 
İngilizlerin 1916’da kurdukları Arap Bürosu’na atanan ve akabinde Mezopotamya ve Arabistan’da istihbarat görevleri icra eden Lawrence, nihayetinde Arap İsyanı sırasında Araplar ile İngilizler arasındaki irtibat subayı oldu. Bu görevlendirmenin ardından Ortadoğu bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı. 
 
Lawrence’ın 1919’da, dünyayı kasıp kavuran dehşetengiz savaşın hemen ardından sıcağı sıcağına kaleme aldığı Çölde İsyan, bir yandan bölgedeki hadiseleri akıcı şekilde aktarırken diğer yandan da önemli aktörlerin portrelerini çiziyor ve tarihseverlere canlı bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Sönmek üzere olan isyan ateşini nasıl harladı? 
 
Şerif Hüseyin’in oğullarıyla nasıl mülakatlar yaptı? 
 
Faysal’ın liderliğini neden daha uygun buldu? 
 
Bedevi kabileleri birleşmeye nasıl ikna etti? 
 
Hicaz’daki Osmanlı birliklerine saldırı stratejileri neydi? 
 
İsyan sırasında kullandıkları taktikler nelerdi? 
 
Kudüs ve Şam nasıl düştü? 
 
Lawrence, bütün bu ve benzer soruların cevaplarını lafını esirgemeden veriyor. Arap coğrafyasının 4 asırlık Osmanlı idaresinden nasıl çıktığı, başta Cemal Paşa olmak üzere üst düzey Türk subayların isyanı bastırmak için ne gibi önlemler almaya çalıştıkları ve isyanın sonunda kurulan Arap hükümeti ve Lawrence’ın bu süreçte oynadığı roller de yine okurlara sunulan konular arasında. 
 
Çölde İsyan, 20. yüzyılda Ortadoğu’da yaşananları, olayların merkezindeki kişiden dinleme imkânı sunuyor. Arap çöllerinin sıcaklarında kavrulurken kum fırtınalarında nefes nefese kalacağınız bu eser, Arap coğrafyasının girift ilişkiler ağını gözler önüne sererken, Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ve Arap Yarımadası üçgeninde yaşananları birinci ağızdan anlatıyor. Çölde İsyan’da Osmanlı İmparatorluğu’nun Ortadoğu’yu kaybedişini adım adım takip edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d0c0d8b-ae54-4b0b-97a1-a48f41c4b609.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Japonya Tarihi</image:title>
            <image:caption>UZAK DOĞU’NUN DOĞAN GÜNEŞİ… 
“Japonya gibi antik ve karmaşık bir coğrafyanın ‘kısa’ tarihini anlatmak hiç de kolay değil… Neyse ki okurlar, Jonathan Clements’in usta ellerindeler. Clements keskin zekâsı, yerinde araştırmaları ve akıcı üslubuyla Japonya’nın tarihini capcanlı hale getiriyor.” – Frederik L. Schodt, yazar 
 
Samurayların, shogunların ve mistik güçlerin ülkesi, Japonya… 
 
Batıya ilk kez Marco Polo günlükleriyle tanıtılan Japonya, korkunç Kamikaze fırtınalarınca savunulan ve ilahi bir hükümdarca yönetilen uzaklardaki efsanevi ülkeydi. İpek Yolu’nun son noktası, bilinen dünyanın en uzak ucu, Avrupalı sanatçılar için gerçek bir ilham kaynağı ve Uzak Doğu’nun gizemlerinin kalıcı sembolüydü. Şimdilerde ise küresel endüstrinin güç merkezi, popüler kültürün bağlantı noktası ve endüstri sonrası dönemin çöküşünün habercisi haline geldi. 
 
Japonya; muasır medeniyetlerden biri olsa da antik geleneklerine bağlı, ileri demokrasiye sahip olsa da bir imparator tarafından yönetilen ve çok tehlikeli volkanların üzerindeki güvenli bir toplum olarak tam bir paradokslar ülkesi. Her ne kadar ileri teknolojisi ve aşırı kalabalık şehirleriyle tanınsa da ülkenin üçte birini ıssız ormanlar ve dağlar oluşturuyor. 
 
Yazar Clements, Japonya’nın dünü, bugünü ve yarını arasındaki bağlantıyı zekice ve nüktedanlıkla kuruyor ve geniş ama detaylı bir anlatıyla bu paradokslar ülkesini gözler önüne seriyor. Japonya’nın tarihöncesi çağlarından Tanrı Kralına, shogunlar arası kan davalarından Moğol istilasına, Çin’i işgalinden Pearl Harbor’a ve nihayetinde modern dünyanın beyaz yakası haline gelişinden animelerin yükselişine kadar geçen binlerce yılı kapsayan bu eserle, Japonya’ya dair aklınıza takılan pek çok soruya yanıt bulacaksınız. 
 
Jonathan Clements’in, görsellerle desteklenen sürükleyici anlatımıyla Japon adalarından balta girmemiş ormanlarına, Kamakura’nın Budist tapınaklarından Tokyo’nun ışıltılı sokaklarına, Akihabara’nın anime merkezinden samurayların şehri Aizuwakamatsu’ya büyüleyici bir yolculuğa çıkacaksınız. Kısa Japonya Tarihi, Uzak Doğu ve Japonya’ya ilgi duyan herkes için keyifli bir giriş kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20d1e8c1-b8dd-46bd-a934-370688960c2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Atatürkçülük</image:title>
            <image:caption>Devrim Hareketleri İçinde 
ATATÜRK ve ATATÜRKÇÜLÜK 
“Atatürk, geçmişle gelecek arasında, değiştirilmesi gerekenle deği­şik düzen arasındaki geçişi başarı ile temsil edebilmiştir. Atatürk’e ‘Bü­yük&apos; sıfatını vermemiz bu tarihsel davranışının anlamıdır. Yıldırım hızı ile değişen olaylar ve gelişen akımlar ortasında, o her sözü ve tutumu ile her zaman devrimci ve gerçekçi kalmasını bilmiştir. Ata­türkçülüğün temel ve değişmez çizgileri de bu suretle ortaya çıkar.” 
“Michelangelo’nun bir şiirinde söylediği gibi; her mermer bloğunda bir Venüs heykeli saklıdır. Gerçek sanatçı bu heykeli, o kaya parçasından çıkarana derler. Atatürk de Türk milletinde bu ruhu, bu görkemli varlığı sezen ve ona şekil veren Büyük İnsan’dır.” 
Tarık Zafer Tunaya 
 
Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya kitabın ilk bölümünde Atatürk&apos;ün hayatı, liderliği, fikirleri, devrimleri ve Türk toplumuna yaptığı katkıları ayrıntılı bir şekilde ele alırken, aynı zamanda Atatürkçülük fikrinin Türk toplumu üzerindeki etkilerini de inceliyor. Tunaya ikinci bölümde belgeler ışığında Cumhuriyet tarihinin dönüm noktalarını yorumlarken, üçüncü bölümde Osmanlı İmparatorluğu&apos;ndan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti rejimine geçişi tüm yönleriyle inceliyor. 
Yaşamı boyunca Atatürk’ü ve Türk Devrimi’ni incelemiş, Millî Mücadele’yi ve sonrasını tüm sebep ve sonuçlarıyla ele almış, değerlendirme yaparken, tarafsızlığını bilimin ön şartı saymış değerli bilim insanı, özellikle Meşrutiyet ve Cumhuriyet alanında çalışmalarıyla tanınmış hocaların hocası Tarık Zafer Tunaya’nın Atatürk ve Atatürkçülük kitabı Atatürk ve Cumhuriyet tarihine meraklı herkesin okuyabileceği bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8619cd9-a3eb-4a16-8ed4-9d412ca9f870.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde İkinci Dünya Savaşı</image:title>
            <image:caption>TÜM YÖNLERİYLE 
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI 
İkinci Dünya Savaşı&apos;nın tüm yönleri, savaşın nedenleri ve sonrası, Hitler&apos;in yükselişi, Dunkirk tahliyesi, Britanya Muharebesi, Pearl Harbor, Midway ve Iwo Jima, Leningrad kuşatmaları ve Stalingrad, Hiroşima ve Nagazaki&apos;nin bombalanması, D-Day ve Berlin&apos;in düşüşü, savaşa yön veren liderler; silahların gelişimi ve teknoloji; savaşın sivil yaşama etkisi ve vahşeti; dönüm noktaları, teslimiyetler, savaşın tarih boyunca yankıları ve çok daha fazlası Dakikalar İçinde İkinci Dünya Savaşı’nda. 
Versay Antlaşması, İspanyol İç Savaşı, Mussolini ve Faşizmin yükselişi, Adolf Hitler, Winston Churchill, FDR ve Joseph Stalin, Çin-Japon Savaşı; Blitz, denizaltı savaşı ve enigma, çöl savaşı, Barbarossa Harekâtı, Moskova Savaşı, direniş ve işbirliği, Mercan Denizi ve Guadalcanal, Dambusters, Dresden&apos;in bombalanması, Alamein; Kursk, Montgomery, Jukov, Rommel ve Eisenhower, Paris&apos;in kurtuluşu, Bulge Muharebesi, Yalta Konferansı, Berlin sığınağı, Okinawa Savaşı, kamikazeler, atom bombası, savaşın kurbanları, savaş suçları davaları, Soğuk Savaş ve İkinci Dünya Savaşı’na dair merak ettiğiniz her şey… 
Dakikalar İçinde İkinci Dünya Savaşı insanlık tarihindeki en büyük çatışmayı 200 çağdaş fotoğraf, resim ve harita ile anlamanın en hızlı yolu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f9934c-f5d0-43ca-91eb-1e43269bc98b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vulgar Viking Büyük Yarış</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk’un yeni macera serisi Vulgar Viking, Fatih Erdoğan çevirisiyle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 6 kitaplık seri, Odin Redbeard&apos;ün kaleminden çıkan hikâyelerle ve Sarah Horne&apos;un harika çizimleriyle hayat buluyor. Vikinglerin olağanüstü dünyasına adım atarken, dostluğu, cesareti, macerayı ve eğlenceyi bir arada bulacaksınız. 
 
Bu kitaplar, sadece eğlenceli hikâyeleri ve canlı çizimleri değil, aynı zamanda Viking kültürü hakkında da birçok ilginç bilgi içeriyor. Bu seri ile Viking gemileri, ejderhalar ve kahramanlarla dolu maceraların yanı sıra, tarihin en muhteşem karakterleriyle de tanışacaksınız. 
 
Eğer Vikingler hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorsanız, Vulgar Viking serisini mutlaka okumalısınız! Bu kitaplar, her yaştan okuyucunun keyifle okuyabileceği inanılmaz bir macera serisi. Bu özelliğiyle diğer çocuk kitaplarından ayrılan seri, çocukların okuma alışkanlıklarını güçlendirecek ve hayal güçlerini besleyecek. 
 
Hazır mısınız? Vikinglerin dünyasına adım atmak için Vulgar Viking serisini keşfetmeye başlayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b81c3bfa-c8fb-48ae-a76d-60e57910ba88.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçbir Şeyden Her Şey Mümkündür</image:title>
            <image:caption>Bir devir sonra erdi, artık yeni bir devir başlıyor. 
 
Dünya artık Kova Çağı’nın şafağında... 2023-2044 yılları arasında Plüton, Kova burcunda ilerliyorken, yeni çağın ayak seslerini kuvvetli şekilde işitiyor olacağız. Hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı yepyeni bir çağa adım atıyoruz. Bütün bildiklerimizi unutma zamanı... 
Şimdiye dek kullandığımız hiçbir yöntem, hiçbir bilgi işe yaramayacak. Kova Çağı’nda yeni yöntemlerle, yeni bilgilerle ilerliyor olacağız. Bunun için tabii ki yeni bir bilince ve yeni bir yaklaşıma ihtiyacımız olacak. Artık bilginin, bilincin, duyarlılığın, eğitimin, bilimin, uzmanlığın çağı başlıyor. İnsanca olmayan, insanlığa hizmet etmeyen her şeyin sonu geliyor. Bencilliklerin, bireyselliğin, narsisizmin ve egonun son demine ulaşmış bulunuyoruz. 
Peki bundan sonra ne yapmak lazım? 
Kimler yeni düzenin parçası olarak yaşamını sürdürmeye devam edebilecek? 
Kova Çağı’nda kimler hayatta ve ayakta kalabilecek? 
Bu yeni düzende paranın gücü hayatta kalmaya yetecek mi? 
Astroloji bilimi, ülkemizin ve dünyanın geleceğiyle ilgili kulağımıza neler fısıldıyor, hangi konularda nasıl uyarıyor? 
Bütün bu soruların cevabını ve çok daha fazlasını, elinizdeki bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f38f33-2c68-45bb-95d0-66003fac60b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo Dijital</image:title>
            <image:caption>Sigmund Freud tarih boyunca insanlığın üç büyük hakarete uğradığını söylemişti. Bunlardan ilki Kopernik’in evrenin merkezinde güneşin olduğunu keşfetmesi, ikincisi Darwin’in evrim teorisi, üçüncüsüyse Freud’un kendisinin ortaya attığı bilinçaltı kavramıydı. Öyle ki Freud “İnsan kendi evinde bile patron değildir” diyerek insanın kibirli tahtını sarsmıştı.
Bugünse insanlık en büyük ve en kapsamlı dördüncü büyük hakarete maruz kalıyor, insanın bilinçdışının, gizli arzularının, isteklerinin ve duygularının kontrolünü ele geçirdiği dijital devrim yapıyor bunu. Artık akıllı telefonlarımız ve algoritmalar bizim ne istediğimizi bizden çok daha iyi biliyor üstelik böyle bir çağda nevrozların şekli ve adı da değişiyor…
Bu sarsıcı kitapta psikolog ve psikoterapist Johannes Hepp, hızla ilerleyen dijitalleşme sürecinde 21. yüzyılın 21 nevrozunu tanımlıyor. Çevrimiçi seks bağımlılığı, ilişki korkusu, artan iletişime rağmen yalnızlık, ahlak nevrozu, kusursuzluk peşinde koşma, patolojik yalan, değer görme bağımlığı, flört nevrozu, kendini sömürme ve deneyim doyumsuzluğuna kadar bugünün endüstri dünyasının yarattığı yeni sorunları ortaya koyuyor.
Hepp, somut ipuçları, kişisel deneyimler ve psikoterapötik uygulamalardan örneklerle zihinsel dayanıklılığımızı güçlendirmeye ve bu karanlık dijital ormanda güvenli bir şekilde yolumuzu bulmaya yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ffa4be1-a8bf-43ba-8fea-e2750bb88fc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza</image:title>
            <image:caption>Metafiziğiyle ün kazanmış olan Spinoza insan zihninin ve duygularının anlaşılmasına, ahlak ve siyaset felsefelerine önemli katkılar yapmıştır. 
Michael Della Rocca, okuru Spinoza’nın yaşamı hakkında kısaca bilgilendirdikten sonra onun felsefesini açıklamaya girişiyor: töz metafiziği ve Spinoza’nın tüm felsefi sisteminin merkezinde yer alan, tanrının tek bağımsız töz olduğu savı; insan zihnine ve zihnin beden ile ilişkisine dair açıklaması; insanların kendilerini korumaya eğilimli oldukları teorisi; özgür irade kavramı dâhil en meşhur çalışması Etika; ve devlet, din ve Kutsal Kitap’a dair yazıları. 
DellaRocca kitabını Spinoza’nın mirası ve Hume, Hegel ve Nietzsche gibi modern filozofların onun meydan okuyuşuna nasıl yanıt verdiklerini ele aldığı bir sonuç bölümüyle bitiriyor. Spinoza, dev filozof ile ilk kez karşılaşanlar için olduğu kadar onun düşüncesine aşina olanlar için de ideal bir kaynak. Felsefeyi iyi okumak isteyen herkes için birebir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33339718-3524-456c-8b9d-cfaaef0bcfc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Gezegenler</image:title>
            <image:caption>Merhaba çocuklar, değerli veliler ve sevgili öğretmenler. Bu kitap, çocukların gezegenleri ve Güneş sistemini öğrenebilmesi için neşeli, şakalı ve onlara uygun bir dil kullanılarak hazırlandı. 
Aslında hepimiz uzaylıyız. Hayır, gülmeyin! Gerçekten bizler uzaylıyız. Çünkü üzerinde yaşadığımız Dünya, uzayda kendi etrafında dönen bir gezegen. Kafanız karıştı, değil mi? 
Bütün sorularınızın cevapları bu kitabın içinde. Hem de kahramanlarımız Astronot Murat ve Kübik’in eşliğinde, Güneş sistemini ve birbirinden meraklı ve afacan gezegenleri tanıyacaksınız. Ama uzay, gezegenler, evren gibi konular o kadar geniştir ki bunu bir kitapla anlatmak imkânsız. Bu kitapla giriş yapacağınız sonsuz evrenin diğer sırlarını keşfetmek sizin elinizde. Unutmayın, hayal gücü her şeydir. Astronot olmak bir hayal olabilir. Ama yeteri kadar hayal edip çok da çalışırsanız hepiniz birer astronot olabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f899d57-d2fe-489e-b211-c25eccff11cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Satranç</image:title>
            <image:caption>Merhaba çocuklar, değerli veliler ve sevgili öğretmenler. Bu kitap, çocukların satrancı öğrenebilmesi için neşeli, şakalı ve onlara uygun bir dil kullanılarak hazırlandı. 
Satranç; çocuklara sorun çözmeyi, olaylara farklı bir açıdan bakmayı öğretir. Oyunu oynadıkça kritik etme ve analitik düşünme yeteneği kazanan çocuklar, neden sonuç ilişkilerini daha iyi kavrar. 
Satranç, çocuklara tek tek ya da ardışık birçok olayı değerlendirmeyi öğretir. “Olacaklar bana faydalı mı olur yoksa zarar mı verir?” sorusunu cevaplar. Ani tepkiler vermek yerine durumu analiz ederek bir davranışta bulunmayı gösterir. 
Çocuklar satranç ile uzun vadeli hedeflere odaklanmayı öğrenir. Farklı gelişmeler karşısında planlarını gözden geçirerek gereken değişiklikleri yapmayı gösterir. 
Çocuklar, hepinizin çok iyi birer satranç oyuncusu olacağınızı biliyor ve size güveniyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eea68615-96c2-4bdf-b54b-8e4625b4ca0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Mopi’nin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Bayan Mopi’nin Öyküsü, bir fareyi yakalayıp elinden kaçırana kadar onunla oyun oynayan kedicik Bayan Mopi’nin macerasını anlatmaktadır. 
 
Bayan Mopi galiba bir farenin sesini duydu! Evet, fare kafasını dolaptan çıkarmış Bayan Mopi’yle alay ediyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80ba55cb-dd30-4bc5-bdf9-ddd510ed7669.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Yok</image:title>
            <image:caption>Ayşe Kulin Yarın Yok romanında, her zamanki ustalıklı ve sürükleyici üslubuyla bizi bu kez bambaşka bir zamana götürüyor. Günümüzden yüzlerce yıl sonra, Dünya’dayız. Aradan geçen zamanda gezegenimiz bütün doğal kaynaklarını tüketmiş, takvimi sıfırlayan felaket bir savaş yaşamış, hayatta kalan bir avuç insanın özverisiyle nihayet kalıcı bir barışa kavuşmuştur; ancak şimdi yine bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Merkez Şehir Devleti’nin en genç bilim kadınlarından biri olan Mira, uzun zaman önce biyolojik bir silah olarak üretilen Tayro virüsünün formülünün peşinde zamanları aşan büyük bir serüvene atılacak, bu sırada hem aşkı ve dayanışmayı hem de soyağacında yer alan cesur kadınları tanıyacaktır... 
 Ayşe Kulin’den bugün hafife aldığımız sorunların olası sonuçlarına işaret eden, aynı zamanda kıymetini bilmediğimiz zenginliklerin altını çizen ve umudu asla bırakmamaya çağıran bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/519f2b16-0ccf-4c44-b3a2-6f60d6bd12f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk,Karıncalar Ve Çocuk</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetimizin 100. yılına özel &apos;&apos;Atatürk, Karıncalar ve Çocuk&apos;&apos; 
Yıl 1921… Ulusal Kurtuluş Savaşımızın ilk yılları. Meclisteki çalışmalarını tamamlayan Atatürk, yaveriyle birlikte Çankaya’daki evine dönmektedir. Atlarının üstünde Çankaya yokuşunu tırmanırlarken, bir çocukla karşılaşırlar. Çocuk çok öfkelidir… Çünkü, karıncalar için köprü yapmıştır ama karıncalar onun yaptığı köprünün üstünden geçmemektedir. Atatürk atından inerek çocuğun yanına gelir. Daha sonra birlikte, karıncaların üstünden geçebileceği bir köprüyü nasıl kurabileceklerini d üşünmeye başlarlar… Sonra mı?... Gerçek bir olaydan Süleyman Bulut’un öyküleştirdiği Atatürk, Karıncalar ve Çocuk, Atatürk’ün çocuklara yaklaşımını gösteren çok anlamlı ve farklı bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b161b2-f198-4fc3-b70c-4ff51a55e86c.jpg</image:loc>
            <image:title>Alacalı Fare ve Tavşan Sisi’nin Tekerlemeleri</image:title>
            <image:caption>Tekerlemelere her zaman büyük bir hayranlık duyan Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Alacalı Fare ve Tavşan Sisi’nin Tekerlemeleri’nde birbirinden sevimli karakterlerle tanışacaksınız. 
 
Alacalı Fare, küçük kahverengi fare, 
Gider bir yabancının evindeki büfeye. 
Tavşan Sisi bir kulübede yaşar, 
Gençlere leziz meyve suları yapar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2024502-7cda-4a72-b2d0-6c83d610e482.jpg</image:loc>
            <image:title>Turta Kalıbının Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Turta Kalıbının Öyküsü, küçük köpek Düşes’in, arkadaşı Kurdele’nin daveti üzerine gittiği çay partisinde bir turta kalıbı yüzünden yaşadığı komik olayları anlatır. 
 
Bir zamanlar Kurdele adında bir kedicik varmış. Bu kedicik Düşes adındaki minik köpeği çaya davet etmiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ffeaa5e-c92a-4ccd-99a8-2f69843eb126.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıyıklı Sam’in Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Bıyıklı Sam’in Öyküsü, bir çiftlik evinde yaşayan genç kedi Tom’un, annesinden saklanırken çatı katı duvarlarının arkasındaki gizli bir boşlukta yaşayan Bıyıklı Sam’e rastladığında yaşadıklarını anlatmaktadır. 
 
Küçük Tom, bir dolabın içinde sessizce beklemek istememişti. Annesinin yemek yapacağını anladığında saklanmaya karar vermişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbc3a5e1-5572-4828-9a52-37addd36e2d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fakir Terzinin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Fakir Terzinin Öyküsü, hazırladığı ceketin dikilmemiş parçalarını dükkânında bırakan ve hastalığını atlatıp geri döndüğünde giysinin gizemli bir şekilde tamamlanmış hâlini bulan bir terziyi anlatmaktadır. 
 
Terzi o günü hasta geçirdi, ertesi gün de hastaydı, ondan sonraki gün de. Vişne renkli ceket ne olacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97088571-7b68-4f75-a181-1bbb2f5c8b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Domuz Robinson’un Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Küçük Domuz Robinson’un Öyküsü, teyzelerinin isteği üzerine pazara giden Robinson’un sonu bir adada biten ilginç macerasını anlatmaktadır. 
 
Küçük domuz Robinson sevimli, küçük bir arkadaşmış. Pembemsi beyaz bir renge ve küçük mavi gözlere sahipmiş. Tombul yanakları, gıdısı ve içinden gerçek, gümüş bir halka geçen kıvrık bir burnu varmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa903704-2c07-4b88-a9b1-c6976160aeaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Sesinden Şiirler</image:title>
            <image:caption>Çarpan kalbime bak sevgilim, 
Akan kanlı gözyaşlarıma bak, 
Bana neden reva gördün bu acıyı, 
Aşkının verdiği ızdıraba bak. 
 
Kalbim kırık, gönlüm buruk sana, 
Ne söylesem, nasıl kendimi anlatsam sana, 
Musalla taşında mı sarılacaksın bana, 
Kabirde mi sonlanacak aşkım sana. 
 
Bu sözlerim yetmez mi gülüm sana, 
Her şeyimi kalbimle anlattım sana, 
Musalla taşında mı sarılacaksın bana, 
Kabirde mi sonlanacak aşkım sana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11cbb4d8-9f34-4f53-9093-b69f28067ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirlerim</image:title>
            <image:caption>AŞK SERÜVENİM 
 
Hasretin kor gibi 
Yakıyor içimi cayır cayır, 
İçimde ne fırtınalar kopuyor, 
Bir bilsen… 
Senin için deli divane oldum, 
Akan gözyaşlarımı, 
Bir silsen… 
Ben düştüm aşka, 
Bu çileli aşkın bambaşka… 
 
Bu işkence, bu ne zulüm, 
Gözlerinden akıttığım yaşların 
Öcünü mü alıyorsun? 
Yoksa canıma kastın mı var? 
Aşk; sevgi, saygı, ihtiras, şefkat ve tutkudur. 
Ben düştüm aşka, 
Bu çileli aşkın bambaşka…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3196372d-f12d-4351-902a-791c7427df1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Azize Euphemia ve İstanbul&apos;daki Kilisesi</image:title>
            <image:caption>Azize Euphemia Kilisesi, Bizans döneminde kentin önemli hac merkezleri arasındadır. 
  Bu kitapta Euphemia’nın yaşam öyküsü, Sultanahmet’teki kilisenin tarihi, mimarisi, duvar resimler, yakın dönem restorasyon ve konservasyon çalışmaları ile küçük buluntuları ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/642c2da1-fcc5-4b62-8601-0c22bab094a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Saint Euphemia and Her Church in Istanbul</image:title>
            <image:caption>The church of Saint Euphemia in Sultanahmet was among the important centers of pilgrimage in the Byzantine capital. 
This book focuses on the life of the saint and history, architecture and frescoes of her church in Sultanahmet, along with the recent restoration and conservations works on the church and small finds from the site.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed326ae2-0763-473e-b693-b0be88f2870b.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazım Hikmet&apos;in Yolculuğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Nâzım Hikmet, hiç kuşkusuz, bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını ve rendesini nasıl severse öyle sevdiği Türkçenin ve çınarlarında kolan vurduğu, hapishanelerinde yattığı memleketi Türkiye’nin sınırlarını çoktan aşmış bir dünya şairi. Başta “Benim en büyük şansım Nâzım Hikmet gibi bir şairle aynı çağda yaşamış olmaktır” diyen Neruda olmak üzere pek çok şair, yazar ve sanatçının onun onuruna yarattığı eserler bunun kanıtı.  
Nâzım Hikmet hakkında pek çok dilde pek çok da kitap yazıldı. Nâzım Hikmet’in Yolculuğu da onlardan biri, ama hepsinden farklı. Haluk Oral’ın, koleksiyonunda yer alan belge, yayın, fotoğraf ve resimler ışığında hazırladığı bu kitap, yazarının sözleriyle, elbette bir “Nâzım Hikmet Ansiklopedisi” ya da “Nâzım Hikmet Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey” kitabı değil. Ama, Nâzım Hikmet’in hayat ve sanat yolculuğu hakkında bildiklerimizi çoğaltan, başka bir yerde bulamayacağımız pek çok önemli ayrıntıyı getiriyor önümüze.  
2019’da yayımlandığında büyük ilgi gören, kısa sürede ikinci baskısı yapılan Nâzım Hikmet’in Yolculuğu, bu yeni baskısında yeni belgeler, yeni bilgiler, yeni bölümlerle zenginleştirildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97cfd419-b998-4115-a205-f764c7718fe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazım Hikmet&apos;in Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Nâzım Hikmet, hiç kuşkusuz, bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını ve rendesini nasıl severse öyle sevdiği Türkçenin ve çınarlarında kolan vurduğu, hapishanelerinde yattığı memleketi Türkiye’nin sınırlarını çoktan aşmış bir dünya şairi. Başta “Benim en büyük şansım Nâzım Hikmet gibi bir şairle aynı çağda yaşamış olmaktır” diyen Neruda olmak üzere pek çok şair, yazar ve sanatçının onun onuruna yarattığı eserler bunun kanıtı.  
Nâzım Hikmet hakkında pek çok dilde pek çok da kitap yazıldı. Nâzım Hikmet’in Yolculuğu da onlardan biri, ama hepsinden farklı. Haluk Oral’ın, koleksiyonunda yer alan belge, yayın, fotoğraf ve resimler ışığında hazırladığı bu kitap, yazarının sözleriyle, elbette bir “Nâzım Hikmet Ansiklopedisi” ya da “Nâzım Hikmet Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey” kitabı değil. Ama, Nâzım Hikmet’in hayat ve sanat yolculuğu hakkında bildiklerimizi çoğaltan, başka bir yerde bulamayacağımız pek çok önemli ayrıntıyı getiriyor önümüze.  
2019’da yayımlandığında büyük ilgi gören, kısa sürede ikinci baskısı yapılan Nâzım Hikmet’in Yolculuğu, bu yeni baskısında yeni belgeler, yeni bilgiler, yeni bölümlerle zenginleştirildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dec5c182-fabf-4071-9755-7f02e2dbbb03.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüştüğümüz Şehir</image:title>
            <image:caption>2020 BSFA En İyi Roman Ödülü 
2021 Locus En İyi Fantastik Roman Ödülü 
 
Her şehrin bir ruhu vardır. Kimilerinin ruhu destanlar kadar eski, kimilerinin ruhu ise küçük çocuklar kadar yeni ve yıkıcıdır. Peki ya New York’un? İşte onun bir değil, tam beş ruhu var. 
 
Siyah bir genç, Penn İstasyonu’na adım atar atmaz kim olduğunu unutur. Başı dönerek yere yığıldığında şehri olduğu gibi değil, kanlı canlı bir varlık olarak görür. Ve şehir onunla konuşmakta, ondan yardım istemektedir. Yeni doğan şehirlerle beslenen kozmik bir yaşam formu New York’u hedef almaktadır. Asıl avatarı bir saldırı sonucunda komaya girdiğinde, New York beş New Yorkluyu yeni koruyucusu olarak seçer. Penn İstasyonu’nda kendine Manny lakabını takan genç de bu koruyuculardan biridir. Şimdi sıra diğer dört koruyucuyu bulup Düşman’ın yeni doğan şehri katletmesini engellemektedir. 
 
“Müthiş bir fantastik roman.” –Neil Gaiman 
 
“Neslinin en önemli spekülatif kurgu yazarı… Jemisin o kadar iyi.” –John Scalzi 
 
“Dönüştüğümüz Şehir, New York’a yazılmış yenilikçi bir aşk mektubu.” –Rebecca Roanhorse</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d61e67a3-28b9-41ce-8a3a-c344e7ac1b3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mümkünatı Yok</image:title>
            <image:caption>1930 Nobel Edebiyat Ödülü Kazananı 
 
“Güncel olayların tüyler ürpertici netlikte bir öngörüsü.” –Guardian 
 
“Sadece Lewis’in en önemli kitabı değil, şimdiye değin bu ülkede yazılmış en önemli kitaplardan biri.” –The New Yorker 
 
“BİR NESİL BOYUNCA KÖTÜ YOLLARA MÜSAMAHA GÖSTEREN BİR ÜLKE ÖYLE ZEHİRLENECEKTİR Kİ SONU ASLA İYİ OLMAYACAKTIR.” 
 
İki dünya savaşı arasındaki dönemin eleştirel yaklaşımıyla ünlü yazarı Sinclair Lewis modern toplumsal gidişatı erkenden çözümleyip teşhis eden, akıl ve mizah dolu yaratıcılığıyla Nobel Ödülü’ne layık görülmüş bir yazar. En önemli eserlerinden Mümkünatı Yok ise dönemi için bir alternatif gelecek sunan ve sunduğu karamsar geleceğin gerçekleştiği ender alternatif tarih romanlarından biri. 
 
Çok şeye gebe, barut fıçısı 1930’ların sonu yaklaşırken Avrupa savaşa, ABD ise başkanlık seçimine gidiyor. Demokrasi ve özgürlükler tüm dünyada ayaklar altında ve “Özgürlüğün Ülkesi”nin de geleceği eskisi kadar güvende görünmüyor. Herkesin aklında aynı korku, aynı soru: Faşizm bizim ülkemizde de galip gelebilir mi? Sıkı bir siyasi liberal olan gazeteci Doremus Jessup’ın aklıselime inancı tam olduğundan cevabı belli: Mümkünatı yok! 
 
Ama süreç başka türlü işliyor, kimbilir kaçıncı defa tekerrür eden tarihin sahnesi bir tirana kalıyor. Bir kader seçiminin eşiğindeki ülkesini alternatif fakat çok da imkânsız olmayan, karanlık bir gelecekle yüzleştiren Sinclair Lewis, Mümkünatı Yok’ta demokrasiye neden ihtiyaç duyduğumuzu bir kere daha hatırlatıyor. 
 
En güçlü ve gözü pek idealistlerin, insanlığın gelişiminin en büyük yaratıcıları olmak yerine onun en kötü düşmanları olmaları mümkün mü? 
 
Mümkünatı Yok, eşikteki tehlikeye dair küçük bir uyarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8db7cf0a-5999-407d-9f3a-dd90a2daa40f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcular</image:title>
            <image:caption>Tüm araçların tamamen otonom sürüşe geçtiği yakın geleceğin İngiltere’sindeyiz. Yaşadığı travmatik olaylar nedeniyle Yapay Zekâ’ya karşı güvensizlik besleyen Libby gerçekleşen az sayıdaki trafik kazasının çözüme bağlandığı bir soruşturmada jüri olarak görevlendirilir. Hem anksiyetesi hem de duruma karşı önyargılı olması sebebiyle bu görevlendirmeden pek emin olamayan Libby’nin sıradan günü, sekiz aracın hacklendiği bir terör saldırısı yüzünden cehenneme dönmeye başlar. 
 
Ne amaçladığını sır gibi saklayan bir hacker sekiz aracı yolcularıyla beraber, sadece kendisinin bildiği bir çarpışma rotasına yönlendirir ve sosyal medya üzerinden tüm dünyayı bu kurbanlardan birini kurtarmak adına oy vermeye çağırır. Fakat hiçbir şey göründüğü kadar basit değildir. Dış görünüş ve kimliklere duyulan önyargıyla gerçekleşen oylama, gerçeklerin birer birer açığa çıkarılmasıyla içinden çıkılmaz bir vicdan muhasebesine dönüşecektir. 
 
İngiliz yazar John Marrs, Yolcular’da okuru, kontrolün Yapay Zekâ’ya geçtiği bir toplumda irade ve vicdanın işlerliğini sorgulayan bir polisiye maceraya çıkarıyor. 
 
“En heyecan verici, en orijinal gerilim yazarlarından biri.” –Simon Kernick 
 
“Hikâyenin her adımı bir gün başımıza gelebilecek kadar gerçekçi. Marrs’ın soluksuz ilerleyen kitabı aynı zamanda günümüz için gerekli bir hiciv.” –Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb9c191d-a4b3-46bc-9db4-e5473fc5e0fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Wendigo</image:title>
            <image:caption>“Blackwood’un dehasının niteliğini tartışmaya mahal yok. Onun sıradan şeylerin garipliğinin altında yatanları yazıya dökerken sergilediği beceri, ciddiyet ve titiz sadakate kimse yaklaşamamıştır.” –H. P. Lovecraft 
 
Tuhaf kurgu ve hayalet hikâyesi türlerinde çığır açan Algernon Blackwood, insanın duyguları ve mantığı arasındaki gerilimi kurcalayan, doğaüstü ile doğal olan arasındaki alacakaranlık coğrafyayı keşfe çıkan öncü bir yazar. Tıpkı Söğütler gibi başyapıtlarından biri olan ve 1910’da yayımlanan Wendigo ise yabanilik ile medeniliğin içli dışlı olduğu, adlandırılamayan dehşetlere gebe bir öykü. 
 
Kanada’nın yabanıl arazilerinde geyik avına çıkan dört kişilik grup ikiye ayrılınca ilahiyat öğrencisi Simpson ile ona rehberlik eden Fransız asıllı Kanadalı Joseph Défago ıssızlığın ortasında, esrarengiz bir tabiatın içerisinde tekinsiz bir serüvene yelken açar. Ormanın kasvetli atmosferinde, önce berbat bir koku, sonra da kaynağı bilinmeyen izler ortaya çıkar. Korku, akıl ile mantığı sararken tabiatın yüreğinde gizlenen “bilinmeyen,” varlığını usul usul sezdirmeye başlayacaktır. 
 
Yabanın çağrısı cevapsız kalmaz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bfa9b52-cb61-4bb6-8062-ddfc0c03b478.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Tekinsiz öykülerle dolu Vahşi Kadınlar’da Aoko Matsuda Japon halk masallarını feminist bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Matsuda binlerce yıllık anlatıları alıp günümüz Japonya’sına taşıyarak hayalet hikâyelerini toplumumuzla ilgili daha büyük hakikatleri göz önüne sermek için ustalıkla kullanıyor. 
 
Kapı kapı dolaşıp el feneri satan iki kadın, her gece konforlu bir banyo yapmak için ziyarete gelen neşeli bir âşık, bekâr bir anne işteyken eve gelerek bebek bakıcılığı yapan sessiz bir ziyaretçi... Bu öykü kitabında temizlikten şatoları korumaya, seyyar satıcılıktan suçla savaşmaya kadar birçok yararlı hizmet sunan ruhlar ile insanlar yan yana geliyor, öte âlem ile günlük hayat iç içe geçiyor. 
 
“Aoko Matsuda’nın hayaletleri tanıdığınız insanların karakteristiklerine sahip: kimi yakın bir arkadaşınız, kimi peşin hükümlü akrabanız, kimiyse gün içinde rastlaştığınız işgüzar kimseler. Kitap ilerledikçe Matsuda ilmekleri sıklaştırıp karakterleri birbirlerine yaklaştırıyor ve bir bütün olarak kitap, düşündüğünüzden daha zengin ve derin bir hâl alıyor.” –Kelly Link</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1f854bd-6e6e-48cf-b549-4f75477a17d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Jamaika Hanı</image:title>
            <image:caption>Başyapıtları arasında Alfred Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan ünlü gotik romanı Rebecca ve yine usta yönetmenin filmine ilham veren Kuşlar gibi eserleri bulunan İngiliz yazar Daphne du Maurier, tekinsizliği kurgulamaktaki başarısıyla tanınıyor. 1936’da yayımlanan ve yine Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan romanı Jamaika Hanı da türünün unutulmaz örneklerinden biri. 
 
Mary, annesi öldükten sonra eniştesi ile teyzesinin yanına yerleşir. Bu çifte alışmak kolay olmayacaktır çünkü teyzesi Patience zavallı, perişan bir hâldeyken, eniştesi Joss ise Mary’ye kötü davranır ve patronu olduğu, pek de tekin bir yer olmayan Jamaika Hanı’nda gizli kapaklı işler dönmektedir. Mary hem teyzesini bu hâle getirenin ne olduğunu anlamak hem de herkesin uzak durduğu Jamaika Hanı’nın etrafındaki sis perdesini aralamak ister. Aralanan perdeden beliren manzara dehşete düşürücüdür. 
 
Jane Eyre ve Uğultulu Tepeler gibi eserlerin açtığı yoldan ilerleyen Jamaika Hanı, son büyük gotik romanlardan biri. 
 
“Karanlık bir hikâye. Göz kamaştırıcı bir gerilim.” –Daily Express 
 
“Genç bir kadının hayatındaki dönüm noktaları ile gotik romanslara has unsurların kusursuz birlikteliği…” –Independent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f484cd-08d8-4fea-9650-4d44fac22ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ultralar Arasında</image:title>
            <image:caption>FUTBOLUN SINIRLARINI AŞAN BİR ALTKÜLTÜR: ULTRA 
 
Kale arkasından yükselen tezahüratlar, sallanan bayraklar, yakılan meşaleler… Her maç göz önünde olan bu tutkulu, sadık ve örgütlü insanların tek derdi yeşil zeminde yaşananlar değil. Peki kim bu herkesin bir yerlerden duyduğu ultralar? 
 
Ultralar Arasında, savaş sonrası İtalya’sında, Balkan ülkelerinde ve Brezilya tribünlerinde ortaya çıkan ultra hareketinin temellerinin nasıl atıldığını ve bugün Madrid, Münih, İstanbul ve Buenos Aires stadyumlarını domine eden küresel bir fenomene nasıl dönüştüğünü anlatıyor. James Montague Türkiye de dahil on beşten fazla futbol ülkesini gezerek ultraların arasına sızıyor ve bazen rahatsız eden bazense hayran bırakan birçok özel hikâyeyi okurlarla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95a4b57-32bc-4750-9ee7-389b5fb83810.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekabet: Bir Geyşanın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>“Komayo geyşa olmaktan ne kadar nefret ettiğini ve insanların geyşalara sırf geyşa oldukları için istediklerini nasıl da yapabildiklerini düşündü. Bir zamanlar büyük bir ailenin gelini, bütün hizmetçilerin saygı duyduğu biri olduğu aklına gelince neredeyse gözyaşlarına boğulacaktı.” 
 
Yaşadığı dönemin en ünlü yazarlarından olan Kafu Nagai, 20. yüzyıl başlarındaki Tokyo’nun arka sokaklarını ve ayrıksıların yaşamını en iyi anlatan yazar olarak kabul gördü ve sürekli olarak Kavabata ve Tanizaki’yle kıyaslandı. Yazarın 1918’de sansürlenerek yayımlanan ve ancak 1956’da tam metin olarak okurlarla buluşabilen başyapıtı Rekabet: Bir Geyşanın Öyküsü ise geyşaların zorlu yaşamı ve Tokyo’nun çalkantılı eğlence dünyası hakkında yazılmış en sert ve en gerçekçi romanlardan biri. 
 
Genç geyşa Komayo, müşterilerinden biriyle evlenip taşraya taşındıktan sonra geyşalığı bırakır, ancak kocasının ölümünden sonra eşinin ailesinin onu dışlamasıyla kendi ayakları üstünde durmak için Şinbaşi’ye ve geyşalığa döner. Tekrar eski efendisi Yoşioka’nın himayesine giren Komayo genç bir aktöre âşık olup onunla gizli bir ilişkiye başlayınca sıfırdan kurmaya çalıştığı hayatı altüst olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26dc5e25-a227-40a8-815d-599bc35bc7f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji, Karmaşıklık ve Çöküş</image:title>
            <image:caption>Bir toplumun enerji elde etme tarzı o toplumun kültürel değerlerini belirleyebilir mi? 
Neden toplumların yükselişi yavaş olurken çöküşü hızlı olur? 
Çevreye verdiğimiz zararın simgesi olan Antroposen ne zaman başladı? 
Batı Roma ve Osmanlı İmparatorluklarını çöküşe taşıyan ortak sorun neydi?  
Modern dünyayı bekleyen çöküşün ana sebebi ne olacak? 
Fosil enerjiye geçiş, modern toplumların içine düşüp çıkamadıkları bir tuzak mıdır? 
Yol ayrımındaki Homo Sapiens doğaya verdiği zararın farkına varıp yeni bir insanlık bilincine ulaşabilecek mi? 
 
Cengiz Aytun bu çalışmada karmaşıklaşmanın tarihini, enerji kavramını merkeze alarak sorguluyor. Kitap kozmik ve biyolojik karmaşıklaşmanın tarihiyle başlıyor. Ardından, yarattığımız karmaşık toplumların yükseliş ve çöküş sebeplerinin izini sürüyor. Astronomi, fizik, biyoloji, tarih, iktisat, antropoloji ve ekoloji gibi pek çok bilim alanının sınırlarının üzerinden yol alarak, farklı disiplinlerden edindiği bilgileri sentezliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eafd1448-4941-474e-b031-b5d15d47ff56.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kedi Bir Minik</image:title>
            <image:caption>Hadi Piti… Hadi Pati… Hadi Pus… 
 
“Üç Kedi Bir Dilek” ve “Üç Kedi Bir Canavar” kitaplarının kahramanları 
Piti, Pati ve Pus’un maceraları devam ediyor. 
 
Sevimli kediler damda uzanmış güneşlenirken komşuları Anne Tekir’in yavrularının seslerine kulak verirler. Yavrulardan en kıpır kıpır olan Miyu yuvadan fırladığı gibi parka koşar. 
 
Piti, Pati ve Pus meraklı yavruyu korumak için hemen peşinden giderler, o gün parkta neler olur neler?.. 
 
Sara Şahinkanat ve Ayşe İnan’dan hayatı yeni keşfetmeye başlayan 
meraklı çocuklar için heyecan dolu yepyeni bir hikâye daha…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1afecd1b-1c5a-47d3-9e65-369232d48b0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Papirüs</image:title>
            <image:caption>Duman, taş, kil, deri, kumaş, ağaç ve ışık... 
 
Yazılı anlatımın izini süren okurlara yazılmış gelmiş geçmiş tüm kitapların mucizevi hikâyesidir Papirüs. Sözcüklerin uzay-zamanda yolculuk edebilmesi için icat ettiğimiz nesnenin ve neredeyse otuz asırdır onu koruyanların yolculuğuna dair bir anlatı. İskender’in savaşlarından Vezüv’ün patlamasına, Kleopatra’nın saraylarından Hypatia’nın ölümüne, iç savaşta neredeyse yok olan Saraybosna Kütüphanesi’nden her gün binin üzerinde kitap girişi yapılan Oxford Kütüphanesi’nin dehlizlerine… Okuru zaman yolculuğuna çıkaran bu kitap, dünyanın dört bir yanında kitapların doğumuna ve ölümüne tanıklık etmeye çağırıyor. Tüm bu maceranın gerçek kahramanlarıysa tıpkı bizim gibi sıradan okurlar. 
 
“Vallejo zekice bir karar vererek akademik dil yerine hikâye anlatıcısının sesini seçmiş. Papirüs arka arkaya sıralanmış bilgiler olarak değil bir hikâye gibi okunuyor. Böylece okumayı tutkuyla seven bir okurun, kitaplara övgüsü olan bu büyüleyici deneme daha duygusal, daha açık bir hal almış.”  (Alberto Manguel) 
  “Çok iyi yazılmış bu başyapıtın atmosferi gerçekten hayranlık verici sayfalardan, kitaplara ve okumaya duyulan sevgiden oluşuyor.” (Mario Vargas Llosa)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7a273ac-b19c-4f30-9485-065810270e2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Veli&apos;nin Ankara&apos;daki İzleri</image:title>
            <image:caption>Ankara’da yaşadı, Ankara’yı yaşadı. Ankara’da okudu, Ankara’da âşık oldu, Ankara’da çalıştı, Ankara’da yazdı en güzel şiirlerini, Ankara’da Evkaf’taki memuriyetten istifa etti güzel havalarda, Ankara’da düştü çukura. Ve bir sabah Konur Sokak ile Meşrutiyet Caddesi’nin köşesinde son kez el salladı Ankara’ya... Sonra da temelli çekti gitti buralardan... Ardında içi anılarla dolu bir Ankara bırakarak... Orhan Veli Ankara’da doğmadı, Ankara’da ölmedi ama Ankara’da yaşadı. 
 
Tolga Aydoğan, Orhan Veli’nin hayatında önemli bir yere sahip olan ancak az bilinen bir dönemine ışık tutuyor. Yazar titizlikle topladığı anı, fotoğraf ve belgelerle, yaptığı röportajlarla sokak sokak, mekân mekân, anı anı sürüyor şairin Ankara’daki izlerini. Kitapta Orhan Veli’nin hayatına dair birçok detay da ilk kez gün ışığına çıkıyor. Aydoğan, edebiyat çevrelerine önemli bir kaynak sunarken okurla birlikte Ankara sokaklarında yürür gibi içten bir üslupla ‘Orhan Veli’nin Ankara’daki İzleri’ni anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30af9ae-58d5-4a3d-9aa8-f06f74c00ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Twenty Thousand Leagues Under The Sea</image:title>
            <image:caption>“NATURE’S CREATIVE POWER IS FAR BEYOND MAN’S INSTINCT OF DESTRUCTION.” 
In 1866, several sea accidents took place in different parts of the World. Suspecting that the cause of these accidents is a giant monster, natural sciences professor Aronnax and his two friends set out on a research ship. 
Eventually, the team discovers what was thought to be a monster! 
During the encounter, when Professor Aronnax and his friends fell into the sea, they realized that the monster was indeed a submarine. The captain of the submarine, Nemo, took the three-man onboard. Thus began their incredible adventure in Captain Nemo’s famous submarine, the Natilus. 
Jules Verne’s magnificent imagination takes us on an enjoyable journey where we will discover mysterious treasures and extraordinary beauties under the sea.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/684ce44b-a0bd-4d19-a890-b8cf4b94bd2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toksik Düşüncelerden Nasıl Kurtuluruz?</image:title>
            <image:caption>“Dünyada görmeyi istediğiniz değişimin kendisi olun.&quot; 
Mahatma Gandhi 
Birçok insan, simyacıların kurşunu altına dönüştürmeye çalıştıklarını zanneder ancak gerçekte onlar, insanın bilincindeki karanlık düşünceleri sevgiyle parlayan düşüncelere dönüştürmeye çalışırlar. İçinizdeki simyacıyla buluşmaya hazır mısınız? 
Artık hepimizin bildiği bir gerçek var: Düşüncelerimiz, dünyamızı şekillendiriyor. Dünyayı değiştirmek istiyorsak, tıpkı bir simyacı gibi, içimizdeki toksik düşünceleri dönüştürmek için çalışmamız, bunun için üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Bu kitap, kendimizi ve dünyayı toksik hale getiren düşünceleri değiştirmek ve sevgiyle parlayan bir dünya inşa etmek için nelere ihtiyaç duyduğumuza dair hepimize kılavuzluk ediyor. 
Aramiceden gelen simya kelimesi, “yoğun karanlığın içinde ve onun aracılığıyla çalışmak” anlamına gelir. Bu kitapta, dünyaya yaydığınız enerjiyi, kendinizi ve başkalarını şifalandırabilecek sevgiye ve ışığa dönüştürmek ve ruhun karanlığını aydınlatmak için simyanın kadim ilkelerini kullanacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a2e981c-9684-4286-8036-06ac1b8644af.jpg</image:loc>
            <image:title>Hawaii Günlükleri-2</image:title>
            <image:caption>“Kolay olan değildi aradığım ve bu dünyaya kolayı yaşamak için gelmemiştim. Korkusuz değildim ama korkuyla da yaşamıyordum. Tek derdim kendime yakınlaşmaktı, başardım. Zannettim ki bitecek, anladım ki yeni başladı… 
Tam olarak üç ayda bambaşka biri oldum. Pele, teşekkür ederim. Kabuklarımı soydun, kalbimi açtın, korkularımı aldın, yüreğimin ateşini yaktın ve ayaklarımı yere bastın. Beni sen çağırdın ve sen uğurladın. Pele... Sana minnettarım. Bana şifa verdin. Ve bu şifayı dağıtmamı söyledin. Sen ne söylediysen yaptım. Kalbimde sana dağ kadar yer açtım. Sana nasıl teşekkür edeyim ben Pele? ‘Yak!’ diyorsun. Yakacağım. Ne kadar ışığım varsa içimde; mum gibi önce kendimi yakacak, sonra etrafımı aydınlatacağım.” 
 
Büşra Mavi Coşgun dünyanın bir ucunda, Hawaii’de geçirdiği inanılmaz dönüşüm hikâyesini samimiyetle anlatmaya devam ediyor. Hawaii Günlükleri-2 her satırında, her sayfasında düşlerinizin peşinden yürüme, kendi hayat serüveninizin kahramanı olma cesareti aşılıyor. 
Her günlük sayfasının sonunda verilen QR kodlarla, yaşananlara dair fotoğraf ve videoları görme şansına sahip olacaksınız. 
Bu kitabın her bir satırında kendinizi Hawaii’de hissedecek, bütün maceraları ve mucizeleri kendiniz yaşıyormuşçasına deneyimleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bab5d4b-a94e-4124-ab26-2fec30897be6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Ruh</image:title>
            <image:caption>EVRENİ YUTAN BİR KARANLIK 
YILDIZLARDA SAKLI BİR SIR 
 
Ana Armorov, imparatoriçe olarak taç giydikten hemen sonra suikasta uğramıştı ve galaksinin büyük kısmı onun öldüğünü sanıyordu. Ancak o eski hayatına geri dönmüştü ve Di’yi kurtarıp hakkı olanı yeniden kazanmanın bir yolunu arıyordu. 
 
KOVAN’ı hackleyip de hayatta kalmış tek kişi olan Starbright’ın peşine düşen Ana ve ekibinin, düşündüklerinden çok daha büyük bir düşmanla karşı karşıya olduklarını anlamaları uzun sürmeyecekti. Galaksileri teker teker yutan Büyük Karanlık bu kez onların peşindeydi. 
 
Ölüm tehlikesi, sırlar ve bilinmezlerle dolu yolculuklar, her birini hiç istemedikleri yerlere savuracaktı. Yıldızlarda yazanı gerçek kılıp bu nihai savaştan sağ çıkmaları için imkânsıza inanmaları gerekiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1c61a70-fabb-46e6-83cf-7f102e0eaacf.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetiye</image:title>
            <image:caption>Aşk bazen gün gibi ortadadır. 
Bazen de… 
 
Şehrin en büyülü mekânında gerçekleşecek düğüne hiç beklenmedik bir davetiye almıştım. Fakat ufak bir sorun vardı: Davetiye benim değil, gecenin köründe iki aylık kirasını ödemeden kaçan eski ev arkadaşımın adınaydı. Ben de fırsatı değerlendirip en sevdiğim yerde şık bir davete katılmak, dertlerimi unutup eğlenmek istemiştim sadece. 
 
İşte Hudson Rothschild’la da orada tanıştım. O gördüğüm en etkileyici adamdı ve aramızdaki elektrik elle tutulabilecek kadar yoğundu. Ancak Hudson kim olduğumu –daha doğrusu olmadığımı– çözdüğünde benimle biraz eğlenmeye karar verdi ve gecem böylece sona erdi. O kadar utandım ki arkama bile bakmadan oradan kaçtım. Ya da kaçabildiğimi sandım. 
 
Oysa hikâyemiz daha yeni başlıyordu. 
 
 
 
“Davetiye, romans okumayı neden sevdiğimin mükemmel bir örneği.” —Kindle Crack Book Reviews 
 
“Karakterler arasındaki kimya çok yoğun, tutkuları ateşli ve laf dalaşları zekice.” —Thelma and Louise Book Blog 
 
“Sanırım yeni favori kadın karakterimi buldum çünkü Stella kesinlikle muhteşem. Güçlü, korkusuz, zeki ve harika bir kadın.” —TJ Loves To Read 
 
“Vi Keeland’ın en sevdiğim yazar olmasının bir sebebi var. Kitapları ASLA hayal kırıklığına uğratmıyor.” —HEA Bookshelf Blog 
 
“Hem gülmekten gözümden yaş geldi hem kalbim kırıldı ama kendimi sayfalardan bir türlü ayıramadım.” —Keri Loves Books 
 
“BU KİTABI AKLIMDAN ÇIKARAMIYORUM. Hatta hemen şimdi yeniden okuyacağım.” —Anne’s Corner Book Blog 
 
“Resmen yalayıp yuttum, şimdi de bittiği için üzgünüm.” —The Smuthbrarians 
 
“Kesinlikle beş yıldız vereceğim bir kitap.” —Bookaholic Shay 
 
“Tam bir Vi Keeland kitabı.” —Bookgasms Book Blog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef3ffb3e-9196-49df-b05d-5cab94897cf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamirci Franny</image:title>
            <image:caption>Franny her şeyi tamir edebilir! Arkadaşlarının ve komşularının çeşitli aletlerini tamir etmelerine ve nasıl çalıştıklarını öğrenmelerine yardım etmeyi sever. 
 
Bisiklet, makas, kaykay gibi gündelik hayatımızdaki makinelerin nasıl çalıştığını öğrenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788be823-bc5b-4a38-8ae0-9f4b31f7ff5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Kadını</image:title>
            <image:caption>“Kapıya doğru ilerledikçe kayıp gidiyordu elimden sanki Hayatımın Kadını. Bir daha onun gibi bir yardımcı bulamayacaktım, farkındaydım.” 
 Günümüz dünyasında, gündelik ihtiyaçların ve yaşayış biçimlerinin değişmesiyle yeni bir ilişki türü ortaya çıkmış durumda. Evlerimizde gündelik veya sürekli çalışan yardımcılarla kurduğumuz ilişkidir bu, daha önce üzerinde sadece “sınıfsal” açıdan düşünülmüş, bunun dışında yazılıp çizilmemiştir. Ancak tamamen gerçek olan, bilhassa kadınları fazlasıyla meşgul eden bu ilişki türü hayatımızın her aşamasında olduğu gibi, içinde kendine has hikâyeler barındırır ve farkında olmasak da bizi ve çevremizi derin etkisi altına alır… 
 Özge Yetkiner Hayatımın Kadını adlı kitabında, tamamen gerçek olaylardan hareketle evimizin, ailemizin görünmeyen bireylerinin hikâyesini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3f47e58-f4a8-4b87-970a-6cdd6a9f020a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabırlı Ol Miyuki</image:title>
            <image:caption>Yeryüzü mavi, ay turuncu... İlkbaharın ilk gününde, henüz açmayan bir çiçeği açtırmaya çalışıyor küçük bir kız çocuğu. &quot;Sabırlı ol!&quot; öğüdü bir kulağından girip diğerinden çıkıyor, tüm çocuklar gibi. Bazen aradığını bulmak için koşmak değil durmak gerektiğini anlaması için epey yol alması, çok koşup çok yorulması gerekli. İşte bu kitaptaki, o yolculuğun hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19484c46-d816-4ac4-a001-89c43b629ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkenin İzi</image:title>
            <image:caption>Başkomiser Gül ve ekibi, Tarlabaşı&apos;ndaki evde kayıp bir erkek ihbarı alır. Ancak olay yerinde karşılaştıkları manzara, sıradan bir kayıp vakasından çok daha fazlasıdır. Boğuşma izleri ve kan lekeleri, işin içinde cinayet olduğunu göstermektedir. Soruşturma derinleştikçe Esme adındaki genç bir kadının hayatına giren her erkeğin iz bırakmadan kaybolduğunu keşfederler. Bu gizemli olayın peşine düşen Başkomiser Gül, geçmişiyle de yüzleşmek zorunda kalacaktır. Azime Güç’ün yalın anlatımıyla kaleme aldığı Öfkenin İzi, polisiye roman tutkunlarını fantastik ve soluksuz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6952287-6aff-460a-a6f9-73977862a6ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’in İlk Sabahı</image:title>
            <image:caption>Dünyaya gözlerimi bir savaşın ortasında açtım. Savaşın ortasının tam olarak neresi olduğunu bilmiyordum ama annem hep “Savaşın ortasında doğurdum ben seni,” derdi.  
Tarih 23 Nisan 1920. Büyük Millet Meclisi binasının önünde adım atacak yer yok. Kalabalığın gerisinde bir tezgâh göze çarpıyor. Önünde bir çocuk, kimbilir belki bir seyyar satıcı. Annesi var mı, babası sağ mı? Vatan yorgun, halk yoksul, umutlar yitip gitmişken bir çocuk nasıl yaşar hayatı?  
Çocuk edebiyatımızın üretken ve sevilen yazarlarından Şermin Yaşar, bizi şerbetçi bir çocuğun gözünden Kurtuluş Savaşı yıllarına götürüyor. Gökçe Akgül’ün incelikli çizimleri eşliğinde seferberliği, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yavaş yavaş yeşeren ümidi, toplumdaki değişimi, yoklukla geçen günleri ve beklenen zaferi hep birlikte yaşayacağız. Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı’nın Millî Mücadele günlerinin tarihi yönlerine tuttuğu ışığın aydınlığında Cumhuriyet’in ilk sabahını beraber karşılayacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0db517c8-4a55-4da3-9403-f223ab9f3961.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğultulu Tepeler</image:title>
            <image:caption>Başak Bekişli çevirisi,
Jale Parla’nın önsözü,
Yazar ve dönem kronolojisi,
Kitaba dair görsellerle
Thrushcross Çiftliği’nin yeni kiracısı Lockwood, bir gece, ev sahibinin Uğultulu Tepeler adındaki evine sığınmak zorunda kalır. Burada tesadüfen, yıllar önce yaşanmış çalkantılı bir ilişkiye, Heathcliff ve Catherine Earnshaw’un ilişkisine dair şeyler öğrenmeye başlar. Çiftin ihanet, ihtiras ve intikamla dolu hayatı, sadece o dönemde yaşayanları değil, Linton ve Earnshaw ailelerinin sonraki neslini de derinden etkilemiş ve her fert, dallanıp budaklanan ilişkiler ağına bir yerinden yakalanmıştır.Uğultulu Tepeler yenilikçi kurgusuyla, alışılmadık konusuyla ve ince ince tasarlanmış karakterleriyle, yayımlandığı günden beri hem tartışma, hem de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
“Emily Brontë, dev bir düzensizliğe bölünen dünyayı inceler ve bu bölünmüşlüğü Uğultulu Tepeler ’de bir araya getirecek gücü kendinde bulur.”
Virginia Woolf
Gotik ve Romantik edebiyatın unutulmaz eserlerinden Uğultulu Tepeler ’de, İngiliz kırsalında yankıları birkaç kuşak boyunca süren sarsıcı bir hikâyeyi anlatıyor.
Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde! İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyatklasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizilerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor. Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli bir edisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48693652-9482-4218-9822-8a77cfe95f21.jpg</image:loc>
            <image:title>Farfara</image:title>
            <image:caption>Sezgin Kaymaz’ın en sevilen eserlerinden Lucky, yavruluyor bu romanda. Farfara,o akıllı ve karizmatik Lucky’nin yavrularının romanı... Altına sevinç çişleri kaçırarak oynaşan altı yavrunun olduğu kadar, onları yaşatmak, büyütmek, memnun etmek üzere seferber olmuş birileri... Taksiciler, bir eski keraneci, yas tutan bir haza hanımefendi, bir kasap, evde boş boş dolanan bir herifle “soğuk makarnadan başka yemek yapmasını bilmeyen” bir kadından oluşan saf bir çift... Bu acayip cemaat, “Oy Farfara” gibi her kafadan bir ses çıkartarak, “Oy Farfara” gibi neşeli, kıvrak, Ankara’da fink atıyor. Farfara, arkadaşlığın, dayanışmanın ve hayvanlarla öğrenilen insaniyetin hikâyesi. Masumiyetin kazanılabilir, veya geri kazanılabilir olduğunu hissettiren bir hikâye.
“Unutulan acılar hayatı yaşanabilir kılmıyor, bilakis onu yaşanan bir hayat olmaktan çıkarıyor. Üzül gitsin” öğüdüne uyarak, hüzünden de neşe çıkarılabileceğini gösteren bir hikâye.
“Mutluluk, sıcacık bir köpek yavrusudur.”
Charles M. Schulz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7631c64a-905c-4749-920a-fb2ff736d6d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerr</image:title>
            <image:caption>Bu garip, her şeyin birbirinin içine girdiği memlekette, olabilecek bütün ihtimallerden daha fazla ihtimalin bulunduğu, her şeyin müphem, her şeyin her şeyde mündemiç olduğu memlekette, her ipin ucunun bir başka ipe bağlı olduğu, her ipin ikiden fazla ucu olduğu, olan bitene mânâ arayanların biçare kaldığı bu memlekette, kimsenin kendisi olmadığı, herkesin başkası olduğu bu memlekette Cezmi Kara’nın tuhaf kaderinin değişmemesini asla anlayamıyorum. Cezmi Kara, babasını defnetmek için uzun yıllar sonra çocukluğunun geçtiği kente gelir.Tam tüm işlerini bitirmiş İstanbul’a dönecekken tren garında işlenen bir cinayete şahit olur. Gitmekten vazgeçer, daha doğrusu yaşananlar gitmemesi için tüm ortamı yaratır.Kendini hiçbir şekilde anlayamadığı birtakım olayların ortasında bulur ve hikâye başlar.
Tayfun Pirselimoğlu, Kerr’de sırlarla örülü bir atmosfer yaratırken bir taraftan da memleketin faili meçhullerle, katliamlarla, haksızlıklarla dolu geçmişi üzerine düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fcd96db-a8a6-480c-93ca-1fada6d81e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Alternatif Sağ</image:title>
            <image:caption>“Uluslararası Alternatif Sağ, internette faaliyet gösteren ama gerçek hayatta da faaliyetleri olan bir harekettir. Hareket ‘beyaz kimliğinin’ çokkültürlülük yanlısı ve liberal elitler ile sözde ‘Sosyal Adalet Savaşçıları’ tarafından tehdit altında olduğuna inanan, bu grupların ‘siyaseten doğruculuğu’ kullanarak Batı medeniyetini ve beyaz erkeklerin haklarını aşındırmaya çalıştığına inanan uluslararası bir dizi grup veya bireyden oluşur. Basitçe tanımlamak gerekirse ‘Alternatif Sağ’ aşırı sağ görüşlü, küreselleşmeye karşı, geleneksel/yerleşik muhafazakârlığa radikal bir ‘alternatif’ sunan bir gruplaşmadır. Mensuplarının eklektik ve birbirinden farklı yapısı ciddi anlaşmazlıklara yol açmakla birlikte, hepsi bir dizi çekirdek inanç etrafında bir araya gelmiştir.” Alternatif Sağ’ın (alt-right olarak kısaltılıyor) bir grup internet bağımlısı ergenin kendi aralarında eğleşmesi olmadığı Charlottesville’deki (Virginia/ABD) “Sağı Birleştir” mitingi sırasında ırkçılık karşıtı gruptan bir eylemcinin arabayla ezilerek öldürülmesiyle ortaya çıkmıştı. O günden sonra bu gruptakilerin hangi ideolojik yönelimlere sahip olduğu, nasıl bir toplumsal grubu temsil ettiği ve bundan sonra eylemlerinin nerelere varacağı pek çok araştırmacının, gazetecinin ve akademisyenin sorduğu soruların başında geldi. Uluslararası Alternatif Sağ, “Nefret değil UMUT” ekibinden dört uzman araştırmacının hem bu soruların peşinden gitmesinin hem de Hindistan, Japonya ve Rusya gibi Avrupa dışı coğrafyalarda da Alternatif Sağ’ın izlerinin, desenlerinin ve ideolojik kaynaklarının araştırılmasının ürünü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83529108-9aa4-49c2-bac1-aa0d038cef73.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin İzleri</image:title>
            <image:caption>Altmışlı ve yetmişli yıllar Türkiye tarihinin canlı olduğu kadar çalkantılı, değişken olduğu kadar da acı tatlı bir dolu anıyla hatırlanan, özel bir dönemi. Peki bu dönemi farklı kılan neydi? İnsanlarda nasıl bir iz bıraktı ve neler hatırlanıyor?Özge Özdemir Geçmişin İzleri’nde kapsayıcı, özgün bir anlatı kuruyor. Dönemin tanıklarının gözünden hayatın ritmini paylaşıyor. Burada mini etekler, İspanyol paçalar, gür bıyıklar ve kulaklara dolan türlü müzikler de var, Yassıada yargılamaları, sokak çatışmaları ve kavgalı yılların okul anıları da... Sağcılar ve solcular da var, siyaseti hiç hayatına sokmamış olanlar da... Kadınlar da var, erkekler de...Geçmişin İzleri sadece nostaljik bir bellek anlatısı olmanın ötesine geçen, altmışları ve yetmişleri kültürün, siyasetin, sosyal yaşamın birçok alanını kuşatarak anlatan özgün bir çalışma olarak öne çıkıyor. “Türkiye’nin altmışlı yılları ile bu yılların rüzgârıyla alev alan yetmişlerinin, önceki ve sonraki yıllarla kıyaslandığında önemli bir değişim anına karşılık geldiğini söyleyebiliriz. Bu yirmi yıllık dönem, kerameti kendinden menkul bir değişim olmanın ötesinde siyasal, toplumsal ve kültürel alanların hepsinde birden Türkiye’nin bugününü kuran gelişmelerin zamansal sahasıydı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/978457f1-70c7-470e-b907-aea5d4379115.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Evi</image:title>
            <image:caption>Kocası on yıl önce ortadan kaybolan Phoebe Maybury’nin iki kadın arkadaşıyla birlikte yaşadığı evde bir ceset bulunur. Bu gelişme Phoebe için bir kâbusa dönüşecektir, nitekim polis onu cinayetle suçlama konusunda epey kararlıdır. Peki hakikat göründüğü gibi midir? Diğer iki kadının bu hadisede bir rolü var mıdır? Gerilim romanlarının parlayan yeni yıldızı Minette Walters’tan üç bahtsız ve yalnız kadına dair gizem dolu bir hikâye; aşk, sadakat ve entrikalarla örülmüş bir dünya. 
 
“Buz Evi … olağanüstü bir ilk roman.” 
–The Times 
 
“Muhteşem … kapkaranlık bir dram … sahneye böyle bir eserle çıkmış başka bir yazar yoktur.” 
–St. Petersburg Times 
 
“Minette Walters hiç kuşkusuz ülkenin en çok okunan kadın polisiye yazarı. Fakat ‘en çok okunan’ gibi bir etiketle, sürükleyici ve olağanüstü romanlarının hakkını verebileceğimizi sanmıyorum.” 
–Daily Mirror</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d24662-7c3e-460f-9ba2-9fc6ddbe7cd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Havadaki Köy</image:title>
            <image:caption>Max Huber ve John Cort, Afrika seyahatleri sırasında bakımını üstlendikleri küçük Llanga ve onlara refakat eden ekiple birlikte medeniyete dönüş yolundadır. Ancak beklenmedik talihsizlikler onları Afrika’nın göbeğine, balta girmemiş Oubangi Ormanına sürükler. Burada karşılaştıkları şeyse bilimde çığır açarak adlarını tarihe yazacaktır, ya da öyle olduğunu sanırlar. Afrika’nın gizemli ormanları, oranın daha da gizemli sakinleri ve umulmadık bir kral… Peki, tüm zorluklara rağmen Max Huber, John Cort ve yoldaşları buradan kurtulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a599cf8c-8d14-4a6b-b4c1-7d31773aea18.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvufi Praksis Yolunda</image:title>
            <image:caption>Sessizlik Kimseler duyamaz iken işiten olun çıgıltıyım,
Rüzgarlarda tiz uğultu,dalgalarda çırpıntıyım 
Kalbi işit gör bu hattı kulak verin sarsıntıyım 
Servet fani arzda takı hiçlik yokluk katındayım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cae0d32-d5d6-4270-95d9-ce3344d0e272.jpg</image:loc>
            <image:title>...Ve Sevdan Söyletir</image:title>
            <image:caption>Bizi söyleten sevdamızdır. 
Sevdamız insandır, ülkedir, doğadır, sevgilidir. Hiçbiri birinden önde ya da geride değildir. 
Sanırım her okurum kendi yaşamı ve duygu dünyasına göre kendinden bir şeyler bulacaktır. 
Şiirlerimde en çok özendiğim şey sadelik, samimiyet ve şiir kurallarını göz ardı etmeden güzel dilimizi doğru kullanmak olmuştur. Saygılarımla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c529a33c-bad2-4141-9482-d64b73b22556.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca&apos;dan Fıkralı Şiirler</image:title>
            <image:caption>İPE UN SERİLİR 
Kim tanımaz ki sahi 
Nasrettin Hocamızı 
Her sözleri mizahi 
Kinayelide bazı 
 
Komşunun iyisini 
Kim sevmez ki söyleyin 
Yalnızca pintisini 
Hocamızdan dinleyin 
 
Hiç isteği bitmeyen 
Pinti komşusu vardı 
Aldığını vermeyen 
Bu komşudan bizardı 
 
Bir gün ip isteyince 
“Un serdim, veremem” der 
Komşu anlamaz önce 
Şöyle sorar bu sefer: 
 
Bu nasıl iş efendi? 
Komşu dedim dert yandım 
Doğru söz mü tükendi? 
İnan ki şaştım kaldım 
 
Hoca cevapsız kalmaz 
İp benim, keyfim bilir 
Bu iş gönülsüz olmaz 
İpe un da serilir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/754f583b-f4ae-443f-a9dc-83f426280e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Esfar-ı Bahriye-i Osmaniye (1.Cilt)</image:title>
            <image:caption>Esfar-ı Bahriye-i Osmaniye (1.Cilt)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a947e33-30f6-4b0d-9418-eecdad500227.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Gelecek</image:title>
            <image:caption>Kendini hayat kurtarmaya adamış başarılı doktor Jim Parsons bir gün evinden çıktığında kendisini geleceğin dünyasında bulur. Ölümün yüceltildiği, yaşlı insanların olmadığı, bireyin değil ırkın ilerlemesinin önemli olduğu geleceğin toplumunda Dr. Parsons bir kadının hayatını kurtardığında kendini baş döndürücü bir serüvenin içinde bulur. 
Zaman yolculuğu paradoksları, geleceğin yok olan dünyası, Francis Drake, Amerika Yerlileri, üstün ırklar… 
Yalnızca Philip K. Dick&apos;in yazabileceği türden bir macera. 
Gözlerinizi kapatın, zaman geminiz kalkışa geçmek üzere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26290436-7ad9-492d-9f8f-a607a436fa7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Wilhem Storitz&apos;in Sırrı - Olağanüstü Yolculuklar 39</image:title>
            <image:caption>Mösyö Vidal çok sevdiği erkek kardeşinin düğünü için Macaristan yollarına düşer, yolculuğun gemi ayağında sevimsiz bir adamla karşılaşır. Ama müstakbel yengesinin ailesiyle tanıştığında söz konusu sevimsiz adamı ardında bırakır, ya da öyle olduğunu sanır… Düğüne yaklaştıkça talihsizlikler de genç âşıkların peşini bırakmıyor gibidir. Görünmezlik, gaipten sesler, takıntı ve gerçek aşk… Peki, her şeye rağmen Wilhem Storitz’in sırrı açığa çıkarılıp genç âşıklar mutluluğa kavuşabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be2bed8-b3bf-4b5d-a96e-b0666e94abea.jpg</image:loc>
            <image:title>Chaucer</image:title>
            <image:caption>Biyografi yazınının unutulmaz yazarı Peter Ackroyd, merceğine bu kez İngiliz edebiyatının kurucusu Geoffrey Chaucer’ı alarak büyük bir kazıya daha girişiyor. İngilizcenin ilk kült metinlerinden sayılan Canterbury Hikâyeleri’nin büyük şairini, devletin “ağzından bal damlayan” ve “ağzı laf yapan” sadık memurunu bir başka pencereden izleme imkânı sunan Ackroyd, Chaucer’ın yaşamıyla edebiyatını paralellikler ve karşıtlıklar üzerinden ele alıyor. 
 
Bu kez ortaçağın kalbine kurulan Ackroyd, Chaucer&apos;ın hayatındaki dönüm noktalarıyla edebi kariyerini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. 
–The Guardian 
 
Peter Ackroyd, Chaucer&apos;ı da konuk eden kimi kayıtlardan yola çıkarak capcanlı bir biyografi örüyor. 
–Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3770965-80e1-4553-b880-addb09b94280.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Özümü Alıyor</image:title>
            <image:caption>“İNSAN AŞKI BIRAKINCA YAŞLANIR” DER MÁRQUEZ. BENSE AŞKTAN KAÇAMADIĞIM İÇİN ÖLÜRKEN HAYLİ GENÇ GÖRÜNÜYORUM. 
Sen hangi aralıklarla güneş tutulması gerçekleşir bilir misin? Ben söyleyeyim sevgilim; yılda iki ila beş güneş tutulması gerçekleşir. Peki, sen hiç güneş tutulmasının hayalini kurdun mu? Ben kurdum. O anın gelişini iple çekerdim. Neden biliyor musun? Sadece diğer insanlarla ortak bir anı paylaşabilmek için... Gündüz gözü onlar gibi hissedebilmek için... 
Çocukluğumdan beri güneşten kaçtım. Sadece güneşten değil; olası dostluklardan, aşklardan da kaçtım. Kaçmak zorundaydım çünkü biz ailece güneşle kan davalıyız. Annemi güneş aldı. Annemin özünü alan güneş şimdi benim özümü de senden ayırıyor. Bizi güneş kuruttu sevgilim. 
Merak etme, karanlıkta da olsam seni sevmeye devam edeceğim. Ben zaten seni hep zifiride, zemheride sevdim. 
Hastalığı yüzünden hayatı boyunca güneşten kaçmış, hayatı günbatımlarıyla başlayıp tan vaktiyle sona ermiş, hiçbir zaman günün ilk ışıklarını sevdikleriyle kahvaltı sofrasında karşılayamamış, onlarla ortak bir anı paylaşabilmek için güneş tutulmalarını iple çekmiş bir kadındı. Ve bir gün aşk kapısını çalıp, onu aydınlığa çağırdığında aşka teslim oldu. Aşk onu aydınlattı. Fakat aydınlık, intihar demekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d99e818-672a-42a8-8157-8c4aaadf3470.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Varsan Ben Varım</image:title>
            <image:caption>“HİÇBİR ZAMAN VAR DEĞİLDİN, O YÜZDEN DE YOK OLMAYACAKSIN!” 
Yaşamaya alıştığımız hayat tekrarlardan ibaret bir döngüdür, çoğu zaman rahatlık verir, güvenlik sağlar. Yine de kimi zaman bu kısırdöngünün içinde yeniliklerin olmasını bekleriz. Alışkanlıkları kırmadan, bizler değişip dönüşmeden, iyi ve güzel şeyler olsun diye temenni ederiz çabasızca. 
Oysa hayat, taksit sayısı belli olmayan ölümü satın alarak dünyaya gelmektir. 
Hayatın içinde aslında şer diye bir şey yoktur. Olan biten her şey hayrımızadır, ancak olaylar başımıza geldiğinde bunu anlayamayız. Zaman geçince ne olduğunu sorgular, hangi dersi almamız gerektiğini de öğreniriz. 
Yazar olmak tutkusuyla yanan baş kahraman, yaşadığı hayata anlam katmak ve geride bir şey bırakmak adına, kendi hayatından ilham alarak öyküler yazmaya çalışır. Varlığını ve varoluşu sorgularken, sen olmadan ben olmayacağını keşfeder. 
Tüm kalbiyle “Sen varsan ben varım!” demeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4a944e-9448-4bdd-9409-2a62a15ccffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Masumiyet</image:title>
            <image:caption>“EN MÜKEMMEL ADALET VİCDANDIR!” 
– VICTOR HUGO 
 
Rengigül Bayrı, annesini ve babasını kaybedince, henüz on bir yaşındayken kız kardeşi ile birlikte halasının yanına taşınır. Sultanahmet’teki konaklarında halası ve emektar Arap kalfaları ile birlikte mutlu bir hayat sürerler. Üniversiteyi kazandığı sene karşısına çıkan Harranlı bir aşiret ailesine mensup olan Cumali Yörükoğlu’nun hastalıklı, saplantılı ve karşılıksız aşkı nedeniyle hayatı cehenneme döner... 
Varlıklı, güçlü ve acımasız biri olan bu genç adam yakınlarına zarar vermeye başlayınca doğrularından vazgeçerek onunla evlenir. Kimsenin anlam veremediği bu kararın mahcubiyeti altında kalır. Mağduriyetini ve masumiyetini dile getiremez. 
Evliliğinin henüz ilk yıllarında Yörükoğlu ailesinin yakışıklı genç avukatları Selim Somaylar ile gizli bir aşk yaşamaya başlarlar. Bu çok tehlikeli yola girdikten sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Her yol ışıksız, her yol çıkışsızdır. Ancak ne kadar umutsuz da olsalar, çıkmaz yollardaki imkânsıza boyun eğmeyeceklerdir. Ve gün gelip de rüzgâr yön değiştirince, ezberler bozulur... 
 
Masumiyet 27 Aralık 1939 gecesi Erzincan’daki deprem felaketinde başlayıp günümüz İstanbul’una uzanan destansı bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289751f5-ca91-4787-8b67-d7c0bc0426a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Genetik Terörü</image:title>
            <image:caption>SOSYAL GENETİĞİ BOZUK OLAN TOPLUMLARDA SOSYAL BARIŞ DA OLMAZ. 
Sosyal genetik, insanı insan yapan biyolojik özelliklerin haricindeki hemen her şeydir. Ne yiyor ne içiyoruz? Kimlerle konuşuyoruz? Neler okuyoruz veya okumuyoruz? Ne izliyoruz? Nerede ve nasıl yaşıyoruz? Dünyaya bakışımız nedir? Etik, vicdan, dürüstlük, merhamet, hoşgörü, estetik, sevgi ve paylaşmak gibi değerler bizim için ne ifade ediyor? 
Günümüzde yaşanan pek çok sorunun bu değerlerin eksikliğinden kaynaklandığını fark edersek, sosyal genetiğin önemini çok daha iyi anlayacağız. 
Prof. Dr. Mustafa Zülküf Altan, Terör Her Yerde serisinin üçüncü ve son kitabında sosyal genetiği bozan veya sosyal genetik bozukluğundan kaynaklanan terör bağlamında; bilgi, televizyon programları, sağlık, doğa, ekonomi ve finans, inanç, hukuk, trafik, uzmanlık, tarihi eser, spor ve telefon dolandırıcılığı terörü gibi farklı terör çeşitleri hakkında bilinmeyenleri anlatıyor ve farkındalık yaratmak istiyor. Sosyal genetiği oluşturan unsurların tahribata uğratılması yani terörize edilmesi, bir toplumun içten içe çürümesinin en büyük nedenidir. Sosyal genetiği tahribata uğramış, yozlaşmış ve genetiği değiştirilmiş bireylerin yapacağı faaliyetlerin çoğu, insana, insanlığa yarardan çok zarar getirecektir, getiriyor da. Unutulmamalıdır ki toplumların ayakta kalabilmesi, biyolojik genleri kadar sosyal genetiklerinin sağlamlığına bağlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82fb08e-5792-4a1b-af16-822ae7fdeeb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Saklambaç Oynar Mısın? -İlk Okuma Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için İlk Okuma Etkileşimli Hikâye Kitapları serisi harfleri ve sesleri tanımayı, metin içeren bir hikâyeyi takip ederek tahmin etmeyi, sadece resimlere bakarak bir hikâye anlatmayı, mantık problemleri içeren karmaşık labirentleri çözmeyi ve zor soruları yanıtlamayı seven herkes için harika bir kitap serisidir. 
&quot;Benimle Saklambaç Oynar mısın? Bir arkadaşlık hikâyesi’’ kitabı olan meraklı küçükler, arkadaş edinmenin önemini fark edecekler. 
Bu hikâye kitabındaki iki resim arasındaki farkları bulma, boyama yapma ve soruları cevaplama, çocuklarda görsel okuma ve görsel yorumlama becerisini geliştirir. 
Bu kitabı çocuğunuza 7 yaşına kadar siz okuyabilirsiniz. Çocuğunuz okumayı öğrendikten sonra kendisi okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1835df28-3b98-4f20-b071-cdc9dc064669.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncakların Arkadaşlığı Odadaki Gizemli Oyuncaklar - İlk Okuma Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için İlk Okuma Etkileşimli Hikâye Kitapları serisi harfleri ve sesleri tanımayı, metin içeren bir hikâyeyi takip ederek tahmin etmeyi, sadece resimlere bakarak bir hikâye anlatmayı, mantık problemleri içeren karmaşık labirentleri çözmeyi ve zor soruları yanıtlamayı seven herkes için harika bir kitap serisidir. 
&quot;Oyuncakların Arkadaşlığı Odadaki Gizemli Oyuncaklar” kitabına sahip olan meraklı küçükler arkadaşlarıyla sorunlarını güzellikle çözmeyi öğrenecekler. 
Bu hikâye kitabındaki iki resim arasındaki farkları bulma, boyama yapma ve soruları cevaplama, çocuklarda görsel okuma ve görsel yorumlama becerisini geliştirir. 
Bu kitabı çocuğunuza 7 yaşına kadar siz okuyabilirsiniz. Çocuğunuz okumayı öğrendikten sonra kendisi okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f0d804-d27a-48e3-b98f-6d1ae9c70ffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Misafir Sağlıklı Yaşamın Sırrı - İlk Okuma Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için İlk Okuma Etkileşimli Hikâye Kitapları serisi harfleri ve sesleri tanımayı, metin içeren bir hikâyeyi takip ederek tahmin etmeyi, sadece resimlere bakarak bir hikâye anlatmayı, mantık problemleri içeren karmaşık labirentleri çözmeyi ve zor soruları yanıtlamayı seven herkes için harika bir kitap serisidir. 
&quot;Gizemli Misafir Sağlıklı Yaşamın Sırrı” kitabına sahip olan meraklı küçükler, doğru beslenmeyi ve fiziksel egzersizin sağlıklı yaşamın temelini oluşturduğunu öğrenir. 
Gizemli Misafir Sağlıklı Yaşamın Sırrı hikâye kitabındaki iki resim arasındaki farkları bulma, boyama yapma ve soruları cevaplama, çocuklarda görsel okuma ve görsel yorumlama becerisini geliştirir. 
Bu kitabı çocuğunuza 7 yaşına kadar siz okuyabilirsiniz. Çocuğunuz okumayı öğrendikten sonra kendisi okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5573ed-5cc6-47cd-8282-0cb52f024c74.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız ve Erkek Kardeşler (Kardeş Sevgisi)</image:title>
            <image:caption>Kardeşler birlikte oynar, kavga eder, birbirlerine sarılır, birbirlerini güldürüp mutlu ederler. Ama her şeyden önce, hep birbirlerine görünmez bir sevgi bağı ile bağlıdırlar. Bu kitap, kardeş olmanın güzel bir duygu olduğunu anlamalarını sağlar. Ödüllü çizer Sonja Wimmer’ın çarpıcı çizimleriyle kardeş olmayı ve kardeşlerin kendi aralarındaki o kuvvetli sevgi bağını keyifle anlatmaktadır. 
 
İnsanın kardeşlerinin olması ne kadar da güzel! Gerçi bazen hepimiz aynı oyuncağı istiyoruz. Kavgalarımız çoğu zaman bundan çıkıyor. İşte o an sesler yükseliyor, oyuncaklar çekiştiriliyor. Küsüp darılanlar bir köşeye çekiliyor. Ama az sonra her şeyi unutup yeniden oynamaya başlıyoruz. Akşam olunca da birlikte... Kız ve Erkek Kardeşler hikaye kitabını şimdi en uygun fiyatla sipariş verin, kapıda ödeme ve taksit seçenekleri ile ayağınıza gelsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb2a40b-d8d1-4b1a-be9a-a8ae05d22179.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Yıldızlar - İlk Okuma Uzay Hikayeleri Serisi</image:title>
            <image:caption>Güneş sistemi ve gezegenler, olağanüstü güzellik ve sırlarla dolu bir yer! Uzay hikayeleri serisi hikayelerle çocuğunuzun uzayı daha iyi tanımasını yardımcı olur. İlginç bilgiler ve canlı çizimler, çocuğun gezegenimizin dışındaki dünyayı tanımasını sağlar. 
 
Hikayelerle Yıldızlar Kitabı ile Çocuklar; 
* Gökyüzündeki ana takımyıldızlarını tanıyacak 
* Büyük Ayı ve Küçük Ayı takımyıldızlarını ve Sirius Yıldızı’nın yerini öğrenecek. 
* Yıldızların kara deliğe dönüşmesini keşfedecek. 
 
Uzay hikayeleri serisi, çocuğunuzun uzaya dair bilmesi gereken bütün bilgileri basit ve sade bir dille öğrenmesine katkı sağlar. Güneş sistemini, yıldızları, gezegenleri ve daha fazlasını canlı çizimler ve ilginç bilgilerle tanımasını sağlar. 
 
Hikayelerle Yıldızlar kitabı, çocuğunuzun hayal gücünün gelişmesini katkı sağlarken eğlenceli hikayelerle dil gelişimini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e16294ba-3d73-4b22-98cd-99102d5a59de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Dünya ve Ay - İlk Okuma Uzay Hikayeleri Serisi</image:title>
            <image:caption>Güneş sistemi ve gezegenler, olağanüstü güzellik ve sırlarla dolu bir yer! Uzay hikayeleri serisi hikayelerle çocuğunuzun uzayı daha iyi tanımasını yardımcı olur. İlginç bilgiler ve canlı çizimler, çocuğun gezegenimizin dışındaki dünyayı tanımasını sağlar. 
 
Hikayelerle Dünya ve Ay Kitabı ile Çocuklar; 
 
* Güneş sisteminin yapısını tanıyacak 
* Kara Delik ve Meteor yağmurun ne olduğunu öğrenecek 
* Ayın evrelerini keşfedecek 
 
Uzay hikayeleri serisi, çocuğunuzun uzaya dair bilmesi gereken bütün bilgileri basit ve sade bir dille öğrenmesine katkı sağlar. Güneş sistemini, yıldızları, gezegenleri ve daha fazlasını canlı çizimler ve ilginç bilgilerle tanımasını sağlar. 
Bu kitap, çocuğunuzun hayal gücünün gelişmesini katkı sağlarken eğlenceli hikayelerle dil gelişimini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b8c32c5-140a-486b-8e8b-ea5d44471f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Asteroitler ve Kuyruklu Yıldız - İlk Okuma Uzay Hikayeleri Serisi</image:title>
            <image:caption>Güneş sistemi ve gezegenler, olağanüstü güzellik ve sırlarla dolu bir yer! Uzay hikayeleri serisi hikayelerle çocuğunuzun uzayı daha iyi tanımasını yardımcı olur. İlginç bilgiler ve canlı çizimler, çocuğun gezegenimizin dışındaki dünyayı tanımasını sağlar. 
 
Hikayelerle Asteroitler ve Kuyruklu Yıldız Kitabı ile Çocuklar; 
* Asteroitlerin nereden geldiğini öğrenecek 
* Gök Taşı, Asteroit, Meteor ve Meteorit arasındaki farkları kavrayacak 
* Gökyüzünde gördüğümüz ışık kaymalarının neler olduğunu keşfedecek 
 
Uzay hikayeleri serisi, çocuğunuzun uzaya dair bilmesi gereken bütün bilgileri basit ve sade bir dille öğrenmesine katkı sağlar. Güneş sistemini, yıldızları, gezegenleri ve daha fazlasını canlı çizimler ve ilginç bilgilerle tanımasını sağlar. 
 
Bu kitap, çocuğunuzun hayal gücünün gelişmesini katkı sağlarken eğlenceli hikayelerle dil gelişimini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a370805a-5c3c-4943-989a-45c63672991b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Yazımı</image:title>
            <image:caption>Tarih Yazımı, öğrencilere tarihçiler gibi düşünmeyi ve yazmayı öğretmeyi amaçlayan herhangi bir tarih dersi için ideal bir tamamlayıcıdır. 
 
Richard Marius ve Melvin Page, çok sade bir üslupla hem tarih yazımının analitiğini inceliyor hem de en güncel araştırma yöntemlerini anlatıyor. Ayrıca tarih yazınından örnek alıntıları işleyerek bunu pekiştiriyor. Bu yönüyle uyguladıkları metodoloji, tüm sosyal bilimler araştırmacıları için de kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/437b86b5-23da-4d25-b579-0d16db1349b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhalarla Uçan Prenses</image:title>
            <image:caption>Prenses Sofia, ablasının siyasi çıkarları için hiç istemediği diplomatik bir ziyarette bulunmak zorundadır. İyi eğitimli bir prenses rolü oynamak 
için uzaklardaki Villene’e mektup arkadaşı 
ejderha Jasper’ın sırtında gönderilir. 
 
Zorlu bir uçuşun sonunda işler kontrolden çıkacak, krallığın kaderi sadece sıcak çikolata içip kitap okumak isteyen Sofia ve Jasper’ın elinde olacak. 
 
 
Çikolata Kalpli Ejderha ve Ejderha Kalpli Kız ile aynı evrende geçen harika bir hikâye. 
 
“Aventurine’i sevdim. Silke’yi sevdim. Ama üçüncü kitapta tanıdığım Sophia? Ona ve bu kitapta onunla geçirdiğim her bir sayfaya bayıldım.” 
– GOODREADS 
 
“Sıradışı karakterlere sahip, heyecanlı bir macera.” 
– BOOKLIST 
 
“Prenseslik konusunda pek de başarılı olmayan Sofia ve arkadaşlarının maceraları içinizi ısıtacak.” 
– KIRKUS REVIEWS 
 
“İlginç kadın karakterler ve feminist mesajlar, bu kitabı ve serideki diğer kitapları iyi bir seçim haline getiriyor.” 
– SCHOOL LIBRARY JOURNAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0874b17-9ac7-448a-88c7-6d004fb5137f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamalı Bohçanın Yırtık Kenarı</image:title>
            <image:caption>Dr. Arkeolog Emel Dereboylu Poulain, öykü, roman ve şiir dallarında eser veren üretken bir yazar ve şair. Myrina Yayınları tarafından daha önce Beşi Bir Geçiyor: “Eksik Şiirler” (2021), Beşi İki Geçiyor: “Yarım Kalmış Hikâyeler” (2021) ve Karanlık Gecelere İlaç Şiirler (2022) adlı kitapları yayımlandı. Yazarın derleme öykü ve şiir kitaplarında da eserleri bulunmaktadır. 
Yamalı Bohçanın Yırtık Kenarı, yazarın öykü ve şiirlerinden oluşan bir seçkidir. Buradaki yazılar yine kentler, kent sokaklarının insanda uyandırdığı duygular ve tabi ki bu kentlerin insanlarıdır… Bu çalışmada, bazı öykü ve şiirleri yazmasına ilham veren kişi ve kentlerin, yazar tarafından çekilmiş fotoğrafları da bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8183ba23-054d-4568-b73d-205a9c748a90.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonra Güneş Açtı</image:title>
            <image:caption>Gözlerini açtı. Oda karanlıktı. Birilerinin bağırdığını, tabakların kırıldığını duydu ve bunların kötü bir rüya olmasını diledi ama değildi. Hemingway ailesinin bir üyesi olarak büyümek böyle bir şeydi. 
 
Büyükbabası Ernest Hemingway’in kendini vurmasından yalnızca birkaç ay sonra doğan Mariel, ailesinde nesillerce görülen depresyon, alkolizm, hastalık ve intiharın döngülerinden kaçmayı kendine görev edinmişti. 
 
Oyuncu Mariel Hemingway Sonra Güneş Açtı’da sıkıntılı çocukluğunu ve Hollywood’a uzanan yolculuğunu son derece samimi bir şekilde anlatıyor. 
  Sonra Güneş Açtı, Mariel’in tüm karanlıklara rağmen aydınlığa çıkışının başarılı bir öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa17ec8-81d7-4560-bc63-8625ba4bbaa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Devridaim</image:title>
            <image:caption>herkese eşit verilmese, sözcükler dervişi cahil karşısında, mazlumu zalim karşısında âciz ve savunmasız bırakmasa.” 
İstanbul’un sofistike ve bir o kadar berduş ilçesi Beşiktaş’ta damacana su işiyle iştigal eden Serkan, giderek tuhaflaşan ve onu her geçen gün daha çok sarsan rüyaların etkisindedir. Safdil Macit, su gibi ömründe Işık’ına kavuşmak için ortalığı birbirine katarken, 68 Kuşağına imzasını en fiyakalı şekliyle atacağının farkında değildir. İstanbul’da su dağıtımı işinin Dersaadet Anonim Su Şirketi’ne devredilme sancıları yaşanırken, bu mühim meseleyi kendine dert edinen azledilmiş Ahmet Vefik Paşa, ne fevkalade bir zat olarak tarihe geçeceğinden bihaber, köşesinde Zor Nikâhı adlı oyunu yazmakla meşguldür. 
Yolunu kaybetmiş bir taş ve bir mektup, zamanın “devridaimi” içinde insanların hayatına sızar. Ve belki de bu insanların farklı zamanlarda aynı yerde yaşamış olmak dışında birbiriyle hiç ilgisi yoktur... Ezgi Tanergeç, 2022 Turgut Özakman İlk Roman Yarışması ödülünü kazanan Devridaim’de, ilham aldığı günlük, sıradan deneyimlerin arkasındaki sarsıcı olayları ve birbiriyle ilgisiz görünen insanları suyun izinden giderek usta bir kurguyla birbirine bağlıyor. Akıcı dili ve canlı anlatımıyla okuyucuyu kimi zaman puslu zamanlarda bir ömrün üzerine örtülen eski bir gazete kâğıdına, kimi zaman bir Paşa’nın konağındaki Hereke sabahlığa, kimi zaman sokak sokak gezen bir damacana suya götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6ea40b1-a7c2-4eb1-af04-ae4f58fd7f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Parlak Nehir</image:title>
            <image:caption>“Gerçek, beni yalandan daha fazla korkutuyordu. Gerçek, yaşamımdaki durumları değiştirecekti. Yalan ise durağandı. Yalan huzur doluydu. Yalanla mutluydum.” 
 
Hayatın bir nehir gibi akıp gittiği Kensington, peş peşe yaşanan kadın cinayetleriyle sarsılmaktadır. Tam bugünlerdeyse Mickey, yıllardır konuşmadığı için uzaktan uzağa gözetlediği uyuşturucu bağımlısı kardeşi Kacey’nin izini kaybetmiştir. Kardeşini bulmak için çıktığı yolda mesleğini –devriye memurluğu-, dostlarını, oğlunu kaybetme korkusuyla yüz yüze gelecektir. Takıntılı bir şekilde peşine düştüğü gizemin aydınlanmasıyla birlikte eski hatıralar canlanacak, yeni dostlar edinecektir. 
 
&quot;Moore&apos;un gözlemleri bilgilendirici ve şefkatli… Uzun Parlak Nehir ile ilgili en güzel şeylerden biri, bağımlılığın bir edebi methiyesi olmaması.&quot; (The Guardian) 
 
&quot;Karakterlerin iç dünyasının, olayların akışı kadar önemli olması tatmin edici.&quot; (New York Times) 
  Liz Moore’un çok ilgi gören ve New York Times Bestseller  listesine giren kitabı Uzun Parlak Nehir aynı zamanda 2020 Goodreads seçimlerinde “En İyi Gizem-Gerilim adayı” olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e801b7e-6f09-4612-8eaa-1233c496f0bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Oskar Tatilde</image:title>
            <image:caption>Bay Oskar ile güneşli bir tatile çıkmaya ne dersiniz? Bay Oskar tatilde arkadaşlarıyla buluşacak; sıcak sahilleri, karlı dağları ve yemyeşil kamp yerlerini ziyaret edecek. Üstelik yolculuğu boyunca pek çok İngilizce sözcük öğrenecek. Keşfedilecek öyle çok şey var ki! 
 
Ödüllü çizer Jim Field’in kaleminden Bay Oskar Tatilde kitabı, ilgi çekici detaylarla bezeli sahneler eşliğinde okurlarını hem eğlenceli hem de eğitici bir yolculuğa çıkarıyor.  Sözcüklerin İngilizce-Türkçe karşılıklarının da yer aldığı bu kitap yeni sözcükler öğrenmeyi okurları için keyifli hale getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6826b0a4-fb70-410b-92f5-b5da35ebadd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabun Kokusunda Ölümü Anlamak</image:title>
            <image:caption>Bir tek ben vardım orada, kimseler yoktu, oradalarsa bile kimseden çıt çıkmıyordu. Hiçbir şey tam değildi, her şeyde bir eksiklik vardı. Kulaklarıma zaman zaman kaynağını önemsemediğim hüzünlü bir mırıltı geliyordu. Bense içimde kocaman bir boşlukla sanki sonsuz maviliklerde sörf yapan biri gibiydim. Ölümün iliklerime kadar işlediği, gidenin acısını örtmeye bile yetmeyen yalnızlıkla özdeş olmuş bir umursamazlıkla helvayı karıştırmaya devam ettim. İçine fıstık koyup koymamak umurumda bile değildi ama birisi geldi, kenarı yırtık bir tabakla fıstığı olduğu gibi boca etti. “İyice kavur,” dedi “kavur ki kokusu ölü bedenine ulaşsın.” 
 
Ölüm hakkındaki bilinmezliğin net bir tarifini vermek mümkün değildir. Ancak bu kitap yazarın deneyimleriyle birlikte okurda ciddi bir farkındalık yaratıyor. Kitabın ilk kısmında yazarın kendi kayıplarıyla ilgili bölümleri okurken kimi zaman zorlanmamak kimi zaman ağlamamak mümkün olmayacak. Ayrıca kitabın bu kadar gerçek hikâyelerden beslenmesi, ikinci kısımda yer alan “Ölümü Anlamak” ve “Yas Tutmak” gibi bölümlerin inandırıcılığını artırıyor. Çünkü okur bu aşamada; kaybı gerçekten yaşamış, duyumsamış, hissetmiş birinin gözünden olduğunu biliyor satırların. 
  Emel Döner Aksoy, konu üzerine yaptığı araştırmalardan derlediği ve bilimsel verilerle desteklediği eserinde ölüm kavramını ve yas süreçlerini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87bff6e2-235b-4f3d-acb7-70010ecd7ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirler Çocuk Gibidir</image:title>
            <image:caption>ŞAİRLER SUSARSA 
 
Şair susarsa seni acep kim anlatır, 
Görmüyorsun yaralı kol gövde bacak, 
Ey kul iki yüzlülükler rüşvetler niçin? 
Hele bir bakın nereden nereye geldik. 
 
Her merdivenin ucunda farklı bir oyun, 
Bu millet insandı ey kul değil koyun, 
Suskun durup kötüye eğmeyesin boyun, 
Canlar bir bakın nereden nerelere geldik? 
 
Edep ile ahlakınızı üzenler çoğaldı, 
Onca şairler kimlere avukat oldu? 
An gelir sizler için kâh zindanda kaldı, 
Güzelim her bir duaya âmin denilir mi? 
31.10.2022 10.269 İsmet GÜR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54d5d206-95f6-43d3-8400-5f446782df59.jpg</image:loc>
            <image:title>Sensiz Kalan Şiirler</image:title>
            <image:caption>ESKİ GÜNLER 
 
Ey gidi eski günler geldi geçti yel gibi, 
Şimdi o sokaklarda hepten olduk el gibi, 
Ne çınarlar devrildi” yerinde yeller eser, 
Hakikat kırıcıdır kime söylense küser. 
 
Ömrü benzetiyorum sürat teknelerine, 
Nerde göçüp gidenler hiç gelmez yerine, 
Baktıkça üzülürüm onların hallerine, 
Kulak verip dinlerim bülbül namelerine. 
 
Yol dediğin an gelir haber vermeden biter, 
Kaptanı sarhoş gemi küçük dalgada batar, 
Etkilenmeyen olmaz sonbahar rüzgârından, 
Bütün dertlenişlerim keyif değil zorumdan. 
10.12.2007 855 İsmet GÜR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217462c7-a468-4312-bb3a-94635adf4a29.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Gibi Şiirler</image:title>
            <image:caption>YAĞMUR KAR 
 
Yağmur kar yağmazsa toprak feryat eder, 
Tatlı su kaynakları can canan biter, 
Su tasarruarına başlamayan kullar; 
Su musluklarından TIS sesleri dinler. 
 
Dağlar beyaz örtüden nasibini almadı, 
Toprakların yüzü coşarak gülmedi, 
Pınarlarla dereler kendine gelmedi, 
Tatlı su barajları acep ne hallerde? 
 
Kurak geçen aylar sinyali veriyor, 
Kâh tüylerim tiken, tiken oluyor, 
Susuz kalan her can perişan oluyor, 
Allah hiçbir canlıyı darda koymasın. 
 
06.03.2023 10.740 İsmet GÜR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd72301e-a067-44f9-bfea-2108b1e62c74.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Sınırı</image:title>
            <image:caption>Ey gönül! Şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi? Şems-i Tebrîzî Hiç durup düşündün mü, dile düşenlerden misin, yüreği deşilenlerden mi? Işığa koşan kelebekler misali, aşka kanat çırpan ve sonrasında yüreği lime lime edilip yara bere içinde kalanlardan mı? Tam da kalp yaraları iyileşip kabuk bağlayacakken yeniden inanıp aşka her seferinde yüreği kanatılanlardan mı? Peki ya sen... Sen hiç düştün mü aşka? Savaşın ortasında yeşeren ve sınır tanımayan gerçek bir öyküyü anlatıyor AşkSınırı… Körfez Savaşı sırasında sevdanın karasına düşen Raju ve Hira, savaş sonrası Bağdat’ta mahsur kalır. Türkiye - Irak sınırını kaçak yollardan geçmeye çalışırken Hakan Yüzbaşı ve Mert Asteğmen’le yolları kesişir. İki kaçak âşık ekseninde ilerleyen olaylar dizisi, bir yandan da iki askerin iç dünyalarına yaptığı yolculuklarla hem aşk hem de psikolojik gerilim tadında bir romanla baş başa bırakıyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ed22dd-727d-4dd3-9447-467d250ede8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Sevişmenden Başlayalım mı?</image:title>
            <image:caption>YÜREĞİNİZİ AÇIN VE 
AŞK HAYATINIZI 
İYİLEŞTİRMEYİ ÖĞRENİN 
 
Ünlü seks terapisti Dr. Ian Kerner’a göre, cinsel yaşamlarımızda nelerin iyi veya kötü gittiğini anlamamız ve karşılıklı zevk alabileceğimiz yolları keşfetmemiz için seks senaryolarımızı öğrenmeye ihtiyacımız var. Kerner, gerekirse kağıdı kalemi elimize almamızı ve yaşadığımız cinsel deneyimlerin tüm aşamalarını ve detaylarını irdelememizi istiyor. Zira başarılı bir seks senaryosu, partnerlerin karşılıklı tatminine yol açarken; başarısız olanlar ise sürekli huzursuzluk ve mutsuzluk yaratıyor. 
Son Sevişmenden Başlayalım mı? klinik deneyimlerin ve güncel seks araştırmalarının yardımıyla, çiftlere seks hakkında konuşma becerisini öğretmekle kalmıyor, aynı zamanda daha iyi seks için eyleme geçme imkanı sunuyor. Eğer siz de cinsel yaşamınızı yeniden keşfetmek ve daha tatmin edici bir birliktelik için ne yapabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, hiç utanıp sıkılmayın ve bu kitabı sepetinize atın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de9738f9-3a73-4b5f-99f2-3b44b1802641.jpg</image:loc>
            <image:title>Catwoman – Ruh Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Selina Kyle, iki yılın ardından Gotham Şehri’ne geri döndü. Ve Batman artık yok. Selina var… Daha doğrusu Holly Vanderhees. Muntazam soygunculuk kabiliyetiyle Gotham’ın yeni sosyetesi, şehrin en gözde vatandaşlarından biri… Ama geçmişi peşini bırakmıyor ve zamanı gitgide daralıyor…   Luke Fox, Batwing olarak şehri tüm kötülerden koruyabileceğini Batman’a ispatlamak için doğru anı kolluyor. Yüksek sosyetenin bağış etkinlilerinde yaşanan soygunlarsa tüm huzuru altüst ediyor. Ne yaparsa yapsın hep bir adım geride kalıyor. Selina vakti tükenmeden Batwing’i alt edebilecek mi? Yoksa planlarının tıkır tıkır işlediğini sanırken, onun için hazırlanan daha büyük bir planın kurbanı mı olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc397074-8301-45ea-8797-c704c23c2ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşişlerin Gazabı</image:title>
            <image:caption>Yavaş yavaş çözülüp hızlanan, korkunç ve büyüleyici bir polisiye roman. Savunmasız kadınlara karşı işlenen kan donduran suçlar, zehirli örümcekler, suikastçının kimliğine dair şüpheler, psikolojik ve felsefi bağlantılar ve Fred Vargas’ın canlı kalemi.   Komiser Adamsberg&apos;in düşünce trenini takip ederken sislerin arasından yolunuzu bulmaya çalışacaksınız. Benzersiz bir olay örgüsüyle işlenmiş, alışılmadık olanı sevenler için bağımlılık yapabilecek bir gerilim hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86db21f9-2b97-4119-a51d-cc55004ef5b0.jpg</image:loc>
            <image:title>The Hat Game -Peapod Readers -18</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin birinci seviyesindeki The Hat Game Kıyafetler (Clothes) ve Ailem (My Family) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87ff6000-f2fa-4c2a-9b25-dabfd1b0b1a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Where&apos;s My Sock, Mack ? -Peapod Readers -19</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin üçüncü seviyesindeki Where’s My Sock, Mack? Evim (My House) temasını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47e8e24f-73db-481a-a7d1-a7ff8bbeb422.jpg</image:loc>
            <image:title>Jim and the Monster Party -Peapod Readers -20</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin beşinci seviyesindeki Jim and the Monster Party Parti Zamanı (Party Time) ve Oyunlar ve Hobiler (Games and Hobbies) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0251533c-c60c-4767-9ce9-bdd5d67359bf.jpg</image:loc>
            <image:title>A Turtle Needs Help -Peapod Readers -16</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin dördüncü seviyesindeki A Turtle Needs Help Gezegeni Korumak (Saving the Planet) ve Doğa (Nature) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b588b6-6a53-4c53-b69b-fb0aeb2d36a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Munch, Munch, Munch! -Peapod Readers -17</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin ikinci seviyesindeki Munch, Munch, Munch! Yiyecek ve İçecekler (Foods and Drinks) temasını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55b48110-1fb7-4d93-8520-30e9fd0e3b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Kelebekleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin Kelebekleri ile objektiflerimizi, ülkemizi paylaştığımız küçük ama bir o kadar büyüleyici canlılara çeviriyoruz: Kelebeklere! 
Tüm ekosistemin birbirine nasıl bağlı olduğunu bir de kelebeklerin dünyasını inceleyerek görelim. Nasıl yaşarlar? Göründükleri kadar hassas canlılar mıdır? Koku alırlar mı? Nasıl uyurlar? 
Kelebeklerin isimleri nereden gelir? 
Kelebekler hakkında birçok soruya cevap veren bu kitap, profesyonel fotoğrafçı olan yazarlarımız Alper Tüydeş, Hakan Yıldırım ve Onat Başbay tarafından hazırlandı. 
Ülkemizde sadece bir bölgede yaşayan, endemik kelebek türlerinin yanı sıra çevremizde rastlayabileceğimiz etkileyici türler de bu kitaptaki yerini aldı. 
Kitap sonuna eklediğimiz “Ara-Bul-Tanı-Sev” oyunu da meraklı okurlarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d094c9ce-11e9-480d-aed1-294bb99e98ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeş Katilleri</image:title>
            <image:caption>Ah zavallı insan! Dağları yerinden oynatabilirsin, mucizeler yaratabilirsin ama bunun yerine gidip gübrenin, tembelliğin ve inançsızlığın içine batıyorsun! İçinde Tanrı var, Tanrı taşıyorsun da bilmiyorsun ki. Bunu ancak ölürken öğreniyorsun ama artık çok geç oluyor. 
 
1940’lar. İkinci Dünya Savaşı yeni sona ermiştir. Yunan İçsavaşı’nın sarsıntıları Balkanlar’da, Epir bölgesindeki ıssız köylerden biri olan Kastelo’ya ulaşmaktadır. Köylülerin birçoğu dağa çıkıp komünistlere katılmıştır; Papaz Yanaros’un oğlu Kapetan Drakos da onlardan biridir. Kutsal Çile Haftası gelmek üzeredir, etrafını saran kan ve gözyaşının ortasında kalan Papaz Yanaros, kutupları birbiriyle uzlaştırmaya uğraşmaya çalışacaktır. 
 
Kardeş Katilleri, ülkesinde yıllar süren kanlı olaylara şahitlik eden Kazancakis’in 1949’da yazmaya başladığı ve ancak ölümünden sonra yayımlanabilmiş romanı. Girit’in düşünür ozanının kalemini kana bandırıp yazdığı bir tarih anlatısı. 
 
“Siyasi ihtilaftan kurtulmak için, özgürlüğü için mücadele eden bir adamın hikâyesi.” 
Efimerida ton Syntakton</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b0bbbf6-5471-464b-a2eb-e3d4023c76b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ukrayna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yüzyıldır başarılı bir devlet olan Türkiye’nin meşruiyeti elbette ki herkes için aşikâr olup onun yüzyıllarca geriye giden meşruiyetini kabul ettirmek de kolaydır. Ancak birçok Türk için, 1991’de Karadeniz’in diğer tarafında, büyüklük ve şekil bakımından Türkiye’ye sanki aynadaki yansıması gibi benzeyen bir ülkenin ortaya çıkması oldukça şaşırtıcı olmuştur. 20. yüzyıldan önce Ukrayna diye bir devletin olmaması yüzünden tarihçiler bile “Ukrayna’nın bir tarihi var mıdır?” sorusunun cevabını merak ettiler. Kendi dili olan ve on milyonlarca insandan oluşan büyük bir etnik grup birdenbire ortaya çıkamayacağından ve böyle bir grubun derin tarihsel köklerinin olması gerektiğinden, bu sorunun cevabının olumlu olacağı aşikârdır. 
Ukrayna, Avrupa’nın toprak genişliği açısından ikinci büyük ülkesidir. Bu geniş ve kadim ülkenin hikâyesini özenle hazırlanmış haritalarla anlatan bu kitap, ülkenin en eski zamanlarından günümüze kadar kısa ve okunması kolay bir tarihsel incelemesini sunuyor. Kırk altı bölümden oluşan kitabın her bir bölümünde, ele alınan kronolojik dönem veya temanın temel unsurlarını görsel olarak sunan tarihi, coğrafi ve siyasi içerikli bir harita bulunuyor. Tüm metne, Ukrayna’nın zengin geçmişini canlı bir şekilde sunan 300’ü aşkın fotoğraf, çizim, portre, kitap ve sanat eserinin reprodüksiyonu eşlik ediyor. 
Ukrayna çalışmaları konusunda otorite olmuş Toronto Üniversitesi Ukrayna Kürsüsü başkanı tarihçi Paul Robert Magocsi, çalışmasını ülkede sayısal olarak en büyük nüfusu teşkil eden etnik Ukraynalıların incelenmesiyle sınırlandırmıyor. Ukrayna’nın tarihi boyunca çok kültürlü yapısını vurguluyor ve etnik Ukraynalıların tarihiyle beraber günümüz Ukrayna sınırları içinde yaşayan ya da tarihte yaşamış olan diğer tüm halkları da ele alıyor: Ruslar, Lehler, Yahudiler, Kırım Tatarları, Almanlar, Rumlar ve diğerleri. Bu kitap sadece Avrupa ve Slav çalışmaları uzmanları için değil; Ukrayna’daki siyasi, ekonomik ve kültürel gelişim hakkında bütüncül bilgiye erişmek isteyen Türk tarihçileri ve okurları için de değerli bir başvuru eseridir. Kitabın geniş ve açıklamalı kaynakçası, bu konuda yapılacak araştırmalar için bir rehber görevi görecektir. 
VakıfBank Kültür Yayınları’nın tarihsel atlas kitaplığına kattığı bu ikinci eser, Ukrayna Bir Tarihsel Atlas titizlikle hazırlanmış haritaları ve tarihsel bağlamında seçilmiş görselleriyle uzun yıllar Ukrayna tarihinin dilimizdeki temel eseri olarak kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c43bfdd-a884-4468-998b-61df9fee7d3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Darfen Krallığı</image:title>
            <image:caption>Darfen Krallığı, kendisinden önce kimsenin ayak basamadığı topraklara hükmetmiş, köyler, pazarlar, hanlar kurmuş, gücünü etrafındaki tüm krallıklara kanıtlamayı başarmış bir krallıktı. 
Krallıklarının ‘öz, sadece öz’ olarak kalmalarını önemsiyorlardı. Değişmek, değiştirilmek istemiyorlardı. Kendilerine göre bir alfabeleri vardı. Bu alfabeye Darfen alfabesi diyorlardı. Tabletlere, geleceğe seslerini duyurabilmek için yaşanan ve tecrübe edinen her bilgiyi yazıyorlardı. Doğumu, yaşamı, ölümü önemsiyorlardı. Her bir harfi bir nefes, her nefesi yeni bir doğum, her doğumda yeni bir yaşam ve ölüm olarak tanımlıyorlardı. 
Bir tesadüf sonucu bulunan tabletle geleceğe seslerini duyurmayı başarmışlardı. Nasıl mı? Mortisel ailesinin bir bireyi olan İzbel sayesinde. 
Fantastik tadında yazılan Darfen Krallığı, geçmiş ve şimdiki zaman arasındaki gelgitte sizleri sırlarını paylaşmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9923953-aa5d-4f53-96d7-0392c7ac164f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabbini Nasıl Bilirsin?</image:title>
            <image:caption>“Kişinin sevip tanımak ve tanıdıkça daha çok sevmek istediği Sevgili, seveni ve sevgiyi yaratan Allah ise? Bu durumda yegâne sorun, tanımayı bilmemektir. Zira tanıyan, mutlaka daha çok sevecektir O’nu. İşte, üstat Haluk Nurbaki, Rabbini tanımak isteyen insana açılan 114 Kapı’dan ikisini hatırlatıyor. Sûre-i İhlâs ve Sûre-i Rahmân…” 
Ahmet Turgut 
Kur’an Hakikatlari Serisi’nin ilk kitabı olan “Rabbini Nasıl Bilirsin?”de Haluk Nurbaki, Sûre-i İhlâs ve Sûre-i Rahmân’ın yorumlarını yapmaktadır. Hem ilmî hem İslâmî hem de tasavvufî yönden yapılan bu yorumlar, bu kitapta siz okuyuculara bir sohbet havasında sunulmaktadır. 
Sûre-i İhlâs, Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ı mutlak ve kesin kavramlarıyla tanımlayan temel sûredir. İhlâs Sûresi için Nurbaki “Canıyürekten Allah Sûresi” diyor ve ekliyor: “Neden? Çünkü Sûre-i İhlâs, Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarını değil, zatını tanımlar, yani bilinmeyen gerçeğini.” Allah bu sûrede evvela “neyin Allah olamayacağını” anlatıyor! Sonra da kendi varlığının “kesin bir teklik” olduğunu ifade ediyor ki o teklik, bir başka varlığın O’na benzemesini imkânsız kılar. “Ey insanoğlu! Siz benzer ve zıddı olmayan şeyi nasıl bileceksiniz? Canıyürekten Cenâb-ı Hakk’a teslim olun ki ben kendimi size hissettireyim.” buyuruyor. Bunun için de gönül penceresinin açık olması gerekiyor. Allah “Gönül penceresi açık olmayana Kur’an ışığı vermem.” diyor. “Peki nasıl açayım yâ Rabbi?” İşte bunun cevabını bu kitapta bulacaksınız. 
Sûre-i Rahmân’da ise Nurbaki, Allah’ın kendi sanatını ve kendi azametini anlatış biçimine tanık olmamıza vesile olacak. Allah “Rahmân sırrımla kâinatı yarattım. Ondan sonra ‛alleme’l-ḳur’ân; Kur’ân’ı öğrettim. Kur’ân’ın kâinata öğretilmesinden sonra da ḫalaḳa’l-insân; insanı yarattım.” diyor. İnsan, Kur’an’dan sonra yaratılmış. İnsanı niye yaratmış? “‛allemehu’l-beyân; ona beyanı öğretmek için yarattım.” buyuruyor. Bu sûrenin tüm detaylarını, pek çok ilmî hakikatlerle beraber derinlemesine yorumunu bu kitapta bulacaksınız. “Eğer Allah kavramında eksiklerimiz varsa bu, ilmin getirdiği bir eksikliktir. Radyonuzu hangi istasyonun dalgalarına ayarlarsanız o istasyonun yayınını dinlersiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b0665a-e118-4e77-bb0a-e48fa1da1c99.jpg</image:loc>
            <image:title>Geliyor Göklerden Gelen Eros: Antikçağ Anadolu Şiirleri Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Geliyor Göklerden Eros okuyucuyu, şiir denen mucizenin derin köklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Karadeniz kıyılarından Ege’ye, Midilli’den Çukurova’ya, Akdeniz kıyılarından Kıbrıs’a uzanan bir coğrafyada şiir yazmış nice ozanın dizelerinde, Anadolu Antikçağı’nda boy atmış büyük bir şiir ge­leneğiyle yüz yüzeyiz. Kos’lu, Miletos’lu, Samos’lu, Ephesos’lu, Smyrna’lı, Lesbos’lu ozanlar... Home­ros’lar, Sappho’lar, Anakreon’lar, Alkman’lar ve daha nice hemşerimiz... Yolculuğa kuşbakışı baktığı­mızda değişik yüzyıllardan, farklı uygarlıklardan ge­çerken şiirlerarası bir bütünlükle karşılaşıyoruz. Değişik gelenekler, yaşam tarzları, siyasal yapılar ba­rındıran farklı toplumlarda dilden dile yayılan bu dizeler Anadolu toprakları ve kıyılarında ortak bir duyarlık yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/484d897e-d313-40fa-92a8-776eef127bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Before Adam / Ademden Önce (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>“Pictures! Pictures! Pictures! Often, before I learned, did I wonder whence came the multitudes of pictures that thronged my dreams; for they were pictures the like of which I had never seen in real wake-a-day life. They tormented my childhood, making of my dreams a procession of nightmares and a little later convincing me that I was different from my kind, a creature unnatural and accursed.” 
Jack London’s immortal work 
Before Adam in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73ef235f-13d6-4b25-81fe-e40f385b0b32.jpg</image:loc>
            <image:title>Красный смех / Kızıl Kahkaha (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“...безумие и ужас. 
Впервые я почувствовал это, когда мы шли по энской дороге, — шли десять часов непрерывно, не останавливаясь, не замедляя хода, не подбирая упавших и оставляя их неприятелю, который сплошными массами двигался сзади нас и через три-четыре часа стирал следы наших ног своими ногами. Стоял зной. Не знаю, сколько было градусов: сорок, пятьдесят или больше; знаю только, что он был непрерывен, безнадежно-ровен и глубок.” 
Бессмертное произведение Леонид Андреев 
Красный смех написано на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e618fdd5-3cb8-4b23-8d76-592b255ff96e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoc /Burun (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“Марта 25 числа случилось в Петербурге необыкновенно-странное происшествие. Цырюльник Иван Яковлевич, живущий на Вознесенском проспекте (фамилия его утрачена, и даже на вывеске его – где изображен господин с намыленною щекою и надписью: «и кровь отворяют» – не выставлено ничего более), цырюльник Иван Яковлевич проснулся довольно рано и услышал запах горячего хлеба.” 
Бессмертное произведение Гоголь, 
Hoc на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/160ce855-42c8-45bd-b9aa-85bcdbb2a3b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust -Ein Fragment / Faust-Bir Fragman (Almanca)</image:title>
            <image:caption>“NACHT. 
In einem hochgewölbten, engen, gothischen Zimmer 
FAUST unruhig auf seinem Sessel am Pulte. 
FAUST. 
Habe nun, ach! Philosophie, 
Juristerey und Medicin, 
Und leider auch Theologie! 
Durchaus studirt, mit heißem Bemühn. 
Da steh ich nun, ich armer Thor! 
Und bin so klug als wie zuvor;” 
Johann Wolfgang von Goethe&apos;s zeitloses werk 
Faust -Ein Fragment- in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45c2a88e-8120-47c6-a77a-59c56fb6ef19.jpg</image:loc>
            <image:title>Brief einer Unbekannten / Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Almanca)</image:title>
            <image:caption>“Als der bekannte Romanschriftsteller R. frühmorgens von dreitägigem erfrischendem Ausfug ins Gebirge wieder nach Wien zurückkehrte und am Bahnhof eine Zeitung kaufte, wurde er, kaum daß er das Datum überfog, erinnernd gewahr, daß heute sein Geburtstag sei. Der einundvierzigste, besann er sich rasch, und diese Feststellung tat ihm nicht wohl und nicht weh. Flüchtig überblätterte er die knisternden Seiten der Zeitung und fuhr mit einem Mietautomobil in seine Wohnung.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk 
Brief einer Unbekannten in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a20a893b-542e-4da2-a7bd-af9c1b88238e.jpg</image:loc>
            <image:title>Angst / Korku (Almanca)</image:title>
            <image:caption>“Als Frau Irene die Treppe von der Wohnung ihres Geliebten hinabstieg, packte sie mit einem Male wieder jene sinnlose Angst. Ein schwarzer Kreisel surrte plötzlich vor ihren Augen, die Knie froren zu entsetzlicher Starre, und hastig mußte sie sich am Geländer festhalten, um nicht jählings nach vorne zu fallen. Es war nicht das erstemal, daß sie den gefahrvollen Besuch wagte, dieser jähe Schauer ihr keineswegs fremd, immer unterlag sie trotz aller innerlichen Gegenwehr bei jeder Heimkehr solchen grundlosen Anfällen unsinniger und lächerlicher Angst. Der Weg zum Rendezvous war unbedenklich leichter.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk Angst 
in der originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba45061e-c35b-48d7-ab95-e1b84d80dcce.jpg</image:loc>
            <image:title>Der Amoklaufer / Amok Koşucusu (Almanca)</image:title>
            <image:caption>“Im März des Jahres 1912 ereignete sich im Hafen von Neapel bei dem Ausladen eines großen Überseedampfers ein merkwürdiger Unfall, über den die Zeitungen umfangreiche, aber sehr phantastisch ausgeschmückte Berichte brachten. Obzwar Passagier der „Oceania“, war es mir ebensowenig wie den andern möglich, Zeuge jenes seltsamen Vorfalles zu sein, weil er sich zur Nachtzeit während des Kohlenladens und der Löschung der Fracht abspielte, wir aber, um dem Lärm zu entgehen, alle an Land gegangen waren und dort in Kaffeehäusern oder Theatern die Zeit verbrachten.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk 
Der Amokläufer in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84c0725c-27d1-4f19-856a-f820c47ad796.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafandaki Hikaye Değişirse Hayatında Değişir</image:title>
            <image:caption>İnsan hikâye anlatan hayvandır, diye bir söz vardır. Kendinizi bildiğinizden beri kendinize kendi hakkınızda hikâyeler anlatıyorsunuz. Ve bu hikâyeler sizi belirliyor; nasıl bir insan olduğunuzu, neyi yapıp neyi yapamayacağınızı, başarıp başaramayacağınızı, mutlu olup olamayacağınızı bu hikâyeler belirliyor. Yaşamınızın bir tür film olduğunu düşünebilirsiniz, başrolde siz varsınız. Ve senaryoyu belki farkında değilsiniz ama siz yazıyorsunuz. Eğer “hayatım” dediğiniz bu filmden memnun değilseniz, şikâyet etmeyi bırakıp senaryoyu yeniden yazabilir, bu filmi değiştirebilirsiniz. Kendinize biçtiğiniz rol, koyduğunuz sınırlar, belirlediğiniz amaç ve hedefler değiştiğinde hayat filminizin senaryosu da değişecek ve “Mutlu Son” siz nasıl isterseniz öyle olacaktır. İşte kendinize anlattığınız hikâyelerin böylesine güçlü etkileri vardır. Kindra Hall her zaman sahip olmayı hayal ettiğiniz hayatı yaratmanız için size yeni bir pencere sunuyor. Kendi hikâyelerinizin bilinçsiz ve pasif bir izleyicisi olmaktan çıkıp, olmak istediğiniz şeyin yazarına dönüşmenize rehberlik ediyor. Çok daha güzel bir filmi yaratmak ve oynamak istemez misiniz? Üstelik sonu da nasıl isterseniz öyle bitecek bir film…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aff4431b-6cbc-4e5b-a7b4-845312098f5e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Murders in the Rue Morgue / Rue Morgue&apos;daki Cinayetler (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>“The mental features discoursed of as the analytical, are, in themselves, but little susceptible of analysis. We appreciate them only in their effects. We know of them, among other things, that they are always to their possessor, when inordinately possessed, a source of the liveliest enjoyment. As the strong man exults in his physical ability, delighting in such exercises as call his muscles into action, so glories the analyst in that moral activity which disentangles..” 
Edgar Allen Poe’s immortal work 
The Murders in the Rue Morgue in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6e45019-1991-4ade-9833-ac78779140f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Капитанская дочка / Yüzbaşının Kızı (Rusça)</image:title>
            <image:caption>Aleksandr Puşkin 
 
“— Был бы гвардии он завтра ж капитан. 
— Того не надобно; пусть в армии послужит. 
— Изрядно сказано! пускай его потужит… 
— Да кто его отец? 
— Княжнин. 
Отец мой Андрей Петрович Гринев в молодости своей служил при графе Минихе, и вышел в отставку премьер-майором в 17.. году. С тех пор жил он в своей Симбирской деревни, где и женился на девице Авдотьи Васильевне Ю., дочери бедного тамошнего дворянина.” 
Бессмертное произведение Капитанская дочкаn 
Капитанская дочка на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616c6dc1-c7e8-4ff6-90b3-c56530f27d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Семейное счастие / Aile Mutluluğu (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“Мы носили траур по матери, которая умерла осенью, и жили всю зиму в деревне, одни с Катей и Соней. Катя была старый друг дома, гувернантка, вынянчившая всех нас, и которую я помнила и любила с тех пор, как себя помнила. Соня была моя меньшая сестра. Мы проводили мрачную и грустную зиму в нашем старом покровском доме. Погода была холодная, ветреная, так что сугробы намело выше окон; окна почти всегда были замерзлы и тусклы, и почти целую зиму мы никуда не ходили и не ездили.” 
Бессмертное произведение Лев Николаевич Толстой 
Семейное счастие на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfa6585e-a178-42c9-aaab-1b6ab01dee24.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalimdeki Kedi - Tuna&apos;nın Öyküleri 4</image:title>
            <image:caption>Evcil hayvanlar çocukların en yakın arkadaşı olmaya adaydır. Tuna’nın hayali de bir kediyle dost olabilmekti. 
Kahramanımız hayallerini süsleyen o kediye kavuşabilecek mi? Cevabı merak ediyorsanız bunun yanıtı kitabımızda! Nehir Yarar’ın yazdığı,  Sinem Özen Türkiş’in resimlediği Tuna’nın Öyküleri serisinin 4. kitabı olan Hayalimdeki Kedi, akıcı dili ve sıcak çizimleriyle yeni okumaya başlayan öğrenciler için keyifli bir seçenek sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1020147d-787e-49a1-8a14-5bb52b38eabb.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanlar Üzerinde İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Monarşiden Weimar’a, Nazi ülkesinden Federal Almanya’ya uzanan bir hikâye; fantasmaların, incitilmiş yaşamların, körkütük sarhoşlukların ve görülmemiş bir barbarlığın damga vurduğu bir yolculuk. Öğrenci birliklerinin, Freikorp’ların, SS’lerin ve son olarak Marksist gençlerin seyrini değiştireceği bu yolculuk büyük yenilgiler ve bölünmelerle hafızalara kazınacaktır. 
 
“Sosyolojinin kuşkusuz en özgün kalemlerinden biri olan Elias’ın başyapıtı Almanlar Üzerine İncelemeler muazzam bir kitap.” 
–Zygmunt Bauman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6ad574-8f54-4875-aaee-7d456c080470.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat, Ancak Ben Olduğumda Gerçektir – Gurdjieff</image:title>
            <image:caption>“Sevebilen olabilir, olabilen yapabilir, yapabilen var olur!” 
20. yüzyılın ilk yarısının en esrarengiz figürlerinden biri olan Georgy Ivanovich Gurdjieff namı diğer Bay G, bir filozof, ruhani öğretmen ve mistiktir. Henüz çocukken babasına sorduğu sorularla anlam arayışına yönelmiş ve bu merak onun yaşamını öngörülemez biçimde değiştirmiştir. 
Hindistan’dan Orta Asya’ya, Anadolu’dan Mısır’a uzanan bu kadim ve ezoterik bilgelik yolculuğu, kendi içsel deneyimleriyle şekillenmiş, artık onun yeni yol dediği Dördüncü Yol’u ortaya çıkarmıştır. Bir bütünlük inşa etmeye çalıştığı Dördüncü Yol’la insanları şuurlanmaya ve aydınlanmaya çağırmıştır. 
Metaformik dansları, kişiyi kendi üzerine yönlendiren sıra dışı çalışma biçimiyle dünyada ciddi bir takipçi kitlesine ulaşmayı başaran Gurdjieff sizi kendi Dördüncü Yol’unuzu bulmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/753616d7-a8c6-47e1-be41-5379acc40461.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiltere&apos; nin Doğu Siyaseti ve Bağdat Başkonsolosluğu (1875 -1879)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM İNGİLTERE’NİN DOĞU SİYASETİNİN TİCARİ-SİYASİ DİNAMİKLERİ VE BAĞDAT – BASRA VİLAYETLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM İNGİLTERE’NİN BASRA BÖLGESİNDE TİCARİ-SİYASİ YAPILANMASI VE BAĞDAT BAŞKONSOLOSLUĞU (1875-1879) 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM BAĞDAT BAŞKONSOLOSLUĞU’NUN TİCARİ FAALİYETLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BAĞDAT BAŞKONSOLOSLUĞU’NUN DİNİ–MEZHEBİ FAALİYETLERİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM BAĞDAT BAŞKONSOLOSLUĞU’NUN SIHHİ FAALİYETLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a013fd93-64d7-4ac0-935f-ce03229e5123.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Yaklaşımları ve Öne Çıkan Liderler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HATLARIYLA LİDERLİK 
1.1. Liderliğin Tanımı 
1.2. Liderlere İhtiyaç Duyma Nedenleri 
1.3. Liderlerin Özellikleri 
1.4. Liderlerin Güç Kaynakları 
1.5. Yönetici ve Lider Arasındaki Farklar 
1.6. Liderlik Teorilerinin Gelişimi 
 
İKİNCİ BÖLÜM BÜYÜK ADAM TEORİSİ 
2.1. Büyük Adam Teorisinin Doğuşu 
2.2. Büyük Adamların Sınıflandırılması ve Teoriye Katkı Sunan Diğer Bilim İnsanları 
2.3. Büyük Adam Teorisine Yöneltilen Eleştiriler 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÖZELLİKLER TEORİSİ 
3.1 Liderin Ortaya Çıkmasında Etkili Olan Özellikler 
3.2 Özellikler Teorisine Yöneltilen Eleştiriler 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM DAVRANIŞSAL TEORİLER 
4.1. Ohio Eyalet Üniversitesi Liderlik Modeli 
4.2. Michigan Üniversitesi Liderlik Modeli 
4.3. Blake ve Mouton’un Yönetim Tarzı Matrisi 
4.4. McGregor’un X ve Y Teorisi 
4.5. Likert’in Sistem 4 Modeli 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM DURUMSAL TEORİLER 
5.1. Etkin Liderlik Modeli 
5.2. Yol-Amaç Teorisi 
5.3. Lider-Üye Etkileşim Teorisi 
5.4. Vroom-Yetton-Jago Normatif Karar Modeli 
5.5. Üç Boyutlu Liderlik Modeli 
5.6. Yaşam Döngüsü Yaklaşımı 
 
ALTINCI BÖLÜM MODERN TEORİLER 
6.1. Stratejik Liderlik 
6.2. Etkileşimci Liderlik 
6.3. Dönüşümcü Liderlik 
6.4. Karizmatik Liderlik 
6.5. Etik Liderlik 
6.6. Demokratik Liderlik 
6.7. Hizmetkâr Liderlik 
6.8. Otantik Liderlik 
6.9. Babacan Liderlik 
6.10. Tam Serbesti Tanıyan Liderlik 
6.11. Otoriter Liderlik 
6.12. Narsist Liderlik 
 
YEDİNCİ BÖLÜM POSTMODERN TEORİLER 
7.1. Dijital Liderlik 
7.2. Kuantum Liderlik 
7.3. Glokal Liderlik 
7.4. Çevik Liderlik 
7.5. Açık Liderlik 
7.6. Toksik Liderlik 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM YAPICI VE YIKICI LİDERLER 
8.1. Yapıcı Liderler 
8.1.1. Abraham Lincoln 
8.1.2. Che Guevara 
8.1.3. Dalai Lama (Tenzin Gyatso) 
8.1.4. Elon Musk 
8.1.5. Fatih Sultan Mehmet 
8.1.6. Hz. Muhammed 
8.1.7. Julius Caesar 
8.1.8. Mahatma Gandhi 
8.1.9. Martin Luther King Jr. 
8.1.10. Mustafa Kemal Atatürk 
8.1.11. Napolyon Bonapart 
8.1.12. Nelson Mandela 
8.1.13. Steve Jobs 
8.1.14. Sun Tzu 
8.1.15. Winston Churchill 
8.2. Yıkıcı Liderler 
8.2.1. II. Kim Sung 
8.2.2. II. Leopold 
8.2.3. Adolf Hitler 
8.2.4. Caligula 
8.2.5. Cengiz Han 
8.2.6. İdi Amin 
8.2.7. Josef Stalin 
8.2.8. Mao Zedong 
8.2.9. Pol Pot 
8.2.10. Saddam Hüseyin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a6fdb06-7b44-4138-b824-979ab6dd07e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Damga Mı, Tamga Mı, Tümce Mi?</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
KAYI damgası 
BAYAT damgası 
ALKA-EVLİ damgası 
KARA-EVLİ damgası 
YAZIR damgası 
DÖĞER damgası 
DODURGA damgası 
YAPARLI damgası 
AVŞAR damgası 
KIZIK damgası 
BEGDİLİ damgası 
KARKIN damgası 
BAYINDIR damgası 
BEÇENE damgası 
ÇAVULDUR damgası 
ÇEPNİ damgası 
SALUR damgası 
EYMÜR damgası 
ALA-YUNDLU damgası 
ÜREGİR damgası 
İĞDİR damgası 
BÜĞDÜZ damgası 
YIVA damgası 
KINIK damgası 
ÇÖZÜMLEME/DEŞİFRE 
SONUÇ 
EKLER: TAMGALARLA İLGİLİ LİTERATÜR KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b706fa2c-d2c3-442e-b29a-a6fafa9c0ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>İstihbarat</image:title>
            <image:caption>“SAVAŞLA KAZANILAN ZAFERDEN DAHA MAKBULÜ, GİZLİ OLANI GÖRÜP, BELLİ OLMAYANI FARK EDEREK YENMEKTİR!” - SUN TZU 
Bilgi güçtür ve elinde bulundurana sayısız imkânlar sunar, fayda sağlar. Bilginin elde edilmesi, doğru şekilde incelenmesi, işlenmek suretiyle anlamlandırılması ve amaca uygun şekilde kullanılması, ülkeler açısından çok önemlidir ki buna da istihbarat süreci denir. 
Ülkelerin tehdit algılarına, milli ülkülerine, sosyal ve kültürel değerlerine, stratejik hedeflerine göre değişen bilgi elde etme ihtiyaçları, istihbarat alanında ekollerin ortaya çıkmasına, rekabete ve çatışmaya yol açmıştır. Bugün hâlâ söz konusu ekoller birbirlerine üstünlük sağlama yarışına devam etmektedirler. Dünyada kullanılan istihbarat ekolleri, kurumlar ve askeri istihbarat hakkında merak ettiğiniz pek çok sorunun cevabı bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ed1420-082e-47b9-af2e-b75f37733cd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl İblis’in Dönüşü 1</image:title>
            <image:caption>Kızıl İblis, bulunduğu mistik evrenin en güçlü adamı olduğu için, tüm düşmanları onun karşısında korkuyla titrerdi. Ancak, lideri olduğu tarikatın diğer ustaları, onun gücünden korktukları için birleşip Kızıl İblis’i öldürdüler. 
Yine de bu, onun için son değildi. Kızıl İblis, Jinho adında liseli bir genç olarak bu dünyaya döndü. Hem de öteki evrende sahip olduğu güçlerle! İşin garibi, Kızıl İblis olmadan önce de aslında Jinho olarak bu dünyada yaşamıştır. Fakat o deneyimi, bütün ailesini kaybettiği, kendisinin de tekerlekli sandalyeye mahkûm olduğu trajik bir sonla biten Jinho, bu kez, sessizliğe gömülüp sevdiklerini kaybetmeye izin vermeyecektir. Jinho artık emindir, canavarlar gerçek hayatta da vardır ve onları durdurabilecek tek kişi kendisidir. 
 
%100 HARBİ BİR İBLİS! 
Acaba iyilik mi, yoksa kötülük mü yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b7e0db3-d572-4e7f-b66b-96b75563f621.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamcılık ve Türkçülük Üzerine (1908-1922)</image:title>
            <image:caption>Kendilerine has bir siyaset ve toplum tasavvuruna sahip olan Türkçülük ve İslamcılık fikirleri, çokuluslu bir imparatorluğun dağılmasına engel olacak asli unsuru inşa etme çabasının ürünü olarak 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış ve son dönem Osmanlı siyasetine damga vurmuştur. Ortaya çıkış nedenleri temelde aynı olsa da siyasal zeminde eşzamanlı olarak varlık göstermeleri ve bu çalışmanın konuları arasında yer alan “milliyet” kavramını ele alış biçimlerindeki farklılık, bu iki fikir akımını bir çatışma ortamına sürüklemiştir. Bugüne kadar söz konusu akımların doğuşu ve gelişimi detaylı bir şekilde incelenmiş, ancak aralarındaki benzerliklere ve çatışmalara ilişkin çalışmalar sınırlı kalmıştır. Dr. Kenan Özkan, Türkçülük ve İslamcılık gibi iki önemli fikir akımını “Çatışma, Uzlaşı, Sentez” bağlamında titizlikle ele alıyor. Aynı zamanda yakın tarihimizin çok önemli bir dönemine, yeni bir devletin doğum sancılarının yaşandığı 1908 - 1922 yılları arasına yoğunlaşarak her iki fikir akımını dönemin koşulları çerçevesinde değerlendiriyor. Bu çalışma, farklı bir bakış açısıyla alandaki boşluğu doldurma çabasına da önemli bir katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b79083-d6cf-416e-b188-c134c939bcdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirsizlik Çağı</image:title>
            <image:caption>BELİRSİZLİK ÇAĞI, Kahramanımız Murat&apos;ın İstiklal Caddesi’nde vurulması ile sondan geriye doğru başlayan, olayın failinin kim olduğu ve durumun nasıl böyle bir çıkmaza girdiği üzerine okuyucuyu romanın sonuna kadar tahmin etmeye sürükleyen kısmen geriye doğru akan bir kurguya sahiptir. 
Her sayfası merak uyandıran konusu, son derece başarılı kurgusu, anlatım biçimi ve renkli karakterleri ile zevkle okuyacağınızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c32fddf-6d58-4294-b6f6-e36d83aa89e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakamoz Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>YAKAMOZ ÇIKMAZI, 12 yaşındaki SIRMA ERDİ’nin olağanüstü hayal gücünün ve inanılmaz kitap okuma alışkanlığının ürünü bir kitap. 
Kitap, küçük yaşta tacize uğrayan ve ailesini kaybeden Adin’in bir destanı adeta. 
Kahramanımız Adin, hayatta kalma mücadelesi verirken ve kötülerden intikam alırken aynı zamanda da arkadaşı ve can yoldaşı Azazil ile yaptıkları sohbetlerle de bilim, kültür, sanat, tarih bilici mesajları da veriyor. 
YAKAMOZ ÇIKMAZI ve SIRMA ERDİ, iyi eğitim ve doğru yönlendirme ile çocuklarımızın/gençlerimizin neler yapabileceğinin bir kanıtı aynı zamanda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bd343f8-52f8-4826-b3b9-6a89f5a69d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanı İnsan Yapan Nedir?</image:title>
            <image:caption>“Çocukluktan yetişkinliğe, beşerlikten insan olmaya doğru evrilmek için, ölüm fikriyle yüzleşmek ve varlık zeminindeki bu bilinmezliği kabul etmek gerekir. Tasavvuf düşüncesindeki ‘ölmeden önce ölmek’ ilkesi, bu imkânı işaret eder. Ölmeden önce ölmek, ölümlülük ilkesinin eninde sonunda elimizden alacağı, mülkiyetimizde olmayan şeyler hakkındaki mülkiyet iddiamızdan vazgeçmektir. Bu ilke bizi iradesiz ve amaçsız bir yaşama götürmez. Aksine, içinde yaşadığımız an içinde neyin korunmaya, neyin bırakılmaya uygun ve değerli olduğunu ayırt etme imkânını getirir. Ömrü bitmiş olanı teslim edip, şimdi geleni kabul etmenin yolunu açar.”  
Fidan Terzioğlu “İnsanı insan yapan nedir?” sorusunun peşinde, sinema tarihinde derin iz bırakmış yedi önemli yapay zekâ filmine tasavvufun gözüyle bakarak bizi bir yolculuğa çağırıyor: Bilmediğimiz, arzuladığımız, istemediğimiz ötekilikleri görebilmek, izleyebilmek ve dönüştürebilmek için. Hayatın kaynağının bilmediğimizi dahi bilmediğimiz veçhelerinde olduğunu fark etmek için. 
İnsanın kendisi ile öteki arasında kurduğu ilişkiler hakkında bu kitap. Öteki yabancıdır, dışarıdakidir, bizden olmayandır; bilinmeyen, tanımlanamaz ve denetlenemez olandır. Bilinmezliğin içerdiği bilgi ve deneyim için, bildiğimiz sınırların genişlemesi için ve bu sınırlardan özgürleşmek için süregiden bir arzu duyarız. Bu keşif arzusu ve merak gelişmemizi, yeni bilgilere ve kavrayışlara açılmamızı sağlayan en önemli itkimizdir. İçinden çıkılması güç görünen bir ilişkiler kavşağında yeni açılımlar bulmak, yeni cümlelerle konuşmak, yeni fikirler oluşturmak ve bu fikirleri dayanışma içinde eyleme dönüştürebilmek için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/379f40ce-0d63-408b-a002-b423beb2de67.jpg</image:loc>
            <image:title>Melez</image:title>
            <image:caption>Kendi kimliğini dahi bilmeyen insanların yönettiği bir dünyada yaşıyoruz. #bengerçektenyaşadım diyemeyen kişiler, aldıkları nefesin karşılığını veren insanları dışlayan bir sistem kurmayı ve eksiklerini gerçekler gibi göstererek yaşamayı istiyor. Melez gibi insanlarsa hayatta kalmaya çalışırken bazen kendi güzelliklerini unutarak sistemin direttiklerini kabullenmeye başlıyor ve yok oluyorlar. Ben farklıyım ve bu bir hastalık değil, üstünlüktür. Hareketsiz olmaya mahkûm edilen ben, sözlerimle karşınızdayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f97ccf0-ec3e-49bd-9eb2-6e1f46e79d57.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga Felsefesi ve Upanişadları</image:title>
            <image:caption>Günümüz Güney Asya Kıtası’ndaki bazı devletlerin, halkın inandığı ve ibadetlerini yerine getirdiği iki ana akım dinin çok öncesinde; henüz İndus Vadisi’nde M.Ö. 2700 yılında başlayan İndus Vadisi Kültürü’nün bile daha öncesinde yazıldıklarına inanılan Vedalar’ın süzülmüş halleri olarak kabul edilen kutsal metinlerdir. Upanişatlar ne Budist ne de Hinduist inancın dini metinleridir. Yazılış amaçları Vedalar’ı ve onlarda anlatılan “Tek Tanrılı Brahma Dini”ni anlaşılır ve anlatılabilir kılmaktı.
Bu felsefeye göre insanın yaratıcısına, evrene, dünyaya ve daha da önemlisi kendisine karşı görevlerini öğreten; kendini dolayısıyla da yaratıcısını bulmasına yol gösteren ve bu yolda kendisinden başkasına yani bir yol göstericiye ihtiyaç duymadığını ifade eder.
Nefsini yenmeyi başarabilen bir insan maddeden ibaret bedeninden içeri baktığında tüm evreni ve o evrenin içinde de “her şeyi kendinden yaratan” yaratıcıyı yani Brahma’yı görür.
Nefsini yenmeyi başarmış insan mutlak gerçeğin kendisi ile bir olduğunu görür ve korkmadan elini kalbine götürüp “En-el Hak” der.
Nefsini yenmeyi başarmış insan, hayalden başka bir şey olmayan bu dünyaya sırtını dönerek maddenin bağlarından kurtulduğu için içinde ateşlerin yandığı, her şeyi yutan, adına dünya dediğimiz bu çukurun içine bir daha düşmez.
Nefsi yenmenin, bilinci uyandırmanın ve hakikatin kendisine ulaşmanın yolu ya düşünce ya da ibadet ile mümkündür. Bu ibadetin adı ise Yoga’dır. / Ayâsya
Onun gerçeğin kendisi olduğunu bilerek
Onun dışındakilerin tezahürden başka bir şey olmadığını bilerek
Dalarsan tefekküre içindeki özü düşünerek
Bil ki tek gerçek ibadet budur!
Mahanarayana Upanişat/Onuncu Anuvaka</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aa5ed7a-1610-4f7b-ac8f-b0ab1acac0e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Denize Doğru Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Biliyor musun deniz
Üç beş kelimeyi yan yana yazıyorum
Ona “şiir” diyorlar
Bana da “şair”
Nasıl mutlu oluyorlar
 
Bu kadar kolay mı “şair” olmak 
Bu kadar kolay mı “mutlu” olmak
Bilsem mutlu edecek
Odun’a değil 
Kendime yazardım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03e63d0-710c-424f-b9b1-03e63d10fa5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddet ve Eleştirel Düşünce</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, okuyucuyu şu sorular üzerine yoğunlaşacak bir düşünce serüvenine çıkarıyor: Şiddet siyasal anlamda nasıl işler? Meşru ve gayrimeşru şiddet biçimlerini birbirlerinden düzgünce ayırabilir miyiz? Şiddet, iktidar ve güç arasında farklar var mıdır? Şiddetsizlik ulaşılabilir bir siyasal amaç mıdır? Şiddet herhangi bir şekilde haklılaştırılabilir mi? Şiddet muhakkak fiziksel zararı mı gerektirir? Yapısal eşitsizlikleri şiddet biçimleri olarak tanımlamalı mıyız? Şiddet, baskı ve savaş arasında anlamlı ayrımlar yapılabilir mi? Şiddet özellikle insani nitelikli bir sorun mudur? Günümüzde çevreye yönelik yıkıcılık veya önlenebilir hastalıklardan dolayı yaşanan ölümler neden şiddet terimleriyle ifade edilmektedir? Bugün varoluşun kıyısında, bitmek bilmez bir olağanüstülük ve kırılganlık durumunda yaşamak zorunda bırakılanlara nasıl daha iyi kulak kabartabiliriz? 
 
Şiddet konusuyla ilgili eleştirel düşünceye anlaşılabilir bir giriş sunan Şiddet ve Eleştirel Düşünce, Hannah Arendt&apos;ten Frantz Fanon’a, Michel Foucault’dan Slavoj Žižek’e kadar önde gelen düşünürlerin bu sorulara verdikleri yanıtları inceliyor. 
  Şiddet ve Eleştirel Düşünce, çağdaş siyasi, felsefi, sosyolojik ve kültürel araştırmalar üzerindeki etkileri devam eden birçok ünlü düşünürün konuyla ilgili çalışmalarına nüfuz etmeyi sağlayan kolay anlaşılır bir rehber ve temel bir kaynak olma niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de7f16c2-5cb2-4475-8a6d-469691cac5be.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Yumurta: Kokarca ile Porsuk 2</image:title>
            <image:caption>HER HAYVANIN YÜREĞİNDE GİZLİ BİR HAZİNE YATARMIŞ.

TAŞ BİLİMCİ PORSUK, henüz yavruyken bulduğu ama hain kuzeni Sansar’a kaptırdığı Örümcek Gözlü Akik taşını bir türlü unutamıyor. Tam da bu yüzden Kokarca ona göz kamaştıran akik taşlarıyla dolu bir macera teklif ettiğinde, anında kabul ediyor. Benzemez ikili, Porsuk’un en sevdiği yer olan Sonsuz Göl’ün yolunu tutuyor. Fakat evdeki hesap maceraya uymuyor: Önce kuzen Sansar pattadak çıkıyor karşılarına, sonra da azimli bir tavuk… Neler oluyor derken bu kez de Dinozorlar Çağı’ndan kalma, kıpır kıpır bir hazine bulmasınlar mı? İşler iyice çığırından çıkıyor! 

Newbery Ödüllü Amy Timberlake, çoksatan ve ödüller kazanan Kokarca ile Porsuk’un yeni macerasıyla geri dönüyor. Caldecott Madalyası sahibi Jon Klassen’in çizimleriyle bezeli Sürpriz Yumurta’da, Kokarca ile Porsuk özel bir taşı ararken her taşın altından başka sürprizler çıkıyor! 

2021’in En İyi Çocuk Kitapları Seçkisinde 
Chicago Public Library • Shelf Awareness 
 
“Enfes tuhaflıkları ve koca bir kalbi var.” 
Kirkus Reviews 
 
“Büyük riskler, kahkahalı anlar ve bitmeyen sürprizlerin karşı konulmaz karışımı.” 
Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acd12b78-b8a9-4b89-9c44-8ba12e966550.jpg</image:loc>
            <image:title>NYXIA</image:title>
            <image:caption>Hayatını kökten değiştirecek bir servet için neleri göze alabilirsin? 
Emmett Atwater, Babel Corporation&apos;la yaptığı bol sıfırlı bir iş sözleşmesiyle sadece Detroit’i ve ailesini değil, tüm dünyayı geride bırakmaktadır. Gizli bir görev için Eden adındaki gezegene doğru yola çıkarken aklında sadece, yıllarca maddi sıkıntılarla boğuşmuş olan ailesinin hayatını sonsuza kadar garanti altına alacak para vardır. 
Çok geçmeden Eden’a gitmek ve serveti kazanmak için, birbirinden gizemli hayatlara ve tehlikeli hırslara sahip dokuz kişiyle mücadele etmesi gerektiğini öğrenir. Şimdi önünde ömrünün en zor sınavı ve en büyük bilmecesi uzanmaktadır. 
 Ama Babel’ın sırlarla dolu gemisi Emmett’ı büyük bir yol ayrımına sürükleyecektir: Ya ne pahasına olursa olsun serveti elde edecek ya da insanlığından taviz vermeden savaşmanın ve kazanmanın bir yolunu bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbec750c-1922-4520-a0e3-d3ebfe295fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Taktiksel Oyun Modeli Futsal Öğretimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
İÇİNDEKİLER 
TABLOLAR LİSTESİ 
ŞEKİLLER LİSTESİ 
KISALTMALAR LİSTESİ 
GİRİŞ 
Problem Durumu 
Alt Problemler 
Araştırmanın Amacı 
Araştırmanın Önemi 
Sayıltılar 
Sınırlılıklar 
Tanımlar 
GENEL BİLGİLER 
Beden Eğitimi ve Spor Öğretimi 
Beden Eğimi ve Sporda Oyun Öğretimi 
Yapılandırmacı Öğretim Teorisi 
Oyun Merkezli Yaklaşım 
Taktiksel Oyun Modeli 
Taktiksel Oyun Modeli Gelişim Süreci 
Taktiksel Oyun Modeli Yapısı 
Taktiksel Oyun Modeli ile Spor Öğretimi 
Futsal Oyununa Genel Bakış 
Kısa Tarihçe 
Oyun Yapısı 
Futsal Öğretimi 
Futsal ve Taktiksel Oyun Modeli 
YÖNTEM 
Araştırmanın Modeli 
Çalışma Grubu 
Veri Toplama Teknikleri 
Fiziksel Uygunluk Testleri 
Boy ve Vücut Kompozisyonu Ölçümü 
Esneklik Ölçümü 
Kassal Kuvvet ve Dayanıklılık Ölçümleri 
Aerobik Kapasite Ölçümü 
Motor Performans Testleri 
10 metre ve 30 metre Sürat Testleri 
Çeviklik Testi 
Futsal Başarı Testi 
Futsal Başarı Testi Geliştirme Süreci 
Psikomotor Beceri Gözlem Formları 
Oyun Performansı Değerlendirme Ölçeği 
Video Kayıt Görüntülerinin Alınması 
Veri Toplama İşlem Süreci 
Uygulama Grubu İşlem Süreci 
Kontrol Grubu İşlem Süreci 
Verilerin Analizi 
BULGULAR 
Bilişsel Alana İlişkin Bulgular ve Yorumlar 
Uygulama Grubu Bilişsel Alana İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Bilişsel Alana İlişkin Bulgular 
Uygulama ve Kontrol Grupları Bilişsel Alan Erişi Düzeylerine Ait Bulgular 
Psikomotor Alana Ait Bulgular ve Yorumlar 
Uygulama Grubu Psikomotor Alana İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Psikomotor Alana İlişkin Bulgular 
Uygulama ve Kontrol Grupları Psikomotor Alan Erişi Düzeylerine Ait Bulgular 
Oyun Performansına Ait Bulgular ve Yorumlar 
Uygulama Grubu Hücum Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Uygulama Grubu Savunma Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Uygulama Grubu Genel Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Hücum Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Savunma Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Kontrol Grubu Genel Oyun Performansına İlişkin Bulgular 
Gruplarının Oyun Performanslarının Karşılaştırılmasına İlişkin Bulgular 
SONUÇ VE TARTIŞMA 
Öneriler 
KAYNAKLAR 
EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/811a33fe-2fad-4567-bf68-fadff8add27f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonbaharın Sonu</image:title>
            <image:caption>Clara’nın ablası kayıp. Annesiyle tartışıp evden çıktı ve bir daha dönmedi. Pencerenin önünden ayrılırsa ablasının hiç gelmeyeceğine inanıyor yedi yaşındaki Clara. Okulundan ve komşunun kedisine bakmaktan arta kalan tüm zamanını camda geçiriyor. Komşuları Elizabeth hastanede. Giderken ona söz verdiğinden çok daha uzun zamandır… 
Liam, eşinden ve işinden yeni ayrılmış, ne yapacağını bilmeden kendini bu soğuk kuzey kasabasında bulmuş bir adam. Elizabeth’in evine taşınıyor ve çok geçmeden polis kapısına dayanıp ona kayıp bir genç kız hakkında sorular soruyor. 
Elizabeth, ömrünün son demlerinde geçmişini düşünüyor. Yıllar önce işlenmiş o suçu, uzun zamandır taşıdığı utancı… Ölmeden önce telafi etmesi gereken şeyler var. 
Üç farklı bakış açısından aktarılan Sonbaharın Sonu, karakterler arasında geçiş yaparak onları birbirine bağlayan kederin, pişmanlığın ve sevginin katmanlarını birer birer kaldırıyor. Günümüzün en maharetli anlatıcılarından birinin kaleminden, meraklandıran, nüktedan ve alabildiğine insani bir roman. 

“Tanıdığım herkese Lawson’ı anlatıyorum. Her romanı ayrı bir harika.”  –Anne Tyler 

“Sonbaharın Sonu’nun akıcı, insancıl ve kasaba yaşantısını zaman zaman alaycılığa kayarak inceleyen diliyle büyülendik.” –2021 Booker Ödülü Jürisi 

“Lawson, sade üslubunda daima şaşırtıcı derinlikler gizleyen, zarif bir yazar.” –Toronto Public Library 
 
“Bilgelik ve şefkatle dolu, kendine bağlayan bir öykü.” –Toronto Star 
 
“Lawson’ın yazımı zahmetsiz ve basit gibi dururken tüm iplikler birleşip zengin ve tatminkâr bir halı deseni ortaya çıkarıyor ve böylece onun hikâyecilik dehası gözler önüne seriliyor.”  
–Irish Independent 
 
“Lawson insan doğasının karmaşıklığını gündelik dile döküyor.” –Mail on Sunday</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce33bd0c-9f05-4459-8d76-a9fbeae31c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaz Çobanı</image:title>
            <image:caption>Babalarının yanından ayrılmadan önce iki kardeş birkaç kazı sevmeden edemediler. Kazları öylesine seviyorlardı ki onları adeta arkadaşları gibi görüyorlardı. Çünkü anne ve babaları onlara hayvanları, ağaçları sevmenin ve korumanın ne kadar önemli olduğunu öğretmişlerdi. Hatta babaları devamlı olarak “Çocuklar hayvanları, ağaçları, doğayı sevenler ve koruyanlar insanları da severler. Ama hayvanları, ağaçları ve doğayı sevmeyip korumayanlar, insanları da sevemezler,” diyerek onlara hep sevgiyi ve merhameti aşılıyordu. İki kardeş kazları sevdikten sonra geldikleri gibi el ele tutuşarak geri döndüler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c45c401d-9e01-4870-9a3d-3177be1d84d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Değilim</image:title>
            <image:caption>Vazgeç seni bedene ve dünyaya bağlayan duygularından, korkularından, ihtiraslarından 
Seni kendine yabancılaştıran egondan vazgeç 
Vazgeç intikamdan, başkadan, ötekiden, &apos;ben&apos;den vazgeç 
Bencilliği bırak 
Bırak kendinle savaşmayı 
Yaralamaktan, &apos;başka&apos;larının mutsuzluklarından haz duymaktan vazgeç 
Onaylandığını, onaylandıkça var olduğunu 
Dürtülerine uydukça mutlu olduğunu var saymaktan vazgeç… 
Mutluluk nedir usta? Ya vazgeçmek nedir?
Hadi tanımla bana…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb51088b-6869-474c-a675-721e977a2b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif</image:title>
            <image:caption>&quot;Burak yatağına oturup, yeni kitabını eline aldı ilk sayfayı açınca bücür gülümseyerek, “Allah’ın ilk emri oku!” diye başladı anlatmaya. Daha sonra içinde yazılan güzel hikâyeleri zevkle anlatmaya başladı küçük dostuna. Burak ise onun içindeki güzel hikâyeleri sesiz biz şekilde heyecanla dinliyordu.&quot; 
4 – 7 yaş arası, pedagog tavsiyeli, değerler eğitimi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/546e5856-7375-43c0-ac5d-94d0c62d96ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmenides - Nereden Başladığımın Bir Önemi Yok, Çünkü Geri Döneceğim Oraya</image:title>
            <image:caption>“Her şey, hiçliğin doğasındadır.” 
Sokrates öncesi doğa filozoflarının en önemlilerinden Parmenides, özellikle Varlık’ın niteliklerine dair bütüncül yaklaşımıyla ontolojinin temel soru ve çatışmalarına rehberlik etmiştir. 
Varlık Bir midir yoksa Çok mudur, Varlık dingin midir yoksa dönüşüm halinde midir gibi ontolojinin en kritik soruları, Parmenides’in şiirsel felsefesinde hem cevaplanır hem de tartışmaya açılır. Bu tartışmalar, Parmenides’in çağdaşları olan Herakleitos ve Empedokles’in de katılımlarıyla birlikte felsefe tarihi için adeta bir ontoloji fragmanına dönüşmüştür. 
Gerek felsefe tarihi okumalarımız gerekse de ontolojik kavrayışımız için Parmenides olmazsa olmaz bir duraktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bda45a1-e9cc-4d56-8e46-c52e7575a456.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Sevmeme Beş Dakika Kalmıştı</image:title>
            <image:caption>Zaman bir bıçak gibi kesiyor duygularımı 
Ne olur deme bana ne olur 
Tarihi geçmiş bir dil olursak küflenmiş ekmek gibi kalırız
Eğer ille de gitmek dersen 
Benden gitmek 
Suyu kurumuş bir ırmağın acısına gülmek gibidir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1582b74c-6c9c-44a3-970c-68fbd0b653b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta Bir Şifacının Kadim Sırları</image:title>
            <image:caption>Hayatınızı Değiştirecek Olan Kadim Sırları KEŞFEDİN 
 
Bir üniversite araştırmacısının ABD’den çıkıp, Himalayalara kadar giden ve Buda’nın özel hekimi ile başlayan kadim şifa silsilesindeki sırları keşfetme yolculuğuna katılın. 
Himalayalardaki büyük şifacılar, binlerce yıl boyunca; fiziksel rahatsızlık, fizyolojik hastalık ve ruhsal problem tedavisi için kullanılan bu güçlü şifa bilimini incelemişler. Doğal şifa yöntemlerinin en etkili olanları, kadim belgelere kaydedilmiş. Şimdi ise bu çığır açıcı, gerçek hayat hikâyesinde, Efsanevi Usta Şifacı Dr. Naram, yazarın tanıklığında çeşitli şifa sırlarını açıklamaktadır. 
Bu kitapta keşfedeceğiniz sırlar, hayatınızı tamamen değiştirecektir. 
 
Dr. Naram’ı tanırım, hayatımı kurtarmıştı. Bu kitap, birçok “aydınlanmış” aziz kişi tarafından kutsanmıştır ve onların kutsamalarındaki güç, siz çalıştıkça size de ulaşacaktır. Hangi dinden ya da eğitimden olursanız olun, kendinizi şimdi fiziksel, zihinsel, duygusal veya ruhsal olarak bulunduğunuz noktadan daha yükseğe taşımak isterseniz bu kitap sizin için bir kılavuz, “muhteşem yeni geleceğiniz”e açılan gizli kapının kilidini açacak olan gizli bir söz ya da sihirli anahtar olacaktır. 
 
– Swami Omkar Das Ji Maharaj, Nirmohi Akhada silsilesinin 1008 Mahamandaleshwar Master’ı 
Bu kitap bir armağandır. Bu dünyada sevdiğim herkesin ve bütün insanların okumasını isterim. Ebedi bilgelik içeriyor ve zamanla kanıtlanmış ev reçetelerinin İncil’i niteliğinde... 
 
– Dr. Aditi Govitrikar, Harvard mezunu doktor ve Supermodel Dünya Güzeli 
 
Bütün iyi dileklerim ve dualarım bu kitabın üzerinde ve bu kitabı okuyacak olan milyonlarca kişinin hayatına derin şifa, mutluluk ve zihin huzuru gelecektir. 
– Ven. Thupten Ngodup, 14. Dalai Lama Cenapları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/832fc772-3887-44d6-8198-8143573a8c3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık</image:title>
            <image:caption>Bu roman, modern psikolojik edebiyatın öncüsü, 1920 Nobel Edebiyat Ödülü’ne sahip Norveçli yazar Knut Hamsun’a ününü kazandıran ve en çok bilinen romandır. 
 
Gençliğinde çalışmak için ABD’ye giden Knut Hamsun, 1888’de memleketi Norveç’e döner. Bir haftalık deniz yolculuğu sonunda gemi Kristiania (şimdiki Oslo) limanına uğrar. Limanda tam bir gün kalırlar ama Hamsun bir zamanlar yoksulluk içinde yaşayarak bir ünlü yazar olmaya çalıştığı bu şehirle yüzleşemeyeceğini hissederek gemide kalmaya karar verir. Soğuktan neredeyse donduğu evleri, ona para veren kişileri, âşık olduğu ve bir an için de olsa belki görebilirim diye evinin önünde beklediği kızı, yaşadığı çaresizliği ve açlığı hatırlar. Güvertede bir kanepeye oturur ve yazmaya başlar: 
 
“Garip bir şehir olan ve bir süre orada kalan hiç kimseyi üzerine damgasını vurmadan bırakmayan Kristiania’da aç ve sefil dolaştığım günlerdeydi...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c5f7503-112a-4f17-a93c-de6386902c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman İçinde Müzik</image:title>
            <image:caption>Zaman İçinde Müzik kitabını, genişletilmiş bir baskıyla okurlarımıza yeniden sunmanın mutluluğu içindeyiz. Son olarak 2013’de yapılan 10. baskı kısa zamanda tükenmişti. Elinizdeki 11. baskı, on yıllık bir aradan sonra, yeni teknolojik gelişmeler ve karekod uygulamasıyla sunulan müzik örneklerini, yeni bestecileri, yeni yapıtları da içeriyor. İlk çağlardan 2023’e dek uzanan bir müzik panoraması sizi bekliyor. Dünyanın olduğu kadar ülkemizin de önemli bestecilerinin müziğini dinleyeceksiniz, dünyanın başkentlerinde sesini duyuran gencecik bestecilerimizle tanışacaksınız. O genç besteciler ki bu kitabın yıllar önceki ilk baskılarıyla müzik tarihindeki yolculuklarına çıkmışlar. Onların besteledikleri yapıtlar gerçekçi başlıklar taşıyor: Örneğin Utku Aşuroğlu’ndan “Bir Asfalt Çalışması Üzerine Beş Varyasyon”; Selim Göncü’den “Opus Fictum” gibi. Zaman dizinlerinde müzik dünyasına koşut olarak toplumsal olayları; edebiyat, resim, heykel, felsefe ve mimarlık gibi dalların aynı dönemdeki sanatçılarını ve akımlarını tanıyacaksınız. En yalın teknikten en karmaşık dokuya kadar Klasik Batı Müziği’nin bin yılı aşkın yolculuğunu, diğer sanat dallarıyla alışverişini ve toplumsal olaylarla evrilmesini izleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d12dc6-5c78-45ea-b661-5f52d0e6c2dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Anı Kumbarası</image:title>
            <image:caption>İşte kumbaramızdakilerin bir kısmı… 
Kumbaralarımızın her kilidini açtığımızda dökülecek cümlelerinin ucu bucağı olmayacağı bir aşikâr. 
Bu anlattıklarımızdan veya anlatamadıklarımızdan herhangi birini bile yaparken her sıcacık gülüş, bir umut oluyor bizlere. Işıklar süzülüyor yarınlara açılan pencerelerden. Çocuklarımızın her birinin, attığı adım onlarca anıyla dolduruyor kumbaramızı. Ve biz kumbaramızı her açıp baktığımızda, gün be gün ne kadar zenginleştiğimizi anlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204775cd-2e08-49d7-a7ea-ce0c512bb0e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>Sevgiyi şöyle tarif edebilirim: 
Yoğunluğu, kütle ve hacim formülasyonuyla açıklanamayacak bir proses.  
Karada uçabilmeyi, suda yüzebilmeyi ve uzayda yerçekimine karşı koyabilmeyi başarmış bir gerçeklik. 
 
*** 
Ekmeğini elinden almaya çalışanlarla ekmeğini paylaşman seni korkak yapar, emeğini yok sayanlarla anlaşman ise tutsak. 
 
*** 
İnsanların seni fark etmeye başladığını düşünmen daha önce var olmadığın anlamına gelmez. 
Varoluş olgusal, fark ediliş ise algısaldır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03fab9dd-1198-4dde-a42a-333d0ba91da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mit ve Anlam</image:title>
            <image:caption>“Lévi-Strauss’un ismini ilk kez duyan biri onun temelde ne anlattığını çabuk ve kolay bir şekilde izah etmemi istese, Mit ve Anlam’ı seçip yüksek sesle okurdum.” 
 —Profesör Wendy Doniger 
 
Genel okura seslenen bu kitapta, yirminci yüzyılın önde gelen düşünürlerinden Claude Lévi-Strauss, insan varoluşuna dair can alıcı sorular üzerine harcanmış bir ömrün kazanımlarını paylaşıyor. “Kaosun bir anlamı olabilir mi?” – “Modern bilim mitlerden neler öğrenebilir?” – “Yapısalcılık nedir?” gibi sorulara verdiği cevaplarda, Lévi-Strauss, açık ve kesin bir dille, insan zihninin potansiyelleri hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyen okurlara bir yol haritası sunuyor.  
 
“Bazı düşünürler etkilidir, bazılarıysa bir ekol yaratır; fakat çok azı bir çağa damgasını vurur. Bugün bir Aquinas veya Goethe çağından bahsettiğimiz gibi, gelecek kuşakların da bizim dönemimizden Lévi-Strauss çağı diye söz etmeleri mümkündür. O, modern zihne kimliğini armağan edenlerden biridir.” 
 —Profesör James Redfield</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b05a3f9-b093-4a4b-9928-4c9bb22f4772.jpg</image:loc>
            <image:title>Grup Terapisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;ARAMIZDA KALSIN, ELEŞTİRMEK İÇİN SÖYLEMİYORUM AMA SOSYOPATLARDAN ELLE TUTULUR BİR FUTBOL TAKIMI ÇIKMIYOR.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38a8c982-f25e-4534-b7a1-1d6f8265961c.jpg</image:loc>
            <image:title>Salina Ateş Cadısı</image:title>
            <image:caption>Herzim Krallığı’nda işler kötüye gitmektedir fakat tek varis olan Salina’nın Ateş Cadısı’na dönüşmeden önce krallığı terk edip başka bir ailede büyümesi gerekmektedir. 
Aşk, dostluk, savaş ve bir tutam büyü… Maceraya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50cf8fa5-ca82-44a4-9dd7-040933135cdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Geç Kalma</image:title>
            <image:caption>Nuray Çölgeçenoğlu Özbek’ten hayatın içinden, samimi ve sorgulayıcı kısa kısa hikâyeler… Pastoral bir arayışın hüzün ve umutla iç içe yoğurulduğu satırlar; hayatı, dünde ya da yarında değil ‘bugünde’ yaşanılır kılmaya dokunaklı bir çağrı… 
 “Bir film karesini izler gibi geçiyor ömrümüz. Kimi zaman hızlı, kimi zaman ağır çekimdeymiş gibi olabildiğine yavaş akıp gidiyor günler ardı sıra. Bazen bol kahkahalı bazen buruk olsa da bir yanımız, her güne gülümseyerek uyanırız. Bir yaprağın ömrü dalından düşene kadar, oysa insan ömrü hikâyesi bitene kadardır. Hikâyemin neresindeyim, sizler hikâyenizin neresindesiniz? Umutları, hayalleri bitenin hikâyesi bitmiştir belki de, kim bilir?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df061c27-2542-4527-86f8-0eda7660690f.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim En Küçük Parçam</image:title>
            <image:caption>“Bu dünyanın Cenneti neresidir?” Diye sorsalar.  
            “Bir insanı çıkarsız, beklentisiz seven bir insanın kalbidir.” Derim.  
            Öyle bir kalbin içindeyken kaybetme. Sevmeyi sev... 
 
            Sen;  
            En güzel şiirlerin bile kuramadığı kafiyesin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f5e899a-9086-41d6-a67c-a020bbf850e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Terimleri Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>“Sûzidilârâ, ibtidâ rast ba‘dehu bûselik, çargâh perdeleri ile âğâz edüb nevâya ve ba‘dehu hüseynî ve çargâh perdelerine sıkca çarpmak sûretiyle bûselik perdesiyle dügâh, rast, geveşt perdelerini âşikâr ederek rast perdesinde karar eder bir makam olub makâm-ı mezkûrun çargâhdan muhayyere, geveştden yegâha kadar seyri de vardır. Bu makâm-ı dilârâ cennetmekân Sultân Selim Han hazretlerinin bâğ-ı tabiatlarından bir gonce-i latîfleridir. 
Sûzidilârâ, başlangıçta rast, sonrasında bûselik, çargâh perdeleri ile başlayıp nevâya ve sonra hüseynî ve çargâh perdelerine sıkça çarpma yapmakla bûselik perdesi ile dügâh, rast, geveşt perdelerini belli ederek rast perdesinde karar veren bir makam olup bahsi geçen makamın, çargâhtan muhayyere, geveştten yegâha kadar seyri de vardır. Bu gönül süsleyen makam, Sultan III. Selim’in -mekânı cennet olsun- zevk bahçesinden güzel bir tomurcuktur.” 
Kâzım Uz, XIX. yüzyılın son çeyreği ve XX. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı münevveri ve Cumhuriyet aydını olarak döneminin fikir ve sanat dünyasını kendi lisanınca açık bir şekilde ortaya koymaya çalışan bir mûsikî sevdalısıdır. Zekâî Dede, Bahâriye Mevlevîhânesi şeyhi Hüseyin Fahreddin Dede ve Musullu Hâfız Osman Efendi gibi kendi devrinin en kudretli sanatkarlarının rahle-i tedrisinden geçerek Osmanlı’nın zengin mirasının muhafazasına çalışan Kâzım Uz; akran olarak Rauf Yekta, Ali Rıfat Çağatay, Hafız Ahmed Irsoy, İsmail Hakkı Bey ve Tanburi Cemil Bey gibi hem mûsikîşinas hem de müzikolog şahsiyetlerle hemhal oluşunun yanı sıra Dârü’l-Elhân’da Batı müziği derslerini verecek kadar da bu müziğe hâkim birisidir. Kâzım Uz, 69 yıllık ömründe hocalarından tevarüs eden kıymetli bilgilerden gelecek nesillerin de istifade etmesi adına Mûsikî, İbtidâî Nota Dersleri, Mûsikî Nazariyatı, Mûsikî Istılâhatı, Notalı Mektep Şarkıları ve Osmanlı Gençlerine Tuhfe başlıklı 6 kitap; çeşitli mecmûalarda yayımlanmış 21 makale ile muhtelif makam ve usûllerde bestelenmiş 200’e yakın eser bırakmıştır. Elinizdeki bu kitabın ana eksenini, özel arşivlerden istifade etmek kaydıyla bahusus neşredilmeyen eserleri, besteleri ve Müzik Terimleri Sözlüğü (Mûsikî Istılâhatı) oluşturmaktadır. Kâzım Uz’un hayatını, mûsikî karakterini, eserlerini ve bestelerini ele alan bu kitap; orijinal metin, günümüz Türkçesi ve literatür değerlendirmesi ile birlikte sunulan Müzik Terimleri Sözlüğü ile her müzikseverin başvuru kaynağı olmaya namzet bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de1bbb0-c8cb-4726-8db9-10e50e915679.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjdeci 1. Cilt: Teneke Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Genç Robot TIM-21 ve arkadaşları tüm androidlerin yasadışı ilan edildiği ve kelle avcılarının her gezegende kol gezdiği bir evrende hayatta kalmaya çalışıyor! Heyecan dolu ve samimi bir kozmik macera olan MÜJDECİ insanlık ile makineyi, bir dünya ile başka bir dünyayı karşı karşıya getirerek epik bir hikâye yaratıyor. Serinin ilk cildi TENEKE YILDIZLAR’da Jeff Lemire (ESSEX COUNTY, ŞEKER CANAVARI) ve Dustin Nguyen’in (LITTLE GOTHAM) çoksatan bilimkurgu serisinin 1-6. sayıları bir araya geliyor. 
 
“Müjdeci, galakside kendisine bir yuva arayan yalnız bir robot çocuğun uzak gelecekte geçen şahane ve karanlık öyküsü.”  
–Entertainment Weekly 
 
“Jeff Lemire duygusal, yaratıcı bir evren tahayyül etmiş, Dustin Nguyen de bunu şahane bir şekilde görselleştirmiş. TIM-21’e ne olacağını çok merak ediyorum.” –Brian K. Vaughan, Saga’nın yazarı 
 
“Dört dörtlük bir eser.” –Mark Millar, Kick-Ass ve Jupiter’in Mirası’nın yazarı 
 
“Kesinlikle okuyun.” –Kotaku  
 
“İnanılmaz.” –Vulture 
 
“Bilinmeyenin korkusu ile macera ruhunu bir araya getiren şahane bir kozmik opera.” –IGN 
 
“Zavallı Tim’in şimdiden hayranı oldum, Toplayıcılar’ın kökeni hakkında teoriler üretiyorum ve hız trenine tekrar binmek için can atıyorum.” –Damon Lindelof, Lost’un yaratıcılarından</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53fa1a1e-885a-4ea6-81e9-331a0a3e7c80.jpg</image:loc>
            <image:title>80 Günde Devri Alem</image:title>
            <image:caption>“Hiç seyahat etmiş miydi? Büyük olasılıkla, çünkü dünya haritasına kimse onun kadar hâkim değildi. Paylaşacak detaylı bilgisinin olmadığı hiçbir yer yoktu. Kulüpte, yolunu kaybetmiş ya da şaşırmış gezginlerle ilgili ortaya atılan binlerce görüşü kimi zaman çok az sözcükle, kısaca ve açık bir şekilde düzeltirdi... Her yeri gezmiş biri olmalıydı, en azından zihninde... Bununla birlikte kesin olan bir şey vardı, o da Phileas Fogg’un senelerdir Londra’dan ayrılmadığıydı.” 
 
Phileas Fogg, kimsenin hakkında bir şey bilmediği zengin ve kibar bir İngiliz beyefendisidir. Son derece düzenli bir hayat sürmesi, titiz ve dakik olmasıyla ünlüdür. Bir gün üyesi olduğu Londra Reform Kulübü’nde gerçekleştirmesi imkânsız gibi görünen bir konuda iddiaya girer: Dünyanın çevresini 80 günde dolaşacaktır. Fogg tek bir aksilikte her şeyini kaybedebileceği bu seyahate yardımcısıyla çıkar. Onlarca farklı ülkede başına geleceklerden ise habersizdir. 
 
1872’de yayımlandığı günden beri her yaştan okurun hayal gücünü zenginleştiren 80 Günde Devri Âlem, on dokuzuncu yüzyıldaki teknolojik gelişmeler sayesinde uzakların yakınlaşmaya başladığı ve böylece modern kültürün de adım adım değiştiği bir dönemin panoramasını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9adfb2f-cdf6-43ec-a757-cabf0455b8d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Haldun</image:title>
            <image:caption>Herkesin vitrinde yaşadığı, kim olduğumuzdan ziyade dijital gölgelerimizin kim olduğunun önem taşıdığı bir yakın gelecek. Haldun, Alper Kaan Bilir’in parlak hayal gücü ve keskin dilinin kesiştiği noktada yepyeni bir dünya tahayyülü sunuyor okura. Yaşamını internet üzerinden yaptığı canlı yayınlarla sürdüren Haldun’un bir gecesini mercek altına alan roman, ilişkilerin, özlemin, umudun ve ihanetin izini sürüyor. 
 
“Şehrin karanlık manzarası da kendine göre güzeldi. Romanesk bir kale ya da viran bir gotik kilise gibi, çirkinliğinde estetik vardı. İşçi sınıfının yaşadığı semtler, çamurlu bir havuzun dibindeki çerçöp gibi, belli belirsiz seçiliyordu. Sonra... gece boyu gezen Sihirli Lambalardan biri, o karanlık mahallelerden geçiyordu. İHA’nın huzmesi altında harap apartmanlar, karanlıktan meydana çıkıyordu. Otoyol kenarındaki yansıtıcı çubuklar nasıl far vurunca ışıldarsa, öyle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70e42826-e7e5-49a7-b141-9a7db5fed636.jpg</image:loc>
            <image:title>Yararsız Bir Adam</image:title>
            <image:caption>“Maksim Gorki’nin kitapları tutkulu bir başkaldırıyla bezeli.” –Jack London  
 
Dört yaşında yetim kalan Yevsey Klimkov, okulu bitirdiğinde kitapçı Raspopov’un yanında çıraklık yapmaya başlar. İyilikten, dürüstlükten yana nutuklar çekmeyi seven Raspopov bir yandan devrimcilere kitap satarken bir yandan da onları ihbar etmektedir. Ancak ustasının zamansız ölümüyle birlikte, zayıf iradeli Klimkov polis tarafından Raspopov’un yerine muhbirlik yapmaya zorlanacaktır. 
 
Rus edebiyatının önde gelen yazarlarından Maksim Gorki, Yararsız Bir Adam’da, habis bir iktidara boyun eğen bir adamın ve toplumun çöküşünü gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac0e9724-44ec-4002-8613-4bbaba6efe01.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz</image:title>
            <image:caption>“Maksim Gorki her şeyi kalemiyle görür ve hisseder. Kalem sanki bir alet değil, yazarın organıdır.” –Franz Kafka 
 
Yegor Petroviç Trofimov yorulmak nedir bilmeyen bir parti çalışanıdır. Bir tanıdığı tarafından otuz iki hanelik ufak bir köye gönderilen Trofimov, burada köyün devrimci gençleriyle birlikte köylüleri bilinçlendirmek için kolları sıvar. 
 
Uğradığı sansür nedeniyle Ekim Devrimi’ne kadar Rusya’da yayımlanması ve dağıtılması yasaklanan Yaz novellası, Maksim Gorki’nin Ana’dan sonra yazmayı planladığı Oğul romanının eskizlerinden ortaya çıkmıştır. Sosyalist, anti-militer, isyancı bir tavra sahip olan novellada Gorki halkın kurtuluşu için takınması gereken tavrın altını çizmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14b2416-9c8d-4a6e-9216-943c1617e98a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Aşeka (Deri Cilt)</image:title>
            <image:caption>GECENİN HİKAYESİ serisinin ikinci kitabı AŞEKA&apos;da intikamın 
ve bedellerin çanları çalacak. 
 
O en güçlü Avcı ama kalbi için kurulmuş tuzaklardan birine kapılmak üzere. 
 
Maya Efnan, kaçtığı hayatın tam ortasına düştü. 
Anlaşmayı bozmanın bedeli tahmin ettiğinden daha ağır 
ve artık tamamen tek başına. 
 
Ona ait olanı almak için ölüm emrini veren Kraliçe’nin inine girmesi gerekiyor ama kendisini ölmek ya da öldürmek zorunda kaldığı bir arenanın ortasında buluyor. Karşısına kimin 
çıkacağından haberi yok, etrafı sevdikleriyle kuşatılmış halde. 
 
Kanıyla neler yapabileceğini öğrenmişken artık hiç kimseye güvenemez ama bir kez daha tarafını seçmek zorunda. 
 
Fetih Yargıcı, intikam hırsı ve hayal kırıklığı ile bir çıkmazın içinde, kendisinin de kapıldığı büyük bir oyun oynuyor. 
 
Kasabadaki herkes daha tedirgin ve üzerlerine çöken sisten kaçmaya çalışıyor. Hava daha soğuk, orman daha karanlık ve yağmur, bütün ayak izlerini sildi. 
 
Bu hâlâ bir aşk hikâyesi değil, tutku ateşiyle harlanmış bir intikam mücadelesi. 
 
 
 
“Ruhun direnişi. Büyük bir acı karşısında gösterdiğin direnç, ağlamanın ötesindeki duygu; 
ruh sızlaması. Acıyı ruhuna katıp geldiği yere saldırmak demek, bu bir yangına ateş açmak demek. Çoktan kaybetmişsindir ama bu savaşmayacağın anlamına gelmez çünkü savaşırsak hâlâ bir şansımız var demek. Çünkü yakacak hiçbir şeyi olmasa o ateşin yanmayacağını, o ateşin söneceğini bilmek demek. Dar ağacına asıldığında kendi ayağınla iskemleyi itmek kadar o ipi koparıp ölümden kurtulmak gibidir. Aylema, kendine yaptığın bir devrimdir; Aşeka, kalbine.” 
 
“Aşk kelimesi aşekadan gelir. Bir ağacı sarıp besinini ağaçtan alarak zamanla kurutan sarmaşığa denir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14ca629a-246e-4ede-a736-3e96fe14378e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Aylema (Deri Cilt)</image:title>
            <image:caption>GECENİN HİKAYESİ serisinin ilk kitabı AYLEMA&apos;da bir kez daha dengeler değişecek. 
 
Zemheri ayı yaklaştığında nerede dolaştığına dikkat etmelisin çünkü Bağımlılar karşına çıkmak için an kolluyor. 
 
Maya Efnan, düşmek üzere olduğu köprüden Bağımlıların kral temsilcisi tarafından kurtarıldığında seçilenlerden biri oldu. 
 
Uzun zamandır görmediği çocukluk aşkı onu, kendisi gibi bir Avcı olabilmesi için Akademiye götürdüğünde onların peşinden gitmeli ya da geri dönmeliydi. Ama ormanı seçti. Sınır bölgesi ve Avcılar için kesinlikle yasak olan intihar ormanında daha fazla Bağımlının hedefi haline gelmesi kaçınılmaz. 
 
İçine düştüğü yeni dünyada herkesin ondan ne istediğini anlamaya çalışırken kimin tarafında olacağına karar vermesi gerekiyor. Onlarla bir anlaşmak yapmak tehlikeli ama 
anlaşmaya uymamanın geri dönüşü yok. 
 
Issız bir kasaba, kusurlu bir kalp ve uçurumun diğer tarafında, gölgelerin arasına hapsedilmiş kayıp bir ruh. Bu hikayenin masumu yok. 
Bu bir aşk hikayesi değil, nefret hikayesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e4fb2ca-e1d8-4a1e-beef-a2ded3e13a27.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi - Dora (Deri Cilt)</image:title>
            <image:caption>GECENİN HİKAYESİ serisinin üçüncü kitabı DORA&apos;da gerçeklerin kapısı 
aşınacak, doğrular sorgulanacak. 
 
Maya Efnan, en kötü anlarını geride bıraktığını sanıyordur fakat hava henüz o kadar da kararmamıştır. Zihninin içindeki susmayan çağrı, ona geri çeviremeyeceği bir davet sunarken en büyük felaketine doğru koştuğunun farkında değildir. 
 
Bir kayıp; kendinden vazgeçtiğin. 
 
Bir ihanet; dönüşü olmayan bir yol. 
 
Bir tetik; aynayı paramparça eden. 
 
Bir his; cam kırığı gibi acıtan. 
 
Bir kabulleniş; dizlerinin üzerinde pes ettiğin. 
 
Tutku, nefret ve acı dönüm noktasına ulaştığında, Maya Efnan, kendini hiçbir aklın kabul edemeyeceği bir gerçekle yüz yüze bulacaktır. 
 
Bazı ipler koptu bazılarını kesti ve bazılarını da öylece bıraktı. Artık neye tutunacağını bilmiyor. Kendi zihninde susturamadığı o ses, iplerden daha çok boynuna dolanıyor. 
 
Bir gerçek; kaçı yalan?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3d3ad17-c01b-4866-99ed-262736881c8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Hikayesi (Deri Cilt-Set)</image:title>
            <image:caption>GECENİN HİKAYESİ serisinin final kitabı AMELYA&apos;da herkes için son bir savaş daha verilecek. 
 
Maya Efnan, sonunda koşulsuz bir şekilde güvenebileceği yol arkadaşına sahip. Yaşanılan onca ihanetin üstesinden geldikten ve çok kayıp verdikten sonra nihayetinde yolun 
sonuna kadar gitmeye kararlı. 
 
Karşısına çıkabilecek hiçbir şeyden korkusu yok ama yolun tek kişilik olabileceğini, yolun gerçekten bir sonu olabileceğini bilmiyor. 
 
Hükümdarların kalesinde öğrendikleriyle tüm inanç sistemi çöktü. Her şeyi tamamıyla bitirebilmek onun elinde. İç içe geçmiş her yalana rağmen yeni bir yaşam umudu hiç olmadığı kadar güçlü. Bilmediği her şey bildiklerinden çok daha tehlikeli. 
Ve ilk kez kafasının içindeki o sesle karşı karşıya. 
 
Tek başına verilmesi gereken bir kavga. 
Geçilmesi gereken son köprü. 
Tuzağı kendi zihninde kurulu. 
 
Buzlar erimeye başladı. 
 
Acının zamandan üstün gelmesi gereken 
bir savaşı kazanmak için vakit doldu. 
 
Son kurşun, son şans. 
 
Son kez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8217296-2008-4370-8c66-47b6b05c51c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Neoliberal Finansallaşmanın Politik Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Başta Amerikan ekonomisi olmak üzere tüm dünyada yaşanan finansal çılgınlık, panik ve çöküşler çağının tarihsel ve politik kökenleri bu kitabın konusu. Son otuz yılda ABD ekonomisinde finansın yükselişinin politik sosyolojisini sunan Krippner’ın argümanı, birbiri ardına gelen ABD yönetimlerinin piyasada finansallaşmayı artıran politika tercihlerini, kendi başına bir politika hedefi olarak değil, 1960’ların sonunda ortaya çıkan mali kriz ve meşruiyet krizi gibi acil sorunlarla doğrudan yüzleşmekten kaçmanın bir yolu olarak benimsediğidir. Bu, ABD siyasetinin ve toplumsal gelişiminin son kırk yılını anlamak için son derece önemli bir argümandır ve ekonomi sosyolojisini siyaset sosyolojisine yeniden bağlamaya yardımcı olan bir yaklaşımdır. 
Michigan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü hocalarından Greta R. Krippner, finansallaşmaya elverişli bir makro ortamın yaratılmasında hayati önem taşıyan devlet eylemlerine odaklanmaktadır: (1) 1970’ler ve 1980’ler boyunca finansal piyasaların serbestleştirilmesi; (2) 1980’lerin başındaki büyük mali dengesizlikler bağlamında ABD ekonomisine yabancı sermaye girişini teşvik eden politikalar ve (3) 1979’da sıkı para politikalarına geçişin ardından para politikasının yürütülmesindeki zorluklar. VakıfBank Kültür Yayınları’nın iktisat dizisinin bu kitabı, günümüz iktisadi hayatının bu önemli kavramı, finansallaşma’yı tarihsel sosyolojinin perspektifinden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b68f759f-555d-4dd0-9453-cc15edf1aa61.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket’in 1925’te Meslek gazetesinde tefrika edilmeye başlanan Miras romanı, Silahtar Ali Paşa ve ailesini ele alan bir yozlaşma, çürüme ve dağılmanın hikâyesidir. Romanda II. Meşrutiyet dönemi öncesinin siyasi gerilimleriyle aile bireyleri arasındaki çatışmalar, menfaat arayışları ve ahlaki yozlaşma iç içe verilmiş, böylelikle toplumsal ve bireysel dönüşümlerin girift 
yansımaları üzerine düşünme imkânı ortaya çıkmıştır. Değişen yaşam biçimleriyle ortaya çıkan karşıtlıkları gözlem gücüyle birleştiren Esendal, Miras’ta kurduğu atmosferle edebiyatımızın en temel izleklerinden olan mekânın ve ailenin dağılışını bir kez daha gözler önüne seriyor. 
“Miras, bizde henüz hiçbir numunesi görülmemiş bir romandır. İçinde memleketin gözlerden ve hafızalardan büsbütün silinmekte olan eski hayatı çok kuvvetli ve bilhassa canlı tablolar hâlinde tespit edilmiştir. Bilâ-tereddüt iddia edebiliriz ki son yarım asırlık nesil içinde Türk edebiyatının İstanbul hayatının ince hususiyetlerini tarihe edebî vesikalarla tespit edebilecek bundan kuvvetli bir roman yazılmamıştır. Aynı zamanda gazetemizin mesleğine muvafık bir tarzda içtimai bir tetkiki ihtiva eden bu eser, hem çok meraklı hem de çok faydalı bir teliftir.” 
                                                                                       15 Kânunuevvel 1925, Meslek gazetesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/193022b6-08a9-4626-a8ac-cc27df33df55.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Durağın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Bir mezara yetişmek için beklemek, babamın hediyesiydi. Yüzme bilmeyen birinin kendini dev dalgalara teslim etmesi, ardından bir yunusun kendisini kurtarmasını beklemesi… Karanlık bulutların asla nefes almadığı bir anda Yusuf’un o aydınlık sesi yeşertti geceyi, kendi sesime yetiştim böylece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f6e238-9320-44a3-bc19-4374ebb91b9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur İnsanlar Şafağında</image:title>
            <image:caption>Unutmadım kafesi, ne de alıştım düzenin kumarbaz ellerine 
Dualı nefes, bilge sabır, ak kor kanatları Cibril’in 
Taze mezarıyla şairin, Şehzadebaşı’nda, hep kıyamda 
Kılıcı Ali’nin ki Ali adı yaşadıkça derdi annem 
Kılıç hep keskin, hep yeniden bismillah 
 
Adı Ali kardeşimin, kardeşlerimin, diril ey dağ 
Yasanın ve ahmakların erişemeyeceği, 
Halkın olduğu her yere 
Bütün arka mahallelere, asgari ölçekte öleceklere 
Bir kızılderili başlığı, kartal çığlığı, tunç pençesi inancın 
Yücel ey dağ, doğur bizi bir kez daha 
 
Buradayım, burada, 
Kafesin yıkılışında 
Cesur insanlar şafağında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c90d7926-bed8-45c3-b290-73fd5cc56d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekle Aramdaki Mesafe</image:title>
            <image:caption>Gönlümü almak istiyor hayat 
yeniden kırmak için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439acc70-b1f8-4d2e-936c-bbea99ec72cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yükseliş</image:title>
            <image:caption>Fırlatmaya son 5 saniye. 4… 3… 2… 1… 
SpaceX’in kurucusu Elon Musk’ın tek bir amacı vardı: 
Mars’a gidecek uzay aracını inşa etmek. Ama hiçbir şey düşündüğü kadar kolay olmayacaktı. 
 
Havacılık endüstrisindeki en güçlü oyunculardan biri haline gelmeden önce SpaceX, uçurabileceği bir roket geliştirmek için çabalayan bir girişimden ibaretti. 
Bu iş çok zorlu bir mühendislik süreci gerektiriyordu; diğer birçok özel şirket benzer girişimlerde başarısız olmuştu. 
Ve SpaceX başarılı olsa bile, hükümet sözleşmeleri için on binlerce çalışanı ve on milyarlarca dolarlık yıllık geliri olan Lockheed Martin ve Boeing gibi devlerle rekabet etmek zorunda kalacaktı. 
 
SpaceX’in 200’den az çalışanı ve bankada diğerlerininkine kıyasla devede kulak kalacak 100 milyon doları vardı. 
Ama… 
Yeniden kullanılabilir roketlere öncülük etti ve 2020’de insanları yörüngeye gönderen ilk özel şirket oldu. 
 
Eric Berger, Yükseliş’te okurları SpaceX’in inşasının ilk günlerine götürüyor. Bir gün Mars’a yerleşebilme hayaliyle şirketi kuran Elon Musk’ın cüretkâr vizyonunun temellerini aktarıyor okura. 
 
“Bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.” 
 —Walter Isaacson 
 
“SpaceX’in iniş çıkışlarını anlatan, heyecanla okunacak bir kitap.” 
 —New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9e0eeb-b82d-43f4-a405-10594d90e59d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünü Öp</image:title>
            <image:caption>REALITY SOVA HAZIR OLUN. 
 
Rose Calloway, her şeyin kontrolü altında olduğunu düşünüyordu. Yirmi üç yaşında Princeton’dan mezun olmuştu. Ayrıca Academic Bowl şampiyonu, moda tasarımcısı ve Fortune 500 imparatorlarından birinin kızıydı. Fakat hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildi. 
 
Moda kariyeri tehlikeye düştüğünde onu kurtarmak için çok sıra dışı bir çözüm buldu. 
 
Ve işleri daha da ilginç hale getirerek, hem üniversitedeki hem de hayattaki en büyük rakibi Connor Cobalt’la bir ilişkiye başlamayı kabul etti. 
 
Yirmi dört yaşındaki Connor Cobalt, zayıf adamları ezip geçiyordu. Özgüvenli ve oldukça zeki biri olarak; her anında Rose’un yanında olacağına ve ona yardım edeceğine söz vermişti. Ancak buz kraliçesinin kalbini eritmek, henüz kimsenin başaramadığı bir meydan okumaydı. 
 
Ve şimdi, birlikte yaşamaya başlamışlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d67e530-e26a-4a25-9b42-e66c7f22f441.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpık Nefret - Twisted Serisi 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir doktor olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen çekici ve kibirli JOSH CHEN, baştan çıkaramayacağı hiçbir kadınla tanışmamıştı… 
Ta ki Jules Ambrose’la karşılaşana kadar. 
 
Güzel kızıl, tanıştıkları andan itibaren başının belası olmuştu fakat aynı zamanda da hiçbir kadının yapamadığı kadar zihnini işgal ediyordu. 
 
Aralarındaki düşmanlık unutulmaz bir geceye dönüştüğünde, Josh onu sisteminden sonsuza dek atabilmek için bir çözüm önerisi sundu: 
Basit kuralları olan, fiziksel çıkara dayalı bir anlaşma. 
 
Kıskançlık yok. 
Bağlanmak yok. 
Ve kesinlikle âşık olmak yok. 
 
 
Partileri seven, dışadönük ve hırslı JULES AMBROSE’UN tek bir hedefi vardı: 
Baro sınavını geçip avukat olarak çalışmaya başlamak. 
 
Ve ihtiyacı olan son şey, ne kadar çekici olursa olsun, katlanılmaz kelimesine hakkını veren bir doktorla ilişki kurmaktı. 
 
Fakat onu tanıdıkça, uzun zamandır nefret beslediği adamın göründüğünden çok daha fazlası olduğunu fark etti. 
 
O, en yakın arkadaşının abisiydi. 
En büyük düşmanıydı. 
Ve tek kurtuluşuydu. 
 
Onlarınki cehennemden çıkma bir aşktı. Ancak ilişkilerine geçmişin iblisleri dahil olduğunda onları kurtarabilecek… ya da uğruna çabaladıkları her şeyi mahvedebilecek gerçeklerle yüzleşmeleri gerekecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1789bb27-c16e-4ecc-b0bf-1603de71a01a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bambaşka Bir Sartre</image:title>
            <image:caption>Jean Paul-Sartre’ın manevi kızında bulunan şahsi arşivinden ve kendisiyle yaptığı görüşmelerden hareketle bir başka Sartre portresi çiziyor François Noudelmann. 
“Bambaşka Bir Sartre” yayımlanmamış mektuplar, ses-film kayıtları ve notlardan oluşan bu arşivin izinde Sartre’ın yüzeysel bir turist olmayı sevdiğini, gönlünün çokeşliliğe meylettiğini, angaje yazar kimliğinin üzerine yapışmasından rahatsız olduğunu, müzikle olan ilişkisini ve depresif anlarını ifşa eden şaşırtıcı bir çalışma. 
 
“Bir yazarın hayatına girmek için her şeye karşın bir yol seçmek gerektiğine göre, yan yolları izleme stratejisi verimli olabilir. Bu strateji bağlantılar üzerinden yanlamasına düşünmeyi, çevresi ve –birlikte yeni, şaşırtıcı bir yöne girdiği– kişiler üzerinden bir bireyin izini sürmeyi amaçlıyor. İnsan hayatlarının anlaşılması için biraz epigenetiği devreye sokmak tekanlamlı nedenselcilikten kaçınmayı, yerinde dönüşümleri ve çevrenin yarattığı farklılaşmaları ortaya koymayı sağlıyor. Raymond Aron ona Husserl’den söz etmeseydi ve onu Berlin’e yönlendirmeseydi, Sartre fenomenolog olur muydu? Peki ya Jean Genet ya da Frantz Fanon’la karşılaşmasaydı, Kötü kavramı üzerinde düşünür ve sömürgeciliğe böylesine şiddetle karşı çıkar mıydı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ae6ef9c-909a-4199-b124-57ce403ff028.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Krallığı</image:title>
            <image:caption>Kerem Eksen’in ilk kez 2017’de okurla buluşmuş olan ikinci romanı “Uyku Krallığı” “Biz buraya nasıl geldik?” sorusunun peşinde çıkılan bir arayışın kâh komik kâh hüzünlü hikâyesi; edebiyatımızdan son yıllarda çıkmış en derinlikli romanlardan biri. 
 
“... insanların ruhlarının ve bedenlerinin yükseliş ve düşüş dönemleri yaşadığını, tıpkı kentler ve medeniyetler gibi onların da böyle yükselip alçalan dalgaların içinde sürüklendiğini düşündüm. Belki de bunda bir güzellik vardır, dedim içimden, hatta asıl güzel olan budur – neticede bizim hikâyemiz başka nedir ki Nilgün? Eğer bizim bir tarihimiz varsa, o da bu dalgaların tarihidir bir yerde. 
 
Gençlik düşlerinden uzak düşmüş tarihçi Fikret bir pazar günü evinde hasta yatıyor. İstanbul’un birçok mahallesi ve ülkenin birçok şehri isyanların ateşiyle kasıp kavrulurken, Fikret geçmişin hayaletlerinin arasında buluyor kendini: Üniversite yıllarında tutkuyla çıkarılan bir şiir dergisi, eşi Nilgün’le tanışmalarının ve ilişkilerinin hikâyesi, büyülü bir hatıra olarak kalmış bir “Amerikan Gecesi”, bitmiş dostluklar ve yaşanmamış aşklar, ölmüş ve yaşayan şairler, tarihin umursamaz akışı ve şiddeti, hayatın sıradanlığı içinde yakalanan şiirsel anlar... Hepsi Tarihçi Fikret’in ve onu hâlâ bir gölge gibi takip eden Şair Fikret Efendi’nin bulanık zihninde resmigeçit yapıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86c7c7f3-fe62-478b-9d32-2cad56442763.jpg</image:loc>
            <image:title>Telekli Sincap ile Şakacı Köstebek</image:title>
            <image:caption>Doğan Gündüz’ün yazdığı “Telekli Sincap” serisi “Telekli Sincap ile Şakacı Köstebek” kitabıyla devam ediyor. Bu kitaba da yarattığı harika hayvanlar dünyasıyla Meryem Tanrıkulu resimleriyle eşlik ediyor. 
 
Telekli Sincap okulun biraz ilerisinde Meşe palamudunu kemiriyordu keyifle. 
Birden ayaklarının altı sarsıldı, toprak havalandı. 
Korktu, ne olduğunu anlamadı, yer yarılıyor sandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c67ad1ba-e561-4e6c-97b8-be18ae0a02f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Lampje ve Denizin Çocukları</image:title>
            <image:caption>Bir deniz fenerinde yaşayan Lampje (Lampyı) her akşam feneri yakmak zorundadır. Babasının hem aksayan bacağı hem de derin mutsuzluğu nedeniyle bu işi tek başına yapar. Kasabanın üzerinde fırtına bulutlarının dolaştığı bir gün Lampje yeni bir kutu kibrit almayı unutur. Kibrit almak için dakikalarca yürür, koşar, ıslanır, yüzer ama zamanında yetişemez. Fener yanmaz, bir gemi kaza yapar ve bütün sorumluluk Lampje ile babasına kalır. 
 
Lampje’nın cezası Kara Şato’ya gönderilmek olur. Şu canavarların yaşadığı söylenilen tuhaf eve. Lampje’nın ilk gecesinde iniltiler ve hırlamalar nedeniyle geceyi yatağın altında geçirmek zorunda kaldığı eve. Ardından… Ardından Lampje’nın macerası başlar. Cüceler, denizkızları, denizciler, kaptanlar ve korsanlarla dolu bu büyük macerada okurları arkadaşlık ve özgürlük için verilen masalsı bir mücadele bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/128eba73-35b0-49e8-88a5-9cd91a07bf45.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudunu Yitirmeyen Sığırcık</image:title>
            <image:caption>“Umudunu yitirme, hayal et, cesur ol!” 
 
Küçük sığırcık, annesi, babası ve kardeşleri gibi uçup gökyüzündeki büyük sığırcık sürüsüne katılmak istiyor. Küçük sığırcık uçacak ama birazcık cesarete ihtiyacı var. Cesaretini topladığında çok çalışması gerekecek ama umudunu yitirmeyecek bizim sığırcık. Umut ve cesaret bir olduğunda hiçbir kanadın gücü yetmez ulaşmaya, umudunu yitirmeyenin uçuşuna! 
 
Filiz Özdem’in cesaret üzerine bu umut dolu hikâyesine Seçil Çokan resimleriyle eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3cf6e50-c5aa-477d-b8e2-64953d1edcc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykudan Uyanamayan Minik Yediuyurun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Geçen sonbaharda minik yediuyuru bir türlü uyku tutmamıştı hatırladınız mı? 
 
Minik yediuyur şimdi mışıl mışıl uyuyor. Ama artık bahar geldi, tabii minik yediuyurun uyanma vakti de geldi. Bakalım arkadaşları bizim ufaklığı uyandırabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dddc6040-cb33-4bf2-9557-d2dbac1776dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Ayakkabı</image:title>
            <image:caption>Sınav çıkışı biraz da stres atmak için samimi arkadaşları Selcan, Gökçe ve Hilal’i yanıma alarak mahallenin en işlek caddesinde önce vitrinlere bakmaya sonra bir kafede oturup çay içmeye karar verdiler. Vitrinin birinin önünden geçerken kırmızı, pırıl pırıl parlayan bir ayakkabı dikkatini çekti Selcan’ın. “Kızlar, bakar mısınız ne güzel! Anneme söyleyip bu ayakkabıyı hemen aldıracağım.” dedi. Gerçekten de güzel bir ayakkabıydı. İlayda’nın da içi gitmişti ayakkabıyı görünce. Vitrinin önünde ayrılıp yürümeye devam ettikleri sıra arkadaşlarımdan birinin yanlarında olmadığını fark etti İlayda. Dönüp arkasına baktığında hâlâ ayakkabının sergilendiği vitrini seyrettiğini gördü Hilal’in. Çaktırmadan yanına yaklaştı. “Gerçekten güzel değil mi?” diye sorunca Hilal, sesin geldiği yere yüzünü döndü. İlayda, vakit kaybetmeden mağazaya girdi ve ayakkabının fiyatını sordu. Cebindeki para yeterli olsa alacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43db50bb-4a0f-48b8-b37a-dd8aec26269c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyılın Dehası Atatürk</image:title>
            <image:caption>7 yaşındayken yetim kaldı. 
10 yaşında yeni okulundaki hocası tarafından ciddi şekilde hırpalandı. 
17 yaşında hayalindeki okulun çok arzu ettiği bölümüne giremedi. 
24 yaşında tutuklandı, sorgulandı, iki ay bir hücre hapsiyle cezalandırıldı. 
25 yaşında sürgüne gönderildi. 
30 yaşındayken doğduğu şehir düşman işgaline uğradı. 
37 yaşında börek hastalığından Viyana’da iki ay tedavi gördü. 
37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu dağıtıldı. 
38 yaşında görevinden atıldı ve kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı. 
38 yaşındayken bir kongreye emanet alınan bir elbiseyle katıldı. 
39 yaşında idam cezasına çarptırıldı. 
Hayatının her döneminde umut adamı oldu. 
“Para yok.” dediler, “Bulunur.”dedi. 
“Ordu yok.” dediler, “Kurulur.” dedi. 
“Düşman çok.” dediler, 
“Yenilir.” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/874e3e9a-6f8b-4b6f-aaeb-12bc294fab7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusula Şaşarsa</image:title>
            <image:caption>‘’Pusula Şaşarsa’’ için son söyleyeceğimi ilk baştan belirteceğim: Titiz bir yazarın hassas algısıyla duyumsadığı ve güçlü kalemiyle aktardığı çarpıcı bir psikolojik roman okuyacaksınız. 
 
Sokağa çıktığımızda biraz yürüyünce karşımıza çıkabilecek denli sıradan bir karakterin, pusulası şaştığında nereden nerelere savrulabileceğini, tahmin edilmesi pek mümkün olmayan bir olay örgüsünün giriftliğinde bunca çarpıcı biçimde aktarabilmek her yazarın harcı değil doğrusu. 
 
Selim S. Hacısalihzade bu yeni kitabında incelikli üslubuyla, okurlarını iştah açıcı bir edebiyat ziyafetine davet ediyor. Bu görkemli şölene kayıtsız kalmayın derim. 
 
Polat Onat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2ea9234-756c-4507-89e9-7fae4407ed6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikroplar</image:title>
            <image:caption>Mikroplar çok çok küçükler ama marifetleri oldukça büyük. Hepimiz, mikroplardan korunmamız gerektiğini biliyoruz. Bunun için yemekten önce, yemekten sonra, dışarıdan gelince ellerimizi yıkamamız gerektiğini de  biliyoruz. Peki, gözümüzle göremediğimiz bu minicik canlıları ne kadar tanıyoruz?  Bu minik canlılar nasıl oluyor da bize zarar verebiliyor? Mikropların hepsi zararlı mı? Yararlı mikroplar var mı? Mikroplarla ilgili bunun gibi ne çok soru kafamızı kurcalıyor. Bu kitapta, mikroplarla ilgili bilmek isteyeceğimiz her şey bilimsel olarak çocuklar için derlendi. Mikropların ilginç dünyasına öğretici bir yolculuk yapmaya hazır mıyız? Ama önce ellerimizi yıkayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9097eba-113e-4eba-865e-d3fdf24075a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Çizgi Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 5-6 yaş çocukların okula hazırlık yaptıkları bu dönemde, kalem kullanma becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. Eğlenceli tasarımıyla dikkat çeken kitapta çocukların dikkat süreleri gözetilerek hazırlanan dik, eğik, daire ve yatay çizgi çalışmaları yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f51497c-1a4a-4dfa-8550-7018ecab4449.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Fen Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 5-6 yaş çocukların inceleme, sorgulama, nedenleri araştırma, deney ve gözlem yapabilme, sonuçları kavrama yeteneğini destekleyecek etkinliklere yer veriliyor. Hayvanlar, bitkiler, doğa olayları, Dünya, madde ve uzay gibi konuları içeren kitap, Aslan karakterinin renkli dünyasıyla çocuklara sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fb4b1fb-63da-4e1c-89f8-d2f8a3e25f64.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Matematik Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 1’den 10’a kadar sayılar başta olmak üzere temel matematik becerilerini çocuklara kazandırmayı hedefliyor. Rakam ve sayı kavramları, ilişkilendirme, örüntü gibi temellerde hazırlanan etkinlikler, Aslan’ın renkli dünyasıyla birlikte sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daf61eda-f0eb-4a95-bad8-61ac1b70b092.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Kavram Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>MEB Okul Öncesi Programı içinde yer verilen kavramları içeren kitap, 5-6 yaş grubu çocuklara eşleştirme, ilişkilendirme, gruplama, sınıflandırma gibi çeşitli etkinlik türleri ile kavramları sunuyor. Aslan ve arkadaşlarının neşeli dünyası içinde verilen etkinlikler, ilgi çekici tasarımlarıyla öğrenmeyi eğlenceli hâle getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bf42096-5a57-4fcd-ad13-089274d1aeab.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapistin Bir Günü, Bölünmüş Zihinlerle</image:title>
            <image:caption>Terapistin Bir Günü, disosiyatif kimlik bozukluğu yaşayan hastalarla yaklaşık 30 yıldır çalışan Prof. Dr. Medaim Yanık’ın kaleminden, insanın içindeki dehlizlere fener tutan bir kitap… Yanık bu kitapta, insan zihninde acıyla baş edebilmek için üretilmiş alter kişiliklerle ortaya çıkan zihin bölünmesi rahatsızlığını farklı örneklerle işliyor. Terapistin Bir Günü, terapistler tarafından yazılan birçok kitabın aksine, danışanların kişisel bilgileri gizlenerek yazılmış bir örnek vakalar kitabı değil. Yine de her okur bu kitapta kendinden bir şeyler bulabilecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bff38bd2-f6d0-4b5f-9b4b-45fc0621dbe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Dikkat ve Kodlama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 5-6 yaş çocukların algılama, görsel dikkat kazanma, görsel ayrıştırma gibi yeteneklerini geliştirmeyi hedefliyor. Problem çözme ve çözüm bulma becerisini arttırmaya yönelik hazırlanan etkinlikler, Aslan karakteriyle de dikkat çekici bir hâle geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06bbfe2c-9c26-4687-8087-c75ba056465e.jpg</image:loc>
            <image:title>Baringo ile Sıradan Hariciye Sohbetleri II</image:title>
            <image:caption>“HOLLANDA YENİDEN 
Amsterdam / Ağustos 2006 
…Nairobi, Karlsruhe, Münih, Tebriz ve Saraybosna derken yıllar sonra tekrar Deventer’e hem de Başkonsolos olarak gelmek heyecan vericiydi. Ama ne yazık ki, bu sefer başkâtibi Baringo yanında değildi. Son tayin yeri Bosna Hersek dâhil, aile ile tam beş tayin yerinde birlikte bir hayat geçirdikleri ‘Jack Russel’ teriyer cinsi Baringo’nun ihtiyar kalbi daha fazla dayanamamış ve bir ay kadar önce son nefesini İstanbul’daki evlerinde vermişti. Tuzla’daki belediye hayvan mezarlığına gömdükleri on dört yaşındaki dostlarının mezarına sadece, ‘BARİNGO’ yazılı bir mermer taş diktirmişler, toprağın üzerine de oyuncaklarından birini bırakmışlardı. Şimdi artık aile albümündeki bir fotoğraf ile canlandırılan bu mezar yerinin, yıllar içinde tamamen betona teslim olan İstanbul coğrafyasında halen yerinde durup durmadığı ise bir soru işaretiydi!” Baringo’nun maceraları devam ediyor! Emekli Büyükelçi Hidayet Bey’in meraklı köpeği ve sırdaşı Baringo, Patronu’nun Hollanda, Almanya ve Afrika’nın Sahraaltı’ndaki gizemli ülkesi Zimbabve’deki anılarını kendine has neşeli üslubu ile anlatmayı bu ikinci kitapta da sürdürüyor. Değişik coğrafya ve kültürler arasında kordiplomatik hayattan kesitlerin yansıtıldığı kitap, ciddilik-mizahilik dengesini yine tam kıvamında tutarak okuyucuyu keyifli bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d915e8e5-242f-4a9c-b04d-28214d509710.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Evliliklerin 7 Özelliği</image:title>
            <image:caption>Mutlu bir evliliğe sahip olmak gerçekten mümkün mü? Mutlu bir evlilik için yapılması gerekenlerin başında neler geliyor? Prof. Dr. Medaim Yanık’ın en az 10 yıllık evli olan eşlerle yapmış olduğu çalışma, mutlu evliliklerin mümkün olduğu ve bunların yedi ortak özelliği olduğunu ortaya koyuyor. Bu kitap, mutlu evliliklerin olabileceğine inanmayanları ikna etmekle birlikte okura bunu nasıl inşa edeceğine dair bir yol haritası da sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6820af0b-a99f-4717-a366-98a09af0e34c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hikayem</image:title>
            <image:caption>Doğum her şeyin başlangıcı, bir Dünya’ya veda, başka bir Dünya’ya merhaba! 
Bu mucizevi olay, o kadar doğal ve o kadar seyrinde ki… 
Ve bu heyecan, aşk, büyü, güç, kuvvet dolu anı yaşayan sadece siz olmayacaksınız. 
Bebeğiniz de, doğumunuz başladığında aynı heyecanla size doğru yavaş yavaş gelirken, sizi dinleyecek, duyacak ve hissedecek. Aranızdaki akışa izin verdiğiniz müddetçe, her şey daha kolay ve seyrinde olacak. Ve vakti zamanı geldiğinde yavrunuz, zaten o çok iyi bildiği, yaşadığı doğumunu tekrar sizden duymak isteyecek. 
  Bu öykü, işte tam bu anlar için size ilham olması dileğiyle yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7cba7c2-e58b-4e74-a957-7d483af8714e.jpg</image:loc>
            <image:title>Histerik Kahkaha</image:title>
            <image:caption>HİSTERİK KAHKAHA 
Sahip olmak isteyip de olamadıklarım 
Unutmaya çalıştığım anılarım 
Hatırlamaya çalışıp da hatırlayamadıklarım 
Beni ağlatan ama gözyaşlarımda boğamadıklarım 
 
Zamanında yakalayamadığım imkânlarım 
Özgürlüğümde kaybettiğim duygularım 
Kahkahalarında nefessiz kaldıklarım 
Sahte gülüşlerinde dibi boyladıklarım 
 
Çığlığımı duyuramadıklarım 
Çılgınlığımda esir ettiklerim 
Sevgimle sıktıklarım 
Sevemediğim hayatım, alışamadığım alışkanlıklarım 
 
Sizlere anlatamadıklarım 
Buraya yazamadıklarım 
Histerik kahkahalarımda sağır ettiklerim 
Sevgimi hak etmeyen sevdiklerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd033253-6538-4680-9fbe-d9f4c50787c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Anlar İçin Ev Yapımı Mucizeler</image:title>
            <image:caption>“Büyük bir tutku, büyü gibidir ve olayları istediği yönde değiştirebilir.” 
– Carl Gustav Jung 
Olağanüstü anlarla karşılaşmaya hazır mısınız? 
Ayaklarınızın yerden kesileceği, karnınızda kelebeklerin uçuşacağı, heyecandan yerinizde duramayacağınız ve hayat boyu hiç unutamayacağınız anlar yaşamaya var mısınız? 
Olağanüstü anlar sihirli anahtarlardır ve her anın içindedir. 
İçtiğiniz suyun, soluduğunuz havanın, tatlı uykunuzun, köpüklü kahvenizin, demli çayınızın, yediğiniz bir lokmanın, bir telefon görüşmenizin, saksıdaki bitkinizin, okuduğunuz kitabın enerjisini küçücük bir reçeteyle dönüştürerek olağanüstü anları, kocaman zaferleriniz için biriktirmeye başlayın. 
Hayat, vermek için, fark edilmeyi bekliyor sadece...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8d1b97-de84-4353-a0b7-189f97188d1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Parça</image:title>
            <image:caption>Öksüz ve yetim olan Hüseyin isimli kimsesiz bir çocuğun hayatı, Harput’ta yaşayan amcası Ali Ağa’nın yanına taşınmasıyla bir anda değişir. İçinde kötülüğe dair hiçbir şey taşımayan, saf kalpli Hüseyin, Ali Ağa’nın cömertliği ve bilgeliği ile varoluşundaki eksik parçayı ararken, bir yandan da insanların içindeki haset ve düşmanlıkla mücadele eder. Beklenmedik bir anda karşısına çıkan Emine ise Hüseyin’in bu zorlu yolculuğundaki tek durağı olacaktır. 
Selahattin Şimşek, “Eksik Parça” isimli kitabında Elazığ’ın efsanelere konu olan antik kenti Harput’ta geçen sıcak bir aşk hikâyesini, önce ve sonrasıyla ele alıyor. Kuşaklar boyunca devam eden anlam arayışını toplumsal gerçekçi bir dille sayfalara döken Şimşek, köy ve şehir hayatının çatışmalarını, nesiller arasındaki kopukluğu ve en sonunda yine özüne dönen insanlığı çarpıcı bir üslupla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6528e24a-3ec0-4feb-bae5-21786182bdc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş</image:title>
            <image:caption>“Ateş ile Pervanenin hikayesini biliyor musun?” diye sormuş ve devam etmiş kan sıçramış satırlarına. “Yanacağını bile bile ateşe doğru uçar pervane. Onun ışığına, sıcaklığına vurulur. Cezbeder onu ateş. Akıl kabullenmez bir aşk bu. Pervane heyecanla, aşkla ateşe yaklaşır, etrafında döner. Onu görmesini ister. Ateşe yaklaştıkça küle döner pervane. O aşk onu yakar, yok eder...” 
Maşuk bilir miydi Ateş olduğunu? 
Bilseydi eğer karşı koyabilir miydi bu yangına? 
Hatırlatır mıydı yakıp, kavuracağını? 
Peki, Pervanesi vazgeçer miydi bu ışığa kanat çırpmaktan? 
Gerçek bir hikayeden uyarlanan “Pervane” eserinin devam kitabında Ateş ile tanışıyorsunuz. 
Pervanenin Ateş’i...           
Sorun kendinize... 
Siz kendi hikayenizde kimsiniz? 
Ateş mi, Pervane mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2718c229-e4d6-42e2-a866-e9a0317da887.jpg</image:loc>
            <image:title>Koştuğunda Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Yarın bir 
Sonraki gün iki 
Koştuğunda rüzgâr 
Hem de kısa bir akşamın darında 
Yalnız ben yürüyeceğim 
Fırtınaya karşı tek başıma 
Su toplamış ayaklarım tanık olacak 
Kıpkırmızı savrulmalarıma 
Ve döküldüğüme yollara 
Sahipsiz içimden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aca7bce7-c128-46be-9f29-a170cde8218b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Duvar Arası</image:title>
            <image:caption>Leyal mı, Avcı mı, Gece Kızı mı? Biri merhametli, sevgi dolu, biri zeki ve cesur, diğeri ise bir katil… Bir bedende üç kişi, hepsinin yolu farklı. Sıkıştıkları yerse dört duvar arası… 
 “Dört duvar arasında bir ev, hapishane, hastane veya herhangi bir yerde üstüne üstüne gelen duvarları aşabilmek için bazen bağırarak sesini duyurmak, bazen sessiz kalıp beklemek bazense kurnazca duvarları aşmayı denemek gerekir. Dört duvar arasında bir yerine neresi olduğunun bir önemi yok. Hapsolmuş beş kişi; hepsi farklı yolları seçti. Kimileri sessiz kalıp duvarların altında kaldı, kimileri o duvarlarla mutlu olmayı öğrendi, kimileri sesini çıkararak eninde sonunda ölü ya da diri sesini duyurdu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30222086-2f16-4358-bdbe-975a58db6c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Siyaset Yazıları:2</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın bilgisi, bilinci, yol haritası Özdemir İnce’nin eleştirel denemelerinde sürekli karşımıza çıkar. O, gündemleştirdiği edebi konular kadar; kavramlardan, bunların dilde/yazıda kullanılışa dönük bakışını dile getirmede cesur ve ataktır. Öyle ki; Edebiyat ve Siyaset Yazıları onun bu bakışının birikimini taşır okura. Bu anlamda serinin ikinci kitabı Çile Törenleri, Dinozorca Özdemir İnce’nin kendi edebi coğrafyasının renklerini de içeren denemelerini bir araya getiriyor. Edebiyatın yaşayan, tanık olunan zamanlarına dönük bir bakış, bir birikimdir Özdemir İnce’nin sunduğu. Günümüz Türk edebiyatının varoluşsal sorunlarına da bir tanıklıktır aynı zamanda. 
 
“Sanatta her yeni eğilim önce problemlerini ortaya koyar. Sonra o iddiayı kuvvetlendiren ve ona uygun eserler verirmiş. Yani ozanlar oturacaklar, yeni şiirin ne türlü olması gerektiğini tartışacaklar, sonunda ilkeler oya sunulacak, çoğunluğu sağlayan ilkelerden belirli bir ölçüye varacaklar, eserlerini de bu ölçülere uydurmak tek ve yeter amaçları olacak, böylece sağlam sandıkları ilkeler onları sağlam yapıtlara götürecek. Biz bundan bunu çıkardık, başka türlü anlayan varsa parmak kaldırsın. Yağma yok! Şiir o kadar kolay değil.” 
 
Özdemir İnce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6d8bc0-0aa2-494d-8c8e-df2197ecd114.jpg</image:loc>
            <image:title>Renk Cümbüşü</image:title>
            <image:caption>Sen tekrar tekrar çalınan tek bir notadan fazlasısın. 
Sen bir senfonisin. 
 
Newbery Medal Ödüllü yazar Matt de la Peña ve New York Times çoksatar illüstratörü Corinna Luyken’den her çocuğun sahip olduğu sonsuz olasılığa dair derin bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76fd51d-48dc-4547-aaa4-096c78485566.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaflar Kulübü</image:title>
            <image:caption>İspanyol edebiyatının çok ödüllü yazarlarından Jordi Sierra i Fabra, farklılıkların ve empatinin birleştirici etkisini yürekleri ısıtan bir hikâyeyle resmediyor. Her insanın, biricik yaşamının değerini hatırlatan roman, çocukların kaygılarını yıkıyor, samimi bir değişimin yolunu çiziyor. Kendini tuhaf, farklı ya da yalnız hisseden herkesi dünyanın en ilginç, en naif, en dost canlısı kulübüne davet ediyor. Farklılıkların sunduğu renkliliğin, insanın kendine gülmeyi öğrenmesinin ve kendisiyle barışmasının gücünü, yalın anlatımıyla duyumsatıyor. Hugo kekeme, Bernardo disleksilidir. Sınıfın zorbası Vicente, onlara hayatı dar etmektedir. Bir kulüp kurmaya karar veren çocuklar, internette kendileri gibi &quot;tuhaf&quot; ünlüleri keşfederler. Mozart, John Lennon, Scarlet Johansson, Da Vinci, Picasso, Edison, Napolyon, Tom Cruise ve daha nicesi miyop, kısa boylu ya da kekemedir. Yalnız olmadıklarını anlayan ikili önce pek sevinir. Ancak Tuhaflar Kulübü&apos;nün üyeleri arttıkça işler çığrından çıkmaya, tuhaflıklar sorgulanmaya başlanır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb000d80-830f-4c69-a190-27bac5539664.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta İsyan</image:title>
            <image:caption>Edebiyat ve İsyan Şerif Temurtaş’ın dergilere gönderdiği şiir sanatına ilişkin yazıları içeriyor. Eserde yanıtlanan ana soru “şairlerin sorumlulukları nelerdir,” sorusu. Şerif Temurtaş’a göre şairin, her coğrafyada ve her dönemde hem bağlı bulunduğu topluma hem de insanlığa ilişkin sorumlulukları vardır. Sırtını yaşadığı toplumun sorunlarına dönerek, dünyada yaşanan olumsuzlukları görmezden gelerek şiir yazmak kabul edilebilir bir şiirsel duruş değildir. Şair yazarın üreterek topluma karşı sorumluluğunu yerine getirirken gerçeklerden kaçmadan yaşananı yazmalıdır. 
Şerif Temurtaş söze “neye yarar edebiyat bir itiraz bir isyan barındırmıyorsa!” diyerek başlıyor. Şairin görevi; söylenemeyeni söylemek, karşı durulamayana karşı durmak, içinde yaşadığı toplumdan ve dünyadan çok daha önde yürümektir. Çünkü edebiyat baştan başa isyan etmektir. 
Eser boyunca toplumcu gerçekçi şiir ve edebiyat geleneğine haklı övgüler yer almakta. Enver Gökçe, A. Kadir, Gülten Akın, Hasan Hüseyin, Refik Durbaş, Veysel Çolak, Yaşar Kemal, Ahmet Erhan gibi ustaların adları anılmakta. Toplumcu gerçekçi gelenek insandan, ezilenden, sömürülenden yana tavır alarak ben değil, biz diyebilmeyi başarabilmiştir. 
“Haksızlığa başkaldırmayan şair, yazar olamaz.” diyen şaire biz de selam olsun diyelim. Söyledikleriyle de yazdıklarıyla da yaraya merhem olmaya çalışan diğer bütün sorumluluk sahibi sanatçılara olduğu gibi… 
Hatice Eğilmez Kaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57bcf82d-4aaa-4b53-bb45-9d9182730c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf ile Elif</image:title>
            <image:caption>Osman Aysu’nun maharetli kalemi bu kez okurlarına  1830’lu yılların çalkantılı İstanbul’unda başlayan masalsı bir aşk öyküsü sunuyor. 31. Osmanlı Padişahı Abdülmecit, babası II. Mahmud’un Osmanlı’da başlattığı aydınlanma hareketlerini devam ettirerek Tanzimat Fermanı’nı yürürlüğe sokmuş; bu adım ilerleme yanlılarınca coşkuyla karşılanırken, muhafazakâr kesim için büyük bir günah olarak addedilmiştir. Bu karmaşa döneminde kimin kiminle yol tuttuğu, kimin kime kumpas kurduğu alanen bilinememektedir.
Elif ’in ilk görüşte aşkla başlayan ve içereceği çilelerle Kerem ile Aslı’nın, Ferhat ile Şirin’in destansı sevdalarına evrilecek serüveni böyle bir ortamda filizlenir.
Osman Aysu, tarihteki gerçek kişilerle kurgu karakterleri ustaca bir araya getirdiği bu romanında, Osmanlı’nın en çalkantılı dönemlerinden birinde yaşananları da yarı belgesel tarzda okuruna aktarıyor. Abdülmecit’in yanında ve karşısında duranların bağlılık ve darbe çatışmaları, Osmanlı’nın büyük yaralar almasına sebep olan savaşlar, dönemin İstanbul’uyla Selanik’indeki günlük yaşantıya dair kesitler ve bütün güçlüklere karşın yok edilemeyen büyük bir aşk bu kitabın sayfalarından okurunun zihnine ulaşıyor. İlk sayfadan son sayfaya dek bir solukta okuyacağınıza inanıyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/816bcbc2-c6ed-42b5-8767-f8fc4914f7eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Paleolitik Çağ Kazılar (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>17’inci yüzyılda tarih öncesi fi kri dahi tam olarak şekillenmemişken bazı çakmaktaşı buluntu- 
lar Avrupa entelektüellerince bir şekilde dikkate alınmaya başlanır. Örneğin Sir William Dugda- 
le henüz 17’inci yüzyılın ortalarında böylesi çakmaktaşlarının eski oldukları fi krini 1650 tarihli 
 
History of Warwickshire isimli kitabında belirtmiştir. Öte yandan 1766’da bu kez Charles Lyt- 
telton söz konusu taş aletlerin tartışmasız insan yapısı ve eski olduklarını Londra’da Society of 
 
Antiquaries’de deklare etmiş, 1773 yılında Archaeologia Dergisi’nde yayınlamıştır. Ne kadar eski 
oldukları bilinmese de genellikle “metalin kullanımından önce” şeklinde bir tarih verebilmişlerdir. 
 
Bununla birlikte çok kaliteli ve özenle işlenmiş elbaltası buluntuları 1797 yılında İngiltere Hox- 
ne’da John Frere tarafından keşfedilmiş, 1800 yılında Archaeologia Dergisi’nde yayınlamıştır. 
 
Bu girişimler her ne kadar o dönemde tam olarak anlaşılamamış olsa da aslında ilk Paleolitik Çağ 
buluntularıdırlar. 1865 yılında ise Sir John William Lubbock Prehistoric Times isimli kitabında 
“Paleolitik” terimini kullanan ilk kişi olmuştur. Yani 2023 yılı itibarıyla Paleolitik terimini çok 
 
değil sadece 158 yıldır kullanıyoruz. Anadolu’nun ilk Paleolitik Çağ buluntusu ise Fransız arkeo- 
log Joseph Etienne Gautier tarafından 1894 yılında Şanlıurfa-Birecik’ten tespit edilen bir elbaltası 
 
olmuştur. Yani John Frere’den sadece 97 yıl sonra tespit edilmiştir. Paleolitik teriminin ilk kez 
kullanılmasından sadece 29 yıl sonra. 
Türkiye’deki en eski Paleolitik Çağ kazısı 1937 yılında Ankara Üniversitesi adına Şevket Aziz 
 
Kansu’nun girişimleriyle başlatılmıştır. Dolayısıyla bu tarihten önceki veriler tekil buluntular ni- 
teliğinde olduğu için kazılar içerisinde değerlendirilemez. 1937’deki Ankara-Etiyokuşu kazıları 
 
arazi çalışmalarının başlatılması açısından büyük önem taşır. Etiyokuşu kazılarına Profesör Eu- 
gene Pittard da eşlik eder. İşte bu tarihte İsmail Kılıç Kökten de Sayın Kansu’nun öğrencisi ve 
 
yardımcısıdır. Aslında Kansu, Kökten’den sadece 1 yaş büyüktür. İsmail Kılıç Kökten’in akademi 
öncesinde 12 yıl boyunca öğretmenlik yapmış olması mesleğe biraz daha geç başlamasına neden 
olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acabfd9d-1dfd-4f35-86ff-e4d28d53c245.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Gazetecilik İyi ki Gazetecilik</image:title>
            <image:caption>Her şeye rağmen, ille de gazetecilik! Barış İnce&apos;nin yayına hazırladığı İyi Gazetecilik İyi ki Gazetecilik, 90&apos;lar Türkiye&apos;sinde yükselmeye başlayan yeni medya düzeninin kuruluşuna birinci elden tanıklık eden ödüllü gazeteci Timur Soykan&apos;ın anıları ve anlatılarıyla şekillenen bir nehir söyleşi kitabı. Muhalif duruşu, cesur kişiliği ve özgün yazım tarzıyla sıfırdan inşa ettiği gazetecilik kariyerini, &apos;&apos;6 yaşında evlendirilen kız çocuğu&apos;&apos; haberiyle doruk noktasına tırmandıran Timur Soykan&apos;ı çok daha yakından tanımamızı sağlayan kitap; Türkiye&apos;nin yakın tarihine ayna tutmakla kalmıyor, aynı zamanda &apos;&apos;bol çalkantılı&apos;&apos; merkez medyanın gerçekçi bir panoramasını da çiziyor.  Haberciliğin yıllar içindeki değişimini ve dönüşümünü çarpıcı kesitler eşliğinde anlatan Soykan, İnce&apos;nin yönelttiği sorulara verdiği yanıtlarda; baskı ve korku ikliminde &apos;&apos;iyi gazetecilik&apos;&apos;ten taviz vermemenin zorluğundan, sansürün medyanın temel kodlarına nasıl işlediğinden ve gazetecileri zorunlu nedenlerle birer aktiviste dönüştüren sistemin bozulan çarklarından söz ediyor.   &apos;&apos;Sanki normal demokrasi koşullarında yaşıyormuşsun gibi gazetecilik yapamazsın Türkiye&apos;de.&apos;&apos; Kötülüğün etrafını sardığı karanlığın içinde küçük bir umut ışığı oldu Timur Soykan diğer pek çok gazeteci gibi. Suskun dönemlerin &apos;&apos;ses&apos;&apos;lerinden birine dönüştü zamanla. Yaptığı iş cesaret ve kahramanlık olarak görüldü pek çokları tarafından. Oysa ona göre bu onun işiydi zaten. Hayatı pahasına da olsa, sadece gerçekleri söylemek... Gazeteciliğe ne zaman merak sardı? Plaza medyasının orta yerine düştüğü stajyerlik döneminde hangi göz kamaştırıcı olayları yaşadı? İlk haberi ne oldu? Edebiyatla ilişkisi habercilik kalemini nereye taşıdı? Gece muhabirliği yaptığı yıllarda nelerle yüzleşti? Yıllar boyunca kimlerin oltasına geldi, kandırıldı? Bulvar gazetesi için çalışırken nasıl çaktırmadan muhalefet yaptı? Devletin basılmaması için seferber olduğu bir kitabı yok edilmekten nasıl kurtardı? Ölümün soğuk nefesi ensesindeyken, ülkeyi derinden sarsacak haberleri günyüzüne çıkarmaktan hiç endişe duymadı mı?   Barış İnce sordu, Timur Soykan yanıtladı... Bir dönemler merkez medya için bütün gün elleri cepte, sokaklarda insan öyküleri toplarken, bugünlerde alternatif muhalif basının yaşamını idame ettirmesi için savaş veren Timur Soykan&apos;ın hayatından ve gazetecilik serüveninden renkli manzaralar sunan bu keyifli nehir söyleşi sayesinde; medyanın demokrasi için dördüncü kuvvet olduğuna bir kez daha şahitlik edeceksiniz. &apos;&apos;İşten atılan bir arkadaşı için ya da hapisteki bir meslektaşı veya hiç tanımadığı bir kız çocuğu için, bedel ödemeyi göze almak, bugün için en büyük kahramanlık bence... Kahramanların çoğalması ve sıradanlaşması dileğiyle...&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168bebca-1571-44c8-84b6-d5a9bfa2b4e4.jpg</image:loc>
            <image:title>George: Bir Saksağanın Anıları</image:title>
            <image:caption>Bazen birini kurtarmak için elimizi uzattığımızda kurtulan biz oluruz. Tıpkı aidiyet sorunları ve köksüzlük hissiyle boğuşan Frieda Hughes’in başına geldiği gibi.   O, Galler kırsalının derinliklerinde hayata geçirilecek projeler, ekilecek bir bahçe, yapılacak resimler ve kurtarılacak hasta evliliğinin üzerine düşünüyordu. Her şey fırtınada neredeyse yok olmak üzere olan bir yuvada hayatta kalan tek yavru saksağanı kurtarmasıyla başladı. Onu yaşama döndürürken kendi hayatının akışının değişeceğini nereden bilebilirdi…   Şair ve ressam Frieda Hughes, keder ve yalnızlığın ardından, saksağan George ve yavrularıyla birlikte kendiyle bağ kurduğu bir yolculuğa çıkıyor.  George ile tanışana kadar tüm yaşamı bir yuva arayışıyla geçen Hughes, gerçek sevgi bağının yaralı bir ruh için teselli sağlama gücüne sahip olduğunun unutulmaz hikâyesini şiirsel bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95ce4c7e-04f5-4758-8c94-b741fca83711.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustura Kemal – Bin Yaşa Gazi Paşa</image:title>
            <image:caption>&quot;İstanbul işgal altında... 
 
İtilaf kuvvetlerinin askerleri ve işbirlikçileri sokaklarda kol gezerken Anadolu&apos;da Millî Mücadele&apos;yi destekleyen direnişçi gruplar da faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu zorlu zamanlarda, İstanbul sokaklarına bileği ve namıyla kök söktürmüş Ustura Kemal artık raconu çiğneyen kabadayılardan ziyade işgalcilere ve onların işbirlikçilerine karşı mücadele etmektedir. &apos;Bin Yaşa Gazi Paşa&apos; Üsküdar&apos;ın efsane kabadayısı Ustura Kemal&apos;in Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşadığı soluksuz bir macerayı okura sunuyor...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba577fc3-4b21-4a71-b24a-40d76cdcfe64.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar, Huş Ağacı ve Minik Kuş</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın elbette bir sonu vardır, ancak bu hayata ne kadar sevgi sığdırırsak o kadar anlam bulmuş oluruz. İşte Ahmet Yağcı’nın yazdığı bu kısa öyküler, bize bu yolculukta eşlik ediyor. 
 
Düşünsenize bir kar tanesinin ömrü ne kadar kısa! Oysa ne kadar beyaz, pürüzsüz ve saf. Tam olmak isteyeceğiniz gibi. Ömrünün bu denli kısa olacağını bile bile var olmaktan hiç çekinmez kar taneleri. Kısa da olsa mükemmel olmak ve bununla gurur duymak yeter. İstemsizce camda aşağıya doğru kayan su damlasına takılıyor gözlerim. Bir yerlerde hali hazırda akan bir insan ömrü gibi, farkında olmadan. Keşke insan kendini dışarıdan izleyebilse bir şekilde. Akan ömrünün camda bıraktığı izleri takip edip farkına varabilse bir son olduğunun. Evet, bir “son”. Filmlerdeki gibi tekrar başa sarıp izleyemeyeceğini acıyla fark edeceği kadar yakın bir son. Hiç gelmeyeceğini düşündüğümüz, aklımıza geldiğinde korkup düşünmek istemediğimiz, hep ertelediğimiz bir son. Tıpkı bu trenin varacağı istasyon gibi orada bekliyor bizleri. Hepimizin hayatları aslında böyle bir yolculuk değil mi indiğimiz istasyonları farklı olan? Ama hep bir son istasyon orada bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b40dc444-ad7b-4d41-96e9-7f600f1e4b93.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Muhsin&apos;den Bin Muhsin&apos;e</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın diğer kitaplardan farkı burada onu karşılıksız sevenler var. 
Onun dimdik duruşunu, davaya olan inancını sevip ona saygı duyan, onu seven insanlar var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9618dd1b-16ea-41ad-80b0-a9a7d5eb420c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlle de Yozgat</image:title>
            <image:caption>Tekke Yenicesi benim köyümdür 
Mahmudevi sülâlemdir soyumdur 
Şahmuratlı sâkinleri dayımdır 
Hariçte köy dahilde soy öz gelir 
 
Gurbetten sılaya selâm yollarım 
Taş yerinde ağır imiş bellerim 
Bozok Kültür bayrağını sallarım 
Fikrim şu ki benden önce biz gelir 
 
Çok şükür gayretim olmadı hebâ 
Teveccühe mazhar oldu her çaba 
Köklerimden bağlıyım bu turâba 
Toprağından mis kokulu toz gelir 
 
Bağrıyanık mahlasımla anıldım 
Abi kardeş dost yerine konuldum 
Ne üslupta ne tanım da yanıldım 
Şiir biter söz tükenir saz gelir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c9cd392-f9e8-4d29-a56a-ff903d74b85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tohum</image:title>
            <image:caption>Biz insanlar narsisist olduğumuz için, tarih boyunca her şeyi bildiğimizi iddia ettik ve her defasında yanıldık. Dünya’nın hatta evrenin merkezinde olduğumuzu sandık. Evren, Samanyolu, Güneş, yıldızlar, Dünya… Hepsi bizim için yaratılmıştı, fakat bizden önce sadece Dünya’da milyarlarca yıl geçmiş olduğunu öğrendik. Güneş’in, yıldızların bizim etrafımızda döndüğünden çok emindik, ancak yanıldığımızı elimizde bir tek Ay kalınca anladık. Dünya’nın yuvarlak olduğunu, kendi etrafında döndüğünü de yeni fark ettik. Narsisistler, kendilerini özel ve en büyük görürler ama uzaydan kendimize bakınca küçüktük, bir kum tanesi kadar bile değildik. Şimşekler, yerçekimi, gelgitler, depremler… Ne olduklarını öğrenene kadar bambaşka kesin doğrularımız vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c662a0fe-5d88-4f58-a077-01946c3bbb38.jpg</image:loc>
            <image:title>Killik</image:title>
            <image:caption>KİLLİK, Cumhuriyet sonrası Türk Edebiyatı&apos;nda Mehmet Akif Ersoy&apos;dan sonra yazılan ilk ve tek manzum eserdir. Kıbrıs Türk Edebiyatı&apos;nda da rast gelmedim şimdiye kadar. İçinde biraz tebessüm, biraz da hüzün var. Ben hepsine birden manzum hikâyeler dedim ama siz, şiirden hikâyeler de diyebilirsiniz, öykü şiirleri de. Adı ne olursa olsun, zaman içinde değerlendirecek olan okuyucudur. Ben sadece, 3 kitabı dolduracak 32 hikâyemi tek ciltte onun takdirine sunuyorum. 
  Abdullah Azizoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b5e0e1-35b9-4a63-ab07-ad831993aec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronia Kara Anshar Mühürleri</image:title>
            <image:caption>İnsanın, zamana ve mekâna hapsolmadığı dokuz kapılı, on dokuz muhafızlı; acıkmanın, susamanın, çıplak kalmanın ve güneşte yanmanın olmadığı altın çağda yaşarken boyut kaybederek sekiz kapılı on altı muhafızlı bir kapıdan geçerek demir tahtın hâkim olduğu yedi kapılı, on dört muhafızlı zamana ve mekâna hapsolmasıyla başlayan ve hapis kaldığı dünyadan çıkması için yapmış olduğu özgünlüğün mücadelesi… 
  Kronia Kara Anshar Mühürleri adlı on altı ciltten oluşan serinin ilk kitabı olan Kutsal Düğün (Hieros Gamos) okuyucuları mistik ve tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ef606a-7406-43a9-bac0-782b1ed9909b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Köşedeyim Ne Kıyıda</image:title>
            <image:caption>Küçük bir köy kurmalı kendine sevinçlerinden 
Yerleşip muradının köşesine gözler parlak 
Çıplak ayaklarıyla basmalı yemyeşil çimlere 
Varlığımı bulmalıyım sonra azmimin içinden 
Sürüp gitmeliyim böylece sevinçlerimle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f1fd93-b43a-4a0b-b849-6bfc089436b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlanma Oyunları</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun bağlanma biçimi yetişkin olduğunda da hep kullanacağı içsel haritasıdır. 
Çocuğunuzun bağlanma biçimi fabrika ayarlarıdır… Tüm hayat yolculuğunda kullanacağı 
içsel haritalarıdır… 
Hepimiz çocuklarımız için her şeyin en iyisini isteriz. Onları en güzel şekilde beslemek, giydirmek, en iyi okullarda okutmak isteriz. Tüm çabamız mutlu olsunlar, başarılı olsunlar diyedir. Ama biliyor musunuz, anne-baba olarak çocuklarımıza vereceğimiz en büyük hediye aslında, tüm imkânların ötesinde, sağlıklı ve güvenli bir bağlanma ortamı yaratmaktır. Onları görmek, dinlemek, anlamaktır… Hatta daha doğmadan önce onları heyecanla beklemek, hayal etmektir… Çünkü bir çocuk annesine, babasına, ona bakım veren kişiye nasıl bağlanıyorsa ileride, yetişkin olduğunda da öyle kurar bağlarını ve ilişkilerini. Aynı şemayı takip eder. Bu şema ne kadar sağlıksız olursa olsun ona güvenli gelir çünkü bildiktir. Güçlü ve sağlıklı biçimde bağlanan bir çocuk ise kendisi için sağlıklı olanı seçebilir; hayatın tüm zorluklarıyla baş edebilecek iç donanıma sahiptir çünkü güvenmeyi öğrenmiştir. Hem hayata hem de kendine. Bu kitapta bağlanma teorisinin detaylarını ve çocuğunuzun size sağlıklı ve 
güvenli bağlanması için ipuçları bulacaksınız. 50 Bağlanma Oyunu ise onunla onun dilinden, “oyun”un dilinden bağ kurmanızı sağlayacak, birlikte keyifle oynayacağınız oyunları anlatıyor. Bağlanma hikâyemiz neyse hayat hikâyemizi de öyle yazarız. Hem çocuklarınızın 
hem de sizin kendi biricik hikâyenizi yazmanız umuduyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/774e615a-732d-49d1-9d11-d88f59386929.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçüncü Hayat</image:title>
            <image:caption>Bana mücadele sevdiğim için önüme bu yolun çıktığını söylüyorlar. 
Belki içimde bir şeyleri tuttuğum için de olabilirmiş! 
Kimilerine göre az yemek yiyormuşum, böyle hastalıkları az yağlı bedenler de hortlatırmış! 
Enerjim varmış; dengelemezsem olacağı buymuş! 
Paylaşım yapıyormuşum, nazar değmiş! 
Bunların hepsi sebep olabilirdi… belki/keşke bir sebebi olsaydı… 
On yaşımda ve kırk yaşımda iki farklı kanser atlatmış olmanın bana verilen üçüncü şans olduğunu düşünerek kitabıma Üçüncü Hayat deyiverdim; bana bahşedilmiş üçüncü “can” bu belki... 
Lanet gibi görünen şeylerin hediyeleri olduğunu yaşarken öğrendim. 
Şimdi yoluma zorlu dönemimi geride bırakmış olarak devam ediyorum; hafiflemiş ve ferah bir farkındalıkla ilerliyorum. 
Umarım keyifle okursunuz. 
Umarım benim hikâyem sizin hikâyenizi güzelleştirmeye bir katkı sağlayabilir. 
En kötü günümüz paylaşarak hafifleyeceğimiz kadar olsun… 
Yolculuğumun devamı için: instagram.com/veracaenalgranati</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/259192df-6809-4782-a6f2-cfc9ede15c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrısız Dünya Düzeninden Allah&apos;a Dönüş</image:title>
            <image:caption>“ DECCAL, MEHDİ VE MESİH EKSENİNDE 
BU YÜZYILA BAKIŞ” 
 
Günümüzde Deccaliyete hizmet edenlerin senaryoları Hz.Âdem’in cennetten ilk 
kovulma sebebine hizmet edecek şekilde tasarlanıp uygulanmakta. Ve bu defa 
aynı senaryo onu yeryüzünden sürgün etme projesi olarak sahneye konmakta. 
Modern çağın dayatması olan GDO’lu gıdalar üzerinden insanın biyolojik yapısını bozmaya yönelik çalışmalar çoktan başladı, artan bir hızla da devam ediyor. İklimler değişiyor, kuraklık geliyor, gıda krizi kapıda çığlıkları atılıyor artık. Covid benzeri yapay üretilmiş pandemilerin ardı arkası gelmiyor. Teknoloji insanın 
hayatını kolaylaştırıyormuş gibi görünse de gelinen durum insanın aklına ister 
istemez şu soruları getiriyor: 
-        Biyolojik insanla teknolojik insanın savaşı ne zaman? 
-        İnsan geni mutasyona uğradıkça neye dönüşecek? 
-        Domuz geni fizyolojik yapımıza doğrudan müdahil olma özelliğine sahipken, tıptan gıdaya günlük hayatımıza giren her şeyde domuzdan elde edilen 
hammaddeler neden kullanılıyor? 
İnsanın geleceğini tehlikeye atan bu konular tüm insanlığı tehdit ediyor. Herkes 
elinde asasıyla insanüstü donanımlara sahip, insanlığı kurtarmaya gelecek olan bir Mehdi beklerken Deccaliyet sistemi hedefine ulaşmak için tüm unsurlarını harekete geçirmiş durumda. 
 
* * * 
 
Deccal, bu vaktin düzenidir, hayat tarzıdır. 
Tanrısız dünya dü­zeninin hem mimarı hem ruhudur! 
 
İnsanlığı felakete götüren ve köleleştiren materya­list felsefenin sonunun geldiğini ve insanlığın yeniden insanca yaşayabileceği bir dönemin gelebileceğinin ipuçlarını gösteriyor bu eserinde. 
Benim derdim; birilerini itham etmek, yüceltmek değil. Kendi bildiğim ve içinde bulunduğum dönemin argümanları çerçeve­sinde anladığım kadarını size aktarmak. Ben Deccal’i de Mehdi’yi de kaynaklarda geçenlerden farklı anlıyorum. Bu benim görüşüm. Elbette ki itiraz edecekler olacak. Hatta çok olacak. Onlar da ken­di anladıklarını yazsınlar derim. İzahlarımda esasında şahıslarla işim yok. Süreç ve neticeler üzerinden misyonlara baktım. 
Benim açımdan mesele; günlerin sonunda insanlık, dinsizlik batağına sürüklenecek, teknoloji çok geliştiği ve imkânlar çoğal­dığı için insanlığın ekserisi dünya hayatıyla yetinecek ve ahire­te gereksinim duymayacak. Birileri de -tıpkı Deccal gibi kaderin memurları olarak- ortaya çıkacak ve bu süreci tersine çevirmek isteyecek. İslam âlemi, kaybettiği maddi manevi değerlerini yeni­den almak isteyecek, bundan dolayı savaşlar çıkacak. Tanrısızlık batağına sürüklenmiş insanlığı birileri yeniden Allah’a (c.c.) dön­dürmeye çalışacak. Gelişen teknoloji, maddeyi bile canlandıracak. Sonunda kargaşa yeniden hayata hâkim olacak ve insanlık mace­rası tatil edilecek. 
Mehmet Ali Bulut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16d063a6-51ac-4536-9bdc-f33da656677e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kallirhoe</image:title>
            <image:caption>“Ben, Aphrodisiaslı Khariton, hatip Athenagoras’ın kâtibi, sizlere Syrakousai’da geçen talihsiz bir aşkın hikâyesini anlatacağım.” 
Khariton tarafından yazılan ve sürükleyici bir tarihi aşk romanı olan bu eser, Kallirhoe adında, güzeller güzeli genç bir kadının eşkıyalar tarafından kaçırılmasıyla başlayıp onun Pers Kralı Artakserkses’in sarayına kadar ulaşan maceralarını bizlere aktarır. Bu maceralar gemi enkazlarını, birbirinden hırslı talipleri, utanç verici bir hamileliği ve savaşın tehlikeleri gibi birçok şeyi içerir. Khariton’un yarattığı hareketli diyaloglar, dramatik durumları çarpıcı bir şekilde yansıtırken bir yandan da bizi masalsı bir yolculuğa çıkarır. 
Aphrodisiaslı Khariton’un günümüze kadar eksiksiz bir şekilde ulaşan ve Eski Yunanca aslından ilk kez Türkçeye çevrilen bu eseri, roman türünde aşkı konu alan ilk eser olmasının yanında aynı zamanda kurgusunda değindiği tarihi olaylar nedeniyle &quot;tarihi roman&quot; türünün de ilk örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b8376f6-629c-43a4-88e2-6c5f52d66a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukuk</image:title>
            <image:caption>Bu eser, uluslararası hukuk teori ve tarihinin analizine yönelik kapsamlı bir bilimsel çerçeve sunuyor. Bir dizi hukuki ve disiplinler arası analiz içeren kitap, uluslararası hukuk sisteminin merkezî ve zamana bağımlı olmayan temel kavram ve kategorilerini aydınlatan teori ve gelişmelere odaklanıyor, teori ve tarihin çeşitli yönlerinin karşılıklı bağımlılığını vurgulayarak teori ile uygulama arasındaki bağlantıları gösteriyor. Tanınmış uzmanların katkılarıyla hazırlanan eser, klasik hukuk bilimi döneminden bu yana yaşanan temel değişimleri ve ilerlemeleri dikkate alarak uluslararası hukuk teorisinin özünü ve gelişimini inceliyor. Kitaba katkıda bulunan yazarlar, uluslararası hukukun belli başlı alanlarını derinlemesine inceledikten sonra odak noktalarını Ortaçağ’dan günümüze uluslararası hukuk tarihine kaydırıyor. Kitapta tercih edilen perspektif, Avrupa-merkezci analizlerin tek boyutlu açıklamalarına bağlı kalmamasıyla dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72c81d4-a2c3-462a-ae15-69acb5e0c5f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Alimin Eğitimi</image:title>
            <image:caption>On ikinci yüzyılda kendi türünün tek örneği olan Âlimin Eğitimi, Hindistan&apos;dan Mısır&apos;a kadar uzanan Doğu dünyasında şekillenen hikayelerin hem biçim olarak hem de fikir olarak Batı dünyasıyla örtüşebileceğini gözler önüne serer. Doğu kültüründeki geleneğin Hintçe, Farsça, Arapça, Yunanca üzerinden aktarımı o güne değin yerleşmişken, Batı dünyasına Latince üzerinden aktarımın özellikle &quot;basit&quot; hikayeler aracılığıyla başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi Âlimin Eğitimi eserini önemli kılar. Eserin günümüzde pek duyulmamış olması okuyucuyu şüpheye sürükleyebilir fakat Geç Orta Çağ boyunca seksenden daha fazla el yazmasında yer bulması döneminde gördüğü değeri anlamamız için yeterlidir. Yine de nihayetinde esere değeri okuyucu verir ve bu sebeple Petrus&apos;un şu sözleri dikkate değerdir: &quot;Eğer birisi bu küçük eseri insani ve dünyevi gözle okuyup insan doğasını zedeleyecek bir içerikle karşılaşırsa, o kişinin metni tekrar tekrar gönül gözüyle okumasını temenni ediyorum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71cc11ee-8a19-4119-a08b-4c1b978011cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Seleucia Sayı XIII-2023</image:title>
            <image:caption>Seleucia</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d7f381d-3108-4726-9484-7445ece1e5d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Polisiye Beşinci Kitap</image:title>
            <image:caption>İntihar girişiminde bulunan otizmli ergen kızın cinsel istismar vakasının üvey babanın terastan düşmesiyle sonuçlanan ölümünü yakından izleyerek çözen şahane dedektif; Beyoğlu’ndaki paspal otel odasında ölü bulunan namlı fahişenin sürpriz katilinin yakındaki meyhaneden olay yerine seğirten usta dedektifin tokat gibi çarpan hamlesiyle yakalanması; Kumar borçlarıyla kıvranan hayta gencin zengin ve mafyatik babasının ölmesiyle başlayan zenginlik günleri hayalinin kandırarak yerine geçirdiği dublörünün zaferine dönüşmesi; Tek tipte sarışın genç kadınları kandırarak malikânesinde öldürdüğü düşünülen robot yazılımcısı seri katilin fantastik tasarımlarla dolu mikro dünyasına düzenlenen polis operasyonu; Gece yatağında kalp krizi geçirerek ölen genç çevik kuvvet polisinin şüpheli ölümünü kurcalayarak acı gerçeğe ulaşan usta polis dedektifi; Kendisini her adımda izlemeyi sürdüren kimliği bilinmeyen kötü niyetli kişilere yakalanmamak için müthiş numaralar çeken genç adamın ölüm tuzağından kıl payı kurtuluşu; Beş kişinin yanarak öldüğü evi kundaklayan yoksul genç kızı sorgulayan polis komiserinin yüzleştiği kirli gerçekler karşısında çıldırmasının ölümcül sonuçları; Kurbanlık bir koyun gibi boynu kesilerek öldürülen doktor adayı gencin katilini bulmak için felsefeci bir tarikatı soruşturan dedektifin karşılaştığı çarpık ilişkiler; İntihar eden sevgilisinin acısıyla Karındeşen Jack benzeri organ çalan bir seri katile dönüşen şizofreni hastası tıp öğrencisi gencin cinayet nedenini ortaya çıkaran gazeteci kadın dedektif; Trafik kontrolünde öldürdüğü kişilerin kulaklarını kesen korkunç seri katili yakaladıklarını sananlarla kimlik kargaşasının içine düşen kumarbazın yollarının kesişmesi; İkinci evliliğinde umduğunu bulamayan zengin kadının hayatını doldurmayı umduğu cins yavru köpeğin eğitimi için kocasıyla beraber başvurduğu evcil hayvan çiftliğinin esrarı; Yağmurlu bir gecede koltuğunda çamura bulanmış vaziyette uyanan genç adamın hafızasındaki sorunların onu kıyamete kadar sürecek bir suç girdabına sürüklemesi; Otomobilinin içinde başından vurulmuş olarak bulunan bilgisayar teknisyeninin cinayetini soruşturan ekibin kendini bir anda içinde bulduğu yasadışı alışverişin karmaşık labirenti; Canından çok sevdiği kızını birlikte yaşadıkları bir trafik kazasında kaybeden avukatın gizemli bir kişinin mihmandarlığında vicdanıyla hesaplaşması...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c309e75-a8b7-429e-8f8c-0f70fcd99b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşe Ağacı</image:title>
            <image:caption>Yıldızlar en üstte yedinci kattadır. Oraya ulaşmak için önce bir kat sis diyarını, sonra bulut diyarını, mavi diyarı, güneşin diyarı, iki katı kaplayan karanlık diyarı geçmesi gerekir. Üstelik karanlık diyarını aşmak hiç kolay değildir. 
Siyah varlıkları yutar. Yolu bulmak için ışık gerekir. Karanlık diyar ancak sırrı çözene açılır. Yoksa onu geçemez, sonsuza dek karanlıkta bir kayıp yolcu olup gidersin. Karanlık diyarı aşan ancak yıldızlara ulaşabilir. Yıldızlar diyarına ulaşmak ne bir ağacın ne de bir bulutun harcıdır. 
Şimdi anladın mı Genç Meşe?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/028fbd28-7fd3-4f63-a230-6795971c7e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Clio Teyze İle Daktilosu</image:title>
            <image:caption>Clio teyzeyle hazine avına hazır mısınız? 
Kahramanımız, öğretmeninin verdiği “hazinesini bulma” ödevini en kolay antropolog olan teyzesi Clio ile yapabileceğini düşünüyor. Teyze-yeğen kendi hazinelerini ararken, okuru da maceradan maceraya sürüklüyor. 
  İspanyol yazar Monica Rodriguez’in Türkçe’de yayınlanan ilk kitabı olan Clio Teyze ile Daktilosu, Lucia Serrano tarafından resimlendi ve Olcay Öztunalı tarafından İspanyolca aslında dilimize çevrildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf7ea0b-7373-4175-9ffd-fcc3796ec3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Genel olarak sosyal bilimlerin, özel olarak da sosyolojinin sonuçları itibariyle sosyal olan su baskınları, yangın ve deprem gibi doğa olaylarıyla ilgili riskleri azaltma ve toplumu hazırlıklı hale getirme konularında oldukça önemli bir potansiyele sahip olduğu söylenebilir. Bu kuramsal ve metodolojik birikimlere rağmen, gelişmekte olan ülkelerde yaşanan afetlerin ayırt edici özelliği can kayıplarının çok yüksek olmasıdır. Aslında doğa olaylarının afete dönüşmesini engellemek için tüm plan ve programlarımızda sosyal, ekonomik, kültürel kadar politik ve hukuksal yönleriyle insan ve doğa dengesini gözeten holistik bir bakışa sahip olmamız gerekir. Bu yaklaşım, ikilikleri ve özcülüğü reddederek, zaman ve mekan faktörlerini gündelik yaşamda süreç olarak ele almak da aslında afet çalışmalarını ilişkisel sosyolojik olarak yapmak demektir. 
Farklılıklar, karmaşıklıklar ve belirsizlikler üzerinde odaklanmak, başta deprem olmak üzere tüm doğa olaylarına karşı her zaman hazırlıklı olmak, sivil toplumu geliştirmek önemlidir. Özellikle üzerinde yaşadığımız toprak-kaya zeminin doğal işleyiş mekanizmalarını, dolayısıyla da hareketlerini özenle takip etmemiz gerekir. Mutlaka yapılaşma ve yerleşme planlarını, kısa erimli güncel siyaset ve ekonomik rant politikalarına kurban etmeden geliştirmek ve geleceğimize daha eşit yurttaşlar olarak hep birlikte karar vermek istek ve arzusunda olmalıyız. 
Neo-liberal politikaların fırsatçılık temelindeki tüm eylemlerine dur deme zamanının geldiğini görmek, sadece tevekkül ile yetinmemek, yerel ve evrensel farklarının giderek ortadan kalktığı çoklu dünyaya (puliversal) karşı sorumluluğumuzdur. Tüm bu görüşler ışığında, edebiyattan hukuk ve tıbba kadar çok değişik uzmanlık alanlarına sahip yazarların eleştirel değerlendirmelerini okuyucuyla buluşturma çabamızın kısa zamanda büyük karşılık bulması, geleceğe daha umutla bakmamızı sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c6c91e-3396-4116-97d6-6ef4772a8b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Cinsiyetin İmgesel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kadın-erkek arasındaki ilişkinin biçimi, bir toplumun gelişme düzeyinin mihenk taşıdır. Toplumsal Cinsiyetin İmgesel Tarihi kitabında yazar Hasan Coşar toplumsal sürecin ilk evrelerinde etkin olan kadının ezilen konuma düşmesinin nedenlerini araştırmakla işe başlar; iki cins arasındaki çelişki ve çatışmaları farklı boyutlarıyla irdelemeyi sürdürür. 
İlk iki baskısı Sınırsız Yayıncılık tarafından, Tarihte ve Günümüzde Kadın adıyla yayımlanan elinizdeki bu çalışma; bu toprakların acılarına tanıklık yapmış, zulmünü, kavgasını ve coşkusunu yaşamış bir yazarın kaleminden çıkmış temel bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b37d9128-85c9-4c97-8af7-4c3be315554c.jpg</image:loc>
            <image:title>20. Yüzyıl Sosyalizmi</image:title>
            <image:caption>Ezilenlerin öfke, isyan, grev, ayaklanma dalgalarıyla şekillenen 20. Yüzyıl! 
Toplumun belleğine yerleşen koca olaylar; Ekim Devrimi ve diğerleri… Dünya nüfusunun büyük bir bölümü sosyalizmi hayal dünyasından hayat dünyasına çekmek istedi. Kapitalizm büyük bir sarsıntı geçirdi. Ne var ki yeni bir topluma geçiş döneminin iktidarları kapitalizmin basıncına yenildiler. Ve sosyalizm ezilenlerin hayallerinde yerinden bir ütopya olarak kaldı. 
Yazar Hasan Coşar, sosyalizmi inşa deneyimlerini birçok bakımdan ele alıp değerlendirir. Farklı, ilginç tespitlerle karşılaşacağınız elinizdeki bu kitapta yazar iki temel tespitte bulunur: Bir; 20. Yüzyıl sosyalizmi milliyetçi sosyalistlik sınırlarını aşamamıştır. İki; sosyalizm adına kurulan iktidarların cinsiyet özelliği erkektir. 
Yazar, 20. Yüzyıl sosyalizm deneyimleriyle bir dönemin açılıp kapandığını belirtir. Yeni bir çıkışın, cinsel, ulusal sınırları aşan daha büyük bir altüst oluşla, bir dünya sistemi olacağı yorumunda bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f336f704-ead0-472b-8090-0baa9657453c.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Sıkıntısı</image:title>
            <image:caption>16 Kasım 2021 tarihinde aramızdan ayrılan Çetin Susan, yürekli bir gazeteciydi. Fenerbahçe’ye kurulan FETÖ kumpasını köşesine taşıyan ve kamuoyunun dikkatini çeken ilk gazetecilerden biriydi. Profesyonel futbolculuk, hakemlik, kulüp yöneticiliği, menajerlik, teknik direktörlük yapanların bilirkişi edasıyla ekranları işgal ettiği, iktidarın ekran tetikçiliğini yaparken, “Dur biraz da spor yorumculuğu yapalım, malı oradan da götürelim” diyerek spor ekranını işgal edenler yanında Çetin Susan, “Futbolun Albert Camus’su”ydu. Camus; dinî ve politik insanların aklımızı ahlaki sistemlerle karıştırmaya çalıştığını, böylece aslında basit olan şeylerin olduğundan daha komplike göründüğünü söylemiş, “İnsanlar, politikacılar, filozoflar futbolun basit ahlakına bakmakla daha iyi edebilir” demişti. 
                Konuşurken futbolu göz bağına çeviren, ‘sanki ülkeyi kurtarıyormuş’ gibi davranış gösteren ‘futbol filozofları’nın aksine, bilgi içeren, sade, yalın, gerçekçi ve sürükleyici bir yazım diliyle başta ben olmak üzere ciddi bir okuyucu kitlesi edinmiş olan usta kalemin, arşivlik yazıları bu kitapta toplandı. Sağlığında hak ettiği değeri ve vefayı bulamayan Çetin Susan, bu kitapla, bir kez daha saygı ve rahmetle anılacak. 
 
MURAT BÖLÜKBAŞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06aca599-736b-40d6-be90-9c567ddfcd76.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Toprağın Dalkavukları - II</image:title>
            <image:caption>Altılı Masa toplantılarından saray entrikalarına, tarikat tekkelerinden televizyon ekranlarına kadar konuşulmayan ne varsa, Nihat Genç, akıl almaz skandal ve rezaletleri alaycı üslubu ve eğlenceli, neşeli diliyle yüz binlere okutmayı başardı! Sevgili Okuyucu; şu an elinizde, serinin devamı olan ve yolsuzluklarla suskunluğa karşı savaş veren mizahımızın çok cesur ve seçkin bir eserini tutmaktasınız! 
 
Doğruluk dosttur, açıktır gözü 
Dobra dobra söyler söylerse sözü 
Boş yere sallamaz elinde gürzü 
Kimine dikendir batar Karagöz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac6f5ff2-6601-4587-82dd-8fab44fd53b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon’dan Derrida’ya Felsefe ve Din</image:title>
            <image:caption>Felsefe ve din arasında nasıl bir ilişki var? Felsefe dinin hizmetçisi mi? Görevi onu savunup temellendirmek mi? Felsefenin amacı bizi dinî bir dünya görüşüne ve yaşam tarzına ulaştırmak mı? Yoksa bu ikisinin alanları tamamen ayrı mı olmalı? Belki de felsefenin görevi imanın imkân koşullarını belirlemektir sadece. Peki ya postmodernist bir din felsefesi mümkün mü? 
Avustralyalı filozof Max Charlesworth bu eserinde, Platonculuktan Aristotelesçiliğe, Kantçı devrimden çağdaş Wittgensteincı analiz ve postmodernizm akımlarına kadar uzanan felsefi serüven boyunca, din ile felsefe arasındaki ilişkiye dair bütün bu seçeneklerin nasıl değerlendirildiğini ayrıntılı ve net bir biçimde gösteriyor. 
İskenderiyeli Philon’dan Kierkegaard’a, Augustinus’tan Heidegger ve Derrida’ya uzanan bu felsefi serüvende din felsefesi yapma tarzları sade bir dille ele alınıyor.  
Felsefi düşüncenin bütüncül ve tarihsel bir bakış açısına ulaşmaya çalışan herkes için bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938a18ff-a2db-484a-b69d-359baa425e9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şato (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gecenin bir vakti karla kaplı ıssız bir köye K. adında bir adam gelir. Şato tarafından köye kadastrocu olarak atanan K. kendisine verilen işe bir an önce başlamak istemektedir ama işinin ne olduğunu bir türlü anlayamaz, tek istediği Şato’yla bağlantı kurabilmek ve işini yapmakken yoluna sürekli engeller çıkar. K. her adımda belirsizliğin kâbusunu yaşarken, Kafka’nın labirentvari zihnini anlamaya çalışan okur da sayfa sayfa payına düşeni alır. 
Kafka bürokrasinin aşılmazlığını, devlet ve birey arasındaki iletişimsizliği resmettiği Şato’yu ucu açık bırakıp tamamlamamış olsa da romanın bitimsiz dolambaçlarına uygun düşecek bir tarzda kurgulayıp sonlandırmıştır. 
Kafka’nın Dava ve Dönüşüm’le birlikte en önemli eserlerinden sayılan Şato’yu Ahmet Arpad’ın nitelikli çevirisiyle sunuyoruz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358e270e-2a3a-48f3-a386-fee5b90c6fb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Güçlendiren Sudoku Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Sudoku, Japon bir zekâ oyunudur. Japon bulmaca firmasının geliştirdiği ve hızla dünyaya yayılan Sudoku, temel olarak sayı tabanlı bir zekâ oyunu olarak ifade edilebilir. Yediden yetmişe herkesin kolaylıkla oynayabileceği bu oyunla, kaliteli vakitler geçirip üç boyutlu düşünme kabiliyetinizi geliştirebilirsiniz. Sudoku zihin açan bir oyundur. Sürekli oynayanlarda beyindeki kıvrımları arttırdığı, olaylara farklı bakış açılarıyla baktırdığı, problem çözme yeteneği kazandırdığı, kolay çözüm yolları bulma konusunda bireyleri geliştirdiği gözlemlenmiş ve bu oyun teşvik edilmiştir. Özellikle de çocukların gelişim çağlarında oynaması, hayatlarına çok artılar katacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5269008-4374-4417-af5e-5f161c948abf.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Bir sahil kasabasında düzenlenen müzik festivalinin başlamasına günler kala, organizasyonun başındaki iki kişi vahşice öldürülür. Gözler, festivali yasaklatmak için uğraşan tarikata çevrilir. Olay medyaya yansıyınca toplumsal bir gerilime neden olur. Başkomiser Perihan Uygur, son görevinde yaşadığı psikolojik travmadan dolayı izinde olmasına rağmen Cinayet Büro’ya döner ve soruşturmayı üstlenir. Cinayetler birbirini izledikçe işinin düşündüğünden de zor olduğunu anlayacaktır. 
 
Tuna Kiremitçi’den polisiyeyle müziği buluşturan, nefes nefese bir roman. Polisiye okurlarının sevgilisi Başkomiser Perihan Uygur bir kez daha bizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e442a28-25e7-4398-8df5-3296bf1bdd2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Hüznün Mesnevisi Yazıldı</image:title>
            <image:caption>Vakti kısa, gölgesi uzun insanlardan biridir İlhami Çiçek.
Yazdıkları, yaşadıklarının da ötesinde
çok uzun bir zamanın damıtılmış mısralarına benzer.
Şiirleri defalarca yorumlanmaya,
bir de başka açıdan bakılmaya muhtaçtır.
Bir hamlede fethedilemez söyledikleri.
Durup, uzun uzun dinlemek gerekir. 
Peki ya şairin hayatı?
Yaşadıkları, hayalleri ve hayal kırıklıkları?
Bütün bunlar var etmez mi bir insanın şiirini? Tam da bu sebeple
geleneğimizdeki kısır alanlardan biri olarak
kaleme alındı bu kitap.
Çerçevesi geniş bir hayat hikâyesi,
bir portre bütünlemesi sunuldu.
Hem de şairin en yakını olan kişinin,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d572b794-6e0f-4bf1-b13c-7169b76660e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadını Görmek</image:title>
            <image:caption>“Aslında bu hikâyenin doğru anlaşılabilmesi için kahramanın ‘bir delikanlı değil de genç bir kız’ olduğunu ‘itiraf etmek’ gerekirdi.” 
 
Nazi sempatizanı ebeveyninin ve yükselen Avrupa faşizminin gölgesinde kelimelerin ardına gizlenen androjen bir beden ve hemcinse duyulan arzu. Kuir edebiyatının kült ismi, anti faşist yazar, gezgin ve fotoğrafçı Annemarie Schwarzenbach&apos;tan iki novella: Thomas Mann&apos;ın Venedik&apos;te Ölüm&apos;üyle karşılaştırılan Bir Kadını Görmek ve Lirik Novella. Aşka, kadın bedenine, güzelliğe fırlatılan kadınca bir bakış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1369509d-1ca3-42a8-981f-dd81eb6e3d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Saf Mutluluk</image:title>
            <image:caption>“Yaşım ilerleyince bunları düşünür oldum. Varlığın ne olduğunu bilmiyorum. Bilincin ne olduğunu da bilmiyorum. Ama saf mutluluğun ne olduğunu biliyorum: şimdiki anda olmanın, kendiniz olmak için mutlaka yapmanız gereken neyse onu yapmanın verdiği yoğun duygu. Buna tutunabilirseniz, şimdiden aşkın olanın kıyısındasınız demektir. Paranız olmayabilir ama önemi yoktur.” 
Mitolojinin temel işlevi insanın hayat yolculuğunda mutluluğa erişmesine yardımcı olmaktır. Campbell, Saf Mutluluk kitabında mitolojinin bu kişisel, psikolojik yanını inceliyor ve bireyin nasıl bir dönüşüm yaşayarak gelişebileceğinin ipuçlarını veriyor.  
Kendi patikanızı bulmaktan ve kendiniz olmaktan korkmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/895f31cf-0047-4f85-a861-67b999942f0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Double Me 1</image:title>
            <image:caption>Aiko ve en iyi arkadaşı Eri, tüm zamanlarını sosyal ağ Double.Me’de yazışarak geçirmektedir. Her şeyden bahsedilir ama en çok da Dosan’dan, iki arkadaşın da âşık olduğu yakışıklı liseliden. Ne yazık ki Eri ölür. Arkadaşının kaybından derinden etkilenen Aiko, Double Me’nin yeni uygulamasının etkinleştiğini görür: Eri’yi taklit eden bir yapay zekâ. Böylece Aiko kendini sanal sohbetlerine kaptırır, ama nereye kadar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7607bd-6272-4031-ace3-a93037f9e9ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Ayı</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan bir ayı vardı. Ayıların sevdiği işlerle vakit geçirirdi.  Ancak son zamanlarda, ayı olmak giderek zorlaşmıştı.  Ağaçlar azalmış, evi ve etrafındaki dünya değişmeye başlamıştı. Yapılacak en akıllıca şeyin uyum sağlamak olduğunu düşünerek insan olmaya karar verdi. Bu konuda ona rehberlik eden öğretmeni küçük kız ile çalışmaya başladılar. Acaba bu, ayının karşı karşıya kaldığı sorunu çözmek için yeterli olacak mı gerçekten? 
 
Arkadaşlığın değeri, doğaya saygılı ve uyumlu yaşamanın önemi üzerine eğlenceli ve etkileyici bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c10f2bb-d42b-41eb-b383-91cad806034d.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Minikler</image:title>
            <image:caption>Bir yandan yürümeye devam ederken, Anne Fare ve Minik Fare yavrularını yataklarına yatırıp uykuya hazırlayan diğer hayvanların tatlı fısıltılarını duydular. Anne Kuş minik yavrularını yataklarına yerleştirmekle meşguldü. Dikkatle, nazik hareketlerle okşuyordu yavrularının narin tüylerini. 
 
Yavruları o minik gözlerini kaparlarken, “Sizin için kanat açıyorum göklere,” dedi Anne Kuş. 
“Bulutların tepelerine kadar yükselip, gökyüzünün bir ucundan diğerine süzüleceğim ve en güzel yiyecekleri getireceğim sizlere. Bekleyin beni yavrularım, geleceğim sizlere her şeyin en güzeliyle…” 
 
Bir akşam annesiyle birlikte evlerine dönerken, Minik Fare yavrularını yataklarına yatıran pek çok farklı hayvan görür yolda. Karşısına çıkan onca yavru ve anneyi saran o muhteşem sevgiyi fark ettikçe Minik Fare&apos;yi bir hüzün kaplar çünkü tüm o yavrular, anneleri için çok özel görünmektedir. Acaba Minik Fare de annesi için böylesine özel midir? 
 
Çocuğunuzla birlikte keyifle okuyacağınız ve içinizi ısıtacak bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/355a0429-dc8b-4ae2-a0da-1ba7eda0ca4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Double Me 2</image:title>
            <image:caption>TEK TIKLA ÖLÜMSÜZLÜK! 
 
Cho&apos;nun cesedinin bulunması, Eri&apos;nin ölümüyle ilgili soruşturmayı alt üst edecektir. Eri ve Cho&apos;nun cinayetleri birbiriyle bağlantılı olabilir ve Müfettiş Watsuki için bir numaralı şüpheli Aiko&apos;dur. Cho cinayetinin şahidi Hitomi&apos;nin video kaydı sebebiyle zor durumda olan Aiko olabildiğince zeki davranmak zorundadır. Bütün bu olan bitene rağmen, Bayan Psiko’nun tek bir amacı vardır: 
Dosan&apos;ın kalbini fethetmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5450dd74-aa58-4554-a364-6d4d61420495.jpg</image:loc>
            <image:title>Gur Gur Göbekli Kedi</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar küçük bir kız varmış. 
Bir gün bu kız, göbeği gur gur eden kocaman bir kediyle karşılaşmış. Kedi, insanları, orduları, ormandaki ağaçları, denizdeki balıkları, köylerdeki tahılları, her şeyi midesine indirmiş... Peki sadece tek bir canlının bütün dünyayı yemesi doğru mu? 
Gur Gur Göbekli Kedi, aç gözlülük yüzünden yok olan dünyayı ve sağduyunun gücünü anlatan etkileyici bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de35b70d-f576-49e9-8c4b-89f87782423b.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekler Ağlar</image:title>
            <image:caption>Deniz’in kafası, büyüdüğü için biraz karışık. Büyüyen oğlanların birer erkek olduklarını biliyor fakat bilmediği bir şey var: Nasıl erkek olunur? Bunun için ailesindeki, sokaktaki, kitaplarda ve televizyonda gördüğü erkekleri inceliyor. Erkek olmanın formülünü çözdüğünden emin bir şekilde okulda gittiğinde ise işler pek de beklediği gibi gitmiyor. 
Deniz büyüme ve bir erkek olma sürecinden geçerken, kendin olmanın ve duygularının önemini keşfediyor. 
  Erkekler Ağlar, bir çocuğun kalıpların dışındaki özgün karakterini kucaklayan eğlenceli bir büyüme hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd7023fd-678c-459c-b603-678e11a31f07.jpg</image:loc>
            <image:title>Anime Mavi Prenses Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kes, giydir, oyna! 
Anime prensesi sayfadan kes, çıkar, giydir ve oyna! Boyama kitabının İçinde daha fazla kıyafet seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb1f7845-2e49-4f9c-ac70-c682641854cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Anime Pembe Prenses Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kes, giydir, oyna! 
Anime prensesi sayfadan kes, çıkar, giydir ve oyna! Boyama kitabının İçinde daha fazla kıyafet seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff376ed-e4b2-477c-9442-170e4b83a07c.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig - Kütüphaneye Gidiyor</image:title>
            <image:caption>İlk kütüphane ziyaretlerinde sen de Peppa ile George’a katıl! Bu kadar çok kitap karşısında Peppa hangilerini ödünç alacağına nasıl karar verecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1b585c1-aee4-4f4a-9411-cbf96c2b7c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig - Kamp Gezisi</image:title>
            <image:caption>Hadi gel, Peppa ve ailesiyle bir kamp macerasına katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2449428b-538f-4300-a9be-36a20f9c5102.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizm</image:title>
            <image:caption>Sosyalizm, yaşanan dünyanın somut gerçekleriyle çürütülmeye öylesine dirençli ki… 
 
--------- 
 
Geçtiğimiz yüzyıl boyunca, sosyalist bir toplum inşa etmek için Sovyetler Birliği’nden Maocu Çin’e ve Venezuela’ya kadar iki düzineden fazla girişimde bulunuldu. Bunların hepsi, çeşitli derecelerde başarısızlıkla sonuçlandı. Sosyalizmin müritlerine göre bunun sebebi, bu tecrübelerin hiçbirinin “gerçek sosyalizm” olmamasından başka bir şey değil. Elinizdeki kitap, bu meselenin tarihine şu âna kadar verilen standart cevapları belgeleriyle ortaya koyuyor. 
 
Yanlış sosyalizm iddiasının, her şey meydana çıktıktan ve işin rengi belli olduktan sonra dile getirilmeye başlandığını gösteriyor. Sosyalist bir proje en parlak döneminde iken, onun gerçek bir sosyalizm olmadığı iddiası hemen hiç kimse tarafından dile getirilmez. Tam tersine, her sosyalist proje Batı’nın önde gelen entelektüellerinden coşku dolu övgüler topladığı bir balayı dönemi yaşamıştır. Yaşadıkları başarısızlık, inkâr edilemeyecek kadar aleniyet kazandıktan sonra geriye dönük olarak bu projeler yeniden değerlendirilir ve “gerçek sosyalizm” olmayanlar sınıfına ayrılırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75833d9e-3168-447d-87ce-3e3b7d5f6b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Floransa Kitapçısı</image:title>
            <image:caption>Brunelleschi’nin Kubbesi adlı kitabın yazarı Ross King’in yeni kitabı… 
Vespasiano’nun kırkıncı doğum gününü kutladığı 1462 yılı dolay­larında, Milano’daki bir hümanist, en güzel üretilmiş kitapların hep Floransa’dan çıktığını yazmaktaydı. ‘Orada Vespasiano diye biri var,’ diyordu, ‘mükemmel bir kitapçı.  Hem kitapları, hem de yazıcıları çok iyi bilen biri; hem İtalya’nın tümü, hem de yabancılar, satılık zarif ki­taplar aradıklarında ona başvuruyorlar.’ Yazıcılarından birine göre Vespasiano, princeps onmium librariorum florentinorum (Floransa ki­tapçılarının prensi) sayılmaktaydı. Bir müşterisi de onu en basit ifa­deyle rei de li librari del mundo – ‘dünya kitapçılarının kralı’ ilan et­mekteydi.  
                                                                                                                             *** 
Yapay harflerin kendilerini işsiz bıraktığından yakınan yazıcı sayısı pek azdı. Aslında matbaalar Avrupa’nın her yanında, politik itirazlarla karşılaşmadan yayılmışlar, sivil protestolarla, ekonomik hoşnutsuzluk gösterileriyle dışlanmamışlardı. 
Osmanlı İmparatorluğu’nda ise durum farklıydı. Arapça, Kuran’ı Kerim’in kutsal dili olduğundan, Osmanlı yetkilileri onun mekanik basımını yasaklamış, yazıcılar ve tezhipçiler de güçlü loncalarıyla matbaaya karşı çıkmışlardı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f49b373-4bc8-4a38-a05e-81ae54c3fa4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Okuma Ajandası (Kütüphane)</image:title>
            <image:caption>Bu günlük, hevesli okuyucuların okuduklarını günlüğe kaydedip yıllarca saklaması için harikadır. İster takip edip aynı kitabı ikinci kez almaktan kaçının, ister okuduğunuz kitaplar hakkında yazmaktan keyif alın, bu günlük okumalarınız için mükemmel bir tamamlayıcıdır. Ayrıca doğum günleri ve tatiller için düşünceli bir hediye olur. • Okumalarınızın kapsamlı bir kaydını tutun • 35 kitabı incelemek için yeterli alan - kayıt defteri ayrıntıları, yıldız derecelendirmeleri, favori alıntılar, ayrıntılı bir değerlendirme vb. • Yapılacaklar listenizde okumayı planladığınız veya okumak istediğiniz kitapları listeleyin • Notları veya düşüncelerinizi yazabileceğiniz bir bölüm. Roman kağıdı ile aynı olması size kitap notu alma havası da verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595c8e04-6cdd-4f0d-a00a-787ea5458000.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Güzel Seccadelerim</image:title>
            <image:caption>Hey, benim güzel dünyama tekrar hoş geldin! 
En çok sevdiğim şeylerden biri ailecek namaz kılmak. Annemin, babamın ve ablamın seccadelerini özenle sermeye bayılıyorum. Tabii kendiminkini de… 
Biliyor musun benim bir dolu seccadem var. Gel sana onları göstereyim. Çünkü onlar, BENİM GÜZEL SECCADELERİM. 
*** 
Merve Gülcemal, “Benim Güzel Seccadelerim”de minikleri meraklı, heyecanlı ve cıvıl cıvıl bir kız çocuğunun dünyasına yeniden götürüyor. Çocukların kalbinde namaz vesilesiyle aidiyet kökleri salınsın, yıllarca beslenip koca bir çınar olsun diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9035e91e-686c-4ea8-8470-85e28d8882ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Ekonomisi Dijital Devrimden Sonra İnsanlık ve Dünya</image:title>
            <image:caption>Yapay zekânın hızlı gelişimi, kuantum bilgisayarları ve çalışma alanının otomasyonu geleceğimiz ve yaşam modellerimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip olacak. Algoritmalar otorite olacak ve 
kaçınılmaz olarak insanlarla rekabet edecek. 
 
Fakat şimdilik biz insanlar çevreyi, ekonomiyi ve gerçekliği kontrol edebilen gücüz hâlâ. Dijital tsunamiden sonra teknolojinin kölesi olmadığımız bir dünyada yaşamak istiyorsak, hümanist değerlere dayanan bir toplum ve ilişki modelleri inşa etmemiz gerekiyor. 
 
İş dünyası filozofu Anders Indset öngörülü analizleriyle yakın geleceğin dünyasına dair capcanlı senaryolar geliştiriyor. 
 
“Sadece geleceği görmek değil, geleceğin aktif bir parçası olmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.” 
Marshall Goldsmith, Liderlik Koçu ve Yazar 
 
 
 
“Kuantum Ekonomisi tam da ihtiyacımız olan kitap. Covid sonrası yeni dünya nasıl yaşadığımızı ve nasıl iş yaptığımızı düşünmeye çağırıyor bizi. İş dünyası içinde anlam arayan herkesin okuması gereken bir kitap.” 
Martin Lindstrom, New York Times Bestseller Yazarı 
 
“Kuantum Ekonomisi günümüz ekonomisine ve ekonominin toplumu nasıl etkilediğine dair yeni bakış açıları getiriyor. Verimli tartışmalar tetikleyip kalıcı izler bırakacak ilham verici bir kitap.” 
Yves Pigneur, Yönetim Bilişim Sistemleri Profesörü, Lausanne Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880d188c-1aa1-480b-864b-3c1eb2617ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Çivisi</image:title>
            <image:caption>Gözlerinin dolduğunu hissetti bir an için. Yüreğinde bir sızı hissetti, içi titredi. Sessiz çığlıkları hissediyordu; acı feryatları, son nefesleri, korkuyu…  Ölümün kokusunu işi gereği biliyordu. Fakat korkunun kokusu? 
Kurbanlarını öldürürken ardında delil bırakmayan katil, Başkomiser Gamze ve ekibini yakın takiptedir. Olay yerinde yok denecek kadar az sayıdaki kanıtla çıkmaza düşen ekibin denediği her yol çıkmaz sokaktır. Ellerinden son anda kaçırdıkları şüpheliyi bulma mücadelesi verirken, aslında katilin ilk günden beri gözlerinin önünde olduğu gerçeğiyle yüzleşen Başkomiser Gamze, cinayetleri durdurabilecek mi? Kurbanlarını özenle seçen seri katil, zeki ve gözü pek bir kadın olan Başkomiser Gamze karşısında ne yapacak? 
Adalet Çivisi, gerilimi hiç düşmeyen hikâyesi ve şaşırtıcı finali ile soluk soluğa okuyacağınız bir polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc55957-8093-4370-b124-d59cd16c6f28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Okuma Ajandası (Altın Yonca)</image:title>
            <image:caption>Bu günlük, hevesli okuyucuların okuduklarını günlüğe kaydedip yıllarca saklaması için harikadır. İster takip edip aynı kitabı ikinci kez almaktan kaçının, ister okuduğunuz kitaplar hakkında yazmaktan keyif alın, bu günlük okumalarınız için mükemmel bir tamamlayıcıdır. Ayrıca doğum günleri ve tatiller için düşünceli bir hediye olur. • Okumalarınızın kapsamlı bir kaydını tutun • 35 kitabı incelemek için yeterli alan - kayıt defteri ayrıntıları, yıldız derecelendirmeleri, favori alıntılar, ayrıntılı bir değerlendirme vb. • Yapılacaklar listenizde okumayı planladığınız veya okumak istediğiniz kitapları listeleyin • Notları veya düşüncelerinizi yazabileceğiniz bir bölüm. Roman kağıdı ile aynı olması size kitap notu alma havası da verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2e390a-adec-45ca-831a-0122367ac264.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyet ve Fitness Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Hayal Et! İnan ! Vazgeçme ! ... &quot;Diyet ve fitness günlüğü, sağlıklı bir yaşam tarzına adım atmanın kilitidir. Günlük yeme ve egzersiz alışkanlıklarını kaydederek, hedeflerine ulaşman için gereken disiplin ve tutarlılığı sağlar. Ayrıca, yaptığın egzersizlerin ve yediğin yiyeceklerin etkilerini izleyerek, sağlıklı ve dengeli bir diyet oluşturabilirsin. Diyet ve fitness günlüğü sayesinde, sağlıklı kilo verme, kas kazanma veya genel sağlık için gereken bilinçli kararları alabilirsin. Bu günlük, sağlıklı ve mutlu bir yaşam için gerekli olan her şeyi takip etmeni sağlar.&quot; Yüzlerce yiyeceğin kalori miktarları günlüğün sonuna eklenmiştir. Böylece yediklerin saysesinde ne kadar kalori aldığını kolayca hesaplayabilirsin. Kilosuyla sorunları olanlar, sağlıklı kalmak için düzenli fitness yapanlar ve müşterilerine hediye etmeleri açısından diyetisyenler için mükemmel bir günlüktür. Ürün maliyetin düşürülmesi amacıyla enzo roman kağıdına renksiz baskıdır. Planlanabilecek süre 8 haftadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1438bbdb-94d7-4e2c-b05a-69c6d44a4083.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Düştün</image:title>
            <image:caption>Robin, yatılı okulda büyümüş bir öğretmendir. Hayat ona birçok şeyi aynı anda öğretmiştir ama o şiir yazmada ve sadık bir âşık olma yolunda ustadır. Hayatının aşkının o kara gözlerine ise bir taziye evinde rastlar ve yaz tatilini o bir çift gözün peşinden giderek İstanbul’da geçirir. 
Robin için hayat mısralardan ibarettir. Son beyitler ise hep vurucu olmalıdır. Bu aşk hikâyesini soluksuz okuycaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964be9ba-4d4b-499f-a654-29c923dd13f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kalbi</image:title>
            <image:caption>Zamanın kalbi bu 
Atıyor hep atacak 
Sorular ona doğru 
O hangi zamanda duracak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7f225b8-0f81-4c61-ac8b-c62878fb9d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Individual Differences in English Language Education:Teacher and Learner Motivation</image:title>
            <image:caption>Within the developing world, the existing topics and concepts need to be adapted and improved in order to fit the emerging needs. Keeping this in mind, Individual Differences in English Language Education: TEACHER AND LEARNER MOTIVATION aims to provide insights into more quality education administration, implementation and materials-writing by presenting the intended audience – undergraduate and graduate students, language education researchers, academicians, EFL/ESL teachers, language school administrators and policymakers – with the most relevant and recent inquiries into teacher and learner motivation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5ed344a-ca37-4237-816a-21d2a367b1e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Sor</image:title>
            <image:caption>Sadece aynı şeyleri yiyebilseydik ne kadar sıkıcı olurdu, değil mi? Ya hep aynı kıyafetleri giysek, hep aynı günü yaşasak, tek bir çiçeği koklayabilsek veya hepimiz aynı görünsek? Hiçbir şey bize keyif vermezdi, değil mi? 
Sadece Sor, bir bahçe üzerinden, farklılıklarımızın dünyamızı ne kadar da renklendirdiğini, birbirine benzemeyen özelliklerimizin bize engel değil, aslında büyük bir katkı olduğunu, farklı hastalık ve şartlara sahip çocuklarla anlatıyor. 
Bilmemiz gereken şey şu: Kim ya da nerede olursak olalım, eğer farklılıkları öğrenmek istiyorsak sadece sormalıyız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03773e8d-0fb0-4cc3-baff-756c006b3816.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlamak Yasak</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu millet niye bu hâle düştü? Yirmi yıl dayandık, yirmi yıl daha dayanabilecek miyiz? Sözü sakız, köleliği kurtuluş bildik fakat analarımızın yüreği taş bağladı... Karılarımız dul, çocuklarımız yetim kaldı... Para verildi, parayla alınamayacak nemiz varsa alındı... Yozlaştık, posalaştık... Bunu bilmez mi beyler? Bilirse, bu tren, bu kalabalık nedir? Ben niye buradayım? Niye boynu bükük çocuklarımın? Ah! Yağsız aş, kuru ekmek yiyip ele minnet etmeyen anam... ah!..&quot; 
*** 
Adam kahırlandıkça kahırlanır. Kahır, kalabalığı seyreden gözlerinde yaşa dönüşürken adam birden kendine gelir. Babadır, büyüktür... Karısı, çocukları yanındadır... Ağlamak yasaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8467c43-8fb6-4717-853f-f729e63fe33e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Yürüyüş</image:title>
            <image:caption>Bir büyük hedefiniz yoksa, “öte”ye doğru yürüdüğünüzün bilincinde değilseniz, “öte”yi düşünmüyorsanız çabucak tükeniveriyorsunuz. Tükendik biz… İnsan ömrünün dışına taşan arzularımız, istediklerimiz, hedeflerimiz olmadığı için tükendik. 
Hatır-gönül kıran, kavgacı iki insan olduk. Dediğim dedikçi, asla gönülcü değil ama akılcı, kırıcı, yıkıcı, birbirini çekemeyen, affedemeyen iki insan… Ve akılcı yolla hallettik işimizi. Mahkemeye başvurduk, şiddetli geçimsizlikten yarıldık. Hayattan beklediğini alan ve artık beklediği önemli hiçbir şeyi kalmayan insan ne yapacak? Elbette kurduğu düzeni bozup dağıtacak. Sonra yeniden kurmaya çalışacak. 
*** 
Kültür Bakanlığı 100.Yıl yarışmalarında yazarına öykü dalında birincilik ödülü kazandıran “Beyaz Yürüyüş”, okurlarını güzelliklerle dolu hikâyelerle bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c348b20c-8092-40b7-aac4-b9dd50088a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe ve Kelam Açısından Nefs ve Ahiret</image:title>
            <image:caption>Ölüm, inkâr edilmez bir hakikattir. Bu hakikatin varlığına rağmen insanların çoğu, ölüm hadisesini düşünmeyi pek istemezler, ölüm üzerinde fazla durmazlar. İnsanın, dünyaya gelmesinde hiçbir iradesi olmadığı gibi ölümünün zamanı ve yeri hakkında da hiçbir müdahalesi ve fikri bulunmamaktadır.  
İnsanlar, tarih boyunca bu meşguliyetten kurtulmak için ilahî dinlerin öğretisine de sığınarak çareler bulmaya çalışmıştır. İslam düşünce tarihinde insan bedenine hayat veren nefis (ruh) ve onun varlığı ile mahiyeti hakkındaki bilgiler çokça tartışılan konulardan biri olmuştur. Ahiret hayatı ise İslâm felsefesi tarihinde özellikle tehâfüt geleneği içinde ele alınıp düşünürlerin birbirlerini ciddi manada itham ettikleri konuların başında gelmektedir.    
Bu çalışmada; İslâm düşünce sisteminin en temel inanç ilkelerinden biri olan nefs ve ahiret hayatı (yeniden diriliş) hakkındaki İbn Sînâ ile onun düşüncelerini hareket noktası kabul eden Gazzâlî, İbn Rüşd, Hocazâde ve Ali Tûsî’nin görüşleri çerçevesinde ortaya koyulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44115f5e-1331-48b4-a299-55335f41c207.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Bin Yıl</image:title>
            <image:caption>Tülin’i bu parkta, bu banklardan birinde bırakıp gittim. “Gitme!” demedi. Deseydi kalırdım, demedi. O günden sonra bir daha buraya uğramadım. Çok geçmeden, kendinden epeyce yaşlı ve zengin bir adamla evlendiğini duydum. İnanamadım. Beni o yaşlı ve zengin adam için terk etmiş gibi geldi bana. Bir daha ne adını andım ne de benim yanımda adı anıldı. Hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Aynı işyerinde çalışmaya devam etti mi, çoluk çocuğu oldu mu, hâlâ Ankara’da mı yaşıyor, bilmiyorum. İstesem öğrenirdim ama istemedim. Sizin sesiniz aynen onun sesi Feyza Hanım. Bugün doktorda işim olmadığı halde sizin için, sesinizi duymak için geldim.” 
Feyza, ses çıkarmadan dinliyor, sessiz gözyaşı döküyordu. 
*** 
Seninle Bin Yıl, sahici aşkın insanı kötülüklerden koruyacağına inanan yazarımızın çoğunlukla “aşk” konulu öykülerinden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1383679c-2b25-4993-85e9-36eeeecc725e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih-i Osman-i Encümeni</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın siyasi ilerlemesi ile Osmanlı tarihi yazımı çalışmaları birlikte yürümemiş, tarihçilik genelde meraklıların yazdığı eserlerle sınırlı kalmıştır. Ancak 18. yüzyıl başında “vakanüvislik” adı verilen resmî tarih yazıcılığı tesis edilmiş, bu kurum 1922 yılında Saltanatın ilgasına kadar çalışmalarına devam etmiştir. 
Padişah V. Mehmet Reşat’ın isteği üzerine son vakanüvis Abdurrahman Şeref Bey başkanlığında 27 Kasım 1909 tarihinde mükemmel bir Osmanlı tarihi yazmak maksadıyla kurulan “Târîh-i Osmânî Encümeni”, aynı zamanda Osmanlı tarih yazıcılığı ile Cumhuriyet tarih yazıcılığı arasında bir köprü vazifesi görmüştür. 
Bu çalışma; 1917 yılında Osmanlı Tarihi’nin I. cildini neşreden Encümenin, 1931 yılı sonuna kadar devam eden Osmanlı&apos;nın ilk bilimsel yöntemlerle kendi tarihini yazma çalışmalarına dair bir araştırmanın ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7ce3fba-31c1-45ed-8b6b-8865a446417d.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaç Zebra (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Çocuklara duyguları hangi yaşta öğrenirler? Duygular hakkında konuşulmaya ne zaman başlanır?” Annelerin zihninde önemli yer kaplayan bu soruların cevabı kısaca “düşünüldüğünden çok daha erken” olabilir. Aslında doğumdan itibaren bebekler çok fazla duygu hissederler. Bu duyguları yaşamlarının ilk evresinde hareketle, seslerle ve mimikleriyle ifade ederler. Dil gelişimleri ilerledikçe ise sözcükler  duyguların ifadesi için güçlü bir araca dönüşür.
 
Sözcüklerle yeni tanışan ve sosyal deneyimlerin içine yeni yeni katılım gösteren küçük çocuklarla, özellikle de ifade edilmesi zor olan utanç ve yalnızlık gibi duyguları tanıtmak ve onlar üzerine konuşmak isteyen yetişkinleri, etkili bir kaynak seriyle buluşturuyoruz. 
 
Seriye ait kitaplardan biri olan Utangaç Zebra; küçük bir zebranın yetenek gösterisine katılma macerasını konu edinmektedir. Tüm hafta çalışmasına rağmen, sahneye çıkma sırası geldiğinde zebra ortadan kaybolur. Yeteneğini sergilemek konusunda kendisini utanmış hissetmektedir. Ancak her zaman zor duyguların üstesinden gelmenin bir yolu vardır. Acaba zebra utanç duygusuyla nasıl baş edecektir? Utanç hissedildiğinde bu duyguyu dönüştürmenin en iyi yolunun üzerine gitmek olduğunu henüz bu duyguyu çok yeni deneyimlemeye başlayan çocuklara model olan bu hikaye; canlı illüstrasyonları ve merak uyandıran hikayesiyle küçük okuyucuları içine çekmeye hazırlanıyor.
 
Zor duygularla baş ederken arkadaşlığın önemi temasını farklı öyküler aracılığıyla işleyen bu seri; bazen herkesin biraz yalnız, utangaç, çaresiz ve “farklı” hissedebileceğini ve yakın dostların desteğiyle tüm zorlukların üzerinden gelinebileceğini, çok küçük yaştaki çocuklara model olmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b7af7cf-1ad8-4024-a2a8-ca6e61f940f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Brutal 2</image:title>
            <image:caption>İŞLENEN SUÇA HAK ETTİĞİ CEZA! 
 
Eski bir polis komiserinin oğlu olan ve kariyer basamaklarını hızla tırmanan cinayet masası dedektifi Hiroki ile tanıştınız değil mi! 
Karakterimiz, yasaların dokunamadığı yüzden fazla insanın öldürülmesinden sorumlu, dedektif kimliğine gizlenmiş bir seri katil. 
Serinin bu ikinci cildinde Dedektif Hiroki, kendini dokunulmaz sanan suçlulara yine göz açtırmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a6f8ad-0403-4755-8b64-21e2f4a7f9d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Yetişkinlik yaşamında gün yüzüne çıkan davranış problemlerinin izi, çocukluk yaşamında yapılan pedagojik hatalara dek sürülebilir. Elinizdeki kitap; çocuk eğitiminin birbiriyle iç içe geçmiş problemlerinin, ebeveyn ve öğretmenlerin yanlış tutumlarının, bu tutumların çocuğun davranışında ve yaşama bakış açısında yarattığı hasarların, problem çocuklar ve tedavi yöntemleri gibi eğitsel pek çok konunun, yaşanmış vaka öyküleri üzerinden derinlemesine ve akıcı bir dille harikulade bir incelemesinden oluşuyor. Bireysel psikolojinin genel hatlarının sunumuyla başlayan kitap, çocuk eğitiminde zorlanan 
tüm ebeveynler öğretmenler, eğitimci adayları ve insan psikolojisine ilgi duyan herkes için bir 
kılavuz kitap niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29da4c10-d180-4b94-9397-c8475ad6710f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’s Travels</image:title>
            <image:caption>Shipwrecked and cast adrift, Lemuel Gulliver wakes to find himself on Lilliput, an island inhabited by little people, whose height makes their quarrels over fashion and fame seem ridiculous. His subsequent encounters - with the crude giants of Brobdingnag, the philosophical Houyhnhnms and brutish Yahoos - give Gulliver new, bitter insights into human behaviour. Swift&apos;s savage satire views mankind in a distorted hall of mirrors as a diminished, magnified and finally bestial species, presenting us with an uncompromising reflection of ourselves.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/566ba83a-fdbd-42dd-b835-8cf8eae5768a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’s Travels</image:title>
            <image:caption>Gulliver&apos;s Travels, most famous work of Jonathan Swift is a misanthropic anatomy of human nature. Each of the four books has a different theme, but all are attempts to deflate human pride. It may be a politico-sociological treatise in the form of a satire; a protest against Imperialism and Colonialism; an attack on the corrupt Whig oligarchy which had displaced the Swift&apos;s Tories in London a defence of Tory policies, an attack on the Prime Minister, Robert Walpole, and on the expensive and bloody trade wars which had accompanied the twelve years of whig government but it is also, on a deeper level, a satire on the universal human tendency to abuse political power and authority, to manipulate others and deceive ourselves.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42784e43-4632-4186-b452-2014731920a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Brutal 1</image:title>
            <image:caption>CANİLER İÇİN BİR POLİSİN 
İNTİKAM PLANLARI... 
Dedektif Hiroki yakışıklı, başarılı ve yetenekli bir adamdır. Çözdüğü her davayı, başarı listesine eklemesi gereken bir zafer olarak görür. 
Hiroki her ne kadar işini çok sevse de, KORKUNÇ İNSANLARI DURDURMA KONUSUNDA POLİS VE KANUNLARIN YETERSİZ KALMASIYLA HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAR VE BU SORUNU ÇÖZMEYE KARAR VERİR. 
Hiroki “Göze göz, dişe diş!” der ve kendi adaletini sağlamak için sokağa çıkar. Onun şehrinde artık kimse dokunulmaz değildir. 
Herkes yaptığı kötülüğün cezasını çekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4b9468f-663b-4aa3-b9b5-0e24e183823f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Secret Garden</image:title>
            <image:caption>The Secret Garden is a novel by Frances Hodgson Burnett. It was initially published in serial format starting in the autumn of 1910, and was first published in its entirety in 1911. It is now one of Burnett&apos;s most popular novels, and is considered to be a classic of English children&apos;s literature. The secret garden at Misselthwaite Manor is the site of both the near-destruction and the subsequent regeneration of a family. Using the garden motif, Burnett explores the healing power inherent in living things. Frances Eliza Hodgson Burnett (24 November 1849 – 29 October 1924) was an English playwright and author. She is best known for her children&apos;s stories, in particular The Secret Garden (published in 1911), A Little Princess (published in 1905), and Little Lord Fauntleroy (published in 1885-6).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce442ef-6644-40dd-9a21-899320ec043b.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Kalbindeki Ejder</image:title>
            <image:caption>VİCDANININ SESİNİ DUYMAYANLAR ÖLMEK İSTEYENİ PEŞİN PEŞİN DELİ SANIYORLAR... 
Beraber karanlığa doğru giderken yönlerini şaşırıp gerdanlığını arayan bir güvercinin peşine takılıp güneşe doğru yol aldılar. Bu yolculukta birbirlerinin en derin yaralarından öptüler. Anladılar ki kuşlar gibi özgürce uçmak için iki kanada ihtiyaçları yoktu. Sadece bir miktar umudun olması yeterliydi. Göğüskafeslerindeki dermansız sandıkları kökleşmiş ağrı, boğazlarındaki onları terk etmeyen o acı yumru meğerse susturulmalarından, susmalarından kaynaklıymış. Yolculuklarını tamamladıklarında zihinlerindeki ölçüyle önce birbirlerini okumaya başladılar, sonrası zaten tüm hikâyelerini baştan doğrusuyla yazmaya... 
O günden sonra onlar peri masallarını rafa kaldırdılar, şimdi ise geçmişte mezar olmuş kalplerini yeniden yaşatmakla meşguller.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e2ecf79-45c9-4ffb-856c-76c9115fd31b.jpg</image:loc>
            <image:title>A Little Prıncess</image:title>
            <image:caption>Sara Crewe&apos;s young but doting father sends her to a London boarding school when she is seven. On her eleventh birthday her life of luxury comes to an abrupt end when she receives news that her father has died, shortly after losing his entire fortune. The school-mistress turns Sara into a servant to pay off her debts, and though Sara uses the entire force of her imagination and her good heart to remember who she is and keep starvation from the door, her life is desperate. Until the past returns in a very unexpected manner...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c2a0f5f-4cf9-43f9-af89-8c7d2da9dc03.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Yaşamın Mührü</image:title>
            <image:caption>Yaşamla aramızdaki perdeyi aralayan ve onun manasına ulaşmamızı sağlayan şey ölümdür. Çünkü bizden hayatı, “kendini sürekli yenileyen bir buluş halinde” yaşamamızı ister. Ölüm yaşamın ilahi mührüdür; onun varlığı, dünya üzerinde geçirdiğimiz süreyi daha kıymetli kılar. Hayatı yaşama halimize, keşfe dayalı bir lezzet katar. Dikkatimizi yaşama yönlendiren bir dosttur ölüm. Yaşamla ilgili ilham veren mutlak ve kuşatıcı bir bilinç halidir. 
“Ölüm eşlikçiliği” hakkında ne biliyorsunuz? 
Hayatının son günlerini yaşayanların yanında olan, gönüllü insanlar… 
Peki hayat hakkında ne biliyorsunuz? 
Berna Köker Poljak tarafından kaleme alınan bu kitapta; iç içe geçmiş olan yaşam ve ölüm kavramlarını yeniden keşfedecek, gerçek yaşam öykülerini okuyacak ve belki de hayatın hakkını vererek nasıl yaşanacağını, ilk defa bu kadar derinden hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f90377-59fe-4505-92f7-d0bcc2bbdca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>The story of Robin Hood is very famous. Robin Hood robbed rich people and gave the money to the poor people. He loved adventure, and he was the best bowman in England. The greedy Sheriff of Nottingham hated Robin, and the beautiful Lady Marian loved him. His most famous adventures are in this book.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d271b6c-0c6a-4020-8ac2-df1d4069533e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Picture of Dorian Gray</image:title>
            <image:caption>Dorian Gray is the subject of a full-length portrait in oil by Basil Hallward, an artist impressed and infatuated by Dorian&apos;s beauty; he believes that Dorian&apos;s beauty is responsible for the new mood in his art as a painter. Through Basil, Dorian meets Lord Henry Wotton, and he soon is enthralled by the aristocrat&apos;s hedonistic world view: that beauty and sensual fulfilment are the only things worth pursuing in life. Newly understanding that his beauty will fade, Dorian expresses the desire to sell his soul, to ensure that the picture, rather than he, will age and fade. The wish is granted, and Dorian pursues a libertine life of varied amoral experiences while staying young and beautiful; all the while, his portrait ages and records every sin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a33569-7d59-4e60-a27a-852de96f66d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulysses</image:title>
            <image:caption>For Joyce, literature &apos;is the eternal affirmation of the spirit of man&apos;. Written between 1914 and 1921, Ulysses has survived bowdlerization, legal action and bitter controversy. An undisputed modernist classic, its ceaseless verbal inventiveness and astonishing wide-ranging allusions confirms its standing as an imperishable monument to the human condition. Declan Kiberd says in his introduction that Ulysses is &apos;an endlessly open book of utopian epiphanies. It holds a mirror up to the colonial capital that was Dublin on 16 June 1904, but it also offers redemptive glimpses of a future world which might be made over in terms of those utopian moments.&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0ec4cf-f3d2-4a63-b779-db660577132f.jpg</image:loc>
            <image:title>Delirmiş Evrenin Ortasında</image:title>
            <image:caption>HERKESİN VE HER ŞEYİN ÇILDIRDIĞI BU ÇAĞDA, KENDİNE UĞRUNA DELİRMEYE DEĞER BİRİNİ BULMUŞTU SONUNDA. 
Çağdaş edebiyatın sevilen yazarlarından Gülşah Elikbank, yeni çağın yeni normal insanlarının tuhaf hikâyesiyle çıkıyor bu sefer okurun karşısına. 
Herkesin delirdiği bir dünyada aklı başında kalmak da bir nevi delilik sayılmaz mı? 
Hayattan ve insanlardan ümidini kesmişken aralanan yeni bir kapı ve o kapıdan içeri giren başka bir delilik... 
Gülşah Elikbank, çağın ruhuna ithaf ettiği bu novellada karanlığın içinden aydınlığa, aydınlığın içinden zifiri karanlığa bakıyor ve bizi de renklerin arada kalmışlığı içinde farklı bir yolculuğa davet ediyor. Sahiden deliliğin bir rengi olabilir mi? Bu soruya yanıtı kahramanımız Meryem veriyor. O bu soruyu yanıtlarken tüm dünya ayağının altından çekiliyor oysa. Delilikle bezenen bu satırları son derece normal karşılayacak okurunu bekliyor delirmiş evrenin ortasında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70e31faf-cdb3-4f3e-8d3b-265671dd1b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Neko Kafe</image:title>
            <image:caption>Nagore’nin hayatı, sevgilisinden ayrıldığından ve işsiz kaldığından bu yana üst üste gelen felaketlerle dolup taşmıştır. 
Kirasını geciktirdiği için dairesini kaybetmek üzereyken, eski bir dostu ona sıra dışı bir iş bulur: Müşteriler tarafından sahiplenilmeyi bekleyen yedi kedinin bulunduğu bir kafeterya olan Neko Kafe’de garsonluk yapmak. 
Nagore kedilerden korkmasına karşın, her biri başka başka karakterlere sahip olan bu hayvanlardan yaşam hakkında oldukça fazla şey öğrenebileceğini fark edince çekinerek başladığı yeni işi eğlenceli bir serüvene dönüşüp hayatını umulmadık derecede renklendirecektir. 
Tüm dünyada ünlenen kedi kafelerinden birinde geçen, Anna Sólyom’un bu büyüleyici romanı, mutlu olma sanatı hakkında ilham verici, heyecanlı ve özgün bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4610764-ae04-4d25-a8a2-576d6645f739.jpg</image:loc>
            <image:title>Öte Alem</image:title>
            <image:caption>“Nihai zafer ölümündür!” 
Ölüm ölümlüler ve ölmekte olanlar için acil bir durumdur! Hatta ölümün olduğu bir dünyada, hiçbir şey ölüm kadar ciddi ve dikkate değer değildir. Nihai zafer ölümün olduğuna göre önceliği onu anlamaya vermek gerekir. Özellikle ölüm korkusu olanların bu kitabı okuması önerilir. Ölümü öğrenmek ve yüzleşmek korkuyla başa çıkmanın en iyi yoludur. Film şeridinin bir ucu doğum, diğer ucu ölümdür... Filmin sonunu izlemeye ve ölüm hakkında sesli soru sormaya, bilimsel bilgilerle konuşmaya hazır mısınız? 
Öldüğümde gerçekten ölür müyüm? Baki kalma mümkün müdür? 
Ölümden sonra şahsi benliğim ve belleğim aynen duracak mı? 
Ölüm kapıyı çalınca herkes açmak zorunda mıdır? 
Bedensiz farkındalık mümkün müdür? 
Ölümden sonra tecrübe devam eder mi? 
Öte dünyada, burada her sabah uyandığımız gibi uyanabilecek miyiz? 
Organik bedenimiz yok olunca canlı gibi hissedecek miyiz? 
Ölüm ile mekân mı değiştiririz yoksa bilincimiz ortam veya hal mi değiştirir? 
Ölüme yakın ya da ölüm eşiği deneyimleri gerçek midir? 
Tekrar doğduğunu iddia eden kişiler yalan mı söylemektedirler? 
Ruhsuz ölümsüzler vampirler gerçek midir? 
Hayaletler var mıdır? 
Ölümden sonraki hayat sadece kişinin kendi zihni içinde yürümesi midir? 
Ölmeden önceki anılarımızı hatırlayacak mıyız? 
Bilim ölümden sonra devamlılığın olmadığını iddia edebilir mi? 
Cehennemde yanmak yokluktan daha kabul edilebilir midir? 
İnsanı esas korkutan ölümün olması mı yoksa varoluşumuzun tamamen yitip gitme olasılığı mıdır? 
Öte âlem mekân olarak nerededir? 
Öte âlemin varlığı kesinleşirse evlilik yeminlerini “Ölüm bizi ayırana kadar!” değil “Sonsuza kadar!” şekline mi çevirmek gerekecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e93b1c2-6c60-4191-9778-1908deb653c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Mangaları</image:title>
            <image:caption>Kosova ve Arnavutluk’taki pek çok edebi eleştirmeninin altını çizdiği gibi, “Ölüm Mangaları”, Sırbistan’ın Kosova Arnavutlarına karşı işlediği suçlarını bir Sırp gazetecinin urpertici ve gerçek hikayesini anlatarak ele alan bir romandır. Bu kitabın okuyucunun uykusunu kaçırma etkisi, her kahramanın ve her anlatılan olayın gerçek olmasından dolayıdır. Romandaki tüm isimler ve olaylar gerçek. Bu roman kesinlikle hayali karakterlerden ya da fantezi ürünü olaylardan esinlenerek kaleme alınmış bir eser değildir. 
“Ölüm Mangaları” 20. yüzyılın sonunda Kosova’da işlenen korkunç suçların izlerini gizlemeye yönelik modern zamanların devlet entrikalarını ve medya manipülasyonlarını açıklıkla ortaya koyarak orada yaşanan insanlık dramına ışık tutmaktadır. Bu roman, Kosova Yazarlar Birliği’nin, 1998-1999 yılları arasındaki Kosova Arnavutlarına karsı uygulanan soykırımı anlatan en başarılı belgesel-sanatsal eser olarak nitelenmiştir. 1960 yılında Kalkandelen’de dünyaya gelen Bardhyl Mahmuti, rejim karşıtı görüş ve faaliyetlerinden ötürü, henüz genç bir öğrenci iken 7 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Sonrasında, İsviçre’ye iltica eder ve orda Lozan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde eğitimini tamamlar. Kosova’daki savaş esnasında, Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) Diplomatik Grup Başkanı olarak görev yapar. Savaş bittikten sonra ise Dışişleri Bakanı ve parti başkanı gibi birçok siyasi görevler üstlenmiştir. Siyaset bilimi alanında çok sayıda kitabı olan Mahmuti’nin,“Ölüm Mangaları” roman dalında ilk eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2558b02-1a61-463a-87b6-974be23ea396.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>“Olgunlaşmıştı Beyaz Diş. İçinde yaşadığı dünyayı tanımıştı. Bu dünya bomboş ve maddiydi. Hoyrat, sert, zalim ve soğuktu. Bu dünyada sevgiden, okşanmadan, merhametten eser yoktu. Gri Kunduz, insan olmasına insandı, saygıyı hak ediyordu, üstün bir zekaya ve amansız bir güce dayanan egemenliğine seve seve boyun eğiyordu ama Gri Kunduz zorba ve zalim bir insandı. Bu yüzden ona karşı beslediği duygulara sevgi denemezdi. Özgürlüğüne kavuşmuşken ormandan geri dönmesinin sebebi, üstün bir efendiye karşı duyduğu özlemdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbd55238-500c-428c-a73f-0d1d157c11b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapatma Kapıyı Aralık Kalsın</image:title>
            <image:caption>Uzaklaştıkça, karşısında nasıl da küçülüyordu. Ardında, ufukta yitenler el sallıyordu gün ışığı saçan yüzleriyle o gün sessiz miydi şehir? Ne bir çiçek ne bir kuş ne de rüzgâr... Varlıkla yokluk arasında süzü-len katledilmiş bir yaşamın hüznünü mü taşıyordu bulutlar? öylesine çaresiz öylesine ürkek bir daha tutabilecek miydi bu düşün ellerinden? Bulanık zihninde düşünceler birdirbir oynarken, pireler gibi sıçrıyordu sarsıntılardan. Yanındaki ses, telaşla elma bahçele-rinde geziniyor o duymuyordu. Yumağın iki ucunun da kendisinde olduğunu bilmesine rağmen düğümlerden bulamıyordu öteki ucunu, iç sesi, ‘iyi değilim ‘ diye haykırıyordu. Bunca gel-git arasında kaybolmuşken birdenbire bıçak gibi kesip attı bir ses, düşüncelerini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07a14d22-6693-4b9b-b7b5-39e48905eedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Damgalı Medeniyet</image:title>
            <image:caption>Bütün kültürel ayrımların dünya ekonomik birikimini elinde tutanların ortaya koyduğu bir dünya sisteminin kurgusu çerçevesinde oluşturulduğunu ve bunun medya aracılığıyla oluşturulan temsiller, kalıp yargılar ya da daha önce oluşturulmuş kalıp yargıların yeniden üretilmesi ile kültürel ırkçılık temelinde, dilde ötekileştirme, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı yeniden üretilerek sürdürülmektedir. Kendini bağış, yardım ve destek vaatleri ile sunan Batı, özellikle medyayı kullanarak, önce zihinleri sömürgeleştirmekte ve köleleştirmekte böylece bu ülkelerde, kültürel kimlik yıkımına, yozlaşmaya, yabancılaşmaya ve sömürülmeye ortam hazırlamakta ve Batılılaştırma / Hristiyanlaştırma / Uygarlaştırma hareketi olarak başlayan eski sömürgeleştirme faaliyetlerinin, günümüzde tersine dönüp, Doğu’nun göçmenleri ile Avrupa’nın Doğululaştırılması / İslamlaştırılması / İlkelleştirilmesi korkusu yaratılmakta ve Avrupa / Batı halklarında korku kültürü oluşturulmaktadır. Avrupamerkezci Medeniyet İnşaası ile oluşturulan Beyaz Üstünlükçü (White Supremacist) ideoloji ve bu ideolojinin sömürülen ve sömüren ülke insanlarına yansımalarının ele alındığı ve araştırıldığı Beyaz Damgalı Medeniyet adlı kitabın ilk iki bölümünde, medyada yer alan Avrupamerkezci, Beyaz Üstünlükçü (White Supremacist) , kültürel ırkçı söylemler ve Batı toplumlarında giderek artan bireysel yabancı düşmanı şiddet ve katliamların nedenleri araştırılmıştır. 
  Son iki bölümde ise, Michael Haneke’nin ‘Duygusal Buzlaşma Üçlemesi‘ ya da ‘Kent Üçlemesi’ olarak adlandırılan filmleri üzerinden özellikle Avrupalı modern kent insanının kapitalizmin boyunduruğu altına girmesi sonucunda mekanik, hızlı yaşam tarzı nedeniyle iletişimsizlik, yalnızlaşma, yabancılaşma, gerçeklik algısını yitirerek duyarsızlaşması ve giderek hayatlarının anlamsızlaşması sonucunda patolojik bireysel narsisizme yöneldikleri ve sanal ortamda kurdukları aidiyetler üzerinden patolojik kolektif narsisizme eklemlenerek göçmenlere karşı duydukları nefret ve şiddet duygularını meşrulaştırarak bireysel şiddet ve katliamlara yönelmelerinin nedenleri incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdfd4025-049e-45f9-98d5-40a4c59ee555.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavga</image:title>
            <image:caption>Amir&apos;in ağzından ve burnundan kanlar akıyordu. Yediği yumruklardan dolayı yüzünde müthiş bir acı hissediyordu. O da birkaç darbe indirmişti fakat bunlar zayıf kalmıştı. İki adam, azılı birer düşman gibi saldırıyor ve adeta birbirlerini yok etmeye çalışıyorlardı”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8cfd0dd-6a0a-411e-809c-6e9a7e12e4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Cephe Artığı Bir Aydın</image:title>
            <image:caption>Bir ülkenin, bir şehrin, bir devrin kültürü, eğitimi, ticareti, siyaseti, geçmişi, geleceği; en iyi o devirde yaşayan öncü insanların sıra dışı hayat hikâyelerinden öğrenilir. Bayburt’un “suya aşağı” diye bilinen kuzeydoğu bölgesindeki eski adı Abusta olan Çakırbağ köyünde, 1888 senesinde dünyaya gelen Ahmet Hasbî Aker, bu toprakların örnek alınacak insanlarından. 
 
Ahmet Hasbî Aker’in 26 Aralık 1955 tarihine kadar süren hemen her günü ilim ve eğitimle dolu altmış yedi yıllık, yeni nesillere anlatılması gereken ömrünün büyük kısmı; Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılıp parçalanma yılları ve imparatorluğun yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ise âdeta doğum sancılarının ve büyük değişimlerin yaşandığı kuruluş yıllarıdır. Dünyanın büyük kısmını alt üst eden birinci ve ikinci dünya savaşlarının cereyan ettiği, milyonlarca insanın öldüğü, yaralandığı, kaybolduğu yıllar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b82777-8c7e-455a-85d2-5d1551363d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannemin Tarifleri</image:title>
            <image:caption>Büyükannemle kitabımız üzerinde çalışırken farkettim ki; ailenin mutfak kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılması geçmişle bugünümüz, sonrasında da geleceğimizle bağ kurmanın en lezzetli yollarından biriymiş. 
Bence sen de denemelisin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1c11fb-6b8c-4192-b008-89c23306022c.jpg</image:loc>
            <image:title>Astrology</image:title>
            <image:caption>This book is a small manual of practical astrology written by the British astrologer and theosophist Sepharial. The goal of the book is to allow the art of astrology reading to be accessible to everyone. This work introduces all the concepts that one needs to start constructing and reading their own horoscopes and makes the readers to understand personality and temperament, and also connect the stars with personal life and troubles, even how to advance the career in astrology. It is written to help people in a practical way and to relate to everyday issues.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efad8fd8-55fa-43dc-9adb-652a664d5455.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçen Salı</image:title>
            <image:caption>“Biz topu yuvarlayanlarız. 
Ve kendimiz o yuvarlanan topuz. 
Ama aynı zamanda o yuvarlanan topla devrilen lobutlarız. 
Ağır topların üzerinde gürüldediği saha da kalbimiz.” 
 
Geleceğini sanatla ve edebiyatla şekillendirmeyi beklerken kendini acımasız bir savaşın ortasında, şiddetli kar fırtınalarıyla sarsılan cephelerde bulan Wolfgang Borchert, kısacık ömrüne rağmen Alman edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biridir. Ruhunu ve bedenini tüketen açmazların içinde yazdığı eserleri, II. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da yeşeren “Enkaz Edebiyatı”nın başyapıtları arasındadır. İlk olarak ölümünden sonra Geçen Salı başlığıyla yayımlanan bu öykü derlemesinde de savaşın yerle bir ettiği dünyayı büyük bir isyan duygusuyla, ustalıkla resmeder. Savaştan insan manzaralarını, sıradanlaşan acıları ve paramparça hayatları yalın bir dil ve sarsıcı bir üslupla tahlil eder. Saldırgan bir milliyetçiliğin ve farklı olana, farklı düşünene karşı körüklenen düşmanlığın yıkımını ortaya koyan bu öyküler, zamansız ve evrensel insanlık meselelerini kayda geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03b1866d-c6c2-44aa-9a0e-570b661460e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo Ludens</image:title>
            <image:caption>Homo Ludens (oyun oynayan insan), geçmişe ve kişinin kendisini tanımasına yönelik son derece renkli ve benzerine az rastlanır bir kültür tarihi okumasıdır. Evet, “dünya bir tiyatro sahnesi”dir ve oyunla başlamıştır her şey! Oyun bir algılama yeteneği aynı zamanda bir estetik kavrayış düzeyidir. Oyun ile güzellik arasında yakın bir bağ vardır. Hareket halindeki insan oynadığı oyunla eylemine güzellik, ifadesine canlılık, ruhuna dirilik katar. Bir ruh hali olarak oyun, bir coşkunun yansımasıdır. Bununla birlikte oyunda, ciddiyet asla elden bırakılmaz. Önceden belirlenmiş kurallara büyük bir dikkatle riayet edilir. Çocuklar ve yetişkinler oyuna tam bir ciddiyet içinde dâhil olurlar. Bir oyunun sonunda kazanmak “üstünlüğünü belli etmektir.” Ve bu yüzden de kazanmak bizatihi oyunun sınırlarını aşar, kişiye itibar ve onur verir. 
 
Huizinga’ya göre hukuk, bilim, şiir, bilgelik ve felsefe sahaları oyunun ruhuna sahip olmakla zenginleşmiş ve anlam kazanmıştır. Oyun, aşkın kalbindedir. Oyun zevkini yitiren heyecanını da yitirmiş sayılır. Şiir oyundan doğmuş, farklı formlar sayesinde varlığını korumuştur. Müzik ve dans saf oyun olarak çıkar karşımıza. Hukuk, toplumsal oyunun kurallarını gözeterek gelişme kaydetmiştir. Silahlı çatışmaların kurala bağlanması, aristokratik hayatın ritüelleri oyunsal biçimler üzerinde temellenmiştir. Festivaller, yarışmalar, bayramlar ve âyinler oyun düşüncesinin hep farklı tezahürleridir. 
 
Huizinga geçmişteki zenginliğe kıyasla oyun oynama yeteneğini giderek yitiren insanın, oyunu, maddi ve mekanik bir etkinliğe indirgeyen günümüz toplumlarının yaratıcılık ve hayal gücünü yitirdiğinden ise hüzünle söz eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3def0056-5cc8-497f-a2b1-f727ac232a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Konuşmalar &amp; Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine</image:title>
            <image:caption>İtiraflar’da Tanrıya doğrudan hitap eden, Batı edebiyatı ve felsefesinde etkisi her zaman hissedilen bir “ben”in güçlü sesi vardır. Augustinus’un ilk eserlerinden biri olan İç Konuşmalar ve metnin devamı niteliğindeki Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine’de ise Hıristiyan filozofun “iç sesi” geniş bir yer kaplar. Ruhumuzu ne derece tanıyor ve onun ölümsüzlüğüne dair ne biliyoruz? Kişi kendisiyle baş başa kalıp sohbete daldığında, benliğinde yankı bulan bu tarz sorular, özünde derin bir boşluğu kapatmak isteyecek, içsel hayatın sürekliliği için tatmin edici yanıtların peşine düşecektir. Augustinus’un eserine özgünlük katan yön ise, diyaloglar halinde ve akıl yürütmelerle ilerleyen bir iç konuşmanın ilk parlak örneklerden birini kaleme almış olmasıdır. Çalışmasını şöyle niteler Augustinus: “Kendi bağlılığımı ve arzumu takip ederek, bilhassa bilmek istediğim şeylerle ilgili olarak hakikati araştırmak amacıyla, yalnız olmama karşın sanki iki kişi (ben ve akıl) varmış gibi soru sorup cevap verdiğim iki kitap (bölüm) yazdım. Bu sebeple söz konusu çalışmaya Soliloquies (İç Konuşmalar) adını verdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8e5deeb-7c28-4ff6-b2c4-65110e440b0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Biçim ve İçerik</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın son çeyreğine doğru özellikle bilimlerde kaydedilen düşünsel ve teknik gelişmeler evren ya da doğa hakkındaki akıl yürütmelerde büyük değişimlere neden olmuştur. Schlick bizzat bu değişimlerin dönüm noktasında yaşamış bir düşünürdür. Matematikçi ve fizikçi olmanın getirdiği bir zihinle güncel tasavvurları da göz önünde bulundurarak varlık ve dil hakkında yeni anlayışlar geliştirmeye çalışmış, yeni bir bilgi anlayışı inşa etmeye girişmiştir. Bunu kendi dönemindeki bilimsel çalışmaları ve kavramları, geçmiş dönemlerdeki çalışmalarla ve kavramlarla kıyaslayarak yapmaya çalışmıştır. 
 
Viyana Çevresi’nin kurucu figürlerinden olan Schlick, epistemolojisinin en berrak anlatısını sunduğu bu eserinde bilgi sorununa, dilin ölçütlerine ve sınırlarına odaklanarak dilin, gerçeklikle kurduğu ilişkide, ne’liğini, doğasını ve geçerliliğini soruşturuyor. Dil nedir? Anlam nedir? Bilme ve bilgi nedir? Geleneksel metafiziğin sözde problemleri ve soruları nelerdir? Bilginin doğrulanması ve geçerliliği nasıl sağlanır? Felsefe nedir ve bilimle olan ilişkisi nedir, vb. sorulara yanıtlar arıyor. Bilginin temellerine ilişkin akıl yürütmeleri değerlendirerek, bir bütün olarak epistemoloji için yeni sonuçlar çıkararak, mantıksal ve dilbilimsel araçlarla bilim ve felsefe ile felsefe ve metafizik arasındaki sınırı çizmeyi üstleniyor. Geleneksel felsefenin idealist ve mutlakçı statik şemalarının dışında değişime ve yeniye açık, dinamik bir bakış açısı ortaya koyuyor. Bu bağlamda Schlick’in felsefesinin doktriner değil, Wittgensteincı anlamda bir etkinlik-olarak-felsefeye dönüştüğü görülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356ca6b5-1afc-4fdd-be61-76bc6f04d4da.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Adamı</image:title>
            <image:caption>Platon epistemoloji (bilgi kuramı) ve ontolojiden (varlık bilimi) etik ve estetiğe kadar felsefenin pek çok alanında eserler vermiş bir düşünür olsa da birçok uzmana göre her şeyden önce bir siyaset düşünürü idi. Platon’un otuzdan fazla diyalogdan oluşan külliyatında üç eser bilhassa siyaset felsefesi alanına odaklanmış olmasıyla ön plana çıkmaktadır. Bu eserler kronolojik sıraya göre, Devlet (Politeia), Devlet Adamı (Politikos) ve Yasalar’dır (Nomoi). Başlığından da anlaşılacağı üzere, Devlet Adamı isimli diyalogda devleti ve toplumu adil bir şekilde yönetecek olan devlet adamı figürünün neliği üzerine bir tartışma yürütülmektedir. Atina dışından gelen bir yabancı ile Genç Sokrates  arasında geçen tartışmada gerçek devlet adamının yalnızca hakiki bilgiye sahip kişi olabileceği ve sadece yasalara dayanan bir yönetimin ancak geçici bir çözüm olabileceği sonuçlarına varılır. Bilgi olmadan erdemli insanların ve adil toplumun tesis edilemeyeceği fikri şüphesiz Platon’un felsefeye yaptığı en büyük katkılardan biridir. Platon sofist, devlet adamı ve filozof üzerine bir üçleme kaleme almak istese de bu üçlemenin yalnızca ilk iki eseri olan Sofist ve Devlet Adamı diyalogları elimizde bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b931a8-db5b-41b1-8533-3403a6c81ccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kritias</image:title>
            <image:caption>Platon’un “Olgunluk Dönemi” eserlerinden biri olarak kabul edilen Kritias adlı eserinde mitoloji ve edebiyatta sıkça kendine yer bulmuş Atlantis teması karşımıza çıkmaktadır. Bir nevi dünyadaki cennet olan bu ‘ütopik’ kent hikâyesinde, Platon bu devletin sahip olduğu olağanüstü güce rağmen, mütevazı fakat iyi bir şekilde yönetilen Atina’yı ele geçirememesini ele almaktadır. Kısacası, Platon bu mit vasıtasıyla iyi ve kötü şekilde yönetilen devletlerin önünde sonunda hak ettiğine kavuşacaklarını belirtmektedir. Eşsiz mimarisi, muazzam teknolojik gelişimi ve görkemli yapılarıyla herkesin hayranlık duyduğu Atlantis gibi bir devlet bile erdemli bir yöneticinin yokluğunda ve adaletten uzaklaşıldığında çökme yoluna girecektir. Sokrates’in öğrencilerinden ve Atina politikasındaki önemli kişiliklerden biri olan Atina vatandaşı Kritias’ın anlattığı bu hikâyenin eksiksiz bir nüshası günümüze ulaşmamıştır. Elimizde olan hikaye, Zeus’un Atlantis kentine sinirlenip onları Atina’ya yenilmeyle cezalandırma kararını aldığı anda sona ermektedir. Kritias diyaloğunun Timaios ve elimize hiç geçmemiş olan Hermokrates diyaloglarıyla birlikte bir üçleme olduğu düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ceff95-085b-4f36-9bd8-9eb353397943.jpg</image:loc>
            <image:title>Kharmides</image:title>
            <image:caption>Güzel, alımlı, mütevazı, kendine hâkim, yani Hellenlerin sōphrōn diyeceği bir delikanlıdır Kharmides. Sokrates onun bu göz alıcı güzelliğinin yanısıra ruhunun da güzel olduğunu kanıtlamak istercesine onu akrabası ve hamisi Kritias ile sōphrosynēyi tartışmaya çağırır. Bu kavram Eski Yunan toplumunda ve düşünce dünyasında genel olarak ılılmlılık, ölçülülük, ihtiyatlılık, kendine hâkim olma ve bilgelik olarak anlaşılsa da Platon Kharmides’te bu anlamların hiçbirine değinmez. Sakinlik, yavaşlık, utanma duygusu ile başlayan sōphrosynē tanımlarına “başkasının değil kendi işiyle uğraşma”, “uğraştığı işin iyi ve faydalı olduğunun farkında olma” tanımları ile devam eder. Sonrasında bilme ve bilim tartışmasına evrilen bu diyalogda, ‘Kendini bil!’ düsturu ile Sokrates’in ünlü “Tek bildiğim bilmediğimi bilmemdir” sözü karşımıza çıkar. Sahi, bilimin ve bilgisizliğin bilimi midir sōphrosynē ya da insanın neyi bildiğinin ve neyi bilmediğinin bilimi? Ne faydası vardır insana böyle bir bilmenin, mutlu kılar mı insanı? Fayda sağlamayan ve mutlu kılmayan bir erdem olabilir mi sōphrosynē? Tüm bu sorularla baş başa bırakır Sokrates bizi ve yanımıza sōphrosynēnin ne olduğunu değil ne olmadığını öğrenmek kâr kalır ancak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304e1825-1c25-45ca-a4ee-d9c5c34d2cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Penguen (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük çocuklar için duygular serisi!
Okuyan Koala’nın ilk sert kapaklı kitapları!
 
“Çocuklara duyguları hangi yaşta öğrenirler? Duygular hakkında konuşulmaya ne zaman başlanır?” Annelerin zihninde önemli yer kaplayan bu soruların cevabı kısaca “düşünüldüğünden çok daha erken” olabilir. Aslında doğumdan itibaren bebekler çok fazla duygu hissederler. Bu duyguları yaşamlarının ilk evresinde hareketle, seslerle ve mimikleriyle ifade ederler. Dil gelişimleri ilerledikçe ise sözcükler  duyguların ifadesi için güçlü bir araca dönüşür.
 
Sözcüklerle yeni tanışan ve sosyal deneyimlerin içine yeni yeni katılım gösteren küçük çocuklarla, özellikle de ifade edilmesi zor olan utanç ve yalnızlık gibi duyguları tanıtmak ve onlar üzerine konuşmak isteyen yetişkinleri, etkili bir kaynak seriyle buluşturuyoruz. 
 
Seriye ait kitaplardan biri olan Yalnız Penguen; anne ve babasının yokluğunda, tüm hayvanlar kendine bir arkadaş bulmuşken ve birlikte oyun oynarken, tek başına kalan bir penguenin yalnızlıkla nasıl baş ettiğini konu edinen bu hikaye; yaşamında ilk defa sosyalleşmeye hazırlanan heyecanlı miniklerin deneyimleyebilecekleri olası ve oldukça doğal zorlukların geçici ve değişebilir olduğunu minik okuyucularına yalın anlatımı ve canlı illüstrasyonları aracılığıyla anlatmaktadır. Küçük penguenin macerası aynı zamanda ayrılma bireyselleşme dönemindeki çocukların tek başına kalma kapasitesinin de gelişimine destek olacaktır.
 
Zor duygularla baş ederken arkadaşlığın önemi temasını farklı öyküler aracılığıyla işleyen bu seri; bazen herkesin biraz yalnız, utangaç, çaresiz ve “farklı” hissedebileceğini ve yakın dostların desteğiyle tüm zorlukların üzerinden gelinebileceğini, çok küçük yaştaki çocuklara model olmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc3e00b-0f19-4723-ab3b-6c58537384a7.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Uykular Kaplancık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gecenin bir yarısı oldu ama Ece bir türlü uyuyamıyor. Sebebi de uykusu kaçan hayvanların çıkardığı sesler. Ece&apos;nin uyumak için öncelikle bu hayvanları uyutması gerek. Ama nasıl?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfc49b52-60c5-48bc-9972-67bbf6fd852b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Trenin Büyük Yolculuğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bugün Küçük Tren için Büyük bir gün çünkü Küçük Tren bugün ilk kez tek başına raylara çıkacak! Başta biraz çekinse de bir kere çufçuflamaya başlayınca neşeyle etrafı keşfe dalıyor. Köprüyü geçerken tıngır tıngır tıngırdıyor, dağa tırmanırken takır takır takırdıyor, vın! diye nehirle yarışıyor. Derken o da nesi? Küçük Tren evden fazla uzaklaşıyor. Annesi ile babası ona dönüş yoluyla ilgili ne söylemişti? Acaba Küçük Tren söylediklerini hatırlayıp eve dönebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f17a818-d55c-484d-9bff-2a957f726773.jpg</image:loc>
            <image:title>Brrr! Dinozorlar Örgü Örmez (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dinozorlara ASLINDA ne oldu? Hepsi nereye kayboldu? Cevabı bu kitapta! 
 
BRRR! BUZ DEVRİ YAKLAŞIYOR, HAVA GİTTİKÇE SOĞUYOR VE DİNOZORLAR SOĞUKTAN TİRRR TİRRR TİTRİYOR. 
 
Onları bir tek şey ısıtabilir... 
YÜN KAZAKLAR! 
Peki ama kazakları kim örecek? Dinozorlar örgü örmez, değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3572c4f1-2d17-4bf7-88d6-fe0887597c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Penguenler Uçamaz! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Martı Gırgır ile Penguen Miço yumurtadan çıktıkları günden beri çok iyi arkadaşlar. Gırgır uçmayı öğrenince Miço kendini dışlanmış hissediyor. Ama Gırgır&apos;ın başı derde girince imdadına Miço yetişiyor. Ve Miço bu sırada muhteşem bir yeteneği olduğunu keşfediyor 
  Kate Greenaway adayı Richard Byrne&apos;den arkadaşlığa ve farklı olmanın güzelliklerine dair sımsıcak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc5786d-7f4e-429e-a261-765d13f22b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Leo ve Medusa&apos;nın Laneti - Destansoy Ailesi&apos;nin Efsaneler Koleksiyonu 4</image:title>
            <image:caption>Profesör Destansoy’un mahzenindeki hazineler arasında eski bir kitap koleksiyonu var. Beklenmedik kahramanlar ve karşılaştıkları büyüleyici yaratıkları anlatan, eşsiz hikâyelerle dolu.  
 
Destansoy Ailesi’nin Efsaneler Koleksiyonu’nun yeni macerasında Yunan mitolojisine, Ege’nin serin sularına, Leo’nun tehlikeli canavarlar ve çetin görevlerle dolu serüvenlerine dalıyoruz.  
Her şey, ailesinin Leo’yu efsaneleri öğreneceği okula başlaması için tehlikenin kol gezdiği Atina’ya göndermesiyle başlıyor. Kahramanlık hayalleri kuran Leo, şansının da yardımıyla şehrin koruyucu tanrıçası Athena’nın dikkatini çekiyor. Athena, Leo’nun sadakatini sınamak için ona reddedemeyeceği bir teklifle geliyor: Lanetli canavar Medusa’yı avlayıp, Atina’nın gelmiş geçmiş en büyük kahramanı olmak. Peki ama Leo, Atina’ya giderken efsanevi yaratıklara zarar vermeyeceğine dair ailesine söz vermemiş miydi? Hayallerine erişmek uğruna, verdiği sözü bozacak mı?  
 
Destansoy Ailesi’nin Efsaneler Koleksiyonu hakkında:
Destansoy Ailesi olarak binlerce yıldır efsanevi yaratıkların ve cisimlerin toplanması ve korunması görevini üstlenmiş durumdayız. Ve bendeniz Profesör Destansoy, bu görev sırasında yaşadığımız müthiş olayları bir araya getirmeye karar verdim. Bu sayfalarda ve gelecek diğer kitaplarımda ailemizin destansı maceralarının öykülerini bulacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f53ffd0d-2585-407f-a0b2-3f3b552c5000.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Nefes kesen keşiflere hazır mısın? 
Afrika ve Nil nehri tüm gizemiyle Avrupalı kâşifleri kendine çağırmaktadır. Nil&apos;in kaynağını kim keşfedecek? Bunu deneyen birçok kâşif, ya Afrikalı kabilelerin elinde, ya ağır hava koşulları yüzünden, ya da açlık ve susuzluktan hayatını kaybetmişti ama en yakın dostunun bile en başta inanmadığı Dr. Ferguson, bu geziyi balonla yapmaya karar verdi. Yanına sadık hizmetkârı Joe ve en yakın arkadaşı Dick Kennedy&apos;yi de alarak bu çılgın ve inanılmaz maceraya atıldı. Bu kez Afrika havadan keşfe- dilecekdi. 
Tüm tehlikelerine rağmen üç maceraperest, yapılması çok zor olan bu görevi tamamlayarak sağ salim evlerine, İngiltere&apos;ye dönebilecekler mi? Balonla Beş Hafta tüm heyecanıyla sizleri bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d95f2ba-a745-449b-90e1-48dba287bffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kalbi</image:title>
            <image:caption>Ünlü İtalyan Yazar Edmondo de Amicis tarafından 1886 yılında tamamlanmış olan Çocuk Kalbi, yazarın kendi oğlunun günlüğünden esinlenerek yazılmış ve dünyadaki hemen hemen tüm dillere çevrilmiştir. 
Yazın bitmesiyle yeni okulunda 3. sınıfa başlayan Enrico, savaş sonrası İtalya’nın yoksul ve sıkıntılı bir dönemine yazdığı günlükle ışık tutmaktadır. Enrico bu günlüğe yaşadıklarını ve gözlemlediklerini günden güne kaydetmiştir. Kitap dürüstlük, çalışmanın gücü, ahlak, vatan sevgisi ve dostluk üzerine dersler verip, bu değerleri çocuklara çocukların diliyle anlatmaktadır. 
Saygılı, erdemli ve vicdanlı bir birey yetiştirmek isteyen her anne baba bu kitabı çocuğuna okutmalı, okumalıdır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227346e0-847b-43ff-aebc-5adf353e9bd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Nutuk</image:title>
            <image:caption>“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” 
 
M. Kemal Atatürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66d8d5fd-ab5e-482c-8244-4ec06d1b5d25.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah</image:title>
            <image:caption>Jules Verne&apos;nin 1870 yılında kaleme aldığı Denizler Altında Yirmi Bin Fersah, yazarın deniz macerası konulu kitaplardan biridir. Okyanusta seyir halindeki gemilere saldıran ve batmalarına neden olan gizemli bir deniz yaratığının varlığından şüphelenen bir grup bilim insanının bu yaratığı araştırmak için çıktıkları yolculukla başlıyor kitap. 
Gemilerin batmasına neden olan bu nesne nedir ve denizler altında çıkacakları uzun yolculukta onları hangi maceralar beklemektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c1bb15a-dcc3-4247-b26f-c628e0496d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaiju No: 8 - 8 No’lu Canavar 1 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Dünyada canavarların en sık görüldüğü ülkelerden biri olan Japonya’da yaşayanlar, canavarların düzenli olarak devam eden acımasız saldırıları altında günlük hayatı sürdürmeye çabalıyor. Bir zamanlar Savunma Kuvvetlerine üye olmak isteyen Kafka Hibino, şimdi canavarlar konusunda uzmanlaşmış bir temizlik işinde çalışmaktadır. Kafka, bir gün gizemli bir yaratık tarafından bir canavara dönüştürülür ve canavarlara boyun eğdirmekten sorumlu olan Japon Savunma Kuvvetleri tarafından “8 nolu Canavar” kod adıyla anılmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d32bb5-cf49-4dd9-830a-d97468623c9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anaakım Çökerken Alternatif Medyanın Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>AKP, 2002 yılında iktidar olduğundan beri Türkiye’deki medya alanını yeniden düzenlemeye başladı. Bu yeniden düzenleme süreci 2011 yılından itibaren hızlandı ve radikalleşti. 90’ların İslamcı-muhafazakâr medyasının güçlendirildiği, ana akımda yer alan medya kuruluşlarının büyük oranda el değiştirdiği, bu kuruluşlarda çalışan gazetecilerin kitlesel olarak işten çıkartıldığı ve gazeteciliğe yönelik baskıların arttığı bu düzenleme süreci, keskin bir dönüşüme yol açtı. Bu dönüşüm sürecinin sonunda medya alanı, “iktidar yanlısı” ve “muhalif” olarak adlandırılan iki temel kampa bölünmüştür. 
 
Yeni medya düzeninin çok küçük bir kısmını oluşturan ve “muhalif medya” olarak anılan medya kuruluşları, dönemin şartları ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle, özelikle internetin olanaklarından yararlanmaya çalıştı. Bu imkânsızlıkların mecbur kıldığı çabaların yarattığı paradoksal imkânlar alternatif medya, radikal medya, yurttaş gazeteciliği gibi medya modellerinin örneklerinin çoğalmasını sağladı. Türkiye özelinde gazeteciliğin yaşadığı ekonomik ve siyasi kriz, yeni modellerin ve girişimlerin doğuşunu hızlandırdı. 
 
Bu kitapta, 2010’lu yıllarda kapsamı ve etkisi artan alternatif gazetecilik arayışlarının, mesleki, etik, iktisadi ve politik eleştirisini hedefleyen yazılar bir araya getirildi. Gazetecilik ve medya çalışmaları açısından özgül bir dönemi temsil eden bu yıllar, akademik eleştirinin konusu olmayı fazlasıyla hak ediyor. 
 
Anaakım medyanın eleştirisi yapılırken, ana akımın çöküşüyle ortaya çıkan boşluğu doldurma misyonunu bir zorunluluk olarak üstlenen gelenekseliyle dijitaliyle alternatif medya alanının yeterince eleştirilmediği görülüyor. İşte bu boşluğu mütevazı bir katkıyla doldurmak amacı güden elinizdeki kitap, gazeteciliğin büyük bir kriz yaşadığı ve bu krizden çıkışın yollarını yeni yöntemler üzerinden bulmaya çalıştığı bu dönemin akademik bir eleştirisini yapmayı hedefliyor. Bu hedef yerine getirilirken, anaakım medya ve gazeteciliğin yanı sıra, alternatif kavramının kendisi de nesnel bir mesafeyle sorgulanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e9a9ea8-fa31-44b8-8be3-b8de9da47271.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Patenler</image:title>
            <image:caption>İçinizi ısıtacak sımsıcak bir öykü Gümüş Patenler. 
Raff Brinker geçirdiği bir kaza sonucu yaralanmış ve belleğini yitirmiştir. Babalarının zor günler için biriktirdiği altınların yerini de kimse bilmiyordur. Bayan Brinker komşu evlere temizliğe giderek ve yaptığı el işlerini satarak kazandığı parayla evini geçindirmektedir. Zaman su gibi akmaktadır ve aradan 10 yıl geçmişitir. 
Hans 15, Gretel ise 12 yaşındadır artık. İki kardeş, ev işlerinden ve çalışmaktan arta kalan zamanlarında paten kayarak geçirmektedir. Ancak iki kardeşin gerçek paten almak için paraları yoktur ve tahtadan yaptıkları patenlerle kaymak da çok zordur… 
Belediye Başkanı,kızının doğum günü için bir paten yarışması organize eder. Acaba Hans ve Gretel, kasabada düzenlenen ve kazanan yarışmacılara gümüş patenler verilecek olan bu yarışmaya katılabilecek midir? 
Babaları bir gün iyileşebilecek midir? 
İçinizi ısıtacak sımsıcak bir öykü Gümüş Patenler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ef6097-a49b-41f4-b14b-c4554ce7e532.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidi</image:title>
            <image:caption>İsviçreli yazar Johanna Spyri&apos;yi (1827-1901) dünyaca ünlü bir yazar yapan Heidi&apos;nin ilk yayımlanmasının üzerinden yıllar geçmiş olsa da Heidi her yaştan insanın sevgiyle andığı bir karakter olmaya devam ediyor. 
Küçük yaşta anne ve babasını kaybettikten sonra teyzesi tarafından bakılan ve çevresinde aksiliğiyle ün salmış Alp Dede&apos;nin İsviçre Alplerindeki dağ kulübesine götürülen Heidi, artık dedesiyle yaşamak zorundadır. Heidi&apos;nin sevgisi öylesine temiz ve duygu yüklüdür ki Alp Dede&apos;nin aksiliği bile bu sevgi karşısında yumuşar. Heidi, çoban arkadaşı Peter ile dağda keçilerin peşinde koşmakta, neşeli günler geçirmektedir. Heidi&apos;nin okula gitme zamanı geldiğinde işler bir parça karışsa da bu küçük kızın yüreğini dolduran o muazzam sevgi her şeyin yoluna girmesini sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8d0c13-bef6-4579-9809-5efd957d3d1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes – İz Peşinde</image:title>
            <image:caption>Çocukların hayal gücünü ve zihnini geliştirecek polisiye hikayeler… 
Sherlock Holmes’un tuhaf ve sırda dışı hikayelerinin toplandığı bu kitap;olayları farklı bakış açısıyla sorgulayarak çöümlemeyi sağlıyor.Efsane dedektif Sherlock Holmes’un kıvrak zekası ve gözlem yeteneğiyle çözdüü olayların ele alındığı bu kitapta, Holmes’ın muhteşem dikkatli ve gözlemiyle en ince ayrıntıları ve ipuçlarını bularak olayları aydınlatıyor. 
Çocuklar için hazırlanan bu kitap; çocuklarınıza farklı bakış açıları kazandırırken onları aynı zamanda merak ve heyecan dolu soluksuz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85d588f-2f13-43c4-adb3-29a82e9c5a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes –Kaçış Planı</image:title>
            <image:caption>Çocukların hayal gücünü ve zihnini geliştirecek polisiye hikayeler… 
Sherlock Holmes’un tuhaf ve sırda dışı hikayelerinin toplandığı bu kitap;olayları farklı bakış açısıyla sorgulayarak çöümlemeyi sağlıyor.Efsane dedektif Sherlock Holmes’un kıvrak zekası ve gözlem yeteneğiyle çözdüü olayların ele alındığı bu kitapta, Holmes’ın muhteşem dikkatli ve gözlemiyle en ince ayrıntıları ve ipuçlarını bularak olayları aydınlatıyor. 
Çocuklar için hazırlanan bu kitap; çocuklarınıza farklı bakış açıları kazandırırken onları aynı zamanda merak ve heyecan dolu soluksuz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbbf6d31-e8c0-463c-8396-4e696beaebde.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes -Kayıp Elmas</image:title>
            <image:caption>Çocukların hayal gücünü ve zihnini geliştirecek polisiye hikayeler… 
Sherlock Holmes’un tuhaf ve sırda dışı hikayelerinin toplandığı bu kitap;olayları farklı bakış açısıyla sorgulayarak çöümlemeyi sağlıyor.Efsane dedektif Sherlock Holmes’un kıvrak zekası ve gözlem yeteneğiyle çözdüü olayların ele alındığı bu kitapta, Holmes’ın muhteşem dikkatli ve gözlemiyle en ince ayrıntıları ve ipuçlarını bularak olayları aydınlatıyor. 
Çocuklar için hazırlanan bu kitap; çocuklarınıza farklı bakış açıları kazandırırken onları aynı zamanda merak ve heyecan dolu soluksuz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ad2097e-3cdf-4bee-9d9d-56ab8434dbef.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Prens</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar mutlu bir prens varmış... 
Şehirde yaşayan yoksulları gördükçe içi acıyan Mutlu Prens, göç etmekte olan iyi kalpli Kırlangıç’ın bir süreliğine yanında kalıp kendisine eşilk etmesini ve elçisi olmasını ister. Böylece heykelinde olan değerli parçalarını Kırlangıç’ın yardımıyla tek tek yoksullara dağıtmaya başlar. Sonunda ellerinde hiçbir şey kalmayan Mutlu Prens ve Kırlangıç’ın öyküsü; arkadaşlık, sevgi ve fedakârlık üzerine dokunaklı öykülerini içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45148110-3a58-4f32-938f-1fc9b9d4f1e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehbalden Dökülenler</image:title>
            <image:caption>Tenim beyaz çarşafla sıkı fıkı. Kalbimin inlerine yerleşmiş duygularım yıllardır kış uykusuna uzak. Soğuk terler emekliyor bedenimde, anılarımın kokusu burnumun direğini sızlatıyor. Dilsiz hastane odasının ortasına hapsolmuş masum bir mahkumum, ruhumun boz bulanık dalgalarında kulaç atmaya çalışırken boğuluyorum. Yatağın yaylarının sesi kulaklarımı tırmalıyor ve ben her gün uzaklaşıyorum camın ardındaki hayattan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/322ed5c7-a76b-4011-bd7a-0dd156c880ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Azerbaycan Sevdalısı</image:title>
            <image:caption>Şəmsəddin Kuzəçi Azərbaycan, İraq və Türkiyə arasındakı mədəni əlaqələrin gücləndirilməsi istiqamətində göstərdiyi səmərəli fəaliyyətinə görə 500-ə qədər mükafat, medal, plaket, təqdirnamə alıb, habelə Türk dünyası birliklərinə fəxri üzv seçilib. O, Azərbaycan Yazıçılar Birliyi, Dünya Gənc Türk Yazarlar Birliyi və Türk Dünyası Ağsaqqallar Birliyinin diplomlarını, 2006-cı ildə İraq, Azərbaycan və Türkiyə ilə əlaqədar elmi və ədəbi fəaliyyətinə görə Azərbaycanda “VEKTOR” Beynəlxalq Elm Mərkəzinin “Fəxri doktor” adını, 2022-ci ildə Türk dünyası araşdırmaları üzrə Beynəlxalq Elmlər Akademiyasının “Fəxri professor” diplomunu alıb. 60-dan çox kitabı nəşr olunub. Əsərləri ingilis, rus, ərəb, habelə Azərbaycan və digər türk dillərinə tərcümə edilib.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75982f94-00ee-4ba7-9bd2-c6529462e9af.jpg</image:loc>
            <image:title>Azerbaycan Makalelerim (1)</image:title>
            <image:caption>İraq Türkmanlarının söz və həqiqət bayrağını ustadlardan məsuliyyətlə alıb, gələcək nəsillərə ötürmək üzərə şərəflə daşıyan Şəmsəddin Kuzəçi çiynindəki mənəvi yükün fərqindədir. O, sanki bir institutun işini təkbaşına görmək yetənəyi nümayiş etdirir. Doğrudan da, hərdən heyrət edirsən ki, o, bir bu qədər məhsuldarlığı və çoxyönlü keyfiyyətli işləri bir ömrə sığdırmağı necə bacarır?.. Bu sualın cavabı onun millətə sevdalı olmasına, Türk dünyasına aşiq olmasına bağlıdır. Çox şadıq ki, sevdalılıq, aşiqlik onun timsalında həvəskarlıqda qalmayıb və peşəkarlıqla ziddiyyət deyil, üzvi vəhdət təşkil edir. 
 
Biz də gördüyü işlərə görə Şəmsəddin Kuzəçi bəyi təbrik edir, gələcəkdə onu Azərbaycanın və Türk dünyasının önəmli şəxsiyyətlərindən biri olaraq görəcəyimizi ümid edirik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81193660-dac8-4117-9beb-9ac11ce280d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman ve Usul&apos;ül-İlim</image:title>
            <image:caption>Birincisi: Bir metinde gerçek mana budur, demenin bir belgesi, bir test edicisi olması gerekir. O belgeyi ve o test edici noktayı bize gösteren, dinin ana konularının dengesinden ortaya çıkan soyut güzelliktir. Bir metin için bu mecazdır, diyebilmek için o mecazî mananın, belagat ilminin şartları çerçevesi içinde olması gerekir. Bu iki prensip esas alınmazsa ve bunun sonucu olarak mecaz olan metinleri gerçek mana olarak dayatmak ve hakikat olan bilgileri mecaz diye görmek ve göstermek cehaletin hükümferma olmasına güç verir. Orta yolu gösterecek, ifrat ve tefriti önleyecek sadece şu dört mihenktir: 1) Dinin temel konularının mantalitesi. 2) Belagat ilmi. 3) Mantık ilmi. 4) Hikmettir (fen ilimleridir.) Bediüzzaman, Muhakemat’ın 5. Mukaddimesinde bu bilgileri bize verdikten sonra aynı kitabın Birinci Makalesinin Sekizinci Meselesinde ise: 
Mecaz için farklı karineler olabilir; mesela bir metnin mecaz olduğuna dair, metnin akıl yönünden muhal olması karine olabileceği gibi; metin dışından başka maddi bir delil veya sıradan bir delil veya metnin bağlamı o metnin mecaz olduğuna karine olabilir. Ayrıca Kur’an’ın başka ayetlerinde geçen bazı hakikatler de diğer ayetlerin mecaz olması için karine olabilir” diye söylüyor. Ve bazen de bazı ayet ve hadislerin mecaz olduğu kabul edildiği halde tercümede maksut mana esas alınmaz da meal esas alınır. Dolayısıyla mecaz olan o ayet ve hadislerin mucizevî güzelliği ve belagati yine kaybolur, diye dinî neşriyatın yazar ve yayıncılarını uyarıyor. 
 
İkincisi: İslam âleminde bugünkü bilimlere uygun olarak varlık ve hayat algısı oluşmuyor. Çünkü Müslüman âlimler her bir bilim dalından sadece bir parça biliyorlar. Bilimsel bir fotoğraf ortaya çıkmıyor. Dolayısıyla sağlıklı bir varlık ve hayat algısı oluşmuyor. Bediüzzaman bu içinden çıkılmaz sorunu  Muhakemat kitabında şöyle tasvir etmiştir: Nasıl ki, başka âlemden bu küreye gelen tasvirci bir nakkaş farz olunsa: Hâlbuki ne insanı ve ne insanın gayrisinin (insandan başka canlıların) tam suretini (fotoğrafını) görmemiş; belki her birisinden bazı azasını görmekle insanın tasviri veyahut gördüğü eşyanın umumundan bir sureti tasvir etmek isterse; meselâ, insandan gördüğü bir el, bir ayak, bir göz, bir kulak, yarı yüz ve burun ve amame (sarık) gibi şeylerin terkibiyle bir insanın timsali yahut nazarına tesadüf eden atın kuyruğu, devenin boynunu, insanın yüzünü, aslanın başı bir hayvanın sureti yapsa; nasıl ki imtizaçsızlıkla kabil-i hayat olmadığı için şerait-ı hayat (hayat şartları) böyle ucubelere müsait değildir, diyecekler ve nakkaşı ittiham edecekler.. Şimdi bu kaide, fenlerde (bilim dallarında) aynen cereyan eder (geçerlidir.) Çaresi odur ki: Bir fenni esas tutup sair malûmatını avzen ve zenav (havuz veya havuza akan arklar) gibi yapmaktır. Yani eğer kişi bir ilmi esas alırsa; esas aldığı ilmi havuz gibi yapmalı, diğer ilimleri de o havuza akan arklar gibi etmelidir. Ve eğer kişi malumatını esas alırsa, o malumat ve bilgileri, her birisi hakikatin bir kanalı olan muhtelif ilimlerden beslenmeli. 
 
Üçüncüsü: İslam âlemi, Orta Çağın kültürel birikimini dinî birikim sanıyor; din ve varlık hakkında çağımıza uygun olarak bilim birikimini ve epistemolojisini oluşturamıyor. İşte Bediüzzaman bu sorun için de şöyle bir çözüm öneriyor: Geçmiş çağların derelerinde egemen olan garaz, düşmanlık ve üstün gelme arzusunu doğuran faktör; duygusallık, arzular ve güç idi. O zamanın insanlarını irşad için şiirsel ve duygusal hitabeler yeterli idi. Çünkü duyguları okşamak, insanların eğilimlerini etkilemek için vaiz ve hatip tarafından iddia edilen konuyu süslü ve parlak olarak göstermek. Veya gündemdeki o konuyu korkunç göstermek veya parlak tasvirlerle hayale hoş göstermek, güçlü ve açık delilin yerini tutar idi. Fakat bu çağımızda burhandan (akıl ve fenlerden) başkası insanları tatmin eden bir şey bulunmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0085249-0aab-47e2-94c7-d481973190c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Kaybedersin</image:title>
            <image:caption>Sevgili okurum, sen bu satırları okuduğuna göre artık tanışmamıza çok az zaman kaldı. Bu tanışma sayesinde hem kendi hayatındaki ilişkilere dair davranışları anlamlandırabilecek hem de içinde bulunduğumuz zaman diliminde en sık karşılaşılan sorunlara vakıf olacaksın. Kitabımda danışanların sorularından oluşan bir soru-cevap kısmı var. Bu sorular bana gelen 1000 soru içerisinden en çok tekrar eden sorulardan seçildi, soruların içinde kendi hayatınıza dair bir şeyleri mutlaka bulacaksınız. Yine bu soruların dışında olup cevaplamamı istediğin soruların varsa kitaptaki iletişim bilgilerinden her zaman ulaşabilirsin. 
Şimdi ihtiyacın olan tek şey, güzel bir kahve ve okumaya başlamak için sessiz bir alan. Keyifli okumalar dilerim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/883dd8c7-0b18-4c69-b488-4238c6f69c2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hımbıl</image:title>
            <image:caption>“İpi kopunca tespihin taneleri yere saçılır, bir daha asla bulunmamak üzere oraya buraya yuvarlanır ya, benim hayatım da tıpkı böyleydi,” der Nadir. Gençtir, zekidir ama Z kuşağı yaşıtlarının çoğu gibi hayattan ne istediğini bilemez.  Sosyal medyadan tanıştığı Roxanna ile karanlık oyunlarla dolu yazışmaları onu çok etkiler. Roxanna’ya olan tutkusu Nadir’e bir ayna tutmuş, tüm zayıf yönlerini ortaya çıkarmıştır çünkü! Üniversitede okumak için geldiği Ankara sokaklarında, bir martıya atlayarak dolaştığı gecelerde yaşamı sorgular genç adam... Okul arkadaşı Çiğdem, sık sık gittiği bir barın sahibi Enis ve müdavimlerinden Pala ile yaşadıkları onu Avustralya’da büyük bir maceraya taşıyacak, sıradanlığın zincirini kırmasını sağlayacaktır! 
“Bana bir eser ortaya koyma yetisi veren şey ise yarama değen başka bir yara...” der romanın kahramanlarından biri. Yazar Birol İnan, keskin bir ironi ve gözlem gücüyle bize benzersiz bir dünya sunuyor. Bu dünyanın içinde işçileri sömüren yeni dönem müteahhitleri, digital zorbalıklar, bir babanın onuru ve karşılıksız aşklar var. İnan, “Hımbıl” denilerek küçük görülen Nadir’in kendini yeniden yaratma sürecini, cesur bir üslupla ortaya koyuyor. 
“Neden babamlar kaderci ve ölümüne milliyetçi? Bir araya gelmelerine engel olan şey ne? Bilginin yaratılmasında ya da geçmişten onlara ulaştırılmasında bir sorun mu oldu? Neden hep aynı sayfayı okumakta ısrar ediyorlar? A,B,C,D,E... Z, sonra tekrar A’ya dönüş mü? Bir şey uğruna mı? Kendin olamamak mı sorun? Ortak yönleri belki de bu işi beceremiyor olmaları. Kopuktu zincir,harbiden kopuk. Anlamakta zorluk çektiğim,kastettiğim şeyse yaşamak...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce11c78-7632-454e-b89b-ee7679b04ea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Paris Pastanesi</image:title>
            <image:caption>Paris’in sıcacık bir köşesinde baştan çıkarıcı, küçük bir pastane keşfedilmeyi bekliyor. Ve menüdeki en gözde seçenek aşk olabilir… 
Dört kardeşin en küçüğü olan Nina Hadley, erkek kardeşlerinin hayatı boyunca ona ne yapacağını söylemesinden, ailesinin her şeye karışmasından artık bunalmıştı. Karşısına Paris’te kısa süreli de olsa bir iş imkânı çıkınca, Nina hayatındaki belirsizliklere arkasına bile bakmadan au revoir dedi. 
Küçük bir pastanede düzenlenecek kursa yardımcı olmak üzere yola çıkan Nina’nın canını sıkan tek bir sorun vardı. Pastanenin sahibi meşhur şef Sebastian Finlay’di. Yani Nina’nın erkek kardeşi Nick’in en yakın arkadaşı ve Nina’nın kendini bildi bileli âşık olduğu adam. 
Ağız sulandıran eklerler, zarif makaronlar, benzersiz Fransız tatlıları arasında, Paris’in büyüleyici ve romantik atmosferinde masal gibi günler geçiren Nina’yı baştan çıkarmak üzere bekleyen tek şey mutfakta öğrenecekleri değildi. 
 
Julie Caplin’in dünyanın en romantik şehirlerinden ilhamla kaleme aldığı serisinin yeni kitabı Küçük Paris Pastanesi, dünya romantizminin başkenti Paris’te geçen heyecanlı, tutkulu, şiir gibi bir aşk hikâyesi. Ailesinden uzakta, kendi ayakları üstünde durmaya çabalayan Nina ile küçüklükten beri kalbinden ve aklından çıkaramadığı Sebastian’ın hikâyesi, Paris’in göz alıcı manzarası ve nefis lezzetlerinin eşliğinde okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:29+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2f58db-f13c-4cf3-b0cb-1e0159e2c1c2.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsancıl Düşüncenin Gelişmesine Bir Katkı</image:title>
            <image:caption>Ali Seydi Bey erdemlilikle âdetler (âdete uygunluk) arasında bilinçli bir şekilde fark yaptığı, söylediklerini bilgilere dayandırdığı, böylece de görüşleri belirli bir kültür çevresini aştığı, doğululuğun-batılılığın ötesinde olan felsefî bir görüş niteliği taşıdığı, Hilmi Ziya Ülken’in deyimi ile “yaratıcı” öğeler taşıdığı için, bu kitapta onun Terbiye-i Ahlâkiye ve Medeniye’si inceleme konusu yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>