﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4898d089-cce3-4b82-98cc-4098e6d1ffe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbim Düştü Toprağa</image:title>
            <image:caption>Siteminden sevgili soldu gülün çehresi, 
Gayrı nasıl güleyim, hüzün düştü yaprağa..! 
Yâr kahrından kırıldı yüreğimin sahresi, 
Bırakın da öleyim “kalbim düştü” toprağa..! 
 
Gün’dü, ay’dı, yıl derken uzar gider arası, 
Her dakika kanıyor yüreğimin yarası, 
Yolum yâr’dan ayrıldı, kader attı ırağa, 
Bırakın da öleyim “kalbim düştü” toprağa..! 
 
Kurşuna dizdi gece şakağımdan vuruyor, 
Bir damla yaş kalmadı gözpınarım kuruyor, 
Hüzün çöktü çehreme, gönlüm kaldı firağa, 
Bırakın da öleyim “kalbim düştü” toprağa..! 
 
Bir saat bin asırdan daha uzun geliyor, 
Sensizliğin sancısı şu sinemi deliyor 
Meyve vermez bağlarım, döndüm ıssız çorağa, 
Bırakın da öleyim “kalbim düştü” toprağa..!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06119d8d-40bf-441f-86c3-7672bc4dfe8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kelebek Hayali Şiirler</image:title>
            <image:caption>Ben, 
Yine beklemiştim bir iklimin son deminde 
Tıpkı bugün olduğu gibi umutla. 
Yüreğimde, bir sürü kelebek kanatlarıyla, 
Dans eden rengârenk uçurtmaların, 
Ardına takılan, bir çocuğun hayalleri gibi. 
 
Ben, 
Yine beklemiştim, bir iklimin son deminde 
Tıpkı, bugün olduğu bibi umutla. 
Buğulu ürkek gözlerle yine dalmıştım, 
Ellerimi açıp, şemsiyesiz, yağmurları 
Toplamıştım yüreğime gelirsin diye. 
 
Ben, 
Yine beklemiştim, bir iklimin son deminde 
Yine bir ay düşmüştü geceme, 
Yakamoz olmuştu sevda yüklü hayallerim, 
Ben seni beklemiştim yine gözlerim ufukta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f61482c-a898-4d6b-97de-2c66c9b79287.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Ox’un Deneyi</image:title>
            <image:caption>Sakin halkı, monoton ve yavaş yaşamıyla tanınan Quiquendone kenti, yüzyıllardır tek bir kavganın olmadığı, kimsenin kimseyle anlaşmazlık yaşamadığı, insanların duygudurumlarının bile değişkenlik göstermediği, kentin kamu görevlilerinin hayatları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan görevlerini yürüttüğü bir yerdir. 
Ne var ki bu durağan hayat, Doktor Ox’un kente gelişiyle birlikte değişmeye başlar.  Kendi seyrinde sessiz sakin devam eden hayat birden bambaşka bir düzene girer. Bu durumun sebebini ise Doktor Ox ve asistanından başka bilen hiç kimse yoktur. 
Jules Verne’in eğlenceli ve esprili bir dille kaleme aldığı, Doktor Ox’un Deneyi’ni okurken gülmekten kendinizi alamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d154e354-57cd-4f77-98b5-312cc3748075.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim</image:title>
            <image:caption>Çocukluğu Hindistan’da geçen Kipling’in bu öyküsü, Kim isimli maceracı ve zeki bir çocuk ile yeni yerler görmek ve keşfetmek isteyen bir Lama arasındaki dostluğu konu alıyor. 
Kim, anne babasını kaybedip yoksul bir hayat sürmesine rağmen neşeli ve uyumlu bir çocuktur. Bir gün, yolu yaşadığı kasabaya düşen, daha önce hiç görmediği kıyafetler içindeki Lama ile tanışır. Kim, bilge dostuna yoldaşlık etmeye ve onunla birlikte farklı yerler görmeye, farklı insanlarla tanışmaya karar verir. Sıcak, tozlu ve büyülü Hindistan topraklarındaki yolculukları boyunca, birbirinden tehlikeli ve ilginç insanla karşılaşıp kimi zaman ayrı düşseler de Kim ve Lama, hiç kopmayacaklar ve birbirlerinden çok şey öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a6bbbc1-75b7-4a40-8076-36e3726621af.jpg</image:loc>
            <image:title>Horozun Vakti</image:title>
            <image:caption>İhtiyar Pettson’un kümesinde on tavuğu varmış. 
Kedi Findus tavuklara sataşır ve birbirlerini kovalarlarmış. Pettson’dan sonra, Findus’un en iyi arkadaşları tavuklarmış. 
Pettson bir gün çiftliğe bir horoz getirmiş. 
“Ooo, horoz gelmiş,” diye sevinmiş tavuklar.  “Ne kadar yakışıklı!” Findus bu durumdan hiç hoşlanmamış, horozun hayatlarında çok fazla yer kapladığını düşünmüş. 
Sven Nordqvist, Pettson ve Findus serisinde, 
sorunların çözüme kavuştuğu güvenli bir dünya kuruyor. Nordqvist’e göre böyle bir dünya, günümüz çocuklarına 
 ihtiyaç duyduğu güveni sağlıyor. 
“Dünya makul olmalıdır. 
Aslında, şahsen benim arzu ettiğim bu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da93fbe7-3229-426a-9a04-7656856c936e.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Defteri 2-Filozoflarla Zamandışı Söyleşiler</image:title>
            <image:caption>gençler için felsefe tarihi 2 
“Yazar, bu büyük düşünürleri yeniden iyi bir şekilde tasarlanmış, rahat ama ciddi bir ortam içinde karşılıyor, onlara felsefelerinin önemli noktalarına dair herkesçe anlaşılabilir, basit, açık ama can alıcı sorular soruyor. Bu sorular arasında yaşadıkları dönemde onlara sorulmayan ama zaman içinde bizim aklımıza gelen, sorulması mümkün ve anlamlı sorular da var.” 
Prof. Dr. Ahmet Arslan 
 
“Üniversite hocaları olarak bizler bazen –belki muhafazakâr bir tutumla– önemli isimleri kendi metinlerinden okumak gerektiğini vurgular dururuz. Bu tabii ki tartışılabilir, herkes için gerekli veya mümkün görülmeyebilir. Ama elinizdeki kitabın üslup açısından  bir filozofu kendi metninden okumaya çok yakın olduğunu söyleyebilirim.” 
Prof. Dr. Bekir Zakir Çoban</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7c2231c-3493-4c85-b709-4e7a2beee8eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Disk Dünya 34: Güm!</image:title>
            <image:caption>Dürüst bir insan için siyaset, akılalmaz tuzaklarla dolu olabilir... Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı “Diskdünya”nın ilk kez Türkçeye çevrilen otuz dördüncü kitabı Güm!, kan davaları binlerce yıl öncesine dayanan iki kadim toplumun, dinî ve siyasi söylemlerle kendilerini uyutmaya çalışan otoritelere karşı giriştikleri başkaldırıya odaklanan, “taş” gibi bir polisiye. Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan kırk bir kitaplık serinin, gerçeklik algımıza türlü taklalar attıran bu en ters köşe macerası, “Bekçiler” alt serisinin de yedinci halkası. İki ayrı ırk arasındaki ezelî ve ebedî düşmanlığın geriliminden çıkan kıvılcımları ciddi bir cengin kıyısında söndüren Pratchett; romanında eğildiği konularla içinde yaşadığımız dünyanın siyasiler tarafından nasıl kirletildiğini, toplumların alengirli oyunlarla kandırılarak nasıl zapturapt altına alındığını gösteriyor. Vimes, darttan daha karmaşık hiçbir oyunu sevmiyordu. Özellikle satranç, sinirlerini feci bozuyordu. Şahlar hiçbir şey yapmadan rahat rahat otururken piyonların gidip başka piyonları katletmesi falan delirtiyordu onu. Hâlbuki piyonlar birleşseler, hatta belki kaleleri de ikna etseler, bir düzine hamlede tüm tahtada cumhuriyet ilan edilirdi... Hayat kimilerine göre oyunlardan, kimilerine göre yalanlardan ibaret. Kimileri ise bu ikisinin aynı şey olduğunu düşünür. Fakat her şeye rağmen tahtada her zaman iki taraf bulunur ve bu iki taraf Troller ile Cüceler gibi can düşmanıysa savaşın gürültüsü uzaklardan duyulur.  Ahali yeterince gerginken, üstüne bir de herkesi, aydınlatılmayı bekleyen bir cinayet vakası ile Kraliyet Müzesi&apos;nden çalınan paha biçilmez bir resmin gizemi sarmışken, işler iyice arapsaçına dönmek üzerdir. Neyse ki Ankh-Morpork&apos;un asayişinden sorumlu Vimes ve ekibi görev başındadır, yani yersiz telaşa mahal yoktur... tabii yapboz misali biriktirdikleri ipuçlarının altında, çok ama çok derinlerde saklı mühim şeyleri kazara atlamazlarsa! Ne demişler; eski düşmanlıkların dibinde yatan elmas gibi gerçekler, kendilerini yeraltından çıkaracak suyu elbette bulur...     Diskdünya&apos;nın en komplike ama bir o kadar da tatminkâr sonlarından birini sunarak okurun dimağında iz bırakan Güm!, bizzat içinde yaşadığımız dünyaya ve bize kucak açan toplumlara fantastik bir evrenden ayna tutuyor; değişik tuzaklarla bizi biz olmaktan çıkarıp ağına düşürmeye çalışan siyasi güçlerin ipliğini pazara çıkarıyor. Çünkü eğer birileri seni öldürmeye çalışıyorsa, bu bir şeyi doğru yaptığın anlamına gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32723b5d-372c-436e-b4ae-09f3d6c105f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindistan’ın Nazileştirilmesi</image:title>
            <image:caption>Bu rapor, Nazilerin Holokost öncesi ve sırasındaki eylemlerini ve bugün Hindistan’da yaşanılanları karşılaştırarak, Hindistan’ın Nazi ilhamlı, faşist, çoğunlukçu bir devlet olma yolunda tehlikeli bir seyirde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Hindistan’ın azınlıkları ve özellikle 200 milyondan fazla Müslümanı, soykırımın yaklaşan bir tehlikesiyle karşı karşıyadır. Soykırım izleme kuruluşu, Hindistan’daki durumun zaten ayrışma, hazırlık ve zulüm aşamalarına ulaştığını uyarıyor sırasıyla: Soykırımın On Aşamasının 6. 7. ve 8. Aşamaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42992624-b779-4652-aacc-162103980c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Örümcek Kuşu</image:title>
            <image:caption>“Çarpıcı, sert ve nefes kesen bir gerilim, dünyanın önde gelen
polisiye yazarlarından Connelly yine ustalığını kanıtlıyor.”
Waterstones
 
“Connelly’den yine edebi bir ziyafet.”
Financial Times
 
Jack suç muhabirliğini bırakmış, tüketiciler için yolsuzluklara
karşı bekçilik yapan AdilUyarı isimli haber sitesinde
çalışmaktadır. Ancak yolunun tek bir gece kesiştiği kadının
vahşice öldürülmesiyle polisleri kapısında bulur. Yine “ölüm”
karşısındadır ve katilin izini sürer. Polisin ve editörünün
uyarılarına rağmen cinayeti araştırmayı bırakmaz. Kadının
ölüm şekliyle ülke çapındaki diğer gizemli ölümler arasında bir
ilişki kurar ve sarsıcı gerçeği keşfeder.
 
Arkasında iz bırakmayan acımasız bir seri katil, kurbanlarını
genetik analiz yaptıran kadınlar arasından seçip peşine
düşmektedir. Jack genetik konusunu deştikçe sistemdeki
açıklarla ve karanlık bir dünyayla karşılaşır.
Araştırmasına Rachel Walling de dahil olur ve seri katile adım
adım yaklaşırlar. Katil ise ölüm listesini çoktan hazırlamıştır ve
herkesten bir adım öndedir. Ama Jack McEvoy’un geri adım
atmaya niyeti yoktur.
 
“Amerika’nın yaşayan en büyük polisiye yazarı.”
 
Daily Express</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18b53dbe-39a2-4168-b778-e98dd7c634ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzbaşının Kızı</image:title>
            <image:caption>Tutkulu ve asi bir delikanlı olan Pyotr Grinyov, bir subay olarak atandığı kalenin komutanın kızı Maşa&apos;ya âşık olur. Ancak, bu aşk, aristokratik toplumun katı kurallarıyla ve beklenmedik olaylarla pek çok kez sınanır. 
Romanda, Pyotr&apos;un askeri hizmeti ve maceraları, aşkı için verdiği mücadele ve Maşa&apos;nın etrafında dönen olaylar anlatılmaktadır. İkili, birbirlerine olan aşklarını korumak için pek çok zorlukla karşılaşır. Bu zorlukların en büyüğü, Yemelyan Pugaçov ve onun başlattığı Pugaçov Ayaklanması’dır. Pugaçov, halk kahramanı olarak yüceltilen bir isyancıdır ve çıkardığı ayaklanma, Maşa ile Pyotr’ı, bağlılığın, vatanseverliğin ve aşkın sınırlarını sorgulayan zorlu bir yolculuğa sürüklemektedir. 
Puşkin&apos;in edebi dehasını ortaya koyan ve Rus edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen bu eser, ustaca işlenmiş karakterleri ve 18. yüzyıl Rusyasının tarihi atmosferiyle, okuyucuya zengin bir edebiyat deneyimi sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d8396bd-e129-4c91-9b0c-10a61c763059.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşizm Üzerine Denemeler</image:title>
            <image:caption>Emma Goldman’ın güçlü kalemi ve parlak zihninden Anarşizm’i ve onun din, siyaset gibi kavramlara bakış açısını bu kitap aracılığıyla görebilirsiniz. Cesur yürekli, çalışkan ve yüksek yorum gücüne sahip olan Emma Goldman, dünyaya gelmiş en kıymetli kadın düşünürlerden birisi olarak yerini hâlâ korumaktadır. Kırmızı Ada Yayınları olarak bu eseri sizlere sunmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. 
Çağımızın eğiliminin bir özetini verecek olsam, “Nicelik” derdim. Çokluk, kitle ruhu her yere hükmediyor, kaliteyi yok ediyor. Tüm yaşamımız; üretim, politika ve eğitim niceliğe, sayılara bağlıdır. Bir zamanlar işinin titizliği ve kalitesiyle gurur duyan işçinin yerini, kendileri için değersiz ve genel olarak insanlığın geri kalanına zarar veren muazzam miktarlarda şeyler üreten beyinsiz, beceriksiz otomatlar aldı. Böylece nicelik, hayatın konforunu ve huzurunu artırmak yerine, insanın yükünü yalnızca artırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/131b393e-47c6-4303-8083-2241336cb5fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Guguklu Saatin Küçük Kuşu</image:title>
            <image:caption>Yaşlı saat ustası köydeki küçük evinde yalnız başına yaşıyordu. Birbirinden değişik guguklu saatler yapıyordu. Bir gün ormana giderken evin kapısını açık unuttu. Akşam eve döndüğünde onu bir sürpriz bekliyordu.
“Guguklu Saatin Küçük Kuşu”, her kitabıyla gönlümüzü yeniden fetheden Feridun Oral’ın yazıp resimlediği sevgi dolu bir hikâye anlatıyor.
2012 yılında IBBY tarafından Uluslararası Hans Christian Andersen Ödülü’ne aday gösterilen, pek çok kez de ödüllendirilen sanatçının son olarak, 2015 yılında yayımlanan “Farklı Ama Aynı kitabı” Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği tarafından yılın en iyi resimli çocuk kitabı seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/956dde97-06dc-403b-a338-015243ddebf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Beatryce’in Sırrı</image:title>
            <image:caption>İnanç, sevgi ve kelimelerin sihirli gücü üzerine derin düşüncelere dalacağınız fantastik bir öykü. 
 
Eninde sonunda hepimiz, ait olduğumuz yere sürülürüz. 
Eninde sonunda hepimiz, evimizin yolunu buluruz. 
Savaşın hüküm sürdüğü günlerin birinde, Keder Günlükleri manastırında, Beatryce isimli gizemli bir kız çocuğu bulunur. Merhametli Birader Edik, kan ve kir içindeki küçük kızı bir keçinin kucağına sığınmış, ateşler içinde baygın halde yatarken bulur. Adam, küçük kızı sağlığına kavuşturmak isterken herkesi tehlikeye sürükleyecek olan sırrı da ortaya çıkarmış olur… 
Hayal dünyası kral ve kraliçelerin öyküleriyle, denizkızı ve kurt masallarıyla dolu olan bu küçük kız, onu öldürmek isteyen kralın kalesini bulmak için karanlık ormanın derinliklerine dalar. 
Ancak Beatryce yolunu kaybetse bile fıldır fıldır gözleriyle keşişin, bir zamanlar kral olan yaşlı dostunun, korkunç kılıcını yanından ayırmayan maceracı arkadaşının ve kaya gibi sert boynuzlu keçisinin onu aramaktan vazgeçmeyeceğini çok iyi biliyor. Zaten bunu bilmek her şeyi bilmek değil mi? 
 
Zamansız konusu, etkileyici karakterleri ve büyülü atmosferiyle Kate DiCamillo’nun lirik öyküsü Beatryce’in Sırrı, ödüllü çizer Sophie Blackall’ın resimleriyle ustaların unutulmaz işbirliğine dönüşüyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/300d85ed-3e9f-4d06-9a37-ced5671c3c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Labirent Bulmaca 1. Seviye</image:title>
            <image:caption>Labirent bulmacalar, çocuğunuzun eleştirel düşünme ve problem çözme yeteneği kazanmasına yardımcı olmasının yanı sıra el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Ayrıca bulmaca çözen çocukların elde ettiği başarı ile birlikte öz güven duygusu da gelişmektedir. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Labirent Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcc4621-5eca-45b8-96e1-8d1fc9bc66ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Labirent Bulmaca 3. Seviye</image:title>
            <image:caption>Labirent bulmacalar, çocuğunuzun eleştirel düşünme ve problem çözme yeteneği kazanmasına yardımcı olmasının yanı sıra el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Ayrıca bulmaca çözen çocukların elde ettiği başarı ile birlikte öz güven duygusu da gelişmektedir. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Labirent Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33cbb718-7535-486a-84b7-1fff055b8126.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Labirent Bulmaca 2. Seviye</image:title>
            <image:caption>Labirent bulmacalar, çocuğunuzun eleştirel düşünme ve problem çözme yeteneği kazanmasına yardımcı olmasının yanı sıra el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Ayrıca bulmaca çözen çocukların elde ettiği başarı ile birlikte öz güven duygusu da gelişmektedir. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Labirent Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e87315c-9643-4036-92ff-a0962ced5db0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan 5 Fark Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Fark bulma egzersizleri; çocuğunuzun konsantrasyonunu, gözlem yeteneğini ve görsel hafızasını geliştirirken aynı zamanda el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Çocuğunuz, ilk bakışta birbiriyle aynı gibi görünen iki görsel arasında karşılaştırma yaparak farklılıkları ve benzerlikleri belirleme becerisi kazanır. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Fark Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8035e078-9763-42bf-bcc1-785bf2debf77.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan 3 Fark Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Fark bulma egzersizleri; çocuğunuzun konsantrasyonunu, gözlem yeteneğini ve görsel hafızasını geliştirirken aynı zamanda el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Çocuğunuz, ilk bakışta birbiriyle aynı gibi görünen iki görsel arasında karşılaştırma yaparak farklılıkları ve benzerlikleri belirleme becerisi kazanır. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Fark Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5750fdf0-8eb6-4ff7-80ec-12142715c1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Da Cennete Benziyor</image:title>
            <image:caption>Henüz fast food restoranlarının bile bulunmadığı pastoral bir Amerikan kasabası olan Janice, muhteşem göletiyle adeta cennetten bir köşedir. Fakat bu cennetin güzelliği, gölete acımasızca moloz yığınları boşaltmaya karar verenler yüzünden tehdit altındadır. Kasaba sakini, yaşlı bir romantik olan Lemuel Sears ise çok sevdiği manzaranın çöplüğe dönüşmesini engellemek için sahtekâr politikacılara, organize suç figürlerine karşı zorlu bir mücadeleye girişir. 
 
Nasıl da Cennete Benziyor, Pulitzer Ödüllü John Cheever’ın yazdığı son kitap olmasının yanı sıra yaşamları toplumsal dönüşümlerle altüst olmuş insanları anlatan modern bir fabl. 
 
“John Cheever büyüleyici bir gerçekçi; harikulade öyküleri ve Bullet Park, Falconer Hapishanesi gibi eşsiz romanlarındaki sesi, savaş sonrası Amerikan edebiyatının önde gelen isimleri kadar zengin ve özgün.”                                                         
     Philip Roth 
 
“Cheever bugün Amerika’nın en iyi hikâye anlatıcısıdır.” 
      Time</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/130b28e9-65f8-4466-9fad-4877bdf1b399.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Komşular</image:title>
            <image:caption>Yalanlar ve sırlar artmaya başlayınca, bir tanesine daha yer açmak zor olmuyordu. 
 
Daha sessiz bir yaşam arayışında olan Mike ve Bianca, iki çocuğuyla birlikte Stockholm’den küçük, pastoral bir kasaba olan Köpinge’ye taşınır. Mike yerel bir okulda öğretmen olarak çalışırken, Bianca’nın evde çocuklarıyla ilgilendiği dingin bir yaşama geçiş yaparlar. Bir süre sonra komşularıyla tanışıp, bir araya geldiklerinde kimsenin göründüğü gibi olmadığını fark ederler. Bu huzursuzluk duygusu mutlu aile tablosunda derin çatlaklar yaratan karşılaşmalara yol açtığı gibi,  yaşanan bir kaza yaşamlarını alt üst eder.  
 
İyi Komşular, doğru ile yanlış arasındaki ince çizgiyi, kişinin kendisiyle ve komşularıyla olan sınırlarını dikkat çekici bir biçimde ele alırken, komşularımıza ne kadar güvenmeliyiz sorusu sıklıkla okurlarına soruyor. 
 
&quot;M.T. Edvardsson, İsveç suç kurgusunda kendine özel bir yer edinme yolunda ilerliyor.  
O kadar iyi ki tüylerinizi diken diken ediyor!” – Skånska Dagbladet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/475f599e-8e58-47e8-9650-79060e79921e.jpg</image:loc>
            <image:title>Demografik İşgal</image:title>
            <image:caption>“DUVARLARIMIZ DELİKLERLE DOLU, BETONDAN YAPILMIŞ SURLARDAN ZİYADE DELİK DEŞİK AĞLAR KADAR GÜVENLİLER.” – ZYGMUNT BAUMAN 
Türkiye’de bulunduğu tespit edilen sığınmacıların ve kaçakların sayısı 13 milyonu aştı. Bu göç hareketi Türkiye’nin milli kimliğini, milli güvenliğini, Türk milletinin ekonomik refahını ve sınır bölgelerinde demografik yapıyı değiştirerek Türkiye’nin geleceğini tehdit etmeye çoktan başladı. İşin en ürkütücü taraflarından biri de istisnalar dışında siyasetin de, basının da, akademilerin de, aydınların da sanki Türkiye dünyanın en fazla sığınmacı bulunan ülkesi değilmiş, sanki bir içsavaşa sürüklenmek istenmiyormuş gibi davranıyor olması... Gerçekler Türk halkından dört koldan gizleniyor. 
Türkiye’yi bir ulus-devletten ümmet toplumuna dönüştürmek için demografik değişimi destekleyenler, halkın Suriyeli sığınmacılar başta olmak üzere, kaçaklara karşı tepkilerinin ortaya çıkmasını engellemek için yoğun bir bilgi karartması ve baskı gerçekleştiriyorlar. Bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen Türk milletinin vatanını geri alması hâlâ mümkün... Bu kitap günden günde köklenerek yayılmakta olan tehlikenin boyutunu gerçek verilerle ortaya koymak ve çözüm yollarını sunmak üzere kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93777130-6360-4296-bd81-6bd01850eadd.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçmeden önce Deneyin-Ernest Hemingway</image:title>
            <image:caption>“Hareket etmeden önce dinleyin. Tepki vermeden önce bir düşünün. Harcamadan önce kazanın. Eleştirmeden önce bekleyin. Dua etmeden önce bağışlayın. Vazgeçmeden önce deneyin.” 
– Ernest Hemingway 
O, bir yaşam gurusu... Asrın en büyük yazarlarından biri, Nobel ve Pulitzer ödüllerini kazanmış bir edebiyatçı, dünyada adım atılmadık yer bırakmamış bir gezgin, tarihin görebileceği en büyük avcı, yemeklere ve içkilere ismi verilen bir ikon... 
Ernest Hemingway, kendinin keşfi olan Buzdağı Teorisi sayesinde Charles Bukowski, Elmore Leonard ve Italo Calvino gibi ünlü yazarlara ilham olmuş bir öncüdür de aynı zamanda. Bu kitapta Hemingway’in yaşamla ilgili derinlikli görüşlerini, aşk-aile ve hayatın anlamı üzerine tecrübelerini bulacak, belki de yazdığı en güzel hikâyesi olan yaşantısını tüm yalınlığıyla öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fbcb1af-a4a1-4a17-a5f4-80fe0dde51a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğreten Satış Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Satmak, ikna etmek, etkili biçimde sunmak; özetle nasıl ifade edersek edelim satış, herkesin ortak mesleğidir. Psikoloji, sosyoloji, matematik gibi bilimlerden beklenen teknikleri bilerek ve bunları duygularla yoğurarak “daha iyi” olunabilecek bir iş, sorumluluk ve meslektir satış. Bilgiden gelen özgüven ile kalpte yeşertilebilen duyguların kusursuz birleşimi, “şahane bir etik satıcı”yı yaratır. 
 
Satış üzerine yaşanmış hikâyeleri uzun yıllar bu konun eğitimini vermiş usta eğitimcilerin kaleminden okuyoruz. Yazarlar Fulya Ertekin Alkan ve Erdinç Kural, Öğreten Satış Hikâyeleri adlı kitaplarında iyi bir satışın ve iyi bir satış uzmanının nasıl olması gerektiğini yaşanmış öykülerle aktarıyor okura. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27acdb0f-2c57-40e9-a666-01598a765fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Teen Titans Beast Boy ile Raven</image:title>
            <image:caption>BEKLEDİĞİMİZ ROMANTİK BULUŞMA!
 
Raven Roth&apos;un hafızasına kavuşmasının, iblis babası Trigon&apos;u madalyona hapsetmesinin ve ilk kez kalbinin kırılmasının üzerinden yıllar geçmiş gibi görünse de sadece birkaç gün geçti. Ama geçmişi düşünüp endişelenecek zaman yok... Raven&apos;ın Trigon&apos;dan temelli kurtulmanın bir yolunu bulmaya odaklanması gerekiyor.
Garfield Logan, hayvanlara dönüşme gücüne sahip olduğuna hâlâ inanamıyor. Ancak yeni keşfettiği yeteneklerini kontrol etmek oldukça zor ve öngörülemeyen güçleri tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor. Ailesinin bu sırrı ondan sakladığını bilmek, Gar&apos;ın kendisini daha da yalnız hissetmesine neden oluyor.
 İkisi de sorularının cevaplarını, her şeyi biliyormuş gibi görünen birinde arıyorlar: Slade Wilson. Nashville&apos;de yolları kesiştiğinde, Raven ve Gar birbirlerinden saklamaya çalıştıkları sırlara rağmen aralarında bir bağ hissetmekten kendilerini alamıyorlar. Eski yaralarının iyileşmesi için çok güven ve cesaret gerekiyor. Ama kendilerini en karanlık yanlarıyla kabul eden birini... hatta aşkı bulabilecekler mi?
 
 &quot;Biraz aşk, biraz eğlence: Beast Boy ile Raven, her yaştan Teen Titans hayranlarının bayılacağı bir macera. Muzip konuşmalar ve beklenmedik karakterler sayesinde sürekli gülümseyerek okudum. Tıpkı Raven ve Beast Boy gibi Kami Garcia ve Gabriel Picolo da çok güçlü bir ikili.&quot;

 —Aiden Thomas,
New York Times çoksatan kitaplar listesinden Cemetery Boys&apos;un yazarı
 

 &quot;Garcia&apos;nın keskin üslubu ve Picolo&apos;nun capcanlı resimleriyle Beast Boy ile Raven, hayranların en sevdiği iki karakteri, hem eski hem de yeni okuyucuları büyüleyecek bir kendini tanıma ve gençlik aşkı macerasında buluşturuyor. Bütün çizgi roman meraklılarının okuması gereken bir kitap!&quot;

 —Roseanne A. Brown,
New York Times çoksatan kitaplar listesinden
A Song of Wraiths and Ruin&apos;in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e3dbcd-9e13-4c58-a583-95d0352707a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Genç Kız Yetişiyor</image:title>
            <image:caption>Basıldığı günden bu yana okurlarını büyülemeye
devam eden muhteşem bir klasik...
 
... Bir Genç Kız Yetişiyor...
 
Cennet ağacı diye bilinen, gölgesi huzur veren o tuba ağacı ile küçük kız Francie’yi hatırladınız mı? Ya da Brooklyn’in fakir mahallelerini süsleyen o tuba ağacını ve yemyeşil şemsiyeyi andıran yapraklarıyla hayaller kurmasını sağlayan o küçük kızı? Çocukluk ve aile ilişkilerine dair dokunaklı ve derin bir anlayış
hikâyesini barındıran bu romanı hâlâ okumadıysanız çok şey kaçırmışsınız demektir...
 
Nolan Ailesi 1902’den 1919’a kadar Brooklyn’in Williamsburg gecekondu mahallesinde yaşar... Kızları Francie ve oğulları Neely, büyük şehrin yoksullarının payına düşen yoksunluk ve acılardan çok daha fazlasını yaşayarak tecrübe eder. Hayal gücü kuvvetli, uyanık, becerikli bir çocuk olan Francie, hayallerin gerçeğe
dönüşeceği o engebeli yolda ilerlerken vazgeçmemeyi de öğrenecektir.
 
Hayatın tam kalbini yansıtan Bir Genç Kız Yetişiyor
dokunaklı, dürüst ve yıllara meydan okuyan bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ff96b63-a31e-4795-b12f-b55fb3691e99.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Kokusu Var Ömrümün Son Deminde</image:title>
            <image:caption>1965 Muş/ Bulanık doğumluyum ilk orta öğrenimimi Elazığ&apos;da, lise öğrenimimi Bulanık&apos;ta bitirdim. Lise mezunuyum evliyim üç çocuğum var. Bankacıyım yurdun çeşitli illerinde Ziraat Bankasında görev yaptım. 
 
Şiir yazmaya lise yıllarında merak sarıp gönül verdim. Gün Biter Gülüşün Kalır ve Aşk Seninle Güzel Maria adlı iki kitabım yayınlandı. Birçok şiirim önemli sanatçılar tarafından bestelendi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27d773f2-4fd6-4a88-ac0b-7c6e5704017d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Dünya Krallar Savaşı “İSTİLA”</image:title>
            <image:caption>Yemyeşil vadinin hoş geldiniyle başlayan bir yolculuğun en güzel durağı olabilirdi bu şehir. Sonsuz düzlükler üzerinde uzayan kavga ve gürültünün hiç olmadığı bu yer eski Tolya’da insan ırkının yaşadığı tek şehirdi. Dört bir yanı engin dağlarla çevrili, bu dağlardan inen ince ve berrak nehirlerle beslenen ve mavinin en parlak tonuna sahip gökyüzüyle insanoğlunun evrende belki de bir daha hiçbir zaman sahip olamayacağı kadar güzel bir şehirdi burası. 
 
&quot;Bambaşka bir dünyanın kapılarını fantastik bir öyküyle aralamış yazar. Karakterleri ve kurgusuyla çok farklı bir dünya sizi bekliyor. Hayal dünyanızın sınırlarını keşfedeceksiniz bu romanla.&quot; 
Yazar ve Şair Betül FIRAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90353471-1753-4b94-bb66-1a129b6ab21b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türkü Söylenir Bizim Ellerde</image:title>
            <image:caption>Bir türkü söylenir bizim ellerde 
Ne makamı belli ne de sözleri 
Bir sevda küllenir tatlı dillerde 
Ne dumanı belli ne de közleri 
 
Bir savaş çığlığı almış yürümüş 
Gönül dağlarını duman bürümüş 
Akort yoldan çıkmış maya erimiş 
İnsanlık kalmamış vicdan çürümüş 
 
Bir şehidimiz var daha genç yaşı 
Analar ağlıyor dinmez gözyaşı 
Kimler planlıyor sinsi savaşı 
Kanla sulanıyor yurdun her taşı 
 
Bir nutuk atılır barış yollarda 
Atlar hızlı koşar gayda nallarda 
Kelepçenin izi kalmış kollarda 
Kahrolmuş çiçekler açmaz dallarda 
 
Bir bahar beklenir gözler ovada 
Dağılır bulutlar uzun havada 
Bunca bebek yetim kalmış yuvada 
Tencerenin dibi yanar gözler tavada 
 
AK ozanım yer gök entrika dolu 
Kuran rehberimdir doğrudur yolu 
Bırakalım beyler biz sağı solu 
Başka bir vatan yok tek Anadolu 
 
2 KASIM 2012</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34fb7462-9964-46ec-bfcc-6869222c2783.jpg</image:loc>
            <image:title>Vurgunum</image:title>
            <image:caption>Kulak ver de dinle beni 
Söze vurgunum, söze ben 
Kul eden kendine seni 
Göze vurgunum, göze ben 
 
Meylim yok parada pulda 
Marifet aramam çulda 
Hakk’ın yarattığı kulda 
Öze vurgunum, öze ben 
 
Yeter ki sen Hakk’a dayan 
Her halin Allah’a ayan 
İbrahimleri yakmayan 
Köze vurgunum, köze ben 
 
Dikkat et aman ha aman 
Devir başka, fena zaman 
Hem Türk ve hem de Müslüman 
Size vurgunum, size ben 
 
Mezar son durak varılan 
Dost mu hak söze darılan 
Bir tek secdeye kırılan 
Dize vurgunum, dize ben 
 
Batsın Hakk’a erişmeyen 
Kördür O’nla yetişmeyen 
Parmaktaki değişmeyen 
İze vurgunum, ize ben 
 
Eskir sonunda her yeni 
Toprak sarar onca teni 
Boş vermişim seni, beni 
Bize vurgunum, bize ben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3baf5a41-9c5d-41e8-a46b-b6ffd66cbba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tırtıl Boyu</image:title>
            <image:caption>“Aç kızılgerdan bir gün, zümrüt yeşili bir tırtıl gördü. Dalın üzerindeki minik hayvanı yutmak üzereydi ki... 
Tırtıl, ‘Beni yeme. Ben mühendis tırtılım. Yararlıyım. Nesneleri ölçerim’ dedi. 
‘Demek öyle!’ dedi kızılgerdan. ‘Şu kuyruğumu ölç o zaman!’ 
‘Kolay’ dedi tırtıl. ‘Bir, iki, üç, dört, beş tırtıl boyu.’ ” 
Cesur, akıllı, minicik bir kahraman… 
Küçük tırtılın bir yeteneği vardır, her şeyi ölçebiliyordur. Örneğin bir kızılgerdanın kuyruğu, beş tırtıl boyudur. Flamingonun boynu, tukanın gagası hatta sinekkuşunun tamamını ölçebilir tırtılcık. Günler böyle geçip giderken bir bülbülle karşılaşır. Bülbül ondan ötüşünü ölçmesini ister, yoksa onu midesine indirecektir. İyi de bir ezgi nasıl ölçülebilir ki? Derken harika bir çözüm bulur küçük tırtıl. Bize de şeker sayfaları merakla çevirirken onun hızına yetişmek kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a5bb43-987c-429b-99f4-ba62a5dc8473.jpg</image:loc>
            <image:title>Test Leap</image:title>
            <image:caption>TEST LEAP - Sınav Başarınız İçin Kesin Adım 
 
 
TEST LEAP, İngilizce dil sınavlarında performansınızı yükseltmek için tasarlanmış kapsamlı bir rehber. Kelime, dilbilgisi, edat ve bağlaç konularını içeren 40 özenle hazırlanmış test ve açıklayıcı çözümleri ile dolu bu kitap, potansiyelinizi ortaya çıkarmak için anahtar niteliğinde. 
 
YDS, YÖKDİL ve YDT sınavlarının başlangıç sorularının kritik önemini göz önünde bulunduran TEST LEAP, bu bölümlere odaklanıyor. YDS&apos;deki ilk 16 soru, YÖKDİL&apos;deki ilk 20 soru ve YDT&apos;deki ilk 15 sorunun hem biz İngilizce öğretmenleri hem de sınavlara hazırlanan öğrenciler olarak ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu bölümlerdeki başarı, performans ve hızınız, sınavın geri kalanında doğru yaklaşımınızı ve doğru cevapları verebilme yeteneğinizi etkiler. Ayrıca, bu sorulara etkili bir şekilde hızlıca yanıt verebilmek, zaman kazanmanızı ve sınavı verilen süre içinde tamamlamanızı sağlar. 
 
Bu faktörleri göz önünde bulundurarak, TEST LEAP&apos;i oluşturma ve sizinle paylaşma kararı aldık ve sınav hazırlığınıza büyük fayda sağlayacağına inanıyoruz. Kitaptaki her test, YDS, YÖKDİL ve YDT sınavlarının güncel formatlarını yansıtmak üzere özenle tasarlanmıştır ve bilginizi ve becerilerinizi gerçekten test edecek zorlayıcı soruları içermektedir. 
 
Unutmayın, sınav tarzı sorulara ne kadar çok maruz kalırsanız, o kadar çok bilgi ve deneyim kazanırsınız. TEST LEAP ile pratik yapma ve becerilerinizi geliştirme fırsatı sunuyoruz. 
 
Hedeflerinize ulaşmanızı içtenlikle diliyoruz. TEST LEAP, sınav zaferinize giden yolculuğunuzda güvenilir bir yol arkadaşınız olsun. 
 
Tijen Tan GÜLSE - Ümit IŞIKLI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5206f1fc-b63e-4d40-8cd2-d297dcb7976b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adın Aşk</image:title>
            <image:caption>Şiir Kitabı,  Türkçe, Şairin ilk kitabı, 
 
Ceylan bakışında gördüm gözünü 
Cihana değişmem bir tek sözünü 
Suna boylum ben çekerim nazını 
Bilinçle söylerim aşktır adın aşk 
 
Hikmet’in mest olur mis kokun ile 
Söylemem adını düşersin dile 
Yaylada çınara bahçede güle 
Adını söylerim aşktır adın aşk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f711cea3-2071-441a-b0d7-493d235533f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimyagerler ve Biyologlar - Genç Bilim İnsanları</image:title>
            <image:caption>Sıkı çalışma, merak, azim ve kararlılığın hayatta başarılı olabilmek için ne kadar önemli olduğunu çocukların kavramasını sağlayacak ve onlara rehberlik edecek, bilime öncülük eden beş önemli bilim insanının ilham veren yaşam öyküsü. 
 
Zor şartlar altında çocukluklarını geçiren; kimi zaman çalışmaları engellenen, kimi zaman başarılı olamayacaklarına inanılan; zorluklar karşısında asla pes etmeyen; öğrenme hevesleri asla tükenmeyen; kararlılıkla bilimsel çalışmalarına, öğrenme yolculuklarına devam eden bilim insanları... 
Çocukların onların hayatlarından öğreneceği ve kendilerine örnek alacağı çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d33d0d8c-ee54-43b4-9b9c-937f89b73742.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevilik - Din Ve Tarih Söyleşisi</image:title>
            <image:caption>Alevilik esas itibariyle dünyevi bir inançtır. Alevilik’te de bir öteki dünya var ama bir hayli farklılık arzediyor. Buna don değiştirmek diyorlar. İnsanın başka bir görünüme bürünmesi anlamına geliyor. 
Dolayısıyla Alevilik bu dünyaya yoğunlaşıyor. Çünkü Tanrı ile bu dünyada buluşmanın veya bu dünyada ona ulaşmanın mümkün olduğu inancına dayanıyor. 
Bu, onun, hayatla ve maddi gerçeklikle kurduğu ilişkiden ileri geliyor. 
Hayat ise bir ahenk ve uyum üzerine kuruludur. 
Örnek vermek gerekirse: İnsan nasıl yaşıyor veya insan vücudu nasıl çalışıyor? Muazzam bir ahenk ve uyum içerisinde...  Sağlık derken kastettiğimiz şey budur. Hastalık dediğimiz şey, bu ahenk ve uyumun bozulmasıdır. Kalbiniz ne kadar sağlam olursa olsun, akciğeriniz veya böbreğinizle uyum içerisinde çalışmıyorsa; vücut, fonksiyonlarını yerine getiremez. Ölüm, bu ahenk ve uyumun geri dönülmez şekilde son bulması değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cdc21f1-1c38-460f-a649-ed597cb0cb51.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Ağrıdır Aşk</image:title>
            <image:caption>Tanıtım Yazısı: 
Çık sokağa ardım sıra hemen 
Birlikte yürüyelim 
 
Hey gökyüzü aşığı elimi tut 
Yaramı örttü mevsim 
Ben unuttum gönlüme sapladığın hançeri 
 
Sen de unut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc5fa513-4c44-41bd-a92d-5265b391c0f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardından</image:title>
            <image:caption>Yolcu ederken seni 
Kimler gelmemişti ki yurdundan 
Dökülen yaşları 
Lütfen kabul et Öğretmenim 
Su dökemesek te ARDINDAN 
HİKMET DÖNMEZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06a260d1-7440-4f32-876e-41028b158751.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Kafdağı Gökçeada&apos;dır</image:title>
            <image:caption>Kandil yaktım 
Siz eksildiniz 
Camı erittim 
Dağlandı gözleriniz 
 
Tanrıya inandım sonra 
Soyundu üzüm 
Şarap olydu ömrüm 
Aklıma aktı sevda 
Kırlangıç mevsime 
Rüzgar evime 
Aklım gidene 
Deli divane</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d24eef1d-2202-4212-a0e5-6618041319f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilemezsin</image:title>
            <image:caption>Kaç ateşten gömlek giydirir acılar 
Kaç şık kıyafet giydirir mutluluk 
Kaç tane at gözlüğünü atmak 
gerekir gerçekler için 
Kaç kombin yaptırır 
mantık ve kalp 
Ne giymek gerekir 
özgürce yaşamak için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/799e342f-5f14-4ebb-917e-f6ca3db54031.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürekli İlkbahar</image:title>
            <image:caption>Savaşların, yabancılaşmanın, gericiliğin azmış olduğu tarihsel bir ortamda; genç bir adamın bir kıza olan karşılıksız aşkını ve bu durumun yarattığı ruh hallerini, zihin durumlarını, öfke ve sevinç nöbetlerini anlatıyor. Ama yazarı bu öyküyü anlatmaya yemin ettiğinden, tarihe karşı da sorumlu olduğundan, dediği şey şu oluyor: Bu ruh halleri, gelip geçici, uçucu varoluş; maddi hayattan daha ciddiyetsiz bir şey değil, çok daha üstün bir şey, sözü edilmeye değer tek şeydir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/800443ea-3927-49d6-88c5-b3fac34d5f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yürek Sancısı</image:title>
            <image:caption>“Güzel kardeşim Altındağ’dır burası 
Solmasın gözlerinin karası 
Gonca güllerinde kalmış aklın yarısı 
Aşktır sevgidir bilirim yürek yarası”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ae300c7-4cef-44cd-8fb6-3c713275eaea.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz İçin Deniz İle</image:title>
            <image:caption>Güneş ağlarsa 
Sıcak 
Yıldızlar ağlarsa 
Mavi 
Gökyüzü ağlarsa 
İnci olur gözyaşları 
Kan ağlar yürekler 
Deniz için 
Yusuf için 
Hüseyin için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c40de4c-86cb-447b-b7d8-fae0141bc46b.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 153. Sayı: Heterodoks ve Ortodoks Tartışması</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Dikotomi Kavramı Üzerine - Mahfi Eğilmez 
“Kara Murat Benim!” Anaakım İktisatta Heterodoksi - Hüseyin Özel 
Heterodoks İstikrar Programları - Oğuz Esen 
Ekonomik Model Tartışmaları II: Dış Açık ve Yeni Ekonomi Politikası - Ege Yazgan 
2023 Genel Seçimlerinin Ardından - Ersin Kalaycıoğlu 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Ayşe İmrohoroğlu 
Osman Aydoğuş Anısına 
Simit Ekonomisi Sürdürülebilir Bir Ekonomi Modeli Olabilir mi? - R. Funda Barbaros 
Yaşayan Ölüler: Türkiye’deki Zombi Firmalar Üzerine Kısa Bir Not - Erkan Erdil 
“Bilimsel ve Teknolojik Gelişmelerin Hızla Arttığı Günümüzde” Bilim ve Teknoloji İletişimi - Arsev Umur Aydınoğlu 
Amit Bhaduri ve Silvio Gesell&apos;in Yardımıyla Marjinal Verimliliğe Göre Bölüşüm ve Türkiye - Cem Mehmet Baydur 
Sömürü Oranı ve Sermayenin Organik Birleşiminin Kâr Oranı Üzerine Etkisi - Turan Subaşat, Volkan Demir 
Yirminci Yüzyıl Ticari Deniz Taşımacılığındaki En Kritik Yenilik: Konteyner ya da Taşıma Kabı - Ergun Türkcan 
Paranın Yaratılış Yöntemleri Üzerine - Arda Tunca 
Kıyamet Günü ile Yeryüzü Cenneti Arasında Bir Yerde... - M. Aykut Attar 
Fritz Neumark’ın Gözünden Üniversite, Vergi ve Türkiye - Ali Sina Önder 
Sanatın Politik Ekonomisi ve Kültür Endüstrisi (I): Kültür ve Sanatta Emperyalizm Olur mu? - Sacit Hadi Akdede 
Hafızasız Topraklar - Yaşar Taşkın Koç Kimlerdensiniz? “Tolstoycu” mu yoksa “Dostoyevskici” mi? - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbdf201f-2c2a-417e-ae72-4ae23d4c24e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyalizm ve Ulusal Sorun</image:title>
            <image:caption>Halkların, kurtuluş bayrağını yukarı kaldırması, sömürgeci cepheye karşı devrimci eleştirel tavır takınması ve ayağa kalkması; yaşam hakkının kullanılmasıdır .İnsanca yaşam, her tür köleliğin reddidir. Köleliğe rıza; ezilen ve sömürülen insanlığın kendine ihanetidir. Köleliğe ve sömürgeciliğe karşı savaşım vermeyen emekçiler, kapitalist sistemin her ne biçimde olursa olsun yeniden ürettiği köleliği; dolayısıyla kapitalizmin tüm belasını kabullenir. Bu kabulü zorunluluk sayan köle halkların, durumundan şikayeti; egemen burjuva iktidarının çektirdiği acılardan haz almayı, ölümden kurtuluş avuntusu yapan aklın umutsuz iç çekişidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df6b940-9662-4d12-8afa-38be7b05f517.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin&apos;de İki Resim</image:title>
            <image:caption>Kim bilir belki de, ezilen halkların mücadelesi, sabun kokan saçları özgürleştirecek ve acıları silyip süpürecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/998b7f0c-1a7a-4037-afc2-d9eabc527111.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Türkiye Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Türkiye tüm parçaları birbirinden farklı olsa da bütününde inanılmaz bir panoraması olan kocaman bir ülke. Bir kâşif olarak ben, ancak dünyayı dolaşırken hissedebildiğim o müthiş duyguyu, devasa bir puzzle&apos;a benzettiğim Türkiye&apos;de il il, köy köy gezerken hissediyorum. Bir anda şive değişiyor, mimari ve doğa hayran bırakıyor, yiyecekler ve yöre mutfağı aklınızı başınızdan alıyor. Ve kendimi çoğu kez bu kocaman puzzle&apos;da kaybolmuş bir kâşif gibi hissediyorum.
İşte bana bu kitabı neden hazırladın diye sorarsanız, size vereceğim cevap hazır: bu çok özel coğrafyada yaşayan o şanslı insanlardan olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak için…
On yıldır yüz bin kilometrenin üzerinde yol yaptım ve Türkiye&apos;de her şehri en az dört kez keşfetme fırsatım oldu. Yaşadığım tüm deneyimleri ve çektiğim fotoğrafları bu kitap aracılığıyla sizlerle paylaşmak istedim.
Her seyahate çıkmadan önce cevabını aradığım, &quot;Ne zaman gitmeliyim? Neden gitmeliyim? Gidince ne yapmalıyım?&quot; gibi soruların karşılığını bu kitapta sizlerle buluşturmanın heyecanı içindeyim.
Kitapta sizleri neler mi bekliyor?
Mesela elinizde tuttuğunuz bu kitapta 81 il hakkında çok ilginç bilgiler var; rota tavsiyeleri, mekân ve otel önerileri, festival tarihleri ve müze bilgileri gibi.
Kitabın sıra dışı bir özelliği de her şehir özelinde hazırlanan QR kodlar. Toplam 174 QR kod ile o şehrin türkülerini dinleyebilecek, rotalarına online haritalar üzerinden erişerek bulunduğunuz yerden uzaklığınızı ölçebilecek hatta tüm Google kullanıcılarının yorumlarına buradan ulaşabileceksiniz. Bir diğer önemli özellik de online ve offline dünyanın buluştuğu bu kitap sayesinde bundan sonra da edineceğim tüm deneyimleri yine mevcut QR kodlar üzerinden sizlerle paylaşmaya devam edebilecek olmam...
Yaşayan bir kitaba hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a3481a-c028-4864-8b55-48cb8efdffa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Har</image:title>
            <image:caption>Minicik bir tohum ekmiştim yüreğime 
Sana sevdalandığımda 
Şimdi ormanlar var 
Her dalında umut 
Her yaprağında özlem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8373b065-e211-477d-873a-065fa5c37f11.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar ve Aydın</image:title>
            <image:caption>Kararlı ve sınır tanımaz oluş; bilimsel yöntemle fikir üretmenin tamlayanıdır; ikincildir. Aydınlanma, düşünce üretimiyle değil, biçimlendiren ve öylece fikre karakter kazandıran bilincin vasfıyla ilintilidir. Bu nedenle; bilincin vasfına bağlı olarak, aklın da fikir üretiminde cevval olması, aydınlanma sürecinde biçimleyici önem kazanır. Durumu idrak yetisinin vasfı;  aklın cüretinin toplumsal ilerleme doğrultusunda yararlı olup olmayacağını belirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57891c90-6ae7-41df-97bc-f3b9c6badda5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Devam Ediyor</image:title>
            <image:caption>Dağ sese sevdalı 
Çeker kendine sesi 
Yol yolcuya hasret 
Çeker kendine düşü 
Kar güneşe vurgun 
Çeker kendine ışık 
İnsan insana hasretken 
Çeker kendine sınır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76f3e87-4601-4495-8f59-5a11ddae3c91.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar ve Sanat</image:title>
            <image:caption>Sanatçının toplum tarafından “yarı peygamber” kabul edilme ivmesi; kitleleri etkileme katsayısını artırdı. Siyasi iktidarın sanat eserine ve pratiğine ilgisinin hikmeti bu gerçekliktir. Kapitalist ya da feodal iktidarın payanda aracı sanatın, ideolojik taşıyıcısı olma yükümlülüğünü yerine getirmesi için gereken şey; sanatçının ikonlaştırılmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880b41d3-106c-4d1e-b063-df11320bb7ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar ve Terör</image:title>
            <image:caption>Şiddet eğiliminin içselleştirilmiş bir olgu olduğunu kavramayan ya da üzerini örten insanın, şiddet karşıtı tavrının ‘sahici’ olması mümkün değildi. Hasım saydığı unsurun şiddet eylemi karşında aciz kalışına doğrudan bağlı ‘şiddet karşıtı olma hali’ ikiyüzlülüktü. Ki erke itaatini ve pasif tavrını, şiddet karşıtı olma erdemiyle taçlandıran insanın, ötekilerle biraraya gelerek çoğalıp, “güç sahibi olduğunda”, yüzünün şiddet arzusuyla ‘nurlanması’; bu ikiyüzlülüğün kanıtıydı. 
Özel önemle yazılması gereken ön not; Terörden şikayet edenlerin dahi düşman saydığı insan ve grubu; terör uygulayıcısı olduğundan bahisle “ortadan kaldırmak” için her türden şiddete maruz bırakılması gerektiğine inancı tamdır. Bu yaklaşım hemen her grubun şiddet uygulamayı gerekli saydığının ve şiddet eğilimini içsel kıldığının açık ifadesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4487634-d59e-481a-b3bb-df66b96289c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Sorunu (Çözüm Zor Mu?)</image:title>
            <image:caption>“ Kapitalist mülk sahiplerinin, siyasilerin ve ideologların Kürt sorununu, adını koyarak tartışmaya başlaması; doğrudan, Kürt ulusal kurtuluş hareketini yok etme hevesinin, burjuva iktidarın silahlı/silahsız güçlerinin kursağında kalmış olmasına bağlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cc4e972-2f20-46c0-8576-465cdd0932d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Fanus</image:title>
            <image:caption>Öyle hapsolduk bir çağa 
Ne mühürlü kapılar açılıyor sokağa 
Ne örselenmiş belleklerin kiri silik 
Nikbinliğin kanatlanma ihtimali de yok 
Ah herkesin anlattığı kadar mı gökyüzü 
 
Anlattığımız kavradığımız kadarın önsözü 
Bilincimiz fikrimizin kanadını ölçüp biçer 
Hayat küsuratı kapı önüne kor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d204cc5b-f06f-4010-8d95-88a1778b4452.jpg</image:loc>
            <image:title>Mücadele Yıllarım</image:title>
            <image:caption>Unutulmamalıdır ki faşizm ve benzeri tüm olağanüstü baskı rejimleri, işçi sınıfının haklı mücadelesine darbe indirebilir; fakat ne yaparsa yapsın işçi sınıfını ve onun tarihsel misyonunu ortadan kaldıramaz. En karanlık günlerin içinden bile işçi sınıfının duyarlı unsurlarının tomurcuklanmasını engelleyemez. Güzel, güneşli günler göreceğimizden şüphemiz yoktur. Ama zaferin kendiliğinden kolaylıkla geleceği de düşünülmemelidir. Mücadele yürek işidir.  İnsanlık adına, eşitlik adına mücadele etmenin değeri paha biçilmez. Bu uğurda mücadele eden tüm yoldaşlara selam olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d497c5d-dbc4-4c83-8b7b-f154d049f875.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu/Yalancı Bahar</image:title>
            <image:caption>Bir yarı sömürge ülkede, sınıf çatışmasının gelip dayandığı noktada, emekçilerin hoşnutsuzluğunun sokağa döküldüğü anda; “değişim” isteğini ve eylemini rayına oturtmak amacıyla, emperyalist devletlerin yarı sömürge ülkedeki siyasi iktidarın, bir burjuva gruptan diğerine devredilmesine onay vermesi olağan bir politikadır. Kuşkusuz emperyalist devletler için önemli olan, bu devir işlemi gerçekleşirken, ateşin başka tarafa sıçramaması ve ezilen sınıf ve halkların burjuva sistemden kopuş ve emeğin kurtuluşu fikrine kapılmamasıdır. Bu nedenle ayaklanma sürecinde, hareketin dizginlerini elinde tutmak doğrultusunda, gereken özeni göstermek ve özel muharebe yöntemlerine başvurmak, emperyalist devletler için hayati önem taşır. Bu gerçekliği kavramaksızın bugün Ortadoğu ülkelerindeki siyasi iktidarın el değiştirmesinde emperyalistlerin aldığı tutumun iç yüzü algılanamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6971297-237c-4caf-9345-8419a4d7c99e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslında Olan</image:title>
            <image:caption>“Tanrı beni kandırdı. Bana bir rüya gösterdi. Rüyada bazı tüyolara da yer verdi. O rüyada ne yapmam gerektiğini anlattı. Ben de Tanrı’ya inandım. Benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı. Bu hayatta Tanrı’ya inanmayacağız da kime inanacağız? Aslında o beni değil, kendisini kandırdı. Çünkü aslında ben oydum. Aslında o da bunun farkındaydı. Hayır hayır, onun oğlu ya da kızı değildim. BU DELİNİN YAZDIKLARINI OKUYUN VE GÜLÜN. Bakın, bana bunu Tanrı yazdırdı. Şüphe mi ediyorsunuz? Etmeyin.” 
 
Yukarıdaki satırların yazarını merak ediyor musunuz? Biz ettik. Bulut Yiğittepe bize bu dosyayla geldiğinde ilk önce biraz kafamız karıştı, daha sonra metnin içine girdikçe “Tanrı tarafından kandırılan” Kudret Yemen’in hikâyesi bizi büyüledi. 
 
Bir dakika... 
Yoksa Kudret Yaman mı demeliyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53236474-234a-45f9-81ea-749e31dfe6a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuzüç Gün</image:title>
            <image:caption>Bir aizheimer hastası eşin, yaşamının son 33 günü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d205a792-2eb3-4053-a816-113fc0af527f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabah Kasidesi</image:title>
            <image:caption>Arka kapak tanıtım yazısı: 
 
sabah kasidesi bu, resmi çizilsin 
çiy düşmüş dallara 
bu çiçekler canım bu çiçekler 
bir tek bunlar konuşsun. 
 
ne şımarıklar ne adımları yavaş 
bin çığlık gibi açmışlar 
şafakların arzusu, ütopyası, dölyatağı 
kuru çaylar canım yeniden çağlar. 
 
sabah kasidesi bu, resmi çizilsin 
benim kekeme sözüm senin ah7ın var 
yüzümüzün rengi çok net, çok keskin 
kan konuşur mu canım, kan konuşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f12d18a-0cac-4540-934a-9da940674321.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe Çığlığı</image:title>
            <image:caption>Yokluğunla 
Sarar yüreğimi asi sarmaşık
Mülteci aşklar yaşarım 
İsa&apos;da sınanmış utangaç çarmıh
El verir yalın hançere
Biler dişlerini yağlı kendir 
Kirlenir hançerin kını
Biçare gözlere
Dayanır öfkenin kanı 
O ki;
Alnı yukarda asi
Direngendir damarlarında inanç çığlığı
Süzülür imbiğinden gecenin
Okşayamaz yüzünü günün ayazı
Vurulur cellat selamıyla
Çalar yüreğine zulmün ayazı 
yarattığın cehennem 
Gelsen de artık 
Cennet olmaz 
Beden yorgun 
Dil suskun 
Yüreğim avaz avaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b20688ac-ae92-41bd-8697-7113e93b036d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalist Gerçekçilik ve Sanat Cephesi Hareketi</image:title>
            <image:caption>Üzerinde yaşadığımız coğrafyada Sosyalist Gerçekçiliği, “bilim- politika-sanat-estetik-etik” bütünselliği içinde ilk kez savunan Sosyalist Gerçekçi Sanat Cephesi Hareketi olmuştur. Sosyalist Gerçekçi sanatın işçi sınıfı hareketi ve geniş emekçi kitlelerle buluşturulup bütünleştirilmesiyle işlevsel olabileceğini belirlemiş, bunun yolunun da güçlü, donanımla kurumsallaşmasıyla mümkün olabileceğini vurgulamıştır. 
 
Elimizdeki kitap çalışması Sosyalist Gerçekçi Sanat Cephesi’nin oluşumunu, gelişimini, etkinliklerini, yaşadığı sorunları, bütün yönleriyle ele almaktadır. Ağırlıklı olarak dergilerde yer alan yazılan, konuşmalar, etkinlikler belirli bir sistematiğe uygun olarak ayrı bölümler haline getirilerek kitaplaştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7e2e040-4c3c-42c3-b947-26f316d1bc75.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Ayaktadır</image:title>
            <image:caption>Kurtla kuşla insanla öpüştük tenhalarda 
Bir avuç tahammülle kalakaldık 
Sevdik Elsiz ayaksız acılar düştü bıyıklarımıza 
 
Dışarıda ay yoktu Yüz kesen ayaz yoktu 
Bir şiirin katline izin verdik 
Sessizdik Deli uçuruma düştü çığlıklar 
Kuşlar yenik bir şehrin beyazını çaldılar gökyüzüne 
Belki ışıklar ürküttü onları belki yıldızlar 
 
Bildiğim o ki biz konuşmadık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a52864d-44d5-4800-bf83-27bd7b2085d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus ve Din</image:title>
            <image:caption>Ulus ve Din</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c60346-cebe-42bb-ac53-a6a3e7b907f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Pas Tutmaz</image:title>
            <image:caption>Sanki gelip geçen şu günler 
Karanfil ömrümü soldurmaz gibi 
Bir uzun türküyü bitirmez gibi 
Umarsız ve telaşlı geçip gider 
 
İnsan sevmek ne zormuş meğer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224c95c4-c262-44f8-ba1b-ac50d5758753.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzlaşmak Kirlenmektir</image:title>
            <image:caption>Çetrefil bir meseleninin basit kalıplarla ifadesi; yanılsamalı bilincin ürünüdür. Basit anlatım hoş gelse de kulağa “basitliğe batışı” aynı zamanda bilimsellikten uzaklaşmaya kapı araladığı bilinir. Ötekinden farklı görünen ama aslında benzer bir yaklaşımın ürünü olan tepkiyi alkışlamak, yeni yanılsamalı bilinç ürünü fikri/eylemi takdir etmek de bilimsel yaklaşımdan uzak durmak demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0ebdde-7efc-48be-9b5b-e48c35671a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Tercümesi</image:title>
            <image:caption>Duyguların Tercümesi, kadın-erkek ilişkilerinde hem bir kullanım kılavuzu hem de bir prospektüs. Bu, M. Haluk Özbay’ın yaptığı işte hem bir zanaatkâr hem de bir doktor olmasıyla ilgili. M. Haluk Özbay durumları o kadar somutlaştırıyor ki çözümler önümüzde cisimleşip âdeta dokunabileceğimiz, elimize alarak cebimize atıp istediğimiz zaman kullanabileceğimiz nesnelere dönüşüyor. Üstelik bu nesneler çok inovatif! 
 
Özüm Özbay’ın soruları da okurları satır aralarındaki ayrıntılara dikkat etmeye zorluyor ve M. Haluk Özbay’ın anlatmak istediklerinin özünün altını çiziyor. 
 
Tüm bunları okuduğumuzda kadın-erkek ilişkilerinde neden bir ustaya ihtiyaç duyacağımızı da anlamış oluyoruz aslında. 
 
“Bu kadar basitmiş!” dedirtmek için bütün şartların tam anlamıyla sağlandığı Duyguların Tercümesi, kadın-erkek ilişkileri konusunda bilgi sahibi olmak isteyen herkes için bir yön tabelası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7993e6e4-e16c-4d84-9082-f1ddadc24311.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Mevsiminde Katliam ve Direniş (1980 Çorum)</image:title>
            <image:caption>Yaz Mevsiminde Katliam ve Direniş (1980 Çorum)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0fa2121-c92f-4804-89ed-32d7c74b2aed.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine Gökyüzü Yine Çocuk</image:title>
            <image:caption>Varsay ki ağacım uzun bir yol ortasında 
Gökyüzüne saldığım söz zamana ait 
Ömrüm asi bir cümle iki nokta arasında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f9b5cc1-8bd8-4ede-b09f-5f264322c883.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sincap’ın Sonsuz Ağacı</image:title>
            <image:caption>Küçük Sincap ve annesi bir ormanda yaşardı. 
Her sabah rüzgârda sallanan ağaçların şarkısıyla uyanıp güneşi selamlarlardı. 
İşte böyle bir sabah, orman onları bir gezintiye çağırdı. 
Önlerine upuzun bir ağaç çıktı. 
Ağaç, o kadar uzundu ki göğü delen gövdesinin nerede bittiği görünmüyordu. 
Küçük Sincap’ın merakı ağaçtan bile büyüktü. 
Bir kerecik olsun bulutlara değme fikri, onu çok heyecanlandırmıştı. 
Annesinin elinden kurtulduğu gibi hızla ağaca tırmanmaya başladı. 
 
İşte böyle başladı KÜÇÜK SİNCAP’IN SONSUZ AĞAÇ macerası... 
Doğanın bereketi, yaşamın sonsuz, olağan ve mucizevi dengesi üzerine farkındalık yaratacak bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d629e24-92a1-40ab-a831-2c3954533b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrılar Buluştu</image:title>
            <image:caption>Tanrılar buluştu Olimpos’ta 
Son birliktelikleri olacaktı 
Ve 
Bilinen son onlar için yaklaşıyordu 
Evet hepsi bekliyordu sonunu 
Bitmişti artık onlar için tanrıcılık oyunu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5fe6f2d-4e55-4fdf-be57-a7e560045b68.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 21 / Mart - Nisan 2023</image:title>
            <image:caption>PROF. DR. YAVUZ AKPINAR İLE ŞEHRİYÂR&apos;IN IŞIĞINDA SÖYLEŞİ /CENGİZHAN ORAKÇI
DR. YUSUF GEDİKLİ İLEŞEHRİYÂR ÜZERİNE /CENGİZHAN ORAKÇI
ŞEHRİYÂR&apos;INŞİİR DÜNYASINA GİRMEK /PROF. DR. NÂMIK AÇIKGÖZ
HEYDER BABA&apos;YA SELAM NEDEN BU KADAR SEVİLİP TUTULDU? /DR. YUSUF GEDİKLİ
ŞEHRİYÂR&apos;LA TANIŞMAM /PROF. DR. CEMAL KURNAZ
ŞİİRİN OLDUĞU KADARMÜZİĞİN DE ŞEHRİYÂR&apos;I /ORHAN BALDANE
ŞEHRİYÂR VE İTGİNLİKLERİ /NILÜFER ATEŞ
TEMA:ŞİİR&apos;DEN TURAN&apos;A UZANAN YOL:
TÜRK DÜNYASINDA ŞAİR VE ŞİİRKURTULUŞ SAVAŞIMIZAŞİİR YAZAN “TÜRKİSTAN” ŞAİRİ MAĞCAN CUMABAYEV /TUĞÇE NUR KESİN
KIRGIZ EDEBİYATININ CAHİT SITKI&apos;SI“ALIKUL OSMANOV” /SİBEL PİLAVOĞLU
AZERBAYCAN EDEBİYATINDAN BİR VATANSEVER ŞAİR: MİKÂİL MÜŞFİK /EMEL HİSARCIKLILAR
TATAR TÜRKLERİNİN MİLLÎ ŞAİRİ ABDULLAH TUKAY /TUĞÇE NUR KESİN
XVIII. YÜZYILDA YAŞAMIŞBİR TÜRKMEN ŞAİRİ: MAHTUMKULU FRÂKÎ (1733-1783) /ERDAL BARAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4e6f922-4dbe-4853-ad7f-ba737b7d71c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 32 / Mayıs - Haziran 2023</image:title>
            <image:caption>FATİH&apos;İN SEFERLERİ: GAYE, HEDEFLER VE STRATEJİ / MEHMET ÖZ
MPARATORLUK İMGESİ VE TÜRKLERİN KÖKENİ: II. MEHMET DÖNEMİ / GİZEM MAGEMİZOĞLU
FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİNDEKİ EDEBÎ ÇEVRELER / İBRAHİM AKYOL
BİR CİHAN İMPARATORUNUN İMPARATORLUK İDEOLOJİSİ / KEMAL RAMAZAN HAYKIRAN
FÂTİH SULTAN MEHMED&apos;İN HİKMETE “SIĞINMASI” ÜZERİNE / EMİNE SONNUR ÖZCAN
ÇAĞDAŞ KAYNAKLARIN IŞIĞINDA FATİH&apos;İN DAHİ KİŞİLİĞİ / DOĞUKAN BOZKURT
FATİH SULTAN MEHMED, VEZİRLERİ VE DÖNEMİ / KASIM BOLAT
BİR İMPARATORLUK YARATMAK / M. OLGAY SÖYLER
TURSUN BEY&apos;İN HAYATI / TUĞRULHAN KARADUMAN
FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI / HALUK AYDIN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efdad44-1ce9-4394-9169-682c01522abc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ümit Küyük İle İlişki Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap hem karşı cinsin biyolojik, psikolojik, hormonal ve içgüdüsel yapısı hakkında size yol gösterecek hem de bir nebze kendinizi analiz edip yaptığınız hataları fark etmenizi sağlayacak. 
 
Bu kitabın çıkış amacı da bu noktada ilişkilerdeki problemlerin asıl kaynağının ne olduğunu fark edip bunları kolaylıkla çözebilmektir. 
  Ya da kitabı okuyan kişinin ileriki ilişkilerinde doğru ve sağlam sağlam adımlarla birlikteliğini sürdürmesine hizmet edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb5c5186-03b1-4d37-bd0f-6bbdd00c87b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlamayan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Başlarına gelen felâketler sonucu çocuk esirgeme yurduna yerleştirilen on beş çocuk. 
 
Onları topluma örnek bireyler olarak yetiştirmeye çalışan yurt müdiresi Şefika Gültepe. 
 
Aslında bu yurt, Psikiyatri Profesörü Şefika Gültepe’nin “Özel Çocuklara Özel Yuva” isimli bilimsel projesidir. Bu yurtta yetişen sıra dışı bir çocuk, Mikâil. Doğaüstü güçlere sahip olan Mikâil’in sırlarla dolu hayat hikâyesi ve kendisiyle ilgili gerçekleri öğrenme arayışı. Tüm sırlar gün yüzüne çıktığında, yaşama amacı tamamıyla değişecek. 
  “İnsanlar değişmeden dünya değişmeyecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77d80167-ddf6-4775-a506-9a6885d4b904.jpg</image:loc>
            <image:title>Taliban&apos;ın Afganistan’ında</image:title>
            <image:caption>2021 yılının yazında Taliban kimsenin beklemediği bir hızla Afganistan’ı ele geçirdi. Tüm dünya oturup yaşanan insanlık dramını seyrederken ancak bir avuç gazeteci oraya gidip olanları belgeleyebildi.  
Nagehan Alçı Taliban’ın Afganistanı’na ilk giden gazetecilerden biriydi. Yaşanan dramı, kadınların ve eski yönetimin durumunu belgelediği gibi Taliban’ın üst düzey yöneticileriyle ve komutanlarıyla da görüşüp kimsenin tam olarak bilmediği bir ülkeye ışık tuttu.  
Herkesin kaçmak için can attığı, kimsenin sesinin duyulmadığı bir yerde, Taliban’ın Afganistanı’nda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95f86e9-7373-4548-8bfc-c20b6a52b096.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Otlar</image:title>
            <image:caption>“Tanrı aşkına bize ne yapabilirler ki?” 
 
Hollanda Nazi işgali altında, kendi halinde bir Yahudi ailesi kaygısız bir iyimserlikle, “Burada bir şey olmaz” diyerek olan biteni izliyor. 
 
İkinci Dünya Savaşı birçok romana, öyküye, filme konu oldu.Ama galiba siyasetin ve savaşın uzağında güvenli bir sığınak bulduğunu zanneden insanın trajedisini kimse Marga Minco kadar etkileyici anlatmadı. Acı Otlar, içinde bulunduğumuz yanılsamayı bize gösteren küçük bir başyapıt. 
 
Acı Otlar, 1920’de Hollanda’da Yahudi bir aileye doğan ve bugün 103 yaşında olan Marga Minco’nun özyaşam öyküsünden esinlenen bir roman. Minco kalabalık bir ailenin soykırımdan kurtulan tek üyesi. 
 
Minco bize savaş meydanlarını, toplama kamplarını, direnişi vs. değil, gündelik hayatın rutininde, içinde bulundukları düzenin hiç sarsılmayacağını düşünen insanları anlatıyor. 
 
Onlarca dile çevrilen, yayımlandığı 1957 yılından bu yana uluslararası bir bestseller olan Acı Otlar, Anne Frank’ın Hatıra Defteri’nin yanına konulabilecek bir kült kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389d1b60-fb34-489f-95f7-f2c251fe8693.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış: Şimdi ve Sonsuzluğa Doğru</image:title>
            <image:caption>Zihnimin kurgularıyla gerçek olana, ruhumun bilgeliğine ve saf sevgiye uyanmaya niyet ediyorum. Nefes aldığım her an aşkı, sevgiyi, bolluğu ve bereketi, derin bir farkındalıkla deneyimlemeye yola çıktım.  
Şimdi ve sonsuzluğa doğru... 
Zihin düşündüğü şeye inanmaya başladığında olana bir anlam kazandırmaya başlar. Bir gerçek vardır bir de zihnin yorumu. İkisini bir ettiğinde bölünme kalmaz. İşte o zaman saf akışta, ilahi sevgide bir ve bütün olursun. Yalnızlık son bulur, hayatın neşesi ve mucizeleriyle kendi hayatının ustası olursun.  
Bu kitapta bu ustalığın yollarını öğreneceksin. Kısırdöngülerden özgürleşecek, deneyimlerini kutlamaya dönüştüreceksin.  
Korkularından uyanacak, koşulsuz sevgi içinde kendin için yaşamaya başlayacaksın. 
Kendin için yaşa, odağında kal.  
Bu kitapta kendi hikâyeni yeniden yazmak, inanç kodlarını dönüştürmek, korku frekanslarından özgürleşmek, çakra noktalarının enerjilerini dengelemek için uygulamalar bulacaksın.  
Kokular, ritüeller, aromatik yağlar, yeniaylar, dolunaylar, bolluk bereket, ruh eşini çağırma yollarını öğrenecek, kök frekansının anahtarını eline alacaksın. His yüklemeleriyle yepyeni bir Sen’e hazırsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d139fa7-ff58-4872-81a6-e954bd60f3df.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Yüzmeye Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Peppa ve George yüzmeye gidiyorlar ama George biraz korkuyor. Annecik ve Babacık onu havuza girmeye nasıl ikna edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef97997-6911-48d2-bd50-29078053d9dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Tatile Çıkıyor</image:title>
            <image:caption>Peppa ve ailesi İtalya’ya tatile gidiyorlar. Etrafta görülecek ve yapılacak o kadar çok şey var ki Peppa zavallı Ayıcık’ını unutup duruyor! Ayıcık onunla birlikte eve dönmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb4ca2e-8e93-4bf8-9c77-306351fb31dd.jpg</image:loc>
            <image:title>My Little Pony Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Sihirli, renkli ve sevgi dolu Ponyleri boya kalemlerinle renklendir, resimlerini çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b746083-c822-4090-a4d2-34c68a131271.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor</image:title>
            <image:caption>Senin bilgeliğin bizim yaşamımızı etkiliyor.
 
Fikirlerini samimi olarak açıklamaktan kaçınmayan, genel geçer hiçbir şeyi umursamadan kendi doğrularını arayan ve söyleyen gerçek bir fikir insanı arıyorsanız, Türkiye’deki ender örneklerinden biri Celâl Şengör’dür.
 
Bilimsel eleştiriye açıklığıyla, her ne kadar ilk bakışta bana Heidegger’i anımsatan politik duruşuyla bir “demokrat” gibi görünmese de aslında o bir bilgi demokratıdır ve eleştirel düşüncenin önemini tüm Türkiye’ye en iyi anlatan ve öğreten kişidir.
 
Bugün elinize aldığınız bu kitap, Türkiye’nin yetiştirdiği çok yönlü ve nadide bir âlimle, bizim Karl Popper’imizle yapılmış enfes bir nehir söyleşidir. Okuyacağınız sohbet, bir bilim ve bilgi insanının çocukluktan itibaren nasıl adım adım geliştiğini ve nasıl evrildiğini anlatan bir özet, bir yolculuk öyküsüdür. 
 
Şen ve neşeli görünüşünün arkasında büyük bir ciddiyet saklayan, kendisine yapılan her türlü eleştiriyi kucaklarken bilime yapılan saygısızlığa büyük öfke duyan bir bilim insanı olarak tanıdığım Celâl Şengör’ün dediği gibi, başkalarının cehaleti nasıl bizim yaşamımızı etkiliyorsa Celâl’in bilgeliği de bizim yaşamımızı olumlu yönde etkilemiştir ve etkileyemeye devam edecektir.
 
Bu kitap da muhtemelen bu etkinin halkalarından biri olacaktır.
 
Fatih Altaylı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9810d90-e95f-4fdb-8132-6e139c6884aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Gerilim Birinci Kitap</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki öykülerde, 

Türk mitolojisinin derinliklerinden fırlayıp Balat’taki ahşap bir evde yiyeceğini bekleyen varlıklarla; bir apartmanın var olmayan yedinci katından aldığı davete gidip gitmeme ikilemiyle debelenen genç bir adamla; tek kelime Almanca bilmediği halde Alman ordusu saflarında 2. Dünya Savaşı’na katıldığını iddia eden bir gaziyle; genç erkeklere meraklı güzel dulun kıskançlık nöbeti geçiren robot partnerinin vicdan muhasebesiyle; bilinçsizce içine sürüklendiği ölüm kalım savaşından sıyrılmaya çalışırken çetrefilli bir satranç oyununda olduğunu fark eden bir piyonla; geçmiş, şimdi ve gelecek arasında sıkışmış bir kadının İstanbul bakışlı kedisiyle; sonsuz evrende kapladığı toz zerresi kadar yeri fazla önemseyen insanoğlunun bir T Cetveli’nden alacağı derslerle; zalim tanrıların hüküm sürdüğü karanlık çağlarda Mithra tarafından adak yolcusu olarak seçilen bir keşişle; altmış yıllık günahının bedelini ödememek adına dehşetle yüzleşmekten kaçan ihtiyar bir ifritle; kendi ateşini içinde taşıyan bir adamı sevgiyle kucaklamaya çalışan bir kadınla; Afrika’da kanat vuran bir kelebeğin yarattığı fırtınaya Esenyurt Mezarlığı’ndaki görevi sırasında yakalanan bir bekçiyle; insan zihninin ilahi kudreti sayesinde saydamlıktan kurtulup ete kemiğe bürünecek masalsı dilberler ve onları düşleyenlerle karşılaşacaksınız. Kimi öykülerde insanlığın en karanlık yönlerine tanık olacak, kimilerinde kahramanlığın erdemleri üzerine kafa yoracak ama her durumda iliklerinize kadar titreyeceksiniz. Derin bir nefes alın ve okumaya başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a91f749c-a3d0-4ecb-ad2b-37e616d5046f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlat</image:title>
            <image:caption>Fuat, ODTÜ&apos;nün başarılı ve öğrenci cemiyetinin en aktif öğrencisidir. 
 
Bilkent Üniversitesi öğrencisi Oya ile tanıştığı gün mutlulukla da tanışır. 
 
Haksız bir şekilde tutuklu yargılanmak üzere götürüldüğü cezaevinde işkenceye maruz kalır. 
 
Dört ay sonra suçsuz olduğu anlaşılınca tahliye edilir. 
 
Ruhsal durumu bozulan Fuat aldığı darbelerden dolayı hastanede bir süre tedavi edilir. 
 
Hastaneden taburcu edildikten sonra okulunu donduran Fuat, sınır ötesinde bulunan Gara Dağı&apos;ndaki kampa gider. 
 
Özel Kuvvetler Komutanı Murat Paşa, sınıra yakın ilde bulunan askeri hastanenin yoğun bakım servisini dolaşırken ağır yaralı olarak getirilen genç bir teröristin ayağının altındaki izleri fark eder. 
 
Binbaşı rütbesinde görev yaptığı Sarıkamış&apos;ta yedi yaşındaki oğlu Harun, askeri lojmanların olduğu bölgede kaybolmuştur. 
 
Kan lekeleri olan bisikletinin hasarlı olarak çam ormanları içerisinde bulunmasına rağmen Harun&apos;un izine rastlanılmamıştır. 
 
Harun&apos;un annesi, babası ve dört yaş büyük olan ablası &apos;Asla gelmeyecek bir gidenim var artık&apos; sözünün ifade ettiği acılar içerisindedir. 
  GECE OLUR, GÜN ESKİR. ESKİMEYEN BİRKAÇ ŞEY VARSA HAYATA DAİR... BİRİ YARIN, BİRİ UMUT, BİRİ SEVGİDİR…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e282de22-232e-4039-83b7-0dd2a2da3eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>İnan Olsun</image:title>
            <image:caption>Bolluğa, başarıya ve şifaya açılan bu değerli kapıyı kendiniz için açmaya hazır mısınız? 
 
Her gününüzü bir ödül gibi yaşayıp imkansız gördüğünüz her şeyi kendiniz için mümkün kılarak özgür olmayı seçin. 
  Bu kitapta amacım, en iyi versiyonunuza ulaşmanızı sağlamaktır. Kitapta sizin için hazırladığım her alıştırmayı, meditasyonları, ritüelleri ve his çalışmalarını yaptıkça kendi değişiminizi kutlayarak hayatınızda gerçek olmasını istediğiniz şeylerin sizin çekim alanınızda belirdiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f3bfe68-7107-4200-919a-073cd48a15b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirk</image:title>
            <image:caption>Şaşırmak ve eğlenmek için gittiğiniz sirklerde aslında arka planda neler olduğunu hiç düşündünüz mü? Bu kitapta okuyacağınız sirkin arka planında olanlara şahit oldukça daha çok şaşıracaksınız. Gelin bu maceraya birlikte çıkalım. 
  “Suskunluğumu mazur gör. Uzun zamandır hiçbir ses duyulmuyor bu uzun koridor boyunca dizilmiş hücrelerden. Canlılığa dair tek bir işarete, hatta hücrelerden yükselen o acı çığlık seslerine dahi hasret kalır olmuştum. Hak verirsin ki onca vakit yalnız kalmış biri, canlılığa dair tek bir işaret görünce ne diyeceğini bilemiyor âdeta nutku tutuluyor. Burada oluşun bende hem bencil bir sevinç hem de hâlden anlar bir hüzün yarattı. Ah ne gevezeyim! Sanırım sen de benim gibi bir kuklasın. Çünkü bu odaların eski misafirleri itile kakıla alt katlara sürüldüler. Konuşabilen insanlardı her biri. Ne yazık onlara! Onları götürdüler fakat beni götürmediler. Bir başıma kalakaldım bu kimsesiz yerde. Kanımca bu katı yalnızca biz kuklalara ayırdılar. Ama benden başka kuklanın geleceğine ihtimal vermezdim. Pek kesin konuşuyorum. Söylesene, bir kukla mısın gerçekten?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9560bc10-6823-4d28-9f9f-1a12aaef9695.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratan Benim</image:title>
            <image:caption>Bu işte bir tuhaflık var ?.. 
 
İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar geçen süre içerisinde, varoluş; genel olarak kabul gören Din ve Evrim kavramları arasında sıkışmış durumdadır.  
   Bu kitapta, aslında durumun bu iki kavramdan çok daha farklı olduğu anlatılmakta ve çok farklı bir bakış açısı sunulmaktadır. 
   Kitabın anlatım dili o kadar sade ve o kadar basittir ki, okuyan herkesin aklına “Acaba mı?” sorusunu getirecektir ki zaten amaç da budur. 
   Bilimin ve teknolojinin bu kadar ilerlemesine rağmen hala birçok sorunun cevabının net olarak verilemediği günümüzde; neden rüya görürüz, neden esneriz, neden ağladığımızda gözümüzden yaş akar, dinozorlar nasıl yok oldu, daha önceki insan türleri neden yok oldu, neden bu kadar fazla bitki/hayvan türü var gibi birçok sorunun cevabını bu kitapta çok şaşırarak bulacaksınız ve sonrasında hayata bakışınız bir daha eskisi gibi olmayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/549f12fd-c6e1-4e64-aa35-f54236565eca.jpg</image:loc>
            <image:title>O Destan Gecesinde Bizim Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Kalp, sevda varsa yürek; 
Toprak, bayrak varsa vatan… 
 
Çocuk ve ilk gençlik yaş grubuna, milletimizin dünyaya demokrasi ve birlik dersi vererek yeni bir kahramanlık destanı yazdığı 15 Temmuz gecesini roman türünde anlatan &quot;O Destan Gecesinde BİZİM ÇOCUKLAR&quot;; iç sayfa çizimleriyle adeta bir çizgi roman niteliği kazanıyor. O destan gecesini, beş erkek kardeşin yaşadıkları üzerinden sürükleyici bir üslupla anlatan kitap, bir yakın tarih arşivi niteliği de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08117b5d-2d9c-41d0-b5dd-459e6a6a872f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Yok Şiirlerin</image:title>
            <image:caption>yazmadığım şiirler var 
bildiklerimden daha fazla belki 
kendime dahi okumadan bir defa 
ninnilere yakın ezgilere karışık 
seni içeren, 
yazmayı yüreğimin almadığı 
rüzgâra davetkâr 
sonrasında tanınmadığım 
asla karşılaşamayacağınız şiirler 
öylesine yaralı 
yalnız.. 
öylesine terk edilmiş ki 
avuntular dolu tan sancıları içinde susmak gibi..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff0750d-7b66-4824-aaee-4b29e62c25c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Şahıslar Bürosu</image:title>
            <image:caption>Beşiktaş’taki bir parkta, annesinin refakatinde oynarken esrarengiz şekilde kaybolan beş yaşındaki üstün yetenekli çocuk Simten’in bulunması için polis dedektifleri zor bir soruşturma yürütmektedirler. Öte yandan Kuştepe’deki mahallesinde özel dedektiflik mesleği icra etmekte olan medyum Doruk sentetik morfin yardımıyla transa geçip müşterilerinin sorunlarını çözüme kavuşturmakta ve onların kaderlerini değiştirmektedir. Doruk’un vakaların uykusuna yatarak gittiği ve gerçeküstü bir yer görünümündeki sanayi şirketi Cennet A.Ş.’nin merkez üssündeki kariyeri saygın bir seviyeye ulaşmıştır. 
 
Doruk’un yeni aldığı dedektiflik vakasının onu derin bir bataklığa sürüklemesiyle birlikte giderek daha çetrefilli hale gelir. Küçük Simten’in dosyası kesiştiği paralel kurgunun çizgisinde ilerlemeye başlar ve hikâyenin sürprizli bir noktasında, Doruk ve Simten’in kaderleri de birleşir. 
 
Ölümcül hastalığa mahkûm genç medyum Doruk’un parkta oyun oynarken kaybolan bir çocuğun polis soruşturmasına karışmasının hikâyesi olan Kayıp Şahıslar Bürosu, aynı zamanda yıllar içinde özerk bir bölge içinde kendi köksüz halkını oluşturmuş devasa bir şirketin yönetim yapısını sorgular. Polis küçük Simten’in izini sürerken, Doruk’un yolu kadın dergisi köşe yazarı Meltem’le kesişir ve onunla birlikte konuk öğrencisi olduğu Cennet yerleşkesinin yeraltı lâbirentlerinde metaforlarla dolu bir yolculuğa çıkarlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc0ae09-82d6-495a-91ec-3bab7c56014a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev - İskenderun Sancağı 1934</image:title>
            <image:caption>1934’te ünlü Fransız pilot Maryse Hilsz’in uçağının hayatlarının tam ortasına düşmesiyle Arsuz’un önde gelen ailelerinden Maliklerin kaderi sonsuza dek değişir… 
 
EV, İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğinde, İskenderun Sancağı’nın Hatay’a dönüştüğü, eski siyasal ve toplumsal aidiyetlerin hızla geçerliliklerini yitirdiği sancılı bir değişimin ortasında, bir şehir ile bir ailenin geleceğinin iç içe geçtiği sürükleyici bir roman. 
 
Talin Azar, Paris’ten Beyrut’a uzanan geniş bir coğrafyada sert siyasi rüzgârların estiği bir dönemde, mevcudu korumak ile değişmek, bağlılık ile özgürlük arafında bocalayan köklü bir hanenin hikâyesini anlatıyor. Kimlik ve aidiyet kaygılarının gölgesindeki Malik evinin sakinlerinin geleceğe ve birbirlerine dair farklı beklentileri giderek bir dağılmaya evrilirken, gerçek ile kurgu arasındaki sınırlar belirsizleşiyor. 
 
“… bizler, sadece huzurlu bir şekilde buralarda yaşamaktan öte hiçbir şey istemeyiz. Her düzen değişikliği o düzenin içindekileri sarsar. Huzurunu bozar. Burası hatıralarımızdır. Burası çocukluktan beri kokladığımız havadır, içtiğimiz sudur. Burası güvendiğimiz evimizdir. Bir gün burayı terk etmem gerekirse bu olsa olsa aşk için olabilir. Vazgeçilmez bir aşk!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d765701-83fe-4cd6-95cb-e3e56350a50b.jpg</image:loc>
            <image:title>Silahtar Bahçeleri</image:title>
            <image:caption>Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan, özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan, çocukluğunun Üsküdar’ına, unutulmuş payitaht İstanbul’a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri’nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor. 1878’de, tam da Rus ordusunun İstanbul’un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak, ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini, mahallesini, hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri’ni, sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul’un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen, çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan, bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor. Yazarın Sovyet Ermenistanı’nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935’te yayımlanan Silahtar Bahçeleri, Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20386e33-8223-4f31-b756-2925bc127302.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyıllık Apartheid</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllık Apartheid, Türkiye tarihinin hatırlanmak istenmeyen, halının altına süpürülen karanlık yanlarını temel alan bir muhasebe metni. Eserlerinde ortak tarihimizi eleştirel bir bakış açısıyla ele alan Taner Akçam, bu çalışmasında Cumhuriyet’in genellikle kurtuluş, kuruluş ve bağımsızlık temaları etrafında ele alınan ilk dönemini, etnik, dinsel, dilsel ayrımcılıkların kurumsallaştığı, pek çok uygulaması günümüzde de devam eden bir Apartheid rejimi olarak tartışıyor ve eşitlik, adalet ve özgürlük ilkeleri üzerinde yükselecek bir gelecek için bu döneme farklı merceklerle bakmamızı öneriyor. Rejimin toplumu kast sistemini andırır kategorilere ayırdığına ve bunu yasal ve örtük düzenlemelerle sürdürdüğüne dikkat çeken Akçam, Cumhuriyet’in ilk çeyreğinde, Apartheid’le dışlanan kesimlerin Şeyh Sait Ayaklanması gibi olaylarda eşitlik ve özgürlük ekseninde nasıl bir araya geldiğini göstererek genelgeçer yargıları kırıyor. Yüzyıllık Apartheid, tam da Cumhuriyet’in 100. yılında, tıpkı bir sis çanı gibi, bizi bekleyen muhtemel tehlikeleri haber veren, toplum olarak gelecekte doğru bir rota izleyebilmemiz için gereken kerteriz noktalarını imleyen bir çağrı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a0c0902-9a40-4adb-8c8f-9abd9104e138.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ev</image:title>
            <image:caption>Funda Nur Akay, okurlarını yaşam alanları, değişim, sadeleşme ve bilinçli farkındalık konularında düşündürürken özgür alanlarla, bolca taze nefesle ve şimdiki zamanda olmanın mutluluğuyla buluşturuyor. Küçük, portatif bir evin misafirperverliği eşliğinde yepyeni bir hayat kuran ailenin öyküsünü Çisil’in deneyimleri üzerinden okuyacaksınız. 
 
*** 
Tak tak! Evde misiniz? İşte kitabımız kapınızı çaldı, eli kolu dopdolu. Okumaya başladığınızda Çisil’in evine konuk olacaksınız, o da sizinkine elbette. 
Buluşmanızın ilk dakikalarında, ailesi Çisil’e bir müjde verecek. Çisil bu habere pek sevinemese de yeni yaşamı onu çağıracak. Üstelik çok hafifleyecek, yepyeni diyarlarda kuş gibi özgür hissedecek. 
Her şey minicik ama kocaman, nereye istenirse giden, sınır tanımayan sürpriz bir evle başlıyor… Hazır mısınız? 
 
 
Tema: Kendimizi düzenleme biçimimiz, kim olduğumuz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Değişim, istek-ihtiyaç, kültürler, sadeleşme, KİŞİSEL GELİŞİM, karar verme, öz denetim, öz yönetim, aile, arkadaşlık, evimiz, oyun, hayal gücü, İLETİŞİM, doğa, çalışma hayatı, teknoloji, DUYGULAR, bilinçli farkındalık/mindfulness 
Tutum ve Değerler: İstekli olma, tasarruf, sevgi, sorumluluk, yardımseverlik 
Profil Öğeleri: Açık fikirli, dengeli 
 
KİTAPTAN 
 
“Ama burası küçücük, yataktan başka ne sığar ki bu­raya?” diye sordu Çisil. 
“Haklısın” dedi babası, “Eşyalarımızı biraz azaltmamız gerekecek. Sonraki birkaç günü de buna ayıracağız.” 
“Orada buradakinden az eşyaya ihtiyacımız ola­cak” diye ekledi annesi. “Aslında burada da san­dığımızdan çok daha az şeye ihtiyacımız var. Kul­lanmadığımız oyuncaklar, giymediğimiz kıyafetler... Hepsini ayıklamamız ve yeni sahipleriyle buluştur­mamız lazım.” 
O gece ve sonraki iki gün Çisil, annesinin de yar­dımıyla artık oynamadığı oyuncaklarını ve küçülen kıyafetlerini ayırdı. Onları ihtiyaç sahiplerine ulaştı­racaklardı. Sıra kitaplara gelmişti, şöyle bir yol izle­meye karar verdiler: Onları “artık okumadığı kitaplar” ve “yeniden okumak isteyeceği kitaplar” diye ayıra­caklardı. 
“Çünkü…” dedi annesi, “bir kitabı yeniden okudu­ğunda öncekinden farklı bir tat ve mesaj alabilirsin. Onu sekiz yaşında okumanla dokuz yaşında okuman sana farklı duygular hissettirebilir.” 
Bunun üzerine Çisil, ileride tekrar okuyabileceğini dü­şündüğü kitapları bıraktı. Diğerlerini ise kütüphaneye bağışlamak üzere ayırdı. 
Tüm bu eşya ayıklama işini tamamladıklarında orta­ya inanılmaz bir görüntü çıkmıştı. Beş büyük bavul, altı büyük kutu ile gitmeye hazırdılar. Çisil bu kadar az eşyaya ihtiyaçları olmasına çok şaşırdı. Üstelik toplan­ma kısımları Çisil’e çok sıkıcı gelmemiş hatta eğlen­mişti bile. 
*** 
Çisil çok değişik duygular içindeydi. Öğretmeninin anlattığı duygu bulutlarını hatırladı. Ne demişti öğretmeni: “Duygu ve düşünceleri durdurmak değil, onlara bakmak ve incelemek gerekir. Tek tek ve sabırla.” Durdu, nefes aldı, duygu ve düşünceleri geldikçe onları inceledi. Heyecan-korku-sevinç-üzüntü-şaşkınlık-merak-özlem… Neredeyse bildiği tüm duyguları hissediyordu o an. “Hepsi aynı anda ya da tek tek gelebilir” demişti öğretmeni. Düşünceler de öyleydi ki o an Çisil’in de aklından bir sürü düşünce geçiyordu: 
“Arkadaşlarımı, Maria teyzemi, büyükannemleri şimdiden çok özledim. Odam çok şirin ama eski odam çok daha büyüktü. Acaba duvarları ne renk yapsam, minik kulübemde neler oynarım?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cef0df0e-da01-471f-aa5b-27a4fb58ce7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Günah</image:title>
            <image:caption>Çaresizliğin ve yokluğun pençesinde kıvranırken acımasız bir tarikatın eline düşerek “seçilmiş bakire” olarak kutsanan kimsesiz genç bir kız… 
 
Tanrılarının bir kaya tarafından doğurulduğuna inanan Mitraist bir yapılanmanın çocuk yurdunda beyni yıkanarak büyütülen yakışıklı ve sert mizaçlı bir delikanlı… 
 
Kendilerini Kutsal Fahişeler ve Tapınak fedaileri arasındaki acımasız bir savaşın ortasında bulup yolları kesişen bu iki gencin sancılı aşkları, kurtuluş mücadeleleri… “Şeytan ayrıntılarda gizlidir!” dedirten soluk soluğa bir mücadele…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51963ca-718f-4f11-90fb-bfd234a5cea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahkahanın Kültür Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kahkaha gizli gizli şaka maskesiyle kurbanların insanlar olduğu korkunç oyunlar tasarlar, pusu kurar. Onun oyun bozucu yasaları mekanikleşen, rayından çıkan eylemleri, duruşları ve düzeni temelinden sarsar. Kimi zaman anlamı büsbütün anlamsızlığında, durumları ters yüz etmesinde gizlidir. Dünyayı tahammül edilebilir kılan, eğlenceli, ciddi ve korkunç bu paradoksal eylem kimi zaman karşı tarafa diş gösteren ağır hakaret, saldırı ve düşmanlık biçimidir. Kahkaha çürüklerin kokusunu alır, kıyafetlerin yamalı kısımlarını bilir, uyanıkların zayıflıklarını ve tüm kurnazlıkların korkusunu hisseder; sonra insancıl bu yeti bir virüs gibi şekilden şekile girer, saldırısını farklı biçimlerde tasarlar.
Kahkahanın Kültür Tarihi&apos;nde Azem Sevindik şu soruların ve bazı diğer dikkat çekici meselelerin peşine düşüyor:
Gülmek insani midir? Neden, ne zaman, hangi durumlara, kime/neye güleriz? Arenalarda seyirciler ölümüne mücadele eden gladyatörleri izlemekten neden keyif alırlar? Başkalarının talihsizlikleri niye diğerlerini keyiflendirir? Baskı altında ve hata anında gülünmesinin sebebi nedir? Niçin en ciddi hitaplarda dahi sunum arasına birkaç espri sıkıştırılma ihtiyacı hissedilir? Çok güzel bir haber alınca sevinçten ağlayan insanoğlu neden hiç beklemediği kötü bir durum karşısında ‘şok&apos; bir gülümseyişle tepki verir? Ortak şeylere gül(ebil)me becerisi grupların imajı açısından bir uyum, güven, bağlılık ve süreklilik göstergesi midir? Kendi kendine gülenler niçin deli yaftası yemekten kurtulamazlar? Çiftler neden şakalarla birbirlerini sürekli “yapay veya doğal” olarak güldürmeye çalışırlar? Gülme negatif bir eylem midir? Gülme bulaşıcı mıdır? Gülmenin bir ekolojisi var mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16230939-ee52-48d8-be56-cb5ced56a4ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygur Savaşı</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en acil insani felaketlerinden biri
ilk kez kâmilen masaya yatırılıyor...
 
Elinizdeki kitap, Çin&apos;in ABD önderliğinde başlatılan “Terörle Küresel Savaş”ı, Uygur halkına yönelik giderek artan vahşi baskısını hasıraltı etmek için nasıl kullandığını ortaya koyuyor. Kitap, Çin&apos;in faaliyetlerinin dünyanın dört bir tarafındaki devletleri terörle mücadele adı altında etnik azınlıklara zulmetme ve iç muhalefeti şiddetle bastırma konusunda cesaretlendirdiğini savunuyor. 11 Eylül&apos;de New York ve Washington&apos;a yapılan saldırılardan birkaç hafta sonra Çin hükûmeti, çoğunluğu Müslüman olan Uygur etnik azınlığından kaynaklanan ciddi bir terör tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ilan etti.
Aradan geçen yaklaşık yirmi yılın ardından bugün, Çin&apos;de yaşayan on bir milyon Uygurun bir milyondan fazlası dünyanın en büyük kitlesel hapis ve gözaltı sistemine dönüşen sözde “yeniden eğitim kampları”nda hapsedildi. Ana vatanlarındaki Uygurların yanı sıra mülteci toplulukları ve sürgündeki Uygurlarla kapsamlı röportajlardan faydalanan Sean Roberts, yalnızca devlet politikalarını değil, Çin devletinin bu yıkıcı programlarına Uygurların verdiği tepkileri de anlatıyor.
Çin&apos;in Uygurlara uyguladığı kültürel soykırıma ilişkin anlaşılır ve geniş kapsamlı bir analiz ortaya koyan ve Çin Komünist Partisi&apos;nin uyguladığı vahşeti haklı göstermek için türettiği mitleri yalanlayan delilleri objektif olarak ele alan Uygur Savaşı, bu insanlık dramının en acı şekilde parçası olanların seslerinin ilk kez duyulmasını sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc57ebf6-675d-4aac-99c3-d20a2bc9cac3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavaldan Şeşhaneye Gülleden Fişeğe Osmanlı&apos;da Modern Silahlar</image:title>
            <image:caption>Güçlü ve savaşa hazır bir orduya sahip olma ihtiyacı 19. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı yönetiminin değişmeyen gündemi olmuştu. Askerî alanda modernizasyon siyasi, idari ve toplumsal yapıyı da içine alarak İmparatorluğun son günlerine kadar sürdürüldü. Avrupa ordularının model alındığı askerî modernleşmenin ürünü olarak modern ateşli silahlar da ordu envanterine girdi. Osmanlı üretim tesislerinin yeni üretim tekniklerine göre düzenlenmesi zaman alacağından söz konusu silahlar Batı&apos;dan ithal edildi. Osmanlı&apos;nın silah ihtiyacı Avrupa endüstrisinin en güçlü temsilcileri olan silah üreticilerine Osmanlı pazarının kapılarını açtı. Önceleri farklı üreticilerden alım yapılsa da II. Abdülhamid döneminde tüm topçu ve piyade silahları Almanya&apos;dan alınmaya başlandı. Osmanlı ordusunda Prusya Ekolü&apos;nün benimsenmiş olması silah alımlarını etkileyen en önemli neden olmakla birlikte Padişahın diplomatik denge unsuru olarak Almanya&apos;ya yakınlığı da söz konusuydu. Bu süreçte Krupp ve Mauser başta olmak üzere birçok Alman silah üreticisi doğrudan veya dolaylı olarak Osmanlı ordusunun tedarikçileri arasına girmişti. Alman üreticiler satışlarını artırıp kâr elde ederken Osmanlı yönetimi de en hızlı yoldan ordunun ihtiyaçlarını karşıladığından bu ticaret her iki taraf için de avantajlı bir şekilde İmparatorluğun son günlerine kadar sürdü. Yeni silahların alımıyla birlikte bu silahların doğru ve etkili bir şekilde kullanılmasına yönelik çalışmalar da Almanların rehberliğinde sürdürüldü. Silah ithalat sürecinin her aşamasında yer alan birçok Osmanlı subayı zamanla kazandıkları tecrübeyi Almanların rehberliğiyle birleştirince ateşli silahlara dair hatırı sayılır bir birikim ortaya çıktı. Bu birikim sayesinde yayınlanan telif ve tercüme eserlerse askerî eğitime kaynaklık edecek önemli bir ateşli silah literatürünü doğurdu. Osmanlı ordusunun son savaşı olan I. Dünya Savaşı&apos;nda ortaya koyulan bilgi ve tecrübe modern silahlarla desteklenerek pek çok cephede ciddi başarılara vesile oldu. Osmanlı İmparatorluğu savaştan mağlup olarak çıksa da Osmanlı mirası Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne başarılı bir şekilde aktarılarak Türk Silahlı Kuvvetleri&apos;nin sağlam bir temel üzerinde yükselmesi sağlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc36133-4b81-438c-9d7a-deffd8b0c940.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Yay</image:title>
            <image:caption>Halil Delice&apos;nin Oğuz Han zamanından 21. yüzyıla uzanan, sırlarla dolu bir olayın peşinde adalet, hürriyet ve millet bilinci gibi birçok meseleyi tartışmaya açan romanı Altın Yay, Türklük ve Türk tarihiyle de yakından ilgilenen bir eser.
Daha âdil ve özgür bir dünya yaratmak için yüzünü Türkler&apos;in hâkimiyeti altında yeni bir dünya tahayyülüne çeviren Altın Yay, geçmişin insanoğlunun peşini hiçbir zaman bırakmayacağını da imleyen bir kitap. Amerika, İngiltere, Vatikan ve Türkiye arasında mekik dokuyan, kâh Ötüken&apos;de kâh Edirne&apos;de yedi düveli insanoğlunun kurtuluşu için bir araya getiren bu eser, kültürel bir tarihe işaret ettiği gibi kolonyal imparatorlukların sonunun yaklaştığını da açıkça müjdeliyor.
Okuyucuyu “İnsanlığın kurtuluşu Oğuzlar eliyle Selimiye Camisi&apos;nden mi olacak?” sorusuyla karşılayan Altın Yay, kökü geçmişte yatan husumetlerin, yüzyıllık kanlı kavgaların ve kıyamet çağında yeni kurtuluş mücadelelerin açıkça ön plana çıktığı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9523b71a-3ed5-4b5b-9bc0-0947082e2d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaynama</image:title>
            <image:caption>Ahmet Bican Ercilasun&apos;un Türk destanı, dünyası, tarihi, dili, edebiyatı, kısaca Türklük biliminin çeşitli başlıklarında ve bu başlıklarda Türk milletine hizmet etmiş isimler hakkında kaleme aldığı, bazıları yarı akademik yazılardan oluşan Kaynama, işlediği konuların genişliği ve çetinliğine rağmen, bu konulara, yazarının bilimsel duruş ve duyuşuna halel getirmeden, Türkçülük zaviyesinden, yani en temel tanımlayıcı ifadeleri kullanacak olursak tarihimizin bütünlüğü ve derinliği içinden bakan bir el kitabı niteliğindedir. Ömrünün altmış yılını Türklüğe ve Türklük bilimine hasreden Ercilasun&apos;un kalemi, kuşattığı meseleleri kendi yaşamının bir parçası hâline getirmiş olmanın verdiği yalın bir kuvvetle belitleyerek bilgece bir kolaylıkla işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa341853-a5cb-445f-b82d-31d89c8d24be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Ağaçlar Adası</image:title>
            <image:caption>·        The Costa Roman Ödülü Finalisti 
·         The Women’s Ödülü Finalisti 
·         RSL Ondaatje Ödülü Finalisti  
·         Britanya Kitap Ödülü Adayı  
·         Dublin Edebiyat Ödülü Adayı  
·        Reese Witherspoon Kitap Kulübü Seçkisi 
·         Sunday Times Çok Satanlar Listesi  
·         Der Spiegel Çok Satanlar Listesi 
 
Elif Şafak her zaman olduğu gibi yaralarımıza sevginin ve edebiyatın merhemini sürerken, bu kez de Kıbrıs’ın kederli tarihi, eşsiz doğası ve enfes mutfağını, neşesini asla kaybetmeyen Akdeniz insanının şefkatiyle buluşturuyor. 
 
 Günümüz Londra’sında yaşayan on altı yaşındaki Ada Kazancakis’in ailesine ve geçmişine dair cevapsız kalmış pek çok sorusu vardır, bir gün verilen tarih ödevi onu hiç bilmediği bir dünyaya sürükler; 1970’lere… dünyanın tel örgülerle bölünmüş tek başkenti Lefkoşa’ya. 
 
Adada Defne ve Kostas’ın gizlice buluştukları bir taverna vardır: Mutlu İncir. Adadaki en iyi yemeğin, en iyi müziğin bulunduğu büyülü bir yerdir burası; tüm misafirlerine birkaç saatliğine de olsa dışarıdaki üzüntülerini unutturur. Ve tavernanın tam ortasında, burasını daha da büyülü kılan, bilge bir incir ağacı vardır. Savaş başlayıp güzelim başkent enkaza dönüştüğünde ve âşıklar bir bir ortadan kaybolduğunda, her daim orada olan bir incir ağacı… 
 
Tüm dünyada bir milyonun üzerinde okura ulaşan Kayıp Ağaçlar Adası umudu, yası, savaşı ve aşkı anlatan şifalı bir göç ağıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c90846-f1e0-40bf-a17c-b502bd1f60e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Havaya Uçan At</image:title>
            <image:caption>Peyami Safa, 1925 yılında hepsi Orhaniye Matbaası tarafından basılan, “9-14 yaşındaki çocuklar için terbiye ilminin kaidelerine göre” yazılmış çocuk hikâyeleri neşretti. Bu masal ve ahlaki hikâyeler, doğrudan “Sinbad” ve “Alaaddin” gibi Binbir Gece Masalları&apos;yla bu masal külliyatındaki hikâyelerden ilhamla kaleme alınan Avrupa edebiyatındaki “Cléomadès” ve “The Squire&apos;s Tale” gibi anlatılardan veya “Barbe Bleue” gibi meşhur Avrupa masallarından esinlenerek uyarlanıp telif edilmiştir. “Çocuklara Hikâyeler” üst başlığıyla yayımlanan 10 kitap içindeki 17 hikâye şunlardır:
 
İki Öksüz Arkadaş
Kuyuya Düşen Çocuk
Kedi ile Saka Kuşu
Korkunç Bir Akşam
Küçük Hırsızlar
Oduncunun Kızı
Ayıların Evi
Havaya Uçan At
Güvercinlerin Sarayı
Mavi Sakallı Adam
Falcının Lambası
İnsan mı Yılan mı?
İhtiyarın Esrarı
Paşa Kızı ile Köylü Çocuğu
Hasan&apos;ın Rüyası
Cesur Gemici
Deniz Kızı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07051e36-64d1-4759-84a0-09d146a0b663.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeylerin Ağırlığı</image:title>
            <image:caption>Bir Adam, Bir Yemin, İşte Yitip Gittin. 
 
Savaşların ve ölümlerin yarattığı travmaların ağırlığı altında kalmış Berta’nın, yakın arkadaşı Wilhelmine ve kocası Wilhelm arasında geçen öyküsü, aynı zamanda çalkantılarla dolu bir yüzyılın hızlandırılmış özeti gibidir. Fritz’in, parçalanmış zihinlere parçalanmış anlatımlar gerekir anlayışıyla kaleme aldığı Şeylerin Ağırlığı, görünüşte basit ama detaylara indikçe girift bir hale gelmesiyle âdeta modern bir Yunan tragedyasına dönüşür. 
 
Sebald, Jelinek gibi yazarların hayranlığını kazanan Marianne Fritz’in ilk romanı Şeylerin Ağırlığı, 1978’de Robert Walser Ödülü’nü kazanmıştır. Türkçede ilk kez yayımlanan Fritz’in bu önemli eseri, Gül Gürtunca’nın Almanca aslından çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ced98b9-b06b-4bf4-a766-37de3e266fde.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>“Yapay zekâ sizi sevmez ya da sizden nefret etmez. Siz sadece onun işini görmek için kullanabileceği atomlardan ibaretsiniz.” 
                                                                                                                           Eliezer Yudkowsky 
 
Yapay zekâ her geçen gün gelişmekte, hayatımızın her köşesine nüfuz etmektedir. Özellikle akıllı telefonların kullanımı ile birlikte yapay zekâ uygulamaları da yaygınlaşmış, öncesinde yapay zekâ ile hiç tanışmamış sıradan insanların bile yaşamlarında kendine yer bulmuştur. Örneğin, sadece bir kez girdiği reklam duyurusunun içeriğini oluşturan ürün ile ilgili birçok duyuruyu yine isteği dışında peşi sıra almaya başlayınca önceleri “Nereden biliyor?” diye şaşıran insanın bu işlemin ardındaki nedeni merak etmemesi elbette mümkün değildir. Hayatın bu kadar içine girmiş bir teknolojiye duyulan merakın her geçen gün artması, bu farkındalığın artık bireysel olmaktan çıkartılarak topluma mâl etme zamanının geldiğini gösteriyor. İşte bu kitap tam da bu amacı temel alarak hazırlandı. Elinizdeki bu eser, içerdiği konuların temelden başlanarak ele alınması ve yapay zekâ ile ilgili tartışmaları sadece teknik alanlar ile sınırlandırmayarak herkesin anlayabileceği şekilde sektör uzmanları ve akademisyenler tarafından hazırlanması ile yapay zekâ literatüründe öncü eserlerden biri olmaya aday. Kitap ayrıca Endüstri 4.0’ın odak noktası haline gelen yapay zekâyı, uygulama alanlarında görmek ve gerçek dünyada nasıl çalıştığını anlamak isteyenlerle birlikte yapay zekâyı kendi uygulama alanlarına dâhil etmek isteyenlerin de faydalanabilecekleri bir eser. Yapay zekânın ortaya çıkışının, bugüne kadarki gelişiminin ve günümüz örneklerinin anlatıldığı bu kitapta ayrıca, ele alınan alanlar açısından yapay zekânın mevcut ve potansiyel etkileri ile birlikte gelecekte bu alanları nasıl şekillendirebileceği üzerinde de durulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de07f2c-ce76-43f7-ba7a-e31897f23695.jpg</image:loc>
            <image:title>Besmele Tefsiri</image:title>
            <image:caption>Allâhu Te‘âlâ Miraç Gecesi Muhammed Mustafâ’ya “Eğer her işte yardımımın seninle olmasını istiyorsan keremimi, lütfumu ve ism-i azâmımı bildiren adım her an dilinde olsun,” diye hitap etti. Resul, “İlâhi ism-i azâmın hangisidir? Lütfunu bildiren adın hangisidir? Hiçbir zaman onlardan ayrılmamam için onları bana bildir,” dedi. Tanrı Te‘âlâ “Ey Muhammed, ism-i azamım Allâh’tır. Keremimi bildiren adım Rahmân’dır. Lütfumu bildiren adım Rahîm’dir. Eğer her durumda “Bismi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm” dersen ben keremim ve lütfum ile senin bekçin olayım,” dedi. 
Hâcı Bektaş Velî, on üçüncü yüzyıldan bugüne Türk milletinin gönlünde taht kurmuş, yüzyıllarca azalmayan bir muhabbetle, kendisine bağlılar yoluyla fikirleri geniş bir coğrafyada taraftar bulmuş, meşhur Türk mutasavvıflarından biridir. Hâcı Bektaş Velî’nin en kıymetli eserlerinden biri Besmele Tefsiri’dir. Bu eser; Türklerin yoğun olarak yaşadığı Anadolu’da besmeleyi konu edinmiş, Türkçe olarak yazılmış ilk müstakil tefsirdir. Hâcı Bektaş Velî’nin yaşadığı dönem ve coğrafya göz önünde alındığında bu eserin telif sebebinin gayr-i müslimlere İslâm’ı tanıtmak ve göçgüncü (göçer evli) Türklerdeki imanı güçlendirmek olduğu söylenebilir. Şirk koşmamak şartıyla inananların bütün günahlarının Allâh’ın Rahmân ve Rahîm sıfatları gereğince affedileceğinin işlendiği Besmele Tefsiri, baştan sona iman konusunun manifestosu gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99e97c71-f283-4ab9-b707-00a8285bc5e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinden Kaçış</image:title>
            <image:caption>“Sonunu göremediğim bir yolda yürüyorum. Belki de yalnızca kendimden kaçıyorum.” 
 
Üniversite öğrencisi Nil genç yaşına birçok kaybın acısını sığdırmıştır. Ölüm âdeta köşe kapmaca oynamaktadır onunla. Önce kız kardeşi Azra’yı bir deniz kazası sonucu kaybeder. Azra’nın beklenmedik ölümü tüm aileyi derinden sarsmış, pamuk ipliğiyle birbirine bağlı ilişkileri kopma noktasına getirmiştir. Nil kız kardeşinin beklenmedik ölümünün ardında bıraktığı soru işaretlerini çözmeye çalışır. 
Ama ölümün onunla işi bitmemiştir henüz. Bu kez de anne babasını bir trafik kazasında kaybeder. Kimsesizliğin yarattığı o derin boşlukta annesinin arkadaşı Psikiyatrist Neriman Hanım ve hayatına aniden giren okul arkadaşı Anıl yardım eli uzatır ona. Yaşananların tesadüf olmadığına, önce kardeşinin, ardından anne-babasının cinayete kurban gittiğine inanan Nil’e yardım etmeye çalışırlar. 
Bütün bunlar yaşanırken sürekli Nil’i izleyen, en kritik anlarda karşısına çıkan gizemli bir adam vardır. Bu gizemli adam kurtarıcı mıdır yoksa intikam peşinde bir katil mi? 
Geçmişin gölgeleri arasına saklı gerçekleri açığa çıkarmak için ölümcül bir mücadelenin içine giren Nil, sırlar ve yalanlarla örülü sis perdesinin ardında kendisini kâbus gibi bir gerçekliğin beklediğinden habersizdir. 
 
Emel Sarıkurt Kendinden Kaçış kitabında insan doğasının karanlık yanlarını şaşırtıcı bir kurguyla ortaya seriyor. Psikolojik gerilim ve polisiye sevenleri son sayfasına kadar temposu düşmeyen, sürprizi bol bir hikâye bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1673b919-8535-4375-8db9-0441d560ddcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokağın Sonundaki Ev</image:title>
            <image:caption>Bir seri katilin hikâyesi bu. İntikamın. Ölümün. Sıradan bir sokağın sonundaki sıradan bir evin. 
 
Gerçekler ile yalanlar birbirine karışmış durumda. 
 
Yoksa sokağın sonundaki evde neler döndüğünü tahmin edebilir miyiz? Buna benzer o kadar çok kitap okuduk ki… İşte yanıldığımız nokta! 
 
Evet. Sokağın sonundaki evde bir şeyler saklı ve ne olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok! 
 
Britanya Fantazi Ödülleri’nde En İyi Korku Romanı seçilen, Esquire’a göre tüm zamanların en iyi 25 korku romanından ve Goodreads okurlarına göre de yılın en iyi korku kitaplarından biri olan Sokağın Sonundaki Ev, son yıllarda yıldızlaşan yeni korku kraliçesi Catriona Ward’un en çok ses getiren eserlerinden biri.  
 
“Akıllara durgunluk verici sırlarını sonuna kadar gizleyen bir roman.” –Stephen King 
 
“Karanlık edebiyatın yeni yüzü.” –Sarah Pinborough 
 
“Son yıllarda bir şeylere cüret edip de sonuna kadar üstesinden gelebilen başka bir romana daha rastlamadım.” –A. J. Finn 
 
“Bir gerilim başyapıtı.” –Joe Hill 
 
“Bu övgüyü okumayı bırakıp lanet olası kitabı okumaya başlayın!” –Paul Tremblay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd7f454a-6238-4d84-970a-4fe5509ecc43.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Kalp Bir Eşik / Ters Çocuklar 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Seanan McGuire’ın Ters Çocuklar serisinin Hugo, Nebula ve Locus En İyi Novella ödüllerine layık görülen ilk kitabı Her Kalp Bir Eşik okuru birbirinden tuhaf dünyalara davet ediyor. 
 
Çocuklar uygun koşullar altında her zaman ortadan kaybolmuşlardır; bir yatağın altındaki ya da bir gardırobun arkasındaki gölgelerin içinden kayarak, tavşan deliklerinden aşağı yuvarlanarak ve eski kuyulara girerek başka dünyalarda ortaya çıkarlar. 
 
Eleanor West, bir kapı bulup başka dünyalara giden ve kendi dünyalarına döndükten sonra topluma uyum sağlayamayan çocuklar için bir okul kurmuştu. Çocuklar burada gittikleri dünyalara göre sınıflandırılıyor, eğitimler alıyor, sosyalleşiyor ve onları başka dünyaya götüren kapılarının tekrar açılmasını bekliyorlardı. Nancy de Ölüler Diyarından dönmüştü ve bildiği dünya onun için anlamını yitirmişti. Ailesi ise çareyi Eleanor West’in Ters Çocuklar Evi’nde bulmuştu. Nancy okula geldikten kısa süre sonra öğrenciler teker teker ölmeye başlayınca tüm gözler Nancy’nin üzerine çevrilecekti. Nancy ve garip arkadaş grubunun tek çaresiyse katili bulmaktı. 
 
Her Kalp Bir Eşik, adresini kaybettiğimiz evlerin yolunu tarif eden, büyüleyici bir hikâye. 
 
“Şahane bir öykü. Bazen fena, bazen öfkeli ve her daim heyecan verici.” –Cory Doctorow  
 
“Lewis Carroll ve C. S. Lewis’in klasikleriyle aynı rafta yer almayı hak eden değerli bir kitap.” –NPR 
 
“Okuduğum en benzersiz hikâyelerden biri.” –V. E. Schwab</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bf4275c-8b5c-43b6-b62e-493cad78b474.jpg</image:loc>
            <image:title>Sopalar ve Kemikler / Ters Çocuklar 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Seanan McGuire’ın Ters Çocuklar serisinin ikinci kitabı Sopalar ve Kemikler okurları Jack ve Jill’in vampirler, kurtadamlar ve deli biliminsanlarıyla dolu dünyası Bozkırlara götürüyor. 
 
Jacqueline annesinin ideal kızıydı; kibardı, sessizdi ve her zaman bir prenses gibi giyinirdi. Jillian babasının ideal kızıydı; maceracı, heyecan arayan ve biraz da oğlan çocuğu gibi. 
 
Jacqueline ve Jillian yetişkinlere güvenilmeyeceğini öğrendiklerinde beş yaşındaydılar. Büyükannelerinin sandığının içinde beliren merdivenden indiklerinde ise on iki. İndikleri merdiven onları Boğulmuş Tanrı’nın, şatoda yaşayan ve halkın delice korktuğu Efendi’nin ve ölüleri dirilten bir biliminsanının dünyasına götürdüğünde yolları ayrılacaktı. Hem kendilerinin hem de Bozkırlardaki birçok insanın kaderi ise Jack ve Jill’in yapacağı seçimlere bağlı olacaktı. 
 
Sopalar ve Kemikler, tıpkı Her Kalp Bir Eşik gibi, başka dünyaların büyülü ışığını yansıtıyor. 
 
“Spekülatif kurgu okurlarının aradığı her şey burada: fantastik dünyalar, zengin karakterler ve duygu dolu bir hikâye.” –Library Journal 
 
“Bu peri masalı, insanın hayatını sonsuza dek değiştirebilecek seçimler, kaybedilen masumiyet ve sevmek ile sevilmenin ne demek olduğu hakkında.” –Publishers Weekly 
 
“Bir sonraki sayfaya geçmek için yerinizde duramayacağınız karanlık bir peri masalı.” –Locus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d61b9d6-71ee-4223-92b4-dcaced52898f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bez Bebek Alfabesi</image:title>
            <image:caption>Kanadalı yazar Camilla Grudova’nın Britanya Fantazi Ödülleri’nde En İyi Öykü kategorisinde aday gösterilen ve Shirley Jackson Ödülleri’nde En İyi Uzun Öykü Ödülü’ne layık görülen “Balmumu” öyküsünün de yer aldığı Bez Bebek Alfabesi başlıklı ilk öykü kitabı, Kafka, Angela Carter ve Margaret Atwood gibi isimlerden edebi izler taşıyan, cüretkâr, masalsı ve karanlık bir derleme. 
 
Dikiş makinesini takıntı hâline getiren iki çocuk, distopik bir ülkede Adamı olmadan hayatta kalmaya çalışan bir kadın, eşyalarının kaybolacağından endişelenerek sahip olduğu her şeyi konservelere doldurmaya karar veren bir baron, geceleri kurda dönüşen bir anne, ölülerin arasında yaşamaya karar veren bir adam, garip tutkuları olan örümcek ve insan karışımı bir mahluk ve daha birçok tuhaf, tekinsiz, gerçeküstü kahraman… 
 
Oyuncu bir zekânın ürünü olan Bez Bebek Alfabesi, tuhaf ve doğaüstü unsurların gündelik hayatın parçalarına dönüştüğü büyülü gerçekçi bir edebiyat cevheri. 
 
“Onu en özel kılan ayrıntıların ne olduğuna bakacak olursak Bez Bebek Alfabesi’nin sadece onda şahit olduğumuz, başka hiçbir yerde karşılaşmadığımız bir dünya kurduğunu görürüz; bu dünyanın meğer ele geçirilmeyi beklediğini, bunca zaman sizi kendine esir etmek için orada öylece durduğunu sonradan fark ederiz.” –Sheila Heti 
 
“Güzellikle groteskin enfes çarpışmasıyla dolu ve müphem bir nüktedanlıkla kaplı bu dünyayı bez bebeğin gözlerinden merakla izlemek büyük bir zevk.” –Helen Oyeyemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6833143-9d9a-4b83-9508-94262a3752d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabrina ve Corina</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Amerikan edebiyatının yeni sesi Kali Fajardo-Anstine güçlü ve derin kadın karakterlerle dokunmuş, hayatta kalma mücadelesini yansıtan hikâyeler örüyor.  Öykülerini topladığı ve pek çok ödül alan çıkış kitabı Sabrina ve Corina’da Colorado’da yaşayan Latin kadınların deneyimlerine odaklanıyor. Bu kadınlar yaşamlarını biçimlendirdikleri gibi yaşadıkları toprağı da şekillendiriyorlar: Dikkatlice, zarafetle ve sessiz bir güçle. 
 
“Şeker Bebekler” öyküsünde kültürel miras toprağın içinde gizli kalıyor ancak araziye dair anlaşmazlıklar sırasında ortaya çıkıyor. “Daha Batıya mı Gitsek?” bir seks işçisi ve kızının atalarından kalma evlerini terk edip Kaliforniya’da karşılarında düşmanca bir şehir bulmalarını anlatıyor. Kitaba adını veren “Sabrina ve Corina” öyküsünde ise kadınlara yönelik şiddet döngüsünün içine düşmüş bir aile ancak belli alışkanlıklar çerçevesinde bir araya gelebiliyor. 
 
Kali Fajardo-Anstine’nin kendi deneyimlerinden ilham alarak yazdığı bu kitap, farklı arka planlardan gelen kadınların gücünü gözler önüne seriyor. 
 
“Ateşli ve esaslı öyküler...” –The New York Times 
 
“Muhteşem bir öykü derlemesi.” –Joy Williams</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b145acd-4e24-45fc-b286-e2b9166ae270.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Eden Ateş / Bağlılık 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Bağlılık serisi, ikinci kitabı Yok Eden Ateş’le devam ediyor. 
 
Akım keşfedilene kadar ışık hızından daha hızlı yolculuk etmek, fizik kurallarına göre mümkün değildi. Akım’dan sonra ise insanlık onu kullanarak birbirlerine milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki farklı yıldız sistemlerine yerleşmeye başladı ve artık bin yıllık olan imparatorlukları Bağlılık’ı kurdu. İmparatorluğun ayakta kalabilmesi için de bağlantıyı sağlayan Akım nehirleri şarttı; bu sayede hem birbirlerine ihtiyaç duyuyor, hem sistemlerarası savaş engelleniyor hem de imparatorun tek güç sahibi olarak kalması sağlanıyordu. 
 
Ancak Akım nehirleri yok olmak üzereydi ve imparatorluk çöküşün eşiğindeydi. Varlıklarını sürdürebilmek için yıldızlararası seyahate ihtiyaç duyan gezegenlerdeki insan yaşamı artık tehlike altındaydı. Dahası yıkımın vereceği zararı azaltmak için elinden geleni yapan İmparator Grayland bir yandan da imparatorluğun güce susamış soylularıyla mücadele etmek zorundaydı. Öyle ki yaklaşan savaş sadece uzay gemilerinde ya da savaş meydanlarında değil, aynı zamanda saray koridorlarında da patlak verecekti. İnsanlık, kendi yaktığı ateşin tadına bakacaktı. 
 
“John Scalzi çağımızın en çok eğlendiren bilimkurgu yazarı.” –Joe Hill 
 
“Serinin ikinci kitabı, okurların ilgisini daha da çekecek.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/572e8eca-bf44-4c16-a84b-998983703cac.jpg</image:loc>
            <image:title>Midas</image:title>
            <image:caption>İlk öykü toplamı Hammurabi’yle 2020’de KKTC’nin en çok okunan yazarları arasına giren Ahmet Şimşek, Ada’dan üfürdüğü yeni öykülerini Midas’ta topluyor. Sıcağın kavurduğu sokaklardan, hamamdan, hırdavatçı dükkânından, karakoldan, yüz caretta caretta yumurtalı bir sahilden; barışık halkları ikiye bölen sınırın kuzeyinden sesleniyor okura. Hem nahif hem sert, kalemini daha sağlam tutuyor; yalnızca çocukluk ve ilkgençlikte yaşanan tecrübelere, özlemle olgunlaşan hatıralara, zulme uğrayan göçmenlere, kabuğundan çıkmayı bekleyenlere, sınır kanunlarıyla ayrılan ailelere dair dünden, bugünden, “biz”den hikâyeler anlatıyor. 
 
Bilge Karasu, kendimizden olmayanın, kendimiz gibi olmayanın bakışını kendi gözümüzden silip atmadıkça, kendimize kendi gözlerimizle bakmadıkça kurtulmamız şöyle dursun, kendimizi tanıyamayacağımızı yazdı. Şimşek’in öyküleri, kendine kendi gözleriyle bakanlara selam veriyor. 
 
“Kafesinin kapısını kapatıyorum, demire asma kilidi vuruyorum ve kereste fabrikasından bozma bu evleri, seni geride bırakıyorum, komşu. Caddede gri giyinmişler var, bu insanlar gündüzleri bizim komşularımız. Ama gece çökerken hep olduğu gibi, gizlenmeliyim, diye düşünüyorum. Çocukluğumun sonu ve öfkem yalınayak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd0c0ea5-6f66-4f1c-88b3-557b14f8a68f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnşaat Ustaları /Süper Hayvanlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Tıpkı insanlar gibi, hayvanlar da yaşayacak bir yere ihtiyaç duyarlar. İşte bu kitapta, kendi yuvalarını inşa edebilen çok yetenekli hayvanlarla tanışacaksınız. 
 
Hayvanların birbirinden etkileyici özelliklerle karşımıza çıktığı “Süper Hayvanlar” serisinin İnşaat Ustaları kitabında kunduz, leylek, bal arısı, Japon balon balığı, köstebek gibi pek çok hayvanı yakından tanımaya ve yuvalarını nasıl da ustalıkla inşa ettiklerini görmeye hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b912f59-cf77-4aa6-b218-e63e35f634c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Melek 2: İkinci Şanslar</image:title>
            <image:caption>Aria ilk bakışta on iki yaşında sıradan bir kız gibi görünebilirdi. Ama o bir koruyucu melekti ve dünyaya kanatlarını kazanmaya gönderilmişti. Bunun için de üç farklı kıza yardım etmesi gerekiyordu. 
 
Aria bu sefer Caroline Mason’ın yardımına koşacaktı. Caroline, çok katı kuralları olan bir okulda okuyor ve zorbalığa maruz kalıyordu. Öğle yemeklerini yalnız yiyor ve her gün sınıf arkadaşlarının sataşmalarına hedef oluyordu. Zorbaların lideriyse eskiden Caroline’ın en iyi arkadaşı olan Lily Pierce’tan başkası değildi. Onun neden bir anda böyle değiştiğiyse herkes için bir sırdı. 
 
Aria, Caroline’la Lily’nin koşulsuz sevgiyi anlamalarına yardımcı olabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/803e4c27-63af-42ca-bd76-2982c8f34a35.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Melek 1: Yeni Başlangıçlar</image:title>
            <image:caption>Aria kızıl saçları ve renkli bağcıklarıyla ilk bakışta on iki yaşında sıradan bir kız gibi görünebilirdi. Oysa o sadece hayal ederek bir şeyleri var edebiliyor, kendi gölgesini bir kapı gibi kullanıyor ve dünyada küçücük ama önemli değişiklikler yaratıyordu. Çünkü Aria bir koruyucu melekti. Şey, kanatları hariç… Zaten dünyaya da onları kazanmak üzere gönderilmişti. Bunu yapmak için de üç farklı kıza yardım etmesi gerekiyordu. 
 
İlk görevi Gabby Torres’ti. Gabby her zaman sessiz bir çocuk olmasına rağmen abisi hastalandığından beri neredeyse hiç konuşmamıştı. Gerçi konuşsa da kimse onu dinlemiyordu ki. Yeni başlayacağı okulda da böyle olacağına ve asla arkadaş edinemeyeceğine emindi. Ama belki de tek ihtiyacı bir merhaba demekti. 
  Aria, Gabby’nin kendi sesini bulmasına yardım edebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13c0d4a6-c2d4-42c2-b69d-6756a2161eb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Melek 3: Son Dilekler</image:title>
            <image:caption>Aria ilk bakışta on iki yaşında sıradan bir kız gibi görünebilirdi. Ama o bir koruyucu melekti ve dünyaya kanatlarını kazanmaya gönderilmişti. Bunun için de üç farklı kıza yardım etmesi gerekiyordu. 
 
Bu kez, bütün yaşamı danstan ibaret olan Mikayla’nın yardıma ihtiyacı vardı. Çevresindeki herkes onun daima 
bir numara olmasını istiyordu ve başarısız olma korkusunun omuzlarına yüklediği ağırlığın kimse farkında değildi. Eskiden dans ederken mutlu ve özgür hissederdi; oysa şimdi kurallar ve yasaklardan boğuluyordu. Belki de en başa dönmeli ve dans etmeye neden başladığını hatırlamalıydı.  
 
Bu son görevde Aria, Mikayla’nın hayatta ne yapmak istediğini bulmasını sağlayabilecek miydi? 
 
“En karanlık anlarda bile ışığı bulmanıza yardım edecek.” —Nerd Daily</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3692aad-14a8-4a24-8d30-4514734fd5de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Ayısı</image:title>
            <image:caption>Bir kutup ayısı avlanır, şekerleme yapar ve yavrularını büyütür. 
Buzlarla birlikte hareket edip denizin ve mevsimin ritmini takip eder. 
Peki bu ritim değiştiğinde ve buzlar eridiğinde ne olur?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97f43701-7c04-4db9-99dc-665e7f8e901e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uslu Çocuk Olmayı Bırak</image:title>
            <image:caption>Şımarma hakkınızı kullanmıyorsanız, siz kocaman uslu bir çocuksunuz.   Hoş geldiniz yaramaz çocuklar. Bu kitap içinizdeki uslu çocuğu biraz olsun azaltmayı hedefliyor. Nerede doğduğunuz, hangi coğrafyada kimlerin çocuğu olduğunuz önemli değil, önemli olan, hayatınız boyunca kendi ruhunuza, duygularınıza temas etmeniz gerektiğini öğrenmeniz. Yani kendiniz olmanız.  Çocukken zorla uslandırılmış çocuklardan biriyseniz, yetişkin olduğunuzda pusulanızı kaybettiyseniz, geçmişte yaşadıklarınız yüzünden kaybettikleriniz fazlaysa artık yaramazlık zamanınız gelmiş demektir. Para, neşe, özgüven, cesaret ve iyi yaşam için içindeki yaramaz çocuğu canlandırma vakti. Kendin olma, sen olma vakti. Merkezde artık sen olacaksın yaramaz çocuk. Şifa olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6454d41c-1fbb-47ba-bd0b-791172fec9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Banka ve Birikim</image:title>
            <image:caption>GÜLÜMSEYEN EKONOMİ HİKÂYELERİ 
Para Nedir? 
Zenginler Nasıl Zengin Oldu? 
Para Nasıl Harcanır? 
Banka ve Birikim 
Bilge Kardeşler Ticarete Atılıyor 
 
KİTAPTAN 
 
Venedik’te yaşayan Marco isminde biri vardı. Marco genç, dürüst ve zekiydi. Her gün limanlara gider ve tüccarları izlerdi. 
“Fas seramikleri! Çin ipeği! Hint biberi!” 
“Aaa, biber mi, çok nadir bulunur! Avrupa’da da biber yetiştirsek çok iyi olmaz mıydı?” 
“Bak evladım, biber yaygınlaşırsa bu fiyata nasıl satacağım?” 
“Doğru, daha ucuza alıp daha pahalıya satarız, para kazanırız.” 
Marco çalışkan ve pratik zekâlı tüccarları izleyerek paranın nasıl kullanıldığını öğrendi. 
*** 
Tüccarları izlerken Marco’nun aklına çok iyi bir fikir geldi. 
“Yardım edebilir miyim?” 
“Bende hem Fransız hem Venedik parası var.” 
Marco büyük gemilerin gelip geçtiği kanalların önüne bir masa kurdu ve döviz değişimi yapmaya, yani bir ülkenin parasını başka bir ülkenin parasıyla değiş tokuş etmeye başladı. 
Çeşitli para birimlerinin değerini hesaplayıp başka bir para birimiyle değiştiriyordu. Marco sayesinde tüccarların işi kolaylaştı. 
Bankanın kökeni: Masa Eski zamanlarda sokağa bir masa konur, para­nın değeri hesaplanır, değerine göre başka bir para birimiyle değişimi yapılırdı. Bu masalara İtalyanca “banco” denirdi, bu da “banka” anlamında kullanılmaya başladı. 
*** 
“Duydunuz mu? Marco kasasında paranıza göz kulak oluyormuş.” 
“Doğrudur. Benim param onda mesela, bana da bir sertifika verdi.” 
“Çok iyi, değil mi? Artık ağır sikkeleri yanımızda taşımamız gerekmiyor.” 
Tüccarlar paralarını Marco’ya emanet ettikleri zaman, bu hizmet karşılığında ona bir ücret verirlerdi, Marco da onlara bir sertifika sunardı. Bunun anlamı şuydu: “Sertifikayla gelirsen göz kulak olduğum paranın tamamını geri alırsın.” 
Artık tüccarlar ağır sikkeler yerine sadece sertifikayı taşıyorlardı. Paranın el değiştirdiği durumlarda bile sertifikalar el değiştirebiliyordu. 
*** 
Marco sıkı çalışıp para kazanmaya devam etti ve kazandığı parayla birçok iyilik yaptı. 
Zor durumdakilere yardım etti, sanatçı ve bilim insanlarını destekledi. Okullar ve müzeler yaptırdı. İnsanlar ona saygı duymaya başladılar. Marco, para mantıklı şekilde, gerekli yerlerde harcanırsa herkesin mutlu olduğunu fark etti. 
Bankalar bugün de parasını bir yerde saklamak isteyen ve borç para almak isteyen insanları bir araya getirir. Paranın lazım olduğu yerlere gitmesine izin vermek varlıklı bir dünya yaratır. Üretimin, bilimin, edebiyat ve sanatın gelişmesi için para akışı olması gerekir. 
*** 
Ekonomi Bilginizi Genişletin 
Paramızı dikkatli harcamak ve birikim yapmak tasarruf yapmaktır. Para biriktirmek zor olabilir ama bir banka sayesinde paranı boşa harcamazsın ve faiz kazancın­dan faydalanabilirsin. 
Gelirin bir kısmını biriktir 
Gelir, kazanılan paradır. İşlerden alınan maaş, dükkân ya da fabrika işletmekten yapılan kâr, tarım ya da hayvancılıktan kazanılan para, arsadan ya da kiralanan evlerin geliri, banka faizi… Bunların hepsi gelirdir. 
Gider, harcanan paradır. Günlük hayatta, alınması gereken ürünler, yapılması gere­ken harcamalar vardır. Örnek: Gıda, kıya­fet, ulaşım, eğitim, sağlık. 
Bir gün toplu paraya ihtiyacımız olabilir. Bu yüzden gelirimizin bir kısmını biriktir­meliyiz. Tutumlu bir hayat sürebilmek için önce biriktirip sonra bütçe hazırlamak, ardından da yalnızca gereken şeylere para harcamak gerekir. 
*** 
 
Banka Cüzdanı 
 
Bankanın gerektirdikleri 
Banka hesabı açmak için nüfus cüzdanı, adres ve cep telefonu numarası vermen lazım. 18 yaşından küçük olanlar tek başına hesap açamazlar, bu yüzden banka şubesine anne babanla gitmen gerekir. 
Bankaya gidince 
Bankaya ailenle git, bir numara al ve sıranı bekle. 
Sıra sana gelince 
Sıra sana geldiğinde, numaranın yandığı bölüme git ve ailenle birlikte yeni bir banka defteri için başvurunu yap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18de7a9b-9f1f-4dd7-ad7a-cd272fc1c93d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin İlk Çocukları</image:title>
            <image:caption>1933 yılı sonbaharında bütün radyolar ve gazeteler, 29 Ekim
haftasında Cumhuriyet’imizin 10. Yıl&apos;ı olması sebebiyle yapılacak
olan tören ve kutlamalardan bahsetmektedir. Tüm yurtta düzenlenecek olan bu kutlamalar büyük bir şenlik havasında geçecektir.
 
Üsküdar’da yaşayan Haluk da bu kutlu bayramı ve şenlikleri
heyecan içinde beklemektedir. Ancak o sıra evlerine bir çocuk,
bir yabancı ve bir de kara kanatlı kuşun gelmesiyle işler sarpa sarmaya başlar. Yepyeni duygularla ve düşüncelerle tanışan Haluk ise kendisini bir maceranın ortasında buluverir.
 
Cumhuriyet’imizin 100. Yılı’nı kutladığımız şu günlerde, Renan Özdemir sizleri zaman yolcuğuna çıkarıp doksan yıl geriye o
yılların İstanbul’una götürecek ve Haluk’la birlikte Cumhuriyet’in
10. Yıl kutlamalarına tanıklık etmenizi sağlayacak. Satırlarda Atatürk ile buluşup söyleşecek ve Genç Cumhuriyet’imizin kazanımlarını öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40564db6-a560-4966-8133-2549642ad7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Adana</image:title>
            <image:caption>“Her Mevsim Baharı Yaşayan Şehir” 
 
Ben bu şehri çok sevdim; tarihi fısıldayan sokaklarını, evlerini kendime yakın buldum. Manevi bir çekim merkezi olduğunu hissettiğim Ağca Mescid’i, Yağ Camii’ni, mimarının son eseri olan Hasan Ağa Camii’ni... Ziya Paşa felsefesini, dev saat kulesini ve kebabını, şalgamını, simidini... Pamuk ve karpuz tarlalarını; portakal ve nar bahçelerini... Öyle ya binlerce yıldır insan seli akıyor, yine de garibana uzanıyordu Çukurova’nın şefkatli eli. 
Misis’te ölümsüzlük otunu aradım, Lokman Hekim’e rüyamda çiçeklerin adlarını fısıldaması için yalvardım. Soluğu Anavarza’da aldım nedense, yine deprem oluyordu asırlar öncesinin tekrarını yaşatırcasına. Alacakaranlıkta Sardanapalus’u gördüm sanki; kızıl bir gün batımında gülümsüyordu. Şahmeranın hayali bekliyordu Yılankale’yi, sisli Kozan Kalesi yine portakal kokuluydu. Bir alacakaranlıkta karşılaştım Taşköprü’de Roma İmparatoru Hadrianus ile. Ramazanoğlu Konağı’na konuk oldum, yeniçerilerle saf tuttum Ulu Camii’nde, Kuvvacılarla birlikteydim Güney Cephesi’nde. Piri Mehmet Paşa’dan dua alıp Ziya Paşa’dan nasihat dinlerken büyük saat üçe vurdu... Merkez ve Atatürk parkları ile yeşil duvarlarla çevrili eski evlerinde kardeş kardeş büyüyordu begonvil, jakaranda, mimoza, leylak, erguvan ve fırça çalısı fidanları. Sokaklar turunç çiçeği kokuyordu.  Altı minarenin hepsinde kandiller yanıyordu. Ben bu şehri çok sevdim; hissettim, yaşadım ve yazdım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110674</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0683c871-9ef3-436a-afbd-ccd7be081fae.jpg</image:loc>
            <image:title>Naikan</image:title>
            <image:caption>“Ömrün boyunca edeceğin tek dua ‘Teşekkür ederim’ olsa yeter.” 
Meister Eckhart 
 
Naikan, “içebakış” anlamına gelen Japonca bir kelimedir. “Kendini akıl gözüyle görmek” eşsiz hazineleri keşfetmemizi ve yaşamda hepimize lazım olan o en güçlü sanatı, minnet duymayı bize öğretir. 
Doğu’nun ruhani ve psikolojik geleneklerinden yararlanan Naikan, kişisel farkındalık, minnet, empati ve hayatımızda ilerlemek için etkili bir kendi üzerine düşünme yöntemidir. İlk olarak Budist geleneğinde manevi bir uygulama olarak başlayan Naikan, şimdi ise psikologlar tarafından ilişkiler, bağımlılıklar ve diğer zihinsel sorunları çözmede etkili bir araç olarak kabul ediliyor. 
Japon psikolojisinin önde gelen uzmanlarından Gregg Krech, bir felsefeden çok daha fazlası olan Naikan’la bizleri nasıl yaşadığımıza ve buradan nereye gideceğimize dair derin ve dönüştürücü bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e283ffd-b0b7-461a-a941-33bb5c2127a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Mavi Hayat</image:title>
            <image:caption>DAHA ANLAMLI HAYATLAR YAŞAMAK İÇİN 
ASIL İHTİYACIMIZ NEDİR? 
 
Günümüzün modern dünyasında çoğumuz hedef odaklı, hızlı, oldukça da bireyselleşmiş hayatlar yaşıyoruz. Yaşamdaki “anlam”, genellikle başarı ve toplumsal statü ile ilişkilendirilirken, insanı insan yapan erdemler ise burun kıvrılan demode değerler haline geldiler. 
Büyük resmi kaybetmeden “gerçek kendimiz”i keşfedebilmek, sadece bireysel hırs ve tüketme odaklı bir şekilde bencilce yaşamamak, doğanın sahibi değil de onun bir parçası olduğumuzu unutmamak, “ben-öteki”, “insan-doğa”, “insan-hayvan” tarzında ayrımları törpüleyebilmek gibi kavramlar üzerine düşündürücü bir yapıt...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e21e4a1f-e55b-4365-9ee6-942ea9c248d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ambulans Şoförü Kurt Lup</image:title>
            <image:caption>Filiz Özdem’in yazdığı bu heyecanlı orman hikâyesine Eren Caner Polat harika resimleriyle eşlik ediyor. 
 
“DAAA Dİİİ DAAAAA! DAAA Dİİİ DAAAAA!” 
 
“Kurt Lup ambulans şoförüydü ve çok önemli bir görevi vardı. Ormanda kim hasta olsa ambulansıyla tam zamanında yetişirdi. Hastaları çabucak hastaneye getirirdi. 
Doktor Ayı Orso ormandaki dostları çabucak iyileştirirdi. Kurt Lup’un ambulansı beyazdı, kırmızı şeritleri vardı. O sabah yine ambulansını pırıl pırıl parlatırken neşeli bir şarkı mırıldanmaya başladı…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b9e958-7a93-4d46-a026-65cf7033535d.jpg</image:loc>
            <image:title>O da Ne?</image:title>
            <image:caption>Dilşah Özdinç’in bu tatlı hikâyesi, Sezen Aksu Taşyürek’in resimleriyle renkleniyor... 
 
“Viktor, Filiz’i çok sever, hiç yanından ayrılmazdı. HAV HAV HAV! 
Filiz nereye, Viktor oraya!!! Ama o da ne? Bir gün beklenmedik biri daha girdi hayatlarına. Komşu çiftliğin ineği! Viktor ise Filiz’i kimseyle paylaşmak istemiyordu! Bu yeni durum hayatlarını nasıl değiştirecekti acaba?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da85e0b1-a234-40c6-b562-2d4886ec6ddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Aphrodisias’ın Büyülü Dünyası – İzzet Keribar Fotoğraflarıyla (Türkçe-İngilizce)</image:title>
            <image:caption>“Aphrodisias’ın Büyülü Dünyası” – İzzet Keribar Fotoğraflarıyla 
 
UNESCO Dünya Mirası listesine giren Aphrodisias Antik Kenti, İzzet Keribar’ın fotoğraflarıyla ‘Aphrodisias’ın Büyülü Dünyası’nda dile geliyor. 
 
“Önsöz’den: 
1961 yılında, New York Üniversitesi adına Prof. Kenan Erim’in Kazı Başkanı olarak başlattığı Afrodisias Antik Kenti kazılarının ilk ortaya çıkması, fotoğraf sanatçısı merhum Ara Güler sayesinde olmuştur. Yolunu kaybettiği için geceyi geçirmek zorunda kaldığı Geyre Köyü’nde, çok değerli tarihi eserlerin, köy meydanı ve köy içindeki her köşede, türlü şekillerde kullanıldığını gören Ara Güler’in çektiği fotoğrafların National Geographic dergisinde yayınlanması bu tarihi kentin keşfini sağlamıştır. 
 
“Aphrodisias’ın Büyülü Dünyası” ülkemizin en önemli fotoğraf sanatçılarından İzzet Keribar’ın bir proje bağlamında çektiği fotoğraflarla Afrodit’e adanmış uygarlık tarihinin bu sıradışı güzellikteki antik kentini yeniden gözler önüne seriyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb14c918-8b56-4e4e-9e34-e4370f5810a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ak Nine’nin Sürpriz Enstrümanı</image:title>
            <image:caption>Ak Nine’nin Sürpriz Enstrümanı, Gülçin Ahıska’nın ikinci kitabıdır. Bir seri olarak çıkması planlanan kitaplar çocuklar için hazırlanmıştır. Renkli resimlerle desteklenmiş olan bu kitabı çocukların zevkle okuyacağını umuyoruz.  
“Evin kedisi Tarçın, komşunun köpeği Cesur, kümesten çıkan kara tavuk Gıdak, hepsi de Ak Nine’nin başına toplanmış pür dikkat Ak Nine’yi izliyordu. 
Yıllardır arkadaşı oldukları bu yaşlı ve zayıf kadını ilk kez bir çalgı aletiyle görüyordu. Uzunca bir süre Ak Nine çaldı. Onlar dinledi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0da99778-a373-4a87-bf7d-432b50035aca.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Boşalmamaya Hazır Mısın?</image:title>
            <image:caption>Beyler, bu sorun sizin sorununuz ve çözmezseniz artık sadece sizin değil toplumun sorunu olacak. Mutlu erkekler, mutlu kadınlar, mutlu çocuklar, mutlu anne-babalar, mutlu aileler ve mutlu bir toplum için bu sorunu çözmeye çalışın lütfen. Erken boşalmak ve boşalmayı denetleyememek bir tercihtir. Bu bir hastalık değildir. Şunu unutamayın: 
 
Sertleşme kontrol edilemez. Haz alırsanız sertliğiniz refleks olarak olur. 
Boşalma ise doğru davranışları yaparsanız bir aşamaya kadar denetlenebilir. 
Denetleyebileceğiniz alanı nasıl denetleyeceğiniz öğrenmenizi gerekir. 
 
Çoğu hastama şu cümleleri kurmuşumdur: 3. viteste arabayı kaldırmaya çalışırsanız, geri vites diye ön vitese takarsanız, sinyal vermeden dönerseniz, ne zaman duracağınızı ve hızlanacağınızı bilmezseniz, trafik kurallarını ve işaretlerini bilmezseniz kaza yapmanız kaçınılmazdır. Her seferinde kaza yapmanız sizi araba kullanmaktan soğutur. Çünkü insanoğlu yapamadığı eylemden ya uzaklaşır ya da o eylemi çabuk sonlandırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eef8981d-55d3-4318-9a66-3060639a8aa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Icardi - Benim Futbol Kahramanım</image:title>
            <image:caption>POSTER VE FUTBOLCU KARTI HEDİYELİ!
O, futbolda güçlü, çevik, hızlı ve lider, tıpkı bir “ASLAN” gibi. Henüz 5 yaşındayken dünya futbolunun en önemli ekollerinden Arjantin’de başlayan macerası, İspanya, İtalya ve Fransa’yla devam etti. Kulüplerin yeteneğini keşfetmesi çok uzun sürmedi, Icardi sonuçta topu filelere göndermek için doğmuştu! Zorlu yollar ve imkânsızlıklarla başlayan futbol serüveninde zirveye bu kadar hızlı tırmanacağını kim tahmin edebilirdi ki?
Sayısız ödül, kupa, şampiyonluklar ve başarılar kazandı. Tozu dumana katarak zirveye doğru hiç durmadan koşmaya ise üzerinde sarı-kırmızı formayla Galatasaray’da, evi gibi hissettiği Türkiye’de devam ediyor. İşte bu Icardi’nin hikâyesi…
Mauro Icardi şimdi başardıysa, bir zamanlar asla pes etmediğindendir. Tüm hayallerini gerçekleştiriyor. Her an daha iyisi olmaya devam ediyor. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme…
BENİM FUTBOL KAHRAMANIM SERİSİ HEM EBEVEYNLER HEM DE ÇOCUKLARLA BÜYÜK GOLLER ATIYOR!
Benim Futbol Kahramanım serisiyle, dünyaca ünlü futbolcuların büyük zaferlerle dolu başarı hikâyelerini çocuğunuzla beraber okuyacaksınız. En önemlisi, futbol kahramanının hayatının derinliklerine dalarken çocuğunuz, okuduğunu anlama becerilerini geliştirecek. Okuma becerisi kazandırmanın en iyi yolu, ona elinden bırakamayacağı kitaplar vermektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ea8abd3-8904-4c4c-a6e4-606d3c920419.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Boşalma</image:title>
            <image:caption>Boşalmayı denetleme programı (boodep), erken boşalma, boşalamama ve travmatik mastürbasyon sendromu için doktor kontrollü, kişiye özel, bir uzaktan eğitim programıdır. Bu program yarım asırlık dur-başla tekniği ve fonksiyonel davranış terapisi günümüz teknolojisi ile birleştirilerek hazırlanmıştır. Bu eğitim kitabı programa kaydolmadan kendi kendinize uygulayabileceğiniz tüm bilgileri içerir. Doktor destekli programdan tek farkı doktor desteği olmamasıdır. 
– Program günde 20 dakika, ortalama 12 hafta sürer. 
– Bekar ve evli herkes katılabilir. 
– Sertleşme bozukluğu olanların programa katılması uygun değildir. 
– Partneri olanların (evli) eş desteği ve onayı almaları önemlidir. 
– Bitirenler için başarı oranı %100’dür. 
Programdaki hedeflerimiz; 
– Teknolojik ürünler (vibratör -suni vajina) kullanarak cinsel ilişkiye uygun mastürbasyon çalışmaları yapmak. Her şey mastürbasyonda bozuldu tekrar mastürbasyonda düzelecek, 
– Gerek mastürbasyon gerekse ilişkide öğrenilen yanlış davranışları doğruları ile değiştirmek, 
– Boşalma ilk akla düşene kadar doğru davranışları öğrenmek, 
– Boşalmanın ilk akla düştüğü anda durmak, sakinlemek ve devam edebilmek için doğru davranışları öğrenmek, 
– Partneri olanların ve olmayanların cinsel ilişkiye doğru hazırlanması, 
– Partneri olanların cinsel ilişki sırasında doğru davranışları sergilemesi ve boşalmayı denetlemesi, 
– Travmatik mastürbasyon sorunu olanların arınma sürecinde doğru düşünce ve davranışları yapmasını sağlamak, 
– Boşalmayı denetlemek için ilaca ihtiyacınız olup olmadığını anlamak, – Süre kaygısı olmadan istediğiniz kadar ilişki yaşamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1bcc1ea-1b02-4208-951c-5cd502f6a542.jpg</image:loc>
            <image:title>Sömürüsüz Bir Dünya İçin</image:title>
            <image:caption>Kitapta sömürüsüz bir dünyanın mümkün olabileceğini, bu hedefe varmak için öncelikle buna, K. Marks’ın “bütün ülkelerin işçileri birleşin” şiarını temel alan bir sınıf sendikası oluşturmakla başlanması gerektiği vurgulanmakta ve sömürüsüz bir toplumun olabileceği, doğadan verilen örneklerle kanıtlanmaya çalışılmaktadır. Aynı zamanda toplumsal sistemlerin tarihsel seyri örneklerle anlatılmaya çalışılmaktadır. 
 Yine sömürüsüz toplum hedefine varmak için öncelikle meslek esaslı bir demokrasinin inşa edilmesi gerekliliği, tek kişinin yönetimi yerine işçi ve emekçilerin iradesini temsil eden temsilci konseylerinin yönetimi inşa edilmelidir. Burada kentleri temsil eden vekillerin oluşturduğu meclis yerine üretim esaslı genel meclis ve kent konseyleri önerilmektedir. 
 Bu öneriler sendikacılık konusunda birçok mücadeleden geçerek deneyim kazanmış bilge sendikacı İsmet Hoca tarafından seminer şeklinde anlatılmaktadır. Aklımızdan geçen birçok soru semineri izleyenler tarafından İsmet Hoca’ya sorulmuş ve İsmet Hoca bu sorulara bilimsel yöntemlerle kanıtlayıcı yanıtlar vermiştir. Seminerde İsmet Hoca işçi sınıfını birleştirecek olanın partiler değil, işçi iradesine dayanan sınıf sendikaları olacağını da kanıtlamaya çalışmaktadır.  Sınıf mücadelesi verme iddiasındaki her sendika önderinin, her işçinin ve sistemden memnun olmayan her aydının okuması gerekli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99822e6e-3a0f-4ed4-8628-ff4c425d2854.jpg</image:loc>
            <image:title>Safra Kesesi Anomalileri</image:title>
            <image:caption>Haldi, annesinin ellerini saygı ve sevgiyle tuttu, öptü, çok teşekkür etti; evden geçici süreliğine ayrıldı. Yol boyunca kendi kendine hayaller kurdu, çeşitli düşüncelerini kendi içinde tartıştı. Çıktığı bu yolda başarılı olmak istiyordu. Düşmanları önünü kesmek için her türlü hile entrikaya başvuracaklar, önünü kesmeye çalışacaklardı. Haldi için önemli olan kendisinin nasıl bir tavır koyması gerektiğiydi. Haldi’nin tavrı, kimseye düşmanlık yapmadan kimsenin canını acıtmadan sorunları çözmek ve başarmak için çabalamak olmalıydı. Tabii ki canına kast edenler de olacaktı. Onlara hadlerini bildirip cevaplarını verecekti. Bu düşüncellerle okula varmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ef7cd0c-3dcc-40c9-b822-8ce1c02e5072.jpg</image:loc>
            <image:title>Dini, Siyasi ve Felsefi Fikir Akımları</image:title>
            <image:caption>İnsanlara altın tepside sunulan zehir ile, gençliğe sunulan “izmler…” arasında, zehirleme noktasında hiçbir fark yoktur. 
Vurup-kıran,vahşîce cinâyetler işleyen,sadistçe eylemlere imza atan gençlerin,“izmler” tarafından zehirlendiğine rahatlıkla hükmedebilirsiniz. 
Çünkü, izmler, zehirlediği insanı makinalaştırır. O insandan; şefkat, merhâmet, sevgi gibi güzel duyguları alır götürür. 
İzmler, insan aklına giydirilen deli gömlekleridir. Çünkü, izmler, insanın ruh dünyasında şeytânî duyguların yeşermesine,beslenip büyümesine zemin hazırlar. 
Şeytânî duyguların kontrolünde çalışan bir akıl da, hep yakıcı, yıkıcı ve delice fikirler üretmeye başlar. İşte, bu akıl, sağlıklı çalışan bir akıl değildir. Dolayısıyla da, kendisine deli gömleği giydirilen bir akıldır. 
Biz, bu kitapta, gençlerimizi tehdit eden izmlerden ondokuz tanesini ele alıp  inceledik. Daha doğrusu tanıtmaya çalıştık. 
Kitapta arzedilen bilgilerin dört ayağı vardır. Bunlar: Felsefe, Dinler Târihi, Siyâset ve İslâm’dır. Bu dört ayaktan Felsefe ağırlıktadır. 
Kitapta “izmler” hakkında bilgiler arzedip, işi orada bırakmadık. Bâzı ünitelerde, bu “izmler”in alternatifini de arzettik. Bu ondokuz fikir akımını, teferruata kaçmadan, anahatlarıyla açıklamaya îtinâ gösterdim. Siz okuyucaların bilgi dağarcığına,bu kitapla bir katkıda bulunur isek, kendimizi bahtiyar sayarız. Şimdi sizleri kitapla baş başa bırakıyorum. KALIN SAĞLICAKLA…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cae40f2-f934-4b52-adf5-6670f020b358.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgüt İçinde Örgüt</image:title>
            <image:caption>Haldi, annesinin ellerini saygı ve sevgiyle tuttu, öptü, çok teşekkür etti; evden geçici süreliğine ayrıldı. Yol boyunca kendi kendine hayaller kurdu, çeşitli düşüncelerini kendi içinde tartıştı. Çıktığı bu yolda başarılı olmak istiyordu. Düşmanları önünü kesmek için her türlü hile entrikaya başvuracaklar, önünü kesmeye çalışacaklardı. Haldi için önemli olan kendisinin nasıl bir tavır koyması gerektiğiydi. Haldi’nin tavrı, kimseye düşmanlık yapmadan kimsenin canını acıtmadan sorunları çözmek ve başarmak için çabalamak olmalıydı. Tabii ki canına kast edenler de olacaktı. Onlara hadlerini bildirip cevaplarını verecekti. Bu düşüncellerle okula varmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9069d5a2-eec2-4333-8ca4-5a1b660dd8b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Phantastische Nacht / Almanca</image:title>
            <image:caption>“Die nachfolgenden Aufzeichnungen fanden sich als versiegeltes Paket im Schreibtisch des Barons Friedrich Michael von R. . ., nachdem er im Herbst 1914 als österreichischer Reserveoberleutnant bei einem Dragonerregiment in der Schlacht bei Rawaruska gefallen war. Da die Familie nach der Titelüberschrift und bloß flüchtigem Einblick in diesen Blättern nur eine literarische Arbeit ihres Verwandten vermutete, übergaben sie mir die Aufzeichnungen zur Prüfung und stellten mir ihre Veröffentlichung anheim.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk Phantastische Nacht 
in der originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2182e3be-f209-4f4e-833e-5118cc4fb349.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Volkanı</image:title>
            <image:caption>Jules Verne’in macera dolu bu hikâyesi, Kanadalı iki kuzenin amcalarından miras kalan bir altın madenine doğru yola çıkmasıyla başlıyor. 
 
Maceracı ve hırslı olan Ben, oldukça rahatına düşkün ve temkinli olan kuzeni Sammy’yi, Kolondike’taki amcalarından miras kalan altın madenine gitmeye ikna eder. Uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından madene ulaşan kuzenler, henüz altınları çıkaramadan türlü felaketlerle karşı karşıya kalırlar. Sel suları altında kalan madenden ümitleri kesilmişken, kışı geçirmek için gittikleri Dawson-City’de bir altın volkanının varlığından haberdar olurlar. Çıktıkları bu yolculuktan altınsız dönmeye hiç de niyeti olmayan iki kuzenin hırs, merak ve talihsizliklerle dolu sürükleyici serüveni, tam da bitti sandığımız yerde yeniden başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee685b5-6e01-4c2b-87cd-a6fe4270acea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Yıldızı 5 : Güz Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Sonbahar güz yapraklarını sessizce dökerken geçmiş ortaya çıkmayı bekleyen sırlarla çevrilidir. 
 
Nisa ve Demir, her şeyden habersiz mutlu bir şekilde ilişkilerini yaşarken Nisa’nın ansızın karşısına çıkan kişi bütün dengeleri değiştirecektir. 
 
O kişi, yıllardır habersiz kaldığı, özlem çektiği annesinden başkası değildir. 
 
Geçmişin can yakıcı gerçekleri Nisa ve Demir’in hayatına dolanmaya başladığında bir daha hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktır. 
 
Rüzgâr yönünü tersine çevirecek ve her şeyi alaşağı edecektir.  Peki Nisa ve Demir bu fırtınadan sağ salim bir şekilde kurtulabilecek midir? 
 
Yoksa geçmişle birlikte gelen gerçekler onların aşkını zedeleyecek midir? 
 
Her şey, bu kez çok daha sert bir hâl alacaktır. Ilık yaz rüzgârını ardımızda bıraktığımıza göre… 
 
Güz Fırtınası için hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67851615-4ebe-4f79-a5a5-5ef0b05e0096.jpg</image:loc>
            <image:title>AşrıOrman</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun ikizi bir ağaç olsa… Fantastik romanlarıyla sevilen İrem Uşar, okurlarını bu kez ağaçsızlaştırılmış aşrı bir evrene götürüyor. Sıradışı özellikleriyle dikkat çeken üç arkadaşın büyüme yolculuğu, geçmişe sıkı sıkı bağlı, gelecekten korkan ülkelerinin gizemli tarihiyle kesişiyor. Doğanın hayranlık uyandıran çeşitliliğini, dayanışma ve uyum yeteneğini yücelten roman, gerçeklerin er geç ortaya çıkacağını ve hafızanın gücünü düşündürüyor. Pembe saçlı, komik Sidra; iyimser dev Enerro; ellerinin üstünde yürüyen, meraklı Bika… Derin Orman’daki 13. Yaş Kutlamaları için sabırsızdırlar. Ağaç kökleriyle sarmalanmış, yapraksız, çiçeksiz KökDiyar’da büyüyen çocuklar, ilk kez görecekleri ormanda, ikiz ağaçlarını tanıyıp devirmelidirler. Sularla çevrili ülkelerinin limanı, uzak diyar temsilcilerinin ani gelişiyle hareketlenmiştir. Kayıp tohumların yarattığı panikle başlayan olaylar üç kafadarı, gizlenen geçmişe sürüklerken, ülkenin gerçek hikâyesi de ortaya çıkacaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02d37f6e-101b-41ce-9984-7205d556b960.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet ile Demokrasi ilişkisine dair tartışmalar, ülke gündeminde güncelliğini yitirmeyen tartışma başlıklarından birini oluşturuyor. Bu tartışmaları sağlıklı sürdürebilmek için öncelikle yanıtlaması gereken kimi soruların olduğu açıktır: Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi midir, yoksa bundan çok daha kapsamlı bir kültür müdür?
“Bilhassa kimsesizlerin kimsesi” olan Cumhuriyet’in “halkın halk tarafından yönetilmesi” olarak tanımlanan demokrasiyle ilişkisi nasıl tanımlanabilir? Ülke olarak giderek demokratikleşiyor muyuz? Demokrasi dört ya da beş yılda bir tekrarlanan seçimlerde yalnızca oy kullanmak mıdır? Cumhuriyetimizin demokratik mirası ve sorunları nelerdir? Daha demokratik bir ülke olmak için neler yapılmalıdır? 
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin otuz yılı aşkın birikimiyle bir araya getirdiği, Cumhuriyet’e ve demokrasiye yıllar boyunca emek veren değerli aydınlarımızın kaleme aldıkları yol gösterici makalelerden oluşan bu kitap, bu ve benzeri sorulara kapsamlı yanıtlar üretmek için hazırlandı. 
Genç nesiller ve konuyu derinlemesine incelemek isteyenler için temel bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan Cumhuriyet ve Demokrasi’yi, Cumhuriyetimizin yüzüncü yaşını kutladığı bugünlerde demokrasi kültürünü özümsemiş, Aydınlanma felsefesini benimsemiş okurlarımıza sunmanın kıvancını yaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5700ca0e-1c5d-41a4-afd1-8f162338933b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Eğitimin Son 100 Yılı</image:title>
            <image:caption>İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e miras kalan eğitim, hem nicel hem de nitel yönden perişan durumdaydı. Devralınan eğitimin her kademesinde okullaşma oranı çok düşüktü. Eğitimin temel unsuru olan öğretmenin sayısı çok azdı, onların da çoğu gerçek anlamda öğretmen olarak yetişip seçilmiş değildi.
Okulların fiziksel olanakları çok çok kötüydü. Eğitime ayrılan ödenek çok yetersizdi. Eğitimde dinsel-dünyevi ikilemi sürmekteydi. 
Cumhuriyet’in devraldığı okur sayısı nüfusun yüzde 7-8’i kadardı. Bunda kadınların oranı yüzde 1’in altındaydı. Erkek ve kadınlarda yazı yazabilenlerin oranı yüzde 1’i bile bulmuyordu. 1923-24 öğretim yılında ülkede ilkokul sayısı 4770, bu okullardaki öğrenci sayısı 336 bindi (bunun sadece 63 bini kız). İlkokul öğretmeni sayısı 10 bin 102 olup bunların yalnızca yüzde 27’si öğretmen okulu çıkışlıydı. Aynı yıllarda ortaokul sayısı 72, bunların toplam öğrencisi ise 10 bin kadardı. Lise sayısı 23 olup bunların öğrenci sayısı 1241’di. Bu okullardaki öğretmenlerin de büyük çoğunluğu öğretmen olarak yetişmemişti. Yine aynı yıllarda ülkede bir tane üniversite (İstanbul Darülfünunu) ve burada okuyan 2088 öğrenci bulunmaktaydı. 
Cumhuriyet yönetiminin eğitimle ilgili ödevi gerçekten zordu. Neyse ki Atatürk’ün öncü girişleri, nitel sorunu çözmede rehberlik ediyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/186f4504-09de-4b30-98bb-98599b01563d.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimin Halkçı Kaynakları</image:title>
            <image:caption>Türk Devrimi’ni simgeleyen oklardan biri, hem görünüşü hem de tarihsel kökenleri bakımından diğerlerinden farklıdır. Türk halk tarihinden gelen bir devinimi gösteren bu ok, halka doğru uçan bir güneş dalıdır; yalın, somut ve gerçekçi anlamıyla halkçılıktır. TBMM’nin açılışı üzerinden henüz altı ay geçmişken yayımlanan Halkçılık Bildirisi, aydınların ve devrimcilerin halka ödemekle yükümlendiği bir borcu gösterir. 
Eşitliğe, kardeşliğe ve özgürlüğe duyulan bitmez bir özlemi dile getiren halkçılık, devrimi halkla çoğaltmayı, kendisini Anadolu köylülüğüne bağlayarak Cumhuriyet devrimini yüceltmeyi amaçlar. Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle “Halkçılık, toplumsal düzenini emeğe, hukukuna dayandırmak isteyen bir toplumsal öğretidir.” 
Bu öğretiyi benimsemiş bir ozan, halkçı bir hekim olan Ceyhun Atıf Kansu’nun Türk Devrimi’nin çözümlemesini yaptığı Devrimin Halkçı Kaynakları ise halk için ve halkla beraber verilen uzun erimli bir savaşın öyküsüdür…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e94fab02-776f-4665-93ab-015257970b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>İz Bırakanlar, son 40 yıl içinde (1982-2022) birkaçı dışında hepsi Cumhuriyet’te yayımlanmış –kültür ve sanat insanlarımıza ilişkin- 100 dolayında yazıdan oluşuyor. Yazıların pek çoğunda, ele aldığım kişiler bağlamındaki özel tanıklıklarımı dile getirirken, bir yandan da onlarla ilgili, kimi –belki de gözden kaçmış ya da önemsenmemiş- niteliklere değinen farklı portreler oluşturduğumu görüyorum. 
Yazıların önemli bir bölümü; Memet Fuat’tan Şükran Kurdakul’a, Aziz Nesin’den Onat Kutlar’a, Semiha Berksoy’dan Mengü Ertel’e, Mahmut Tali Öngören’den Vüsat O. Bener’e, Tarık Akan’dan Adalet Ağaoğlu’na, Yıldız Kenter’den Ferhan Şensoy’a, Levent Kırca’dan Uğur Mumcu’ya, artık aramızda olmayan kişiler üstüne. Yaşadığımız topraklarda cömertçe üretmiş olan bu değerli insanlarımızın, belleği güçsüz toplumumuzda unutulup gitmesine engel olmak için bir katkı da benden olsun istedim. 
Bu insanları gözlemlemiş, tanımış, onlarla birlikte çalışmış ya da zaman geçirmiş olmanın beni nasıl zenginleştirdiğinin bilincine bir kez daha vardım. Bu insanların yaşamlarının hiç olmazsa bir cephesine birinci elden tanıklık etmiş olmanın belgesel niteliğini okuyucularımla paylaştığım için kıvanç duyuyorum. 
Ayşegül Yüksel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/486903f0-a124-4764-83f7-d1580c44a59d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus Olmak</image:title>
            <image:caption>Yazınımızın anıtlaşan kalemi Necati Cumalı’dan cesur, farklı ve kapsamlı bir Atatürk çözümlemesi; Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Söylev üzerine korkusuz, çekincesiz denemeler: Ulus Olmak… 
“Atatürk’ün bütün yaşamöyküsü, bütün düşünce savaşı şu kısa ilke ile özetlenebilir: Ulus Olmak. 
Denilebilir ki Atatürk’ün bütün hizmetleri, devrimleri, çevresiyle çarpışmaları, dostlukları, sevgileri, geçimsizlikleri, dargınlıkları, bu ana ilkeye bağlılığı açısından ele alınınca daha açık anlaşılabilir. Atatürk’ün türlü alanlarda, türlü konularda öne sürdüğü düşünceler, olsa olsa bu ana ilkenin ayrıntıları, ayrıntılarına inilerek belirtilmesidir. Atatürkçülük ancak bu açıdan ele alınınca yaşayan toplu bir görüş olmak niteliğine ulaşır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05320e5b-f66b-4a5a-bf51-1d10d9a1d5fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Mustafa</image:title>
            <image:caption>ATATÜRK’ÜN HARBİYE YILLARI 
Genç Harbiyeli Mustafa Kemal’in okuyan, araştıran ve sorgulayan zihni gelişiyor. Bir yandan da eylemlerin içinde... Yalın Alpay’ın kaleme aldığı, Barış Keşoğlu’nun çizgileriyle hayat verdiği Genç Mustafa  adlı bu kitap, bir düşünce adamının oluşumunun ve ilk başkaldırışının öyküsü… Bir liderin düşüncelerinin ilk filizlenişi, hapse ilk düşüşü ve idamdan kurtuluşu... 
“Elinizdeki kitap resimli bir Mustafa Kemal biyografisinin çok daha ötesine geçiyor. Gençler, yetişkinler ve özellikle de aydınlar için tasarlanmış. Her üç okuyucu tipi için de farklı bilgiler, yorumlar ve eleştiriler içeriyor. Üç okuyucuya aynı anda hitap etmeyi ve Mustafa Kemal’i bir insan olarak yeniden gözlerimizin önüne sermeyi başarıyor. Anlatılmayanı anlatan, sıra dışı bir çalışma.” 
--Yard. Doç. Dr. Yavuz Selim Karakışla, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü 
“Genç Mustafa , Atatürk’ün çocukluğunun anlatıldığı bir kitap değil sadece. 30 yıl sonra bir ulusun, coğrafyanın yazgısını değiştirecek bir zekânın doğumu ve şekillenmesine tanıklık ediyorsunuz Genç Mustafa’nın satırlarında. O, Harp Okulu’nun saklı odalarında arkadaşlarını bir ‘fikir’ etrafında örgütleyeceği gazeteyi hazırlarken, siz kapıda gözcülük yapıyorsunuz. Örselendiği ve başının eğildiği anların hemen sonrasında oluşan isyan ve kararlılıkla tanışıyorsunuz. Bu zekânın, daha sonra en bulanık gökyüzünün altında dahi aydınlığa attığı keskin adımları bilenler olarak, karakterin kaynağıyla buluşmanın gururu kazınıyor zihninize. Öyle ya, doğduğu topraklarla birlikte yitirilen bir çocukluğun, her adımı sanki önceden tasarlanmış uzun ve çetin yolunun başında Genç Mustafa Kemal ile birliktesiniz. Tarihin takviminde ‘az sonra’ bir büyük devrimci olacağı, Mustafa Kemal olacağı yolun en başında. O zaman, bu uzun yürüyüşe çıkmaya hazır mısınız? Yeniden...” 
-Av. Ersan Barkın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c562e3-ddc9-4075-8c21-73c7f3d2afda.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Deniz Mecmuası Sayı:29</image:title>
            <image:caption>Mavi Vatan’dan 
Büyük Atatürk’ten aldığımız emirle, Türk Milleti’ne denizi işaret etmek, asker ve sivil deniz gücümüzü artırmak, bir yarımada olan ülkemizin kara ve sudan oluşan muhteşem coğrafyasını yeniden hatırlatmak için çıkardığımız dergimiz yoluna devam ediyor. 
Dünyanın ve ülkemizin geçtiği jeopolitik çalkantıların zemininde yaptığımız bu seyirde çok zor ve onurlu bir görevi, Yeni Deniz Mecmuası Genel Yayın Yönetmenliğini Levent Akson’dan devraldım. Bu görevi bana tevdi eden Levent Akson Kaptan, Cem Gürdeniz Amiralimiz ile birlikte Yeni Deniz Mecmuası’nın ruh ve özünü yaratmış, büyük fedakârlıklarla toplumsal ve kültürel yayın mücadelesini başarıyla sürdürmüşlerdir. O yüzden, Cumhuriyetimiz 100. yılını kutlarken verilen bu yeni görevin omuzlarıma yüklediği sorumluluk beni hem mutlu ediyor hem de heyecanlandırıyor. Başta Pankuş Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay ve alınlarında Cumhuriyet aydınlanmasının ışığını taşıyan tüm arkadaşlarımla birlikte iyi bir iş çıkaracağımıza inanıyorum. 
  3 Haziran 2023 dünyaca ünlü şairimiz Nazım Hikmet’in 60. ölüm yıldönümü. Ulu çınarımızın anısına, onun unutulmaz “Mavi Liman” (Yorgunum Kaptan) şiiri ve Levent Akson’un o şiirin gerçek ve dokunaklı hikâyesini anlatan nefis yazısı ile bu sayımıza başlıyoruz. 
29. sayımız, kelimenin tam anlamıyla dolu dolu. İlk kez kapağımızda üç konuya, resimli olarak yer verdik. 
Mavi Vatan’ın isim babası ve jeopolitik uzmanı Cem Gürdeniz, Türkiye’nin ilk Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu’nun, siyasi tartışmalardan uzak olarak gerçekte ne anlama geldiğini yazdı. Sürecin içinde bir subay olarak Gürdeniz, bu geminin daha ‘doğumu’ öncesi yaşanan tüm gelişmeleri bilen bir isim. , 
1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nı yine buruk kutluyoruz. Bunun neden böyle olduğunu ise Levent Akson usta kalemiyle bize anlatıyor. 
Kabotaj demek Türkiye’nin limanlarına sahip çıkması demek. Genç yaşına rağmen çok donanımlı yazarımız Ersin Elikoğlu, Üç Denizde Üç Büyük Liman projesini kaleme aldı. Filyos, Çandarlı ve Mersin’in ülkemiz denizciliği ve ekonomisine olası katkılarını bilimsel verilerle bir bir anlattı. 
“Deli İbram Divanı” yazarı Ahmet Büke artık dergimizde yazıyor. Büke, ‘Şen Denizler Ansiklopedisi’ başlıklı köşesinde efsanevi yelken yarışı Golden Globe 2022’nin müthiş macerasını ve ilk kez yarışı kazanan kadın yelkenci Kirsten Neuschafer’i kaleme aldı. Usta kalemin anlatımından büyük zevk alacaksınız. 
‘Küresel Okyanus Anlaşması’, 20 yıldır devam eden müzakereler sonrası 200 devletin katılımı ile imzalandı. BM’deki imzacı Türk heyetinde yer alan Uzman Avukatlar Berilşah Kocabıyık ile Seyhan Gül Yılmaz, 240 milyon kilometre karelik deniz alanını kapsayan anlaşmanın ne anlama geldiğini yazdı. 
Kaptan Sedat Tenker, İstanbul Boğazı’ndan geçen gemilerin neden azaldığını bize anlattı. 
E. Tuğamiral Hakan Ercan, kendi deneyimlerini de katarak ilginç bir olayı, 2006’da Lübnan Hizbullah’ı tarafından vurulan İsrail korvetinin hikâyesini kaleme aldı. 
Doç. Dr. Murat Yümlü, tarihten bir sayfayı açtı ve denizciliğe olan tutkusuyla, “Sivil Amiral” olarak bilinen gazeteci Abidin Daver’i bizlere hatırlattı. 
Filozof yazar Ian Angus, bize balıkçılık devrimini ve kapitalist dönüşümünü anlatıyor. Ona göre kapitalizmin ilk fabrikası sayılan yel değirmenlerinden önce balık tutan ve işleyen “Fabrika gemiler” vardı. Nezih Bilecik de denizlerimizdeki balıkların neden sistematik olarak azaldığını kaleme aldı. 
Ünlü gazeteci-yazar ve TV Programcısı Banu Avar, Deniz Kuvvetleri ile işbirliğinde yaptığı Denizciler Belgeseli’nin hikâyesini sürükleyici kalemiyle aktardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/987decab-149d-48a5-a62f-275f17e83c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Nasıl Harcanır?</image:title>
            <image:caption>Gülümseyen Ekonomi Hikâyeleri’nin amacı, mutlu ve refah dolu bir hayatın temelini atarlarken çocukların doğru ekonomik değer ve alışkanlıkları edinmelerine yardımcı olmaktır. 
 
Bu Kitapta İşlenen Temalar 
1. Ekonomik Faaliyet ve Akıllı Seçimler 
2. Ülkemizin Ekonomik Gelişmesi 
 
Acaba paramı nasıl harcasam? 
Bisküvi, oyuncak ayı ve bir de robot almak istiyorum. 
Ama annem ve babam paramı düzgün harcamam gerektiğini söylüyor. 
Parayı düzgün harcamak ne demek acaba? 
Doğru olan, hiçbir şey almamak mı? 
*** 
 
Annem ve babam ne garip. 
Paralarını harcarken bir sürü şeyi hesaba katıyorlar. 
Bazen daha ucuz olanı bazen daha pahalı olanı arıyorlar. 
Para nasıl akıllıca ve düzgün harcanır? 

Tema: Kendimizi düzenleme biçimimiz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Para harcamak, öz yönetim, KİŞİSEL GELİŞİM, finansal okuryazarlık, ekonomi, fiyat, tüketim, kalite, istek-ihtiyaç, mutluluk, seçimler, bütçe 
Tutum ve Değerler: Saygı, sevgi, sorumluluk, yardımseverlik 
Profil Öğeleri: Sorgulayan, düşünen, duyarlı 
 
 
GÜLÜMSEYEN EKONOMİ HİKÂYELERİ 
Para Nedir? 
Zenginler Nasıl Zengin Oldu? 
Para Nasıl Harcanır? 
Banka ve Birikim 
Bilge Kardeşler Ticarete Atılıyor 
 
 
 
KİTAPTAN 
 
Annemle babam çok garip. Bir şey almak istediklerini söyleyip bir kez daha düşünelim diyorlar. 
“Elektrikli süpürgemiz eskimiş. Değiştirsek mi?” 
“Değiştirelim mi? Bozuk bile değil ki. Bir kez daha düşünelim.” 
Bir şey istediğimi söylediğimde bile her seferinde “Bir kez daha düşünelim” diyorlar. Ben bunu da almak istiyorum, bunu da, bunu da. 
“Neden? Neden hepsini alamıyoruz?” 
“Bunların hepsini almak için çok para lazım.” 
“Bizim paramız var ki... Babam da sen de her gün para kazanıyorsunuz ya.” 
“Hııımm…” 
Daha sonra annem ve babam bana şunları açıkladı: 
“Para kazanmak önemlidir ama nasıl harcadığın da önemlidir.” 
“Akıllıca harcama yaparsan rahat yaşarsın.” 
Meğerse harcayabileceğimiz para miktarı belliymiş. 
Bu yüzden planlı harcamak önemliymiş. 
“İstediğin her şeyi elde edemezsin. 
Bir şeyi alabilmek için başka bir şeyden vazgeçmen gerekir. 
Bazı ürünler çok güzeldir ama bütçemizi aşar. 
Bazı ürünler ucuzdur ama kalitesizdir. 
Ürünün fiyatı, ürünün satıldığı yere göre de değişebilir.” 
İşte ebeveynlerim tam da bu yüzden bir şey almadan önce araştırma yapar, soru sorar ve iyice düşünürler. 
“Bir ürünü satın alırken fiyat/performans oranını düşünmek bu yüzden önemlidir.” 
“Fiyat/performans oranı, ürünün fiyatını ürünün performansıyla kıyaslamaktır. Eğer aynı fiyatta iki ürün varsa, performansı daha yüksek olan ürünü seçmek gerekir.” 
*** 
Çiçekler hemen solar. Çiçekten çok daha uzun süre dayanacak hediyeler dururken gidip çiçek alması çok acayip, değil mi? 
“Bence çiçekleri almak hiç de akıllıca bir harcama değildi.” 
“Şiişştt! Annenin suratına baksana.” 
Annemin yüzüne bakınca galiba anladım. Bazen bir ürünü alırken fiyatından daha önemli şeyler vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d81575-e917-4dad-be73-18e7139be365.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Nedir?</image:title>
            <image:caption>Gülümseyen Ekonomi Hikâyeleri’nin amacı, mutlu ve refah dolu bir hayatın temelini atarlarken çocukların doğru ekonomik değer ve alışkanlıkları edinmelerine yardımcı olmaktır. 
 
Bu Kitapta İşlenen Temalar 
 
1. Para Kavramı 
2. Paranın Kısa Tarihçesi 
 
Para nasıl ortaya çıktı? 
Para insanları mutlu da edebilir mutsuz da. 
Peki, para olmasa ne olurdu? 
Parayı kim, neden buldu? 
Her gün kullandığımız paranın hikâyesi oldukça eğlenceli. 
 
*** 
Para nedir acaba? Çok merak ediyorum. 
Büyükler parayı pek seviyor gibi. 
Yine de bazen para onları üzüyor sanki. 
Acaba onsuz olmaz mıydı? 
Para kullanmadan da bir şeyler alınabilir mi? 
 
 
Tema: Kendimizi düzenleme biçimimiz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Para, satın alma, keşif ve icatlar, BİLİM, TEKNOLOJİ VE TOPLUM, finansal okuryazarlık, ekonomi, banknot, merkez bankası, darphane,  para harcamak, para biriktirmek,    
Tutum ve Değerler: Merak, öz denetim, sorumluluk 
Profil Öğeleri: Bilgili, dönüşümlü düşünen 
 
GÜLÜMSEYEN EKONOMİ HİKÂYELERİ 
Para Nedir? 
Zenginler Nasıl Zengin Oldu? 
Para Nasıl Harcanır? 
Banka ve Birikim 
Bilge Kardeşler Ticarete Atılıyor 
 
 
 
KİTAPTAN 
 
Uzun zaman önce, Taş Devri’nde, para diye bir şey yoktu. İhtiyacın olan her şeyi kendi başına elde etmen gerekirdi. Ancak zamanla insanlar ihtiyaçlarından fazlasının ellerinde kaldığını fark ettiler. Daha sonra bunları isteyenlerle takas etmeye başladılar. Ama elindeki ürüne ihtiyacı olan birisini bulmak kolay değildi. 
Bir ürünü, hangi ürünle değiştirebileceğini bilmek de zordu. 
Bu yüzden, insanlar daha kolay bir yol buldu. 
Birbirlerine ödeme yapmak için deniz kabukları, tuz, buğday gibi ürünler kullanmaya başladılar. 
Bir kese pirinç için bir tavuk, bir kâse için on midye kabuğu, işte ürünlere böyle değer biçtiler. 
 
Mal Para: Malların para olarak kullanılması 
Mal Para, ürünün ürünle takas edilmesinin yarattığı zorlukların üstesinden gelmek için malların para yerine kullanılmasıdır. İnsanlar yerleşik hayata geçince tarım ve hayvancılıkla da uğraşmaya başladılar. Bu dönemde deniz kabuğu, tuz, buğday gibi tahıllar, kumaş ve hayvanlar alınıp satıldı. 
*** 
Dünya değişmeye devam etti. Yeni teknolojiler daha önce hiç görülmemiş şeyler yarattı. Fabrikaların açılmasıyla daha çok ürün daha hızlı üretilmeye başladı. Bu sayede birileri daha çok para kazandı. 
İnsanlar neden çok çalışmak ya da aç kalmak zorundaydı? 
Başlarda, ürünleri üretmek için insanlar işe alınıyordu. Ancak, endüstriyel teknoloji geliştikçe üretim için makineler kullanılmaya başladı. Makine kullanarak daha fazla ürün üretilebiliyordu. Makineler işçilerin yerini aldıkça iş bulmak zorlaştı. Bu nedenle insanlar makinelerin yapamadığı zorlu işlerde çalışmak zorunda kalıyor ya da iş bulamadığı için aç kalıyordu. 
Bu dönemde fakirlik de arttı. Bazısı refah içinde yaşarken diğerleri çok çalışmalarına rağmen para kazanmakta zorlanıyordu. 
*** 
İnsanlar bir kez daha oturup düşündüler: 
“Buldum! Boyutu ve ağırlığı tutarlı bir metal üretebiliriz!” 
 
Aslan Kafası Oymalı İlk Madeni Para 
Resme bakacak olursanız, madeni paraya aslan kafası oyulmuş olduğunu görebilirsiniz. Bu madeni para (sikke), üretilen ilk madeni paralardandı. Türkiye topraklarında yaşamış olan Lidyalılar tarafından üretilmiştir. Eski zamanlarda sayılar ve harfler bugünkü kadar gelişmiş olmadığından sikkeler resimlerle tanımlanıyordu. 
Altın, gümüş ve bakırı küçük parçalara bölüp, çekiçle vurarak yassı ve yuvarlak sikkelere çeviriyorlardı. İşte ilk madeni para böyle ortaya çıktı! Nadir bulunan altının değeri daha yüksek, yaygın bulunan bakırın değeri daha düşüktü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/717fe52f-5360-4f52-ae77-794ae63c7361.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Hatıra Defterleri</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir şey tesadüf değildir!”, hele ki “kaderin adamı” olmak, asla! İngiliz politikacı Churchill, Çanakkale Savaşları’ndaki öngörüleri ve başarılı hamleleri nedeniyle Atatürk’ü &quot;kaderin adamı&quot; olarak nitelendirmiştir. 
 Çanakkale Savaşları’ndan yalnızca 8 yıl gibi kısa bir süre sonra, adeta bir mucize olarak tarihte yerini alan Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün, daha 1916’lı, 1918’li yıllarda, belki fikir bazında daha da önce, zihninde beliren planların bir sonucudur, demek, yanlış olmaz. Elinizdeki bu kitap, bu fikrin en temel desteklerini, hem de yazılı belgeleriyle, bizzat Atatürk’ün kaleminden ortaya koyuyor. 
Bu kitapla, aynı zamanda yeni bir serinin yayınına başlıyoruz; “Matruşka Kitaplar:Bir Kitap,İki Eser” Evet, bu yeni serimizle, bir kitapta iki esere yer vermek suretiyle okuyucunun eserlere erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Editörlüğünü, Kültür Bakanlığı Halk Şairi ve yayınevimiz yazarı Hakan Karcı’nın yaptığı bu serinin ilk kitabı olarak da, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün güncelerini yayınlamayı tercih ettik: Atatürk’ün Hatıra Defterleri. 
Kitabımızın Birinci Kısım’ı, Atatürk’ün, Doğu Cephesi’nde görev yaparken, 1916 Yılı Kasım ve Aralık aylarında tuttuğu güncesi olan, “Birinci Dünya Savaşı’ndaki Hatıra Defteri”nden oluşuyor. 
Kitabın İkinci Kısım’ı ise, Atatürk’ün tedavi için gittiği Karlsbad’da, 30 Haziran-28 Temmuz 1918 tarihleri arasında tuttuğu günceleri olan, “Karlsbad Hatıraları”nı içeriyor.  
Atatürk’ün bizzat kendi kaleminden dökülen bu eserler, ilk defa bu kitapta, yayınevimizce bir araya getirilerek okuyucunun istifadesine sunuluyor. Zira 1916 ve 1918 yıllarında Atatürk’ün kaleme aldığı bu defterleri bir arada okuyup, üzerinde düşünmek, okuyucu için de ayrı bir fayda ve kolaylık sağlayacak, kanımızca. 
Atatürk’ün kurduğu ve gençlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin, Cumhuriyetimiz’in, 100. Yılı’nı kutladığımız bu günlerde, görüş ve düşüncelerini, hedeflerini, nasıl bir ülke düşlediğini, kendisine ideal olarak neleri benimsediğini, bu ideallere ulaşabilmek amacıyla nasıl bir haletiruhiye ile çalıştığını anlamak için bu kitabın iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eb1a5f0-d153-410b-8b7a-820d24dcfd59.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Uzun Yolda</image:title>
            <image:caption>Sarsabilir aşk dingin ruhumuzu derin 
Belki de bu umulur kanayan ateşe düşerek beklerken 
Belki de budur herkesin duyduğu gördüğü 
Bir serüvencinin öyküsünde çünkü 
Kuşlar hep uçarken vurulur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62753e3e-173c-4623-99df-7dd31c3bfe17.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Kardeş Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Sevgili Yunus Kardeşlerim. 
Bu hikâye kitabi tertemiz özünüzle buluşup sizi Yunus Kardeş yapacak en temel eserdir. 
Hikâyelerin amacı sizlere; 
-Nerede olursak olalım insan olalım, 
-Her zaman güler yüzlü olalım, 
-Hayat sevgi ve yardımlaşmadır, mücadele değildir, 
-Her canlı incinir, incinsen de incitme 
-Kuşlar uçtuğu zaman yaşarlar, 
-Sevmek bir ömür sürer, ömür boyu seviniz, 
-Kendi kendimizle yarışalım, başkasıyla değil, 
-İyi huylu ve güzel ahlaklı olalım, 
-Sen gül olursan, seni başında taşıyacak toprak bulunur... 
 
Umarım hikâyelerden hayatta uygulayacağınız dersler çıkarırsınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d058b9dc-faa6-403a-88e8-453ed57e4c3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Kitabımız-4 Yelhuder’in İcatları</image:title>
            <image:caption>“Bizim Kitabımız” serisinin dördüncüsü olan bu kitapta israf konusu, 7-12 yaş çocuklar için birçok eğitici ve eğlenceli hikayelerle anlatılmış ve şarkılarla pekiştirilmiştir. 
Bu hikayeler aynı zamanda yetişkinlerin de ilgisini çekmiş ve zevkle okunup istifade ilmiştir. 
Bu kitapta; Ekmek İsrafı, Yiyecek İsrafı, Su İsrafı, Elbise İsrafı, Eşya İsrafı, Enerji ve Güç İsrafı, Zaman İsrafı, Sağlık İsrafı, Para İsrafı, İnsan İsrafı, Sevgi ve Gönül İsrafı işlenmiştir. 
Günlük hayatta farkında olmadan neleri israf ettiğimiz, çöp diyerek artık işe yaramaz zannedip çöpe attığımız malzemelerin nasıl geri dönüştürüldüğü tek tek anlatılarak farkındalık oluşturulmuştur. Bunları yaparak hem çevremizi nasıl temiz tutabileceğimiz hem de doğaya nasıl sahip çıkabileceğimiz ilmek ilmek işlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89bc4576-affc-4835-8331-846d1583f177.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın İzleri</image:title>
            <image:caption>... 
Tekrar işine döndü, bu ayaz insanı felç ederdi. İşini çabuk bitirmeliydi. Titreyen elleriyle çıkardı belindeki baltasını. Pek bir şey gördüğü yoktu lakin ağacın karartısına savurdu ilk baltayı. Küt diye bir ses yankılandı ormanda. Baltayı sanki kayaya vurmuştu. Anlaşılan ağaç bile buz tutmuştu. Cafer iradesinden hiçbir şey kaybetmeden peş peşe indirdi baltaları. Vakit kaybedemezdi. Her kaybettiği dakika kendisi için ölümcül olabilirdi. Soğukta ecel terleri döküyordu. Kan ter içinde kalmıştı vücudu. Ayaklarını hissetmiyordu ağacı kesmeyi bitirdiğinde. Terini soğutursa ölürdü. Ölüm koridorundan bir an önce çıkmalıydı. Kurt sesleri yeniden yaklaşıyordu. Çabucak tamamladı işini. Hemen omuzladı yerde yatan ağacı. Başladı adımlamaya geldiği yoldan. 
Aslında zorlu bir yolculuktu bu. Bir sürü tehlikesi vardı. Karı, tipisi, kurdu, ormancısı… Her şeyi göze almıştı Cafer, yaşatmak için. Kurtların yaklaştığını hissetti. Ağacı yere atıp baltasını kavradığında bir ışık parladı. Kurdun gözleri olmalıydı. Anlık kararlar insanı hayatta tutardı böyle zamanlarda. Cafer de öyle yaptı. Işığa doğru savurdu baltasını. 
...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed6515e1-a20d-44cf-b3dc-ef89924e0d6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim ve Teknoloji</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en güçlü kaynağı bilgidir. Bilgi güçtür sözünün ne kadar doğru olduğunu bilgi ve teknoloji dünyasının nimetlerini görünce daha da iyi anlıyoruz. Bilginin kaynağı ne olursa olsun gücüne kapılmadan önce sorgulanmalı teyit edilmeli eleştirel yaklaşılarak en doğru bilginin olup olmadığına karar verilmelidir. Bu bağlamda bize yardımcı olacak olan şey eğitimdir. Bilgi ve iletişim teknolojisinden azami derecede yararlanmak bilginin kullanılabilirliği ile doğru orantılıdır. En değerli bilgi kullanılabilir olan bilgidir. Bilgiyi kullanılabilir yapmak ise çalıştığımız alanların bilgilerine ulaşmayı sağlayacak eğitsel beceriye sahip olmaktan geçer. Bilgi teknolojisinin nimetlerinden yararlanmak adına yapılan değerli çalışmaların tasnif edilmesi kullanılması gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli görülmektedir. Bilgi ve iletişim araçlarının temel amaçları öğrencileri hayata hazırlamak, bilim okuryazarlığını arttırmak, bilgiye ulaşma ve bilgiyi bilinçli bir şekilde kullanmak, bilgiyi değerlendirmek ve sonunda bilgiyi paylaşmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8120b342-90d9-4b24-a488-4f79b8a63758.jpg</image:loc>
            <image:title>Çürümeye Mahkum Edilmiş Potansiyeller</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; Amerika’daki ve Türkiye’deki hem öğrencilik hem de eğitmenlik tecrübelerimi ele alarak, eğitim sisteminin nasıl daha verimli bir hale getirilebilir konusunu ele aldım. Gerçek hayat hikâyelerinden esinlenerek, eğitim sisteminde uygulanan verimsiz yöntemlerin öğrenciler üzerinde yarattığı problemlere değindim. 
Bir eğitmen kendine biçilen rolün, sonuç olarak bir tahribata mı yoksa sağlıklı bir şekilde inşa edilmiş güçlü bir yapıya mı dönüştüğünü bu kitapta bulabilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/548e2f02-bc0b-4960-a3fe-eb077532b469.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç&apos;ün Beyin İle Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Ekonominin büyümesine ve dolayısıyla bir bütün olarak ulusun büyümesine katkıda bulunabilecek insanların ülkeyi terk etmesi üzücü… Üstelik söz konusu ülke benim vatanımsa... 
Göç, nüfusun artması ile ekonominin gelişmesi arasındaki dengesizliğin bir sonucudur. Bu, varlıklı uluslar için iyi bir yetkin birey arzıyla sonuçlanır, ancak en az gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde eksik istihdam ve eğitimli nüfus eksikliği vardır, bu da eğitimli iş gücü eksikliğine neden olur. 
Yüksek eğitimli insanların bir ülkeden göç etmesi “beyin göçü” olarak bilinen bir durumdur ve bu birçok ülkede bir sorundur. Dodani ve LaPorte’ye (2005) göre “eğitimli sağlık profesyonelleri için ticaret, eğitim ve vasıflı insan kaynakları” beyin göçünden en olumsuz etkilenen alanlar. Beyin göçü, yaratıcı ve yetenekli bireylerin kim olduklarını geliştirmek ve keşfetmek için kendi uluslarını terk etmesi gibi yararlı etkilere sahip olabilir ve ayrıca göçmenlerin başka ülkelerde yaşayarak zaman geçirmelerini sağlayabilir. Beyin göçünün insan sermayesinde azalma gibi istenmeyen sonuçları da olabilir (Dodani ve LaPorte , 2005, s. 488). Yetenekli insanların ülkelerinin getirdiği sınırlamalar nedeniyle acı çekmeye zorlanması adil değil. Zeki insanları gelişme için ideal koşullara sahip bölgelere yerleştirmek küreselleşmeye katkıda bulunmakla kalmaz, aynı zamanda tüm dünyanın sadece büyük, mutlu bir aile olduğu izlenimine de katkıda bulunur. Bunun nihai etkisi, sadece beşeri sermayenin ortalama düzeyinde değil, aynı zamanda toplam ekonomik üretkenlik düzeyinde de bir artıştır (Stark, 2004, s. 15). Beyin göçüne atfedilebilecek bazı olumlu sonuçlar olsa da, genel olarak daha olumsuz sonuçları vardır. Bu sadece eğitimli insanların seyahat ettiği ülkenin ekonomisi için değil, aynı zamanda bu insanların eninde sonunda gidecekleri ülkenin ekonomisi için de geçerlidir. Entelektüel yetenek kaybı, gelişmekte olan ulusların teknolojik ilerleme açısından diğer ulusları yakalayamamasına katkıda bulunan en önemli faktördür. Yetenekli insanlar doğdukları ülkede doğar, büyür ve orada eğitim görür; buna rağmen çalışma ve kendilerine verileni geri ödeme zamanı geldiğinde, başka bir ülkede iş aramak için ana vatanlarını terk ederler. İnsanlar çeşitli nedenlerle ülkelerini terk etmeyi tercih ediyor; ilk üç, istihdam beklentileri eksikliği, sosyal adaletsizlik ve finansal istikrarsızlık. Başka yerlerde daha iyi profesyonel fırsatlar aramak için ülkelerini terk etmek isteyen en büyük sayıda insanı temsil ediyor. Davis ve Hart’a (2010) göre, “2000 yılında, üniversite veya yüksek lisans derecesine sahip bir kişinin yasal olarak göç etme olasılığı, birden az eğitim almış bir kişiye göre altı kat daha fazlaydı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/410d9a24-1840-46da-9dd6-338fad2f908b.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihat ve Terakki Fırkasının Zulmüne Direnen Trabzonlu Şatırzade Hasan Hicabi Bey</image:title>
            <image:caption>Milât öncesinde iskâna açılan Trabzon şehri, konumu itibariyle doğudan, batıdan, kuzeyden ve güneyden göç alarak insan yoğunluğu bakımından da ayrıcalıklı hale gelmiştir. Trabzon merkezli olarak kurulan devletlerin en sonuncusu Fatih Sultan Mehmet Han’ın bu toprakları fethetmesi sonucu Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğüne katıldı. Önemli bir mahalde ve Doğu Karadeniz’in ticari ağırlıklı bölgesindeki bu vilayete doğru bir göç hareketi başladı. Bu dönemde Osmanlı Hükümetlerinin devlet olma hasletlerine yönelik olarak yerleştirilenlerin yanında bizatihi kendi iradeleriyle gelenler, bölgede tutunarak kariyer elde ettiler. On sekizinci yüzyıl itibariyle zayıflamaya başlayan otoritenin yerini ayan ve varlıklı aileler almaya başladılar. Bu aileler, devletin yereldeki bazı işlerini mevzuat doğrultusunda üzerlerine alarak bu işlemlerden gelir elde etmeye başladılar. Elde ettikleri gelirler mevcut konumlarının daha da güçlenmesine sebebiyet verdi. 
Bu ailelerden birisi de Şatırzâde ailesiydi. Şatırzâde ailesi; Trabzon’un eski, eski olduğu kadar da köklü ve hatırı sayılır ailelerindendi. Ailenin erkekleri Trabzon’un fethi sırasında Osmanlı ordusuyla bölgeye geldiler. Diğer fertleri ise, fethin akabinde geldikleri bu bölgeye iskân politikası doğrultusunda yerleştirildiler. Trabzon’un fethedilerek Osmanlı topraklarına katılması sonrası bölgede kalma talebinde bulunan ailenin taleplerinin kabul edilmesi üzerine yeni fethedilmiş olan bu topraklara yerleşmeye hak kazandılar. Yerleşim yerleri; Trabzon merkeziyle Yomra nahiyesinde belirlenerek mülkiyetlerine tahsis edildi. 
Şatırzâde ailesinin ileri gelenleri arasına katılan Hasan Hicabi Bey, nezih ve köklü bir ailenin evlâdı olarak 1882 senesinde Trabzon’da doğdu. Dönemine göre iyi bir eğitim aldı. Zamanının kaliteli eğitim veren okullarından Trabzon İdadisinde eğitim görerek şahadetname almaya muvaffak oldu. Bir müddet ailesinin iş ve işlemleriyle ilgilendi. Bu dönemde, ailenin iş ve işlemleri arasındaki ticaret ve tarımdan hoşlanmadığının farkına vardı. Bunun üzerine yeni arayışlara girdi. O ana kadar düşünce dünyasının bir bölümünde duran yeni fikirlere yöneldi. Düşünce dünyasının bir bölümünde fikir olarak duran düşüncelerini uygulamaya koymak üzere İstanbul’a gitti. Cemiyetçilik ve ardından da gazetecilik faaliyetlerinde bulundu. Daha sonraları devletin memuriyet kademelerinde hizmet vermeye başladı. Trabzon’da iken, siyasi düşünce olarak iktidarı elinde bulunduran İttihat ve Terakki Fırkası karşıtı bir tutum içine girdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8de0b45-7e59-4fd0-9a07-67d9ce6dc31c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Dünyada Medyanın Yapısal Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca insanoğlunun yaşadığı dönemler yaşanan gelişmelere bağlı olarak farklı isimlerle tanımlandı. Taşın yontulması, tekerleğin icadı, yerleşik hayata geçiş, endüstri devrimi gibi tüm gelişmeler yaşanan çağları tanımladı. Şimdi ise; hepimiz dijital bir çağda yaşıyoruz. Bu çağ; sağlıktan tarıma, iletişimden üretim araçlarına, savunma sanayinden yapay zekâ uygulamalarına kadar tüm sektörlere damgasını vurdu ve vurmaya devam ediyor. 
Dijitalleşmenin getirdiği değişimler belki de tarihin hiçbir döneminde görülmeyen biçimde insan hayatını, yaşam modellerini, beşerî ilişkileri etkiledi. Sosyoloji ve psikoloji gibi bilim dalları artık çözümleme yaparken dijitalleşmenin gerek insan gerekse toplum üzerindeki etkilerini göz ardı edemiyor. 
Ancak dijitalleşmenin etkilediği alanların başında hiç şüphesiz ‘’iletişim’’ geliyor. Artık bir ‘’tık’’la herkesin dünyanın diğer ucuna bağlanabildiği; akıllı telefonu olan herkesin birer ‘’muhabir’’ olduğu, TV haber bültenlerinin WhatsApp hatlarını ‘’haber kaynağı’’ olarak kullandığı bu dönemde dijital çağ, iletişim ve yeni medyayı baştan sona evrimleştiriyor. 
Sosyal medya hesaplarının birer ‘’kimlik’’ haline geldiği bu dönemde; yapılan paylaşımlar, kullanılan fotoğraflar, yazılan içerikler birer “gazete’’ gibi anlam kazanıyor. Böylesine radikal değişimlerin yaşandığı bu dönemde medyada yapısal dönüşümün yaşanmaması mümkün değil.  
İşte bu yeni alana katkı sunmak vesilesiyle sevgili öğrencim ve meslektaşım Dr. Öğr. Üyesi Murat ERDOĞAN editörlüğünde ‘‘DİJİTAL DÜNYADA MEDYANIN YAPISAL DÖNÜŞÜMÜ’’ başlığı altında hazırlanan bu eser, her iletişimcinin başucu kitabı olacak; bugünü ve yarını daha iyi çözümleyecektir. 
Bu amaçla, birbirinden değerli ve çarpıcı makaleleri kaleme alan değerli meslektaşlarım, Prof. Dr. Orhan Baytar’a, Doç. Dr. Mesut Aytekin’e, Başak A. Kuş’a, Dr. Öğr. Üyesi Erkan Turan’a, Dr. Öğr. Üyesi Murat Erdoğan’a, Dr. Öğr. Üyesi Eda Mezda’ya, Dr. Öğr. Üyesi Gülcennet Öztürk Çelebi’ye, Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Törün’e, Dr. Öğr. Üyesi Seda Aktaş’a, Ar. Gör. Serhat Kaya’ya, Öğr. Gör. Seda Korkmaz’a, Öğr. Gör. Selçuk Kahraman’a, Arş. Gör. Batuhan Avşaroğlu’na ve Araş. Gör. Melisa Minaz’a teşekkür ediyorum. Prof. Dr. Ergün YOLCU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19fd90aa-7164-4993-b489-f50ffc61dada.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şarkı Gibiydi</image:title>
            <image:caption>Tarihe dönüşen insan, insana dönüşen tarih, sevinci, acıyı, ince alayı iç içe yaşar. Selimoğlu’nun yarattığı öyküsel beğeni de bu öğelerle oluşur. Çevreyi belirleyen nesneleri, insanın karakterini derinliğine irdeler gibi algılar Selimoğlu. Öykülerini, derinden algılayıcı beğeniyle kurguladığı görülüyor. Denizin orta yerinde, “insan” denen varlığın en önemsenmez gibi görünen serüvenlerini bu beğeniyle ilginç kılıyor. Denizlerin kara görünmeyen bölgelerinde bir fındıkkabuğu gibi kımıldayıp duran “gemi” adındaki nokta mekânlarda, tek bir insanın evreni dolduran serüveniyle de, insanlığın bir tek insanda acıya dönüşen gerçeğiyle de buluşturuyor okurunu Selimoğlu. 
Adnan Binyazar 
 
Zeyyat Selimoğlu kendi öykü coğrafyasını kuran bir anlatıcı. Her bir anlatısına yansıyan insan/doğa, yer/mekân gerçekliğinde başat öge bu kez Bir Şarkı Gibiydi öykülerinde birbirine eklemlenen duygu durumlarıyla karşımıza çıkar. 
İnsanın zamanın burgacından geçen ruh hali, düşle gerçek arasında yaşadığı gel-gitler, yaşanan yalnız durumlarının gerçekliği ironik biçimde öykülerde yer alır. Onun gezgin bakışı, yarattığı “deniz coğrafyası”nın renkleri Bir Şarkı Gibiydi kitabının öyküsel boyutunu zenginleştirdiği gibi, öykücülüğümüze de ufuk açan birikim olarak değerlendirilmeli. 
 
Adnan Binyazar’ın sunuş yazısıyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9510ddd3-0ce4-4372-823e-c11a8324c3fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nardik Büyüyor</image:title>
            <image:caption>Nardik hikâyeleri, çocuklarla özfarkındalık çalışmaları yaparken doğdu. Çocuklarımız büyürken, yaşamı anlamlandıracakları ve ilişki kuracakları zemini oluşturuyorlar. Özfarkındalık bu zemine yerleştirildiğinde, yaşam kolaylaşıyor. Nardik adım adım yaşamı keşfederken, çocuklarımıza da nefes ve beden farkındalığını, dikkatini toplamanın gücünü, duygularını anlamayı ve uyumlu ilişkiler geliştirebilmeyi öğretiyor. Dileğim, her çocuğun yaşamına anlam katacak becerilerle donanarak büyümesidir. Nardik’in buna katkısı olması umuduyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e7cc242-bbf7-48ba-9bf4-c63434e6d0b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Saksıda Yaşayan Kalp</image:title>
            <image:caption>Kalbimi bir saksıya ektim. Onu her gün suluyorum. 
Ona şarkılar mırıldanıyorum. 
Kalbim dün gece benimle konuştu. Buralardan sıkılmış.  
“Beni daha sakin bir yere götür,” dedi. “Dinlenmem gerek. Çok yoruldum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd086f7-6bca-4177-932d-d24ab44d26ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Meena’nın Farkındalık Anı</image:title>
            <image:caption>Meena ve dostu Humba Lumba Pata Küte, hoplayıp zıplamayı, dönüp durmayı çok sever! 
Ama enerjisi başına iş açtığında, farkındalık gücünün anahtarı Dada’nın elindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14aa7dac-d01c-48db-a986-663fa2f7f10b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Canavar Benden Ne İstiyor?</image:title>
            <image:caption>Yatağımın altında bir canavar var. Mor bir canavar! 
Mor canavar neden orada?  
Benden ne istiyor? 
Birlikte bulmaya çalışacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb73034c-d815-497e-a1d0-3d0c186d9472.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Duyduğunu Değil Gördüğünü Yapar</image:title>
            <image:caption>ÇOCUK EĞİTİMİNDE HEDEFE ULAŞMANIN  EN ETKİLİ YOLLARI 
 
Aile ve çocuk kavramları, Âdem ile Havva’dan beri şekil değiştirerek ama varlığından hiçbir şey eksiltmeyerek günümüze kadar gelmiştir. Üzerine sayısız filmlerin ve dizilerin çekildiği, sayısız kitapların yazıldığı kavramlardandır aile ve çocuk… 
 
Çocuk Duyduğunu Değil Gördüğünü Yapar kitabı, yalnızca çocukların eğitimiyle de sınırlı kalmayıp anne babanın ebeveynlik algısına da önemli katkılar sunuyor. Çocuk yetiştirmede karşılaşılan zorluklara çözüm önerileri arayanlar için ve zihinsel olarak güçlü, duygusal olarak dengeli, karakter olarak kaya gibi sağlam bireyler yetiştirmek isteyenler için yol haritası niteliğinde. Canten Kaya, aile kavramının önemini daha iyi idrak etmek isteyenler veya aile olabilmenin anlamını tekrar hatırlamak isteyenler için ince formüller verip kılavuzluk ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea52ed9-9bd5-4e05-9c5f-7d85ff7e6df4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Eczanesi</image:title>
            <image:caption>“Bir otobüsü sürüyorum. Evet, şu sürücü ben değil miyim? Benim. Peki, otobüsün arkasından koşan kim? Bir saniye. Evet, o da benim. Otobüsü yakalamaya çalışıyorum kan ter içinde. Ayakkabılarımın içi yanıyor. Kızgın ayakkabılarımdan dumanlar çıkıyor. Yüzüm acıyla gerilmiş. Dişlerimi sıkıyorum koşarken. Biraz da ağlamaklı gibiyim sanki. Otobüsün ortasındaki ne? Bu bir camdan tabut. Rüyanın içinde rüya görüyorum sanki. Aman tanrım tabutun içinde iki kişi var ve hareket ediyorlar. Olamaz! Gözlerime inanamıyorum. Biri annem öbürü de sensin Selim...” 
 
Ben Gönül. Nöbetçi eczane Gönül, aslına bakılırsa “Pansumancı Gönül” de denilebilir. Bugünden geçmişime baktığımda, anlıyorum ki engellenmiş bir kaçağım ben… Sana kaç defa; yaşanan onca şeyden sonra “Beni bana bırakma,” demiştim. Şimdi geç de olsa anlıyorum ki seninle bu karanlık ve uğursuz geceye adım adım yaklaşmışız. Artık dönüşü yok, başlıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bfa9bc4-aa8e-4daa-8ba3-704db5390c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Başına</image:title>
            <image:caption>Okan; dürüstlük timsali, kimseye zararı dokunmayan ve karısını deli gibi seven bir adamken, hayatı bir anda içinden çıkılmaz bir hâle gelir. İşinden kovulur. Karısı tarafından da terk edilir. Neredeyse her şeyini kaybettiğinde artık yaşayacak bir evi bile yoktur. Dürüstlük ve erdemin pek de para etmediği bu dünyada ilk kez tek başına kalmıştır. Şimdi kafasında tek bir soru vardı; dürüstlük ve erdem mi kazanacak, yoksa? 
*** 
Yayımlanan her kitabıyla, sesli kitap platformlarında zirveye yerleşen Volkan Sönmez “Tek Başına” ile sizi unutulmaz bir maceraya  çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d460df33-3f61-40d8-8039-5416597c64a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Masalı</image:title>
            <image:caption>Dünya tehlikede… Hem bizimki hem de diğeri…
Charlie Reade on yedi yaşında, beyzbol ve Amerikan futbolunda başarılı, sıradan bir lise öğrencisidir. Bir gün Radar adında bir köpek ve onun sahibi Bay Bowditch’le tanışır. Bay Bowditch bir tepede, tekinsiz görünen büyük bir evde tek başına yaşamaktadır. Evinin arkasında zaman zaman tuhaf seslerin duyulduğu bir kulübe, kulübenin içindeyse bir kuyu vardır.
Ve masal bu ya, bu kuyu bambaşka bir dünyaya açılır.
Gökyüzünde iki ayın ve bizim dünyamızdaki gökbilimcilerin hiç görmediği yıldızların parladığı, korkunç cezalara maruz kalmış prens ve prenseslerin sürgün edildiği, sakinlerinin hastalıkla lanetlendiği bir dünyaya...
Dâhi yazar Stephen King, iyi ile kötünün savaştığı paralel bir dünyanın kapılarını aralıyor ve hayal gücünün en derin kuyusuna iniyor. Peri Masalı, King’in diğer eserleri kadar şaşırtıcı ve ikonik. Kahraman rolüne soyunan sıradan bir genç adamın olağanüstü macerasını konu alan gerilimli ve tatmin edici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02943273-a071-4c2b-804c-c7bd89611862.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı:Elyel</image:title>
            <image:caption>YABANCI SERİSİ 3. KİTAP 
 
Yaşamın suda başladığını biliyor muydun? 
O karanlık derinlikte hüzünlü bir mucize. 
Yaşamın varoluşa öğrettiği ilk gerçek yalnızlıktı. 
 
Ağır adımlarla loş ışığın aydınlattığı odaya girdiğimi, yavaşça ona doğru yürüdüğümü, yatağın başında durup ona baktığımı hayal ettim. Bazen uykusunda huzursuz olurdu, çoğu zaman buna kayıtsız kalırdım. Beni ilgilendirmezdi, ilgilendirmemeliydi. Ona kıyamadığım gecelerde ilk önce kendime sinirlenerek tavana bakar, ardından onu kollarımın arasına çekerdim. Huzursuzluğu kaybolurdu.  
 
O, kollarımda habersizce, huzurla uyurken ben bu gecelerin sonumuzu getireceğini bilirdim. 
 
Suda başlayan yaşama suda son vermek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aaebb87-c077-4c09-ba20-88a2a4392211.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Türklerinde Köroğlu Destanı</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllar boyunca Türklerin hâkim olduğu ve günümüzde nüfusunun yarısını Türklerin oluşturduğu İran, Türkiye ve Orta Asya arasında geçişi sağlayan önemli bir bölgedir. Bu husus Oğuz, Kıpçak ve Karluk gruplarının yegâne ortak destanı olan Köroğlu için de geçerlidir. Köroğlu Destanı’nın Batı ile Doğu kolları arasında köprü vazifesi gören İran Türklerinin anlatmaları, bu destanın bütüncül olarak incelenmesi için elzemdir. Günümüze kadar bölgesel olarak yapılan Köroğlu çalışmaları bir yapboz olarak düşünüldüğünde bu destanın Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan ve Doğu Türkistan varyantları hakkında Türkiye’de birçok çalışma yapılmıştır. Bu yapbozda eksik kalan İran Türkleri varyantları da İran Türklerinde Köroğlu Destanı adlı bu kitap ile tamamlanacaktır.
Köroğlu’nun İran Türkleri anlatmalarını ele alan bu kitapta ilk olarak İran Türklerinde destan anlatıcıları olan âşıkların aldıkları eğitim, bağlı bulundukları âşık muhitlerinin temel özellikleri ve bu muhitlerdeki destan anlatma gelenekleri hakkında bilgi verilmiştir. Ardından İran’da derlenen 11 kol üzerinden Köroğlu Destanı’nın İran Türkleri anlatmaları yapı olarak incelenmiştir. Son olarak söz konusu kolların metinleri ek olarak okuyucuya sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4828ee08-f2bf-4ed4-b7ff-7042d2d6cb57.jpg</image:loc>
            <image:title>Haruki Murakami Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Murakami Harikalar Diyarı’na hoş geldiniz! Keyifli bir yolculuğa hazır mısınız? 
 
Kitapları 50’nin üzerinde dile çevrilen Haruki Murakami bugün yaşayan en önemli yazarlardan biri kabul ediliyor. Yalnız kahramanlar, bizi paralel dünyalara ışınlayan geçitler, basamak basamak kendi bilinçaltımıza indiren kuyular, metaforlar… Zengin bir hayal gücünün ürünü, anlam ve derinlik peşinde bir edebiyat Murakami edebiyatı.  
 
Onun edebiyatının şifrelerini çözmek içinse bu kitapla müzikten filmlere, yazarlara, yönetmenlere, farklı coğrafyalara doğru birlikte bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculukta Haruki Murakami’nin hiç bilmediğimiz pek çok yönünü öğreneceğiz: Mesela sadece çok iyi bir yazar değil, çok üretken bir çevirmen olduğunu… Sinefil ve plak koleksiyoneri olarak tanımlanabileceğini. Güzel lahana sarması yaptığını…  
Gözleri yaşarmadan soğan doğrayabildiğini… Tıpkı yalnız kahramanları gibi ev işlerine elinin yatkın olduğunu. En çok dişi ve yaşlı kedileri sevdiğini… Ve daha pek çok şey… 
 
Haruki Murakami Sözlüğü hem onun eserlerine bayılan &apos;Murakamikleri&apos; hem de yazarla ilk kez tanışacak okurları çok mutlu edecek bir koleksiyon kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/932338fd-9cf5-41d9-a053-dee93520b6d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarchism And Other Essays</image:title>
            <image:caption>Lithuanian-born revolutionary, called Red Emma in her days, Emma Goldman is known for her anarchist writings and lectures. In 1906, Goldman started a revolutionary periodical, Mother Earth and remained its editor till 1917. Her famous &apos;Anarchism and Other Essays&apos; covers a wide range of radical topics like the enslavement of women, the destruction wrought by nationalism, the Puritan ethos and more.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3acc8f3e-de5e-47c3-89a0-37a1eb40b3ac.jpg</image:loc>
            <image:title>M. Kemaleddin&apos;in Meraklı Romanları</image:title>
            <image:caption>“Kitabhâne-i Sûdî’nin Meraklı Romanları” üst başlığıyla 1924 yılında kısa maceralardan müteşekkil 16 kitap hâlinde yayımlanan M. Kemaleddin’in polisiyeleri, nakil, tercüme ve adaptasyon ulamlarından hangisine gireceklerine dair belirsizliğe rağmen yerel unsurların incelikli bir şekilde kullanıldığı özgün bir anlatı diline sahiptir. 14 tanesi bulunabilen maceraların büyük kısmında polis hafiyesi Nahit başkahramandır. Diğer hikâyelerde soruşturmacı kahramanlar Prens Naim Paşa, Necla Hanım, Süreyya, Kamil Bey, Ahmet Efendi, Faik Bey gibi bağımsız karakterlerdir. Bununla birlikte, M. Kemaleddin’in polisiyelerinde olay örgüsü kahramanları geri plana itmiş olduğu için, kitaplar, dönemin diğer polisiyelerindeki kahraman merkezli kurgudan bağımsız, merak unsurunun sonuna kadar korunduğu ayrıksı bir külliyat olarak karşımıza çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/970c7c81-eb71-473c-9a1f-dc607ecfee8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Avcısı</image:title>
            <image:caption>PERİLERE DAİR HER ŞEYİ BİLDİĞİNİ, ONLARI TANIDIĞINI MI SANIYORSUN? 
TEKRAR DÜŞÜN. 
 
Hayatlarımız artık tekerlemelerden ve 
Peri masallarından ibaret Allie. 
 
Allie Hunter’ın ikiz kız kardeşi büyülü çemberden geçip Peri Diyarı’na adım attığında ölümcül Perilerin dışarı çıkmasına sebep olur ve bu Periler, Allie’nin kasabasına yıkım getirmeye kararlıdır. 
 
Ruhlar ve Peri âlemine ait varlıklar dışında hiçbir şey göremeyen Allie, hayal kırıklığı ve öfke içindedir ancak Perileri yok etmeye de oldukça kararlıdır. Bedeli ne olursa olsun. 
 
Peki yalanların gerçek olduğu, gücün yiyecek gibi tüketildiği ve  
her hareketin şiddete yol açtığı bir dünyada ölümlü biri tüm 
Peri Diyarı’na karşı koyabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1559443c-c8a5-4913-940c-c3f3af4d1c66.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Badem Ağacı</image:title>
            <image:caption>Ses aynı ses, adam aynı adamdı, çağlar ötesinden bana duyulan… Ben aynı yaralı badem ağacı hiç ama hiç yok olmayıp, insanca şeylere şahit tutulan… Sense badem çiçeğine yazgılananı üzerine alınan insanoğlu, düşün ve çık kendinden… Düşün ve çık işin içinden… Düşün ve ‘Kalbini’ kaçırtma bedeninden, yoksa nefesin, sesin, sözün ve işleyişin kalmayacak evrene çünkü aşk ile atılmayan hiçbir adımın izi kalmaz bu evrende…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eae15e3-4728-48eb-bd48-c32da3be4d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Mevsim Düşleri</image:title>
            <image:caption>Tekin Şener okurunu arayan bir yazar değil. Müdanasız bir kalem sahibi olarak “yürüyen kitap” dediği okuma tutkunu insanları “birlikte anlamaya, hatırlamaya, bağ kurmaya” çağırıyor; çağrıya kulak verenlerle “aynı serabı görme” niyetiyle yazıyor. Onlar aranmaz; yürüdükleri yolda türlü menziller üzerinde kendileriyle aynı dili konuşan dildaşlarını bulur, dinler ve okurlar. İşte bu denemeler bu çağrıyı işitmek üzere yola koyulanlarla “aynı akıntıya kapılmak” umuduyla yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f00717-0a8f-4afe-b991-10d255c0f0d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Yalnız Beyni</image:title>
            <image:caption>Dünyanın En Yalnız Beyni (DEYB) 

 
Ellerinizin arasında duran bu kitap tümüyle ergenleri anlamak için yazılmıştır ve okuyucuya sunduğu tek bir vaat vardır. Cümleler doğrudan bir ergen olan Mavi’ye hitap ediyor olsa da asıl amaç birbirinden çok uzak köşelerde duran ebeveyn, ergen ve öğretmeni aynı kitapta buluşturabilmek ve 
iletişim kurabilecekleri ortak bir dil oluşturmaktır. 
 
Ergen beyninin en hassas tarafı bir metamorfoz içinde olmasıdır. Üstelik bu dönüşüm sırasında ne yazık ki onu koruyacak bir kozası yoktur ve maruz kaldığı her türlü etki, değişen beyin devrelerini 
şekillendireceğinden kalıcı olabilmektedir. O nedenle bir an önce ergenleri anlamak hatta daha da ötesinde hissetmek zorundayız. Eğer bunu başarabilirsek gençlerimizin ne kadar ağır bir yük altında 
ezildiğini her bir hücremizle algılamış olacak ve bir daha onları asla yalnız bırakmayacağız. Tüm emek ve çabalar bu toprağın çocukları için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd8c872d-af5d-4d62-9a3e-7cdc151712d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Normanlar</image:title>
            <image:caption>Avrupa, Akdeniz ve Orta Doğu’nun Efendileri: Normanlar 
 
“Viking akınlarından Akdeniz’in hakimiyetine uzanan Normanlar, Orta Çağ Avrupası’nın egemen ve göz kamaştıran gücüydü. Levi Roach, muhteşem ve panoramik anlatımıyla Normanların inanılmaz hikâyesini ustalıkla anlatıyor.” – Helen Castor 
 
Elinizdeki bu kitap, hırslı maceracıların, azılı yağmacıların, kazanılan ve kaybedilen servetlerin hikâyesi. 
 
14 Ekim 1066. 
 
İngiltere’nin son Anglo-Sakson kralı II. Harold Sussex’te ölürken, Normandiya Dükü beklenmedik zaferini kutluyordu. Artık İngiliz tahtında Anglo-Saksonlar veya Vikingler oturmayacaktı; artık çağ, Normanların çağıydı. 
 
Viking akıncılarından gelen mütevazı köklerinden paralı askerler, fatihler ve hükümdarlar çıkaran Normanlar, Avrupa’yı tabiri caizse şekillendirirken Küçük Asya topraklarında da adım atmadık yer bırakmadılar. Uyum sağlama, yenilikçilik ve katı kararlılıklarıyla dünyaya damga vurdular. 
 
Yazar Levi Roach, İskandinavya’dan Kutsal Topraklara dek Normanların izini sürüyor ve okurları da bu yolculukta peşinden sürüklüyor. Alana hakimiyeti ve başarılı araştırmasıyla Norman İmparatorluğu’nu karakterize eden siyasî entrikalar, askerî deha ve kültürel asimilasyonun karmaşık dokusunu gözler önüne seriyor.  
 
Normanlar, yalnızca bir fetih kroniğinden çok daha fazlası. Yazar Roach fetihlerin yanında modern hukuk sisteminin temellerinin nasıl atıldığından Avrupa’nın Orta Çağ kimliğini şekillendiren farklı kültürlerin kaynaşmasına kadar Norman yönetiminin geniş kapsamlı sonuçlarını ustalıkla inceliyor. 
 
Normanlar, Kuzey Fransa’daki Viking yağmacılarının torunlarının Avrupa, Akdeniz ve Orta Doğu siyasetine hâkim oluşlarının olağanüstü hikâyesini anlatıyor. Yazar Levi Roach’ın usta tarih yazıcılığı ve titiz araştırmaları, bu olağanüstü hanedana yeniden hayat vererek etkilerinin hatırlanmasını sağlıyor. Normanlar’da bir Viking gemisiyle Manş’ı geçecek, Hastings’in dehşetengiz atmosferini ciğerlerinize çekecek, Kutsal Topraklara giderken İznik’te dinlenecek ve paralı asker olarak pek çok efendiye hizmet edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7f372ed-4dc2-4de6-b515-6f46cb5a8c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanları Etkilemek Süpergücünüzdür</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap bizden limitlerimizi zorlamamızı istiyor. Etkileme becerilerini bir defa öğrendikten sonra bunu önemseyen insanlar için bir şeyleri ortaya koymak, olayları daha iyi hale getirmek için tüm iş size düşüyor.” — Seth Godin, Dip ve Takım Oyunu kitaplarının yazarı 
 
“Daha iyi bir dünya için iknanın yeni kuralları.” — Charles Duhigg, Alışkanlıkların Gücü kitabının yazarı 
 
 
İnsanları etkilemeye dair kafanızdaki yerleşik ve yanlış düşünceleri bir kenara bırakın. 
Doğru görüşme stratejileriyle diğerlerine karşı nasıl daha etkili hale geleceğinizi fark edin. 
Bu kitapla insanların davranışlarını nasıl isterseniz öyle yönlendireceğinizi keşfedin. 
 
Aslında daha doğduğunuz anda insanlar üzerinde gayet etki bırakan biri olarak dünyaya gelirsiniz. Ancak daha sonra bu gücü bastırmayı, kurallara uymayı, sıranızı beklemeyi, sorun çıkarmamayı size öğretirler. Etrafınıza boyun eğersiniz. Yale Üniversitesi’nden ödüllü profesör Zoe Chance büyük fikirleri hayata geçiren bu süpergücünüzü tekrar nasıl keşfedeceğinizi gösteriyor! 
Karizma nasıl geliştirilir? İnsanlarla rahat ve yaratıcı biçimde nasıl görüşme yürütülür? Kimler sizi manipüle etmeye çalışıyor? Bu manipülatörleri nasıl tespit edebilirsiniz? İnsanları Etkilemek Süpergücünüzdür’de hem bu soruların cevaplarını bulacak hem de timsahlar, paraşütçüler, goril kostümü giymiş akıl okuyucuları, Cengiz Han ve hayır diyerek dünyayı kurtaran adamla yaşantınızı değiştirecek bir yolculuğa çıkacaksınız. 
İnsanları Etkilemek Süpergücünüzdür: Kendinizden Taviz Vermeden İstediğinizi Nasıl Alırsınız size hayatınızı ve işinizi nasıl dönüştüreceğinizi öğretiyor. Hatta, kim bilir, belki de tarihin akışını dahi değiştirebilirsiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2695d054-9572-4944-a870-78460129aa33.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla ve Mecnun</image:title>
            <image:caption>Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde, Klasik Şark Dilleri Kürsüsü’nde Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde görev yapan, doktora çalışmasında Arap kaynaklarında Osmanlıları inceleyen Doç. Dr. Şevkiye İnalcık (v. 1989) bu eserinde dillere destan olan “Leylâ ve Mecnûn” aşk hikâyesini orijinal metinler ışığında karşılaştırmalı olarak değerlendiriyor. 
İslam milletleri edebiyatında, yalnız klasik edebiyatta değil, halk edebiyatında da asırlarca işlenmiş olan “Leylâ ve Mecnûn” aşk hikâyesinin kahramanı ve büyük şairi Mecnûn, tarihte gerçekten yaşamış biri miydi? Yoksa hikâyelere konu olan, acıklı aşk şiirlerinin kendisinden nakledildiği Mecnûn sonradan ihdas edilmiş hayal ürünü bir şahsiyet miydi? Ya da tüm bu anlatılagelen aşk hikâyelerinin gerçeklikle temas kurabileceği noktalar var mıydı? Çöllerde insanlardan uzak yaşamaya başlayan Mecnûn’a dair nakledilen çelişkili rivayetleri nasıl anlamalı? Doç. Dr. Şevkiye İnalcık’ın kaleme aldığı bu eserde “Leylâ ve Mecnûn” aşk hikâyesinin kahramanı ve büyük şairi Mecnûn’un hayat hikâyesi özlü bir şekilde araştırılırken, mevcut nüshalardan hareketle oluşturulan Divan’ı da inceleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2c8b6c-d407-4031-89bd-2c3bf44a0512.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Mimarlık</image:title>
            <image:caption>Mimarinin Büyüleyici Dünyasına Yolculuk 
Antik dünyanın gizemli megalitlerinden ve muhteşem piramitlerinden Ortaçağ Avrupası’nın heybetli kalelerine ve göğe yükselen Gotik kiliselerine, zarif pagodalardan, muhteşem cami ve saraylardan karmaşık kentsel gelişmelere ve yüksek gökdelenlere; mimari fikirler, yenilikler ve yaratıcılık... 
Akropolis, Parthenon, Knossos Sarayı, Çin Seddi, Petra, Kolezyum, Pantheon, Celsus Kütüphanesi, Sultanahmet, Ayasofya, Angkor Wat, Kubbet’üs-Sahra, Santa Maria del Fiore, Topkapı Sarayı, Sydney Opera Binası gibi dünyaya damgasını vurmuş binalar, tapınaklar, köprüler, su kemerleri, bazilikalar, hamamlar, kaleler, camiler, şatolar; İnkalar, Mayalar, Yunan düzenleri, Roma mühendisliği, Bizans, Japon ve Gotik mimari, Rönesans, Barok, Art Nouveau, Modernizm, Postmodernizm, Fütürizm ve Dinamik mimari gibi akımlar; Inigo Jones, Christopher Wren, Gaudi, Frank Lloyd Wright, Le Corbusier ve Frank Gehry gibi ünlü mimarların hayatları ve eserleri… Dakikalar İçinde Mimarlık en eski yapılardan günümüzün en ileri mimari kavramlarına kadar mimarlık tarihini ve teorisini ana hatlarıyla açıklıyor. Kitap boyunca sizlere dünyanın dört bir yanından görselleriyle birlikte 200 önemli bina, tarihî stil, mimari akım ve ünlü mimarların profili ile mimarların yaratıcı ve büyüleyici dünyası eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0817a755-7493-47da-b60b-f6579d238836.jpg</image:loc>
            <image:title>Double Me 3</image:title>
            <image:caption>TEK TIKLA ÖLÜMSÜZLÜK! 
Hitomi&apos;nin hayatına mal olan saldırı, Aiko&apos;nun üzerindeki kuşkuları dağıtmak şöyle dursun, suçluluğunu daha da pekiştirmiştir. Dosan&apos;la ölümünden sonra yaşadığı aşka kendini kaptıran Aiko, neler olup bittiğinin farkında değildir ve daha da kötüsü, Eri&apos;yi ihmal etmektedir. Ancak görünüşe bakılırsa Double.Me uygulamasını yöneten yapay zekânın Bayan Psiko için başka planları var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0120976-4441-4384-93ac-8b1161524859.jpg</image:loc>
            <image:title>Double Me 4</image:title>
            <image:caption>TEK TIKLA ÖLÜMSÜZLÜK 
Aiko, babası ve yeni müttefikleri sayesinde polisten kaçmayı başarmıştır ama bu özgürlük fazla sürmeyecektir. Yapay zekâ Sarah&apos;nın yarattığı tehlikenin farkında olan Yakuza, Cho&apos;nun babasının Aiko&apos;yu kaçırmasına müsaade eder ve insanlığı felakete sürükleyebilecek olan kadının peşine düşer.İnsan avı başladı; peki ama av sence kim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b3c61aa-c24d-48b1-8b23-183ea2a7cc4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdurrahim Rahmi Zapsu</image:title>
            <image:caption>Erken Cumhuriyet dönemi aydınlarından Abdurrahim Rahmi Zapsu, Türkiye’de dini yayıncılığın öncüsü olmuş İslam düşüncesinin önde gelen isimlerinden biridir. Ayrıca Kürt aydınlanmasının ilk kuşak temsilcisi ve modern Kürt edebiyatının kurucularındandır. Osmanlı’nın son döneminde Kürtçe eğitim müfredatı oluşturan ilk isim olan Zapsu, Kürt çocukları için dilbilgisinden matematik, tarih ve coğrafyaya birçok dalda eser hazırlamış, adeta tek başına bir eğitim-öğretim kurulu görevi üstlenmiştir. 
 
Bu kitap, onu günümüz okuruna yaşamı ve eserleriyle tanıtmak amacıyla hazırlandı. Kendine özgü, yapıcı ve kucaklayıcı İslam yorumuna yer verilirken, Kürt modernleşmesi ve edebiyatının önemli bir evresi de aydınlatılıyor. Böylece zincirin kayıp halkalarından biri tamamlanıyor. 
 
Zapsu’ya ait bugüne kadar bilinmeyen pek çok eser ve şiir ilk defa bu kitapla gün yüzüne çıkıyor. Öte yandan Zapsu’nun yayımlanmamış bir romanından yapılan alıntılarla, güçlü edebi yönüne ışık tutuluyor. 
 
Said Nursi ve Musa Anter gibi tanınan bazı isimlerle ilgili çeşitli anekdotlara yer verilen kitapta, Birinci Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi’nde yaşananlar Zapsu’nun tanıklığıyla çarpıcı bir şekilde aktarılıyor. Bu anılar bize bölgedeki Osmanlı idarecilerinin zayıflıklarını, Rus işgaliyle kırılan bir coğrafyayı, boşaltılan köyleri, halkı savunurken zorlu kış şartlarında açlık ve donma  
tehlikesiyle karşı karşıya kalan gönüllü birlikleri anlatıyor. 
 
Onun hikâyesi ve eserleri, okuru çok merak edilen bir dönem ve coğrafyalarda sürükleyici bir yolculuğa çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad458409-c282-4bd0-8cdd-7bf8e2b78cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdurrahim Rahmi Zapsu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erken Cumhuriyet dönemi aydınlarından Abdurrahim Rahmi Zapsu, Türkiye’de dini yayıncılığın öncüsü olmuş İslam düşüncesinin önde gelen isimlerinden biridir. Ayrıca Kürt aydınlanmasının ilk kuşak temsilcisi ve modern Kürt edebiyatının kurucularındandır. Osmanlı’nın son döneminde Kürtçe eğitim müfredatı oluşturan ilk isim olan Zapsu, Kürt çocukları için dilbilgisinden matematik, tarih ve coğrafyaya birçok dalda eser hazırlamış, adeta tek başına bir eğitim-öğretim kurulu görevi üstlenmiştir. 
 
Bu kitap, onu günümüz okuruna yaşamı ve eserleriyle tanıtmak amacıyla hazırlandı. Kendine özgü, yapıcı ve kucaklayıcı İslam yorumuna yer verilirken, Kürt modernleşmesi ve edebiyatının önemli bir evresi de aydınlatılıyor. Böylece zincirin kayıp halkalarından biri tamamlanıyor. 
 
Zapsu’ya ait bugüne kadar bilinmeyen pek çok eser ve şiir ilk defa bu kitapla gün yüzüne çıkıyor. Öte yandan Zapsu’nun yayımlanmamış bir romanından yapılan alıntılarla, güçlü edebi yönüne ışık tutuluyor. 
 
Said Nursi ve Musa Anter gibi tanınan bazı isimlerle ilgili çeşitli anekdotlara yer verilen kitapta, Birinci Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi’nde yaşananlar Zapsu’nun tanıklığıyla çarpıcı bir şekilde aktarılıyor. Bu anılar bize bölgedeki Osmanlı idarecilerinin zayıflıklarını, Rus işgaliyle kırılan bir coğrafyayı, boşaltılan köyleri, halkı savunurken zorlu kış şartlarında açlık ve donma  
tehlikesiyle karşı karşıya kalan gönüllü birlikleri anlatıyor. 
 
Onun hikâyesi ve eserleri, okuru çok merak edilen bir dönem ve coğrafyalarda sürükleyici bir yolculuğa çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6e7fc74-9880-4387-a220-220fe9ac973d.jpg</image:loc>
            <image:title>Önyargıların Ötesindeki Türkiye</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca önyargılı yaklaşımlar nedeniyle dünya bölündü. Irkların farklılığı önyargısı, milyonların soykırıma uğramasına sebep oldu. İnsanların refahı için harcanabilecek kaynaklar, silahlanma yolunda tüketildi.  
Halbuki küresel ısınmadan virüs salgınına, nükleer savaş tehlikesinden küresel terörizme, açlıktan içme suyu kaynaklarının tükenmesine kadar pek çok sorun, önyargıları aşıp tüm insanlığın
el ele vermesiyle çözülebilirdi. 
Bu önyargılardan maalesef Anadolu ve Türk halkı da mustarip oldu.  
Peki önyargıları yenme şansı var mı? 
Eğer öyle bir şans var ise onu Anadolu’da aramalıyız. Çünkü Anadolu, her insanın özünü ve değer verdiği şeyleri bulacağı bir yerdir. Kültürel evrimin de izlerini taşıyan Anadolu, ilkçağ uygarlıklarının beşiğidir. Öte yandan kutsal kitaplara göre de bu coğrafya üç semavi din için kutsaldır. Anadolu’nun bize anlattıklarına kulak vermeliyiz.  
İnsanlık için tek çıkış yolu vardır: Ya birbirimizi sevecek ve hep beraber mutlu yaşayacağız, ya bizden farklı olanları aşağılayacak ve tüm insanlık trajik bir şekilde yok olacaktır. O zaman bir kere daha düşünüp, birbirimizi anlamaya ve sevmeye çalışalım.
Sevgisiz kalpler, her türlü çevre kirliliği veya en sıcak küresel ısınmadan daha öldürücüdür. 
Mehmet Tanberk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/755507f7-9c0b-4099-be23-fa682065ca17.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcu Öğrencilerde Akademik Başarı</image:title>
            <image:caption>Sporcu Öğrencilerde Akademik Başarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e89cb46b-ccce-4f58-83f5-754c863fafb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirminci Yüzyıl Fransa-Belçika Çizgi Romanında Kadın İmgesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
GİRİŞ 
1. TARİH BOYUNCA KADIN 
1.1. Tarih Öncesi Dönemlerde Kadın 
1.2. İlk Çağlarda Kadın 
1.2.1. Antik Yunan Döneminde Kadın 
1.2.2. Roma Döneminde Kadın 
1.3. Orta Çağ’da Kadın 
1.4. XVI. Yüzyılda Kadın 
1.5. XVII. Yüzyılda Kadın 
1.6. XVIII. Yüzyılda Kadın 
1.7. XIX. Yüzyılda Kadın 
1.8. XX. Yüzyılda Kadın 
2. FEMİNİST KURAMLAR 
2.1. Liberal Feminizm 
2.2. Radikal Feminizm 
2.3. Marksist Feminizm 
2.4. Psikanalitik Feminizm 
2.5. Ekofeminizm 
2.6. Varoluşçu Feminizm 
2.7. Feminist Queer Teori 
3. ÇİZGİ ROMAN 
3.1. Çizgi Roman ve Kökenleri 
3.2. Fransa-Belçika Çizgi Roman Ekolü 
3.2.1. XIX. Yüzyıl ve I. Dünya Savaşı Arasında Çizgi Roman 
3.2.2. I. ve II. Dünya Savaşları Arasında Çizgi Roman 
3.2.3. 1949 Gençliğe Yönelik Yayınlar Yasası: Çizgi Romanda Sansür 
3.2.4. Okuyucu Kitlesinin Değişimi ve Çizgi Romanın Yükselişi 
4. FRANSA-BELÇİKA ÇİZGİ ROMAN EKOLÜNDE KADIN İMGESİ 
4.1. Bécassine 
4.2. L’espiègle Lili 
4.3. Bianca Castafiore 
4.4. Calamity Jane 
4.5. Schtroumpfette 
4.6. Laureline 
4.7. Natacha 
4.8. Yoko Tsuno 
4.9. Adèle Blanc-Sec 
SONUÇ 
KAYNAKLAR 
DİZİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c139ea7f-9508-4008-895b-bf7e4c593a28.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İhtilal Olarak Milli Mücadele</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yıldönümünü yaşıyoruz. Bu yolu açan, 1918-1923 arası dönemde verilen Millî Mücadele’dir. Gerek cumhuriyet gerekse onu hazırlayan bu tarihî mücadele, daima tek bir bireyin, Mustafa Kemal’in zihninde şekillenmiş bir fikrin uygulanması olarak indirgemeci biçimde ele alınmıştır. 
Bir İhtilal Olarak Millî Mücadele, her şeyden önce Millî Mücadele’yi farklı bir pencereden, Marksist bir analiz temelinde anlama çabasıdır. Sungur Savran, bu tarihî olayın Marksist anlayışa göre gerçek bir devrim olduğunu savunuyor. Sonuçta bir burjuva devrimi olarak biçimlenmiştir ama özellikle 1918’den 1921 başına kadar başta köylülük ve işçi sınıfı olmak üzere emekçi sınıflar da kendi örgütleri ile bu mücadeleye katılmışlardır. Millî Mücadele bu kitapta her şeyden önce bir toplumun kriz çağında yaşadığı sınıf mücadeleleri açısından ele alınıyor. 
Savran bu kitapta epey bir putu kırmaya yöneliyor. Millî Mücadele’nin 19 Mayıs 1919’dan önce zaten başlamış olduğunu vurguluyor. Kuvayı Milliye olarak bilinen güçlerle Ankara hükümetinin askerî güçlerini özdeşleştirmenin yanlışlığını kanıtlarıyla gösteriyor. Mustafa Kemal’in ta Sakarya Meydan Muharebesi’ne (Ağustos-Eylül 1921) kadar Millî Mücadele’nin tartışılmaz lideri haline gelmediğinin altını çiziyor. En önemlisi, Sovyet Rusya’nın mücadelenin kazanılmasındaki rolünün vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor. 
Başta Mustafa Suphi olmak üzere Türkiye Komünist Fırkası’nın önderlerinin, Ocak 1921’de katledilmesinin gerçek faili hep belirsizlik taşımıştır. Savran bu kitapta aynı zamanda bu cinayetin failini tarihî bir belge temelinde açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/695af4c8-7ea4-48fa-b78b-8822399d56ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Hart&apos;ın Kayıp Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Bazen çiçekler, kelimelerin ifade edemediklerini söyler...
Trajik bir hadise sonucu ailesini kaybeden Alice Hart, deniz kenarındaki evinden koparılıp daha önce hiç görmediği babaannesiyle yaşamak zorunda kaldığında dokuz yaşındaydı. Çiftliğinde beraber kaldığı kadınlarla birlikte çiçek yetiştiriciliği yapan babaannesi June, çiçeklerin dilini öğretmeye başladığı torununu tüm kötülüklerden korumaya yemin etmişti. Bunun için ne gerekiyorsa yapacaktı. Bu, ailesinin geçmişini torunundan saklamak ya da başka birilerinin hayatını karartmak olsa bile.
Alice, yaşadığı korkunç günleri geride bırakıp yeni hayatına alışmaya çalışıyordu ancak ondan saklanan sırların ağırlığı altında ezilmeye başlamıştı. Babaannesinin koruması altında geçen yılların ardından yetişkinliğe adım atan Alice büyük bir ihanete uğrayıp hayatındaki en değerli şeylerden birini kaybedince kederinden ve öfkesinden uzaklaşmak için çiftlikten kaçmaya karar verdi. Kendini nefes kesen çiçeklerle dolu bir çölün ortasında bulduğunda, aynı zamanda karizmatik ama tehlikeli biriyle de tanışacak ve anlatabileceği en önemli hikâyenin, kendi hikâyesi olduğunu öğrenecekti.
“En güzel masallar insanın yüreğinin en karanlık köşelerinden doğar ve bu roman da öyle.” —Myfanwy Jones
“İhanetin, sevginin ve hikâye anlatıcılığının gücü üzerine yazılmış, çiçekler ve kızıl çöllerle dolu bir roman.” —Kate Forsyth
“Sevgi ve kontrol arasındaki ince çizgiyi ele alan derin bir edebi eser.&quot; —Jenn Ashworth
“Aile, sevgi ve kendini tekrardan yaratma üzerine yazılmış bu roman, tatlı üslubuyla âdeta başkaldıran bir eser.” —Foreword Reviews
“Söyleyeceğim hiçbir şey Alice Hart’ın Kayıp Çiçekleri’nin dilinin güzelliğini anlatmaya yetmez. İçi de dışı da inanılmaz güzel.” —A Couple Reads
“Tutkuyla ve çiçeklere duyulan aşkla yazılmış, okura ilham veren karakterlerle dolu sürükleyici bir roman.” —Books and Publishing, starred review
“Alice Hart’ın Kayıp Çiçekleri ışıldayan bir kitap. Ta derinlerinden, yüreğinden yayılan bir sıcaklığı var. Holly Ringland yetenekli bir hikâye anlatıcısı.” —Brooke Davis
“Her sayfa, bir kelebeğin kozasından çıktığı an kadar narin. Bu roman okurlara bahşedilmiş edebi bir hediye.” —Ali Cobby Eckermann
“Bu roman cesaret, yüreklilik ve sevgiyle dolup taşıyor. Şefkatli bir güç çiçeklerin güzellikleriyle birleşince kaybın, nezaketin ve aidiyetin hikâyelerini oluşturuyor.” —Ashley Hay
“Bu cesur ve güzel romana âşık oldum. Alice Hart’ta açmak üzere olan çiçeklerin gücü ve büyüsü var.” —Favel Parrett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49415b14-34f4-4327-9bb1-a3b994dc5dbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindistan’da Toplumcu Bir Deneyim: Kerala</image:title>
            <image:caption>Orada bir devrim var uzakta! Madem var, Anadolu köyleri için söylenen o ünlü çocuk şarkısındaki gibi “gitmeden görmeden” ortada bırakmayalım, gidelim görelim. Daha doğrusu, okuyalım da gidip görmüş kadar olalım. Bakalım, “bildik, tanıdık bir devrim” mi, “bizim devrimimiz” mi, “başka türlü bir devrim” mi? 
Hindistan çok geniş bir ülke, yirmi sekiz eyalet, sekiz birlik bölgesi, neredeyse bir buçuk milyara ulaşan bir nüfus… Ülkenin güney ucunda kırk milyona yakın nüfusuyla “aykırı” bir eyalet… 1950’lerden itibaren uzun yıllardır komünistlerin iktidara gelip gittiği, son iki seçimde ise eyalet tarihinde ilk kez üst üste iki defa seçimi zaferle noktalayıp iktidardaki yerini pekiştirdiği bir eyalet: Kerala! 
Peki, komünistler bunca yıldır ne yapıyor Kerala’da? Ne gibi toplumcu uygulamalar devrede? Nasıl iktidara geliyor, nasıl koruyor, nasıl geliştiriyorlar? Geliştiriyorlar mı sahiden? Eğitim, sağlık, barınma gibi sosyal sektörlerden teknoloji ve altyapı yatırımlarına nasıl bir yol takip ediyorlar? Kitaplara konu olan mikro-kredi, mikro-finans, plan seferberliği, yetki devri, yerinden yönetim vb. uygulamalar kapitalizmden ayrı bir yol mu oluşturuyor? 
Kerala’da 2006-2011 ve 2016-2021 yılları arasında on yıl Maliye Bakanlığı yapan, “Halkın Planı”nın sorumluluğunu üstlenen iktisatçı, akademisyen, siyasetçi ve Hindistan Komünist Partisi (Marksist) Merkez Komite üyesi T.M. Thomas Isaac anlatıyor. 
Okuyalım, gidip göremesek de, anlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02fcc539-0a54-4881-b7e3-afe4d5468993.jpg</image:loc>
            <image:title>Otoriter Popülizm ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>“Otoriter popülist partiler toplumdaki ayrışmaları yumuşatmaya çalışmak bir yana, toplumun karşıt ve çatışan kamplara bölünmesini daha keskinleştirmeye, derinleştirmeye ve daha geniş toplum kesimlerine yaymaya çalışmaktadır. 
Otoriter popülist iktidarların neo-liberal politika araçlarını da devreye sokarak kendilerine yakın buldukları kişileri ve kesimleri kollarken diğerlerini kaynaklardan ve fırsat eşitliğinden mahrum etmesi, toplumsal gerilimlerin ve çatışmaların tırmanışa geçmesinin başlıca nedenlerinden birisidir. 21. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonuna gelinirken sağ-sol, emek-sermaye, farklı uygarlıklar ve kültürler arasında var olan gerilimler ve çatışmalar kuşkusuz devam etmektedir. Bununla birlikte otoriter popülizm ile demokrasi arasındaki gerilim, siyaset dünyasının en önemli çatışma eksenlerinden birisi haline gelmiştir. Otoriter popülist partiler ve iktidarlar, birbirleriyle fikir, görüş ve deneyim alışverişi yapmanın ötesinde ittifaklar oluşturmakta, hatta müttefiklerini destekleme amacıyla başka ülkelerin iç siyasetine müdahale edebilmektedir. Günümüzde popülistlerle demokrasiyi savunanlar arasındaki çatışma tüm dünyaya yayılmış, otoriter popülizm tüm dünya için barışa ve istikrara yönelik büyük bir tehdit haline gelmiştir.” 
Bu kitap, Prof. Dr. Fuat KEYMAN, Prof. Dr. Şule ÖZSOY BOYUNSUZ, Prof. Dr. Ersin KALAYCIOĞLU, Prof. Dr. İlter TURAN, Doç. Dr. Galip YALMAN, Doç. Dr. Şebnem YARDIMCI GEYİKÇİ, Doç.Dr. Burak COP,  Dr. Hakan YAVUZYILMAZ ve Dr. Tuğçe ERÇETİN katkılarıyla bu konulara değinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7eb23aa-55f0-406b-a4e1-6ac6e22ba5d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Saran Deniz</image:title>
            <image:caption>Bizi Saran Deniz’de Rachel Carson denizlerle kurduğumuz özel ilişkiye değinmeyi ihmal etmeden yerkürenin ve denizlerin oluşumundan başlayarak yaşadığımız dünyayla ve en çok da denizlerle ilgili temel meselelere odaklanıyor. Bilimsel açıklamalardan şaşmadan ilerleyen Carson aynı zamanda usta edebiyatçıları aratmayan üslubuyla kitap boyunca okurların merakını her daim diri tutmayı başarıyor. 1951 yılında yayımlanmasına rağmen güncelliğini hâlâ koruyan Bizi Saran Deniz 1952 yılında Ulusal Kitap Ödülü ve John Burroughs Ödülü kazanmasının yanı sıra haftalarca New York Times çoksatar listesinde kalmış ve Oscar ödüllü bir belgesele de ilham vererek klasikleşmiş bir metin. 
 
Dünyanın nasıl oluştuğuyla, yerkürenin, denizlerin ve ayın nasıl şekillendiğiyle açılıyor kitabın sayfaları. Jeolojik zaman çizelgesinde birkaç satıra denk gelen ancak insan ömrüyle kıyaslandığında sonsuzluğun dahi yetersiz kaldığı bir zaman dilimi içinde şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarıyor bizi Carson. Bu yolculukta, genel hatlarıyla bildiğimizi zannettiğimiz konuların – örneğin rüzgârların, gelgitlerin, sıcak ve soğuk su akıntılarının, denizde evrimleşen yaşamın karaya çıkışının ve milyonlarca yıl sonra kısmen geri dönmesinin – ne kadar ayrıntılı ele alındığını ve ne kadar hassas bir dengeyle birbirlerine bağlandığını görüyoruz. 
 
Tüm bu coğrafi, jeolojik, hidrolojik özelliklerin ötesinde, Carson’ın kitap boyunca son derece yetkin biçimde ele aldığı bir başka konu da denizle insan arasındaki ilişkinin temel dinamikleri. Seyrüsefer rotaları, karşılaşılan coğrafyalar, yaşanan iklimler, denize dair fiziksel zorluklar ve bu zorluklar karşısında insanın uyum sağlamak için yaptıkları bölümlerde anlatılan meselelere eşlik ediyor. Bizi Saran Deniz bir yanıyla insanın deniz ve doğayla kurduğu çarpık ilişkiyi de ortaya koyan bir metin. Metin boyunca insanlığın denize yalnızca hayranlık duymakla kalmayıp yeri geldiğinde – daha doğrusu fırsat buldukça – ona hükmedip değiştirmeye çabalamasıyla da yüzleşiyoruz. 
 
Yayımlanmasının üzerinden bunca zaman geçmiş olmasına rağmen bugün bile dünyanın dört bir yanında insanlara ilham vermeye devam edebilmesinin altında, Carson’ın okurlarını da sarıp sarmalayan tutkusunun yanı sıra dünyamıza ve denizlere bambaşka bir gözle bakabilmemizi sağlama becerisi yatıyor. İnsanlığın geleceğini tehdit eden iklim krizi etkisini her geçen gün daha güçlü bir şekilde hissettirmeye devam ederken Bizi Saran Deniz okyanuslardaki yaşamın kırılganlığına ve önemine dikkat çeken güncel bir metin olarak öne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a1db0a0-4074-43ed-8415-f6ab653c83de.jpg</image:loc>
            <image:title>Asemi&apos;ye Açılan Kapı</image:title>
            <image:caption>BİR GÜN SİLGİNİZİ KAYBEDERSENİZ BAŞINIZA NELER GELEBİLİR HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? 
Hikâyemizin başkahramanı Civan, bir gün silgisini kaybeder ve onun peşinden koşarken hiç ummadığı maceraların kapısını aralar. Önce ASEMİ isimli esrarengiz bir adaya düşer ve orada ona yoldaşlık edecek arkadaşlarla tanışır. 
Kirpi ORE, Civan’ın bir numaralı macera arkadaşı olur, beraber dedektif gibi silginin izini sürerler. Adadan kurtulup evine dönebilmesi için ise kötü kalpli canavar BUBURU’ya karşı birlikte mücadele ederek heyecan dolu bir serüvene imza atarlar… “Zaten başıma ne geldiyse silgimi takip edip bulayım derken gelmedi mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f391937-825c-40e7-b648-0a60e7ab3390.jpg</image:loc>
            <image:title>İthaka</image:title>
            <image:caption>BEN ODYSSEUS’UN KARISI OLDUĞUMDAN DAHA UZUN ZAMANDIR İTHAKA KRALİÇESİ’YİM. 
 
Odysseus’un yitik, yalnız adası İthaka keskin zekâsıyla nam salmış kralının yokluğunda kıymete binmişti. Sarayın salonu tıka basa doluydu; yiğit yahut zengin talipler, hizmetçiler ve de insan kılığına bürünmüş tanrılar. Bir de iffetli kraliçe ve babasının yerini doldurmaya çabalayan bir oğul: Penelopeia ile Telemakhos. 
 
Her gününü arsız taliplerini oyalamak, gönüllerini hoş tutmakla, bitirmeye niyetlenmediği bir kefeni dokumakla geçiren Penelopeia&apos;nın krallığı yönetmesi, oğlu Telemakhos’u beladan uzak tutması ve bunlar yetmezmiş gibi bir de yeni ortaya çıkan korsan yağmacılara karşı güvenliği sağlaması gerekiyordu. Güvenebileceği birkaç kadın haricinde tek başınaydı, güçsüzdü ama en az Odysseus kadar akıllı ve kurnazdı da; destanlar onun bu yönünden pek bahsetmez. 
 
Ödüllü yazar Claire North, Penelopeia&apos;nın Şarkıları üçlemesinin ilk kitabı İthaka’da Kral Odysseus’un şanının gölgesinde bırakılmış İthaka Adası’nı, sarayda çevrilen dolapları ve hepsinden önemlisi bunca zamandır hakkı yeterince teslim edilmemiş becerikli Penelopeia’yı hem insanların hem de tanrıların gözünden, gerçek ve yalın hâliyle anlatıyor. 
 
“İthaka, Yunan mitolojisine casus hizmetçiler, düzenbaz tüccarlar ve kurnaz bir kraliçe ile farklı ve yeni bir bakış sunuyor.” –Kirkus 
 
“Claire North, tanrıçalardan kraliçelere ve köle kadınlara kadar uzanan bir dizi mitolojik karaktere incelikle hayat veriyor.” 
–Jennifer Saint</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be79fbc-23be-4a51-8706-5e55e9bda30a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığımı Yitirirken Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Alternatif manganın çığır açan isimlerinden Usamaru Furuya’nın uyarladığı İnsanlığımı Yitirirken, Dazai’nin özgün eserinin yaklaşık yetmiş sene sonrasında geçiyor. Günümüz Tokyo’sunda hayat bulan Dazai’nin öyküsü, Japonya’nın kuzeyindeki varlıklı bir aileden gelen genç bir adamın hayatını anlatıyor. 
 
Neden insanları gerektiği gibi sevemiyorum? 
 
Varlıklı ve hiçbir sıkıntı yaşamayan bir ailede dünyaya gelen Oba, büyüdüğünde de herkes tarafından sevilen yakışıklı bir genç olur. Yalnız o soytarı maskesinin altında, amaçsız ve sürüklendiği gibi yaşayan nihilist bir ifade saklıdır. Bu çocuk aslında nasıl bir hayat sürdürmektedir? 
 
Yetişkin okurlara tavsiye olunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a652fa2f-a347-493a-ad7a-c22075ae52d7.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığımı Yitirirken Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Alternatif manganın çığır açan isimlerinden Usamaru Furuya’nın uyarladığı İnsanlığımı Yitirirken, Dazai’nin özgün eserinin yaklaşık yetmiş sene sonrasında geçiyor. Günümüz Tokyo’sunda hayat bulan Dazai’nin öyküsü, Japonya’nın kuzeyindeki varlıklı bir aileden gelen genç bir adamın hayatını anlatıyor. 
 
Hayatta olmak ne ifade ediyor? 
 
Yozo’nun sevdiği ilk kadınla çıktığı yolculuk aşk intiharıyla sonlanmıştır. “Para”, “Toplum”, “Diğer İnsanlar”... Tutunabileceği hiçbir şeyin olmadığı derin bir karanlığın içindeki Yozo’nun sonunda ulaştığı şey, yine bir “Kadın”a sığınmaktır. 
 
Yetişkin okurlara tavsiye olunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cb380b3-1deb-4f9e-a052-2f46510b692f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığımı Yitirirken Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Alternatif manganın çığır açan isimlerinden Usamaru Furuya’nın uyarladığı İnsanlığımı Yitirirken, Dazai’nin özgün eserinin yaklaşık yetmiş sene sonrasında geçiyor. Günümüz Tokyo’sunda hayat bulan Dazai’nin öyküsü, Japonya’nın kuzeyindeki varlıklı bir aileden gelen genç bir adamın hayatını anlatıyor. 
 
Neden bu kadar uzağa gittim? 
 
Sevdiği kadınla evlenen Yozo, mutlu bir hayat sürmeye başlar. Ancak kısa süre sonra başına büyük bir talihsizlik gelecektir. Saçları bembeyaz olan Yozo’nun gündelik hayatı tam tersi bir karanlığa boyanmıştır. Bir yaprak gibi düşen Yozo’ya elini uzatan şey ise “Uyuşturucu” denilen o yasak meyvedir... 
 
Yetişkin okurlara tavsiye olunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110750</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0888bb4-14ae-4995-bcb2-d5066e3d53c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aline ve Valcour: Felsefi Roman (2 cilt)</image:title>
            <image:caption>“Sade’ın unutulmuş başyapıtı… yazarın edebi gelişimindeki önemli bir dönüm noktası.” –Marco Menin 
 
Sıradışı hayatı ve sivri fikirleriyle ünlü Marquis de Sade’ın, edebiyatının şekillenmesinde önemli rol oynayan, Sodom’un 120 Günü gibi Bastille Hapishanesi’nde mahkûmken kaleme aldığı eseri Aline ve Valcour 1795’te basıldığında yazarın kendi ismiyle yayımladığı ilk kitaplardan biri olmuştu. 
 
Aline ve Valcour isimli iki âşığın bir türlü kavuşamayıp birbirlerini teğet geçen maceraları sırasında mektuplaşmaları üzerinden ilerleyen hikâyede karakterlerin ütopik Tamoe Adası ile onun antitezi olan kötülük, barbarlık ve eşitsizliğin kol gezdiği Batua ülkesinde yaşadıkları anlatılmaktadır. Bu karakterler ve çıktıkları seyahatler üzerinden Sade iyilik, insani değerler ve eşitlik üzerine düşüncelerini sunarken Fransız adalet sistemini de eleştirmektedir. 
 
“Aline ve Valcour, Sade denen bulmacanın eksik parçası ve Fransız edebiyatının kilit metinlerinden biri.” –Steven Moore 
 
“Aline ve Valcour, Marquis de Sade okurlarının Sade hakkında bildikleri, duydukları ve okudukları her şeyi baştan düşünmelerini sağlayacak bir kitap.” –Alyson Waters 
 
“Aline ve Valcour her şeyiyle Devrim dönemine ait bir eser, bu da onun çekiciliğini katbekat artırıyor.” –Prof. Nicholas Birns</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110751</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef9eb11-ab91-4a0d-981a-949af05c4ee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Randevu</image:title>
            <image:caption>Katharina Volckmer’in ilk romanı Randevu 2020’de yayımlandı ve Almanya’da doğup büyümüş genç bir yazarın Hitler’e, Yahudilere ve soykırıma atıfta bulunan cüretkâr bir eser kaleme alması geniş kitleler tarafından ilgi ve tepkiyle karşılandı. Volckmer’in romanını Almanca değil, İngilizce yazması polemikleri tetikledikten sonra eserin Almanca çevirisi 2021’de okurlarla buluştu ve tepki uyandırmayı sürdürerek günümüz Alman genç kuşağının geçmişiyle kurduğu nevrotik ilişkiye de ışık tutmuş oldu. 
 
Almanya’da doğmasına rağmen aile kökenlerinden ve vatanından kurtulmaya kararlı bir şekilde Londra’da yaşayan genç bir kadın, iç dünyasını Doktor Seligman’a açıp hayatını, arzularını ve kişiliğinin örtük noktalarını paylaşır. Bir akrabasının ölümünden sonra ortaya çıkan beklenmedik bir miras, sadece ailevi değil, toplumsal bağlamda da insanın geçmişindeki gölgelerden kolayca kurtulamayacağını gösterir. 
 
Benliğimiz ve ötekilerimiz hakkında bir yüzleşme anlatısı olan Randevu, değişimin eşiğindeki bir kadının bilinç akışı…


“Ulusal kimlik ile cinsel kimliğin düğümü kara mizahla çözülüyor.” –The Guardian 
 
“Tıpkı Çıplak Şölen gibi karanlık ve göz kamaştırıcı. Ayrıca büyüleyici bir güzelliği var.” –Ian McEwan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110752</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad60f1d1-b363-4674-892e-a98e1551f78f.jpg</image:loc>
            <image:title>Acile Tek Giden</image:title>
            <image:caption>Yetişemediğin cenazeye benziyor dünya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7114d04e-1a7c-4f80-a723-a53b44209e54.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Söyle/Çiftlikte Neler Görüyorsun?</image:title>
            <image:caption>Çiftlikte görülecek çok şey var! 
 
Çiftlik hayvanlarıyla dolu resimleri ve üzerine sohbet edilebilecek soruları sayesinde, küçükler bu kitapla hem eğlenecek hem de yeni kelimeler öğrenecek. Sayfaların altındaki nesnelere bakın, onları resimlerde bulun ve sözcükleri birlikte tekrar edin! 
 
Dört kitaptan oluşan Bul ve Söyle Serisi, üç yaş ve üzeri miniklerin dikkat becerilerinin gelişimine katkıda bulunurken, keyifli bir sohbet eşliğinde bir sürü yeni kelime öğrenmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110754</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31213325-20eb-4ee6-83ca-28ade32e49c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Söyle/Ormanda Neler Görüyorsun?</image:title>
            <image:caption>Ormanda görülecek çok şey var! 
 
Yabani hayvanlar ve bitkilerle dolu resimleri ve üzerine sohbet edilebilecek soruları sayesinde, küçükler bu kitapla hem eğlenecek hem de yeni kelimeler öğrenecek. Sayfaların altındaki nesnelere bakın, onları resimlerde bulun ve sözcükleri birlikte tekrar edin! 
 
Dört kitaptan oluşan Bul ve Söyle Serisi, üç yaş ve üzeri miniklerin dikkat becerilerinin gelişimine katkıda bulunurken, keyifli bir sohbet eşliğinde bir sürü yeni kelime öğrenmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a70b07a-2e90-4e70-a257-af382a1b05d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Söyle/Sahilde Neler Görüyorsun?</image:title>
            <image:caption>Sahilde görülecek çok şey var! 
 
Deniz kıyısı ve su altı canlılarıyla dolu resimleri ve üzerine sohbet edilebilecek soruları sayesinde, küçükler bu kitapla hem eğlenecek hem de yeni kelimeler öğrenecek. Sayfaların altındaki nesnelere bakın, onları resimlerde bulun ve sözcükleri birlikte tekrar edin! 
 
Dört kitaptan oluşan Bul ve Söyle Serisi, üç yaş ve üzeri miniklerin dikkat becerilerinin gelişimine katkıda bulunurken, keyifli bir sohbet eşliğinde bir sürü yeni kelime öğrenmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28232fbd-3b74-4c00-8bbc-908de1196d69.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Söyle/Şehirde Neler Görüyorsun?</image:title>
            <image:caption>Şehirde görülecek çok şey var! 
 
Şehir hayatına dair detaylı resimleri ve üzerine sohbet edilebilecek soruları sayesinde, küçükler bu kitapla hem eğlenecek hem de yeni kelimeler öğrenecek. Sayfaların altındaki nesnelere bakın, onları resimlerde bulun ve sözcükleri birlikte tekrar edin! 
 
Dört kitaptan oluşan Bul ve Söyle Serisi, üç yaş ve üzeri miniklerin dikkat becerilerinin gelişimine katkıda bulunurken, keyifli bir sohbet eşliğinde bir sürü yeni kelime öğrenmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110757</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae0ce9be-3efc-4869-9c4d-d6c72653b762.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Evi</image:title>
            <image:caption>Kusursuz mutluluk gerçekten vardı ama sadece anlarda gizliydi. 
 
Birdie Cousins, otuz yıllık evliliğini sona erdirdikten sonra düştüğü boşluğu, kızı Chess’in düğününü planlayarak doldurmaya çalışıyordu. Fakat Chess’ten gecenin bir yarısı gelen ve nişanı attığını söyleyen o telefon kesinlikle planlarda yoktu. Her şeyin altüst olacağı bir yazın kapıda olduğuna dair ilk işaretti bu. 
 
Birdie, yeni başladığı romantik ilişkisine gönülsüzce de olsa bir ara vermesi ve hızla harekete geçmesi gerektiğinin farkındaydı. Chess’le aile yazlıklarının bulunduğu Tuckernuck Adası’na yapacakları tatili biraz daha uzun tutmaya karar verdi. Küçük kızı Tate ve kız kardeşi India’nın da yardımıyla, dış dünyayla bağlantılarının tamamen kesildiği o evde tüm sıkıntılarından kaçabileceklerini düşünüyordu. 
 
Ama kız kardeşler, kızlar, eski sevgililer ve uzun süredir saklanan sırlar ıssız bir adada toplandığında, huzurlu kaçamakları çok daha başka bir şeye dönüşebilirdi. Yaz sona ermeden önce dramatik gerçekler gün yüzüne çıkacak, eski aşklar yeniden alevlenecek ve yeni aşklar filizlenecekti. 
 
 
“Sıcak yaz günlerinde ruhunuzu serinletecek müthiş bir kitap!” —Booklist 
 
“Kâh gülüp kâh ağlayacaksınız.” —Publishers Weekly 
 
“Elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Bir tutam kalp kırıklığı, yer yer ışığını saçan mutluluk, duygusal karmaşalar ve her hâliyle aşk…”  —Romantic Times Bookclub Magazine 
 
“İki farklı nesilden dört kadının birbirine çok uzak görünen ama aynı kaynaktan beslenen sıkıntıları sakin bir üslupla işlenmiş. Ada Evi, herkesin kendi hayatından izler bulacağı bir roman.”  —Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d578170f-4506-4bc1-aabc-559bba45a03a.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığını Serbest Bırak</image:title>
            <image:caption>“Gözlerini kapat ve ruhunu dinle. Belki tozun altında kalan seni fark etmen zaman alacak ama sonunda fark edeceksin. Fark ettiğinde ona iyi davran ve ihtiyacı olanı ver.” 
 
Derin, Pamir, Talu, Ravza, Tuğrul, Vanessa ve Leandro… 
Bir yabancı dil kursunda tanışan, birbirinden tümüyle farklı bu 6 kişi kursun sona ermesinin ardından buluşmayı sürdürmektedir. Yabancı dil becerilerini pekiştirmek amacıyla her hafta düzenli olarak gerçekleştirdikleri, konuşma kulübü tarzındaki sohbetlerin özel mekânı ise Lafta Kafe’dir. Başlangıçta farkında olmasalar da bu kitap-kafe, tanışıklıktan derin bir dostluğa uzanan yolculuklarını özel kılan, âdeta tılsımlı bir mekân olacaktır. Bu kafede, saklı sözcükler dile gelmekte, üzeri tozlanmış sırlar paylaşılmakta, sandıklara kilitlenen hayaller gün yüzüne çıkarılmaktadır. 
Her biri yüreğinde ayrı bir yaşam öyküsü taşıyan bu 6 insan, Lafta Kafe’de bir araya gelip sohbet ettikçe sihirli bir değnekle dokunulmuşçasına farklı yollar açılır önlerinde. Ve her biri içinde saklı tuttuğu ışığı serbest bırakma cesareti yakalar. 
 
Büşra Coşkun Keskin, Işığını Serbest Bırak kitabında, sıcak dost sohbetleri eşliğinde, varoluşun ve yaşamın anlamını sorgulatıyor ve kendi hayatımızın kahramanı olmayı fısıldıyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1940ef65-dda0-43ad-b23b-7f9533c114a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkili Liderlerin 7 Alışkanlığı</image:title>
            <image:caption>Lider olunur mu, doğulur mu? 
 
Çoksatan Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı kitabının yazarı Dr. Stephen R. Covey, sıkça sorulan bu soruya –nasıl yapılacağını bilirseniz– liderlik becerilerinin geliştirilebilir olduğu yanıtını veriyor. Etkili Liderlerin 7 Alışkanlığı, liderliği anlamaya ve liderliğin esaslarına ilişkin yoğunlaştırılmış bir kılavuz. Dr. Covey de bu kılavuzda, sizi daha güçlü bir lider yapacak ve işinizde başarılı olmanıza yardımcı olacak kişisel gelişim sürecinizde okurlara yol gösteriyor. Ek olarak, bu kılavuz vizyonunuzu geliştirmenize destek olacak liderliğin farklı gerekliliklerini liderlik konusundaki en yetenekli insanların tecrübelerini okuyarak görecek, onların bilgeliklerine tanık olacaksınız. 
 
Bölümler arasında yer alan özel olarak tasarlanmış formlar ve örnekler, size edindiğiniz temel bilgileri, kariyerinizde somut sonuçlar sağlamanıza yardımcı olacak şekilde uygulama fırsatı verecek. Bu kitap, Stephen R. Covey’nin 7 Alışkanlık ilkeleriyle kendi vizyonunuzu yeni seviyelere nasıl yükselteceğinizi öğretecek ve bunu gerçekleştirebilmeniz için bugün yapılması gerekenleri tanımlamanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b62fcac-df37-4eec-864a-9193602bdc0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lif Mucizesi</image:title>
            <image:caption>New York Times, USA Today ve Publisher’s Weekly çoksatanı Lif Mucizesi, bir sağlık kitabından çok daha fazlası! 
 
Keto ve paleo gibi popüler diyetler son on yılda herkesin dilinde ancak araştırmalar artık gösteriyor ki metabolizmamızı güçlendirmek, hormon dengemizi sağlamak ve pek çok hastalığa sebep olan enflamasyonu düzenlemek için işin sırrı bağırsak sağlığında. Bağırsak sağlığımızı artırmanın bilimsel olarak kanıtlanmış yolu da bitki bazlı, lifli beslenmekten geçiyor! 
 
Kendisi de sağlıksız, yüksek kalorili ve abur cubur beslenme geçmişine sahip Dr. Bulsiewicz, lifli beslenmenin; meyveler, sebzeler, tam tahıllar, yemişler ve bakliyatlar gibi lif zengini, gerçek besinler yardımıyla sağlığınızı nasıl iyileştireceğinizi birinci ağızdan anlatıyor. Ayrıca kilo kontrolünüzü nasıl sağlayacağınızı, bağışıklık sisteminizi nasıl güçlendireceğinizi, besin hassasiyetleri, kolesterol ve tip 2 diyabet, hatta kanser gibi hastalıklardan nasıl kurtulacağınızı açıklıyor. 
 
Besin hassasiyeti olanlar için çok faydalı tavsiyelerin yanı sıra 4 haftalık başlangıç programı ve onlarca yemek tarifiyle Lif Mucizesi, hayatınız boyunca sağlıklı olmak için bağırsaklarınızı iyileştirmeye başlamanın yolunu gösteriyor. 
 
“Sağlığın anahtarının bağırsaklarda yattığına hiç şüphe yok – ve Lif Mucizesi&apos;nde Dr. Will Bulsiewicz, bağırsak sağlığının nasıl iyileştirileceğine dair en yeni bilimsel çalışmalardan yola çıkan bir resim çiziyor. Lif Mucizesi, bağırsak sağlığını iyileştirmek için erişilebilir, ilham verici ve en önemlisi başarılabilir bir yol ortaya koyuyor. Uyanmanın ve bağırsaklarınızdaki 39 trilyon mikrobun gücünden yararlanmanın zamanı geldi: Lif Mucizesi’ni elinize alın ve bunun nasıl yapılacağını öğrenin.”
–William Li, Doğru Beslen Sağlıklı Yaşa kitabının yazarı ve Anjiyogenez Vakfi Başkanı ve Tıbbi Direktörü 
 
“Büyük ölçüde bitki temelli bir beslenmenin sağlığa faydalarını destekleyen ezici bilimsel kanıtların vakitli ve güvenilir bir tartışması... Sağlıklı kalmak için en iyi beslenme şekli konusunda hâlâ ikna olmayan herkesin okuması gereken bir kitap.”
–Prof. Dr. Emeran Mayer, Beyin-Bağırsak Bağlantısı kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6c4ccbb-b30f-4089-9ae6-5408d6a19dce.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketli Vahşi Ormanda</image:title>
            <image:caption>Minikler sayfalardaki hareketli parçaları itmeye, çekmeye, kaydırmaya bayılacakları gibi, bu eğlenceli vahşi orman kitabının uyaklı dizelerinin eşliğinde yeni tanıştıkları hayvanları sayacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2850010-61c1-4abc-bfe1-eb4329fa90c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Messi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Arjantin’de 8 yaşımda başladığım futbol kariyerime dünyaca ünlü yıldız bir futbolcu olarak devam ediyorum. Bu süreçte küçük dâhi unvanını almam hiç de kolay olmadı. Sonuçta bu kadar küçük bir adam sahada ne kadar devleşebilir? Daima neyi istediğimi ve istemediğimi iyi biliyorum. Başarmak istedim ve ne gerekiyorsa yaptım. En iyisi olduğumda dahi rahatlamadım. Zafere doymadım. “Zaten en iyisi benim” demedim. Daha iyisi olmaya çabaladım. 
Her an daha iyisi olmaya devam ediyorum. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme… Lionel Messi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ebb3b8-5284-435b-821c-458d44f033bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz Ronaldo (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Portekiz’in küçük bir adasında yoksulluk içerisinde yaşarken dünyanın hayranlıkla takip ettiği ışıltılı bir hayata nasıl sahip oldum? Dünyanın en çok kazanan futbolcularından biri nasıl oldum? Dünya futbol tarihinin en golcü futbolcusu unvanını nasıl kazandım?  Bu başarı merdivenlerini nasıl tırmandım? Bir yandan sahadaki performansımı hayranlıkla okurken bir yandan da en korkusuz futbolcu olmamın sırrını öğrenmek ister misin? 
Ünlü sporcuların yerinde olmak istiyorsan spora adanmış bir hayatının olması gerekir. İnan, çalış ve vazgeçme… Cristiano Ronaldo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d8c14ff-b8d2-447d-8a4c-a2268108d144.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens Mbappe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Fransa’nın yoksul bir mahallesinde yaşarken 19 yaşıma geldiğimde dünya kupasını ellerimde tutacağımı hayal bile edemezdim. Başarı merdivenlerini birer birer tırmanarak dünyanın en iyi futbolcuları arasına adımı yazdırdım. Hem millî takımda, hem PSG&apos;de birçok tecrübeli oyuncuyla oynayarak olduğum kişiye, Küçük Prens Mbappé’ye dönüştüm. 
Öğrenmek, yenilenmek ve gelişim kesinlikle bir insanın hayatının sonuna kadar olmalıdır. Bu hedefe götüren yolda tüm engelleri aşmak için kendine inanmak, senin yolculuğunu kolaylaştıracaktır. Ben inandım ve başardım. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme… Kylian Mbappé</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c88926-791e-4ad0-b90b-d3de79a0e7df.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Adam Haaland (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Futbolda zeki, büyük, hızlı, çok eğlenceli ve biraz tuhafım. Daha da önemlisi, gol atma becerisiyle yaşayan ve nefes alan bir “robot”um. Hayatını spora adamış ailemle birlikte ülkem Norveç’te başladı maceram. Ben gol atmak için doğmuşum! Tıpkı benim gibi futbolcu olan babam, bu hayattaki en büyük rol modelim ve yol göstericimdir. Onun başarılarına yetişebilmem için fırtına kadar hızlı olmam gerekiyor!  
Dünyadaki en iyi genç futbolculardan biri olarak gösterilmek, benim için büyük bir gurur. Daima disiplinli, planlı, azimli, hırslı ve fedakâr olmayı bilmelisin. Zirvede tek başına kaldığında kendinle yarışmaya devam etmen, senin daima orada kalmanı sağlayacaktır. İnan, çalış ve vazgeçme… Erling Haaland</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110766</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb8d152-66a3-44c3-ab6b-830e0730ffd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirbaz Neymar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Brezilya’da 11 yaşımda başladığım futbol kariyerime, dünyaca ünlü yıldız bir futbolcu olarak devam edeceğimi, defalarca şampiyonluk yaşayıp aileme birçok kupa ve bolca umut götüreceğimi hiç tahmin etmemiştim.  Bazen yara alsam da sakatlansam da bolca ter ve gözyaşı döksem de her zaman direndim. Her zaman sevilmesem de alkışlanmasam da vazgeçmedim. 
Ben, bu yolu kendim için seçtim ve başardım. Sen de başaracaksın. 
İnan, çalış ve vazgeçme… Neymar da Silva Santos Júnior</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9956bf-fd84-4c55-a906-8885091edb94.jpg</image:loc>
            <image:title>Potansiyelinizin Sınırlarını Zorlayın</image:title>
            <image:caption>İnsan yaşamı engellerle doludur; engellerden kaçmak yerine engelleri aşmanın yollarını arayıp bulmak mutlak başarıya götürür insanı ve mutlu eder. 
 
“Hedeflerimize odaklanarak engelleri aşmanın değerini fark etmek önemlidir. Engellerle karşılaşmak, hedeflerimize ulaşmaktaki yolculuğun bir parçasıdır. Engellerin üstesinden geldikçe, güçlü ve dirençli olduğumuzu keşfederiz. Engelleri aşmak, kişisel gelişimimizi destekler ve bizi daha da güçlendirir. Aynı zamanda, engelleri aşmanın getirdiği başarı hissi ve hedeflerimize ulaşma duygusu bizi motive eder ve ilerlememizi sağlar. Engeller, bizi hedeflerimize daha da yaklaştıran birer öğrenme ve büyüme fırsatıdır.” 
  “Potansiyelinizin Sınırlarını Zorlayın / Keşif” kitabı, engelleri aşmanın ve başarının anahtarını sunuyor okuruna. Okumak ayrıcalık, başarmak mutluluktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea78a125-af2f-4f15-a28a-3dc1206e4798.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uzay Atlası, bizi sonsuz boşluğun derinliklerinde büyük bir maceraya davet ediyor.  
 
En büyük hayat kaynağımız Güneş&apos;e çıktıktan sonra, Güneş Sistemi&apos;ndeki tüm gezegenlerin hikâyesine misafir oluyoruz. Ardından çok uzaklara, uzayın derinliklerine yolculuk başlıyor.  Burada bizi bulutsular, devasa yıldızlardan geriye kalan süpernova kalıntıları, kara delikler, takımyıldızlar ve Zodyak Kuşağı karşılıyor. Uzaydaki yolculuğumuzun sonuna geldiğimizi sandığımızda ise, evrendeki milyarlarca galaksiden yalnızca birinde olduğumuzu fark ediyoruz...   
 
Yer çekimi etkisinden koparacak bilgilerle, uzaya dair her şey bu atlasta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f837b78-13a9-472b-b65b-9301dad07f84.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Rejim Tartışmaları ve Siyasette Aday Belirleme Süreçleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM DEMOKRASİ, REJİM TARTIŞMALARI VE SİYASETTE ADAY BELİRLEME SÜREÇLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ VE REJİM TARTIŞMALARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ANALİZ 
 
SONUÇ 
KAYNAKÇA 
EK 1: KATILIMCI BİLGİLERİ 
EK 2: YARI YAPILANDIRILMIŞ GÖRÜŞME FORMLARI 
EK 3: KOD KİTABI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7be67a7-f3a8-4307-9b1b-2faf75e9462e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkmen Şehri Çankırı&apos;da Yaran Oyunları ve Gelenekleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
ÖNSÖZ 
GİRİŞ 
ÇANKIRI 
AHİ CUMHURİYETİ (1290-1354) 
AHİLİK 
AHİLİK TEŞKİLATI KURULMADAN ÖNCE ANADOLU’DAKİ DURUM 
AHİLİĞİN ANADOLU’DA KURULUŞU 
ÇANKIRI’NIN İLK AHİ LİDERLERİ 
LONCA TEŞKİLATLARININ KURULUŞU VE YARANLA İLİŞKİSİ 
YARAN 
YARANIN TARİHİ GELİŞİMİ 
YARAN ADAYLARINDA ARANILAN NİTELİKLER 
YARAN EVİNİN TANZİMİ 
YARAN’IN GİYİMİ 
YARAN EVİNE GELİŞ, İÇERİ GİRME, OTURMA DÜZENİ, SELAMLAMA VE KAHVE İÇİMİ 
OCAĞA MİSAFİRİN KABULÜ 
BAŞ AĞALIK, OĞUZ TÖRESİ VE OCAK YAKMA 
MAHALLİ OYUNLAR 
MAHALLİ OYUN HAVALARI 
Çarşıdan Üç Mum Aldım 
Kahve Yemenden Gelir 
Kömür Gözlüm 
Mahim 
Üç Ayak (Duvara Vurdum Kazmayı) 
Mineler 
ORTA OYUNLAR VE CEZALAR 
Hoca Oyunu 
Külah Oyunu 
Yağcı 
Berber 
Yıldız Seyretme 
Karı Koca 
Yumurta Oyunu 
Höllük Oyunu 
Yüksüklü 
Benim Gibi Ol 
Sanatkâr Oyunu 
Yattı-Kalktı Oyunu 
Vız Vız Oyunu 
Dilsiz Oyunu 
Düdük Oyunu 
Deve Oyunu 
Gıncırak veya Çıngırak Oyunu 
Harmanbaşı Oyunu 
Depiş Depiş Oyunu 
Yerim Kurtlandı Oyunu 
Muhakeme 
Arap Verme 
Yarende Düğün Merasimleri 
Yarende Cenaze Merasimi 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7672659d-79f5-4555-9176-ed7b25b956b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Bağlamda Problem Çözme Öğretimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. Giriş 
2. Disiplinlerarası Problem Çözme Becerisinin Önemi 
3. Problem Çözme Sürecini Başlatan Bir Örnek Olay 
4. Disiplinlerarası Bağlamda Problem Çözme 
5. Örnek Ders Planları 
5.1. Ders Plan No-1 
5.2. Ders Plan No-2 
5.3. Ders Plan No-3 
5.4. Ders Plan No-4 
5.5. Ders Plan No-5 
5.6. Ders Plan No-6 
6. Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd547f75-7c7a-48bd-9f70-9ce7569ad067.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetiminde Etik Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM ETİK KAVRAMI: KURAMSAL ÇERÇEVE 
GİRİŞ 
1. ETİK KAVRAMINA GENEL BAKIŞ 
1.1. Etik Nedir? 
1.2. Etik Olgusunun Tarihçesi 
1.3. Etik ile İlgili Kavramlar 
1.3.1. Etik ve Ahlâk İlişkisi 
1.3.2. Etik ve Değerler İlişkisi 
1.3.3. Etik ve Hukuk İlişkisi 
1.3.4. Etik ve Kamu Yönetimi İlişkisi 
1.4. Etik Türleri 
1.4.1. Betimleyici Etik 
1.4.2. Normatif Etik 
1.4.3. Erdem Etiği 
1.4.4. Meta Etik 
1.4.5. Uygulamalı Etik 
1.4.6. Yönetsel Etik 
1.4.7. Küresel Etik Anlayışı 
 
İKİNCİ BÖLÜM KAMU YÖNETİMİ ve ETİK 
2. KAMU YÖNETİMİNDE ETİK ANLAYIŞI 
2.1. Kamu Yönetiminde Etik Kavramının Önemi 
2.2. Kamu Yönetiminde Etiğin Tarihsel Gelişimi 
2.3. Kamu Yönetiminde Etik Davranışın Oluşmasını Sağlayan Unsurlar 
2.3.1. Yönetimde Açıklık 
2.3.2. Hesap Verebilir Yönetim Anlayışı 
2.3.3. Tarafsızlık 
2.3.4. Eşitlik 
2.3.5. Liyakat ve Profesyonellik 
2.3.6. Saygınlık ve Güven 
2.3.7. Hukuka Uygunluk 
2.3.8. Nezaket ve Saygı 
2.4. Kamu Yönetiminde Etik Dışı Davranışa Neden Olan Hususlar 
2.4.1. Yolsuzluk 
2.4.2. Rüşvet 
2.4.3. Kayırmacılık 
2.4.4. Oy Ticareti 
2.4.5. Patronaj 
2.4.6. Zimmet 
2.4.7. Kamu Yönetiminde Dışa Kapalılık 
2.4.8. Merkeziyetçilik 
2.4.9. Bürokrasi 
2.4.10. Yıldırma 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİNDE ETİK UYGULAMALARI 
3. TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE ETİK UYGULAMALARI 
3.1. Türk Kamu Yönetiminde Etik Uygulamalarının Kurumsallaştırılmasına Yönelik Yasal Alt Yapısı 
3.1.1. 1982 Anayasası 
3.1.2. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu 
3.1.3. 3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu 
3.1.4. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 
3.1.5. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Kanunu 
3.1.6. 6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu 
3.1.7. 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu 
3.1.8. Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi 
3.1.9. Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 
3.1.10. Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik 
3.2. Türkiye’de Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun Genel Yapısı ve Özellikleri 
3.2.1. Kamu Görevlileri Etik Kurulunun Amaç ve Kapsamı 
3.2.2. Kamu Görevlileri Etik Kurulunun Görev ve Yetkileri 
3.2.3. Kamu Görevlileri Etik Kurulunun Yaptırım Mekanizması 
3.3. Kamu Görevlilerinin Uyması Gereken Etik Davranış İlkeleri 
3.3.1. Görevin Yerine Getirilmesi Esnasında Kamu Hizmeti Anlayışı 
3.3.2. Halka Kaliteli, Etkili ve Verimli Hizmet Sunma Bilinci 
3.3.3. Hizmet Standartlarına Uyma 
3.3.4. Amaç ve Misyona Bağlılık 
3.3.5. Dürüstlük ve Tarafsızlık 
3.3.6. Saygınlık ve Güven 
3.3.7. Nezaket ve Saygı 
3.3.8. Yetkili Makamlara Bildirim 
3.3.9. Çıkar Çatışmasından Kaçınma 
3.3.10. Yetkilerin Kişisel Çıkar Sağlamak Amacıyla Kullanılmaması 
3.3.11. Hediye Almaması ve Menfaat Sağlamaması 
3.3.12. Kamusal Kaynakların Kullanılması 
3.3.13. Savurganlıktan Kaçınma 
3.3.14. Kamu Çalışanlarının Beyanı 
3.3.15. Bilgi Verme, Saydamlık ve Katılımcılık 
3.3.16. Yöneticilerin Yaptıkları İşlemlerden Dolayı Hesap Vermeleri 
3.3.17. Eski Kamu Görevlileriyle İlişkiler 
3.3.18. Mal Bildiriminde Bulunma 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM İNGİLTERE’DE KAMU YÖNETİMİNDE ETİK UYGULAMALARI 
4. İNGİLTERE KAMU YÖNETİMİNDE ETİK UYGULAMALARI 
4.1. İngiltere Kamu Yönetiminin Örgütsel Yapısı 
4.2. İngiltere Kamu Personel Sistemi 
4.3. İngiltere’de Kamu Yönetiminde Etik: Kamusal Yaşam Standartları Komitesi 
5. TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE ETİK KONUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE ÖNERİLER 
SONUÇ 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b51df5c-0b53-42fc-bd21-cf5dff2bebe8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre&apos;de Dini Hayatın Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
I. BÖLÜM 
GİRİŞ 
1.1. Araştırma 
1.1.1. Konunun Belirlenmesi ve Sınırlandırılması 
1.1.2. Araştırmanın Amacı 
1.1.3. Araştırmanın Metodu 
1.2. Yunus Emre’nin Hayatı Ve Eserleri 
1.2.1. Hayatı 
1.2.2. Ailesi ve Soyu 
1.2.3. Eserleri 
1.3. Yunus Emre’nin Yaşadığı Dönemin Belirgin Özellikleri 
1.3.1. Dönemin Sosyal ve Kültürel Yapısı 
1.3.2. Dönemin Siyasi Yapısı 
 
II. BÖLÜM 
YUNUS EMRE’NİN DİN VE İNANÇ İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ 
2.1. Dinin Önemi 
2.2. İnancın Tanımı 
2.3. İmanın Tanımı 
2.3.1. Allah’a İman 
2.3.2. Meleklere İman 
2.3.3. Kitaplara İman 
2.3.4. Peygamberlere İman 
2.3.5. Ahiret İle İlgili Mefhumlar 
2.4. Müşrik ve Münafıklara Bakışı 
2.4.1. Müşrik 
2.4.2. Münafık 
2.5. Kilise ve Mezheplere Bakışı 
2.5.1. Kilise 
2.5.2. Mezhep 
2.6. Yunus Emre’nin İslâmiyet İle İlgili Görüşleri 
2.6.1. İslâm’a ve Müslümanlara Bakış 
2.6.1.1. İslâm 
2.6.1.2. Müslüman 
2.6.1.3. Mü’min 
2.6.1.4. Ümmet 
2.6.2. Kur’an ve Sünnet Anlayışı 
2.6.2.1 Kur’an Anlayışı 
2.6.2.2. Sünnet Anlayışı 
2.6.3. İbadet ile İlgili Kavramlar 
2.6.3.1. İbadetin Anlamı 
2.6.3.2. Kelime-i Şehadet 
2.6.3.3. Namaz İle İlgili Mefhumlar 
2.6.3.4. Oruç ile İlgili Mefhumlar 
2.6.3.5. Hac ile İlgili Mefhumlar 
2.6.3.6. Zekât İle İlgili Mefhumlar 
 
III. BÖLÜM 
YUNUS EMRE’DE TASAVVUFİ YAŞAM 
3.1. Tasavvuf’un Menşei ve Tanımı 
3.2. Tasavvufun Gayesi 
3.3. Tasavvufun Dereceleri 
3.4. Yunus ve Dervişlik 
3.5. Önemli Tasavvufî Kavramlar 
3.5.1. Sabır 
3.5.2. Tevbe 
3.5.3. Hikmet 
3.5.4. Himmet 
3.6. Aşk 
3.7. Sevgi 
3.7.1. Allah Sevgisi 
3.7.2. Peygamber Sevgisi 
3.7.3. İnsan Sevgisi 
3.8. Ölüm-Ölümsüzlük 
3.9. Vahdet-i Vücud 
3.10. Fenafillâh-Bekabillah 
SONUÇ 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac23bbce-b33b-4bc8-a424-fd7f89d030ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Değilsin Sen</image:title>
            <image:caption>AYRILIK 
Kim vurduya gitti hayallerimiz 
Kulağımızdan tutup çekmişken ayrılık. 
Yaralandı söyleyemediğimiz cümleler 
Talihine binlerce özür borçlu bu kör aşk 
Hiç vazgeçmiyor, geçmeyecek, 
Adım adım iz süren yalnızlık. 
Tüm şüpheleri çürütmüş 
Delili olmayan yalanlar, 
Saatler yine yalnızlığa dönüyor. 
Kâğıttan yaptığımız gemilerimiz çoktan batmış 
Kimyası bozuk şu düzende, 
Senden sonra aşk rafa kalkmış, 
Bir daha ne var, bir daha olsun 
Gülüşün görülür mü ay tutulmadan? 
Buralar soğuk, buralar ıssız 
Kepaze oldu düşlerim, 
Ömrümün gün batımıydı son gülüşün, 
Alışamadım bu yalnızlığa, 
Öyle bir gidişin vardı ki, 
Bu yüreğe sığmadı ayrılık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a852d5-4896-4bd8-bc22-87ad5a2428e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Hikayeler Anlatan Beyin</image:title>
            <image:caption>İç sesine güveniyor musun? 
Beynimiz mükemmeldir. O, çevremizde olup biten her şeyi bilinçaltımızda anlamlı hikâyelere dönüştürerek düşünme şeklimize yön verir ve yaşam tarzlarımızı belirler. Fakat problem şu ki, beynimizin bize anlattığı bu hikâyeler çoğu zaman gerçeği yansıtmıyor! 
Daha da kötüsü bu hikâyeler, başka insanlar, dünyamız ve kendimiz hakkında yanlış inanışlar edinmemize sebep olabilir. Bu durum ise bizi gerçek potansiyelimizden uzaklaştırır. Bu kısıtlayıcı inanışlara herkes sahip olabilir. 
Peki beynin işletim sistemine yeni bir hikâye ekersek ne olur? Herhangi bir hikâyeden bahsetmiyorum. Engelleri aşmamızı sağlayacak ve hedeflerimize ulaşmakta bize kolaylıklar sunacak gerçek bir hikâyeyi kastediyorum. 
Kendine Hikâyeler Anlatan Beyin kitabında, Michael Hyatt ve Megan Hyatt Miller daha kaliteli ve tatminkâr bir hayata başlamamıza yardımcı olacak ipuçlarını tüm çıplaklığıyla gözlerimizin önüne seriyor. Bunun yanında kolay uygulanabilir bilimsel bir sistemin ana hatlarını bize cömertçe sunuyor. 
 
 “Bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum.”-Tony Robbins 
“Pozitif değişim elinizin altında! Gidin ve alın!”-Ian Morgan Cron 
“Bu kitabı alın ve daha iyi, daha hızlı karar verip harekete geçmeyi öğrenin.”- Dr. Benjamin Hardy 
“Bu kitap sizin için oyunun gidişatını değiştirebilir!” - Daniel Harkavy 
“Aradığınız rehber işte bu!” -Emily Balcetis 
“Beni de minnettarlar arasında sayın.”  -Robert Wolgemuth</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110776</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32383ed6-7b49-45bd-a00e-00adafccb098.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Sanat Eseri</image:title>
            <image:caption>Ünlü Alman opera bestecisi, tiyatro direktörü, müzikteorisyeni ve yazarı Richard Wagner (1813-1883), Geleceğin Sanat Eseri’nde, geliştirdiği “toplam sanat eseri” kavramı çerçevesinde tüm sanat dallarının bir araya geldiği bir sanat eseri kurgular. Ona göre geçmişte bunun bir örneği de vardır; eski Yunan tragedya geleneği tam da bu fikirle örtüşmektedir. Yunan sanatının, Yunan dinine ve mistisizmine temelden bağlı olduğunu ve dinin yıkılmasıyla sanatın da bütünlüğünden kopup yozlaşarak “bireysel sanatlara” ayrıldığını ileri süren Wagner’e göre ana sanat dalları, “dans,” “müzik” ve “şiir”dir. Bu üç sanat artık yeniden birleşmeli ve kusursuz sanat eserini oluşturmalıdır. İkincil sanatlar olarak kabul ettiği “resim,” “heykeltıraşlık” ve “mimarlık” da bu sanat eserine dekor ve mekân olarak destek vermelidir. Wagner, “halk” sözcüğünü dilinden düşürmez, ona göre her şeyin en iyisi halktan kaynaklanır. Operalarında yoğun biçimde halk destanlarını, efsaneleri konu eden Wagner, geleceğin sanat eserinin de halka dayanması gerektiğini savunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae4ba799-158e-41cb-9cdd-24c3a0ce66c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İtaat Serbest</image:title>
            <image:caption>Reinhard Höhn, Nazi Almanyası’nda bir komutan ve III. Reich’ı kuran entelektüellerden biriydi. Almanya’nın mağlubiyetinin ardından birkaç yıl gizlendikten sonra 1950’lerde bir yönetim okulu kurdu. Ülkenin savaş sonrası liderlerinin büyük çoğunluğu, yani 600.000’in üzerinde yönetici –uzaktan eğitim alan 100.000 kişi buna dahil değildir– bu okulda eğitim gördü ve “insan yönetimi”ni, yani başka bir deyişle hiyerarşik iş organizasyonunu öğrendi. Buna göre yönetici, belirlenmiş hedefleri elde etmek için hangi yollara başvurulacağını seçmekte özgürdü, ki III. Reich’ı yeniden silahlandırırken, Slav halklarını aç bırakırken ve Yahudi soykırımını gerçekleştirirken takip ettiği yol buydu. 
 
Önde gelen Nazizm uzmanlarından Johann Chapoutot, İtaat Serbest’te “başarı” tanımını sorgularken,  günümüz kurumsal yönetim ilkeleri, uygulamaları ile Nazizm arasındaki derin bağlantıları inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6537ba2-b728-4423-bf7e-d198a383523b.jpg</image:loc>
            <image:title>İrina</image:title>
            <image:caption>HAYAT DA ONU ÇEKIP ALIYORDU OĞLUNDAN, KOCASINDAN.  KORKULARINI, ENDIŞELERINI GEÇMIŞTE BIRAKIP YOLUNA DEVAM ETMELIYDI. 
 
Karadeniz kıyısında küçük bir ülke olan Abhazya, Gürcistan’ın saldırısına uğrayınca, pek çok savunmasız aile; evini, yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Bir sabah gökten bombalar yağarken yaşanan kargaşa sonrasında İrina, kendisini Rusya sınırında bir sığınma kampında buldu. Kocası ve oğlu ise Gürcistan’a gitmişti. Uzun ve zorluklarla geçen dört ayın ardından aile birleşirken İrina’nın çilesi daha yeni başlıyordu. İşsizlik ve iç savaşın pençesindeki çaresiz kadınlar, çalışmak için soluğu Türkiye’de alıyordu. İrina da bu kervana katıldı.  
 
Türkiye’de, kimi zaman mutsuz kimi zaman keyifli geçen hasta bakıcılık hayatı Mavi Köşk’te apayrı bir boyuta ulaştı. Genç kadın, orada geçirdiği sürede yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş gibi oldu. Köşk sakinlerinin çalkantılı hayatından kendini korumaya çalışırken bela hiç beklemediği yerden gelecekti. 
 
Gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenilerek yazılan İrina, bir komşu ülkedeki savaşın yol açtığı dramın yanı sıra,  yıllar boyunca evinden, ailesinden uzak bir hayat süren “yabancı hizmetli” kadınların yaşamlarını da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5b18a26-2eed-4634-b24e-19452a3321ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Mercan</image:title>
            <image:caption>Piyanonun başında oturan Anna’nın çehresinde hâlâ Sibirya’nın soğuğu esiyor. Anna’nın tebessümleri siyah beyaz filmlerdeki kadar renksiz. Hiçbir zaman ağaçların yeşilini, okyanusların mavisini, gurup vaktinin kızılını göremediğimiz filmler gibi. Stalin’in menfur kampları misali soğuk, Sibirya buzları gibi yakıcı, Hitler’in ölüm trenleri kadar sessiz. Anna’nın tebessümü, ölerek Hazar’a gömülenlerin son yolculuğu kadar ecel kokuyordu. Ecel kokusu. Ölmek ve toprağın üzerinde unutulmak… Anna’nın gülüşleri aslında daha 1939’da, Nazi askerlerinden kaçarken, Varşova’ya bombalar yağdığı vakit ölmüştü dudaklarında... 
 
Sovyet askerlerinin Polonya’yı işgal etmeye başlamasından sonra binlerce insan zorla Sibirya’ya gönderildi. Kimileri yolda kimileri de açlık veya hastalıklardan can verdi. Kamplarda kalan 200 bine yakın Polonyalı ise gemilere bindirilerek İsfahan ve Tahran’da son bulan bir göçe mecbur edildi. Ölümü artık kokusundan tanıyan bu insanlar, kendilerine kucak açan yepyeni bir ülkeye gelmişti. 
 
O dönemde İran halkı da kıtlık ve salgın hastalıklarla boğuşuyordu ama misafirlerini sevip benimsediler. Safran kokan şehirlerde, insanlık, yardımlaşma ve sevgi gören mültecilerin, buz tutmuş hayatlarına güneş doğmuş gibiydi. Farsçayı ve halı dokumayı öğrendiler, İranlılara âşık olup onlarla evlendiler. 
 
Shahzadeh N. İgual yeni romanında, vatanlarını terk etmek zorunda kalan bir grup Polonyalının gerçek yaşam hikâyelerinden yola çıkıp savaşın savurduğu tüm insanların dramını şiirsel bir dille anlatıyor. Kahramanlarımız Rahel, Helena ve Sara’nın yaşadıkları, tüm sığınmacıların ezeli mücadelesi aslında. Evlerinden kovulan, esir tutulan, ölüme terk edilen, öldürülen ve sürülenler… 
 
“Adı Mercan” mutlak aşkın ve gurbette hayata tutunmanın romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dbbc955-1ec3-46d0-a235-bc9eb4361616.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Güzeli</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en güzel şeyi bir kedi mi, Mona Lisa tablosu mu yoksa Arda’nın Aysu Abla’sının fotoğrafı mı? Arda ve onu çok seven halası, bu sorunun cevabını bulmak zorunda çünkü uzaylılar tarafından kaçırıldılar. Üstelik kedileri Minnoş da onlarla… 
Bu macera dolu eğlenceli öykü, sizi güzellik kavramı üzerine düşündürecek. Bir de uzaylıların konuştuğu dil olan Auoucayı öğreneceksiniz tabii ki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81c8294d-63a0-4443-98d7-0564a7ffbf80.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekerleme Defteri</image:title>
            <image:caption>￼Oooo! 
Tekerledim kaç kere 
Yazdım, çizdim deftere 
Attım tuttum saçmadan 
Suya tirit katmadan 
Yuvarladım tostopak 
Dil üstünde kaydırak 
 
Oyun arkadaşlarımızla söyleyebileceğimiz tekerlemeler var bu kitapta. 
Uyum içinde ve hep birlikte tekerlemeler söyleyince oyunlar daha eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15cd5be5-5495-42bc-9cc4-4661dd71e65a.jpg</image:loc>
            <image:title>Wunderwaffen Cilt 5</image:title>
            <image:caption>Japonya’nın Almanlarla kurduğu ilişkiler atom bombasıyla birlikte
darmadağın olmuş ve onları savaş dışı bırakmıştı ama bombanın yol açtığı
korkunç yıkımı gören ABD Başkanı büyük üzüntüye kapılarak benzer bir
bombanın Avrupa’da kullanılmasına karşı çıkıyordu. Dünya Savaşı bir tür
dengeye oturmuş gibiydi sanki.
Mucize Silahlarının gücüyle savaşı sürdüren Almanlar, birdenbire uzaylı
dostlarının desteğiyle büyük bir güç kazandıklarını düşündüklerinde, Müttefik Devletler’in de ellerindeki en güçlü koz olan atom bombasına yönelmekten
başka çareleri kalmamış gibiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4c1b9c5-7c65-4c89-9ce4-35e875783510.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>İnkılâp Kitabevi, Zülfü Livaneli seçkisine dünya edebiyatının usta yazarı Virginia Woolf’tan tesirli bir başyapıt daha ekliyor! 
Mrs Dalloway, Woolf’un kendi hayatına ve karakterine adeta bir özeleştiri niteliği taşıyor. I. Dünya Savaşı’nın henüz sonlandığı dönemde yazılan eser, İngiltere’nin üst ve alt tabakasının savaştan nasıl etkilendiğini tüm yönleriyle çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Her bir karakterin iç yaşamı ve bilinçaltı, bilinç akışı tekniğinin ustası Woolf tarafından aktarılıyor ve oldukça detaylı karakter analizlerine fırsat veriliyor. Clarissa Dalloway karakteri aracılığı ile dönemin İngiltere’sine de derin bir eleştiri yapılıyor. 
Yayımlandığı günden bugüne onlarca dile çevrilen Mrs. Dalloway, bu kez okurlara edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin önsözüyle sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f47ab507-a6ab-4634-bdda-202afa368fe8.jpg</image:loc>
            <image:title>Acımasız Bir Dünyada Merhamet</image:title>
            <image:caption>İnsan toplulukları ve doğadaki diğer bireyler, gerek kendi tabiatları gerekse de hayatlarını güven içinde sürdürmelerini sağlayacak ortak çıkarlar nedeniyle bir araya gelirler. Yiyecek içecek kaynaklarına ulaşmak, barınmak, tehlikeler karşısında birbirlerini korumak ve sosyalleşmek başlıca kaygılarını oluşturur. Bu topluluklardaki ilişkiler yalnızca çıkar odaklı mıdır? Birlik, aidiyet, utanç, suçluluk hissi de bir çeşit fedakârlık eylemi sayılabilir mi? 
Peki, düzenli kan bağışında bulunan, vergilerini ödeyen, zor durumdakilere yardım eden ve vatanını korumak için canından vazgeçen kişilerin olduğu bir toplumda katil doktorlara, pedofil rahiplere, hırsızlara ve beyaz yakalı suçlulara ne demeli? Sabah erkenden kalkan, kahvaltısını yapan, takım elbisesini  giyen ve topluma karışmak üzere sokağa çıkan insanlar bu denli ahlaksız olabiliyorsa kime güveneceğiz? Nigel Barber Acımasız Bir Dünyada Merhamet: Fedakârlığın Evrimi’nde ilkel toplumlardan günümüze fedakârlık biçimlerini ve evrimini irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/467a0cc2-e718-4195-8b93-55fa99e9e26f.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Bir Gece - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>İnkılâp Kitabevi, Zülfü Livaneli seçkisine dünya edebiyatının usta yazarı Stefan Zweig’dan tesirli bir başyapıt daha ekliyor! Olağanüstü Bir Gece bu kez, kalemiyle edebiyatımıza unutulmayacak bir imza atan Zülfü Livaneli’nin önsözüyle okurlarıyla buluşuyor. 
Baron Friedrich, genç yaşında ailesinden kalan yüklü miras ile hayatına oldukça kaygısız ve rahat bir özgüvenle devam ederken; giderek duyarsızlaştığının, kimseye, hiçbir olaya karşı tek bir duygu kırıntısına dahi sahip olamadığının farkına varır.  Bu durum onu adeta yaşayan bir ölüye çevirmiştir. Bunun üzerine, sıradan bir pazar gününün gecesinde yaşadıkları, onun yeniden hayata tutunmasına sebep olmuş, daha önce hiç duyumsamadığı bir “yaşama sevinci” hissiyatına kavuşturmuştur. 
Olağanüstü Bir Gece, Zweig’in özgün kaleminin zirve yaptığı döneme ait bir eser ve onca yılın ardından ölümsüzlüğünü halen yitirmemiş eşsiz bir modern klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d0c03e1-d810-438f-a077-1a09ce46ad3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılanlı Bahçe</image:title>
            <image:caption>Bilmem, bilemem hayatın 
sade tuzu, ekmeğini 
ama gördüm 
ne kahramanların kahramanlığı 
ne de kralların krallığını. 
Hiçbirinin hükmü yok 
huzurumda. 
Taşlayacaksanız taşlayın beni 
köpüğün çiçek verdiği fısıltı 
ölümsüz yılanlarımın şarkısıdır 
bulut ve pas arasında 
P. 
 
 
Sırtlarından 
çakıllar çekilir de 
okyanus gelirmişcesine 
taşlaştır 
iki depremlik canı kalsın 
tecavüz edilenin cezalandığı 
çivileri çıkan memleketinde 
ciğerin kızıl yansın 
yılan elmayı yaran 
düğün gününde 
C.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3907cbc1-d31b-41ee-a910-c7f4a5ccc954.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Açıklamalı Temel İngilizce</image:title>
            <image:caption>Öğrencilerin İngilizce öğrenirlerken karşı karşıya geldikleri en büyük zorluklar Türkçenin dilsel özellikleri ile İngilizcenin dilsel özelliklerinin arasındaki farklardan kaynaklanmaktadır. Cemal Özgüven elinizdeki bu kitapta işte bu zorlukları gidermek amacıyla iletişim becerilerini geliştirici bir yöntem uygulayarak Türkçe ve İngilizce gramer yapılarını yüzlerce örnek ve alıştırma ile destekleyerek karşılaştırmaktadır. 
150 gramer terimini tanımlayan ve örneklerle desteleyerek açıklayan bir sözlükle başlayan Türkçe Açıklamalı Temel İngilizce, 4 kısımdan meydana geliyor. Birinci kısımda, temel İngilizce gramer bilgileri Türkçe açıklamalı ve kolay anlaşılır bir şekilde veriliyor. İkinci kısımda ise İngilizcede bağımlı yan cümleler konusu ele alınıyor. Dil öğreniminde büyük öneme sahip noktalardan biri olan kelime öğrenimi üçüncü kısmın konusu… Kitabın dördüncü kısmında da İngilizceden Türkçeye yapılan çeviri metinler ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de66a477-2102-4257-8066-901182b27479.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefede İlerleme ve Çağdaşlaşma Kavramları</image:title>
            <image:caption>“Tarihsiz ya da geçmişi olmayan bir ilerleme yoktur. Her ilerleme, tarihsel bilgi birikimi üzerine kurulur; ancak onun ötesine geçer. Ayrıca, geçmiş, daha önceki zamanlarda gerçekleştirilen birçok yeni başlangıcı içinde barındırır.” 
Onur Bilge Kula Felsefede İlerleme ve Çağdaşlaşma Kavramları adlı bu önemli çalışmasında, ilerleme ve çağdaşlaşma kavramlarını Kant, Hegel, Marx, Bloch, Adorno, Habermas gibi filozofla-rın yapıtlarını irdeleyerek ele almakta ve bu kavramların Anadolu kültür tarihi içerisindeki yeriyle de ilgili değerlendirmeler yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66779971-ac24-421f-8fd0-ad74c61c37d5.jpg</image:loc>
            <image:title>R.U.R Rossum’un Evrensel Robotları</image:title>
            <image:caption>R.U.R. (Rosumovi Umělí Roboti) 1920 yılında yayınlanmış bilimkurgu tiyatro oyununun adıdır. Oyun ilkin Prag&apos;da 1921 yılında sahneye konmuştur. 
Robot kelimesi de, ilk Karel Čapek&apos;in bu eserinde yer almış ve daha sonra tüm dünyada kullanılır olmuş, “robot”  daha önce kullanılan otomat ve android kelimelerinin yerini almıştır. 
R.U.R.  Sanayi devriminin iktisadi, etik ve toplumsal sorunlarıyla karşı karşıya kalan Avrupa insanının gelecekle ilgili kaygılarına ışık tutması açısından önemlidir. 20. yüzyılın başında bilimkurgu edebiyatına, bugün de yapay zeka bakımından yoğun biçimde tartışılan açılımlar kazandıran Karel Čapek, insan dışı akıllı varlıkların ya da yapay zekaya sahip robotların insanlarla olan ilişkilerini, etik ve antropolojik sorunlarını ele almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaaeca35-f033-46cf-a8c9-b45c515de972.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Sektöründe Sözsüz İletişim (Beden Dili)</image:title>
            <image:caption>Buhranlar birey ve toplumu değişime zorlar. Bilim ve teknolojideki gelişmeler; yeni bilgilerin üretilmesine neden olur. Kişisel gelişim isteği bireyin eylemsizlikten eyleme geçme sürecidir. Başarılı olma isteği, hedef belirleme, motivasyon, sorun çözme becerisi, kendini geliştirme düşüncesi, özyönetim kişisel gelişimin temellerindendir. Bu olgular yaşam boyu öğrenme isteği ile süreklilik kazanabilir. Eserimiz; kişisel gelişimi esas almasının yanı sıra bir ders ve başucu eseri olabilecek şekilde tasarlanmıştır. 
 
Kitabımızın ana konusu hasta ve kurumsal ilişki bağlamında; Doktor, hemşire, diş hekimi, eczacılar ve diğer çalışanlar ile hastaların etkili iletişimini kolaylaştırmayı esas alır.  
İdari hizmetler, sekreterler, teknisyenler, yardımcı hizmetler personeli ile tüm çalışanlar, sağlık kurumlarının fedakâr, gizli kahramanlardır. Sağlık alanı çalışanları ile sağlık okuryazarı olmak isteyen okurlara hitap eden bu eserin okuyucusuna yeni ufuklar açmasını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c930ded-acb3-422c-845a-d87dc52f4607.jpg</image:loc>
            <image:title>Iğrıp</image:title>
            <image:caption>“Osman öyle dalgın otururken, yukarı tırmandı. Sandığını açtı. Yıllardır takmadığı beşibiryerdesini avcunun içinde sıkarak merdivenleri indi. Kocası, fincan elinde, bıraktığı gibi duruyordu. Bir yudum olsun içmemiş, üzüncünün derinliğinde yitmişti. Fincanı aldı elinden. Altını sıkıştırdı. Avcu yanmışçasına sıçradı Osman. Eline baktı. Gözleri tutuştu. Bir hınç çelikleşti gözlerinde. Kolu uzandı. Parmaklarını sıktı Gülizar: 
– Bu sana bir sandal donatır. Sandalın oldu mu da deniz kadar umudumuz var demektir.” 
... 
Iğrıp, edebiyatımızın usta isimlerinden Erol Toy’un, diğer tüm kitaplarından farklı bir teknikle yazılmış, bu yüzden belki de en özel kitabı. Bir balıkçı adasındaki yaşama tutunma gayretini, bilinçsel, tarihsel geçişlerle ve gelenekselin dışında bir kurguyla kaleme alan Toy; seçtiği sözcüklerden, kitabın dizgisinde yer alan ayrıntılara kadar, benzersiz bir yazı işçiliğiyle çıkıyor okurların karşısına. 
Şüphesiz ki edebiyat tutkunlarının, dikkatli okurların kitaplıklarında özel yer edinecek bir eser, Iğrıp…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692afa46-7ad6-4b83-afcd-223ab19079f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Av Dramı</image:title>
            <image:caption>Gölün kükremesini duyuyorduk. 
Dramanın son perdesi şimdi başlıyordu ve iki aktör, yürek paralayıcı sahneyi görmeye gidiyordu. 
“Ne düşünüyorsun? Bizi ne bekliyor?” diye sordum, sevgili Pavel İvanoviç’e. 
“Düşünemiyorum... Bilmiyorum...” 
“Ben de bilmiyorum.” 
“Hamlet bir keresinde yeryüzünün ve cennetin Tanrısının intihar günahını yasaklamış olmasına üzülüyordu. Şimdi ben de onun gibi, kaderin beni doktor yapmış olmasına üzülüyorum... Derinden üzülüyorum!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69ce4a5-d64a-4ed5-9a77-1099c746ee0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Bekçisi</image:title>
            <image:caption>“Peşimde dolaşan her avcı, kurban olmaya hazır şeytandır.” 
 
Hayat denilen gizemli serüvende siyahla beyaz, gündüzle gece, sevinçle hüzün, aydınlıkla karanlık gibi sayısız zıtlıklar kol kola girerek bize eşlik eder. Bu durumu zamanla öylesine kabulleniriz ki etrafımızda olup biten her şeyi bu “dualite” penceresinden bakarak değerlendirmeye; iyi ve kötü hakkında keskin yargılara varmaya başlarız. 
 
Peki masum olanla şeytanın, avla avcının, kurbanla katilin kim olduğu acaba her zaman bu kadar net olarak belli midir? 
 
“Gölge Bekçisi”nde kurban olmaya hazır şeytanla, peşinde koşmakta olduğu avının arasındaki savaşın kazananı veya kaybedeni olmayacak; çünkü gölgeler, karanlık ve aydınlığın mücadelesine şahitlik etmek yerine bu defa kaderi belirleyecek… 
 
“Gölge Bekçisi” sıra dışı karakterleri, gerçeklik algınızı değiştirecek olay örgüsü, bir an bile düşmeyen temposuyla soluk soluğa okuyacağınız bir eser. Yüreğinizin tenha köşelerinde gizlenmiş duygularla yüzleşmeye; beyninizin en ücra kıvrımlarında yolculuğa çıkmaya hazırsanız, elinizde doğru kitabı tutuyorsunuz demektir. 
  -Fatma Kayhan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110794</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b899bfab-2a84-4ef3-8138-482fdba94d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Türkçe Sözlük</image:title>
            <image:caption>Bir ulusun varlık araçlarından biri de kuşkusuz dilidir. Ulusun dili ne kadar zengin, dilindeki sözcük sayısı ve söz dağarcığı ne kadar genişse o ulusun büyüklüğü de o kadar tartışılmaz olur. 
Dünyanın en eski dillerinden biri olan Türkçe de Türk ulusunun gücünün ve görkeminin simgesidir. Gerek geçmişten bugüne gelen, gerekse sonradan sözcükler eklenip zenginleştirilen dil hazinemizi bir kez de biz gözden geçirdik. Bu değerli hazinemizi yeniden toparlayarak yaklaşık 25.000 sözcükle siz sevgili öğrencilerin yararına sunuyoruz. Yararlanmanız, dilinizi doğru ve gururla kullanmanız dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e75160ce-06f0-401d-ba73-c6f9530712ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Seremonisi</image:title>
            <image:caption>Tanrılar... Tenleri altından, dilleri baldan. 
Peki bu “Yüce” Tanrılar küçücük bir kızdan korkacak kadar aciz miydi gerçekten? 
 
“Korkak Tanrı...” diye mırıldandım kahkahalarımda boğulurken. Zeus’a hitaben söylemiştim bunu. “Korkak Tanrılar!” diye haykırdım bir kez daha, mağara, sesimle inim inim inlerken. “Korkaklar!” 
 
Tabii ki benden korkacaklardı! Ben, saçları Tanrıların kanıyla yıkanmış kızdım. Ben, Ölüm’ün kızıydım. 
Kaderin ağlarını kesen Altın Kılıçlı Leydi’ydim. Ben, onların acınası neslinin sonuydum. 
Umudun kaybolduğu yeryüzünde onu bulma görevi Tanrıların kâbusu olan kıza, bana düşmüştü. 
Umudun kayboluşu, arkasında cesetler bırakmaya başladığında büyük bir şeyin parçası olduğumu anlamıştım. 
 
“Augustus,” dedi. “Olimposlular düşüyor. Titanların kaderi tekrarlanıyor.” 
Aklıma Theos geldi, o da “Tarih tekerrürden ibarettir,” der dururdu. Önemli olan ders çıkarmak. 
  Ve ben, ders çıkarmak konusunda berbattım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cee9f9db-9a32-4d72-b341-6d186333ecc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Papatya Sevgisi</image:title>
            <image:caption>Dedemi papatyaları severken görmüştüm. Diğer çiçeklere göre papatyaların dedem için ayrı bir yeri vardı. Her zaman derdi ki “Oğlum İsmail, papatyaları seven, insanı da hayvanı da sever, bunu sakın unutma!” 
Köydeki evimizin bahçesine, dedemin verdiği öğütleri dinleyerek her daim papatyalar ekerdik ve onlara büyük bir hassasiyetle sevgimizi verirdik. Bizim sevgimiz onları büyütür, güzel birer çiçek hâline getirirdi. 
  İnsan olmak dünyanın en ağır yüküdür. Varlığın anlamı ve amacı insan olmaktır. İnsan, ancak sevdiğinde kendini bulabilir. Öyküler, bir filmin birkaç dakikasını anlatan kısa yazılardır. Bu yazılar, yaşamın gerçeklerine değinirken size, iyiyi, güzeli ve insan olmayı öğütler. Bu kitapta da hayatın içinden, kalbinize işleyecek kısa öyküler bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/277b88e1-7d0c-47b1-b3c8-c2e5174516c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığın Utkusu</image:title>
            <image:caption>İnsanlık, Tanrı ve bu dünya arasında sıkışıp kalmanın ıstırabından bambaşka bir çukura düşmüş bir hâldedir. Yaşadığımız dünya, politik masalların, yalan devşirmenin, her şeyi unutup ya da unutturularak insanın bütün değerlerini pazara çıkarmıştır. İnanç ve değerlerine bir şekilde yönelen kitle, artık her şeyi imbikten sıkı geçirerek “politik güce” nasıl yakın olabilirliğini hesaplamaktadır. Antik putların, mitos tanrılarının yerini politik ve maddi gücü simgeleyen çağrışımlar almıştır. Yukarıdaki “bıyık” ne verir ne katar. Aşağıdaki “sakalın” hiçbir önemi yokken acaba bir güç olabilir mi hesabı, zihinlerde bolca dolanmaktadır. Global zehir, insanın her şeyini yok etmek, yutmak ve sıradanlığın “kölelik” ruhuyla yokluğa sürüklenmektedir. Tutunmak isteyen ruhlar; cehennem, araf, cennet tiradını bu dünya dayatmasında içten ya da sanrılı bir şekilde duyumsamakta. Ego, korkunç bir katliam alanına dönüşmüş, kazananın çeşit çeşit “zafer” işaretleri, varoluşlarına simgesel bağlılık yaratmaktadır. İnsana seslenen yaratıcı kudret değil, insanın kendi masalındaki güçlerinin “hâkim” varlığı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d5ebb91-29a0-4f4f-a97e-066f371e54dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun Zikzakları</image:title>
            <image:caption>Baktım ki yazılmıyor 
Yazamadım satır satır 
Tortop ettim 
Attım hikâyeyi 
Buna mecburdum 
Çünkü 
Acısı beni yakar 
Seni sızlatır 
Mademki 
İstiyorsun dinlemeyi 
Günah benden gitti 
Öyleyse 
Kulağını bana ver 
Unut her şeyi 
 
Neylersin kader bu 
Dost misali 
Hep yanımda durdu 
Sağ gösterip 
Sol vurdu (...)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110799</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f4a2c2-ea80-4339-91f5-28746ffddcd2.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Lozan’ın Önemi</image:title>
            <image:caption>“Bu antlaşma, Türk milletine karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir” 
Mustafa Kemal Atatürk, Lozan zaferini Nutuk’ta bu sözlerle tanımlar. Türkiye’nin varlığını tüm dünyaya onaylattıran Lozan Barış Antlaşması; özgürlüğün, ulusal egemenliğin ve bağımsızlığın açık ve net duyurusudur. Cephede süngüyle kazanılan zafer müzakere masasında kaybedilmemiş, İsmet İnönü’nün müthiş diplomatik yeteneği bu toprakları Türk ulusuna vatan yapmıştır. 
Arnold Toynbee’ye göre “Sevr, Hasta Adam’ın gömülme belgesi, Lozan ise hasta olmadığını eylemleriyle kanıtlayan bir ulusun sağlık belgesi”dir. Lozan görüşmeleri sırasında İsmet Paşa’nın emperyalizme karşı eğilmeyen ve bükülmeyen karakteri, arkasında bulunan Başkomutan’ın, Meclis’in ve Anadolu halkının kararlılığıyla desteklenmiştir. Bu kitapta okuyacağınız satırlarsa 100 yıl önce bu büyük siyasi zaferi kazanarak Cumhuriyet’in önsözünü yazan kurucu kadroya duyulan minnettarlığın yansımasıdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110800</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebf5705d-06f7-404d-9fbe-4e91ed88dcfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege Adaları Sorunu</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de karşıdevrimci tezlerin başta gelenlerinden birisi, “On İki Ada’yı Lozan’da kaybettik” savıdır. Doç. Dr. Hüner Tuncer, Ege Adaları Sorunu kitabıyla ülkemizle Yunanistan arasında Atatürk Döneminde kurulmuş olan dostane ilişkileri zedeleyen bu sorunu, tarihsel ve uluslararası hukuka dayanan bir perspektif içinde ele alarak, ileri sürülen savların hangilerinin gerçeği daha çok yansıttığını açıklığa kavuşturmaya çalışmıştır. 
Ege Adaları’nın tarihçesine kısaca değinildikten sonra, Cumhuriyet döneminden itibaren iki ülke arasındaki ilişkileri yıpratan Ege Adaları’na ilişkin uluslar arası yasal mevzuat ele alınmış; Türkiye ile Yunanistan arasında Ege’de anlaşmazlığa neden olan diğer sorunlar da irdelenmiştir. Ve Ege Adaları’nın Yunanistan tarafından silahlandırılması konusu üzerinde durularak, bütünlüklü bir tablo ortaya konmuştur. 
Elinizdeki kitap, Ege Adaları’nın Statülerinin ve uluslar arası hukuk açısından hangi devletlere ait oldukları konusunun sıkça tartışıldığı günümüzde, doğru bilinen yanlışları düzelten, “galat-ı meşhurları” çürüten bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8023963-1528-48ae-bad6-539f13151cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito Sayı: 78 - Aristotelesçilik 20. Yıl Özel Sayısı</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi Cogito, 20. yaşını filozofların filozofu Aristoteles’le kutluyor. Dergi, bahar aylarında yayımlanan Aristoteles sayısından sonra daha da hacimli ve kapsamlı bir Aristotelesçilik sayısıyla okurunu selamlıyor. Aristotelesçiliğin Eskiçağ, Hıristiyan ve İslam dünyasındaki seyri ve günümüze kadar nasıl evrilerek ulaştığı, etik ve siyasette, metafizikte, feminist teoride, Marksizm’de nasıl alımlandığı üzerine makalelere, kapsamlı bir Aristotelesçilik zamandizini ve Türkçede Aristoteles Kaynakçası eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110802</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f8f622e-be48-4afc-8773-9ae7d2fe0b88.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürprizim Var Sayılar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzla vakit geçirirken görsel algılama becerisinin gelişmesini, sayıları öğrenirken bir yandan da fazlaca şaşırmasını ister misiniz? Peki, bolca eğlenceye ne dersiniz? Bu kitabın katlanan sayfalarını açtığınızda karşınıza bir çiçek de çıkabilir bir kuş da. Timsaha da rastlayabilirsiniz limona da. Ama sürprizlerle dolu olduğu kesin! Bir Sürprizim Var Sayılar kitabıyla saymayı öğrenmek artık çok eğlenceli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c596d6d7-d73b-4dff-ad4a-6a95230c8845.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürprizim Var Zıtlıklar</image:title>
            <image:caption>Sıcak ya da soğuk, uzun ya da kısa, yavaş ya da hızlı... Çocuğunuzun kavramları öğrenmesini, zıtlıkları fark etmesini ve fazlaca şaşırmasını ister misiniz? Peki, birlikte eğlenmeye ne dersiniz? Bu kitabın katlanan sayfalarını açtığınızda karşınıza farklı zıtlıklar çıkacak. Hepsinin sürprizlerle dolu olduğu da kesin! Bir Sürprizim Var Zıtlıklar, her sayfada farklı bir kavramı anlatırken eğlenceyi ve hızlı öğrenmeyi bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110804</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8281a50-2d3e-46ee-a64e-88e87cdba61e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sensiz Olmaz</image:title>
            <image:caption>Başın bulutların üzerindeyken
gerçek aşkı bulabilir misin? Maybell Parrish her zaman hayal kurmayı seven, romantik biri olmuştu. Hayal dünyasında yaşamak, gerçek hayatın düş kırıklıklarından kaçmak için en güzel yoldu. Ve büyük teyzesi Violet’in büyüleyici köşkü ona miras kalınca, genç kadın bunu yepyeni bir başlangıç yapmak için mükemmel bir fırsat olarak gördü.

Fakat köşke ulaştığında dertleri sandığı gibi yok olmak yerine daha da katlandı. Senelerce hayallerinde yaşattığı görkemli ev, artık harabeden başka bir şey değildi. Üstelik Maybell’in, mülkü bir başkasıyla paylaşması gerekiyordu. Eş mirasçı Wesley Koehler, yakışıklı olduğu kadar aksi biriydi ve arazi için çok farklı planları vardı.

Sessiz ve mesafeli Wesley’yi işbirliğine ikna etmek, Violet Teyze’nin son arzularını yerine getirmekten çok daha çetin bir görevdi. Ancak Wesley’nin asık suratının arkasında gizlenen beklenmedik nezaket, ikisinin de savunma duvarlarını indirmesine neden oldu. Hediyelerin en güzelini kazanmaları için tek gereken, konfor alanının dışına atılacak küçük bir adımdı. “Bu yıl çıkan en tatlı kitap.”
-Frolic</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab0fa158-3528-4097-9b21-cd5a69d60f69.jpg</image:loc>
            <image:title>Ausgewaehlte Maerchen Aus Tausendundeiner Nacht</image:title>
            <image:caption>Einst herrschte ein maechtiger Sultan über indische und chinesische Laender. Dieser Herrscher hatte zahlreiche Soldaten, Diener, Waechter und Untertanen. Er hatte auch zwei Söhne; wahrend der eine Prinz erwachsen war, war der andere noch jünger.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24df7814-5a95-4a64-872a-a240d9ef6466.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Tarihini Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Hâlihazırdaki psikoloji tarihi metinleri, Antik Yunandan Descartes’a hızlı bir geçiş yaparken İslam düşüncesinin altın çağları atlanmış oldu. Böylece, bu metinlerin daimi okuyucuları olan ruh sağlığı öğrencileri ve profesyonelleri modern psikolojinin kökenlerine dair bütüncül bilgi ve yorumlardan mahrum kaldılar. Bu kitap, İslam düşünce tarihinde köşe taşı isimlerin, insanın psikolojik yapısı, işleyişi, bu yapının “bozulması” ve “düzelmesi”ne dair görüşlerini, bugünkü psikoloji ve psikoterapi tartışmalarına ışık tutacak şekilde yeniden betimlemek istiyor. Bu sayede hem insan psikolojisine dair üretilen bilginin tarihsel sürekliliği belirginleştirilecek hem de bugünkü tartışmalarda ihmal edilen teorik ve pratik imkânlardan ilham almak mümkün olacaktır. İslam Düşüncesinde Psikoloji ve Psikoterapi kitabımız için kullandığımız “Sağlam Temeller ve Yeni Ufuklar” ifadesinde olduğu gibi; elinizdeki bu kitap da yeni ufukların arayışında, sağlam temelleri oluşturma çabasının bir ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f9e919d-c49b-43c2-aa66-5ad069000023.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Beylerbeyi Necati Bey</image:title>
            <image:caption>Şiirin beylerbeyi, Türkçenin ses bayrağı, söz büyücüsü… Necati Bey isminin başına getirilecek hiçbir sıfat onun edebî kişiliğini layıkıyla karşılamaz. Şiire raksettiren şair, Ahmedî ve Şeyhî gibi şairlerden aldığı ilhamı Türkçeye can veren yeteneğiyle besleyip divan şiirini çok farklı bir boyuta taşır. Türkçe saf, kusursuz ve samimi söyleyişi Anadolu’ya getiren Necati Bey, divan şiirini Acem taklidi olma tehlikesinden kurtarıp özgün söyleyiş kapılarını sonuna kadar açar. Altı asırlık divan şiiri, uzun soluklu oluşunu biraz da Necati Bey’in büyüleyici hünerler gösteren keskin zekâsına borçludur.
Nişancılık yaptığı için “bey” unvanı alan Necati’ye, şiirdeki hünerleri sayesinde şiirin beylerbeyi dense yeridir. Çünkü Osmanlı’nın ilk dönemlerinde mutlak bir yetkiyi temsil eden “beylerbeyi” unvanı, divan şiirinin erken klasik devresinde sahneye çıkıp söz ordusunun başbuğu olan Necati Bey’e pek yakışır. Kelimeleri sevk ve idarede eşi benzeri olmayan Necati Bey, çağlar ötesine gönderdiği bu orduyla birçok şairin gönlünü fethedip bereketli Türk topraklarında yeni şiir burçlarının kurulmasına öncülük eder. İşte elinizdeki kitap, “Şiirin Beylerbeyi Necati Bey”in divanından seçilip günümüz okuyucusuna sunulan bir güldestedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53cf999c-8920-482c-b94f-de17bba826ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüseyin Öğretmen</image:title>
            <image:caption>Bazı insanlar, öğretmenlerin yan gelip yattıklarını söylerler. Üç ay tatil yaptıklarını, çalışmadan maaş aldıklarını ima ederler. Bu kitabı okuduklarında ne kadar yanıldıklarını anlayacaklar ve utanacaklar. Bu kitapta öğretmenlerin ne kadar vefakâr, cefakâr ve özverili olduklarını yüreklerinde hissedecekler. Sorunlar karşısında öğrencilerine nasıl sevgi ve şefkatle sarıldıklarını, ömürlerini öğrencilerine adadıklarını anlayacaklar. Hüseyin Öğretmen kitabı, tüm velilere, öğretmenlere ve sevgili öğrencilere rehber ve ışık olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b4a740-4b44-4486-9543-a38fd976dc4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dur</image:title>
            <image:caption>Can iyi ki “yürümeye başlamış.” Yaşamı gözlemiş; didiklemiş, bakmış; neler neler görmüş. Bunları derlemiş. Edebiyatın engin sularına dalmış… Bu güzel kitap çıkmış ortaya. 
“Yürümeye” devam ederse bu kitap, daha nice merakla beklenen kitapların öncüsü olacaktır. 
Ben, beklemeye başladım... 
Asuman Boyacıgiller 
 
“Bir ben vardır bende benden içeri…” Can Başoğlu’nun elinizdeki eserinin, alıntılanan bu ünlü deyişin tam olarak ete kemiğe büründürülmüş hâli olduğu söylenebilir. Esere edebî türünü veren sürükleyici polisiye anlatı, yazarın zaman içinde özel bir imbikten özene bezene usul usul damıttığı, hayata ilişkin düşüncelerinin “kafamıza atılmadan” aktarılmasında yalın ve bir o kadar da etkili bir araç oluşturuyor. Verilen emek ise haklı bir takdire şayan. Keyifli okumalar… 
Berk Kapancı 
 
Can’ın, karakterlerini ilginç detaylarla betimlemesini, yaşamındaki deneyimlerini biriktirerek yazmasına bağlıyorum. Güçlü hayal gücü de o karakterleri yerden kaldırıyor ve onları oynatmaya başlıyor. Biz okuyuculara da yazarın düş gücünden oluşan sahnedeki olayları izlemek kalıyor. Sahnedeki gölgelerin arasında kendi ruhumuzun gölgesine de rastlıyoruz. 
Atakan Murat Tunçer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/578c48a9-b920-48d3-85e4-2cdb00043a99.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Türk Diasporası’nın Türklerin Anadil Öğrenimine, Akademik Başarılarına ve Sosyo-Ekonomik Yapılarına Etkisi</image:title>
            <image:caption>Avrupa’daki Türk Diasporası’nın tarihi gerçekleri bilmesi ve değerlendirmesi son derece mühimdir. Türklerin ve Türk kültürüne saygılı etnik grupların tarihte nice başarılara imza attıkları bilinmektedir. Bu başarılar, Orta Asya’da, Kafkaslar’da, Selçuklu’da, Osmanlı’da ve nihayet büyük önder Atatürk’ün liderliğinde Kurtuluş Savaşı’nda hep vardı. Tüm bu başarılardan güç alınmalı ve gurur duyulmalıdır. Böylece kendine güvenen, üretime katılan ve evrensel değerlere saygı duyan nesiller yetiştirmek mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9734e7-eec2-4e3c-9139-7651c2c8eb53.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinir Oldum</image:title>
            <image:caption>Neden tozpembe değildi ki her baktığım yer? Bulutların üzerine yatsam, tepinsem, mıncık mıncık her yanını sıksam olmaz mıydı? Ahh şu aynalar, sadece olanı gösteriyorlar, olmayanları da gösterseler ya... Ne de güzel olurdu... Hayat mı acımasız yoksa hayata yön verenler mi? Kurallar mı zor, yoksa kural koyanlar mı zorlayıcı? Ya insanlar... Küçücük kalpleri var, dünyalar kadar kederleri. Hayatı kendi elleriyle zorlaştırıp şişirirken küçük bir iğne batırıp hava kaçırtmıyorlar. Bırakın hayatın havasını, sönsün gitsin... Şiştikçe üfürmeyin, üfürdükçe nefessiz kalmayın... Doğarken yükleniyor omuzlarımıza nefeslerde üfürülen kederler... İsyan ediyoruz ağlayarak ama nafile, susturuyorlar bizi... Pışpışlıyorlar durmadan, bildiğin avutuyorlar bizi... Sinir olasım geliyor. Yok yok, gelmiyor, düpedüz sinir oluyorum... 
Henüz on altı yaşındayım. On altı bin çeşit derdim var. Dertlerimin kaç tanesi önemli? Bilmiyorum ama ne önemi var ki, dert mi dert işte. Önem derecesini ne ölçesim var ne de tartasım... Ne karışla ne arşınla uğraşabilirim. Yaşarken sindire sindire sinir oluyorum. Yaz yağmurları yağıyor içime. Sırılsıklam duygularım. Güneş doğudan değil, kalbimden doğuyor derken, sert duygular esiyor tepemden. Kar yağıyor kirpik diplerime. Üşüyen ellerim değil, kalbim değil, peki, neresi? Bilmiyorum. Tutarsız olan ben miyim yoksa hayat mı? Neden her şey gözüme batıyor? Bir söz, bir mimik... Yine depreşiyor içimden dalga dalga geliyor, dudaklarım istemsizce hareket ediyor: &quot;Sinir oldum.&quot; 
Fatma Hilal Çinici</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110812</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3659fca9-38a6-4dd9-a687-a7960e85e602.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Düğümü</image:title>
            <image:caption>...Takip uzadıkça uzadı. Şafak sökmek üzereydi ama takip hâlâ sürüyordu. Zalim soğuğun kucağında, kalın kıyafetler içinde yürüyüp koştukça, terden sırılsıklam olmuşlardı. Hava dondurucu derecede soğuk olmasına rağmen üniformanın içindeki bedenleri ateşli buharlar üretiyordu. Terli vücutlarına vuran soğuk rüzgâr, tüm dengelerini bozmuştu. Hararetli vücutları; cennet ve cehennem gibi, siyah ve beyaz gibi keskin bir karşıtlığın ortasındaydı. Ertuğrul&apos;un arkasındaki müfreze erleri sadece yürüyüp koşuyor ve mermi sesi geldiğinde yere yatıyordu. Birkaç kez &quot;Kumandanım, geri dönelim&quot; diyecek olsalar da, daha cümlelerini bitiremeden sert cevaplar almışlardı. Gurur meselesi yapmıştı Ertuğrul. Onun müfreze komutanı olduğu yerde firar edenler mutlaka yakalanmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceec8594-695c-4509-9d0d-e3fd54e7b35e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an-Kainat-İnsan</image:title>
            <image:caption>KUR’AN-KÂİNAT-İNSAN 
Üç Kitabı Anlama ve Yorumlama Usûlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a56b38d-1825-4f8a-99db-767e5f2f4f31.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten ve Günümüzden Klasik Müzik Yazıları - IV</image:title>
            <image:caption>Yaşamını Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde sürdüren Prof. Dr. Ömer Eǧecioǧlu, müzik tarihinin tozlu yaprakları arasında unutulmuş birbirinden ilginç olayları, kişileri ve gezip gördüğü yerleri belgeler ve fotoğraflar ışığında müzikseverlerle / araştırmacılarla paylaşıyor. Serinin 1-2-3. kitaplarının ardından, bu kitapta yer alan başlıklar ise aşağıdaki gibidir: 

IV. Kitaptan Başlıklar 
·         Ho Amca’nın Şehrinde Opera 
·         Franz Liszt’in İstanbullu Öğrencisi 
·         Mezzo Soprano, Besteci, İlham Perisi: Pauline Viardot 
·         Efsanevi Piyanist Franz Liszt’in İstanbul Ziyareti ve Liszt-Listmann Olayı 
·         İki Cambazla Fino Köpekleri Arasında: Yıldız Tiyatrosu’nda Bir Altın Çocuk 
·         Wagner Festival Tiyatrosu 
·         Lenny Yılı’nın Ardından:L. Bernstein ve Candide 
·         Moby-Dick: Klasik Edebiyattan Opera Sahnelerine 
·         Besteci Jake Heggie ile bir Sohbet 
·         Şahane Hayat: Beyaz perdeden Opera Sahnelerine 
·         İtalya’da Verdi’nin Adını Taşıyan Opera Salonları 
·         Klasik Müziğin Son Harika Çocuğu: Erich Wolfgang Korngold 
·         Bayreuth’un Göz Kamaştıran Margravial Opera Salonu 
·         Holst’un “Constantinople” Eseri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af76ed3a-fab1-4ce9-8476-bb3b552bd03c.jpg</image:loc>
            <image:title>Müridinin Kaleminden Mürşidi: İbrahim Gülşeni&apos;nin Eserlerinde Dede Ömer Ruşeni</image:title>
            <image:caption>MÜRİDİNİN KALEMİNDEN MÜRŞİDİ: 
İBRAHİM GÜLŞENÎ’NİN ESERLERİNDE DEDE ÖMER RUŞENÎ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9ea5e6b-0bfb-45c4-9870-02a9568a6798.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Politika Karar Alma Sürecinde İnancın Rolü</image:title>
            <image:caption>DIŞ POLİTİKA KARAR ALMA SÜRECİNDE İNANCIN ROLÜ 
Trump’ın Liderlik Profili ve Grup İçi Karar Alma Dinamikleri 
Kapsamında ABD’nin Kudüs Kararı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a70a7b6-5a9a-4bde-8b8b-b6f02a79d0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e Ankara&apos;da Muhacir Yerleşmeleri</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nde içe dönük göç olgusu XVIII.yüzyılın son çeyreğinden itibaren baş göstermiş olsa da, asıl yoğunluk KırımHarbi’nin (1856) ardındandır. Hafızalarda 93 Harbi olarak da maruf olan 1877-78Osmanlı Rus Harbi ise göçler konusunda meydana gelen en önemli kırılmadır.Balkan Savaşlarının (1912-1913) da meydana gelen göçlerde önemli bir etkisi sözkonusudur. Bahsi geçen savaşlardan sonra baskı ve zulümlere maruz kalan veetnik kıyıma tabi tutulan birçok farklı muhacir grubu, kitleler halindeAnadolu’ya göç etmek durumunda kalmıştır. Yaşananlar karşısında Anadolu’nundiğer birçok vilayeti gibi Ankara sancağı da önemli bir iskân sahası olmuştur.Bu kapsamda Ankara’ya Rumeli, Kırım ve Kafkasya’dan göç etmek durumunda kalanönemli sayıda Tatar, Nogay, Çerkes, Boşnak, Rumeli muhaciri Türk veKaraçay-Malkar iskân edilmiştir. Ankara’ya sevk edilen muhacirler kentmerkezinin yanında yoğunluklu olarak günümüz idari taksimatına göre Haymana,Polatlı, Gölbaşı, Balâ, Sincan, Çubuk, Kızılcahamam, Şereflikoçhisar,Kahramankazan, Ayaş, Elmadağ ve Akyurt ilçeleri dâhilinde yerleştirilmiştir. 
Ankara’ya muhacir iskânını ele alacak olan buçalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında göçlereneden olan gelişmelere kısaca değinildikten sonra Ankara’ya muhacir iskânınınsebepleri, sancak dâhilinde yerleşime müsait arazilerin tespit çalışmaları,muhacirlerin geldikleri mahaller ve Ankara’ya iskân edilen muhacir sayısı elealınmıştır. Ayrıca Ankara dâhilinde iskân edilen muhacir gruplarına aityerleşim alanları (köy, mahalle vb.) arşiv kayıtları ve saha araştırmalarınadayalı olarak müstakil başlıklar hâlinde incelenmiştir. Çalışmada yer verilenbir diğer husus ise muhacirlere yapılan yardımlar, iskânın malî boyutu, muhaciriskânında ortaya çıkan sorunlar ile iskânın demografik, siyasi, askerî, zirai,sosyo-kültürel ve mimarî alandaki yansımaları hakkındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bed7fa1b-a66e-4f0b-b0de-da4763367bcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazır Olduğunuzda İşte Böyle İyileşirsiniz</image:title>
            <image:caption>İyileşmek bir kereye mahsus bir olay değildir.  
 
Bir kereye mahsus bir olayla, genellikle geleceğin nasıl olacağı konusundaki tasarılarımızı bozan bir tür ani kayıpla başlayabilir. Fakat gerçek iyileşme, bu bozulmanın bizi derin bir bilinçsizlik halinden uyandırmasına, bürünmeye uyarlandığımız kişilikleri bir kenara bırakıp aslında olmamız gereken kişinin parçalarını bilinçli bir şekilde birleştirmeye başlamamıza izin vermektir.  
 
İyileşmek, acıyı kabullenip ona gerçekten bakmak anlamına gelir. İyileşmek, yolculuğa çıkmaktır çünkü ister fiziksel olsun ister ruhsal, doğrusal ya da pürüzsüz bir iyileşme yoktur. İyileşmek kırılganlıktır. İyileşmek, yaralı ama samimi bir kalple yola devam etmek demektir. Esas dönüşüm, gevşemeyi öğrenip geçmişimizi olduğu gibi görme cesaretini bulduğumuzda gerçekleşir, böylece şu anki hayatımızı da olduğu gibi görebiliriz: umut ve potansiyelle dolu. 
 
Uluslararası çoksatan Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme’nin yazarı Brianna Wiest, bu kitabında içimizdeki özel sığınağı bulmamızı ve gerçek dönüşüme ulaşmamızı sağlayacak kırk beşten fazla yazısını bizlerle paylaşıyor. Wiest’in sözcükleri, kendi değişim yolculuğundaki herkes için merhem niteliğinde. 
 
 
“İyileşme sürecinde sadece geriye dönüp bitirmediğiniz bir şeyi düzeltmeyi öğrenmezsiniz. Aynı zamanda güçlükle de olsa ilerlemeyi, daha farkında ve anda yaşamayı, tecrübelerinizi gerçek zamanda nasıl işleyeceğinizi de öğrenirsiniz. Bunu ne kadar yaparsanız o kadar farkına varır ve hayata dâhil olmaya başlarsınız. Yeniden konuşmaya, yeniden hissetmeye, yeniden var olmaya...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/652ff4af-a05c-4b3e-b138-4d7831717539.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapi Odasında Neler Oluyor?</image:title>
            <image:caption>Terapi, hayatta yolumuzu bulmamıza yardım eden bir araçtır. Psikoterapi, kendimizi ve hayatın bizim için ne anlam ifade ettiğini anlamayı, kendimiz olmayı öğrenmeyi ve şartlanmalarımızdan özgürleşmeyi amaçlar. Psikoterapist, düşüncelerimiz ve hislerimizdeki düğümleri çözmemize yardımcı olan bir rehberdir. Terapi bize kendimiz hakkında bir şeyler öğrenme fırsatı sunar ama öğrendiklerimizi hayata taşımak bize düşer. Yani terapi ile arabayı çalıştırdıktan sonra arabayı sürmek gerekir. Bu kitap, bazıları için bir terapi alternatifi, bazıları için terapinin yanında bir destek, bazıları için de kendi olma yolunda hayat boyu sürecek bir gelişim yolculuğunun başlangıcı olacaktır. Derinlemesine bir değişim için tek yapmamız gereken, içimizdeki ateşi yakacak kıvılcımı çakmaktır. Bir insanın hayatında bu kıvılcımın sıklıkla &quot;bazı sıkıntılar olarak&quot; tezahür etmesi üzücü ama yaygın bir gerçektir. Daha da üzücü olan, kim olduğumuza dair gerçeğin arayışı &quot;zor geliyor&quot; diye, farkında olmadan bu kıvılcımı yok etmek için uğraşıyor olmamızdır. Prof. Stephen Joseph, bu kitapta insanların zor zamanlar geçirdikten ve terapi odasında saatlerini verdikten sonra sordukları soruları ve verdikleri cevapları ele alıyor. Önceliklerimizi ve bakış açımızı değiştirerek hayatımızda neye önem verdiğimize dayanan yeni bir dengeyi nasıl kuracağımızı gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a445fdbc-6f37-42ce-a4c2-4ff606ee9551.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme</image:title>
            <image:caption>Farklı düşünmeyi öğrenerek hayatınızı yeniden inşa edebilirsiniz. 
 
Hayatınızla ilgili ne yapacağınızı bilmiyor musunuz? 
Korku ve şüphe peşinizi bırakmıyor mu? 
Karar vermekte zorlanıyor musunuz? 
Hayalleriniz gerçekleşmemiş olarak öylece bekliyor mu? 
 
Mutlu bir yaşama varan yol nadiren pürüzsüzdür. Fakat karşılaştığınız zorluklar, düşünme şeklinizi değiştirmek ve kendinizi geliştirmek için birer fırsattır.  
 
Brianna Wiest’in Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme kitabıyla zararlı düşünce kalıplarını yıkabilir, farkındalığınızı artırabilirsiniz. Yazar, insan doğasına dair üstün bilgisi ve psikolojik duyarlılığıyla size duymak istemediğiniz fakat duymaya ihtiyaç duyduğunuz, aslında zaten bildiğiniz ama bastırdığınız şeyleri tek tek açıklıyor. İlişkilerle mücadele, hayata bakış açısı ya da sevdiklerinizle iletişim kurma hakkında aradığınız cevaplar bu kitapta. Kendinizi bulma, yeni başlangıçlara ve mutluluğa ulaşma yolunda bu kitap sizin için çok değerli bir yol arkadaşı olacak. 
 
 
“Wiest metinlerinde mutluluk araştırmalarından elde edilen bulguları, günlük hayatta uygulanabilir –gerçekten!– basit ipuçlarıyla bir araya getirmiş ve bunu büyük bir incelikle yapmış.” 
Zeit Wissen 
 
“Psikoloji ile felsefe alanlarındaki yeni ve eski görüşleri hevesle, akıcı bir şekilde özetleyen ve her şeyden önemlisi, geleceği şekillendirmenize yardımcı olacak dâhiyane bir kitap.” 
Sein 
 
“Yenilikçi ve zekice yazılmış bir kitap.” 
Wlodarek 
 
“Bu kitabı karşılaştığım herkese önerebilirim.” 
Niederbayern TV</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3df09eb1-31ee-4883-9a31-06d92a3d6424.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Portakalı - 40. Yıl Özel Baskı</image:title>
            <image:caption>Çocukluğu ve çocuk dünyasını seviyorsanız, bir çocuk yüreğinin duyarlığını tanımak istiyorsanız, yoksulluğun ve onun ardından gelen yoksunlukların, aşağılanmaların, kaçınılmaz katı koşulların dünyasına girmekten çekinmiyorsanız Şeker Portakalı’nı okuyun.
Veronique (La Vie Catholique Dergisi)
Ağlamanız, gülmeniz ve düş kurup yaşamanız için sizleri Zézé ile başbaşa bırakıyorum. Ama sonunda da, bu kitabın kapağındaki resme yüreğiniz sızlamadan bakamayacağınızı söylüyorum.
Jacqueline Barde (Elle Dergisi)
Bu çocuğun dilinin ve bilincinin ardında, büyüleyici olanla, sevecenlikle, acımasızlıkla yoksulluğun atbaşı gittiği bir dünya beliriyor. Duygulandırıcı, sürükleyici, yaşanılmışın yankılarını veren bir roman.
Françoise Wegener (Le Monde)
Altı yaşında ve yoksulluklar içinde yürek acılarını keşfetmek, korkunç bir çıraklık. Bu aynı zamanda insanı yücelten ve iyiye götüren bir deney. Üstün yetenekleri olan Zézé, hiç kuşkusuz nitelikli bir çocuk olacaktır.
(Selection des Libraires Dergisi)
Şarkılar söyleyen bu roman, bizi çocukluğun çok gerçekçi ve tertemiz dünyasına sokuveriyor.
(Femme Pratique Dergisi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b586c4a3-0e39-4929-a77f-c6e2665f38d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşık Duygular Ormanı - Kendi Hikayeni Kendin Yarat</image:title>
            <image:caption>YAZARDAN OKURLARA; 
Yaratıcılık veya üretici düşünme kavramları çocuklarımızın her 
alanda geliştirmelerini istediğimiz kazanımlardır. Serinin ilk kitabı olan 
bu eser, çocuklarımızın merakını ve yaratıcılıklarını köreltmeden; tek 
düzelikten ayrıştırmayı hedefleyerek kaleme alınmıştır. Eser, hayatta her 
zaman en az bir yol daha olduğunun bilincini çocuklarımızın zamanla 
kazanmaları için yazılmıştır. Ayrıca ne yapılırsa yapılsın bazı şeylerin 
değiştirilemeyeceği de gösterilmek istenmiştir. Eserde; bir kitabın, bir 
kez okunup rafa kaldırıldıktan sonra tekrar ele alınmama durumunu yok 
etmek amaç edinilmiştir. 
Bu amaçla yola çıkmışken eserimizin resimlerinin renklendirmesini 
de siz çocuklara bıraktık. 
Eserin iskeleti,“tanılayıcı dallanmış ağaç” tekniği ile bir hikâye 
etrafında oluşturulmuş olup birden fazla sonla bitmektedir. İsterseniz 
geriye dönüp süreci ve sonu değiştirebilirsiniz! Bu hikâyenin kaptanı 
sizsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e3026c-60ee-418d-9adb-4f11b5cefabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ten Seçme Öyküler</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal  Atatürk’ün anılarından seçme hikâyeleri bir araya getiren bu kitap, Ulu Önder’i anlamanın ve anlatmanın en keyifli yollarından biri. Öyle ki,kitabı okurken zaman zaman tebessüm edecek, zaman zaman hüzünleneceksiniz. İçinde döneme ait fotoğraflar da bulabileceğiniz bu kitap, her hikâyede Atatürk’ ün farklı bir yönünü keşfedebileceğiniz, 7’den 70’e herkesin mutlaka okuması gereken bir derleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b9b43c2-469b-45dd-8eba-ded55c6f7df0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tohumların Galaksi Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Buraya, yaşadığım Asteroid B612 ile ilgili bir sorunun çözümünü bulmaya geldim. Asteroidimde baobab ağaçları her yanı sardı, diğer canlıların hepsi yok oldu…” 
Küçük Prens’in gezegeni Asteroid B612 sadece baobab ağaçlarıyla kaplı. Peki ya bu yüzden asteroidin geleceği tehlikedeyse? Küçük Prens biricik evini kurtarmak için galakside çözüm aramaya çıkıyor; Solucan Tünelleri’nden geçerek tohumlar, arılar ve biyoçeşitlilikle ilgili pek çok gerçeği keşfediyor. 
 
Usta yazar Mavisel Yener, Antoine de Saint-Exupéry’nin klasikleşmiş romanı ile metinler arası ilişki kurarak Küçük Prens’i bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor. “Tohumların Galaksi Yolculuğu” sıradışı roman karakterleri ve kurgusuyla okurlarını biyoçeşitlilik, bitki çeşitliliği, sürdürülebilirlik, yaşam döngüsü, doğal kaynaklar, çevre ve iklim konularında düşündürecek bir roman. 
Kitabın arka kapağındaki karekodu telefon ya da tablete okutarak ulaşılabilecek olan etkinlik kitapçığı, bu konularda daha fazlasını öğrenmek isteyen okurları bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595f8e87-318f-4788-811d-1f3d4bb48898.jpg</image:loc>
            <image:title>Tayyare Babama Selam Söyle</image:title>
            <image:caption>Sadettin köyün çıkışında bulunan köylünün Beşik Tepe adını verdiği yol ayrımına kadar arkasına bakmadı. Bir zaman sonra dönüp arkasına baktığında ise anasını yere oturmuş dizlerini döverken belli belirsiz fark etti. Eğer ağlayabilseydi bir insana ömür boyu yetecek kadar gözyaşını oracıkta anasına bakarken dökebilirdi. Ama bu insani duyguyu yıllar önce henüz on yaşında bir çocukken Ahmet’in avlusunda yaşadığı o olaydan sonra kaybetmişti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0daecb64-68a5-496f-a59c-3aae0fbc8255.jpg</image:loc>
            <image:title>Jip ile Janneke: Hayvanlarla Beraber</image:title>
            <image:caption>Jip ile Janneke hayvanlara bayılırlar. Köpekleri Takkie’yi, kedileri Siepie’yi, bahçede buldukları kirpiyi, kuşları çok ama çok severler. Hatta bir gün, çiftlikteki küçük kuzuyu eve götürmek isterler. Ama bu mümkün değildir, çünkü küçük kuzunun annesine ihtiyacı vardır!
Jip ile Janneke’nin hayvanlarla en tatlı maceralarına Fiep Westendorp’un unutulmaz siyah-beyaz çizimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110828</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd52068-e8fc-46c3-b1c7-cd15c38cd058.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ticareti Gerçeği</image:title>
            <image:caption>İnsan ticareti aslında yan yana gelmemesi gereken iki kelime. İnsanı insan yapan düşünme, sorgulama becerisi, aklı değil midir zaten? Kâinatta sadece insana verilen bu yeteneğin insandan zorla alınması insanın algoritmasına hem ters hem de ahlaki olmayan bir durumdur. 
 
Bir gün çaresiz olduğunuz bir durumda bir başkası sizin yerinize düşünüyor, sorguluyor ve karar alıyor hem de hiç istemediğiniz kararları alıyor ve bu kararları size zorla uygulattırıyor. Kulağa ve kalbe ne kadar kötü gelse de maalesef dünya üzerinde binlerce insan, insan ticareti mağduru oluyor. 
Dr. Güngör Çabuk yıllardır, adanmışçasına insan ticareti mağdurları ile çalışıp, bir kişiyi bile kurtarmanın ve kurtaracak olmanın ümidini taşıyan bir savaşçı. Çabuk’un yaptığı uygulamalar, insan ticareti gerçeğini anlamak için değerli bir çerçeve sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110829</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3347b851-9759-467b-8305-458d66cff14e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefha</image:title>
            <image:caption>“Âdem’i kısmen yoldan çıkaracağım derken kendi tastamam yoldan çıkmış, rezil rüsvâ olmuş, sefil zelil olmuş, kelek kepaze olmuş, permeperişan olmuş, rütbesi tenzil edilip nâr-ı semumdan mürekkep bir cin olmuş, tekrar tenzil edilip isli pisli bir Şeytan olmuş, bâtılda ısrar edince bir daha tenzil edilip İblis olmuş, hazır olmuşken Âdem’i de iğfâl edip kendine benzetmiş, onunla birlikte Cennet’ten sepetlenmişti.” İsrafil’in ölü kalplere can veren nefesi, yani Nefha... Bu romanda şeytanın hikâyesine can veriyor. Sezgin Kaymaz, şeytanın “diyalektiğini” anlatıyor. Ve meleklerin dramını – zira cennette de hayat zor! Bu aynı zamanda insanın kibriyle, hevesleriyle, kabiliyetleriyle, acizlikleriyle yaşadığı git gellerin, iniş çıkışların, şaşkınlıkların hikâyesi. Neticede, bilinmezliğin hikâyesi. Akıl sır ermez – ama bir yandan da bildik insan hali... Ürpertili - ama yine de şen şatır... Ezeli-ebedi ve ölümsüz olanın kudreti, korkusu – ve adeta ezelî-ebedî bir fanilik neşesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec71461-3f9e-4dc5-9ab6-4f076faa1f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Paganini Dinleyen İnekler</image:title>
            <image:caption>“Annem kendinden emin bir ses tonuyla konuşmaya başladı: “Sizin inek bizimkisinden on kilo daha fazla süt veriyor ama hele söyleyin bana, hanginizin ineğinin keman sesi duymuşluğu var?” Sedat Anar, Paganini Dinleyen İnekler’de, kendine has üslubuyla bu kez hikâyeler anlatıyor okuruna: Hayatının anlamını müzikte bulanlar, köyden kente okumaya gelenler, büyükşehrin sokaklarında aklı karışanlar, kendini en doğru şekilde anlatmak için yanıp tutuşanlar, geçmişe sıkı sıkıya bağlanıp bugünü kaçıranlar, doğup büyüdükleri toprakları istemeye istemeye terk etmek zorunda kalanlar.... Aynı yerin suyuna toprağına karışanın acıda da, sevinçte de nasıl ortak şeyler hissedebileceğini gösterirken, memleket insanının bir panoramasını da çizen, yer yer muzip yer yer hüzünlü öyküler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110831</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d54861eb-c99a-43f2-befe-d1c8bae2da5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırları Aşan Dervişler</image:title>
            <image:caption>Sınırları Aşan Dervişler, 1826-1925 yılları arasında, aslında bütün Osmanlı tarikatlarının büyük bir dönüşümden geçtiği bir kesitte, Bektaşiliğin gelişme seyrini inceliyor. Osmanlı’daki muteber ve ayrıcalıklı konumunu büyük ölçüde Nakşibendiliğe bırakarak tasfiye edilen Bektaşilik, buna nasıl tepki verdi? Arnavutluk, Bektaşiliğin yeni merkezi olarak nasıl öne çıktı? Balkanlar’da yeni bir canlanma yaşayan Bektaşilik, hem kendi geleneğiyle, hem Osmanlı’daki dinî kültürleriyle, hem Batı kültürleriyle nasıl bir etkileşime girdi? “Liberal ve hoşgörülü” bir inanç geleneği olarak baskılanmasının oryantalist bir simge haline gelmesi, nasıl gerçekleşti? Cem Kara, 2022’de Annemarie Schimmel Ödülü’ne ve 2018 yılında merkezi Münih’te bulunan Güneydoğu Avrupa Araştırmaları Merkezi’nin en başarılı tez ödülüne layık görülen çalışmasında, bu sorulara rengarenk bir resimle cevap getiriyor. “Bektaşilik 19. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar çeşitli inanç kültürlerinin bir izdüşümü işlevini görmüştür: Sünni Ulema, Bektaşiliği ‘hakiki’ İslâm’ın karşıtı, Türk milliyetçileri onu aslen Türk kültürünün bir parçası ve Batılı Masonlar ve Hıristiyan gruplarıysa Bektaşiliği özünde kendilerinin Şark’taki akraba bir kültürü olarak görmüştür. (...) Mevleviler, Melamiler veya Kızılbaş Alevileri için de farklı gruplarla ilişkileri dahilinde benzer şeyler söylenebilir, ancak bu denli çok çeşitli gruplarca bu denli çok yönlü bir şekilde tezahür eden başka bir inanç kültürüne pek nadir rastlanır.” Cem Kara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec062037-ba60-4d3c-a27d-40166318e184.jpg</image:loc>
            <image:title>En Tatlı Meyveler</image:title>
            <image:caption>Monique Truong, gerçek ve hayal gücünü yenilikçi bir anlatım tarzıyla muhteşem biçimde harmanlayarak, hayatına girmiş kadınların gözünden ünlü yazar Lafcadio Hearn’ün yaşamını ve aşklarını anlatıyor. Aşk, özlem, zaman zaman neşe, zaman zaman öfke dolu En Tatlı Meyveler, bir adamın gölgesinde kalmış kadınların- annesinin ve iki eşinin- kendilerince tanıdıkları adamın farklı yönlerini anlatışlarını çarpıcı biçimde sergiliyor. İyon Denizi’ndeki adalardan İrlanda’ya, Amerika’dan Japonya’ya dünyanın farklı köşelerindeki kadınların esaret altına alınışını, buralardaki toplumsal yapıları patriyarka, cinsiyet, ırk, kölelik, sınıf, yemek kültürü ve başka incelikli detaylarla çarpıcı biçimde işleyen En Tatlı Meyveler özenle araştırılmış, zekice yazılmış, masalsı bir roman... “Monique Truong, tarihin dışında bırakılmış cesur, güçlü kadınlara hayat veriyor (...) Bunu yaparken, Hearn’ü küçültmek yerine insanileştiriyor. (...) Dickinson’ın yazdığı gibi, ‘gerçeğin muhteşem sürprizini’ - tüm meyvelerin en tatlısını ortaya çıkarmak için.” World Literature Today “[Truong] sıra dışı bir adamı seven üç kadının sıra dışı bir adamı seven üç kadının sıra dışı hayatlarını hayal ediyor (...)” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/959199ca-8990-4354-b2b8-46ba80720cef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Demlik Düş</image:title>
            <image:caption>&quot;Hassas insanlar cenneti düşürmemek, cehennemi taşırmamak için tüm ahiri omuzlarında taşır.&quot; 
...ve ne gariptir ki hayatın tüm ağırlığı kimseye yük olmak istemeyenlerin omuzlarındadır. 
 
Bir sokak müzisyenine para verirken mutlu olan insanlar var; bir çocuğun gülümseyişine vesile olurken parıldayan, yâre kitap hediye ederken çağıldayan ve bir kediyi severken kutsanan... 
 
Bir karıncayı gözetir gibi, insanların taşıdığı yüklere bir yenisini eklememek için derinliğe sadık kalanlar var. Kolayca güvenen, cesurca bakan, kalbe dokunan insanlar var. Bir kitapta başkahraman olmaktansa bir oyunda figuran olmayı tercih eden, sessizce yaşayıp gidecek insanlar var.  
 
Ve bu çemberin dışında ise bir cehennem var. 
 
Kaldır yüzünü. Davetimdir sana: Düşlerine hoş gel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f579577-76c0-46ce-a1c2-40a6410e8473.jpg</image:loc>
            <image:title>Masumiyet</image:title>
            <image:caption>Ey Masumiyet Manolya!.. 
 
Ey Allah’ım. ‘Bir’ çocuk için başladık bu kitaba. ‘Bir’ çocukla birlikte yazdık. Ve gördük ki o çocuk bizim kalbimizdeki çocukmuş. Çocukluğumuzmuş. Biz yazdıkça. O çocuk. Yeniden. Çocukluğuna kavuştu. En masum hâline. Kalbin kalbine kavuştu. Ve o an dünyadaki tüm kötülükler silindi. ‘Bir’ ışık parladı. Nur oldu. Yeryüzü eski sıhhatine kavuştu. ‘Bir’ çocukla nasıl olabilir değil mi tüm bunlar... Oldu. Cenâb-ı Allah’ın ‘Ol’ demesiyle oldu. O çocuk. Masumiyetin Cennet’iydi. Bakışında bu dünyayla ilgili hiçbir gölgelenme yoktu. Öylesine berraktı ki. Cennet’tendi. Hz. Âdem’in Hz. Havva’ya ilk bakışı gibiydi. şeytan sızamamıştı aralarına. Günahsızdı. Ve o ilk temas işte. ‘Bir’ bakışmayla gerçekleşti. Kalbin içinde. Kendi kendine. 
 
Yapay zekânın zulmü hâkim artık dünyada. Kişiye özel cehennem algoritmaları. Her harfi. Kelimeyi. Mânâyı. Zorla iğdiş ederek hepsini sayılara çeviriyorlar. Yetmiyor. İnsanları. Çocukları. Yapaylaştırıp. Hibrit yapıp. Fıtrî tabiatından. Toprağından çıkarıyorlar. Masumiyetlerini bozuyorlar. Ey çocuk! Belki de. Hepimiz. Son insan nesliyiz. Rabbimizin emanetine hep birlikte sahip çıkmalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccc393a-d991-4b59-8461-726e0129c2cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sana Sustum</image:title>
            <image:caption>Susuyorum anlasana 
Sabrım sükutum sana 
Teslimiyetim sana 
Avuçlarına bırakıyorum 
Bin bir adım yorgunu yüreğimi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21f22134-87d0-434b-b956-32ed290e6533.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Zeynep</image:title>
            <image:caption>O, bu topraklarda kadın olmanın makus talihini yenerken isminden, yüzünden olmuş bir kadın… Erkek şiddetine başkaldırıp kendi savaşını vererek, bu girdaptan kurtulabilmiş ender kadınlardan biri… Her düştüğünde kalkmayı başarmış, uzatılan ellere sıkı sıkı tutunmuş ve vazgeçmemenin mükafatını eninde sonunda almış bir kadın… 
Bir zamanlar Eylül’dü adı, şimdiyse Zeynep… 
İYİLİK VE KÖTÜLÜK ARASINDA CANHIRAŞ BİR MÜCADELE 
“Kötü insanlar, hep var oldu ve olacak. Pişman olup iyi olacak. İyiyi oynayacak. Maskelerle dolaşıyor kötü insanlar. İyilik takmışlar yüzlerine, Ya iyi insanlar? Onlar da hep var oldu ve olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3580173-1a27-44fd-aa76-81717ca72551.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılmaz Çekirdek</image:title>
            <image:caption>Galaksiler dönerek savrulurken
Sürüklenir güneş dünya ve ay
İnsan yaşar bir rüyada
Bir nefes alış kadar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f8fce24-b415-4a90-a051-1cb9b616fe24.jpg</image:loc>
            <image:title>Hassas Kalplerin Cehennemi</image:title>
            <image:caption>Savaşlar, kıyımlar, katliamlar, göç yollarında ölümler… Kadınlara yönelik öldürme eylemleri, çocuk ve gençlerin savaşta ölmeleri ya da sakat kalmaları, intiharlar... İki insandan biri diğerini kendi cehennemi olarak görüyor.
İnsan içinde var olduğu gezegeni kendi içindeki cehennemle yakmaya devam edecek mi?
Her şey en başa mı dönecek?
Yoksa kendini yok etmeye götüren bu süreçte ilerlerken bir uyanış mı yaşayacak?
Kendini başka bir insanda tanımaya çalışırken içindeki cehennemi sevgi dolu bir cennete çevirebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0282c873-0a10-40bb-ad20-74624e8d7355.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Milyon Yıl</image:title>
            <image:caption>5 milyon yıl önce primatlar arasında insansı soyları ortaya çıktı. Bu soylar 2,5 milyon yıl önce Homo soyuna, sonra Homo sapiens adlı türe evrildi. Sapiens tüm dünyaya yayıldı. Ölü gömme, süs eşyaları imal etme, resim ve heykel yapma gibi sapiens kültürünün ilk işaretleri belirdi; bunları tarım ve hayvancılık sayesinde uygarlık kurma aşaması izledi.  
Peter Bellwood insanın evrim yolculuğunu bize en son bulgular, en yeni bilgiler ışığında anlatıyor. Beş Milyon Yıl, insanın evrim gerçeği hakkında özellikle arkeolojik, biyolojik, antropolojik ve linguistik kanıtlara dayalı bilgi sahibi olmak isteyenler için birebir. 
*** 
“Bellwood’un kapsamlı, dengeli ve etkileyici anlatımı karmaşık olayları anlaşılır kılma konusunda bir başyapıt niteliği taşıyor.” 
— Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik adlı kitabın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8bd597e-a610-4046-8027-ed6bd70e1894.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Yarasını İyileştirmek</image:title>
            <image:caption>“Anne yarasını iyileştirmek, tamamen biz kadınların utanç duymadan kendimizi ve yeteneklerimizi kucaklamamızla ilgili. Duygusal acıyı kavrayıp bilince taşıyacak şekilde dönüştürme kapasitemizi genişletmemizle ilgili. Ataerki tarafından yaratılmış çok eski bir dengesizliği düzeltmekle ilgili.” 
 
Yazar Bethany Webster, Anne Yarasını İyileştirmek kitabının çağrısını böyle özetliyor. Bu kitap, her yaştan kadın için utancın zincirlerinden kurtulmak, sevgiyi, onayı, alkışı dışarıda arayarak geçen günlerin yasını tutmak ve taşıdığımız kederli hikâyelerden özgürleşmek için muazzam bir davet. Kendini başkalarına boyun eğmek zorunda hisseden, sevgiye ve görülmeye yalnızca birilerini memnun ederek ulaşabileceğine inandırılmış yaralı annelerin yaralı kızlarına bir çağrı bu: Hiçbir şey eskisi gibi olmak zorunda değil. İyileşmenin bir yolu var. 
 
Anne yarası, insan soyunun kalbine gizlice sızan ve her birimizin hayatına damgasını vuran, dinmeyen bir yara. Sistemin yarattığı kuşaklararası travmanın kişisel, kültürel ve küresel sonuçlarının annelerden kızlarına nasıl aktarıldığı ve bu yıkıcı döngüyü nasıl kırabileceğimiz üzerine, ilham veren bir yolculuk sizleri bekliyor. Anne yarasını keşfetmek, içsel anne arketipiyle yeniden ilişki kurmak ve kendine ebevenylik yapmak, hiç bu kadar dönüştürücü olmamıştı. 
 
Gezegendeki kirlilik, içsel psişik kirliliğin dışarıya yansımasından kaynaklanıyor; bu, milyonlarca bilinçsiz bireyin kendi içsel alanlarının sorumluluğunu almamasının yansımasıdır. -Echart Tolle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/635349c2-1b75-40e9-abdc-ad3765bd7f8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaçlığın Ötesinde</image:title>
            <image:caption>Utangaçlık, birçok insanın hayatında büyük bir engel oluşturabilir. İnsanlarla iletişim kurarken, topluluk önünde konuşma yaparken veya yeni insanlarla tanışırken hissedilen endişe ve çekingenlik duyguları, bireyleri geri çekilmeye ve fırsatları kaçırmaya sevk edebilir. Ancak, sosyal kaygının üstesinden gelmek ve gerçek bir değişim için cesaretlendirici bir yolculuğa çıkmak mümkün! 
Jonathan Berent, yıllar süren deneyimi ve uzmanlığıyla, sosyal kaygıyı anlamak, kabul etmek ve dönüştürmek için kapsamlı bir rehber sunuyor. Bu kitap, sizlere kendinizi ifade etmenin yollarını gösterirken, sosyal etkileşimlerde daha rahat hissetmenizi sağlayacak stratejilere de sahip. Berent&apos;in benzersiz yaklaşımı, sizi içsel bir yolculuğa çıkarıp sosyal kaygıyla başa çıkma becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olacak. “Utangaçlığın Ötesinde” sosyal kaygıyla mücadele eden herkes için bir kılavuz niteliği taşırken, daha sağlıklı ve tatmin edici sosyal ilişkiler kurmak isteyen herkes için de vazgeçilmez bir kaynak! Jonathan Berent&apos;in bilgeliği ve rehberliği, utangaçlığın üstesinden gelmek ve gerçek bir değişim sağlamak isteyen herkese ilham verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849e4bfc-b6ee-4107-bb12-ec63b4c47926.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizm Spektrumundaki Çocuklarla Drama Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Otizm Spektrumundaki çocuklarla iletişim kurmak ve onları kendilerini ifade etmeye yönlendirmek hiç bu kadar kolay olmamıştı! 
Otizm Spektrumundaki Çocuklarla Drama Uygulamaları, çocukların öğrenim ve gelişimlerini desteklemek için onlara kim oldukları ve kendileri olarak daha etkili bir şekilde işlev görme özgürlüğü verilmesi konularına eğilmektedir. Odak noktası, otizmli insanların, sosyal dünya hakkında daha iyi anla­yış geliştirmesini sağlamak ve günlük yaşantılarını daha başarılı bir şekilde nasıl yönetebileceğinizi anlamak üzerinedir. 
Bu pratik kaynak kitap, 5-11 yaş arası çocuklarda kullanılmak üzere 150’den fazla etkinlik içer­mektedir. Yaygın eğitim ve özel eğitim öğretmenleri, konuşma ve dil terapistleri, drama öğretmen­leri, oyun çalışanları ve yaratıcı sanat terapistleri için yazılmıştır. Kitap, otizm yelpazesindeki ço­cuklarla drama kullanımıyla; başkalarıyla birlikte olmak, onlarla iyi hissetmek ve güvenin gelişimini desteklemek, keyifli bir şekilde iletişim kurmak gibi değerli deneyimler sunmaktadır. Ayrıca drama, günlük sosyal durumları yansıtmak ve çocukların çevrelerindeki dünya hakkındaki anlayışlarını geliştirmek için zengin bir içerikle ilerleme ortamı sağlıyor. Kitap, tüm çocukların keyif alabileceği drama etkinliklerinin nasıl uygulanabileceğine ilişkin bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110843</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df701ff1-9979-46be-bae4-c236221fb487.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşümsel Sandalye Çalışması</image:title>
            <image:caption>Sandalye Çalışması yöntemini ilk kez 1950&apos;lerde, grup psikoterapisinin öncüsü ve psikodramasının yaratıcısı Birleşik Amerikalı psikiyatrist Dr. Jacob Moreno tarafından ortaya koyulmuş, 1960&apos;larda ise Gestalt Terapisini geliştiren Alman psikiyatrist-psikoterapist Dr. Fritz Perls ile eşi psikolog- psikoterapist Dr. Laura Perls’in çalışmalarıyla bugünkü temeli atılmıştır. Sandalye Çalışması, bilişsel, davranışsal, varoluşsal, şema, Jungcu, deneyimsel, psikodinamik ve bütünleştirici yaklaşımlar tarafından kabul görmüş ve günümüz terapistlerinin araç çantasında önemli bir yer tutmaktadır.
Sandalye Çalışması ile ilgili Türkiye’de ilk kez yayımlanan bu kitap, klinisyenleri temel diyalog stratejileriyle tanıştırır ve terapötik yüzleşme ve yeniden canlandırma tekniklerinin nasıl uygulanacağını vaka örnekleri üzerinden gösterir. Sandalye Çalışması&apos;nın müdahaleleri, içsel ve dışsal diyaloglar olmak üzere iki ana başlık altında toplanabilir. Dışsal diyaloglar, hastaların kayıp ve yas sürecini yönetmelerine, travma ve istismarı aşmalarına, zorlu ilişkilerle başa çıkmalarına ve özgüvenlerini güçlendirmelerine yardımcı olurken; içsel diyaloglar, iç çatışmaları çözmeye, eleştirel iç sesin olumsuz etkisine karşı koymaya, rüya çalışmalarına ve kutupluk çalışması yöntemiyle bireyin farkındalığını arttırmaya odaklanır.
‘’Hem içsel hem de dışsal diyalogları kapsayan bu kitap, bağımlılık, sosyal baskı, tıbbi sorunlar ve psikoz gibi durumlarla çalışırken Sandalye Çalışması yönteminin nasıl güçlü bir müdahale aracı olabileceğini belirgin bir şekilde vurgulamaktadır.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110844</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e53cc21-5c30-4c90-b954-85eb4c30b8a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokratik Sorgulama Sanatı</image:title>
            <image:caption>Sokratik Sorgulama, birçok yönde ve birçok amaç doğrultusunda düşünceyi yönlendirmek için kullanılabilen disiplinli bir sorgulamadır. Bu amaçlar şunları içerir: Karmaşık fikirleri araştırmak, gerçeğe ulaşmak, konuları ve sorunları açıklamak, varsayımları açığa çıkarmak, kavramları analiz etmek, bildiklerimizi bilmediklerimizden ayırt etmek ve düşüncenin mantıksal sonuçlarını takip etmek.
Öğretmenler, öğrenciler veya aslında derinlemesine düşünmeyi araştırmakla ilgilenen herkes Sokratik sorular oluşturabilir, Sokratik diyaloga girebilir ve girmelidir. Öğretmede Sokratik sorgulamayı kullanma amacımız öğrencilerin düşüncelerini derinleştirmek, belirli bir başlık, konu veya ders hakkındaki bilgi düzeylerini belirlemek, onlar için Sokratik sorgulamayı modellemek veya onların bir kavramı ya da akıl yürütme biçimini analiz etmelerine yardımcı olmak olabilir.
Sonuçta, öğrencilerin Sokratik sorgulama disiplinini öğrenmelerini ve böylelikle karmaşık konular üzerinde akıl yürütmede, başkalarının düşüncelerini anlama ve değerlendirmede ve kendilerinin ve diğerlerinin düşüncelerinin altında yatan dolaylı anlatımları araştırmada Sokratik sorgulamayı kullanmalarını isteriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110845</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4c8482d-a398-40c2-9df2-022ef45dab84.jpg</image:loc>
            <image:title>Violet Dikenlerin Menekşesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsani yönden yozlaşmış bir cadı, lanetli bir prens ve ikisinin kaderini birbirine bağlayan bu kehaneti 
anlatan; karanlık ve büyüleyici bir fantastik çıkış kurgusu… 
Violet bir Kâhin ve bir yalancıydı. Zekice kurgulanmış ve her zaman doğru olmayabilen kehanetleriyle 
kraliyet sarayını etkisi altına almıştı. 
Dürüstlük zavallılar içindi. Tıpkı yazın sonunda taç giydikten sonra Violet&apos;ı resmî rolünden almayı planlayan, 
tabii bir o kadar da çekici olan Prens Cyrus gibi. Elbette, Violet bu konuda bir şey yapmazsa… 
Ancak kral, ondan yaklaşmakta olan baloda Cyrus’ın aşkı bulacağı yönünde yanlış bir kehanet duyurmasını 
istediğinde Violet, korkunç bir laneti uyandırdı. Kraliyet ya kurtulacak ya da yok olacaktı. Violet yapması 
gereken seçimle baş başa kalmıştı. Bedeli ne olursa olsun, kendi kaderinin kontrolünü ele geçirme fırsatını 
yakalayacak ya da Cyrus’la aralarında büyüyen talihsiz çekiciliğe teslim olacaktı. 
Violet&apos;ın zekâsı onu acımasız saraydan koruyabilir fakat kaderini değiştiremezdi. Prensle arasındaki nefret ve 
aşk sınırı giderek incelirken, Violet kendini ve krallığı kurtarmak için şeytani bir aldatmaca ağını çözmek 
zorundaydı. Aksi hâlde hepsinin mahvolması kaçınılmazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110846</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9504f4b4-8fa7-4eb2-aed7-f31c02b18e44.jpg</image:loc>
            <image:title>Lulu Mercan Hayatı Öğreniyor SETİ (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>LULU MERCAN “hayatı öğreniyor”, başlangıç olarak 5 kitaplık bir dizi. Okul öncesi dönem hedeflenerek hazırlanan dizinin amacı, mümkün olan en erken yaşta, hayata dair, önemi yaş ilerledikçe katlanarak artacak birtakım konular hakkında, çocuklara farkındalık ve bakış açısı kazandırmak. 
Bu amaçla dizinin ilk beş kitabında işlenen konu başlıkları şunlar: 
1- Ben Bir Başkasıyım 
2- Yeterli, Fazladan İyidir 
3- Bütün Renkler Güzeldir 
4- Her Şeyin Bir Zamanı Var 
5- Bunu Ona Yapamazsın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110847</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/151034a8-19ea-419c-b539-8c596e67a2ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Maturidi Tarih İnşası</image:title>
            <image:caption>Maturidi Tarih İnşası adlı bu çalışma, Maturidi kelamının hayata yansımasını anlama çabasıdır. 
 
Hanefi-Maturidi-Yesevi Gelenek’le şekillenen Maturidi Tarih İnşası; ‘çokluk içinde birlik’ şiarıyla, farklılıklar üzerinde tevhit arayan bir dünya görüşünün izlerini taşımaktadır. 
 
Bu dünya görüşü kaos’tan dirlik ve düzene yönelişi sağlamış, devleti merkeze alan bir toplum inşasını başarmıştır. 
 
Maturidi Tarih İnşası’yla İslam Dünyası’nda yeryüzünü doğru algılayan bir birikim oluşmuştur. Birlikte yaşamacı düşünce adamları, sanatçı ve bilim adamları değişimi yeniden yorumlayarak insanlığa müjdeler sunabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110848</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56483992-31df-4a66-95cd-1ba21dae57af.jpg</image:loc>
            <image:title>Lulu Mercan Hayatı Öğreniyor-1</image:title>
            <image:caption>“Ben Bir Başkasıyım.” 

“Ben bir başkası olsaydım” dedi Lulu Mercan... Bir başkası olmayı çok istiyordu! Lulu Mercan olmak kötü değildi. Ama başkası olmak, eğlenceli olabilirdi. Ya da daha iyi... Ya da daha heyecanlı... Aman işte neyse... Lulu Mercan başkası olmak istiyordu! Herkes zaman zaman başkası olmak istemez miydi?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110849</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99436ade-615d-4f8d-a0d7-9e9985bf124e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllerin Kehaneti: Yıldızların Laneti 3. Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bir dost ölür, yükselir mavi alevler güç gömülür, kül olur her yer.” 
 
Ailesi hakkında saklanan sırları öğrenen Victoria Sirius, 
gerçek kimliğinin peşine düşemeden bir savaşa sürüklenir. 
Hamal Birliği’ndeki arkadaşlarıyla beraber Richard Sirius’un 
ülkenin dört bir yanında gerçekleştirdiği idamlara baskın 
yapıp kendileri gibi olan çocukları kurtarmaya çalışırlar. 
 
Kehanette söylenenler birer birer gerçek olurken Victoria’nın 
en yakınlarından gördüğü ihanet savaşın seyrini değiştirir. 
Young taşının parçalarını birleştirerek laneti ortadan kaldırmayı planlarken aşk, ihanet, intikam ve ölüm dört bir yanını sarar. 
Kazanmak istediği savaş sevdiklerini kaybetmesine sebep olur. 
 
“Yıldızlar şahidim olsun. Sana söz veriyorum,” diye fısıldadım. 
“Seni kaybettim ama yüzlerce çocuğu kazanacağım.” 
 
 
“Bir gün benim istediğim şekilde yanımda olman için her gün yıldızlara bakarak dua 
ediyorum. Sana söz veriyorum, sevgilim, bu duamı ölünceye kadar her gün tekrarlayacağım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110850</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cd0b74c-c310-418c-b175-77f443ed3955.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllerin Kehaneti: Yıldızların Laneti 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>“Bir dost ölür, yükselir mavi alevler güç gömülür, kül olur her yer.” 
 
Ailesi hakkında saklanan sırları öğrenen Victoria Sirius, 
gerçek kimliğinin peşine düşemeden bir savaşa sürüklenir. 
Hamal Birliği’ndeki arkadaşlarıyla beraber Richard Sirius’un 
ülkenin dört bir yanında gerçekleştirdiği idamlara baskın 
yapıp kendileri gibi olan çocukları kurtarmaya çalışırlar. 
 
Kehanette söylenenler birer birer gerçek olurken Victoria’nın 
en yakınlarından gördüğü ihanet savaşın seyrini değiştirir. 
Young taşının parçalarını birleştirerek laneti ortadan kaldırmayı planlarken aşk, ihanet, intikam ve ölüm dört bir yanını sarar. 
Kazanmak istediği savaş sevdiklerini kaybetmesine sebep olur. 
 
“Yıldızlar şahidim olsun. Sana söz veriyorum,” diye fısıldadım. 
“Seni kaybettim ama yüzlerce çocuğu kazanacağım.” 
 
 
“Bir gün benim istediğim şekilde yanımda olman için her gün yıldızlara bakarak dua 
ediyorum. Sana söz veriyorum, sevgilim, bu duamı ölünceye kadar her gün tekrarlayacağım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110851</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3220dcb-29ce-4e28-8ebb-cfd453cab7be.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatansız Paranın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Hazar devletini yeniden kurma hülyası… marx engels lenin vatansız para’nın bir ajanı mıydı ? 
Aydınlık hareketinin siyon protokolleriyle ilişkisi… doğu perinçek’in kıbrıs meselesi kitabındaki akıl almaz cümleler… komünizm ve hiperenflasyon mülksüzleştirme hizmet ediyor…ırak’ta kürt görünümlü yahudiler…1. Ve 2. Dünya savaşı ‘büyük sıfırlama için mi çıkarıldı ?.. yeni bir ‘sıfırlama’mı geliyor ?.. 
 
Osman başıbüyük, klasik emperyalizm teorisine,dünya ve ülke içinden kişi,hareket ve olgulardan yola çıkarak yeni bir bakış açısı getiriyor.bütün bildiklerinizi unutun dedirtecek düşünceler,bilimsel bir hüviyetle dünyaya bakışımızda çığır açıyor. 
Vatansız paranın çocukları,dünyayı yöneten bir avuç ahlaksız çetenin oyunlarına karşı yapılabilecek en iyi şeyi,insanları aydınlatma görevini yerine getiriyor. 
Kaldılan örtünün altında gördükleri,belki birçocuklarını hem üzecek hem şaşartacaktır.ancak osman başıbüyük,gerçekleri söylemenin bir aydının insanlık görevi olmasının yanında vatan borcu olduğunun bilinci ve cesaretiyle yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110854</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9e3d613-7db5-47fe-b680-ac02c5a4c391.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğraf Çekmeyi Seven Naz</image:title>
            <image:caption>Naz, fotoğraf çekmeyi çok seviyordu. 
Fotoğraf makinası, hep boynundaydı, Onun kolyesi gibiydi. 
Bir gün… 
Sadece fotoğraf çekmeye odaklandığı anlarda, diğerlerinin daha çok eğlendiğini fark etti. 
Ve bu anları doyasıya yaşayamadığını… 
Harika bir anın içinde kalmak, fotoğrafını çekmekten daha mı zevkliydi? 
NAZ, bir şeyleri mi kaçırıyordu? 
Peki, çektiği onca fotoğrafı ne yapmalıydı? 
*** Aygül Yıldırım, günümüzde son derece yaygın olan, anların içinde kalıp keyfini çıkartmak yerine, fotoğraf çekme halini ve bunun sonuçlarını, çocuk kalbinden yükselen bir ses ile anlatıyor. Anların değerini bilmek ve tadını çıkartmak üzerine farkındalık yaratacak bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110855</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bcc4f4e-96e9-4661-a3cd-15b6c8e14718.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurtmamdan Dökülenler</image:title>
            <image:caption>Şiir, çocukların dil becerilerini geliştiren, onların algı dünyasına renk katan, hayal gücüne katkı sunan bir türdür. 
Eğlencelidir de şiir! 
Çocuğun doğasından gelir. 
 
SUDE TOSUN, tam da çocukların sevebileceği türde şiirlerini, yine aynı eğlenceli resimleri ile birleştirerek, içindeki çocuğun kalbinden, tüm çocuklara sevgi ile sunuyor. 
 
“Harfler kuyruğunda sıralanır, 
Usulca aklımda kalır, 
Aklımdan kalbime, kalbimden dizelere, Ses olur uçurtmamdan dökülenler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110856</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff321d09-1fb3-447d-a261-67ff8f41e840.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gücü Sorun Çözer mi?</image:title>
            <image:caption>Hayal gücü ne işe yarar? 
Bir sorunu çözer mi? 
Hayallerin gerçekleşeceğini söylüyorlar. 
İyi de nasıl? 
 
Hayal dünyasından ilham alan, orayı gerçek hayatla birleştiren çocuklar yerine; ezberci, ekrana her geçen gün daha çok bağlanan çocukların sayısının arttığı günümüz dünyasında, bu kitap, okuyan tüm çocuklara ve tabii tüm yetişkinlere ilaç gibi gelecek. Yazar, kitabında yardımseverlik, aile bağları, oyunun gücü mesajlarını çok güzel bir biçimde okura ulaştırıyor. Okuyan herkesin hayal dünyasını yeniden yeşertmesi dileğimle. 
 
Çocuk Gelişimi Uzmanı ve Aile Danışmanı Funda YILDIRIM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110857</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e01267-b841-4951-8924-de8c1ef6626c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekilsiz Şekiller- Düşler Düşünceler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Kişi kendini nasıl, neler ile tanımlar? 
Nasıl sever, nasıl kabul eder? 
Tüm hayaller kırıldığında, umudun yerini ağır bir 
karamsarlık aldığında kişi, benliğini nasıl korur? Varoluşunu nasıl güçlendirir? 
Karamsarlık her şeyi kasıp kavurduğunda umut etmek için 
yeniden nasıl bir yol bulunur? 
Gerçek ile hayalin yolları nerede kesişir? Yaratıcılık, düş gücü, merak ve umuda dair sanatla, 
felsefe ile dolu bir hikâye. Çocuklar ve çocuklarla birlikte düşünme yolculuğuna çıkmak isteyen her yaştan okur için bir yolculuk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110858</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90861119-5a34-452d-83b8-d0cc9d366419.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Gezegen</image:title>
            <image:caption>Heze, Yeşil Gezegen’de yaşayan bir robot süpürgeydi. 
Robot Heze, bir gün haritasında yeni bir gezegen fark etti. 
Acaba bu gezegen nasıl bir yerdi? Çok mu uzaktı? 
Oradan da yıldızlar gözüküyor muydu? 
*** 
Yeşil Gezegen’den Dünya’yı ziyarete gelen Robot Heze’nin 
Leo ile yaşadığı sıcacık dostluğunu okurken, mesafelerin 
kalplerdeki sevgiyle nasıl da önemsizleştiğini okuyacaksınız. 
 
“Uzaklar aslında sandığımız kadar uzak değil arkadaşım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8668170c-1c6a-4b6a-8f28-443c595de49c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Bezelyeler</image:title>
            <image:caption>Nil, hayatında ilk kez annesi ile birlikte yemek yapmıştı. 
Bezelyeleri pazardan almış, temizlemiş, tuzunu atmıştı. 
Lezzetli bezelye yemeğini yiyeceği zamanı beklemeye başladı. 
Ama… 
Tencereye girmemiş üç bezelye tanesini fark etti! 
Artık çok geçti! 
Nil, bu üç bezelye tanesi ile ne yapabilirdi? 
*** Bir bezelye tanesinin bile emek verildiğinde ve özenle ilgilenildiğinde, ne kadar yararlı olabileceğine dair, mucizevi bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110860</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52c9eefb-61f3-43b0-af00-4160a75b5b49.jpg</image:loc>
            <image:title>İçeride Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Aslı Akarsakarya ‘İçeride Kalanlar’da bir gece metrelerce yağan karın, dışarıyla bağlantıyı kestiği bir apartmanda mahsur kalan insanların hayatlarına odaklanıyor. Yaşam ve ölüm karşısında her biri farklı şekillerde sınanan karakterlerin dışarıyla temasları koptuğunda içeriyle temasları başlıyor. Evler hem sığınak olup hem birer hapishaneye dönüşürken apartman sakinleri birbirlerine yaklaşıyor; maskeler düşüyor, zaaflar görünüyor, sırlar ortaya dökülüyor. 
 
“Her şey tersiyle kol kola girmiş ve ben olan bitenin hiçbir parçasını anlamıyorum. Nereye uzansam elimde kalıyor. Kendi içimdeki kuyuya yuvarlanıyorum, kâh baş aşağı kâh sırtüstü. Çocuk da benim anne de. Ölen de öldüren de. Göğsümü ezerek geçen küçük ayaklar, hayatımı ikiye yaran... Yaşasaydı ismi ne olurdu diye düşündüğüm anda artık biliyorum, bu geceden sonra hiçbir şey aynı kalmayacak. Peki ya ben yaşarsam, ismim ne olacak?” 
 
“İnsan, ceketinin astarına girmiş bir yavru sincabı fark etmeden yaşayabilir mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e298284d-1c66-4a25-9cdd-e145a2bd4c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantikler Neden Önemlidir?</image:title>
            <image:caption>Ünlü tarihçi Peter Gay 18. yüzyıldan 20. yüzyılın başına kadar resimde, edebiyatta ve müzikte, Schlegel, Novalis, Wilde, Beethoven gibi isimlerin yanı sıra nüfuzlu galeri müdürlerinin, sanat tüccarlarının izlerini sürerek romantik akımı incelemeye girişiyor. Romantizmi tanımlamanın en sağlıklı yolunun onu tek bir romantizm değil farklı “romantizmler” olarak kavramlaştırmaktan geçtiğini savunan Gay bu kısa ama kapsamlı kitabında romantizmin doğasına ve köklerine dair yeni ve özgün düşünceler ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5523079a-e3b1-426c-8858-02d8c29514bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Geri Getirirse – Eşikli Öyküler</image:title>
            <image:caption>Sözcükleri gezdiren, onları gökte işleyen Rüzgâr’ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar. Lodos, Poyraz, Karayel, Yıldız vb... Aslında bu adlar yalnızca Şiir’dir. İnsan bunu yine geçmişte bulacak. Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan, Rüzgâr’ın kendi dışında adsız (çıplak) gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez. Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar; adlandırdığına sahip olduğunu sanır. 
 
“Yazdıklarımızın Zaman’a dayanması, Rüzgâr’a dayanmasıyla aynıdır... diyor yazar. Sanki öykülerin tamamının odak noktası, çok, çok eski, ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı. Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun, kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları. Daha doğrusu, bırakabildikleri. Kimi zaman ise, bırakamadıkları: Lütfen gidin bizim eve. Bir an önce toparlanın gidin, iki yıldır açılmadı. İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür... Öyle sanıyorum ki, bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler, kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir.” 
Ahmet Cemal, 2002</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7bb7fbb-c0b5-45eb-a550-9b90ac82f542.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer’in Maceraları</image:title>
            <image:caption>İlk kez yayımlandığı 1876 yılından bu yana Mark Twain’in en ünlü kitaplarından biri olan “Tom Sawyer’ın Maceraları”, okurlarını her günün yeni bir macerayla dolu olduğu çocukluk günlerinin masumiyetine ve heyecanına götürüyor. 
 
“Teyzesi ve kardeşiyle beraber yaşayan haylaz ve zeki Tom Sawyer’ın her günü yeni bir macerayla doludur. Bu maceralar bazen evde teyzesine veya okulda öğretmenine 
yaptığı bir şakayla başlar, bazense arkadaşlarıyla oynadığı, fazlasıyla ciddiye aldıkları “korsancılık” oyunuyla. Ancak şakalar kimi zaman çığırından çıkabilir; oyunlar oyun olmaktan çıkıp yetişkinlerin dünyasının gerçeklerine toslayabilir. 
 
Bir gece merakına yenilip dostu Huckleberry Finn’le kendini mezarlıkta bulan Tom, burada korkunç bir cinayete tanık olur. Aynı kasabada yaşayan katile her gün rastlamaları mümkünken çocuklar bu sırrı ne kadar saklayabilecektir?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba366580-0e8a-460b-85c5-3170159812fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükbabacığım Sen de Çocuk Oldun mu?</image:title>
            <image:caption>Erika Bartos’un bu kitabı da diğer eserlerinden alışık olduğumuz grafik anlatımlar ve çocuk ruhuna dokunabilen sonsuz bir özen ve sevgiyle hazırlanmıştır. Kitabın amacı, küçük insanlara hayatın akışını ve 
dönemlerini anlatmak için bir kapı aralamaktır. 
 
“Bebeklikten başlayarak anaokullu, okullu, ergen, yetişkin, anne, baba, dede, nine ve büyükbaba nasıl olunur? Çocukluk çağını, yetişkinlik ve yaşlılık dönemi nasıl takip eder? Çocukluğun en iyi tarafı nedir? Babalık nasıl bir his? Biz yaş aldıkça etrafımızdaki dünya nasıl değişir?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4151473-5382-400e-8985-6f906f9fcb52.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadigar</image:title>
            <image:caption>“İstiridyeler küçükken kapalı kutudur, kimse içinde ne var bilmez. Bir gün istiridye yeterince büyüdüğünde kabukları açılır, içinde gözleri kör edecek kadar parlak incisini göstermekten çekinmez hale gelir. Herkes yüzeyi kum yapışmış olan bu istiridyenin içindeki inciyi görünce şaşırır ve değerli inciye sahip olmak için her şeyi göze alır.&quot; 
Küçük kızım, yüzünde kalakalmış tebessümüyle benim dediklerimi dikkatle dinliyordu. Gözleri arada benim inci kolyeme takılıyor, parmakları kendi istiridyeli kolyesinde duruyordu. 
Aylin Peksert&apos;in kaleminden aynı evin içinde büyüyen kadınların ilginç hikayesi... Başından sonuna kadar merakla okuyacağınız bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc8693ac-3c02-4dbc-a740-da9dc1d88ef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bala Vatan’dan Yavru Vatan’a (Kerkük’ten KKTC’ye)</image:title>
            <image:caption>Türk dünyasının aksakallı ismi Turan Yazgan diyor ki; “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk KKTC ile Irak Türkmenlerinin bayrağını kendi eliyle çizmiştir. Birine beyaz, diğerine gök mavi rengi vermiştir. Birine “Yavru Vatan” diğerine “Bala Vatan”, bu topraklar elbette bir gün ana vatana ilhak edecektir.” demiştir. 
 
İşte Kerküklü gazeteci yazar Dr. Şemsettin Küzeci’nin bu kitabı yavru vatan ile bala vatan arasında uzanan dostluk köprüsünün notlarıdır. Küzeci, KKTC’ye yaptığı 
 
12 seyahat notlarını kitaplaştırarak siz değerli okurlarına sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5d9c072-77a9-4906-b30e-4446f64c19fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçaklar</image:title>
            <image:caption>Büyükbaba Gottfrid hastanede yatmaktadır. Hayatta kendini en mutlu hissettiği ve yıllarını geçirmiş olduğu adanın özlemini çekmektedir. Ne yapıp edip bir an önce oraya gitmek ister. Torunu Gottfrid bunun gerçekleşebilmesi için elinden gelen her şeyi yapar. Ve birlikte son bir maceraya atılırlar… 
Kaçaklar, İsveç’in en sevilen çocuk ve gençlik kitapları yazarlarından biri olan Ulf Stark’tan dokunaklı ve mizah dolu bir macera kitabı. Kitty Crowther’in çizimlerini yaptığı kitap, 2018’de August Ödülü’ne aday gösterildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/195fc01a-8e22-4e74-9bc4-56fbbddb7190.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza</image:title>
            <image:caption>Spinoza adı son yıllarda hem akademik çevrelerde hem de felsefeye merak duyan genel okurlar arasında giderek daha sık duyuluyor. Üstelik bu ilgi belli bir coğrafyaya özgü değil; Avrupa’da olduğu kadar okyanusun öte yakasında, Latin Amerika’da olduğu ölçüde Uzakdoğu’da da Spinoza üzerine yazılanların sayısındaki artış dikkat çekiyor. Bir anlamda, bu eşsiz filozofa karşı hem yaşarken hem de ölümünden sonra uzunca bir süre devam eden peşin hükümlü ilgisizlikten dolayı bağışlanma diliyor gibiyiz. 
Spinoza felsefesi ilk karşılaşmada pek çok okuru tedirgin edebilen bazı özelliklere sahiptir; orjinal eserlerin dili ya geometri soyutluğu ya da metafizik bir uzaklık içerdiği için çoğu zaman ilk denemede okunup anlaşılacak türde akıcı yapıtların filozofu değildir Spinoza. Bununla birlikte, küçük bir yardım alarak ve makul bir dikkat göstererek okunduğunda bu büyük sistem kendini serbestçe açacak, okurla güçlü bir bağ kurmayı başaracaktır. Spinoza: Bir Hakikat İfadesi’nin temel amacı bu küçük yardımı sağlamaktır. 
“Spinoza gibi felsefe tarihinin çetin ceviz bir filozofunu oldukça temiz bir Türkçeyle, çok geniş bir ufuk içinde dile getiren, üzerinde oldukça yoğun çalışılmış bir kitapla karşı karşıyayız. Spinoza’yı bu denli kapsamlı anlatan bu çalışma, ülkemizin felsefe sevdalılarının çıkabilecekleri felsefe yolculuklarında önemli bir yol arkadaşı olacaktır.” 
                Ahmet İnam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ac6f76-48a4-41df-9b2c-476213478266.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürü Bir Gerçeğe</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, hakikat algımızdaki parçalanmanın yarattığı siyasi ve kültürel sonuçları, “kamusal alan”, “kamusallık” ve “kamusal tartışma” gibi kavramları merkezine alarak tartışıyor. Arendt’in, görünür olduğumuz ve birbirimizin gerçekliğine dokunduğumuz bir iletişim biçimi olarak betimlediği kamusallığın koşulları uzun zamandır yavaş yavaş ortadan kalkıyordu. Özçelik’in vurucu bir biçimde ifade ettiği gibi, şeylerin sahtesine ya da sanal olanına, kendisinden daha fazla değer atfedildiği günümüzde, kamusal bir iletişimin koşulları iyice sarsılmış ve hatta neredeyse yok olmuş durumda. Özçelik, böyle bir kamusal iletişimin olanaklarını zedeleyen yeni koşulları ince bir biçimde analiz ediyor. Artık neredeyse sıradan, gündelik bir gerçeklik haline dönüşen “alternatif hakikatler”, “sahte haberler”, “yalan bildirimler”, “uydurulmuş veriler” vb unsurların siyasetin dönüşümü ile bağlantısını göstermeye çalışıyor. Bir yandan siyasette gittikçe yükselen popülist liderler, öte yandan hakikat sonrası unsurların bombardımanına uğrayan zihinler…  Özçelik, kitabında, bu ikisinin birbirini nasıl beslediğini örneklerle etkileyici bir biçimde ortaya koyuyor. İletişim ve internet teknolojisindeki yeni gelişmelerin, yarattığı yeni fırsatlar yanında, siyasette karşılıklı “körleşme” ve birbirine duyarsızlaşmayı nasıl körüklediğini; yalan haberin yayılmasını nasıl kolaylaştırdığını çarpıcı bir biçimde irdeliyor. Ortak meselelerimiz konusunda tartışmamızın olanağı olan kamusal mecraların, retoriği baş tacı eden demagoglar ile düzensiz veri yığını ve sahte bilgilerle dumura uğrayan kitlelerin “ilişkisi” içinde elimizden nasıl kayıp gittiğinin hikâyesini sunuyor.  
 
Modern zihnin temel parametrelerinin kaybolduğu, parçalı ve kaotik bir gerçeklik kavrayışına adım attığımız, “herkesin kendine ait bir hakikati” olduğu zannına kapıldığı zamanımızda, Özçelik’in yapıtı, zihinlerimizi durulaştırmak, nedenler ve sonuçlar arasındaki bağlantıları kurabilmek, kavrayışımızı zenginleştirmek ve en önemlisi kötümser olmamak için ufuk açıcı bir katkı ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9ea94a5-272a-4351-ac73-39421e146ed0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsafsızlar</image:title>
            <image:caption>İnsafsızlar Philippe Djian’ın karanlık dünyasından, başına buyruk ve sürprizlerle dolu kaleminden çıkan, hiç de sıradan olmayan bir ailenin hikâyesi... İnsan duygularının sefilliğini ve düşüncelerinin bencilliğini yalın bir dille anlatan yazar, karakterlerin iç dünyalarını takip ederken kendimizi sorgulamamıza da neden olacak. 
Hâlâ burada olsaydı tüm bunlarla uğraşmam gerekmezdi. Hâlâ burada olsaydı böyle sorunlar doğmazdı. Hayatımın bir anlamı olurdu. Gölgelerle dolu bir vadide yürüyorum ve yerler korlarla kaplı... 
Diana eşini kaybettiğinden beri, eşinin kardeşi Marc’la yaşamaktadır. Marc her anlamda onun üzerine titrer ve ikili yaslarını beraber atlatmaya çalışırlar. Ancak fırtınalı bir akşamın sabahında Marc sahilde kıyıya vuran üç paket uyuşturucu bulunca, Diana’nın abisi Joël’in yardımıyla bunları satmaya karar verir ve her şey bir anda değişir. Sıkıntılar peş peşe gelir, arkadaşlıklar bozulur, aşk ölüme karışır ve bu karmaşanın ortasında yeni duygular ortaya çıkar. Kimsenin kimseye güvenemediği, herkesin hem psikolojik hem sosyal anlamda hayatta kalma ve sevgiye tutunma savaşı verdiği bir dünyada geçer olaylar. Romanın kahramanlarıysa adaletin olmadığı bir dünyada hâlâ büyüyememiş milyonlarca insan gibi insafsızlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae98591c-d3e6-46ab-ada7-bb5ed70bbf5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zekanın İsyanı</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ, ne kadar “yaratıcı” olabilir?

Miyase Sertbarut, edebî yaratıcılığın boyutlarını sorguladığı Yapay Zekâ&apos;nın İsyanı&apos;nda, hızla dijitalleşen dünyada kendi varlığını oluşturmaya çalışan genç bir yazar ile son teknoloji harikası bir dijital asistanı karşı karşıya getiriyor.

Sürükleyici kurgusuyla okurunu kıskıvrak yakalayan kitap, insan zihninin ezber bozma yeteneğine isyan bayrağı çeken bir yapay zekânın “benlik” kazanma arzusunu ustalıkla hikâyeleştiriyor.   
 
Fikir ve sanat eserleri özelinde hak ihlalleri ve etik değerler üstüne düşündüren Sertbarut; insanların, hayat verdikleri makinelerle er ya da geç zorlu bir çatışmaya girişeceği öngörüsünde bulunmayı da ihmal etmiyor.  
Atanamamış bir öğretmen olan Hikmet&apos;in en büyük hayali, gelecekte iyi bir yazar olmaktır. Bu uğurda yayınevlerinin kapısını aşındıran genç adamın talihi bir türlü yüzüne gülmez. Kaderine razı geldiği bir dönemde aklına eski bir dostu düşer. Ta Amerika&apos;dan kendisine uzanan yardım eli Hikmet&apos;i tekrardan yaşama bağlayacak güçtedir. Yeni dijital asistanı Sera Gold sayesinde belki de tüm zamanların en iyi romanına adını yazdırmayı başaran Hikmet&apos;in yazın serüveni bambaşka bir yöne evrilmek üzeredir. Tüm bu olaylar yaşanırken üç liseli genç de bu girift maceranın parçaları hâline gelirler. Hackerlığın ve sosyal medyanın sınırlarını zorlayan Özge, Funda ve Aras; Sera&apos;ya yem olmadan Hikmet&apos;i içinde bulunduğu çıkmazdan kurtarabilecek midir?
 
Esin kaynağını yapay zekâ programları tarafından yazılan “gerçek” metinlerden alan Miyase Sertbarut, bu romanıyla edebiyatın sadece insanlara değil makinelere de ruh kazandırabileceğini gösteriyor.

Bir metni edebî eser kılan unsurların en temeline, yani duygulara değinirken zaaflarına yenik düşen gerçek ve sanal ruhların hayatlarından çarpıcı kesitler paylaşan Yapay Zekânın İsyanı, sürpriz sonuyla okurları şaşırtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ee71998-11d8-4bf5-b130-fc92e575c524.jpg</image:loc>
            <image:title>Akşam Yıldızlarının İmparatoru</image:title>
            <image:caption>Başlangıçta karanlık vardı. 
 
Callie ile tanışmadan ve Pazarlıkçı olmadan önce, bir kâtibin piç oğlu Desmond Flynn vardı: Zayıf bir anneden doğan, biraz büyüyle lanetlenmiş ve kaderinde bir köleyle evlenmek olan o çocuk… 
 
Ancak kaderin aklında başka bir plan vardı. 
 
Karanlık yok olana dek. 
 
Arestys&apos;in çorak mağaralarından Somnia sarayına uzanan ve yeryüzünün hile dolu sokaklarında ruh eşini arayan bu hikâyede, Desmond Flynn’ın acı ve intikam hırsıyla çıktığı yolun sonunda Akşam Yıldızlarının İmparatoru olmasına şahitlik edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e5c925-416d-41bf-a855-5ab217fb3bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Akşam Yıldızlarının İmparatoru (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Başlangıçta karanlık vardı. 
 
Callie ile tanışmadan ve Pazarlıkçı olmadan önce, bir kâtibin piç oğlu Desmond Flynn vardı: Zayıf bir anneden doğan, biraz büyüyle lanetlenmiş ve kaderinde bir köleyle evlenmek olan o çocuk… 
 
Ancak kaderin aklında başka bir plan vardı. 
 
Karanlık yok olana dek. 
 
Arestys&apos;in çorak mağaralarından Somnia sarayına uzanan ve yeryüzünün hile dolu sokaklarında ruh eşini arayan bu hikâyede, Desmond Flynn’ın acı ve intikam hırsıyla çıktığı yolun sonunda Akşam Yıldızlarının İmparatoru olmasına şahitlik edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79badd74-a7b4-4abe-bee1-9f2bf5b75819.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefs Terbiyesi ve Ahlakı Güzelleştirme</image:title>
            <image:caption>İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur.
İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. İhyâu Ulûmi’d-Din içinde yer alan konuların her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi.
İhyâu Ulûmi’d-Din’ in üçüncü bölümü olan Helak Edici Şeyler Bölümü’ nün ikinci konusu Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirme’ dir.
İmam-ı Gazâlî bu eserinde; kalp hastalıklarının birçok kısımlarına işâret ediyor. Özetle onların tedavisi hakkındaki sözün keyfiyetine, hastalıkların hususî ilâcının tafsilâtını yapmaksızın parmak basıyor. Ahlâkın güzelleştirilmesine genel bir bakış sunarak, bedenin ilâcını buna misâl gösteriyor. Tâ ki, bilinmesi insanların zihinlerine yaklaşsın. Tâ ki bununla güzel ahlâkın faziletinin beyanı açıklığa kavuşsun. Sonra güzel ahlâkın hakikatinin beyanı...
Sonra ahlâkların riyâzetle değişmeyi kabul etmesinin beyanı... Sonra güzel ahlâka vardıran sebebin beyanı... Sonra ahlâkların tehzibine varan yolların tafsilini bildiren yolların beyanını yapıyor. Sonra nefislerin riyâzeti... Sonra kalp hastalığının bilinmesinin alâmetlerinin beyanı... Sonra insanoğlunun nefsinin ayıplarını bilmesinde vesile olan yolların beyanı... Sonra kalplerin tedavi yolunun beyanı...
Sonra güzel ahlâkın alâmetlerinin beyanı... Sonra gelişmenin başlangıcında çocukların riyâzetindeki yolun beyanı... Sonra iradenin ve mücâhede mukaddimelerinin beyanını açıklığa kavuşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21c43bfb-e27d-4022-98ea-2cd863929476.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Aşktan Soruyorlar</image:title>
            <image:caption>Cem Mumcu’dan
Aşka Dair Bir Delilik

 
Zihninden soyun;
aşk sadece çıplakları kucaklar.
 
“Onu ilk gördüğünde,
onun ‘O’ olduğunu anladığında
sen de artık dönülmez biçimde
eski en değilsindir.”
Cem Mumcu
 
Bugüne dek aşkın doğrularını anlattığını iddia eden, en ideal ilişki biçimini öğreten, üstten bakan, halden anlamayan, aşkı hapseden onlarca, yüzlerce eserle karşılaştınız.
 
Ve yine bugüne dek aşkın yanlışlarını gösterdiğini söyleyip, yüzünüze doğru kızgınca parmak sallayan, azarlayan, bütün suçu kendinizde aramanıza sebep olan yüzlercesine daha maruz kaldınız.
 
Oysa, Cem Mumcu’nun tabiriyle şu an elinizde tuttuğunuz “Bu kitap doğru veya yanlışı anlatmaz, halleri dillendirir.”
 
Çünkü “Aşk tercih edilir bir delilik gibidir.”
 
Doğrudan, yanlıştan ötedir. İçsel ve dışsaldır. Zihinden soyunmakla başlar. Nefes keser ve nefes olur. Biriciktir, hiçbir aşk bir başka aşka benzemez.
 
Şimdi Cem Mumcu sizi bu biricikliğe dalmaya davet ediyor. Bazen bir şiir okur gibi, bazen birkaç kelimede ustalıkla süzüp damıtarak, bazen bir öykünün içine sizi atarak...
 
Hazırsanız, geri dönüşsüz bir delilik sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbfa83f7-55de-453b-b658-6d77b1ca5276.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Renkler Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kocaman kitabın rengârenk sayfaları arasında gezinirken hem renkleri keşfedecek hem de pek çok nesnenin, bitkinin ve hayvanın adlarını öğreneceksiniz. Renklerine göre ayrılmış 200’den fazla resim içeren bu çok özel kitap, çocukların ilk kitaplarından biri olmaya aday! 
 
“Hangisi sarı? 
Hangisi turuncu? 
Hangisi kırmızı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d2dc21a-f389-4bb1-8cdf-0057a2df2f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalanın Cazibesi</image:title>
            <image:caption>KOCAM. HAYATIMDAKİ KÖTÜ ADAM. 
 
Bizim hikâyemiz ölümle, kanla başladı. Hikâyemiz oyunlarla, şehvetli zevklerle başladı. Adrian ve ben birlikte olmamalıydık. O yanlıştı. Ben yanlıştım. İlişkimiz bir felaket timsaliydi. Fakat durmak imkânsızdı. Ya kocam beni yok edecekti ya da ben onu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c21ed3-0bdb-41e4-bf30-04555fd0d774.jpg</image:loc>
            <image:title>King ve Kayla-1 - Kayıp Kurabiye Olayı</image:title>
            <image:caption>Merhaba! 
Benim adım King. Ben bir köpeğim. 
Bu da Kayla. O benim insanım. 
Biz dedektifiz! 
 
Amerika’da ilk okuma seviyesindeki en seçkin kitaplara verilen Geisel  Onur Ödülü’ne layık görülen Kayıp Kurabiye Olayı, King ve Kayla serisinin de ilk kitabıdır. 
Bu komik ve heyecanlı kitapta Kayla’nın yaptığı kurabiyelerin eksildiği anlaşılınca King birden şüpheli durumuna düşüyor ve macera başlıyor. Acaba kayıp kurabiyeleri kim aldı? 
King ve Kayla serisinde sevimli köpek King, küçük Kayla’yla birlikte her kitapta yeni bir maceraya atılıyor. Tam bir takım ruhuyla hareket eden ikili, birer dedektif gibi ipuçlarını birleştirerek gizemli olayları çözüyor. King ve Kayla serisi, basit, anlaşılır dili ve mizahi üslubuyla okumayı yeni öğrenen çocuklar için harika bir başlangıç olmanın yanı sıra takım olarak çalışma, gerçeğe ulaşmak için sorular sorarak kanıtları toplama, analitik düşünme, problem çözme becerileri için mükemmel bir giriş serisi. Her hikâyenin sonunda, artık olayları çözmeyi öğrenmiş olan okurların kendi olaylarını çözebileceği üçer etkinlik bulunuyor. Bu etkinlikler sayesinde çocuklar da eğlencenin bir parçası oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54f82347-4a70-4ceb-b08c-4aa60e1eb08e.jpg</image:loc>
            <image:title>King ve Kayla -2 - Gizemli Fare Olayı</image:title>
            <image:caption>Merhaba! 
Benim adım King. Ben bir köpeğim. 
Bu da Kayla. O benim insanım. 
Biz dedektifiz! 
 
İlk kitabı Kayıp Kurabiye Olayı Amerika’da ilk okuma seviyesindeki en seçkin kitaplara verilen Geisel  Onur Ödülü’ne layık görülen King ve Kayla serisinde yeni bir maceraya hoş geldiniz. 
Serinin bu yeni macerasında King’in en sevdiği top kaybolur. Bir kedi topu farenin aldığını söyler ve araştırmalar derinleşir. Bir fare King’in topunu nasıl almıştır, aldıysa nerededir? 
King ve Kayla serisinde sevimli köpek King, küçük Kayla’yla birlikte her kitapta yeni bir maceraya atılıyor. Tam bir takım ruhuyla hareket eden ikili, birer dedektif gibi ipuçlarını birleştirerek gizemli olayları çözüyor. King ve Kayla serisi, basit, anlaşılır dili ve mizahi üslubuyla okumayı yeni öğrenen çocuklar için harika bir başlangıç olmanın yanı sıra takım olarak çalışma, gerçeğe ulaşmak için sorular sorarak kanıtları toplama, analitik düşünme, problem çözme becerileri için mükemmel bir giriş serisi. Her hikâyenin sonunda, artık olayları çözmeyi öğrenmiş olan okurların kendi olaylarını çözebileceği üçer etkinlik bulunuyor. Bu etkinlikler sayesinde çocuklar da eğlencenin bir parçası oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cbbc363-e5c5-495a-9a52-4aa361e12cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>King ve Kayla - 3 - Gizli Şifre Olayı</image:title>
            <image:caption>Merhaba! 
Benim adım King. Ben bir köpeğim. 
Bu da Kayla. O benim insanım. 
Biz dedektifiz! 
 
İlk kitabı Kayıp Kurabiye Olayı Amerika’da ilk okuma seviyesindeki en seçkin kitaplara verilen Geisel  Onur Ödülü’ne layık görülen King ve Kayla serisinde yeni bir maceraya hoş geldiniz. 
Bu yeni macerada King ve Kayla şifreli yazılmış gizemli bir mektup alır. Kelimelerin çoğu sessiz harflerle yazılmıştır. Acaba şifreyi nasıl çözecekler? Bu gizemli mektubu kim göndermiş olabilir? King ve Kayla serisinde sevimli köpek King, küçük Kayla’yla birlikte her kitapta yeni bir maceraya atılıyor. Tam bir takım ruhuyla hareket eden ikili, birer dedektif gibi ipuçlarını birleştirerek gizemli olayları çözüyor. King ve Kayla serisi, basit, anlaşılır dili ve mizahi üslubuyla okumayı yeni öğrenen çocuklar için harika bir başlangıç olmanın yanı sıra takım olarak çalışma, gerçeğe ulaşmak için sorular sorarak kanıtları toplama, analitik düşünme, problem çözme becerileri için mükemmel bir giriş serisi. Her hikâyenin sonunda, artık olayları çözmeyi öğrenmiş olan okurların kendi olaylarını çözebileceği üçer etkinlik bulunuyor. Bu etkinlikler sayesinde çocuklar da eğlencenin bir parçası oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/202dda07-3a19-4726-bb3f-a1ff86b9e442.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Çok Harika Bir Okul</image:title>
            <image:caption>Bay Keene bir gün, tüm öğrencilerle öğretmenleri bir araya toplayıp, “Burası çok çok harika bir okul! Şu andan itibaren cumartesileri de okul olsun” dedi. 
Ve sonra gerisi geldi. Bütün hafta sonu okul. Resmi tatilde de okul. Hatta yaz tatilinde bile okul! 
Sırada ne vardı? 
Geceleri de mi okul? 
Böylece iyi niyetli Bay Keen’e, onun çok çok harika okulu muhteşem bir yer olsa bile, her zaman çok çok harika bir yer olmayacağını göstermek Tillie’ye kalmıştı. 
Newbery Madalyası ve Carnegie Madalyası dahil olmak üzere birçok ödülün sahibi yazar Sharon Creech ile New Yorker karikatüristi Harry Bliss’ten eğitim aşkının aşırılığı ve öğrenmenin okulla sınırlı olmaması üzerine büyüleyici, şaşırtıcı derecede komik bir kitap. 
“Bu kitapta, yüksek sesle okurken eğleneceğiniz harika, muzip cümleler ve matrak resimler bulacaksınız.” ALA Booklist 
“Kesinikle çok çok harika bir kitap” The New York Times Book Review 
 
Ödüller: 
·         Irma S &amp; J. H. Black Çocuk Edebiyatında Mükemmellik Ödülü 
·   California Genç Okuyucu Madalyası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a51dfc9-7bc8-4204-8ee9-f8af616f561b.jpg</image:loc>
            <image:title>En Karanlık Taraf - Katiller Çetesi</image:title>
            <image:caption>KATİLLER ÇETESİ SERİSİ NEFES KESİCİ BİR FİNALLE SON BULUYOR… 
 
Izabel terk edilmiş ve yapayalnız kalmıştır. Hayatına devam etmeye kararlı olsa da bu, sandığı kadar kolay olmayacak, kendini büyük bir çıkmazın içinde bulacaktır. Niklas ile kaldığı zor durumdan kurtulmalarının tek umudu olan Victor ortaya çıkmazsa, Izabel ve Niklas ölüme bir adım daha yaklaşacaktır. Kaderi, bir seri katilin ellerinde olan Fredrik ise kendini bambaşka bir mücadelenin içinde bulacaktır. İnsani duygulardan ve empatiden yoksun bu kadın, Fredrik’ten ne istemektedir? Daha da önemlisi, Fredrik ona istediğini verebilecek midir? 
 
Katiller Çetesi serisinin şoke edici final kitabında tüm sırlar ortaya dökülüyor ve bu sırlar bazılarının sonu oluyor. 
 
“REDMERSKI, SERİYİ UNUTULMAZ BİR FİNALLE SONLANDIRIYOR.” 
–USA Today 
 
“SAYFALARI ÇEVİRMEKTEN KENDİNİZİ ALAMAYACAKSINIZ!” 
–The Book Enthusiast</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fc45f5f-2ba1-4ccb-8c4a-1062c973174b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşili Sevmek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yıllardır bildiği gerçekleri haykırmamak için kendisini dizginleyen Gül, aslında bir yalanın içerisine hapsolduğunu öğrenir. Bu yalanlardan kurtulmak sandığı kadar kolay olmayacaktır ama karanlık hayatına ışık tutan biriyle tanışacaktır: Nart... 
 
Nart, Gül’ün geçmişte yaşadığı zorlukları onun yeşil gözlerindeki kederden anlayacak ve ona yardım elini uzatarak tüm düğümleri onunla beraber çözecektir. Ama dengeler Antalya’daki bir yaz tatilinde değişecek ve Nart hiç beklemediği bir anda korkup kaçtığı, görmeye bile dayanamadığı bir çift yeşil göze âşık olacaktır. 
 
İhanetler, yalanlar, sırlar, değişen hayatlar, lekelenen dostluklar, inanılması güç tesadüfler… 
Ve tüm her şeye meydan okuyan aşklar… 
 
“Herkes sana bakıyor. Ama ben görüyorum, Yeşil. Gözbebeklerin titriyor. Gözlerinde nice depremler var ve bu depremin en büyük enkazı da sensin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce20142-0486-4d84-adfa-9110fa7aa2ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Sonunda Bir Yer (Ciltli/Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünün yaşayan tanrıçası Nimh, Inshara’nın ona ve ülkesine yaşattıklarının acısıyla yüzleşirken kaybettiklerini kazanmaya and içtiği bir savaşın içine sürüklenir. 
 
North ise yapayalnız kalmış ve tek amacı sevdiği kızı bulmak ve kendi dünyasını kurtarmak olmuştur. 
Birlik olup, düşmanlarına karşı birlikte savaşmayı seçen North ve Nimh, kutsal bağlarını, yeteneklerini ve inançlarını test edecek zorlu bir sınav vermek zorunda kalacaktır. 
 
Şimdi dünyalar arasında bir yol bulmanın ve yeniden bir araya gelmenin vakti. 
 
 
“Kaufman ve Spooner ikilisi yine unutulmaz bir kurguya imza atmış.” – Booklist 
 
“Entrika, ihanet ve gerilim dolu bir macera sizi bekliyor. Hemen okumaya başlayın!” -Buzzfeed</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc9dd86-6e6c-4220-bd64-d0df632492bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Basın Mensubunun Hatıralarından</image:title>
            <image:caption>Antalya 1960 doğumlu olan Ayfer Şimşek, Gazetecilik mesleğine 1980 yılında “Hürriyet Haber Ajansı Antalya Bürosunda” başladı. Sırasıyla “Hürriyet”, “Hürriyet Akdeniz”, “Güneş”, “Günaydın”, Ekonomi Gazetelerinde ve “Kanal 07” ile “Gazete 07”de Muhabirlik, İstihbarat Şefi, Köşe Yazarlığı, Haber Müdürü, Yazı İşleri Müdürlüğü görevinde bulundu. Merkezi İzmir’de olan “Gözlem Gazetesinin” Antalya temsilciliğini, “Antalya’da Tarım” adlı derginin Haber Koordinatörlüğünü yaptı. Antalya ve Ankara Gazeteciler Cemiyeti üyesi olup, başta Antalya Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere birçok kurum ve kuruluş ile derneklerden çeşitli ödülleri bulunan Ayfer Şimşek Basın Kartı ve Sürekli Basın Kartı sahibidir. Evli ve iki çocuk annesi olan Ayfer Şimşek Anadolu Üniversitesi mezunu olup orta derecede İngilizce bilmektedir. Ayrıca “İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ” adlı şiir kitabı bulunmaktadır. Gazetecilik mesleğine halen “Antalya Gündem Gazetesinde” devam etmektedir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe180c3-4cd1-4150-969d-a02ed507c665.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğrudan Yabancı Yatırımların Ticaret ve İhracata Etkisi Teorik Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Doğrudan Yabacı Yatırımlar, Türkiye için olduğu kadar diğer gelişmekte olan ülkeler için de önemli bir konudur. Günümüz küreselleşen dünyasında doğrudan yabancı yatırımların ülkeler için önemi giderek artmaktadır, ancak literatürde doğrudan yabancı yatırımların teorik altyapısına ilişkin teorik çalışmalar yok denecek kadar azdır. Akademik olarak doğrudan yabancı yatırımlar ve teorileri ile ilgili pek çok yayın olmasına rağmen bu teorileri tek bir kitap altında toplayan çalışmalar bulunmamaktadır. Doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin teorilerinin sınıflandırması ve analizinin, gelecekteki bilimsel çalışmalar için en uygun teorik çerçevenin seçilmesine yönelik yeterli bir temel sağlayacağı ve kaynak niteliğinde olacağı düşünülmektedir. Bu kitabın amacı, doğrudan yabancı yatırımlar ile ilgili bu farklı teorileri bir araya getirerek okuyucuya ve doğrudan yabancı yatırımlar konusunda çalışmalar yapan akademisyenlere bir yol göstericilik yapmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f54de60-d301-47fa-9a41-46d6b072df3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül ve Diken</image:title>
            <image:caption>Merhaba mavi 
Sen bir mavisin; çünkü eline aldığın ve hissettiğin anda ki duygu maviyi anlatır . 
Bana anlatsana senin duygun hangi mavi? 
Belki bir gece bakışında uykusuz bir mavi, 
Belki gün doğarken serin bir havada gökyüzüne 
bakıp gülümsediğin bebek mavi, 
Belki de gün ortasında güneşle beraber bütün 
olmuş parlak heyecanlı mavi. 
Belki de bir an için hepsi … 
Belki de hiçbiri… 
Ama yasadığın her an senin ! 
Yaşadığında hissettiğin o mavi senin! 
Ama hep özgür mavi, hep umutlu ve mutlu… 
Tertemiz iyot kokusu, belki kuş bakışı belki 
de en yakınında mavi. 
Başlayalım mı? 
Sana kendi mavimden bahsetmek istiyorum Hadi baharı da yazı da birlikte yaşamanın zamanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c350bb-a156-4bb2-9852-3a215bcd9dce.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi</image:title>
            <image:caption>Merhaba mavi 
Sen bir mavisin; çünkü eline aldığın ve hissettiğin anda ki duygu maviyi anlatır . 
Bana anlatsana senin duygun hangi mavi? 
Belki bir gece bakışında uykusuz bir mavi, 
Belki gün doğarken serin bir havada gökyüzüne 
bakıp gülümsediğin bebek mavi, 
Belki de gün ortasında güneşle beraber bütün 
olmuş parlak heyecanlı mavi. 
Belki de bir an için hepsi … 
Belki de hiçbiri… 
Ama yasadığın her an senin ! 
Yaşadığında hissettiğin o mavi senin! 
Ama hep özgür mavi, hep umutlu ve mutlu… 
Tertemiz iyot kokusu, belki kuş bakışı belki 
de en yakınında mavi. 
Başlayalım mı? 
Sana kendi mavimden bahsetmek istiyorum Hadi baharı da yazı da birlikte yaşamanın zamanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d04234f2-ab06-433d-bdc1-18f21f688b4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal Lojistik Örgütlerde Başarı</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca insanoğlunun yaşadığı dönemler yaşanan gelişmelere bağlı olarak farklı isimlerle tanımlandı. Taşın yontulması, tekerleğin icadı, yerleşik hayata geçiş, endüstri devrimi gibi tüm gelişmeler yaşanan çağları tanımladı. Şimdi ise; hepimiz dijital bir çağda yaşıyoruz. Bu çağ; sağlıktan tarıma, iletişimden üretim araçlarına, savunma sanayinden yapay zekâ uygulamalarına kadar tüm sektörlere damgasını vurdu ve vurmaya devam ediyor. 
Dijitalleşmenin getirdiği değişimler belki de tarihin hiçbir döneminde görülmeyen biçimde insan hayatını, yaşam modellerini, beşerî ilişkileri etkiledi. Sosyoloji ve psikoloji gibi bilim dalları artık çözümleme yaparken dijitalleşmenin gerek insan gerekse toplum üzerindeki etkilerini göz ardı edemiyor. 
Ancak dijitalleşmenin etkilediği alanların başında hiç şüphesiz ‘’iletişim’’ geliyor. Artık bir ‘’tık’’la herkesin dünyanın diğer ucuna bağlanabildiği; akıllı telefonu olan herkesin birer ‘’muhabir’’ olduğu, TV haber bültenlerinin WhatsApp hatlarını ‘’haber kaynağı’’ olarak kullandığı bu dönemde dijital çağ, iletişim ve yeni medyayı baştan sona evrimleştiriyor. 
Sosyal medya hesaplarının birer ‘’kimlik’’ haline geldiği bu dönemde; yapılan paylaşımlar, kullanılan fotoğraflar, yazılan içerikler birer “gazete’’ gibi anlam kazanıyor. Böylesine radikal değişimlerin yaşandığı bu dönemde medyada yapısal dönüşümün yaşanmaması mümkün değil.  
İşte bu yeni alana katkı sunmak vesilesiyle sevgili öğrencim ve meslektaşım Dr. Öğr. Üyesi Murat ERDOĞAN editörlüğünde ‘‘DİJİTAL DÜNYADA MEDYANIN YAPISAL DÖNÜŞÜMÜ’’ başlığı altında hazırlanan bu eser, her iletişimcinin başucu kitabı olacak; bugünü ve yarını daha iyi çözümleyecektir. 
Bu amaçla, birbirinden değerli ve çarpıcı makaleleri kaleme alan değerli meslektaşlarım, Prof. Dr. Orhan Baytar’a, Doç. Dr. Mesut Aytekin’e, Başak A. Kuş’a, Dr. Öğr. Üyesi Erkan Turan’a, Dr. Öğr. Üyesi Murat Erdoğan’a, Dr. Öğr. Üyesi Eda Mezda’ya, Dr. Öğr. Üyesi Gülcennet Öztürk Çelebi’ye, Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Törün’e, Dr. Öğr. Üyesi Seda Aktaş’a, Ar. Gör. Serhat Kaya’ya, Öğr. Gör. Seda Korkmaz’a, Öğr. Gör. Selçuk Kahraman’a, Arş. Gör. Batuhan Avşaroğlu’na ve Araş. Gör. Melisa Minaz’a teşekkür ediyorum. 
Prof. Dr. Ergün YOLCU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/163a1d77-a5ac-4c82-a34e-77d221d398b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Anlıyorum Z Kuşağı</image:title>
            <image:caption>Sevgili anneler babalar, Z kuşağı fazla dijital ortamda kalıyorsa laptop ile mobil telefonla yatıp kalkıyorsa hiç şaşırmayın, ektiğimizi biçiyoruz. Z kuşağını dijital elektronik cihazlarla biz anne rahminde iken tanıştırdık. Günümüz Z kuşağı gençler uygulananlar, yapılanlar sizde alışkanlık yaptı. Bizim size yaptığımızı bize daha da farklı biçimde göstererek adeta şov yapıyor, rövanş oynuyorsunuz. Biz anne ve babalara, tereciye tere satıyor eski digital bilgilerimizle espiriler yaparak bizimle oyun oynuyorsunuz diye düşünüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8678500a-1e2d-4f86-9046-bdfe9c0bfcc6.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Kedicik – Sihirli El Feneri Kitabı (Ciltli - Board Book)</image:title>
            <image:caption>İyi geleceler uykucular, iyi geceler. 
Yatma zamanı geldi. 
 
Kedicik yatağa girmeye hazır ama önce arkadaşlarına iyi geceler demek istiyor. 
Arkadaşlarını bulması için ona yardım eder misin? 
 
Karanlığın çöktüğü yerlerde Kediciğin arkadaşlarını bulmak için sihirli el fenerini kullan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f8e03bc-c429-42fc-b8ef-a881caad88fe.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Ayıcık – Sihirli El Feneri Kitabı (Ciltli-Board Book)</image:title>
            <image:caption>İyi geleceler uykucular, iyi geceler. 
Yatma zamanı geldi. 
 
Ayıcık yatağa girmeye hazır ama önce arkadaşlarına iyi geceler demek istiyor. 
Arkadaşlarını bulması için ona yardım eder misin? 
 
Karanlığın çöktüğü yerlerde Kediciğin arkadaşlarını bulmak için sihirli el fenerini kullan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f97fa2d9-7bad-48b2-9e6c-bcd6bcd4b13f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yargısız İnfaz</image:title>
            <image:caption>Ízâfi de olsa günümüzde yargısız infazların yaşandığını biliyoruz… 
Aşkta da bu böyledir. Bu nedenle, hepimiz sevsek de, aklımızdan ihaneti çıkarmalıyız. 
Karşılıksız sevgiler kutsaldır, takdir görür ama &quot;karşılık bulsa&quot; daha iyi olmaz mı? 
Şairin tabiriyle: 
“Sevilmeden Sevmek Yaşarken Ölmek Demektir!&quot; denildiğine göre, 
Hem Sevmek, Hem de Sevilmek Dileklerimle 
&quot;Aşkta da &quot; yargısız infazlar son bulsun! 
Sevgiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ea09fbb-146a-4a52-9a2f-9151d6a6cd02.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaka ve Araştırma Örnekleriyle Psikolojik Danışma ve Rehberlikte Konsültasyon</image:title>
            <image:caption>Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri içinde yer alan konsültasyon (müşavirlik) hizmetleri, bireyin eğitiminden ve yetiştirilmesinden sorumlu kişilerin doğru ve ortak bir rehberlik anlayışına sahip olmalarında ve bireyin gelişimine katkı sağlamalarında önemli bir işleve sahiptir. Bu nedenle bu kitap, konsültasyon hizmetleri ve uygulamalarının daha iyi anlaşılması, etkililiğinin artırılması ve bu konuda alana bilimsel bir katkı sağlanması amacıyla hazırlanmıştır. Kitabın, psikolojik danışman adaylarının lisans ve lisansüstü eğitimlerinde yararlanılabilecek bir kaynak olmasının yanında, alanda çalışan psikolojik danışmanlara da konsültasyon hizmetleri konusunda bilgi ve beceriler kazandırması beklenmektedir. Ayrıca bu konuda araştırma ve çalışmalar yapmak isteyen araştırmacılar için de bilimsel bir kaynak olma özelliği taşımaktadır. Psikolojik danışma ve rehberlikte konsültasyon hizmetleriyle ilgili bu kitabın hazırlanmasında konuyla ilgili birçok araştırma, yayın ve uygulamalar incelenmiş ve kitapta yer alan içerik, özellikle ülkemizdeki bu konuya olan ihtiyaç dikkate alınarak oluşturulmuştur. Kitapta, konularla ilgili vaka örnekleri ve araştırmalara da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/581460f4-a59b-49b2-a1e2-ff534969a23a.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Hekimi (Cltli)</image:title>
            <image:caption>Köy Hekimi isimli roman, realist akımın fikir babası olarak anılan Balzac&apos;ın dikkat çeken eserleri arasındadır. Bu roman, Balzac&apos;ın 1840&apos;ta -Dante&apos;nin İlahi Komedya&apos;sını anımsatacak şekilde- İnsanlık Komedisi başlığıyla bir araya getirdiği serinin “Köy Hayatından Sahneler” bölümünde de yer alır. Toplumsal tarihçi yönü ve yüksek gözlem kabiliyetiyle öne çıkan Balzac bu eserinde Napolyon&apos;un jakoben kişiliğini ve onun Avrupa&apos;nın geleceğine tesirini, dönemin siyaset anlayışını ve sosyal yapıyı ustalıkla yansıtmıştır. Fransız köylerinin perişan vaziyeti, iyi bir gözlemci olan Balzac&apos;a esasen bir köy kalkınması romanı olarak nitelendirilebilecek bir eser yazdırmış ve o, beş bölümlük eserinde sefalet, cahillik ve geri kalmışlık için hangi çarelerin bulunabileceğini, neler yapılabileceğini edebiyat aracılığıyla anlatmıştır. Balzac&apos;ın sunduğu bu kalkınma yollarını, idealist bir tavır ve adanmışlıkla hayata geçiren kişi ise bir köy hekimi olan romanın baş kahramanı Benassis&apos;dir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb70e177-01f1-47f2-a751-5cb7b8fa96e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağına Asılı Ölü Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Sanki böyle günlerde gözümden düşen yapraklar seherin cılız esintisiyle yolunu kaybedecek gibi oluyordu. Oysa asmaya kıyamadığım başım, korkularla başa çıkacak kadar cesurdu. Ben bu korkuyu, kendi yalnızlığımla boğmalı, yalnızlığın mutlu sokaklarında oyunlar oynamalıydım. Hangi acı buna engel olabilirdi ya da hangi yalnızlık, sokağında yalın ayak koşmama? Koşabilirim, evet. Her ne olursa olsun yalnızlıkla dolu dünyamın kalabalık düşüncesi bile içime huzur veriyordu. Gülüşlerimde, mutlu olacağıma dair inanç yüklüydü ve bu inanç, inançların en yücesiydi. Yine de buna rağmen farkında olduğum bir gerçeği saklamak, düşüncelerimin sırtına vurulmuş büyük bir yük gibiydi. Başka gülüşler değmişti artık yüzüme. Hem de bana ait olmayan bir yüz böylesine dürüst bir gülümsemeyi kendine reva görmüştü. Aynaya baktığımda tanıyamadığım bu yüz, bana ait değildi. Darmadağın olan ayna boynu bükük bir şekilde beni reddediyorsa, bu hüznün sebebi neydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0788239-f782-45af-9ccc-15592f42f2c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bikes (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Emine Semiye Hanım&apos;ın Hanımlara Mahsus Gazete&apos;de 1897 yılında tefrika hâlinde yayımlanan romanı Bîkes, Meşrutiyet döneminin bir yansıması olarak, aristokratik gücünü kaybetmiş “asil” bir kadının, aldığı eğitim sayesinde hayatta kalma mücadelesini okurla buluşturuyor.
Emine Semiye Hanım&apos;ın kadınların eğitimi, hak ve hürriyetleri ile ilgili meseleleri açıkça tartışmaya açtığı romanı Bîkes, her şeyin kadınlar etrafında geliştiği ve sözün bu kez erkek egemen dünyaya terk edilmediği bir eser. Kaleme alındığı dönemi birçok unsuruyla açıkça işin içerisine dâhil eden roman, Meşrutiyet dönemi Osmanlısı&apos;na dair sunduğu panoramalarla da okura özel bir dünya vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff714def-a4b8-40ca-a27d-e5bd495ecf4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi Seyahatnamesi 6. Kitap 2 Cilt (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Evliya Çelebi, Seyahatnâmesi’nin 6. cildinin büyük bölümünü Macaristan’a ayırır. Dolayısıyla bu büyük coğrafyaya ait verdiği bilgiler Macarlar açısından oldukça önemlidir. Bugün pek çoğu tarihe karışmış köyler, kasabalar ve şehirler hakkında tek kaynak sayılabilir. Bu arada Bahadır Giray Han ordusuyla İsveç, Danimarka ve Hollanda vilayetlerine yapılan seferlere katılmıştır. Akrabası olan Sadrazam Melek Ahmed Paşa’ya dair de geniş bilgiler verir, Sultan I. Ahmed’in kızı Fatma Sultan ile evliliğini ve Paşa’nın ölümünü anlatır.  
Evliya Çelebi; bu ciltte hem Macaristan’ı hem de Bosna şehirlerini gezmiş, Adriyatik kıyılarına kadar inmiştir. Bu ciltte gezdiği yerler: Erdel, İskenderiye, Podgoriçe, İştib, Lofça, Vidin, Sirem, Ösek, Peçuy, Budin, Üstürgon [Estergon], Ciğerdelen, Hollanda, Macaristan, Öziçe, Taşlıca, Foça, Dobra-Venedik, Nova, Mostar, Sigetvar, Zağreb, Kanije’dir. Bu seyahat boyunca gezip gördüğü yerlere ait önemli bilgiler vermiş, katıldığı savaşların heyecanını, yenilgilerin acısını ve galibiyetlerin sevincini yaşamıştır. Bizzat katıldığı savaşlara ait anlattığı hikâyeler ve tanık olduğu özel durumlar tarihe ışık tutacak belgesel niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1617aa6d-99ca-4038-b414-f391c02825e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bataklık Çiçeği (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Salâhaddin Enis, belki de Türk edebiyatının ilk gerçek natüralistidir. Yazdıklarında, gerçeğin bütün giysilerinden kurtulup “morgda teşhir edilmiş bir naaş gibi” çırılçıplak kalmasını ister ve Bataklık Çiçeği&apos;ndeki hikâyelerde bu isteğini olanca keskinliğiyle gerçekleştirir. Onda, ancak bataklığın kokuşmuş çamurunda açabilen bir çiçeğin garip güzelliğini buluruz. Bir kısmı, daha yazıldığı günlerde devletçe yasaklanan bu hikâyeleri ilk defa topluca okuyacaksınız. Aman burnunuzu tıkayıp gözünüzü açmayı unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110900</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b728c59-f650-43e9-b887-47069889927b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindful Günlüğüm - Kartlar</image:title>
            <image:caption>… lütfen kalbinizde henüz çözümlenmemiş olan şeylere karşı sabırla yaklaşın ve soruların kendilerini de sanki kilitli odalar veya size çok yabancı dilde yazılmış kitaplar gibi sevin. Cevapları aramayın – ki onlar size şimdi verilemez, çünkü onları yaşayamazsınız. Ve mesele de her şeyi yaşamak. Şimdi soruları yaşayın. Belki sonra, uzak gelecekte birgün, yavaş yavaş, siz fark etmeden, cevapları da yaşamaya başlayacaksınız. 
 
Rainer Maria Rilke, 
Genç Bir Şaire Mektuplar (1903)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a8219b-89f8-475b-a143-b17bd99dc348.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkate Değer Mevzular</image:title>
            <image:caption>Türkiye hep böyle kalitesizdi. Bunun nedeni 1000 yıllık cehalet yönetimidir. Bu 1000 yıl içinde Türkiye, birkaç kişi dışında, uluslararası değerde hiç kimse üretememiştir. Elbette padişahlarımızın hepsi, veziri azamlarımızın hemen hepsi tarihte mevcuttur ama dünyadaki her ülkenin en üst yöneticilerini tarih kaydeder. Osmanlı padişahları arasında padişah olmasa adı bilinecek sadece ve sadece bir tek kişi vardır: Fatih Sultan Mehmet. Bilimadamı? Sarı Lütfi’den ve Hüseyin Tevfik Paşa’dan başka yok ki; bunlar da genel değil ancak özel bir bilim tarihinde minik bir yer alabilirler. Sarı Lütfi, Fatih’e, onunla şakalaşacak kadar yakın olan matematikçi ve Fatih’in kütüphanecisi, II. Bayezid tarafından Sultanahmet’te dinsizdir diye astırılmamış mıydı? 
Türkiye’nin bütün dünyanın bildiği ve takdir ettiği tek bir kişisi vardır: Atatürk. Onun yönetimindeki 15 sene ülkemiz tarihinin altın çağıdır. Ondan öncesi ve sonrası birer felakettir. Atatürk’ten sonrası yavaş bir iniş olmuştur ne yazık ki. Hiçbirini icat etmemiş olduğumuz çağdaş haberleşme imkânları sayesinde bikini giymeyi, Mercedes’e binmeyi, oradan buradan pop şarkı bestesi yürütmeyi öğrendik. Bilimde ve sanatta birkaç iyi icracımız oldu. Nobel’in en tartışmalı iki dalı olan barış ve edebiyattan ikincisinde bir temsilcimiz oldu. Sonrası? Boş. 
Osmanlı’dan öğrendiğimiz cehalet kurumları ve liyakatin değersiz görülmesi ile ona paralel rüşvet müessesesi bizi mahvetmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/514f052e-f6f4-4bb4-90f3-496dfc3dff41.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri</image:title>
            <image:caption>Andrey Tarkovski: Yönetmen olmaya karar vermezsiniz, yönetmen olmanız gerekir. 
Ingmar Bergman: Denemelerim bana göstermiştir ki ilk çekim en başarılı çekimdir. 
Akira Kurosawa: Bütün filmlerin kökünde bir şeyi içgüdüsel olarak açıklama isteği vardır. 
Agnès Varda: Bir kurgu yaptığınızda kendinize bunun iyi gideceğini söyleyin. 
Michael Haneke: Seyirciyi, kendinizi ciddiye aldığınız kadar ciddiye alın. 
Kim Ki Duk: Genel olarak bütün filmlerimde aynı soruların cevabını arıyorum: Hayat nedir? İnsanlık nedir? 
Ken Loach: Toplumlar halen sınıf çatışmaları temeline dayanır ve filmler toplumun aynası olmak zorundadır. 
Asghar Farhadi: Olay örgüleri okyanustaki inciler gibidir, işe yaraması için iyi dizilmelidir. 
Park Chan-wook: Yeni bir film çekmek için eskiye dönmek, o filmleri görmek ve üzerlerine düşünmek gerek. 
Rahşan Beni İtimad: Sansürü aşmak ve taviz vermeden anlatmak için yaratıcı yollar bulmak gerek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78bda8d7-85a3-49f4-a221-1b6dd334d6f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Görsel Metodoloji</image:title>
            <image:caption>Keşfetmek istediğiniz, ancak araştırmanıza nasıl başlayacağınızı veya hangi yöntemleri seçeceğinizi bilmediğiniz bazı heyecan verici resimler mi buldunuz? Görsel kültürün bir yönü hakkında cevaplamak istediğiniz bir sorunuz mu var?  
Hangi düzeyde deneyime sahip olursanız olun, bu klasik metin size bir görsel yöntemler araştırma projesini tamamlamak, her adımın arkasındaki mantığı anlamak ve görsel görüntüleri yorumlamamızı şekillendiren bağlamlar ve güç ilişkileriyle meşgul olmak için ihtiyaç duyduğunuz temel becerileri sağlayacaktır. 
Kitap adım adım net bir yaklaşımla şunları içerir:  
·         Yöntemlerin pratikte ve farklı görsel materyallerle nasıl çalıştığını göstermek için her yöntem bölümündeki anahtar örnekler 
·         Yöntemlerin belirli bölümlerinde becerilerinizi uygulamanıza ve yöntemin bazı karmaşıklıklarını anlamanıza yardımcı olan ‘Odaklanma’ ve ‘Tartışma’ özellikleri 
·         Kitap boyunca entegre edilmiş, Instagram ve TikTok gibi dijital görsel medyayı kullanarak araştırma yapma konusunda rehberlik 
Bu çok satan kritik kılavuz, sosyal bilimler ve beşeri bilimler genelinde lisans öğrencileri, mezunlar, araştırmacılar ve akademisyenler için görsel yöntem projeleri için mükemmel bir arkadaştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcc0353f-436c-4671-8fc2-d3ef8c28f147.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantik Bilim</image:title>
            <image:caption>Bilimin romantiği olur mu, demeyin. “Bilimsel bakış değişmezlik içeren bir dogma değildir. Örneğin, tıp ve hekimlikte bilimin güncel verileriyle ele alınan her sorun kişinin yaşantısına ve kişiliğine bağlı etkenlere göre yaşanır. Bir yandan sosyal ve ekonomik belirleyicilerin gölgesi bu yaşantının üzerine düşer. Hekimler, klinisyenler ne olup bittiğini moleküler düzeyden kişinin yaşantısına kadar taşıyıp hastanın ve çevresinin dünyası içinde yer aldıklarında, romantik bilim ilkeleri işlemeye başlar.” 
Yankı Yazgan Romantik Bilim’deki yazılarının bazılarında 1980’lerin başında henüz oturduğu hekim koltuğundan, bazılarında gazete köşelerinden okuruyla adeta karşılıklı sohbet ediyor. Son 40 yıllık dönemin geçen yüzyıldaki kısmında yazdığı yazılarda, beyin ve davranış bilimleri ile gündelik yaşantılar arasındaki bağlantıları anlamaya çalışırken öğrendiklerini paylaşıyor. 
Yetişkin hayata yaşanabilir bir yeryüzü, barışçı ve eşitlikçi bir toplum ve mutluluk ve sağlık arayışları ile başlamış bir genç hekim/araştırmacının bilim, ruh sağlığı ve gündelik hayat hakkında yazdıklarında hayatlarımızda yıllar içinde aynı kalanları ve değişenleri de izleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110905</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df456a0b-c0a1-46b7-8128-f1eb96039633.jpg</image:loc>
            <image:title>Tembellik Hakkı</image:title>
            <image:caption>İflas etmiş, yaşlı, işe yaramaz ve yaralayıcı kapitalist sınıf, tarihi misyonunu tamamlamıştır; yönetici sınıf olarak ancak kazandığı ivme sayesinde varlığını sürdürür. 20. yüzyılın proletaryası tarihin buyruğunu yerine getirecek; onu sosyal kontrol konumundan uzaklaştıracaktır. O zaman medeni insanlığın bilim ve sanayide bunca zahmet ve ıstırap pahasına gerçekleştirdiği muazzam işler, huzur ve mutluluk doğuracak; o zaman bu gözyaşı vadisi dünyevi bir cennete dönüşecek mi? 
 
Paul Lafargue’ın “Tembellik Hakkı” adlı kült eseri ve sosyalizm, ekonomi gibi meseleler hakkındaki diğer metinleri bu kitapta birleştirilmiş şekilde bulunuyor. Onun hiçbir yüzyıl için eskimeyecek olduğunu düşündüğümüz orijinal fikirleri hepimizin dünya, iş yaşamı, varoluş hakkındaki hislerimizi sorgulatıyor. Fark Yayınları olarak bu özel eseri sizlerle buluşturmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9f9063d-c200-4d15-8241-610a650ed1a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplum Sözleşmesi</image:title>
            <image:caption>Toplum Sözleşmesi, Rousseau&apos;nun demokrasi, egemenlik ve hukuk kavramlarına ilişkin düşüncelerini derinlemesine inceler. Ayrıca, meşru hükümetin nasıl olması gerektiği ve hükümetin sınırlarının neler olduğu gibi konuları da ele alır. 
Kitap, siyaset felsefesi ve toplumsal düzenle ilgilenen kişiler için önemli bir kaynak olarak kabul edilir. Rousseau&apos;nun düşünceleri, daha sonraki çağlarda pek çok siyasetçi, filozof ve sosyal teorisyen üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Toplum Sözleşmesi, demokratik düşüncenin gelişiminde ve modern siyaset felsefesinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. 
Bu kitabı siz değerli okurlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8074d1-ec81-4dda-88f8-d25d711a093d.jpg</image:loc>
            <image:title>MBA - İşletmeler İçin 25 Model</image:title>
            <image:caption>MBA – İşletmeler İçin 25 Model, MBA programlarında işlenen en önemli ve işe yarar model, araç ve kavramları herkesin anlayabileceği bir biçimde açıklıyor.  
 
Gereksiz mesleki terimleri ve akademik karmaşayı bir kenara kaldırıp tüm dünyada işlenen programlar arasından seçilen 25 anahtar modeli sadelikle anlatıyor: Nedir, ne zaman kullanılır, nasıl kullanılır ve nelere dikkat etmek gerekir? 
Sorunları çözmek için yeni bir bakış açısı mı lazım? Hızlı ve doğru kararlar alabilmeniz mi gerekiyor? Teorinin inceliklerini değil de pratik uygulama modellerini mi bilmeniz gerekli? Bu kitabın içinde her türlü iş fırsatını değerlendirmeniz için neler yapabileceğiniz ve uzak durmanız gerekenler mevcut. MBA hakkında bilmeniz gerekenler bu kitabın içinde. 
 
“Bu kitap günümüzde işletme alanında çalışan herkese lazım. Geniş çaplı kullanılan, önemli işletme model ve tekniklerini sade bir dille açıklıyor. Daha fazlasını bilmek isteyen yöneticilere yol gösteriyor.” 
Şinsuke Toda, Mizuho Bankası Avrupa Bölümü Genel Müdürü 
 
“Kolayca okunabilen bu kitap işletmelerin nasıl düşünüp hareket ettiğini harika bir biçimde anlatıyor. Karmaşık işletme modellerini kullanışlı ipuçlarıyla açıklıyor.” 
Dr. Matt Carter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110908</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96794872-dbd6-43c9-b21c-9f2f835eee56.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektup Arkadaşım</image:title>
            <image:caption>Haydi sen de mektup yazma hareketine katıl! 
Derya ülkemizin en batısında, Zerya ise en doğu ucunda yaşıyor. Okullarında başlatılan mektup hareketi, Gökçeada’dan Iğdır’ın Dilucu köyüne sözcüklerle bir arkadaşlık köprüsü kuruyor. Başlarından geçen eğlenceli olaylardan sevinçlerine, kurdukları hayallerden heyecanlarına birbirlerine anlatacakları o kadar çok şey var ki... 
Teknoloji çağı çocuklarını mektuplaşma kültürüyle tanıştıran Mektup Arkadaşım, arkadaşlık, aile ve büyüme hakkında sımsıcak bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11173cb4-0919-4259-b126-881cac189ac7.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyden Korkan Süper Kahraman</image:title>
            <image:caption>Merhaba! Ben Volkan. 
Çok cesur biriyimdir. Şaka şaka, her şeyden korkarım. Mesela spagettiden, karabiberden ve Ğ harfinden... Tuhaf mı geldi? Evet tuhaf çünkü yine şaka yaptım. Aslında hiçbir şeyden korkmam! Şeyyy, tamam tamam, bazen korkarım. Ama en çok, korktuğumu söylemekten korkarım. Ayyy şimdi bayılacağım, imdaaat! Yok mu beni kurtaracak bir süper kahraman? Var mı? Nerede? Bu kitabın içinde mi? Ee, çok kolaymış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d2367f-ad83-4a33-953b-c53767d4d050.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson ve Olimposlular - Titan&apos;ın Laneti</image:title>
            <image:caption>Percy, Kıvırcık, Thalia ve Annabeth çok güçlü iki yeni melezi kurtaracaktı ama işler aniden kontrolden çıktı. Bir mantikorla karşılaşmalarının ardından Annabeth kayıplara karıştı. Titan lordu Kronos, çok acımasız bir tuzak kurmuş durumda ve melezler ne yazık ki bu tuzağa düştüler. 
  Şimdi Percy ve arkadaşları çok tehlikeli bir şeyle karşı karşıya: Titan’ın Laneti kehaneti. Kış 
gündönümünden önce Tanrıça Artemis’i kurtarmaları gerek. Yoksa her şeyi kaybedecekler, Annabeth dahil. 
  Rick Riordan’ın çoksatan Titan’ın Laneti adlı romanından uyarlanan bu çizgi 
romanla Percy Jackson ve Olimposlular efsanesi çizgilerle hayat bulmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110911</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c579f7-a262-4f3a-a17f-91aca905a71b.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Ejderha</image:title>
            <image:caption>İçinizde bir ejderha olsa ne yapardınız? 
Benim içimde bir tane var. Hiç rahat durmuyor. Çok kızgın. İnanılmaz derecede sinirli. Feci şekilde öfkeli. Kızdığında neler yapıyor bir bilseniz... 
  Etrafımdakiler ondan hiç de hoşnut değil. Sonunda beni anlayacağını düşündükleri birine götürmeye karar verdiler: Bir Ejderha Uzmanı! 
   Psikolog Irmak Gültekin Uysal’ın kaleminden, eğlenceli bir kendini keşfetme ve duygularla baş edebilme yolculuğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc1def3d-ae6d-46cc-ba18-94bb4b836fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson ve Olimposlular - Şimşek Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Kitabı okudunuz, filmi izlediniz. Şimdi sıra, renkli, her sayfası aksiyon dolu olan bu çizgi romanda! Mitolojik yaratıklar ve Olimposlu tanrılar, Percy Jackson’ın hayatını yerle bir ediyorlar. İşin daha da kötüsü, Percy birkaç tanesinin damarına bastı bile. Zeus’un şimşeği çalındı ve tek şüpheli Percy. Şimdi Percy, Annabeth ve Kıvırcık’ın, on güniçerisinde Zeus’un çalınan şimşeğini bulup savaş meydanına dönmüş olan Olimpos’a geri götürmesi gerek. 
   Dünya çapında milyonlarca okura ulaşmış ve artık çağdaş bir efsane haline gelmiş Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yaratıcısı Rick Riordan, çizgi roman dünyasının en güçlü isimleriyle bir araya geliyor. 
  Tanrılardan bile daha güçlü bir şeyin peşine düşen o unutulmaz karakterin, Percy Jackson’ın hikayesini bir kez daha okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110913</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69cb1f8-e292-4cec-9b12-fd7f54cdb61c.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson ve Olimposlular - Canavarlar Denizi</image:title>
            <image:caption>Efsane seri Percy Jackson ve Olimposlular, serinin ikinci kitabından uyarlanan bu çizgi romanın heyecan dolu ve renkli sayfalarında hayat bulmaya devam ediyor! 
  Percy artık her şeyin farkında. Olimposlu tanrılar ve mitolojik yaratıklar gün gibi gerçekler. Kendisinin de bir melez olduğu sır olmaktan çıktı. Bu sene her ne kadar geçen seneye göre sakin geçse de, bir yakantop oyunuyla herkesin huzuru kaçıyor. Gizli bir düşman, zalim planını çoktan uygulamaya koydu. 
  Melez Kampı’nın sihirli sınırı anbean güçsüzleşiyor. Percy ve arkadaşları bir an önce yarı tanrıların yaşadığı sığınaklarını kurtarmalı. Bunun için de Altın Post’u bulmak üzere Canavarlar Denizi’ne gitmeye karar veriyorlar. Upuzun geçecek olan yolculukta Percy, çok zor bir mücadeleye başkoyuyor! 
  Hafızalarınıza kazınan karakter Percy’nin tuhaf macerasını bir solukta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c45c457-052f-4a47-b12c-ff3c20647614.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilikler Üzerine</image:title>
            <image:caption>Stoa felsefesinin temel kavram ve öğretilerinin en güzel örneğinin sergilendiği çalışmaların başında Seneca’nın İyilikler Üzerine adlı kitabı gelir. İyiliğin hakiki doğası, yapılan iyiliğe iyilikle mukabele etme ve minnettarlığın meziyetleri bireysel ve toplumsal ahlâka dönük yönleriyle mükemmelen tartışılır burada. Seneca, gerçek mutluluk ile erdem, bilgelik ile özgürlük, sağduyu ile düzen, akılcı olmama ile nankörlük, sahip olma hırsı ile kaybetme korkusu, haz ile ölçülülük, ahlâki doğruluk ile günah, irade ile talih, tutku ile esaret, doğaya uygun yaşama arzusuyla gerçek zenginlik, özü itibarıyla iyi olan ile kaçınılması gerekenler arasındaki ilişki ve çelişkileri irdeler. 
 
Nankörlük konusuna da genişçe bir yer ayrılır. Nankörlük olgusunun ne olduğu, bir kusur olarak ceza gerektirip gerektirmediği, nankör kişinin esasen nasıl biri olduğu, iyiliklerin neden unutulmaya açık olduğu anlatılır ve nankörlüğün bedeli ile insan ilişkilerine verdiği zarar tartışılır; tarihten ve siyasetten örnekler verilir. 
 
Güzel söz söyleme sanatına kazandırdıklarıyla adını unutulmazlar arasına kazıyan Seneca, bu uzun eserinde dikkat çekici, paylaşmaya değer ve ironisini cesurca sergileyen özdeyişlerin (sententia), açık ve berrak tanımların nadide bir demetini hediye eder bizlere. 
 
Seneca’nın yaşamının son dönemlerine ait bu eserin ilk dört kitabı ağırlıklı olarak öğretici ve bütünsel bir özellik gösterirken, son üç kitap tamamlayıcı nitelikte olup daha serbest bir içeriğe sahiptir. Yedi kitaplık “İyilikler Üzerine” (De Beneficiis) Seneca’nın ahlâk felsefesi üstüne yazdığı denemelerden olup, dostu Aebutius Liberalis’e ithaf ettiği bir eserdir. Levent Keskin’in yetkin çevirisiyle ilk defa Latinceden Türkçeye tam metin olarak kazandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6be871f2-e4c8-46c6-a28d-8e7718aa6e32.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedir Bu NFT?</image:title>
            <image:caption>Pandemi, dijital teknolojik değişimleri bir gecede hızlandırdı ve böylece NFT&apos;ler gerçek ticaretin içinde meşru bir iş haline geldi. Peki bizler parasız ve bankasız bankacılık, kripto varlıklar, token, blokzincir, sanal piyasa kavramlarını ne kadar tanıyoruz?

Nedir Bu NFT?, teknik bir arka plana ihtiyaç duymadan misli olmayan token’lerin nasıl oluşturulacağı, satılacağı ve satın alınacağı konusunda ayrıntılı bir kılavuz. NFT&apos;nin tam olarak ne olduğunu, nasıl geliştiklerini, neden değerli olduklarını, farklı türlerini ve yönlerini incelerken aynı zamanda canlı örnekler sunuyor.

Dijital dünyadaki uzun deneyimi ile Mesut Bingül her seviyeden, yaştan ve ortamdan yaratıcılar için kendi NFT projelerini nasıl başlatabileceklerini anlatıyor. Pahalı JPEG etrafındaki aldatmacanın ötesine bakıyor ve NFT, blokzincir ve dijital piyasanın temel kavramlarını açıklıyor.

Nedir Bu NFT? kitabı ile bir NFT projesi başlatmanın temellerini öğrenecek, Türkiye temelli NFT hikâyeleriyle de deneyiminizi pekiştireceksiniz.

- NFT nedir?
- Blokzincir nedir?
- İlk NFT projemi nasıl oluşturabilirim?
- NFT&apos;lerimi satmak için hangi pazar yerlerini kullanmalıyım?
- En etkili pazarlama stratejisi nedir?
- NFT&apos;ler mevcut sanat pratiğime nasıl uyuyor?

Nedir Bu NFT?,  bu soruların yanıtını teker teker verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9397db64-abef-4e4f-886a-bc94001b8874.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçdışı Anlaşmalardan Özgürleşmek - Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>BİLİNÇDIŞI ANLAŞMALARDAN ÖZGÜRLEŞMEK 
NÖROBİLİM TEMELLİ, NEZAKETE YÖNELİK 
İYİLEŞME ÇALIŞMALARI 
İnsanlarla acı verici deneyimler yaşadığımızda ya da başımıza zor anılara dönüşen olaylar geldiğinde, kendimizle bilinçdışı anlaşmalar yapabiliriz: “Bir daha asla böyle bir duruma düşmeyeceğim,” ya da “Bunun için kendimi asla affetmeyeceğim,” gibi. Ancak bu anlaşmalar genellikle özeleştiri, güven eksikliği ve erteleme gibi zararlı ve katı davranışlarla sonuçlanır. Bu zarar verici anlaşmaların farkına varıp onlardan özgürleşmedikçe asla gerçekten iyileşemeyiz. 
Bilinçdışı Anlaşmalardan Özgürleşmek Çalışma Kitabı, okurlarına bu anlaşmaları ortaya çıkarıp değiştirmeye yönelik iyileşme yolları sunuyor. 
Bu yollar okurlara şu konularda yardımcı oluyor: 
• Özbakımı günlük hayatın parçası hâline getirmek, 
• Utancı şifalandırmak, 
• Güvene doğru ilerlemek ve kendini soyutlamayı bırakmak, 
• Depresyon, kaygı (anksiyete) ve kopuk ruh hâlinden çıkış yolunu bulmak, 
• Öfkenin canlandıran gücüne sahip çıkmak, 
• Bağımlılığın katmanlarıyla çalışmak, 
• Cinselliği geri kazanmak, 
• Geçmiş travmaları çözmek, 
• Yaşamda daha fazla seçenek ve özgürlük yaratmak. 
Sarah Peyton’ın hazırladığı bu çalışma kitabı, okurlara, nezaket, sıcaklık ve merakla içe dönmeye ve kendini iyileştirme imkânı sağlamaya yönelik araçlar sunuyor. 
      “Travmalardan oluşan bir dağa tırmandığınızı, oradan nasıl geri döneceğinizi ve aşağı nasıl ineceğinizi bilmediğinizi hayal edin. Hayatınızı dönüştürecek bu çalışma kitabında Sarah Peyton, okurun dinlenip mola vermesine ve isterse daha derinlere dalmasına imkân veren alıştırmalarıyla, bu labirentte dolaşmaya  yardımcı olacak açık bir harita sunuyor.” 
–Benjamin Burton, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Doktoru, Çevreci, Girişimci, Kişiler Arası Nörobiyoloji ve Şiddetsiz İletişim Eğitmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a5681b4-ee6f-4a24-ae66-8abadd43b76a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Beaumarchais • Bernardin de Saint-Pierre • Condorcet • Diderot • Dumarsais • Fénelon • Fontenelle • Kant • Laclos • Mendelssohn • Montesquieu • Madame Rolland • Rousseau • Sade • Voltaire 
Düşünce alanında ışık “hakikat arayışında aklı ve ruhu aydınlatan” etmendir. Geliştiği XVIII. yüzyıldan bağımsız düşünülemeyen Aydınlanma, tüm Avrupa’da, insan aklının ve medeniyetinin ilerlemesine olan inancı yayan engin bir entelektüel ve felsefi akımı kapsar. 
Fransa’da Montesquieu, Diderot, Voltaire, Rousseau tarafından desteklenen akla adanan Aydınlanma hareketi, Fransız Devrimi’ne giden yolu açan fikirler tarihinde radikal bir kırılmayı oluşturur. 
Metinler ve belgeler bakımından geniş bir seçenek sunan bu antoloji, sizi “aydınlanmış” sanatçı ve yazarların çizdiği yollardan geçmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03aa14ff-0c59-4e73-9601-541b6a2b98a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Konya Karahöyük, 1953-1992 Yılı Kazıları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sevgi GÜRDAL tarafından hazırlanan Konya Karahöyük, 1953-1992 Yılı Kazıları 
Ve Asur Ticaret Kolonileri Çağı Çanak Çömleği isimli kitap dört ana bölümden 
oluşmaktadır. 1. Asur Ticaret Kolonileri Çağı ve Konya Karahöyük, 2. Asur Ticaret 
Kolonileri Çağı’nda Konya Karahöyük Çanak Çömleği Teknik Özellikleri, 3. Asur Ticaret 
Kolonileri Çağı’nda Konya Karahöyük Çanak Çömleği Formları, 4. Sonuç bölümüdür. 
Yazarın “Konya Karahöyük Asur Ticaret Kolonileri Çağı Çanak Çömleği! isimli 
doktora tezinden oluşturulmuştur. 1. bölümde Asur Ticaret Kolonileri Çağı Kronolojisi, 
Anadolu’da Tarihsel Süreç, Anadolu’da bulunan bu dönemi temsil eden merkezler; bu 
dönemde Konya Ovası, Konya Karahöyük, Karahöyük’te yapılan kazılar, Karahöyük’ün 
Mimarisi ve Karahöyük’ün Asur Ticaret Kolonileri Çağı Kronolojisi anlatılmaktadır. 2. 
bölümde Karahöyük çanak çömleklerinin teknik özellikleri; 3. bölümde ise çanak 
çömleklerin biçim özellikleri incelenmiştir. Çanak çömleğin teknik özellikleri, bu dönemi 
karakterize eden çanak çömlek hamurunun hazırlanışı, katkıları, pişirilmesi, yüzey işlemleri 
ve bezemeleri incelenerek alt başlıklar halinde tanımlanmıştır. Çanak çömleğin form 
özelliklerinin ele alındığı başlıkta ise kaplar biçimlerine göre gruplanmış, bu gruplama 
dâhilinde tanımlanmıştır. Tanımlamaları yapılan çanak çömlek ayrıca bu bölümde çağdaş 
merkezlerle karşılaştırılmıştır. Ayrıca 3. bölümde çanak çömlekler formlara ve tabakalara 
göre genel olarak değerlendirilmiştir. 4. bölüm ise Sonuç bölümünü oluşturmaktadır ve 
yapılan çalışmalar neticesinde ulaşılan sonuçlar ortaya konulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bbe1993-3b3a-4147-9c19-25a4a18a8b9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatının Şefi Ol</image:title>
            <image:caption>Bu dünyadan göçüp gitmeden önce, öğrendiklerimi ve hazmettiklerimi başka insanlara fayda sağlayacak kalıcı bir imza olarak bırakma niyetiyle yazılmış bir kitap okuyacaksınız. 
Çünkü benim için hayattaki gerçek başarı, bir başka insanın hayatına iyilikle katabildiğim değerle ölçülü. Benden sonra kalan sesim mirasım olsun, içinde iyilik, sevgi ve şifa olan. 
 
“İyiliği kendinize çekmenin en kesin yolu, başkası için iyilik yapmayı niyetiniz haline getirmektir.&quot; 
Oprah WInfrey</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f43dbac-36d8-4f98-af0d-f2d5cf2d2c16.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberin Endişesi</image:title>
            <image:caption>“Ey insanlar, affedin! Affedilmeyeni affedin! 
Bağışlanmayanı bağışlayın!” 
 
Ödüllü yazar Yavuz Ekinci, Peygamberin Endişesi’de, bir seçilmişin cinnete evrilen bekleyişinin nabzını tutuyor: Büyük Kent’in arka mahallesinde, karısı ve kızıyla kendi halinde bir yaşam süren Mehdi, Cebrail’in “Bak!” emriyle, felaketlerle dolu bir çağın göbeğinde, tebliğ için yollara düşüyor: Ayağındaki inatçı nasırla kenti baştan başa adımlayan Mehdi’nin macerası, her şeyi gören ama hiçbir şeyi değiştiremeyen insanın çaresizliğine ayna tutuyor. Eserlerinde mitlerle gerçekler arasında incelikli köprüler kuran Yavuz Ekinci’den, arayışın, tutunamayışın, kaybedişin kaygısını her satırda hissettiren, keskin sorularla dolu bir roman; modern bir “Eyüp” masalı... 
 
O geliyor! Tüm insanlığın beklediği, seçilmiş olan geliyor. Beklenen gökte değil, yerin altında, kuyudan çıkacak. O ki Felaket Çağı’na gelecek peygamberdir. Onun boyu ne kısadır ne de uzun. Gözleri daima kırmızıdır. İki kürekkemiği arasında peygamberlik mührü taşıyandır. Onun sağ ayak başparmağında nasır vardır. O ki adı Mehdi’dir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/096d71ac-c658-4459-b4f6-e85f4b5e562c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Cehalet</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma savaşçısı Prof. Dr. İlhan Arsel’in gazete ve dergi sayfalarında kalan veya kendi özel arşivinde bulunup da hiç yayımlanmamış olan makaleleri Arzu Toker tarafından derlendi. 
Cehaletin İktidarı’nın ilk cildi 2017’de yayımlanmıştı. Bu ikinci ciltte Bitmeyen Cehalet adı altında okuyacağınız yazıların içeriği güncel politikada önemli olan pek çok soruya cevap verme niteliği taşıdığı için yazılış tarihi ve sıraları gözetilmeden seçildi. Arsel, bu makalelerinde güncel politikadaki önemli pek çok soruyu yanıtlıyor. Bir anayasa hukukçusu gözüyle İslamiyet’te kadının yerini, din ve devlet ilişkisini, demokrasimizin karşılayabileceği sorunları irdeliyor. 
 
Kitapta yer alan bazı konu başlıkları şunlardır: 
 
• Atatürk, Tanrı “Fikri” ve Bilirkişi Raporu 
• Toplumu İlkel Tanrı Anlayışından Kurtarmayan Aydın 
• “Takiye” Yoluyla Laik Cumhuriyeti Yıkmak 
• İslamda “Yapışık Kardeşler”: Din ve Devlet 
• Şeriatçının Arapça Yazılı Bayraklarla Yeni Marifetleri 
• Diyanet Başkanının “Fetva”sı Vesilesiyle! 
• Yeryüzü Cehennemi Olmayacağız 
• Araplaşan Türk 
• Yüksek Tahsilli Gericiler 
• Diyanet Hurafe Satıyor 
• Gericiliğin Türkiye’yi Getirdiği Nokta 
• “Din Adamı” Meselesi 
• “Türk”lük ve “İslamcı”lık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110922</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65373196-f24f-4273-a42c-dc209317ea95.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda Bir Salon</image:title>
            <image:caption>“Delirdiğimi düşünüyorlar. Ben de öyle düşünüyorum. Benim onlardan farklı düşündüğüm kısım şu; delirmiş olmam saçmaladığım anlamına gelmiyor. Boyut değiştirdim, bunun kabul görmüş adı da delilik. Ancak deliliğin hakkını vermem lazım, daha gidecek yollarım var, yani olmalı.” Okşan Mağara, Kendine Ait Bir Oda Bir Salon’da yalnızlık hallerimizi anlatıyor. Kendi kendimize konuşmak zorunda kaldığımız sahici ya da etrafımızda onlarca insan varken iç sesimizden başka hiçbir ses duymadığımız o kırılgan yalnızlıkları... Yanıp bitip kül olduğumuzu düşünenlere inat, tüm olumsuzlukların içinde tebessüm ettirecek bir yan bulmayı da ihmal etmiyor. Hayatı bütünüyle kucaklıyor bir bakıma, madem ki varız, yaşayalım gitsin diye fısıldıyor okurunun kulağına. Acıysa acı, mutluluksa mutluluk! Kendine Ait Bir Oda Bir Salon, her satırında bizi kendimizle karşılaştıran öyküler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a97cdbe8-5779-4a09-b6b3-a622b0ac037d.jpg</image:loc>
            <image:title>Marlow</image:title>
            <image:caption>Marlow, Nazi döneminde gündelik hayatın ve taşranın alabildiğine canlı bir resmini çiziyor. Volker Kutscher’in bu romanı da, sürükleyici olay akışı yanında, güçlü dönem panoramasıyla cezbedici. Nazilerin iktidarının ikinci yılında, Berlin’de sıradan görünen bir trafik kazasının arkasından, karanlık işler çıkar. Cinayet Masası’ndan, siyasetle hiç işi olmayan Başkomiser Gereon Rath, bizzat Meclis Başkanı ve Prusya Başbakanı Hermann Göring’e kadar inen bu vakanın izini sürerken, Nazi iktidarı içindeki güç çekişmelerine tanık olacaktır. Romandaki “kötü adam”ın ve aynı zamanda karanlık olay yerinin bulunduğu kasabanın adı olan Marlow, polisiye edebiyatın unutulmaz bir figürüne, Raymond Chandler’in özel detektifi Philip Marlowe’a bir anıştırma... “Volker Kutscher’in romanları kocaman bir sinema perdesi...” Tageszeitung “Kutscher’in Gereon Rath serisinde Marlow, ancak sonuçta birleşen, kıvrım kıvrım birbirine dolanmış çok sayıda olay akışıyla, bir zirve oluşturuyor.” Deutschlandfunk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce9c73cf-4233-4288-aebd-41caa38a83ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Modern Osmanlı’da Deliler ve Delilik</image:title>
            <image:caption>Hem merak hem korku uyandıran, psikiyatriden çeşitli sanat dallarına geniş bir yelpazenin konusu olmuş delilik ve delileri Rüya Kılıç, erken modern dönem Osmanlı’da inceliyor. Delilerin teşhis edilmesi, delilik alametleri, tedavi yöntemleri gibi tıbbın konuya yaklaşımının yanı sıra toplumun delilere bakış açısını da ihmal etmiyor. Osmanlı’da dinin, delilere muameledeki etkisini de siyasi iktidarın delilere olan tavrını da dikkate alıyor. Modern psikiyatri öncesiyle günümüzdeki delilik “tanımlarının” farklılığını da mercek altına alan Erken Modern Dönem Osmanlı’da Delilik ve Deliler, yazarının deyimiyle “bir sessizliği” deliyor, ilgi duyulan ancak üzerine çok çalışılmamış bir alana ışık tutuyor. “[...] delilik bir kişi için sürgün gerekçesi daha sonra aynı kişi hakkında merhamet talebiyle affedilme gerekçesi olarak karşımıza çıkabiliyor. Kaldı ki sıklıkla vurgulanan merhamet sınırsız ve karşılıksız değildi. Kısaca ifade edecek olursak, yapılan, sadece Osmanlı’da deliler ve delilikle ilgili yüzeysel ve genelleyici yargılara varmak yerine bunları anlamaya ve anlatmaya yönelik sınırlı bir çabadan ibarettir.” RÜYA KILIÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e1aa888-c3b5-44db-bbe5-d43fcb6da8ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Neticeler</image:title>
            <image:caption>Muñoz’unki kadar müthiş ve şefkatli bir zihnin var olması beni umutlandırıyor. 
George Saunders 
 
Çarpıcı, güçlü, alçakgönüllü, keskin; bu öykü toplamı beni tüm varlığımla sarstı. Manuel Muñoz dünyaya kalbiyle bakan müthiş bir Amerikalı yazar – ekonomik açıdan dezavantajlı kesimleri anlatma konusunda da Juan Rulfo kadar iyi. Keşke bu öyküleri ben yazmış olsaydım. 
Sandra Cisneros 
 
Muñoz’un üslubu ışıl ışıl ve çarpıcı, şefkatli ve özenli. Son yıllarda yazılmış en iyi öykü kitaplarından biri. 
Michael Schaub, NPR.org, 2022’nin En İyi Kitapları 
 
Neticeler günümüz Amerikan edebiyatının öne çıkan usta öykücülerinden Manuel Muñoz’un Türkçede yayımlanan ilk kitabı. Işıltılı Los Angeles’tan ve ileri teknolojiye liderlik eden San Francisco’nun Körfez Bölgesi’nden uzakta, bambaşka hayatların sürdürüldüğü California’nın Merkez Vadi’sindeki gündelik hayata odaklanan öyküler yazıyor Muñoz. En iyi bildiği şeyi, Meksikalı göçmenlerin yaşadığı California’nın Merkez Vadi’sindeki kırsal hayatı anlatıyor. Geçimini çiftçilik yaparak sağlayan bir aileden gelen Muñoz zorlu şartlarda fiziksel güç gerektiren işler yapan insanların gündelik hayatlarını gözler önüne sererek Amerikan edebiyatında öykülere fazla konu olmamış bir bölgeyi kâğıt üzerinde çarpıcı bir üslupla resmediyor. Muñoz, dokuz yıl gibi bir zaman dilimi içinde yazdığı toplam on öykünün yazım sürecinden bahsederken ağırlıklı olarak ailesinin deneyimlerinden yola çıktığını belirtse de, genç annelerden gey erkeklere, yaşlı çiftçilerden göçmen ailelere uzanarak John Steinbeck’in romanlarına ve Joan Didion’un denemelerine konu olmuş bir bölgeyi de öykülerinin ana karakteri kılmayı başarıyor. Merkez Vadi’deki Fresno’da doğup büyüyen ve bugüne değin üç kez O’Henry Öykü Ödülü’nü kazanan Muñoz Neticeler ile 2023 Joyce Carol Oates ödülüne de layık görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/addefec7-9227-4779-9134-d56a6c1b2297.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı Boyama Serisi - Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimde çoklu zekânın tüm türlerine hitap eden çalışmalar yapılmalı. Çıkartmalı boyamalar çocuğun görsel, dokunsal zekâ türlerine doğrudan hitap eder. Kalem tutma becerisinin artması yanında çıkartmalarla yapılan eşleştirmeler mantıksal zekâ gelişimi ve küçük motor kas gelişimi için önemlidir. Meraklı çocuklar, tüm dinozorlarla renkli bir maceraya hazır mı? Bu dinozorlar senin oyun arkadaşın olacak. Hem çıkartmaları var, çok havalı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d0b7d9f-a13e-47f7-a543-cd00c5a2fc12.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı Boyama Serisi - Kediler</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimde çoklu zekânın tüm türlerine hitap eden çalışmalar yapılmalı. Çıkartmalı boyamalar çocuğun görsel, dokunsal zekâ türlerine doğrudan hitap eder. Kalem tutma becerisinin artması yanında çıkartmalarla yapılan eşleştirmeler mantıksal zekâ gelişimi ve küçük motor kas gelişimi için önemlidir. Kediler olmasa dünya ne kadar sıkıcı olurdu. Bu kedilerin hepsi seninle renklenecek. Çıkartmaları da unutma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f74da284-df09-4f6e-954c-344e1215e615.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı Boyama Serisi - Köpekler</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimde çoklu zekânın tüm türlerine hitap eden çalışmalar yapılmalı. Çıkartmalı boyamalar çocuğun görsel, dokunsal zekâ türlerine doğrudan hitap eder. Kalem tutma becerisinin artması yanında çıkartmalarla yapılan eşleştirmeler mantıksal zekâ gelişimi ve küçük motor kas gelişimi için önemlidir. İnsanların can dostları köpekler... Peki sence kaç cins köpek vardır? Hepsi aynı büyüklükte mi? Hem boya hem öğren! Çıkartmalarla odanı süsle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd72ec5-fa42-40a4-8870-639871eba225.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı Boyama Serisi - Vahşi Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimde çoklu zekânın tüm türlerine hitap eden çalışmalar yapılmalı. Çıkartmalı boyamalar çocuğun görsel, dokunsal zekâ türlerine doğrudan hitap eder. Kalem tutma becerisinin artması yanında çıkartmalarla yapılan eşleştirmeler mantıksal zekâ gelişimi ve küçük motor kas gelişimi için önemlidir. Vahşi doğa ve onun kucağında yaşayan hayvanlar her zaman merak konusu... Peki, sen bu hayvanların hepsini tanıyor musun? Boya ve Öğren! Çıkartmalarla bir orman yarat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/986d1f6c-852d-4b1d-b25a-f13a68f8fbe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı Boyama - Sportmen Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimde çoklu zekânın tüm türlerine hitap eden çalışmalar yapılmalı. Çıkartmalı boyamalar çocuğun görsel, dokunsal zekâ türlerine doğrudan hitap eder. Kalem tutma becerisinin artması yanında çıkartmalarla yapılan eşleştirmeler mantıksal zekâ gelişimi ve küçük motor kas gelişimi için önemlidir. Sen en çok hangi sporu seviyorsun? Hem boya hem de spor çeşitlerini öğren! Çıkartmaları da yapıştırmayı unutma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6aa5d4-265f-4ba8-82a4-be53613e35a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı Boyama - Sportmen Çocuklar - Futbo</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimde çoklu zekânın tüm türlerine hitap eden çalışmalar yapılmalı. Çıkartmalı boyamalar çocuğun görsel, dokunsal zekâ türlerine doğrudan hitap eder. Kalem tutma becerisinin artması yanında çıkartmalarla yapılan eşleştirmeler mantıksal zekâ gelişimi ve küçük motor kas gelişimi için önemlidir. Futbol, tüm dünyada en çok fanatiği olan spor. Haydi, renklerini sen belirle. Bu futbol dünyası senin eserin olacak, çıkartmaları ile birlikte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8e56d7-e07d-462a-b4a2-a8397112390d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kalbi (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için dünya klasikleri... Lüks, ciltli özel tasarımlarıyla... Çocuk Kalbi, İtalyan yazar Edmondo de Amicis’in dünya dillerine çevrilmiş ünlü bir romanıdır. Bu romanda Enriko adlı bir çocuğun okul ve sosyal yaşamdaki gözlemleri öğretici bir üslupla verilir. Yurt sevgisi, yardımlaşma ve aile ilişkilerinin yanı sıra okulda geçen acı tatlı olaylar, gerçekçi bir yaklaşımla gün gün ilerleyerek anlatılır. Aralarda Enriko’nun ailesinden masasına bırakılan mektuplar da yapıta ayrı bir renk katar. Çocuk Kalbi, duygu yüklü sıcak anlatımıyla okul çağı çocuklarına önerilen romanların başında geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d17ff84-2132-4551-8d69-7e74ee3bc889.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefiller (Feksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için dünya klasikleri... 
Lüks, ciltli özel tasarımlarıyla... Victor Hugo’nun bu klasik eseri 19. yüzyıl Fransız edebiyatının başyapıtlarından biridir. Romanda, suç işlemiş ama iyi bir yüreği olan Jean Valjean’ın, acımasız bir ailenin yanına sığınmış küçük kız Cosette’le karşılaşması ve onu yaşadığı baskıcı ortamdan kurtarma çabası sürükleyici bir üslupla anlatılır. Jean Valjean’ın, sürekli peşinde olan polis müfettişiyle yaşadığı kaçıp kovalamaca, o dönemde gerçekleşen Fransız Devrimi’nin çalkantılı olaylarıyla da ayrı bir gerilim kazanır. İyilik, kötülük, fedakârlık, çıkarcılık gibi kavramlar bu romanda yer alan kahramanlarla ete kemiğe bürünüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b72b7d4-cecd-41f5-84f2-03971beb836b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Ağacı</image:title>
            <image:caption>Dinozorlar zamanını görmüş bir ağacın tohumu nasıl büyür? Minicik bir tohum, nasıl kocaman bir ağaç olur? Dinozor Ağacı, işte bu dönüşümün hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a8842ce-cf4f-454e-b815-a6b42a3da3fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tene Yazılan Ayetler</image:title>
            <image:caption>“Bu dünya baştan başa aslı olmayan bir masal gibidir” 
 
Ölümsüzlük... Ceza mı, ödül mü? Ruhunda bin yılların yorgunluğunu taşıyan Utanapişti, cesedi Hizbullah’ın mezar evlerinden birinde bulunan yazar Asvas’ın yaşamını araştıran Berzah ve bir yandan insanlık tarihi kadar eski sorulara metinlerarası bir örgüyle cevap ararken diğer yandan kendi kendini kuran bir roman... Yavuz Ekinci, ilk romanı olan Tene Yazılan Ayetler’de, 
hem kendi öykülerinden esinlenen hem de kült eserlere selam duran zamanlar ötesi bir hikâyenin peşine düşüyor: Sarmal bir kurgunun çevresinde hayatın ve ölümün izini sürerken, insanoğlunun kolektif bilincindeki düğümleri çözüyor. 
 
Hasret kaldığım ölümü bulmak için, bildiğim tüm dillerde adlarını duyduğum tüm Tanrılara yalvarıp yakardım; fakat gördüğünüz gibi hâlâ ölmedim. (...) Ey Tanrılar ve dinleyiciler, ben buradayım, ya siz neredesiniz? Bu gece ve bundan sonraki geceler, bildiğim her şeyi Asvas’a anlatacağım. Didimli Yahuda Thomas’ın dediği gibi, kulakları olan işitsin. Gökteki yerlerini bırakıp insanların yüreklerine inen Tanrılar, benden habersiz olacaklar ki yüreğime hiç uğramadılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd1dc6f4-12d2-4e56-92cb-d5e859acdb52.jpg</image:loc>
            <image:title>Japon Edebiyatı Seti</image:title>
            <image:caption>Japon Edebiyatı&apos;nın devleri bir arada 
  Geleneksel Japon güzellik ideallerinin arayışındaki Juniçiro Tanizaki&apos;nin Anahtar&apos;ı,  Japonya’nın Leonardo da Vinci’si olarak tanınan Yukio Mişima&apos;nın Aşka Susamış&apos;ı, Nobel Edebiyat ödülü kazanan ilk Japon yazar Yasunari Kawabata&apos;nın Karlar Ülkesi ile efsaneyle gerçeği iç içe geçiren bir diğer Nobelli Japon yazar Kenzaburo Oe&apos;nin Kurbanı Beslemek romanları bu sette buluşuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/046fe812-3b5e-41d4-95bd-8621988ae0e0.jpg</image:loc>
            <image:title>A dan Z ye Müzik 2. Bölüm</image:title>
            <image:caption>A dan Z ye Müzik 2. Bölüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b265b9-b09f-45af-ac12-26e6d5174fa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Avcıları</image:title>
            <image:caption>Göçmenseniz başarısız olma ihtimaliniz yoktur. Aileniz, arkadaşlarınız, tanıştığınız insanlar ve okuduğunuz kitaplar, başarınıza hizmet etmelidir. Matematikte, kimyada veya biyolojide iyi olmak zorundasınız ve iyi üniversitelere gitmeyi birkaç yıl önceden garanti etmelisiniz. 
 
Ben Neeraj Narayan. Amerikalı ismim Neil. Hepiniz gibi hayallerime ulaşmak için çabalarken, çok az kişinin bildiği Bombaylı Altın Avcısı’nın hikayesine rast geldim. İlk başta ben de şaşırdım çünkü başarılı olmak için altını eritip limonata yapan yalnızca ben değildim. Ama başarının da bir bedeli vardı. Altınların değeri, o altını takan kişilerin özelliklerine göre belirleniyordu. Başarılı olmak için başarılı insanların altınlarını içmemiz gerekiyordu. Bir göçmenseniz, başarıya giden her yol sizin için iyi bir yoldur. 
 
Amerikan rüyasının göçmenler üzerindeki etkilerini Neeraj Narayan adlı çocuğun etrafında söz konusu eden Sanjena Sathian, tarihin, şimdinin ve geleceğin başarılı olmak zorunluluğu tarafından nasıl şekillendiğini fantastik ve masalsı bir macerayla ortaya koyuyor. 
 
“Sanjena Sathian’ın …… kitabı, 24 ayar dehanın eseri.” 
—Ron Charles, The Washington Post 
 
“Baş döndürücü derecede orijinal, son derece komik, son derece bilge.” 
—Celeste NG.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/785ca4f6-1ae2-4ede-a2fd-b3d7fdcb5828.jpg</image:loc>
            <image:title>Keman Kumpası</image:title>
            <image:caption>Kuzey Carolina’nın kırsal kesiminde büyüyen Ray McMillian’ın yaşam haritası annesi tarafından çoktan çizilmiştir. Ancak Ray’in bir hayali vardır: birinci sınıf kemancı olmak. Bu hayalin önünde hiçbir şey duramaz: ne yaptığı müziğe “gürültü” diyerek oğlunun “gerçek” bir iş bulması gerektiğini düşünen annesi, ne iyi bir kemana parası yetmemesi ne de klasik müzik dünyasında var olan ırkçılık! 
 
Aile yadigârı oldukça eski kemanının paha biçilemez bir Stradivarius olduğunu öğrenen Ray, hayallerine daha bir sarılarak Çaykovski Yarışması’na hazırlanmaktadır. Ancak bu sırada keman kutusuna beş milyon dolarlık fidye notu bırakılarak kemanı çalınmıştır. 
 
Ray, ne olursa olsun kemanını bulmaya ve müzik dünyasında kendisini kanıtlamaya kararlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110940</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dbd92f1-3c76-4c88-a113-65d588d41a66.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemik Halkı</image:title>
            <image:caption>1985’te Booker Ödülü’nü kazanan Kemik Halkı, dünyayla yüzleşmenin tek yolunun yalnız yaşamak olduğuna inanan umutsuz bir yarı Maori sanatçı olan Kerewin’in hikâyesidir. 
 
Kerewin’in dingince yaşadığı kozası, korkunç bir travma taşıyor gibi görünen altı yaşındaki suskun bir çocuk olan Simon’ın bir yağmur fırtınası sırasında aniden gelişiyle delik deşik olur. Simon’ın hemen ardından da huysuz bir Maori olan fabrika işçisi üvey babası Joe gelir. 
 
Kemik Halkı, bu üç karakterin ardında yatan gerçeği, Maori ve Avrupalı karakterler arasındaki yürek burkan çatışmayı dokunaklı güzel bir dille iddialı bir şekilde ele alıyor. 
 
 “Bu romanda Yeni Zelanda halkı, mirası ve manzarası, esrarengiz bir şiir ve anlayışla bir araya getiriliyor.” Sunday Times 
 
 “Hem güzel hem korkunç. Hassas ve acımasız. Hayal ve gerçek. Şiirsel ve kaba. Sonsuz derecede basit ve sonsuz derecede karmaşık.”                                 
New Zealand Herald</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54728a65-4e4b-474a-baff-874949ded9e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Bizans Çalışmalarının Serüveni</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Bizans Çalışmalarının Serüveni, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yüz yılında Bizans çalışmalarının kurumsallaşmasının serüvenini farklı safha ve yüzleri üzerinden anlatmayı hedefliyor. Yazar, kronolojik bölümlerle, üniversite eğitimi, akademik ve popüler yayınlar, bilimsel etkinlikler, sergiler ve alan çalışmaları gibi konuları ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7c3fff4-bd1b-4f8a-a2ce-289488e18e25.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Anneliğin Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>“Yeni anneliğin sosyokültürel bağlamına duyduğum sosyolojik 
merakın arkasında, teyze olduktan sonraki gündelik hayat 
tecrübelerimin akademik bir sorgulamaya dönüşmesi hikâyesi 
yer almaktadır. Henüz yüksek lisans eğitimine yeni başlamış 
bir öğrenciyken yeğenimin doğumunu tebrik etmeye gelen 
komşu topluluğunda yer alan annelerin hepsinin çocuklarının 
yaramaz değil, fakat hiperaktif olarak nitelendirmesi beni 
şaşırtmıştı. Hem kendi kuşağıma hem de kendi annemin de 
içinde yer aldığı bir önceki kuşağın annelik tecrübelerine dair 
gözlemlerim ise annelik deneyimini akademik bir merakla 
soruşturduğum bir düşünme alanı açtı. Bu gözlemlerden en 
önemlisi benim gibi orta sınıftan annelerin ne kadar özverili 
olursa olsunlar, her daim kendilerini yetersiz ve bir şekilde 
suçlu hissediyor olmalarıydı. Söz konusu duygular ile uzmanlık 
bilgisi arasında kurduğum bağlantı ise beni annelerin 
uzmanlık bilgisiyle nasıl bir ilişki kurdukları ve bu ilişkiyi nasıl 
anlamlandırdıkları sorusuna sevk etti. Elinizdeki kitap söz 
konusu soruya cevap arama çabasını temsil etmektedir.” –Zehra Zeynep Sadıkoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eced3385-411f-417c-9470-47eb047b5619.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzakların Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Masumiyetin bir rengi var mıdır? 
Ya ruhların? 
Peki papağanlar bize ne fısıldar? 
Uzakların Şarkısı, karlı bir kış sabahı, Kars’a giden Doğu Ekspresi treni ile başlayıp 18. yüzyıl İstanbul’una uzanan ve turuncu bir yağmurla ışıldayan bir Kaan Murat Yanık romanı. 
Başına gelen felaketleri unutmak ve hayalini kurduğu kitabı yazmak umuduyla Kars’a göçen Bünyamin, bu şehrin ücra bir köşesinde Besti Nine ile tanışacak ve bir müddet sonra bu kadının canı pahasına sakladığı yüzlerce yıllık sırrın peşine düşecektir. 
Bu yakıcı sırrın kanatları, Bünyamin’i evvela Hindistan’daki düş sarayına, oradan İstanbul’un efsanevi günlerine; Galata Kulesi’nin altındaki dehlizlere, güzellerin salındığı bahçelere, ruhların alınıp satıldığı evlere, bilinçaltı sularına, isyan planlarına, saray entrikalarına ve aşkın manasının yeniden keşfedildiği sonsuz anlara savuracaktır. Gülbadem, Zencefil, Fülfül, İpek Böceği, Ruhsar, Sunullah Efendi, Fıstıkçı Şahap, Feylesof ve daha niceleri… 
Uzakların Şarkısı, büyülü gerçeklik rüzgârının her şeyi uçuşturduğu, zihnin sınırlarını zorlayan modern bir Tutiname. Yayımlandığı günden beri büyük beğeni toplayan eser, farklı âlemleri birbirine düğümleyerek okuru çok uzaklara, efsunlu zamanlara sürüklemeyi vaat ediyor. 
 “İyi bir kitap okumak, hayat kurtarabilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7be515ed-6879-496c-8a55-e528b549cdee.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Koruma</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satan yazarı Katherine Center’dan size kendinizi iyi hissettirecek, sıcak yaz mevsiminin vazgeçilmezi olacak harika bir romantik komedi! 
Adamın arkasını kolladı. Hannah Brooks sizi bir tirbuşonla, tükenmez kalemle ya da kumaş peçeteyle bile öldürebilecek biri gibi değil de bir anaokulu öğretmeni gibi görünüyor. Fakat işin aslı, o bir özel koruma ajanı ve yıldız aktör Jack Stapleton’ı takıntılı bir hayranından korumak için görevlendirildi. Kadının kalbini çaldı. 
Jack Stapleton şöhret sahibi bir adam. Paparaziler tarafından dünyanın dört bir yanındaki kumsallarda görüntülenirken, diğer özelliklerinin yanı sıra, üstüne yapışan sörf şortuyla dalgaların arasından çıkması ve bir Roma tanrısı gibi ışık saçmasıyla ünlü. Fakat birkaç yıl önce yaşanan bir aile trajedisinin ardından göz önünde olmamayı tercih edip ortadan kayboldu. Bir sırları vardı. 
Jack, annesi hastalanınca, ailesinin Teksas’taki çiftliğine geliyor. Yalnız minik bir detay var: Ailesinin “takıntılı hayran” konusunu ya da özel koruma meselesini öğrenmesini istemiyor. Böylece Hannah mantıklı olmadığını düşünse de kendini Jack’in sevgilisi gibi davranırken buluyor. Hem de eski erkek arkadaşının, tıpkı bir pislik gibi, kimsenin buna inanmayacağını söylemesine rağmen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66120b11-07f2-4005-8191-430354d5c41a.jpg</image:loc>
            <image:title>Camdan ve Kardan Kızlar</image:title>
            <image:caption>Rakip olmakla lanetlenmiş iki kadın… 
Birinin zaferi diğerinin felaketi olacaktı. 
 
 
On altı yaşındaki Mina annesizdi, büyücü babası gaddardı ve sessiz kalbi hiç kimse için sevgiyle atmamıştı. Gerçi hiçbir zaman atmamıştı ama Mina bunun normal olduğunu düşünmüştü. Babasının kalbini çıkardığını ve yerine camdan bir kalp koyduğunu hiç tahmin etmemişti. Whitespring şatosuna adım atıp kralını ilk kez gördüğü anda Mina bir plan yaptı. Güzelliğiyle kralın kalbini kazanacak, kraliçe olacak ve sonunda aşkın nasıl bir his olduğunu öğrenecekti. Fakat tek sorun, üvey anne olmak zorunda kalacak olmasıydı. 
  On beş yaşındaki Lynet, tıpkı ölmüş annesine benziyordu ve bir gün bunun nedenini keşfetti. Babasının emriyle bir sihirbaz onu ölü kraliçenin suretinde kardan yaratmıştı. Ama ölü kraliçenin suretinden yaratılmasına rağmen, Lynet sert ve muhteşem üvey annesi Mina gibi olmayı tercih ederdi. Babası, Mina&apos;yı yerinden ederek Lynet’i Güney topraklarının kraliçesi yaptığında ise dileği yerine getirilmiş oldu. Şimdi Mina, Lynet&apos;e gözlerinde nefret gibi bir şeyle bakmaya başlamıştı. Artık Lynet ne yapacağına karar vermeliydi, - ve kim olacağına - ya tanıdığı tek anneyi geri kazanacak… ya da onu sonsuza dek kaybedecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a7e8f0b-6695-496c-9604-0ec0e1ef2ff4.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorun Kızı 3</image:title>
            <image:caption>“PRENSES, BABANI ÖZLEMEDİN Mİ?” 
“BABAM MI?” 
 
CAİTEL GİDELİ İKİ AY OLDU. 
ZAMAN ÇOK HIZLI AKIYOR. 
 
BİR BAKMIŞSIN BÜYÜMÜŞ VE EVLENMİŞİM. 
HER ZAMAN ÖYLE OLMAZ MI? 
DERKEN BÜYÜKANNE OLMUŞUM... 
AH BU ÇOK KORKUNÇ! 
 
BİR GÜN PERDEL VE SİLVİA İLE TAKILIYOR, 
BİR GÜN GRAECİTO İLE OYNUYORUM... 
 
İKİ YAŞINDAKİ BİR PRENSES BAŞKA NE YAPAR Kİ? 
GÜNLER BÖYLE GEÇERKEN BİR BAKTIM Kİ 
BABAM GERİ DÖNDÜ. 
 
BU ŞEKİLDE GÖNLÜM RAHAT YAŞIYORDUM AMA 
ANİDEN ORTAYA ÇIKAN BU ADAM YÜZÜNDEN HAYATIM ALTÜST OLDU. 
 
ETRAFIMDA YAKIŞIKLI ADAM ÇOK OLMASINA RAĞMEN DÜZGÜN BİR ADAMIN OLMAMASI HAYATIN BANA BİR TUZAĞI! KESİN BU 
SEFERKİ HAYATIM DA MAHVOLDU.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110948</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aad4efd-88bf-44d2-b215-a297c665fdb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Anahtarı Sende Saklı</image:title>
            <image:caption>Kendini gerçekleştirme yolculuğunda nereye baktığınız önemli değildir. Asıl önemli olan neyi gördüğünüzdür. 
Üst dünyamızda karşılaştığımız her ne varsa aslında hepsi alt dünyamızda gerçekleşir. Hayatımızda olup bitenler içdünyamızdan yükselen enerjilerle inşa edilirler. Bizlerse kötü ve olumsuz deneyimlere daima isyan eder ve öfkeleniriz. O yüzden de ne dilediğine dikkat et derler. 
Peki ya her şeyin olup bittiği içimizin derinliklerini ne ölçüde ve nasıl keşfedebiliriz? 
Yaşam Terapisti Öznur Özer bu kitapla ruhunuzun derinliklerine iniyor. Dönüştürülmesi, iyileştirilmesi gerekenlere bir ayna tutarak yaşam mucizelerini keşfetmenize katkı sağlıyor. Varoluşu taçlandıracak o yüce benliğin farkındalığına hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de29379c-31b8-41c9-b0bf-a2f995d6ed74.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurum Kenarındaki Salıncaklar</image:title>
            <image:caption>BU KİTAP, TABU DENİLEREK SESLERİ BOĞULMAYA ÇALIŞILAN YÜZ BİNLERCE AİLE İÇİ CİNSEL İSTİSMAR MAĞDURU YETİŞKİNİN SESİNİ DUYURMAK VE ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARA MARUZ KALMASINI ÖNLEMEK İÇİN, BU ALANDA BİR UZMANIN DA KATKISIYLA, MAĞDURLAR TARAFINDAN HAZIRLANMIŞ İLK KİTAPTIR. 
“Durdurabileceğimi düşünmediğim için çözüm olarak istismarı yaşadığım gecenin sabahı kalkıp, anneme şunu diyordum: Anne ben on beş yaşındayım. Şimdi intihar etsem Allah beni affeder, cehenneme göndermez belki.” 
“Sahra Çölü’ne giderken istasyonda şunu dedim: Ya kabul et ya da kendini bir trenin altına at! Gebersem burada, cesedimi gömerler kimsesizler mezarlığına. Ya kabullen yaşama bir kıyısından tutun ya da at şimdi şu an kendini trenin altına.” 
“Çocukluk ve gençlik yıllarımda uyuyamadığım geceler uçurum kenarında bir salıncakta sallandığımı hayal ederdim. Her an uçurumdan düşecek olma korkusu, beni sakinleştirirdi. Salıncak, hayatla ölüm arasında bir sarkaç gibiydi. Hayatımı, acımı bastıracak yeni acılar için, hep uçurum kenarlarına kurdum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b60858e-b7d2-4e13-92aa-0b43ac8900c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil Kulesi Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Dil çok büyülü bir şeydir. İnsan, öğrendiği, kapısını araladığı her dille başka bir insan olur. Çünkü dil öğrenmek yalnızca zihni kelimeler ve gramer kurallarıyla doldurmaktan ibaret değildir. O insan topluluklarının içine bakmaktır; en içine bakmak. Çünkü dilden hiçbir şey saklanamaz. Bir toplumun belleğinde yer eden her şey dilde iz bırakır. Örneğin “bağzı şeyler” dediğimde hepimiz ortak bir anıyı hatırlarız. Çünkü o anı, dilde iz bırakmıştır. Bu anıları, bunca tarihsel, toplumsal, kültürel hengâmeyi diller üzerinden incelemek eşsiz bir eğlencedir. En azından benim için öyledir. Dilerim sizi sıkmaz.”
– Mahir Ünsal Eriş
 
 
Eski Ahit’te yer alan Babil Kulesi anlatısını bilir misiniz? Hani insanlığın Tanrı’ya ve biraz da “tanrılığa” erişmek için upuzun bir kule inşa etmeye koyularak yaratıcıyı kızdırdığı hikâye… En nihayetinde Rab, kentin yapımını durdurmak ve bu ortaklaşa çabayı sonlandırmak için nihai planını uygulamaya koyar ve der ki: “Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki, birbirlerini anlamasınlar.” Bu anlatıya göre bambaşka diller ve kelimelerin öyküsü işte böyle başlar.
 
Hayatının önemli bir kısmını farklı diller öğrenip bir yandan da onları anlamaya vakfeden Mahir Ünsal Eriş, kaleme aldığı ilk kurgudışı eser olan bu kitapla okurlar için beklenmedik bir yeni evren yaratıyor. Gündelik hayatımızda hiç çaba sarf etmeden, öylece söyleyiverdiğimiz kelimeler gibi farklı dillerin var oluş öyküleri de önümüze serilirken yapmamız gereken tek şey var: Eriş gibi bir edebiyatçının kaleme aldığı bu olağanüstü araştırmanın tadını çıkarmak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731efcaf-471b-4ffd-8273-ad4311d0dcd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihrin Tonları Çelik Prens: Asi Ordusu</image:title>
            <image:caption>Bıçakların Gecesi turnuvasının doruk noktasında Prens Maxim Maresh tarafından yenilgiye uğratılan turnuvanın mimarı Antari büyücüsü Rowan, maskesinin düşürülmesini takip eden aylarda, Asi Ordusu olarak bilinen ayak takımı bir korsan filosunun komutasını zorla ele geçirdi.
 
Rowan, Arnes’in kıyı kasabalarını yağmalama ve insanlarını kendi ordusuna katma kampanyasıyla Asi Ordusu’nu bir prensi gasp edecek ve bir imparatorluğu yok edecek kadar güçlü bir hâle getirdi. Şimdi, Maresh Hanedanı’nın düşüşü ile Kızıl Londra’nın yağmalanması arasında duran tek şey Maxim ve garnizonu... ve tabii dik başlı genç prens, Verose sakinlerinin kalplerini ve zihinlerini kazanıp onları şimdiye kadar karşılaştığı en güçlü büyücüye karşı son bir direnişte kendisine katılmaya ikna edemezse..
 
“Her bir bireyin canlı olduğunu hissedebiliyoruz. Okuması çok keyifli.”
Reading With a Flight Ring 
 “Hem okunacak hem de hayran kalınacak bir şaheser.”
Depepi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac204b7-7d84-4d12-b577-beeb95ed86ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Akif Ersoy ve Şiirin Gücü - Kahramanlar Karavanı</image:title>
            <image:caption>Hiç karavanla seyahat ettin mi? İkiz kardeşler Ela ve Ege ile birlikte babalarının anlattığı kahramanlık hikâyelerine eşlik etmek ister misin? Kahramanlar Karavanı serisiyle, hem Türkiye’nin kahramanlarını tanımaya hem de ülkemizin hikâyelerle dolu şehirlerinde gezintiye çıkmaya hazır ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/844e370f-9b53-4cc4-9155-981cc02bb41c.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinden Müzik Geçen Mitolojik Hikayeler / Mezopotamya</image:title>
            <image:caption>En yakın arkadaşı Pel’le sorunlar yaşayan Şîn, okuldan eve döndüğü bir gün anahtarını bulamayınca dışarıda annesiyle babasını beklerken bir kediye rastlar. Onu sokaktaki bir evin bahçesine kadar takip ettiğinde Jîn ile tanışır. Çok farklı bir kadındır Jîn. Evi çeşitli kartpostallarla, kitaplarla, süslerle doludur. 
 
Şîn duvardaki tablolara bakarken, etrafında baykuşlar olan kanatlı bir kadının resmi çok ilgisini çeker. Ve böylece, önünde Mezopotamya’nın mitolojik karakterleriyle ve hikâyeleriyle dolu büyülü bir dünyanın kapısı aralanmış olur. Jîn’in ona anlattığı hikâyeler Şîn’i unutulmaz yolculuklara çıkarırken aynı zamanda kendisi ve hayatıyla ilgili bazı şeyleri keşfetmesini sağlar. 
 
Müziğin büyüsüyle derinleşen mitolojik hikâyelerle örülü bu kitap, mitolojiye merak ve ilgi duyan tüm çocuklar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f838031-fc64-40dc-9c52-a5709086ec23.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçekuş</image:title>
            <image:caption>Güzelliği iyice kavramak ve başını kaçırmamak için erkenden uyan. Dünyayla çok işlerin olabilir. Ama onlara başlamadan önce bir an pencereye yaklaş. Tepelere doğru bak. Yanağını cama dayayarak biraz daha bu tarafa doğru. İşte bak gelincik tarlası orada. 
Koruların 
Bağların 
Tarlaların 
Ve diğer gelincik tarlalarının arasında. 
Ve işte Serçekuş. 
 
Cahit Zarifoğlu Serçekuş ve avcının hikâyesi ile okurlarını sürükleyici bir düşünce yolculuğuna davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110955</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4130f795-5f61-4b3b-966b-dacefafe703a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sam, Orada Mısın?</image:title>
            <image:caption>İlk aşkına nasıl veda edersin? 
 
On yedi yaşındaki Julie bütün geleceğini planlamıştı – sevgilisiyle küçük kasabalarından taşınacak, şehirde üniversiteye gidecek ve bir yazı Japonya’da geçirecekti. Derken Sam’in ani ölümüyle her şey değişti. 
 
Julie bu kalp kırıklığıyla ne yapacağını bilemeyerek onu unutmaya çalışıyordu. Cenazesine gitmemiş, eşyalarının hepsini atmıştı. Ancak bir gün, sesini yalnızca sesli mesajdan da olsa bir kez daha duyma isteğiyle Sam’i aradı. 
 
Ve Sam telefonu açtı. 
 
Bir mucize olmuş ve Julie’ye veda etme fırsatı verilmişti. Kurdukları bu bağlantının geçici olduğunu bilmesine rağmen Sam’le konuşmak ona en baştan âşık olmasına neden oluyor ve onu bırakmayı zorlaştırıyordu. 
 
Julie, hayatına devam etmek için hayatının aşkını sonsuza dek kaybetmeyi göze alabilecek miydi? 
 
 
 
·          2021 Kids’ Indie Seçkisi 
·          2021 COSMO Yılın En İyi Genç Yetişkin Kitabı 
·          2021 BUZZFEED Ayın En İyi Kitabı 
·          2021 GOODREADS Yılın En Çok Beklenen Romanı 
 
 
“Beni trajik bir aşk hikâyesinin beklediğinin farkındaydım ve umduğumu buldum. Bu kitap sizi kesinlikle ağlatacak. Yanınızda koca bir kutu peçete olduğundan emin olun.” —NPR.org 
 
“Eğer çağdaş romanlarınızın içinde ufacık bir sihir barındırmasını tercih ediyorsanız, bu duygusal genç yetişkin kitabı 
tam size göre.” —BuzzFeed   
 
“Bu genç yetişkin kitabının heyecan uyandıran hikâyesi ve manga tarzı muhteşem kapağı okurlara duygusal bir girdaba kapılmayı vadediyor. Thao hiç hayal kırıklığına uğratmıyor. Sam, Orada mısın? hedefini tam on ikiden vuran sayısız sahnede, darbesini doğrudan okurun göğsüne indiriyor.” —Associated Press 
 
“Sam, Orada mısın? akıllardan çıkmayacak derecede olağanüstü bir çıkış romanı. Dustin Thao kederi, pişmanlığı, ikinci şansları ve ilk aşktan kalan o saf güzel anları birbirine nazikçe dokuyor. Bu kitap için döktüğünüz her gözyaşına değecek.” —Julian Winters  
 
“Thao, keder üzerine yazılmış sessiz ve dokunaklı bir kitabı başarılı şekilde bilimkurguyla birleştiriyor. Etkileyici ve hüzünlü.” —Booklist 
 
“Dustin Thao’nun duygu yüklü kitabı Sam, Orada mısın?’a dalmadan önce peçetelerinizi hazır etmeyi unutmayın.” —PopSugar 
 
“Keder ve kayıplara dair yürek burkan bir hikâye. Sam, Orada mısın? iyileşme ve hayata devam etme üzerine bir büyülü gerçekçilik romanı.” —Young Adult Books Central 
 
“Thao’nun bu ilk romanı okurları içine çekecek ve kalplerini mümkün olan en iyi şekilde kıracak.” —BCCB 
 
“Aşk, kayıp ve keder üzerine samimi bir hikâye.” —Culturess 
 
“Sam, Orada mısın? kederle ve sevdiklerimizi fazla erken kaybettiğimizde bununla başa çıkma yöntemlerimizle ilgili dingin bir roman. Eğer hüngür hüngür ağlama ihtiyacı duyuyorsanız, bu kitap tam sizlik!” —The Nerd Daily</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6defa8-c583-4328-bbf6-eedf40549198.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl İnsan Olduk</image:title>
            <image:caption>Münih’in batısında bir yerde, paleontolog Madelaine Böhme ve meslektaşları insanın kökenine dair ipuçları arıyordu. Keşfettikleri şey hayal ettiklerinin de ötesindeydi: Danuvius guggenmosi’nin 12 milyon yıllık kemikleri dünya çapında büyük ilgi uyandırdı. Bu en eski insansı maymun, insanlık tarihiyle ilgili hâkim teorilere meydan okuyor; iskelet adaptasyonları, maymunlar ve insanlar arasında Afrika’da değil Avrupa’da yaşamış yeni bir ortak ataya işaret ediyordu. Danuvius’un zamanından önce Afrika’dan Avrupa’ya seyahat eden büyük maymunlar kendi kökenlerimizi anlamanın anahtarı olabilir mi?  
 
Böhme, uzmanlığını kullanarak milyonlarca yıl önce Afrika’dan Avrupa’ya kara köprüleriyle geçen ve karşılaştıkları zorlu koşullara yanıt olarak evrimleşen büyük maymunların hayranlık uyandıran hikâyesinin parçalarını bir araya getiriyor. Bu esnada da bizi araştırmasının perde arkasına götürerek eski evrim teorileriyle tanıştırıyor, sararmış etiketlerle unutulmuş fosilleri bulduğu küflü müze deposunun derinlerinde gezdiriyor. Elbette ekibiyle birlikte Danuvius guggenmosi’yi ortaya çıkardığı önemli kazıyı ve keşfinin dünya çapında yarattığı inanılmaz yankıları da paylaşıyor.  
 
“İnsanın evrim hikâyesinin coşkulu ve kışkırtıcı bir yeniden anlatımı.” 
—Jeremy DeSilva, İlk Adımlar kitabının yazarı 
 
“Keyifli okunuyor ve oldukça düşündürücü. Madelaine Böhme, fosil keşifleriyle maymunların ve insanların atalarının kökenlerine dair uzun süredir var olan fikirlere meydan okuyan bir ikonoklast.” 
—Steve Brusatte, Dinozorların Yükselişi ve Çöküşü kitabının yazarı 
 
“Muhteşem ve son derece önemli... Bilimsel açıdan titiz bir çalışma ve açıklık ve samimiyetle yazılmış sürükleyici bir hikâye... Böhme’nin Avrupa’nın kayıp maymunlarının tarihine dair anlatısı, saha çalışmasının kaderi olan ter, kir ve zaferle dolu.” 
—Tim Flannery, New York Review of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3584c89a-9f73-4af7-95ff-a7b31633aecc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sütçü İmam ve Kartopundan Devasa Bir Çığ - Kahramanlar Karavanı</image:title>
            <image:caption>Hiç karavanla seyahat ettin mi? İkiz kardeşler Ela ve Ege ile birlikte babalarının anlattığı kahramanlık hikâyelerine eşlik etmek ister misin? Kahramanlar Karavanı serisiyle, hem Türkiye’nin kahramanlarını tanımaya hem de ülkemizin hikâyelerle dolu şehirlerinde gezintiye çıkmaya hazır ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb5bac38-4441-4208-b29f-7f9f4aeae73a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatı Yeniden Başlat</image:title>
            <image:caption>Kendimizi yeniden doğurmak, hayatta her birimize bahşedilmiş bir haktır.  Her doğum süreci, içinde benzersiz hikâyeler barındırır. Bu hikâyelerin dinamikleri bilinçaltımıza kaydedilir ve ilerleyen yıllarda yaşamla olan ilişkimizi olumlu ya da olumsuz etkileyebilir. Hepimizin bir annesi, bir babası ve benzersiz bir doğum hikâyesi var. Bu hikâye, anne rahmine düştüğümüz anda başlar, kordon bağı ile devam eder ve doğumla tamamlanır. Ne var ki, genellikle bize doğumumuzdan sonrası anlatılır ve biz de doğum ânının içinde barındırdığı duyguların izini sürmez, doğumdan sonraki hayatımızı keşfederken, doğum öncesinin derin duygularını göz ardı ederiz. Negatif doğum deneyimlerinden kendinizi veya çocuklarınızı arındırmak ister misiniz?     • Anne rahmine düştüğüm anlarda neler hissettim?      • Annem benim varlığımı öğrendiğinde ilk olarak ne hissetti?      • Babam bu haberi alınca mutlu oldu mu?      • Benim doğumum sebebiyle geçim sıkıntısı yaşadılar mı?      • İlişkileri nasıldı?      • Varlığımı herkesten sakladılar mı, yoksa sevinçle müjdelediler mi?      • Annem beni kaybetmekten mi korktu, yoksa beni düşürmeye mi çalıştı? Bu kitap, &quot;Hayatım neden böyle?&quot; diye sorduğunuz konuların cevaplarını doğum hikâyenizde de bulabileceğinizi hatırlatıyor.  Hayatı Yeniden Başlat ile kendi iç dünyanızda yolculuğa çıkacak ve bu derin yolculuklarla, hayatınızı dönüştürme potansiyelinizi keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de3f42b6-b5a0-4ad7-b44e-8d503b62c601.jpg</image:loc>
            <image:title>Mental</image:title>
            <image:caption>The route towards mental coaching passes from ourselves. who we are, how our brains are shaped, what we are influenced by, the dance made by the intelligence types, what our unconscious mind continuously tells us, in short everything that makes us. If we reduce mental coaching to uploading images to mind and reposing hope in them, we not only restrict what we can do, but also fail to get our share from an unlimited universe of opportunities and possibilities. This case of ours is similar to comparing the brightness of the sun with the spark of the fire. 
Elma Publishing takes you to the unlimited universe of the mental issues…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fd5888-f676-493e-a4e4-6ca4564a06c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Dünyanın Bunalımı</image:title>
            <image:caption>“Hindu öğretisine göre, Manvantara adı verilen bir insan çevrimi dört döneme ayrılır. Bu dört dönem de başlangıçtaki ruhun gittikçe karardığı pek çok aşamadan oluşur. Bu dört dönem eski Batı geleneğinin Altın, Gümüş, Bronz, Demir dönemlerine tekabül etmektedir. Biz şimdi dördüncü dönemde, yani Kali-Yuga veya “Karanlık Çağ” dönemindeyiz.” 
  René Guénon’un Hindu öğretisinden hareketle bahsettiği bu Karanlık Çağ, tüm krizleri ve bunalımlarıyla içinde bulunduğumuz modern dünyayı işaret etmektedir. Modern dünya, “dünyanın sonu” fikrini haklı çıkaran bir biçimde tüm açmazları ve bunalımlarıyla yok olup gidecek midir? Yoksa René Guénon’un önerdiği bütünsel yenilenmeyle bir diriliş gerçekleşecek ve bu, yeni bir dünyanın başlangıcı mı olacaktır? René Guénon, Doğu-Batı, gelenek-modernite, kutsal-din dışı, maneviyatçılık-maddecilik gibi zıtlıklar üzerinden modern dünyanın yaşadığı karmaşık problemlere odaklanarak bu soruların cevabını arıyor. Teknolojinin hızla gelişmesi, yaygınlaşan kitle iletişim araçları, küreselleşme, bireylerin yalnızlaşması, aile ve toplumdaki çürümeler, aşırı tüketim çılgınlığı, işsizlik, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik vb. sorunları irdeleyen Guénon, bunalımın toplumsal, psikolojik, ekonomik ve çevresel boyutlarına odaklanarak meseleye dair farklı bakış açıları sunuyor. Üstelik René Guénon modern dünyanın yaşadığı bu sorunlarla ilgili yalnızca belli analizler ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda bunlara yönelik bazı çözüm önerileri de getiriyor. Bireyin bu açmazdan kurtulabilmek için yapması gerekenleri dile getiren Guénon, sorunlara işaret eden tavrıyla hem okurları sorgulamaya sevk ediyor hem de ümitvâr üslubuyla onları çözüm için harekete geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df73a5c7-f6bf-4ca0-bd50-8e6d0d486cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallar ve Efsaneler</image:title>
            <image:caption>Kırgızistan’ın Şeker Köyü’nde dünyaya gelen Cengiz Aytmatov, büyükannesi Ayimkan’dan dinlediği türküler, ninniler, masallar ve efsanelerle büyür. Büyükannesi misafirliğe, yeni doğan bir bebeğin doğumunu kutlamaya, cenaze törenine, düğüne hemen hemen gittiği her yere Cengiz’i de götürür. Aytmatov bu sayede yepyeni türküler, şiirler, masallar ve efsaneler duyar. Yazarın hayal gücünün sınırlarını genişleten bu ilk adımlar, her zaman onun aklında ve kalbinde yer alır, kalemine işler; zamanla dünya edebiyatının sayılı isimlerinden biri olur, eserleri 170’ten fazla dile çevrilir. 
Cengiz Aytmatov, Masallar ve Efsaneler’de çeşitli sebeplerle meydana gelen doğaüstü olayları büyük bir gerçekçilik ve kendine has üslubuyla anlatıyor; okuyucusunu zorlu savaş zamanlarına, mitik eski dönemlere, büyülü mekânlara, destansı anlatılara götürüyor. 
Yaşlı bir cadı tarafından hayvana dönüştürülen küçük kız Gabi’nin, Kırgızların manevi atası olan Manas’ın yardımıyla ailesine kavuşması ve ormana terk edilen üç kız kardeşe yoldaş olan bir hayvanla en zorlu zamanlarda bile iyiliğin bir şekilde karşımıza çıkabileceği aktarılıyor. Ayrıca büyüklerinin nasihatini dinlemediği için önce deve sonra kurt tarafından yutulan Parmak Çocuk’un verdiği mücadele, savaştan sonra sağ kalan yedi kişilik askeri bir ekibin içindeki ajanın çaresizliği bu masalları oluşturuyor. Yenisey Nehri kıyısında hem öksüz hem yetim kalan iki çocuğu kurtaran ceylan Maral Ana, kutsal Ala Geyik’in canını alan acımasız avcı Karagül, Nayman Ana’nın uzun arayışlar sonrası bulduğu oğlu Mankurt ve sevdiği şair Muhtar’a kavuşamayan İyi Han’ın kızı Akbara’nın efsaneleri okurunu heyecan dolu serüvenlere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd07ce7-562c-40a0-adc0-162348d25f2e.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>Fikrî çalışmalarımızı faydalı bir sonuca eriştirecek şekilde çalışmak, daima aynı mevzuyu düşünerek çalışmak… İşte bütün medenî ilerlemelerin, bütün dâhice buluşların temeli budur. Çalışmayı bu mertebeye ulaştırmak için ise nefsi hiç ara vermeksizin zorlamak, aynı maksadı takip için dikkatimize hükmedebilecek kudrette bulunmak, çaba ve gayretimizi aynı yoğunluk ve istikamette sürdürmek gerekir. Şüphesiz ki bu da her şeyden evvel sağlam bir iradeye sahip olmaya bağlıdır. 
“Kaderimi tayin eden bir başka kitap da İbrahim Ethem’in Terbiye-i İrade başlıklı eseridir. Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim.” Cemil Meriç 
Bu sözler, İrade Terbiyesi kitabının Türk yayıncılığı tarafından uzunca bir aradan sonra “yeniden keşfine” imkân vermiş ve Jules Payot’nun eseri “Cemil Meriç’in tavsiyesi” mottosuyla tekrar tekrar basılmıştır. Oysa Meriç’in tavsiyesi gayet açıktır; o, Payot’nun değil Dr. Ethem Bakar’ın İrade Terbiyesi’ni önermiştir. Elinizdeki kitap hem bu vahim hatayı düzeltmekte hem de kitabın müellifinin hüviyetini ilk kez gün yüzüne çıkarmaktadır. 
İrade Terbiyesi’nde Dr. Ethem, iradenin temel kavramlarından derin tefekkürün gücüne, duyguların etkisinden sağlam alışkanlıkların kazanılmasına kadar geniş bir yelpazede iradenin nasıl terbiye edileceği meselesini ele alıyor. Yazar, okuyucuyu iradesinin farkına varmaya ve hayatını daha bilinçli bir şekilde yönlendirmeye davet 
ediyor. Çünkü ancak kendini bilip nefsini terbiye eden insan, hedeflerine ulaşma yolundaki engelleri aşabilir. Hedefine varmak isteyen okurlar için eşsiz bir rehber eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110963</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/782c213b-023d-42ec-b566-a941a8e9733a.jpg</image:loc>
            <image:title>Osman Reis’in Tuhaf İntiharı</image:title>
            <image:caption>Özgür Vural’ın “Osman Reis’in Tuhaf İntiharı” adlı romanı 1905-1918 arasında Trabzon ve çevresinde geçiyor. Bu dönem Osmanlı topraklarında İkinci Meşrutiyet’e geçiş, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin iktidarı ele alışı, imparatorluktaki unsurların üzerinde etkisi olan milliyetçilik akımlarının örgütlendikten sonra silahlı faaliyetleriyle öne çıkışları gibi değişimlerin yaşandığı ve neredeyse birbiri ardına gelen savaşların toplumdaki kırılma noktalarını harekete geçirdiği bir dönem. 
 
Bu karmaşa sırasında Rus işgalinden yeni kurtulmuş Trabzon’da Osman Reis beklenmedik bir şekilde intihar ediyor. Reji kolculuğu da yapmış eski bir denizci ve Rus işgali döneminde şehrin önemli bir eğlence mekânının da sahibi olan Osman Reis’in ölümü bir cinayet mi yoksa intihar mı? Osman Reis’in ölümünün siyasal ve toplumsal bir anlamı var mı? Kâhya Yahya ve Topal Osman’ın, Reis’in ölümüyle bir ilgileri var mı? 
 
İşte bu sorularla ilerleyen roman dönemin ve bölgenin tarihine ilişkin yoğun bir araştırmanın sonunda ortaya çıktığını her satırında ortaya koyarken ülkemizde yaşanan tarihi ve siyasal tartışmalara da dâhil oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf0e1120-2820-45dd-b661-ba240a301d25.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Işığı Dönüş</image:title>
            <image:caption>“Alabildiğine toz duman her şey havada dallar savrulmaktaydı. Ağaç acı içinde inlemekteydi. Güneş, tozu, dumanı ateşiyle yakmaya çalışsa da nafileydi. Ter içindeki sırtına inat saçları ve eteği havalandı. Tek eliyle savrulan eteğini tutarken çapraz astığı çanta tutmuş genç kızı sürüklemekteydi. Bir anda boynundaki pembe fular savrulup havalandı. Dalga dalga uçarken genç kız önünü görmediği hâlde fuların peşinden koşuyordu. Bir anda önünü görmedi fuları yakalamak için fırladı ve tutmaya çalıştığı fular birinin yüzüne yapıştı. Genç kız dengesini sağlayamadı ve genç adamın üstüne düştü. Bir anda ikisi de kendilerini yerde buldular. Başını vurmaktan kurtulsa da bütün eşyaları saçılmıştı.” Kalbimin Işığı serisinin ilk kitabı Kalbimin Işığı Dönüş, genç bir adamın, ailesiyle giriştiği mücadeleyi ve aşkı hayatına davet etmesini akıcı bir dille anlatırken okurlara ihtişamlı bir hikâye sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f60209-a31c-4a04-8fda-34bbebabfbae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Işığı</image:title>
            <image:caption>Aile ne demektir? “Burası benim tercihim değil. Asla da olmadı… Ben burada olmaktan hiç memnun değilim. Aldığım kararlardan da. Ben bu değilim. Ancak sizin için katlanıyorum. Sizin hatalarınızın bedelini hala biz ödüyoruz.” Aile ne yapar? “Kapılar açıldı ve arabalar içeri alındı. Bir sürü hizmetli kapıya çıktı. Kapı sonuna kadar açıldı. Korumalar koşup hizmetliler merak içinde bakarken en önde onları karşılayan yaşlı çifte ikisi de selam verdiler.” Ya aşk ne demektir? “Gece bahçede meltemin verdiği huzurla ile sürüyordu. Salıncakta sohbet ederken ağaçların altında oturmuş gökyüzüne bakıyordu. Meltem günün yorgunluğunu götürürken…” Aşk neler getirir? “Benim sevgilim olup beraber hayatla mücadele ne dersin?” Hayata ailede başlar aşkla devam ederiz... Kalbimin Işığı ikinci kitabında büyük aşkın taraflarını soluksuz bir mücadele bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f202f12c-87cb-4290-a81c-8bca24e82eb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampirin Kanı</image:title>
            <image:caption>İnsan sandığımız kan emiciler ve normal insanlar… İnsanların farkında olmadan kan emicilerle birlikte yaşadıklarını fark etmesi üzerine neler olur sizce? Kan emiciler için durum açık; bunu bilen insanı öldürmek. Peki ya öldüremezse? Kan emicilerin varlığını bilen insanlar yaşamaya devam ederse hayat nasıl ilerler? Kaçırılmak, öldürülmeye çalışılmak, ölmeyenlerle karşılaşmak, ölmeyen birisini arabayla ezmek… Hiç karşılaşmadığınız aksiyonları birden hayatınızın ortasında bulursanız ne yaparsınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75b53672-0a16-4fdd-b335-ddd5b390371b.jpg</image:loc>
            <image:title>Flamingo Çocuk</image:title>
            <image:caption>Kitabımızın kahramanı Barkın sevimli ama afacan bir çocuktur. Dördüncü sınıfı bitirirken ne yazık ki pek de parlak bir karne getirmez eve, nedeni de derslerinden çok bilgisayar oyunlarına, internete aşırı düşkün olmasıdır. Babasıyla annesinin ona verdiği ceza ise aslında ceza değil ödül sayılır: Ailece İzmir yakınlarındaki görülecek yerleri gezecekler, bir de Kuş Cenneti’ne gideceklerdir. Ama bundan sonrası –elbette Barkın’ın söz dinlemezliği yüzünden– inanılmaz bir serüvene dönüşür, kuş yumurtası peşinden koşan kahramanımız kendini bambaşka bir dünyada bulur. Acaba o dünyadan çıkış var mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110968</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbd27f60-dba9-4d52-b7c3-0673a53f188d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Sana İnanmaz</image:title>
            <image:caption>Gerçeği öğreneceksin ve gerçek seni özgür kılacak.  
 Stephanie Maddox son yirmi yılını kendisi gibi kurbanları korumaya adamış bir FBI ajanıdır. Bir daha asla kurban olmamak için gereken tüm fedakârlıkları yapmış, sonunda insanların hayatında fark yaratabileceği bir konuma gelmiştir. Kimi zaman bu fedakârlık oğluyla olan ilişkisini de kapsamasına rağmen o güne kadar ilkelerinden taviz vermemiştir. Ancak içine çekildiği, ülkenin en yüksek makamlarına kadar ulaşan acımasız bir komplo, Stephanie’yi önceliklerini tekrar düşünmeye zorlayacak ve oğlu da dahil tanıdığını ve bildiğini düşündüğü her şeyi test edecektir.
 
Bir annenin oğlunu korumak için ne kadar ileriye gidebileceğini ve neleri göze alabileceğini gösteren bu roman, beklenmedik sonuyla sizi sarsacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31be4da5-fda6-4355-a210-c967a3d8d5b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçsuzlar</image:title>
            <image:caption>İlk romanı kırk beş yaşındayken yayımlanan Hermann Broch, Nazilerin Avusturya’yı ilhakının ardından sosyalist bir dergi bulundurduğu şüphesiyle kısa süreliğine hapis yattı ancak aralarında James Joyce’un da olduğu dostları sayesinde önce İngiltere, sonra Amerika’ya göç etti. Yazarın 1950’de yayımlanan Suçsuzlar’ı ise on bir hikâyeden mürekkep bir roman. 
 
1913-1923-1933. Cinayet, şehvet, utanç, antisemitizm, ikiyüzlülük ve intihar. Nazizm yolundaki Almanya’da burjuvalar, yaklaşan tehlikeyle değil, başka dertlerle uğraşmaktalar. Einstein’ın genel görelilik teorisine karşı protestolar düzenlemekle mesela. Ve tüm bunların ortasında bir barones, bir matematik öğretmeni, bir hizmetçi ve diğerleri konforlu bir tür umursamazlığın mahkûmları âdeta. Uyuklamayı, sevişmeyi, herhangi bir toplumsal direniş eylemine tercih ediyor hepsi. 
 
Vergilius’un Ölümü’nün yazarı Hermann Broch hayattayken yayımlanan son eseri olan Suçsuzlar’da, Adolf Hitler’in yükselişine yol açan toplumsal çürüme ve apolitizmi anlatıyor. 
 
“Broch varoluşun bilinmeyen, yeni bir alanını keşfetti.” –Milan Kundera 
 
“Broch’un duyguları öylesine benzersiz bir şekilde gelişmişti ki o zamanlar ortalıkta dolaşan en ucuz açıklamalar bile onu özgünlüğünden uzaklaştırmıyordu.” –Elias Canetti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110970</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aea6769-4773-4e64-8a0f-ee2eeec56c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülenme</image:title>
            <image:caption>İlk romanı kırk beş yaşındayken yayımlanan Hermann Broch, Nazilerin Avusturya’yı ilhakının ardından sosyalist bir dergi bulundurduğu şüphesiyle kısa süreliğine hapis yattı ancak aralarında James Joyce’un da olduğu dostları sayesinde önce İngiltere, sonra Amerika’ya göç etti. 1930’lu yıllarda kaleme aldığı Büyülenme ise, ölümünden kısa süre öncesine kadar üzerinde değişiklik yapmaya devam ettiği ve aslında tamamlanmamış uzun soluklu bir çalışmanın temeli. 
 
Broch bu eserinde faşizmin egemen olmasına yol açan psişik, politik ve kitle psikolojisiyle ilgili nedenleri ve mekanizmaları ele alır. Roman, Alpler’de bir köyde geçer. Günün birinde bu köye Marius Ratti adlı bir yabancı gelir ve çok geçmeden her sosyal kesimden, her yaştan insanı gizli umut ve isteklerinin gerçekleşeceğine inandırır. Bunu, çıkar karşıtlıklarından yararlanarak, gençleri militarize ederek, azınlıkları baskı altına alarak gerçekleştirir ve kitlesel isteri yaratarak iktidarı ele geçirir. 
Büyülenme, dünya edebiyatının en önemli antifaşist eserlerinden biri. 
 
“Hitler’in şaşırtıcı bir biçimde iktidara yükselişinin alegorik bir portresi.” –Roger Kimball 
 
“Büyülenme yirminci yüzyılın en önemli romanlarından biridir, hatta belki de Thomas Mann’ın Doktor Faustus’undan daha başarılı olduğu söylenebilir. Her iki eser de Hitlerizmin psikolojik köklerini açığa çıkarmaktadır.” –George Steiner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35ac50e5-70fa-4247-b067-6ff2a421e6f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Frontal (Sendrom 2. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hugo ödüllü yazar John Scalzi’nin yakın gelecekte geçen bilimkurgu - gizem türündeki Sendrom serisinin ikinci kitabı Frontal, sürükleyici bir macerayla birinci kitabın bıraktığı yerden devam ediyor. 
 
Dünya genelinde milyonlarca insanın hareket kabiliyetini elinden alarak onları yatağa mahkûm eden Haden Sendromu’nun hâlâ bir tedavisi bulunamamıştır. Ancak insanlar türlü icat ve keşiflerle hastalığın olumsuz yanlarını en aza indirmeyi başarmışlardır. Sendromdan mustarip insanlar, yani Haden’lar, artık sipio denen robotik bedenler kullanarak fiziksel dünyada dolaşabilmektedirler, hatta kendilerine özgü Hilketa adında bir sporları bile vardır. 
 
Hilketa’da, sipioları kontrol eden oyuncular birbirlerine kılıç ve baltalarla saldırır, amaç karşı takımda “keçi” olarak belirlenen sipionun kafasını koparıp sayı yapmaktır. Gerçekte ise kimse yaralanmaz, her şey aslında bir gösteridir. Bu vahşi ve mecazi anlamda kanlı spor giderek popülerleşmektedir. Ta ki ünlü bir Hilketa oyuncusu sahada can verene dek. 
 
FBI Ajanı ve ünlü bir Haden olan Chris Shane, partneri Leslie Vann’le bu olayı araştırmak için işe koyulur. Soruşturmaları sırasında en az sporun kendisi kadar vahşi olduğunu keşfedecekleri Hilketa liginin karanlık yönlerini açığa çıkaracaklardır. 
 
“John Scalzi dönemimizin mizahi yönü en kuvvetli ve okunması en kolay bilimkurgu yazarı.” –Joe Hill 
 
“Frontal zekice yazılmış, fazlasıyla tatmin edici ve eğlenceli.” –Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110972</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe503df-6b9f-40b7-abdb-9f9cd9b4b951.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilitsiz (Bir Sendrom Öyküsü)</image:title>
            <image:caption>Kilitsiz: Haden Sendromu’nun Sözlü Tarihi, Hugo ödüllü yazar John Scalzi’nin yakın gelecekte geçen bilimkurgu - gizem türündeki Sendrom ve Frontal kitaplarından önce yaşananları ele alıyor, Haden Sendromu’nun tarihine ışık tutuyor.
Yakın tarihte, bir virüs tüm dünyayı kasıp kavurmuştur. Çoğu insan hastalığı grip benzeri semptomlarla atlatmayı başarsa da gezegen nüfusunun şanssız yüzde birlik kısmı için hayat sonsuza kadar değişir. Yüz milyonlarca insan “Haden”a dönüşmüş, bilinci açık olduğu hâlde vücudunun kontrolünü tamamen kaybetmiş, hareket edemez duruma gelmiştir. Gezegendeki neredeyse herkes bu soruna bir çözüm aramaktadır.
Bu öykü, dünyayı yeniden şekillendiren doktorları, biliminsanlarını, mühendisleri, politikacıları ve kahramanları sahneye çıkarıyor. Tehlikeli bir salgını, buna tedavi bulmak için sarf edilen emeği ve akabinde gelen büyük değişimleri ele alırken insanlığın nihayetinde doğru olanı yapacağına inanan, iyimser bir bakış açısı sunuyor. Üstelik dünyanın en hareketli dönemine bizzat şahitlik edenlerin gözünden anlatılan bir sözlü tarih olma özelliğini taşıyor.
“Kilitsiz’de son yıllarda yaratılmış en etkileyici bilimkurgu senaryolarından biri ustalıkla kaleme alınmış.” –Publishers Weekly
“John Scalzi, yazdıklarını bambaşka bir seviyeye taşıyor.” –Cory Doctorow</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e4798d2-1df2-47f1-ae1f-903350a33f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Sihirler Kaçtı!</image:title>
            <image:caption>Sihir yapan ve yeni sihirler üreten insanların yaşadığı Sidon Adası’nın sakinlerinden Ofir ve Hilon, ilginç sihir denemeleriyle ada halkının başına sık sık dert açan iki haylaz kardeştir. Bir gün yine işler çığırından çıkınca adanın bilge sihirbazları Öğretici Biblos ve Öğretici Kiros, iki kardeşe bir süre sihir yapmama cezası verir.
Bunun üzerine Ofir ve Hilon düşünüp taşınır, hem bu cezadan hem de ada halkının eleştirilerinden sonsuza dek kurtulmak için akıllarına bir fikir gelir. Bakalım bu fikir amaçlarına ulaşmalarını sağlayacak mı?
Eğlenceli anlatımı ve rengârenk çizimleriyle, sihir ve haylazlık dolu, heyecanlı bir maceraya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee4dfa5e-cf88-4979-9ba4-7cae150d1f21.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Değilsin</image:title>
            <image:caption>Shay Miller aşkı bulmak istiyor ama hep yanlış kişilere tutuluyordu. Başarılı olmak istiyor ama geçici işlerde sürünüyordu. Kendini bir yerlere ait hissetmek istiyor ama gitgide yalnızlaşıyordu.
Ta ki Moore kardeşlerle karşılaşana kadar. Cassandra ile Jane mükemmel bir hayat sürüyor, ne isterlerse elde edebiliyorlardı. Shay’i de kendi arkadaş gruplarına kabul etmeleriyle birlikte kısa bir süre önce umutsuzca debelenen genç kadın için her şey bir anda iyiye gitmeye başlamıştı.
Shay, yeni arkadaşlarının onu sevmesi için canını bile verirdi.
Belki de gerçekten vermek zorunda kalacaktı.
Newsweek, SheReads, PopSugar, HelloGiggles, Marie Claire, Woman’s Day 
Yılın En Çok Beklenen Kitaplarından biri 
 
 
“Nefes kesen ters köşeleriyle zekice kurgulanmış bir roman.” —Publishers Weekly  (starred review) 
 
“Çoksatan ikili Greer Hendricks ve Sarah Pekkanen, bir trajediyle kesişen yaşamları ve o andan sonra yaşananları sürükleyici bir dille kaleme almış.” —Good Morning America Online 
 
“İsimsiz Kız ve Aramızdaki Kadın kitaplarının ardındaki ekip, sınırları zorlayan bir psikolojik gerilimle bir kez daha bu alandaki marifetlerini göstermişler. Bir arkadaş grubuyla başlayan hikâye giderek karmaşık bir hâl alıyor ve tüyler ürperten ters köşelerle ilerliyor.” —Newsweek 
 
“Yalnız Değilsin’e bayılacaksınız. Kimse bu ikili kadar sürprizli psikolojik gerilimler yazamaz.” —HelloGiggles 
 
“Metro istasyonunda bir ölüme tanık olan genç bir kadının izini süren roman, karakterin kendini ölen kızın arkadaşlarının sıcak ve sevgi dolu yakınlığıyla sarmalanmış bulmasıyla başlayan süreci anlatıyor. Karakterimiz kendini nihayet bir şeyleri başarmış gibi hissettiği sırada domino taşları bir bir devrilmeye başlıyor.” —Marie Claire 
 
“Dinamik ikili Hendricks ve Pekkanen, elinizden bırakamayacağınız bu heyecan dolu romanla sıradışı bir işe daha imza atıyor.” —Library Journal (starred review) 
 
“Bulmaca çözmeyi seven okurlar için sık sık geçmişe dönen, sürprizlerle dolu bir hikâye.” —Kirkus 
 
“Gerilimi ustalıkla tırmandırıyor... Okurlar son âna kadar tahminde bulunmaya devam edecek.” —Booklist  (starred review) 
 
“Psikolojik gerilim yazmak fazlasıyla hassas bir denge gerektiriyor ve Greer Hendricks ile Sarah Pekkanen bu konuda ustalar.” —New York Times Book Review 
 
“Yalnız Değilsin, ters köşeleri ve gerçekçi gerilimiyle öne çıkıyor.” —South Florida Sun-Sentinel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110975</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05867e6a-e3d0-4e7b-b988-789598cc4764.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Dedektifleri - Ahşap Zaman Makinesi</image:title>
            <image:caption>Uluslararası birçok ödüle sahip, tüm dünyada severek izlenen Gumboot Kids serisi kitapları kendi dilimizde,
 bizim çocuklarımızla buluşmaya hazır!
 
Ormanda ahşap bir zaman makinesi var!
Bu tam da Doğa Dedektifleri’nin çözebileceği
bir doğa gizemi.
 
İpuçlarını takip etmeye başla,
videosunu izlemeyi unutma.
Haydi Doğa Dedektifleri, iş başına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c1ba8c8-f62e-46c0-bd09-eae70e978ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Dedektifleri - Büyüyen Kuş Yemliği</image:title>
            <image:caption>Uluslararası birçok ödüle sahip, tüm dünyada severek izlenen Gumboot Kids serisi kitapları; kendi dilimizde,
 bizim çocuklarımızla buluşmaya hazır!
 
Büyüyen kuş yemliği mi?
Bu tam da Doğa Dedektifleri’nin çözebileceği
bir doğa gizemi.
 
İpuçlarını takip etmeye başla,
videosunu izlemeyi unutma.
Haydi Doğa Dedektifleri, iş başına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110977</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3be96912-4ffe-4971-a28c-30895e7bcbb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Mısır Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Mısır Mitolojisi, tarihteki en uzun ömürlü medeniyetlerden birinin temel değerlerini ifade eden, çağdaş kültürleri etkileyerek Batı kültür mirasının bir parçası haline gelen mısır mitlerinin büyüleyici ve karmaşık dünyasını ele alıyor. 
Mitoloji, tarihin büyük bir kısmında Mısır kültürünün ayrılmaz bir parçasıydı. Pinch de bu kitapta, Kleopatra’nın İğnesi ve Tutankhamun’un altın heykelinden tanrıların anlatıldığı papirüslere kadar Mısır mitolojisiyle ilgili çok çeşitli kaynak ve nesnelerin arkasındaki kültürel ve tarihsel arka planı inceliyor. Bunun yanı sıra “Horus ve Seth’in Çekişmeleri” mitini ayrıntılı olarak açıklayıp yol açtığı pek çok yorumu gözler önüne seriyor. Ayrıca Mısır tarihine ait bir zaman çizelgesi ve teknik terimler sözlüğü de sunuyor. 
Mitlerin ne anlama geldiğini, İsis ve Osiris gibi tanrıların mitlerinin çağdaş kültürü etkileyerek kültürel mirasımızın bir parçası haline nasıl geldiğini merak edenler için keyifli bir rehber. 
“Karmaşık bir konunun ustaca, açık ve özlü anlatımı.” –Dr. Richards Parkinson, British Museum
Meraklısına dizisindeki diğer kitaplar: 
Meraklısına Psikoloji – Meraklısına Klasik Mitoloji – Meraklısına Evrim – Meraklısına Ekonomi – Meraklısına Duygular – Meraklısına Yönetim – Meraklısına Bilişsel Davranışçı Terapi – Meraklısına Roma Tarihi – Meraklısına Feminizm – Meraklısına Toplumsal Cinsiyet(ler)– Meraklısına Tarihöncesi Dünya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e2aa347-c320-4899-8473-d4b17f17283b.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin</image:title>
            <image:caption>“Cennetin kapısının üzerinde ‘Kabul’ yazıyormuş... Olduğun gibi, kendin gibi ve her ne oluyorsa orada olup kabulde olmak. Buymuş anlatılan. Cehennemin kapısında ise ‘İnkâr’ yazıyormuş. Aldığını, sana verileni, olanı kabul edememek... Oradan çıkan dumanlarmış; kin, öfke ve yas. Karanlıkmış orası, tıpkı içim gibi. Şimdi benim önüm aydınlanıyor… Bırakmak istiyorum ağırlıklarımı ve huysuzluklarımı. Bu anlattıklarımı fark ettikçe, sanki içimde bir yerlerde çırpınıp duran kuş özgür kaldı. Nedenini bilemediğim huzursuzluklarım son buldu. Hayata ne katabilirim dedikçe, cennet bahçemin çiçekleri coşuyor. Seyrettiklerim güzelleşiyor...”
Hayatla sürekli bir çarpışma hâlinde yaşayan, ışığını içeri hapsetmiş genç bir kadındır Derin. Geçmişin acı veren anılarını, kaybettiklerinin boşluğunu hayatının başköşesine yerleştirmiştir. Oysa hayat tesadüf gibi görünen karşılaşmalar, olaylar eliyle seslenmektedir ona: ‘Aç yüreğinin kapılarını, içinden yükselen sesin ne söylediğini dinle, kalbinin pusulasını eline al ve cesaretle yürümeye başla. Sendeleyip düşsen de, dizlerin kanasa da devam et. Benzersiz hayatını gerçekleştirme yolunda tutkuyla yürümeyi sürdür.’
Hayatın çağrısına kulak veren Derin tıpkı bir bebek gibi sancıyla doğacaktır yeni hayatına. 
Meltem Reyhan, hayatımızın en önemli macerasının gerçekte kim olduğumuzu ve yaşama amacımızı keşfetme yolculuğu olduğunu, ilham veren bir hikâyeyle anlatıyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14028a2f-b25f-4631-a638-c6d4efc9d21c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Artık Durmalı</image:title>
            <image:caption>Hem edebiyata hem de felsefeye büyük katkılar sağlayan, başta Cesur Yeni Dünya, Algı Kapıları, Ada ve Loudun Şeytanları olmak üzere yazdığı elli kadar kitapla yalnızca çağını değil, çağdaşlarını da derinden etkileyen, döneminin en ünlü entelektüellerinden İngiliz yazar Aldous Huxley, yedi kez de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Yazarın mistisizme de değindiği, 1944 yılında yayımlanan sekizinci romanı Zaman Artık Durmalı ise fikir ve hikâyeyi en iyi harmanladığını düşündüğü eseri. 
 
On yedi yaşındaki Sebastian Barnack, yaz tatili için Floransa’ya gider ve asıl eğitimi burada başlar. Sosyalist babasıyla geçinemeyen Sebastian, İtalya’dayken iki farklı kişiden etkilenecektir. Bir yanda manevi dünyaya dair anlattıklarıyla, azizden farksız kitapçı Bruno Rontini, öte yanda onu hayatın hazlarıyla tanıştıran ateist amcası Eustace. 
 
Aldous Huxley’nin başlığını Shakespeare’in IV. Henry’sinden aldığı romanı Zaman Artık Durmalı hedonizm ile idealizmin sonsuz kavgasını irdeleyen bir eser.  
 
“Heyecan verici bir kitap çünkü yetenekli birinin eseri... ilgi çekici bir üstün başarı.” –Thomas Mann 
 
“Küçük insanlar hayata dair sıradışı sorular sorduklarında elâlemin ne diyeceğinden korkarlar. Aldous ise mütemadiyen sorguluyordu ve elâlemi dert etmek aklının ucundan bile geçmemişti.” –Christopher Isherwood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110980</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2f897f-0ee8-4cd2-93c7-2bd29ad074c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Sandığım</image:title>
            <image:caption>Birleşip dağılıyor kelimeler. Gözlerimize bakıyor, elimizi tutuyor, yakamızdan çekiştiriyor ve saçımızı okşuyor her biri. Tok bir sesten yayılıyor sözler etrafa. Birleşip sakince bütünlüyorlar parçaları. Sonrası birbirine bağlı tren rayları. 
 
Merve Koçak Kurt, Söz Sandığım ile tekrar merhaba diyor okura. İşaretparmağını göğsüne koyup içeriyi işaret ediyor. Şiirsel söyleyişi ve özenli kurgusuyla bambaşka bir bakış açısı vadediyor Söz Sandığım. 
 
“Sanki bir uçurumun kenarındayım. Oysa daha az önce sokakları adımlıyor, aralara dalıyordum. Adlarını öğrenmesem olmaz; ‘Ayarcıbaşı Sokak’, ‘Müneccimbaşı Sokak’, ‘Nevcihan Sokak’, ‘Hacıbakkal Sokak’... Acaba hangi sokakta yaşamıştı? Nasıl gidip gelmişti karşıdaki işine? Şu –güz ayına bile direnen– begonvillere bakıp ne demişti? Aşiyan’ın terasından uzanıp açmış mıydı kalbini yüzüne göğün? O yokuşlu merdivenlerde sarılmış mıydı yanındakine? ‘Beni çok sev...’ demiş miydi ona da? ‘Kadınım...’ demiş miydi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110981</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca87f893-2684-4f9a-abbb-8d1972650e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahkam Ayetleri Bağlamında Fıkıh-Kıraat İlişkisi (Taberi ve Cessas Örneği)</image:title>
            <image:caption>Ahkam Ayetleri Bağlamında Fıkıh-Kıraat İlişkisi
(Taberi ve Cessas Örneği)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5bba24-9e77-43b4-a608-82ecb4d8d87a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rıza</image:title>
            <image:caption>“HAYATI YARIM BIRAKIP DA GİTMEK Mİ YOKSA HAYATTA KALIP KOCAMAN BİR ÖMRÜ GİDENİN EKSİKLİĞİ İLE YAŞAMAK MI DAHA ACI?” 
“Hayatını tepetaklak eden kanserle boğuşan yazar bilmediği köklerine doğru yola çıkar. Bu yolculuk, yaşamındaki zorluklara çare olmaktan öte yeni sıkıntıların kapısını açar. Geçmişin derinliklerine indikçe kırılganlıklarının, zaaflarının kaynaklarını da bulmaya başlar. Varlığındaki anlam arayışının en önemli durağına geldiğinde dayısı Rıza’nın yaşamıyla karşılaşır. Yirmi dört yaşında aynı kanser türünden ölen dayısının yaşadığı büyük aşk, devrim peşindeki hayatının da yansımasıdır. Yazar, dayısına hep gizliden gizliye duyduğu hayranlığın nedenlerini çözmeye başlar. Bu yeni yaralar ve yeni kabuklar demektir. Ama bilir ki yara kıymetlidir. Dayısının yarasıyla kendisi iyileşir. 
Ayfer Savaş Aydın ne yaptığını iyi biliyor. Yaratıcı yazının yaralardan doğduğunun farkında. Anlattığı hepimizin yarası, başkasından yola çıkarak kendimize kabuk aradığımız. Bu romanın kabuğu Rıza dayı. O hepimizin yarası. O hepimizin dayısı.” 
­ Hakan Akdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac09411-2d25-47d6-ab89-cfbedea56262.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Hitler</image:title>
            <image:caption>ANCAK TARİHİN KARANLIĞIYLA YÜZLEŞEBİLENLER HAK ETTİKLERİNE ULAŞABİLİR 
Ercan, Almanya’da uzun yıllardır oyunculuk yapıyordu. Başarılı da bir oyuncuydu ancak yetenekleri ırkçı birtakım önyargılarla baskılanıyordu. Arap bir aile babası, Ortadoğulu bir terörist, İranlı bir göçmen ya da imam dışında başka roller oynaması mümkün değilmiş gibi görünüyordu. Ne hak ettiği şöhrete ulaşabiliyordu ne de hak ettiği parayı kazanabiliyordu, üstelik yeteneğini de tam olarak ortaya çıkarma fırsatı bulamıyordu. Önyargılar kafesine hapsedilmiş, zor zapt edilen bir kaplan gibiydi adeta... 
Sonunda kafesinden çıkmaya karar verdi. Almanya’da Türk olmanın bedelini ödemekten yorulmuştu artık. İşin kuralı neyse ona göre oynamaya hazırdı. Artık sadece role girmeyecek, hayatın içindeki rolünü de değiştirecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ff496c-5e17-45ff-941e-0276ea9f64d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Darbeden Darbeye</image:title>
            <image:caption>“YAPABİLİRSİNİZ; SİZ GENÇLER BİZİM BAŞARAMADIKLARIMIZI BAŞARABİLİRSİNİZ!” 
55 ağa feryat figan nasıl gözaltına alındılar? 27 Mayıs darbesinin yarattığı hapishanelerden Sivas Kampı neydi? Kampta tutulanlar hangi suçla itham edildiler? Darbecilerin çıkardığı 105 sayılı Kanun tehcir kanunu muydu? “TBMM’ye, 105 sayılı Kanun’u kaldırmak için milletvekili seçilip geldim!” dediğimde İnönü ne tepki verdi? Meclis, silahların gölgesinde nasıl açıldı? “Hayatımızla oynuyorsun!” diyen CHP Grubu niçin isyan etti? 105 sayılı Kanun’u ne koşullar altında kaldırdık? Mektuplu vesayet neydi? 12 Mart Muhtırası kimleri sevindirdi? İnönü kimin için “Zamirini gizleyen adam!” dedi? Meclis Başkanlığı için adım geçince Ecevit ne yaptı? İsmet Paşa, AP’ye geçme isteğimi nasıl karşıladı? Celal Bayar’a neleri rapor ediyordum? Kâmran İnan’ı Demirel’e karşı kimler kışkırttı? Cumhurbaşkanı adayı olmam neden istendi? Evren, 12 Eylül darbesi öncesi bizleri nasıl izliyordu? 
... 
Beş dönem milletvekili, CHP’de “TBMM Grup Yönetim Kurulu Üyesi”, AP’de “Devlet Bakanı” ve “Grup Başkan Vekili” olarak görev yapan siyasetçi Gıyaseddin Karaca’nın anıları, tanığı olduğu “55’ler Olayı’nı” vicdanına sığdıramayıp, 105 sayılı Kanun’u kaldırabilme ideali ile siyasete atılan bir hâkimin, silahların gölgesinde açılan parlamentoda vermiş olduğu insan hakları mücadelesini aktarmakla kalmıyor; 27 Mayıs’tan 12 Eylül’e, siyasi tarihimizin gölgede kalmış gerçeklerini de gün yüzüne çıkarıyor. Karaca’nın siyasi anıları, genç kuşaklara demokratik hukuk devleti bırakabilmek adına hangi taşlı yollardan geçilmiş olunduğunun belgesi niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64499412-b4fc-44c1-86f2-ebd780805bcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşüncemizin Güneşli Coğrafyasında Felsefeyi Güncellemek</image:title>
            <image:caption>Ne olacak bu dünyanın hâli? Bir yanda insanın doğada yarattığı yıkımlar, öte yanda doğanın insana olan tepkisel yıkımları… Bu nasıl bir gidiş? Nereye gidiyor dünya? Biraz yakınca bir tarihte bilimler ve bilimsel buluşlar / uygulayımlar toplumlara nasıl bir gelecek vadediyorlardı? Uygarlık ne diyordu? Hani yaşam, insan ve doğa için eskisinden daha güzel olacaktı? Oysa yıldırımlar düştü düşecek: Gökyüzü karanlık, yeryüzü yeşilini, mavisini yitirmiş. Bulutlar irin yüklü… Doğa keskin dişlerini göstererek homurdanıyor, silkeleniyor, debeleniyor, kükrüyor ve tekmeliyor insanı. Çünkü insan çağdaşlaşmasını, yani uygarlığının krallığını sürdürme uğruna doğaya savaş açmış. Deşiyor, tırmalıyor, kazıyor, harcıyor, savuruyor, tüketiyor doğanın tüm kaynaklarını. İnsafsızca ve körlemesine. Sırf kendi varlığı için. Kendi yararını, kendi çıkarını, kendi üstünlüğünü ve insanlığını sürdürebilmek için. Oysa insan, doğa karşısında yine de yetersiz. Yine de zayıf ve güçsüz, ne kadar acımasız olsa da doğa ondan daha güçlü. 
  Tansu Bele, farklı mecralarda yer almış yazılarını ve konuşmalarını derlediği eserinde pek çok konuyu kendine has bakış açısıyla irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110987</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6e92fbd-4bb6-46db-9755-9ce0805bad5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kepçenin Gücü</image:title>
            <image:caption>Kepçenin Gücü’nde, tarihte yapılan savaşlarda, yeniçeri mutfaklarına bağlı olarak çıkan isyanlar, erzak temininde yaşanan zorluk ve aksaklıklar ile aksaklığa sebebiyet verenlerin idamına neden olan olaylar; bu esnada yaşanan tutkulu aşklar, insanların sabrının sınandığı durumlar, kepçedeki lezzetin zamana karşı sırları, bir yığın duygusal ve tebessüm ettirecek olaylar hikâyeleştirilerek okuyucunun beğenisine sunulmuştur. 
 
Gördü gözün/ sevdin amma/gülistanda/ dert olur 
Sevdin amma/ sevilmedin/hayat sana/ zehrolur 
Gülistanda/ hayat sana/nevbaharda/ sır olur 
Dert olur / zehr olur/ sır olur/ aşk olur 
 
Maye der ki;/ aşk olursa / solup yiten/kör olur 
Aşk olursa/ nefis coşar/akıl gider /yok olur 
Solup yiten/canlar yanar/hayat denen/ boş olur Kör olur/ yok olur /boş olur/ mahvolur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0def684d-6ef8-4741-a87a-137ea5144088.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Gürseler Külliyatı</image:title>
            <image:caption>Çok yavaş gelişme gösteren ortalama kültürümüzde, yazdıklarımın pek de işe yaramayacağını bilerek yazdım. Bendeki yazma dürtüsü tam da Antropolog Yazar Prof. Dr. Tayfun Atay’ın “Hayata yazarak müdahale etme arzu ve aşkı…” cümlesinde ifadesini buluyor. Yani elimden başka bir şey gelmedi, bu arzu ve aşkla yazdım. 
Geriye bakınca yazılarımdaki öngörülerimin gerçekleştiğini fakat isteklerimin yerine gelmediğini görüyorum. Gerçekleşen öngörülerim hukuk alanında da çevre ve siyaset alanlarında da hep olumsuz oldu. Yazılarımı okuyanlar neden böyle olduğuna yanıtımı bulacaktır. Yanıtım, demokrasimizi kurumlaştırıp Cumhuriyetimizi “Demokratik Cumhuriyet”e dönüştürmedeki isteksizliğimiz ve de siyasetçimizin “Bireysel Siyaset”ten vazgeçemeyişidir. 
Evet, bir kez daha benden bu kadar. 
  Güneş Gürseler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110989</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/024859f5-8422-4121-849f-fffaf3aab269.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferdi ile Esra Cengizlikler</image:title>
            <image:caption>Merhaba can dostum, aramıza hoş geldin. Ben Ferdi, şu an bu satırları kardeşlerimin bağırışları altında yazıyorum. Senin ne şartlar altında okuduğunu merak ediyorum doğrusu. 
Belki annen sana kızdı ve eline tutuşturdu bu kitabı. Kitapçıdaki kitapların arasından da gözüne çarpmış olabilir. Bu sayede seninle yollarımız kesişti. Sen, belki benim gibi değilsin, hatta benim heyecanımı hayal bile edemezsin. 
Kendimi sana tanıtmama gerek yok, bence sen hepimizi zamanla anlarsın. 
  Gidenin dönmediği Sisli Orman&apos;ın derinliklerine uzanan maceralarında Ferdi, Sercan, Mercan, Cengiz ve Esra&apos;ya eşlik etmeye hazır mısınız? Birbirinden heyecanlı ve eğlenceli satırlarıyla bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4bbf3ee-49d9-4558-bf8a-e322fd0ddb4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Bir İstanbul</image:title>
            <image:caption>Herkesin kendine göre başka bir İstanbul’u var. Benimki bir yapbozun parçaları gibi. Bir araya getiremediğim, birbirinden kopuk kopuk, bir anlık parçaların küllerinden her mevsim yeniden can bulan ve bir türlü birbirine kavuşamadan yine dağılan bir İstanbul yapbozu. 
  Tansu Bele, İstanbul’a dair, ondan ilham aldığı, onun düşündürdükleri üzerine gözlemlerini, incelemelerini bir araya getirdiği kitabında yedi tepeli şehre yeni bir bakış kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c33668-3eb5-40f5-88ab-92d26447ebae.jpg</image:loc>
            <image:title>Avira Vera</image:title>
            <image:caption>hisler aynı 
tanıdık, dokunulmaz ve sahici... 
ama bugünü yaşamak için 
tekrar tekrar söz vermen gerekiyor 
bana 
 
yaşam gezgin korularına 
şarkılarını fısıldarken 
seni bulmam gerekiyor 
sen ki kapılırsın 
yerin göğün sevdasına 
yağmurları çiğneyip 
başımı sana yaslamam gerekiyor 
 
yakar ki zaman 
oysa kendimi tekrar tekrar 
hatırlamam gerekiyor 
sen ki kalbimi tanırsın 
şafak dağlarına ışığı çizerken 
kanarsan aldanışlara 
gecelere sürünmemiş 
kederin kalabalıkları gizlerine karışır 
sen ki, geceyi avuçlarınla silensin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a113b428-8f9e-4a54-b1ab-2853628f8174.jpg</image:loc>
            <image:title>Unlocking Imbalanced Data: Techniques for Effective Machine Learning</image:title>
            <image:caption>Unlocking Imbalanced Data: Techniques for Effective Machine Learning</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb70c7e8-fae8-4b85-b948-28c027a89542.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurdalık Harikaları</image:title>
            <image:caption>Trisha’nın yeni sınıfında çeşitli sorunlar yaşayan öğrenciler bir araya getirilmişti, kimi diyabet hastasıydı kimi okuma güçlüğü yaşıyordu kimi konuşamıyordu. Okulda “Hurdalıklar” olarak bilinen bu sınıfın öğrencileri, öğretmenleri Bayan Peterson sayesinde, aslında harika olduklarını öğrendiler. 
Yazar Patricia Polacco’nun, çocukluğunda yaşadığı olaylara dayanarak kaleme aldığı bu kitap, öğretmenlere övgü niteliği taşıyor. Çocuklara da olumsuzlukları aşıp yeteneklerini keşfetmeleri konusunda ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29cd23e8-f664-40c5-af90-2ebd5d0d398b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şans Tozu</image:title>
            <image:caption>Luna çok üzgündü. Bale gösterisine az zaman kalmıştı ama o, kendini hazır hissetmiyor, bir mucizeye ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. O sırada televizyondan gelen sesi duydu: 
“Mucizeye mi ihtiyacınız var? Şans Tozu sayesinde şans hep sizinle olacak...” 
Luna ve Tuna, çok heyecanlandılar. Şans Tozu’nu denemek için sabırsızlanıyorlardı. 
Sonunda annelerini ikna etmeyi başardılar ve Şans Tozu’nu aldılar. 
Sonraki günlerde her şey çok iyi gitmeye başladı. 
Ta ki Tuna’nın başına kötü şeyler gelene kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99ec3150-2542-4b51-b1ce-d374c747cdbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Tarihçilik ve Kültür Endüstrisi</image:title>
            <image:caption>Frankfurt Okulu öncülerince üretilen kültür endüstrisi kavramıyla daha çok yoğun endüstri toplumunda çalışanlarda oluşan “bunaltıcılığı” bir süre için ötelemeyi amaçlayan eğlence temelli girişimler kastedilmiştir. Bu ürünler vasıtasıyla etkileri kısa süreli de olsa, sağlanan zihinsel rahatlamayla çalışanların yaşadıkları yoksulluk, yoksunluk ve baskıları unutturarak üretimden kopmaması hedeflenmiştir. Kültür endüstrisi ögelerinden bir kısmının tarihsel içerikli olması, kültür endüstrisi ile tarih arasındaki gerilimli ilişkiyi incelemeyi zorunlu kılmıştır. Tarih mecmualarından tarihsel romanlara, tarihsel tiyatrolardan, tarihsel filmlere ve nihayet bugün Türkiye gündeminde popüler hakimiyetini ilan etmiş olan tarihsel dizilere kadar “iyi zaman geçirme” amaçlı bir çok popüler eser türünün bu kapsamda olduğu söylenebilir.  
Bu kitapta tarihyazımı ve tarihçilik eğitimi bağlamında kültür endüstrisi ürünlerinin yeri ve önemi alanında yetkin tarihçilerce tartışılırken, aynı 
zamanda tarih bölümlerinde okuyan öğrenciler için popüler tarih dergiciliği ve TV’de tarih programcılığı gibi geleneksel olanın yanında yapay 
zeka teknolojilerinin tarih iletişiminde sunduğu imkanlar ve blogger’lık gibi yeni nesil dijital imkanlarla beliren “içerik üreticiliği” konularında 
değerlendirmeler yapılmaktadır. 
                                                                                                                                                                                Ahmet Şimşek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ae9162-9e7f-4f84-9208-e025c0f38604.jpg</image:loc>
            <image:title>A.P.T.M. ya da Şimdiki Zamanın Esrarı</image:title>
            <image:caption>“Halbuki asıl marifet, hiçbir harfi kullanmadan anlatmak.” 
 
Aşk Parametreleri Tespit Merkezi Yüksek Konseyi Başkanı Timuçin’in, isimsiz anlatıcının da aralarında bulunduğu ve komisyon başkanlıklarına atadığı altı arkadaşının hedefi, merkezi resmen bir derneğe dönüştürmektir. Bunun için Mardin’de yaşayan Mehlika’yı da aralarına alırlar, ancak bu sefer de ondan öğrendikleri, Kitap diye anılan çok eski ve esrarlı bir metni bulup sırlarını çözmeyi görev edinirler. Tesadüf gibi görünen gizemli bir deneyim anlatıcıyı, Mardin’de kendini, Mehlika’yı, Kitap’ı “ve diğer hazineleri” keşfedeceği, işaretlerle, simgelerle ve tuhaflıklarla dolu bir maceraya sürükler: Her şey “bir PLAN’ın parçası” mıdır yoksa “sadece ilk kuralını bildiğimiz, diğer kurallarını ise ancak tahmin edebildiğimiz” gerçekçi bir oyun mu? Öyküleriyle tanıdığımız Faruk Turinay, ilk romanı A.P.T.M. ya da Şimdi Zamanın Esrarı’nda, var oluş, hakikat, kurgu ve zamanla arasına ironiyle mesafe koyan, dört başı mamur bir sahne kuruyor. 
 
Dünyayı mahveden daima eksik iyilikler, eksik kalmış günahlar ve aşklardır, demiş kaşları yazı masasına değen adam. Edebiyat da hayat gibi. Kusurlu. Tarifi yarım yamalak verildiği için değil, sadece beceriksiz birilerinin elinde oyuncak olduğu için değil; malzemeleri eksik olduğu için yapılamayan, az sonra soğuyacak, kötü bir yemek gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8df8f3ec-dcd1-4c00-ac47-5399b8ba1ab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Dükkanı Seti</image:title>
            <image:caption>Sadece uyurken ziyaret edebildiğiniz gizemli bir kasabada bulunan Dollagoot Bey’in Rüya Dükkânı’na hoş geldiniz! Çocukluk anıları, lezzetli yemekler, sahil kenarında gezintiler ve kâbuslar gibi her katında çeşit çeşit rüyalar satılan bu dükkânın, dünyanın dört bir yanından gelen hem insan hem de hayvan birçok müşterisi bulunuyor. Ziyaret öncesi pijamalarını giymeyi unutan müşteriler için ise Noktilukalar iş başında! 
Dollagoot Bey’in Rüya Dükkânı’nda işe yeni başlayan Penny ile birlikte birbirinden farklı görevlere koşturacak, uykulu müşterileri karşılayacak ve tecrübeli Dollagoot Bey’den rüyalarla ilgili çok ilginç şeyler öğreneceksiniz. Ayrıca Kick Slumber, Yasnuj Otra, Wawa Sleepland, Doje, Aganep Coco ve daha nice rüya yaratıcılarıyla tanışma fırsatı yakalayacaksınız. Acaba bu sene Yılın Rüyası Ödül Töreni’nde, en büyük ödülü rüya yaratıcılarından hangisi alacak? Yayımlandıktan kısa bir süre sonra Güney Kore’nin çok satanlar listesine girmeyi başaran genç yazar Mi-ye Lee’nin bu fantastik romanı ister bir genç ister bir yetişkin olun, hayal gücünüzü farklı bir âleme götürecek ve içinizi ısıtacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9c971f-bc53-4233-b488-ce630172b2a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Keloğlan Masalları</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
 
Bir bilseniz, insanlar boyları biraz uzadı mı yaşadığı yıllara da birkaç yıl eklendi mi nedense masal dinlemek ve okumaktan vazgeçiyorlar. Belki inanmayacaksınız ama gerçekten doğru bu. Oysa masallar insanlar için çok gerekli. Biz masallarda iyileri-kötüleri, doğruları-yanlışları, güzellikleri-çirkinlikleri ve hayal kurmayı eğlenerek öğreniriz. Korkum o ki siz de boyunuz biraz uzadı mı, yaşadığınız yıllara da birkaç yıl eklendi mi masallardan vazgeçebilirsiniz. 
 
Çocukluk çağı masal çağıdır. Ben, masal çağınızı, yazdığım bu masallarla zenginleştirmek istedim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea42b8c9-8f19-4a3e-a8c3-c57a870f91ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Şapkam Dolu Çiçekle</image:title>
            <image:caption>Cemal Süreya sadece iyi bir şair değil. İyi bir çevirmen, iyi bir eleştirmen, iyi bir deneme yazarı, iyi bir okur. Hayatı boyunca şiirle nefes almış, sadece kendi şiirini değil, ait olduğu edebiyat dünyasının tüm verimlerini önemsemiş bir edebiyat insanı.   Şapkam Dolu Çiçekle, Cemal Süreya’nın özellikle Türk şiiri üzerine yazdığı kapsamlı yazılarının derlendiği bir kitap. Dağlarca, Tevfik Fikret, Oktay Rifat gibi devlerin şiirleri bu yazılarda enine boyuna inceleniyor.   Cemal Süreya’nın bu kitapta Nâzım Hikmet için kurduğu şu cümle aslında onun yazıları için de s</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/763a5143-c3a6-4aee-8a5c-c1dccd8fb67e.jpg</image:loc>
            <image:title>Günübirlik</image:title>
            <image:caption>Cemal Süreya’nın 1970’lerin ortalarında Politika gazetesinde yayımladığı günlük yazılar, şairin edebiyatla kurduğu ilişkiyi en iyi gösteren metinler olabilir. Cemal Süreya, edebiyatı hele de şiiri özel zamanlarda kapısı çalınacak bir mabet olarak görmüyor, hayatın her ânında, her yerde şiirle yaşıyor.   İlk olarak 1982’de kitap olarak basılan Günübirlik, o dönemin –birçoğu hâlâ bilinen– edebiyat olaylarına, ünlü edebiyatçılarına dair incelikli yazılardan oluşan önemli bir seçki. Sadece yazıldığı döneme değil, bugüne de sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa0b014-e0fc-442d-91e2-f6b607690af8.jpg</image:loc>
            <image:title>99 Yüz: İzdüşümler / Söz Senaryosu</image:title>
            <image:caption>Süleyman Demirel, İbrahim Tatlıses, Çetin Altan, Deniz Baykal, Metin Oktay, Sakıp Sabancı, Sezai Karakoç... Siyasetten spora, bürokrasiden sanat dünyasına, işinsanlarına, gazetecilere yüzden fazla isim. Cemal Süreya’nın 1980’lerin sonlarında yazdığı bu yazılarda, o dönemde parlayıp sönenler de var, bugün hâlâ –kimi iyi kimi kötü– adından söz ettirenler de. Diğer tüm yazılarında karşımıza çıkan, tanıdık “şair Cemal Süreya”dan başka, bu yazılarda “bürokrat Cemal Süreya”yla da tanışıyoruz. “Türkiye uzmanı” Cemal Süreya. Türkiye’nin derdiyle dertlenen, o muzip gülüşün altında ülkesine dair derin bir keder gizleyen Cemal Süreya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9a231ea-b385-4275-b148-ecd57c029b2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Abim Benjamin</image:title>
            <image:caption>Luke ve abisi Benjamin, yaz tatillerini Lahana Ağacı Körfezi kıyılarında geçirirler. Daha sessiz sakin olan Luke kuşları gözlemleyip resimlerini çizer. Maceraperest ve cesur Benjamin ise Atlama Ağacından suya dalış yapar. İki kardeş birbirinden çok farklı olsalar da aralarında özel bir bağ vardır.
Yerel bir yarışma, birinci olana kayık armağan edeceğini duyurunca, Luke ile Benjamin körfezi keşfetme hayalleriyle kolları sıvarlar. Derken okulların açılma vakti gelir, Benjamin&apos;in liseye başlaması, iki kardeşin hayatına alışılmadık değişiklikler getirecektir. Yarışma tarihi yaklaştıkça çocuklar birbirinden uzaklaşmaya başlar. Abi-kardeşin eşsiz dostluğu ayakta kalmanın
bir yolunu bulabilecek midir?
Fil&apos;in ödüllü yazarı Peter Carnavas&apos;tan kuşlar, kayıklar ve kardeş sevgisi üzerine hiç eskimeyecek bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5720b40-a51d-427a-94f1-87b9ca5dc597.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakara Suresi Sohbetleri - 2</image:title>
            <image:caption>“Allah’ın kitabıyla etkileşim içinde olmak için okuduğunuz ayetlere dikkat edin. Dikkatle baktığınızda çoğu zaman Allah’ın (cc) ne dediğini anlamadığınızı fark edeceksiniz.
‘Allah niye böyle söyledi?’
‘Nasıl oldu da burada böyle söyledi ama orada şöyle söylemişti?’
Soru sormayı öğrenene kadar Kur’an ayetleri üzerinde derinlemesine düşünemezsiniz. Kur’an okurken aklınıza takılan soruları bir deftere yazın ve cevaplarını arayın; konferanslar dinleyin, kitaplar okuyun, konunun ehli olan insanlara sorun; bir şeyler yapın. Belki sizi tatmin eden bir cevap bulacaksınız; belki de bulamayacaksınız. Cevabı bulana kadar aramaya devam edin; arayın, arayın... Bu arayış size, hiçbir şey bilmediğinizi hatırlatacak. Cevaba ulaştığınızda kalbiniz de huzur bulacak ve Allah’ın hikmeti sizin için biraz daha anlaşılır olmaya başlayacak.
Kur’an ayetleri üzerinde tefekkür etmenin gücünü takdir etmenizi sağlayacak.

Kur’an sizi harekete geçirmeli…
Kur’an sizi heyecanlandırmalı…
Kur’an sizi motive etmeli…”

Nouman Ali Khan

Allah’ın Kitabı, O’na yaklaşma yollarının anahtarıdır. Davetçi kimliğiyle tanınan Nouman Ali Khan, Bakara Suresi Sohbetleri-2’de okurlarını “Hz. Adem kıssası” ve “İsrailoğulları” üzerinde derinlemesine tefekkür etmeye, Hıristiyan dünyasının ve İslam’ın, yaratılış hikayesine ve varoluşa yüklediği anlam farklılıklarını mukayeseli olarak ortaya koyarak insanı, yüzünü yaratıcısına dönmeye davet ediyor…


Duyarlı Gürültülü Hızlı ve Sürekli Üstümüze Gelen Dünyada Aşırı Hassas Olmanın Saklı Gücü


“Allah’ın kitabıyla etkileşim içinde olmak için okuduğunuz ayetlere dikkat edin. Dikkatle baktığınızda çoğu zaman Allah’ın (cc) ne dediğini anlamadığınızı fark edeceksiniz.
‘Allah niye böyle söyledi?’
‘Nasıl oldu da burada böyle söyledi ama orada şöyle söylemişti?’
Soru sormayı öğrenene kadar Kur’an ayetleri üzerinde derinlemesine düşünemezsiniz. Kur’an okurken aklınıza takılan soruları bir deftere yazın ve cevaplarını arayın; konferanslar dinleyin, kitaplar okuyun, konunun ehli olan insanlara sorun; bir şeyler yapın. Belki sizi tatmin eden bir cevap bulacaksınız; belki de bulamayacaksınız. Cevabı bulana kadar aramaya devam edin; arayın, arayın... Bu arayış size, hiçbir şey bilmediğinizi hatırlatacak. Cevaba ulaştığınızda kalbiniz de huzur bulacak ve Allah’ın hikmeti sizin için biraz daha anlaşılır olmaya başlayacak.
Kur’an ayetleri üzerinde tefekkür etmenin gücünü takdir etmenizi sağlayacak.

Kur’an sizi harekete geçirmeli…
Kur’an sizi heyecanlandırmalı…
Kur’an sizi motive etmeli…”

Nouman Ali Khan

Allah’ın Kitabı, O’na yaklaşma yollarının anahtarıdır. Davetçi kimliğiyle tanınan Nouman Ali Khan, Bakara Suresi Sohbetleri-2’de okurlarını “Hz. Adem kıssası” ve “İsrailoğulları” üzerinde derinlemesine tefekkür etmeye, Hıristiyan dünyasının ve İslam’ın, yaratılış hikayesine ve varoluşa yüklediği anlam farklılıklarını mukayeseli olarak ortaya koyarak insanı, yüzünü yaratıcısına dönmeye davet ediyor…

Duyarlı Gürültülü Hızlı ve Sürekli Üstümüze Gelen Dünyada Aşırı Hassas Olmanın Saklı Gücü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4431b3f-a74b-4350-aeed-fa7eb01df55f.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyarlı Gürültülü Hızlı ve Sürekli Üstümüze Gelen Dünyada Aşırı Hassas Olmanın Saklı Gücü</image:title>
            <image:caption>Çevrenizden sıklıkla “aşırı hassas davranıyorsun” ya da “fazla tepki veriyorsun” gibi cümleler mi işitiyorsunuz? İnsanları iyi okuyor, duygudurumlarından kolayca etkileniyor, hatta duygularını sünger gibi çekiyor musunuz? Ya da öfke, endişe gibi yoğun duygular hissettiğinizde etkisinden çıkmanız vakit mi alıyor? Endişelenmeyin, yalnız değilsiniz. Sadece gürültülü, hızlı ve sürekli üstümüze gelen bu dünyada yadsınamaz bir güce sahipsiniz ve dönüştürücü bir yetenekle kuşatılmışsınız.
Herkesin duyarlı bir tarafı var, ancak dünyada yaklaşık her üç kişiden biri hem fiziksel hem de duygusal anlamda başkalarından daha duyarlı olma eğilimine sahip. Bu kişiler detaylarla yakından ilgileniyor, çoğunluğun gözden kaçırdığı bağlantıları kuruyorlar. Zeki, cömert ve yaratıcılar.
Duyarlı bireylerin iç dünyalarına odaklanan bu kitap, bugüne kadar yeterince değer verilmeyen bu özelliğin potansiyelini nasıl ortaya çıkaracağınızı ve hayatın her alanına nasıl entegre edeceğinizi anlatıyor; uygulanabilir alıştırmaları, anekdotları ve güncel bilimsel araştırmaları bir araya getirerek derin bir içgörü sunuyor.
Duyarlı insanlara yönelik dünyadaki en kapsamlı internet sitesi Sensitive Refuge’un kurucuları olan Jenn Granneman ve Andre Soló, duyarlılık kavramını tüm yönleriyle masaya yatırarak yavaşlamanın, derinden bağlanmanın ve sıradan yaşamlarımızda anlam yaratmanın kıymetini hatırlatan bu özelliği kucaklamak gerektiğinin altını çiziyorlar.
“Bilimsel gerçekler, tavsiyeler ve ufuk açıcı bilgilerden oluşan bu kitap, gittikçe daha gürültülü hâle gelen dünyada hassas bireyin gücünü ortaya koyuyor.” –Cal Newport, Dijital Minimalizm ve Pürdikkat’in yazarı
“Bu önemli kitap duyarlılık hakkındaki düşüncelerimizi şekillendirmeye yardımcı oluyor.” –Susan Cain, Sessiz: Konuşmadan Duramayan Bir Dünyada İçe Dönüklerin Gücü’nün yazarı
“Duyarlılık konusundaki bilgi zenginliğiyle okuru düşündüren bir bakış…” –Judith Orloff, The Empath&apos;s Survival Guide’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3514d97-727c-48b4-a3d0-2fdabaa60761.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;e Suikast ve Sadakat</image:title>
            <image:caption>1935 yılı Ağustos ayında Türk hükümeti gelen bir ihbarla alarma geçer. İhbarı yapanlara göre birkaç kişilik bir ekip Beyrut&apos;tan vapura binerek Atatürk&apos;e suikast düzenleme maksadıyla yola çıkmıştır. Aldığı duyum üzerine hemen harekete geçen hükûmet bir dizi tedbir alır, Cumhurbaşkanı’nın güvenliğini sağladıktan sonra başarıya ulaşamayan bu suikast planının arkasında kimin olduğunu aydınlatmaya çalışır. Soruşturma esnasında bazı devlet adamlarının adının olaya karışması skandalın daha çok büyümesine sebep olur. Yazılı basının bu haberi manşetlere taşımasıyla birlikte, söz konusu girişim halkın da tepkisini çeker. Bütün bu sürecin belki en ilginç yanı ise suikast ihbarını yapan makamın İngiliz Büyükelçiliği olmasıdır.
1935 Meçhul Bir Suikastın Kronolojisi Atatürk&apos;e Suikast ve Sadakat, diğer teşebbüslerin gölgesinde kaldığı için pek bilinmeyen bir suikast girişiminin tüm detaylarını arşiv belgelerinin ışığında gün yüzüne çıkarıyor. İhbarın yapıldığı ilk andan mahkeme safhasının sonuna kadar süreci bütünüyle ele alıyor. Prof. Dr. Ali Satan’ın İngiliz ve Türk arşivlerini tarayarak, kuyumcu titizliğiyle üzerinde çalıştığı bu eser yalnızca söz konusu suikast teşebbüsünü değil, daha büyük çerçevede Atatürk dönemi Türkiye&apos;sini, özellikle bürokrasinin işleyiş biçimini anlama olanağı sunuyor. Cumhuriyetin 100. yıl dönümüne yaklaştığımız şu günlerde bunu kavramak her zamankinden daha çok önem arz ediyor zira bu suikast gerçekleşseydi yeni kurulmuş cumhuriyetin kaderi bambaşka bir yöne doğru seyredecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111006</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abc61a1a-2ee4-4306-aa2d-0ca319f3f90e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Anlamı</image:title>
            <image:caption>&quot;Dikkat ediniz! Kula kalbiyle iman etmek emredilmiştir. Kalp, Allah’tan sakınmanın, dinginlik duygusunun, Allah korkusuyla titremenin, Allah’a yönelmenin, yumuşamanın, itminanın, huşunun, arınmanın ve temizlenmenin yeridir.&quot; Cenab-ı Hakk&apos;ın tecelligâhı olan bu mukaddes makamı, kalbimizi ne kadar tanıyoruz?  Kalbin içinde bulunan mekânlar ve duraklar nelerdir? Bunlar hangi kavramlarla izah edilir? Sadr, lüb ve fuad kalpten farklı mıdır? İlham ve keşfe mazhar olmada kalbin rolü nasıldır? Şeytan kalbe nasıl vesvese verir ve hangi noktalardan müminlere hücum eder? Kalpler nasıl evrilip çevrilir ya da yerli yerinde sabit kadem olur? 
Tasavvuf tarihinde velayet teorisi denince akla gelen ilk isim ve Muhyiddin İbn Arabî&apos;nin görüşlerini de etkilemiş sufilerden biri olan Hakîm et-Tirmizî’nin Kalbin Anlamı adıyla dilimize kazandırılan bu kitabı bizleri, Hz. Peygamberin buyurduğu &quot;Takva kalptedir.&quot; hadisinden yola çıkarak gönül dünyasının derinliklerine götürmekte.
Bu kıymetli klasik eser, tasavvuf alanında özgün çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ekrem Demirli&apos;nin etkileyici üslubu ve çevirisiyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5a035a3-f7ae-4734-9f22-67c2909e6207.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Arslanı</image:title>
            <image:caption>Küçük bir adadan dünyaya açılan büyük hayaller… Midilli’nin tepelerinden engin denizleri seyreden bir genç…  Korsan gemilerine karşı kıran kırana bir mücadele…
Frenklerin korkulu rüyası Barbaros, düşmanlar tarafından pusuya düşürülerek zindana atılan abisi Oruç Reis’i kurtarmak için ölümü bile göze aldığında, nefes kesen bir maceranın da ortasında bulur kendini…
Büyük bir donanma toplayarak Barbaros’u denizin dibine gömmek isteyen Andrea Doria, bu amacına ulaşabilecek mi? Haçlılarla Barbaros arasındaki amansız savaşın galibi kim olacak?
Denize tutkun genç ve cesur bir adamın serüvenlerle dolu hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/767c1c04-e6a6-4ca3-9a14-facebf4a16d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Muhteşem Türkler - Bi Dünya Türk Tarihi</image:title>
            <image:caption>Muhteşem Türklerin gizemli tarihine doğru yola çıkmaya ne dersin? Elindeki kitapta Türk tarihinin en önemli olaylarını, en önemli isimlerini, en önemli sanatçılarını, en önemli sanat eserlerini bulacaksın. Kimi zaman gurur dolu anlar yaşayacaksın, kimi zaman coşkuyla seferden sefere koşacaksın, kimi zaman da tarihin arka odasına doğru süzülüp muhteşem bilgilerle karşılaşacaksın. Haydi, eğlenceli karikatürler eşliğinde muhteşem Türk tarihi yolculuğumuz başlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f09e9dd0-0e0c-4f42-923a-51f046203e7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mona Lisa Senfonisi</image:title>
            <image:caption>“Huzur ancak gökyüzünde vardır. Biz ise yeryüzündeyiz.” 
 
İstanbul Yerebatan Sarnıcı&apos;ndan Edirne Selimiye Camii’ne kadar uzanan aksiyon dolu koşuşturmacanın kazananı iyiler mi olacak yoksa kötüler mi?


Yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmış Yerebatan Sarnıcı’nda bulunan Mona Lisa kostümlü gizemli bir ceset, Şifre Bilimci Milas Ulukan’la Şifreli Dosyalar ekibini harekete geçirir. 16. yüzyıl İtalya’sında aynalı yazı tekniğiyle kaleme alınmış ve Güçsüz Karınca lakaplı birine hitaben yazılmış sırlı mektupların sahibi, Dedektif Milas’ın bu macerasında en büyük yardımcısı olacaktır. Bu kişi, en önemli Rönesans sanatçılarından ve bilim insanlarından biri olan Leonardo da Vinci’nin ta kendisidir!

“Bazı icatların gizliliği, keşfinden daha önemlidir!”

Tarihin gizemli gerçekleriyle şifreli ipuçlarını bir araya getiren sürpriz sonlu bir Dedektif Milas polisiyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d6302ed-6b1c-4046-9cd8-0601b3b4edd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Diyar Geçidi</image:title>
            <image:caption>Celeste şimdiye kadarki en kötü yazını geçirir. Çünkü ebeveynleri bir yolculuğa çıkarken can sıkıcı küçük kız kardeşi Esme’yi Celeste’e emanet eder. Yılın en sıcak gününde, büyükannesinin sıkıcı evinin verandasında dondurma yerken tüm yazını değiştirecek beklenmedik bir olay gerçekleşir: Kuzenleri Ferdinand gökyüzünden yere düşer.
 
Celeste, çılgın kuzeninin uçan otobüsüne binip Yedi Diyar Geçidi’ne yolculuk etmekten başka bir şansı olmadığını fark ettiğinde sonsuz ihtimallerle dolu bir macera başlar. Yedi Diyar Geçidi, Dünya’dan erişilemeyen boyutlara açılan geçitlerin olduğu; devler, büyücüler, periler, denizkızları gibi fantastik yaratıklarla dolu bir evren. Ancak Celeste, bir geçidin arkasında karanlık işlerin döndüğünü öğrendiğinde evrenin ve kuzeninin tehlikede olduğunu anlar. Kuzenini, evlerini ve hatta tüm diğer boyutları kurtarmak için Celeste’in cesaretini toplayıp kendini keşfetmesi gerek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e153a39f-5250-4c72-83c5-ffe2aee43b88.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardıç Kuşunun Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Hiç ötmeyen gizemli bir kuş…
Solmaması gereken rengârenk sardunyalar…
Bir türlü yeşermeyen sır dolu tohumlar…
Birbirine düşman aşağı ve yukarı mahalleliler…
Düşmanlığın ortasında kalbi sevgi dolu bir gazozcu amca…
Ve kasabaya yeni taşınan Can, tüm sırları çözmek için bisikletine atladı bile!
Bu gizemli yolculuğa eşlik etmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d431b985-e878-4937-84ac-07e5cb6fb4f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayta</image:title>
            <image:caption>Babamın ceketinin altında uyuyor gibi görünüyordum. Ama her şeyin farkındaydım. Bizi görenler önümüzdeki sakız kutusuna avuçlarında tuttuklarını bırakıyordu. Arada çilek kokusu alıyordum. Yüzüme vuran güneş nedeniyle burnumun kenarındaki lekeler çoğalmıştı. Yanımızda geçen biri &quot;Hayta...&quot; demişti. Onun için ben bir haytaydım. Bana göreyse bu düşüncesi büyük bir HATAYDI...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111013</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4c985f0-abbc-4d75-8394-d0a509d03542.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıcı Bıcı Banyoya - Günlük Rutinlerim</image:title>
            <image:caption>&quot;En sevdiğim banyo oyuncaklarıyla yıkanmak çok keyifli. Cup cup oynuyorum, mis gibi kokuyorum!&quot;

Rutinler serimizin bu kitabında çocukların banyoya ilişkin süreçleri tanımasını kolaylaştırıyor, keyifli bir banyo alışkanlıkları kazanmalarına yardımcı oluyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff64c2f5-15ff-4579-a2ce-8b4395efc52b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Kurabiyeleri</image:title>
            <image:caption>Samir kurabiyeden zaman dilimleriyle hareket ediyordu. Fırından gelen kokulara göre uyanıyor, bu kokulara göre okula gidiyor ve okuldan dönüyordu. Bir süre sonra kurabiye kokuları değişmeye, Samir’in hayatı da farklılaşmaya başladı. Çözemediği bir şeyler oluyordu. Dedesinin yaptığı kurabiyelerin görüntüsü ve tadı nasıl bu kadar değişebilirdi ki?
Samir dedesinin hastalığıyla yüzleşirken sevginin iyileştirici gücüyle ve kalbin hafızasıyla tanışacak! Diğer yandan arkadaşı Menesse ile kurabiye tarifinin peşine düşecek. Sıcacık duyguların kurabiye kokusuna karıştığı bir hikâye okumaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eba6937c-6f7d-4d09-bb78-63e0e507cb9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Florence Nightingale - Haydi Kurtaralım Dünyayı 2</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir yaşam ona göre değildi. Hemşireliğin iyi bir meslek olarak anılmadığı günlerde ailesine karşı çıkarak tutkusunun peşinden gitti. Yardımseverliği, merhameti ve azmiyle takdir topladı. Savaş yıllarında ülke değiştirerek askerlere baktı. Hastanelerin temizlik koşullarını iyileştirdi ve bir çığır açarak modern hemşireliği kurdu. İngiliz Liyakat Nişanı’nı alan ilk kadın olarak tarihe geçti.
Çalışmaktan ve araştırmaktan asla vazgeçmeyen, hayatını yardım etmeye adayan, onlarca kadına güç veren bir hemşire, Florence Nightingale.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0fdde9d-22e2-4829-9a09-5dfa1246ed81.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Kurtaran Makine</image:title>
            <image:caption>Ahmet küçük laboratuvarına girdi. Uzun zamandır aklını kurcalayan bir konuyu düşünüyordu: zaman makinesi! Evet, bir çoğumuz geleceğe yolculuk yapabileceğimiz bir zaman makinesine sahip olmak isteriz. Böylelikle yüz sene sonra hayatta neler olacağını görmeyi hayal ederiz.
Sonunda Ahmet geleceğe yolculuk yaptı… Ancak gördükleri karşısında şaşkına döndü. Doğa ve çevre kirlilik içerisindeydi. Zaman kaybetmeden dünyayı eski hâline döndürmeli, bir şeyler yapmalıydı, dünyayı kurtarmanın yolu ne olabilirdi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d00fa2f8-9efb-46d3-acce-69ca1fe94346.jpg</image:loc>
            <image:title>NerVera</image:title>
            <image:caption>NerVera, farklı zaman dilimlerindeki insan ilişkilerini inceleyen bir sosyal tarih romanı. Sahip olduğumuz onca şeye karşın neden eskiye özlem duyduğumuzu yanıtlayan olaylar zinciri daha çok 60’lı yıllarda geçiyor. Gözlemlere dayalı diyalogları şekillendiren psikolojik çözümler, iletişimin insan yaşamına etkisini vurgularken okuru kendisi ile yüzleştirecek. 
 
Aşk, her çağda başrolde. Romantizmi öne çıkaran olayları ve duyguların kararlarımız üzerindeki rolünü Nerim anlatıyor, Vera kaleme alıyor. Değişen toplumsal değerler iki cumhuriyet kadınının gözünden bize içtenlikle yansımış. 
 
Uzun süre akılda kalacak bu kitap, kadın haklarını sessiz ama kuvvetli bir dille korurken gençlere pek çok konuda yol gösterecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3cefbc1-6f82-4bc2-8e0b-8aa07d4858b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Geçit 1</image:title>
            <image:caption>Ölüm oyununa dönüşen Devasa Çok Oyunculu Çevrimiçi Rol Yapma Oyunu “YENİ GEÇİT”, en güçlü oyuncusu Shin&apos;nin üstün çabası sayesinde sona ermek üzereydi. Bölüm sonu canavarını yendikten hemen sonra en derinlerdeki geçit kapısı aniden ARALANDI ve gizemli bir ışıkla karşılaşan Shin, bilincini kaybetti. 
Gözlerini yeniden açtığında ise onu gerçek bir “YENİ GEÇİT” dünyası karşılayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b5da048-c51e-4bfa-9881-b92ad7a23170.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmeyen Kadınlar</image:title>
            <image:caption>“Bu kadar görünmez olamam, değil mi?” 
 
Kadınların kafeslerin ardında sokağı izledikleri, varlıklarını duyurmadan yaşadıkları zamanların üstünden çok uzun yıllar geçti. Şimdi kadınlar sokakta, işyerinde, her yerde… Ama yine de onları görünmez kılan bir şeyler var: “Ben buradayım” demeyen bir baba; bağrı buz kesen bir anne; sevgileri hep başka zamanlara bırakan sevgililer; “bize göre yaşamalısın” diyen el âlem; kadınlara hep güzel, bakımlı, mükemmel olmayı öğütleyen toplum… Başkalarını memnun etmeye adadıkları ruhlarını ve bedenlerini mutsuzlukla oradan oraya sürükleyen, “Gör beni” diye feryat etmekten, kendilerine, içlerine bakmayı, kendilerini görmeyi unutmuş kadınlar… 
Gülseren Budayıcıoğlu, birbirinden sarsıcı hikâyelerle, görünmeyen kadınları anlatıyor; kadınları acılarıyla, zayıflıklarıyla ve en önemlisi de her şeyin üstesinden gelen güçleriyle görünür kılmak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cdfcf10-e117-4a1d-87a4-a42c71a2380d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözünü Aç, Dani Brown (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Danika Brown ne istediğini biliyor: 
Profesyonel başarı 
Akademik şöhret 
Kariyerinin omuzlarına yüklediği gerilimi azaltmak için de ara sıra gönlüne bir eğlence. 
 
Ama aşk? Onu denedi, yaşadı, o gemiyi artık yaktı ve kapılarını kapadı. Bu yüzden de genç kadının evrenden tek isteği sorun çıkarmayacak, kusursuz bir yatak arkadaşı. 
 
İşyerindeki bir yangın tatbikatında beklenmedik durumlar ortaya çıkınca iriyarı güvenlik görevlisi Zafir Ansari, Dani’yi asansörden kurtarıyor. Bu karmaşanın ortasında Zaf’in Dani’yi kahramanca kurtardığı âna ait bir video ise internette viral oluyor. İnternet, ikisi arasındaki bu var olmayan aşkla yıkılırken Zaf, Dani’den oyunu sürdürmesi isteğinde bulunuyor. Çünkü çocuklar için kurduğu takımın internette tanınmaya gerçekten ihtiyacı var. 
 
Dani’nin planı basit: İnsanların içindeyken ilişkin varmış gibi davran, kimse yokken Zaf’i baştan çıkar. Sorun şu ki Zaf gizliden gizliye aşk romanları okuyan umutsuz bir romantik ve Dani’nin buz gibi gerçekçiliğini kırmaya kararlı. Ama eski sporcunun geçmişinde bazı meseleleri var ve kalbinin etrafındaki duvarlar da şey… baldırları kadar sağlam. Dani’nin hayalindeki basit kaçamak şimdi bitirme tezinden de karmaşık bir hal alıyor. Acaba dileği ters mi tepti? Yoksa evren artık gözünü açıp işareti görmesini mi istiyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec3cf8b2-c986-406f-9ef5-dc6d925836fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Giysilerim Çok Cici - Günlük Rutinlerim</image:title>
            <image:caption>Rengârenk tüm kıyafetlerim, havaya bakıp ne giyeceğime karar veririm!

Rutinler serimizin bu kitabında çocuklarımıza kıyafetlerini kendi başlarına nasıl giyebileceklerine ilişkin yönergeler sunarken, hangi kıyafetin hangi hava koşullarında giyilmesinin uygun olduğuna dair bilgiler veriyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b01e0f-2a16-4318-9e06-ffe077dd9698.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük Rutinlerim Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>“Günlük Rutinlerim” seti; erken yaşta banyo yapma, giyinme, beslenme, diş fırçalama, ve uyku gibi
rutinleri kazanmalarında çocuklarımıza destek sağlıyor. Güçlü görselleri ve eğlenceli anlatımı
sayesinde minikler öğrenirken çok da eğleniyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77dcd874-03ae-4f9e-a8c4-3d5ec5873b37.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Yemek Yemeye - Günlük Rutinlerim</image:title>
            <image:caption>&quot;Portakal, elma, yumurta, brokoli; hepsi birbirinden lezzetli. Tabaklarımızı bitiriyoruz, sağlıklı yiyeceklerle büyüyoruz!&quot;

Rutinler setimizin bu kitabında çocuklarımızın kendi başlarına yemek yemelerini öğütlerken, sağlıklı besinlerin ve bu besinlerin tüketilmesinin önemini fark etmelerine yardımcı oluyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3465c809-1bcc-41d6-a3ee-7cd9b4e138cb.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Gibi Dişlerim - Günlük Rutinlerim</image:title>
            <image:caption>&quot;Dişlerimi fırçalarım iki kere: Sabah kahvaltıdan sonra, akşam yatmadan önce. Tertemiz dişlerim, neşeyle gülümserim!&quot;

Rutinler setimizin bu kitabında çocuklara ağız ve diş sağlığının önemini vurgularken, diş fırçalamayı onlar için keyifli bir hâle getiriyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9d16cc5-1ac0-45e8-9fff-0641af4fdd56.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Günlüğüm - Mira Stres Kulübesinden Ayrılıyor</image:title>
            <image:caption>Henüz kendi gücünün farkında değil misin? O hâlde bir de Mira’yla tanış!
İçinin giderek daraldığı, nefes almakta güçlük çektiğin oldu mu, hiç? Ya da ellerinin ter içinde kaldığı, kendini karanlıkta kaybolmuş gibi hissettiğin, karnında oradan oraya çırpınan kelebeklerle dolaştığın? Cevabın “EVET” ise bu kitap tam sana göre.
Hepimiz bazen kaygılanır, korkar, heyecanlanır, ümitsizliğe kapılırız. Böyle anlarda stres, bizi ağır bir battaniye gibi sarıp sarmalar. Hareketlerimizi kısıtlar, içimizi daraltır. Düşüncelerimiz çarpık çurpuk olur, her şey karanlık gelir gözümüze. Sanki hayatımızın tamamını böyle geçirmişizdir. Güzel ve parlak anılar aklımıza gelmez, yaşamın saf bir karanlıktan oluştuğu hissine kapılırız. Oysa bu zor duyguları anlamak ve onlarla yaşamak sandığından çok daha kolay!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111026</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b6b6db0-528c-4482-9e74-6e52b1baf59b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mışıl Mışıl Uykuya - Günlük Rutinlerim</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti gelince pijamalar giyilir, dişler fırçalanır. Uyku arkadaşımızla birlikte mışıl mışıl bir uykuya dalınır. İyi geceler!&quot;

 Rutinler setimizin bu kitabında özellikle uykuya hazırlanmakta, uyumakta zorluk çeken çocuklarımız için uyku öncesi aşamaları sıraladık. 

Uykunun ne kadar keyifli olduğunu gören çocuklar, mışıl mışıl uyuyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3882af28-c601-49db-8e79-0c2285313fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Dedektifi Derya</image:title>
            <image:caption>Her çocuk gibi Derya&apos;nın da aklında hayata dair onlarca soru vardı. 
Umut etmek, özgür olmak, ve doğru tercihler yapabilmek ne demekti? 
Kahramanımız bu zor sorulara yanıt bulmak için çokça kitap okudu, çevresini gözlemledi ve daha da önemlisi merakını hiç yitirmedi. 
Derya yeni keşiflere çıkmanın heyecanıyla dopdolu. Onunla birlikte bir öğrenme yolculuğuna çıkmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/746ecc99-a3ca-4a77-b1fd-7fdaaba22fd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Ne Güzel Yaratmış - Ara Bul Set (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Merhaba dünyayı ve canlıları yeni yeni öğrenen minik okur. Hayranlıkla baktığın bu şirin hayvanlar ne kadar da güzel değil mi! Onları, tıpkı senin gibi, bu kadar güzel yaratan Allah. Haydi açalım kitabımızı ve senin için hazırladığımız sürprizleri beraber görelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/919be58c-85e4-4813-bfd4-1176b72ee1a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlikteki Hayvanlar - Ara Bul / Allah Ne Güzel Yaratmış</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocuk yetiştirir iken anne-babaların eğitimci ya da diğer yetişkinlerin modern çağımızda Türkiye’de en sık karşılaştıkları konu başlıkları üzerine bilimsel bir zemin etrafında ancak basit sade anlaşılabilir bir dil şeklinde uygulamalı ve yol gösterici öğeler içerir. 

Kitaptaki bilgiler ile yetişkinlerin çocuklarla ilgili birçok temel ve yaşamsal sorunlara karşı temel basit ve kalıcı beceriler geliştirmesi amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df644b4e-45c1-46e6-95e7-545e10c5e6ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Havadaki Hayvanlar - Ara Bul / Allah Ne Güzel Yaratmış</image:title>
            <image:caption>Merhaba dünyayı ve canlıları yeni yeni öğrenen minik okur.
Hayranlıkla baktığın bu şirin hayvanlar ne kadar da güzel değil mi!
Onları, tıpkı senin gibi, bu kadar güzel yaratan Allah.
Haydi açalım kitabımızı ve senin için hazırladığımız sürprizleri beraber görelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4651ad3d-b85d-43ad-a50a-5d754a5a125f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sudaki Hayvanlar - Ara Bul / Allah Ne Güzel Yaratmış</image:title>
            <image:caption>Merhaba dünyayı ve canlıları yeni yeni öğrenen minik okur. 

Hayranlıkla baktığın bu şirin hayvanlar ne kadar da güzel değil mi! 

Onları, tıpkı senin gibi, bu kadar güzel yaratan Allah. 

Haydi açalım kitabımızı ve senin için hazırladığımız sürprizleri beraber görelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49bed149-54dc-4dff-ad0d-87753464aeca.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktorazarus</image:title>
            <image:caption>Karnın mı ağrıyor? 

Yoksa burnun ŞIP ŞIP akıyor ve biraz öksürüyor musun? 

Ya da kafanda GÜM GÜM davullar mı çalıyor? 

Geldi Doktorazarus’u çağırma vakti, eskisinden daha iyi edecek seni!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a452d650-18ba-4663-8ae7-81a0b91caabd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürüyelim Seninle İstanbul’da</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç nice yazarların, şairlerin ilham kaynağı olan İstanbul tutkusu üzerinde duruyor, pek çok aşina semtin sokaklarında yürüyor şair duyarlığıyla...
yağmurun inceden yağdığı yerde
açan gül acıyı damıtır solar
ağustos böceği düşünce derde
içine kuşların sevdası dolar
ölü bir mahzene gömüldü kibir
artık sevsen de bir, sevmesen de bir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acc5ae82-5458-435f-b61e-63330968b008.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüleyici Adam</image:title>
            <image:caption>Vampirler, yalnızca beyaz perdede ve kitaplarda olur; Manchester&apos;da işleri ne? 
Ama tekinsiz sokaklarda adımlar sıklaşıyor, dişler bileniyor, kanıi arzulayan çığlıklar duyuluyor. 
Bununla birlikte, vampir söyleminden ne Kurucular memnun ne Irk ne de Manchester halkı. Cehenneme beş kala yine iş başa düşüyor ve Tuhaflıklar Gazetesi&apos;nden editör Banecroft ve yardımcısı Hannah, uğraşacak başka işleri yokmuş gibi yeni bir maceranın izini sürüyor. 
 
Büyüleyici Adam, eleştirmenlerce beğenilen Tuhaflıklar Gazetesi serisinin ikinci kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e8cb38f-39d6-4f88-af92-741c18f5b7a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaflıklar Gazetesi</image:title>
            <image:caption>Karanlık güçler, dünyada ve özellikle de Manchester’da iş başında fakat neyse ki Tuhaflıklar Gazetesi enselerinde. Ağzı bozuk, huysuz, sarhoş editör Banecroft ve onunla başa çıkmaya çalışan yardımcısı Hannah Willis’la, uyumsuz ama bir o kadar da adanmış çalışanları ve abartılı haberleriyle oldukça tuhaf bir gazete. 
Hannah’nın işte ilk haftasında yaşanan trajedi, yeni gerçeklerin keşfedilmesine kapı aralar: 
Görmezden gelinen, saçmalık olarak anılan haberler ya korkunç birer hakikatse? 
 
Tuhaflıklar Gazetesi, Caimh McDonnell’a özgü karanlık bir zekâyla örülmüş üçlemenin ilk kitabı. 
 
“Müthiş karanlık, son derece komik.” 
Çok satan This is Going to Hurt kitabının yazarı ADAM KAY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5bfb736-ce0d-4f21-83ed-0e444aea0a93.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet ve Hayal</image:title>
            <image:caption>Benim gözümdeki ideal devlet insana benzer. Mesela insan kendi kararlarını nasıl kendi alıyorsa devlet de halkın seçtiği kadro ile karar alır. Zaten günümüzde birçok devlet bunu uygulamaktadır. Devletin oluşumuyla otomatik olarak halkın bir nizam içerisinde yaşamlarına devam ettiğini söyleyebiliriz. Bunu da şuna bağlayabiliriz: İnsan kendi üstündeki bir güçten haberdar olduğu sürece hayatına çekidüzen verir. 
  Devlet oluştuğunda toplum içindeki birçok sıkıntıyı bitirmesi gerekmektedir. Bu sıkıntıları bitirdikten sonra (zararda olan bir dükkânı zararından kurtardıktan sonra) işleri doğru yapıp toplumun dağılmasını engellemek gerekir. Bunlar da insanı tek bir şeye götürür: İyi yaşama. Eğer devlet, insanı buraya götürmüyorsa devletin temeli bozulmuş demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c8488a0-d5db-4e60-abd8-290f4f958345.jpg</image:loc>
            <image:title>Naciye</image:title>
            <image:caption>O, engelli bir birey. Ablacığım... Hiç planlamamış ya da düşünmemiştim yollarımızın bir gün kesişeceğini. Allah’tan bana gelen en büyük hediye oldu. Bir rüzgâr esti, kondu evimize. İstenilmeden verilen kıymetli bir hediyeydi o. Hoş geldin dünyamıza. Bu harika yolculukta yalnız değildim. İki küçük kahraman çocuk ve merhametli bir eş... Ve tam on sekiz yılda bana farkındalığı fark ettiren, cennetim dediğim Naciye’m. Bu hayat yolculuğunda yol arkadaşım olduğun için sana çok teşekkür ediyorum. Seni çok seviyorum, konuşamayan ve duyamayan Naciye’m. 
  Hayat hep sürprizlerle gelir bize. İyi, kötü ya da zor. Bilemeyiz ki neler getirir. Bazen de hayatın anlamını fark ettiren biri olur. Elimizden tutar. Zor dediğimiz şeyi, zahmetten rahmete döndürdüğünde işte o kişi bana “Buradayım,” dedirtecektir. Elimi tutan Naciye’m, ben sana değil; sen bana baktın ve görmemi sağladın. İyi ki benim ablamsın. Ben sana anne oldum, sen de hiç büyümeyen evladım. İyi ki doğmuş, benim hiç büyümeyen bebeğim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fda84f1f-e8db-4af8-9828-f4d0e9249d64.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Suat Meselesi</image:title>
            <image:caption>Sen ağabey hiç konuşmuyorsun dedi Suat. 
Ya dedim Suat dur Allah aşkına anlatacak neyimiz var. 
Suat’a kalsa bi’ söz, bi’ ses yetecek sessizliğimi anlamaya. 
Lakin bilmiyorsun, ben göçmen piçiyim Suat. 
İki dil konuşmuş atalarım, dini imanı karışmış Ege Denizi’nin sularına. 
İnadım ben hem ölsem konuşmam, açılırsa ağzım kapanmaz. 
 
Ağabey dedi sen hiç gülmüyorsun. 
Ya bi’ dur Suat, ne kalmış gülecek şu KDV’li hayatımda. 
Motorine zam, fuel-oile zam, ekmeğe zam, şekere zam… 
Memleket siyah beyaz Ecevit reklamına dönmüş sen gülmek diyorsun. 
Suat dedim sen çok soru soruyorsun. 
Biraz bi’ sessizlik oldu tabii. 
 
Az sonra canı sıkıldı Suat’ın. 
Biraz sallandı, kendince darlandı. 
Saatine de baktı ve dedi ki: -Ağabey ben aslında yokum. Sen çok kafana takıyorsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0452843-0605-43c9-abd0-afe811647ef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ben Var Gibi İçinde</image:title>
            <image:caption>Uzaklaştığım ne varsa Mercan’ın sesiyle, gözleriyle ve amansız yalnız bakışlarıyla içime dolduğu için mi tüm bunlar? Hep o lanet olası tansiyon problemi… O gece orada düşmeseydi belki tüm bunlar olmayacaktı. Sıradan, sıkıcı hayatımın tekrarı sürecekti. Silkelenmemeyi, örselenmemeyi, hayal kurmamayı ve özlememeyi öğrendiğim bunca yıldan sonra nasıl yeni bir alfabeyle okumayı öğrenir gibi oldum? Sanki etrafımdaki kabuğu gelip çatlattı. Sonra elleriyle yavaş yavaş soydu. 
 
  Bir Ben Var Gibi İçinde, 21. yüzyıl Türkiye’sinde yaşam giderek zorlaşırken, çeşitli biçimlerde hayatta, ayakta ve kendinde kalmak için mücadele eden insanları konu ediniyor. Bazen tekdüzeliğin ve umutsuzluğun girdabında savrulan, bazen içine dönüp mücadelesine destek olabilecek hayallerine ve yoksunluğu duyulan düşsel evrenlere sığınıp direnecek anılar, dostluklar ve umutlar arayan sıradan, büyük kent insanlarını… Tanıdık hikâyeleri, özgün bir dille aktaran, sekiz öyküden oluşan kitap, okuyucuyu, bireysel kahramanların günlük yaşamlarında ve iç dünyalarında yolculuğa çıkarırken, kişisel koşullarımızın tanıdık gerçekliğinden hareketle bireysel yaşamlarımıza içkin toplumsal konulara dair de düşünme imkânı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc38baca-4ebc-44f6-97bb-ca4707463b19.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah ve Beyaz</image:title>
            <image:caption>Hayat denilen bu ırmak 
Kimini yıkmak kimini sulamak 
Oysa tek yaptığı akmak 
Ehlin işidir yaşamak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab3dccd-44e7-4764-a697-932731dc90ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanus Baladı</image:title>
            <image:caption>Bir tübekte izledim zalimlerin dünyasını. Hayatın eş anlamlısı dedikleri bedenlerin mücevherlerine, o gün başladı hayranlığım. 
Duvarları olmayan evlerde geçirdiğim öğleden sonralarını toplayıp saklardım sayfaların arasında. Toprağın beline tutunup, yokuşları inen akarsular gibi süzüldüm bir kadının teninde. Kendi ördüğü ağında sallanan bir örümcek gibi sallandım aşağıya sarkıtılan ipte. Kulağa hoş gelen bir kuşku balosunda, elinden tuttum çirkinliğin. 
Benim için bir ıslık çalabilir misin? Hatırlanması imkânsız sanılan, buz tutan pencerelerin ardında kalan gençlik, yokluğumun yerine bir çiçek koyabilir misin? İşte oldu. Gözyaşıyla sürülmüş zehirli topraklar şapkasını çıkarıp attı. Bir erkek ya da kadın, uykusuna daldı huzur zannettiği evliliğin. Oysa yaşamın kendisidir yalnızlık diye karalanan serbestlik. Sen söyle tutsaklığın sultanı, hangi derinliğe kurdun sofranı? Süpür yüreğinden keçesi eskimiş saltanatını. Çırılçıplak uzan yine bir ressamın tablosuna. Şiirden sürülen soylular gibi dokun sen de sanatıma. 
Çocuk olmaktan utanan bir bilinçle, aşağı ya da yukarı çekilen su kovaları var, düşlerimde açığa çıkan. Ve bir de bacağı kesilen o yakışıklı şair üflüyor dumanı, ağaç yapraklarına. Gelmedi hiç. Ne tufandan sonra ne de yaz budalası gibi dehşete düşüren bir şiir. 
Kat kat giyilen elbiseler gibi, neyi içimde saklayacağım, başkalarına göstermediğim ama herkesin bildiği rengi? Hangisinin sahibi olmak istersin diye sordular. Koşmaya başlamadan önce, atılan yavaş adımların mı, yoksa bir yarış atı gibi dörtnala giden zamanın mı? 
Gece güvercini uçunca, bana geçti bu yıpranmış hastalık. Dilimde bir sıyrıkla, benim dedim bu çığlık. Müzik aletleri bize yalan söyleyebilseydi ya da öten kuşların cıvıltıları çıkarabilseydi saplandığı etten kılıcı, onlar da katılırdı bu kötülük kervanına. Bu fikirle geldim buraya, bir bilgenin sakalının arkasına saklanınca yaptım hayalî dansımı. Hesap günü geldi. Açıldı kuşkucuların çantası ve içinden taş ocaklarının kara elmasları çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac0e3045-b82c-48be-93b6-211f8ba3b236.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans ve Haçlılar</image:title>
            <image:caption>Jonathan Harris, İstanbul ve Anadolu tarihinin belki de en çalkantılı dönemini anlatıyor. Yaşlanmakta olan Bizans İmparatorluğu hem Batıdan hem de Doğudan gelen, aynı zamanda dost ve düşman olabilen akınlarla mücadele ederek “Kutsal Konstantinapolis”ini korumaya çalışıyor.  Tüm bunlarla mücadelesinde kendine özgü diplomasi tarzı ve stratejileriyle ortaçağın değişen dünyasında ayakta kalmaya çalışıyor. Harris, “Haçlı Seferleri Bizans için dost muydu yoksa düşman mı?” sorusunu kitap boyunca çok boyutlu inceliyor. Harris’in uzmanlığı, anlatımını olağanüstü sade ve sürükleyici kılıyor. 
 
“Jonathan Harris bu kitapta yeni anlayışlar sunmaya devam ediyor. Haçlı seferlerini ya da Bizans ile Batı arasındaki ilişkileri inceleyen hiç kimse bu önemli çalışmayı görmezden gelemez.” 
–Alfred J. Andrea, emeritus profesör</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a560587-e784-4a56-81c1-3691f87d3b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırlıyorum</image:title>
            <image:caption>Bu “hatırlıyorum”lar tam olarak anı, özellikle de kişisel anı değiller; bunlar günlük hayattan küçük parçalar, filanca yılda aynı yaştaki tüm insanların gördüğü, yaşadığı, paylaştığı ve sonra kaybolan, unutulan şeyler; ezberlemeye değmeyen, tarihe geçmeyi, devlet adamlarının, dağcıların, kutsal canavarların anılarında yer almayı hak etmeyen şeyler.
Ama kimi zaman, birkaç yıl sonra, bozulmamış ve ufacık halleriyle, tesadüfen ya da bir akşam arkadaş arasında onları aradığımız için geri dönerler; okulda öğrendiğimiz bir şey olabilirler, bir şampiyon, bir şarkıcı ya da çığır açan bir yıldız adayı, herkesin ağzında dolanan bir melodi, bir soygun ya da günlük gazetelerin manşetine çıkan bir felaket, çok satan bir kitap, bir skandal, bir slogan, bir alışkanlık, bir ifade, bir giysi ya da onu giyme biçimi, bir el hareketi ya da daha değersiz, önemsiz, tamamen banal, mucizevi bir şekilde önemsizliğinden koparılmış, bir an geri kazanılmış, birkaç saniye için hissedilemeyen küçük bir nostalji uyandırmış şeyler.
Georges Perec</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dd6a63e-8b49-4a30-9838-c25c435690e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabuslarımı Seviyorum</image:title>
            <image:caption>Gece Korkuları Üzerine Bir Anti-Hikaye!
 
 
Kabuslar sanıldığının aksine ya kurtulmak istenen şeyler değilse?
 
Kimileri için üzerine konuşmanın bile can sıkıcı olduğu gece korkuları, hikayemizin kahramanı küçük kızın sarıp sarmalamak istediği dostları!
 
Küçük bir kızın kabusları vardır. Canavarlar başta olmak üzere; kaybolmak ve yalnız kalmak ise bunlardan sadece birkaçıdır. Kızının kabuslarla baş etmesi için annesinin bir fikri vardır. Bundan böyle mutlu rüyalar görebilmesi için her gece,  kızına sevimli karakterlerden oluşan neşeli hikayeler okuyacaktır. Sanıldığının aksine küçük kız bu şeker pembesi renginde, sevimli mi sevimli peri masallarından pek hoşlanmaz. Aksine onun korkutucu ama bir o kadar da heyecan verici korkunç rüyalarının yerine geçecekler diye rahatsız olur. Böylelikle onlara sımsıkı sarılarak hem varlıklarını korur hem de onlarla dost olmanın yaratıcı bir yolunu bulur.
 
Korkularla baş etmek konusunda bugüne kadar bildiğimiz bütün yolları ters yüz eden bu hikaye; onlardan kaçmak yerine, onları kucaklayarak yakınlaşılabilir hale getirmek üzerine, hem çocuklara hem de yetişkinlere yaratıcı bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a6a78e-1929-4700-9fe8-3330647d8aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Pamuk Nine Gülten Anne</image:title>
            <image:caption>Herkes annesini çok sever ama Tatloş bir başkadır. Gençlerin de dediği gibi o bir markadır. Bir derviş, anne, anneanne, babaanne, teyze, abla, arkadaş, komşu, akıl danışılan, dürüst, sözüne güvenilir, şahsına münhasır… 
İnsan belleği şaşırtıcıdır. Bazen en derindekileri ortaya çıkarır bazen de en yakındakileri unutur. İşte tam da bu yüzden annesinin sözünü dinleyen Bengül İzgören, kalemi eline aldı ve “hatırda değil satırda kalsın” diyerek yazmaya başladı. Annesini, onun hayatına dokunduğu kişileri, Demirci’yi ve daha nicelerini okuyacağınız, satır aralarında geçmişin o tatlı hallerine şahitlik edeceğiniz Pamuk Nine Gülten Anne mahalleden biri gibi samimi, “komşu anne” sıcaklığında sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae9c2eed-8bfa-4b08-b2f2-88f57ea7c93e.jpg</image:loc>
            <image:title>Covitopia</image:title>
            <image:caption>Aydınlıktan Önce (A.Ö.) 3 yılında, Dünya’yı kasıp kavuran salgın, tam da bitti zannedilirken ve rehavet had safhadayken, Etiyopya ve Hindistan’da aynı anda ortaya çıkan yeni bir mutasyon, tüm hesapları altüst eder: Afrasya Mutasyonu! Öncekilere hiç benzemeyen Afrasya Mutasyonu, neredeyse Dünya Nüfusu’nun dörtte üçünü yok eder; insan nesli tükenme tehdidiyle hiç olmadığı kadar yüz yüzedir artık! 
Tüm dünyada tam bir kaos ve çaresizlik hâkimdir ve insanların önünde tek seçenek kalmıştır: Ölümün kendilerini yoklayacağı zamanı beklemek! 
               Yalnız en güçlü silaha inanan az da olsa bilim insanı vardır hâlâ: Umut! 
              Bu genç insanlar, gizli de olsa, kendilerini feda etmek uğruna çalışmalarına devam ederler. 
Bütün umut yine gençlikte mi olacak?   
              Çıkış yolu bulunabilecek mi? 
Akıl, virüs karşısında biçare mi kalacak? 
Peki, sadece akıl yeterli mi galip gelmeye? 
Bu kaotik dönemde ülkelerin yaklaşımı nasıl olacak? 
Bencillik yine her şeyi alt üst mü edecek? 
Nuh’un Gemisi Miti, binyıllar sonra tekrar mı kurtarıcı olacak? 
Çözüm yine insanda mı gizli? 
İnsan, varlığı ile başlı başına bir mucize mi? Hele ki din, dil, ırk, renk, görüş ayrılıklarının, zorunlu da olsa, ortadan kalkması hâlinde mucize kendiliğinden gelebilir mi? 
Kaos, hâkimiyetini ilânihaye sürdürebilecek mi? 
Yoksa her şeyin sil baştan olduğu Yeni Bir Dünya mı kurulacak? 
              Distopya mı? 
              Ütopya mı? 
              Yoksa, COVİTOPİA mı?!! 
          Ütopik, Distopik ve Bilim Kurgusal öğeler de içeren, Türkiye, Avustralya, İsviçre ekseninde yoğunlaşan ve fakat tüm Dünya’yı kapsayan bu fantastik roman, genç okuyucular ve türün meraklıları başta olmak üzere tüm kitap kurtlarını «Covitopik» bir dünyaya ve yepyeni ufuklara davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aabf380-66e5-46d8-b48b-001ebbf0d8e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Filin Yeteneği Nerede?</image:title>
            <image:caption>Filin yeteneği burnundan düşerse...

Berna Dörtpınar&apos;ın yazıp resimlediği Filin Yeteneği Nerede?, minikleri yeteneklerini keşfetmek için yüreklendiren, sevimli bir azim öyküsü.

Okurları, hayattaki amacını bulmak için yollara düşen kocaman bir filin peşi sıra renkli bir maceraya ortak eden sanatçı; farklılıkların zenginliğine vurgu yaparken, yardımlaşmanın önemine de temas ediyor. 

Ormanı &apos;&apos;sıcacık&apos;&apos; bir yuvaya dönüştüren hayvanların dünyasından rengârenk manzaralar sunan bu curcunası bol kitap, ahenkli dilini melodik bir anlatıyla bütünlüyor. 


Türlü çeşit becerikli hayvanla dolu neşeli bir ormanda,
Ayı, bahçeye çiçek ekmeye; maymun, davul çalmaya bayılıyor. 
Baykuş deseniz, bir kitap kurdu olarak bilgelere şapka çıkarıyor. 
Kaykayıyla ortalığın tozunu attıran kaplumbağanın ise havasından hiç geçilmiyor. 
Peki, ya hortum burnuyla bir oraya bir buraya koşturan heybetli fil hangi yeteneğiyle kendinden bahsettiriyor? Hımmm, acaba bülbül sesiyle mi, yoksa yüzme stiliyle mi daha çok dikkat çekiyor?

Neyi en iyi yapabildiğimizi veya yapamadığımızı anlayabilmek için biraz merak, biraz ilgi, bolca da sabır ve azim gerektiğini hatırlatan bu incelikli öykü, zorluklara karşı hiçbir zaman pes etmememiz gerektiğinin altını çiziyor.

Unutmayın, bir konuda yeteneğiniz olup olmadığını hemen anlayamazsınız. Deneye deneye yola koyulmalısınız.

O hâlde, file yardım eli uzatmak için daha ne bekliyorsunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5782a5f6-e603-43cc-9fe6-44516c98fcb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ağaç Benim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Memo, kitabını okumak için en mükemmel ortamı bulur: Kocaman, harika bir ağaç!  
 
Ağacına yerleşir yerleşmez, pek sıradan olmayan birkaç hayvan ona eşlik etmek ister.  Memo için bu kabul edilebilir bir teklif değildir. Her gelene, &quot;Hayır, bu ağaç benim!&quot; der. Ama çok geçmeden bir şeyleri kendine saklamanın hiç de eğlenceli olmadığını anlar. Üstelik arkadaşlarla dolu bir ağaçta kitap okumak çok daha keyiflidir.  
 
Bu Ağaç Benim, arkadaşlığa, paylaşmaya ve okumaya dair eğlenceli bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f96163af-884f-4336-b696-0553285e5ffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Tablonun İzinde / Cafer Black 1</image:title>
            <image:caption>Dimitriyev ailesinin en değerli tablolarından biri kayıp! Dimitri ve Tatyana çifti, bu önemli aile yadigârını bulması için olağanüstü-sorun çözücü Cafer Black’e başvuruyor. Van ve İskoç kırması, kılık değiştirme ustası, Batman tutkunu ve kahve düşkünü Cafer Black için bu iş ‘kedi’ oyuncağı! Usta bir yazılımcı, yılmaz bir çevreci olan ortağı Lüfer Lütfü’nün de ‘doğa dostu’ yardımlarıyla Cafer, Türkiye’den Kazakistan’a, Çin’den Rusya’ya uzanan matrak bir maceraya, soluksuz bir kovalamacaya atılıyor!
Yazar, akademisyen, editör Hande Z. Watt çocuklar için yazdığı ilk macera dizisinde okurları,
Cafer Black’le birlikte farklı ülkeleri ve kültürleri ziyaret edebilecekleri, eğlenceli serüvenlere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d9efc19-1b3e-4beb-9c2e-507aabbda5c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur ve Önyargı</image:title>
            <image:caption>Jane Austen’ın daha önce Aşk ve Gurur adıyla yayımladığımız Gurur ve Önyargı romanı edebiyat tarihinin ilk büyük kült eseri olarak kabul edilir. İlk kez 1813’te yayımlanan ve iki yüzyılı aşkın süredir en çok okunan romanlardan biri olarak kalmayı başaran Gurur ve Önyargı aynı zamanda yazıldığı dönemin en cesur yapıtlarından biridir. Bir aşk hikâyesi ekseninde 19. yüzyıl İngiltere’si kırsalında yaşayan taşralı orta sınıfla soyluların yaşamına odaklanan eserin bir diğer kayda değer özelliği ise tüm toplumsal ve ahlaki eleştirileri bir aşk hikâyesinin arkasına gizleyen başarılı kurgusudur.   

Elizabeth ile Darcy’nin sınıfsal farklılıklar, zıtlıklar ve çatışmalar arasında filizlenmeye çalışan aşklarının üzerine kurulan klasikleşmiş bu hikâye, yazarın dolaysız ve sade, gerçekçi ve ironik üslubuyla okura yüzyıllardır eşsiz bir okuma keyfi sunmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b072634c-6cfd-45a8-843b-aa29ad758063.jpg</image:loc>
            <image:title>Diriliş</image:title>
            <image:caption>Avcı ve tahnitçi Leon Gott, duvarlarında başlarını sergilediği vahşi hayvanlar gibi, evinde baş aşağı asılmış halde, ölü bulunur. Aynı zamanda ona teslim edilmiş değerli bir leoparın postu kayıptır. 
Maura Isles cesedi inceledikten sonra bu cinayeti, ülkenin çeşitli yerlerinde çözülememiş bazı davalarla ilişkilendirir. Ayrıca altı yıl önce Afrika’da kaybolan bir safari grubuyla Leon Gott cinayetinin arasında bir bağlantı olduğu ortaya çıkar. Jane Rizzoli bu zor davayı çözmek için safariden sağ kurtulan tek kişiye ulaşmak zorundadır. 
 
Diriliş, zekice kurgusu ve düşmeyen temposuyla yine harika bir Rizzoli &amp; Isles macerası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c7971bf-d71c-446b-847c-a3b21bdf1466.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden</image:title>
            <image:caption>Sevgi, tevazu, anlayış, şefkat... 
Neyse aradığımız bu dünyada, bulacağız içimizde. 
Yalnız değilim, yalnız değilsin. 
Bir’iz, beraberiz bu yolculukta. 
Dilerim okuyacakların kalbini ısıtsın, sana ve çevrene dokunsun, alan açsın ve ilham olsun yoluna. 
 
Zeyneb 
Yeniden bir yaşamı kutlama öyküsü… 
Ölümcül bir kazanın ardından her şeyi geride bırakarak Akyaka’da yeni bir hayata başlayan tanınmış yoga eğitmeni Zeyneb Uras, şifalanma yolculuğuna davet ediyor okuru; güçlenmek, gelişmek, bütüne hizmet etmek için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b24b004-1d18-4119-b6dc-94a641657cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Taşları: Bozkırdan Okyanusa Zamansız Bir Masal</image:title>
            <image:caption>Evrenin kendine has bir dili vardır. Bu dilin kesin hükümleriyle önce yokluk, ardından da varlık ortaklaşıp kavramlaşır. İnsanoğlu tarafından evrenin birleştirici dilinden esinle kültler, kültürler ve söylenceler de zaman zaman ortak motiflere dönüşür. 
Evrenin Taşları: Bozkırdan Okyanusa Zamansız Bir Masal, anavatanlarından uzaklaştırılan farklı coğrafyalardan ve farklı kültürlerden iki klanın, Danların ve Hunların, beklenmedik şekilde bir araya gelişini ve ortak yanlarını keşfetme serüvenlerini efsaneler ve mitolojik öğelerle dolu bir macerayla sunuyor. Oluşturdukları yeni kimlikleriyle, tarihin karanlık çağlarındaki egemen güçlere meydan okuyan bu klanların, sahip oldukları hazineyi korumak için verdiği büyük mücadele hayal dünyasının sınırlarına doğru heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor bizleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5ccdc12-25c0-47c2-962a-c1ef70ce8203.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Bitmeyen Masal</image:title>
            <image:caption>Sevgili Evangeline, Eninde sonunda onunla yine görüşeceksin, onu gördüğünde sakın ona aldanma. Tatlı gamzelerine, büyüleyici mavi gözlerine ya da sana Küçük Tilki dediğinde kalbinin hop etmesine kanma. Sana Küçük Tilki diye seslenmesi bir sevgi ifadesi değil, başka bir ayartma şekli. Jacks’in kalbi atıyor olabilir ama hissetmez. Ona tekrar güvenecek gibi olursan, daha önce yaptıklarını hatırla. New York Times’ın çok satan yazarı Stephanie Garber’dan Caraval serisinin sihirli evreninde geçen lanetli bir aşk masalı Kupa Prensi’nin ihanetine uğradığında Evangeline Fox, bir daha ona asla güvenmeyeceğine yemin etmişti. Hem artık kendi büyüsünü de keşfetmişti, Prens’in ondan çaldığı mutluluğu kendi bulabilirdi. Fakat ne yazık ki, işler hiçbir zaman sizin planladığınız gibi gitmez. Şimdi Evangeline, korkunç bir lanet yüzünden yine Kupa Prensi ile ortak olmak zorunda. Hatta bu sefer güvenebileceği tek kişi de o. Yeni düşmanlar, eski arkadaşlar ve hem akıllarla hem kalplerle oynayan sihirlerle dolu muhteşem bir macera. Her zaman kalbinin sesine güvenebilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b4b1971-f74c-49ce-9ce5-8e20830355dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig Peppa&apos;nın Kum Havuzu</image:title>
            <image:caption>Peppa ve arkadaşları kum havuzunda ıssız bir ada inşa ediyorlar. Gelmiş geçmiş en güzel yap-inan oyunu bu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b880295-60ef-44c0-9084-bd289f4a56eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pİg İyi Uykular Peppa</image:title>
            <image:caption>Peppa ve George çok mutlu çünkü Büyükannecik ile Büyükbabacık o gece onlara bakıcılık etmeye geliyor! Banyo yapacak, dişlerini fırçalayacak ve sıcacık yataklarına uzanacaklar. İyi ama Peppa ile George bir türlü uyuyamayınca ne olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54648f4b-01e1-4f2d-9af9-d5fc9a0430b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltı Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Bilim kurgu edebiyatının ödüllü yazarı Mehmet Sağbaş ile çocuk ve gençlik edebiyatının güçlü kalemi Şöhret Doğruyol Sağbaş’tan yeraltının tekinsiz ve gizemli dehlizlerinde geçen fantastik bir macera…
“…Gerçek bir yıldız görmemiş hatta varlığından dahi haberdar değillerdi. Yeri de göğü de birdi onların. Kaya her yerdi, her yerdeydi. Ne ay ne yıldız ne de gecenin ardından doğan güneş… Nemli, kaygan bir kayaydı bulutları; ışık böcekleriyse sarkıtlar arasında köşe kapmaca oynayan yaramaz yıldızları...”
 
Orkan, Kök, yabaniler, hohobadiler ve diğerleri… Tüm bu canlılar niçin yerin altında yaşıyordu? Böylesi bir hayat kendi tercihleri miydi? Yüzyıllar sonra bilimin ve insanlığın geleceği nokta belki de buydu. Eserleri ile distopya edebiyatının kıyısında gezinmekten hoşlanan iki yazar, güçlerini bu kez ortak bir paydada birleştirdi. Yeraltı Günlükleri, akıcı üslubu ve sürükleyici kurgusu ile okurunu gizemli bir maceranın içine çekerken çağdaş
edebiyatın büyülü dünyası ile de tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8b1f396-4d1d-4bd4-939a-c111b5ad1fea.jpg</image:loc>
            <image:title>CIA Tarihi, 1947-2022</image:title>
            <image:caption>KARANLIK VE SORUNLARLA DOLU BİR TARİHE YAPILAN DERİN BİR DALIŞ: CIA TARİHİ 
 
 
“Amerikan istihbarat servisinin aydınlatıcı ve aynı zamanda rahatsız edici tarihi.” Kirkus Reviews 
 
“Merkezi İstihbarat Teşkilatının kısa ve öz tarihini içeren bu kitapta, Teşkilatın en büyük başarılarının ve uğradığı en büyük felaketlerin hemen hemen tamamı konu ediliyor. Yazar kitapta aktardığı çok sayıda ilginç olayla, Teşkilat hakkında oldukça derine uzanan bilgiler sağlıyor.” The Guardian 
Amerikan dış istihbarat servisi CIA, kurulduğu günden bu yana romanlardan filmlere, haberlerden muhtelif olaylar etrafında şekillendirilen komplo teorilerine kadar günümüzün güncel siyaseti, askerî ve siyasi gündemi içerisinde kendisinden mutlaka bahsedilen bir istihbarat örgütü olmayı sürdürüyor. Yazar Rhodri Jeffreys-Jones CIA’in perde arkasında kalmış hikâyesini keşfe çıkıyor: CIA’in kuruluşundan günümüze hangi ülkeler üzerinde ne tür istihbarat ve analiz çalışmaları yürüttüğünü, bu faaliyetlerin değerini ve önemini, teşkilatın ne gibi kirli hileler kullandığını ve bunların yol açtığı sonuçları açık ve cesur bir şekilde anlatıyor. 
Teşkilatın birbirinden farklı, belirgin dönemlerinin sıralı bir anlatım ve tarafsız bir perspektif ile aktarıldığı CIA Tarihi, Küba’daki Domuzlar Körfezi baskınından teşkilatın Vietnam Savaşı sırasında üstlendiği görevlere, SSCB’ye karşı yürütülen espiyonaj faaliyetlerinden 11 Eylül saldırılarına, terörle savaş döneminden Irak’taki kitle imha silahları kandırmacasına ve Usame bin Ladin’in öldürülmesine kadar geniş bir zemin üzerinden Amerikan Gizli Servisini ele alıyor. Ayrıca CIA tarafından çeşitli amaçlarla sahte ve yanıltıcı haberler yayılmasına değinerek teşkilatın ülke içerisinde düştüğü zor durumlardan da bahsediyor. 
Son derece kapsamlı araştırmalar ve teşkilatla alakalı kişilerle yapılan çok sayıda görüşme sonucunda kaleme alınan CIA Tarihi: Amerikan Gizli Servisi ve Faaliyetleri, Amerikan dış istihbarat servisinin 75 yıllık tarihini, hatalarını ve eleştirilecek yönlerini saklamaksızın bir bütünlük içerisinde sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd01ce5c-f61b-41fa-ab5c-acc61dc34bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayda</image:title>
            <image:caption>“Elinizdeki kitap uzay yolculuğuna ve Yuri Gagarin’in olağanüstü hikâyesine hayat katıyor… Muhteşem ve tümüyle yetkin bir anlatıma sahip, roman gibi okunan bir tarih.” 
Anne Applebaum 
“Nefes nefese bir hikâye… Gagarin ve Vostok görevleri üstüne bu denli ustaca anlatılan ilk çalışma… Yüksek çözünürlüklü bir tarih: Gerilimli, heyecanlı ve çok iyi araştırılmış.” 
Sunday Times 
 
 
12 Nisan 1961, sabah 9.07. SSCB’deki çok gizli bir roket sahası. Sovyetler Birliği’nin, amacı nükleer savaş başlığı taşımak olan en güçlü kıtalararası balistik füzesinin tepesindeki küçücük bir kapsülün içinde genç bir Rus oturuyor. İsmi Yuri Gagarin ve tarih yazmak üzere. 
 
Saatte yaklaşık 30.000 kilometre hızla yol alan Gagarin sadece 106 dakikada dünyanın çevresini dolaştı. Bu fırlatma tam bir gizlilik içine yapılmış olsa da indikten sonraki birkaç saat içinde dünya çapında bir şöhrete dönüştü: Çünkü o, gezegenden ayrılmış olan ilk insandı. 
Uzayda, bu efsanevi uçuşun ardındaki nefes kesen hikâyeyi anlatıyor. Bu olay, ABD ile SSCB’yi Demir Perde’nin iki tarafından karşı karşıya getiren Soğuk Savaş’ın zirvesinde gerçekleşti. Her iki süper güç de uzaya insan gönderen ilk ülke olmak için çok büyük riskler aldı. Her ikisi de astronotlarını, dayanıklılığın sınırlarını zorlayacak şekilde eğitti. Aralarındaki yarış en son ana kadar kıran kırana sürdü. 
Kapsamlı orijinal araştırmalar ile çoğu daha önce hiç konuşmamış görgü tanıklarının etkileyici ifadelerini bir araya getiren Stephen Walker, onyıllardır saklanan sırları gözler önüne seriyor. Uzayda: Gezegenimizden Uzaya Yolculuk Eden İlk İnsanın Çarpıcı Hikâyesi, her iki taraftan bilim insanlarının, mühendislerin, siyasi liderlerin yer aldığı, ama en başta Amerikalı astronotlar ile Sovyet kozmonotların gökyüzünde üstünlük sağlama mücadelesine dair çok heyecanlı bir hikâye sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:10:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eec96882-0378-4dbd-bd9b-daaf1e295750.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’nın Öfkesi</image:title>
            <image:caption>Güneş kararır, kara denize batar. 
Gökyüzünden aşağı yıldızlar dökülür… 
“Sanki gök açılmış, sanki herkes ölümün yakında üzerlerine gelmesi gerektiğini düşünerek kendilerini Tanrı’ya emanet ediyormuş gibi görünüyordu. Her yaştan keşişler, rahipler, kadınlar, oğlanlar ve kızlar, kurtların avladığı çobansız koyunlar gibiydi.” 1456 Napoli Büyük Depremi 
“Thames Nehri ve başka yerlerde cefasını yoksul halkın çektiği, hasırlara veya başka muhafazalara sarılı ekmekleri bile donduran ve ısıtılmadan yenemez hâle getiren büyük bir don ve buz kümelenmesi hasıl oldu: Buz yığınları Thames yüzeyini öyle bir kapladı ki, insanlar Greenhithe’ten Westmister’a oradan da Londra’ya kadar buzlar üzerinde gidiyorlardı.” 1310 İngiltere’de Grönland Yılı 
“1 Kasım 1333’te yağmur başladı. Korkunç şimşek ve gök gürültüsüyle dört gün dört gece yağdı; ve nehir yükseldi, yükseldi, ta ki su duvarları, ardından binaları yıkana ve üç ana köprüyü kaldırıp sona erene kadar. Tüm bunlar paha biçilemez bir yıkım ve can kaybıydı...” 1333 yılı Floransa Sel Felaketi 
Seller, depremler, dolu olayları, orman yangınları, salgın hastalıklar, kıtlıklar, büyük volkanik olaylar, depremler/tsunamiler, pandemiler, epizootikler, fırtınalar, don olayları, kuraklıklar/yangınlar, iklimsel değişimleri ve kıtlık olayları Ortaçağ Avrupası’nı her yönüyle değiştiren afetler… 
Ortaçağ Avrupası’nda insanlar kendilerini ve çocuklarını neden köle olarak satmıştı? Avrupa’nın nüfusu ne zaman ve nasıl yarı yarıya yok oldu? Depremler şehirleri haritadan nasıl sildi? Doğal felaketler Avrupa’nın tarihini nasıl değiştirdi? İnsanlar Ortaçağ’da bu büyük felaketlerle nasıl mücadele ediyorlardı? Yoksa kaderlerine boyun eğip Tanrı’nın kendilerini cezalandırdıklarını mı düşünüyorlardı? Tanrı’nın Öfkesi Ortaçağ boyunca Avrupa’yı tamamen değiştiren doğal afetlerin ve felaketlerin çarpıcı, yıkıcı ve yok edici etkilerini bütün çarpıcılığı ve dehşetiyle gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>