﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cdeea3a-115b-4658-835b-c91cffc9208d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Hitit Krallıkları</image:title>
            <image:caption>Trevor Bryce’ın Geç Hitit Krallıkları antik Yakındoğu tarihi açısından önemli bir eser. Kitap, Anadolu bölgesinde MÖ 1200-700 yılları arasında hüküm süren Geç Hitit krallıklarının siyasi ve askeri yapılarını ele alıyor. Bryce, Geç Hititlerin heterojen bir halk grubu olduğunu, dil ve kültür temelinde birleşen şehir devletleri ve küçük krallıklardan oluştuğunu savunuyor. Bu krallıkların kültürel ve ekonomik yönlerini, dinlerini, sanatlarını ve ticaretlerini de ayrıntılı bir şekilde inceliyor. Ayrıca Geç Hititlerin çevrelerindeki halklarla olan etkileşimlerini de ele alıyor. Hititler serisinin bu üçüncü kitabıyla Bryce, Anadolu’nun bu kadim halklarının hayatını anlamak için önemli bir kaynak sunuyor. 
 
“Trevor Bryce&apos;ı antik Yakındoğu tarihine yaptığı bu yeni katkıdan dolayı kutlamak gerekir.” 
–Federico Giusfredi, Bibliotheca Orientalis 
 
“Bu mükemmel çalışma, önümüzdeki on yıllar boyunca Geç Hitit krallıklarının standart incelemesi olacaktır.” 
–Choice</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9f3551-79fe-4019-8091-5f0970cd91b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Yer Adları Sözlüğü (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Alanında basılı (2001) ilk çalışma olan Osmanlı Yer Adları Sözlüğü, 
Yirmi yıl sonra baştan sona yenilenerek kullanıcısıyla buluşuyor. Sözlük, belli bir statü kazanmış Osmanlı yerleşim yerlerinin adlarını altı yüzyıllık tarihsel derinliği ve üç kıtaya yayılan coğrafi genişliği içinde kapsamaktadır. Böylesi bir genişlikte birbirinden dil, din, kültür ve tarih bakımından son derece farklı kavimlerin, toplulukların verdikleri adları doğru biçimde belirlemenin zorluğu açıktır. Sözlükte Macarcadan Farsçaya, Sırpçadan Arapçaya, Arnavutçadan Gürcücüye, Rusçadan Tuareg Berbericesine kadar yürmiye yakın dil ve lehçede konulmuş adların Osmanlıca yazılışlarının ve doğru okunuşlarının saptanması amaçlanmıştır. Ayrıca bugün Türkiye sınırları içinde kalan yer adlarındaki değişiklikler ve bu yerlerin idari statülerindeki farklılaşmalar da ayrıntılı olarak gösterilmiştir. 
Her düzeyden tarih araştırmacısının kolaylıkla yararlanabileceği sözlük, Osmanlı tarihsel coğrafyası için de bir kılavuz niteliğindedir. 
İkinci ve son basımından (2003) bu yana yüzlerce yeni kaynak taranarak yenilenen sözlük, özenli sayfa tasarımı, Osmanlıca dizini ve renkli basımıyla fark yaratmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5503a32d-dbd8-4d8d-88f6-b86367cbd55b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Yokmuşum Gibi</image:title>
            <image:caption>Burcu Ünlü’nün yaşamdan karanlık kesitleri aydınlık ve ironik bir dille anlattığı, adeta bir şok tabancasının atışları gibi okuru ansızın irkilten kıpkısa, dipdiri öyküler. Yolları şiddette kesişenler, cinayet işleyenler, aldatanlar, bir ömür yatağa bağlananlar, sır tutanlar ve onları bir bir açık edenler, aşka düşenler, tekmili birden aslında tek bir öyküye dalıp dalıp çıkanlar Ben Yokmuşum Gibi’de okura minik sürprizler yapmak için bekliyor. 
 
Ölmekle eşdeğerde olan bir şey söylemem istense hiç şüphesiz hatırlamak derim. Hatıralar, düşmanın en kötü olanıdır. Düşmanın en kötüsü mü olur, demeyin. Olur. Hiç fark etmediniz mi, insanlar hatıralarından bahsederken gözlerinde bir ölüm belirir; boyunlarında bir halat, ayaklarının altındaysa devrilmeye hazır kıçı kırık bir sandalye varmış gibi. O sandalye hiç devrilmez, hatıralar da hiç silinmez tabii.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7225b0d-ac53-4090-9fed-a6455c5c0502.jpg</image:loc>
            <image:title>Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Tepeden tırnağa patlayıcı yüklü bir matematik felsefecisi; aklı başında ama gözü pek, iyimser olmayan kararlı biri. Eğer bu bir kahraman değilse, o zaman kahraman kimdir?” 
                                                                                                           - Georges Canguilhem. 
Matematikte olduğu gibi, deneyim de belli bir “ritme” göre, kurallara bağlı olarak mümkündür. Fransa&apos;nın işgaline, “mantığın bir getirisi olarak” direnişle cevap veren Cavaillès 1944 yılında Naziler tarafından kurşuna dizilir. Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine 20. yüzyıl akılcı Fransız felsefesi geleneğinin öncülerinden Cavaillès&apos;in son eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd1291b-b8ff-4149-b0d4-a9bdef4d08a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı&apos;nda Osmanlı Kadınları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı toplumu açısından I. Dünya Savaşı dört yıldan daha uzun sürdü. 1911 Trablusgarp Savaşı ile başlayıp Balkan Savaşları, Cihan Harbi ve Kurtuluş Savaşı ile devam eden savaş hali 1922’de sona erdi. 11 yıllık bu dramatik süreçte bir imparatorluk yıkılırken, onun küllerinden yeni Türkiye Cumhuriyeti doğdu. Bu zorlu sürecin en mağdur toplumsal kesimi cephe gerisinde kalanlar, özellikle de yoksul, kimsesiz ve korumasız kadınlar oldu. 
Elif Mahir Metinsoy’un, ilk kez 2017’de Cambridge University Press’ten çıkan, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Kadınları. Gündelik Yaşamda Siyaset ve Mücadele adlı çalışması bu kadınların deneyimlerini ortaya koyuyor. Kitap, dönemi ele alan Osmanlı-Türk kadın tarihyazımındaki eğitimli ve elit kadın yazarları, onların yayıncılık ve dernek faaliyetlerini öne çıkarma yaklaşımı yerine, ilgi odağına yoksul, kimsesiz ve çoğu taşrada yaşayan kadınları yerleştiriyor. 
İğneyle kuyu kazar gibi yapılmış bir arşiv çalışmasıyla; kadınların telgraflarına, dilekçelerine, karakol ve mahkeme tutanaklarına, gazete haberlerine, anı ve mektuplara dayanarak “meçhul asker”in “meçhul kadını”nın bugüne dek anlatılmamış hikâyesini anlatıyor. Bu kadınların çilelerini, ekmek ve adalet mücadelelerini, gündelik hayatın bir parçası haline gelen protestolarını ve eylemlerini, bedenleri üzerindeki dayatmaları aşmaya yönelik çabalarını canlı tablolar halinde gözlerimizin önüne seriyor. 
Yazar, kadınların sadece savaşa destek olmaları sayesinde değil, protesto, mücadele ve direnişleriyle de devleti onları dikkate almaya ve sorunlarını çözmeye zorladığına işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5024689-5624-4991-9f3e-a7cfcbd2185b.jpg</image:loc>
            <image:title>Osman Bey ve Ailesi - Bir Semte Adını Veren Osmanlı Aydını, Büyükdedem, Matbaacı, Hattat, Başmabeyinci</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da Pangaltı ile Şişli arasındaki semte adını veren Osman Bey, 1882-90 yılları arasında Sultan II. Abdülhamit’in başmabeyincisiydi. Bu hizmeti sırasında “padişaha yakın kişi” anlamına gelen “Serkurena-i Hazret-i Şehriyari” unvanını aldı. Osmanbey semtinde çocukları için konaklar inşa ettirerek, kozmopolit bir yaşam alanının doğmasına önayak oldu. 1860’ların sonunda oğlu Ali Cevad Bey ile Nuruosmaniye’de kurduğu, daha sonra Çemberlitaş’ta faaliyetine devam eden Matbaa-i Osmaniye’de 1000’e yakın eser bastı. Saraydan ilk kez Kuran-ı Kerim basma iznini aldı ve uzun yıllar tekel olarak sürdürdü. 1886 yılında çıkarılan ferman ile Beykoz Hamidiye Kâğıt Fabrikası’nın kuruluşunu gerçekleştirdi. Torunlarından Nedret Kuran’ın bu çalışmasında, aralarında Gazi Edhem Paşa, Süreyya Paşa, Tevfik Paşa gibi dönemin öne çıkan isimlerinin de bulunduğu Osman Bey ve ailesinin, son dönem Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine karşılık gelen yaşamöyküsünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/843ef78d-bb46-4612-b5ac-155419adb61e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito Sayı: 77 Aristoteles</image:title>
            <image:caption>Cogito&apos;dan - Aristoteles Özel Sayısı
Hakan Yücefer - Aristoteles&apos;in Metafiziği
Y. Gurur Sev - Aristoteles&apos;in Ousia Üçlemesi: Zeta, Eta, Theta
Esra Çağrı Mutlu - Aristoteles&apos;te Töz (Ousia) Bağlamında Varlığın Çokanlamlılığı ve Maddenin (Hyle) Rolü
Aylin Çankaya - Aristoteles&apos;te Nous ve Noesis Kavramları Üzerine Belirlemeler
Zeki Özcan - Aristoteles&apos;te Nous Kavramı
Martin Heideggr - Aristoteles&apos;in Temel Kavramları
Aristoteles - Hayvanların Üremesi Üzerine, III, 10
Ömer Aygün - Aristoteles İş Başında Hayvanların Üremesi Üzerine, III, 10
Hatice Nur Erkızan - Aristoteles&apos;tee İnsan Anlayışı
Nazile Kalaycı - Daimon&apos;dan eudaimonia&apos;ya: Aristoteles&apos;te Mutluluk
Charilaos Platanakis - Aristotelesçi Arkadaşların Zorunluluğu
Sevgi İyi - Aristoteles ve Uygulamalı Felsefe
Kaan H. Ökten - Prohairesis ve Dikaiosune
Barbaros Yanık - Aristoteles&apos;in Vatandaşlık Kavramı ve Ortak Çıkar Meselesi
Volkan Yücel - Aristoteles&apos;in Poietika&apos;sı - Toplumsallaştırıcı Anlatı
Tufan Çötok - Aristoteles&apos;in Tragedya Anlayışında Öykünün Değeri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d54f5a28-2050-4d59-a7de-8059471d58e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş Olalım mı?</image:title>
            <image:caption>Minik galago, kendini yalnız hissediyordu. Bir arkadaş bulmaya karar verdi. Ama kimse onunla arkadaş olmak istemedi! 
Tam o sırada, muhteşem bir şey oldu! 
Dostluğun hiç beklenmedik zamanlarda karşımıza çıkabileceğine dair bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c15f9d11-b136-41f1-b2d2-868984915c59.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkbahar Süprizi</image:title>
            <image:caption>İlkbahar nihayet geldi! 
Kışın bitmesiyle tekrar buluşan üç arkadaşın keyfine diyecek yoktu. 
O da ne! Kocaman rengârenk bir yumurta! Kime aitti acaba? Üç arkadaş yumurtanın sahibini bulmak için yola çıktı. Çıkar çıkmaz da macera başladı… 
Çayırlar ve çayır sakinleri hakkında heyecan verici bilgiler eşliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb625e58-bd0c-4ae1-b341-8bb7a32a0521.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uzun Süren Uyku</image:title>
            <image:caption>Tilki, Çizgili Sincap, Yer Sincabı ve Ayı öyle iyi arkadaşlardı ki ormanda bir ev inşa edip birlikte yaşamaya karar verdiler. 
Ama kış gelince Çizgili Sincap, Yer Sincabı ve Ayı derin bir uykuya daldı. Tilki ne kadar uğraşsa da bir türlü uyandıramadı onları. 
Tilki çok yalnız kaldı, üstelik üç arkadaşına paketler gelmeye başlayınca kafası iyice karıştı. Acaba paketlerin içinde ne vardı? Peki, arkadaşları ne zaman uyanacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09b4bf56-2281-48b2-b254-3fa1079dcde3.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Zamanı – Hayatı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Hangi takımdayım? Nereye gideceğiz? Ne giymeliyim? Kazanamazsam ne olacak? 
Elinizdeki kitap, çocuğunuzun ilk deneyimleri sırasında aklına takılan bunlar gibi pek çok soru hakkında konuşmanız ve ona bilgi vermeniz için hazırlanmıştır. Küçük çocukların yaşamları yeni deneyimlerle doludur. Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın bu deneyimleri daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6bf9776-48de-403e-93db-bc0cff96e676.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul – Hayatı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Sınıfımda kimler var? Çantamı nereye koyacağım? Nerede oturacağım? Öğle yemeğini ne zaman yiyeceğim? Kitap okuyabilecek miyim? Eve ne zaman gideceğiz? 
Elinizdeki kitap, çocuğunuzun ilk deneyimleri sırasında aklına takılan bunlar gibi pek çok soru hakkında konuşmanız ve ona bilgi vermeniz için hazırlanmıştır. Küçük çocukların yaşamları yeni deneyimlerle doludur. Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın bu deneyimleri daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38fdbcd4-d6ef-4882-97f1-3d9d8ed35d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarıda Büyük Gün – Hayatı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Yol uzun sürecek mi? Neler yapacağız? Kaybolursam ne olacak? Acıkırsak ne yiyeceğiz? 
Elinizdeki kitap, çocuğunuzun ilk deneyimleri sırasında aklına takılan bunlar gibi pek çok soru hakkında konuşmanız ve ona bilgi vermeniz için hazırlanmıştır. Küçük çocukların yaşamları yeni deneyimlerle doludur. Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın bu deneyimleri daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e53409ae-b0e4-4fc9-a648-7c5ec8ff5f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla Sözel Mantık Etkinlikleri – Bir Varmış Bir Yokmuş</image:title>
            <image:caption>Masallarla Sözel Mantık Etkinlikleri kitabı, çocuklara okuduğunu anlama, yorumlama ve dikkat geliştirme gibi kazanımlar edinmeleri için yardımcı oluyor. 
Çocuklar bu kitapta masallardan yola çıkan alıştırmalarla eğlenirken sözel mantık gelişimini destekleyen, müfredata uygun pek çok etkinlik bulacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85984108-eaf7-4785-9f07-3291917dc0a2.jpg</image:loc>
            <image:title>100’e Kadar Sayalım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>100’e Kadar Sayalım 
1 dolunay, 2 küçük köpek, 3 kırmızı otobüs, 4 ilginç ev… Minikler bu kitapla hem 100’e kadar saymayı öğrenecek hem de hayvanları, bitkileri ve nesneleri ayırt edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9745bda-7c42-4ae1-ae07-6c8df1b296f9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk 100 Sözcüğüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk 100 Sözcüğüm Minikler bu harika kitapla yeni sözcükleri kolayca öğrenecek. Sözcüklere eşlik eden ayrıntılı, rengârenk çizimler de dikkat ve algı becerilerinin gelişmesine destek olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43eae225-5938-4620-ba25-7a0ee1d4b65b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Cadıyla Kim Evlenir?</image:title>
            <image:caption>SİHİR, HAYATININ AŞKINI BİRDEN KARŞISINA ÇIKARAMAZDI. 
AMA AŞK, DÜNYANIN EN BÜYÜK SİHRİNİ ONA HEDİYE EDEBİLİRDİ. 
 
Violet, Maxwell üçüzlerinin en farklısı. Sanki zarafet, beceriklilik, soğukkanlılık diğer kardeşlerine verilirken onun payına sakarlık, acelecilik ve sivri dillilik düşmüş. Ha ona verilmeyen bir de sihir var tabii, ki bir cadı için bu epey sıkıntılı bir durum. 
 
Sihirsiz Maxwell’in yüzü aşkta da gülecek değil elbette. Vi’nin bir kayak merkezinde üstüne yuvarlanmayı beklediği son kişi Lincoln Thorn. Genç bir kızken kalbini paramparça eden, onu bırakıp giden pislik kurtadam yani. Geçmişlerindeki sırların ve birbirlerine duydukları gizli arzunun yanında ortak 
bir noktaları daha var: Bağlı oldukları Doğaüstü Güçler Topluluğu’nun demode kuralları ve saçma gelenekleri yüzünden ikisinin de kısa sürede evlenecek birini bulmaları gerekiyor. Hem cadının hem de kurtadamın işine gelecek bu sahte ilişki anlaşması yüzünden ortalığın canına okunacak belki ama pırıltılar havada uçuşurken dünyanın en güzel sihri umutsuz bekârlara sürprizlerini sunacak. 
 
Romantik, seksi ve çok komik Doğaüstü Bekârlar serisinin ilk kitabı Bir Cadıyla Kim Evlenir, kahkahalarla dolu, modern ve uçarı bir okuma şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89767e46-e241-4e28-a909-7ec97ce74ea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Olacaksın</image:title>
            <image:caption>“Bir yanda tabiatın beni baştan çıkaran cazibesi, günlerdir içimde kopan fırtınalar; diğer yanda bu albeni içinde aciz kalan kalemim, çölleşen ruhum... Oysa şehrin gürültüsü, kirli fabrika dumanları, sel gibi akan kalabalıklar çok uzaklardaydı. Etrafıma imrenceli duygularla bakıyordum. Her sabah altın suyuna boyadığı söğüt sürgünlerinin arasından hışırtılarla başını kaldıran güneş ve onu en taze vakitlerde yakalayıp o huzurla eve dönen ben…” 
*** 
Necdet Ekici’nin kalemi, doğup büyüdüğü coğrafyanın kültür damarlarından ve binlerce yıllık geçmişi olan gelenek ırmağından beslenmektedir. Bu folklorik zenginliği kaleme aldığı edebi metinlere taşıması, Türk hikâyeciliği açısından bir başarı ve kazançtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ae2f42-a2d2-4a4f-b994-50ebede05727.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkındalık Bilinci</image:title>
            <image:caption>İnsan ne Aristo’nun söylediği gibi “konuşan/düşünen bir hayvan” ne de Eflatun’un söylediği gibi “siyasal bir hayvan”dır. İnsan; mükemmeli arayan, bireysel olmaktan çok bir topluluğun mensubu olarak hayatını sürdüren, toplumsal hayat ile ilgili bilinç taşıyan, kendi üstündeki kuvveti/kudreti tanımak isteyen bir varlıktır. 
İnsan, var olduğu günden beri kendini aramakta ve her defasında kendisi ile ilgili daha fazla bilinmeyenle karşılaşmaktadır. Bu durum, merakını kamçılamakta ve geleceğe dair arzularını körüklemektedir. Kendini arayan insan, her yeni basamakta bir başka yönünü keşfetmektedir. İnsan; diri olan, bilen, irade sahibi, yapabilen, işiten, gören, düşünen ve konuşan bir varlıktır. Bu varlığın, kendisiyle ilgili geliştirebildiği farkındalık ve bilinç düzeyi, o nispette hayatını anlamlı yaşamasına katkı sağlamaktadır. 
Bu kitap; insanın kendini tanımasına, yeteneklerini keşfetmesine ve farkındalık bilinci oluşturmasına katkı sunmayı gaye edinmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1df8d523-d7b6-4719-ab23-01b06438abd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çolpan Yıldızı</image:title>
            <image:caption>“Ona her baktığımda fırtınalar kopardı içimde. Sanki ay hilale, gül goncaya dururdu. Söyleyemezdim hiçbir şey. Onun bir Hun ulamışı Asya bakışlarında mavi yeleli atlar görürdüm. Bir dolunay güzelliği ile salınırdı karşımda. Ötüken göklerinin Çolpan Yıldızı, Issık Köl’ün maralıydı o.” 
*** 
Dünyanın her yerine dağılmış olan 350 milyonluk Türk dünyasını bir aşk ekseninde buluşturmayı amaçlayan Necdet Ekici, hikâyelerinde yerli ve milli bir bakış açısına sahiptir. 
Çolpan Yıldızı, Türk birliği ülküsünün estetik değerlerle örülü edebî bir metne dönüşümüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1901c43f-f720-4e0f-be88-3c149b1ffedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Lider Sizsiniz</image:title>
            <image:caption>Liderlik birden fazla insanın bir arada bulunduğu her yerde ihtiyaç duyulan bir statü olup ailede, oyun grupları içinde, herhangi bir amaç için bir araya gelen topluluklarda, resmi ve özel kurumlarda, ülke yönetiminde mutlaka bir lidere ihtiyaç duyulur. Burada arzu edilen, bir arada olmadaki gayenin yerine getirilmesinde kargaşaların yaşanmaması, sapmaların olmaması, birlikteliğin problemsiz yürümesidir. 
Kişinin lider olabilmesi, öncelikle kendisini izleyenler tarafından kabul görmesiyle mümkündür. Çoğunluğun itaatine mazhar olmak öyle pek kolay olmayacaktır. Liderin; birlikteliğin gereğine uygun bilgi, beceri ve yeteneklere sahip olmakla birlikte o yetileri topluluğa nasıl yansıttığı da önemlidir. 
Bu kitapta; liderlik olgusu, liderlik türleri, liderlik yaklaşımları, liderliğin kültürlerarası boyutu, liderin nitelikleri, liderin yetkinlikleri, liderlikte başarı, sorunlarla başa çıkma, liderin takdir gücü hakkında bilgilere ulaşma imkânı bulunacaktır. 
Unutmayın, lider sizsiniz!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc354d79-9adf-41af-867a-eacf4166639b.jpg</image:loc>
            <image:title>Arta’da Morto - Everest Açıkhava 32</image:title>
            <image:caption>Romanları, öyküleri, denemeleri ve çocuk kitaplarıyla tanıdığımız Yiğit Bener’in kaleminden bu kez bir novella: Arta’da Morto gülmekten “az daha öldüren” bir absürt komedi. Yunanistan’da, Preveze’ye doğru giderken Arta dolaylarında geçirilen bir trafik kazası, orada mortu çekmek üzere olan bir yazar ve ardından başına gelen türlü acayiplikler. Kazadan sonra en çok duyulan söz, “Allah korumuş!” Peki tanrıların bu konudaki fikri neydi acaba? 
 
Aklıma gelmemiş değildi o virajlı dağ yolunda kıvrılırken: “Araba kazaları işte böyle yollarda yaşanıyor… İster misin şimdi… Biz de…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f43aefff-bf6f-436f-8b89-5be286d8a15e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgili Yaramazlık</image:title>
            <image:caption>Oyun sevenler buraya koşsun! Bir de sincap sevenler! Bu kitap oyunla dolu. Çizgilerle, resimlerle, harflerle, seslerle ve sözcüklerle oynayacağız. Bir de yaramaz ve oyunbaz sincap Uçanta’yla. Sözel ve yazınsal okuryazarlık nasıl alfabetik anlamda iletiyi kodlama ve bu kodu çözümlemeden ibaret değilse, görsel okuryazarlık da sadece bir görsele bakıp ne gördüğünü anlatma becerisi olarak düşünülmemelidir. Nokta, çizgi, şekil, form, boşluk, doku, ışık, renk, hareket gibi öğeler görsel dilin temel bileşenleri olarak kabul edilir. Dolayısıyla bir görsel okuryazar, tüm bunları göz önüne alarak görselde anlatılan bilgiyi doğru okuyabilen, anlayabilen, yorumlayabilen, ayrıca kendisi de anlamlı görsel içerikler üretebilen, bütün bunlara ek olarak çoğunlukla görsel okumanın bir parçası gibi algılanmayan tasarım öğelerini de dikkate alarak “büyük resmi” görebilen kişidir. Bu kitaptaki uygulamalar, çoklu okuryazarlığı, çok katmanlı metinleri, çok amaçlı kullanımı, bir şeyin çok şey olabilme ihtimalini ve az çoktur yaklaşımını çokça kucaklıyor. Çizgili Yaramazlık kitabı çizgilerle, sembollerle, resimlerle, harflerle, seslerle ve sözcüklerle oynamayı seven 7’den 70’e tüm yaramazları görsel okuma ve yaratıcı yazma oyunlarına çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82880353-ee85-4016-9bfc-a791e86cff32.jpg</image:loc>
            <image:title>Şen Denizler</image:title>
            <image:caption>“Dünya yüzeyinde devinip duran tüm yaşam formları gibi biz de denizlerden geldik. Şimdi artık denizlere dönmüyoruz ve bir zamanlar denizlerde olan yaşamımızı unuttuk. Deniz tutkunları ve denizciler için bu büyük su kütlesi, belki de yeniden hatırlamanın taşıdığı büyük heyecanla vazgeçilmez bir sevdadır.” 
 
Edebiyatımızın güçlü kalemi Ahmet Büke, Şen Denizler eserinde, denizcilik sevdasını genç okurlarına anlatıyor. At enlemleri, bahriyeli, çapariz, frişka, öreke taşı ve daha neler neler… 
Kitaptaki bilgiler, deneyimler ve tarihsel kesitler, kalbimizi deniz sevgisiyle dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4000e27-3748-4469-85c2-9fe314e83d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Muallim</image:title>
            <image:caption>Milletlerin geleceği; yetişmekte olan çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal yapılarının bütüncül gelişimiyle doğru orantılıdır. Bunun başarabilmenin eğitim ile mümkün olduğu geldiği konusunda hemfikir olmayan yoktur. Tam da burada karşımıza “öğretmen” yani atalarımızın deyişiyle “muallim” çıkıyor. 
İmparatorluk bakiyesi genç cumhuriyetin “köyden kente kalkınma” hedefinin alt yapısını oluşturacak ideal öğretmenlere olan ihtiyaçtan doğan köy enstitülerinde ve akabinde öğretmen okullarında yetişen gençler, ülkenin en ücra köşesinde aydınlanmanın meşalesi oldular. 
Bu kitapta, yetmişli yıllardan itibaren ülke eğitimine ve kültürüne katkıda bulunma adına ömrünü mesleğine adamış bir öğretmenin, bitmek bilmeyen mücadelesine şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04e2bb53-6984-4779-be0b-4068c520b08d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Çok Uzak</image:title>
            <image:caption>bakışı üstüme sinmiş, leylak açtı bütün gün 
bildiğim dilleri unuttum, rüyaları da 
şehir, nasıl aydınlık öyle 
kaçamak bir gökyüzü 
her nasılsa bulutlar edinmiş kendine 
dünyayı temize çeken bir güneş 
defterde ateş yenisi sözcükler, 
üstüm başım bahar 
bütün çağları gezdim eflatun bir rüya içinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110064</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/def04df9-e566-48d4-a3af-662ea2f80e9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetenek Merkezli Eğitim</image:title>
            <image:caption>Çocuk bir fidedir; nasıl aşılanırsa ona göre gelişir. Yetişme sürecinin şartlarına göre meyve verir, çevresindekilerin olgunluk derecesine göre şerbet tutar. 
Mükemmel yaratılmış olan insanın, keşfedilmeyi bekleyen sınırsız kapasitesi vardır. Kendi kapasitesinin farkında olan insan ise hayatın gerçekleriyle yüzleşmekten korkmaz, karşılaştığı zorluklara göğüs gerer, mücadele ederek o zorlukların üstesinden gelebilir. Başarı ve mutluluğunun temelinde insanın kendisini ve yeteneklerini tanıması vardır. 
Bunun içindir ki yalnızca yeteneklerinin bilincinde olan, sorup sorgulayan, eleştirel bakış açısına sahip, iletişim becerileri gelişmiş, özgüveni sağlam, mücadele ruhu gelişmiş nesillerin şekillendirdiği bir gelecek insanca ve hakça olabilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b141d5-bdeb-4c98-b6a3-ac8d45ad590f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimdeki Cemre</image:title>
            <image:caption>“Çocuklarımız temiz çam havası solusun; buz gibi pınar suyu içsinler. İneğin böğürmesini, koyunun melemesini, köpeğin havlamasını duysunlar. Dağlardan yabani kekik, yeşil nane, sarı kantaron çiçekleri toplasın, kokulu dağ çayı biçsinler. Ellerinde deplenki bayırlardan çiğdem söküp, acı kenger sakızı kaynatsınlar. Sabahları yayık sesiyle uyansın; horozun ötmesini, tavukların gıdaklamasını, kuşların cıvıltısını duysunlar. Dağlarla, yabani otlarla, kır çiçekleriyle, bin bir çeşit orman kuşlarıyla tanışsınlar. Ayakları toprağa değsin! Bizim coğrafyamızı tanısın, teneffüs etsinler!” 
*** 
Necdet Ekici, içten ve sıcak üslubuyla okuyanı bir anda sarıveren Anadolu’dan güçlü tablolar, folklorik esintiler sunuyor edebiyatımıza. 
Hikâye üslubundaki sürçmeyen kıvrak dili ve ayrıntıları yakalayan gözlem                        gücüyle insan psikolojisinin derinliklerine iniyor. 
Yüreğimdeki Cemre; milli renklerimizin kullanıldığı, kendi kâinatımızda kanat                                  çırpan özgün bir kınalı türküdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75ccaed6-0410-4a9f-a7d9-066f177d37bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimi Sana Bıraktım</image:title>
            <image:caption>“Çukurova deyince, sarı sıcak gelir akla. Bir de yeşil üzerine ak benekler serpilmiş pamuk tarlaları… Mısır, mavi bir denizdir o topraklarda. Gelin süzülüşlü sarışın ay çiçekleri süsler ovaları. Gözleriniz, hayat fışkıran bu uçsuz bucaksız tabiatın ufuklarında kaybolur. 
Tarlalarda sıra sıra ırgatlar görürsünüz güneşi tepesinde taşıyan. Şalvarlı, başları poşulu  gün esmeri insanlar… Gözlerine kan oturan kavruk çocuklar gelir karşınızdan. Bakırlaşan çehreleri susuz topraklar gibi çatlamış, çile dolu, kahır dolu kocalar… Gönülleri gurbet, gözleri hasret olan, al yazmalı analar… Çocukluğunu bile yaşamadan, Çukurova topraklarına savrulan parmakları kınalı Elifler, elleri nasırlı Mehmetler… Efkârın diğer adı sıladır buralarda. Hasretin öteki yüzü gurbet… Gün olur, her tarladan yanık bir bozlak dökülür gönüllere.” 
*** 
Ekici’nin hikâyeleri, köyden kente göçün doğurduğu kültür ve değerler çatışmasını gündeme taşımasıyla dikkati çeker. Geleneksel muhafazakâr değerlerle modern, seküler Batıcı değerler arasında gidip gelen halkımızın dram ve trajedilerini etkili bir üslupla kaleme alır. 
Onun öyküleri; akıcı, sürükleyici, etkileyici ve sahici bir dille kaleme alınan bir Türkçe şölenidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f6b91f4-14a7-4d13-bc4a-e74786cf7dc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Moda Nasıl Okunur?</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, son 200 yılın temel moda trendlerini ve bunların günümüz stilleriyle ilişkisini inceleyen pratik bir giriş kitabıdır. Cebinizde taşıyabileceğiniz kadar küçük ve derinlikli yanıtlar verecek kadar ciddi olan kapsamlı bir rehberdir: 
■             Aksesuarlar, saç stilleri ve makyaj dahil olmak üzere başlıca moda trendlerini tematik olarak araştırır. 
■             Geçmiş modalara yapılan göndermelerin şifrelerini çözer ve tekrar eden stilleri, malzemeleri ve teknikleri tanımlar. 
■             Rose Bertin, Christian Dior, Coco Chanel ve Yves Saint Laurent gibi önemli tasarımcı ve markaların kalıcı cazibesini inceler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ffe02d6-4c03-40c9-b52f-9448427c3c13.jpg</image:loc>
            <image:title>The Secret Sevgi, Sağlık ve Paranın Sırrı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her şeye sahip olabilirsiniz. 
Çığır açan The Secret efsanesinin yazarı Rhonda Byrne’ün yarattığı bu ustalık okulu, çekim yasasını hayatın en önemli üç alanına nasıl uygulayacağınızı gösteriyor: İlişkiler, sağlık ve para konusunda değişime hazır olun. 
Kişisel mutluluk, tatmin edici ilişkiler, kusursuz bir sağlık, zenginlik ve başarı elde edebilirsiniz. Bu kitap size bunu nasıl yapacağınızı öğretiyor. Dersler, tavsiyeler ve The Secret sayesinde hayatlarını tamamen değiştiren insanların gerçek hikâyelerini paylaşan Rhonda Byrne, olumlu düşünce ve duyguların gücünü minnet ve görselleştirme gibi günlük alıştırmalarla birleştirdiğinizde hayallerinizdeki hayata kavuşabileceğinizi müjdeliyor. 
  Rhonda Byrne’ün dünyayı kasıp kavuran The Secret efsanesi devam ediyor. Belgeseliyle milyonlarca hayata dokunan, 50’den fazla dile çevrilen, 30 milyondan fazla kopya satılan kitabıyla uluslararası bir fenomene dönüşen The Secret, bu kez size yeni bir dünyanın kapılarını açıyor. The Secret size olmak, yapmak ve sahip olmak istediğiniz her şeyi nasıl yaratacağınızı gösterdi. Şimdi de Sevgi, Sağlık ve Paranın Sırrı ile hayatımızın en önemli alanlarında köklü bir değişim yaratmanın adım adım yolunu anlatıyor. İlişkilerimizde, sağlığımızda, ekonomik durumumuzda koşullar her zaman dış dünyaya bağlı değildir ve bu konuda dönüşümü başlatmak için yapabileceğimiz çok şey var. Sevgi, Sağlık ve Paranın Sırrı ile yüklerimizden kurtulup bolluk, huzur, uyum ve sağlık dolu bir hayatı çekmek elimizde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ba8c17-d121-4687-9f1b-bec003b64df5.jpg</image:loc>
            <image:title>We Are Great! -Peapod Readers -23</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin üçüncü seviyesindeki We are Great! Benim Hakkımda Her Şey (All About Me) ve Sevdiğim İnsanlar (People I Love) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110070</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f64659-8c01-4451-b15d-dd1ca0d38863.jpg</image:loc>
            <image:title>Charlie’s Dreams -Peapod Readers -25</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin beşinci seviyesindeki Charlie’s Dreams Meslekler (Jobs) temasını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14adb3d0-4c78-4362-a01d-e5391836ad4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Go, Go, Pogo! -Peapod Readers -22</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin ikinci seviyesindeki Go, Go, Pogo! Ulaşım (Transportation) temasını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110072</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8962f304-83e0-4dc2-adbb-bfcf41433cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>It Looks Terrible! -Peapod Readers -24</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin dördüncü seviyesindeki It Looks Terrbile! Duygular (Feelings) ve Boş Zaman (Free Time) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f70d52-47d3-40de-9e23-4ccccd76fcc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pat Loves Cats! -Peapod Readers -21</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin birinci seviyesindeki Pat Loves Cats!  Hayvanlar (Animals) ve Sevdiğim Şeyler (Things I Like) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110074</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09037408-16f0-46a0-9863-8bd81e623e99.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End – Kıyamet Meleği 25</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. 
  Gösterdiği tüm çabaya rağmen Şinoa Dört Oraklı Çocuk’u kontrol altında tutmayı başaramaz. Dört Oraklı Çocuk uyanır ve Hiiragi kardeşlerin yanından ayrılır. Bu esnada, Mikaela da Yuiçiro’yu kontrolü altına almıştır. Çok uzak bir geçmişten türlü anılar Mikaela’nın zihnine dolacak ve onu büyük şaşkınlığa uğratacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110075</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69691c5-7cd2-4975-a491-bb39d8f31323.jpg</image:loc>
            <image:title>Assassin’s Creed Heresy</image:title>
            <image:caption>Hiç bitmeyen bir anlaşmazlık.
Eski bir hata. Yeni bir vahiy.    
2017 yılında Scribe Ödülü&apos;nü kazanan ve New York Times’ın çoksatan yazarı olan Christie Golden, Assassin’s Creed evreninde
geçen nefes kesici bir hikâye ortaya koyuyor.
 
Tapınakçıların Kutsal Alan üyesi olan Simon Hathaway, Abstergo Industries’in Tarihsel Araştırma Departmanı’nın başkanı olarak
üstlendiği yeni görevinde, hem Jeanne d&apos;Arc&apos;ın yanında savaşan atası Gabriel’ın anılarını yeniden yaşarken hem de bugününü ve tüm Tapınakçıları tehlikeye atabilecek bir geçmişin sırlarını yavaş yavaş ortaya çıkarıyor.
 
Aynı zamanda bir tarihçi olan Simon’ın geçmişin tozlu sayfalarına karşı duyduğu doyumsuz merakı, efsanevi figür Jeanne d&apos;Arc&apos;ın yanında savaşmış olan atası Gabriel Laxart aracılığıyla tarihi ilk elden deneyimleme şansını sunuyor. Yeni tasarlanmış ve henüz ilk projesini gerçekleştirecek olan Animus&apos;a girdiğinde keşfedeceği bilgilere hazırlıksız yakalanan Simon, Tapınakçılar ve Assassinler arasındaki çatışmanın ne kadar derin olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110076</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34257fdc-6a9d-4566-8ced-bdf509b1b600.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanna’nın Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Şiirin silah yapıldığı bir dünya, dansla özgürleşir mi? Yapay zekâ, küresel salgınlar ve nanoteknoloji gibi, dünyanın yeni olanaklarına ve felaketlerine karşı insana, insanlığın kadim tarihine ve insan iradesine tutunan, yeni başlangıçların ve umudun meşalesini taşıyan yeni nesil bir bilimkurgu... Sabri Safiye yeni romanında okuru, uzay boşluğundan dünya uygarlığının dehlizlerine uzanan sıradışı bir yolculuğa çıkarıyor! Tek merkez tarafından yönetilen ileri bir dünya düzeninde, “insan” kalmanın olanağını sorguluyor. Uzaydaki bir kapsülde gerçekleşen sürpriz tanışma, hem geçmişin kadim bilgilerinin geleceğe aktarımı, hem de Tanrıça İnanna’nın dansının esrarının çözümü için çarpıcı ve aydınlık bir yol açıyor... Kaç kişiydik? Öncesi hâlâ karanlık! Daha önemlisi, ben kimim? İşte şu mavi gezegenden geldim; ama neresinden? Benim Dünya üstünde bir yerim olmalı; bir kıta, bir şehir, bir ev? Hepsini roket hızıyla geride bırakmış gibiyim. Bir refleks olarak dikkatlice gezegenin yüzeyini tarıyorum. Sanki görünce hatırlayacağım! Kendimi acınacak derecede komik bulup vazgeçiyorum hemen. Yörüngede dönüyorum herhalde. Hızım ne kadar? Ne kadar olursa olsun, bir süre sonra kayan bir yıldız olarak atmosfere girip birinin dileğini havada yakalayacağım. Ben romantik biri olmalıyım, öyle ya da böyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110077</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666ff7ff-3e59-4998-9add-29968688f439.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben de Botanikten Hiç Anlamam</image:title>
            <image:caption>Az konuşmayı hayatı boyunca ilke edinen Cahit Zarifoğlu için Erdem Bayazıt şöyle diyor: “Çok konuşmazdı. Fakat konuşulanları bir teyp gibi bu arada tespit ederdi. Bunu daha sonraları görmüşümdür, yaşadığımız birçok anıyı net ve taze olarak kendisinde yaşatıyordu. Bu, zaman zaman şiirlerinde de, yazılarında da kendini dışa vurdu.” İlk gençliğinden itibaren sessiz kalmayı tercih eden Zarifoğlu’nun; şiirleri, öyküleri, romanları, radyo oyunları ve çocuk kitapları üzerine yaptığı söyleşiler bu yüzden edebiyat dünyasında her zaman daha da fazla merak uyandırdı. Çeşitli gazete ve dergilerde Cahit Zarifoğlu ile yapılmış söyleşilerle başlayan Ben de Botanikten Hiç Anlamam, şiirden çocuk edebiyatına, dönemin aktüel olaylarından Afganistan cihadına kadar değişik konularda şairin görüşlerini ayrıntılı bir biçimde sunuyor. Zarifoğlu hakkında yapılan konuşmalar ve Zarifoğlu’nun kendisinin gerçekleştirdiği söyleşilerle bir bütünlük oluşturan Ben de Botanikten Hiç Anlamam, şairin sanat anlayışı, dünya görüşü ve meselelere olan yaklaşımları hakkında önemli ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110078</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c7057f-d880-48d2-b8cc-ad68e314113a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşte Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Güneşte Bir Gece, Cahit Zarifoğlu’nun; inanç ve değerler dünyasına, sosyo-kültürel tarihe, Müslüman coğrafyaya, siyasi ve gündelik meselelere dair düşünce ve yorumlarını kapsıyor. Sahicilik, adanmışlık duygusu ve dipdiri bir inançla kaleme aldığı bu denemelerde Zarifoğlu’nun Müslümanca düşünme pratiklerini, doğudan batıya dünyaya bakış biçimini; şairin edebiyatçı ve dava adamı kimliklerinin aslında nasıl da birbirinden ayrılmaz parçalar olduğunu görüyoruz. 
 
Yeni araştırmalarla ortaya çıkan ve daha önce hiçbir kitabında yer almayan yazıların da bulunduğu bu edisyonda Zarifoğlu’nun Mavera dergisi, Yeni Devir ve Millî Gazete gibi süreli yayınlarda kendi imzası ve müstear isimlerle yazdığı yazılar okuyucusuyla buluşuyor. 
 
Acaba ışık saçan bir adım atabilmek için alınyazımızda bir ihtimal var mı? Gözlerimize eski büyüklerin bakışlarından bir bakış demeti yansıyabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b704cf3b-cdbe-4103-a084-0fd568d61104.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan! Ödüllü çizer Hicabi Demirci&apos;nin elinden çıkan Yaşasın Cumhuriyet; Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün düşünce dünyasını ve devrimlerini karikatür sanatının incelikleriyle buluşturan, koleksiyon değeri taşıyan özel bir albüm. Sanatçı, Cumhuriyet&apos;in kurulmasını sağlayan Millî Mücadele ruhunun değerlerini korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için hazırladığı bu çalışmasında, pek çok tarihî olayı ve kavramı çizgilerin gücüyle anlatıyor. Umutla, dirençle ve dayanışmayla elde edilmiş Cumhuriyetimizin bir asırlık tarihine ayna tutan kitapta, başta çocuklar olmak üzere her yaştan okura hitap eden elli iki karikatür yer alıyor.    Millî Mücadele&apos;den tam bağımsızlık ve millet egemenliğine giden yolda ışık saçan büyük bir önder... Kaderini değiştirmek için tek yürek olan toplum ve Cumhuriyetimizin temelini atan büyük bir zafer! 1923&apos;ten 2023&apos;e uzanırken; çocuğu, genci, yaşlısı herkes yeniden omuz omuza. Heyecanla, gururla, coşkuyla Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına merhaba! Hicabi Demirci, kariyeri için bir kilometre taşı olarak tanımladığı bu albümünde, karikatür sanatının araçlarını ustaca kullanarak kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesinden Atatürk&apos;ün çocuk sevgisine birçok farklı konuya temas ediyor; çizgilerinin ucuna taktığı hikâyeler ile Atatürk&apos;ün hedeflediği çağdaşlık, bilim ve sanat anlayışını çok daha iyi kavramamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5d0be44-9a07-4f03-91cb-b2779cdfdc7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sizi Görmeliydim</image:title>
            <image:caption>Cahit Zarifoğlu’nun tüm kurmacaları Sizi Görmeliydim adıyla okuyucuyla buluşuyor. İns’te yer alan altı öyküsünün dışında Mavera, Yönelişler, Yedi İklim, Diriliş, Yeni İstiklal ve Demokrasiye 
Hizmet gibi dergi ve gazetelerde yayımlanan öyküleri, tefrika edilen yarım romanlarıyla 1985’te yayımlanan Savaş Ritimleri, senaryo çalışmaları ve vefatından sonra terekesi ve farklı kaynakların incelenmesi sonucu elde edilen öykülerin yer aldığı bu kitap, Zarifoğlu’nun zengin çehresinin “hikâye” cephesine mütavazı bir ışık sunuyor. Onun kurgusal evreninin her köşesinde 
şair Zarifoğlu’nun dünyaya bakışı bir nabız gibi atıyor. Sizi Görmeliydim’deki bu özgün, tekinsiz ve ironik metinler; gerçeğin metafizikle karşılaştığı o ânı gösteren berrak bir aynayı andırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5c9dce8-0495-460a-98b7-715787ff891f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumbadan Rumbaya</image:title>
            <image:caption>Peyami Safa&apos;nın insanları içinde en sıra dışı karakterlerin yer aldığı Cumbadan Rumbaya romanı; tek düşüncesi, yaşadığı köhne evden ve semtten kurtularak Nişantaşı&apos;nda bir apartman katında oturup, zengin bir koca bulma arzusu taşıyan Karagümrüklü Cemile&apos;yi anlatıyor. Peyami Safa&apos;nın diğer romanlarında da sıklıkla görülen Batılılaşma ve yabancılaşma meselesinin, ilk defa bu romanında toplumun en kenar mahallelerinden birinde yaşayan insanların hayatında bile nasıl değişikliklere ve kırılmalara yol açtığı gösteriliyor. Daha önce sinema filmi ve televizyon dizisi de yapılan, şaşırtıcı kurgusu ve samimi üslûbuyla bir solukta okunacak Cumbadan Rumbaya romanında, ruhunu ve aşkını kaybetmemişlerin hayata tutunma mücadelesine şahitlik edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53209d61-a5d7-424f-8c30-f866f5596220.jpg</image:loc>
            <image:title>Sütçü İmam</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının işaret fişeklerinden Cahit Zarifoğlu’nun eserleri, bir duyarlılığın ürünüdür. Zulme uğrayan Müslümanların trajedisi ve akıl almaz direnişi, çağına tanıklık eden bir sanatçının kalemiyle ete kemiğe bürünür. O, medyanın normalleştirdiği yahut sessiz kaldığı işgalleri diri bir hassasiyetle gündemde tutar ve soluğunu Filistin’deki, Afganistan’daki, Hama’daki, Doğu Türkistan’daki Müslümanlara ulaştırmaktan geri durmaz. 
 
Zarifoğlu bu coğrafyalar ile İngilizler ve Fransızlar tarafından işgal edilen Maraş arasında bir bağ kurar. Yazdığı tiyatro eseriyle, Maraşlıların 1920 yılında topyekûn direnerek verdikleri destansı kurtuluş mücadelesini, küllenmiş koru tutuşturan, süt maşrapasını bırakıp tabancasını doğrultan Sütçü İmam üzerinden anlatır. 
 
Sezai Karakoç’un, “Süt ve tabanca… İşte Maraş budur, Anadolu budur,” dediği yerde, korku ile ümit arasında… 
 
Seyirci koltuğuna oturacak, kahramanlar onun önüne gelecek, heyecanlar ve hiddetler, haykırışlar, hezeyanlar, vahşet sahipleriyle birlikte canlanacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110083</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f25aa4-6495-4225-97a3-c4268e4c6d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşnaklar, Türkler ve Bosna&apos;nın Savunulması</image:title>
            <image:caption>Balkanlar eski çağlardan beri büyük güçlerin hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştur. Günümüzde ise Batı Avrupa’dan ayrışan farklı inançlar, gelenekler ve ekinler barındıran bir yer olması itibarıyla Balkanlar, Yunan-Roma mirasının sahibi iddiasındaki Avrupalı devletler için bir müttefik olarak kabul edilebilmekten çok uzaktır. Dolayısıyla, Balkan toprakları Avrupalılar için sadece fethedilip sömürülecek bir bölge olarak görülmüş, bu bölgenin insanına da hep düşman nazarıyla bakılmıştır. Bu sebeple neredeyse her Avrupa devleti Balkanlar’daki farklı unsurlardan sadece bir veya ikisini kendine yakın görüp diğerlerini düşman bellemiştir. Bu farklılaşmış yapısı dolayısıyla Balkan toplumları içinde çok sayıda devletin eli daima var olmuştur. Özellikle Oğuz Türkleri’nin Balkanlar’a yerleşmesinden sonra bu husumet daha da artmıştır. Boşnakların Müslüman olduğu çağdan itibaren bir de din temelli bölünme meydana gelmiş, Müslüman Boşnaklar Türklerle beraber hedefe konulmuştur. Gerçi Boşnaklar, Osmanlı Devleti’nin himayesinde asırlarca yarı bağımsız olarak rahatlık ve huzur içinde yaşamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkimiyet döneminde sadece Müslüman Boşnaklar değil, diğer Ortodoks ve Katolik toplumlar da huzur içinde yaşamışlardır. Ancak bu hakikat günümüz Avrupası tarafından görmezden gelinmektedir. Toplu saldırıların sonucunda Türk Devleti’nin zayıflayıp Balkan topraklarını kaybetmesiyle ise her şey kötüye doğru değişmiştir. Türk Devleti’nin Balkanlar’daki siyasî hâkimiyeti kaybetmesi ve müdahale gücünden mahrum kalması sebebiyle Boşnaklar için acı dolu günler de başlamış oldu.  
Ayrıca Balkanlar; Avrupa, Anadolu, Orta Doğu, Asya, Hindistan ve Çin için bir geçiş kapısıdır. Dolayısıyla, bu yolları güvende tutmak ve Anadolu’ya hâkim olmak için önce Balkanlar’a hâkim olmak gerektiği açıktır. Balkanlar’ı Hristiyan dünyası için hedef hâline getiren de onun bu konumudur zaten. Bugün, Boşnaklar kendi devletini kurmuş ve Birleşmiş Milletler tarafından da tanınmış olmakla kendi üzerlerinde oynanan oyunu bir müddet için savuşturmuş sayılabilirler. Ancak tehlike henüz geçmiş değildir. Müslüman Boşnaklar bütün bir Hristiyan dünyasının husumeti karşısında, Türkiye ile dayanışma ve komşularındaki aklı selim sahibi siyasetçiler ve irfan sahipleri ile iş birliği içinde bulunarak varlıklarını devam ettirebilirler, gelişebilirler ve kimliklerini koruyarak huzur içinde yaşayabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110084</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44932d08-e0b4-4920-a416-27a51105c7ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadında mı O Günler?</image:title>
            <image:caption>Yâdında mı O Günler? Hatırat yazarının okuyucusuna yönelttiği bir sorudan ziyade okuyucuyla birlikte geçmiş zamanı yâd etme dileği taşır. Mazinin izini süren bu çalışmanın temel kaynakları, 1930-1950 yılları arasında kitap olarak yayımlanan, gazete ve dergi sayfalarında kalan hatıratlardır. Hatıratların içeriğine bağlı olarak II. Abdülhamid döneminden Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarına uzanan geniş bir dönem çalışmanın sınırları dâhilindedir.
Yâdında mı O Günler; siyasi, sosyal, kültürel ve edebî hayata yönelik topluma mâl olmuş şahsiyetleri, olayları ve meseleleri tarihî gerçekliğe bağlı kalarak bizzat yaşayanların ve işitenlerin bakış açılarıyla inceleme gayreti taşımaktadır.
Yâdında mı O Günler?, üç bölümden oluşmaktadır. Hatırat türünün özellikleri, diğer otobiyografik türlerden ayrılan belirgin yönleri, kurmaca metinlerle bağı, tarih ve edebiyat araştırmalarındaki yeri giriş bölümünde incelenmiştir. Siyasi tarihe ayrılan birinci bölümde tarih kaynaklarındaki kronolojik bilgi; yazarların şahitliği, onların dönem, olay ve şahsiyetlere yönelik yorum ve değerlendirmeleriyle anlatılmış, böylelikle tarihin seyri hatıratlardan takip edilmiştir. İkinci bölüm; dönem ve topluluklar, sansür, kavga ve dostluklar, mahfiller, edebî eser hikâyeleriyle edebiyata ayrılmıştır. Edebî hatıraların rol sahibi olduğu bu bölümde şair ve yazarların sanat maceraları ve edebiyat ortamları kendi şahitlikleriyle okura sunulmuştur. Üçüncü bölüm toplum ve kültür hayatıyla ilgilidir. Hatırat içeriklerine bağlı olarak Osmanlı Devleti’nin son dönemiyle sınırlı kalan bu bölümde eğlence, mekân, okul, aile, kadın, Türk kimliği ve ulaşım gibi hayatın içinden meselelere dikkat çekilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eca39288-ea8e-41c2-91df-87b775ce8e0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kelime Daha</image:title>
            <image:caption>Bir Kelime Daha, Zarifoğlu’nun Mavera, Yeni Devir ve Millî Gazete gibi süreli yayınlarda kaleme aldığı, edebiyat konulu yazılardan oluşuyor. 
 
Cahit Zarifoğlu Bir Kelime Daha’da, elinde yazar olmanın bir reçetesinin olmadığını söylese de şiire, şiirin nasıl yazılabileceğine ve yazılamayacağına, romanın mahiyetine ve kurmacanın oluşumuna dikkat çekerken diğer yandan süreli yayınlara ve edebiyat ilişkilerine değiniyor, önemli eserleri ve yazarları irdeliyor. 
  Bu kitap; şairin şiire, edebiyata ve sanata nasıl baktığını ortaya koyuyor, metinlerindeki fikirsel arka planı ve düşünsel tavrı anlamaya yardımcı oluyor. Bir Kelime Daha, şüphesiz onun başta şiirleri olmak üzere, metinlerinin uçsuz bucaksız okyanusuna doğru açılıyor. Çünkü bu yazılarla şair, yine onun ifadeleriyle söyleyecek olursak okurlarına cömertçe “bir kelime daha uzatıyor”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110086</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f467319a-c525-459b-b639-4bf0751420e6.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihat ve Terakki&apos;nin Küçük Efendisi Kara Kemal</image:title>
            <image:caption>İttihat ve Terakki Cemiyeti, siyasi ve sosyolojik olarak pek çok tahlilin konusu olmuştur. Romantik değerlendirmeler ve teşhisler her ne kadar Türk edebiyatının iştigal alanı olsa da ömürlerinin hatırı sayılır bir dönemini devlet kadrolarında mühim vazifelerde ve cephelerde geçiren şahsiyetlerin hâlet-i rûhiyelerini anlamak kolay olmasa gerek. İttihat ve Terakki’nin Küçük Efendisi Kara Kemal de hem cemiyet içerisinde perde arkasında önemli bir yer tutarken hem de millî iktisat uygulamalarında sermaye teşekkülü ve Türk unsurun ticari hayata dahli konusunda sorumluluk alan ve faaliyete geçen mühim bir isimdir. Bu faaliyetler, Tarık Zafer Tunaya’nın deyimiyle Cumhuriyet’in “siyasi laboratuvarı” olan II. Meşrutiyet dönemi ve o dönemin mimarı İttihat ve Terakki Cemiyetinin, Cumhuriyet’e aktarımlarının iktisadi veçhesini teşkil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/466f6a20-f8b7-4538-8afb-b6b01cbd8cc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuyucularla</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Cahit Zarifoğlu’nun “Okuyucularla”, “Beşinci Sütun”, “Dokuzuncu Sütun”, “Yazışmalar” ve “İlk Adımlar” köşelerindeki verimlerinden oluşuyor. Nisan 1978’de başlayan “Okuyucularla”, Cahit Zarifoğlu’nun, Mavera dergisine genç yazarların gönderdiği şiir, hikâye veya inceleme yazılarını değerlendirdiği “okul” mahiyetinde bir sütun olmuştur. Zarifoğlu, “Saf şiiri aramaya koyulun”, “gelip geçiciye kapılmadan çalışmalar yapın”, “henüz işin çok başlarında olduğunuzu kabul ederseniz zamanla iyi bir şair olabilirsiniz” gibi önerilerle okurlarına yön göstermiş ve cesaret vermiştir. Bu sırada kendi poetikası hakkında da önemli ipuçları sunmuştur. 
Cahit Zarifoğlu, okuyucuların ürünleri kadar onların fikirlerine de büyük önem vermiş; ülkesinde ve Müslüman coğrafyalarda yaşanan gelişmeler hakkındaki görüşlerini aktarırken okuyucularından da fikirlerini sunmalarını talep etmiştir. 1984’te Yeni Devir’de “Yazışmalar” adlı sütunda okuyucularıyla olan iletişimini aynı heyecanla sürdürmüştür. Ardından çeşitli günlük gazetelerde “Beşinci Sütun” ve “Dokuzuncu Sütun” başlıkları altında, gelen mektuplara cevaplar yazmaya devam etmiştir. Son olarak Kadın ve Aile dergisindeki “gerçekten şair ya da hikâyeci adaylarının yetişeceği bir fidanlık olarak kullanmak istiyoruz” dediği “İlk Adımlar” bölümünde yazmıştır. Okuyucusuyla kurduğu bağı ömrü vefa ettikçe koparmayan Zarifoğlu, son günlerinde yazdığı cevapları Ahmet Bilgili’ye uzatıp şöyle demişti: “Bunları bu sayıda yayımlayalım Ahmet, ömrümüz yeterse devam ederiz, etmezse ne yapalım?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97e8798f-a153-43c1-97e9-519eb8c4d6db.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirde Köşe Bucak</image:title>
            <image:caption>Cahit Zarifoğlu’nun daha önce kitaplaştırılmamış yazılarının yer aldığı bu eser, onun ilk gençlik yıllarında, henüz on yedi, on sekiz yaşlarında Demokrasiye Hizmet, Gençlik ve Engizek gibi mahalli gazetelerde heyecanla yazdığı yazıların bir araya getirilmesiyle ortaya çıkıyor. 
 
Genç şair, okurlarını Maraş’ın sokaklarının, çocuklarının, gençlerinin, ihtiyarlarının, geleneklerinin arasından geçirerek şehrin damarlarında dolaştırıyor. Daha o yaşlarda şehrin ruhunun peşine düşen Zarifoğlu, Şehirde Köşe Bucak’ta, 1950’li yılların Maraş’ının sosyal ve kültürel meselelerine eğiliyor, çocuk ve gençlerin ilgilerini sorguluyor, şehrin meydanına yapılan çiçek tarhlarının güzelliğine dikkat çekiyor, tarihi dokusunun yitip gitmesini üzüntüyle karşılıyor ve belki de böylece onu ileride Türk şiirinin yıldızları arasına yerleştirecek o kendine has imgeler evrenini de kurmaya başlıyor. 
 
Şehir uyuyor, şair uyumuyor, yürüyor, görüyor ve yazıyor: Bu katarlar durmaksızın gider. Yollar, -insanların alnındaki gibi- iki kara çizik. Uğurlayanı olmayanlardan biri, uyur uyanır, bunları düşünür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df3d8e52-c596-49b1-9174-fd7e473ab9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gücü Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitap, resim yapmayı seven ve resim yapmaya cesaret edemeyen çocuklar için hazırlanmıştır. 
 
 Kitabı okuyan çocuklar, kitap içinde gezerken sanatın heyecan verici yolculuğuna adım atacak, bulmacalar ile eğlenecek ve aynı zamanda da kendi iç dünyalarını resim ile ifade etme deneyimini yaşayacak. 
 
Unutma! “Dünyayı sanat kurtaracak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d304ade9-a026-4fd7-9049-f433c762896f.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Durak</image:title>
            <image:caption>Yaşamın içinden hızla gelip geçen insanın, bir an için durup geriye baktığı yerdir İkinci Durak. 
 
Düzenin, hem iş birlikçisi hem de muhalifini öğütüp attığı yerdir İkinci Durak. 
 
Kalabalık içinde bir yalnızlık, yoğunluk sonrası bir geri çekilme, beyhude çabaların sergilendiği bir yer de olabilir İkinci Durak. 
  Ancak biliriz ki, “son durak”tan bir öncekidir İkinci Durak ve buradaki suskunluğun nedeni de, işte bunun farkına varılmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e82d60-220b-4b82-a836-16a5bbc5479f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklı Kayıp Adam</image:title>
            <image:caption>Biraz gülümsedikten sonra Ömer girişti konuya: 
 
“Dostlarım, zamanın içinde kaybolmaktan başka bir işe yaramıyoruz. Acı içinde kıvranarak ölüp gidiyoruz. Her şey dün ile yarın arasında. Ne düne sahibiz ne yarına. İkisini de düşünmek sadece aptallıktır. Mutsuzluğun temel kaynağı ne biliyor musunuz, sonun belli olduğunu düşünmek. Dünyada mutlu olmak istiyorsan, yaşamaya değer verip tadını çıkaracaksın.” 
  “Mutlu olmak da mutsuz olmak da bu hayatın bir parçası, bunları kabullenmek gerek,” dedi Murat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439868bb-a79d-4614-9891-eac4e1581178.jpg</image:loc>
            <image:title>Üsküdarlı</image:title>
            <image:caption>İnsan daima en sevdikleriyle sınanır derler. Benim de bu hayatta verdiğim sınavların en zoru hem ailemi hem de sevdiğim adamı kaybetmemek içindi… 
Hikâyem, 1896 yılının baharında, Adapazarı’nın Süleymanbey köyünde başladı. Erkek olmam umuduyla kapıda dört gözle bekleyen babam, beni görünce bir kez kafamı okşayıp “Hayırlı evlat olur inşallah,” demiş ve evden çıkmış. Benden önce dört kız çocuğu kucağına alan annem ise kocasına bir erkek evlat veremediği için çok üzülmüş. Zehra ablam sorana kadar kimse bana ne isim konulacağını düşünmemiş bile. Babamdan ses çıkmayınca benim ismimi seçmek anneme kalmış. O da ben doğduktan sonra evin bahçesine güller ekmiş ve onlar gibi güzel olayım diye adımı Gül koymuş. 
  Öznur Nizam Piantoni, çocuklukta tohumları ekilen nahif bir aşk hikâyesini merkeze alarak okuyucusunu bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. 1900’lü yılların başından Cumhuriyet Dönemi’ne uzanan bu eserde yaşananlarsa gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenilerek kaleme alındı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed549d0-fd92-453e-a427-bccf7ff8ed21.jpg</image:loc>
            <image:title>Mileva</image:title>
            <image:caption>Atomu parçalayan dünyaca ünlü fizikçi Albert Einstein, kesinlikle sıra dışı bir insandı. Özel yaşamı ilginç ve renkliydi. Çocukluk ve gençlik yılları çalkantı içinde geçti. Eğitim hayatı boyunca asi ve dik başlıydı, bunun sonucunda da öğretmenleri tarafından pek sevilmiyordu. Yaratıcı olmak için belki de uyumsuz olmak gerekiyordu. Katı disiplinden saplantı derecesinde nefret eden ve matematiğin katı güzelliğinden büyülenmiş biriydi. Kendi doğrularını yaşamaktan ve ifade etmekten hiçbir zaman geri durmadı. 
 
Einstein’ın gölgesinde kalan ilk eşi Mileva Maric’i ise hiç tanımıyoruz. Mileva, Einstein’ın biyografisinin gençlik yıllarının önemsiz bir gölgesi değildi, başlı başına büyüleyici bir karakterdi. 20. yüzyılın başında erkeklerin egemenliği altındaki bilim dünyasına girmek isteyen ve onlarla rekabet eden genç, cesur ve topal bir kadındı. Tarihte hak ettiği yeri alamayan ve tarihin derinliklerinde karanlıkta kalmış bu figürü araştırmak ve bilinmeyenin üzerindeki toprağı kazımak benim için değerliydi. 
  Bu kitap, Einstein’ın Mileva’ya olan aşkını ve sonrasında bu aşkı atomu parçaladığı gibi nasıl parçaladığını, Mileva’nın erkek egemen bir toplumda yaşadığı zorlukları ve yeteneğinin nasıl heba olup gittiğini anlatıyor. Bu kitabı yazarken insan doğasını olduğu gibi yansıtmayı ve sizlere keyifli bir okuma deneyimi yaşatmayı hedefledim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a4a4857-b3cc-4a3e-86f3-99c4f53bc60b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabah Işıkları</image:title>
            <image:caption>Ömrümün yarısını, bir gün dünyanın en güzel hikâyesini yazacağımı düşünerek geçirdim. Küçük Prens gibi elden ele, dilden dile dolaşan, insanların kendi dillerinde okuduktan sonra anlamadıkları dillerde dahi satın alıp koleksiyonlarına katacakları bir kitap yazacağımı hayal ederek heyecanlandım. İlkokul çağlarımdan başlayıp bu yaşıma kadar aynı heyecanı, kalbimin kaldıracağı ve kendimi kandırabileceğim ölçüde, aileden yadigâr bozuk bir cep saatini taşır gibi taşıdım. 
  Simay K. Davì, okuyucusunu bir kenara oturtup hayattan enstantaneler sunuyor. Bunu yaparken öyle süslü, büyük cümlelere ihtiyaç duymuyor; olanca sadeliğiyle irdeliyor anları, duyguları, insanları… Gözlemlerini kendi deneyimleriyle harmanlayarak bizi kimi zaman bir çocuğun korkularıyla yüzleşmesine götürüyor, kimi zaman yabancı bir ülkede kendi ayakları üstünde durmaya çalışan genç bir kadının hayat mücadelesine ortak ediyor. Davì, Sabah Işıkları ile okuması birbirinden keyifli, düşündürücü öykülere imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e878c14-ce7b-4f42-96d2-82e71af66401.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Dora ve Bitig</image:title>
            <image:caption>Dora, diğerlerinden farklıydı. 
Yüksek bir zekâya sahipti. 
Tek bir arkadaşı vardı: BİTİG! 
Bitig, bir yapay zekâydı. 
200.000.000 tane kitap okumuş olan BİTİG gibi DORA da okumayı çok seviyordu. 
Ama bu sefer okudukları kitap farklıydı: 
“Bilimin Gerçek Sahipleri!” 
Bu kitap, bilime çok büyük katkılar yapmış olmalarına rağmen “Sci-Wom-Verse” adlı paralel evrende yaşamaya itilmiş kadınları anlatıyordu. 
BİTİG ve DORA, bu evrene gittiklerinde onları önemli bir görev bekliyordu! 
  Tarihte, bilim kadınları da hak ettikleri yeri almalıydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8cde148-d499-4184-a6f5-f51ff908ccf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalabalık Sofralar / Crowded Tables</image:title>
            <image:caption>Mihrimah ve Almila kardeşler oyun oynamayı çok severdi. 
Bir de eve misafir gelmesini! 
Ancak günlerden bir gün... 
Öyle bir şey oldu ki, tüm dünyaya bir hastalık yayıldı, kimse evinden çıkamaz oldu. 
Derken... 
Zor günler bitti ve kalabalık sofralar, şen kahkahalar geri geldi. 
 
Pandemi döneminde özlem duyduğumuz kalabalık aile sofralarının yokluğuna, çocuk gözüyle bakmaya davet eden sıcacık bir hikâye. 
  BU KİTAP TÜRKÇE VE İNGİLİZCE OLMAK ÜZERE ÇİFT DİLLE YAZILMIŞTIR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a8d47f-7733-4e40-9c54-210463494ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Isadora Moon Okul Gezisinde</image:title>
            <image:caption>Isadora Moon çok özel çünkü herkesten farklı!
 
Annesi peri, babası vampir... Isadora da yarı
peri, yarı vampir! İkisinden de özellikler
taşıyor. Gezmeyi ve arkadaşlarını çok seviyor.
Arkadaşlarıyla birlikte görkemli ve tarihi bir
şatoya gezmeye gittiklerinde Isadora dışında
herkes korkuyor: Ya hayalet görürlerse?
Isadora bir şeyler yapmalı ve onları başta
korkunç görünen bir şeyin aslında hiç de öyle
olmadığına inandırmalı. Bakalım şatoda yer
yerinden oynayacak mı?
 
 
20’den fazla ülkede yayımlanıyor, çocuklar bayılıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110098</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f60336b8-8d73-4679-a4b4-88fff958a8ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara’nın Adı var</image:title>
            <image:caption>Kar Ankara’ya ne yapar? Hacı Bayram, Kocatepe, Maltepe camilerinden, bir mahalle mescidinden kalkan cenazeyi uğurlayanlar hangi yönleriyle birbirinden farklıdır? “06” plakası başka kentlerde ne çağrıştırır? Kızılay’a neden inilir? Bahçeli’de yürümek nasıl bir şeydir? Ankara’nın sonbaharı nasıldır? Kâğıt mendilciler, sokak müzisyenleri, dilenciler, kitapçılar kente ne katar? Ankara resmî midir? Martılar Ankara’ya nereden gelir? Ankara Ramazan’ı nasıl geçirir? 
Mehmet Aycı, 30 yılı aşan “Ankaralı” kimliğiyle kente göz hizasından bakıyor. Alışılmış kent kitaplarından farklı olarak, gündelik hayattan kültürel ve sosyal değişimin izlerini sürüyor. Ahmet Rasim’in Eşkal-i Zaman ve Şehir Mektupları kitaplarında yaptığını daha içeriden ve daha içselleştirerek, yaşadığı kentin hallerine tanık ve tercüman oluyor. 
Edebiyatın pek çok alanında usta işi eserler veren, denemede kendine ait bir dil geliştiren Aycı’nın bu kitabı, onun geniş ilgilerinin bir verimi olarak okunabilir. Şairliğinin ve denemeciliğinin gücünü kent yazılarında da kullanan Aycı’nın farkında olmadığımız, sıradan bulduğumuz ayrıntılardaki zenginliği, kentin bizimle değişen hallerini kitaplaştırması, kent edebiyatımız için olduğu kadar Ankara kitaplığı için de bir kazanç… Kitaptaki metinler, gündelik hayatın tarihi, kültür tarihi, mekân sosyolojisi ve kent antropolojisi çalışanlar için yeni imkânlar ve bakış açıları sunuyor. Deneme olsalar bile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fed72da7-5f52-4ec0-8142-42818fef4991.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahveden Gelir Sesi</image:title>
            <image:caption>Mehmet Aycı, denemeden şiire, kurmacadan eleştiriye, portreden değiniye edebiyatın pek çok alanında eser veren bir yazar. İnsanın dokunduğu, kullandığı, gözlemlediği, gördüğü ve duyduğu ne varsa yazılabilir güveni veriyor onun yazdıkları. Onun kenti sadece yaşadığı mekanlar toplamı değil; aynı zamanda bir yazı odası. Yazdıklarından kültürel ve toplumsal değişimin nabzını tutmak mümkün. Aycı, yazdıklarıyla bir bakıma kendi etnografisinin de eksik taraflarını tamamlıyor. 
 
Kahveden Gelir Sesi ise bugüne kadar örneğine rastlamadığımı zenginlikte bir oto etnografi denemesi. On iki yıldır, akşam belli bir saatten sonra düzenli müdavimi olduğu, oyun oynadığı kahvenin nasıl bir mekân olduğunu, dahası mekânın ruhunu, oyun arkadaşlarının oyundaki hallerini, oyunun hiyerarşiyi sıfırlayan özelliğini, kahve ve oyun argosunu, mekânın arka odasında, mekânda ve mekân dışında grup üyelerindeki dil değişimini, sosyalleşmenin kahve merkezli boyutunu, türlü erkeklik hallerini, katılımlı gözlemi de aşan bir derinlikte/derinlikle Kahveden Gelir Sesi kitabından izlemek mümkün. 
  Kitap, oto etnografik merkezli olmasına rağmen sosyoloji ve antropoloji disiplinlerinin pek çok alt dalını ilgilendiren içeriğe sahip. Kaba dil bağlamında kitabın bir bölümünü oluşturan sözlük, tek başına bir Kahve Argosu Sözlüğü olarak okunabilir. Kitaptan kent antropolojisi çalışanlar kadar toplumsal cinsiyet çalışanlar da rahatlıkla istifade edebilir. Kitap, her yönüyle bir şair kaleminden çıktığını hissettiren akıcı, sahici ve samimi bir dile sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e35cf4e-381f-4f04-a113-ad10bf80dd24.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Peyzajları</image:title>
            <image:caption>Tarihsel süreç içerisinde yaşamların hayat bulduğu kültürel peyzajlar, bireylerin ve toplumların davranışını ve yaşam biçimlerini etkileyen kolektif belleğin geçtiği alanlardır. Kültürel peyzajlara yaşam veren, insan ve doğanın karşılıklı etkileşimi sonucunda üretilen çevrelerde insanın doğa karşısında sunduğu katkı, o coğrafyada yere özgü değerler oluşturur. Tarihsel süreçte peyzajda yaşamış olan kültürlerin izlerini taşıyan bu değerler, günlük yaşam biçiminin oluştuğu bir sahne ve yaşamın temsil alanı olarak değerlendirilebilir. “Doğa” ve “kültür” arasındaki etkileşimle oluşan kültürel peyzajlar, kültür grubu tarafından belirli bir zamanda yaşamış veya halen yaşamakta olan topluluğun gündelik yaşamlarında sahip oldukları devingen çevrelerdir. 
 
Bu çalışmada “peyzaj” kavramı, insan ve doğanın karşılıklı etkileşimleri sonucu yapılı çevreye yansıyan kolektif hafızanın üretim sahnesi olarak tanımlanmaktadır. Sahne olarak vadilerdeki köy mahali, gündelik sosyo-mekansal etkileşimler aracılığı ile üretilen bir uzam olarak geçmektedir. Kayseri Melikgazi ilçesinde yer alan Derevenk- Gesi ve Koramaz Vadileri ve içerisinde bulunan yerleşimler, Gayrimüslim – Müslüman nüfusun bir aradalıklarını 20. yüzyılın başlarına kadar devam ettirebilmiş ve bunun sonucu olarak somut ve somut olmayan kültür mirası değerlerinin zenginliği açısından değerli bulunduğu için bu çalışmaya konu olmuştur. Geçmişten bu yana sosyal, ekonomik ve kültürel etkenler, vadilerde bulunan bu köylerin doğal ve fiziksel strüktürünün bir parçası olmuştur. Bu kırsal karakterdeki yerleşimler, çeşitli doğal, sosyo–kültürel, ekonomik, siyasi nedenlerden dolayı nüfus kaybına uğramıştır ve halen de nüfus kayıpları devam etmektedir. Bu kayıplara rağmen her yerleşim kendine özel hafızaları, eylemleri ve olayları ile geçmişe ışık tutmaktadır. Farklı kökenlere ait toplumların bir arada yaşadığı yerleşimlerde ve buna bağlı olarak oluşan kültürel peyzajlar bize yerleşimlerin fiziksel olmayan zihinsel katmanlarını ortaya çıkarmakla birlikte geçmişe dönük yaşantılarla ilgili ipuçları da vermektedir. 
  Tarihten bu yana insanın doğa ile birlikte uyum içerisinde yaşadığının yansımalarını görebileceğimiz vadi köyleri, sahip olduğu değerleri ile yaşatılması gereken eşsiz coğrafyalardır. Kayseri’nin kuzeydoğusunda yer alan Derevenk, Gesi ve Koramaz vadi yerleşimlerinde bulunan 14 kırsal karakterdeki yerleşimin kültürel peyzaj bağlamında somut ve somut olmayan kültür varlıkları üzerinden, bütüncül bir perspektifle birbiri arasındaki ilişki ağlarını incelemek Kayseri’nin geçmişten bugüne hafıza peyzajları üzerine düşünmemizi sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/835ddb30-542b-4e3d-9a1f-5aff97ef1a3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Isadora Moon Kampta</image:title>
            <image:caption>Isadora Moon çok özel çünkü herkesten farklı!
 
Annesi peri, babası vampir... Isadora da yarı peri, yarı
vampir! İkisinden de özellikler taşıyor. Bu nedenle,
hep birlikte deniz kenarında kampa gittiklerinde pek
de normal olmayan şeyler yaşanabilir.
Isadora kamp ateşinin başında otururken ve bir
denizkızıyla arkadaş olurken neler düşünecek acaba?
 
20’den fazla ülkede yayınlanıyor,
çocuklar bayılıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/499e82f9-1b74-4a98-bad7-c7a980408520.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Hayatını Değiştirmek İçin Doğru Gün</image:title>
            <image:caption>Varoluşumuzda devrim yapmanın ve gerçek mutluluğu
bulmanın ilk adımını atmaya hazır mısınız?  
Hayatımızın akışını değiştirebilecek günler vardır. Meredith için o gün bugündür. Hayatının aşkı Antoine’ın ilişkilerini tersine çevirme arzusuyla karşı karşıya kalan Meredith, artık hangi yöne gideceğinden emin değildir ve netliğe ihtiyaç duymaktadır fakat nereden başlayacağını bilmiyordur. Ta ki en yakın arkadaşı Rose ona düşüncelerini not alabileceği bir not defteri verene kadar. Kendini yeniden bulmak ve büyük bir aşka hazır olup olmadığını görmek için kendine altı ay süre verir. Meredith ilk başta bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmez ama günlük hayattan uzaklaşmak her şeyi net bir şekilde görmesini sağlayacaktır. Böylece Rose’un teklifini kabul eder: Paris’ten Londra’ya kadar defterini aşka olan eğilimini ifade etmesine yardımcı olacak notlarla doldurur. Tam anlamıyla yaşamak ve sevmek için gereken tek şeyin birkaç basit numara olduğunu öğrenir: Kendinizle barışın ve acı dolu anıları bir kenara bırakın ve hepsinden önemlisi, arzu ipini doğru yere uzatmayı unutmayın. Yönünüzü kaybettiğinizi hissettiğinizde tazelenmek için küçük altın kurallar. Ne var ki Meredith en büyük zorluğuyla karşı karşıyadır şimdi... Antoine’ı yeniden kucaklamanın ve hayatına devam etmenin zamanının gelip gelmediğini anlamak için tüm bu öğrendiklerini
hayata geçirmek.
 
Raphaëlle Giordano’nun kaleminden dökülen Bugün Hayatını Değiştirmek İçin Doğru Gün, Fransa’da bir milyondan fazla sattı. Bu romanıyla ilişkiler ve duygular konusuna yeni bir pencere aralayan yazar, okurlarını olumlu düşünmek ve alışkanlıklarını değiştirmeye çalışmak için asla geç olmadığını hatırlamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98300dff-dfec-4105-b38c-6a02199efa08.jpg</image:loc>
            <image:title>Yangın</image:title>
            <image:caption>Meğer söylenecek ne çok şey vardı 
Fakat artık benim ne gücüm 
Ne de takatim kaldı 
Yaktığın o liman 
Benim tek sığındığım sığınağımdı 
O saklı liman şimdi 
Külleriyle duruyor uzaklarda 
Sen çıkardığın o yangınla 
Gidiyorsun varmak istediğin yere 
Çaresizce yangına bakan gözlerim ve ben 
Yanıyoruz yavaş yavaş 
Ellerim hissizleşiyor 
Kulaklarıma çıtırtı sesiyle birlikte 
Ağlama sesleri geliyor 
İlk önce anlamıyorum 
Bu içli içli ağlayan da kim? 
Sonra anlıyorum 
En başından beri 
Ağlayan ve yanan 
Benmişim meğer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/620d70e0-1055-4ce3-a169-dcd836957236.jpg</image:loc>
            <image:title>Danişmendli Emir Melikgazi</image:title>
            <image:caption>Danişmendliler, Anadolu’ya geldikleri tarihten itibaren (1071-1178) Malatya&apos;dan, Sakarya&apos;ya, Maraş&apos;ı da içine alacak şekilde Karadeniz kıyılarına kadar olan geniş bir coğrafyada egemenlik kurmuşlardır. Sultan Alpaslan’dan sonra tahta geçen oğlu Melik Şah’ın yeğeni (Kız kardeşinin) oğlu Danişmendli Melik Ahmet Taylu) H/466-M/1072 tarihinde vezir Nizamül Mülk’ün tavsiyesi ile Darül Cihad olan Rum’a (Anadolu) Selçuklu sancağı ve bayrakları ile gönderilmiştir. 
Kendisi yüksek vasıflara sahip bir kumandan ve ferasetli bir devlet adamı idi. Malazgirt zaferinden sonra Anadolu’ya gelerek Danişmendli Devletini kurdu. To-kat’ın Niksar ilçesini başkent yaparak Malatya, Tokat, Amasya, Sivas, Çankırı, An-kara, Kastamonu, Kırşehir, Yozgat, Kayseri, Maraş, Urfa çevresini hâkimiyeti altına aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f817eb5c-bc2a-4f92-b2b0-59828020ed8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Yıldızı 5 : Güz Fırtınası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sonbahar güz yapraklarını sessizce dökerken geçmiş ortaya çıkmayı bekleyen sırlarla çevrilidir. 
 
Nisa ve Demir, her şeyden habersiz mutlu bir şekilde ilişkilerini yaşarken Nisa’nın ansızın karşısına çıkan kişi bütün dengeleri değiştirecektir. 
 
O kişi, yıllardır habersiz kaldığı, özlem çektiği annesinden başkası değildir. 
 
Geçmişin can yakıcı gerçekleri Nisa ve Demir’in hayatına dolanmaya başladığında bir daha hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktır. 
 
Rüzgâr yönünü tersine çevirecek ve her şeyi alaşağı edecektir.  Peki Nisa ve Demir bu fırtınadan sağ salim bir şekilde kurtulabilecek midir? 
 
Yoksa geçmişle birlikte gelen gerçekler onların aşkını zedeleyecek midir? 
 
Her şey, bu kez çok daha sert bir hâl alacaktır. Ilık yaz rüzgârını ardımızda bıraktığımıza göre… 
 
Güz Fırtınası için hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67c7c935-6cc9-4ed4-a4f3-ccaf385d36fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Spor Bilimlerinde Araştırmalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c37845-8954-4f62-b9a4-4aba785d0485.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekreasyon Faaliyetlerine Katılan Bireylerin Çevrimiçi Öğrenme Ortamında Algılanan Sosyalleşme Düzeyleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı, rekreasyon faaliyetlerine katılan bireylerin çevrimiçi öğrenme ortamında algılanan sosyalleşme düzey-lerinin belirlenmesidir. Araştırma da betimsel araştırma yöntemlerinden tarama (survey) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya rekreasyon amaçlı spora katılan ve çalışmaya gönüllü olarak ka-tılmayı kabul eden 205 erkek ve 115 kadın toplam 320 katılımcı yer almıştır. Boş zaman yönetimi verileri için Wang ve arkadaşları  tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlik ve güvenirliği Akgül ve Karaküçük tarafından gerçekleştirilen “Boş Zaman Yönetimi Ölçeği” kullanılmıştır. Çalışmanın sosyalleşme verileri için Çevrimiçi öğrenme ortamında algılanan sosyalleşme ölçeği Kreijns ve arkadaşları (2007) tarafından geliştirilmiştir. Ölçeğin Türkçe’ ye uyarlanması Bardakçı  tarafından ger-çekleştirilmiştir. Çalışmanın veri toplama işlemi online olarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, bağımsız değişkenlere göre bağımlı değişkenlerdeki farkı belirlemek için tek yönlü ANOVA ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Bulgulara göre ANOVA bulgularına göre, rekreasyon faaliyetlerine katılan bireylerin çevrimiçi öğrenme ortamında sosyalleşme düzeyi cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Katılımcıların cinsiyet değişkeni ile boş zaman yönetimi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark belirlenmemiştir. Korelasyon bulgularına göre sosyalleşme ile boş zaman yönetimi arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda rekreasyon faaliyetlerine katılan bireylerin çev-rimiçi öğrenme ortamında algılanan sosyalleşme düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/732a5d67-041b-46fd-8a6f-8553c4feba64.jpg</image:loc>
            <image:title>Azərbaycanda Psixologiya Elminin Dünəni, Bu Günü Və Gələcək İnkişaf Perspektivləri: Problemlər; Vəzifələr; Şərhlər - XX Əsr Və XXI Əsrin 20-Ci İlləri</image:title>
            <image:caption>Azərbaycanda psixoloji fikir tarixi qədim və zəngindir. XX əsrdə və eləcə də XXI əsrin ilk on illiyində Azərbaycanda elmi psixologiya xalqımızın təfəkkür qaynaqlarına, milli mənəvi dəyərlərə söykənərək inkişaf edib formalaşmışdır. 
Hər bir xalqın özünəməxsus adət və ənənələri, istək və arzuları, xarakteri, ağıl və düşüncəsi, təfəkkür tərzi, qonaqpərvərliyi, qabiliyyəti, ictimai – sosial münasibətləri, bir sözlə mənəvi – psixoloji aləmi onun milli mənəvi dəyərlərində öz əksini tapır. Bu milli mənəvi dəyərləri isə müxtəlif formalarda (şifahi xalq yaradıcılığı nümunələrində, dini təsəvvürlərdə, görkəmli tarixi şəxsiyyətlərin yaradıcılığında, daş və qaya rəsmlərində, arxeoloji qazıntılarda və s) təşəkkül tapmış, inkişaf edib nəsildən - nəslə ötürülmüşdür. 
Bu baxımdan Azərbaycanın da özünəməxsus milli mənəvi dəyərləri ilk növbədə şifahi xalq yaradıcılığında öz əksini tapmışdır. Azərbaycan şifahi xalq yaradıcılığı canlı danışıq dilimizin bütün incəliklərini özündə əks etdirən qiymətli bir xəzinədir. Azərbaycan şifahi xalq yaradıcılığının hər bir nümunələrində (nağıllar, atalar sözü və məsəllər, bayatılar, laylalar, tapmacalar, yanıltmaclar, nəğmələr və s) xalqımızın mənəvi – psixoloji aləmi, məişəti, dünyagörüşü, təfəkkür, təxəyyülü, hissi – iradi keyfiyyətləri, qabiliyyət və istedadı, əməyə münasibəti əks etdirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a09631-d442-460b-a7cc-0c96e87d1c50.jpg</image:loc>
            <image:title>İzci Osman Yolculuk Başlasın</image:title>
            <image:caption>“Yıllar yılları kovalar, hayatın ne kadar hızlı geçtiği anlaşılmaz.” derdi büyüklerimiz. Osman da zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan dolu dolu bir serüveni tamamlamış, ilkokulun sonuna yaklaşmıştı. İzcilik, âdeta Osman için hayatın anlamına dönüşmüştü. İzcilik, ne güzel şeydi hem doğa hem heyecan bir arada. 
Yaşı büyüyen Osman’ın hedeflerinin de büyüdüğüne şahitlik etmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b010030-6b44-47eb-abb4-fe1ede6947bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayen Devam Ediyor</image:title>
            <image:caption>Yarası olduğunu bilmeyen bir yaralıdır insan. Neresine dokunsalar kalbi ağrır bu yüzden. 
Bütün yaşananlar iyileşmemiş o yarayı işaret eder aslında. İnsanın kaçtığı, kabul etmediği, ağlayıp geçemediği şeyler, görmek istemediği bir yaranın kendini hatırlatmasıdır. 
Yara iyileşmek için kendini hatırlatır her zaman. 
Bütün düşüşlerde ilk yarası kanar insanın. 
Çocukluğa çıkar bütün hikâyeler. 
Ey ruhum, 
Hani Platon, yüzleri duvara bakacak şekilde mağaraya zincirlenmiş insanlardan bahsetmişti. İçlerinden biri zincirlerini kırıp mağaranın dışına çıkınca her şeye hayret etmişti. O zamana kadar gördüğü şeylerin bir gölge, duyduklarının bir yankıdan ibaret olduğunu anlamıştı. 
Ey ruhum, içimdeki zincirleri kırmamda bana yardım et. 
Karanlıktan çıkıp aydınlığı fark edene kadar yaşamak bir kısır döngüydü. Hep aynı acının tekrarı. Hep aynı terk edişler, terk edilişler… 
Bitmek bilmez şikâyetler, yorgunluk, halsizlik içinde üstünkörü tekrarlanan günler… 
Aynı sahne, aynı oyun ama figürler değişiyordu yalnızca. 
Şekil değiştiren ama içeriği aynı kalan o hikâye, benim hikâyemdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f263652-ddc6-4110-bf93-ce02f98f41f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Vera - Ötenin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>“Ey küldiyarın zümrüt kuşanmış prensi, yıldızlar seni çağırıyor! Kulak verme vakti gelmedi mi?” 
Krizin eşiğinde bir galaksi. Yıllardır açıktan ve gizliden mücadele içinde olan gezegen-devletleri birbirleriyle üstünlük yarışında. İnsanın ve nüfusun en değerli ekonomik birim olduğu bu galaksinin en zengin gezegeni Amarra, büyük planını harekete geçirmeye hazırlanırken sıradan birinin keşfi tüm galaksi için kaçınılmaz savaşı kapıya getirecek… 
Benliğin derinliğine inen mistik bir maceranın galaksi boyu tezahürünü anlatan romanı 6 yazar 6 farklı karakter üzerinden anlatıyor. Verâ: Ötenin Çağrısı, bilim-kurgu gibi deneyselliğe öncelik yapan bir türün, devrim niteliğinde bir ürünü olarak kurguda yeni bir çağ açacak ve bilim-kurguyu edebiyattaki yerine geri koyacak. 
Bilim-kurgunun geleceğine hoş geldiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaeee29e-7fab-4dac-88ad-a0574bd8a754.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Merve &amp; Bilge Arif 2 - Zeka Oyunlarıyla Hayat Kazanımları</image:title>
            <image:caption>7 yaş ve üzeri çocuklar için hazırladığımız eğlenceli ve bol öğrenme dolu kitap serimizin ikincisinde Meraklı Merve ve Bilge Arif birçok değer ve kazanımı, zeka ve akıl oyunlarıyla birlikte bizlerle paylaşmaya devam ediyor. 
Her yaş gurubundan bireyin, zihinsel becerilerini eğlenerek geliştirdiği farklı türdeki zeka oyunları serinin ikinci kitabında da tüm zenginliğiyle sürüyor. Oyunlarımız küçük okurlarımızla buluşurken, meraklı yetişkinler de küçük okurlara keyifle refakat edebilirler. 
Vatan sevgisi, cesaret, hoşgörü, bitkilerin şifası, çizgilerin zekası gibi temel değerlerimizi ve ihtiyacımız olan kazanımları sevdirerek anlatmaya devam eden kahramanlarımız, birbirinden eğlenceli zeka oyunlarıyla başarılı olmanın keyfini bizlerle paylaşıyor. 
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen bilişsel ve duyuşsal alanlardaki amaç ve kazanımların elde edilmesini destekleyen kitabımız yeni okurlarını heyecanla bekliyor. 
Oyun, insanoğlunun ilk bilincidir. Çocuk oynayarak öğrenir. Oyun çocuğun dilidir. O halde değerler ve ahlak eğitiminin en güzel yöntemi oyunla öğretmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c1a284-9cce-4e7b-a5a4-56d32a932a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Benekli ile Beneksiz</image:title>
            <image:caption>Benekli, Beneksiz’e: 
- Ne o, hasta mısın, diye sorar. 
Beneksiz: 
- Hayır, gayet iyiyim. Neden sordun, der. 
Benekli: 
- Beneklerinden biri yok olmuş da onun için sordum, der. 
Beneksiz korkuyla: 
- Neee… Beneklerimden biri mi yok olmuş, diye korkuyla sorar. 
Benekli: 
- Evet. Bak şu en sağda duran şimdi yok, der. 
Beneksiz bu duruma çok üzülür. Beneğini aramaya çıkar. 
Benekli: 
- Bekle, ben de seninle geleyim, der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5642a61b-6c79-40d2-820f-1ecc90a925a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ünlem Var Yüreğimde</image:title>
            <image:caption>BİR ÜNLEM VAR YÜREĞİMDE 
 
Ben ilham perimi arıyorum. 
Şiirim için, başka bir şey değil. 
Bazen bir tebessümde buluyorum. 
Sanıyorum. 
Sevince bitiyor o, değil! 
 
Ben yüreğime yürek arıyorum. 
Gönül için, başka bir şey değil. 
Bazen bir dudağın kenarında buluyorum. 
Sanıyorum. 
Öpünce bitiyor o, değil! 
 
Ben nefesimi arıyorum. 
Ölmemek için, başka bir şey değil. 
Bazen teninde buluyorum, 
Sanıyorum. 
Uyanınca bitiyor o, değil! 
 
Ben bir şey arıyorum! 
İş olsun diye, başka bir şey değil. 
Bazen her şeyin sebebini buluyorum. 
Sanıyorum. 
Ölünce bitiyor o değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c896f9-7216-4aea-a5f9-a9302d0f4285.jpg</image:loc>
            <image:title>Paige&apos;ye Şiirler</image:title>
            <image:caption>PAİGE 1 
 
Bu gece parlak bir ay gördüm. 
Rüyada değildim, gökyüzünde. 
Güzel bir öpücük emanet ettim. 
Kokulu ve temiz. 
Karanlıkları yok ederek yanına geliyor! 
Dokunamasa da birbirine ellerimiz! 
Almak için emanetini sessiz yere geç. 
Al nazikçe Ay’dan! 
O sende kalsın! 
Yeni başlamış gibiyim sevmeye, 
İnan bana Paige.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/548e422d-dacf-415e-8a75-6677c5ef05f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Düşünme Zamanı</image:title>
            <image:caption>Hangi zaman düşünme zamanı değildir? Düşünme zamanı ne zaman gelecek? Ne zamandan beri düşünmeyi unuttuk? İlahi metinlerin bu konuda ne yazdığından haberimiz var mı? 
Herkes aklını beğeniyor, niçin düşünceyi beğenmiyor? Düşünce aklın ve bilginin ürünüdür. Tarlayı sev mahsulünü sevme, olacak şey mi? Düşünmeyi terk ederek neleri kaybettiğimizin ne kadar farkındayız? 
Dünya kaygısı çekenler, ahiret kaygısı çekenler, şimdi düşünme zamanıdır. İlahi ikazın ve aklın emri budur. Düşünmeden insan gibi yaşamak, insanı anlamak ve hayatın güçlükleriyle mücadele etmek mümkün değildir. 
Düşünmek, varlığın sebebi hikmetli bir iş, düşünmek, kendini hesaba çekmek, düşünmek başkalarının da olduğu, yaşadığı bir dünyayı, kendi kuralları içinde akıp giden evreni, bütün kâinatın sırrına erme çabaları, bütün bunların bilinci ile gerçeği bulma gayretlerinin tamamı, ne güzel iş, ne güzel uğraş. İnsanın içinin derinliklerine, kâinat bilgisinin derinliklerine ulaşma cehit ve gayreti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10e186ac-b1c4-47c3-a2aa-042f576572f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba Olmayı Çok Sevdim</image:title>
            <image:caption>KİM DEMİŞ BABALAR
ÇOCUK BAKAMAZ DİYE…
Kızlarının ilk beş yıl boyunca bakımını üstlenen Özgehan Omağ, namı diğer Enbaba, renkli ve macera dolu babalık serüvenini bizlerle paylaşıyor.   Toplumsal cinsiyet rollerini sorgulayarak, babaların da çocuk bakımında başarılı olabileceğini aktarırken; ebeveyn olma kararlarını, eşinin hamileliğini, ardından doğum serüvenini ve kızlarıyla yaşadığı tüm o eşsiz deneyimleri eğlenceli bir üslupla anlatıyor.   Baba Olmayı Çok Sevdim-Enbaba ve Kızları, hem güldürüp hem düşündürürken ebeveynliğin kalıplarını sorgulamamızı sağlıyor. Erkeklerin de çocuk bakımında etkili bir şekilde yer alabileceğini çiçeği burnunda babalara yeni bir bakış açısıyla sunuyor. Tüm ebeveynleri bu ilham verici yolculuğa davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ac37c6-2c86-4968-903b-89cd8780abcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Dağı</image:title>
            <image:caption>“Yetişkinler için dokunaklı bir kıyamet sonrası fablı...
Ursula K. Le Guin’in onayını alırdı.”
—Kirkus Reviews
 
Ulusal Kitap Ödülü finalisti Andrew Krivak&apos;tan,
dünyada kalan son iki insanın muhteşem öyküsü!
 
İnsan ırkından yalnız iki kişinin geriye kaldığı, tahayyülü epey zor bir gelecekte adını bilmediğimiz bir baba ve kızı, doğaya yakın bir hayat sürmektedirler. Medeniyetten kalanlar, anımsaması zor, eski anılar gibidir artık; birkaç kitap, bir cam levha, bir çakmak taşı ve bir tarak... Babası
kızına balık tutmayı, avlanmayı, mevsimlerin ve yıldızların sırlarını öğretir. Onu doğayla uyumlu bir yetişkinliğe hazırlar çünkü onlar, insanlığın son temsilcileridir. Nihayetinde kız, kendini bilinmeyen bir manzarada yapayalnız ve kaybolmuş hâlde bulduğunda eve dönüş yolunu gösterecek, sıradışı bir dost ortaya çıkar. Eğer ağaçlar gibi onu da dinlemeyi öğrenebilirse, en büyük
dersleri sunan doğayla uyum içinde yaşamayı sürdürebilecektir. Ta ki “doğan güneşle uyanamayacağı o gün” gelene dek...
 
Ayı Dağı, insanın kırılganlığı, sevgi ve kayıplar üzerine etkileyici bir kompozisyon ortaya koyarken gerçek gücü elinde barındıran doğa adına önemli bir uyarıyı da aktarıyor.
 
“Krivak büyük bir ustalıkla ve zarafetle tüm canlıların sihirli bir dengede, birlikte var olduğu, sonsuza dek birbirlerinin eşsiz öykülerini anlattıkları dünyaya yapılan aşkın bir yolculuk sunuyor. Bu harikulade ve zarif roman altın değerinde!”
—Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89c79749-a5b9-4acf-aebf-da406c30c619.jpg</image:loc>
            <image:title>Çakralar ve Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Ruhunuzu Hayvanlar Aleminin İçsel Enerjisiyle Keşfedin 
Yeryüzündeki tüm hayvanlar, insan dostları için bilgelik ve öğretici derslerle doludur. Bu yüzden bağlantı kurduğunuz hayvanlarla iletişiminizi geliştirmek hem ruhen hem de bedenen, zindeliğinizi geliştiren önemli ve bir o kadar da eğlenceli bir aktivitedir. İşte sizin için kitaptan birkaç örnek: 
 
Kalp çakranızda ayıyla bağlantı kuruyorsanız, iyileşme ve toparlanma dönemi için kendi mağaranıza dönmeniz gerekebilir. 
 
Kalbinizi açmak ve kabuğunuzdan çıkmak için desteğe ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda kalp çakrasındaki kaplumbağayı çağırın. 
 
Bilincin daha yüksek alemlerine yolculuk yaparken taç çakradaki kelebekle çalışın ve orada bulduğunuz güzelliklerle yeniden bağlantı kurun. 
  Bu kitapta, yedi çakranın her biri için elli hayvanın çakra yorumlarını göreceksiniz. Çakra bilgeliğini hayatınıza katabilmek için gerekli ipuçları ve tekniklerle birlikte size bu konuda rehberlik edecek kişisel dönüşüm hikâyelerini keşfedeceksiniz. Tüm bu içgörüler sizin için önemli olan hedeflere odaklanmanızın yanı sıra sizi geride tutan manevi yüklerinizi fark etmeniz için de eşsiz bir bakış açısı sunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3160d16e-1a1d-4e7b-934f-e377f96e62c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Çarlık’a Xelık</image:title>
            <image:caption>Roman, daha önce yayınlanmış olan “GÜNEYDEN KUZEYE DE’WÊ” ve “ARAS’TAN FIRAT’A KÖSEM” adlı iki romanın devamı olarak yazılmıştır. Kars-Erzurum arasındaki bölgede ve özellikle Sarıkamış’ın güneyinde yer alan Yoğunhasan (Karapınar), Başköy, Akkoz ve Karakurt köylerinde, 1828 sonrasından 1889 yılına kadarki günlük yaşam, tarihi hikâyeler formunda romanlaştırılmıştır. 
Romanda, Osmanlı döneminde öksüz ve yetim olan Halil’in, büyümesi, evlilikleri, sırasıyla ağa, tüccar ve hacı oluşu ve nihayetinde Rus idaresinde Halilov soyadını alışı, kendisinin Başköy’e başmuhtar, oğlu Hüseyin Ağa’nın Horasan nahiyesine müdür oluşu anlatılmış ve roman, yirmilerinde olan iki torununun, Çarlık döneminde arka arkaya öldürülmeleri ile son bulmuştur. 
Romanda da; Kürt, Türkmen, Yerli, Çerkez, Ermeni unsurların komşuluk ve yaşayışları, sürtüşmeleri, olaylara bağlı olarak gözler önüne serilmiştir. Özellikle Kürt Yoğunhasan ile Ermeni Başköy köylerinin, komşuluğu kapsamında yaşanan acı tatlı olaylar ele alınmıştır. Ayrıca 1828, 1855 (Kırım) ve 1877-78 (93 Harbi) Osmanlı-Rus Savaşları ve bunlara bağlı olarak yaşanan muhacirlik ile Kars’ın, 93 Harbi ile Rus egemenliğine girişi, romanın yaşam bölgesini ilgilendirdiği ve etkilediği kadarıyla gözler önüne serilmiştir. 
Romanda, genç, yaşlı onlarca kadına, farklı şekilde ve statüde yer verilmiştir. Berdel, kumalık, erken evlilik gibi hususlar gerçek olaylara bağlı olarak işlenmiştir. Hacı Halil Ağa’nın, birbirinden farklı, dört renkli evliliği ve hanımları, mümkün olduğunca öne çekilmiştir. 
Yazarın, bu romanın devamı olarak “Kurtuluştan Cumhuriyete Hüseyinzadeler” adlı romanının yazımı devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b2c619a-7ff2-4072-9526-a508213bce19.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Yollar Şuşa’ya Çıkar</image:title>
            <image:caption>Sevgili dostlar, tahminen kırk sene önce, burada babam durmuştu, bense o tarafta durmuştum. Ayazlı ve karlı bir havada Molla Penah Vâkıf’ın anıt mezarının açılış töreniydi. Bu açılıştan sonra 29 Temmuz 1982 tarihinde babamla beraber ikinci kez Şuşa’ya gelmiştim. O zaman Vâkıf Şiir Günleri festivali yapılıyordu. Bugün ise ikinci kez Vâkıf ’ın anıt mezarının açılış törenini biz yaptık. Vâkıf Şiir Günleri festivali yapıldığı zaman babam 59 yaşındaydı. Bugün ben de 59 yaşındayım. Bazıları bunun tesadüf olduğunu düşünebilir. Ancak ben burada büyük sembolik bir mana olduğunu düşünüyorum ve tarih tekrar ediyor. Artık Azerbaycan tarihinin kara sayfası geride kaldı ve biz yeniden nefes almaya başladık. Yaşasın Şuşa! Yaşasın Karabağ! Yaşasın Azerbaycan!” Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev   Bu Kitapta Şuşa hakkında ayrıntılı bilgiler olduğu gibi Vâkıf Şiir Günleri’nin tarihi hakkında yazılmış çizilmiş birçok yazı mevcuttur. Şüphesiz, Şiir Günleri, Ulu önder Haydar Aliyev’in adıyla bağlıdır ve bu festivalin Ocak 1982 yılına kadar uzanan bir tarihi vardır. Vâkıf’ın anıt mezarının açılış töreni o sene olmuştur ve tam 39 yıl sonra onun yeniden doğumu gerçekleşmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9cc1f22-5547-4c80-967e-56cdbafbbc57.jpg</image:loc>
            <image:title>Simizar</image:title>
            <image:caption>Işık ne zaman yenilir karanlığa, karanlık mıdır gerçek olan, ışık mı? Savaşları kıyamete kadar sürecek olan iki gölge midirler, birbirlerini yenemeyen? Onların bu kavgaları sürerken mevsimler değişir ama ne baharın baştan çıkarıcı uyanışı ne kışın uyuşturan ayazı ne sonbaharın delişmen rüzgârları ne yazın hararetli sıcakları arasına karışan tekinsiz sevgiliye benzeyen yağmurları bu savaşı durdurabilir, olsa olsa fanilere gerçeği unutturan rüyalar olarak devinimleri sürer gider. 
Bu hercümerç arasında dünyanın neresinde olursa olsun benzer çığlıkları duyulur kadınların. Benzer gölgelerde kalır, karanlıklarda boğulurlar… 
İsimler değişirken hikâyeler hep aynıdır. Gölgelerde kalan, ışığın karanlığında boğulan tüm kadınlara selam olsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca94b0a-6a85-4bb5-a9d9-752fbc2f951c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Politikalarının Terminolojisi ve Temel Sorunları</image:title>
            <image:caption>Bazı kavramlar bize hizmet etmek yerine kararsızlığıyla bizi hedefimizden uzaklaştırır. Güçlü bir kelime, sorunları ele almamız için başvuracağımız bir araç olmaktan çıkıp bize kendi dünyasını inşa ettiren bir zorbaya dönüşebilir. Kültür alanında kullanılan birçok kavram böyle şaşırtmacalarla yüklüdür. Onları tanımlamak da bu riskin bertaraf edilmesi için yeterli olmayabilir. Sadece sözlüklere bakarak onların kilitlerini açamayız. Ne var ki çalışmalarımıza devam etmek için bir anlamdan ve bir kapsamdan yola çıkmak zorundayız. 
Bu kitap, kültür ve kültür politikaları tartışmalarında kullanılan terminolojiyi kişisel bir deneyimin çerçevesinde ele alıyor. İçeriğinde bilindik tanımlara ve açıklamalara yer verildiği gibi özgün yorumlar da öneriliyor. Kitabın ana odağı kavramlardır. Öte yandan, karar vericilerin, kültür alanında faaliyet gösteren kuruluşların ve ilgili bireylerin gündeminde olan ancak bir türlü çerçevesi çizilemeyen bazı sorunların anlaşılmasına da katkı sağlamayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f49a26-7608-499e-8eb0-b75123544de9.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut - 4</image:title>
            <image:caption>UMUT- 4 Umut Öyküleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6baa21fe-9806-4b04-881f-183408c9a0fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Indigo McCloud’un Çok Tehlikeli Kız Kardeşleri</image:title>
            <image:caption>Indigo McCloud’un kız kardeşi Şeftali, kasabadaki yetişkinlerin gözde çocuğudur; güzel, altın saçlı, nazik ve büyüleyici. Ancak Kunt’un çocukları daha iyi bilir ki aslında Şeftali ve kız kardeşleri istedikleri şeyi elde etmek için hiçbir şeyden çekinmeyen birer zorbadır. 
Bu, Indigo’nun kız kardeşlerini durdurma mücadelesinin hikâyesidir. Kunt’un çatılarından atlayarak kız kardeşlerinin kötü niyetli planlarından bir adım önde kalmaya çalışır - ancak bu macerada 437 aç kaz, klozetlerden oluşan bir çığ, köri soslu gazlar, beceriksiz polisler, saldırgan yılan balıkları ve garip çoraplar giymiş tehlikeli bir kötü adamla uğraşmak zorundadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2869f630-898f-48c3-bb1c-9fae40334330.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne Türkiye’nin Eğitim Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Eğitim politiğimizin üzerine temellendirildiği paradigma nasıl ortaya çıktı? 
Eğitimimiz tarihsel süreçte nasıl gelişti ve sistemleşti? 
Bu süreç, eğitime “milli” bir nitelik kazandırabildi mi? 
Mevcut eğitim sistemimiz, toplumsal barış ve kalkınmayı üretecek insan niteliklerini kazandırabiliyor mu? 
Fonksiyonel bir eğitim reformu için nasıl bir politika vizyonu ortaya konulmalı? 
İşte bu kitapta, Türkiye’nin eğitim hikâyesi, geçmişi ve bugünüyle; mevcut tartışmaların ötesinde, farklı bir çerçevede sorgulanıyor, eğitim politiğimizin somut göstergelerinden hareket edilerek bir durum muhakemesi yapılıyor. 
Kitapta, ülkemizin yüzyıllık sürecinde, her ne kadar modernleşme ve kalkınma bir eğitim problematiği olarak görülmüş ve kalkınma planlarında eğitime atıflar yapılmış olsa da; kurulu eğitim düzeninin zihniyet temeli itibarıyla hiç sorgulanmadığı, her çözüm girişiminin, eski zihniyetle yeni makyaj çözümler üretme çabasından, problemin bizatihi kendisine; sebeplerine değil, sonuçlarına, semptomlarına müdahaleden öteye geçilemediği ortaya konuyor. 
Ayrıca sadece mevcut eğitim sisteminin eleştirisi ile yetinilmeyerek; insanı ve varlığı bir bütün olarak ele alan ve yeni bir bilgi ve bilim anlayışı ile ahlak, fazilet ve dürüstlüğün millî inanç ve kültürel dinamiklerini de fonksiyonel bir şekilde müfredata dâhil eden bir eğitim sisteminin nasıl yapılandırılabileceği konusu etraflıca sorgulanıyor. 
Bu itibarla elinizdeki kitap, insan yetiştirme süreçlerini, kültür ve eğitim boyutunda, eğitimin kültürel paradigması ve bilgi kuramı açısından ele alması ve bu temelde öngördüğü çözümlerle mevcut çalışmalardan farklı ve orijinal bir yaklaşım gösteriyor. 
Kitabımız, ortaya koyduğu analizler ve somut verilerle, eğitim sistemimizi yapılandırma iradesine sahip makam ve kurumları yeni bir eğitim politiğin geliştirilmesi doğrultusunda tahrik eder ve bir kıvılcım çakarsa amacına ulaşmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42e7ddb9-c264-4fb7-a66a-7ccffebac58b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gözlü Tilki</image:title>
            <image:caption>Siz hiç Mavi Gözlü Tilki gördünüz mü? Peki, bu tilki bir çiftlikte tavuklar ve köstebekle neler yaşamış? Neler neler... Hangisi daha kurnaz? Kim kime ders vermiş? Bu olanları filozof kaplumbağa nasıl yorumlamış? Çok keyifli ve heyecanlı bir macera...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37543dcb-c3f5-4c06-94d4-582b88b7eabf.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönlümdeki Güz</image:title>
            <image:caption>Gönlümdeki Güz’de yer alan öykülerinde Feridun Andaç okuru yepyeni duygu yolculuklarına çıkarıyor. Bir yere, bir zamana, bir düşe dönük bakışında ânların, durumların insan öykülerine sinen gerçekliklerini yansıtıyor. “Yeni söz”ün ardında bir anlatıcının öyküdeki bakışını, anlatım biçimini öne çıkaran metinlerin dokusunda yer alan yaşanmışlık duygusu zaman tanıklıklarını da içeriyor. Öykünün zamanından sözün ve sesin duygu zamanlarına dönük bellek yolculuklarına çıkarıyor okurunu Feridun Andaç. 
 
“Özcesi şu; öykü her ân, her yerde karşınıza çıkar, siz de o ânın imgesi/ duygu tınısı ve düşünce iksiriyle oturur yazarsınız. Öykü yazmak, bence, ‘özel’ bir durum gerektirmeyen anlatıdır. Denemeye, şiire yakın durması da bundandır. Her ân her yerde karşınıza çıkabilecek gerçeklik duygusuyla size kendini gösterir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c75f3f9f-09c8-4f19-b33f-654be3d2cf0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Ve Renk</image:title>
            <image:caption>Her gezegen ayrı bir renk, ayrı bir nota. Sanat, yaşamı güzelleştiriyor. Yaşam bizi sanata davet ediyor. Biri müzisyen, biri ressam iki arkadaştan Işık ve Renk’ten size bir davettir bu... Arkadaş olup onlara katılalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34953b77-a3aa-41d1-b8ba-62bf3c29237a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sisi’nin Sihri</image:title>
            <image:caption>Sisi’ nin dedesi ünlü bir sihirbaz. Bir gün aniden kaybolur. Ama Sisi bunu kabullenemez, rüyaları ve ayna da ona yardım eder. Bakalım Sisi dedesini bulabilecek mi? Heyecanlı bir macera sizi bekliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b83f20cb-3546-4a62-93aa-6d16dae8b156.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülkenin Renkleri</image:title>
            <image:caption>ÜÇ KEYİFLİ MASAL ÜLKENİN RENKLERİ Bir yere ait olmak, orayı sevmek ne demektir? İyi bir liderlik nasıl olmalıdır? BEYAZ GÜVERCİN “Güven”, dostlarla kurulan bağlardaki en önemli duygudur. Kuşku ise kötücül olduğunda çok tehlikelidir. ÇOBAN KIZ Arkadaşlık, sevgi ile büyür, duygudaşlık ise onu sonsuz kılar. Birbirini anlamak çok değerlidir. Yaşama dair üç sıcacık masalla baş başa bırakıyoruz okurlarımızı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f0e1aa-c2f2-43e9-9995-b6e8c965fb02.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuzak Kapı</image:title>
            <image:caption>Işık söndü, nefes kesildi, ateş büyüdü, su bulandı. Gerçek, zincirini koparıp bir boyut daha kazandı. Herkes kapan oldu, her yer kapı. Geçmiş, zehir gibi yayıldı dehlizlerine zihnin. Sonra bir sır, sonra bir düğüm, sonra bir tuzak. 
Tuzak Kapı, on yıl önce çıkan bir yangının gerçek sebebini, okuru karanlık labirentlere sokarak anlatıyor. Dreda Say Mitchell, içine düşenin kurtulmak istemeyeceği bir ağ misali ördüğü kurgusuyla yeni eserlerini bekleyeceğiniz yazarlardan olmaya en yakın aday. 
“Ölü atölye kızları mı ağlıyordu şimdi? Bunu hayal ediyorum. Veya rüya görüyorum. Bu tarafla akıl sağlığının öte tarafı arasında ince bir çizgi var. Ben o çizgiyi geçtim. Yıllar içinde çok fazla kötü şey oldu. Çok fazla stres, çok fazla gerginlik, çok fazla suçluluk duygusu ve çok fazla acı. Her şeyin çok fazlası. Katlanabileceğimden daha fazlası. Farkına varmadan o çizgiyi aştım. Veya belki de her şeyin gerçek olmadığı hâlde gerçekleştiği yerdeyim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c581bbf7-a9e6-4adf-9a86-c3679aeca624.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Ailenin Bir Hikayesi Vardır</image:title>
            <image:caption>Neden bazı aileler zorlukların üstesinden gelirken diğerleri dağılır? Aileler zor geçiş dönemlerini birlikte nasıl atlatabilir? Ailelerimiz bizi neden bizi zora sokar? Küçük değişiklikler bile ilişkilerimizi nasıl büyük ölçüde iyileştirebilir? 
 
Bu Da Geçecek’in yazarı Julia Samuel, Her Ailenin Bir Hikâyesi Vardır’da farklı kuşaklardan çeşitli ailelerle yaptığı seanslardan yararlanıyor. Sekiz vaka çalışmasıyla kayıp, evden ayrılma, ayrılık ve üvey ilişkilere kadar bir dizi ortak sorunu analiz ediyor. Aslında ne kadarının kalıtsal olduğunu ve birlikte yüzleşme yapıldığında ne kadarının iyileştirilebileceğini gösteriyor. 
Bu kitap, travma ve zorlukların ortasında bağışlama, umut ve sevgi hakkında unutulmaz öyküler anlatan dokunaklı ve güven verici bir meditasyondur. 
 
“Esaslı, zeki, nazik.” Alain de Botton 
“Julia&apos;nın çalışmalarının büyük bir hayranıyım.” Elizabeth Day 
“Bunu okuyan herkes derin bir şeyler öğrenecek.” Dr. Rachel Clarke 
“Tüm aileler için canlı bilgiler sunan bir kitap.” Kathryn Mannix 
“Yazdığı her kelimeye bayılıyorum.” Cathy Rentzenbrink 
“İlgi çekici, bilgilendirici ve çok iyi yazılmış.” Philippa Perry 
“Bilgelik külçeleriyle dolu.” Jackie Annesley, Sunday Times 
“Sürükleyici, cömert... bir raf dolusu ders kitabına bedel mükemmel tavsiyeler.” Bel Mooney, Daily Mail 
“Aile ilişkilerini daha iyi anlamak için son derece önemli ve şefkatli bir kitap. Şiddetle tavsiye edilir.” Liz Earle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3cb698-ede3-44f8-af13-fbfbaf1bff49.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülmece Tozu - Buz Kestiren Espriler</image:title>
            <image:caption>Gülme eylemi, olağan bir durumun aniden bozulmasıyla gerçekleşen bir durum olarak açıklanıyor beyinle ilişkilendirilince. Ayrıca vücudumuza iyimserlik, mutluluk veren hormonları harekete geçirdiği de kanıtlanmış başka bir gerçektir. Bu nedenle gülmece yaşamın uygun olan her anında olmalıdır. Soğuk espriler de uygun olduğu ortamlarda yapıldığında gergin ya da mutsuz ortamların dağıtılmasına yardımcı olur. Mizah her zaman, dil ve kişisel gelişime katkı sağlar. Buz kestirip çok güldüreceksiniz. O zaman... HER GÜN BİR KAŞIK GÜLMECE TOZU SAĞLIĞA İYİ GELİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bdaba2b-9a33-4b8f-99ed-17ef1a48d9a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Kokusunun Sesini Duyan Nezihe Meriç</image:title>
            <image:caption>Gül Kokusunun Sesini Duyan Nezihe Meriç, Ülker İnce’nin Nezihe Meriç anlatıcılığına yakından bakış denemesidir. Bir yazarın edebî dünyasına, yaratıcılığının kaynaklarına dönük monografik çalışmanın içerdiği anlam bir dostluk yakınlığının getirdiği tanıklığı da içermesidir. 
“1950 Kuşağı”nın bu öncü kimliğinin anlatı evrenine dönük okumalar için bir başlangıç kitabı olarak da nitelendirebiliriz Ülker İnce’nin Gül Kokusunun Sesi’ni. 
Nezihe Meriç’in öyküleri ve öykücülüğü üzerine bir şey söylemek isteyenler bunları da bilsinler istiyorum artık çünkü şimdi anlıyorum ki ben bu yazıları hiçbir ön düşüncem olmadan ya da edebiyat ortamında dolaşımda bulunan değerlendirmelerden hiç etkilenmeden yazmışım, hazır bir soruya yanıt aramak gibi bir şey yokmuş kafamda; örneğin, “Nezihe Meriç kadın sorununa acaba nasıl yaklaşıyor?” dememişim ya da, ne bileyim, “o dönem yazarlarının önemli izleklerini Nezihe Meriç’te de görüyor muyuz acaba?” dememişim ya da “Nezihe Meriç’in Türk öykücülüğündeki ya da öncü kuşak içindeki yeri ve önemi nedir?” dememişim. Metinlere gözlüksüz bakmışım, bu ne kadar olanaklıysa. Gözlükle bakmak her zaman iyi değildir çünkü. Hele gözlük renkliyse gerçek renkleri görmenizi engelleyebilir. 
Ülker İnce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48bcb5ec-21e0-4486-986f-cc795a13c583.jpg</image:loc>
            <image:title>T Oyunu</image:title>
            <image:caption>O gün Genç Kalemler Ortaokulunda panik ve heyecan yaşanıyordu çünkü okul, Müfettiş Derman Derttenanlar tarafından denetleniyordu. Derman Bey ilk olarak Metinler Sınıfı’na girdi ve ders sırasında öğrencilere, telefonlarında oynayabilecekleri bir oyundan söz etti: T Oyunu. 
Müfettiş, reklam seçeneklerine basmamaları konusunda onları uyarmıştı ancak üç öğrenci dikkatsiz davranıp bastı ve bir anda kendilerini T Oyunu’nun içinde buldular. Üstelik hafızalarını kaybetmişlerdi. Böylece Metinler Sınıfı’nda, arkadaşlarını T Oyunu’ndan kurtarmak üzere zorlu bir mücadele başladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2453477b-30a3-4b08-8406-82a9ba70fc07.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeklik”le Zehirlenmiş Erkek</image:title>
            <image:caption>“Erkekliğe dair sakıncalı fikirlerle boğuşan bir dünyada, “Erkeklik”le Zehirlenmiş Erkek aciliyetle ihtiyaç duyduğumuz bir can simidi. Bilgelik, kırılganlık, güven ve eğlenceyi aynı anda içinde barındıran bu eser birçok hayatı özgürleştirecek, sayısız ilişkiyi kurtaracak ve hepimizi daha yüksek seviyelere taşıyacak.” —Glennon Doyle, New York Times bestseller yazarı   Derdi “erkeklik” olan bu sayfaların yazarı Justin Baldoni bir araştırmacı ya da akademisyen değil. Başarılı bir oyunculuk kariyerine ve görece iyi bir hayata sahipken kendi erkekliğiyle ve erkekliğinin imtiyazlarıyla yüzleşmeye kalkışmış birisi. “Erkeklik”le Zehirlenmiş Erkek’te yapmaya çalıştığı şey de bu. Samimi bir çabayla girdiği serüvenini anlaşılır bir dille okuyucuya aktarıyor. Yine de elimizde bayağı bir hatırat yok. Sistemli, insicamlı bir toksik maskülenlik reddiyesi var. Günümüzde toksik maskülenlik azalmıyor, aksine daha da biti kanlanıyor. Redpill muhabbetleri, alfa/sigma erkek literatürü muhtelif internet kuytularına has anlam haritaları değil artık. Haliyle, böyle bir zamanda bu gibi kitaplara hiç olmadığı kadar çok ihtiyaç var. “Erkeklik”le Zehirlenmiş Erkek, kendi erkekliğiyle mücadele etme cüretini gösterebilen erkeklerin kitaplıklarında kendine yer arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95e75b6-32e6-4e75-9a93-9ad209f48d15.jpg</image:loc>
            <image:title>Renksiz Cilt 1 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>DÜNYA BÜYÜK BİR GÜNEŞ PATLAMASIYLA BÜTÜN RENKLERİNİ KAYBETTİ. 
 
İnsanoğlu başkalaşım geçirip büyük gerileme yaşadı. 
Eski dünyayı geri kazanmanın anahtarı ise renklerin gücünde ve bir kızda saklıdır. 
Dünyada kalan renk parçacıklarının büyük güç barındırdığını bilen ve bu alanda araştırmalar yapan Avidia, &quot;Kızı&quot; korurken bir yandan da renklerin gücünü eline geçirmeye çalışan tarikata kafa tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86b37e9f-6cc1-4ba8-a31e-4d548d8592e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Temaslı ve Temassız Sporcuların Denge, Reaksiyon Zamanı ve Çoklu Zeka Becerilerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Mücadele Sporu ve Temassız Spor 
2.1.1. Spor katılımının gelişimsel modeli (DMSP) 
2.2. Denge 
2.2.1. Proprioseptif sistem 
2.2.2. Vizüel sistem 
2.2.3. Vestibüler sistem 
2.2.4. Denge çeşitleri ve ölçüm metodları 
2.3. Reaksiyon Zamanı 
2.4. Zeka 
2.5. Mücadele Sporu ve Temassız Sporda Denge, Reaksiyon Zamanı ve Zeka Araştırmaları Literatür İnceleme 
3. YÖNTEM 
3.1. Araştırmanın Kapsamı 
3.2. Araştırmanın Sınırlılıkları 
3.3. Araştırmanın Konusu 
3.4. Araştırmanın Amaç ve Önemi 
3.5. Araştırma Modeli 
3.6. Çalışma Grubu 
3.7. Veri Toplama Araç ve Teknikleri 
3.7.1. Bilgisayarlı dinamik postürografi (BDP) 
3.7.2. Flamingo 
3.7.3. Y denge testi 
3.7.4. Reaksiyon zamanı ölçümü 
3.7.5. Çoklu zeka ölçeği 
3.8. Verilerin Analizi 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
5.1. Statik ve Dinamik Denge 
5.2. Denge, Reaksiyon Zamanı ve Zeka 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5005c338-3e7f-4be8-b1ec-e729dcedc0f2.jpg</image:loc>
            <image:title>2000&apos;lerden Sonraki Popüler Türk Romancılığının &quot;Araçsal&quot; Görüntüsü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
2000’LERDEN SONRA POPÜLER TÜRK ROMANLARININ “ARAÇSAL” GÖRÜNTÜSÜ 
1. Popüler Kültür ve İşlevselliği 
2. Popüler Kültürün Araçsallaşması 
3. Popüler Kültür, Edebiyat ve Roman 
4. 2000’lere Kadar Popüler Türk Romancılığı 
5. 2000’lerden Sonraki Popüler Türk Romancılığı 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
2000’LERDEN SONRA POPÜLER TÜRK ROMANLARININ “ARAÇSAL” GÖRÜNTÜSÜ 
1. Popüler Siyasi Romanlar 
1.1. Şu Çılgın Türkler’in Araçsal Görüntüsü 
2. Popüler Dinî Romanlar 
2.1. Aşkın Gözyaşları Tebrizli Şems’in Araçsal Görüntüsü 
3. Popüler Polisiye Romanlar 
3.1. Bab-ı Esrar’ın Araçsal Görüntüsü 
4. Popüler Aşk Romanları 
4.1. Aşk’ın Araçsal Görüntüsü 
 
5. Popüler Tarihî Romanlar 
5.1. Bozkırın Sırrı Türk Peygamber’in Araçsal Görüntüsü 
6. Akademisyen Romancılar 
6.1. Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk’ın Araçsal Görüntüsü 
7. Popüler Kadın Romanları 
7.1. İki Genç Kızın Roman’ının Araçsal Görüntüsü 
8. Popüler Savaş Romanları     
8.1. Metal Fırtına’nın Araçsal Görüntüsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2d06e8-9b27-4b53-b4d4-e76b82938805.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Kültür ve Hedonik Tüketim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
KÜLTÜR VE TOPLUMSAL KÜLTÜR 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
TÜKETİM VE HEDONİK TÜKETİM 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ARAŞTIRMA 
TOPLUMSAL KÜLTÜRÜN HEDONİK TÜKETİM TARZINA ETKİSİNİN İNCELENMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc3af72e-4668-4b3e-88d5-9e0cf554e9a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Öğretim Öğrencilerinin Beden Eğitimi ve Spor Dersine Karşı Tutumları ile Kinestetik Zekaları Arasındaki İlişki</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1: GİRİŞ 
BÖLÜM 2: İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
BÖLÜM 3: YÖNTEM 
BÖLÜM 4: BULGULAR 
BÖLÜM 5: TARTIŞMA VE SONUÇ 
KAYNAKLAR EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76023c01-c84b-4b45-a3d6-6b247f2a8b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehrin İçinden Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şehir yaşamından gerçeküstü öyküler... Oscar ve ALMA ödüllü Shaun Tan&apos;in yazıp resimlediği Şehrin İçinden Öyküler, bir zamanlar hayvanlara ait olan doğal yaşam alanlarının yüzyıllar içerisinde insanlar tarafından nasıl zaptedilerek yapay habitatlara dönüştürüldüğünü gösteren alegorik bir eser. Günümüzün plansız büyüyen, kalabalık, kaotik şehirlerinden “seyirlik” manzaralar sunan sanatçı, tılsımlı sözcükleri muhteşem resimlerle bütünleyerek gerçeküstü bir dünyanın kapılarını açıyor.   Okurları eşsiz bir görsel şölene buyur eden kitap, varoluşunun çılgın tesadüfünü sorgulayan insanlar ile doğadan koparılışını hazmetmeye çalışan hayvanların birlikte yaşama olanakları üstüne düşündürüyor. Birbirimize tekrar tekrar, hep aynı hikâyeyi anlatıyoruz. Havalı finans mahallesindeki bir plazanın 87. katında yaşayan timsahlar, bütün şehre aynı anda konan kelebekler, yavaş dans hareketleriyle karanlıkta salınan salyangozlar, hayatını zindan ettiği insanlar tarafından mağlup edilen köpekbalığı, herkesin neşe kaynağı olan bir kedi ve çok daha fazlasının hikâyesi...  Shaun Tan, öykü ve şiir türlerini olağanüstü çizimler eşliğinde etkileyici bir anlatıya dönüştürdüğü Şehrin İçinden Öyküler&apos;de; yürümüş, yüzmüş, sürünmüş, tırmanmış, uçmuş onca şeyin arasından sıyrılıp kendi hükümranlığını kuran insanın “var olma” içgüdüsüyle yaptıklarını keskince eleştiriyor.    Okurlar, kâh yüzyıl önce şehirlerin yükünü çeken atların, kâh girdiği toplantı odasında yönetim kurulu üyelerinin hepsinin kurbağaya dönüştüğünü gören bir ofis çalışanının anlattıklarıyla irkiliyor, hayrete düşüyor!  Bir salgının belirtisi miydi ya da sistemdeki bozukluğun bir işareti? İlahi bir mesaj mıydı? Kaosa dair bir ders miydi? Ne demekti bu? Ne demek? Sahi, biz ne yaptık bu hayvanlara da hepsi günışığını delen binaların süslü “bekleme odaları”nda hayata nöbet duruyorlar âdeta?.. Oysa aybalığı en iyi gökyüzünde yaşar, öyle değil mi?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd539fbd-6039-4e42-92ca-0272c1eff891.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Kalmış Kitap</image:title>
            <image:caption>Mediha Berkes Esenel&apos;in doğumu Birinci Dünya Savaşı yıllarına rastlar. Orta, lise, Darülfünun (1933&apos;te İstanbul Üniversitesi adını alıyor) derken Chicago Üniversitesi. İkinci Savaş baş göstermeden eşi Niyazi Berkes&apos;le birlikte Amerika&apos;dan Türkiye&apos;ye döner. Sosyal antropoloji eğitimini köy araştırmalarında kullanır. Köy Enstitüleri&apos;ne hayranlık duyar. Ancak bu araştırmalar dikkat çeker. Devletten para almadan yapılan bu çalışmaları acaba Moskova mı destekliyordu? 1940&apos;ların sağ eğilimli ortamında yaşam savaşı verir. Bu arada araştırma ve bilimsel üretimden kopar… ta ki elinizdeki bu kitabı yazana kadar. 
 
&quot;Ben küçük yaştan beri, Atatürk devrimlerini büyük bir coşku ile izlemeye alışmıştım. Türk kadınına en büyük desteği sağlayan Atatürk, kadınların Kurtuluş Savaşı&apos;nda vatan uğruna ne büyük fedakârlıklarını görmüş, onların hiçbir alanda erkeklerden aşağı kalmayacağına inanmıştı.&quot; 
 
&quot;Ben köye Atatürk devrimleri ile yetişmiş, doktora düzeyinde araştırma yapan bir toplumbilimci ve eğitimci olarak gittim. Geniş anlamıyla amacım, Atatürk devrimlerinin köyde ne dereceye kadar benimsendiğini saptamak, köyün bu devrimlerin doğrultusunda gelişmesine yardım edecek bilgileri toplamaktı.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14cd5923-83a7-43a6-a226-ce2d65ea8817.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağıtın Sonu</image:title>
            <image:caption>Ertesi gün ayrılacak buradan. Kız öğrenci yurduna alındığına dair belge elinde. Veda edercesine bakıyor mahalleye, sadece oraya değil, dört yüz kilometre uzaklıktaki amca evine ve çocukluğuna da veda ediyor. Bundan böyle belki sadece misafir olarak gelecek buraya. Ülkenin İngilizce eğitim veren en iyi üniversitelerinden birini sanki zekâsı ve çalışkanlığıyla kazanmamış da, başkalarınca kendisine bahşedilmiş bir şeyi sesini çıkarırsa hemen yitireceği duygusunu da yaşamayacak artık. Salona serilen yer yatağına herkesten sonra girmeyecek, sabahları herkesten önce ayağa kalkmayacak, sessizce evin işlerine yardım etmeyecek, sessizce çıkmayacak evden ve aynı sessizlikle geri dönmeyecek bundan böyle bu eve. 
 
Fatma yıllar sonra ülkesine geri döner. Döndüğü yer çocukluğunun uzak kenti İstanbul’dur. Kayıp parçalarını burada bulabilecek mi? Yarım kalan aşkları tamamlaması, çocukluğun soğuk ülkesinde elini bırakıp giden annesine sığınması mümkün müdür? Fatma yeni bir yaşama doğru yol alırken başka kentlerin parçalarını başka denizlerin sularıyla birleştirecek. Belki de ağıtın sonu hiç gelmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3217831-3f74-4192-b320-75c0b612f86a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güven En Değerli Servet</image:title>
            <image:caption>“Evet; en değerli servet, güven kazanmak. 
Bu ‘Bana güvenin’ demekle olmaz. Güven, zamanla oluşur; insanın ismiyle bütünleşir. Güveninizin sarsılmasına yol açtığınız an, isminize ihanet etmiş olursunuz. Oysa, buna hiç kimsenin hakkı yok. Peki, güven nasıl sarsılır? 
Önce; verilen sözden vazgeçerek. 
Sonra; bir ürün imâl ediyorsanız, kaliteyi düşürerek... 
Mutlu ve huzurlu yaşamak istiyorsanız, size duyulan güveni, daima gözünüz gibi korumanız gerekir.” 
-Asım Kibar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ac729bf-d2d3-4887-817b-cd7018996225.jpg</image:loc>
            <image:title>Temmuz Çocukları</image:title>
            <image:caption>“Bekliyorum, bazen eylemsizliğime şaşarak bekliyorum, bazen içimdeki öteki benleri parçalaya parçalaya anlamaya, bazen inkâr ede ede unutmaya çalışarak ama hep bir şeylerin değişeceğine inanarak bekliyorum. İçimde bambaşka bir dile damıtarak anlatılabilecek binlerce hikâye taşıdığımı zannediyorum bazen. Hikâye mi bunlar, anlatıp kurtulma isteği mi, bilmiyorum.” 
 
Soğuk bir yılbaşı akşamı, Ankara’da hayatı ve aşkı kavramaya çalışan Aysu ve Almanya’nın karla kaplı bir kentinde yaşayan ailesi. Çalan ve cevaplanmayan telefonlar. Yasak bir aşkın ve geçmişteki kararların göçmen bir ailenin üzerindeki uzun gölgesi. 
 
“Göçmen edebiyatının üstüne kalın bir çizgi çekiyor Menekşe Toprak; hiç sızlanmadan, gurbetten yakınmadan ve kimseyi yargılamadan… Yaşamlar, yaşananlar, kişiler üzerinden oluşturuyor romanın kurmaca dünyasını. Almanya’daki göçün getirip dayattığı huzursuzluğun, kültürel değişmelerin, boşluğa düşen ve kimliklerini arayan gençlerin dünyasına ışık tutuyor Temmuz Çocukları.”  
-Gültekin Emre</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692e6cbd-e3f4-4376-bb0d-c40dab2a1fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaynak</image:title>
            <image:caption>“Dr. Tara Swart’un yazdığı Kaynak kitabı, evrensel gerçekleri bilimin titizliğiyle buluşturuyor ve Çekim Yasası’nı ikna edici bir biçimde açıklıyor.” Dr. Deepak Chopra 
 
Dünyada ilk kez MIT öğretim üyesi bir sinirbilimci, insanın kendini keşfetmesi için etkili bir araç olan Çekim Yasası’nı destekleyen bilimi açıklıyor. 
 
Birçok kişisel gelişim kitabı Çekim Yasası doğrultusunda zihnimizi yeniden şekillendirerek kaderimizi değiştirebileceğimizi söyler. Milyonlarca insan, görselleştirme ve dışavurum sistemlerini kullanarak sağlık, başarı, aşk, arkadaşlık ve zenginlik elde ettiler. Fakat Çekim Yasası gerçekten işe yarıyor mu? Daha da önemlisi, hayatımızı tamamen değiştirebilecek bu düşünce sistemi herkes için geçerli olabilir mi? 
 
MIT öğretim üyesi, psikiyatrist ve sinirbilimci Dr. Tara Swart sinirbilim ve davranışsal psikolojideki son gelişmelerden yararlanarak, kendimizi sınırladığımız davranışlarımızdan kurtulabileceğimizi ve gerçek kişiliğimize ulaşabileceğimizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c2787f-5b49-4699-97a8-b643120b867c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünme ve Yazma Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Yaratıcılık, günlük yaşamdan bilimsel çalışmalara kadar uzanan geniş bir alanı içine alan bir yetenektir. Yaratıcılık için önce hayal etmek gerekir. Düşünme Atölyesi kitabında özgürce hayal edip yazmanız ve çizmeniz için bir dolu yaratıcı etkinlik alıştırması bulacaksınız. Düşleyin, düşünün ve tasarlayın. 
Kendinizi kendinizce ifade edeceğiniz çokça eser üretin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b13d85-9d34-437b-89c4-f13068d42806.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz Babam</image:title>
            <image:caption>“İlginç bir adamdır babam. Tepkilerini tahmin etmek çok zordur. Mutlu bir habere kızabilir, kızılacak bir duruma gülümseyebilir. Bazen çok ciddi bir babayken bazen benden daha çocuk olur. Evde pek sıkılmam çünkü babamla oyunlar oynar, birlikte haylazlık yaparız.” 
 
Nilay ve ailesi ilk kez çadır kampı yapmak üzere Çubucak’a yola koyulurlar. Nilay, annesi, babası 
ve minik kardeşi beraber kamp hayatını keşfederlerken birbirinden eğlenceli maceralar yaşayacaklar. Özellikle de Nilay’ın haylaz babası tüm çevresini kahkahalara boğacak! 
 
Rengin İpek’in kaleminden aile, doğa ve dayanışmaya dair sevgi dolu bir çocuk romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a70b01f7-1a5b-4784-9a8e-3fc94e191ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Arabalar Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Cesur, hızlı ve çok heyecanlı! Arabaları boya kalemlerinle renklendir, resimlerini çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a453b907-debc-46c4-865b-86a64d676ebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Enayinin Portföyü</image:title>
            <image:caption>Batı Yarıküre yalnız ABD’den oluşuyormuş (...) gibi yazdığım için özür dilerim. Yaratıcı yazarlık derslerinde öğretilen ilk kural şudur; bence de iyi kuraldır: Bildiğinizi yazın.

Kurt Vonnegut, Enayinin Portföyü’nde bildiğini yazıyor. Kısa, alaycı ve karanlık bu altı kısa kurgu öykü ile bir kurgudışı makale, Vonnegut’un hicvini ve hayatın müstehcen anlamsızlığını kusursuz bir şekilde tanımlıyor. En iyi romanlarında olduğu gibi bu kitapta da Vonnegut, bizleri insan ruhunun en karanlık köşelerine götürüyor; ince zekâsı ve mizahıyla daha muhteşem varlıklar olma potansiyelimizi hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110156</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e4eadeb-d95e-4b64-aef8-a8a767146b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kül Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Kül Mevsimi, algıları altüst olmuş, gerçekliği ve tüm doğal güzellikleri yitip gitmiş modern dünyamızda toplumun son umudu olan bal rengi bir kızı anlatıyor:

Adı Hüzün.
 

Küllerinden doğmaya çalışan bu hikâyede ona ömrü boyunca sevgiye hiç rastlamamış, değersizlik kaderi olmuş bir adam eşlik ediyor:
Adı Cezmi.

Bilinenin ötesine uzanan, insan olmanın köklerini sorgulayan ve modern kusurlarımızı büyülü gerçekçi bir anlatımla eleştiren Kül Mevsimi, alevler içinde kalmış bir toplumun yeni bir umuda yolculuğu…
Onca dikenine rağmen gülleri özünden koparan sen,
hangi mevsimin gülüsün?
Her şey yanıp yok olduğunda akıllarda artık tek bir soru kalır:
Sen neyin külüsün?

Fatih Onaydın, toplumun en sert gerçekliklerini bile masal tadında anlatırken, bizleri yaşadığımız zamanın aynasına bakmaya davet ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110157</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1f2f741-786c-4b82-8a2d-3ebe20d9c3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmecelerle, Bulmacalarla Kentini Keşfet: Bodrum</image:title>
            <image:caption>Dünyanın yedi harikasından birinin Bodrum’da olduğunu biliyor musun? 
 
Bodrum’un müzeleri ve ören yerlerinin nerede olduğunu biliyor musun, hangilerini gezdin? 
 
Bodrum’un denizlerindeki canlıların isimlerini biliyor musun? 
 
Bodrum’un otlarını sayabilir misin? 
 
Bodrum mandalinasından neler yapıldığını söyleyebilir misin? 
 
Bir zamanlar un öğütülen yel değirmenlerinin öyküsünü biliyor musun? 
 
Bodrum’un meşhur teknesi gulet hakkında ne biliyorsun? 
 
Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın Bodrum’a kazandırdığı ağaçları biliyor musun? 
 
Bodrum’un birbirinden güzel koylarını sayabilir misin? 
 
İşte elindeki bu kitap hem bu soruları yanıtlıyor hem de bilmece ve bulmacalarla eğlendiriyor. 
 
Keyifli okumalar, iyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a92409c-8fe6-4027-9edf-a16f9121bec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Enkaz ve Parıltı</image:title>
            <image:caption>Mültecilerin çantasından, dilsiz deneyimlerden, sokakları geri isteyen politik mücadeleden, kent hakkı tanınmayanlardan, anayasal şiddetin ekonomi-politiğinden, paçavra toplayıcısı bilim insanlarından ve kötümser bir umudun yeşerteceği dünya inancından dem vuran bu derleme, bize Walter Benjamin’in çağdaş düşünce için önemini ve sahip olduğu epistemolojik ve metodolojik imkânlarını hatırlatıyor. Fragmanlardan, montajlardan, alıntılardan ve şoklardan oluşan epistemolojisi ve oyalanmanın, düş görmenin, uyumanın ve uyanmanın imkânlarını kullanan metodolojisi, egemen bilim ve tarih anlayışının normallerine karşı mücadele eden her varoluşun bakışına da yârenlik edebilme potansiyelini haiz. Aynı zamanda, ikilikleri bağdaştırmaktan ziyade aralığı kat eden, akademinin ve bilimin aralığından geçmeyi değil de onu tahriş etmeyi, süreklilik gibi görülen bu aralıktaki iktidar ilişkilerinin dönemeçlerini ve kopuşlarını fark eden, yani aralığı kendisine dert edinen ve onunla konuşan bir felsefenin imkânını da müjdeliyor. İşte bu kitap, modernitenin iki’sine sığmamış bu düşünürün hem yaşamındaki hem de düşüncesindeki arada-kalmışlığıyla, bizi genişlemeye teşne disiplinlerarası bir çatlaktan içeriye buyur ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c1379c-73d0-47ea-9ceb-4113c4ad0ba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Refah Ve Atılay Faciaları Denizaltı Filosu Tarihi</image:title>
            <image:caption>Denizaltıcı ve Kaderi
     “Halk arasında sıkça kullanılan bir tabir vardır. ‘Kaderin önüne geçilmez.’ Bu inancın bir tek istisnası vardır, o da ‘denizaltıcılık mesleği’dir.
     Dünyada denizaltıcılar kadar kaderine karşı gelen, bilgisi, yeteneği ve gücünün son noktasına kadar onunla mücadele eden başka bir toplum yoktur.
     Denizaltıcılar hava kaçıranlar açıldığı andan itibaren kaderi karşılarına alırlar. Sualtında geçen her saniye, her saat ve her gün en yüksek teyakkuz seviyesinde kaderin bir şekilde kendilerini alt etmemesi için mücadele verirler.
     ‘Gemi 60 kademde (14,5 metrede) seyre ayar edildi.’
     ‘Yangın kontrol altına alındı, dairede duman var…’
     ‘Baş torpido dairesi tazyik altına alındı, suyun girmesi azaldı, yarayla mücadele ediliyor.’
     ‘Torpido kovanı terk etti, ön kapak kapandı.’
     ‘Batarya dairesine suyun girmesi önlendi, dairede klorin var.’
     Daha buna benzer yüzlerce raporun tek bir manası vardır:
     ‘Kaderimizi yendik, kontrol hâlâ bizde.’
     Bu demektir ki denizaltıcı, düşmanı (diğer deyişle kaderi) ile günlerce aynı yatakta koyun koyuna yatan ve asla silah taşımayan yegâne muharip kişidir. Bu muharip kişinin silahı, denizaltıcılık bilgisi ve yeteneği, silah arkadaşlarıyla olan karşılıklı güven ve dayanışması, soğukkanlı fakat zekice ve çabuk karar verebilme kabiliyetidir. Bu kadar mükemmel yetişmiş bir muharibin çok nadir de olsa kaderine yenik düştüğü anlar olabilir. Ancak her yenilgi, denizaltıcıya düşmanını daha iyi tanıma fırsatı verir. Denizaltıcı eksik olanı görür ve kendini yeniden donatır. Böylece kaderin denizaltıcılara karşı kullanabileceği jokerleri tek tek elinden alınır. Her kaybedilen mücadelenin sonunda denizaltıcı daha güçlü olur, düşmanı ise daha da zayıflar. Dileğimiz, kaybettiğimiz dostlarımıza üzülürken, onların kaybına sebep olan nedeni bulup derinlere daha bilgili ve güvenli olarak dalabilmektir…”
                                                           Emekli Amiral Atalay Yavuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fedcf1d-fc9b-4b19-85fd-11d05260c1f4.jpg</image:loc>
            <image:title>İnönü Ve Demokratlar</image:title>
            <image:caption>İttihat ve Terakki döneminden beri Türkiye’de çok partili sistem mücadelesi, daha çok iktidardaki ve muhalefetteki partiler arasında sürdürülmesine rağmen, siyasi mücadele aslında karizmatik bir lidere karşı bir parti mensuplarının mücadelesi şeklinde geçmiştir. Bunun ilk örneği Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularından İsmet İnönü’ye karşı Demokrat Partililerin mücadelesidir. 1945’te II. Dünya Savaşı gailesinden Türkiye’yi sağ salim çıkardıktan sonra, dünya şartlarının değişmesinin de etkisiyle çok partili sistemi yeniden başlatan Cumhurbaşkanı İnönü, 1946-1960 arası dönemde Demokratlar ile baharı çok az olan, daha çok fırtınalı geçen bir ilişki süreci yaşamıştır. Elinizdeki kitapta, inişli çıkışlı bu dönemin belgelere dayalı hikâyesi yer almaktadır.
“…varmak istediğim netice başlıca iki parti arasında temel şartın, yani emniyetin yerleşmesidir…” Cumhurbaşkanı İsmet İnönü-12 Temmuz 1947
“Yeni bir taktik olarak mütemadiyen şiddetten bahsolunmaktadır. İnsaf edilsin, kim kime şiddet göstermiş ve baskı yapmıştır? Kim kime baskı yapmağa ve şiddet göstermeğe muktedirdir?” Celâl Bayar-2 Ekim 1949
“Aramızdaki farkı bilelim, biz mutlakıyetten bugüne geldik. Siz ise bugünden mutlakıyete gidiyorsunuz…” İsmet İnönü-27 Haziran 1956</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2209e4e-09b6-429e-801b-7ea8613a060f.jpg</image:loc>
            <image:title>One Punch Man - Tek Yumruk 23</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. 
 
  Narinki&apos;nin paralı askerlerini, DO-S’nin büyüsünün etkisinden kurtaran Samuray Delgi, Nonoş Sansar ve Iaian kaçış planları yapar. Ne var ki Şeytan afet seviyesindeki Şeytan Uzun Saç denen canavar, onlar kaçamadan ortaya çıkar ve kahramanlar bu güçlü canavarla şiddetli bir kavgaya tutuşurlar. Diğer tarafta, ustaları Atomik Samuray, tüyler ürpertici bir rakiple karşı karşıya gelir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0215e6d1-d44f-4f98-812b-b1863852fffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşim Savaşı</image:title>
            <image:caption>Yeşim Savaşı’nda Kaul kardeşler, Asya esintileri taşıyan fantastik metropolisin hâkimiyeti için rakip klanlarla amansız bir mücadeleye girişiyor. 
 
Kekon Adası’nda yaşayan Kaul ailesi, yüzyıllardır Yeşil Kemik savaşçılarının tekelinde bulunan ve kullandıklarında onlara olağanüstü güçler bahşeden sihirli yeşim taşı kaynakları için kıran kırana bir mücadelenin içindedir. Kekon sınırları dışında ise giderek büyüyen bir savaş sürmektedir. Yabancı devletlerin, klanların ve çetelerin gözü bu ada ülkesine çevrilmiştir. Çünkü Kekon&apos;un en değerli kaynağı olan yeşim hem görülmemiş bir zenginlik hem de hâkimiyet demektir. 
 
Dört tarafı tehditlerle sarmalanan Kaul ailesi, yeni ve tehlikeli ittifaklar kurmak, düşmanlarıyla bazen karanlık ve tekinsiz sokaklarda, bazen de göz alıcı gökdelen ofislerinde karşılaşmak zorundadır. Artık onurlarını bir kenara bırakıp hayatta kalabilmek ve Kekon&apos;un Yeşil Kemikleri’ni kurtarabilmek için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. 
 
Yeşim Savaşı; aile, onur, kan ve yeşimin kadim yasalarına göre yaşayıp ölenlerin büyüleyici hikâyesini anlatan Yeşil Kemik Efsanesi’nin ikinci kitabı. 
 
“Lee&apos;nin mafya dramasına getirdiği destansı yorum bağımlılık yapıyor.” 
B&amp;N Sci-Fi &amp; Fantasy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06fb9b4e-3c5c-4c59-8709-169fc62ede2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakır Krallığı</image:title>
            <image:caption>Goodreads Fantezi Kategorisi Adayı (2019)
Ignyte Yılın Kitabı Ödülleri Adayı (2020)
 
“Bu şehirdeki herkesin intikamla beslenmesinden bıktım. Halklarımızı kurtarmanın tek yolu bize karşı gelebilecek herkesi yok etmekmiş gibi davranmaktan bıkıp usandım; sanki düşmanlarımız güç dengesi değiştiği anda bu yaptıklarımıza aynı şekilde karşılık vermeyeceklermiş gibi.” 
 Her türden büyünün yapıldığı, cinlerin öldürülebildiği ve bir kadının elini sallayarak şifa bahşettiği efsunlu bir mitler diyarı olan Divyurdu&apos;na tekrar hoş geldiniz. Burası, kötü kralların ve entrikacı prenseslerin ülkesi. Nefesinizi kesecek kadar derin ve büyüleyici tarihi de cabası… Nehri’nin hayatı, entrikalarından biri ters gidip de korkunç ve gizemli bir cini kazara çağırdığı anda sonsuza dek değişir. Kahire’den alınıp Divyurdu’nun göz kamaştırıcı kraliyet sarayına götürüldüğünde hayatta kalmak için hırsızlık yeteneğinin tüm inceliklerine ihtiyacı olacağının da farkındadır. Şimdi Divyurdu yıkıcı bir savaşın ardından karanlıkta kalmışken Nehri de kendisine yeni bir yol çizmek zorundadır. Hem de kalbini çalan muhafızın koruması ya da dost bildiği prensin öğütleri olmaksızın. Attığı tek bir yanlış adım, tüm kabilesinin sonunu getirebilir. Sürgüne gönderilen Ali ise peşinde suikastçılarla ata topraklarının acımasız çöllerinde sürüklenirken korkunç bir aile sırrını açığa çıkarma pahasına kendisine bahşedilen korkutucu yeteneklerine güvenmeyi öğrenecektir. Ancak kader, bu iki insanın hayatını bir kez daha kesiştirmeye kararlıdır. Tehlike, ihanet, yanlış kararlar ve öngörülemeyen sonuçlarla bezeli bir yolda yeniden bir araya gelmeleri an meselesidir.
 
S.A. Chakraborty’nin kaleme aldığı Pirinç Kenti, Bakır Krallığı ile kaldığı yerden devam ederek sizi büyüleyici bir yolculuğa çağırıyor. 
“Serinin ikinci kitabı da o büyülü muhteşem dünyası, akıl almaz kurgusu, çarpıcı karakterleri ve birbiriyle çatışan entrikalı planlarıyla hayranlarını yine soluksuz bırakacak.”
 -Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5812818-15cf-4c7f-b2a5-b276b8659af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Wunderwaffen Cilt 4</image:title>
            <image:caption>Yeni Svabya üssündeki inanılmaz keşiflerinin Müttefik Devletler’in kulağına gittiğinden şüphelenen Hitler, düşmanlarına bir kez daha korku salmak için Mucize Silahlarının bir kısmını harekete geçirir. Müttefikler şaşkınlık içindedir. 
Her şey bir yana,  ̋Ziyaretçi˝diye anılan uzaylı varlık, 
sonunda Almanya’ya ulaşmış ve Hitler’i hemen etkisi altına almıştır.  
 
Dünyanın tarihini neredeyse tamamen değiştirecek günler yaşanmakta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b36a0e86-cce3-40fc-a723-93f025172529.jpg</image:loc>
            <image:title>Az Kuru</image:title>
            <image:caption>Tutunmalar, dokunmalar 
Çekine çekine sokulmalar 
Korunmalar düş sessizliği, 
hayal neşesi 
Kimi kimsesi uzun yolculuklarda 
Arkasında bırakırken üzüldüğü 
Süzüldüğü bir dağ yamacından 
Sözü var, haksızlıkta keskin kılıç 
Kini yok, pususu zifir 
  Dili yılan, bin küfür 
Milyon inkişafla yatağa dolan 
Nefreti bir fetretin kılıcı yapan 
Yazması ve yazgısı olmayan 
Arşa giden yolu var 
Kulu var elinden tutanın 
Yüzüne samimi bir bakış atanın 
Toprağı var, bir yudum insan 
Gömülen zaman. 
Kendini narince tutan eli keser miydi 
Camdandı bardak kırılmıştı 
bir kere</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9006b9-9346-4515-8509-e3bfad1f21c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Palme Yayınevi 3. Sınıf Tek İlkokul Seti</image:title>
            <image:caption>Palme Yayınevi 3. Sınıf Tek İlkokul Seti
Türkçe - Okuma Anlama Kitabı HEDİYELİ
Matematik - Problemler Kitabı HEDİYELİ
Hayat Bilgisi - Akıl Oyunları ve Eğlenceli Etkinlikler Kitabı HEDİYELİ
Fen Bilimleri
Hafta Sonu Kitabım
Hazırlık Kitabım
Seviye Tespit Sınavı
Çözümlü Akıllı Tahta Uygulaması
Değerlendirme Çözüm Videoları
Etkinlik Çözüm Videoları
Konu Anlatım Videoları
Açık Uçlu Soru Çözümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9687e718-7773-4d4a-8391-7f85cf3276fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos; de Küçük Aile Çiftçiliği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE TARIMIN GENEL GÖRÜNÜMÜ 
 
İKİNCİ BÖLÜM E-TİCARET ve TARIM 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM YÖNTEM VE BULGULAR 
 
KÜÇÜK AİLE ÇİFTÇİLERİNİN E-TİCARETE UYGUNLUĞUNUN ARAŞTIRILMASINDA AMPİRİK BİR ÇALIŞMA: TORBALI ÖRNEĞİ 
 
SONUÇ VE TARTIŞMA 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f03740f8-9838-4c30-92ce-88541f917058.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal İletişim Perspektifinden İzmir&apos; de Bir Muhalefet Öyküsü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
SUNUŞ 
Diken Üstünde Siyaset 
Demirel Sevgisi 
Demokles’in Kılıcı 
Parti İçi Çekişmeler 
İzmir’in Dengeleri 
DYP’den Cacık Olmaz 
Kırk Haramiler 
DYP’de Yeni Yüzler 
Sancılı Günler 
Disiplin Kurulu 
Yerel Seçime Doğru 
“Baba Rasih” Dönemi 
Kılıçlar Çekilince 
Yeni- Eski Tartışması 
Demirel’in İzmir Stratejisi 
Köstepen ve DYP’de Yenilenme 
İl Başkanlığı Yarışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/230dbf3b-08ee-40a8-ac3f-89e47e24d0f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Yöneticilerinde Liderlik ve İletişim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ÖNSÖZ 
1. GİRİŞ VE AMAÇ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. YÖNETİM 
2.2. LİDERLİK 
2.3. İLETİŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b51f1a-c4d7-4744-802f-5b7eda03b4ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Ergenlik Döneminde Spor Eğitimi ve Ayak Basınç Dağılımı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. BÖLÜM 
Spor ve Spor Eğitimi 
Ergenlik Dönemleri ve Spor Eğitimi 
Erken Ergenlik (11-14 yaş) Dönemi ve Spor Eğitimi 
Orta Ergenlik (14-17 yaş) Dönemi ve Spor Eğitimi 
Geç Ergenlik (17-21 yaş) Dönemi ve Spor Eğitimi 
 
2. BÖLÜM 
Ayak-Ayak Bileği Fonksiyonel Anatomisi 
Kemikler 
Ayak Eklem ve Bağları 
Ayak bileği eklemi (Talocrual) 
Subtalar (Talocalcaneal) Eklem 
Midtarsal Eklem (Chopart Eklemi) 
Tarsometatarsal eklem 
Metatarsofalangeal eklem 
İnterfalangeal eklem 
Ayağın Yumuşak Doku ve Kasları 
Ayak Kasları 
Ayağın Arkları 
 
3.BÖLÜM 
Çocukluk Çağında Ayak Gelişimi 
 
4.BÖLÜM 
Ayak Problemleri 
Düz Taban (Pes planus) 
Yüksek Taban 
Halluks Valgus 
 
5.BÖLÜM 
Ayak Taban Basıncı ve Pedobarografik Ölçüm Özellikleri 
Statik Pedobarografik Değerlendirme 
Dinamik Ölçüm Pedobarografik Değerlendirme 
 
6.BÖLÜM 
Spor Eğitiminin Ayak Basınç Dağılımına Etkisi 
Spor Yapan Erken Ergenler Ayak Basınç Dağılımı 
VKİ Değişkeni 
Yaş-Cinsiyet Değişkenleri 
Ayakkabı Tercihi 
Ayakkabı Numara Tercihi 
  KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731b8b74-ef0d-45cc-8249-b4eb171ffb1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencilerinin Doping Kullanımına Yönelik Tutumlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ÖNSÖZ 
ÖZET 
ABSTRACT 
SİMGELER VE KISALTMALAR 
TABLOLAR / ŞEKİLLER DİZİNİ 
İÇİNDEKİLER 
GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
3. MATERYAL VE YÖNTEM 
4.BULGULAR 
5. TARTIŞMA VE SONUÇ 
6. ÖNERİLER 
KAYNAKLAR 
8. EKLER 
9. ÖZ GEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d130186-7e55-4d74-a51a-9d9c540b9062.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerine Kuramsal Bakış -III-</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1: TENİS OYUNCULARI VE KARİYER 
 
BÖLÜM 2: U11-U12 BASKETBOLCULARDA BİLATERAL ÇALIŞMALARIN PERFORMANSA ETKİSİ 
 
BÖLÜM 3: 8-10 YAŞ TENİSÇİLERDE KOORDİNASYON ANTRENMANLARININ DENGE, ÇEVİKLİK VE ESNEKLİĞE ETKİSİ 
 
BÖLÜM 4: SPOR ETKİNLİKLERİNDE YASAL KONULAR 
 
BÖLÜM 5: FUTBOLDA LAKTAT TESTİ VE PERFORMANS ANALİZLERİNDE TEKNOLOJİ 
 
BÖLÜM 6: TENİS ÖZELİNDE BESLENME PRENSİPLERİ 
 
BÖLÜM 7: ABA GÜREŞİNİN TERİMLERİ VE DEYİMLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e8ad096-446e-462a-aa47-e63591689fa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıldıran Herkül</image:title>
            <image:caption>Seneca’nın, Hercules Furens adlı tragedyasının konusu Yunan mitolojisinin güçlü kahramanı Herakles (Lat. Hercules, Türk. Herkül) ve onun işleridir. Latincede Hercules ismiyle anılan kahraman, efsaneye göre tanrı Iuppiter ile Miken kralının kızı ve Amphitryon’un karısı Alcmene’nin oğludur. Iuppiter, Teleboialılar üzerine sefer düzenleyen Amphitryon’un yokluğunda onun kılığına girerek Alcmene ile birlikte olmuş, bu birliktelikten yarı tanrı, yarı insan Herkül doğmuştur. Iuppiter’in karısı Iuno, durumdan haberi olunca buna çok öfkelenmiş ve doğan çocuk Herkül’e öfkesi hiç dinmemiştir. Nefret dolu tanrıça Iuno’nun öfkesi, öç alma tutkusuna dönüşmüştür. 
 
Iuno, nefret ettiği üvey oğlu Herkül’e, Argos kralı Eurystheus aracılığıyla, on iki zorlu görev vermiştir. Bu görevlerin sonuncusu ve en tehlikelisi, Ölüler Diyarı’na inmek ve oradaki üç başlı korkunç köpek Cerberus’u yeryüzüne getirmektir. Herkül, dostu Theseus’un yardımıyla bu görevi de başarıyla yerine getirip, karısını, çocuklarını ve babasını zalim, zorba tiran Lycus tarafından öldürülmekten kurtarmak için tam zamanında Thebai’ye varır. Onları da kurtarıp tam bir zafere ulaşmasına çok yaklaşmıştır. Ancak Iuno, üvey oğlunun zafer kazanmasını engellemeye, onu yıkıma sürüklemeye kararlıdır. Bu amaçla, böylesi zorlu işler vererek alt edemeyeceğini, onu yıldıramayacağını anladığı için planını değiştirir: Herkül’ün kendi gücünü kullanarak, onun kendi kendisine zarar vermesini amaçlar. Ölüler Diyarı’ndan başarıyla dönen Herkül’e cinnet geçirtip onu çıldırtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3141029b-d3f4-4296-b2bb-7ef6c51ce59c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahdet-i Vücud Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Belki de hiçbir yüzyıl 13. yüzyıldaki gibi düşünürler, sanatçılar ve manevi öncüler açısından bir zenginlik, çeşitlilik göstermemiştir. Akdeniz dünyasında, Anadolu coğrafyasında kökleşmeyi, kalıcılığı sağlayan unsur herhalde askerî güç, kılıç kadar aklın, bilimlerin gelişimi ve bu düşünce insanlarının entelektüel çabaları olmuştur. Sadece o dönemin dünyasına değil, geleceğe de yön veren entelektüel dünyanın bütün yıldızları âdeta bu yüzyılda biraraya gelmiş gibidir. 
 
Bu bağlamda Osmanlı’nın ilk başmüderrisi olarak kabul edilen Dâvûd Kayserî’yi, Hıristiyan dünyasının önemli kararlarının alındığı İznik’te kurucu kimliğiyle bu önemli göreve getirirken, yönetici aklın bu kararı almasında ve uygulamasındaki ilkesi yüksek bir anlayışı ve zihniyeti sergilemektedir. Bir bakıma kökendeki bir dünyayı kurma tarzı, düşüncesi, ideolojisi sadece doğum ânını değil, büyümesini, gelişmesini ve o bilgilerin aktarılmasını da kumanda eder, yönetir. Başlangıçlar böylesine önemlidir. Bir yanda doğa bilimleri, astronomi, matematik, diğer yanda Selçuklu medrese geleneğindeki İslâm anlayışı ile İbn Arabî, Sadreddin Konevî çizgisinde bir vahdet-i vücûd düşüncesi ve bu ikisinin o zamanki dünyayı yeniden şekillendirme tarzına temel teşkil eden kavramsal çerçevenin yetkin bir şekilde ortaya konulması… gelecek yüzyılları da belirlemiş diyebilir miyiz? İşte modern dönemde Dâvûd Kayserî hakkında geniş kapsamlı ilk eseri ortaya koymuş ve tercümelerini yayımlamış olan Mehmet Bayrakdar’ın bu çalışması sözü edilen başlangıçlardan biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43c8d9a5-d0d4-4936-9f34-5eb578f1c940.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Yüceliği Üzerine Söylev</image:title>
            <image:caption>Mirandola ve Concordia kontu Giovanni Pico otuz iki yıllık yaşamı boyunca bilginin peşinden koştu. Hıristiyan inancına sıkı sıkıya bağlı olsa da dünyadaki tüm felsefe ekollerinin ve dinlerin insana dair aynı öze farklı kıyafetler giydirdiğini düşünüyordu. Gençliğinin de verdiği heyecanla, Katolik Kilisesi’ne ve tüm dünyaya yepyeni bir barış felsefesini benimseteceği umudundaydı. Bu uğurda tüm dünyanın bilgisinden faydalanarak ortaya çıkardığı, toplam dokuz yüz savını papaya sunacaktı. Bu sunuma başlarken söylemek için de bu söylevi yazdı. Kitapta da anlatıldığı gibi Pico bu görevinde başarısızlığa uğradı, eserine ait kopyalar yakıldı, bu söylev ise bir bakıma unutulup sonraki yüzyıllarda değerini bulmak üzere uykuya daldı. 
 
20. yüzyılın tan vaktinde yeniden ortaya çıkan söylev, ilkin genç bir bilginin Kabalacılığı ve çileci mistisizmi teşvik ettiği bir metin olarak değerlendirildi. Ancak Rönesans insanı kavramı geliştikçe Hümanist felsefenin bu kısa söyleve tüm sesiyle tesir ettiği anlaşılmaya başladı. Pico, tasavvur ettiği o Kabalacılık kökenli barış ve ahenk felsefesini kabul ettirememiş, görevinde başarısız olmuştu belki, ancak yaşadığı dönemi farkında olmadan kısacık bir söylevin içine sığdırmış, gelecek yüzyıllara böyle seslenmişti. Bu söylev, öğrenmenin sınırsızlığını ve evrensel bilgeliğe duyulan açlığı ifade ediyor. Pico’ya göre, insan olmak için aklı kullanmak, insanı aşmak için ise aklın sınırlarını durmadan genişletmek gerekli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ddecbcc-8030-483d-94dd-98cf18e991b4.jpg</image:loc>
            <image:title>İndra</image:title>
            <image:caption>İndra yaşayan dünyanın kralıdır. Neşe kazandıran, nesiller çoğaltan, yiyecek veren, at arabalarına hız katan ineklerin koruyucudur. O harikalar yaratan bir tanrıdır. Güneş ve şafağı doğuran odur, suları kurtarıp akıtan tanrıdır, kuraklıkları giderir. İnsanlar gibi gerçek hediyeler verir, altınlar dağıtır, mutluluk bahşeder ve güç kazandırır. Nefret içindeki düşmanlara engel olandır, insan boylarının arasına karışır, uzaklara yayılır; ozanlar öfkesi dayanılmaz olan “kral İndra’yı” sonsuza dek överler. Onun tanrı olarak en önemli işlevleri, başta Vritra olmak üzere ifritlerle savaşması, insanların ihtiyacı olan suları getirmesi, sığırlar vermesi, insanların çeşitli ihtiyaçlarını karşılaması ve onları düşman güçlerden korumasıdır. Veda döneminde tanrılar insanlar gibi düşünüldüğünden onlardan söz ederken de bir insanda var olan özellikler sıralanır. Rigveda’da İndra için zaman zaman “neşeli, öfkeli, ün seven, övgüye düşkün, güzel yanaklı, güzel çeneli, hep genç olan, baba, kardeş” gibi insansal nitelikler sayılır. 
 
İndra, Hint toplumunu birarada tutan güçlü bir etkiye sahip, Hint Tarihi’nin vazgeçilmez bir unsuru olarak ortaya çıkmıştır. Tanrı ve kral İndra bize Hindistan’ın ulusal kimliğini, bu kimliğin oluşumunda diğer toplumlardan olan temel farklılığı gösterir. Anlatılan İndra efsaneleri uzun yıllar içinde biçimlenen ve “Hindistan” olma yolunda ilerleyen toplumun toplumsal bilinçaltını da gösterir ve bu açıdan çok değerlidirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110177</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5037b03-90b9-46a2-b705-56dcf99b6014.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçinmek</image:title>
            <image:caption>Etkin stratejilerle işyerinde gücü elde etmenin yolları
Özgüvensiz patron, pasif agresif iş arkadaşı, entrikacı yönetici, her şeyi bilen meslektaş, işkenceci uzmanlar ve diğerleri… İş hayatında olup da bu profillere denk gelmeyen yoktur.
Modern zamanın çarkları dönerken zor insanlarla uğraşmanın stresi yaratıcılığımızı ve üretkenliğimizi azaltır, berrak düşünme ve doğru kararlar alma yeteneğimizi köreltir. Günün sonunda iş arkadaşlarımızı seçme şansımız olmadığından toksik ilişkilere katlanmak dışında başka bir seçeneğimizin olmadığını düşünürüz. 
Harvard Business Rewiev yazarı ve işyeri uzmanı Amy Gallo, sekiz zor iş arkadaşı arketipini tanımladığı Geçinmek kitabında sert esen rüzgarları kendi yelkeninize göre ayarlamanın ilkelerini anlatıyor. Endişe, sessizlik, isteksizlik, aşırı düşünme, stres ve öfke sarmalından sizi kurtararak, sakin sularda seyretmenizi sağlayacak gerçekçi stratejiler paylaşıyor. 
“Geçinmek bize başka bir iş bulmasını dilediğimiz o pislikle bile uyumlu bir biçimde nasıl çalışabileceğimizi anlatıyor. Şiddetle tavsiye ediyorum.”
—DANIEL GOLEMAN, çok satan Duygusal Zeka’nın yazarı
 
“ Zekice yazılmış ve derin araştırmalarla, zorlu iş arkadaşlarıyla başa çıkmaya yönelik güçlü ve uygulanabilir bir çerçeve.”
—DANIEL H. PINK, New York Times çok satanlar listesinde #1 The Power of Regret, WHEN ve DRIVE’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147654fd-7336-4413-9ca5-772e253ebf83.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kimya Meselesi</image:title>
            <image:caption>Kimyager Elizabeth Zott’ı anlatmak için pek çok sıfat kullanılabilir ama “ortalama” bunlardan biri değil. Aslında o, hiçbir kadının ortalama olmadığını söyleme cesareti gösterenlerden biri. Üstelik bunu, 1960’larda bir araştırma enstitüsünde, tamamı erkeklerden oluşan ve eşitlik konusunda pek de bilimsel davranmayan bir ekiple çalışırken söylüyor. Ona itiraz etmeyen tek istisnaysa yalnız, zeki, kindarlığıyla ve Nobel adaylığıyla ünlü Calvin Evans. Calvin, Elizabeth’in her şeyine ama en çok da zekâsına âşık olmak üzere. Yani gerçek kimya sonuçlarını vermeye başlıyor. Ama bilimde olduğu gibi hayatta da bazen asla tahmin edemeyeceğimiz şeyler olur. Böylece Elizabeth birkaç yıl sonra kendini bekâr bir anne ve televizyonda yayınlanan bir yemek programının isteksiz sunucusu olarak buluyor. Elizabeth’in seyircilerine bir çorba kaşığı asetik asit ile bir tutam sodyum klorürü karıştırmalarını önerdiği bu program büyük ses getiriyor. Ancak elbette Elizabeth herkesi mutlu edemiyor. Çünkü o, kadınlara sadece yemek yapmayı değil, statükoyu değiştirmek için ne yapmaları gerektiğini de öğretiyor. Gülmekten kırıp geçiren mizahı, gözlem gücü ve göz kamaştırıcı karakterleriyle Bir Kimya Meselesi, en az başkahramanı Elizabeth Zott kadar kendine has ve capcanlı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/456d364f-35ac-418c-887c-d3e3626abd68.jpg</image:loc>
            <image:title>Medikal Medyum</image:title>
            <image:caption>MEDİKAL MEDYUM SERİSİNİN İLK KİTABI
GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ VE GENİŞLETİLMİŞ
ZAMANIN ÇOK ÖTESİNE GEÇMİŞ BİR ŞİFA BİLGELİĞİ
Tıbbın, acılarınızın gerçek sebebini ve tedavi yolunu keşfetmesi için bekleyecek 20 yılınız daha var mı?
Birinin sizi -hemen şu anda- iyileştirmesinin bedeli ne olurdu?
New York Times #1 çoksatan yazarlarından Anthony William, devrim niteliğindeki sezgileri ve
günümüzde daha da öne çıkan yetenekleriyle geri dönüyor. Sağlık problemlerinizin sebeplerini ve
aşağıda listesini gördüğünüz iki düzineden fazla rahatsızlıktan nasıl kurtulacağınızı keşfedin.
 
AĞRILAR &amp; SANCILAR
• DEHB
• ADRENAL YORGUNLUK
• YAŞLANMA
• ALZHEIMER
• OTİZM
• OTOİMMÜN
RAHATSIZLIKLAR
• BELL PALSİSİ
• BEYİN SİSİ
• KANDİDA
• KRONİK YORGUNLUK
SENDROMUKOLİT
• DEPRESYON &amp;
• ANKSİYETE
 
• DİYABET VE
• HİPOGLİSEMİ
• SİNDİRİM
• BOZUKLUKLARI
• BAŞ DÖNMESİ
• EPSTEİN BARR VİRÜSÜ
• FİBROMİYALJİ
• DONUK OMUZ
• İLTİHAPLANMA
• SIZINTILI BAĞIRSAK
SENDROMU
• LUPUS
• LYME HASTALIĞI
• MENOPOZ
• SEMPTOMLARI
• MİGRENLER VE BAŞ
AĞRILARI
 
• MULTİPL SKLEROZ (MS)
• NÖROLOJİK BELİRTİLER
• ÂDET ÖNCESİ
SENDROMU (PMS)
• DOĞUM SONRASI
YORGUNLUĞU
• TSSB
• ROMATİZMAL EKLEM
İLTİHABI
• ZONA HASTALIĞI
• TİROİT HASTALIKLARI
• KARINCALANMA VE
UYUŞMALAR
• TME &amp; ÇENE AĞRISI
• VERTİGO VE KULAK
ÇINLAMASI
 
“Konuşmamızın ilk üç dakikasında Anthony, sağlık sorunumu tam olarak tanımladı!
Bu şifacı gerçekten ne dediğini biliyor. Anthony’nin Medikal Medyum olarak tıbbi
 
yetenekleri benzersiz ve büyüleyici.”
 
— Alejandro Junger, New York Times’ın çoksatan kitapları Clean, Clean Eats, Clean Gut
ve Clean 7’ın yazarı; büyük ilgi gören Clean Programı’nın yaratıcısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a17757f-aabe-4a97-b625-408f6b8c1b63.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Kızlara Yol Arkadaşları -1</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 30 süper kadın kahraman var.
Hepsi CESURCA yaşadı, kimsenin gitmediği
yollardan gitti ve ilkleri başardı.   ONLAR YAPABİLİRSE,
SEN DE YAPABİLİRSİN!   Eğer hayal eder, çok ister ve çalışırsan
sen de bir gün kendi kahramanlık hikâyeni
yazar, bu topraklardan çıkıp dünyayı
değiştirirsin. Yayımlandığı yıl çoksatan
listelerindeki yerini uzun süre koruyan
Cesur Kızlara Yol Arkadaşları 1,
yenilenmiş baskısıyla ilham kaynağı
olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9b86803-e599-4b94-95f8-50323f6ad3b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik Sağlamlık (Rezilyans)</image:title>
            <image:caption>Hayatın fırtınaları karşısında bazı insanlar sapasağlam dururken bazıları neden savrulup gider? Psikolojik sağlamlık bu sorunun anahtarıdır. Psikolojik sağlamlık, sevdiğiniz birini kaybetmek, işten çıkarılmak, ciddi hastalıklar yaşamak ve hatta gündelik sıkıntılar gibi çeşitli zorlukların ve stres verici olayların ardından toparlanabilme becerisidir. Psikolojik sağlamlık, zorluklar karşısında insanların güçlü tepkiler verebilmesini sağlayan beden, zihin ve karakter gücüdür. Kısacası, psikolojik sağlamlık ruh sağlığının yapıtaşıdır.  
 
Dr. Schiraldi Psikolojik Sağlamlık kitabında, pozitif psikoloji, bilişsel davranışçı terapi, kabul ve kararlılık terapisi ve bilinçli farkındalık gibi kanıta dayalı yaklaşımlarla, zorlayıcı durumların ardından nasıl toparlanabileceğinizi açıklıyor. Ayrıca travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete, depresyon, öfke ve madde bağımlılıkları gibi stres kaynaklı sorunları önlemek ve iyileştirmek için etkili beceriler sunuyor.  
 
“Psikolojik Sağlamlık, bu alanın açıkça en güvenilir, en ufuk açıcı kitabı. Dr. Schiraldi, psikolojik sağlamlık eğitiminde okuru üç önemli aşamadan geçiriyor: psikolojik sağlamlığın önemli sorunları hakkında temel bir anlayış kazanmak, okurun kendi psikolojik sağlamlık düzeyini belirlemesi ve sonra da psikolojik olarak sağlam bir zihin oluşturup devamlılığının sağlanması için okura çeşitli etkinliklerle rehberlik etmek.” 
—Dr. Steve O. Steff, Crisis Care International başkanı ve CEO’su 
 
“Dr. Schiraldi hayatın zorluklarına karşı ihtiyacımız olan esnekliği nasıl geliştireceğimizi öğretiyor.”  
—Dr. Greg Baer, Real Love and Post-Childhood Stress Disorder kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab6aad9c-61ac-4827-a372-78e8a2e24a11.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisatta Çok Seslilik ve Çoğulcu Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iktisat alanında çok sesliliği ve bu konudaki tartşımaları kapsamlı şekilde tanıtan ilk Türkçe kitaptır. Ayrıca, 2000 yılında Le Monde gazetesinde yayımlanan çok sesli iktisat eğitimi çağrısı öncesinde ve sonrasındaki gelişmeleri ortaya koyar. 

2008 krizi ve Kovid pandemisi gibi finansal ve doğal felaketlerin ekonomik etkisi çok güçlü oldu. Ortaya çıkan küresel ekonomik yıkımdan çıkma çabası, alternatif iktisadî yaklaşımlara olan ihtiyacı tekrar tekrar ortaya koydu. Bazı iktisatçıları içe bakışa ve öz eleştiriye yönelterek, iktisadın ekonomik problemleri çözmedeki yetersizliğine dair daha güçlü arayışlara savurdu. Bu yetersizliğin temelinde, neoklasik teorinin içinden ve dışından gelen alternatif önerilere sırt çevirmek olduğu soylendi. Alternatif seslere kulak veren, yetersizliklerle yüzleşen İktisadî Düşünce Tarihi ve İktisat Tarihi alanları yeniden gündeme geldi. 

Bu kitap iktisatta çoğulculuğu nerede aradığımızı da sorar. İktisadî çoğulculuğu teşvik etmenin önemini vurgular. Fakat, çoğulculuğu birçok düzeyde oluşturmak için yapılması gerekenlerin reçetesini vermektense, bu konudaki akademik ve politik tartışmalara zemin hazırlama amacı güder. İktisat eğitiminde, politika yapıcılığında ve iktisatçılık mesleği içinde yakalanabilecek çok seslilik zeminlerinin geniş kitlelerce bilinmesini amaçlar. Bilimde çoğulculuğa dair bilgi vererek, farklı paradigmaların aynı anda var olmasının yararına dikkat çeker. Böylece, iktisadî gerçekliğe farklı açılardan bakılabileceğini hatırlatır. Farklı ekonomik yaklaşımların, teorilerin ve farklı düşünce okullarının bir arada nasıl yaşayabileceğine dair yol gösterici olmayı hedefler. Kitap, iktisadî dünyanın alternatif temsillerini bir arada düşünmek için bir ek kitabı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a90cbe5-6f36-434a-8777-1025e20f0c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Yert Gök Sağlık</image:title>
            <image:caption>Sağlık dediğimiz “bedenin ruhu beklediği yerde zihnin dinlenmesidir”. 
 
Kendi bedenimizi, ruhumuzu ve zihnimizi bizden daha iyi kim tanımlayabilir? Sağlıkla dengede kalmak için temel bilgilere sahip olduğumuz zaman, kendimizle bağlantıyı kurabilir ve kendimiz için en iyi yaşam stilini tasarlayabiliriz. Buraya varmak öyle bir güçtür ki; bir daha kimseye gerek olmadan hayatımızın anahtarını elimizde tutmamızı sağlar. Ben de bu ilhamla yıllardır eğitimlerimde ve seanslarımda paylaştıklarımı sizler için derledim. Bütünsel sağlığınız için gerekli olan tüm temel bilgileri en basit haliyle bir araya getirdim. Bu bilgileri özümsediğiniz zaman deneyimleyeceğiniz ‘iyilik’ hali, size bir duruma veya kişiye bağımlı olmaksızın kendi iradi gücünüzle ulaştığımız kalıcı bir denge getirir. 
 
Kitabı okurken benim yolculuğuma da eşlik edeceksiniz. Niyetim, unuttuğum yerleri nasıl hatırladığımı anlatırken beraber büyümek. Belki benim hatırlayamadıklarımı sizden dinlerim bir gün, belki benim hatırladıklarım ilham olur yolunuza. Varacağımız yerin aynı olduğunu bilerek, ulaşacağımız şeyin hiçlikten öte olmadığını beraber anlarız belki. Yer aynı olsa da farklı yollardan gideceğimiz daha dünyaya gelirken belli olmuş nasılsa. Tek başına yol alırken karşılaştığımız yerlerde beraber ilerlediğimizde, coşkuyla, keyifle, dansla kutlamaya değer olur her adımımız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e90da0b6-3cd0-4e82-9dc1-bd1e73ed9336.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Bilgiler Serisi - Hastalandığını Sanan Çilekler</image:title>
            <image:caption>&quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların gündelik hayatta karşılaştıkları olayları eğlenceli bir dille anlatıyor. Açık ve anlaşılır bir dil kullanarak, bilgiyi ulaşılabilir kılan Meraklı Bilgiler Serisi, meraklı zihinleri doyuracak bilgilerle dolu. Öğrenmenin eğlenceli bir yolculuk olduğunu gösteren bu kitap çocukları kendi içinde bir keşfe çıkaracak. 
Her sayfası, renkli ve canlı görsellerle dolu olan bu kitap, bilgiyi anlamlı ve etkileyici bir biçimde aktarıyor. Eğitimle eğlenceyi mükemmel bir şekilde birleştiren &quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların zihinlerini genişletirken, hayal gücünü de harekete geçirecek. 
Serinin &quot;Hastalandığını Sanan Çilekler&quot; isimli kitabı meyveler konusunda merak edilenleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba001d3-82bb-4f2e-9f3a-816d0174b5c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Palme 2. Sınıf Mind Codes Nesil ve Zeka Soruları</image:title>
            <image:caption>2.SINIF MIND CODES AKIL KODLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1067b01d-4650-447b-862f-5b3f05999961.jpg</image:loc>
            <image:title>Palme 3. Sınıf Mind Codes Nesil Akıl ve Zeka Soruları</image:title>
            <image:caption>3.SINIF MIND CODES AKIL KODLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092f898b-d4aa-4fbc-abf9-755e767370b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Palme 4. Sınıf Mind Codes Nesil Akıl ve Zeka Soruları</image:title>
            <image:caption>4.SINIF MIND CODES AKIL KODLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423240f4-e7b8-42bf-be71-b757be7c1003.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedinci Kıta</image:title>
            <image:caption>Piri Reis’in ceylan derisi üzerine notlar yazarak Çanakkale-Gelibolu’da 1513 yılında çizimini tamamladığı, bilim insanları tarafından ‘Kara Kutu’ olarak adlandırılan Yedinci Kıta Antarktika. 
Üzerinde ülke ve savaş olmayan tek kıta. 
Dünya’nın en kuru, en soğuk ve en rüzgârlı bölgesi. 
Resmi bir saati yok, başkenti yok, yerli halkı yok! Bu kıtada kolonileşmek, askeri faaliyetler yürütmek, nükleer çalışmalar yapmak kesinlikle yasak. 
Tarihte kıtanın gizemini çözmek için birçok girişimlerde bulunuldu. Kaşifler ve denizciler bu kıtanın bilinmezliklerini öğrenmek istiyorlardı. Kıta, derin bir merak konusuydu. Birçok kâşif girişimlerinde başarısız olmuş; lakin Norveçli Roald Amundsen 14 Aralık 1911’de Güney Kutbu’na ulaşmış ve Kuzeybatı Geçidi’ni aşan ilk kişi olmuştu. Bilim çalışmalarına katılım sağlamak için Türkiye’den Antarktika’ya bilim heyeti ile giden fakat orada kaybolan, aylarca nerede olduğu merak edilen bilim insanı Ozan Yeşil’in kurguyla işlenmiş hikayesidir Yedinci Kıta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e89d0130-27c4-4c8b-8d78-08200248215c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketin Kognitif (Bilişsel) Temeli Motor Öğrenme Kuram ve Stratejileri</image:title>
            <image:caption>Bilişsel Rehabilitasyon; bilişsel fonksiyonlar, farkındalık, algı, mantıksal düşünme, dil, bellek ve akıl yürütme gibi zihinsel süreçleri içeren yetenekler veya bilişsel işlemler olarak tanımlanabilir. Bilişsel fonksiyonlar aşağıdaki gibi açıklanabilir: 
1. Dikkat (sürdürülen, seçici, değiştirilebilir) 
2. Algı (görsel, uzamsal, işitsel, dokunsal) 
3. Yönelim 
4. Bellek (kısa süreli, uzun süreli, topografikuzamsal bellek) 
5. Yürütücü işlevler (problem çözme ve hızlı karar verme) 
6. Öğrenme ve bilgi kullanımı 
7. Karmaşık becerilerin kazanılması 
8. Planlama 
9. Örgütleme 
10. Soyut düşünme 
11. Matematiksel yetenekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24e9171d-536c-4575-bf8c-ac68bced6a70.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Günlük Devrim</image:title>
            <image:caption>2013’ün Mayıs or-talarında bir günün sabahın-da, gün ışığının pencereden odaya düşen göz kamaştırıcı parlak ışığıyla birlikte ina-nılmaz bir baş ağrısıyla göz-lerini açtı. Bu sırada kendisi-ne göre tam karşısında duran yatağa öylece uzanmış olan yakın arkadaşı Özgür’e göz ucuyla bakıyordu. O, arkada-şının derin bir uykuda oldu-ğu görünce kafasını kurcala-yan sorularla baş başa kaldı-ğını fark etmesi çok uzun sürmeyecekti. Yarımada Cumhuriyeti halkına biçilen rol, rüya ile gerçeklik arasına sıkıştırılan bir dramdan ibaret mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a99be023-ff09-4e4f-beb0-7dcba3b929da.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Bilgiler Serisi - Birbirini Kovalayan Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların gündelik hayatta karşılaştıkları olayları eğlenceli bir dille anlatıyor. Açık ve anlaşılır bir dil kullanarak, bilgiyi ulaşılabilir kılan Meraklı Bilgiler Serisi, meraklı zihinleri doyuracak bilgilerle dolu. Öğrenmenin eğlenceli bir yolculuk olduğunu gösteren bu kitap çocukları kendi içinde bir keşfe çıkaracak. 
Her sayfası, renkli ve canlı görsellerle dolu olan bu kitap, bilgiyi anlamlı ve etkileyici bir biçimde aktarıyor. Eğitimle eğlenceyi mükemmel bir şekilde birleştiren &quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların zihinlerini genişletirken, hayal gücünü de harekete geçirecek. 
Serinin &quot;Birbirini Kovalayan Taşıtlar&quot; isimli kitabı taşıtlar konusunda merak edilenleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b23ec6fd-e486-4db9-96ae-adb85d7a395f.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Bilgiler Serisi - Aburcursuz Olur mu?</image:title>
            <image:caption>&quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların gündelik hayatta karşılaştıkları olayları eğlenceli bir dille anlatıyor. Açık ve anlaşılır bir dil kullanarak, bilgiyi ulaşılabilir kılan Meraklı Bilgiler Serisi, meraklı zihinleri doyuracak bilgilerle dolu. Öğrenmenin eğlenceli bir yolculuk olduğunu gösteren bu kitap çocukları kendi içinde bir keşfe çıkaracak. 
Her sayfası, renkli ve canlı görsellerle dolu olan bu kitap, bilgiyi anlamlı ve etkileyici bir biçimde aktarıyor. Eğitimle eğlenceyi mükemmel bir şekilde birleştiren &quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların zihinlerini genişletirken, hayal gücünü de harekete geçirecek. 
Serinin &quot;Aburcubursuz Olur mu?&quot; isimli kitabı sağlıklı beslenme konusunda merak edilenleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f62f2e5-5025-410f-b870-a96cfd55f2f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Sinirbilimci David J. Linden öncü beyin araştırmacılarıyla muhabbet edip birlikte çakırkeyif olduktan sonra her birine aynı soruyu sorar: “Beynin işleyişi konusunda dünyaya açıklamayı en çok istediğin fikir hangisi? ” Verdikleri yanıtlar sonunda insan zihni ve onun olanakları hakkındaki bilgimizi genişletmeyi amaçlayan ve popüler bilim denemelerinden oluşan bu eşsiz eser meydana gelir. Uzmanlık alanları arasında insan davranışı, moleküler genetik, evrimsel biyoloji ve karşılaştırmalı anatomi bulunan katılımcılar, kişilikten algıya, öğrenmeye, güzelliğe, sevgiye ve sekse kadar birçok büyüleyici konuyu ele alır. 
 
Yaptıkları son deneylerin ayrıntılarına girmez, söyleyeceklerini terimlerle boğmazlar ve gayet net, aydınlatıcı, çoğu zaman da hiç beklenmedik ve sezgiye aykırı yanıtlar verirler. Nihayetinde de bireysel deneyimlerin beynimizin yapısını nasıl dramatik bir şekilde değiştirebildiğini gösterirler. 
 
Profesör Linden ve arkadaşları hem bilim meraklılarının hem de profesyonellerin erişilebilir ve keyifli bulacağı büyüleyici ve aydınlatıcı bir derleme ile insan zihninin yapısına ve sinirbilimin son teknoloji dünyasına yeni bir pencere açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae3bb30-f2dd-4bcd-957d-cdac43fa0c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Histeri</image:title>
            <image:caption>“Histeri ile ilgili her deneme, onun meşhur özelliklerini anmak zorunda. Histeri dendiğinde, bedenlerinin cinsel istekleri altında bunalmış, cinsel düşüncelerini bastıran, konversiyonlarına kayıtsız, ötekiyle had safhada özdeşleşen, kendini teatral tarzda ifade eden, kendini varoluşuna adayacağı yerde onu gündüz düşlerinde hayal eden, çocuksu bir masumiyeti erişkin dünyeviliğine yeğleyen insanlar akla gelir. Telkinden mustariptirler; ya ötekinden kolayca etkilenir, ya da düşüncelerini kendilerine refakat eden diğer histeriklere aktarırlar. Her ne kadar karakter bozuklukları âleminde ikamet eden başkaları da yukarıdaki özelliklerden bir veya birkaçını paylaşsa da bunların tümü yalnızca histerikte tek ve dinamik bir biçim altında bir araya gelir. 
 
Kendime biçtiğim vazife, bütün bu özellikleri histerik biçimin kalıbına dökecek bir teori temin etmek.” 
 
Sigmund Freud’dan hareket eden, Melanie Klein ve Donald Winnicott ekollerine uğrayan, Fransız psikanalitik düşüncesinden Jacques Lacan’ı da ihmal etmeyen bu eserinde Bollas, histeri hususunda uzun süredir var olan fikirlere yeni bakış açıları getirerek psikanaliz ve psikoterapiyle ilgilenen öğrenciler ve profesyonellerin yanı sıra Batı kültüründe kişiliğin oluşumuyla ilgilenen sıradan okurlar için de aydınlatıcı bir metin sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd06b3b3-6408-4530-b090-828f85b455aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayali Evlilik Gerçek Aşk</image:title>
            <image:caption>Sen bir savaş darbesiyle daldığın derin uykunda ölümle kalım mücadelesi verirken, ben, Cecilia Harcourt, ailemden kalan tek ferdi, kardeşimi bulup iyileştirmek için Atlantik’i aşıp bu savaş arenasına, New York’a geldim. Ve kader karşıma kardeşimi değil, seni çıkardı... Kardeşimin silah arkadaşını, Edward Rokesby’yi. Yaralı, bakıma muhtaç ve yalnızdın. Ya arkamı dönüp gidecek, kardeşimden de umudu kesecektim. Ya da bir işe yarayacak, hayatını kurtaracaktım. Ama senin gibi soylu birinin yanına benim gibi sıradan birini yaklaştırmazlardı. Bazı engelleri aşmak için gerçekliğin birtakım düzenlemelere ihtiyacı vardı. İşte küçük bir yalanın başlama hikâyesi... İşte senin yalancıktan karın olma hikâyem...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f5d570-4d1b-4da9-9e86-c76f3bca8dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Her Yerde</image:title>
            <image:caption>Tarihin kaydettiği en büyük İslam âlimlerinden biri hiç şüphesiz İmam Gazalî’dir. Selçukluların son döneminde yaşayan Gazalî, geride bıraktığı yüzlerce eser ile gerek İslam âleminde, gerekse insanlık âleminde çok derin izler bıraktı ve bırakmaya devam ediyor. 
Çok iyi bir kelamcı, derin bir felsefeci, öncü bir mantıkçı, müçtehit bir fıkıhçı, mümtaz bir tasavvufçuydu. İslam âlimlerince kendisine “Hüccetü’l-İslam” yani, “İslam’ın delili” denildi. Her asırda bir müçtehidin geleceğini bildiren hadisten hareketle, yaşadığı asrın müçtehidi olarak kabul edildi. 
“Mişkatu’l-Envar” isimli eserinin tercümesi olan bu kitap, Gazalî’nin tasavvufi eserlerinden biridir ve ömrünün sonlarına doğru telif etmiştir. Esas olarak, Nur sûresinin 35. âyeti olan “Allah göklerin ve yerin nurudur.” âyetinin yorumudur. Sadece mealine bakmakla, hatta bazı tefsirlere müracaatla bu âyetin ne demek istediğini anlamak gerçekten zordur. Gazalî, “Mişkatu’l-Envar”ında bu âyetle ilgili yorumuyla muhataplarının ufkunu açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc1a06da-4797-448e-86aa-807c2afefef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarafetname - Seven Onarmak İster</image:title>
            <image:caption>Dünyayı daha yaşanılabilir kılacak, tüm geç kalmışlıkların, keşkelerin, ahların dolu olduğu ömürlere sünger olacak, şifa olacak nitelikte bir kelime tanıyorum. 
Bulunduğu yeri rayihalarla dolduracak, bulutlardan yumuşak ve yağmurlar kadar nahif bir kelime o. 
Yüz çevrilmiş, unutulmuş, belki de terk edilmiş onca kelimeyi en güzel dizelere dizdirebilir. 
Akrebi kovalayan yelkovan misali Beytullah’ta tavaf edenler gibi nizami, Medine insanı gibi medeni, günahlı da olsa iki dudağın vuslatından çıkan Kelamullah gibi tertemiz. Sevap gibi, yağmur gibi, ekmek gibi kutsal bir kelime o. 
Aşkın membaı: Zarâfet. 
Yolu olmayana yol olsun, olana da aşk olsun diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/757d9f70-67f8-4458-8ce6-773c3317accc.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarife</image:title>
            <image:caption>Eskiden ilk aşk, şimdiki gibi değildi. 
İlk aşk, acemidir, Doğuludur! 
Aşk Doğu’dan gelir; Batı’dakiler, doğudan yükselen güneşe gerilen perdelerin gölge kımıldanışlarıdır. 
Aşk Anadolu’da yanık yüreklerden tüter. 
Aşk, taşra topraklarının en ücra yamaçlarında açan çiçek gibidir. 
Aşk, insanın kendi içine doğru kıvrılan bir dikenli tel topuna sarılarak sürdürülen yolculuktur. 
Aşk öngörülemez, planlanamaz, kurgulanamaz, ölçülemez, değerlendirilemez, yargılanamaz, başlatılıp sonlandırılamaz. 
Bu kitaptaki kısa hikâyelerle, aşkı yaşamak için kendini ateşe atanların kanat çırpmalarına tanıklık edeceksiniz. 
Mecnun gibiler biraz lakin kendilerini atacakları çölleri yok. 
Ferhat gibiler, heyhat, kaldırdıkları gürzün altında can veriyorlar. 
Kerem benzeri bir yola çıksalar da verem olup ölüyorlar! 
Velhasıl; hüzün ve ağlayış, kalbinizi titretiyorsa bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/327a48b7-91c3-4481-aefd-fb6e0f757646.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Bektaşileri</image:title>
            <image:caption>Bektaşilik, 13. yüzyılda Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin teşrifiyle Anadolu’nun inanç ikliminde doğmaya başlamış ve günümüze kadar silinmez izler bırakmıştır. Hünkâr’ın Sulucakaraöyük’te uyandırdığı çerağ kısa zaman içerisinde İstanbul ve çevresini de aydınlatmıştır. İstanbul’un fethinden önce başlayan Bektaşi faaliyetleri fetih sonrası kentte birbiri ardına yeni tekkeler açılarak kurumsallaşmıştır. Bir taraftan da Yeniçeriler ve âşık kahvehaneleri yoluyla kent merkezine tesir eden Bektaşilik, 1826 yılında büyük bir badire atlatmıştır.1826 yasağı sırasında İstanbul’da yirmiden fazla Bektaşi tekkesi yıktırılıp emval ve eşyası yağmalanırken yedi Bektaşi babası idam edilmiş, yüzlerce Bektaşi baba ve dervişleri sürgün edilmiştir. 
  1826 sonra özellikle Babagân Bektaşiliğin güçlü temsilcilerinden Mahmut Baba, Mehmet Ali Hilmi Dedebaba, Hafız Baba, Necip Baba, Münir Baba, Hasib Baba, Emin Baba, Tahir Baba, Nafi Baba, Nuri Baba, Ali Nutki Baba, Hüseyin Zeki Baba, Yaşar Baba, Tevfik Baba, Yusuf Fahir Baba ve daha nice Bektaşi erenleri son dönem İstanbul Bektaşiliğinin abidevi şahsiyetleri olmuşlardır. Bu zatlar yasaklı yıllarda Bektaşiliğin devlet ve toplum nezdinde tekrar itibar kazanması için mücadelenin yanı sıra hoş sohbetleri, edebiyata, musikiye, şiire ve sanata düşkünlükleriyle İstanbul’da ilim ve kültürün neşvü nema bulmasına katkı sağlamışlardır. Bu çalışmada başta arşiv belgeleri olmak üzere çok sayıda kaynak ve araştırma eser gözden geçirilerek İstanbul ve çevresinde elliden fazla Bektaşi tekke ve türbesinin tarihi aydınlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04acf59a-8289-4032-b313-a99b48e8e562.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayağa Kalk İnsanlık</image:title>
            <image:caption>Mademki yeryüzünde insan olarak bulunuyoruz; dağ, taş, toprak, hayvan, bitki ve diğer canlı/cansız varlıklardan bir farkımız/farklılığımız olması gerekmez mi? 
İnanç, düşünce, beklenti, özlem, tutku, hasret gibi farklılıklarımızı zorlamadan; “insan olma” ortak paydasında buluşamıyorsak, her varlık için, bu gezegen cehennem ve zindana dönüşecektir. 
Diğer eserlerimde anlattıklarımdan farklı olarak; ahlak, adalet ve maneviyat öğretilerini merkeze alıp, siyaset anlayışıyla buluşturmaya odaklandım. 
Etik değerler; kurumsal, ilkesel, mesleki ve tüm görev alanlarındaki, doğruluk, dürüstlük, adalet ve hakkaniyet yazılı kurallarını içerir. Ahlâk ise bireyde şekillenip, topluma yansıyan, olumlu/tutarlı davranışlar bütünüdür. Toplum ve topluluklara göre değişebilir. Yazılı ve yazılı olmayan gelenek/göreneklerle şekillenir. Biri diğerinin yerine geçemez. Alternatifi de değildir. Birbirlerini tamamlarlar. 
Ahlaklı, adil, dürüst insan; prensipli, düzenli, özenli, disiplinli, uyumlu, kurallar, ilkeler ve yasaların gereğini yerine getiren bir kişilik karakterine sahiptir. Bir konut sitesinde kirada yaşıyorsa; Türk Borçlar kanununa göre, mülk sahibine karşı yükümlülükleri, sorumlulukları vardır. Kat mülkiyeti kanunu ve site yönetim planına göre; diğer komşularına ve yönetime karşı sorumlulukları vardır. Türk medeni kanununa göre ise aile bireylerine karşı görev ve sorumlulukları vardır. Eğer kusur, özensizlik ve kabahati aşan bir suç vasfı varsa ortada; mağdur ve sanık, ceza hukukuyla tanışmak zorunda kalır. 
Yasaları bilmemek; bir kusur/ihmal/suç karşısında mazeret kabul edilmemektedir. Bundan dolayıdır ki; sistemli, özenli ve verimli bir yaşam modeli için öncelikle hak, ödev ve sorumluluklarımızın ne olduğunu bilip, mümkünse beklenenden daha fazlasını sunmak gereklidir. 
Ahlâklı, doğru, dürüst insan deyince; genel kanaat ve beklenti: “sessiz, sedasız, mülayim, sâkin, uyumlu, tepkisiz, hareketsiz, ısrarsız bir karakter canlanır hafızalarda. Oysaki tam tersi olmamakla birlikte, oluşan kanaat noksandır. Ahlaklı insan; adalet, hakkaniyet ve tüm donanımsal sistematiğini devreye alarak, istismara açık tüm alanlarla mücadele eder. Ne aldatır ne de aldanan olmak ister. İki yönlü mücadele insanıdır o. 
Her çokluk; azdan ürer, oluşur. Hiçbir başlangıcı küçümsemeyelim. Umudu da çabayı da hayali de düşü de... Aşı, tohum ve maya; büyüttüklerimizin atası değil midir? Öyleyse durma şimdi: “Ayağa Kalk İnsanlık!” diyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8b38ecf-7824-4e74-ae65-01eba70a84d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türleri Kurtarmak</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyılın sonlarında, insanlık en nihayetinde yıkıcı bir gerçeğin farkına vardı: Hızla sanayileşen ve küreselleşen toplumlar, pek çok hayvan türünü yok olmaya sürüklüyordu. 
 
Başarılı bilim gazetecisi Michelle Nijhuis, modern doğa koruma hareketinin tarihini, bu harekette rolü olan Aldo Leopold ve Rachel Carson gibi önemli aktivistlerin ve biliminsanlarının hayatlarına ve fikirlerine dokunarak gözler önüne seriyor. Amerikan bizonu gibi meşhur türleri kurtarmak için verilen erken dönemli savaşlardan, bugün türlerin yaşam hakkını savunmak için daha büyük ölçekte sergilenen küresel çabaya kadar her şeyi anlatırken doğa koruma hareketinin ırkçılık ve sömürgecilikle gölgelenen karanlık yanlarını da ortaya çıkarıyor. 
 
Türler yok olmaya devam ederken ve iklim değişikliğinin etkileri katlanarak artarken, Türleri Kurtarmak, doğa koruma hareketinin nasıl tüm türleri koruyacak bir girişime dönüştürülebileceğini gösteriyor; buna kendi türümüz de dahil. 
 
“Çevre hareketinin tarihi tüm çalkantıları, tutkuları ve sorunlarıyla ele alınıyor.” 
—Ben Goldfarb, Eager’ın yazarı 
 
“Düşündürücü ve kışkırtıcı içeriğiyle Türleri Kurtarmak, modern doğa koruma hareketini bu hareketin öncüsü insanlar ve fikirler aracılığıyla anlatıyor.” 
—Elizabeth Kolbert, Altıncı Yok Oluş kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88707429-323e-4ad6-b45c-bd88d3208ea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ilımlı Vegan</image:title>
            <image:caption>Kendime ılımlı vegan diyorum. İnsanlardan çok hayvanlara değer veriyorum. Kırk yılın başı peynirlerinden tattım diye bana kızarlar mı? Sanmam. 
10 seneyi geçmiştir ağzıma et sürmeyeli, ama arada birkaç çatal pasta yedim. Bu beni veganlık dışı bir mertebeye mi sürükler? 
Hayvanların nesli tükenirken, denizler yok olurken, topraklar verimsizleşirken ya vegan olursun ya da dünyanın sonu gelir gibi bir anlayış nasıl gerçekçi olabilir? 
Kızartmanın üstündeki yoğurdu itip altındakileri alıyorum, biri çıkıp panikle; “Yalnız o yoğurda değdi,” diyebiliyor. Abi kör müyüm ben? Vegan olmayı ne olarak konumluyorsun kafanda? 
Oben Budak, Ilımlı Vegan kitabında bu soruları cesurca sorarken veganizme bambaşka bir bakış açısı kazandırıyor; konuyu sosyal ve ideolojik açıdan değerlendiriyor. Veganlığa geçiş yapanlara, vegan olmayı düşünen ve fakat bir türlü adım atamayanlara ya da kafası karışıklara yol gösteren Budak, bir yandan güldürüyor bir yandan da pratik tavsiyeler veriyor. 
“Konu mutlu hayvancıklar ve gezegenimizle ilgili. Bunu bilerek yola çıkmalı. Bu yolun ne kadarını tamamlayabilirsen tamamla, değerlisin. Et yemek seni kötü bir insan yapmaz. Hayvansal gıda tüketmiyor olmak da veganları aziz mertebesine yükseltmez. Lütfen unutma; veganlık sevdiğin şeylerden vazgeçmek değil, hayatın tadını çıkarmak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb8e3a61-43df-459c-9a9f-95c1efe10e2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Eczacı</image:title>
            <image:caption>BU ŞİŞENİN İÇİNDE İHANET, KEDER VE KARANLIK SIRLAR VAR. 
 
On sekizinci yüzyıl Londra’sının derinliklerinde, sıradışı müşterilere hizmet veren bir eczane saklıydı. Şehirdeki kadınlar, hayatlarındaki zalim erkeklere karşı kullanılabilecek zehirler satan Nella adında gizemli bir kadının adını fısıldıyorlardı birbirlerine. Fakat Nella’nın en genç müşterisi Eliza ölümcül bir hata yapmak üzereydi ve yankısı asırlarca sürecek bir dizi sonuç doğurarak eczanenin geleceğini tehlikeye atacaktı. 
 
Günümüz Londra’sındaysa tarihçi olmaya can atan Caroline Parcewell, onuncu evlilik yıldönümünü tek başına kutlarken dertlerini unutmaya çalışıyordu. Yüzleşmekten kaçtığı ne varsa, iki asır önce Londra’yı sarsan cinayetler silsilesine dair bir ipucuna denk gelmesiyle birlikte su yüzüne çıkacaktı. 
 
Newsweek, Good Housekeeping, Hello!,  Oprah.com, Bustle, Popsugar, Betches, Sweet July, GoodReads 
2021’İN EN ÇOK ÖNERİLEN KİTABI 
 
“Kayıp Eczacı bir solukta okunacak kitaplardan. Sarah Penner bize kadınların yaşamları, ihanet, güç ve tarihle ilgili bir yapboz kutusu veriyor sanki.” —Erika Swyler 
 
“Büyüleyici tarihsel detaylarla dolu… Giderek artan bir yoğunlukla okurun kalbini çarptıran tatmin edici bir sona doğru ilerliyor.” —Kristin Harmel 
 
“Kayıp Eczacı zehir gibi bir roman… Londra’yı merkezine alan hikâye geçmişle günümüz arasında yağ gibi akıyor, üç ana karakterin kalp kırıklıklarını ve suya düşmüş hayallerini son paragrafa dek sürprizlerini sürdürerek sayfalara aktarıyor.” —NPR 
 
“Elinizden bırakamayacaksınız.” —theSkimm 
 
“Orijinal, çok iyi işlenmiş ve çarpıcı hikâyesiyle Kayıp Eczacı, unutulmaz karakterler, inandırıcı bir gerilim ve bir dizi ters köşe sunuyor.” —Midwest Book Review 
 
“Zengin detayları, akıcı temposu ve insanı saran gizemiyle sürükleyici.” —Tampa Bay Times 
 
“Güzelce demlenmiş bir iksirde olduğu gibi tüm bileşenler tam dozunda ve sonunda ortaya çıkan roman o leziz efsunuyla sizi ele geçiriyor.” —Bookpage 
 
“Sırların gücü ve insanın kendi yolunu bulma mücadelesiyle okuru içine çeken bir hikâye.” —Historical Novel Review 
 
“Kadınların yaşamlarına dair paralel akan geçmiş/günümüz anlatılarından hoşlananlar bu muhteşem hikâyedeki tarihi detaylara ve gizeme bayılacak.” —Library Journal 
 
“Kayıp Eczacı’da farklı yüzyıllarda yaşamış kadınlar hem gerçeğin hem de intikamlarının peşine düşüyor. Sürükleyici, tamamen orijinal ve güçlü bir hikâye.” —Fiona Davis 
 
“Sarah Penner, Kayıp Eczacı’da üç ana karakteri ve iki farklı zaman akışını ikna edici bir biçimde bir araya getirerek zehir, intikam ve onları ezen bir dünyaya karşı diğer kadınlara yardım eden gizli bir kadın ağını birleştiriyor. Cesur, cüretkâr, dört dörtlük bir ilk roman!” —Kate Quinn 
 
“Derin araştırmaların sonucunda ortaya çıkan Kayıp Eczacı merakınızı körükleyecek.” —Amy Meyerson 
  “Kayıp Eczacı zehirlere, iksirlere ve hayatta kalmak adına yapılan karanlık eylemlere dair dikkat çeken bir hikâye.” —Heather Webb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5145220b-89cc-47f0-b9c9-efcf4cc2ff44.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Gecelik Aşk</image:title>
            <image:caption>BAZEN İSTEDİĞİMİZ ŞEY TAM ÖNÜMÜZDE DURSA DA 
ONU EN SON BİZ FARK EDERİZ 
 
Millie, onunla birlikte üniversitede çalışan dört erkek arkadaşının yanında kendini her zaman onlardan biri gibi hissetmişti. Hepsi yetişkin bekâr insanlardı ve önemli bir törene katılmaları gerektiğinde geriye doğal olarak yapılacak tek bir şey kalıyordu: Çevrimiçi randevu uygulamalarına girmek. 
 
Etkinlik için birer partner bulmayı kararlaştırdıkları o akşam, Millie ve gruptan en yakın arkadaşı Reid ateşli bir yarım gece geçirmişlerdi. İkisi de arkadaş kalmanın en iyisi olduğunda hemfikirdi. Böylece diğerleriyle beraber sağa kaydırmaya başlamışlardı. 
 
Sürekli sapıkların denk gelmesinin ardından Millie planını değiştirip anonim bir profil oluşturmuştu. Catherine olarak daha çok kendisi gibi davranabiliyor ve bu yeni hâli hoşuna gidiyordu. Ancak Reid’le eşleştiğinde ya daha önce hiç yapmadığı kadar gardını indirecek ya da her zamanki gibi susup en iyi arkadaşını kaybetme riskini alacaktı. 
 
 
“Bu ikilinin şimdiye kadar yazdığı en iyi romantik komedi.” —HelloGiggles 
 
“Bu komik ve sürükleyici kitabın size bir uyarısı var: Arkadaşlarınızı yakın, çevrimiçi profillerini daha da yakınınızda tutun.” —Kirkus 
 
“Bu, çevrimiçi randevulaşmaya atılan seksi ve heyecanlı bir bakış.” —Publishers Weekly (starred review) 
 
“Christina Lauren asla yanıltmaz… Modern randevulaşmaya dair yine nefis ve sürükleyici bir bakış açısı sunuyor. Söz konusu modern aşkın nabzını tutan, flörtöz bir romantik komedi olduğunda hepimize bu ikiliyi sağa kaydıracağımızı tekrar hatırlatıyor.” —Entertainment Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30628c4a-e26d-4af2-a205-f7b9fc32e243.jpg</image:loc>
            <image:title>Maggie Blue ve Karanlık Dünya</image:title>
            <image:caption>Maggie her zaman gözlerden uzak olmayı tercih eden, açıklayamadığı bazı ilginç özellikleri olan bir ortaokul öğrencisiydi. Onu fark edenler sadece birlikte yaşadığı tuhaf Esme halası ve okulda ona zorbalık etmekten inanılmaz keyif alan, havalı Ida’ydı. 
 
Ida bir gün ansızın ortadan kaybolunca bütün kasaba alarma geçti. Kimse ne olduğunu bilmiyordu; tek bir kişi hariç. Okulun popüler kızının, ormanda olağanüstü bir pencereden zorla geçirilip yok olduğunu gören Maggie, hiçbir şey yapmadan duramazdı. Onu kurtarmak için çıktığı tehlikeli yolculukta, konuşabilen huysuz kedi Hoagy ile birlikte bambaşka bir dünyaya adım atmak üzereydi. Üstelik asla inanmak istemese de Maggie’nin, mutluluğun korkunç yöntemlerle çalındığı bu Karanlık Dünya’yla bir bağı vardı… 
 
Arkadaşlığa, cesarete ve kendin olmanın gücüne dair, heyecan dolu, sürükleyici bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cacaea6-5c7b-466d-9e2d-ad57d11fbbf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyan ve İğ</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyeyi bildiğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Genç bir kraliçe var, evlenmek üzere. İyi kalpli, cesur, güçlü kuvvetli cüceler, dikenlere gömülü bir şato, bir de prenses var. Prenses bir cadı tarafından lanetlenmiş, rivayet o ki sonsuza dek uyuyacak. 
 
Ama bu hikâyede sadık atının üstünde dörtnala gelecek asil bir prens ummasın kimse. Beklenmedik yollara sapan, parlayıp ışıldayan kara büyü ipliklerinden örülmüş bir masal bu. Ve bir prensesin kurtarılması gerekiyorsa, kahraman bir kraliçe de olabilir. 
 
Chris Riddell’ın resimlendirdiği bu öyküde Neil Gaiman, Pamuk Prenses ve Uyuyan Güzel masallarına yepyeni bir bakış açısı getiriyor. 
 
Locus En İyi Uzun Öykü Kazananı 
 
Kate Greenaway Medal Kazananı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfbef739-0018-4641-b01b-a2dc37546445.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Burada İyiyiz</image:title>
            <image:caption>Yasemin, Ali ve Eren; istedikleri gibi bir hayata başlamak umuduyla yeni bir şehre, Berlin’e tutunan üç arkadaş. İstanbul’u arkalarında bıraksalar da, kendilerini sanki hep ona aitmiş gibi hissettikleri “sarı binanın üçüncü katındaki loş evde”, İstanbul’un “yaşattıkları” da onlarla birlikte. Barbaros Altuğ, kalemin politik gücünü, dostluğun iyileştirici gücüyle harmanlayarak kuruyor romanını. biz burada iyiyiz, bir kaçış –ve elbette sığınış– hikâyesi. 
 
“Köprünün girişinde polisin kurduğu barikat dayanamamıştı; bazısı ev terlikleriyle sokağa fırlayan insanlara yolda yenileri katılmış, uzaktan bakıldığında hepsi tek bir büyük kütle olarak görünen, oysa her biri o âna kadar birbirinin belki farkında bile olmadan, bambaşka hayatlar süren insanlar sabahın karanlığında köprünün üzerinden hep beraber yürüyerek Taksim’e ulaşmaya çalışıyorlardı. Deniz gördüklerini anlatırken gözlerimiz yaşarıyor, bunu çaktırmamak için gözlerimizi kaçırıyor, yutkunarak kendimizi tutmaya çalışıyorduk. O anlattıkça gözlerimiz dolmaya devam etti. Bir süre sonra kimse kendiliğinden akan yaşları umursamaz oldu; birbirimizi görmüyor gibi davransak da hepimiz ağlıyorduk. Yalnız değildik; burada, bu parkta bizi yalnızlaştırmaya, itmeye, yok etmeye çalışanlara direnirken sesimizi duyan, bizi anlayanlar vardı işte. O zaman bunun yeteceğini düşünüyorduk demek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cab67f5-9177-4983-93cd-638cc9f64473.jpg</image:loc>
            <image:title>Nankör</image:title>
            <image:caption>“Bir çocuğun annesine inanmaması mümkün mü? Annesinin onda gördüğünden fazlasını bulması mesela kendinde? Büyüdüğünde bile üstelik? Mümkün mü?” 
 
Bir tekerlek gibi çamura saplanmış düşüncelere, sonunda hep birbirine benzeyen ilişkilere ayna tutuyor Nankör’deki öyküler. Karakterlerin çevresindeki karanlığı, içlerindeki çıkışsızlığı hissetmemek, o girdaba direnmek okur için de hiç kolay olmayacak üstelik. 
 
Ruh ikliminin vahşi coğrafyalarında –gece inen kâbuslara rağmen– büyümek ve büyütmek için çırpınan annelere ithaf edilmiş çarpıcı bir ilk kitap. 
 
“Kalemi hâlâ elinde; onunla masanın üzerine bir çember karalayacak yavaşça. Bir çember, onun izinde bir tane daha, sonra başkaları. Kalemin ucu masanın üzerinde hızla dönüyor şimdi; halkalar muntazam mı değil mi artık kimin umurunda? Saplandığı çamurda boşuna çırpınan bir tekerlek sanki bu çizdiği. Çırpındıkça çırpınan lakin hiçbir yere varamayan, hiçbir yere gidemeyen bu tekerlek, çakıldığı batağın içinde döndükçe dönüyor. Kadın ağladıkça ağlıyor. Derken kalemi hiddetle kaldırdı. Kaldırıp tekerleğin tam ortasına öfkeyle sapladı. Kalemin ucu kırılıyor. Tekerlek durdu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/664bd0a2-ad3a-4401-b2fd-1ef2efa982ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Eserleri XIV (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çehov 1890 yılında, bir sürgün adasında kürek mahkûmlarının korkunç yaşam koşullarını belgelemek için Rusya’dan uzun, zorlu bir yolculuğa çıkar. Tüm zamanların en etkileyici metinlerinden biriyle geri dönmesini sağlayan yorucu bir yolculuk... 
Sibirya’daki ilk izlenimlerini ve Sahalin’de kaldığı üç aylık süredeki tüm acı deneyimlerini belgeleriyle kaydetmeye kararlıdır. Bir gazete haberi, bir sosyolojik çalışma, bir seyahat günlüğünden daha fazlasını söylemek ister Çehov: Toplumun kayıtsızlığı. 
Herhangi bir ideolojik göstergenin ötesinde bu kitap, umursanmadığı toplumun boyunduruğu altında ezilmiş, acı çeken bir adam, bir kadın veya bir çocuk üzerine, oradaki “insan” üzerine cesur bir incelemedir. Çarlık ceza sisteminin ayrıntılı bir tasvirini de içeren Sibirya ve Sahalin Adası, Çehov’un kariyerinde ve Rusya’da oldukça etkili olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea47a69-2999-4b83-9f75-d10595af253f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanılmaz Yaz Tatilim Hakkındaki Gerçek</image:title>
            <image:caption>Okuldaki Hayalci geri döndü! Macera devam ediyor...

Dünyaca ünlü sanatçılar Davide Cali ve Benjamin Chaud’un yarattığı, küçük büyük herkesi çok güldüren dizinin üçüncü kitabı raflara çıktı. Bir çocuğun sınırsız hayal gücünü yansıtan üçüncü kitapta, denizaltı, mumyalar, piramitler, uzay gemisi, Çin Seddi, Tac Mahal, uçan halı ve daha neler neler var. Çocukların yaratıcılığına övgü niteliğindeki dizi, kıpır kıpır öyküleri ve çarpıcı desenleriyle olağanüstü, eğlenceli ve rengârenk bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/129c74dc-894f-444b-ac2d-81e48f9ffdf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesyonel Futbol Kulüplerinin Altyapı Sorunları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. GİRİŞ 
2.1. Futbol 
2.1.1. Modern futbol tarihinin gelişim süreci 
2.1.2. Dünya genelinde futbolun popülaritesi ve ekonomisi 
2.1.3. Dünya futbol yönetiminin kısa tarihçesi 
2.1.4. Avrupa futbolunun yapılanması ve kısa tarihi 
2.1.5.Avrupa’daki merkez liglerin kulüp yapıları ve finansal görünümleri 
2.1.6. Bazı Avrupa ülkelerinde futbolcu yetiştirme ve geliştirme yönüyle öne çıkmış kulüplerin altyapı modelleri 
2.2. Türkiye Futbol Federasyonunun Görevleri ve Amaçları 
2.2.1. Türkiye Futbol Federasyonunun gelirleri 
2.2.2. Türkiye Futbol Federasyonunun giderleri 
2.2.3. Futbol Federasyonu temsil sistemi ve delegasyon yapısı 
2.2.4.Ülke Futbolunun gelişiminden sorumlu birim futbol gelişim direktörlüğü 
2.2.5. Futbol Federasyonunun Genç Futbolcu Gelişim Yönergesi 
2.2.6. Eğitim ve sertifikasyon programları 
2.2.7. Kulüplerde çocuk futbolu ve amacı 
2.2.8.Türkiye Futbol Federasyonu antrenör eğitimi ve antrenörlerin sınıflandırılması 
2.2.9. Türkiye’deki başat kulüplerin yapısal durumları 
2.2.10. Türk futbol kulüplerinde kurumsallık 
2.2.11. Başat futbol kulüplerinin finansal görünümleri 
2.2.12. Türk futbolunun FİFA ve UEFA sıralaması verileri 
2.3. UEFA Kulüp Lisans ve Finansal Fair Play Talimatı 
2.4.Türk Futbolunda Süper Lig Kulüplerinin Altyapısından Yetişen Futbolcu Sayısı ve Güncel Bonservis Değerleri 
2.5. Türk Futboluna Ait Bazı Veriler ve Değerlendirmeler 
2.5.1. Futbolda menajerlik sistemi (futbolcu temsilciliği) 
2.5.2. Futbolda çocuk koruma programı 
Sonuç ve öneriler 
Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5578470e-d79b-4762-88ff-72cdf0b4bc4c.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim Değişikliği ve Finans</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
Giriş 
1. İklim Değişikliği ve İnsan Üstüne Etkileri 
2. Ekonomik Kalkınma ve İklim Değişikliği İlişkisi 
3. İklim Sözleşmeleri ve Ekonomik Yansımaları 
4. İklim Finansmanı ve İklim Fonları 
5. Emisyon Ticaret Sistemleri ve Karbon Piyasaları 
6. 2022 Ukrayna-Rusya Savaşı: Enerji Krizi ve Karbon Piyasaları 
7. Sıfır Karbon Ekonomisinde Borsaların Rolü ve Etkisi 
8. Türkiye’de İklim Finansmanı ve PolitikaÖnerileri 
Sonuç 
Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10e524b5-b438-42c8-bbbe-5169ab63ade0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bill Evans Trio&apos; da (1959-61) Görev Dağılımı, Etkileşim ve Eşlik Anlayışı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ŞEKİLLER 
ÖNSÖZ 
1. GİRİŞ 
1.1. CAZ PİYANONUN 1890 İLE 1950 ARASINDAKİ EVRİMİ 
1.2. BİLL EVANS’IN GELENEK ÜZERİNE YORUMLARI 
2. BILL EVANS VE TRİOLARI HAKKINDA LİTERATÜR 
2.1. TRİO ARAYIŞLARI (1958) 
2.2. BİRİNCİ TRİO (1959-61) 
2.3. BİRİNCİ TRİO’DAN SONRA 
3. SEÇİLEN ESERLERİN ANALİZİ 
3.1. WALTZ FOR DEBBY 
3.2. AUTUMN LEAVES 
3.3. NARDIS 
3.4. SEÇİLEN ESERLERİN SES TEKNOLOJİLERİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 
4. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/563b9c2c-ddda-46ad-a524-a08b53f232fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Finansal Raporlama Standartlarında Konsolide Finansal Raporlama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ÖNSÖZ 
İÇİNDEKİLER 
KISALTMALAR LİSTESİ 
GİRİŞ 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
1. KONSOLİDASYONA İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
2. KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR İLE İLGİLİ TMS VE TFRS’LER 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
3. TFRS 10 KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR STANDARDI 
 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f9e3e7b-0319-41f6-ae46-e8a10e05b195.jpg</image:loc>
            <image:title>Koloni</image:title>
            <image:caption>Diller, konuşanlar o dilden vazgeçtiği için ölür. İrlandalı gazeteci, yazar Audrey Magee&apos;nin 2022 Booker Ödülü&apos;ne aday gösterilen lirik romanı Koloni, tutkularının peşinden giden iki yabancıyı isimsiz bir adanın kıyısında buluşturan çarpıcı bir metin. Aidiyet, kimlik, sömürgecilik gibi mevzuları anadil kullanımı ve sanat özelinde ele alırken çeşitli sosyokültürel tartışmalara zemin hazırlayan eser; içinde yaşadığımız politik ortamın kişisel gerçekliğimiz üzerindeki yansımalarına da dikkat çekiyor.   Biçimsel özelliğiyle okura benzersiz bir edebî deneyim vadeden kitap, incelikle işlenmiş çokkatmanlı öyküsüyle uzun süre zihinlerde yer edecek kışkırtıcı bir anlatı sunuyor. “İrlandaca can çekişiyor ama daha ölmedi!” İrlanda&apos;nın dört bir tarafının şiddetli patlamalarla sarsıldığı 1979 yazında, İngiliz bir ressam inzivaya çekilip uçurumların resmini yapmak üzere İrlanda&apos;nın batı kıyılarında sadece doksan iki kişinin yaşadığı kayalık bir adaya gider. Kısa süre sonra aynı adaya Fransız bir dilbilimcinin de yolu düşer. Dilbilimci, İngilizceye yenik düştüğü için ölmekte olan adanın dilini kayıt altına alıp, adını akademik çevrelerde duyurma hevesindeyken ressam da burada yapacağı çizimlerle kendisini Londra&apos;nın sanat camiasına kanıtlama arzusundadır. Birbirlerinden pek haz etmeyen bu iki yabancı, adadaki yerlileri hiç hesaba katmadan kişisel çıkarlarının peşinden koşarken bambaşka gerçeklerle yüzleşmek durumunda kalır.  Audrey Magee, âdeta bir tiyatro metnini andıran güçlü diyaloglar üzerinde kurduğu bu alegorik romanında, kendi gerçekliklerini sorgularken çevrelerindeki kültürel yabancılaşmaya kayıtsız kalamayan iki adamın portresini ustalıkla çiziyor. Sömürgeciliğin karanlık yüzünü kimlik bunalımı, dil seçimi ve kültürel çatışmalar ekseninde gösteren Koloni; kişisel olan ile politik olan arasındaki ilişkiye temas ederek kesişme noktalarında “can çekişen” değerlerin ilelebet yaşama olasılıkları hakkında düşündürüyor.  “Artık yaşlandım, vücudum zayıfladı ama hafızam güçlü. Ben seksen dokuz sene önce burada, bu adada doğdum. Doğumumdan bu yana çok zaman geçti ve dünya artık farklı bir yer. Bazı açılardan daha iyi, bazı açılardan daha kötü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9598781-70bc-4870-9ecc-b55fc8bd940f.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli İstihbarat Teşkilatı (1826-2023)</image:title>
            <image:caption>Modern Türk istihbaratının bilinmeyenlerini keşfedeceğiniz bir yolculuğa hazır olun. İstihbarat tarihçisi Polat Safi, sizleri Türk istihbarat dünyasının derinliklerine götürüyor. 1826’dan 2023’e uzanan yaklaşık iki yüz yıllık bir sürecin merkezine Milli İstihbarat Teşkilatı’nı (MİT) yerleştiriyor. 
 
Milli İstihbarat Teşkilatı (1826-2023) önce Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine devreden istihbarat mirasını gün yüzüne çıkarıyor: Osmanlı gizli polis teşkilatından II. Abdülhamit’in hafiye sistemine, Teşkilat-ı Mahsusa’dan II. Şube’ye ve oradan Milli Mücadele yıllarındaki Karakol, Mim Mim ve Felah Gruplarına uzanan geniş bir incelemeyi sizlerle buluşturuyor.  Ardından Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti’nin (MAH) kuruluşundan Milli İstihbarat Teşkilatı’na geçişe ve oradan günümüze kadar uzanan yaklaşık yüz yıllık bir dönemin istihbarat dünyasını aydınlatıyor. 
 
Yakın tarih anlatılarına istihbarat boyutunu ekleyen Polat Safi, bu kapsamda bir dedektif gibi iz sürerek 6-7 Eylül Olayları, CIA’in 12 Eylül darbesine etkisi, el-Kaide’nin Türkiye’deki ilk eylemleri, PKK-Ermenistan ilişkisi gibi birçok önemli olay, operasyon ve kurum üzerindeki gizem perdesini kaldırıyor. Ayrıca Şükrü Ali Ögel, Fuat Balkan, Behçet Türkmen, Fuat Doğu, Hamza Gürgüç gibi isimlerle ilgili daha önce gün yüzüne çıkmamış bilgiler veriyor. 
 
Ve 2010 sonrası… MOSSAD ile HUMINT protokolünün sonlandırılması; Hakan Fidan’ın kimliği; MİT’teki idari, teknik, hukuki ve operatif dönüşüm; Suriye, Irak, Libya, Karabağ ve Somali’deki faaliyetleriyle istihbarat diplomasisi çalışmaları; FETÖ, PKK ve DEAŞ’a karşı yürütülen mücadele; Rusya Federasyonu, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve İran’a karşı icra edilen istihbarata karşı koyma operasyonları; paramiliter faaliyetler ve lider kadrolara yönelik hedef odaklı operasyonlar gibi birçok önemli konuya dair hem merakınızı giderecek hem de ilgi uyandıracak ayrıntıları bu kitapta bulabileceksiniz. 
  Yerli ve yabancı arşivler yanında daha önce yayımlanmamış MİT Arşiv vesikaları kullanılarak hazırlanan Milli İstihbarat Teşkilatı (1826-2023) ile Türk istihbarat tarihi adeta yeni baştan yazılıyor.  Türk istihbaratını dünya istihbarat tarihinin bir parçası yapmaya aday Kronik Kitap Gizli Teşkilatlar Serisi’nin bu yeni çalışması istihbarat tarihi meraklıları, gizemin ve bilinmeyenin peşinden gidenler için bir başucu eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75c299e7-51b0-4dfa-a5b0-2004444e19b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Neden Sevmedin Anne?</image:title>
            <image:caption>ANNESİ TARAFINDAN SEVİLMEYEN KIZ ÇOCUKLARI BÜYÜYÜNCE YANLIŞ ADAMLARI SEVER 
Hadi Zarife, bu senin her şeyi değiştirebileceğin son şansın. Anla artık, sevgi zayıflık değil, bilakis insanı her kötülükten koruyan bir zırhtır. Sen kızının bu zırhını çaldın ondan, onu savunmasız, çırılçıplak bıraktın bu savaş alanında. Şimdi git ve teslim et ona doğuştan her çocuğun hakkı olanı. Yanında ol onun Zarife, yargılamadan, hırpalamadan... Karşılıksız sevginin ne olduğunu öğret ona, anne elinin şifasını göster. İlk defa yatır kızını dizine, okşa saçlarını. Ağlasın dizinde kızın, akıtsın içindeki irini, kiri, pası. Bu zamana kadar yapamadığın şeyi yap; okşa kolundaki süt lekesini, öp onu. “Benim güzel kızım...” de. “Geçti...” de. “Seninle gurur duyuyorum...” de. Hadi Zarife...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19585e3d-60ff-4f03-8020-405b02dc8b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Safi Hayat</image:title>
            <image:caption>KULAK VER HAYATIN FISILTISINA 
Hayat, sağlam bir dost gibidir. Aranıza mesafe girse bile bıraktığınız yerden başlayabildiğiniz o en yakın dostun. Bir yandan da cilveli bir sevgilidir o. İhmal edilmeye görsün hemen gönül koyan, sonra da ilk adımı senden bekleyen. 
Safi Hayat’la yolum, hayatla bu ince ayarı tutturmaya çalıştığım bir zamanda kesişti. Sonra da bu yolda yalnız ilerlememeye karar verdim ve seninle karşılaştık. 
Varlığınla anlam kazanan bu yolculuğa hoş geldin....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9b6cec0-5d5a-4110-803c-20e4a6a20628.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal Özgürlükler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özgürlüğe uçacaksan eğer, kanatlarını feda edeceksin önce... 
 
Cemre Erdem’in en büyük hayali, kendi ayaklarının üzerinde dimdik duran güçlü bir kadın olmakken hayatına ansızın giren Kuvars Demirhan, bir anda onun tüm dengelerini sarsar, onun yapayalnız hayatında kolu kanadı olur.  Cemre giderek Kuvars’a bağlanırken onsuz yapamaz hâle gelir. Bu his onu gün geçtikçe mutsuz eder, düştükçe düşer, dibin dibini görür ve kendine duyduğu inancı yitirir. Bu sırada, bir zamanlar yaşamını üzerine kurduğu umutlarının peşinden gitmeyi bırakır.  Şimdiyse Cemre’nin düştüğü yerden daha güçlü bir şekilde ayağa kalkabilmek için bir seçim yapması gerekir: Ya ona kol kanat geren adamla mutsuz bir şekilde hayatına devam edecektir ya da kanatlarını feda edip özgürleşecektir. 
 
“Bir kere ağladıysan üç kere gülecek, on yedi katlı binan yıkıldıysa on sekiz katlısını yapacak, elli beş kez düştüysen elli altıncı kez kalkacaksın. Bazı savaşlar böyle kazanılır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2ab41f-3a10-4b58-b075-af3506e4e72a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal Umutlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazen umutlar bile lal olur.  İnsan kimseye açamaz içindekileri, yalnızca kendi içinde yeşertir. 
 
Cemre Erdem; ismi ailesinin hanesine bahar getirmesi için konulan, ailesinin ölümünden sonra yaşamak zorunda kaldığı evde şiddet görerek büyüyen, eğitimine devam etmesine izin verilmeyen, konuşma engelli, yapayalnız bir kadındır. Sessizlik, çocukken yaralarını saran bir merhemken büyüdüğünde kendisi için bir azaba dönüşür. 
Cemre, yaşamaya devam edebilmek için sadece umut eder ve kimselere açamadığı bu umutlara tutunur. Hayallerinin peşinden gidip doktor olmak, uğradığı şiddetten kurtulmak, tek başına kendi ayaklarının üzerinde duran güçlü bir kadın olmak için mücadele eder.  Bu sırada Cemre’nin hayatına ansızın giren Kuvars Demirhan, bu sessiz kadının müziğine âşık olur. Kuvars, Cemre’nin delik deşik yaralı, acıyla sızlayan ruhuna umut üfler; tüm yaraları onunla çiçek açar. 
 
Sessizliğe sığınan bir kadınla onun müziğine âşık bir adamın hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/723dbe6c-84d6-4c63-9f53-a418150874d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarılı Zihinler</image:title>
            <image:caption>Kendini Geliştirmek İsteyen Herkes Bu Kitabı Okumalı! 
 
Hepimiz başarılı olmak isteriz. Öyle ki hem kişisel hem de mesleki düzeyde hayatımızı bu amaç üzerine inşa ederiz. 
Peki, bu kadar isteyip çalışmamıza rağmen gerçek başarıyı yakalayamama sebebimiz nedir? 
Hiç şüphesiz ki bu sorunun cevabı, sahip olduğumuz zihin yapısıyla ilgilidir. Zihin dünyamız, daha büyük başarıların 
kilidini açmamızı sağlayan en temel anahtardır. Bu anahtar bizim düşünme, öğrenme ve davranış şeklimizi yönlendirerek işte, liderlik serüvenimizde ve ilişkilerimizde nasıl bir rol üstleneceğimizi 
belirler. Öte yandan hangi zihin tarzını seçeğimizi ve negatif-pozitif uçlu bir doğru üzerinde nerede durduğumuzu 
ise biz belirleriz. 
Başarılı Zihinler, pozitif zihin türlerinin --gelişimci zihin, açık zihin, yükseltici zihin ve dışa dönük zihin-- her birini ele alarak bunların düşünmeyi, öğrenmeyi ve davranışları nasıl yönlendirdiğini akıcı bir dil ve samimi bir üslupla anlatmaktadır. 
Ayrıca söz konusu yönlendirmeye bağlı olarak bu zihin yapılarının hayatın pek çok alanında bizleri başarıya 
götürme gücünü de gözler önüne sermektedir. Gerek yazarın gerek çevresindeki insanların deneyimlediği gerçek 
hayat öykülerinden de ilham alarak gelin, kişisel uyanış sürecimizi başlatalım! 
 
‘’Doğru bir zihin yapısına sahip olmak, mutluluk seviyenizi 
yükseltir ve hayatınıza hayal edemeyeceğiniz armağanlar sunar.’’ 
-Phil Holberton, amazon.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac1b41ad-87d1-461c-bff8-6bb8358f508b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansız</image:title>
            <image:caption>Swayze, babasının ölümünden bu yana psikolojik destek almaktadır. Bir gün, seans bitiminde çok yakından tanıdığına emin olduğu Nate ile karşılaşır ve ona selam verir. Nate onu tanımaz, Swayze de tam olarak nereden tanıştıklarını bir türlü anlatamaz. Çünkü kendisi de bilmiyordur. Aynı gün, bebek bakıcılığı için gittiği iş görüşmesinde, genç kadının karşısına yine Nate çıkar. Tuhaf olan, Swayze’nin Nate hakkında her şeyi bilmesi ama nereden bildiğini kendine bile açıklayamamasıdır. Ondan on beş yaş daha küçük olmasına rağmen Nate’in çocukluğuna dair her şeyi çok net bir biçimde hatırlıyor, jest ve mimiklerinden ne hissettiğini anlayabiliyordur. Nate’i başka bir hayatta tanımış ve âşık olmuş gibidir.
 
Bu, Swayze için karışık bir durumdur; çünkü ilk gördüğü an âşık olduğu harika bir sevgilisi vardır. Griffin’i kaybetme düşüncesi dahi onu mahvederken işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Önceki hayatının anıları ile şimdiki hayatının aşkı arasında kalan genç kadın bu gizemi çözebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acf046c5-4d95-44ec-a8f6-20e7942ae478.jpg</image:loc>
            <image:title>Taht Oyunları Grafik Roman II</image:title>
            <image:caption>Tüm diyarlardan dışlanmışların son durağı Sur’da siyahlara bürünen Jon Kar, Yeminli Kardeşler’e ayak uydurmaya çalışıyor. Sadakatin de ihanetin de kimde bulunacağının belli olmadığı topraklarda ise Kral Eli Lord Eddard Stark, bir gizemin peşinde sürükleniyor.
 
Dar Deniz’in ardında, ürkek ve korku içinde sürüklendiği evliliğinde aşkı ve gücü bulan Daenerys Targaryen, bu barbar topraklarda bir umut yeşertiyor.
 
Bran’e düzenlenen suikastın görünen tek sorumlusu Tyrion Lannister’ı ise zorlu günler bekliyor. Mağrur Leydi Catelyn Stark’ın merhameti Tyrion’u kurtarmaya yetecek mi? Yoksa zindanlardan kurtulmak için zekâsından ve merhametten çok daha fazlasına mı ihtiyacı var? İblisin işi zor. Eddard’ınki daha zor.
 
Suikastlar ve turnuvalar, oyunlar ve dalavereler… Neredeyse gerçek olacak kadar karmaşık.
 
George R. R. Martin’in dünyayı kasıp kavuran eseri Taht Oyunları’nın bu grafik roman uyarlaması, yine yaratıcı ekibin bir sürpriziyle son buluyor. Taht Oyunları 2, sizi gizemli ve gergin bir yolculuğa davet ediyor. Kış geliyor. Gardınızı alın ve bu görkemli maceraya kaldığınız yerden devam edin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69822ff1-e217-42e0-aacb-9f1835a8172a.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Yaş Kadınlarda Kardiyo Tenis Antrenmanlarının Vücut Kitle Endeksi Üzerine Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Fiziksel Aktivite ve Egzersiz 
2.1.1. Aerobik Egzersiz 
2.1.2. Anaerobik Egzersiz 
2.2. Egzersiz ve Obezite 
2.2.1. Aşırı Kilo ve Obezite 
2.2.2. Kilo Kontrolünün Metabolik ve Hormonal Belirleyicileri 
2.3. Egzersizde Kullanılan Enerji Sistemleri 
2.3.1. ATP-FC Sistemi 
2.3.2. Anaerobik Glikoliz Laktik Asit Sistemi 
2.3.3. Aerobik Sistem 
2.4. Egzersiz ve Metabolizma 
2.4.1. Egzersizin Karbonhidrat Metabolizmasına Etkisi 
2.4.2. Egzersizin Lipid Metabolizmasına Etkisi 
2.5. Tenis Oyunu 
2.5.1. Tenis Oyununun Genel Özellikleri 
2.5.2. Tenis Atrenmanı 
3. YÖNTEM 
3.1. Araştırma Grubu 
3.2. Probleme Deneysel Yaklaşım 
3.3. Kardiyo Tenis Uygulamaları 
3.4. Aerobik Antrenman Uygulamaları 
3.5. Biyoelektrik İmpedans Analizi 
3.6. Vücut Kompozisyonunun Belirlenmesi 
3.7. Vücut Çevre Ölçümleri 
3.8. Bel Çevresi Ölçümü 
3.9. Kalça Çevresi 
3.10. Kan Numunelerinin Alınması 
3.11. El Kavrama Kuvvetini Ölçme (Hand Grip Dinamometre) 
3.12. Otur-Eriş Testi (Esneklik) 
3.13. İstatistiksel Analiz 
4. BULGULAR 
4.1. ANOVA - VKA 
4.2. ANOVA - Bel Ölçümü 
4.3. ANOVA - Kalça Ölçümü 
4.4. ANOVA - Hand Grip Sol 
4.5. ANOVA - Hand Grip Sağ 
4.6. ANOVA - Otur Eriş 1. Deneme 
4.7. ANOVA - Otur Eriş 2. Deneme 
4.8. ANOVA - BKI 
4.9. ANOVA - TRG 
4.10. ANOVA - LDL 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5680ce8-3289-44d0-9b41-d4f727975750.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi ve İdari Bilimler Alanında Teori, Uygulama ve Güncel Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>·         KEŞİFSEL VERİ ANALİZİ VE MAKİNE ÖĞRENİMİ İLE MODEL OLUŞTURMA 
·         TÜRKİYE’NİN DÜZENSİZ GÖÇ/YASADIŞI GÖÇ KARŞISINDA KORUNMA STRATEJİLERİ 
·         COVID-19 DÖNEMİNDE YEREL YÖNETİMLERİN UYGULADIĞI MALİ ÖNLEMLER: İTALYA ÖRNEĞİ 
·         TÜRKİYE’DE ASKERİ HARCAMALAR VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİ 
·         FREKANS ALANI NEDENSELLİK YAKLAŞIMI 
·         ÇERÇEVESİNDE EKONOMİK BÜYÜME VE BORSA İLİŞKİSİ 
·         TÜRK TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİNDE SEÇİM HÂKİMLERİNİN BELİRLENMESİ SORUNU 
·         İSTATİSTİKSEL PROSES KONTROL TEKNİKLERİ İLE KALİTE KONTROLÜ 
·         TÜRKİYE VE SEÇİLMİŞ ÜLKELERDE VERGİ MAHREMİYETİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ 
·         DİJİTAL BANKACILIK UYGULAMALARININ KARLILIĞA ETKİSİ: KATILIM BANKACILIĞI SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR UYGULAMA 
·         İŞLETMELERİN MARKA, PİYASA VE DEFTER DEĞERLERİNİN İNCELENMESİ 
·        AKILLI DEVLETE GEÇİŞ SÜRECİNDE YAPAY ZEKÂNIN KAMU YÖNETİMİNE ENTEGRASYONU 
·        TÜRKİYE’DE KADIN İSTİHDAMI VE EKONOMİK ÖZGÜRLÜK 
·        YENİLENEBİLİR ENERJİ TÜKETİMİ, CO2 EMİSYONU VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: TÜRKİYE İÇİN ARDL SINIR TESTİ YAKLAŞIMI 
·        BREZİLYA’DA YOKSULLUĞUN GÜNÜMÜZDEKİ GÖRÜNÜMÜ 
·        PANDEMİDE BEŞERİ KALKINMA VE ÇALIŞMA KAYBI İLİŞKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98c79bd-236b-4e49-b5f5-0a99d7744fc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Multidisipliner Boyutta Spor Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>·         YAŞLILIKTA FİZİKSEL AKTİVİTE 
·         KADIN SPORCULARDA BRANŞIN SOLUNUM PARAMETRELERİNE ETKİSİ 
·         ETKİLİ KUVVET GELİŞİMİ İÇİN FONKSİYONEL ANTRENMAN UYGULAMALARI; TRX BAND KULLANIMI 
·         KRONİK HASTALIKLAR VE FİZİKSEL AKTİVİTE 
·         İNSPİRATUAR KAS ANTRENMANLARI VE ASTIM 
·         SEDANTER ERKEKLERDE TABATA VE THERA-BAND© EGZERSİZLERİNİN MOTORİK ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİLERİNİN İNCELENMESİ 
·         SPORDA PSİKOLOJİK ETMENLER ÜZERİNE YAPILAN ÇALIŞMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 
·         BAYBURT ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNİN SOSYALLEŞME TAKTİKLERİNİN SPOR VE FARKLI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ 
·         MARATON KOŞULARININ TARİHSEL GELİŞİMİ 
·         HAFİF DERECEDE ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA BEDEN EĞİTİMİ ETKİNLİKLERİNİN SOSYAL BECERİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24cebfb5-4ea0-4657-8c51-352b2ccef93c.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor ve Sosyal Medya: Türk Futbolunun Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
SOSYAL MEDYA KAVRAMI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
SPOR VE SOSYAL MEDYA İLİŞKİSİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
GEREÇ VE YÖNTEM 
 
4. BULGULAR 
 
SONUÇ ve ÖNERİLER 
KAYNAKÇA 
EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0f5505-c159-42ae-ab0b-91432e0488f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaza Yaza Yaz Geldi</image:title>
            <image:caption>Kitapta, yaşam birikimlerini hayalleriyle şekillendirip kelimelerle sanat eserine dönüştüren duygulu ve yetenekli on bir genç yazarın eserleri yer almaktadır. Öykü ve masal türlerinde yazılmış eserlerin derlendiği bu çalışmada: 
Ayça Sayar; bir bakkalın herkese örnek olacak vicdanını anlattığı “Bakkal&apos;ın Vicdanı” ve annesini çınar ağacına, onun şefkatini de ağacın yapraklarının gölgesine benzettiği “Mucize” adlı öyküleriyle yer aldı. 
Balca Karabay; bilim kurgu türü ekseninde yazdığı “Boşluk” ve “Duygusuzluk” adlı küçürek öyküleri ile yer aldı. 
Beste Su Sezgin; dengeli bir yaşamın öğütlendiği “Her Şeyin Fazlası Zarar” adlı öyküsüyle yer aldı. 
Duru Dinçarslan; gökyüzündeki parlak dolunayın ışığıyla az da olsa aydınlanan gürültülü odada yalnızlığıyla baş başa kalan Hilâl&apos;in öyküsünü anlatıldığı “Bozuk Plak” adlı öyküsüyle yer aldı. 
Elif Duru Kıssal; hayatta karşılaştığı dürüstlük imtihanını başarıyla geçen balıkçının hikâyesinin anlatıldığı “Balıkçı ve Peri” masalı; hayallerine kavuşmak için uzay mekiği yaparak bir gezegen keşfeden Muzi&apos;nin “Hayaller Ülkesi Mukezi”adlı öyküsüyle yer aldı. 
Emir Ak; ailesi için birçok zorlukla mücadele eden çocuğun hikâyesinin anlatıldığı “Aile Sevgisi” adlı masalı ile yer aldı. 
İdil Nur Koyuncu; açgözlülüğün zararlarının anlatıldığı “Altın Balık” adlı masalı ile yer aldı. 
Mina Yorgancılar; iyiliğin ve sevginin tatlılarla buluştuğu sevimli öyküsü “Tatlılar” ile yer aldı. 
Nur Ecrin Akpınar; yalan ve iftiranın kötülüğü ile haklı olan arkadaşın sonuna kadar yanında olmanın güzelliğinin öğütlendiği “Şeftali Ağacı” masalı ile yer aldı. 
Yakup Bilge; emanete iyi bakma ve yardımlaşmanın öneminin anlatıldığı “Emanet Ayna” masalı ile yer aldı. 
Yiğit Çam; doğaya, çevreye duyarlı olmanın öneminin anlatıldığı “Doğanın Koruyucuları”; dost görünüp kötü amaçlar taşımanın zarar getireceğinin anlatıldığı “Karga, Kartal ve Güvercinler” masalları ile yer aldı. 
Necati Özcan; doğanın yaşama sunduğu zenginliğin, doğayı tanımanın ve keşfetmenin öneminin anlatıldığı “Kuskus Çiçeği” öyküsüyle yer aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85419ec9-9523-4e31-bbd8-f50a7072bd13.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül Sancısı</image:title>
            <image:caption>Kaç eylül daha mecnun olacağım, gönlümün sahrasında? 
Daha kaç kez gözlerim seni arayacak, gün batımlarında? 
Kaç Kerem olup yanacağım, hasret ateşinde? 
Ve daha kaç şiir düşeceğim eylüle? 
Bir bilsen. 
Hangi bağ bozumunda, çözülecek kaderin ipleri? 
Hangi şehirden uğurlayacağım, hüzünlerimi? 
Ve dayanacak kaç canım kaldı, 
Sensiz geçen eylüle? 
Bunca umutsuzluğa rağmen, 
Melek dokunuşu gibi bir rüzgâr 
Geçiyor önümden usul usul. 
Vuslata dair bir şeyler fısıldıyor, kulaklarıma. 
Umut oluyor rüzgâr, direnen yüreğime.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c173323b-df36-4ac0-ac1f-880451a80e68.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarif Acı</image:title>
            <image:caption>Selvi Uygar, hasretin lirik şairlerinden biridir. Şiirlerini tek tek ele aldığımızda karşımıza çıkan en temel unsurların hasret, ayrılık, özlem olduğunu görürüz. Zaman zaman toplumcu yanı ağır basan şiirlere imza atan şairimiz yalın, net bir dil ile yazmaktadır şiirlerini. Şiirin olmazsa olmazı imgeleri yerinde ve zamanında kullanır. Okuyucuyu imge yığını içinde boğmaz. Duygu ve düşünce fırtınasını aynı anda yaşatır. Okurken düşünür, düşünürken okursunuz. Selvi Uygar için hangi akım içinde yer alıyor diye düşünmek anlamsız olur. O kendine öz var ettiği kendi akımının öncüsüdür. Kesinlikle ruhunun sesini, içselliğini, musiki tadında şiirlerine yansıtır. Daha ilk mısrada şiirin büyüsüne kapılmaktan kendinizi alamazsınız. 
 
Erdinç Ozan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad392d90-becb-41c0-8074-9aa9e9df7235.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş 3 - Kavuşmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sensizlik alır gider başını. 
Duraksız, uçsuz bucaksız süregelen bir yalnızlık. 
Doludizgin yağmurlu günler. 
Böyle acırken insanın kalbi, yüzü nasıl güler? 
 
 
Geçmişin sır perdesi, onu kapatanlar tarafından açılırken olayın aktörleri birer birer sahneye çıkıp rollerini oynama başlar. Her kurban, failinin ona ne yaptığını anlatır. 
 
Arya ise her şeye seyirci kalmak zorundadır. 
Bilmece çözülmeye çalışılırken zamana karşı bir yarış başlar. Zaman, kimseye davranmadığı gibi onlara da pek iyi davranmaz. Parçalar birleşir fakat geçen zamanla ruhlar dağılır. Sonuçlar sebeplerine kavuşur 
ve herkes payına düşeni alır. 
 
Güneş batar, ertesi gün doğmak üzere nihayet düşer herkesin gün ışığı kendi üstüne. 
 
 
Bir ev yapmışlar.  
Sonra onu yakmışlar.  
Kelebeğe yuvana git demişler.  
Kapısında bin gün yanmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52f81d80-14c8-498e-a599-ae81161ee7e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nayino</image:title>
            <image:caption>“Limanın yanında küçük koya yanaşmış minik beyaz bir taka. 
Üzerinde mor renkle yazılmış bir kelime. 
Tam seçemiyorum. 
Biraz daha yaklaşınca okuyabiliyorum. 
‘Nayino’. 
Yani ‘sevdalum’... 
 
Yar goynunda elsem, 
Kefen da istemezdum. 
Uç gun sarilu yatsak, 
Sağdan sola dönmazdum.ˮ 
 
Bir sevda romanı Nayino. 
Yıllar önce yaşanan, sebepsiz yere sona eren –sona erdiği sanılan– 
bir sevda. Kurulan yepyeni hayatlar ve bu hayatın seyrine etki eden “memleket meseleleriˮ. Aradan geçen zamanda memlekette birçok olay yaşanmış, herkes başka yerlere savrulmuşken... Eski sevdanın külleri yeniden alevlenir mi? 
 
Kaya Boztepe, Nayino adlı romanında, kaderini ülkede yaşanan toplumsal olayların ve bazı küçük tesadüflerin belirlediği bir aşkın romanını yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac300417-e594-4ce1-9796-ec8aa926792f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş 3 - Kavuşmak</image:title>
            <image:caption>Sensizlik alır gider başını. 
Duraksız, uçsuz bucaksız süregelen bir yalnızlık. 
Doludizgin yağmurlu günler. 
Böyle acırken insanın kalbi, yüzü nasıl güler? 
 
 
Geçmişin sır perdesi, onu kapatanlar tarafından açılırken olayın aktörleri birer birer sahneye çıkıp rollerini oynama başlar. Her kurban, failinin ona ne yaptığını anlatır. 
 
Arya ise her şeye seyirci kalmak zorundadır. 
Bilmece çözülmeye çalışılırken zamana karşı bir yarış başlar. Zaman, kimseye davranmadığı gibi onlara da pek iyi davranmaz. Parçalar birleşir fakat geçen zamanla ruhlar dağılır. Sonuçlar sebeplerine kavuşur 
ve herkes payına düşeni alır. 
 
Güneş batar, ertesi gün doğmak üzere nihayet düşer herkesin gün ışığı kendi üstüne. 
 
 
Bir ev yapmışlar.  
Sonra onu yakmışlar.  
Kelebeğe yuvana git demişler.  
Kapısında bin gün yanmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d286e6a0-c9df-4baf-b2fd-b00dfd0829ad.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kız Ölüme Çok Yakın</image:title>
            <image:caption>“İyi kızlar her zaman düşündüğünüz gibi değildir...”  
Pip Fitz-Amobi son soruşturmasının etkisinden hâlâ kurtulamamışken yeniden bir vakayla karşı karşıya kalır. Bu sefer birisi onun peşindedir. Birisi sürekli ona üstü kapalı tehdit içeren mesajlar göndermektedir: Kaybolan sen olduğunda seni kim arayacak?
 
Tehditler artar ve Pip gerçekten de kendisini takip eden biri olduğunu fark eder. Sonra da peşindeki kişi ile altı yıl önce aynı bölgede yakalanan bir seri katil arasında benzerlikler bulmaya başlar. Pip kendini kurtarmak için daha önce hiç olmadığı kadar mücadele etmek zorunda kalacak, hiç düşünmediği bir yola girmeyi seçecektir. Bu, hayatının en önemli ve aynı zamanda son soruşturmasıdır. Her ne olursa olsun, Pip’in iyi kız günleri sona ermek üzeredir.
 
Holly Jackson, İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi serisinin merakla
beklenen bu son kitabında yine sürükleyici, korkutucu ve unutulmaz bir olay örgüsü sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee7841b0-07ca-4303-84cb-e7e95d09e51c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın İçinden Fıkralar</image:title>
            <image:caption>Fıkralar sohbetin neşesi, tadı tuzudur. 
Zor bir konuyu anlatırken, fıkralar bize keyifli bir şekilde yardım eder. 
Günlük hayatın içinde fıkraya konu olacak olaylarla karşılaşırız. Eğer mizah kültürümüz varsa bu fıkraların farkına varırız. 
Fıkraları okurken kafanızda bir dimağ lezzeti, yüzünüzde tatlı bir tebessüm hissedersiniz. 
Ben yazarken keyif aldım. Öyle inanıyorum ki siz de okurken keyif alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dde3fe55-0553-4dab-91ae-e549620b8927.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir’in Cevabı veya Gerçek Hümanizm</image:title>
            <image:caption>Ruh üflemenin üç manası var: 
A) Çamur elementleri, DNA olunca, insan diğer hayvanların çoğundan daha az gene sahip olmasına rağmen, kendindeki 22 bin gen arasındaki bilgi-işlem bütün hayvanlardan hatta kâinattan daha çok bilgi-işleme sahiptir. İşte Biyolojik Ruh budur ve bu döllenirken oluyor. Yüz yirmi gün sonra ruh üfleniyor, bilgisi yanlıştır. 
B) Normalde bir hayvan olan insan, sayısız dilleri, bilimleri, yasaları ve soyut değerleri öğrenirken Allah tarafından (Sonsuz Sistemden) bunlar ona ruh oluyor. Onu gerçek Âdem yapıyor. 
C) Tevrat’ta ve Kur’an’da asıl ve gerçek ruh manasında tekrarla kullanılan ve bütün evrenin logosu ve mantığı olan dini öğretiler ve yasalar, insanlığın sosyal ve kalbî hayatına üflenir. İnsan gerçekten İnsan-ı kâmil olur. Aristo insanı tarif ederken, daha çok ikinci bentte anlatılan noktayı vurgu lamış. İnsan düşünen ve bu düşüncesini dile getiren hayvandır, demiş. Birinci bentteki bilgi ise onun zamanında tam bilinmiyordu. Fakat 2350 yıl önce o boyuta form dedi. Ve o formu anima (ruh) olarak) anlattı. 
Bugün materyalize olmuş fen ilimleri henüz bu seviyeye tam gelebilmiş değildir. Fakat seksenden sonra gelişen yazılım ve bilişim teknolojisi, hem Aristo’yu doğruluyor. Hem bilim adamlarını o zirve noktaya zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/557c6bbc-1e79-4400-bb5a-673729ead163.jpg</image:loc>
            <image:title>İbadetler</image:title>
            <image:caption>Soru: Acaba, ibadet yani din ve kulluk, insanı köleleştiriyor mu? Yoksa insanı aşağı, kötü, çeşit çeşit köleliklerden kurtarıp, gerçek bir vazifeli olduğunu bildirip, ona yüksek bir şeref mi sağlıyor? 
Cevap: Evet, insanda iki temel eğilim var: Biri, ya firavun gibi sahte güç, kudret sahibi olup ilahlık iddiasında bulunacaktır. İkincisi: Veya muhtaç olduğu ve korktuğu nice sayısız şeylere köle olacaktır... Dinsiz bir insan için bu iki şıktan başka yol yoktur. Dindar ve gerçek inanmış insan ise; din ve iman sayesinde, o sahte sayısız ilahlara köle olmaktan kurtulur, gerçek (hakk) ilah ve mabud olan Allah’a kul ve asker olur. 
O’nun emriyle, izniyle iş görür ne geçmişin üzüntüsünü çeker ne de geleceğin korkusunu... “İyi bilin ki; Allah’ın gerçek dostları ne korkarlar ne de üzülürler...” İşte bir tarafta, bu ayetin çerçevelediği insan modeli, diğer tarafta, kendisine faydası çok az olan paranın, seksin, daha nice sahte tutkuların tutsağı olan insan tipi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00cbb0a6-d838-4057-bc39-921bbb55676b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlara Döneceğim</image:title>
            <image:caption>Sırtımda hançer saplı 
Kanım akmıyor 
Ben dağlardan geldim beyim, 
Dağ gibi ananın doğurduğu, 
Feleğe mihnet etmeyen babanın yoğurduğu, 
Dağların oğluyum... 
Bilemezdim 
Dost demenin güvenmenin 
Bir hançer darbesiyle yere serileceğini 
Meğer şehirlerde böyle olurmuş 
Paran kadar adam 
Paran kadar itibarın olurmuş 
Ben bilemedim beyim, 
Ben bilmem oyun oynamayı, 
Adam satmayı 
Çamura yatmayı 
Mazluma çatmayı, 
Bilmem...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d81d9eb-c055-4ecc-9696-68e99353f2a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiracı</image:title>
            <image:caption>New York’ta yıkık dökük bir apartmanın tek kiracısı olan Harry
Lesser, on yıldır emek verdiği kitabını bitirmek için canla başla
çalışır. Dairesini neredeyse hiç terk etmeyen, dış dünyadan bihaber Lesser, bir yandan da onu dairesini boşaltmaya zorlayan evsahibi Levenspiel ile mücadele eder, fakat kitabını bitirmeden hiçbir yere gitmeye niyeti yoktur.
 
Yıkık dökük, daireleri terk edilmiş binada kendisinden başka biri
daha olduğunu keşfeder bir gün: Kitabını bitirmek için kendine
gözlerden uzak, uygun bir yer arayan, huysuz, Afro-Amerikalı
yazar Willie Spearmint. O dönem Brooklyn’de alevlenen Yahudi-Siyahi çatışmasına rağmen, ikilinin zamanla gelişen dostlukları, Willie’nin Lesser’dan taslağına yorum yapmasını istemesiyle gerilmeye başlar. Zoraki komşuluk ve sanatlarındaki gizli rekabetin çatışmalara neden olduğu ilişkileri, Willie’nin sevgilisi Irene’in hayatlarına dahil olması ve Levenspiel’in iki yazarı da evden çıkarmak için giriştiği savaşla tamamen değişir.
 
Bernard Malamud, Kiracı’da biri siyah, biri beyaz iki yazarın sanat anlayışları ve etnik kökenleri üzerinden insanın güvenilmezliğiyle yıkım ve şiddet potansiyelini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038a4b62-66c8-40de-abeb-baeb9e625fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesyonel Sporcularda ACTN3 (rs1815736) Gen Polimorfizminin Atletik Performans Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
ÖNSÖZ 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Genlerin Yapısı ve İşleyişi 
2.2. Genler ve Atletik Yetenek 
2.3. Fiziksel Aktivite ve Epigenetik Etkileşimler 
2.4. Atletik Performans ve Genlerin Rolü 
2.5. Bireysel Antrenman Uygulamaları ve Genetik Etkileşimler 
2.5.1.Dayanıklılık ve Sprint Performansı 
2.6. ACTN3 Geninin Yapısı ve Fonksiyonları 
2.6.1. ACTN3 Geni ve Atletik Performans 
2.6.2. ACTN3 Geni ve Sprint/GüçPerformansı 
2.6.3. ACTN3 Geni ve Aerobik Dayanıklılık İlişkisi 
2.6.4. ACTN3 Geni ve Kas Gücüİlişkisi 
2.7. Yapısal Bileşenler ve ACTN3 
2.8. İskelet Kasları, Enerji Sistemleri ve Egzersiz Kapasitesi 
2.9. Yetenek Seçme İlkeleri 
2.10. Atletik Yeteneği Ortaya Çıkaran Genetik Testler 
2.11.Takım Sporlarında Fiziksel Performans Ölçümlerinde Kullanılan Test Protokolleri 
3. GEREÇ VE YÖNTEM 
3.1. Araştırmanın Türü 
3.2. Araştırmanın Yapıldığı Yer ve Zamanı 
3.3. Araştırmanın Evreni ve Örneklemi 
3.4. Araştırmanın Değişkenleri 
3.5. Araştırma Materyali / Veri Toplama Araçları 
3.5.1. Egzersiz ve Performans Ölçüm Yöntemleri 
3.5.2. Yo-Yo IR 2 Testi 
3.5.3. Hız (30m sprint yeteneği) Testi 
3.5.4. Moleküler Analiz 
3.6. Verilerin Değerlendirilmesi 
3.7. Araştırmanın Etik Boyutu 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 
     7. KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f39e13da-a684-49a9-b65d-ccdd711d924a.jpg</image:loc>
            <image:title>ACE Gen Polimofizminin Atletik Performans Üzerindeki Etkileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ÖNSÖZ 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Lokal Renin-Anjiotensin Sistemi 
2.1.1. İskelet Kasında ACE 
2.2. ACE Gen Polimorfizmi ve Sportif Performans 
2.3. ACE geni ve Atletik Performans İlişkisini İnceleyen Araştırmalarda Dayanıklılık Kriterinin       
Süre/Mesafeye Göre Sınıflandırılmasının Önemi 
2.4. Çalışma Grubu Homojenliğinin Önemi 
2.5. Kısa Süreli Aerobik Dayanıklılıkta Güç Gereksinimi ve ACE D Alel İlişkisi 
3. ARAŞTIRMA UYGULAMALARI 
3.1. Örneklerin Seçimi ve Kan Alımı 
3.2. Antrenman Programı 
3.3. Performans Ölçüm Yöntemleri (Testler) 
3.4. Genetik Analiz 
3.4.1. Araştırma Materyali / Veri Toplama Araçları 
3.4.2. Araçlar 
3.5. ACE I/D Polimorfizminin Moleküler Yöntemlerle Araştırılması 
3.5.1. Kan Örneklerinin DNA İzalasyonu 
3.5.2. Uygulanan Protokol 
3.5.3. PCR Amplifikasyonu 
3.5.4. Amplifikasyonda Kullanılacak Primerlerin Seçimi 
3.5.5. Uygulanan PCR Protokolü 
3.5.6. PCR Ürünlerinin Elektroforezda Değerlendirilmesi 
3.6. İstatiksel Analizler 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ ve ÖNERİLER 
7.KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b921ac4f-b2e5-4414-ad72-f7425637b710.jpg</image:loc>
            <image:title>Ab Ülkelerinde İşsizlik Histerisi Hipotezinin Analiz Edilmesi: Rals Fourier Kpss Durağanlık Testi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 1. ZAMAN SERİLERİ ANALİZİ VE DURAĞANLIK 
 
İKİNCİ BÖLÜM 2. ZAMAN SERİLERİNDE GELENEKSEL BİRİM KÖK TESTLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 3. ZAMAN SERİLERİNDE YAPISAL DEĞİŞİMLERE İZİN VEREN BİRİM KÖK TESTLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 4. KALINTILARLA GENİŞLETİLMİŞ (RALS) BİRİM KÖK TESTLERİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 5. LİTERATÜR TARAMASI 
 
ALTINCI BÖLÜM 6. İŞSİZLİK HİSTERİSİ HİPOTEZİNİN TEST EDİLMESİ 
 
SONUÇ 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e4ad7b-8f33-4853-a6ca-fab1974fd347.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bilimler Akademisi II Genom</image:title>
            <image:caption>Çocuklar ve eğitimciler tarafından büyük ilgi gören Tuhaf Bilimler Akademisi serisinin ikinci kitabı Genom, sürükleyici anlatımı ve akıcı diliyle okurlarını yine soluksuz bir maceraya davet ediyor.   Bilim Akademisinin takıntılı dekanı Üstün Bey’in gidişiyle akademiye yeni bir dekan atanır. Her şey normal seyrinde ilerlerken tuhaflıklar yine Nadir ve arkadaşlarının yakasını bırakmaz. Genom ile sonunu asla kestiremeyeceğiniz bir maceraya dâhil olmaya hazır olun!   Şöhret Doğruyol Sağbaş, serinin bu kitabıyla da azim ve hırs arasındaki ince çizgiyi yakalayamayanların zararının en çok da kendine dokunduğunun altını bir kez daha çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ecf6dc0-0b46-4e5d-9c98-3a9ad905456f.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Uyandırma Vakti</image:title>
            <image:caption>Kan damlalarıyla yüzdü ruhumuz, 
 
İki mevsim uyudu benliğimiz, 
 
Yoktan bizi varedince yaradan, 
 
Takılı kaldı dünyaya nefsimiz. 
 
Çok ölüm gördük yürekleri burkan, 
 
Çok ölü gömdük belimizi burkan, 
 
Vahşi dağların yorgun çobanıydık, 
  Susuz damakla vuslatı aradık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab33350-8557-433a-a918-e538ed140641.jpg</image:loc>
            <image:title>Başoğul Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Derdim var 
Bilen var mı ? 
Yok tabi ki 
Bırak bende kalsın 
Bir dost bulsam 
Karar ver arkadaş 
Bulalım bakalım 
Bu derdi söylesem mi 
Bırak bende kalsın 
Gel şöyle kardeşim 
Neyi kime söyleyim 
Tabi ki aradaşına 
Bırak bende kalsın 
Hala söylemeyecen mi 
Neyi söyleyeyim ki 
Tabi ki derdini Yok bende kalsın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83239a55-07e9-457c-96a4-093a4cd76f91.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Budalanın Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Modern Japon öykücülüğünün mihenk taşı Ryūnosuke Akutagawa&apos;nın Japon ve Çin kültür sembollerinin yanı sıra Avrupa sanatından, Rus edebiyatından, antik Yunan mitolojisinden beslendiği, yalın ve yer yer toplumsal taşlamalarla örülü otobiyografik öyküleri Bir Budalanın Yaşamı, dönemin sosyal ve siyasi yapısına yönelik çok sayıda göndermeyle I. Dünya Savaşı ve sonrasını kapsayan Taişo Dönemi Japonya&apos;sının tam teşekküllü bir panoramasını çiziyor.


İnsan doğasının karanlık yönlerine, derin tutkularına, inançlarına ve çelişkilerine odaklanan Akutagawa, &quot;intihar mektubu&quot; niteliği taşıyan &quot;Bir Budalanın Yaşamı&quot; başlıklı öyküsü ve yazarın hayatına son vermeden önce bıraktığı intihar notu başta olmak üzere yaşamının son döneminde kaleme aldığı eserlerden derlenen bu seçkide toplumun buhranlı haleti ruhiyesine de ayna tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/046cf07f-4879-46e7-97f3-cb2880cfce64.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçliğe Açılan Pencere</image:title>
            <image:caption>Kendini &quot;ihtimal fanatiği&quot; olarak tanımlayan E. M. Cioran, sürgün yaşamının doğurduğu azaba çare işlevi gören kalemini saplantılarını yatıştırmak ve hıncını dindirmek için oynatır. Politik görüşlerini aşındıran savaş sonlanmışken, yenilgiden ibaret gördüğü kaderinin yarattığı buhranın ana motifleri Cioran külliyatında yeni yeni belirmeye başlar.
30&apos;lu yaşlarının keskin virajında yeni bir yol tutmaya, köksüzlük yoluna girmeye kendini mecbur gördüğü, felsefi &quot;kabiliyetinin&quot; sinik ve kuşkucu bir pus içinde buhar olup uçtuğu dönemde, Paris sokaklarının isimsizleri arasında dolaşır ve küçük otel odalarında Hiçliğe Açılan Pencere&apos;nin iskeletini oluşturacak yüzlerce okunaksız sayfa karalar.
&quot;Zira hayat çıkmaz bir yoldan ibarettir, giderek de daralmaktadır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b69b0c01-4872-4f6f-b911-0cfda3b876ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Adalet Kıskacında Kadınlar: Örselenmiş Kadın Sendromu ve Feminist Kriminoloji</image:title>
            <image:caption>Neredeyse düne kadar normal görülen kadına şiddetin feministlerce deşifre edilerek suç niteliği kazanması ve bu şiddete yönelik kamusal müdahaleye ilişkin ihtiyaç çağrısı, bugün toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamadığı koşullarda halen karşılığını tam olarak bulamamıştır. Toplum tarafından güvenli addedilen evleri içinde sistematik şiddete ve eziyete maruz kalan kadınlar, tarih boyunca hemcinslerinin yaptığı gibi, bu şiddete dur diyebilmek için bazen kocalarını, partnerlerini, aile fertlerini öldürmekten başka çıkar yol bulamıyor. Yenin içinde kalması gereken bu &quot;görünmez&quot; eziyete ömür boyu katlanmaları, sabretmeleri toplum tarafından meşru kabul edilirken, işkencecisini öldüren bu kadınlar, hem o noktaya gelene kadar resmi yardım ve müdahale çağrılarının yanıtsız ve etkisiz kalmasıyla, hem de olay akabinde kendilerini bu noktaya getiren özgül koşulların ve yaşadıkları sürecin yarattığı travmatik tahribatın gözardı edilmesiyle geleneksel hukuka içkin cinsiyetçi ayrımcılığa maruz bırakılarak hukuk içinde bir kez daha örseleniyor.
Feminist adli ve klinik psikolog Lenore Walker&apos;ın ortaya attığı &quot;örselenmiş kadın sendromu&quot; kavramı bu kadınların eylemlerini olması gerektiği gibi bütüncül bir bakış açısıyla görme ve değerlendirme imkânı yaratıyor. Eril hukukun, bu çağrıya kulak verdiğinde, sosyo-kültürel ve psikolojik de dahil olmak üzere kadınları çevreleyen koşulları gözeten, cinsiyete duyarlı mekanizmalarla &quot;erkek değil, gerçek adalet&quot;i sağlama ihtimalinin kapısını aralıyor.
Yağmur Birdal, &quot;örselenmiş kadın sendromu&quot; ve kadın suçluluğu kavramının dünya kriminoloji literatürüne girişini ve tuttuğu yeri farklı ve karşıt yaklaşımlarla birlikte ele alırken, Türkiye&apos;de kocasını öldüren kadınların yargılanmasındaki adil olmayan süreç ve unsurları da örnekleriyle gözler önüne seriyor. Basına da yansıyan bu tür davaların vekilliğini üstlenen avukatlarla yürüttüğü araştırma sonucunda, sistemin neden ve nasıl işlemediğini, resmi makamların cinsiyetçi reflekslerini, daha farklı bir yargılama süreci için meşru müdafaa, mazeret nedeni, haksız tahrik gibi kavramların nasıl ele alınması gerektiğini de açıklıkla ortaya koyuyor.
Hukukçular kadar her yaştan kadının da okuması gereken ufuk açıcı bir çalışma...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3834e0b-698f-4655-bcf9-46b4fabbff47.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Yuvarlaktır</image:title>
            <image:caption>Rose adında küçük bir kız. Kuzeni Willie&apos;nin aksine acabalardan kurtulamıyor bir türlü. Durmadan dönen yuvarlak dünya içinde ne kendisini bulabiliyor ne de yerini. Bereket dağlar var. Onlar her şeyi durduracak kadar yüksek. Yükleniyor mavi iskemlesini ve koyabileceği yer arayışıyla gözüne kestirdiği dağın zirvesine başlıyor tırmanmaya.


Dünya Yuvarlaktır epik bir yolculuk hikâyesi. Kelimelerin kaygan zemininde tümcelerin müstakilliğini ve anlamların sabitesini yitirdiği ardı kesilmez bir devingenlik içinde anlatısını kuran Gertrude Stein, okuru biteviye tınlayan varoluşsal bir kaygının hazzını ve dehşetini aynı anda duymaya çağırıyor. &quot;Shakespeare ne demişti, adı değişse bile gül yine aynı güzellikte kokar, kokar mı. Hayır, kokmaz.&quot; İşte bu itiraz, Rose&apos;u durmadan düşünmeye iten benzer bir sorguyla maceramızın da ateşleyicisi oluyor: &quot;Adı Rose olmasaydı Rose olur muydu.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec775e34-da63-4acc-b8d5-07b172078c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Elgin Taşlar - Doksanüç Loş Hikaye</image:title>
            <image:caption>&quot;Vaktim olsaydı, daha kısa yazardım,&quot; doğru.


Vaktim kalmamış olabilir, doğru.


Bu hikâyeleri uzaktaki bir kuyudan çektim.


Taşların menşei sahiden şüpheliydi.


Derine indikçe azalıyordu ışık, loş doğru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d988ee-876d-47db-8ad1-44d437d52241.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılda Lozan İhlalleri</image:title>
            <image:caption>24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması 8 devlet tarafından imzalandı. Fakat asıl önemli olan bunlardan 2 tanesiydi: Türkiye ve Yunanistan. 
Çünkü Lozan, 1918’de son bulan I. Dünya Savaşı’nı bitirmenin yanı sıra, 1919-22 Türk Kurtuluş Savaşı’nı da bitiren antlaşmaydı ve bu harplerden ikincisi Türkiye ile Yunanistan arasında cereyan etmişti. Dolayısıyla, her ne kadar 30 Ocak 1923 Lozan Mübadele Sözleşmesi’yle azınlıklar karşılıklı olarak azaltılmış da olsa, kalan azınlıkların hakları, dönemin icaplarına göre Lozan Barış
Antlaşması’nın “Azınlıkların Korunması” başlıklı III. Kesiminde koruma altına alındı.
Alındı ama, bu iki devletten ikisi de yaklaşık bir asır arayla (1830ve 1923) birer ulus-devlet olarak kurulmuşlardı. Ve ulus-devlet olgusunun 1 numaralı evrensel niteliği, “ulusal homojenlik” sağlamak adı altında azınlıkları ortadan kaldırmak idi.
Her iki ülkenin de karşı tarafın soydaşlarını/dindaşlarını (başka bir deyişle, kendi “farklı” vatandaşlarını) karşılıklı olarak nasıl ezdikleri, “Tencere dibin kara, seninki benden kara” deyimini hatırlatır biçimde bu kitapta anlatılıyor.
Anlatım burada da kalmıyor ve Lozan’ın Gayrimüslimlere ek olarak ayrıca 3 gruba da getirdiği hakları incelerken projektörü Kürtlerin ve Alevilerin üzerine tutuyor.
Lozan sonrasında Türkiye ile Yunanistan arasında bir “Ege dengesi” kurulmuştu. Kitap bu Ege meselesini de, aynen azınlıklar meselesinde olduğu gibi, karşılaştırmalı ve tamamen
tarafsız biçimde ele alıp inceliyor.
Bu tarafsız niteliğiyle de elinizdeki kitap, bu konudaki (şimdilik) tek kitap olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13905bfc-c661-44a1-a69e-edb58b57d352.jpg</image:loc>
            <image:title>Defterimden Notlar</image:title>
            <image:caption>I. Dünya Savaşı&apos;nın ardından kimliğini ve umudunu kaybetmiş &quot;Yitik Kuşak&quot;ın çelişkilerini ustalıkla gözler önüne seren F. Scott Fitzgerald, zamansız çözümlemeleri ve gözlemlerinin yanı sıra edebi zekâsını, kırılganlığını, duyarlılığını satırlara aktarmaktan çekinmediği için Amerikan edebiyatında hatırı sayılır bir yer edinmişti.


Epigramlar, nükteler, muzır diyaloglar, küçürek öyküler, eserlerinden aşırdığı alıntılar, nahoş tespitler, büyüleyici dizeler ve şimşek gibi çakan kısa sahnelerden müteşekkil Defterimden Notlar, okuru bu hasletlerle donanmış Fitzgerald&apos;ın zihninin sağanaklarıyla baş başa bırakıyor. Tüm kurgusal duvarları kaldırdığı, belleğini açıyor olmanın getirdiği mesuliyetle konuları özenle tasnif ettiği ve bütünlük arz eden alfabetik başlıklar altında gruplandırdığı bu notlar, sosyal çevresinin son evrelerini, yaşamının son yıllarındaki sezileri, duyguları ve dikkatini cezbeden küçük detayları kayıt altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6f39651-335b-4fe6-9669-413d8958905f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöl ya da Cübeyr Veli El-Mammi&apos;nin Hayatı ve Maceraları</image:title>
            <image:caption>Fransız Akademisi Frankofoni Ödüllü Albert Memmi Çöl&apos;de, atını savaşın kalbine doğru dörtnala süren yüreği büyük, tevazusu engin sürgün bir prensin buruk hikâyesini anlatıyor. Yenilmez denen komutanların bozgunlarına, şatafatlı sarayların harabelere dönüşüne şahit olan; aşkın yürekte bir kora dönüştüğü, savaş yaralarınınsa onulmaz bir kinle yoğurulduğu topraklarda kök salamamanın sızısını usul usul fısıldıyor: &quot;Haydi, bir kere daha düş yollara...&quot;
Yahudi-Arap kimliklerinin kurucu unsur olduğu Mağrip&apos;in efsunlu tarihinden meseller, kıssalar ve hurafelerle ilmek ilmek işlenmiş Çöl, bilinmez yollara düşen yersiz yurtsuzlara sessiz bir ağıt, yeniden başlamayı muştulayan bir başka macera...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3819e126-52a1-4edf-87fc-9776b07ad3ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Okulu</image:title>
            <image:caption>Aşkın gözleri kör eden efsunu sönümlendiğinde herkes kendi yoluna gider, kendi hikâyesini anlatmaya koyulurmuş. Sırlar, arzular ve bilinmezliğin ortasında yepyeni patikalar oluşur, yeni denizlere yelken açma vakti gelirmiş.


Kadınlar Okulu, genç bir kadının ilmek ilmek dokuduğu hayallerinin güncesidir. Peki ama her sayfası şevkle, kalp çarpıntısıyla resmedilen bu günceyle can bulup filizlenen bir ilişki, sevgililerin omzuna bir yük, belleğine onulmaz bir yara misali işleyen zaman çarklarından sağ çıkabilecek midir?


Pastoral Senfoni, Dar Kapı ve Kalpazanlar ile modern roman anlayışına taze bir soluk kazandıran, Nobel Ödüllü Andre Gidé, kendini tanımaya, yaşamını anlamlandırmaya başlayan ve aşkın girdabına kapılıp yolunu kaybeden bir kadına bir teselli sunuyor; zamanın açtığı yaralar yine zamanla iyileşiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c72ee8-0960-4098-98c1-d8b1567c0ea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Veba</image:title>
            <image:caption>Yıl 2013... Hızlanan kalp atışları, yükselen ateş ve kasılmalar; kızıla çalan yüzler ve vücutlar... Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor, kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç... Bir felaket, çığrından çıkmış bir salgın, yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor. Modern kurumlar birbiri ardına çökerken, teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor; renkli, capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor.


1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba, kültürün, uygarlığın, hatta kelimelerin anlamını yitirdiği; vahşetin, ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde, 2073 yılında, Kızıl Ölüm&apos;den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor. Tanklar, tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor.


Jack London&apos;dan uygarlıktan ilkelliğe, imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet, postapokaliptik bir sarmal...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44501e31-4fa0-4ec0-ac7c-fb01737a601f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Aile</image:title>
            <image:caption>Melek ailesiyle birlikte mutlu bir hayat yaşamaktadır. Bu küçük ve sevimli aileye katılan yeni üyelerle birlikte hayatları daha da renklenir. Vera, Pasaklı ve Botti onlarla yaşamaya başlayınca Melek’in ailesinin hayatı birden macera dolu bir hikâyeye dönüşmeye başlar. Kısa süreli misafirleri Şirin ve Misket sürprizlerle dolu zamanlar yaşatır hepsine. 
Melek ve hayvan dostlarının dostluk ve sevgi dolu maceralarını okumak için hadi gelin sayfaların arasında yolculuğa çıkalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33ce092-152a-42f8-b96a-a098447a707e.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlette Davranışsal Kamu Politikalarının Ortaya Çıkışı ve Gelişim Süreci</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. BÖLÜM: KAMU POLİTİKALARI ANALİZİNİN GELİŞİMİ VE DAVRANIŞSAL KAMU POLİTİKASI 
2. BÖLÜM: DAVRANIŞSAL KAMU POLİTİKASININ DÜNYADA YAYGINLIK KAZANMASI 
3. BÖLÜM: TÜRKİYE ÖRNEĞİ: DAVRANIŞSAL KAMU POLİTİKALARI BİRİMİNİN ORTAYA ÇIKIŞI 
4. BÖLÜM: SONUÇ VE ÖNERİLER 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f06ed8-a40a-4cb2-8fb0-2c0a649cf720.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır</image:title>
            <image:caption>Bu kitabım “KABUS” isimli romanımın devamıdır. Bu romanımda annesinin ölmeden birkaç gün önce söylediği, hayal mi gerçek mi olduğunu bilmediği bir sırrın peşinden giden Emrah beyin Ankara’dan Urfa’ ya oradan Adana’ya yaptığı gizemli yolculuğu anlattım. Bakalım SIR gerçek mi, hayal mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65675bab-2c22-4086-8ef3-b3f07c4e926e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıkta Dijital Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1.      BÖLÜM: DİJİTAL OKURYAZARLIK VE SAĞLIK 
2.     BÖLÜM: E-SAĞLIK OKURYAZARLIĞI 
3.     BÖLÜM: İNTERNETTE HASTALIK ARAMA DAVRANIŞI (SİBERKONDRİ) 
4.     BÖLÜM: BULUT BİLİŞİM 
5.     BÖLÜM: MOBİL SAĞLIK 
6.     BÖLÜM: GİYİLEBİLİR SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ 
7.     BÖLÜM: SAĞLIK VE YAPAY ZEKA 
8.     BÖLÜM: SAĞLIK VE METAVERSE 
9.     BÖLÜM: SAĞLIKTA BLOK ZİNCİR 
10. BÖLÜM: SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ 
11. BÖLÜM: SAĞLIKTA SİBER GÜVENLİK 
12. BÖLÜM: E-ATIK YÖNETİMİ 
13. BÖLÜM: DİJİTAL HASTANE 
14. BÖLÜM: YEŞİL HASTANE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f65cca-68c8-4330-9818-ea4bac445c77.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzüm Suyunun Oksidatif Stres ve Eşleşme Bozucu Proteinler Üzerine Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
TEŞEKKÜR 
İÇİNDEKİLER 
TABLOLAR LİSTESİ 
ŞEKİLLER LİSTESİ 
KISALTMALAR LİSTESİ 
1. ÖZET 
2. ABSTRACT 
3. GİRİŞ 
3.1. Futbol 
3.2. Futbolun Dünya ve Türkiye Tarihi 
3.3. Enerji Sistemleri 
3.3.1. ATP-PC Sistem 
3.3.2. Anaerobik Glikoliz Sistem 
3.3.3. Aerobik Sistem 
3.3.4. Futbolda Kullanılan Enerji Sistemleri 
3.4. Serbest Radikaller 
3.5. Oksidatif Stres 
3.5.1 Oksidatif Stres ve Egzersiz 
3.6. Antioksidanlar 
3.7. Üzüm Suyu 
3.8. Serum Parametreleri 
3.8.1. Aspartat Aminotransferaz (AST) 
3.8.2. Alanin Aminotransferaz (ALT) 
3.8.3. Üre 
3.8.4. Kreatin 
3.8.5. Glikoz 
3.8.6. Kolesterol 
3.8.7. Trigliserit 
3.8.8. Malondialdehit (MDA) 
3.8.9. Malondialdehit ve Egzersiz 
3.8.10. Eşleşme Bozucu Proteinler 
3.8.11. İnsülin 
3.8.12. Serum Parametreleri ve Egzersiz 
3.9. Tez Çalışmasının Amacı 
4. GEREÇ VE YÖNTEM 
4.1. Araştırma Grubu 
4.2. Antrenman Programı 
4.3. Fiziksel Ölçümler 
4.3.1. Boy Ölçümü 
4.3.2. Vücut Ağırlığı Ölçümü 
4.3.3. Vücut Kitle İndeksi 
4.3.4. Dikey Sıçrama 
4.3.5. Durarak Uzun Atlama 
4.3.6. Esneklik 
4.3.7. Sağ Pençe ve Sol Pençe Kuvveti 
4.3.8. Sırt ve Bacak Kuvveti 
4.3.9. 30 Metre Sürat Koşusu 
4.4. Örneklerin Alınması 
4.5. Serum Biyokimya Analizleri 
4.5.1. Malondialdehit (MDA) Analizi 
4.6. İstatistiksel Analiz 
5. BULGULAR 
6. TARTIŞMA VE SONUÇ 
7. KAYNAKLAR 
8. EKLER 
9. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5d3f4c8-e0de-41a1-90ad-b086b392bb7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Foucault’dan Ranciere’e Gelecek Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çağdaş felsefenin mimarları Foucault, Derrida, Agamben, Rancière ve Nancy’nin politik düşüncesinin izini sürüyor. Foucault’da delilik ve kapatılmadan Rancière’in Cahil Hoca’sına, Derrida’da tekillik ve konukseverlikten Agamben’de dil ve sessizliğe uzanan bir yol izliyor. Bu kitaptaki ‘çağdaş’ düşünürlerin ortak problemi, polisin (kent devletinin) başlangıçtan beri idealize edilmiş bir mükemmelliği dayatma hakkı ve yetkisiyle ortaya çıkmasıdır. Politikanın birlikte düşünüldüğü kavram veya ilkeler yeniden ele alınmalı veya bu kavram setlerinin ‘politik’ nitelikleri gözden geçirilmelidir. Bu çağdaş düşünürlerin ortak bir özelliği de felsefenin politikadan farkını bir &apos;açıklık&apos; düşüncesi bağlamında ele almalarıdır. Burada eleştiri, politik olanın temelsizliğini göstermeyi değil, bu &apos;temel&apos; düşüncesinin &apos;temelsizliğini&apos; ifşa etmeyi hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ce028ee-1adb-480f-a37b-7552e0a222e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Taekwondo Sporcularının Zihinsel Dayanıklıklarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
TEŞEKKÜR 
TABLO LİSTESİ 
KISALTMALAR LİSTESİ 
1. ÖZET 
2. GİRİŞ 
2.1. Spor ve Sporcu 
2.2. Taekwondo 
2.2.1. Taekwondo’da Kuşaklar 
2.2.2. Taekwondo müsabakasında kullanılan teknikler 
2.2.3. Yumruk 
2.2.4. Taekwondonun Dünyaya Gelişimi 
2.2.5. Taekwondonun Türkiye’deki Tarihi Gelişimi 
2.3. Spor psikolojisi 
2.4. Zihinsel dayanıklılık 
2.4.1. Sporda Zihinsel Dayanıklılık 
3. GEREÇ YÖNTEM 
3.1. Araştırmada Evren ve Örneklem Seçimi 
3.2. Veri Toplama Araçları 
3.3. Verilerin Analizi 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ 
7. KAYNAKLAR 
8. EKLER 
9. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdf15717-4170-4946-ba2e-6d3450510170.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerine Kuramsal Bakış IV</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. BÖLÜM 
GELENEKSEL DEVE GÜREŞLERİNİ YAŞATAN HAVUTÇU USTALARINDAN KÂZIM ÖZHAVUTÇU 
 
2. BÖLÜM 
SOSYAL MEDYA KULLANIMI VE SPORCULARIN PSİKOLOJİK İYİ OLUŞU 
 
3. BÖLÜM 
ÖĞRETMEN ADAYLARININ AKADEMİK ÖZYETERLİK, PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK VE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELİK TUTUMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ 
 
4. BÖLÜM 
SPOR PSİKOLOJİSİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
5. BÖLÜM 
SPOR YÖNETİCİSİ ADAYLARINDA ÖZGÜVENİN BİREYSEL GİRİŞİMCİLİKLE İLİŞKİSİ 
 
6. BÖLÜM 
FUTBOL ÖRGÜTLERİNDE İLETİŞİMİN ÖNEMİ 
 
7. BÖLÜM 
SPOR TAKIMLARINDA TOKSİK LİDERLİK VE TAKIM KÜLTÜRÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dce3faf3-f42f-43d7-b932-ea96d18e3efe.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir Suikastı</image:title>
            <image:caption>-İzmir Suikastı muhalefeti sindirmek için önceden tertip edilmiş, bir komplodur. 
-İzmir Suikastı İttihatçıları saf dışı etmek için yazılmış bir senaryodur. 
-Mustafa Kemal Paşa, suikast planlarından haberdardır. 
-İzmir Suikastı bir düzmecedir. 
-Hükümet, suikast girişiminden haberdar ve olayın olgunlaşmasını bekliyordu. 
-Ankara’da herkes bir suikast girişiminin varlığından haberdardı. 
-Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa’yı öldürmek amacıyla İzmir’e giden suikastçıların attıkları her adım emniyet tarafından biliniyordu. 
-İzmir Suikastı girişimi başarılı bir istihbarat çalışması sonucu akamete uğratılmıştır. 
-İstiklal Mahkemelerinin 1926 yılının ortalarında görev sürelerinin uzatılması ve mahkemenin idam kararlarının meclis onayına ihtiyaç olmadan uygulamasının karar altına alınması, kısa bir süre sonra alınacak idam kararlarının zeminini hazırlamak içindir. 
-Mustafa Kemal Paşa daha Balıkesir’de iken İzmir’de bir suikast ekibinin olduğunu biliyordu. 
-Mustafa Kemal Paşa, İzmir’de yapılacak suikasttan haberdar olduğu için Balıkesir’den İzmir’e doğru yapacağı seyahati geciktirmiştir. 
-İzmir’deki suikastın planlayıcılarından Sarı Edip Efe, TBMM Reisi Kazım (Özalp) Paşa ile yakın ilişki içindedir. Şu hâlde Sarı Efe Edip, suikastçılar içerisindeki hükümet ajanıdır. Onun aracılığıyla hükümet suikast meselesini bilmektedir. 
-Mustafa Kemal Paşa, önceden hazırlanan gezi programı gereği 15 Haziran 1926 Salı günü İzmir’de olacaktı. Fakat Gazi’nin Balıkesir’den hareketi bir talih eseri olarak bir gün gecikmiştir. 
 
     Üzerinden yüz yıla yaklaşan bir süre geçmesine rağmen İzmir Suikastı, siyasal tarihin en çok tartıştığı konuların başında geliyor. Yukarıda sıraladığımız görüşler bu kanımızı doğruluyor. 
 
     İşte, ilk defa, binlerce orijinal belgeye dayanılarak hazırlanan elinizdeki kitap, İzmir Suikastının bugüne değin hiç bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarıyor ve suikasta dair tartışmaları sona erdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3228f137-d959-4293-a04b-357fed261ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa&apos;da Aşırı Sağ&apos;ın Yükselişi</image:title>
            <image:caption>FRANSA’DA AŞIRI SAĞ’IN YÜKSELİŞİ: ULUSAL CEPHE HAREKETİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b059bc7-e76f-498a-8e10-8e6aa2236040.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopyanın Kapitalist Evrimi</image:title>
            <image:caption>ÜTOPYANIN KAPİTALİST EVRİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db7f7505-4e28-4ecd-b8e2-81b8be6bed2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaydaki Hapishane - Fantastik İcatlar Koleksiyonu-1</image:title>
            <image:caption>“Fantastik İcatlar Koleksiyonu” serisinin ilk kitabı olan &quot;Uzaydaki Hapishane&quot;, sınır tanımayan bir hayal gücünün kapılarını okurlara açıyor. Hak edilen özgürlüğe kavuşmanın akla gelmedik, ufuk açıcı yöntemlerini okuyuculara sunuyor. 
Organizmayı dönüştürücü özellikler taşıyan buluşlardan, insan hafızasının gerçekte ne olduğuna; görme bozukluğu oluşturan ilginç silahlardan, kitapla beslenen bitkilere uzanan olaylar yelpazesi sizleri bekliyor. 
Bilimkurgu edebiyatının üretken kalemi Polat Onat; okurlarını orijinal bakış açısıyla, benzersiz icatlar peşinde eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef289dec-9606-4417-903a-b389a8ea69a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Ben İstanbul&apos;u Alacağım</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İstanbul’un fethinin romanıdır. 
Adını, Fatih’in “Ya ben İstanbul’u alacağım ya İstanbul beni!” sözünden almıştır. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethini düşünen, planlayan ve gerçekleştiren bir başkumandan ve gencecik bir padişahtır. Surları yıkan büyük topların çizimlerini yapan bir bilgindir. Bu güzel şehri fethettiğinde henüz 21 yaşındadır. 
Bu kitabı okurken askerlerimizin azmine, cesaretine hayran olacaksınız. Türk milletine İstanbul gibi güzel bir şehri kazandıran ordumuzla ve Fatih Sultan Mehmet’le gurur duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74822046-1c94-4b99-82a3-a0875ea2c207.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayadaki Kurt</image:title>
            <image:caption>Kayadaki Kurt, Türklerin “Ergenekon’dan Çıkış” destanının romanıdır. 
Türk beylerinin birbirine düşmeleri, taht kavgaları, Çinlilerin hileleri milletimizi zayıf düşürür. Yenilirler, canlarından ve yurtlarından olurlar. Sağ kalanlar, sığındıkları “Ergenekon” adını verdikleri coğrafyada yüzyıllarca yaşarlar. Yüz bin askerli ordu olurlar. Demir dağları eriterek, Börteçene adlı bir bozkurdun izinde Ergenekon’dan çıkarlar ve tekrar tarih sahnesindeki yerlerini alırlar. 
Tarihimize göz attığımızda; Mete Han’ın, Alparslan’ın, Osman Bey’in, Fatih Sultan Mehmet’in, Atatürk’ün de birer “Börteçene” olduğunu görürüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b8964f-7153-4c3f-95ab-9c0f9b84f661.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyametten Kaçış - Fantastik İcatlar Koleksiyonu-3</image:title>
            <image:caption>“Fantastik İcatlar Koleksiyonu” serisinin üçüncü ve son kitabında, bilimkurgu meraklısı okurlarımıza, yepyeni bir hayal ülkesinin kapılarını açıyoruz. “Kıyametten Kaçış” başlıyor. 
Bugünün standart kalıplarıyla değil, geleceğin sınırsız bakışıyla düşünüp hayatı değerlendirmek gerekiyor. 
Polat Onat, yerli bilimkurgu edebiyatında taze ve güçlü tarz oluşturan kalemiyle yine rahat durmuyor. Bilinmez serüvenleri kâğıda döküyor. 
Unutmayın, hayal edilebilen her şey bir şekilde mümkün olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/570c920b-20bf-4f4f-80a0-1c788bab8ce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanakkale İçinde</image:title>
            <image:caption>Çanakkale Zaferi, Türkiye Türklerinin yazdığı bir destandır. Pek çok lise ve üniversite öğrencisi bu savaşta şehit düştüğü için o ders yılı sonunda bazı okullar mezun verememiştir. Nice aydın insanımızı kaybedilmiş; buna rağmen Türk ordusu, kat kat güçlü düşman ordularına hem denizde hem de karada geçit vermemiştir. 
Bu kitap, Çanakkale’de savaşan 211.000 şehit ve 99.000 gazinin ağzından yazılmıştır. Kitabın sonunda onları temsilen, ülkenin çeşitli şehirlerinden 56 Mehmetçiğin, “Vatan sağ olsun!” diyerek attığı imzaları yer almaktadır. Şehitlerimizin adlarını okurken yaşlarına da dikkat edin lütfen. “Çanakkale İçinde” türküsünde yer alan “Gençliğim eyvah!” feryadının acısını siz de yüreğinizde hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28959b77-bccc-42c3-9a5f-7ee41d4986ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşin Frekansı - Fantastik İcatlar Koleksiyonu-2</image:title>
            <image:caption>“Fantastik İcatlar Koleksiyonu” serisinin ikinci kitabında, yine rengârenk etkiler uyandıran eşsiz bilimkurgu öyküleri okuyacaksınız. Ateşin sıcaklığı sizi de saracak. 
Ne kadar işe yarayacağı belirsiz, gerçek varlığı tartışmalı, inanılmaz icatlardan oluşan devasa bir koleksiyon kitabımızın sayfalarında sergileniyor. 2079 yılında gündelik hayatın bir parçası olacak olan icatları bugünden tanımanın heyecanını yaşamaya var mısınız? 
Polat Onat&apos;ın benzersiz öykülerinde anlatılan tasarımlar, merak uyandıran ve sürükleyici bir okuma süreci vaat ediyor. Aktarılan buluşların uygulanabilir olup olmadığına inanıp inanmamak size kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fd840c5-b860-40df-a358-f230561cc5c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu’dan Yükselen Ses</image:title>
            <image:caption>Anadolu’dan Yükselen Ses, Türk milletinin Atatürk’ün başkomutanlığında yazdığı İstiklâl destanının romanıdır. Kitapta, Atatürk’ün çocukluk yılları, eğitim-öğretim hayatı, cephelerde verdiği vatan müdafaası anlatılmaktadır. Topraklarımız işgali sonrasında verilen Millî Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu tarihi kaynaklara uygun olarak aktarılmaktadır. 
“Türkiye Türklerinin İstiklâl Destanı” şu satırlarla son bulur: “Mustafa Kemal Paşa mavi gözlerini, ülkenin mavi ufuklarına doğru çevirdi. Baktı, baktı… Orada fabrikalarını kurmuş, okullarını açmış, yollarını ve barajlarını yapmış; kalkınmış, güçlü ve büyük Türkiye’yi hayal ediyordu. Ülkesini ve Cumhuriyeti koruyacak ve kollayacak Türk gençliğini görüyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53159050-08f3-4725-bf19-19c924f8f559.jpg</image:loc>
            <image:title>A Benim Çakır Oğlum</image:title>
            <image:caption>Atatürk, Adana’yı ziyarete gitmiştir. Elinde kır çiçekleri ile bir yaşlı kadın, Sultan Ana yaklaşır. Bakışlarını Ata’nın gözlerine dikerek şöyle der: “A benim Çakır oğlum! Yolunu bir deli gibi bekledim. Sana bu çiçekleri tarlamdan yoldum.” 
Sultan Ana, Paşa’nın sarı başını, sarıçiçeklerin üzerine bastırır. Saçlarını koklar, öper. Çiçekleri ayaklarının dibine serper. 
*** 
Edebiyatımızın değerli temsilcilerinden Hasan Kallimci’nin kaleminden Atatürk’ten bir demet hatıra… O büyük insanı bir de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan vefatına kadar geçen süresindeki hatıralarıyla tanıyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a469e7-2ca5-4641-bfb2-09dd16aca332.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Tarihi: Büyülü Tuvaller &amp; Sihirli Keskiler</image:title>
            <image:caption>Müfredat temaları: 
GÜZEL SANATLAR, SANAT, TARİH ve KÜLTÜR, HEYKEL, ZAMAN ve MEKÂN 
 
Yaşı ne olursa olsun, sanatla ilgilenen herkes bu kitaba bayılacak! 
 
Dünyanın her yerinde bir dolu göz kamaştırıcı resim ve heykel var. Onlar hakkında neler biliyorsun? Şu ünlü tablodaki Mona Lisa neden tuhaf tuhaf gülüyor? Mısır&apos;daki Sfenks neden öyle oturuyor? Çinliler neden pişmiş topraktan kocaman bir ordu yapmışlar? Eski zamanlarda insanlar nasıl böyle gerçek gibi görünen heykeller yapabildiler?  
Bunun gibi birbirinden ilginç pek çok sorunun yanıtını, gelmiş geçmiş en ünlü tabloları ve heykelleri incelemek için dünyanın dört bir yanını dolaşan Siyam kedisi Mina ile ikiz kardeşler Anna ve Lana’yla keşfetmeye ne dersin?  
Harika çizimler eşliğinde, kolay anlaşılır bir anlatımla farklı sanat tekniklerini ve tarzlarını öğrenecek, ayrıca en ünlü sanatçıları yakından tanıyacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dc9912e-268a-444d-8e9e-c8a582bc6cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Tapınak Şövalyelerinin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kapalı yapıları, haklarındaki bilgilerin kısıtlı olması, etraflarındaki kalın sır perdesi ve nispeten kısa ömürlü olmalarıyla Tapınak Şövalyeleri, kendilerine dair birçok efsane türetilen ve günümüzde dahi tartışılmaya devam edilen bir askerî tarikattır.  Kimi tarihçilerce “Haçlı Seferlerinin asli unsuru” olarak nitelendirilen Tapınak Şövalyeleri, 1120 yılındaki kuruluşundan 1312 yılında Papalıkça ilgasına kadar, yaklaşık iki asır boyunca hem Yakın Doğu’da hem de Hristiyan Batı’da cereyan eden siyasî, askerî ve ekonomik olayların önemli aktörleri arasında yer aldı. 
Peki, Tapınak Şövalyeleri dinî ve askerî bir tarikat olarak nasıl bir işleyişe sahipti? 
Tarikat biraderlerinin gündelik yaşantısı nasıldı? 
Biraderler nelerle meşgul oluyor, nelerden sorumlu tutuluyorlardı? 
Hangi amaca hizmet ediyorlar ve bunun için ne gibi faaliyetlerde bulunuyorlardı? 
Tarikat içerisindeki katı hiyerarşi hangi özellikleri taşıyordu? 
Tapınak Şövalyelerinin El Kitabı bu ve daha birçok soruya tarikatın içerisinden bir cevap sunuyor. 
Elinizdeki kitap, Tapınak Şövalyeliği Tarikatı’na ait olan ve yaklaşık bir buçuk asırlık bir zaman dilimde oluşan orijinal kuralların derlenmesini içeriyor. Tapınak Şövalyelerinin kurumsal çerçevesini çizen ve temel işleyiş kurallarını ortaya koyan bu metin, tarikat hakkında doğrudan bilgi veren en güvenilir ana kaynak olma özelliğine sahip. Tarikatın kurumsal yapısı, dinî hayatı, askerî düzeni, iç işleyişi ve biraderlerin yaşantısı hakkında oldukça geniş bilgiler sunan eser, aynı zamanda, Tapınak Şövalyelerinin faaliyet yürüttüğü bölgeler ve bu bölgelerde münasebet halinde olduğu unsurlar hakkında da dolaylı bilgiler veriyor. Tapınak Şövalyelerinin El Kitabı: Büyük Üstadın Biraderlere Öğütleri, Tapınak Şövalyelerinin komplo teorilerinden uzak, doğru ve gerçekçi bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe19616-9f06-4e23-a0ef-87f4074cd20f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hürriyet&apos;in İlanı</image:title>
            <image:caption>İkinci Meşrutiyet’in Siyasi Hayatına Bakışlar 
“Bu kitabın yazılması şu gayeye dayanır: Eski harfleri okuyamayan, Osmanlıcayı anlayamayan bugünkü nesle, memleketimizdeki ideolojik hareketlerin gelişmesini anlatmak… İkinci Meşrutiyet bugünün kapılarını açan anahtarları verecek özlü bir devredir. Osmanlı İmparatorluğu, tarihinin bu sayfasında en kritik anlarını yaşamış, bu devrede tarihe karışmıştır. Fakat yeni bir Türkiye’nin doğum sancıları da İkinci Meşrutiyet yılları içindedir.”
- Tarık Zafer Tunaya

İkinci Meşrutiyet, bugünün kapılarını açan anahtarlara sahip olmasıyla çok önemli bir dönemi kapsar. Osmanlı İmparatorluğu, tarihinin bu döneminde en kritik anlarını yaşamış, yine bu dönemde dünya tarihine veda etmiştir. İkinci Meşrutiyet ve İttihatçılık gibi konuların popülerliğini koruması, bu konularla ilgili çalışmaların giderek artması, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum sancılarının bu dönemde yaşanmasıyla alakalıdır. 

“Meşrutiyet, Türkleri imparatorluk formülünden demokratik bir Cumhuriyet formülüne iletmiş olan köprüdür” diyen Tarık Zafer Tunaya’nın bu çalışmasında, bir imparatorluğun geçmişine, hâline ve geleceğine ait bütün sorular 1908’den itibaren büyük bir açıklıkla sorulmuş ve cevaplar aranmıştır. Tunaya çalışması boyunca Meşrutiyeti; fert ve toplum, olay ve fikir olarak incelerken, bugünün değil zamanın insanlarını tanıtmayı ve konuşturmayı amaçlamıştır. 

Hürriyetin İlanı, İkinci Meşrutiyet hakkında çalışmalar yapan tarihçiler ve öğrenciler kadar geçmişimize dair soruları olan tüm meraklılar için de kolayca okunabilen, benzersiz bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b05c8381-4e96-4c3b-8394-5b11eac15032.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Ülkesi Horasan</image:title>
            <image:caption>GÜNEŞ ÜLKESİ HORASAN’IN
PARILDAYAN TARİHİ…

“Güneş ülkesi”, “güneşin doğduğu yer” anlamlarına gelen Horasan, hem devletler tarihinde hem de dünya tarihinde önemli bir yeri olan Selçukluların gözbebeği olmuştur. Devletin beşiği, sultanların kudret kaynağı, ilim, ticaret ve zenginliğin de merkezi olarak kabul edilmiştir. Selçuklular, kuruluş merkezleri olan Horasan’ın gelişmesine önemli katkılarda bulunmuş, bunun neticesinde bölge siyasî, ekonomik ve kültürel alanda diğer bölgeler üzerinde etkin olmuştur. Devlet teşkilâtlanmasını oldukça seri ve kuvvetli biçimde gerçekleştiren Selçuklular; Horasan’a hak ettiği önemi her zaman vermiş, yeni fethettikleri pek çok bölgenin aksine burasının hanedan üyelerinin hâkimiyetinde kalmasına özen göstermişlerdir.

Bugüne kadar Büyük Selçuklular tarihiyle ilgili yapılan pek çok çalışmada, Horasan’ın coğrafyasına ve siyasî geçmişine dair bilgilere yer verilmiştir. Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu, Güneş Ülkesi Horasan adlı kitabında siyasî tarihinden ziyade Horasan’ın zengin kültürel ve sosyal yapısı üzerine titizlikle gidiyor. Çalışmada, bölgede yetişmiş bulunan âlimlerin hâl tercümelerine, onların eğitimini üstlenmiş kişilerin isimlerine ve eğitim kurumlarına yer verilmesi, Horasan’ın ilmi zenginliğini tüm detaylarıyla ortaya çıkarıyor. Bunların yanı sıra ekonomik hayat ve bugüne kadar üzerinde pek durulmayan imar faaliyetleri ile Selçuklu el sanatları konusuna da değinilmesi, benzersiz bir Horasan fotoğrafı sunmuş oluyor.

Horasan’ın sahip olduğu zenginliğin farkına varan Selçuklular, büyük bir devletin mimarı olarak tarihe altın harflerle kazınmışlardı. Güneş Ülkesi Horasan, böylesine önemli bir merkezin tarihini daha önce görülmemiş detaylarıyla ve en çarpıcı taraflarıyla ortaya koyuyor. Bu yönüyle de her zaman başvurulacak bir rehber niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d5748b0-32c5-45ba-9ec4-311ce7ee4a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Ormanı’nda Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Asel&apos;in ailesi bir yarışmada yurt dışı seyahati kazanmıştı ve birlikte Bali&apos;ye gitmişlerdi. O gün Asel çok merak ettiği Maymun Ormanı’nı, babasıyla birlikte geziyordu. Kısa süreliğine babasından ayrılan Asel, birden ormanın içlerinden gelen sesler duydu. Yüzlerce maymun, çığlık atarak ormandaki diğer maymunların ve insanların üzerine doğru geliyordu. Bir anda panik başladı, insanlar etrafa kaçışırken Asel kendini, iki maymun grubunun ortasında buldu. Bütün gece Maymun Ormanı’nda kalan Asel, gördüklerinden ve yaşadıklarından sonra dayanamayıp bir maymun grubuna yardım etmeye karar verdi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0994c14e-e03e-46b6-8c4b-6956eda356a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Tarih Yazımı ve Kaynak Türleri</image:title>
            <image:caption>15. yüzyılda menâkıbnâme ve destanlarla başlayan Osmanlı’da tarih yazımı, aynı asırda gazavâtnâmelerle devam etmiş, esas büyük gelişme ise II. Bayezid’in özel ilgisiyle onun devrinde gerçekleşmiştir. 17. yüzyılda geleneksel tarih kaynağı türlerine ek olarak vekayinâme/kronik telifinde artış yaşanmış, ilk sefâretnâmeler yazılmış, daha fazla siyasetnâme kaleme alınmıştır. 18. yüzyılda da geleneksel tarih yazımının devamı niteliğinde genel ve özel tarihler kaleme alınırken, gerçek anlamda resmî tarihçilik vekayinâme yazıcılığı ile yeni bir formata girmiştir. 19 ve 20. yüzyıllara gelindiğinde ise mevcut kaynak türlerine madeni paralar, arkeoloji, gazete, salnâme ve ansiklopedik eser çalışmaları da eklenmiştir.
Ülkemizde tarih biliminin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Abdülkadir Özcan’ın hazırlamış olduğu elinizdeki eser, çok uzun yıllara dayanan araştırmaların bir neticesi. Osmanlı Devleti’nde 15-20. yüzyıllar arasında kaleme alınan genel tarihler, vekayinâmeler, şehnâmeler, biyografik ve bibliyografik eserler, siyasetnameler ve diğer birçok resmi ve özel tarihi kaynak türünün yüzyıllara göre irdelendiği bu çalışmayla birlikte Osmanlı Devleti’nin tarih yaptığı kadar tarih yazdığı da tüm teferruatıyla ortaya konuyor.
Osmanlı’da Tarih Yazımı ve Kaynak Türleri, genişletişmiş ikinci baskısıyla talebelerden hocalara; araştırmacılardan meraklılara tüm tarih tutkunları için eşsiz bir yol haritası sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd7e82ff-cebe-440a-a274-ba442411892a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Fransa Tarihi</image:title>
            <image:caption>AVRUPA’DA AYDINLANMA’NIN MERKEZİ… 
 
“… oldukça tutarlı ve son derece akıcı. Büyük ve hatta eşsiz bir başarı.” The Times Higher Education Supplement 
 
“… gayet kısa ve öz bir anlatı.” John Wright, BBC 
 
Devrimler, imparatorlar ve fikir akımlarının merkezi, Fransa… 
 
Ortaya çıkışlarının ardından Avrupa’da yeni bir devir başlatan Frankların ülkesi, geçirdiği sayısız merhaleyle büyüdü, gelişti ve hayatımıza doğrudan etki etti. Yüzyıllar boyunca insanlığın mutfağını, ticaretini, kültürünü, askerî sistemini, fikir dünyasını ve estetiğini etkiledi. 
Bağrından Philip Augustus, IV. Henry, XIV. Louis, Napoléon, Robespierre ve de Gaulle gibi tarihi şahsiyetleri çıkaran Fransa’nın, askerî tarihi kadar siyasî ve sosyal tarihi de canlı, karmaşık ve göz alıcı. Tarihçi Roger Price, Fransa üzerine yaptığı uzun çalışmalar neticesinde okurlarının karşısına Kısa Fransa Tarihi’yle çıkıyor. 
 
Cambridge University Press’in yayımladığı ve Kronik Kitap’ın okurlara sunduğu Kısa Fransa Tarihi, Ortaçağ’dan günümüze kadar geçen yüzlerce yılda Fransa’nın evrimlerini, devrimlerini, savaşlarını, siyasî çalkantılarını, öldürülen krallarını ve nihayetinde cumhuriyete geçişini rahat okunabilen, akıcı bir üslupla aktarıyor. Elinizdeki bu eserle, Fransa’ya dair aklınıza takılan pek çok soruya yanıt bulacaksınız. 
 
Roger Price’ın görsellerle desteklenen sürükleyici anlatımıyla, Seine Nehri’nin alüvyonlarında Fransız bir çiftçiyle çift sürecek, Robespierre’le İhtilal Fransası’nın sokaklarında dolaşacak, Napoléon’la fetihlere çıkacak, de Gaulle’le çetin direnişlere katılacak ve Jacques Chirac’la Avrupa siyasetinin kalbine dalacaksınız. Kısa Fransa Tarihi, Avrupa ve Fransa’ya ilgi duyanlar için önemli bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6104bb02-e83a-4a37-b158-b4bc65794d81.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesleklerin Bilinmeyen Dünyası</image:title>
            <image:caption>Müfredat temaları: 
BİREY VE TOPLUM, KİŞİSEL GELİŞİM, ZAMAN ve MEKÂN, BİLİM VE TEKNOLOJİ, SANAT 
 
Söylesene, büyüyünce ne olacaksın? Peki, sence dünyada kaç meslek var? Saymayı hiç denedin mi? Kulağa çok zor geliyor, değil mi? Eh, bu harika, demek ki ileride yapabileceğin bir sürü iş var! Peki, hobilerinin gelecekte yapacağın mesleği belirlemede çok önemli rol oynadığını biliyor musun? 
 
Bilgisayarla ilgilenmeyi sever misin? Ya denizden, yemeklerden ya da danstan hoşlanır mısın? Yaratıcı gücünü sergilemek hoşuna gider mi? Kendini en iyi ifade ettiğin yer dans pisti mi? İhtiyacı olan canlılara yardım eli uzatmak seni mutlu eder mi? Gel, biraz da müzikten, resimden, uzaydan ve tarihten konuşalım, ne dersin? Bu kitapta belki de daha önce adını bile duymadığın, birbirinden ilginç meslekle tanışacaksın. Hadi, birlikte keşfe çıkalım ve nelerden hoşlandığını keşfedelim! 
 
Pavla Hanáčková, Hana Mokrošová, Helena Haraštová &amp; Elena Pokaleva’nın birlikte yarattıkları Mesleklerin Bilinmeyen Dünyası, İpek Güneş Çıgay çevirisiyle Kronik Çocuk kitapları arasındaki yerini alıyor. Mesleklerin Bilinmeyen Dünyası merak uyandıran sorularla okurlarını hobileri, hayalleri ve yetenekleri üzerine düşünmeye iterken daha önce çocuk kitaplarında irdelenmemiş pek çok mesleği eğlenceli bir şekilde okurlara tanıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d6b8ec1-4d44-44ba-abc8-c390c6eab674.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik Sağlamlık</image:title>
            <image:caption>Dünyada değişimin her zamankinden hızlı olduğu bu dönemde stres ve kaygı ile nasıl baş edebiliriz? 
Zorlayıcı bir olay yaşadığımızda aldığımız yarayı iyileştirmeyi, tekrar yaralanma ihtimaline rağmen yola devam etmeyi nasıl başarabiliriz? 
Taşıdığı tüm belirsizlik ve hayal kırıklıklarına rağmen yaşamın içindeki yerimizi almamızı sağlayan en önemli beceri; Psikolojik Sağlamlık. 
Peki, hangi özellikler insanı psikolojik olarak sağlam kılar? 
Psikolojik sağlamlık nasıl kazanılabilir? 
Çocuklarımızda psikolojik sağlamlığı nasıl destekleyebiliriz? 
Psikoloji alanının duayenlerinden Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk’un değerli kaleminden; psikolojik sağlamlığın ne olduğunu, zorlandığınız dönemlerde tekrar ayağa kalkabilmenizi nelerin kolaylaştıracağını ele alan bir başucu kitabı… 
Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk, kitapta, önemli bilimsel araştırma bulgularına dayanarak psikolojik sağlamlığın nasıl geliştirilebileceğini anlatıyor ve hayatın içinden örneklerle beraber pratikte etkili olduğu bilinen uygulamalara yer veriyor. 
Bu kitap hepimiz için… 
Ve yolun başındakiler, yani çocuklarımız için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/207287df-f0be-4dfb-a156-37b8fb3c55ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih</image:title>
            <image:caption>Tarih birçok farklı yolla tanımlanabilir ve bölümlere ayrılabilir. Peki ama bunun “doğru” ve “yanlışsız” olarak adlandırılabilecek bir yöntemi var mıdır? Ya da ulusların kendileri için tayin ettikleri tarihler mutlak ve alternatifsiz midir? Duayen Ortadoğu tarihçisi Bernard Lewis’in kaleminden tarihin kendisine dair bir inceleme. 
 
Uluslar kimi zaman, göz ardı edilmiş ya da unutulmuş kaynaklarda yeni bir geçmiş bulurlar. Bu yeni geçmişi hatırlarlar, yeniden canlandırırlar ve kendi tarihleri olarak benimserler. Kimi zamansa çeşitli amaçlar gözeterek yeni baştan bir tarih kurgularlar. Bu yeni geçmişleri üzerinden bugün ve yarına ilişkin bir gündem kurarlar. Tarihi “gerçeklik” işlevsel bir amaç gözetilerek kullanılır hale getirilir.  
Tüm bu süreç modern ve Avrupalı bir şeydir. Eskiler genel itibarıyla bugün bizlerin tarihe atfettiğimiz şekilde bir önem vermemektedir: Tarih ancak yaşanmış ve bitmiş, yalnızca kendisinden ibret alınacak bir şey olarak geride durmaktadır. Oysa artık, yaşanmış -veya hiç yaşanmamış- bir geçmiş, bugüne getirilebilir ve geleceğin temeli olabilir.  
Lewis İranlıların Pers kökenlerini yeniden keşfinden, Filistin topraklarına göç eden Yahudilerin savaşçılıklarını ön plana çıkaran tarihi olayların peşine düşmelerine; Kudüs’ün Yahudilerce ele geçirilmesinin ardından İslam dünyasında rağbet görmeye başlayan Haçlı Seferleri anlatılarından Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla çeşitli geçmişler arasında bir seçim yapmak durumunda kalan Türklere kadar birçok güncel örnekle yeni baştan inşa edilen tarihleri inceliyor.  Fatih Yücel’in yetkin çevirisiyle Türkçede ilk defa yayınlanan Tarih: Hatırlanan, Yeniden Canlandırılan ve Kurgulanan, Bernard Lewis’in ustalığını gözler önüne seren bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f5120f-3495-4d04-b21b-35b8a3025b92.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkı Yeniden İcat Etmek</image:title>
            <image:caption>Aşkı bize sunulandan farklı bir biçimde tasavvur edebilir miyiz? Daha güçlü, daha tatmin edici, daha eşit bir aşk... Televizyon dizileri, filmler, romanlar, gündelik hayatın görünmez kodları kadınların susmasını ve aşkta mutluluğu yakalamak için kendileri ile sevgilileri arasında bir seçim yapmaları gerektiğini öğütlüyor. Erkek her şeye hakkı olan, kadın ise fedakârca kendini adaması gereken taraf olarak kabul ediliyor. Sadakat ve tekeşliliğe değer yükleyen toplumsal kaideler bazen kadın kırımının yolunu açabiliyor; bu olmadığında bile kadın için yıkıcı, yıpratıcı ve tüketici oluyor. Tahakkümün görünür ve görünmez bin bir çeşidi hayatımızı esir almaya devam ediyor. Mona Chollet, Aşkı Yeniden İcat Etmek’te patriyarkanın heteroseksüel ilişkileri nasıl manipüle ettiğini, hem kadınları hem de erkekleri koşullandırdığını, aşkı ve arzuyu yaşamamıza engel olduğunu anlatıyor. Kadın-erkek ilişkisinin hakiki ve eşit bir ilişkiye dönüşebilmesi için öncelikle kadınların kendi seslerini bulması gerektiğini söylüyor. Aşkı Yeniden İcat Etmek, hem eleştirel üslubuyla hem de yüreklendirici bakış açısıyla aşkın gücüne duyulan inancın manifestosu âdeta. “Kadınların kimliklerine, kıymetlerine dair çok güçlü ve sağlam hisleri olması, her alandaki egemenliklerinden emin olmaları gerekir. İşte tüm bu ögeler kadınların sahip olmakta çok az şanslı oldukları noktalar; ama onları beslemeye kararlı olmak da bizim elimizde.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d79e5ea-054b-4c76-a65b-5295f39ccbc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Beyin</image:title>
            <image:caption>Beyin, tüm evrendeki en karmaşık yapı olarak kabul edilir. Peki bu karmaşık ve hâlâ keşfedilmeyi bekleyen organa dair insanlık neler biliyor? Nasıl düşünüyor, kokluyor, konuşuyor, öğreniyor, hareket ediyoruz? 
Elinizdeki son derece modern ve kapsamlı kitap bize insan beyninin neden bu kadar zeki olduğunu, nefes alma, uyuma ve görmeden tutun kimlik, hayal gücü, zevk ve acıya kadar her şeyi nasıl kontrol ettiğini ve bilgisayarlarla ya da genetik alanındaki son keşiflerle bir araya geldiğinde neler olacağını açıklıyor. Kitapta beynin kökeni ve anatomisi, vücut kontrolü, ruh hâli ve duygular, algı, bilinç, bellek ve öğrenme, kişilik, zekâ ve diğer üst işlevler, dil, garip zihin durumları, bozukluklar, hastalıklar ve tedaviler, son olarak da beynin geleceği inceleniyor. Ödüllü bilim yazarı Rita Carter ayrıca hafıza kaybı, çoklu kişilik, psikopati, rüya görme, halüsinasyon, bağımlılık, otizm, disleksi, şizofreni, bunama ve başka pek çok zihin durumunu aydınlatıyor. Dakikalar İçinde Beyin tüm evrendeki en karmaşık organın yapısını, işleyişini ve sırlarını ayrıntılı olarak açıklayan 200 yüksek teknoloji ürünü tarama, görüntü ve diyagram ile sizlere anlaşılır aynı zamanda keyifli bir okuma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6fa4da7-bf48-4005-889c-72d57644e627.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Merak Ettim!</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü The Economist’ten sıra dışı sorulara sıra dışı cevaplar! 
 
Avokadolar ile kriminal olaylar arasında nasıl bir bağ olabilir? Robotlar bütün gün ne yapar? 
Çokeşlilik arttıkça içsavaş ihtimali neden artıyor? 
Niye kurtlar Fransa’ya akın ediyor? Boko Haram gibi terör örgütleri niçin kadın intihar bombacıları kullanıyor? “Beyin-bilgisayar arayüzü” nedir? 
Amerika çocuk evliliklerine neden hâlâ izin veriyor? 
 
Bilmediğinizin farkında bile olmadığınız konularda, 
The Economist’in alametifarikası olan nükteli bir dille yazılmış, şaşırtıcı, merak uyandırıcı ve 
aydınlatıcı cevaplar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0904b0a4-49cb-4ec6-8f21-0b9fc1bf9f60.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İstanbul’u (1802-1905)</image:title>
            <image:caption>Padişahlardan münzevi dervişlere, yazarlardan hac yolculuğu yapanlara kadar farklı kesimlerden İranlılar İstanbul’un 19. yüzyıldaki halini anlatıyor. Kiminin bakışları sarayların ihtişamına, baloların şatafatına, saltanatın lüksüne; kimininki çamurlu sokaklara, yoksul insanlara, ahşap evlere; kimininki de Galata’nın eğlence ve gösteri hayatına kayıyor. Aynı küçük coğrafyada türlü yaşam tarzları ve hatta değişik iklimler yan yana varlığını sürdürüyor. Şehrin hanları, hamamları, kahvehaneleri, tekkeleri, sarayları, mahalleden mahalleye yolcu taşıyan gemileri, dar sokakları, ağaçları, dereleri eşsiz biçimde zihnimizde canlanıyor. Gezginler eski İstanbul’un gündelik hayatının farklı veçhelerini olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin son demlerine dair gözlemlerini de aktarıyor; kendi kültürleriyle karşılaştırarak, kimi zaman hayranlıkla, kimi zaman da kınayarak... 19. yüzyıl Osmanlı başkentinin hayatını İran kültürünün süzgecinden geçirerek aktaran bu özgün metinler, İstanbul’a farklı bir gözle bakmanızı sağlayacak. “Evler şahane, keseler boş, cami ve mabetler eşsiz ve görkemli ama namaz kılan nadir ve azdı. Âlimler ve kadılar şehvet ve para peşinde olup şeriatın gelenek ve göreneklerini atıp heves ve şehvette boğulmuşlardı. İslâm dininin kanunlarını atıp Frenkler gibi yarım yamalak kanunlar yapmışlardı. Oradan kovulmuş, buradan da geri kalmışlardı. Ne bu dünyaları için ne de ahiretleri için hayırlı bir şey yapıyorlardı. İslâm sadece isimden ibaretti, vesselam!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/953311cc-fe7e-4e0c-bfd1-0d95ef548849.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğraf Üzerine</image:title>
            <image:caption>Hayat, bir an yakalanıp ebediyen sabitlenen önemli ayrıntılardan ibaret değildir. Ama fotoğraflar öyledir. 
 
Fotoğraf toplum, politika ve tarih hakkında çok şey anlatır. Sontag ilk olarak 1973&apos;te yayımlanan bu kitapta fotoğrafı ne yüceltir ne de küçümser. Tarihsel ve toplumsal bakış açısıyla onun avantajlarıyla dezavantajlarını karşılaştırırken, görüntü ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi irdeler. Görüntülerin medyadaki kullanımının belirli siyasi, kültürel veya dinî amaçlara ve çıkarlara hizmet edip etmediğini sorgular, resim ile fotoğraf arasındaki ayrım üzerinde durur ve fotoğrafın bir sanat dalı olarak meşruiyetini tartışmaya açar. 
 
Alanının kült kitaplarından biri kabul edilen ve yazarına dünya çapında büyük bir ün kazandıran Fotoğraf Üzerine’deki denemeler eski zamanlardan günümüze ünlü ve önemli fotoğrafçıların çalışmalarını ele alırken bir dizi estetik ve ahlaki soru da ortaya koyuyor. 
 
“Bu konuda şimdiye dek yazılmış en mühim ve en özgün kitap… Müreffeh kitle iletişim toplumlarında fotoğrafın rolüne ilişkin gelecekteki tüm tartışmalar yahut analizler bundan böyle muhakkak onun kitabı üzerinden ilerleyecek.” 
John Berger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1e1e51e-6956-4f95-bac4-734995a10580.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Eğlence</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’da Eğlence, tüm dinî, etnik, sosyal statü çeşitliliği içinde İstanbul toplumunun kültürel beslenme kanallarını, eğlence dünyasını bize canlı biçimde sunuyor. Özgü Çilli, bu değerli araştırmasında, dinî mensubiyetin şekillendirdiği farklı yaşam gelenekleri ile eğlenceler arasındaki ilişkileri, kadınların bu etkinlikler üzerinden sosyal hayata dahil olma imkân ve çabalarını, modernleşme hareketinin eğlence hayatında yarattığı değişimleri, yönetimin ve aydınların bu yeni süreçteki rol ve tutumlarını aktarıyor. Osmanlı döneminde İstanbul’un eğlence hayatını ele alırken, çalışmasının merkezine sosyal ve kültürel etkinlikler içindeki insanı yerleştiriyor. Bir anlamda Karagöz’den ziyade, Karagöz üzerinden Karagöz’e giden seyirciyi anlatıyor. “İnsanların sadece kendi hemcinsleriyle sosyalleşebildiği Osmanlı toplumunda eğlence dönemlerinde bahşedilen geçici özgürlüğü içselleştirememiş bireylerin davranışlarının bir uçtan diğer uca savrulabildiği görülür. Yüzyıllar boyunca geleneksel gösterilerde, bastırılmış her türlü duygunun serbestçe dışavurumuna alışan ve bu gösterileri seyirci olarak izlemeleri konusunda herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmayan bireyler, 19. yüzyılın modernleşmiş dünyasına özgü yeni kültürel ortamlarda da önceleri eski alışkanlıklarını muhafaza etmeye çalışmıştır. Ancak bu yeni hayatın adab-ı muaşeret kuralları yavaş yavaş kendilerini dayatmış, eğlence esnasında her şeyin mubah görülmesi olgusu, yerini belli bir görgüye bırakmıştır.” Özgü Çilli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a9e166-8940-412e-a957-724db8bad6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsene Guillot</image:title>
            <image:caption>Fransız yazar ve arkeolog Prosper Mérimée, Bizet’nin ünlü operasına ilham olan Carmen romanıyla tanınsa da, Arsène Guillot, André Gide’in en sevdiğidir. Gençlik ve güzellikleriyle benzer, yaşamöyküleri ve ait oldukları toplumsal kesimle bambaşka iki kadının dokunaklı hikâyesidir Arsène Guillot. 
 
Varlıklı ve güzel Madam de Piennes, kilisede gördüğü perişan vaziyetteki genç Arsène Guillot’ya yardım etmek, onu sağlığına kavuşturmak için elinden geleni yapar. Kucak açtığı genç kadına merhametle bağlanan Madam de Piennes, bir yandan ona korkunç bir ihanette bulunduğu hissiyle, yaptığı iyiliklerin ahlakını sorgulayacak duruma gelir. Aralarına bir erkeğin girmesiyle alabora olan iki genç kadının hikâyesi, trajik ve tutkulu bir aşk hikâyesinden çok, zorlayıcı bir ahlak ve tutku ikileminin öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3298e4f-e616-4ff3-b4fc-b19f355a309d.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’u Doyurmak</image:title>
            <image:caption>İstanbul, yüzlerce yıl Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, günümüzdeyse Türkiye’nin finansal kalbi olan, tarihî, kültürel ve ekonomik açıdan her zaman önemli bir şehir. Candan Türkkan, İstanbul’u Doyurmak’ta “iaşe”nin, iktidarın kendini var etme araçlarından biri olduğu tespitinden hareket ediyor; söz konusu tespitin yüzyıllar içinde bu toprakların kendine has ekonomi politiğiyle nasıl dönüşüp ne gibi sosyal ve siyasi sonuçlar yarattığını ele alıyor. Osmanlı döneminde İstanbul’un iaşesine ilişkin birincil kaynakları, tarihî, antropolojik ve coğrafi çalışmaları kullanarak gıda sisteminin özelliklerini belirleyen Türkkan, bu sistemin 19. yüzyıldaki çözülüşünü takip ederek Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan geniş bir tarihsel süreçte gıda rejiminin son derece etraflı bir analizini yapıyor. 1980’lerden itibaren gündelik hayatta/ ekonomide yaşanan dönüşüm ve değişimlerin, neoliberal politikaların, küreselleşmenin, sermaye piyasalarının, tedarik zincirlerinin izini sürerek İstanbul’un nasıl doyurulduğunun/doyduğunun günümüzdeki dinamiklerine daha yakından bakıyor. Üstelik hem farklı bir gıda sistemi hem de farklı bir gıda rejimi vaat eden “karşı hareketleri”, alternatif yaklaşımları da ihmal etmeyerek. İstanbul’un olduğu kadar Türkiye’nin de gerek tarihini gerek iaşe kültürünü, değişen beslenme politikalarını anlamak için çok önemli bir kaynak. “(...) gıdanın nasıl üretildiğinin, hangi gıdaların üretil- diğinin, üretim yerlerinden tüketim noktalarına nasıl taşındıklarının, nerede ve nasıl alınıp satıldıklarının, onları kimlerin işleyip tükettiğinin, tüm bunların siyasi sorular olduğunu ve dolayısıyla siyasi bünyenin nasıl tesis edildiğinin, egemenle tebaa arasındaki ilişkinin doğasının –kimin, kimi, nasıl yönettiğinin ve bu yönetimin neyi gerektirdiğinin– göstergeleri olduklarını savunuyorum.” CANDAN TÜRKKAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f60b45-7b00-4754-8284-3741c1856854.jpg</image:loc>
            <image:title>Solfej66</image:title>
            <image:caption>Meslektaşım Büşra İnci Gümüş Şendurur’un Solfej66 kitabında başlangıç seviyesinden orta seviyeye kadar yazılmış toplam 66 özgün solfej yer almaktadır. Kitapta yer alan solfejlerin gerek ölçü birimi, gerekse tonal yapı ve ezgisel olarak solfej eğitimi açısından oldukça önemli bir yer tutacağını düşünmekteyim. Solfej eğitimine yönelik her yönüyle özgün olan bu kitabın Türk müzik eğitimine katkı sağlayacağı inancıyla… 
Dr. Selçuk Bilgin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64e7936-cfc7-4167-ab9c-ad80e45d4346.jpg</image:loc>
            <image:title>Çakra Kişilikleri</image:title>
            <image:caption>Duygusal enerji ve spiritüel güç merkezleri olarak bilinen çakralar daha derine inildiğinde algı ve deneyim merkezi olarak da tanımlanır. Herkes bu merkezler vasıtasıyla çok boyutlu gerçekliğiyle karşılaşır ve deneyimler. Dolayısıyla taşıdıkları nitelikleri inceleyerek çakraları kendinizi anlamak için bir araç olarak kullanabilirsiniz. Hangi çakranız baskınsa ona göre bir kişilik tipiniz vardır. Sizin çakra kişiliğiniz hangisi? • İnşacılar, • Sanatçılar, • İcracılar, • Gözeticiler, • Konuşmacılar, • Düşünürler, • Yogiler. Çakra kişiliğinizi bilmek, hayatınızın amacını ve yönünü keşfetmeniz için öz farkındalık kazanmanıza yardımcı olan güçlü bir araçtır. Hayatınızı kendi ruhunuza, kendi doğanıza en uygun akış içinde nasıl yaşayabileceğinizin de yaşam haritasını sunar. Bu kitap, çakralarınızı kendinizi anlamak için bir araç olarak nasıl kullanacağınızı gösterirken yedi çakra kişilik tipinin her biri hakkında içgörü kazanmanızı da sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc47dd64-dbc9-473b-82a7-f2bc372932eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Tüketiyoruz?</image:title>
            <image:caption>İhtiyacımız olan veya olmayan birçok şey satın alıyoruz. Bir markayı değil de öbürünü tercih ediyoruz. Bir ürünü zevkle tüketirken bir diğerinden uzak durmayı seçiyoruz. Kadınlar ve erkekler, yaşlılar ve gençler, Türkler ve Amerikalılar… Farklı tüketim alışkanlıklarına, hatta kodlarına sahibiz.  
Peki neden? 
Neden tüketim kodlarımız bu kadar tahmin edilebilir?  
Alışveriş yaparken gerçekten kontrol bizde mi? 
Tüketim alışkanlıklarımızda kültürel olduğu kadar birçok genetik faktör de rol oynuyor. Binlerce yıl öncesindeki atalarımızın hayatta kalma yöntemleri bizim bugünkü seçimlerimizi etkiliyor. Neyi, neden tükettiğimiz konusunda genetiğimizin, kültürümüzün ve bilinçaltımızın bizi nasıl yönlendirdiğini öğrenmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cde8a3fd-2821-4101-a1bd-a86fd98055cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Gibi</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şeyi başaramadığını düşündüğün zamanlar oluyor mu? Herkesin senden daha iyi olduğunu düşündüğün zamanlar?.. 
Peki herkes her şeyi çok iyi mi yapıyor dersin? Hepimizin kendine özgü yetenekleri olduğunu, kusur sandığımız şeylerin bazen avantaja dönüşebileceğini, “en iyi” olmak zorunda olmadığımızı, hayvanlar âleminden örneklerle tatlı tatlı okumak sana çok iyi gelecek. 
 
Gökçe İrten’in sıcacık renkleri, seni kendin gibi olmanın mutlu dünyasına götürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1f2a3c2-e1a3-4a20-aed8-93ea67c9644a.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodernist Derin Gözaltılar</image:title>
            <image:caption>POSTMODERNİST DERİN GÖZALTILAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b86f21-9368-4757-ae18-a3d828eb0a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeganeler-İstanbul&apos;da Bir Ejderha</image:title>
            <image:caption>Doğanın Diyarı ve Hükmedenlerin Diyarı arasındaki mücadele kaldığı yerden devam ediyor. Geçmiş zamanın ünlü imparatoru Sargon, iki diyarı birleştirip yeniden hüküm sürmek ister ancak önce Safir’i yok etmelidir. Karanlığın çağrısına karşılık verenler, Ormanbağ kardeşlerin peşine düşer. Üstelik onları bulmak isteyenler sadece Sargon’un yolladığı tuhaf büyücüler de değildir. Yegâneler, iki diyar arasındaki savaşın geçmişiyle ilgili yeni bilgiler ortaya çıkarken İstanbul’daki ejderhanın neyin peşinde olduğunu öğrenmek zorundalar. Çünkü aralarında bir hain olabilir. 
 
Onlar Doğanın Diyarı’nın umudu, gizemli sanatların en genç ustaları! 
Onlar Yegâneler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66cb38e-6132-42d7-a0e0-bc6192e15c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlar Serisi-Saksağan Yokuşu</image:title>
            <image:caption>“Onları ilk fark eden siluet giderek yaklaşıyordu. Yürüyüşü de giderek daha çarpık hale geliyordu. Bir zombi gibi yürüyordu aslında. Ozan’ın nefesi kesilir gibi oldu. Bir zombi? Gerçek olabilir miydi bu?” 
Ozan, İlker ve Öykü yeryüzündeki en belalı mahallede oturduklarından neredeyse emindi. Şu hortlak olayının ardından çok geçmemişti ki şimdi de insanlar kaybolmaya başlamıştı. Hepsi de tarihi su kemerinin altında yok olan insanlar… 
Macerayı bir mıknatıs gibi çeken bu üç arkadaş elbette bu gizemden uzak duramayacak ve kendilerini yer altındaki karanlık, tekinsiz dehlizlerde bulacaklardı. 
Dikkat! Deniz Erbulak’ın güçlü kaleminden tüyler ürpertici bir polisiye roman okumak üzeresiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d298ffb9-609f-4aad-bc89-5fbb2e4ca5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Willodeen-Doğanın Koruyucusu</image:title>
            <image:caption>“Dünya yaşlı, biz değiliz. Bunu unutmayın yeter.” 
Willodeen her türden yaratığa bayılsa da favorisi ülkedeki en sevilmeyen hayvanlar, yani gürültücü ve leş kokulu çığırtkanlar. Şans Eseri köyünün sakinleri çığırtkanları yok ettiğinden beri her kış çokça turist çeken sevimli sinekayıları da gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Ancak doğum günü hediyesi beklenmedik bir sihir getirdiğinde, Willodeen çığırtkanları ve sinekayılarını geri getirmek için boyundan büyük maceralara atılır. Çünkü bu, köyünün ayakta kalmasının tek yoludur. 
Çağdaş çocuk edebiyatının ödüllü yazarı Katherine Applegate’in kaleminden dünyayı kurtarmaya kararlı bir kızın 
zamansız hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be05b3d3-ec32-4b31-8d74-ccfd459cfbe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kinyas ve Kayra (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkçe yeraltı edebiyatının ilk örneği sayılan roman, modern hayatın her bireyde şiddetle uyandırdığı &quot;basıp gitme&quot; arzusunu gerçekleştiren, uyuşturucu satıp adam öldüren, şantaj yapan ve adlarını kendileri seçen iki arkadaş olan &quot;Kinyas ile Kayra&quot;nın başından geçenleri anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/074572c1-391d-441c-9531-18c0f8af7c82.jpg</image:loc>
            <image:title>Layla</image:title>
            <image:caption>Layla, trajedilerle kesintiye uğrayan bir hayatın ve yok olmaya yüz tutmuş bir aşkın unutulmaz bir paranormal hikâyeye dönüştüğü şaşırtıcı bir roman.
 
Leeds, Layla ile tanıştığında bütün hayatını onunla geçirmek istediğini anlamıştır ancak beklenmedik bir saldırı Layla&apos;nın hayati bir tehlikeyle karşı karşıya kalmasına neden olur. Haftalarca hastanede kalan Layla, fiziksel olarak iyileşse de aldığı duygusal ve zihinsel hasarlardan sonra artık Leeds&apos;in âşık olduğu kadın değildir. Leeds, ilişkilerinin düzelmesi umuduyla Layla&apos;yı tanıştıkları otele götürür. Ancak oraya vardıklarında, Layla&apos;nın davranışları daha da tuhaf bir hâl alır. Bu durum, akla hayale gelmeyecek birçok esrarengiz olayın başlangıcı olacaktır.
 
Colleen Hoover, paranormal olaylarla ördüğü bu romanıyla hayal gücümüzü âdeta yeni bir boyuta taşıyor.
 


 
 “Gizem, psikolojik gerilim ve çağdaş romantizm unsurlarıyla bezenmiş bu roman, gerçek aşkın ne kadar hızlı gelişebileceğine dair sorulara yanıt ararken en güçlü bağları bile tehlikeye atabilecek çatışmaları da gözler önüne seriyor... Hızlı, tempolu ve ilgi çekici... Benzersiz bir aşk hikâyesi.”

Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46b6238d-5e0c-40fb-9e70-420ba80ff616.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Toplum (Sayı 21) Yeni Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>5 Sunuş Y. DOĞAN ÇETİNKAYA 9 Fransa Büyükelçisi Achille de Harlay de Sancy’ni kaleminden bir Osmanlı sadrazamının hayatı: Relation de la vie &amp; de la mort de Nassouf Pasha EMİRHAN ÖZÇELİK 98 Babalar ve oğullar: 19. yüzyılın dönümünde Rus yurtseverliği STANİSLAV TARASOV 143 1910 Münih İslâm Sanatı Sergisi’nde “Türk savaşları” teması ‘ Osmanlı imgesi ve “Lepanto Deniz Savaşı” tablosu FUNDA BERKSOY 175 Duygudaşlıktan unutmaya giden yolun dönemeçleri: Halide Edib, ‘Ayn-Tura, Osmanlı Ermenileri ve Wilson İlkeleri BAKİ TEZCAN 195 İtibar-ı Milli Bankası ve İş Bankası birleşmesi (1927) Bir banka birleşmesi üzerinden Müslüman/Türk burjuvazisi üzerine tarihyazımını düşünmek Y. DOĞAN ÇETİNKAYA 221 Türkiye’de burjuvazinin gelişiminde tüccarlar: Müslüman-Türk aileler ve ticaret ağları NESLİŞAH L. BAŞARAN LOTZ 247 Nemlizadeler: Erken Cumhuriyet dönem ekonomi politiğinde milli tüccarı aramak YAŞAR TOLGA CORA TARTIŞMA / ELEŞTİRİ 271 Kapitalizmin tarihyazımında Türkiye’de Milli İktisat EZGİ AKYOL BELGE / BAĞLAM 295 Cumhuriyet dönemi akademik tarihçiliğine dışarıdan bakmak: Harvard Üniversitesi arşivinde Türkiye tarihi üzerine bir okuma listesi ERDEM SÖNMEZ 329 Özetler 335 Abstracts</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/485ba25d-c5e3-4b31-a975-069be3935750.jpg</image:loc>
            <image:title>SageMath ile Matematik</image:title>
            <image:caption>Matematiksel düşüncenin toplumda, özelikle gençler arasında yaygınlaştırılması konusunda Nesin Matematik Köyü’nün emeği yadsınamaz. Nesin Yayınevi’nden çıkan bu çok boyutlu kitabın kanımca hedefi ise matematik uğraşısı içinde olan insanlar. Merak etme, sorgulama, akıl yürütme ve çıkarımda bulunma süreçlerinde herkesin farklı bir öğrenme biçimi vardır. Özellikle görsel öğrenmeye yatkın olanlar bu kitaba bayılacak. Kullanılan dil alabildiğine duru. Kitap ikinci bölümde temel kavramlarla sizi oyuna katıyor. Altıncı bölümü bitirdiğinizde bir bakıyorsunuz ücretsiz ama uygulama alanı çok geniş SageMath’i öğrenmişsiniz. Yedinci bölüme geldiğinizde ise bitirme projeniz, yüksek lisans/doktora çalışmalarınızda yeni ufuklar açıyor size. Gönlünüzce kullanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46b418f8-46f0-4550-9c2c-d48384983b3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Avcısı Evangeline</image:title>
            <image:caption>Canavar avcılarının soyundan gelen 12 yaşındaki Evangeline Clement, günlerini büyü yöntemlerini inceleyerek, canavar avlama becerilerini geliştirerek ve bir yandan da çevredeki ölüm perileriyle hortlakların peşine düşerek geçiriyordu. Vakti gelip de ona yoldaşlık edecek hayvan ortaya çıktıktan sonra geriye yalnızca konseye yürekli olduğunu kanıtlamak kalacaktı. Ardından Evangeline, ailesindeki cesur kadınların izinden gitmeye layık, gerçek bir canavar avcısı ilan edilecekti. 
 
Bu bekleyiş sürerken bir gün Evangeline büyükannesiyle birlikte tuhaf bir vakayı çözmek için New Orleans’a çağırıldı. Üstelik orada onu, gümüş uçlu botlarının tabanlarına kadar sarsacak bir sır bekliyordu. 
 
Canavar Avcısı Evangeline, kasvetli bir bataklık kasabasında başlayıp büyük bir şehrin canlı sokaklarında devam eden, sadakat ve kararlılığa, dostluk ve aile bağlarına ve ne kadar ürkütücü olursa olsun içgüdülerimize güvenme cesaretini gösterebilmeye dair benzersiz bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2b7612c-6278-41e0-bc48-0e54c41c8a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezarlık Çocukları</image:title>
            <image:caption>BİR RUH ÇAĞIRDIM VE ONDAN KURTULAMIYORUM. 
 
Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir cadı ailesinden gelen Yadriel, herkese kendini kabul ettirip güçlerine kavuşmak için yanıp tutuşuyordu. Kimsenin yanında olmayacağını fark edince, en yakın arkadaşının yardımıyla cadılığa geçiş törenini tek başına tamamlamaya karar verdi. 
 
Bu esnada kuzeni öldürülmüş ve ruhu ortadan kaybolmuştu. Kuzeninin ruhunu bulup serbest bırakmak, köklü kurallar üzerine inşa edilmiş topluluklarında yerini almak için önemli bir fırsattı. 
 
Ancak çağırdığı ruh kuzeni değil, okulun asi çocuğu Julian Diaz’dı ve öbür tarafa öyle hemen gitmeye niyeti yoktu. Böylece bir anlaşma yaptılar: Yadriel, Julian’ın başına ne geldiğini öğrenecek ve Julian da zamanı geldiğinde Yadriel’in onu göndermesine müsaade edecekti. Ama zamanları gitgide azalırken kalplerindeki gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaklardı. 
 
·          2020 Bram Stoker Ödülü En İyi Genç Yetişkin Romanı Adayı 
·          2020 Goodreads Okur Ödülleri En İyi Fantastik &amp; Bilimkurgu Genç Yetişkin ve En İyi Çıkış Romanı Adayı 
·          2020 Amerikan Ulusal Kitap Ödülü Gençlik Edebiyatı Adayı 
·          2021 Locus Ödülü En İyi Çıkış Romanı Adayı 
·          2021 Lodestar Ödülü Adayı 
·          2021 YALSA En İyi Genç Yetişkin Romanı İlk On 
·          2022 Rhode Island Gençlik Kitapları Ödülü Adayı 
·          2023 Deutscher Jugendliteraturpreis En İyi Genç Yetişkin Romanı Adayı 
·          2023 Lincoln Ödülü Adayı 
 
“Nefes kesen paranormal bir macera.” —Isabel Sterling 
 
“Kitabın sonunda resmen hüngür hüngür ağladım ama kesinlikle üzüntüden değil. Mezarlık Çocukları’nı herkes mutlaka okumalı.” —Mark Oshiro 
 
“Aiden Thomas’ın ilk kitabı her yaştan okuru büyüleyecek. Karakterlerin her birini daha da sevilesi kılan laf dalaşlarına bayılacaksınız.” —Booklist, starred review 
 
“Thomas, paranormal romans türünü yenilikçi bir yaklaşımla, oldukça detaylı bir Latinx kültürüyle harmanlıyor. Aynı zamanda kültür yağmacılığı, sınır dışı edilme ve sınıf konularına da değinmeden geçmiyor.” —New York Times 
 
“Bu kitap büyüleyici, nazik, sevgi dolu ve çok ama çok önemli. Mezarlık Çocukları’ı kalbimi çaldı.” —Mason Deaver 
 
“Mezarlık Çocukları canlı, enerjik Latinx kültürüyle kabul görme, sınır dışı edilme, sömürgecilik ve yetkili kurumlar içindeki ırkçılık gibi ağır konuları mükemmel bir şekilde dengeliyor.” —TeenVogue.com  
 
“Thomas, dokunaklı olduğu kadar muhteşem de olan bu romantik kitapta harikalar yaratmış.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“İki karakter arasındaki aşk keyifli ve çığır açan bir temsil sağlıyor.” —Kirkus 
 
“Mezarlık Çocukları’nın hayranlık uyandıran bir sanat eserinden eksik kalır yanı yok. Aiden Thomas, kabul görme ve kendin olma hedefiyle çıkılan bu iç ısıtan yolculukta aile, arkadaşlık ve aşk konularını ustaca birbirine bağlıyor.” —C.B. Lee 
 
“Sınırlı kaldığı sayfalardan çok daha büyük bir hikâye. Mezarlık Çocukları hepimizin bunca zamandır beklediği macera.” —Kayla Ancrum 
 
“Mezarlık Çocukları, okumayı bitirir bitirmez bu zevki paylaşabilsinler diye tüm arkadaşlarınızı okumaya zorlayacağınız türden bir kitap.” —Buzzfeed 
 
“Kalbinizin tam şu anda ihtiyacı olan şey.” —TOR.com 
 
“Thomas, Yadriel’in yaşadığı zorlukları büyük bir hassasiyetle ele alıyor – göğüs korsesini takmamanın getirdiği özgüvensizlik, aile üyelerinin ölü ismini kullanması, ona yanlış cinsiyet zamiriyle seslenen insanları sürekli affetmesi… Bu gibi bazı ağır konulara rağmen, Mezarlık Çocukları romantizme dönüşen keyifli bir hayalet hikâyesi.” —BCCB 
 
“Bağ kurmanın kolay olduğu karakterler ölüm, kayıp, terk edilme ve reddedilme gibi temaları işleyen bu çıkış romanına mizah ve neşe ekliyor.” —Horn Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f194bf4-75e1-4a3d-96d5-d1dcc1408f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı insanlık tarihinin en önemli felaketlerinden biridir. Bu büyük trajediden önce ve ağırlıklı olarak Avrupa sonra Pasifik ve Kuzey Afrika bölgeleri ciddi şekilde etkilenmiş ve milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Bunlara savaş sonunda geride kalan çok daha fazla sayıda sakat, hasta ve psikolojisi alt üst olmuş milyonlar eklendiğinde söylenecek söz ve teselli edecek kelime bulmak mümkün değildi. 
Türkiye, bu büyük dramı savaşa girmeden atlatabilen nadir Avrupa ülkelerindendir. Dönemin yetkilileri hassas ve başarılı diplomasiyle ve alınan önlemlerle bu badireyi atlatmayı başarırken, savaşın getirdiği sosyo-ekonomik sorunlar, bazı demografik hareketlenmeler ve sağlıkla ilgili sıkıntılar elbette yaşanmıştır. 
Bu kitapta Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nda uyguladığı ekonomi, sağlık politikaları, göç, mülteciler ve diğer ülkelerle bazı ilişkileri konu edinen makaleler bir araya getirilmiştir. Böylece, çok sıkıntılı bir döneme Türkiye özelinde birçok açıdan bakabilmek imkânı elde edilmiştir ve görüldüğü gibi sadece sıcak çatışmaya girilmemiştir. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’ndan savaşmak dışında her açıdan etkilenmiş, birçok sorunla mücadele etmek zorunda kalmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2782c96-4890-48fe-9510-11604862b49c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bilimsel Tin</image:title>
            <image:caption>“Bu küçük kitabın felsefi amacı, çağdaş bilimsel düşünceyi kendi diyalektiği içinde kavramak ve böylece taşıdığı özsel yeniliği göstermektir.”  
 
Yeni Bilimsel Tin, Gaston Bachelard’ın Bachelard olmaya başladığı, kendi kıvamını bulduğu kitaptır. Nasıl Kepler ve özellikle Galileo’nun geliştirdiği yeni epistemoloji, filozofunu Descartes’ta bulmuşsa, geometride Lobaçevski ve fizikte Einstein’la başlayan değişmenin epistemolojisini de Bachelard, bu kitabından itibaren teorileştirmiş, söz konusu gelişmelerden bilim felsefesi açısından önemli sonuçlar çıkarmıştır. Vardığı nokta ise modern bilimin artık Descartesçı epistemolojiyi geride bıraktığı, aştığı saptamasıdır. İşte bu noktadan sonra, Bachelard’ın velut epistemolojik üretimi geleneksel felsefenin rasyonalizm ve ampirizm, gerçekçilik ve uzlaşımcılık gibi ikiliklerini bir sentez içinde aşmaya yönelir. 
 
Yeni Bilimsel Tin, Bachelard’ın kendine özgü rasyonalizminin, tarihsel kopuş teorisi ve epistemolojik pedagojisinin nüve halinde ortaya çıktığı yapıtıdır. Filozofu anlamak için ilk önce ve en dikkatle okunması gereken eserinin bu olduğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4fe63f5-3b70-4906-b70a-f5e45d3832f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Mavisi Denizdeki Ev</image:title>
            <image:caption>“En korkusuzumuz bile bazen korkabilir, korkunun bildiğimiz tek şey olmasına izin vermediğimiz sürece her şey yolunda.” 
 
Kırk yaşındaki Linus Baker sakin, tekdüze bir yaşam sürmektedir: Büyülü Gençlerden Sorumlu İdari Birim’de sosyal hizmet görevlisi olarak çalışmaktadır ve görevi gereği sıklıkla yetimhaneleri ziyaret edip bu yerlerdeki alışılmışın dışında yeteneklere sahip çocukları denetlemektedir. Günün birinde Aşırı Üst Yönetim’den aldığı gizli bir görevle hayatının değişeceğindense haberi bile yoktur.  
 
Linus gizli görevi doğrultusunda göz kamaştıran masmavi okyanusun ortasındaki Marsyas Adası’na geldiğinde bugüne kadar eşi benzerini görmediği tuhaf şeylerle karşılaşacaktır: Yetimhanenin sakinleri bir gnome, bir peri, bir wyvern, tanımlanamayan yeşil bir topak, bir Pomerian-insan ve Deccal’in ta kendisidir.  
 
Üstelik adanın sakladığı tek sır bu olağanüstü çocuklar değildir. Yetimhane müdürü karizmatik ve cana yakın Arthur Parnassus’un da sıradan bir adam olmadığı yavaş yavaş açığa çıkacaktır. Arthur ile Linus birbirleriyle yakınlaştıkça Linus zor bir karar vermek zorunda kalacaktır: Ya bir yuvayı yıkmalı ya da dünyanın yanışını izlemelidir. 
 
Kâh güldüren kâh duygulandıran anlatımıyla Gök Mavisi Denizdeki Ev, hiç beklemediği yerde ilginç bir aile bulan bir adamın iç ısıtan öyküsünü ele alıyor ve okuru fark ettirmeden rengârenk dünyasının içine çekiveriyor. 
 
“Cıvıl cıvıl ve eğlenceli bir modern fantazi eseri.” –Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd40b15-c0ef-4a07-9ee3-f382e529aacc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtbağrı</image:title>
            <image:caption>Efga ya da Dünya’daki adıyla İğde, Divan tarafından Dünya’ya gönderilmiş bir elçidir ve görevi keşifte bulunmaktır. Dünyalı olup olmamak, kimliğini gizleyip buradaki yaşamına devam etmek ile kendi gezegenine dönmek konusunda kararsız olduğu gibi, sevgilisi Taner’le de ilişkisine ne şekilde devam etmek istediğinden emin değildir. Dünya’yı keşfetmekle uğraşırken, kendini de keşfetmeye başlamıştır. Çevresindekilere göre aklı pek de yerinde olmayan, yalnız yaşayan, tuhaf ve yaşlı bir kadın olan Hina Hanım ise İdrak Lisanı adı verilen zihinsel irtibatı kurabilen biridir ve İğde’yle aynı dili konuşabilmesi, onu sıradanlığından sıyırıp Dünya’nın kaderini değiştirebilecek denli önemli birine dönüştürecektir. 
 
Başarılı bir çevirmen olarak Yüzüklerin Efendisi’nden Yerdeniz’e kadar önde gelen fantazi ve bilimkurgu eserlerini dilimize kazandıran ve ilk romanı Uçan Mabet’le bu kez bir yazar olarak okurlarının karşısına çıkan Çiğdem Erkal’ın ikinci romanı Kurtbağrı, 1970’lerin sonunda İzmir’de geçen, kimi zaman Ursula K. Le Guin’e selam gönderen, kimi zaman da nostaljik ve yerel motiflerin rol oynadığı, etkileyici bir bilimkurgu romanı. 
 
“Hayal ile gerçeği karıştırdığı için adı deliye çıkmamış mıydı? Çoktan bırakmıştı insanların hakkında söylediklerini dinlemeyi ama... Ama kendisi de gerçek ile hayali karıştırıp duruyordu artık. Kendi dünyasında, kendince yaşıyordu uzun zamandır. Bir yolunu bulmuştu hayatta kalmanın. Fakat bu farklı bir şeydi. Çok, hem de çok uzun zamandır bu kadar yakından bir hitap duymamıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19398c3c-3ed5-445c-a46d-689acc4a39e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sağır Zangoç</image:title>
            <image:caption>Soner Sert’in ikinci öykü toplamı: Bir Sağır Zangoç. 
 
Araf, Ölüm ve Yaşam. Yazar, üç başlık altında topladığı öykülerinde, olağan görünen an parçalarının nasıl olağandışı yollara sapabileceğini, karakterlerin raydan çıkan hayatlarının –belki de en– kötü günlerine odaklanarak gösteriyor, kırılmaların altını kazıyor. Bu dönüşüm rüzgârına kapılan okurun zihnindeyse hep aynı soru peyda oluyor: İşler nasıl bu noktaya geldi? 
 
“Allah’ın unuttuğu, kurdun kuşun belirli bir saatten sonra ses etmediği, sokak lambalarının bile yanıp yanmamakta tereddüt ettiği, ‘Boğulacaksan, büyük denizde boğul,’ deyip hep küçük denizde boğulanların işsizler kahvesine tünediği, kimsenin ne çok iyi ne çok kötü olduğu ama herkesin birbirine ahlak pazarladığı bu kasabada ortalık cırcırböceklerine kalmıştı. Ece, jandarma karakolunun izbe nezarethanesinde yarı açılmış ufak pencereden periyodik olarak gelen seslere kilitlenmiş, başına gelenleri düşünüyordu. Cırcırböceklerinin sesi kafasının içine içine vuruyordu. Cilası yeni yapılmış, üzerinde ‘İçişleri Bakanlığı’ yazan kırmızı beyaz boyalı bankta otururken, göğsünün daraldığını, nefesinin kesilir gibi olduğunu hissetti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59067f72-3e68-40ac-a9cd-ba7f2c8d69a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Veraset Vergisi</image:title>
            <image:caption>bir hevesti benim için. ama yine de olmadı. 
hâlâ çok istiyorum / fakat kapanmış bir miadı 
açmamak gerekir. zaten bunu çoğullayan benim 
vas diferans denklemlerim, eksik müteverrim 
duvarında küçükhasan mücevheri yalancıktan 
yoksa zaten ben de alnımın evcine erebilirim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/557d46f4-6a0b-4fff-91b5-7f0688ab4584.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Pazarı</image:title>
            <image:caption>“Hayat, çapulculuktan başka bir şey değildir. Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar. Kanunla, ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır. Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör. Kurtlar, köpekler, tavuklar, kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar, sen de kap, yut... Karşına bir davacı çıkarsa ‘Hakkımdır!’ tehdidiyle bağır, bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır. Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır.” 
 
18 Kasım 1922’de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923’te tamamlanan Can Pazarı, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın özgün tarzını yansıtan, unutulmaz eserlerinden biri. Romanda, savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik, namus, hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar, dönemin İstanbul’unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura. 
 
Gürpınar, eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan, çektikleri açlık, parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen, “zenginden alıp fakire verme” düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi’ne, ikinci bölümdeyse Nasıh Bey-Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey-Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine, girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor. Peki, bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir? Bir cinayetle mi, hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ddf0e10-5392-47b1-9387-363f978c767b.jpg</image:loc>
            <image:title>Toraman</image:title>
            <image:caption>“Ah, bu akşam ne kadar mutluyum! Bir kolumda sevgili karım, ötekinde kıymetli Toraman’ım. Onlar birbirinden memnun, ben onlardan, onlar benden... Bu saadet, bu güzel uyum, bu yalancı dünyada binde bir bulunmaz. Bu mutluluğu, feleğin kıskanç gözlerinin çekemeyeceğinden korkuyorum.” 
 
1919 yılında yayımlanan Toraman, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın aile kurumunu, kadınların 20. yüzyıl başlarında uğradığı haksızlık ve eşitsizlikleri muzipçe eleştirdiği eserlerinden biri. Romanın esasını, baba ve oğulun aynı kadına ilgi duymasından ziyade, eşler arasındaki yaş farkının ve erkeğin birden fazla kadınla evlenebilme hakkına sahip oluşunun yarattığı trajik sonuçlar teşkil ediyor. 
 
Türk edebiyatının önemli natüralistlerinden biri olan Gürpınar, yüz yıl öncesinin tüm gerçekliğini Toraman’da bir ayna gibi yansıtıyor. Aşkı, şehveti ve ihaneti saf gözlerle gören, kalemini o gözlerle tutan yazar, okura da bu yolda öğütler veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d52541ea-6039-442b-9402-34aa2452cdac.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Yakınken</image:title>
            <image:caption>Başarılı şirket yönetimi ve iş geliştirme için ipuçları...
Hilmi Güvenal, bu kitapta iş dönüşümü, kriz yönetimi ve yeniden yapılanma konularındaki uzmanlığını ve deneyimini geleceğin liderleriyle paylaşıyor. Değer yaratmaya, öncelikleri belirlemeye ve kaynakları etkin kullanmaya odaklanan yeni bir iş yapma yaklaşımı öneriyor.
Kitap, işinizi nasıl yenileyeceğiniz, gelecek için nasıl plan yapacağınız ve krizlerden nasıl kurtulacağınız konusunda pratik tavsiyeler ve ipuçları sunuyor. Güvenal’ın işleri dayanıklı ve kalıcı kılmak için önerdiği yöntem YES (Yeniden.Sıfırdan) tüm öncelikleri baştan düşünmeyi ve yapıları sürekli yenilemeyi içeriyor. Yol Yakınken sadece şirketlerinin geleceğini şekillendirmek isteyen yöneticiler, yatırımcılar ve girişimciler için paha biçilmez bir kaynak değil, günümüzün sürekli değişen dünyasında etkin ve kalıcı olmak isteyen herkes için bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99b56b0d-f04b-468c-b03e-6e52d9ab5467.jpg</image:loc>
            <image:title>Endüstri İlişkilerinde Şiddet ve Makine Kırıcılık</image:title>
            <image:caption>Çalışma yaşamının tarihi, sanayi devrimine kadar geçen süreçte kölelik sisteminden, feodal dönemin serflerine, sonrasında da zanaatkârlara uzanmaktadır. Ancak sanayi devrimiyle birlikte sahip bulunduğu tek varlığı olan bedensel gücünü satmak suretiyle geçimini temin eden işçilerin ortaya çıkmasıyla ‘işin şekli’ ve seyri tamamıyla değişmiştir. 
Çatışma ve rekabet insanlığın doğasında bulunmaktadır ve bunun çalışma yaşamına yansımaları da tarih boyunca gözlenmektedir. Ancak teknolojik araçların üretim süreçlerinde yer almaya başlamasıyla birlikte, insanlar ilk kez rekabetle alt edemeyecekleri bir rakiple karşı karşıya gelmişlerdir. Söz konusu dönemde, yorulmayan, ücret beklemeyen, itiraz etmeyen, hatasız çalışan makineler işçilerin yerini almakta, bu durumda da insanlar ya işsiz kalmak ya da emeğin ucuz alternatiflerinin arayışında olan işverenlerin takdir ettiği düşük ücretler karşılığında çalışmak durumundaydılar. Henüz diğer hak arayış yöntemlerinin keşfedilmediği dönemlerde tercih edilen ve şiddet içeren üçüncü yol ‘başkaldırı’ ise bir grup işçinin işverenlerin kendi yerlerini almaları için işyerlerine kurdukları makineleri tahrip ederek, Hobsbawn’ın tabiriyle “isyan marifetiyle toplu pazarlığa ikna etme” yöntemlerine başvurmalarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dec8eb6f-932c-49e4-b4cb-f717d4cab57a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Bu İnsanlar</image:title>
            <image:caption>İlker Karakaş’ın erkek karakteri Kim Bu İnsanlar’daki öykülerde yeni ilişkiler içinde ortaya çıkıyor. Bu kez aile sorunları içinde bazen bir denge bulmaya, bazen olup bitenleri anlamaya çalışan konumunda. Alkolle karmaşık ilişkisinin kararsızlıkları onu hiç bırakmıyor. O hayatla hiçbir zaman barışık değil. Hoşnutsuz, uyumsuz çünkü öyle bir hayat istemiyor. Her zaman bir çıkış yolu arıyor, bazen buluyor bazen bulamıyor. Bu kez Bodrum’un geçmişinde ve bugününde yaşamanın sorunları da var. Bu karakteri tanıdığımızı düşünüyoruz belki ama anlayabiliyor muyuz? 
İlker Karakaş’ın öykü dünyası sık rastladıklarımıza benzemiyor. Aykırı bir yerde oluşuyor. Konuşur gibi gelişen anlatım biçimi ve yalınlığı gitgide zorlayan diliyle özellikle okunmayı hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/385f3e71-978c-4f65-baa5-d838c12ebd22.jpg</image:loc>
            <image:title>Recalim Var!..</image:title>
            <image:caption>İhtiras cehennemin 
Tevazu cennetin kapısıdır 
Vicdan mı 
İşte o sırat köprüsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d52cd91-bce3-422a-a7a2-0f7f9bda431a.jpg</image:loc>
            <image:title>Elektrik Mühendisliği</image:title>
            <image:caption>ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ İLKELER VE UYGULAMALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3d2bb0-2a8b-4562-b18f-74654c657131.jpg</image:loc>
            <image:title>Hain Kraliçe</image:title>
            <image:caption>Hain damgası yedikten sonra sürgüne gönderilen Ithicana Kraliçesi Lara, öz babasının ülkeyi işgal ettiğine şahit olmuş fakat yıkımı durdurmak konusunda çaresiz kalmıştı. Eşi Aren’ın savaşta kaçırıldığını öğrendiği anda, babasının onu hayatta tutmasının yalnızca tek bir sebebi olduğunu biliyordu: Hain kızını yakalamak için Ithicana Kralı’nı yem olarak kullanacaktı. 
 
Durum her ne olursa olsun, Lara bu yemi yutmaya fazlasıyla kararlıydı. 
 
Fırtına Denizleri’nde hayatını tehlikeye atarken Ithicana’ya yalnızca kralını serbest bırakmak için gitmemişti. Aynı zamanda da ülkeyi babasının pençelerinden kurtarmak adına yaptığı planı harekete geçirmeye çalışıyordu. Bunu yaparken kralın kendi silahlarını, hayatını kurtardığı kız kardeşlerini kullanacaktı. 
 
Ancak babasının sarayı hem geçilmezdi hem de oyunun içinde Lara’nın sandığından çok daha fazla oyuncu vardı. Taç, krallık ve köprü için verilen bu savaşta, dostlar ve düşmanlar birbirine karışmaya başlamıştı. Lara’nın en büyük düşmanı ise kurtarmaya çabaladığı adamın ta kendisi, ihanet ettiği eşiydi. 
Sevdiği her şey tehlikedeyken kim için ve ne için savaştığına karar vermeliydi. 
Krallığı için mi? Eşi için mi? Yoksa kendisi için mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f861fa2-032c-4e2c-a463-d4f25142a881.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Yağmurların Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Hırsızlar Krallığı, Aadilor diyarındaki gizli bir yerdi. Birçok insan krallığın var olduğunu fısıldamasına rağmen, çok az kişi büyü ve zevkle dolu diyarı bulabilmişti. Gizemli Hırsız Kral, saygı duyulan ve korkulan büyücülerden oluşan üçlü Mousai’yle birlikte krallıkta hüküm sürüyordu. 
 
Larkyra Bassette, belki Mousai’nin en genç büyücüsü olabilirdi; fakat şarkı söylediğinde, sesi canavarları öldürebilecek bir güce erişiyordu. Lachlan Dükü’nün krallıktan zehirli bir uyuşturucu kaçırdığı ve halkına bu şekilde zulmettiği ortaya çıktığında, genç büyücüye dükü durdurması için ilk kez tek başına göreve çıkması teklif edildi. Kendini kanıtlamak isteyen Larkyra, dükün müstakbel gelini olarak rol yapmayı kabul etti. Ne var ki Lachlan’ın asıl vârisi olan Mekennalı Lord Darius’a karşı bir çekim hissettiğinde kurduğu planlar yavaşça yıkılmaya başladı. Ve çok geçmeden, asıl vârisin Lachlan halkını yozlaşmış dükten kurtarmak için planları olduğunu fark etti. Larkyra ve Darius, eğer Lachlan halkını ve kendilerini kurtarmak istiyorlarsa birbirlerine güvenmeyi öğrenmek zorundalardı. Lord ve leydilerin hem katil hem de hırsız olabildiği, en çekici notaların bile en ölümcül olanlara dönüştüğü Aadilor dünyasına hoş geldiniz. Bu diyarın şarkısını dinlemeye cesaret edebilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aee8e2fd-b43a-4e1d-ab25-97e3f5b245d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kıran</image:title>
            <image:caption>…Şimdilerde büyük şehirlerde, şatafatlı okullarda, kalburüstü ailelere mensup ergen öğrencilere ders verir. En ön sıraya yedi yaşında, bakır saçlı bir oğlan oturtur. Kirli yakasını düzeltip çatlak yanaklarını öper. En çok onu sever, onu çok sever… 
            Ruhunun canlılığını, kalbinin heyecanını yıkık dökük bir öğretmen lojmanında bırakan genç bir kadının hikâyesi bu. Hayal Kıran; sizi Anadolu’nun kuytu bir köşesinde sönen umutlara, yiten hayatlara götürüyor. 
“…Çöpe kalem açmaya kalkan, kitaplığı aradığını bulamayarak kurcalayan çocuklara kaş çatarak baktı…Camdan dışarıyı izlemeye koyuldu. Ayazın salladığı kuru dallardan düşen karlar ve çatıdan sarkan upuzun buz saçakları, dehşetli bir manzara seriyordu önüne. Kötü bir duruma düşse, bunalsa, burada delirse kaçacak yeri yokmuş gibi geldi bir an. Sanki karlar çığlıklarını duyulmaz eder, koşmaya çalışsa bataklık misali içine çeker gibi geldi. Daldığı pencereden gözlerini çekti, önündeki çekmeceyi ne aradığını bilmeyerek karıştırdı…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff5f666-6081-4157-85e9-db77853368a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Haz İlkesinin Ötesinde</image:title>
            <image:caption>“Haz ilkesini kurarak belirli, tarihsel olarak sabit bir felsefi sisteme ne ölçüde yaklaştığımızı veya katıldığımızı incelemeyeceğiz. Alanımızdaki günlük gözlem olgularını tanımlama ve açıklama çabası içinde bu tür spekülatif varsayımlara ulaşıyoruz. Psikanalitik çalışma için belirlenen hedefler arasında öncelik ve orijinallik yoktur ve bu ilkenin kurulmasının altında yatan izlenimler o kadar açıktır ki, bunları gözden kaçırmak pek mümkün değildir.” 
 
Freud’un bu özel eserinde haz ve acı kavramlarına psikanalitik yaklaşımla ilgili detaylar bulacak, hazzın ve acının kökenine ineceksiniz. Ölümlülük, hayat ve diğer felsefi konuları psikolojik alt katmanlarından yakalama şansı edineceğiniz eseri sizler ile buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0343513a-2715-4b97-baac-60c6bf5061f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Kitap</image:title>
            <image:caption>V. Karl’ın, Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlı sarayında bulunan elçisi Flaman Ogier Ghislain de Busbecq, 1 Haziran 1560’ta İstanbul’da tamamladığı dört elçilik raporunun üçüncüsünde, Osmanlıların matbaayı kullanmaya karşı isteksizliğini şu sözlerle açıklamaya çalışıyordu: 
“Yeryüzünde Türkler kadar, başka ülkelerin yararlı icatlarını kolaylıkla alıp benimseyen bir millete daha rastlamak zordur… Buna rağmen nedense kitap basmaya ve çalar saat kullanmaya bir türlü ikna edilememişlerdir…” 
Edebiyatımızın temel taşlarından Sabahattin Ali’ye göre edebiyat her şeyden önce bir mücadeleydi, edebiyatın amacı ise “insanları daha iyiye, daha doğruya, daha güzele yükseltmek, insanlarda bu yükselme arzusunu uyandırmak” olmalıydı. Sabahattin Ali’nin “Edebiyata nasıl başladınız?” sorusuna yanıtı “Kitap okuyarak” olmuştu. 
Orhan Tüleylioğlu tarafından kaleme alınan Yalnız Kitap hem Türkiye’den hem de farklı ülkelerden tanıdığımız yazarların yaşanmışlıklarını, imzalarını taşıyan kitaplarıyla paralel bir akışla aktarıyor okurlara… Çok farklı bir yolculuğa çıkmaya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b28e75b-c354-4986-9978-e486bc9193bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Kaplan Ejderha (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İflasın eşiğindeki terziye, bir gün bir adam gelir ve smokin sipariş eder. Adam terziye bir teslim tarihi verir, smokini o gün adresine getirmesini ister. Meğer terzinin hazırladığı smokin, adamın kendi cenazesi içinmiş. Terzi çok şaşırır. Üstelik o gün, ölen müşterisinin vasiyeti üzerine kendisine üç kafes kaldığını öğrenir. Kafeslerde ne mi vardır? 
Ayı, kaplan ve ejderha... 
*** 
Güçlü bir sevgi, bilinçle ortaya konmuş keskin bir eylem ve tarafsız bir gözlem... Bu üçü, doğarken yanımızda getirdiğimiz ancak yaşam yolculuğumuz boyunca beslemeyi çoğu zaman ihmal ettiğimiz kabiliyetlerimizdir. 
Üç özel hayvanın eşsiz güçlerini taşımak ve geliştirmek üzere geliriz dünyaya. Ayı, kaplan ve ejderha... 
Sevgide ayının gücünü, eylemde kaplanın zekâsını ve gözlemde bir ejderhanın tarafsızlığını beslediğimizde, hayat kazanmak zorunda olduğumuz bir yarıştan, korkusuzca ve huzurla deneyimlediğimiz bir armağana dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf553394-f886-4cb0-8912-5160f3e10f21.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyazlı Kadın</image:title>
            <image:caption>Wilkie Collins (1824-1889): Gizem ve dedektif romanlarının öncüsü kabul edilen İngiliz romancı. Collins, birlikte de çalıştığı dostu Charles Dickens’ın gölgesinde kalmadan önce hatırı sayılır bir şöhrete kavuşmuştur. Yazarın ilk büyük eseri Beyazlı Kadın, 1859-1860 yılları arasında Dickens’ın çıkardığı All the Year Round’da tefrika edilmiş ve büyük bir beğeniyle karşılanmıştır. 
İki soylu hanımefendiye resim dersi vermek gibi son derece sıradan bir iş için evinden ayrılan Walter Hartright, yolda beyazlara bürünmüş bir kadınla karşılaşır ve kendini girift bir entrikalar dizisinin içinde bulur. Bu kadınla yolu, giderek karmaşıklaşan bir desenin çizgileri gibi tekrar tekrar kesişecektir. Kusursuz kurgusu ve unutulmaz karakterleriyle neredeyse yayımlandığı günden beri bir klasik sayılan bu sürükleyici öykü birçok defa tiyatro ve sinemaya da uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d2b66c-17ee-436c-9f51-d570b4fe2f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda 20 Psikolojik Problem ve Çözümü</image:title>
            <image:caption>Hayatın ve tedavinin içinden yaşayan örneklerle... 
Onlar, tam anlamıyla “zamane” çocukları. 
Onlarınki anne babalarının çocukluklarına benzemiyor. 
Onların dünyası cep telefonlarının, bilgisayarların hâkim olduğu bir dünya. 
Onlar düşe kalka büyümüyorlar, tozu toprağı bilmiyorlar. 
Başları hiperaktiviteyle fena halde dertte, fobileri var, narsisizmden mustaripler, daha yalnız büyüyorlar, okula gitmek, arkadaş edinmek onlar için daha zor. 
Onlar, çoğunlukla “problemli” çocuklar. Anne babaları ise daha çok şey bilseler de geleneğin bilgeliğinden kopuyorlar. “Biz görmedik onlar görsün” derken ölçüyü kaçırıyorlar. 
Uzman Klinik Psikolog Fazilet Seyitoğlu, uzun yıllara dayanan klinik deneyimlerini aktardığı bu kitabında, “zamane” çocuklarının ve anne babaların problemlerini teşhis ediyor, anne babalara, davranışa yönelik çok temel yaklaşımlarla çözüm önerileri sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98607176-4d8f-467b-850f-3db62a131b1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya Düzeninde Enerji Savaşları</image:title>
            <image:caption>“ENERJİ SAVAŞLARINDA BAŞARI İÇİN HÜKÜMETE 38 TAVSİYE” 
 
Enerji, hayatımızın şahdamarı. Onsuz hiçbir şey olmuyor. “Temiz enerji mi güvenli enerji mi?” sorusu çıkıyor son yıllarda karşımıza sürekli. 
Dünyada geleneksel güç dengeleri değişiyor. Yeni dünya düzeninin şekillenmesinde Türkiye’nin tercihleri ağırlık taşırken ABD, AB, Çin, Rusya ve Körfez ülkeleri arasındaki “enerji ve teknoloji savaşları” daha da kızışacak gibi görünüyor. 
 
• Ukrayna krizi sonrasında şiddetlenen küresel enerji savaşları, yeni bölgesel denklemler bizleri nasıl etkileyecek? 
• Temiz enerji gerçekten temiz mi? Yenilenebilir enerjiye geçişin hızlanması, yeşil teknoloji, ekolojik kalkınma, kentler için akıllı enerji, gıda-su-enerji denklemi arasındaki bağlantılar neler? 
• Kritik mineral kaynaklara yeni bağımlılıklar doğacak mı? Lityum, kobalt ve nikel üzerine büyük güçler arasında dönen dolaplar neler? Enerjinin yeni jeopolitiği nasıl gelişiyor? Türkiye bunun neresinde? 
• Para gelecekte hangi enerji alanlarına akacak, Yeşil Mutabakat yükümlülükleri şirketleri pazara giriş ve elverişli finans imkânlarına erişimde nasıl zorlayacak, enerji ticaret güzergâhlarında sapmalar, fiyat enflasyonu bizi nasıl etkileyecek? 
 
İşte böylesi kritik bir dönüşüm-değişim çağının eşiğinde bizi bekleyen risk ve fırsatları dünya enerji, yatırım ve jeopolitiğinde duayen bir isim olan işadamı, diplomat, yazar, seyyah Mehmet Öğütçü’nün kaleminden okuyacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78794799-e425-408f-ba58-9315f242ed59.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahın Sözcükleri</image:title>
            <image:caption>“Sabahın ağzındaki en güzel sözcüktür günaydın. Gecede yitip gitmediğimizin tanığıdır. 
Bir gerekçedir şafağın kapısını aralayan ışığa teşekkür etmek için. Yüzler asılmış, akıllar karışmış, uykular kaçmışsa eğer, ilaç yerine geçer üstelik. 
Yalnızlık kuyusunun dibinden kurtulmamız için harflerden yapılmış bir merdivendir günaydın. Kopmuş bağları onarma isteği, dostluk kurmanın eşiği, sevgi sözcüklerinin beşiğidir. ‘Haydi yeniden başlayalım!’ demenin özcesidir. Yanına kendini tamamlayacak sözcükleri de çağırır. 
‘Nasılsın?’ı, ‘Hayırlı işler’i, ‘Hoş geldiniz’i… 
Günaydın, çocuğudur aydınlığın. İnsanı aşar. Damlaya da söylenir, denize de. Kediye de söylenir, kirpiye de. Ağaca da söylenir, ormana da. 
Tüye de söylenir, kuşa da. Yeryüzü sözlüğüne aittir günaydın. İmeceye çağrıdır. Kendini beğenmişlere göre değildir. Herkesindir!” diyor Akgün Akova ve Günaydın Deme Sanatı kitabıyla başladığı ışıklı yolculuğu Sabahın Sözcükleri ile sürdürüyor. 
Gönülden bir günaydın demek için hepinize, elbette yine bir çift kanat sesiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ae2cf36-8a16-4daa-ac8d-05c06040ca78.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaletlerim</image:title>
            <image:caption>Kırklı yaşlarını süren bir akademisyen olan Bridget, kedisi ve erkek arkadaşıyla sakin bir hayat kurmuş, babasıyla görüşmeyi yıllar önce kesmiş, annesiyle ilişkisini ise senede bir gün baş başa yenen doğum günü yemeklerine, arada bir yollanan kartlara indirgemiştir. Fakat çok az arkadaşı olsa da cemiyet hayatına inatla dahil olan, başından geçen iki evliliğin ardından yalnız yaşayan emekli annesi Helen artık daha fazlasını istemekte ve istediğini alana kadar vazgeçmemekte kararlıdır... 
Çağdaş İngiliz edebiyatının ödüllü yazarlarından Gwendoline Riley, nevi şahsına münhasır karakterleri, kusursuz diyalog yazımı ve kara mizahıyla yıllar içinde kendisine sadık bir okur kitlesi kazandı. İhtiyaçları, hayalleri ve acıları birbirinden farklı olan anne kızın psikolojik bir savaşa dönen ilişkisini merkezine aldığı son romanı Hayaletlerim zaman zaman karanlık, rahatsız edici ve tekinsiz olabilen bu bağın haritasını ustalık ve acımasızlığa varan bir soğukkanlılıkla çiziyor. 
“Yetersiz ebeveyne doğmanın günahı üzerine böylesine grotesk bir dürüstlükle yazılmış pek az roman okudum. Riley, karakterlerin ‘ifşa’ ettiklerinin mükemmel toplayıcısı... Ve bir atmosferi, bir ânı, bir sahneyi hızlıca tasvir ederken kendine has üslubunun doruklarına çıkıyor.” 
                                                                                                                                    -James Wood, The New Yorker 
“Rachel Cusk ve Sally Rooney’nin acımasız, lafı dolan - dırmadan konuşan kadın karakterlerinin hayranı okurlar, Riley’nin son romanındaki geçinmesi zor ebeveyniyle 
-inanılmayacak derecede kibirli bir baba ve yürek parçalayacak derecede kararsız bir anne- hesaplaşan anlatıcısında bir ruh eşliği bulacak.”                                                                                                                                        -LA Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae076ce8-300a-4200-b394-609b6349a757.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoldaki Işık Sensin</image:title>
            <image:caption>“Beni bende demen bende değülem 
Bir ben vardır bende benden içeru.” 
– Yunus Emre 
İnsan en çok kendine kör. Görmüyor içindeki hazineyi. Ancak gözün görmediğini gönül biliyor. O yüzden gözünün gördüğü yere değil gönlünü çeken yere gideceksin. Yüreğini dinlemeyi bileceksin. 
Gönül burada tek kılavuzundur ve sana mutlaka doğru yolu gösterir. Yapman gereken şey o yolu takip etmek ve yüreğin yolculuğuna çıkmaktır. 
“Senin gözün açık, kalbin uyuyor; benim gözüm uyuyor, gönlüme kapı açılmış!” der Mevlana. 
Yirmili yaşlarımda işte böyle bir yola baş koydum. Kolombiya’dan Hindistan’a binlerce mil yol kat ettim. Yüreğimin sesini dinledim. Kâh Şamanlarla ayinler yaptım kâh kozmik varlıklardan ilahi dokunuş aldım. Bir gün, bir odada içimdeki karanlığa ilk adımımı attım. Ve asıl yolculuğum o zaman başladı! 
Şimdi senin yolculuğun için buradayım. Bu kitabı kendi hayatım üzerinden yolu anlatmak, sana yardım etmek, cesaret vermek için yazdım. Yirmi yıldan fazladır yoldayım ve her gün yeniden ilk günkü kadar heyecanla uyanıyorum güne. Bugün artık sadece yolcu değilim, yola çıkanların da kılavuzluğunu yapıyorum. Ne mutlu bana ki Yaradan bana bu hayatı nasip etti. 
Kime hayrım dokunduysa şükürler olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74fddda4-bdc4-460f-b2fb-cec85c5841c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapital ve İdeoloji</image:title>
            <image:caption>Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital adlı kitabıyla dünyada büyük yankı uyandıran ve “eşitsizlikler” tartışmasına yepyeni bir boyut getiren Thomas Piketty, bu kitabın devamı niteliğindeki yeni eseri Kapital ve İdeoloji’de eşitsizliği çok daha geniş bir tarihsel bağlamda ele alıyor. 
Her toplum eşitsizliklerini meşrulaştırmak zorundadır: Buna gerekçeler bulmak gerekir, yoksa bütün politik ve sosyal yapı çökme tehdidiyle karşı karşıya kalır. Geçmişin ideolojileri bu perspektiften incelendiklerinde bambaşka bir anlam kazanırlar, deyim yerindeyse taşlar yerine oturur. 
Hiç kuşkusuz son dönemin en önemli “eşitsizlik düşünürü” olan Piketty, Kapital ve İdeoloji’de, çok geniş çaplı bir karşılaştırmalı veri tabanından hareketle, eşitsizlikçi toplum yapılarının tarihini ve geleceğini ekonomik, sosyal, entelektüel ve politik perspektiflerden ele alıyor. Kadim “üç işlev” toplumlarından köleci toplumlara, sömürge toplumlarından komünist toplumlara, “mülk sahipleri toplumları”ndan günümüzün “hiper-kapitalist” toplumlarına kadar eşitsizlik hakkında tarihsel bir fresk çizerken, günümüz ve yarınımız için de yakıcı meseleleri gündeme taşıyor, öneriler getiriyor. 
1980’lerden itibaren tüm dünyada ağır basmaya başlayan aşırı eşitsizlikçi neoliberal anlatının aksine, ekonomik kalkınmayı ve insanlığın ilerlemesini sağlayan olgunun eşitlik ve eğitim mücadelesi olduğunu tarihten, edebiyattan, sinemadan örneklerle olduğu kadar, istatistiklere ve rakamlara da dayanarak gösteriyor. Eşitsizliğin tarihini, bugününü ve geleceğini, daha adil bir dünyanın mümkün olup olmadığını merak eden herkes için önemli bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/324f654b-b885-402b-901b-6bae13515294.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Hipnoz</image:title>
            <image:caption>Virüsü kimler neden üretti? 
Corona virüs biyolojik bir silah mıydı? 
Corona virüsü Pentagon’a kim neden pazarladı? 
ABD, Çin’deki biyolojik silah çalışmalarını nasıl fonladı? 
Corona virüsü çözmek için çalışan bilim insanları neden öldürüldü? 
Aşıya direnen devlet başkanları nasıl ortadan kaldırıldı? 
Aşıyı gerçekten Uğur Şahin ve Özlem Türeci mi buldu? 
Biontech’in perde arkasında kimler var? 
mRNA aşılarıyla nasıl bir deney yapıldı? 
Aşılar virüsten önce mi üretildi? 
Corona virüsle nasıl bir vurgun yaptılar? 
Dünya Sağlık Örgütü’nü kim yönetiyor? 
Çin’deki “bayılma” görüntüleri aslında neydi? 
Büyük Sıfırlama’nın gerçek mimarı kimdi? 
Dünya Ekonomik Forumu tarikat mı? 
Dünya Ekonomik Forumu’nun yetiştirdiği liderler kimler? 
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın gizli bilgi notunda virüs için ne deniyor? 
CIA virüs için neden kesin rapor yazamadı? 
 
Elinizdeki bu kitap, küresel bir çete tarafından tasarlanıp insanlığın başına bela edilen Corona virüsün perde arkasını ve küresel oligarşinin kirli ilişiklerini belgeleriyle deşifre ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac6b39b9-fc93-4d7c-a3a8-e09ee9cbde7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöneticiler İçin Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Viktor Dörfler, yöneticiler için kaleme aldığı bu kısa ve yoğun kitabında, yapay zekâ geliştirme ve uygulama alanındaki deneyimini, bilgi ve yetenek geliştirme sahasında yapılan akademik araştırmalarla, yapay zekâ hakkındaki yanlış kanıları düzeltecek şekilde bir araya getiriyor. 
Yapay zekânın neleri yapabileceği ve yapamayacağı açıklanarak, bulgular, inançlardan ve hüsnükuruntudan dikkatlice ayrılıyor. İnsan uzmanlar ile yapay zekâ arasında uygun görev paylaşımı yoluyla yapay zekâdan nasıl azami değer sağlanacağı öngörülerek, CEO’lara yapay zekâyı en iyi nasıl kullanabileceklerini kavramaları için yardım edilebilmesi amaçlanıyor. 
Yazar, ileri sürdüğü savları en iyi yapay zekâ filozoflarının düşünceleriyle destekleyerek, yapay zekâya atfedilen anlama, düşünme, yaratıcılık gibi kişilik özelliklerini sorguluyor. Aynı zamanda da en hassas yapay zekâ konularından biri olan etiği derinlikli bir üslupla tartışıyor. 
Sade bir dille kaleme alınmış, örneklerle dolu çalışmanın öncelikli hedefi okuru düşünmeye teşvik etmek. Okurlara, başkalarının çıkarları ve gündemleri üzerine bina edilmiş düşünceleri kabul etmek yerine, yapay zekâ konusunda kendi kararlarını vermeleri ve kendi çıkarımlarını yapmaları tavsiye ediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf4ddcb-e8cc-48a0-9011-4433e3ceac18.jpg</image:loc>
            <image:title>Veba - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>“Veba tarihi kitapları bize salgınların ortaya çıkmasında ve onlara verilen tepkilerde kültürlerin ve kurumların, bağlamların ve etkenlerin önemini anlatır. İnsanların düşünce ve yaşam tarzlarının, ulaşabildikleri bilgi türlerinin ve benimsedikleri davranış biçimlerinin (kaçmak, mücadele etmek ya da düpedüz kaderci davranmak) fark yarattığını gösterir. Fakat bir salgının başlamasından sonra acısız zafer ihtimalini vaat etmezler.” 
Oxford Üniversitesi’nin cep kitapları serisinden yayımlanan bu kitapta Paul Slack bizleri ne yazık ki hâlâ sonlanmamış bir küresel yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculukta 1347’de başlayıp Avrupa’yı büyük bir kırıma uğratarak Çin ve Hindistan’a dek uzanan Büyük Veba Salgını “Kara Ölüm”den 1665’teki Büyük Londra Salgını’na, bahsi geçen tarihlerin öncesinde karşımıza çıkmaya başlayıp günümüze dek uzanan büyük ölümcül felaketlere tanık oluyoruz. 
Vebanın, pençesine düşen insanlar açısından ne anlama geldiğini araştıran yazar, büyük salgınların doğurduğu krizlerde insanların ölümle ve hastalıkla nasıl baş ettiklerini odağına alıyor. Devletlerin onunla savaşa nasıl başladığını araştırıyor, bu illetin modern halk sağlığı yaklaşımını nasıl etkileyip tarihimizi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Vebanın tarihte yüzyıllar boyunca yarattığı etkinin izini sürerek onun yorumlanma biçimlerine, sanatta ve edebiyatta doğurduğu güçlü imgelere özellikle dikkat çekiyor. 
Ortaya çıkan salgın tablosu, yakın zamanda yaşanan COVID-19 pandemisine bakış açısından okurlara derin bir tarihsel perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/426c5392-d86f-411f-ae8c-d0a05d0421c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslanın Peşinde</image:title>
            <image:caption>Aslan yakalamak için büyükannenin evinin arkasındaki ormana giden kardeşler, karşılarında aslanı görünce ne yapacaklarını şaşırırlar! Aslanla oynamak varken neden onu yakalayalım ki, diye düşünürler ve macera başlar. 
Hayal gücünün sınır tanımadığını gösteren eğlenceli bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/824dae88-792b-408c-9533-df81f266e109.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Çocuk Geliyor</image:title>
            <image:caption>SAKIN KORKMA! 
SÜPER ÇOCUK YANINDA! 
Roket gibi hızı, X-ışınlı görüşü ve çuval dolusu cesaretiyle, Süper Çocuk yardımına koşmaya, seni her türlü sorundan kurtarmaya her zaman hazır! 
ZIPPP! 
Haydi zıpla heyecan dolu bu maceraya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d903694-adae-4476-b0a5-67c5a978c402.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Ajan Örümjan</image:title>
            <image:caption>Boyunuz bir rozet kadarsa süper özel gizli ajan olmak kolay değildir. Ancak bir doğum günü pastası tehlikedeyse tabii ki yine ÖRÜMJAN göreve çağrılır. Bakalım kahramanımız günü VE partiyi kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034a84e8-d9ca-4488-ac8f-f7e387321c74.jpg</image:loc>
            <image:title>Numenor’un Düşüşü</image:title>
            <image:caption>J. R. R. Tolkien, Orta Dünya’nın İkinci Çağı için “karanlık bir çağdır” demiştir. Silmarillion başta olmak üzere Bitmemiş Öyküler ve Christopher Tolkien’in on iki ciltlik Orta Dünya Tarihi’nde detaylandırılan bu dönemin kırılma noktası sayılan “Númenor’un Düşüşü” ise ilk kez tek bir ciltte toplanıyor ve okurlara Númenor özelinde yeni bir tarihçe sunuyor.  
 
Morgoth’un yenilgiye uğratılmasında Valar’a ve elflere yardım etmelerinin ödülü olarak Orta Dünya insanlarına bahşedilen Númenor, zamanla uygarlığın beşiği ve zenginliğin merkezi hâline gelmişti. Halkı bilgelikleri ve yiğitlikleriyle ünlüydü. Ama Manwë’nin bir şartı vardı, Númenórlular Valar’la Eldar’ın ölümsüzlüğüne imrenerek Kutlu Diyarları aramaya çıkamazlardı. Ne var ki Númenórluların güçleri arttıkça ölüm korkusu onları sarmaladı, açgözlülükleri ve kibirleri Sauron’un fısıltıları eşliğinde yüreklerini kararttı ve böylece Númenor’un düşüşünün tohumları da atılmış oldu. 
 
Üç bin küsur senelik bu çalkantılı tarih Güç Yüzükleri’nin dövülmesinden Barad-dûr’un inşasına ve Sauron’un yükselişine kadar tüm Orta Dünya’yı etkileyecek olaylara sahne olacaktı. 
 
Númenor’un Düşüşü Orta Dünya’nın tarihini Yüzüklerin Efendisi’nin eklerinde yer alan “Yılların Öyküsü” bölümünün zaman çizelgesine bağlı kalıp Tolkien’in yayımlanmış tüm metinlerinden faydalanarak Alan Lee’nin artık klasikleşen tarzıyla çizdiği illüstrasyonlarıyla birlikte anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/043075af-2640-489e-8488-5507bf40c962.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalardan Öte Kabuslar Kadar</image:title>
            <image:caption>Üç farklı ismim vardı. Üç farklı hayatım. 
Peki hangisi gerçekti? 
 
Yağmurlu bir akşamüstü, ıssız bir sokakta başına aldığı ölümcül darbeyle hafızasını kaybeden genç kadın, kendine geldiğinde yaşadığı hayatın hiç de sıradan olmadığını fark eder. Birbirinden farklı insanlarla ve kimliklerle sürdürdüğü üç ayrı hayatı vardır. Bu üç karakterden hangisinin gerçek kimliği olduğunu bulmaya çalışırken etrafındaki herkes gittikçe yabancılaşır ve sevdiklerine güvenmek zorlaşır. 
 
Sıra dışı yaşantısı onu bir hedef tahtası hâline getirirken yolları Demir ile kesişir. Zihnindeki boşlukları doldurmaya güç bulan kadın, katilinin hangi kimliğinin peşinde olduğunu anlamaya çalışır. 
 
Jülide mi? Figen mi? İlem mi? 
 
Ben satranç tahtasının herhangi bir karesinde görebileceğiniz herhangi bir taşım. 
Bir piyon, bir at, belki de bir vezir… Hayatımın tamamı bir oyundan ibaret. Her bir taşın ve hamlenin benim olduğu, iyi oynayanın değil benim istediğimin kazandığı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cce9069-638e-4089-9906-c0ef53b8b84b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci ve Ege İle Saymayı Öğreniyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elma Ağacı Çiftliği’nde eğlenceli bir sayma oyunu oynayan İnci ve Ege’ye katıl. 
Çocuklar Çiftlik Öyküleri serisinin iki kahramanıyla birlikte sevimli hayvanları sayarken, sayıları kolayca öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32fe147e-9c62-4af8-84c4-13fdb2acc57f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Sayı Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahtapotun kaç kalbi vardır? Olimpiyat Oyunları kaç yılda bir düzenlenir? Kar tanesi kaç köşelidir? Sayıların harika dünyasında eğlenceli bir gezintiye çıkalım, Ay&apos;ın evrelerinden farklı kültürlere, pek çok şaşırtıcı şey öğrenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/838c871a-f9b4-4f08-8ded-a58b30edb597.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapışkan Çikmaz</image:title>
            <image:caption>Sorunlar Porsuk, Baykuş’un doğum günü armağanını paketlerken başladı. 
Çünkü kullandığı yapışkan bant… çok ama çok yapışkandı! 
Porsuk’un düştüğü bu yapışkan durumdan kurtulması için ona kim yardım edecek? 
Anna Doherty’den inanılmaz derecede komik, ilginç bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30c94f4-8626-4b27-8079-dc2194bf6611.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekinsiz Bölge</image:title>
            <image:caption>“…Magrady gece terlemeleriyle başarısızlık bataklığında uyandığında, gece yarısı biri geçiyordu. Askerlik arkadaşı Red Spencer’ın garajına düşmüştü son birkaç haftadır. Kalbi kulaklarında davul çalıyordu. Orada olmayan bir şişe viskiye doğru davrandı. Kargaşa kafasında sarı-sıcağa dönmüştü yine. İçki. Kokain. Haplar. Grup seansları arada sırada Gazi İşleri Başkanlığı’nın tesislerinde devam ediyordu. Seanslar yardımcı olmuş ve durdurmuşsa da hiçbiri acının geri dönmesini engelleyememişti. Kanepede sırt üstü uzandı, uyuması mümkün değildi…” 
Evsizliğin, politik yozlaşmanın ve kentsel dönüşümün potansiyel etkilerini derinlemesine inceleyen Tekinsiz Bölge, yarı-evsiz bir Vietnam gazisi olan Magrady’nin Skid Row dolaylarında kayıplara karışan yürüme engelli dostunu arayışını anlatan noir bir kısa hikâye. Arkadaşının riskli işlere bulaşmış olabileceğini düşünen Magrady, macerası boyunca agresif topluluk organizatörleriyle, gözü kara bir polisle, savaşın can yakıcı anılarıyla, seksi bir kadınla, büyülü bir kafatasıyla, uyuşturucu kültürüyle ve gece yarısı gelen acılı patates kızartması krizleriyle karşı karşıya kalır. Toplum; gelişen ve zenginleşen Los Angeles’ın göbeğindeki büyük, parlak binaların ışıltılarıyla büyülenmişken Phillips, göz ardı ettiğimiz insanların yaşam koşullarını gözler önüne serer. 
 
“Açıkçası bu, polisiye romanlarda pek duymadığımız bir ritim; siyahi insanların ritmi.” 
BSC Review 
“Tekinsiz Bölge, mideye inen hızlı ve sert bir yumruk gibi. Dikkat çekiyor ve kesinlikle anlamlı. Philips sizi sayfaya çivileyen bir yazar.” 
Edgar ödüllü John Lutz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97c2445-7c45-4077-8768-1ad289168a47.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişmeyi İstemek Üzerine</image:title>
            <image:caption>Daima değişiyoruz ve değişme şeklimizi seçmek, hatta tasarlamak istiyoruz. Değişim, siyaset veya terapi yoluyla, din veya spor yoluyla, üretkenlik veya büyüme yoluyla, ilişkiler veya ilişkilerden uzak durma yoluyla, sanat veya bilim yoluyla aranabilir. Değişimin bir arzu nesnesi olduğu aşikârdır, gerçi asıl istenen değişim, tercih edilen yönde gerçekleşecek bir değişimdir. Hayatlarımızın sürekli ileriye doğru giden bir hikâye olmasını istiyoruz. Ancak değişim, belirsiz bir arzu nesnesi olarak büyüleyici olduğu kadar dehşet verici de olabilir. 
Kendimiz için isteyebileceğimiz değişim türlerini nasıl keşfedeceğiz? Ve eğer mümkünse, bu mevcut değişim biçimlerini diğer insanların bizi ikna etmeye hevesli olduğu değişimlerden nasıl ayırabiliriz? 
Adam Phillips değişimle ilgili eğilimlerimizi, değişmeyi isterken gerçekte ne yönde değiştiğimizi, ne ölçüde istediğimiz yönde değişebileceğimizi keşfe çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ed52ef-fd01-4561-b077-f8521ca983e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla 1 - Sönmüş Aldebaran (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kader kan kaybetmeye başladığında, bunun sebebi ölümün yeni bir roman yazmak için kaderin kanını kullanmasıydı. Lavin, hayatının son sayfasında olduğunu hissediyordu. Fakat son sayfanın onu yeni bir romanın başlangıcına götüreceğinden bihaberdi. Kardelen’in, ardında soru işaretleri bırakan ölümüyle, Lavin de Kardelen’in abisi Kartal da bir kumar masasına oturdular. Zaten her şeylerini kaybetmişlerdi, daha fazla kaybedemeyeceklerine emindiler. Aynadaki yansımalarının bile sahte olacağı karanlık bir yola çıktıklarında, savaşacakları canavarlar, onları o aynanın içinde birbirine hapsedecekti. 
 
Zaman, Lavin ve Kartal’ı birbirlerine değil, bir aynaya bakıyormuş gibi hissettirmek için hemen enselerinde, ölümü sırtına atarak onların peşinden giderken, bir yıldız da gökyüzünde onları takip ediyordu. 
 
Her şey bir ölümle başladı. 
Ölüm, nefreti takip etti. 
Nefret, intikamı körükledi. 
Ve aşk, hepsini alaşağı etti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ebbb247-41a4-4aac-8298-6d375fd68c26.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla 1 - Sönmüş Aldebaran</image:title>
            <image:caption>Kader kan kaybetmeye başladığında, bunun sebebi ölümün yeni bir roman yazmak için kaderin kanını kullanmasıydı. Lavin, hayatının son sayfasında olduğunu hissediyordu. Fakat son sayfanın onu yeni bir romanın başlangıcına götüreceğinden bihaberdi. Kardelen’in, ardında soru işaretleri bırakan ölümüyle, Lavin de Kardelen’in abisi Kartal da bir kumar masasına oturdular. Zaten her şeylerini kaybetmişlerdi, daha fazla kaybedemeyeceklerine emindiler. Aynadaki yansımalarının bile sahte olacağı karanlık bir yola çıktıklarında, savaşacakları canavarlar, onları o aynanın içinde birbirine hapsedecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7a6beec-82e6-4ac3-9b39-54f1be8ec5b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Yürüyüşçüsü</image:title>
            <image:caption>Mutsuz bir çocukluk geçiren çoğu insan gibi kendine ait hayallerle iyi hissetmeye çalışan bir kadındı Azra. Benliğini acımasızca eleştirirken, özgüveni azalmış hissizleşmişti. Mekanikleşmiş evliliği ve kimliğini bulma yolundaki ergen oğluna aldığından fazla sevgi vermeye çalışırken, yıpranmış yalnızlaşmıştı. Sorumluluklarını yerine getirirken unuttuğu ya da derinlere gömdüğü sevgiye aç kadını Instagram’dan gelen bir mesaj ortaya çıkaracak mıydı? Yoksa bir felaketin başlangıcı mı olacaktı? Peki kimdi bu Windwalker? Evli ve çocuklu muydu? Çok mu yaşlıydı? Çok mu gençti? Kadın mıydı? Tanıdığı biri miydi?
Rüzgâr Yürüyüşçüsü tutkulu ve dokunaklı bir aşk hikayesi. Belki bazılarınız kendinden bir parça bulurken bazılarınız kızabilir. Yazarın yayınlanan bu ilk kitabi merak uyandıran anlatımı ve kurgusu ile bir solukta okumanıza sebep olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3540be5f-c4a3-48d6-9b2d-6f2f6b0027ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Hope</image:title>
            <image:caption>Dr. Hope Carter, bilim dünyasında sınırları zorlayan araştırmalarıyla dikkatleri üzerine çeken bir bilim insanıdır. İnsan genomundaki gizemli DNA zincirleriyle ve evrimsel süreçlerle ilgili yaptığı yeni keşifler sırasında birdenbire parlak bir ışıkla karşılaşan Hope ve arkadaşları, o andan itibaren dünyalarını sonsuza dek değiştirecek bir yolculuğa çıkarlar.
Bu olağanüstü deneyim Hope’u farklı bir boyuta taşır ve ona tanımlanamayan dünya dışı bir varlıkla iletişim kurma gücü verir. Ancak bu güçlerle birlikte Hope’un karşılaştığı sırlar ve tehlikeler de artar. Her şeye rağmen, içinde bulunduğu durumun sırlarını çözmek için cesurca adımlar atmaya kararlıdır.
Bu sürükleyici roman, sizi inancın ve hayal etmenin gücünü yeniden kavramaya davet ediyor. Hope’un cesur ve yenilikçi yaklaşımıyla evrimin sırlarına dair yeni bir perspektif edinecek, inançla bilimin birleşebileceği evrenin en büyük sırlarını keşfederken, bilim kurgunun sınırlarını zorlayan bu yolculukta, kendinizi soluksuz bir serüvenin içinde bulacak, sırların çözülmesiyle birlikte şaşırtıcı bir sona doğru ilerleyeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eccbc21-150a-41b1-b206-c0f4e4ec8036.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanrı</image:title>
            <image:caption>Bana seninle beraber herkes bakar ama beni senden başka kimse göremez. Çünkü ben senim. Aciz insanlık! Ne zaman karşısındakini görebilmiş ki? Hele kendilerini bile göremiyorken…Bakarlar ama görmezler, duyarlar ama anlamazlar, dokunurlar ama hissedemezler. Sen de öyleydin, ama işte şimdi görüyorsun. Tanışalım mı? Ben Âdem!
İnsanrı: Bir Kukla Zırvası’nda çoğunlukla iç konuşmalar eşliğinde bir ömür sorgulamasını okuyacaksınız. Belki de sanrılar, gerçeklikten uzaklaştırmak yerine gerçeğe yaklaştırıyordur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c73decb9-93ed-4145-9e15-105d26c7ad6f.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Döngü “Uyanış”</image:title>
            <image:caption>“Güzel bir rüya, kötü bir uykuda. 
Güneşin gerçekliği ile yandı gözlerim. 
İnsan mı hayatı sınar, hayat mı insanı? 
Bu böyle gidemez, bunu bilirim. 
Ve ben neden hiç doğru kararı veremedim? 
Bu böyle gidemez, bunu bilirim.” 
 
Nilipek – Bu Böyle Gidemez 
 
V. toplumda sadece kendisi olarak var olma mücadelesini kazanmış, ancak bu mücadele esnasında bitap düşüp bir sonraki döngüye geçmeden önce kendini yok etmek zorunda kalmıştır. İkinci Döngü’nün ana karakteri olan E.T. ise; V.’nin küllerinden dünyaya gelmiş ve varoluşunu bambaşka bir çerçeveye taşıma niyetiyle hareket etmeye karar vermiştir. 
 
Neden gerçek fikirlerimizle beraber anlaşabildiğimiz insanlarla bir araya gelmektense “öyleymiş” gibi düşündüğümüz insanları tercih ediyoruz? Neden sırf “evlenmiş olmak” için evleniyor, neden sadece kendi egomuzu tatmin edebilmek için dünyaya çocuklar getiriyoruz? Neden boşanma oranları, ayrılıklar tüm dünyada hat safhada? Tüm bunlar; senelerdir kalabalıklar içinde duygularımızı oldukları gibi ifade edemeyişimiz, gittikçe artan insan popülasyonu içinde şehirleşirkenki yalnızlığımız ve ait olmadığımız bir düzen içinde durup nefes dahi alamadan barınmaya çabalamamız; tüketim çılgınlığının neticesinde maddileşirken maneviyatını kaybeden insan ilişkilerinin giderek artmasının bir sonucu değil midir? 
 
Bu dış dünyaya açılan yolculuğun anlatımına hayata dair felsefi, metafiziksel düşünceler ve kişilere ilişkin psikolojik çıkarımlar eşlik ederken “İkinci Döngü: Uyanış”, derinlerde yatan günümüz toplum yapısının sorunlarına ilişkin tespitlerini ve çözüm önerilerini bir adım daha ileri götürerek, Birinci Döngü’ de köklerini salan “Kinist Hümanizm” felsefesini “Kinist Hümanizm Uygulama Esasları” ile detaylandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1ca8ab3-c5b1-4152-9375-e53622145793.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezdi Gördü Bitirdi</image:title>
            <image:caption>“Sarajova (Saray’ın başkenti) Osmanlı’nın Avrupa’daki başkentiymiş vakti zamanında. Saraybosna çocukluğumun anıları, korkuları ve hayal kırıklıkları... Savaşı duyduğum insanlardan soğuduğum erken ergenlik dönemim. Şu anda modern ama bence daima hüzünlü. Mostar Köprüsü ve merkez çarşı hâlen buram buram Osmanlı’yı yansıtmakta. Bursa’ya çok benzeyen bir kent. 
 
Kısacası Bosna Hersek görmeli, unutulmamalı ve unutturulmamalı. 1992’de sadece 30 sene evvel yaşanan bu trajediden ders alınmadı ki sene 2022… Bitmedi savaşlar Afganistan, Yemen, Suriye ve şimdi de Rusya-Ukrayna... Bitmedi... 
 
Ben Dünya’yı görsem ne olur ne değişir… Ben görmesem hepsi yerinde var olsa ne güzel.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c823336-7a8f-45e8-afff-b61d912e5481.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarı Kalbinde Olmayanlar</image:title>
            <image:caption>“O an, gözlerindeki çapaklar çabuk çözüldüğü için, kirpikleri birbirine daha sıkı sarılmadığı için, göz kapakları gelen komuta kafa tutmadığı için gözyaşı bezleri gözlerini yeteri kadar doldurmadığı için; gözleri görevini en iyi şekilde yaptığı için, retinasının, bu pis, iğrenç şeyi Çağla’nın görmesini sağladığı için; beyni, bu ters görüntüyü düz olarak algıladığı için gördüğü her şeye lanet etmişti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f26074-c374-4a9b-8b88-e09115f8173e.jpg</image:loc>
            <image:title>Umutlarım</image:title>
            <image:caption>Şiir, dilin değil yüreğin sesidir. Bu çalışmada minik yüreklerindeki duyguları bizlerle paylaşan
öğrencilerimizi yürekten kutluyorum. Öğretmenliğin yol gösterici olduğunu bu güzel çalışma ile
bizlere gösterdiler. Onlara emek veren ve yol gösteren değerli öğretmenlerimizi tebrik ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla...
Gülesin MEHMET
Dolmabahçe Okulları
Genel Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75c11859-1875-4b4b-b168-dd2ca1a55f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Motorlukuş</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Zarioğlu’nun kendine has dilinden insan ve hayvanın birbirlerinin doğalarına hem çok uzak hem de çok yakın olduğunu şaşkınlıkla okuyoruz. Kötülük ve iyiliklerin öykülerin kalbinde yer aldığı yılanların; kanatlarını kullanmak yerine motorla uçan kırlangıçların; kendilik yolculuğuna çıkan tiki ve aslanların birbirlerinden ilginç hikayeleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c57863-9f32-4021-a6d5-a9fc44cc7644.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Sırlarla Dolu Şapkası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Emir’in bir sırrı var... Oldukça büyük bir sır! Dedesi ona sırrını bir şapkanın içine saklamasını öneriyor. Ancak Emir’in bu sırrı saklayacak bir şapkası yok. Neyse ki dedesinin ona verebileceği bir şapkası var. Fakat Emir şapkayı takar takmaz şapkanın dedesinin sırlarıyla dolu olduğunu fark ediyor! Hatıraların ve hayal gücünün büyüsünü taşıyan bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b19d02ce-63ef-4b49-b2da-2c2c9c6b0ce2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cengiz Han ve Moğol Savaş Makinesi</image:title>
            <image:caption>Bir general, devlet adamı ve imparatorluk kurucusu olarak Cengiz Han, dünya tarihinin en efsanevi ve tartışmalı figürlerinden biri. Olağanüstü askerî başarılarının yanında, kullanmakta tereddüt etmediği acımasız yöntemleri de ona “uğursuz bir ün” bahşetmişti. Peki Cengiz Han bir imparatorluk mimarı mıydı gerçekten, yoksa şansı da yaver gitmiş başarılı bir eşkıya mı? Dünya tarihinin seyrini tek başına değiştiren bir dâhi miydi, yoksa sıradan bir insan iradesinden daha güçlü kuvvetlere sırtını vermiş bir orduyla zafere at mı sürmüştü? Moğollar, bilinen dünyanın büyük bir bölümünü nasıl ele geçirmişlerdi? Cengiz ve ordusu gerçekten milyonları öldürmüş ve şöhret buldukları şekilde aldıkları toprakları çöle mi çevirmişlerdi? Tüm bu olan bitenin arkasında nasıl bir motivasyon, disiplin ve strateji yatıyordu? Chris Peers’in özlü ve yetkin çalışması bu sorulara yanıt ararken, Cengiz gibi bir komutanın ancak içinde doğduğu Moğol toplumu ve gelenekleriyle birlikte düşünüldüğünde doğru şekilde anlaşılabileceğini ortaya koyuyor. Buradan hareketle Peers, Moğolların askerî ve kültürel geçmişi ile bozkır toplumları ve ordularının doğasını bir arada değerlendiriyor ve Moğol askerlerinin becerilerini, savaş taktiklerini, ahlâk anlayışlarını, nispeten daha yerleşik toplumların askerleriyle savaşırken sahip oldukları avantaj ve dezavantajları ayrıntılı olarak inceliyor. Cengiz Han ve Moğol Savaş Makinesi, okurunu Orta Asya steplerinden Karadeniz kıyılarına uzanan çok geniş bir coğrafyada sürükleyici bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32d8c052-9373-4b99-8c67-81899f051f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal Tahir ve Devlet Ana</image:title>
            <image:caption>Kemal Tahir’in büyük eseri Devlet Ana, gerek dili ve konusu, gerek arka kapağında yer alan “Türk romanı” vurgusuyla, yayımlanır yayımlanmaz edebiyat, düşünce ve sanat çevrelerinde büyük yankı bulur. Bu yankının görülebileceği en somut örneklerden biri de Dost dergisidir. Yayımladığı “Devlet Ana Özel Sayısı” ve yedi sayı boyunca yürüttüğü soruşturmayla Devlet Ana’nın sanat ve edebiyat çevrelerindeki etkisini göstermesinin yanında “Türk romanı” üzerine bir tartışma ortamı da yaratır. 
Yazar, şair, siyasetçi, sinemacı... Birçok çevreden önemli isimlerin Devlet Ana’nın dili ve konusu; Kemal Tahir’in düşüncesi ve romancılığı gibi konularda değerlendirme ve yazılarına yer veren bu soruşturma, çok görüşlü zengin bir tartışma sunar. 
Kemal Tahir ve Devlet Ana adlı bu çalışma, “büyük Türk romanı” Devlet Ana’nın uyandırdığı yankıyı gözler önüne sermesinin yanında, Türk romanına dair önemli bir tartışmayı da gün yüzüne çıkartıyor. 
“Devlet Ana’yı yıllardan beri arayıp da bulamadığım, görmeden özlediğim, tanımadan tutulduğum bir sevgiliye kavuşmuşçasına; hasret giderircesine, fındıklı akide şekeri yercesine, kana kana su içercesine, ana sütü emercesine, içinde eşi dostu ararcasına ve kendimizi bulurcasına okudum.” Emil Galip Sandalcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c65160-bdae-45cc-a0c6-8435bb32b2b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Meddahlar</image:title>
            <image:caption>Bir Muharrem ayında İran’a gittiğinizde –eğer o coğrafyanın kültürüne aşina değilseniz- karşılaşacağınız en ilginç manzara, Kerbelâ şehitlerini anmak için siyahlara bürünmüş insanların caddelerde oluşturduğu kalabalıklar olacaktır. Bu kalabalıkları, okudukları şiirle yönlendiren kişileri fark etmeniz ise saniyelerinizi alacaktır. Zira kalabalığın ritmi, onların ağzından çıkan her bir kelimede var olmaktadır. Peki ya kim bu matem merasimlerini bir ahenk içerisinde yönetenler? 
 
İslâm’ın ilk dönemlerinden günümüze kadar ulaşmış olan Meddahlık geleneği, Hz. Hüseyin’in Kerbalâ’da şehit edilmesi üzerine Şiî kimliği ve kültürünün en önemli hususiyetlerinden birisi kabul edilegelmiştir. Matem merasimlerinde şiir ve ezgiler okuyarak Ehl-i Beyt’e övgülerde bulunan meddahlar, modern dönemde, İran-Irak Savaşı ve 2011’de başlayan Suriye Savaşı’nda savaşçıları cepheye seferber etmek ve onları manevî açıdan desteklemekte de kilit rol oynamış hatta bir propaganda aracına dönüşmüştür. 
  Elinizdeki bu kitap, Şiîlikteki meddahlığın tarihte, siyasette ve savaşta hangi rollere büründüğünü ele alıyor. Bununla birlikte, 2011-2021 yılları arasında Suriye Savaşı’nda faaliyet gösteren meddahlarla yapılan mülakatlar, bu geleneğin İran toplumundaki tesirini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e7de04-8a3f-4e6d-9799-cc4bdb9a8b3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Ruhun sınırlarını bulamazdın, gidilecek bütün yollardan geçsen bile; o denli derin bir ölçüsü vardır.” 
 
Herakleitos 
 
Nedir hayatın ve canlılığın temeli, düşünebiliyorsak ve hissedebiliyorsak bunları sağlayan şey nedir? O şey bizi diğer canlı türleriyle hatta kozmosla ortaklaştırıyor mu yoksa bizi diğer canlı ve cansızlardan ayırıp bize evrende ayrıcalıklı bir konum mu temin ediyor? Peki o şeyin bedenimizle ilgisi nedir? Bedenimizle birlikte, ondan ayrılamaz bir biçimde mi vardır o, yoksa bedenimizden bağımsız mıdır? Ölümden sonra o, varlığını sürdürmeye devam mı edecek, yoksa onun ölümsüzlüğünden söz edilebilir mi? 
 
Bu sorular, Presokratiklerden çağdaş filozoflara dek her seferinde farklı bir şekilde formüle edilmiş de olsa tüm felsefe tarihini katetmiştir. Bu soruların odak noktasında ise Antik Yunan’da psyhkê ile karşılanmış bir kavram bulunmaktadır: ruh. Felsefe tarihinin başlangıcında, Sokrates öncesi filozoflar tarafından seyreltik bir madde olarak düşünülen ruhun, zamanla bedenden ayrı, maddi olmayan bir töz olarak kavranmaya başlaması ve nihayetinde günümüzdeki Posthümanizm tartışmalarında “makinedeki hayalet”e dönüşmesi için felsefe tarihi içinde epey uzun bir macera geçirmesi gerekmiştir. Bütün bu maceradan sonra bile ruh kavramı ve onunla irtibatlı sorular, bugün zihin felsefesindeki tartışmalardan da görülebileceği üzere hâlâ muamma niteliğini korumaktadır. 
 
Bu kitap, öncelikle bu muammanın derinliğini ve çok boyutluluğunu, filozofların ve onların yürüttüğü felsefi tartışmaların izini sürerek gözler önüne sermeyi amaçlıyor. Antik Yunan’dan günümüzdeki Transhümanizm ve Posthümanizm tartışmalarına dek yukarıdaki soruların ve ruh kavramının felsefe tarihi içindeki serencamını on bir uğrakta ele alıyor. Her bir makale Aristoteles’ten Stoacılara, İbn Sinâ’dan Hegel’e farklı düşünürlerin, ruhu ve onunla irtibatlı kavramları nasıl düşünüp tasarladıklarını ayrıntısıyla tartışmakla kalmıyor; bu dönüşümlerin özelde felsefe tarihine, genelde de insanlık ve doğa bilimleri tarihine nasıl etkileri olduğunun ipuçlarını veriyor. 
 
Ruhun Felsefesi, bu çağlar aşan serüvenin, sadece konunun uzmanlarınca değil; tüm bu heyecan verici sorulara ilgi duyan ve ruh denen muamma hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyen herkesçe okunacak bir tahlili.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94f1b1cf-71ab-49ff-8736-2c89d2819b09.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Kasetleri</image:title>
            <image:caption>Erkeklerin ve çocukların canına kasteden bir lanetin gölgesinde, sadece kadınların hayatta kaldığı bir köyde, mucizevi bir şekilde yaşama tutunan iki çocuğun hikâyesi bu: Yedi yaşındaki ikizler Bayram ve Seyran, anneleri Zêre’nin bir teyp ve kasetlerle yarattığı ritüellerle Tabaa’nın lanetine direnirken, kadınlar köyünün her bir sakini geçmişiyle yüzleşir ve bütün oyun ortada gibi görünse de suçluluk ile masumiyetin kimde kalacağı belli değildir. 
 
Devran Kaya, Annemin Kasetleri’nde, kendi yaşamına dair izleri ilahi ezgilerinin, gizemli atların, tekinsiz fısıltıların, şifalı otların, hurafelerin kol gezdiği bir evrenle yoğuruyor: Olağanüstü fakat aynı zamanda çelişkileriyle insanın olduğu her yere benzeyen, tüm zamanlara ait bir coğrafya burası. Heyecan ve ironiyle dinleyicisine seslenen özgün bir hikâye anlatıcısını müjdeleyen bir ilk roman. 
 
Damdan avluya bakıldığında, insana önce bir piyanonun beyaz tuşlarına basılıyormuş izlenimi veren, sonra öne arkaya hareket edip gittikçe hızlanarak gemileri yutan bir girdaba dönüşen bir çember seçilirdi; bunun tam ortasında duran, başını yıldızlara doğru uzatmış iki çocuğun gözbebekleri, batması muhtemel bu gemiden yardım için göğe fırlatılan işaret fişeklerini andırırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38378c2b-e034-40af-8f93-00695c6e0cac.jpg</image:loc>
            <image:title>Dudağım Politik</image:title>
            <image:caption>... 
uyanıp soyunup fevri kazalarında ben 
kan olup hançerinde birden damlasam 
ali kadar heybetimle yıkılsam secdesine diye 
hasetimin koynundan en şahane kahrı 
ona bunu vereceğim 
ona çiçeğimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52423e57-7d78-44d3-b196-702b740132d7.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletme Yönetiminde Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ORGANİZASYONLARDA YAPAY ZEKÂ VE İŞGÖREN ETKİLEŞİMİ: İŞLERİ YENİDEN TASARLAMAK 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
YAPAY ZEKÂ, RİSK VE BELİRSİZLİK ALTINDA KARAR VEREBİLİR Mİ? 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE YAPAY ZEKÂ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
GÜNCEL PAZARLAMADA YAPAY ZEKÂNIN BAZI UYGULAMA ALANLARI 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
MARKALAŞMA SÜRECİNDE YAPAY ZEKÂ AKILLI MARKA ŞEHİRLER 
 
ALTINCI BÖLÜM 
GÖRSEL İLETİŞİMDE YAPAY ZEKÂ 
YEDİNCİ BÖLÜM 
MAKİNE ÖĞRENMESİ YANILABİLİR Mİ? 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
FİNANS SEKTÖRÜNDE YAPAY ZEKÂ KULLANIMI 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM 
İKLİM FİNANSMANINDA YAPAY ZEKÂNIN ROLÜ 
 
ONUNCU BÖLÜM 
İŞLETMELERDE YAPAY ZEKÂNIN HUKUKİ SORUMLULUĞU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e2398e0-36f6-4cd6-87ae-62d07c5d69b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Feyzi Efendi’den Feyizler Tuzaklar ve Uyarılar</image:title>
            <image:caption>İmtihan meydanı olan şu yalan dünya, İblis ’in tuzakları ve yalanlarıyla doludur. Bunlar ancak ve ancak peygamber denilen kutlu şahsiyetlerin rehberliğinde aşılabilir. O nur abideleri de bütün bu kaoslardan ve fitnelerden, Yüce Allah’ın kendilerine sunduğu mukaddes kitaplara bakarak ve uyarak kendilerini ve yanlarında yer alan iman sahiplerini çekip çıkarabildiler. Bu demektir ki, şeytandan ve onun akıl almaz tuzaklarından kurtuluşun yegâne yolu ve tekniği, Yüce Allah&apos;ın bizlere beyan buyurduğu uyarılar ve bilgilerdir. Onun için bu meyanda yegâne çaremiz, Sevgili Peygamberimiz ‘in rehberliğinde Yüce Kitabımız, Kur’ân-ı Hakîm&apos;i hakkıyla anlamak ve O&apos;nun rahmet, letafet ve sırlar bahşeden önerileri doğrultusunda yol almaktır. İblis hiç kuşkusuz bu âlemde cadıların şahıdır. O, amansız bir düşman olarak gördüğü insan türü için, akıllara durgunluklar veren hile ve tuzaklar hazırlamaktadır. Düzenbazlığı ve fırsatçılığı ile meşhur olan bu kalpazan ve korsan yaratık, insanları ayartmak ve yoldan çıkartmak için sürekli hamleler yapar. Eğer karşısındaki insan bilgisiz, görgüsüz ve korunmasız ise, üzerine üzerine giderek onu fitne ve fesatlarıyla avcı köpekleri gibi avlar ve hilekâr tilkiler gibi boğar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168fa61f-7ab7-4d89-a8c9-820c73c96569.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Yapılan Gezegen</image:title>
            <image:caption>Geçtiğimiz yüzyılda gezegenimizde meydana gelen değişimler çoğumuzun fark ettiğinden daha derin. Küresel ısınmanın riskleri oldukça ciddi ve potansiyel olarak çok büyük. Fakat diğer yandan, fosil yakıtlar olmaksızın kalkınmanın zorluğu da ürkütücü hatta muhtemelen aşılamaz. Dolayısıyla krize verilen tepkilerin ivedilikle yeniden düşünülmesi gereken bir zamanda, küçük ama giderek daha nüfuzlu hale gelen bir grup bilim insanı, halihazırda, iklim sistemine yönelik planlı insan müdahalesi önerilerini değerlendiriyor: güneşe karşı stratosferik bir örtü, fotosentetik planktonların yetiştirilmesi, bulutları tohumlayan insansız gemi filoları… Oliver Morton’a göre, bu jeomühendislik teknolojilerini görmezden gelmek ne kadar sorumsuzluksa, iklim sorununa verilecek cevabı basit bir çözüm olarak görmek de bir o kadar hatalı bir yaklaşımdır. 
Yeniden Yapılan Gezegen, işte tam da buradan hareketle, jeomühendisliğin tarihini, politikasını ve konuyla ilgili son teknolojileri inceliyor. Morton, bu tartışmalı stratejilerin vaatlerini ve tehlikelerini mümkün olan en geniş bağlamda değerlendiriyor. 
İklim değişikliğinin sadece yirmi birinci yüzyılın temel siyasi sorunu olmadığının dikkatle altını çizen Yeniden Yapılan Gezegen, sorunu çözmedeki başarısızlığımızın nedenlerini de masaya yatırıyor ve çözüme dair umudu tekrar yeşertiyor. İnsanları doğadaki bir güç unsuru olarak görmenin yarattığı büyük korkuya işaret ederken, aslında bu gücü insan yararına kullanmaya çalışmanın ne anlama geldiğini ileri görüşlülükle okura açıklıyor. 
Jeomühendislik üzerine hayati bir kitap. 
–Andrew Revkin, Dot Earth, New York Times 
Çok az bilim kitabı bu kadar önemli, güncel ve etkileyicidir. Tüm gerçekleri büyük bir açıklıkla ve uzun uzadıya ortaya koyan, bir sonuca varan ama kararı size bırakan bir kitap… –Cory Doctorow, Boing Boing</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e8826b-2cc8-415b-b60f-5714683e1ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Yalnız Değilsin</image:title>
            <image:caption>“Güzel gezegenimiz, her an bize bol bol hediyeler verir. 
Çevremizdeki zengin yeşillik dünyası bizi korur.” 
 
 
İnsan doğanın bir parçası. Yerimizde sabit kalmamızı sağlayan yer çekiminden dört bir yanımızdaki bitkiler tarafından üretilen oksijene ve hastalıklara karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayan sayısız mikroorganizmaya kadar doğanın, yaşamın her alanında katkısı var. 
 
Bu düşündürücü ve ilham verici kitap, güncel bilimsel verileri kullanarak insanın doğayla nasıl derinden bağlantılı olduğunu; bitkiler, hayvanlar ve bizi çevreleyen tüm canlılarla kurduğu bağlantı ile nasıl geliştiğini ortaya koyuyor. 
 
Dünyanın pek çok sorunla karşı karşıya bulunduğu bir zamanda Asla Yalnız Değilsin, birlikteliğin bu gezegen üzerinde paylaştığımız yaşam için hayati öneme sahip olduğunu bize hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3fef03c-d9ae-459a-a736-6012fb5746da.jpg</image:loc>
            <image:title>O Bir Rol Model</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarının, öğretmenlerinin hatta zaman zaman ailesinin dahi yanında olmakta zorlandığı tourette sendromlu Brad Cohen, stres altında ürettiği seğirmelerin ve çıkardığı seslerin üzerinde hâkimiyeti olmamasına rağmen birçok kişi tarafından yaramazlık yapmak isteyen bir çocuk olarak görülüyordu. 

Ama Brad Cohen varoluş mücadelesini, acınma hislerine değil; sarsılmaz kararlılık, mücadeleci iletişim ve son derece olumlu tavrıyla inşa etmek istedi. Öğretmenlik eğitimi aldı.
Tam 24 iş görüşmesinden sonra kendisine inanan bir okulda öğretmenliğe başladı. Hayalindeki öğretmen, kendi öğrencileri için şans oldu. 

Artık yaşamına dokunduğu herkes için o bir rol model!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/847c8bb9-0400-4428-8db7-5749b2347aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Kanatlar Hayallerinin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Hayal kurmak, nefes almak gibi… 
 
Bazen bir kuş olup ağacın dalına konmak, bazen bir elma olup ağacın dibine düşmek. 
Hayallerimiz kadar bu dünyada kaybolur, hayallerimiz kadar yaşamda var oluruz. 
Gündüze sır olan yıldız, geceye iyi geceler öpücüğü veren güneş ve dünyanın yoldaşı ay oluruz. 
 
İşte bu hikâye, görünmez kanatlarıyla, tüm evreni dolaşan, sevgi dolu bir çocuğun hikâyesi! 
 
Bir hayal çocuğun hikâyesi... 
 
*** “Hayal kurmak dediğimiz şey, insanın bu dünyadaki görünmez kanatlarıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6598b22-961f-480a-9131-e20a3b74397a.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallar Ülkesinde Badem</image:title>
            <image:caption>Badem, başka türlü bir kedi! 
Yeni ülkeler görmeye ve başka kültürleri öğrenmeye bayılıyor. 
Bir önceki macerasında Finlandiya’yı ziyaret eden Badem, bu sefer de Estonya’ya uçuyor. 
Evet, doğru duydunuz! 
Uçuyor! 
Hem de en yakın arkadaşı Geyik ile birlikte, bir trenle... 
Eston ekmeği, ringa balığı, oyuncak müzesi... 
Ve Masallar Kalesi’nde harika bir konser! 
  Özlem Gençer, “Kuzey Işıkları Altında Badem” isimli kitapta tanıştığımız dünya tatlısı Badem ile minik keşifçileri, bu sefer de Estonya’da bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37e675c2-c819-4ced-98d4-d40305f4ee3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orkestra</image:title>
            <image:caption>İpek, öğretmeninden bir MÜZİK YARIŞMASI yapılacağını öğrenir. 
Hiç düşünmeden katılmak ister. 
Ama bunun için bir müzik grubunun olması gerekmektedir. Çünkü... 
Notalar bile tek başına anlamsızdır, bir araya gelince müzik oluşur. 
İpek, arkadaşlarını yarışma için ikna edebilecek midir? 
Bir müzik grubu kurabilse bile nereden ve nasıl başlamalıdır? 
Müzik yapmak için ne gereklidir? 
  Müzik dünyadaki tüm çocukları kucaklayan, hayal kurduran; sınırsız, bambaşka bir dünyanın kapılarını aralayan dildir. Sen de bu dünyaya katılmak istiyorsan sesleri bir araya getirmen yeterli. Her şey o müzikte gizli. Haydi sen de dinle o sesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b95f4638-a3e5-4792-b8fb-9c7df9c1fef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Seven Dede</image:title>
            <image:caption>Biraz önce ışıl ışıl parlayan yüzlere karanlık gönüllerin gölgesi düşmüştü şimdi. Adamcağız yürek dolusu kırgınlığıyla, “Açken insanın haline bakmaz, ilgilenmezsiniz de şimdi dalga mı geçersiniz?” demişti komşusuna. Sonra ailesini, kartal gibi açtığı kollarının arasına alarak, “Gafile kelam, nafile kelam,” diye mırıldandı. Birlikte sessizce evlerine girmişler, kapıyı kapatmışlardı. 
 
Bütün olup bitene şahit olan Ömer, biraz önce mutluluğun doruklarındayken, hüzün denizine dalmıştı. Vurgun yemiş gibiydi. Ramazan abisinin sözü, bir kurşun yarası gibi iz bıraktı yüreğinde: “Açken ilgilenmezsiniz…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb723be4-c121-4a05-bd46-da8fc8034bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Kötü Alışkanlığı</image:title>
            <image:caption>Bilge Genç, öykülerinde yer verdiği kahramanların hikâyelerini yazmamış da, bu kahramanları ete kemiğe büründürüp, okurun karşısına geçmelerini sağlamış âdeta. Kahramanları o kadar güçlü ve gerçek ki, hikâyelerini okurken sadece anlamak değil, hislerine ortak olmak kalıyor okura. İncelikle kurgulanmış, özenle seçilmiş kelimeler; kimi zaman okurun boğazında düğümleniyor, kimi zaman ise bir bahar esintisi olup ferahlatıyor yürekleri. 
  “Aklımın henüz ermediği içsel birtakım fikirleri kaleme alıyormuşum meğerse! Klavyenin çıt çıt çıt diye çıkan meditatif sesi yüzünden hiç haberim olmuyor, sonradan öğreniyorum bunları. O esnada, bilinç dışı olarak parmaklarımı hareket ettirirken çok özel bir sırrımı da ele verebilirim hani! Kendimi kaptırmış, içimi dökerken “Acaba okuyanlar bundan ne anlam çıkarır, metnin özünde gerçekten ben ne demek istemişim?” diye merak ediyorum doğrusu. İşin gerçeği, kendimi aptalca tehlikeye attığım sakıncalı bir eylem, yazı yazmak benim için.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c994919-28f9-4af1-a892-19d25337a352.jpg</image:loc>
            <image:title>Karnıma Korku Doldu</image:title>
            <image:caption>Tırtık, Benek ve Beşlik, kocaman bir evde yaşıyorlardı. 
Mavi bir ev: DENİZ! 
Birlikte midye toplama yarışması yapıyor, tekerlemeler söylüyor, çok eğleniyorlardı. 
Bir gün, BATIK GEMİ’ye gitmeye karar verdiler. 
Batık Gemi, çok eğlenceli bir yerdi. 
Denizatlarına binip yarış yapmak, yılan balıklarından dans dersi almak, ahtapotlardan hızlı yemek yapmanın sırlarını öğrenmek ve daha nice macera için yola çıktılar. 
Ama... Tırtık’ın kolları mı titriyordu! 
Karnı mı ağrıyordu! 
Kalbi “BAM! BAM!” diye mi çarpıyordu! 
Yoksa gitmekten vaz mı geçmeliydi! 
  Psikolojik Danışman Tuğba BAŞ AKGÜL, çocuklarda sıklıkla rastladığımız kaygı bozukluğu konusunu ele aldığı hikâyesinde, metaforik tekniklerden de yararlanarak, bu alanda daha mutlu bireylerin yetişmesine katkı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e06097d-37f4-4a1d-be62-adcb6cb7f075.jpg</image:loc>
            <image:title>Armageddon</image:title>
            <image:caption>Hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilirsin? Aşk uğruna hayatını, tüm insanlığın geleceği uğruna aşkını feda edebilir misin? Sevdiklerini korumak için sınırlarını ne kadar zorlarsın? Sınırsız bir ömür sunan fırsat karşısında, kendi benliğini, değerlerini ve hatta tabiri yerindeyse ruhunu feda etmek pahasına bu ölümsüzlüğü tercih eder miydin? Adaleti sağlamak için intikamı haklı kılan bir nokta var mı, yoksa adaleti gerçekleştirmek için intikamdan tamamen ayrılmak mı gerekir? 
*** 
Yazar, tüm bu sorulara post-apokaliptik bir dünyada cevap ararken, insanın umut ve umutsuzluk çatışkısı içinde savrulan varlık biçimini merkeze alarak, gerilim ve heyecan dolu bir savaşı destansı bir anlatımla gözler önüne seriyor. 
*** 
Nüfus patlaması, tükenen yeryüzü kaynakları ve benzeri sorunlar uluslarüstü bir örgütü harekete geçirdi; örgüt insanlığın sonunu getirecek virüsü serbest bıraktı. 
Virüsten etkilenen insanlar, öldükten sonra değişime uğrayarak dirildiler ve açlıkla saldırganlaştılar, kana susamış yeni bir tür olan virüslüler bitmek tükenmek bilmeyen açlıkla insanlara saldırıyorlar. 
Virüsten korunmayı başaranlar için hayatta kalmak hiçbir zaman olmadığı kadar zorlaştı. Devlet sisteminin ve üretimin çöküşüyle ne paranın önemi kaldı ne statünün ne de koleksiyonu yapılan diplomaların. İnsanlar artık katı bir dünya düzeninde hayatta kalma mücadelesi vermek zorunda; savaşmayı ve öldürmeyi öğrenmek zorunda. 
Kural yok. Düşman çok. Ya başarırsın ya ölürsün. Bu destansı serüvende, dostluğun sınırlarını zorlayan ve fedakârlığın en yüce örneklerini sunan karakterlerle tanışacaksınız. Ancak, hırsın karanlık girişimleri ve ihanetin acımasızlığı da hiç uzak değil. Büyük bir savaş gölgesinde, kahramanlarımız cesaretlerini ortaya koyacak ve kaderleriyle yüzleşecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59f5c60a-ebc6-4bb0-9982-a33b2894464e.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Hitler Bir Marilyn</image:title>
            <image:caption>“Yine mi Naziler!” diye yakınıyor Adam’ın annesi, kahvaltıda babası gene Nazi İmparatorluğu’nun suçlarını heyecanla anlatmaya başlayınca. Ya da kayak tatiline gelmiş Alman bir aileye, Nazilerin yıktığı sinagoglarla dolu kartpostal koleksiyonunu gururla gösterdiğinde. Her yıl bütün aileyi zorla İsrail halk dansları kampına götürdüğünde de tek çıldıran annesi değil. 

Derken Adam&apos;ın önünde tüm bu hezeyandan sıyrılmak için bir yol beliriyor. Yaşadıkları ücra Londra banliyösüne taşınan bir ünlüden imza kopararak atıyor ilk adımını. Çok geçmeden Sinatra’dan Mandela’ya kadar herkese yazmaya, onlarla tanışmaya başlıyor. Artık her şeyi gölgede bırakan bir tutkusu var. 
 
Adam Andrusier’in kendi büyüme hikâyesi İki Hitler Bir Marilyn, Yahudi aile tuhaflıkları ve özgürlük arayışı üzerine, bol dikenli bir komedi. 
 
“Banliyölerde büyümek, takıntılar ve daha pek çok şey üzerine çarpıcı, matrak bir anı-roman.” –Zadie Smith 
 
“Fi tarihinden beri okuduğum en tuhaf kitap. Andrusier’in taze bir üslubu var ve daha da önemlisi, delicesine komik.” –Gary Shteyngart 
 
“Zeki, komik, şaşırtıcı, dokunaklı; harika bir yoldaş.” –Jonathan Safran Foer


“Zahmetsizce komik ve insancıl.” –Daily Mail 
 
“Bazen çok komik, bazense kalp kırıcı. Andrusier’ın anıları, takıntılara dair büyüleyici bir bakış açısı sunuyor.” –John Boyne</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e27d095-3311-4178-b7c6-1059cf53fac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyve ve Sebzelerimiz - Türkiye’nin Hazineleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Alp Can ve Prof. Dr. Ruhsar Yanmaz tarafından 3,5 yılda hazırlanan “Türkiye’nin Hazineleri. Meyve ve Sebzelerimiz” adlı eserde 180 tür ve 530 çeşit, Meyveler, Sebzeler, Kurutulmuş Meyve Sebzeler, Yenebilir Otlar, Baharatlı ve Keyif Verici Bitkiler olmak üzere 5 ana bölüm altında toplanıyor. Alışılagelmiş kitap boyutu ve içeriğinin ötesine geçen bu kaynak eser yaklaşık 3400 orijinal fotoğraf, tablo ve şekillerle desteklenmiş durumda. Her bölüm içinde alfabetik sırayla yer alan türler önce yaygın isimlerinin yanı sıra, yöresel ve İngilizce isimlerinin olduğu bir künye ile tanıtılıyor. Varsa yakın olduğu türler ve aynı tür içinde benzer çeşitlerin adları veriliyor. Bu bölümde meyve/sebzenin isminin nereden geldiği bilgisine ulaşıyoruz. Ardından her türün ana yurdu ve tarihsel süreçte nasıl evrilerek günümüze geldiği, hangi coğrafyalarda yaygın olduğu ve üretim rakamları veriliyor. Bir sonraki paragrafta bitkinin yapısal özellikleriyle (gövde, dal, yaprak ve çiçek) iklim ve yetiştirme özellikleri; her türe ait ağaç/çalının genel görünümü ve çiçek fotoğrafları yer alıyor. Bunların ardından bitkinin tüketilen kısmı olan meyve, sebze, yaprak ve tohum özellikleri enine ve boyuna kesilmiş ayrıntılı fotoğraflarla yer alıyor. Son olarak her meyve ve sebzenin yaygın bulunan çeşitlerinden söz ediliyor ve bu çeşitlerin rengarenk fotoğraflarıyla her ürüne ayrılan bölüm sona eriyor. Uluslararası Kıbrıs Üniversitesinin sponsorluğunda BilgeSu Yayınevi tarafından piyasaya sunulan bu eşsiz eser her okurun evinde bulundurmak isteyeceği bir kaynak kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d502df8-4269-4fab-b71c-c43915629ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal Geceler</image:title>
            <image:caption>Sevda ülkesinde, yalnızlıklar şehrinde 
Giderek daha az seviyorum seni 
Zamanla unutur gibi seviyorum. 
 
Beşinci mevsimi yaşıyorum 
Yüreğim güz güllerini yaşarken 
Sonbaharı öper gibi seviyorum. 
 
Sen miadını doldurmuş takvim yaprağı gibi 
Seni koparıp attığımda seviyorum 
Anıları anımsadığımda değil 
Seni hatırlamayacak yerlerde seviyorum 
Kalabalıklar arasında yalnızlığı yaşarken 
Giderek daha az seviyorum seni. 
 
Hayatı yaşarken, hatıraları yâd ediyorum 
Giderek daha az özlüyorum 
Eskimiş bir eşyayı kaldırır gibi 
Seni de hatırlamayacağım bir yerlere kaldırıyorum 
Eskiler unutur gibi giderek seni de unutuyorum. 
 
Sol yanımda apansız başlayan sancılar 
Daha az hatırlatıyor seni bana 
Bazen vursa da hüzün gözlerimin sahiline 
Seni yanağımda sildiğimde seviyorum 
Gözlerin düşse de kalbimin hafızasına 
Boş verir gibi seviyorum. 
 
Acıların girdabında çırpınıp duruyorum 
Yüreğimi söküp atarcasına seviyorum 
Uykusuz gece nöbetlerine yazılsa da adım 
Zamanı eritir gibi unutuyorum seni 
Eriyen buz misali yavaş yavaş unutur gibi seviyorum. 
 
Yemenin de tadı yok, içmenin de 
Dostlarla muhabbetti de kestim 
Senden başka konuşacak meselem de yok 
Kendime küser gibi unutuyorum seni 
Artık hiçbir şey eskisi gibi değil 
Eskiyi arar gibi seviyorum. 
 
Gözlerim uykuyla barıştı sanma 
Hasretin kalbimin sadık bekçisi 
Geceleri üstüme devrilen hasret dağının altında 
Hala hicran cehennemindeyim 
Yokluğunun alevleri arasında yandığımda 
Unutur gibi seviyorum seni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c449e3d-0baf-4807-b64f-5cbd26fafa21.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferayi</image:title>
            <image:caption>Ferayi, Güneybatı Anadolu’da altı yüz yıl önce yaşanan bir sevda söylencesidir. Söylencenin kahramanları, Menteşe Beyliği beylik ailesinden Yakup Bey’in yakışıklı oğlu İlyas Bey ile konar-göçer bir yaşam süren bir Yörük obası demircisinin kızı Ferayi’dir. 
İlyas Bey av tutkunu, dağlar sevdalısı bir yiğit adamdır. Bir gün Marçal Dağları’nda avlandığı sıra karşısına narin bedenli, iri kara gözlü bir ceylan çıkar. Takılır ceylanın peşine, ceylan kaçar, İlyas Bey kovalar. 
Ceylanı gözden yitirdiği yerde karşısına, bir çift sürmeli iri kara gözlü, fidan boylu, ay yüzlü, güzeller güzeli bir Yörük kızı çıkar. İşte ne olursa o günden sonra olur. İki genç arasında, Menteşe yöresinde o günden bugüne öyküsü anlatılan bir sevda yaşanır. 
Daha önce; Mor Cepkenliler, Menderes’in İki Yakası ve Fetretin Kartalı adlı romanları ile Batı Anadolu’nun gizli tarihini gün yüzüne çıkaran Ahmet Zeki Muslu, bu romanıyla 
Menteşe yöresinin tarihi bir söylencesini okurlarına aktarıyor. 
Bir takım Şamanist inançlarını koruyan konar-göçer Yörüklerle, toprağa yerleşen Türkmenlerin toplumsal yaşamlarını, söylenceler, türküler, maniler ve folklorik öğelerle bezeli bir biçimde anlatıyor. 
Batı Anadolu’ya yerleşen Türkmenlerle Yörüklerin belleklerinde sakladıkları sözlü tarihleri ve edebiyatları bu romanda yeniden yaşam buluyor. 
*** 
“Karşısında genç kız, özenle örülen zülüflerinin yedisini sağ omzundan, diğer yedisini de sol omzundan arkaya atmıştı. Başı Yörük usulü bağlı, al yazmanın altındaki takkeye sarı sarı tuğralar diziliydi. Sırtındaki mor cepken, mavi boncuklarla süslü, çiçek desenleriyle bezeliydi. Güz elması yanaklı, selvi boylu, sülün gibi bir kızdı. Dinç yapılı, ince belli, iri kara gözlüydü. Bu kız, dertlere derman mıydı, yoksa yiğidi derde salan bir ahu muydu? 

Gezdiği dağlar, bastığı toprak dile gelse söyler miydi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6af51d3a-5d41-469b-a1eb-2eddd632fe66.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Tuna</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün yaşamında, yalnızca süslü bir kelime ve iki üç saat giydiği bir yeniçeri kostümü içinde çektirdiği fotoğrafı ile geçiştirilen önemli bir dönem de Sofya&apos;daki ataşemiliter “askeri elçi” olarak görev yaptığı günlerdir. 
Nedense Mustafa Kemal’in yaşamının bu on altı aylık bölümü, askeri rüştiye yıllarından tanıdığı, düşünce ve eylem birliği içinde olduğu arkadaşı ve dostu Ali Fethi ile yakınlığı ve bir yaşadığı aşk serüveni, resmi tarihçiler tarafından ayrıntılı bir biçimde anlatılmamaktadır. 
Mustafa Kemal, iş başındaki icraatlarına karşı çıktığı İttihat ve Terakki Partisi hükümeti tarafından,  daha açıkçası ordu içindeki amansız rakibi Enver Paşa tarafından Sofya’ya, görev için mi yoksa sürgüne mi gönderildi? Mustafa Kemal’in İstanbul’dan uzaklaştırılmasını kimler istedi? 
Genç binbaşının Sofya’daki yaşamı dikkatle incelendiğinde bu Balkan başkentinde üstlendiği istihbarat toplama görevini başarıyla gerçekleştirdiği görülür. 
Öte yandan, sarı saçlı,  uçuk mavi gözlü genç Türk subayı, Sofya sosyetesini kendisine hayran bıraktı. Sofya&apos;da ondan daha yakışıklı bir başka yabancının olmadığına inanıldı, şehir merkezindeki yabancılar kulübünün de gözbebeği oldu. Bu kulüpte, bir genç kız tanıdı. Adı, Dimitrina’ydı. Yakınları kendisine kısaca Miti diyorlardı. İlk görüşte aşk denir ya işte öyle oldu. Fonda orkestra Mavi Tuna valsi çalıyordu. Bir gül kadar nazik bu genç kızı, hayatı kınına sığmayan bir keskin kılıç gibi yaşayan adam tutkuyla sevdi. Kızın babası Bulgar Çarı’nın has adamlarından, savaş kahramanı general, aynı zamanda savunma bakanlığı da yapan bir politikacıydı. Bu birliktelik için, nedense “olmaz” dedi 
Dünya bir yandan da adım adım bir büyük savaşa gidiyordu. İstanbul’daki hükümet aciz durumdaydı. Sonunda savaş patladı. Mustafa Kemal valizini topladı, İstanbul’a döndü. İttihatçılara  “işte geldim” dedi. Uhdesine adı var, kendisi olmayan bir tümenin komutanlığı verildi. Aldırmadı, Çanakkale Cephesi’ne koşa koşa gitti. Ne var ki,  sarı saçlı,  uçuk mavi gözlü genç subay, Sofya’da yaşadığı büyük aşkını unutamadı. Yıllar sonra; “Gençliğimi bıraktım Sofya’da. Bir kız sevdim ama bana vermediler...” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/248e9f7b-4784-42ad-927b-9ac922bb76bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Solukta Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefe bilgelik ve bilgi arayışıdır. “Felsefe” sözcüğü, bilgelik sevgisi anlamına gelen, eski Yunanca philosophia sözcüğünden türemiştir. Felsefenin amacı büyük soruların yanıtını araştırmaktır. İşte size birkaç örnek: 
“Doğruyu yanlıştan nasıl ayırt etmeli?” 
“Canlılar ve cansızlar neden varlar ve nasıl varlığa geldiler?” 
“Hayatın anlamı nedir?” 
“Geleceğimi kendi özgür irademle mi kuruyorum, yoksa kaderimde ne varsa onu mu yaşıyorum?” 
Sokrates’ten Sartre’a, Konfüçyüs’ten Kant’a tüm filozofların bilgelik ve bilgi arayışına göz gezdirmek ve bu gibi büyük sorulara ne tür yanıtlar verdiklerini öğrenmek istiyorsanız bu fırsatı kaçırmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7854d4fd-b86a-4f76-8482-b8aa10b2e4fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Kudüs</image:title>
            <image:caption>Kudüs insanların hayal güçleri üzerinde muhtemelen dünyadaki herhangi bir şehirden daha fazla etki yaratmıştır. Yahudiler dışında Hristiyanlar için Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği, Müslümanlar için de Hz. Muhammed’in göğe yükseldiği yer olduğu inancıyla önem taşıyan Kudüs’ün sembolik gücü o kadar fazladır ki gelecekte Orta Doğu’da kapsamlı bir barışın önünde en önemli engel olarak durmaktadır. 
Michael Zank bu kapsamlı metinde tarih öncesi dönemden günümüze dek şehrin çalkantılı tarihinin izlerini sürüyor. Kudüs yaklaşık 4.000 yıldır var. Dünyaya eşsiz bir umut ve fikir mirası verdi. Kudüs’ü sevmek ve Kudüs için dua etmek ve gelecekte tekrar tekrar inşa edileceğini ummak insana özgüdür. Böyle bir yeniden yapılanmaya katılacak, ortak iyiliğe dayalı bir geleceği planlamak ve hayal etmek için şimdiden işbirliği yapan birçok Yahudi, Hristiyan ve Müslüman var. Kudüs, halkı, tabiatı, kutsal yerleri ve pek çok hatırası ile ona değer veren herkesin ortak menfaatidir. İsrailliler ve Filistinliler, Kudüslüler ve Kudüs’ün dostları, ortak bir geleceğin sadece bir hayal değil, bir gereklilik ve olasılık olduğunu savunuyorlar. Aynı zamanda Kudüs’ün bütünleşmesi ve bir kez daha kutsal şehir statüsüne kavuşması da şarttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbeb72a5-da0b-4d06-82f8-69f02bcd00e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Leydi Sapiens</image:title>
            <image:caption>Avrasya’nın çeşitli yerlerinde 45.000 yıl öncesine uzanan, iri vücutlu ve yüzü olmayan nadir ve değerli kadın heykelcikleri keşfedildi. Bu yontular Venüs heykelcikleri olarak biliniyor. Peki bu eserlere ilham veren kadınlar gerçekte neye benziyordu? 
150 yıl boyunca araştırmacılar tarihöncesindeki kadınların günlük yaşamlarına dair hiçbir arkeolojik bilgi sunmadılar ve toplumdaki yerini hafife aldılar. Hatta bu kadınlar klişelere hapsedildi: Erkekler avlanır, maceralara atılır, icat eder, yaratır ve çizerken kadınların rolünün çocukları eğitmek ve ev işleri yapmakla sınırlı olduğuna inanıldı. 
Geçtiğimiz on beş yıl boyunca yeni nesil araştırmacılar bu yaklaşım modelini sarsmaya başladılar. Çığır açan analizler ve yeni kazı yöntemleri tanımlayarak görünmez olanı görünür hale getirdiler. Leydi Sapiens bu son araştırmaların ışığında tarihöncesindeki kadının toplumdaki vazgeçilmez ve prestijli konumunu ortaya çıkarıyor. Bu antik kadınlar ilk kez gözlerimizin önünde yeniden diriliyor ve kökenlerimizle ilgili yeni bir teoriye ışık tutuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0fa1d6c-3950-465e-a2db-00d33e5fbfcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Safiye&apos;nin Maceraları Gezegenlere Yolcıluk</image:title>
            <image:caption>Geceleri gökyüzündeki yıldızları seyretmeyi sever misin? Ya da gezegenlerin fotoğraflarına bakmayı? Düşündün mü peki hiç, Mars’ta hayat var mı? Ya da saydın mı Satürn’ün halkalarını? Sordun mu hiç kimseye, “Dokuz gezegen, niye birden sekiz oldu?” ya da “Plüton’a ne oldu?” diye? Eğer cevabın evetse, Şimdi sıkıca tutun hayallerine, Kemerini bağla Ve düş Safiye’yle Portakal’ın peşine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b336d81c-8086-4ee0-915c-743c4355f605.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa</image:title>
            <image:caption>Ralph W. Emerson, 19. yüzyıl Amerikan edebiyatında yaşanan rönesansı başlatan kişidir. Amerikan sanat ve düşün dünyası için yeni milli bir kimlik yaratma çağrısı yapan Emerson “The American Scholar” (1837) başlıklı konuşmasında “Avrupa’nın saraylı ilham perilerini fazlasıyla dinledik” derken artık aydınlar başta olmak üzere Amerikalıların kendi ayakları üzerinde durarak yeni bir gelenek yaratmaları gerektiğini öğütlüyordu. Yeni dünyanın yeni insanlarına yakışan yeni deneyimlerin getirdiği konuların (formların değil) işlenmesini öneriyordu. İlk önemli eseri sayılan Doğa’yı (1836, 1849) da sonradan gelecek fikirlerin hattını gelenek ve ataların kabirleriyle başlatır bu yüzden. 
Doğa, 19. yüzyıl Amerika’sının ilk yarısına damgasını vuran idealist aşkıncı akımın, deyim yerindeyse kutsal kitabıdır. Kısa ama birçok fikri birbiriyle bağlayan onlarca göndermenin olduğu yoğun bir metindir. Bu nedenle çalışma, Devrim Kılıçer ve Fahri Öz’ün Önsöz’ü ve açıklayıcı notlarıyla ayrıntılandırıldı. 
Doğa, insan-doğa-tanrı arasındaki ilişkiye bakışınızı derinden etkileyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae5c3069-67f8-4bd4-8f37-0a031e1b5b46.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlamıyorsun İşte</image:title>
            <image:caption>“21. YÜZYIL KIZININ HAYATTA KALMA KİTİ. KIZINIZA VEREBİLECEĞİNİZ EN İYİ HEDİYE.” –CAITLIN MORAN 
 
Ergenlik ve ardından gelen gençlik çağları fazlasıyla değişken, karmaşıklığıyla dillere destan bir dönem. Günümüz genç kadını geçmişe göre çok daha özgür ve çok daha fazla seçeneği olduğunun farkında. Buna karşılık, göğüslemek zorunda olduğu zorlukların ve kendisinden beklentilerin çıtası da bir o kadar yüksek. Peki bugünün genç kızı hayatının bu dönemiyle nasıl baş ediyor? Onu endişelendiren ne? Neleri değiştirmek ister, neyi duymak ona iyi gelir? 
 
Anlamıyorsun İşte, ergenlikle başlayıp yirmili yaşlara uzanan süreci genç kızların bakış açısından ele alan bir rehber. Doğrudan onlara sesleniyor, tıpkı kalpten konuşan bir arkadaş ya da asla yargılamayan bir abla gibi. Dr. Tara Porter, otuz yıllık deneyiminden yararlanarak genç kızlara kendi psikolojileri hakkında içgörü sunuyor; sınavlardan arkadaşlığa, aileden aşka, anksiyeteden eğitime, diyetten sosyal medyaya her konuda önerilerde bulunuyor. 
 
Genç kızlara kendilerini anlamak ve ifade etmek için bir yol, ebeveynlere ise çocuklarının göz devirmelerinin, “Beni hiç anlamıyorsun!” yakınmalarının ardındakileri gösterebilecek yetkin bir kaynak sunan Anlamıyorsun İşte, dünyanın tüm genç kızları ve aileleri için temel bir başucu kitabı. 
 
 “GENÇ KIZLARIN YÜZLEŞTİĞİ ZORLUKLARA DAİR BİLGİ, SAMİMİYET VE MİZAH DOLU.” –JULIA SAMUEL 
 
20 DİLE ÇEVRİLDİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6251ed8-9cb6-4e3a-80e0-173ba429ab4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşa Bak</image:title>
            <image:caption>UYUMSUZLAR, 
KAÇIKLAR, DEHALAR, 
HEPSİ BİR ARADA! 
 
Aniden cinayet işleyip ortadan kayboluverecek masum görünüşlü manyaklarla dolu şehir görüntüsü belirdi kafamda; dehşetten midem bulanmaya başladı. 
 
Kavgacı çiftler, cinayet danışmanları, hovardalar, değişen ve gelişen teknoloji, ahlaki belirsizlikler... Kurt Vonnegut, İkinci Dünya Savaşı sonrası insanların endişelerini yansıtırken Amerikan yaşamının hem tedirgin edici hem eğlenceli karelerini çekiyor. 
 
Kuşa Bak, her biri yazarın alametifarikası olarak nitelendirilebilecek bir mizah ve hümanizmle dolup taşan, daha önce yayımlanmamış on dört öykü içeriyor. 
 
#amerikanedebiyatı #vonnegut #mizah #hiciv #amerika #delilik 
 
“İdeal bir dünyada, insanların okumak için gecenin bir yarısı sıraya gireceği türden bir kitap bu.” 
New York Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5069b494-f249-451f-9f16-c91f399a36c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluk Defterleri</image:title>
            <image:caption>Bazen geçmişi özlerim; minik minik, basit şeyleri, en naif olayları hatırlatan bir nostalji duygusu sarar beni. 
Cumartesi akşamlarını büyük bir özlemle hatırlarım; işte o zaman hissettiğim saflık ve sevgi duygusu, daha güzel bir çocukluk geçiremeyeceğimden emin olmamı sağlar. 
 
 Norah Lange’nin Arjantin kırsalı ve Buenos Aires’te ailesiyle geçirdiği çocukluk ve ilkgençliğinden kâh dokunaklı kâh özlem dolu kesitler içeren Çocukluk Defterleri yazarın kişiliğini biçimlendiren bir geçmişi yansıttığı gibi 20. yüzyıl başı Arjantin toplumundaki yaşama ve cinsiyet rollerine dair de incelikli gözlemler sunar. 
 
Çocuklara özgü bir masumiyet ve yaratıcılığı belleğin gücüyle buluşturan Çocukluk Defterleri her devirden okurun özdeşlik kurabileceği bir anlatı. 
 
“Lange, doğuştan sürralist...” 
Irish Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd4c0d6a-c28a-4a1f-bce2-e95dfc4a455f.jpg</image:loc>
            <image:title>Marka Stratejisi Nereye Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Gerçek kürk giymek bir zamanlar zenginlik ve statü işaretiydi. Şimdi ise bir cehalet işareti. Lüks ürün kiralama ve ikinci el piyasası sayesinde, bugünlerde herkes bir Gucci kemerle dolaşabiliyor. 
Pandemi her şeyi alt üst etti; kurallar baştan yazılıyor. Modern lüks markalarda uzmanlaşmış deneyimli marka stratejisti Ana Andjelic’e göre, “Marka stratejisinin geleceği gözlerimizin önünde şekilleniyor.” 
Markaların nasıl davranması gerektiği hakkında kafalar karışık. Büyük markalar hantallık içindeyken küçük markalar daha yaratıcı: Topluluklarını, değerlerini ve amaçlarını harekete geçiriyorlar. Markaların sosyal, kültürel ve çevresel sermayesi, artık her zamankinden önemli. 
Deneyimli stratejist Andjelic kitabında, marka anlatınızı ve rekabet stratejinizi değiştirmek, marka sembolleri oluşturmak ve yaymak, ürün ve hizmetlerinizin hem parasal hem de ahlaki değer yaratmasını sağlamak için sosyal etkilerden nasıl yararlanabileceğinizi analizler, örnekler ve araçlar eşliğinde anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a93a4ff-8291-4629-ae20-fc7fd20f9975.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafizik</image:title>
            <image:caption>Aristoteles’in en önemli metinlerinden biridir Metafizik. Başları arkhe kavramı çerçevesinde kendisine gelesiye kadarki bir felsefe tarihi olarak okunabilecek bu yapıtında Aristoteles, asıl olarak bilgi/bilim ile varlığın ne olduğu, bunlar arasındaki ilişkinin ne olduğu sorularını ele alır. Sorduğu tam olarak da “Felsefe nedir?” sorusudur. Bu soruya verdiği yanıt, hocası Platon’a yönelttiği eleştiri olarak da ele alınabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed3340f3-604d-4213-99c8-5ea8284c482f.jpg</image:loc>
            <image:title>Lezzetlerin İstanbul’u</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan ve Bizans&apos;tan Osmanlı saray mutfağına yansıyan rafine damak tadı, günümüz Türk mutfağına zengin bir miras bıraktı. 
Bu lezzet harmanı bugün unutulmaz tariflerle nesilden nesle aktarılan mekânlarda hayat bulmaya devam ediyor. 
Tarihî lezzetlerin izini süren nehir söyleşi tarzındaki bu kitapta, farklı memleketlerden gelen ve hâlen kaybolmayan bu tatların hikâyeleri anlatılıyor. 
Geçmişte sokak lezzetleriyle öne çıkan bu göç yolunda 100 yılını geride bırakan ailelerin son kuşakları olan lezzet ustalarıyla yapılan röportajlar, okuru zamanda bir yolculuğa çıkarırken geleneğe sahip çıkan güçlü aileler ve geleceğe dair vizyonları ile ilham kaynağı oluyor. 
Sembolleşen lezzetleriyle kent hafızasında yer edinen Baylan, Hacıbekir, Cafer Erol, Beyaz Fırın, Karafırın, Cemilzade, Koska, Güllüoğlu, Vefa, Pando’nun Yeri, Kanlıca Yoğurdu ve Sultanahmet Köftecisi vazgeçilmez adresler olarak bu kitapta yer buluyor. 
İstanbul’a damgasını vuran bu asırlık mekânların hikayelerinden yansıyan satırlar, keyifli sofralara taşınabilecek muhabbetlerin konusu olmayı bekliyor. Çünkü bugün sofralarımızda en çok hoş sohbetler aranıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6150bece-01b5-4556-8962-139f4238bd25.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Anne</image:title>
            <image:caption>Ben diğer çocuklar gibi değilim. Biraz farklıyım. Birden çok annem var mesela. Anlatması biraz zor. Benim için de epey karmaşık. Annelerimden biri ölümle burun buruna olabilir hatta. Hem de benim yüzümden. Çünkü hangisi annem...Ben... Ben gerçekten bilemiyorum.   Henüz üç buçuk yaşındayım. Pek bir şeyi bilmem beklenemez zaten. Ama bildiğim tek bir şey var. O da peluş oyuncağım Guti’ye gözüm kapalı güvenebileceğim. Hem de herkesten çok, annelerimden bile...   Ben Guti’den başka kimselere inanamasam da bana inanan biri var. Okul psikoloğum Vasile.   Gerçekten bana inanıyor mu?   Sahiden de gerçek annemin kim olduğunu bulabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc5bba7-d2f2-4c22-9a51-6300047db9f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağzı Açık Kalan Kedi - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>Karlı bir kış günü yavru kedi sokakta üşümüştür. Kendine sıcak bir yuva bulmak için pencerelere zıplar ve miyavlar. Derken bir evin penceresi açılır. Evin küçük kızı Jale kediyi içeri alır. Onu çok sever ve adını Tarçın koyar. Artık ikisi de mutludur. Bir gün Tarçın camdan dışarıyı seyrederken aşağıya bir sokak kedisi gelir. İkisi kedice konuşmaya başlarlar. Acaba bu tanışma onları nasıl bir maceraya sürükleyecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df61531e-39be-4bdd-b03c-f572ed51112c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tilkinin Günlüğü - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>Tilki Pilki ve Tavşan Papüs ormanda yaşayan iki iyi arkadaştır. Tilki Pilki bir gün bir kitap yazmak ister. Fikrini Tavşan Papüs’e açar. Tavşan da bu kitabı resimleyebileceğini söyler. Böylece ormanı dolaşmaya başlarlar. Tilki Pilki ormanı, ağaçları, çiçekleri, dağı, güneşi, ayı, yıldızları anlatır öyküsünde. Tavşan Papüs de hepsini özenle resimler. Ortaya harika bir öykü çıkar. Peki bu öyküyü herkese ulaştırabilecekler mi? Öykülerinin yalnızca defterde kalmaması için neler yapacaklar? Tilki ve tavşanın sanat dostluğu nerelere uzanacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d1f59be-98e4-4cae-bcd7-c6e51ee05ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>&quot;Mi&quot; Sesi Çıkaran Kuzu - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>O gün yaylada sürüye yeni katılan küçük kuzunun doğum günü partisi vardır. Annesi minik kuzunun önüne bir ot pastası koyar ve onu arkadaşlarıyla tanıştırır. Bütün kuzular meleyerek şarkı söylemeye başlar. Ancak küçük kuzu bu şarkıya mi’leyerek katılır. Çünkü melemeyi bilmiyordur. Arkadaşları onun neden mi’lediğini anlayamazlar ve küçük kuzuyu aralarına almakta zorlanırlar. Küçük kuzunun buna çok üzüldüğünü gören annesi acaba ne yapacak? Yavrusunu alıp nerelere gidecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f39c54a7-9826-4c53-a396-0ab40fa00917.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatilus Gezegenus - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>Daki’nin canı nedense hiçbir şey yapmak istemez. Boş boş oturmaktan da sıkılmıştır. Dünya’dan başka bir yerde yaşamayı ister ama bu da imkânsızdır. Fakat o gece birden camın önünde bir uzay aracı durur. İçinden Goro Moro adında tuhaf bir varlık iner ve Daki’ye uzayda bir tatil bileti hediye eder. Buna hem çok şaşıran hem de çok sevinen Daki kendini bir anda uzay aracının içinde bulur. Hızla dünyadan uzaklaşırlar. Uzay tatilinde Daki’yi neler bekliyor? Uzaydan Dünya’ya geri dönebilecek mi peki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c32b552-4a1c-4297-9647-edb32beef924.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Suyu İçen Papatya - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>Köşkün bahçesindeki küçük papatya köşkün içini merak eder. Her gün gülleri keserek sepetine koyan köşkün hanımını ilgiyle izler ve o da o sepetin içine girerek köşke gitmek ister. Ancak papatya, güllerden çok küçüktür ve köşkün hanımının ilgisini çekmez. Papatya bu duruma üzülüp durur. Köşkün içine girmek için ne yapması gerektiğini düşünürken bir gün yağmur yağar. Ve ilginç şeyler olur. Acaba papatya köşke girmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af53534-e441-49f2-866d-2dbfd40d7a87.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Çalıyorum – Herkes Piyano Çalabilir</image:title>
            <image:caption>Piyano tekniğinin gelişmesi için en temel kriterlerden biri bolca çalışmak, çokça parça çalmaktır. Bu düşünceden hareketle, kendi içinde sıralı bilgi akışını ve kademeli ilerleyişi sağlayan parçalardan meydana gelen Piyano Çalıyorum, piyano tekniği ve becerilerinin geliştirilmesi için hazırlanmış bir kaynak kitap. Nota okuma ve piyano becerisinin temellerini tesis etmek için hazırlanan Adım Adım Piyano Metodu’nun devamı niteliğindeki Piyano Çalıyorum, severek çalınabilecek ve piyano tekniğine katkı sağlayacak çok sayıda parçaya ulaşmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca697844-7f85-4fb5-83b0-45e3350e79aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Okul Bi Acayip Şaşırtıcı Gerçekler Coğrafya</image:title>
            <image:caption>HADI A.J. VE ANDREA ILE HIZLI DÜŞÜNÜN!   Aşağıdaki garip coğrafya gerçeklerini biliyor muydunuz?  
 A. Antartika’nın en büyük kara hayvanı bir böcektir.
 B. Ateş Çemberi, Pasifik Okyanusu’nun kıyılarını çevreleyen bir dizi volkandır.
 C. Dünya üzerindeki en kurak yer her yıl sadece 1 milimetre yağmur alır.
 D. Dünyanın en küçük ülkesi sadece yaklaşık yüz futbol sahası büyüklüğündedir.   
Daha fazlasını öğrenmek için hadi kitabı okuyalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3ced244-230f-46f6-8e4e-5278da3eed67.jpg</image:loc>
            <image:title>İçdünyamıza Bakış</image:title>
            <image:caption>İÇDÜNYAMIZ DIŞARIDAN EKLENEN PARÇALARLA ÖRÜLÜR, PSİKANALİZ ÖRGÜNÜN BOZULDUĞU YERİN PEŞİNE DÜŞER VE HİKÂYE EN BAŞTAN YENİDEN YAZILIR. 
İçine doğduğumuz dünya, yaşayacağımız çevrenin koşulları, ebeveynlerimizin geçmiş deneyimleri ve bizi büyütürken içinde bulundukları ruh hali, nasıl bir insan olacağımızı ve nasıl hayatlar yaşayacağımızı ne kadar belirleyebilir? 
Bu kitapta, bu soruya cevap bulabileceğiniz beş vaka öyküsü yer alıyor. İnsan olma serüvenimizin ve içdünyamızdaki farklılıkların nelerden nasıl etkilenebildiğini farklı karakterlerin yaşamöyküleri ve gerçek psikanaliz seanslarından aktarılan bilgilerle anlamaya çalışmak zihninizde yeni kavrayışlara ve yeni sorulara ortam hazırlayacak. Dışsal ve içsel olayların nasıl iç içe geçtiğini anlatan öyküler hem mesleğinin başındaki psikoterapistler hem de insan psikolojisini anlamak isteyen tüm okurlar için yol gösterici olacak. Bu kitabı okuduktan sonra kendinize ve hayatınızdaki önemli ötekilere farklı bir gözle bakacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf9d1d2e-7dd0-4166-8395-9d05b5fc30de.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>İNSAN DAVRANIŞININ TEMELLERİNİ ANLAMAK İÇİN EŞSİZ BİR KLASİK. 
Dünyaca ünlü primatolog ve hayvan koruma uzmanı Dr. Jane Goodall’ın serüveni vahşi doğadaki şempanzeleri izlemek için Tanzanya’nın ücra köşesi Gombe’ye gitmesiyle başladı. 
Aylar boyu süren umutsuz bekleyişten sonra o ilk temas kuruldu ve Goodall alet kullanımından alet yapımına kadar daha önce keşfedilmemiş primat davranışlarını kaydetmeyi başardı. Batı dünyasının en büyük bilimsel başarılarından biri sayılan çalışmalarının sonunda şaşırtıcı bir şekilde her biri tıpkı bir birey gibi davranan şempanzelerin sosyal hiyerarşisini çözdü. İnsanlarla şempanzeler arasındaki derin bağa dair anlayışımızı sonsuza dek değiştirecek birçok olağanüstü keşfe imza attı. 
Jane Goodall’ın Gombe’nin derinliklerinde vahşi şempanzeler arasındaki yaşamını anlattığı İnsanın Gölgesinde, hayvan davranışları konusunda şimdiye kadar yazılmış en büyüleyici öykülerden biri ve her nesilden okuyucu için canlı bir keşif yolculuğu. Sadece vahşi doğaya değil insana dair soluk kesici bir anlatı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a609b29d-1d22-46b8-bf6d-c00c71021bba.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekreter Kim’in Nesi Var 4</image:title>
            <image:caption>Yakışıklı, zengin ve kibirli Young Jun, büyük bir şirketin başkan yardımcısıdır. Mi So ise onun mükemmel sekreteri. Narsis patronuna 9 uzun yıl boyunca katlanabildiği için adeta bir efsanedir ama şimdi istifa etmeye karar veriyor. 
Acaba gerçekten de hiçbir şey ya da hiç kimse onu çekip gitmekten vazgeçiremez mi? 
 
Artık sıradan kahveler içmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/914a3af0-40c1-4a25-8ecb-369fa77c9531.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Yazarın Yazma Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı yazma ve okuma uygulamalarında başarılı olmanın ve yazarlığa ilk adımı atmanın anahtar kelimesi yaratıcılıktır. Genç Yazarın Yazma Yolculuğu ile harika bir dünyaya ilk adımı atacaksın. Bu kitapla beraber birçok düşünce ve hayal arasında daha önceden kurmadığın ilginç ve akıcı ilişkiler kurmaya başlayacaksın.
Bu kitaptaki yazma çalışmalarında hikâyelerini planlamana ve yazma becerilerini geliştirmene yardımcı olacak pek çok ipucu bulunuyor. Yaratıcılığını canlandıran kelimeleri ve hikâyeleri yazmak için harika fırsatlar seni bekliyor.
Bu kitaptaki harika etkinliklerle yaratıcı gücünü kullanacaksın, düşünecek ve bunu yazılı olarak dile getirip metinler oluşturacaksın. Bunun yanında, dilin kullanım biçimlerini, yaratıcılığı ve soyutlama becerilerini geliştireceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24419616-54ad-4cf1-85b2-9d02089cd8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Okul Bi Acayip – Şaşırtıcı Gerçekler Uzay, İnsanlar ve Osuruklar</image:title>
            <image:caption>HADİ A.J. VE ANDREA İLE
HIZLI DÜŞÜNÜN!
 
 
Aşadaki garip bilimsel gerçekleri biliyor muydunuz?
Jüpiter’de 300 yıldan uzun süredir devam eden bir fırtına vardır.
Pireler kendi boylarının 130 katı yüksekliğe zıplayabilirler.
Her insanın kendine özgü bir dil izi bulunmaktadır.
Öldükten sonra Albert Einstein’ın beyni çalınmıştır.
 
Daha fazlasını öğrenmek için
hadi kitabı okuyalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/949e50f5-daf2-46dd-aaa4-3386cd2bf84c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Gölge</image:title>
            <image:caption>Jack Corman başarısız bir hayat yaşamaktadır. İşsiz ve bitkindir, bir zamanlar film yönetmeni olan babası Bob Corman’ın ani ölümüyle sarsılmıştır. Ayrıca Londra’daki dairesinden atılma tehdidiyle de karşı karşıyadır. 
 
Bob Corman seksenli yıllarda, Jack’in çok sevdiği ve tilki benzeri bir kahraman olan Dune’u idolleştiren kukla fantezisi Cam Gölge’nin yaratılmasına kalbini ve ruhunu vermiştir. Ancak Cam Gölge piyasaya sunulduğunda başarı sağlayamamış, çocuklar için çok korkutucu ve yetişkinler için çok tuhaf bulununca Bob alay konusu olmuş, kendisini içkiye vermiş ve kedere kapılmıştır. Böylece film, Jack için babasıyla ilgili nefret ettiği şeyleri temsil etmektedir ve o da tıpkı babası gibi başarısız olacağı endişesini taşımaktadır. 
 
Bob’un vefatının ardından Jack, film hatıraları ve acı anılarla dolu çürüyen evine geri döner. Korkunç bir fırtına sırasında tavan arasındaki Cam Gölge kuklalarının konuşmaya başladıklarını fark eder. Böylece Londra’yı babasının yarattığı kötülükten kurtarmak için çaresizce bir gerçek dünya arayışına giren Jack, Toby ve Amelia ile birlikte babasının mirasının labirentinde gezinerek bir yandan içindeki kahramanı çağırırken bir yandan da Cam Gölge dünyasını diriltmeye çabalar. 
 
 
“Kalbinizle bütünleşen ve Goblin Kralı’nın labirenti kadar şeytani bir olay örgüsüne sahip olan Cam Gölge, bir başyapıt!”       William Hussey, Hideous Beauty ve The Outrage kitaplarının ödüllü yazarı. 
 
“Muhteşem. Başka bir dünyadan, başka bir zamandan ve bizim dünyamızdan cesur ve etkileyici bir macera.”                                                           Hugo ve Nebula Ödüllü yazar Max Gladstone.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e719cff-b2ab-4f1f-b445-cd52cd92dcda.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İle İlk Tanışma</image:title>
            <image:caption>Bu kitap piyanoya yeni başlayanlar çocuklar için hazırlanmıştır. Minik öğrencilerimizle birlikte çalışarak hazırladığım piyano ile ilk tanışma kitabıdır. Yaklaşık 5 yaşından itibaren tüm miniklerin keyifle piyano eğitimine başlayacakları ve notalar ile ritimleri öğrenecekleri bir kirap olduğuna inanıyorum . Kitapta pek çok basit teori çalışma alanı bulunmaktadır.bu alanları minik öğrenciler için küçük ödev bölümleri gibi kullanabilrsiniz.Kitabın son bölümlerinde ise her parçanın öğretmenler için eşlik bölümleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d33f9f0-0cf4-4a76-b462-c3c14228e299.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalp Şehrine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Sizi müthiş bir curcuna bekliyor! 
Gümüş Oğlan, arkadaşı Gayret’le birlikte büyük maceralara atılacak. Ateş denizlerinden geçecek, mumdan gemilere binecekler. Kanatlı atlarla uçacak, devlerle mücadele edecekler. Sonu gelmez kuyuların içinde Altın Kız’ın izini sürecekler. Kalp Ülkesi’ne, Kalp Şehri’ne, Kalp Kalesi’ne, Kalp Odası’na ve nihayet Kalp’e ulaşmaya çalışacaklar. 
Kalp Şehrine Yolculuk, “Hüsn ü Aşk” mesnevisinin 
sürükleyici bir yorumu. “Hüsn” Altın Kız, “Aşk” ise Gümüş Oğlan… 
Abdullah Harmancı bu hikâyede şunu soruyor bizlere: 
Acaba “Aşk”, delikanlı olmaktan öte bir anlama mı geliyor? “Hüsn”, Altın Kız’ın serüveninde nasıl bir anlam taşıyor? Gümüş Oğlan’ın yaptığı yolculuğun, bildiğimiz yolculuklardan 
ne farkı var?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/862ecc34-8b95-4bde-b8bb-7a090397fe84.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşanların Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Sabah oldu, yeni bir gün tavşan kardeşleri bekliyor. 
Peki bugün ne yapacaklar? 
Her seferinde farklı bir hikâyeye kapı aralayan bu sessiz kitap, Daphne Louter’in küçükten 
büyüğe herkesi etkileyecek çizimleriyle kitaplığınızdaki yerini almayı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c55cd2aa-a478-4c4f-ba88-cb08ea10ca3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayan Toplum, Ayrışan Siyaset: Dünden Yarına Türkiye</image:title>
            <image:caption>2020 yılının Mart ayında T24’ün önerisiyle Metin Kaan Kurtuluş, Prof. Dr. Sencer Ayata’yla bir söyleşi dizisine başlar: Pandeminin, dünyanın ve Türkiye’deki gelişmelerin değerlendirildiği bu söyleşilerde pandemi sonrası dünya, yoksulluk ve eşitlik, gençlik, siyasal ittifaklar, kutuplaşma, sosyal demokrasi, yolsuzluk ve yozlaşma, sosyal sınıflar gibi başlıklar ele alınacaktır. Üç yıla yayılan bu söyleşilerin kitaba dönüşmesi esnasında 14 ve 28 Mayıs seçimleri Türkiye gündemine düşünce, seçim sonuçlarını tartışan son bir söyleşi kitaba eklenir... 
 
ODTÜ’de uzun yıllar akademik çalışmaları bulunan, iki dönem parlamentoya giren ve CHP yönetiminde görev üstlenen Türkiye’nin önde gelen sosyologlarından Prof. Dr. Sencer Ayata’nın güncel siyaset ve toplum yapısı üzerine yaptığı değerli gözlem ve değerlendirmeler, Türkiye’nin dününe, bugününe ve yarınına ışık tutacak nitelikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88bfbe80-8498-4943-a633-744555f4d519.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Tatil Yapmaz</image:title>
            <image:caption>“Hayat biz planlar yaparken başımıza gelenlerdir.” 
İnsan umutla, sabırla, aşkla, iyimserlikle geleceğini tasarlar. Kimi zaman basit bir tatil planıdır bu, kimi zaman ise huzurlu bir emeklilik hayali veya tüm ülkenin kaderini değiştirebilecek yeni bir teknolojinin geliştirilmesi… İnsan kendine mutlu bir gelecek inşa etmek için elinden geleni yapar ama kaderin de insanlar için planları vardır. Ve kader tatil yapmaz. 
O. Ertuğrul Önen, engin hayat tecrübesinden damıtarak yazdığı hikâyelerde her gün karşımıza çıkabilecek farklı ve bir o kadar da tanıdık çehreleri resmederken kaderin herkesin hayatında nasıl bir rol oynayabileceğini de incelikle gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27bdc01b-5c78-4d0e-a140-ec5d83dcafdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Asil Kraliçe</image:title>
            <image:caption>KRALLAR TAÇLANDIRILIR AMA KRALİÇELER KENDİLERİ YÜKSELİR. 
 
Prenses Lenora, Wessco’nun ilk kraliçesi olmak için yetiştirilmişti. 
19 yaşına geldiğinde, büyüleyici, zeki, kendine güvenen mükemmel bir hükümdar olarak taç giymeye hazırdı ama tek eksiği vardı... bir eş. 
Fakat Lenora onu sadece tacı için isteyen biriyle evlenmek fikrinden nefret ediyordu. 
Edward, yıllar önce soylu unvanlarından vazgeçip dünyayı gezmeye kendini adamıştı. Fakat ailesinin zoru ve kutsal bir vaat için ülkesine geri çağırıldı. Kibirli küçük kraliçe, Edward için hem merak uyandırıcı hem de çileden çıkarıcıydı. 
Şimdi, sarayın soğuk taş duvarlarının ardında tutkulu bir oyun hüküm sürüyor ve hanedanlığın geleceği sonsuza dek değişiyor. 
 
Her efsane küçük bir hikâye ile başlar. 
 
“Bu modern aşk masalı kalbimi kazandı. Seksi, komik. Bağımlısı oldum. Emma Chase en iyisi.” 
-Corinne Michaels</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3ce975-dc69-4165-80e0-d79f6d538cca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Saçma</image:title>
            <image:caption>Bay Saçma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85b4efa-d6a1-4b47-ab01-aaaa2bd9c1f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Patrik Avedik&apos;in Gizemli Yaşamı</image:title>
            <image:caption>İstanbul Ermeni Patriği Tokatlı Avedik’in hayatı, rahiplik günlerinden itibaren romanlara, filmlere konu olabilecek maceralarla geçmiş, 1711 yılında, doğduğu topraklardan çok uzakta, Paris’te trajik bir şekilde sonlanmıştır. Fransa Kralı XIV. Louis’nin Katolik faaliyetlere giderek artan desteği ve bürokrasinin patrik üzerinde yoğunlaşan öfkesi sürgün edilmesine ve ölümüne neden olmuştur. Patrik Avedik’in hayatının son günleri, neredeyse yüz yıl boyunca bir sır olarak kalmış, uzunca bir süre kendisinin Alexandre Dumas’nın romanına konu olan Demir Maskeli Adam olduğuna inanılmıştır. Demir Maskeli Adam’la karıştırılması, tarihçilerin onunla ilgili merakını körüklemiş ve gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını sağlamıştır. 18. yüzyıl başlarında Osmanlı İmparatorluğu dahilindeki misyonerlik faaliyetlerini ve Ermeni toplumunun yaşadığı dini ve siyasi tartışmaları ele alan bu kitap, Sirvart Malhasyan’ın pek çok Ermenice kaynağın yanı sıra Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Fransız Ulusal Kütüphanesi’ndeki belgeler ve dönemin ünlü tarihçilerinin, araştırmacılarının farklı dillerde kaleme alınmış çalışmaları ışığında yürüttüğü araştırmanın ürünü. Osmanlı-Ermeni tarihinin az bilinen gizemli ve önemli bir kesitine Türkçede ilk kez bu kadar yakından bakıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64c27a7d-ee4d-471c-a7da-dd24772fbaa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Şirketleşme</image:title>
            <image:caption>2009 yılında kaybettiğimiz Prof. Dr. Haydar Kazgan, Türkiye’de finans tarihi alanındaki çalışmaların önünü açıp bu alanda temel başvuru yapıtları sayılacak ürünler ortaya koydu. Ağırlıklı olarak para, banka, sanayi ve şirketleşme tarihi alanında yapıtlar veren Kazgan, çalışmalarına tarihsel bir boyut katarak sağlam bir dayanak noktası kazandırırken, günümüz gelişmelerine geçmişin deneyimleri ışığında bakabilmemizin önünü açtı. 
 
“Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat’ın ilanından sonra hukuki, siyasi, askerî değişme ve gelişmelerin yanı sıra ekonomik gidişatı hiç olmazsa bazı örnekler vermek suretiyle okuyuculara ve ilgililere aktarmak bu kitabın ana hedefini oluşturmaktadır. 
 
Doğal olarak, ulaşabildiğimiz kaynaklar konuyu tamamen açıklama bakımından yeterli değildir. Çünkü, kütüphanelerimiz maalesef özellikle ekonomi alanında tarihi araştırma yapmak isteyenlere pek az yardımcı olabilmektedir. Örneğin Tanzimat’tan bu yana kurulan anonim şirketlerin mukavele ve tüzüklerini, ancak mukavelat mecmualarında bulmak kabildir ve maalesef bu mecmualar en önemli kütüphanelerimizde bile yoktur ve bu eksikliğin farkına ancak benim başvurum üzerine varılmıştır. Oysa Osmanlı İmparatorluğu’ndaki kayıt sistemine dünyanın hiçbir yerinde rastlanmaz. Hiçbir Batı ülkesinde şirketlerin kurulmuş mukavele ve tüzüklerinin devlet tarafından düzenli bir şekilde yayımlanması görülmüş şey değildir. Hâlbuki Osmanlı İmparatorluğu’nda daha da ileriye gidilmiş ve belirli bir iş yerinde belirli bir işi yapmak üzere tezkere almakla ilgili bakanlığa başvuranlar bile aynı bakanlığın aylık dergisinde ayrıntılı bir şekilde yayımlanmıştır. Fakat yukarıda sözünü ettiğimiz gibi bu dergilerin hiçbiri kütüphanelerimizde mevcut değildir veya tasnif edilmediği için ilgililere ulaştırılması mümkün olamamaktadır. Ancak biz özel çabamızla bu mecmuaların birkaçını elde ettik. 
 
Osmanlı İmparatorluğu’nda her türlü sınai girişime yer verdiğim bu araştırma bu görüntüsüyle bir monografiler ve yorumlar dizisidir. Bu nedenle giriş olarak “Osmanlı İmparatorluğu’nda Sanayileşememenin Nedenleri” hakkında yirmi yıla varan araştırma sonucu ortaya çıkarabildiğim bazı sonuçları sunmaya, ayrıca döneme ait birçok evrak, fatura, makbuz, gravür, hisse senedi ve diğer görsel malzemeyle kitabı görsel yönden zengin kılmaya çalıştım. 
 
Bu konu birçok kimse tarafından değişik şekilde yorumlandığı için, 19. asır boyunca sanayileşme dışında kaldığı hâlde, ekonomisini bir bakıma canlı tutabilen Osmanlı Devleti’nin, bu yönünü de sanayileşmeye bir alternatif olarak kabul etmek gerekebilir. Biz, bu konuyu çeşitli yazılarımızda ele alarak bir Osmanlı merkantilizmi üzerinde durduk. Gerçekten de özellikle 19. asrın ortalarından Birinci Dünya Savaşı’na kadar geçen zamanda ve hatta 1930’lara kadar, ekonomiyi canlı tutan bir merkantilist hareketi gözlemek mümkündür. 
 
Özellikle dış ticarete, transit ticarete, komisyonculuğa ve çağdaş tabirle pazarlamaya dayanan faaliyetlerle, ekonomiye kaynak yaratıldığı bir gerçektir. Bunun en basit yoldan ispatı, ithalatın ihracatı aşması sebebiyle ortaya çıkan açığın dış borçlanmayla kapatılmayıp, tersine, daha güçlü bir kaynak bulunmuş olmasıdır. Bu kaynak da, Osmanlı merkantilizmidir. 
 
Monografi ve yorumlardan oluşan bu kitapta, özellikle lisan konusu birçok okuyucuyu bazı tenkitlere sevk edebilir. Yüzyılı aşkın bir zaman içinde Osmanlıcadan bugünkü Türkçeye gelinceye kadar kelime, gramer ve sentaks o kadar değişmiştir ki, ben eski metinleri okuya okuya konuşma lisanımı bile bugünde tutamıyorum. Hatta zaman zaman yakınlarım ve öğrencilerim beni ikaz bile ediyorlar, fakat şurası iyi bilinmelidir ki, hiçbir lisan Türkçenin bu son yıllarda yaşadığı dramı yaşamamıştır. Bu dramatik gelişmelerden benim gibileri mesul tutmak biraz haksızlık değil mi diye düşünüyorum.” Haydar Kazgan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b398c213-b622-47bb-a603-68a041df7704.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 8 - Bir Ejderhanın Kalbi Nasıl Kırılır?</image:title>
            <image:caption>Ah şu aşk nelere kadirdir? Kimlerin başına ne işler açmıştır!   Hıçkırık, yalnızca arkadaşlık adına kendisini hiç ummadığı bir aşk serüveninin içerisinde bulur. amikaze’yi aramak için çıktığı bu yolda Hain Alvin’in, Şef Manyak’ın, hatta ve hatta Müthiş Becerikli’nin ne işi vardır?   Yaşlı cadının ağzından çıkanlar, ormanın derinliklerinde uyuyan canavarın gerçek yüzünü görmesini sağlayacak mı? Hıçkırık bu macerayı başarıyla atlatmaya çabalarken, bir yandan da geçmişiyleyüzleşecek gücü kendinde bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32118dc0-378f-445d-b9d6-6f3a2a4de8a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Meseleler</image:title>
            <image:caption>“Beceriksizliklerimin arasına ağlayamamak da katıldı. Olmuyor bir türlü! İçimdeki katıla katıla, salya sümük ağlamak dürtüsü eyleme geçemiyor. Onu gerisin geri yerine bastırıp bir türlü akmayan gözyaşlarımı ne olur ne olmaz tedbirli olayım diye elimin tersiyle siliyorum.” Güzin Yalın, günlük koşturmalarımız içinde bizi sürekli tökezleten ufak tefek taşları anlatıyor Küçük Meseleler’de. Bazen mideyi bozan bir yemek, bazen içinde kötü şeyler görünen bir kahve falı, bazen hiçbir sebep yokken tersinden kalktığımız bir sabah, bazen de sebepsiz yere ortaya çıkıp aklımızın bir köşesine kıymık gibi batan o düşünceler... Hissettiklerimiz ve çoğu kez onlar yüzünden sıkışıp kaldığımız dört duvarlar... Ama tüm bunları yaparken bizi simsiyah bir dünyanın içine sokmuyor Güzin Yalın. Her şeyin geçebileceğini ve olumsuz bulutların, ama tez ama geç, isteyerek çekilen derin bir nefesle dağılabileceğini iyimserlikle gösteriyor. Küçük Meseleler, hayatın ta içinden çıkıp gelen hikâyeler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e9b4f93-964e-451f-a5e0-865eca70b47f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar</image:title>
            <image:caption>Zweig’ın eşsiz anlatımıyla dünya tarihinin seyrine bir bakış, insanlığın evrensel deneyimlerine bir ayna...Stefan Zweig, İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar’da on dört tarihsel, kısa anlatı üzerinden insanlık tarihinin gidişatını neredeyse bütünüyle değiştiren, şekillendiren “an”lara, durumlara/hallere/kişilere odaklanıyor. Her zamanki ustalığıyla okurunu keyifli, sürükleyici, düşündürücü, zaman zaman iç burkucu bir yolculuğa çıkaran Zweig, tarihin heyecan verici dönüm noktalarını başka gözlerle görmemizi sağlıyor.İstanbul’un fethinden Napoléon’un Waterloo’daki yenilgisine, Dostoyevski’nin kurşuna dizilmekten kurtuluşundan Tolstoy’un dramına, Lenin’in devrim için yola çıkışından Goethe’nin sevdalılık hallerine uzanan insanlık tarihinin kolektif hafızasına bir saygı duruşu... [İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar] Zweig’ın tek bir belgeden ya da tarihî bir figürün hayatındaki tek bir olaydan bütünlüklü bir hikâye çıkarma ya da başka bir deyişle, bu kişinin tüm hayatını ve başarılarını hayat hikâyesindeki tek bir ana sığdırma becerisinin belki de en iyi örneğidir. Olıver Matuschek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d4f1036-eef2-458c-b3df-66a69e759c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılgan Umut</image:title>
            <image:caption>Türkiye, sonuncusu 1989’daki Büyük Göç olmak üzere, kuruluşundan beri Balkanlar’dan “anayurda” gelmiş yüz binlerce göçmene de, bu göçler üzerine yazılmış kitaplara da aşina. Ancak zorunlu göçlerin, mübadelelerin aksine, ’90’lardan itibaren Türkiye bireysel “soydaş” göçlerine de sahne olmaya başladı. Bu yeni “soydaş”lar, öncekilerden çok farklı hukuki ve sosyal koşullarla ülke değiştirdiler; toplu göçün sağladığı imkânlardan faydalanamadılar ve hemen tüm göçmenler gibi, güvencesiz çalışma koşulları ve kayıt dışı ekonominin yarattığı sömürüye maruz kaldılar.Onların dirayetini artıran bir ayrıcalıkları vardı: Başka ülkelerden gelen, değişik etnik kökenlere sahip göçmenlerin aksine, Türk hukuk sisteminin onlara Türklük üstünden tanıdığı bir hakka, vatandaşlık alma umuduna sahip olmaları. Bu, günlük hayat içinde tekrar tekrar kanıtlamaları gereken Türk ve Müslüman kimliklerini öne çıkardıkları, pratikte diğer göçmenlerin çektiği birçok sıkıntıyı paylaştıkları ama yine de kendilerini onlardan farklı -hatta üstün- gördükleri bir süreç yarattı.Ayşe Parla, Kırılgan Umut’ta tam da bu süreci mercek altına alıyor. Doğu Bloku’nun çöküşünden sonra, ekonomik sebeplerle Türkiye’ye göç etmeyi seçen Bulgaristanlı göçmenlerin deneyimlerini yansıtan Parla, onların makbullük hiyerarşisi içindeki yerine bakıyor ve devletin bu hiyerarşiyi var eden kriterlerine dikkatimizi çekiyor. Umudun ve güvencesizliğin ontolojisine eğilirken göçmenlerin kendi sesine, sözüne yer veren Kırılgan Umut, hem farklı göçmenlik kategorileri hem de aidiyet hissi üstüne düşünmek için yeni bir zemin, incelikli bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08d527d9-af06-4fd4-bc9d-999da7789dc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa&apos;da Yerel Yönetimler ve Yerelleşme Reformları</image:title>
            <image:caption>FRANSA’DA YEREL YÖNETİMLER VE YERELLEŞME REFORMLARI 
(Fransız İhtilalinden 2020’lere)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f688db2-4d04-4007-9578-700361cc325d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 7 Ejderha Fırtınasını Nasıl Atlatırsın?</image:title>
            <image:caption>Korkunç Gıcık Üçüncü Hıçkırık ve arkadaşları Balıkbacak ile Kamikaze, yıllardır süregelen masum bir yüzme yarışmasına katılacaklarını düşünüyorlardı. Fakat kendilerini okyanusun engin sularının tam ortasında, Fıttırık Norbert, İsterikler ve Gezgin kölelerle dolu bir geminin içinde Amerika’yı fethetmeye
giderken buldular! Uzun bir süre önce ayrıldıkları yuvalarına nasıl geri dönecekler? Vikinglerden hiç ama hiç hoşlanmayan Gezginler onlara yardım edecek mi? Peki… en en önemlisi ve en en korkuncu…
Kutupyılanları’nı bile ölesiye korkutan Leviathorgan’dan nasıl kurtulacaklar? Tıkırdayan şeyin gittikçe yükselen sesi, Hıçkırık’a aslında ne anlatmak istiyor? Yüce Thor ve yıldırımları nerede!?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e5696ff-e670-4841-ad5b-acb19afda9f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Korece Yunus Emre Divanı Seçme Şiirler</image:title>
            <image:caption>Korece Yunus Emre Divanı Seçme Şiirler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/922b489f-ad73-4ad2-938c-625a10ed5abd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>잔혹한 행위는 타오르는 불과 같아, 누구든 다가가면 타버리고 만다. 법은 물이라, 흐를수록 은총을 내린다. 타인의 소유물을 탐내지 말며, 피를 흘려서도 안 된다. 사람은 임종의 자리에서 저 두 죄 때문에 신음하게 된다.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6229b979-6adc-4757-abc7-e59a685decda.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacivat Karagöz - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>그리고 그는 카라괴즈에게 말했다. 하지밧: 나를 이해할 수 있는 친구가 있었으면 좋겠어요. 서로 고민을 털어놓는 친구요. (카라괴즈는 창문 밖으로 고개를 내밀었다.) 카라괴즈: 하지밧, 조용히 좀 해! 우리 집에 어린 아이가 자고 있단 말이야. 그러다 네가 깨우겠어! 하지밧: 그것 참 재밌겠는데요! 그것 참 재밌겠는데요! 카라괴즈: (창문에서 뛰어 내려와 하지밧을 때리기 시작한다.) 내가 우리 집에 어린 아이가 자고 있다고 말하지 않았냐!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1fdf63b-6eca-4eda-a116-82b220ed0334.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3e56f21-690e-4d80-b3d2-507ce818a725.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Seyfettin - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a3b20a-b516-406d-a7c6-9935e2cbdb54.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Dede Korkut - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d73e0ed-33f4-4524-8983-036314ede094.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Safahat - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a9e01b-5017-4053-aa21-5305bdf3ecbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Evliya Çelebi - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b20117-4c14-45fb-8906-7e31ed80bb42.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Slušajte me hej prijatelji!
Najdragocjenija stvar je ljubav!
Ona je neprocjenljiva
Poštovana stvar je ljubav!
Daje i zadovoljstvo i bol
Bacila je Hamzu na planinu Kaf
Mustafa je pun ljubavi
Velika stvar je ljubav!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca55f15d-1913-4115-9ef8-16da6a6719f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Zulum je gori vatra, izgori ko god da joj se približava. Zakon je voda. Ako teče, podiže blagoslov. Ne uzimajte tuđe imovine, ne prolivajte krv! Čovjek koji leži u samrtnoj postelji, stenje zbog ta dva grijeha.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77702737-b24e-4447-b368-c8c100119da0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Jednog dana Nasreddin Hodža je izgubio svoj prsten. On ga nije mogao naći bez obzira na to koliko je tražio. Na kraju je otišao u svoj dom i počeo gledati po kući. Njegova supruga ga je pitala iz radoznalosti:
 - Ej Hodžo! Šta tražiš?
 - Izgubio sam prsten, tražim to.
 - Gdje si izgubio svoj prsten?
 - U štali.
 - Pa zašto tražiš to u kući?
 - Zato što je štala tamna.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2c31c8-fcf6-406e-b450-1afadc31cfb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Seyfettin - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Sermet beg se okrenuo prema čuvaru iza njega, i rekao mu je:
Gledaj! Ovdje ima još jedna prazna kuća.
Bijela zgrada je sijala ispred borove šume, kao da je napravljena od mramora. Na gvozdenoj kapiji vrta kuće je bila jedna tabla. Na ovoj tabli je pisalo “kuća za izdavanje”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d69d5190-2407-441b-a658-633380f6f3dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Bio jednom jedan Han. Njegovo je ime Bajindir Han koji je sin Kama Gana. On je imao jedan šator koji je postavljen na jednom od najljepših mjesta na zemlji. Jedan put u godini je pozvao Begove Oguza za gozbu. On je žrtvovao konje, kamile, ovce za njih. On je imao tri vrste šatora u njegovom nalazištu, prvi je bio crni šator, drugi je bijeli, a treći je crveni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f09775b-5183-4bac-a1c4-f2ab3c757172.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Bio je pogođen u svoje besprijekorno čelo, i leže Radi jednog polumjeseca, sunca zađu, Bože! Onaj koji je pao na tlu za ovu zemlju, vojniče, Ako preci sa neba spuste se Da u besprijekorno čelo te poljube Ti si vrijedan za ove!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be99a4a-9e06-4de8-a1fd-20777bda41d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Stigao sam u Samsun 19. Maja 1919. godine. Opšta situacija i pogled države su ovako: U prvom svjetskom ratu savez u kojem je Osmansko carstvo također učestvovalo je poražen. Armija Osmanlije je potpisala težak sporazum o prekidu vatre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba96fe4c-71b2-4582-b6c0-ce462aac7354.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Jednom davno Kralj Istanbula koji se zove Kanstantin je vjerovao u vatru. Grčki historičari njegovo pretvaranje na hrišćanstvo ovako objašnjavaju:
Jednog dana Konstantin je saznao da on ima lepru. Koza i kose jadnog čovjeka su ispali. Bile su modrice na svakom dijelu njegovog tijela. Poslao je glasnike pos ve iskusne doktore u svojoj zemlji da nađu lijek za njegovu bolest.
Mnogi poznati doktori su došli u njegovu palaču. Zatim su počeli istraživati bolest kralja. Bez obzira na to koliko su pokušavali, nisu mogli naći lijek za ovu bolest.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86469ebb-82d2-4efe-8d72-e143fa7f61c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nartların Altın Ağacı</image:title>
            <image:caption>Nart Destanı Çerkes halkının yüzyıllar öncesinden süzülerek gelen bir değer. Yaşam sevgisi, doğa sevgisi, insan sevgisi gibi pek çok evrensel değeri bilgece bir anlatımla dile getiren bir şaheser. 
Nart Destanı’nın en güzel metinlerinden bir seçme yapılarak Çerkesçe ve Türkçe olmak üzere iki dilde çocuklar için uyarlandı. Hikayelerin kendileri kadar güzel resimlerle bezendi. Nartların Altın Ağacı bu seçmenin ikinci kitabı. 
“Uzun yıllar önce, dünyanın güzel bir köşesinde, Nart Yurdu adında bir diyar varmış. Bu diyar; karlı dağlar, yemyeşil ormanlar ve gürül gürül akan nehirlerle kaplıymış. Burada Nartlar mutluluk içinde yaşar, çeşit çeşit meyveler yetiştirirmiş. Bunun için birbirinden güzel meyve bahçeleri varmış. İşte bu bahçelerden birinde büyük bir elma ağacı varmış. …” 
 
Нарт эпосыр ижь ижьыж лъандэрэ адыгэ лъэпкъым къыдэгъуэгурыкIуэ хъугъуэфIыгъуэщ. Ар гъащIэ фIылъагъум, щIылъэ фIылъагъум, цIыху фIылъагъум хуэдэ дуней псом щагъэлъапIэ щIыкIэхэр губзыгъагъэ хэлъу къэзыIуатэу лъэпкъым и IэдакъэщIэкI лъэщщ. 
Нарт эпосым щыщ нэхъ шыпсэ дахэхэм къыхэтщыпыкIри адыгэбзэрэ тыркубзэрэкIэ сабийхэм папщIэ ттхыжащ. Шыпсэхэри сурэт дахэхэмкIэ дгъэщIэрэщIащ. «Нартхэ я дыщэ жыг» - мыр текст хэщыпыкIахэм я етыуанэращ. 
«Илъэс куэд япэ дунейм и зы куапэ дахэм Нарт ХэкукIэ зэджэ хэгъэгу гуэр щыIэт. А хэгъэгум 
я бжьэпэхэр, къуршыщхьэхэр уэсым щIиуфат, мэз щхъуантэхэр, уэру ежэх псышхуэхэр куэду 
итт. Абдежым нартхэр мамыру щыпсэут, пхъэщхьэмыщхьэ зэмылIэужьыгъуэхэр къыщагъэкIт. 
ИкIи пхъэщхьэмыщхэ хадэ дахэхэр яIэт. Мис а хадэхэм я зым зы мыIэрысеишхуэ итт…»</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb41b171-684f-4e6f-a8d2-b48ee8267d0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seteney Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Nart Destanı Çerkes halkının yüzyıllar öncesinden süzülerek gelen bir değer. Yaşam sevgisi, doğa sevgisi, insan sevgisi gibi pek çok evrensel değeri bilgece bir anlatımla dile getiren bir şaheser. 
Nart Destanı’nın en güzel metinlerinden bir seçme yapılarak Çerkesçe ve Türkçe olmak üzere iki dilde çocuklar için uyarlandı. Hikayelerin kendileri kadar güzel resimlerle bezendi. Seteney’in Çiçeği işte bu seçmenin ilk kitabı. 
“Seteney Guaşe akıllı, bilge bir kadınmış. Nartlar her türlü işlerinde ona danışır, ondan akıl alırmış. O, yola çıkana yoldaşlık eder, yolunu aydınlatırmış. Tüm Nartların derdine derman bulurmuş. Nartlar da ona saygı duyar, bir dediğini iki etmezmiş…” 
 
Нарт эпосыр ижь ижьыж лъандэрэ адыгэ лъэпкъым къыдэгъуэгурыкIуэ хъугъуэфIыгъуэщ. Ар гъащIэ фIылъагъум, щIылъэ фIылъагъум, цIыху фIылъагъум хуэдэ дуней псом щагъэлъапIэ щIыкIэхэр губзыгъагъэ хэлъу къэзыIуатэу лъэпкъым и IэдакъэщIэкI лъэщщ. 
Нарт эпосым щыщ нэхъ шыпсэ дахэхэм къыхэтщыпыкIри адыгэбзэрэ тыркубзэрэкIэ сабийхэм папщIэ ттхыжащ. Шыпсэхэри сурэт дахэхэмкIэ дгъэщIэрэщIащ. «Сэтэней гъэгъа» - мы текст хэщыпыкIахэм япэрейращ. 
«Сэтэней-гуащэ цIыхубз Iущт, губзыгъэт. Нартхэр сыт хуэдэ IуэхукIи абы ечэнджэщт, мыгъуэ яIэмэ, и Iэмал хъунымкIэ еупщIхэт. Ар гъуэгу теувэм и зекIуэгъут, и гъуэгур хуигъэнэхут. Нартхэм псоми Iэмал къахуигупсыст. Езы нартхэми абы пщIэ къыхуащIт, ипсалъэр тIу ящIтэкъым…»</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee8661b8-c502-4de5-96f9-f30067287675.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Göz Boyama - Meslekler</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır. 
Çocuklar bu kitapta; bir astronotu, bir aşçıyı, bir doktoru, bir bahçıvanı ve bir sporcuyu renklendirerek boyayacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek! İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c53c78c-5b2d-4b63-8a22-bf7ef8223c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Göz Boyama –Sevimli Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır. 
Çocuklar bu kitapta; bir aslanı, bir fili, bir kediyi, bir maymunu ve bir kirpiyi renklendirerek boyayacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek! İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4c3e05-8586-47a1-be44-6b41bb1cf6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Göz Boyama - Çiftlik Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır. 
Çocuklar bu kitapta; bir civcivi, bir fareyi, bir kuzuyu, bir atı ve bir tavuğu renklendirerek boyayacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek! İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f05bf5-d9f4-4b96-b9f0-7a81ce211a5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü Onlar Biraz Hayalperest (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Hareketli, oyunlu kitap!    
 İki Kitap bir arada!
Yetişkinler çocuklarla buluşuyor,
farklı şeyler konuşuyor.
Hazır mısınız, hayal güçleriyle
dünyamıza neşe katan çocuklarla buluşmaya!
Minik kitabın sayfalarını çevir, hikâyeyi tamamla.
Yapboz, ara bul, eşleştirme oyunlarını oyna.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9648ec4-df21-48fe-bb75-f1beb2cae616.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinenin Aksine</image:title>
            <image:caption>Çeyrek asırdır şiir yayımlamayı sürdüren Tamer Gülbek&apos;in bu toplamda daha önce yayımlanmış olan beş şiir kitabının yanı sıra son kitabı Kaynak Metin de ilk kez okuyucu karşısına çıkıyor.
Çağdaşı şair ve eleştirmenlerin, günceli tüm zamanlara, mekânı geniş bir coğrafyaya yayan;geliştirdiği kendine özgü anlatı tekniği ve imge anlayışıyla yorgun sözcüklere tazelik kazandıran; lirizmden kendine has bir ironi ve zekâyla sıyrılan özgün bir şair olarak tanımladığı Tamer Gülbek, Zefiran, Suda Tuhaf Hareketler, Güven Park, Yabancı Dil veTümünü Görüntüle&apos;yi takip eden Kaynak Metin&apos;de şöyle diyor:
“Ölüme ne çok yaklaşırsa
O derece ölümden uzaklaşır
Şair dediğin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1158f820-a637-452e-95b1-bb8ffa6fe1dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbara</image:title>
            <image:caption>Dünya Edebiyatı serimize Hermann Broch’un öyküleriyle başlıyoruz. Edebiyatla felsefenin ortak sularında gezinmiş bu seçkin yazarın hikâyeleri Türkçede ilk kez kitaplaşıyor. Has okuru tedirginliğe davet ediyoruz: 
Pencerenin pervazına oturdum ve dışarıya bakarak manzaraya daldım; yaratılmış her şeyin karanlığından duyduğum sonsuz ve korkutucu acı içimi tıka basa doldurdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee641584-6d25-46d3-b30a-844c91cf4f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahiliye Hukukundan İslam Hukukuna</image:title>
            <image:caption>CAHİLİYE HUKUKUNDAN İSLAM HUKUKUNA 
(AİLE HUKUKU ÖZELİNDE)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56300dc9-59d8-43c4-af3c-0a9eaebcb3d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü Onlar Biraz Maceracı</image:title>
            <image:caption>Hareketli, oyunlu kitap!   İki Kitap bir arada!
Yetişkinler çocuklarla buluşuyor,
farklı şeyler konuşuyor.
Hazır mısınız, hayal güçleriyle
dünyamıza neşe katan çocuklarla buluşmaya!
Minik kitabın sayfalarını çevir, hikâyeyi tamamla.
Yapboz, ara bul, eşleştirme oyunlarını oyna.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c3cf764-85e5-4f02-af74-ff500e07a9ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Çamur Meselesi</image:title>
            <image:caption>Sosyal araştırmacı, merakı ve konusuyla baş başa kaldığında en büyük telaşlarından biri yönteme karar vermektir.  Yönteme karar verme meselesi, özellikle metodoloji ve bilim felsefesinden gelen temel bilgi düzeylerini zorlayarak araştırmacıyı bir sınavla karşı karşıya getirir. Bu tür bir sınavda, kuramın ve pratiğin bileşkesinde iyi yetiştirilmiş bir sosyal bilim insanı, inceleyeceği toplulukların yaşadıkları coğrafyanın sahip olduğu özelliklerin bir ürünü olduğunu bilerek ilerlemeyi seçecektir. Bu aynı zamanda, bilim insanının içindeki diğerini olabildiğince nesnel koşullarda anlatabilmek için sefere çıkmasıdır. Çünkü anlatabilme yetisinin yükselişi, sosyal bilimcinin araştırma telaşına düştüğü konunun, bizzat “hayat” olarak kendini gösterdiği o yerde olmakla mümkündür. 
Elinizdeki kitap bu nedenle bir mesele ile gelmiştir.  Günümüzde “teknolojinin ışığı” altında aydınlanmanın her alanda ortaya attığı övgüler, sosyal araştırma, araştırmacı ve yöntem arasındaki ilişkiyi aslında çamurlu bir köşeye çekmiş, eleştirel bir düzleme atmıştır.  
Çamur Meselesi, yöntem konusunun kuramsal ve pratik temelleri üzerine, bu işin ne denli meşakkatli olduğuna ve teknolojiye kaptırılan yönlerine dair yeniden düşünmek için sorular sormaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0376a7c3-d81b-4d6a-82b2-4e85cff6b65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipertansiyon Korkulacak Bir Hastalık Değildir</image:title>
            <image:caption>İlk kitabı Kolesterol Gerçeği ile kalp ve damar hastalıklarının önlenebilir olduğuyla ilgili büyük farkındalık oluşturan Prof. Dr. Hüseyin Bozbaş, bu çalışmasında ise ülkemizde ve dünyada son derece yaygın olan hipertansiyon hakkında yüksek farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. 
Hipertansiyon hakkında bilmeniz gereken en temel bilgiler, doğru bilinen yanlışlar ve en önemlisi hasta hikâyeleriyle bu kitap, bir başvuru kaynağı olmanın yanında hastalar ve hasta yakınları için de önemli bir referans olacak. 
 
“Profesör Bozbaş birlikte çalışmaktan gurur duyduğum bir hekimdir. Değerli eserinde halk dilinde tansiyon yüksekliği diye bilinen hipertansiyonu hem kolay anlaşılır hem de bilimsel olarak anlatmıştır. Bu sayede toplumun tıbbi bilgi dağarcığını da zenginleştirmektedir. Kendisini kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.” 
– Prof. Dr. Necati Çanakçı, TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi 
 
“Tüm dünyada kalp damar sistemi hastalıklarına bağlı ölümler en sık görülen ölüm sebebi olmayı sürdürürken, hipertansiyon da bu hastalıkların önlenebilir ana sebebi olmaya devam etmekte. Çok kıymetli meslektaşım Prof. Dr. Hüseyin Bozbaş toplumumuzun kalp sağlığıyla ilgili klinikte yoğun mesai harcarken, bir taraftan da gece gündüz demeden büyük emeklerle elinizde tuttuğunuz bu harika eseri ortaya çıkarmış. Her yaştan, her meslek grubundan ve öğrenim seviyesinden insanlarımızın anlayabileceği sadelikte, gerçek hasta hikâyelerine de yer veren bu kitapta hipertansiyon gerçeğini ve onunla nasıl başa çıkabileceğinizi keyifle okuma ve öğrenme şansını bulacaksınız. Herkesin kütüphanesinde mutlaka bulunması gereken bu kitap toplumumuzun hipertansiyon farkındalığını artırırken, onunla başa çıkma yöntemlerini de gösterecek. Sadece hastalarımıza değil, sağlıklı yaşamaya çalışan herkese şiddetle tavsiye ediyorum.” 
– Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, Türk Kardiyoloji Derneği Genel Sekreteri, Türk Dünyası Kardiyoloji Birliği Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39cf2cba-7c79-4dcf-86bb-c51e3e1ee532.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanca Yaşamaktır Hayat</image:title>
            <image:caption>“Gelecek, mümkünü görünür hale gelmeden önce fark edenlerindir.” 
İnsanı anlamanın en kolay yolu, ona felsefe ve matematiksel düşünceyle bakmaktır. Bu bakış açısından bakamazsak, doğayı, toplumsal düzeni, hayatı ve en önemlisi de beynimiz nasıl çalışıyor, nasıl düşünce üretiyor, nasıl algılıyor konularını anlayamayız. 
İnsanlar arasında bu kadar büyük farklılıklar ve anlaşmazlıklar neden var? Neden birbirimizi öldürüyor, neden din olgusunun yarattığı farklılıklar nedeniyle bunun doğru ve kabul edilebilir olduğuna inanıyoruz? 
Bu kitapta, “Müslümanların neden birbirlerini öldürdükleri”, bu sonucun sebebi olarak “beynimizin çalışma prensibi, beynimizin nasıl düşünce ve algı ürettiği” ve davranışlarımızı yönlendiren, kişiliklerimizin, kimliklerimizin oluşmasında temel olan “eğitim” konuları işlenmiştir. 
Hayatımızı değiştirip hemen şimdi, en zor olanı, imkânsız gibi görüneni hayal etmeli, tercihlerimizi hayallerimizden yana kullanmalıyız. Unutmamalıyız ki: 
“İnsanca yaşamaktır hayat!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93700063-815b-4bcf-9e67-76e24c32631d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaotik Zamanlarda Stoacı Olmanın Yolları</image:title>
            <image:caption>GÜNÜMÜZDEKİ PEK ÇOK İNSAN GİBİ BRIGID DELANEY DE EBEDİ SORULARA YANIT ARIYORDU: NASIL İYİ OLUR, İÇ BARIŞIMIZI BULUR, DÜZGÜNCE YAS TUTARIZ? 
GKK (GELİŞMELERİ KAÇIRMA KORKUSU) GİBİ GÜVENSİZLİKLERİMİZİ NASIL KONTROL ALTINDA TUTABİLİRİZ? 
NEYİN GERÇEKTEN ÖNEMLİ OLDUĞUNA NASIL KARAR VEREBİLİRİZ? 
 
Yüzyıllar önce Stoacılar da aynı sorulara kafa yormuşlardı. Ve böylece, Delaney de kendi hayatının dönüm noktasında bu kadim filozofların kendisine rehberlik etmesine izin vermeye karar verdi. 
Delaney Kaotik Zamanlarda Stoacı Olmanın Yolları’nda, bizim de Stoacılar gibi kontrol duygusuna ve huzura kavuşabileceğimizi ve hayatlarımızda anlam bulabileceğimizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db2b361-fd95-46da-b9b1-f48b7c8cba43.jpg</image:loc>
            <image:title>Trace 1</image:title>
            <image:caption>ESKİ BİR OLAY YERİ İNCELEME UZMANI TARAFINDAN ÇİZİLMİŞ, EŞSİZ BİR POLİSİYE GERİLİM! 
TOKYO POLİS TEŞKİLATI İÇİNDE TAMAMEN BAĞIMSIZ BİR YAPI OLAN OLAY YERİ İNCELEME BİRİMİNİN TEK AMACI, ÖNEMSİZ GİBİ GÖRÜNEN KANIT PARÇALARINDAN BÜYÜK İPUÇLARI ÇIKARMAK VE NE KADAR KARANLIKTA KALMIŞ OLURSA OLSUN TÜM GERÇEKLERİ AYDINLATMAKTIR. 
MANO REİJİ, OLAY YERİ İNCELEME BİRİMİNDE ADLİ TIP UZMANIDIR. SAWAGUCHİ NONNA İSE AYNI BİRİME YENİ BAŞLAMIŞ ÇAYLAK BİR ADLİ TIP ARAŞTIRMACISI. TESADÜF O Kİ NONNA’NIN AİLESİ ZAMANINDA KORKUNÇ BİR CİNAYETE KURBAN GİTMİŞ VE OLAYI MANO REİJİ AYDINLATMIŞTIR. ACABA BU İKİLİNİN TANIŞMASI NELERİ DEĞİŞTİRECEKTİR? 
ÇÖZÜLMEZ DENİLEN CİNAYETLERİN, BİLİM VE KANIT YOLUYLA NASIL ÇÖZÜLDÜĞÜNÜ ANLATAN NEFES KESİCİ BİR HİKÂYE.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/412c5058-6692-4ac9-8370-a74d085b408b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlar Dökülür Gecelerimden</image:title>
            <image:caption>ŞÜPHESİZ HER DUYGU YAZILMAYA DEĞER AMA BAZILARI YAZILMAZSA OLMAZ... 
 
Hayatı anlamlandıran, yaşanmış ve yaşanmamış duygulardan başka ne ki? Yazmaya gönül verenler onları hikâyelerin içine koyacaktı elbette. Edebiyatın gizemli dehlizlerinde başka türlü nasıl yürünebilirdi? Bu sesleri duymak gerekiyor. 
Mario Levi 
 
Bu kitaptaki öykücüler, kolayca “tanımlanamayan, anlatılamayan” duygulara dokunuyor. Sevgi, şefkat, öfke, kaygı, acıma, büyülenme ve benzerleri gibi derin ve kimi zaman adını koymakta zorlandığımız anlara başarılı öyküleriyle eğiliyor. 
İnci Aral 
Okuduğumuz her yeni duygu, dönüşüm yolculuğumuzda bir rehber... 
Hasan Gümen 
 
Adı konmamış duyguların peşinden giden yazarlarımızın öyküleri, okurların kendi duygularını keşfetme yolculuklarına bir kapı açıyor. 
Uğur Batı 
 
Kendimizi eşeleyip duruyoruz. Aşina olduğumuz duyguları kullanıyoruz yeni karşılaştıklarımızı tanımlamak için. Ama duygular da çürüyor et gibi. İki yolu var onları korumanın: tuz ya da buz. Yazı; kişinin duygularını tuza ya da buza yatırmasından başka nedir ki? 
Hakan Akdoğan 
 
Duyguların tarifi kolay değil. İnsan kendi hislerini bile anlamakta zorlanırken hele... Elinizdeki kitap işte bu arayışların hikâyelerini anlatıyor. 
Zuhal Gürçimen 
 
Yıldızlar sahiden gecelerden mi dökülür, yoksa duygularımız onları oldukları yerden söküp gecelere mi düşürür? 
Selda Terek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cd145f5-522b-423a-bb04-f62c5b6f5ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ay İki Çiçek</image:title>
            <image:caption>Vuslat Işık, ilk romanı Bir Ay İki Çiçek’te kuşaklararası yüzleşme öyküsünü anlatıyor. Ülkenin içinden geçtiği karanlık, debdebeli zamanların tanıklığında, bir “zamane” gencinin sürüklenişi, savrulmalarını konu ediniyor. Onun var oluş sanrısı yaşadığı zamanın da ağrısıdır aslında. Adım adım bunun neden niçinlerini gösterir romancı. Geçişler, çatışmalar, kopuşlar, durulmalar içinde geçen yaşamların buluştuğu yer o ağrılı zamanlardır… Gezi kalkışmasının bu sürükleniş öyküsünde bir başlama noktası olması ise Nisan’ın dünyasında bir ayma zamanı yaratır. Üç kuşaklık bir aile gerçeğine dönük yolculuğa çıkarır okurunu romancı. Ağrılı, ağır zamanların savruntusundaki gençlik, yetişkinlik, yaşlılık dönemlerindeki kadınların buluştuğu yer Bir Ay İki Çiçek’ in kahramanlarının buruk öyküsünü anlatır bize. Duygu dolu bağımlılıklar, kederli ayrılıklar ve netameli kopuşlar Vuslat Işık’ın yalın, dupduru anlatımıyla okura çağrısı olan insanlık öyküleri olarak belleğimizde iz bırakıyor. 
Feridun Andaç 
 
“Kiminin doğrusunun diğerinin yanlışı olduğu, bunu yüksek sesle söyledikçe yargıların birbirine girdiği, insanoğlunun, insan kızının en çok kaçtığı tehlikenin yüzlere sert bir tokat gibi çarptığı bir zamandı. Hem de bir ömür içinde hiç de uzun olmayan, hatta kısacık bile denilebilecek bir zaman. Buna rağmen sanki yıllar diye düşündüğün, bitişini anlayamadığın bir sürecin başlangıcının ne olduğunu seneler sonra anlayacağın birkaç hafta. Yaşarken kalbinin söküldüğü, ruhunun daraldığı, neden ben diye isyan ettiğin, geçince iyi ki yaşamışım dediklerinden.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44a73491-e5fb-409a-9c55-953f204206a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Behice’nin Yarım Kalan İşleri</image:title>
            <image:caption>“GÜL AĞACINI BEN ALABİLİR MİYİM?” 
Dün gece sabaha karşı annem öldü. Mutsuzluktan değil ama mutsuz öldü. Bense annemin bir hıdırellez günü bahçemizdeki gül ağacının altına gömdüğü dileklerin peşindeyim. 
Ben olmasam annemin yarım kalan dileklerini kim fark eder? 
Samanlıktaki iğneyi bulmanın samanlığı yakmaktan başka, mümkünse daha az prodüksiyon gerektiren bir yolu var mı? 
Diyelim ben bu samanlığı yaktım, alevler boyumu aştı, annem gördü. Benimle gurur duyar mı? 
Bu dileklerin hepsini onun yerine ben gerçekleştirsem, annemin mezarında bir gül ağacı sebepsiz büyür mü? 
Ben Ayşe Püren. Üstünden atlayacağım ateşi çoktan yaktım gitti. Bu yangından sağ çıkacağız: Artık hayatta olmayan annem ve ben. 
Sinem Sal Kadıköy’de geçen bu romanında önceki eserlerinde yaratmış olduğu neşeli dram atmosferine sahip çıkıyor. Annesini sadece anne olarak tanıyan kadınlara, içine sürüklendiği bir savaşta karşısında aniden babasını, abisini, erkek patronunu ve erkek sevgilisini bulanlara, savaş anılarını anlatırken göstereceği yaraları kendi kendine iyileştirenlere, bir gül ağacının dibinde bitenlere, bu satırların bir yerinde kendini görenlere… Çünkü eğer gördüysen, artık ikimiz de yalnız değiliz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bc06753-503d-4a9f-a3bf-d3d488394a27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk Odası Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Bilime iltifat etmeyen kültürlerde bilimin yanı sıra bilimkurgu da gelişmez derler. 
Şüphesiz tarihsel bakımdan haklı bir söylemdir fakat çağa ayak uyduramayan, kimliğine kavuşamamış, iç çatışmalar yaşayan bilimsiz kültürlerde bilimkurgu ters yöne doğru gelişim göstererek distopya edebiyatına dönüşür. Ümit Kireççi’nin Philip Dick’i hatırlatan renkli üslubuyla kaleme aldığı bu kitap ayak bastığımız toprakların gerilimleriyle beslenen, kimi zaman melankolik, kimi zaman trajikomik, mizah yönü güçlü fütüristik öykülerden oluşuyor. Yerli bilimkurgu edebiyatımız için kesinlikle kayda değer bir eser. 
Bartu Bölükbaşı 
 
Çizgi Roman Okurları Platformu’nun (ÇROP) kurucusu ve yazarlarından Ümit Kireççi’yi, “Çizgi Roman Senaryosu Yazım Teknikleri” başta olmak üzere, uzun yıllar birçok çizgi roman, bilimkurgu ve kültür dergilerinde çıkan yazılarından tanıyoruz. Okur, şimdi ise Ümit Kireççi’nin Sonsuzluk Odası Öyküleri ile tanışmak üzere. Kireççi, öyküleri ile bilimkurgudan fantastiğe uzanan bir skalada, farklı gerçekliklerden hikâyeler anlatıyor. 
Mehmet Berk Yaltırık 
 
Kısa öyküler, oldum olası hep ilgimi çekmiştir. Dünya Edebiyatın’da Boccaccio’nun DECAMERON adlı hikâyeleri, kısa öykülerin ilk modern örneği kabul edildiğinden beri edebiyatın bu alanında çokça örnekler ortaya çıkmıştır. Tıpkı BİNBİR GECE MASALLARI gibi. Bir hikâye biter, yenisine başlarsınız da biter hemen diğerine dalarsınız… Zevki de burada zaten… Yazar Ümit Kireççi SONSUZLUK ODASI ÖYKÜLERİ ile sizleri gelecekte yaşanan bilimkurgu dünyasının, fantastik kısa hikâyelerine davet ediyor. Tadımlık yemekler misali şimdiden afiyet olsun! 
Ergün Gündüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0e31229-07c6-4bc2-a916-3680a14002b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Düşen Adam</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir uzaylı olan Thomas Jerome Newton, ekolojik yıkım sebebiyle kuraklıktan kavrulan gezegeni Anthea’yı kurtarma görevine soyunarak dünyaya düşer. 
Giderek ölen gezegenine su götürmenin bir yolunu bulma kararlılığı içindeki Newton, ileri teknoloji patentleri satmaya başlar ama kazandığı başarılar kısa sürede onu hükümetin ve meşum bir rakip şirketin hedefi hâline getirir. 
Görevi sürüncemede kalır ve yıllar geçer, Newton kendini gezegenimizin taşkınlıklarının cazibesine kapılmış hâlde bulur, evine ve ailesine dönme isteğiyle çaresizliğe gömülür. 
1976’da vizyona giren, Nicholas Roeg’in yönetmen koltuğunda oturduğu, David Bowie, Candy Clark ve Rip Thorn’un oynadığı kült bilim kurgu filminin bu onaylı çizgi roman uyarlaması aynı zamanda, The Hustler, The Color of Money ve Vezir Gambiti gibi kitapların yazarı Walter Tevis’in 1963’te aynı isimle yayımlanan kitabına da dayanmaktadır. 
Stephen Dalton tarafından kaleme alınan ve Dünyaya Düşen Adam’ın yapım sürecine dair bilgiler veren yeni yazısının yanında filmin çekimi sırasında fotoğraflanmış ve daha önce hiç okurla buluşmamış fotoğraflar da bu ciltte yer alıyor. 
Yazan Dan Watters ve çizen Dev Pramanik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff8d142b-7915-4f57-a40d-fa08dbe7b90c.jpg</image:loc>
            <image:title>Empatinin Yitimi</image:title>
            <image:caption>İnsanın duygudaşlığını sorgulamak, onun insanlığını, kimliğini sorgulamaktır. Aynı zamanda insanın, aldığı bedensel ve ruhsal hasarın hangi derecesine kadar insanlığını korumaya devam edebildiğine dair bir sorundur. 
Primo Levi, “Bunlar da mı İnsan” başlıklı sarsıcı raporunda, Auschwitz’in insanlar tarafından düşünülmüş ve gerçekleştirilmiş olmasından utanç duyduğunu yazıyordu. Oysa bu, böyle bir utancın ne başlangıcıydı ne de sonu. Bu utanç Antik Çağ’daki çocuk katliamlarıyla başladı bugün de Güney Amerika’da, Afrika’da, eski Yugoslavya’da, Rusya’da, Yakın Doğu’da, Endonezya’da kadınların ve çocukların şiddete maruz kalmalarıyla, tecavüze uğramalarıyla; Avrupa’da yabancı düşmanlığından kaynaklanan aşırılıklarla, çocukların çocuklara uyguladığı şiddetle hâlâ gündelik yaşamın içinde. Bugünkü politik durum bir yanda bürokratik egemenliğin pekiştirilmesi ile diğer yanda çaresizliğin neden olduğu öfke patlamaları arasında gidip geliyor - E.R. Wolf, Diamond 1976 -. 
Ekonomik çöküntü, savaşlar, yıkım, nefret, kardeş kavgası, şiddet, uyuşturucu tüketimi, suç, kadınların ve çocukların hor görülmesi, acımasızlık ve zulüm neden tüm dünyada artıyor? Bunu ulusal, ekonomik ve teknolojik sorunlara indirgemek mümkün mü? Hayır. Bu, insanı insan yapanın ne olduğuna dair tanımımızla, kendi insan oluş anlayışımızla ilgili. İçinde yaşadığımız ortamı gururla “uygarlık” diye adlandırıyoruz ancak uygarlığın içinde hâkim olan yasalar ve güçler bizden, ruhsal ve bedensel refahımızı hedef alan bağımsız bir varlık geliştirmiş durumdalar. 
Geçmişten niçin ders almıyoruz? Bilgi toplumu çağında yaşamamıza ve yüksek bilim düzeyine rağmen niçin hâlâ geçmişi geride bırakamıyoruz. Empati, içimizdeki insaniyetsizlikle aramıza duvar ören bir engeldir. Uygarlığımızın tarihi, acıma duygusunun bastırılması ve parçalanmasıyla sadece iç içe geçmekle kalmaz aynı zamanda bunun temelini de oluşturur. Uygarlığın tarihi aynı zamanda bu kitabın ithaf edildiği empatinin ve empatinin gelişiminin de tarihidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90b5103c-07d2-4225-8534-2d55f941f30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>Kerem Özakman, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün mucizevi hayatını anlatıyor. 
Atatürk&apos;ü anlamak ve anlatmak ülkemizin geleceğini garanti altına almanın en önemli koşulu. Bu bakımdan ona dair doğru bilgi veren ne kadar eser ortaya çıksa azdır. Öğreneceğimiz fazladan tek kelime bile hepimize çok şey katacaktır. 
Okurken çoğunuzun belki de hiç bilmediği yeni şeyler öğreneceksiniz. Şüphesiz hayret ve coşkuyla fark ettiğimiz gibi, siz de aynı şeyi düşüneceksiniz, Ata&apos;mızın bir adı daha var: Mucize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3bdad63-7486-4440-8943-5b5e35ec8fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu’nun Güneşi Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>Kerem Özakman ile eğitimci İclal San&apos;ın, ilköğretim öğrencileri için birlikte hazırladıkları bu kitap, çocuklarımızın Atatürk&apos;ü tanımaları için kaleme alınmış, gerçekleri anlatan bir yaşam hikâyesidir. Asılsız bilgiler vermez, abartılı bir kahramanlık destanı da içermez. Ancak Kurtuluş Mücadelemiz o kadar şanlıdır ki bazen alçakgönüllü kelimelere sığdıramayız onu. Biz de kelimelerimizi bu olağanüstü mücadelenin ve benzersiz önderinin rüzgârına bıraktık, onlar uygun yerlere yerleştiler. Atatürk, Türklük bilincini canlandıran, dirilten ve milletimizin uyanışını sağlayan en parlak ışıktır, bir güneştir. O&apos;nu çocuklarımızın çok iyi tanıması gerekiyor. Bu kitapla katkıda bulunabildiysek ne mutlu bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c85e9040-cd30-440a-8656-e74449ab4567.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Yağmurların Şarkısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hırsızlar Krallığı, Aadilor diyarındaki gizli bir yerdi. Birçok insan krallığın var olduğunu fısıldamasına rağmen, çok az kişi büyü ve zevkle dolu diyarı bulabilmişti. Gizemli Hırsız Kral, saygı duyulan ve korkulan büyücülerden oluşan üçlü Mousai’la birlikte krallıkta hüküm sürüyordu. 
 
Larkyra Bassette, belki Mousai’ın en genç büyücüsü olabilirdi; fakat şarkı söylediğinde, sesi canavarları öldürebilecek bir güce erişiyordu. Lachlan Dükü’nün krallıktan zehirli bir uyuşturucu kaçırdığı ve halkına bu şekilde zulmettiği ortaya çıktığında, genç büyücüye dükü durdurması için ilk kez tek başına göreve çıkması teklif edildi. Kendini kanıtlamak isteyen Larkyra, dükün müstakbel gelini olarak rol yapmayı kabul etti. Ne var ki Lachlan’ın asıl vârisi olan Mekennalı Lord Darius’a karşı bir çekim hissettiğinde kurduğu planlar yavaşça yıkılmaya başladı. Ve çok geçmeden, asıl vârisin Lachlan halkını yozlaşmış dükten kurtarmak için planları olduğunu fark etti. Larkyra ve Darius, eğer Lachlan halkını ve kendilerini kurtarmak istiyorlarsa birbirlerine güvenmeyi öğrenmek zorundalardı. Lord ve leydilerin hem katil hem de hırsız olabildiği, en çekici notaların bile en ölümcül olanlara dönüştüğü Aadilor dünyasına hoş geldiniz. Bu diyarın şarkısını dinlemeye cesaret edebilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d258ae9-dbe5-4f91-a608-92b1f512e036.jpg</image:loc>
            <image:title>Hain Kraliçe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hain damgası yedikten sonra sürgüne gönderilen Ithicana Kraliçesi Lara, öz babasının ülkeyi işgal ettiğine şahit olmuş fakat yıkımı durdurmak konusunda çaresiz kalmıştı. Eşi Aren’ın savaşta kaçırıldığını öğrendiği anda, babasının onu hayatta tutmasının yalnızca tek bir sebebi olduğunu biliyordu: Hain kızını yakalamak için Ithicana Kralı’nı yem olarak kullanacaktı. 
 
Durum her ne olursa olsun, Lara bu yemi yutmaya fazlasıyla kararlıydı. 
 
Fırtına Denizleri’nde hayatını tehlikeye atarken Ithicana’ya yalnızca kralını serbest bırakmak için gitmemişti. Aynı zamanda da ülkeyi babasının pençelerinden kurtarmak adına yaptığı planı harekete geçirmeye çalışıyordu. Bunu yaparken kralın kendi silahlarını, hayatını kurtardığı kız kardeşlerini kullanacaktı. 
 
Ancak babasının sarayı hem geçilmezdi hem de oyunun içinde Lara’nın sandığından çok daha fazla oyuncu vardı. Taç, krallık ve köprü için verilen bu savaşta, dostlar ve düşmanlar birbirine karışmaya başlamıştı. Lara’nın en büyük düşmanı ise kurtarmaya çabaladığı adamın ta kendisi, ihanet ettiği eşiydi. 
Sevdiği her şey tehlikedeyken kim için ve ne için savaştığına karar vermeliydi. 
Krallığı için mi? Eşi için mi? Yoksa kendisi için mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc9f15fb-54d2-48fd-b1b7-708bb3a81370.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kanadı &amp; Kanat Vuruşu</image:title>
            <image:caption>“Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” 
Prof. Dr. İlber ORTAYLI 
 
  “Kanat silahının artık hiç münakaşa götürür tarafı kalmamıştır. Karada ordular ve denizde filolar, eğer kâfi uçak yardımı olmazsa, hiçbir hareket yapmamaya mahkûmdur. Çanakkale muharebelerinde çivi atan bu silah, şimdi okyanuslarda en büyük zırhlıların bağrına devirip parçalayıcı torpil püskürmektedir. On bin metreden uçan bu silah, şimdi, Londra’dan Kahire’ye ve düşman toprakları üstünden geçerek, 12 saatte geliyor. Bini bir arada şehirleri ve endüstri bölgelerini yakıp yıkıyor. Uçağın tek başına, bir harp kazanıp kazanmayacağı sorulabilir; fakat iki şey kimse tarafından inkâr edilemez: Uçaksız bir ordu ne taarruza geçebilir ne de kendini müdafaa edebilir; uçaksız filo, ne düşmana taarruz edebilir hatta ne de denize açılabilir; uçağa karşı, ancak uçak müdafaası ile karşı konabilir; nihayet, tek başına da olsa, uçak köprüleri atar, katarları uçurur; fabrikaları yıkar ve cephe gerisini tam bir felce uğratabilir. Eğer bir üçüncü cihan harbi daha görürsek yahut bu harp çok uzarsa, şimdi ancak küçük müfrezeler ve hafif tanklar taşıyabilen uçakların, demiryol katarları gibi, havada her türlü silahları ile, ordular naklettiğini göreceğiz. Onun için istiklalini isteyen bir millet, kanatlanmak yolunda elinden geleni yapmak zorundadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b95cd9-f0d5-48cf-9ac9-8a7d02e4acdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Astronomluk Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-ASTRONOMLUK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c84ce6-cca3-4d6a-8ca5-52de6067706a.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Bilgisayar Programcılığı Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-BİLGİSAYAR PROGRAMCILIĞI 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ecf5159-9bfb-4301-8146-cff393cb1f36.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Biyologluk Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM- BİYOLOGLUK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a6aa22-0348-4e74-8e8e-1812de7d8608.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Botanikçilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-BOTANİKÇİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa707267-d6a0-4cf8-b379-e8aa83053354.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Çevre Bilimcilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-ÇEVRE BİLİMCİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae193a0-0e9c-4fee-8cc4-fa1c387aff47.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Çevre Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e276f069-b176-4049-86e4-535bf42e2d85.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Elektrik Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaa31bff-2008-40b4-896a-7f1684037993.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Fizikçilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-FİZİKÇİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/440c7c7d-b15d-4f68-83dd-6470a33d5f51.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Gıda Bilimcilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-GIDA BİLİMCİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d442f2-7e15-4397-8651-5c7ab4175e02.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - İklim Bilimcilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-İKLİM BİLİMCİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16bfcc94-a01e-4c1c-afbe-812642a63d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 195 / Temmuz – Ağustos 2023</image:title>
            <image:caption>“Sanat Dünyamız” dergisi Temmuz Ağustos sayısı yayımlandı. Derginin iki yılda bir değişen yayın danışmanları bu sayıdan itibaren sanatçı Sena Başöz, yazar, editör İlker Hepkaner, sanat tarihçisi ve yazar Ayşe Erek, küratör Nursaç Sargon ve akademisyen Begüm Özden Fırat’tan oluşuyor.  Derginin kapak konusu olan “İnisiyatif Almak” başlıklı dosya, sanat dünyasında çok tartışılan bu kavramı özenle ele alan yazılardan oluşuyor. Sanat ve mimari inisiyatifleri, feminist öznelliğin inisiyatifle ilişkisi, popüler kültürde kavramın yeri, ekoloji ve inisiyatif gibi çok sayıda konuya değiniliyor. Dergide bu kapsamda Saliha Yavuz, Öncül Kırlangıç, Yağmur Yıldırım, Mine Yıldırım, Deniz Kırkalı, Seda Niğbolu ve Sezen Ünlüönen’in dosya için hazırladığı yazıları yer alıyor. Belçikalı filozof Isabelle Stengers’in “Pratiklerin Ekolojisine Giriş Notları” yazısı dosyaya ekoloji ve bilim felsefesi üzerinden bir yaklaşım getiriyor. Medyanın dört bağımsız alanından isimler Kültigin Kağan Akbulut, Suna Kafadar, Esra Ece Kuleci, Hazal Sipahi medya ve inisiyatif üzerine bir söyleşiyle dosyada yer alıyor. 
 
Bu sayı Süreyyya Evren Anlam Çerçevesi adlı yeni bir köşeye başlıyor. Rana Kelleci, Nuri Kuzucan’ın Arter’de devam eden “Pasaj” sergisi üzerine bir mekân-yazı denemesi sunuyor. Melike Bayık’ın Ateş Alpar’ın sergisi “Taş Kabuk Sessiz” üzerine, Ezgi Yakın’ın ise Sevgi Aka’nın “Uykudan Sızmak” sergisine dair yazıları da dergide. 
Derginin bu sayısından itibaren ayrıca sanatçıların görsel dünyalarını oluşturan fotoğraflara, eserlere veya çizimlerine yer verilecek Görsel Notlar adlı bir köşe başlıyor. Görsel Notlar’ın ilk konuğu sanatçı Nalan Yırtmaç. 
 
Her sayıda bir sanatçının okuduklarına, izlediklerine yer veren Ajanda bölümü ise bu sayı sanatçı Meriç Algün’e emanet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32710c41-e649-4408-80ba-497b8e26fba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - İnşaat Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/700af62d-edb4-4eac-b707-e8e7c7d61ed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Jeologluk Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-JEOLOGLUK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/015ad9d8-f27c-4a28-a476-5c409f8fd2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Kimyagerlik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-KİMYAGERLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e653d6f3-5067-421f-96e7-6d3300198304.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Makine Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a71d446-b9db-4f56-8f6d-17762b3d40e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Meteoroloji Uzmanlığı Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-METEOROLOJİ UZMANLIĞI 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffac401-da27-438d-9af9-66e43ddc84ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Yazılım Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-YAZILIM MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d0b0d00-da6b-4293-a792-a1470eb4ec88.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 110 : Utanca Bakmak</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito&apos;nun Yaz 2023 dosyası &quot;Utanca Bakmak&quot;. Aylin Kuryel&apos;in editörlüğünü yaptığı “Utanca Bakmak” dosyası utancın, toplumsal süreçler içinde şekillenen bir duygu olarak yakından bakıldığında beden politikaları, mahremin sınırları ve tahakküme direniş biçimleri hakkında önemli ipuçları sağlayabileceği fikrinden yola çıkıyor. Duyguların tarihsel ve kültürel olarak nasıl biçim aldığını ve toplumsal olanı nasıl şekillendirdiklerini inceleyen duygular sosyolojisi perspektifinden yola çıkarak, utancın ifadeleri, işlevleri, reddi ve olanaklarını tartışan yazıları bir araya getiriyor. Türkiye bağlamında adab-ı muaşeret kurallarından Yeşilçam sinemasına, medya söylemlerinden dizilere, kamusal utandırma anları ve kişisel deneyimlerden politik mücadelelerin duygulanımsal örülme biçimlerine uzanan bir hat bu. Utanç üzerine var olan literatür ile konuşan, utanç hakkında yazmanın kendisi üzerine de düşünen metinler bunlar. Makalelerin yanı sıra deneme, öykü şiir ve görsel formda katkılar da yer alıyor dosyada. 
 
İçindekiler : 
Cogito’dan 
•Aylin Kuryel: Sunuş: Utanca Bakmak 
•Tülin Ural: Erken Cumhuriyet Döneminin Utanç İklimi: 1930’lar Türkiyesi Adab-ı Muaşeret Kitaplarında Utanç 
• Ayşe Devrim Başterzi: Muktedir Olmayan Öznelerin Utançla İmtihanı: 
Kadınların Örtüsü, Evlerin Perdesi, Patriyarkanın Yakıtı Olarak Utanca Psikanalitik Bakış 
• Ayça Çiftçi: Dudaklarımda Arzu: Yeşilçam’ın Ergenliği, Türkan Şoray’ın Utancı 
• Nazlı Cem: Sevgili Günlük 
• Birkan Taş: Ne Yanlış ne de Yalnız: Utanç, Toplumsal Cinsiyet ve Cinsellik 
• Bawer: Gurur ve Utanç: LGBTİ+’lara Yönelik Kamusal Utandırma, HIVfobi ve Bazı Diğer Şeyler 
• Erinç Seymen: Babişko 
• Yetkin Nural: Yürüyüş 
• Özgür Sevgi Göral: Su Altında Kalanlar, İnançlılar, Dövüşenler, Failler, Umursamayanlar ve Utancın Katmanları 
• Nevzat Sayın: Tepkisel Bir Utanç Tutanağı Olarak Güncel Mimarlık Tarihi İçin Sinopsis 
• Mustafa Kemal Coşkun: İşçi Sınıfı, Duygular ve Utanç 
• Seçkin Erdi: Bir Sayfiye Ziyareti 
• Dina Georgis: Onurun Ötesinde Düşünmek: Bareed Mista3jil’de Queer Arap Utancı 
• Elspeth Probyn: Gündelik Utanç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f94dc212-938d-4561-8f5d-26203b654b31.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Sayı: 16 (Temmuz – Ağustos – Eylül 2023)</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün « on beş » sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 16. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
 
Nevhiz Tanyeli Ahmet Telli Cemil Kavukçu William Blake Cevat Çapan Ali Cengizkan Semiramis Yağcıoğlu Haydar Ergülen Tuğrul Keskin Eray Canberk C. Hakkı Zariç Kenan Sarıalioğlu Ferruh Tunç Stephane Mallarme Arife Kalender Hüseyin Ferhad Metin Turan George Wallece Özge Cengiz Oğuzhan Akay Bahtiyar Kaymak Aykar Sönmez Ümit Yıldırım Ünal Ersözlü E. E. Cummings Sinan Fişek Emel Çarkçı William Alexander Gonzales Guevara Ayşe Nihal Akbulut Abdullah Ezik Ercan Çankaya Erkan Karakiraz Esat Şenyuva Erkut Tokman Fatma Mükerrem Mehmet Kanar Eser Ceren Erdi Georg Trakl Hilmi Tezgör Mehmet Erte Gülce Başer Gülten Doğruyol İncesu Janset Hüseyin Köse Kardelen Yıldırım Kemale Umudova Kulu Ağsesoğlu Zeynalov Uğur Büke Kıymet Erzincan Kına Berivan Kaya Mark Strand Levent Karataş Muzaffer Kale Mesut Barış Övün Münire Çalışkan Tuğ Nikolay Leskov Onur Şahin Ozan Öztepe Gülümser Çankaya Rabia Çelik Çadırcı Ş. Didem Keremoğlu Zekeriya Şimşek Reha Yünlüel Murat Ural Çerkes Karadağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f8c9918-a0ce-4478-933d-ec18618b2919.jpg</image:loc>
            <image:title>Özsaygının Altı Prensibi</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü psikoterapist Nathaniel Branden hayat boyu gerçekleştirdiği klinik çalışmalar ve araştırmalar neticesinde, bize özsaygının zihinsel sağlığımız, kişisel gelişimimiz ve ilişkilerimiz üzerinde ne denli büyük bir önemi olduğunu anlatıyor. 
Özsaygı üzerine yazılmış en kapsamlı eser olan ve psikoloji alanındaki klasiklerinden sayılan kitapta Branden, özsaygının ne olup ne olmadığını açıklığa kavuşturuyor. Özsaygıyı oluşturan altı prensibi tanıtarak, her prensip için verdiği yöntemler ve alıştırmalarla kendinizi daha yakından tanımanıza ve özsaygı seviyenizi yükseltmenize yardımcı olacak yolları gösteriyor. Aynı zamanda Branden özsaygının ebeveynlik, eğitim, iş, psikoterapi alanlarındaki etkisini ayrı ayrı ele alarak neden en önemli insani ihtiyaçlardan biri olduğunu araştırıyor. Dolayısıyla kitap başkalarının özsaygı seviyeleri üzerinde büyük etkisi olan ebeveynler, öğretmenler, yöneticiler ve terapistler için de bir kılavuz niteliğinde. 
Günümüzün kaotik ve rekabetçi dünyasında hem kişisel hem de mesleki açıdan mutluluğa ulaşmak için kendi değerinizi içselleştirerek tatmin edici bir özsaygı deneyimi yaşamak istiyorsanız, bu çalışma size özel bir baş ucu kitabı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fff1142-12de-49ba-b939-3329a327b7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolcuk 1</image:title>
            <image:caption>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolculuk, 1.sınıf öğrencilerine ses
gruplarıyla temel okuma becerisi kazandırmayı amaçlamaktadır.
Öğrenciler, bu yeni nesil yöntemlerle düşünme becerilerini
geliştirirken aynı zamanda gruplandırma sayesinde sesleri daha
iyi kavrar ve pekiştirirler. Görsel ve bilişsel zekâlarına yardımcı
olacak çeşitli alıştırmalar yaparak okumayı kolay ve akılda kalıcı
bir şekilde öğrenirler.
 
Ses gruplarına yönelik hazırlanan bu düşünme
becerileri kitabı, sözcüklerin ilk büyülü
yolculuğunda sizlere güzel bir eşlikçi olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d60c769f-7e36-4e05-ba84-1a3ec63c710a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolcuk 2</image:title>
            <image:caption>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolculuk, 1.sınıf öğrencilerine ses gruplarıyla temel okuma becerisi kazandırmayı amaçlamaktadır. Öğrenciler, bu yeni nesil yöntemlerle düşünme becerilerini geliştirirken aynı zamanda gruplandırma sayesinde sesleri daha iyi kavrar ve pekiştirirler. Görsel ve bilişsel zekâlarına yardımcı olacak çeşitli alıştırmalar yaparak okumayı kolay ve akılda kalıcı bir şekilde öğrenirler.   Ses gruplarına yönelik hazırlanan bu düşünme becerileri kitabı, sözcüklerin ilk büyülü yolculuğunda sizlere güzel bir eşlikçi olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d65a560-a4e0-43aa-be02-f7597f1e2965.jpg</image:loc>
            <image:title>Kestirmeler ve Kısa Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Çağdaş İtalyan edebiyatının, yaşamı ve yapıtlarıyla nevi şahsına münhasır ustalarından biri Umberto Saba. Özellikle çağdaş İtalyan şiirindeki yeriyle öne çıksa da, nesirleriyle dilin en güzel örneklerine imza atmış, birkaç cümleden oluşan kısacık paragraflarda yazındaki maharetini ortaya koymuş bir yazar. 
Kestirmeler ve Kısa Hikâyeler, Saba’nın “yazın dünyası”nın geniş coğrafyasını tüm şifreleriyle ortaya koyuyor. Çağının tanığı bir yazar olarak faşizme, Mussolini’ye, Hitler’e, toplama kamplarına da değiniyor, Leopardi, Manzini, Dante, Ungaretti gibi İtalyan edebiyatının adlarına da yer veriyor. Gündelik hayattan sahneler de aktarıyor, kendi serüveninden çıkarımlarda da bulunuyor. Kısa hikâyeler de yazıyor. Ama en çok okuruyla “konuşuyor”. Üzerine kitaplar yazılacak edebiyat tartışmalarını “bir paragrafta” sonlandırıyor. Nietzsche’den başlattığı “kestirmelerin soykütüğünü” Freud ile tamamlıyor. 
Piccone Stella’nın dediği gibi: “Hızlı ve dolambaçsız yollarla, beklenmeyen ve genellikle de şaşırtıcı sonuçlara vardığı için, onun KESTİRMELER olarak adlandırdığı bu tür, neredeyse yeni bir türdür.” 
Ne mutlu Saba’yı okuyacak olanlara...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07b45846-3d2b-475b-9211-37f522439634.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolcuk 3</image:title>
            <image:caption>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolculuk, 1.sınıf öğrencilerine ses gruplarıyla temel okuma becerisi kazandırmayı amaçlamaktadır. Öğrenciler, bu yeni nesil yöntemlerle düşünme becerilerini geliştirirken aynı zamanda gruplandırma sayesinde sesleri daha iyi kavrar ve pekiştirirler. Görsel ve bilişsel zekâlarına yardımcı olacak çeşitli alıştırmalar yaparak okumayı kolay ve akılda kalıcı bir şekilde öğrenirler.   Ses gruplarına yönelik hazırlanan bu düşünme becerileri kitabı, sözcüklerin ilk büyülü yolculuğunda sizlere güzel bir eşlikçi olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38a2c143-4a1e-4323-84d6-048a630dc29c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutuplarda İnecek Var!</image:title>
            <image:caption>Coğrafya gereksiz detaylardan kurtuldu! Coğrafya senin için tam bir eziyet mi? Karışık haritalardan, yaşlı kaya parçalarından ve yorucu sınavlardan bıkıp usandın mı? O zaman, tüm bu sıkıcı coğrafya derslerine elveda demenin tam zamanı… Çünkü şu anda, Kutuplarda İnecek Var kitabı ile buz gibi, bir o kadar da cesaret isteyen bir yolculuğa çıkmak üzeresin!

Sarsılacaksın! Görünen ucu, apartmanlardan bile yüksek olan buz dağlarını gördüğünde… 
Kaçacaksın! Aç kutup ayıları kutup kampının etrafını sardığında… 
Çığlık atacaksın! Kırılma tehlikesi olan buzul vadilerinin kenarında sarsıldığında… 

Tüm bunlar heyecanlanman için yeterli değil mi? Kutuplarda İnecek Var’da ayrıca, kutup kâşiflerinin soğuk ısırması yüzünden parmaklarını kaybedişlerini, Eskimo evi yapımını ve buzlar altında kalmış tüm zenginlikleri bulabilirsin. Hepsi cidden şok edici!
Coğrafya hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!
 
“İlham verici!” – Kraliyet Coğrafya Topluluğu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a48cfae-cd90-4efa-9a71-16507580a701.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi Dolu Hikaye Seti 2 (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bi’ Dolu Hikâye, içindeki birbirinden farklı 5 öyküyle seni kocaman bir maceranın içine sürükleyecek. &quot;mi&quot; Sesi Çıkaran Kuzu ile şarkılar söyleyecek, Ağzı Açık Kalan Kedi ile yeni maceralara atılacaksın. Bir Tilkinin Günlüğü ile kendi hikâyeni yazarken Tatilus Gezegenus&apos;a yani eğlencenin merkezine yol alacaksın. Yağmur Suyu İçen Papatya&apos;nın çiçeklerle dolu dünyasından öğreneceklerini de düşünürsek Bi&apos; Dolu Hikâye&apos;yi okumaya bayılacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2617c745-52d2-4e20-8ae6-07f57656e6ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Soytarı Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>“Önceki gece Tamotogaura’da bir çifte intihar yaşanmış, bir adam ile kadın birlikte denize atlamıştı. Adam avdan dönen bir balıkçı teknesi tarafından denizden çıkarılmıştı ve yaşıyordu. Gelgelelim kadının bedeni bulunamamıştı.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai otobiyografik öğeler taşıyan Soytarı Çiçekleri’ni ikinci intihar denemesinden sonra, 1935 yılında yayımladı. Dazai’nin yer yer dördüncü duvarı yıkarak okura birebir seslendiği kısa roman, yazarın İnsanlığımı Yitirirken’in baş karakteri Yozo Oba’yla ilgili kaleme aldığı ilk eser. 
 
Yozo Oba, sevgilisi Sono’yla birlikte Kamakura’da denize atlayarak intihar eder. Sevgilisi ölür, Yozo ise balıkçılar tarafından kurtarılır ve deniz kenarındaki bir sanatoryuma yatırılır. Vaktini diğer hastalarla, ziyarete gelen dostlarıyla ve hemşiresiyle geçirirken herkes Yozo için neşeli, hatta soytarıca bir atmosfer yaratmaya çalışır. Yozo ise hatalarla dolu geçmişini, Sono’yu ve umutsuz geleceğini düşünmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab32ddcf-c6ce-4fcd-b6fb-18e84c2ad80d.jpg</image:loc>
            <image:title>Batan Güneş</image:title>
            <image:caption>“Daha önce tatmadığım bir korku tarafından ele geçirilmiştim. Aşk acısı denen şeyin bir parçası mıydı bu da? Issızlığın ortasında dikilirken güneş batmıştı ve gecenin çiyi üstüme yağarken ölmekten başka çarem yokmuş gibi hissettim.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai’nin savaş sonrası manevi bağları kopmuş bir Japonya’yı arka planına yerleştirdiği romanı Batan Güneş yayımlanır yayımlanmaz sansasyon yarattı. Dazai’nin şair sevgilisi Şizuko Ota’yla yaşadıklarından ve onun günlüklerinden faydalanarak kaleme aldığı roman, küçük bir ailenin adım adım yıkıma nasıl gittiğini gözler önüne seriyor.  
 
Bir zamanlar zengin olan aristokrat bir ailenin 29 yaşındaki kızı Kazuko ve annesi, Tokyo’daki lüks evlerini satıp İzu Yarımadası’ndaki bir evde kıt kanaat yaşamaya çalışırlar. Ancak kırılgan bir dengeye oturmuş hayatları, Kazuko’nun İkinci Dünya Savaşı’nda kaybolmuş erkek kardeşi Naoci’nin dönüşüyle altüst olur. Annesinin sağlığı giderek kötüleşir ve tüm paraları Naoci’nin Tokyo gezilerinde çarçur olurken Kazuko da gönlünü alkolik bir yazara kaptıracak ve başına gelenler topluma karşı hissettiği yabancılaşmayı giderek derinleştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2116748-2a08-4d4b-9c96-153a0332e206.jpg</image:loc>
            <image:title>Depremle Mücadele - Bear Grylls Maceraları</image:title>
            <image:caption>GERÇEK BİR MACERAYA HAZIR MISINIZ?
Fatima arkadaşlarıyla kamp yaparken eğlense de karanlık gecelerde çok korkar. Kampta kullandığı el feneri onu yarı yolda bıraktığında Fatima kendini yerin sarsıldığı ve elektriklerin kesildiği bir şehirde bulur. Bear Grylls, karanlık sokaklar ve yıkılan binaların arasında Fatima’ya yardımcı olmaya hazırdır. Kendilerine güvenli bir yer bulmaya çalışırlarken hiç beklemedikleri bir grupla karşılaşırlar.
FATİMA SALLANAN ZEMİNE AYAK UYDURUP GÖLGELERDEKİ TEHLİKELERDEN KORKMAMAYI ÖĞRENEBİLECEK Mİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b264b37d-811b-4aed-ae97-4417e05cea5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Koş Melos!</image:title>
            <image:caption>“Bu akşam ben öldürüleceğim. Ölümüme koşuyorum. Yerime geçen dostumu kurtarmak için koşuyorum. Bu kralın zalimliklerine ve düzenbazlığına son vermek için koşuyorum.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai’nin birbirine uzak zamanlarda kaleme aldığı üç öyküyü bir araya getiren Koş Melos! yazarın farklı yönlerini okura sunuyor. 
 
Kitaba ismini veren “Koş Melos!” öyküsünde zalim Kral Dionysus, Melos’u haksız bir şekilde idama mahkûm eder. Kız kardeşinin düğününe gitmek için kraldan izin alan dürüst Melos üç gün içinde dönmeyi başaramazsa dostu Selinintius idam edilecektir. “Günün İlk Işıkları”nda alkolik bir aile babası, eşi ve iki çocuğuyla birlikte Amerikan bombardımanından kurtulmaya ve yeni bir hayat kurmaya çalışır. Son öykü “Villon’un Karısı”nda ise borç içindeki bir yazar ile eşi İkinci Dünya Savaşı sırasında gündelik yaşamlarını sürdürme mücadelesi verirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f009af-96c2-41fd-bbbc-4bc0ecd51777.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağan Kayıp Şehrin Gizemi</image:title>
            <image:caption>Çok sevilen yazar Mustafa Orakçı, Kağan’ın sürükleyici maceralarına devam ediyor.
Akıllı, sevimli, analitik düşünebilen, gizem çözmeye meraklı Kağan; kayıp dedesinin peşinde. Arkadaşları Asya ve Onur’la birlikte keşfettikleri gizemli şehrin derinliklerine inecekler. Bu yolculukta pek çok dost ve düşmanla karşılaşacaklar. Peki, bir gecede kaybolmuş olan bu kayıp şehrin halkı nereye gitmiş olabilir? Bu inanlara ulaşırlarsa Kağan’ın dedesini de bulabilirler mi?
Olağanüstü bir macera sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b8ed32-0f0d-4a15-bb38-b3514008a11e.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikalı Prometheus</image:title>
            <image:caption>CHRISTOPHER NOLAN’IN OPPENHEIMER FİLMİNE İLHAM VEREN ESER 
 
2006 Pulitzer Biyografi Ödülü Kazananı 
2005 National Book Critics Circle Biyografi Ödülü Kazananı 
 
Bilim uğruna güneşin ateşini insanlara veren adamın hikâyesi. 
 
Amerikalı Prometheus, atom bombasının babası olarak kabul edilen parlak ve karizmatik fizikçi J. Robert Oppenheimer’ın ilk tam kapsamlı biyografisi. 
 
Günümüzde hâlâ önemli bir konu olan, atomik maddelerin uluslararası örgütler tarafından kontrol edilmesine dair bir teklif kaleme alan Oppenheimer, hidrojen bombasına karşı çıktığı gibi Hava Kuvvetleri’nin nükleer savaş planlarını hep eleştirdi. Atom karşıtı bu tür çıkışları yüzünden, 1950’lerin şimdilerde çoktan unutulmuş çalkantılı döneminde Atom Enerjisi Komisyonu Başkanı Lewis Strauss, süper bombanın en büyük savunucusu Edward Teller ve FBI Direktörü J. Edgar Hoover’ın hep hedefinde oldu. ABD’nin nükleer sırları konusunda kendisine güvenilemeyeceği söylendi. 
 
Christopher Nolan tarafından sinemaya uyarlanan Pulitzer ödüllü bu eser Oppenheimer’ın hayatını ve yaşadığı dönemi en ince ayrıntısına kadar irdeliyor. Amerika’daki ve yurtdışındaki arşivlerden, FBI kayıtlarından, Oppenheimer’ın dostları, ailesi ve meslektaşlarıyla yapılan söyleşilerden hareketle ortaya çıkarılan bu kitap oldukça yorucu bir araştırmanın ürünü. 
 
“Bilim ve hükümetler arasında karmaşık bir ilişki vardır ve bu ilişki daha önce hiç Oppenheimer’ın hikâyesindeki kadar açık şekilde gözler önüne serilmemiştir.” –Christopher Nolan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b65f4e3-b489-412d-937c-ec4a32c2a43e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal 1. Kitap / İçimdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>“Geçimsiz, edepsiz, hafif nevropat, ıslah olmaz sosyopat Hilal. ‘O’ sınıfın en güzel kızı. Masum bir bedenin altına gizlenmiş şeytani yaratık.” 
 
Peki onunla tanışmaya hazır mısınız? 
 
Başına buyruk, dik kafalı, günlerini okulu asıp hayatın tadını çıkararak geçirmek isteyen Hilal’in büyük bir sorunu var. Kontrolcü annesinden tutun da hapishaneden bozma lisesindeki öğretmenleri ve her sokağın köşesine konuşlanmış türlü türlü psikopat karaktere kadar herkes O’nun bu serseri ruhunu kısıtlamak istiyor. Yine de Hilal hayatını istediği gibi yaşamaya kararlı ve kimsenin yoluna çıkmasına izin vermeye niyeti yok. Kendisine körkütük âşık Şeytan’ın bile. Siz siz olun, Hilal’e bulaşmayın. Bulaşırsanız da başınıza geleceklerden siz sorumlusunuz. 
 
Usta çizer Kenan Yarar’ın kültleşmiş çizgi roman serisi Hilal’in bu ilk cildinde Hilal’in erken dönem hikâyeleri yeniden bir araya getiriliyor. Yarar, yeni edisyona özel yazdığı giriş yazısında Hilal maceralarının nasıl ortaya çıktığını anlatıyor. Bizzat çizeri tarafından tekrar elden geçirilen, yenilenen, renklendirilen bu hikâyelere ek olarak Hilal’in ilk dönem orijinal dergi sayfaları ile taslak ve çizimleri de ilk kez okurların beğenisine sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc23b359-fdc6-4c35-ba7a-a787dfd83f69.jpg</image:loc>
            <image:title>Patlak Zeka Cemcan - Ne Filmler Dönüyor (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Emniyet Müdürlüğü’nde bir koltukta oturuyorum. Bir polis ağabey dediklerimi yazmak için bekliyor. Ben de her şeyin nasıl başladığını bulmaya çalışıyorum. Yanımda oturan Hamdican ağlamak üzere. İlayda ve Aleyna zaten ağlıyorlar…
Aslında her şey tam bir hafta önce başladı. Geçen hafta öğretmenler kurulu toplantısı olmasa, biz okuldan erken çıkmak zorunda kalmayacaktık ve bunlar da başımıza gelmeyecekti…
Apartmanın girişine yeni komşular taşınmıştı, üstelik gelir gelmez soyulmuşlardı, üstelik gelen bir yönetmendi, üstelik yönetmen olduğunu ve kasabada film çekeceğini kimsenin duymasını da istemiyordu…
Kimse görmeden nasıl film çekeceğini öyle merak ediyorum ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4005d539-fd4d-4e08-b237-4644db34e75a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal 2. Kitap / Okuldaki Zebani</image:title>
            <image:caption>“Ve Tanrı Hilal’i yarattı...” 
 
Serinin ikinci kitabı olan Okuldaki Zebani, başkahramanımız için yeni bir başlangıç aslında. Ama ne olursa olsun, Hilal’in hayatında değişmeyen şeyler de var. Mülayim babasının dizginleyemediği despot annesi hâlâ Hilal’in en belalı gardiyanı. Hapishaneden bozma lisesi artık eskisinden daha karanlık ve ürkütücü. Üstüne üstlük, her köşede başına yeni yeni belalar açan psikopatların sayısı da gittikçe artıyor. Bunlara bir de Hilal’e körkütük âşık Şeytan’ı da eklerseniz işler iyice sarpa sarıyor. Siz yine de O’nu hafife almayın. Ne de olsa Hilal, Şeytan’ın bile dize getiremediği cehennem kaçkını bir zebani! 
 
Usta çizer Kenan Yarar’ın kültleşmiş çizgi roman serisi Hilal’in bu yenilenmiş ikinci cildinde L-Manyak ve Lombak dergilerine çizdiği maceralar bir araya geliyor. Her bir sayfasının çizer tarafından ilmek ilmek tekrar elden geçirildiği bu yeni edisyona yeni renklendirmeler ile düzenlemeler ve Hilal’e ait sırlar barındıran bir de önsöz eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bba4a7f3-ffb9-49d7-ad88-11b3cabde9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Merhamet</image:title>
            <image:caption>Meriç, bazen durgunlaşıp bazen hırçınlaşan bir tuhaf adam. İçine aldığı her şeyi boğmak istiyor o. Akıntısında, sürekli başka biri olmak istese de kim olduğunu bilmenin öfkesi… Dibinde, yerinde durmayan ağır mı ağır taşlar… Adını aldığı nehir hayatı, o ise ölümü taşıyor denizlere. 
 
Selim Erdoğan, yeni romanı Derin Merhamet’te okuru kolay kolay unutulmayacak bir karakterle tanıştırırken, insan psikolojisinin karanlık dehlizlerine indirip yolunu kaybettiriyor. Edebiyatımızda örneğine pek rastlanmayan bir seri katil hikâyesi anlatan Derin Merhamet, uzun süre size eşlik edecek bir roman. 
 
“Koridordaki çantasını alıp evin karanlık odasına, karanlık cennetine girdi. Tavandaki spotların ikisi yan duvarı, ikisi raflı duvarı aydınlatıyordu. Eli, raflardaki tekli ayakkabılar, kırmızı bir kemer, camı çatlak bir cep telefonu, kızıl saçlı bir oyuncak bebek, pembe kayışlı ucuz bir kol saati, yeşil çerçeveli bir çocuk gözlüğü üzerinde dolaştı. Çantasından mavili beyazlı yıpranmış spor ayakkabısını çıkardı. Burnundan öperek diğer ayakkabıların arasına yerleştirdi. İki adım geriye çekilerek seyretti. Dünyanın en nadide koleksiyonu buydu işte. Her bir parça, pek çok insanın varlığından bile haberdar olmadığı bir haz düzeyinin üç boyutlu fotoğrafıydı. Her bir obje kendi kontrolünde sona eren hayatların ruhlarının hapsedildiği, bu yüzden pırıltılı, canlı muhteşem heykeller, taparcasına sevdiği sevgilileri, evrenin ona hediyeleriydi. Bu karanlık oda, ödüllendirmede cömert ve hızlı bir Tanrı’ya ibadet edilen tek kişilik bir dinin tapınağıydı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d10eb9ba-badd-4390-9920-511b8b7832e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Çok Seven Rabbim</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki güzel çocuk, Allah’ın sevgisini kazanmayı çok istiyor. Bunun için Allah’ın sıfatları olan güzellik, adalet, merhamet ve cömertlik gibi sıfatlara uygun davranmaya çalışıyor.
Kahramanımız, Allah’ın sevgisini kazanmak için pek çok farklı iş yapıyor ve güzel bir Müslüman olmanın yollarını arıyor.
Allah’ın sevgisini kazanmak hakkında harika bir hikâye.
 
Allah’ın isimlerinin hikmeti tüm hayatımızın içinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa1fe7f-df85-4469-9909-58dbc0f78072.jpg</image:loc>
            <image:title>Narayana Felsefesi Upanişadları (4. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hemen şimdi dur! 
Aklını tüm öğrendiklerinden bir süreliğine uzaklaştır ve tek bir soruya odaklan! 
Şu anda huzurlu muyum? 
Kurulan tüm sistemler çökmek üzere! Çünkü insanlık çöküşte. Onların doğru yoldan çıkmasını, günah işlemesini, bildiği her şekilde yok etmesini, bile isteye zarar vermesini engellemek üzere kurulmuş sistemler, kadim zamana ait metinlerin içinde saklı olan gerçekleri bitmeyen gizemlerden ve yasaklardan dokunmuş bir örtünün altına saklarlar çünkü yazılmış, dile getirilmiş olanı kendi gerçeklerine göre şekillendirmenin başka bir yolu yoktur. 
Bu nedenle kitapları, fikrileri, konuşmak yasaktır. Neden? Çünkü “sömürü” denilen eylem sömürülenden alınacak başka hiçbir şey kalmayana dek devam etmek zorunda. Bunu sağlamanın tek yolu da sömürülenin önüne asla sonu gelmeyen, mutlu etmeyen, cevaplar yerine sadece sorular ürettiren, cahil bırakan yeni alt sistemler koymaktır. Bu alt sistemler görünüşte birbirinden farklı olsa da hepsi tek bir kaynağa hizmet ediyor. 
Kendisinden “ucubeleri” doğuran tüm sistemler yıkıldığında, örtülerin hepsi düştüğünde tahammülümüz olacak mı kendimize bakmaya? 
Ezberletilen, para karşılığında öğretilen, bilinmezlerin içinde uyuşturan hiçbir şey zamanın duvarına çarpmamıza engel olamaz. Bunu idrak eden herkes kendi küçük kıyametini yaşayacak. Ve bu küçük kıyamet başladığında öğrendiğin hiçbir şey sana huzurunu geri getirmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0f1d4cd-bcc5-4c04-b705-4e2d6dfeace8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tahta Robot ve Tomruk Prenses</image:title>
            <image:caption>“Şaşırtıcı derecede sevimli bir kitap...” – Neil Gaiman 
 
Bir kral ve bir kraliçe yıllardır çocuk sahibi olmak istiyorlarmış. En sonunda tahtadan bir robot prens ve tomruktan yapılmış, büyülü bir prensesleri olmuş. Sadece tek bir sorun varmış: Prenses her gece uykuya daldığında bir tomruğa dönüşüveriyormuş. 
Tomruk Prenses bir gün talihsiz bir rastlantı sonucu sıradan tomrukların arasına karışınca, kardeşi onu kurtarmak üzere yola düşmüş ve macera başlamış! 
 
Sevilen karikatürist ve ödüllü çizgi roman yazarı Tom Gauld’dan, cömertçe sunulan sevginin gücüne dair zamansız bir masal…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cef9139-4b7f-49a1-a15b-71828a6b7502.jpg</image:loc>
            <image:title>Elektrik Kesintisi</image:title>
            <image:caption>BİR SICAK HAVA DALGASI NEW YORK’U KASIP KAVURUYORDU. 
 
Elektrik kesintisiyle Manhattan birden karanlığa gömülürken şaşırtıcı gerçekler gün ışığına çıkacak, arkadaşlıklar aşka dönüşecek ve bir anda her şey mümkün görünmeye başlayacaktı. 
 
Brooklyn’deki partiye yetişmek isteyen eski sevgililerin önünde beraber geçirecekleri saatler vardı. Bir fotoğrafın peşine düşen iki kızı bambaşka bir sır bekliyordu. Metroda mahsur kalan gençler ve kütüphanedeki sıkı dostlar duygularıyla yüzleşmek zorunda kalacaklardı. İki yabancının kimlik ve aşk konusunda tartışmaları, New York’a okul gezisiyle gelmiş üç liselinin aşk üçgeni kadar kaçınılmazdı. 
 
“Tüm güvensizlikleri, hataları ve duygularıyla gençlerin aşkları çok heyecan verici. Genç yetişkinler için yazılmış olsa da, Elektrik Kesintisi her yaştan okurun seveceği bir kitap.” —NPR 
 
“Dhonielle Clayton, Tiffany D. Jackson, Nic Stone, Angie Thomas, Ashley Woodfolk ve Nicola Yoon, New York’ta yaşanan bir elektrik kesintisinde altı siyahi çiftin yaşadıklarını anlatıyor.” —Publishers Weekly (starred review) 
 
“Bu büyüleyici aşkları sonuna kadar okuyabilmek için ışıklarınızı sabaha kadar açık bırakacaksınız.” —BCCB (starred review) 
 
“Kuir temsili açısından zengin ve tipik aşk romanlarından çok farklı.” —Booklist (starred review) 
 
“Siyahi gençlerin ışıl ışıl aşklarını seven okurlar Elektrik Kesintisi’ne bayılacak.” —Bookpage (starred review) 
 
“Mizah ve romantizmin harika bir karışımını sunan altı güçlü yazar, bittikten çok sonra bile keyifle hatırlayacağınız bir kitaba imza atmışlar.” 
—Kirkus 
 
“Her karakter ve her bölüm siyahi kültürüne övgü niteliğinde.” —Shelf Awareness 
 
“Altı siyahi genç yetişkin yazarının kaleminden çıkan bu altı aşk hikâyesi, New York’un tamamını etkileyen (kurgusal) bir elektrik kesintisi sırasında geçiyor.” —Horn Book Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d299f9b-e832-4086-810c-fe4ea7a7b2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Antisosyal Ağ</image:title>
            <image:caption>New York Post tarafından Yılın En İyi Kitabı seçilen Antisosyal Ağ, Wall Street zenginlerinin âdeta bir gecede nasıl battıklarını anlatıyor! 
 
ABD merkezli GameStop şirketi, video oyunları ve elektronik cihazlar satan sıradan bir şirketti. Fakat pek çok şirket gibi Covid-19 pandemisinden nasibini almış, pek çok şubesini kapatacağını açıklamıştı. Ayrıca borsadaki hisseleri de tarihin en düşük seviyesine gerilemişti. Yatırımlarını GameStop’un batacağı tahminine göre şekillendiren Wall Street zenginleri ellerini ovuşturup gün sayıyordu. Ama sonra Reddit’teki WallStreetBets isimli forumun kullanıcıları hızla organize oldu ve milyonlarca insan, şirket hisselerini 3 dolar seviyesinden 460 dolara yükseltti. Bu beklenmedik yükseliş sonrasında Wall Street zenginleri 5 milyar dolardan fazla zarar etti ve bu olay finans dünyasının en sıradışı olaylarından biri olarak kaydedildi.  
 
Çoksatan yazar Ben Mezrich bu kitabında Elon Musk, Steve Cohen, Mark Cuban gibi milyarderlerin hikâyeleri ile ABD finans tarihinin en çalkantılı olaylarından birini büyüleyici bir şekilde ve hiç bilinmeyen detaylarıyla anlatıyor. 
 
“2021 kışının Davut ve Golyatvari GameStop kısa sıkıştırması, şüphesiz yılın en şaşırtıcı hikâyelerinden biriydi. Mezrich, onu besleyen sıradışı kişiliklere ve kurumsal dramaya yeni bir soluk getiriyor.” –New York Post 
 
“Ben Mezrich saf gerçekliği alıp ustaca ele alınmış sinematik bir anlatıma dönüştürüyor.” –New York Times 
 
“Facebook’un kuruluşundan Vegas’ta kazanmaya kadar birçok konuda yazan çoksatan yazar Bay Mezrich GameStop’ın hikâyesini bir dizi karakterin, hem de daha önce borsada çok az deneyimi olan ya da hiç deneyimi olmayan küçük yatırımcının gözünden anlatıyor.” ―Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6594c488-6b77-420f-a82c-cd6aaed15a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Havass</image:title>
            <image:caption>Paracelsus’tan Benjamin Franklin’e, Isaac Newton’dan Da Vinci’ye uzanan kadim sırlar doğru zaman gelinceye dek korunabilecek mi? 
 
Gül ve Haç Kardeşliği’nin seçilmişleri, insanlığın geleceğini şekillendirecek, insan bilincinin yükselmesini sağlayacak sırları kuşaktan kuşağa aktarmaktadır. Hedef; kötülüğün olmadığı bir dünya yaratabilmek, insan-ı kâmile ulaşabilmektir. Ancak bu sırlara vakıf olmak isteyen başkaları da vardır. Kendilerini tanrı yerine koyan, kadim bilgileri kullanarak insanlığın ve dünyanın kaderini belirlemeye çalışan kimi karanlık güçler tüm silahlarını kuşanarak harekete geçerler. Hedeflerinde Paracelsus’un önemli bilgileri aktardığı son mektubunu muhafaza eden bir Türk cemiyeti vardır. 
Türkiye’deki geçmişini geride bırakıp ABD’ye yerleşen emekli istihbaratçı Aytuğ Altındal ise yaşananlardan habersizdir, George Washington Üniversitesi’nin sosyoloji bölümünde dersler vermektedir. Rutinleşmiş hayatı aldığı bir telefonla alt üst olur. “Altın Kartal düştü, hemen Türkiye’ye gel,” der telefondaki gizemli ses. 
Ülkeye dönen Aytuğ kendisini ışığın ve karanlığın çarpışmasının tam ortasında bulur. Bir yandan kadim bilgilerin karanlık güçlerin eline geçmesini engellemeye çalışırken, bir yandan da zihnini ve ruhunu gölgeleyen kişisel sırlarıyla yüzleşmeye çalışır. 
 
Ayhan Özden, ezoterik ögeleri ustalıkla işlediği Havass kitabında temposu hiç düşmeyen, gizem ve heyecan dolu bir maceraya çağırıyor okurları. 
Da Vinci Şifresi’ni sevenler bu kitabı ellerinden bırakamayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e4c0d00-de76-4114-811c-43fb9ac9d05a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orlando - I</image:title>
            <image:caption>Ludovico Ariosto (1474-1533): Ünlü İtalyan şair. Hukuk öğrenimi görmüş, kalabalık ailesine bakmak için Ferrara dukalarının yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Çağdaşı Machiavelli gibi Hümanizma-Rönesans’ın temelini oluşturan yazarlardan biri olan Ariosto şiirin yanı sıra komedya, hiciv gibi türlerde de eserler vermiştir. Kendisine ölümsüz bir ün kazandıran ve gelmiş geçmiş en büyük şairler arasında anılmasını sağlayan eseri Çılgın Orlando üzerinde neredeyse 30 yıl çalışmıştır. Şair manzum şövalye hikâyelerini ve Şarlman’ın Hristiyanlığı yayma çabasını temel aldığı eserinde ince bir alaycılıkla derin bir insan sevgisini iç içe işler. Yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı kazanan Çılgın Orlando sadece İtalya’da 154 baskı yapmış, hemen hemen bütün Avrupa dillerine çevrilmiştir. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde üç cilt olarak yayımlanacak olan Çılgın Orlando , İtalyanca aslından ve manzum olarak dilimize ilk kez çevriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2173e28c-cd54-4f41-8360-b44dd8e99697.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orlando -I (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ludovico Ariosto (1474-1533): Ünlü İtalyan şair. Hukuk öğrenimi görmüş, kalabalık ailesine bakmak için Ferrara dukalarının yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Çağdaşı Machiavelli gibi Hümanizma-Rönesans’ın temelini oluşturan yazarlardan biri olan Ariosto şiirin yanı sıra komedya, hiciv gibi türlerde de eserler vermiştir. Kendisine ölümsüz bir ün kazandıran ve gelmiş geçmiş en büyük şairler arasında anılmasını sağlayan eseri Çılgın Orlando üzerinde neredeyse 30 yıl çalışmıştır. Şair manzum şövalye hikâyelerini ve Şarlman’ın Hristiyanlığı yayma çabasını temel aldığı eserinde ince bir alaycılıkla derin bir insan sevgisini iç içe işler. Yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı kazanan Çılgın Orlando sadece İtalya’da 154 baskı yapmış, hemen hemen bütün Avrupa dillerine çevrilmiştir. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde üç cilt olarak yayımlanacak olan Çılgın Orlando , İtalyanca aslından ve manzum olarak dilimize ilk kez çevriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c3ee18-0a6d-43bb-8152-6903a87071f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dar Kapı</image:title>
            <image:caption>André Gide 1909 yılında kaleme aldığı Dar Kapı’da bizi Normandiya’nın masalsı ve pastoral atmosferine, dar bir aile çevresinde bütün yoğunluğuyla yaşanan bir aşk gerilimine götürüyor. Jérome’un Alissa’ya duyduğu tutkulu aşk ile Alissa’nın Tanrı’ya duyduğu aşk arasındaki metafizik bir gerilim bu. Yazarın 1902 tarihli L’Immoraliste (Ahlaksız) yapıtındaki egoizmin karşısında bu kez Dar Kapı’nın aşk için kendinden vazgeçmeye hazır, aşk için acı çeken karakterleri dikiliyor. Ne var ki, Gide bütün dram tablosunun altında, söz konusu metafizik bağlılıklara ilişkin keskin bir hicvi de ince ince örüyor. Kaybetme korkusu, hayal ile gerçek arasındaki kopukluk, yürek ile aklın diyalogu, aşk üzerine başyapıt kabul edilen Dar Kapı’nın uğraklarını oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3df6757-5801-4698-ae03-4ef4bb78e906.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Oyuncu Yaratıcı İnsan</image:title>
            <image:caption>Aristoteles, “Göster, gündelik ne yapıyorsan göster, düzelterek estetik hale getir” diyordu. Ben de diyorum ki: “Gösterme, ol. Anda yaşa.” 
 
Tiyatromuzun duayen isimlerinden Ayla Algan, ‘Yaratıcı Oyuncu Yaratıcı İnsan’da oyunculuğun tarihsel gelişimini, kendi oyunculuk serüveninden, tecrübelerinden damıtarak anlatıyor. Okurla bir atölye dersindeymiş gibi samimiyetle paylaşıyor yaratıcı kişiliğinin, çok yönlü sanatının etkileyici bilgisini. Günümüz oyuncusuna farklı bir kılavuz kitap armağan ederken hayranlarına da zarif bir selam veriyor. 
 
“Yaratıcı oyuncu, yazarın yazmadığı yerlerde vardır. Role iyi girildiği zaman yaratılan tipler yaşar ve ölümsüz olurlar. Seyirci ile yolculuk bilimsel bir yolculuktur. Kahve falı ya da eğlence tiyatrosu değildir. Bugünün oyuncusu, oyuncu insandır; zihin ve bedeniyle rolünü tasarım yaparak hazırlar. Bu dijital çağ içinde, sizler de merak edin, düşünün, araştırın, belki yeni egzersizleri, yeni tanımlamaları, benim bulamadığım yeni kahramanları siz bulursunuz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da41951-5635-4a70-8a54-18d672b4214e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazan Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Süheyla… 
Yıllar önce sevdiği adamı elim bir kaza sonucu kaybeden ve hayata küsen, memleketine aşık bir gazeteci… 
Asım… 
İstanbul’un keşmekeşinden kaçıp yıllar önce huzuru bulduğu şehir olan Antakya’ya gelen, emekli olmak üzere bir başkomiser… 
Kelimenin gerçek anlamıyla kırk yılda bir cinayet işlenen küçük bir köydeki olaylar silsilesi bu iki kayıp ruhun yollarının kesişmesine neden olur. Hızla birbirine sürüklenen Asım ve Süheyla cinayetlerin ardındaki gizemi çözebilecekler midir? Daha da önemlisi beraber çıktıkları bu yolda melankolik kahramanlarımız birbirlerine yeterince güvenebilecekler midir? 
İlk sayfadan son sayfaya heyecanla okuyacağınız bir serüven.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b429af-1211-4d0a-9218-4cac07f0046f.jpg</image:loc>
            <image:title>Od ve Yel</image:title>
            <image:caption>Küçük yaşta Ömer Hayyam’ı okuyarak şiire hayran olan Ege Kor, o günden bugüne durup dinlenmeden şiir okuyup ruhunu dinlendirmiş ve aynı zamanda hayatında da büyük başarılara imza atmıştır. Üniversite sınavında dereceye girip, Bilkent Üniversitesini de dereceyle bitirmiştir. Şiirlerinde genelde hicve yer veren E. Kor, sevgi, ayrılık, doğa gibi temalara da değinmiştir. “Od ve Yel” şairin ikinci şiir kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a71ed43-80be-496f-bdfb-0042d37f4fef.jpg</image:loc>
            <image:title>Perili Bostan - Toplu Hikayeleri - Birinci Cilt</image:title>
            <image:caption>“Osman Cemal, hikâyelerinde, İstanbul’un kenar semtlerinin insanlarına yönelmiş, konularını onların günlük yaşayışlarından çıkarmıştır. Çoklukla mizah dergileri için yazılmış olan bu hikâyelerde, olaylar ve kişiler gülünç yanlarıyla alınmış, eğlenceli bir hava içinde işlenmiştir.” 
                                                                                                                                      Cevdet Kudret 
Türk edebiyatında Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar çizgisinin takipçisi olarak görülen Osman Cemal Kaygılı, tam anlamıyla bir İstanbul yazarıdır. İstanbul’un kenar mahallelerinde doğup büyüyen yazar, yetiştiği çevreden hayatı boyunca kopmamış, eserlerini gözlemci gerçekçi bir bakış ve mizahi bir üslupla kaleme almıştır. Yazar, 1923-25 yılları arasında kitap olarak yayımlanmış hikâyelerden oluşan elinizdeki derlemede, dönemin edebiyat dünyasının dışında kalmış karakterleri çevreleriyle birlikte okurla buluşturmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a7cdd3-e4b4-4be7-b642-00ea22d76b16.jpg</image:loc>
            <image:title>Perili Bostan - Toplu Hikayeleri - Birinci Cilt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osman Cemal, hikâyelerinde, İstanbul’un kenar semtlerinin insanlarına yönelmiş, konularını onların günlük yaşayışlarından çıkarmıştır. Çoklukla mizah dergileri için yazılmış olan bu hikâyelerde, olaylar ve kişiler gülünç yanlarıyla alınmış, eğlenceli bir hava içinde işlenmiştir.” 
                                                                                                                                      Cevdet Kudret 
Türk edebiyatında Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar çizgisinin takipçisi olarak görülen Osman Cemal Kaygılı, tam anlamıyla bir İstanbul yazarıdır. İstanbul’un kenar mahallelerinde doğup büyüyen yazar, yetiştiği çevreden hayatı boyunca kopmamış, eserlerini gözlemci gerçekçi bir bakış ve mizahi bir üslupla kaleme almıştır. Yazar, 1923-25 yılları arasında kitap olarak yayımlanmış hikâyelerden oluşan elinizdeki derlemede, dönemin edebiyat dünyasının dışında kalmış karakterleri çevreleriyle birlikte okurla buluşturmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768f6151-f6f7-4fc5-9824-3a02556a7f91.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Mübadele</image:title>
            <image:caption>1919-1922 tarihleri arasında yaşanan Milli Mücadele’nin kazanılmasının ardından Anadolu’daki Rumların bir kısmı Yunan ordusu ile birlikte yaşadıkları toprakları terk etmeye başladı. Lozan Barış Konferansı toplandığında nüfus değişimi (mübadele) konusu ivedi olarak gündeme geldi ve Türkiye ve Yunanistan, savaş sonrası ortaya çıkan azınlık sorunlarının bir nüfus mübadelesi ile çözülmesini kabul etti. 
Komisyonların tartışmalı konularda uzlaşma sağlamasıyla, 30 Ocak 1923 günü Türk ve Rum Nüfus Mübadelesi’ne İlişkin Sözleşme ve Protokol imzalandı. Mübadele zorunlu olacak ve İstanbul dışında yaşayan Rum Ortodoks Türk uyruklular ile Batı Trakya dışında yaşayan Müslüman Yunan uyrukluları kapsayacaktı. Prof. Dr. Kemal Arı bu çalışmasıyla, Türk-Yunan Savaşı’nın hemen sonrasında gerçekleştirilen mübadelenin 100. yılında, ağırlıkla Türkiye’ye zorunlu göç ile göçe ilişkin sorunları doğrudan yaşamış insanlara, toplumsal oluşumlara ve bu oluşumların siyasal düzeyde yansımalarına odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f6238bd-914c-4251-9110-c742c5673cce.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu, İttihatçı liderlerin yaptıkları gizli antlaşmayla I. Dünya Savaşı’na Almanya’nın müttefiki olarak sürüklenirken, Sultan V. Mehmed Reşad tarafından ilan edilen“cihad-ı ekber” ile İtilaf devletlerinin sömürgelerindeki Müslümanlar başlarındaki yönetimlere isyan etmeye çağrıldılar. 
Peter Hopkirk, İngiltere ile Rusya arasında 19. yüzyıl boyunca Orta Asya’da süren gizli savaşı konu alan Büyük Oyun’un devamı niteliğindeki İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun’da, cihadın aslında Berlin’de tasarlandığı ve eski Büyük Oyun’un bir anlamda yeni taraflarla sürdüğü tezini işliyor. 
Bu defa kralın, kayzerin, sultanın ve çarın istihbarat servisleri arasındaki savaşın alanı, batıda İstanbul’dan doğuda Kabil’e ve Kaşgar’a kadar uzanıp, İran’a, Kafkaslar’a ve Rus Orta Asya’sına dek yayılıyor. Hopkirk sürükleyici üslubuyla okuyucuyu, Meksika’nın Pasifik kıyıları açıklarında ıssız bir adada verilen randevudan Bolşevik devriminden sonra Bakü’de yaşananlara, Kanal Harekâtı’ndan İran’da Alman ve İngiliz gizli servislerinin kapışmalarına uzanan geniş bir yelpazede, bu gizli savaşın kahramanlarının serüvenleri içinde dolaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3110bf0-b88b-4ea1-9c68-139ab7737a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>17. Roman</image:title>
            <image:caption>Dag Solstad’nın ‘On Birinci Roman, On Sekizinci Kitap’ı, kahramanı Bjørn Hansen’in Büyük Ret adını verdiği planını uygulamaya koymasıyla ve çevresindeki herkese oynadığı oyunla son bulmuştu. Bu kitabın devamı niteliğindeki “17. Roman” bizi yıllar sonrasına götürüyor. Foyası meydana çıkan Bjørn Hansen sahtecilikten çarptırıldığı hapis cezasını tamamlamış, dışarıdaki hayata uyum sağlamaya çalışmaktadır. Bu sırada, uzun zamandır görmediği oğlundan gelen mektupla artık bir torunu olduğunu öğrenir ve oğlunun ailesini ziyaret etmeye karar verir. Şüphelerle dolu halde çıktığı bu yolculuk beklenmedik keşif ve sorgulamalara gebedir.
Dag Solstad, sıradışı kahramanı Bjørn Hansen’i konu alan üç romanından ikincisinde, utanç ve iletişimsizlik, baba-oğul ilişkisi ve nesillerin ilerleyişinin anlamı, toplum içinde oynanan roller gibi temaları deşmeyi sürdürüyor.
“’17. Roman’ın büyük edebi gücü, tanrısıyla yalnız başına kaldığını hisseden bir adamın romanı olmasından ileri geliyor.”
Adresseavisen (Norveç)
“Günümüz İskandinavya’sının Kafka’sı”
Svenska Dagbladet (İsveç)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15fc768c-e669-4786-8aec-57a2409cc51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür: Her Şey Parçalanırken Büyümek</image:title>
            <image:caption>Lea Ypi her şeyin kurallarla belli olduğu, kimsenin izin almadan bir şey yapamadığı bir ülkede büyüdü. Yuva dediği bir ülkede. İnsanların eşit olduğu, birbirlerine yardım ettiği, daha iyi bir dünya inşa etmek için bir şeyler yaptığı bir ülkede. Herkesin önce gitmek istediği, sonra kaçmak istediği bir ülkede. Komünist Arnavutluk’ta. 
 
Bir gün her şey değişti. Komünist liderlerin heykelleri yıkıldı. Artık insanlar özgürce oy kullanabiliyor, istediklerini giyebiliyor, istediklerine inanabiliyordu. Ve meydanlarda bağırıyorlardı: “Gerçek demokrasi! Gerçek özgürlük!” 
 
“Özgür: Her Şey Parçalanırken Büyümek” kitabında Lea Ypi, bir yandan karışan ülkesinin manzarasını bir yandan da ailesinin sırlarını ele alıyor ve ortaya roman tadında ama tüm acıların, tüm kısıtlanmışlıkların, tüm yapamayışların, tüm başarıların gerçek olduğu bir anlatı çıkarıyor. Sonunda da anne babasının dünyasıyla bugünün dünyasını kıyaslıyor. Hangisi ideal? Hangisi daha gerçek? Hangisi daha özgür? Sahi, özgürlük ne demek? 
 
“Nihayet gelmişti özgürlük ama soğuk sunulan bir yemeğe benziyordu. Pek az çiğneyip hemen yuttuk, açlığımız geçmedi. Bize yemek artıkları mı verildi diye merak edenler oldu. Kimileri de verilenin sadece soğuk başlangıçlar olduğunu söyledi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/359dae3c-10a2-4419-9ed9-e610568f39d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercinlerle Matematik</image:title>
            <image:caption>Güvercinlerle ilgili bir hikâye anlatmak kolay mıdır dersin? Ya güvercinler her sayfada kaçışıyor, başka yerlere konuyorsa? Ya başka güvercinler araya giriyorsa? Minikler bu etkileşimli hikâyeye eşlik ederken bol bol toplama ve çıkarma işlemi yapacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf8b447f-9b03-481f-a21c-f88add6321d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Batak</image:title>
            <image:caption>Batak, yazar başkahramanın sanatsal üretiminin sancısına, eylemsizliğine odaklanır. Bu kahraman çırpınan fakat ilerleyemeyen bir kişinin hikâyesini merkeze aldığı “Batak” adlı romanına çalışmaktadır. Bir bakıma Vergilius’un Tityre’ini anlatır; onunkine benzer bir tarlaya sahip ana karakter oradan çıkmak yerine, orada kalmaktan mutludur. Başkahramansa, romanının anlatıcısının aksine, münzeviden başka her şeydir. Dostlarıyla vakit geçirmekten keyif alır, Paris edebiyat dünyasında yazdığı kitabı anlatır, onların düşüncelerini dinler –ki bu pek de gurur verici değildir ve elbette bunlar kitabın bir parçası haline gelir. André Gide bir bakıma yazma sanatını ve çelişkilerini de ortaya koyar.
Batak, André Gide’in kendini hicvettiği tek eser, güçlü ve nitelikli bir üstkurmaca çalışması…
“André Gide, sade adı söylendiği zaman bir medeniyeti, bir kültürü en iyi taraflarıyla hatırlatan nadir insanlardandır.” –Ahmet Hamdi Tanpınar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55ddcd5-f416-4240-bc17-4cf53335c80d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Tilki Bulalım</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kız, bir tilki bulmak için yola çıktı. Bir süre sonra bu işin sandığı kadar kolay olmadığını anladı. Yine de pes etmemeye kararlıydı. Acaba küçük kız amacına ulaşacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133608df-941c-4f32-940e-0bb03a6b1da6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Yolculuğu ve Ayı Saldırısından Kurtulma Taktiği</image:title>
            <image:caption>“Çok Değerli Uzay Şeyleri” kutusu olan bir arkadaşınız olmasını istemez miydiniz? Tamam, var artık. Heyecanlı, hayalperest, şakacı, eğlenceli ve uzay meraklısı, tatlı mı tatlı Ada adında bir arkadaşınız var.
Hazel Bilgen’in yazdığı, Eren Caner Polat’ın resimleriyle eşlik ettiği ‘Uzay Yolculuğu ve Ayı Saldırısından Kurtulma Taktiği’ni okurken kitap hiç bitmesin, Ada’dan hiç ayrılmayayım isteyeceksiniz.
Sonraki birkaç ay boyunca bütün boş vaktimi uzay mekiğim üzerinde çalışarak geçirdim. Kahvaltımı tam on dakikada tamamlıyor, duşumu dört dakikada alıyor (normalde on iki dakika), akşam yemeğimi yedi dakikada bitiriyor (normalde
on yedi dakika) ve Astro’yu altı dakikalık hızlı yürüyüşlere (normalde yirmi otuz dakika) çıkarıyordum. Annemle babam sürekli, “Yavaş, acele etme, çabuk çabuk yeme, nereye böyle?” deyip duruyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1814395a-47ef-4b5c-b0a8-ab7730b688fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailenizin Timsahı Timo</image:title>
            <image:caption>Bir kuş ailesi, yolda bir yumurtaya rastladı ve onu yuvalarına götürdü. 
Yumurtadan bir timsah çıktı. Kuş ailesi bu sürprize çok sevindi. Ama diğer hayvanlar merak içindeydi: 
Kuşlar neden bu timsah yavrusuyla yaşamaya devam ediyordu? 
Elinden her iş geldiği için mi? Çok zarif olduğu için mi? Yardımseverliği nedeniyle mi? 
Timo gerçekten hem becerikli hem zarif hem yardımsever biri. Ama kuşların Timo’dan vazgeçmemelerinin bambaşka bir nedeni var… 
Aile olmanın güzelliğine dair eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82fda38-93a0-448c-badb-c4db127e04b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Unutma</image:title>
            <image:caption>Yatağını düzeltmeyi sakın unutma, sıcacık tutan çoraplar giymeyi de. Gülümsemeyi de sakın unutma, yardım isteyenlere el uzatmayı da. 
Jane Godwin ve Anna Walker’dan, yaşamımızdaki en önemli, en mutluluk verici şeyleri hatırlatan bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa09b62c-0707-4314-87ff-905581df6ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Evden Kaçan On Çorap Tekinin Şaşırtıcı Maceraları (4 Sol, 6 Sağ)</image:title>
            <image:caption>Çoraplarımız nereye kayboluyor? 
Çamaşır makinesinden neden çorap tekleri çıkmıyor? 
Peki kirli sepetinde uzun süre kalan çoraplar 
nereye gidiyor? 
 
Bu soruların yanıtını merak ediyorsanız, on çorap tekinin maceralarını çok seveceksiniz. 
Justyna Bednarek’in sınır tanımayan hayal gücünden kayıp çorap teklerinin merak uyandıran dünyasına dair harika bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/557ec0c2-26a0-46be-8a66-a960d7d330be.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Mevsimi - Mavinin Kızı Emily</image:title>
            <image:caption>Dört yaşında annesini, on bir yaşında da çok sevdiği babasını kaybeden Emily, Prens Edward Adası’ndaki New Moon Çiftliği’nde yeni bir hayata başlamıştı.
Serinin her kitabında yeni maceralara kanat açan Emily, bu kitapta yazmaya olan tutkusunu bir adım ileriye götürüyor. Yazıları artık hatırı sayılır dergilerde yayınlanmaya başlıyor.
Shrewsbury’deki okulunu ve lise yıllarını geride bırakan Emily yeniden New Moon Çiftliği’ne döner. Yazılarında olduğu gibi iç dünyasında da bazı değişimler yaşar. O, artık kalbinde rengarenk kelebeklerin uçuşmaya başladığı bir genç kızdır. Hayatında aldığı yeni kararlar, yaşadığı yeni olaylar Emily’i derinden etkiler. Tüm dostlarının kendi hayat yolculuklarına çıkmaya başladığı dönemde, acaba Emily kendisi için doğru yolu bulabilecek mi? Yüzleşmesi gereken problemlerin karşısına çıkacak cesareti gösterebilecek mi?
Bu kitapta Emily, daha duygusal bir serüven yaşıyor ve umut mevsiminin çiçekleri birer birer açılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26d136be-bca0-4396-9004-545172865548.jpg</image:loc>
            <image:title>Mercimeğim Dünyayı Gezecek</image:title>
            <image:caption>“Mercimeğim Dünyayı Gezecek”, Elif Erdoğan’ın kalemine Yeliz Akın’ın resimleriyle eşlik ettiği, çocukların hayal dünyası ve yaratıcılığı üstüne sevimli bir kitap. 

“Evdeki büyükler yemek yaparken yere düşen bir mercimek tanesinin başına neler gelebilir? 
Hangi kılıktan kılığa girebilir? 
Sonunda kendine mutlu olacağı bir yer bulabilir mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13e56e15-b756-48be-bccd-8638e0b20734.jpg</image:loc>
            <image:title>Aphrodisias – Gezelim, Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Biz hazırız! Sen de hazır mısın? 
Şapkanı, güneş gözlüğünü taktın değil mi? 
Suyun yanında, fotoğraf makinen de var demek, harika! 
Hadi gezimize başlayalılm! 
 
“Aphrodisias” Aydın’da yer alan muhteşem güzellikte bir antik kent. 
Hadi gelin, Efe ile İrem’i takip edelim ve birlikte binlerce yıllık geçmişi olan bu harika kültürel mirası tanımaya çalışalım. ‘Aphrodisias’ı keşfederken Roma ve Yunan mitolojisindeki merak uyandıran Tanrı ve Tanrıçaları tanıyacak, antik çağlarda “Aphrodisias” halkının nasıl yaşadığını keşfedeceksiniz. Bu kitabı okuduktan sonra yolunuz Aydın’a düşerse mutlaka “Aphrodisias” Antik Kendi’ni ziyaret etmenizi öneririz. 
 
Gülay Sert’in yazdığı, Ayşın Delibaş Eroğlu’nun resimleriyle eşlik ettiği “Aphrodisias – Gezelim, Keşfedelim!” arkeolojiye ilgi duyan herkes için harika bir görsel şölen sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7edde334-d095-4ffe-9288-9ac677c6d6bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Bankası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bütün güzel duygularının yok olduğu korkunç bir sabaha uyanırlar. Anneler, babalar çocuklarından, kardeşler kardeşlerinden, komşular birbirinden nefret etmektedir. Bir zamanlar doğallıkla sahip olunan o tatlı duygulara artık sadece parasını ödeyenler ulaşabilir. O da bir süreliğine. Çünkü &quot;Duygu Bankası&quot; bedavaya hizmet vermez! Düşmanlığın dört bir yanı sardığı bu kötü günde, içleri hâlâ sevgiyle dolu evcil dostlarımız da yuvalarından kovulmuştur. Onlardan birisi olan akıllı köpek Patiş ve arkadaşları bu tuhaflığı araştırmak üzere harekete geçerler. Cep telefonları, bilgisayar korsanlığı, virüsler derken kahramanlarımız kendilerini hiç ummadıkları bir maceranın içinde bulurlar. Siz de bu maceraya ortak olmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc6e166-6111-49ea-9b82-72677afa3929.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağarada Tek Başına</image:title>
            <image:caption>“Göl mü, havuz mu, kuyu mu? Nereye düşmüştüm ben!”
Okulda “Kibrit Çöpü” olarak anılan Yusuf, arkadaşlarıyla beraber bir okul gezisine gider.
Heyecanla gittiği okul gezisinde akran zorbalığı yüzünden umulmadık bir olay yaşar.
Sarmaşıklarla dolu bir mağara…
Buz gibi bir su…
Uzaktan gelen uğultular…
Tüm bunlar yetmezmiş gibi, bu karmaşaya sebep olanlar ve Yusuf aynı kamyona saklanır.
Eyvah! Kamyon hareket ediyor. Acaba Yusuf ve arkadaşları uyandıklarında kendilerini nerede bulacaklar?
Yusuf ve arkadaşlarının nefes kesen macerasına katılmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/054fc159-2e63-4c6e-8f24-58ab400ad1c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Vefa</image:title>
            <image:caption>Ya babasına verdiği sözü tutacaktı. Ya da yolun başında pes edip hayatına teslim olacaktı. Onur pes etmeyi seçti. Ta ki Serkan’la karşılaşana kadar… 
Karakterleri zıt iki insanın, yollarının tesadüfen kesişmesi sonucu Onur’un ortaya çıkan hüzünlü hayatına ve Serkan ile birlikte yol alırken gösterdiği gelişime şahit olacağınız mizahi bir başarı öyküsü. Genç bir yüreğin dağ köyünden Ankara’ya taşınan mücadelesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1076cc14-62d7-4425-8ffa-70280a39473a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulunamadı</image:title>
            <image:caption>Bir üniversite öğrencisi olan Hasan, annesiyle birlikte İzmir’de yaşamaktadır. Gördüğü bir rüyadan sonra değişen hayatını yakalayabilmek adına bir yolculuğa niyetlenir. Peki bu yolculukta insanlarla arasına ördüğü duvarları yıkabilecek, geçmişten gelen dostuyla tanışabilecek ve aile sırlarına hükmedecek gücü kendinde bulabilecek midir? 
“Ben kendimi yağan yağmurda bir damla bildim 
Sen bende derya deniz umman oldun 
Unutma ey can! 
Gönülden seversen gönülde olursun 
Herkes kendini gönlüne sorsun...” Sinan COŞKUN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e97631-d366-46b3-9ac5-fa8b7a76f415.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası 2 (1950-1980) “Belki Duyulur Sesim”</image:title>
            <image:caption>“100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası”nın ikinci cildi 1950-1980 arasının izlerini sürüyor. Derya Bengi ile Erdir Zat’ın birlikte kaleme aldığı kitap, Türkiye’de çok partili demokrasi deneyiminin ilk 30 yılından, bir yapboz tarihinin kıyılarından sesleniyor. 
 
Kitabın adı “Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar” şarkısındaki bir dizeden, “Bir haykırsam belki duyulur sesim”den geliyor. Şarkıda yeryüzünde yıldızlar kadar yalnız diye tasvir edilen bu insanlar kimlerdi? Yaşadıkları çağ onları nasıl etkiledi, neye benzetti? “Belki Duyulur Sesim” Adnan Menderes’li, Süleyman Demirel’li ve Bülent Ecevit’li yıllara, askerî müdahalelere, Amerikan yardımlarına, “Yanki Go Home” sloganlarına, hızla yayılan gecekondulara, azalan azınlıklara, kılık kıyafetlere, tiryakiliklere, meydanlara ve evlere gazete sütunlarının, dergilerin, Meclis tutanaklarının, mektupların, hatıratların, romanların, filmlerin ve şarkıların penceresinden bakıyor. 
 
Siyasetin temel tartışmalarının geçirdiği evrimi, gündelik hayatın küçük zevk ve alışkanlıklarındaki değişimi, eğlence hayatında, yeme içme kültüründe, tatil anlayışında, sporda nelerin başlayıp nelerin bittiğini, geçmişten alınan mirasla bugüne bırakılanlar arasındaki dengeyi araştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67be572e-4752-41ac-883c-d20229181eaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakıncalı</image:title>
            <image:caption>Bugün düşününce, ağır bedeller ödemiş, geleceğim karartılmış gibi görsem de kendimi, gençtik… Daha, yaşamın başında ve dirençliydik! Yüzyıllardır tekrarlanıp duran bir senaryonun yeni aktörleriydik. Akıllı ve göze batan, parlak insanlar, belli dönemlerde hapse atılıyor, işsiz bırakılıyor, posaları çıkarılıyor ya da öldürülüyor… Türkiye’de, nereyse değişmez yazgı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/859e5672-aeb9-4238-a337-8930c25b1789.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Cumhuriyet&apos;in Popüler Kültür Haritası 3 (1980-2023) “Yollar Bize Memleket”</image:title>
            <image:caption>“100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası”nın son cildi 1980-2023 arasının izlerini sürüyor, 12 Eylül sonrası oluşan toplumsal dinamikleri popüler kültürün abecesiyle işleyerek yakın geçmişin hafızasını tazeliyor. Derya Bengi ile Erdir Zat’ın birlikte kaleme aldığı kitap, adını Yeni Türkü’nün “Dönmek” şarkısından, Murathan Mungan’ın “Yollar bize memleket” dizesinden ödünç alıyor. Burada artık bambaşka “bir başkadır benim memleketim” şarkısı söyleniyor. Yalnızca coğrafi yolculuklara, gönüllü gönülsüz sürgünlüklere, zorunlu göçlere, yersiz yurtsuzluklara değil, yol mesafesiyle ölçülemeyecek bir ruh iklimine de işaret ediliyor. 
 
Özal’lı yıllar, koalisyonlar, lahmacun ve hamburger kardeşliği, medyada ansiklopedi savaşları, “Şıkıdım”dan “Halimiz Duman”a yeni müziğin portresi, nostaljinin Türkçesi, özel TV ve radyoların fiyakası, yerli dizi uygarlığı, Ayasofya’nın dizi filmlik macerası, Emek Sineması, Gezi Parkı, deprem yıkıntıları, Ankara’nın Bağları, geyik muhabbetleri, çekyatlar, çikita muzlar, gulu gulu dansı, bohem takılmak, Vitrinde Yaşamak, Pop Çağı Ateşi, Uykudan Önce, dünün mirasıyla yarına kalan arasındaki denge…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc9fd03-7f07-49f2-9ae3-1240094728c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 228 / Temmuz – Ağustos 2023</image:title>
            <image:caption>Oktay Akbal 100 Yaşında 
 
228. sayının ana başlığı: Oktay Akbal 100 Yaşında. M. Sadık Aslankara, Oktay Akbal’ın edebiyatımızdaki yerini “Yazınımızda Bir Gizli Kılavuz” başlığıyla ele aldı. 
Macar Türkolog Beatrix Caner’in Tanpınar’ın Başyapıtı adıyla Türkçeye çevrilen kitabı bu sayıda iki yazıya birden konu oldu. Abdullah Uçman Huzur incelemesinin eksiklerini ve hatalarını ortaya koyarken Erendiz Atasü söz konusu kitabı değerlendirip tanıtıyor. 
 
Murat Gülsoy’la yeni romanı Ressam Vasıf’ın Gizli Aşklar Tarihi, B. Nihan Eren’le yeni öykü kitabı Nefeshane, Zeynep Berktaş ile Şair Nigâr Hanım’ın günlükleri üzerine söyleşilerin yanı sıra Cumhuriyet döneminin ilk kuşak kadın akademisyenlerinden Alman Dili ve Edebiyatı uzmanı Prof. Dr. Melâhat Özgü’nün terekesinde Mehmet Can Doğan tarafından bulunan Weimar günlüğü bu sayının dikkati çeken sayfaları. 
 
Süreyya Berfe, Mehmet Mümtaz Tuzcu, İzzet Göldeli, Zafer Şenocak, Elif Sofya, Levent Karataş, Mehmet Erte, Anıl Cihan ve Fatma Zehra Çiçekçi şiirleri; İlhan Durusel, Nilüfer Altunkaya, Semrin Şahin, Öznur Unat, Alper Beşe, Engin Özkol, Mesut Barış Övün ve Atakan Boran öyküleri; Mehmet Ergüven, Hüseyin Ferhad, Gültekin Emre, Üzeyir Karahasanoğlu, Sabri Gürses, Hasan Öztürk ve Orçun Üçer yazılarıyla kitap-lık dergisinin 228. sayısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbb37fb-e92d-4967-940f-9f18e73f65ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpışma</image:title>
            <image:caption>“Romalılar, kararlı ve yolundan sapmaz bir duruş sergileyelim. Bir erkeğe yakışır ve asil bir duruş sergileyelim. Düşmana gücümüzü ve direncimizi gösterelim. Onlara kendilerinden daha güçlü adamlara saldırdıklarını, vurulmak yerine vuracak adamlarla karşı karşıya geldiklerini gösterelim. Onlar ne taştan, ne kırılmaz tunçtan yapılmıştır ne de kuvvetle alt edilemeyecek, hiçbir şey hissetmeyen demirden vücutları vardır.” Kilikya, Tarsus, Misis, Antakya, Kıbrıs ve Suriye’yi topraklarına katan Bizans ordusu, 10. yüzyılda Suriye bölgesini Müslüman Arapların elinden bütünüyle alarak gücüne güç kattı. Ancak Bizanslılar, zaferin sadece asker sayısına bağlı olmadığının farkındaydı. Başarı ancak ve ancak iyi düşünülüp titizce planlanan bir dizi taktik neticesinde elde edilebilirdi. 6. yüzyıl Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminden “Strateji” ve 10. yüzyıl Bizans İmparatoru Nikephoros Phokas döneminden “Çarpışma” metinleri, İmparatorluğun kazandığı zaferlerin bir neticesi olarak, kaleme alınması emredilen metinlerdir. Bu iki metin, Bizans İmparatorluğu’nun hem askerî tecrübelerinin bir birikimi olarak hem de bu zaferlerin devamlılığını sağlama vizyonunu sergilemeleri bakımından oldukça önemlidir. Ordunun savaş sırasında nasıl hareket edeceği, nehir geçme taktikleri, askerlerin dizilimi, casusluk faaliyetleri, geçitlere pusu kurma yöntemleri, şehir kuşatma yöntemleri gibi pek çok konu ele alınmıştır. Yunanca el yazmaları ve İngilizcelerini kıyaslayarak tercüme edilip yayıma hazırlanan Çarpışma, kısa başlıklarla meramını net bir şekilde aktaran, böylece Bizans askerî başarılarının devamlılığını temenni eden dinamik bir kitap. Güneydoğu Anadolu ve Suriye bölgelerinin coğrafyası göz önünde bulundurularak yazılmış, her durum hesaba katılmış, dikkatle düşünülmüş, yüzyıllar öncesinden bir Bizans kaynak eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31da8c69-5786-413f-83f5-8e9f4b2914ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Şehri</image:title>
            <image:caption>“Nitekim şehirli ve medeni olmak insanın hayatını kolaylaştıran vasıtaları değiştirmek ve geliştirmek değil, insanı belli bir aşamaya ulaştıran iç durum, ruhî bir meseledir.”   Mekîn&apos;den Mekân&apos;a Osmanlı Şehri: İnsan, Mekân ve Beşerî Münasebetler, uzun yıllar şehir tarihi alanında çalışmalar yapmış Prof. Dr. Mehmet Karagöz&apos;ün şehir kavramı ve şehir tarihi hakkında kaleme aldığı makale ve denemelerden oluşuyor. Şehre “tarihçi gözlüğü”nden bakan Karagöz, şehir-insan ilişkisini derinlemesine incelerken, ilk yerleşimlerden günümüze şehrin, medeniyet ve kültür oluşumuna nasıl katkıda bulunduğunu kendi yorumuyla açıklıyor. İdeal şehir tipolojisi olarak Osmanlı şehrini işaret eden yazar, Osmanlı şehrinin neden kendine has bir yapısı olduğunu, diğer şehir tiplerinden hangi noktalarda ayrıldığını izah ediyor. Batı ile Doğu medeniyetlerinin farklılıklarının şehir kavramı üzerindeki yansımalarına da dikkat çeken eserde, Batılı düşünürlerin İslam şehirlerini dışarıda bırakan şehir modelleri de tartışmaya açılıyor. Velhasıl, bir yerleşimi “şehir” yapan bütün unsurları, en çok da şehrin sakinlerini, yani insanı anlamaya yönelik bir çabanın ürünü olan bu eser, kültür tarihine meraklı okurları şehir üzerine daha çok düşünmeye sevk edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6354640-2ccd-460a-ba9d-e0d93c33a5d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniçağlar Anadolu&apos;sunda İslam&apos;ın Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye ve dünya tarihçiliği, Türk tarihi konusunda -özellikle Osmanlı tarihçiliğinde- kurumsal, siyasal, sanatsal ve sosyoekonomik alanlarda önemli araştırmalar ortaya koydu. Buna karşılık, uzun zamandan beri Türkiye’nin içinde bulunduğu, siyasete kadar yansıyan kültürel bölünmüşlüğün altında yatan, Türk tarihinin belki en hassas meselesi olan “İslam” konusunda yetersiz kaldı. Ahmet Yaşar Ocak tarafından kaleme alınan İslam&apos;ın Ayak İzleri serisinin bu ikinci cildindeki makale ve incelemeler, Osmanlı döneminde İslam’ın siyasi, toplumsal ve kültürel hayatta bıraktığı izlerin peşine düşüyor; Türkiye tarihinin toplumsal ve kültürel cephesinin en sorunlu alanlarından birine dair birtakım yaklaşım, yöntem ve analiz denemeleri öneriyor. Başka bir ifadeyle, elinizdeki kitap, Fuat Köprülü, Abdülbaki Gölpınarlı ve Osman Turan’ın dışındaki tarihçilerin pek girmediği bir sahanın değişik yönlerine dair yazarının kendi kişisel kalem tecrübelerinden bazılarını bir araya getiriyor. • Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihi hakkında bir sorgulama • Entelektüel genç Osmanlı sultanı: Fatih Sultan Mehmed • Türkiye tarihinde merkezî iktidar ve Mevleviler meselesi • 16. yüzyıl Osmanlı Anadolu’sunda Mehdici hareketler • 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda “Kadızadeliler Hareketi” • II. Abdülhamid dönemi İslamcılığının tarihî arka planı • Türkiye-İran dinî ilişkileri Ocak, bunlar ve benzeri birçok konu etrafında Türkiye toplumundaki iki kültürlü yapının, son yıllardaki sıcak tartışmaların altında yatan bu büyük problematiğin tarihsel arka planına dair kesitler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffb15b1-ffa4-4b59-be75-5ada8bf9b7a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpsizler</image:title>
            <image:caption>Olumsuz duyguları hissetmemek için tüm insanlığın kalplerini aldırdığı bir dünyada kalbi olan tek kişi siz olsaydınız ne yapardınız? Diğer insanlara uyum sağlamak için kalbinizi aldırmaya boyun eğer miydiniz yoksa kalbinizi her ne pahasına olursa olsun korur muydunuz? Kısa bir süre önce Bilgin, kalbinizi aldırdığınızda tüm üzüntü, endişe ve öfkenin yok olduğunu keşfetti. Bu işlem iyi duyguları da bastırmasına rağmen çok geçmeden hastanenin kapısında kuyruklar oluşmaya başladı. June ise ailesi ve arkadaşları arasında, hatta okulda kalbini aldırmamış tek kişi. Üzerindeki baskı günde güne June, bir gün sokakta terk edilmiş bir kavanozun içinde bir kalp bulur ve bu kalple ablasını normale döndürmeyi umar. Kalbini aldırmasına rağmen yeniden hissetmeye başlayan Max ile tanıştığında, June sandığından daha büyük bir sorun olduğunu anlar ve tüm insanlığı kurtarmak için maceraya atılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27af4753-dcd0-43a2-b108-496b82918a75.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Yılın Aşkı</image:title>
            <image:caption>Sen-nen insan sesinin olağanüstü gücünü çok erken keşfetmişti. Onun için insan sesi başlı başına bir müzik aletiydi. Daha ergenliğinde, sarf edilen sözlerin içi boş, cisimsiz bir balon olduğuna ikna olmuştu. Şarkı söylemekse sözcüklere kendine özgü bir güç veriyor, dilin zayıflığını telafi ediyordu. 
 
Tokyo Üniversitesi’nde Fransızca profesörü olan Sen-nen kendisi gibi opera sevdalısı Fransız Mathilde ile evlenerek Paris’e yerleşir. Çok geçmeden, bu aşkın iki meyvesi olur: Kızları Émilie ve Figaro’nun Düğünü operasına duyduğu tutku. Eşi Mathilde’in amansız bir hastalığa yakalanmasıyla, Sen-nen hayatın acı tatlı tüm tesadüflerini insanlığın evrensel anadili olan müzik aracılığıyla yaşamaya başlar. 
 
Akira Mizubayashi ‘Bin Yılın Aşkı’nda sözcüklerin içini tutkulardan ziyade müzikle doldurmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1055f2c-5371-44ed-baa5-6d9005cd2c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz Defterleri 10 – Çocuk ve Ergen Çalışmaları / Kardeşler ve Arkadaşlar</image:title>
            <image:caption>Serge Lesourd 
Kardeşim, Şefkatli Düşmanım 
Margaret Rustin 
Kardeşleri Düşünmek 
Isée Bernateau 
Ayrılmazlar 
François Richard 
Arkaik Kardeşlik 
Maurice Corcos, Daniel Hurvy 
Freud ve Kardeşleri: Yas ve Yazgı - Kardeş Rekabeti 
Nesli Keskinöz Bilen 
Mavi Kırmızı: “Uçurtma Avcısı”ndan 
Pınar Arslantürk, Ece Naz Ermiş 
Kendisi Olarak Kardeş ya da Kardeşliğin Deliliği 
Gülfem Sezen Balçıkanlı 
Çocuk ve Ergende Spor Yoluyla Arkadaşlığın Geliştirilmesi 
Yavuz Erten 
Kohut’un İkizlik Kendiliknesnesi Üzerine Düşünceler 
Talat Parman 
Kardeşlik ve Arkadaşlık: Ruhsallığın Gelişiminde Yatay İlişkiler 
Nilüfer Erdem 
Masallarda Kardeşler 
Filiz Torun 
Narsisizm ve Arkadaşlık 
Alper Şahin 
Tekinsiz Bir İlişki: Kardeşlik 
Türkü Şahin 
Kardeş Travması Bağlamında Moda Deneyimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:26:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed36cdb3-fe6a-49db-a03b-0fdb4031491f.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzedeki Kedi</image:title>
            <image:caption>Filiz Özdem’in incelikle kurguladığı bu sevimli kedinin hikâyesine Zülal Öztürk 
olağanüstü resimleriyle hayat veriyor. 
 
“Müzedeki Kedi” sadece resimlerle anlatılan çok ilgi çekici bir sessiz kitap. 
Üstelik sanatın yepyeni dünyalar kurma imkânı veren, hayallerimizin sınırlarını 
ortadan kaldıran etkileyici gücünü harikulade kullanıyor. 
Hadi çabuk, kedi koridordan ilerlemeye başladı bile!. 
 
“Gelin meraklı bir kedinin peşine düşelim… 
İşte kedinin evi! Bakın bütün duvarları nasıl da muhteşem tablolarla süslü! 
Her gün, akşam olduğunda müzeden el ayak çekilir, ziyaretçiler evlerine döner. 
Misafirleri gittiğinde, kedinin canı çok ama çok sıkılır. 
Kedicik yine tek başına kaldığı bir akşam tabloları incelemeye koyulur ve 
müzenin koridorlarında ilerledikçe sanatın dönüştürücü gücüne kapılır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>