﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a22c21-24ff-47ec-8574-c4a3259d0df9.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutmak</image:title>
            <image:caption>Issızlığın Ötesi adlı ilk romanında bir aşk hikâyesinin arkaplanında Türkiye’nin hâlâ tam olarak yüzleşmediği toplumsal trajedilere odaklanan Elif Akpolat, yeni romanı Unutmak’ta 1935-1993 arasında ülkede yaşanan ancak bugün unutmuş olduğumuz travmaları ele alıyor. Birçoğu bugüne tesir etse de hafızalarımızdan silinen ve belki de bu yüzden daha da derinleşen konuları romana taşıyor. 
Genç akademisyen Ekin’in bağlı olduğu üniversitenin botanik bahçesinde yaşanan yangın, adeta geçmişte yaşananların bir sonucu ve gelecekte yaşanacakların habercisi gibidir. Olaydan kısa süre sonra ailesiyle bir araya gelen genç kadın sadece geçmişte yaşanan olayları değil, kendi hikâyesiyle ilgili bilmediklerini de öğrenecektir... 
Ekin, İnci, Hayriye, Suna, İsmet, Mehmet, Pirhas, Rıfat... ve nicesinin başından geçenler bu toprakların insanlarına yaşattıklarıdır. Bu romanda anlatılanlar hem bu ülkenin hem de bu ülkede yaşayan kadınların hikâyesidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ecf496-a404-4e30-8e7c-2eb151928619.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçelerin Laneti</image:title>
            <image:caption>SAVAŞÇI KORKULARINA YENİLMİŞTİ, 
ŞİFACI İSE KADERLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE YEMİNLİYDİ 
 
Thalyria’daki üç krallık nihayet birleşmişti ama asıl büyük savaş henüz başlıyordu. Kraliçe Cat, Olympos’un bile çaresiz kaldığı Ebedi Yaşam İksiri’yle lanetlenmişti. Bundan sonra zaman ne ona ne de karnındaki asla doğamayacak bebeğine dokunabilecekti. Tabii Kral Griffin’in yetenekli bir şifacı olan kız kardeşi Jocasta panzehri bulamazsa. 
 
Şimdiye kadar hep başkalarının kahramanlıklarını izleyen Jocasta, krallığın geleceğini bu lanetten kurtarma umuduyla zorlu bir yolculuğa çıkmaya hazırdı. Kendini bildi bileli âşık olduğu cesur savaşçı Flynn ve eski adıyla Beta ekibi de yanında olacaksa imkânsızı başarıp Kirke’nin bahçesine ulaşabileceğine inancı tamdı. 
 
Tanrıların Savaşı’nda hepsi birer piyondu ancak bu sefer zaferi kılıç değil bilgi getirecekti. 
 
 
“Amanda Bouchet, Yunan mitolojisiyle örülmüş bir dünya ve nefes nefese bir maceranın içinde yeşeren büyük aşk arasında mükemmel bir denge kurmuş.” —BookPage 
 
“Gümbür gümbür bir macera arayan okurlar için.” —Kirkus 
 
“Amanda Bouchet, Kraliçelerin Laneti’nde yine mitlerle ve büyüyle dolu bir hikâye kurgulamış. Karakterler her an sayfalardan fırlayacak gibi. Jocasta’nın, Flynn’in ve bütün Beta ekibinin aşklarını, sadakatlerini ve hem tanrılar hem de canavarlar tarafından sınanışlarını kalbimde hissettim.” —Maria Vale 
 
“Kraliçelerin Laneti, okurları büyüleyecek.” —Jennifer Estep 
 
“Kralseçen Günlükleri’nin macera dolu fantastik dünyasına keyifli bir geri dönüş. Sadık okurlar Jocasta ve Flynn’in destansı yolculuğuna ve aralarındaki çekime bayılacak! Bunca zaman beklemelerinin ödülünü kesinlikle alacaklar!” —Jeffe Kennedy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d9259d6-424e-4d87-9668-04eb821d8dd5.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatora Veda</image:title>
            <image:caption>Alışılmışdışı bir padişah: Adidas eşofmanlı, Ray-Ban gözlüklü; modern, ılımlı, yenilik sevdalısı. Yalnızca şiire değil, polisiyeye de meraklı. Şehrin damlarına tırmanan, cevval, alışılmışdışı bir kadın: İfe. Ve esrarlı bir alfabeyle yazılmış, alışılmışdışı bir elyazması. Mutlak hâkim padişah, bir hikâyenin sonunu öğrenebilmek uğruna, kendisine başkaldırmaya cesaret eden tek kadınla işbirliği yapmak zorunda.  
 
Aziz Gökdemir, Muradlar’ın tarihini, son hünkârın doğumundan ölümüne dek sene sene mercek altına alıyor İmparatora Veda’da. Masum bir çocuğun diktatöre dönüşümünü, gücün insanı nasıl zehirlediğini, yalnızca görüntüde modernleşebilmiş bir halkın üzerinden anlatıyor; değişimin kodlarını, yedek şehzadelerin hapsedildiği kafeslere, mezarlıklara, bilinmeyen bir alfabeye gizliyor. 
 
“Sıcak sarı bir ışık yayılıyordu dükkândan, önünde uzanan ıslak taşları benek benek aydınlatıyordu; başını kaldırmıyordu İfe, sadece yürüyor, o an aklına düşen iki dizeyi mırıldanıyordu: ‘Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda/ Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı.’ Bir şey istiyordu, bir kıyamet. Ne istediğini bilmiyordu, kopup kaçmak belki, bir şekilde. Gövdesi bir koza olsa, yırtıp onu. Ama nereye? Evli evine derler ya, tam da öyle gidiyordu işte, koşa koşa, bir kez daha şu etrafındaki silik siluetler ordusu gibi mağlup, yorgun, hatta harap. Sokaklar günün son hamallarına kalacaktı birazdan, sağlı sollu kapılardan çıkıp mesailerinin son süprüntülerini götüreceklerdi, tanzifat ameleleri de sokaklara atılmış büyüklü küçüklü çöpleri toparlayacaktı. Sonrasına karanlık hâkim olacaktı, bir de eli sopalılar, köpekler, kediler. Kör ışıklı gaz lambaları, yeni yeni onların yerini almaya başlayan yirmi mumluk sarı sıcak ampuller, ısındıktan sonra türküsünü söyleyen veya bültenini okuyan tek istasyonlu radyo. Gazocağında kısık ateş; sımsıkı örtülü perdeler, kenarlarından kanayan evler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbed09bd-7e81-4d9a-91ce-aa33c8f8fb45.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Pırıl Pırıl Bir Gemiydim Eskiden -– Özdemir Asaf 100 Yaşında</image:title>
            <image:caption>Özgün şiirleriyle çağdaş şiirimize yön veren 1923 doğumlu Özdemir Asaf’ın 100. doğum yıldönümü için hazırlanan ve seçme şiirlerini içeren “Ben Pırıl Pırıl Bir Gemiydim Eskiden” kitabını Eren Caner Polat resimledi. 
 
“Bir ışık düşerse üstüne basma. 
Daha yakınlaşır, korkarsın. 
Bir leke, silmeye - gör, 
Leke kalır, sen çıkarsın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8067a41-c38a-496a-801f-b12cb3f3eea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçeğin Ruhu</image:title>
            <image:caption>“Sanatımızla ilgili bu gizli öğreti, klanımız için olağanüstü derecede önemlidir ve her nesilde yalnızca bir kişiye verilmelidir. Noh sanatında yeteneği olmayan birine, sizin çocuğunuz dahi olsa bu kitabı vermeyin.” 
 
14. yüzyılda ortaya çıkan ve bugün hâlâ icra edilen Japon performans sanatı “Noh”un kurucusu Zeami ondan fazla oyunun yanı sıra Noh oyuncuları için birçok tez kaleme aldı. Yazdıkları arasında en önemlisi olan ve 1400 ile 1418 yılları arasında kitaplaştırdığı Çiçeğin Ruhu başta sadece Zeami’nin tiyatro topluluğunca nesilden nesle aktarılarak gizli tutulsa da açığa çıktığı 19. yüzyıldan sonra Noh oyuncularının el kitabı olarak kabul gördü.  
 
Akira Kurosava’nın yönetmenlik tarzında da büyük etkisi olan Çiçeğin Ruhu’nda Zen Budizmi üzerine aldığı geniş kapsamlı eğitimden, klasik Japon edebiyatından ve aristokrat yaşam tarzından yararlanan Zeami hem samuray sınıfı için ortaya çıkan ve ilkelerinin çoğu dövüş sanatlarının ilkelerini de yansıtan Noh tiyatrosunun prensiplerini açıklıyor hem de bir sanatçının nasıl yaşaması gerektiğini inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbfdca87-8930-48e9-a237-33dc61512e05.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sinem 2</image:title>
            <image:caption>Hızlı ve kalburüstü yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları…  
 
Bir yanda toplumun içinden geçtiği çalkantılı günler, diğer yanda karakterlerimizin kimlik arayışları… Hepsi ve daha fazlası Ve Sinem çizgi öykülerinin ikinci cildinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76b124dc-7ded-421a-99bf-d087f4aeb208.jpg</image:loc>
            <image:title>Evine Dönemeyen Adam</image:title>
            <image:caption>“Limon Yağmuru” (2014), “Anlatamıyorum” (2017) kitaplarıyla adını duyuran Emrah Öztürk’ün üçüncü öykü kitabı “Evine Dönemeyen Adam”. 
 
Kişileri çevreleyen zamanla mekânın, eylemleri belirleyen eşyayla doğanın güçlü anlatımı göze çarpıyor öykülerde. Özellikle “Rüya Hanım’ın Günlüğü” öyküsünde mutluluk, özgürlük ve benlik arayışını zehirleyen ihanet ve suçluluk duygusu öne çıkıyor. Karabasanlar, gerilimler, hesaplaşmalar ve ödeşmeler bir korku filminin sisli havası içinde veriliyor. 
 
Sessizlikteki dostlukla gürültüdeki düşmanlık arasında derinleşen, bireysel arzularla toplumsal dayatmalar arasında göz ardı edilmiş duyarlıkları incelikle işleyen bir kitap, “Evine Dönemeyen Adam”. 
 
“Tüketici bir karanlık kaplamıştı ruhumu. Üstelik her şey, her şey müthiş bir sessizlik içindeydi; boğulmama karşı kayıtsızdı her şey. Buna razı gelmiş gibiydiler. Veya sanki beni boğanla aynı fikirdeydiler... Gelip beni kurtaracak, bu duruma dur diyecek, müdahale edecek kimse yoktu ortalıkta. Unutulmuş, daha doğrusu göz ardı edilmiştim. Kimileri böyle bir durum karşısında hemen teslim bayrağını çeker, kendisini bekleyen kadere boyun eğer. Yani direnmez, yani şu söz konusu değersizlik hissiyle hemen barışır. Tamam, der. Benden bu kadar, der. Fakat ben öyle demiyordum. Çırpınıyordum. Sağ kalmaktan ziyade değerli olduğumu ispat etmek için çırpınıyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fabbb0d0-6122-4962-a0c9-ae158c881163.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sinem 3</image:title>
            <image:caption>Hızlı ve kalburüstü yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları…  
 
Bir yanda kahramanlarımızın değişen zamana ayak uydurma çabaları, diğer yanda peşlerini bırakmayan geçmişin izleri… Hepsi ve daha fazlası Ve Sinem çizgi öykülerinin üçüncü cildinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8553433f-5db7-4997-a3ad-f6b422b8d7a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dublinesk</image:title>
            <image:caption>Enrique Vila-Matas metinlerarasılığı kullanan, kurmacanın tabiatını sorgulayan ve gerçekten nevi şahsına münhasır eserleriyle öne çıkan, İspanyol edebiyatının en muzip, en üretken yazarlarından birisi. Yirmiden fazla romanı, pek çok öykü kitabı olan Vila-Matas’ın 2010 yılında yayımlanan, en kişisel eserlerinden sayılabilecek Dublinesk için ise ödüllü yazarın başyapıtı denilebilir. 
 
Yayınevi iflas eden edebiyat yayıncısı Samuel Riba, hiç gitmediği Dublin’de geçen bir rüya görür. Bu rüyanın etkisiyle, James Joyce’un Ulysses’inde Paddy Dignam’ın gömüldüğü mezarlığa üç yazar arkadaşıyla beraber gidip Gutenberg Çağı için gıyaben bir cenaze düzenlemeyi planlar. Bir süredir hayatı bilgisayar başında geçen Riba, bir yandan içkiyi bırakmanın dertleriyle ve sorunlu evliliğiyle boğuşacak, bir yandan da hayatını ele geçiren edebiyatın labirentlerinde yolunu bulmaya çalışacaktır. 
Enrique Vila-Matas’ın, hem Beckett ve Joyce’un ruhunu katıp hem kendine ait kılmayı başardığı Dublinesk’i “Edebiyat ölüyor mu?” sorusuna verilen heybetli bir cevap. 
 
“Vila-Matas’ın yazılarının üzerimdeki etkisi muazzamdır. Espri anlayışına, her tür edebiyat hakkında sahip olduğu bilgiye, yazarlara duyduğu şefkate ve edebiyatla ilgili konuları alıp korkusuzca yazılarının bir parçası yapmasına hayranım.” 
 –Paul Auster 
 
“Modern İspanyol edebiyatında eşi benzeri olmayan bir yazar. Vila-Matas’ın mükemmelliği tartışılmaz bir gerçek.” 
–Roberto Bolaño</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50a11a81-d511-460e-8c6b-64ae1f9d10ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Marry Grave 3</image:title>
            <image:caption>ÖLÜ KARISINI DİRİLTMEK İÇİN ÇIKTIĞI YOLCULUK GEÇMİŞİN İZİNİ SÜRÜYOR. ÖYKÜMÜZ, SAWYER’IN ÇOCUKLUĞUNA, İKİSİNİN TANIŞTIĞI GÜNLERE UZANIYOR! 
 
Sawyer çıktığı zorlu yolculukta, malzemelerde bulunan büyüyü kullanarak iblislerle amansız mücadelesine devam ediyor. Rosalie’yi diriltmek için düştüğü yolda büyük bir azimle ilerliyor. Öykümüz Sawyer’ın çocukluk yıllarına geri dönüyor. Yalnız bir çocuk olan Sawyer’a yaşama gücü veren kişi kimdi? Ve sevgili karısı Rosalie ile nasıl tanıştılar? İkisinin zamanı aşan hislerinin kaynağı ortaya çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a642761c-d5b8-4dc7-9f58-3643939469e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımı Değiştiren Her Şey</image:title>
            <image:caption>“Size pusu kuran birinin planını öğrenirseniz ne olur? 
O plan bozulur! 
Ailenizdeki sırlar, geçmiş travmalar, negatif duygu ve düşünceler, sevimsiz anılar da sizi bekleyen pusulardır. Öğrendiğinizde ve ‘Bu onların çatışmasıydı, benim yolum başka!’ farkındalığına vardığınızda döngüleri kırmış olursunuz.” 
Bu romanda Esra’nın farkındalık yollarından nasıl geçtiğini, neyi neden yaşadığını ve nasıl çözdüğünü film izler gibi göreceksiniz. 
Esra, güzel, başarılı bir küratör ve ressamdır. Evli ve çok mutludur. Evde yardımcısı, şoförü, cemiyette bir yeri, refah bir hayatı vardır. 
Ama yüreğindeki sır yaşamını gölgelemektedir; sürekli aynı rüyayı görür ve ardından kılık değiştirip ev temizliğine gider. Bir yabancının bu sırrı öğrenmesi ile Esra’nın hayatı alt üst olur. 
Büyük bir yüzleşme, psikolog seansları, bilinçdışı kodları, ritüeller, meditasyonlar, rüyalar, içindeki yaralı çocuğa mektup, affetme çalışmaları, reiki, yas tutma, geçmişi şifalandırma ve daha fazlası… 
Ayşen Bozkuş, Hayatımı Değiştiren Her Şey kitabında sıradan hayatların içine gömülmüş, suskunlukla karşılanmış bir kötülükle yüzleştiriyor bizi. Değişim, dönüşüm ve ruhumuzdaki yaraların iyileşmesine ancak bir yüzleşmeyle başlayabileceğimizi umut dolu bir hikâyeyle hatırlatıyor. 
“Farkında olalım ya da olmayalım, 
hayat tesadüf adı verdiklerimiz aracılığıyla bizimle konuşur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16fe83b4-7e75-4e60-9cde-8d88f2e935e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavukozor</image:title>
            <image:caption>Dünya genelinde on iki yaşından küçük mucitler arasında en iyisi olan Sally Tinker, yeni bir macerayla geri döndü! 
 
Son İcatlar Şampiyonası’ndaki yenilgisi yüzünden Sally’den intikam almak isteyen ezeli rakibi Dexter Maelstrom, canlıları ilkel atalarına çeviren yeni icadıyla Sally’nin karşısına çıkar. Fakat Ters-Evrim Işını’nın dönüştürdüğü hayvanlar bir sebeple kontrolden çıkınca işler karışır. Bakalım Sally, arkadaşı Charli ve tam zamanlı bebek Joe devasa kuş-dinozorlarla nasıl baş edecek? Haince bir plan, tehlikeli dev kuşlar ve cesur hamlelerle dolu bu macerada tek bir şeye yer yok: Korkak tavuklara!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b1b72d7-f55a-4309-8102-99cff785b62e.jpg</image:loc>
            <image:title>Burası Tekin Değil</image:title>
            <image:caption>Dikenleri batan güllerin yerine dikilen zararsız çiçekler, patlamadan hemen önce sıcağa ve hayata alışan bir kırmızı balon, huzuru bizimkiyle beraber bozulan kediler, hikâyelerine uğradığımız insanlar arasında geziniyor. Sine Ergün’ün kitabı “Burası Tekin Değil”, geçip kaybolanların arasına bakıyor. 
 
“Yakınlarda bir yere oturduk, hoşbeşten sonra konuşacak şey kalmadı. Sustuk, ellerime baktım, o da masada bir noktaya dikti gözlerini. Sonra yüzüme baktı, güneşin üstünden bulut geçiyor olacaktı ki yüzü karardı. O an gözünde hiç görmediğim bir şey gördüm, hep orada mıydı, bilmiyordum. Yine sevecen, hayat dolu bakıyordu ama o bakışın arkasında, biraz geride başka bir göz vardı, bir şey anlatmaya çalışıyordu, anlamıyordum, onun da bildiğini sanmıyordum. Bulut geçti, göz kayboldu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7417933-dfa1-4464-9c25-30bdaa1480fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Tarihöncesi Dünya</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Tarihöncesi Dünya, Afrika’daki kökenlerimizden endüstrileşme öncesinin görkemli uygarlıklarına ve yakın geçmişin şehirlerine uzanan insanlığın tarihöncesinin çarpıcı hikâyesini aktarıyor. 
 
İki arkeolog ve deneyimli tarih yazarı, uzak atalarımızın Eski Dünya’ya yayılmasını, Homo sapiens’in ortaya çıkışını, ondan çok sonra Avrupa, Avrasya, Asya ve Amerika’ya kalıcı olarak yerleşmesini anlatıyor. Avcı toplayıcılardan sonra dünyanın çeşitli bölgelerinde çiftçilik ve hayvan evcilleştirmenin kökenlerine odaklanıyor, bu yeni ekonomilerin insan varoluşunu nasıl da çarpıcı bir biçimde değiştirdiğini gözler önüne seriyor. Kudretli hükümdarları ve ideolojilerini, uygarlıkların yükselişiyle düşüşünü ve pek çoğunun maruz kaldığı uzun kuraklığın yıkıcı etkilerini anlatarak tarihöncesi dünyanın neden modern dünya için önemli olduğuna cevap arıyor. 
 
Tarihöncesi geçmişimizin insanlığın kökenlerinden günümüze dek uzanan bir değerlendirmesini küresel bir bakışla, sade olmakla beraber keyifli bir üslupla sunan bu kitap, insanlığın erken tarihinin hikâyesi ve onun modern dünyayla bağlantısını merak edenler için harikulade bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eaaa7f7-e367-4abc-8951-6930ade73f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Havan</image:title>
            <image:caption>“Taş Havan” adını verdiğimiz elinizdeki kitapta, 1949-1960 yılları arasında süreli yayınlarda çıktıktan sonra çeşitli kitaplarına dağılmış Esendal öykülerini bir arada okuyacaksınız. 
 
“Memduh Şevket Esendal’ı hiç görmedim, siyasi hayatında neler yaptığını da pek bilmem, fakat hikâyelerini ilk okuduğum gün ‘İşte hikâyeci!’ dediğimi hatırlıyorum.” 
(Cahit Sıtkı Tarancı) 
 
“Bizim Çehov’umuzdur da diyebilirim. Ama yalnız, uzakta yaşayan, gölgelenen, unutulan, nicedir uzmanlarca keşfedilmeyi bekleyen, kalabalıklara sesini duyurunca yeniden değerlendirilecek, büyüyecek, en az Ömer Seyfettin, Sabahattin Ali, Sait Faik kadar yaygınlaşacak, etkili olacak bir Çehov.” 
(Muzaffer Buyrukçu) 
 
“M.Ş.E. Türk öykücülüğünde çok önemli bir anlayışın öncüsü olmuştur. Süssüz, yalın, biçimsel oyunlardan uzak bir anlatımla insan ilişkilerine yönelmiş, sanatsal başarıyı içerik güzelliklerinde aramıştır. Günümüzün genç öykücüleri bu yazarımızı önem vererek incelemelidirler kanısındayım. Süse, anlatı, oyunlarına aşırı düşkünlük gösterilen bir ortamda bu büyük ustanın yapıtlarının yeniden yayımlanması çok yararlı olabilir.” 
(Memet Fuat)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af3587a6-10a7-47ad-b41d-19024c125f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>“On bin yıl ya da on milyon yıl sonra dünya nasıl bir yer olacak? Bizim hakkımızda ne tür hikâyeler anlatılacak?” 
 
Ayak İzleri: Geleceğin Fosillerinin Peşinde’de ödüllü yazar David Farrier, çok uzak bir geleceğe ne tür izler bırakacağımızı araştırıyor. Modern uygarlık olarak, okyanusları kirleten plastik maddeler, toprağın altına gömülen nükleer atıklar ya da gezegeni boydan boya kateden milyonlarca kilometrelik yollar gibi zamanın etkisine direnebilecek pek çok şey yarattık. Ürettiğimiz karbon belki de atmosferde 100.000 yıl boyunca kalacak ve şehirlerimizin kalıntıları da bundan milyonlarca yıl sonra bile bir kaya katmanı olarak varlığını sürdürmeye devam edecek. Geleceğin fosilleri, yirmi birinci yüzyılda nasıl yaşadığımıza dair birçok gerçeği açığa çıkarabilir. 
 
Edebiyat, sanat ve bilimin iç içe geçtiği Ayak İzleri, bizi uzak gelecekteki torunlarımızın mit ve hikâyelerinde nasıl hatırlanacağımızı düşünmeye davet ediyor. Baltık Denizi&apos;nden Büyük Set Resifi&apos;ne, Tazmanya&apos;daki bir buz çekirdeği laboratuvarından devasa Şanghay şehrine dek uzanan seyahatlerinden sonra Farrier, hızla değişen ve değişirken de insan kavrayışının ötesinde sonuçlar doğuran bir dünyayı anlatıyor. Uyarıda bulunurken her şeye rağmen umudu da elden bırakmayan Ayak İzleri, sadece gelecek hakkındaki düşüncelerinizi değil, günümüz dünyasına bakışınızı da değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d09a78-7beb-4177-897c-c904278c1930.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısmet Kuşu</image:title>
            <image:caption>“Kısmet Kuşu” adını verdiğimiz elinizdeki kitapta, 1941-1949 yılları arasında süreli yayınlarda çıktıktan sonra çeşitli kitaplarına dağılmış Esendal öykülerini bir arada okuyacaksınız. 
 
“Onun güzel romanının, güzel hikâyelerinin genç insanların mahremiyetlerine, muhayyilelerine, yaşayışlarına, mesut ve hüzünlü saatlerine uzun seneler karışmasını dilerim. Mektep kitaplarına onun küçücük, tertemiz, güzel hikâyelerinin kocaman laflıların yerine geçmesini dilerim.” 
(Sait Faik Abasıyanık) 
 
“Hikâyeleri içinde birkaçını çok severim: İstanbul’da Bir Bayram Gününün Hikâyesi, Hâmid İçin Bir Yazı, bir de, adını unuttum, bir dilenciye verilen bir kızın hikâyesi [Bizim Nesibe]. Sevdiğim hikâyeleri yalnızca bunlar değildir, ama şimdi bunları hatırlıyorum... Hâmid İçin Bir Yazı yazarın en sevdiğim hikâyelerinden biridir; edebiyat âlemimizin en acıklı hallerinden birine dokunur: Körü körüne beğenmek, körü körüne övmek, yahut körü körüne yermek. O övgülerin, yahut yergilerin bari bir manası olsa! Hayır, hepsi boş birer lakırdı kalabalığıdır. Memduh Şevket Esendal o hikâyesinde işte bunu göstermiştir.” 
(Nurullah Ataç) 
 
Ataç’ın Esendal’da sevdiği üç öykü de ‘Kısmet Kuşu’nda..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428c4109-e714-494c-9e70-c3f833cecf18.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü Onlar Biraz Meraklı (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Hareketli, oyunlu kitap!  
 
İki Kitap bir arada!
Yetişkinler çocuklarla buluşuyor,
farklı şeyler konuşuyor.
Hazır mısınız, hayal güçleriyle
dünyamıza neşe katan çocuklarla buluşmaya!
Minik kitabın sayfalarını çevir, hikâyeyi tamamla.
Yapboz, ara bul, eşleştirme oyunlarını oyna.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09dd7ef-5272-4182-b129-9ffc2caedb36.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanata Dair – 1</image:title>
            <image:caption>“Sanata Dair”, Halit Ziya Uşaklıgil’in genel olarak sanat, edebiyat, dil ve müzik konuları üzerine kaleme aldığı gazete yazılarından oluşuyor. 
 
1938-1963 yılları arasında dört cilt halinde yayımlanan ‘Sanata Dair’i biz iki ciltte topladık. Abdullah Uçman tarafından hazırlanan ‘Sanata Dair’in bu iki ciltlik yayınında, esas metne herhangi bir müdahalede bulunmadan, gerekli görülen birtakım isim, eser ve olaylarla ilgili kısa açıklamalar yapılmış; yazarın bir kısım kelimelerde tercih ettiği ve bugüne uymayan imlası günümüz imlasına uydurulmak suretiyle daha rahat okunabilecek bir eser ortaya konulmuştur. 
 
Elinizdeki ilk ciltte şiir, roman, eleştiri, vezinler, dilimizdeki Arapça ve Farsça tamlamalar, gramer, sözlük ve imla konusuyla tercüme meselesi üzerinde durulmuş; Türk tiyatrosu ve müziğinin yanı sıra yeni Türkçe tartışmalarına yer verilmiştir. 
 
Halit Ziya’nın son derece zengin ve geniş bir birikimle, rahatça okunan deneme üslubuyla kaleme aldığı yazılarında, günümüz araştırmacılarıyla okuyucularının öğreneceği ve tartışacağı önemli konular olduğu kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aebc5efb-56d1-4b0f-9880-375ace1e3a4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanata Dair – 2</image:title>
            <image:caption>“Sanata Dair”, Halit Ziya Uşaklıgil’in genel olarak sanat, edebiyat, dil ve müzik konuları üzerine kaleme aldığı gazete yazılarından oluşuyor. 
 
1938-1963 yılları arasında dört cilt halinde yayımlanan Sanata Dair’i biz iki ciltte topladık. Abdullah Uçman tarafından hazırlanan Sanata Dair’in bu iki ciltlik yayınında, esas metne herhangi bir müdahalede bulunmadan, gerekli görülen birtakım isim, eser ve olaylarla ilgili kısa açıklamalar yapılmış; yazarın bir kısım kelimelerde tercih ettiği ve bugüne uymayan imlası günümüz imlasına uydurulmak suretiyle daha rahat okunabilecek bir eser ortaya konulmuştur. 
 
Elinizdeki ikinci ciltte Halit Ziya, kendi kuşağından bir kısım edebî şahsiyetin portresini çizmiş, onların kitap halinde basılmış eserlerini değerlendirmiş; İngiliz ve Fransız edebiyatının belli başlı isimlerinin kısa biyografileri eşliğinde eserlerini tanıtmıştır. 
 
Halit Ziya’nın son derece zengin ve geniş bir birikimle, rahatça okunan deneme üslubuyla kaleme aldığı yazılarında, günümüz araştırmacılarıyla okuyucularının öğreneceği ve tartışacağı önemli konular olduğu kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46152e4d-be6b-467a-9a9e-0c5cb16bd8aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyrederim Dünyayı</image:title>
            <image:caption>“Seyrederim Dünyayı” Filiz Özdem’in kelimeleriyle Ayşe İnan’ın resimlerini buluşturan harika bir kitap. 
 
Alakarga çok güzel bir kuş ama sesi öyle kötü ki, onu kimse yanında istemiyor. 
Bunun üzerine Alakarga havalanıyor, dünyadaki yerini ararken doğayı seyre dalıyor. 
Bu hayranlık verici manzara karşısında sessizliğe bürünüyor, gözleri şenleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b506877-cf80-420e-a77e-3eb68baaa397.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağların Efsanesi Eşkıya Deli Çölloğ</image:title>
            <image:caption>Aşireti delisi kendisi Avşar, 
Atıyla karlı dağları aşar, 
Görenler Çölloğun fendine şaşar, 
Avşar&apos;ın aslanı sen misin Çölloğ 
İlikli heybeyi terkiye astı 
Papazın kızının saçını kesti 
Güççük Hasan&apos;la Yozgat&apos;ı bastı 
Tanımaz bir canı bir adam Çölloğ 
Çölloğun meskeni fakirin yurdu 
Fakir fukaraya ihsanı vardı 
Ermeni&apos;den aldı yoksula verdi 
Kutnudan kumaşın harmanı Çölloğ 
Kayseri yurduna bir cenk kuruldu 
Cem oldu ahali orda derildi 
Ağzı açık dört zaptiye vuruldu 
Görenler seyretsin al kanı Çölloğ 
Erciyes dağını kantar mı tartar 
Tartarım diyenin belası artar 
Gel Çölloğ şimdicik yakayı kurtar 
Fakirin atası sen misin Çölloğ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/824052de-f5d7-4669-bd0a-e6c6568ff14b.jpg</image:loc>
            <image:title>Birkaç Deli Güvercin</image:title>
            <image:caption>Birkaç Deli Güvercin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abfc6f09-303d-406f-a51d-7e4d48b16223.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin Cambazlar</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar Fransa’dan Amerika’ya göç etmiş olan ve yaşamlarını sirk gösterileri yaparak kazanan Cascabel ailesi yıllar sonra Fransa’ya kalıcı olarak dönmek ister. Ancak bu yolculuk hiç de Cascabellerin düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. Memleketlerine dönebilmek için zorlu yolları aşmaları, haydutlarla mücadele etmeleri, Kızılderililerle anlaşmaları gerekecektir. Fakat bu zorluklar onlara paha biçilmez dostluklar ve tecrübeler kazandıracak ve hayallerinin ötesinde bir yaşamın kapılarını aralayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e803d0b5-8603-426e-9e12-613e8a201801.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Pilotu</image:title>
            <image:caption>Savaş Pilotu, yazarı Antoine de Saint-Exupéry’nin II. Dünya Savaşı sırasında, Fransız Hava Kuvvetleri&apos;nde görev yaptığı bir dönemde, bir pilot olarak edindiği deneyimleri anlattığı etkileyici bir anı kitabıdır. 
Saint-Exupéry, yazarlık yeteneği ve gözlem gücünü harika bir biçimde ortaya koyduğu bu kitapta, yaşamla ölüm arasında İnsan’ı keşfeden bir pilotun gözünden, savaşın ve teknolojik gelişmelerin insanları nasıl etkilediğini, insanların hayatındaki anlam arayışlarını ve savaşın yıkıcılığına karşı nasıl korunabileceğini sorgulamaktadır. Kitap, yazarın kişisel deneyimlerini anlatırken, aynı zamanda dünya barışı hakkındaki düşüncelerine de yer vermektedir. Yazarın savaşın acımasızlıklarına ve insanın doğasında süregelen iyilik ile kötülük arasındaki amansız çekişmeye dair yansıttığı düşünceler, okuyucuyu kendisiyle beraber düşünmeye; hem dış hem de iç dünyasını farklı bir bakış açısıyla değerlendirmeye itmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78d29add-eca0-41bd-8e3c-23f5076cf166.jpg</image:loc>
            <image:title>Pal Sokağı Çocukları</image:title>
            <image:caption>“Yeryüzü... Siz güzel, sağlıklı ova öğrencileri, sonsuz yola çıkmak için sadece bir adım atması gereken, gökyüzü denen harika büyük mavi bulutun altında, gözleri uzak mesafelere, uzağı görmeye alışık, evler arasında yüksekte yaşamamışsınız, Peşteli bir çocuk için boş arsanın ne demek olduğunu bile bilmiyorsunuz. Bu ova ve sırt, Peşteli çocuğun ovası. Bu onun için sonsuzluk ve özgürlük demektir. Bir tarafı şişkin bir çitle çevrili, diğer tarafında büyük ev duvarlarının göğe doğru yükseldiği bir kara parçası. Şimdi, hiçbiri bu toprak parçasının Peşte&apos;den bazı fakir öğrencilerin gençliğini temsil ettiğini bilmeyen sakinlerle dolu büyük, dört katlı bir ev, şimdi de Pal Sokağı’nda olduğu yerde yas tutuyor.” 
“Pal Sokağı Çocukları”, sokağın havasını genzinde dolaştırmış bir grup çocuğun neşeli, eğlenceli, hareketli ve bazen de hüzünlü günlerini anlatıyor. Sokakta oyunlar oynayan, gruplara ayrılıp savaşan çocuklar, hayatın sert, karanlık yanlarıyla şimdiden tanıştıklarının henüz farkında değiller… 
Peşteli bir grup çocuğun; Küçük Sarışın Nemeçek’in, Boka, Feri Ats ve diğer çocukların dünyasını hem yetişkin hem de çocuk okurlara sunmaktan mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b1407ef-3004-41dd-af13-4a29a4b3a198.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Uçurumunda</image:title>
            <image:caption>Neyzen Tevfik, Fikret Muallâ, Sabahattin Ali ve birçok ünlü sanatçının yaşamından kesitler... Psikolog yazar Melih Yıldız, bu kitabında bilim, sanat ve edebiyat dünyamızın ışıltılı karakterlerinin aklın uçurumunda olan yaşamlarından kesitler sunuyor. Unutulmaz yeteneklerine, sanatsal ve bilimsel verimlerine karşın yolu bir şekilde akıl hastanesiyle kesişmiş ve ruhsal sorunlar yaşamış bu ünlülerimiz arasında kimler yok ki: Sabahattin Ali, Neyzen Tevfik, Yahya Kemal, Şükûfe Nihal, Fikret Muallâ… Kitapta ayrıca, bu ünlülerle zaman zaman yolları kesişen Fahri Celal, Mazhar Osman gibi ülkemizde psikoloji biliminin gelişmesine katkıda bulunmuş bilim insanlarının çabalarına da yer veriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6718fe0-9407-43e7-b8a1-8457c427eea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Henüz Her Şey Bitmedi</image:title>
            <image:caption>Hayat devam ediyor. 
 
Başımdan geçen her şeyi bu kitapta yazdım… Seninle bol bol dertleşip, bazen gülüp bazen ağlayacağız. Ben zamanında çok yanlış yaptım sen yapma diye, kendin için iyiye giden yola adım attığın an, ben de orada olacağım. 
 
Seni hiç tanımadım… Şu an ne yapıyorsun bilmiyorum ama seni seviyorum. Tanımasam da sana inanıyorum; hayallerinin peşinden koşacağına, kendin olacağına, düşsen bile daha güçlü bir sen olarak yeniden ayağa kalkacağına inanıyorum. Şayet ben ayağa kalkacağım dersen, seni bekliyor olacağım. 
 
Unutma, hiçbir şey için geç değil…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d45a59-fe17-4113-ab5c-b0aa6174148c.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Hekimlerinin Hazinesi</image:title>
            <image:caption>1695 farklı bitkinin halk hekimliğinde kullanışı 
Bilimsel Referanslar Işığında Anadolu Halk İlaçları Envanteri 
 
Günümüz ilaç ve tedavi uygulamalarının bilinmediği dönemlerde tüm dünyada insanlar, geleneksel tedavi sistemlerinden yararlanmıştır. 
 
Türkiye, üç farklı floristik kuşağın (Kuzeyde Avrupa-Sibirya; Batı ve Güneyde Akdeniz; İç ve Doğuda İran-Turan) kesişme noktasındadır. Bunun sonucu olarak, şimdiye kadar teşhisi tamamlanan 12.000’e yaklaşan takson sayısı ile dünyanın en zengin florasına sahip ülkeleri arasında yer almaktadır. 
 
Anadolu, coğrafi konumu ile tarih boyunca yüzlerce kavim ve kültürün yönetiminde kalmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde üç kıtada süren 600 yıllık hükümranlık sayesinde Anadolu’da zengin bir tedavi kültürü oluşmuştur. Unani Tıbbın ve İslami Tıbbın kaynağı, Anadolu’nun da dahil olduğu coğrafya içerisinden çıkmıştır. 
 
Sağlık hizmetinin ulaştırılamadığı yerlerde ise Halk Hekimleri ön plana çıkmaktadır. Halk Hekimleri, İslami Tıbbın yanı sıra yerel bitkilerle ilgili deneyimlerini kullanmaktaydı. ‘Halk İlacı’ kavramı içerisinde çevrede yetişen veya yetiştirilen bitkilerden hazırlanan formüller yer almaktadır. Ne yazık ki, Anadolu’da bitkilerin ne kadarının halk ilacı olarak kullanıldığı tam olarak bilinmemektedir. Bu bilgiler usta-çırak geleneği ile devam etmiş ve Anadolu’nun zengin tedavi kültürü kayıt altına alınamadığından kaybolmaya yüz tutmuştur. 
 
Ülkemizde bilimsel anlamda sistemik ilk Etnobotanik saha çalışmaları, 1986-1998 yılları arasında Prof. Dr. Erdem Yeşilada’nın da içinde bulunduğu bir çalışma grubu tarafından yürütülmüştür. Tüm Anadolu’da il ve ilçeler bazında, doğru bilgilerin alınabileceği en uzak yerleşim yerlerinde saha çalışmaları yapılmış, kişilerden alınan bilgiler doğrultusunda bitkiler toplanarak botanik isimlendirmesi yapılmıştır. Takip eden süreç Prof. Dr. Erdem Yeşilada ve arkadaşlarının yürüttüğü Etnofarmakolojik araştırmalar ile saha çalışmalarında tespit edilen bazı halk ilaçlarının etkinlik ve güvenilirlikleri ortaya konmuştur. 
 
Bu kitapta bazı ön değerlendirme parametreleri göz önüne alınarak seçilen ve ulaşılabilen kaynaklarda yer alan bilgilere dayanılarak, Anadolu Halk İlaçları kültüründe insan sağlığına yönelik olarak kullanılan bitkilere yer verilmiştir. 
 
Halk Hekimlerinin Hazinesi aslında Anadolu’da yüzlerce yıldır halk ilacı olarak kullanılan bitkilere ait kaybolmaya yüz tutan kadim bilgilerin kayıt altına alınmasına yönelik çok önemli bir kaynaktır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b963ae4-2df1-4e6c-be90-8f465ab2786a.jpg</image:loc>
            <image:title>Paylaşılamayan Kalemler</image:title>
            <image:caption>Biraz paylaşamama, biraz kıskançlık, biraz kızgınlık, biraz üzüntü… Kardeşlikteki kavgalarda ne yaşanıyorsa bu hikâyede var. Kardeş kavgalarının ortasında çocukları kucaklayabilmenin sıcaklığı da… Abisinin eşyalarını izinsiz alan Zehra, buna kızan Alperen,  her iki çocuğunun da duygularını anlayan anne… Zehra öğreniyor, Alperen sakinleşiyor, anne kucaklıyor. Peki ama nasıl? İşte bunu kitabı okuduğunda öğreneceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a236e161-595b-4429-bb5f-ecc6093b75af.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Kutusu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir çocuğun en sevdiği oyuncağı paylaşmak istemediğinde ortaya çıkan krizi hem yetişkinlerin yönetmesini hem de çocukların bu süreçten paylaşma duygusunu kendi tecrübeleriyle yaşayabilmesini kolaylaştırmak için yazıldı. Kahramanımız Meryem en sevdiği oyuncağı vermek dışında bir çözüm bulduğu için mutlu. Bakalım o çözüm neymiş?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4611fa-ea49-41ec-b703-7a3743dc1aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>İlk Yunan düşünürlerinin incelenmesi her zaman için Gadamer’in felsefi çalışmalarının merkezinde yer almıştır; ünlü filozof, hermeneutik yöntemini ilk Yunan düşünürlere, nevi şahsına münhasır bir şekilde uygulamaktadır. Türk okuruna sunduğumuz bu önemli eser, ilk kez Almanca olarak yayınlanan 1988 Napoli Dersleri’nden oluşmaktadır. Kitap boyunca Gadamer, Platon ve Aristoteles tarafından aktarıldığı şekliyle Yunan düşüncesinin gelişimini takdire şayan bir açıklıkla izler. Gadamer’e göre “başlangıç” kavramı felsefenin özü/mahiyeti için büyük bir önemi haizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8a9a660-e1ed-47bf-87fe-5d7d77a38253.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar: Hayat, Siyaset ve Bilim</image:title>
            <image:caption>Max Weber’in hayat, siyaset ve bilime dair mektupları, onun entelektüel evrenine yeni bir bakış sunuyor. Sosyoloji, ekonomi ve siyaset bilimi alanlarına yaptığı derin katkılarla tanınan Weber’in akademik yazışmaları, onun entelektüel gücüne ve akademik yolculuğuna dair bir kanıt oluşturuyor. Bu eşsiz yazışma koleksiyonu, Weber’in ailesi, dostları, meslektaşları, öğrencileri ve çağdaşlarıyla olan derin etkileşimlerini ortaya çıkararak sosyal bilimler tarihinin en dönüştürücü dönemlerinden birinin zengin dokusunu gösteriyor. Weber’in öğrencilerine ve meslektaşlarına yazdığı mektuplar sadece onun olağanüstü zekâsını ve anlatım kabiliyetini değil, aynı zamanda etrafındaki zihinleri besleyen ve onlara meydan okuyan cömert ruhunu da ortaya koyuyor. Her sosyal bilim öğrencisi için bir hazine olan bu mektuplar Weber’in bilimsel yolculuğunun inceliklerine dair derin bir kavrayış sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cbb01d9-e8a7-41dc-bf29-18d480a55091.jpg</image:loc>
            <image:title>Plotinos’un Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki metin, Émile Bréhier’nin, 1921-1922 kış döneminde Sorbonne’da verdiği derslerden oluşmaktadır. Burada Plotinos felsefesinin baştan sona bir açıklaması yer almamaktadır; bazı önemli konular göz ardı edilmiştir. Bunlar; duyusal dünya, doğa, madde, maddeyle ilişkisinde kötülük gibi konulardır. Başka bir deyişle, Bréhier çalışmasını Plotinos’un genel bir ad verdiği akledilirin incelemesiyle sınırlandırmıştır; araştırma, Plotinos’un ifadesiyle “tanrısal şeylerin durduğu” yerde, yani altında sadece maddenin düzensizliğinin ve çirkinliğinin bulunduğu ruhta sonlandırılmıştır. 
Bréhier, bu “tanrısal şeyler”in, Bir’in, Akıl’ın ve Ruh’un incelemesine yine de Plotinos Felsefesi başlığını vermiştir, çünkü Plotions’un düşüncesinin merkezinin burada yattığına inanmaktadır. Bu tanrısal şeyler, duyusal dünyada dolaşan ruhun, Ulysses’in geri dönmesi gereken sevgili vatanıdır; Ulysses gibi ruh da duyusal şeylerin büyüsünden, Kirke’nin cazibesinden kurtulmalıdır. Plotinos, ruhun bu anavatanının öylesine canlı ve derin bir hissine kapılmıştır ki, eserleri, o zamanlar aynı arayışa girişen pek çok entelektüel maceraperestin eserleri arasında eşsiz olarak kalmıştır. Bréhier’nin Plotinos’un düşüncesine dair kaleme aldığı bu girişin amacı, başka bir dünyaya duyulan bu tutkulu eğilimin varsaydığı zihin durumunu açıklığa kavuşturmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b1ac7fd-146c-437b-8b51-4c9dac09080a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Arayışında</image:title>
            <image:caption>Ruh kavramı, Antik çağlardan bu yana yinelenen bir keşif alanı olmuştur. Ruhumuzu bulmaktan bahsederken neyi kastederiz, bir ruhumuz olduğunu nasıl biliriz ve günümüzün bilimsel ve teknolojik gelişmelerinin ortasında bunun önemi nedir? Ruhun Arayışında, okuyucuları ruhun kökenlerine doğru kısa bir yolculuğa çıkarmaktadır ve ruh kavramının tarih boyunca nasıl geliştiğini incelemektedir. Edebiyat, müzik, sanat ve teolojiye değinen John Cottingham, ruhun mahiyetine yönelik çalışmaların/araştırmaların modern zamanlarda gereksiz (!) addedilmesinin çok hatalı olduğunu iddia etmektedir. Yazara göre, ruhun daha iyi anlaşılması, hepimizin insan olmanın ne olduğunu daha iyi anlamasına yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d59674eb-7f18-47f0-a86e-c7341da10aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyahat Mektupları 1877-1914</image:title>
            <image:caption>Seyahat Mektupları sizi Max Weber’in ihtişamlı dünyasına çağırıyor. Weber’in söz konusu mektupları farklı ülkelerdeki sayısız kültürel karşılaşmayı kapsıyor. Bu samimi ve dokunaklı mektuplar aracılığıyla okuyucular, Weber’le birlikte eğlenceli ve bilgilendirici bir keşif yolculuğuna çıkıyor. 
Bu kitap sadece Weber’in keskin gözlemlerini ve içgörülerini değil, aynı zamanda onun kişisel dünyasını da sunuyor. Bu özel yazışmalar, Weber’in akademik kişiliğinin gizlediği iç dünyasını ve insani yönünü aydınlatıyor. Seyahat Mektupları Weber’in çocukluğundan itibaren sınırsız gözlem gücünün ve merakının bir kanıtını oluşturuyor. İster bir sosyoloji öğrencisi ister hevesli bir gezgin ya da sadece meraklı bir okuyucu olun, Seyahat Mektupları sizi tarihin en etkili sosyal düşünürlerinden birinin dünyasına bir keşif gezisine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/923f0173-da76-412f-b4b4-acc1efe08de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Güzel Başörtülerim</image:title>
            <image:caption>Hey merhaba!
Küçük dünyama hoş geldin.
Biliyor musun?
Ben süslenmeyi çok severim.
Saçlarıma her gün farklı farklı şekiller veririm.
Gel sana odamdaki süslenme köşemi göstereyim.
Şu kurdelelerimin, tokalarımın güzelliğine bak.
Ah; hele birbirinden renkli başörtülerimi bir görsen!
Ben de senin gibi küçük bir kızım. Ama onları da kullanmayı çoook seviyorum.
Zaten annem; “İstediğin zaman bu örtülerden kullanabilirsin. Onlar senin güzel başörtülerin.” diyor.
Onlar BENİM GÜZEL BAŞÖRTÜLERİM…
***
Merve Gülcemal, &quot;Benim Güzel Başörtülerim&quot;de minikleri meraklı, heyecanlı ve cıvıl cıvıl bir kız çocuğunun dünyasına misafir ediyor. Anneler ile kızlarının kalbini bu sefer âdeta başörtüsüyle bağlıyor, birbirine sıkı sıkı tutunsunlar diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db7a7c1-a381-4dc0-8777-eeacb602feba.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Nedir?</image:title>
            <image:caption>Hans Kelsen, 1953 tarihli bu küçük kitabında adalet sorununu, çıkar ve değer çatışmalarını çözme ve insan davranışlarını gerekçelendirme sorunu olarak ele almaktadır: Kelsen&apos;e göre mutlak adalet mümkün değildir, ancak göreceli adalet en azından hoşgörüye yol açar. Dünya genelinde mevcut mülteci hareketlerinin hemen herkes için yarattığı zorluklar göz önüne alındığında bu soru (Adalet Nedir? sorusu), temel öneminin ötesinde, özellikle güncel hâle gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed10adad-48a8-43d0-844a-384fe80cf3a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilginin Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Gadamer’in Presokratikler üzerine daha önce yayımlanmış ancak (Almanca ve İngilizceye) hiç çevrilmemiş makalelerinin tamamını bir araya getirmektedir. Herakleitos fragmanlarının hermenötik ve filolojik incelemesiyle başlayan Gadamer, daha sonra Yunan Atomcuları ve Presokratik kozmologlar üzerine bir tartışmaya geçer. Son iki makalesinde Gadamer, modern bilimsel düşüncenin Yunan felsefe geleneğine olan derin borcunu ayrıntılı bir şekilde ele alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f00c4d44-e943-49f9-b7c7-83fa45144b14.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersim&apos;e Yolculuk - Seyahatname</image:title>
            <image:caption>DERSİM’E YOLCULUK – SEYAHATNAME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8abf8fd-e4e2-44e8-8397-3481ab815d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Araştırma Pratiği: Teori ve Sosyal Araştırmanın İlişkilendirilmesi</image:title>
            <image:caption>Ampirik sosyal araştırma ve teori arasında sağlıklı bir bağlantının nasıl kurulacağı meselesi sosyal araştırmacılar ve teorisyenler için büyük önem arz eder. Sosyal bilim alanında üretilen çalışmaların en temel sorunlarından veya eksiklerinden biri, ampiri ve teori arasındaki bu ilişkinin güçlü ve verimli bir biçimde tesis edilemiyor oluşudur. Derek Layder, Sosyolojik Araştırma Pratiği kitabında sadece bu sorunun temellerine inmekle kalmıyor, aynı zamanda saha ve sosyal araştırma pratikleriyle irtibatın teori üzerinden nasıl zenginleştirici bir çerçevede tesis edilebileceğini yetkinlikle ortaya koyuyor. Bu kitap, teoriyi ve soyut kavramları araştırmalarında rehber olarak kullanmayı ya da onları somut araştırma verilerine dayalı olarak geliştirmeyi arzulayan sosyal araştırmacılar ile teorik fikirlerini ampirik kanıt ve verilerle daha sıkı bir şekilde temellendirerek onları daha fazla güçlendirmek isteyen sosyal teorisyenlere yöneliktir. 
En nihayetinde, teorileştirmenin doğası gereği ne tür bir yaratıcı etkinlik olduğunu ve teorinin sosyal araştırmanın vazgeçilmez bir unsuru olarak görülmesi gerektiğini ortaya koyan bu kitap, teori ve ampirik araştırma bağlantısına yönelik yaklaşımlara bir temel oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, kitapta sosyal teorilerin devam eden ampirik araştırma bağlamında üretilmesine odaklanan alternatif ve özgün bir yaklaşım geliştirilmeye çalışılmaktadır. Layder’in uyarlayıcı teori olarak ifade ettiği bu yaklaşım, sosyal teorinin doğası, kullanım şekli ve araştırma yöntemine ilişkin yerleşik sosyolojik gelenekleri sorgulamaktadır. Bu geleneklerin yöntem anlayışlarının şöyle ya da böyle demode veya değersiz oldukları iddia edilmeksizin yeni bir metodolojik çerçeve geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu minvalde, Layder’in sosyal araştırma pratiği ve teori arasındaki uçurumun kapanmasını ve aralarındaki ilişkinin güçlenmesini sağlayabilecek oldukça zihin açıcı stratejiler sunmaya çalıştığı elinizdeki bu kitap sosyal bilimler alanıyla ilgilenen tüm bireyler için önemli bir boşluğu dolduracak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5adc3254-9337-435c-beb5-972a571c0538.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam İnciler</image:title>
            <image:caption>Emeric Pressburger, bu usta işi “kara” gerilim romanıyla, Soykırım ve kötülüğün sıradanlığı üzerine yazılmış en etkileyici yapıtlardan birine imza atmıştır. Piyano akortçusu Karl Braun, 1965 Haziran’ında Londra’da kiraladığı odasına yerleşir. İlk bakışta okurun rahatlıkla duygudaşlık kurabileceği, savaş sırasında kaybettiği karısıyla çocuğunun yasını tutan, müzikten anlayan, ince ruhlu bir beyefendi gibi görünür. Siyasi görüşleri nedeniyle 1933’te Almanya’yı terk ettiğini söyleyerek komşularının saygısını kazanan bu Alman, aslında insanlığa karşı işlediği suçlardan yirmi yıldır aranan bir beyin cerrahı, Nazi savaş suçlusu Dr. Otto Reitmüller’den başkası değildir. Yakalanma korkusuyla yaşayan doktorun paranoyasıyla birlikte gerilimin dozu da giderek artar. Pressburger sarsıcı finale doğru ilerlerken ahlak, sorumluluk ve ilahi adalet kavramları üzerinde durur. 1966’da okurla buluşan Cam İnciler hakkında, Braun’un gerçek kimliğinin ilk bölümde ortaya çıkmasını eleştirerek yazarın asıl meselesini ıskalayan tek bir yazı yayımlanmıştı. Roman çok geçmeden unutulup kayıp edebi hazineler arasında yerini aldı. Savaş suçlularının edebiyatta belli klişelere sığdırılarak tasvir edildiği o dönemde Pressburger’ın hedefi, sıradan bir insanla tüyler ürpertici suçlar işlemiş bir canavarı kendinde buluşturan Karl Braun karakteriyle, Hannah Arendt’in de vurguladığı gibi, Soykırım’ın faillerinin sapkın ya da sadist değil, “son derece insan” olduklarına işaret etmekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f3ef90b-9ee8-43fa-8228-8b888ad370e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Düz Dünyacılar</image:title>
            <image:caption>“Kendi karşısına çıkıverse kendi de kendinden korkardı; çok iriydi bir kere, gördüğün göreceğin en iri köpeği bununla mukayese et, o ince belli çay bardağıysa bu on sekiz bardaklık semaverdi, öyle bir iri, öyle bir iri. Bir hırlasın, elli kiloluk hiltiyle asfalt deliyormuş, bir havlasın, gök gürlemiş sesi çıkarırdı. (...) Korkunçtu, bunu kabul ediyordu, ama şunu da kabul ediyordu, gördüğü onca eziyete rağmen ne insan ne hayvan, kimseye bir kastı olmamıştı. (...) Fenalık etmekten ısrarla çekinir, mecbur kalmadıkça insan olsun hayvan olsun kimseye ilişmez, bırak ilişmeyi, yan gözle bile bakmazdı.
” Üç köpeğin, arafta bir merhumun, bir düz dünyacı meleğin, bir de apartman sakinlerinin hikâyesi bu. Köpeklerden biri “nasıl temiz, nasıl saf, nasıl güzel avanak” bir kara azman... Biri Angara’nın cello bello takımından bir beyaz... Biri yürek yakan bir âfet. Böyle bir üçlü çete. Araftakinin dünyası ahireti birbirine dolanmış, feleğini şaşırmış. Apartman sakinleri ve dahi mahalle halkı, “recm şehvetine” kapılmış, “itlaf ekibi” duasına çıkmışçasına köpek taşlıyor. Düz dünyacı melek, “kurt çakal bir, börtü böcek bir, çalı çiçek bir, dal budak bir, ağaç orman bir, orman insan bir, her şeyin bir” olduğunu anlatıyor sabırla. Bütün bunların birbiriyle ne alakası var peki? İşte, düz dünya hikmeti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29665cb4-2ced-48cb-8917-6a9f907b9fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelepçemin Karasında Bir Ak Güvercin</image:title>
            <image:caption>akşamlar bir karakuş gibi sağılıp inerdi tenha yollara 
yıldızlar dut kokardı iğdeler ay kokardı 
öflez ışıkları yol boylarında osmanlı karakolların 
tilkiler üşüşünce akşam yıldızıyla bağlara 
kelepçemin karasına bir ak güvercin 
nazlı nazlı, canım yiğit, süzüm süzüm, canım oğul, 
gelip konardı 
ben bu yürek yarasını bir gece elbistan’da duymuştum 
 
*Eylül Telefonları *Mapusâne Seni Yapan Kör Olsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9f5dcc3-317c-4701-a109-4a4bbd136196.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Ekmek yanarsa kül, bozulursa küf kokar. Her şey bozulduğu gibi karışır havaya. Her şey gittiği gibi kalır. Annemin kokusu önce üstümüzden gitti; sonra bu halılardan, rengini sadece babamın sevdiği koltuklardan, mutfaktaki bezlerden, eşikteki paspaslardan, tül perdelerden. Dolapta elbise bıraksaydı oradan kolay kolay gitmezdi kokusu ama elbiselerinin hepsini kendiyle götürdü. İnsan bir parça elbisesini bilerek de olsa bırakmaz mı giderken? Kâinata sığmayan annem bir valize sığıp gitti. Nereden çıkarsa çıksın mutfaktan çıkmazdı kokusu derdim. Oradan da gitti. Benzeri görülmemiş bir cinayet soruşturması. Olayların tam ortasında meczup üç kardeş: Nizam, İlhan ve Çetin. Babalarına göre, doğarken amel defterleri kapalıymış gariplerin, eksik doğmuşlar... Anneleri Gülizar ise sırra kadem basmış. Gidişi hem derin bir yara hem de koca bir muamma... Ali İpek, Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet Öyküsü’nde gerçeği herkesin bilmesine rağmen susmayı tercih ettiği bir hikâye anlatıyor. Ama gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu olduğunu hatırlatarak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f305e103-4b62-4728-8d78-677a7ef6f826.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürdane Hanım</image:title>
            <image:caption>Dönemine göre sıradışı, bağımsız ve güçlü bir kadın olan Ulviye Hanım, aynı zamanda edebiyata düşkün, sıkı bir roman okurudur. Gün gelir okuduklarıyla yetinmeyerek gerçek bir olayın nasıl yaşanabileceği merakına kapılır. Bunun için karşı yalıdaki komşusu Dürdane Hanım’ı henüz icat edilen telefon aletiyle dinlemeye başlar: Dürdane Hanım saplantı derecesinde âşıktır, üstelik kendisine eskisi kadar yüz vermeyen sevgilisinden bebek beklemektedir. Bu tam da Ulviye Hanım’ın aradığı türden bir hikâyedir. Kendisi de bu hikâyeye kâh erkek kılığına girerek, kâh hafiye gibi iz sürerek, kâh hemcinsi adına intikam planları kurarak dâhil olur. 
Henüz 17 Yaşında romanında Beyoğlu’nun eğlence hayatını tasvir eden Ahmet Mithat, bu eserinde de bizi Galata âlemlerine götürür. Bir vakitler yeniçerilerin mekânı olan, sonra müdavimlerinin ayaktakımıyla yer değiştirdiği Galata, çok kültürlü yapısı, karnavalları ve belalılarıyla hem korkulan hem cezbeden bir yer olarak okura kapılarını açar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/414b6b1c-a236-4b51-9d44-7eb82a1c622a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürdane Hanım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dönemine göre sıradışı, bağımsız ve güçlü bir kadın olan Ulviye Hanım, aynı zamanda edebiyata düşkün, sıkı bir roman okurudur. Gün gelir okuduklarıyla yetinmeyerek gerçek bir olayın nasıl yaşanabileceği merakına kapılır. Bunun için karşı yalıdaki komşusu Dürdane Hanım’ı henüz icat edilen telefon aletiyle dinlemeye başlar: Dürdane Hanım saplantı derecesinde âşıktır, üstelik kendisine eskisi kadar yüz vermeyen sevgilisinden bebek beklemektedir. Bu tam da Ulviye Hanım’ın aradığı türden bir hikâyedir. Kendisi de bu hikâyeye kâh erkek kılığına girerek, kâh hafiye gibi iz sürerek, kâh hemcinsi adına intikam planları kurarak dâhil olur. 
Henüz 17 Yaşında romanında Beyoğlu’nun eğlence hayatını tasvir eden Ahmet Mithat, bu eserinde de bizi Galata âlemlerine götürür. Bir vakitler yeniçerilerin mekânı olan, sonra müdavimlerinin ayaktakımıyla yer değiştirdiği Galata, çok kültürlü yapısı, karnavalları ve belalılarıyla hem korkulan hem cezbeden bir yer olarak okura kapılarını açar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03ad6137-d819-4969-b010-9401e7fd3ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Zaman Nerdeyiz</image:title>
            <image:caption>… ne güzeldin 
bir yaşamın ortasındayken günlerimiz 
isterdim sözlerin samanyoluna karışırken 
bir denizin eteklerinden yıldızlara savrulmayı 
uçuversen bir kapalı kutudan/ uzandığım uçuruma 
sözcüklere süt veren şiire dönüşürdün 
koysam şarkıların en yalnız akşamına adını 
dilime tuttuğun ışıkta bir gökyüzü olurdun 
karın en güzel yağışını anlatırken dünya 
dizelerim kanardı birdenbire 
tarihin mermerinin en ince damarında. 
*Soluk Soluğa Hayat *Yeryüzü Sahnesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5417af3-9a72-4b81-aa0d-8daa75018cca.jpg</image:loc>
            <image:title>Gücümüzü Hürriyet Aşkından Aldık - Devr-i Hamid&apos;den Meşrutiyet&apos;e</image:title>
            <image:caption>Mustafa Asım Çalıkoğlu kendi ifadesiyle, “bugün Cumhuriyet güneşinin nuru içinde hür hava teneffüs eden demokrat Türk evladına, baba ve dedelerinin daha dün denecek kadar kısa zaman içindeki hayat şartlarını göstererek kendilerindeki enerjinin tükenmezliğine güvenlerini artırmak” için kaleme alır hatıralarını. 
20 Nisan 1953’te “İstibdattan Cumhuriyete” başlığıyla Son Posta gazetesinde yayımlanmaya başlayan yazılarının birinci kısmı, o zamanki İstanbul’un çehresinden memleketin iktisadi ve ticari durumuna, okullarda verilen ilk okuma derslerinden Bâbıâli Caddesi’nin renkli simalarına, Osmanlı Bankası baskınından Girit meselesine kadar pek çok ayrıntıyı barındırır. 
II. Abdülhamid döneminin baskısı altında İstanbul’da gazetecilik yapmaya çalışırken sürgüne gönderildiği Selânik’te İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girer. Cemiyetin önde gelen isimleri ile birlikte çalışır. Meşrutiyet’in ilanına kadar burada yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlattığı ikinci kısım ise cemiyetin örgütlenme şekillerine, olaylara ve insanlara bakış açısına dair önemli ve değerli bilgiler içerir. 
Gazeteci, yazar, siyasetçi ve mütercim Mustafa Asım Çalıkoğlu, samimi bir dille kaleme aldığı hatıralarıyla, günümüz okurunu istibdadın ruh karartan atmosferinde adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7941dd5e-f8ee-41b1-a0a5-7a2a39b08052.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Popülizm ve Kentsel Gerilim</image:title>
            <image:caption>“Yeni nesil popülizmin sadece kendine biat etmeyen ya da dışladıkları cemaatleri değil, 1960 sonrasında sanayileşme hamleleri sonrasında oluşan yeni kentli esnaf/zanaatkâr, bürokrat ve teknokratlardan oluşan ücretli gelire sahip orta sınıfları ve örgütlerinden başka koruyucusu olmayan işçileri de dışladığını biliyoruz. Kentli orta sınıfları dışlayarak, küreselleşmeyle eklemlenmeyi sağlayan yeni orta sınıfları seçen yeni nesil popülizmin ürettiği ‘teknoloji kenti’ olarak Pendik, bu yeni ilişkileri gözlemlememize de imkân vermektedir.” Yeni Nesil Popülizm ve Kentsel Gerilim’de Sema Erder, yaklaşık 25 yıl önce yaptığı Pendik araştırmasını yenileyerek, capcanlı bir kentsel değişim hikâyesi anlatıyor. Bu hikâye üzerinden, Türkiye’nin toplumsal değişim dinamiklerine dair keskin gözlemlerde bulunuyor. Pendik, hızlı kentleşme sürecinin vardığı “post-kentleşme” aşamasının hareketli bir sahnesidir. Post-kentleşme de, küreselleşmenin bir veçhesi. Nitekim Pendik, “dünya kenti İstanbul” olgusunun bir çehresini oluşturuyor. Sema Erder, küreselleşmenin de farklı çehreleri olduğuna dikkat çekiyor. Pendik’in karşısına dikilen sorular, “her yer” için geçerli: “Hangi küreselleşmeyle eklemleşmeli? Formelle mi? Enformelle mi? Yeraltıyla mı? Hepsiyle mi?” Kitabın önemli başlıklarından biri de, yeni nesil popülizmin bir gerilim ekseni olarak “AK Camia” - “Beyaz Türkler” ilişkisi ve genel olarak yerel siyaset.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38be8053-b6ea-47fb-ab73-fc6b27fcfecd.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet: Asırlık Bir Muhasebe</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet: Asırlık Bir Muhasebe, özlü bir hesap özeti. Yedi başlık altında, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık tarihinin yoğunlaştırılmış bir değerlendirmesi. Aynı zamanda derlemeyi de hazırlayan Mehmet Ö. Alkan, “Cumhuriyet’in Siyasal Dönemeçleri” adlı yazısında, cumhuriyetin gelişme seyrini altı dönemsel bağlamda kat ediyor: Atatürk Cumhuriyeti, Milli Şef Cumhuriyeti, Demokrat Parti Cumhuriyeti, Darbeler Cumhuriyeti, 12 Eylül Cumhuriyeti ve AKP Cumhuriyeti. Sema Erder, kentleşme sürecini ele aldığı “Köylülükten Çıkışın Zorlu Halleri”nde, “postkentleşme” ve şirket küreselleşmesinin etkisi altında inşaat ekonomi-politiğine dayalı “yeni nesil popülizmi” tartışıyor. Aksu Bora, “Kadınların Yüz Yılı”nın, Cumhuriyet’in “Kız Evlatlar”ından Solun “Bacıları”na, 1980’lerin “Kadınları”na, AKP’nin “hanım kardeşleri”ne uzanan hareketli seyri üzerine düşünüyor. Şevket Pamuk, “Cumhuriyet Ekonomisi”nin üç döneminde (korumacılık ve devletçilik; tarıma dayalı kalkınma ve ithal ikameci sanayileşme; neoliberal politikalarla dışa açılma) kopuş ve devamlılıkları analiz ediyor. Gökhan Çetinsaya da, Cumhuriyet döneminin dış politikasını şekillendiren temel karakteristiklerin eleştirel bir analizinin ardından, bu politikadaki süreklilik ve değişimlere bakıyor. Tanıl Bora, yüz yılın “ideolojik akışlar”ını, yani Türkiye’nin temel siyasi düşünce geleneklerini, dönemsel bağlamlar içinde gözden geçiriyor. Ahu Antmen “Sanatın Yüzyılı”nda, Osmanlı-Cumhuriyet kopuş veya sürekliliğiyle ve tabii Batı’yla ilgili kültürel çatışmalar ve sentez arayışlarına odaklanıyor. Sanatın hem canlı bir “yansıma,” hem de bizzat bir hayat alanı olduğunu göstererek... Yedi tabloda, cumhuriyet tarihi panoraması...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5cc362e-6417-4c8e-95c7-f90c32af712c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı İle Bisikleti</image:title>
            <image:caption>Her yaz düzenlenen bisiklet turu yaklaşıyor! Ayı, bu yıl tura katılmaya kararlı. 
Ama önce bisiklete binmeyi öğrenmesi gerekiyor. Ayı’nın dostları Oklu Kirpi, Karaca ve Sincap da tura hazırlanıyor. 
Bakalım arkadaşlar bisiklete binmeyi öğrenebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/518d05c9-6d21-41ae-91f9-850fcd2f0c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes Seti</image:title>
            <image:caption>Akıl yürütme yöntemleri ve birbirinden gizemli olayları çözmekteki ustalığıyla polisiye-macera severleri kendine hayran bırakan Sherlock Holmes,maceralarına devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35af769a-0efa-4dc3-b76f-628d351ff78d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlakıyetçi Devletin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Feodalizmden kapitalizme geçiş ve bu geçişin toplumsal yapıda yarattığı dönüşüm, uzun yıllardır tarihyazımının temel tartışma konularından biridir. Perry Anderson, erken Modern Çağ ile Avrupa’da hâkimiyetini ilan eden Mutlakıyetçiliği, bu dönüşümün merkezî siyasal teması olarak ele alıyor. Batı ve Doğu Avrupa’nın toplumsal yapılarının birbirinden ayrılan ve birbirini tamamlayan niteliklerinin karşılaştırmalı tarih perspektifiyle ele alındığı Mutlakıyetçi Devletin Kökenleri, devletlerin doğa ve yapılarının evrimindeki çeşitliliği benzerlik ve karşıtlıklarının açığa çıkarılması yoluyla inceliyor. Antikiteden Feodalizme Geçişler’in izinden giden bu klasikleşmiş çalışma, iktisadi yapıyla toplumsal ve siyasal yapı arasındaki ilişkilerden yola çıkarak çok boyutlu bir yaklaşım sergiliyor. Avrupa ile sınırlı kalmayan Anderson, “Asya Tipi Üretim Tarzı” kavramsallaştırmasının geçerliliğini İslâm dünyası, Japon feodalizmi ve Çin örneği üzerinden tartışırken, birbirinden ayrı olay ve bütüncül yapıların benzerlik ve farklılıklarını ortaya koyuyor. “Bir yüzyıl sonra, devletin tümüyle ortadan kaldırılması devrimci sosyalizmin hâlâ hedeflerinden birisi olarak ortadadır. Ancak, onun kesin olarak yok oluşuna verilen fevkalade önem, onun tarihteki varlığının tüm ağırlığına tanıklık etmektedir. Mutlakıyetçilik, modern dünyadaki ilk uluslararası devlet sistemi, sırlarını ya da bize öğreteceği dersleri hiçbir şekilde tüketmemiştir. Bu çalışmanın hedefi bunların bazılarının tartışılmasına katkıda bulunmaktır (...) Bu birbirini izleyen ve karşıt altüst oluşlarla sembolleşen kıtanın bölünmüşlüğünün sonuçları hâlâ bizimledir.” PERRY ANDERSON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de09489c-f091-4855-82ae-9b22a14f16da.jpg</image:loc>
            <image:title>Rakının Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Rakının Ülkesinde - Osmanlı İmparatorluğu’ndan Erdoğan Türkiyesi’ne Şarap ve Alkol (14.-21. Yüzyıllar) İslâm’la yönetilen bir ülkede alkolün hiçbir şekilde yerinin olmayacağına dair genel kanıyı çürütecek biçimde Osmanlı İmparatorluğu’nda alkolün izini sürüyor. François Georgeon, imparatorluğun farklı yerlerinde alkol üretimini, ulemanın alkole olan tepkisini, Müslümanlar ve gayrimüslimlere verilen farklı serbestileri ve getirilen farklı yasakları, “Müslümanlar arasındaki kural ihlali”nin tarihini mercek altına alıyor. Nicolas Elias ve Jean-François Pérouse tarafından kaleme alınan sonsözdeyse bu tarih günümüze kadar getirilerek, bugünün Türkiyesi’nde devletin alkole olan yaklaşımı gözler önüne seriliyor. Kitap, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’nin kültürel, siyasi, toplumsal ve dinî tarihine yeni bir perspektif katıyor. Osmanlı’da sultan, ulema ve halkın alkolle ilişkisi üzerine literatürdeki büyük bir eksikliği kapatacak kapsamlı bir çalışma. “İmparatorlukta alkollü içeceklerin tarihi cemaatler arası temaslar, birey-toplum ilişkileri, toplumsal baskı sorunu ya da İslâm ile devlet arasındaki ilişkiler gibi birbirinden çok farklı konulara ışık tutuyor. [...] bu tarih gözlerimizin önünde yazılmaya devam ediyor. Belgelerin biriktiği bir esnada durum saptaması yapmanın, en iyi kaynaklardan devşirilen bütün yeni malzemelerden yararlanmanın ve yeni araştırma parkurları açmanın zamanıdır.” FRANÇOIS GEORGEON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe9878d7-ea9a-45fd-953e-0fd634232b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Elma Burunlu Kardan Adam</image:title>
            <image:caption>Sizin yolunuz, hiç kaybolmuş bir kardan adam ile kesişti mi? 
Üstelik her zaman sıcak olan Darika’da? 
*** 
Lili, Çaça ve Leo; hayatları boyunca hiç kar görmemişti. 
Hatta dünya öyle yorgundu ki, mevsimler karışmış, düzensizleşmişti. 
Kış mevsimini de, kardan adamları da sadece büyükannelerinin anlattığı masallardan biliyorlardı. 
 
Ta ki Karbi ile tanışana kadar! 
İşte şimdi, büyük bir görev onları bekliyordu: 
Kaybolmuş Kardan Adam Karbi’yi evine götürmek! 
Üstelik erimesine engel olarak! 
Kim bilir! Bu macera ile belki de yorgun dünyanın da gönlünü alabilirlerdi... 
*** 
“Biraz daha anlat büyükanne. Gerçekten her yer bembeyaz mı olurdu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0c7033e-7422-4cdc-8b8c-51ea1291a6fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasaba</image:title>
            <image:caption>Allah’tan tek dileğim sağ salim terhis olmak ve babamla birlikte Ege’nin derin sularına açılıp balık tutmak; anacığımın elinden mis kokulu gözlemeler yemek, anamın “Kınalı kuzum,” diyerek beni öpüp koklamasıdır. Ama bazen hayat bize muratlarımız ve taleplerimiz doğrultusunda bir yaşam sunmuyor. Olur da bana bir şey olursa; bir kahpe kurşuna, bir saldırıya karşı şehit düşersem sakın ola ağlayıp düşman sevindirmeyin. 
Size bir evlat, bir kardeş, bir yiğit, kimsesiz bir emanet bırakıyorum. Eğer o sağ salim terhis olursa ona sahip çıkın, benim yerime koyun. Salih’i biliyorsunuz, Salih Karakoyun’u size her mektubumda anlatmıştım. Ona analık babalık edin, benim sizden tek arzum budur. 
  Özgür Aras Büyüktanır, Salih’in hayat öyküsünü merkeze alarak kurguladığı romanında bir Ege kasabasından Srebrenitsa’ya kadar Ayda’nın hikâyesiyle uzanıyor. Kurguyla tarihin iç içe geçtiği bu eserde anlatılanlar okurunun hatırında iz bırakacak türden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb63ddd-f280-43d0-bf30-51b51422346f.jpg</image:loc>
            <image:title>Lavinya Öfkesini Tanıyor!</image:title>
            <image:caption>Lavinya ile annesi, son zamanlarda kıyafet seçerken hiç anlaşamıyordu. 
Sonradan pişman olsa da annesine çok bağırarak tepki vermeye başlamıştı. 
Bu da yetmezmiş gibi papağanı Vişne, bir türlü konuşmuyordu. 
Annesiyle gittiği festival alanı çok kalabalıktı. 
Balon almak ve oyunlara katılmak için sıra beklemek istemiyordu. 
Kalabalıkta yanlışlıkla çarpan insanlara içinden bağırmak geliyordu. 
Lavinya’nın acaba öfkesini kontrol edebilmekle ilgili bir problemi mi vardı? 
 
PEKİ BUNU NASIL ÇÖZECEKTİ? 
  Uzman Psikolog Pelin Ekemen’in “öfke” başta olmak üzere çeşitli duyguların farkındalığına yönelik yazdığı bu kitap; duyguları fark etme, öfkenin altında yatabilecek diğer duyguları anlama ve adlandırabilme, öfke ile başa çıkma becerilerini desteklemek için yazılmıştır. Duygusal zekâ gelişiminin yanı sıra, yönlendirilen sorular ve yapılacak çizimler aracılığıyla aktif katılımla odaklanma, düşünme, kısa süreli bellek becerilerinin desteklenmesine de önem verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e7798d0-de1d-47bc-8576-8ffe305db310.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Şiirler</image:title>
            <image:caption>Bizde bir Dil var ki; ben çok zor “annadım,” 
Cılıza “kelete,” şafağa “öş” derler. 
Tarihe not olsun diyerek “ünnedim,” 
Aylağa “sünepe,” böğüre “döş” derler. 
 
Heyecana “evmek,” iç giysiye “göynek,” 
Çiğnemeye “gevmek,” sıkıntıya “güymek,” 
Uzamaya “süymek,” işemeye “siymek,” 
Korkuya “sıdmak,” idrara “çiş” derler. 
 
Islanan “yapışır,” tekeler “küpüşür,” 
Topal “yekdirir,” çocuklar “kürdüşür,” 
“Şünetir” perişan, kaşınan “gicişir,” 
Boz gezene “hevkente,” sineğe “kiş” derler. 
 
Bozulmuşa “yoyuk,” bağırmaya “avaz,” 
Kargaşa “taraşma,” esintiye “gamaz,” 
Sakinliğe “diniz,” umursamaz “yanaz” 
Öküze “gebişgâh,” köpeğe “oş” derler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d132b91e-5366-4875-80e6-1f837d4639cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Çağı</image:title>
            <image:caption>Kriz Çağı, yürürlükteki “neoliberalizm çağı”nda üst üste gelen üç krizi, Marksist ekonomi politik bakış açısından irdeliyor: Küresel ekonomideki kriz (süregiden durgunluk, finans kaynaklı oynaklık, dönemsel çöküşler); çağdaş siyasetteki kriz (demokrasinin gerileyişi, otoriterliğin ve yeni faşizm biçimlerinin yükselişi) ve insan sağlığı alanındaki (COVID-19 pandemisiyle öne çıkan) kriz. 
Kitap, Covid-19 pandemisinin, ekonomide ve siyasette derin eşitsizliklerle ve bunalımlarla dikkat çeken bir bağlamda ortaya çıktığını, neoliberalizmin dışlayıcı eğilimlerini büyük olasılıkla pekiştireceğini ve hem ekonomik refaha hem de demokrasiye zarar veren sonuçlar doğuracağını savunuyor. Öte yandan, pandemi, neoliberalizmin yetersizliklerini daha önce hiç olmadığı biçimde ortaya çıkarmış, böylece bizatihi kapitalizmin meşruiyetine ilişkin soru işaretlerini çoğaltarak, sol için benzeri görülmemiş alanlar açmıştır. 
Bu kitap, iktisat, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, ekonomik politik ve sosyolojiye ilgi duyanlar için önemli bir kaynak niteliğinde. 
“Sürükleyici ve çok güncel olan bu yapıt, neoliberalizm ile kamu yaşamına verdiği zarar arasındaki bağları inandırıcı bir biçimde gösteren harika bir kitap.” 
(Ray Kiely, Uluslararası Siyaset Profesörü, Londra Kraliçe Mary Üniversitesi, İngiltere) 
“Covid-19 pandemisinin ekonomisini, siyasetini ve ideolojisini açıklayan bu seçkin çalışma, gitgide otoriterleşen neoliberalizmin buna temel oluşturduğunu vurguluyor. Bu türden tüm ekonomi politikler için çıkış noktası sağlıyor.” 
(Ben Fine, İktisat Profesörü, Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Çalışmaları Okulu [SOAS], İngiltere) 
“Pandemi sonrası siyasal-iktisadi bağlamın nasıl bir manzara gösterebileceği ve mevcut siyasete karşı siyasal alternatifler izleme gerekliliği hakkında okunacak bir kitap varsa, işte budur.” 
(Greg Albo, Ekonomi Politik Profesörü, York Üniversitesi, Toronto, Kanada)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee13cbde-cf19-412a-b5ac-8fce329eb6e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi-Ordu Sistemleri ve Geçiş Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta önemli olduğu kadar zor ve karmaşık sorulara yanıt aranmaktadır. Örneğin kapitalizm öncesinin sınıflı toplumlarında ordu oluşturma sistemleri ile vergi sistemleri arasında karşılıklı belirlenme ilişkisi var mıdır? Varsa, bu ilişki farklı tarihsel dönemlerde, farklı üretim tarzlarında ve bunların farklı aşamalarında hangi biçimleri almıştır? Hititlerden Eski Yunan’a ve Roma’ya, oradan Franklara, Bizans’a ve Osmanlı’ya kadar evrimin doğrultusu ne yöndedir? 
Meiji Dönemi Japonya’sı, tarımsal artığın sanayileşmenin finansmanına aktarılması bakımından tipik bir iktisadi kalkınma örneği iken aynı dönemin Osmanlı Devleti bunun tam zıttında yer almıştır. Bunun tarihsel/sınıfsal nedenleri nelerdir? Cumhuriyet Türkiye’si bunu telafi edebilmiş midir? 
Osmanlı’da büyük çiftlikler ile kapitalizme geçiş arasında farklı dönemlerde ve farklı bölgelerde ne gibi bağlantılar oluşmuştur? Osmanlı tarımında kapitalizme geçiş tartışmaları hangi noktadadır? Balkan ülkelerinde köklü toprak reformlarına gidilirken Cumhuriyet’te 1950’lere kadar çiftliklerin nüfuzu neden kırılamamıştır? 
Kitapta, ayrıca, önde gelen iktisat tarihçilerimizden İşaya Üşür’ün kapitalizme geçiş tartışmalarına yaptığı katkı üzerinde duruluyor. M. Dobb, H. Pirenne, W. Sombart ve M. Weber de tartışmaya dâhil edilerek İşaya Üşür’ün görüşlerinin eleştirel bir değerlendirmesi yapılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/704cd361-ba13-47cf-97d6-701d6fc48a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Kültüründe &quot;Delilik&quot; Sorunsalı</image:title>
            <image:caption>Taner Timur’un bu kitabı, ülkemizde tıp alanı dışında pek fazla incelenmemiş olan “delilik” konusunu tarihsel ve toplumsal açılardan ele alıyor. 
Gündelik dilde “deli” sözcüğünü çok kullanmamıza rağmen, siyasi tahlillerde “toplumsal paranoya”lara, “kolektif şizofreni”lere sıkça gönderme yapmamıza rağmen, yine de Türkiye’de deliliği çok boyutlu olarak kavramaya yönelik genel bir eksiklikten ve ilgisizlikten söz etmek mümkün. Oysa konu giderek önem kazanıyor çünkü yalnızca toplumsal psikoloji alanında değil, bireysel anlamda da Türkiye’de ruh sağlığı konusunda son yıllarda bir vahimleşme yaşandığı tıbbi verilerle ortada.  
Osmanlı’da deliliği ve delileri merak etmekle işe başlayan Taner Timur, Cumhuriyet tarihine doğru genişlettiği araştırmasında şu soruların peşine düşüyor: Deliliğin diğer hastalıklardan farklı olarak organik nedenlerden kaynaklanmayan, çağlara ve ülkelere göre değişen “ideolojik” biçimleri var mıdır? Batı’da ve Osmanlı’da deliliğin ortaya çıkış koşulları ve delilere nasıl bakıldığı ne açılardan farklıdır? Bu farklılıkların oluşmasında dinin ve siyasetin etkisi nedir? 
Farklı tarihsel dönemlerin toplumsal-siyasi koşullarıyla delilik arasındaki bağlantıları ortaya koyan bu ilginç araştırmayı okurlarımızın merakla ve zevkle okuyacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3497cc95-87b6-4b55-8c11-169a309b3666.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski ve Yeni Faşizm</image:title>
            <image:caption>Faşizm, geçmişe ait bir kötü bir hatıra mı sadece? Yoksa, aynı zamanda, ayak seslerini işittiğimiz, önlenmesi gereken bir tehdit mi? 
Yaşar Ayaşlı, Eski ve Yeni Faşizm kitabında, faşizmin yükselen bir tehdit olduğuna dikkat çekiyor, dünya halklarına korkunç acılar ve felaketler yaşatmış bu belayı tanımanın güncel önemine vurgu yapıyor. Faşizmin doğuşunu, tarihsel ve sosyal bağlamını, hareket olarak oluşumunu, karakteristik özelliklerini, iktidara gelişini, türevlerini, mutasyonlarını, tanımlarını ve yeni biçimlerini materyalist tarih anlayışı ışığında irdelemeye çalışıyor. Avrupa’dan Latin Amerika’ya, Asya’dan Japonya ve Orta Doğu’ya kadar uzanan tezahürlerini, olgular ile teorik ve siyasi arka planları arasında uyum sağlayarak gözler önüne seriyor. Eski ve yeni faşizmle ilgili kritik önem taşıyan sorulara yanıtlar üretiyor. 
Yaşar Ayaşlı, çalışmasını Marksist teorisyenlere dayandırırken, Marksist faşizm teorisini itibarsızlaştırmaya çalışan, faşizmin çarpık bir resmini sunan liberal/reformist faşizm yorumlarıyla da hesaplaşıyor. 
Eski ve Yeni Faşizm, faşizme karşı mücadelenin tanığı ve sanığı olmuş eski bir politik militanın kaleminden bir faşizm tarihi, eski ve yeni biçimleriyle faşizmi anlama kılavuzu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7a96ba-1f51-4a04-ae56-2acc25745b68.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenini Arayan Osmanlı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihini devlet-toplum karşıtlığı üzerinden okuyan ve özellikle İmparatorluğun uzun on dokuzuncu yüzyılında yaşanan siyasal çatışmaları milliyetçiliklerin kaçınılmaz mücadelesini merkeze alarak açıklamaya çalışan hâkim yaklaşımlar, giderek daha fazla itiraz ve eleştiriyle karşılaşmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu hâkim yaklaşımların yerini alabilecek, bütünlüklü bir alternatif anlatının inşası için daha fazla kuramsal tartışma ve ampirik araştırmaya duyulan ihtiyaç azalmamıştır. Bu ihtiyacın giderilmesinde hayati önem taşıyan sınıf mücadelesi odaklı çözümlemeler, Osmanlı tarihyazımının ‘‘kayıp halkası’’ olmayı sürdürmektedir. 
Düzenini Arayan Osmanlı, Eski Rejimden II. Meşrutiyet’e uzanan uzun bir dönem boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet oluşumunun farklı evreleriyle siyasal çatışma dinamikleri arasındaki ‘‘eş-kurucu’’ ilişkiye odaklanarak, sınıf mücadelesi odaklı bir anlatının oluşmasına ve ‘‘kayıp halkanın’’ ortaya çıkarılmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bir yandan Osmanlı eski rejiminin sonunu getiren kriz dinamiklerini ele alan çalışma, diğer yandan da demokratik devrim, pasif devrim ve karşıdevrim uğraklarının özgüllüklerini ortaya koyarak Marksist burjuva devrimi kuramını Osmanlı örneği üzerinden yeniden tartışmaktadır. 
İmparatorluğun farklı tarihsel coğrafyalarında sınıf mücadelesinin ürünü olan çeşitli siyasal çatışmaları ayrıntılı bir şekilde değerlendiren kitap, devlet-toplum, seçkin-madun, Müslüman-Gayrimüslim gibi ikiliklerin ötesine geçen bir çözümleme önermektedir. Düzenini Arayan Osmanlı, günümüzde büyük anlatılardan uzak durma ve aşırı uzmanlaşma eğilimleri nedeniyle bir kenara bırakılan 1960’ların verimli “düzen tartışmaları”nı yeni araştırma ve yaklaşımların ışığında sürdürmeye yönelik bir çağrı olarak da okunmalıdır. 
‘‘Osmanlı İmparatorluğu’ndaki çoklu kriz dinamiklerini, farklı siyasal çatışmaları ve devlet aygıtındaki değişim ve dönüşümü bütünlüklü ve ilişkisel bir şekilde kavrama çabasının ürünü olan ve Marksizmin açıklayıcı gücünü bir kez de Osmanlı çalışmaları bağlamında ortaya koyan Düzenini Arayan Osmanlı’yı, sadece konunun uzmanlarının değil, Osmanlı’ya, tarihe ve Marksizme meraklı herkesin ilgiyle okuyacağını umuyorum.’’ 
Fatih Yaşlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bafe4b0c-566d-470c-b137-5a4699e33f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyhane</image:title>
            <image:caption>Meyhane hiç tartışmasız Emile Zola’nın başyapıtlarından biri... Paris’in kenar mahallelerinin birinde çamaşırcı Gervaise’in hikâyesini anlatan roman yayımlandığı dönemde büyük fırtınalar koparır, edebiyat dünyasını âdeta ikiye böler. Kentin gözden ırak köşelerinde yaşayan işçilerin yoksullukla, alkolle, aylaklıkla çürüyen yaşamları, ahlakın yavaş yavaş yitirilişi, yaşadığı gibi sefilce ölen bütün bu insanlar öyle yalın ve ödünsüz bir gerçekçilikle anlatılıyordur ki pek çok kişi ortaya çıkan toplum tablosunu kabul etmek istemez. Roman mimlenir, Emile Zola çeşitli suçlamalara uğrar. 
Eleştirilere karşı yazdığı önsözde Zola, romanının halkın kokusunu taşıyan ilk roman olduğunu ve yalnızca gerçeği söylediğini belirtir. Eserinin kendisini savunacağına inandığını, bunun için zamana ve halkın iyi niyetine güvendiğini dile getirir. Bu düşüncesinde de yanılmaz: Roman çok kısa sürede onlarca baskı yapar, başka bir deyişle halk romanı sahiplenir. Meyhane yalnızca Zola’nın en çok okunan romanlarından biri olmakla kalmaz, Fransız romanının da köşetaşlarından biri olur. 
Bu büyük romanı ve onun unutulmaz kahramanı Gervaise Macquart’ın umutlar ve hüsranlarla dolu hazin yaşamını Hamdi Varoğlu’nun yetkin çevirisiyle okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c6590fd-f90e-4f51-8a04-2a9faab4e5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Değişiklikler, Büyük Farklılıklar: Kapsayıcı Okul Öncesi Sınıflar İçin Öğretimsel Uyarlamalar</image:title>
            <image:caption>“Sınıfımızdaki tüm çocukların öğretmeni olmak!&quot; Çeşitli nedenlerle farklı gelişimsel ve öğrenme özellikleri sergilemekte olan çocukların öğretmenleri, sınıflarında eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürürken sıklıkla yaşamakta oldukları zorlukları, ilgili konunun uzmanı olmamalarına bağlamaktadırlar. Bu kitap, bu gibi durumlarda aslında konunun uzmanlık konusundan ziyade soruna farklı bir yaklaşım ile bakmanın ve çözüm önerisi getirmenin ne kadar kolay ve önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Kitapta sunulan bilgiler; öğretmenlerin, öğretmen adaylarının ve ilgili diğer eğitim paydaşlarının konu hakkındaki bilgi ve görüşlerini desteklerken birlikte sunulan örnekler de uygulanabilir ve onlardan üretilebilir örnekler olarak karşımıza çıkmaktadır. &quot;Küçük Değişiklikler, Büyük Farklılıklar: Kapsayıcı Okul Öncesi Sınıflar İçin Öğretimsel Uyarlamalar&quot; kitabı, okul öncesi dönemde eğitim almakta olan tüm çocukların öğretmeni olmak isteyen tüm öğretmenlerin kitaplıklarında olması gereken bir kitap. Alana güzel katkılar getirmesi dileğiyle, tüm yazarlara emekleri için şükranlarımızı sunarız. Prof. Dr. Necdet Karasu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbef1a46-8ff0-4375-8c65-206796ed13e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefede Kültür Kavramı</image:title>
            <image:caption>Onur Bilge Kula, bu ayrıntılı çalışmasında, “bir halkın ve bu halk içinde yaşayan bireylerin düşünme, eyleme biçiminin, bilgi, sanat, din gibi alanlardaki üretimlerinin ve anlatım biçimlerinin toplamı, yaşamı biçimlendirme tarzı olarak tanımlanabilir” dediği kültür kavramını, bu kavramın dil ve ulus kavramlarıyla olan ilişkisini Herder, Kant, Hegel, Marx, Nietzsche, Gramsci, Bloch, Habermas, Weber, Adorno, Asmann, Kuçuradi gibi filozofların yapıtlarına başvurarak ele almakta ve yaşadığımız ülkeyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a65daa4-74d0-480e-be4c-678a2a01502e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Akbaba Efsanesi</image:title>
            <image:caption>En çelimsiz görünen kişinin içinde de bir kahraman yatar ve ortaya çıkmak için uygun anı bekler. Bu uygun an, Kıyamet Takvimi’nin son yaprağının düşüşü, Kıyamet Saati’nin son kez çalışı olabilir. 
 
Matematik derslerini hiç sevmeyen ve öğretmeni konuları anlatırken kareli defterinin sayfalarını araba, futbolcu ve uçak çizimleriyle doldurarak zaman öldüren Fatih’in başına gelen de bu. Önce şehrin çeşitli yerlerinde gizemli akbabalar görüyor, sonra da kendini efsanevi İstanbul’un kâbuslar âlemine yuvarlanmasına sebep olacak olayların merkezinde buluyor. Kötülükle iyilik arasında başlayan büyük savaşın seçilmiş kişilerinden olduğunu öğrenmesiyle birlikte ortaya daha da büyük bir sorun çıkıyor: Fatih genellikle yaptığı gibi sorunları görmezden mi gelecek, yoksa sorumluğunu kabullenip mücadeleye eşlik mi edecek? 
 
Ömer Ünal’ın başından sonuna su gibi akan, yer yer okurunu gerim gerim gererken yer yer de keyifle gülümsemesini sağlayan destansı eseri Yedi Akbaba Efsanesi hem kadim efsanelerin gizemli derinliklerinden besleniyor hem de gerçek hayatı saydam bir kılıf gibi onun üstüne geçiriyor. Kabul etmeliyiz ki bu sadece iyi yazarların başarabildiği bir karışım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91ec2132-eb4f-4eaf-9781-449a3cc9dea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tita&apos;nın Günlüğü: Acı Çikolata 2</image:title>
            <image:caption>Mutfakta geçirdiğim yıllar boyunca şunu öğrendim ki, ateş değdiği şeyi geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirir. Besin maddeleri, hafif ateşte pişirilmelerine ya da yüksek ateşte kızartılmalarına bağlı olarak farklı yemekler olurlar. Örneğin, et pişerken biraz şeker eklenirse, ısının etkisi artar, etin dışı mühürlenir; daha lezzetli olmasının yanı sıra, özsuyu da içinde kalır. Pedro beni her öptüğünde, içindeki kanın kaynayıp fışkırmaması için neler 
çektiğini bir de kalbime sorun. 
 
 
Tita’nın Günlüğü, Laura Esquivel okurlarının Acı Çikolata’dan tanıdığı De la Garza ailesinin 
hikâyesini Tita’nın gözünden aktarıyor. Tita’nın sadece gündelik yaşantısını ve yemek tariflerini değil, ailesinin ve kendisinin en mahrem sırlarını da paylaştığı Tita’nın Günlüğü bir devam kitabı olmanın ötesinde, Tita’nın yüreğinin derinliklerinde yatanları gün ışığına çıkardığı sıcacık bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4fc04a2-b6c9-40a1-adc8-68aef1d47f08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Geçmişim: Acı Çikolata 3</image:title>
            <image:caption>İlk çocuğu olan Horacio, bu aralık ayının başlarında dünyaya gelmişti. Çok güzel ve sağlıklı bir bebekti ama açıklanamaz bir şekilde kapkaraydı. Kömür gibi kapkara… kaderine damgasını vuran ay gibi kapkara… İçinde doğduğu bu kara Noel gibi kapkara… Çocuğun doğmasıyla María’nın tüm hayatı altüst olmuştu. Annesi sinir krizleri geçirmiş, kocası onu kendisine ihanet etmekle suçlamıştı. 
 
Bebeği doğduktan sonra evliliği ansızın yerle bir olan María teselliyi anneannesi Lucía’nın kendisine teslim ettiği günlükte arar: Büyük teyzesi Tita’nın günlüğüdür bu... Acı Çikolata ve Tita’nın Günlüğü’nden tanıdığımız Tita’nın yazdıklarını okudukça María hem ailesinin 
en akla gelmeyecek sırlarını öğrenir hem de geçmiş nesillerden kadınlarla bağ kurduğunu hissederek adeta yeniden doğar. 
 
Kara Geçmişim kadınların gücü ve özgürlük mücadelesine dair tutku dolu bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c42360e-71ee-4569-8660-955d489328ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Roman Kadar Uzun</image:title>
            <image:caption>Elimin değdiği, bir zamanlar elinin değdiği her belge “Eski Sokak”a götürüyor beni. Kömür faturaları, doğup büyüdüğüm ahşap evin oturma odasına, üzerinde eski bir çaydanlığın fokurdadığı sobaya, yanan odun kömürün çıtırtılarını dinleyerek uykuya dalışlarıma; Pencere oyununun taslakları, hep aynı pencerenin önünde oturup sokaktan gelip geçenleri izleyerek günleri tüketen felçli anneanneme; okul defterlerimizin bir yüzü boş kalan sayfalarına not aldığın dizeler, sokağın devamındaki ilkokuluma, o sokakta neler yaşandıysa hepsine… 
 
Bir Roman Kadar Uzun, başarılı bir yazarın hayatına değmiş isimlerden oluşan, sıralaması karışık bir sözlük aslında. Behçet Necatigil’in tertemiz anısıyla başlayıp şairin evine konuk olan edebiyatçıların arasına katılıyor, orta halli bir memur/yazar ailesinin mütevazı yaşam ve güzellik uğraşını hayranlıkla okuyoruz. Sonra başka yazarlar giriyor hayatımıza. Kâmuran Şipal’den Sait Faik’e, Adalet Ağaoğlu’ndan Siegfried Lenz’e uzanan anılar, tanıklıklar, aşina olduğumuz ya da hiç bilmediğimiz hayatlar. 
 
Gülten Akın’ın dediği gibi biraz: “Bir roman kadar uzun bu tümce / Sonra işte yaşlandım.” 
 
Elinizdeki kitap, “Eski Sokak”tan dünyaya doğru genişleyen bir harita. Bir yazarı yazar yapan şairler, yazarlar, arkadaşlar… hepsi haritada bir noktada bize gülümsüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/148818ae-ca65-4dc8-9fed-787939f17d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulübemiz Tehlikede!</image:title>
            <image:caption>Bernie ve arkadaşları Félix, Pierre, Simon, Quentin ve Hugo’nun bir dertleri vardır: Yaşadıkları kasabanın yakınlarına yapılacak yeni otoyol, ormandaki kulübelerinin tam ortasından geçecektir. Burası onlar için bir kulübeden öte, kutsal bir sığınaktır adeta. Okul çıkışı kulübede buluşup oyunlar oynar, gülüp eğlenirler. 
 
Altı arkadaş, bu felaketi önlemek için düşünüp taşınır. Doğa aktivistlerinin dikkatini çekmek iyi bir fikir gibi görünür onlara. Hemen harekete geçerler. Bu da yetmezse buldozerlerle savaşmaya kararlıdırlar. 
 
Kulübemiz Tehlikede, çocukları sivil katılım, ekoloji ve yerel siyaset temalarıyla tanıştıracak eğlenceli bir dostluk ve dayanışma hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c3c28a-575e-4da3-a49d-47a5a9b750cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gardenya</image:title>
            <image:caption>Uzaklaştıklarım ile hiç yakınına ulaşamadıklarım için derin bir sessizliğe bağlı kaygılarımdan kaynaklanan üzüntülerime bulamadığım çarelerin benden çok uzakta olduğunu bildikçe, çaresizliğin ve giden ile hiç gelmeyecek olanın kavgası arasında geçmişe özlem duyarak ve gelecekten hem gelmesini bekleyerek hem de ondan korkarak yaşamak, bu narin bedenimin içine hapsolmuş duygusal ruhumu sanki bir mengene içerisinde sıkıştırıyormuşçasına acıtıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4af012c-71ca-4836-bcab-42fff99ef181.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünmemenin Gücü</image:title>
            <image:caption>Cep telefonunda ekran kilidi kullananlar iyi bilirler. Kilidi açmak için şifrenizi girmeniz gerektiğinde hemencecik giriverirsiniz. Şifrenizin hangi kombinasyon olduğu ya da ne anlama geldiği aklınızın ucundan bile geçmez. Parmaklarınız doğru tuşlara adeta kendiliğinden gider.   Düşünmemenin Gücü, her gün defalarca başvurduğumuz bu hayret verici kabiliyetimizi masaya yatırıyor ve soruyor: Hayatta pek de düşünmeden hareket edebilmek gerçekten mümkün müdür? Zor anlarda, nahoş seçimlerde, can sıkıcı vaziyetlerde ekran kilidimizi açar gibi seri, isabetli ve esnek olabilir miyiz?   İşletme antropolojisinin önde gelen araştırmacılarından Simon Roberts’la, bedenlerimizin hafızasına, öğrenme kabiliyetine ve şaşırtıcı derecede esneyebilen sınırlarına yakından tanık olmaya hazırlanın. Eğer sezgilerine güvenen biriyseniz, içimde bir his var cümlesi sizi nadiren yarı yolda bırakıyorsa, bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a00ca584-10b3-45cf-9a00-f07826be2f0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpeğinize Felsefeyi Nasıl Öğretirsiniz?</image:title>
            <image:caption>“Felsefeye ilgi duyuyorum ama neresinden başlasam bilemiyorum” diyenler ve felsefeye bulaşıp yolunu kaybedenlere müjde, overlok makinesi ayağınıza geldi!
 
 
Yazar Anthony McGowan, Köpeğinize Felsefeyi Nasıl Öğretirsiniz’de okuyucularını Londra’nın harikulade yeşilliklerine, oradan da felsefenin çıkmazı bol labirentlerine doğru uçarı bir yolculuğa çıkarıyor. Tiftik tüylü köpeği Monty ile çıktığı günlük yürüyüşlerinde ona (ve haliyle okuyucularına) etik, özgür irade, yapısalcı dilbilim başta olmak üzere felsefenin birçok çetrefilli kavramını tane tane, malta teriyerine anlatır gibi izah ediyor.
Evet, kitapta çaktırmadan yürütülmüş bir dilim cheesecake’in meydana getirdiği ahlaki ikilemler yahut bir sosisin bin sözcüğe bedel olabileceği hususunda bazı diyaloglara rastlamak mümkün.  Fakat Monty ile edilen bu mutena hasbihal nadiren yüzeyde kalıyor, mevzu köpek atıştırmalıklarından Kant’ın kategorik imperatif’ine hızla ilerleyebiliyor.
Köpeğinize Felsefeyi Nasıl Öğretirsiniz, Descartes, Kant, Schopenhauer, Nietzsche ve daha birçok devin derdini bir adamla Malta teriyerinin iç ısıtan bağıyla birlikte sunmayı başaran, son derece eğlenceli ve bir o kadar da ciddi bir meselenin kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4223a7ae-21a6-4895-808d-7c4b9cd965c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Dünya</image:title>
            <image:caption>Evler, apartmanlar, arabalar ve ortak alanlar arasında geçen yaşantımızın nasıl var olduğunu ve doğanın yaşamımıza nasıl dokunduğunu anlatan Dış Dünya; etkileyici hikayesi aracılığıyla içerinin ve dışarının birbirine olan bağlılığı üzerine düşünmek için mükemmel bir kaynak…   Derin anlatımıyla okuyucuları anında içine çeken bu kitap; hem çocuklar hem de yetişkinler için büyülü bir düş dünyasının kapılarını aralıyor.  Yazar Deborah Underwood, bizi Dışarı’dan ayıran çok az şey olduğunu ve hepimizin çok daha büyük bir evrenin parçası olduğumuzu lirik bir dille hatırlatırken; iç ve dış dünyanın buluşma noktasında meydana çıkan duygular üzerine düşünebilmemiz adına da bir farkındalık yaratıyor. Güvenli evlerimizdeyken bile pencerelerin nasıl dışarıyla bizi bağda tuttuğunu, dışarıdayken gündüz düşleri kurabilmek için nasıl içe çekildiğimizi, dışarıdan içeriye yansıyan gölgeleri ve tüm bu deneyimlerin duyularımızı nasıl harekete geçirdiğini yaratıcı bir anlatımla ortaya koyuyor.   Cindy Derby’nin duygu yüklü illüstrasyonları ise kalbimizden ve zihnimizden geçenleri masalsı görüntülere dönüştürüyor.   “Göründüğünden derin  bir etki gücüne sahip… Hazır olduğumuzda Dış Dünya’nın bizim olacağına dair rahatlatıcı bir hatırlatıcı.” The New York Times Book Review    “Bu kitap doğanın varlığı üzerine muazzam bir kutlama ve birlikte oynamaya dair karşı konulamaz bir davet.” School Library Journal, STARRED review   “Doğa için bir aşk mektubu… Sevimli olma çabası gütmeyen zengin bir içerik… Vahşi, romantik ve zarif bir kitap” Kirkus, STARRED review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c41b7abd-5db2-4e2f-a4ed-8213362da683.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Arayan Çocuklar</image:title>
            <image:caption>DİNOZOR aramaya gidiyoruz. 
Bulmak pek zor değildir herhalde. 
Koca gövdeleriyle gümbür gümbür yürürler. 
PEK ÇOK dinozor bulabiliriz bence! 
 
Dinozorlara hayran olan iki çocuk, parkta dinozor bulmak için oldukça kararlı. 
Şanslılar. 
Şu çalıların ardında bir tane TRİCERATOPS var! Yoksa …. Gördükleri başka bir şey olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56be01a1-fdc3-4504-99a6-719694f38bdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydede Peynir Değildir</image:title>
            <image:caption>Küçük fare, yattığı yerde bir oraya dönüyordu bir buraya. Karnı öyle bir gurulduyordu ki... Kiler olarak kullandığı kovuğu, en az midesi kadar boştu. Baktı ki uyuyamıyor, gece vakti yiyecek bir şeyler bulmak için yola koyuldu. O sırada baykuşla karşılaştı. Bilgelikten sıkılan baykuş biraz eğlenmek istedi ve fareciğe gökyüzündeki dolunayı gösterdi. Artık küçük farenin tek bir amacı vardı: Ay peynirine ulaşmak! 
 
Doğa üzerine öyküleriyle sevilen Selda Yaşar, Can Çocuk Yayınları’ndaki ilk kitabında, okurları keşif dolu, eğlenceli bir öyküyle buluşturuyor. Küçük bir şakanın yol açtığı yanılgıyla başlayan heyecanlı arayışa hem Ay’ın evreleri hem de Gözde Bitir’in özgün desenleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a61fef4-6762-4290-aef3-6b9c9d7c266a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kalesi</image:title>
            <image:caption>Maya bir ağaç kale inşa etmeyi hayal etti; saklanıp kitap okuyabileceği, düş kurabileceği ve oyun oynayabileceği özel, rahat ve iç ısıtan bir kale… Tabi bir kale inşa edebilmek için önce büyük bir titizlikle araştırma yapması, sonra yaratıcılığını kullanarak onu tasarlaması en sonunda da ormanda uygun bir yerleşim alanı bularak onu inşa etmeye koyulması gerekiyordu. Tüm planlar hazırlanmıştı. Ancak ormanın derinliklerinde ağaç kalesini inşa edeceği yeri bulmasına rağmen, işler hiç de planladığı gibi gitmemişti. Tüm plan onun tek başına üstesinden gelebileceğinden çok daha zorlayıcıydı ve Maya’nın yardıma ihtiyacı vardı.
 
Neyseki hayvan dostlarının yardımı ve azimli bir çalışma sonucunda ağaç kale inşa etmeye hazır hale geldi, tabi birkaç küçük aksilik eşliğinde… Yeterince sabırla bekleyince aksiliklerin de inanılmaz güzel şeylere dönüşebileceğini fark eden Maya’nın macerası; planlı olmanın ama onların dışına çıktığında bile yaratıcılık aracılığıyla yeni güzel olasılıkların varlığı üzerine tüm çocuklara şahane bir model sunuyor.
 
Leah Gilbert’in ilham ve hayat dolu hikayesi yaratıcılığı, liderliği, azmi ve bir hayali inşa etmek için birlikte çalışmanın büyüsünü ortaya çıkarıyor.
 
“İllüstrasyonlar, mükemmel bir canlılık hissi veriyor. Maya ise tamamıyla büyüleyici, güçlü ve özgür bir kız profili çiziyor. Son derece sevgi dolu.” Kirkus Review
 
“Güzel ve gizemli bir ormanda geçen bu hikaye; birlikte çalışmanın, tek başına kazanılan bir zaferden daha büyük mutluluk getirdiğini anlatırken, okuyucular üzerinde büyüleyici bir etki bırakıyor.” Foreword Reviews, STARRED review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9edd4e82-2205-4734-ae2f-9e98b26be221.jpg</image:loc>
            <image:title>Karagöz İle Hacivat</image:title>
            <image:caption>Taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Bu iki karakterin gerçekten yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa nerede, nasıl yaşadığı kesin olarak bilinmemektedir. Anlatılanlar söylentiye dayanır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Karagöz’ün Bizans İmparatoru Konstantin’in Çingene seyisi Sofyozlu Bali Çelebi olduğu ileri sürülmektedir. Bir diğer söylentiyse Hacı İvaz Ağa ya da halka mal olan adıyla Hacivat ve Trakya’da bulunan Samakol köyünden demirci ustası Karagöz, Orhan Gazi devrinde Bursa’da yaşamış, cami yapımında çalışan iki işçidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f9098b-e182-4025-aa17-5e19ace976cc.jpg</image:loc>
            <image:title>La Fontaine’den Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Fransız şair ve yazar. Yazdığı fabl eserleri ile tanındı. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Paris’te kolejde okudu. Hukuk öğrenimi yaptı. Gençliğinde, baba mesleği olan orman ve su kanalları işleriyle uğraştı. 1673 yılında, Madam de la Sabliére’nin himayesine girerek burada ilim adamları, felsefeciler ve yazarlarla tanıştı. İlk masallarını burada yazdı. Çağdaşları, La Fontaine’i bir masal yazarı olarak görüyorlardı. Hâlbuki o, yazdığı masallarda Dede Korkut Masalları’ndaki üslupla hayvanlara ahlaki karakterler vererek onların kişiliklerinde bazı insan karakterlerini eleştirip bir ahlak dersi vermiştir. Masalları toplam olarak 238 adet olup, 12 kitapta toplanmıştır. La Fontaine, roman ve piyes de yazmıştır. Hadım, Gülünç Macera, Floransalı, Büyük Maşrapa, Köy Sevdaları komedi türündeki eserlerindendir. Contes adındaki şiirli hikâyelerinden dolayı Fransız Akademisi’ne kabul edildi. 13 Nisan 1965’te Paris’te öldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6710d001-7b73-400b-aa2b-2db92b9aab75.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızlar Annelerinin Kaderini mi Yaşar</image:title>
            <image:caption>“Bütün anneler içlerinde kızlarını ve bütün kızlar da içlerinde annelerini taşırlar.” 
– Carl G. Jung 
Sen de yıllar sonra tıpkı annene benzediğini fark edenlerden misin? 
Seneler boyu onun gibi olmamak için ters yöne doğru koşarken acı gerçekle yüzleşenlerden misin? 
Bugünümüz geçmişte yazıldı, geleceğimiz ise şimdide yazılmakta... Başına gelen her olayı kader sanıp, çaresizlik hissi içinde yaşamını sürdürmek yerine anne babanın, atalarının ayak izinden çıkıp kendi yolunu çizmek için gerekenleri şimdi ve burada kendi iç eczanende bulabilirsin. 
Nesiller boyu aktarımı anne kız ilişkisi üzerinden ele alan psikoloji bilimi uzmanı Betül Demirkıran Dündar kaçınılmaz gibi görünen o yazgıdan kurtulmanın yollarını anlatıyor. Adına kader denen, değişmeyeceği düşünülen örüntülerin anneden kıza nasıl aktarıldığını, bu çıkmazların nedenlerini, zihnindeki kör noktaları psikolojinin ve kadim bilginin rehberliğinde keşfedeceksin. 
Bilinçaltındaki kilitli sandığı açmak ve özgürleşmek isteyen tüm kadınlar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7feac6f7-10f2-4696-aa22-93ae4d5588e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Lokal</image:title>
            <image:caption>İtalyan asıllı dünya çizgi roman starı GIPI, çizgi roman arenasında adından ilk kez söz edilmesine sebep olan LOKAL ile huzurlarınızda. 
Çizgi romanı, klasik İtalyan sineması estetiği ve kurgusuyla sunarken, avangard stili bizlere hiç yabancı gelmiyor. Yarattığı karakterler ve karakterlerin birbiriyle interaksiyonu sanatçının çizgi dünyasındaki hacminin sağlaması olarak duruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4768ea1c-e693-4519-baa6-b6f3d2b29563.jpg</image:loc>
            <image:title>San</image:title>
            <image:caption>“AHMET SAN’LI 50 YIL” 
Yarım asırdır Türkiye’deki pek çok güzelliğin altında Ahmet San’ın imzası var. Elinizdeki kitap 1973’teki ilk konserden bugüne devam eden baş döndürücü, şaşırtıcı, yer yer neşeli, yer yer hüzünlü yolculuğun hikâyesi... 
Ahmet San’ı özellikle “Ne yapabilirim ki?” diye kendi kendini frenleyen gençler okumalı. Okuyunca göreceksiniz ki imkânsız diye bir şey yok. 
Ve yapılacak çok şey var. 
 
İnsanın iki temel gerçeği vardır; doğum ve ölüm. İkisi arasındaki sürede insanlar yaşar, geçip gider. Kimisi nefes kimisi keyif alır. Ahmet ise bu dünyaya yaşamak ve yaşatmak için gelenlerden. Teşekkürler yaşattığın her şey için. Berna Yılmaz 
 
Coşkusu bitmez, heyecanı bitmez, enerjisi bitmez... Dilerim hayal gücü hiç tükenmesin; bizim de göğsümüz kabarmaya devam etsin. Sezen Aksu 
 
Ahmet ile daha yapacak çok işimiz var. Jean-Claude Van Damme 
Pop müzik ve Rock’n Roll’un Türkiye’ye yerleşmesinin öncüsü, benim için çok değerli dostum Ahmet San... Güzel işleri yapmaya devam et. Ahmet Ertegün 
 
Zarif misafirperverliğini hep takdir ettim. Bill Clinton</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/829e3ac7-3f24-42ac-a85c-182dec4966ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah’lı Geçmiş Zaman</image:title>
            <image:caption>Alıp yüreğimi koydum kefesine baharın, 
Ağır gelen kıymetli değil 
Kuşlar aç kalmayacaktı, eksildim tamam..! 
‘İçimde bir telaş’ kitabının neresinden başlasam 
Gölgesinde kalmış güneşin yamacımdaki karları neden eritmedin, 
Bahar, O’nu neden getirmedin? 
Sokulur saramaz kollarında, 
Yine de bir çiçeğin yaprağında 
Eğilir gözlerinden öperim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c4fcc51-24ce-480a-9805-eec508847f5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğazda Korku</image:title>
            <image:caption>Bulgar göçmeni bir ailenin çocuğu olan Öner Ezer, İstanbul Sarıyer’de 1948 yılında dünyaya gelir.
Sarıyer Ortaokulu, devamında da Beyoğlu Atatürk Lisesinde orta öğrenimini tamamlar. Güzel Sanatlar Akademisine girer ancak dönemin siyasi atmosferinden dolayı eğitimini tamamlayamaz. Ticarete atılır, birçok iş kolunda çalışır, en son temizlik malzemeleri üretim ve pazarlama işi yapar, buradan da emekli olur.
Öner Ezer; yayımladığı ikinci romanı “Boğazda Korku” ile başarılı kalemini bir kez daha bizimle buluşturdu.
​​​​​​​
Huzurlu hayatların ortasına düşen, eti kemiğinden itinayla sıyrılmış hayvan iskeletleri … 
Böylesi bir vahşeti kim neden yapmıştı? 
…
Dünya denilen cennetin, insan denilen iblis eliyle cehenneme dönüşmesinin hikâyesidir bu kitap! 
Her türden atığın denizlere boşaltılması, doğanın katledilişi, fosil yakıt terörü ve doğaya yapılan pek çok zulmün biz insanoğluna dönüşünün tüyler ürperten bir sonucu… 
İnsanlık bu sonuçla başa çıkabilecek mi?
BU KEZ DEHŞETİ DOĞA YAŞATACAK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af965794-c71f-468b-af9e-5d8bf584e144.jpg</image:loc>
            <image:title>Melek ve Ejderha</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın son günü 
Şefkate 
Vicdana 
Ve aşka 
Şükredeceğim” 
 
Heykel sanatçısı Elif Onaran Ben Şiir adlı ilk şiir kitabının ardından, kendi spiritüel yolculuğundan da izler taşıyan Melek ve Ejderha ile yeniden şiir severlerle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f31a92-d7d1-4d9e-b37e-ed816c2baceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllü ve Tüylü</image:title>
            <image:caption>SİHİRLİ BİR KIZ. 
KONUŞAN BİR KÖPEK. 
HANSEL İLE FİRARDA… 
Küllü birazcık sihir yaptığı için herkes onun bir CADI olduğunu düşünür. Bu macerada Küllü ve KONUŞAN köpeği Tüylü&apos;nün FİŞEK GİBİ kaçtığına şahit oluyoruz. Bu kaçışa GERÇEK bir cadının zencefilli çörek evinden biraz YEDİĞİ için cadıdan KAÇMAK zorunda kalan Hansel de katılıyor. 
PERİLER ÜLKESİNE ulaşıp Küllü&apos;nün annesini bulabilirlerse, belki de hepsi güvende olacaktır ya da sonları 
TAMAMEN HAYAL KIRIKLIĞI!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c571490-a7b6-4ec2-aa4e-972e737bc00d.jpg</image:loc>
            <image:title>Stop Motion</image:title>
            <image:caption>Stop Motion - Çocuklarla Sinema kitabıyla sinemayı var eden oldukça temel bir yöntem olan stop motion’la tanışacaksınız. Kitap, çocuklar ve gençler için tasarlandı ancak bu konuya ilgi duyan her yaştan sinema meraklısı için de faydalı bir kaynak. 
 
Bir film yapım sürecini &quot;Çekim Öncesi Hazırlık&quot;, &quot;Çekim&quot; ve &quot;Çekim Sonrası&quot; olmak üzere üç temel başlıkta ele alan Stop Motion - Çocuklarla Sinema kitabıyla, bir animasyon film fikrinin oluşmasından senaryosunu yazmaya, karakter ve sahne hazırlığından çekimine varıncaya dek temel bilgileri edineceksiniz. Ayrıca filme ses ve müzik eklemekten jeneriğini oluşturmaya, görsel efektlerin uygulanmasından sosyal medyada yayınlanmasına kadar geçen süreci de deneyimleyerek kendi animasyon filminizi kolaylıkla tasarlamak ve gerçekleştirmek için en gerekli adımları öğrenmiş olacaksınız. Gerisi sizin hayal gücünüze kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0987b0-cfaa-48bb-b4b7-979ff5f2bca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Ormanda Ölen</image:title>
            <image:caption>Uzak Ormanda Ölen, Doğan Öz’ün 1968-1977 yılları arasında yazdığı şiirlerden oluşuyor. Muzaffer İlhan Erdost’un da ifade ettiği gibi, “kimi bir sigara kapağına, kimi bir lokantanın sipariş pusulasına, kimi bir sandık seçmen listesi kâğıdının boş yerlerine, kimi kitapların kapak içlerine, büyüklü küçüklü, pelur, teksir, bloknot kâğıtlarına, kurşun kalemle, tükenmezle, dolmakalemle yazılmış ve bazıları değişik kalemle düzeltilmiş, bazıları ilk yazıldıkları gibi bırakılmış, şiir olarak ortaya çıkmayı umursamaz bir içtenlikle yüklü” kayıtlardır bunlar. Hemen her şiir, görev yaptığı Anadolu coğrafyasından, insanlarından ve yaşamlarından somut izler taşır. Kimi İzmir’de bir öğle üzeri Hasan Tahsin’i hatırlarken not edilmiş, kimi Fırat boylarında Keban altındaki Behri köyüne bakarken yazılmıştır. Ezilenlerin, yoksulların dert ve tasalarına duyarlı, şiddet dolu bir dönemden geçerken eşitlik ve adalet uğruna “uzak ormanda ölen”lerin hikâyesinden kesitler aktaran, gösterişsiz, yalın ve somut şiirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6be356d-ae7b-4c9b-a9c3-1f52d3f90247.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağın Sesi</image:title>
            <image:caption>“Gerçekten, toprağın içine falan gömülüp dinlenemez mi insan? Elli bin yıl sonra kalktığında, kendi dertleri de toplumun sorunları da tümden çözülmüş olabilir, cennete dönüşmüş bir dünyaya uyanabilir.” 
 
Günden güne yaşlanan Shingo’nun hafızası onu yüzüstü bırakmaktadır. Öyle ki, geceleri dağdan gelen gümbürtüde sadece ölümün sesini duymaya başlar. Hayatının ve ailesinin durdurulamaz çöküşüyle karşı karşıya kalan bu yaşlı adam, sadakatsiz oğlunun genç ve mutsuz eşi Kikuko’yla gitgide daha yakın bir bağ kurar. 
Kawabata’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yazdığı Dağın Sesi, yalnızlık, ölüm ve bitmek bilmez güzellik arayışını 
ele alan hüzünlü bir roman. 
 
 
“Zengin, girift bir metin…  Tüm modern Japon romanları arasında şiire en yakın olan  Kawabata&apos;nınkilerdir.&quot; 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad8ad35f-d2ed-4210-8d60-6344de5932c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl ve Tutku</image:title>
            <image:caption>Jane Austen’ın ilk romanı Akıl ve Tutku yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı yakalar. Dashwood kız kardeşlerin yetişkinliğe adım attığı yılları ve bu yılların duygusal çalkantılarını konu alan roman, yazarın kendi kız kardeşi Cassandra’yla ilişkisinden de izler taşır. Beyazperdeye defalarca uyarlanan Akıl ve Tutku, dönemin edebî eğilimlerinin tersine Austen’ın karakterlerini kadınlardan seçmesiyle de çağdaşlarından ayrışır. 
 
Akıl ve sağduyu timsali on dokuz yaşındaki Elinor ve tüm duyguları en yoğun haliyle yaşayan, duyarlılığıyla çoğu zaman en çok kendini harap eden on yedi yaşındaki kardeşi Marianne babalarının kaybının ardından yabancısı oldukları yeni bir hayata adım atarlar. Paragöz abilerinin onları sürüklediği yoksulluk, annelerinin kimi zaman hastalıklı bir hal alan duygusallığı, sonradan görme akrabalarının sığlığı ve karşı cinsin neden olduğu kalp kırıklıkları arasında genç birer kadına dönüşen iki kız kardeşin hikâyesi, zengin karakter çözümlemeleri ve Austen’ın zekâ pırıltısıyla süslenince edebiyat tarihinin en sevilen eserlerinden biri haline gelir. 
 
 “Jane Austen’ın kıvrak zekâsı, üslubunun kusursuzluğuyla el ele tutuşuyor.” 
Virginia Woolf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64599fa0-166d-41b6-b9c4-23e4aeca6871.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapibaralar</image:title>
            <image:caption>Tavuklar ve civcivler rahat ve sıcak evlerini çok severler. 
Herkesin kendi görevini bildiği, dert ve tasadan uzak kümeste yaşam gayet rahattır. 
Ta ki bir gün, kapibaralar çıkıp gelene kadar… 
O tuhaf, iri ve tüylü hayvanlar geldiğinde kimse tereddüt etmez: Hayır! Onlara yer yoktur. 
Farklılıklarımıza rağmen birbirimize kalplerimizi açtığımızda nelerin değişebileceği hakkında muzip ve eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c82e6d-e6c0-47d3-92d5-a35a288169a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Death Note Short Stories - Kısa Öyküler</image:title>
            <image:caption>Kira&apos;nın öyküsü gerçekten bitti mi yoksa etkisi hâlâ devam mı ediyor? 
 
Serinin yaratıcıları tarafından kaleme alınan Death Note kısa öykülerden oluşan bu eksiksiz koleksiyonda, Death Note&apos;un netameli etkisiyle geri dönülmez bir şekilde değişen hayatların hikayelerini keşfedin.   
 
&quot;C-Kira&quot; ve &quot;a-Kira&quot; öyküleri, ilk Death Note’un öyküsü, L&apos;in hayatından kısa kesitler ve daha fazlası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc31cd9c-67b7-4eb6-b709-853bf8ec32a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin İlk Kaşifleri Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Keyifli, eğlenceli, heyecan ve neşe dolu Osmanlı Tarihi’nin yazarı Zehra Aygül, meraklı okuyucularını yepyeni bir maceraya çıkarıyor! 
“Büyük bilim adamlarının pek çoğunu tanıyorsunuz... Peki, en büyük bilim adamlarını ne kadar tanıyorsunuz? Hayatımızı değiştiren büyük buluşların gerçek kâşifleriyle tanışmaya hazır olun!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/585dc92b-f479-4bc9-9d7b-13b2c0c03fa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Müslüman Oldular? Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Sahabiler, Sevgili Peygamberimizin (asm) arkadaşlarıydı... O’nunla birlikte yaşamışlardı... O’nunla aynı sofradan diz dize yemek yemiş, aynı meydanda omuz omuza savaşmış, aynı çölü adım adım aşmışlardı... Güldüğünde sevinmişler, ağladığında ise çok üzülmüşlerdi... 
Ayetlere ilk önce onlar iman etmiş, namazı ilk önce onlar kılmış, orucu ilk onlar tutmuştu...  
Onlar, Peygamberimizi (asm) canlarından çok sevmişlerdi. Peygamberimiz de onları çok sevmişti... “Her biri bir yıldızdır” diyordu sahabileri için. “Hangisine baksanız, size doğru bir yol gösterir...” 
Bu kitabın sayfaları birer pencere gibi önünüze açılacak ve o pencereden sahabilerin hayatlarındaki en önemli anları; Müslüman oldukları, Peygamberimizin (asm) kalplere huzur veren huzurunda diz çöküp, İslam’ı kabul ettikleri anları seyredeceksiniz... 
Yani, yıldızlarının ilk parıldadıkları dakikalara dair, olağanüstü hatıralar okuyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a254d11-c249-4c55-ab70-e0a03c42b34f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hikayeleri Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Zaman geçti, asırlar değişti, hikâye söylemek de masal anlatmak da unutulup gitti. Bir zamanların çeşme başlarında, harman meydanlarında, köy kahvelerinde, dost meclislerinde, helva sohbetlerinde anlatılan hikâyeleri, yüklüğe kaldırılan yorganlar gibi katlanıp kaldırıldı. 
Gelin sizlerle güzel bir işin içine girelim. Yorganların arasına saklanan, tavan arasına kaldırılan, bir köşeye konup da unutulan hikâyelerimizi yeniden hatırlayalım. 
Tarihimizden enteresan, ilginç,eğlenceli, ibretli, pamuk şeker tadında, içinizi ısıtacak, keyifli hikayeler sizleri bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad6ac70b-5e5d-4e86-9d2b-1a5c797553fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyan Türkiye’m</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti, Büyük Atatürk&apos;ün kuruluşundan beri güçlenerek bugün dünya üzerinde etkili ve güçlü bir devlet haline gelmiştir. Artık küresel oyunları bozan, kendi bölgesel oyununu kuran bir devlet olarak kabul edilmektedir.  Ancak Türkiye&apos;yi kontrol altında tutmak isteyen güçler ve tarihsel rakipleri, Türkiye Cumhuriyeti&apos;ni zayıflatmak için yöntem değiştirmiş ve dışarıdaki düşmanlarla içimizdeki hainler, birlikte Türkiye&apos;ye yüklenmektedirler. Yunanistan&apos;ın sürekli talepleri, Türksüz bir Kıbrıs, Türkiyesiz bir Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz gibi istekleri ile FETÖ, Türkiye&apos;nin güvenlik ve beka sorunu olarak kalmaktadır. NATO&apos;nun Türkiye&apos;yi koruyan yapısı değişirken Irak, Suriye ve Karabağ&apos;da Türkler ateş çemberine alınmaktadır.  Tüm bunlar Türkiye&apos;nin sürekli uyanık olması gerektiğini göstermektedir. Cihat Yaycı&apos;nın bu kitabı, Türk milletine güçlü ve özgür bir gelecek vizyonu sunmak için tarihsel ve güncel boyutlarda tüm tehlike ve tehditleri ortaya koymaktadır.  Kitap, okuyucuya çözüm ve tedbir önerileri sunarken, &quot;UYAN TÜRKİYE&apos;M&quot; diyerek tarihe not düşmektedir. Türkiye, artık kurudukça sulanan bir ağaç değil, dünya siyasetinde söz sahibi bir güçtür. Ancak bu gücü korumak için uyanık kalmak ve birlikte hareket etmek gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0340b460-1234-421f-a995-c172bf36d257.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Yolunda Oyunda Kal</image:title>
            <image:caption>Bireyin uyanış sürecinde kendisi ile buluşmasına destek olacak bir çalışma kitabıdır. 
Okuyucuyu kendi içinde ruhsal yolculuğa çıkarıp kalp kapılarını şifaya açabilmesine destek olarak uyanışına vesile olacak bir kurguya sahiptir. 
Yazarın yaşam öyküsünden ve kendilerini keşfetme yolculuklarına eşlik ettiği birçok kalpten (danışan) ilham alarak yazılmıştır. 
Grup eğitimlerini ve bireysel çalışmaları da içerisine dahil ettiği bir spiritüel çalışma ve uygulama modelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7432aea4-fbdd-4f51-a4ba-f7dba76401db.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Milliyetçiliği</image:title>
            <image:caption>“Rus milliyetçiliğinin önemli bir unsuru, Rusya tarihinin Batı’dan farklı bir çizgide geliştiği inancıydı. Rus milliyetçileri, Rusya’nın kendisine yeni bir ‘milli’ gelişme yolu bulması gerektiği fikrini savunmuşlardır. Çağdaş Rus milliyetçileri de Rusya için ‘özgün yol’ inancını paylaşıyorlardı.” 
 
Jeopolitik arenanın en önemli güç odaklarından Rusya’yı daha derinden anlayabilmek için Rusya’nın tarihini olduğu kadar insanını şekillendiren fikirleri de bilmek gerekir. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden Kırım’ın ilhakına, Kafkasya’daki çatışmalardan Ukrayna Savaşı’na kadar yakın tarihte dünya gündemini sarsan önemli olayların perde arkasında Rus milliyetçiliği yatmaktadır.  
Doç. Dr. İdil Tunçer Kılavuz, Rus Milliyetçiliği kitabında Rusya’nın yakın tarihini şekillendiren bu ideolojinin tüm nüanslarına ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c969393-1924-4015-b0e1-d3d3e13e9c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar Tatilde</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar yine komik işler peşinde! Çılgın kahramanlar şimdi tatilde. 
 
Küçük Bay ve Bayanlar, 1971’den beri dünya çapında 100 milyondan fazla çocuğun yüzünü güldürüyor. Şimdi sıra çocuğunuzda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/864777bc-2c71-4037-9b6a-e5f07dab5edb.jpg</image:loc>
            <image:title>Malta Geceleri / Pierre Loti Hitabesi</image:title>
            <image:caption>Şair ve tarihçi Sait Paşa&apos;nın oğlu olan Süleyman Nazif, özel eğitim görerek yetişti. Arapça ve Farsça&apos;nın yanı sıra Fransızca öğrendi. Osmanlı ve cumhuriyetin önemli Kürt aydınlarındandır. Çeşitli memurluklarda çalıştıktan sonra &quot;Vilayet&quot; gazetesinde başyazarlık yaptı. 2. Abdülhamit&apos;in gazabına uğrayan yazarlardan biri olan Süleyman Nazif, 1897 yılında Paris&apos;e kaçarak sekiz ay boyunca orada yaşadı. Yurda döndükten sonra padişahın emriyle vilayet mektupçusu olarak Bursa&apos;ya sürgüne gönderildi. 1898 yılından gittiği sürgünden ancak 10 yıl sonra, 2. Meşrutiyet&apos;in ilan edilmesiyle birlikte kurtulabildi. 1914&apos;e kadar Basra, Musul, Kastamonu, Trabzon ve Bağdat valiliklerinde çalıştı, görevinden ayrıldıktan sonra İstanbul&apos;a gelerek yazarlığa devam etti.
İstanbul&apos;un Müttefiklerce işgal edilmesine karşılık yazdığı; 1918&apos;de Hadisat adlı dergide yayınlanan &apos;Kara Bir Gün&apos; çeşitli kesimlerin tepkisine neden oldu ve Malta&apos;ya sürgüne gönderildi. İstanbul&apos;a döndüğünde Resmi Gazete&apos;de çalışmaya başladı.
Tanzimat edebiyatının, özellikle de Namık Kemal&apos;in etkisinde kalarak şiirler yazan Süleyman Nazif, ilk dönem şiirlerinde toplumsal içerikli ve özgürlükçü bir düşünceyi savundu. Bu düşüncesiyle birlikte Osmanlı Yenilikçileri arasında önemli bir yere sahip olan &apos;Servet-i Fünun&apos;culara katıldı. Yapıtlarında süslü bir dil kullanarak Osmanlıcanın ve aruz kalıplarının şiir sanatını zenginleştirdiğini savunan Süleyman Nazif, Namık Kemal, Mehmet Akif ve Fuzuli gibi inceleme kitapları da yazmış; yergi, nükte ve fıkraları derleyerek kitaplaştırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aada6d8b-ec4e-45b7-96a2-4f9b1f3ba65a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekreter Kim’in Nesi Var 3</image:title>
            <image:caption>Sekreter Kim, yapbozun eksik parçalarını birleştiriyor ve geçmişin saklı gerçeklerini bir bir gün yüzüne çıkarıyor. Sırlar ortaya çıktıkça yıllardır aradığı hayatının aşkına bir adım daha yaklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a88ecc-3ce6-4bd3-aa45-7fd189156c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Sonların Bekçisi</image:title>
            <image:caption>Soline Roussel, “mutlu sonlar” konusunda iyi bir eğitim almıştır. Ailesi, nesiller boyunca Paris’te, sihrin iğne ve iplikle işlendiği özel bir gelinlik salonu işletmiştir. Roussel gelinliğini giyen bir gelinin ömür boyu mutlu olacağı söylenmektedir. Ancak İkinci Dünya Savaşı, Soline’in dünyasını ve kalbini harabeye çevirmiştir. Anılarını, yıkılan hayalleriyle birlikte unutmaya kararlıdır. 
 
Yıllar sonra, kendi trajik kaybıyla başa çıkarken Rory Grant, galeri sahibi olma hevesiyle Soline’in eski mülkünü kiralar ve burada hiç giyilmemiş eski bir gelinlik ile bazı mektupların bulunduğu bir kutu keşfeder. Soline’e bu hatıraları geri verdiğinde aralarında beklenmedik bir ilişki gelişir ve iki kadının arasındaki ürkütücü paralellik yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlar... 
 
Mutlu Sonların Bekçisi, romantizmin ve gizemin bir tutam sihirle mükemmel bir karışımı. Kaçırmayın!  Çok satan Whisper Me This yazarı, Kerry Anne King.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a944e6d-db86-4fd8-9beb-7687d6ff79ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Terası</image:title>
            <image:caption>Madeleine D&apos;Arcy&apos;nin ikinci kısa kurgu kitabı olan ÖZGÜRLÜK TERASI, 2016-2020 yılları arasında Cork’ta geçmektedir. Birbiriyle bağlantılı kısa öyküler birbirinden farklı karakterlere ev sahipliği yapmaktadır. Evsiz, genç bir adam, emekli müfettiş Deckie Google, MS hastası bir kadın, otizmli bir çocuk ve annesi, yaşlanmış bir rock yıldızı ve daha niceleri… 
Bu hikâyeler tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgını öncesinde ve salgın sırasında önceliklerimize, bizim için neyin önemli olduğuna ya da neye güvenmemiz gerektiğine değiniyor. 
 
“… modern İrlanda üzerine büyüleyici, içten bir yorum. Donal Ryan&apos;ın The Spinning Heart&apos;ını anımsatıyor . Büyüleyici ve ilgi çekici.”   Margaret Bonass Madden, Sunday Independent. 
 
“Bir hikâyenin ve bir karakterin kalbine sadece birkaç satırla girmek konusunda bir hüneri var... D&apos;Arcy&apos;nin hikâyeleri işe yarıyor çünkü nahoş olan karakterler bile inandırıcı geliyor ve kendimizi çaresizce diğerlerinin de istediklerini alacağını umarken buluyoruz. Birlikte hareket edin, hayatınız düzene girsin…” John Walshe, Sunday Business Post.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68a3d2c-d00d-4057-9dc0-a7153181b986.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Sözlemesi</image:title>
            <image:caption>Biz, yaşam tarzlarının asla kaynaşamayacağı iki ayrı dünyanın insanıydık. 
 
Sadie Green, öğrenci burslarını ödeyebilmek için sabırsızlıkla beklediği terfi başka birine gidince hayatını kökünden değiştirmeye karar verir. Yeni bir iş, bütçesine daha uygun bir daire ve çiçekçi dükkanı açma hayallerini gerçekleştirmek için sonsuz motivasyona ihtiyacı vardır. Kız arkadaşlarıyla dışarı çıkıp dağıttığı bir gece flört uygulamasıyla ev arkadaşı uygulamasını karıştırır ve kendisini, evinin bir odasını ona çok ucuza kiralamaya hazır olan Jack Thomas’ın muhteşem kırmızı tuğlalı evinin kapısında bulur. Sadie’nin gözü, hayalleriyle arasında duran bu adamı başlarda pek tutmasa da çok geçmeden onun yumuşak mizacından, hayallerini desteklemek için duyduğu heyecandan ve geçmişinde aldığı yaralara rağmen ayakta kalışından etkilenmeye başlar. 
 
İkisi de hayatlarının anlaşmasını yaptıklarından ve aslında aynı hayalin peşinde koştuklarından habersizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1bfc39d-b269-4e3a-9a9b-0629778d03ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hekimlik Sanatları</image:title>
            <image:caption>Hastasının ciğerindeki lekenin sorumlusunun evinin duvarındaki leke olduğunu bilen hekim, iyi hekimdir. Hekimlik hikâye biriktirme sanatıdır... Hastanın hikâyesini dinlemektir aslında hekimlik. ‘Al bu ilaçları yut,’ demek bir şey değil, ondan bir şey çıkmıyor zaten. Ben hekimliğin böylesini görür görmez vazgeçtim.” Ercan Kesal, çocukluğunda hekimlere özenmesiyle başlayıp tıp öğrenciliğine uzanan kendi hikâyesi üzerinden, hekimliğin değişik çehrelerine bakıyor: mecburi hizmet, taşra hekimliği, muayenehanecilik, uzmanlık, “hastanecilik”... Hekimliğin emek süreci, zorlukları, hazları, muammaları üzerine düşünüyor. Tabii, hekimlerin toplumsal ve siyasal sorumlulukları üzerine de... Hekimlik Sanatları, hekimliğin gerektirdiği beceriler yanında, onun sinemayla, sanatla ve edebiyatla kesişimlerine de eğiliyor... Ercan Kesal’ın kendi deneyiminden hareketle... Ve “Daha çok bilgi yerine biraz daha bilgelik,” “Hastalık yoktur, hasta vardır,” gibi öğütlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f045b358-74a9-4fd1-880a-4e4e13af4bd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Demirel</image:title>
            <image:caption>Süleyman Demirel... Türkiye’nin 1960’lardan 2000’lere uzanan siyasal tarihinin en önemli figürüydü. Bu tarihsel dönemde DP’nin Su İşleri Müdürlüğü’nden Cumhurbaşkanlığı’na uzun bir yol kat etti. Neredeyse “hep başbakan”dı. Kurduğu 7 hükümetin 2’si askerî darbeyle devrildi; her iki darbeyi de atlatıp siyasal hayatına devam edebildi. 1960’ların, 1970’lerin, 1980’lerin ve 1990’ların siyasi zeminini tahkim etmişti; iktisadi hayatının da fikir babasıydı. Anti-komünizmle sarmalanmış bir sağ siyaset aklının, propaganda biçiminin ve demagojiyi de ihmal etmeyen bir söyleyişin ya da söylemeyişin erbabıydı. Ancak hiç kuşkusuz kendine mahsus bir dilin ve kelamın da sahibiydi. Milliyetçi ve muhafazakâr hoşnutsuzlukları devletle barıştırarak, “devlet fikri”nin adamlığına uzanan bir siyasal kariyere ulaştı. “Devlet aklı”nın mühendisliğini yaptı! Tanıl Bora’nın kaleme aldığı Demirel biyografisi, bir şahsın hayat hikâyesiyle sınırlı olmayan, Türkiye’nin 1940’lardan 2000’lere kadarki sosyal, siyasal, kültürel, zihinsel tarihinin çarpıcı bir anlatımını sunuyor. Siyasal dünyanın da, gündelik hayatın da, milletin de, devletin de dönüşümünün Demirel portresinden yansımasına bakıyor; Demirel’in dilinden ve elinden dökülen bir tarihin yanı sıra, o tarihin o dilden neler çektiğini de kapsamlı bir şekilde inceliyor. Tanıl Bora’nın kaleme aldığı bu biyografi, anekdotlarla örülü bir Demirel öyküsü değil, bir fenomen etrafında ülkenin en önemli siyasal döneminin tarihini anlatıyor – üstelik çok uzun bir dönemin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da2945a2-f6fe-462c-815a-5cd6db8dbd0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Milliyetçiliğinin Temelleri</image:title>
            <image:caption>Cemil Meriç’in edebiyat ve edebiyat dışı alanlardaki çevirileri, onun, “kültürle derinlemesine alışveriş kaygı”sının, “düşünce mesaisi”nin izlerini taşır. Çevirilerinde Türkçeye olduğu kadar çeviri yaptığı dillere de hâkimiyetini gösteren Meriç, kendine has üslûbuyla bir yandan edebiyat ve düşünce dünyamıza katkıda bulunmaya devam ederken, zaman zaman da çevirdiği eserlerle ve yazarlarıyla ilgili kimi çalışmalarını da okurlarla paylaşır. Türk Milliyetçiliğinin Temelleri: Ziya Gökalp’in Hayatı ve Eserleri Türk kültür tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan Uriel Heyd’in en önemli eserlerindendir. 1950’de Londra’da yayımlanan kitap Türk milliyetçiliğinin kuramcısı olarak Ziya Gökalp’in zihniyet dünyasının gelişimini gösterirken döneme yön veren düşüncelere de ışık tutar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e758bdca-24b4-4fff-a8f9-6af27c45c307.jpg</image:loc>
            <image:title>Depresyon İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Bugün dünyada 300 milyondan fazla insan depresyon teşhisi almış durumda. Tıp çevrelerinde bir depresyonsalgınından bahsediliyor. Oysa tarih boyunca depresifolmak bir hastalıktan ziyade bir ruh hali olarak görüldü ve melankolik olmakla eşanlamlı kullanıldı. Sık sık yaratıcılığın ve ayrıcalıklı bir varoluşun işareti olarak görülen bu gizemli rahatsızlık,her dönem kalabalıkların ilgisini çekti ve tartışmaların odağında yer aldı.Jonathan Sadowsky Depresyon İmparatorluğu ’nda ruh ile beden arasındaki ilişkiye dair kadim tartışmayı ele aldıktansonra, 20. yüzyılda psikiyatrinin ve farmakolojinin akıl sağlığı alanında çığır açan çalışmaları, nihayet bizzat hastaların tanıklıkları eşliğinde depresyonun kültür tarihini inceliyor. İnsan ıstırabının zamandan ve mekândan bağımsız sürekliliğini vurgularken farklı kültürlerin sıkıntı ve kederi nasıl deneyimlediklerini, manevi acıyı ne tür yöntemlerle dindirmeye çalıştıklarınıgösteriyor. Yazar psikolojik, toplumsal ve biyolojik temelleri olan bu karmaşık rahatsızlığın günümüzün kâr güdümlü tıp kültüründe nasıl kavrandığını tartışmayı da ihmal etmiyor:Antidepresanların etkinliği, çok tartışmalı elektrokonvülsif tedavinin etik sınırları, psikoterapinin imkânları ve depresif bulguları kılavuzlaştırma çabaları... Sadowsky depresyonun geçmişini anlamaya çalışırken, geleceğini daha iyi yönetebilmek için topluma ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe02a6ad-bbb6-495b-8c2b-532c97a2725a.jpg</image:loc>
            <image:title>Devletin Subayı, Subayın Devleti</image:title>
            <image:caption>“İnönü ile Menderes dönemindeki birbiriyle ardışık gizli örgütlenmelerin gerekçelerine bakıldığında, üyelerindeki kuşak/ zihniyet farklılığına rağmen, bazı temel noktalarda bir ‘süreklilik’ söz konusuydu. Bu süreklilik, kışlalarda genç subayların ‘n’olacak bu memleketin hali’ sorusuna aradıkları ‘benzer’ yanıtlarda gizliydi. Bu yönüyle, geri kalmışlıktan kurtarmak görevini, Milli Şef Dönemi gizli örgütlenmelerinden miras alan bu genç kurmaylar, Prusya askerî ekolüyle eğitim görmüş seleflerinden farklı olarak Amerikan askerî ekolüyle yetişen 1920’ler kuşağını temsil ediyorlardı. Fakat subaylar nezdinde bu iki ekol arasında kesin kopuş olduğunu söylemek mümkün değildir. Melez bir askerî yapının hâkim olduğu ordu içindeki illegal oluşumları hayata geçiren temel gerekçe ‘ülkeyi geri kalmışlıktan kurtarmak’ olsa da, 27 Mayıs Askerî Müdahalesi’nin harekât sürecinde subayların temel motivasyon kaynağı, siyasal-toplumsal muhaliflerin ‘özgürlük/demokrasi’ talepleriydi.” Nesimi Gökşen’in Devletin Subayı, Subayın Devleti kitabı, 27 Mayısçıların ama onun da ötesinde 27 Mayıs’a giden yolda asker içerisindeki öbekleşmelerin temel motivasyonunu anlamaya çalışıyor. Siyasetçilere güvensizliği, siyasete yüklenen pejoratif anlamı, ülkenin geri kalmışlıktan kurtarılması misyonunu asker içinden görerek, kuşak ve ekol detaylarında gezinerek, topluma “müdahale” misyonunu nasıl edindiklerinin kaynaklarına giderek, askerin toplumsal hayattaki “kaygı”larını irdeleyerek 27 Mayıs’ın farklı bir veçhesini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d935cad2-a356-455e-b3b6-cf3e52a642c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynin Sırları ve Manyetik Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Kendinizi ve beyninizi keşfetmeye hazır olun!

Beynin Sırları ve Manyetik Şifreleri, beynin derinliklerindeki sırları ortaya çıkarıyor. Ruh ve beden arasındaki ilişkiyi açıklarken kimyasalların rolünü inceliyor. Beyindeki iletişim sistemi ve enerji üretimi hakkında net bir bakış sunup, magnetoterapi ve alternatif şifayla ilgili bilgiler veriyor. TMS ve alternatif şifa yöntemleriyle birlikte; alzheimer, parkinson, depresyon, panik atak ve birçok hastalığın vaka örnekleri de bu kitapta yer alıyor.

Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, Beynin Sırları ve Manyetik Şifreleri’nde; beynin gizemli dünyasına odaklanarak merak edilen sorulara net ve anlaşılır yanıtlar veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6370084e-0f99-4802-8dd0-ac459c75bede.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Yalnızlık Bana Fazla Bölüşelim mi?</image:title>
            <image:caption>Yaşamak diyorum... Ne kadar değerli değil mi? Uyandığım her yeni günden alacaklıyım çünkü ben her borcumu kolayca içime çekip bir türlü geri veremediğim nefesimle ödüyorum. Bazı günler lime lime eksiliyor, yeni bir yaprak daha düşürüyorum gövdemden. Neye uyanacağını bilememek öyle zor ki... Haksızlık mı yoksa kader mi? Tek bildiğim her geçen gün biraz daha eksiliyorum. Şimdilerde yaşayarak, görerek, insanlığıma insanlık katan her değerimi sorgulayarak yaşadığım ve bir türlü geriye saramadığım günlerimi yaşıyorum. Demem o ki yaşarken kötüleşiyorum, ciddileşiyorum ve hissizleşiyorum. Kendime yabancılaşmama sebep olan kim varsa söyleyin onlara hakkımı helal etmiyorum! Yine de eyvallah ama ben en çok da beni özlüyorum... Murat Tavlı’nın eşsiz kaleminden, gerçek anlamıyla “Bir solukta bitirdim!” diyeceğiniz büyülü bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/591fc177-023e-4405-a79b-f78375373785.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıcak Çatışma</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce ayrıldığı sevgilisi Ezel’i affeden Munise, onun evlilik teklifini kabul eder. Peki, hikâyemiz burada mutlu sonla bitiyor mu? Tabii ki hayır!   Oldukça hareketli geçen nişandan sonra Munise düğün istemediğini ısrarla söylese de annesi ve kayınvalidesi şaşaalı bir düğün için diretmektedir. Çalıştığı bankada iş hayatının zorluklarıyla mücadele eden genç kadının bir de gelinlik, nikâh şekeri, çiçek aranjmanı gibi detaylarla ilgilenmesi gerekince düğün stresi kaçınılmaz olur.   Sonrasında, doğal yollarla bebek sahibi olamadığından bunun için vermesi gereken bir savaş da kendisini beklemektedir. Mutluluk, kolayca uzanılabilecek bir yerde olmadığı gibi ona ulaşmak için de daima sıcak çatışmaya girilmesi kaçınılmazdır. Bakalım bu kez galip gelen Munise olabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8793fb94-c075-4ef9-a8a8-ab9b8efc54ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Tükenmişlik</image:title>
            <image:caption>“Ancak ruhunuza dönüp duygularınızı hissettiğinizde ve bilhassa kendiniz için sesinizi yükselttiğinizde gerçek, dürüst ve özgür bir hayat yaşamış olursunuz.”
Dünyanın hemen her yerinde pek çok kadın hayatındaki insanlara kol kanat germekle ve her şeye yetişmeye çalışmakla meşgul. Ataerkil kültüre göre kadın anne, eş, yuvayı kuran dişi kuş, özverili, sessiz, şefkatli olmak zorunda… Tüm bu tanımlar bir kadının ne olduğundan ziyade “ne olmaması” gerektiğini dayatır gibi, peki ya bir kadın kendini bunlardan bağımsız olarak var etmeye ihtiyaç duyuyorsa?
Psikoterapist Nancy Colier size özlemini çektiğiniz duygusal destek ve güçlendirme becerilerini sunuyor. Suçluluk, utanç veya yargılanma hissetmeden kendiniz olmanıza, en derin psikolojik, ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarınızı ortaya çıkarmanıza yardımcı oluyor. Meşguliyet ve boş vermişlik arasındaki iki uçta hapsolmuş aşırı yorgun, çalışkan ve stresli kadının ruhu için merhem niteliğinde bilgece öğütler, görüşler ve işlevsel stratejiler sunuyor.
Olmanız istenilen “uslu kız” kimliğinden sıkıldıysanız bu özgürleştirici kitap tam size göre. Sevilmeyi ve onaylanmayı bekleyip, kendinizden vazgeçmek yerine şimdi biraz gürültü çıkarma vakti. Çünkü hayat başkalarına göre yaşamak için fazlasıyla kısa!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41729165-e3bd-42c6-9165-77274f134898.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Kıssa</image:title>
            <image:caption>“Kur’an insanın Rabbiyle, alemle ve diğer insanlarla ilişkilerinden bahseden bir kitaptır.”
Elmalılı Hamdi Yazır
 
“Kur&apos;an, verdiği peygamber örnekleriyle muhatabının şahsiyetini inşa ederken insanın yaşadığı hayati problemlere de çözümler sunar. Kıssalarda anlatılan olayları masal dinler gibi dinlemeyip hayatımızın içine almayı başarabilirsek kişiliğimizin yeniden imar olduğuna şahit oluruz…” diyor Fatma Bayram ve bu düşünceyle uzun yıllar boyunca yaptığı kıssa derslerinde, “Bu kıssa bana ne söylüyor?” sorusunun cevabını arıyor.
Hz. Adem’den, hatalarımızı telafi etme yollarını; Hz. Nuh’tan, bizi birbirimize bağlayan asıl bağın inanç olduğunu ve bir insanın alaylara aldırmaksızın bıkmadan, usanmadan yoluna nasıl devam edebileceğini; Hz. İbrahim’den, bir insanın tevhid arayışını ve imanından aldığı cesaretle imansız bir kavme nasıl karşı koyulacağını; Hz. Lut’tan, kötülük ne kadar yaygın olursa olsun direnç göstererek karşı koymak gerektiğini; Hz. Musa’dan, korkularımıza rağmen sebatla yolumuza devam etme yollarını; Hz. Meryem’den görünenin aldatıcı olabileceğini; Hz. Yusuf’tan bir gencin nefsinin ve çevresinin baskısına rağmen ahlakını muhafaza etmesinin yollarını öğreniriz. 
 
En Güzel Kıssa, benzersiz ve katman katman zengin içeriğiyle Hz. Yusuf’un kuyudan saraya yükselişinin öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4ade473-c50a-479a-a599-faaefc3fb006.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıç Arslan</image:title>
            <image:caption>Bir müddet hiçbir şey söylemedi Kılıç Arslan. Hafifçe serpiştiren yağmuru izliyor, toprak kokusunu ve gitgide yıldırım yüklenen göklerin cereyan yüklü rayihasını ciğerlerine dolduruyordu. “Allah’tan duam gelecek nesillerin tek bir devletin ve mutlak bir hâkimiyetin önemini kavramalarıdır. Şu yaşadıklarımız onlara ibret olmayacaksa eğer, kendilerine mutlaka başka ibretler ve hatalı yollar seçecekler demektir!” Bir anlığına sessizleşen Sultan etrafına baktı. Askerinin metanetini arttırmak için atını dörtnala kaldırıp safların önüne çıktı.
“Bugün, son Türk devletini kurtarmak için buradayız gaziler,” diye kükredi.
 
Büyük Sultan Alparslan’ın açtığı Anadolu’nun kapıları Türklere kapanmak üzere...
Tarihte görülmemiş bir kararlılıkla toplanan Haçlılar, Bizans’ın rehberliğinde İslâm aleminin üzerine yürümekte.
İçerideki düşmanlar uyanmış, fitne Müslümanlar arasında yayılmış, kardeş kardeşi boğazlamakta. Bütün bunların karşısında ise asla pes etmeyen, herkesin umudu Sultan Kılıç Arslan...
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, “günümüzün Peyami Safa”sı olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden Anadolu’daki Türk varlığını Haçlılara karşı canı pahasına koruyan Kılıç Arslan’ın nefes kesen hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89d190d-88a3-43b4-a546-cbb3081fde30.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Çöktü</image:title>
            <image:caption>Tarihçi Y. Hakan Erdem, bu kez bilimkurguya el atıyor ve tufandan sonrasına, 41. yüzyıla gidiyor, ama buralardan fazla uzaklaşmadan...
Zaman Çöktü, bir bakıma, insanlaşmaya çalışan koyunların, koyunluk değerlerini savunarak insanlara karşı ayaklanışının hikâyesi. Bir bakıma da, 21 yüzyıldır süren sembolokrasiye ve Türkiye’nin ruhuna tutulmuş bir ayna: Huriler, buharlaştırıcılar, gargoyle’lar, başkasının uykusunu uyuyanlar, koçlar, dispatlar, siborkullar, kara delikler, kırmızı başlıklı kızlar ve daha neler neler... Belki de, Batılılaşma sürecindeki koca bir ülkenin, mecburen Güneylileşmek zorunda kalışının hikâyesidir bu, kim bilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50be4ee5-b30f-428e-b382-b3e53ae32ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Heterodoks Dervişler ve Aleviler</image:title>
            <image:caption>“Sadullah Gülten’in çoğu Alevilik araştırmacısında bulunmayan bir farklılığı, kaynaklarını genellikle malum literatürle sınırlamayıp elde ettiği verileri geniş ölçüde arşiv belgeleriyle takviye ederek kullanmasıdır. Bu yöntem onu hem sair yazılı kaynaklarla yetinen ve çoğu defa bunlar üzerinden tutarsız genellemeler yapan, bu genellemeleri ‘mahz-ı hakikat’ imiş gibi sunan bazı iddialı profesyonel veya amatör araştırmacılardan farklı bir yere oturtur.” Ahmet Yaşar Ocak Osmanlı Devleti tarafından tutulan kayıtlar arasında bulunan başta tahrir, mühimme ve vakıf defterlerinin satır aralarında, Anadolu’da faaliyet gösteren abdal, ata, dede ve baba unvanını taşıyan Yesevî, Kalenderî, Haydarî, Vefaî ve Bektaşî tarikatlarına mensup derviş ve şeyhler hakkında da mühim bilgiler bulunur. Özellikle, bahsedilen belgelerin adı geçen tarikatlara mensup şeyhlerin hayat hikâyesini ve kerametlerini ihtiva eden menakıbnâmeler ile desteklenmesi hem bu kaynaklarda geçen bilgilerin test edilmesine hem de konunun genişletilmesine imkân vermektedir. Osmanlı dönemi konar-göçerleri ile Kızılbaşlar/Alevîler üzerine yaptığı çalışmalarla göz dolduran Prof. Dr. Sadullah Gülten, Heterodoks Dervişler ve Alevîler adını verdiği bu çalışmasında sözü geçen kaynaklarda Güvenç Abdal, Barak Baba, Seyyid Velâyet, Üryan Hızır, Şeyh Çoban, Baba Mansur, Abdal Ata, Dede Karkın gibi şahsiyetlerin izini sürerek onlarla ilgili yaptığı tespit ve değerlendirmelerin yanı sıra, Tahtacılar, Vefaîler, Etyemezler, Kalenderîler, Haydarîler ve Bektaşîler gibi gruplar hakkında kayda değer sonuçlara ulaşmıştır. Böylece Osmanlı arşiv belgeleri ve menakıbnâmeleri birlikte kullanarak pek çok tartışmalı konuya yeni bir bakış açısı getirmiş ve daha önce farklı akademisyenlerce ele alınan konuları genişletmiştir. Okuyucu bu kitapta Alevîliğin tarihsel altyapısını oluşturan öncü şahsiyetlere, tarikatlara ve Alevî ocaklarının oluşum sürecine dair önemli bilgiler bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f58765f-8491-4c53-ac4d-1be3af54b7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Filistin&apos;ine Veda</image:title>
            <image:caption>İnsan hakları örgütü El-Hak’ın kurucusu, “Orwell Prize for Books” (2008) ile “Moore Prize” (2020) ödüllerinin sahibi, Filistinli avukat ve yazar Raja Shehadeh’ten muhteşem bir Filistin tarihi…
Yazar Raja Shehadeh, aile tarihini araştırırken Osmanlı döneminde Filistin’de yaşamış büyük büyük amcası Necib Nassar’ı keşfeder. Hristiyan tebaadan bir entelektüel olan Necib Nassar reformlara sıcak baksa da Osmanlı’nın Orta Doğu’yu zaman içinde kaybetmesinden endişelidir. Bu gerekçeyle Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine muhalefet ettiğinde ise hayatını altüst edecek bir gelişme yaşanır. Cemal Paşa’nın talimatıyla hakkında idam kararı çıkar. Devlet görevlileri üç yıl boyunca Necib’i ararken o da Filistin topraklarında gizlenir. Bu kaçış sürecinde köyler, bedevi çadırları ve dağlar onun yeni yuvası olur. Raja Shehadeh, bu aile tarihi anlatısında büyük büyük amcası Necib Nassar’ın kaçış yolculuğunu tekrarlıyor. Yolculuk sırasında amcasının uğradığı, konakladığı o hayat dolu yerlerin nasıl birer harabe hâline geldiğini gözlemliyor. Filistin’in bugün berbat bir hapishaneye dönüştüğünü, Necib amcası gibi özgürce dolaşmanın ise artık imkânsız olduğunu acı tecrübelerle keşfediyor. Zamandaki Kırılma: Osmanlı Filistin’ine Veda, siyonizmin bölgedeki ekolojik yapıyı, doğal kaynakları, huzuru, toplumsal hafızayı nasıl geri dönülmez biçimde mahvettiğini gözler önüne seren çarpıcı bir yolculuk öyküsü. Ancak her türlü kedere ve baskıya rağmen bir gün Filistin’in özgür olacağına inanan yazar, Necib amcasından miras kalan mücadeleci ruhu okuyucularına vermeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c84a3ae-7fdc-4801-b822-7f0fd9d94727.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Kuruluşundan 1923’e kadar Osmanlı tarihi... Caroline Finkel&apos;in Osmanlı arşivleri yanında Osmanlı&apos;nın hükmettiği topraklardaki devletlerin de arşivlerinde çalışarak yazdığı, Osmanlı&apos;nın 600 yıllık tarihini, detaylarıyla anlatan dev eser... Sırasıyla İngiltere ve Amerika’da yayımlanan ve tarihçiler tarafından olumlu eleştiriler alan kitap, ciltli, özenli baskısıyla şimdi Türkçede.
&quot;Tarihyazımının eski büyük geleneği olan Osmanistik çerçevesinde kaleme alınmış, kendi şartları içinde değerlendirildiğinde geniş okuyucu kitlesinin yanında uzmanları bile uyaracak ve bazı konuları hatırlatacak bir eser...” İlber Ortaylı
&quot;Caroline Finkel′ın yapıtının çok uzun süre Osmanlı İmparatorluğu′nun tek ciltlik standart tarihi olarak kalacağına şüphem yok.&quot; Andrew Mango
Osmanlı tarihleri ilk padişah Osman’ın kuracağı hanedanın rüyasını gördüğünü kaydederler – rüyada Osman’ın göbeğinden çıkan tam gelişmiş bir ağaç onun torunlarının gücünü ve topraklarının büyüklüğünü simgeler. Osman’ın soyu göçebe kökenlerinin becerilerini, fethettikleri Bizans’ın emperyal dünya görüşüyle birleştirdi.
Sonuçta altı yüzyıl boyunca, en güçlü döneminde Macaristan’dan Basra Körfezi’ne, Kuzey Afrika’dan Kafkaslar’a kadar uzanan bölgeleri kontrol eden, çok etnisiteli bir devlet doğdu. Osmanlı’nın moderniteye geçişi Habsburglar ya da Romanovlar’ınki kadar karmaşık bir süreçti.
Osmanlılardan askerî cesaretleri nedeniyle korkulur, devlet idarelerine ise saygı duyulurdu; Kanunî Sultan Süleyman ve II. Abdülhamid gibi padişahlar dönemlerine egemen kişilerdi. Ancak, padişahın ve ailesinin gözden uzaklığında örneklendiği gibi, imparatorluğun işleyişi bir sır perdesiyle örtülmüştü.
Bugün bile modern Türkiye’yi ve komşularını ziyaret edenler Osmanlı’nın miras bıraktığı anıtsal mimariye ve incelikli sanat eserlerine hayranlık duyarken, Avrupa ve Ortadoğu halklarının çoğunluğu Osmanlı geçmişlerinin tarihlerini ve kültürlerini nasıl biçimlendirdiğini görmekte zorluk çekmektedir.
Osman’ın vizyonunun gerçekleşmesi, zamanla çöküntüye uğraması ve Birinci Dünya Savaşı’nın muharebe alanlarında yok olması, modern dünyanın kavranması için temel önemde, gerçekten dramatik bir destandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4e78899-52fe-4cfd-b35e-30dcbac9b9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Tetikçi - Dedektif Aynes</image:title>
            <image:caption>Aynes, babası Komiser Roullier&apos;in çalıştığı karakolda staj yapmak ister ve onu bu konuda ikna eder. Ancak daha staja başlar başlamaz, gizemli bir cinayet vakasının ortasında bulur kendini.
Futbol stadında bir adam öldürmüştür ve olay yerine bırakılan fotoğraf, bir seri katili işaret etmektedir. Tetikçi, ardı ardına seri cinayetler işlemeye başladığında polis ekibi için olayı çözmek oldukça zorlaşacaktır.
Kurbanlar arasındaki bağlantı nedir? Bu çılgın tetikçiyi nasıl durdurmalı? Dosyayı dikkatle inceleyen Aynes, cinayetler arasındaki ilişkiyi çözecek bir ipucu bulur. Ancak gizemli tetikçiyi yakalamak sanıldığı kadar kolay olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38aac390-062e-429f-9a17-fdaed10e87ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Problemsiz Matematik</image:title>
            <image:caption>Matematikle aran nasıl? Kötü mü? Matematik kelimesini duyunca köşe bucak kaçıyor musun? Artık kaçacak yer aramana gerek yok. Bundan sonra matematik senin için mutluluk ve eğlencenin sembolü olacak. Çünkü birbirinden zorlu konuları en pratik yollarla öğreten; öğretirken kahkahalarla güldüren &quot;Problemsiz Matematik&quot; kitabıyla tanıştın. Doğal sayılar, açılar, kesirler, ölçüler gibi konulara ilişkin problemlerin en pratik çözümleri ve muhteşem ipuçları bu kitapta!

İnce espriler ve muhteşem karikatürlerin eşlik ettiği matematik hiç bu kadar eğlenceli ve kolay olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a5ff68f-4e2c-4549-afe2-6553f1fcdc95.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşırtan Galaksi</image:title>
            <image:caption>Yaşlı evrenimizi tanımaya hazır mısınız? 
 
İlk önce büyük bir patlama gerçekleşti. Daha sonra galaksimiz doğdu. Şimdi hepimiz milyarlarca gezegenle, yıldızla, uyduyla, göktaşıyla, kuyruklu yıldızla ve kim bilir başka nelerle birlikte uzayda ışık hızıyla hareket ediyoruz. Bu kitapla bilginin akıl almaz düyasında eğlenceli bir yolculuk yapacaksınız ve heyecandan yerinizde duramayacaksınız. Mars’ta kayak yapacak, Plüton’daki üzgün uzay yaratığıyla karşılaşacak; kırmızı devler, beyaz cüceler ve süpernovalar ile ilgili bazı inanılmaz gerçekler karşısında soluk soluğa kalacaksınız. Ayrıca, Sid adında birisinin kara deliklere çok yaklaştığında başına neler geldiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7016f30-16ed-42d1-89a5-61e8c052c0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Barem Kanunu</image:title>
            <image:caption>“Ben İstanbul’dan döndükten sonra şu mahud ‘Barem Kanunu’nu Ankara’da yeni çıkmaya başlayan Başkent adlı bir dergide tefrika ettim. Ama on beş yirmi tefrika sürdü, sonra şimdi burada anlatması çok uzun ihtilaflar yüzünden kesmeye mecbur oldum. Yalnız sana şunu söyleyeyim: Romanım çok istediğim gibi oldu. Zevkine, bilgisine güvendiğim bir iki dostumdan da çok teşvik gördüm.” 
Melih Cevdet Anday’ın Şevket Rado’ya yazdığı bir mektuptan alıntılanan bu satırların izi sürülerek ortaya çıkarılan Barem Kanunu, 77 yıl sonra ilk kez kitaplaşıyor! 
1946’da, henüz otuzlu yaşlarının başındayken giriştiği bu ilk tefrika roman denemesinde Anday’ın, atmosfer yaratma, karakter inşası ve kurmaca yeteneğinde daha başından ne denli usta olduğu görülüyor. 
Barem Kanunu, Melih Cevdet Anday’ın edebî biyografisini sıfırlayarak yeni bir tarih başlatacak… 
 
Ama bu memuriyet hayatı hiç de dışardan görüldüğü gibi değildi ki. Bir gün hiç tanımadığı asık suratlı bir adam odadan içeri giriyor, bütün memurlar asker gibi ayağa dikiliyorlar; sanki hayatları bu adamın dudakları arasındaymış gibi korkudan titreşiyorlardı. Tabii gün geçtikçe yavaş yavaş o da bu memurlara benziyordu. Memuriyetin beğenilecek nesi vardı yani?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c61765-b087-4d0a-8be5-0b26a9e54ee8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşimin Koruyucusu</image:title>
            <image:caption>Savaşın ve kara kışın ortasında, ailesinden ayrı düşmüş iki kardeş Kuzey Kore’den kendi imkânlarıyla kaçmayı başarabilecek mi? Kuzey Kore, 1950: İzinsiz seyahat etmek yok. Yöneticileri eleştirmek yok. Sloganları tekrar et! Komşularına güvenme! Fikrini dile getirme! İzleniyorsun! “Kardeşimin Koruyucusu, savaş çocuklarının yaşadığı zorlukları ve onların mücadelesini anlatan kitapların yanına muhteşem bir ekleme olacak.” -The Wall Street Journal “Dokunaklı, göz açıcı, güçlü!” -Foreword Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cbf096a-8076-4ada-8a8f-681701938e5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Element Avcıları - Gümüş Külçe</image:title>
            <image:caption>Henüz ortaokula giden Mürteza, dersteyken deftere bir daire çizer ve kendisini bilmediği bir gezegende, bilmediği bir ülkenin hakanı olarak bulur! Tüm bu olanlar bir rüya mıdır? Ya
değilse?
Muhteşem bir bozkıra sahip; görkemli dağlar, Runik harfli sütunlar, kanatlı atlar, ışıklı kelebekler, güzel gözlü ceylanlarla dolu, her eşyanın örülerek yapıldığı, karın mavi yağdığı bu eşsiz diyarda; Mürteza ve arkadaşları, yeraltı dünyasının canavarları Abra ve Yutba’ya karşı!
Türk mitolojisinden izler bulacağınız bu macera dolu romanı elinize alın ve mavi karlı bir hayal dünyasının kapısını aralayın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3bfdfe7-3871-45a5-9c56-d048cf0949f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlarla Rüzgarı Yakalayalım</image:title>
            <image:caption>Atların ve çocukların buluştuğu bu kitap, okurlarını hem kendi içinde hem de çiftlikte muhteşem bir yolculuğa çıkartıyor.
Toprak ve Yağız, aileleriyle gittikleri tatilde kasabayı keşfetmeye hazırdır. Bu keşifte buldukları bir çiftlik onları macera dolu bahçesine çağırır. Çitlerin ardında onları bekleyen bir dünya vardır: Atların dünyası. Çocukların kalplerinde atlara karşı büyük bir sevgi oluşur! Ata binip rüzgârın peşine düşmek tek hayalleridir. Maceralarla, sürprizlerle, bazen de engellerle dolu bu yolda neler yaşadıklarını merak ediyor musun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7cd70c0-6088-41af-9189-d26f537315da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Tekir ve Onun Tuhaf Kuralları</image:title>
            <image:caption>Bay Tekir Kedioğlu kurallara ya da “kural sandığı şeylere” aşırı bağlı bir kedi. Bir yerde bir kural ihlali mi var? Aman aman! Bay Tekir Kedioğlu için bunun düşüncesi bile tüyler ürpertmeye yeter!


Peki ya onun hayatına tamamen “kural tanımaz” bir ufaklık giriverirse ne olur? Bay Tekir Kedioğlu’nu takıntılarından ancak gerçek bir dostluk ve sevgi kurtarabilir.

Islak’ın peşinden giderek heyecanlı ve aksiyon dolu bir dizi maceraya atılan Bay Tekir, unuttuğu duyguları tekrar hatırlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965fec2d-2595-414d-9822-3b2b8761077c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimbaz - Ev Yapımı Sinema Tarifi</image:title>
            <image:caption>Beni tanıyanların bana taktığı bir lakap Bilimbaz. Evet kabul ediyorum, insanlara lakap takmak her zaman güzel değil ama ben bu durumdan memnunum.
Bilimbaz, sihirbaz gibi bir şey. Ancak bilimbaz, şaşırtmalı numaraların hepsini illüzyon ile değil, bilimin gücüyle yapan kişi demek. Ben sihir diye bir şeye inanmıyorum zaten. Yaşadığımız şu dünyada bizi şaşırtan ne varsa bilimin gücüyle oluyor. Düşünsene, hangi sihirbaz Edison’un yaktığı lambanın sihrine ulaşabilir?

Aziz&apos;in bilimsel deneylerle yaşadığı maceraları komik bir dille anlatan Ev Yapımı Sinema Tarifi sadece bilimin değil; ailenin, arkadaşlığın ve takım çalışmasının gücünü de gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c202660-8099-415b-b040-1d4dfc36b714.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kadar Zeka Başa Bela - Entel Dantel İşler</image:title>
            <image:caption>Nesli ile Süslü iki kafa dengi kuzen. Kendilerini her gün acayip bir maceranın içinde buluyorlar.
Okullarına yeni gelen Ayberk Patlıcan - ay Ayberk Tatlıcan’ın okula uyum sağlaması hiç de kolay olmuyor. Her gün otobüsü kaçırması, yemekhanenin yemeklerini beğenmemesi Nesli ile Süslü’nün dikkatini çekiyor. Onlar da fast food’a savaş açıyorlar. Üstelik bir de organik tarım yapmaya başlıyorlar!
Tüm bunlar olurken, ister istemez bir arkadaş grubu hâline gelen Nesli, Süslü, Ayberk, Mini Mine ve Lazer Tamer, kitap fuarının yolunu tutuyorlar. Çizgi romanların peşinden giden Lazer Tamer’i fuarda kimse bulamıyor, yazara kitabını imzalatmak isteyen Mini Mine’yi kimse tutamıyor.  
İki kafadar kuzenin gizemli ve komik maceraları merakla okunmayı bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9ca3ac6-898b-41a9-99d7-c1ec36eb1144.jpg</image:loc>
            <image:title>Çölle Mücadele - Bear Grylls Maceraları</image:title>
            <image:caption>Sophie kamp hayatını sevse de tüyler ürpertici sürüngenlere tahammül edemez. Uzun bacaklı çayır sineğiyle bir çadırda mahsur kalmak ürkütücüdür ve örümcekler onun çığlık atmasına neden olur. Bu çok utandırıcıdır. Sonra gizemli bir pusula onu, rehberi Bear Grylls&apos;in beklediği çok sıcak bir çöle götürür. Güneş batarken yolculuğa başlayan ikili, su bulmak ve kum tepelerini aşmak zorunda kalır.
SOPHIE HAYATTA KALMA RUHUNU BULACAK, KORKULARIYLA YÜZLEŞECEK VE ARKADAŞLARINA GERİ DÖNECEK Mİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d2655f-7c39-4a8f-9bcb-59413820cad3.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Hitit&apos;ten Mısır&apos;a Gizemli Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Komik, saf, deli dolu Levent ve tayfası, yepyeni bir yolculuğa çıkıyor. Hem de ne yolculuk! Hep birlikte, tarihî eserleri korumak için Cesur’un bıraktığı ipuçlarını takip ediyorlar. Fakat tek derdi bu eserleri kaçırmak olan Cesur, hep bir adım önde!
 
Anadolu’dan Mezopotamya’ya; Hititlerin başkenti Hattuşa’dan Mısır piramitlerine uzanan yolculuk, heyecanlı olduğu kadar gizemli de. Çorum’daki ipuçları, Levent ve tayfasına İstanbul’da sergilenen Kadeş Antlaşmasına götürüyor. Cesur’u yakalatmak için girdikleri macera Mısır’da son buluyor.
 
Levent ve tayfasının macerası daha önce hiç bu kadar gizemli ve tehlikeli olmamıştı! Her şey tarihin ilk yazılı barış antlaşmasını kurtarmak için!

Bambaşka bir Levent macerası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acf9e76f-fa31-4e99-b94a-53fc651dcf0c.jpg</image:loc>
            <image:title>İkizler Çetesi Korkulu Şeyler Mağarası - Masal İle Rüzgar</image:title>
            <image:caption>&quot;- Neden mi kızıyorum? Çünkü sana buraya gelmeyelim dedim. Ama dinleyen kim. Sırf sen yalnız gelme diye takıldım peşine. Bu tünelin nereye çıktığı umurumda bile değil. Şimdi annemle babamla evde yemek yiyor olacaktık. Üstelik yarın sınav var ve ben hiç çalışmadan gideceğim. Tabii buradan çıkabilirsek ve annem bizi birbirimize bağlamazsa!
- Çok komiksin Masal. Sen bir sınava iki hafta önceden çalışmaya başlarsın.&quot;
 
İşte Masal ile Rüzgar&apos;ın çekişmeli diyaloglarından sadece biri...
 &quot;Masal ile Rüzgar kim, onlara ne oldu?&quot; diye sorduğunuzu duyar gibiyim...
 Rüzgar, maceraperest bir çocuk. Kasabanın dışında kullanılmayan bir tren hattında gezinirken gizli bir tünel buluyor ve vakit kaybetmeden bu tünelin içinde yapacağı keşif için planlar yapıyor. Ailesinin izin vermeyeceğini bildiği için de türlü türlü muzipliklerle ikizi Masal’ı ikna ediyor…
Masal nasıl biri mi?  Masal, ikizi Rüzgar&apos;ın tam zıttı. Rüzgar&apos;a uymamak için elinden geleni yapıyor ama pek başarılı olduğunu söyleyemem...
Neyse sevgili okur, bu kadar bilgi yeter. Daha fazlası için kitabı okumalısın...


Birbirinden çok ama çok farklı ikiz kardeşlerin bol çekişmeli, deli dolu maceraları seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ef26be-2357-4e93-938d-4de862db4114.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Balonun Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Sarı bir balon şehirden, teknolojiden uzaklaşarak doğaya döner. Bu yolculukta ona küçük bir kız çocuğu eşlik eder. Elinde ise dikeceği bir ağaç fidanı vardır. Sözcüklerin yardımına gerek olmadan küçük kız ve fidanı doğaya ulaşır…
Kelimelerin yer almadığı bu kitapta, okuyucular da bu lirik anlatıya dahil olacaklar. Güçlü görselleri sayesinde öyküyü yorumlayarak, yazarın kurgusunu zenginleştirecekler.
Bu sessiz yolculukta sarı balona eşlik etmeye var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/944b8105-248c-48b8-8e07-5173f2d6af28.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlarla Dini Değerler</image:title>
            <image:caption>Zekâ oyunları her türlü problemin oyunlaştırılmış hâliyle, insanın zihinsel becerilerini geliştirir. Çözüm odaklı düşünme, ihtimalleri hesaplama, mantığı etkili kullanma, dikkati toplama ve bir işe yoğunlaşma kazanımlarıyla, pek çok bilgiyi en eğlenceli şekilde öğrenmeyi sağlar. Bu kitap, hayatımızı en doğru şekilde şekillendirmemize yarayan dinî değerlerimizi birer oyunla ilişkilendiriyor. Okurlar hem bir dinî değeri öğreniyor hem de oldukça eğlenceli zekâ ve eylem gerektiren oyunlarla bu değerleri pekiştiriyor.


Zekâ oyunlarıyla günlük hayat içerisinde kullanabileceğin, düşünerek davranışlarına yön verebileceğin birçok değer ve seni rahatlatacak pek çok bilgiyi bir arada bulacağın bu eser; sabır, sevgi, dikkat, dostluk, birlik beraberlik, büyüklere hürmet gibi birçok konuyu içinde barındırıyor.
 
Haydi oyun oynayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0096a129-351a-4816-ad63-acd1d77b4229.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimsesizler Matemi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çok hafifsin Mila, nerede kanatlarının ağırlığı? 
 
Hazer ile Mila’nın bir müzikal seçmesinde başlayan öyküsü, hazırlıklar sürerken heyecan kazanır. Yaşaması korkunç günler artık Mila için çok geride kalmıştır ve bu müzikalle hayatına aşk da girmiştir. Vakti geldiğinde bu aşka güvenip bir sır gibi sakladığı geçmişinin kapılarını da açmaya cesaret eder ve gerçekler,  
Hazer’in kalbini kırıp âdeta yerinden söker. 
 
Hazer, öğrendikleri yüzünden katılaşan kalbini gizlemek ister çünkü Mila’nın karşısındayken hiç olmak istemediği birine dönüşmenin korkusunu yaşar. Kaçınılmaz olan gerçekleşip o güne gelindiğinde ve talihsiz kelimeler dudaklarından döküldüğünde kaybetmekten deli gibi korkan bir adamın pervasız kalbi gözler önüne serilir.  
 
Hızlı ilerleyip duyguları derinlemesine irdeleyen bu hikâye kalbinizi hem ısıtacak hem de kıracak… 
 
Büyük acılar büyük gürültüler çıkarır ama bağıramazsın bazen, susarsın. Konuşamazsın, bakarsın. Anlatamazsın, sır gibi saklarsın. Büyük acılar büyük gürültüler çıkarır, nehirler gibi coşar, denizler kadar hırçın olur, boyunu aşıp 
seni yutar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e47dd2d7-91ee-4ea5-8021-0d7764ea9089.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimsesizler Matemi 2</image:title>
            <image:caption>Çok hafifsin Mila, nerede kanatlarının ağırlığı? 
 
Hazer ile Mila’nın bir müzikal seçmesinde başlayan öyküsü, hazırlıklar sürerken heyecan kazanır. Yaşaması korkunç günler artık Mila için çok geride kalmıştır ve bu müzikalle hayatına aşk da girmiştir. Vakti geldiğinde bu aşka güvenip bir sır gibi sakladığı geçmişinin kapılarını da açmaya cesaret eder ve gerçekler,  
Hazer’in kalbini kırıp âdeta yerinden söker. 
 
Hazer, öğrendikleri yüzünden katılaşan kalbini gizlemek ister çünkü Mila’nın karşısındayken hiç olmak istemediği birine dönüşmenin korkusunu yaşar. Kaçınılmaz olan gerçekleşip o güne gelindiğinde ve talihsiz kelimeler dudaklarından döküldüğünde kaybetmekten deli gibi korkan bir adamın pervasız kalbi gözler önüne serilir.  
 
Hızlı ilerleyip duyguları derinlemesine irdeleyen bu hikâye kalbinizi hem ısıtacak hem de kıracak… 
 
Büyük acılar büyük gürültüler çıkarır ama bağıramazsın bazen, susarsın. Konuşamazsın, bakarsın. Anlatamazsın, sır gibi saklarsın. Büyük acılar büyük gürültüler çıkarır, nehirler gibi coşar, denizler kadar hırçın olur, boyunu aşıp 
seni yutar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d89c8d-1d70-45f8-8c6c-b88914ef7730.jpg</image:loc>
            <image:title>Pijamaskeliler Operasyon Sıfır</image:title>
            <image:caption>Pijamalılar Çetesi üyeleri Yoyo, Bibu ve Gulugulu ile tanışmaya hazır mısınız? 
Onlar PİJAMASKELİLER! 
Pijamalarını giyip maskelerini takıyor ve maceradan maceraya koşuyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e2e0e0-497c-4d84-8adc-1661dc93fd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pijamaskeliler Ormandaki Hayalperest</image:title>
            <image:caption>Pijamalılar Çetesi üyeleri Yoyo, Bibu ve Gulugulu ile tanışmaya hazır mısınız? 
Onlar PİJAMASKELİLER! 
Pijamalarını giyip maskelerini takıyor ve maceradan maceraya koşuyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ea760e4-ddb8-4f51-93bc-6f4149c87c07.jpg</image:loc>
            <image:title>Pijamaskeliler Çalınan Şekerler</image:title>
            <image:caption>Pijamalılar Çetesi üyeleri Yoyo, Bibu ve Gulugulu ile tanışmaya hazır mısınız? 
Onlar PİJAMASKELİLER! 
Pijamalarını giyip maskelerini takıyor ve maceradan maceraya koşuyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c073e41-1f41-45fd-b311-0b8f45e1735c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pijamaskelilerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Pijamalılar Çetesi üyeleri Yoyo, Bibu ve Gulugulu ile tanışmaya hazır mısınız? 
Onlar PİJAMASKELİLER! 
Pijamalarını giyip maskelerini takıyor ve maceradan maceraya koşuyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f167b4a-db07-413c-ad9a-8a07a5080aa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Sudoku Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Sudoku, Japon bir zekâ oyunudur. Japon bulmaca firmasının geliştirdiği ve hızla dünyaya yayılan Sudoku, temel olarak sayı tabanlı bir zekâ oyunu olarak ifade edilebilir. Yediden yetmişe herkesin kolaylıkla oynayabileceği bu oyunla, kaliteli vakitler geçirip üç boyutlu düşünme kabiliyetinizi geliştirebilirsiniz. Sudoku zihin açan bir oyundur. Sürekli oynayanlarda beyindeki kıvrımları arttırdığı, olaylara farklı bakış açılarıyla baktırdığı, problem çözme yeteneği kazandırdığı, kolay çözüm yolları bulma konusunda bireyleri geliştirdiği gözlemlenmiş ve bu oyun teşvik edilmiştir. Özellikle de çocukların gelişim çağlarında oynaması, hayatlarına çok artılar katacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f8e84d0-3f1d-473c-99a5-a26391a9d802.jpg</image:loc>
            <image:title>Tam Yerimi Buldum</image:title>
            <image:caption>Kahramanımız Üçgen, dairelerle oynarken bir türlü onlar gibi yuvarlanamıyor ya da kareler gibi üst üste çıkamıyordu. Kendine tıpatıp benzeyen arkadaşlarının olmasının daha iyi olacağını düşünüp benzerlerini aramaya çıktı. Ama diğer üçgenleri bulduğunda bu defa oyunları eskisi kadar eğlenceli değildi. Acaba eksik olan neydi? 
 
Yazar Naomi Jones’un kendini tanıma, farklılıkları kabullenme ve arkadaşlık üzerine anlattığı yaratıcı öykü James Jones’un özgün ve dinamik çizimleriyle birleşiyor ve unutulmaz bir resimli kitap ortaya çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d517a909-a055-4067-b89f-9ae2bc2131eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı - İran Sınır ve Aşiret (1800 - 1854)</image:title>
            <image:caption>OSMANLI - İRAN SINIR VE AŞİRET (1800 - 1854)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bae7db5f-7e93-4507-ac84-1485eb29413f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Romancı Tartışıyor</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1960 yılında yayımlanan Beş Romancı Tartışıyor, dönemin beş önemli romancısını; Kemal Tahir, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Mahmut Makal ve Talip Apaydın’ı bir araya getiriyor. Turhan Tükel’in yönetiminde söyleşen romancılarımız, 1950’li yıllarda yükselişte olan köy romanı özelinde konuşurken, roman yazarının sorumluluklarının ne olduğu, Türk romanının bugünü ve geleceği, Köy Enstitüleri ve aktüel siyaset konularını da tartışıyorlar. 
Kemal Tahir’in köy romanı özelinde Türk romanı ve romancılık hakkındaki görüşlerini okuyucuya sunan bu eserde, Kemal Tahir’in roman ve tarih konularında çağını aşan görüşlerine ve Türk romanı savunusuna tanıklık ediyoruz. Binaenaleyh, romanın bence esas merkezi, çevre değil, insanın bizzat kendisidir. İnsanın bizzat kendisi de değil, insanın dramı, gelip takıldığı yer... Dram demek, insanın takıldığı yer demektir. (…) Asıl mühim şey roman. Roman, bunların hepsinden başka bir şey ve başka bir keyfiyet benim kanaatimce. Binaenaleyh, romanı, kim, nerede yazar, hangi çevreden gelir, hangi çevreye yazar diye mesele konulmamalıdır. Yanlış olur. “Romanda insanı, insan dramını nasıl veriyor. İnsan dramı nedir?” diye koymak lazım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72965cf-97ca-4eb8-b7f2-5eb98b5813a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyumsuz</image:title>
            <image:caption>Annesinin zengin biriyle evlendiğini öğrenmek, on sekiz yaşındaki genç bir adamın hayatını baştan sona değiştirebilir. RJ Shaw’ın hayatındaki değişim, Sandover Koleji’ne kaydolmasıyla başlar. RJ gibi uyumsuz bir bilgisayar korsanının ait olmadığı bir yer varsa, orası da zengin çocuklarla dolu, tamamı erkeklerden oluşan bir yatılı okuldur. RJ arkadaş bulmak için uğraşmaz. Ta ki Sloane Tresscott ile okulun dışında tanışana kadar. Muhteşem ve keskin dilli genç kadın, RJ’in uzak duramayacağı kadar baştan çıkarıcıdır. Onun okul müdürünün kızı, yani uzak durması gereken tek kız olması dışında hiçbir sorun yoktur. Sloane son yılını erkeklerden uzak durmaya ve derslerine odaklanarak geçirmeye yemin etmiştir. Ancak RJ onun kalbini kazanmaya kararlıdır. Genç adam farkında olmadan bazı arkadaşlar da edinir ve Sandover Koleji’nde kaosla geçecek bir yıla hazır hale gelir. RJ bu kolejde hayatta kalmak ve Sloane’un kalbini kazanmak istiyorsa, gizlenmiş tüm sırları kullanmanın bir yolunu bulmak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e17ec5fe-0281-44b2-9328-a15ce6abf85c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fire Force Alev Gücü 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>Alevli bir maceraya hazır mısınız? 
  Şinra, birinin insanları alev insana dönüştürmek için böcek kullandığını keşfetti. Şüphelileri eleye eleye sonunda elinde iki şüpheli kaldı. Şimdi hangisinin gerçek suçlu olduğunu bulmak zorunda. Şinra yakalanmadan kimin dost, kimin düşman olduğunu bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d1496b0-bf34-47d0-a0e2-bc7511c8e09b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Sırları</image:title>
            <image:caption>Uğur Dündar kimseyi satmaz. Sağlam adamdır. Dön sırtını, koy önüne milyarları, aileni, git. Yıllar sonra dön gel, o emanetler aynen orada duruyordur. Nöbetinde de Uğur vardır. 
Günümüzde azalan, yok olmaya yüz tutan pek çok hasleti, Uğur bir mahfazanın içinde saklamış ve korumuştur. Siz dönene kadar o mahfazanın kapağının hep kapalı tutulacağından emin olabilirsiniz. 
 
* * * 
 
İyi bir kitap oldu. Okuyun derim. 
Uğur… 
Seni seviyorum kardeşim. 
Sayıyorum da… 
 
Müjdat Gezen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/827e7c7f-edd2-49ea-83c4-e507b824dbce.jpg</image:loc>
            <image:title>Gidengelmez Dağı</image:title>
            <image:caption>Gidengelmez Dağı İbrahim Gökburun 
 
Gitmek için kıvrılan ırmaklara benziyor mutluluk 
Büyümek için sabırsızlanan çocuklara 
Hiç acelesi olmayan bulutlara 
Ağlamak için bir bahane arayan kadınlara 
Budanmış hayat ağacına benziyor mutluluk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db842dc5-05a5-4a37-b4f2-0006d2218fc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Diriliyor</image:title>
            <image:caption>“Atatürk dünyanın farkına 
erken varanlardandır!” 
– Winston Churchill 
 
• Yaratılışın başlatılmış olduğu saklı Mu’yu, dolayısıyla da Spatyum’u (Levh-i Mahfuz) betimleyerek veya betimleterek büyük sırlara vâkıf olması. 
• Ahaz’ın güneş saatinde oluşturulan Tanrı’nın ve Dünya Kralı Thotma’nın Felsefe kitabında yer alan geometriyi düzenleyerek ülkesine kazandırması. 
• Atatürk’ün Anka, Heron projesi olarak ileri sürülen ve Levh-i Mahfuz’daki aslına bire bir uyan Ka adlı çizimiyle ilmin bir nokta olduğunu, sonradan büyüyüp anlaşılmaz hale getirildiğini kanıtlaması. 
• “Yurtta sulh, cihanda sulh!” sloganı. 
• Devrimleri. 
• Laiklik fikrini benimseyerek, din ile devlet işlerini birbirinden ayırması. 
 
Bu sayılanlar, Atatürk’ün gönderilmiş bir görevli olduğunun kanıtlarından birkaçıdır. 
Mustafa Kemal Atatürk sadece bir kumandan, bir siyaset adamı değildir. Müthiş önsezileri olan ve enjekte bilgiye sahip bir varlıktır. Yani kendisi enkarne olmadan evvel yeryüzünde yapılacak olan bütün maddi işlemler hakkında açık ve seçik genel bilgiye sahip ve ilerleyişini temin edecek olan her türlü yolun da nasıl olması gerektiği hakkında ilkelere ve kurallara malik olan bir insandır. Doğuştan bilgi ile doğup gelmiştir. Sonra yeryüzündeki eğitimiyle, kendi varlığında mevcut olan, vazifesi ile alakalı her türlü bilgiyi kendi varlığında taşıyarak gelmiştir. Yaptığı iş, sadece tatbikatlar esnasında, uygulamalar sırasında hatırlamaktan ibarettir. Hiçbir kumandan kolaylıkla çıkıp da “Ben size ölmeyi emrediyorum!” diyemez. Türk askeri dışında da hiçbir asker böyle bir emri yerine getiremez! - Ergün Arıkdal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1becddcc-cfb1-4595-aa19-715617648a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Kırağı 3</image:title>
            <image:caption>Önce gövdesine sarılarak ısıtmaya çalıştım onu; baharın tekrar geleceğine inandırmaya çalışarak. Sonra dallarındaki cesetleri budamaya başladım. Yeniden filizlenebilirdi artık. En sağlam dal kalbinden uzanmıştı göğe doğru. O dalı evim bilerek bir salıncak yaptım kendime. Böylece zaman geçti.
 
Kendinden vazgeçmiş bu ağacın üstündeki buzlar yavaş yavaş erimeye başladığında, nihayet mevsim bahardı. Bir süre sonra bahar çiçekleri tomurcuklandı dallarında yeniden. Rüzgar esti,
dallarını savurdu. Çiçekleri uçuştu her yana, ona hâlâ yaşadığını hissettirmek için ve sonunda, üstüne kırağı düşmüş bu ağaç anladı ki baharla asla savaşamazdı.
 
Sonunda o da kabullendi yeniden doğuşu ve baharın tadını çıkarmaya başladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dacdbb9d-1070-4a08-9bdb-3262c001db9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Fon</image:title>
            <image:caption>Siyaset, ticaret, cemaat üçgeninde yaşananların romanı... Yüksek getiri vaat eden Slalom Fonu, sıradan yatırımcılar dışında büyük oyuncuların da iştahını çekmiştir. Farklı katılımcıların oluşturduğu karmaşık ilişki ağı, fonda sorunlar yaşanmaya başlayınca zorlu çıkar çatışmalarına yol açar. Maliye Bakanlığından bu fon hakkında gizli bir mali inceleme yapması istenen Murat, yaşanan pek çok gelişmenin ardından kendini fonla bağlantılı soygun, intihar ve cinayet vakalarını aydınlatmak için savcıya ve Komiser Tarık’a yardımcı olmaya çalışırken bulacaktır. İçine girildikçe çıkmaz sokaklara dönüşen, siyasetçi, iş insanı ve cemaat üçgeninde yaşanan rüşvet ve yolsuzluk düzenine karşı mücadele eden bir avuç dürüst ve cesur insanın çabası sonuç verebilecek midir? Fon, Mahfi Eğilmez’in kara roman üçlemesinin, Inferis ve Sahte Sultan’ın ardından yeni kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeb2582e-2e56-421c-9085-57195d506f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Takıntılı Düşüncelerle Ne Yapacağım?</image:title>
            <image:caption>• Değer yargılarınıza ters, uygunsuz, tuhaf düşünceler mi musallat
oluyor zihninize?
• Kimliğinize aykırı, örneğin saldırganca dürtüler hissettiğinizde
bunlara ilişkin görüntü ve imajlar mı beliriyor zihninizde?
• Zihninizde âdeta kendiliğinden beliren bu tür rahatsız edici,
istenmeyen düşünce, imge ve dürtüleriniz daha çok dini, cinsel ya
da felsefi konularla mı ilgili?
• Kendinizi, en kutsal saydığınızı tahrip ederken ya da kendinize
ve en yakınınızdakilere zarar verirken mi hayal ediyorsunuz?
Bunları yapabileceğinizden korkup önlemler mi alıyorsunuz? Ya
da bunlar aklınızdan geçtiği anda, o düşüncelerden kaçabilmek için çeşitli ritüeller mi geliştiriyorsunuz?
• Bu düşünce, imge ve dürtüler kimseye açamayacağınız kadar aykırı mı sizce? Ya da durumunuzu yakınlarınızla paylaşmak hiçbir şeyi değiştirmedi mi?
• Rahatsız edici bu düşünce, imge ve dürtülerinizi tehlikeli mi buluyorsunuz? Bu durumun eninde sonunda bir felaketle mi
sonuçlanacağına inanıyorsunuz?
• Sizce bu düşünce, dürtü ve imgelerinizden sorumlu musunuz?
• Bu düşünce, imge ve dürtüler sizi delirtebilir mi?
• Ne kadar kaçsanız, reddetseniz de zihninize tekrar tekrar gelen bu
düşünce ve imgelerden nasıl kurtulacağınızı bilemiyor musunuz?
 
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı
Anlamak Serisi ’nin bu beşinci kitabında Prof. Dr. Kadir Özdel, insan
zihnine âdeta kendiliğinden gelen rahatsız edici düşüncelerin nasıl
obsesif kompulsif bozukluğa dönüştüğünü anlatıyor. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi&apos;yi esas alarak hazırladığı değerlendirme anketleri
ve çözüm uygulamaları ile bu konuda kendi kendinize nasıl yardım
edebileceğinizi adım adım gösterirken, insanın en karanlık gizlerinden birini aydınlatıyor:
 
Zihniniz, zehirsiz de olsa yılanların dolandığı bir bahçeyse, o bahçede
nasıl sağlıklı yaşarsınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662d1447-4dc5-4590-b910-b4c2814fc0ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Prensi ile Dans</image:title>
            <image:caption>NE AŞKA İNANIYORDU NE DE PERİLERE 
FAKAT HER İKİSİ DE ONU ÇAĞIRIYORDU 
 
Aşkı yalnızca ailesinin parçalanma sebebi olarak gören Katria kendisini asla bu duruma sokmayacağına yemin etmişti. Bu yüzden de Fenwood isimli gizemli bir lordla zorla evlendirildiğinde tozpembe hayallere kapılmamıştı. Fakat eski hayatından kaçmak isterken tam da en korktuğu şeyin kalbine koştuğundan habersizdi. 
 
Yeni evinde tuhaf kurallar vardı; kocasının yüzüne bakması, gece ne duyarsa duysun odasından çıkması ve gerçek olduğuna asla inanmadığı perilerle dolu ormana yaklaşması yasaktı. Görmemesi gereken bir ritüele şahit olduğunda ise kendini Ortadiyar’da bulacaktı. 
 
Orada sağ kalmak bir insan için yeterince zorken, yanlışlıkla ele geçirdiği kadim büyü, kana susamış bir kralın da onun peşine düşmesine yol açacaktı. Perilerin kaderi artık Katria’nın ellerindeydi, peki ya onu kim kurtaracaktı? 
 
“Bu kitap muhteşemdi ve her sayfada beni büyüledi.” —Libraryinthecountry</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27db97ef-05a4-4cde-af85-ccc42e2138bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Finlay Donovan: Cinayetin Kitabı</image:title>
            <image:caption>FINLAY DONOVAN, BU İŞİN KİTABINI YAZIYOR… 
 
İki çocuklu bekâr bir anne olan Finlay Donovan’ın hayatı kaos içindeydi: Teslim tarihi yaklaşan kitabının tek satırı bile hazır değildi, çocukları evin altını üstüne getiriyordu ve eski kocası bakıcıyı ona haber vermeden kovmuştu. 
 
Kılık değiştirerek gittiği kafede yan masada oturan kadının, temsilcisine yeni cinayet romanının detaylarını anlatan Finlay’yi kiralık katil zannetmesi de işleri iyice karman çorman edecekti. 
 
Tabii Finlay’nin, kocasından kurtulmak isteyen kadının yaptığı teklifi “yanlışlıkla” kabul etmesi de durumu pek kolaylaştırmıyordu ancak en azından bu işte yalnız değildi. Yaklaşan fırtınaya bakılırsa, gerçek hayattaki suçlar kurgusal olanlardan çok daha çetrefilliydi. 
 
2021’İN EN ÇOK BEKLENEN KİTAPLARINDAN BİRİ: 
Bustle • Goodreads • Crimereads • Brit + Co 
Betches Frolic • Bookbub • SheReads 
 
“Yanlışlıklar komedyası denebilecek kadar eğlenceli bir cinayet romanı!” —Booklist 
 
“Çok iyi kurgulanmış, okurken kahkahalar attıran bir hikâye. Son sayfayı çevirdikten sonra bile gülümsemeye devam edeceksiniz. Elle Cosimano  çok ama çok iyi bir iş çıkarmış!” —Wendy Walker 
 
“Ters köşelerle dolu ve çok keyifli.” —People 
 
“Finlay Donovan o kadar sempatik ki kendinizi ona kaptırmakta hiç zorlanmıyorsunuz.” —New York Times 
 
“Gerilim kitaplarını seviyor ama biraz da rahatlamak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.” —PopSugar 
 
“Tempolu, enerjik, esprili ve orijinal.” —Jill Orr 
 
“Gerilimli ve komik... Yeni kitapları heyecanla bekliyoruz.” —Kirkus 
 
“Müthiş keyifli! Becerikli ve komik yazardan müthiş bir roman.” —Publishers Weekly 
 
“Okurlar bu komik ve tempolu romana bayılacak.” —Library Journal 
 
“Ebeveynlik, sancılı boşanmalar, kendini yeniden keşfetmek, küllerinden doğmak ve hatta bir kiralık katil olmak üzerine bir roman. Çok sesliliğini hiç yitirmeyen, sağlam, düşündüren ve komik bir gizem.” —South Florida Sun Sentinel 
 
“Zekice yazılmış, komik, gerilimin ve heyecanın hiç dinmediği bir kitap. Finlay’nin yeni maceralarını heyecanla bekliyoruz.” —Fredericksburg Free-Lance Star 
 
“Finlay Donovan hayatını değiştirmeyi arzulayan herkese yol gösterecek. İçine saplanıp kaldığı başarısızlık sarmalından kendini kurtarmayı başaran Finlay, bazen tüm problemleri çözmek için yalnızca bir yanlış anlaşılmanın yeteceğini kanıtlıyor.” —Lisa Gardner 
 
“Ters köşeler ve sürprizlerle dolu. Finlay Donovan müthiş bir karakter. Bu gerilim dolu macera beni çok güldürdü ama birçok sürpriziyle şaşırtmayı da başardı. Sonraki kitabı sabırsızlıkla bekliyorum!” —Megan Miranda 
  “Kusurlu ancak kendini sevdiren karakterleriyle Finlay Donovan: Cinayetin Kitabı, okurken uyumayı unutacağınız kitaplardan.” —Katherine St. John</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de5dca4b-004b-4fba-972a-167b6d727bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Size Güzellik Borcu Yok</image:title>
            <image:caption>BU KİTAP HAYATINIZI MAHVEDECEK
(OLABİLECEK EN İYİ ŞEKİLDE) 
 
Bize sürekli ya çok fazla olduğumuzu ya da yetersiz kaldığımızı söyleyen bir dünyada yaşıyoruz. 
Özgüvenimiz baltalanırken başkalarının kusurlarını gördükçe rahatlıyor, istemeden de olsa bu düzenin parçası oluyoruz. 
Ancak artık kendimizi sevmenin ve dünyaya hiçbir şey borçlu olmadığımızı fark etmenin zamanı geldi. 
 
“Korkusuzca yazılmış.” —Cosmopolitan 
 
“Florence Given çok etkileyici bir genç kadın.” —Woman’s Hour 
 
“Bu nesle dair kusursuz tespitler.” —Evening Standard 
 
“Modern feminizmin olağanüstü sözcüsü.” —Glamour</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73066529-c642-4dae-8447-8cdcfa4e5429.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluk Denen Bir Anı</image:title>
            <image:caption>Hugo En İyi Roman Ödülü 
 
Teixcalaan ikilemesinin ilk kitabı İmparatorluk Denen Bir Anı okurları gizemli bir yıldızlararası yolculuğa davet ediyor! 
 
Büyükelçi Mahit Dzmare, çok sistemli Teixcalaan İmparatorluğu’nun merkezine vardığında, küçük ama bağımsız bir yerleşim olan Lsel İstasyonu’nun önceki büyükelçisinin, yani selefinin öldüğünü öğrenir. Büyükelçinin ölüm sebebi belirsizdir ve imparatorluk sarayında entrikalar baş gösterirken Mahit sıradaki kurbanın kendisi olduğundan şüphelenmektedir.  
 
Mahit hem cinayetin arkasındakileri keşfetmek, hem hayatta kalmak hem de istasyonunu Teixcalaan’ın durmak bilmeyen yayılmacı politikalarından kurtarmak zorundadır. Bunları yaparken de tehlikeli bir oyun oynaması ve istasyonunu yok edebilecek ya da onu kurtarabilecek kudretteki bir sırrı saklaması gerekmektedir. 
 
“Çarpıcı bir ilk roman. Muhteşem!” –Rick Riordan 
 
“Siyasi uzay operasıyla iç içe geçmiş bir cinayet hikâyesi. Kitap, okurları eşsiz bir kültür ve topluma davet ediyor.” –Martha Wells 
 
“Her yönüyle muhteşem bir uzay operası. Bayıldım!” –Ann Leckie 
 
“Bu kitapta sevdiğim her şey var: kimlik bunalımı, beklenmedik aşk, karmaşık siyaset ve kurnaz maceracılar. Eğlenceli ve büyüleyici.” –Charlie Jane Anders</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a486eb14-8abd-4f0d-acc9-ce5cefa3d1d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehre Doğru</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf’un 1941’de Ouse Nehri’ndeki intiharından neredeyse altmış yıl sonra Olivia Laing nehrin doğduğu yerden denize doğru bir yürüyüş yapıyor. Bunun sonucunda da coğrafya ile tarihin nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seren muazzam bir anlatı ortaya çıkıyor. Laing, akıntıyı edebiyat ve mitoloji tarihi boyunca takip ediyor. Ouse’un bataklıklarından ve 13. yüzyıldaki acımasız Baronlar Savaşı’ndan, 19. yüzyılda fosillerin şifrelerini çözen amatör doğabilim uzmanlarına uzanan hikâyeleri eşeliyor. 
 
Tüm bunları yaparken çalışmasının merkezine Virginia Woolf’u alıyor: hayatı, eserleri ve sudaki ölümü. Nehre Doğru’yu bu sıradışı yazarın bir biyografisi olarak okumak da mümkün. Ama sayfaları çevirirken başka yazarlarla da karşılaşabilirsiniz: Iris Murdoch, Shakespeare, Homeros ve Söğütlükte Rüzgâr’ın yazarı Kenneth Grahame. Sonuç olarak elimize biyografiyi, tarihi, doğa edebiyatını ve Laing’in hatıratını harmanlayan bir eser geçiyor. 
 
“Olivia Laing’in ilk eseri Nehre Doğru’da, kitabı bir anı ya da biyografi olmaktan çıkararak çok daha cezbedici ve davetkâr bir şeylere dönüştüren Sebaldvari bir taraf var.” –Guardian   
 
“Bir mücevher vurgunu.” –Independent  
 
“Bu, Laing’in ilk kitabı ve kulağa abartılı gelsin istemiyorum ama su metaforu tutkusu cezbedici – yazma biçimi bana en görkemli hâliyle Richard Mabey’in doğa yazıları ve Alice Oswald’ın şiirini hatırlatıyor. Bu ikisi ve onlardan önce yazan John Clare gibi, Laing bir cilt katmanından yoksun görünüyor ve bu da onu insan ruhunun kırılganlıkları gibi doğal dünyanın en küçük titreşimlerine duyarlı kılıyor.” –The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4c217c7-bb8c-4199-b869-17669376a9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Tanrı’nın Davulları</image:title>
            <image:caption>2019 AMERİKAN KÜTÜPHANE DERNEĞİ ALEX ÖDÜLÜ 
 
Aldığı ödüllerle adından sıkça söz ettiren yazarlardan P. Djèlí Clark, bizi 1800’lü yılların sonlarında alternatif bir New Orleans tarihiyle baş başa bırakırken, hikâyesini Haiti, Karayip ve Afrika efsaneleriyle süslüyor. 
 
Yıl 1884. New Orleans, artık dağılmış olan Birleşik Devletler’in az sayıdaki tarafsız bölgesinden biridir. Yirmi yıldan uzun zamandır, savaşın ilk yılındaki köle ayaklanmasından beri özgür olan ve herkese açık bir liman kenti hâline gelen New Orleans’ı eski kölelerden, melezlerden ve beyaz iş insanlarından müteşekkil bir konsey yönetirken, İngilizler, Fransızlar ve Haitililer barışı korumak için devriye gezer. 
 
“Sarmaşık” adıyla bilinen ve hırsızlık yaparak hayatta kalmaya çalışan on üç yaşındaki sokak çocuğu Jacqueline, hep uzaktan baktığı hava gemilerine bir gün binmenin hayalini kurar. Birkaç gizemli kişinin Haiti’den gelen bir biliminsanı ile tehlikeli bir silah olan Siyah Tanrı’nın Davulları’ndan bahsettiğini duyar. İşte bu bilgi, birilerine satmak için oldukça değerlidir. Sarmaşık’ın koruyucu tanrıçası Oya ise ona uyarı niteliğinde işaretler göndermektedir. 
 
Siyah Tanrı’nın Davulları, kölelik, kaçakçılık, mistisizm gibi konular ekseninde hayal gücünün doruklarında bir kurtuluş hikâyesi anlatıyor. 
 
“Clark’ın retro-afrofütüristik hikâyesi sizi hava gemilerinin, New Orleans’ın, alternatif tarihin ve kaçırılan biliminsanlarının dünyasına götürecek.” –Tade Thompson 
 
“Clark muhteşem bir İç Savaş sonrası fantazisinde tarihi yeniden kurgularken ustalığını sergiliyor.” –Publishers Weekly 
 
“Clark kanlı canlı bir atmosfer yaratmış ve içini ilginç, çetrefil kahramanlarla doldurmuş.” –Locus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8556df-3b35-46d8-a83f-b1dbd445ad89.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Doğru Bir Bakış - Acı Harita Seçkisi 1</image:title>
            <image:caption>Sokaklardan, caddelerden, meydanlardan, parklardan geçiyoruz. Vurulup düşenlerle, aramızdan ayrılanlarla, her ölümün erken olduğunu hatırlatan kayıplarımızla geçiyoruz üstelik. Bir mücadele biçimi olarak yaşamı tekrar tecrübe ediyoruz. Sadece oldukları için değil hem de, hep olsunlar diye. 
 
Eve Doğru Bir Bakış, Acı Harita öykü seçkisinin ilk kitabı. On üç yazar, on üç farklı yerden bambaşka hikâyeler anlatıyor bize. Bu seçki, isimleri ve yaptıklarıyla aramızda yaşayanlara bir saygı duruşu. 
 
“Acı Harita: Yakın geçmişte suikast, saldırı, linç ve cinayetlere kurban verdiğimiz insanlarımızın isimlerinin verildiği cadde, sokak, köprü, meydan, sinema, tiyatro gibi yerlerde geçen öykülerle ortaya çıkan bir harita. Harita ama acı! Yaşatamadıklarımızın isimleri; kargo kutularımızın, mektuplarımızın, faturalarımızın üzerine yazılıyor. Eşimizle, dostumuzla, çocuklarımızla yürüdüğümüz, eğlendiğimiz; kızgınlıklarımıza, kırgınlıklarımıza, kavgalarımıza, kahkahalarımıza, aşklarımıza tanık olan mekânlarda isimleriyle yaşayan insanlarımızı bir kez de bütünlüklü hatırlamak ve hatırlatmak için bu haritayı öyküleştirdik.” –Ercan y Yılmaz 
 
Derya Sönmez, Çağla Çinili, Kadir Işık, Adnan Gerger, Abdullah Ataşçı, Zeynep Gülçin, Halil İbrahim Özbay, Seyhan Aslan Hanotte, Mustafa Özgür Çakır, Sedat Demir, Hülya Yalçın, Havva Yılmaz, Gökhan Bakar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f01b86-b49a-4531-9d58-835024326ca4.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalarının Kızı</image:title>
            <image:caption>Bireyin, ait olmaya çalışırken kendinden uzaklaştığı, dahil olmaya çabalarken ötekileştirildiği anlar, iç dünyamız ile dış dünyanın kimi zaman boy ölçüştüğü, kimi zaman da kucaklaştığı durumlar... 
 
Burak Evren, 2008’de Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne layık bulunan eseri Rüyalarının Kızı’nda, suçluluk, utanç, ölüm gibi kasvetli konular etrafında gündelik hayata sızan travmatik gerçekleri ele alarak, kendi geçmişlerine, şimdilerine ve geleceklerine doğru âdeta tünel kazarak ilerleyen kahramanların hikâyelerini anlatıyor. 
 
“Evdeyim, yuvamdayım. Ama bir insanın sevdiği, ait olduğunu hissettiği yerde bulunmasına benzemiyor bu. Ben daha çok, ördüğü ağın ardında avını bekleyen örümcek gibiyim. Ama bir farkla, ben ağımı tuzak olsun diye değil, anılarımı saklandığım köşenin dışında tutsun diye ördüm. Ve öylesine sıklıkla saldırdı ki anılarım, ağ günden güne kalınlaştı, beni de içine alarak beyaz bir karabasan oldu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1812f5a6-a79c-4fc0-9b61-b07355046450.jpg</image:loc>
            <image:title>Twig ile Turtle 2 - Yeni Oyuncak Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Minik evdeki yeni düzenlerinde Twig ve Turtle için katı bir kural var: İkisi de ancak beşer oyuncağa sahip olabilirler. Ve kasabada açılacak yeni oyuncak dükkânıyla birlikte bu kural büyük bir sorun yaratıyor. Eğer bu dükkân için düzenlenen isim yarışmasını kazanıp yeni bir oyuncak almak istiyorlarsa evdeki oyuncaklarından bir tanesini vermeleri gerekecek. Onlara pek de anlamlı gelmeyen bu kural karşısında iki kardeş ne yapacak dersiniz? 
 
Serinin ikinci kitabında, Twig ile kız kardeşi Turtle’ın günlük hayattaki problemlere, fikir ayrılıklarına ve bazı kalıplaşmış düşüncelere sahip insanlara karşı samimi ve yaratıcı yaklaşımları hepimize ilham verecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84e79092-4572-4bc6-accc-bc366bdc022d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün Bakalım! Çocuklar İçin Felsefe</image:title>
            <image:caption>Filozoflar binlerce yıldır insan doğası, doğru ve yanlış, gerçeklik ve varoluş gibi konular üzerine düşünüp sorular soruyorlar. 
 
Dünyanın en önemli düşünürlerinin en büyük sorulara nasıl cevaplar verdiklerini keşfetmeye ve bu zorlu ama ilham verici kavramları kendi başına da sorgulayabilmeni sağlayacak bilgiler edinmeye hazır mısın? 
Renkli, ilgi çekici sayfa tasarımı ve açıklayıcı, sade anlatımıyla bu kitapta Platon, Descartes, Alan Turing, Thomas Hobbes ve David Humes gibi birçok ünlü filozofun fikirleri yer alıyor. 
Pek çok konuda farklı bakış açılarına yer veren ve mükemmel düşünce deneylerine imkân sunan Düşün Bakalım! Çocuklar İçin Felsefe, 10 yaş ve üzeri tüm çocuklar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70cc8230-91a5-4315-b338-ab4945df4076.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmaz Böyle Şey - İlk Kelimelerim Evim (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>İnteraktif, bilmeceli, etkinlikli,
İç içe açılan pencereli kitap!    
Evdeki eşyaların yeri, bizimkinin de kafası karışık!
“Olmaz Böyle Şey” dedikleri doğru yerlerine götürelim mi?
Aman dikkat, bu hiç kolay değil
Her sayfada iç içe açılan pencereler,
sorular, bilmeceler var.
Hadi minik dedektifler, iş başına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59599cb-2c5e-4bc6-a467-4afe6b481dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Dede ile Deniz’in Zayıflama Süreci</image:title>
            <image:caption>Sevgili ebeveynler! 
 
Yasak, kısıtlama, dayatma ile değişime zorlamadan; çocukların bedenine saygı duyarak değişmelerini istemez misiniz? 
Onların içindeki ”ideal bedeni” ortaya çıkartmalarını istemez misiniz? 
Haydi, macera dolu yolculuğa! 
Kitabımız: 
·         Bedenin önemini,  değerini ve bedenle ilgilenmeyi öğretir. 
·         Hareketsizlik sebeplerini ortaya çıkarır. 
·         Kilo sorununu çözer, ideal beden için rehberdir. 
·         Yasak ve kısıtların gereksiz olduğunun farkındalığını sağlar. 
·         Beslenme, öğün, gıda konularında farkındalık sağlar. 
·         Hareketi sevdirir ve hareketli bir yaşam sürmeye teşvik eder. 
·         Doğru olduğuna inanılan yanlış ve yanıltıcı bilgileri çürütür. 
·         Kilo stoklarının bedende gereksiz yük olduğunu fark ettirir. 
·         Gıdalara beslenme dışında anlam yüklememeyi öğretir. 
·         Zayıflayarak, incelip güçlenilebileceğini öğretir. 
·         Beden mesajlarına uygun beslenmeyi öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2738771a-e431-4882-a4f6-650ed993f95a.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Yaş ve Sonrasında Kadın Beyni</image:title>
            <image:caption>ORTA YAŞ VE SONRASINDA KADIN BEYNİ 
Hayat asıl şimdi başlıyor. Kadın Beyni adlı çoksatan kitabın yazarı Dr. Louann Brizendine bu kez kadın beyninin orta yaşta nasıl “yenilendiğini” açıklayarak kadınlara tüm potansiyellerini ortaya çıkarmaları için ilham verip yol gösteriyor. 
Dr. Louann Brizendine kadınların neden erkeklerden farklı düşündüğünü, iletişim kurduğunu ve hissettiğini açıklayan ilk kişiler arasındaydı. Şimdi, kendi ve kliniğindeki binlerce kadının deneyimlerinden esinlenerek devrim niteliğinde bir mesaj veriyor: Yaşamın tipik olarak menopoz adıyla bilinen döneminde, kadınların beyinleri daha iyisi için yeni bir güç ve canlandırıcı bir berraklık yaratacak şekilde yeniden şekillenir. 
Hormonlar, egzersiz, uyku, zihin ve beyin sağlığı konularında en iyi stratejilerin bulunduğu Orta Yaş ve Sonrasında Kadın Beyni beyin sağlığınızı korumak için uygulanabilir ve bilim destekli adımlar içeren çarpıcı bir yol haritasıdır. 
Bu kitabı okuyun ve muhteşem beyninizin sağladığı olanakları 
nasıl değerlendireceğinizi öğrenin. 
––Anna Cabeca, The Hormone Fix ve MenuPausea dlı 
çoksatan kitapların yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff4a685b-9d74-4f5b-9bec-04469798e137.jpg</image:loc>
            <image:title>Papita’nın Topu (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Papita yürürken sallana sallana kırmızı bir top çıktı karşısına. Papita koştu, yetişemedi. Tam yakalarken yine kaybetti.  Derken Papita öyle bir şey öğrendi ki.. Bu hikâyeyi okuyanlarla paylaşmak istedi. Ormandaki bu yakalamacaya sen de katılmak ister misin? Aman dikkat, kitabın sonunda  sihirli bir tarif var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc6dba37-0fa2-4ecc-8a7b-3839d48c9e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Gece II</image:title>
            <image:caption>Gerçek, bir cellat gibi yakasına yapıştığında, Rozelin için iki yol vardı: Teslim olmak ya da kaçmak... Gerçek, bir cellat gibi yakasına yapıştığında, Biran için iki yol vardı: Uğurlamak ya da esir almak... Rozelin, kalırsa Safornikon’un acımasız kollarına düşen küçük kız kardeşini, giderse uzun ve yorucu bir mücadelenin sonunda kavuştuğu oğlunu feda edecekti. Biran ise hangi yola saparsa sapsın kaybedecekti.   “Seni bir kutuya koyupyalnızca kendime saklamak isterdim,” dedi usulca. Gülümsememde acı vardı. “Ben de bize mutlu bir son yazabilmeyi...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce70f9b-e7be-4eaa-9d47-1558e3c449a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlerin Takım Çantası</image:title>
            <image:caption>“Kaybedenlerin hedefleri, kazananların sistemleri vardır.”   Girişimci, podcast yayıncısı ve New York Times çoksatan yazarı Tim Ferriss’ten çığır açan bir kitap!   Devlerin Takım Çantası’nda, Tim Ferriss’in bir milyondan fazla indirilen podcast’ine konuk olan dünyaca ünlü isimlerden hayatınıza yön verecek taktikler, ipuçları ve başarı tüyoları bulacaksınız.   Teknoloji sektörünün güçlü isimleri, rekor sahibi sporcular, başarılı film yıldızları, dünyaca ünlü şarkıcılar ve efsanevi yazarlar... Bu insanlar kendilerini nasıl motive ediyorlar? İşlerinde nasıl başarılı oluyorlar ve nasıl sağlıklı, mutlu bir şekilde yaşıyorlar? Sabahları uyanır uyanmaz ne yapıyorlar?   Arnold Schwarzenegger’in önsözünü yazdığı kitapta, zirvedeki bu isimlerin alışkanlıkları, düşünceleri ve rutinlerine dair başka hiçbir yerde bulamayacağınız çok sayıda detay sizi bekliyor.   Devlerin Takım Çantası, günlük hayatta uygulayabileceğiniz detaylar ve uzun vadeli planlarınız için ilham alabileceğiniz başarı öyküleriyle birlikte, daha kararlı ve daha üretken olmak adına kullanabileceğiniz etkili ve sistemli bir yol haritası sunuyor.   “Dünyaca ünlü bu isimlerin süper güçleri yok. Kendileri için belirledikleri kurallar gerçekliği bükmeye öylesine izin veriyor ki süper güçleri varmış gibi görünüyorlar fakat onlar bunu nasıl yapacaklarını öğrenmişler ve siz de öğrenebilirsiniz. Bu “kurallar” genellikle sıradışı alışkanlıklar ve daha büyük sorulardan ibarettir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acaabf37-851b-4503-a7ab-1463c98f30f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Balı Kim Sever? (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi Miniklere, Açılan Pencereli, Hareketli Kalın, Yırtılmaz Sayfalı Kitap!
Tilki ormanda bir küp bal buldu. Önce balı yapan arılara sordu “Balı kim Sever?” Yardımlaşma ve nezaketle balı seven bulundu. Haydi, sen de katıl serüvene! Birbirinden sevimli birileri var açılan pencerelerde… Peki sen ne seversin, söyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/481a9654-5da9-40b2-955e-d871e91c5d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Visalin Peşinden 2</image:title>
            <image:caption>Kâbuslarla kol kola gezen gerçeklere inat, içimizdeki bir umut bir rüyanın peşinden gitmeye çağırır bizi. Rüya, kalbindeki umudun peşinden koşmuş ve nihayetinde dibi görünmeyen yalnızlık denizinin kıyısına vurmuştu. Her şeye rağmen ayağa kalkıp kalemine sarılmış, hem hikayelerini hem de kendi kaderini yazmaya cesaret etmişti.
 
Hayat defterinde yeni bir sayfa açıyorken gelen gizemli bir mesaj, Rüya’yı hikâyesinin ilk bölümlerine döndürecek, ona bildiği her şeyi sorgulatacaktı. Uyanmayı istemeyeceği bir rüya mı vardı karşısında bu sefer, yoksa hiç görmemiş olmayı dileyeceği bir kâbus mu?
 
Kurtlar sofrasının menüsüne konmuş Akarslanlar’ı, iftiralar ve aşkları, eski hesaplar ve yeni başlangıçları, kâbuslar ve rüyaları bir arada bulacağınız Bir Visalin Peşinden kitabında, kadim bir masalın sonu yeniden yazılıyor.
 
“Zamanın birinde çok güçlü bir aslan ailesi yaşarmış...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/911baff9-e29a-4113-a7f5-09583a774d92.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynar Gözler - Kurbağa</image:title>
            <image:caption>Oynar Gözler - Kurbağa
Okul öncesi çocuklar için özenle hazırlanmış olan “Oynar Gözler” serisi onların hem zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunacak hem de sevimli hayvanları tanımasını sağlayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bc29224-85f5-4025-bf35-33fab4aeeec3.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynar Gözler - Kelebek</image:title>
            <image:caption>Oynar Gözler - Kelebek
Okul öncesi çocuklar için özenle hazırlanmış olan “Oynar Gözler” serisi onların hem zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunacak hem de sevimli hayvanları tanımasını sağlayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdd21dc8-a72c-4a2d-b4a6-f327418fdc71.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynar Gözler - Baykuş</image:title>
            <image:caption>Oynar Gözler - Baykuş
Okul öncesi çocuklar için özenle hazırlanmış olan “Oynar Gözler” serisi onların hem zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunacak hem de sevimli hayvanları tanımasını sağlayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8da3fa74-94ad-43a8-bffd-1183f1407980.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynar Gözler - Arı</image:title>
            <image:caption>Oynar Gözler - Arı
Okul öncesi çocuklar için özenle hazırlanmış olan “Oynar Gözler” serisi onların hem zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunacak hem de sevimli hayvanları tanımasını sağlayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=109999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d12650e3-6763-4d18-b585-9f5138784c6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Pofuduk İle Yazmayı Öğrenelim</image:title>
            <image:caption>“Ayı Pofuduk İle Öğrenelim” serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olmak için hazırlandı. Çocuğunuz Ayı Pofuduk karakteri ile okuma, yazma, sayma ve gözlemlemeyi öğrenirken; aynı zamanda aktiviteler sayesinde de eğlenceli bir zaman geçirecek.  Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc1d84f8-7300-46f7-9ff7-6f91f25476be.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Pofuduk İle Gözlemlemeyi Öğrenelim</image:title>
            <image:caption>“Ayı Pofuduk İle Öğrenelim” serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olmak için hazırlandı. Çocuğunuz Ayı Pofuduk karakteri ile okuma, yazma, sayma ve gözlemlemeyi öğrenirken; aynı zamanda aktiviteler sayesinde de eğlenceli bir zaman geçirecek.  Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae01bb73-2cd1-466a-bd2a-adf247b3a8cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Pofuduk İle Saymayı Öğrenelim</image:title>
            <image:caption>“Ayı Pofuduk İle Öğrenelim” serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olmak için hazırlandı. Çocuğunuz Ayı Pofuduk karakteri ile okuma, yazma, sayma ve gözlemlemeyi öğrenirken; aynı zamanda aktiviteler sayesinde de eğlenceli bir zaman geçirecek.  Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b419b91a-22e7-4eec-97ef-543f559d4756.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Pofuduk İle Okumayı Öğrenelim</image:title>
            <image:caption>“Ayı Pofuduk İle Öğrenelim” serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olmak için hazırlandı. Çocuğunuz Ayı Pofuduk karakteri ile okuma, yazma, sayma ve gözlemlemeyi öğrenirken; aynı zamanda aktiviteler sayesinde de eğlenceli bir zaman geçirecek.  Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5365b6b4-f261-4979-b43b-94b7ad783983.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumbo Boyama - Yeşil Kitap</image:title>
            <image:caption>“JUMBO BOYAMA” serisi ile boyama dünyasına hoş geldiniz! Renkli ve örnekli çizimlerle zihin dünyanızı geliştirmek için boya kalemlerinizi alın ve başlayın! İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7572627-3005-4c3b-b126-13186466ee44.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzler ve Sözler</image:title>
            <image:caption>Yazmaya başladığım bu yaşam maratonu paylaşımları, bilindik nitelikte bir anı kitabı olmayacak. Anlatıların baş kahramanları, yaşam maratonunda karşılaştığım, cumhurbaşkanından, hapisanedeki tutukluya, en varlıklıdan, pek yoksula, aydından, 
kara cahile, en ünlüden, en sıradana, canını sevdiğim insanlar olacak… Bu paylaşımlarda tanıdıklarınıza, hatta kendinize bile rastlayabilirsiniz. Açıkçası, epey 
kalabalık olacağız. Kahramanlarımız, en belirgin özellikleriyle, olabildiğince kısa kısa, bu paylaşımlarda yer alacak. 
 
Üç kuşak boyunca çocukların okuyup sevdiği Gülten Dayıoğlu bu kez eski bir telefon defterinin kılavuzluğunda “büyükler” için yazıyor. Tanıştığı, yollarının kesiştiği kişilerin portreleri, tanık olduğu, kimi zaman beslendiği olaylara ilişkin izlenimleri ve anıları yazarın iç dünyasına da benzersiz bir kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee73945-ea94-4ce2-b61f-c7ce19713bae.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumbo Boyama - Sarı Kitap</image:title>
            <image:caption>Jumbo Boyama - Sarı Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/563f6a1b-4183-445d-843a-581e386ec3eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumbo Boyama - Mavi Kitap</image:title>
            <image:caption>“JUMBO BOYAMA” serisi ile boyama dünyasına hoş geldiniz! Renkli ve örnekli çizimlerle zihin dünyanızı geliştirmek için boya kalemlerinizi alın ve başlayın! İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57d5efe1-7c1f-4a32-8f9e-99576487a334.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumbo Boyama - Kırmızı Kitap</image:title>
            <image:caption>“JUMBO BOYAMA” serisi ile boyama dünyasına hoş geldiniz!
Renkli ve örnekli çizimlerle zihin dünyanızı geliştirmek için boya kalemlerinizi alın ve başlayın!
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f28cd1-bf76-4886-b781-2b0db4d5ddd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mangala (Plastik)</image:title>
            <image:caption>Bir tür mantık oyunu olan mangala, 2 kişi ile oynanır. Başlangıçta her oyuncunun 24 taşı olur. Oyun tahtasında toplam 12 adet oyuk bulunmaktadır. Bu oyuklara ev ya da çukur denir. Her oyuncuya da 6 adet oyuk düşmektedir. Oyuncular sadece kendi tarafındaki oyuktaki taşları çıkarabilirler ve sadece rakibin oyuklarına taş bırakılabilir. 6 oyuğun yan kısmında da birer büyük oyuk yer alır. Büyük oyuklara da ‘hazine’ denir. Her oyuncu taşlarını bu hazine denen kısımlara toplar. Oyuncunun sağ tarafında yer alan oyuk o oyuncunun hazinesidir. Oyun genellikle kura ile başlar. İlk başlangıç aşamasında her oyukta oyuncunun 4 adet taşı vardır.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1641c7c1-5baa-44de-91b2-fe71a7aa34c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gol Gol</image:title>
            <image:caption>GOL GOL oyunu ahşap bir oyun tablası üzerinde, toplam 6 adet pul ile oynanır. Bu pullardan 3 tanesi bir oyuncuya, diğer 3 tanesi de rakip oyuncuya dağıtılır. Oyunda amaç tüm taşları rakip sahaya geçirmektir. Keyifli ve bol eğlenceli bir oyun sizi bekliyor.  Ayrıca aynı tablanın arkasında 9 Taş ve 3 Taş oyunu bulunmaktadır. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2bc3b38-938a-4b4a-b167-0e6fdb73e465.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’in İlk Yılı (29 Ekim 1923 – 29 Ekim 1924)</image:title>
            <image:caption>29 Ekim 1923’te ilan edilen ve yüzüncü yaşını kutladığımız Cumhuriyet’in en yoğun yılı kuşkusuz ilk yılıdır. Yıllarca süren savaşlardan, salgın hastalıklardan, geçim sıkıntısından yorgun düşmüş bir halk... Siyasi tartışmalar, ekonomik sorunlar, nüfus mübadelesi, idari yapıdan eğitime, yargı sisteminden belediyelere kadar her alanda yapılan yenilikler, Anayasa’nın kabulü, halifeliğin kaldırılması, laiklik yönünde yapılan köklü değişimler ve ülkenin yeniden inşa edilmesi... Tüm bunlar olurken bir yandan da günlük yaşam yeni kitapların yayımlanması, sinemalarda gösterilen filmler, tiyatro oyunları, konserler ve spor karşılaşmalarıyla devam eder. Bütün zorluklara karşın umut hep vardır, bayramlar da kutlanır, Hıdırellez’de mesire alanlarına da gidilir, balo salonlarında dans da edilir. Cumhuriyet’in ilk yılında, muhalif seslerin yanı sıra, Meclis’te mebusların, Gazi Paşa’yı karşılayan halkın, grevlerde işçilerin, genel afla salınan mahkûmların, valiliğe şikâyete giden kadın ve çocukların, kısaca her kesimden halkın ortak sloganı şudur: “Yaşasın Cumhuriyet!” 
 
Bu görkemli dönemin belli başlı siyasi ve ekonomik gelişmelerinin yanı sıra tüm bu ayrıntıları okura yansıtmayı amaçlayan “Cumhuriyet’in İlk Yılı” kitabı, o yıllarda çıkan gazete ve dergilerin titiz bir taraması yapılarak Banu İşlet, Binnur Mörel Büyükertan ve Eser Demirkan tarafından hazırlandı. Cumhuriyet’in kurulduğu yıl yaşanan olayların kronolojik bir sırayla sunulduğu kitap, Cumhuriyet’in ilk yıllarını o dönem yaşanan önemli siyasi ve toplumsal anlarla anlatıyor. 29 Ekim 1923 - 29 Ekim 1924 arasındaki o günlerde Türkiye’de neler oluyor, toplum nasıl yaşıyor, neler konuşuyor, neler seyrediyor, nasıl eğleniyordu? Tüm bu soruların cevapları Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan ’Cumhuriyet’in İlk Yılı’nda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/545879e5-29a4-4aeb-a55f-8576315740b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Katatetris</image:title>
            <image:caption>1 adet oyun tablası, 12 adet çeşitli şekillerde Kata Bloklar, 1 adet seviye çubuğu ve oyun kitapçığından oluşur. Kitapçıktaki şekil yönergelerine uyarak oyun kolaydan zora doğru oynanır. Oyunda doğru şeklin kullanılması çok önemlidir, renk uyumu aranmaz.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5957f09-3bd0-4af7-b841-0744517242fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Konsol Labirent</image:title>
            <image:caption>Denge ve konsantrasyon gerektiren bu oyuncak, dikkat eksikliği yaşayan çocukların görsel tarama ve görsel dikkat yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olur. Amaç; labirent şeklinde düzenlenen oyun konsolu içindeki 2 adet topu eş zamanlı olarak labirentin en dış noktasından en içteki bitiş noktasına getirmektir.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce50e054-01a7-47da-b851-33bfc9791086.jpg</image:loc>
            <image:title>Piramit</image:title>
            <image:caption>Piramit oyunu 3 kuraldan oluşan bir oyundur. İki oyuncu farklı renklerdeki taşları sahiplenir, sıra ile oynanır. Kuleye en son taşı yerleştiren yani piramit yapan oyunu kazanır. KURALLAR: 1. Kural: Yatay ve dikey 4 taşı bir araya getiren oyuncu iki taşını geri çekebilir. 2. Kural: Yan yana aynı renkte kare yapan oyuncu iki taşını geri çekebilir. 3. Kural: İçerideki taşı oyun tahtası üzerinde kare oluşana kadar oynayamıyorsunuz. Her kare oluşunca içerideki taşı kare üzerine alabiliyorsunuz ama piramitten yani kare üzerinden geri alamıyorsunuz. Bu kurallar çerçevesinde piramidi oluşturup en son taşı koyan oyuncu kazanır.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79affb32-0214-4eab-8945-05866de2616c.jpg</image:loc>
            <image:title>A Rip In The Sea - New Responsibilities For Business</image:title>
            <image:caption>What do business leaders really do? 
What new responsibilities do we face? 
How can we be part of solving local 
and global challenges? 
What’s next for Turkey, 
“the world’s best-kept secret”? 
 
Bülent Eczacıbaşı asks these probing questions and many others while examining management and family business, Turkey’s idiosyncratic economy, global sustainability, civic engagement, and the foundational role of the arts and culture. Against the backdrop of momentous change in Turkey over the last century, he reflects on a family legacy of turning business success into a driving force for societal development. Weighing his own experience in dialogue with academic experts, Bülent Eczacıbaşı explores the crucial role for businesspeople in confronting the local and global challenges that lie ahead. “A Rip in the Sea” is for people interested in the business world and especially for young people just starting out in business life, or those considering a career in business.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e20d6d-f3fc-4664-ac37-b5848b69cb80.jpg</image:loc>
            <image:title>Hedef 5</image:title>
            <image:caption>İki kişi arasında oynanan rekabete dayalı strateji oyunu Hedef 5 oyunu 21 adet beyaz ve 21 adet siyah pul ile oynanan bir oyundur.  Hedef 5 Oyunu 7x6 oyun alanı ile oynanan bir oyundur.  Sırası gelen oyuncu ahşap pulları 7 boş yerden birine atar.  Dikey, yatay veya çapraz olarak ilk beşli grubu yapan oyuncu oyunu kazanır. Aynı zamanda en çok beşli grup yapan oyuncu kazanır şeklinde de oynanır.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4f08cae-a786-45e7-ba40-4d9197ebae0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Plus</image:title>
            <image:caption>Dedektif oyununda bulunan kartlar arka tarafları görülecek şekilde üst üste dizilir. Daha sonra 9 parçadan oluşan 15x21 cm uzunluğundaki basılmış şekiller 63x45 cm oluşturacak şekilde ortaya yerleştirilir. Zil de herkesin uzanabileceği şekilde mukavva zeminde zil resmi bulunan kısma yerleştirilir. Sırasıyla en üstteki karttan başlanarak kart çevrilir. Oyun kartındaki şekil görüldükten sonra zeminde bulunan mukavva kağıtta şekli ilk bulan zile basar. Kart oyunu kazanan kişide kalır. En çok puanı toplayan oyunu kazanır. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5156f11-f731-462d-a396-7111d0e82539.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Çubuklar</image:title>
            <image:caption>Renkli Çubuklar ile çocuklar *Parça bütün ilişkisini kavrar. *Dikkatini toplar. *Varlıkları çeşitli özelliklerine göre eşleştirme, gruplama yapar. *El ve göz koordinasyonunu geliştirir. *Hayal gücü becerilerini geliştirir İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64ddb819-6ec7-4714-b063-e47bb31c169c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklımda Bardaklar</image:title>
            <image:caption>Aklımda Bardaklar oyununda amaç oyun kutusunda mevcut olan kartlarda yer alan görevi en hızlı şekilde yapmaya çalışmaktır.  Oyun içeriği 30 adet bardak (beş farklı renkte, toplam 6 set), 55 resimli görev kartı ve 1 adet zilden oluşmaktadır. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93ca164e-f50d-4c15-ae1b-06ea4d9e5917.jpg</image:loc>
            <image:title>Abbalon</image:title>
            <image:caption>Abbalon Oyununun Amacı doğru bir strateji ile rakibinizin 6 adet topunu oyun alanının dışına atmaktır. Abbalon 2 kişi tarafından oynanır. Oyuna başlamadan önce her 2 oyuncu da kendilerine verilmiş olan taşlarını ilk sıraya 5, ikinci sıraya 6 ve üçüncü sıraya 3 taş gelecek biçimde yerleştirir. Her topun gidebileceği 6 yön vardır. Tekli, ikili ya da üçlü şekilde toplarınızı hareket ettirebilirsiniz. Oyuncular, sıra kendilerine geldiğinde taşlarını yalnızca bir birim hareket ettirebilirler. Oyunu kazanmak isteyen oyuncular rakip oyuncunun taşlarını ittirmeye çalışmalıdırlar... 3 top 1 topu itebilir, 3 top 2 topu itebilir ve 2 top 1 topu itebilir. 3 top 3 topu, 2 top 2 topu ya da 1 top 1 topu itemez. Kilitlenen taşınızın kilidini açmak için taşınızı hareket ettirmelisiniz. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0349a590-58ff-49c2-893d-80cdcb373b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sencer ile Yusufçuk</image:title>
            <image:caption>2009 yılında çıkan beşinci öykü kitabı ‘Sencer ile Yusufçuk’ta şiirsel bir dille büyülü masallar kuruyor Faruk Duman. Öykülerin her biri kendine özgü dünyaları, kişileri ve çağdaş anlatılardan geleneksel hikâyelere bağlanan yapılarıyla dikkat çekiyor. 
 
Yazarın biçimsel arayışlardaki yetkinliğini ve yenilikçi tavrını öne çıkaran özgün bir kitap, “Sencer ile Yusufçuk”. 
 
“Efendim böyle oldukta bu Kerim bu Ali’nin gözünü alarak, ey göz, var söyle, seni sahibine götüreyim, dedi. Böylece sokaklardan birine girip birinden çıkarak göz 
elde, şehrin arka mahallelerine vardı. İlk kez gitti hem buralara. Evlerde pencereden pencereye gerilmiş çamaşır iplerini ilk kez gördü, kömür kokusunu ilk kez aldı. 
Çocukların sümükleri sarkmış, plastik toplar ilk kez bu kadar küçük ve sönük. Evlerde kül uçuşur, bacalar öksürerek kara dumanları. Odalar bir ısınır bir soğur, gömlek ütü bilmez, yamalı ayakkabılar cennette.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00210c21-2d77-42e1-a525-58afee9aa856.jpg</image:loc>
            <image:title>Colours and Shapes</image:title>
            <image:caption>Oyun 2 oyuncuyla oynanır. Kutu içinde 2 adet oyuncu tablası, 1 adet kılavuz oyun tablası ve pullar bulunmaktadır. Rakipler sırayla, kılavuz oyun tablasında renkli pullarla çeşitli şekiller oluşturur. Oyuncular kendi oyun tablası üzerindeki pulları sağa-sola, yukarı-aşağı hareket ettirerek bu kılavuz tabla üzerindeki şekli oluşturmaya çalışır. Kılavuz tabla üzerindeki şekli ilk oluşturan oyuncu 10 puan alır ve sonraki oyun için kılavuz tablayı yeniden oluşturur.  İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d350aa7-0ec4-4d70-87f4-e75e6b2389a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Türlü Çocuk Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla belki de bugüne kadar sadece ufuk çizgisini gördüğünüz yeni bir kıtayı, tüm kıyılarından keşfetmeye başlayacak ve çocuk eğitimine dair tüm alışkanlıkları yeniden gözden geçireceksiniz.   Günümüzde yeteri kadar olmasa da çoğu ebeveyn şefkatli, güvenli ve kol kanat geren bir ortamın çocuk psikolojisi gelişiminde ne kadar önemli olduğunun bilincindedir. Ancak bu ortamın sağlanmasının beyin gelişimi için de zorunlu olduğunu biliyorlar mı?   Fransa’nın ünlü pediatristlerinden Catherine Gueguen, beynin yapısı ve işleyişi hakkındaki son gelişmelerin eğitim kavramı üzerindeki önemini vurgulayarak okuyucularına sinirbilime dair ihtiyaç duyulan her şeyi açıklıyor. İnsanın kendisi hakkında hissettiği duyguları tanımlayabilmesi ve yönetebilmesi konusunda bilgi vererek kişinin empati becerisini de geliştirmeyi hedefliyor.  
Başka Türlü Çocuk Yetiştirmek, çocukları toplumsal yaşama huzurla hazırlamaya yardımcı olacak tüm bilimsel gelişmeleri eşsiz bir bilgi birikimiyle sunan harika bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bfd5dca-8ab7-480b-bb59-f50588714073.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerkenez</image:title>
            <image:caption>İngiltere’nin kuzeyinde, küçük ve yoksul bir madenci kasabasında yaşayan on beş yaşındaki Billy Casper için hayat zorluklarla doludur. Babasının yıllar önce terk ettiği 
evleri, annesinin ilgisizliği ve ağabeyinin zorbalıklarıyla daha da mutsuz bir yer haline gelmiştir. Gittiği erkek okulunun sert ortamı ve yaşadığı kasabanın onun yaşındaki birine madende çalışmak dışında hiçbir gelecek sunmaması da eklenir buna. Ancak Billy zekâsı ve inadıyla hayatta kalmaya kararlıdır. Bulup sabırla eğittiği ve Kes adını verdiği doğanla kurduğu ilişki Billy’nin sevgiden yoksun dünyasında bir umut ışığı olacaktır. 
 
İlk kez 1968 yılında yayımlanan, bundan bir yıl sonraysa yönetmenliğini Ken Loach’un yaptığı unutulmaz bir filme dönüşen ‘KERKENEZ’i, yazarı Barry Hines’ın romanın sinemaya uyarlanma sürecini ve İngiltere’de çok okunan bir modern klasik haline gelişini anlattığı sonsözüyle birlikte sunuyoruz. 
 
“Kerkenez”, sevgisiz bir dünyada ayakta kalmaya çalışan kahramanıyla akıllardan çıkmayacak bir büyüme hikâyesi. Bir başyapıt... Billy Casper, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra çıkan yazarların yarattığı genç karakterler arasında en çok akılda kalanlardan biri. 
Glasgow Herald</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8fc6d4e-769f-42f7-83d9-bb60a8d360c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pergamon -Anadolu&apos;da Hellenistik Bir Başkent (Küçük Boy)</image:title>
            <image:caption>MÖ 3. yüzyılda Attalos Hanedanı’nın kurulmasıyla Attalos Krallığı’nın başkenti ve resmi ikametgâhı haline gelen antik Pergamon kenti, birçok sivil kurumu olan az çok bağımsız bir polisti. Bu nedenle elinizdeki kitabın amacı Pergamon’da yaşayan halkın yanı sıra Athena Kutsal Alanı, Büyük Sunak, Asklepieion ve Kızıl Avlu gibi önemli kutsal yerleriyle birlikte Pergamon’u büyük bir kent ve krallık başkenti olarak sunmaktır. Her ne kadar Hellenistik Dönem’e ağırlık verilmişse de kitapta genel olarak prehistorik çağlardan Bizans Dönemi’ne kadar uzanan geniş bir zaman dilimi incelenmektedir. Böylece içinde bulunduğu doğal çevrenin kentin gelişimindeki etkileri gözler önüne serilirken aynı zamanda Hellenistik Dönem mirasına daha sonraki zamanlarda nasıl sahip çıkıldığı, ne şekilde değiştirildiği ve zenginleştirildiği ya da bu mirasın nasıl tahrip edildiği daha net bir şekilde anlaşılabilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc43f8a-ca81-4a75-a582-de5c4602ec42.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dem Bir Demokrat – Eski Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen’in Anıları</image:title>
            <image:caption>Hayrettin Erkmen (1915-1999) Türkiye Cumhuriyeti tarihinin gerçek anlamda ilk çok partili demokrasi deneyimi olan Demokrat Parti döneminin en ilginç simalarından biridir. 
 
Erkmen çalışma bakanlığından Yassıada’daki mahkûmiyetine kadar giden yolda hayatın binbir türlü haliyle karşılaşmıştır. Yıllar sonra aynı siyasi hareketin devamı niteliğindeki Adalet Partisi’nde dışişleri bakanı olarak Türkiye’nin Avrupa Topluluğu’na katılması için mücadele vermiş, ancak muhalefet karşısında kendi hükümeti tarafından yalnız bırakılarak bakanlıktan düşürülmüştür. Erkmen’in anıları, yakın dönem siyasi tarihimizin, arka planı çok iyi bilinmeyen çeyrek asırlık bir dönemine ışık tutuyor. 
 
“İki Dem Bir Demokrat”, belgeler ve açıklayıcı notlarla birlikte, siyasi anı kitaplarının güzide örneklerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ca649b-4a24-42f3-9d54-438ae293a302.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopya Ölüm</image:title>
            <image:caption>“Ölüm serisini doğru biçimde övmeye kelimeler yetmez.” ‐The State  
Modern plastik ve rekonstrüktif cerrahinin öncüsü Dr. Wilfred B.
Icove ofisinde ölü bulunur. Kalbine aldığı tek bir neşter darbesiyle ürkütücü bir titizlikle öldürülmüştür. Olay yerinin tertemiz olması
karşısında şaşkına dönen Eve Dallas, profesyonel bir cinayetten
şüphelenir. Güvenlik diskleri baş döndürücü güzellikte bir kadının
cinayet saatinde son derece sakin bir şekilde binaya girip çıktığını
göstermektedir.
 
“Dr. Kusursuz” olarak bilinen Icove, hayatını ailesine ve işine adamıştır. Ancak sicili Dallas’a göre fazla temizdir. Adamın bir şey sakladığını tahmin eder ve babasının çalışmalarını devam ettiren oğlunun bunun ne olduğunu bildiğinden şüphelenir.
 
Kocası Roarke arka planda çalışırken, Dallas karanlık içgüdülerini
dinleyerek Icoveların geçmişine iner. Orada kusursuzluğa ulaşmaya
kararlı, doğa kanunlarını, bilimin sınırlarını ve etik ilkeleri hiçe sayan
insanlarla karşılaşır...  “Nora Roberts bu kez bilimkurgu öğelerini –estetik ameliyatlar, klonlama, bilim etiği ve ölümlülüğün geleceğini– olay örgüsüne katarak Ölüm serisine güçlü bir adrenalin dozu enjekte ediyor.”
- Publishers Weekly
 
“Bu muhteşem serinin 21. romanı, bu kitapları birinci sınıf yapan karanlık bir dram, karmaşık karakter dinamiği ve geleceğe ait büyüleyici detaylarla dolu. Eve ve Roarke arasında süregelen aşk hikâyesi daha da zenginleşirken Eve’in hayatındaki herkesin ilişkileri gelişmeye devam ediyor.”
- RT Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6432b78d-663f-4338-9ccb-4155667b58a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlık Sayfalar Karanlık Sayfalar</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en ünlü cerrahlarından Rudolf Nissen’in kendi anılarından yola çıkarak kaleme aldığı bu eser, savaş yıllarında tıp eğitimi almış bir delikanlıyken hatırı sayılır  bir cerraha dönüşmesinin hikâyesidir...
 
Birinci Dünya Savaşı’nı tüm acılarıyla yaşamış ve atlatmış, asistanlık yıllarında dönemin en ünlü patologlarıyla araştırmalar yapmış ve en sonunda meşhur Cerrah Ferdinand F. Sauerbruch’un öğrencisi
olmuştur. Hayatı boyunca pek çok meslektaşıyla tanışma ve çalışma
olanağı bulmuş; kralların, prenslerin ve ünlü isimlerin doktorluğunu
yapmış, hatta ünlü fizikçi Albert Einstein&apos;ı kendi adıyla anılan Nissen
Fundoplikasyonu yöntemiyle ameliyat etmiştir.
 
Profesör Nissen, Yahudi kökeni nedeniyle Nazi Almanya’sından
kaçmak zorunda kaldığında dönemin karanlık yüzünü tarihçelere özgü bir tarafsızlıkla aktarır anılarında. Atatürk’ün o dönemde Hitler’in zulmünden kaçan profesörlere yaptığı çağrıyla Türkiye’ye yerleşir ve İstanbul Üniversitesi Cerrahi Anabilim Dalı’nı kurarak 1933-1939 yılları arasında altı yıl boyunca burada profesörlük yaparak Türk tıp tarihine eşsiz katkılarda bulunur.
 
Hocası Sauerbruch ile tıp tarihindeki ilk pnömonektomiyi gerçekleştiren Nissen, çalıştığı her ülkede ve üniversitede tıp eğitimi ve cerrahların yetişmesiyle ilgili, günümüzde de hâlen geçerli olan eğitim yöntemleri geliştirip uygulamaya başlar.
 
Mesleğine ve insanlara olağanüstü bir duyarlılıkla birlikte sevgiyle
bağlı olan Profesör Nissen’in, zorlu bir yaşamın süzgecinden geçmiş
anılarını ve felsefesini bu kitapta bulacak ve zengin tarih içeriğiyle,
Nazi Almanya’sının doğuşuna ilişkin bire bir gözlemleriyle tarihe
doyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7df153c-1abd-4cd1-bf84-76a2867392e7.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 152. Sayı: Ekonomide Karar Zamanı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Türkiye, Enflasyon Sorununu Kalıcı Olarak Çözemez - Mahfi Eğilmez 
Ekonomik Model Tartışmaları I: Dış Açık - Ege Yazgan    
Merhaba! - M. Aykut Attar         
Sosyal Bilimciler Konuşuyor - Fatih Güvenen 
Türkiye’de Servet 2: Servet Dağılımı ve Servet Dinamikleri - Alper Duman            
Para Politikasında Gelir Dağılımı Yaklaşımı: HANK Modelleri - Arda Tunca 
Nominal Katılıkların Reel Ekonomiye Etkileri: KKMH ile 24 Ocak 1980 Kararları - Süleyman Değirmen          
Bilgi, Bilim ve Üniversite - Erkan Erdil         
Türkiye’nin Tarihi Sanayileşme Süreçlerini Anlamak - Ergun Türkcan           
Fatma Aliye ve Sanatçı Bir Kadının Sosyal Statüsü - Gülçin Elif Yücel TÜBİTAK’ın 60. Kuruluş Yılında Bir Bilim ve Teknoloji Politikası Uzmanının Anıları ve Saptamaları - Ergun Türkcan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb758c9-1b7e-4f3a-bb0d-3371f0a43e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Asla 1-2-3</image:title>
            <image:caption>Unutmak korkunçtur...
Hatırlamak ise daha korkunç...
 
Charlie ve Silas bebekliklerinden beri en iyi arkadaş, 14 yaşından beri de sevgilidir. Ama bir sabah her şey değişir. Silas ve Charlie tüm geçmişlerini unutmuştur, hatta birbirlerini bile...
Artık onlar kendilerine ne olduğunu anlamak için beraber hareket etmek zorundadır. Tüm yollar onları birbirine çıkarır, onlar unuttukça her şey ikisini birbirine yaklaştırır. Tüm geçmişi araştırmak, deliller bulup bunları birleştirmek zorunda kalırlar. Dahası buldukları ve unutmamaları gereken bir şey vardır:
 
Beni sevmekten asla vazgeçme.
Asla unutma.
Asla Asla.
 
Charlie ve Silas geçmişte sahip oldukları şeyi geri kazanabilecekler mi? Ve bir zamanlar oldukları kişiyi geri getirebilecekler mi? Tüm bunlara cevap bulmak için ise zaman daralmaktadır...
 
Colleen Hoover ve Tarryn Fisher’den başka hiçbir şeye benzemeyen, sürükleyici, dolambaçlı, romantik bir gizem:
Asla Asla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/819fa981-4727-416f-b071-d9a20c6b24c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Penelope, Kirke, Kalypso ve Diğer Kadınların Anlatımıyla Odysseus</image:title>
            <image:caption>Odysseus bir adamın yolculuğunun değil, yolculuğu sırasında onu seven tüm kadınların hikâyesidir: Gemisi batan Odysseus’a yardım eden ve âşık olduktan sonra yedi yıl onu esir tutan Kalypso’nun... Onu büyüten yaşlı dadısı Eurykleia’nın ve ondan nefret eden Sirenlerin... Onunla tanışana kadar erkekleri hor görmekten başka bir şey yapmayan korkunç büyücü Kirke’nin... Onu hayata döndüren zeki prenses Nausikaa’nın... Bu ölümlü kahramanın arkasındaki büyük ilahi tanrıça Athena’nın... Ve yirmi yıldan fazla bir süre boyunca onun dönüşünü beklerken ona sadık kalmak için bitmek tükenmek bilmeyen bir yaratıcılık ve sadakat gösteren karısı Penelope’nin hikâyesi.   Odysseus’un hayatı bir noktada bu kadınlarla kesişiyor ve hikâyesini, her biri Odysseus’un büyük macerasının bir kahramanı olan bu kadınların sesinden dinliyoruz.   Marilù Oliva, bakış açılarını ustalıkla değiştirerek insanlığın bu binlerce yıllık eserini günümüz okurları için yeniden kaleme alıyor ve kadın gözünden anlatarak saklı anlamlarını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9ced9df-c98a-40e4-bf0f-36441da2bd3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Temizlenebilirim?</image:title>
            <image:caption>• İnsanlara veya bazı nesnelere değdikten sonra, hatta bazen onlara dokunmamışken bile kirlenmekten korkuyor musunuz? • Dokunma yoluyla size bir hastalık bulaşmasından çekiniyor mu- sunuz? • Başkaları tarafından kirletilmekten ya da onları kirletmekten en- dişeleniyor musunuz? • Dışarıdan evinize girecek şeylere karşı sürekli tetikte misiniz? • Kirlendiğini düşündüğünüz şeyleri aşırı mı temizliyorsunuz? Ya da onları atıyor musunuz? Kirlendiğini düşündüğünüz şey bir kı- yafetse, onunla temiz olduğunu düşündüğünüz bir yere oturmak- tan kaçınıyor musunuz? • Herhangi bir şeyin tam anlamıyla temiz olduğundan bir türlü emin olamıyor musunuz? • Evinizde aile üyelerinin bile giremeyeceği, dokunamayacağı, otu- ramayacağı “temiz”, “güvenli”, “yasak” alanlar oluşturuyor musu- nuz? • Bir şeylerin temizlendiğini hissedene kadar harcadığınız saatler- den veya hiçbir şey kirlenmesin diye aldığınız önlemlerden artık yoruldunuz mu? • Kirlilik hissine dayanamıyor musunuz? • Yıkanmak size durdurulması imkânsız bir şey gibi mi geliyor artık?   Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı Anlamak Serisi’nin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Bireyin kendine nasıl yardım edebile ceğine yoğunlaşan serinin bu kitabının konusu ise Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluk.   Türkçapar, Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluğun ne olduğunu ve neden olduğunu anlatırken, azımsanmayacak sayıda kişinin mustarip olduğu bu sorunun, doğası gereği kendini saklayan ve sürekli gözden kaçırılan asıl temelini gözle görülür hâle getiriyor. Türkçapar şunu soruyor: Asıl sorun kirlenme-bulaşma mı, yoksa obsesif kompulsif bozukluğun kendisi mi? Rahatsızlığın sonlandırılmasında kritik bir öneme sahip olan bu sorunun yanıtı, kitapta verilen özgün yöntemler ve etkin çözümlerle birlikte okuru sahici bir iyileşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29c83602-92f9-4f8f-8bff-ed4549a497c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Radiant 4 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>&quot;TEKRAR SÖYLEYEYİM: BEN BURADA SADECE GÖZLEMCİYİM. SENİN VARLIĞIN, GÜÇ DAĞILIMININ YENİDEN YAPILANACAĞINI GÖSTERİYOR. BEN DE BU YENİ DENGENİN ORTAYA ÇIKMASINA YARDIMCI OLMAK İÇİN BURADAYIM. ŞÖYLE İFADE EDEYİM: KİMİN TARAFINDA YER ALACAKSIN?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1de8d6b6-b33d-4a35-8ad8-9f2e5f37dd30.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Dakika Daha</image:title>
            <image:caption>“Tuhaf şey şu zaman. Sürekli babamın dilinde. Ama ben babamdan daha iyi anlıyorum zamanı.”


Ödüllü yazar ve çizer Marta Altés’ten, baba çocuk ilişkisi ve çocukların zamanı nasıl algıladığı üzerine neşeli ve haşarı bir hikâye.


“Muzip ve sevgi dolu.” Guardian


“Zamanın minikler ve büyükler için farklı aktığını gösteren bu özgün ve şirin hikâyede herkes kendinden bir şeyler bulacak.” BookTrust


“Zaman gibi anlaşılması güç olabilecek bir kavramı, aile yaşamından gündelik haller üstünden tanıtıyor.” Evening Standard


Kitapları pek çok dile çevrilen yazar ve çizer Marta Altés, CILIP Kate Greenaway Madalyası ve Waterstones Ödülü’ne aday gösterildi; Nottingham Çocuk Kitapları ve Read It Again Ödüllerine layık görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa45fb4a-3414-447f-bab3-c1e7cd0009d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliliğin Dağlarında</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl başı. Bilim ve teknik büyük sıçramalarla ilerliyor. İnsanlık dünyada keşfedilmemiş nokta, bilinmeyen olgu bırakmamaya kararlı. Bu sırada, Miskatonic Üniversitesi’nden jeolog William Dyer, bilim dünyasını Antarktika’ya yönelik bir bilimsel keşif seferinden vazgeçirmek üzere kaleme sarılır. Dyer, bilimsel inceleme yapmak üzere 1930 yılında bölgeye gitmiş gruptan geriye dönebilen iki kişiden biridir. Kutbun ücra yörelerine yaptıkları keşif seferi tarihin, jeolojinin, biyolojinin ve mantığın tek tek iflas ettiği bir dehşet dalgasına dönüşmüştür. Antarktika’da göklere uzanan sıradağlar arasında insanlığı bekleyen tehlike ne olabilir? Dyer akıntıya karşı kürek çekerek, akıl almaz olanı insanlığa anlatmaya çalışır. H. P. Lovecraft’ın son dönem yapıtlarından Deliliğin Dağlarında, yazarın engin düş gücünün bir sentezi gibidir. Bu düş gücünün yarattığı çeşitli karakterler ve yaratıklar buzulların arasında ürpertici oyunlar oynamak üzere bir araya gelirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c690670-bb1b-49e5-8959-17d857bf22a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliliğin Dağlarında (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl başı. Bilim ve teknik büyük sıçramalarla ilerliyor. İnsanlık dünyada keşfedilmemiş nokta, bilinmeyen olgu bırakmamaya kararlı. Bu sırada, Miskatonic Üniversitesi’nden jeolog William Dyer, bilim dünyasını Antarktika’ya yönelik bir bilimsel keşif seferinden vazgeçirmek üzere kaleme sarılır. Dyer, bilimsel inceleme yapmak üzere 1930 yılında bölgeye gitmiş gruptan geriye dönebilen iki kişiden biridir. Kutbun ücra yörelerine yaptıkları keşif seferi tarihin, jeolojinin, biyolojinin ve mantığın tek tek iflas ettiği bir dehşet dalgasına dönüşmüştür. Antarktika’da göklere uzanan sıradağlar arasında insanlığı bekleyen tehlike ne olabilir? Dyer akıntıya karşı kürek çekerek, akıl almaz olanı insanlığa anlatmaya çalışır. H. P. Lovecraft’ın son dönem yapıtlarından Deliliğin Dağlarında, yazarın engin düş gücünün bir sentezi gibidir. Bu düş gücünün yarattığı çeşitli karakterler ve yaratıklar buzulların arasında ürpertici oyunlar oynamak üzere bir araya gelirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a4acfd2-1338-40a1-a7bd-4d6db70e20e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı</image:title>
            <image:caption>Kocasının ölümüyle dul kalan Fikriye Hanım için çöpçatanlar işe koyulurlar. Bulabildikleri talip, birkaç kez evlenmiş ve rahmetli ilk karısından kalan iki çocuğuyla büyük bir yalıda yaşayan Naşit Nefi Efendi’dir. Ancak bu varlıklı talibin bir kusuru vardır: Çocuklarının annesi Binnaz Hanım hortlamıştır. 
Cadı, Hüseyin Rahmi’nin gulyabani, hortlak gibi doğaüstü varlıkları konu edindiği “Garaib Faturası Külliyatı”nın ikinci romanıdır. Külliyatın ilk romanı Gulyabani ’de olduğu gibi, bu romanda da halkın batıl inançları konu edilir. Hüseyin Rahmi bu kez merkeze ruh kavramını oturtarak spiritüalizme karşı, metafizik ve felsefi açıdan bir tartışma da yürütür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cdeea3a-115b-4658-835b-c91cffc9208d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Hitit Krallıkları</image:title>
            <image:caption>Trevor Bryce’ın Geç Hitit Krallıkları antik Yakındoğu tarihi açısından önemli bir eser. Kitap, Anadolu bölgesinde MÖ 1200-700 yılları arasında hüküm süren Geç Hitit krallıklarının siyasi ve askeri yapılarını ele alıyor. Bryce, Geç Hititlerin heterojen bir halk grubu olduğunu, dil ve kültür temelinde birleşen şehir devletleri ve küçük krallıklardan oluştuğunu savunuyor. Bu krallıkların kültürel ve ekonomik yönlerini, dinlerini, sanatlarını ve ticaretlerini de ayrıntılı bir şekilde inceliyor. Ayrıca Geç Hititlerin çevrelerindeki halklarla olan etkileşimlerini de ele alıyor. Hititler serisinin bu üçüncü kitabıyla Bryce, Anadolu’nun bu kadim halklarının hayatını anlamak için önemli bir kaynak sunuyor. 
 
“Trevor Bryce&apos;ı antik Yakındoğu tarihine yaptığı bu yeni katkıdan dolayı kutlamak gerekir.” 
–Federico Giusfredi, Bibliotheca Orientalis 
 
“Bu mükemmel çalışma, önümüzdeki on yıllar boyunca Geç Hitit krallıklarının standart incelemesi olacaktır.” 
–Choice</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9f3551-79fe-4019-8091-5f0970cd91b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Yer Adları Sözlüğü (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Alanında basılı (2001) ilk çalışma olan Osmanlı Yer Adları Sözlüğü, 
Yirmi yıl sonra baştan sona yenilenerek kullanıcısıyla buluşuyor. Sözlük, belli bir statü kazanmış Osmanlı yerleşim yerlerinin adlarını altı yüzyıllık tarihsel derinliği ve üç kıtaya yayılan coğrafi genişliği içinde kapsamaktadır. Böylesi bir genişlikte birbirinden dil, din, kültür ve tarih bakımından son derece farklı kavimlerin, toplulukların verdikleri adları doğru biçimde belirlemenin zorluğu açıktır. Sözlükte Macarcadan Farsçaya, Sırpçadan Arapçaya, Arnavutçadan Gürcücüye, Rusçadan Tuareg Berbericesine kadar yürmiye yakın dil ve lehçede konulmuş adların Osmanlıca yazılışlarının ve doğru okunuşlarının saptanması amaçlanmıştır. Ayrıca bugün Türkiye sınırları içinde kalan yer adlarındaki değişiklikler ve bu yerlerin idari statülerindeki farklılaşmalar da ayrıntılı olarak gösterilmiştir. 
Her düzeyden tarih araştırmacısının kolaylıkla yararlanabileceği sözlük, Osmanlı tarihsel coğrafyası için de bir kılavuz niteliğindedir. 
İkinci ve son basımından (2003) bu yana yüzlerce yeni kaynak taranarak yenilenen sözlük, özenli sayfa tasarımı, Osmanlıca dizini ve renkli basımıyla fark yaratmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5503a32d-dbd8-4d8d-88f6-b86367cbd55b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Yokmuşum Gibi</image:title>
            <image:caption>Burcu Ünlü’nün yaşamdan karanlık kesitleri aydınlık ve ironik bir dille anlattığı, adeta bir şok tabancasının atışları gibi okuru ansızın irkilten kıpkısa, dipdiri öyküler. Yolları şiddette kesişenler, cinayet işleyenler, aldatanlar, bir ömür yatağa bağlananlar, sır tutanlar ve onları bir bir açık edenler, aşka düşenler, tekmili birden aslında tek bir öyküye dalıp dalıp çıkanlar Ben Yokmuşum Gibi’de okura minik sürprizler yapmak için bekliyor. 
 
Ölmekle eşdeğerde olan bir şey söylemem istense hiç şüphesiz hatırlamak derim. Hatıralar, düşmanın en kötü olanıdır. Düşmanın en kötüsü mü olur, demeyin. Olur. Hiç fark etmediniz mi, insanlar hatıralarından bahsederken gözlerinde bir ölüm belirir; boyunlarında bir halat, ayaklarının altındaysa devrilmeye hazır kıçı kırık bir sandalye varmış gibi. O sandalye hiç devrilmez, hatıralar da hiç silinmez tabii.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7225b0d-ac53-4090-9fed-a6455c5c0502.jpg</image:loc>
            <image:title>Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Tepeden tırnağa patlayıcı yüklü bir matematik felsefecisi; aklı başında ama gözü pek, iyimser olmayan kararlı biri. Eğer bu bir kahraman değilse, o zaman kahraman kimdir?” 
                                                                                                           - Georges Canguilhem. 
Matematikte olduğu gibi, deneyim de belli bir “ritme” göre, kurallara bağlı olarak mümkündür. Fransa&apos;nın işgaline, “mantığın bir getirisi olarak” direnişle cevap veren Cavaillès 1944 yılında Naziler tarafından kurşuna dizilir. Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine 20. yüzyıl akılcı Fransız felsefesi geleneğinin öncülerinden Cavaillès&apos;in son eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd1291b-b8ff-4149-b0d4-a9bdef4d08a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı&apos;nda Osmanlı Kadınları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı toplumu açısından I. Dünya Savaşı dört yıldan daha uzun sürdü. 1911 Trablusgarp Savaşı ile başlayıp Balkan Savaşları, Cihan Harbi ve Kurtuluş Savaşı ile devam eden savaş hali 1922’de sona erdi. 11 yıllık bu dramatik süreçte bir imparatorluk yıkılırken, onun küllerinden yeni Türkiye Cumhuriyeti doğdu. Bu zorlu sürecin en mağdur toplumsal kesimi cephe gerisinde kalanlar, özellikle de yoksul, kimsesiz ve korumasız kadınlar oldu. 
Elif Mahir Metinsoy’un, ilk kez 2017’de Cambridge University Press’ten çıkan, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Kadınları. Gündelik Yaşamda Siyaset ve Mücadele adlı çalışması bu kadınların deneyimlerini ortaya koyuyor. Kitap, dönemi ele alan Osmanlı-Türk kadın tarihyazımındaki eğitimli ve elit kadın yazarları, onların yayıncılık ve dernek faaliyetlerini öne çıkarma yaklaşımı yerine, ilgi odağına yoksul, kimsesiz ve çoğu taşrada yaşayan kadınları yerleştiriyor. 
İğneyle kuyu kazar gibi yapılmış bir arşiv çalışmasıyla; kadınların telgraflarına, dilekçelerine, karakol ve mahkeme tutanaklarına, gazete haberlerine, anı ve mektuplara dayanarak “meçhul asker”in “meçhul kadını”nın bugüne dek anlatılmamış hikâyesini anlatıyor. Bu kadınların çilelerini, ekmek ve adalet mücadelelerini, gündelik hayatın bir parçası haline gelen protestolarını ve eylemlerini, bedenleri üzerindeki dayatmaları aşmaya yönelik çabalarını canlı tablolar halinde gözlerimizin önüne seriyor. 
Yazar, kadınların sadece savaşa destek olmaları sayesinde değil, protesto, mücadele ve direnişleriyle de devleti onları dikkate almaya ve sorunlarını çözmeye zorladığına işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5024689-5624-4991-9f3e-a7cfcbd2185b.jpg</image:loc>
            <image:title>Osman Bey ve Ailesi - Bir Semte Adını Veren Osmanlı Aydını, Büyükdedem, Matbaacı, Hattat, Başmabeyinci</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da Pangaltı ile Şişli arasındaki semte adını veren Osman Bey, 1882-90 yılları arasında Sultan II. Abdülhamit’in başmabeyincisiydi. Bu hizmeti sırasında “padişaha yakın kişi” anlamına gelen “Serkurena-i Hazret-i Şehriyari” unvanını aldı. Osmanbey semtinde çocukları için konaklar inşa ettirerek, kozmopolit bir yaşam alanının doğmasına önayak oldu. 1860’ların sonunda oğlu Ali Cevad Bey ile Nuruosmaniye’de kurduğu, daha sonra Çemberlitaş’ta faaliyetine devam eden Matbaa-i Osmaniye’de 1000’e yakın eser bastı. Saraydan ilk kez Kuran-ı Kerim basma iznini aldı ve uzun yıllar tekel olarak sürdürdü. 1886 yılında çıkarılan ferman ile Beykoz Hamidiye Kâğıt Fabrikası’nın kuruluşunu gerçekleştirdi. Torunlarından Nedret Kuran’ın bu çalışmasında, aralarında Gazi Edhem Paşa, Süreyya Paşa, Tevfik Paşa gibi dönemin öne çıkan isimlerinin de bulunduğu Osman Bey ve ailesinin, son dönem Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine karşılık gelen yaşamöyküsünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/843ef78d-bb46-4612-b5ac-155419adb61e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito Sayı: 77 Aristoteles</image:title>
            <image:caption>Cogito&apos;dan - Aristoteles Özel Sayısı
Hakan Yücefer - Aristoteles&apos;in Metafiziği
Y. Gurur Sev - Aristoteles&apos;in Ousia Üçlemesi: Zeta, Eta, Theta
Esra Çağrı Mutlu - Aristoteles&apos;te Töz (Ousia) Bağlamında Varlığın Çokanlamlılığı ve Maddenin (Hyle) Rolü
Aylin Çankaya - Aristoteles&apos;te Nous ve Noesis Kavramları Üzerine Belirlemeler
Zeki Özcan - Aristoteles&apos;te Nous Kavramı
Martin Heideggr - Aristoteles&apos;in Temel Kavramları
Aristoteles - Hayvanların Üremesi Üzerine, III, 10
Ömer Aygün - Aristoteles İş Başında Hayvanların Üremesi Üzerine, III, 10
Hatice Nur Erkızan - Aristoteles&apos;tee İnsan Anlayışı
Nazile Kalaycı - Daimon&apos;dan eudaimonia&apos;ya: Aristoteles&apos;te Mutluluk
Charilaos Platanakis - Aristotelesçi Arkadaşların Zorunluluğu
Sevgi İyi - Aristoteles ve Uygulamalı Felsefe
Kaan H. Ökten - Prohairesis ve Dikaiosune
Barbaros Yanık - Aristoteles&apos;in Vatandaşlık Kavramı ve Ortak Çıkar Meselesi
Volkan Yücel - Aristoteles&apos;in Poietika&apos;sı - Toplumsallaştırıcı Anlatı
Tufan Çötok - Aristoteles&apos;in Tragedya Anlayışında Öykünün Değeri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d54f5a28-2050-4d59-a7de-8059471d58e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş Olalım mı?</image:title>
            <image:caption>Minik galago, kendini yalnız hissediyordu. Bir arkadaş bulmaya karar verdi. Ama kimse onunla arkadaş olmak istemedi! 
Tam o sırada, muhteşem bir şey oldu! 
Dostluğun hiç beklenmedik zamanlarda karşımıza çıkabileceğine dair bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c15f9d11-b136-41f1-b2d2-868984915c59.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkbahar Süprizi</image:title>
            <image:caption>İlkbahar nihayet geldi! 
Kışın bitmesiyle tekrar buluşan üç arkadaşın keyfine diyecek yoktu. 
O da ne! Kocaman rengârenk bir yumurta! Kime aitti acaba? Üç arkadaş yumurtanın sahibini bulmak için yola çıktı. Çıkar çıkmaz da macera başladı… 
Çayırlar ve çayır sakinleri hakkında heyecan verici bilgiler eşliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb625e58-bd0c-4ae1-b341-8bb7a32a0521.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uzun Süren Uyku</image:title>
            <image:caption>Tilki, Çizgili Sincap, Yer Sincabı ve Ayı öyle iyi arkadaşlardı ki ormanda bir ev inşa edip birlikte yaşamaya karar verdiler. 
Ama kış gelince Çizgili Sincap, Yer Sincabı ve Ayı derin bir uykuya daldı. Tilki ne kadar uğraşsa da bir türlü uyandıramadı onları. 
Tilki çok yalnız kaldı, üstelik üç arkadaşına paketler gelmeye başlayınca kafası iyice karıştı. Acaba paketlerin içinde ne vardı? Peki, arkadaşları ne zaman uyanacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09b4bf56-2281-48b2-b254-3fa1079dcde3.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Zamanı – Hayatı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Hangi takımdayım? Nereye gideceğiz? Ne giymeliyim? Kazanamazsam ne olacak? 
Elinizdeki kitap, çocuğunuzun ilk deneyimleri sırasında aklına takılan bunlar gibi pek çok soru hakkında konuşmanız ve ona bilgi vermeniz için hazırlanmıştır. Küçük çocukların yaşamları yeni deneyimlerle doludur. Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın bu deneyimleri daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6bf9776-48de-403e-93db-bc0cff96e676.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul – Hayatı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Sınıfımda kimler var? Çantamı nereye koyacağım? Nerede oturacağım? Öğle yemeğini ne zaman yiyeceğim? Kitap okuyabilecek miyim? Eve ne zaman gideceğiz? 
Elinizdeki kitap, çocuğunuzun ilk deneyimleri sırasında aklına takılan bunlar gibi pek çok soru hakkında konuşmanız ve ona bilgi vermeniz için hazırlanmıştır. Küçük çocukların yaşamları yeni deneyimlerle doludur. Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın bu deneyimleri daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38fdbcd4-d6ef-4882-97f1-3d9d8ed35d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarıda Büyük Gün – Hayatı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Yol uzun sürecek mi? Neler yapacağız? Kaybolursam ne olacak? Acıkırsak ne yiyeceğiz? 
Elinizdeki kitap, çocuğunuzun ilk deneyimleri sırasında aklına takılan bunlar gibi pek çok soru hakkında konuşmanız ve ona bilgi vermeniz için hazırlanmıştır. Küçük çocukların yaşamları yeni deneyimlerle doludur. Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın bu deneyimleri daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e53409ae-b0e4-4fc9-a648-7c5ec8ff5f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla Sözel Mantık Etkinlikleri – Bir Varmış Bir Yokmuş</image:title>
            <image:caption>Masallarla Sözel Mantık Etkinlikleri kitabı, çocuklara okuduğunu anlama, yorumlama ve dikkat geliştirme gibi kazanımlar edinmeleri için yardımcı oluyor. 
Çocuklar bu kitapta masallardan yola çıkan alıştırmalarla eğlenirken sözel mantık gelişimini destekleyen, müfredata uygun pek çok etkinlik bulacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85984108-eaf7-4785-9f07-3291917dc0a2.jpg</image:loc>
            <image:title>100’e Kadar Sayalım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>100’e Kadar Sayalım 
1 dolunay, 2 küçük köpek, 3 kırmızı otobüs, 4 ilginç ev… Minikler bu kitapla hem 100’e kadar saymayı öğrenecek hem de hayvanları, bitkileri ve nesneleri ayırt edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9745bda-7c42-4ae1-ae07-6c8df1b296f9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk 100 Sözcüğüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk 100 Sözcüğüm Minikler bu harika kitapla yeni sözcükleri kolayca öğrenecek. Sözcüklere eşlik eden ayrıntılı, rengârenk çizimler de dikkat ve algı becerilerinin gelişmesine destek olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43eae225-5938-4620-ba25-7a0ee1d4b65b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Cadıyla Kim Evlenir?</image:title>
            <image:caption>SİHİR, HAYATININ AŞKINI BİRDEN KARŞISINA ÇIKARAMAZDI. 
AMA AŞK, DÜNYANIN EN BÜYÜK SİHRİNİ ONA HEDİYE EDEBİLİRDİ. 
 
Violet, Maxwell üçüzlerinin en farklısı. Sanki zarafet, beceriklilik, soğukkanlılık diğer kardeşlerine verilirken onun payına sakarlık, acelecilik ve sivri dillilik düşmüş. Ha ona verilmeyen bir de sihir var tabii, ki bir cadı için bu epey sıkıntılı bir durum. 
 
Sihirsiz Maxwell’in yüzü aşkta da gülecek değil elbette. Vi’nin bir kayak merkezinde üstüne yuvarlanmayı beklediği son kişi Lincoln Thorn. Genç bir kızken kalbini paramparça eden, onu bırakıp giden pislik kurtadam yani. Geçmişlerindeki sırların ve birbirlerine duydukları gizli arzunun yanında ortak 
bir noktaları daha var: Bağlı oldukları Doğaüstü Güçler Topluluğu’nun demode kuralları ve saçma gelenekleri yüzünden ikisinin de kısa sürede evlenecek birini bulmaları gerekiyor. Hem cadının hem de kurtadamın işine gelecek bu sahte ilişki anlaşması yüzünden ortalığın canına okunacak belki ama pırıltılar havada uçuşurken dünyanın en güzel sihri umutsuz bekârlara sürprizlerini sunacak. 
 
Romantik, seksi ve çok komik Doğaüstü Bekârlar serisinin ilk kitabı Bir Cadıyla Kim Evlenir, kahkahalarla dolu, modern ve uçarı bir okuma şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89767e46-e241-4e28-a909-7ec97ce74ea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Olacaksın</image:title>
            <image:caption>“Bir yanda tabiatın beni baştan çıkaran cazibesi, günlerdir içimde kopan fırtınalar; diğer yanda bu albeni içinde aciz kalan kalemim, çölleşen ruhum... Oysa şehrin gürültüsü, kirli fabrika dumanları, sel gibi akan kalabalıklar çok uzaklardaydı. Etrafıma imrenceli duygularla bakıyordum. Her sabah altın suyuna boyadığı söğüt sürgünlerinin arasından hışırtılarla başını kaldıran güneş ve onu en taze vakitlerde yakalayıp o huzurla eve dönen ben…” 
*** 
Necdet Ekici’nin kalemi, doğup büyüdüğü coğrafyanın kültür damarlarından ve binlerce yıllık geçmişi olan gelenek ırmağından beslenmektedir. Bu folklorik zenginliği kaleme aldığı edebi metinlere taşıması, Türk hikâyeciliği açısından bir başarı ve kazançtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ae2f42-a2d2-4a4f-b994-50ebede05727.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkındalık Bilinci</image:title>
            <image:caption>İnsan ne Aristo’nun söylediği gibi “konuşan/düşünen bir hayvan” ne de Eflatun’un söylediği gibi “siyasal bir hayvan”dır. İnsan; mükemmeli arayan, bireysel olmaktan çok bir topluluğun mensubu olarak hayatını sürdüren, toplumsal hayat ile ilgili bilinç taşıyan, kendi üstündeki kuvveti/kudreti tanımak isteyen bir varlıktır. 
İnsan, var olduğu günden beri kendini aramakta ve her defasında kendisi ile ilgili daha fazla bilinmeyenle karşılaşmaktadır. Bu durum, merakını kamçılamakta ve geleceğe dair arzularını körüklemektedir. Kendini arayan insan, her yeni basamakta bir başka yönünü keşfetmektedir. İnsan; diri olan, bilen, irade sahibi, yapabilen, işiten, gören, düşünen ve konuşan bir varlıktır. Bu varlığın, kendisiyle ilgili geliştirebildiği farkındalık ve bilinç düzeyi, o nispette hayatını anlamlı yaşamasına katkı sağlamaktadır. 
Bu kitap; insanın kendini tanımasına, yeteneklerini keşfetmesine ve farkındalık bilinci oluşturmasına katkı sunmayı gaye edinmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1df8d523-d7b6-4719-ab23-01b06438abd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çolpan Yıldızı</image:title>
            <image:caption>“Ona her baktığımda fırtınalar kopardı içimde. Sanki ay hilale, gül goncaya dururdu. Söyleyemezdim hiçbir şey. Onun bir Hun ulamışı Asya bakışlarında mavi yeleli atlar görürdüm. Bir dolunay güzelliği ile salınırdı karşımda. Ötüken göklerinin Çolpan Yıldızı, Issık Köl’ün maralıydı o.” 
*** 
Dünyanın her yerine dağılmış olan 350 milyonluk Türk dünyasını bir aşk ekseninde buluşturmayı amaçlayan Necdet Ekici, hikâyelerinde yerli ve milli bir bakış açısına sahiptir. 
Çolpan Yıldızı, Türk birliği ülküsünün estetik değerlerle örülü edebî bir metne dönüşümüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1901c43f-f720-4e0f-be88-3c149b1ffedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Lider Sizsiniz</image:title>
            <image:caption>Liderlik birden fazla insanın bir arada bulunduğu her yerde ihtiyaç duyulan bir statü olup ailede, oyun grupları içinde, herhangi bir amaç için bir araya gelen topluluklarda, resmi ve özel kurumlarda, ülke yönetiminde mutlaka bir lidere ihtiyaç duyulur. Burada arzu edilen, bir arada olmadaki gayenin yerine getirilmesinde kargaşaların yaşanmaması, sapmaların olmaması, birlikteliğin problemsiz yürümesidir. 
Kişinin lider olabilmesi, öncelikle kendisini izleyenler tarafından kabul görmesiyle mümkündür. Çoğunluğun itaatine mazhar olmak öyle pek kolay olmayacaktır. Liderin; birlikteliğin gereğine uygun bilgi, beceri ve yeteneklere sahip olmakla birlikte o yetileri topluluğa nasıl yansıttığı da önemlidir. 
Bu kitapta; liderlik olgusu, liderlik türleri, liderlik yaklaşımları, liderliğin kültürlerarası boyutu, liderin nitelikleri, liderin yetkinlikleri, liderlikte başarı, sorunlarla başa çıkma, liderin takdir gücü hakkında bilgilere ulaşma imkânı bulunacaktır. 
Unutmayın, lider sizsiniz!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc354d79-9adf-41af-867a-eacf4166639b.jpg</image:loc>
            <image:title>Arta’da Morto - Everest Açıkhava 32</image:title>
            <image:caption>Romanları, öyküleri, denemeleri ve çocuk kitaplarıyla tanıdığımız Yiğit Bener’in kaleminden bu kez bir novella: Arta’da Morto gülmekten “az daha öldüren” bir absürt komedi. Yunanistan’da, Preveze’ye doğru giderken Arta dolaylarında geçirilen bir trafik kazası, orada mortu çekmek üzere olan bir yazar ve ardından başına gelen türlü acayiplikler. Kazadan sonra en çok duyulan söz, “Allah korumuş!” Peki tanrıların bu konudaki fikri neydi acaba? 
 
Aklıma gelmemiş değildi o virajlı dağ yolunda kıvrılırken: “Araba kazaları işte böyle yollarda yaşanıyor… İster misin şimdi… Biz de…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f43aefff-bf6f-436f-8b89-5be286d8a15e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgili Yaramazlık</image:title>
            <image:caption>Oyun sevenler buraya koşsun! Bir de sincap sevenler! Bu kitap oyunla dolu. Çizgilerle, resimlerle, harflerle, seslerle ve sözcüklerle oynayacağız. Bir de yaramaz ve oyunbaz sincap Uçanta’yla. Sözel ve yazınsal okuryazarlık nasıl alfabetik anlamda iletiyi kodlama ve bu kodu çözümlemeden ibaret değilse, görsel okuryazarlık da sadece bir görsele bakıp ne gördüğünü anlatma becerisi olarak düşünülmemelidir. Nokta, çizgi, şekil, form, boşluk, doku, ışık, renk, hareket gibi öğeler görsel dilin temel bileşenleri olarak kabul edilir. Dolayısıyla bir görsel okuryazar, tüm bunları göz önüne alarak görselde anlatılan bilgiyi doğru okuyabilen, anlayabilen, yorumlayabilen, ayrıca kendisi de anlamlı görsel içerikler üretebilen, bütün bunlara ek olarak çoğunlukla görsel okumanın bir parçası gibi algılanmayan tasarım öğelerini de dikkate alarak “büyük resmi” görebilen kişidir. Bu kitaptaki uygulamalar, çoklu okuryazarlığı, çok katmanlı metinleri, çok amaçlı kullanımı, bir şeyin çok şey olabilme ihtimalini ve az çoktur yaklaşımını çokça kucaklıyor. Çizgili Yaramazlık kitabı çizgilerle, sembollerle, resimlerle, harflerle, seslerle ve sözcüklerle oynamayı seven 7’den 70’e tüm yaramazları görsel okuma ve yaratıcı yazma oyunlarına çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82880353-ee85-4016-9bfc-a791e86cff32.jpg</image:loc>
            <image:title>Şen Denizler</image:title>
            <image:caption>“Dünya yüzeyinde devinip duran tüm yaşam formları gibi biz de denizlerden geldik. Şimdi artık denizlere dönmüyoruz ve bir zamanlar denizlerde olan yaşamımızı unuttuk. Deniz tutkunları ve denizciler için bu büyük su kütlesi, belki de yeniden hatırlamanın taşıdığı büyük heyecanla vazgeçilmez bir sevdadır.” 
 
Edebiyatımızın güçlü kalemi Ahmet Büke, Şen Denizler eserinde, denizcilik sevdasını genç okurlarına anlatıyor. At enlemleri, bahriyeli, çapariz, frişka, öreke taşı ve daha neler neler… 
Kitaptaki bilgiler, deneyimler ve tarihsel kesitler, kalbimizi deniz sevgisiyle dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4000e27-3748-4469-85c2-9fe314e83d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Muallim</image:title>
            <image:caption>Milletlerin geleceği; yetişmekte olan çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal yapılarının bütüncül gelişimiyle doğru orantılıdır. Bunun başarabilmenin eğitim ile mümkün olduğu geldiği konusunda hemfikir olmayan yoktur. Tam da burada karşımıza “öğretmen” yani atalarımızın deyişiyle “muallim” çıkıyor. 
İmparatorluk bakiyesi genç cumhuriyetin “köyden kente kalkınma” hedefinin alt yapısını oluşturacak ideal öğretmenlere olan ihtiyaçtan doğan köy enstitülerinde ve akabinde öğretmen okullarında yetişen gençler, ülkenin en ücra köşesinde aydınlanmanın meşalesi oldular. 
Bu kitapta, yetmişli yıllardan itibaren ülke eğitimine ve kültürüne katkıda bulunma adına ömrünü mesleğine adamış bir öğretmenin, bitmek bilmeyen mücadelesine şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04e2bb53-6984-4779-be0b-4068c520b08d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Çok Uzak</image:title>
            <image:caption>bakışı üstüme sinmiş, leylak açtı bütün gün 
bildiğim dilleri unuttum, rüyaları da 
şehir, nasıl aydınlık öyle 
kaçamak bir gökyüzü 
her nasılsa bulutlar edinmiş kendine 
dünyayı temize çeken bir güneş 
defterde ateş yenisi sözcükler, 
üstüm başım bahar 
bütün çağları gezdim eflatun bir rüya içinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/def04df9-e566-48d4-a3af-662ea2f80e9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetenek Merkezli Eğitim</image:title>
            <image:caption>Çocuk bir fidedir; nasıl aşılanırsa ona göre gelişir. Yetişme sürecinin şartlarına göre meyve verir, çevresindekilerin olgunluk derecesine göre şerbet tutar. 
Mükemmel yaratılmış olan insanın, keşfedilmeyi bekleyen sınırsız kapasitesi vardır. Kendi kapasitesinin farkında olan insan ise hayatın gerçekleriyle yüzleşmekten korkmaz, karşılaştığı zorluklara göğüs gerer, mücadele ederek o zorlukların üstesinden gelebilir. Başarı ve mutluluğunun temelinde insanın kendisini ve yeteneklerini tanıması vardır. 
Bunun içindir ki yalnızca yeteneklerinin bilincinde olan, sorup sorgulayan, eleştirel bakış açısına sahip, iletişim becerileri gelişmiş, özgüveni sağlam, mücadele ruhu gelişmiş nesillerin şekillendirdiği bir gelecek insanca ve hakça olabilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b141d5-bdeb-4c98-b6a3-ac8d45ad590f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimdeki Cemre</image:title>
            <image:caption>“Çocuklarımız temiz çam havası solusun; buz gibi pınar suyu içsinler. İneğin böğürmesini, koyunun melemesini, köpeğin havlamasını duysunlar. Dağlardan yabani kekik, yeşil nane, sarı kantaron çiçekleri toplasın, kokulu dağ çayı biçsinler. Ellerinde deplenki bayırlardan çiğdem söküp, acı kenger sakızı kaynatsınlar. Sabahları yayık sesiyle uyansın; horozun ötmesini, tavukların gıdaklamasını, kuşların cıvıltısını duysunlar. Dağlarla, yabani otlarla, kır çiçekleriyle, bin bir çeşit orman kuşlarıyla tanışsınlar. Ayakları toprağa değsin! Bizim coğrafyamızı tanısın, teneffüs etsinler!” 
*** 
Necdet Ekici, içten ve sıcak üslubuyla okuyanı bir anda sarıveren Anadolu’dan güçlü tablolar, folklorik esintiler sunuyor edebiyatımıza. 
Hikâye üslubundaki sürçmeyen kıvrak dili ve ayrıntıları yakalayan gözlem                        gücüyle insan psikolojisinin derinliklerine iniyor. 
Yüreğimdeki Cemre; milli renklerimizin kullanıldığı, kendi kâinatımızda kanat                                  çırpan özgün bir kınalı türküdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75ccaed6-0410-4a9f-a7d9-066f177d37bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimi Sana Bıraktım</image:title>
            <image:caption>“Çukurova deyince, sarı sıcak gelir akla. Bir de yeşil üzerine ak benekler serpilmiş pamuk tarlaları… Mısır, mavi bir denizdir o topraklarda. Gelin süzülüşlü sarışın ay çiçekleri süsler ovaları. Gözleriniz, hayat fışkıran bu uçsuz bucaksız tabiatın ufuklarında kaybolur. 
Tarlalarda sıra sıra ırgatlar görürsünüz güneşi tepesinde taşıyan. Şalvarlı, başları poşulu  gün esmeri insanlar… Gözlerine kan oturan kavruk çocuklar gelir karşınızdan. Bakırlaşan çehreleri susuz topraklar gibi çatlamış, çile dolu, kahır dolu kocalar… Gönülleri gurbet, gözleri hasret olan, al yazmalı analar… Çocukluğunu bile yaşamadan, Çukurova topraklarına savrulan parmakları kınalı Elifler, elleri nasırlı Mehmetler… Efkârın diğer adı sıladır buralarda. Hasretin öteki yüzü gurbet… Gün olur, her tarladan yanık bir bozlak dökülür gönüllere.” 
*** 
Ekici’nin hikâyeleri, köyden kente göçün doğurduğu kültür ve değerler çatışmasını gündeme taşımasıyla dikkati çeker. Geleneksel muhafazakâr değerlerle modern, seküler Batıcı değerler arasında gidip gelen halkımızın dram ve trajedilerini etkili bir üslupla kaleme alır. 
Onun öyküleri; akıcı, sürükleyici, etkileyici ve sahici bir dille kaleme alınan bir Türkçe şölenidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f6b91f4-14a7-4d13-bc4a-e74786cf7dc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Moda Nasıl Okunur?</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, son 200 yılın temel moda trendlerini ve bunların günümüz stilleriyle ilişkisini inceleyen pratik bir giriş kitabıdır. Cebinizde taşıyabileceğiniz kadar küçük ve derinlikli yanıtlar verecek kadar ciddi olan kapsamlı bir rehberdir: 
■             Aksesuarlar, saç stilleri ve makyaj dahil olmak üzere başlıca moda trendlerini tematik olarak araştırır. 
■             Geçmiş modalara yapılan göndermelerin şifrelerini çözer ve tekrar eden stilleri, malzemeleri ve teknikleri tanımlar. 
■             Rose Bertin, Christian Dior, Coco Chanel ve Yves Saint Laurent gibi önemli tasarımcı ve markaların kalıcı cazibesini inceler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ffe02d6-4c03-40c9-b52f-9448427c3c13.jpg</image:loc>
            <image:title>The Secret Sevgi, Sağlık ve Paranın Sırrı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her şeye sahip olabilirsiniz. 
Çığır açan The Secret efsanesinin yazarı Rhonda Byrne’ün yarattığı bu ustalık okulu, çekim yasasını hayatın en önemli üç alanına nasıl uygulayacağınızı gösteriyor: İlişkiler, sağlık ve para konusunda değişime hazır olun. 
Kişisel mutluluk, tatmin edici ilişkiler, kusursuz bir sağlık, zenginlik ve başarı elde edebilirsiniz. Bu kitap size bunu nasıl yapacağınızı öğretiyor. Dersler, tavsiyeler ve The Secret sayesinde hayatlarını tamamen değiştiren insanların gerçek hikâyelerini paylaşan Rhonda Byrne, olumlu düşünce ve duyguların gücünü minnet ve görselleştirme gibi günlük alıştırmalarla birleştirdiğinizde hayallerinizdeki hayata kavuşabileceğinizi müjdeliyor. 
  Rhonda Byrne’ün dünyayı kasıp kavuran The Secret efsanesi devam ediyor. Belgeseliyle milyonlarca hayata dokunan, 50’den fazla dile çevrilen, 30 milyondan fazla kopya satılan kitabıyla uluslararası bir fenomene dönüşen The Secret, bu kez size yeni bir dünyanın kapılarını açıyor. The Secret size olmak, yapmak ve sahip olmak istediğiniz her şeyi nasıl yaratacağınızı gösterdi. Şimdi de Sevgi, Sağlık ve Paranın Sırrı ile hayatımızın en önemli alanlarında köklü bir değişim yaratmanın adım adım yolunu anlatıyor. İlişkilerimizde, sağlığımızda, ekonomik durumumuzda koşullar her zaman dış dünyaya bağlı değildir ve bu konuda dönüşümü başlatmak için yapabileceğimiz çok şey var. Sevgi, Sağlık ve Paranın Sırrı ile yüklerimizden kurtulup bolluk, huzur, uyum ve sağlık dolu bir hayatı çekmek elimizde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ba8c17-d121-4687-9f1b-bec003b64df5.jpg</image:loc>
            <image:title>We Are Great! -Peapod Readers -23</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin üçüncü seviyesindeki We are Great! Benim Hakkımda Her Şey (All About Me) ve Sevdiğim İnsanlar (People I Love) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f64659-8c01-4451-b15d-dd1ca0d38863.jpg</image:loc>
            <image:title>Charlie’s Dreams -Peapod Readers -25</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin beşinci seviyesindeki Charlie’s Dreams Meslekler (Jobs) temasını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14adb3d0-4c78-4362-a01d-e5391836ad4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Go, Go, Pogo! -Peapod Readers -22</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin ikinci seviyesindeki Go, Go, Pogo! Ulaşım (Transportation) temasını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8962f304-83e0-4dc2-adbb-bfcf41433cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>It Looks Terrible! -Peapod Readers -24</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin dördüncü seviyesindeki It Looks Terrbile! Duygular (Feelings) ve Boş Zaman (Free Time) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f70d52-47d3-40de-9e23-4ccccd76fcc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pat Loves Cats! -Peapod Readers -21</image:title>
            <image:caption>Başlangıç düzeyinde, 5 farklı seviyede hazırlanan Peapod Readers&apos;ın 5 yeni kitabı daha İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşuyor. Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor. 
 
Kolaydan zora, 5 farklı seviyede hazırlanan serinin ilk üç seviyesi yeni başlayanlar için daha kısa ve basit cümlelerden oluşurken, dördüncü ve beşinci seviyedeki kitaplar gelişmiş bir olay örgüsü ile daha uzun cümlelerden oluşuyor. 
 
Serideki her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Her kitap ebeveynlere ve öğretmenlere çocukların çıktığı bu yolculukta onların mutlu ve güvenli bir okur olmasını sağlayacak etkinlikler içeren okuma kılavuzu da sunuyor. 
 
Serinin birinci seviyesindeki Pat Loves Cats!  Hayvanlar (Animals) ve Sevdiğim Şeyler (Things I Like) temalarını işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09037408-16f0-46a0-9863-8bd81e623e99.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End – Kıyamet Meleği 25</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. 
  Gösterdiği tüm çabaya rağmen Şinoa Dört Oraklı Çocuk’u kontrol altında tutmayı başaramaz. Dört Oraklı Çocuk uyanır ve Hiiragi kardeşlerin yanından ayrılır. Bu esnada, Mikaela da Yuiçiro’yu kontrolü altına almıştır. Çok uzak bir geçmişten türlü anılar Mikaela’nın zihnine dolacak ve onu büyük şaşkınlığa uğratacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69691c5-7cd2-4975-a491-bb39d8f31323.jpg</image:loc>
            <image:title>Assassin’s Creed Heresy</image:title>
            <image:caption>Hiç bitmeyen bir anlaşmazlık.
Eski bir hata. Yeni bir vahiy.    
2017 yılında Scribe Ödülü&apos;nü kazanan ve New York Times’ın çoksatan yazarı olan Christie Golden, Assassin’s Creed evreninde
geçen nefes kesici bir hikâye ortaya koyuyor.
 
Tapınakçıların Kutsal Alan üyesi olan Simon Hathaway, Abstergo Industries’in Tarihsel Araştırma Departmanı’nın başkanı olarak
üstlendiği yeni görevinde, hem Jeanne d&apos;Arc&apos;ın yanında savaşan atası Gabriel’ın anılarını yeniden yaşarken hem de bugününü ve tüm Tapınakçıları tehlikeye atabilecek bir geçmişin sırlarını yavaş yavaş ortaya çıkarıyor.
 
Aynı zamanda bir tarihçi olan Simon’ın geçmişin tozlu sayfalarına karşı duyduğu doyumsuz merakı, efsanevi figür Jeanne d&apos;Arc&apos;ın yanında savaşmış olan atası Gabriel Laxart aracılığıyla tarihi ilk elden deneyimleme şansını sunuyor. Yeni tasarlanmış ve henüz ilk projesini gerçekleştirecek olan Animus&apos;a girdiğinde keşfedeceği bilgilere hazırlıksız yakalanan Simon, Tapınakçılar ve Assassinler arasındaki çatışmanın ne kadar derin olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34257fdc-6a9d-4566-8ced-bdf509b1b600.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanna’nın Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Şiirin silah yapıldığı bir dünya, dansla özgürleşir mi? Yapay zekâ, küresel salgınlar ve nanoteknoloji gibi, dünyanın yeni olanaklarına ve felaketlerine karşı insana, insanlığın kadim tarihine ve insan iradesine tutunan, yeni başlangıçların ve umudun meşalesini taşıyan yeni nesil bir bilimkurgu... Sabri Safiye yeni romanında okuru, uzay boşluğundan dünya uygarlığının dehlizlerine uzanan sıradışı bir yolculuğa çıkarıyor! Tek merkez tarafından yönetilen ileri bir dünya düzeninde, “insan” kalmanın olanağını sorguluyor. Uzaydaki bir kapsülde gerçekleşen sürpriz tanışma, hem geçmişin kadim bilgilerinin geleceğe aktarımı, hem de Tanrıça İnanna’nın dansının esrarının çözümü için çarpıcı ve aydınlık bir yol açıyor... Kaç kişiydik? Öncesi hâlâ karanlık! Daha önemlisi, ben kimim? İşte şu mavi gezegenden geldim; ama neresinden? Benim Dünya üstünde bir yerim olmalı; bir kıta, bir şehir, bir ev? Hepsini roket hızıyla geride bırakmış gibiyim. Bir refleks olarak dikkatlice gezegenin yüzeyini tarıyorum. Sanki görünce hatırlayacağım! Kendimi acınacak derecede komik bulup vazgeçiyorum hemen. Yörüngede dönüyorum herhalde. Hızım ne kadar? Ne kadar olursa olsun, bir süre sonra kayan bir yıldız olarak atmosfere girip birinin dileğini havada yakalayacağım. Ben romantik biri olmalıyım, öyle ya da böyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666ff7ff-3e59-4998-9add-29968688f439.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben de Botanikten Hiç Anlamam</image:title>
            <image:caption>Az konuşmayı hayatı boyunca ilke edinen Cahit Zarifoğlu için Erdem Bayazıt şöyle diyor: “Çok konuşmazdı. Fakat konuşulanları bir teyp gibi bu arada tespit ederdi. Bunu daha sonraları görmüşümdür, yaşadığımız birçok anıyı net ve taze olarak kendisinde yaşatıyordu. Bu, zaman zaman şiirlerinde de, yazılarında da kendini dışa vurdu.” İlk gençliğinden itibaren sessiz kalmayı tercih eden Zarifoğlu’nun; şiirleri, öyküleri, romanları, radyo oyunları ve çocuk kitapları üzerine yaptığı söyleşiler bu yüzden edebiyat dünyasında her zaman daha da fazla merak uyandırdı. Çeşitli gazete ve dergilerde Cahit Zarifoğlu ile yapılmış söyleşilerle başlayan Ben de Botanikten Hiç Anlamam, şiirden çocuk edebiyatına, dönemin aktüel olaylarından Afganistan cihadına kadar değişik konularda şairin görüşlerini ayrıntılı bir biçimde sunuyor. Zarifoğlu hakkında yapılan konuşmalar ve Zarifoğlu’nun kendisinin gerçekleştirdiği söyleşilerle bir bütünlük oluşturan Ben de Botanikten Hiç Anlamam, şairin sanat anlayışı, dünya görüşü ve meselelere olan yaklaşımları hakkında önemli ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c7057f-d880-48d2-b8cc-ad68e314113a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşte Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Güneşte Bir Gece, Cahit Zarifoğlu’nun; inanç ve değerler dünyasına, sosyo-kültürel tarihe, Müslüman coğrafyaya, siyasi ve gündelik meselelere dair düşünce ve yorumlarını kapsıyor. Sahicilik, adanmışlık duygusu ve dipdiri bir inançla kaleme aldığı bu denemelerde Zarifoğlu’nun Müslümanca düşünme pratiklerini, doğudan batıya dünyaya bakış biçimini; şairin edebiyatçı ve dava adamı kimliklerinin aslında nasıl da birbirinden ayrılmaz parçalar olduğunu görüyoruz. 
 
Yeni araştırmalarla ortaya çıkan ve daha önce hiçbir kitabında yer almayan yazıların da bulunduğu bu edisyonda Zarifoğlu’nun Mavera dergisi, Yeni Devir ve Millî Gazete gibi süreli yayınlarda kendi imzası ve müstear isimlerle yazdığı yazılar okuyucusuyla buluşuyor. 
 
Acaba ışık saçan bir adım atabilmek için alınyazımızda bir ihtimal var mı? Gözlerimize eski büyüklerin bakışlarından bir bakış demeti yansıyabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b704cf3b-cdbe-4103-a084-0fd568d61104.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan! Ödüllü çizer Hicabi Demirci&apos;nin elinden çıkan Yaşasın Cumhuriyet; Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün düşünce dünyasını ve devrimlerini karikatür sanatının incelikleriyle buluşturan, koleksiyon değeri taşıyan özel bir albüm. Sanatçı, Cumhuriyet&apos;in kurulmasını sağlayan Millî Mücadele ruhunun değerlerini korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için hazırladığı bu çalışmasında, pek çok tarihî olayı ve kavramı çizgilerin gücüyle anlatıyor. Umutla, dirençle ve dayanışmayla elde edilmiş Cumhuriyetimizin bir asırlık tarihine ayna tutan kitapta, başta çocuklar olmak üzere her yaştan okura hitap eden elli iki karikatür yer alıyor.    Millî Mücadele&apos;den tam bağımsızlık ve millet egemenliğine giden yolda ışık saçan büyük bir önder... Kaderini değiştirmek için tek yürek olan toplum ve Cumhuriyetimizin temelini atan büyük bir zafer! 1923&apos;ten 2023&apos;e uzanırken; çocuğu, genci, yaşlısı herkes yeniden omuz omuza. Heyecanla, gururla, coşkuyla Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına merhaba! Hicabi Demirci, kariyeri için bir kilometre taşı olarak tanımladığı bu albümünde, karikatür sanatının araçlarını ustaca kullanarak kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesinden Atatürk&apos;ün çocuk sevgisine birçok farklı konuya temas ediyor; çizgilerinin ucuna taktığı hikâyeler ile Atatürk&apos;ün hedeflediği çağdaşlık, bilim ve sanat anlayışını çok daha iyi kavramamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5d0be44-9a07-4f03-91cb-b2779cdfdc7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sizi Görmeliydim</image:title>
            <image:caption>Cahit Zarifoğlu’nun tüm kurmacaları Sizi Görmeliydim adıyla okuyucuyla buluşuyor. İns’te yer alan altı öyküsünün dışında Mavera, Yönelişler, Yedi İklim, Diriliş, Yeni İstiklal ve Demokrasiye 
Hizmet gibi dergi ve gazetelerde yayımlanan öyküleri, tefrika edilen yarım romanlarıyla 1985’te yayımlanan Savaş Ritimleri, senaryo çalışmaları ve vefatından sonra terekesi ve farklı kaynakların incelenmesi sonucu elde edilen öykülerin yer aldığı bu kitap, Zarifoğlu’nun zengin çehresinin “hikâye” cephesine mütavazı bir ışık sunuyor. Onun kurgusal evreninin her köşesinde 
şair Zarifoğlu’nun dünyaya bakışı bir nabız gibi atıyor. Sizi Görmeliydim’deki bu özgün, tekinsiz ve ironik metinler; gerçeğin metafizikle karşılaştığı o ânı gösteren berrak bir aynayı andırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5c9dce8-0495-460a-98b7-715787ff891f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumbadan Rumbaya</image:title>
            <image:caption>Peyami Safa&apos;nın insanları içinde en sıra dışı karakterlerin yer aldığı Cumbadan Rumbaya romanı; tek düşüncesi, yaşadığı köhne evden ve semtten kurtularak Nişantaşı&apos;nda bir apartman katında oturup, zengin bir koca bulma arzusu taşıyan Karagümrüklü Cemile&apos;yi anlatıyor. Peyami Safa&apos;nın diğer romanlarında da sıklıkla görülen Batılılaşma ve yabancılaşma meselesinin, ilk defa bu romanında toplumun en kenar mahallelerinden birinde yaşayan insanların hayatında bile nasıl değişikliklere ve kırılmalara yol açtığı gösteriliyor. Daha önce sinema filmi ve televizyon dizisi de yapılan, şaşırtıcı kurgusu ve samimi üslûbuyla bir solukta okunacak Cumbadan Rumbaya romanında, ruhunu ve aşkını kaybetmemişlerin hayata tutunma mücadelesine şahitlik edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53209d61-a5d7-424f-8c30-f866f5596220.jpg</image:loc>
            <image:title>Sütçü İmam</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının işaret fişeklerinden Cahit Zarifoğlu’nun eserleri, bir duyarlılığın ürünüdür. Zulme uğrayan Müslümanların trajedisi ve akıl almaz direnişi, çağına tanıklık eden bir sanatçının kalemiyle ete kemiğe bürünür. O, medyanın normalleştirdiği yahut sessiz kaldığı işgalleri diri bir hassasiyetle gündemde tutar ve soluğunu Filistin’deki, Afganistan’daki, Hama’daki, Doğu Türkistan’daki Müslümanlara ulaştırmaktan geri durmaz. 
 
Zarifoğlu bu coğrafyalar ile İngilizler ve Fransızlar tarafından işgal edilen Maraş arasında bir bağ kurar. Yazdığı tiyatro eseriyle, Maraşlıların 1920 yılında topyekûn direnerek verdikleri destansı kurtuluş mücadelesini, küllenmiş koru tutuşturan, süt maşrapasını bırakıp tabancasını doğrultan Sütçü İmam üzerinden anlatır. 
 
Sezai Karakoç’un, “Süt ve tabanca… İşte Maraş budur, Anadolu budur,” dediği yerde, korku ile ümit arasında… 
 
Seyirci koltuğuna oturacak, kahramanlar onun önüne gelecek, heyecanlar ve hiddetler, haykırışlar, hezeyanlar, vahşet sahipleriyle birlikte canlanacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f25aa4-6495-4225-97a3-c4268e4c6d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşnaklar, Türkler ve Bosna&apos;nın Savunulması</image:title>
            <image:caption>Balkanlar eski çağlardan beri büyük güçlerin hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştur. Günümüzde ise Batı Avrupa’dan ayrışan farklı inançlar, gelenekler ve ekinler barındıran bir yer olması itibarıyla Balkanlar, Yunan-Roma mirasının sahibi iddiasındaki Avrupalı devletler için bir müttefik olarak kabul edilebilmekten çok uzaktır. Dolayısıyla, Balkan toprakları Avrupalılar için sadece fethedilip sömürülecek bir bölge olarak görülmüş, bu bölgenin insanına da hep düşman nazarıyla bakılmıştır. Bu sebeple neredeyse her Avrupa devleti Balkanlar’daki farklı unsurlardan sadece bir veya ikisini kendine yakın görüp diğerlerini düşman bellemiştir. Bu farklılaşmış yapısı dolayısıyla Balkan toplumları içinde çok sayıda devletin eli daima var olmuştur. Özellikle Oğuz Türkleri’nin Balkanlar’a yerleşmesinden sonra bu husumet daha da artmıştır. Boşnakların Müslüman olduğu çağdan itibaren bir de din temelli bölünme meydana gelmiş, Müslüman Boşnaklar Türklerle beraber hedefe konulmuştur. Gerçi Boşnaklar, Osmanlı Devleti’nin himayesinde asırlarca yarı bağımsız olarak rahatlık ve huzur içinde yaşamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkimiyet döneminde sadece Müslüman Boşnaklar değil, diğer Ortodoks ve Katolik toplumlar da huzur içinde yaşamışlardır. Ancak bu hakikat günümüz Avrupası tarafından görmezden gelinmektedir. Toplu saldırıların sonucunda Türk Devleti’nin zayıflayıp Balkan topraklarını kaybetmesiyle ise her şey kötüye doğru değişmiştir. Türk Devleti’nin Balkanlar’daki siyasî hâkimiyeti kaybetmesi ve müdahale gücünden mahrum kalması sebebiyle Boşnaklar için acı dolu günler de başlamış oldu.  
Ayrıca Balkanlar; Avrupa, Anadolu, Orta Doğu, Asya, Hindistan ve Çin için bir geçiş kapısıdır. Dolayısıyla, bu yolları güvende tutmak ve Anadolu’ya hâkim olmak için önce Balkanlar’a hâkim olmak gerektiği açıktır. Balkanlar’ı Hristiyan dünyası için hedef hâline getiren de onun bu konumudur zaten. Bugün, Boşnaklar kendi devletini kurmuş ve Birleşmiş Milletler tarafından da tanınmış olmakla kendi üzerlerinde oynanan oyunu bir müddet için savuşturmuş sayılabilirler. Ancak tehlike henüz geçmiş değildir. Müslüman Boşnaklar bütün bir Hristiyan dünyasının husumeti karşısında, Türkiye ile dayanışma ve komşularındaki aklı selim sahibi siyasetçiler ve irfan sahipleri ile iş birliği içinde bulunarak varlıklarını devam ettirebilirler, gelişebilirler ve kimliklerini koruyarak huzur içinde yaşayabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44932d08-e0b4-4920-a416-27a51105c7ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadında mı O Günler?</image:title>
            <image:caption>Yâdında mı O Günler? Hatırat yazarının okuyucusuna yönelttiği bir sorudan ziyade okuyucuyla birlikte geçmiş zamanı yâd etme dileği taşır. Mazinin izini süren bu çalışmanın temel kaynakları, 1930-1950 yılları arasında kitap olarak yayımlanan, gazete ve dergi sayfalarında kalan hatıratlardır. Hatıratların içeriğine bağlı olarak II. Abdülhamid döneminden Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarına uzanan geniş bir dönem çalışmanın sınırları dâhilindedir.
Yâdında mı O Günler; siyasi, sosyal, kültürel ve edebî hayata yönelik topluma mâl olmuş şahsiyetleri, olayları ve meseleleri tarihî gerçekliğe bağlı kalarak bizzat yaşayanların ve işitenlerin bakış açılarıyla inceleme gayreti taşımaktadır.
Yâdında mı O Günler?, üç bölümden oluşmaktadır. Hatırat türünün özellikleri, diğer otobiyografik türlerden ayrılan belirgin yönleri, kurmaca metinlerle bağı, tarih ve edebiyat araştırmalarındaki yeri giriş bölümünde incelenmiştir. Siyasi tarihe ayrılan birinci bölümde tarih kaynaklarındaki kronolojik bilgi; yazarların şahitliği, onların dönem, olay ve şahsiyetlere yönelik yorum ve değerlendirmeleriyle anlatılmış, böylelikle tarihin seyri hatıratlardan takip edilmiştir. İkinci bölüm; dönem ve topluluklar, sansür, kavga ve dostluklar, mahfiller, edebî eser hikâyeleriyle edebiyata ayrılmıştır. Edebî hatıraların rol sahibi olduğu bu bölümde şair ve yazarların sanat maceraları ve edebiyat ortamları kendi şahitlikleriyle okura sunulmuştur. Üçüncü bölüm toplum ve kültür hayatıyla ilgilidir. Hatırat içeriklerine bağlı olarak Osmanlı Devleti’nin son dönemiyle sınırlı kalan bu bölümde eğlence, mekân, okul, aile, kadın, Türk kimliği ve ulaşım gibi hayatın içinden meselelere dikkat çekilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eca39288-ea8e-41c2-91df-87b775ce8e0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kelime Daha</image:title>
            <image:caption>Bir Kelime Daha, Zarifoğlu’nun Mavera, Yeni Devir ve Millî Gazete gibi süreli yayınlarda kaleme aldığı, edebiyat konulu yazılardan oluşuyor. 
 
Cahit Zarifoğlu Bir Kelime Daha’da, elinde yazar olmanın bir reçetesinin olmadığını söylese de şiire, şiirin nasıl yazılabileceğine ve yazılamayacağına, romanın mahiyetine ve kurmacanın oluşumuna dikkat çekerken diğer yandan süreli yayınlara ve edebiyat ilişkilerine değiniyor, önemli eserleri ve yazarları irdeliyor. 
  Bu kitap; şairin şiire, edebiyata ve sanata nasıl baktığını ortaya koyuyor, metinlerindeki fikirsel arka planı ve düşünsel tavrı anlamaya yardımcı oluyor. Bir Kelime Daha, şüphesiz onun başta şiirleri olmak üzere, metinlerinin uçsuz bucaksız okyanusuna doğru açılıyor. Çünkü bu yazılarla şair, yine onun ifadeleriyle söyleyecek olursak okurlarına cömertçe “bir kelime daha uzatıyor”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f467319a-c525-459b-b639-4bf0751420e6.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihat ve Terakki&apos;nin Küçük Efendisi Kara Kemal</image:title>
            <image:caption>İttihat ve Terakki Cemiyeti, siyasi ve sosyolojik olarak pek çok tahlilin konusu olmuştur. Romantik değerlendirmeler ve teşhisler her ne kadar Türk edebiyatının iştigal alanı olsa da ömürlerinin hatırı sayılır bir dönemini devlet kadrolarında mühim vazifelerde ve cephelerde geçiren şahsiyetlerin hâlet-i rûhiyelerini anlamak kolay olmasa gerek. İttihat ve Terakki’nin Küçük Efendisi Kara Kemal de hem cemiyet içerisinde perde arkasında önemli bir yer tutarken hem de millî iktisat uygulamalarında sermaye teşekkülü ve Türk unsurun ticari hayata dahli konusunda sorumluluk alan ve faaliyete geçen mühim bir isimdir. Bu faaliyetler, Tarık Zafer Tunaya’nın deyimiyle Cumhuriyet’in “siyasi laboratuvarı” olan II. Meşrutiyet dönemi ve o dönemin mimarı İttihat ve Terakki Cemiyetinin, Cumhuriyet’e aktarımlarının iktisadi veçhesini teşkil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/466f6a20-f8b7-4538-8afb-b6b01cbd8cc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuyucularla</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Cahit Zarifoğlu’nun “Okuyucularla”, “Beşinci Sütun”, “Dokuzuncu Sütun”, “Yazışmalar” ve “İlk Adımlar” köşelerindeki verimlerinden oluşuyor. Nisan 1978’de başlayan “Okuyucularla”, Cahit Zarifoğlu’nun, Mavera dergisine genç yazarların gönderdiği şiir, hikâye veya inceleme yazılarını değerlendirdiği “okul” mahiyetinde bir sütun olmuştur. Zarifoğlu, “Saf şiiri aramaya koyulun”, “gelip geçiciye kapılmadan çalışmalar yapın”, “henüz işin çok başlarında olduğunuzu kabul ederseniz zamanla iyi bir şair olabilirsiniz” gibi önerilerle okurlarına yön göstermiş ve cesaret vermiştir. Bu sırada kendi poetikası hakkında da önemli ipuçları sunmuştur. 
Cahit Zarifoğlu, okuyucuların ürünleri kadar onların fikirlerine de büyük önem vermiş; ülkesinde ve Müslüman coğrafyalarda yaşanan gelişmeler hakkındaki görüşlerini aktarırken okuyucularından da fikirlerini sunmalarını talep etmiştir. 1984’te Yeni Devir’de “Yazışmalar” adlı sütunda okuyucularıyla olan iletişimini aynı heyecanla sürdürmüştür. Ardından çeşitli günlük gazetelerde “Beşinci Sütun” ve “Dokuzuncu Sütun” başlıkları altında, gelen mektuplara cevaplar yazmaya devam etmiştir. Son olarak Kadın ve Aile dergisindeki “gerçekten şair ya da hikâyeci adaylarının yetişeceği bir fidanlık olarak kullanmak istiyoruz” dediği “İlk Adımlar” bölümünde yazmıştır. Okuyucusuyla kurduğu bağı ömrü vefa ettikçe koparmayan Zarifoğlu, son günlerinde yazdığı cevapları Ahmet Bilgili’ye uzatıp şöyle demişti: “Bunları bu sayıda yayımlayalım Ahmet, ömrümüz yeterse devam ederiz, etmezse ne yapalım?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97e8798f-a153-43c1-97e9-519eb8c4d6db.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirde Köşe Bucak</image:title>
            <image:caption>Cahit Zarifoğlu’nun daha önce kitaplaştırılmamış yazılarının yer aldığı bu eser, onun ilk gençlik yıllarında, henüz on yedi, on sekiz yaşlarında Demokrasiye Hizmet, Gençlik ve Engizek gibi mahalli gazetelerde heyecanla yazdığı yazıların bir araya getirilmesiyle ortaya çıkıyor. 
 
Genç şair, okurlarını Maraş’ın sokaklarının, çocuklarının, gençlerinin, ihtiyarlarının, geleneklerinin arasından geçirerek şehrin damarlarında dolaştırıyor. Daha o yaşlarda şehrin ruhunun peşine düşen Zarifoğlu, Şehirde Köşe Bucak’ta, 1950’li yılların Maraş’ının sosyal ve kültürel meselelerine eğiliyor, çocuk ve gençlerin ilgilerini sorguluyor, şehrin meydanına yapılan çiçek tarhlarının güzelliğine dikkat çekiyor, tarihi dokusunun yitip gitmesini üzüntüyle karşılıyor ve belki de böylece onu ileride Türk şiirinin yıldızları arasına yerleştirecek o kendine has imgeler evrenini de kurmaya başlıyor. 
 
Şehir uyuyor, şair uyumuyor, yürüyor, görüyor ve yazıyor: Bu katarlar durmaksızın gider. Yollar, -insanların alnındaki gibi- iki kara çizik. Uğurlayanı olmayanlardan biri, uyur uyanır, bunları düşünür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df3d8e52-c596-49b1-9174-fd7e473ab9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gücü Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitap, resim yapmayı seven ve resim yapmaya cesaret edemeyen çocuklar için hazırlanmıştır. 
 
 Kitabı okuyan çocuklar, kitap içinde gezerken sanatın heyecan verici yolculuğuna adım atacak, bulmacalar ile eğlenecek ve aynı zamanda da kendi iç dünyalarını resim ile ifade etme deneyimini yaşayacak. 
 
Unutma! “Dünyayı sanat kurtaracak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d304ade9-a026-4fd7-9049-f433c762896f.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Durak</image:title>
            <image:caption>Yaşamın içinden hızla gelip geçen insanın, bir an için durup geriye baktığı yerdir İkinci Durak. 
 
Düzenin, hem iş birlikçisi hem de muhalifini öğütüp attığı yerdir İkinci Durak. 
 
Kalabalık içinde bir yalnızlık, yoğunluk sonrası bir geri çekilme, beyhude çabaların sergilendiği bir yer de olabilir İkinci Durak. 
  Ancak biliriz ki, “son durak”tan bir öncekidir İkinci Durak ve buradaki suskunluğun nedeni de, işte bunun farkına varılmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e82d60-220b-4b82-a836-16a5bbc5479f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklı Kayıp Adam</image:title>
            <image:caption>Biraz gülümsedikten sonra Ömer girişti konuya: 
 
“Dostlarım, zamanın içinde kaybolmaktan başka bir işe yaramıyoruz. Acı içinde kıvranarak ölüp gidiyoruz. Her şey dün ile yarın arasında. Ne düne sahibiz ne yarına. İkisini de düşünmek sadece aptallıktır. Mutsuzluğun temel kaynağı ne biliyor musunuz, sonun belli olduğunu düşünmek. Dünyada mutlu olmak istiyorsan, yaşamaya değer verip tadını çıkaracaksın.” 
  “Mutlu olmak da mutsuz olmak da bu hayatın bir parçası, bunları kabullenmek gerek,” dedi Murat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439868bb-a79d-4614-9891-eac4e1581178.jpg</image:loc>
            <image:title>Üsküdarlı</image:title>
            <image:caption>İnsan daima en sevdikleriyle sınanır derler. Benim de bu hayatta verdiğim sınavların en zoru hem ailemi hem de sevdiğim adamı kaybetmemek içindi… 
Hikâyem, 1896 yılının baharında, Adapazarı’nın Süleymanbey köyünde başladı. Erkek olmam umuduyla kapıda dört gözle bekleyen babam, beni görünce bir kez kafamı okşayıp “Hayırlı evlat olur inşallah,” demiş ve evden çıkmış. Benden önce dört kız çocuğu kucağına alan annem ise kocasına bir erkek evlat veremediği için çok üzülmüş. Zehra ablam sorana kadar kimse bana ne isim konulacağını düşünmemiş bile. Babamdan ses çıkmayınca benim ismimi seçmek anneme kalmış. O da ben doğduktan sonra evin bahçesine güller ekmiş ve onlar gibi güzel olayım diye adımı Gül koymuş. 
  Öznur Nizam Piantoni, çocuklukta tohumları ekilen nahif bir aşk hikâyesini merkeze alarak okuyucusunu bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. 1900’lü yılların başından Cumhuriyet Dönemi’ne uzanan bu eserde yaşananlarsa gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenilerek kaleme alındı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed549d0-fd92-453e-a427-bccf7ff8ed21.jpg</image:loc>
            <image:title>Mileva</image:title>
            <image:caption>Atomu parçalayan dünyaca ünlü fizikçi Albert Einstein, kesinlikle sıra dışı bir insandı. Özel yaşamı ilginç ve renkliydi. Çocukluk ve gençlik yılları çalkantı içinde geçti. Eğitim hayatı boyunca asi ve dik başlıydı, bunun sonucunda da öğretmenleri tarafından pek sevilmiyordu. Yaratıcı olmak için belki de uyumsuz olmak gerekiyordu. Katı disiplinden saplantı derecesinde nefret eden ve matematiğin katı güzelliğinden büyülenmiş biriydi. Kendi doğrularını yaşamaktan ve ifade etmekten hiçbir zaman geri durmadı. 
 
Einstein’ın gölgesinde kalan ilk eşi Mileva Maric’i ise hiç tanımıyoruz. Mileva, Einstein’ın biyografisinin gençlik yıllarının önemsiz bir gölgesi değildi, başlı başına büyüleyici bir karakterdi. 20. yüzyılın başında erkeklerin egemenliği altındaki bilim dünyasına girmek isteyen ve onlarla rekabet eden genç, cesur ve topal bir kadındı. Tarihte hak ettiği yeri alamayan ve tarihin derinliklerinde karanlıkta kalmış bu figürü araştırmak ve bilinmeyenin üzerindeki toprağı kazımak benim için değerliydi. 
  Bu kitap, Einstein’ın Mileva’ya olan aşkını ve sonrasında bu aşkı atomu parçaladığı gibi nasıl parçaladığını, Mileva’nın erkek egemen bir toplumda yaşadığı zorlukları ve yeteneğinin nasıl heba olup gittiğini anlatıyor. Bu kitabı yazarken insan doğasını olduğu gibi yansıtmayı ve sizlere keyifli bir okuma deneyimi yaşatmayı hedefledim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a4a4857-b3cc-4a3e-86f3-99c4f53bc60b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabah Işıkları</image:title>
            <image:caption>Ömrümün yarısını, bir gün dünyanın en güzel hikâyesini yazacağımı düşünerek geçirdim. Küçük Prens gibi elden ele, dilden dile dolaşan, insanların kendi dillerinde okuduktan sonra anlamadıkları dillerde dahi satın alıp koleksiyonlarına katacakları bir kitap yazacağımı hayal ederek heyecanlandım. İlkokul çağlarımdan başlayıp bu yaşıma kadar aynı heyecanı, kalbimin kaldıracağı ve kendimi kandırabileceğim ölçüde, aileden yadigâr bozuk bir cep saatini taşır gibi taşıdım. 
  Simay K. Davì, okuyucusunu bir kenara oturtup hayattan enstantaneler sunuyor. Bunu yaparken öyle süslü, büyük cümlelere ihtiyaç duymuyor; olanca sadeliğiyle irdeliyor anları, duyguları, insanları… Gözlemlerini kendi deneyimleriyle harmanlayarak bizi kimi zaman bir çocuğun korkularıyla yüzleşmesine götürüyor, kimi zaman yabancı bir ülkede kendi ayakları üstünde durmaya çalışan genç bir kadının hayat mücadelesine ortak ediyor. Davì, Sabah Işıkları ile okuması birbirinden keyifli, düşündürücü öykülere imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e878c14-ce7b-4f42-96d2-82e71af66401.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Dora ve Bitig</image:title>
            <image:caption>Dora, diğerlerinden farklıydı. 
Yüksek bir zekâya sahipti. 
Tek bir arkadaşı vardı: BİTİG! 
Bitig, bir yapay zekâydı. 
200.000.000 tane kitap okumuş olan BİTİG gibi DORA da okumayı çok seviyordu. 
Ama bu sefer okudukları kitap farklıydı: 
“Bilimin Gerçek Sahipleri!” 
Bu kitap, bilime çok büyük katkılar yapmış olmalarına rağmen “Sci-Wom-Verse” adlı paralel evrende yaşamaya itilmiş kadınları anlatıyordu. 
BİTİG ve DORA, bu evrene gittiklerinde onları önemli bir görev bekliyordu! 
  Tarihte, bilim kadınları da hak ettikleri yeri almalıydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8cde148-d499-4184-a6f5-f51ff908ccf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalabalık Sofralar / Crowded Tables</image:title>
            <image:caption>Mihrimah ve Almila kardeşler oyun oynamayı çok severdi. 
Bir de eve misafir gelmesini! 
Ancak günlerden bir gün... 
Öyle bir şey oldu ki, tüm dünyaya bir hastalık yayıldı, kimse evinden çıkamaz oldu. 
Derken... 
Zor günler bitti ve kalabalık sofralar, şen kahkahalar geri geldi. 
 
Pandemi döneminde özlem duyduğumuz kalabalık aile sofralarının yokluğuna, çocuk gözüyle bakmaya davet eden sıcacık bir hikâye. 
  BU KİTAP TÜRKÇE VE İNGİLİZCE OLMAK ÜZERE ÇİFT DİLLE YAZILMIŞTIR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a8d47f-7733-4e40-9c54-210463494ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Isadora Moon Okul Gezisinde</image:title>
            <image:caption>Isadora Moon çok özel çünkü herkesten farklı!
 
Annesi peri, babası vampir... Isadora da yarı
peri, yarı vampir! İkisinden de özellikler
taşıyor. Gezmeyi ve arkadaşlarını çok seviyor.
Arkadaşlarıyla birlikte görkemli ve tarihi bir
şatoya gezmeye gittiklerinde Isadora dışında
herkes korkuyor: Ya hayalet görürlerse?
Isadora bir şeyler yapmalı ve onları başta
korkunç görünen bir şeyin aslında hiç de öyle
olmadığına inandırmalı. Bakalım şatoda yer
yerinden oynayacak mı?
 
 
20’den fazla ülkede yayımlanıyor, çocuklar bayılıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f60336b8-8d73-4679-a4b4-88fff958a8ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara’nın Adı var</image:title>
            <image:caption>Kar Ankara’ya ne yapar? Hacı Bayram, Kocatepe, Maltepe camilerinden, bir mahalle mescidinden kalkan cenazeyi uğurlayanlar hangi yönleriyle birbirinden farklıdır? “06” plakası başka kentlerde ne çağrıştırır? Kızılay’a neden inilir? Bahçeli’de yürümek nasıl bir şeydir? Ankara’nın sonbaharı nasıldır? Kâğıt mendilciler, sokak müzisyenleri, dilenciler, kitapçılar kente ne katar? Ankara resmî midir? Martılar Ankara’ya nereden gelir? Ankara Ramazan’ı nasıl geçirir? 
Mehmet Aycı, 30 yılı aşan “Ankaralı” kimliğiyle kente göz hizasından bakıyor. Alışılmış kent kitaplarından farklı olarak, gündelik hayattan kültürel ve sosyal değişimin izlerini sürüyor. Ahmet Rasim’in Eşkal-i Zaman ve Şehir Mektupları kitaplarında yaptığını daha içeriden ve daha içselleştirerek, yaşadığı kentin hallerine tanık ve tercüman oluyor. 
Edebiyatın pek çok alanında usta işi eserler veren, denemede kendine ait bir dil geliştiren Aycı’nın bu kitabı, onun geniş ilgilerinin bir verimi olarak okunabilir. Şairliğinin ve denemeciliğinin gücünü kent yazılarında da kullanan Aycı’nın farkında olmadığımız, sıradan bulduğumuz ayrıntılardaki zenginliği, kentin bizimle değişen hallerini kitaplaştırması, kent edebiyatımız için olduğu kadar Ankara kitaplığı için de bir kazanç… Kitaptaki metinler, gündelik hayatın tarihi, kültür tarihi, mekân sosyolojisi ve kent antropolojisi çalışanlar için yeni imkânlar ve bakış açıları sunuyor. Deneme olsalar bile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fed72da7-5f52-4ec0-8142-42818fef4991.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahveden Gelir Sesi</image:title>
            <image:caption>Mehmet Aycı, denemeden şiire, kurmacadan eleştiriye, portreden değiniye edebiyatın pek çok alanında eser veren bir yazar. İnsanın dokunduğu, kullandığı, gözlemlediği, gördüğü ve duyduğu ne varsa yazılabilir güveni veriyor onun yazdıkları. Onun kenti sadece yaşadığı mekanlar toplamı değil; aynı zamanda bir yazı odası. Yazdıklarından kültürel ve toplumsal değişimin nabzını tutmak mümkün. Aycı, yazdıklarıyla bir bakıma kendi etnografisinin de eksik taraflarını tamamlıyor. 
 
Kahveden Gelir Sesi ise bugüne kadar örneğine rastlamadığımı zenginlikte bir oto etnografi denemesi. On iki yıldır, akşam belli bir saatten sonra düzenli müdavimi olduğu, oyun oynadığı kahvenin nasıl bir mekân olduğunu, dahası mekânın ruhunu, oyun arkadaşlarının oyundaki hallerini, oyunun hiyerarşiyi sıfırlayan özelliğini, kahve ve oyun argosunu, mekânın arka odasında, mekânda ve mekân dışında grup üyelerindeki dil değişimini, sosyalleşmenin kahve merkezli boyutunu, türlü erkeklik hallerini, katılımlı gözlemi de aşan bir derinlikte/derinlikle Kahveden Gelir Sesi kitabından izlemek mümkün. 
  Kitap, oto etnografik merkezli olmasına rağmen sosyoloji ve antropoloji disiplinlerinin pek çok alt dalını ilgilendiren içeriğe sahip. Kaba dil bağlamında kitabın bir bölümünü oluşturan sözlük, tek başına bir Kahve Argosu Sözlüğü olarak okunabilir. Kitaptan kent antropolojisi çalışanlar kadar toplumsal cinsiyet çalışanlar da rahatlıkla istifade edebilir. Kitap, her yönüyle bir şair kaleminden çıktığını hissettiren akıcı, sahici ve samimi bir dile sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e35cf4e-381f-4f04-a113-ad10bf80dd24.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Peyzajları</image:title>
            <image:caption>Tarihsel süreç içerisinde yaşamların hayat bulduğu kültürel peyzajlar, bireylerin ve toplumların davranışını ve yaşam biçimlerini etkileyen kolektif belleğin geçtiği alanlardır. Kültürel peyzajlara yaşam veren, insan ve doğanın karşılıklı etkileşimi sonucunda üretilen çevrelerde insanın doğa karşısında sunduğu katkı, o coğrafyada yere özgü değerler oluşturur. Tarihsel süreçte peyzajda yaşamış olan kültürlerin izlerini taşıyan bu değerler, günlük yaşam biçiminin oluştuğu bir sahne ve yaşamın temsil alanı olarak değerlendirilebilir. “Doğa” ve “kültür” arasındaki etkileşimle oluşan kültürel peyzajlar, kültür grubu tarafından belirli bir zamanda yaşamış veya halen yaşamakta olan topluluğun gündelik yaşamlarında sahip oldukları devingen çevrelerdir. 
 
Bu çalışmada “peyzaj” kavramı, insan ve doğanın karşılıklı etkileşimleri sonucu yapılı çevreye yansıyan kolektif hafızanın üretim sahnesi olarak tanımlanmaktadır. Sahne olarak vadilerdeki köy mahali, gündelik sosyo-mekansal etkileşimler aracılığı ile üretilen bir uzam olarak geçmektedir. Kayseri Melikgazi ilçesinde yer alan Derevenk- Gesi ve Koramaz Vadileri ve içerisinde bulunan yerleşimler, Gayrimüslim – Müslüman nüfusun bir aradalıklarını 20. yüzyılın başlarına kadar devam ettirebilmiş ve bunun sonucu olarak somut ve somut olmayan kültür mirası değerlerinin zenginliği açısından değerli bulunduğu için bu çalışmaya konu olmuştur. Geçmişten bu yana sosyal, ekonomik ve kültürel etkenler, vadilerde bulunan bu köylerin doğal ve fiziksel strüktürünün bir parçası olmuştur. Bu kırsal karakterdeki yerleşimler, çeşitli doğal, sosyo–kültürel, ekonomik, siyasi nedenlerden dolayı nüfus kaybına uğramıştır ve halen de nüfus kayıpları devam etmektedir. Bu kayıplara rağmen her yerleşim kendine özel hafızaları, eylemleri ve olayları ile geçmişe ışık tutmaktadır. Farklı kökenlere ait toplumların bir arada yaşadığı yerleşimlerde ve buna bağlı olarak oluşan kültürel peyzajlar bize yerleşimlerin fiziksel olmayan zihinsel katmanlarını ortaya çıkarmakla birlikte geçmişe dönük yaşantılarla ilgili ipuçları da vermektedir. 
  Tarihten bu yana insanın doğa ile birlikte uyum içerisinde yaşadığının yansımalarını görebileceğimiz vadi köyleri, sahip olduğu değerleri ile yaşatılması gereken eşsiz coğrafyalardır. Kayseri’nin kuzeydoğusunda yer alan Derevenk, Gesi ve Koramaz vadi yerleşimlerinde bulunan 14 kırsal karakterdeki yerleşimin kültürel peyzaj bağlamında somut ve somut olmayan kültür varlıkları üzerinden, bütüncül bir perspektifle birbiri arasındaki ilişki ağlarını incelemek Kayseri’nin geçmişten bugüne hafıza peyzajları üzerine düşünmemizi sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/835ddb30-542b-4e3d-9a1f-5aff97ef1a3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Isadora Moon Kampta</image:title>
            <image:caption>Isadora Moon çok özel çünkü herkesten farklı!
 
Annesi peri, babası vampir... Isadora da yarı peri, yarı
vampir! İkisinden de özellikler taşıyor. Bu nedenle,
hep birlikte deniz kenarında kampa gittiklerinde pek
de normal olmayan şeyler yaşanabilir.
Isadora kamp ateşinin başında otururken ve bir
denizkızıyla arkadaş olurken neler düşünecek acaba?
 
20’den fazla ülkede yayınlanıyor,
çocuklar bayılıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/499e82f9-1b74-4a98-bad7-c7a980408520.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Hayatını Değiştirmek İçin Doğru Gün</image:title>
            <image:caption>Varoluşumuzda devrim yapmanın ve gerçek mutluluğu
bulmanın ilk adımını atmaya hazır mısınız?  
Hayatımızın akışını değiştirebilecek günler vardır. Meredith için o gün bugündür. Hayatının aşkı Antoine’ın ilişkilerini tersine çevirme arzusuyla karşı karşıya kalan Meredith, artık hangi yöne gideceğinden emin değildir ve netliğe ihtiyaç duymaktadır fakat nereden başlayacağını bilmiyordur. Ta ki en yakın arkadaşı Rose ona düşüncelerini not alabileceği bir not defteri verene kadar. Kendini yeniden bulmak ve büyük bir aşka hazır olup olmadığını görmek için kendine altı ay süre verir. Meredith ilk başta bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmez ama günlük hayattan uzaklaşmak her şeyi net bir şekilde görmesini sağlayacaktır. Böylece Rose’un teklifini kabul eder: Paris’ten Londra’ya kadar defterini aşka olan eğilimini ifade etmesine yardımcı olacak notlarla doldurur. Tam anlamıyla yaşamak ve sevmek için gereken tek şeyin birkaç basit numara olduğunu öğrenir: Kendinizle barışın ve acı dolu anıları bir kenara bırakın ve hepsinden önemlisi, arzu ipini doğru yere uzatmayı unutmayın. Yönünüzü kaybettiğinizi hissettiğinizde tazelenmek için küçük altın kurallar. Ne var ki Meredith en büyük zorluğuyla karşı karşıyadır şimdi... Antoine’ı yeniden kucaklamanın ve hayatına devam etmenin zamanının gelip gelmediğini anlamak için tüm bu öğrendiklerini
hayata geçirmek.
 
Raphaëlle Giordano’nun kaleminden dökülen Bugün Hayatını Değiştirmek İçin Doğru Gün, Fransa’da bir milyondan fazla sattı. Bu romanıyla ilişkiler ve duygular konusuna yeni bir pencere aralayan yazar, okurlarını olumlu düşünmek ve alışkanlıklarını değiştirmeye çalışmak için asla geç olmadığını hatırlamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98300dff-dfec-4105-b38c-6a02199efa08.jpg</image:loc>
            <image:title>Yangın</image:title>
            <image:caption>Meğer söylenecek ne çok şey vardı 
Fakat artık benim ne gücüm 
Ne de takatim kaldı 
Yaktığın o liman 
Benim tek sığındığım sığınağımdı 
O saklı liman şimdi 
Külleriyle duruyor uzaklarda 
Sen çıkardığın o yangınla 
Gidiyorsun varmak istediğin yere 
Çaresizce yangına bakan gözlerim ve ben 
Yanıyoruz yavaş yavaş 
Ellerim hissizleşiyor 
Kulaklarıma çıtırtı sesiyle birlikte 
Ağlama sesleri geliyor 
İlk önce anlamıyorum 
Bu içli içli ağlayan da kim? 
Sonra anlıyorum 
En başından beri 
Ağlayan ve yanan 
Benmişim meğer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/620d70e0-1055-4ce3-a169-dcd836957236.jpg</image:loc>
            <image:title>Danişmendli Emir Melikgazi</image:title>
            <image:caption>Danişmendliler, Anadolu’ya geldikleri tarihten itibaren (1071-1178) Malatya&apos;dan, Sakarya&apos;ya, Maraş&apos;ı da içine alacak şekilde Karadeniz kıyılarına kadar olan geniş bir coğrafyada egemenlik kurmuşlardır. Sultan Alpaslan’dan sonra tahta geçen oğlu Melik Şah’ın yeğeni (Kız kardeşinin) oğlu Danişmendli Melik Ahmet Taylu) H/466-M/1072 tarihinde vezir Nizamül Mülk’ün tavsiyesi ile Darül Cihad olan Rum’a (Anadolu) Selçuklu sancağı ve bayrakları ile gönderilmiştir. 
Kendisi yüksek vasıflara sahip bir kumandan ve ferasetli bir devlet adamı idi. Malazgirt zaferinden sonra Anadolu’ya gelerek Danişmendli Devletini kurdu. To-kat’ın Niksar ilçesini başkent yaparak Malatya, Tokat, Amasya, Sivas, Çankırı, An-kara, Kastamonu, Kırşehir, Yozgat, Kayseri, Maraş, Urfa çevresini hâkimiyeti altına aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f817eb5c-bc2a-4f92-b2b0-59828020ed8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Yıldızı 5 : Güz Fırtınası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sonbahar güz yapraklarını sessizce dökerken geçmiş ortaya çıkmayı bekleyen sırlarla çevrilidir. 
 
Nisa ve Demir, her şeyden habersiz mutlu bir şekilde ilişkilerini yaşarken Nisa’nın ansızın karşısına çıkan kişi bütün dengeleri değiştirecektir. 
 
O kişi, yıllardır habersiz kaldığı, özlem çektiği annesinden başkası değildir. 
 
Geçmişin can yakıcı gerçekleri Nisa ve Demir’in hayatına dolanmaya başladığında bir daha hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktır. 
 
Rüzgâr yönünü tersine çevirecek ve her şeyi alaşağı edecektir.  Peki Nisa ve Demir bu fırtınadan sağ salim bir şekilde kurtulabilecek midir? 
 
Yoksa geçmişle birlikte gelen gerçekler onların aşkını zedeleyecek midir? 
 
Her şey, bu kez çok daha sert bir hâl alacaktır. Ilık yaz rüzgârını ardımızda bıraktığımıza göre… 
 
Güz Fırtınası için hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67c7c935-6cc9-4ed4-a4f3-ccaf385d36fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Spor Bilimlerinde Araştırmalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c37845-8954-4f62-b9a4-4aba785d0485.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekreasyon Faaliyetlerine Katılan Bireylerin Çevrimiçi Öğrenme Ortamında Algılanan Sosyalleşme Düzeyleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı, rekreasyon faaliyetlerine katılan bireylerin çevrimiçi öğrenme ortamında algılanan sosyalleşme düzey-lerinin belirlenmesidir. Araştırma da betimsel araştırma yöntemlerinden tarama (survey) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya rekreasyon amaçlı spora katılan ve çalışmaya gönüllü olarak ka-tılmayı kabul eden 205 erkek ve 115 kadın toplam 320 katılımcı yer almıştır. Boş zaman yönetimi verileri için Wang ve arkadaşları  tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlik ve güvenirliği Akgül ve Karaküçük tarafından gerçekleştirilen “Boş Zaman Yönetimi Ölçeği” kullanılmıştır. Çalışmanın sosyalleşme verileri için Çevrimiçi öğrenme ortamında algılanan sosyalleşme ölçeği Kreijns ve arkadaşları (2007) tarafından geliştirilmiştir. Ölçeğin Türkçe’ ye uyarlanması Bardakçı  tarafından ger-çekleştirilmiştir. Çalışmanın veri toplama işlemi online olarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, bağımsız değişkenlere göre bağımlı değişkenlerdeki farkı belirlemek için tek yönlü ANOVA ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Bulgulara göre ANOVA bulgularına göre, rekreasyon faaliyetlerine katılan bireylerin çevrimiçi öğrenme ortamında sosyalleşme düzeyi cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Katılımcıların cinsiyet değişkeni ile boş zaman yönetimi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark belirlenmemiştir. Korelasyon bulgularına göre sosyalleşme ile boş zaman yönetimi arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda rekreasyon faaliyetlerine katılan bireylerin çev-rimiçi öğrenme ortamında algılanan sosyalleşme düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/732a5d67-041b-46fd-8a6f-8553c4feba64.jpg</image:loc>
            <image:title>Azərbaycanda Psixologiya Elminin Dünəni, Bu Günü Və Gələcək İnkişaf Perspektivləri: Problemlər; Vəzifələr; Şərhlər - XX Əsr Və XXI Əsrin 20-Ci İlləri</image:title>
            <image:caption>Azərbaycanda psixoloji fikir tarixi qədim və zəngindir. XX əsrdə və eləcə də XXI əsrin ilk on illiyində Azərbaycanda elmi psixologiya xalqımızın təfəkkür qaynaqlarına, milli mənəvi dəyərlərə söykənərək inkişaf edib formalaşmışdır. 
Hər bir xalqın özünəməxsus adət və ənənələri, istək və arzuları, xarakteri, ağıl və düşüncəsi, təfəkkür tərzi, qonaqpərvərliyi, qabiliyyəti, ictimai – sosial münasibətləri, bir sözlə mənəvi – psixoloji aləmi onun milli mənəvi dəyərlərində öz əksini tapır. Bu milli mənəvi dəyərləri isə müxtəlif formalarda (şifahi xalq yaradıcılığı nümunələrində, dini təsəvvürlərdə, görkəmli tarixi şəxsiyyətlərin yaradıcılığında, daş və qaya rəsmlərində, arxeoloji qazıntılarda və s) təşəkkül tapmış, inkişaf edib nəsildən - nəslə ötürülmüşdür. 
Bu baxımdan Azərbaycanın da özünəməxsus milli mənəvi dəyərləri ilk növbədə şifahi xalq yaradıcılığında öz əksini tapmışdır. Azərbaycan şifahi xalq yaradıcılığı canlı danışıq dilimizin bütün incəliklərini özündə əks etdirən qiymətli bir xəzinədir. Azərbaycan şifahi xalq yaradıcılığının hər bir nümunələrində (nağıllar, atalar sözü və məsəllər, bayatılar, laylalar, tapmacalar, yanıltmaclar, nəğmələr və s) xalqımızın mənəvi – psixoloji aləmi, məişəti, dünyagörüşü, təfəkkür, təxəyyülü, hissi – iradi keyfiyyətləri, qabiliyyət və istedadı, əməyə münasibəti əks etdirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b1aca1-e5b5-4426-97ef-eb5ffe32bef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıbbiyeli Azınlık</image:title>
            <image:caption>Dört hekim, dört sağlık emekçisi, dört insan… 
Yakın tarihte yaşadıkları olaylara, tecrübelere ve her şeyden önemlisi iç dünyalarındaki dönüşümlere şahitlik edeceğiz. Onların yolculuğunu film tadında izlerken, bakan değil; gören olmak umuduyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a09631-d442-460b-a7cc-0c96e87d1c50.jpg</image:loc>
            <image:title>İzci Osman Yolculuk Başlasın</image:title>
            <image:caption>“Yıllar yılları kovalar, hayatın ne kadar hızlı geçtiği anlaşılmaz.” derdi büyüklerimiz. Osman da zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan dolu dolu bir serüveni tamamlamış, ilkokulun sonuna yaklaşmıştı. İzcilik, âdeta Osman için hayatın anlamına dönüşmüştü. İzcilik, ne güzel şeydi hem doğa hem heyecan bir arada. 
Yaşı büyüyen Osman’ın hedeflerinin de büyüdüğüne şahitlik etmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b010030-6b44-47eb-abb4-fe1ede6947bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayen Devam Ediyor</image:title>
            <image:caption>Yarası olduğunu bilmeyen bir yaralıdır insan. Neresine dokunsalar kalbi ağrır bu yüzden. 
Bütün yaşananlar iyileşmemiş o yarayı işaret eder aslında. İnsanın kaçtığı, kabul etmediği, ağlayıp geçemediği şeyler, görmek istemediği bir yaranın kendini hatırlatmasıdır. 
Yara iyileşmek için kendini hatırlatır her zaman. 
Bütün düşüşlerde ilk yarası kanar insanın. 
Çocukluğa çıkar bütün hikâyeler. 
Ey ruhum, 
Hani Platon, yüzleri duvara bakacak şekilde mağaraya zincirlenmiş insanlardan bahsetmişti. İçlerinden biri zincirlerini kırıp mağaranın dışına çıkınca her şeye hayret etmişti. O zamana kadar gördüğü şeylerin bir gölge, duyduklarının bir yankıdan ibaret olduğunu anlamıştı. 
Ey ruhum, içimdeki zincirleri kırmamda bana yardım et. 
Karanlıktan çıkıp aydınlığı fark edene kadar yaşamak bir kısır döngüydü. Hep aynı acının tekrarı. Hep aynı terk edişler, terk edilişler… 
Bitmek bilmez şikâyetler, yorgunluk, halsizlik içinde üstünkörü tekrarlanan günler… 
Aynı sahne, aynı oyun ama figürler değişiyordu yalnızca. 
Şekil değiştiren ama içeriği aynı kalan o hikâye, benim hikâyemdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f263652-ddc6-4110-bf93-ce02f98f41f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Vera - Ötenin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>“Ey küldiyarın zümrüt kuşanmış prensi, yıldızlar seni çağırıyor! Kulak verme vakti gelmedi mi?” 
Krizin eşiğinde bir galaksi. Yıllardır açıktan ve gizliden mücadele içinde olan gezegen-devletleri birbirleriyle üstünlük yarışında. İnsanın ve nüfusun en değerli ekonomik birim olduğu bu galaksinin en zengin gezegeni Amarra, büyük planını harekete geçirmeye hazırlanırken sıradan birinin keşfi tüm galaksi için kaçınılmaz savaşı kapıya getirecek… 
Benliğin derinliğine inen mistik bir maceranın galaksi boyu tezahürünü anlatan romanı 6 yazar 6 farklı karakter üzerinden anlatıyor. Verâ: Ötenin Çağrısı, bilim-kurgu gibi deneyselliğe öncelik yapan bir türün, devrim niteliğinde bir ürünü olarak kurguda yeni bir çağ açacak ve bilim-kurguyu edebiyattaki yerine geri koyacak. 
Bilim-kurgunun geleceğine hoş geldiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaeee29e-7fab-4dac-88ad-a0574bd8a754.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Merve &amp; Bilge Arif 2 - Zeka Oyunlarıyla Hayat Kazanımları</image:title>
            <image:caption>7 yaş ve üzeri çocuklar için hazırladığımız eğlenceli ve bol öğrenme dolu kitap serimizin ikincisinde Meraklı Merve ve Bilge Arif birçok değer ve kazanımı, zeka ve akıl oyunlarıyla birlikte bizlerle paylaşmaya devam ediyor. 
Her yaş gurubundan bireyin, zihinsel becerilerini eğlenerek geliştirdiği farklı türdeki zeka oyunları serinin ikinci kitabında da tüm zenginliğiyle sürüyor. Oyunlarımız küçük okurlarımızla buluşurken, meraklı yetişkinler de küçük okurlara keyifle refakat edebilirler. 
Vatan sevgisi, cesaret, hoşgörü, bitkilerin şifası, çizgilerin zekası gibi temel değerlerimizi ve ihtiyacımız olan kazanımları sevdirerek anlatmaya devam eden kahramanlarımız, birbirinden eğlenceli zeka oyunlarıyla başarılı olmanın keyfini bizlerle paylaşıyor. 
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen bilişsel ve duyuşsal alanlardaki amaç ve kazanımların elde edilmesini destekleyen kitabımız yeni okurlarını heyecanla bekliyor. 
Oyun, insanoğlunun ilk bilincidir. Çocuk oynayarak öğrenir. Oyun çocuğun dilidir. O halde değerler ve ahlak eğitiminin en güzel yöntemi oyunla öğretmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c1a284-9cce-4e7b-a5a4-56d32a932a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Benekli ile Beneksiz</image:title>
            <image:caption>Benekli, Beneksiz’e: 
- Ne o, hasta mısın, diye sorar. 
Beneksiz: 
- Hayır, gayet iyiyim. Neden sordun, der. 
Benekli: 
- Beneklerinden biri yok olmuş da onun için sordum, der. 
Beneksiz korkuyla: 
- Neee… Beneklerimden biri mi yok olmuş, diye korkuyla sorar. 
Benekli: 
- Evet. Bak şu en sağda duran şimdi yok, der. 
Beneksiz bu duruma çok üzülür. Beneğini aramaya çıkar. 
Benekli: 
- Bekle, ben de seninle geleyim, der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5642a61b-6c79-40d2-820f-1ecc90a925a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ünlem Var Yüreğimde</image:title>
            <image:caption>BİR ÜNLEM VAR YÜREĞİMDE 
 
Ben ilham perimi arıyorum. 
Şiirim için, başka bir şey değil. 
Bazen bir tebessümde buluyorum. 
Sanıyorum. 
Sevince bitiyor o, değil! 
 
Ben yüreğime yürek arıyorum. 
Gönül için, başka bir şey değil. 
Bazen bir dudağın kenarında buluyorum. 
Sanıyorum. 
Öpünce bitiyor o, değil! 
 
Ben nefesimi arıyorum. 
Ölmemek için, başka bir şey değil. 
Bazen teninde buluyorum, 
Sanıyorum. 
Uyanınca bitiyor o, değil! 
 
Ben bir şey arıyorum! 
İş olsun diye, başka bir şey değil. 
Bazen her şeyin sebebini buluyorum. 
Sanıyorum. 
Ölünce bitiyor o değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c896f9-7216-4aea-a5f9-a9302d0f4285.jpg</image:loc>
            <image:title>Paige&apos;ye Şiirler</image:title>
            <image:caption>PAİGE 1 
 
Bu gece parlak bir ay gördüm. 
Rüyada değildim, gökyüzünde. 
Güzel bir öpücük emanet ettim. 
Kokulu ve temiz. 
Karanlıkları yok ederek yanına geliyor! 
Dokunamasa da birbirine ellerimiz! 
Almak için emanetini sessiz yere geç. 
Al nazikçe Ay’dan! 
O sende kalsın! 
Yeni başlamış gibiyim sevmeye, 
İnan bana Paige.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/548e422d-dacf-415e-8a75-6677c5ef05f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Düşünme Zamanı</image:title>
            <image:caption>Hangi zaman düşünme zamanı değildir? Düşünme zamanı ne zaman gelecek? Ne zamandan beri düşünmeyi unuttuk? İlahi metinlerin bu konuda ne yazdığından haberimiz var mı? 
Herkes aklını beğeniyor, niçin düşünceyi beğenmiyor? Düşünce aklın ve bilginin ürünüdür. Tarlayı sev mahsulünü sevme, olacak şey mi? Düşünmeyi terk ederek neleri kaybettiğimizin ne kadar farkındayız? 
Dünya kaygısı çekenler, ahiret kaygısı çekenler, şimdi düşünme zamanıdır. İlahi ikazın ve aklın emri budur. Düşünmeden insan gibi yaşamak, insanı anlamak ve hayatın güçlükleriyle mücadele etmek mümkün değildir. 
Düşünmek, varlığın sebebi hikmetli bir iş, düşünmek, kendini hesaba çekmek, düşünmek başkalarının da olduğu, yaşadığı bir dünyayı, kendi kuralları içinde akıp giden evreni, bütün kâinatın sırrına erme çabaları, bütün bunların bilinci ile gerçeği bulma gayretlerinin tamamı, ne güzel iş, ne güzel uğraş. İnsanın içinin derinliklerine, kâinat bilgisinin derinliklerine ulaşma cehit ve gayreti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10e186ac-b1c4-47c3-a2aa-042f576572f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba Olmayı Çok Sevdim</image:title>
            <image:caption>KİM DEMİŞ BABALAR
ÇOCUK BAKAMAZ DİYE…
Kızlarının ilk beş yıl boyunca bakımını üstlenen Özgehan Omağ, namı diğer Enbaba, renkli ve macera dolu babalık serüvenini bizlerle paylaşıyor.   Toplumsal cinsiyet rollerini sorgulayarak, babaların da çocuk bakımında başarılı olabileceğini aktarırken; ebeveyn olma kararlarını, eşinin hamileliğini, ardından doğum serüvenini ve kızlarıyla yaşadığı tüm o eşsiz deneyimleri eğlenceli bir üslupla anlatıyor.   Baba Olmayı Çok Sevdim-Enbaba ve Kızları, hem güldürüp hem düşündürürken ebeveynliğin kalıplarını sorgulamamızı sağlıyor. Erkeklerin de çocuk bakımında etkili bir şekilde yer alabileceğini çiçeği burnunda babalara yeni bir bakış açısıyla sunuyor. Tüm ebeveynleri bu ilham verici yolculuğa davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ac37c6-2c86-4968-903b-89cd8780abcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Dağı</image:title>
            <image:caption>“Yetişkinler için dokunaklı bir kıyamet sonrası fablı...
Ursula K. Le Guin’in onayını alırdı.”
—Kirkus Reviews
 
Ulusal Kitap Ödülü finalisti Andrew Krivak&apos;tan,
dünyada kalan son iki insanın muhteşem öyküsü!
 
İnsan ırkından yalnız iki kişinin geriye kaldığı, tahayyülü epey zor bir gelecekte adını bilmediğimiz bir baba ve kızı, doğaya yakın bir hayat sürmektedirler. Medeniyetten kalanlar, anımsaması zor, eski anılar gibidir artık; birkaç kitap, bir cam levha, bir çakmak taşı ve bir tarak... Babası
kızına balık tutmayı, avlanmayı, mevsimlerin ve yıldızların sırlarını öğretir. Onu doğayla uyumlu bir yetişkinliğe hazırlar çünkü onlar, insanlığın son temsilcileridir. Nihayetinde kız, kendini bilinmeyen bir manzarada yapayalnız ve kaybolmuş hâlde bulduğunda eve dönüş yolunu gösterecek, sıradışı bir dost ortaya çıkar. Eğer ağaçlar gibi onu da dinlemeyi öğrenebilirse, en büyük
dersleri sunan doğayla uyum içinde yaşamayı sürdürebilecektir. Ta ki “doğan güneşle uyanamayacağı o gün” gelene dek...
 
Ayı Dağı, insanın kırılganlığı, sevgi ve kayıplar üzerine etkileyici bir kompozisyon ortaya koyarken gerçek gücü elinde barındıran doğa adına önemli bir uyarıyı da aktarıyor.
 
“Krivak büyük bir ustalıkla ve zarafetle tüm canlıların sihirli bir dengede, birlikte var olduğu, sonsuza dek birbirlerinin eşsiz öykülerini anlattıkları dünyaya yapılan aşkın bir yolculuk sunuyor. Bu harikulade ve zarif roman altın değerinde!”
—Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89c79749-a5b9-4acf-aebf-da406c30c619.jpg</image:loc>
            <image:title>Çakralar ve Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Ruhunuzu Hayvanlar Aleminin İçsel Enerjisiyle Keşfedin 
Yeryüzündeki tüm hayvanlar, insan dostları için bilgelik ve öğretici derslerle doludur. Bu yüzden bağlantı kurduğunuz hayvanlarla iletişiminizi geliştirmek hem ruhen hem de bedenen, zindeliğinizi geliştiren önemli ve bir o kadar da eğlenceli bir aktivitedir. İşte sizin için kitaptan birkaç örnek: 
 
Kalp çakranızda ayıyla bağlantı kuruyorsanız, iyileşme ve toparlanma dönemi için kendi mağaranıza dönmeniz gerekebilir. 
 
Kalbinizi açmak ve kabuğunuzdan çıkmak için desteğe ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda kalp çakrasındaki kaplumbağayı çağırın. 
 
Bilincin daha yüksek alemlerine yolculuk yaparken taç çakradaki kelebekle çalışın ve orada bulduğunuz güzelliklerle yeniden bağlantı kurun. 
  Bu kitapta, yedi çakranın her biri için elli hayvanın çakra yorumlarını göreceksiniz. Çakra bilgeliğini hayatınıza katabilmek için gerekli ipuçları ve tekniklerle birlikte size bu konuda rehberlik edecek kişisel dönüşüm hikâyelerini keşfedeceksiniz. Tüm bu içgörüler sizin için önemli olan hedeflere odaklanmanızın yanı sıra sizi geride tutan manevi yüklerinizi fark etmeniz için de eşsiz bir bakış açısı sunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3160d16e-1a1d-4e7b-934f-e377f96e62c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Çarlık’a Xelık</image:title>
            <image:caption>Roman, daha önce yayınlanmış olan “GÜNEYDEN KUZEYE DE’WÊ” ve “ARAS’TAN FIRAT’A KÖSEM” adlı iki romanın devamı olarak yazılmıştır. Kars-Erzurum arasındaki bölgede ve özellikle Sarıkamış’ın güneyinde yer alan Yoğunhasan (Karapınar), Başköy, Akkoz ve Karakurt köylerinde, 1828 sonrasından 1889 yılına kadarki günlük yaşam, tarihi hikâyeler formunda romanlaştırılmıştır. 
Romanda, Osmanlı döneminde öksüz ve yetim olan Halil’in, büyümesi, evlilikleri, sırasıyla ağa, tüccar ve hacı oluşu ve nihayetinde Rus idaresinde Halilov soyadını alışı, kendisinin Başköy’e başmuhtar, oğlu Hüseyin Ağa’nın Horasan nahiyesine müdür oluşu anlatılmış ve roman, yirmilerinde olan iki torununun, Çarlık döneminde arka arkaya öldürülmeleri ile son bulmuştur. 
Romanda da; Kürt, Türkmen, Yerli, Çerkez, Ermeni unsurların komşuluk ve yaşayışları, sürtüşmeleri, olaylara bağlı olarak gözler önüne serilmiştir. Özellikle Kürt Yoğunhasan ile Ermeni Başköy köylerinin, komşuluğu kapsamında yaşanan acı tatlı olaylar ele alınmıştır. Ayrıca 1828, 1855 (Kırım) ve 1877-78 (93 Harbi) Osmanlı-Rus Savaşları ve bunlara bağlı olarak yaşanan muhacirlik ile Kars’ın, 93 Harbi ile Rus egemenliğine girişi, romanın yaşam bölgesini ilgilendirdiği ve etkilediği kadarıyla gözler önüne serilmiştir. 
Romanda, genç, yaşlı onlarca kadına, farklı şekilde ve statüde yer verilmiştir. Berdel, kumalık, erken evlilik gibi hususlar gerçek olaylara bağlı olarak işlenmiştir. Hacı Halil Ağa’nın, birbirinden farklı, dört renkli evliliği ve hanımları, mümkün olduğunca öne çekilmiştir. 
Yazarın, bu romanın devamı olarak “Kurtuluştan Cumhuriyete Hüseyinzadeler” adlı romanının yazımı devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b2c619a-7ff2-4072-9526-a508213bce19.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Yollar Şuşa’ya Çıkar</image:title>
            <image:caption>Sevgili dostlar, tahminen kırk sene önce, burada babam durmuştu, bense o tarafta durmuştum. Ayazlı ve karlı bir havada Molla Penah Vâkıf’ın anıt mezarının açılış töreniydi. Bu açılıştan sonra 29 Temmuz 1982 tarihinde babamla beraber ikinci kez Şuşa’ya gelmiştim. O zaman Vâkıf Şiir Günleri festivali yapılıyordu. Bugün ise ikinci kez Vâkıf ’ın anıt mezarının açılış törenini biz yaptık. Vâkıf Şiir Günleri festivali yapıldığı zaman babam 59 yaşındaydı. Bugün ben de 59 yaşındayım. Bazıları bunun tesadüf olduğunu düşünebilir. Ancak ben burada büyük sembolik bir mana olduğunu düşünüyorum ve tarih tekrar ediyor. Artık Azerbaycan tarihinin kara sayfası geride kaldı ve biz yeniden nefes almaya başladık. Yaşasın Şuşa! Yaşasın Karabağ! Yaşasın Azerbaycan!” Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev   Bu Kitapta Şuşa hakkında ayrıntılı bilgiler olduğu gibi Vâkıf Şiir Günleri’nin tarihi hakkında yazılmış çizilmiş birçok yazı mevcuttur. Şüphesiz, Şiir Günleri, Ulu önder Haydar Aliyev’in adıyla bağlıdır ve bu festivalin Ocak 1982 yılına kadar uzanan bir tarihi vardır. Vâkıf’ın anıt mezarının açılış töreni o sene olmuştur ve tam 39 yıl sonra onun yeniden doğumu gerçekleşmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9cc1f22-5547-4c80-967e-56cdbafbbc57.jpg</image:loc>
            <image:title>Simizar</image:title>
            <image:caption>Işık ne zaman yenilir karanlığa, karanlık mıdır gerçek olan, ışık mı? Savaşları kıyamete kadar sürecek olan iki gölge midirler, birbirlerini yenemeyen? Onların bu kavgaları sürerken mevsimler değişir ama ne baharın baştan çıkarıcı uyanışı ne kışın uyuşturan ayazı ne sonbaharın delişmen rüzgârları ne yazın hararetli sıcakları arasına karışan tekinsiz sevgiliye benzeyen yağmurları bu savaşı durdurabilir, olsa olsa fanilere gerçeği unutturan rüyalar olarak devinimleri sürer gider. 
Bu hercümerç arasında dünyanın neresinde olursa olsun benzer çığlıkları duyulur kadınların. Benzer gölgelerde kalır, karanlıklarda boğulurlar… 
İsimler değişirken hikâyeler hep aynıdır. Gölgelerde kalan, ışığın karanlığında boğulan tüm kadınlara selam olsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca94b0a-6a85-4bb5-a9d9-752fbc2f951c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Politikalarının Terminolojisi ve Temel Sorunları</image:title>
            <image:caption>Bazı kavramlar bize hizmet etmek yerine kararsızlığıyla bizi hedefimizden uzaklaştırır. Güçlü bir kelime, sorunları ele almamız için başvuracağımız bir araç olmaktan çıkıp bize kendi dünyasını inşa ettiren bir zorbaya dönüşebilir. Kültür alanında kullanılan birçok kavram böyle şaşırtmacalarla yüklüdür. Onları tanımlamak da bu riskin bertaraf edilmesi için yeterli olmayabilir. Sadece sözlüklere bakarak onların kilitlerini açamayız. Ne var ki çalışmalarımıza devam etmek için bir anlamdan ve bir kapsamdan yola çıkmak zorundayız. 
Bu kitap, kültür ve kültür politikaları tartışmalarında kullanılan terminolojiyi kişisel bir deneyimin çerçevesinde ele alıyor. İçeriğinde bilindik tanımlara ve açıklamalara yer verildiği gibi özgün yorumlar da öneriliyor. Kitabın ana odağı kavramlardır. Öte yandan, karar vericilerin, kültür alanında faaliyet gösteren kuruluşların ve ilgili bireylerin gündeminde olan ancak bir türlü çerçevesi çizilemeyen bazı sorunların anlaşılmasına da katkı sağlamayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f49a26-7608-499e-8eb0-b75123544de9.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut - 4</image:title>
            <image:caption>UMUT- 4 Umut Öyküleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6baa21fe-9806-4b04-881f-183408c9a0fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Indigo McCloud’un Çok Tehlikeli Kız Kardeşleri</image:title>
            <image:caption>Indigo McCloud’un kız kardeşi Şeftali, kasabadaki yetişkinlerin gözde çocuğudur; güzel, altın saçlı, nazik ve büyüleyici. Ancak Kunt’un çocukları daha iyi bilir ki aslında Şeftali ve kız kardeşleri istedikleri şeyi elde etmek için hiçbir şeyden çekinmeyen birer zorbadır. 
Bu, Indigo’nun kız kardeşlerini durdurma mücadelesinin hikâyesidir. Kunt’un çatılarından atlayarak kız kardeşlerinin kötü niyetli planlarından bir adım önde kalmaya çalışır - ancak bu macerada 437 aç kaz, klozetlerden oluşan bir çığ, köri soslu gazlar, beceriksiz polisler, saldırgan yılan balıkları ve garip çoraplar giymiş tehlikeli bir kötü adamla uğraşmak zorundadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2869f630-898f-48c3-bb1c-9fae40334330.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne Türkiye’nin Eğitim Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Eğitim politiğimizin üzerine temellendirildiği paradigma nasıl ortaya çıktı? 
Eğitimimiz tarihsel süreçte nasıl gelişti ve sistemleşti? 
Bu süreç, eğitime “milli” bir nitelik kazandırabildi mi? 
Mevcut eğitim sistemimiz, toplumsal barış ve kalkınmayı üretecek insan niteliklerini kazandırabiliyor mu? 
Fonksiyonel bir eğitim reformu için nasıl bir politika vizyonu ortaya konulmalı? 
İşte bu kitapta, Türkiye’nin eğitim hikâyesi, geçmişi ve bugünüyle; mevcut tartışmaların ötesinde, farklı bir çerçevede sorgulanıyor, eğitim politiğimizin somut göstergelerinden hareket edilerek bir durum muhakemesi yapılıyor. 
Kitapta, ülkemizin yüzyıllık sürecinde, her ne kadar modernleşme ve kalkınma bir eğitim problematiği olarak görülmüş ve kalkınma planlarında eğitime atıflar yapılmış olsa da; kurulu eğitim düzeninin zihniyet temeli itibarıyla hiç sorgulanmadığı, her çözüm girişiminin, eski zihniyetle yeni makyaj çözümler üretme çabasından, problemin bizatihi kendisine; sebeplerine değil, sonuçlarına, semptomlarına müdahaleden öteye geçilemediği ortaya konuyor. 
Ayrıca sadece mevcut eğitim sisteminin eleştirisi ile yetinilmeyerek; insanı ve varlığı bir bütün olarak ele alan ve yeni bir bilgi ve bilim anlayışı ile ahlak, fazilet ve dürüstlüğün millî inanç ve kültürel dinamiklerini de fonksiyonel bir şekilde müfredata dâhil eden bir eğitim sisteminin nasıl yapılandırılabileceği konusu etraflıca sorgulanıyor. 
Bu itibarla elinizdeki kitap, insan yetiştirme süreçlerini, kültür ve eğitim boyutunda, eğitimin kültürel paradigması ve bilgi kuramı açısından ele alması ve bu temelde öngördüğü çözümlerle mevcut çalışmalardan farklı ve orijinal bir yaklaşım gösteriyor. 
Kitabımız, ortaya koyduğu analizler ve somut verilerle, eğitim sistemimizi yapılandırma iradesine sahip makam ve kurumları yeni bir eğitim politiğin geliştirilmesi doğrultusunda tahrik eder ve bir kıvılcım çakarsa amacına ulaşmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42e7ddb9-c264-4fb7-a66a-7ccffebac58b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gözlü Tilki</image:title>
            <image:caption>Siz hiç Mavi Gözlü Tilki gördünüz mü? Peki, bu tilki bir çiftlikte tavuklar ve köstebekle neler yaşamış? Neler neler... Hangisi daha kurnaz? Kim kime ders vermiş? Bu olanları filozof kaplumbağa nasıl yorumlamış? Çok keyifli ve heyecanlı bir macera...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37543dcb-c3f5-4c06-94d4-582b88b7eabf.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönlümdeki Güz</image:title>
            <image:caption>Gönlümdeki Güz’de yer alan öykülerinde Feridun Andaç okuru yepyeni duygu yolculuklarına çıkarıyor. Bir yere, bir zamana, bir düşe dönük bakışında ânların, durumların insan öykülerine sinen gerçekliklerini yansıtıyor. “Yeni söz”ün ardında bir anlatıcının öyküdeki bakışını, anlatım biçimini öne çıkaran metinlerin dokusunda yer alan yaşanmışlık duygusu zaman tanıklıklarını da içeriyor. Öykünün zamanından sözün ve sesin duygu zamanlarına dönük bellek yolculuklarına çıkarıyor okurunu Feridun Andaç. 
 
“Özcesi şu; öykü her ân, her yerde karşınıza çıkar, siz de o ânın imgesi/ duygu tınısı ve düşünce iksiriyle oturur yazarsınız. Öykü yazmak, bence, ‘özel’ bir durum gerektirmeyen anlatıdır. Denemeye, şiire yakın durması da bundandır. Her ân her yerde karşınıza çıkabilecek gerçeklik duygusuyla size kendini gösterir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c75f3f9f-09c8-4f19-b33f-654be3d2cf0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Ve Renk</image:title>
            <image:caption>Her gezegen ayrı bir renk, ayrı bir nota. Sanat, yaşamı güzelleştiriyor. Yaşam bizi sanata davet ediyor. Biri müzisyen, biri ressam iki arkadaştan Işık ve Renk’ten size bir davettir bu... Arkadaş olup onlara katılalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34953b77-a3aa-41d1-b8ba-62bf3c29237a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sisi’nin Sihri</image:title>
            <image:caption>Sisi’ nin dedesi ünlü bir sihirbaz. Bir gün aniden kaybolur. Ama Sisi bunu kabullenemez, rüyaları ve ayna da ona yardım eder. Bakalım Sisi dedesini bulabilecek mi? Heyecanlı bir macera sizi bekliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b83f20cb-3546-4a62-93aa-6d16dae8b156.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülkenin Renkleri</image:title>
            <image:caption>ÜÇ KEYİFLİ MASAL ÜLKENİN RENKLERİ Bir yere ait olmak, orayı sevmek ne demektir? İyi bir liderlik nasıl olmalıdır? BEYAZ GÜVERCİN “Güven”, dostlarla kurulan bağlardaki en önemli duygudur. Kuşku ise kötücül olduğunda çok tehlikelidir. ÇOBAN KIZ Arkadaşlık, sevgi ile büyür, duygudaşlık ise onu sonsuz kılar. Birbirini anlamak çok değerlidir. Yaşama dair üç sıcacık masalla baş başa bırakıyoruz okurlarımızı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f0e1aa-c2f2-43e9-9995-b6e8c965fb02.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuzak Kapı</image:title>
            <image:caption>Işık söndü, nefes kesildi, ateş büyüdü, su bulandı. Gerçek, zincirini koparıp bir boyut daha kazandı. Herkes kapan oldu, her yer kapı. Geçmiş, zehir gibi yayıldı dehlizlerine zihnin. Sonra bir sır, sonra bir düğüm, sonra bir tuzak. 
Tuzak Kapı, on yıl önce çıkan bir yangının gerçek sebebini, okuru karanlık labirentlere sokarak anlatıyor. Dreda Say Mitchell, içine düşenin kurtulmak istemeyeceği bir ağ misali ördüğü kurgusuyla yeni eserlerini bekleyeceğiniz yazarlardan olmaya en yakın aday. 
“Ölü atölye kızları mı ağlıyordu şimdi? Bunu hayal ediyorum. Veya rüya görüyorum. Bu tarafla akıl sağlığının öte tarafı arasında ince bir çizgi var. Ben o çizgiyi geçtim. Yıllar içinde çok fazla kötü şey oldu. Çok fazla stres, çok fazla gerginlik, çok fazla suçluluk duygusu ve çok fazla acı. Her şeyin çok fazlası. Katlanabileceğimden daha fazlası. Farkına varmadan o çizgiyi aştım. Veya belki de her şeyin gerçek olmadığı hâlde gerçekleştiği yerdeyim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e017956a-3d6c-4fa8-a854-c38453f3b8d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Barışa Davet - Kurşun Asker’in Utancı</image:title>
            <image:caption>Barış, davet edilmesi gereken bir kavram mı? Savaşlar gerekli mi? Kazanılmış zaferler gücün göstergesi mi? Kahramanlarımız Sevgi ve Barış, “ Savaşa Hayır!” diyor Kurşun Asker utanıyor, Palyaço Tıkırmıkır’ ı hatırlıyor. Eğlenceli, müthiş bir anlatı, Barış’a Davet! Soluk soluğa okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c581bbf7-a9e6-4adf-9a86-c3679aeca624.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Ailenin Bir Hikayesi Vardır</image:title>
            <image:caption>Neden bazı aileler zorlukların üstesinden gelirken diğerleri dağılır? Aileler zor geçiş dönemlerini birlikte nasıl atlatabilir? Ailelerimiz bizi neden bizi zora sokar? Küçük değişiklikler bile ilişkilerimizi nasıl büyük ölçüde iyileştirebilir? 
 
Bu Da Geçecek’in yazarı Julia Samuel, Her Ailenin Bir Hikâyesi Vardır’da farklı kuşaklardan çeşitli ailelerle yaptığı seanslardan yararlanıyor. Sekiz vaka çalışmasıyla kayıp, evden ayrılma, ayrılık ve üvey ilişkilere kadar bir dizi ortak sorunu analiz ediyor. Aslında ne kadarının kalıtsal olduğunu ve birlikte yüzleşme yapıldığında ne kadarının iyileştirilebileceğini gösteriyor. 
Bu kitap, travma ve zorlukların ortasında bağışlama, umut ve sevgi hakkında unutulmaz öyküler anlatan dokunaklı ve güven verici bir meditasyondur. 
 
“Esaslı, zeki, nazik.” Alain de Botton 
“Julia&apos;nın çalışmalarının büyük bir hayranıyım.” Elizabeth Day 
“Bunu okuyan herkes derin bir şeyler öğrenecek.” Dr. Rachel Clarke 
“Tüm aileler için canlı bilgiler sunan bir kitap.” Kathryn Mannix 
“Yazdığı her kelimeye bayılıyorum.” Cathy Rentzenbrink 
“İlgi çekici, bilgilendirici ve çok iyi yazılmış.” Philippa Perry 
“Bilgelik külçeleriyle dolu.” Jackie Annesley, Sunday Times 
“Sürükleyici, cömert... bir raf dolusu ders kitabına bedel mükemmel tavsiyeler.” Bel Mooney, Daily Mail 
“Aile ilişkilerini daha iyi anlamak için son derece önemli ve şefkatli bir kitap. Şiddetle tavsiye edilir.” Liz Earle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3cb698-ede3-44f8-af13-fbfbaf1bff49.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülmece Tozu - Buz Kestiren Espriler</image:title>
            <image:caption>Gülme eylemi, olağan bir durumun aniden bozulmasıyla gerçekleşen bir durum olarak açıklanıyor beyinle ilişkilendirilince. Ayrıca vücudumuza iyimserlik, mutluluk veren hormonları harekete geçirdiği de kanıtlanmış başka bir gerçektir. Bu nedenle gülmece yaşamın uygun olan her anında olmalıdır. Soğuk espriler de uygun olduğu ortamlarda yapıldığında gergin ya da mutsuz ortamların dağıtılmasına yardımcı olur. Mizah her zaman, dil ve kişisel gelişime katkı sağlar. Buz kestirip çok güldüreceksiniz. O zaman... HER GÜN BİR KAŞIK GÜLMECE TOZU SAĞLIĞA İYİ GELİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bdaba2b-9a33-4b8f-99ed-17ef1a48d9a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Kokusunun Sesini Duyan Nezihe Meriç</image:title>
            <image:caption>Gül Kokusunun Sesini Duyan Nezihe Meriç, Ülker İnce’nin Nezihe Meriç anlatıcılığına yakından bakış denemesidir. Bir yazarın edebî dünyasına, yaratıcılığının kaynaklarına dönük monografik çalışmanın içerdiği anlam bir dostluk yakınlığının getirdiği tanıklığı da içermesidir. 
“1950 Kuşağı”nın bu öncü kimliğinin anlatı evrenine dönük okumalar için bir başlangıç kitabı olarak da nitelendirebiliriz Ülker İnce’nin Gül Kokusunun Sesi’ni. 
Nezihe Meriç’in öyküleri ve öykücülüğü üzerine bir şey söylemek isteyenler bunları da bilsinler istiyorum artık çünkü şimdi anlıyorum ki ben bu yazıları hiçbir ön düşüncem olmadan ya da edebiyat ortamında dolaşımda bulunan değerlendirmelerden hiç etkilenmeden yazmışım, hazır bir soruya yanıt aramak gibi bir şey yokmuş kafamda; örneğin, “Nezihe Meriç kadın sorununa acaba nasıl yaklaşıyor?” dememişim ya da, ne bileyim, “o dönem yazarlarının önemli izleklerini Nezihe Meriç’te de görüyor muyuz acaba?” dememişim ya da “Nezihe Meriç’in Türk öykücülüğündeki ya da öncü kuşak içindeki yeri ve önemi nedir?” dememişim. Metinlere gözlüksüz bakmışım, bu ne kadar olanaklıysa. Gözlükle bakmak her zaman iyi değildir çünkü. Hele gözlük renkliyse gerçek renkleri görmenizi engelleyebilir. 
Ülker İnce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48bcb5ec-21e0-4486-986f-cc795a13c583.jpg</image:loc>
            <image:title>T Oyunu</image:title>
            <image:caption>O gün Genç Kalemler Ortaokulunda panik ve heyecan yaşanıyordu çünkü okul, Müfettiş Derman Derttenanlar tarafından denetleniyordu. Derman Bey ilk olarak Metinler Sınıfı’na girdi ve ders sırasında öğrencilere, telefonlarında oynayabilecekleri bir oyundan söz etti: T Oyunu. 
Müfettiş, reklam seçeneklerine basmamaları konusunda onları uyarmıştı ancak üç öğrenci dikkatsiz davranıp bastı ve bir anda kendilerini T Oyunu’nun içinde buldular. Üstelik hafızalarını kaybetmişlerdi. Böylece Metinler Sınıfı’nda, arkadaşlarını T Oyunu’ndan kurtarmak üzere zorlu bir mücadele başladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2453477b-30a3-4b08-8406-82a9ba70fc07.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeklik”le Zehirlenmiş Erkek</image:title>
            <image:caption>“Erkekliğe dair sakıncalı fikirlerle boğuşan bir dünyada, “Erkeklik”le Zehirlenmiş Erkek aciliyetle ihtiyaç duyduğumuz bir can simidi. Bilgelik, kırılganlık, güven ve eğlenceyi aynı anda içinde barındıran bu eser birçok hayatı özgürleştirecek, sayısız ilişkiyi kurtaracak ve hepimizi daha yüksek seviyelere taşıyacak.” —Glennon Doyle, New York Times bestseller yazarı   Derdi “erkeklik” olan bu sayfaların yazarı Justin Baldoni bir araştırmacı ya da akademisyen değil. Başarılı bir oyunculuk kariyerine ve görece iyi bir hayata sahipken kendi erkekliğiyle ve erkekliğinin imtiyazlarıyla yüzleşmeye kalkışmış birisi. “Erkeklik”le Zehirlenmiş Erkek’te yapmaya çalıştığı şey de bu. Samimi bir çabayla girdiği serüvenini anlaşılır bir dille okuyucuya aktarıyor. Yine de elimizde bayağı bir hatırat yok. Sistemli, insicamlı bir toksik maskülenlik reddiyesi var. Günümüzde toksik maskülenlik azalmıyor, aksine daha da biti kanlanıyor. Redpill muhabbetleri, alfa/sigma erkek literatürü muhtelif internet kuytularına has anlam haritaları değil artık. Haliyle, böyle bir zamanda bu gibi kitaplara hiç olmadığı kadar çok ihtiyaç var. “Erkeklik”le Zehirlenmiş Erkek, kendi erkekliğiyle mücadele etme cüretini gösterebilen erkeklerin kitaplıklarında kendine yer arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95e75b6-32e6-4e75-9a93-9ad209f48d15.jpg</image:loc>
            <image:title>Renksiz Cilt 1 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>DÜNYA BÜYÜK BİR GÜNEŞ PATLAMASIYLA BÜTÜN RENKLERİNİ KAYBETTİ. 
 
İnsanoğlu başkalaşım geçirip büyük gerileme yaşadı. 
Eski dünyayı geri kazanmanın anahtarı ise renklerin gücünde ve bir kızda saklıdır. 
Dünyada kalan renk parçacıklarının büyük güç barındırdığını bilen ve bu alanda araştırmalar yapan Avidia, &quot;Kızı&quot; korurken bir yandan da renklerin gücünü eline geçirmeye çalışan tarikata kafa tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86b37e9f-6cc1-4ba8-a31e-4d548d8592e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Temaslı ve Temassız Sporcuların Denge, Reaksiyon Zamanı ve Çoklu Zeka Becerilerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Mücadele Sporu ve Temassız Spor 
2.1.1. Spor katılımının gelişimsel modeli (DMSP) 
2.2. Denge 
2.2.1. Proprioseptif sistem 
2.2.2. Vizüel sistem 
2.2.3. Vestibüler sistem 
2.2.4. Denge çeşitleri ve ölçüm metodları 
2.3. Reaksiyon Zamanı 
2.4. Zeka 
2.5. Mücadele Sporu ve Temassız Sporda Denge, Reaksiyon Zamanı ve Zeka Araştırmaları Literatür İnceleme 
3. YÖNTEM 
3.1. Araştırmanın Kapsamı 
3.2. Araştırmanın Sınırlılıkları 
3.3. Araştırmanın Konusu 
3.4. Araştırmanın Amaç ve Önemi 
3.5. Araştırma Modeli 
3.6. Çalışma Grubu 
3.7. Veri Toplama Araç ve Teknikleri 
3.7.1. Bilgisayarlı dinamik postürografi (BDP) 
3.7.2. Flamingo 
3.7.3. Y denge testi 
3.7.4. Reaksiyon zamanı ölçümü 
3.7.5. Çoklu zeka ölçeği 
3.8. Verilerin Analizi 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
5.1. Statik ve Dinamik Denge 
5.2. Denge, Reaksiyon Zamanı ve Zeka 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5005c338-3e7f-4be8-b1ec-e729dcedc0f2.jpg</image:loc>
            <image:title>2000&apos;lerden Sonraki Popüler Türk Romancılığının &quot;Araçsal&quot; Görüntüsü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
2000’LERDEN SONRA POPÜLER TÜRK ROMANLARININ “ARAÇSAL” GÖRÜNTÜSÜ 
1. Popüler Kültür ve İşlevselliği 
2. Popüler Kültürün Araçsallaşması 
3. Popüler Kültür, Edebiyat ve Roman 
4. 2000’lere Kadar Popüler Türk Romancılığı 
5. 2000’lerden Sonraki Popüler Türk Romancılığı 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
2000’LERDEN SONRA POPÜLER TÜRK ROMANLARININ “ARAÇSAL” GÖRÜNTÜSÜ 
1. Popüler Siyasi Romanlar 
1.1. Şu Çılgın Türkler’in Araçsal Görüntüsü 
2. Popüler Dinî Romanlar 
2.1. Aşkın Gözyaşları Tebrizli Şems’in Araçsal Görüntüsü 
3. Popüler Polisiye Romanlar 
3.1. Bab-ı Esrar’ın Araçsal Görüntüsü 
4. Popüler Aşk Romanları 
4.1. Aşk’ın Araçsal Görüntüsü 
 
5. Popüler Tarihî Romanlar 
5.1. Bozkırın Sırrı Türk Peygamber’in Araçsal Görüntüsü 
6. Akademisyen Romancılar 
6.1. Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk’ın Araçsal Görüntüsü 
7. Popüler Kadın Romanları 
7.1. İki Genç Kızın Roman’ının Araçsal Görüntüsü 
8. Popüler Savaş Romanları     
8.1. Metal Fırtına’nın Araçsal Görüntüsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2d06e8-9b27-4b53-b4d4-e76b82938805.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Kültür ve Hedonik Tüketim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
KÜLTÜR VE TOPLUMSAL KÜLTÜR 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
TÜKETİM VE HEDONİK TÜKETİM 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ARAŞTIRMA 
TOPLUMSAL KÜLTÜRÜN HEDONİK TÜKETİM TARZINA ETKİSİNİN İNCELENMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc3af72e-4668-4b3e-88d5-9e0cf554e9a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Öğretim Öğrencilerinin Beden Eğitimi ve Spor Dersine Karşı Tutumları ile Kinestetik Zekaları Arasındaki İlişki</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1: GİRİŞ 
BÖLÜM 2: İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
BÖLÜM 3: YÖNTEM 
BÖLÜM 4: BULGULAR 
BÖLÜM 5: TARTIŞMA VE SONUÇ 
KAYNAKLAR EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76023c01-c84b-4b45-a3d6-6b247f2a8b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehrin İçinden Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şehir yaşamından gerçeküstü öyküler... Oscar ve ALMA ödüllü Shaun Tan&apos;in yazıp resimlediği Şehrin İçinden Öyküler, bir zamanlar hayvanlara ait olan doğal yaşam alanlarının yüzyıllar içerisinde insanlar tarafından nasıl zaptedilerek yapay habitatlara dönüştürüldüğünü gösteren alegorik bir eser. Günümüzün plansız büyüyen, kalabalık, kaotik şehirlerinden “seyirlik” manzaralar sunan sanatçı, tılsımlı sözcükleri muhteşem resimlerle bütünleyerek gerçeküstü bir dünyanın kapılarını açıyor.   Okurları eşsiz bir görsel şölene buyur eden kitap, varoluşunun çılgın tesadüfünü sorgulayan insanlar ile doğadan koparılışını hazmetmeye çalışan hayvanların birlikte yaşama olanakları üstüne düşündürüyor. Birbirimize tekrar tekrar, hep aynı hikâyeyi anlatıyoruz. Havalı finans mahallesindeki bir plazanın 87. katında yaşayan timsahlar, bütün şehre aynı anda konan kelebekler, yavaş dans hareketleriyle karanlıkta salınan salyangozlar, hayatını zindan ettiği insanlar tarafından mağlup edilen köpekbalığı, herkesin neşe kaynağı olan bir kedi ve çok daha fazlasının hikâyesi...  Shaun Tan, öykü ve şiir türlerini olağanüstü çizimler eşliğinde etkileyici bir anlatıya dönüştürdüğü Şehrin İçinden Öyküler&apos;de; yürümüş, yüzmüş, sürünmüş, tırmanmış, uçmuş onca şeyin arasından sıyrılıp kendi hükümranlığını kuran insanın “var olma” içgüdüsüyle yaptıklarını keskince eleştiriyor.    Okurlar, kâh yüzyıl önce şehirlerin yükünü çeken atların, kâh girdiği toplantı odasında yönetim kurulu üyelerinin hepsinin kurbağaya dönüştüğünü gören bir ofis çalışanının anlattıklarıyla irkiliyor, hayrete düşüyor!  Bir salgının belirtisi miydi ya da sistemdeki bozukluğun bir işareti? İlahi bir mesaj mıydı? Kaosa dair bir ders miydi? Ne demekti bu? Ne demek? Sahi, biz ne yaptık bu hayvanlara da hepsi günışığını delen binaların süslü “bekleme odaları”nda hayata nöbet duruyorlar âdeta?.. Oysa aybalığı en iyi gökyüzünde yaşar, öyle değil mi?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd539fbd-6039-4e42-92ca-0272c1eff891.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Kalmış Kitap</image:title>
            <image:caption>Mediha Berkes Esenel&apos;in doğumu Birinci Dünya Savaşı yıllarına rastlar. Orta, lise, Darülfünun (1933&apos;te İstanbul Üniversitesi adını alıyor) derken Chicago Üniversitesi. İkinci Savaş baş göstermeden eşi Niyazi Berkes&apos;le birlikte Amerika&apos;dan Türkiye&apos;ye döner. Sosyal antropoloji eğitimini köy araştırmalarında kullanır. Köy Enstitüleri&apos;ne hayranlık duyar. Ancak bu araştırmalar dikkat çeker. Devletten para almadan yapılan bu çalışmaları acaba Moskova mı destekliyordu? 1940&apos;ların sağ eğilimli ortamında yaşam savaşı verir. Bu arada araştırma ve bilimsel üretimden kopar… ta ki elinizdeki bu kitabı yazana kadar. 
 
&quot;Ben küçük yaştan beri, Atatürk devrimlerini büyük bir coşku ile izlemeye alışmıştım. Türk kadınına en büyük desteği sağlayan Atatürk, kadınların Kurtuluş Savaşı&apos;nda vatan uğruna ne büyük fedakârlıklarını görmüş, onların hiçbir alanda erkeklerden aşağı kalmayacağına inanmıştı.&quot; 
 
&quot;Ben köye Atatürk devrimleri ile yetişmiş, doktora düzeyinde araştırma yapan bir toplumbilimci ve eğitimci olarak gittim. Geniş anlamıyla amacım, Atatürk devrimlerinin köyde ne dereceye kadar benimsendiğini saptamak, köyün bu devrimlerin doğrultusunda gelişmesine yardım edecek bilgileri toplamaktı.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14cd5923-83a7-43a6-a226-ce2d65ea8817.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağıtın Sonu</image:title>
            <image:caption>Ertesi gün ayrılacak buradan. Kız öğrenci yurduna alındığına dair belge elinde. Veda edercesine bakıyor mahalleye, sadece oraya değil, dört yüz kilometre uzaklıktaki amca evine ve çocukluğuna da veda ediyor. Bundan böyle belki sadece misafir olarak gelecek buraya. Ülkenin İngilizce eğitim veren en iyi üniversitelerinden birini sanki zekâsı ve çalışkanlığıyla kazanmamış da, başkalarınca kendisine bahşedilmiş bir şeyi sesini çıkarırsa hemen yitireceği duygusunu da yaşamayacak artık. Salona serilen yer yatağına herkesten sonra girmeyecek, sabahları herkesten önce ayağa kalkmayacak, sessizce evin işlerine yardım etmeyecek, sessizce çıkmayacak evden ve aynı sessizlikle geri dönmeyecek bundan böyle bu eve. 
 
Fatma yıllar sonra ülkesine geri döner. Döndüğü yer çocukluğunun uzak kenti İstanbul’dur. Kayıp parçalarını burada bulabilecek mi? Yarım kalan aşkları tamamlaması, çocukluğun soğuk ülkesinde elini bırakıp giden annesine sığınması mümkün müdür? Fatma yeni bir yaşama doğru yol alırken başka kentlerin parçalarını başka denizlerin sularıyla birleştirecek. Belki de ağıtın sonu hiç gelmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3217831-3f74-4192-b320-75c0b612f86a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güven En Değerli Servet</image:title>
            <image:caption>“Evet; en değerli servet, güven kazanmak. 
Bu ‘Bana güvenin’ demekle olmaz. Güven, zamanla oluşur; insanın ismiyle bütünleşir. Güveninizin sarsılmasına yol açtığınız an, isminize ihanet etmiş olursunuz. Oysa, buna hiç kimsenin hakkı yok. Peki, güven nasıl sarsılır? 
Önce; verilen sözden vazgeçerek. 
Sonra; bir ürün imâl ediyorsanız, kaliteyi düşürerek... 
Mutlu ve huzurlu yaşamak istiyorsanız, size duyulan güveni, daima gözünüz gibi korumanız gerekir.” 
-Asım Kibar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ac729bf-d2d3-4887-817b-cd7018996225.jpg</image:loc>
            <image:title>Temmuz Çocukları</image:title>
            <image:caption>“Bekliyorum, bazen eylemsizliğime şaşarak bekliyorum, bazen içimdeki öteki benleri parçalaya parçalaya anlamaya, bazen inkâr ede ede unutmaya çalışarak ama hep bir şeylerin değişeceğine inanarak bekliyorum. İçimde bambaşka bir dile damıtarak anlatılabilecek binlerce hikâye taşıdığımı zannediyorum bazen. Hikâye mi bunlar, anlatıp kurtulma isteği mi, bilmiyorum.” 
 
Soğuk bir yılbaşı akşamı, Ankara’da hayatı ve aşkı kavramaya çalışan Aysu ve Almanya’nın karla kaplı bir kentinde yaşayan ailesi. Çalan ve cevaplanmayan telefonlar. Yasak bir aşkın ve geçmişteki kararların göçmen bir ailenin üzerindeki uzun gölgesi. 
 
“Göçmen edebiyatının üstüne kalın bir çizgi çekiyor Menekşe Toprak; hiç sızlanmadan, gurbetten yakınmadan ve kimseyi yargılamadan… Yaşamlar, yaşananlar, kişiler üzerinden oluşturuyor romanın kurmaca dünyasını. Almanya’daki göçün getirip dayattığı huzursuzluğun, kültürel değişmelerin, boşluğa düşen ve kimliklerini arayan gençlerin dünyasına ışık tutuyor Temmuz Çocukları.”  
-Gültekin Emre</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692e6cbd-e3f4-4376-bb0d-c40dab2a1fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaynak</image:title>
            <image:caption>“Dr. Tara Swart’un yazdığı Kaynak kitabı, evrensel gerçekleri bilimin titizliğiyle buluşturuyor ve Çekim Yasası’nı ikna edici bir biçimde açıklıyor.” Dr. Deepak Chopra 
 
Dünyada ilk kez MIT öğretim üyesi bir sinirbilimci, insanın kendini keşfetmesi için etkili bir araç olan Çekim Yasası’nı destekleyen bilimi açıklıyor. 
 
Birçok kişisel gelişim kitabı Çekim Yasası doğrultusunda zihnimizi yeniden şekillendirerek kaderimizi değiştirebileceğimizi söyler. Milyonlarca insan, görselleştirme ve dışavurum sistemlerini kullanarak sağlık, başarı, aşk, arkadaşlık ve zenginlik elde ettiler. Fakat Çekim Yasası gerçekten işe yarıyor mu? Daha da önemlisi, hayatımızı tamamen değiştirebilecek bu düşünce sistemi herkes için geçerli olabilir mi? 
 
MIT öğretim üyesi, psikiyatrist ve sinirbilimci Dr. Tara Swart sinirbilim ve davranışsal psikolojideki son gelişmelerden yararlanarak, kendimizi sınırladığımız davranışlarımızdan kurtulabileceğimizi ve gerçek kişiliğimize ulaşabileceğimizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c2787f-5b49-4699-97a8-b643120b867c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünme ve Yazma Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Yaratıcılık, günlük yaşamdan bilimsel çalışmalara kadar uzanan geniş bir alanı içine alan bir yetenektir. Yaratıcılık için önce hayal etmek gerekir. Düşünme Atölyesi kitabında özgürce hayal edip yazmanız ve çizmeniz için bir dolu yaratıcı etkinlik alıştırması bulacaksınız. Düşleyin, düşünün ve tasarlayın. 
Kendinizi kendinizce ifade edeceğiniz çokça eser üretin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b13d85-9d34-437b-89c4-f13068d42806.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz Babam</image:title>
            <image:caption>“İlginç bir adamdır babam. Tepkilerini tahmin etmek çok zordur. Mutlu bir habere kızabilir, kızılacak bir duruma gülümseyebilir. Bazen çok ciddi bir babayken bazen benden daha çocuk olur. Evde pek sıkılmam çünkü babamla oyunlar oynar, birlikte haylazlık yaparız.” 
 
Nilay ve ailesi ilk kez çadır kampı yapmak üzere Çubucak’a yola koyulurlar. Nilay, annesi, babası 
ve minik kardeşi beraber kamp hayatını keşfederlerken birbirinden eğlenceli maceralar yaşayacaklar. Özellikle de Nilay’ın haylaz babası tüm çevresini kahkahalara boğacak! 
 
Rengin İpek’in kaleminden aile, doğa ve dayanışmaya dair sevgi dolu bir çocuk romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a70b01f7-1a5b-4784-9a8e-3fc94e191ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Arabalar Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Cesur, hızlı ve çok heyecanlı! Arabaları boya kalemlerinle renklendir, resimlerini çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a453b907-debc-46c4-865b-86a64d676ebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Enayinin Portföyü</image:title>
            <image:caption>Batı Yarıküre yalnız ABD’den oluşuyormuş (...) gibi yazdığım için özür dilerim. Yaratıcı yazarlık derslerinde öğretilen ilk kural şudur; bence de iyi kuraldır: Bildiğinizi yazın.

Kurt Vonnegut, Enayinin Portföyü’nde bildiğini yazıyor. Kısa, alaycı ve karanlık bu altı kısa kurgu öykü ile bir kurgudışı makale, Vonnegut’un hicvini ve hayatın müstehcen anlamsızlığını kusursuz bir şekilde tanımlıyor. En iyi romanlarında olduğu gibi bu kitapta da Vonnegut, bizleri insan ruhunun en karanlık köşelerine götürüyor; ince zekâsı ve mizahıyla daha muhteşem varlıklar olma potansiyelimizi hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e4eadeb-d95e-4b64-aef8-a8a767146b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kül Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Kül Mevsimi, algıları altüst olmuş, gerçekliği ve tüm doğal güzellikleri yitip gitmiş modern dünyamızda toplumun son umudu olan bal rengi bir kızı anlatıyor:

Adı Hüzün.
 

Küllerinden doğmaya çalışan bu hikâyede ona ömrü boyunca sevgiye hiç rastlamamış, değersizlik kaderi olmuş bir adam eşlik ediyor:
Adı Cezmi.

Bilinenin ötesine uzanan, insan olmanın köklerini sorgulayan ve modern kusurlarımızı büyülü gerçekçi bir anlatımla eleştiren Kül Mevsimi, alevler içinde kalmış bir toplumun yeni bir umuda yolculuğu…
Onca dikenine rağmen gülleri özünden koparan sen,
hangi mevsimin gülüsün?
Her şey yanıp yok olduğunda akıllarda artık tek bir soru kalır:
Sen neyin külüsün?

Fatih Onaydın, toplumun en sert gerçekliklerini bile masal tadında anlatırken, bizleri yaşadığımız zamanın aynasına bakmaya davet ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1f2f741-786c-4b82-8a2d-3ebe20d9c3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmecelerle, Bulmacalarla Kentini Keşfet: Bodrum</image:title>
            <image:caption>Dünyanın yedi harikasından birinin Bodrum’da olduğunu biliyor musun? 
 
Bodrum’un müzeleri ve ören yerlerinin nerede olduğunu biliyor musun, hangilerini gezdin? 
 
Bodrum’un denizlerindeki canlıların isimlerini biliyor musun? 
 
Bodrum’un otlarını sayabilir misin? 
 
Bodrum mandalinasından neler yapıldığını söyleyebilir misin? 
 
Bir zamanlar un öğütülen yel değirmenlerinin öyküsünü biliyor musun? 
 
Bodrum’un meşhur teknesi gulet hakkında ne biliyorsun? 
 
Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın Bodrum’a kazandırdığı ağaçları biliyor musun? 
 
Bodrum’un birbirinden güzel koylarını sayabilir misin? 
 
İşte elindeki bu kitap hem bu soruları yanıtlıyor hem de bilmece ve bulmacalarla eğlendiriyor. 
 
Keyifli okumalar, iyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a92409c-8fe6-4027-9edf-a16f9121bec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Enkaz ve Parıltı</image:title>
            <image:caption>Mültecilerin çantasından, dilsiz deneyimlerden, sokakları geri isteyen politik mücadeleden, kent hakkı tanınmayanlardan, anayasal şiddetin ekonomi-politiğinden, paçavra toplayıcısı bilim insanlarından ve kötümser bir umudun yeşerteceği dünya inancından dem vuran bu derleme, bize Walter Benjamin’in çağdaş düşünce için önemini ve sahip olduğu epistemolojik ve metodolojik imkânlarını hatırlatıyor. Fragmanlardan, montajlardan, alıntılardan ve şoklardan oluşan epistemolojisi ve oyalanmanın, düş görmenin, uyumanın ve uyanmanın imkânlarını kullanan metodolojisi, egemen bilim ve tarih anlayışının normallerine karşı mücadele eden her varoluşun bakışına da yârenlik edebilme potansiyelini haiz. Aynı zamanda, ikilikleri bağdaştırmaktan ziyade aralığı kat eden, akademinin ve bilimin aralığından geçmeyi değil de onu tahriş etmeyi, süreklilik gibi görülen bu aralıktaki iktidar ilişkilerinin dönemeçlerini ve kopuşlarını fark eden, yani aralığı kendisine dert edinen ve onunla konuşan bir felsefenin imkânını da müjdeliyor. İşte bu kitap, modernitenin iki’sine sığmamış bu düşünürün hem yaşamındaki hem de düşüncesindeki arada-kalmışlığıyla, bizi genişlemeye teşne disiplinlerarası bir çatlaktan içeriye buyur ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c1379c-73d0-47ea-9ceb-4113c4ad0ba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Refah Ve Atılay Faciaları Denizaltı Filosu Tarihi</image:title>
            <image:caption>Denizaltıcı ve Kaderi
     “Halk arasında sıkça kullanılan bir tabir vardır. ‘Kaderin önüne geçilmez.’ Bu inancın bir tek istisnası vardır, o da ‘denizaltıcılık mesleği’dir.
     Dünyada denizaltıcılar kadar kaderine karşı gelen, bilgisi, yeteneği ve gücünün son noktasına kadar onunla mücadele eden başka bir toplum yoktur.
     Denizaltıcılar hava kaçıranlar açıldığı andan itibaren kaderi karşılarına alırlar. Sualtında geçen her saniye, her saat ve her gün en yüksek teyakkuz seviyesinde kaderin bir şekilde kendilerini alt etmemesi için mücadele verirler.
     ‘Gemi 60 kademde (14,5 metrede) seyre ayar edildi.’
     ‘Yangın kontrol altına alındı, dairede duman var…’
     ‘Baş torpido dairesi tazyik altına alındı, suyun girmesi azaldı, yarayla mücadele ediliyor.’
     ‘Torpido kovanı terk etti, ön kapak kapandı.’
     ‘Batarya dairesine suyun girmesi önlendi, dairede klorin var.’
     Daha buna benzer yüzlerce raporun tek bir manası vardır:
     ‘Kaderimizi yendik, kontrol hâlâ bizde.’
     Bu demektir ki denizaltıcı, düşmanı (diğer deyişle kaderi) ile günlerce aynı yatakta koyun koyuna yatan ve asla silah taşımayan yegâne muharip kişidir. Bu muharip kişinin silahı, denizaltıcılık bilgisi ve yeteneği, silah arkadaşlarıyla olan karşılıklı güven ve dayanışması, soğukkanlı fakat zekice ve çabuk karar verebilme kabiliyetidir. Bu kadar mükemmel yetişmiş bir muharibin çok nadir de olsa kaderine yenik düştüğü anlar olabilir. Ancak her yenilgi, denizaltıcıya düşmanını daha iyi tanıma fırsatı verir. Denizaltıcı eksik olanı görür ve kendini yeniden donatır. Böylece kaderin denizaltıcılara karşı kullanabileceği jokerleri tek tek elinden alınır. Her kaybedilen mücadelenin sonunda denizaltıcı daha güçlü olur, düşmanı ise daha da zayıflar. Dileğimiz, kaybettiğimiz dostlarımıza üzülürken, onların kaybına sebep olan nedeni bulup derinlere daha bilgili ve güvenli olarak dalabilmektir…”
                                                           Emekli Amiral Atalay Yavuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fedcf1d-fc9b-4b19-85fd-11d05260c1f4.jpg</image:loc>
            <image:title>İnönü Ve Demokratlar</image:title>
            <image:caption>İttihat ve Terakki döneminden beri Türkiye’de çok partili sistem mücadelesi, daha çok iktidardaki ve muhalefetteki partiler arasında sürdürülmesine rağmen, siyasi mücadele aslında karizmatik bir lidere karşı bir parti mensuplarının mücadelesi şeklinde geçmiştir. Bunun ilk örneği Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularından İsmet İnönü’ye karşı Demokrat Partililerin mücadelesidir. 1945’te II. Dünya Savaşı gailesinden Türkiye’yi sağ salim çıkardıktan sonra, dünya şartlarının değişmesinin de etkisiyle çok partili sistemi yeniden başlatan Cumhurbaşkanı İnönü, 1946-1960 arası dönemde Demokratlar ile baharı çok az olan, daha çok fırtınalı geçen bir ilişki süreci yaşamıştır. Elinizdeki kitapta, inişli çıkışlı bu dönemin belgelere dayalı hikâyesi yer almaktadır.
“…varmak istediğim netice başlıca iki parti arasında temel şartın, yani emniyetin yerleşmesidir…” Cumhurbaşkanı İsmet İnönü-12 Temmuz 1947
“Yeni bir taktik olarak mütemadiyen şiddetten bahsolunmaktadır. İnsaf edilsin, kim kime şiddet göstermiş ve baskı yapmıştır? Kim kime baskı yapmağa ve şiddet göstermeğe muktedirdir?” Celâl Bayar-2 Ekim 1949
“Aramızdaki farkı bilelim, biz mutlakıyetten bugüne geldik. Siz ise bugünden mutlakıyete gidiyorsunuz…” İsmet İnönü-27 Haziran 1956</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2209e4e-09b6-429e-801b-7ea8613a060f.jpg</image:loc>
            <image:title>One Punch Man - Tek Yumruk 23</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. 
 
  Narinki&apos;nin paralı askerlerini, DO-S’nin büyüsünün etkisinden kurtaran Samuray Delgi, Nonoş Sansar ve Iaian kaçış planları yapar. Ne var ki Şeytan afet seviyesindeki Şeytan Uzun Saç denen canavar, onlar kaçamadan ortaya çıkar ve kahramanlar bu güçlü canavarla şiddetli bir kavgaya tutuşurlar. Diğer tarafta, ustaları Atomik Samuray, tüyler ürpertici bir rakiple karşı karşıya gelir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0215e6d1-d44f-4f98-812b-b1863852fffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşim Savaşı</image:title>
            <image:caption>Yeşim Savaşı’nda Kaul kardeşler, Asya esintileri taşıyan fantastik metropolisin hâkimiyeti için rakip klanlarla amansız bir mücadeleye girişiyor. 
 
Kekon Adası’nda yaşayan Kaul ailesi, yüzyıllardır Yeşil Kemik savaşçılarının tekelinde bulunan ve kullandıklarında onlara olağanüstü güçler bahşeden sihirli yeşim taşı kaynakları için kıran kırana bir mücadelenin içindedir. Kekon sınırları dışında ise giderek büyüyen bir savaş sürmektedir. Yabancı devletlerin, klanların ve çetelerin gözü bu ada ülkesine çevrilmiştir. Çünkü Kekon&apos;un en değerli kaynağı olan yeşim hem görülmemiş bir zenginlik hem de hâkimiyet demektir. 
 
Dört tarafı tehditlerle sarmalanan Kaul ailesi, yeni ve tehlikeli ittifaklar kurmak, düşmanlarıyla bazen karanlık ve tekinsiz sokaklarda, bazen de göz alıcı gökdelen ofislerinde karşılaşmak zorundadır. Artık onurlarını bir kenara bırakıp hayatta kalabilmek ve Kekon&apos;un Yeşil Kemikleri’ni kurtarabilmek için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. 
 
Yeşim Savaşı; aile, onur, kan ve yeşimin kadim yasalarına göre yaşayıp ölenlerin büyüleyici hikâyesini anlatan Yeşil Kemik Efsanesi’nin ikinci kitabı. 
 
“Lee&apos;nin mafya dramasına getirdiği destansı yorum bağımlılık yapıyor.” 
B&amp;N Sci-Fi &amp; Fantasy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06fb9b4e-3c5c-4c59-8709-169fc62ede2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakır Krallığı</image:title>
            <image:caption>Goodreads Fantezi Kategorisi Adayı (2019)
Ignyte Yılın Kitabı Ödülleri Adayı (2020)
 
“Bu şehirdeki herkesin intikamla beslenmesinden bıktım. Halklarımızı kurtarmanın tek yolu bize karşı gelebilecek herkesi yok etmekmiş gibi davranmaktan bıkıp usandım; sanki düşmanlarımız güç dengesi değiştiği anda bu yaptıklarımıza aynı şekilde karşılık vermeyeceklermiş gibi.” 
 Her türden büyünün yapıldığı, cinlerin öldürülebildiği ve bir kadının elini sallayarak şifa bahşettiği efsunlu bir mitler diyarı olan Divyurdu&apos;na tekrar hoş geldiniz. Burası, kötü kralların ve entrikacı prenseslerin ülkesi. Nefesinizi kesecek kadar derin ve büyüleyici tarihi de cabası… Nehri’nin hayatı, entrikalarından biri ters gidip de korkunç ve gizemli bir cini kazara çağırdığı anda sonsuza dek değişir. Kahire’den alınıp Divyurdu’nun göz kamaştırıcı kraliyet sarayına götürüldüğünde hayatta kalmak için hırsızlık yeteneğinin tüm inceliklerine ihtiyacı olacağının da farkındadır. Şimdi Divyurdu yıkıcı bir savaşın ardından karanlıkta kalmışken Nehri de kendisine yeni bir yol çizmek zorundadır. Hem de kalbini çalan muhafızın koruması ya da dost bildiği prensin öğütleri olmaksızın. Attığı tek bir yanlış adım, tüm kabilesinin sonunu getirebilir. Sürgüne gönderilen Ali ise peşinde suikastçılarla ata topraklarının acımasız çöllerinde sürüklenirken korkunç bir aile sırrını açığa çıkarma pahasına kendisine bahşedilen korkutucu yeteneklerine güvenmeyi öğrenecektir. Ancak kader, bu iki insanın hayatını bir kez daha kesiştirmeye kararlıdır. Tehlike, ihanet, yanlış kararlar ve öngörülemeyen sonuçlarla bezeli bir yolda yeniden bir araya gelmeleri an meselesidir.
 
S.A. Chakraborty’nin kaleme aldığı Pirinç Kenti, Bakır Krallığı ile kaldığı yerden devam ederek sizi büyüleyici bir yolculuğa çağırıyor. 
“Serinin ikinci kitabı da o büyülü muhteşem dünyası, akıl almaz kurgusu, çarpıcı karakterleri ve birbiriyle çatışan entrikalı planlarıyla hayranlarını yine soluksuz bırakacak.”
 -Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5812818-15cf-4c7f-b2a5-b276b8659af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Wunderwaffen Cilt 4</image:title>
            <image:caption>Yeni Svabya üssündeki inanılmaz keşiflerinin Müttefik Devletler’in kulağına gittiğinden şüphelenen Hitler, düşmanlarına bir kez daha korku salmak için Mucize Silahlarının bir kısmını harekete geçirir. Müttefikler şaşkınlık içindedir. 
Her şey bir yana,  ̋Ziyaretçi˝diye anılan uzaylı varlık, 
sonunda Almanya’ya ulaşmış ve Hitler’i hemen etkisi altına almıştır.  
 
Dünyanın tarihini neredeyse tamamen değiştirecek günler yaşanmakta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b36a0e86-cce3-40fc-a723-93f025172529.jpg</image:loc>
            <image:title>Az Kuru</image:title>
            <image:caption>Tutunmalar, dokunmalar 
Çekine çekine sokulmalar 
Korunmalar düş sessizliği, 
hayal neşesi 
Kimi kimsesi uzun yolculuklarda 
Arkasında bırakırken üzüldüğü 
Süzüldüğü bir dağ yamacından 
Sözü var, haksızlıkta keskin kılıç 
Kini yok, pususu zifir 
  Dili yılan, bin küfür 
Milyon inkişafla yatağa dolan 
Nefreti bir fetretin kılıcı yapan 
Yazması ve yazgısı olmayan 
Arşa giden yolu var 
Kulu var elinden tutanın 
Yüzüne samimi bir bakış atanın 
Toprağı var, bir yudum insan 
Gömülen zaman. 
Kendini narince tutan eli keser miydi 
Camdandı bardak kırılmıştı 
bir kere</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9006b9-9346-4515-8509-e3bfad1f21c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Palme Yayınevi 3. Sınıf Tek İlkokul Seti</image:title>
            <image:caption>Palme Yayınevi 3. Sınıf Tek İlkokul Seti
Türkçe - Okuma Anlama Kitabı HEDİYELİ
Matematik - Problemler Kitabı HEDİYELİ
Hayat Bilgisi - Akıl Oyunları ve Eğlenceli Etkinlikler Kitabı HEDİYELİ
Fen Bilimleri
Hafta Sonu Kitabım
Hazırlık Kitabım
Seviye Tespit Sınavı
Çözümlü Akıllı Tahta Uygulaması
Değerlendirme Çözüm Videoları
Etkinlik Çözüm Videoları
Konu Anlatım Videoları
Açık Uçlu Soru Çözümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9687e718-7773-4d4a-8391-7f85cf3276fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos; de Küçük Aile Çiftçiliği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE TARIMIN GENEL GÖRÜNÜMÜ 
 
İKİNCİ BÖLÜM E-TİCARET ve TARIM 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM YÖNTEM VE BULGULAR 
 
KÜÇÜK AİLE ÇİFTÇİLERİNİN E-TİCARETE UYGUNLUĞUNUN ARAŞTIRILMASINDA AMPİRİK BİR ÇALIŞMA: TORBALI ÖRNEĞİ 
 
SONUÇ VE TARTIŞMA 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f03740f8-9838-4c30-92ce-88541f917058.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal İletişim Perspektifinden İzmir&apos; de Bir Muhalefet Öyküsü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
SUNUŞ 
Diken Üstünde Siyaset 
Demirel Sevgisi 
Demokles’in Kılıcı 
Parti İçi Çekişmeler 
İzmir’in Dengeleri 
DYP’den Cacık Olmaz 
Kırk Haramiler 
DYP’de Yeni Yüzler 
Sancılı Günler 
Disiplin Kurulu 
Yerel Seçime Doğru 
“Baba Rasih” Dönemi 
Kılıçlar Çekilince 
Yeni- Eski Tartışması 
Demirel’in İzmir Stratejisi 
Köstepen ve DYP’de Yenilenme 
İl Başkanlığı Yarışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b51f1a-c4d7-4744-802f-5b7eda03b4ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Ergenlik Döneminde Spor Eğitimi ve Ayak Basınç Dağılımı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. BÖLÜM 
Spor ve Spor Eğitimi 
Ergenlik Dönemleri ve Spor Eğitimi 
Erken Ergenlik (11-14 yaş) Dönemi ve Spor Eğitimi 
Orta Ergenlik (14-17 yaş) Dönemi ve Spor Eğitimi 
Geç Ergenlik (17-21 yaş) Dönemi ve Spor Eğitimi 
 
2. BÖLÜM 
Ayak-Ayak Bileği Fonksiyonel Anatomisi 
Kemikler 
Ayak Eklem ve Bağları 
Ayak bileği eklemi (Talocrual) 
Subtalar (Talocalcaneal) Eklem 
Midtarsal Eklem (Chopart Eklemi) 
Tarsometatarsal eklem 
Metatarsofalangeal eklem 
İnterfalangeal eklem 
Ayağın Yumuşak Doku ve Kasları 
Ayak Kasları 
Ayağın Arkları 
 
3.BÖLÜM 
Çocukluk Çağında Ayak Gelişimi 
 
4.BÖLÜM 
Ayak Problemleri 
Düz Taban (Pes planus) 
Yüksek Taban 
Halluks Valgus 
 
5.BÖLÜM 
Ayak Taban Basıncı ve Pedobarografik Ölçüm Özellikleri 
Statik Pedobarografik Değerlendirme 
Dinamik Ölçüm Pedobarografik Değerlendirme 
 
6.BÖLÜM 
Spor Eğitiminin Ayak Basınç Dağılımına Etkisi 
Spor Yapan Erken Ergenler Ayak Basınç Dağılımı 
VKİ Değişkeni 
Yaş-Cinsiyet Değişkenleri 
Ayakkabı Tercihi 
Ayakkabı Numara Tercihi 
  KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731b8b74-ef0d-45cc-8249-b4eb171ffb1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencilerinin Doping Kullanımına Yönelik Tutumlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ÖNSÖZ 
ÖZET 
ABSTRACT 
SİMGELER VE KISALTMALAR 
TABLOLAR / ŞEKİLLER DİZİNİ 
İÇİNDEKİLER 
GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
3. MATERYAL VE YÖNTEM 
4.BULGULAR 
5. TARTIŞMA VE SONUÇ 
6. ÖNERİLER 
KAYNAKLAR 
8. EKLER 
9. ÖZ GEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d130186-7e55-4d74-a51a-9d9c540b9062.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerine Kuramsal Bakış -III-</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1: TENİS OYUNCULARI VE KARİYER 
 
BÖLÜM 2: U11-U12 BASKETBOLCULARDA BİLATERAL ÇALIŞMALARIN PERFORMANSA ETKİSİ 
 
BÖLÜM 3: 8-10 YAŞ TENİSÇİLERDE KOORDİNASYON ANTRENMANLARININ DENGE, ÇEVİKLİK VE ESNEKLİĞE ETKİSİ 
 
BÖLÜM 4: SPOR ETKİNLİKLERİNDE YASAL KONULAR 
 
BÖLÜM 5: FUTBOLDA LAKTAT TESTİ VE PERFORMANS ANALİZLERİNDE TEKNOLOJİ 
 
BÖLÜM 6: TENİS ÖZELİNDE BESLENME PRENSİPLERİ 
 
BÖLÜM 7: ABA GÜREŞİNİN TERİMLERİ VE DEYİMLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e8ad096-446e-462a-aa47-e63591689fa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıldıran Herkül</image:title>
            <image:caption>Seneca’nın, Hercules Furens adlı tragedyasının konusu Yunan mitolojisinin güçlü kahramanı Herakles (Lat. Hercules, Türk. Herkül) ve onun işleridir. Latincede Hercules ismiyle anılan kahraman, efsaneye göre tanrı Iuppiter ile Miken kralının kızı ve Amphitryon’un karısı Alcmene’nin oğludur. Iuppiter, Teleboialılar üzerine sefer düzenleyen Amphitryon’un yokluğunda onun kılığına girerek Alcmene ile birlikte olmuş, bu birliktelikten yarı tanrı, yarı insan Herkül doğmuştur. Iuppiter’in karısı Iuno, durumdan haberi olunca buna çok öfkelenmiş ve doğan çocuk Herkül’e öfkesi hiç dinmemiştir. Nefret dolu tanrıça Iuno’nun öfkesi, öç alma tutkusuna dönüşmüştür. 
 
Iuno, nefret ettiği üvey oğlu Herkül’e, Argos kralı Eurystheus aracılığıyla, on iki zorlu görev vermiştir. Bu görevlerin sonuncusu ve en tehlikelisi, Ölüler Diyarı’na inmek ve oradaki üç başlı korkunç köpek Cerberus’u yeryüzüne getirmektir. Herkül, dostu Theseus’un yardımıyla bu görevi de başarıyla yerine getirip, karısını, çocuklarını ve babasını zalim, zorba tiran Lycus tarafından öldürülmekten kurtarmak için tam zamanında Thebai’ye varır. Onları da kurtarıp tam bir zafere ulaşmasına çok yaklaşmıştır. Ancak Iuno, üvey oğlunun zafer kazanmasını engellemeye, onu yıkıma sürüklemeye kararlıdır. Bu amaçla, böylesi zorlu işler vererek alt edemeyeceğini, onu yıldıramayacağını anladığı için planını değiştirir: Herkül’ün kendi gücünü kullanarak, onun kendi kendisine zarar vermesini amaçlar. Ölüler Diyarı’ndan başarıyla dönen Herkül’e cinnet geçirtip onu çıldırtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3141029b-d3f4-4296-b2bb-7ef6c51ce59c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahdet-i Vücud Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Belki de hiçbir yüzyıl 13. yüzyıldaki gibi düşünürler, sanatçılar ve manevi öncüler açısından bir zenginlik, çeşitlilik göstermemiştir. Akdeniz dünyasında, Anadolu coğrafyasında kökleşmeyi, kalıcılığı sağlayan unsur herhalde askerî güç, kılıç kadar aklın, bilimlerin gelişimi ve bu düşünce insanlarının entelektüel çabaları olmuştur. Sadece o dönemin dünyasına değil, geleceğe de yön veren entelektüel dünyanın bütün yıldızları âdeta bu yüzyılda biraraya gelmiş gibidir. 
 
Bu bağlamda Osmanlı’nın ilk başmüderrisi olarak kabul edilen Dâvûd Kayserî’yi, Hıristiyan dünyasının önemli kararlarının alındığı İznik’te kurucu kimliğiyle bu önemli göreve getirirken, yönetici aklın bu kararı almasında ve uygulamasındaki ilkesi yüksek bir anlayışı ve zihniyeti sergilemektedir. Bir bakıma kökendeki bir dünyayı kurma tarzı, düşüncesi, ideolojisi sadece doğum ânını değil, büyümesini, gelişmesini ve o bilgilerin aktarılmasını da kumanda eder, yönetir. Başlangıçlar böylesine önemlidir. Bir yanda doğa bilimleri, astronomi, matematik, diğer yanda Selçuklu medrese geleneğindeki İslâm anlayışı ile İbn Arabî, Sadreddin Konevî çizgisinde bir vahdet-i vücûd düşüncesi ve bu ikisinin o zamanki dünyayı yeniden şekillendirme tarzına temel teşkil eden kavramsal çerçevenin yetkin bir şekilde ortaya konulması… gelecek yüzyılları da belirlemiş diyebilir miyiz? İşte modern dönemde Dâvûd Kayserî hakkında geniş kapsamlı ilk eseri ortaya koymuş ve tercümelerini yayımlamış olan Mehmet Bayrakdar’ın bu çalışması sözü edilen başlangıçlardan biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43c8d9a5-d0d4-4936-9f34-5eb578f1c940.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Yüceliği Üzerine Söylev</image:title>
            <image:caption>Mirandola ve Concordia kontu Giovanni Pico otuz iki yıllık yaşamı boyunca bilginin peşinden koştu. Hıristiyan inancına sıkı sıkıya bağlı olsa da dünyadaki tüm felsefe ekollerinin ve dinlerin insana dair aynı öze farklı kıyafetler giydirdiğini düşünüyordu. Gençliğinin de verdiği heyecanla, Katolik Kilisesi’ne ve tüm dünyaya yepyeni bir barış felsefesini benimseteceği umudundaydı. Bu uğurda tüm dünyanın bilgisinden faydalanarak ortaya çıkardığı, toplam dokuz yüz savını papaya sunacaktı. Bu sunuma başlarken söylemek için de bu söylevi yazdı. Kitapta da anlatıldığı gibi Pico bu görevinde başarısızlığa uğradı, eserine ait kopyalar yakıldı, bu söylev ise bir bakıma unutulup sonraki yüzyıllarda değerini bulmak üzere uykuya daldı. 
 
20. yüzyılın tan vaktinde yeniden ortaya çıkan söylev, ilkin genç bir bilginin Kabalacılığı ve çileci mistisizmi teşvik ettiği bir metin olarak değerlendirildi. Ancak Rönesans insanı kavramı geliştikçe Hümanist felsefenin bu kısa söyleve tüm sesiyle tesir ettiği anlaşılmaya başladı. Pico, tasavvur ettiği o Kabalacılık kökenli barış ve ahenk felsefesini kabul ettirememiş, görevinde başarısız olmuştu belki, ancak yaşadığı dönemi farkında olmadan kısacık bir söylevin içine sığdırmış, gelecek yüzyıllara böyle seslenmişti. Bu söylev, öğrenmenin sınırsızlığını ve evrensel bilgeliğe duyulan açlığı ifade ediyor. Pico’ya göre, insan olmak için aklı kullanmak, insanı aşmak için ise aklın sınırlarını durmadan genişletmek gerekli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ddecbcc-8030-483d-94dd-98cf18e991b4.jpg</image:loc>
            <image:title>İndra</image:title>
            <image:caption>İndra yaşayan dünyanın kralıdır. Neşe kazandıran, nesiller çoğaltan, yiyecek veren, at arabalarına hız katan ineklerin koruyucudur. O harikalar yaratan bir tanrıdır. Güneş ve şafağı doğuran odur, suları kurtarıp akıtan tanrıdır, kuraklıkları giderir. İnsanlar gibi gerçek hediyeler verir, altınlar dağıtır, mutluluk bahşeder ve güç kazandırır. Nefret içindeki düşmanlara engel olandır, insan boylarının arasına karışır, uzaklara yayılır; ozanlar öfkesi dayanılmaz olan “kral İndra’yı” sonsuza dek överler. Onun tanrı olarak en önemli işlevleri, başta Vritra olmak üzere ifritlerle savaşması, insanların ihtiyacı olan suları getirmesi, sığırlar vermesi, insanların çeşitli ihtiyaçlarını karşılaması ve onları düşman güçlerden korumasıdır. Veda döneminde tanrılar insanlar gibi düşünüldüğünden onlardan söz ederken de bir insanda var olan özellikler sıralanır. Rigveda’da İndra için zaman zaman “neşeli, öfkeli, ün seven, övgüye düşkün, güzel yanaklı, güzel çeneli, hep genç olan, baba, kardeş” gibi insansal nitelikler sayılır. 
 
İndra, Hint toplumunu birarada tutan güçlü bir etkiye sahip, Hint Tarihi’nin vazgeçilmez bir unsuru olarak ortaya çıkmıştır. Tanrı ve kral İndra bize Hindistan’ın ulusal kimliğini, bu kimliğin oluşumunda diğer toplumlardan olan temel farklılığı gösterir. Anlatılan İndra efsaneleri uzun yıllar içinde biçimlenen ve “Hindistan” olma yolunda ilerleyen toplumun toplumsal bilinçaltını da gösterir ve bu açıdan çok değerlidirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5037b03-90b9-46a2-b705-56dcf99b6014.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçinmek</image:title>
            <image:caption>Etkin stratejilerle işyerinde gücü elde etmenin yolları
Özgüvensiz patron, pasif agresif iş arkadaşı, entrikacı yönetici, her şeyi bilen meslektaş, işkenceci uzmanlar ve diğerleri… İş hayatında olup da bu profillere denk gelmeyen yoktur.
Modern zamanın çarkları dönerken zor insanlarla uğraşmanın stresi yaratıcılığımızı ve üretkenliğimizi azaltır, berrak düşünme ve doğru kararlar alma yeteneğimizi köreltir. Günün sonunda iş arkadaşlarımızı seçme şansımız olmadığından toksik ilişkilere katlanmak dışında başka bir seçeneğimizin olmadığını düşünürüz. 
Harvard Business Rewiev yazarı ve işyeri uzmanı Amy Gallo, sekiz zor iş arkadaşı arketipini tanımladığı Geçinmek kitabında sert esen rüzgarları kendi yelkeninize göre ayarlamanın ilkelerini anlatıyor. Endişe, sessizlik, isteksizlik, aşırı düşünme, stres ve öfke sarmalından sizi kurtararak, sakin sularda seyretmenizi sağlayacak gerçekçi stratejiler paylaşıyor. 
“Geçinmek bize başka bir iş bulmasını dilediğimiz o pislikle bile uyumlu bir biçimde nasıl çalışabileceğimizi anlatıyor. Şiddetle tavsiye ediyorum.”
—DANIEL GOLEMAN, çok satan Duygusal Zeka’nın yazarı
 
“ Zekice yazılmış ve derin araştırmalarla, zorlu iş arkadaşlarıyla başa çıkmaya yönelik güçlü ve uygulanabilir bir çerçeve.”
—DANIEL H. PINK, New York Times çok satanlar listesinde #1 The Power of Regret, WHEN ve DRIVE’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147654fd-7336-4413-9ca5-772e253ebf83.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kimya Meselesi</image:title>
            <image:caption>Kimyager Elizabeth Zott’ı anlatmak için pek çok sıfat kullanılabilir ama “ortalama” bunlardan biri değil. Aslında o, hiçbir kadının ortalama olmadığını söyleme cesareti gösterenlerden biri. Üstelik bunu, 1960’larda bir araştırma enstitüsünde, tamamı erkeklerden oluşan ve eşitlik konusunda pek de bilimsel davranmayan bir ekiple çalışırken söylüyor. Ona itiraz etmeyen tek istisnaysa yalnız, zeki, kindarlığıyla ve Nobel adaylığıyla ünlü Calvin Evans. Calvin, Elizabeth’in her şeyine ama en çok da zekâsına âşık olmak üzere. Yani gerçek kimya sonuçlarını vermeye başlıyor. Ama bilimde olduğu gibi hayatta da bazen asla tahmin edemeyeceğimiz şeyler olur. Böylece Elizabeth birkaç yıl sonra kendini bekâr bir anne ve televizyonda yayınlanan bir yemek programının isteksiz sunucusu olarak buluyor. Elizabeth’in seyircilerine bir çorba kaşığı asetik asit ile bir tutam sodyum klorürü karıştırmalarını önerdiği bu program büyük ses getiriyor. Ancak elbette Elizabeth herkesi mutlu edemiyor. Çünkü o, kadınlara sadece yemek yapmayı değil, statükoyu değiştirmek için ne yapmaları gerektiğini de öğretiyor. Gülmekten kırıp geçiren mizahı, gözlem gücü ve göz kamaştırıcı karakterleriyle Bir Kimya Meselesi, en az başkahramanı Elizabeth Zott kadar kendine has ve capcanlı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/456d364f-35ac-418c-887c-d3e3626abd68.jpg</image:loc>
            <image:title>Medikal Medyum</image:title>
            <image:caption>MEDİKAL MEDYUM SERİSİNİN İLK KİTABI
GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ VE GENİŞLETİLMİŞ
ZAMANIN ÇOK ÖTESİNE GEÇMİŞ BİR ŞİFA BİLGELİĞİ
Tıbbın, acılarınızın gerçek sebebini ve tedavi yolunu keşfetmesi için bekleyecek 20 yılınız daha var mı?
Birinin sizi -hemen şu anda- iyileştirmesinin bedeli ne olurdu?
New York Times #1 çoksatan yazarlarından Anthony William, devrim niteliğindeki sezgileri ve
günümüzde daha da öne çıkan yetenekleriyle geri dönüyor. Sağlık problemlerinizin sebeplerini ve
aşağıda listesini gördüğünüz iki düzineden fazla rahatsızlıktan nasıl kurtulacağınızı keşfedin.
 
AĞRILAR &amp; SANCILAR
• DEHB
• ADRENAL YORGUNLUK
• YAŞLANMA
• ALZHEIMER
• OTİZM
• OTOİMMÜN
RAHATSIZLIKLAR
• BELL PALSİSİ
• BEYİN SİSİ
• KANDİDA
• KRONİK YORGUNLUK
SENDROMUKOLİT
• DEPRESYON &amp;
• ANKSİYETE
 
• DİYABET VE
• HİPOGLİSEMİ
• SİNDİRİM
• BOZUKLUKLARI
• BAŞ DÖNMESİ
• EPSTEİN BARR VİRÜSÜ
• FİBROMİYALJİ
• DONUK OMUZ
• İLTİHAPLANMA
• SIZINTILI BAĞIRSAK
SENDROMU
• LUPUS
• LYME HASTALIĞI
• MENOPOZ
• SEMPTOMLARI
• MİGRENLER VE BAŞ
AĞRILARI
 
• MULTİPL SKLEROZ (MS)
• NÖROLOJİK BELİRTİLER
• ÂDET ÖNCESİ
SENDROMU (PMS)
• DOĞUM SONRASI
YORGUNLUĞU
• TSSB
• ROMATİZMAL EKLEM
İLTİHABI
• ZONA HASTALIĞI
• TİROİT HASTALIKLARI
• KARINCALANMA VE
UYUŞMALAR
• TME &amp; ÇENE AĞRISI
• VERTİGO VE KULAK
ÇINLAMASI
 
“Konuşmamızın ilk üç dakikasında Anthony, sağlık sorunumu tam olarak tanımladı!
Bu şifacı gerçekten ne dediğini biliyor. Anthony’nin Medikal Medyum olarak tıbbi
 
yetenekleri benzersiz ve büyüleyici.”
 
— Alejandro Junger, New York Times’ın çoksatan kitapları Clean, Clean Eats, Clean Gut
ve Clean 7’ın yazarı; büyük ilgi gören Clean Programı’nın yaratıcısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a17757f-aabe-4a97-b625-408f6b8c1b63.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Kızlara Yol Arkadaşları -1</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 30 süper kadın kahraman var.
Hepsi CESURCA yaşadı, kimsenin gitmediği
yollardan gitti ve ilkleri başardı.   ONLAR YAPABİLİRSE,
SEN DE YAPABİLİRSİN!   Eğer hayal eder, çok ister ve çalışırsan
sen de bir gün kendi kahramanlık hikâyeni
yazar, bu topraklardan çıkıp dünyayı
değiştirirsin. Yayımlandığı yıl çoksatan
listelerindeki yerini uzun süre koruyan
Cesur Kızlara Yol Arkadaşları 1,
yenilenmiş baskısıyla ilham kaynağı
olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9b86803-e599-4b94-95f8-50323f6ad3b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik Sağlamlık (Rezilyans)</image:title>
            <image:caption>Hayatın fırtınaları karşısında bazı insanlar sapasağlam dururken bazıları neden savrulup gider? Psikolojik sağlamlık bu sorunun anahtarıdır. Psikolojik sağlamlık, sevdiğiniz birini kaybetmek, işten çıkarılmak, ciddi hastalıklar yaşamak ve hatta gündelik sıkıntılar gibi çeşitli zorlukların ve stres verici olayların ardından toparlanabilme becerisidir. Psikolojik sağlamlık, zorluklar karşısında insanların güçlü tepkiler verebilmesini sağlayan beden, zihin ve karakter gücüdür. Kısacası, psikolojik sağlamlık ruh sağlığının yapıtaşıdır.  
 
Dr. Schiraldi Psikolojik Sağlamlık kitabında, pozitif psikoloji, bilişsel davranışçı terapi, kabul ve kararlılık terapisi ve bilinçli farkındalık gibi kanıta dayalı yaklaşımlarla, zorlayıcı durumların ardından nasıl toparlanabileceğinizi açıklıyor. Ayrıca travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete, depresyon, öfke ve madde bağımlılıkları gibi stres kaynaklı sorunları önlemek ve iyileştirmek için etkili beceriler sunuyor.  
 
“Psikolojik Sağlamlık, bu alanın açıkça en güvenilir, en ufuk açıcı kitabı. Dr. Schiraldi, psikolojik sağlamlık eğitiminde okuru üç önemli aşamadan geçiriyor: psikolojik sağlamlığın önemli sorunları hakkında temel bir anlayış kazanmak, okurun kendi psikolojik sağlamlık düzeyini belirlemesi ve sonra da psikolojik olarak sağlam bir zihin oluşturup devamlılığının sağlanması için okura çeşitli etkinliklerle rehberlik etmek.” 
—Dr. Steve O. Steff, Crisis Care International başkanı ve CEO’su 
 
“Dr. Schiraldi hayatın zorluklarına karşı ihtiyacımız olan esnekliği nasıl geliştireceğimizi öğretiyor.”  
—Dr. Greg Baer, Real Love and Post-Childhood Stress Disorder kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab6aad9c-61ac-4827-a372-78e8a2e24a11.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisatta Çok Seslilik ve Çoğulcu Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iktisat alanında çok sesliliği ve bu konudaki tartşımaları kapsamlı şekilde tanıtan ilk Türkçe kitaptır. Ayrıca, 2000 yılında Le Monde gazetesinde yayımlanan çok sesli iktisat eğitimi çağrısı öncesinde ve sonrasındaki gelişmeleri ortaya koyar. 

2008 krizi ve Kovid pandemisi gibi finansal ve doğal felaketlerin ekonomik etkisi çok güçlü oldu. Ortaya çıkan küresel ekonomik yıkımdan çıkma çabası, alternatif iktisadî yaklaşımlara olan ihtiyacı tekrar tekrar ortaya koydu. Bazı iktisatçıları içe bakışa ve öz eleştiriye yönelterek, iktisadın ekonomik problemleri çözmedeki yetersizliğine dair daha güçlü arayışlara savurdu. Bu yetersizliğin temelinde, neoklasik teorinin içinden ve dışından gelen alternatif önerilere sırt çevirmek olduğu soylendi. Alternatif seslere kulak veren, yetersizliklerle yüzleşen İktisadî Düşünce Tarihi ve İktisat Tarihi alanları yeniden gündeme geldi. 

Bu kitap iktisatta çoğulculuğu nerede aradığımızı da sorar. İktisadî çoğulculuğu teşvik etmenin önemini vurgular. Fakat, çoğulculuğu birçok düzeyde oluşturmak için yapılması gerekenlerin reçetesini vermektense, bu konudaki akademik ve politik tartışmalara zemin hazırlama amacı güder. İktisat eğitiminde, politika yapıcılığında ve iktisatçılık mesleği içinde yakalanabilecek çok seslilik zeminlerinin geniş kitlelerce bilinmesini amaçlar. Bilimde çoğulculuğa dair bilgi vererek, farklı paradigmaların aynı anda var olmasının yararına dikkat çeker. Böylece, iktisadî gerçekliğe farklı açılardan bakılabileceğini hatırlatır. Farklı ekonomik yaklaşımların, teorilerin ve farklı düşünce okullarının bir arada nasıl yaşayabileceğine dair yol gösterici olmayı hedefler. Kitap, iktisadî dünyanın alternatif temsillerini bir arada düşünmek için bir ek kitabı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a90cbe5-6f36-434a-8777-1025e20f0c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Yert Gök Sağlık</image:title>
            <image:caption>Sağlık dediğimiz “bedenin ruhu beklediği yerde zihnin dinlenmesidir”. 
 
Kendi bedenimizi, ruhumuzu ve zihnimizi bizden daha iyi kim tanımlayabilir? Sağlıkla dengede kalmak için temel bilgilere sahip olduğumuz zaman, kendimizle bağlantıyı kurabilir ve kendimiz için en iyi yaşam stilini tasarlayabiliriz. Buraya varmak öyle bir güçtür ki; bir daha kimseye gerek olmadan hayatımızın anahtarını elimizde tutmamızı sağlar. Ben de bu ilhamla yıllardır eğitimlerimde ve seanslarımda paylaştıklarımı sizler için derledim. Bütünsel sağlığınız için gerekli olan tüm temel bilgileri en basit haliyle bir araya getirdim. Bu bilgileri özümsediğiniz zaman deneyimleyeceğiniz ‘iyilik’ hali, size bir duruma veya kişiye bağımlı olmaksızın kendi iradi gücünüzle ulaştığımız kalıcı bir denge getirir. 
 
Kitabı okurken benim yolculuğuma da eşlik edeceksiniz. Niyetim, unuttuğum yerleri nasıl hatırladığımı anlatırken beraber büyümek. Belki benim hatırlayamadıklarımı sizden dinlerim bir gün, belki benim hatırladıklarım ilham olur yolunuza. Varacağımız yerin aynı olduğunu bilerek, ulaşacağımız şeyin hiçlikten öte olmadığını beraber anlarız belki. Yer aynı olsa da farklı yollardan gideceğimiz daha dünyaya gelirken belli olmuş nasılsa. Tek başına yol alırken karşılaştığımız yerlerde beraber ilerlediğimizde, coşkuyla, keyifle, dansla kutlamaya değer olur her adımımız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e90da0b6-3cd0-4e82-9dc1-bd1e73ed9336.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Bilgiler Serisi - Hastalandığını Sanan Çilekler</image:title>
            <image:caption>&quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların gündelik hayatta karşılaştıkları olayları eğlenceli bir dille anlatıyor. Açık ve anlaşılır bir dil kullanarak, bilgiyi ulaşılabilir kılan Meraklı Bilgiler Serisi, meraklı zihinleri doyuracak bilgilerle dolu. Öğrenmenin eğlenceli bir yolculuk olduğunu gösteren bu kitap çocukları kendi içinde bir keşfe çıkaracak. 
Her sayfası, renkli ve canlı görsellerle dolu olan bu kitap, bilgiyi anlamlı ve etkileyici bir biçimde aktarıyor. Eğitimle eğlenceyi mükemmel bir şekilde birleştiren &quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların zihinlerini genişletirken, hayal gücünü de harekete geçirecek. 
Serinin &quot;Hastalandığını Sanan Çilekler&quot; isimli kitabı meyveler konusunda merak edilenleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba001d3-82bb-4f2e-9f3a-816d0174b5c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Palme 2. Sınıf Mind Codes Nesil ve Zeka Soruları</image:title>
            <image:caption>2.SINIF MIND CODES AKIL KODLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1067b01d-4650-447b-862f-5b3f05999961.jpg</image:loc>
            <image:title>Palme 3. Sınıf Mind Codes Nesil Akıl ve Zeka Soruları</image:title>
            <image:caption>3.SINIF MIND CODES AKIL KODLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092f898b-d4aa-4fbc-abf9-755e767370b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Palme 4. Sınıf Mind Codes Nesil Akıl ve Zeka Soruları</image:title>
            <image:caption>4.SINIF MIND CODES AKIL KODLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423240f4-e7b8-42bf-be71-b757be7c1003.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedinci Kıta</image:title>
            <image:caption>Piri Reis’in ceylan derisi üzerine notlar yazarak Çanakkale-Gelibolu’da 1513 yılında çizimini tamamladığı, bilim insanları tarafından ‘Kara Kutu’ olarak adlandırılan Yedinci Kıta Antarktika. 
Üzerinde ülke ve savaş olmayan tek kıta. 
Dünya’nın en kuru, en soğuk ve en rüzgârlı bölgesi. 
Resmi bir saati yok, başkenti yok, yerli halkı yok! Bu kıtada kolonileşmek, askeri faaliyetler yürütmek, nükleer çalışmalar yapmak kesinlikle yasak. 
Tarihte kıtanın gizemini çözmek için birçok girişimlerde bulunuldu. Kaşifler ve denizciler bu kıtanın bilinmezliklerini öğrenmek istiyorlardı. Kıta, derin bir merak konusuydu. Birçok kâşif girişimlerinde başarısız olmuş; lakin Norveçli Roald Amundsen 14 Aralık 1911’de Güney Kutbu’na ulaşmış ve Kuzeybatı Geçidi’ni aşan ilk kişi olmuştu. Bilim çalışmalarına katılım sağlamak için Türkiye’den Antarktika’ya bilim heyeti ile giden fakat orada kaybolan, aylarca nerede olduğu merak edilen bilim insanı Ozan Yeşil’in kurguyla işlenmiş hikayesidir Yedinci Kıta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e89d0130-27c4-4c8b-8d78-08200248215c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketin Kognitif (Bilişsel) Temeli Motor Öğrenme Kuram ve Stratejileri</image:title>
            <image:caption>Bilişsel Rehabilitasyon; bilişsel fonksiyonlar, farkındalık, algı, mantıksal düşünme, dil, bellek ve akıl yürütme gibi zihinsel süreçleri içeren yetenekler veya bilişsel işlemler olarak tanımlanabilir. Bilişsel fonksiyonlar aşağıdaki gibi açıklanabilir: 
1. Dikkat (sürdürülen, seçici, değiştirilebilir) 
2. Algı (görsel, uzamsal, işitsel, dokunsal) 
3. Yönelim 
4. Bellek (kısa süreli, uzun süreli, topografikuzamsal bellek) 
5. Yürütücü işlevler (problem çözme ve hızlı karar verme) 
6. Öğrenme ve bilgi kullanımı 
7. Karmaşık becerilerin kazanılması 
8. Planlama 
9. Örgütleme 
10. Soyut düşünme 
11. Matematiksel yetenekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24e9171d-536c-4575-bf8c-ac68bced6a70.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Günlük Devrim</image:title>
            <image:caption>2013’ün Mayıs or-talarında bir günün sabahın-da, gün ışığının pencereden odaya düşen göz kamaştırıcı parlak ışığıyla birlikte ina-nılmaz bir baş ağrısıyla göz-lerini açtı. Bu sırada kendisi-ne göre tam karşısında duran yatağa öylece uzanmış olan yakın arkadaşı Özgür’e göz ucuyla bakıyordu. O, arkada-şının derin bir uykuda oldu-ğu görünce kafasını kurcala-yan sorularla baş başa kaldı-ğını fark etmesi çok uzun sürmeyecekti. Yarımada Cumhuriyeti halkına biçilen rol, rüya ile gerçeklik arasına sıkıştırılan bir dramdan ibaret mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a99be023-ff09-4e4f-beb0-7dcba3b929da.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Bilgiler Serisi - Birbirini Kovalayan Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların gündelik hayatta karşılaştıkları olayları eğlenceli bir dille anlatıyor. Açık ve anlaşılır bir dil kullanarak, bilgiyi ulaşılabilir kılan Meraklı Bilgiler Serisi, meraklı zihinleri doyuracak bilgilerle dolu. Öğrenmenin eğlenceli bir yolculuk olduğunu gösteren bu kitap çocukları kendi içinde bir keşfe çıkaracak. 
Her sayfası, renkli ve canlı görsellerle dolu olan bu kitap, bilgiyi anlamlı ve etkileyici bir biçimde aktarıyor. Eğitimle eğlenceyi mükemmel bir şekilde birleştiren &quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların zihinlerini genişletirken, hayal gücünü de harekete geçirecek. 
Serinin &quot;Birbirini Kovalayan Taşıtlar&quot; isimli kitabı taşıtlar konusunda merak edilenleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b23ec6fd-e486-4db9-96ae-adb85d7a395f.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Bilgiler Serisi - Aburcursuz Olur mu?</image:title>
            <image:caption>&quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların gündelik hayatta karşılaştıkları olayları eğlenceli bir dille anlatıyor. Açık ve anlaşılır bir dil kullanarak, bilgiyi ulaşılabilir kılan Meraklı Bilgiler Serisi, meraklı zihinleri doyuracak bilgilerle dolu. Öğrenmenin eğlenceli bir yolculuk olduğunu gösteren bu kitap çocukları kendi içinde bir keşfe çıkaracak. 
Her sayfası, renkli ve canlı görsellerle dolu olan bu kitap, bilgiyi anlamlı ve etkileyici bir biçimde aktarıyor. Eğitimle eğlenceyi mükemmel bir şekilde birleştiren &quot;Meraklı Bilgiler Serisi&quot; çocukların zihinlerini genişletirken, hayal gücünü de harekete geçirecek. 
Serinin &quot;Aburcubursuz Olur mu?&quot; isimli kitabı sağlıklı beslenme konusunda merak edilenleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f62f2e5-5025-410f-b870-a96cfd55f2f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Sinirbilimci David J. Linden öncü beyin araştırmacılarıyla muhabbet edip birlikte çakırkeyif olduktan sonra her birine aynı soruyu sorar: “Beynin işleyişi konusunda dünyaya açıklamayı en çok istediğin fikir hangisi? ” Verdikleri yanıtlar sonunda insan zihni ve onun olanakları hakkındaki bilgimizi genişletmeyi amaçlayan ve popüler bilim denemelerinden oluşan bu eşsiz eser meydana gelir. Uzmanlık alanları arasında insan davranışı, moleküler genetik, evrimsel biyoloji ve karşılaştırmalı anatomi bulunan katılımcılar, kişilikten algıya, öğrenmeye, güzelliğe, sevgiye ve sekse kadar birçok büyüleyici konuyu ele alır. 
 
Yaptıkları son deneylerin ayrıntılarına girmez, söyleyeceklerini terimlerle boğmazlar ve gayet net, aydınlatıcı, çoğu zaman da hiç beklenmedik ve sezgiye aykırı yanıtlar verirler. Nihayetinde de bireysel deneyimlerin beynimizin yapısını nasıl dramatik bir şekilde değiştirebildiğini gösterirler. 
 
Profesör Linden ve arkadaşları hem bilim meraklılarının hem de profesyonellerin erişilebilir ve keyifli bulacağı büyüleyici ve aydınlatıcı bir derleme ile insan zihninin yapısına ve sinirbilimin son teknoloji dünyasına yeni bir pencere açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae3bb30-f2dd-4bcd-957d-cdac43fa0c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Histeri</image:title>
            <image:caption>“Histeri ile ilgili her deneme, onun meşhur özelliklerini anmak zorunda. Histeri dendiğinde, bedenlerinin cinsel istekleri altında bunalmış, cinsel düşüncelerini bastıran, konversiyonlarına kayıtsız, ötekiyle had safhada özdeşleşen, kendini teatral tarzda ifade eden, kendini varoluşuna adayacağı yerde onu gündüz düşlerinde hayal eden, çocuksu bir masumiyeti erişkin dünyeviliğine yeğleyen insanlar akla gelir. Telkinden mustariptirler; ya ötekinden kolayca etkilenir, ya da düşüncelerini kendilerine refakat eden diğer histeriklere aktarırlar. Her ne kadar karakter bozuklukları âleminde ikamet eden başkaları da yukarıdaki özelliklerden bir veya birkaçını paylaşsa da bunların tümü yalnızca histerikte tek ve dinamik bir biçim altında bir araya gelir. 
 
Kendime biçtiğim vazife, bütün bu özellikleri histerik biçimin kalıbına dökecek bir teori temin etmek.” 
 
Sigmund Freud’dan hareket eden, Melanie Klein ve Donald Winnicott ekollerine uğrayan, Fransız psikanalitik düşüncesinden Jacques Lacan’ı da ihmal etmeyen bu eserinde Bollas, histeri hususunda uzun süredir var olan fikirlere yeni bakış açıları getirerek psikanaliz ve psikoterapiyle ilgilenen öğrenciler ve profesyonellerin yanı sıra Batı kültüründe kişiliğin oluşumuyla ilgilenen sıradan okurlar için de aydınlatıcı bir metin sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd06b3b3-6408-4530-b090-828f85b455aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayali Evlilik Gerçek Aşk</image:title>
            <image:caption>Sen bir savaş darbesiyle daldığın derin uykunda ölümle kalım mücadelesi verirken, ben, Cecilia Harcourt, ailemden kalan tek ferdi, kardeşimi bulup iyileştirmek için Atlantik’i aşıp bu savaş arenasına, New York’a geldim. Ve kader karşıma kardeşimi değil, seni çıkardı... Kardeşimin silah arkadaşını, Edward Rokesby’yi. Yaralı, bakıma muhtaç ve yalnızdın. Ya arkamı dönüp gidecek, kardeşimden de umudu kesecektim. Ya da bir işe yarayacak, hayatını kurtaracaktım. Ama senin gibi soylu birinin yanına benim gibi sıradan birini yaklaştırmazlardı. Bazı engelleri aşmak için gerçekliğin birtakım düzenlemelere ihtiyacı vardı. İşte küçük bir yalanın başlama hikâyesi... İşte senin yalancıktan karın olma hikâyem...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f5d570-4d1b-4da9-9e86-c76f3bca8dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Her Yerde</image:title>
            <image:caption>Tarihin kaydettiği en büyük İslam âlimlerinden biri hiç şüphesiz İmam Gazalî’dir. Selçukluların son döneminde yaşayan Gazalî, geride bıraktığı yüzlerce eser ile gerek İslam âleminde, gerekse insanlık âleminde çok derin izler bıraktı ve bırakmaya devam ediyor. 
Çok iyi bir kelamcı, derin bir felsefeci, öncü bir mantıkçı, müçtehit bir fıkıhçı, mümtaz bir tasavvufçuydu. İslam âlimlerince kendisine “Hüccetü’l-İslam” yani, “İslam’ın delili” denildi. Her asırda bir müçtehidin geleceğini bildiren hadisten hareketle, yaşadığı asrın müçtehidi olarak kabul edildi. 
“Mişkatu’l-Envar” isimli eserinin tercümesi olan bu kitap, Gazalî’nin tasavvufi eserlerinden biridir ve ömrünün sonlarına doğru telif etmiştir. Esas olarak, Nur sûresinin 35. âyeti olan “Allah göklerin ve yerin nurudur.” âyetinin yorumudur. Sadece mealine bakmakla, hatta bazı tefsirlere müracaatla bu âyetin ne demek istediğini anlamak gerçekten zordur. Gazalî, “Mişkatu’l-Envar”ında bu âyetle ilgili yorumuyla muhataplarının ufkunu açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc1a06da-4797-448e-86aa-807c2afefef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarafetname - Seven Onarmak İster</image:title>
            <image:caption>Dünyayı daha yaşanılabilir kılacak, tüm geç kalmışlıkların, keşkelerin, ahların dolu olduğu ömürlere sünger olacak, şifa olacak nitelikte bir kelime tanıyorum. 
Bulunduğu yeri rayihalarla dolduracak, bulutlardan yumuşak ve yağmurlar kadar nahif bir kelime o. 
Yüz çevrilmiş, unutulmuş, belki de terk edilmiş onca kelimeyi en güzel dizelere dizdirebilir. 
Akrebi kovalayan yelkovan misali Beytullah’ta tavaf edenler gibi nizami, Medine insanı gibi medeni, günahlı da olsa iki dudağın vuslatından çıkan Kelamullah gibi tertemiz. Sevap gibi, yağmur gibi, ekmek gibi kutsal bir kelime o. 
Aşkın membaı: Zarâfet. 
Yolu olmayana yol olsun, olana da aşk olsun diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/757d9f70-67f8-4458-8ce6-773c3317accc.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarife</image:title>
            <image:caption>Eskiden ilk aşk, şimdiki gibi değildi. 
İlk aşk, acemidir, Doğuludur! 
Aşk Doğu’dan gelir; Batı’dakiler, doğudan yükselen güneşe gerilen perdelerin gölge kımıldanışlarıdır. 
Aşk Anadolu’da yanık yüreklerden tüter. 
Aşk, taşra topraklarının en ücra yamaçlarında açan çiçek gibidir. 
Aşk, insanın kendi içine doğru kıvrılan bir dikenli tel topuna sarılarak sürdürülen yolculuktur. 
Aşk öngörülemez, planlanamaz, kurgulanamaz, ölçülemez, değerlendirilemez, yargılanamaz, başlatılıp sonlandırılamaz. 
Bu kitaptaki kısa hikâyelerle, aşkı yaşamak için kendini ateşe atanların kanat çırpmalarına tanıklık edeceksiniz. 
Mecnun gibiler biraz lakin kendilerini atacakları çölleri yok. 
Ferhat gibiler, heyhat, kaldırdıkları gürzün altında can veriyorlar. 
Kerem benzeri bir yola çıksalar da verem olup ölüyorlar! 
Velhasıl; hüzün ve ağlayış, kalbinizi titretiyorsa bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/327a48b7-91c3-4481-aefd-fb6e0f757646.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Bektaşileri</image:title>
            <image:caption>Bektaşilik, 13. yüzyılda Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin teşrifiyle Anadolu’nun inanç ikliminde doğmaya başlamış ve günümüze kadar silinmez izler bırakmıştır. Hünkâr’ın Sulucakaraöyük’te uyandırdığı çerağ kısa zaman içerisinde İstanbul ve çevresini de aydınlatmıştır. İstanbul’un fethinden önce başlayan Bektaşi faaliyetleri fetih sonrası kentte birbiri ardına yeni tekkeler açılarak kurumsallaşmıştır. Bir taraftan da Yeniçeriler ve âşık kahvehaneleri yoluyla kent merkezine tesir eden Bektaşilik, 1826 yılında büyük bir badire atlatmıştır.1826 yasağı sırasında İstanbul’da yirmiden fazla Bektaşi tekkesi yıktırılıp emval ve eşyası yağmalanırken yedi Bektaşi babası idam edilmiş, yüzlerce Bektaşi baba ve dervişleri sürgün edilmiştir. 
  1826 sonra özellikle Babagân Bektaşiliğin güçlü temsilcilerinden Mahmut Baba, Mehmet Ali Hilmi Dedebaba, Hafız Baba, Necip Baba, Münir Baba, Hasib Baba, Emin Baba, Tahir Baba, Nafi Baba, Nuri Baba, Ali Nutki Baba, Hüseyin Zeki Baba, Yaşar Baba, Tevfik Baba, Yusuf Fahir Baba ve daha nice Bektaşi erenleri son dönem İstanbul Bektaşiliğinin abidevi şahsiyetleri olmuşlardır. Bu zatlar yasaklı yıllarda Bektaşiliğin devlet ve toplum nezdinde tekrar itibar kazanması için mücadelenin yanı sıra hoş sohbetleri, edebiyata, musikiye, şiire ve sanata düşkünlükleriyle İstanbul’da ilim ve kültürün neşvü nema bulmasına katkı sağlamışlardır. Bu çalışmada başta arşiv belgeleri olmak üzere çok sayıda kaynak ve araştırma eser gözden geçirilerek İstanbul ve çevresinde elliden fazla Bektaşi tekke ve türbesinin tarihi aydınlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04acf59a-8289-4032-b313-a99b48e8e562.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayağa Kalk İnsanlık</image:title>
            <image:caption>Mademki yeryüzünde insan olarak bulunuyoruz; dağ, taş, toprak, hayvan, bitki ve diğer canlı/cansız varlıklardan bir farkımız/farklılığımız olması gerekmez mi? 
İnanç, düşünce, beklenti, özlem, tutku, hasret gibi farklılıklarımızı zorlamadan; “insan olma” ortak paydasında buluşamıyorsak, her varlık için, bu gezegen cehennem ve zindana dönüşecektir. 
Diğer eserlerimde anlattıklarımdan farklı olarak; ahlak, adalet ve maneviyat öğretilerini merkeze alıp, siyaset anlayışıyla buluşturmaya odaklandım. 
Etik değerler; kurumsal, ilkesel, mesleki ve tüm görev alanlarındaki, doğruluk, dürüstlük, adalet ve hakkaniyet yazılı kurallarını içerir. Ahlâk ise bireyde şekillenip, topluma yansıyan, olumlu/tutarlı davranışlar bütünüdür. Toplum ve topluluklara göre değişebilir. Yazılı ve yazılı olmayan gelenek/göreneklerle şekillenir. Biri diğerinin yerine geçemez. Alternatifi de değildir. Birbirlerini tamamlarlar. 
Ahlaklı, adil, dürüst insan; prensipli, düzenli, özenli, disiplinli, uyumlu, kurallar, ilkeler ve yasaların gereğini yerine getiren bir kişilik karakterine sahiptir. Bir konut sitesinde kirada yaşıyorsa; Türk Borçlar kanununa göre, mülk sahibine karşı yükümlülükleri, sorumlulukları vardır. Kat mülkiyeti kanunu ve site yönetim planına göre; diğer komşularına ve yönetime karşı sorumlulukları vardır. Türk medeni kanununa göre ise aile bireylerine karşı görev ve sorumlulukları vardır. Eğer kusur, özensizlik ve kabahati aşan bir suç vasfı varsa ortada; mağdur ve sanık, ceza hukukuyla tanışmak zorunda kalır. 
Yasaları bilmemek; bir kusur/ihmal/suç karşısında mazeret kabul edilmemektedir. Bundan dolayıdır ki; sistemli, özenli ve verimli bir yaşam modeli için öncelikle hak, ödev ve sorumluluklarımızın ne olduğunu bilip, mümkünse beklenenden daha fazlasını sunmak gereklidir. 
Ahlâklı, doğru, dürüst insan deyince; genel kanaat ve beklenti: “sessiz, sedasız, mülayim, sâkin, uyumlu, tepkisiz, hareketsiz, ısrarsız bir karakter canlanır hafızalarda. Oysaki tam tersi olmamakla birlikte, oluşan kanaat noksandır. Ahlaklı insan; adalet, hakkaniyet ve tüm donanımsal sistematiğini devreye alarak, istismara açık tüm alanlarla mücadele eder. Ne aldatır ne de aldanan olmak ister. İki yönlü mücadele insanıdır o. 
Her çokluk; azdan ürer, oluşur. Hiçbir başlangıcı küçümsemeyelim. Umudu da çabayı da hayali de düşü de... Aşı, tohum ve maya; büyüttüklerimizin atası değil midir? Öyleyse durma şimdi: “Ayağa Kalk İnsanlık!” diyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8b38ecf-7824-4e74-ae65-01eba70a84d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türleri Kurtarmak</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyılın sonlarında, insanlık en nihayetinde yıkıcı bir gerçeğin farkına vardı: Hızla sanayileşen ve küreselleşen toplumlar, pek çok hayvan türünü yok olmaya sürüklüyordu. 
 
Başarılı bilim gazetecisi Michelle Nijhuis, modern doğa koruma hareketinin tarihini, bu harekette rolü olan Aldo Leopold ve Rachel Carson gibi önemli aktivistlerin ve biliminsanlarının hayatlarına ve fikirlerine dokunarak gözler önüne seriyor. Amerikan bizonu gibi meşhur türleri kurtarmak için verilen erken dönemli savaşlardan, bugün türlerin yaşam hakkını savunmak için daha büyük ölçekte sergilenen küresel çabaya kadar her şeyi anlatırken doğa koruma hareketinin ırkçılık ve sömürgecilikle gölgelenen karanlık yanlarını da ortaya çıkarıyor. 
 
Türler yok olmaya devam ederken ve iklim değişikliğinin etkileri katlanarak artarken, Türleri Kurtarmak, doğa koruma hareketinin nasıl tüm türleri koruyacak bir girişime dönüştürülebileceğini gösteriyor; buna kendi türümüz de dahil. 
 
“Çevre hareketinin tarihi tüm çalkantıları, tutkuları ve sorunlarıyla ele alınıyor.” 
—Ben Goldfarb, Eager’ın yazarı 
 
“Düşündürücü ve kışkırtıcı içeriğiyle Türleri Kurtarmak, modern doğa koruma hareketini bu hareketin öncüsü insanlar ve fikirler aracılığıyla anlatıyor.” 
—Elizabeth Kolbert, Altıncı Yok Oluş kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88707429-323e-4ad6-b45c-bd88d3208ea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ilımlı Vegan</image:title>
            <image:caption>Kendime ılımlı vegan diyorum. İnsanlardan çok hayvanlara değer veriyorum. Kırk yılın başı peynirlerinden tattım diye bana kızarlar mı? Sanmam. 
10 seneyi geçmiştir ağzıma et sürmeyeli, ama arada birkaç çatal pasta yedim. Bu beni veganlık dışı bir mertebeye mi sürükler? 
Hayvanların nesli tükenirken, denizler yok olurken, topraklar verimsizleşirken ya vegan olursun ya da dünyanın sonu gelir gibi bir anlayış nasıl gerçekçi olabilir? 
Kızartmanın üstündeki yoğurdu itip altındakileri alıyorum, biri çıkıp panikle; “Yalnız o yoğurda değdi,” diyebiliyor. Abi kör müyüm ben? Vegan olmayı ne olarak konumluyorsun kafanda? 
Oben Budak, Ilımlı Vegan kitabında bu soruları cesurca sorarken veganizme bambaşka bir bakış açısı kazandırıyor; konuyu sosyal ve ideolojik açıdan değerlendiriyor. Veganlığa geçiş yapanlara, vegan olmayı düşünen ve fakat bir türlü adım atamayanlara ya da kafası karışıklara yol gösteren Budak, bir yandan güldürüyor bir yandan da pratik tavsiyeler veriyor. 
“Konu mutlu hayvancıklar ve gezegenimizle ilgili. Bunu bilerek yola çıkmalı. Bu yolun ne kadarını tamamlayabilirsen tamamla, değerlisin. Et yemek seni kötü bir insan yapmaz. Hayvansal gıda tüketmiyor olmak da veganları aziz mertebesine yükseltmez. Lütfen unutma; veganlık sevdiğin şeylerden vazgeçmek değil, hayatın tadını çıkarmak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb8e3a61-43df-459c-9a9f-95c1efe10e2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Eczacı</image:title>
            <image:caption>BU ŞİŞENİN İÇİNDE İHANET, KEDER VE KARANLIK SIRLAR VAR. 
 
On sekizinci yüzyıl Londra’sının derinliklerinde, sıradışı müşterilere hizmet veren bir eczane saklıydı. Şehirdeki kadınlar, hayatlarındaki zalim erkeklere karşı kullanılabilecek zehirler satan Nella adında gizemli bir kadının adını fısıldıyorlardı birbirlerine. Fakat Nella’nın en genç müşterisi Eliza ölümcül bir hata yapmak üzereydi ve yankısı asırlarca sürecek bir dizi sonuç doğurarak eczanenin geleceğini tehlikeye atacaktı. 
 
Günümüz Londra’sındaysa tarihçi olmaya can atan Caroline Parcewell, onuncu evlilik yıldönümünü tek başına kutlarken dertlerini unutmaya çalışıyordu. Yüzleşmekten kaçtığı ne varsa, iki asır önce Londra’yı sarsan cinayetler silsilesine dair bir ipucuna denk gelmesiyle birlikte su yüzüne çıkacaktı. 
 
Newsweek, Good Housekeeping, Hello!,  Oprah.com, Bustle, Popsugar, Betches, Sweet July, GoodReads 
2021’İN EN ÇOK ÖNERİLEN KİTABI 
 
“Kayıp Eczacı bir solukta okunacak kitaplardan. Sarah Penner bize kadınların yaşamları, ihanet, güç ve tarihle ilgili bir yapboz kutusu veriyor sanki.” —Erika Swyler 
 
“Büyüleyici tarihsel detaylarla dolu… Giderek artan bir yoğunlukla okurun kalbini çarptıran tatmin edici bir sona doğru ilerliyor.” —Kristin Harmel 
 
“Kayıp Eczacı zehir gibi bir roman… Londra’yı merkezine alan hikâye geçmişle günümüz arasında yağ gibi akıyor, üç ana karakterin kalp kırıklıklarını ve suya düşmüş hayallerini son paragrafa dek sürprizlerini sürdürerek sayfalara aktarıyor.” —NPR 
 
“Elinizden bırakamayacaksınız.” —theSkimm 
 
“Orijinal, çok iyi işlenmiş ve çarpıcı hikâyesiyle Kayıp Eczacı, unutulmaz karakterler, inandırıcı bir gerilim ve bir dizi ters köşe sunuyor.” —Midwest Book Review 
 
“Zengin detayları, akıcı temposu ve insanı saran gizemiyle sürükleyici.” —Tampa Bay Times 
 
“Güzelce demlenmiş bir iksirde olduğu gibi tüm bileşenler tam dozunda ve sonunda ortaya çıkan roman o leziz efsunuyla sizi ele geçiriyor.” —Bookpage 
 
“Sırların gücü ve insanın kendi yolunu bulma mücadelesiyle okuru içine çeken bir hikâye.” —Historical Novel Review 
 
“Kadınların yaşamlarına dair paralel akan geçmiş/günümüz anlatılarından hoşlananlar bu muhteşem hikâyedeki tarihi detaylara ve gizeme bayılacak.” —Library Journal 
 
“Kayıp Eczacı’da farklı yüzyıllarda yaşamış kadınlar hem gerçeğin hem de intikamlarının peşine düşüyor. Sürükleyici, tamamen orijinal ve güçlü bir hikâye.” —Fiona Davis 
 
“Sarah Penner, Kayıp Eczacı’da üç ana karakteri ve iki farklı zaman akışını ikna edici bir biçimde bir araya getirerek zehir, intikam ve onları ezen bir dünyaya karşı diğer kadınlara yardım eden gizli bir kadın ağını birleştiriyor. Cesur, cüretkâr, dört dörtlük bir ilk roman!” —Kate Quinn 
 
“Derin araştırmaların sonucunda ortaya çıkan Kayıp Eczacı merakınızı körükleyecek.” —Amy Meyerson 
  “Kayıp Eczacı zehirlere, iksirlere ve hayatta kalmak adına yapılan karanlık eylemlere dair dikkat çeken bir hikâye.” —Heather Webb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5145220b-89cc-47f0-b9c9-efcf4cc2ff44.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Gecelik Aşk</image:title>
            <image:caption>BAZEN İSTEDİĞİMİZ ŞEY TAM ÖNÜMÜZDE DURSA DA 
ONU EN SON BİZ FARK EDERİZ 
 
Millie, onunla birlikte üniversitede çalışan dört erkek arkadaşının yanında kendini her zaman onlardan biri gibi hissetmişti. Hepsi yetişkin bekâr insanlardı ve önemli bir törene katılmaları gerektiğinde geriye doğal olarak yapılacak tek bir şey kalıyordu: Çevrimiçi randevu uygulamalarına girmek. 
 
Etkinlik için birer partner bulmayı kararlaştırdıkları o akşam, Millie ve gruptan en yakın arkadaşı Reid ateşli bir yarım gece geçirmişlerdi. İkisi de arkadaş kalmanın en iyisi olduğunda hemfikirdi. Böylece diğerleriyle beraber sağa kaydırmaya başlamışlardı. 
 
Sürekli sapıkların denk gelmesinin ardından Millie planını değiştirip anonim bir profil oluşturmuştu. Catherine olarak daha çok kendisi gibi davranabiliyor ve bu yeni hâli hoşuna gidiyordu. Ancak Reid’le eşleştiğinde ya daha önce hiç yapmadığı kadar gardını indirecek ya da her zamanki gibi susup en iyi arkadaşını kaybetme riskini alacaktı. 
 
 
“Bu ikilinin şimdiye kadar yazdığı en iyi romantik komedi.” —HelloGiggles 
 
“Bu komik ve sürükleyici kitabın size bir uyarısı var: Arkadaşlarınızı yakın, çevrimiçi profillerini daha da yakınınızda tutun.” —Kirkus 
 
“Bu, çevrimiçi randevulaşmaya atılan seksi ve heyecanlı bir bakış.” —Publishers Weekly (starred review) 
 
“Christina Lauren asla yanıltmaz… Modern randevulaşmaya dair yine nefis ve sürükleyici bir bakış açısı sunuyor. Söz konusu modern aşkın nabzını tutan, flörtöz bir romantik komedi olduğunda hepimize bu ikiliyi sağa kaydıracağımızı tekrar hatırlatıyor.” —Entertainment Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30628c4a-e26d-4af2-a205-f7b9fc32e243.jpg</image:loc>
            <image:title>Maggie Blue ve Karanlık Dünya</image:title>
            <image:caption>Maggie her zaman gözlerden uzak olmayı tercih eden, açıklayamadığı bazı ilginç özellikleri olan bir ortaokul öğrencisiydi. Onu fark edenler sadece birlikte yaşadığı tuhaf Esme halası ve okulda ona zorbalık etmekten inanılmaz keyif alan, havalı Ida’ydı. 
 
Ida bir gün ansızın ortadan kaybolunca bütün kasaba alarma geçti. Kimse ne olduğunu bilmiyordu; tek bir kişi hariç. Okulun popüler kızının, ormanda olağanüstü bir pencereden zorla geçirilip yok olduğunu gören Maggie, hiçbir şey yapmadan duramazdı. Onu kurtarmak için çıktığı tehlikeli yolculukta, konuşabilen huysuz kedi Hoagy ile birlikte bambaşka bir dünyaya adım atmak üzereydi. Üstelik asla inanmak istemese de Maggie’nin, mutluluğun korkunç yöntemlerle çalındığı bu Karanlık Dünya’yla bir bağı vardı… 
 
Arkadaşlığa, cesarete ve kendin olmanın gücüne dair, heyecan dolu, sürükleyici bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cacaea6-5c7b-466d-9e2d-ad57d11fbbf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyan ve İğ</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyeyi bildiğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Genç bir kraliçe var, evlenmek üzere. İyi kalpli, cesur, güçlü kuvvetli cüceler, dikenlere gömülü bir şato, bir de prenses var. Prenses bir cadı tarafından lanetlenmiş, rivayet o ki sonsuza dek uyuyacak. 
 
Ama bu hikâyede sadık atının üstünde dörtnala gelecek asil bir prens ummasın kimse. Beklenmedik yollara sapan, parlayıp ışıldayan kara büyü ipliklerinden örülmüş bir masal bu. Ve bir prensesin kurtarılması gerekiyorsa, kahraman bir kraliçe de olabilir. 
 
Chris Riddell’ın resimlendirdiği bu öyküde Neil Gaiman, Pamuk Prenses ve Uyuyan Güzel masallarına yepyeni bir bakış açısı getiriyor. 
 
Locus En İyi Uzun Öykü Kazananı 
 
Kate Greenaway Medal Kazananı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfbef739-0018-4641-b01b-a2dc37546445.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Burada İyiyiz</image:title>
            <image:caption>Yasemin, Ali ve Eren; istedikleri gibi bir hayata başlamak umuduyla yeni bir şehre, Berlin’e tutunan üç arkadaş. İstanbul’u arkalarında bıraksalar da, kendilerini sanki hep ona aitmiş gibi hissettikleri “sarı binanın üçüncü katındaki loş evde”, İstanbul’un “yaşattıkları” da onlarla birlikte. Barbaros Altuğ, kalemin politik gücünü, dostluğun iyileştirici gücüyle harmanlayarak kuruyor romanını. biz burada iyiyiz, bir kaçış –ve elbette sığınış– hikâyesi. 
 
“Köprünün girişinde polisin kurduğu barikat dayanamamıştı; bazısı ev terlikleriyle sokağa fırlayan insanlara yolda yenileri katılmış, uzaktan bakıldığında hepsi tek bir büyük kütle olarak görünen, oysa her biri o âna kadar birbirinin belki farkında bile olmadan, bambaşka hayatlar süren insanlar sabahın karanlığında köprünün üzerinden hep beraber yürüyerek Taksim’e ulaşmaya çalışıyorlardı. Deniz gördüklerini anlatırken gözlerimiz yaşarıyor, bunu çaktırmamak için gözlerimizi kaçırıyor, yutkunarak kendimizi tutmaya çalışıyorduk. O anlattıkça gözlerimiz dolmaya devam etti. Bir süre sonra kimse kendiliğinden akan yaşları umursamaz oldu; birbirimizi görmüyor gibi davransak da hepimiz ağlıyorduk. Yalnız değildik; burada, bu parkta bizi yalnızlaştırmaya, itmeye, yok etmeye çalışanlara direnirken sesimizi duyan, bizi anlayanlar vardı işte. O zaman bunun yeteceğini düşünüyorduk demek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cab67f5-9177-4983-93cd-638cc9f64473.jpg</image:loc>
            <image:title>Nankör</image:title>
            <image:caption>“Bir çocuğun annesine inanmaması mümkün mü? Annesinin onda gördüğünden fazlasını bulması mesela kendinde? Büyüdüğünde bile üstelik? Mümkün mü?” 
 
Bir tekerlek gibi çamura saplanmış düşüncelere, sonunda hep birbirine benzeyen ilişkilere ayna tutuyor Nankör’deki öyküler. Karakterlerin çevresindeki karanlığı, içlerindeki çıkışsızlığı hissetmemek, o girdaba direnmek okur için de hiç kolay olmayacak üstelik. 
 
Ruh ikliminin vahşi coğrafyalarında –gece inen kâbuslara rağmen– büyümek ve büyütmek için çırpınan annelere ithaf edilmiş çarpıcı bir ilk kitap. 
 
“Kalemi hâlâ elinde; onunla masanın üzerine bir çember karalayacak yavaşça. Bir çember, onun izinde bir tane daha, sonra başkaları. Kalemin ucu masanın üzerinde hızla dönüyor şimdi; halkalar muntazam mı değil mi artık kimin umurunda? Saplandığı çamurda boşuna çırpınan bir tekerlek sanki bu çizdiği. Çırpındıkça çırpınan lakin hiçbir yere varamayan, hiçbir yere gidemeyen bu tekerlek, çakıldığı batağın içinde döndükçe dönüyor. Kadın ağladıkça ağlıyor. Derken kalemi hiddetle kaldırdı. Kaldırıp tekerleğin tam ortasına öfkeyle sapladı. Kalemin ucu kırılıyor. Tekerlek durdu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/664bd0a2-ad3a-4401-b2fd-1ef2efa982ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Eserleri XIV (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çehov 1890 yılında, bir sürgün adasında kürek mahkûmlarının korkunç yaşam koşullarını belgelemek için Rusya’dan uzun, zorlu bir yolculuğa çıkar. Tüm zamanların en etkileyici metinlerinden biriyle geri dönmesini sağlayan yorucu bir yolculuk... 
Sibirya’daki ilk izlenimlerini ve Sahalin’de kaldığı üç aylık süredeki tüm acı deneyimlerini belgeleriyle kaydetmeye kararlıdır. Bir gazete haberi, bir sosyolojik çalışma, bir seyahat günlüğünden daha fazlasını söylemek ister Çehov: Toplumun kayıtsızlığı. 
Herhangi bir ideolojik göstergenin ötesinde bu kitap, umursanmadığı toplumun boyunduruğu altında ezilmiş, acı çeken bir adam, bir kadın veya bir çocuk üzerine, oradaki “insan” üzerine cesur bir incelemedir. Çarlık ceza sisteminin ayrıntılı bir tasvirini de içeren Sibirya ve Sahalin Adası, Çehov’un kariyerinde ve Rusya’da oldukça etkili olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea47a69-2999-4b83-9f75-d10595af253f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanılmaz Yaz Tatilim Hakkındaki Gerçek</image:title>
            <image:caption>Okuldaki Hayalci geri döndü! Macera devam ediyor...

Dünyaca ünlü sanatçılar Davide Cali ve Benjamin Chaud’un yarattığı, küçük büyük herkesi çok güldüren dizinin üçüncü kitabı raflara çıktı. Bir çocuğun sınırsız hayal gücünü yansıtan üçüncü kitapta, denizaltı, mumyalar, piramitler, uzay gemisi, Çin Seddi, Tac Mahal, uçan halı ve daha neler neler var. Çocukların yaratıcılığına övgü niteliğindeki dizi, kıpır kıpır öyküleri ve çarpıcı desenleriyle olağanüstü, eğlenceli ve rengârenk bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/129c74dc-894f-444b-ac2d-81e48f9ffdf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesyonel Futbol Kulüplerinin Altyapı Sorunları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. GİRİŞ 
2.1. Futbol 
2.1.1. Modern futbol tarihinin gelişim süreci 
2.1.2. Dünya genelinde futbolun popülaritesi ve ekonomisi 
2.1.3. Dünya futbol yönetiminin kısa tarihçesi 
2.1.4. Avrupa futbolunun yapılanması ve kısa tarihi 
2.1.5.Avrupa’daki merkez liglerin kulüp yapıları ve finansal görünümleri 
2.1.6. Bazı Avrupa ülkelerinde futbolcu yetiştirme ve geliştirme yönüyle öne çıkmış kulüplerin altyapı modelleri 
2.2. Türkiye Futbol Federasyonunun Görevleri ve Amaçları 
2.2.1. Türkiye Futbol Federasyonunun gelirleri 
2.2.2. Türkiye Futbol Federasyonunun giderleri 
2.2.3. Futbol Federasyonu temsil sistemi ve delegasyon yapısı 
2.2.4.Ülke Futbolunun gelişiminden sorumlu birim futbol gelişim direktörlüğü 
2.2.5. Futbol Federasyonunun Genç Futbolcu Gelişim Yönergesi 
2.2.6. Eğitim ve sertifikasyon programları 
2.2.7. Kulüplerde çocuk futbolu ve amacı 
2.2.8.Türkiye Futbol Federasyonu antrenör eğitimi ve antrenörlerin sınıflandırılması 
2.2.9. Türkiye’deki başat kulüplerin yapısal durumları 
2.2.10. Türk futbol kulüplerinde kurumsallık 
2.2.11. Başat futbol kulüplerinin finansal görünümleri 
2.2.12. Türk futbolunun FİFA ve UEFA sıralaması verileri 
2.3. UEFA Kulüp Lisans ve Finansal Fair Play Talimatı 
2.4.Türk Futbolunda Süper Lig Kulüplerinin Altyapısından Yetişen Futbolcu Sayısı ve Güncel Bonservis Değerleri 
2.5. Türk Futboluna Ait Bazı Veriler ve Değerlendirmeler 
2.5.1. Futbolda menajerlik sistemi (futbolcu temsilciliği) 
2.5.2. Futbolda çocuk koruma programı 
Sonuç ve öneriler 
Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5578470e-d79b-4762-88ff-72cdf0b4bc4c.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim Değişikliği ve Finans</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
Giriş 
1. İklim Değişikliği ve İnsan Üstüne Etkileri 
2. Ekonomik Kalkınma ve İklim Değişikliği İlişkisi 
3. İklim Sözleşmeleri ve Ekonomik Yansımaları 
4. İklim Finansmanı ve İklim Fonları 
5. Emisyon Ticaret Sistemleri ve Karbon Piyasaları 
6. 2022 Ukrayna-Rusya Savaşı: Enerji Krizi ve Karbon Piyasaları 
7. Sıfır Karbon Ekonomisinde Borsaların Rolü ve Etkisi 
8. Türkiye’de İklim Finansmanı ve PolitikaÖnerileri 
Sonuç 
Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10e524b5-b438-42c8-bbbe-5169ab63ade0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bill Evans Trio&apos; da (1959-61) Görev Dağılımı, Etkileşim ve Eşlik Anlayışı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ŞEKİLLER 
ÖNSÖZ 
1. GİRİŞ 
1.1. CAZ PİYANONUN 1890 İLE 1950 ARASINDAKİ EVRİMİ 
1.2. BİLL EVANS’IN GELENEK ÜZERİNE YORUMLARI 
2. BILL EVANS VE TRİOLARI HAKKINDA LİTERATÜR 
2.1. TRİO ARAYIŞLARI (1958) 
2.2. BİRİNCİ TRİO (1959-61) 
2.3. BİRİNCİ TRİO’DAN SONRA 
3. SEÇİLEN ESERLERİN ANALİZİ 
3.1. WALTZ FOR DEBBY 
3.2. AUTUMN LEAVES 
3.3. NARDIS 
3.4. SEÇİLEN ESERLERİN SES TEKNOLOJİLERİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 
4. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/563b9c2c-ddda-46ad-a524-a08b53f232fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Finansal Raporlama Standartlarında Konsolide Finansal Raporlama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ÖNSÖZ 
İÇİNDEKİLER 
KISALTMALAR LİSTESİ 
GİRİŞ 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
1. KONSOLİDASYONA İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
2. KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR İLE İLGİLİ TMS VE TFRS’LER 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
3. TFRS 10 KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR STANDARDI 
 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f9e3e7b-0319-41f6-ae46-e8a10e05b195.jpg</image:loc>
            <image:title>Koloni</image:title>
            <image:caption>Diller, konuşanlar o dilden vazgeçtiği için ölür. İrlandalı gazeteci, yazar Audrey Magee&apos;nin 2022 Booker Ödülü&apos;ne aday gösterilen lirik romanı Koloni, tutkularının peşinden giden iki yabancıyı isimsiz bir adanın kıyısında buluşturan çarpıcı bir metin. Aidiyet, kimlik, sömürgecilik gibi mevzuları anadil kullanımı ve sanat özelinde ele alırken çeşitli sosyokültürel tartışmalara zemin hazırlayan eser; içinde yaşadığımız politik ortamın kişisel gerçekliğimiz üzerindeki yansımalarına da dikkat çekiyor.   Biçimsel özelliğiyle okura benzersiz bir edebî deneyim vadeden kitap, incelikle işlenmiş çokkatmanlı öyküsüyle uzun süre zihinlerde yer edecek kışkırtıcı bir anlatı sunuyor. “İrlandaca can çekişiyor ama daha ölmedi!” İrlanda&apos;nın dört bir tarafının şiddetli patlamalarla sarsıldığı 1979 yazında, İngiliz bir ressam inzivaya çekilip uçurumların resmini yapmak üzere İrlanda&apos;nın batı kıyılarında sadece doksan iki kişinin yaşadığı kayalık bir adaya gider. Kısa süre sonra aynı adaya Fransız bir dilbilimcinin de yolu düşer. Dilbilimci, İngilizceye yenik düştüğü için ölmekte olan adanın dilini kayıt altına alıp, adını akademik çevrelerde duyurma hevesindeyken ressam da burada yapacağı çizimlerle kendisini Londra&apos;nın sanat camiasına kanıtlama arzusundadır. Birbirlerinden pek haz etmeyen bu iki yabancı, adadaki yerlileri hiç hesaba katmadan kişisel çıkarlarının peşinden koşarken bambaşka gerçeklerle yüzleşmek durumunda kalır.  Audrey Magee, âdeta bir tiyatro metnini andıran güçlü diyaloglar üzerinde kurduğu bu alegorik romanında, kendi gerçekliklerini sorgularken çevrelerindeki kültürel yabancılaşmaya kayıtsız kalamayan iki adamın portresini ustalıkla çiziyor. Sömürgeciliğin karanlık yüzünü kimlik bunalımı, dil seçimi ve kültürel çatışmalar ekseninde gösteren Koloni; kişisel olan ile politik olan arasındaki ilişkiye temas ederek kesişme noktalarında “can çekişen” değerlerin ilelebet yaşama olasılıkları hakkında düşündürüyor.  “Artık yaşlandım, vücudum zayıfladı ama hafızam güçlü. Ben seksen dokuz sene önce burada, bu adada doğdum. Doğumumdan bu yana çok zaman geçti ve dünya artık farklı bir yer. Bazı açılardan daha iyi, bazı açılardan daha kötü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9598781-70bc-4870-9ecc-b55fc8bd940f.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli İstihbarat Teşkilatı (1826-2023)</image:title>
            <image:caption>Modern Türk istihbaratının bilinmeyenlerini keşfedeceğiniz bir yolculuğa hazır olun. İstihbarat tarihçisi Polat Safi, sizleri Türk istihbarat dünyasının derinliklerine götürüyor. 1826’dan 2023’e uzanan yaklaşık iki yüz yıllık bir sürecin merkezine Milli İstihbarat Teşkilatı’nı (MİT) yerleştiriyor. 
 
Milli İstihbarat Teşkilatı (1826-2023) önce Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine devreden istihbarat mirasını gün yüzüne çıkarıyor: Osmanlı gizli polis teşkilatından II. Abdülhamit’in hafiye sistemine, Teşkilat-ı Mahsusa’dan II. Şube’ye ve oradan Milli Mücadele yıllarındaki Karakol, Mim Mim ve Felah Gruplarına uzanan geniş bir incelemeyi sizlerle buluşturuyor.  Ardından Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti’nin (MAH) kuruluşundan Milli İstihbarat Teşkilatı’na geçişe ve oradan günümüze kadar uzanan yaklaşık yüz yıllık bir dönemin istihbarat dünyasını aydınlatıyor. 
 
Yakın tarih anlatılarına istihbarat boyutunu ekleyen Polat Safi, bu kapsamda bir dedektif gibi iz sürerek 6-7 Eylül Olayları, CIA’in 12 Eylül darbesine etkisi, el-Kaide’nin Türkiye’deki ilk eylemleri, PKK-Ermenistan ilişkisi gibi birçok önemli olay, operasyon ve kurum üzerindeki gizem perdesini kaldırıyor. Ayrıca Şükrü Ali Ögel, Fuat Balkan, Behçet Türkmen, Fuat Doğu, Hamza Gürgüç gibi isimlerle ilgili daha önce gün yüzüne çıkmamış bilgiler veriyor. 
 
Ve 2010 sonrası… MOSSAD ile HUMINT protokolünün sonlandırılması; Hakan Fidan’ın kimliği; MİT’teki idari, teknik, hukuki ve operatif dönüşüm; Suriye, Irak, Libya, Karabağ ve Somali’deki faaliyetleriyle istihbarat diplomasisi çalışmaları; FETÖ, PKK ve DEAŞ’a karşı yürütülen mücadele; Rusya Federasyonu, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve İran’a karşı icra edilen istihbarata karşı koyma operasyonları; paramiliter faaliyetler ve lider kadrolara yönelik hedef odaklı operasyonlar gibi birçok önemli konuya dair hem merakınızı giderecek hem de ilgi uyandıracak ayrıntıları bu kitapta bulabileceksiniz. 
  Yerli ve yabancı arşivler yanında daha önce yayımlanmamış MİT Arşiv vesikaları kullanılarak hazırlanan Milli İstihbarat Teşkilatı (1826-2023) ile Türk istihbarat tarihi adeta yeni baştan yazılıyor.  Türk istihbaratını dünya istihbarat tarihinin bir parçası yapmaya aday Kronik Kitap Gizli Teşkilatlar Serisi’nin bu yeni çalışması istihbarat tarihi meraklıları, gizemin ve bilinmeyenin peşinden gidenler için bir başucu eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75c299e7-51b0-4dfa-a5b0-2004444e19b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Neden Sevmedin Anne?</image:title>
            <image:caption>ANNESİ TARAFINDAN SEVİLMEYEN KIZ ÇOCUKLARI BÜYÜYÜNCE YANLIŞ ADAMLARI SEVER 
Hadi Zarife, bu senin her şeyi değiştirebileceğin son şansın. Anla artık, sevgi zayıflık değil, bilakis insanı her kötülükten koruyan bir zırhtır. Sen kızının bu zırhını çaldın ondan, onu savunmasız, çırılçıplak bıraktın bu savaş alanında. Şimdi git ve teslim et ona doğuştan her çocuğun hakkı olanı. Yanında ol onun Zarife, yargılamadan, hırpalamadan... Karşılıksız sevginin ne olduğunu öğret ona, anne elinin şifasını göster. İlk defa yatır kızını dizine, okşa saçlarını. Ağlasın dizinde kızın, akıtsın içindeki irini, kiri, pası. Bu zamana kadar yapamadığın şeyi yap; okşa kolundaki süt lekesini, öp onu. “Benim güzel kızım...” de. “Geçti...” de. “Seninle gurur duyuyorum...” de. Hadi Zarife...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19585e3d-60ff-4f03-8020-405b02dc8b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Safi Hayat</image:title>
            <image:caption>KULAK VER HAYATIN FISILTISINA 
Hayat, sağlam bir dost gibidir. Aranıza mesafe girse bile bıraktığınız yerden başlayabildiğiniz o en yakın dostun. Bir yandan da cilveli bir sevgilidir o. İhmal edilmeye görsün hemen gönül koyan, sonra da ilk adımı senden bekleyen. 
Safi Hayat’la yolum, hayatla bu ince ayarı tutturmaya çalıştığım bir zamanda kesişti. Sonra da bu yolda yalnız ilerlememeye karar verdim ve seninle karşılaştık. 
Varlığınla anlam kazanan bu yolculuğa hoş geldin....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9b6cec0-5d5a-4110-803c-20e4a6a20628.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal Özgürlükler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özgürlüğe uçacaksan eğer, kanatlarını feda edeceksin önce... 
 
Cemre Erdem’in en büyük hayali, kendi ayaklarının üzerinde dimdik duran güçlü bir kadın olmakken hayatına ansızın giren Kuvars Demirhan, bir anda onun tüm dengelerini sarsar, onun yapayalnız hayatında kolu kanadı olur.  Cemre giderek Kuvars’a bağlanırken onsuz yapamaz hâle gelir. Bu his onu gün geçtikçe mutsuz eder, düştükçe düşer, dibin dibini görür ve kendine duyduğu inancı yitirir. Bu sırada, bir zamanlar yaşamını üzerine kurduğu umutlarının peşinden gitmeyi bırakır.  Şimdiyse Cemre’nin düştüğü yerden daha güçlü bir şekilde ayağa kalkabilmek için bir seçim yapması gerekir: Ya ona kol kanat geren adamla mutsuz bir şekilde hayatına devam edecektir ya da kanatlarını feda edip özgürleşecektir. 
 
“Bir kere ağladıysan üç kere gülecek, on yedi katlı binan yıkıldıysa on sekiz katlısını yapacak, elli beş kez düştüysen elli altıncı kez kalkacaksın. Bazı savaşlar böyle kazanılır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2ab41f-3a10-4b58-b075-af3506e4e72a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal Umutlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazen umutlar bile lal olur.  İnsan kimseye açamaz içindekileri, yalnızca kendi içinde yeşertir. 
 
Cemre Erdem; ismi ailesinin hanesine bahar getirmesi için konulan, ailesinin ölümünden sonra yaşamak zorunda kaldığı evde şiddet görerek büyüyen, eğitimine devam etmesine izin verilmeyen, konuşma engelli, yapayalnız bir kadındır. Sessizlik, çocukken yaralarını saran bir merhemken büyüdüğünde kendisi için bir azaba dönüşür. 
Cemre, yaşamaya devam edebilmek için sadece umut eder ve kimselere açamadığı bu umutlara tutunur. Hayallerinin peşinden gidip doktor olmak, uğradığı şiddetten kurtulmak, tek başına kendi ayaklarının üzerinde duran güçlü bir kadın olmak için mücadele eder.  Bu sırada Cemre’nin hayatına ansızın giren Kuvars Demirhan, bu sessiz kadının müziğine âşık olur. Kuvars, Cemre’nin delik deşik yaralı, acıyla sızlayan ruhuna umut üfler; tüm yaraları onunla çiçek açar. 
 
Sessizliğe sığınan bir kadınla onun müziğine âşık bir adamın hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/723dbe6c-84d6-4c63-9f53-a418150874d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarılı Zihinler</image:title>
            <image:caption>Kendini Geliştirmek İsteyen Herkes Bu Kitabı Okumalı! 
 
Hepimiz başarılı olmak isteriz. Öyle ki hem kişisel hem de mesleki düzeyde hayatımızı bu amaç üzerine inşa ederiz. 
Peki, bu kadar isteyip çalışmamıza rağmen gerçek başarıyı yakalayamama sebebimiz nedir? 
Hiç şüphesiz ki bu sorunun cevabı, sahip olduğumuz zihin yapısıyla ilgilidir. Zihin dünyamız, daha büyük başarıların 
kilidini açmamızı sağlayan en temel anahtardır. Bu anahtar bizim düşünme, öğrenme ve davranış şeklimizi yönlendirerek işte, liderlik serüvenimizde ve ilişkilerimizde nasıl bir rol üstleneceğimizi 
belirler. Öte yandan hangi zihin tarzını seçeğimizi ve negatif-pozitif uçlu bir doğru üzerinde nerede durduğumuzu 
ise biz belirleriz. 
Başarılı Zihinler, pozitif zihin türlerinin --gelişimci zihin, açık zihin, yükseltici zihin ve dışa dönük zihin-- her birini ele alarak bunların düşünmeyi, öğrenmeyi ve davranışları nasıl yönlendirdiğini akıcı bir dil ve samimi bir üslupla anlatmaktadır. 
Ayrıca söz konusu yönlendirmeye bağlı olarak bu zihin yapılarının hayatın pek çok alanında bizleri başarıya 
götürme gücünü de gözler önüne sermektedir. Gerek yazarın gerek çevresindeki insanların deneyimlediği gerçek 
hayat öykülerinden de ilham alarak gelin, kişisel uyanış sürecimizi başlatalım! 
 
‘’Doğru bir zihin yapısına sahip olmak, mutluluk seviyenizi 
yükseltir ve hayatınıza hayal edemeyeceğiniz armağanlar sunar.’’ 
-Phil Holberton, amazon.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac1b41ad-87d1-461c-bff8-6bb8358f508b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansız</image:title>
            <image:caption>Swayze, babasının ölümünden bu yana psikolojik destek almaktadır. Bir gün, seans bitiminde çok yakından tanıdığına emin olduğu Nate ile karşılaşır ve ona selam verir. Nate onu tanımaz, Swayze de tam olarak nereden tanıştıklarını bir türlü anlatamaz. Çünkü kendisi de bilmiyordur. Aynı gün, bebek bakıcılığı için gittiği iş görüşmesinde, genç kadının karşısına yine Nate çıkar. Tuhaf olan, Swayze’nin Nate hakkında her şeyi bilmesi ama nereden bildiğini kendine bile açıklayamamasıdır. Ondan on beş yaş daha küçük olmasına rağmen Nate’in çocukluğuna dair her şeyi çok net bir biçimde hatırlıyor, jest ve mimiklerinden ne hissettiğini anlayabiliyordur. Nate’i başka bir hayatta tanımış ve âşık olmuş gibidir.
 
Bu, Swayze için karışık bir durumdur; çünkü ilk gördüğü an âşık olduğu harika bir sevgilisi vardır. Griffin’i kaybetme düşüncesi dahi onu mahvederken işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Önceki hayatının anıları ile şimdiki hayatının aşkı arasında kalan genç kadın bu gizemi çözebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acf046c5-4d95-44ec-a8f6-20e7942ae478.jpg</image:loc>
            <image:title>Taht Oyunları Grafik Roman II</image:title>
            <image:caption>Tüm diyarlardan dışlanmışların son durağı Sur’da siyahlara bürünen Jon Kar, Yeminli Kardeşler’e ayak uydurmaya çalışıyor. Sadakatin de ihanetin de kimde bulunacağının belli olmadığı topraklarda ise Kral Eli Lord Eddard Stark, bir gizemin peşinde sürükleniyor.
 
Dar Deniz’in ardında, ürkek ve korku içinde sürüklendiği evliliğinde aşkı ve gücü bulan Daenerys Targaryen, bu barbar topraklarda bir umut yeşertiyor.
 
Bran’e düzenlenen suikastın görünen tek sorumlusu Tyrion Lannister’ı ise zorlu günler bekliyor. Mağrur Leydi Catelyn Stark’ın merhameti Tyrion’u kurtarmaya yetecek mi? Yoksa zindanlardan kurtulmak için zekâsından ve merhametten çok daha fazlasına mı ihtiyacı var? İblisin işi zor. Eddard’ınki daha zor.
 
Suikastlar ve turnuvalar, oyunlar ve dalavereler… Neredeyse gerçek olacak kadar karmaşık.
 
George R. R. Martin’in dünyayı kasıp kavuran eseri Taht Oyunları’nın bu grafik roman uyarlaması, yine yaratıcı ekibin bir sürpriziyle son buluyor. Taht Oyunları 2, sizi gizemli ve gergin bir yolculuğa davet ediyor. Kış geliyor. Gardınızı alın ve bu görkemli maceraya kaldığınız yerden devam edin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69822ff1-e217-42e0-aacb-9f1835a8172a.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Yaş Kadınlarda Kardiyo Tenis Antrenmanlarının Vücut Kitle Endeksi Üzerine Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Fiziksel Aktivite ve Egzersiz 
2.1.1. Aerobik Egzersiz 
2.1.2. Anaerobik Egzersiz 
2.2. Egzersiz ve Obezite 
2.2.1. Aşırı Kilo ve Obezite 
2.2.2. Kilo Kontrolünün Metabolik ve Hormonal Belirleyicileri 
2.3. Egzersizde Kullanılan Enerji Sistemleri 
2.3.1. ATP-FC Sistemi 
2.3.2. Anaerobik Glikoliz Laktik Asit Sistemi 
2.3.3. Aerobik Sistem 
2.4. Egzersiz ve Metabolizma 
2.4.1. Egzersizin Karbonhidrat Metabolizmasına Etkisi 
2.4.2. Egzersizin Lipid Metabolizmasına Etkisi 
2.5. Tenis Oyunu 
2.5.1. Tenis Oyununun Genel Özellikleri 
2.5.2. Tenis Atrenmanı 
3. YÖNTEM 
3.1. Araştırma Grubu 
3.2. Probleme Deneysel Yaklaşım 
3.3. Kardiyo Tenis Uygulamaları 
3.4. Aerobik Antrenman Uygulamaları 
3.5. Biyoelektrik İmpedans Analizi 
3.6. Vücut Kompozisyonunun Belirlenmesi 
3.7. Vücut Çevre Ölçümleri 
3.8. Bel Çevresi Ölçümü 
3.9. Kalça Çevresi 
3.10. Kan Numunelerinin Alınması 
3.11. El Kavrama Kuvvetini Ölçme (Hand Grip Dinamometre) 
3.12. Otur-Eriş Testi (Esneklik) 
3.13. İstatistiksel Analiz 
4. BULGULAR 
4.1. ANOVA - VKA 
4.2. ANOVA - Bel Ölçümü 
4.3. ANOVA - Kalça Ölçümü 
4.4. ANOVA - Hand Grip Sol 
4.5. ANOVA - Hand Grip Sağ 
4.6. ANOVA - Otur Eriş 1. Deneme 
4.7. ANOVA - Otur Eriş 2. Deneme 
4.8. ANOVA - BKI 
4.9. ANOVA - TRG 
4.10. ANOVA - LDL 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5680ce8-3289-44d0-9b41-d4f727975750.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi ve İdari Bilimler Alanında Teori, Uygulama ve Güncel Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>·         KEŞİFSEL VERİ ANALİZİ VE MAKİNE ÖĞRENİMİ İLE MODEL OLUŞTURMA 
·         TÜRKİYE’NİN DÜZENSİZ GÖÇ/YASADIŞI GÖÇ KARŞISINDA KORUNMA STRATEJİLERİ 
·         COVID-19 DÖNEMİNDE YEREL YÖNETİMLERİN UYGULADIĞI MALİ ÖNLEMLER: İTALYA ÖRNEĞİ 
·         TÜRKİYE’DE ASKERİ HARCAMALAR VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİ 
·         FREKANS ALANI NEDENSELLİK YAKLAŞIMI 
·         ÇERÇEVESİNDE EKONOMİK BÜYÜME VE BORSA İLİŞKİSİ 
·         TÜRK TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİNDE SEÇİM HÂKİMLERİNİN BELİRLENMESİ SORUNU 
·         İSTATİSTİKSEL PROSES KONTROL TEKNİKLERİ İLE KALİTE KONTROLÜ 
·         TÜRKİYE VE SEÇİLMİŞ ÜLKELERDE VERGİ MAHREMİYETİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ 
·         DİJİTAL BANKACILIK UYGULAMALARININ KARLILIĞA ETKİSİ: KATILIM BANKACILIĞI SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR UYGULAMA 
·         İŞLETMELERİN MARKA, PİYASA VE DEFTER DEĞERLERİNİN İNCELENMESİ 
·        AKILLI DEVLETE GEÇİŞ SÜRECİNDE YAPAY ZEKÂNIN KAMU YÖNETİMİNE ENTEGRASYONU 
·        TÜRKİYE’DE KADIN İSTİHDAMI VE EKONOMİK ÖZGÜRLÜK 
·        YENİLENEBİLİR ENERJİ TÜKETİMİ, CO2 EMİSYONU VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: TÜRKİYE İÇİN ARDL SINIR TESTİ YAKLAŞIMI 
·        BREZİLYA’DA YOKSULLUĞUN GÜNÜMÜZDEKİ GÖRÜNÜMÜ 
·        PANDEMİDE BEŞERİ KALKINMA VE ÇALIŞMA KAYBI İLİŞKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98c79bd-236b-4e49-b5f5-0a99d7744fc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Multidisipliner Boyutta Spor Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>·         YAŞLILIKTA FİZİKSEL AKTİVİTE 
·         KADIN SPORCULARDA BRANŞIN SOLUNUM PARAMETRELERİNE ETKİSİ 
·         ETKİLİ KUVVET GELİŞİMİ İÇİN FONKSİYONEL ANTRENMAN UYGULAMALARI; TRX BAND KULLANIMI 
·         KRONİK HASTALIKLAR VE FİZİKSEL AKTİVİTE 
·         İNSPİRATUAR KAS ANTRENMANLARI VE ASTIM 
·         SEDANTER ERKEKLERDE TABATA VE THERA-BAND© EGZERSİZLERİNİN MOTORİK ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİLERİNİN İNCELENMESİ 
·         SPORDA PSİKOLOJİK ETMENLER ÜZERİNE YAPILAN ÇALIŞMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 
·         BAYBURT ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNİN SOSYALLEŞME TAKTİKLERİNİN SPOR VE FARKLI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ 
·         MARATON KOŞULARININ TARİHSEL GELİŞİMİ 
·         HAFİF DERECEDE ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA BEDEN EĞİTİMİ ETKİNLİKLERİNİN SOSYAL BECERİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24cebfb5-4ea0-4657-8c51-352b2ccef93c.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor ve Sosyal Medya: Türk Futbolunun Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
SOSYAL MEDYA KAVRAMI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
SPOR VE SOSYAL MEDYA İLİŞKİSİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
GEREÇ VE YÖNTEM 
 
4. BULGULAR 
 
SONUÇ ve ÖNERİLER 
KAYNAKÇA 
EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0f5505-c159-42ae-ab0b-91432e0488f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaza Yaza Yaz Geldi</image:title>
            <image:caption>Kitapta, yaşam birikimlerini hayalleriyle şekillendirip kelimelerle sanat eserine dönüştüren duygulu ve yetenekli on bir genç yazarın eserleri yer almaktadır. Öykü ve masal türlerinde yazılmış eserlerin derlendiği bu çalışmada: 
Ayça Sayar; bir bakkalın herkese örnek olacak vicdanını anlattığı “Bakkal&apos;ın Vicdanı” ve annesini çınar ağacına, onun şefkatini de ağacın yapraklarının gölgesine benzettiği “Mucize” adlı öyküleriyle yer aldı. 
Balca Karabay; bilim kurgu türü ekseninde yazdığı “Boşluk” ve “Duygusuzluk” adlı küçürek öyküleri ile yer aldı. 
Beste Su Sezgin; dengeli bir yaşamın öğütlendiği “Her Şeyin Fazlası Zarar” adlı öyküsüyle yer aldı. 
Duru Dinçarslan; gökyüzündeki parlak dolunayın ışığıyla az da olsa aydınlanan gürültülü odada yalnızlığıyla baş başa kalan Hilâl&apos;in öyküsünü anlatıldığı “Bozuk Plak” adlı öyküsüyle yer aldı. 
Elif Duru Kıssal; hayatta karşılaştığı dürüstlük imtihanını başarıyla geçen balıkçının hikâyesinin anlatıldığı “Balıkçı ve Peri” masalı; hayallerine kavuşmak için uzay mekiği yaparak bir gezegen keşfeden Muzi&apos;nin “Hayaller Ülkesi Mukezi”adlı öyküsüyle yer aldı. 
Emir Ak; ailesi için birçok zorlukla mücadele eden çocuğun hikâyesinin anlatıldığı “Aile Sevgisi” adlı masalı ile yer aldı. 
İdil Nur Koyuncu; açgözlülüğün zararlarının anlatıldığı “Altın Balık” adlı masalı ile yer aldı. 
Mina Yorgancılar; iyiliğin ve sevginin tatlılarla buluştuğu sevimli öyküsü “Tatlılar” ile yer aldı. 
Nur Ecrin Akpınar; yalan ve iftiranın kötülüğü ile haklı olan arkadaşın sonuna kadar yanında olmanın güzelliğinin öğütlendiği “Şeftali Ağacı” masalı ile yer aldı. 
Yakup Bilge; emanete iyi bakma ve yardımlaşmanın öneminin anlatıldığı “Emanet Ayna” masalı ile yer aldı. 
Yiğit Çam; doğaya, çevreye duyarlı olmanın öneminin anlatıldığı “Doğanın Koruyucuları”; dost görünüp kötü amaçlar taşımanın zarar getireceğinin anlatıldığı “Karga, Kartal ve Güvercinler” masalları ile yer aldı. 
Necati Özcan; doğanın yaşama sunduğu zenginliğin, doğayı tanımanın ve keşfetmenin öneminin anlatıldığı “Kuskus Çiçeği” öyküsüyle yer aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85419ec9-9523-4e31-bbd8-f50a7072bd13.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül Sancısı</image:title>
            <image:caption>Kaç eylül daha mecnun olacağım, gönlümün sahrasında? 
Daha kaç kez gözlerim seni arayacak, gün batımlarında? 
Kaç Kerem olup yanacağım, hasret ateşinde? 
Ve daha kaç şiir düşeceğim eylüle? 
Bir bilsen. 
Hangi bağ bozumunda, çözülecek kaderin ipleri? 
Hangi şehirden uğurlayacağım, hüzünlerimi? 
Ve dayanacak kaç canım kaldı, 
Sensiz geçen eylüle? 
Bunca umutsuzluğa rağmen, 
Melek dokunuşu gibi bir rüzgâr 
Geçiyor önümden usul usul. 
Vuslata dair bir şeyler fısıldıyor, kulaklarıma. 
Umut oluyor rüzgâr, direnen yüreğime.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c173323b-df36-4ac0-ac1f-880451a80e68.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarif Acı</image:title>
            <image:caption>Selvi Uygar, hasretin lirik şairlerinden biridir. Şiirlerini tek tek ele aldığımızda karşımıza çıkan en temel unsurların hasret, ayrılık, özlem olduğunu görürüz. Zaman zaman toplumcu yanı ağır basan şiirlere imza atan şairimiz yalın, net bir dil ile yazmaktadır şiirlerini. Şiirin olmazsa olmazı imgeleri yerinde ve zamanında kullanır. Okuyucuyu imge yığını içinde boğmaz. Duygu ve düşünce fırtınasını aynı anda yaşatır. Okurken düşünür, düşünürken okursunuz. Selvi Uygar için hangi akım içinde yer alıyor diye düşünmek anlamsız olur. O kendine öz var ettiği kendi akımının öncüsüdür. Kesinlikle ruhunun sesini, içselliğini, musiki tadında şiirlerine yansıtır. Daha ilk mısrada şiirin büyüsüne kapılmaktan kendinizi alamazsınız. 
 
Erdinç Ozan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad392d90-becb-41c0-8074-9aa9e9df7235.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş 3 - Kavuşmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sensizlik alır gider başını. 
Duraksız, uçsuz bucaksız süregelen bir yalnızlık. 
Doludizgin yağmurlu günler. 
Böyle acırken insanın kalbi, yüzü nasıl güler? 
 
 
Geçmişin sır perdesi, onu kapatanlar tarafından açılırken olayın aktörleri birer birer sahneye çıkıp rollerini oynama başlar. Her kurban, failinin ona ne yaptığını anlatır. 
 
Arya ise her şeye seyirci kalmak zorundadır. 
Bilmece çözülmeye çalışılırken zamana karşı bir yarış başlar. Zaman, kimseye davranmadığı gibi onlara da pek iyi davranmaz. Parçalar birleşir fakat geçen zamanla ruhlar dağılır. Sonuçlar sebeplerine kavuşur 
ve herkes payına düşeni alır. 
 
Güneş batar, ertesi gün doğmak üzere nihayet düşer herkesin gün ışığı kendi üstüne. 
 
 
Bir ev yapmışlar.  
Sonra onu yakmışlar.  
Kelebeğe yuvana git demişler.  
Kapısında bin gün yanmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52f81d80-14c8-498e-a599-ae81161ee7e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nayino</image:title>
            <image:caption>“Limanın yanında küçük koya yanaşmış minik beyaz bir taka. 
Üzerinde mor renkle yazılmış bir kelime. 
Tam seçemiyorum. 
Biraz daha yaklaşınca okuyabiliyorum. 
‘Nayino’. 
Yani ‘sevdalum’... 
 
Yar goynunda elsem, 
Kefen da istemezdum. 
Uç gun sarilu yatsak, 
Sağdan sola dönmazdum.ˮ 
 
Bir sevda romanı Nayino. 
Yıllar önce yaşanan, sebepsiz yere sona eren –sona erdiği sanılan– 
bir sevda. Kurulan yepyeni hayatlar ve bu hayatın seyrine etki eden “memleket meseleleriˮ. Aradan geçen zamanda memlekette birçok olay yaşanmış, herkes başka yerlere savrulmuşken... Eski sevdanın külleri yeniden alevlenir mi? 
 
Kaya Boztepe, Nayino adlı romanında, kaderini ülkede yaşanan toplumsal olayların ve bazı küçük tesadüflerin belirlediği bir aşkın romanını yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac300417-e594-4ce1-9796-ec8aa926792f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş 3 - Kavuşmak</image:title>
            <image:caption>Sensizlik alır gider başını. 
Duraksız, uçsuz bucaksız süregelen bir yalnızlık. 
Doludizgin yağmurlu günler. 
Böyle acırken insanın kalbi, yüzü nasıl güler? 
 
 
Geçmişin sır perdesi, onu kapatanlar tarafından açılırken olayın aktörleri birer birer sahneye çıkıp rollerini oynama başlar. Her kurban, failinin ona ne yaptığını anlatır. 
 
Arya ise her şeye seyirci kalmak zorundadır. 
Bilmece çözülmeye çalışılırken zamana karşı bir yarış başlar. Zaman, kimseye davranmadığı gibi onlara da pek iyi davranmaz. Parçalar birleşir fakat geçen zamanla ruhlar dağılır. Sonuçlar sebeplerine kavuşur 
ve herkes payına düşeni alır. 
 
Güneş batar, ertesi gün doğmak üzere nihayet düşer herkesin gün ışığı kendi üstüne. 
 
 
Bir ev yapmışlar.  
Sonra onu yakmışlar.  
Kelebeğe yuvana git demişler.  
Kapısında bin gün yanmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d286e6a0-c9df-4baf-b2fd-b00dfd0829ad.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kız Ölüme Çok Yakın</image:title>
            <image:caption>“İyi kızlar her zaman düşündüğünüz gibi değildir...”  
Pip Fitz-Amobi son soruşturmasının etkisinden hâlâ kurtulamamışken yeniden bir vakayla karşı karşıya kalır. Bu sefer birisi onun peşindedir. Birisi sürekli ona üstü kapalı tehdit içeren mesajlar göndermektedir: Kaybolan sen olduğunda seni kim arayacak?
 
Tehditler artar ve Pip gerçekten de kendisini takip eden biri olduğunu fark eder. Sonra da peşindeki kişi ile altı yıl önce aynı bölgede yakalanan bir seri katil arasında benzerlikler bulmaya başlar. Pip kendini kurtarmak için daha önce hiç olmadığı kadar mücadele etmek zorunda kalacak, hiç düşünmediği bir yola girmeyi seçecektir. Bu, hayatının en önemli ve aynı zamanda son soruşturmasıdır. Her ne olursa olsun, Pip’in iyi kız günleri sona ermek üzeredir.
 
Holly Jackson, İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi serisinin merakla
beklenen bu son kitabında yine sürükleyici, korkutucu ve unutulmaz bir olay örgüsü sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee7841b0-07ca-4303-84cb-e7e95d09e51c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın İçinden Fıkralar</image:title>
            <image:caption>Fıkralar sohbetin neşesi, tadı tuzudur. 
Zor bir konuyu anlatırken, fıkralar bize keyifli bir şekilde yardım eder. 
Günlük hayatın içinde fıkraya konu olacak olaylarla karşılaşırız. Eğer mizah kültürümüz varsa bu fıkraların farkına varırız. 
Fıkraları okurken kafanızda bir dimağ lezzeti, yüzünüzde tatlı bir tebessüm hissedersiniz. 
Ben yazarken keyif aldım. Öyle inanıyorum ki siz de okurken keyif alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dde3fe55-0553-4dab-91ae-e549620b8927.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir’in Cevabı veya Gerçek Hümanizm</image:title>
            <image:caption>Ruh üflemenin üç manası var: 
A) Çamur elementleri, DNA olunca, insan diğer hayvanların çoğundan daha az gene sahip olmasına rağmen, kendindeki 22 bin gen arasındaki bilgi-işlem bütün hayvanlardan hatta kâinattan daha çok bilgi-işleme sahiptir. İşte Biyolojik Ruh budur ve bu döllenirken oluyor. Yüz yirmi gün sonra ruh üfleniyor, bilgisi yanlıştır. 
B) Normalde bir hayvan olan insan, sayısız dilleri, bilimleri, yasaları ve soyut değerleri öğrenirken Allah tarafından (Sonsuz Sistemden) bunlar ona ruh oluyor. Onu gerçek Âdem yapıyor. 
C) Tevrat’ta ve Kur’an’da asıl ve gerçek ruh manasında tekrarla kullanılan ve bütün evrenin logosu ve mantığı olan dini öğretiler ve yasalar, insanlığın sosyal ve kalbî hayatına üflenir. İnsan gerçekten İnsan-ı kâmil olur. Aristo insanı tarif ederken, daha çok ikinci bentte anlatılan noktayı vurgu lamış. İnsan düşünen ve bu düşüncesini dile getiren hayvandır, demiş. Birinci bentteki bilgi ise onun zamanında tam bilinmiyordu. Fakat 2350 yıl önce o boyuta form dedi. Ve o formu anima (ruh) olarak) anlattı. 
Bugün materyalize olmuş fen ilimleri henüz bu seviyeye tam gelebilmiş değildir. Fakat seksenden sonra gelişen yazılım ve bilişim teknolojisi, hem Aristo’yu doğruluyor. Hem bilim adamlarını o zirve noktaya zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/557c6bbc-1e79-4400-bb5a-673729ead163.jpg</image:loc>
            <image:title>İbadetler</image:title>
            <image:caption>Soru: Acaba, ibadet yani din ve kulluk, insanı köleleştiriyor mu? Yoksa insanı aşağı, kötü, çeşit çeşit köleliklerden kurtarıp, gerçek bir vazifeli olduğunu bildirip, ona yüksek bir şeref mi sağlıyor? 
Cevap: Evet, insanda iki temel eğilim var: Biri, ya firavun gibi sahte güç, kudret sahibi olup ilahlık iddiasında bulunacaktır. İkincisi: Veya muhtaç olduğu ve korktuğu nice sayısız şeylere köle olacaktır... Dinsiz bir insan için bu iki şıktan başka yol yoktur. Dindar ve gerçek inanmış insan ise; din ve iman sayesinde, o sahte sayısız ilahlara köle olmaktan kurtulur, gerçek (hakk) ilah ve mabud olan Allah’a kul ve asker olur. 
O’nun emriyle, izniyle iş görür ne geçmişin üzüntüsünü çeker ne de geleceğin korkusunu... “İyi bilin ki; Allah’ın gerçek dostları ne korkarlar ne de üzülürler...” İşte bir tarafta, bu ayetin çerçevelediği insan modeli, diğer tarafta, kendisine faydası çok az olan paranın, seksin, daha nice sahte tutkuların tutsağı olan insan tipi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00cbb0a6-d838-4057-bc39-921bbb55676b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlara Döneceğim</image:title>
            <image:caption>Sırtımda hançer saplı 
Kanım akmıyor 
Ben dağlardan geldim beyim, 
Dağ gibi ananın doğurduğu, 
Feleğe mihnet etmeyen babanın yoğurduğu, 
Dağların oğluyum... 
Bilemezdim 
Dost demenin güvenmenin 
Bir hançer darbesiyle yere serileceğini 
Meğer şehirlerde böyle olurmuş 
Paran kadar adam 
Paran kadar itibarın olurmuş 
Ben bilemedim beyim, 
Ben bilmem oyun oynamayı, 
Adam satmayı 
Çamura yatmayı 
Mazluma çatmayı, 
Bilmem...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d81d9eb-c055-4ecc-9696-68e99353f2a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiracı</image:title>
            <image:caption>New York’ta yıkık dökük bir apartmanın tek kiracısı olan Harry
Lesser, on yıldır emek verdiği kitabını bitirmek için canla başla
çalışır. Dairesini neredeyse hiç terk etmeyen, dış dünyadan bihaber Lesser, bir yandan da onu dairesini boşaltmaya zorlayan evsahibi Levenspiel ile mücadele eder, fakat kitabını bitirmeden hiçbir yere gitmeye niyeti yoktur.
 
Yıkık dökük, daireleri terk edilmiş binada kendisinden başka biri
daha olduğunu keşfeder bir gün: Kitabını bitirmek için kendine
gözlerden uzak, uygun bir yer arayan, huysuz, Afro-Amerikalı
yazar Willie Spearmint. O dönem Brooklyn’de alevlenen Yahudi-Siyahi çatışmasına rağmen, ikilinin zamanla gelişen dostlukları, Willie’nin Lesser’dan taslağına yorum yapmasını istemesiyle gerilmeye başlar. Zoraki komşuluk ve sanatlarındaki gizli rekabetin çatışmalara neden olduğu ilişkileri, Willie’nin sevgilisi Irene’in hayatlarına dahil olması ve Levenspiel’in iki yazarı da evden çıkarmak için giriştiği savaşla tamamen değişir.
 
Bernard Malamud, Kiracı’da biri siyah, biri beyaz iki yazarın sanat anlayışları ve etnik kökenleri üzerinden insanın güvenilmezliğiyle yıkım ve şiddet potansiyelini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca9b5674-bf7b-4be3-945b-ec4b315324ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesyonel Futbolda Psikolojik Beceri Antrenmanı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
TEŞEKKÜR 
İÇİNDEKİLER 
TABLOLAR LİSTESİ 
SİMGELER VE KISALTMALAR LİSTESİ 
BÖLÜM I: KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
1. 1. Giriş 
1.2. PBA Araştırmasının Önemi 
1.3. Tanımlar 
BÖLÜM II: ALANYAZIN TARAMASI 
2.1. İçsel Konuşma 
2.1.1. İçsel Konuşma ile İlgili Araştırmalar 
2.2. Zihinsel Dayanıklılık 
2.2.1. Zihinsel Dayanıklılık ile İlgili Araştırmalar 
BÖLÜM III: SPORDA PSİKOLOJİK BECERİ ANTRENMANI 
3.1. Sporda Psikolojik Beceri Antrenmanı Nedir? 
3.2. Sporda Psikolojik Beceri Antrenmanının Önem ve Amacı 
3.3. Sporda Psikolojik Beceri Antrenmanının Planlanması 
3.4. Sporda Psikolojik Beceri Antrenmanı ile İlgili Yapılmış Çalışmalar 
3.5. Psikolojik Beceri Antrenman Programı Uygulaması 
3.6. Araştırma Sürecinde Yaşanan Gelişmeler 
3.7. Araştırmanın Bulgularından Bazı Örnekler 
BÖLÜM IV: SONUÇ ve ÖNERİLER 
4.1. Araştırmaya yönelik öneriler 
4.2. Uygulamaya yönelik öneriler 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038a4b62-66c8-40de-abeb-baeb9e625fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesyonel Sporcularda ACTN3 (rs1815736) Gen Polimorfizminin Atletik Performans Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
ÖNSÖZ 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Genlerin Yapısı ve İşleyişi 
2.2. Genler ve Atletik Yetenek 
2.3. Fiziksel Aktivite ve Epigenetik Etkileşimler 
2.4. Atletik Performans ve Genlerin Rolü 
2.5. Bireysel Antrenman Uygulamaları ve Genetik Etkileşimler 
2.5.1.Dayanıklılık ve Sprint Performansı 
2.6. ACTN3 Geninin Yapısı ve Fonksiyonları 
2.6.1. ACTN3 Geni ve Atletik Performans 
2.6.2. ACTN3 Geni ve Sprint/GüçPerformansı 
2.6.3. ACTN3 Geni ve Aerobik Dayanıklılık İlişkisi 
2.6.4. ACTN3 Geni ve Kas Gücüİlişkisi 
2.7. Yapısal Bileşenler ve ACTN3 
2.8. İskelet Kasları, Enerji Sistemleri ve Egzersiz Kapasitesi 
2.9. Yetenek Seçme İlkeleri 
2.10. Atletik Yeteneği Ortaya Çıkaran Genetik Testler 
2.11.Takım Sporlarında Fiziksel Performans Ölçümlerinde Kullanılan Test Protokolleri 
3. GEREÇ VE YÖNTEM 
3.1. Araştırmanın Türü 
3.2. Araştırmanın Yapıldığı Yer ve Zamanı 
3.3. Araştırmanın Evreni ve Örneklemi 
3.4. Araştırmanın Değişkenleri 
3.5. Araştırma Materyali / Veri Toplama Araçları 
3.5.1. Egzersiz ve Performans Ölçüm Yöntemleri 
3.5.2. Yo-Yo IR 2 Testi 
3.5.3. Hız (30m sprint yeteneği) Testi 
3.5.4. Moleküler Analiz 
3.6. Verilerin Değerlendirilmesi 
3.7. Araştırmanın Etik Boyutu 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 
     7. KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f39e13da-a684-49a9-b65d-ccdd711d924a.jpg</image:loc>
            <image:title>ACE Gen Polimofizminin Atletik Performans Üzerindeki Etkileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ÖNSÖZ 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Lokal Renin-Anjiotensin Sistemi 
2.1.1. İskelet Kasında ACE 
2.2. ACE Gen Polimorfizmi ve Sportif Performans 
2.3. ACE geni ve Atletik Performans İlişkisini İnceleyen Araştırmalarda Dayanıklılık Kriterinin       
Süre/Mesafeye Göre Sınıflandırılmasının Önemi 
2.4. Çalışma Grubu Homojenliğinin Önemi 
2.5. Kısa Süreli Aerobik Dayanıklılıkta Güç Gereksinimi ve ACE D Alel İlişkisi 
3. ARAŞTIRMA UYGULAMALARI 
3.1. Örneklerin Seçimi ve Kan Alımı 
3.2. Antrenman Programı 
3.3. Performans Ölçüm Yöntemleri (Testler) 
3.4. Genetik Analiz 
3.4.1. Araştırma Materyali / Veri Toplama Araçları 
3.4.2. Araçlar 
3.5. ACE I/D Polimorfizminin Moleküler Yöntemlerle Araştırılması 
3.5.1. Kan Örneklerinin DNA İzalasyonu 
3.5.2. Uygulanan Protokol 
3.5.3. PCR Amplifikasyonu 
3.5.4. Amplifikasyonda Kullanılacak Primerlerin Seçimi 
3.5.5. Uygulanan PCR Protokolü 
3.5.6. PCR Ürünlerinin Elektroforezda Değerlendirilmesi 
3.6. İstatiksel Analizler 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ ve ÖNERİLER 
7.KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b921ac4f-b2e5-4414-ad72-f7425637b710.jpg</image:loc>
            <image:title>Ab Ülkelerinde İşsizlik Histerisi Hipotezinin Analiz Edilmesi: Rals Fourier Kpss Durağanlık Testi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 1. ZAMAN SERİLERİ ANALİZİ VE DURAĞANLIK 
 
İKİNCİ BÖLÜM 2. ZAMAN SERİLERİNDE GELENEKSEL BİRİM KÖK TESTLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 3. ZAMAN SERİLERİNDE YAPISAL DEĞİŞİMLERE İZİN VEREN BİRİM KÖK TESTLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 4. KALINTILARLA GENİŞLETİLMİŞ (RALS) BİRİM KÖK TESTLERİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 5. LİTERATÜR TARAMASI 
 
ALTINCI BÖLÜM 6. İŞSİZLİK HİSTERİSİ HİPOTEZİNİN TEST EDİLMESİ 
 
SONUÇ 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e4ad7b-8f33-4853-a6ca-fab1974fd347.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bilimler Akademisi II Genom</image:title>
            <image:caption>Çocuklar ve eğitimciler tarafından büyük ilgi gören Tuhaf Bilimler Akademisi serisinin ikinci kitabı Genom, sürükleyici anlatımı ve akıcı diliyle okurlarını yine soluksuz bir maceraya davet ediyor.   Bilim Akademisinin takıntılı dekanı Üstün Bey’in gidişiyle akademiye yeni bir dekan atanır. Her şey normal seyrinde ilerlerken tuhaflıklar yine Nadir ve arkadaşlarının yakasını bırakmaz. Genom ile sonunu asla kestiremeyeceğiniz bir maceraya dâhil olmaya hazır olun!   Şöhret Doğruyol Sağbaş, serinin bu kitabıyla da azim ve hırs arasındaki ince çizgiyi yakalayamayanların zararının en çok da kendine dokunduğunun altını bir kez daha çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ecf6dc0-0b46-4e5d-9c98-3a9ad905456f.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Uyandırma Vakti</image:title>
            <image:caption>Kan damlalarıyla yüzdü ruhumuz, 
 
İki mevsim uyudu benliğimiz, 
 
Yoktan bizi varedince yaradan, 
 
Takılı kaldı dünyaya nefsimiz. 
 
Çok ölüm gördük yürekleri burkan, 
 
Çok ölü gömdük belimizi burkan, 
 
Vahşi dağların yorgun çobanıydık, 
  Susuz damakla vuslatı aradık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab33350-8557-433a-a918-e538ed140641.jpg</image:loc>
            <image:title>Başoğul Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Derdim var 
Bilen var mı ? 
Yok tabi ki 
Bırak bende kalsın 
Bir dost bulsam 
Karar ver arkadaş 
Bulalım bakalım 
Bu derdi söylesem mi 
Bırak bende kalsın 
Gel şöyle kardeşim 
Neyi kime söyleyim 
Tabi ki aradaşına 
Bırak bende kalsın 
Hala söylemeyecen mi 
Neyi söyleyeyim ki 
Tabi ki derdini Yok bende kalsın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83239a55-07e9-457c-96a4-093a4cd76f91.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Budalanın Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Modern Japon öykücülüğünün mihenk taşı Ryūnosuke Akutagawa&apos;nın Japon ve Çin kültür sembollerinin yanı sıra Avrupa sanatından, Rus edebiyatından, antik Yunan mitolojisinden beslendiği, yalın ve yer yer toplumsal taşlamalarla örülü otobiyografik öyküleri Bir Budalanın Yaşamı, dönemin sosyal ve siyasi yapısına yönelik çok sayıda göndermeyle I. Dünya Savaşı ve sonrasını kapsayan Taişo Dönemi Japonya&apos;sının tam teşekküllü bir panoramasını çiziyor.


İnsan doğasının karanlık yönlerine, derin tutkularına, inançlarına ve çelişkilerine odaklanan Akutagawa, &quot;intihar mektubu&quot; niteliği taşıyan &quot;Bir Budalanın Yaşamı&quot; başlıklı öyküsü ve yazarın hayatına son vermeden önce bıraktığı intihar notu başta olmak üzere yaşamının son döneminde kaleme aldığı eserlerden derlenen bu seçkide toplumun buhranlı haleti ruhiyesine de ayna tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/046cf07f-4879-46e7-97f3-cb2880cfce64.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçliğe Açılan Pencere</image:title>
            <image:caption>Kendini &quot;ihtimal fanatiği&quot; olarak tanımlayan E. M. Cioran, sürgün yaşamının doğurduğu azaba çare işlevi gören kalemini saplantılarını yatıştırmak ve hıncını dindirmek için oynatır. Politik görüşlerini aşındıran savaş sonlanmışken, yenilgiden ibaret gördüğü kaderinin yarattığı buhranın ana motifleri Cioran külliyatında yeni yeni belirmeye başlar.
30&apos;lu yaşlarının keskin virajında yeni bir yol tutmaya, köksüzlük yoluna girmeye kendini mecbur gördüğü, felsefi &quot;kabiliyetinin&quot; sinik ve kuşkucu bir pus içinde buhar olup uçtuğu dönemde, Paris sokaklarının isimsizleri arasında dolaşır ve küçük otel odalarında Hiçliğe Açılan Pencere&apos;nin iskeletini oluşturacak yüzlerce okunaksız sayfa karalar.
&quot;Zira hayat çıkmaz bir yoldan ibarettir, giderek de daralmaktadır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b69b0c01-4872-4f6f-b911-0cfda3b876ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Adalet Kıskacında Kadınlar: Örselenmiş Kadın Sendromu ve Feminist Kriminoloji</image:title>
            <image:caption>Neredeyse düne kadar normal görülen kadına şiddetin feministlerce deşifre edilerek suç niteliği kazanması ve bu şiddete yönelik kamusal müdahaleye ilişkin ihtiyaç çağrısı, bugün toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamadığı koşullarda halen karşılığını tam olarak bulamamıştır. Toplum tarafından güvenli addedilen evleri içinde sistematik şiddete ve eziyete maruz kalan kadınlar, tarih boyunca hemcinslerinin yaptığı gibi, bu şiddete dur diyebilmek için bazen kocalarını, partnerlerini, aile fertlerini öldürmekten başka çıkar yol bulamıyor. Yenin içinde kalması gereken bu &quot;görünmez&quot; eziyete ömür boyu katlanmaları, sabretmeleri toplum tarafından meşru kabul edilirken, işkencecisini öldüren bu kadınlar, hem o noktaya gelene kadar resmi yardım ve müdahale çağrılarının yanıtsız ve etkisiz kalmasıyla, hem de olay akabinde kendilerini bu noktaya getiren özgül koşulların ve yaşadıkları sürecin yarattığı travmatik tahribatın gözardı edilmesiyle geleneksel hukuka içkin cinsiyetçi ayrımcılığa maruz bırakılarak hukuk içinde bir kez daha örseleniyor.
Feminist adli ve klinik psikolog Lenore Walker&apos;ın ortaya attığı &quot;örselenmiş kadın sendromu&quot; kavramı bu kadınların eylemlerini olması gerektiği gibi bütüncül bir bakış açısıyla görme ve değerlendirme imkânı yaratıyor. Eril hukukun, bu çağrıya kulak verdiğinde, sosyo-kültürel ve psikolojik de dahil olmak üzere kadınları çevreleyen koşulları gözeten, cinsiyete duyarlı mekanizmalarla &quot;erkek değil, gerçek adalet&quot;i sağlama ihtimalinin kapısını aralıyor.
Yağmur Birdal, &quot;örselenmiş kadın sendromu&quot; ve kadın suçluluğu kavramının dünya kriminoloji literatürüne girişini ve tuttuğu yeri farklı ve karşıt yaklaşımlarla birlikte ele alırken, Türkiye&apos;de kocasını öldüren kadınların yargılanmasındaki adil olmayan süreç ve unsurları da örnekleriyle gözler önüne seriyor. Basına da yansıyan bu tür davaların vekilliğini üstlenen avukatlarla yürüttüğü araştırma sonucunda, sistemin neden ve nasıl işlemediğini, resmi makamların cinsiyetçi reflekslerini, daha farklı bir yargılama süreci için meşru müdafaa, mazeret nedeni, haksız tahrik gibi kavramların nasıl ele alınması gerektiğini de açıklıkla ortaya koyuyor.
Hukukçular kadar her yaştan kadının da okuması gereken ufuk açıcı bir çalışma...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3834e0b-698f-4655-bcf9-46b4fabbff47.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Yuvarlaktır</image:title>
            <image:caption>Rose adında küçük bir kız. Kuzeni Willie&apos;nin aksine acabalardan kurtulamıyor bir türlü. Durmadan dönen yuvarlak dünya içinde ne kendisini bulabiliyor ne de yerini. Bereket dağlar var. Onlar her şeyi durduracak kadar yüksek. Yükleniyor mavi iskemlesini ve koyabileceği yer arayışıyla gözüne kestirdiği dağın zirvesine başlıyor tırmanmaya.


Dünya Yuvarlaktır epik bir yolculuk hikâyesi. Kelimelerin kaygan zemininde tümcelerin müstakilliğini ve anlamların sabitesini yitirdiği ardı kesilmez bir devingenlik içinde anlatısını kuran Gertrude Stein, okuru biteviye tınlayan varoluşsal bir kaygının hazzını ve dehşetini aynı anda duymaya çağırıyor. &quot;Shakespeare ne demişti, adı değişse bile gül yine aynı güzellikte kokar, kokar mı. Hayır, kokmaz.&quot; İşte bu itiraz, Rose&apos;u durmadan düşünmeye iten benzer bir sorguyla maceramızın da ateşleyicisi oluyor: &quot;Adı Rose olmasaydı Rose olur muydu.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec775e34-da63-4acc-b8d5-07b172078c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Elgin Taşlar - Doksanüç Loş Hikaye</image:title>
            <image:caption>&quot;Vaktim olsaydı, daha kısa yazardım,&quot; doğru.


Vaktim kalmamış olabilir, doğru.


Bu hikâyeleri uzaktaki bir kuyudan çektim.


Taşların menşei sahiden şüpheliydi.


Derine indikçe azalıyordu ışık, loş doğru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d988ee-876d-47db-8ad1-44d437d52241.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılda Lozan İhlalleri</image:title>
            <image:caption>24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması 8 devlet tarafından imzalandı. Fakat asıl önemli olan bunlardan 2 tanesiydi: Türkiye ve Yunanistan. 
Çünkü Lozan, 1918’de son bulan I. Dünya Savaşı’nı bitirmenin yanı sıra, 1919-22 Türk Kurtuluş Savaşı’nı da bitiren antlaşmaydı ve bu harplerden ikincisi Türkiye ile Yunanistan arasında cereyan etmişti. Dolayısıyla, her ne kadar 30 Ocak 1923 Lozan Mübadele Sözleşmesi’yle azınlıklar karşılıklı olarak azaltılmış da olsa, kalan azınlıkların hakları, dönemin icaplarına göre Lozan Barış
Antlaşması’nın “Azınlıkların Korunması” başlıklı III. Kesiminde koruma altına alındı.
Alındı ama, bu iki devletten ikisi de yaklaşık bir asır arayla (1830ve 1923) birer ulus-devlet olarak kurulmuşlardı. Ve ulus-devlet olgusunun 1 numaralı evrensel niteliği, “ulusal homojenlik” sağlamak adı altında azınlıkları ortadan kaldırmak idi.
Her iki ülkenin de karşı tarafın soydaşlarını/dindaşlarını (başka bir deyişle, kendi “farklı” vatandaşlarını) karşılıklı olarak nasıl ezdikleri, “Tencere dibin kara, seninki benden kara” deyimini hatırlatır biçimde bu kitapta anlatılıyor.
Anlatım burada da kalmıyor ve Lozan’ın Gayrimüslimlere ek olarak ayrıca 3 gruba da getirdiği hakları incelerken projektörü Kürtlerin ve Alevilerin üzerine tutuyor.
Lozan sonrasında Türkiye ile Yunanistan arasında bir “Ege dengesi” kurulmuştu. Kitap bu Ege meselesini de, aynen azınlıklar meselesinde olduğu gibi, karşılaştırmalı ve tamamen
tarafsız biçimde ele alıp inceliyor.
Bu tarafsız niteliğiyle de elinizdeki kitap, bu konudaki (şimdilik) tek kitap olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13905bfc-c661-44a1-a69e-edb58b57d352.jpg</image:loc>
            <image:title>Defterimden Notlar</image:title>
            <image:caption>I. Dünya Savaşı&apos;nın ardından kimliğini ve umudunu kaybetmiş &quot;Yitik Kuşak&quot;ın çelişkilerini ustalıkla gözler önüne seren F. Scott Fitzgerald, zamansız çözümlemeleri ve gözlemlerinin yanı sıra edebi zekâsını, kırılganlığını, duyarlılığını satırlara aktarmaktan çekinmediği için Amerikan edebiyatında hatırı sayılır bir yer edinmişti.


Epigramlar, nükteler, muzır diyaloglar, küçürek öyküler, eserlerinden aşırdığı alıntılar, nahoş tespitler, büyüleyici dizeler ve şimşek gibi çakan kısa sahnelerden müteşekkil Defterimden Notlar, okuru bu hasletlerle donanmış Fitzgerald&apos;ın zihninin sağanaklarıyla baş başa bırakıyor. Tüm kurgusal duvarları kaldırdığı, belleğini açıyor olmanın getirdiği mesuliyetle konuları özenle tasnif ettiği ve bütünlük arz eden alfabetik başlıklar altında gruplandırdığı bu notlar, sosyal çevresinin son evrelerini, yaşamının son yıllarındaki sezileri, duyguları ve dikkatini cezbeden küçük detayları kayıt altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6f39651-335b-4fe6-9669-413d8958905f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöl ya da Cübeyr Veli El-Mammi&apos;nin Hayatı ve Maceraları</image:title>
            <image:caption>Fransız Akademisi Frankofoni Ödüllü Albert Memmi Çöl&apos;de, atını savaşın kalbine doğru dörtnala süren yüreği büyük, tevazusu engin sürgün bir prensin buruk hikâyesini anlatıyor. Yenilmez denen komutanların bozgunlarına, şatafatlı sarayların harabelere dönüşüne şahit olan; aşkın yürekte bir kora dönüştüğü, savaş yaralarınınsa onulmaz bir kinle yoğurulduğu topraklarda kök salamamanın sızısını usul usul fısıldıyor: &quot;Haydi, bir kere daha düş yollara...&quot;
Yahudi-Arap kimliklerinin kurucu unsur olduğu Mağrip&apos;in efsunlu tarihinden meseller, kıssalar ve hurafelerle ilmek ilmek işlenmiş Çöl, bilinmez yollara düşen yersiz yurtsuzlara sessiz bir ağıt, yeniden başlamayı muştulayan bir başka macera...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3819e126-52a1-4edf-87fc-9776b07ad3ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Okulu</image:title>
            <image:caption>Aşkın gözleri kör eden efsunu sönümlendiğinde herkes kendi yoluna gider, kendi hikâyesini anlatmaya koyulurmuş. Sırlar, arzular ve bilinmezliğin ortasında yepyeni patikalar oluşur, yeni denizlere yelken açma vakti gelirmiş.


Kadınlar Okulu, genç bir kadının ilmek ilmek dokuduğu hayallerinin güncesidir. Peki ama her sayfası şevkle, kalp çarpıntısıyla resmedilen bu günceyle can bulup filizlenen bir ilişki, sevgililerin omzuna bir yük, belleğine onulmaz bir yara misali işleyen zaman çarklarından sağ çıkabilecek midir?


Pastoral Senfoni, Dar Kapı ve Kalpazanlar ile modern roman anlayışına taze bir soluk kazandıran, Nobel Ödüllü Andre Gidé, kendini tanımaya, yaşamını anlamlandırmaya başlayan ve aşkın girdabına kapılıp yolunu kaybeden bir kadına bir teselli sunuyor; zamanın açtığı yaralar yine zamanla iyileşiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c72ee8-0960-4098-98c1-d8b1567c0ea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Veba</image:title>
            <image:caption>Yıl 2013... Hızlanan kalp atışları, yükselen ateş ve kasılmalar; kızıla çalan yüzler ve vücutlar... Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor, kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç... Bir felaket, çığrından çıkmış bir salgın, yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor. Modern kurumlar birbiri ardına çökerken, teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor; renkli, capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor.


1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba, kültürün, uygarlığın, hatta kelimelerin anlamını yitirdiği; vahşetin, ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde, 2073 yılında, Kızıl Ölüm&apos;den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor. Tanklar, tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor.


Jack London&apos;dan uygarlıktan ilkelliğe, imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet, postapokaliptik bir sarmal...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44501e31-4fa0-4ec0-ac7c-fb01737a601f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Aile</image:title>
            <image:caption>Melek ailesiyle birlikte mutlu bir hayat yaşamaktadır. Bu küçük ve sevimli aileye katılan yeni üyelerle birlikte hayatları daha da renklenir. Vera, Pasaklı ve Botti onlarla yaşamaya başlayınca Melek’in ailesinin hayatı birden macera dolu bir hikâyeye dönüşmeye başlar. Kısa süreli misafirleri Şirin ve Misket sürprizlerle dolu zamanlar yaşatır hepsine. 
Melek ve hayvan dostlarının dostluk ve sevgi dolu maceralarını okumak için hadi gelin sayfaların arasında yolculuğa çıkalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33ce092-152a-42f8-b96a-a098447a707e.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlette Davranışsal Kamu Politikalarının Ortaya Çıkışı ve Gelişim Süreci</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. BÖLÜM: KAMU POLİTİKALARI ANALİZİNİN GELİŞİMİ VE DAVRANIŞSAL KAMU POLİTİKASI 
2. BÖLÜM: DAVRANIŞSAL KAMU POLİTİKASININ DÜNYADA YAYGINLIK KAZANMASI 
3. BÖLÜM: TÜRKİYE ÖRNEĞİ: DAVRANIŞSAL KAMU POLİTİKALARI BİRİMİNİN ORTAYA ÇIKIŞI 
4. BÖLÜM: SONUÇ VE ÖNERİLER 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f06ed8-a40a-4cb2-8fb0-2c0a649cf720.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır</image:title>
            <image:caption>Bu kitabım “KABUS” isimli romanımın devamıdır. Bu romanımda annesinin ölmeden birkaç gün önce söylediği, hayal mi gerçek mi olduğunu bilmediği bir sırrın peşinden giden Emrah beyin Ankara’dan Urfa’ ya oradan Adana’ya yaptığı gizemli yolculuğu anlattım. Bakalım SIR gerçek mi, hayal mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65675bab-2c22-4086-8ef3-b3f07c4e926e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıkta Dijital Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1.      BÖLÜM: DİJİTAL OKURYAZARLIK VE SAĞLIK 
2.     BÖLÜM: E-SAĞLIK OKURYAZARLIĞI 
3.     BÖLÜM: İNTERNETTE HASTALIK ARAMA DAVRANIŞI (SİBERKONDRİ) 
4.     BÖLÜM: BULUT BİLİŞİM 
5.     BÖLÜM: MOBİL SAĞLIK 
6.     BÖLÜM: GİYİLEBİLİR SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ 
7.     BÖLÜM: SAĞLIK VE YAPAY ZEKA 
8.     BÖLÜM: SAĞLIK VE METAVERSE 
9.     BÖLÜM: SAĞLIKTA BLOK ZİNCİR 
10. BÖLÜM: SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ 
11. BÖLÜM: SAĞLIKTA SİBER GÜVENLİK 
12. BÖLÜM: E-ATIK YÖNETİMİ 
13. BÖLÜM: DİJİTAL HASTANE 
14. BÖLÜM: YEŞİL HASTANE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f65cca-68c8-4330-9818-ea4bac445c77.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzüm Suyunun Oksidatif Stres ve Eşleşme Bozucu Proteinler Üzerine Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
TEŞEKKÜR 
İÇİNDEKİLER 
TABLOLAR LİSTESİ 
ŞEKİLLER LİSTESİ 
KISALTMALAR LİSTESİ 
1. ÖZET 
2. ABSTRACT 
3. GİRİŞ 
3.1. Futbol 
3.2. Futbolun Dünya ve Türkiye Tarihi 
3.3. Enerji Sistemleri 
3.3.1. ATP-PC Sistem 
3.3.2. Anaerobik Glikoliz Sistem 
3.3.3. Aerobik Sistem 
3.3.4. Futbolda Kullanılan Enerji Sistemleri 
3.4. Serbest Radikaller 
3.5. Oksidatif Stres 
3.5.1 Oksidatif Stres ve Egzersiz 
3.6. Antioksidanlar 
3.7. Üzüm Suyu 
3.8. Serum Parametreleri 
3.8.1. Aspartat Aminotransferaz (AST) 
3.8.2. Alanin Aminotransferaz (ALT) 
3.8.3. Üre 
3.8.4. Kreatin 
3.8.5. Glikoz 
3.8.6. Kolesterol 
3.8.7. Trigliserit 
3.8.8. Malondialdehit (MDA) 
3.8.9. Malondialdehit ve Egzersiz 
3.8.10. Eşleşme Bozucu Proteinler 
3.8.11. İnsülin 
3.8.12. Serum Parametreleri ve Egzersiz 
3.9. Tez Çalışmasının Amacı 
4. GEREÇ VE YÖNTEM 
4.1. Araştırma Grubu 
4.2. Antrenman Programı 
4.3. Fiziksel Ölçümler 
4.3.1. Boy Ölçümü 
4.3.2. Vücut Ağırlığı Ölçümü 
4.3.3. Vücut Kitle İndeksi 
4.3.4. Dikey Sıçrama 
4.3.5. Durarak Uzun Atlama 
4.3.6. Esneklik 
4.3.7. Sağ Pençe ve Sol Pençe Kuvveti 
4.3.8. Sırt ve Bacak Kuvveti 
4.3.9. 30 Metre Sürat Koşusu 
4.4. Örneklerin Alınması 
4.5. Serum Biyokimya Analizleri 
4.5.1. Malondialdehit (MDA) Analizi 
4.6. İstatistiksel Analiz 
5. BULGULAR 
6. TARTIŞMA VE SONUÇ 
7. KAYNAKLAR 
8. EKLER 
9. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5d3f4c8-e0de-41a1-90ad-b086b392bb7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Foucault’dan Ranciere’e Gelecek Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çağdaş felsefenin mimarları Foucault, Derrida, Agamben, Rancière ve Nancy’nin politik düşüncesinin izini sürüyor. Foucault’da delilik ve kapatılmadan Rancière’in Cahil Hoca’sına, Derrida’da tekillik ve konukseverlikten Agamben’de dil ve sessizliğe uzanan bir yol izliyor. Bu kitaptaki ‘çağdaş’ düşünürlerin ortak problemi, polisin (kent devletinin) başlangıçtan beri idealize edilmiş bir mükemmelliği dayatma hakkı ve yetkisiyle ortaya çıkmasıdır. Politikanın birlikte düşünüldüğü kavram veya ilkeler yeniden ele alınmalı veya bu kavram setlerinin ‘politik’ nitelikleri gözden geçirilmelidir. Bu çağdaş düşünürlerin ortak bir özelliği de felsefenin politikadan farkını bir &apos;açıklık&apos; düşüncesi bağlamında ele almalarıdır. Burada eleştiri, politik olanın temelsizliğini göstermeyi değil, bu &apos;temel&apos; düşüncesinin &apos;temelsizliğini&apos; ifşa etmeyi hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ce028ee-1adb-480f-a37b-7552e0a222e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Taekwondo Sporcularının Zihinsel Dayanıklıklarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
TEŞEKKÜR 
TABLO LİSTESİ 
KISALTMALAR LİSTESİ 
1. ÖZET 
2. GİRİŞ 
2.1. Spor ve Sporcu 
2.2. Taekwondo 
2.2.1. Taekwondo’da Kuşaklar 
2.2.2. Taekwondo müsabakasında kullanılan teknikler 
2.2.3. Yumruk 
2.2.4. Taekwondonun Dünyaya Gelişimi 
2.2.5. Taekwondonun Türkiye’deki Tarihi Gelişimi 
2.3. Spor psikolojisi 
2.4. Zihinsel dayanıklılık 
2.4.1. Sporda Zihinsel Dayanıklılık 
3. GEREÇ YÖNTEM 
3.1. Araştırmada Evren ve Örneklem Seçimi 
3.2. Veri Toplama Araçları 
3.3. Verilerin Analizi 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ 
7. KAYNAKLAR 
8. EKLER 
9. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdf15717-4170-4946-ba2e-6d3450510170.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerine Kuramsal Bakış IV</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. BÖLÜM 
GELENEKSEL DEVE GÜREŞLERİNİ YAŞATAN HAVUTÇU USTALARINDAN KÂZIM ÖZHAVUTÇU 
 
2. BÖLÜM 
SOSYAL MEDYA KULLANIMI VE SPORCULARIN PSİKOLOJİK İYİ OLUŞU 
 
3. BÖLÜM 
ÖĞRETMEN ADAYLARININ AKADEMİK ÖZYETERLİK, PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK VE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELİK TUTUMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ 
 
4. BÖLÜM 
SPOR PSİKOLOJİSİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
5. BÖLÜM 
SPOR YÖNETİCİSİ ADAYLARINDA ÖZGÜVENİN BİREYSEL GİRİŞİMCİLİKLE İLİŞKİSİ 
 
6. BÖLÜM 
FUTBOL ÖRGÜTLERİNDE İLETİŞİMİN ÖNEMİ 
 
7. BÖLÜM 
SPOR TAKIMLARINDA TOKSİK LİDERLİK VE TAKIM KÜLTÜRÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dce3faf3-f42f-43d7-b932-ea96d18e3efe.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir Suikastı</image:title>
            <image:caption>-İzmir Suikastı muhalefeti sindirmek için önceden tertip edilmiş, bir komplodur. 
-İzmir Suikastı İttihatçıları saf dışı etmek için yazılmış bir senaryodur. 
-Mustafa Kemal Paşa, suikast planlarından haberdardır. 
-İzmir Suikastı bir düzmecedir. 
-Hükümet, suikast girişiminden haberdar ve olayın olgunlaşmasını bekliyordu. 
-Ankara’da herkes bir suikast girişiminin varlığından haberdardı. 
-Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa’yı öldürmek amacıyla İzmir’e giden suikastçıların attıkları her adım emniyet tarafından biliniyordu. 
-İzmir Suikastı girişimi başarılı bir istihbarat çalışması sonucu akamete uğratılmıştır. 
-İstiklal Mahkemelerinin 1926 yılının ortalarında görev sürelerinin uzatılması ve mahkemenin idam kararlarının meclis onayına ihtiyaç olmadan uygulamasının karar altına alınması, kısa bir süre sonra alınacak idam kararlarının zeminini hazırlamak içindir. 
-Mustafa Kemal Paşa daha Balıkesir’de iken İzmir’de bir suikast ekibinin olduğunu biliyordu. 
-Mustafa Kemal Paşa, İzmir’de yapılacak suikasttan haberdar olduğu için Balıkesir’den İzmir’e doğru yapacağı seyahati geciktirmiştir. 
-İzmir’deki suikastın planlayıcılarından Sarı Edip Efe, TBMM Reisi Kazım (Özalp) Paşa ile yakın ilişki içindedir. Şu hâlde Sarı Efe Edip, suikastçılar içerisindeki hükümet ajanıdır. Onun aracılığıyla hükümet suikast meselesini bilmektedir. 
-Mustafa Kemal Paşa, önceden hazırlanan gezi programı gereği 15 Haziran 1926 Salı günü İzmir’de olacaktı. Fakat Gazi’nin Balıkesir’den hareketi bir talih eseri olarak bir gün gecikmiştir. 
 
     Üzerinden yüz yıla yaklaşan bir süre geçmesine rağmen İzmir Suikastı, siyasal tarihin en çok tartıştığı konuların başında geliyor. Yukarıda sıraladığımız görüşler bu kanımızı doğruluyor. 
 
     İşte, ilk defa, binlerce orijinal belgeye dayanılarak hazırlanan elinizdeki kitap, İzmir Suikastının bugüne değin hiç bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarıyor ve suikasta dair tartışmaları sona erdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3228f137-d959-4293-a04b-357fed261ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa&apos;da Aşırı Sağ&apos;ın Yükselişi</image:title>
            <image:caption>FRANSA’DA AŞIRI SAĞ’IN YÜKSELİŞİ: ULUSAL CEPHE HAREKETİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b059bc7-e76f-498a-8e10-8e6aa2236040.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopyanın Kapitalist Evrimi</image:title>
            <image:caption>ÜTOPYANIN KAPİTALİST EVRİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db7f7505-4e28-4ecd-b8e2-81b8be6bed2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaydaki Hapishane - Fantastik İcatlar Koleksiyonu-1</image:title>
            <image:caption>“Fantastik İcatlar Koleksiyonu” serisinin ilk kitabı olan &quot;Uzaydaki Hapishane&quot;, sınır tanımayan bir hayal gücünün kapılarını okurlara açıyor. Hak edilen özgürlüğe kavuşmanın akla gelmedik, ufuk açıcı yöntemlerini okuyuculara sunuyor. 
Organizmayı dönüştürücü özellikler taşıyan buluşlardan, insan hafızasının gerçekte ne olduğuna; görme bozukluğu oluşturan ilginç silahlardan, kitapla beslenen bitkilere uzanan olaylar yelpazesi sizleri bekliyor. 
Bilimkurgu edebiyatının üretken kalemi Polat Onat; okurlarını orijinal bakış açısıyla, benzersiz icatlar peşinde eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef289dec-9606-4417-903a-b389a8ea69a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Ben İstanbul&apos;u Alacağım</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İstanbul’un fethinin romanıdır. 
Adını, Fatih’in “Ya ben İstanbul’u alacağım ya İstanbul beni!” sözünden almıştır. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethini düşünen, planlayan ve gerçekleştiren bir başkumandan ve gencecik bir padişahtır. Surları yıkan büyük topların çizimlerini yapan bir bilgindir. Bu güzel şehri fethettiğinde henüz 21 yaşındadır. 
Bu kitabı okurken askerlerimizin azmine, cesaretine hayran olacaksınız. Türk milletine İstanbul gibi güzel bir şehri kazandıran ordumuzla ve Fatih Sultan Mehmet’le gurur duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74822046-1c94-4b99-82a3-a0875ea2c207.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayadaki Kurt</image:title>
            <image:caption>Kayadaki Kurt, Türklerin “Ergenekon’dan Çıkış” destanının romanıdır. 
Türk beylerinin birbirine düşmeleri, taht kavgaları, Çinlilerin hileleri milletimizi zayıf düşürür. Yenilirler, canlarından ve yurtlarından olurlar. Sağ kalanlar, sığındıkları “Ergenekon” adını verdikleri coğrafyada yüzyıllarca yaşarlar. Yüz bin askerli ordu olurlar. Demir dağları eriterek, Börteçene adlı bir bozkurdun izinde Ergenekon’dan çıkarlar ve tekrar tarih sahnesindeki yerlerini alırlar. 
Tarihimize göz attığımızda; Mete Han’ın, Alparslan’ın, Osman Bey’in, Fatih Sultan Mehmet’in, Atatürk’ün de birer “Börteçene” olduğunu görürüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b8964f-7153-4c3f-95ab-9c0f9b84f661.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyametten Kaçış - Fantastik İcatlar Koleksiyonu-3</image:title>
            <image:caption>“Fantastik İcatlar Koleksiyonu” serisinin üçüncü ve son kitabında, bilimkurgu meraklısı okurlarımıza, yepyeni bir hayal ülkesinin kapılarını açıyoruz. “Kıyametten Kaçış” başlıyor. 
Bugünün standart kalıplarıyla değil, geleceğin sınırsız bakışıyla düşünüp hayatı değerlendirmek gerekiyor. 
Polat Onat, yerli bilimkurgu edebiyatında taze ve güçlü tarz oluşturan kalemiyle yine rahat durmuyor. Bilinmez serüvenleri kâğıda döküyor. 
Unutmayın, hayal edilebilen her şey bir şekilde mümkün olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/570c920b-20bf-4f4f-80a0-1c788bab8ce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanakkale İçinde</image:title>
            <image:caption>Çanakkale Zaferi, Türkiye Türklerinin yazdığı bir destandır. Pek çok lise ve üniversite öğrencisi bu savaşta şehit düştüğü için o ders yılı sonunda bazı okullar mezun verememiştir. Nice aydın insanımızı kaybedilmiş; buna rağmen Türk ordusu, kat kat güçlü düşman ordularına hem denizde hem de karada geçit vermemiştir. 
Bu kitap, Çanakkale’de savaşan 211.000 şehit ve 99.000 gazinin ağzından yazılmıştır. Kitabın sonunda onları temsilen, ülkenin çeşitli şehirlerinden 56 Mehmetçiğin, “Vatan sağ olsun!” diyerek attığı imzaları yer almaktadır. Şehitlerimizin adlarını okurken yaşlarına da dikkat edin lütfen. “Çanakkale İçinde” türküsünde yer alan “Gençliğim eyvah!” feryadının acısını siz de yüreğinizde hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28959b77-bccc-42c3-9a5f-7ee41d4986ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşin Frekansı - Fantastik İcatlar Koleksiyonu-2</image:title>
            <image:caption>“Fantastik İcatlar Koleksiyonu” serisinin ikinci kitabında, yine rengârenk etkiler uyandıran eşsiz bilimkurgu öyküleri okuyacaksınız. Ateşin sıcaklığı sizi de saracak. 
Ne kadar işe yarayacağı belirsiz, gerçek varlığı tartışmalı, inanılmaz icatlardan oluşan devasa bir koleksiyon kitabımızın sayfalarında sergileniyor. 2079 yılında gündelik hayatın bir parçası olacak olan icatları bugünden tanımanın heyecanını yaşamaya var mısınız? 
Polat Onat&apos;ın benzersiz öykülerinde anlatılan tasarımlar, merak uyandıran ve sürükleyici bir okuma süreci vaat ediyor. Aktarılan buluşların uygulanabilir olup olmadığına inanıp inanmamak size kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fd840c5-b860-40df-a358-f230561cc5c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu’dan Yükselen Ses</image:title>
            <image:caption>Anadolu’dan Yükselen Ses, Türk milletinin Atatürk’ün başkomutanlığında yazdığı İstiklâl destanının romanıdır. Kitapta, Atatürk’ün çocukluk yılları, eğitim-öğretim hayatı, cephelerde verdiği vatan müdafaası anlatılmaktadır. Topraklarımız işgali sonrasında verilen Millî Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu tarihi kaynaklara uygun olarak aktarılmaktadır. 
“Türkiye Türklerinin İstiklâl Destanı” şu satırlarla son bulur: “Mustafa Kemal Paşa mavi gözlerini, ülkenin mavi ufuklarına doğru çevirdi. Baktı, baktı… Orada fabrikalarını kurmuş, okullarını açmış, yollarını ve barajlarını yapmış; kalkınmış, güçlü ve büyük Türkiye’yi hayal ediyordu. Ülkesini ve Cumhuriyeti koruyacak ve kollayacak Türk gençliğini görüyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53159050-08f3-4725-bf19-19c924f8f559.jpg</image:loc>
            <image:title>A Benim Çakır Oğlum</image:title>
            <image:caption>Atatürk, Adana’yı ziyarete gitmiştir. Elinde kır çiçekleri ile bir yaşlı kadın, Sultan Ana yaklaşır. Bakışlarını Ata’nın gözlerine dikerek şöyle der: “A benim Çakır oğlum! Yolunu bir deli gibi bekledim. Sana bu çiçekleri tarlamdan yoldum.” 
Sultan Ana, Paşa’nın sarı başını, sarıçiçeklerin üzerine bastırır. Saçlarını koklar, öper. Çiçekleri ayaklarının dibine serper. 
*** 
Edebiyatımızın değerli temsilcilerinden Hasan Kallimci’nin kaleminden Atatürk’ten bir demet hatıra… O büyük insanı bir de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan vefatına kadar geçen süresindeki hatıralarıyla tanıyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a469e7-2ca5-4641-bfb2-09dd16aca332.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Tarihi: Büyülü Tuvaller &amp; Sihirli Keskiler</image:title>
            <image:caption>Müfredat temaları: 
GÜZEL SANATLAR, SANAT, TARİH ve KÜLTÜR, HEYKEL, ZAMAN ve MEKÂN 
 
Yaşı ne olursa olsun, sanatla ilgilenen herkes bu kitaba bayılacak! 
 
Dünyanın her yerinde bir dolu göz kamaştırıcı resim ve heykel var. Onlar hakkında neler biliyorsun? Şu ünlü tablodaki Mona Lisa neden tuhaf tuhaf gülüyor? Mısır&apos;daki Sfenks neden öyle oturuyor? Çinliler neden pişmiş topraktan kocaman bir ordu yapmışlar? Eski zamanlarda insanlar nasıl böyle gerçek gibi görünen heykeller yapabildiler?  
Bunun gibi birbirinden ilginç pek çok sorunun yanıtını, gelmiş geçmiş en ünlü tabloları ve heykelleri incelemek için dünyanın dört bir yanını dolaşan Siyam kedisi Mina ile ikiz kardeşler Anna ve Lana’yla keşfetmeye ne dersin?  
Harika çizimler eşliğinde, kolay anlaşılır bir anlatımla farklı sanat tekniklerini ve tarzlarını öğrenecek, ayrıca en ünlü sanatçıları yakından tanıyacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dc9912e-268a-444d-8e9e-c8a582bc6cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Tapınak Şövalyelerinin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kapalı yapıları, haklarındaki bilgilerin kısıtlı olması, etraflarındaki kalın sır perdesi ve nispeten kısa ömürlü olmalarıyla Tapınak Şövalyeleri, kendilerine dair birçok efsane türetilen ve günümüzde dahi tartışılmaya devam edilen bir askerî tarikattır.  Kimi tarihçilerce “Haçlı Seferlerinin asli unsuru” olarak nitelendirilen Tapınak Şövalyeleri, 1120 yılındaki kuruluşundan 1312 yılında Papalıkça ilgasına kadar, yaklaşık iki asır boyunca hem Yakın Doğu’da hem de Hristiyan Batı’da cereyan eden siyasî, askerî ve ekonomik olayların önemli aktörleri arasında yer aldı. 
Peki, Tapınak Şövalyeleri dinî ve askerî bir tarikat olarak nasıl bir işleyişe sahipti? 
Tarikat biraderlerinin gündelik yaşantısı nasıldı? 
Biraderler nelerle meşgul oluyor, nelerden sorumlu tutuluyorlardı? 
Hangi amaca hizmet ediyorlar ve bunun için ne gibi faaliyetlerde bulunuyorlardı? 
Tarikat içerisindeki katı hiyerarşi hangi özellikleri taşıyordu? 
Tapınak Şövalyelerinin El Kitabı bu ve daha birçok soruya tarikatın içerisinden bir cevap sunuyor. 
Elinizdeki kitap, Tapınak Şövalyeliği Tarikatı’na ait olan ve yaklaşık bir buçuk asırlık bir zaman dilimde oluşan orijinal kuralların derlenmesini içeriyor. Tapınak Şövalyelerinin kurumsal çerçevesini çizen ve temel işleyiş kurallarını ortaya koyan bu metin, tarikat hakkında doğrudan bilgi veren en güvenilir ana kaynak olma özelliğine sahip. Tarikatın kurumsal yapısı, dinî hayatı, askerî düzeni, iç işleyişi ve biraderlerin yaşantısı hakkında oldukça geniş bilgiler sunan eser, aynı zamanda, Tapınak Şövalyelerinin faaliyet yürüttüğü bölgeler ve bu bölgelerde münasebet halinde olduğu unsurlar hakkında da dolaylı bilgiler veriyor. Tapınak Şövalyelerinin El Kitabı: Büyük Üstadın Biraderlere Öğütleri, Tapınak Şövalyelerinin komplo teorilerinden uzak, doğru ve gerçekçi bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe19616-9f06-4e23-a0ef-87f4074cd20f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hürriyet&apos;in İlanı</image:title>
            <image:caption>İkinci Meşrutiyet’in Siyasi Hayatına Bakışlar 
“Bu kitabın yazılması şu gayeye dayanır: Eski harfleri okuyamayan, Osmanlıcayı anlayamayan bugünkü nesle, memleketimizdeki ideolojik hareketlerin gelişmesini anlatmak… İkinci Meşrutiyet bugünün kapılarını açan anahtarları verecek özlü bir devredir. Osmanlı İmparatorluğu, tarihinin bu sayfasında en kritik anlarını yaşamış, bu devrede tarihe karışmıştır. Fakat yeni bir Türkiye’nin doğum sancıları da İkinci Meşrutiyet yılları içindedir.”
- Tarık Zafer Tunaya

İkinci Meşrutiyet, bugünün kapılarını açan anahtarlara sahip olmasıyla çok önemli bir dönemi kapsar. Osmanlı İmparatorluğu, tarihinin bu döneminde en kritik anlarını yaşamış, yine bu dönemde dünya tarihine veda etmiştir. İkinci Meşrutiyet ve İttihatçılık gibi konuların popülerliğini koruması, bu konularla ilgili çalışmaların giderek artması, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum sancılarının bu dönemde yaşanmasıyla alakalıdır. 

“Meşrutiyet, Türkleri imparatorluk formülünden demokratik bir Cumhuriyet formülüne iletmiş olan köprüdür” diyen Tarık Zafer Tunaya’nın bu çalışmasında, bir imparatorluğun geçmişine, hâline ve geleceğine ait bütün sorular 1908’den itibaren büyük bir açıklıkla sorulmuş ve cevaplar aranmıştır. Tunaya çalışması boyunca Meşrutiyeti; fert ve toplum, olay ve fikir olarak incelerken, bugünün değil zamanın insanlarını tanıtmayı ve konuşturmayı amaçlamıştır. 

Hürriyetin İlanı, İkinci Meşrutiyet hakkında çalışmalar yapan tarihçiler ve öğrenciler kadar geçmişimize dair soruları olan tüm meraklılar için de kolayca okunabilen, benzersiz bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b05c8381-4e96-4c3b-8394-5b11eac15032.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Ülkesi Horasan</image:title>
            <image:caption>GÜNEŞ ÜLKESİ HORASAN’IN
PARILDAYAN TARİHİ…

“Güneş ülkesi”, “güneşin doğduğu yer” anlamlarına gelen Horasan, hem devletler tarihinde hem de dünya tarihinde önemli bir yeri olan Selçukluların gözbebeği olmuştur. Devletin beşiği, sultanların kudret kaynağı, ilim, ticaret ve zenginliğin de merkezi olarak kabul edilmiştir. Selçuklular, kuruluş merkezleri olan Horasan’ın gelişmesine önemli katkılarda bulunmuş, bunun neticesinde bölge siyasî, ekonomik ve kültürel alanda diğer bölgeler üzerinde etkin olmuştur. Devlet teşkilâtlanmasını oldukça seri ve kuvvetli biçimde gerçekleştiren Selçuklular; Horasan’a hak ettiği önemi her zaman vermiş, yeni fethettikleri pek çok bölgenin aksine burasının hanedan üyelerinin hâkimiyetinde kalmasına özen göstermişlerdir.

Bugüne kadar Büyük Selçuklular tarihiyle ilgili yapılan pek çok çalışmada, Horasan’ın coğrafyasına ve siyasî geçmişine dair bilgilere yer verilmiştir. Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu, Güneş Ülkesi Horasan adlı kitabında siyasî tarihinden ziyade Horasan’ın zengin kültürel ve sosyal yapısı üzerine titizlikle gidiyor. Çalışmada, bölgede yetişmiş bulunan âlimlerin hâl tercümelerine, onların eğitimini üstlenmiş kişilerin isimlerine ve eğitim kurumlarına yer verilmesi, Horasan’ın ilmi zenginliğini tüm detaylarıyla ortaya çıkarıyor. Bunların yanı sıra ekonomik hayat ve bugüne kadar üzerinde pek durulmayan imar faaliyetleri ile Selçuklu el sanatları konusuna da değinilmesi, benzersiz bir Horasan fotoğrafı sunmuş oluyor.

Horasan’ın sahip olduğu zenginliğin farkına varan Selçuklular, büyük bir devletin mimarı olarak tarihe altın harflerle kazınmışlardı. Güneş Ülkesi Horasan, böylesine önemli bir merkezin tarihini daha önce görülmemiş detaylarıyla ve en çarpıcı taraflarıyla ortaya koyuyor. Bu yönüyle de her zaman başvurulacak bir rehber niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d5748b0-32c5-45ba-9ec4-311ce7ee4a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Ormanı’nda Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Asel&apos;in ailesi bir yarışmada yurt dışı seyahati kazanmıştı ve birlikte Bali&apos;ye gitmişlerdi. O gün Asel çok merak ettiği Maymun Ormanı’nı, babasıyla birlikte geziyordu. Kısa süreliğine babasından ayrılan Asel, birden ormanın içlerinden gelen sesler duydu. Yüzlerce maymun, çığlık atarak ormandaki diğer maymunların ve insanların üzerine doğru geliyordu. Bir anda panik başladı, insanlar etrafa kaçışırken Asel kendini, iki maymun grubunun ortasında buldu. Bütün gece Maymun Ormanı’nda kalan Asel, gördüklerinden ve yaşadıklarından sonra dayanamayıp bir maymun grubuna yardım etmeye karar verdi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0994c14e-e03e-46b6-8c4b-6956eda356a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Tarih Yazımı ve Kaynak Türleri</image:title>
            <image:caption>15. yüzyılda menâkıbnâme ve destanlarla başlayan Osmanlı’da tarih yazımı, aynı asırda gazavâtnâmelerle devam etmiş, esas büyük gelişme ise II. Bayezid’in özel ilgisiyle onun devrinde gerçekleşmiştir. 17. yüzyılda geleneksel tarih kaynağı türlerine ek olarak vekayinâme/kronik telifinde artış yaşanmış, ilk sefâretnâmeler yazılmış, daha fazla siyasetnâme kaleme alınmıştır. 18. yüzyılda da geleneksel tarih yazımının devamı niteliğinde genel ve özel tarihler kaleme alınırken, gerçek anlamda resmî tarihçilik vekayinâme yazıcılığı ile yeni bir formata girmiştir. 19 ve 20. yüzyıllara gelindiğinde ise mevcut kaynak türlerine madeni paralar, arkeoloji, gazete, salnâme ve ansiklopedik eser çalışmaları da eklenmiştir.
Ülkemizde tarih biliminin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Abdülkadir Özcan’ın hazırlamış olduğu elinizdeki eser, çok uzun yıllara dayanan araştırmaların bir neticesi. Osmanlı Devleti’nde 15-20. yüzyıllar arasında kaleme alınan genel tarihler, vekayinâmeler, şehnâmeler, biyografik ve bibliyografik eserler, siyasetnameler ve diğer birçok resmi ve özel tarihi kaynak türünün yüzyıllara göre irdelendiği bu çalışmayla birlikte Osmanlı Devleti’nin tarih yaptığı kadar tarih yazdığı da tüm teferruatıyla ortaya konuyor.
Osmanlı’da Tarih Yazımı ve Kaynak Türleri, genişletişmiş ikinci baskısıyla talebelerden hocalara; araştırmacılardan meraklılara tüm tarih tutkunları için eşsiz bir yol haritası sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd7e82ff-cebe-440a-a274-ba442411892a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Fransa Tarihi</image:title>
            <image:caption>AVRUPA’DA AYDINLANMA’NIN MERKEZİ… 
 
“… oldukça tutarlı ve son derece akıcı. Büyük ve hatta eşsiz bir başarı.” The Times Higher Education Supplement 
 
“… gayet kısa ve öz bir anlatı.” John Wright, BBC 
 
Devrimler, imparatorlar ve fikir akımlarının merkezi, Fransa… 
 
Ortaya çıkışlarının ardından Avrupa’da yeni bir devir başlatan Frankların ülkesi, geçirdiği sayısız merhaleyle büyüdü, gelişti ve hayatımıza doğrudan etki etti. Yüzyıllar boyunca insanlığın mutfağını, ticaretini, kültürünü, askerî sistemini, fikir dünyasını ve estetiğini etkiledi. 
Bağrından Philip Augustus, IV. Henry, XIV. Louis, Napoléon, Robespierre ve de Gaulle gibi tarihi şahsiyetleri çıkaran Fransa’nın, askerî tarihi kadar siyasî ve sosyal tarihi de canlı, karmaşık ve göz alıcı. Tarihçi Roger Price, Fransa üzerine yaptığı uzun çalışmalar neticesinde okurlarının karşısına Kısa Fransa Tarihi’yle çıkıyor. 
 
Cambridge University Press’in yayımladığı ve Kronik Kitap’ın okurlara sunduğu Kısa Fransa Tarihi, Ortaçağ’dan günümüze kadar geçen yüzlerce yılda Fransa’nın evrimlerini, devrimlerini, savaşlarını, siyasî çalkantılarını, öldürülen krallarını ve nihayetinde cumhuriyete geçişini rahat okunabilen, akıcı bir üslupla aktarıyor. Elinizdeki bu eserle, Fransa’ya dair aklınıza takılan pek çok soruya yanıt bulacaksınız. 
 
Roger Price’ın görsellerle desteklenen sürükleyici anlatımıyla, Seine Nehri’nin alüvyonlarında Fransız bir çiftçiyle çift sürecek, Robespierre’le İhtilal Fransası’nın sokaklarında dolaşacak, Napoléon’la fetihlere çıkacak, de Gaulle’le çetin direnişlere katılacak ve Jacques Chirac’la Avrupa siyasetinin kalbine dalacaksınız. Kısa Fransa Tarihi, Avrupa ve Fransa’ya ilgi duyanlar için önemli bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6104bb02-e83a-4a37-b158-b4bc65794d81.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesleklerin Bilinmeyen Dünyası</image:title>
            <image:caption>Müfredat temaları: 
BİREY VE TOPLUM, KİŞİSEL GELİŞİM, ZAMAN ve MEKÂN, BİLİM VE TEKNOLOJİ, SANAT 
 
Söylesene, büyüyünce ne olacaksın? Peki, sence dünyada kaç meslek var? Saymayı hiç denedin mi? Kulağa çok zor geliyor, değil mi? Eh, bu harika, demek ki ileride yapabileceğin bir sürü iş var! Peki, hobilerinin gelecekte yapacağın mesleği belirlemede çok önemli rol oynadığını biliyor musun? 
 
Bilgisayarla ilgilenmeyi sever misin? Ya denizden, yemeklerden ya da danstan hoşlanır mısın? Yaratıcı gücünü sergilemek hoşuna gider mi? Kendini en iyi ifade ettiğin yer dans pisti mi? İhtiyacı olan canlılara yardım eli uzatmak seni mutlu eder mi? Gel, biraz da müzikten, resimden, uzaydan ve tarihten konuşalım, ne dersin? Bu kitapta belki de daha önce adını bile duymadığın, birbirinden ilginç meslekle tanışacaksın. Hadi, birlikte keşfe çıkalım ve nelerden hoşlandığını keşfedelim! 
 
Pavla Hanáčková, Hana Mokrošová, Helena Haraštová &amp; Elena Pokaleva’nın birlikte yarattıkları Mesleklerin Bilinmeyen Dünyası, İpek Güneş Çıgay çevirisiyle Kronik Çocuk kitapları arasındaki yerini alıyor. Mesleklerin Bilinmeyen Dünyası merak uyandıran sorularla okurlarını hobileri, hayalleri ve yetenekleri üzerine düşünmeye iterken daha önce çocuk kitaplarında irdelenmemiş pek çok mesleği eğlenceli bir şekilde okurlara tanıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d6b8ec1-4d44-44ba-abc8-c390c6eab674.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik Sağlamlık</image:title>
            <image:caption>Dünyada değişimin her zamankinden hızlı olduğu bu dönemde stres ve kaygı ile nasıl baş edebiliriz? 
Zorlayıcı bir olay yaşadığımızda aldığımız yarayı iyileştirmeyi, tekrar yaralanma ihtimaline rağmen yola devam etmeyi nasıl başarabiliriz? 
Taşıdığı tüm belirsizlik ve hayal kırıklıklarına rağmen yaşamın içindeki yerimizi almamızı sağlayan en önemli beceri; Psikolojik Sağlamlık. 
Peki, hangi özellikler insanı psikolojik olarak sağlam kılar? 
Psikolojik sağlamlık nasıl kazanılabilir? 
Çocuklarımızda psikolojik sağlamlığı nasıl destekleyebiliriz? 
Psikoloji alanının duayenlerinden Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk’un değerli kaleminden; psikolojik sağlamlığın ne olduğunu, zorlandığınız dönemlerde tekrar ayağa kalkabilmenizi nelerin kolaylaştıracağını ele alan bir başucu kitabı… 
Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk, kitapta, önemli bilimsel araştırma bulgularına dayanarak psikolojik sağlamlığın nasıl geliştirilebileceğini anlatıyor ve hayatın içinden örneklerle beraber pratikte etkili olduğu bilinen uygulamalara yer veriyor. 
Bu kitap hepimiz için… 
Ve yolun başındakiler, yani çocuklarımız için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/207287df-f0be-4dfb-a156-37b8fb3c55ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih</image:title>
            <image:caption>Tarih birçok farklı yolla tanımlanabilir ve bölümlere ayrılabilir. Peki ama bunun “doğru” ve “yanlışsız” olarak adlandırılabilecek bir yöntemi var mıdır? Ya da ulusların kendileri için tayin ettikleri tarihler mutlak ve alternatifsiz midir? Duayen Ortadoğu tarihçisi Bernard Lewis’in kaleminden tarihin kendisine dair bir inceleme. 
 
Uluslar kimi zaman, göz ardı edilmiş ya da unutulmuş kaynaklarda yeni bir geçmiş bulurlar. Bu yeni geçmişi hatırlarlar, yeniden canlandırırlar ve kendi tarihleri olarak benimserler. Kimi zamansa çeşitli amaçlar gözeterek yeni baştan bir tarih kurgularlar. Bu yeni geçmişleri üzerinden bugün ve yarına ilişkin bir gündem kurarlar. Tarihi “gerçeklik” işlevsel bir amaç gözetilerek kullanılır hale getirilir.  
Tüm bu süreç modern ve Avrupalı bir şeydir. Eskiler genel itibarıyla bugün bizlerin tarihe atfettiğimiz şekilde bir önem vermemektedir: Tarih ancak yaşanmış ve bitmiş, yalnızca kendisinden ibret alınacak bir şey olarak geride durmaktadır. Oysa artık, yaşanmış -veya hiç yaşanmamış- bir geçmiş, bugüne getirilebilir ve geleceğin temeli olabilir.  
Lewis İranlıların Pers kökenlerini yeniden keşfinden, Filistin topraklarına göç eden Yahudilerin savaşçılıklarını ön plana çıkaran tarihi olayların peşine düşmelerine; Kudüs’ün Yahudilerce ele geçirilmesinin ardından İslam dünyasında rağbet görmeye başlayan Haçlı Seferleri anlatılarından Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla çeşitli geçmişler arasında bir seçim yapmak durumunda kalan Türklere kadar birçok güncel örnekle yeni baştan inşa edilen tarihleri inceliyor.  Fatih Yücel’in yetkin çevirisiyle Türkçede ilk defa yayınlanan Tarih: Hatırlanan, Yeniden Canlandırılan ve Kurgulanan, Bernard Lewis’in ustalığını gözler önüne seren bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f5120f-3495-4d04-b21b-35b8a3025b92.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkı Yeniden İcat Etmek</image:title>
            <image:caption>Aşkı bize sunulandan farklı bir biçimde tasavvur edebilir miyiz? Daha güçlü, daha tatmin edici, daha eşit bir aşk... Televizyon dizileri, filmler, romanlar, gündelik hayatın görünmez kodları kadınların susmasını ve aşkta mutluluğu yakalamak için kendileri ile sevgilileri arasında bir seçim yapmaları gerektiğini öğütlüyor. Erkek her şeye hakkı olan, kadın ise fedakârca kendini adaması gereken taraf olarak kabul ediliyor. Sadakat ve tekeşliliğe değer yükleyen toplumsal kaideler bazen kadın kırımının yolunu açabiliyor; bu olmadığında bile kadın için yıkıcı, yıpratıcı ve tüketici oluyor. Tahakkümün görünür ve görünmez bin bir çeşidi hayatımızı esir almaya devam ediyor. Mona Chollet, Aşkı Yeniden İcat Etmek’te patriyarkanın heteroseksüel ilişkileri nasıl manipüle ettiğini, hem kadınları hem de erkekleri koşullandırdığını, aşkı ve arzuyu yaşamamıza engel olduğunu anlatıyor. Kadın-erkek ilişkisinin hakiki ve eşit bir ilişkiye dönüşebilmesi için öncelikle kadınların kendi seslerini bulması gerektiğini söylüyor. Aşkı Yeniden İcat Etmek, hem eleştirel üslubuyla hem de yüreklendirici bakış açısıyla aşkın gücüne duyulan inancın manifestosu âdeta. “Kadınların kimliklerine, kıymetlerine dair çok güçlü ve sağlam hisleri olması, her alandaki egemenliklerinden emin olmaları gerekir. İşte tüm bu ögeler kadınların sahip olmakta çok az şanslı oldukları noktalar; ama onları beslemeye kararlı olmak da bizim elimizde.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d79e5ea-054b-4c76-a65b-5295f39ccbc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Beyin</image:title>
            <image:caption>Beyin, tüm evrendeki en karmaşık yapı olarak kabul edilir. Peki bu karmaşık ve hâlâ keşfedilmeyi bekleyen organa dair insanlık neler biliyor? Nasıl düşünüyor, kokluyor, konuşuyor, öğreniyor, hareket ediyoruz? 
Elinizdeki son derece modern ve kapsamlı kitap bize insan beyninin neden bu kadar zeki olduğunu, nefes alma, uyuma ve görmeden tutun kimlik, hayal gücü, zevk ve acıya kadar her şeyi nasıl kontrol ettiğini ve bilgisayarlarla ya da genetik alanındaki son keşiflerle bir araya geldiğinde neler olacağını açıklıyor. Kitapta beynin kökeni ve anatomisi, vücut kontrolü, ruh hâli ve duygular, algı, bilinç, bellek ve öğrenme, kişilik, zekâ ve diğer üst işlevler, dil, garip zihin durumları, bozukluklar, hastalıklar ve tedaviler, son olarak da beynin geleceği inceleniyor. Ödüllü bilim yazarı Rita Carter ayrıca hafıza kaybı, çoklu kişilik, psikopati, rüya görme, halüsinasyon, bağımlılık, otizm, disleksi, şizofreni, bunama ve başka pek çok zihin durumunu aydınlatıyor. Dakikalar İçinde Beyin tüm evrendeki en karmaşık organın yapısını, işleyişini ve sırlarını ayrıntılı olarak açıklayan 200 yüksek teknoloji ürünü tarama, görüntü ve diyagram ile sizlere anlaşılır aynı zamanda keyifli bir okuma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6fa4da7-bf48-4005-889c-72d57644e627.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Merak Ettim!</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü The Economist’ten sıra dışı sorulara sıra dışı cevaplar! 
 
Avokadolar ile kriminal olaylar arasında nasıl bir bağ olabilir? Robotlar bütün gün ne yapar? 
Çokeşlilik arttıkça içsavaş ihtimali neden artıyor? 
Niye kurtlar Fransa’ya akın ediyor? Boko Haram gibi terör örgütleri niçin kadın intihar bombacıları kullanıyor? “Beyin-bilgisayar arayüzü” nedir? 
Amerika çocuk evliliklerine neden hâlâ izin veriyor? 
 
Bilmediğinizin farkında bile olmadığınız konularda, 
The Economist’in alametifarikası olan nükteli bir dille yazılmış, şaşırtıcı, merak uyandırıcı ve 
aydınlatıcı cevaplar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0904b0a4-49cb-4ec6-8f21-0b9fc1bf9f60.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İstanbul’u (1802-1905)</image:title>
            <image:caption>Padişahlardan münzevi dervişlere, yazarlardan hac yolculuğu yapanlara kadar farklı kesimlerden İranlılar İstanbul’un 19. yüzyıldaki halini anlatıyor. Kiminin bakışları sarayların ihtişamına, baloların şatafatına, saltanatın lüksüne; kimininki çamurlu sokaklara, yoksul insanlara, ahşap evlere; kimininki de Galata’nın eğlence ve gösteri hayatına kayıyor. Aynı küçük coğrafyada türlü yaşam tarzları ve hatta değişik iklimler yan yana varlığını sürdürüyor. Şehrin hanları, hamamları, kahvehaneleri, tekkeleri, sarayları, mahalleden mahalleye yolcu taşıyan gemileri, dar sokakları, ağaçları, dereleri eşsiz biçimde zihnimizde canlanıyor. Gezginler eski İstanbul’un gündelik hayatının farklı veçhelerini olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin son demlerine dair gözlemlerini de aktarıyor; kendi kültürleriyle karşılaştırarak, kimi zaman hayranlıkla, kimi zaman da kınayarak... 19. yüzyıl Osmanlı başkentinin hayatını İran kültürünün süzgecinden geçirerek aktaran bu özgün metinler, İstanbul’a farklı bir gözle bakmanızı sağlayacak. “Evler şahane, keseler boş, cami ve mabetler eşsiz ve görkemli ama namaz kılan nadir ve azdı. Âlimler ve kadılar şehvet ve para peşinde olup şeriatın gelenek ve göreneklerini atıp heves ve şehvette boğulmuşlardı. İslâm dininin kanunlarını atıp Frenkler gibi yarım yamalak kanunlar yapmışlardı. Oradan kovulmuş, buradan da geri kalmışlardı. Ne bu dünyaları için ne de ahiretleri için hayırlı bir şey yapıyorlardı. İslâm sadece isimden ibaretti, vesselam!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/953311cc-fe7e-4e0c-bfd1-0d95ef548849.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğraf Üzerine</image:title>
            <image:caption>Hayat, bir an yakalanıp ebediyen sabitlenen önemli ayrıntılardan ibaret değildir. Ama fotoğraflar öyledir. 
 
Fotoğraf toplum, politika ve tarih hakkında çok şey anlatır. Sontag ilk olarak 1973&apos;te yayımlanan bu kitapta fotoğrafı ne yüceltir ne de küçümser. Tarihsel ve toplumsal bakış açısıyla onun avantajlarıyla dezavantajlarını karşılaştırırken, görüntü ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi irdeler. Görüntülerin medyadaki kullanımının belirli siyasi, kültürel veya dinî amaçlara ve çıkarlara hizmet edip etmediğini sorgular, resim ile fotoğraf arasındaki ayrım üzerinde durur ve fotoğrafın bir sanat dalı olarak meşruiyetini tartışmaya açar. 
 
Alanının kült kitaplarından biri kabul edilen ve yazarına dünya çapında büyük bir ün kazandıran Fotoğraf Üzerine’deki denemeler eski zamanlardan günümüze ünlü ve önemli fotoğrafçıların çalışmalarını ele alırken bir dizi estetik ve ahlaki soru da ortaya koyuyor. 
 
“Bu konuda şimdiye dek yazılmış en mühim ve en özgün kitap… Müreffeh kitle iletişim toplumlarında fotoğrafın rolüne ilişkin gelecekteki tüm tartışmalar yahut analizler bundan böyle muhakkak onun kitabı üzerinden ilerleyecek.” 
John Berger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1e1e51e-6956-4f95-bac4-734995a10580.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Eğlence</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’da Eğlence, tüm dinî, etnik, sosyal statü çeşitliliği içinde İstanbul toplumunun kültürel beslenme kanallarını, eğlence dünyasını bize canlı biçimde sunuyor. Özgü Çilli, bu değerli araştırmasında, dinî mensubiyetin şekillendirdiği farklı yaşam gelenekleri ile eğlenceler arasındaki ilişkileri, kadınların bu etkinlikler üzerinden sosyal hayata dahil olma imkân ve çabalarını, modernleşme hareketinin eğlence hayatında yarattığı değişimleri, yönetimin ve aydınların bu yeni süreçteki rol ve tutumlarını aktarıyor. Osmanlı döneminde İstanbul’un eğlence hayatını ele alırken, çalışmasının merkezine sosyal ve kültürel etkinlikler içindeki insanı yerleştiriyor. Bir anlamda Karagöz’den ziyade, Karagöz üzerinden Karagöz’e giden seyirciyi anlatıyor. “İnsanların sadece kendi hemcinsleriyle sosyalleşebildiği Osmanlı toplumunda eğlence dönemlerinde bahşedilen geçici özgürlüğü içselleştirememiş bireylerin davranışlarının bir uçtan diğer uca savrulabildiği görülür. Yüzyıllar boyunca geleneksel gösterilerde, bastırılmış her türlü duygunun serbestçe dışavurumuna alışan ve bu gösterileri seyirci olarak izlemeleri konusunda herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmayan bireyler, 19. yüzyılın modernleşmiş dünyasına özgü yeni kültürel ortamlarda da önceleri eski alışkanlıklarını muhafaza etmeye çalışmıştır. Ancak bu yeni hayatın adab-ı muaşeret kuralları yavaş yavaş kendilerini dayatmış, eğlence esnasında her şeyin mubah görülmesi olgusu, yerini belli bir görgüye bırakmıştır.” Özgü Çilli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a9e166-8940-412e-a957-724db8bad6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsene Guillot</image:title>
            <image:caption>Fransız yazar ve arkeolog Prosper Mérimée, Bizet’nin ünlü operasına ilham olan Carmen romanıyla tanınsa da, Arsène Guillot, André Gide’in en sevdiğidir. Gençlik ve güzellikleriyle benzer, yaşamöyküleri ve ait oldukları toplumsal kesimle bambaşka iki kadının dokunaklı hikâyesidir Arsène Guillot. 
 
Varlıklı ve güzel Madam de Piennes, kilisede gördüğü perişan vaziyetteki genç Arsène Guillot’ya yardım etmek, onu sağlığına kavuşturmak için elinden geleni yapar. Kucak açtığı genç kadına merhametle bağlanan Madam de Piennes, bir yandan ona korkunç bir ihanette bulunduğu hissiyle, yaptığı iyiliklerin ahlakını sorgulayacak duruma gelir. Aralarına bir erkeğin girmesiyle alabora olan iki genç kadının hikâyesi, trajik ve tutkulu bir aşk hikâyesinden çok, zorlayıcı bir ahlak ve tutku ikileminin öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3298e4f-e616-4ff3-b4fc-b19f355a309d.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’u Doyurmak</image:title>
            <image:caption>İstanbul, yüzlerce yıl Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, günümüzdeyse Türkiye’nin finansal kalbi olan, tarihî, kültürel ve ekonomik açıdan her zaman önemli bir şehir. Candan Türkkan, İstanbul’u Doyurmak’ta “iaşe”nin, iktidarın kendini var etme araçlarından biri olduğu tespitinden hareket ediyor; söz konusu tespitin yüzyıllar içinde bu toprakların kendine has ekonomi politiğiyle nasıl dönüşüp ne gibi sosyal ve siyasi sonuçlar yarattığını ele alıyor. Osmanlı döneminde İstanbul’un iaşesine ilişkin birincil kaynakları, tarihî, antropolojik ve coğrafi çalışmaları kullanarak gıda sisteminin özelliklerini belirleyen Türkkan, bu sistemin 19. yüzyıldaki çözülüşünü takip ederek Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan geniş bir tarihsel süreçte gıda rejiminin son derece etraflı bir analizini yapıyor. 1980’lerden itibaren gündelik hayatta/ ekonomide yaşanan dönüşüm ve değişimlerin, neoliberal politikaların, küreselleşmenin, sermaye piyasalarının, tedarik zincirlerinin izini sürerek İstanbul’un nasıl doyurulduğunun/doyduğunun günümüzdeki dinamiklerine daha yakından bakıyor. Üstelik hem farklı bir gıda sistemi hem de farklı bir gıda rejimi vaat eden “karşı hareketleri”, alternatif yaklaşımları da ihmal etmeyerek. İstanbul’un olduğu kadar Türkiye’nin de gerek tarihini gerek iaşe kültürünü, değişen beslenme politikalarını anlamak için çok önemli bir kaynak. “(...) gıdanın nasıl üretildiğinin, hangi gıdaların üretil- diğinin, üretim yerlerinden tüketim noktalarına nasıl taşındıklarının, nerede ve nasıl alınıp satıldıklarının, onları kimlerin işleyip tükettiğinin, tüm bunların siyasi sorular olduğunu ve dolayısıyla siyasi bünyenin nasıl tesis edildiğinin, egemenle tebaa arasındaki ilişkinin doğasının –kimin, kimi, nasıl yönettiğinin ve bu yönetimin neyi gerektirdiğinin– göstergeleri olduklarını savunuyorum.” CANDAN TÜRKKAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f60b45-7b00-4754-8284-3741c1856854.jpg</image:loc>
            <image:title>Solfej66</image:title>
            <image:caption>Meslektaşım Büşra İnci Gümüş Şendurur’un Solfej66 kitabında başlangıç seviyesinden orta seviyeye kadar yazılmış toplam 66 özgün solfej yer almaktadır. Kitapta yer alan solfejlerin gerek ölçü birimi, gerekse tonal yapı ve ezgisel olarak solfej eğitimi açısından oldukça önemli bir yer tutacağını düşünmekteyim. Solfej eğitimine yönelik her yönüyle özgün olan bu kitabın Türk müzik eğitimine katkı sağlayacağı inancıyla… 
Dr. Selçuk Bilgin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64e7936-cfc7-4167-ab9c-ad80e45d4346.jpg</image:loc>
            <image:title>Çakra Kişilikleri</image:title>
            <image:caption>Duygusal enerji ve spiritüel güç merkezleri olarak bilinen çakralar daha derine inildiğinde algı ve deneyim merkezi olarak da tanımlanır. Herkes bu merkezler vasıtasıyla çok boyutlu gerçekliğiyle karşılaşır ve deneyimler. Dolayısıyla taşıdıkları nitelikleri inceleyerek çakraları kendinizi anlamak için bir araç olarak kullanabilirsiniz. Hangi çakranız baskınsa ona göre bir kişilik tipiniz vardır. Sizin çakra kişiliğiniz hangisi? • İnşacılar, • Sanatçılar, • İcracılar, • Gözeticiler, • Konuşmacılar, • Düşünürler, • Yogiler. Çakra kişiliğinizi bilmek, hayatınızın amacını ve yönünü keşfetmeniz için öz farkındalık kazanmanıza yardımcı olan güçlü bir araçtır. Hayatınızı kendi ruhunuza, kendi doğanıza en uygun akış içinde nasıl yaşayabileceğinizin de yaşam haritasını sunar. Bu kitap, çakralarınızı kendinizi anlamak için bir araç olarak nasıl kullanacağınızı gösterirken yedi çakra kişilik tipinin her biri hakkında içgörü kazanmanızı da sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc47dd64-dbc9-473b-82a7-f2bc372932eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Tüketiyoruz?</image:title>
            <image:caption>İhtiyacımız olan veya olmayan birçok şey satın alıyoruz. Bir markayı değil de öbürünü tercih ediyoruz. Bir ürünü zevkle tüketirken bir diğerinden uzak durmayı seçiyoruz. Kadınlar ve erkekler, yaşlılar ve gençler, Türkler ve Amerikalılar… Farklı tüketim alışkanlıklarına, hatta kodlarına sahibiz.  
Peki neden? 
Neden tüketim kodlarımız bu kadar tahmin edilebilir?  
Alışveriş yaparken gerçekten kontrol bizde mi? 
Tüketim alışkanlıklarımızda kültürel olduğu kadar birçok genetik faktör de rol oynuyor. Binlerce yıl öncesindeki atalarımızın hayatta kalma yöntemleri bizim bugünkü seçimlerimizi etkiliyor. Neyi, neden tükettiğimiz konusunda genetiğimizin, kültürümüzün ve bilinçaltımızın bizi nasıl yönlendirdiğini öğrenmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cde8a3fd-2821-4101-a1bd-a86fd98055cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Gibi</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şeyi başaramadığını düşündüğün zamanlar oluyor mu? Herkesin senden daha iyi olduğunu düşündüğün zamanlar?.. 
Peki herkes her şeyi çok iyi mi yapıyor dersin? Hepimizin kendine özgü yetenekleri olduğunu, kusur sandığımız şeylerin bazen avantaja dönüşebileceğini, “en iyi” olmak zorunda olmadığımızı, hayvanlar âleminden örneklerle tatlı tatlı okumak sana çok iyi gelecek. 
 
Gökçe İrten’in sıcacık renkleri, seni kendin gibi olmanın mutlu dünyasına götürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1f2a3c2-e1a3-4a20-aed8-93ea67c9644a.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodernist Derin Gözaltılar</image:title>
            <image:caption>POSTMODERNİST DERİN GÖZALTILAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b86f21-9368-4757-ae18-a3d828eb0a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeganeler-İstanbul&apos;da Bir Ejderha</image:title>
            <image:caption>Doğanın Diyarı ve Hükmedenlerin Diyarı arasındaki mücadele kaldığı yerden devam ediyor. Geçmiş zamanın ünlü imparatoru Sargon, iki diyarı birleştirip yeniden hüküm sürmek ister ancak önce Safir’i yok etmelidir. Karanlığın çağrısına karşılık verenler, Ormanbağ kardeşlerin peşine düşer. Üstelik onları bulmak isteyenler sadece Sargon’un yolladığı tuhaf büyücüler de değildir. Yegâneler, iki diyar arasındaki savaşın geçmişiyle ilgili yeni bilgiler ortaya çıkarken İstanbul’daki ejderhanın neyin peşinde olduğunu öğrenmek zorundalar. Çünkü aralarında bir hain olabilir. 
 
Onlar Doğanın Diyarı’nın umudu, gizemli sanatların en genç ustaları! 
Onlar Yegâneler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66cb38e-6132-42d7-a0e0-bc6192e15c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlar Serisi-Saksağan Yokuşu</image:title>
            <image:caption>“Onları ilk fark eden siluet giderek yaklaşıyordu. Yürüyüşü de giderek daha çarpık hale geliyordu. Bir zombi gibi yürüyordu aslında. Ozan’ın nefesi kesilir gibi oldu. Bir zombi? Gerçek olabilir miydi bu?” 
Ozan, İlker ve Öykü yeryüzündeki en belalı mahallede oturduklarından neredeyse emindi. Şu hortlak olayının ardından çok geçmemişti ki şimdi de insanlar kaybolmaya başlamıştı. Hepsi de tarihi su kemerinin altında yok olan insanlar… 
Macerayı bir mıknatıs gibi çeken bu üç arkadaş elbette bu gizemden uzak duramayacak ve kendilerini yer altındaki karanlık, tekinsiz dehlizlerde bulacaklardı. 
Dikkat! Deniz Erbulak’ın güçlü kaleminden tüyler ürpertici bir polisiye roman okumak üzeresiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d298ffb9-609f-4aad-bc89-5fbb2e4ca5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Willodeen-Doğanın Koruyucusu</image:title>
            <image:caption>“Dünya yaşlı, biz değiliz. Bunu unutmayın yeter.” 
Willodeen her türden yaratığa bayılsa da favorisi ülkedeki en sevilmeyen hayvanlar, yani gürültücü ve leş kokulu çığırtkanlar. Şans Eseri köyünün sakinleri çığırtkanları yok ettiğinden beri her kış çokça turist çeken sevimli sinekayıları da gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Ancak doğum günü hediyesi beklenmedik bir sihir getirdiğinde, Willodeen çığırtkanları ve sinekayılarını geri getirmek için boyundan büyük maceralara atılır. Çünkü bu, köyünün ayakta kalmasının tek yoludur. 
Çağdaş çocuk edebiyatının ödüllü yazarı Katherine Applegate’in kaleminden dünyayı kurtarmaya kararlı bir kızın 
zamansız hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be05b3d3-ec32-4b31-8d74-ccfd459cfbe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kinyas ve Kayra (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkçe yeraltı edebiyatının ilk örneği sayılan roman, modern hayatın her bireyde şiddetle uyandırdığı &quot;basıp gitme&quot; arzusunu gerçekleştiren, uyuşturucu satıp adam öldüren, şantaj yapan ve adlarını kendileri seçen iki arkadaş olan &quot;Kinyas ile Kayra&quot;nın başından geçenleri anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/074572c1-391d-441c-9531-18c0f8af7c82.jpg</image:loc>
            <image:title>Layla</image:title>
            <image:caption>Layla, trajedilerle kesintiye uğrayan bir hayatın ve yok olmaya yüz tutmuş bir aşkın unutulmaz bir paranormal hikâyeye dönüştüğü şaşırtıcı bir roman.
 
Leeds, Layla ile tanıştığında bütün hayatını onunla geçirmek istediğini anlamıştır ancak beklenmedik bir saldırı Layla&apos;nın hayati bir tehlikeyle karşı karşıya kalmasına neden olur. Haftalarca hastanede kalan Layla, fiziksel olarak iyileşse de aldığı duygusal ve zihinsel hasarlardan sonra artık Leeds&apos;in âşık olduğu kadın değildir. Leeds, ilişkilerinin düzelmesi umuduyla Layla&apos;yı tanıştıkları otele götürür. Ancak oraya vardıklarında, Layla&apos;nın davranışları daha da tuhaf bir hâl alır. Bu durum, akla hayale gelmeyecek birçok esrarengiz olayın başlangıcı olacaktır.
 
Colleen Hoover, paranormal olaylarla ördüğü bu romanıyla hayal gücümüzü âdeta yeni bir boyuta taşıyor.
 


 
 “Gizem, psikolojik gerilim ve çağdaş romantizm unsurlarıyla bezenmiş bu roman, gerçek aşkın ne kadar hızlı gelişebileceğine dair sorulara yanıt ararken en güçlü bağları bile tehlikeye atabilecek çatışmaları da gözler önüne seriyor... Hızlı, tempolu ve ilgi çekici... Benzersiz bir aşk hikâyesi.”

Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46b6238d-5e0c-40fb-9e70-420ba80ff616.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Toplum (Sayı 21) Yeni Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>5 Sunuş Y. DOĞAN ÇETİNKAYA 9 Fransa Büyükelçisi Achille de Harlay de Sancy’ni kaleminden bir Osmanlı sadrazamının hayatı: Relation de la vie &amp; de la mort de Nassouf Pasha EMİRHAN ÖZÇELİK 98 Babalar ve oğullar: 19. yüzyılın dönümünde Rus yurtseverliği STANİSLAV TARASOV 143 1910 Münih İslâm Sanatı Sergisi’nde “Türk savaşları” teması ‘ Osmanlı imgesi ve “Lepanto Deniz Savaşı” tablosu FUNDA BERKSOY 175 Duygudaşlıktan unutmaya giden yolun dönemeçleri: Halide Edib, ‘Ayn-Tura, Osmanlı Ermenileri ve Wilson İlkeleri BAKİ TEZCAN 195 İtibar-ı Milli Bankası ve İş Bankası birleşmesi (1927) Bir banka birleşmesi üzerinden Müslüman/Türk burjuvazisi üzerine tarihyazımını düşünmek Y. DOĞAN ÇETİNKAYA 221 Türkiye’de burjuvazinin gelişiminde tüccarlar: Müslüman-Türk aileler ve ticaret ağları NESLİŞAH L. BAŞARAN LOTZ 247 Nemlizadeler: Erken Cumhuriyet dönem ekonomi politiğinde milli tüccarı aramak YAŞAR TOLGA CORA TARTIŞMA / ELEŞTİRİ 271 Kapitalizmin tarihyazımında Türkiye’de Milli İktisat EZGİ AKYOL BELGE / BAĞLAM 295 Cumhuriyet dönemi akademik tarihçiliğine dışarıdan bakmak: Harvard Üniversitesi arşivinde Türkiye tarihi üzerine bir okuma listesi ERDEM SÖNMEZ 329 Özetler 335 Abstracts</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/485ba25d-c5e3-4b31-a975-069be3935750.jpg</image:loc>
            <image:title>SageMath ile Matematik</image:title>
            <image:caption>Matematiksel düşüncenin toplumda, özelikle gençler arasında yaygınlaştırılması konusunda Nesin Matematik Köyü’nün emeği yadsınamaz. Nesin Yayınevi’nden çıkan bu çok boyutlu kitabın kanımca hedefi ise matematik uğraşısı içinde olan insanlar. Merak etme, sorgulama, akıl yürütme ve çıkarımda bulunma süreçlerinde herkesin farklı bir öğrenme biçimi vardır. Özellikle görsel öğrenmeye yatkın olanlar bu kitaba bayılacak. Kullanılan dil alabildiğine duru. Kitap ikinci bölümde temel kavramlarla sizi oyuna katıyor. Altıncı bölümü bitirdiğinizde bir bakıyorsunuz ücretsiz ama uygulama alanı çok geniş SageMath’i öğrenmişsiniz. Yedinci bölüme geldiğinizde ise bitirme projeniz, yüksek lisans/doktora çalışmalarınızda yeni ufuklar açıyor size. Gönlünüzce kullanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46b418f8-46f0-4550-9c2c-d48384983b3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Avcısı Evangeline</image:title>
            <image:caption>Canavar avcılarının soyundan gelen 12 yaşındaki Evangeline Clement, günlerini büyü yöntemlerini inceleyerek, canavar avlama becerilerini geliştirerek ve bir yandan da çevredeki ölüm perileriyle hortlakların peşine düşerek geçiriyordu. Vakti gelip de ona yoldaşlık edecek hayvan ortaya çıktıktan sonra geriye yalnızca konseye yürekli olduğunu kanıtlamak kalacaktı. Ardından Evangeline, ailesindeki cesur kadınların izinden gitmeye layık, gerçek bir canavar avcısı ilan edilecekti. 
 
Bu bekleyiş sürerken bir gün Evangeline büyükannesiyle birlikte tuhaf bir vakayı çözmek için New Orleans’a çağırıldı. Üstelik orada onu, gümüş uçlu botlarının tabanlarına kadar sarsacak bir sır bekliyordu. 
 
Canavar Avcısı Evangeline, kasvetli bir bataklık kasabasında başlayıp büyük bir şehrin canlı sokaklarında devam eden, sadakat ve kararlılığa, dostluk ve aile bağlarına ve ne kadar ürkütücü olursa olsun içgüdülerimize güvenme cesaretini gösterebilmeye dair benzersiz bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2b7612c-6278-41e0-bc48-0e54c41c8a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezarlık Çocukları</image:title>
            <image:caption>BİR RUH ÇAĞIRDIM VE ONDAN KURTULAMIYORUM. 
 
Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir cadı ailesinden gelen Yadriel, herkese kendini kabul ettirip güçlerine kavuşmak için yanıp tutuşuyordu. Kimsenin yanında olmayacağını fark edince, en yakın arkadaşının yardımıyla cadılığa geçiş törenini tek başına tamamlamaya karar verdi. 
 
Bu esnada kuzeni öldürülmüş ve ruhu ortadan kaybolmuştu. Kuzeninin ruhunu bulup serbest bırakmak, köklü kurallar üzerine inşa edilmiş topluluklarında yerini almak için önemli bir fırsattı. 
 
Ancak çağırdığı ruh kuzeni değil, okulun asi çocuğu Julian Diaz’dı ve öbür tarafa öyle hemen gitmeye niyeti yoktu. Böylece bir anlaşma yaptılar: Yadriel, Julian’ın başına ne geldiğini öğrenecek ve Julian da zamanı geldiğinde Yadriel’in onu göndermesine müsaade edecekti. Ama zamanları gitgide azalırken kalplerindeki gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaklardı. 
 
·          2020 Bram Stoker Ödülü En İyi Genç Yetişkin Romanı Adayı 
·          2020 Goodreads Okur Ödülleri En İyi Fantastik &amp; Bilimkurgu Genç Yetişkin ve En İyi Çıkış Romanı Adayı 
·          2020 Amerikan Ulusal Kitap Ödülü Gençlik Edebiyatı Adayı 
·          2021 Locus Ödülü En İyi Çıkış Romanı Adayı 
·          2021 Lodestar Ödülü Adayı 
·          2021 YALSA En İyi Genç Yetişkin Romanı İlk On 
·          2022 Rhode Island Gençlik Kitapları Ödülü Adayı 
·          2023 Deutscher Jugendliteraturpreis En İyi Genç Yetişkin Romanı Adayı 
·          2023 Lincoln Ödülü Adayı 
 
“Nefes kesen paranormal bir macera.” —Isabel Sterling 
 
“Kitabın sonunda resmen hüngür hüngür ağladım ama kesinlikle üzüntüden değil. Mezarlık Çocukları’nı herkes mutlaka okumalı.” —Mark Oshiro 
 
“Aiden Thomas’ın ilk kitabı her yaştan okuru büyüleyecek. Karakterlerin her birini daha da sevilesi kılan laf dalaşlarına bayılacaksınız.” —Booklist, starred review 
 
“Thomas, paranormal romans türünü yenilikçi bir yaklaşımla, oldukça detaylı bir Latinx kültürüyle harmanlıyor. Aynı zamanda kültür yağmacılığı, sınır dışı edilme ve sınıf konularına da değinmeden geçmiyor.” —New York Times 
 
“Bu kitap büyüleyici, nazik, sevgi dolu ve çok ama çok önemli. Mezarlık Çocukları’ı kalbimi çaldı.” —Mason Deaver 
 
“Mezarlık Çocukları canlı, enerjik Latinx kültürüyle kabul görme, sınır dışı edilme, sömürgecilik ve yetkili kurumlar içindeki ırkçılık gibi ağır konuları mükemmel bir şekilde dengeliyor.” —TeenVogue.com  
 
“Thomas, dokunaklı olduğu kadar muhteşem de olan bu romantik kitapta harikalar yaratmış.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“İki karakter arasındaki aşk keyifli ve çığır açan bir temsil sağlıyor.” —Kirkus 
 
“Mezarlık Çocukları’nın hayranlık uyandıran bir sanat eserinden eksik kalır yanı yok. Aiden Thomas, kabul görme ve kendin olma hedefiyle çıkılan bu iç ısıtan yolculukta aile, arkadaşlık ve aşk konularını ustaca birbirine bağlıyor.” —C.B. Lee 
 
“Sınırlı kaldığı sayfalardan çok daha büyük bir hikâye. Mezarlık Çocukları hepimizin bunca zamandır beklediği macera.” —Kayla Ancrum 
 
“Mezarlık Çocukları, okumayı bitirir bitirmez bu zevki paylaşabilsinler diye tüm arkadaşlarınızı okumaya zorlayacağınız türden bir kitap.” —Buzzfeed 
 
“Kalbinizin tam şu anda ihtiyacı olan şey.” —TOR.com 
 
“Thomas, Yadriel’in yaşadığı zorlukları büyük bir hassasiyetle ele alıyor – göğüs korsesini takmamanın getirdiği özgüvensizlik, aile üyelerinin ölü ismini kullanması, ona yanlış cinsiyet zamiriyle seslenen insanları sürekli affetmesi… Bu gibi bazı ağır konulara rağmen, Mezarlık Çocukları romantizme dönüşen keyifli bir hayalet hikâyesi.” —BCCB 
 
“Bağ kurmanın kolay olduğu karakterler ölüm, kayıp, terk edilme ve reddedilme gibi temaları işleyen bu çıkış romanına mizah ve neşe ekliyor.” —Horn Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f194bf4-75e1-4a3d-96d5-d1dcc1408f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı insanlık tarihinin en önemli felaketlerinden biridir. Bu büyük trajediden önce ve ağırlıklı olarak Avrupa sonra Pasifik ve Kuzey Afrika bölgeleri ciddi şekilde etkilenmiş ve milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Bunlara savaş sonunda geride kalan çok daha fazla sayıda sakat, hasta ve psikolojisi alt üst olmuş milyonlar eklendiğinde söylenecek söz ve teselli edecek kelime bulmak mümkün değildi. 
Türkiye, bu büyük dramı savaşa girmeden atlatabilen nadir Avrupa ülkelerindendir. Dönemin yetkilileri hassas ve başarılı diplomasiyle ve alınan önlemlerle bu badireyi atlatmayı başarırken, savaşın getirdiği sosyo-ekonomik sorunlar, bazı demografik hareketlenmeler ve sağlıkla ilgili sıkıntılar elbette yaşanmıştır. 
Bu kitapta Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nda uyguladığı ekonomi, sağlık politikaları, göç, mülteciler ve diğer ülkelerle bazı ilişkileri konu edinen makaleler bir araya getirilmiştir. Böylece, çok sıkıntılı bir döneme Türkiye özelinde birçok açıdan bakabilmek imkânı elde edilmiştir ve görüldüğü gibi sadece sıcak çatışmaya girilmemiştir. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’ndan savaşmak dışında her açıdan etkilenmiş, birçok sorunla mücadele etmek zorunda kalmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2782c96-4890-48fe-9510-11604862b49c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bilimsel Tin</image:title>
            <image:caption>“Bu küçük kitabın felsefi amacı, çağdaş bilimsel düşünceyi kendi diyalektiği içinde kavramak ve böylece taşıdığı özsel yeniliği göstermektir.”  
 
Yeni Bilimsel Tin, Gaston Bachelard’ın Bachelard olmaya başladığı, kendi kıvamını bulduğu kitaptır. Nasıl Kepler ve özellikle Galileo’nun geliştirdiği yeni epistemoloji, filozofunu Descartes’ta bulmuşsa, geometride Lobaçevski ve fizikte Einstein’la başlayan değişmenin epistemolojisini de Bachelard, bu kitabından itibaren teorileştirmiş, söz konusu gelişmelerden bilim felsefesi açısından önemli sonuçlar çıkarmıştır. Vardığı nokta ise modern bilimin artık Descartesçı epistemolojiyi geride bıraktığı, aştığı saptamasıdır. İşte bu noktadan sonra, Bachelard’ın velut epistemolojik üretimi geleneksel felsefenin rasyonalizm ve ampirizm, gerçekçilik ve uzlaşımcılık gibi ikiliklerini bir sentez içinde aşmaya yönelir. 
 
Yeni Bilimsel Tin, Bachelard’ın kendine özgü rasyonalizminin, tarihsel kopuş teorisi ve epistemolojik pedagojisinin nüve halinde ortaya çıktığı yapıtıdır. Filozofu anlamak için ilk önce ve en dikkatle okunması gereken eserinin bu olduğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4fe63f5-3b70-4906-b70a-f5e45d3832f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Mavisi Denizdeki Ev</image:title>
            <image:caption>“En korkusuzumuz bile bazen korkabilir, korkunun bildiğimiz tek şey olmasına izin vermediğimiz sürece her şey yolunda.” 
 
Kırk yaşındaki Linus Baker sakin, tekdüze bir yaşam sürmektedir: Büyülü Gençlerden Sorumlu İdari Birim’de sosyal hizmet görevlisi olarak çalışmaktadır ve görevi gereği sıklıkla yetimhaneleri ziyaret edip bu yerlerdeki alışılmışın dışında yeteneklere sahip çocukları denetlemektedir. Günün birinde Aşırı Üst Yönetim’den aldığı gizli bir görevle hayatının değişeceğindense haberi bile yoktur.  
 
Linus gizli görevi doğrultusunda göz kamaştıran masmavi okyanusun ortasındaki Marsyas Adası’na geldiğinde bugüne kadar eşi benzerini görmediği tuhaf şeylerle karşılaşacaktır: Yetimhanenin sakinleri bir gnome, bir peri, bir wyvern, tanımlanamayan yeşil bir topak, bir Pomerian-insan ve Deccal’in ta kendisidir.  
 
Üstelik adanın sakladığı tek sır bu olağanüstü çocuklar değildir. Yetimhane müdürü karizmatik ve cana yakın Arthur Parnassus’un da sıradan bir adam olmadığı yavaş yavaş açığa çıkacaktır. Arthur ile Linus birbirleriyle yakınlaştıkça Linus zor bir karar vermek zorunda kalacaktır: Ya bir yuvayı yıkmalı ya da dünyanın yanışını izlemelidir. 
 
Kâh güldüren kâh duygulandıran anlatımıyla Gök Mavisi Denizdeki Ev, hiç beklemediği yerde ilginç bir aile bulan bir adamın iç ısıtan öyküsünü ele alıyor ve okuru fark ettirmeden rengârenk dünyasının içine çekiveriyor. 
 
“Cıvıl cıvıl ve eğlenceli bir modern fantazi eseri.” –Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd40b15-c0ef-4a07-9ee3-f382e529aacc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtbağrı</image:title>
            <image:caption>Efga ya da Dünya’daki adıyla İğde, Divan tarafından Dünya’ya gönderilmiş bir elçidir ve görevi keşifte bulunmaktır. Dünyalı olup olmamak, kimliğini gizleyip buradaki yaşamına devam etmek ile kendi gezegenine dönmek konusunda kararsız olduğu gibi, sevgilisi Taner’le de ilişkisine ne şekilde devam etmek istediğinden emin değildir. Dünya’yı keşfetmekle uğraşırken, kendini de keşfetmeye başlamıştır. Çevresindekilere göre aklı pek de yerinde olmayan, yalnız yaşayan, tuhaf ve yaşlı bir kadın olan Hina Hanım ise İdrak Lisanı adı verilen zihinsel irtibatı kurabilen biridir ve İğde’yle aynı dili konuşabilmesi, onu sıradanlığından sıyırıp Dünya’nın kaderini değiştirebilecek denli önemli birine dönüştürecektir. 
 
Başarılı bir çevirmen olarak Yüzüklerin Efendisi’nden Yerdeniz’e kadar önde gelen fantazi ve bilimkurgu eserlerini dilimize kazandıran ve ilk romanı Uçan Mabet’le bu kez bir yazar olarak okurlarının karşısına çıkan Çiğdem Erkal’ın ikinci romanı Kurtbağrı, 1970’lerin sonunda İzmir’de geçen, kimi zaman Ursula K. Le Guin’e selam gönderen, kimi zaman da nostaljik ve yerel motiflerin rol oynadığı, etkileyici bir bilimkurgu romanı. 
 
“Hayal ile gerçeği karıştırdığı için adı deliye çıkmamış mıydı? Çoktan bırakmıştı insanların hakkında söylediklerini dinlemeyi ama... Ama kendisi de gerçek ile hayali karıştırıp duruyordu artık. Kendi dünyasında, kendince yaşıyordu uzun zamandır. Bir yolunu bulmuştu hayatta kalmanın. Fakat bu farklı bir şeydi. Çok, hem de çok uzun zamandır bu kadar yakından bir hitap duymamıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19398c3c-3ed5-445c-a46d-689acc4a39e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sağır Zangoç</image:title>
            <image:caption>Soner Sert’in ikinci öykü toplamı: Bir Sağır Zangoç. 
 
Araf, Ölüm ve Yaşam. Yazar, üç başlık altında topladığı öykülerinde, olağan görünen an parçalarının nasıl olağandışı yollara sapabileceğini, karakterlerin raydan çıkan hayatlarının –belki de en– kötü günlerine odaklanarak gösteriyor, kırılmaların altını kazıyor. Bu dönüşüm rüzgârına kapılan okurun zihnindeyse hep aynı soru peyda oluyor: İşler nasıl bu noktaya geldi? 
 
“Allah’ın unuttuğu, kurdun kuşun belirli bir saatten sonra ses etmediği, sokak lambalarının bile yanıp yanmamakta tereddüt ettiği, ‘Boğulacaksan, büyük denizde boğul,’ deyip hep küçük denizde boğulanların işsizler kahvesine tünediği, kimsenin ne çok iyi ne çok kötü olduğu ama herkesin birbirine ahlak pazarladığı bu kasabada ortalık cırcırböceklerine kalmıştı. Ece, jandarma karakolunun izbe nezarethanesinde yarı açılmış ufak pencereden periyodik olarak gelen seslere kilitlenmiş, başına gelenleri düşünüyordu. Cırcırböceklerinin sesi kafasının içine içine vuruyordu. Cilası yeni yapılmış, üzerinde ‘İçişleri Bakanlığı’ yazan kırmızı beyaz boyalı bankta otururken, göğsünün daraldığını, nefesinin kesilir gibi olduğunu hissetti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59067f72-3e68-40ac-a9cd-ba7f2c8d69a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Veraset Vergisi</image:title>
            <image:caption>bir hevesti benim için. ama yine de olmadı. 
hâlâ çok istiyorum / fakat kapanmış bir miadı 
açmamak gerekir. zaten bunu çoğullayan benim 
vas diferans denklemlerim, eksik müteverrim 
duvarında küçükhasan mücevheri yalancıktan 
yoksa zaten ben de alnımın evcine erebilirim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/557d46f4-6a0b-4fff-91b5-7f0688ab4584.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Pazarı</image:title>
            <image:caption>“Hayat, çapulculuktan başka bir şey değildir. Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar. Kanunla, ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır. Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör. Kurtlar, köpekler, tavuklar, kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar, sen de kap, yut... Karşına bir davacı çıkarsa ‘Hakkımdır!’ tehdidiyle bağır, bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır. Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır.” 
 
18 Kasım 1922’de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923’te tamamlanan Can Pazarı, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın özgün tarzını yansıtan, unutulmaz eserlerinden biri. Romanda, savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik, namus, hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar, dönemin İstanbul’unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura. 
 
Gürpınar, eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan, çektikleri açlık, parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen, “zenginden alıp fakire verme” düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi’ne, ikinci bölümdeyse Nasıh Bey-Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey-Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine, girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor. Peki, bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir? Bir cinayetle mi, hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d52541ea-6039-442b-9402-34aa2452cdac.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Yakınken</image:title>
            <image:caption>Başarılı şirket yönetimi ve iş geliştirme için ipuçları...
Hilmi Güvenal, bu kitapta iş dönüşümü, kriz yönetimi ve yeniden yapılanma konularındaki uzmanlığını ve deneyimini geleceğin liderleriyle paylaşıyor. Değer yaratmaya, öncelikleri belirlemeye ve kaynakları etkin kullanmaya odaklanan yeni bir iş yapma yaklaşımı öneriyor.
Kitap, işinizi nasıl yenileyeceğiniz, gelecek için nasıl plan yapacağınız ve krizlerden nasıl kurtulacağınız konusunda pratik tavsiyeler ve ipuçları sunuyor. Güvenal’ın işleri dayanıklı ve kalıcı kılmak için önerdiği yöntem YES (Yeniden.Sıfırdan) tüm öncelikleri baştan düşünmeyi ve yapıları sürekli yenilemeyi içeriyor. Yol Yakınken sadece şirketlerinin geleceğini şekillendirmek isteyen yöneticiler, yatırımcılar ve girişimciler için paha biçilmez bir kaynak değil, günümüzün sürekli değişen dünyasında etkin ve kalıcı olmak isteyen herkes için bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99b56b0d-f04b-468c-b03e-6e52d9ab5467.jpg</image:loc>
            <image:title>Endüstri İlişkilerinde Şiddet ve Makine Kırıcılık</image:title>
            <image:caption>Çalışma yaşamının tarihi, sanayi devrimine kadar geçen süreçte kölelik sisteminden, feodal dönemin serflerine, sonrasında da zanaatkârlara uzanmaktadır. Ancak sanayi devrimiyle birlikte sahip bulunduğu tek varlığı olan bedensel gücünü satmak suretiyle geçimini temin eden işçilerin ortaya çıkmasıyla ‘işin şekli’ ve seyri tamamıyla değişmiştir. 
Çatışma ve rekabet insanlığın doğasında bulunmaktadır ve bunun çalışma yaşamına yansımaları da tarih boyunca gözlenmektedir. Ancak teknolojik araçların üretim süreçlerinde yer almaya başlamasıyla birlikte, insanlar ilk kez rekabetle alt edemeyecekleri bir rakiple karşı karşıya gelmişlerdir. Söz konusu dönemde, yorulmayan, ücret beklemeyen, itiraz etmeyen, hatasız çalışan makineler işçilerin yerini almakta, bu durumda da insanlar ya işsiz kalmak ya da emeğin ucuz alternatiflerinin arayışında olan işverenlerin takdir ettiği düşük ücretler karşılığında çalışmak durumundaydılar. Henüz diğer hak arayış yöntemlerinin keşfedilmediği dönemlerde tercih edilen ve şiddet içeren üçüncü yol ‘başkaldırı’ ise bir grup işçinin işverenlerin kendi yerlerini almaları için işyerlerine kurdukları makineleri tahrip ederek, Hobsbawn’ın tabiriyle “isyan marifetiyle toplu pazarlığa ikna etme” yöntemlerine başvurmalarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dec8eb6f-932c-49e4-b4cb-f717d4cab57a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Bu İnsanlar</image:title>
            <image:caption>İlker Karakaş’ın erkek karakteri Kim Bu İnsanlar’daki öykülerde yeni ilişkiler içinde ortaya çıkıyor. Bu kez aile sorunları içinde bazen bir denge bulmaya, bazen olup bitenleri anlamaya çalışan konumunda. Alkolle karmaşık ilişkisinin kararsızlıkları onu hiç bırakmıyor. O hayatla hiçbir zaman barışık değil. Hoşnutsuz, uyumsuz çünkü öyle bir hayat istemiyor. Her zaman bir çıkış yolu arıyor, bazen buluyor bazen bulamıyor. Bu kez Bodrum’un geçmişinde ve bugününde yaşamanın sorunları da var. Bu karakteri tanıdığımızı düşünüyoruz belki ama anlayabiliyor muyuz? 
İlker Karakaş’ın öykü dünyası sık rastladıklarımıza benzemiyor. Aykırı bir yerde oluşuyor. Konuşur gibi gelişen anlatım biçimi ve yalınlığı gitgide zorlayan diliyle özellikle okunmayı hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/385f3e71-978c-4f65-baa5-d838c12ebd22.jpg</image:loc>
            <image:title>Recalim Var!..</image:title>
            <image:caption>İhtiras cehennemin 
Tevazu cennetin kapısıdır 
Vicdan mı 
İşte o sırat köprüsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d52cd91-bce3-422a-a7a2-0f7f9bda431a.jpg</image:loc>
            <image:title>Elektrik Mühendisliği</image:title>
            <image:caption>ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ İLKELER VE UYGULAMALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3d2bb0-2a8b-4562-b18f-74654c657131.jpg</image:loc>
            <image:title>Hain Kraliçe</image:title>
            <image:caption>Hain damgası yedikten sonra sürgüne gönderilen Ithicana Kraliçesi Lara, öz babasının ülkeyi işgal ettiğine şahit olmuş fakat yıkımı durdurmak konusunda çaresiz kalmıştı. Eşi Aren’ın savaşta kaçırıldığını öğrendiği anda, babasının onu hayatta tutmasının yalnızca tek bir sebebi olduğunu biliyordu: Hain kızını yakalamak için Ithicana Kralı’nı yem olarak kullanacaktı. 
 
Durum her ne olursa olsun, Lara bu yemi yutmaya fazlasıyla kararlıydı. 
 
Fırtına Denizleri’nde hayatını tehlikeye atarken Ithicana’ya yalnızca kralını serbest bırakmak için gitmemişti. Aynı zamanda da ülkeyi babasının pençelerinden kurtarmak adına yaptığı planı harekete geçirmeye çalışıyordu. Bunu yaparken kralın kendi silahlarını, hayatını kurtardığı kız kardeşlerini kullanacaktı. 
 
Ancak babasının sarayı hem geçilmezdi hem de oyunun içinde Lara’nın sandığından çok daha fazla oyuncu vardı. Taç, krallık ve köprü için verilen bu savaşta, dostlar ve düşmanlar birbirine karışmaya başlamıştı. Lara’nın en büyük düşmanı ise kurtarmaya çabaladığı adamın ta kendisi, ihanet ettiği eşiydi. 
Sevdiği her şey tehlikedeyken kim için ve ne için savaştığına karar vermeliydi. 
Krallığı için mi? Eşi için mi? Yoksa kendisi için mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f861fa2-032c-4e2c-a463-d4f25142a881.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Yağmurların Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Hırsızlar Krallığı, Aadilor diyarındaki gizli bir yerdi. Birçok insan krallığın var olduğunu fısıldamasına rağmen, çok az kişi büyü ve zevkle dolu diyarı bulabilmişti. Gizemli Hırsız Kral, saygı duyulan ve korkulan büyücülerden oluşan üçlü Mousai’yle birlikte krallıkta hüküm sürüyordu. 
 
Larkyra Bassette, belki Mousai’nin en genç büyücüsü olabilirdi; fakat şarkı söylediğinde, sesi canavarları öldürebilecek bir güce erişiyordu. Lachlan Dükü’nün krallıktan zehirli bir uyuşturucu kaçırdığı ve halkına bu şekilde zulmettiği ortaya çıktığında, genç büyücüye dükü durdurması için ilk kez tek başına göreve çıkması teklif edildi. Kendini kanıtlamak isteyen Larkyra, dükün müstakbel gelini olarak rol yapmayı kabul etti. Ne var ki Lachlan’ın asıl vârisi olan Mekennalı Lord Darius’a karşı bir çekim hissettiğinde kurduğu planlar yavaşça yıkılmaya başladı. Ve çok geçmeden, asıl vârisin Lachlan halkını yozlaşmış dükten kurtarmak için planları olduğunu fark etti. Larkyra ve Darius, eğer Lachlan halkını ve kendilerini kurtarmak istiyorlarsa birbirlerine güvenmeyi öğrenmek zorundalardı. Lord ve leydilerin hem katil hem de hırsız olabildiği, en çekici notaların bile en ölümcül olanlara dönüştüğü Aadilor dünyasına hoş geldiniz. Bu diyarın şarkısını dinlemeye cesaret edebilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aee8e2fd-b43a-4e1d-ab25-97e3f5b245d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kıran</image:title>
            <image:caption>…Şimdilerde büyük şehirlerde, şatafatlı okullarda, kalburüstü ailelere mensup ergen öğrencilere ders verir. En ön sıraya yedi yaşında, bakır saçlı bir oğlan oturtur. Kirli yakasını düzeltip çatlak yanaklarını öper. En çok onu sever, onu çok sever… 
            Ruhunun canlılığını, kalbinin heyecanını yıkık dökük bir öğretmen lojmanında bırakan genç bir kadının hikâyesi bu. Hayal Kıran; sizi Anadolu’nun kuytu bir köşesinde sönen umutlara, yiten hayatlara götürüyor. 
“…Çöpe kalem açmaya kalkan, kitaplığı aradığını bulamayarak kurcalayan çocuklara kaş çatarak baktı…Camdan dışarıyı izlemeye koyuldu. Ayazın salladığı kuru dallardan düşen karlar ve çatıdan sarkan upuzun buz saçakları, dehşetli bir manzara seriyordu önüne. Kötü bir duruma düşse, bunalsa, burada delirse kaçacak yeri yokmuş gibi geldi bir an. Sanki karlar çığlıklarını duyulmaz eder, koşmaya çalışsa bataklık misali içine çeker gibi geldi. Daldığı pencereden gözlerini çekti, önündeki çekmeceyi ne aradığını bilmeyerek karıştırdı…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff5f666-6081-4157-85e9-db77853368a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Haz İlkesinin Ötesinde</image:title>
            <image:caption>“Haz ilkesini kurarak belirli, tarihsel olarak sabit bir felsefi sisteme ne ölçüde yaklaştığımızı veya katıldığımızı incelemeyeceğiz. Alanımızdaki günlük gözlem olgularını tanımlama ve açıklama çabası içinde bu tür spekülatif varsayımlara ulaşıyoruz. Psikanalitik çalışma için belirlenen hedefler arasında öncelik ve orijinallik yoktur ve bu ilkenin kurulmasının altında yatan izlenimler o kadar açıktır ki, bunları gözden kaçırmak pek mümkün değildir.” 
 
Freud’un bu özel eserinde haz ve acı kavramlarına psikanalitik yaklaşımla ilgili detaylar bulacak, hazzın ve acının kökenine ineceksiniz. Ölümlülük, hayat ve diğer felsefi konuları psikolojik alt katmanlarından yakalama şansı edineceğiniz eseri sizler ile buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0343513a-2715-4b97-baac-60c6bf5061f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Kitap</image:title>
            <image:caption>V. Karl’ın, Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlı sarayında bulunan elçisi Flaman Ogier Ghislain de Busbecq, 1 Haziran 1560’ta İstanbul’da tamamladığı dört elçilik raporunun üçüncüsünde, Osmanlıların matbaayı kullanmaya karşı isteksizliğini şu sözlerle açıklamaya çalışıyordu: 
“Yeryüzünde Türkler kadar, başka ülkelerin yararlı icatlarını kolaylıkla alıp benimseyen bir millete daha rastlamak zordur… Buna rağmen nedense kitap basmaya ve çalar saat kullanmaya bir türlü ikna edilememişlerdir…” 
Edebiyatımızın temel taşlarından Sabahattin Ali’ye göre edebiyat her şeyden önce bir mücadeleydi, edebiyatın amacı ise “insanları daha iyiye, daha doğruya, daha güzele yükseltmek, insanlarda bu yükselme arzusunu uyandırmak” olmalıydı. Sabahattin Ali’nin “Edebiyata nasıl başladınız?” sorusuna yanıtı “Kitap okuyarak” olmuştu. 
Orhan Tüleylioğlu tarafından kaleme alınan Yalnız Kitap hem Türkiye’den hem de farklı ülkelerden tanıdığımız yazarların yaşanmışlıklarını, imzalarını taşıyan kitaplarıyla paralel bir akışla aktarıyor okurlara… Çok farklı bir yolculuğa çıkmaya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b28e75b-c354-4986-9978-e486bc9193bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Kaplan Ejderha (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İflasın eşiğindeki terziye, bir gün bir adam gelir ve smokin sipariş eder. Adam terziye bir teslim tarihi verir, smokini o gün adresine getirmesini ister. Meğer terzinin hazırladığı smokin, adamın kendi cenazesi içinmiş. Terzi çok şaşırır. Üstelik o gün, ölen müşterisinin vasiyeti üzerine kendisine üç kafes kaldığını öğrenir. Kafeslerde ne mi vardır? 
Ayı, kaplan ve ejderha... 
*** 
Güçlü bir sevgi, bilinçle ortaya konmuş keskin bir eylem ve tarafsız bir gözlem... Bu üçü, doğarken yanımızda getirdiğimiz ancak yaşam yolculuğumuz boyunca beslemeyi çoğu zaman ihmal ettiğimiz kabiliyetlerimizdir. 
Üç özel hayvanın eşsiz güçlerini taşımak ve geliştirmek üzere geliriz dünyaya. Ayı, kaplan ve ejderha... 
Sevgide ayının gücünü, eylemde kaplanın zekâsını ve gözlemde bir ejderhanın tarafsızlığını beslediğimizde, hayat kazanmak zorunda olduğumuz bir yarıştan, korkusuzca ve huzurla deneyimlediğimiz bir armağana dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>