﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b28e75b-c354-4986-9978-e486bc9193bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Kaplan Ejderha (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İflasın eşiğindeki terziye, bir gün bir adam gelir ve smokin sipariş eder. Adam terziye bir teslim tarihi verir, smokini o gün adresine getirmesini ister. Meğer terzinin hazırladığı smokin, adamın kendi cenazesi içinmiş. Terzi çok şaşırır. Üstelik o gün, ölen müşterisinin vasiyeti üzerine kendisine üç kafes kaldığını öğrenir. Kafeslerde ne mi vardır? 
Ayı, kaplan ve ejderha... 
*** 
Güçlü bir sevgi, bilinçle ortaya konmuş keskin bir eylem ve tarafsız bir gözlem... Bu üçü, doğarken yanımızda getirdiğimiz ancak yaşam yolculuğumuz boyunca beslemeyi çoğu zaman ihmal ettiğimiz kabiliyetlerimizdir. 
Üç özel hayvanın eşsiz güçlerini taşımak ve geliştirmek üzere geliriz dünyaya. Ayı, kaplan ve ejderha... 
Sevgide ayının gücünü, eylemde kaplanın zekâsını ve gözlemde bir ejderhanın tarafsızlığını beslediğimizde, hayat kazanmak zorunda olduğumuz bir yarıştan, korkusuzca ve huzurla deneyimlediğimiz bir armağana dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf553394-f886-4cb0-8912-5160f3e10f21.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyazlı Kadın</image:title>
            <image:caption>Wilkie Collins (1824-1889): Gizem ve dedektif romanlarının öncüsü kabul edilen İngiliz romancı. Collins, birlikte de çalıştığı dostu Charles Dickens’ın gölgesinde kalmadan önce hatırı sayılır bir şöhrete kavuşmuştur. Yazarın ilk büyük eseri Beyazlı Kadın, 1859-1860 yılları arasında Dickens’ın çıkardığı All the Year Round’da tefrika edilmiş ve büyük bir beğeniyle karşılanmıştır. 
İki soylu hanımefendiye resim dersi vermek gibi son derece sıradan bir iş için evinden ayrılan Walter Hartright, yolda beyazlara bürünmüş bir kadınla karşılaşır ve kendini girift bir entrikalar dizisinin içinde bulur. Bu kadınla yolu, giderek karmaşıklaşan bir desenin çizgileri gibi tekrar tekrar kesişecektir. Kusursuz kurgusu ve unutulmaz karakterleriyle neredeyse yayımlandığı günden beri bir klasik sayılan bu sürükleyici öykü birçok defa tiyatro ve sinemaya da uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d2b66c-17ee-436c-9f51-d570b4fe2f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda 20 Psikolojik Problem ve Çözümü</image:title>
            <image:caption>Hayatın ve tedavinin içinden yaşayan örneklerle... 
Onlar, tam anlamıyla “zamane” çocukları. 
Onlarınki anne babalarının çocukluklarına benzemiyor. 
Onların dünyası cep telefonlarının, bilgisayarların hâkim olduğu bir dünya. 
Onlar düşe kalka büyümüyorlar, tozu toprağı bilmiyorlar. 
Başları hiperaktiviteyle fena halde dertte, fobileri var, narsisizmden mustaripler, daha yalnız büyüyorlar, okula gitmek, arkadaş edinmek onlar için daha zor. 
Onlar, çoğunlukla “problemli” çocuklar. Anne babaları ise daha çok şey bilseler de geleneğin bilgeliğinden kopuyorlar. “Biz görmedik onlar görsün” derken ölçüyü kaçırıyorlar. 
Uzman Klinik Psikolog Fazilet Seyitoğlu, uzun yıllara dayanan klinik deneyimlerini aktardığı bu kitabında, “zamane” çocuklarının ve anne babaların problemlerini teşhis ediyor, anne babalara, davranışa yönelik çok temel yaklaşımlarla çözüm önerileri sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98607176-4d8f-467b-850f-3db62a131b1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya Düzeninde Enerji Savaşları</image:title>
            <image:caption>“ENERJİ SAVAŞLARINDA BAŞARI İÇİN HÜKÜMETE 38 TAVSİYE” 
 
Enerji, hayatımızın şahdamarı. Onsuz hiçbir şey olmuyor. “Temiz enerji mi güvenli enerji mi?” sorusu çıkıyor son yıllarda karşımıza sürekli. 
Dünyada geleneksel güç dengeleri değişiyor. Yeni dünya düzeninin şekillenmesinde Türkiye’nin tercihleri ağırlık taşırken ABD, AB, Çin, Rusya ve Körfez ülkeleri arasındaki “enerji ve teknoloji savaşları” daha da kızışacak gibi görünüyor. 
 
• Ukrayna krizi sonrasında şiddetlenen küresel enerji savaşları, yeni bölgesel denklemler bizleri nasıl etkileyecek? 
• Temiz enerji gerçekten temiz mi? Yenilenebilir enerjiye geçişin hızlanması, yeşil teknoloji, ekolojik kalkınma, kentler için akıllı enerji, gıda-su-enerji denklemi arasındaki bağlantılar neler? 
• Kritik mineral kaynaklara yeni bağımlılıklar doğacak mı? Lityum, kobalt ve nikel üzerine büyük güçler arasında dönen dolaplar neler? Enerjinin yeni jeopolitiği nasıl gelişiyor? Türkiye bunun neresinde? 
• Para gelecekte hangi enerji alanlarına akacak, Yeşil Mutabakat yükümlülükleri şirketleri pazara giriş ve elverişli finans imkânlarına erişimde nasıl zorlayacak, enerji ticaret güzergâhlarında sapmalar, fiyat enflasyonu bizi nasıl etkileyecek? 
 
İşte böylesi kritik bir dönüşüm-değişim çağının eşiğinde bizi bekleyen risk ve fırsatları dünya enerji, yatırım ve jeopolitiğinde duayen bir isim olan işadamı, diplomat, yazar, seyyah Mehmet Öğütçü’nün kaleminden okuyacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78794799-e425-408f-ba58-9315f242ed59.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahın Sözcükleri</image:title>
            <image:caption>“Sabahın ağzındaki en güzel sözcüktür günaydın. Gecede yitip gitmediğimizin tanığıdır. 
Bir gerekçedir şafağın kapısını aralayan ışığa teşekkür etmek için. Yüzler asılmış, akıllar karışmış, uykular kaçmışsa eğer, ilaç yerine geçer üstelik. 
Yalnızlık kuyusunun dibinden kurtulmamız için harflerden yapılmış bir merdivendir günaydın. Kopmuş bağları onarma isteği, dostluk kurmanın eşiği, sevgi sözcüklerinin beşiğidir. ‘Haydi yeniden başlayalım!’ demenin özcesidir. Yanına kendini tamamlayacak sözcükleri de çağırır. 
‘Nasılsın?’ı, ‘Hayırlı işler’i, ‘Hoş geldiniz’i… 
Günaydın, çocuğudur aydınlığın. İnsanı aşar. Damlaya da söylenir, denize de. Kediye de söylenir, kirpiye de. Ağaca da söylenir, ormana da. 
Tüye de söylenir, kuşa da. Yeryüzü sözlüğüne aittir günaydın. İmeceye çağrıdır. Kendini beğenmişlere göre değildir. Herkesindir!” diyor Akgün Akova ve Günaydın Deme Sanatı kitabıyla başladığı ışıklı yolculuğu Sabahın Sözcükleri ile sürdürüyor. 
Gönülden bir günaydın demek için hepinize, elbette yine bir çift kanat sesiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ae2cf36-8a16-4daa-ac8d-05c06040ca78.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaletlerim</image:title>
            <image:caption>Kırklı yaşlarını süren bir akademisyen olan Bridget, kedisi ve erkek arkadaşıyla sakin bir hayat kurmuş, babasıyla görüşmeyi yıllar önce kesmiş, annesiyle ilişkisini ise senede bir gün baş başa yenen doğum günü yemeklerine, arada bir yollanan kartlara indirgemiştir. Fakat çok az arkadaşı olsa da cemiyet hayatına inatla dahil olan, başından geçen iki evliliğin ardından yalnız yaşayan emekli annesi Helen artık daha fazlasını istemekte ve istediğini alana kadar vazgeçmemekte kararlıdır... 
Çağdaş İngiliz edebiyatının ödüllü yazarlarından Gwendoline Riley, nevi şahsına münhasır karakterleri, kusursuz diyalog yazımı ve kara mizahıyla yıllar içinde kendisine sadık bir okur kitlesi kazandı. İhtiyaçları, hayalleri ve acıları birbirinden farklı olan anne kızın psikolojik bir savaşa dönen ilişkisini merkezine aldığı son romanı Hayaletlerim zaman zaman karanlık, rahatsız edici ve tekinsiz olabilen bu bağın haritasını ustalık ve acımasızlığa varan bir soğukkanlılıkla çiziyor. 
“Yetersiz ebeveyne doğmanın günahı üzerine böylesine grotesk bir dürüstlükle yazılmış pek az roman okudum. Riley, karakterlerin ‘ifşa’ ettiklerinin mükemmel toplayıcısı... Ve bir atmosferi, bir ânı, bir sahneyi hızlıca tasvir ederken kendine has üslubunun doruklarına çıkıyor.” 
                                                                                                                                    -James Wood, The New Yorker 
“Rachel Cusk ve Sally Rooney’nin acımasız, lafı dolan - dırmadan konuşan kadın karakterlerinin hayranı okurlar, Riley’nin son romanındaki geçinmesi zor ebeveyniyle 
-inanılmayacak derecede kibirli bir baba ve yürek parçalayacak derecede kararsız bir anne- hesaplaşan anlatıcısında bir ruh eşliği bulacak.”                                                                                                                                        -LA Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae076ce8-300a-4200-b394-609b6349a757.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoldaki Işık Sensin</image:title>
            <image:caption>“Beni bende demen bende değülem 
Bir ben vardır bende benden içeru.” 
– Yunus Emre 
İnsan en çok kendine kör. Görmüyor içindeki hazineyi. Ancak gözün görmediğini gönül biliyor. O yüzden gözünün gördüğü yere değil gönlünü çeken yere gideceksin. Yüreğini dinlemeyi bileceksin. 
Gönül burada tek kılavuzundur ve sana mutlaka doğru yolu gösterir. Yapman gereken şey o yolu takip etmek ve yüreğin yolculuğuna çıkmaktır. 
“Senin gözün açık, kalbin uyuyor; benim gözüm uyuyor, gönlüme kapı açılmış!” der Mevlana. 
Yirmili yaşlarımda işte böyle bir yola baş koydum. Kolombiya’dan Hindistan’a binlerce mil yol kat ettim. Yüreğimin sesini dinledim. Kâh Şamanlarla ayinler yaptım kâh kozmik varlıklardan ilahi dokunuş aldım. Bir gün, bir odada içimdeki karanlığa ilk adımımı attım. Ve asıl yolculuğum o zaman başladı! 
Şimdi senin yolculuğun için buradayım. Bu kitabı kendi hayatım üzerinden yolu anlatmak, sana yardım etmek, cesaret vermek için yazdım. Yirmi yıldan fazladır yoldayım ve her gün yeniden ilk günkü kadar heyecanla uyanıyorum güne. Bugün artık sadece yolcu değilim, yola çıkanların da kılavuzluğunu yapıyorum. Ne mutlu bana ki Yaradan bana bu hayatı nasip etti. 
Kime hayrım dokunduysa şükürler olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74fddda4-bdc4-460f-b2fb-cec85c5841c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapital ve İdeoloji</image:title>
            <image:caption>Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital adlı kitabıyla dünyada büyük yankı uyandıran ve “eşitsizlikler” tartışmasına yepyeni bir boyut getiren Thomas Piketty, bu kitabın devamı niteliğindeki yeni eseri Kapital ve İdeoloji’de eşitsizliği çok daha geniş bir tarihsel bağlamda ele alıyor. 
Her toplum eşitsizliklerini meşrulaştırmak zorundadır: Buna gerekçeler bulmak gerekir, yoksa bütün politik ve sosyal yapı çökme tehdidiyle karşı karşıya kalır. Geçmişin ideolojileri bu perspektiften incelendiklerinde bambaşka bir anlam kazanırlar, deyim yerindeyse taşlar yerine oturur. 
Hiç kuşkusuz son dönemin en önemli “eşitsizlik düşünürü” olan Piketty, Kapital ve İdeoloji’de, çok geniş çaplı bir karşılaştırmalı veri tabanından hareketle, eşitsizlikçi toplum yapılarının tarihini ve geleceğini ekonomik, sosyal, entelektüel ve politik perspektiflerden ele alıyor. Kadim “üç işlev” toplumlarından köleci toplumlara, sömürge toplumlarından komünist toplumlara, “mülk sahipleri toplumları”ndan günümüzün “hiper-kapitalist” toplumlarına kadar eşitsizlik hakkında tarihsel bir fresk çizerken, günümüz ve yarınımız için de yakıcı meseleleri gündeme taşıyor, öneriler getiriyor. 
1980’lerden itibaren tüm dünyada ağır basmaya başlayan aşırı eşitsizlikçi neoliberal anlatının aksine, ekonomik kalkınmayı ve insanlığın ilerlemesini sağlayan olgunun eşitlik ve eğitim mücadelesi olduğunu tarihten, edebiyattan, sinemadan örneklerle olduğu kadar, istatistiklere ve rakamlara da dayanarak gösteriyor. Eşitsizliğin tarihini, bugününü ve geleceğini, daha adil bir dünyanın mümkün olup olmadığını merak eden herkes için önemli bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/324f654b-b885-402b-901b-6bae13515294.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Hipnoz</image:title>
            <image:caption>Virüsü kimler neden üretti? 
Corona virüs biyolojik bir silah mıydı? 
Corona virüsü Pentagon’a kim neden pazarladı? 
ABD, Çin’deki biyolojik silah çalışmalarını nasıl fonladı? 
Corona virüsü çözmek için çalışan bilim insanları neden öldürüldü? 
Aşıya direnen devlet başkanları nasıl ortadan kaldırıldı? 
Aşıyı gerçekten Uğur Şahin ve Özlem Türeci mi buldu? 
Biontech’in perde arkasında kimler var? 
mRNA aşılarıyla nasıl bir deney yapıldı? 
Aşılar virüsten önce mi üretildi? 
Corona virüsle nasıl bir vurgun yaptılar? 
Dünya Sağlık Örgütü’nü kim yönetiyor? 
Çin’deki “bayılma” görüntüleri aslında neydi? 
Büyük Sıfırlama’nın gerçek mimarı kimdi? 
Dünya Ekonomik Forumu tarikat mı? 
Dünya Ekonomik Forumu’nun yetiştirdiği liderler kimler? 
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın gizli bilgi notunda virüs için ne deniyor? 
CIA virüs için neden kesin rapor yazamadı? 
 
Elinizdeki bu kitap, küresel bir çete tarafından tasarlanıp insanlığın başına bela edilen Corona virüsün perde arkasını ve küresel oligarşinin kirli ilişiklerini belgeleriyle deşifre ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac6b39b9-fc93-4d7c-a3a8-e09ee9cbde7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöneticiler İçin Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Viktor Dörfler, yöneticiler için kaleme aldığı bu kısa ve yoğun kitabında, yapay zekâ geliştirme ve uygulama alanındaki deneyimini, bilgi ve yetenek geliştirme sahasında yapılan akademik araştırmalarla, yapay zekâ hakkındaki yanlış kanıları düzeltecek şekilde bir araya getiriyor. 
Yapay zekânın neleri yapabileceği ve yapamayacağı açıklanarak, bulgular, inançlardan ve hüsnükuruntudan dikkatlice ayrılıyor. İnsan uzmanlar ile yapay zekâ arasında uygun görev paylaşımı yoluyla yapay zekâdan nasıl azami değer sağlanacağı öngörülerek, CEO’lara yapay zekâyı en iyi nasıl kullanabileceklerini kavramaları için yardım edilebilmesi amaçlanıyor. 
Yazar, ileri sürdüğü savları en iyi yapay zekâ filozoflarının düşünceleriyle destekleyerek, yapay zekâya atfedilen anlama, düşünme, yaratıcılık gibi kişilik özelliklerini sorguluyor. Aynı zamanda da en hassas yapay zekâ konularından biri olan etiği derinlikli bir üslupla tartışıyor. 
Sade bir dille kaleme alınmış, örneklerle dolu çalışmanın öncelikli hedefi okuru düşünmeye teşvik etmek. Okurlara, başkalarının çıkarları ve gündemleri üzerine bina edilmiş düşünceleri kabul etmek yerine, yapay zekâ konusunda kendi kararlarını vermeleri ve kendi çıkarımlarını yapmaları tavsiye ediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf4ddcb-e8cc-48a0-9011-4433e3ceac18.jpg</image:loc>
            <image:title>Veba - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>“Veba tarihi kitapları bize salgınların ortaya çıkmasında ve onlara verilen tepkilerde kültürlerin ve kurumların, bağlamların ve etkenlerin önemini anlatır. İnsanların düşünce ve yaşam tarzlarının, ulaşabildikleri bilgi türlerinin ve benimsedikleri davranış biçimlerinin (kaçmak, mücadele etmek ya da düpedüz kaderci davranmak) fark yarattığını gösterir. Fakat bir salgının başlamasından sonra acısız zafer ihtimalini vaat etmezler.” 
Oxford Üniversitesi’nin cep kitapları serisinden yayımlanan bu kitapta Paul Slack bizleri ne yazık ki hâlâ sonlanmamış bir küresel yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculukta 1347’de başlayıp Avrupa’yı büyük bir kırıma uğratarak Çin ve Hindistan’a dek uzanan Büyük Veba Salgını “Kara Ölüm”den 1665’teki Büyük Londra Salgını’na, bahsi geçen tarihlerin öncesinde karşımıza çıkmaya başlayıp günümüze dek uzanan büyük ölümcül felaketlere tanık oluyoruz. 
Vebanın, pençesine düşen insanlar açısından ne anlama geldiğini araştıran yazar, büyük salgınların doğurduğu krizlerde insanların ölümle ve hastalıkla nasıl baş ettiklerini odağına alıyor. Devletlerin onunla savaşa nasıl başladığını araştırıyor, bu illetin modern halk sağlığı yaklaşımını nasıl etkileyip tarihimizi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Vebanın tarihte yüzyıllar boyunca yarattığı etkinin izini sürerek onun yorumlanma biçimlerine, sanatta ve edebiyatta doğurduğu güçlü imgelere özellikle dikkat çekiyor. 
Ortaya çıkan salgın tablosu, yakın zamanda yaşanan COVID-19 pandemisine bakış açısından okurlara derin bir tarihsel perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/426c5392-d86f-411f-ae8c-d0a05d0421c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslanın Peşinde</image:title>
            <image:caption>Aslan yakalamak için büyükannenin evinin arkasındaki ormana giden kardeşler, karşılarında aslanı görünce ne yapacaklarını şaşırırlar! Aslanla oynamak varken neden onu yakalayalım ki, diye düşünürler ve macera başlar. 
Hayal gücünün sınır tanımadığını gösteren eğlenceli bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/824dae88-792b-408c-9533-df81f266e109.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Çocuk Geliyor</image:title>
            <image:caption>SAKIN KORKMA! 
SÜPER ÇOCUK YANINDA! 
Roket gibi hızı, X-ışınlı görüşü ve çuval dolusu cesaretiyle, Süper Çocuk yardımına koşmaya, seni her türlü sorundan kurtarmaya her zaman hazır! 
ZIPPP! 
Haydi zıpla heyecan dolu bu maceraya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d903694-adae-4476-b0a5-67c5a978c402.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Ajan Örümjan</image:title>
            <image:caption>Boyunuz bir rozet kadarsa süper özel gizli ajan olmak kolay değildir. Ancak bir doğum günü pastası tehlikedeyse tabii ki yine ÖRÜMJAN göreve çağrılır. Bakalım kahramanımız günü VE partiyi kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034a84e8-d9ca-4488-ac8f-f7e387321c74.jpg</image:loc>
            <image:title>Numenor’un Düşüşü</image:title>
            <image:caption>J. R. R. Tolkien, Orta Dünya’nın İkinci Çağı için “karanlık bir çağdır” demiştir. Silmarillion başta olmak üzere Bitmemiş Öyküler ve Christopher Tolkien’in on iki ciltlik Orta Dünya Tarihi’nde detaylandırılan bu dönemin kırılma noktası sayılan “Númenor’un Düşüşü” ise ilk kez tek bir ciltte toplanıyor ve okurlara Númenor özelinde yeni bir tarihçe sunuyor.  
 
Morgoth’un yenilgiye uğratılmasında Valar’a ve elflere yardım etmelerinin ödülü olarak Orta Dünya insanlarına bahşedilen Númenor, zamanla uygarlığın beşiği ve zenginliğin merkezi hâline gelmişti. Halkı bilgelikleri ve yiğitlikleriyle ünlüydü. Ama Manwë’nin bir şartı vardı, Númenórlular Valar’la Eldar’ın ölümsüzlüğüne imrenerek Kutlu Diyarları aramaya çıkamazlardı. Ne var ki Númenórluların güçleri arttıkça ölüm korkusu onları sarmaladı, açgözlülükleri ve kibirleri Sauron’un fısıltıları eşliğinde yüreklerini kararttı ve böylece Númenor’un düşüşünün tohumları da atılmış oldu. 
 
Üç bin küsur senelik bu çalkantılı tarih Güç Yüzükleri’nin dövülmesinden Barad-dûr’un inşasına ve Sauron’un yükselişine kadar tüm Orta Dünya’yı etkileyecek olaylara sahne olacaktı. 
 
Númenor’un Düşüşü Orta Dünya’nın tarihini Yüzüklerin Efendisi’nin eklerinde yer alan “Yılların Öyküsü” bölümünün zaman çizelgesine bağlı kalıp Tolkien’in yayımlanmış tüm metinlerinden faydalanarak Alan Lee’nin artık klasikleşen tarzıyla çizdiği illüstrasyonlarıyla birlikte anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/043075af-2640-489e-8488-5507bf40c962.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalardan Öte Kabuslar Kadar</image:title>
            <image:caption>Üç farklı ismim vardı. Üç farklı hayatım. 
Peki hangisi gerçekti? 
 
Yağmurlu bir akşamüstü, ıssız bir sokakta başına aldığı ölümcül darbeyle hafızasını kaybeden genç kadın, kendine geldiğinde yaşadığı hayatın hiç de sıradan olmadığını fark eder. Birbirinden farklı insanlarla ve kimliklerle sürdürdüğü üç ayrı hayatı vardır. Bu üç karakterden hangisinin gerçek kimliği olduğunu bulmaya çalışırken etrafındaki herkes gittikçe yabancılaşır ve sevdiklerine güvenmek zorlaşır. 
 
Sıra dışı yaşantısı onu bir hedef tahtası hâline getirirken yolları Demir ile kesişir. Zihnindeki boşlukları doldurmaya güç bulan kadın, katilinin hangi kimliğinin peşinde olduğunu anlamaya çalışır. 
 
Jülide mi? Figen mi? İlem mi? 
 
Ben satranç tahtasının herhangi bir karesinde görebileceğiniz herhangi bir taşım. 
Bir piyon, bir at, belki de bir vezir… Hayatımın tamamı bir oyundan ibaret. Her bir taşın ve hamlenin benim olduğu, iyi oynayanın değil benim istediğimin kazandığı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cce9069-638e-4089-9906-c0ef53b8b84b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci ve Ege İle Saymayı Öğreniyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elma Ağacı Çiftliği’nde eğlenceli bir sayma oyunu oynayan İnci ve Ege’ye katıl. 
Çocuklar Çiftlik Öyküleri serisinin iki kahramanıyla birlikte sevimli hayvanları sayarken, sayıları kolayca öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32fe147e-9c62-4af8-84c4-13fdb2acc57f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Sayı Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahtapotun kaç kalbi vardır? Olimpiyat Oyunları kaç yılda bir düzenlenir? Kar tanesi kaç köşelidir? Sayıların harika dünyasında eğlenceli bir gezintiye çıkalım, Ay&apos;ın evrelerinden farklı kültürlere, pek çok şaşırtıcı şey öğrenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/056db558-ca80-4768-bdda-36a66f58e207.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Başima Uyuyorum</image:title>
            <image:caption>Matilda ilk kez odasında ve yeni yatağında tek başına uyuyacağı için çok heyecanlıydı, biraz da korkuyordu. 
Annesiyle babası, onu sakinleştirerek tek başına yatmanın harika bir maceraya dönüşebileceğini gösterdi. 
Tek Başıma Uyuyorum tüm aile için büyük önem taşıyan bu evrede, çocuklara ve büyüklere yardımcı olacak bir öykü. Bu yalın hikâyeye duygu eğitimi alanında bir uzmanın tavsiyeleri eşlik ediyor. Rutinler, gevşeme alıştırmaları, karanlıktan çekinme ve kâbus görme korkusu gibi konulara dair ipuçları, ebeveyne destek olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/838c871a-f9b4-4f08-8ded-a58b30edb597.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapışkan Çikmaz</image:title>
            <image:caption>Sorunlar Porsuk, Baykuş’un doğum günü armağanını paketlerken başladı. 
Çünkü kullandığı yapışkan bant… çok ama çok yapışkandı! 
Porsuk’un düştüğü bu yapışkan durumdan kurtulması için ona kim yardım edecek? 
Anna Doherty’den inanılmaz derecede komik, ilginç bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30c94f4-8626-4b27-8079-dc2194bf6611.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekinsiz Bölge</image:title>
            <image:caption>“…Magrady gece terlemeleriyle başarısızlık bataklığında uyandığında, gece yarısı biri geçiyordu. Askerlik arkadaşı Red Spencer’ın garajına düşmüştü son birkaç haftadır. Kalbi kulaklarında davul çalıyordu. Orada olmayan bir şişe viskiye doğru davrandı. Kargaşa kafasında sarı-sıcağa dönmüştü yine. İçki. Kokain. Haplar. Grup seansları arada sırada Gazi İşleri Başkanlığı’nın tesislerinde devam ediyordu. Seanslar yardımcı olmuş ve durdurmuşsa da hiçbiri acının geri dönmesini engelleyememişti. Kanepede sırt üstü uzandı, uyuması mümkün değildi…” 
Evsizliğin, politik yozlaşmanın ve kentsel dönüşümün potansiyel etkilerini derinlemesine inceleyen Tekinsiz Bölge, yarı-evsiz bir Vietnam gazisi olan Magrady’nin Skid Row dolaylarında kayıplara karışan yürüme engelli dostunu arayışını anlatan noir bir kısa hikâye. Arkadaşının riskli işlere bulaşmış olabileceğini düşünen Magrady, macerası boyunca agresif topluluk organizatörleriyle, gözü kara bir polisle, savaşın can yakıcı anılarıyla, seksi bir kadınla, büyülü bir kafatasıyla, uyuşturucu kültürüyle ve gece yarısı gelen acılı patates kızartması krizleriyle karşı karşıya kalır. Toplum; gelişen ve zenginleşen Los Angeles’ın göbeğindeki büyük, parlak binaların ışıltılarıyla büyülenmişken Phillips, göz ardı ettiğimiz insanların yaşam koşullarını gözler önüne serer. 
 
“Açıkçası bu, polisiye romanlarda pek duymadığımız bir ritim; siyahi insanların ritmi.” 
BSC Review 
“Tekinsiz Bölge, mideye inen hızlı ve sert bir yumruk gibi. Dikkat çekiyor ve kesinlikle anlamlı. Philips sizi sayfaya çivileyen bir yazar.” 
Edgar ödüllü John Lutz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97c2445-7c45-4077-8768-1ad289168a47.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişmeyi İstemek Üzerine</image:title>
            <image:caption>Daima değişiyoruz ve değişme şeklimizi seçmek, hatta tasarlamak istiyoruz. Değişim, siyaset veya terapi yoluyla, din veya spor yoluyla, üretkenlik veya büyüme yoluyla, ilişkiler veya ilişkilerden uzak durma yoluyla, sanat veya bilim yoluyla aranabilir. Değişimin bir arzu nesnesi olduğu aşikârdır, gerçi asıl istenen değişim, tercih edilen yönde gerçekleşecek bir değişimdir. Hayatlarımızın sürekli ileriye doğru giden bir hikâye olmasını istiyoruz. Ancak değişim, belirsiz bir arzu nesnesi olarak büyüleyici olduğu kadar dehşet verici de olabilir. 
Kendimiz için isteyebileceğimiz değişim türlerini nasıl keşfedeceğiz? Ve eğer mümkünse, bu mevcut değişim biçimlerini diğer insanların bizi ikna etmeye hevesli olduğu değişimlerden nasıl ayırabiliriz? 
Adam Phillips değişimle ilgili eğilimlerimizi, değişmeyi isterken gerçekte ne yönde değiştiğimizi, ne ölçüde istediğimiz yönde değişebileceğimizi keşfe çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ed52ef-fd01-4561-b077-f8521ca983e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla 1 - Sönmüş Aldebaran (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kader kan kaybetmeye başladığında, bunun sebebi ölümün yeni bir roman yazmak için kaderin kanını kullanmasıydı. Lavin, hayatının son sayfasında olduğunu hissediyordu. Fakat son sayfanın onu yeni bir romanın başlangıcına götüreceğinden bihaberdi. Kardelen’in, ardında soru işaretleri bırakan ölümüyle, Lavin de Kardelen’in abisi Kartal da bir kumar masasına oturdular. Zaten her şeylerini kaybetmişlerdi, daha fazla kaybedemeyeceklerine emindiler. Aynadaki yansımalarının bile sahte olacağı karanlık bir yola çıktıklarında, savaşacakları canavarlar, onları o aynanın içinde birbirine hapsedecekti. 
 
Zaman, Lavin ve Kartal’ı birbirlerine değil, bir aynaya bakıyormuş gibi hissettirmek için hemen enselerinde, ölümü sırtına atarak onların peşinden giderken, bir yıldız da gökyüzünde onları takip ediyordu. 
 
Her şey bir ölümle başladı. 
Ölüm, nefreti takip etti. 
Nefret, intikamı körükledi. 
Ve aşk, hepsini alaşağı etti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ebbb247-41a4-4aac-8298-6d375fd68c26.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla 1 - Sönmüş Aldebaran</image:title>
            <image:caption>Kader kan kaybetmeye başladığında, bunun sebebi ölümün yeni bir roman yazmak için kaderin kanını kullanmasıydı. Lavin, hayatının son sayfasında olduğunu hissediyordu. Fakat son sayfanın onu yeni bir romanın başlangıcına götüreceğinden bihaberdi. Kardelen’in, ardında soru işaretleri bırakan ölümüyle, Lavin de Kardelen’in abisi Kartal da bir kumar masasına oturdular. Zaten her şeylerini kaybetmişlerdi, daha fazla kaybedemeyeceklerine emindiler. Aynadaki yansımalarının bile sahte olacağı karanlık bir yola çıktıklarında, savaşacakları canavarlar, onları o aynanın içinde birbirine hapsedecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7a6beec-82e6-4ac3-9b39-54f1be8ec5b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Yürüyüşçüsü</image:title>
            <image:caption>Mutsuz bir çocukluk geçiren çoğu insan gibi kendine ait hayallerle iyi hissetmeye çalışan bir kadındı Azra. Benliğini acımasızca eleştirirken, özgüveni azalmış hissizleşmişti. Mekanikleşmiş evliliği ve kimliğini bulma yolundaki ergen oğluna aldığından fazla sevgi vermeye çalışırken, yıpranmış yalnızlaşmıştı. Sorumluluklarını yerine getirirken unuttuğu ya da derinlere gömdüğü sevgiye aç kadını Instagram’dan gelen bir mesaj ortaya çıkaracak mıydı? Yoksa bir felaketin başlangıcı mı olacaktı? Peki kimdi bu Windwalker? Evli ve çocuklu muydu? Çok mu yaşlıydı? Çok mu gençti? Kadın mıydı? Tanıdığı biri miydi?
Rüzgâr Yürüyüşçüsü tutkulu ve dokunaklı bir aşk hikayesi. Belki bazılarınız kendinden bir parça bulurken bazılarınız kızabilir. Yazarın yayınlanan bu ilk kitabi merak uyandıran anlatımı ve kurgusu ile bir solukta okumanıza sebep olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3540be5f-c4a3-48d6-9b2d-6f2f6b0027ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Hope</image:title>
            <image:caption>Dr. Hope Carter, bilim dünyasında sınırları zorlayan araştırmalarıyla dikkatleri üzerine çeken bir bilim insanıdır. İnsan genomundaki gizemli DNA zincirleriyle ve evrimsel süreçlerle ilgili yaptığı yeni keşifler sırasında birdenbire parlak bir ışıkla karşılaşan Hope ve arkadaşları, o andan itibaren dünyalarını sonsuza dek değiştirecek bir yolculuğa çıkarlar.
Bu olağanüstü deneyim Hope’u farklı bir boyuta taşır ve ona tanımlanamayan dünya dışı bir varlıkla iletişim kurma gücü verir. Ancak bu güçlerle birlikte Hope’un karşılaştığı sırlar ve tehlikeler de artar. Her şeye rağmen, içinde bulunduğu durumun sırlarını çözmek için cesurca adımlar atmaya kararlıdır.
Bu sürükleyici roman, sizi inancın ve hayal etmenin gücünü yeniden kavramaya davet ediyor. Hope’un cesur ve yenilikçi yaklaşımıyla evrimin sırlarına dair yeni bir perspektif edinecek, inançla bilimin birleşebileceği evrenin en büyük sırlarını keşfederken, bilim kurgunun sınırlarını zorlayan bu yolculukta, kendinizi soluksuz bir serüvenin içinde bulacak, sırların çözülmesiyle birlikte şaşırtıcı bir sona doğru ilerleyeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eccbc21-150a-41b1-b206-c0f4e4ec8036.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanrı</image:title>
            <image:caption>Bana seninle beraber herkes bakar ama beni senden başka kimse göremez. Çünkü ben senim. Aciz insanlık! Ne zaman karşısındakini görebilmiş ki? Hele kendilerini bile göremiyorken…Bakarlar ama görmezler, duyarlar ama anlamazlar, dokunurlar ama hissedemezler. Sen de öyleydin, ama işte şimdi görüyorsun. Tanışalım mı? Ben Âdem!
İnsanrı: Bir Kukla Zırvası’nda çoğunlukla iç konuşmalar eşliğinde bir ömür sorgulamasını okuyacaksınız. Belki de sanrılar, gerçeklikten uzaklaştırmak yerine gerçeğe yaklaştırıyordur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c73decb9-93ed-4145-9e15-105d26c7ad6f.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Döngü “Uyanış”</image:title>
            <image:caption>“Güzel bir rüya, kötü bir uykuda. 
Güneşin gerçekliği ile yandı gözlerim. 
İnsan mı hayatı sınar, hayat mı insanı? 
Bu böyle gidemez, bunu bilirim. 
Ve ben neden hiç doğru kararı veremedim? 
Bu böyle gidemez, bunu bilirim.” 
 
Nilipek – Bu Böyle Gidemez 
 
V. toplumda sadece kendisi olarak var olma mücadelesini kazanmış, ancak bu mücadele esnasında bitap düşüp bir sonraki döngüye geçmeden önce kendini yok etmek zorunda kalmıştır. İkinci Döngü’nün ana karakteri olan E.T. ise; V.’nin küllerinden dünyaya gelmiş ve varoluşunu bambaşka bir çerçeveye taşıma niyetiyle hareket etmeye karar vermiştir. 
 
Neden gerçek fikirlerimizle beraber anlaşabildiğimiz insanlarla bir araya gelmektense “öyleymiş” gibi düşündüğümüz insanları tercih ediyoruz? Neden sırf “evlenmiş olmak” için evleniyor, neden sadece kendi egomuzu tatmin edebilmek için dünyaya çocuklar getiriyoruz? Neden boşanma oranları, ayrılıklar tüm dünyada hat safhada? Tüm bunlar; senelerdir kalabalıklar içinde duygularımızı oldukları gibi ifade edemeyişimiz, gittikçe artan insan popülasyonu içinde şehirleşirkenki yalnızlığımız ve ait olmadığımız bir düzen içinde durup nefes dahi alamadan barınmaya çabalamamız; tüketim çılgınlığının neticesinde maddileşirken maneviyatını kaybeden insan ilişkilerinin giderek artmasının bir sonucu değil midir? 
 
Bu dış dünyaya açılan yolculuğun anlatımına hayata dair felsefi, metafiziksel düşünceler ve kişilere ilişkin psikolojik çıkarımlar eşlik ederken “İkinci Döngü: Uyanış”, derinlerde yatan günümüz toplum yapısının sorunlarına ilişkin tespitlerini ve çözüm önerilerini bir adım daha ileri götürerek, Birinci Döngü’ de köklerini salan “Kinist Hümanizm” felsefesini “Kinist Hümanizm Uygulama Esasları” ile detaylandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1ca8ab3-c5b1-4152-9375-e53622145793.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezdi Gördü Bitirdi</image:title>
            <image:caption>“Sarajova (Saray’ın başkenti) Osmanlı’nın Avrupa’daki başkentiymiş vakti zamanında. Saraybosna çocukluğumun anıları, korkuları ve hayal kırıklıkları... Savaşı duyduğum insanlardan soğuduğum erken ergenlik dönemim. Şu anda modern ama bence daima hüzünlü. Mostar Köprüsü ve merkez çarşı hâlen buram buram Osmanlı’yı yansıtmakta. Bursa’ya çok benzeyen bir kent. 
 
Kısacası Bosna Hersek görmeli, unutulmamalı ve unutturulmamalı. 1992’de sadece 30 sene evvel yaşanan bu trajediden ders alınmadı ki sene 2022… Bitmedi savaşlar Afganistan, Yemen, Suriye ve şimdi de Rusya-Ukrayna... Bitmedi... 
 
Ben Dünya’yı görsem ne olur ne değişir… Ben görmesem hepsi yerinde var olsa ne güzel.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c823336-7a8f-45e8-afff-b61d912e5481.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarı Kalbinde Olmayanlar</image:title>
            <image:caption>“O an, gözlerindeki çapaklar çabuk çözüldüğü için, kirpikleri birbirine daha sıkı sarılmadığı için, göz kapakları gelen komuta kafa tutmadığı için gözyaşı bezleri gözlerini yeteri kadar doldurmadığı için; gözleri görevini en iyi şekilde yaptığı için, retinasının, bu pis, iğrenç şeyi Çağla’nın görmesini sağladığı için; beyni, bu ters görüntüyü düz olarak algıladığı için gördüğü her şeye lanet etmişti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f26074-c374-4a9b-8b88-e09115f8173e.jpg</image:loc>
            <image:title>Umutlarım</image:title>
            <image:caption>Şiir, dilin değil yüreğin sesidir. Bu çalışmada minik yüreklerindeki duyguları bizlerle paylaşan
öğrencilerimizi yürekten kutluyorum. Öğretmenliğin yol gösterici olduğunu bu güzel çalışma ile
bizlere gösterdiler. Onlara emek veren ve yol gösteren değerli öğretmenlerimizi tebrik ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla...
Gülesin MEHMET
Dolmabahçe Okulları
Genel Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75c11859-1875-4b4b-b168-dd2ca1a55f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Motorlukuş</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Zarioğlu’nun kendine has dilinden insan ve hayvanın birbirlerinin doğalarına hem çok uzak hem de çok yakın olduğunu şaşkınlıkla okuyoruz. Kötülük ve iyiliklerin öykülerin kalbinde yer aldığı yılanların; kanatlarını kullanmak yerine motorla uçan kırlangıçların; kendilik yolculuğuna çıkan tiki ve aslanların birbirlerinden ilginç hikayeleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c57863-9f32-4021-a6d5-a9fc44cc7644.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Sırlarla Dolu Şapkası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Emir’in bir sırrı var... Oldukça büyük bir sır! Dedesi ona sırrını bir şapkanın içine saklamasını öneriyor. Ancak Emir’in bu sırrı saklayacak bir şapkası yok. Neyse ki dedesinin ona verebileceği bir şapkası var. Fakat Emir şapkayı takar takmaz şapkanın dedesinin sırlarıyla dolu olduğunu fark ediyor! Hatıraların ve hayal gücünün büyüsünü taşıyan bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b19d02ce-63ef-4b49-b2da-2c2c9c6b0ce2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cengiz Han ve Moğol Savaş Makinesi</image:title>
            <image:caption>Bir general, devlet adamı ve imparatorluk kurucusu olarak Cengiz Han, dünya tarihinin en efsanevi ve tartışmalı figürlerinden biri. Olağanüstü askerî başarılarının yanında, kullanmakta tereddüt etmediği acımasız yöntemleri de ona “uğursuz bir ün” bahşetmişti. Peki Cengiz Han bir imparatorluk mimarı mıydı gerçekten, yoksa şansı da yaver gitmiş başarılı bir eşkıya mı? Dünya tarihinin seyrini tek başına değiştiren bir dâhi miydi, yoksa sıradan bir insan iradesinden daha güçlü kuvvetlere sırtını vermiş bir orduyla zafere at mı sürmüştü? Moğollar, bilinen dünyanın büyük bir bölümünü nasıl ele geçirmişlerdi? Cengiz ve ordusu gerçekten milyonları öldürmüş ve şöhret buldukları şekilde aldıkları toprakları çöle mi çevirmişlerdi? Tüm bu olan bitenin arkasında nasıl bir motivasyon, disiplin ve strateji yatıyordu? Chris Peers’in özlü ve yetkin çalışması bu sorulara yanıt ararken, Cengiz gibi bir komutanın ancak içinde doğduğu Moğol toplumu ve gelenekleriyle birlikte düşünüldüğünde doğru şekilde anlaşılabileceğini ortaya koyuyor. Buradan hareketle Peers, Moğolların askerî ve kültürel geçmişi ile bozkır toplumları ve ordularının doğasını bir arada değerlendiriyor ve Moğol askerlerinin becerilerini, savaş taktiklerini, ahlâk anlayışlarını, nispeten daha yerleşik toplumların askerleriyle savaşırken sahip oldukları avantaj ve dezavantajları ayrıntılı olarak inceliyor. Cengiz Han ve Moğol Savaş Makinesi, okurunu Orta Asya steplerinden Karadeniz kıyılarına uzanan çok geniş bir coğrafyada sürükleyici bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32d8c052-9373-4b99-8c67-81899f051f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal Tahir ve Devlet Ana</image:title>
            <image:caption>Kemal Tahir’in büyük eseri Devlet Ana, gerek dili ve konusu, gerek arka kapağında yer alan “Türk romanı” vurgusuyla, yayımlanır yayımlanmaz edebiyat, düşünce ve sanat çevrelerinde büyük yankı bulur. Bu yankının görülebileceği en somut örneklerden biri de Dost dergisidir. Yayımladığı “Devlet Ana Özel Sayısı” ve yedi sayı boyunca yürüttüğü soruşturmayla Devlet Ana’nın sanat ve edebiyat çevrelerindeki etkisini göstermesinin yanında “Türk romanı” üzerine bir tartışma ortamı da yaratır. 
Yazar, şair, siyasetçi, sinemacı... Birçok çevreden önemli isimlerin Devlet Ana’nın dili ve konusu; Kemal Tahir’in düşüncesi ve romancılığı gibi konularda değerlendirme ve yazılarına yer veren bu soruşturma, çok görüşlü zengin bir tartışma sunar. 
Kemal Tahir ve Devlet Ana adlı bu çalışma, “büyük Türk romanı” Devlet Ana’nın uyandırdığı yankıyı gözler önüne sermesinin yanında, Türk romanına dair önemli bir tartışmayı da gün yüzüne çıkartıyor. 
“Devlet Ana’yı yıllardan beri arayıp da bulamadığım, görmeden özlediğim, tanımadan tutulduğum bir sevgiliye kavuşmuşçasına; hasret giderircesine, fındıklı akide şekeri yercesine, kana kana su içercesine, ana sütü emercesine, içinde eşi dostu ararcasına ve kendimizi bulurcasına okudum.” Emil Galip Sandalcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c65160-bdae-45cc-a0c6-8435bb32b2b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Meddahlar</image:title>
            <image:caption>Bir Muharrem ayında İran’a gittiğinizde –eğer o coğrafyanın kültürüne aşina değilseniz- karşılaşacağınız en ilginç manzara, Kerbelâ şehitlerini anmak için siyahlara bürünmüş insanların caddelerde oluşturduğu kalabalıklar olacaktır. Bu kalabalıkları, okudukları şiirle yönlendiren kişileri fark etmeniz ise saniyelerinizi alacaktır. Zira kalabalığın ritmi, onların ağzından çıkan her bir kelimede var olmaktadır. Peki ya kim bu matem merasimlerini bir ahenk içerisinde yönetenler? 
 
İslâm’ın ilk dönemlerinden günümüze kadar ulaşmış olan Meddahlık geleneği, Hz. Hüseyin’in Kerbalâ’da şehit edilmesi üzerine Şiî kimliği ve kültürünün en önemli hususiyetlerinden birisi kabul edilegelmiştir. Matem merasimlerinde şiir ve ezgiler okuyarak Ehl-i Beyt’e övgülerde bulunan meddahlar, modern dönemde, İran-Irak Savaşı ve 2011’de başlayan Suriye Savaşı’nda savaşçıları cepheye seferber etmek ve onları manevî açıdan desteklemekte de kilit rol oynamış hatta bir propaganda aracına dönüşmüştür. 
  Elinizdeki bu kitap, Şiîlikteki meddahlığın tarihte, siyasette ve savaşta hangi rollere büründüğünü ele alıyor. Bununla birlikte, 2011-2021 yılları arasında Suriye Savaşı’nda faaliyet gösteren meddahlarla yapılan mülakatlar, bu geleneğin İran toplumundaki tesirini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e7de04-8a3f-4e6d-9799-cc4bdb9a8b3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Ruhun sınırlarını bulamazdın, gidilecek bütün yollardan geçsen bile; o denli derin bir ölçüsü vardır.” 
 
Herakleitos 
 
Nedir hayatın ve canlılığın temeli, düşünebiliyorsak ve hissedebiliyorsak bunları sağlayan şey nedir? O şey bizi diğer canlı türleriyle hatta kozmosla ortaklaştırıyor mu yoksa bizi diğer canlı ve cansızlardan ayırıp bize evrende ayrıcalıklı bir konum mu temin ediyor? Peki o şeyin bedenimizle ilgisi nedir? Bedenimizle birlikte, ondan ayrılamaz bir biçimde mi vardır o, yoksa bedenimizden bağımsız mıdır? Ölümden sonra o, varlığını sürdürmeye devam mı edecek, yoksa onun ölümsüzlüğünden söz edilebilir mi? 
 
Bu sorular, Presokratiklerden çağdaş filozoflara dek her seferinde farklı bir şekilde formüle edilmiş de olsa tüm felsefe tarihini katetmiştir. Bu soruların odak noktasında ise Antik Yunan’da psyhkê ile karşılanmış bir kavram bulunmaktadır: ruh. Felsefe tarihinin başlangıcında, Sokrates öncesi filozoflar tarafından seyreltik bir madde olarak düşünülen ruhun, zamanla bedenden ayrı, maddi olmayan bir töz olarak kavranmaya başlaması ve nihayetinde günümüzdeki Posthümanizm tartışmalarında “makinedeki hayalet”e dönüşmesi için felsefe tarihi içinde epey uzun bir macera geçirmesi gerekmiştir. Bütün bu maceradan sonra bile ruh kavramı ve onunla irtibatlı sorular, bugün zihin felsefesindeki tartışmalardan da görülebileceği üzere hâlâ muamma niteliğini korumaktadır. 
 
Bu kitap, öncelikle bu muammanın derinliğini ve çok boyutluluğunu, filozofların ve onların yürüttüğü felsefi tartışmaların izini sürerek gözler önüne sermeyi amaçlıyor. Antik Yunan’dan günümüzdeki Transhümanizm ve Posthümanizm tartışmalarına dek yukarıdaki soruların ve ruh kavramının felsefe tarihi içindeki serencamını on bir uğrakta ele alıyor. Her bir makale Aristoteles’ten Stoacılara, İbn Sinâ’dan Hegel’e farklı düşünürlerin, ruhu ve onunla irtibatlı kavramları nasıl düşünüp tasarladıklarını ayrıntısıyla tartışmakla kalmıyor; bu dönüşümlerin özelde felsefe tarihine, genelde de insanlık ve doğa bilimleri tarihine nasıl etkileri olduğunun ipuçlarını veriyor. 
 
Ruhun Felsefesi, bu çağlar aşan serüvenin, sadece konunun uzmanlarınca değil; tüm bu heyecan verici sorulara ilgi duyan ve ruh denen muamma hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyen herkesçe okunacak bir tahlili.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94f1b1cf-71ab-49ff-8736-2c89d2819b09.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Kasetleri</image:title>
            <image:caption>Erkeklerin ve çocukların canına kasteden bir lanetin gölgesinde, sadece kadınların hayatta kaldığı bir köyde, mucizevi bir şekilde yaşama tutunan iki çocuğun hikâyesi bu: Yedi yaşındaki ikizler Bayram ve Seyran, anneleri Zêre’nin bir teyp ve kasetlerle yarattığı ritüellerle Tabaa’nın lanetine direnirken, kadınlar köyünün her bir sakini geçmişiyle yüzleşir ve bütün oyun ortada gibi görünse de suçluluk ile masumiyetin kimde kalacağı belli değildir. 
 
Devran Kaya, Annemin Kasetleri’nde, kendi yaşamına dair izleri ilahi ezgilerinin, gizemli atların, tekinsiz fısıltıların, şifalı otların, hurafelerin kol gezdiği bir evrenle yoğuruyor: Olağanüstü fakat aynı zamanda çelişkileriyle insanın olduğu her yere benzeyen, tüm zamanlara ait bir coğrafya burası. Heyecan ve ironiyle dinleyicisine seslenen özgün bir hikâye anlatıcısını müjdeleyen bir ilk roman. 
 
Damdan avluya bakıldığında, insana önce bir piyanonun beyaz tuşlarına basılıyormuş izlenimi veren, sonra öne arkaya hareket edip gittikçe hızlanarak gemileri yutan bir girdaba dönüşen bir çember seçilirdi; bunun tam ortasında duran, başını yıldızlara doğru uzatmış iki çocuğun gözbebekleri, batması muhtemel bu gemiden yardım için göğe fırlatılan işaret fişeklerini andırırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38378c2b-e034-40af-8f93-00695c6e0cac.jpg</image:loc>
            <image:title>Dudağım Politik</image:title>
            <image:caption>... 
uyanıp soyunup fevri kazalarında ben 
kan olup hançerinde birden damlasam 
ali kadar heybetimle yıkılsam secdesine diye 
hasetimin koynundan en şahane kahrı 
ona bunu vereceğim 
ona çiçeğimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52423e57-7d78-44d3-b196-702b740132d7.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletme Yönetiminde Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ORGANİZASYONLARDA YAPAY ZEKÂ VE İŞGÖREN ETKİLEŞİMİ: İŞLERİ YENİDEN TASARLAMAK 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
YAPAY ZEKÂ, RİSK VE BELİRSİZLİK ALTINDA KARAR VEREBİLİR Mİ? 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE YAPAY ZEKÂ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
GÜNCEL PAZARLAMADA YAPAY ZEKÂNIN BAZI UYGULAMA ALANLARI 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
MARKALAŞMA SÜRECİNDE YAPAY ZEKÂ AKILLI MARKA ŞEHİRLER 
 
ALTINCI BÖLÜM 
GÖRSEL İLETİŞİMDE YAPAY ZEKÂ 
YEDİNCİ BÖLÜM 
MAKİNE ÖĞRENMESİ YANILABİLİR Mİ? 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
FİNANS SEKTÖRÜNDE YAPAY ZEKÂ KULLANIMI 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM 
İKLİM FİNANSMANINDA YAPAY ZEKÂNIN ROLÜ 
 
ONUNCU BÖLÜM 
İŞLETMELERDE YAPAY ZEKÂNIN HUKUKİ SORUMLULUĞU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e2398e0-36f6-4cd6-87ae-62d07c5d69b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Feyzi Efendi’den Feyizler Tuzaklar ve Uyarılar</image:title>
            <image:caption>İmtihan meydanı olan şu yalan dünya, İblis ’in tuzakları ve yalanlarıyla doludur. Bunlar ancak ve ancak peygamber denilen kutlu şahsiyetlerin rehberliğinde aşılabilir. O nur abideleri de bütün bu kaoslardan ve fitnelerden, Yüce Allah’ın kendilerine sunduğu mukaddes kitaplara bakarak ve uyarak kendilerini ve yanlarında yer alan iman sahiplerini çekip çıkarabildiler. Bu demektir ki, şeytandan ve onun akıl almaz tuzaklarından kurtuluşun yegâne yolu ve tekniği, Yüce Allah&apos;ın bizlere beyan buyurduğu uyarılar ve bilgilerdir. Onun için bu meyanda yegâne çaremiz, Sevgili Peygamberimiz ‘in rehberliğinde Yüce Kitabımız, Kur’ân-ı Hakîm&apos;i hakkıyla anlamak ve O&apos;nun rahmet, letafet ve sırlar bahşeden önerileri doğrultusunda yol almaktır. İblis hiç kuşkusuz bu âlemde cadıların şahıdır. O, amansız bir düşman olarak gördüğü insan türü için, akıllara durgunluklar veren hile ve tuzaklar hazırlamaktadır. Düzenbazlığı ve fırsatçılığı ile meşhur olan bu kalpazan ve korsan yaratık, insanları ayartmak ve yoldan çıkartmak için sürekli hamleler yapar. Eğer karşısındaki insan bilgisiz, görgüsüz ve korunmasız ise, üzerine üzerine giderek onu fitne ve fesatlarıyla avcı köpekleri gibi avlar ve hilekâr tilkiler gibi boğar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168fa61f-7ab7-4d89-a8c9-820c73c96569.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Yapılan Gezegen</image:title>
            <image:caption>Geçtiğimiz yüzyılda gezegenimizde meydana gelen değişimler çoğumuzun fark ettiğinden daha derin. Küresel ısınmanın riskleri oldukça ciddi ve potansiyel olarak çok büyük. Fakat diğer yandan, fosil yakıtlar olmaksızın kalkınmanın zorluğu da ürkütücü hatta muhtemelen aşılamaz. Dolayısıyla krize verilen tepkilerin ivedilikle yeniden düşünülmesi gereken bir zamanda, küçük ama giderek daha nüfuzlu hale gelen bir grup bilim insanı, halihazırda, iklim sistemine yönelik planlı insan müdahalesi önerilerini değerlendiriyor: güneşe karşı stratosferik bir örtü, fotosentetik planktonların yetiştirilmesi, bulutları tohumlayan insansız gemi filoları… Oliver Morton’a göre, bu jeomühendislik teknolojilerini görmezden gelmek ne kadar sorumsuzluksa, iklim sorununa verilecek cevabı basit bir çözüm olarak görmek de bir o kadar hatalı bir yaklaşımdır. 
Yeniden Yapılan Gezegen, işte tam da buradan hareketle, jeomühendisliğin tarihini, politikasını ve konuyla ilgili son teknolojileri inceliyor. Morton, bu tartışmalı stratejilerin vaatlerini ve tehlikelerini mümkün olan en geniş bağlamda değerlendiriyor. 
İklim değişikliğinin sadece yirmi birinci yüzyılın temel siyasi sorunu olmadığının dikkatle altını çizen Yeniden Yapılan Gezegen, sorunu çözmedeki başarısızlığımızın nedenlerini de masaya yatırıyor ve çözüme dair umudu tekrar yeşertiyor. İnsanları doğadaki bir güç unsuru olarak görmenin yarattığı büyük korkuya işaret ederken, aslında bu gücü insan yararına kullanmaya çalışmanın ne anlama geldiğini ileri görüşlülükle okura açıklıyor. 
Jeomühendislik üzerine hayati bir kitap. 
–Andrew Revkin, Dot Earth, New York Times 
Çok az bilim kitabı bu kadar önemli, güncel ve etkileyicidir. Tüm gerçekleri büyük bir açıklıkla ve uzun uzadıya ortaya koyan, bir sonuca varan ama kararı size bırakan bir kitap… –Cory Doctorow, Boing Boing</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e8826b-2cc8-415b-b60f-5714683e1ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Yalnız Değilsin</image:title>
            <image:caption>“Güzel gezegenimiz, her an bize bol bol hediyeler verir. 
Çevremizdeki zengin yeşillik dünyası bizi korur.” 
 
 
İnsan doğanın bir parçası. Yerimizde sabit kalmamızı sağlayan yer çekiminden dört bir yanımızdaki bitkiler tarafından üretilen oksijene ve hastalıklara karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayan sayısız mikroorganizmaya kadar doğanın, yaşamın her alanında katkısı var. 
 
Bu düşündürücü ve ilham verici kitap, güncel bilimsel verileri kullanarak insanın doğayla nasıl derinden bağlantılı olduğunu; bitkiler, hayvanlar ve bizi çevreleyen tüm canlılarla kurduğu bağlantı ile nasıl geliştiğini ortaya koyuyor. 
 
Dünyanın pek çok sorunla karşı karşıya bulunduğu bir zamanda Asla Yalnız Değilsin, birlikteliğin bu gezegen üzerinde paylaştığımız yaşam için hayati öneme sahip olduğunu bize hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3fef03c-d9ae-459a-a736-6012fb5746da.jpg</image:loc>
            <image:title>O Bir Rol Model</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarının, öğretmenlerinin hatta zaman zaman ailesinin dahi yanında olmakta zorlandığı tourette sendromlu Brad Cohen, stres altında ürettiği seğirmelerin ve çıkardığı seslerin üzerinde hâkimiyeti olmamasına rağmen birçok kişi tarafından yaramazlık yapmak isteyen bir çocuk olarak görülüyordu. 

Ama Brad Cohen varoluş mücadelesini, acınma hislerine değil; sarsılmaz kararlılık, mücadeleci iletişim ve son derece olumlu tavrıyla inşa etmek istedi. Öğretmenlik eğitimi aldı.
Tam 24 iş görüşmesinden sonra kendisine inanan bir okulda öğretmenliğe başladı. Hayalindeki öğretmen, kendi öğrencileri için şans oldu. 

Artık yaşamına dokunduğu herkes için o bir rol model!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/847c8bb9-0400-4428-8db7-5749b2347aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Kanatlar Hayallerinin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Hayal kurmak, nefes almak gibi… 
 
Bazen bir kuş olup ağacın dalına konmak, bazen bir elma olup ağacın dibine düşmek. 
Hayallerimiz kadar bu dünyada kaybolur, hayallerimiz kadar yaşamda var oluruz. 
Gündüze sır olan yıldız, geceye iyi geceler öpücüğü veren güneş ve dünyanın yoldaşı ay oluruz. 
 
İşte bu hikâye, görünmez kanatlarıyla, tüm evreni dolaşan, sevgi dolu bir çocuğun hikâyesi! 
 
Bir hayal çocuğun hikâyesi... 
 
*** “Hayal kurmak dediğimiz şey, insanın bu dünyadaki görünmez kanatlarıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6598b22-961f-480a-9131-e20a3b74397a.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallar Ülkesinde Badem</image:title>
            <image:caption>Badem, başka türlü bir kedi! 
Yeni ülkeler görmeye ve başka kültürleri öğrenmeye bayılıyor. 
Bir önceki macerasında Finlandiya’yı ziyaret eden Badem, bu sefer de Estonya’ya uçuyor. 
Evet, doğru duydunuz! 
Uçuyor! 
Hem de en yakın arkadaşı Geyik ile birlikte, bir trenle... 
Eston ekmeği, ringa balığı, oyuncak müzesi... 
Ve Masallar Kalesi’nde harika bir konser! 
  Özlem Gençer, “Kuzey Işıkları Altında Badem” isimli kitapta tanıştığımız dünya tatlısı Badem ile minik keşifçileri, bu sefer de Estonya’da bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37e675c2-c819-4ced-98d4-d40305f4ee3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orkestra</image:title>
            <image:caption>İpek, öğretmeninden bir MÜZİK YARIŞMASI yapılacağını öğrenir. 
Hiç düşünmeden katılmak ister. 
Ama bunun için bir müzik grubunun olması gerekmektedir. Çünkü... 
Notalar bile tek başına anlamsızdır, bir araya gelince müzik oluşur. 
İpek, arkadaşlarını yarışma için ikna edebilecek midir? 
Bir müzik grubu kurabilse bile nereden ve nasıl başlamalıdır? 
Müzik yapmak için ne gereklidir? 
  Müzik dünyadaki tüm çocukları kucaklayan, hayal kurduran; sınırsız, bambaşka bir dünyanın kapılarını aralayan dildir. Sen de bu dünyaya katılmak istiyorsan sesleri bir araya getirmen yeterli. Her şey o müzikte gizli. Haydi sen de dinle o sesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b95f4638-a3e5-4792-b8fb-9c7df9c1fef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Seven Dede</image:title>
            <image:caption>Biraz önce ışıl ışıl parlayan yüzlere karanlık gönüllerin gölgesi düşmüştü şimdi. Adamcağız yürek dolusu kırgınlığıyla, “Açken insanın haline bakmaz, ilgilenmezsiniz de şimdi dalga mı geçersiniz?” demişti komşusuna. Sonra ailesini, kartal gibi açtığı kollarının arasına alarak, “Gafile kelam, nafile kelam,” diye mırıldandı. Birlikte sessizce evlerine girmişler, kapıyı kapatmışlardı. 
 
Bütün olup bitene şahit olan Ömer, biraz önce mutluluğun doruklarındayken, hüzün denizine dalmıştı. Vurgun yemiş gibiydi. Ramazan abisinin sözü, bir kurşun yarası gibi iz bıraktı yüreğinde: “Açken ilgilenmezsiniz…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb723be4-c121-4a05-bd46-da8fc8034bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Kötü Alışkanlığı</image:title>
            <image:caption>Bilge Genç, öykülerinde yer verdiği kahramanların hikâyelerini yazmamış da, bu kahramanları ete kemiğe büründürüp, okurun karşısına geçmelerini sağlamış âdeta. Kahramanları o kadar güçlü ve gerçek ki, hikâyelerini okurken sadece anlamak değil, hislerine ortak olmak kalıyor okura. İncelikle kurgulanmış, özenle seçilmiş kelimeler; kimi zaman okurun boğazında düğümleniyor, kimi zaman ise bir bahar esintisi olup ferahlatıyor yürekleri. 
  “Aklımın henüz ermediği içsel birtakım fikirleri kaleme alıyormuşum meğerse! Klavyenin çıt çıt çıt diye çıkan meditatif sesi yüzünden hiç haberim olmuyor, sonradan öğreniyorum bunları. O esnada, bilinç dışı olarak parmaklarımı hareket ettirirken çok özel bir sırrımı da ele verebilirim hani! Kendimi kaptırmış, içimi dökerken “Acaba okuyanlar bundan ne anlam çıkarır, metnin özünde gerçekten ben ne demek istemişim?” diye merak ediyorum doğrusu. İşin gerçeği, kendimi aptalca tehlikeye attığım sakıncalı bir eylem, yazı yazmak benim için.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c994919-28f9-4af1-a892-19d25337a352.jpg</image:loc>
            <image:title>Karnıma Korku Doldu</image:title>
            <image:caption>Tırtık, Benek ve Beşlik, kocaman bir evde yaşıyorlardı. 
Mavi bir ev: DENİZ! 
Birlikte midye toplama yarışması yapıyor, tekerlemeler söylüyor, çok eğleniyorlardı. 
Bir gün, BATIK GEMİ’ye gitmeye karar verdiler. 
Batık Gemi, çok eğlenceli bir yerdi. 
Denizatlarına binip yarış yapmak, yılan balıklarından dans dersi almak, ahtapotlardan hızlı yemek yapmanın sırlarını öğrenmek ve daha nice macera için yola çıktılar. 
Ama... Tırtık’ın kolları mı titriyordu! 
Karnı mı ağrıyordu! 
Kalbi “BAM! BAM!” diye mi çarpıyordu! 
Yoksa gitmekten vaz mı geçmeliydi! 
  Psikolojik Danışman Tuğba BAŞ AKGÜL, çocuklarda sıklıkla rastladığımız kaygı bozukluğu konusunu ele aldığı hikâyesinde, metaforik tekniklerden de yararlanarak, bu alanda daha mutlu bireylerin yetişmesine katkı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e06097d-37f4-4a1d-be62-adcb6cb7f075.jpg</image:loc>
            <image:title>Armageddon</image:title>
            <image:caption>Hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilirsin? Aşk uğruna hayatını, tüm insanlığın geleceği uğruna aşkını feda edebilir misin? Sevdiklerini korumak için sınırlarını ne kadar zorlarsın? Sınırsız bir ömür sunan fırsat karşısında, kendi benliğini, değerlerini ve hatta tabiri yerindeyse ruhunu feda etmek pahasına bu ölümsüzlüğü tercih eder miydin? Adaleti sağlamak için intikamı haklı kılan bir nokta var mı, yoksa adaleti gerçekleştirmek için intikamdan tamamen ayrılmak mı gerekir? 
*** 
Yazar, tüm bu sorulara post-apokaliptik bir dünyada cevap ararken, insanın umut ve umutsuzluk çatışkısı içinde savrulan varlık biçimini merkeze alarak, gerilim ve heyecan dolu bir savaşı destansı bir anlatımla gözler önüne seriyor. 
*** 
Nüfus patlaması, tükenen yeryüzü kaynakları ve benzeri sorunlar uluslarüstü bir örgütü harekete geçirdi; örgüt insanlığın sonunu getirecek virüsü serbest bıraktı. 
Virüsten etkilenen insanlar, öldükten sonra değişime uğrayarak dirildiler ve açlıkla saldırganlaştılar, kana susamış yeni bir tür olan virüslüler bitmek tükenmek bilmeyen açlıkla insanlara saldırıyorlar. 
Virüsten korunmayı başaranlar için hayatta kalmak hiçbir zaman olmadığı kadar zorlaştı. Devlet sisteminin ve üretimin çöküşüyle ne paranın önemi kaldı ne statünün ne de koleksiyonu yapılan diplomaların. İnsanlar artık katı bir dünya düzeninde hayatta kalma mücadelesi vermek zorunda; savaşmayı ve öldürmeyi öğrenmek zorunda. 
Kural yok. Düşman çok. Ya başarırsın ya ölürsün. Bu destansı serüvende, dostluğun sınırlarını zorlayan ve fedakârlığın en yüce örneklerini sunan karakterlerle tanışacaksınız. Ancak, hırsın karanlık girişimleri ve ihanetin acımasızlığı da hiç uzak değil. Büyük bir savaş gölgesinde, kahramanlarımız cesaretlerini ortaya koyacak ve kaderleriyle yüzleşecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59f5c60a-ebc6-4bb0-9982-a33b2894464e.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Hitler Bir Marilyn</image:title>
            <image:caption>“Yine mi Naziler!” diye yakınıyor Adam’ın annesi, kahvaltıda babası gene Nazi İmparatorluğu’nun suçlarını heyecanla anlatmaya başlayınca. Ya da kayak tatiline gelmiş Alman bir aileye, Nazilerin yıktığı sinagoglarla dolu kartpostal koleksiyonunu gururla gösterdiğinde. Her yıl bütün aileyi zorla İsrail halk dansları kampına götürdüğünde de tek çıldıran annesi değil. 

Derken Adam&apos;ın önünde tüm bu hezeyandan sıyrılmak için bir yol beliriyor. Yaşadıkları ücra Londra banliyösüne taşınan bir ünlüden imza kopararak atıyor ilk adımını. Çok geçmeden Sinatra’dan Mandela’ya kadar herkese yazmaya, onlarla tanışmaya başlıyor. Artık her şeyi gölgede bırakan bir tutkusu var. 
 
Adam Andrusier’in kendi büyüme hikâyesi İki Hitler Bir Marilyn, Yahudi aile tuhaflıkları ve özgürlük arayışı üzerine, bol dikenli bir komedi. 
 
“Banliyölerde büyümek, takıntılar ve daha pek çok şey üzerine çarpıcı, matrak bir anı-roman.” –Zadie Smith 
 
“Fi tarihinden beri okuduğum en tuhaf kitap. Andrusier’in taze bir üslubu var ve daha da önemlisi, delicesine komik.” –Gary Shteyngart 
 
“Zeki, komik, şaşırtıcı, dokunaklı; harika bir yoldaş.” –Jonathan Safran Foer


“Zahmetsizce komik ve insancıl.” –Daily Mail 
 
“Bazen çok komik, bazense kalp kırıcı. Andrusier’ın anıları, takıntılara dair büyüleyici bir bakış açısı sunuyor.” –John Boyne</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e27d095-3311-4178-b7c6-1059cf53fac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyve ve Sebzelerimiz - Türkiye’nin Hazineleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Alp Can ve Prof. Dr. Ruhsar Yanmaz tarafından 3,5 yılda hazırlanan “Türkiye’nin Hazineleri. Meyve ve Sebzelerimiz” adlı eserde 180 tür ve 530 çeşit, Meyveler, Sebzeler, Kurutulmuş Meyve Sebzeler, Yenebilir Otlar, Baharatlı ve Keyif Verici Bitkiler olmak üzere 5 ana bölüm altında toplanıyor. Alışılagelmiş kitap boyutu ve içeriğinin ötesine geçen bu kaynak eser yaklaşık 3400 orijinal fotoğraf, tablo ve şekillerle desteklenmiş durumda. Her bölüm içinde alfabetik sırayla yer alan türler önce yaygın isimlerinin yanı sıra, yöresel ve İngilizce isimlerinin olduğu bir künye ile tanıtılıyor. Varsa yakın olduğu türler ve aynı tür içinde benzer çeşitlerin adları veriliyor. Bu bölümde meyve/sebzenin isminin nereden geldiği bilgisine ulaşıyoruz. Ardından her türün ana yurdu ve tarihsel süreçte nasıl evrilerek günümüze geldiği, hangi coğrafyalarda yaygın olduğu ve üretim rakamları veriliyor. Bir sonraki paragrafta bitkinin yapısal özellikleriyle (gövde, dal, yaprak ve çiçek) iklim ve yetiştirme özellikleri; her türe ait ağaç/çalının genel görünümü ve çiçek fotoğrafları yer alıyor. Bunların ardından bitkinin tüketilen kısmı olan meyve, sebze, yaprak ve tohum özellikleri enine ve boyuna kesilmiş ayrıntılı fotoğraflarla yer alıyor. Son olarak her meyve ve sebzenin yaygın bulunan çeşitlerinden söz ediliyor ve bu çeşitlerin rengarenk fotoğraflarıyla her ürüne ayrılan bölüm sona eriyor. Uluslararası Kıbrıs Üniversitesinin sponsorluğunda BilgeSu Yayınevi tarafından piyasaya sunulan bu eşsiz eser her okurun evinde bulundurmak isteyeceği bir kaynak kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d502df8-4269-4fab-b71c-c43915629ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal Geceler</image:title>
            <image:caption>Sevda ülkesinde, yalnızlıklar şehrinde 
Giderek daha az seviyorum seni 
Zamanla unutur gibi seviyorum. 
 
Beşinci mevsimi yaşıyorum 
Yüreğim güz güllerini yaşarken 
Sonbaharı öper gibi seviyorum. 
 
Sen miadını doldurmuş takvim yaprağı gibi 
Seni koparıp attığımda seviyorum 
Anıları anımsadığımda değil 
Seni hatırlamayacak yerlerde seviyorum 
Kalabalıklar arasında yalnızlığı yaşarken 
Giderek daha az seviyorum seni. 
 
Hayatı yaşarken, hatıraları yâd ediyorum 
Giderek daha az özlüyorum 
Eskimiş bir eşyayı kaldırır gibi 
Seni de hatırlamayacağım bir yerlere kaldırıyorum 
Eskiler unutur gibi giderek seni de unutuyorum. 
 
Sol yanımda apansız başlayan sancılar 
Daha az hatırlatıyor seni bana 
Bazen vursa da hüzün gözlerimin sahiline 
Seni yanağımda sildiğimde seviyorum 
Gözlerin düşse de kalbimin hafızasına 
Boş verir gibi seviyorum. 
 
Acıların girdabında çırpınıp duruyorum 
Yüreğimi söküp atarcasına seviyorum 
Uykusuz gece nöbetlerine yazılsa da adım 
Zamanı eritir gibi unutuyorum seni 
Eriyen buz misali yavaş yavaş unutur gibi seviyorum. 
 
Yemenin de tadı yok, içmenin de 
Dostlarla muhabbetti de kestim 
Senden başka konuşacak meselem de yok 
Kendime küser gibi unutuyorum seni 
Artık hiçbir şey eskisi gibi değil 
Eskiyi arar gibi seviyorum. 
 
Gözlerim uykuyla barıştı sanma 
Hasretin kalbimin sadık bekçisi 
Geceleri üstüme devrilen hasret dağının altında 
Hala hicran cehennemindeyim 
Yokluğunun alevleri arasında yandığımda 
Unutur gibi seviyorum seni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c449e3d-0baf-4807-b64f-5cbd26fafa21.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferayi</image:title>
            <image:caption>Ferayi, Güneybatı Anadolu’da altı yüz yıl önce yaşanan bir sevda söylencesidir. Söylencenin kahramanları, Menteşe Beyliği beylik ailesinden Yakup Bey’in yakışıklı oğlu İlyas Bey ile konar-göçer bir yaşam süren bir Yörük obası demircisinin kızı Ferayi’dir. 
İlyas Bey av tutkunu, dağlar sevdalısı bir yiğit adamdır. Bir gün Marçal Dağları’nda avlandığı sıra karşısına narin bedenli, iri kara gözlü bir ceylan çıkar. Takılır ceylanın peşine, ceylan kaçar, İlyas Bey kovalar. 
Ceylanı gözden yitirdiği yerde karşısına, bir çift sürmeli iri kara gözlü, fidan boylu, ay yüzlü, güzeller güzeli bir Yörük kızı çıkar. İşte ne olursa o günden sonra olur. İki genç arasında, Menteşe yöresinde o günden bugüne öyküsü anlatılan bir sevda yaşanır. 
Daha önce; Mor Cepkenliler, Menderes’in İki Yakası ve Fetretin Kartalı adlı romanları ile Batı Anadolu’nun gizli tarihini gün yüzüne çıkaran Ahmet Zeki Muslu, bu romanıyla 
Menteşe yöresinin tarihi bir söylencesini okurlarına aktarıyor. 
Bir takım Şamanist inançlarını koruyan konar-göçer Yörüklerle, toprağa yerleşen Türkmenlerin toplumsal yaşamlarını, söylenceler, türküler, maniler ve folklorik öğelerle bezeli bir biçimde anlatıyor. 
Batı Anadolu’ya yerleşen Türkmenlerle Yörüklerin belleklerinde sakladıkları sözlü tarihleri ve edebiyatları bu romanda yeniden yaşam buluyor. 
*** 
“Karşısında genç kız, özenle örülen zülüflerinin yedisini sağ omzundan, diğer yedisini de sol omzundan arkaya atmıştı. Başı Yörük usulü bağlı, al yazmanın altındaki takkeye sarı sarı tuğralar diziliydi. Sırtındaki mor cepken, mavi boncuklarla süslü, çiçek desenleriyle bezeliydi. Güz elması yanaklı, selvi boylu, sülün gibi bir kızdı. Dinç yapılı, ince belli, iri kara gözlüydü. Bu kız, dertlere derman mıydı, yoksa yiğidi derde salan bir ahu muydu? 

Gezdiği dağlar, bastığı toprak dile gelse söyler miydi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6af51d3a-5d41-469b-a1eb-2eddd632fe66.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Tuna</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün yaşamında, yalnızca süslü bir kelime ve iki üç saat giydiği bir yeniçeri kostümü içinde çektirdiği fotoğrafı ile geçiştirilen önemli bir dönem de Sofya&apos;daki ataşemiliter “askeri elçi” olarak görev yaptığı günlerdir. 
Nedense Mustafa Kemal’in yaşamının bu on altı aylık bölümü, askeri rüştiye yıllarından tanıdığı, düşünce ve eylem birliği içinde olduğu arkadaşı ve dostu Ali Fethi ile yakınlığı ve bir yaşadığı aşk serüveni, resmi tarihçiler tarafından ayrıntılı bir biçimde anlatılmamaktadır. 
Mustafa Kemal, iş başındaki icraatlarına karşı çıktığı İttihat ve Terakki Partisi hükümeti tarafından,  daha açıkçası ordu içindeki amansız rakibi Enver Paşa tarafından Sofya’ya, görev için mi yoksa sürgüne mi gönderildi? Mustafa Kemal’in İstanbul’dan uzaklaştırılmasını kimler istedi? 
Genç binbaşının Sofya’daki yaşamı dikkatle incelendiğinde bu Balkan başkentinde üstlendiği istihbarat toplama görevini başarıyla gerçekleştirdiği görülür. 
Öte yandan, sarı saçlı,  uçuk mavi gözlü genç Türk subayı, Sofya sosyetesini kendisine hayran bıraktı. Sofya&apos;da ondan daha yakışıklı bir başka yabancının olmadığına inanıldı, şehir merkezindeki yabancılar kulübünün de gözbebeği oldu. Bu kulüpte, bir genç kız tanıdı. Adı, Dimitrina’ydı. Yakınları kendisine kısaca Miti diyorlardı. İlk görüşte aşk denir ya işte öyle oldu. Fonda orkestra Mavi Tuna valsi çalıyordu. Bir gül kadar nazik bu genç kızı, hayatı kınına sığmayan bir keskin kılıç gibi yaşayan adam tutkuyla sevdi. Kızın babası Bulgar Çarı’nın has adamlarından, savaş kahramanı general, aynı zamanda savunma bakanlığı da yapan bir politikacıydı. Bu birliktelik için, nedense “olmaz” dedi 
Dünya bir yandan da adım adım bir büyük savaşa gidiyordu. İstanbul’daki hükümet aciz durumdaydı. Sonunda savaş patladı. Mustafa Kemal valizini topladı, İstanbul’a döndü. İttihatçılara  “işte geldim” dedi. Uhdesine adı var, kendisi olmayan bir tümenin komutanlığı verildi. Aldırmadı, Çanakkale Cephesi’ne koşa koşa gitti. Ne var ki,  sarı saçlı,  uçuk mavi gözlü genç subay, Sofya’da yaşadığı büyük aşkını unutamadı. Yıllar sonra; “Gençliğimi bıraktım Sofya’da. Bir kız sevdim ama bana vermediler...” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/248e9f7b-4784-42ad-927b-9ac922bb76bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Solukta Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefe bilgelik ve bilgi arayışıdır. “Felsefe” sözcüğü, bilgelik sevgisi anlamına gelen, eski Yunanca philosophia sözcüğünden türemiştir. Felsefenin amacı büyük soruların yanıtını araştırmaktır. İşte size birkaç örnek: 
“Doğruyu yanlıştan nasıl ayırt etmeli?” 
“Canlılar ve cansızlar neden varlar ve nasıl varlığa geldiler?” 
“Hayatın anlamı nedir?” 
“Geleceğimi kendi özgür irademle mi kuruyorum, yoksa kaderimde ne varsa onu mu yaşıyorum?” 
Sokrates’ten Sartre’a, Konfüçyüs’ten Kant’a tüm filozofların bilgelik ve bilgi arayışına göz gezdirmek ve bu gibi büyük sorulara ne tür yanıtlar verdiklerini öğrenmek istiyorsanız bu fırsatı kaçırmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7854d4fd-b86a-4f76-8482-b8aa10b2e4fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Kudüs</image:title>
            <image:caption>Kudüs insanların hayal güçleri üzerinde muhtemelen dünyadaki herhangi bir şehirden daha fazla etki yaratmıştır. Yahudiler dışında Hristiyanlar için Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği, Müslümanlar için de Hz. Muhammed’in göğe yükseldiği yer olduğu inancıyla önem taşıyan Kudüs’ün sembolik gücü o kadar fazladır ki gelecekte Orta Doğu’da kapsamlı bir barışın önünde en önemli engel olarak durmaktadır. 
Michael Zank bu kapsamlı metinde tarih öncesi dönemden günümüze dek şehrin çalkantılı tarihinin izlerini sürüyor. Kudüs yaklaşık 4.000 yıldır var. Dünyaya eşsiz bir umut ve fikir mirası verdi. Kudüs’ü sevmek ve Kudüs için dua etmek ve gelecekte tekrar tekrar inşa edileceğini ummak insana özgüdür. Böyle bir yeniden yapılanmaya katılacak, ortak iyiliğe dayalı bir geleceği planlamak ve hayal etmek için şimdiden işbirliği yapan birçok Yahudi, Hristiyan ve Müslüman var. Kudüs, halkı, tabiatı, kutsal yerleri ve pek çok hatırası ile ona değer veren herkesin ortak menfaatidir. İsrailliler ve Filistinliler, Kudüslüler ve Kudüs’ün dostları, ortak bir geleceğin sadece bir hayal değil, bir gereklilik ve olasılık olduğunu savunuyorlar. Aynı zamanda Kudüs’ün bütünleşmesi ve bir kez daha kutsal şehir statüsüne kavuşması da şarttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbeb72a5-da0b-4d06-82f8-69f02bcd00e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Leydi Sapiens</image:title>
            <image:caption>Avrasya’nın çeşitli yerlerinde 45.000 yıl öncesine uzanan, iri vücutlu ve yüzü olmayan nadir ve değerli kadın heykelcikleri keşfedildi. Bu yontular Venüs heykelcikleri olarak biliniyor. Peki bu eserlere ilham veren kadınlar gerçekte neye benziyordu? 
150 yıl boyunca araştırmacılar tarihöncesindeki kadınların günlük yaşamlarına dair hiçbir arkeolojik bilgi sunmadılar ve toplumdaki yerini hafife aldılar. Hatta bu kadınlar klişelere hapsedildi: Erkekler avlanır, maceralara atılır, icat eder, yaratır ve çizerken kadınların rolünün çocukları eğitmek ve ev işleri yapmakla sınırlı olduğuna inanıldı. 
Geçtiğimiz on beş yıl boyunca yeni nesil araştırmacılar bu yaklaşım modelini sarsmaya başladılar. Çığır açan analizler ve yeni kazı yöntemleri tanımlayarak görünmez olanı görünür hale getirdiler. Leydi Sapiens bu son araştırmaların ışığında tarihöncesindeki kadının toplumdaki vazgeçilmez ve prestijli konumunu ortaya çıkarıyor. Bu antik kadınlar ilk kez gözlerimizin önünde yeniden diriliyor ve kökenlerimizle ilgili yeni bir teoriye ışık tutuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0fa1d6c-3950-465e-a2db-00d33e5fbfcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Safiye&apos;nin Maceraları Gezegenlere Yolcıluk</image:title>
            <image:caption>Geceleri gökyüzündeki yıldızları seyretmeyi sever misin? Ya da gezegenlerin fotoğraflarına bakmayı? Düşündün mü peki hiç, Mars’ta hayat var mı? Ya da saydın mı Satürn’ün halkalarını? Sordun mu hiç kimseye, “Dokuz gezegen, niye birden sekiz oldu?” ya da “Plüton’a ne oldu?” diye? Eğer cevabın evetse, Şimdi sıkıca tutun hayallerine, Kemerini bağla Ve düş Safiye’yle Portakal’ın peşine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b336d81c-8086-4ee0-915c-743c4355f605.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa</image:title>
            <image:caption>Ralph W. Emerson, 19. yüzyıl Amerikan edebiyatında yaşanan rönesansı başlatan kişidir. Amerikan sanat ve düşün dünyası için yeni milli bir kimlik yaratma çağrısı yapan Emerson “The American Scholar” (1837) başlıklı konuşmasında “Avrupa’nın saraylı ilham perilerini fazlasıyla dinledik” derken artık aydınlar başta olmak üzere Amerikalıların kendi ayakları üzerinde durarak yeni bir gelenek yaratmaları gerektiğini öğütlüyordu. Yeni dünyanın yeni insanlarına yakışan yeni deneyimlerin getirdiği konuların (formların değil) işlenmesini öneriyordu. İlk önemli eseri sayılan Doğa’yı (1836, 1849) da sonradan gelecek fikirlerin hattını gelenek ve ataların kabirleriyle başlatır bu yüzden. 
Doğa, 19. yüzyıl Amerika’sının ilk yarısına damgasını vuran idealist aşkıncı akımın, deyim yerindeyse kutsal kitabıdır. Kısa ama birçok fikri birbiriyle bağlayan onlarca göndermenin olduğu yoğun bir metindir. Bu nedenle çalışma, Devrim Kılıçer ve Fahri Öz’ün Önsöz’ü ve açıklayıcı notlarıyla ayrıntılandırıldı. 
Doğa, insan-doğa-tanrı arasındaki ilişkiye bakışınızı derinden etkileyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae5c3069-67f8-4bd4-8f37-0a031e1b5b46.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlamıyorsun İşte</image:title>
            <image:caption>“21. YÜZYIL KIZININ HAYATTA KALMA KİTİ. KIZINIZA VEREBİLECEĞİNİZ EN İYİ HEDİYE.” –CAITLIN MORAN 
 
Ergenlik ve ardından gelen gençlik çağları fazlasıyla değişken, karmaşıklığıyla dillere destan bir dönem. Günümüz genç kadını geçmişe göre çok daha özgür ve çok daha fazla seçeneği olduğunun farkında. Buna karşılık, göğüslemek zorunda olduğu zorlukların ve kendisinden beklentilerin çıtası da bir o kadar yüksek. Peki bugünün genç kızı hayatının bu dönemiyle nasıl baş ediyor? Onu endişelendiren ne? Neleri değiştirmek ister, neyi duymak ona iyi gelir? 
 
Anlamıyorsun İşte, ergenlikle başlayıp yirmili yaşlara uzanan süreci genç kızların bakış açısından ele alan bir rehber. Doğrudan onlara sesleniyor, tıpkı kalpten konuşan bir arkadaş ya da asla yargılamayan bir abla gibi. Dr. Tara Porter, otuz yıllık deneyiminden yararlanarak genç kızlara kendi psikolojileri hakkında içgörü sunuyor; sınavlardan arkadaşlığa, aileden aşka, anksiyeteden eğitime, diyetten sosyal medyaya her konuda önerilerde bulunuyor. 
 
Genç kızlara kendilerini anlamak ve ifade etmek için bir yol, ebeveynlere ise çocuklarının göz devirmelerinin, “Beni hiç anlamıyorsun!” yakınmalarının ardındakileri gösterebilecek yetkin bir kaynak sunan Anlamıyorsun İşte, dünyanın tüm genç kızları ve aileleri için temel bir başucu kitabı. 
 
 “GENÇ KIZLARIN YÜZLEŞTİĞİ ZORLUKLARA DAİR BİLGİ, SAMİMİYET VE MİZAH DOLU.” –JULIA SAMUEL 
 
20 DİLE ÇEVRİLDİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6251ed8-9cb6-4e3a-80e0-173ba429ab4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşa Bak</image:title>
            <image:caption>UYUMSUZLAR, 
KAÇIKLAR, DEHALAR, 
HEPSİ BİR ARADA! 
 
Aniden cinayet işleyip ortadan kayboluverecek masum görünüşlü manyaklarla dolu şehir görüntüsü belirdi kafamda; dehşetten midem bulanmaya başladı. 
 
Kavgacı çiftler, cinayet danışmanları, hovardalar, değişen ve gelişen teknoloji, ahlaki belirsizlikler... Kurt Vonnegut, İkinci Dünya Savaşı sonrası insanların endişelerini yansıtırken Amerikan yaşamının hem tedirgin edici hem eğlenceli karelerini çekiyor. 
 
Kuşa Bak, her biri yazarın alametifarikası olarak nitelendirilebilecek bir mizah ve hümanizmle dolup taşan, daha önce yayımlanmamış on dört öykü içeriyor. 
 
#amerikanedebiyatı #vonnegut #mizah #hiciv #amerika #delilik 
 
“İdeal bir dünyada, insanların okumak için gecenin bir yarısı sıraya gireceği türden bir kitap bu.” 
New York Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5069b494-f249-451f-9f16-c91f399a36c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluk Defterleri</image:title>
            <image:caption>Bazen geçmişi özlerim; minik minik, basit şeyleri, en naif olayları hatırlatan bir nostalji duygusu sarar beni. 
Cumartesi akşamlarını büyük bir özlemle hatırlarım; işte o zaman hissettiğim saflık ve sevgi duygusu, daha güzel bir çocukluk geçiremeyeceğimden emin olmamı sağlar. 
 
 Norah Lange’nin Arjantin kırsalı ve Buenos Aires’te ailesiyle geçirdiği çocukluk ve ilkgençliğinden kâh dokunaklı kâh özlem dolu kesitler içeren Çocukluk Defterleri yazarın kişiliğini biçimlendiren bir geçmişi yansıttığı gibi 20. yüzyıl başı Arjantin toplumundaki yaşama ve cinsiyet rollerine dair de incelikli gözlemler sunar. 
 
Çocuklara özgü bir masumiyet ve yaratıcılığı belleğin gücüyle buluşturan Çocukluk Defterleri her devirden okurun özdeşlik kurabileceği bir anlatı. 
 
“Lange, doğuştan sürralist...” 
Irish Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd4c0d6a-c28a-4a1f-bce2-e95dfc4a455f.jpg</image:loc>
            <image:title>Marka Stratejisi Nereye Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Gerçek kürk giymek bir zamanlar zenginlik ve statü işaretiydi. Şimdi ise bir cehalet işareti. Lüks ürün kiralama ve ikinci el piyasası sayesinde, bugünlerde herkes bir Gucci kemerle dolaşabiliyor. 
Pandemi her şeyi alt üst etti; kurallar baştan yazılıyor. Modern lüks markalarda uzmanlaşmış deneyimli marka stratejisti Ana Andjelic’e göre, “Marka stratejisinin geleceği gözlerimizin önünde şekilleniyor.” 
Markaların nasıl davranması gerektiği hakkında kafalar karışık. Büyük markalar hantallık içindeyken küçük markalar daha yaratıcı: Topluluklarını, değerlerini ve amaçlarını harekete geçiriyorlar. Markaların sosyal, kültürel ve çevresel sermayesi, artık her zamankinden önemli. 
Deneyimli stratejist Andjelic kitabında, marka anlatınızı ve rekabet stratejinizi değiştirmek, marka sembolleri oluşturmak ve yaymak, ürün ve hizmetlerinizin hem parasal hem de ahlaki değer yaratmasını sağlamak için sosyal etkilerden nasıl yararlanabileceğinizi analizler, örnekler ve araçlar eşliğinde anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a93a4ff-8291-4629-ae20-fc7fd20f9975.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafizik</image:title>
            <image:caption>Aristoteles’in en önemli metinlerinden biridir Metafizik. Başları arkhe kavramı çerçevesinde kendisine gelesiye kadarki bir felsefe tarihi olarak okunabilecek bu yapıtında Aristoteles, asıl olarak bilgi/bilim ile varlığın ne olduğu, bunlar arasındaki ilişkinin ne olduğu sorularını ele alır. Sorduğu tam olarak da “Felsefe nedir?” sorusudur. Bu soruya verdiği yanıt, hocası Platon’a yönelttiği eleştiri olarak da ele alınabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed3340f3-604d-4213-99c8-5ea8284c482f.jpg</image:loc>
            <image:title>Lezzetlerin İstanbul’u</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan ve Bizans&apos;tan Osmanlı saray mutfağına yansıyan rafine damak tadı, günümüz Türk mutfağına zengin bir miras bıraktı. 
Bu lezzet harmanı bugün unutulmaz tariflerle nesilden nesle aktarılan mekânlarda hayat bulmaya devam ediyor. 
Tarihî lezzetlerin izini süren nehir söyleşi tarzındaki bu kitapta, farklı memleketlerden gelen ve hâlen kaybolmayan bu tatların hikâyeleri anlatılıyor. 
Geçmişte sokak lezzetleriyle öne çıkan bu göç yolunda 100 yılını geride bırakan ailelerin son kuşakları olan lezzet ustalarıyla yapılan röportajlar, okuru zamanda bir yolculuğa çıkarırken geleneğe sahip çıkan güçlü aileler ve geleceğe dair vizyonları ile ilham kaynağı oluyor. 
Sembolleşen lezzetleriyle kent hafızasında yer edinen Baylan, Hacıbekir, Cafer Erol, Beyaz Fırın, Karafırın, Cemilzade, Koska, Güllüoğlu, Vefa, Pando’nun Yeri, Kanlıca Yoğurdu ve Sultanahmet Köftecisi vazgeçilmez adresler olarak bu kitapta yer buluyor. 
İstanbul’a damgasını vuran bu asırlık mekânların hikayelerinden yansıyan satırlar, keyifli sofralara taşınabilecek muhabbetlerin konusu olmayı bekliyor. Çünkü bugün sofralarımızda en çok hoş sohbetler aranıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6150bece-01b5-4556-8962-139f4238bd25.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Anne</image:title>
            <image:caption>Ben diğer çocuklar gibi değilim. Biraz farklıyım. Birden çok annem var mesela. Anlatması biraz zor. Benim için de epey karmaşık. Annelerimden biri ölümle burun buruna olabilir hatta. Hem de benim yüzümden. Çünkü hangisi annem...Ben... Ben gerçekten bilemiyorum.   Henüz üç buçuk yaşındayım. Pek bir şeyi bilmem beklenemez zaten. Ama bildiğim tek bir şey var. O da peluş oyuncağım Guti’ye gözüm kapalı güvenebileceğim. Hem de herkesten çok, annelerimden bile...   Ben Guti’den başka kimselere inanamasam da bana inanan biri var. Okul psikoloğum Vasile.   Gerçekten bana inanıyor mu?   Sahiden de gerçek annemin kim olduğunu bulabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc5bba7-d2f2-4c22-9a51-6300047db9f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağzı Açık Kalan Kedi - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>Karlı bir kış günü yavru kedi sokakta üşümüştür. Kendine sıcak bir yuva bulmak için pencerelere zıplar ve miyavlar. Derken bir evin penceresi açılır. Evin küçük kızı Jale kediyi içeri alır. Onu çok sever ve adını Tarçın koyar. Artık ikisi de mutludur. Bir gün Tarçın camdan dışarıyı seyrederken aşağıya bir sokak kedisi gelir. İkisi kedice konuşmaya başlarlar. Acaba bu tanışma onları nasıl bir maceraya sürükleyecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df61531e-39be-4bdd-b03c-f572ed51112c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tilkinin Günlüğü - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>Tilki Pilki ve Tavşan Papüs ormanda yaşayan iki iyi arkadaştır. Tilki Pilki bir gün bir kitap yazmak ister. Fikrini Tavşan Papüs’e açar. Tavşan da bu kitabı resimleyebileceğini söyler. Böylece ormanı dolaşmaya başlarlar. Tilki Pilki ormanı, ağaçları, çiçekleri, dağı, güneşi, ayı, yıldızları anlatır öyküsünde. Tavşan Papüs de hepsini özenle resimler. Ortaya harika bir öykü çıkar. Peki bu öyküyü herkese ulaştırabilecekler mi? Öykülerinin yalnızca defterde kalmaması için neler yapacaklar? Tilki ve tavşanın sanat dostluğu nerelere uzanacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d1f59be-98e4-4cae-bcd7-c6e51ee05ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>&quot;Mi&quot; Sesi Çıkaran Kuzu - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>O gün yaylada sürüye yeni katılan küçük kuzunun doğum günü partisi vardır. Annesi minik kuzunun önüne bir ot pastası koyar ve onu arkadaşlarıyla tanıştırır. Bütün kuzular meleyerek şarkı söylemeye başlar. Ancak küçük kuzu bu şarkıya mi’leyerek katılır. Çünkü melemeyi bilmiyordur. Arkadaşları onun neden mi’lediğini anlayamazlar ve küçük kuzuyu aralarına almakta zorlanırlar. Küçük kuzunun buna çok üzüldüğünü gören annesi acaba ne yapacak? Yavrusunu alıp nerelere gidecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f39c54a7-9826-4c53-a396-0ab40fa00917.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatilus Gezegenus - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>Daki’nin canı nedense hiçbir şey yapmak istemez. Boş boş oturmaktan da sıkılmıştır. Dünya’dan başka bir yerde yaşamayı ister ama bu da imkânsızdır. Fakat o gece birden camın önünde bir uzay aracı durur. İçinden Goro Moro adında tuhaf bir varlık iner ve Daki’ye uzayda bir tatil bileti hediye eder. Buna hem çok şaşıran hem de çok sevinen Daki kendini bir anda uzay aracının içinde bulur. Hızla dünyadan uzaklaşırlar. Uzay tatilinde Daki’yi neler bekliyor? Uzaydan Dünya’ya geri dönebilecek mi peki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c32b552-4a1c-4297-9647-edb32beef924.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Suyu İçen Papatya - Bi Dolu Hikaye 2</image:title>
            <image:caption>Köşkün bahçesindeki küçük papatya köşkün içini merak eder. Her gün gülleri keserek sepetine koyan köşkün hanımını ilgiyle izler ve o da o sepetin içine girerek köşke gitmek ister. Ancak papatya, güllerden çok küçüktür ve köşkün hanımının ilgisini çekmez. Papatya bu duruma üzülüp durur. Köşkün içine girmek için ne yapması gerektiğini düşünürken bir gün yağmur yağar. Ve ilginç şeyler olur. Acaba papatya köşke girmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af53534-e441-49f2-866d-2dbfd40d7a87.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Çalıyorum – Herkes Piyano Çalabilir</image:title>
            <image:caption>Piyano tekniğinin gelişmesi için en temel kriterlerden biri bolca çalışmak, çokça parça çalmaktır. Bu düşünceden hareketle, kendi içinde sıralı bilgi akışını ve kademeli ilerleyişi sağlayan parçalardan meydana gelen Piyano Çalıyorum, piyano tekniği ve becerilerinin geliştirilmesi için hazırlanmış bir kaynak kitap. Nota okuma ve piyano becerisinin temellerini tesis etmek için hazırlanan Adım Adım Piyano Metodu’nun devamı niteliğindeki Piyano Çalıyorum, severek çalınabilecek ve piyano tekniğine katkı sağlayacak çok sayıda parçaya ulaşmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca697844-7f85-4fb5-83b0-45e3350e79aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Okul Bi Acayip Şaşırtıcı Gerçekler Coğrafya</image:title>
            <image:caption>HADI A.J. VE ANDREA ILE HIZLI DÜŞÜNÜN!   Aşağıdaki garip coğrafya gerçeklerini biliyor muydunuz?  
 A. Antartika’nın en büyük kara hayvanı bir böcektir.
 B. Ateş Çemberi, Pasifik Okyanusu’nun kıyılarını çevreleyen bir dizi volkandır.
 C. Dünya üzerindeki en kurak yer her yıl sadece 1 milimetre yağmur alır.
 D. Dünyanın en küçük ülkesi sadece yaklaşık yüz futbol sahası büyüklüğündedir.   
Daha fazlasını öğrenmek için hadi kitabı okuyalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2be56de1-9161-4a63-8804-22fb66e92f84.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Güzel Şeyler</image:title>
            <image:caption>Her şeyden daha fazla inandığım bir şey varsa o da insanın kendi özünü kandıramadığıdır. Oradaki gerçek eninde sonunda kazanır. Boyun eğmemiz gereken ve bizi eninde sonunda dize getiren bir güçtür o. 
Yaşam denilen engebeli, çukurlarla dolu yol boyunca zaman zaman takılıp düşer, ayağa kalmak için ihtiyacımız olan güç ve cesareti bulamayabiliriz. İşte böyle anlarda sıcak bir el her şeydir. 
 
Çaresizlik içindeki binlerce insan çözümsüz kalan sorunlarına çare bulmak için Sevgili Şeker’e başvuruyor. O, birçok konuda kendi hayatından damıttığı çözümleri okurlarına sunarken kendi hayat deneyimlerini çekinmeden ortaya koyuyor… 
  Mizahla, öngörüyle, tutkuyla –ve kesinlikle dürüstlükle– harmanlanmış bu kitap, hayatın karşımıza çıkardığı her şeye merhem oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3ced244-230f-46f6-8e4e-5278da3eed67.jpg</image:loc>
            <image:title>İçdünyamıza Bakış</image:title>
            <image:caption>İÇDÜNYAMIZ DIŞARIDAN EKLENEN PARÇALARLA ÖRÜLÜR, PSİKANALİZ ÖRGÜNÜN BOZULDUĞU YERİN PEŞİNE DÜŞER VE HİKÂYE EN BAŞTAN YENİDEN YAZILIR. 
İçine doğduğumuz dünya, yaşayacağımız çevrenin koşulları, ebeveynlerimizin geçmiş deneyimleri ve bizi büyütürken içinde bulundukları ruh hali, nasıl bir insan olacağımızı ve nasıl hayatlar yaşayacağımızı ne kadar belirleyebilir? 
Bu kitapta, bu soruya cevap bulabileceğiniz beş vaka öyküsü yer alıyor. İnsan olma serüvenimizin ve içdünyamızdaki farklılıkların nelerden nasıl etkilenebildiğini farklı karakterlerin yaşamöyküleri ve gerçek psikanaliz seanslarından aktarılan bilgilerle anlamaya çalışmak zihninizde yeni kavrayışlara ve yeni sorulara ortam hazırlayacak. Dışsal ve içsel olayların nasıl iç içe geçtiğini anlatan öyküler hem mesleğinin başındaki psikoterapistler hem de insan psikolojisini anlamak isteyen tüm okurlar için yol gösterici olacak. Bu kitabı okuduktan sonra kendinize ve hayatınızdaki önemli ötekilere farklı bir gözle bakacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf9d1d2e-7dd0-4166-8395-9d05b5fc30de.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>İNSAN DAVRANIŞININ TEMELLERİNİ ANLAMAK İÇİN EŞSİZ BİR KLASİK. 
Dünyaca ünlü primatolog ve hayvan koruma uzmanı Dr. Jane Goodall’ın serüveni vahşi doğadaki şempanzeleri izlemek için Tanzanya’nın ücra köşesi Gombe’ye gitmesiyle başladı. 
Aylar boyu süren umutsuz bekleyişten sonra o ilk temas kuruldu ve Goodall alet kullanımından alet yapımına kadar daha önce keşfedilmemiş primat davranışlarını kaydetmeyi başardı. Batı dünyasının en büyük bilimsel başarılarından biri sayılan çalışmalarının sonunda şaşırtıcı bir şekilde her biri tıpkı bir birey gibi davranan şempanzelerin sosyal hiyerarşisini çözdü. İnsanlarla şempanzeler arasındaki derin bağa dair anlayışımızı sonsuza dek değiştirecek birçok olağanüstü keşfe imza attı. 
Jane Goodall’ın Gombe’nin derinliklerinde vahşi şempanzeler arasındaki yaşamını anlattığı İnsanın Gölgesinde, hayvan davranışları konusunda şimdiye kadar yazılmış en büyüleyici öykülerden biri ve her nesilden okuyucu için canlı bir keşif yolculuğu. Sadece vahşi doğaya değil insana dair soluk kesici bir anlatı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a609b29d-1d22-46b8-bf6d-c00c71021bba.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekreter Kim’in Nesi Var 4</image:title>
            <image:caption>Yakışıklı, zengin ve kibirli Young Jun, büyük bir şirketin başkan yardımcısıdır. Mi So ise onun mükemmel sekreteri. Narsis patronuna 9 uzun yıl boyunca katlanabildiği için adeta bir efsanedir ama şimdi istifa etmeye karar veriyor. 
Acaba gerçekten de hiçbir şey ya da hiç kimse onu çekip gitmekten vazgeçiremez mi? 
 
Artık sıradan kahveler içmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/914a3af0-40c1-4a25-8ecb-369fa77c9531.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Yazarın Yazma Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı yazma ve okuma uygulamalarında başarılı olmanın ve yazarlığa ilk adımı atmanın anahtar kelimesi yaratıcılıktır. Genç Yazarın Yazma Yolculuğu ile harika bir dünyaya ilk adımı atacaksın. Bu kitapla beraber birçok düşünce ve hayal arasında daha önceden kurmadığın ilginç ve akıcı ilişkiler kurmaya başlayacaksın.
Bu kitaptaki yazma çalışmalarında hikâyelerini planlamana ve yazma becerilerini geliştirmene yardımcı olacak pek çok ipucu bulunuyor. Yaratıcılığını canlandıran kelimeleri ve hikâyeleri yazmak için harika fırsatlar seni bekliyor.
Bu kitaptaki harika etkinliklerle yaratıcı gücünü kullanacaksın, düşünecek ve bunu yazılı olarak dile getirip metinler oluşturacaksın. Bunun yanında, dilin kullanım biçimlerini, yaratıcılığı ve soyutlama becerilerini geliştireceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24419616-54ad-4cf1-85b2-9d02089cd8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Okul Bi Acayip – Şaşırtıcı Gerçekler Uzay, İnsanlar ve Osuruklar</image:title>
            <image:caption>HADİ A.J. VE ANDREA İLE
HIZLI DÜŞÜNÜN!
 
 
Aşadaki garip bilimsel gerçekleri biliyor muydunuz?
Jüpiter’de 300 yıldan uzun süredir devam eden bir fırtına vardır.
Pireler kendi boylarının 130 katı yüksekliğe zıplayabilirler.
Her insanın kendine özgü bir dil izi bulunmaktadır.
Öldükten sonra Albert Einstein’ın beyni çalınmıştır.
 
Daha fazlasını öğrenmek için
hadi kitabı okuyalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/949e50f5-daf2-46dd-aaa4-3386cd2bf84c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Gölge</image:title>
            <image:caption>Jack Corman başarısız bir hayat yaşamaktadır. İşsiz ve bitkindir, bir zamanlar film yönetmeni olan babası Bob Corman’ın ani ölümüyle sarsılmıştır. Ayrıca Londra’daki dairesinden atılma tehdidiyle de karşı karşıyadır. 
 
Bob Corman seksenli yıllarda, Jack’in çok sevdiği ve tilki benzeri bir kahraman olan Dune’u idolleştiren kukla fantezisi Cam Gölge’nin yaratılmasına kalbini ve ruhunu vermiştir. Ancak Cam Gölge piyasaya sunulduğunda başarı sağlayamamış, çocuklar için çok korkutucu ve yetişkinler için çok tuhaf bulununca Bob alay konusu olmuş, kendisini içkiye vermiş ve kedere kapılmıştır. Böylece film, Jack için babasıyla ilgili nefret ettiği şeyleri temsil etmektedir ve o da tıpkı babası gibi başarısız olacağı endişesini taşımaktadır. 
 
Bob’un vefatının ardından Jack, film hatıraları ve acı anılarla dolu çürüyen evine geri döner. Korkunç bir fırtına sırasında tavan arasındaki Cam Gölge kuklalarının konuşmaya başladıklarını fark eder. Böylece Londra’yı babasının yarattığı kötülükten kurtarmak için çaresizce bir gerçek dünya arayışına giren Jack, Toby ve Amelia ile birlikte babasının mirasının labirentinde gezinerek bir yandan içindeki kahramanı çağırırken bir yandan da Cam Gölge dünyasını diriltmeye çabalar. 
 
 
“Kalbinizle bütünleşen ve Goblin Kralı’nın labirenti kadar şeytani bir olay örgüsüne sahip olan Cam Gölge, bir başyapıt!”       William Hussey, Hideous Beauty ve The Outrage kitaplarının ödüllü yazarı. 
 
“Muhteşem. Başka bir dünyadan, başka bir zamandan ve bizim dünyamızdan cesur ve etkileyici bir macera.”                                                           Hugo ve Nebula Ödüllü yazar Max Gladstone.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e719cff-b2ab-4f1f-b445-cd52cd92dcda.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İle İlk Tanışma</image:title>
            <image:caption>Bu kitap piyanoya yeni başlayanlar çocuklar için hazırlanmıştır. Minik öğrencilerimizle birlikte çalışarak hazırladığım piyano ile ilk tanışma kitabıdır. Yaklaşık 5 yaşından itibaren tüm miniklerin keyifle piyano eğitimine başlayacakları ve notalar ile ritimleri öğrenecekleri bir kirap olduğuna inanıyorum . Kitapta pek çok basit teori çalışma alanı bulunmaktadır.bu alanları minik öğrenciler için küçük ödev bölümleri gibi kullanabilrsiniz.Kitabın son bölümlerinde ise her parçanın öğretmenler için eşlik bölümleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d33f9f0-0cf4-4a76-b462-c3c14228e299.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalp Şehrine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Sizi müthiş bir curcuna bekliyor! 
Gümüş Oğlan, arkadaşı Gayret’le birlikte büyük maceralara atılacak. Ateş denizlerinden geçecek, mumdan gemilere binecekler. Kanatlı atlarla uçacak, devlerle mücadele edecekler. Sonu gelmez kuyuların içinde Altın Kız’ın izini sürecekler. Kalp Ülkesi’ne, Kalp Şehri’ne, Kalp Kalesi’ne, Kalp Odası’na ve nihayet Kalp’e ulaşmaya çalışacaklar. 
Kalp Şehrine Yolculuk, “Hüsn ü Aşk” mesnevisinin 
sürükleyici bir yorumu. “Hüsn” Altın Kız, “Aşk” ise Gümüş Oğlan… 
Abdullah Harmancı bu hikâyede şunu soruyor bizlere: 
Acaba “Aşk”, delikanlı olmaktan öte bir anlama mı geliyor? “Hüsn”, Altın Kız’ın serüveninde nasıl bir anlam taşıyor? Gümüş Oğlan’ın yaptığı yolculuğun, bildiğimiz yolculuklardan 
ne farkı var?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/862ecc34-8b95-4bde-b8bb-7a090397fe84.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşanların Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Sabah oldu, yeni bir gün tavşan kardeşleri bekliyor. 
Peki bugün ne yapacaklar? 
Her seferinde farklı bir hikâyeye kapı aralayan bu sessiz kitap, Daphne Louter’in küçükten 
büyüğe herkesi etkileyecek çizimleriyle kitaplığınızdaki yerini almayı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c55cd2aa-a478-4c4f-ba88-cb08ea10ca3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayan Toplum, Ayrışan Siyaset: Dünden Yarına Türkiye</image:title>
            <image:caption>2020 yılının Mart ayında T24’ün önerisiyle Metin Kaan Kurtuluş, Prof. Dr. Sencer Ayata’yla bir söyleşi dizisine başlar: Pandeminin, dünyanın ve Türkiye’deki gelişmelerin değerlendirildiği bu söyleşilerde pandemi sonrası dünya, yoksulluk ve eşitlik, gençlik, siyasal ittifaklar, kutuplaşma, sosyal demokrasi, yolsuzluk ve yozlaşma, sosyal sınıflar gibi başlıklar ele alınacaktır. Üç yıla yayılan bu söyleşilerin kitaba dönüşmesi esnasında 14 ve 28 Mayıs seçimleri Türkiye gündemine düşünce, seçim sonuçlarını tartışan son bir söyleşi kitaba eklenir... 
 
ODTÜ’de uzun yıllar akademik çalışmaları bulunan, iki dönem parlamentoya giren ve CHP yönetiminde görev üstlenen Türkiye’nin önde gelen sosyologlarından Prof. Dr. Sencer Ayata’nın güncel siyaset ve toplum yapısı üzerine yaptığı değerli gözlem ve değerlendirmeler, Türkiye’nin dününe, bugününe ve yarınına ışık tutacak nitelikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88bfbe80-8498-4943-a633-744555f4d519.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Tatil Yapmaz</image:title>
            <image:caption>“Hayat biz planlar yaparken başımıza gelenlerdir.” 
İnsan umutla, sabırla, aşkla, iyimserlikle geleceğini tasarlar. Kimi zaman basit bir tatil planıdır bu, kimi zaman ise huzurlu bir emeklilik hayali veya tüm ülkenin kaderini değiştirebilecek yeni bir teknolojinin geliştirilmesi… İnsan kendine mutlu bir gelecek inşa etmek için elinden geleni yapar ama kaderin de insanlar için planları vardır. Ve kader tatil yapmaz. 
O. Ertuğrul Önen, engin hayat tecrübesinden damıtarak yazdığı hikâyelerde her gün karşımıza çıkabilecek farklı ve bir o kadar da tanıdık çehreleri resmederken kaderin herkesin hayatında nasıl bir rol oynayabileceğini de incelikle gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27bdc01b-5c78-4d0e-a140-ec5d83dcafdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Asil Kraliçe</image:title>
            <image:caption>KRALLAR TAÇLANDIRILIR AMA KRALİÇELER KENDİLERİ YÜKSELİR. 
 
Prenses Lenora, Wessco’nun ilk kraliçesi olmak için yetiştirilmişti. 
19 yaşına geldiğinde, büyüleyici, zeki, kendine güvenen mükemmel bir hükümdar olarak taç giymeye hazırdı ama tek eksiği vardı... bir eş. 
Fakat Lenora onu sadece tacı için isteyen biriyle evlenmek fikrinden nefret ediyordu. 
Edward, yıllar önce soylu unvanlarından vazgeçip dünyayı gezmeye kendini adamıştı. Fakat ailesinin zoru ve kutsal bir vaat için ülkesine geri çağırıldı. Kibirli küçük kraliçe, Edward için hem merak uyandırıcı hem de çileden çıkarıcıydı. 
Şimdi, sarayın soğuk taş duvarlarının ardında tutkulu bir oyun hüküm sürüyor ve hanedanlığın geleceği sonsuza dek değişiyor. 
 
Her efsane küçük bir hikâye ile başlar. 
 
“Bu modern aşk masalı kalbimi kazandı. Seksi, komik. Bağımlısı oldum. Emma Chase en iyisi.” 
-Corinne Michaels</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3ce975-dc69-4165-80e0-d79f6d538cca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Saçma</image:title>
            <image:caption>Bay Saçma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85b4efa-d6a1-4b47-ab01-aaaa2bd9c1f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Patrik Avedik&apos;in Gizemli Yaşamı</image:title>
            <image:caption>İstanbul Ermeni Patriği Tokatlı Avedik’in hayatı, rahiplik günlerinden itibaren romanlara, filmlere konu olabilecek maceralarla geçmiş, 1711 yılında, doğduğu topraklardan çok uzakta, Paris’te trajik bir şekilde sonlanmıştır. Fransa Kralı XIV. Louis’nin Katolik faaliyetlere giderek artan desteği ve bürokrasinin patrik üzerinde yoğunlaşan öfkesi sürgün edilmesine ve ölümüne neden olmuştur. Patrik Avedik’in hayatının son günleri, neredeyse yüz yıl boyunca bir sır olarak kalmış, uzunca bir süre kendisinin Alexandre Dumas’nın romanına konu olan Demir Maskeli Adam olduğuna inanılmıştır. Demir Maskeli Adam’la karıştırılması, tarihçilerin onunla ilgili merakını körüklemiş ve gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını sağlamıştır. 18. yüzyıl başlarında Osmanlı İmparatorluğu dahilindeki misyonerlik faaliyetlerini ve Ermeni toplumunun yaşadığı dini ve siyasi tartışmaları ele alan bu kitap, Sirvart Malhasyan’ın pek çok Ermenice kaynağın yanı sıra Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Fransız Ulusal Kütüphanesi’ndeki belgeler ve dönemin ünlü tarihçilerinin, araştırmacılarının farklı dillerde kaleme alınmış çalışmaları ışığında yürüttüğü araştırmanın ürünü. Osmanlı-Ermeni tarihinin az bilinen gizemli ve önemli bir kesitine Türkçede ilk kez bu kadar yakından bakıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64c27a7d-ee4d-471c-a7da-dd24772fbaa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Şirketleşme</image:title>
            <image:caption>2009 yılında kaybettiğimiz Prof. Dr. Haydar Kazgan, Türkiye’de finans tarihi alanındaki çalışmaların önünü açıp bu alanda temel başvuru yapıtları sayılacak ürünler ortaya koydu. Ağırlıklı olarak para, banka, sanayi ve şirketleşme tarihi alanında yapıtlar veren Kazgan, çalışmalarına tarihsel bir boyut katarak sağlam bir dayanak noktası kazandırırken, günümüz gelişmelerine geçmişin deneyimleri ışığında bakabilmemizin önünü açtı. 
 
“Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat’ın ilanından sonra hukuki, siyasi, askerî değişme ve gelişmelerin yanı sıra ekonomik gidişatı hiç olmazsa bazı örnekler vermek suretiyle okuyuculara ve ilgililere aktarmak bu kitabın ana hedefini oluşturmaktadır. 
 
Doğal olarak, ulaşabildiğimiz kaynaklar konuyu tamamen açıklama bakımından yeterli değildir. Çünkü, kütüphanelerimiz maalesef özellikle ekonomi alanında tarihi araştırma yapmak isteyenlere pek az yardımcı olabilmektedir. Örneğin Tanzimat’tan bu yana kurulan anonim şirketlerin mukavele ve tüzüklerini, ancak mukavelat mecmualarında bulmak kabildir ve maalesef bu mecmualar en önemli kütüphanelerimizde bile yoktur ve bu eksikliğin farkına ancak benim başvurum üzerine varılmıştır. Oysa Osmanlı İmparatorluğu’ndaki kayıt sistemine dünyanın hiçbir yerinde rastlanmaz. Hiçbir Batı ülkesinde şirketlerin kurulmuş mukavele ve tüzüklerinin devlet tarafından düzenli bir şekilde yayımlanması görülmüş şey değildir. Hâlbuki Osmanlı İmparatorluğu’nda daha da ileriye gidilmiş ve belirli bir iş yerinde belirli bir işi yapmak üzere tezkere almakla ilgili bakanlığa başvuranlar bile aynı bakanlığın aylık dergisinde ayrıntılı bir şekilde yayımlanmıştır. Fakat yukarıda sözünü ettiğimiz gibi bu dergilerin hiçbiri kütüphanelerimizde mevcut değildir veya tasnif edilmediği için ilgililere ulaştırılması mümkün olamamaktadır. Ancak biz özel çabamızla bu mecmuaların birkaçını elde ettik. 
 
Osmanlı İmparatorluğu’nda her türlü sınai girişime yer verdiğim bu araştırma bu görüntüsüyle bir monografiler ve yorumlar dizisidir. Bu nedenle giriş olarak “Osmanlı İmparatorluğu’nda Sanayileşememenin Nedenleri” hakkında yirmi yıla varan araştırma sonucu ortaya çıkarabildiğim bazı sonuçları sunmaya, ayrıca döneme ait birçok evrak, fatura, makbuz, gravür, hisse senedi ve diğer görsel malzemeyle kitabı görsel yönden zengin kılmaya çalıştım. 
 
Bu konu birçok kimse tarafından değişik şekilde yorumlandığı için, 19. asır boyunca sanayileşme dışında kaldığı hâlde, ekonomisini bir bakıma canlı tutabilen Osmanlı Devleti’nin, bu yönünü de sanayileşmeye bir alternatif olarak kabul etmek gerekebilir. Biz, bu konuyu çeşitli yazılarımızda ele alarak bir Osmanlı merkantilizmi üzerinde durduk. Gerçekten de özellikle 19. asrın ortalarından Birinci Dünya Savaşı’na kadar geçen zamanda ve hatta 1930’lara kadar, ekonomiyi canlı tutan bir merkantilist hareketi gözlemek mümkündür. 
 
Özellikle dış ticarete, transit ticarete, komisyonculuğa ve çağdaş tabirle pazarlamaya dayanan faaliyetlerle, ekonomiye kaynak yaratıldığı bir gerçektir. Bunun en basit yoldan ispatı, ithalatın ihracatı aşması sebebiyle ortaya çıkan açığın dış borçlanmayla kapatılmayıp, tersine, daha güçlü bir kaynak bulunmuş olmasıdır. Bu kaynak da, Osmanlı merkantilizmidir. 
 
Monografi ve yorumlardan oluşan bu kitapta, özellikle lisan konusu birçok okuyucuyu bazı tenkitlere sevk edebilir. Yüzyılı aşkın bir zaman içinde Osmanlıcadan bugünkü Türkçeye gelinceye kadar kelime, gramer ve sentaks o kadar değişmiştir ki, ben eski metinleri okuya okuya konuşma lisanımı bile bugünde tutamıyorum. Hatta zaman zaman yakınlarım ve öğrencilerim beni ikaz bile ediyorlar, fakat şurası iyi bilinmelidir ki, hiçbir lisan Türkçenin bu son yıllarda yaşadığı dramı yaşamamıştır. Bu dramatik gelişmelerden benim gibileri mesul tutmak biraz haksızlık değil mi diye düşünüyorum.” Haydar Kazgan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b398c213-b622-47bb-a603-68a041df7704.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 8 - Bir Ejderhanın Kalbi Nasıl Kırılır?</image:title>
            <image:caption>Ah şu aşk nelere kadirdir? Kimlerin başına ne işler açmıştır!   Hıçkırık, yalnızca arkadaşlık adına kendisini hiç ummadığı bir aşk serüveninin içerisinde bulur. amikaze’yi aramak için çıktığı bu yolda Hain Alvin’in, Şef Manyak’ın, hatta ve hatta Müthiş Becerikli’nin ne işi vardır?   Yaşlı cadının ağzından çıkanlar, ormanın derinliklerinde uyuyan canavarın gerçek yüzünü görmesini sağlayacak mı? Hıçkırık bu macerayı başarıyla atlatmaya çabalarken, bir yandan da geçmişiyleyüzleşecek gücü kendinde bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa71f64-fb1d-405a-89c1-fc9b065f7011.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Rüyalarım Hep Çıkar</image:title>
            <image:caption>“Taşlıktayım. Elimde makas. Yağmur yağıyor. Tulumbanın kıyısına oturdum. Önümde cansız bez bebekler. İçine böcekli yünler dolduracağım, büyülü kâğıdın arasına da altın sarısı saçlarımdan. Büyülü bir bebek yapmalı. Tam kalbinde saçlarım. İğneyi oraya, hayatının aktığı yere sokmalı ki benim yandığım yerden yansın…” Umay’dan nefes isteyenler, büyü yazılı bez bebekler, musibetlere karşı yakılan tütsüler, gerçeğe karışan rüyalar, dünyayı daha güzel bir yere dönüştüren kehribarlar, adaklar, muskalar, dualar, beddualar… Benim Rüyalarım Hep Çıkar, kendinden efsunlu öykülerin kitabı. Esra Kahya, metaforlarla örülü bir dilin hünerli yazarı. Edebiyatımızda yeni ama kalıcı olacak bir ses.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32118dc0-378f-445d-b9d6-6f3a2a4de8a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Meseleler</image:title>
            <image:caption>“Beceriksizliklerimin arasına ağlayamamak da katıldı. Olmuyor bir türlü! İçimdeki katıla katıla, salya sümük ağlamak dürtüsü eyleme geçemiyor. Onu gerisin geri yerine bastırıp bir türlü akmayan gözyaşlarımı ne olur ne olmaz tedbirli olayım diye elimin tersiyle siliyorum.” Güzin Yalın, günlük koşturmalarımız içinde bizi sürekli tökezleten ufak tefek taşları anlatıyor Küçük Meseleler’de. Bazen mideyi bozan bir yemek, bazen içinde kötü şeyler görünen bir kahve falı, bazen hiçbir sebep yokken tersinden kalktığımız bir sabah, bazen de sebepsiz yere ortaya çıkıp aklımızın bir köşesine kıymık gibi batan o düşünceler... Hissettiklerimiz ve çoğu kez onlar yüzünden sıkışıp kaldığımız dört duvarlar... Ama tüm bunları yaparken bizi simsiyah bir dünyanın içine sokmuyor Güzin Yalın. Her şeyin geçebileceğini ve olumsuz bulutların, ama tez ama geç, isteyerek çekilen derin bir nefesle dağılabileceğini iyimserlikle gösteriyor. Küçük Meseleler, hayatın ta içinden çıkıp gelen hikâyeler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e9b4f93-964e-451f-a5e0-865eca70b47f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar</image:title>
            <image:caption>Zweig’ın eşsiz anlatımıyla dünya tarihinin seyrine bir bakış, insanlığın evrensel deneyimlerine bir ayna...Stefan Zweig, İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar’da on dört tarihsel, kısa anlatı üzerinden insanlık tarihinin gidişatını neredeyse bütünüyle değiştiren, şekillendiren “an”lara, durumlara/hallere/kişilere odaklanıyor. Her zamanki ustalığıyla okurunu keyifli, sürükleyici, düşündürücü, zaman zaman iç burkucu bir yolculuğa çıkaran Zweig, tarihin heyecan verici dönüm noktalarını başka gözlerle görmemizi sağlıyor.İstanbul’un fethinden Napoléon’un Waterloo’daki yenilgisine, Dostoyevski’nin kurşuna dizilmekten kurtuluşundan Tolstoy’un dramına, Lenin’in devrim için yola çıkışından Goethe’nin sevdalılık hallerine uzanan insanlık tarihinin kolektif hafızasına bir saygı duruşu... [İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar] Zweig’ın tek bir belgeden ya da tarihî bir figürün hayatındaki tek bir olaydan bütünlüklü bir hikâye çıkarma ya da başka bir deyişle, bu kişinin tüm hayatını ve başarılarını hayat hikâyesindeki tek bir ana sığdırma becerisinin belki de en iyi örneğidir. Olıver Matuschek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d4f1036-eef2-458c-b3df-66a69e759c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılgan Umut</image:title>
            <image:caption>Türkiye, sonuncusu 1989’daki Büyük Göç olmak üzere, kuruluşundan beri Balkanlar’dan “anayurda” gelmiş yüz binlerce göçmene de, bu göçler üzerine yazılmış kitaplara da aşina. Ancak zorunlu göçlerin, mübadelelerin aksine, ’90’lardan itibaren Türkiye bireysel “soydaş” göçlerine de sahne olmaya başladı. Bu yeni “soydaş”lar, öncekilerden çok farklı hukuki ve sosyal koşullarla ülke değiştirdiler; toplu göçün sağladığı imkânlardan faydalanamadılar ve hemen tüm göçmenler gibi, güvencesiz çalışma koşulları ve kayıt dışı ekonominin yarattığı sömürüye maruz kaldılar.Onların dirayetini artıran bir ayrıcalıkları vardı: Başka ülkelerden gelen, değişik etnik kökenlere sahip göçmenlerin aksine, Türk hukuk sisteminin onlara Türklük üstünden tanıdığı bir hakka, vatandaşlık alma umuduna sahip olmaları. Bu, günlük hayat içinde tekrar tekrar kanıtlamaları gereken Türk ve Müslüman kimliklerini öne çıkardıkları, pratikte diğer göçmenlerin çektiği birçok sıkıntıyı paylaştıkları ama yine de kendilerini onlardan farklı -hatta üstün- gördükleri bir süreç yarattı.Ayşe Parla, Kırılgan Umut’ta tam da bu süreci mercek altına alıyor. Doğu Bloku’nun çöküşünden sonra, ekonomik sebeplerle Türkiye’ye göç etmeyi seçen Bulgaristanlı göçmenlerin deneyimlerini yansıtan Parla, onların makbullük hiyerarşisi içindeki yerine bakıyor ve devletin bu hiyerarşiyi var eden kriterlerine dikkatimizi çekiyor. Umudun ve güvencesizliğin ontolojisine eğilirken göçmenlerin kendi sesine, sözüne yer veren Kırılgan Umut, hem farklı göçmenlik kategorileri hem de aidiyet hissi üstüne düşünmek için yeni bir zemin, incelikli bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08d527d9-af06-4fd4-bc9d-999da7789dc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa&apos;da Yerel Yönetimler ve Yerelleşme Reformları</image:title>
            <image:caption>FRANSA’DA YEREL YÖNETİMLER VE YERELLEŞME REFORMLARI 
(Fransız İhtilalinden 2020’lere)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f688db2-4d04-4007-9578-700361cc325d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 7 Ejderha Fırtınasını Nasıl Atlatırsın?</image:title>
            <image:caption>Korkunç Gıcık Üçüncü Hıçkırık ve arkadaşları Balıkbacak ile Kamikaze, yıllardır süregelen masum bir yüzme yarışmasına katılacaklarını düşünüyorlardı. Fakat kendilerini okyanusun engin sularının tam ortasında, Fıttırık Norbert, İsterikler ve Gezgin kölelerle dolu bir geminin içinde Amerika’yı fethetmeye
giderken buldular! Uzun bir süre önce ayrıldıkları yuvalarına nasıl geri dönecekler? Vikinglerden hiç ama hiç hoşlanmayan Gezginler onlara yardım edecek mi? Peki… en en önemlisi ve en en korkuncu…
Kutupyılanları’nı bile ölesiye korkutan Leviathorgan’dan nasıl kurtulacaklar? Tıkırdayan şeyin gittikçe yükselen sesi, Hıçkırık’a aslında ne anlatmak istiyor? Yüce Thor ve yıldırımları nerede!?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e5696ff-e670-4841-ad5b-acb19afda9f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Korece Yunus Emre Divanı Seçme Şiirler</image:title>
            <image:caption>Korece Yunus Emre Divanı Seçme Şiirler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/922b489f-ad73-4ad2-938c-625a10ed5abd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>잔혹한 행위는 타오르는 불과 같아, 누구든 다가가면 타버리고 만다. 법은 물이라, 흐를수록 은총을 내린다. 타인의 소유물을 탐내지 말며, 피를 흘려서도 안 된다. 사람은 임종의 자리에서 저 두 죄 때문에 신음하게 된다.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6229b979-6adc-4757-abc7-e59a685decda.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacivat Karagöz - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>그리고 그는 카라괴즈에게 말했다. 하지밧: 나를 이해할 수 있는 친구가 있었으면 좋겠어요. 서로 고민을 털어놓는 친구요. (카라괴즈는 창문 밖으로 고개를 내밀었다.) 카라괴즈: 하지밧, 조용히 좀 해! 우리 집에 어린 아이가 자고 있단 말이야. 그러다 네가 깨우겠어! 하지밧: 그것 참 재밌겠는데요! 그것 참 재밌겠는데요! 카라괴즈: (창문에서 뛰어 내려와 하지밧을 때리기 시작한다.) 내가 우리 집에 어린 아이가 자고 있다고 말하지 않았냐!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1fdf63b-6eca-4eda-a116-82b220ed0334.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3e56f21-690e-4d80-b3d2-507ce818a725.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Seyfettin - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a3b20a-b516-406d-a7c6-9935e2cbdb54.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Dede Korkut - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d73e0ed-33f4-4524-8983-036314ede094.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Safahat - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a9e01b-5017-4053-aa21-5305bdf3ecbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi - Korece Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Evliya Çelebi - Korece Seçme Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b20117-4c14-45fb-8906-7e31ed80bb42.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Slušajte me hej prijatelji!
Najdragocjenija stvar je ljubav!
Ona je neprocjenljiva
Poštovana stvar je ljubav!
Daje i zadovoljstvo i bol
Bacila je Hamzu na planinu Kaf
Mustafa je pun ljubavi
Velika stvar je ljubav!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca55f15d-1913-4115-9ef8-16da6a6719f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Zulum je gori vatra, izgori ko god da joj se približava. Zakon je voda. Ako teče, podiže blagoslov. Ne uzimajte tuđe imovine, ne prolivajte krv! Čovjek koji leži u samrtnoj postelji, stenje zbog ta dva grijeha.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77702737-b24e-4447-b368-c8c100119da0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Jednog dana Nasreddin Hodža je izgubio svoj prsten. On ga nije mogao naći bez obzira na to koliko je tražio. Na kraju je otišao u svoj dom i počeo gledati po kući. Njegova supruga ga je pitala iz radoznalosti:
 - Ej Hodžo! Šta tražiš?
 - Izgubio sam prsten, tražim to.
 - Gdje si izgubio svoj prsten?
 - U štali.
 - Pa zašto tražiš to u kući?
 - Zato što je štala tamna.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2c31c8-fcf6-406e-b450-1afadc31cfb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Seyfettin - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Sermet beg se okrenuo prema čuvaru iza njega, i rekao mu je:
Gledaj! Ovdje ima još jedna prazna kuća.
Bijela zgrada je sijala ispred borove šume, kao da je napravljena od mramora. Na gvozdenoj kapiji vrta kuće je bila jedna tabla. Na ovoj tabli je pisalo “kuća za izdavanje”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d69d5190-2407-441b-a658-633380f6f3dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Bio jednom jedan Han. Njegovo je ime Bajindir Han koji je sin Kama Gana. On je imao jedan šator koji je postavljen na jednom od najljepših mjesta na zemlji. Jedan put u godini je pozvao Begove Oguza za gozbu. On je žrtvovao konje, kamile, ovce za njih. On je imao tri vrste šatora u njegovom nalazištu, prvi je bio crni šator, drugi je bijeli, a treći je crveni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f09775b-5183-4bac-a1c4-f2ab3c757172.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Bio je pogođen u svoje besprijekorno čelo, i leže Radi jednog polumjeseca, sunca zađu, Bože! Onaj koji je pao na tlu za ovu zemlju, vojniče, Ako preci sa neba spuste se Da u besprijekorno čelo te poljube Ti si vrijedan za ove!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be99a4a-9e06-4de8-a1fd-20777bda41d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Stigao sam u Samsun 19. Maja 1919. godine. Opšta situacija i pogled države su ovako: U prvom svjetskom ratu savez u kojem je Osmansko carstvo također učestvovalo je poražen. Armija Osmanlije je potpisala težak sporazum o prekidu vatre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba96fe4c-71b2-4582-b6c0-ce462aac7354.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi - Boşnakça Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Jednom davno Kralj Istanbula koji se zove Kanstantin je vjerovao u vatru. Grčki historičari njegovo pretvaranje na hrišćanstvo ovako objašnjavaju:
Jednog dana Konstantin je saznao da on ima lepru. Koza i kose jadnog čovjeka su ispali. Bile su modrice na svakom dijelu njegovog tijela. Poslao je glasnike pos ve iskusne doktore u svojoj zemlji da nađu lijek za njegovu bolest.
Mnogi poznati doktori su došli u njegovu palaču. Zatim su počeli istraživati bolest kralja. Bez obzira na to koliko su pokušavali, nisu mogli naći lijek za ovu bolest.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86469ebb-82d2-4efe-8d72-e143fa7f61c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nartların Altın Ağacı</image:title>
            <image:caption>Nart Destanı Çerkes halkının yüzyıllar öncesinden süzülerek gelen bir değer. Yaşam sevgisi, doğa sevgisi, insan sevgisi gibi pek çok evrensel değeri bilgece bir anlatımla dile getiren bir şaheser. 
Nart Destanı’nın en güzel metinlerinden bir seçme yapılarak Çerkesçe ve Türkçe olmak üzere iki dilde çocuklar için uyarlandı. Hikayelerin kendileri kadar güzel resimlerle bezendi. Nartların Altın Ağacı bu seçmenin ikinci kitabı. 
“Uzun yıllar önce, dünyanın güzel bir köşesinde, Nart Yurdu adında bir diyar varmış. Bu diyar; karlı dağlar, yemyeşil ormanlar ve gürül gürül akan nehirlerle kaplıymış. Burada Nartlar mutluluk içinde yaşar, çeşit çeşit meyveler yetiştirirmiş. Bunun için birbirinden güzel meyve bahçeleri varmış. İşte bu bahçelerden birinde büyük bir elma ağacı varmış. …” 
 
Нарт эпосыр ижь ижьыж лъандэрэ адыгэ лъэпкъым къыдэгъуэгурыкIуэ хъугъуэфIыгъуэщ. Ар гъащIэ фIылъагъум, щIылъэ фIылъагъум, цIыху фIылъагъум хуэдэ дуней псом щагъэлъапIэ щIыкIэхэр губзыгъагъэ хэлъу къэзыIуатэу лъэпкъым и IэдакъэщIэкI лъэщщ. 
Нарт эпосым щыщ нэхъ шыпсэ дахэхэм къыхэтщыпыкIри адыгэбзэрэ тыркубзэрэкIэ сабийхэм папщIэ ттхыжащ. Шыпсэхэри сурэт дахэхэмкIэ дгъэщIэрэщIащ. «Нартхэ я дыщэ жыг» - мыр текст хэщыпыкIахэм я етыуанэращ. 
«Илъэс куэд япэ дунейм и зы куапэ дахэм Нарт ХэкукIэ зэджэ хэгъэгу гуэр щыIэт. А хэгъэгум 
я бжьэпэхэр, къуршыщхьэхэр уэсым щIиуфат, мэз щхъуантэхэр, уэру ежэх псышхуэхэр куэду 
итт. Абдежым нартхэр мамыру щыпсэут, пхъэщхьэмыщхьэ зэмылIэужьыгъуэхэр къыщагъэкIт. 
ИкIи пхъэщхьэмыщхэ хадэ дахэхэр яIэт. Мис а хадэхэм я зым зы мыIэрысеишхуэ итт…»</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb41b171-684f-4e6f-a8d2-b48ee8267d0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seteney Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Nart Destanı Çerkes halkının yüzyıllar öncesinden süzülerek gelen bir değer. Yaşam sevgisi, doğa sevgisi, insan sevgisi gibi pek çok evrensel değeri bilgece bir anlatımla dile getiren bir şaheser. 
Nart Destanı’nın en güzel metinlerinden bir seçme yapılarak Çerkesçe ve Türkçe olmak üzere iki dilde çocuklar için uyarlandı. Hikayelerin kendileri kadar güzel resimlerle bezendi. Seteney’in Çiçeği işte bu seçmenin ilk kitabı. 
“Seteney Guaşe akıllı, bilge bir kadınmış. Nartlar her türlü işlerinde ona danışır, ondan akıl alırmış. O, yola çıkana yoldaşlık eder, yolunu aydınlatırmış. Tüm Nartların derdine derman bulurmuş. Nartlar da ona saygı duyar, bir dediğini iki etmezmiş…” 
 
Нарт эпосыр ижь ижьыж лъандэрэ адыгэ лъэпкъым къыдэгъуэгурыкIуэ хъугъуэфIыгъуэщ. Ар гъащIэ фIылъагъум, щIылъэ фIылъагъум, цIыху фIылъагъум хуэдэ дуней псом щагъэлъапIэ щIыкIэхэр губзыгъагъэ хэлъу къэзыIуатэу лъэпкъым и IэдакъэщIэкI лъэщщ. 
Нарт эпосым щыщ нэхъ шыпсэ дахэхэм къыхэтщыпыкIри адыгэбзэрэ тыркубзэрэкIэ сабийхэм папщIэ ттхыжащ. Шыпсэхэри сурэт дахэхэмкIэ дгъэщIэрэщIащ. «Сэтэней гъэгъа» - мы текст хэщыпыкIахэм япэрейращ. 
«Сэтэней-гуащэ цIыхубз Iущт, губзыгъэт. Нартхэр сыт хуэдэ IуэхукIи абы ечэнджэщт, мыгъуэ яIэмэ, и Iэмал хъунымкIэ еупщIхэт. Ар гъуэгу теувэм и зекIуэгъут, и гъуэгур хуигъэнэхут. Нартхэм псоми Iэмал къахуигупсыст. Езы нартхэми абы пщIэ къыхуащIт, ипсалъэр тIу ящIтэкъым…»</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee8661b8-c502-4de5-96f9-f30067287675.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Göz Boyama - Meslekler</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır. 
Çocuklar bu kitapta; bir astronotu, bir aşçıyı, bir doktoru, bir bahçıvanı ve bir sporcuyu renklendirerek boyayacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek! İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c53c78c-5b2d-4b63-8a22-bf7ef8223c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Göz Boyama –Sevimli Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır. 
Çocuklar bu kitapta; bir aslanı, bir fili, bir kediyi, bir maymunu ve bir kirpiyi renklendirerek boyayacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek! İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4c3e05-8586-47a1-be44-6b41bb1cf6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Göz Boyama - Çiftlik Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır. 
Çocuklar bu kitapta; bir civcivi, bir fareyi, bir kuzuyu, bir atı ve bir tavuğu renklendirerek boyayacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek! İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f05bf5-d9f4-4b96-b9f0-7a81ce211a5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü Onlar Biraz Hayalperest (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Hareketli, oyunlu kitap!    
 İki Kitap bir arada!
Yetişkinler çocuklarla buluşuyor,
farklı şeyler konuşuyor.
Hazır mısınız, hayal güçleriyle
dünyamıza neşe katan çocuklarla buluşmaya!
Minik kitabın sayfalarını çevir, hikâyeyi tamamla.
Yapboz, ara bul, eşleştirme oyunlarını oyna.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9648ec4-df21-48fe-bb75-f1beb2cae616.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinenin Aksine</image:title>
            <image:caption>Çeyrek asırdır şiir yayımlamayı sürdüren Tamer Gülbek&apos;in bu toplamda daha önce yayımlanmış olan beş şiir kitabının yanı sıra son kitabı Kaynak Metin de ilk kez okuyucu karşısına çıkıyor.
Çağdaşı şair ve eleştirmenlerin, günceli tüm zamanlara, mekânı geniş bir coğrafyaya yayan;geliştirdiği kendine özgü anlatı tekniği ve imge anlayışıyla yorgun sözcüklere tazelik kazandıran; lirizmden kendine has bir ironi ve zekâyla sıyrılan özgün bir şair olarak tanımladığı Tamer Gülbek, Zefiran, Suda Tuhaf Hareketler, Güven Park, Yabancı Dil veTümünü Görüntüle&apos;yi takip eden Kaynak Metin&apos;de şöyle diyor:
“Ölüme ne çok yaklaşırsa
O derece ölümden uzaklaşır
Şair dediğin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1158f820-a637-452e-95b1-bb8ffa6fe1dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbara</image:title>
            <image:caption>Dünya Edebiyatı serimize Hermann Broch’un öyküleriyle başlıyoruz. Edebiyatla felsefenin ortak sularında gezinmiş bu seçkin yazarın hikâyeleri Türkçede ilk kez kitaplaşıyor. Has okuru tedirginliğe davet ediyoruz: 
Pencerenin pervazına oturdum ve dışarıya bakarak manzaraya daldım; yaratılmış her şeyin karanlığından duyduğum sonsuz ve korkutucu acı içimi tıka basa doldurdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee641584-6d25-46d3-b30a-844c91cf4f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahiliye Hukukundan İslam Hukukuna</image:title>
            <image:caption>CAHİLİYE HUKUKUNDAN İSLAM HUKUKUNA 
(AİLE HUKUKU ÖZELİNDE)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56300dc9-59d8-43c4-af3c-0a9eaebcb3d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü Onlar Biraz Maceracı</image:title>
            <image:caption>Hareketli, oyunlu kitap!   İki Kitap bir arada!
Yetişkinler çocuklarla buluşuyor,
farklı şeyler konuşuyor.
Hazır mısınız, hayal güçleriyle
dünyamıza neşe katan çocuklarla buluşmaya!
Minik kitabın sayfalarını çevir, hikâyeyi tamamla.
Yapboz, ara bul, eşleştirme oyunlarını oyna.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c3cf764-85e5-4f02-af74-ff500e07a9ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Çamur Meselesi</image:title>
            <image:caption>Sosyal araştırmacı, merakı ve konusuyla baş başa kaldığında en büyük telaşlarından biri yönteme karar vermektir.  Yönteme karar verme meselesi, özellikle metodoloji ve bilim felsefesinden gelen temel bilgi düzeylerini zorlayarak araştırmacıyı bir sınavla karşı karşıya getirir. Bu tür bir sınavda, kuramın ve pratiğin bileşkesinde iyi yetiştirilmiş bir sosyal bilim insanı, inceleyeceği toplulukların yaşadıkları coğrafyanın sahip olduğu özelliklerin bir ürünü olduğunu bilerek ilerlemeyi seçecektir. Bu aynı zamanda, bilim insanının içindeki diğerini olabildiğince nesnel koşullarda anlatabilmek için sefere çıkmasıdır. Çünkü anlatabilme yetisinin yükselişi, sosyal bilimcinin araştırma telaşına düştüğü konunun, bizzat “hayat” olarak kendini gösterdiği o yerde olmakla mümkündür. 
Elinizdeki kitap bu nedenle bir mesele ile gelmiştir.  Günümüzde “teknolojinin ışığı” altında aydınlanmanın her alanda ortaya attığı övgüler, sosyal araştırma, araştırmacı ve yöntem arasındaki ilişkiyi aslında çamurlu bir köşeye çekmiş, eleştirel bir düzleme atmıştır.  
Çamur Meselesi, yöntem konusunun kuramsal ve pratik temelleri üzerine, bu işin ne denli meşakkatli olduğuna ve teknolojiye kaptırılan yönlerine dair yeniden düşünmek için sorular sormaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0376a7c3-d81b-4d6a-82b2-4e85cff6b65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipertansiyon Korkulacak Bir Hastalık Değildir</image:title>
            <image:caption>İlk kitabı Kolesterol Gerçeği ile kalp ve damar hastalıklarının önlenebilir olduğuyla ilgili büyük farkındalık oluşturan Prof. Dr. Hüseyin Bozbaş, bu çalışmasında ise ülkemizde ve dünyada son derece yaygın olan hipertansiyon hakkında yüksek farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. 
Hipertansiyon hakkında bilmeniz gereken en temel bilgiler, doğru bilinen yanlışlar ve en önemlisi hasta hikâyeleriyle bu kitap, bir başvuru kaynağı olmanın yanında hastalar ve hasta yakınları için de önemli bir referans olacak. 
 
“Profesör Bozbaş birlikte çalışmaktan gurur duyduğum bir hekimdir. Değerli eserinde halk dilinde tansiyon yüksekliği diye bilinen hipertansiyonu hem kolay anlaşılır hem de bilimsel olarak anlatmıştır. Bu sayede toplumun tıbbi bilgi dağarcığını da zenginleştirmektedir. Kendisini kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.” 
– Prof. Dr. Necati Çanakçı, TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi 
 
“Tüm dünyada kalp damar sistemi hastalıklarına bağlı ölümler en sık görülen ölüm sebebi olmayı sürdürürken, hipertansiyon da bu hastalıkların önlenebilir ana sebebi olmaya devam etmekte. Çok kıymetli meslektaşım Prof. Dr. Hüseyin Bozbaş toplumumuzun kalp sağlığıyla ilgili klinikte yoğun mesai harcarken, bir taraftan da gece gündüz demeden büyük emeklerle elinizde tuttuğunuz bu harika eseri ortaya çıkarmış. Her yaştan, her meslek grubundan ve öğrenim seviyesinden insanlarımızın anlayabileceği sadelikte, gerçek hasta hikâyelerine de yer veren bu kitapta hipertansiyon gerçeğini ve onunla nasıl başa çıkabileceğinizi keyifle okuma ve öğrenme şansını bulacaksınız. Herkesin kütüphanesinde mutlaka bulunması gereken bu kitap toplumumuzun hipertansiyon farkındalığını artırırken, onunla başa çıkma yöntemlerini de gösterecek. Sadece hastalarımıza değil, sağlıklı yaşamaya çalışan herkese şiddetle tavsiye ediyorum.” 
– Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, Türk Kardiyoloji Derneği Genel Sekreteri, Türk Dünyası Kardiyoloji Birliği Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39cf2cba-7c79-4dcf-86bb-c51e3e1ee532.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanca Yaşamaktır Hayat</image:title>
            <image:caption>“Gelecek, mümkünü görünür hale gelmeden önce fark edenlerindir.” 
İnsanı anlamanın en kolay yolu, ona felsefe ve matematiksel düşünceyle bakmaktır. Bu bakış açısından bakamazsak, doğayı, toplumsal düzeni, hayatı ve en önemlisi de beynimiz nasıl çalışıyor, nasıl düşünce üretiyor, nasıl algılıyor konularını anlayamayız. 
İnsanlar arasında bu kadar büyük farklılıklar ve anlaşmazlıklar neden var? Neden birbirimizi öldürüyor, neden din olgusunun yarattığı farklılıklar nedeniyle bunun doğru ve kabul edilebilir olduğuna inanıyoruz? 
Bu kitapta, “Müslümanların neden birbirlerini öldürdükleri”, bu sonucun sebebi olarak “beynimizin çalışma prensibi, beynimizin nasıl düşünce ve algı ürettiği” ve davranışlarımızı yönlendiren, kişiliklerimizin, kimliklerimizin oluşmasında temel olan “eğitim” konuları işlenmiştir. 
Hayatımızı değiştirip hemen şimdi, en zor olanı, imkânsız gibi görüneni hayal etmeli, tercihlerimizi hayallerimizden yana kullanmalıyız. Unutmamalıyız ki: 
“İnsanca yaşamaktır hayat!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db2b361-fd95-46da-b9b1-f48b7c8cba43.jpg</image:loc>
            <image:title>Trace 1</image:title>
            <image:caption>ESKİ BİR OLAY YERİ İNCELEME UZMANI TARAFINDAN ÇİZİLMİŞ, EŞSİZ BİR POLİSİYE GERİLİM! 
TOKYO POLİS TEŞKİLATI İÇİNDE TAMAMEN BAĞIMSIZ BİR YAPI OLAN OLAY YERİ İNCELEME BİRİMİNİN TEK AMACI, ÖNEMSİZ GİBİ GÖRÜNEN KANIT PARÇALARINDAN BÜYÜK İPUÇLARI ÇIKARMAK VE NE KADAR KARANLIKTA KALMIŞ OLURSA OLSUN TÜM GERÇEKLERİ AYDINLATMAKTIR. 
MANO REİJİ, OLAY YERİ İNCELEME BİRİMİNDE ADLİ TIP UZMANIDIR. SAWAGUCHİ NONNA İSE AYNI BİRİME YENİ BAŞLAMIŞ ÇAYLAK BİR ADLİ TIP ARAŞTIRMACISI. TESADÜF O Kİ NONNA’NIN AİLESİ ZAMANINDA KORKUNÇ BİR CİNAYETE KURBAN GİTMİŞ VE OLAYI MANO REİJİ AYDINLATMIŞTIR. ACABA BU İKİLİNİN TANIŞMASI NELERİ DEĞİŞTİRECEKTİR? 
ÇÖZÜLMEZ DENİLEN CİNAYETLERİN, BİLİM VE KANIT YOLUYLA NASIL ÇÖZÜLDÜĞÜNÜ ANLATAN NEFES KESİCİ BİR HİKÂYE.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/412c5058-6692-4ac9-8370-a74d085b408b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlar Dökülür Gecelerimden</image:title>
            <image:caption>ŞÜPHESİZ HER DUYGU YAZILMAYA DEĞER AMA BAZILARI YAZILMAZSA OLMAZ... 
 
Hayatı anlamlandıran, yaşanmış ve yaşanmamış duygulardan başka ne ki? Yazmaya gönül verenler onları hikâyelerin içine koyacaktı elbette. Edebiyatın gizemli dehlizlerinde başka türlü nasıl yürünebilirdi? Bu sesleri duymak gerekiyor. 
Mario Levi 
 
Bu kitaptaki öykücüler, kolayca “tanımlanamayan, anlatılamayan” duygulara dokunuyor. Sevgi, şefkat, öfke, kaygı, acıma, büyülenme ve benzerleri gibi derin ve kimi zaman adını koymakta zorlandığımız anlara başarılı öyküleriyle eğiliyor. 
İnci Aral 
Okuduğumuz her yeni duygu, dönüşüm yolculuğumuzda bir rehber... 
Hasan Gümen 
 
Adı konmamış duyguların peşinden giden yazarlarımızın öyküleri, okurların kendi duygularını keşfetme yolculuklarına bir kapı açıyor. 
Uğur Batı 
 
Kendimizi eşeleyip duruyoruz. Aşina olduğumuz duyguları kullanıyoruz yeni karşılaştıklarımızı tanımlamak için. Ama duygular da çürüyor et gibi. İki yolu var onları korumanın: tuz ya da buz. Yazı; kişinin duygularını tuza ya da buza yatırmasından başka nedir ki? 
Hakan Akdoğan 
 
Duyguların tarifi kolay değil. İnsan kendi hislerini bile anlamakta zorlanırken hele... Elinizdeki kitap işte bu arayışların hikâyelerini anlatıyor. 
Zuhal Gürçimen 
 
Yıldızlar sahiden gecelerden mi dökülür, yoksa duygularımız onları oldukları yerden söküp gecelere mi düşürür? 
Selda Terek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cd145f5-522b-423a-bb04-f62c5b6f5ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ay İki Çiçek</image:title>
            <image:caption>Vuslat Işık, ilk romanı Bir Ay İki Çiçek’te kuşaklararası yüzleşme öyküsünü anlatıyor. Ülkenin içinden geçtiği karanlık, debdebeli zamanların tanıklığında, bir “zamane” gencinin sürüklenişi, savrulmalarını konu ediniyor. Onun var oluş sanrısı yaşadığı zamanın da ağrısıdır aslında. Adım adım bunun neden niçinlerini gösterir romancı. Geçişler, çatışmalar, kopuşlar, durulmalar içinde geçen yaşamların buluştuğu yer o ağrılı zamanlardır… Gezi kalkışmasının bu sürükleniş öyküsünde bir başlama noktası olması ise Nisan’ın dünyasında bir ayma zamanı yaratır. Üç kuşaklık bir aile gerçeğine dönük yolculuğa çıkarır okurunu romancı. Ağrılı, ağır zamanların savruntusundaki gençlik, yetişkinlik, yaşlılık dönemlerindeki kadınların buluştuğu yer Bir Ay İki Çiçek’ in kahramanlarının buruk öyküsünü anlatır bize. Duygu dolu bağımlılıklar, kederli ayrılıklar ve netameli kopuşlar Vuslat Işık’ın yalın, dupduru anlatımıyla okura çağrısı olan insanlık öyküleri olarak belleğimizde iz bırakıyor. 
Feridun Andaç 
 
“Kiminin doğrusunun diğerinin yanlışı olduğu, bunu yüksek sesle söyledikçe yargıların birbirine girdiği, insanoğlunun, insan kızının en çok kaçtığı tehlikenin yüzlere sert bir tokat gibi çarptığı bir zamandı. Hem de bir ömür içinde hiç de uzun olmayan, hatta kısacık bile denilebilecek bir zaman. Buna rağmen sanki yıllar diye düşündüğün, bitişini anlayamadığın bir sürecin başlangıcının ne olduğunu seneler sonra anlayacağın birkaç hafta. Yaşarken kalbinin söküldüğü, ruhunun daraldığı, neden ben diye isyan ettiğin, geçince iyi ki yaşamışım dediklerinden.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44a73491-e5fb-409a-9c55-953f204206a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Behice’nin Yarım Kalan İşleri</image:title>
            <image:caption>“GÜL AĞACINI BEN ALABİLİR MİYİM?” 
Dün gece sabaha karşı annem öldü. Mutsuzluktan değil ama mutsuz öldü. Bense annemin bir hıdırellez günü bahçemizdeki gül ağacının altına gömdüğü dileklerin peşindeyim. 
Ben olmasam annemin yarım kalan dileklerini kim fark eder? 
Samanlıktaki iğneyi bulmanın samanlığı yakmaktan başka, mümkünse daha az prodüksiyon gerektiren bir yolu var mı? 
Diyelim ben bu samanlığı yaktım, alevler boyumu aştı, annem gördü. Benimle gurur duyar mı? 
Bu dileklerin hepsini onun yerine ben gerçekleştirsem, annemin mezarında bir gül ağacı sebepsiz büyür mü? 
Ben Ayşe Püren. Üstünden atlayacağım ateşi çoktan yaktım gitti. Bu yangından sağ çıkacağız: Artık hayatta olmayan annem ve ben. 
Sinem Sal Kadıköy’de geçen bu romanında önceki eserlerinde yaratmış olduğu neşeli dram atmosferine sahip çıkıyor. Annesini sadece anne olarak tanıyan kadınlara, içine sürüklendiği bir savaşta karşısında aniden babasını, abisini, erkek patronunu ve erkek sevgilisini bulanlara, savaş anılarını anlatırken göstereceği yaraları kendi kendine iyileştirenlere, bir gül ağacının dibinde bitenlere, bu satırların bir yerinde kendini görenlere… Çünkü eğer gördüysen, artık ikimiz de yalnız değiliz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bc06753-503d-4a9f-a3bf-d3d488394a27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk Odası Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Bilime iltifat etmeyen kültürlerde bilimin yanı sıra bilimkurgu da gelişmez derler. 
Şüphesiz tarihsel bakımdan haklı bir söylemdir fakat çağa ayak uyduramayan, kimliğine kavuşamamış, iç çatışmalar yaşayan bilimsiz kültürlerde bilimkurgu ters yöne doğru gelişim göstererek distopya edebiyatına dönüşür. Ümit Kireççi’nin Philip Dick’i hatırlatan renkli üslubuyla kaleme aldığı bu kitap ayak bastığımız toprakların gerilimleriyle beslenen, kimi zaman melankolik, kimi zaman trajikomik, mizah yönü güçlü fütüristik öykülerden oluşuyor. Yerli bilimkurgu edebiyatımız için kesinlikle kayda değer bir eser. 
Bartu Bölükbaşı 
 
Çizgi Roman Okurları Platformu’nun (ÇROP) kurucusu ve yazarlarından Ümit Kireççi’yi, “Çizgi Roman Senaryosu Yazım Teknikleri” başta olmak üzere, uzun yıllar birçok çizgi roman, bilimkurgu ve kültür dergilerinde çıkan yazılarından tanıyoruz. Okur, şimdi ise Ümit Kireççi’nin Sonsuzluk Odası Öyküleri ile tanışmak üzere. Kireççi, öyküleri ile bilimkurgudan fantastiğe uzanan bir skalada, farklı gerçekliklerden hikâyeler anlatıyor. 
Mehmet Berk Yaltırık 
 
Kısa öyküler, oldum olası hep ilgimi çekmiştir. Dünya Edebiyatın’da Boccaccio’nun DECAMERON adlı hikâyeleri, kısa öykülerin ilk modern örneği kabul edildiğinden beri edebiyatın bu alanında çokça örnekler ortaya çıkmıştır. Tıpkı BİNBİR GECE MASALLARI gibi. Bir hikâye biter, yenisine başlarsınız da biter hemen diğerine dalarsınız… Zevki de burada zaten… Yazar Ümit Kireççi SONSUZLUK ODASI ÖYKÜLERİ ile sizleri gelecekte yaşanan bilimkurgu dünyasının, fantastik kısa hikâyelerine davet ediyor. Tadımlık yemekler misali şimdiden afiyet olsun! 
Ergün Gündüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0e31229-07c6-4bc2-a916-3680a14002b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Düşen Adam</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir uzaylı olan Thomas Jerome Newton, ekolojik yıkım sebebiyle kuraklıktan kavrulan gezegeni Anthea’yı kurtarma görevine soyunarak dünyaya düşer. 
Giderek ölen gezegenine su götürmenin bir yolunu bulma kararlılığı içindeki Newton, ileri teknoloji patentleri satmaya başlar ama kazandığı başarılar kısa sürede onu hükümetin ve meşum bir rakip şirketin hedefi hâline getirir. 
Görevi sürüncemede kalır ve yıllar geçer, Newton kendini gezegenimizin taşkınlıklarının cazibesine kapılmış hâlde bulur, evine ve ailesine dönme isteğiyle çaresizliğe gömülür. 
1976’da vizyona giren, Nicholas Roeg’in yönetmen koltuğunda oturduğu, David Bowie, Candy Clark ve Rip Thorn’un oynadığı kült bilim kurgu filminin bu onaylı çizgi roman uyarlaması aynı zamanda, The Hustler, The Color of Money ve Vezir Gambiti gibi kitapların yazarı Walter Tevis’in 1963’te aynı isimle yayımlanan kitabına da dayanmaktadır. 
Stephen Dalton tarafından kaleme alınan ve Dünyaya Düşen Adam’ın yapım sürecine dair bilgiler veren yeni yazısının yanında filmin çekimi sırasında fotoğraflanmış ve daha önce hiç okurla buluşmamış fotoğraflar da bu ciltte yer alıyor. 
Yazan Dan Watters ve çizen Dev Pramanik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff8d142b-7915-4f57-a40d-fa08dbe7b90c.jpg</image:loc>
            <image:title>Empatinin Yitimi</image:title>
            <image:caption>İnsanın duygudaşlığını sorgulamak, onun insanlığını, kimliğini sorgulamaktır. Aynı zamanda insanın, aldığı bedensel ve ruhsal hasarın hangi derecesine kadar insanlığını korumaya devam edebildiğine dair bir sorundur. 
Primo Levi, “Bunlar da mı İnsan” başlıklı sarsıcı raporunda, Auschwitz’in insanlar tarafından düşünülmüş ve gerçekleştirilmiş olmasından utanç duyduğunu yazıyordu. Oysa bu, böyle bir utancın ne başlangıcıydı ne de sonu. Bu utanç Antik Çağ’daki çocuk katliamlarıyla başladı bugün de Güney Amerika’da, Afrika’da, eski Yugoslavya’da, Rusya’da, Yakın Doğu’da, Endonezya’da kadınların ve çocukların şiddete maruz kalmalarıyla, tecavüze uğramalarıyla; Avrupa’da yabancı düşmanlığından kaynaklanan aşırılıklarla, çocukların çocuklara uyguladığı şiddetle hâlâ gündelik yaşamın içinde. Bugünkü politik durum bir yanda bürokratik egemenliğin pekiştirilmesi ile diğer yanda çaresizliğin neden olduğu öfke patlamaları arasında gidip geliyor - E.R. Wolf, Diamond 1976 -. 
Ekonomik çöküntü, savaşlar, yıkım, nefret, kardeş kavgası, şiddet, uyuşturucu tüketimi, suç, kadınların ve çocukların hor görülmesi, acımasızlık ve zulüm neden tüm dünyada artıyor? Bunu ulusal, ekonomik ve teknolojik sorunlara indirgemek mümkün mü? Hayır. Bu, insanı insan yapanın ne olduğuna dair tanımımızla, kendi insan oluş anlayışımızla ilgili. İçinde yaşadığımız ortamı gururla “uygarlık” diye adlandırıyoruz ancak uygarlığın içinde hâkim olan yasalar ve güçler bizden, ruhsal ve bedensel refahımızı hedef alan bağımsız bir varlık geliştirmiş durumdalar. 
Geçmişten niçin ders almıyoruz? Bilgi toplumu çağında yaşamamıza ve yüksek bilim düzeyine rağmen niçin hâlâ geçmişi geride bırakamıyoruz. Empati, içimizdeki insaniyetsizlikle aramıza duvar ören bir engeldir. Uygarlığımızın tarihi, acıma duygusunun bastırılması ve parçalanmasıyla sadece iç içe geçmekle kalmaz aynı zamanda bunun temelini de oluşturur. Uygarlığın tarihi aynı zamanda bu kitabın ithaf edildiği empatinin ve empatinin gelişiminin de tarihidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90b5103c-07d2-4225-8534-2d55f941f30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>Kerem Özakman, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün mucizevi hayatını anlatıyor. 
Atatürk&apos;ü anlamak ve anlatmak ülkemizin geleceğini garanti altına almanın en önemli koşulu. Bu bakımdan ona dair doğru bilgi veren ne kadar eser ortaya çıksa azdır. Öğreneceğimiz fazladan tek kelime bile hepimize çok şey katacaktır. 
Okurken çoğunuzun belki de hiç bilmediği yeni şeyler öğreneceksiniz. Şüphesiz hayret ve coşkuyla fark ettiğimiz gibi, siz de aynı şeyi düşüneceksiniz, Ata&apos;mızın bir adı daha var: Mucize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3bdad63-7486-4440-8943-5b5e35ec8fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu’nun Güneşi Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>Kerem Özakman ile eğitimci İclal San&apos;ın, ilköğretim öğrencileri için birlikte hazırladıkları bu kitap, çocuklarımızın Atatürk&apos;ü tanımaları için kaleme alınmış, gerçekleri anlatan bir yaşam hikâyesidir. Asılsız bilgiler vermez, abartılı bir kahramanlık destanı da içermez. Ancak Kurtuluş Mücadelemiz o kadar şanlıdır ki bazen alçakgönüllü kelimelere sığdıramayız onu. Biz de kelimelerimizi bu olağanüstü mücadelenin ve benzersiz önderinin rüzgârına bıraktık, onlar uygun yerlere yerleştiler. Atatürk, Türklük bilincini canlandıran, dirilten ve milletimizin uyanışını sağlayan en parlak ışıktır, bir güneştir. O&apos;nu çocuklarımızın çok iyi tanıması gerekiyor. Bu kitapla katkıda bulunabildiysek ne mutlu bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c85e9040-cd30-440a-8656-e74449ab4567.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Yağmurların Şarkısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hırsızlar Krallığı, Aadilor diyarındaki gizli bir yerdi. Birçok insan krallığın var olduğunu fısıldamasına rağmen, çok az kişi büyü ve zevkle dolu diyarı bulabilmişti. Gizemli Hırsız Kral, saygı duyulan ve korkulan büyücülerden oluşan üçlü Mousai’la birlikte krallıkta hüküm sürüyordu. 
 
Larkyra Bassette, belki Mousai’ın en genç büyücüsü olabilirdi; fakat şarkı söylediğinde, sesi canavarları öldürebilecek bir güce erişiyordu. Lachlan Dükü’nün krallıktan zehirli bir uyuşturucu kaçırdığı ve halkına bu şekilde zulmettiği ortaya çıktığında, genç büyücüye dükü durdurması için ilk kez tek başına göreve çıkması teklif edildi. Kendini kanıtlamak isteyen Larkyra, dükün müstakbel gelini olarak rol yapmayı kabul etti. Ne var ki Lachlan’ın asıl vârisi olan Mekennalı Lord Darius’a karşı bir çekim hissettiğinde kurduğu planlar yavaşça yıkılmaya başladı. Ve çok geçmeden, asıl vârisin Lachlan halkını yozlaşmış dükten kurtarmak için planları olduğunu fark etti. Larkyra ve Darius, eğer Lachlan halkını ve kendilerini kurtarmak istiyorlarsa birbirlerine güvenmeyi öğrenmek zorundalardı. Lord ve leydilerin hem katil hem de hırsız olabildiği, en çekici notaların bile en ölümcül olanlara dönüştüğü Aadilor dünyasına hoş geldiniz. Bu diyarın şarkısını dinlemeye cesaret edebilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d258ae9-dbe5-4f91-a608-92b1f512e036.jpg</image:loc>
            <image:title>Hain Kraliçe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hain damgası yedikten sonra sürgüne gönderilen Ithicana Kraliçesi Lara, öz babasının ülkeyi işgal ettiğine şahit olmuş fakat yıkımı durdurmak konusunda çaresiz kalmıştı. Eşi Aren’ın savaşta kaçırıldığını öğrendiği anda, babasının onu hayatta tutmasının yalnızca tek bir sebebi olduğunu biliyordu: Hain kızını yakalamak için Ithicana Kralı’nı yem olarak kullanacaktı. 
 
Durum her ne olursa olsun, Lara bu yemi yutmaya fazlasıyla kararlıydı. 
 
Fırtına Denizleri’nde hayatını tehlikeye atarken Ithicana’ya yalnızca kralını serbest bırakmak için gitmemişti. Aynı zamanda da ülkeyi babasının pençelerinden kurtarmak adına yaptığı planı harekete geçirmeye çalışıyordu. Bunu yaparken kralın kendi silahlarını, hayatını kurtardığı kız kardeşlerini kullanacaktı. 
 
Ancak babasının sarayı hem geçilmezdi hem de oyunun içinde Lara’nın sandığından çok daha fazla oyuncu vardı. Taç, krallık ve köprü için verilen bu savaşta, dostlar ve düşmanlar birbirine karışmaya başlamıştı. Lara’nın en büyük düşmanı ise kurtarmaya çabaladığı adamın ta kendisi, ihanet ettiği eşiydi. 
Sevdiği her şey tehlikedeyken kim için ve ne için savaştığına karar vermeliydi. 
Krallığı için mi? Eşi için mi? Yoksa kendisi için mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc9f15fb-54d2-48fd-b1b7-708bb3a81370.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kanadı &amp; Kanat Vuruşu</image:title>
            <image:caption>“Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” 
Prof. Dr. İlber ORTAYLI 
 
  “Kanat silahının artık hiç münakaşa götürür tarafı kalmamıştır. Karada ordular ve denizde filolar, eğer kâfi uçak yardımı olmazsa, hiçbir hareket yapmamaya mahkûmdur. Çanakkale muharebelerinde çivi atan bu silah, şimdi okyanuslarda en büyük zırhlıların bağrına devirip parçalayıcı torpil püskürmektedir. On bin metreden uçan bu silah, şimdi, Londra’dan Kahire’ye ve düşman toprakları üstünden geçerek, 12 saatte geliyor. Bini bir arada şehirleri ve endüstri bölgelerini yakıp yıkıyor. Uçağın tek başına, bir harp kazanıp kazanmayacağı sorulabilir; fakat iki şey kimse tarafından inkâr edilemez: Uçaksız bir ordu ne taarruza geçebilir ne de kendini müdafaa edebilir; uçaksız filo, ne düşmana taarruz edebilir hatta ne de denize açılabilir; uçağa karşı, ancak uçak müdafaası ile karşı konabilir; nihayet, tek başına da olsa, uçak köprüleri atar, katarları uçurur; fabrikaları yıkar ve cephe gerisini tam bir felce uğratabilir. Eğer bir üçüncü cihan harbi daha görürsek yahut bu harp çok uzarsa, şimdi ancak küçük müfrezeler ve hafif tanklar taşıyabilen uçakların, demiryol katarları gibi, havada her türlü silahları ile, ordular naklettiğini göreceğiz. Onun için istiklalini isteyen bir millet, kanatlanmak yolunda elinden geleni yapmak zorundadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b95cd9-f0d5-48cf-9ac9-8a7d02e4acdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Astronomluk Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-ASTRONOMLUK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c84ce6-cca3-4d6a-8ca5-52de6067706a.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Bilgisayar Programcılığı Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-BİLGİSAYAR PROGRAMCILIĞI 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ecf5159-9bfb-4301-8146-cff393cb1f36.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Biyologluk Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM- BİYOLOGLUK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a6aa22-0348-4e74-8e8e-1812de7d8608.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Botanikçilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-BOTANİKÇİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa707267-d6a0-4cf8-b379-e8aa83053354.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Çevre Bilimcilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-ÇEVRE BİLİMCİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae193a0-0e9c-4fee-8cc4-fa1c387aff47.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Çevre Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e276f069-b176-4049-86e4-535bf42e2d85.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Elektrik Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaa31bff-2008-40b4-896a-7f1684037993.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Fizikçilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-FİZİKÇİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/440c7c7d-b15d-4f68-83dd-6470a33d5f51.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Gıda Bilimcilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-GIDA BİLİMCİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d442f2-7e15-4397-8651-5c7ab4175e02.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - İklim Bilimcilik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-İKLİM BİLİMCİLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16bfcc94-a01e-4c1c-afbe-812642a63d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 195 / Temmuz – Ağustos 2023</image:title>
            <image:caption>“Sanat Dünyamız” dergisi Temmuz Ağustos sayısı yayımlandı. Derginin iki yılda bir değişen yayın danışmanları bu sayıdan itibaren sanatçı Sena Başöz, yazar, editör İlker Hepkaner, sanat tarihçisi ve yazar Ayşe Erek, küratör Nursaç Sargon ve akademisyen Begüm Özden Fırat’tan oluşuyor.  Derginin kapak konusu olan “İnisiyatif Almak” başlıklı dosya, sanat dünyasında çok tartışılan bu kavramı özenle ele alan yazılardan oluşuyor. Sanat ve mimari inisiyatifleri, feminist öznelliğin inisiyatifle ilişkisi, popüler kültürde kavramın yeri, ekoloji ve inisiyatif gibi çok sayıda konuya değiniliyor. Dergide bu kapsamda Saliha Yavuz, Öncül Kırlangıç, Yağmur Yıldırım, Mine Yıldırım, Deniz Kırkalı, Seda Niğbolu ve Sezen Ünlüönen’in dosya için hazırladığı yazıları yer alıyor. Belçikalı filozof Isabelle Stengers’in “Pratiklerin Ekolojisine Giriş Notları” yazısı dosyaya ekoloji ve bilim felsefesi üzerinden bir yaklaşım getiriyor. Medyanın dört bağımsız alanından isimler Kültigin Kağan Akbulut, Suna Kafadar, Esra Ece Kuleci, Hazal Sipahi medya ve inisiyatif üzerine bir söyleşiyle dosyada yer alıyor. 
 
Bu sayı Süreyyya Evren Anlam Çerçevesi adlı yeni bir köşeye başlıyor. Rana Kelleci, Nuri Kuzucan’ın Arter’de devam eden “Pasaj” sergisi üzerine bir mekân-yazı denemesi sunuyor. Melike Bayık’ın Ateş Alpar’ın sergisi “Taş Kabuk Sessiz” üzerine, Ezgi Yakın’ın ise Sevgi Aka’nın “Uykudan Sızmak” sergisine dair yazıları da dergide. 
Derginin bu sayısından itibaren ayrıca sanatçıların görsel dünyalarını oluşturan fotoğraflara, eserlere veya çizimlerine yer verilecek Görsel Notlar adlı bir köşe başlıyor. Görsel Notlar’ın ilk konuğu sanatçı Nalan Yırtmaç. 
 
Her sayıda bir sanatçının okuduklarına, izlediklerine yer veren Ajanda bölümü ise bu sayı sanatçı Meriç Algün’e emanet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32710c41-e649-4408-80ba-497b8e26fba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - İnşaat Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/700af62d-edb4-4eac-b707-e8e7c7d61ed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Jeologluk Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-JEOLOGLUK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/015ad9d8-f27c-4a28-a476-5c409f8fd2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Kimyagerlik Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-KİMYAGERLİK 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e653d6f3-5067-421f-96e7-6d3300198304.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Makine Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a71d446-b9db-4f56-8f6d-17762b3d40e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Meteoroloji Uzmanlığı Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-METEOROLOJİ UZMANLIĞI 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffac401-da27-438d-9af9-66e43ddc84ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum - Yazılım Mühendisliği Stem Meslekleri</image:title>
            <image:caption>MESLEKLERİ ÖĞRENİYORUM-YAZILIM MÜHENDİSLİĞİ 
STEM MESLEKLERİ 
Bilim ve teknolojiye meraklı mısın? 
Peki ya mühendislik ve matematiğe? 
Cevabın «Evet» ise STEM meslekleri tam sana göre! 
Bu ilgi çekici kitaplarla STEM meslekleri hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsin. 
Bu serinin bütün kitaplarını okuyup gelecekteki mesleğine karar vermeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d0b0d00-da6b-4293-a792-a1470eb4ec88.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 110 : Utanca Bakmak</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito&apos;nun Yaz 2023 dosyası &quot;Utanca Bakmak&quot;. Aylin Kuryel&apos;in editörlüğünü yaptığı “Utanca Bakmak” dosyası utancın, toplumsal süreçler içinde şekillenen bir duygu olarak yakından bakıldığında beden politikaları, mahremin sınırları ve tahakküme direniş biçimleri hakkında önemli ipuçları sağlayabileceği fikrinden yola çıkıyor. Duyguların tarihsel ve kültürel olarak nasıl biçim aldığını ve toplumsal olanı nasıl şekillendirdiklerini inceleyen duygular sosyolojisi perspektifinden yola çıkarak, utancın ifadeleri, işlevleri, reddi ve olanaklarını tartışan yazıları bir araya getiriyor. Türkiye bağlamında adab-ı muaşeret kurallarından Yeşilçam sinemasına, medya söylemlerinden dizilere, kamusal utandırma anları ve kişisel deneyimlerden politik mücadelelerin duygulanımsal örülme biçimlerine uzanan bir hat bu. Utanç üzerine var olan literatür ile konuşan, utanç hakkında yazmanın kendisi üzerine de düşünen metinler bunlar. Makalelerin yanı sıra deneme, öykü şiir ve görsel formda katkılar da yer alıyor dosyada. 
 
İçindekiler : 
Cogito’dan 
•Aylin Kuryel: Sunuş: Utanca Bakmak 
•Tülin Ural: Erken Cumhuriyet Döneminin Utanç İklimi: 1930’lar Türkiyesi Adab-ı Muaşeret Kitaplarında Utanç 
• Ayşe Devrim Başterzi: Muktedir Olmayan Öznelerin Utançla İmtihanı: 
Kadınların Örtüsü, Evlerin Perdesi, Patriyarkanın Yakıtı Olarak Utanca Psikanalitik Bakış 
• Ayça Çiftçi: Dudaklarımda Arzu: Yeşilçam’ın Ergenliği, Türkan Şoray’ın Utancı 
• Nazlı Cem: Sevgili Günlük 
• Birkan Taş: Ne Yanlış ne de Yalnız: Utanç, Toplumsal Cinsiyet ve Cinsellik 
• Bawer: Gurur ve Utanç: LGBTİ+’lara Yönelik Kamusal Utandırma, HIVfobi ve Bazı Diğer Şeyler 
• Erinç Seymen: Babişko 
• Yetkin Nural: Yürüyüş 
• Özgür Sevgi Göral: Su Altında Kalanlar, İnançlılar, Dövüşenler, Failler, Umursamayanlar ve Utancın Katmanları 
• Nevzat Sayın: Tepkisel Bir Utanç Tutanağı Olarak Güncel Mimarlık Tarihi İçin Sinopsis 
• Mustafa Kemal Coşkun: İşçi Sınıfı, Duygular ve Utanç 
• Seçkin Erdi: Bir Sayfiye Ziyareti 
• Dina Georgis: Onurun Ötesinde Düşünmek: Bareed Mista3jil’de Queer Arap Utancı 
• Elspeth Probyn: Gündelik Utanç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f94dc212-938d-4561-8f5d-26203b654b31.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Sayı: 16 (Temmuz – Ağustos – Eylül 2023)</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün « on beş » sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 16. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
 
Nevhiz Tanyeli Ahmet Telli Cemil Kavukçu William Blake Cevat Çapan Ali Cengizkan Semiramis Yağcıoğlu Haydar Ergülen Tuğrul Keskin Eray Canberk C. Hakkı Zariç Kenan Sarıalioğlu Ferruh Tunç Stephane Mallarme Arife Kalender Hüseyin Ferhad Metin Turan George Wallece Özge Cengiz Oğuzhan Akay Bahtiyar Kaymak Aykar Sönmez Ümit Yıldırım Ünal Ersözlü E. E. Cummings Sinan Fişek Emel Çarkçı William Alexander Gonzales Guevara Ayşe Nihal Akbulut Abdullah Ezik Ercan Çankaya Erkan Karakiraz Esat Şenyuva Erkut Tokman Fatma Mükerrem Mehmet Kanar Eser Ceren Erdi Georg Trakl Hilmi Tezgör Mehmet Erte Gülce Başer Gülten Doğruyol İncesu Janset Hüseyin Köse Kardelen Yıldırım Kemale Umudova Kulu Ağsesoğlu Zeynalov Uğur Büke Kıymet Erzincan Kına Berivan Kaya Mark Strand Levent Karataş Muzaffer Kale Mesut Barış Övün Münire Çalışkan Tuğ Nikolay Leskov Onur Şahin Ozan Öztepe Gülümser Çankaya Rabia Çelik Çadırcı Ş. Didem Keremoğlu Zekeriya Şimşek Reha Yünlüel Murat Ural Çerkes Karadağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f8c9918-a0ce-4478-933d-ec18618b2919.jpg</image:loc>
            <image:title>Özsaygının Altı Prensibi</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü psikoterapist Nathaniel Branden hayat boyu gerçekleştirdiği klinik çalışmalar ve araştırmalar neticesinde, bize özsaygının zihinsel sağlığımız, kişisel gelişimimiz ve ilişkilerimiz üzerinde ne denli büyük bir önemi olduğunu anlatıyor. 
Özsaygı üzerine yazılmış en kapsamlı eser olan ve psikoloji alanındaki klasiklerinden sayılan kitapta Branden, özsaygının ne olup ne olmadığını açıklığa kavuşturuyor. Özsaygıyı oluşturan altı prensibi tanıtarak, her prensip için verdiği yöntemler ve alıştırmalarla kendinizi daha yakından tanımanıza ve özsaygı seviyenizi yükseltmenize yardımcı olacak yolları gösteriyor. Aynı zamanda Branden özsaygının ebeveynlik, eğitim, iş, psikoterapi alanlarındaki etkisini ayrı ayrı ele alarak neden en önemli insani ihtiyaçlardan biri olduğunu araştırıyor. Dolayısıyla kitap başkalarının özsaygı seviyeleri üzerinde büyük etkisi olan ebeveynler, öğretmenler, yöneticiler ve terapistler için de bir kılavuz niteliğinde. 
Günümüzün kaotik ve rekabetçi dünyasında hem kişisel hem de mesleki açıdan mutluluğa ulaşmak için kendi değerinizi içselleştirerek tatmin edici bir özsaygı deneyimi yaşamak istiyorsanız, bu çalışma size özel bir baş ucu kitabı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fff1142-12de-49ba-b939-3329a327b7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolcuk 1</image:title>
            <image:caption>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolculuk, 1.sınıf öğrencilerine ses
gruplarıyla temel okuma becerisi kazandırmayı amaçlamaktadır.
Öğrenciler, bu yeni nesil yöntemlerle düşünme becerilerini
geliştirirken aynı zamanda gruplandırma sayesinde sesleri daha
iyi kavrar ve pekiştirirler. Görsel ve bilişsel zekâlarına yardımcı
olacak çeşitli alıştırmalar yaparak okumayı kolay ve akılda kalıcı
bir şekilde öğrenirler.
 
Ses gruplarına yönelik hazırlanan bu düşünme
becerileri kitabı, sözcüklerin ilk büyülü
yolculuğunda sizlere güzel bir eşlikçi olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d60c769f-7e36-4e05-ba84-1a3ec63c710a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolcuk 2</image:title>
            <image:caption>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolculuk, 1.sınıf öğrencilerine ses gruplarıyla temel okuma becerisi kazandırmayı amaçlamaktadır. Öğrenciler, bu yeni nesil yöntemlerle düşünme becerilerini geliştirirken aynı zamanda gruplandırma sayesinde sesleri daha iyi kavrar ve pekiştirirler. Görsel ve bilişsel zekâlarına yardımcı olacak çeşitli alıştırmalar yaparak okumayı kolay ve akılda kalıcı bir şekilde öğrenirler.   Ses gruplarına yönelik hazırlanan bu düşünme becerileri kitabı, sözcüklerin ilk büyülü yolculuğunda sizlere güzel bir eşlikçi olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d65a560-a4e0-43aa-be02-f7597f1e2965.jpg</image:loc>
            <image:title>Kestirmeler ve Kısa Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Çağdaş İtalyan edebiyatının, yaşamı ve yapıtlarıyla nevi şahsına münhasır ustalarından biri Umberto Saba. Özellikle çağdaş İtalyan şiirindeki yeriyle öne çıksa da, nesirleriyle dilin en güzel örneklerine imza atmış, birkaç cümleden oluşan kısacık paragraflarda yazındaki maharetini ortaya koymuş bir yazar. 
Kestirmeler ve Kısa Hikâyeler, Saba’nın “yazın dünyası”nın geniş coğrafyasını tüm şifreleriyle ortaya koyuyor. Çağının tanığı bir yazar olarak faşizme, Mussolini’ye, Hitler’e, toplama kamplarına da değiniyor, Leopardi, Manzini, Dante, Ungaretti gibi İtalyan edebiyatının adlarına da yer veriyor. Gündelik hayattan sahneler de aktarıyor, kendi serüveninden çıkarımlarda da bulunuyor. Kısa hikâyeler de yazıyor. Ama en çok okuruyla “konuşuyor”. Üzerine kitaplar yazılacak edebiyat tartışmalarını “bir paragrafta” sonlandırıyor. Nietzsche’den başlattığı “kestirmelerin soykütüğünü” Freud ile tamamlıyor. 
Piccone Stella’nın dediği gibi: “Hızlı ve dolambaçsız yollarla, beklenmeyen ve genellikle de şaşırtıcı sonuçlara vardığı için, onun KESTİRMELER olarak adlandırdığı bu tür, neredeyse yeni bir türdür.” 
Ne mutlu Saba’yı okuyacak olanlara...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07b45846-3d2b-475b-9211-37f522439634.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolcuk 3</image:title>
            <image:caption>Yeni Nesil Yöntemlerle Seslere Yolculuk, 1.sınıf öğrencilerine ses gruplarıyla temel okuma becerisi kazandırmayı amaçlamaktadır. Öğrenciler, bu yeni nesil yöntemlerle düşünme becerilerini geliştirirken aynı zamanda gruplandırma sayesinde sesleri daha iyi kavrar ve pekiştirirler. Görsel ve bilişsel zekâlarına yardımcı olacak çeşitli alıştırmalar yaparak okumayı kolay ve akılda kalıcı bir şekilde öğrenirler.   Ses gruplarına yönelik hazırlanan bu düşünme becerileri kitabı, sözcüklerin ilk büyülü yolculuğunda sizlere güzel bir eşlikçi olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38a2c143-4a1e-4323-84d6-048a630dc29c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutuplarda İnecek Var!</image:title>
            <image:caption>Coğrafya gereksiz detaylardan kurtuldu! Coğrafya senin için tam bir eziyet mi? Karışık haritalardan, yaşlı kaya parçalarından ve yorucu sınavlardan bıkıp usandın mı? O zaman, tüm bu sıkıcı coğrafya derslerine elveda demenin tam zamanı… Çünkü şu anda, Kutuplarda İnecek Var kitabı ile buz gibi, bir o kadar da cesaret isteyen bir yolculuğa çıkmak üzeresin!

Sarsılacaksın! Görünen ucu, apartmanlardan bile yüksek olan buz dağlarını gördüğünde… 
Kaçacaksın! Aç kutup ayıları kutup kampının etrafını sardığında… 
Çığlık atacaksın! Kırılma tehlikesi olan buzul vadilerinin kenarında sarsıldığında… 

Tüm bunlar heyecanlanman için yeterli değil mi? Kutuplarda İnecek Var’da ayrıca, kutup kâşiflerinin soğuk ısırması yüzünden parmaklarını kaybedişlerini, Eskimo evi yapımını ve buzlar altında kalmış tüm zenginlikleri bulabilirsin. Hepsi cidden şok edici!
Coğrafya hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!
 
“İlham verici!” – Kraliyet Coğrafya Topluluğu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a48cfae-cd90-4efa-9a71-16507580a701.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi Dolu Hikaye Seti 2 (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bi’ Dolu Hikâye, içindeki birbirinden farklı 5 öyküyle seni kocaman bir maceranın içine sürükleyecek. &quot;mi&quot; Sesi Çıkaran Kuzu ile şarkılar söyleyecek, Ağzı Açık Kalan Kedi ile yeni maceralara atılacaksın. Bir Tilkinin Günlüğü ile kendi hikâyeni yazarken Tatilus Gezegenus&apos;a yani eğlencenin merkezine yol alacaksın. Yağmur Suyu İçen Papatya&apos;nın çiçeklerle dolu dünyasından öğreneceklerini de düşünürsek Bi&apos; Dolu Hikâye&apos;yi okumaya bayılacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2617c745-52d2-4e20-8ae6-07f57656e6ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Soytarı Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>“Önceki gece Tamotogaura’da bir çifte intihar yaşanmış, bir adam ile kadın birlikte denize atlamıştı. Adam avdan dönen bir balıkçı teknesi tarafından denizden çıkarılmıştı ve yaşıyordu. Gelgelelim kadının bedeni bulunamamıştı.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai otobiyografik öğeler taşıyan Soytarı Çiçekleri’ni ikinci intihar denemesinden sonra, 1935 yılında yayımladı. Dazai’nin yer yer dördüncü duvarı yıkarak okura birebir seslendiği kısa roman, yazarın İnsanlığımı Yitirirken’in baş karakteri Yozo Oba’yla ilgili kaleme aldığı ilk eser. 
 
Yozo Oba, sevgilisi Sono’yla birlikte Kamakura’da denize atlayarak intihar eder. Sevgilisi ölür, Yozo ise balıkçılar tarafından kurtarılır ve deniz kenarındaki bir sanatoryuma yatırılır. Vaktini diğer hastalarla, ziyarete gelen dostlarıyla ve hemşiresiyle geçirirken herkes Yozo için neşeli, hatta soytarıca bir atmosfer yaratmaya çalışır. Yozo ise hatalarla dolu geçmişini, Sono’yu ve umutsuz geleceğini düşünmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab32ddcf-c6ce-4fcd-b6fb-18e84c2ad80d.jpg</image:loc>
            <image:title>Batan Güneş</image:title>
            <image:caption>“Daha önce tatmadığım bir korku tarafından ele geçirilmiştim. Aşk acısı denen şeyin bir parçası mıydı bu da? Issızlığın ortasında dikilirken güneş batmıştı ve gecenin çiyi üstüme yağarken ölmekten başka çarem yokmuş gibi hissettim.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai’nin savaş sonrası manevi bağları kopmuş bir Japonya’yı arka planına yerleştirdiği romanı Batan Güneş yayımlanır yayımlanmaz sansasyon yarattı. Dazai’nin şair sevgilisi Şizuko Ota’yla yaşadıklarından ve onun günlüklerinden faydalanarak kaleme aldığı roman, küçük bir ailenin adım adım yıkıma nasıl gittiğini gözler önüne seriyor.  
 
Bir zamanlar zengin olan aristokrat bir ailenin 29 yaşındaki kızı Kazuko ve annesi, Tokyo’daki lüks evlerini satıp İzu Yarımadası’ndaki bir evde kıt kanaat yaşamaya çalışırlar. Ancak kırılgan bir dengeye oturmuş hayatları, Kazuko’nun İkinci Dünya Savaşı’nda kaybolmuş erkek kardeşi Naoci’nin dönüşüyle altüst olur. Annesinin sağlığı giderek kötüleşir ve tüm paraları Naoci’nin Tokyo gezilerinde çarçur olurken Kazuko da gönlünü alkolik bir yazara kaptıracak ve başına gelenler topluma karşı hissettiği yabancılaşmayı giderek derinleştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2116748-2a08-4d4b-9c96-153a0332e206.jpg</image:loc>
            <image:title>Depremle Mücadele - Bear Grylls Maceraları</image:title>
            <image:caption>GERÇEK BİR MACERAYA HAZIR MISINIZ?
Fatima arkadaşlarıyla kamp yaparken eğlense de karanlık gecelerde çok korkar. Kampta kullandığı el feneri onu yarı yolda bıraktığında Fatima kendini yerin sarsıldığı ve elektriklerin kesildiği bir şehirde bulur. Bear Grylls, karanlık sokaklar ve yıkılan binaların arasında Fatima’ya yardımcı olmaya hazırdır. Kendilerine güvenli bir yer bulmaya çalışırlarken hiç beklemedikleri bir grupla karşılaşırlar.
FATİMA SALLANAN ZEMİNE AYAK UYDURUP GÖLGELERDEKİ TEHLİKELERDEN KORKMAMAYI ÖĞRENEBİLECEK Mİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b264b37d-811b-4aed-ae97-4417e05cea5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Koş Melos!</image:title>
            <image:caption>“Bu akşam ben öldürüleceğim. Ölümüme koşuyorum. Yerime geçen dostumu kurtarmak için koşuyorum. Bu kralın zalimliklerine ve düzenbazlığına son vermek için koşuyorum.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai’nin birbirine uzak zamanlarda kaleme aldığı üç öyküyü bir araya getiren Koş Melos! yazarın farklı yönlerini okura sunuyor. 
 
Kitaba ismini veren “Koş Melos!” öyküsünde zalim Kral Dionysus, Melos’u haksız bir şekilde idama mahkûm eder. Kız kardeşinin düğününe gitmek için kraldan izin alan dürüst Melos üç gün içinde dönmeyi başaramazsa dostu Selinintius idam edilecektir. “Günün İlk Işıkları”nda alkolik bir aile babası, eşi ve iki çocuğuyla birlikte Amerikan bombardımanından kurtulmaya ve yeni bir hayat kurmaya çalışır. Son öykü “Villon’un Karısı”nda ise borç içindeki bir yazar ile eşi İkinci Dünya Savaşı sırasında gündelik yaşamlarını sürdürme mücadelesi verirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f009af-96c2-41fd-bbbc-4bc0ecd51777.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağan Kayıp Şehrin Gizemi</image:title>
            <image:caption>Çok sevilen yazar Mustafa Orakçı, Kağan’ın sürükleyici maceralarına devam ediyor.
Akıllı, sevimli, analitik düşünebilen, gizem çözmeye meraklı Kağan; kayıp dedesinin peşinde. Arkadaşları Asya ve Onur’la birlikte keşfettikleri gizemli şehrin derinliklerine inecekler. Bu yolculukta pek çok dost ve düşmanla karşılaşacaklar. Peki, bir gecede kaybolmuş olan bu kayıp şehrin halkı nereye gitmiş olabilir? Bu inanlara ulaşırlarsa Kağan’ın dedesini de bulabilirler mi?
Olağanüstü bir macera sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/486e51a4-283b-4a7a-8b3c-3b0de7174037.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Deliğin Sırrı - Galaksinin Koruyucuları - Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Yıl 2189. Yer; evrenin her köşesi. Macera üretimi; çocuk zihni. Yaşananlar; heyecan, macera, hareket, spor, çekişme, kahramanlık. Malzemeler; yapay zekâlı robot, süper bisiklet ve kaykay, süper teknoloji ürünü bir saat, uçan arabalar, uzay ve ışık hızı.
 
Kahramanlar; bütün çocuklar.
            Eksikler; vücut savunma sistemi ve sen…
 
Bütün hayatını odasından çıkmadan geçiren bir çocuk. Daha 10 yaşında. Canlı kimseyle temas edemiyor. En büyük zevki camdan dışarıyı seyretmek. Teknoloji gelişmiş, çağlar açılıp kapanmış, samanyolu galaksisinde koloniler kurulmuş. Uzayda ayak basılmamış yer yok. Ama bu çocuk sadece evde. Bütün gelişmeleri hologramdan takip ediyor. Teknoloji son sürat ama hâlâ hastalığına çare bulunamamış. İşte, bu benim sevgili dostum.
Ben Ateşcan Arçuray Baymünke BÖRTEÇİN BULCAHAN. 2189 yılında, 10 yaşında, koca galakside, küçücük odamdan dışarıyı seyrediyorum. Ama şimdi işler biraz farklı. Ailemin bana hediye ettiği arkadaş robotum Can ile keşifler yapmaya başladım. Artık tüm evrenin beni tanıma vakti geldi. Bu macerada bizimle olmaya ne dersin? Sen de gel ve iyilik ordusuna katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b8ed32-0f0d-4a15-bb38-b3514008a11e.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikalı Prometheus</image:title>
            <image:caption>CHRISTOPHER NOLAN’IN OPPENHEIMER FİLMİNE İLHAM VEREN ESER 
 
2006 Pulitzer Biyografi Ödülü Kazananı 
2005 National Book Critics Circle Biyografi Ödülü Kazananı 
 
Bilim uğruna güneşin ateşini insanlara veren adamın hikâyesi. 
 
Amerikalı Prometheus, atom bombasının babası olarak kabul edilen parlak ve karizmatik fizikçi J. Robert Oppenheimer’ın ilk tam kapsamlı biyografisi. 
 
Günümüzde hâlâ önemli bir konu olan, atomik maddelerin uluslararası örgütler tarafından kontrol edilmesine dair bir teklif kaleme alan Oppenheimer, hidrojen bombasına karşı çıktığı gibi Hava Kuvvetleri’nin nükleer savaş planlarını hep eleştirdi. Atom karşıtı bu tür çıkışları yüzünden, 1950’lerin şimdilerde çoktan unutulmuş çalkantılı döneminde Atom Enerjisi Komisyonu Başkanı Lewis Strauss, süper bombanın en büyük savunucusu Edward Teller ve FBI Direktörü J. Edgar Hoover’ın hep hedefinde oldu. ABD’nin nükleer sırları konusunda kendisine güvenilemeyeceği söylendi. 
 
Christopher Nolan tarafından sinemaya uyarlanan Pulitzer ödüllü bu eser Oppenheimer’ın hayatını ve yaşadığı dönemi en ince ayrıntısına kadar irdeliyor. Amerika’daki ve yurtdışındaki arşivlerden, FBI kayıtlarından, Oppenheimer’ın dostları, ailesi ve meslektaşlarıyla yapılan söyleşilerden hareketle ortaya çıkarılan bu kitap oldukça yorucu bir araştırmanın ürünü. 
 
“Bilim ve hükümetler arasında karmaşık bir ilişki vardır ve bu ilişki daha önce hiç Oppenheimer’ın hikâyesindeki kadar açık şekilde gözler önüne serilmemiştir.” –Christopher Nolan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b65f4e3-b489-412d-937c-ec4a32c2a43e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal 1. Kitap / İçimdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>“Geçimsiz, edepsiz, hafif nevropat, ıslah olmaz sosyopat Hilal. ‘O’ sınıfın en güzel kızı. Masum bir bedenin altına gizlenmiş şeytani yaratık.” 
 
Peki onunla tanışmaya hazır mısınız? 
 
Başına buyruk, dik kafalı, günlerini okulu asıp hayatın tadını çıkararak geçirmek isteyen Hilal’in büyük bir sorunu var. Kontrolcü annesinden tutun da hapishaneden bozma lisesindeki öğretmenleri ve her sokağın köşesine konuşlanmış türlü türlü psikopat karaktere kadar herkes O’nun bu serseri ruhunu kısıtlamak istiyor. Yine de Hilal hayatını istediği gibi yaşamaya kararlı ve kimsenin yoluna çıkmasına izin vermeye niyeti yok. Kendisine körkütük âşık Şeytan’ın bile. Siz siz olun, Hilal’e bulaşmayın. Bulaşırsanız da başınıza geleceklerden siz sorumlusunuz. 
 
Usta çizer Kenan Yarar’ın kültleşmiş çizgi roman serisi Hilal’in bu ilk cildinde Hilal’in erken dönem hikâyeleri yeniden bir araya getiriliyor. Yarar, yeni edisyona özel yazdığı giriş yazısında Hilal maceralarının nasıl ortaya çıktığını anlatıyor. Bizzat çizeri tarafından tekrar elden geçirilen, yenilenen, renklendirilen bu hikâyelere ek olarak Hilal’in ilk dönem orijinal dergi sayfaları ile taslak ve çizimleri de ilk kez okurların beğenisine sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc23b359-fdc6-4c35-ba7a-a787dfd83f69.jpg</image:loc>
            <image:title>Patlak Zeka Cemcan - Ne Filmler Dönüyor (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Emniyet Müdürlüğü’nde bir koltukta oturuyorum. Bir polis ağabey dediklerimi yazmak için bekliyor. Ben de her şeyin nasıl başladığını bulmaya çalışıyorum. Yanımda oturan Hamdican ağlamak üzere. İlayda ve Aleyna zaten ağlıyorlar…
Aslında her şey tam bir hafta önce başladı. Geçen hafta öğretmenler kurulu toplantısı olmasa, biz okuldan erken çıkmak zorunda kalmayacaktık ve bunlar da başımıza gelmeyecekti…
Apartmanın girişine yeni komşular taşınmıştı, üstelik gelir gelmez soyulmuşlardı, üstelik gelen bir yönetmendi, üstelik yönetmen olduğunu ve kasabada film çekeceğini kimsenin duymasını da istemiyordu…
Kimse görmeden nasıl film çekeceğini öyle merak ediyorum ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4005d539-fd4d-4e08-b237-4644db34e75a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal 2. Kitap / Okuldaki Zebani</image:title>
            <image:caption>“Ve Tanrı Hilal’i yarattı...” 
 
Serinin ikinci kitabı olan Okuldaki Zebani, başkahramanımız için yeni bir başlangıç aslında. Ama ne olursa olsun, Hilal’in hayatında değişmeyen şeyler de var. Mülayim babasının dizginleyemediği despot annesi hâlâ Hilal’in en belalı gardiyanı. Hapishaneden bozma lisesi artık eskisinden daha karanlık ve ürkütücü. Üstüne üstlük, her köşede başına yeni yeni belalar açan psikopatların sayısı da gittikçe artıyor. Bunlara bir de Hilal’e körkütük âşık Şeytan’ı da eklerseniz işler iyice sarpa sarıyor. Siz yine de O’nu hafife almayın. Ne de olsa Hilal, Şeytan’ın bile dize getiremediği cehennem kaçkını bir zebani! 
 
Usta çizer Kenan Yarar’ın kültleşmiş çizgi roman serisi Hilal’in bu yenilenmiş ikinci cildinde L-Manyak ve Lombak dergilerine çizdiği maceralar bir araya geliyor. Her bir sayfasının çizer tarafından ilmek ilmek tekrar elden geçirildiği bu yeni edisyona yeni renklendirmeler ile düzenlemeler ve Hilal’e ait sırlar barındıran bir de önsöz eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bba4a7f3-ffb9-49d7-ad88-11b3cabde9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Merhamet</image:title>
            <image:caption>Meriç, bazen durgunlaşıp bazen hırçınlaşan bir tuhaf adam. İçine aldığı her şeyi boğmak istiyor o. Akıntısında, sürekli başka biri olmak istese de kim olduğunu bilmenin öfkesi… Dibinde, yerinde durmayan ağır mı ağır taşlar… Adını aldığı nehir hayatı, o ise ölümü taşıyor denizlere. 
 
Selim Erdoğan, yeni romanı Derin Merhamet’te okuru kolay kolay unutulmayacak bir karakterle tanıştırırken, insan psikolojisinin karanlık dehlizlerine indirip yolunu kaybettiriyor. Edebiyatımızda örneğine pek rastlanmayan bir seri katil hikâyesi anlatan Derin Merhamet, uzun süre size eşlik edecek bir roman. 
 
“Koridordaki çantasını alıp evin karanlık odasına, karanlık cennetine girdi. Tavandaki spotların ikisi yan duvarı, ikisi raflı duvarı aydınlatıyordu. Eli, raflardaki tekli ayakkabılar, kırmızı bir kemer, camı çatlak bir cep telefonu, kızıl saçlı bir oyuncak bebek, pembe kayışlı ucuz bir kol saati, yeşil çerçeveli bir çocuk gözlüğü üzerinde dolaştı. Çantasından mavili beyazlı yıpranmış spor ayakkabısını çıkardı. Burnundan öperek diğer ayakkabıların arasına yerleştirdi. İki adım geriye çekilerek seyretti. Dünyanın en nadide koleksiyonu buydu işte. Her bir parça, pek çok insanın varlığından bile haberdar olmadığı bir haz düzeyinin üç boyutlu fotoğrafıydı. Her bir obje kendi kontrolünde sona eren hayatların ruhlarının hapsedildiği, bu yüzden pırıltılı, canlı muhteşem heykeller, taparcasına sevdiği sevgilileri, evrenin ona hediyeleriydi. Bu karanlık oda, ödüllendirmede cömert ve hızlı bir Tanrı’ya ibadet edilen tek kişilik bir dinin tapınağıydı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d10eb9ba-badd-4390-9920-511b8b7832e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Çok Seven Rabbim</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki güzel çocuk, Allah’ın sevgisini kazanmayı çok istiyor. Bunun için Allah’ın sıfatları olan güzellik, adalet, merhamet ve cömertlik gibi sıfatlara uygun davranmaya çalışıyor.
Kahramanımız, Allah’ın sevgisini kazanmak için pek çok farklı iş yapıyor ve güzel bir Müslüman olmanın yollarını arıyor.
Allah’ın sevgisini kazanmak hakkında harika bir hikâye.
 
Allah’ın isimlerinin hikmeti tüm hayatımızın içinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa1fe7f-df85-4469-9909-58dbc0f78072.jpg</image:loc>
            <image:title>Narayana Felsefesi Upanişadları (4. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hemen şimdi dur! 
Aklını tüm öğrendiklerinden bir süreliğine uzaklaştır ve tek bir soruya odaklan! 
Şu anda huzurlu muyum? 
Kurulan tüm sistemler çökmek üzere! Çünkü insanlık çöküşte. Onların doğru yoldan çıkmasını, günah işlemesini, bildiği her şekilde yok etmesini, bile isteye zarar vermesini engellemek üzere kurulmuş sistemler, kadim zamana ait metinlerin içinde saklı olan gerçekleri bitmeyen gizemlerden ve yasaklardan dokunmuş bir örtünün altına saklarlar çünkü yazılmış, dile getirilmiş olanı kendi gerçeklerine göre şekillendirmenin başka bir yolu yoktur. 
Bu nedenle kitapları, fikrileri, konuşmak yasaktır. Neden? Çünkü “sömürü” denilen eylem sömürülenden alınacak başka hiçbir şey kalmayana dek devam etmek zorunda. Bunu sağlamanın tek yolu da sömürülenin önüne asla sonu gelmeyen, mutlu etmeyen, cevaplar yerine sadece sorular ürettiren, cahil bırakan yeni alt sistemler koymaktır. Bu alt sistemler görünüşte birbirinden farklı olsa da hepsi tek bir kaynağa hizmet ediyor. 
Kendisinden “ucubeleri” doğuran tüm sistemler yıkıldığında, örtülerin hepsi düştüğünde tahammülümüz olacak mı kendimize bakmaya? 
Ezberletilen, para karşılığında öğretilen, bilinmezlerin içinde uyuşturan hiçbir şey zamanın duvarına çarpmamıza engel olamaz. Bunu idrak eden herkes kendi küçük kıyametini yaşayacak. Ve bu küçük kıyamet başladığında öğrendiğin hiçbir şey sana huzurunu geri getirmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0f1d4cd-bcc5-4c04-b705-4e2d6dfeace8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tahta Robot ve Tomruk Prenses</image:title>
            <image:caption>“Şaşırtıcı derecede sevimli bir kitap...” – Neil Gaiman 
 
Bir kral ve bir kraliçe yıllardır çocuk sahibi olmak istiyorlarmış. En sonunda tahtadan bir robot prens ve tomruktan yapılmış, büyülü bir prensesleri olmuş. Sadece tek bir sorun varmış: Prenses her gece uykuya daldığında bir tomruğa dönüşüveriyormuş. 
Tomruk Prenses bir gün talihsiz bir rastlantı sonucu sıradan tomrukların arasına karışınca, kardeşi onu kurtarmak üzere yola düşmüş ve macera başlamış! 
 
Sevilen karikatürist ve ödüllü çizgi roman yazarı Tom Gauld’dan, cömertçe sunulan sevginin gücüne dair zamansız bir masal…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cef9139-4b7f-49a1-a15b-71828a6b7502.jpg</image:loc>
            <image:title>Elektrik Kesintisi</image:title>
            <image:caption>BİR SICAK HAVA DALGASI NEW YORK’U KASIP KAVURUYORDU. 
 
Elektrik kesintisiyle Manhattan birden karanlığa gömülürken şaşırtıcı gerçekler gün ışığına çıkacak, arkadaşlıklar aşka dönüşecek ve bir anda her şey mümkün görünmeye başlayacaktı. 
 
Brooklyn’deki partiye yetişmek isteyen eski sevgililerin önünde beraber geçirecekleri saatler vardı. Bir fotoğrafın peşine düşen iki kızı bambaşka bir sır bekliyordu. Metroda mahsur kalan gençler ve kütüphanedeki sıkı dostlar duygularıyla yüzleşmek zorunda kalacaklardı. İki yabancının kimlik ve aşk konusunda tartışmaları, New York’a okul gezisiyle gelmiş üç liselinin aşk üçgeni kadar kaçınılmazdı. 
 
“Tüm güvensizlikleri, hataları ve duygularıyla gençlerin aşkları çok heyecan verici. Genç yetişkinler için yazılmış olsa da, Elektrik Kesintisi her yaştan okurun seveceği bir kitap.” —NPR 
 
“Dhonielle Clayton, Tiffany D. Jackson, Nic Stone, Angie Thomas, Ashley Woodfolk ve Nicola Yoon, New York’ta yaşanan bir elektrik kesintisinde altı siyahi çiftin yaşadıklarını anlatıyor.” —Publishers Weekly (starred review) 
 
“Bu büyüleyici aşkları sonuna kadar okuyabilmek için ışıklarınızı sabaha kadar açık bırakacaksınız.” —BCCB (starred review) 
 
“Kuir temsili açısından zengin ve tipik aşk romanlarından çok farklı.” —Booklist (starred review) 
 
“Siyahi gençlerin ışıl ışıl aşklarını seven okurlar Elektrik Kesintisi’ne bayılacak.” —Bookpage (starred review) 
 
“Mizah ve romantizmin harika bir karışımını sunan altı güçlü yazar, bittikten çok sonra bile keyifle hatırlayacağınız bir kitaba imza atmışlar.” 
—Kirkus 
 
“Her karakter ve her bölüm siyahi kültürüne övgü niteliğinde.” —Shelf Awareness 
 
“Altı siyahi genç yetişkin yazarının kaleminden çıkan bu altı aşk hikâyesi, New York’un tamamını etkileyen (kurgusal) bir elektrik kesintisi sırasında geçiyor.” —Horn Book Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d299f9b-e832-4086-810c-fe4ea7a7b2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Antisosyal Ağ</image:title>
            <image:caption>New York Post tarafından Yılın En İyi Kitabı seçilen Antisosyal Ağ, Wall Street zenginlerinin âdeta bir gecede nasıl battıklarını anlatıyor! 
 
ABD merkezli GameStop şirketi, video oyunları ve elektronik cihazlar satan sıradan bir şirketti. Fakat pek çok şirket gibi Covid-19 pandemisinden nasibini almış, pek çok şubesini kapatacağını açıklamıştı. Ayrıca borsadaki hisseleri de tarihin en düşük seviyesine gerilemişti. Yatırımlarını GameStop’un batacağı tahminine göre şekillendiren Wall Street zenginleri ellerini ovuşturup gün sayıyordu. Ama sonra Reddit’teki WallStreetBets isimli forumun kullanıcıları hızla organize oldu ve milyonlarca insan, şirket hisselerini 3 dolar seviyesinden 460 dolara yükseltti. Bu beklenmedik yükseliş sonrasında Wall Street zenginleri 5 milyar dolardan fazla zarar etti ve bu olay finans dünyasının en sıradışı olaylarından biri olarak kaydedildi.  
 
Çoksatan yazar Ben Mezrich bu kitabında Elon Musk, Steve Cohen, Mark Cuban gibi milyarderlerin hikâyeleri ile ABD finans tarihinin en çalkantılı olaylarından birini büyüleyici bir şekilde ve hiç bilinmeyen detaylarıyla anlatıyor. 
 
“2021 kışının Davut ve Golyatvari GameStop kısa sıkıştırması, şüphesiz yılın en şaşırtıcı hikâyelerinden biriydi. Mezrich, onu besleyen sıradışı kişiliklere ve kurumsal dramaya yeni bir soluk getiriyor.” –New York Post 
 
“Ben Mezrich saf gerçekliği alıp ustaca ele alınmış sinematik bir anlatıma dönüştürüyor.” –New York Times 
 
“Facebook’un kuruluşundan Vegas’ta kazanmaya kadar birçok konuda yazan çoksatan yazar Bay Mezrich GameStop’ın hikâyesini bir dizi karakterin, hem de daha önce borsada çok az deneyimi olan ya da hiç deneyimi olmayan küçük yatırımcının gözünden anlatıyor.” ―Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6594c488-6b77-420f-a82c-cd6aaed15a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Havass</image:title>
            <image:caption>Paracelsus’tan Benjamin Franklin’e, Isaac Newton’dan Da Vinci’ye uzanan kadim sırlar doğru zaman gelinceye dek korunabilecek mi? 
 
Gül ve Haç Kardeşliği’nin seçilmişleri, insanlığın geleceğini şekillendirecek, insan bilincinin yükselmesini sağlayacak sırları kuşaktan kuşağa aktarmaktadır. Hedef; kötülüğün olmadığı bir dünya yaratabilmek, insan-ı kâmile ulaşabilmektir. Ancak bu sırlara vakıf olmak isteyen başkaları da vardır. Kendilerini tanrı yerine koyan, kadim bilgileri kullanarak insanlığın ve dünyanın kaderini belirlemeye çalışan kimi karanlık güçler tüm silahlarını kuşanarak harekete geçerler. Hedeflerinde Paracelsus’un önemli bilgileri aktardığı son mektubunu muhafaza eden bir Türk cemiyeti vardır. 
Türkiye’deki geçmişini geride bırakıp ABD’ye yerleşen emekli istihbaratçı Aytuğ Altındal ise yaşananlardan habersizdir, George Washington Üniversitesi’nin sosyoloji bölümünde dersler vermektedir. Rutinleşmiş hayatı aldığı bir telefonla alt üst olur. “Altın Kartal düştü, hemen Türkiye’ye gel,” der telefondaki gizemli ses. 
Ülkeye dönen Aytuğ kendisini ışığın ve karanlığın çarpışmasının tam ortasında bulur. Bir yandan kadim bilgilerin karanlık güçlerin eline geçmesini engellemeye çalışırken, bir yandan da zihnini ve ruhunu gölgeleyen kişisel sırlarıyla yüzleşmeye çalışır. 
 
Ayhan Özden, ezoterik ögeleri ustalıkla işlediği Havass kitabında temposu hiç düşmeyen, gizem ve heyecan dolu bir maceraya çağırıyor okurları. 
Da Vinci Şifresi’ni sevenler bu kitabı ellerinden bırakamayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e4c0d00-de76-4114-811c-43fb9ac9d05a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orlando - I</image:title>
            <image:caption>Ludovico Ariosto (1474-1533): Ünlü İtalyan şair. Hukuk öğrenimi görmüş, kalabalık ailesine bakmak için Ferrara dukalarının yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Çağdaşı Machiavelli gibi Hümanizma-Rönesans’ın temelini oluşturan yazarlardan biri olan Ariosto şiirin yanı sıra komedya, hiciv gibi türlerde de eserler vermiştir. Kendisine ölümsüz bir ün kazandıran ve gelmiş geçmiş en büyük şairler arasında anılmasını sağlayan eseri Çılgın Orlando üzerinde neredeyse 30 yıl çalışmıştır. Şair manzum şövalye hikâyelerini ve Şarlman’ın Hristiyanlığı yayma çabasını temel aldığı eserinde ince bir alaycılıkla derin bir insan sevgisini iç içe işler. Yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı kazanan Çılgın Orlando sadece İtalya’da 154 baskı yapmış, hemen hemen bütün Avrupa dillerine çevrilmiştir. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde üç cilt olarak yayımlanacak olan Çılgın Orlando , İtalyanca aslından ve manzum olarak dilimize ilk kez çevriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2173e28c-cd54-4f41-8360-b44dd8e99697.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orlando -I (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ludovico Ariosto (1474-1533): Ünlü İtalyan şair. Hukuk öğrenimi görmüş, kalabalık ailesine bakmak için Ferrara dukalarının yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Çağdaşı Machiavelli gibi Hümanizma-Rönesans’ın temelini oluşturan yazarlardan biri olan Ariosto şiirin yanı sıra komedya, hiciv gibi türlerde de eserler vermiştir. Kendisine ölümsüz bir ün kazandıran ve gelmiş geçmiş en büyük şairler arasında anılmasını sağlayan eseri Çılgın Orlando üzerinde neredeyse 30 yıl çalışmıştır. Şair manzum şövalye hikâyelerini ve Şarlman’ın Hristiyanlığı yayma çabasını temel aldığı eserinde ince bir alaycılıkla derin bir insan sevgisini iç içe işler. Yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı kazanan Çılgın Orlando sadece İtalya’da 154 baskı yapmış, hemen hemen bütün Avrupa dillerine çevrilmiştir. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde üç cilt olarak yayımlanacak olan Çılgın Orlando , İtalyanca aslından ve manzum olarak dilimize ilk kez çevriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c3ee18-0a6d-43bb-8152-6903a87071f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dar Kapı</image:title>
            <image:caption>André Gide 1909 yılında kaleme aldığı Dar Kapı’da bizi Normandiya’nın masalsı ve pastoral atmosferine, dar bir aile çevresinde bütün yoğunluğuyla yaşanan bir aşk gerilimine götürüyor. Jérome’un Alissa’ya duyduğu tutkulu aşk ile Alissa’nın Tanrı’ya duyduğu aşk arasındaki metafizik bir gerilim bu. Yazarın 1902 tarihli L’Immoraliste (Ahlaksız) yapıtındaki egoizmin karşısında bu kez Dar Kapı’nın aşk için kendinden vazgeçmeye hazır, aşk için acı çeken karakterleri dikiliyor. Ne var ki, Gide bütün dram tablosunun altında, söz konusu metafizik bağlılıklara ilişkin keskin bir hicvi de ince ince örüyor. Kaybetme korkusu, hayal ile gerçek arasındaki kopukluk, yürek ile aklın diyalogu, aşk üzerine başyapıt kabul edilen Dar Kapı’nın uğraklarını oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3df6757-5801-4698-ae03-4ef4bb78e906.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Oyuncu Yaratıcı İnsan</image:title>
            <image:caption>Aristoteles, “Göster, gündelik ne yapıyorsan göster, düzelterek estetik hale getir” diyordu. Ben de diyorum ki: “Gösterme, ol. Anda yaşa.” 
 
Tiyatromuzun duayen isimlerinden Ayla Algan, ‘Yaratıcı Oyuncu Yaratıcı İnsan’da oyunculuğun tarihsel gelişimini, kendi oyunculuk serüveninden, tecrübelerinden damıtarak anlatıyor. Okurla bir atölye dersindeymiş gibi samimiyetle paylaşıyor yaratıcı kişiliğinin, çok yönlü sanatının etkileyici bilgisini. Günümüz oyuncusuna farklı bir kılavuz kitap armağan ederken hayranlarına da zarif bir selam veriyor. 
 
“Yaratıcı oyuncu, yazarın yazmadığı yerlerde vardır. Role iyi girildiği zaman yaratılan tipler yaşar ve ölümsüz olurlar. Seyirci ile yolculuk bilimsel bir yolculuktur. Kahve falı ya da eğlence tiyatrosu değildir. Bugünün oyuncusu, oyuncu insandır; zihin ve bedeniyle rolünü tasarım yaparak hazırlar. Bu dijital çağ içinde, sizler de merak edin, düşünün, araştırın, belki yeni egzersizleri, yeni tanımlamaları, benim bulamadığım yeni kahramanları siz bulursunuz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da41951-5635-4a70-8a54-18d672b4214e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazan Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Süheyla… 
Yıllar önce sevdiği adamı elim bir kaza sonucu kaybeden ve hayata küsen, memleketine aşık bir gazeteci… 
Asım… 
İstanbul’un keşmekeşinden kaçıp yıllar önce huzuru bulduğu şehir olan Antakya’ya gelen, emekli olmak üzere bir başkomiser… 
Kelimenin gerçek anlamıyla kırk yılda bir cinayet işlenen küçük bir köydeki olaylar silsilesi bu iki kayıp ruhun yollarının kesişmesine neden olur. Hızla birbirine sürüklenen Asım ve Süheyla cinayetlerin ardındaki gizemi çözebilecekler midir? Daha da önemlisi beraber çıktıkları bu yolda melankolik kahramanlarımız birbirlerine yeterince güvenebilecekler midir? 
İlk sayfadan son sayfaya heyecanla okuyacağınız bir serüven.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b429af-1211-4d0a-9218-4cac07f0046f.jpg</image:loc>
            <image:title>Od ve Yel</image:title>
            <image:caption>Küçük yaşta Ömer Hayyam’ı okuyarak şiire hayran olan Ege Kor, o günden bugüne durup dinlenmeden şiir okuyup ruhunu dinlendirmiş ve aynı zamanda hayatında da büyük başarılara imza atmıştır. Üniversite sınavında dereceye girip, Bilkent Üniversitesini de dereceyle bitirmiştir. Şiirlerinde genelde hicve yer veren E. Kor, sevgi, ayrılık, doğa gibi temalara da değinmiştir. “Od ve Yel” şairin ikinci şiir kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a71ed43-80be-496f-bdfb-0042d37f4fef.jpg</image:loc>
            <image:title>Perili Bostan - Toplu Hikayeleri - Birinci Cilt</image:title>
            <image:caption>“Osman Cemal, hikâyelerinde, İstanbul’un kenar semtlerinin insanlarına yönelmiş, konularını onların günlük yaşayışlarından çıkarmıştır. Çoklukla mizah dergileri için yazılmış olan bu hikâyelerde, olaylar ve kişiler gülünç yanlarıyla alınmış, eğlenceli bir hava içinde işlenmiştir.” 
                                                                                                                                      Cevdet Kudret 
Türk edebiyatında Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar çizgisinin takipçisi olarak görülen Osman Cemal Kaygılı, tam anlamıyla bir İstanbul yazarıdır. İstanbul’un kenar mahallelerinde doğup büyüyen yazar, yetiştiği çevreden hayatı boyunca kopmamış, eserlerini gözlemci gerçekçi bir bakış ve mizahi bir üslupla kaleme almıştır. Yazar, 1923-25 yılları arasında kitap olarak yayımlanmış hikâyelerden oluşan elinizdeki derlemede, dönemin edebiyat dünyasının dışında kalmış karakterleri çevreleriyle birlikte okurla buluşturmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a7cdd3-e4b4-4be7-b642-00ea22d76b16.jpg</image:loc>
            <image:title>Perili Bostan - Toplu Hikayeleri - Birinci Cilt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osman Cemal, hikâyelerinde, İstanbul’un kenar semtlerinin insanlarına yönelmiş, konularını onların günlük yaşayışlarından çıkarmıştır. Çoklukla mizah dergileri için yazılmış olan bu hikâyelerde, olaylar ve kişiler gülünç yanlarıyla alınmış, eğlenceli bir hava içinde işlenmiştir.” 
                                                                                                                                      Cevdet Kudret 
Türk edebiyatında Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar çizgisinin takipçisi olarak görülen Osman Cemal Kaygılı, tam anlamıyla bir İstanbul yazarıdır. İstanbul’un kenar mahallelerinde doğup büyüyen yazar, yetiştiği çevreden hayatı boyunca kopmamış, eserlerini gözlemci gerçekçi bir bakış ve mizahi bir üslupla kaleme almıştır. Yazar, 1923-25 yılları arasında kitap olarak yayımlanmış hikâyelerden oluşan elinizdeki derlemede, dönemin edebiyat dünyasının dışında kalmış karakterleri çevreleriyle birlikte okurla buluşturmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768f6151-f6f7-4fc5-9824-3a02556a7f91.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Mübadele</image:title>
            <image:caption>1919-1922 tarihleri arasında yaşanan Milli Mücadele’nin kazanılmasının ardından Anadolu’daki Rumların bir kısmı Yunan ordusu ile birlikte yaşadıkları toprakları terk etmeye başladı. Lozan Barış Konferansı toplandığında nüfus değişimi (mübadele) konusu ivedi olarak gündeme geldi ve Türkiye ve Yunanistan, savaş sonrası ortaya çıkan azınlık sorunlarının bir nüfus mübadelesi ile çözülmesini kabul etti. 
Komisyonların tartışmalı konularda uzlaşma sağlamasıyla, 30 Ocak 1923 günü Türk ve Rum Nüfus Mübadelesi’ne İlişkin Sözleşme ve Protokol imzalandı. Mübadele zorunlu olacak ve İstanbul dışında yaşayan Rum Ortodoks Türk uyruklular ile Batı Trakya dışında yaşayan Müslüman Yunan uyrukluları kapsayacaktı. Prof. Dr. Kemal Arı bu çalışmasıyla, Türk-Yunan Savaşı’nın hemen sonrasında gerçekleştirilen mübadelenin 100. yılında, ağırlıkla Türkiye’ye zorunlu göç ile göçe ilişkin sorunları doğrudan yaşamış insanlara, toplumsal oluşumlara ve bu oluşumların siyasal düzeyde yansımalarına odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f6238bd-914c-4251-9110-c742c5673cce.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu, İttihatçı liderlerin yaptıkları gizli antlaşmayla I. Dünya Savaşı’na Almanya’nın müttefiki olarak sürüklenirken, Sultan V. Mehmed Reşad tarafından ilan edilen“cihad-ı ekber” ile İtilaf devletlerinin sömürgelerindeki Müslümanlar başlarındaki yönetimlere isyan etmeye çağrıldılar. 
Peter Hopkirk, İngiltere ile Rusya arasında 19. yüzyıl boyunca Orta Asya’da süren gizli savaşı konu alan Büyük Oyun’un devamı niteliğindeki İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun’da, cihadın aslında Berlin’de tasarlandığı ve eski Büyük Oyun’un bir anlamda yeni taraflarla sürdüğü tezini işliyor. 
Bu defa kralın, kayzerin, sultanın ve çarın istihbarat servisleri arasındaki savaşın alanı, batıda İstanbul’dan doğuda Kabil’e ve Kaşgar’a kadar uzanıp, İran’a, Kafkaslar’a ve Rus Orta Asya’sına dek yayılıyor. Hopkirk sürükleyici üslubuyla okuyucuyu, Meksika’nın Pasifik kıyıları açıklarında ıssız bir adada verilen randevudan Bolşevik devriminden sonra Bakü’de yaşananlara, Kanal Harekâtı’ndan İran’da Alman ve İngiliz gizli servislerinin kapışmalarına uzanan geniş bir yelpazede, bu gizli savaşın kahramanlarının serüvenleri içinde dolaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3110bf0-b88b-4ea1-9c68-139ab7737a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>17. Roman</image:title>
            <image:caption>Dag Solstad’nın ‘On Birinci Roman, On Sekizinci Kitap’ı, kahramanı Bjørn Hansen’in Büyük Ret adını verdiği planını uygulamaya koymasıyla ve çevresindeki herkese oynadığı oyunla son bulmuştu. Bu kitabın devamı niteliğindeki “17. Roman” bizi yıllar sonrasına götürüyor. Foyası meydana çıkan Bjørn Hansen sahtecilikten çarptırıldığı hapis cezasını tamamlamış, dışarıdaki hayata uyum sağlamaya çalışmaktadır. Bu sırada, uzun zamandır görmediği oğlundan gelen mektupla artık bir torunu olduğunu öğrenir ve oğlunun ailesini ziyaret etmeye karar verir. Şüphelerle dolu halde çıktığı bu yolculuk beklenmedik keşif ve sorgulamalara gebedir.
Dag Solstad, sıradışı kahramanı Bjørn Hansen’i konu alan üç romanından ikincisinde, utanç ve iletişimsizlik, baba-oğul ilişkisi ve nesillerin ilerleyişinin anlamı, toplum içinde oynanan roller gibi temaları deşmeyi sürdürüyor.
“’17. Roman’ın büyük edebi gücü, tanrısıyla yalnız başına kaldığını hisseden bir adamın romanı olmasından ileri geliyor.”
Adresseavisen (Norveç)
“Günümüz İskandinavya’sının Kafka’sı”
Svenska Dagbladet (İsveç)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15fc768c-e669-4786-8aec-57a2409cc51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür: Her Şey Parçalanırken Büyümek</image:title>
            <image:caption>Lea Ypi her şeyin kurallarla belli olduğu, kimsenin izin almadan bir şey yapamadığı bir ülkede büyüdü. Yuva dediği bir ülkede. İnsanların eşit olduğu, birbirlerine yardım ettiği, daha iyi bir dünya inşa etmek için bir şeyler yaptığı bir ülkede. Herkesin önce gitmek istediği, sonra kaçmak istediği bir ülkede. Komünist Arnavutluk’ta. 
 
Bir gün her şey değişti. Komünist liderlerin heykelleri yıkıldı. Artık insanlar özgürce oy kullanabiliyor, istediklerini giyebiliyor, istediklerine inanabiliyordu. Ve meydanlarda bağırıyorlardı: “Gerçek demokrasi! Gerçek özgürlük!” 
 
“Özgür: Her Şey Parçalanırken Büyümek” kitabında Lea Ypi, bir yandan karışan ülkesinin manzarasını bir yandan da ailesinin sırlarını ele alıyor ve ortaya roman tadında ama tüm acıların, tüm kısıtlanmışlıkların, tüm yapamayışların, tüm başarıların gerçek olduğu bir anlatı çıkarıyor. Sonunda da anne babasının dünyasıyla bugünün dünyasını kıyaslıyor. Hangisi ideal? Hangisi daha gerçek? Hangisi daha özgür? Sahi, özgürlük ne demek? 
 
“Nihayet gelmişti özgürlük ama soğuk sunulan bir yemeğe benziyordu. Pek az çiğneyip hemen yuttuk, açlığımız geçmedi. Bize yemek artıkları mı verildi diye merak edenler oldu. Kimileri de verilenin sadece soğuk başlangıçlar olduğunu söyledi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/359dae3c-10a2-4419-9ed9-e610568f39d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercinlerle Matematik</image:title>
            <image:caption>Güvercinlerle ilgili bir hikâye anlatmak kolay mıdır dersin? Ya güvercinler her sayfada kaçışıyor, başka yerlere konuyorsa? Ya başka güvercinler araya giriyorsa? Minikler bu etkileşimli hikâyeye eşlik ederken bol bol toplama ve çıkarma işlemi yapacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf8b447f-9b03-481f-a21c-f88add6321d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Batak</image:title>
            <image:caption>Batak, yazar başkahramanın sanatsal üretiminin sancısına, eylemsizliğine odaklanır. Bu kahraman çırpınan fakat ilerleyemeyen bir kişinin hikâyesini merkeze aldığı “Batak” adlı romanına çalışmaktadır. Bir bakıma Vergilius’un Tityre’ini anlatır; onunkine benzer bir tarlaya sahip ana karakter oradan çıkmak yerine, orada kalmaktan mutludur. Başkahramansa, romanının anlatıcısının aksine, münzeviden başka her şeydir. Dostlarıyla vakit geçirmekten keyif alır, Paris edebiyat dünyasında yazdığı kitabı anlatır, onların düşüncelerini dinler –ki bu pek de gurur verici değildir ve elbette bunlar kitabın bir parçası haline gelir. André Gide bir bakıma yazma sanatını ve çelişkilerini de ortaya koyar.
Batak, André Gide’in kendini hicvettiği tek eser, güçlü ve nitelikli bir üstkurmaca çalışması…
“André Gide, sade adı söylendiği zaman bir medeniyeti, bir kültürü en iyi taraflarıyla hatırlatan nadir insanlardandır.” –Ahmet Hamdi Tanpınar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55ddcd5-f416-4240-bc17-4cf53335c80d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Tilki Bulalım</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kız, bir tilki bulmak için yola çıktı. Bir süre sonra bu işin sandığı kadar kolay olmadığını anladı. Yine de pes etmemeye kararlıydı. Acaba küçük kız amacına ulaşacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133608df-941c-4f32-940e-0bb03a6b1da6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Yolculuğu ve Ayı Saldırısından Kurtulma Taktiği</image:title>
            <image:caption>“Çok Değerli Uzay Şeyleri” kutusu olan bir arkadaşınız olmasını istemez miydiniz? Tamam, var artık. Heyecanlı, hayalperest, şakacı, eğlenceli ve uzay meraklısı, tatlı mı tatlı Ada adında bir arkadaşınız var.
Hazel Bilgen’in yazdığı, Eren Caner Polat’ın resimleriyle eşlik ettiği ‘Uzay Yolculuğu ve Ayı Saldırısından Kurtulma Taktiği’ni okurken kitap hiç bitmesin, Ada’dan hiç ayrılmayayım isteyeceksiniz.
Sonraki birkaç ay boyunca bütün boş vaktimi uzay mekiğim üzerinde çalışarak geçirdim. Kahvaltımı tam on dakikada tamamlıyor, duşumu dört dakikada alıyor (normalde on iki dakika), akşam yemeğimi yedi dakikada bitiriyor (normalde
on yedi dakika) ve Astro’yu altı dakikalık hızlı yürüyüşlere (normalde yirmi otuz dakika) çıkarıyordum. Annemle babam sürekli, “Yavaş, acele etme, çabuk çabuk yeme, nereye böyle?” deyip duruyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1814395a-47ef-4b5c-b0a8-ab7730b688fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailenizin Timsahı Timo</image:title>
            <image:caption>Bir kuş ailesi, yolda bir yumurtaya rastladı ve onu yuvalarına götürdü. 
Yumurtadan bir timsah çıktı. Kuş ailesi bu sürprize çok sevindi. Ama diğer hayvanlar merak içindeydi: 
Kuşlar neden bu timsah yavrusuyla yaşamaya devam ediyordu? 
Elinden her iş geldiği için mi? Çok zarif olduğu için mi? Yardımseverliği nedeniyle mi? 
Timo gerçekten hem becerikli hem zarif hem yardımsever biri. Ama kuşların Timo’dan vazgeçmemelerinin bambaşka bir nedeni var… 
Aile olmanın güzelliğine dair eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82fda38-93a0-448c-badb-c4db127e04b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Unutma</image:title>
            <image:caption>Yatağını düzeltmeyi sakın unutma, sıcacık tutan çoraplar giymeyi de. Gülümsemeyi de sakın unutma, yardım isteyenlere el uzatmayı da. 
Jane Godwin ve Anna Walker’dan, yaşamımızdaki en önemli, en mutluluk verici şeyleri hatırlatan bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa09b62c-0707-4314-87ff-905581df6ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Evden Kaçan On Çorap Tekinin Şaşırtıcı Maceraları (4 Sol, 6 Sağ)</image:title>
            <image:caption>Çoraplarımız nereye kayboluyor? 
Çamaşır makinesinden neden çorap tekleri çıkmıyor? 
Peki kirli sepetinde uzun süre kalan çoraplar 
nereye gidiyor? 
 
Bu soruların yanıtını merak ediyorsanız, on çorap tekinin maceralarını çok seveceksiniz. 
Justyna Bednarek’in sınır tanımayan hayal gücünden kayıp çorap teklerinin merak uyandıran dünyasına dair harika bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/557ec0c2-26a0-46be-8a66-a960d7d330be.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Mevsimi - Mavinin Kızı Emily</image:title>
            <image:caption>Dört yaşında annesini, on bir yaşında da çok sevdiği babasını kaybeden Emily, Prens Edward Adası’ndaki New Moon Çiftliği’nde yeni bir hayata başlamıştı.
Serinin her kitabında yeni maceralara kanat açan Emily, bu kitapta yazmaya olan tutkusunu bir adım ileriye götürüyor. Yazıları artık hatırı sayılır dergilerde yayınlanmaya başlıyor.
Shrewsbury’deki okulunu ve lise yıllarını geride bırakan Emily yeniden New Moon Çiftliği’ne döner. Yazılarında olduğu gibi iç dünyasında da bazı değişimler yaşar. O, artık kalbinde rengarenk kelebeklerin uçuşmaya başladığı bir genç kızdır. Hayatında aldığı yeni kararlar, yaşadığı yeni olaylar Emily’i derinden etkiler. Tüm dostlarının kendi hayat yolculuklarına çıkmaya başladığı dönemde, acaba Emily kendisi için doğru yolu bulabilecek mi? Yüzleşmesi gereken problemlerin karşısına çıkacak cesareti gösterebilecek mi?
Bu kitapta Emily, daha duygusal bir serüven yaşıyor ve umut mevsiminin çiçekleri birer birer açılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26d136be-bca0-4396-9004-545172865548.jpg</image:loc>
            <image:title>Mercimeğim Dünyayı Gezecek</image:title>
            <image:caption>“Mercimeğim Dünyayı Gezecek”, Elif Erdoğan’ın kalemine Yeliz Akın’ın resimleriyle eşlik ettiği, çocukların hayal dünyası ve yaratıcılığı üstüne sevimli bir kitap. 

“Evdeki büyükler yemek yaparken yere düşen bir mercimek tanesinin başına neler gelebilir? 
Hangi kılıktan kılığa girebilir? 
Sonunda kendine mutlu olacağı bir yer bulabilir mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13e56e15-b756-48be-bccd-8638e0b20734.jpg</image:loc>
            <image:title>Aphrodisias – Gezelim, Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Biz hazırız! Sen de hazır mısın? 
Şapkanı, güneş gözlüğünü taktın değil mi? 
Suyun yanında, fotoğraf makinen de var demek, harika! 
Hadi gezimize başlayalılm! 
 
“Aphrodisias” Aydın’da yer alan muhteşem güzellikte bir antik kent. 
Hadi gelin, Efe ile İrem’i takip edelim ve birlikte binlerce yıllık geçmişi olan bu harika kültürel mirası tanımaya çalışalım. ‘Aphrodisias’ı keşfederken Roma ve Yunan mitolojisindeki merak uyandıran Tanrı ve Tanrıçaları tanıyacak, antik çağlarda “Aphrodisias” halkının nasıl yaşadığını keşfedeceksiniz. Bu kitabı okuduktan sonra yolunuz Aydın’a düşerse mutlaka “Aphrodisias” Antik Kendi’ni ziyaret etmenizi öneririz. 
 
Gülay Sert’in yazdığı, Ayşın Delibaş Eroğlu’nun resimleriyle eşlik ettiği “Aphrodisias – Gezelim, Keşfedelim!” arkeolojiye ilgi duyan herkes için harika bir görsel şölen sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7edde334-d095-4ffe-9288-9ac677c6d6bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Bankası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bütün güzel duygularının yok olduğu korkunç bir sabaha uyanırlar. Anneler, babalar çocuklarından, kardeşler kardeşlerinden, komşular birbirinden nefret etmektedir. Bir zamanlar doğallıkla sahip olunan o tatlı duygulara artık sadece parasını ödeyenler ulaşabilir. O da bir süreliğine. Çünkü &quot;Duygu Bankası&quot; bedavaya hizmet vermez! Düşmanlığın dört bir yanı sardığı bu kötü günde, içleri hâlâ sevgiyle dolu evcil dostlarımız da yuvalarından kovulmuştur. Onlardan birisi olan akıllı köpek Patiş ve arkadaşları bu tuhaflığı araştırmak üzere harekete geçerler. Cep telefonları, bilgisayar korsanlığı, virüsler derken kahramanlarımız kendilerini hiç ummadıkları bir maceranın içinde bulurlar. Siz de bu maceraya ortak olmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc6e166-6111-49ea-9b82-72677afa3929.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağarada Tek Başına</image:title>
            <image:caption>“Göl mü, havuz mu, kuyu mu? Nereye düşmüştüm ben!”
Okulda “Kibrit Çöpü” olarak anılan Yusuf, arkadaşlarıyla beraber bir okul gezisine gider.
Heyecanla gittiği okul gezisinde akran zorbalığı yüzünden umulmadık bir olay yaşar.
Sarmaşıklarla dolu bir mağara…
Buz gibi bir su…
Uzaktan gelen uğultular…
Tüm bunlar yetmezmiş gibi, bu karmaşaya sebep olanlar ve Yusuf aynı kamyona saklanır.
Eyvah! Kamyon hareket ediyor. Acaba Yusuf ve arkadaşları uyandıklarında kendilerini nerede bulacaklar?
Yusuf ve arkadaşlarının nefes kesen macerasına katılmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/054fc159-2e63-4c6e-8f24-58ab400ad1c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Vefa</image:title>
            <image:caption>Ya babasına verdiği sözü tutacaktı. Ya da yolun başında pes edip hayatına teslim olacaktı. Onur pes etmeyi seçti. Ta ki Serkan’la karşılaşana kadar… 
Karakterleri zıt iki insanın, yollarının tesadüfen kesişmesi sonucu Onur’un ortaya çıkan hüzünlü hayatına ve Serkan ile birlikte yol alırken gösterdiği gelişime şahit olacağınız mizahi bir başarı öyküsü. Genç bir yüreğin dağ köyünden Ankara’ya taşınan mücadelesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1076cc14-62d7-4425-8ffa-70280a39473a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulunamadı</image:title>
            <image:caption>Bir üniversite öğrencisi olan Hasan, annesiyle birlikte İzmir’de yaşamaktadır. Gördüğü bir rüyadan sonra değişen hayatını yakalayabilmek adına bir yolculuğa niyetlenir. Peki bu yolculukta insanlarla arasına ördüğü duvarları yıkabilecek, geçmişten gelen dostuyla tanışabilecek ve aile sırlarına hükmedecek gücü kendinde bulabilecek midir? 
“Ben kendimi yağan yağmurda bir damla bildim 
Sen bende derya deniz umman oldun 
Unutma ey can! 
Gönülden seversen gönülde olursun 
Herkes kendini gönlüne sorsun...” Sinan COŞKUN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e97631-d366-46b3-9ac5-fa8b7a76f415.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası 2 (1950-1980) “Belki Duyulur Sesim”</image:title>
            <image:caption>“100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası”nın ikinci cildi 1950-1980 arasının izlerini sürüyor. Derya Bengi ile Erdir Zat’ın birlikte kaleme aldığı kitap, Türkiye’de çok partili demokrasi deneyiminin ilk 30 yılından, bir yapboz tarihinin kıyılarından sesleniyor. 
 
Kitabın adı “Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar” şarkısındaki bir dizeden, “Bir haykırsam belki duyulur sesim”den geliyor. Şarkıda yeryüzünde yıldızlar kadar yalnız diye tasvir edilen bu insanlar kimlerdi? Yaşadıkları çağ onları nasıl etkiledi, neye benzetti? “Belki Duyulur Sesim” Adnan Menderes’li, Süleyman Demirel’li ve Bülent Ecevit’li yıllara, askerî müdahalelere, Amerikan yardımlarına, “Yanki Go Home” sloganlarına, hızla yayılan gecekondulara, azalan azınlıklara, kılık kıyafetlere, tiryakiliklere, meydanlara ve evlere gazete sütunlarının, dergilerin, Meclis tutanaklarının, mektupların, hatıratların, romanların, filmlerin ve şarkıların penceresinden bakıyor. 
 
Siyasetin temel tartışmalarının geçirdiği evrimi, gündelik hayatın küçük zevk ve alışkanlıklarındaki değişimi, eğlence hayatında, yeme içme kültüründe, tatil anlayışında, sporda nelerin başlayıp nelerin bittiğini, geçmişten alınan mirasla bugüne bırakılanlar arasındaki dengeyi araştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67be572e-4752-41ac-883c-d20229181eaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakıncalı</image:title>
            <image:caption>Bugün düşününce, ağır bedeller ödemiş, geleceğim karartılmış gibi görsem de kendimi, gençtik… Daha, yaşamın başında ve dirençliydik! Yüzyıllardır tekrarlanıp duran bir senaryonun yeni aktörleriydik. Akıllı ve göze batan, parlak insanlar, belli dönemlerde hapse atılıyor, işsiz bırakılıyor, posaları çıkarılıyor ya da öldürülüyor… Türkiye’de, nereyse değişmez yazgı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/859e5672-aeb9-4238-a337-8930c25b1789.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Cumhuriyet&apos;in Popüler Kültür Haritası 3 (1980-2023) “Yollar Bize Memleket”</image:title>
            <image:caption>“100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası”nın son cildi 1980-2023 arasının izlerini sürüyor, 12 Eylül sonrası oluşan toplumsal dinamikleri popüler kültürün abecesiyle işleyerek yakın geçmişin hafızasını tazeliyor. Derya Bengi ile Erdir Zat’ın birlikte kaleme aldığı kitap, adını Yeni Türkü’nün “Dönmek” şarkısından, Murathan Mungan’ın “Yollar bize memleket” dizesinden ödünç alıyor. Burada artık bambaşka “bir başkadır benim memleketim” şarkısı söyleniyor. Yalnızca coğrafi yolculuklara, gönüllü gönülsüz sürgünlüklere, zorunlu göçlere, yersiz yurtsuzluklara değil, yol mesafesiyle ölçülemeyecek bir ruh iklimine de işaret ediliyor. 
 
Özal’lı yıllar, koalisyonlar, lahmacun ve hamburger kardeşliği, medyada ansiklopedi savaşları, “Şıkıdım”dan “Halimiz Duman”a yeni müziğin portresi, nostaljinin Türkçesi, özel TV ve radyoların fiyakası, yerli dizi uygarlığı, Ayasofya’nın dizi filmlik macerası, Emek Sineması, Gezi Parkı, deprem yıkıntıları, Ankara’nın Bağları, geyik muhabbetleri, çekyatlar, çikita muzlar, gulu gulu dansı, bohem takılmak, Vitrinde Yaşamak, Pop Çağı Ateşi, Uykudan Önce, dünün mirasıyla yarına kalan arasındaki denge…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc9fd03-7f07-49f2-9ae3-1240094728c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 228 / Temmuz – Ağustos 2023</image:title>
            <image:caption>Oktay Akbal 100 Yaşında 
 
228. sayının ana başlığı: Oktay Akbal 100 Yaşında. M. Sadık Aslankara, Oktay Akbal’ın edebiyatımızdaki yerini “Yazınımızda Bir Gizli Kılavuz” başlığıyla ele aldı. 
Macar Türkolog Beatrix Caner’in Tanpınar’ın Başyapıtı adıyla Türkçeye çevrilen kitabı bu sayıda iki yazıya birden konu oldu. Abdullah Uçman Huzur incelemesinin eksiklerini ve hatalarını ortaya koyarken Erendiz Atasü söz konusu kitabı değerlendirip tanıtıyor. 
 
Murat Gülsoy’la yeni romanı Ressam Vasıf’ın Gizli Aşklar Tarihi, B. Nihan Eren’le yeni öykü kitabı Nefeshane, Zeynep Berktaş ile Şair Nigâr Hanım’ın günlükleri üzerine söyleşilerin yanı sıra Cumhuriyet döneminin ilk kuşak kadın akademisyenlerinden Alman Dili ve Edebiyatı uzmanı Prof. Dr. Melâhat Özgü’nün terekesinde Mehmet Can Doğan tarafından bulunan Weimar günlüğü bu sayının dikkati çeken sayfaları. 
 
Süreyya Berfe, Mehmet Mümtaz Tuzcu, İzzet Göldeli, Zafer Şenocak, Elif Sofya, Levent Karataş, Mehmet Erte, Anıl Cihan ve Fatma Zehra Çiçekçi şiirleri; İlhan Durusel, Nilüfer Altunkaya, Semrin Şahin, Öznur Unat, Alper Beşe, Engin Özkol, Mesut Barış Övün ve Atakan Boran öyküleri; Mehmet Ergüven, Hüseyin Ferhad, Gültekin Emre, Üzeyir Karahasanoğlu, Sabri Gürses, Hasan Öztürk ve Orçun Üçer yazılarıyla kitap-lık dergisinin 228. sayısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbb37fb-e92d-4967-940f-9f18e73f65ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpışma</image:title>
            <image:caption>“Romalılar, kararlı ve yolundan sapmaz bir duruş sergileyelim. Bir erkeğe yakışır ve asil bir duruş sergileyelim. Düşmana gücümüzü ve direncimizi gösterelim. Onlara kendilerinden daha güçlü adamlara saldırdıklarını, vurulmak yerine vuracak adamlarla karşı karşıya geldiklerini gösterelim. Onlar ne taştan, ne kırılmaz tunçtan yapılmıştır ne de kuvvetle alt edilemeyecek, hiçbir şey hissetmeyen demirden vücutları vardır.” Kilikya, Tarsus, Misis, Antakya, Kıbrıs ve Suriye’yi topraklarına katan Bizans ordusu, 10. yüzyılda Suriye bölgesini Müslüman Arapların elinden bütünüyle alarak gücüne güç kattı. Ancak Bizanslılar, zaferin sadece asker sayısına bağlı olmadığının farkındaydı. Başarı ancak ve ancak iyi düşünülüp titizce planlanan bir dizi taktik neticesinde elde edilebilirdi. 6. yüzyıl Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminden “Strateji” ve 10. yüzyıl Bizans İmparatoru Nikephoros Phokas döneminden “Çarpışma” metinleri, İmparatorluğun kazandığı zaferlerin bir neticesi olarak, kaleme alınması emredilen metinlerdir. Bu iki metin, Bizans İmparatorluğu’nun hem askerî tecrübelerinin bir birikimi olarak hem de bu zaferlerin devamlılığını sağlama vizyonunu sergilemeleri bakımından oldukça önemlidir. Ordunun savaş sırasında nasıl hareket edeceği, nehir geçme taktikleri, askerlerin dizilimi, casusluk faaliyetleri, geçitlere pusu kurma yöntemleri, şehir kuşatma yöntemleri gibi pek çok konu ele alınmıştır. Yunanca el yazmaları ve İngilizcelerini kıyaslayarak tercüme edilip yayıma hazırlanan Çarpışma, kısa başlıklarla meramını net bir şekilde aktaran, böylece Bizans askerî başarılarının devamlılığını temenni eden dinamik bir kitap. Güneydoğu Anadolu ve Suriye bölgelerinin coğrafyası göz önünde bulundurularak yazılmış, her durum hesaba katılmış, dikkatle düşünülmüş, yüzyıllar öncesinden bir Bizans kaynak eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31da8c69-5786-413f-83f5-8e9f4b2914ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Şehri</image:title>
            <image:caption>“Nitekim şehirli ve medeni olmak insanın hayatını kolaylaştıran vasıtaları değiştirmek ve geliştirmek değil, insanı belli bir aşamaya ulaştıran iç durum, ruhî bir meseledir.”   Mekîn&apos;den Mekân&apos;a Osmanlı Şehri: İnsan, Mekân ve Beşerî Münasebetler, uzun yıllar şehir tarihi alanında çalışmalar yapmış Prof. Dr. Mehmet Karagöz&apos;ün şehir kavramı ve şehir tarihi hakkında kaleme aldığı makale ve denemelerden oluşuyor. Şehre “tarihçi gözlüğü”nden bakan Karagöz, şehir-insan ilişkisini derinlemesine incelerken, ilk yerleşimlerden günümüze şehrin, medeniyet ve kültür oluşumuna nasıl katkıda bulunduğunu kendi yorumuyla açıklıyor. İdeal şehir tipolojisi olarak Osmanlı şehrini işaret eden yazar, Osmanlı şehrinin neden kendine has bir yapısı olduğunu, diğer şehir tiplerinden hangi noktalarda ayrıldığını izah ediyor. Batı ile Doğu medeniyetlerinin farklılıklarının şehir kavramı üzerindeki yansımalarına da dikkat çeken eserde, Batılı düşünürlerin İslam şehirlerini dışarıda bırakan şehir modelleri de tartışmaya açılıyor. Velhasıl, bir yerleşimi “şehir” yapan bütün unsurları, en çok da şehrin sakinlerini, yani insanı anlamaya yönelik bir çabanın ürünü olan bu eser, kültür tarihine meraklı okurları şehir üzerine daha çok düşünmeye sevk edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6354640-2ccd-460a-ba9d-e0d93c33a5d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniçağlar Anadolu&apos;sunda İslam&apos;ın Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye ve dünya tarihçiliği, Türk tarihi konusunda -özellikle Osmanlı tarihçiliğinde- kurumsal, siyasal, sanatsal ve sosyoekonomik alanlarda önemli araştırmalar ortaya koydu. Buna karşılık, uzun zamandan beri Türkiye’nin içinde bulunduğu, siyasete kadar yansıyan kültürel bölünmüşlüğün altında yatan, Türk tarihinin belki en hassas meselesi olan “İslam” konusunda yetersiz kaldı. Ahmet Yaşar Ocak tarafından kaleme alınan İslam&apos;ın Ayak İzleri serisinin bu ikinci cildindeki makale ve incelemeler, Osmanlı döneminde İslam’ın siyasi, toplumsal ve kültürel hayatta bıraktığı izlerin peşine düşüyor; Türkiye tarihinin toplumsal ve kültürel cephesinin en sorunlu alanlarından birine dair birtakım yaklaşım, yöntem ve analiz denemeleri öneriyor. Başka bir ifadeyle, elinizdeki kitap, Fuat Köprülü, Abdülbaki Gölpınarlı ve Osman Turan’ın dışındaki tarihçilerin pek girmediği bir sahanın değişik yönlerine dair yazarının kendi kişisel kalem tecrübelerinden bazılarını bir araya getiriyor. • Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihi hakkında bir sorgulama • Entelektüel genç Osmanlı sultanı: Fatih Sultan Mehmed • Türkiye tarihinde merkezî iktidar ve Mevleviler meselesi • 16. yüzyıl Osmanlı Anadolu’sunda Mehdici hareketler • 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda “Kadızadeliler Hareketi” • II. Abdülhamid dönemi İslamcılığının tarihî arka planı • Türkiye-İran dinî ilişkileri Ocak, bunlar ve benzeri birçok konu etrafında Türkiye toplumundaki iki kültürlü yapının, son yıllardaki sıcak tartışmaların altında yatan bu büyük problematiğin tarihsel arka planına dair kesitler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffb15b1-ffa4-4b59-be75-5ada8bf9b7a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpsizler</image:title>
            <image:caption>Olumsuz duyguları hissetmemek için tüm insanlığın kalplerini aldırdığı bir dünyada kalbi olan tek kişi siz olsaydınız ne yapardınız? Diğer insanlara uyum sağlamak için kalbinizi aldırmaya boyun eğer miydiniz yoksa kalbinizi her ne pahasına olursa olsun korur muydunuz? Kısa bir süre önce Bilgin, kalbinizi aldırdığınızda tüm üzüntü, endişe ve öfkenin yok olduğunu keşfetti. Bu işlem iyi duyguları da bastırmasına rağmen çok geçmeden hastanenin kapısında kuyruklar oluşmaya başladı. June ise ailesi ve arkadaşları arasında, hatta okulda kalbini aldırmamış tek kişi. Üzerindeki baskı günde güne June, bir gün sokakta terk edilmiş bir kavanozun içinde bir kalp bulur ve bu kalple ablasını normale döndürmeyi umar. Kalbini aldırmasına rağmen yeniden hissetmeye başlayan Max ile tanıştığında, June sandığından daha büyük bir sorun olduğunu anlar ve tüm insanlığı kurtarmak için maceraya atılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27af4753-dcd0-43a2-b108-496b82918a75.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Yılın Aşkı</image:title>
            <image:caption>Sen-nen insan sesinin olağanüstü gücünü çok erken keşfetmişti. Onun için insan sesi başlı başına bir müzik aletiydi. Daha ergenliğinde, sarf edilen sözlerin içi boş, cisimsiz bir balon olduğuna ikna olmuştu. Şarkı söylemekse sözcüklere kendine özgü bir güç veriyor, dilin zayıflığını telafi ediyordu. 
 
Tokyo Üniversitesi’nde Fransızca profesörü olan Sen-nen kendisi gibi opera sevdalısı Fransız Mathilde ile evlenerek Paris’e yerleşir. Çok geçmeden, bu aşkın iki meyvesi olur: Kızları Émilie ve Figaro’nun Düğünü operasına duyduğu tutku. Eşi Mathilde’in amansız bir hastalığa yakalanmasıyla, Sen-nen hayatın acı tatlı tüm tesadüflerini insanlığın evrensel anadili olan müzik aracılığıyla yaşamaya başlar. 
 
Akira Mizubayashi ‘Bin Yılın Aşkı’nda sözcüklerin içini tutkulardan ziyade müzikle doldurmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1055f2c-5371-44ed-baa5-6d9005cd2c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz Defterleri 10 – Çocuk ve Ergen Çalışmaları / Kardeşler ve Arkadaşlar</image:title>
            <image:caption>Serge Lesourd 
Kardeşim, Şefkatli Düşmanım 
Margaret Rustin 
Kardeşleri Düşünmek 
Isée Bernateau 
Ayrılmazlar 
François Richard 
Arkaik Kardeşlik 
Maurice Corcos, Daniel Hurvy 
Freud ve Kardeşleri: Yas ve Yazgı - Kardeş Rekabeti 
Nesli Keskinöz Bilen 
Mavi Kırmızı: “Uçurtma Avcısı”ndan 
Pınar Arslantürk, Ece Naz Ermiş 
Kendisi Olarak Kardeş ya da Kardeşliğin Deliliği 
Gülfem Sezen Balçıkanlı 
Çocuk ve Ergende Spor Yoluyla Arkadaşlığın Geliştirilmesi 
Yavuz Erten 
Kohut’un İkizlik Kendiliknesnesi Üzerine Düşünceler 
Talat Parman 
Kardeşlik ve Arkadaşlık: Ruhsallığın Gelişiminde Yatay İlişkiler 
Nilüfer Erdem 
Masallarda Kardeşler 
Filiz Torun 
Narsisizm ve Arkadaşlık 
Alper Şahin 
Tekinsiz Bir İlişki: Kardeşlik 
Türkü Şahin 
Kardeş Travması Bağlamında Moda Deneyimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed36cdb3-fe6a-49db-a03b-0fdb4031491f.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzedeki Kedi</image:title>
            <image:caption>Filiz Özdem’in incelikle kurguladığı bu sevimli kedinin hikâyesine Zülal Öztürk 
olağanüstü resimleriyle hayat veriyor. 
 
“Müzedeki Kedi” sadece resimlerle anlatılan çok ilgi çekici bir sessiz kitap. 
Üstelik sanatın yepyeni dünyalar kurma imkânı veren, hayallerimizin sınırlarını 
ortadan kaldıran etkileyici gücünü harikulade kullanıyor. 
Hadi çabuk, kedi koridordan ilerlemeye başladı bile!. 
 
“Gelin meraklı bir kedinin peşine düşelim… 
İşte kedinin evi! Bakın bütün duvarları nasıl da muhteşem tablolarla süslü! 
Her gün, akşam olduğunda müzeden el ayak çekilir, ziyaretçiler evlerine döner. 
Misafirleri gittiğinde, kedinin canı çok ama çok sıkılır. 
Kedicik yine tek başına kaldığı bir akşam tabloları incelemeye koyulur ve 
müzenin koridorlarında ilerledikçe sanatın dönüştürücü gücüne kapılır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4898d089-cce3-4b82-98cc-4098e6d1ffe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbim Düştü Toprağa</image:title>
            <image:caption>Siteminden sevgili soldu gülün çehresi, 
Gayrı nasıl güleyim, hüzün düştü yaprağa..! 
Yâr kahrından kırıldı yüreğimin sahresi, 
Bırakın da öleyim “kalbim düştü” toprağa..! 
 
Gün’dü, ay’dı, yıl derken uzar gider arası, 
Her dakika kanıyor yüreğimin yarası, 
Yolum yâr’dan ayrıldı, kader attı ırağa, 
Bırakın da öleyim “kalbim düştü” toprağa..! 
 
Kurşuna dizdi gece şakağımdan vuruyor, 
Bir damla yaş kalmadı gözpınarım kuruyor, 
Hüzün çöktü çehreme, gönlüm kaldı firağa, 
Bırakın da öleyim “kalbim düştü” toprağa..! 
 
Bir saat bin asırdan daha uzun geliyor, 
Sensizliğin sancısı şu sinemi deliyor 
Meyve vermez bağlarım, döndüm ıssız çorağa, 
Bırakın da öleyim “kalbim düştü” toprağa..!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06119d8d-40bf-441f-86c3-7672bc4dfe8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kelebek Hayali Şiirler</image:title>
            <image:caption>Ben, 
Yine beklemiştim bir iklimin son deminde 
Tıpkı bugün olduğu gibi umutla. 
Yüreğimde, bir sürü kelebek kanatlarıyla, 
Dans eden rengârenk uçurtmaların, 
Ardına takılan, bir çocuğun hayalleri gibi. 
 
Ben, 
Yine beklemiştim, bir iklimin son deminde 
Tıpkı, bugün olduğu bibi umutla. 
Buğulu ürkek gözlerle yine dalmıştım, 
Ellerimi açıp, şemsiyesiz, yağmurları 
Toplamıştım yüreğime gelirsin diye. 
 
Ben, 
Yine beklemiştim, bir iklimin son deminde 
Yine bir ay düşmüştü geceme, 
Yakamoz olmuştu sevda yüklü hayallerim, 
Ben seni beklemiştim yine gözlerim ufukta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f61482c-a898-4d6b-97de-2c66c9b79287.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Ox’un Deneyi</image:title>
            <image:caption>Sakin halkı, monoton ve yavaş yaşamıyla tanınan Quiquendone kenti, yüzyıllardır tek bir kavganın olmadığı, kimsenin kimseyle anlaşmazlık yaşamadığı, insanların duygudurumlarının bile değişkenlik göstermediği, kentin kamu görevlilerinin hayatları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan görevlerini yürüttüğü bir yerdir. 
Ne var ki bu durağan hayat, Doktor Ox’un kente gelişiyle birlikte değişmeye başlar.  Kendi seyrinde sessiz sakin devam eden hayat birden bambaşka bir düzene girer. Bu durumun sebebini ise Doktor Ox ve asistanından başka bilen hiç kimse yoktur. 
Jules Verne’in eğlenceli ve esprili bir dille kaleme aldığı, Doktor Ox’un Deneyi’ni okurken gülmekten kendinizi alamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d154e354-57cd-4f77-98b5-312cc3748075.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim</image:title>
            <image:caption>Çocukluğu Hindistan’da geçen Kipling’in bu öyküsü, Kim isimli maceracı ve zeki bir çocuk ile yeni yerler görmek ve keşfetmek isteyen bir Lama arasındaki dostluğu konu alıyor. 
Kim, anne babasını kaybedip yoksul bir hayat sürmesine rağmen neşeli ve uyumlu bir çocuktur. Bir gün, yolu yaşadığı kasabaya düşen, daha önce hiç görmediği kıyafetler içindeki Lama ile tanışır. Kim, bilge dostuna yoldaşlık etmeye ve onunla birlikte farklı yerler görmeye, farklı insanlarla tanışmaya karar verir. Sıcak, tozlu ve büyülü Hindistan topraklarındaki yolculukları boyunca, birbirinden tehlikeli ve ilginç insanla karşılaşıp kimi zaman ayrı düşseler de Kim ve Lama, hiç kopmayacaklar ve birbirlerinden çok şey öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a6bbbc1-75b7-4a40-8076-36e3726621af.jpg</image:loc>
            <image:title>Horozun Vakti</image:title>
            <image:caption>İhtiyar Pettson’un kümesinde on tavuğu varmış. 
Kedi Findus tavuklara sataşır ve birbirlerini kovalarlarmış. Pettson’dan sonra, Findus’un en iyi arkadaşları tavuklarmış. 
Pettson bir gün çiftliğe bir horoz getirmiş. 
“Ooo, horoz gelmiş,” diye sevinmiş tavuklar.  “Ne kadar yakışıklı!” Findus bu durumdan hiç hoşlanmamış, horozun hayatlarında çok fazla yer kapladığını düşünmüş. 
Sven Nordqvist, Pettson ve Findus serisinde, 
sorunların çözüme kavuştuğu güvenli bir dünya kuruyor. Nordqvist’e göre böyle bir dünya, günümüz çocuklarına 
 ihtiyaç duyduğu güveni sağlıyor. 
“Dünya makul olmalıdır. 
Aslında, şahsen benim arzu ettiğim bu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da93fbe7-3229-426a-9a04-7656856c936e.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Defteri 2-Filozoflarla Zamandışı Söyleşiler</image:title>
            <image:caption>gençler için felsefe tarihi 2 
“Yazar, bu büyük düşünürleri yeniden iyi bir şekilde tasarlanmış, rahat ama ciddi bir ortam içinde karşılıyor, onlara felsefelerinin önemli noktalarına dair herkesçe anlaşılabilir, basit, açık ama can alıcı sorular soruyor. Bu sorular arasında yaşadıkları dönemde onlara sorulmayan ama zaman içinde bizim aklımıza gelen, sorulması mümkün ve anlamlı sorular da var.” 
Prof. Dr. Ahmet Arslan 
 
“Üniversite hocaları olarak bizler bazen –belki muhafazakâr bir tutumla– önemli isimleri kendi metinlerinden okumak gerektiğini vurgular dururuz. Bu tabii ki tartışılabilir, herkes için gerekli veya mümkün görülmeyebilir. Ama elinizdeki kitabın üslup açısından  bir filozofu kendi metninden okumaya çok yakın olduğunu söyleyebilirim.” 
Prof. Dr. Bekir Zakir Çoban</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7c2231c-3493-4c85-b709-4e7a2beee8eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Disk Dünya 34: Güm!</image:title>
            <image:caption>Dürüst bir insan için siyaset, akılalmaz tuzaklarla dolu olabilir... Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı “Diskdünya”nın ilk kez Türkçeye çevrilen otuz dördüncü kitabı Güm!, kan davaları binlerce yıl öncesine dayanan iki kadim toplumun, dinî ve siyasi söylemlerle kendilerini uyutmaya çalışan otoritelere karşı giriştikleri başkaldırıya odaklanan, “taş” gibi bir polisiye. Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan kırk bir kitaplık serinin, gerçeklik algımıza türlü taklalar attıran bu en ters köşe macerası, “Bekçiler” alt serisinin de yedinci halkası. İki ayrı ırk arasındaki ezelî ve ebedî düşmanlığın geriliminden çıkan kıvılcımları ciddi bir cengin kıyısında söndüren Pratchett; romanında eğildiği konularla içinde yaşadığımız dünyanın siyasiler tarafından nasıl kirletildiğini, toplumların alengirli oyunlarla kandırılarak nasıl zapturapt altına alındığını gösteriyor. Vimes, darttan daha karmaşık hiçbir oyunu sevmiyordu. Özellikle satranç, sinirlerini feci bozuyordu. Şahlar hiçbir şey yapmadan rahat rahat otururken piyonların gidip başka piyonları katletmesi falan delirtiyordu onu. Hâlbuki piyonlar birleşseler, hatta belki kaleleri de ikna etseler, bir düzine hamlede tüm tahtada cumhuriyet ilan edilirdi... Hayat kimilerine göre oyunlardan, kimilerine göre yalanlardan ibaret. Kimileri ise bu ikisinin aynı şey olduğunu düşünür. Fakat her şeye rağmen tahtada her zaman iki taraf bulunur ve bu iki taraf Troller ile Cüceler gibi can düşmanıysa savaşın gürültüsü uzaklardan duyulur.  Ahali yeterince gerginken, üstüne bir de herkesi, aydınlatılmayı bekleyen bir cinayet vakası ile Kraliyet Müzesi&apos;nden çalınan paha biçilmez bir resmin gizemi sarmışken, işler iyice arapsaçına dönmek üzerdir. Neyse ki Ankh-Morpork&apos;un asayişinden sorumlu Vimes ve ekibi görev başındadır, yani yersiz telaşa mahal yoktur... tabii yapboz misali biriktirdikleri ipuçlarının altında, çok ama çok derinlerde saklı mühim şeyleri kazara atlamazlarsa! Ne demişler; eski düşmanlıkların dibinde yatan elmas gibi gerçekler, kendilerini yeraltından çıkaracak suyu elbette bulur...     Diskdünya&apos;nın en komplike ama bir o kadar da tatminkâr sonlarından birini sunarak okurun dimağında iz bırakan Güm!, bizzat içinde yaşadığımız dünyaya ve bize kucak açan toplumlara fantastik bir evrenden ayna tutuyor; değişik tuzaklarla bizi biz olmaktan çıkarıp ağına düşürmeye çalışan siyasi güçlerin ipliğini pazara çıkarıyor. Çünkü eğer birileri seni öldürmeye çalışıyorsa, bu bir şeyi doğru yaptığın anlamına gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32723b5d-372c-436e-b4ae-09f3d6c105f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindistan’ın Nazileştirilmesi</image:title>
            <image:caption>Bu rapor, Nazilerin Holokost öncesi ve sırasındaki eylemlerini ve bugün Hindistan’da yaşanılanları karşılaştırarak, Hindistan’ın Nazi ilhamlı, faşist, çoğunlukçu bir devlet olma yolunda tehlikeli bir seyirde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Hindistan’ın azınlıkları ve özellikle 200 milyondan fazla Müslümanı, soykırımın yaklaşan bir tehlikesiyle karşı karşıyadır. Soykırım izleme kuruluşu, Hindistan’daki durumun zaten ayrışma, hazırlık ve zulüm aşamalarına ulaştığını uyarıyor sırasıyla: Soykırımın On Aşamasının 6. 7. ve 8. Aşamaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42992624-b779-4652-aacc-162103980c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Örümcek Kuşu</image:title>
            <image:caption>“Çarpıcı, sert ve nefes kesen bir gerilim, dünyanın önde gelen
polisiye yazarlarından Connelly yine ustalığını kanıtlıyor.”
Waterstones
 
“Connelly’den yine edebi bir ziyafet.”
Financial Times
 
Jack suç muhabirliğini bırakmış, tüketiciler için yolsuzluklara
karşı bekçilik yapan AdilUyarı isimli haber sitesinde
çalışmaktadır. Ancak yolunun tek bir gece kesiştiği kadının
vahşice öldürülmesiyle polisleri kapısında bulur. Yine “ölüm”
karşısındadır ve katilin izini sürer. Polisin ve editörünün
uyarılarına rağmen cinayeti araştırmayı bırakmaz. Kadının
ölüm şekliyle ülke çapındaki diğer gizemli ölümler arasında bir
ilişki kurar ve sarsıcı gerçeği keşfeder.
 
Arkasında iz bırakmayan acımasız bir seri katil, kurbanlarını
genetik analiz yaptıran kadınlar arasından seçip peşine
düşmektedir. Jack genetik konusunu deştikçe sistemdeki
açıklarla ve karanlık bir dünyayla karşılaşır.
Araştırmasına Rachel Walling de dahil olur ve seri katile adım
adım yaklaşırlar. Katil ise ölüm listesini çoktan hazırlamıştır ve
herkesten bir adım öndedir. Ama Jack McEvoy’un geri adım
atmaya niyeti yoktur.
 
“Amerika’nın yaşayan en büyük polisiye yazarı.”
 
Daily Express</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18b53dbe-39a2-4168-b778-e98dd7c634ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzbaşının Kızı</image:title>
            <image:caption>Tutkulu ve asi bir delikanlı olan Pyotr Grinyov, bir subay olarak atandığı kalenin komutanın kızı Maşa&apos;ya âşık olur. Ancak, bu aşk, aristokratik toplumun katı kurallarıyla ve beklenmedik olaylarla pek çok kez sınanır. 
Romanda, Pyotr&apos;un askeri hizmeti ve maceraları, aşkı için verdiği mücadele ve Maşa&apos;nın etrafında dönen olaylar anlatılmaktadır. İkili, birbirlerine olan aşklarını korumak için pek çok zorlukla karşılaşır. Bu zorlukların en büyüğü, Yemelyan Pugaçov ve onun başlattığı Pugaçov Ayaklanması’dır. Pugaçov, halk kahramanı olarak yüceltilen bir isyancıdır ve çıkardığı ayaklanma, Maşa ile Pyotr’ı, bağlılığın, vatanseverliğin ve aşkın sınırlarını sorgulayan zorlu bir yolculuğa sürüklemektedir. 
Puşkin&apos;in edebi dehasını ortaya koyan ve Rus edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen bu eser, ustaca işlenmiş karakterleri ve 18. yüzyıl Rusyasının tarihi atmosferiyle, okuyucuya zengin bir edebiyat deneyimi sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d8396bd-e129-4c91-9b0c-10a61c763059.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşizm Üzerine Denemeler</image:title>
            <image:caption>Emma Goldman’ın güçlü kalemi ve parlak zihninden Anarşizm’i ve onun din, siyaset gibi kavramlara bakış açısını bu kitap aracılığıyla görebilirsiniz. Cesur yürekli, çalışkan ve yüksek yorum gücüne sahip olan Emma Goldman, dünyaya gelmiş en kıymetli kadın düşünürlerden birisi olarak yerini hâlâ korumaktadır. Kırmızı Ada Yayınları olarak bu eseri sizlere sunmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. 
Çağımızın eğiliminin bir özetini verecek olsam, “Nicelik” derdim. Çokluk, kitle ruhu her yere hükmediyor, kaliteyi yok ediyor. Tüm yaşamımız; üretim, politika ve eğitim niceliğe, sayılara bağlıdır. Bir zamanlar işinin titizliği ve kalitesiyle gurur duyan işçinin yerini, kendileri için değersiz ve genel olarak insanlığın geri kalanına zarar veren muazzam miktarlarda şeyler üreten beyinsiz, beceriksiz otomatlar aldı. Böylece nicelik, hayatın konforunu ve huzurunu artırmak yerine, insanın yükünü yalnızca artırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/131b393e-47c6-4303-8083-2241336cb5fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Guguklu Saatin Küçük Kuşu</image:title>
            <image:caption>Yaşlı saat ustası köydeki küçük evinde yalnız başına yaşıyordu. Birbirinden değişik guguklu saatler yapıyordu. Bir gün ormana giderken evin kapısını açık unuttu. Akşam eve döndüğünde onu bir sürpriz bekliyordu.
“Guguklu Saatin Küçük Kuşu”, her kitabıyla gönlümüzü yeniden fetheden Feridun Oral’ın yazıp resimlediği sevgi dolu bir hikâye anlatıyor.
2012 yılında IBBY tarafından Uluslararası Hans Christian Andersen Ödülü’ne aday gösterilen, pek çok kez de ödüllendirilen sanatçının son olarak, 2015 yılında yayımlanan “Farklı Ama Aynı kitabı” Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği tarafından yılın en iyi resimli çocuk kitabı seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/956dde97-06dc-403b-a338-015243ddebf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Beatryce’in Sırrı</image:title>
            <image:caption>İnanç, sevgi ve kelimelerin sihirli gücü üzerine derin düşüncelere dalacağınız fantastik bir öykü. 
 
Eninde sonunda hepimiz, ait olduğumuz yere sürülürüz. 
Eninde sonunda hepimiz, evimizin yolunu buluruz. 
Savaşın hüküm sürdüğü günlerin birinde, Keder Günlükleri manastırında, Beatryce isimli gizemli bir kız çocuğu bulunur. Merhametli Birader Edik, kan ve kir içindeki küçük kızı bir keçinin kucağına sığınmış, ateşler içinde baygın halde yatarken bulur. Adam, küçük kızı sağlığına kavuşturmak isterken herkesi tehlikeye sürükleyecek olan sırrı da ortaya çıkarmış olur… 
Hayal dünyası kral ve kraliçelerin öyküleriyle, denizkızı ve kurt masallarıyla dolu olan bu küçük kız, onu öldürmek isteyen kralın kalesini bulmak için karanlık ormanın derinliklerine dalar. 
Ancak Beatryce yolunu kaybetse bile fıldır fıldır gözleriyle keşişin, bir zamanlar kral olan yaşlı dostunun, korkunç kılıcını yanından ayırmayan maceracı arkadaşının ve kaya gibi sert boynuzlu keçisinin onu aramaktan vazgeçmeyeceğini çok iyi biliyor. Zaten bunu bilmek her şeyi bilmek değil mi? 
 
Zamansız konusu, etkileyici karakterleri ve büyülü atmosferiyle Kate DiCamillo’nun lirik öyküsü Beatryce’in Sırrı, ödüllü çizer Sophie Blackall’ın resimleriyle ustaların unutulmaz işbirliğine dönüşüyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/300d85ed-3e9f-4d06-9a37-ced5671c3c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Labirent Bulmaca 1. Seviye</image:title>
            <image:caption>Labirent bulmacalar, çocuğunuzun eleştirel düşünme ve problem çözme yeteneği kazanmasına yardımcı olmasının yanı sıra el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Ayrıca bulmaca çözen çocukların elde ettiği başarı ile birlikte öz güven duygusu da gelişmektedir. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Labirent Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcc4621-5eca-45b8-96e1-8d1fc9bc66ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Labirent Bulmaca 3. Seviye</image:title>
            <image:caption>Labirent bulmacalar, çocuğunuzun eleştirel düşünme ve problem çözme yeteneği kazanmasına yardımcı olmasının yanı sıra el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Ayrıca bulmaca çözen çocukların elde ettiği başarı ile birlikte öz güven duygusu da gelişmektedir. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Labirent Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61574520-1575-46cf-93c5-d6ea88222df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan 10 Fark Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Fark bulma egzersizleri; çocuğunuzun konsantrasyonunu, gözlem yeteneğini ve görsel hafızasını geliştirirken aynı zamanda el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Çocuğunuz, ilk bakışta birbiriyle aynı gibi görünen iki görsel arasında karşılaştırma yaparak farklılıkları ve benzerlikleri belirleme becerisi kazanır. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Fark Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33cbb718-7535-486a-84b7-1fff055b8126.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Labirent Bulmaca 2. Seviye</image:title>
            <image:caption>Labirent bulmacalar, çocuğunuzun eleştirel düşünme ve problem çözme yeteneği kazanmasına yardımcı olmasının yanı sıra el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Ayrıca bulmaca çözen çocukların elde ettiği başarı ile birlikte öz güven duygusu da gelişmektedir. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Labirent Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e87315c-9643-4036-92ff-a0962ced5db0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan 5 Fark Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Fark bulma egzersizleri; çocuğunuzun konsantrasyonunu, gözlem yeteneğini ve görsel hafızasını geliştirirken aynı zamanda el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Çocuğunuz, ilk bakışta birbiriyle aynı gibi görünen iki görsel arasında karşılaştırma yaparak farklılıkları ve benzerlikleri belirleme becerisi kazanır. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Fark Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8035e078-9763-42bf-bcc1-785bf2debf77.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan 3 Fark Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Fark bulma egzersizleri; çocuğunuzun konsantrasyonunu, gözlem yeteneğini ve görsel hafızasını geliştirirken aynı zamanda el-göz koordinasyonunun ve ince motor kaslarının gelişmesine de katkıda bulunur. Çocuğunuz, ilk bakışta birbiriyle aynı gibi görünen iki görsel arasında karşılaştırma yaparak farklılıkları ve benzerlikleri belirleme becerisi kazanır. 
  Çocuğunuzun zihinsel kapasitesinin ve yaratıcılığının artmasına yardımcı olacak Zihin Açan Fark Bulmaca serisi, çocuğunuzun gelişiminin önemli ve eğlenceli bir parçası olacak. Kolaydan zora doğru ilerleyen serimiz ile çocuğunuz eğlenirken öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5750fdf0-8eb6-4ff7-80ec-12142715c1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Da Cennete Benziyor</image:title>
            <image:caption>Henüz fast food restoranlarının bile bulunmadığı pastoral bir Amerikan kasabası olan Janice, muhteşem göletiyle adeta cennetten bir köşedir. Fakat bu cennetin güzelliği, gölete acımasızca moloz yığınları boşaltmaya karar verenler yüzünden tehdit altındadır. Kasaba sakini, yaşlı bir romantik olan Lemuel Sears ise çok sevdiği manzaranın çöplüğe dönüşmesini engellemek için sahtekâr politikacılara, organize suç figürlerine karşı zorlu bir mücadeleye girişir. 
 
Nasıl da Cennete Benziyor, Pulitzer Ödüllü John Cheever’ın yazdığı son kitap olmasının yanı sıra yaşamları toplumsal dönüşümlerle altüst olmuş insanları anlatan modern bir fabl. 
 
“John Cheever büyüleyici bir gerçekçi; harikulade öyküleri ve Bullet Park, Falconer Hapishanesi gibi eşsiz romanlarındaki sesi, savaş sonrası Amerikan edebiyatının önde gelen isimleri kadar zengin ve özgün.”                                                         
     Philip Roth 
 
“Cheever bugün Amerika’nın en iyi hikâye anlatıcısıdır.” 
      Time</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/130b28e9-65f8-4466-9fad-4877bdf1b399.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Komşular</image:title>
            <image:caption>Yalanlar ve sırlar artmaya başlayınca, bir tanesine daha yer açmak zor olmuyordu. 
 
Daha sessiz bir yaşam arayışında olan Mike ve Bianca, iki çocuğuyla birlikte Stockholm’den küçük, pastoral bir kasaba olan Köpinge’ye taşınır. Mike yerel bir okulda öğretmen olarak çalışırken, Bianca’nın evde çocuklarıyla ilgilendiği dingin bir yaşama geçiş yaparlar. Bir süre sonra komşularıyla tanışıp, bir araya geldiklerinde kimsenin göründüğü gibi olmadığını fark ederler. Bu huzursuzluk duygusu mutlu aile tablosunda derin çatlaklar yaratan karşılaşmalara yol açtığı gibi,  yaşanan bir kaza yaşamlarını alt üst eder.  
 
İyi Komşular, doğru ile yanlış arasındaki ince çizgiyi, kişinin kendisiyle ve komşularıyla olan sınırlarını dikkat çekici bir biçimde ele alırken, komşularımıza ne kadar güvenmeliyiz sorusu sıklıkla okurlarına soruyor. 
 
&quot;M.T. Edvardsson, İsveç suç kurgusunda kendine özel bir yer edinme yolunda ilerliyor.  
O kadar iyi ki tüylerinizi diken diken ediyor!” – Skånska Dagbladet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93777130-6360-4296-bd81-6bd01850eadd.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçmeden önce Deneyin-Ernest Hemingway</image:title>
            <image:caption>“Hareket etmeden önce dinleyin. Tepki vermeden önce bir düşünün. Harcamadan önce kazanın. Eleştirmeden önce bekleyin. Dua etmeden önce bağışlayın. Vazgeçmeden önce deneyin.” 
– Ernest Hemingway 
O, bir yaşam gurusu... Asrın en büyük yazarlarından biri, Nobel ve Pulitzer ödüllerini kazanmış bir edebiyatçı, dünyada adım atılmadık yer bırakmamış bir gezgin, tarihin görebileceği en büyük avcı, yemeklere ve içkilere ismi verilen bir ikon... 
Ernest Hemingway, kendinin keşfi olan Buzdağı Teorisi sayesinde Charles Bukowski, Elmore Leonard ve Italo Calvino gibi ünlü yazarlara ilham olmuş bir öncüdür de aynı zamanda. Bu kitapta Hemingway’in yaşamla ilgili derinlikli görüşlerini, aşk-aile ve hayatın anlamı üzerine tecrübelerini bulacak, belki de yazdığı en güzel hikâyesi olan yaşantısını tüm yalınlığıyla öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fbcb1af-a4a1-4a17-a5f4-80fe0dde51a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğreten Satış Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Satmak, ikna etmek, etkili biçimde sunmak; özetle nasıl ifade edersek edelim satış, herkesin ortak mesleğidir. Psikoloji, sosyoloji, matematik gibi bilimlerden beklenen teknikleri bilerek ve bunları duygularla yoğurarak “daha iyi” olunabilecek bir iş, sorumluluk ve meslektir satış. Bilgiden gelen özgüven ile kalpte yeşertilebilen duyguların kusursuz birleşimi, “şahane bir etik satıcı”yı yaratır. 
 
Satış üzerine yaşanmış hikâyeleri uzun yıllar bu konun eğitimini vermiş usta eğitimcilerin kaleminden okuyoruz. Yazarlar Fulya Ertekin Alkan ve Erdinç Kural, Öğreten Satış Hikâyeleri adlı kitaplarında iyi bir satışın ve iyi bir satış uzmanının nasıl olması gerektiğini yaşanmış öykülerle aktarıyor okura. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27acdb0f-2c57-40e9-a666-01598a765fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Teen Titans Beast Boy ile Raven</image:title>
            <image:caption>BEKLEDİĞİMİZ ROMANTİK BULUŞMA!
 
Raven Roth&apos;un hafızasına kavuşmasının, iblis babası Trigon&apos;u madalyona hapsetmesinin ve ilk kez kalbinin kırılmasının üzerinden yıllar geçmiş gibi görünse de sadece birkaç gün geçti. Ama geçmişi düşünüp endişelenecek zaman yok... Raven&apos;ın Trigon&apos;dan temelli kurtulmanın bir yolunu bulmaya odaklanması gerekiyor.
Garfield Logan, hayvanlara dönüşme gücüne sahip olduğuna hâlâ inanamıyor. Ancak yeni keşfettiği yeteneklerini kontrol etmek oldukça zor ve öngörülemeyen güçleri tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor. Ailesinin bu sırrı ondan sakladığını bilmek, Gar&apos;ın kendisini daha da yalnız hissetmesine neden oluyor.
 İkisi de sorularının cevaplarını, her şeyi biliyormuş gibi görünen birinde arıyorlar: Slade Wilson. Nashville&apos;de yolları kesiştiğinde, Raven ve Gar birbirlerinden saklamaya çalıştıkları sırlara rağmen aralarında bir bağ hissetmekten kendilerini alamıyorlar. Eski yaralarının iyileşmesi için çok güven ve cesaret gerekiyor. Ama kendilerini en karanlık yanlarıyla kabul eden birini... hatta aşkı bulabilecekler mi?
 
 &quot;Biraz aşk, biraz eğlence: Beast Boy ile Raven, her yaştan Teen Titans hayranlarının bayılacağı bir macera. Muzip konuşmalar ve beklenmedik karakterler sayesinde sürekli gülümseyerek okudum. Tıpkı Raven ve Beast Boy gibi Kami Garcia ve Gabriel Picolo da çok güçlü bir ikili.&quot;

 —Aiden Thomas,
New York Times çoksatan kitaplar listesinden Cemetery Boys&apos;un yazarı
 

 &quot;Garcia&apos;nın keskin üslubu ve Picolo&apos;nun capcanlı resimleriyle Beast Boy ile Raven, hayranların en sevdiği iki karakteri, hem eski hem de yeni okuyucuları büyüleyecek bir kendini tanıma ve gençlik aşkı macerasında buluşturuyor. Bütün çizgi roman meraklılarının okuması gereken bir kitap!&quot;

 —Roseanne A. Brown,
New York Times çoksatan kitaplar listesinden
A Song of Wraiths and Ruin&apos;in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e3dbcd-9e13-4c58-a583-95d0352707a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Genç Kız Yetişiyor</image:title>
            <image:caption>Basıldığı günden bu yana okurlarını büyülemeye
devam eden muhteşem bir klasik...
 
... Bir Genç Kız Yetişiyor...
 
Cennet ağacı diye bilinen, gölgesi huzur veren o tuba ağacı ile küçük kız Francie’yi hatırladınız mı? Ya da Brooklyn’in fakir mahallelerini süsleyen o tuba ağacını ve yemyeşil şemsiyeyi andıran yapraklarıyla hayaller kurmasını sağlayan o küçük kızı? Çocukluk ve aile ilişkilerine dair dokunaklı ve derin bir anlayış
hikâyesini barındıran bu romanı hâlâ okumadıysanız çok şey kaçırmışsınız demektir...
 
Nolan Ailesi 1902’den 1919’a kadar Brooklyn’in Williamsburg gecekondu mahallesinde yaşar... Kızları Francie ve oğulları Neely, büyük şehrin yoksullarının payına düşen yoksunluk ve acılardan çok daha fazlasını yaşayarak tecrübe eder. Hayal gücü kuvvetli, uyanık, becerikli bir çocuk olan Francie, hayallerin gerçeğe
dönüşeceği o engebeli yolda ilerlerken vazgeçmemeyi de öğrenecektir.
 
Hayatın tam kalbini yansıtan Bir Genç Kız Yetişiyor
dokunaklı, dürüst ve yıllara meydan okuyan bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ff96b63-a31e-4795-b12f-b55fb3691e99.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Kokusu Var Ömrümün Son Deminde</image:title>
            <image:caption>1965 Muş/ Bulanık doğumluyum ilk orta öğrenimimi Elazığ&apos;da, lise öğrenimimi Bulanık&apos;ta bitirdim. Lise mezunuyum evliyim üç çocuğum var. Bankacıyım yurdun çeşitli illerinde Ziraat Bankasında görev yaptım. 
 
Şiir yazmaya lise yıllarında merak sarıp gönül verdim. Gün Biter Gülüşün Kalır ve Aşk Seninle Güzel Maria adlı iki kitabım yayınlandı. Birçok şiirim önemli sanatçılar tarafından bestelendi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27d773f2-4fd6-4a88-ac0b-7c6e5704017d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Dünya Krallar Savaşı “İSTİLA”</image:title>
            <image:caption>Yemyeşil vadinin hoş geldiniyle başlayan bir yolculuğun en güzel durağı olabilirdi bu şehir. Sonsuz düzlükler üzerinde uzayan kavga ve gürültünün hiç olmadığı bu yer eski Tolya’da insan ırkının yaşadığı tek şehirdi. Dört bir yanı engin dağlarla çevrili, bu dağlardan inen ince ve berrak nehirlerle beslenen ve mavinin en parlak tonuna sahip gökyüzüyle insanoğlunun evrende belki de bir daha hiçbir zaman sahip olamayacağı kadar güzel bir şehirdi burası. 
 
&quot;Bambaşka bir dünyanın kapılarını fantastik bir öyküyle aralamış yazar. Karakterleri ve kurgusuyla çok farklı bir dünya sizi bekliyor. Hayal dünyanızın sınırlarını keşfedeceksiniz bu romanla.&quot; 
Yazar ve Şair Betül FIRAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90353471-1753-4b94-bb66-1a129b6ab21b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türkü Söylenir Bizim Ellerde</image:title>
            <image:caption>Bir türkü söylenir bizim ellerde 
Ne makamı belli ne de sözleri 
Bir sevda küllenir tatlı dillerde 
Ne dumanı belli ne de közleri 
 
Bir savaş çığlığı almış yürümüş 
Gönül dağlarını duman bürümüş 
Akort yoldan çıkmış maya erimiş 
İnsanlık kalmamış vicdan çürümüş 
 
Bir şehidimiz var daha genç yaşı 
Analar ağlıyor dinmez gözyaşı 
Kimler planlıyor sinsi savaşı 
Kanla sulanıyor yurdun her taşı 
 
Bir nutuk atılır barış yollarda 
Atlar hızlı koşar gayda nallarda 
Kelepçenin izi kalmış kollarda 
Kahrolmuş çiçekler açmaz dallarda 
 
Bir bahar beklenir gözler ovada 
Dağılır bulutlar uzun havada 
Bunca bebek yetim kalmış yuvada 
Tencerenin dibi yanar gözler tavada 
 
AK ozanım yer gök entrika dolu 
Kuran rehberimdir doğrudur yolu 
Bırakalım beyler biz sağı solu 
Başka bir vatan yok tek Anadolu 
 
2 KASIM 2012</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34fb7462-9964-46ec-bfcc-6869222c2783.jpg</image:loc>
            <image:title>Vurgunum</image:title>
            <image:caption>Kulak ver de dinle beni 
Söze vurgunum, söze ben 
Kul eden kendine seni 
Göze vurgunum, göze ben 
 
Meylim yok parada pulda 
Marifet aramam çulda 
Hakk’ın yarattığı kulda 
Öze vurgunum, öze ben 
 
Yeter ki sen Hakk’a dayan 
Her halin Allah’a ayan 
İbrahimleri yakmayan 
Köze vurgunum, köze ben 
 
Dikkat et aman ha aman 
Devir başka, fena zaman 
Hem Türk ve hem de Müslüman 
Size vurgunum, size ben 
 
Mezar son durak varılan 
Dost mu hak söze darılan 
Bir tek secdeye kırılan 
Dize vurgunum, dize ben 
 
Batsın Hakk’a erişmeyen 
Kördür O’nla yetişmeyen 
Parmaktaki değişmeyen 
İze vurgunum, ize ben 
 
Eskir sonunda her yeni 
Toprak sarar onca teni 
Boş vermişim seni, beni 
Bize vurgunum, bize ben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3baf5a41-9c5d-41e8-a46b-b6ffd66cbba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tırtıl Boyu</image:title>
            <image:caption>“Aç kızılgerdan bir gün, zümrüt yeşili bir tırtıl gördü. Dalın üzerindeki minik hayvanı yutmak üzereydi ki... 
Tırtıl, ‘Beni yeme. Ben mühendis tırtılım. Yararlıyım. Nesneleri ölçerim’ dedi. 
‘Demek öyle!’ dedi kızılgerdan. ‘Şu kuyruğumu ölç o zaman!’ 
‘Kolay’ dedi tırtıl. ‘Bir, iki, üç, dört, beş tırtıl boyu.’ ” 
Cesur, akıllı, minicik bir kahraman… 
Küçük tırtılın bir yeteneği vardır, her şeyi ölçebiliyordur. Örneğin bir kızılgerdanın kuyruğu, beş tırtıl boyudur. Flamingonun boynu, tukanın gagası hatta sinekkuşunun tamamını ölçebilir tırtılcık. Günler böyle geçip giderken bir bülbülle karşılaşır. Bülbül ondan ötüşünü ölçmesini ister, yoksa onu midesine indirecektir. İyi de bir ezgi nasıl ölçülebilir ki? Derken harika bir çözüm bulur küçük tırtıl. Bize de şeker sayfaları merakla çevirirken onun hızına yetişmek kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a5bb43-987c-429b-99f4-ba62a5dc8473.jpg</image:loc>
            <image:title>Test Leap</image:title>
            <image:caption>TEST LEAP - Sınav Başarınız İçin Kesin Adım 
 
 
TEST LEAP, İngilizce dil sınavlarında performansınızı yükseltmek için tasarlanmış kapsamlı bir rehber. Kelime, dilbilgisi, edat ve bağlaç konularını içeren 40 özenle hazırlanmış test ve açıklayıcı çözümleri ile dolu bu kitap, potansiyelinizi ortaya çıkarmak için anahtar niteliğinde. 
 
YDS, YÖKDİL ve YDT sınavlarının başlangıç sorularının kritik önemini göz önünde bulunduran TEST LEAP, bu bölümlere odaklanıyor. YDS&apos;deki ilk 16 soru, YÖKDİL&apos;deki ilk 20 soru ve YDT&apos;deki ilk 15 sorunun hem biz İngilizce öğretmenleri hem de sınavlara hazırlanan öğrenciler olarak ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu bölümlerdeki başarı, performans ve hızınız, sınavın geri kalanında doğru yaklaşımınızı ve doğru cevapları verebilme yeteneğinizi etkiler. Ayrıca, bu sorulara etkili bir şekilde hızlıca yanıt verebilmek, zaman kazanmanızı ve sınavı verilen süre içinde tamamlamanızı sağlar. 
 
Bu faktörleri göz önünde bulundurarak, TEST LEAP&apos;i oluşturma ve sizinle paylaşma kararı aldık ve sınav hazırlığınıza büyük fayda sağlayacağına inanıyoruz. Kitaptaki her test, YDS, YÖKDİL ve YDT sınavlarının güncel formatlarını yansıtmak üzere özenle tasarlanmıştır ve bilginizi ve becerilerinizi gerçekten test edecek zorlayıcı soruları içermektedir. 
 
Unutmayın, sınav tarzı sorulara ne kadar çok maruz kalırsanız, o kadar çok bilgi ve deneyim kazanırsınız. TEST LEAP ile pratik yapma ve becerilerinizi geliştirme fırsatı sunuyoruz. 
 
Hedeflerinize ulaşmanızı içtenlikle diliyoruz. TEST LEAP, sınav zaferinize giden yolculuğunuzda güvenilir bir yol arkadaşınız olsun. 
 
Tijen Tan GÜLSE - Ümit IŞIKLI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5206f1fc-b63e-4d40-8cd2-d297dcb7976b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adın Aşk</image:title>
            <image:caption>Şiir Kitabı,  Türkçe, Şairin ilk kitabı, 
 
Ceylan bakışında gördüm gözünü 
Cihana değişmem bir tek sözünü 
Suna boylum ben çekerim nazını 
Bilinçle söylerim aşktır adın aşk 
 
Hikmet’in mest olur mis kokun ile 
Söylemem adını düşersin dile 
Yaylada çınara bahçede güle 
Adını söylerim aşktır adın aşk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f711cea3-2071-441a-b0d7-493d235533f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimyagerler ve Biyologlar - Genç Bilim İnsanları</image:title>
            <image:caption>Sıkı çalışma, merak, azim ve kararlılığın hayatta başarılı olabilmek için ne kadar önemli olduğunu çocukların kavramasını sağlayacak ve onlara rehberlik edecek, bilime öncülük eden beş önemli bilim insanının ilham veren yaşam öyküsü. 
 
Zor şartlar altında çocukluklarını geçiren; kimi zaman çalışmaları engellenen, kimi zaman başarılı olamayacaklarına inanılan; zorluklar karşısında asla pes etmeyen; öğrenme hevesleri asla tükenmeyen; kararlılıkla bilimsel çalışmalarına, öğrenme yolculuklarına devam eden bilim insanları... 
Çocukların onların hayatlarından öğreneceği ve kendilerine örnek alacağı çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d33d0d8c-ee54-43b4-9b9c-937f89b73742.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevilik - Din Ve Tarih Söyleşisi</image:title>
            <image:caption>Alevilik esas itibariyle dünyevi bir inançtır. Alevilik’te de bir öteki dünya var ama bir hayli farklılık arzediyor. Buna don değiştirmek diyorlar. İnsanın başka bir görünüme bürünmesi anlamına geliyor. 
Dolayısıyla Alevilik bu dünyaya yoğunlaşıyor. Çünkü Tanrı ile bu dünyada buluşmanın veya bu dünyada ona ulaşmanın mümkün olduğu inancına dayanıyor. 
Bu, onun, hayatla ve maddi gerçeklikle kurduğu ilişkiden ileri geliyor. 
Hayat ise bir ahenk ve uyum üzerine kuruludur. 
Örnek vermek gerekirse: İnsan nasıl yaşıyor veya insan vücudu nasıl çalışıyor? Muazzam bir ahenk ve uyum içerisinde...  Sağlık derken kastettiğimiz şey budur. Hastalık dediğimiz şey, bu ahenk ve uyumun bozulmasıdır. Kalbiniz ne kadar sağlam olursa olsun, akciğeriniz veya böbreğinizle uyum içerisinde çalışmıyorsa; vücut, fonksiyonlarını yerine getiremez. Ölüm, bu ahenk ve uyumun geri dönülmez şekilde son bulması değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cdc21f1-1c38-460f-a649-ed597cb0cb51.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Ağrıdır Aşk</image:title>
            <image:caption>Tanıtım Yazısı: 
Çık sokağa ardım sıra hemen 
Birlikte yürüyelim 
 
Hey gökyüzü aşığı elimi tut 
Yaramı örttü mevsim 
Ben unuttum gönlüme sapladığın hançeri 
 
Sen de unut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc5fa513-4c44-41bd-a92d-5265b391c0f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardından</image:title>
            <image:caption>Yolcu ederken seni 
Kimler gelmemişti ki yurdundan 
Dökülen yaşları 
Lütfen kabul et Öğretmenim 
Su dökemesek te ARDINDAN 
HİKMET DÖNMEZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06a260d1-7440-4f32-876e-41028b158751.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Kafdağı Gökçeada&apos;dır</image:title>
            <image:caption>Kandil yaktım 
Siz eksildiniz 
Camı erittim 
Dağlandı gözleriniz 
 
Tanrıya inandım sonra 
Soyundu üzüm 
Şarap olydu ömrüm 
Aklıma aktı sevda 
Kırlangıç mevsime 
Rüzgar evime 
Aklım gidene 
Deli divane</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d24eef1d-2202-4212-a0e5-6618041319f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilemezsin</image:title>
            <image:caption>Kaç ateşten gömlek giydirir acılar 
Kaç şık kıyafet giydirir mutluluk 
Kaç tane at gözlüğünü atmak 
gerekir gerçekler için 
Kaç kombin yaptırır 
mantık ve kalp 
Ne giymek gerekir 
özgürce yaşamak için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/799e342f-5f14-4ebb-917e-f6ca3db54031.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürekli İlkbahar</image:title>
            <image:caption>Savaşların, yabancılaşmanın, gericiliğin azmış olduğu tarihsel bir ortamda; genç bir adamın bir kıza olan karşılıksız aşkını ve bu durumun yarattığı ruh hallerini, zihin durumlarını, öfke ve sevinç nöbetlerini anlatıyor. Ama yazarı bu öyküyü anlatmaya yemin ettiğinden, tarihe karşı da sorumlu olduğundan, dediği şey şu oluyor: Bu ruh halleri, gelip geçici, uçucu varoluş; maddi hayattan daha ciddiyetsiz bir şey değil, çok daha üstün bir şey, sözü edilmeye değer tek şeydir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/800443ea-3927-49d6-88c5-b3fac34d5f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yürek Sancısı</image:title>
            <image:caption>“Güzel kardeşim Altındağ’dır burası 
Solmasın gözlerinin karası 
Gonca güllerinde kalmış aklın yarısı 
Aşktır sevgidir bilirim yürek yarası”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ae300c7-4cef-44cd-8fb6-3c713275eaea.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz İçin Deniz İle</image:title>
            <image:caption>Güneş ağlarsa 
Sıcak 
Yıldızlar ağlarsa 
Mavi 
Gökyüzü ağlarsa 
İnci olur gözyaşları 
Kan ağlar yürekler 
Deniz için 
Yusuf için 
Hüseyin için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c40de4c-86cb-447b-b7d8-fae0141bc46b.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 153. Sayı: Heterodoks ve Ortodoks Tartışması</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Dikotomi Kavramı Üzerine - Mahfi Eğilmez 
“Kara Murat Benim!” Anaakım İktisatta Heterodoksi - Hüseyin Özel 
Heterodoks İstikrar Programları - Oğuz Esen 
Ekonomik Model Tartışmaları II: Dış Açık ve Yeni Ekonomi Politikası - Ege Yazgan 
2023 Genel Seçimlerinin Ardından - Ersin Kalaycıoğlu 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Ayşe İmrohoroğlu 
Osman Aydoğuş Anısına 
Simit Ekonomisi Sürdürülebilir Bir Ekonomi Modeli Olabilir mi? - R. Funda Barbaros 
Yaşayan Ölüler: Türkiye’deki Zombi Firmalar Üzerine Kısa Bir Not - Erkan Erdil 
“Bilimsel ve Teknolojik Gelişmelerin Hızla Arttığı Günümüzde” Bilim ve Teknoloji İletişimi - Arsev Umur Aydınoğlu 
Amit Bhaduri ve Silvio Gesell&apos;in Yardımıyla Marjinal Verimliliğe Göre Bölüşüm ve Türkiye - Cem Mehmet Baydur 
Sömürü Oranı ve Sermayenin Organik Birleşiminin Kâr Oranı Üzerine Etkisi - Turan Subaşat, Volkan Demir 
Yirminci Yüzyıl Ticari Deniz Taşımacılığındaki En Kritik Yenilik: Konteyner ya da Taşıma Kabı - Ergun Türkcan 
Paranın Yaratılış Yöntemleri Üzerine - Arda Tunca 
Kıyamet Günü ile Yeryüzü Cenneti Arasında Bir Yerde... - M. Aykut Attar 
Fritz Neumark’ın Gözünden Üniversite, Vergi ve Türkiye - Ali Sina Önder 
Sanatın Politik Ekonomisi ve Kültür Endüstrisi (I): Kültür ve Sanatta Emperyalizm Olur mu? - Sacit Hadi Akdede 
Hafızasız Topraklar - Yaşar Taşkın Koç Kimlerdensiniz? “Tolstoycu” mu yoksa “Dostoyevskici” mi? - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbdf201f-2c2a-417e-ae72-4ae23d4c24e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyalizm ve Ulusal Sorun</image:title>
            <image:caption>Halkların, kurtuluş bayrağını yukarı kaldırması, sömürgeci cepheye karşı devrimci eleştirel tavır takınması ve ayağa kalkması; yaşam hakkının kullanılmasıdır .İnsanca yaşam, her tür köleliğin reddidir. Köleliğe rıza; ezilen ve sömürülen insanlığın kendine ihanetidir. Köleliğe ve sömürgeciliğe karşı savaşım vermeyen emekçiler, kapitalist sistemin her ne biçimde olursa olsun yeniden ürettiği köleliği; dolayısıyla kapitalizmin tüm belasını kabullenir. Bu kabulü zorunluluk sayan köle halkların, durumundan şikayeti; egemen burjuva iktidarının çektirdiği acılardan haz almayı, ölümden kurtuluş avuntusu yapan aklın umutsuz iç çekişidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df6b940-9662-4d12-8afa-38be7b05f517.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin&apos;de İki Resim</image:title>
            <image:caption>Kim bilir belki de, ezilen halkların mücadelesi, sabun kokan saçları özgürleştirecek ve acıları silyip süpürecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/998b7f0c-1a7a-4037-afc2-d9eabc527111.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Türkiye Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Türkiye tüm parçaları birbirinden farklı olsa da bütününde inanılmaz bir panoraması olan kocaman bir ülke. Bir kâşif olarak ben, ancak dünyayı dolaşırken hissedebildiğim o müthiş duyguyu, devasa bir puzzle&apos;a benzettiğim Türkiye&apos;de il il, köy köy gezerken hissediyorum. Bir anda şive değişiyor, mimari ve doğa hayran bırakıyor, yiyecekler ve yöre mutfağı aklınızı başınızdan alıyor. Ve kendimi çoğu kez bu kocaman puzzle&apos;da kaybolmuş bir kâşif gibi hissediyorum.
İşte bana bu kitabı neden hazırladın diye sorarsanız, size vereceğim cevap hazır: bu çok özel coğrafyada yaşayan o şanslı insanlardan olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak için…
On yıldır yüz bin kilometrenin üzerinde yol yaptım ve Türkiye&apos;de her şehri en az dört kez keşfetme fırsatım oldu. Yaşadığım tüm deneyimleri ve çektiğim fotoğrafları bu kitap aracılığıyla sizlerle paylaşmak istedim.
Her seyahate çıkmadan önce cevabını aradığım, &quot;Ne zaman gitmeliyim? Neden gitmeliyim? Gidince ne yapmalıyım?&quot; gibi soruların karşılığını bu kitapta sizlerle buluşturmanın heyecanı içindeyim.
Kitapta sizleri neler mi bekliyor?
Mesela elinizde tuttuğunuz bu kitapta 81 il hakkında çok ilginç bilgiler var; rota tavsiyeleri, mekân ve otel önerileri, festival tarihleri ve müze bilgileri gibi.
Kitabın sıra dışı bir özelliği de her şehir özelinde hazırlanan QR kodlar. Toplam 174 QR kod ile o şehrin türkülerini dinleyebilecek, rotalarına online haritalar üzerinden erişerek bulunduğunuz yerden uzaklığınızı ölçebilecek hatta tüm Google kullanıcılarının yorumlarına buradan ulaşabileceksiniz. Bir diğer önemli özellik de online ve offline dünyanın buluştuğu bu kitap sayesinde bundan sonra da edineceğim tüm deneyimleri yine mevcut QR kodlar üzerinden sizlerle paylaşmaya devam edebilecek olmam...
Yaşayan bir kitaba hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a3481a-c028-4864-8b55-48cb8efdffa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Har</image:title>
            <image:caption>Minicik bir tohum ekmiştim yüreğime 
Sana sevdalandığımda 
Şimdi ormanlar var 
Her dalında umut 
Her yaprağında özlem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8373b065-e211-477d-873a-065fa5c37f11.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar ve Aydın</image:title>
            <image:caption>Kararlı ve sınır tanımaz oluş; bilimsel yöntemle fikir üretmenin tamlayanıdır; ikincildir. Aydınlanma, düşünce üretimiyle değil, biçimlendiren ve öylece fikre karakter kazandıran bilincin vasfıyla ilintilidir. Bu nedenle; bilincin vasfına bağlı olarak, aklın da fikir üretiminde cevval olması, aydınlanma sürecinde biçimleyici önem kazanır. Durumu idrak yetisinin vasfı;  aklın cüretinin toplumsal ilerleme doğrultusunda yararlı olup olmayacağını belirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57891c90-6ae7-41df-97bc-f3b9c6badda5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Devam Ediyor</image:title>
            <image:caption>Dağ sese sevdalı 
Çeker kendine sesi 
Yol yolcuya hasret 
Çeker kendine düşü 
Kar güneşe vurgun 
Çeker kendine ışık 
İnsan insana hasretken 
Çeker kendine sınır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76f3e87-4601-4495-8f59-5a11ddae3c91.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar ve Sanat</image:title>
            <image:caption>Sanatçının toplum tarafından “yarı peygamber” kabul edilme ivmesi; kitleleri etkileme katsayısını artırdı. Siyasi iktidarın sanat eserine ve pratiğine ilgisinin hikmeti bu gerçekliktir. Kapitalist ya da feodal iktidarın payanda aracı sanatın, ideolojik taşıyıcısı olma yükümlülüğünü yerine getirmesi için gereken şey; sanatçının ikonlaştırılmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880b41d3-106c-4d1e-b063-df11320bb7ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar ve Terör</image:title>
            <image:caption>Şiddet eğiliminin içselleştirilmiş bir olgu olduğunu kavramayan ya da üzerini örten insanın, şiddet karşıtı tavrının ‘sahici’ olması mümkün değildi. Hasım saydığı unsurun şiddet eylemi karşında aciz kalışına doğrudan bağlı ‘şiddet karşıtı olma hali’ ikiyüzlülüktü. Ki erke itaatini ve pasif tavrını, şiddet karşıtı olma erdemiyle taçlandıran insanın, ötekilerle biraraya gelerek çoğalıp, “güç sahibi olduğunda”, yüzünün şiddet arzusuyla ‘nurlanması’; bu ikiyüzlülüğün kanıtıydı. 
Özel önemle yazılması gereken ön not; Terörden şikayet edenlerin dahi düşman saydığı insan ve grubu; terör uygulayıcısı olduğundan bahisle “ortadan kaldırmak” için her türden şiddete maruz bırakılması gerektiğine inancı tamdır. Bu yaklaşım hemen her grubun şiddet uygulamayı gerekli saydığının ve şiddet eğilimini içsel kıldığının açık ifadesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4487634-d59e-481a-b3bb-df66b96289c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Sorunu (Çözüm Zor Mu?)</image:title>
            <image:caption>“ Kapitalist mülk sahiplerinin, siyasilerin ve ideologların Kürt sorununu, adını koyarak tartışmaya başlaması; doğrudan, Kürt ulusal kurtuluş hareketini yok etme hevesinin, burjuva iktidarın silahlı/silahsız güçlerinin kursağında kalmış olmasına bağlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cc4e972-2f20-46c0-8576-465cdd0932d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Fanus</image:title>
            <image:caption>Öyle hapsolduk bir çağa 
Ne mühürlü kapılar açılıyor sokağa 
Ne örselenmiş belleklerin kiri silik 
Nikbinliğin kanatlanma ihtimali de yok 
Ah herkesin anlattığı kadar mı gökyüzü 
 
Anlattığımız kavradığımız kadarın önsözü 
Bilincimiz fikrimizin kanadını ölçüp biçer 
Hayat küsuratı kapı önüne kor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d204cc5b-f06f-4010-8d95-88a1778b4452.jpg</image:loc>
            <image:title>Mücadele Yıllarım</image:title>
            <image:caption>Unutulmamalıdır ki faşizm ve benzeri tüm olağanüstü baskı rejimleri, işçi sınıfının haklı mücadelesine darbe indirebilir; fakat ne yaparsa yapsın işçi sınıfını ve onun tarihsel misyonunu ortadan kaldıramaz. En karanlık günlerin içinden bile işçi sınıfının duyarlı unsurlarının tomurcuklanmasını engelleyemez. Güzel, güneşli günler göreceğimizden şüphemiz yoktur. Ama zaferin kendiliğinden kolaylıkla geleceği de düşünülmemelidir. Mücadele yürek işidir.  İnsanlık adına, eşitlik adına mücadele etmenin değeri paha biçilmez. Bu uğurda mücadele eden tüm yoldaşlara selam olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d497c5d-dbc4-4c83-8b7b-f154d049f875.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu/Yalancı Bahar</image:title>
            <image:caption>Bir yarı sömürge ülkede, sınıf çatışmasının gelip dayandığı noktada, emekçilerin hoşnutsuzluğunun sokağa döküldüğü anda; “değişim” isteğini ve eylemini rayına oturtmak amacıyla, emperyalist devletlerin yarı sömürge ülkedeki siyasi iktidarın, bir burjuva gruptan diğerine devredilmesine onay vermesi olağan bir politikadır. Kuşkusuz emperyalist devletler için önemli olan, bu devir işlemi gerçekleşirken, ateşin başka tarafa sıçramaması ve ezilen sınıf ve halkların burjuva sistemden kopuş ve emeğin kurtuluşu fikrine kapılmamasıdır. Bu nedenle ayaklanma sürecinde, hareketin dizginlerini elinde tutmak doğrultusunda, gereken özeni göstermek ve özel muharebe yöntemlerine başvurmak, emperyalist devletler için hayati önem taşır. Bu gerçekliği kavramaksızın bugün Ortadoğu ülkelerindeki siyasi iktidarın el değiştirmesinde emperyalistlerin aldığı tutumun iç yüzü algılanamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6971297-237c-4caf-9345-8419a4d7c99e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslında Olan</image:title>
            <image:caption>“Tanrı beni kandırdı. Bana bir rüya gösterdi. Rüyada bazı tüyolara da yer verdi. O rüyada ne yapmam gerektiğini anlattı. Ben de Tanrı’ya inandım. Benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı. Bu hayatta Tanrı’ya inanmayacağız da kime inanacağız? Aslında o beni değil, kendisini kandırdı. Çünkü aslında ben oydum. Aslında o da bunun farkındaydı. Hayır hayır, onun oğlu ya da kızı değildim. BU DELİNİN YAZDIKLARINI OKUYUN VE GÜLÜN. Bakın, bana bunu Tanrı yazdırdı. Şüphe mi ediyorsunuz? Etmeyin.” 
 
Yukarıdaki satırların yazarını merak ediyor musunuz? Biz ettik. Bulut Yiğittepe bize bu dosyayla geldiğinde ilk önce biraz kafamız karıştı, daha sonra metnin içine girdikçe “Tanrı tarafından kandırılan” Kudret Yemen’in hikâyesi bizi büyüledi. 
 
Bir dakika... 
Yoksa Kudret Yaman mı demeliyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53236474-234a-45f9-81ea-749e31dfe6a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuzüç Gün</image:title>
            <image:caption>Bir aizheimer hastası eşin, yaşamının son 33 günü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d205a792-2eb3-4053-a816-113fc0af527f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabah Kasidesi</image:title>
            <image:caption>Arka kapak tanıtım yazısı: 
 
sabah kasidesi bu, resmi çizilsin 
çiy düşmüş dallara 
bu çiçekler canım bu çiçekler 
bir tek bunlar konuşsun. 
 
ne şımarıklar ne adımları yavaş 
bin çığlık gibi açmışlar 
şafakların arzusu, ütopyası, dölyatağı 
kuru çaylar canım yeniden çağlar. 
 
sabah kasidesi bu, resmi çizilsin 
benim kekeme sözüm senin ah7ın var 
yüzümüzün rengi çok net, çok keskin 
kan konuşur mu canım, kan konuşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f12d18a-0cac-4540-934a-9da940674321.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe Çığlığı</image:title>
            <image:caption>Yokluğunla 
Sarar yüreğimi asi sarmaşık
Mülteci aşklar yaşarım 
İsa&apos;da sınanmış utangaç çarmıh
El verir yalın hançere
Biler dişlerini yağlı kendir 
Kirlenir hançerin kını
Biçare gözlere
Dayanır öfkenin kanı 
O ki;
Alnı yukarda asi
Direngendir damarlarında inanç çığlığı
Süzülür imbiğinden gecenin
Okşayamaz yüzünü günün ayazı
Vurulur cellat selamıyla
Çalar yüreğine zulmün ayazı 
yarattığın cehennem 
Gelsen de artık 
Cennet olmaz 
Beden yorgun 
Dil suskun 
Yüreğim avaz avaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b20688ac-ae92-41bd-8697-7113e93b036d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalist Gerçekçilik ve Sanat Cephesi Hareketi</image:title>
            <image:caption>Üzerinde yaşadığımız coğrafyada Sosyalist Gerçekçiliği, “bilim- politika-sanat-estetik-etik” bütünselliği içinde ilk kez savunan Sosyalist Gerçekçi Sanat Cephesi Hareketi olmuştur. Sosyalist Gerçekçi sanatın işçi sınıfı hareketi ve geniş emekçi kitlelerle buluşturulup bütünleştirilmesiyle işlevsel olabileceğini belirlemiş, bunun yolunun da güçlü, donanımla kurumsallaşmasıyla mümkün olabileceğini vurgulamıştır. 
 
Elimizdeki kitap çalışması Sosyalist Gerçekçi Sanat Cephesi’nin oluşumunu, gelişimini, etkinliklerini, yaşadığı sorunları, bütün yönleriyle ele almaktadır. Ağırlıklı olarak dergilerde yer alan yazılan, konuşmalar, etkinlikler belirli bir sistematiğe uygun olarak ayrı bölümler haline getirilerek kitaplaştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7e2e040-4c3c-42c3-b947-26f316d1bc75.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Ayaktadır</image:title>
            <image:caption>Kurtla kuşla insanla öpüştük tenhalarda 
Bir avuç tahammülle kalakaldık 
Sevdik Elsiz ayaksız acılar düştü bıyıklarımıza 
 
Dışarıda ay yoktu Yüz kesen ayaz yoktu 
Bir şiirin katline izin verdik 
Sessizdik Deli uçuruma düştü çığlıklar 
Kuşlar yenik bir şehrin beyazını çaldılar gökyüzüne 
Belki ışıklar ürküttü onları belki yıldızlar 
 
Bildiğim o ki biz konuşmadık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a52864d-44d5-4800-bf83-27bd7b2085d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus ve Din</image:title>
            <image:caption>Ulus ve Din</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c60346-cebe-42bb-ac53-a6a3e7b907f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Pas Tutmaz</image:title>
            <image:caption>Sanki gelip geçen şu günler 
Karanfil ömrümü soldurmaz gibi 
Bir uzun türküyü bitirmez gibi 
Umarsız ve telaşlı geçip gider 
 
İnsan sevmek ne zormuş meğer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224c95c4-c262-44f8-ba1b-ac50d5758753.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzlaşmak Kirlenmektir</image:title>
            <image:caption>Çetrefil bir meseleninin basit kalıplarla ifadesi; yanılsamalı bilincin ürünüdür. Basit anlatım hoş gelse de kulağa “basitliğe batışı” aynı zamanda bilimsellikten uzaklaşmaya kapı araladığı bilinir. Ötekinden farklı görünen ama aslında benzer bir yaklaşımın ürünü olan tepkiyi alkışlamak, yeni yanılsamalı bilinç ürünü fikri/eylemi takdir etmek de bilimsel yaklaşımdan uzak durmak demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0ebdde-7efc-48be-9b5b-e48c35671a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Tercümesi</image:title>
            <image:caption>Duyguların Tercümesi, kadın-erkek ilişkilerinde hem bir kullanım kılavuzu hem de bir prospektüs. Bu, M. Haluk Özbay’ın yaptığı işte hem bir zanaatkâr hem de bir doktor olmasıyla ilgili. M. Haluk Özbay durumları o kadar somutlaştırıyor ki çözümler önümüzde cisimleşip âdeta dokunabileceğimiz, elimize alarak cebimize atıp istediğimiz zaman kullanabileceğimiz nesnelere dönüşüyor. Üstelik bu nesneler çok inovatif! 
 
Özüm Özbay’ın soruları da okurları satır aralarındaki ayrıntılara dikkat etmeye zorluyor ve M. Haluk Özbay’ın anlatmak istediklerinin özünün altını çiziyor. 
 
Tüm bunları okuduğumuzda kadın-erkek ilişkilerinde neden bir ustaya ihtiyaç duyacağımızı da anlamış oluyoruz aslında. 
 
“Bu kadar basitmiş!” dedirtmek için bütün şartların tam anlamıyla sağlandığı Duyguların Tercümesi, kadın-erkek ilişkileri konusunda bilgi sahibi olmak isteyen herkes için bir yön tabelası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7993e6e4-e16c-4d84-9082-f1ddadc24311.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Mevsiminde Katliam ve Direniş (1980 Çorum)</image:title>
            <image:caption>Yaz Mevsiminde Katliam ve Direniş (1980 Çorum)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0fa2121-c92f-4804-89ed-32d7c74b2aed.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine Gökyüzü Yine Çocuk</image:title>
            <image:caption>Varsay ki ağacım uzun bir yol ortasında 
Gökyüzüne saldığım söz zamana ait 
Ömrüm asi bir cümle iki nokta arasında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f9b5cc1-8bd8-4ede-b09f-5f264322c883.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sincap’ın Sonsuz Ağacı</image:title>
            <image:caption>Küçük Sincap ve annesi bir ormanda yaşardı. 
Her sabah rüzgârda sallanan ağaçların şarkısıyla uyanıp güneşi selamlarlardı. 
İşte böyle bir sabah, orman onları bir gezintiye çağırdı. 
Önlerine upuzun bir ağaç çıktı. 
Ağaç, o kadar uzundu ki göğü delen gövdesinin nerede bittiği görünmüyordu. 
Küçük Sincap’ın merakı ağaçtan bile büyüktü. 
Bir kerecik olsun bulutlara değme fikri, onu çok heyecanlandırmıştı. 
Annesinin elinden kurtulduğu gibi hızla ağaca tırmanmaya başladı. 
 
İşte böyle başladı KÜÇÜK SİNCAP’IN SONSUZ AĞAÇ macerası... 
Doğanın bereketi, yaşamın sonsuz, olağan ve mucizevi dengesi üzerine farkındalık yaratacak bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d629e24-92a1-40ab-a831-2c3954533b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrılar Buluştu</image:title>
            <image:caption>Tanrılar buluştu Olimpos’ta 
Son birliktelikleri olacaktı 
Ve 
Bilinen son onlar için yaklaşıyordu 
Evet hepsi bekliyordu sonunu 
Bitmişti artık onlar için tanrıcılık oyunu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5fe6f2d-4e55-4fdf-be57-a7e560045b68.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 21 / Mart - Nisan 2023</image:title>
            <image:caption>PROF. DR. YAVUZ AKPINAR İLE ŞEHRİYÂR&apos;IN IŞIĞINDA SÖYLEŞİ /CENGİZHAN ORAKÇI
DR. YUSUF GEDİKLİ İLEŞEHRİYÂR ÜZERİNE /CENGİZHAN ORAKÇI
ŞEHRİYÂR&apos;INŞİİR DÜNYASINA GİRMEK /PROF. DR. NÂMIK AÇIKGÖZ
HEYDER BABA&apos;YA SELAM NEDEN BU KADAR SEVİLİP TUTULDU? /DR. YUSUF GEDİKLİ
ŞEHRİYÂR&apos;LA TANIŞMAM /PROF. DR. CEMAL KURNAZ
ŞİİRİN OLDUĞU KADARMÜZİĞİN DE ŞEHRİYÂR&apos;I /ORHAN BALDANE
ŞEHRİYÂR VE İTGİNLİKLERİ /NILÜFER ATEŞ
TEMA:ŞİİR&apos;DEN TURAN&apos;A UZANAN YOL:
TÜRK DÜNYASINDA ŞAİR VE ŞİİRKURTULUŞ SAVAŞIMIZAŞİİR YAZAN “TÜRKİSTAN” ŞAİRİ MAĞCAN CUMABAYEV /TUĞÇE NUR KESİN
KIRGIZ EDEBİYATININ CAHİT SITKI&apos;SI“ALIKUL OSMANOV” /SİBEL PİLAVOĞLU
AZERBAYCAN EDEBİYATINDAN BİR VATANSEVER ŞAİR: MİKÂİL MÜŞFİK /EMEL HİSARCIKLILAR
TATAR TÜRKLERİNİN MİLLÎ ŞAİRİ ABDULLAH TUKAY /TUĞÇE NUR KESİN
XVIII. YÜZYILDA YAŞAMIŞBİR TÜRKMEN ŞAİRİ: MAHTUMKULU FRÂKÎ (1733-1783) /ERDAL BARAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4e6f922-4dbe-4853-ad7f-ba737b7d71c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 32 / Mayıs - Haziran 2023</image:title>
            <image:caption>FATİH&apos;İN SEFERLERİ: GAYE, HEDEFLER VE STRATEJİ / MEHMET ÖZ
MPARATORLUK İMGESİ VE TÜRKLERİN KÖKENİ: II. MEHMET DÖNEMİ / GİZEM MAGEMİZOĞLU
FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİNDEKİ EDEBÎ ÇEVRELER / İBRAHİM AKYOL
BİR CİHAN İMPARATORUNUN İMPARATORLUK İDEOLOJİSİ / KEMAL RAMAZAN HAYKIRAN
FÂTİH SULTAN MEHMED&apos;İN HİKMETE “SIĞINMASI” ÜZERİNE / EMİNE SONNUR ÖZCAN
ÇAĞDAŞ KAYNAKLARIN IŞIĞINDA FATİH&apos;İN DAHİ KİŞİLİĞİ / DOĞUKAN BOZKURT
FATİH SULTAN MEHMED, VEZİRLERİ VE DÖNEMİ / KASIM BOLAT
BİR İMPARATORLUK YARATMAK / M. OLGAY SÖYLER
TURSUN BEY&apos;İN HAYATI / TUĞRULHAN KARADUMAN
FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI / HALUK AYDIN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efdad44-1ce9-4394-9169-682c01522abc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ümit Küyük İle İlişki Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap hem karşı cinsin biyolojik, psikolojik, hormonal ve içgüdüsel yapısı hakkında size yol gösterecek hem de bir nebze kendinizi analiz edip yaptığınız hataları fark etmenizi sağlayacak. 
 
Bu kitabın çıkış amacı da bu noktada ilişkilerdeki problemlerin asıl kaynağının ne olduğunu fark edip bunları kolaylıkla çözebilmektir. 
  Ya da kitabı okuyan kişinin ileriki ilişkilerinde doğru ve sağlam sağlam adımlarla birlikteliğini sürdürmesine hizmet edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb5c5186-03b1-4d37-bd0f-6bbdd00c87b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlamayan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Başlarına gelen felâketler sonucu çocuk esirgeme yurduna yerleştirilen on beş çocuk. 
 
Onları topluma örnek bireyler olarak yetiştirmeye çalışan yurt müdiresi Şefika Gültepe. 
 
Aslında bu yurt, Psikiyatri Profesörü Şefika Gültepe’nin “Özel Çocuklara Özel Yuva” isimli bilimsel projesidir. Bu yurtta yetişen sıra dışı bir çocuk, Mikâil. Doğaüstü güçlere sahip olan Mikâil’in sırlarla dolu hayat hikâyesi ve kendisiyle ilgili gerçekleri öğrenme arayışı. Tüm sırlar gün yüzüne çıktığında, yaşama amacı tamamıyla değişecek. 
  “İnsanlar değişmeden dünya değişmeyecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77d80167-ddf6-4775-a506-9a6885d4b904.jpg</image:loc>
            <image:title>Taliban&apos;ın Afganistan’ında</image:title>
            <image:caption>2021 yılının yazında Taliban kimsenin beklemediği bir hızla Afganistan’ı ele geçirdi. Tüm dünya oturup yaşanan insanlık dramını seyrederken ancak bir avuç gazeteci oraya gidip olanları belgeleyebildi.  
Nagehan Alçı Taliban’ın Afganistanı’na ilk giden gazetecilerden biriydi. Yaşanan dramı, kadınların ve eski yönetimin durumunu belgelediği gibi Taliban’ın üst düzey yöneticileriyle ve komutanlarıyla da görüşüp kimsenin tam olarak bilmediği bir ülkeye ışık tuttu.  
Herkesin kaçmak için can attığı, kimsenin sesinin duyulmadığı bir yerde, Taliban’ın Afganistanı’nda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95f86e9-7373-4548-8bfc-c20b6a52b096.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Otlar</image:title>
            <image:caption>“Tanrı aşkına bize ne yapabilirler ki?” 
 
Hollanda Nazi işgali altında, kendi halinde bir Yahudi ailesi kaygısız bir iyimserlikle, “Burada bir şey olmaz” diyerek olan biteni izliyor. 
 
İkinci Dünya Savaşı birçok romana, öyküye, filme konu oldu.Ama galiba siyasetin ve savaşın uzağında güvenli bir sığınak bulduğunu zanneden insanın trajedisini kimse Marga Minco kadar etkileyici anlatmadı. Acı Otlar, içinde bulunduğumuz yanılsamayı bize gösteren küçük bir başyapıt. 
 
Acı Otlar, 1920’de Hollanda’da Yahudi bir aileye doğan ve bugün 103 yaşında olan Marga Minco’nun özyaşam öyküsünden esinlenen bir roman. Minco kalabalık bir ailenin soykırımdan kurtulan tek üyesi. 
 
Minco bize savaş meydanlarını, toplama kamplarını, direnişi vs. değil, gündelik hayatın rutininde, içinde bulundukları düzenin hiç sarsılmayacağını düşünen insanları anlatıyor. 
 
Onlarca dile çevrilen, yayımlandığı 1957 yılından bu yana uluslararası bir bestseller olan Acı Otlar, Anne Frank’ın Hatıra Defteri’nin yanına konulabilecek bir kült kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389d1b60-fb34-489f-95f7-f2c251fe8693.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış: Şimdi ve Sonsuzluğa Doğru</image:title>
            <image:caption>Zihnimin kurgularıyla gerçek olana, ruhumun bilgeliğine ve saf sevgiye uyanmaya niyet ediyorum. Nefes aldığım her an aşkı, sevgiyi, bolluğu ve bereketi, derin bir farkındalıkla deneyimlemeye yola çıktım.  
Şimdi ve sonsuzluğa doğru... 
Zihin düşündüğü şeye inanmaya başladığında olana bir anlam kazandırmaya başlar. Bir gerçek vardır bir de zihnin yorumu. İkisini bir ettiğinde bölünme kalmaz. İşte o zaman saf akışta, ilahi sevgide bir ve bütün olursun. Yalnızlık son bulur, hayatın neşesi ve mucizeleriyle kendi hayatının ustası olursun.  
Bu kitapta bu ustalığın yollarını öğreneceksin. Kısırdöngülerden özgürleşecek, deneyimlerini kutlamaya dönüştüreceksin.  
Korkularından uyanacak, koşulsuz sevgi içinde kendin için yaşamaya başlayacaksın. 
Kendin için yaşa, odağında kal.  
Bu kitapta kendi hikâyeni yeniden yazmak, inanç kodlarını dönüştürmek, korku frekanslarından özgürleşmek, çakra noktalarının enerjilerini dengelemek için uygulamalar bulacaksın.  
Kokular, ritüeller, aromatik yağlar, yeniaylar, dolunaylar, bolluk bereket, ruh eşini çağırma yollarını öğrenecek, kök frekansının anahtarını eline alacaksın. His yüklemeleriyle yepyeni bir Sen’e hazırsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d139fa7-ff58-4872-81a6-e954bd60f3df.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Yüzmeye Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Peppa ve George yüzmeye gidiyorlar ama George biraz korkuyor. Annecik ve Babacık onu havuza girmeye nasıl ikna edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef97997-6911-48d2-bd50-29078053d9dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Tatile Çıkıyor</image:title>
            <image:caption>Peppa ve ailesi İtalya’ya tatile gidiyorlar. Etrafta görülecek ve yapılacak o kadar çok şey var ki Peppa zavallı Ayıcık’ını unutup duruyor! Ayıcık onunla birlikte eve dönmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb4ca2e-8e93-4bf8-9c77-306351fb31dd.jpg</image:loc>
            <image:title>My Little Pony Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Sihirli, renkli ve sevgi dolu Ponyleri boya kalemlerinle renklendir, resimlerini çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b746083-c822-4090-a4d2-34c68a131271.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor</image:title>
            <image:caption>Senin bilgeliğin bizim yaşamımızı etkiliyor.
 
Fikirlerini samimi olarak açıklamaktan kaçınmayan, genel geçer hiçbir şeyi umursamadan kendi doğrularını arayan ve söyleyen gerçek bir fikir insanı arıyorsanız, Türkiye’deki ender örneklerinden biri Celâl Şengör’dür.
 
Bilimsel eleştiriye açıklığıyla, her ne kadar ilk bakışta bana Heidegger’i anımsatan politik duruşuyla bir “demokrat” gibi görünmese de aslında o bir bilgi demokratıdır ve eleştirel düşüncenin önemini tüm Türkiye’ye en iyi anlatan ve öğreten kişidir.
 
Bugün elinize aldığınız bu kitap, Türkiye’nin yetiştirdiği çok yönlü ve nadide bir âlimle, bizim Karl Popper’imizle yapılmış enfes bir nehir söyleşidir. Okuyacağınız sohbet, bir bilim ve bilgi insanının çocukluktan itibaren nasıl adım adım geliştiğini ve nasıl evrildiğini anlatan bir özet, bir yolculuk öyküsüdür. 
 
Şen ve neşeli görünüşünün arkasında büyük bir ciddiyet saklayan, kendisine yapılan her türlü eleştiriyi kucaklarken bilime yapılan saygısızlığa büyük öfke duyan bir bilim insanı olarak tanıdığım Celâl Şengör’ün dediği gibi, başkalarının cehaleti nasıl bizim yaşamımızı etkiliyorsa Celâl’in bilgeliği de bizim yaşamımızı olumlu yönde etkilemiştir ve etkileyemeye devam edecektir.
 
Bu kitap da muhtemelen bu etkinin halkalarından biri olacaktır.
 
Fatih Altaylı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9810d90-e95f-4fdb-8132-6e139c6884aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Gerilim Birinci Kitap</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki öykülerde, 

Türk mitolojisinin derinliklerinden fırlayıp Balat’taki ahşap bir evde yiyeceğini bekleyen varlıklarla; bir apartmanın var olmayan yedinci katından aldığı davete gidip gitmeme ikilemiyle debelenen genç bir adamla; tek kelime Almanca bilmediği halde Alman ordusu saflarında 2. Dünya Savaşı’na katıldığını iddia eden bir gaziyle; genç erkeklere meraklı güzel dulun kıskançlık nöbeti geçiren robot partnerinin vicdan muhasebesiyle; bilinçsizce içine sürüklendiği ölüm kalım savaşından sıyrılmaya çalışırken çetrefilli bir satranç oyununda olduğunu fark eden bir piyonla; geçmiş, şimdi ve gelecek arasında sıkışmış bir kadının İstanbul bakışlı kedisiyle; sonsuz evrende kapladığı toz zerresi kadar yeri fazla önemseyen insanoğlunun bir T Cetveli’nden alacağı derslerle; zalim tanrıların hüküm sürdüğü karanlık çağlarda Mithra tarafından adak yolcusu olarak seçilen bir keşişle; altmış yıllık günahının bedelini ödememek adına dehşetle yüzleşmekten kaçan ihtiyar bir ifritle; kendi ateşini içinde taşıyan bir adamı sevgiyle kucaklamaya çalışan bir kadınla; Afrika’da kanat vuran bir kelebeğin yarattığı fırtınaya Esenyurt Mezarlığı’ndaki görevi sırasında yakalanan bir bekçiyle; insan zihninin ilahi kudreti sayesinde saydamlıktan kurtulup ete kemiğe bürünecek masalsı dilberler ve onları düşleyenlerle karşılaşacaksınız. Kimi öykülerde insanlığın en karanlık yönlerine tanık olacak, kimilerinde kahramanlığın erdemleri üzerine kafa yoracak ama her durumda iliklerinize kadar titreyeceksiniz. Derin bir nefes alın ve okumaya başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a91f749c-a3d0-4ecb-ad2b-37e616d5046f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlat</image:title>
            <image:caption>Fuat, ODTÜ&apos;nün başarılı ve öğrenci cemiyetinin en aktif öğrencisidir. 
 
Bilkent Üniversitesi öğrencisi Oya ile tanıştığı gün mutlulukla da tanışır. 
 
Haksız bir şekilde tutuklu yargılanmak üzere götürüldüğü cezaevinde işkenceye maruz kalır. 
 
Dört ay sonra suçsuz olduğu anlaşılınca tahliye edilir. 
 
Ruhsal durumu bozulan Fuat aldığı darbelerden dolayı hastanede bir süre tedavi edilir. 
 
Hastaneden taburcu edildikten sonra okulunu donduran Fuat, sınır ötesinde bulunan Gara Dağı&apos;ndaki kampa gider. 
 
Özel Kuvvetler Komutanı Murat Paşa, sınıra yakın ilde bulunan askeri hastanenin yoğun bakım servisini dolaşırken ağır yaralı olarak getirilen genç bir teröristin ayağının altındaki izleri fark eder. 
 
Binbaşı rütbesinde görev yaptığı Sarıkamış&apos;ta yedi yaşındaki oğlu Harun, askeri lojmanların olduğu bölgede kaybolmuştur. 
 
Kan lekeleri olan bisikletinin hasarlı olarak çam ormanları içerisinde bulunmasına rağmen Harun&apos;un izine rastlanılmamıştır. 
 
Harun&apos;un annesi, babası ve dört yaş büyük olan ablası &apos;Asla gelmeyecek bir gidenim var artık&apos; sözünün ifade ettiği acılar içerisindedir. 
  GECE OLUR, GÜN ESKİR. ESKİMEYEN BİRKAÇ ŞEY VARSA HAYATA DAİR... BİRİ YARIN, BİRİ UMUT, BİRİ SEVGİDİR…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e282de22-232e-4039-83b7-0dd2a2da3eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>İnan Olsun</image:title>
            <image:caption>Bolluğa, başarıya ve şifaya açılan bu değerli kapıyı kendiniz için açmaya hazır mısınız? 
 
Her gününüzü bir ödül gibi yaşayıp imkansız gördüğünüz her şeyi kendiniz için mümkün kılarak özgür olmayı seçin. 
  Bu kitapta amacım, en iyi versiyonunuza ulaşmanızı sağlamaktır. Kitapta sizin için hazırladığım her alıştırmayı, meditasyonları, ritüelleri ve his çalışmalarını yaptıkça kendi değişiminizi kutlayarak hayatınızda gerçek olmasını istediğiniz şeylerin sizin çekim alanınızda belirdiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f3bfe68-7107-4200-919a-073cd48a15b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirk</image:title>
            <image:caption>Şaşırmak ve eğlenmek için gittiğiniz sirklerde aslında arka planda neler olduğunu hiç düşündünüz mü? Bu kitapta okuyacağınız sirkin arka planında olanlara şahit oldukça daha çok şaşıracaksınız. Gelin bu maceraya birlikte çıkalım. 
  “Suskunluğumu mazur gör. Uzun zamandır hiçbir ses duyulmuyor bu uzun koridor boyunca dizilmiş hücrelerden. Canlılığa dair tek bir işarete, hatta hücrelerden yükselen o acı çığlık seslerine dahi hasret kalır olmuştum. Hak verirsin ki onca vakit yalnız kalmış biri, canlılığa dair tek bir işaret görünce ne diyeceğini bilemiyor âdeta nutku tutuluyor. Burada oluşun bende hem bencil bir sevinç hem de hâlden anlar bir hüzün yarattı. Ah ne gevezeyim! Sanırım sen de benim gibi bir kuklasın. Çünkü bu odaların eski misafirleri itile kakıla alt katlara sürüldüler. Konuşabilen insanlardı her biri. Ne yazık onlara! Onları götürdüler fakat beni götürmediler. Bir başıma kalakaldım bu kimsesiz yerde. Kanımca bu katı yalnızca biz kuklalara ayırdılar. Ama benden başka kuklanın geleceğine ihtimal vermezdim. Pek kesin konuşuyorum. Söylesene, bir kukla mısın gerçekten?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9560bc10-6823-4d28-9f9f-1a12aaef9695.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratan Benim</image:title>
            <image:caption>Bu işte bir tuhaflık var ?.. 
 
İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar geçen süre içerisinde, varoluş; genel olarak kabul gören Din ve Evrim kavramları arasında sıkışmış durumdadır.  
   Bu kitapta, aslında durumun bu iki kavramdan çok daha farklı olduğu anlatılmakta ve çok farklı bir bakış açısı sunulmaktadır. 
   Kitabın anlatım dili o kadar sade ve o kadar basittir ki, okuyan herkesin aklına “Acaba mı?” sorusunu getirecektir ki zaten amaç da budur. 
   Bilimin ve teknolojinin bu kadar ilerlemesine rağmen hala birçok sorunun cevabının net olarak verilemediği günümüzde; neden rüya görürüz, neden esneriz, neden ağladığımızda gözümüzden yaş akar, dinozorlar nasıl yok oldu, daha önceki insan türleri neden yok oldu, neden bu kadar fazla bitki/hayvan türü var gibi birçok sorunun cevabını bu kitapta çok şaşırarak bulacaksınız ve sonrasında hayata bakışınız bir daha eskisi gibi olmayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/549f12fd-c6e1-4e64-aa35-f54236565eca.jpg</image:loc>
            <image:title>O Destan Gecesinde Bizim Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Kalp, sevda varsa yürek; 
Toprak, bayrak varsa vatan… 
 
Çocuk ve ilk gençlik yaş grubuna, milletimizin dünyaya demokrasi ve birlik dersi vererek yeni bir kahramanlık destanı yazdığı 15 Temmuz gecesini roman türünde anlatan &quot;O Destan Gecesinde BİZİM ÇOCUKLAR&quot;; iç sayfa çizimleriyle adeta bir çizgi roman niteliği kazanıyor. O destan gecesini, beş erkek kardeşin yaşadıkları üzerinden sürükleyici bir üslupla anlatan kitap, bir yakın tarih arşivi niteliği de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08117b5d-2d9c-41d0-b5dd-459e6a6a872f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Yok Şiirlerin</image:title>
            <image:caption>yazmadığım şiirler var 
bildiklerimden daha fazla belki 
kendime dahi okumadan bir defa 
ninnilere yakın ezgilere karışık 
seni içeren, 
yazmayı yüreğimin almadığı 
rüzgâra davetkâr 
sonrasında tanınmadığım 
asla karşılaşamayacağınız şiirler 
öylesine yaralı 
yalnız.. 
öylesine terk edilmiş ki 
avuntular dolu tan sancıları içinde susmak gibi..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff0750d-7b66-4824-aaee-4b29e62c25c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Şahıslar Bürosu</image:title>
            <image:caption>Beşiktaş’taki bir parkta, annesinin refakatinde oynarken esrarengiz şekilde kaybolan beş yaşındaki üstün yetenekli çocuk Simten’in bulunması için polis dedektifleri zor bir soruşturma yürütmektedirler. Öte yandan Kuştepe’deki mahallesinde özel dedektiflik mesleği icra etmekte olan medyum Doruk sentetik morfin yardımıyla transa geçip müşterilerinin sorunlarını çözüme kavuşturmakta ve onların kaderlerini değiştirmektedir. Doruk’un vakaların uykusuna yatarak gittiği ve gerçeküstü bir yer görünümündeki sanayi şirketi Cennet A.Ş.’nin merkez üssündeki kariyeri saygın bir seviyeye ulaşmıştır. 
 
Doruk’un yeni aldığı dedektiflik vakasının onu derin bir bataklığa sürüklemesiyle birlikte giderek daha çetrefilli hale gelir. Küçük Simten’in dosyası kesiştiği paralel kurgunun çizgisinde ilerlemeye başlar ve hikâyenin sürprizli bir noktasında, Doruk ve Simten’in kaderleri de birleşir. 
 
Ölümcül hastalığa mahkûm genç medyum Doruk’un parkta oyun oynarken kaybolan bir çocuğun polis soruşturmasına karışmasının hikâyesi olan Kayıp Şahıslar Bürosu, aynı zamanda yıllar içinde özerk bir bölge içinde kendi köksüz halkını oluşturmuş devasa bir şirketin yönetim yapısını sorgular. Polis küçük Simten’in izini sürerken, Doruk’un yolu kadın dergisi köşe yazarı Meltem’le kesişir ve onunla birlikte konuk öğrencisi olduğu Cennet yerleşkesinin yeraltı lâbirentlerinde metaforlarla dolu bir yolculuğa çıkarlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc0ae09-82d6-495a-91ec-3bab7c56014a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev - İskenderun Sancağı 1934</image:title>
            <image:caption>1934’te ünlü Fransız pilot Maryse Hilsz’in uçağının hayatlarının tam ortasına düşmesiyle Arsuz’un önde gelen ailelerinden Maliklerin kaderi sonsuza dek değişir… 
 
EV, İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğinde, İskenderun Sancağı’nın Hatay’a dönüştüğü, eski siyasal ve toplumsal aidiyetlerin hızla geçerliliklerini yitirdiği sancılı bir değişimin ortasında, bir şehir ile bir ailenin geleceğinin iç içe geçtiği sürükleyici bir roman. 
 
Talin Azar, Paris’ten Beyrut’a uzanan geniş bir coğrafyada sert siyasi rüzgârların estiği bir dönemde, mevcudu korumak ile değişmek, bağlılık ile özgürlük arafında bocalayan köklü bir hanenin hikâyesini anlatıyor. Kimlik ve aidiyet kaygılarının gölgesindeki Malik evinin sakinlerinin geleceğe ve birbirlerine dair farklı beklentileri giderek bir dağılmaya evrilirken, gerçek ile kurgu arasındaki sınırlar belirsizleşiyor. 
 
“… bizler, sadece huzurlu bir şekilde buralarda yaşamaktan öte hiçbir şey istemeyiz. Her düzen değişikliği o düzenin içindekileri sarsar. Huzurunu bozar. Burası hatıralarımızdır. Burası çocukluktan beri kokladığımız havadır, içtiğimiz sudur. Burası güvendiğimiz evimizdir. Bir gün burayı terk etmem gerekirse bu olsa olsa aşk için olabilir. Vazgeçilmez bir aşk!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d765701-83fe-4cd6-95cb-e3e56350a50b.jpg</image:loc>
            <image:title>Silahtar Bahçeleri</image:title>
            <image:caption>Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan, özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan, çocukluğunun Üsküdar’ına, unutulmuş payitaht İstanbul’a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri’nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor. 1878’de, tam da Rus ordusunun İstanbul’un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak, ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini, mahallesini, hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri’ni, sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul’un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen, çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan, bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor. Yazarın Sovyet Ermenistanı’nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935’te yayımlanan Silahtar Bahçeleri, Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20386e33-8223-4f31-b756-2925bc127302.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyıllık Apartheid</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllık Apartheid, Türkiye tarihinin hatırlanmak istenmeyen, halının altına süpürülen karanlık yanlarını temel alan bir muhasebe metni. Eserlerinde ortak tarihimizi eleştirel bir bakış açısıyla ele alan Taner Akçam, bu çalışmasında Cumhuriyet’in genellikle kurtuluş, kuruluş ve bağımsızlık temaları etrafında ele alınan ilk dönemini, etnik, dinsel, dilsel ayrımcılıkların kurumsallaştığı, pek çok uygulaması günümüzde de devam eden bir Apartheid rejimi olarak tartışıyor ve eşitlik, adalet ve özgürlük ilkeleri üzerinde yükselecek bir gelecek için bu döneme farklı merceklerle bakmamızı öneriyor. Rejimin toplumu kast sistemini andırır kategorilere ayırdığına ve bunu yasal ve örtük düzenlemelerle sürdürdüğüne dikkat çeken Akçam, Cumhuriyet’in ilk çeyreğinde, Apartheid’le dışlanan kesimlerin Şeyh Sait Ayaklanması gibi olaylarda eşitlik ve özgürlük ekseninde nasıl bir araya geldiğini göstererek genelgeçer yargıları kırıyor. Yüzyıllık Apartheid, tam da Cumhuriyet’in 100. yılında, tıpkı bir sis çanı gibi, bizi bekleyen muhtemel tehlikeleri haber veren, toplum olarak gelecekte doğru bir rota izleyebilmemiz için gereken kerteriz noktalarını imleyen bir çağrı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a0c0902-9a40-4adb-8c8f-9abd9104e138.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ev</image:title>
            <image:caption>Funda Nur Akay, okurlarını yaşam alanları, değişim, sadeleşme ve bilinçli farkındalık konularında düşündürürken özgür alanlarla, bolca taze nefesle ve şimdiki zamanda olmanın mutluluğuyla buluşturuyor. Küçük, portatif bir evin misafirperverliği eşliğinde yepyeni bir hayat kuran ailenin öyküsünü Çisil’in deneyimleri üzerinden okuyacaksınız. 
 
*** 
Tak tak! Evde misiniz? İşte kitabımız kapınızı çaldı, eli kolu dopdolu. Okumaya başladığınızda Çisil’in evine konuk olacaksınız, o da sizinkine elbette. 
Buluşmanızın ilk dakikalarında, ailesi Çisil’e bir müjde verecek. Çisil bu habere pek sevinemese de yeni yaşamı onu çağıracak. Üstelik çok hafifleyecek, yepyeni diyarlarda kuş gibi özgür hissedecek. 
Her şey minicik ama kocaman, nereye istenirse giden, sınır tanımayan sürpriz bir evle başlıyor… Hazır mısınız? 
 
 
Tema: Kendimizi düzenleme biçimimiz, kim olduğumuz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Değişim, istek-ihtiyaç, kültürler, sadeleşme, KİŞİSEL GELİŞİM, karar verme, öz denetim, öz yönetim, aile, arkadaşlık, evimiz, oyun, hayal gücü, İLETİŞİM, doğa, çalışma hayatı, teknoloji, DUYGULAR, bilinçli farkındalık/mindfulness 
Tutum ve Değerler: İstekli olma, tasarruf, sevgi, sorumluluk, yardımseverlik 
Profil Öğeleri: Açık fikirli, dengeli 
 
KİTAPTAN 
 
“Ama burası küçücük, yataktan başka ne sığar ki bu­raya?” diye sordu Çisil. 
“Haklısın” dedi babası, “Eşyalarımızı biraz azaltmamız gerekecek. Sonraki birkaç günü de buna ayıracağız.” 
“Orada buradakinden az eşyaya ihtiyacımız ola­cak” diye ekledi annesi. “Aslında burada da san­dığımızdan çok daha az şeye ihtiyacımız var. Kul­lanmadığımız oyuncaklar, giymediğimiz kıyafetler... Hepsini ayıklamamız ve yeni sahipleriyle buluştur­mamız lazım.” 
O gece ve sonraki iki gün Çisil, annesinin de yar­dımıyla artık oynamadığı oyuncaklarını ve küçülen kıyafetlerini ayırdı. Onları ihtiyaç sahiplerine ulaştı­racaklardı. Sıra kitaplara gelmişti, şöyle bir yol izle­meye karar verdiler: Onları “artık okumadığı kitaplar” ve “yeniden okumak isteyeceği kitaplar” diye ayıra­caklardı. 
“Çünkü…” dedi annesi, “bir kitabı yeniden okudu­ğunda öncekinden farklı bir tat ve mesaj alabilirsin. Onu sekiz yaşında okumanla dokuz yaşında okuman sana farklı duygular hissettirebilir.” 
Bunun üzerine Çisil, ileride tekrar okuyabileceğini dü­şündüğü kitapları bıraktı. Diğerlerini ise kütüphaneye bağışlamak üzere ayırdı. 
Tüm bu eşya ayıklama işini tamamladıklarında orta­ya inanılmaz bir görüntü çıkmıştı. Beş büyük bavul, altı büyük kutu ile gitmeye hazırdılar. Çisil bu kadar az eşyaya ihtiyaçları olmasına çok şaşırdı. Üstelik toplan­ma kısımları Çisil’e çok sıkıcı gelmemiş hatta eğlen­mişti bile. 
*** 
Çisil çok değişik duygular içindeydi. Öğretmeninin anlattığı duygu bulutlarını hatırladı. Ne demişti öğretmeni: “Duygu ve düşünceleri durdurmak değil, onlara bakmak ve incelemek gerekir. Tek tek ve sabırla.” Durdu, nefes aldı, duygu ve düşünceleri geldikçe onları inceledi. Heyecan-korku-sevinç-üzüntü-şaşkınlık-merak-özlem… Neredeyse bildiği tüm duyguları hissediyordu o an. “Hepsi aynı anda ya da tek tek gelebilir” demişti öğretmeni. Düşünceler de öyleydi ki o an Çisil’in de aklından bir sürü düşünce geçiyordu: 
“Arkadaşlarımı, Maria teyzemi, büyükannemleri şimdiden çok özledim. Odam çok şirin ama eski odam çok daha büyüktü. Acaba duvarları ne renk yapsam, minik kulübemde neler oynarım?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cef0df0e-da01-471f-aa5b-27a4fb58ce7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Günah</image:title>
            <image:caption>Çaresizliğin ve yokluğun pençesinde kıvranırken acımasız bir tarikatın eline düşerek “seçilmiş bakire” olarak kutsanan kimsesiz genç bir kız… 
 
Tanrılarının bir kaya tarafından doğurulduğuna inanan Mitraist bir yapılanmanın çocuk yurdunda beyni yıkanarak büyütülen yakışıklı ve sert mizaçlı bir delikanlı… 
 
Kendilerini Kutsal Fahişeler ve Tapınak fedaileri arasındaki acımasız bir savaşın ortasında bulup yolları kesişen bu iki gencin sancılı aşkları, kurtuluş mücadeleleri… “Şeytan ayrıntılarda gizlidir!” dedirten soluk soluğa bir mücadele…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51963ca-718f-4f11-90fb-bfd234a5cea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahkahanın Kültür Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kahkaha gizli gizli şaka maskesiyle kurbanların insanlar olduğu korkunç oyunlar tasarlar, pusu kurar. Onun oyun bozucu yasaları mekanikleşen, rayından çıkan eylemleri, duruşları ve düzeni temelinden sarsar. Kimi zaman anlamı büsbütün anlamsızlığında, durumları ters yüz etmesinde gizlidir. Dünyayı tahammül edilebilir kılan, eğlenceli, ciddi ve korkunç bu paradoksal eylem kimi zaman karşı tarafa diş gösteren ağır hakaret, saldırı ve düşmanlık biçimidir. Kahkaha çürüklerin kokusunu alır, kıyafetlerin yamalı kısımlarını bilir, uyanıkların zayıflıklarını ve tüm kurnazlıkların korkusunu hisseder; sonra insancıl bu yeti bir virüs gibi şekilden şekile girer, saldırısını farklı biçimlerde tasarlar.
Kahkahanın Kültür Tarihi&apos;nde Azem Sevindik şu soruların ve bazı diğer dikkat çekici meselelerin peşine düşüyor:
Gülmek insani midir? Neden, ne zaman, hangi durumlara, kime/neye güleriz? Arenalarda seyirciler ölümüne mücadele eden gladyatörleri izlemekten neden keyif alırlar? Başkalarının talihsizlikleri niye diğerlerini keyiflendirir? Baskı altında ve hata anında gülünmesinin sebebi nedir? Niçin en ciddi hitaplarda dahi sunum arasına birkaç espri sıkıştırılma ihtiyacı hissedilir? Çok güzel bir haber alınca sevinçten ağlayan insanoğlu neden hiç beklemediği kötü bir durum karşısında ‘şok&apos; bir gülümseyişle tepki verir? Ortak şeylere gül(ebil)me becerisi grupların imajı açısından bir uyum, güven, bağlılık ve süreklilik göstergesi midir? Kendi kendine gülenler niçin deli yaftası yemekten kurtulamazlar? Çiftler neden şakalarla birbirlerini sürekli “yapay veya doğal” olarak güldürmeye çalışırlar? Gülme negatif bir eylem midir? Gülme bulaşıcı mıdır? Gülmenin bir ekolojisi var mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16230939-ee52-48d8-be56-cb5ced56a4ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygur Savaşı</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en acil insani felaketlerinden biri
ilk kez kâmilen masaya yatırılıyor...
 
Elinizdeki kitap, Çin&apos;in ABD önderliğinde başlatılan “Terörle Küresel Savaş”ı, Uygur halkına yönelik giderek artan vahşi baskısını hasıraltı etmek için nasıl kullandığını ortaya koyuyor. Kitap, Çin&apos;in faaliyetlerinin dünyanın dört bir tarafındaki devletleri terörle mücadele adı altında etnik azınlıklara zulmetme ve iç muhalefeti şiddetle bastırma konusunda cesaretlendirdiğini savunuyor. 11 Eylül&apos;de New York ve Washington&apos;a yapılan saldırılardan birkaç hafta sonra Çin hükûmeti, çoğunluğu Müslüman olan Uygur etnik azınlığından kaynaklanan ciddi bir terör tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ilan etti.
Aradan geçen yaklaşık yirmi yılın ardından bugün, Çin&apos;de yaşayan on bir milyon Uygurun bir milyondan fazlası dünyanın en büyük kitlesel hapis ve gözaltı sistemine dönüşen sözde “yeniden eğitim kampları”nda hapsedildi. Ana vatanlarındaki Uygurların yanı sıra mülteci toplulukları ve sürgündeki Uygurlarla kapsamlı röportajlardan faydalanan Sean Roberts, yalnızca devlet politikalarını değil, Çin devletinin bu yıkıcı programlarına Uygurların verdiği tepkileri de anlatıyor.
Çin&apos;in Uygurlara uyguladığı kültürel soykırıma ilişkin anlaşılır ve geniş kapsamlı bir analiz ortaya koyan ve Çin Komünist Partisi&apos;nin uyguladığı vahşeti haklı göstermek için türettiği mitleri yalanlayan delilleri objektif olarak ele alan Uygur Savaşı, bu insanlık dramının en acı şekilde parçası olanların seslerinin ilk kez duyulmasını sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc57ebf6-675d-4aac-99c3-d20a2bc9cac3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavaldan Şeşhaneye Gülleden Fişeğe Osmanlı&apos;da Modern Silahlar</image:title>
            <image:caption>Güçlü ve savaşa hazır bir orduya sahip olma ihtiyacı 19. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı yönetiminin değişmeyen gündemi olmuştu. Askerî alanda modernizasyon siyasi, idari ve toplumsal yapıyı da içine alarak İmparatorluğun son günlerine kadar sürdürüldü. Avrupa ordularının model alındığı askerî modernleşmenin ürünü olarak modern ateşli silahlar da ordu envanterine girdi. Osmanlı üretim tesislerinin yeni üretim tekniklerine göre düzenlenmesi zaman alacağından söz konusu silahlar Batı&apos;dan ithal edildi. Osmanlı&apos;nın silah ihtiyacı Avrupa endüstrisinin en güçlü temsilcileri olan silah üreticilerine Osmanlı pazarının kapılarını açtı. Önceleri farklı üreticilerden alım yapılsa da II. Abdülhamid döneminde tüm topçu ve piyade silahları Almanya&apos;dan alınmaya başlandı. Osmanlı ordusunda Prusya Ekolü&apos;nün benimsenmiş olması silah alımlarını etkileyen en önemli neden olmakla birlikte Padişahın diplomatik denge unsuru olarak Almanya&apos;ya yakınlığı da söz konusuydu. Bu süreçte Krupp ve Mauser başta olmak üzere birçok Alman silah üreticisi doğrudan veya dolaylı olarak Osmanlı ordusunun tedarikçileri arasına girmişti. Alman üreticiler satışlarını artırıp kâr elde ederken Osmanlı yönetimi de en hızlı yoldan ordunun ihtiyaçlarını karşıladığından bu ticaret her iki taraf için de avantajlı bir şekilde İmparatorluğun son günlerine kadar sürdü. Yeni silahların alımıyla birlikte bu silahların doğru ve etkili bir şekilde kullanılmasına yönelik çalışmalar da Almanların rehberliğinde sürdürüldü. Silah ithalat sürecinin her aşamasında yer alan birçok Osmanlı subayı zamanla kazandıkları tecrübeyi Almanların rehberliğiyle birleştirince ateşli silahlara dair hatırı sayılır bir birikim ortaya çıktı. Bu birikim sayesinde yayınlanan telif ve tercüme eserlerse askerî eğitime kaynaklık edecek önemli bir ateşli silah literatürünü doğurdu. Osmanlı ordusunun son savaşı olan I. Dünya Savaşı&apos;nda ortaya koyulan bilgi ve tecrübe modern silahlarla desteklenerek pek çok cephede ciddi başarılara vesile oldu. Osmanlı İmparatorluğu savaştan mağlup olarak çıksa da Osmanlı mirası Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne başarılı bir şekilde aktarılarak Türk Silahlı Kuvvetleri&apos;nin sağlam bir temel üzerinde yükselmesi sağlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc36133-4b81-438c-9d7a-deffd8b0c940.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Yay</image:title>
            <image:caption>Halil Delice&apos;nin Oğuz Han zamanından 21. yüzyıla uzanan, sırlarla dolu bir olayın peşinde adalet, hürriyet ve millet bilinci gibi birçok meseleyi tartışmaya açan romanı Altın Yay, Türklük ve Türk tarihiyle de yakından ilgilenen bir eser.
Daha âdil ve özgür bir dünya yaratmak için yüzünü Türkler&apos;in hâkimiyeti altında yeni bir dünya tahayyülüne çeviren Altın Yay, geçmişin insanoğlunun peşini hiçbir zaman bırakmayacağını da imleyen bir kitap. Amerika, İngiltere, Vatikan ve Türkiye arasında mekik dokuyan, kâh Ötüken&apos;de kâh Edirne&apos;de yedi düveli insanoğlunun kurtuluşu için bir araya getiren bu eser, kültürel bir tarihe işaret ettiği gibi kolonyal imparatorlukların sonunun yaklaştığını da açıkça müjdeliyor.
Okuyucuyu “İnsanlığın kurtuluşu Oğuzlar eliyle Selimiye Camisi&apos;nden mi olacak?” sorusuyla karşılayan Altın Yay, kökü geçmişte yatan husumetlerin, yüzyıllık kanlı kavgaların ve kıyamet çağında yeni kurtuluş mücadelelerin açıkça ön plana çıktığı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9523b71a-3ed5-4b5b-9bc0-0947082e2d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaynama</image:title>
            <image:caption>Ahmet Bican Ercilasun&apos;un Türk destanı, dünyası, tarihi, dili, edebiyatı, kısaca Türklük biliminin çeşitli başlıklarında ve bu başlıklarda Türk milletine hizmet etmiş isimler hakkında kaleme aldığı, bazıları yarı akademik yazılardan oluşan Kaynama, işlediği konuların genişliği ve çetinliğine rağmen, bu konulara, yazarının bilimsel duruş ve duyuşuna halel getirmeden, Türkçülük zaviyesinden, yani en temel tanımlayıcı ifadeleri kullanacak olursak tarihimizin bütünlüğü ve derinliği içinden bakan bir el kitabı niteliğindedir. Ömrünün altmış yılını Türklüğe ve Türklük bilimine hasreden Ercilasun&apos;un kalemi, kuşattığı meseleleri kendi yaşamının bir parçası hâline getirmiş olmanın verdiği yalın bir kuvvetle belitleyerek bilgece bir kolaylıkla işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa341853-a5cb-445f-b82d-31d89c8d24be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Ağaçlar Adası</image:title>
            <image:caption>·        The Costa Roman Ödülü Finalisti 
·         The Women’s Ödülü Finalisti 
·         RSL Ondaatje Ödülü Finalisti  
·         Britanya Kitap Ödülü Adayı  
·         Dublin Edebiyat Ödülü Adayı  
·        Reese Witherspoon Kitap Kulübü Seçkisi 
·         Sunday Times Çok Satanlar Listesi  
·         Der Spiegel Çok Satanlar Listesi 
 
Elif Şafak her zaman olduğu gibi yaralarımıza sevginin ve edebiyatın merhemini sürerken, bu kez de Kıbrıs’ın kederli tarihi, eşsiz doğası ve enfes mutfağını, neşesini asla kaybetmeyen Akdeniz insanının şefkatiyle buluşturuyor. 
 
 Günümüz Londra’sında yaşayan on altı yaşındaki Ada Kazancakis’in ailesine ve geçmişine dair cevapsız kalmış pek çok sorusu vardır, bir gün verilen tarih ödevi onu hiç bilmediği bir dünyaya sürükler; 1970’lere… dünyanın tel örgülerle bölünmüş tek başkenti Lefkoşa’ya. 
 
Adada Defne ve Kostas’ın gizlice buluştukları bir taverna vardır: Mutlu İncir. Adadaki en iyi yemeğin, en iyi müziğin bulunduğu büyülü bir yerdir burası; tüm misafirlerine birkaç saatliğine de olsa dışarıdaki üzüntülerini unutturur. Ve tavernanın tam ortasında, burasını daha da büyülü kılan, bilge bir incir ağacı vardır. Savaş başlayıp güzelim başkent enkaza dönüştüğünde ve âşıklar bir bir ortadan kaybolduğunda, her daim orada olan bir incir ağacı… 
 
Tüm dünyada bir milyonun üzerinde okura ulaşan Kayıp Ağaçlar Adası umudu, yası, savaşı ve aşkı anlatan şifalı bir göç ağıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c90846-f1e0-40bf-a17c-b502bd1f60e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Havaya Uçan At</image:title>
            <image:caption>Peyami Safa, 1925 yılında hepsi Orhaniye Matbaası tarafından basılan, “9-14 yaşındaki çocuklar için terbiye ilminin kaidelerine göre” yazılmış çocuk hikâyeleri neşretti. Bu masal ve ahlaki hikâyeler, doğrudan “Sinbad” ve “Alaaddin” gibi Binbir Gece Masalları&apos;yla bu masal külliyatındaki hikâyelerden ilhamla kaleme alınan Avrupa edebiyatındaki “Cléomadès” ve “The Squire&apos;s Tale” gibi anlatılardan veya “Barbe Bleue” gibi meşhur Avrupa masallarından esinlenerek uyarlanıp telif edilmiştir. “Çocuklara Hikâyeler” üst başlığıyla yayımlanan 10 kitap içindeki 17 hikâye şunlardır:
 
İki Öksüz Arkadaş
Kuyuya Düşen Çocuk
Kedi ile Saka Kuşu
Korkunç Bir Akşam
Küçük Hırsızlar
Oduncunun Kızı
Ayıların Evi
Havaya Uçan At
Güvercinlerin Sarayı
Mavi Sakallı Adam
Falcının Lambası
İnsan mı Yılan mı?
İhtiyarın Esrarı
Paşa Kızı ile Köylü Çocuğu
Hasan&apos;ın Rüyası
Cesur Gemici
Deniz Kızı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07051e36-64d1-4759-84a0-09d146a0b663.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeylerin Ağırlığı</image:title>
            <image:caption>Bir Adam, Bir Yemin, İşte Yitip Gittin. 
 
Savaşların ve ölümlerin yarattığı travmaların ağırlığı altında kalmış Berta’nın, yakın arkadaşı Wilhelmine ve kocası Wilhelm arasında geçen öyküsü, aynı zamanda çalkantılarla dolu bir yüzyılın hızlandırılmış özeti gibidir. Fritz’in, parçalanmış zihinlere parçalanmış anlatımlar gerekir anlayışıyla kaleme aldığı Şeylerin Ağırlığı, görünüşte basit ama detaylara indikçe girift bir hale gelmesiyle âdeta modern bir Yunan tragedyasına dönüşür. 
 
Sebald, Jelinek gibi yazarların hayranlığını kazanan Marianne Fritz’in ilk romanı Şeylerin Ağırlığı, 1978’de Robert Walser Ödülü’nü kazanmıştır. Türkçede ilk kez yayımlanan Fritz’in bu önemli eseri, Gül Gürtunca’nın Almanca aslından çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ced98b9-b06b-4bf4-a766-37de3e266fde.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>“Yapay zekâ sizi sevmez ya da sizden nefret etmez. Siz sadece onun işini görmek için kullanabileceği atomlardan ibaretsiniz.” 
                                                                                                                           Eliezer Yudkowsky 
 
Yapay zekâ her geçen gün gelişmekte, hayatımızın her köşesine nüfuz etmektedir. Özellikle akıllı telefonların kullanımı ile birlikte yapay zekâ uygulamaları da yaygınlaşmış, öncesinde yapay zekâ ile hiç tanışmamış sıradan insanların bile yaşamlarında kendine yer bulmuştur. Örneğin, sadece bir kez girdiği reklam duyurusunun içeriğini oluşturan ürün ile ilgili birçok duyuruyu yine isteği dışında peşi sıra almaya başlayınca önceleri “Nereden biliyor?” diye şaşıran insanın bu işlemin ardındaki nedeni merak etmemesi elbette mümkün değildir. Hayatın bu kadar içine girmiş bir teknolojiye duyulan merakın her geçen gün artması, bu farkındalığın artık bireysel olmaktan çıkartılarak topluma mâl etme zamanının geldiğini gösteriyor. İşte bu kitap tam da bu amacı temel alarak hazırlandı. Elinizdeki bu eser, içerdiği konuların temelden başlanarak ele alınması ve yapay zekâ ile ilgili tartışmaları sadece teknik alanlar ile sınırlandırmayarak herkesin anlayabileceği şekilde sektör uzmanları ve akademisyenler tarafından hazırlanması ile yapay zekâ literatüründe öncü eserlerden biri olmaya aday. Kitap ayrıca Endüstri 4.0’ın odak noktası haline gelen yapay zekâyı, uygulama alanlarında görmek ve gerçek dünyada nasıl çalıştığını anlamak isteyenlerle birlikte yapay zekâyı kendi uygulama alanlarına dâhil etmek isteyenlerin de faydalanabilecekleri bir eser. Yapay zekânın ortaya çıkışının, bugüne kadarki gelişiminin ve günümüz örneklerinin anlatıldığı bu kitapta ayrıca, ele alınan alanlar açısından yapay zekânın mevcut ve potansiyel etkileri ile birlikte gelecekte bu alanları nasıl şekillendirebileceği üzerinde de durulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de07f2c-ce76-43f7-ba7a-e31897f23695.jpg</image:loc>
            <image:title>Besmele Tefsiri</image:title>
            <image:caption>Allâhu Te‘âlâ Miraç Gecesi Muhammed Mustafâ’ya “Eğer her işte yardımımın seninle olmasını istiyorsan keremimi, lütfumu ve ism-i azâmımı bildiren adım her an dilinde olsun,” diye hitap etti. Resul, “İlâhi ism-i azâmın hangisidir? Lütfunu bildiren adın hangisidir? Hiçbir zaman onlardan ayrılmamam için onları bana bildir,” dedi. Tanrı Te‘âlâ “Ey Muhammed, ism-i azamım Allâh’tır. Keremimi bildiren adım Rahmân’dır. Lütfumu bildiren adım Rahîm’dir. Eğer her durumda “Bismi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm” dersen ben keremim ve lütfum ile senin bekçin olayım,” dedi. 
Hâcı Bektaş Velî, on üçüncü yüzyıldan bugüne Türk milletinin gönlünde taht kurmuş, yüzyıllarca azalmayan bir muhabbetle, kendisine bağlılar yoluyla fikirleri geniş bir coğrafyada taraftar bulmuş, meşhur Türk mutasavvıflarından biridir. Hâcı Bektaş Velî’nin en kıymetli eserlerinden biri Besmele Tefsiri’dir. Bu eser; Türklerin yoğun olarak yaşadığı Anadolu’da besmeleyi konu edinmiş, Türkçe olarak yazılmış ilk müstakil tefsirdir. Hâcı Bektaş Velî’nin yaşadığı dönem ve coğrafya göz önünde alındığında bu eserin telif sebebinin gayr-i müslimlere İslâm’ı tanıtmak ve göçgüncü (göçer evli) Türklerdeki imanı güçlendirmek olduğu söylenebilir. Şirk koşmamak şartıyla inananların bütün günahlarının Allâh’ın Rahmân ve Rahîm sıfatları gereğince affedileceğinin işlendiği Besmele Tefsiri, baştan sona iman konusunun manifestosu gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99e97c71-f283-4ab9-b707-00a8285bc5e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinden Kaçış</image:title>
            <image:caption>“Sonunu göremediğim bir yolda yürüyorum. Belki de yalnızca kendimden kaçıyorum.” 
 
Üniversite öğrencisi Nil genç yaşına birçok kaybın acısını sığdırmıştır. Ölüm âdeta köşe kapmaca oynamaktadır onunla. Önce kız kardeşi Azra’yı bir deniz kazası sonucu kaybeder. Azra’nın beklenmedik ölümü tüm aileyi derinden sarsmış, pamuk ipliğiyle birbirine bağlı ilişkileri kopma noktasına getirmiştir. Nil kız kardeşinin beklenmedik ölümünün ardında bıraktığı soru işaretlerini çözmeye çalışır. 
Ama ölümün onunla işi bitmemiştir henüz. Bu kez de anne babasını bir trafik kazasında kaybeder. Kimsesizliğin yarattığı o derin boşlukta annesinin arkadaşı Psikiyatrist Neriman Hanım ve hayatına aniden giren okul arkadaşı Anıl yardım eli uzatır ona. Yaşananların tesadüf olmadığına, önce kardeşinin, ardından anne-babasının cinayete kurban gittiğine inanan Nil’e yardım etmeye çalışırlar. 
Bütün bunlar yaşanırken sürekli Nil’i izleyen, en kritik anlarda karşısına çıkan gizemli bir adam vardır. Bu gizemli adam kurtarıcı mıdır yoksa intikam peşinde bir katil mi? 
Geçmişin gölgeleri arasına saklı gerçekleri açığa çıkarmak için ölümcül bir mücadelenin içine giren Nil, sırlar ve yalanlarla örülü sis perdesinin ardında kendisini kâbus gibi bir gerçekliğin beklediğinden habersizdir. 
 
Emel Sarıkurt Kendinden Kaçış kitabında insan doğasının karanlık yanlarını şaşırtıcı bir kurguyla ortaya seriyor. Psikolojik gerilim ve polisiye sevenleri son sayfasına kadar temposu düşmeyen, sürprizi bol bir hikâye bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1673b919-8535-4375-8db9-0441d560ddcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokağın Sonundaki Ev</image:title>
            <image:caption>Bir seri katilin hikâyesi bu. İntikamın. Ölümün. Sıradan bir sokağın sonundaki sıradan bir evin. 
 
Gerçekler ile yalanlar birbirine karışmış durumda. 
 
Yoksa sokağın sonundaki evde neler döndüğünü tahmin edebilir miyiz? Buna benzer o kadar çok kitap okuduk ki… İşte yanıldığımız nokta! 
 
Evet. Sokağın sonundaki evde bir şeyler saklı ve ne olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok! 
 
Britanya Fantazi Ödülleri’nde En İyi Korku Romanı seçilen, Esquire’a göre tüm zamanların en iyi 25 korku romanından ve Goodreads okurlarına göre de yılın en iyi korku kitaplarından biri olan Sokağın Sonundaki Ev, son yıllarda yıldızlaşan yeni korku kraliçesi Catriona Ward’un en çok ses getiren eserlerinden biri.  
 
“Akıllara durgunluk verici sırlarını sonuna kadar gizleyen bir roman.” –Stephen King 
 
“Karanlık edebiyatın yeni yüzü.” –Sarah Pinborough 
 
“Son yıllarda bir şeylere cüret edip de sonuna kadar üstesinden gelebilen başka bir romana daha rastlamadım.” –A. J. Finn 
 
“Bir gerilim başyapıtı.” –Joe Hill 
 
“Bu övgüyü okumayı bırakıp lanet olası kitabı okumaya başlayın!” –Paul Tremblay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd7f454a-6238-4d84-970a-4fe5509ecc43.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Kalp Bir Eşik / Ters Çocuklar 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Seanan McGuire’ın Ters Çocuklar serisinin Hugo, Nebula ve Locus En İyi Novella ödüllerine layık görülen ilk kitabı Her Kalp Bir Eşik okuru birbirinden tuhaf dünyalara davet ediyor. 
 
Çocuklar uygun koşullar altında her zaman ortadan kaybolmuşlardır; bir yatağın altındaki ya da bir gardırobun arkasındaki gölgelerin içinden kayarak, tavşan deliklerinden aşağı yuvarlanarak ve eski kuyulara girerek başka dünyalarda ortaya çıkarlar. 
 
Eleanor West, bir kapı bulup başka dünyalara giden ve kendi dünyalarına döndükten sonra topluma uyum sağlayamayan çocuklar için bir okul kurmuştu. Çocuklar burada gittikleri dünyalara göre sınıflandırılıyor, eğitimler alıyor, sosyalleşiyor ve onları başka dünyaya götüren kapılarının tekrar açılmasını bekliyorlardı. Nancy de Ölüler Diyarından dönmüştü ve bildiği dünya onun için anlamını yitirmişti. Ailesi ise çareyi Eleanor West’in Ters Çocuklar Evi’nde bulmuştu. Nancy okula geldikten kısa süre sonra öğrenciler teker teker ölmeye başlayınca tüm gözler Nancy’nin üzerine çevrilecekti. Nancy ve garip arkadaş grubunun tek çaresiyse katili bulmaktı. 
 
Her Kalp Bir Eşik, adresini kaybettiğimiz evlerin yolunu tarif eden, büyüleyici bir hikâye. 
 
“Şahane bir öykü. Bazen fena, bazen öfkeli ve her daim heyecan verici.” –Cory Doctorow  
 
“Lewis Carroll ve C. S. Lewis’in klasikleriyle aynı rafta yer almayı hak eden değerli bir kitap.” –NPR 
 
“Okuduğum en benzersiz hikâyelerden biri.” –V. E. Schwab</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bf4275c-8b5c-43b6-b62e-493cad78b474.jpg</image:loc>
            <image:title>Sopalar ve Kemikler / Ters Çocuklar 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Seanan McGuire’ın Ters Çocuklar serisinin ikinci kitabı Sopalar ve Kemikler okurları Jack ve Jill’in vampirler, kurtadamlar ve deli biliminsanlarıyla dolu dünyası Bozkırlara götürüyor. 
 
Jacqueline annesinin ideal kızıydı; kibardı, sessizdi ve her zaman bir prenses gibi giyinirdi. Jillian babasının ideal kızıydı; maceracı, heyecan arayan ve biraz da oğlan çocuğu gibi. 
 
Jacqueline ve Jillian yetişkinlere güvenilmeyeceğini öğrendiklerinde beş yaşındaydılar. Büyükannelerinin sandığının içinde beliren merdivenden indiklerinde ise on iki. İndikleri merdiven onları Boğulmuş Tanrı’nın, şatoda yaşayan ve halkın delice korktuğu Efendi’nin ve ölüleri dirilten bir biliminsanının dünyasına götürdüğünde yolları ayrılacaktı. Hem kendilerinin hem de Bozkırlardaki birçok insanın kaderi ise Jack ve Jill’in yapacağı seçimlere bağlı olacaktı. 
 
Sopalar ve Kemikler, tıpkı Her Kalp Bir Eşik gibi, başka dünyaların büyülü ışığını yansıtıyor. 
 
“Spekülatif kurgu okurlarının aradığı her şey burada: fantastik dünyalar, zengin karakterler ve duygu dolu bir hikâye.” –Library Journal 
 
“Bu peri masalı, insanın hayatını sonsuza dek değiştirebilecek seçimler, kaybedilen masumiyet ve sevmek ile sevilmenin ne demek olduğu hakkında.” –Publishers Weekly 
 
“Bir sonraki sayfaya geçmek için yerinizde duramayacağınız karanlık bir peri masalı.” –Locus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d61b9d6-71ee-4223-92b4-dcaced52898f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bez Bebek Alfabesi</image:title>
            <image:caption>Kanadalı yazar Camilla Grudova’nın Britanya Fantazi Ödülleri’nde En İyi Öykü kategorisinde aday gösterilen ve Shirley Jackson Ödülleri’nde En İyi Uzun Öykü Ödülü’ne layık görülen “Balmumu” öyküsünün de yer aldığı Bez Bebek Alfabesi başlıklı ilk öykü kitabı, Kafka, Angela Carter ve Margaret Atwood gibi isimlerden edebi izler taşıyan, cüretkâr, masalsı ve karanlık bir derleme. 
 
Dikiş makinesini takıntı hâline getiren iki çocuk, distopik bir ülkede Adamı olmadan hayatta kalmaya çalışan bir kadın, eşyalarının kaybolacağından endişelenerek sahip olduğu her şeyi konservelere doldurmaya karar veren bir baron, geceleri kurda dönüşen bir anne, ölülerin arasında yaşamaya karar veren bir adam, garip tutkuları olan örümcek ve insan karışımı bir mahluk ve daha birçok tuhaf, tekinsiz, gerçeküstü kahraman… 
 
Oyuncu bir zekânın ürünü olan Bez Bebek Alfabesi, tuhaf ve doğaüstü unsurların gündelik hayatın parçalarına dönüştüğü büyülü gerçekçi bir edebiyat cevheri. 
 
“Onu en özel kılan ayrıntıların ne olduğuna bakacak olursak Bez Bebek Alfabesi’nin sadece onda şahit olduğumuz, başka hiçbir yerde karşılaşmadığımız bir dünya kurduğunu görürüz; bu dünyanın meğer ele geçirilmeyi beklediğini, bunca zaman sizi kendine esir etmek için orada öylece durduğunu sonradan fark ederiz.” –Sheila Heti 
 
“Güzellikle groteskin enfes çarpışmasıyla dolu ve müphem bir nüktedanlıkla kaplı bu dünyayı bez bebeğin gözlerinden merakla izlemek büyük bir zevk.” –Helen Oyeyemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6833143-9d9a-4b83-9508-94262a3752d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabrina ve Corina</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Amerikan edebiyatının yeni sesi Kali Fajardo-Anstine güçlü ve derin kadın karakterlerle dokunmuş, hayatta kalma mücadelesini yansıtan hikâyeler örüyor.  Öykülerini topladığı ve pek çok ödül alan çıkış kitabı Sabrina ve Corina’da Colorado’da yaşayan Latin kadınların deneyimlerine odaklanıyor. Bu kadınlar yaşamlarını biçimlendirdikleri gibi yaşadıkları toprağı da şekillendiriyorlar: Dikkatlice, zarafetle ve sessiz bir güçle. 
 
“Şeker Bebekler” öyküsünde kültürel miras toprağın içinde gizli kalıyor ancak araziye dair anlaşmazlıklar sırasında ortaya çıkıyor. “Daha Batıya mı Gitsek?” bir seks işçisi ve kızının atalarından kalma evlerini terk edip Kaliforniya’da karşılarında düşmanca bir şehir bulmalarını anlatıyor. Kitaba adını veren “Sabrina ve Corina” öyküsünde ise kadınlara yönelik şiddet döngüsünün içine düşmüş bir aile ancak belli alışkanlıklar çerçevesinde bir araya gelebiliyor. 
 
Kali Fajardo-Anstine’nin kendi deneyimlerinden ilham alarak yazdığı bu kitap, farklı arka planlardan gelen kadınların gücünü gözler önüne seriyor. 
 
“Ateşli ve esaslı öyküler...” –The New York Times 
 
“Muhteşem bir öykü derlemesi.” –Joy Williams</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b145acd-4e24-45fc-b286-e2b9166ae270.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Eden Ateş / Bağlılık 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Bağlılık serisi, ikinci kitabı Yok Eden Ateş’le devam ediyor. 
 
Akım keşfedilene kadar ışık hızından daha hızlı yolculuk etmek, fizik kurallarına göre mümkün değildi. Akım’dan sonra ise insanlık onu kullanarak birbirlerine milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki farklı yıldız sistemlerine yerleşmeye başladı ve artık bin yıllık olan imparatorlukları Bağlılık’ı kurdu. İmparatorluğun ayakta kalabilmesi için de bağlantıyı sağlayan Akım nehirleri şarttı; bu sayede hem birbirlerine ihtiyaç duyuyor, hem sistemlerarası savaş engelleniyor hem de imparatorun tek güç sahibi olarak kalması sağlanıyordu. 
 
Ancak Akım nehirleri yok olmak üzereydi ve imparatorluk çöküşün eşiğindeydi. Varlıklarını sürdürebilmek için yıldızlararası seyahate ihtiyaç duyan gezegenlerdeki insan yaşamı artık tehlike altındaydı. Dahası yıkımın vereceği zararı azaltmak için elinden geleni yapan İmparator Grayland bir yandan da imparatorluğun güce susamış soylularıyla mücadele etmek zorundaydı. Öyle ki yaklaşan savaş sadece uzay gemilerinde ya da savaş meydanlarında değil, aynı zamanda saray koridorlarında da patlak verecekti. İnsanlık, kendi yaktığı ateşin tadına bakacaktı. 
 
“John Scalzi çağımızın en çok eğlendiren bilimkurgu yazarı.” –Joe Hill 
 
“Serinin ikinci kitabı, okurların ilgisini daha da çekecek.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/572e8eca-bf44-4c16-a84b-998983703cac.jpg</image:loc>
            <image:title>Midas</image:title>
            <image:caption>İlk öykü toplamı Hammurabi’yle 2020’de KKTC’nin en çok okunan yazarları arasına giren Ahmet Şimşek, Ada’dan üfürdüğü yeni öykülerini Midas’ta topluyor. Sıcağın kavurduğu sokaklardan, hamamdan, hırdavatçı dükkânından, karakoldan, yüz caretta caretta yumurtalı bir sahilden; barışık halkları ikiye bölen sınırın kuzeyinden sesleniyor okura. Hem nahif hem sert, kalemini daha sağlam tutuyor; yalnızca çocukluk ve ilkgençlikte yaşanan tecrübelere, özlemle olgunlaşan hatıralara, zulme uğrayan göçmenlere, kabuğundan çıkmayı bekleyenlere, sınır kanunlarıyla ayrılan ailelere dair dünden, bugünden, “biz”den hikâyeler anlatıyor. 
 
Bilge Karasu, kendimizden olmayanın, kendimiz gibi olmayanın bakışını kendi gözümüzden silip atmadıkça, kendimize kendi gözlerimizle bakmadıkça kurtulmamız şöyle dursun, kendimizi tanıyamayacağımızı yazdı. Şimşek’in öyküleri, kendine kendi gözleriyle bakanlara selam veriyor. 
 
“Kafesinin kapısını kapatıyorum, demire asma kilidi vuruyorum ve kereste fabrikasından bozma bu evleri, seni geride bırakıyorum, komşu. Caddede gri giyinmişler var, bu insanlar gündüzleri bizim komşularımız. Ama gece çökerken hep olduğu gibi, gizlenmeliyim, diye düşünüyorum. Çocukluğumun sonu ve öfkem yalınayak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd0c0ea5-6f66-4f1c-88b3-557b14f8a68f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnşaat Ustaları /Süper Hayvanlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Tıpkı insanlar gibi, hayvanlar da yaşayacak bir yere ihtiyaç duyarlar. İşte bu kitapta, kendi yuvalarını inşa edebilen çok yetenekli hayvanlarla tanışacaksınız. 
 
Hayvanların birbirinden etkileyici özelliklerle karşımıza çıktığı “Süper Hayvanlar” serisinin İnşaat Ustaları kitabında kunduz, leylek, bal arısı, Japon balon balığı, köstebek gibi pek çok hayvanı yakından tanımaya ve yuvalarını nasıl da ustalıkla inşa ettiklerini görmeye hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b912f59-cf77-4aa6-b218-e63e35f634c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Melek 2: İkinci Şanslar</image:title>
            <image:caption>Aria ilk bakışta on iki yaşında sıradan bir kız gibi görünebilirdi. Ama o bir koruyucu melekti ve dünyaya kanatlarını kazanmaya gönderilmişti. Bunun için de üç farklı kıza yardım etmesi gerekiyordu. 
 
Aria bu sefer Caroline Mason’ın yardımına koşacaktı. Caroline, çok katı kuralları olan bir okulda okuyor ve zorbalığa maruz kalıyordu. Öğle yemeklerini yalnız yiyor ve her gün sınıf arkadaşlarının sataşmalarına hedef oluyordu. Zorbaların lideriyse eskiden Caroline’ın en iyi arkadaşı olan Lily Pierce’tan başkası değildi. Onun neden bir anda böyle değiştiğiyse herkes için bir sırdı. 
 
Aria, Caroline’la Lily’nin koşulsuz sevgiyi anlamalarına yardımcı olabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/803e4c27-63af-42ca-bd76-2982c8f34a35.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Melek 1: Yeni Başlangıçlar</image:title>
            <image:caption>Aria kızıl saçları ve renkli bağcıklarıyla ilk bakışta on iki yaşında sıradan bir kız gibi görünebilirdi. Oysa o sadece hayal ederek bir şeyleri var edebiliyor, kendi gölgesini bir kapı gibi kullanıyor ve dünyada küçücük ama önemli değişiklikler yaratıyordu. Çünkü Aria bir koruyucu melekti. Şey, kanatları hariç… Zaten dünyaya da onları kazanmak üzere gönderilmişti. Bunu yapmak için de üç farklı kıza yardım etmesi gerekiyordu. 
 
İlk görevi Gabby Torres’ti. Gabby her zaman sessiz bir çocuk olmasına rağmen abisi hastalandığından beri neredeyse hiç konuşmamıştı. Gerçi konuşsa da kimse onu dinlemiyordu ki. Yeni başlayacağı okulda da böyle olacağına ve asla arkadaş edinemeyeceğine emindi. Ama belki de tek ihtiyacı bir merhaba demekti. 
  Aria, Gabby’nin kendi sesini bulmasına yardım edebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13c0d4a6-c2d4-42c2-b69d-6756a2161eb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Melek 3: Son Dilekler</image:title>
            <image:caption>Aria ilk bakışta on iki yaşında sıradan bir kız gibi görünebilirdi. Ama o bir koruyucu melekti ve dünyaya kanatlarını kazanmaya gönderilmişti. Bunun için de üç farklı kıza yardım etmesi gerekiyordu. 
 
Bu kez, bütün yaşamı danstan ibaret olan Mikayla’nın yardıma ihtiyacı vardı. Çevresindeki herkes onun daima 
bir numara olmasını istiyordu ve başarısız olma korkusunun omuzlarına yüklediği ağırlığın kimse farkında değildi. Eskiden dans ederken mutlu ve özgür hissederdi; oysa şimdi kurallar ve yasaklardan boğuluyordu. Belki de en başa dönmeli ve dans etmeye neden başladığını hatırlamalıydı.  
 
Bu son görevde Aria, Mikayla’nın hayatta ne yapmak istediğini bulmasını sağlayabilecek miydi? 
 
“En karanlık anlarda bile ışığı bulmanıza yardım edecek.” —Nerd Daily</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3692aad-14a8-4a24-8d30-4514734fd5de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Ayısı</image:title>
            <image:caption>Bir kutup ayısı avlanır, şekerleme yapar ve yavrularını büyütür. 
Buzlarla birlikte hareket edip denizin ve mevsimin ritmini takip eder. 
Peki bu ritim değiştiğinde ve buzlar eridiğinde ne olur?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97f43701-7c04-4db9-99dc-665e7f8e901e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uslu Çocuk Olmayı Bırak</image:title>
            <image:caption>Şımarma hakkınızı kullanmıyorsanız, siz kocaman uslu bir çocuksunuz.   Hoş geldiniz yaramaz çocuklar. Bu kitap içinizdeki uslu çocuğu biraz olsun azaltmayı hedefliyor. Nerede doğduğunuz, hangi coğrafyada kimlerin çocuğu olduğunuz önemli değil, önemli olan, hayatınız boyunca kendi ruhunuza, duygularınıza temas etmeniz gerektiğini öğrenmeniz. Yani kendiniz olmanız.  Çocukken zorla uslandırılmış çocuklardan biriyseniz, yetişkin olduğunuzda pusulanızı kaybettiyseniz, geçmişte yaşadıklarınız yüzünden kaybettikleriniz fazlaysa artık yaramazlık zamanınız gelmiş demektir. Para, neşe, özgüven, cesaret ve iyi yaşam için içindeki yaramaz çocuğu canlandırma vakti. Kendin olma, sen olma vakti. Merkezde artık sen olacaksın yaramaz çocuk. Şifa olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6454d41c-1fbb-47ba-bd0b-791172fec9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Banka ve Birikim</image:title>
            <image:caption>GÜLÜMSEYEN EKONOMİ HİKÂYELERİ 
Para Nedir? 
Zenginler Nasıl Zengin Oldu? 
Para Nasıl Harcanır? 
Banka ve Birikim 
Bilge Kardeşler Ticarete Atılıyor 
 
KİTAPTAN 
 
Venedik’te yaşayan Marco isminde biri vardı. Marco genç, dürüst ve zekiydi. Her gün limanlara gider ve tüccarları izlerdi. 
“Fas seramikleri! Çin ipeği! Hint biberi!” 
“Aaa, biber mi, çok nadir bulunur! Avrupa’da da biber yetiştirsek çok iyi olmaz mıydı?” 
“Bak evladım, biber yaygınlaşırsa bu fiyata nasıl satacağım?” 
“Doğru, daha ucuza alıp daha pahalıya satarız, para kazanırız.” 
Marco çalışkan ve pratik zekâlı tüccarları izleyerek paranın nasıl kullanıldığını öğrendi. 
*** 
Tüccarları izlerken Marco’nun aklına çok iyi bir fikir geldi. 
“Yardım edebilir miyim?” 
“Bende hem Fransız hem Venedik parası var.” 
Marco büyük gemilerin gelip geçtiği kanalların önüne bir masa kurdu ve döviz değişimi yapmaya, yani bir ülkenin parasını başka bir ülkenin parasıyla değiş tokuş etmeye başladı. 
Çeşitli para birimlerinin değerini hesaplayıp başka bir para birimiyle değiştiriyordu. Marco sayesinde tüccarların işi kolaylaştı. 
Bankanın kökeni: Masa Eski zamanlarda sokağa bir masa konur, para­nın değeri hesaplanır, değerine göre başka bir para birimiyle değişimi yapılırdı. Bu masalara İtalyanca “banco” denirdi, bu da “banka” anlamında kullanılmaya başladı. 
*** 
“Duydunuz mu? Marco kasasında paranıza göz kulak oluyormuş.” 
“Doğrudur. Benim param onda mesela, bana da bir sertifika verdi.” 
“Çok iyi, değil mi? Artık ağır sikkeleri yanımızda taşımamız gerekmiyor.” 
Tüccarlar paralarını Marco’ya emanet ettikleri zaman, bu hizmet karşılığında ona bir ücret verirlerdi, Marco da onlara bir sertifika sunardı. Bunun anlamı şuydu: “Sertifikayla gelirsen göz kulak olduğum paranın tamamını geri alırsın.” 
Artık tüccarlar ağır sikkeler yerine sadece sertifikayı taşıyorlardı. Paranın el değiştirdiği durumlarda bile sertifikalar el değiştirebiliyordu. 
*** 
Marco sıkı çalışıp para kazanmaya devam etti ve kazandığı parayla birçok iyilik yaptı. 
Zor durumdakilere yardım etti, sanatçı ve bilim insanlarını destekledi. Okullar ve müzeler yaptırdı. İnsanlar ona saygı duymaya başladılar. Marco, para mantıklı şekilde, gerekli yerlerde harcanırsa herkesin mutlu olduğunu fark etti. 
Bankalar bugün de parasını bir yerde saklamak isteyen ve borç para almak isteyen insanları bir araya getirir. Paranın lazım olduğu yerlere gitmesine izin vermek varlıklı bir dünya yaratır. Üretimin, bilimin, edebiyat ve sanatın gelişmesi için para akışı olması gerekir. 
*** 
Ekonomi Bilginizi Genişletin 
Paramızı dikkatli harcamak ve birikim yapmak tasarruf yapmaktır. Para biriktirmek zor olabilir ama bir banka sayesinde paranı boşa harcamazsın ve faiz kazancın­dan faydalanabilirsin. 
Gelirin bir kısmını biriktir 
Gelir, kazanılan paradır. İşlerden alınan maaş, dükkân ya da fabrika işletmekten yapılan kâr, tarım ya da hayvancılıktan kazanılan para, arsadan ya da kiralanan evlerin geliri, banka faizi… Bunların hepsi gelirdir. 
Gider, harcanan paradır. Günlük hayatta, alınması gereken ürünler, yapılması gere­ken harcamalar vardır. Örnek: Gıda, kıya­fet, ulaşım, eğitim, sağlık. 
Bir gün toplu paraya ihtiyacımız olabilir. Bu yüzden gelirimizin bir kısmını biriktir­meliyiz. Tutumlu bir hayat sürebilmek için önce biriktirip sonra bütçe hazırlamak, ardından da yalnızca gereken şeylere para harcamak gerekir. 
*** 
 
Banka Cüzdanı 
 
Bankanın gerektirdikleri 
Banka hesabı açmak için nüfus cüzdanı, adres ve cep telefonu numarası vermen lazım. 18 yaşından küçük olanlar tek başına hesap açamazlar, bu yüzden banka şubesine anne babanla gitmen gerekir. 
Bankaya gidince 
Bankaya ailenle git, bir numara al ve sıranı bekle. 
Sıra sana gelince 
Sıra sana geldiğinde, numaranın yandığı bölüme git ve ailenle birlikte yeni bir banka defteri için başvurunu yap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18de7a9b-9f1f-4dd7-ad7a-cd272fc1c93d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin İlk Çocukları</image:title>
            <image:caption>1933 yılı sonbaharında bütün radyolar ve gazeteler, 29 Ekim
haftasında Cumhuriyet’imizin 10. Yıl&apos;ı olması sebebiyle yapılacak
olan tören ve kutlamalardan bahsetmektedir. Tüm yurtta düzenlenecek olan bu kutlamalar büyük bir şenlik havasında geçecektir.
 
Üsküdar’da yaşayan Haluk da bu kutlu bayramı ve şenlikleri
heyecan içinde beklemektedir. Ancak o sıra evlerine bir çocuk,
bir yabancı ve bir de kara kanatlı kuşun gelmesiyle işler sarpa sarmaya başlar. Yepyeni duygularla ve düşüncelerle tanışan Haluk ise kendisini bir maceranın ortasında buluverir.
 
Cumhuriyet’imizin 100. Yılı’nı kutladığımız şu günlerde, Renan Özdemir sizleri zaman yolcuğuna çıkarıp doksan yıl geriye o
yılların İstanbul’una götürecek ve Haluk’la birlikte Cumhuriyet’in
10. Yıl kutlamalarına tanıklık etmenizi sağlayacak. Satırlarda Atatürk ile buluşup söyleşecek ve Genç Cumhuriyet’imizin kazanımlarını öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40564db6-a560-4966-8133-2549642ad7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Adana</image:title>
            <image:caption>“Her Mevsim Baharı Yaşayan Şehir” 
 
Ben bu şehri çok sevdim; tarihi fısıldayan sokaklarını, evlerini kendime yakın buldum. Manevi bir çekim merkezi olduğunu hissettiğim Ağca Mescid’i, Yağ Camii’ni, mimarının son eseri olan Hasan Ağa Camii’ni... Ziya Paşa felsefesini, dev saat kulesini ve kebabını, şalgamını, simidini... Pamuk ve karpuz tarlalarını; portakal ve nar bahçelerini... Öyle ya binlerce yıldır insan seli akıyor, yine de garibana uzanıyordu Çukurova’nın şefkatli eli. 
Misis’te ölümsüzlük otunu aradım, Lokman Hekim’e rüyamda çiçeklerin adlarını fısıldaması için yalvardım. Soluğu Anavarza’da aldım nedense, yine deprem oluyordu asırlar öncesinin tekrarını yaşatırcasına. Alacakaranlıkta Sardanapalus’u gördüm sanki; kızıl bir gün batımında gülümsüyordu. Şahmeranın hayali bekliyordu Yılankale’yi, sisli Kozan Kalesi yine portakal kokuluydu. Bir alacakaranlıkta karşılaştım Taşköprü’de Roma İmparatoru Hadrianus ile. Ramazanoğlu Konağı’na konuk oldum, yeniçerilerle saf tuttum Ulu Camii’nde, Kuvvacılarla birlikteydim Güney Cephesi’nde. Piri Mehmet Paşa’dan dua alıp Ziya Paşa’dan nasihat dinlerken büyük saat üçe vurdu... Merkez ve Atatürk parkları ile yeşil duvarlarla çevrili eski evlerinde kardeş kardeş büyüyordu begonvil, jakaranda, mimoza, leylak, erguvan ve fırça çalısı fidanları. Sokaklar turunç çiçeği kokuyordu.  Altı minarenin hepsinde kandiller yanıyordu. Ben bu şehri çok sevdim; hissettim, yaşadım ve yazdım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0683c871-9ef3-436a-afbd-ccd7be081fae.jpg</image:loc>
            <image:title>Naikan</image:title>
            <image:caption>“Ömrün boyunca edeceğin tek dua ‘Teşekkür ederim’ olsa yeter.” 
Meister Eckhart 
 
Naikan, “içebakış” anlamına gelen Japonca bir kelimedir. “Kendini akıl gözüyle görmek” eşsiz hazineleri keşfetmemizi ve yaşamda hepimize lazım olan o en güçlü sanatı, minnet duymayı bize öğretir. 
Doğu’nun ruhani ve psikolojik geleneklerinden yararlanan Naikan, kişisel farkındalık, minnet, empati ve hayatımızda ilerlemek için etkili bir kendi üzerine düşünme yöntemidir. İlk olarak Budist geleneğinde manevi bir uygulama olarak başlayan Naikan, şimdi ise psikologlar tarafından ilişkiler, bağımlılıklar ve diğer zihinsel sorunları çözmede etkili bir araç olarak kabul ediliyor. 
Japon psikolojisinin önde gelen uzmanlarından Gregg Krech, bir felsefeden çok daha fazlası olan Naikan’la bizleri nasıl yaşadığımıza ve buradan nereye gideceğimize dair derin ve dönüştürücü bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e283ffd-b0b7-461a-a941-33bb5c2127a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Mavi Hayat</image:title>
            <image:caption>DAHA ANLAMLI HAYATLAR YAŞAMAK İÇİN 
ASIL İHTİYACIMIZ NEDİR? 
 
Günümüzün modern dünyasında çoğumuz hedef odaklı, hızlı, oldukça da bireyselleşmiş hayatlar yaşıyoruz. Yaşamdaki “anlam”, genellikle başarı ve toplumsal statü ile ilişkilendirilirken, insanı insan yapan erdemler ise burun kıvrılan demode değerler haline geldiler. 
Büyük resmi kaybetmeden “gerçek kendimiz”i keşfedebilmek, sadece bireysel hırs ve tüketme odaklı bir şekilde bencilce yaşamamak, doğanın sahibi değil de onun bir parçası olduğumuzu unutmamak, “ben-öteki”, “insan-doğa”, “insan-hayvan” tarzında ayrımları törpüleyebilmek gibi kavramlar üzerine düşündürücü bir yapıt...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e21e4a1f-e55b-4365-9ee6-942ea9c248d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ambulans Şoförü Kurt Lup</image:title>
            <image:caption>Filiz Özdem’in yazdığı bu heyecanlı orman hikâyesine Eren Caner Polat harika resimleriyle eşlik ediyor. 
 
“DAAA Dİİİ DAAAAA! DAAA Dİİİ DAAAAA!” 
 
“Kurt Lup ambulans şoförüydü ve çok önemli bir görevi vardı. Ormanda kim hasta olsa ambulansıyla tam zamanında yetişirdi. Hastaları çabucak hastaneye getirirdi. 
Doktor Ayı Orso ormandaki dostları çabucak iyileştirirdi. Kurt Lup’un ambulansı beyazdı, kırmızı şeritleri vardı. O sabah yine ambulansını pırıl pırıl parlatırken neşeli bir şarkı mırıldanmaya başladı…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b9e958-7a93-4d46-a026-65cf7033535d.jpg</image:loc>
            <image:title>O da Ne?</image:title>
            <image:caption>Dilşah Özdinç’in bu tatlı hikâyesi, Sezen Aksu Taşyürek’in resimleriyle renkleniyor... 
 
“Viktor, Filiz’i çok sever, hiç yanından ayrılmazdı. HAV HAV HAV! 
Filiz nereye, Viktor oraya!!! Ama o da ne? Bir gün beklenmedik biri daha girdi hayatlarına. Komşu çiftliğin ineği! Viktor ise Filiz’i kimseyle paylaşmak istemiyordu! Bu yeni durum hayatlarını nasıl değiştirecekti acaba?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da85e0b1-a234-40c6-b562-2d4886ec6ddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Aphrodisias’ın Büyülü Dünyası – İzzet Keribar Fotoğraflarıyla (Türkçe-İngilizce)</image:title>
            <image:caption>“Aphrodisias’ın Büyülü Dünyası” – İzzet Keribar Fotoğraflarıyla 
 
UNESCO Dünya Mirası listesine giren Aphrodisias Antik Kenti, İzzet Keribar’ın fotoğraflarıyla ‘Aphrodisias’ın Büyülü Dünyası’nda dile geliyor. 
 
“Önsöz’den: 
1961 yılında, New York Üniversitesi adına Prof. Kenan Erim’in Kazı Başkanı olarak başlattığı Afrodisias Antik Kenti kazılarının ilk ortaya çıkması, fotoğraf sanatçısı merhum Ara Güler sayesinde olmuştur. Yolunu kaybettiği için geceyi geçirmek zorunda kaldığı Geyre Köyü’nde, çok değerli tarihi eserlerin, köy meydanı ve köy içindeki her köşede, türlü şekillerde kullanıldığını gören Ara Güler’in çektiği fotoğrafların National Geographic dergisinde yayınlanması bu tarihi kentin keşfini sağlamıştır. 
 
“Aphrodisias’ın Büyülü Dünyası” ülkemizin en önemli fotoğraf sanatçılarından İzzet Keribar’ın bir proje bağlamında çektiği fotoğraflarla Afrodit’e adanmış uygarlık tarihinin bu sıradışı güzellikteki antik kentini yeniden gözler önüne seriyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb14c918-8b56-4e4e-9e34-e4370f5810a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ak Nine’nin Sürpriz Enstrümanı</image:title>
            <image:caption>Ak Nine’nin Sürpriz Enstrümanı, Gülçin Ahıska’nın ikinci kitabıdır. Bir seri olarak çıkması planlanan kitaplar çocuklar için hazırlanmıştır. Renkli resimlerle desteklenmiş olan bu kitabı çocukların zevkle okuyacağını umuyoruz.  
“Evin kedisi Tarçın, komşunun köpeği Cesur, kümesten çıkan kara tavuk Gıdak, hepsi de Ak Nine’nin başına toplanmış pür dikkat Ak Nine’yi izliyordu. 
Yıllardır arkadaşı oldukları bu yaşlı ve zayıf kadını ilk kez bir çalgı aletiyle görüyordu. Uzunca bir süre Ak Nine çaldı. Onlar dinledi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0da99778-a373-4a87-bf7d-432b50035aca.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Boşalmamaya Hazır Mısın?</image:title>
            <image:caption>Beyler, bu sorun sizin sorununuz ve çözmezseniz artık sadece sizin değil toplumun sorunu olacak. Mutlu erkekler, mutlu kadınlar, mutlu çocuklar, mutlu anne-babalar, mutlu aileler ve mutlu bir toplum için bu sorunu çözmeye çalışın lütfen. Erken boşalmak ve boşalmayı denetleyememek bir tercihtir. Bu bir hastalık değildir. Şunu unutamayın: 
 
Sertleşme kontrol edilemez. Haz alırsanız sertliğiniz refleks olarak olur. 
Boşalma ise doğru davranışları yaparsanız bir aşamaya kadar denetlenebilir. 
Denetleyebileceğiniz alanı nasıl denetleyeceğiniz öğrenmenizi gerekir. 
 
Çoğu hastama şu cümleleri kurmuşumdur: 3. viteste arabayı kaldırmaya çalışırsanız, geri vites diye ön vitese takarsanız, sinyal vermeden dönerseniz, ne zaman duracağınızı ve hızlanacağınızı bilmezseniz, trafik kurallarını ve işaretlerini bilmezseniz kaza yapmanız kaçınılmazdır. Her seferinde kaza yapmanız sizi araba kullanmaktan soğutur. Çünkü insanoğlu yapamadığı eylemden ya uzaklaşır ya da o eylemi çabuk sonlandırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eef8981d-55d3-4318-9a66-3060639a8aa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Icardi - Benim Futbol Kahramanım</image:title>
            <image:caption>POSTER VE FUTBOLCU KARTI HEDİYELİ!
O, futbolda güçlü, çevik, hızlı ve lider, tıpkı bir “ASLAN” gibi. Henüz 5 yaşındayken dünya futbolunun en önemli ekollerinden Arjantin’de başlayan macerası, İspanya, İtalya ve Fransa’yla devam etti. Kulüplerin yeteneğini keşfetmesi çok uzun sürmedi, Icardi sonuçta topu filelere göndermek için doğmuştu! Zorlu yollar ve imkânsızlıklarla başlayan futbol serüveninde zirveye bu kadar hızlı tırmanacağını kim tahmin edebilirdi ki?
Sayısız ödül, kupa, şampiyonluklar ve başarılar kazandı. Tozu dumana katarak zirveye doğru hiç durmadan koşmaya ise üzerinde sarı-kırmızı formayla Galatasaray’da, evi gibi hissettiği Türkiye’de devam ediyor. İşte bu Icardi’nin hikâyesi…
Mauro Icardi şimdi başardıysa, bir zamanlar asla pes etmediğindendir. Tüm hayallerini gerçekleştiriyor. Her an daha iyisi olmaya devam ediyor. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme…
BENİM FUTBOL KAHRAMANIM SERİSİ HEM EBEVEYNLER HEM DE ÇOCUKLARLA BÜYÜK GOLLER ATIYOR!
Benim Futbol Kahramanım serisiyle, dünyaca ünlü futbolcuların büyük zaferlerle dolu başarı hikâyelerini çocuğunuzla beraber okuyacaksınız. En önemlisi, futbol kahramanının hayatının derinliklerine dalarken çocuğunuz, okuduğunu anlama becerilerini geliştirecek. Okuma becerisi kazandırmanın en iyi yolu, ona elinden bırakamayacağı kitaplar vermektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ea8abd3-8904-4c4c-a6e4-606d3c920419.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Boşalma</image:title>
            <image:caption>Boşalmayı denetleme programı (boodep), erken boşalma, boşalamama ve travmatik mastürbasyon sendromu için doktor kontrollü, kişiye özel, bir uzaktan eğitim programıdır. Bu program yarım asırlık dur-başla tekniği ve fonksiyonel davranış terapisi günümüz teknolojisi ile birleştirilerek hazırlanmıştır. Bu eğitim kitabı programa kaydolmadan kendi kendinize uygulayabileceğiniz tüm bilgileri içerir. Doktor destekli programdan tek farkı doktor desteği olmamasıdır. 
– Program günde 20 dakika, ortalama 12 hafta sürer. 
– Bekar ve evli herkes katılabilir. 
– Sertleşme bozukluğu olanların programa katılması uygun değildir. 
– Partneri olanların (evli) eş desteği ve onayı almaları önemlidir. 
– Bitirenler için başarı oranı %100’dür. 
Programdaki hedeflerimiz; 
– Teknolojik ürünler (vibratör -suni vajina) kullanarak cinsel ilişkiye uygun mastürbasyon çalışmaları yapmak. Her şey mastürbasyonda bozuldu tekrar mastürbasyonda düzelecek, 
– Gerek mastürbasyon gerekse ilişkide öğrenilen yanlış davranışları doğruları ile değiştirmek, 
– Boşalma ilk akla düşene kadar doğru davranışları öğrenmek, 
– Boşalmanın ilk akla düştüğü anda durmak, sakinlemek ve devam edebilmek için doğru davranışları öğrenmek, 
– Partneri olanların ve olmayanların cinsel ilişkiye doğru hazırlanması, 
– Partneri olanların cinsel ilişki sırasında doğru davranışları sergilemesi ve boşalmayı denetlemesi, 
– Travmatik mastürbasyon sorunu olanların arınma sürecinde doğru düşünce ve davranışları yapmasını sağlamak, 
– Boşalmayı denetlemek için ilaca ihtiyacınız olup olmadığını anlamak, – Süre kaygısı olmadan istediğiniz kadar ilişki yaşamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1bcc1ea-1b02-4208-951c-5cd502f6a542.jpg</image:loc>
            <image:title>Sömürüsüz Bir Dünya İçin</image:title>
            <image:caption>Kitapta sömürüsüz bir dünyanın mümkün olabileceğini, bu hedefe varmak için öncelikle buna, K. Marks’ın “bütün ülkelerin işçileri birleşin” şiarını temel alan bir sınıf sendikası oluşturmakla başlanması gerektiği vurgulanmakta ve sömürüsüz bir toplumun olabileceği, doğadan verilen örneklerle kanıtlanmaya çalışılmaktadır. Aynı zamanda toplumsal sistemlerin tarihsel seyri örneklerle anlatılmaya çalışılmaktadır. 
 Yine sömürüsüz toplum hedefine varmak için öncelikle meslek esaslı bir demokrasinin inşa edilmesi gerekliliği, tek kişinin yönetimi yerine işçi ve emekçilerin iradesini temsil eden temsilci konseylerinin yönetimi inşa edilmelidir. Burada kentleri temsil eden vekillerin oluşturduğu meclis yerine üretim esaslı genel meclis ve kent konseyleri önerilmektedir. 
 Bu öneriler sendikacılık konusunda birçok mücadeleden geçerek deneyim kazanmış bilge sendikacı İsmet Hoca tarafından seminer şeklinde anlatılmaktadır. Aklımızdan geçen birçok soru semineri izleyenler tarafından İsmet Hoca’ya sorulmuş ve İsmet Hoca bu sorulara bilimsel yöntemlerle kanıtlayıcı yanıtlar vermiştir. Seminerde İsmet Hoca işçi sınıfını birleştirecek olanın partiler değil, işçi iradesine dayanan sınıf sendikaları olacağını da kanıtlamaya çalışmaktadır.  Sınıf mücadelesi verme iddiasındaki her sendika önderinin, her işçinin ve sistemden memnun olmayan her aydının okuması gerekli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99822e6e-3a0f-4ed4-8628-ff4c425d2854.jpg</image:loc>
            <image:title>Safra Kesesi Anomalileri</image:title>
            <image:caption>Haldi, annesinin ellerini saygı ve sevgiyle tuttu, öptü, çok teşekkür etti; evden geçici süreliğine ayrıldı. Yol boyunca kendi kendine hayaller kurdu, çeşitli düşüncelerini kendi içinde tartıştı. Çıktığı bu yolda başarılı olmak istiyordu. Düşmanları önünü kesmek için her türlü hile entrikaya başvuracaklar, önünü kesmeye çalışacaklardı. Haldi için önemli olan kendisinin nasıl bir tavır koyması gerektiğiydi. Haldi’nin tavrı, kimseye düşmanlık yapmadan kimsenin canını acıtmadan sorunları çözmek ve başarmak için çabalamak olmalıydı. Tabii ki canına kast edenler de olacaktı. Onlara hadlerini bildirip cevaplarını verecekti. Bu düşüncellerle okula varmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ef7cd0c-3dcc-40c9-b822-8ce1c02e5072.jpg</image:loc>
            <image:title>Dini, Siyasi ve Felsefi Fikir Akımları</image:title>
            <image:caption>İnsanlara altın tepside sunulan zehir ile, gençliğe sunulan “izmler…” arasında, zehirleme noktasında hiçbir fark yoktur. 
Vurup-kıran,vahşîce cinâyetler işleyen,sadistçe eylemlere imza atan gençlerin,“izmler” tarafından zehirlendiğine rahatlıkla hükmedebilirsiniz. 
Çünkü, izmler, zehirlediği insanı makinalaştırır. O insandan; şefkat, merhâmet, sevgi gibi güzel duyguları alır götürür. 
İzmler, insan aklına giydirilen deli gömlekleridir. Çünkü, izmler, insanın ruh dünyasında şeytânî duyguların yeşermesine,beslenip büyümesine zemin hazırlar. 
Şeytânî duyguların kontrolünde çalışan bir akıl da, hep yakıcı, yıkıcı ve delice fikirler üretmeye başlar. İşte, bu akıl, sağlıklı çalışan bir akıl değildir. Dolayısıyla da, kendisine deli gömleği giydirilen bir akıldır. 
Biz, bu kitapta, gençlerimizi tehdit eden izmlerden ondokuz tanesini ele alıp  inceledik. Daha doğrusu tanıtmaya çalıştık. 
Kitapta arzedilen bilgilerin dört ayağı vardır. Bunlar: Felsefe, Dinler Târihi, Siyâset ve İslâm’dır. Bu dört ayaktan Felsefe ağırlıktadır. 
Kitapta “izmler” hakkında bilgiler arzedip, işi orada bırakmadık. Bâzı ünitelerde, bu “izmler”in alternatifini de arzettik. Bu ondokuz fikir akımını, teferruata kaçmadan, anahatlarıyla açıklamaya îtinâ gösterdim. Siz okuyucaların bilgi dağarcığına,bu kitapla bir katkıda bulunur isek, kendimizi bahtiyar sayarız. Şimdi sizleri kitapla baş başa bırakıyorum. KALIN SAĞLICAKLA…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cae40f2-f934-4b52-adf5-6670f020b358.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgüt İçinde Örgüt</image:title>
            <image:caption>Haldi, annesinin ellerini saygı ve sevgiyle tuttu, öptü, çok teşekkür etti; evden geçici süreliğine ayrıldı. Yol boyunca kendi kendine hayaller kurdu, çeşitli düşüncelerini kendi içinde tartıştı. Çıktığı bu yolda başarılı olmak istiyordu. Düşmanları önünü kesmek için her türlü hile entrikaya başvuracaklar, önünü kesmeye çalışacaklardı. Haldi için önemli olan kendisinin nasıl bir tavır koyması gerektiğiydi. Haldi’nin tavrı, kimseye düşmanlık yapmadan kimsenin canını acıtmadan sorunları çözmek ve başarmak için çabalamak olmalıydı. Tabii ki canına kast edenler de olacaktı. Onlara hadlerini bildirip cevaplarını verecekti. Bu düşüncellerle okula varmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9069d5a2-eec2-4333-8ca4-5a1b660dd8b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Phantastische Nacht / Almanca</image:title>
            <image:caption>“Die nachfolgenden Aufzeichnungen fanden sich als versiegeltes Paket im Schreibtisch des Barons Friedrich Michael von R. . ., nachdem er im Herbst 1914 als österreichischer Reserveoberleutnant bei einem Dragonerregiment in der Schlacht bei Rawaruska gefallen war. Da die Familie nach der Titelüberschrift und bloß flüchtigem Einblick in diesen Blättern nur eine literarische Arbeit ihres Verwandten vermutete, übergaben sie mir die Aufzeichnungen zur Prüfung und stellten mir ihre Veröffentlichung anheim.” 
Stefan Zweig&apos;s zeitloses werk Phantastische Nacht 
in der originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2182e3be-f209-4f4e-833e-5118cc4fb349.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Volkanı</image:title>
            <image:caption>Jules Verne’in macera dolu bu hikâyesi, Kanadalı iki kuzenin amcalarından miras kalan bir altın madenine doğru yola çıkmasıyla başlıyor. 
 
Maceracı ve hırslı olan Ben, oldukça rahatına düşkün ve temkinli olan kuzeni Sammy’yi, Kolondike’taki amcalarından miras kalan altın madenine gitmeye ikna eder. Uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından madene ulaşan kuzenler, henüz altınları çıkaramadan türlü felaketlerle karşı karşıya kalırlar. Sel suları altında kalan madenden ümitleri kesilmişken, kışı geçirmek için gittikleri Dawson-City’de bir altın volkanının varlığından haberdar olurlar. Çıktıkları bu yolculuktan altınsız dönmeye hiç de niyeti olmayan iki kuzenin hırs, merak ve talihsizliklerle dolu sürükleyici serüveni, tam da bitti sandığımız yerde yeniden başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee685b5-6e01-4c2b-87cd-a6fe4270acea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Yıldızı 5 : Güz Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Sonbahar güz yapraklarını sessizce dökerken geçmiş ortaya çıkmayı bekleyen sırlarla çevrilidir. 
 
Nisa ve Demir, her şeyden habersiz mutlu bir şekilde ilişkilerini yaşarken Nisa’nın ansızın karşısına çıkan kişi bütün dengeleri değiştirecektir. 
 
O kişi, yıllardır habersiz kaldığı, özlem çektiği annesinden başkası değildir. 
 
Geçmişin can yakıcı gerçekleri Nisa ve Demir’in hayatına dolanmaya başladığında bir daha hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktır. 
 
Rüzgâr yönünü tersine çevirecek ve her şeyi alaşağı edecektir.  Peki Nisa ve Demir bu fırtınadan sağ salim bir şekilde kurtulabilecek midir? 
 
Yoksa geçmişle birlikte gelen gerçekler onların aşkını zedeleyecek midir? 
 
Her şey, bu kez çok daha sert bir hâl alacaktır. Ilık yaz rüzgârını ardımızda bıraktığımıza göre… 
 
Güz Fırtınası için hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67851615-4ebe-4f79-a5a5-5ef0b05e0096.jpg</image:loc>
            <image:title>AşrıOrman</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun ikizi bir ağaç olsa… Fantastik romanlarıyla sevilen İrem Uşar, okurlarını bu kez ağaçsızlaştırılmış aşrı bir evrene götürüyor. Sıradışı özellikleriyle dikkat çeken üç arkadaşın büyüme yolculuğu, geçmişe sıkı sıkı bağlı, gelecekten korkan ülkelerinin gizemli tarihiyle kesişiyor. Doğanın hayranlık uyandıran çeşitliliğini, dayanışma ve uyum yeteneğini yücelten roman, gerçeklerin er geç ortaya çıkacağını ve hafızanın gücünü düşündürüyor. Pembe saçlı, komik Sidra; iyimser dev Enerro; ellerinin üstünde yürüyen, meraklı Bika… Derin Orman’daki 13. Yaş Kutlamaları için sabırsızdırlar. Ağaç kökleriyle sarmalanmış, yapraksız, çiçeksiz KökDiyar’da büyüyen çocuklar, ilk kez görecekleri ormanda, ikiz ağaçlarını tanıyıp devirmelidirler. Sularla çevrili ülkelerinin limanı, uzak diyar temsilcilerinin ani gelişiyle hareketlenmiştir. Kayıp tohumların yarattığı panikle başlayan olaylar üç kafadarı, gizlenen geçmişe sürüklerken, ülkenin gerçek hikâyesi de ortaya çıkacaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02d37f6e-101b-41ce-9984-7205d556b960.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet ile Demokrasi ilişkisine dair tartışmalar, ülke gündeminde güncelliğini yitirmeyen tartışma başlıklarından birini oluşturuyor. Bu tartışmaları sağlıklı sürdürebilmek için öncelikle yanıtlaması gereken kimi soruların olduğu açıktır: Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi midir, yoksa bundan çok daha kapsamlı bir kültür müdür?
“Bilhassa kimsesizlerin kimsesi” olan Cumhuriyet’in “halkın halk tarafından yönetilmesi” olarak tanımlanan demokrasiyle ilişkisi nasıl tanımlanabilir? Ülke olarak giderek demokratikleşiyor muyuz? Demokrasi dört ya da beş yılda bir tekrarlanan seçimlerde yalnızca oy kullanmak mıdır? Cumhuriyetimizin demokratik mirası ve sorunları nelerdir? Daha demokratik bir ülke olmak için neler yapılmalıdır? 
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin otuz yılı aşkın birikimiyle bir araya getirdiği, Cumhuriyet’e ve demokrasiye yıllar boyunca emek veren değerli aydınlarımızın kaleme aldıkları yol gösterici makalelerden oluşan bu kitap, bu ve benzeri sorulara kapsamlı yanıtlar üretmek için hazırlandı. 
Genç nesiller ve konuyu derinlemesine incelemek isteyenler için temel bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan Cumhuriyet ve Demokrasi’yi, Cumhuriyetimizin yüzüncü yaşını kutladığı bugünlerde demokrasi kültürünü özümsemiş, Aydınlanma felsefesini benimsemiş okurlarımıza sunmanın kıvancını yaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5700ca0e-1c5d-41a4-afd1-8f162338933b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Eğitimin Son 100 Yılı</image:title>
            <image:caption>İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e miras kalan eğitim, hem nicel hem de nitel yönden perişan durumdaydı. Devralınan eğitimin her kademesinde okullaşma oranı çok düşüktü. Eğitimin temel unsuru olan öğretmenin sayısı çok azdı, onların da çoğu gerçek anlamda öğretmen olarak yetişip seçilmiş değildi.
Okulların fiziksel olanakları çok çok kötüydü. Eğitime ayrılan ödenek çok yetersizdi. Eğitimde dinsel-dünyevi ikilemi sürmekteydi. 
Cumhuriyet’in devraldığı okur sayısı nüfusun yüzde 7-8’i kadardı. Bunda kadınların oranı yüzde 1’in altındaydı. Erkek ve kadınlarda yazı yazabilenlerin oranı yüzde 1’i bile bulmuyordu. 1923-24 öğretim yılında ülkede ilkokul sayısı 4770, bu okullardaki öğrenci sayısı 336 bindi (bunun sadece 63 bini kız). İlkokul öğretmeni sayısı 10 bin 102 olup bunların yalnızca yüzde 27’si öğretmen okulu çıkışlıydı. Aynı yıllarda ortaokul sayısı 72, bunların toplam öğrencisi ise 10 bin kadardı. Lise sayısı 23 olup bunların öğrenci sayısı 1241’di. Bu okullardaki öğretmenlerin de büyük çoğunluğu öğretmen olarak yetişmemişti. Yine aynı yıllarda ülkede bir tane üniversite (İstanbul Darülfünunu) ve burada okuyan 2088 öğrenci bulunmaktaydı. 
Cumhuriyet yönetiminin eğitimle ilgili ödevi gerçekten zordu. Neyse ki Atatürk’ün öncü girişleri, nitel sorunu çözmede rehberlik ediyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/186f4504-09de-4b30-98bb-98599b01563d.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimin Halkçı Kaynakları</image:title>
            <image:caption>Türk Devrimi’ni simgeleyen oklardan biri, hem görünüşü hem de tarihsel kökenleri bakımından diğerlerinden farklıdır. Türk halk tarihinden gelen bir devinimi gösteren bu ok, halka doğru uçan bir güneş dalıdır; yalın, somut ve gerçekçi anlamıyla halkçılıktır. TBMM’nin açılışı üzerinden henüz altı ay geçmişken yayımlanan Halkçılık Bildirisi, aydınların ve devrimcilerin halka ödemekle yükümlendiği bir borcu gösterir. 
Eşitliğe, kardeşliğe ve özgürlüğe duyulan bitmez bir özlemi dile getiren halkçılık, devrimi halkla çoğaltmayı, kendisini Anadolu köylülüğüne bağlayarak Cumhuriyet devrimini yüceltmeyi amaçlar. Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle “Halkçılık, toplumsal düzenini emeğe, hukukuna dayandırmak isteyen bir toplumsal öğretidir.” 
Bu öğretiyi benimsemiş bir ozan, halkçı bir hekim olan Ceyhun Atıf Kansu’nun Türk Devrimi’nin çözümlemesini yaptığı Devrimin Halkçı Kaynakları ise halk için ve halkla beraber verilen uzun erimli bir savaşın öyküsüdür…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e94fab02-776f-4665-93ab-015257970b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>İz Bırakanlar, son 40 yıl içinde (1982-2022) birkaçı dışında hepsi Cumhuriyet’te yayımlanmış –kültür ve sanat insanlarımıza ilişkin- 100 dolayında yazıdan oluşuyor. Yazıların pek çoğunda, ele aldığım kişiler bağlamındaki özel tanıklıklarımı dile getirirken, bir yandan da onlarla ilgili, kimi –belki de gözden kaçmış ya da önemsenmemiş- niteliklere değinen farklı portreler oluşturduğumu görüyorum. 
Yazıların önemli bir bölümü; Memet Fuat’tan Şükran Kurdakul’a, Aziz Nesin’den Onat Kutlar’a, Semiha Berksoy’dan Mengü Ertel’e, Mahmut Tali Öngören’den Vüsat O. Bener’e, Tarık Akan’dan Adalet Ağaoğlu’na, Yıldız Kenter’den Ferhan Şensoy’a, Levent Kırca’dan Uğur Mumcu’ya, artık aramızda olmayan kişiler üstüne. Yaşadığımız topraklarda cömertçe üretmiş olan bu değerli insanlarımızın, belleği güçsüz toplumumuzda unutulup gitmesine engel olmak için bir katkı da benden olsun istedim. 
Bu insanları gözlemlemiş, tanımış, onlarla birlikte çalışmış ya da zaman geçirmiş olmanın beni nasıl zenginleştirdiğinin bilincine bir kez daha vardım. Bu insanların yaşamlarının hiç olmazsa bir cephesine birinci elden tanıklık etmiş olmanın belgesel niteliğini okuyucularımla paylaştığım için kıvanç duyuyorum. 
Ayşegül Yüksel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/486903f0-a124-4764-83f7-d1580c44a59d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus Olmak</image:title>
            <image:caption>Yazınımızın anıtlaşan kalemi Necati Cumalı’dan cesur, farklı ve kapsamlı bir Atatürk çözümlemesi; Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Söylev üzerine korkusuz, çekincesiz denemeler: Ulus Olmak… 
“Atatürk’ün bütün yaşamöyküsü, bütün düşünce savaşı şu kısa ilke ile özetlenebilir: Ulus Olmak. 
Denilebilir ki Atatürk’ün bütün hizmetleri, devrimleri, çevresiyle çarpışmaları, dostlukları, sevgileri, geçimsizlikleri, dargınlıkları, bu ana ilkeye bağlılığı açısından ele alınınca daha açık anlaşılabilir. Atatürk’ün türlü alanlarda, türlü konularda öne sürdüğü düşünceler, olsa olsa bu ana ilkenin ayrıntıları, ayrıntılarına inilerek belirtilmesidir. Atatürkçülük ancak bu açıdan ele alınınca yaşayan toplu bir görüş olmak niteliğine ulaşır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05320e5b-f66b-4a5a-bf51-1d10d9a1d5fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Mustafa</image:title>
            <image:caption>ATATÜRK’ÜN HARBİYE YILLARI 
Genç Harbiyeli Mustafa Kemal’in okuyan, araştıran ve sorgulayan zihni gelişiyor. Bir yandan da eylemlerin içinde... Yalın Alpay’ın kaleme aldığı, Barış Keşoğlu’nun çizgileriyle hayat verdiği Genç Mustafa  adlı bu kitap, bir düşünce adamının oluşumunun ve ilk başkaldırışının öyküsü… Bir liderin düşüncelerinin ilk filizlenişi, hapse ilk düşüşü ve idamdan kurtuluşu... 
“Elinizdeki kitap resimli bir Mustafa Kemal biyografisinin çok daha ötesine geçiyor. Gençler, yetişkinler ve özellikle de aydınlar için tasarlanmış. Her üç okuyucu tipi için de farklı bilgiler, yorumlar ve eleştiriler içeriyor. Üç okuyucuya aynı anda hitap etmeyi ve Mustafa Kemal’i bir insan olarak yeniden gözlerimizin önüne sermeyi başarıyor. Anlatılmayanı anlatan, sıra dışı bir çalışma.” 
--Yard. Doç. Dr. Yavuz Selim Karakışla, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü 
“Genç Mustafa , Atatürk’ün çocukluğunun anlatıldığı bir kitap değil sadece. 30 yıl sonra bir ulusun, coğrafyanın yazgısını değiştirecek bir zekânın doğumu ve şekillenmesine tanıklık ediyorsunuz Genç Mustafa’nın satırlarında. O, Harp Okulu’nun saklı odalarında arkadaşlarını bir ‘fikir’ etrafında örgütleyeceği gazeteyi hazırlarken, siz kapıda gözcülük yapıyorsunuz. Örselendiği ve başının eğildiği anların hemen sonrasında oluşan isyan ve kararlılıkla tanışıyorsunuz. Bu zekânın, daha sonra en bulanık gökyüzünün altında dahi aydınlığa attığı keskin adımları bilenler olarak, karakterin kaynağıyla buluşmanın gururu kazınıyor zihninize. Öyle ya, doğduğu topraklarla birlikte yitirilen bir çocukluğun, her adımı sanki önceden tasarlanmış uzun ve çetin yolunun başında Genç Mustafa Kemal ile birliktesiniz. Tarihin takviminde ‘az sonra’ bir büyük devrimci olacağı, Mustafa Kemal olacağı yolun en başında. O zaman, bu uzun yürüyüşe çıkmaya hazır mısınız? Yeniden...” 
-Av. Ersan Barkın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c562e3-ddc9-4075-8c21-73c7f3d2afda.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Deniz Mecmuası Sayı:29</image:title>
            <image:caption>Mavi Vatan’dan 
Büyük Atatürk’ten aldığımız emirle, Türk Milleti’ne denizi işaret etmek, asker ve sivil deniz gücümüzü artırmak, bir yarımada olan ülkemizin kara ve sudan oluşan muhteşem coğrafyasını yeniden hatırlatmak için çıkardığımız dergimiz yoluna devam ediyor. 
Dünyanın ve ülkemizin geçtiği jeopolitik çalkantıların zemininde yaptığımız bu seyirde çok zor ve onurlu bir görevi, Yeni Deniz Mecmuası Genel Yayın Yönetmenliğini Levent Akson’dan devraldım. Bu görevi bana tevdi eden Levent Akson Kaptan, Cem Gürdeniz Amiralimiz ile birlikte Yeni Deniz Mecmuası’nın ruh ve özünü yaratmış, büyük fedakârlıklarla toplumsal ve kültürel yayın mücadelesini başarıyla sürdürmüşlerdir. O yüzden, Cumhuriyetimiz 100. yılını kutlarken verilen bu yeni görevin omuzlarıma yüklediği sorumluluk beni hem mutlu ediyor hem de heyecanlandırıyor. Başta Pankuş Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay ve alınlarında Cumhuriyet aydınlanmasının ışığını taşıyan tüm arkadaşlarımla birlikte iyi bir iş çıkaracağımıza inanıyorum. 
  3 Haziran 2023 dünyaca ünlü şairimiz Nazım Hikmet’in 60. ölüm yıldönümü. Ulu çınarımızın anısına, onun unutulmaz “Mavi Liman” (Yorgunum Kaptan) şiiri ve Levent Akson’un o şiirin gerçek ve dokunaklı hikâyesini anlatan nefis yazısı ile bu sayımıza başlıyoruz. 
29. sayımız, kelimenin tam anlamıyla dolu dolu. İlk kez kapağımızda üç konuya, resimli olarak yer verdik. 
Mavi Vatan’ın isim babası ve jeopolitik uzmanı Cem Gürdeniz, Türkiye’nin ilk Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu’nun, siyasi tartışmalardan uzak olarak gerçekte ne anlama geldiğini yazdı. Sürecin içinde bir subay olarak Gürdeniz, bu geminin daha ‘doğumu’ öncesi yaşanan tüm gelişmeleri bilen bir isim. , 
1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nı yine buruk kutluyoruz. Bunun neden böyle olduğunu ise Levent Akson usta kalemiyle bize anlatıyor. 
Kabotaj demek Türkiye’nin limanlarına sahip çıkması demek. Genç yaşına rağmen çok donanımlı yazarımız Ersin Elikoğlu, Üç Denizde Üç Büyük Liman projesini kaleme aldı. Filyos, Çandarlı ve Mersin’in ülkemiz denizciliği ve ekonomisine olası katkılarını bilimsel verilerle bir bir anlattı. 
“Deli İbram Divanı” yazarı Ahmet Büke artık dergimizde yazıyor. Büke, ‘Şen Denizler Ansiklopedisi’ başlıklı köşesinde efsanevi yelken yarışı Golden Globe 2022’nin müthiş macerasını ve ilk kez yarışı kazanan kadın yelkenci Kirsten Neuschafer’i kaleme aldı. Usta kalemin anlatımından büyük zevk alacaksınız. 
‘Küresel Okyanus Anlaşması’, 20 yıldır devam eden müzakereler sonrası 200 devletin katılımı ile imzalandı. BM’deki imzacı Türk heyetinde yer alan Uzman Avukatlar Berilşah Kocabıyık ile Seyhan Gül Yılmaz, 240 milyon kilometre karelik deniz alanını kapsayan anlaşmanın ne anlama geldiğini yazdı. 
Kaptan Sedat Tenker, İstanbul Boğazı’ndan geçen gemilerin neden azaldığını bize anlattı. 
E. Tuğamiral Hakan Ercan, kendi deneyimlerini de katarak ilginç bir olayı, 2006’da Lübnan Hizbullah’ı tarafından vurulan İsrail korvetinin hikâyesini kaleme aldı. 
Doç. Dr. Murat Yümlü, tarihten bir sayfayı açtı ve denizciliğe olan tutkusuyla, “Sivil Amiral” olarak bilinen gazeteci Abidin Daver’i bizlere hatırlattı. 
Filozof yazar Ian Angus, bize balıkçılık devrimini ve kapitalist dönüşümünü anlatıyor. Ona göre kapitalizmin ilk fabrikası sayılan yel değirmenlerinden önce balık tutan ve işleyen “Fabrika gemiler” vardı. Nezih Bilecik de denizlerimizdeki balıkların neden sistematik olarak azaldığını kaleme aldı. 
Ünlü gazeteci-yazar ve TV Programcısı Banu Avar, Deniz Kuvvetleri ile işbirliğinde yaptığı Denizciler Belgeseli’nin hikâyesini sürükleyici kalemiyle aktardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/987decab-149d-48a5-a62f-275f17e83c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Nasıl Harcanır?</image:title>
            <image:caption>Gülümseyen Ekonomi Hikâyeleri’nin amacı, mutlu ve refah dolu bir hayatın temelini atarlarken çocukların doğru ekonomik değer ve alışkanlıkları edinmelerine yardımcı olmaktır. 
 
Bu Kitapta İşlenen Temalar 
1. Ekonomik Faaliyet ve Akıllı Seçimler 
2. Ülkemizin Ekonomik Gelişmesi 
 
Acaba paramı nasıl harcasam? 
Bisküvi, oyuncak ayı ve bir de robot almak istiyorum. 
Ama annem ve babam paramı düzgün harcamam gerektiğini söylüyor. 
Parayı düzgün harcamak ne demek acaba? 
Doğru olan, hiçbir şey almamak mı? 
*** 
 
Annem ve babam ne garip. 
Paralarını harcarken bir sürü şeyi hesaba katıyorlar. 
Bazen daha ucuz olanı bazen daha pahalı olanı arıyorlar. 
Para nasıl akıllıca ve düzgün harcanır? 

Tema: Kendimizi düzenleme biçimimiz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Para harcamak, öz yönetim, KİŞİSEL GELİŞİM, finansal okuryazarlık, ekonomi, fiyat, tüketim, kalite, istek-ihtiyaç, mutluluk, seçimler, bütçe 
Tutum ve Değerler: Saygı, sevgi, sorumluluk, yardımseverlik 
Profil Öğeleri: Sorgulayan, düşünen, duyarlı 
 
 
GÜLÜMSEYEN EKONOMİ HİKÂYELERİ 
Para Nedir? 
Zenginler Nasıl Zengin Oldu? 
Para Nasıl Harcanır? 
Banka ve Birikim 
Bilge Kardeşler Ticarete Atılıyor 
 
 
 
KİTAPTAN 
 
Annemle babam çok garip. Bir şey almak istediklerini söyleyip bir kez daha düşünelim diyorlar. 
“Elektrikli süpürgemiz eskimiş. Değiştirsek mi?” 
“Değiştirelim mi? Bozuk bile değil ki. Bir kez daha düşünelim.” 
Bir şey istediğimi söylediğimde bile her seferinde “Bir kez daha düşünelim” diyorlar. Ben bunu da almak istiyorum, bunu da, bunu da. 
“Neden? Neden hepsini alamıyoruz?” 
“Bunların hepsini almak için çok para lazım.” 
“Bizim paramız var ki... Babam da sen de her gün para kazanıyorsunuz ya.” 
“Hııımm…” 
Daha sonra annem ve babam bana şunları açıkladı: 
“Para kazanmak önemlidir ama nasıl harcadığın da önemlidir.” 
“Akıllıca harcama yaparsan rahat yaşarsın.” 
Meğerse harcayabileceğimiz para miktarı belliymiş. 
Bu yüzden planlı harcamak önemliymiş. 
“İstediğin her şeyi elde edemezsin. 
Bir şeyi alabilmek için başka bir şeyden vazgeçmen gerekir. 
Bazı ürünler çok güzeldir ama bütçemizi aşar. 
Bazı ürünler ucuzdur ama kalitesizdir. 
Ürünün fiyatı, ürünün satıldığı yere göre de değişebilir.” 
İşte ebeveynlerim tam da bu yüzden bir şey almadan önce araştırma yapar, soru sorar ve iyice düşünürler. 
“Bir ürünü satın alırken fiyat/performans oranını düşünmek bu yüzden önemlidir.” 
“Fiyat/performans oranı, ürünün fiyatını ürünün performansıyla kıyaslamaktır. Eğer aynı fiyatta iki ürün varsa, performansı daha yüksek olan ürünü seçmek gerekir.” 
*** 
Çiçekler hemen solar. Çiçekten çok daha uzun süre dayanacak hediyeler dururken gidip çiçek alması çok acayip, değil mi? 
“Bence çiçekleri almak hiç de akıllıca bir harcama değildi.” 
“Şiişştt! Annenin suratına baksana.” 
Annemin yüzüne bakınca galiba anladım. Bazen bir ürünü alırken fiyatından daha önemli şeyler vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d81575-e917-4dad-be73-18e7139be365.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Nedir?</image:title>
            <image:caption>Gülümseyen Ekonomi Hikâyeleri’nin amacı, mutlu ve refah dolu bir hayatın temelini atarlarken çocukların doğru ekonomik değer ve alışkanlıkları edinmelerine yardımcı olmaktır. 
 
Bu Kitapta İşlenen Temalar 
 
1. Para Kavramı 
2. Paranın Kısa Tarihçesi 
 
Para nasıl ortaya çıktı? 
Para insanları mutlu da edebilir mutsuz da. 
Peki, para olmasa ne olurdu? 
Parayı kim, neden buldu? 
Her gün kullandığımız paranın hikâyesi oldukça eğlenceli. 
 
*** 
Para nedir acaba? Çok merak ediyorum. 
Büyükler parayı pek seviyor gibi. 
Yine de bazen para onları üzüyor sanki. 
Acaba onsuz olmaz mıydı? 
Para kullanmadan da bir şeyler alınabilir mi? 
 
 
Tema: Kendimizi düzenleme biçimimiz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Para, satın alma, keşif ve icatlar, BİLİM, TEKNOLOJİ VE TOPLUM, finansal okuryazarlık, ekonomi, banknot, merkez bankası, darphane,  para harcamak, para biriktirmek,    
Tutum ve Değerler: Merak, öz denetim, sorumluluk 
Profil Öğeleri: Bilgili, dönüşümlü düşünen 
 
GÜLÜMSEYEN EKONOMİ HİKÂYELERİ 
Para Nedir? 
Zenginler Nasıl Zengin Oldu? 
Para Nasıl Harcanır? 
Banka ve Birikim 
Bilge Kardeşler Ticarete Atılıyor 
 
 
 
KİTAPTAN 
 
Uzun zaman önce, Taş Devri’nde, para diye bir şey yoktu. İhtiyacın olan her şeyi kendi başına elde etmen gerekirdi. Ancak zamanla insanlar ihtiyaçlarından fazlasının ellerinde kaldığını fark ettiler. Daha sonra bunları isteyenlerle takas etmeye başladılar. Ama elindeki ürüne ihtiyacı olan birisini bulmak kolay değildi. 
Bir ürünü, hangi ürünle değiştirebileceğini bilmek de zordu. 
Bu yüzden, insanlar daha kolay bir yol buldu. 
Birbirlerine ödeme yapmak için deniz kabukları, tuz, buğday gibi ürünler kullanmaya başladılar. 
Bir kese pirinç için bir tavuk, bir kâse için on midye kabuğu, işte ürünlere böyle değer biçtiler. 
 
Mal Para: Malların para olarak kullanılması 
Mal Para, ürünün ürünle takas edilmesinin yarattığı zorlukların üstesinden gelmek için malların para yerine kullanılmasıdır. İnsanlar yerleşik hayata geçince tarım ve hayvancılıkla da uğraşmaya başladılar. Bu dönemde deniz kabuğu, tuz, buğday gibi tahıllar, kumaş ve hayvanlar alınıp satıldı. 
*** 
Dünya değişmeye devam etti. Yeni teknolojiler daha önce hiç görülmemiş şeyler yarattı. Fabrikaların açılmasıyla daha çok ürün daha hızlı üretilmeye başladı. Bu sayede birileri daha çok para kazandı. 
İnsanlar neden çok çalışmak ya da aç kalmak zorundaydı? 
Başlarda, ürünleri üretmek için insanlar işe alınıyordu. Ancak, endüstriyel teknoloji geliştikçe üretim için makineler kullanılmaya başladı. Makine kullanarak daha fazla ürün üretilebiliyordu. Makineler işçilerin yerini aldıkça iş bulmak zorlaştı. Bu nedenle insanlar makinelerin yapamadığı zorlu işlerde çalışmak zorunda kalıyor ya da iş bulamadığı için aç kalıyordu. 
Bu dönemde fakirlik de arttı. Bazısı refah içinde yaşarken diğerleri çok çalışmalarına rağmen para kazanmakta zorlanıyordu. 
*** 
İnsanlar bir kez daha oturup düşündüler: 
“Buldum! Boyutu ve ağırlığı tutarlı bir metal üretebiliriz!” 
 
Aslan Kafası Oymalı İlk Madeni Para 
Resme bakacak olursanız, madeni paraya aslan kafası oyulmuş olduğunu görebilirsiniz. Bu madeni para (sikke), üretilen ilk madeni paralardandı. Türkiye topraklarında yaşamış olan Lidyalılar tarafından üretilmiştir. Eski zamanlarda sayılar ve harfler bugünkü kadar gelişmiş olmadığından sikkeler resimlerle tanımlanıyordu. 
Altın, gümüş ve bakırı küçük parçalara bölüp, çekiçle vurarak yassı ve yuvarlak sikkelere çeviriyorlardı. İşte ilk madeni para böyle ortaya çıktı! Nadir bulunan altının değeri daha yüksek, yaygın bulunan bakırın değeri daha düşüktü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/717fe52f-5360-4f52-ae77-794ae63c7361.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Hatıra Defterleri</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir şey tesadüf değildir!”, hele ki “kaderin adamı” olmak, asla! İngiliz politikacı Churchill, Çanakkale Savaşları’ndaki öngörüleri ve başarılı hamleleri nedeniyle Atatürk’ü &quot;kaderin adamı&quot; olarak nitelendirmiştir. 
 Çanakkale Savaşları’ndan yalnızca 8 yıl gibi kısa bir süre sonra, adeta bir mucize olarak tarihte yerini alan Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün, daha 1916’lı, 1918’li yıllarda, belki fikir bazında daha da önce, zihninde beliren planların bir sonucudur, demek, yanlış olmaz. Elinizdeki bu kitap, bu fikrin en temel desteklerini, hem de yazılı belgeleriyle, bizzat Atatürk’ün kaleminden ortaya koyuyor. 
Bu kitapla, aynı zamanda yeni bir serinin yayınına başlıyoruz; “Matruşka Kitaplar:Bir Kitap,İki Eser” Evet, bu yeni serimizle, bir kitapta iki esere yer vermek suretiyle okuyucunun eserlere erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Editörlüğünü, Kültür Bakanlığı Halk Şairi ve yayınevimiz yazarı Hakan Karcı’nın yaptığı bu serinin ilk kitabı olarak da, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün güncelerini yayınlamayı tercih ettik: Atatürk’ün Hatıra Defterleri. 
Kitabımızın Birinci Kısım’ı, Atatürk’ün, Doğu Cephesi’nde görev yaparken, 1916 Yılı Kasım ve Aralık aylarında tuttuğu güncesi olan, “Birinci Dünya Savaşı’ndaki Hatıra Defteri”nden oluşuyor. 
Kitabın İkinci Kısım’ı ise, Atatürk’ün tedavi için gittiği Karlsbad’da, 30 Haziran-28 Temmuz 1918 tarihleri arasında tuttuğu günceleri olan, “Karlsbad Hatıraları”nı içeriyor.  
Atatürk’ün bizzat kendi kaleminden dökülen bu eserler, ilk defa bu kitapta, yayınevimizce bir araya getirilerek okuyucunun istifadesine sunuluyor. Zira 1916 ve 1918 yıllarında Atatürk’ün kaleme aldığı bu defterleri bir arada okuyup, üzerinde düşünmek, okuyucu için de ayrı bir fayda ve kolaylık sağlayacak, kanımızca. 
Atatürk’ün kurduğu ve gençlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin, Cumhuriyetimiz’in, 100. Yılı’nı kutladığımız bu günlerde, görüş ve düşüncelerini, hedeflerini, nasıl bir ülke düşlediğini, kendisine ideal olarak neleri benimsediğini, bu ideallere ulaşabilmek amacıyla nasıl bir haletiruhiye ile çalıştığını anlamak için bu kitabın iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eb1a5f0-d153-410b-8b7a-820d24dcfd59.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Uzun Yolda</image:title>
            <image:caption>Sarsabilir aşk dingin ruhumuzu derin 
Belki de bu umulur kanayan ateşe düşerek beklerken 
Belki de budur herkesin duyduğu gördüğü 
Bir serüvencinin öyküsünde çünkü 
Kuşlar hep uçarken vurulur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62753e3e-173c-4623-99df-7dd31c3bfe17.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Kardeş Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Sevgili Yunus Kardeşlerim. 
Bu hikâye kitabi tertemiz özünüzle buluşup sizi Yunus Kardeş yapacak en temel eserdir. 
Hikâyelerin amacı sizlere; 
-Nerede olursak olalım insan olalım, 
-Her zaman güler yüzlü olalım, 
-Hayat sevgi ve yardımlaşmadır, mücadele değildir, 
-Her canlı incinir, incinsen de incitme 
-Kuşlar uçtuğu zaman yaşarlar, 
-Sevmek bir ömür sürer, ömür boyu seviniz, 
-Kendi kendimizle yarışalım, başkasıyla değil, 
-İyi huylu ve güzel ahlaklı olalım, 
-Sen gül olursan, seni başında taşıyacak toprak bulunur... 
 
Umarım hikâyelerden hayatta uygulayacağınız dersler çıkarırsınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d058b9dc-faa6-403a-88e8-453ed57e4c3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Kitabımız-4 Yelhuder’in İcatları</image:title>
            <image:caption>“Bizim Kitabımız” serisinin dördüncüsü olan bu kitapta israf konusu, 7-12 yaş çocuklar için birçok eğitici ve eğlenceli hikayelerle anlatılmış ve şarkılarla pekiştirilmiştir. 
Bu hikayeler aynı zamanda yetişkinlerin de ilgisini çekmiş ve zevkle okunup istifade ilmiştir. 
Bu kitapta; Ekmek İsrafı, Yiyecek İsrafı, Su İsrafı, Elbise İsrafı, Eşya İsrafı, Enerji ve Güç İsrafı, Zaman İsrafı, Sağlık İsrafı, Para İsrafı, İnsan İsrafı, Sevgi ve Gönül İsrafı işlenmiştir. 
Günlük hayatta farkında olmadan neleri israf ettiğimiz, çöp diyerek artık işe yaramaz zannedip çöpe attığımız malzemelerin nasıl geri dönüştürüldüğü tek tek anlatılarak farkındalık oluşturulmuştur. Bunları yaparak hem çevremizi nasıl temiz tutabileceğimiz hem de doğaya nasıl sahip çıkabileceğimiz ilmek ilmek işlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89bc4576-affc-4835-8331-846d1583f177.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın İzleri</image:title>
            <image:caption>... 
Tekrar işine döndü, bu ayaz insanı felç ederdi. İşini çabuk bitirmeliydi. Titreyen elleriyle çıkardı belindeki baltasını. Pek bir şey gördüğü yoktu lakin ağacın karartısına savurdu ilk baltayı. Küt diye bir ses yankılandı ormanda. Baltayı sanki kayaya vurmuştu. Anlaşılan ağaç bile buz tutmuştu. Cafer iradesinden hiçbir şey kaybetmeden peş peşe indirdi baltaları. Vakit kaybedemezdi. Her kaybettiği dakika kendisi için ölümcül olabilirdi. Soğukta ecel terleri döküyordu. Kan ter içinde kalmıştı vücudu. Ayaklarını hissetmiyordu ağacı kesmeyi bitirdiğinde. Terini soğutursa ölürdü. Ölüm koridorundan bir an önce çıkmalıydı. Kurt sesleri yeniden yaklaşıyordu. Çabucak tamamladı işini. Hemen omuzladı yerde yatan ağacı. Başladı adımlamaya geldiği yoldan. 
Aslında zorlu bir yolculuktu bu. Bir sürü tehlikesi vardı. Karı, tipisi, kurdu, ormancısı… Her şeyi göze almıştı Cafer, yaşatmak için. Kurtların yaklaştığını hissetti. Ağacı yere atıp baltasını kavradığında bir ışık parladı. Kurdun gözleri olmalıydı. Anlık kararlar insanı hayatta tutardı böyle zamanlarda. Cafer de öyle yaptı. Işığa doğru savurdu baltasını. 
...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed6515e1-a20d-44cf-b3dc-ef89924e0d6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim ve Teknoloji</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en güçlü kaynağı bilgidir. Bilgi güçtür sözünün ne kadar doğru olduğunu bilgi ve teknoloji dünyasının nimetlerini görünce daha da iyi anlıyoruz. Bilginin kaynağı ne olursa olsun gücüne kapılmadan önce sorgulanmalı teyit edilmeli eleştirel yaklaşılarak en doğru bilginin olup olmadığına karar verilmelidir. Bu bağlamda bize yardımcı olacak olan şey eğitimdir. Bilgi ve iletişim teknolojisinden azami derecede yararlanmak bilginin kullanılabilirliği ile doğru orantılıdır. En değerli bilgi kullanılabilir olan bilgidir. Bilgiyi kullanılabilir yapmak ise çalıştığımız alanların bilgilerine ulaşmayı sağlayacak eğitsel beceriye sahip olmaktan geçer. Bilgi teknolojisinin nimetlerinden yararlanmak adına yapılan değerli çalışmaların tasnif edilmesi kullanılması gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli görülmektedir. Bilgi ve iletişim araçlarının temel amaçları öğrencileri hayata hazırlamak, bilim okuryazarlığını arttırmak, bilgiye ulaşma ve bilgiyi bilinçli bir şekilde kullanmak, bilgiyi değerlendirmek ve sonunda bilgiyi paylaşmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8120b342-90d9-4b24-a488-4f79b8a63758.jpg</image:loc>
            <image:title>Çürümeye Mahkum Edilmiş Potansiyeller</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; Amerika’daki ve Türkiye’deki hem öğrencilik hem de eğitmenlik tecrübelerimi ele alarak, eğitim sisteminin nasıl daha verimli bir hale getirilebilir konusunu ele aldım. Gerçek hayat hikâyelerinden esinlenerek, eğitim sisteminde uygulanan verimsiz yöntemlerin öğrenciler üzerinde yarattığı problemlere değindim. 
Bir eğitmen kendine biçilen rolün, sonuç olarak bir tahribata mı yoksa sağlıklı bir şekilde inşa edilmiş güçlü bir yapıya mı dönüştüğünü bu kitapta bulabilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/548e2f02-bc0b-4960-a3fe-eb077532b469.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç&apos;ün Beyin İle Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Ekonominin büyümesine ve dolayısıyla bir bütün olarak ulusun büyümesine katkıda bulunabilecek insanların ülkeyi terk etmesi üzücü… Üstelik söz konusu ülke benim vatanımsa... 
Göç, nüfusun artması ile ekonominin gelişmesi arasındaki dengesizliğin bir sonucudur. Bu, varlıklı uluslar için iyi bir yetkin birey arzıyla sonuçlanır, ancak en az gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde eksik istihdam ve eğitimli nüfus eksikliği vardır, bu da eğitimli iş gücü eksikliğine neden olur. 
Yüksek eğitimli insanların bir ülkeden göç etmesi “beyin göçü” olarak bilinen bir durumdur ve bu birçok ülkede bir sorundur. Dodani ve LaPorte’ye (2005) göre “eğitimli sağlık profesyonelleri için ticaret, eğitim ve vasıflı insan kaynakları” beyin göçünden en olumsuz etkilenen alanlar. Beyin göçü, yaratıcı ve yetenekli bireylerin kim olduklarını geliştirmek ve keşfetmek için kendi uluslarını terk etmesi gibi yararlı etkilere sahip olabilir ve ayrıca göçmenlerin başka ülkelerde yaşayarak zaman geçirmelerini sağlayabilir. Beyin göçünün insan sermayesinde azalma gibi istenmeyen sonuçları da olabilir (Dodani ve LaPorte , 2005, s. 488). Yetenekli insanların ülkelerinin getirdiği sınırlamalar nedeniyle acı çekmeye zorlanması adil değil. Zeki insanları gelişme için ideal koşullara sahip bölgelere yerleştirmek küreselleşmeye katkıda bulunmakla kalmaz, aynı zamanda tüm dünyanın sadece büyük, mutlu bir aile olduğu izlenimine de katkıda bulunur. Bunun nihai etkisi, sadece beşeri sermayenin ortalama düzeyinde değil, aynı zamanda toplam ekonomik üretkenlik düzeyinde de bir artıştır (Stark, 2004, s. 15). Beyin göçüne atfedilebilecek bazı olumlu sonuçlar olsa da, genel olarak daha olumsuz sonuçları vardır. Bu sadece eğitimli insanların seyahat ettiği ülkenin ekonomisi için değil, aynı zamanda bu insanların eninde sonunda gidecekleri ülkenin ekonomisi için de geçerlidir. Entelektüel yetenek kaybı, gelişmekte olan ulusların teknolojik ilerleme açısından diğer ulusları yakalayamamasına katkıda bulunan en önemli faktördür. Yetenekli insanlar doğdukları ülkede doğar, büyür ve orada eğitim görür; buna rağmen çalışma ve kendilerine verileni geri ödeme zamanı geldiğinde, başka bir ülkede iş aramak için ana vatanlarını terk ederler. İnsanlar çeşitli nedenlerle ülkelerini terk etmeyi tercih ediyor; ilk üç, istihdam beklentileri eksikliği, sosyal adaletsizlik ve finansal istikrarsızlık. Başka yerlerde daha iyi profesyonel fırsatlar aramak için ülkelerini terk etmek isteyen en büyük sayıda insanı temsil ediyor. Davis ve Hart’a (2010) göre, “2000 yılında, üniversite veya yüksek lisans derecesine sahip bir kişinin yasal olarak göç etme olasılığı, birden az eğitim almış bir kişiye göre altı kat daha fazlaydı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/410d9a24-1840-46da-9dd6-338fad2f908b.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihat ve Terakki Fırkasının Zulmüne Direnen Trabzonlu Şatırzade Hasan Hicabi Bey</image:title>
            <image:caption>Milât öncesinde iskâna açılan Trabzon şehri, konumu itibariyle doğudan, batıdan, kuzeyden ve güneyden göç alarak insan yoğunluğu bakımından da ayrıcalıklı hale gelmiştir. Trabzon merkezli olarak kurulan devletlerin en sonuncusu Fatih Sultan Mehmet Han’ın bu toprakları fethetmesi sonucu Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğüne katıldı. Önemli bir mahalde ve Doğu Karadeniz’in ticari ağırlıklı bölgesindeki bu vilayete doğru bir göç hareketi başladı. Bu dönemde Osmanlı Hükümetlerinin devlet olma hasletlerine yönelik olarak yerleştirilenlerin yanında bizatihi kendi iradeleriyle gelenler, bölgede tutunarak kariyer elde ettiler. On sekizinci yüzyıl itibariyle zayıflamaya başlayan otoritenin yerini ayan ve varlıklı aileler almaya başladılar. Bu aileler, devletin yereldeki bazı işlerini mevzuat doğrultusunda üzerlerine alarak bu işlemlerden gelir elde etmeye başladılar. Elde ettikleri gelirler mevcut konumlarının daha da güçlenmesine sebebiyet verdi. 
Bu ailelerden birisi de Şatırzâde ailesiydi. Şatırzâde ailesi; Trabzon’un eski, eski olduğu kadar da köklü ve hatırı sayılır ailelerindendi. Ailenin erkekleri Trabzon’un fethi sırasında Osmanlı ordusuyla bölgeye geldiler. Diğer fertleri ise, fethin akabinde geldikleri bu bölgeye iskân politikası doğrultusunda yerleştirildiler. Trabzon’un fethedilerek Osmanlı topraklarına katılması sonrası bölgede kalma talebinde bulunan ailenin taleplerinin kabul edilmesi üzerine yeni fethedilmiş olan bu topraklara yerleşmeye hak kazandılar. Yerleşim yerleri; Trabzon merkeziyle Yomra nahiyesinde belirlenerek mülkiyetlerine tahsis edildi. 
Şatırzâde ailesinin ileri gelenleri arasına katılan Hasan Hicabi Bey, nezih ve köklü bir ailenin evlâdı olarak 1882 senesinde Trabzon’da doğdu. Dönemine göre iyi bir eğitim aldı. Zamanının kaliteli eğitim veren okullarından Trabzon İdadisinde eğitim görerek şahadetname almaya muvaffak oldu. Bir müddet ailesinin iş ve işlemleriyle ilgilendi. Bu dönemde, ailenin iş ve işlemleri arasındaki ticaret ve tarımdan hoşlanmadığının farkına vardı. Bunun üzerine yeni arayışlara girdi. O ana kadar düşünce dünyasının bir bölümünde duran yeni fikirlere yöneldi. Düşünce dünyasının bir bölümünde fikir olarak duran düşüncelerini uygulamaya koymak üzere İstanbul’a gitti. Cemiyetçilik ve ardından da gazetecilik faaliyetlerinde bulundu. Daha sonraları devletin memuriyet kademelerinde hizmet vermeye başladı. Trabzon’da iken, siyasi düşünce olarak iktidarı elinde bulunduran İttihat ve Terakki Fırkası karşıtı bir tutum içine girdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8de0b45-7e59-4fd0-9a07-67d9ce6dc31c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Dünyada Medyanın Yapısal Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca insanoğlunun yaşadığı dönemler yaşanan gelişmelere bağlı olarak farklı isimlerle tanımlandı. Taşın yontulması, tekerleğin icadı, yerleşik hayata geçiş, endüstri devrimi gibi tüm gelişmeler yaşanan çağları tanımladı. Şimdi ise; hepimiz dijital bir çağda yaşıyoruz. Bu çağ; sağlıktan tarıma, iletişimden üretim araçlarına, savunma sanayinden yapay zekâ uygulamalarına kadar tüm sektörlere damgasını vurdu ve vurmaya devam ediyor. 
Dijitalleşmenin getirdiği değişimler belki de tarihin hiçbir döneminde görülmeyen biçimde insan hayatını, yaşam modellerini, beşerî ilişkileri etkiledi. Sosyoloji ve psikoloji gibi bilim dalları artık çözümleme yaparken dijitalleşmenin gerek insan gerekse toplum üzerindeki etkilerini göz ardı edemiyor. 
Ancak dijitalleşmenin etkilediği alanların başında hiç şüphesiz ‘’iletişim’’ geliyor. Artık bir ‘’tık’’la herkesin dünyanın diğer ucuna bağlanabildiği; akıllı telefonu olan herkesin birer ‘’muhabir’’ olduğu, TV haber bültenlerinin WhatsApp hatlarını ‘’haber kaynağı’’ olarak kullandığı bu dönemde dijital çağ, iletişim ve yeni medyayı baştan sona evrimleştiriyor. 
Sosyal medya hesaplarının birer ‘’kimlik’’ haline geldiği bu dönemde; yapılan paylaşımlar, kullanılan fotoğraflar, yazılan içerikler birer “gazete’’ gibi anlam kazanıyor. Böylesine radikal değişimlerin yaşandığı bu dönemde medyada yapısal dönüşümün yaşanmaması mümkün değil.  
İşte bu yeni alana katkı sunmak vesilesiyle sevgili öğrencim ve meslektaşım Dr. Öğr. Üyesi Murat ERDOĞAN editörlüğünde ‘‘DİJİTAL DÜNYADA MEDYANIN YAPISAL DÖNÜŞÜMÜ’’ başlığı altında hazırlanan bu eser, her iletişimcinin başucu kitabı olacak; bugünü ve yarını daha iyi çözümleyecektir. 
Bu amaçla, birbirinden değerli ve çarpıcı makaleleri kaleme alan değerli meslektaşlarım, Prof. Dr. Orhan Baytar’a, Doç. Dr. Mesut Aytekin’e, Başak A. Kuş’a, Dr. Öğr. Üyesi Erkan Turan’a, Dr. Öğr. Üyesi Murat Erdoğan’a, Dr. Öğr. Üyesi Eda Mezda’ya, Dr. Öğr. Üyesi Gülcennet Öztürk Çelebi’ye, Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Törün’e, Dr. Öğr. Üyesi Seda Aktaş’a, Ar. Gör. Serhat Kaya’ya, Öğr. Gör. Seda Korkmaz’a, Öğr. Gör. Selçuk Kahraman’a, Arş. Gör. Batuhan Avşaroğlu’na ve Araş. Gör. Melisa Minaz’a teşekkür ediyorum. Prof. Dr. Ergün YOLCU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19fd90aa-7164-4993-b489-f50ffc61dada.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şarkı Gibiydi</image:title>
            <image:caption>Tarihe dönüşen insan, insana dönüşen tarih, sevinci, acıyı, ince alayı iç içe yaşar. Selimoğlu’nun yarattığı öyküsel beğeni de bu öğelerle oluşur. Çevreyi belirleyen nesneleri, insanın karakterini derinliğine irdeler gibi algılar Selimoğlu. Öykülerini, derinden algılayıcı beğeniyle kurguladığı görülüyor. Denizin orta yerinde, “insan” denen varlığın en önemsenmez gibi görünen serüvenlerini bu beğeniyle ilginç kılıyor. Denizlerin kara görünmeyen bölgelerinde bir fındıkkabuğu gibi kımıldayıp duran “gemi” adındaki nokta mekânlarda, tek bir insanın evreni dolduran serüveniyle de, insanlığın bir tek insanda acıya dönüşen gerçeğiyle de buluşturuyor okurunu Selimoğlu. 
Adnan Binyazar 
 
Zeyyat Selimoğlu kendi öykü coğrafyasını kuran bir anlatıcı. Her bir anlatısına yansıyan insan/doğa, yer/mekân gerçekliğinde başat öge bu kez Bir Şarkı Gibiydi öykülerinde birbirine eklemlenen duygu durumlarıyla karşımıza çıkar. 
İnsanın zamanın burgacından geçen ruh hali, düşle gerçek arasında yaşadığı gel-gitler, yaşanan yalnız durumlarının gerçekliği ironik biçimde öykülerde yer alır. Onun gezgin bakışı, yarattığı “deniz coğrafyası”nın renkleri Bir Şarkı Gibiydi kitabının öyküsel boyutunu zenginleştirdiği gibi, öykücülüğümüze de ufuk açan birikim olarak değerlendirilmeli. 
 
Adnan Binyazar’ın sunuş yazısıyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9510ddd3-0ce4-4372-823e-c11a8324c3fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nardik Büyüyor</image:title>
            <image:caption>Nardik hikâyeleri, çocuklarla özfarkındalık çalışmaları yaparken doğdu. Çocuklarımız büyürken, yaşamı anlamlandıracakları ve ilişki kuracakları zemini oluşturuyorlar. Özfarkındalık bu zemine yerleştirildiğinde, yaşam kolaylaşıyor. Nardik adım adım yaşamı keşfederken, çocuklarımıza da nefes ve beden farkındalığını, dikkatini toplamanın gücünü, duygularını anlamayı ve uyumlu ilişkiler geliştirebilmeyi öğretiyor. Dileğim, her çocuğun yaşamına anlam katacak becerilerle donanarak büyümesidir. Nardik’in buna katkısı olması umuduyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e7cc242-bbf7-48ba-9bf4-c63434e6d0b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Saksıda Yaşayan Kalp</image:title>
            <image:caption>Kalbimi bir saksıya ektim. Onu her gün suluyorum. 
Ona şarkılar mırıldanıyorum. 
Kalbim dün gece benimle konuştu. Buralardan sıkılmış.  
“Beni daha sakin bir yere götür,” dedi. “Dinlenmem gerek. Çok yoruldum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd086f7-6bca-4177-932d-d24ab44d26ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Meena’nın Farkındalık Anı</image:title>
            <image:caption>Meena ve dostu Humba Lumba Pata Küte, hoplayıp zıplamayı, dönüp durmayı çok sever! 
Ama enerjisi başına iş açtığında, farkındalık gücünün anahtarı Dada’nın elindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14aa7dac-d01c-48db-a986-663fa2f7f10b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Canavar Benden Ne İstiyor?</image:title>
            <image:caption>Yatağımın altında bir canavar var. Mor bir canavar! 
Mor canavar neden orada?  
Benden ne istiyor? 
Birlikte bulmaya çalışacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb73034c-d815-497e-a1d0-3d0c186d9472.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Duyduğunu Değil Gördüğünü Yapar</image:title>
            <image:caption>ÇOCUK EĞİTİMİNDE HEDEFE ULAŞMANIN  EN ETKİLİ YOLLARI 
 
Aile ve çocuk kavramları, Âdem ile Havva’dan beri şekil değiştirerek ama varlığından hiçbir şey eksiltmeyerek günümüze kadar gelmiştir. Üzerine sayısız filmlerin ve dizilerin çekildiği, sayısız kitapların yazıldığı kavramlardandır aile ve çocuk… 
 
Çocuk Duyduğunu Değil Gördüğünü Yapar kitabı, yalnızca çocukların eğitimiyle de sınırlı kalmayıp anne babanın ebeveynlik algısına da önemli katkılar sunuyor. Çocuk yetiştirmede karşılaşılan zorluklara çözüm önerileri arayanlar için ve zihinsel olarak güçlü, duygusal olarak dengeli, karakter olarak kaya gibi sağlam bireyler yetiştirmek isteyenler için yol haritası niteliğinde. Canten Kaya, aile kavramının önemini daha iyi idrak etmek isteyenler veya aile olabilmenin anlamını tekrar hatırlamak isteyenler için ince formüller verip kılavuzluk ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea52ed9-9bd5-4e05-9c5f-7d85ff7e6df4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Eczanesi</image:title>
            <image:caption>“Bir otobüsü sürüyorum. Evet, şu sürücü ben değil miyim? Benim. Peki, otobüsün arkasından koşan kim? Bir saniye. Evet, o da benim. Otobüsü yakalamaya çalışıyorum kan ter içinde. Ayakkabılarımın içi yanıyor. Kızgın ayakkabılarımdan dumanlar çıkıyor. Yüzüm acıyla gerilmiş. Dişlerimi sıkıyorum koşarken. Biraz da ağlamaklı gibiyim sanki. Otobüsün ortasındaki ne? Bu bir camdan tabut. Rüyanın içinde rüya görüyorum sanki. Aman tanrım tabutun içinde iki kişi var ve hareket ediyorlar. Olamaz! Gözlerime inanamıyorum. Biri annem öbürü de sensin Selim...” 
 
Ben Gönül. Nöbetçi eczane Gönül, aslına bakılırsa “Pansumancı Gönül” de denilebilir. Bugünden geçmişime baktığımda, anlıyorum ki engellenmiş bir kaçağım ben… Sana kaç defa; yaşanan onca şeyden sonra “Beni bana bırakma,” demiştim. Şimdi geç de olsa anlıyorum ki seninle bu karanlık ve uğursuz geceye adım adım yaklaşmışız. Artık dönüşü yok, başlıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bfa9bc4-aa8e-4daa-8ba3-704db5390c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Başına</image:title>
            <image:caption>Okan; dürüstlük timsali, kimseye zararı dokunmayan ve karısını deli gibi seven bir adamken, hayatı bir anda içinden çıkılmaz bir hâle gelir. İşinden kovulur. Karısı tarafından da terk edilir. Neredeyse her şeyini kaybettiğinde artık yaşayacak bir evi bile yoktur. Dürüstlük ve erdemin pek de para etmediği bu dünyada ilk kez tek başına kalmıştır. Şimdi kafasında tek bir soru vardı; dürüstlük ve erdem mi kazanacak, yoksa? 
*** 
Yayımlanan her kitabıyla, sesli kitap platformlarında zirveye yerleşen Volkan Sönmez “Tek Başına” ile sizi unutulmaz bir maceraya  çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d460df33-3f61-40d8-8039-5416597c64a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Masalı</image:title>
            <image:caption>Dünya tehlikede… Hem bizimki hem de diğeri…
Charlie Reade on yedi yaşında, beyzbol ve Amerikan futbolunda başarılı, sıradan bir lise öğrencisidir. Bir gün Radar adında bir köpek ve onun sahibi Bay Bowditch’le tanışır. Bay Bowditch bir tepede, tekinsiz görünen büyük bir evde tek başına yaşamaktadır. Evinin arkasında zaman zaman tuhaf seslerin duyulduğu bir kulübe, kulübenin içindeyse bir kuyu vardır.
Ve masal bu ya, bu kuyu bambaşka bir dünyaya açılır.
Gökyüzünde iki ayın ve bizim dünyamızdaki gökbilimcilerin hiç görmediği yıldızların parladığı, korkunç cezalara maruz kalmış prens ve prenseslerin sürgün edildiği, sakinlerinin hastalıkla lanetlendiği bir dünyaya...
Dâhi yazar Stephen King, iyi ile kötünün savaştığı paralel bir dünyanın kapılarını aralıyor ve hayal gücünün en derin kuyusuna iniyor. Peri Masalı, King’in diğer eserleri kadar şaşırtıcı ve ikonik. Kahraman rolüne soyunan sıradan bir genç adamın olağanüstü macerasını konu alan gerilimli ve tatmin edici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02943273-a071-4c2b-804c-c7bd89611862.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı:Elyel</image:title>
            <image:caption>YABANCI SERİSİ 3. KİTAP 
 
Yaşamın suda başladığını biliyor muydun? 
O karanlık derinlikte hüzünlü bir mucize. 
Yaşamın varoluşa öğrettiği ilk gerçek yalnızlıktı. 
 
Ağır adımlarla loş ışığın aydınlattığı odaya girdiğimi, yavaşça ona doğru yürüdüğümü, yatağın başında durup ona baktığımı hayal ettim. Bazen uykusunda huzursuz olurdu, çoğu zaman buna kayıtsız kalırdım. Beni ilgilendirmezdi, ilgilendirmemeliydi. Ona kıyamadığım gecelerde ilk önce kendime sinirlenerek tavana bakar, ardından onu kollarımın arasına çekerdim. Huzursuzluğu kaybolurdu.  
 
O, kollarımda habersizce, huzurla uyurken ben bu gecelerin sonumuzu getireceğini bilirdim. 
 
Suda başlayan yaşama suda son vermek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aaebb87-c077-4c09-ba20-88a2a4392211.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Türklerinde Köroğlu Destanı</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllar boyunca Türklerin hâkim olduğu ve günümüzde nüfusunun yarısını Türklerin oluşturduğu İran, Türkiye ve Orta Asya arasında geçişi sağlayan önemli bir bölgedir. Bu husus Oğuz, Kıpçak ve Karluk gruplarının yegâne ortak destanı olan Köroğlu için de geçerlidir. Köroğlu Destanı’nın Batı ile Doğu kolları arasında köprü vazifesi gören İran Türklerinin anlatmaları, bu destanın bütüncül olarak incelenmesi için elzemdir. Günümüze kadar bölgesel olarak yapılan Köroğlu çalışmaları bir yapboz olarak düşünüldüğünde bu destanın Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan ve Doğu Türkistan varyantları hakkında Türkiye’de birçok çalışma yapılmıştır. Bu yapbozda eksik kalan İran Türkleri varyantları da İran Türklerinde Köroğlu Destanı adlı bu kitap ile tamamlanacaktır.
Köroğlu’nun İran Türkleri anlatmalarını ele alan bu kitapta ilk olarak İran Türklerinde destan anlatıcıları olan âşıkların aldıkları eğitim, bağlı bulundukları âşık muhitlerinin temel özellikleri ve bu muhitlerdeki destan anlatma gelenekleri hakkında bilgi verilmiştir. Ardından İran’da derlenen 11 kol üzerinden Köroğlu Destanı’nın İran Türkleri anlatmaları yapı olarak incelenmiştir. Son olarak söz konusu kolların metinleri ek olarak okuyucuya sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4828ee08-f2bf-4ed4-b7ff-7042d2d6cb57.jpg</image:loc>
            <image:title>Haruki Murakami Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Murakami Harikalar Diyarı’na hoş geldiniz! Keyifli bir yolculuğa hazır mısınız? 
 
Kitapları 50’nin üzerinde dile çevrilen Haruki Murakami bugün yaşayan en önemli yazarlardan biri kabul ediliyor. Yalnız kahramanlar, bizi paralel dünyalara ışınlayan geçitler, basamak basamak kendi bilinçaltımıza indiren kuyular, metaforlar… Zengin bir hayal gücünün ürünü, anlam ve derinlik peşinde bir edebiyat Murakami edebiyatı.  
 
Onun edebiyatının şifrelerini çözmek içinse bu kitapla müzikten filmlere, yazarlara, yönetmenlere, farklı coğrafyalara doğru birlikte bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculukta Haruki Murakami’nin hiç bilmediğimiz pek çok yönünü öğreneceğiz: Mesela sadece çok iyi bir yazar değil, çok üretken bir çevirmen olduğunu… Sinefil ve plak koleksiyoneri olarak tanımlanabileceğini. Güzel lahana sarması yaptığını…  
Gözleri yaşarmadan soğan doğrayabildiğini… Tıpkı yalnız kahramanları gibi ev işlerine elinin yatkın olduğunu. En çok dişi ve yaşlı kedileri sevdiğini… Ve daha pek çok şey… 
 
Haruki Murakami Sözlüğü hem onun eserlerine bayılan &apos;Murakamikleri&apos; hem de yazarla ilk kez tanışacak okurları çok mutlu edecek bir koleksiyon kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/932338fd-9cf5-41d9-a053-dee93520b6d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarchism And Other Essays</image:title>
            <image:caption>Lithuanian-born revolutionary, called Red Emma in her days, Emma Goldman is known for her anarchist writings and lectures. In 1906, Goldman started a revolutionary periodical, Mother Earth and remained its editor till 1917. Her famous &apos;Anarchism and Other Essays&apos; covers a wide range of radical topics like the enslavement of women, the destruction wrought by nationalism, the Puritan ethos and more.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3acc8f3e-de5e-47c3-89a0-37a1eb40b3ac.jpg</image:loc>
            <image:title>M. Kemaleddin&apos;in Meraklı Romanları</image:title>
            <image:caption>“Kitabhâne-i Sûdî’nin Meraklı Romanları” üst başlığıyla 1924 yılında kısa maceralardan müteşekkil 16 kitap hâlinde yayımlanan M. Kemaleddin’in polisiyeleri, nakil, tercüme ve adaptasyon ulamlarından hangisine gireceklerine dair belirsizliğe rağmen yerel unsurların incelikli bir şekilde kullanıldığı özgün bir anlatı diline sahiptir. 14 tanesi bulunabilen maceraların büyük kısmında polis hafiyesi Nahit başkahramandır. Diğer hikâyelerde soruşturmacı kahramanlar Prens Naim Paşa, Necla Hanım, Süreyya, Kamil Bey, Ahmet Efendi, Faik Bey gibi bağımsız karakterlerdir. Bununla birlikte, M. Kemaleddin’in polisiyelerinde olay örgüsü kahramanları geri plana itmiş olduğu için, kitaplar, dönemin diğer polisiyelerindeki kahraman merkezli kurgudan bağımsız, merak unsurunun sonuna kadar korunduğu ayrıksı bir külliyat olarak karşımıza çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/970c7c81-eb71-473c-9a1f-dc607ecfee8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Avcısı</image:title>
            <image:caption>PERİLERE DAİR HER ŞEYİ BİLDİĞİNİ, ONLARI TANIDIĞINI MI SANIYORSUN? 
TEKRAR DÜŞÜN. 
 
Hayatlarımız artık tekerlemelerden ve 
Peri masallarından ibaret Allie. 
 
Allie Hunter’ın ikiz kız kardeşi büyülü çemberden geçip Peri Diyarı’na adım attığında ölümcül Perilerin dışarı çıkmasına sebep olur ve bu Periler, Allie’nin kasabasına yıkım getirmeye kararlıdır. 
 
Ruhlar ve Peri âlemine ait varlıklar dışında hiçbir şey göremeyen Allie, hayal kırıklığı ve öfke içindedir ancak Perileri yok etmeye de oldukça kararlıdır. Bedeli ne olursa olsun. 
 
Peki yalanların gerçek olduğu, gücün yiyecek gibi tüketildiği ve  
her hareketin şiddete yol açtığı bir dünyada ölümlü biri tüm 
Peri Diyarı’na karşı koyabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1559443c-c8a5-4913-940c-c3f3af4d1c66.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Badem Ağacı</image:title>
            <image:caption>Ses aynı ses, adam aynı adamdı, çağlar ötesinden bana duyulan… Ben aynı yaralı badem ağacı hiç ama hiç yok olmayıp, insanca şeylere şahit tutulan… Sense badem çiçeğine yazgılananı üzerine alınan insanoğlu, düşün ve çık kendinden… Düşün ve çık işin içinden… Düşün ve ‘Kalbini’ kaçırtma bedeninden, yoksa nefesin, sesin, sözün ve işleyişin kalmayacak evrene çünkü aşk ile atılmayan hiçbir adımın izi kalmaz bu evrende…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eae15e3-4728-48eb-bd48-c32da3be4d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Mevsim Düşleri</image:title>
            <image:caption>Tekin Şener okurunu arayan bir yazar değil. Müdanasız bir kalem sahibi olarak “yürüyen kitap” dediği okuma tutkunu insanları “birlikte anlamaya, hatırlamaya, bağ kurmaya” çağırıyor; çağrıya kulak verenlerle “aynı serabı görme” niyetiyle yazıyor. Onlar aranmaz; yürüdükleri yolda türlü menziller üzerinde kendileriyle aynı dili konuşan dildaşlarını bulur, dinler ve okurlar. İşte bu denemeler bu çağrıyı işitmek üzere yola koyulanlarla “aynı akıntıya kapılmak” umuduyla yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f00717-0a8f-4afe-b991-10d255c0f0d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Yalnız Beyni</image:title>
            <image:caption>Dünyanın En Yalnız Beyni (DEYB) 

 
Ellerinizin arasında duran bu kitap tümüyle ergenleri anlamak için yazılmıştır ve okuyucuya sunduğu tek bir vaat vardır. Cümleler doğrudan bir ergen olan Mavi’ye hitap ediyor olsa da asıl amaç birbirinden çok uzak köşelerde duran ebeveyn, ergen ve öğretmeni aynı kitapta buluşturabilmek ve 
iletişim kurabilecekleri ortak bir dil oluşturmaktır. 
 
Ergen beyninin en hassas tarafı bir metamorfoz içinde olmasıdır. Üstelik bu dönüşüm sırasında ne yazık ki onu koruyacak bir kozası yoktur ve maruz kaldığı her türlü etki, değişen beyin devrelerini 
şekillendireceğinden kalıcı olabilmektedir. O nedenle bir an önce ergenleri anlamak hatta daha da ötesinde hissetmek zorundayız. Eğer bunu başarabilirsek gençlerimizin ne kadar ağır bir yük altında 
ezildiğini her bir hücremizle algılamış olacak ve bir daha onları asla yalnız bırakmayacağız. Tüm emek ve çabalar bu toprağın çocukları için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd8c872d-af5d-4d62-9a3e-7cdc151712d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Normanlar</image:title>
            <image:caption>Avrupa, Akdeniz ve Orta Doğu’nun Efendileri: Normanlar 
 
“Viking akınlarından Akdeniz’in hakimiyetine uzanan Normanlar, Orta Çağ Avrupası’nın egemen ve göz kamaştıran gücüydü. Levi Roach, muhteşem ve panoramik anlatımıyla Normanların inanılmaz hikâyesini ustalıkla anlatıyor.” – Helen Castor 
 
Elinizdeki bu kitap, hırslı maceracıların, azılı yağmacıların, kazanılan ve kaybedilen servetlerin hikâyesi. 
 
14 Ekim 1066. 
 
İngiltere’nin son Anglo-Sakson kralı II. Harold Sussex’te ölürken, Normandiya Dükü beklenmedik zaferini kutluyordu. Artık İngiliz tahtında Anglo-Saksonlar veya Vikingler oturmayacaktı; artık çağ, Normanların çağıydı. 
 
Viking akıncılarından gelen mütevazı köklerinden paralı askerler, fatihler ve hükümdarlar çıkaran Normanlar, Avrupa’yı tabiri caizse şekillendirirken Küçük Asya topraklarında da adım atmadık yer bırakmadılar. Uyum sağlama, yenilikçilik ve katı kararlılıklarıyla dünyaya damga vurdular. 
 
Yazar Levi Roach, İskandinavya’dan Kutsal Topraklara dek Normanların izini sürüyor ve okurları da bu yolculukta peşinden sürüklüyor. Alana hakimiyeti ve başarılı araştırmasıyla Norman İmparatorluğu’nu karakterize eden siyasî entrikalar, askerî deha ve kültürel asimilasyonun karmaşık dokusunu gözler önüne seriyor.  
 
Normanlar, yalnızca bir fetih kroniğinden çok daha fazlası. Yazar Roach fetihlerin yanında modern hukuk sisteminin temellerinin nasıl atıldığından Avrupa’nın Orta Çağ kimliğini şekillendiren farklı kültürlerin kaynaşmasına kadar Norman yönetiminin geniş kapsamlı sonuçlarını ustalıkla inceliyor. 
 
Normanlar, Kuzey Fransa’daki Viking yağmacılarının torunlarının Avrupa, Akdeniz ve Orta Doğu siyasetine hâkim oluşlarının olağanüstü hikâyesini anlatıyor. Yazar Levi Roach’ın usta tarih yazıcılığı ve titiz araştırmaları, bu olağanüstü hanedana yeniden hayat vererek etkilerinin hatırlanmasını sağlıyor. Normanlar’da bir Viking gemisiyle Manş’ı geçecek, Hastings’in dehşetengiz atmosferini ciğerlerinize çekecek, Kutsal Topraklara giderken İznik’te dinlenecek ve paralı asker olarak pek çok efendiye hizmet edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7f372ed-4dc2-4de6-b515-6f46cb5a8c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanları Etkilemek Süpergücünüzdür</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap bizden limitlerimizi zorlamamızı istiyor. Etkileme becerilerini bir defa öğrendikten sonra bunu önemseyen insanlar için bir şeyleri ortaya koymak, olayları daha iyi hale getirmek için tüm iş size düşüyor.” — Seth Godin, Dip ve Takım Oyunu kitaplarının yazarı 
 
“Daha iyi bir dünya için iknanın yeni kuralları.” — Charles Duhigg, Alışkanlıkların Gücü kitabının yazarı 
 
 
İnsanları etkilemeye dair kafanızdaki yerleşik ve yanlış düşünceleri bir kenara bırakın. 
Doğru görüşme stratejileriyle diğerlerine karşı nasıl daha etkili hale geleceğinizi fark edin. 
Bu kitapla insanların davranışlarını nasıl isterseniz öyle yönlendireceğinizi keşfedin. 
 
Aslında daha doğduğunuz anda insanlar üzerinde gayet etki bırakan biri olarak dünyaya gelirsiniz. Ancak daha sonra bu gücü bastırmayı, kurallara uymayı, sıranızı beklemeyi, sorun çıkarmamayı size öğretirler. Etrafınıza boyun eğersiniz. Yale Üniversitesi’nden ödüllü profesör Zoe Chance büyük fikirleri hayata geçiren bu süpergücünüzü tekrar nasıl keşfedeceğinizi gösteriyor! 
Karizma nasıl geliştirilir? İnsanlarla rahat ve yaratıcı biçimde nasıl görüşme yürütülür? Kimler sizi manipüle etmeye çalışıyor? Bu manipülatörleri nasıl tespit edebilirsiniz? İnsanları Etkilemek Süpergücünüzdür’de hem bu soruların cevaplarını bulacak hem de timsahlar, paraşütçüler, goril kostümü giymiş akıl okuyucuları, Cengiz Han ve hayır diyerek dünyayı kurtaran adamla yaşantınızı değiştirecek bir yolculuğa çıkacaksınız. 
İnsanları Etkilemek Süpergücünüzdür: Kendinizden Taviz Vermeden İstediğinizi Nasıl Alırsınız size hayatınızı ve işinizi nasıl dönüştüreceğinizi öğretiyor. Hatta, kim bilir, belki de tarihin akışını dahi değiştirebilirsiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2695d054-9572-4944-a870-78460129aa33.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla ve Mecnun</image:title>
            <image:caption>Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde, Klasik Şark Dilleri Kürsüsü’nde Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde görev yapan, doktora çalışmasında Arap kaynaklarında Osmanlıları inceleyen Doç. Dr. Şevkiye İnalcık (v. 1989) bu eserinde dillere destan olan “Leylâ ve Mecnûn” aşk hikâyesini orijinal metinler ışığında karşılaştırmalı olarak değerlendiriyor. 
İslam milletleri edebiyatında, yalnız klasik edebiyatta değil, halk edebiyatında da asırlarca işlenmiş olan “Leylâ ve Mecnûn” aşk hikâyesinin kahramanı ve büyük şairi Mecnûn, tarihte gerçekten yaşamış biri miydi? Yoksa hikâyelere konu olan, acıklı aşk şiirlerinin kendisinden nakledildiği Mecnûn sonradan ihdas edilmiş hayal ürünü bir şahsiyet miydi? Ya da tüm bu anlatılagelen aşk hikâyelerinin gerçeklikle temas kurabileceği noktalar var mıydı? Çöllerde insanlardan uzak yaşamaya başlayan Mecnûn’a dair nakledilen çelişkili rivayetleri nasıl anlamalı? Doç. Dr. Şevkiye İnalcık’ın kaleme aldığı bu eserde “Leylâ ve Mecnûn” aşk hikâyesinin kahramanı ve büyük şairi Mecnûn’un hayat hikâyesi özlü bir şekilde araştırılırken, mevcut nüshalardan hareketle oluşturulan Divan’ı da inceleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2c8b6c-d407-4031-89bd-2c3bf44a0512.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Mimarlık</image:title>
            <image:caption>Mimarinin Büyüleyici Dünyasına Yolculuk 
Antik dünyanın gizemli megalitlerinden ve muhteşem piramitlerinden Ortaçağ Avrupası’nın heybetli kalelerine ve göğe yükselen Gotik kiliselerine, zarif pagodalardan, muhteşem cami ve saraylardan karmaşık kentsel gelişmelere ve yüksek gökdelenlere; mimari fikirler, yenilikler ve yaratıcılık... 
Akropolis, Parthenon, Knossos Sarayı, Çin Seddi, Petra, Kolezyum, Pantheon, Celsus Kütüphanesi, Sultanahmet, Ayasofya, Angkor Wat, Kubbet’üs-Sahra, Santa Maria del Fiore, Topkapı Sarayı, Sydney Opera Binası gibi dünyaya damgasını vurmuş binalar, tapınaklar, köprüler, su kemerleri, bazilikalar, hamamlar, kaleler, camiler, şatolar; İnkalar, Mayalar, Yunan düzenleri, Roma mühendisliği, Bizans, Japon ve Gotik mimari, Rönesans, Barok, Art Nouveau, Modernizm, Postmodernizm, Fütürizm ve Dinamik mimari gibi akımlar; Inigo Jones, Christopher Wren, Gaudi, Frank Lloyd Wright, Le Corbusier ve Frank Gehry gibi ünlü mimarların hayatları ve eserleri… Dakikalar İçinde Mimarlık en eski yapılardan günümüzün en ileri mimari kavramlarına kadar mimarlık tarihini ve teorisini ana hatlarıyla açıklıyor. Kitap boyunca sizlere dünyanın dört bir yanından görselleriyle birlikte 200 önemli bina, tarihî stil, mimari akım ve ünlü mimarların profili ile mimarların yaratıcı ve büyüleyici dünyası eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0817a755-7493-47da-b60b-f6579d238836.jpg</image:loc>
            <image:title>Double Me 3</image:title>
            <image:caption>TEK TIKLA ÖLÜMSÜZLÜK! 
Hitomi&apos;nin hayatına mal olan saldırı, Aiko&apos;nun üzerindeki kuşkuları dağıtmak şöyle dursun, suçluluğunu daha da pekiştirmiştir. Dosan&apos;la ölümünden sonra yaşadığı aşka kendini kaptıran Aiko, neler olup bittiğinin farkında değildir ve daha da kötüsü, Eri&apos;yi ihmal etmektedir. Ancak görünüşe bakılırsa Double.Me uygulamasını yöneten yapay zekânın Bayan Psiko için başka planları var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0120976-4441-4384-93ac-8b1161524859.jpg</image:loc>
            <image:title>Double Me 4</image:title>
            <image:caption>TEK TIKLA ÖLÜMSÜZLÜK 
Aiko, babası ve yeni müttefikleri sayesinde polisten kaçmayı başarmıştır ama bu özgürlük fazla sürmeyecektir. Yapay zekâ Sarah&apos;nın yarattığı tehlikenin farkında olan Yakuza, Cho&apos;nun babasının Aiko&apos;yu kaçırmasına müsaade eder ve insanlığı felakete sürükleyebilecek olan kadının peşine düşer.İnsan avı başladı; peki ama av sence kim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b3c61aa-c24d-48b1-8b23-183ea2a7cc4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdurrahim Rahmi Zapsu</image:title>
            <image:caption>Erken Cumhuriyet dönemi aydınlarından Abdurrahim Rahmi Zapsu, Türkiye’de dini yayıncılığın öncüsü olmuş İslam düşüncesinin önde gelen isimlerinden biridir. Ayrıca Kürt aydınlanmasının ilk kuşak temsilcisi ve modern Kürt edebiyatının kurucularındandır. Osmanlı’nın son döneminde Kürtçe eğitim müfredatı oluşturan ilk isim olan Zapsu, Kürt çocukları için dilbilgisinden matematik, tarih ve coğrafyaya birçok dalda eser hazırlamış, adeta tek başına bir eğitim-öğretim kurulu görevi üstlenmiştir. 
 
Bu kitap, onu günümüz okuruna yaşamı ve eserleriyle tanıtmak amacıyla hazırlandı. Kendine özgü, yapıcı ve kucaklayıcı İslam yorumuna yer verilirken, Kürt modernleşmesi ve edebiyatının önemli bir evresi de aydınlatılıyor. Böylece zincirin kayıp halkalarından biri tamamlanıyor. 
 
Zapsu’ya ait bugüne kadar bilinmeyen pek çok eser ve şiir ilk defa bu kitapla gün yüzüne çıkıyor. Öte yandan Zapsu’nun yayımlanmamış bir romanından yapılan alıntılarla, güçlü edebi yönüne ışık tutuluyor. 
 
Said Nursi ve Musa Anter gibi tanınan bazı isimlerle ilgili çeşitli anekdotlara yer verilen kitapta, Birinci Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi’nde yaşananlar Zapsu’nun tanıklığıyla çarpıcı bir şekilde aktarılıyor. Bu anılar bize bölgedeki Osmanlı idarecilerinin zayıflıklarını, Rus işgaliyle kırılan bir coğrafyayı, boşaltılan köyleri, halkı savunurken zorlu kış şartlarında açlık ve donma  
tehlikesiyle karşı karşıya kalan gönüllü birlikleri anlatıyor. 
 
Onun hikâyesi ve eserleri, okuru çok merak edilen bir dönem ve coğrafyalarda sürükleyici bir yolculuğa çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad458409-c282-4bd0-8cdd-7bf8e2b78cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdurrahim Rahmi Zapsu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erken Cumhuriyet dönemi aydınlarından Abdurrahim Rahmi Zapsu, Türkiye’de dini yayıncılığın öncüsü olmuş İslam düşüncesinin önde gelen isimlerinden biridir. Ayrıca Kürt aydınlanmasının ilk kuşak temsilcisi ve modern Kürt edebiyatının kurucularındandır. Osmanlı’nın son döneminde Kürtçe eğitim müfredatı oluşturan ilk isim olan Zapsu, Kürt çocukları için dilbilgisinden matematik, tarih ve coğrafyaya birçok dalda eser hazırlamış, adeta tek başına bir eğitim-öğretim kurulu görevi üstlenmiştir. 
 
Bu kitap, onu günümüz okuruna yaşamı ve eserleriyle tanıtmak amacıyla hazırlandı. Kendine özgü, yapıcı ve kucaklayıcı İslam yorumuna yer verilirken, Kürt modernleşmesi ve edebiyatının önemli bir evresi de aydınlatılıyor. Böylece zincirin kayıp halkalarından biri tamamlanıyor. 
 
Zapsu’ya ait bugüne kadar bilinmeyen pek çok eser ve şiir ilk defa bu kitapla gün yüzüne çıkıyor. Öte yandan Zapsu’nun yayımlanmamış bir romanından yapılan alıntılarla, güçlü edebi yönüne ışık tutuluyor. 
 
Said Nursi ve Musa Anter gibi tanınan bazı isimlerle ilgili çeşitli anekdotlara yer verilen kitapta, Birinci Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi’nde yaşananlar Zapsu’nun tanıklığıyla çarpıcı bir şekilde aktarılıyor. Bu anılar bize bölgedeki Osmanlı idarecilerinin zayıflıklarını, Rus işgaliyle kırılan bir coğrafyayı, boşaltılan köyleri, halkı savunurken zorlu kış şartlarında açlık ve donma  
tehlikesiyle karşı karşıya kalan gönüllü birlikleri anlatıyor. 
 
Onun hikâyesi ve eserleri, okuru çok merak edilen bir dönem ve coğrafyalarda sürükleyici bir yolculuğa çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6e7fc74-9880-4387-a220-220fe9ac973d.jpg</image:loc>
            <image:title>Önyargıların Ötesindeki Türkiye</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca önyargılı yaklaşımlar nedeniyle dünya bölündü. Irkların farklılığı önyargısı, milyonların soykırıma uğramasına sebep oldu. İnsanların refahı için harcanabilecek kaynaklar, silahlanma yolunda tüketildi.  
Halbuki küresel ısınmadan virüs salgınına, nükleer savaş tehlikesinden küresel terörizme, açlıktan içme suyu kaynaklarının tükenmesine kadar pek çok sorun, önyargıları aşıp tüm insanlığın
el ele vermesiyle çözülebilirdi. 
Bu önyargılardan maalesef Anadolu ve Türk halkı da mustarip oldu.  
Peki önyargıları yenme şansı var mı? 
Eğer öyle bir şans var ise onu Anadolu’da aramalıyız. Çünkü Anadolu, her insanın özünü ve değer verdiği şeyleri bulacağı bir yerdir. Kültürel evrimin de izlerini taşıyan Anadolu, ilkçağ uygarlıklarının beşiğidir. Öte yandan kutsal kitaplara göre de bu coğrafya üç semavi din için kutsaldır. Anadolu’nun bize anlattıklarına kulak vermeliyiz.  
İnsanlık için tek çıkış yolu vardır: Ya birbirimizi sevecek ve hep beraber mutlu yaşayacağız, ya bizden farklı olanları aşağılayacak ve tüm insanlık trajik bir şekilde yok olacaktır. O zaman bir kere daha düşünüp, birbirimizi anlamaya ve sevmeye çalışalım.
Sevgisiz kalpler, her türlü çevre kirliliği veya en sıcak küresel ısınmadan daha öldürücüdür. 
Mehmet Tanberk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/755507f7-9c0b-4099-be23-fa682065ca17.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcu Öğrencilerde Akademik Başarı</image:title>
            <image:caption>Sporcu Öğrencilerde Akademik Başarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e89cb46b-ccce-4f58-83f5-754c863fafb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirminci Yüzyıl Fransa-Belçika Çizgi Romanında Kadın İmgesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
GİRİŞ 
1. TARİH BOYUNCA KADIN 
1.1. Tarih Öncesi Dönemlerde Kadın 
1.2. İlk Çağlarda Kadın 
1.2.1. Antik Yunan Döneminde Kadın 
1.2.2. Roma Döneminde Kadın 
1.3. Orta Çağ’da Kadın 
1.4. XVI. Yüzyılda Kadın 
1.5. XVII. Yüzyılda Kadın 
1.6. XVIII. Yüzyılda Kadın 
1.7. XIX. Yüzyılda Kadın 
1.8. XX. Yüzyılda Kadın 
2. FEMİNİST KURAMLAR 
2.1. Liberal Feminizm 
2.2. Radikal Feminizm 
2.3. Marksist Feminizm 
2.4. Psikanalitik Feminizm 
2.5. Ekofeminizm 
2.6. Varoluşçu Feminizm 
2.7. Feminist Queer Teori 
3. ÇİZGİ ROMAN 
3.1. Çizgi Roman ve Kökenleri 
3.2. Fransa-Belçika Çizgi Roman Ekolü 
3.2.1. XIX. Yüzyıl ve I. Dünya Savaşı Arasında Çizgi Roman 
3.2.2. I. ve II. Dünya Savaşları Arasında Çizgi Roman 
3.2.3. 1949 Gençliğe Yönelik Yayınlar Yasası: Çizgi Romanda Sansür 
3.2.4. Okuyucu Kitlesinin Değişimi ve Çizgi Romanın Yükselişi 
4. FRANSA-BELÇİKA ÇİZGİ ROMAN EKOLÜNDE KADIN İMGESİ 
4.1. Bécassine 
4.2. L’espiègle Lili 
4.3. Bianca Castafiore 
4.4. Calamity Jane 
4.5. Schtroumpfette 
4.6. Laureline 
4.7. Natacha 
4.8. Yoko Tsuno 
4.9. Adèle Blanc-Sec 
SONUÇ 
KAYNAKLAR 
DİZİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c139ea7f-9508-4008-895b-bf7e4c593a28.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İhtilal Olarak Milli Mücadele</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yıldönümünü yaşıyoruz. Bu yolu açan, 1918-1923 arası dönemde verilen Millî Mücadele’dir. Gerek cumhuriyet gerekse onu hazırlayan bu tarihî mücadele, daima tek bir bireyin, Mustafa Kemal’in zihninde şekillenmiş bir fikrin uygulanması olarak indirgemeci biçimde ele alınmıştır. 
Bir İhtilal Olarak Millî Mücadele, her şeyden önce Millî Mücadele’yi farklı bir pencereden, Marksist bir analiz temelinde anlama çabasıdır. Sungur Savran, bu tarihî olayın Marksist anlayışa göre gerçek bir devrim olduğunu savunuyor. Sonuçta bir burjuva devrimi olarak biçimlenmiştir ama özellikle 1918’den 1921 başına kadar başta köylülük ve işçi sınıfı olmak üzere emekçi sınıflar da kendi örgütleri ile bu mücadeleye katılmışlardır. Millî Mücadele bu kitapta her şeyden önce bir toplumun kriz çağında yaşadığı sınıf mücadeleleri açısından ele alınıyor. 
Savran bu kitapta epey bir putu kırmaya yöneliyor. Millî Mücadele’nin 19 Mayıs 1919’dan önce zaten başlamış olduğunu vurguluyor. Kuvayı Milliye olarak bilinen güçlerle Ankara hükümetinin askerî güçlerini özdeşleştirmenin yanlışlığını kanıtlarıyla gösteriyor. Mustafa Kemal’in ta Sakarya Meydan Muharebesi’ne (Ağustos-Eylül 1921) kadar Millî Mücadele’nin tartışılmaz lideri haline gelmediğinin altını çiziyor. En önemlisi, Sovyet Rusya’nın mücadelenin kazanılmasındaki rolünün vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor. 
Başta Mustafa Suphi olmak üzere Türkiye Komünist Fırkası’nın önderlerinin, Ocak 1921’de katledilmesinin gerçek faili hep belirsizlik taşımıştır. Savran bu kitapta aynı zamanda bu cinayetin failini tarihî bir belge temelinde açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/695af4c8-7ea4-48fa-b78b-8822399d56ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Hart&apos;ın Kayıp Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Bazen çiçekler, kelimelerin ifade edemediklerini söyler...
Trajik bir hadise sonucu ailesini kaybeden Alice Hart, deniz kenarındaki evinden koparılıp daha önce hiç görmediği babaannesiyle yaşamak zorunda kaldığında dokuz yaşındaydı. Çiftliğinde beraber kaldığı kadınlarla birlikte çiçek yetiştiriciliği yapan babaannesi June, çiçeklerin dilini öğretmeye başladığı torununu tüm kötülüklerden korumaya yemin etmişti. Bunun için ne gerekiyorsa yapacaktı. Bu, ailesinin geçmişini torunundan saklamak ya da başka birilerinin hayatını karartmak olsa bile.
Alice, yaşadığı korkunç günleri geride bırakıp yeni hayatına alışmaya çalışıyordu ancak ondan saklanan sırların ağırlığı altında ezilmeye başlamıştı. Babaannesinin koruması altında geçen yılların ardından yetişkinliğe adım atan Alice büyük bir ihanete uğrayıp hayatındaki en değerli şeylerden birini kaybedince kederinden ve öfkesinden uzaklaşmak için çiftlikten kaçmaya karar verdi. Kendini nefes kesen çiçeklerle dolu bir çölün ortasında bulduğunda, aynı zamanda karizmatik ama tehlikeli biriyle de tanışacak ve anlatabileceği en önemli hikâyenin, kendi hikâyesi olduğunu öğrenecekti.
“En güzel masallar insanın yüreğinin en karanlık köşelerinden doğar ve bu roman da öyle.” —Myfanwy Jones
“İhanetin, sevginin ve hikâye anlatıcılığının gücü üzerine yazılmış, çiçekler ve kızıl çöllerle dolu bir roman.” —Kate Forsyth
“Sevgi ve kontrol arasındaki ince çizgiyi ele alan derin bir edebi eser.&quot; —Jenn Ashworth
“Aile, sevgi ve kendini tekrardan yaratma üzerine yazılmış bu roman, tatlı üslubuyla âdeta başkaldıran bir eser.” —Foreword Reviews
“Söyleyeceğim hiçbir şey Alice Hart’ın Kayıp Çiçekleri’nin dilinin güzelliğini anlatmaya yetmez. İçi de dışı da inanılmaz güzel.” —A Couple Reads
“Tutkuyla ve çiçeklere duyulan aşkla yazılmış, okura ilham veren karakterlerle dolu sürükleyici bir roman.” —Books and Publishing, starred review
“Alice Hart’ın Kayıp Çiçekleri ışıldayan bir kitap. Ta derinlerinden, yüreğinden yayılan bir sıcaklığı var. Holly Ringland yetenekli bir hikâye anlatıcısı.” —Brooke Davis
“Her sayfa, bir kelebeğin kozasından çıktığı an kadar narin. Bu roman okurlara bahşedilmiş edebi bir hediye.” —Ali Cobby Eckermann
“Bu roman cesaret, yüreklilik ve sevgiyle dolup taşıyor. Şefkatli bir güç çiçeklerin güzellikleriyle birleşince kaybın, nezaketin ve aidiyetin hikâyelerini oluşturuyor.” —Ashley Hay
“Bu cesur ve güzel romana âşık oldum. Alice Hart’ta açmak üzere olan çiçeklerin gücü ve büyüsü var.” —Favel Parrett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49415b14-34f4-4327-9bb1-a3b994dc5dbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindistan’da Toplumcu Bir Deneyim: Kerala</image:title>
            <image:caption>Orada bir devrim var uzakta! Madem var, Anadolu köyleri için söylenen o ünlü çocuk şarkısındaki gibi “gitmeden görmeden” ortada bırakmayalım, gidelim görelim. Daha doğrusu, okuyalım da gidip görmüş kadar olalım. Bakalım, “bildik, tanıdık bir devrim” mi, “bizim devrimimiz” mi, “başka türlü bir devrim” mi? 
Hindistan çok geniş bir ülke, yirmi sekiz eyalet, sekiz birlik bölgesi, neredeyse bir buçuk milyara ulaşan bir nüfus… Ülkenin güney ucunda kırk milyona yakın nüfusuyla “aykırı” bir eyalet… 1950’lerden itibaren uzun yıllardır komünistlerin iktidara gelip gittiği, son iki seçimde ise eyalet tarihinde ilk kez üst üste iki defa seçimi zaferle noktalayıp iktidardaki yerini pekiştirdiği bir eyalet: Kerala! 
Peki, komünistler bunca yıldır ne yapıyor Kerala’da? Ne gibi toplumcu uygulamalar devrede? Nasıl iktidara geliyor, nasıl koruyor, nasıl geliştiriyorlar? Geliştiriyorlar mı sahiden? Eğitim, sağlık, barınma gibi sosyal sektörlerden teknoloji ve altyapı yatırımlarına nasıl bir yol takip ediyorlar? Kitaplara konu olan mikro-kredi, mikro-finans, plan seferberliği, yetki devri, yerinden yönetim vb. uygulamalar kapitalizmden ayrı bir yol mu oluşturuyor? 
Kerala’da 2006-2011 ve 2016-2021 yılları arasında on yıl Maliye Bakanlığı yapan, “Halkın Planı”nın sorumluluğunu üstlenen iktisatçı, akademisyen, siyasetçi ve Hindistan Komünist Partisi (Marksist) Merkez Komite üyesi T.M. Thomas Isaac anlatıyor. 
Okuyalım, gidip göremesek de, anlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02fcc539-0a54-4881-b7e3-afe4d5468993.jpg</image:loc>
            <image:title>Otoriter Popülizm ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>“Otoriter popülist partiler toplumdaki ayrışmaları yumuşatmaya çalışmak bir yana, toplumun karşıt ve çatışan kamplara bölünmesini daha keskinleştirmeye, derinleştirmeye ve daha geniş toplum kesimlerine yaymaya çalışmaktadır. 
Otoriter popülist iktidarların neo-liberal politika araçlarını da devreye sokarak kendilerine yakın buldukları kişileri ve kesimleri kollarken diğerlerini kaynaklardan ve fırsat eşitliğinden mahrum etmesi, toplumsal gerilimlerin ve çatışmaların tırmanışa geçmesinin başlıca nedenlerinden birisidir. 21. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonuna gelinirken sağ-sol, emek-sermaye, farklı uygarlıklar ve kültürler arasında var olan gerilimler ve çatışmalar kuşkusuz devam etmektedir. Bununla birlikte otoriter popülizm ile demokrasi arasındaki gerilim, siyaset dünyasının en önemli çatışma eksenlerinden birisi haline gelmiştir. Otoriter popülist partiler ve iktidarlar, birbirleriyle fikir, görüş ve deneyim alışverişi yapmanın ötesinde ittifaklar oluşturmakta, hatta müttefiklerini destekleme amacıyla başka ülkelerin iç siyasetine müdahale edebilmektedir. Günümüzde popülistlerle demokrasiyi savunanlar arasındaki çatışma tüm dünyaya yayılmış, otoriter popülizm tüm dünya için barışa ve istikrara yönelik büyük bir tehdit haline gelmiştir.” 
Bu kitap, Prof. Dr. Fuat KEYMAN, Prof. Dr. Şule ÖZSOY BOYUNSUZ, Prof. Dr. Ersin KALAYCIOĞLU, Prof. Dr. İlter TURAN, Doç. Dr. Galip YALMAN, Doç. Dr. Şebnem YARDIMCI GEYİKÇİ, Doç.Dr. Burak COP,  Dr. Hakan YAVUZYILMAZ ve Dr. Tuğçe ERÇETİN katkılarıyla bu konulara değinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7eb23aa-55f0-406b-a4e1-6ac6e22ba5d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Saran Deniz</image:title>
            <image:caption>Bizi Saran Deniz’de Rachel Carson denizlerle kurduğumuz özel ilişkiye değinmeyi ihmal etmeden yerkürenin ve denizlerin oluşumundan başlayarak yaşadığımız dünyayla ve en çok da denizlerle ilgili temel meselelere odaklanıyor. Bilimsel açıklamalardan şaşmadan ilerleyen Carson aynı zamanda usta edebiyatçıları aratmayan üslubuyla kitap boyunca okurların merakını her daim diri tutmayı başarıyor. 1951 yılında yayımlanmasına rağmen güncelliğini hâlâ koruyan Bizi Saran Deniz 1952 yılında Ulusal Kitap Ödülü ve John Burroughs Ödülü kazanmasının yanı sıra haftalarca New York Times çoksatar listesinde kalmış ve Oscar ödüllü bir belgesele de ilham vererek klasikleşmiş bir metin. 
 
Dünyanın nasıl oluştuğuyla, yerkürenin, denizlerin ve ayın nasıl şekillendiğiyle açılıyor kitabın sayfaları. Jeolojik zaman çizelgesinde birkaç satıra denk gelen ancak insan ömrüyle kıyaslandığında sonsuzluğun dahi yetersiz kaldığı bir zaman dilimi içinde şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarıyor bizi Carson. Bu yolculukta, genel hatlarıyla bildiğimizi zannettiğimiz konuların – örneğin rüzgârların, gelgitlerin, sıcak ve soğuk su akıntılarının, denizde evrimleşen yaşamın karaya çıkışının ve milyonlarca yıl sonra kısmen geri dönmesinin – ne kadar ayrıntılı ele alındığını ve ne kadar hassas bir dengeyle birbirlerine bağlandığını görüyoruz. 
 
Tüm bu coğrafi, jeolojik, hidrolojik özelliklerin ötesinde, Carson’ın kitap boyunca son derece yetkin biçimde ele aldığı bir başka konu da denizle insan arasındaki ilişkinin temel dinamikleri. Seyrüsefer rotaları, karşılaşılan coğrafyalar, yaşanan iklimler, denize dair fiziksel zorluklar ve bu zorluklar karşısında insanın uyum sağlamak için yaptıkları bölümlerde anlatılan meselelere eşlik ediyor. Bizi Saran Deniz bir yanıyla insanın deniz ve doğayla kurduğu çarpık ilişkiyi de ortaya koyan bir metin. Metin boyunca insanlığın denize yalnızca hayranlık duymakla kalmayıp yeri geldiğinde – daha doğrusu fırsat buldukça – ona hükmedip değiştirmeye çabalamasıyla da yüzleşiyoruz. 
 
Yayımlanmasının üzerinden bunca zaman geçmiş olmasına rağmen bugün bile dünyanın dört bir yanında insanlara ilham vermeye devam edebilmesinin altında, Carson’ın okurlarını da sarıp sarmalayan tutkusunun yanı sıra dünyamıza ve denizlere bambaşka bir gözle bakabilmemizi sağlama becerisi yatıyor. İnsanlığın geleceğini tehdit eden iklim krizi etkisini her geçen gün daha güçlü bir şekilde hissettirmeye devam ederken Bizi Saran Deniz okyanuslardaki yaşamın kırılganlığına ve önemine dikkat çeken güncel bir metin olarak öne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a1db0a0-4074-43ed-8415-f6ab653c83de.jpg</image:loc>
            <image:title>Asemi&apos;ye Açılan Kapı</image:title>
            <image:caption>BİR GÜN SİLGİNİZİ KAYBEDERSENİZ BAŞINIZA NELER GELEBİLİR HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? 
Hikâyemizin başkahramanı Civan, bir gün silgisini kaybeder ve onun peşinden koşarken hiç ummadığı maceraların kapısını aralar. Önce ASEMİ isimli esrarengiz bir adaya düşer ve orada ona yoldaşlık edecek arkadaşlarla tanışır. 
Kirpi ORE, Civan’ın bir numaralı macera arkadaşı olur, beraber dedektif gibi silginin izini sürerler. Adadan kurtulup evine dönebilmesi için ise kötü kalpli canavar BUBURU’ya karşı birlikte mücadele ederek heyecan dolu bir serüvene imza atarlar… “Zaten başıma ne geldiyse silgimi takip edip bulayım derken gelmedi mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f391937-825c-40e7-b648-0a60e7ab3390.jpg</image:loc>
            <image:title>İthaka</image:title>
            <image:caption>BEN ODYSSEUS’UN KARISI OLDUĞUMDAN DAHA UZUN ZAMANDIR İTHAKA KRALİÇESİ’YİM. 
 
Odysseus’un yitik, yalnız adası İthaka keskin zekâsıyla nam salmış kralının yokluğunda kıymete binmişti. Sarayın salonu tıka basa doluydu; yiğit yahut zengin talipler, hizmetçiler ve de insan kılığına bürünmüş tanrılar. Bir de iffetli kraliçe ve babasının yerini doldurmaya çabalayan bir oğul: Penelopeia ile Telemakhos. 
 
Her gününü arsız taliplerini oyalamak, gönüllerini hoş tutmakla, bitirmeye niyetlenmediği bir kefeni dokumakla geçiren Penelopeia&apos;nın krallığı yönetmesi, oğlu Telemakhos’u beladan uzak tutması ve bunlar yetmezmiş gibi bir de yeni ortaya çıkan korsan yağmacılara karşı güvenliği sağlaması gerekiyordu. Güvenebileceği birkaç kadın haricinde tek başınaydı, güçsüzdü ama en az Odysseus kadar akıllı ve kurnazdı da; destanlar onun bu yönünden pek bahsetmez. 
 
Ödüllü yazar Claire North, Penelopeia&apos;nın Şarkıları üçlemesinin ilk kitabı İthaka’da Kral Odysseus’un şanının gölgesinde bırakılmış İthaka Adası’nı, sarayda çevrilen dolapları ve hepsinden önemlisi bunca zamandır hakkı yeterince teslim edilmemiş becerikli Penelopeia’yı hem insanların hem de tanrıların gözünden, gerçek ve yalın hâliyle anlatıyor. 
 
“İthaka, Yunan mitolojisine casus hizmetçiler, düzenbaz tüccarlar ve kurnaz bir kraliçe ile farklı ve yeni bir bakış sunuyor.” –Kirkus 
 
“Claire North, tanrıçalardan kraliçelere ve köle kadınlara kadar uzanan bir dizi mitolojik karaktere incelikle hayat veriyor.” 
–Jennifer Saint</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be79fbc-23be-4a51-8706-5e55e9bda30a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığımı Yitirirken Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Alternatif manganın çığır açan isimlerinden Usamaru Furuya’nın uyarladığı İnsanlığımı Yitirirken, Dazai’nin özgün eserinin yaklaşık yetmiş sene sonrasında geçiyor. Günümüz Tokyo’sunda hayat bulan Dazai’nin öyküsü, Japonya’nın kuzeyindeki varlıklı bir aileden gelen genç bir adamın hayatını anlatıyor. 
 
Neden insanları gerektiği gibi sevemiyorum? 
 
Varlıklı ve hiçbir sıkıntı yaşamayan bir ailede dünyaya gelen Oba, büyüdüğünde de herkes tarafından sevilen yakışıklı bir genç olur. Yalnız o soytarı maskesinin altında, amaçsız ve sürüklendiği gibi yaşayan nihilist bir ifade saklıdır. Bu çocuk aslında nasıl bir hayat sürdürmektedir? 
 
Yetişkin okurlara tavsiye olunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a652fa2f-a347-493a-ad7a-c22075ae52d7.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığımı Yitirirken Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Alternatif manganın çığır açan isimlerinden Usamaru Furuya’nın uyarladığı İnsanlığımı Yitirirken, Dazai’nin özgün eserinin yaklaşık yetmiş sene sonrasında geçiyor. Günümüz Tokyo’sunda hayat bulan Dazai’nin öyküsü, Japonya’nın kuzeyindeki varlıklı bir aileden gelen genç bir adamın hayatını anlatıyor. 
 
Hayatta olmak ne ifade ediyor? 
 
Yozo’nun sevdiği ilk kadınla çıktığı yolculuk aşk intiharıyla sonlanmıştır. “Para”, “Toplum”, “Diğer İnsanlar”... Tutunabileceği hiçbir şeyin olmadığı derin bir karanlığın içindeki Yozo’nun sonunda ulaştığı şey, yine bir “Kadın”a sığınmaktır. 
 
Yetişkin okurlara tavsiye olunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cb380b3-1deb-4f9e-a052-2f46510b692f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığımı Yitirirken Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Alternatif manganın çığır açan isimlerinden Usamaru Furuya’nın uyarladığı İnsanlığımı Yitirirken, Dazai’nin özgün eserinin yaklaşık yetmiş sene sonrasında geçiyor. Günümüz Tokyo’sunda hayat bulan Dazai’nin öyküsü, Japonya’nın kuzeyindeki varlıklı bir aileden gelen genç bir adamın hayatını anlatıyor. 
 
Neden bu kadar uzağa gittim? 
 
Sevdiği kadınla evlenen Yozo, mutlu bir hayat sürmeye başlar. Ancak kısa süre sonra başına büyük bir talihsizlik gelecektir. Saçları bembeyaz olan Yozo’nun gündelik hayatı tam tersi bir karanlığa boyanmıştır. Bir yaprak gibi düşen Yozo’ya elini uzatan şey ise “Uyuşturucu” denilen o yasak meyvedir... 
 
Yetişkin okurlara tavsiye olunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0888bb4-14ae-4995-bcb2-d5066e3d53c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aline ve Valcour: Felsefi Roman (2 cilt)</image:title>
            <image:caption>“Sade’ın unutulmuş başyapıtı… yazarın edebi gelişimindeki önemli bir dönüm noktası.” –Marco Menin 
 
Sıradışı hayatı ve sivri fikirleriyle ünlü Marquis de Sade’ın, edebiyatının şekillenmesinde önemli rol oynayan, Sodom’un 120 Günü gibi Bastille Hapishanesi’nde mahkûmken kaleme aldığı eseri Aline ve Valcour 1795’te basıldığında yazarın kendi ismiyle yayımladığı ilk kitaplardan biri olmuştu. 
 
Aline ve Valcour isimli iki âşığın bir türlü kavuşamayıp birbirlerini teğet geçen maceraları sırasında mektuplaşmaları üzerinden ilerleyen hikâyede karakterlerin ütopik Tamoe Adası ile onun antitezi olan kötülük, barbarlık ve eşitsizliğin kol gezdiği Batua ülkesinde yaşadıkları anlatılmaktadır. Bu karakterler ve çıktıkları seyahatler üzerinden Sade iyilik, insani değerler ve eşitlik üzerine düşüncelerini sunarken Fransız adalet sistemini de eleştirmektedir. 
 
“Aline ve Valcour, Sade denen bulmacanın eksik parçası ve Fransız edebiyatının kilit metinlerinden biri.” –Steven Moore 
 
“Aline ve Valcour, Marquis de Sade okurlarının Sade hakkında bildikleri, duydukları ve okudukları her şeyi baştan düşünmelerini sağlayacak bir kitap.” –Alyson Waters 
 
“Aline ve Valcour her şeyiyle Devrim dönemine ait bir eser, bu da onun çekiciliğini katbekat artırıyor.” –Prof. Nicholas Birns</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef9eb11-ab91-4a0d-981a-949af05c4ee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Randevu</image:title>
            <image:caption>Katharina Volckmer’in ilk romanı Randevu 2020’de yayımlandı ve Almanya’da doğup büyümüş genç bir yazarın Hitler’e, Yahudilere ve soykırıma atıfta bulunan cüretkâr bir eser kaleme alması geniş kitleler tarafından ilgi ve tepkiyle karşılandı. Volckmer’in romanını Almanca değil, İngilizce yazması polemikleri tetikledikten sonra eserin Almanca çevirisi 2021’de okurlarla buluştu ve tepki uyandırmayı sürdürerek günümüz Alman genç kuşağının geçmişiyle kurduğu nevrotik ilişkiye de ışık tutmuş oldu. 
 
Almanya’da doğmasına rağmen aile kökenlerinden ve vatanından kurtulmaya kararlı bir şekilde Londra’da yaşayan genç bir kadın, iç dünyasını Doktor Seligman’a açıp hayatını, arzularını ve kişiliğinin örtük noktalarını paylaşır. Bir akrabasının ölümünden sonra ortaya çıkan beklenmedik bir miras, sadece ailevi değil, toplumsal bağlamda da insanın geçmişindeki gölgelerden kolayca kurtulamayacağını gösterir. 
 
Benliğimiz ve ötekilerimiz hakkında bir yüzleşme anlatısı olan Randevu, değişimin eşiğindeki bir kadının bilinç akışı…


“Ulusal kimlik ile cinsel kimliğin düğümü kara mizahla çözülüyor.” –The Guardian 
 
“Tıpkı Çıplak Şölen gibi karanlık ve göz kamaştırıcı. Ayrıca büyüleyici bir güzelliği var.” –Ian McEwan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad60f1d1-b363-4674-892e-a98e1551f78f.jpg</image:loc>
            <image:title>Acile Tek Giden</image:title>
            <image:caption>Yetişemediğin cenazeye benziyor dünya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7114d04e-1a7c-4f80-a723-a53b44209e54.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Söyle/Çiftlikte Neler Görüyorsun?</image:title>
            <image:caption>Çiftlikte görülecek çok şey var! 
 
Çiftlik hayvanlarıyla dolu resimleri ve üzerine sohbet edilebilecek soruları sayesinde, küçükler bu kitapla hem eğlenecek hem de yeni kelimeler öğrenecek. Sayfaların altındaki nesnelere bakın, onları resimlerde bulun ve sözcükleri birlikte tekrar edin! 
 
Dört kitaptan oluşan Bul ve Söyle Serisi, üç yaş ve üzeri miniklerin dikkat becerilerinin gelişimine katkıda bulunurken, keyifli bir sohbet eşliğinde bir sürü yeni kelime öğrenmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31213325-20eb-4ee6-83ca-28ade32e49c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Söyle/Ormanda Neler Görüyorsun?</image:title>
            <image:caption>Ormanda görülecek çok şey var! 
 
Yabani hayvanlar ve bitkilerle dolu resimleri ve üzerine sohbet edilebilecek soruları sayesinde, küçükler bu kitapla hem eğlenecek hem de yeni kelimeler öğrenecek. Sayfaların altındaki nesnelere bakın, onları resimlerde bulun ve sözcükleri birlikte tekrar edin! 
 
Dört kitaptan oluşan Bul ve Söyle Serisi, üç yaş ve üzeri miniklerin dikkat becerilerinin gelişimine katkıda bulunurken, keyifli bir sohbet eşliğinde bir sürü yeni kelime öğrenmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a70b07a-2e90-4e70-a257-af382a1b05d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Söyle/Sahilde Neler Görüyorsun?</image:title>
            <image:caption>Sahilde görülecek çok şey var! 
 
Deniz kıyısı ve su altı canlılarıyla dolu resimleri ve üzerine sohbet edilebilecek soruları sayesinde, küçükler bu kitapla hem eğlenecek hem de yeni kelimeler öğrenecek. Sayfaların altındaki nesnelere bakın, onları resimlerde bulun ve sözcükleri birlikte tekrar edin! 
 
Dört kitaptan oluşan Bul ve Söyle Serisi, üç yaş ve üzeri miniklerin dikkat becerilerinin gelişimine katkıda bulunurken, keyifli bir sohbet eşliğinde bir sürü yeni kelime öğrenmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28232fbd-3b74-4c00-8bbc-908de1196d69.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Söyle/Şehirde Neler Görüyorsun?</image:title>
            <image:caption>Şehirde görülecek çok şey var! 
 
Şehir hayatına dair detaylı resimleri ve üzerine sohbet edilebilecek soruları sayesinde, küçükler bu kitapla hem eğlenecek hem de yeni kelimeler öğrenecek. Sayfaların altındaki nesnelere bakın, onları resimlerde bulun ve sözcükleri birlikte tekrar edin! 
 
Dört kitaptan oluşan Bul ve Söyle Serisi, üç yaş ve üzeri miniklerin dikkat becerilerinin gelişimine katkıda bulunurken, keyifli bir sohbet eşliğinde bir sürü yeni kelime öğrenmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae0ce9be-3efc-4869-9c4d-d6c72653b762.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Evi</image:title>
            <image:caption>Kusursuz mutluluk gerçekten vardı ama sadece anlarda gizliydi. 
 
Birdie Cousins, otuz yıllık evliliğini sona erdirdikten sonra düştüğü boşluğu, kızı Chess’in düğününü planlayarak doldurmaya çalışıyordu. Fakat Chess’ten gecenin bir yarısı gelen ve nişanı attığını söyleyen o telefon kesinlikle planlarda yoktu. Her şeyin altüst olacağı bir yazın kapıda olduğuna dair ilk işaretti bu. 
 
Birdie, yeni başladığı romantik ilişkisine gönülsüzce de olsa bir ara vermesi ve hızla harekete geçmesi gerektiğinin farkındaydı. Chess’le aile yazlıklarının bulunduğu Tuckernuck Adası’na yapacakları tatili biraz daha uzun tutmaya karar verdi. Küçük kızı Tate ve kız kardeşi India’nın da yardımıyla, dış dünyayla bağlantılarının tamamen kesildiği o evde tüm sıkıntılarından kaçabileceklerini düşünüyordu. 
 
Ama kız kardeşler, kızlar, eski sevgililer ve uzun süredir saklanan sırlar ıssız bir adada toplandığında, huzurlu kaçamakları çok daha başka bir şeye dönüşebilirdi. Yaz sona ermeden önce dramatik gerçekler gün yüzüne çıkacak, eski aşklar yeniden alevlenecek ve yeni aşklar filizlenecekti. 
 
 
“Sıcak yaz günlerinde ruhunuzu serinletecek müthiş bir kitap!” —Booklist 
 
“Kâh gülüp kâh ağlayacaksınız.” —Publishers Weekly 
 
“Elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Bir tutam kalp kırıklığı, yer yer ışığını saçan mutluluk, duygusal karmaşalar ve her hâliyle aşk…”  —Romantic Times Bookclub Magazine 
 
“İki farklı nesilden dört kadının birbirine çok uzak görünen ama aynı kaynaktan beslenen sıkıntıları sakin bir üslupla işlenmiş. Ada Evi, herkesin kendi hayatından izler bulacağı bir roman.”  —Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d578170f-4506-4bc1-aabc-559bba45a03a.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığını Serbest Bırak</image:title>
            <image:caption>“Gözlerini kapat ve ruhunu dinle. Belki tozun altında kalan seni fark etmen zaman alacak ama sonunda fark edeceksin. Fark ettiğinde ona iyi davran ve ihtiyacı olanı ver.” 
 
Derin, Pamir, Talu, Ravza, Tuğrul, Vanessa ve Leandro… 
Bir yabancı dil kursunda tanışan, birbirinden tümüyle farklı bu 6 kişi kursun sona ermesinin ardından buluşmayı sürdürmektedir. Yabancı dil becerilerini pekiştirmek amacıyla her hafta düzenli olarak gerçekleştirdikleri, konuşma kulübü tarzındaki sohbetlerin özel mekânı ise Lafta Kafe’dir. Başlangıçta farkında olmasalar da bu kitap-kafe, tanışıklıktan derin bir dostluğa uzanan yolculuklarını özel kılan, âdeta tılsımlı bir mekân olacaktır. Bu kafede, saklı sözcükler dile gelmekte, üzeri tozlanmış sırlar paylaşılmakta, sandıklara kilitlenen hayaller gün yüzüne çıkarılmaktadır. 
Her biri yüreğinde ayrı bir yaşam öyküsü taşıyan bu 6 insan, Lafta Kafe’de bir araya gelip sohbet ettikçe sihirli bir değnekle dokunulmuşçasına farklı yollar açılır önlerinde. Ve her biri içinde saklı tuttuğu ışığı serbest bırakma cesareti yakalar. 
 
Büşra Coşkun Keskin, Işığını Serbest Bırak kitabında, sıcak dost sohbetleri eşliğinde, varoluşun ve yaşamın anlamını sorgulatıyor ve kendi hayatımızın kahramanı olmayı fısıldıyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1940ef65-dda0-43ad-b23b-7f9533c114a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkili Liderlerin 7 Alışkanlığı</image:title>
            <image:caption>Lider olunur mu, doğulur mu? 
 
Çoksatan Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı kitabının yazarı Dr. Stephen R. Covey, sıkça sorulan bu soruya –nasıl yapılacağını bilirseniz– liderlik becerilerinin geliştirilebilir olduğu yanıtını veriyor. Etkili Liderlerin 7 Alışkanlığı, liderliği anlamaya ve liderliğin esaslarına ilişkin yoğunlaştırılmış bir kılavuz. Dr. Covey de bu kılavuzda, sizi daha güçlü bir lider yapacak ve işinizde başarılı olmanıza yardımcı olacak kişisel gelişim sürecinizde okurlara yol gösteriyor. Ek olarak, bu kılavuz vizyonunuzu geliştirmenize destek olacak liderliğin farklı gerekliliklerini liderlik konusundaki en yetenekli insanların tecrübelerini okuyarak görecek, onların bilgeliklerine tanık olacaksınız. 
 
Bölümler arasında yer alan özel olarak tasarlanmış formlar ve örnekler, size edindiğiniz temel bilgileri, kariyerinizde somut sonuçlar sağlamanıza yardımcı olacak şekilde uygulama fırsatı verecek. Bu kitap, Stephen R. Covey’nin 7 Alışkanlık ilkeleriyle kendi vizyonunuzu yeni seviyelere nasıl yükselteceğinizi öğretecek ve bunu gerçekleştirebilmeniz için bugün yapılması gerekenleri tanımlamanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b62fcac-df37-4eec-864a-9193602bdc0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lif Mucizesi</image:title>
            <image:caption>New York Times, USA Today ve Publisher’s Weekly çoksatanı Lif Mucizesi, bir sağlık kitabından çok daha fazlası! 
 
Keto ve paleo gibi popüler diyetler son on yılda herkesin dilinde ancak araştırmalar artık gösteriyor ki metabolizmamızı güçlendirmek, hormon dengemizi sağlamak ve pek çok hastalığa sebep olan enflamasyonu düzenlemek için işin sırrı bağırsak sağlığında. Bağırsak sağlığımızı artırmanın bilimsel olarak kanıtlanmış yolu da bitki bazlı, lifli beslenmekten geçiyor! 
 
Kendisi de sağlıksız, yüksek kalorili ve abur cubur beslenme geçmişine sahip Dr. Bulsiewicz, lifli beslenmenin; meyveler, sebzeler, tam tahıllar, yemişler ve bakliyatlar gibi lif zengini, gerçek besinler yardımıyla sağlığınızı nasıl iyileştireceğinizi birinci ağızdan anlatıyor. Ayrıca kilo kontrolünüzü nasıl sağlayacağınızı, bağışıklık sisteminizi nasıl güçlendireceğinizi, besin hassasiyetleri, kolesterol ve tip 2 diyabet, hatta kanser gibi hastalıklardan nasıl kurtulacağınızı açıklıyor. 
 
Besin hassasiyeti olanlar için çok faydalı tavsiyelerin yanı sıra 4 haftalık başlangıç programı ve onlarca yemek tarifiyle Lif Mucizesi, hayatınız boyunca sağlıklı olmak için bağırsaklarınızı iyileştirmeye başlamanın yolunu gösteriyor. 
 
“Sağlığın anahtarının bağırsaklarda yattığına hiç şüphe yok – ve Lif Mucizesi&apos;nde Dr. Will Bulsiewicz, bağırsak sağlığının nasıl iyileştirileceğine dair en yeni bilimsel çalışmalardan yola çıkan bir resim çiziyor. Lif Mucizesi, bağırsak sağlığını iyileştirmek için erişilebilir, ilham verici ve en önemlisi başarılabilir bir yol ortaya koyuyor. Uyanmanın ve bağırsaklarınızdaki 39 trilyon mikrobun gücünden yararlanmanın zamanı geldi: Lif Mucizesi’ni elinize alın ve bunun nasıl yapılacağını öğrenin.”
–William Li, Doğru Beslen Sağlıklı Yaşa kitabının yazarı ve Anjiyogenez Vakfi Başkanı ve Tıbbi Direktörü 
 
“Büyük ölçüde bitki temelli bir beslenmenin sağlığa faydalarını destekleyen ezici bilimsel kanıtların vakitli ve güvenilir bir tartışması... Sağlıklı kalmak için en iyi beslenme şekli konusunda hâlâ ikna olmayan herkesin okuması gereken bir kitap.”
–Prof. Dr. Emeran Mayer, Beyin-Bağırsak Bağlantısı kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6c4ccbb-b30f-4089-9ae6-5408d6a19dce.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketli Vahşi Ormanda</image:title>
            <image:caption>Minikler sayfalardaki hareketli parçaları itmeye, çekmeye, kaydırmaya bayılacakları gibi, bu eğlenceli vahşi orman kitabının uyaklı dizelerinin eşliğinde yeni tanıştıkları hayvanları sayacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2850010-61c1-4abc-bfe1-eb4329fa90c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Messi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Arjantin’de 8 yaşımda başladığım futbol kariyerime dünyaca ünlü yıldız bir futbolcu olarak devam ediyorum. Bu süreçte küçük dâhi unvanını almam hiç de kolay olmadı. Sonuçta bu kadar küçük bir adam sahada ne kadar devleşebilir? Daima neyi istediğimi ve istemediğimi iyi biliyorum. Başarmak istedim ve ne gerekiyorsa yaptım. En iyisi olduğumda dahi rahatlamadım. Zafere doymadım. “Zaten en iyisi benim” demedim. Daha iyisi olmaya çabaladım. 
Her an daha iyisi olmaya devam ediyorum. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme… Lionel Messi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ebb3b8-5284-435b-821c-458d44f033bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz Ronaldo (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Portekiz’in küçük bir adasında yoksulluk içerisinde yaşarken dünyanın hayranlıkla takip ettiği ışıltılı bir hayata nasıl sahip oldum? Dünyanın en çok kazanan futbolcularından biri nasıl oldum? Dünya futbol tarihinin en golcü futbolcusu unvanını nasıl kazandım?  Bu başarı merdivenlerini nasıl tırmandım? Bir yandan sahadaki performansımı hayranlıkla okurken bir yandan da en korkusuz futbolcu olmamın sırrını öğrenmek ister misin? 
Ünlü sporcuların yerinde olmak istiyorsan spora adanmış bir hayatının olması gerekir. İnan, çalış ve vazgeçme… Cristiano Ronaldo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d8c14ff-b8d2-447d-8a4c-a2268108d144.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens Mbappe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Fransa’nın yoksul bir mahallesinde yaşarken 19 yaşıma geldiğimde dünya kupasını ellerimde tutacağımı hayal bile edemezdim. Başarı merdivenlerini birer birer tırmanarak dünyanın en iyi futbolcuları arasına adımı yazdırdım. Hem millî takımda, hem PSG&apos;de birçok tecrübeli oyuncuyla oynayarak olduğum kişiye, Küçük Prens Mbappé’ye dönüştüm. 
Öğrenmek, yenilenmek ve gelişim kesinlikle bir insanın hayatının sonuna kadar olmalıdır. Bu hedefe götüren yolda tüm engelleri aşmak için kendine inanmak, senin yolculuğunu kolaylaştıracaktır. Ben inandım ve başardım. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme… Kylian Mbappé</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c88926-791e-4ad0-b90b-d3de79a0e7df.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Adam Haaland (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Futbolda zeki, büyük, hızlı, çok eğlenceli ve biraz tuhafım. Daha da önemlisi, gol atma becerisiyle yaşayan ve nefes alan bir “robot”um. Hayatını spora adamış ailemle birlikte ülkem Norveç’te başladı maceram. Ben gol atmak için doğmuşum! Tıpkı benim gibi futbolcu olan babam, bu hayattaki en büyük rol modelim ve yol göstericimdir. Onun başarılarına yetişebilmem için fırtına kadar hızlı olmam gerekiyor!  
Dünyadaki en iyi genç futbolculardan biri olarak gösterilmek, benim için büyük bir gurur. Daima disiplinli, planlı, azimli, hırslı ve fedakâr olmayı bilmelisin. Zirvede tek başına kaldığında kendinle yarışmaya devam etmen, senin daima orada kalmanı sağlayacaktır. İnan, çalış ve vazgeçme… Erling Haaland</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb8d152-66a3-44c3-ab6b-830e0730ffd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirbaz Neymar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>POSTER, STİCKER VE FUTBOLCU KARTLARI HEDİYELİ 
Brezilya’da 11 yaşımda başladığım futbol kariyerime, dünyaca ünlü yıldız bir futbolcu olarak devam edeceğimi, defalarca şampiyonluk yaşayıp aileme birçok kupa ve bolca umut götüreceğimi hiç tahmin etmemiştim.  Bazen yara alsam da sakatlansam da bolca ter ve gözyaşı döksem de her zaman direndim. Her zaman sevilmesem de alkışlanmasam da vazgeçmedim. 
Ben, bu yolu kendim için seçtim ve başardım. Sen de başaracaksın. 
İnan, çalış ve vazgeçme… Neymar da Silva Santos Júnior</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9956bf-fd84-4c55-a906-8885091edb94.jpg</image:loc>
            <image:title>Potansiyelinizin Sınırlarını Zorlayın</image:title>
            <image:caption>İnsan yaşamı engellerle doludur; engellerden kaçmak yerine engelleri aşmanın yollarını arayıp bulmak mutlak başarıya götürür insanı ve mutlu eder. 
 
“Hedeflerimize odaklanarak engelleri aşmanın değerini fark etmek önemlidir. Engellerle karşılaşmak, hedeflerimize ulaşmaktaki yolculuğun bir parçasıdır. Engellerin üstesinden geldikçe, güçlü ve dirençli olduğumuzu keşfederiz. Engelleri aşmak, kişisel gelişimimizi destekler ve bizi daha da güçlendirir. Aynı zamanda, engelleri aşmanın getirdiği başarı hissi ve hedeflerimize ulaşma duygusu bizi motive eder ve ilerlememizi sağlar. Engeller, bizi hedeflerimize daha da yaklaştıran birer öğrenme ve büyüme fırsatıdır.” 
  “Potansiyelinizin Sınırlarını Zorlayın / Keşif” kitabı, engelleri aşmanın ve başarının anahtarını sunuyor okuruna. Okumak ayrıcalık, başarmak mutluluktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea78a125-af2f-4f15-a28a-3dc1206e4798.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uzay Atlası, bizi sonsuz boşluğun derinliklerinde büyük bir maceraya davet ediyor.  
 
En büyük hayat kaynağımız Güneş&apos;e çıktıktan sonra, Güneş Sistemi&apos;ndeki tüm gezegenlerin hikâyesine misafir oluyoruz. Ardından çok uzaklara, uzayın derinliklerine yolculuk başlıyor.  Burada bizi bulutsular, devasa yıldızlardan geriye kalan süpernova kalıntıları, kara delikler, takımyıldızlar ve Zodyak Kuşağı karşılıyor. Uzaydaki yolculuğumuzun sonuna geldiğimizi sandığımızda ise, evrendeki milyarlarca galaksiden yalnızca birinde olduğumuzu fark ediyoruz...   
 
Yer çekimi etkisinden koparacak bilgilerle, uzaya dair her şey bu atlasta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f837b78-13a9-472b-b65b-9301dad07f84.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Rejim Tartışmaları ve Siyasette Aday Belirleme Süreçleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM DEMOKRASİ, REJİM TARTIŞMALARI VE SİYASETTE ADAY BELİRLEME SÜREÇLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ VE REJİM TARTIŞMALARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ANALİZ 
 
SONUÇ 
KAYNAKÇA 
EK 1: KATILIMCI BİLGİLERİ 
EK 2: YARI YAPILANDIRILMIŞ GÖRÜŞME FORMLARI 
EK 3: KOD KİTABI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7be67a7-f3a8-4307-9b1b-2faf75e9462e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkmen Şehri Çankırı&apos;da Yaran Oyunları ve Gelenekleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
ÖNSÖZ 
GİRİŞ 
ÇANKIRI 
AHİ CUMHURİYETİ (1290-1354) 
AHİLİK 
AHİLİK TEŞKİLATI KURULMADAN ÖNCE ANADOLU’DAKİ DURUM 
AHİLİĞİN ANADOLU’DA KURULUŞU 
ÇANKIRI’NIN İLK AHİ LİDERLERİ 
LONCA TEŞKİLATLARININ KURULUŞU VE YARANLA İLİŞKİSİ 
YARAN 
YARANIN TARİHİ GELİŞİMİ 
YARAN ADAYLARINDA ARANILAN NİTELİKLER 
YARAN EVİNİN TANZİMİ 
YARAN’IN GİYİMİ 
YARAN EVİNE GELİŞ, İÇERİ GİRME, OTURMA DÜZENİ, SELAMLAMA VE KAHVE İÇİMİ 
OCAĞA MİSAFİRİN KABULÜ 
BAŞ AĞALIK, OĞUZ TÖRESİ VE OCAK YAKMA 
MAHALLİ OYUNLAR 
MAHALLİ OYUN HAVALARI 
Çarşıdan Üç Mum Aldım 
Kahve Yemenden Gelir 
Kömür Gözlüm 
Mahim 
Üç Ayak (Duvara Vurdum Kazmayı) 
Mineler 
ORTA OYUNLAR VE CEZALAR 
Hoca Oyunu 
Külah Oyunu 
Yağcı 
Berber 
Yıldız Seyretme 
Karı Koca 
Yumurta Oyunu 
Höllük Oyunu 
Yüksüklü 
Benim Gibi Ol 
Sanatkâr Oyunu 
Yattı-Kalktı Oyunu 
Vız Vız Oyunu 
Dilsiz Oyunu 
Düdük Oyunu 
Deve Oyunu 
Gıncırak veya Çıngırak Oyunu 
Harmanbaşı Oyunu 
Depiş Depiş Oyunu 
Yerim Kurtlandı Oyunu 
Muhakeme 
Arap Verme 
Yarende Düğün Merasimleri 
Yarende Cenaze Merasimi 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7672659d-79f5-4555-9176-ed7b25b956b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Bağlamda Problem Çözme Öğretimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. Giriş 
2. Disiplinlerarası Problem Çözme Becerisinin Önemi 
3. Problem Çözme Sürecini Başlatan Bir Örnek Olay 
4. Disiplinlerarası Bağlamda Problem Çözme 
5. Örnek Ders Planları 
5.1. Ders Plan No-1 
5.2. Ders Plan No-2 
5.3. Ders Plan No-3 
5.4. Ders Plan No-4 
5.5. Ders Plan No-5 
5.6. Ders Plan No-6 
6. Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd547f75-7c7a-48bd-9f70-9ce7569ad067.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetiminde Etik Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM ETİK KAVRAMI: KURAMSAL ÇERÇEVE 
GİRİŞ 
1. ETİK KAVRAMINA GENEL BAKIŞ 
1.1. Etik Nedir? 
1.2. Etik Olgusunun Tarihçesi 
1.3. Etik ile İlgili Kavramlar 
1.3.1. Etik ve Ahlâk İlişkisi 
1.3.2. Etik ve Değerler İlişkisi 
1.3.3. Etik ve Hukuk İlişkisi 
1.3.4. Etik ve Kamu Yönetimi İlişkisi 
1.4. Etik Türleri 
1.4.1. Betimleyici Etik 
1.4.2. Normatif Etik 
1.4.3. Erdem Etiği 
1.4.4. Meta Etik 
1.4.5. Uygulamalı Etik 
1.4.6. Yönetsel Etik 
1.4.7. Küresel Etik Anlayışı 
 
İKİNCİ BÖLÜM KAMU YÖNETİMİ ve ETİK 
2. KAMU YÖNETİMİNDE ETİK ANLAYIŞI 
2.1. Kamu Yönetiminde Etik Kavramının Önemi 
2.2. Kamu Yönetiminde Etiğin Tarihsel Gelişimi 
2.3. Kamu Yönetiminde Etik Davranışın Oluşmasını Sağlayan Unsurlar 
2.3.1. Yönetimde Açıklık 
2.3.2. Hesap Verebilir Yönetim Anlayışı 
2.3.3. Tarafsızlık 
2.3.4. Eşitlik 
2.3.5. Liyakat ve Profesyonellik 
2.3.6. Saygınlık ve Güven 
2.3.7. Hukuka Uygunluk 
2.3.8. Nezaket ve Saygı 
2.4. Kamu Yönetiminde Etik Dışı Davranışa Neden Olan Hususlar 
2.4.1. Yolsuzluk 
2.4.2. Rüşvet 
2.4.3. Kayırmacılık 
2.4.4. Oy Ticareti 
2.4.5. Patronaj 
2.4.6. Zimmet 
2.4.7. Kamu Yönetiminde Dışa Kapalılık 
2.4.8. Merkeziyetçilik 
2.4.9. Bürokrasi 
2.4.10. Yıldırma 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİNDE ETİK UYGULAMALARI 
3. TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE ETİK UYGULAMALARI 
3.1. Türk Kamu Yönetiminde Etik Uygulamalarının Kurumsallaştırılmasına Yönelik Yasal Alt Yapısı 
3.1.1. 1982 Anayasası 
3.1.2. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu 
3.1.3. 3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu 
3.1.4. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 
3.1.5. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Kanunu 
3.1.6. 6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu 
3.1.7. 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu 
3.1.8. Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi 
3.1.9. Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 
3.1.10. Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik 
3.2. Türkiye’de Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun Genel Yapısı ve Özellikleri 
3.2.1. Kamu Görevlileri Etik Kurulunun Amaç ve Kapsamı 
3.2.2. Kamu Görevlileri Etik Kurulunun Görev ve Yetkileri 
3.2.3. Kamu Görevlileri Etik Kurulunun Yaptırım Mekanizması 
3.3. Kamu Görevlilerinin Uyması Gereken Etik Davranış İlkeleri 
3.3.1. Görevin Yerine Getirilmesi Esnasında Kamu Hizmeti Anlayışı 
3.3.2. Halka Kaliteli, Etkili ve Verimli Hizmet Sunma Bilinci 
3.3.3. Hizmet Standartlarına Uyma 
3.3.4. Amaç ve Misyona Bağlılık 
3.3.5. Dürüstlük ve Tarafsızlık 
3.3.6. Saygınlık ve Güven 
3.3.7. Nezaket ve Saygı 
3.3.8. Yetkili Makamlara Bildirim 
3.3.9. Çıkar Çatışmasından Kaçınma 
3.3.10. Yetkilerin Kişisel Çıkar Sağlamak Amacıyla Kullanılmaması 
3.3.11. Hediye Almaması ve Menfaat Sağlamaması 
3.3.12. Kamusal Kaynakların Kullanılması 
3.3.13. Savurganlıktan Kaçınma 
3.3.14. Kamu Çalışanlarının Beyanı 
3.3.15. Bilgi Verme, Saydamlık ve Katılımcılık 
3.3.16. Yöneticilerin Yaptıkları İşlemlerden Dolayı Hesap Vermeleri 
3.3.17. Eski Kamu Görevlileriyle İlişkiler 
3.3.18. Mal Bildiriminde Bulunma 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM İNGİLTERE’DE KAMU YÖNETİMİNDE ETİK UYGULAMALARI 
4. İNGİLTERE KAMU YÖNETİMİNDE ETİK UYGULAMALARI 
4.1. İngiltere Kamu Yönetiminin Örgütsel Yapısı 
4.2. İngiltere Kamu Personel Sistemi 
4.3. İngiltere’de Kamu Yönetiminde Etik: Kamusal Yaşam Standartları Komitesi 
5. TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE ETİK KONUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE ÖNERİLER 
SONUÇ 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b51df5c-0b53-42fc-bd21-cf5dff2bebe8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre&apos;de Dini Hayatın Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
I. BÖLÜM 
GİRİŞ 
1.1. Araştırma 
1.1.1. Konunun Belirlenmesi ve Sınırlandırılması 
1.1.2. Araştırmanın Amacı 
1.1.3. Araştırmanın Metodu 
1.2. Yunus Emre’nin Hayatı Ve Eserleri 
1.2.1. Hayatı 
1.2.2. Ailesi ve Soyu 
1.2.3. Eserleri 
1.3. Yunus Emre’nin Yaşadığı Dönemin Belirgin Özellikleri 
1.3.1. Dönemin Sosyal ve Kültürel Yapısı 
1.3.2. Dönemin Siyasi Yapısı 
 
II. BÖLÜM 
YUNUS EMRE’NİN DİN VE İNANÇ İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ 
2.1. Dinin Önemi 
2.2. İnancın Tanımı 
2.3. İmanın Tanımı 
2.3.1. Allah’a İman 
2.3.2. Meleklere İman 
2.3.3. Kitaplara İman 
2.3.4. Peygamberlere İman 
2.3.5. Ahiret İle İlgili Mefhumlar 
2.4. Müşrik ve Münafıklara Bakışı 
2.4.1. Müşrik 
2.4.2. Münafık 
2.5. Kilise ve Mezheplere Bakışı 
2.5.1. Kilise 
2.5.2. Mezhep 
2.6. Yunus Emre’nin İslâmiyet İle İlgili Görüşleri 
2.6.1. İslâm’a ve Müslümanlara Bakış 
2.6.1.1. İslâm 
2.6.1.2. Müslüman 
2.6.1.3. Mü’min 
2.6.1.4. Ümmet 
2.6.2. Kur’an ve Sünnet Anlayışı 
2.6.2.1 Kur’an Anlayışı 
2.6.2.2. Sünnet Anlayışı 
2.6.3. İbadet ile İlgili Kavramlar 
2.6.3.1. İbadetin Anlamı 
2.6.3.2. Kelime-i Şehadet 
2.6.3.3. Namaz İle İlgili Mefhumlar 
2.6.3.4. Oruç ile İlgili Mefhumlar 
2.6.3.5. Hac ile İlgili Mefhumlar 
2.6.3.6. Zekât İle İlgili Mefhumlar 
 
III. BÖLÜM 
YUNUS EMRE’DE TASAVVUFİ YAŞAM 
3.1. Tasavvuf’un Menşei ve Tanımı 
3.2. Tasavvufun Gayesi 
3.3. Tasavvufun Dereceleri 
3.4. Yunus ve Dervişlik 
3.5. Önemli Tasavvufî Kavramlar 
3.5.1. Sabır 
3.5.2. Tevbe 
3.5.3. Hikmet 
3.5.4. Himmet 
3.6. Aşk 
3.7. Sevgi 
3.7.1. Allah Sevgisi 
3.7.2. Peygamber Sevgisi 
3.7.3. İnsan Sevgisi 
3.8. Ölüm-Ölümsüzlük 
3.9. Vahdet-i Vücud 
3.10. Fenafillâh-Bekabillah 
SONUÇ 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac23bbce-b33b-4bc8-a424-fd7f89d030ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Değilsin Sen</image:title>
            <image:caption>AYRILIK 
Kim vurduya gitti hayallerimiz 
Kulağımızdan tutup çekmişken ayrılık. 
Yaralandı söyleyemediğimiz cümleler 
Talihine binlerce özür borçlu bu kör aşk 
Hiç vazgeçmiyor, geçmeyecek, 
Adım adım iz süren yalnızlık. 
Tüm şüpheleri çürütmüş 
Delili olmayan yalanlar, 
Saatler yine yalnızlığa dönüyor. 
Kâğıttan yaptığımız gemilerimiz çoktan batmış 
Kimyası bozuk şu düzende, 
Senden sonra aşk rafa kalkmış, 
Bir daha ne var, bir daha olsun 
Gülüşün görülür mü ay tutulmadan? 
Buralar soğuk, buralar ıssız 
Kepaze oldu düşlerim, 
Ömrümün gün batımıydı son gülüşün, 
Alışamadım bu yalnızlığa, 
Öyle bir gidişin vardı ki, 
Bu yüreğe sığmadı ayrılık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a852d5-4896-4bd8-bc22-87ad5a2428e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Hikayeler Anlatan Beyin</image:title>
            <image:caption>İç sesine güveniyor musun? 
Beynimiz mükemmeldir. O, çevremizde olup biten her şeyi bilinçaltımızda anlamlı hikâyelere dönüştürerek düşünme şeklimize yön verir ve yaşam tarzlarımızı belirler. Fakat problem şu ki, beynimizin bize anlattığı bu hikâyeler çoğu zaman gerçeği yansıtmıyor! 
Daha da kötüsü bu hikâyeler, başka insanlar, dünyamız ve kendimiz hakkında yanlış inanışlar edinmemize sebep olabilir. Bu durum ise bizi gerçek potansiyelimizden uzaklaştırır. Bu kısıtlayıcı inanışlara herkes sahip olabilir. 
Peki beynin işletim sistemine yeni bir hikâye ekersek ne olur? Herhangi bir hikâyeden bahsetmiyorum. Engelleri aşmamızı sağlayacak ve hedeflerimize ulaşmakta bize kolaylıklar sunacak gerçek bir hikâyeyi kastediyorum. 
Kendine Hikâyeler Anlatan Beyin kitabında, Michael Hyatt ve Megan Hyatt Miller daha kaliteli ve tatminkâr bir hayata başlamamıza yardımcı olacak ipuçlarını tüm çıplaklığıyla gözlerimizin önüne seriyor. Bunun yanında kolay uygulanabilir bilimsel bir sistemin ana hatlarını bize cömertçe sunuyor. 
 
 “Bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum.”-Tony Robbins 
“Pozitif değişim elinizin altında! Gidin ve alın!”-Ian Morgan Cron 
“Bu kitabı alın ve daha iyi, daha hızlı karar verip harekete geçmeyi öğrenin.”- Dr. Benjamin Hardy 
“Bu kitap sizin için oyunun gidişatını değiştirebilir!” - Daniel Harkavy 
“Aradığınız rehber işte bu!” -Emily Balcetis 
“Beni de minnettarlar arasında sayın.”  -Robert Wolgemuth</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32383ed6-7b49-45bd-a00e-00adafccb098.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Sanat Eseri</image:title>
            <image:caption>Ünlü Alman opera bestecisi, tiyatro direktörü, müzikteorisyeni ve yazarı Richard Wagner (1813-1883), Geleceğin Sanat Eseri’nde, geliştirdiği “toplam sanat eseri” kavramı çerçevesinde tüm sanat dallarının bir araya geldiği bir sanat eseri kurgular. Ona göre geçmişte bunun bir örneği de vardır; eski Yunan tragedya geleneği tam da bu fikirle örtüşmektedir. Yunan sanatının, Yunan dinine ve mistisizmine temelden bağlı olduğunu ve dinin yıkılmasıyla sanatın da bütünlüğünden kopup yozlaşarak “bireysel sanatlara” ayrıldığını ileri süren Wagner’e göre ana sanat dalları, “dans,” “müzik” ve “şiir”dir. Bu üç sanat artık yeniden birleşmeli ve kusursuz sanat eserini oluşturmalıdır. İkincil sanatlar olarak kabul ettiği “resim,” “heykeltıraşlık” ve “mimarlık” da bu sanat eserine dekor ve mekân olarak destek vermelidir. Wagner, “halk” sözcüğünü dilinden düşürmez, ona göre her şeyin en iyisi halktan kaynaklanır. Operalarında yoğun biçimde halk destanlarını, efsaneleri konu eden Wagner, geleceğin sanat eserinin de halka dayanması gerektiğini savunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae4ba799-158e-41cb-9cdd-24c3a0ce66c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İtaat Serbest</image:title>
            <image:caption>Reinhard Höhn, Nazi Almanyası’nda bir komutan ve III. Reich’ı kuran entelektüellerden biriydi. Almanya’nın mağlubiyetinin ardından birkaç yıl gizlendikten sonra 1950’lerde bir yönetim okulu kurdu. Ülkenin savaş sonrası liderlerinin büyük çoğunluğu, yani 600.000’in üzerinde yönetici –uzaktan eğitim alan 100.000 kişi buna dahil değildir– bu okulda eğitim gördü ve “insan yönetimi”ni, yani başka bir deyişle hiyerarşik iş organizasyonunu öğrendi. Buna göre yönetici, belirlenmiş hedefleri elde etmek için hangi yollara başvurulacağını seçmekte özgürdü, ki III. Reich’ı yeniden silahlandırırken, Slav halklarını aç bırakırken ve Yahudi soykırımını gerçekleştirirken takip ettiği yol buydu. 
 
Önde gelen Nazizm uzmanlarından Johann Chapoutot, İtaat Serbest’te “başarı” tanımını sorgularken,  günümüz kurumsal yönetim ilkeleri, uygulamaları ile Nazizm arasındaki derin bağlantıları inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6537ba2-b728-4423-bf7e-d198a383523b.jpg</image:loc>
            <image:title>İrina</image:title>
            <image:caption>HAYAT DA ONU ÇEKIP ALIYORDU OĞLUNDAN, KOCASINDAN.  KORKULARINI, ENDIŞELERINI GEÇMIŞTE BIRAKIP YOLUNA DEVAM ETMELIYDI. 
 
Karadeniz kıyısında küçük bir ülke olan Abhazya, Gürcistan’ın saldırısına uğrayınca, pek çok savunmasız aile; evini, yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Bir sabah gökten bombalar yağarken yaşanan kargaşa sonrasında İrina, kendisini Rusya sınırında bir sığınma kampında buldu. Kocası ve oğlu ise Gürcistan’a gitmişti. Uzun ve zorluklarla geçen dört ayın ardından aile birleşirken İrina’nın çilesi daha yeni başlıyordu. İşsizlik ve iç savaşın pençesindeki çaresiz kadınlar, çalışmak için soluğu Türkiye’de alıyordu. İrina da bu kervana katıldı.  
 
Türkiye’de, kimi zaman mutsuz kimi zaman keyifli geçen hasta bakıcılık hayatı Mavi Köşk’te apayrı bir boyuta ulaştı. Genç kadın, orada geçirdiği sürede yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş gibi oldu. Köşk sakinlerinin çalkantılı hayatından kendini korumaya çalışırken bela hiç beklemediği yerden gelecekti. 
 
Gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenilerek yazılan İrina, bir komşu ülkedeki savaşın yol açtığı dramın yanı sıra,  yıllar boyunca evinden, ailesinden uzak bir hayat süren “yabancı hizmetli” kadınların yaşamlarını da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5b18a26-2eed-4634-b24e-19452a3321ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Mercan</image:title>
            <image:caption>Piyanonun başında oturan Anna’nın çehresinde hâlâ Sibirya’nın soğuğu esiyor. Anna’nın tebessümleri siyah beyaz filmlerdeki kadar renksiz. Hiçbir zaman ağaçların yeşilini, okyanusların mavisini, gurup vaktinin kızılını göremediğimiz filmler gibi. Stalin’in menfur kampları misali soğuk, Sibirya buzları gibi yakıcı, Hitler’in ölüm trenleri kadar sessiz. Anna’nın tebessümü, ölerek Hazar’a gömülenlerin son yolculuğu kadar ecel kokuyordu. Ecel kokusu. Ölmek ve toprağın üzerinde unutulmak… Anna’nın gülüşleri aslında daha 1939’da, Nazi askerlerinden kaçarken, Varşova’ya bombalar yağdığı vakit ölmüştü dudaklarında... 
 
Sovyet askerlerinin Polonya’yı işgal etmeye başlamasından sonra binlerce insan zorla Sibirya’ya gönderildi. Kimileri yolda kimileri de açlık veya hastalıklardan can verdi. Kamplarda kalan 200 bine yakın Polonyalı ise gemilere bindirilerek İsfahan ve Tahran’da son bulan bir göçe mecbur edildi. Ölümü artık kokusundan tanıyan bu insanlar, kendilerine kucak açan yepyeni bir ülkeye gelmişti. 
 
O dönemde İran halkı da kıtlık ve salgın hastalıklarla boğuşuyordu ama misafirlerini sevip benimsediler. Safran kokan şehirlerde, insanlık, yardımlaşma ve sevgi gören mültecilerin, buz tutmuş hayatlarına güneş doğmuş gibiydi. Farsçayı ve halı dokumayı öğrendiler, İranlılara âşık olup onlarla evlendiler. 
 
Shahzadeh N. İgual yeni romanında, vatanlarını terk etmek zorunda kalan bir grup Polonyalının gerçek yaşam hikâyelerinden yola çıkıp savaşın savurduğu tüm insanların dramını şiirsel bir dille anlatıyor. Kahramanlarımız Rahel, Helena ve Sara’nın yaşadıkları, tüm sığınmacıların ezeli mücadelesi aslında. Evlerinden kovulan, esir tutulan, ölüme terk edilen, öldürülen ve sürülenler… 
 
“Adı Mercan” mutlak aşkın ve gurbette hayata tutunmanın romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dbbc955-1ec3-46d0-a235-bc9eb4361616.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Güzeli</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en güzel şeyi bir kedi mi, Mona Lisa tablosu mu yoksa Arda’nın Aysu Abla’sının fotoğrafı mı? Arda ve onu çok seven halası, bu sorunun cevabını bulmak zorunda çünkü uzaylılar tarafından kaçırıldılar. Üstelik kedileri Minnoş da onlarla… 
Bu macera dolu eğlenceli öykü, sizi güzellik kavramı üzerine düşündürecek. Bir de uzaylıların konuştuğu dil olan Auoucayı öğreneceksiniz tabii ki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81c8294d-63a0-4443-98d7-0564a7ffbf80.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekerleme Defteri</image:title>
            <image:caption>￼Oooo! 
Tekerledim kaç kere 
Yazdım, çizdim deftere 
Attım tuttum saçmadan 
Suya tirit katmadan 
Yuvarladım tostopak 
Dil üstünde kaydırak 
 
Oyun arkadaşlarımızla söyleyebileceğimiz tekerlemeler var bu kitapta. 
Uyum içinde ve hep birlikte tekerlemeler söyleyince oyunlar daha eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15cd5be5-5495-42bc-9cc4-4661dd71e65a.jpg</image:loc>
            <image:title>Wunderwaffen Cilt 5</image:title>
            <image:caption>Japonya’nın Almanlarla kurduğu ilişkiler atom bombasıyla birlikte
darmadağın olmuş ve onları savaş dışı bırakmıştı ama bombanın yol açtığı
korkunç yıkımı gören ABD Başkanı büyük üzüntüye kapılarak benzer bir
bombanın Avrupa’da kullanılmasına karşı çıkıyordu. Dünya Savaşı bir tür
dengeye oturmuş gibiydi sanki.
Mucize Silahlarının gücüyle savaşı sürdüren Almanlar, birdenbire uzaylı
dostlarının desteğiyle büyük bir güç kazandıklarını düşündüklerinde, Müttefik Devletler’in de ellerindeki en güçlü koz olan atom bombasına yönelmekten
başka çareleri kalmamış gibiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4c1b9c5-7c65-4c89-9ce4-35e875783510.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>İnkılâp Kitabevi, Zülfü Livaneli seçkisine dünya edebiyatının usta yazarı Virginia Woolf’tan tesirli bir başyapıt daha ekliyor! 
Mrs Dalloway, Woolf’un kendi hayatına ve karakterine adeta bir özeleştiri niteliği taşıyor. I. Dünya Savaşı’nın henüz sonlandığı dönemde yazılan eser, İngiltere’nin üst ve alt tabakasının savaştan nasıl etkilendiğini tüm yönleriyle çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Her bir karakterin iç yaşamı ve bilinçaltı, bilinç akışı tekniğinin ustası Woolf tarafından aktarılıyor ve oldukça detaylı karakter analizlerine fırsat veriliyor. Clarissa Dalloway karakteri aracılığı ile dönemin İngiltere’sine de derin bir eleştiri yapılıyor. 
Yayımlandığı günden bugüne onlarca dile çevrilen Mrs. Dalloway, bu kez okurlara edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin önsözüyle sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f47ab507-a6ab-4634-bdda-202afa368fe8.jpg</image:loc>
            <image:title>Acımasız Bir Dünyada Merhamet</image:title>
            <image:caption>İnsan toplulukları ve doğadaki diğer bireyler, gerek kendi tabiatları gerekse de hayatlarını güven içinde sürdürmelerini sağlayacak ortak çıkarlar nedeniyle bir araya gelirler. Yiyecek içecek kaynaklarına ulaşmak, barınmak, tehlikeler karşısında birbirlerini korumak ve sosyalleşmek başlıca kaygılarını oluşturur. Bu topluluklardaki ilişkiler yalnızca çıkar odaklı mıdır? Birlik, aidiyet, utanç, suçluluk hissi de bir çeşit fedakârlık eylemi sayılabilir mi? 
Peki, düzenli kan bağışında bulunan, vergilerini ödeyen, zor durumdakilere yardım eden ve vatanını korumak için canından vazgeçen kişilerin olduğu bir toplumda katil doktorlara, pedofil rahiplere, hırsızlara ve beyaz yakalı suçlulara ne demeli? Sabah erkenden kalkan, kahvaltısını yapan, takım elbisesini  giyen ve topluma karışmak üzere sokağa çıkan insanlar bu denli ahlaksız olabiliyorsa kime güveneceğiz? Nigel Barber Acımasız Bir Dünyada Merhamet: Fedakârlığın Evrimi’nde ilkel toplumlardan günümüze fedakârlık biçimlerini ve evrimini irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/467a0cc2-e718-4195-8b93-55fa99e9e26f.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Bir Gece - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>İnkılâp Kitabevi, Zülfü Livaneli seçkisine dünya edebiyatının usta yazarı Stefan Zweig’dan tesirli bir başyapıt daha ekliyor! Olağanüstü Bir Gece bu kez, kalemiyle edebiyatımıza unutulmayacak bir imza atan Zülfü Livaneli’nin önsözüyle okurlarıyla buluşuyor. 
Baron Friedrich, genç yaşında ailesinden kalan yüklü miras ile hayatına oldukça kaygısız ve rahat bir özgüvenle devam ederken; giderek duyarsızlaştığının, kimseye, hiçbir olaya karşı tek bir duygu kırıntısına dahi sahip olamadığının farkına varır.  Bu durum onu adeta yaşayan bir ölüye çevirmiştir. Bunun üzerine, sıradan bir pazar gününün gecesinde yaşadıkları, onun yeniden hayata tutunmasına sebep olmuş, daha önce hiç duyumsamadığı bir “yaşama sevinci” hissiyatına kavuşturmuştur. 
Olağanüstü Bir Gece, Zweig’in özgün kaleminin zirve yaptığı döneme ait bir eser ve onca yılın ardından ölümsüzlüğünü halen yitirmemiş eşsiz bir modern klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d0c03e1-d810-438f-a077-1a09ce46ad3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılanlı Bahçe</image:title>
            <image:caption>Bilmem, bilemem hayatın 
sade tuzu, ekmeğini 
ama gördüm 
ne kahramanların kahramanlığı 
ne de kralların krallığını. 
Hiçbirinin hükmü yok 
huzurumda. 
Taşlayacaksanız taşlayın beni 
köpüğün çiçek verdiği fısıltı 
ölümsüz yılanlarımın şarkısıdır 
bulut ve pas arasında 
P. 
 
 
Sırtlarından 
çakıllar çekilir de 
okyanus gelirmişcesine 
taşlaştır 
iki depremlik canı kalsın 
tecavüz edilenin cezalandığı 
çivileri çıkan memleketinde 
ciğerin kızıl yansın 
yılan elmayı yaran 
düğün gününde 
C.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3907cbc1-d31b-41ee-a910-c7f4a5ccc954.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Açıklamalı Temel İngilizce</image:title>
            <image:caption>Öğrencilerin İngilizce öğrenirlerken karşı karşıya geldikleri en büyük zorluklar Türkçenin dilsel özellikleri ile İngilizcenin dilsel özelliklerinin arasındaki farklardan kaynaklanmaktadır. Cemal Özgüven elinizdeki bu kitapta işte bu zorlukları gidermek amacıyla iletişim becerilerini geliştirici bir yöntem uygulayarak Türkçe ve İngilizce gramer yapılarını yüzlerce örnek ve alıştırma ile destekleyerek karşılaştırmaktadır. 
150 gramer terimini tanımlayan ve örneklerle desteleyerek açıklayan bir sözlükle başlayan Türkçe Açıklamalı Temel İngilizce, 4 kısımdan meydana geliyor. Birinci kısımda, temel İngilizce gramer bilgileri Türkçe açıklamalı ve kolay anlaşılır bir şekilde veriliyor. İkinci kısımda ise İngilizcede bağımlı yan cümleler konusu ele alınıyor. Dil öğreniminde büyük öneme sahip noktalardan biri olan kelime öğrenimi üçüncü kısmın konusu… Kitabın dördüncü kısmında da İngilizceden Türkçeye yapılan çeviri metinler ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66779971-ac24-421f-8fd0-ad74c61c37d5.jpg</image:loc>
            <image:title>R.U.R Rossum’un Evrensel Robotları</image:title>
            <image:caption>R.U.R. (Rosumovi Umělí Roboti) 1920 yılında yayınlanmış bilimkurgu tiyatro oyununun adıdır. Oyun ilkin Prag&apos;da 1921 yılında sahneye konmuştur. 
Robot kelimesi de, ilk Karel Čapek&apos;in bu eserinde yer almış ve daha sonra tüm dünyada kullanılır olmuş, “robot”  daha önce kullanılan otomat ve android kelimelerinin yerini almıştır. 
R.U.R.  Sanayi devriminin iktisadi, etik ve toplumsal sorunlarıyla karşı karşıya kalan Avrupa insanının gelecekle ilgili kaygılarına ışık tutması açısından önemlidir. 20. yüzyılın başında bilimkurgu edebiyatına, bugün de yapay zeka bakımından yoğun biçimde tartışılan açılımlar kazandıran Karel Čapek, insan dışı akıllı varlıkların ya da yapay zekaya sahip robotların insanlarla olan ilişkilerini, etik ve antropolojik sorunlarını ele almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaaeca35-f033-46cf-a8c9-b45c515de972.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Sektöründe Sözsüz İletişim (Beden Dili)</image:title>
            <image:caption>Buhranlar birey ve toplumu değişime zorlar. Bilim ve teknolojideki gelişmeler; yeni bilgilerin üretilmesine neden olur. Kişisel gelişim isteği bireyin eylemsizlikten eyleme geçme sürecidir. Başarılı olma isteği, hedef belirleme, motivasyon, sorun çözme becerisi, kendini geliştirme düşüncesi, özyönetim kişisel gelişimin temellerindendir. Bu olgular yaşam boyu öğrenme isteği ile süreklilik kazanabilir. Eserimiz; kişisel gelişimi esas almasının yanı sıra bir ders ve başucu eseri olabilecek şekilde tasarlanmıştır. 
 
Kitabımızın ana konusu hasta ve kurumsal ilişki bağlamında; Doktor, hemşire, diş hekimi, eczacılar ve diğer çalışanlar ile hastaların etkili iletişimini kolaylaştırmayı esas alır.  
İdari hizmetler, sekreterler, teknisyenler, yardımcı hizmetler personeli ile tüm çalışanlar, sağlık kurumlarının fedakâr, gizli kahramanlardır. Sağlık alanı çalışanları ile sağlık okuryazarı olmak isteyen okurlara hitap eden bu eserin okuyucusuna yeni ufuklar açmasını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c930ded-acb3-422c-845a-d87dc52f4607.jpg</image:loc>
            <image:title>Iğrıp</image:title>
            <image:caption>“Osman öyle dalgın otururken, yukarı tırmandı. Sandığını açtı. Yıllardır takmadığı beşibiryerdesini avcunun içinde sıkarak merdivenleri indi. Kocası, fincan elinde, bıraktığı gibi duruyordu. Bir yudum olsun içmemiş, üzüncünün derinliğinde yitmişti. Fincanı aldı elinden. Altını sıkıştırdı. Avcu yanmışçasına sıçradı Osman. Eline baktı. Gözleri tutuştu. Bir hınç çelikleşti gözlerinde. Kolu uzandı. Parmaklarını sıktı Gülizar: 
– Bu sana bir sandal donatır. Sandalın oldu mu da deniz kadar umudumuz var demektir.” 
... 
Iğrıp, edebiyatımızın usta isimlerinden Erol Toy’un, diğer tüm kitaplarından farklı bir teknikle yazılmış, bu yüzden belki de en özel kitabı. Bir balıkçı adasındaki yaşama tutunma gayretini, bilinçsel, tarihsel geçişlerle ve gelenekselin dışında bir kurguyla kaleme alan Toy; seçtiği sözcüklerden, kitabın dizgisinde yer alan ayrıntılara kadar, benzersiz bir yazı işçiliğiyle çıkıyor okurların karşısına. 
Şüphesiz ki edebiyat tutkunlarının, dikkatli okurların kitaplıklarında özel yer edinecek bir eser, Iğrıp…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692afa46-7ad6-4b83-afcd-223ab19079f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Av Dramı</image:title>
            <image:caption>Gölün kükremesini duyuyorduk. 
Dramanın son perdesi şimdi başlıyordu ve iki aktör, yürek paralayıcı sahneyi görmeye gidiyordu. 
“Ne düşünüyorsun? Bizi ne bekliyor?” diye sordum, sevgili Pavel İvanoviç’e. 
“Düşünemiyorum... Bilmiyorum...” 
“Ben de bilmiyorum.” 
“Hamlet bir keresinde yeryüzünün ve cennetin Tanrısının intihar günahını yasaklamış olmasına üzülüyordu. Şimdi ben de onun gibi, kaderin beni doktor yapmış olmasına üzülüyorum... Derinden üzülüyorum!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69ce4a5-d64a-4ed5-9a77-1099c746ee0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Bekçisi</image:title>
            <image:caption>“Peşimde dolaşan her avcı, kurban olmaya hazır şeytandır.” 
 
Hayat denilen gizemli serüvende siyahla beyaz, gündüzle gece, sevinçle hüzün, aydınlıkla karanlık gibi sayısız zıtlıklar kol kola girerek bize eşlik eder. Bu durumu zamanla öylesine kabulleniriz ki etrafımızda olup biten her şeyi bu “dualite” penceresinden bakarak değerlendirmeye; iyi ve kötü hakkında keskin yargılara varmaya başlarız. 
 
Peki masum olanla şeytanın, avla avcının, kurbanla katilin kim olduğu acaba her zaman bu kadar net olarak belli midir? 
 
“Gölge Bekçisi”nde kurban olmaya hazır şeytanla, peşinde koşmakta olduğu avının arasındaki savaşın kazananı veya kaybedeni olmayacak; çünkü gölgeler, karanlık ve aydınlığın mücadelesine şahitlik etmek yerine bu defa kaderi belirleyecek… 
 
“Gölge Bekçisi” sıra dışı karakterleri, gerçeklik algınızı değiştirecek olay örgüsü, bir an bile düşmeyen temposuyla soluk soluğa okuyacağınız bir eser. Yüreğinizin tenha köşelerinde gizlenmiş duygularla yüzleşmeye; beyninizin en ücra kıvrımlarında yolculuğa çıkmaya hazırsanız, elinizde doğru kitabı tutuyorsunuz demektir. 
  -Fatma Kayhan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b899bfab-2a84-4ef3-8138-482fdba94d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Türkçe Sözlük</image:title>
            <image:caption>Bir ulusun varlık araçlarından biri de kuşkusuz dilidir. Ulusun dili ne kadar zengin, dilindeki sözcük sayısı ve söz dağarcığı ne kadar genişse o ulusun büyüklüğü de o kadar tartışılmaz olur. 
Dünyanın en eski dillerinden biri olan Türkçe de Türk ulusunun gücünün ve görkeminin simgesidir. Gerek geçmişten bugüne gelen, gerekse sonradan sözcükler eklenip zenginleştirilen dil hazinemizi bir kez de biz gözden geçirdik. Bu değerli hazinemizi yeniden toparlayarak yaklaşık 25.000 sözcükle siz sevgili öğrencilerin yararına sunuyoruz. Yararlanmanız, dilinizi doğru ve gururla kullanmanız dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e75160ce-06f0-401d-ba73-c6f9530712ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Seremonisi</image:title>
            <image:caption>Tanrılar... Tenleri altından, dilleri baldan. 
Peki bu “Yüce” Tanrılar küçücük bir kızdan korkacak kadar aciz miydi gerçekten? 
 
“Korkak Tanrı...” diye mırıldandım kahkahalarımda boğulurken. Zeus’a hitaben söylemiştim bunu. “Korkak Tanrılar!” diye haykırdım bir kez daha, mağara, sesimle inim inim inlerken. “Korkaklar!” 
 
Tabii ki benden korkacaklardı! Ben, saçları Tanrıların kanıyla yıkanmış kızdım. Ben, Ölüm’ün kızıydım. 
Kaderin ağlarını kesen Altın Kılıçlı Leydi’ydim. Ben, onların acınası neslinin sonuydum. 
Umudun kaybolduğu yeryüzünde onu bulma görevi Tanrıların kâbusu olan kıza, bana düşmüştü. 
Umudun kayboluşu, arkasında cesetler bırakmaya başladığında büyük bir şeyin parçası olduğumu anlamıştım. 
 
“Augustus,” dedi. “Olimposlular düşüyor. Titanların kaderi tekrarlanıyor.” 
Aklıma Theos geldi, o da “Tarih tekerrürden ibarettir,” der dururdu. Önemli olan ders çıkarmak. 
  Ve ben, ders çıkarmak konusunda berbattım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cee9f9db-9a32-4d72-b341-6d186333ecc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Papatya Sevgisi</image:title>
            <image:caption>Dedemi papatyaları severken görmüştüm. Diğer çiçeklere göre papatyaların dedem için ayrı bir yeri vardı. Her zaman derdi ki “Oğlum İsmail, papatyaları seven, insanı da hayvanı da sever, bunu sakın unutma!” 
Köydeki evimizin bahçesine, dedemin verdiği öğütleri dinleyerek her daim papatyalar ekerdik ve onlara büyük bir hassasiyetle sevgimizi verirdik. Bizim sevgimiz onları büyütür, güzel birer çiçek hâline getirirdi. 
  İnsan olmak dünyanın en ağır yüküdür. Varlığın anlamı ve amacı insan olmaktır. İnsan, ancak sevdiğinde kendini bulabilir. Öyküler, bir filmin birkaç dakikasını anlatan kısa yazılardır. Bu yazılar, yaşamın gerçeklerine değinirken size, iyiyi, güzeli ve insan olmayı öğütler. Bu kitapta da hayatın içinden, kalbinize işleyecek kısa öyküler bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/277b88e1-7d0c-47b1-b3c8-c2e5174516c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığın Utkusu</image:title>
            <image:caption>İnsanlık, Tanrı ve bu dünya arasında sıkışıp kalmanın ıstırabından bambaşka bir çukura düşmüş bir hâldedir. Yaşadığımız dünya, politik masalların, yalan devşirmenin, her şeyi unutup ya da unutturularak insanın bütün değerlerini pazara çıkarmıştır. İnanç ve değerlerine bir şekilde yönelen kitle, artık her şeyi imbikten sıkı geçirerek “politik güce” nasıl yakın olabilirliğini hesaplamaktadır. Antik putların, mitos tanrılarının yerini politik ve maddi gücü simgeleyen çağrışımlar almıştır. Yukarıdaki “bıyık” ne verir ne katar. Aşağıdaki “sakalın” hiçbir önemi yokken acaba bir güç olabilir mi hesabı, zihinlerde bolca dolanmaktadır. Global zehir, insanın her şeyini yok etmek, yutmak ve sıradanlığın “kölelik” ruhuyla yokluğa sürüklenmektedir. Tutunmak isteyen ruhlar; cehennem, araf, cennet tiradını bu dünya dayatmasında içten ya da sanrılı bir şekilde duyumsamakta. Ego, korkunç bir katliam alanına dönüşmüş, kazananın çeşit çeşit “zafer” işaretleri, varoluşlarına simgesel bağlılık yaratmaktadır. İnsana seslenen yaratıcı kudret değil, insanın kendi masalındaki güçlerinin “hâkim” varlığı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d5ebb91-29a0-4f4f-a97e-066f371e54dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun Zikzakları</image:title>
            <image:caption>Baktım ki yazılmıyor 
Yazamadım satır satır 
Tortop ettim 
Attım hikâyeyi 
Buna mecburdum 
Çünkü 
Acısı beni yakar 
Seni sızlatır 
Mademki 
İstiyorsun dinlemeyi 
Günah benden gitti 
Öyleyse 
Kulağını bana ver 
Unut her şeyi 
 
Neylersin kader bu 
Dost misali 
Hep yanımda durdu 
Sağ gösterip 
Sol vurdu (...)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f4a2c2-ea80-4339-91f5-28746ffddcd2.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Lozan’ın Önemi</image:title>
            <image:caption>“Bu antlaşma, Türk milletine karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir” 
Mustafa Kemal Atatürk, Lozan zaferini Nutuk’ta bu sözlerle tanımlar. Türkiye’nin varlığını tüm dünyaya onaylattıran Lozan Barış Antlaşması; özgürlüğün, ulusal egemenliğin ve bağımsızlığın açık ve net duyurusudur. Cephede süngüyle kazanılan zafer müzakere masasında kaybedilmemiş, İsmet İnönü’nün müthiş diplomatik yeteneği bu toprakları Türk ulusuna vatan yapmıştır. 
Arnold Toynbee’ye göre “Sevr, Hasta Adam’ın gömülme belgesi, Lozan ise hasta olmadığını eylemleriyle kanıtlayan bir ulusun sağlık belgesi”dir. Lozan görüşmeleri sırasında İsmet Paşa’nın emperyalizme karşı eğilmeyen ve bükülmeyen karakteri, arkasında bulunan Başkomutan’ın, Meclis’in ve Anadolu halkının kararlılığıyla desteklenmiştir. Bu kitapta okuyacağınız satırlarsa 100 yıl önce bu büyük siyasi zaferi kazanarak Cumhuriyet’in önsözünü yazan kurucu kadroya duyulan minnettarlığın yansımasıdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebf5705d-06f7-404d-9fbe-4e91ed88dcfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege Adaları Sorunu</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de karşıdevrimci tezlerin başta gelenlerinden birisi, “On İki Ada’yı Lozan’da kaybettik” savıdır. Doç. Dr. Hüner Tuncer, Ege Adaları Sorunu kitabıyla ülkemizle Yunanistan arasında Atatürk Döneminde kurulmuş olan dostane ilişkileri zedeleyen bu sorunu, tarihsel ve uluslararası hukuka dayanan bir perspektif içinde ele alarak, ileri sürülen savların hangilerinin gerçeği daha çok yansıttığını açıklığa kavuşturmaya çalışmıştır. 
Ege Adaları’nın tarihçesine kısaca değinildikten sonra, Cumhuriyet döneminden itibaren iki ülke arasındaki ilişkileri yıpratan Ege Adaları’na ilişkin uluslar arası yasal mevzuat ele alınmış; Türkiye ile Yunanistan arasında Ege’de anlaşmazlığa neden olan diğer sorunlar da irdelenmiştir. Ve Ege Adaları’nın Yunanistan tarafından silahlandırılması konusu üzerinde durularak, bütünlüklü bir tablo ortaya konmuştur. 
Elinizdeki kitap, Ege Adaları’nın Statülerinin ve uluslar arası hukuk açısından hangi devletlere ait oldukları konusunun sıkça tartışıldığı günümüzde, doğru bilinen yanlışları düzelten, “galat-ı meşhurları” çürüten bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8023963-1528-48ae-bad6-539f13151cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito Sayı: 78 - Aristotelesçilik 20. Yıl Özel Sayısı</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi Cogito, 20. yaşını filozofların filozofu Aristoteles’le kutluyor. Dergi, bahar aylarında yayımlanan Aristoteles sayısından sonra daha da hacimli ve kapsamlı bir Aristotelesçilik sayısıyla okurunu selamlıyor. Aristotelesçiliğin Eskiçağ, Hıristiyan ve İslam dünyasındaki seyri ve günümüze kadar nasıl evrilerek ulaştığı, etik ve siyasette, metafizikte, feminist teoride, Marksizm’de nasıl alımlandığı üzerine makalelere, kapsamlı bir Aristotelesçilik zamandizini ve Türkçede Aristoteles Kaynakçası eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f8f622e-be48-4afc-8773-9ae7d2fe0b88.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürprizim Var Sayılar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzla vakit geçirirken görsel algılama becerisinin gelişmesini, sayıları öğrenirken bir yandan da fazlaca şaşırmasını ister misiniz? Peki, bolca eğlenceye ne dersiniz? Bu kitabın katlanan sayfalarını açtığınızda karşınıza bir çiçek de çıkabilir bir kuş da. Timsaha da rastlayabilirsiniz limona da. Ama sürprizlerle dolu olduğu kesin! Bir Sürprizim Var Sayılar kitabıyla saymayı öğrenmek artık çok eğlenceli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c596d6d7-d73b-4dff-ad4a-6a95230c8845.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürprizim Var Zıtlıklar</image:title>
            <image:caption>Sıcak ya da soğuk, uzun ya da kısa, yavaş ya da hızlı... Çocuğunuzun kavramları öğrenmesini, zıtlıkları fark etmesini ve fazlaca şaşırmasını ister misiniz? Peki, birlikte eğlenmeye ne dersiniz? Bu kitabın katlanan sayfalarını açtığınızda karşınıza farklı zıtlıklar çıkacak. Hepsinin sürprizlerle dolu olduğu da kesin! Bir Sürprizim Var Zıtlıklar, her sayfada farklı bir kavramı anlatırken eğlenceyi ve hızlı öğrenmeyi bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8281a50-2d3e-46ee-a64e-88e87cdba61e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sensiz Olmaz</image:title>
            <image:caption>Başın bulutların üzerindeyken
gerçek aşkı bulabilir misin? Maybell Parrish her zaman hayal kurmayı seven, romantik biri olmuştu. Hayal dünyasında yaşamak, gerçek hayatın düş kırıklıklarından kaçmak için en güzel yoldu. Ve büyük teyzesi Violet’in büyüleyici köşkü ona miras kalınca, genç kadın bunu yepyeni bir başlangıç yapmak için mükemmel bir fırsat olarak gördü.

Fakat köşke ulaştığında dertleri sandığı gibi yok olmak yerine daha da katlandı. Senelerce hayallerinde yaşattığı görkemli ev, artık harabeden başka bir şey değildi. Üstelik Maybell’in, mülkü bir başkasıyla paylaşması gerekiyordu. Eş mirasçı Wesley Koehler, yakışıklı olduğu kadar aksi biriydi ve arazi için çok farklı planları vardı.

Sessiz ve mesafeli Wesley’yi işbirliğine ikna etmek, Violet Teyze’nin son arzularını yerine getirmekten çok daha çetin bir görevdi. Ancak Wesley’nin asık suratının arkasında gizlenen beklenmedik nezaket, ikisinin de savunma duvarlarını indirmesine neden oldu. Hediyelerin en güzelini kazanmaları için tek gereken, konfor alanının dışına atılacak küçük bir adımdı. “Bu yıl çıkan en tatlı kitap.”
-Frolic</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab0fa158-3528-4097-9b21-cd5a69d60f69.jpg</image:loc>
            <image:title>Ausgewaehlte Maerchen Aus Tausendundeiner Nacht</image:title>
            <image:caption>Einst herrschte ein maechtiger Sultan über indische und chinesische Laender. Dieser Herrscher hatte zahlreiche Soldaten, Diener, Waechter und Untertanen. Er hatte auch zwei Söhne; wahrend der eine Prinz erwachsen war, war der andere noch jünger.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24df7814-5a95-4a64-872a-a240d9ef6466.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Tarihini Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Hâlihazırdaki psikoloji tarihi metinleri, Antik Yunandan Descartes’a hızlı bir geçiş yaparken İslam düşüncesinin altın çağları atlanmış oldu. Böylece, bu metinlerin daimi okuyucuları olan ruh sağlığı öğrencileri ve profesyonelleri modern psikolojinin kökenlerine dair bütüncül bilgi ve yorumlardan mahrum kaldılar. Bu kitap, İslam düşünce tarihinde köşe taşı isimlerin, insanın psikolojik yapısı, işleyişi, bu yapının “bozulması” ve “düzelmesi”ne dair görüşlerini, bugünkü psikoloji ve psikoterapi tartışmalarına ışık tutacak şekilde yeniden betimlemek istiyor. Bu sayede hem insan psikolojisine dair üretilen bilginin tarihsel sürekliliği belirginleştirilecek hem de bugünkü tartışmalarda ihmal edilen teorik ve pratik imkânlardan ilham almak mümkün olacaktır. İslam Düşüncesinde Psikoloji ve Psikoterapi kitabımız için kullandığımız “Sağlam Temeller ve Yeni Ufuklar” ifadesinde olduğu gibi; elinizdeki bu kitap da yeni ufukların arayışında, sağlam temelleri oluşturma çabasının bir ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f9e919d-c49b-43c2-aa66-5ad069000023.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Beylerbeyi Necati Bey</image:title>
            <image:caption>Şiirin beylerbeyi, Türkçenin ses bayrağı, söz büyücüsü… Necati Bey isminin başına getirilecek hiçbir sıfat onun edebî kişiliğini layıkıyla karşılamaz. Şiire raksettiren şair, Ahmedî ve Şeyhî gibi şairlerden aldığı ilhamı Türkçeye can veren yeteneğiyle besleyip divan şiirini çok farklı bir boyuta taşır. Türkçe saf, kusursuz ve samimi söyleyişi Anadolu’ya getiren Necati Bey, divan şiirini Acem taklidi olma tehlikesinden kurtarıp özgün söyleyiş kapılarını sonuna kadar açar. Altı asırlık divan şiiri, uzun soluklu oluşunu biraz da Necati Bey’in büyüleyici hünerler gösteren keskin zekâsına borçludur.
Nişancılık yaptığı için “bey” unvanı alan Necati’ye, şiirdeki hünerleri sayesinde şiirin beylerbeyi dense yeridir. Çünkü Osmanlı’nın ilk dönemlerinde mutlak bir yetkiyi temsil eden “beylerbeyi” unvanı, divan şiirinin erken klasik devresinde sahneye çıkıp söz ordusunun başbuğu olan Necati Bey’e pek yakışır. Kelimeleri sevk ve idarede eşi benzeri olmayan Necati Bey, çağlar ötesine gönderdiği bu orduyla birçok şairin gönlünü fethedip bereketli Türk topraklarında yeni şiir burçlarının kurulmasına öncülük eder. İşte elinizdeki kitap, “Şiirin Beylerbeyi Necati Bey”in divanından seçilip günümüz okuyucusuna sunulan bir güldestedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53cf999c-8920-482c-b94f-de17bba826ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüseyin Öğretmen</image:title>
            <image:caption>Bazı insanlar, öğretmenlerin yan gelip yattıklarını söylerler. Üç ay tatil yaptıklarını, çalışmadan maaş aldıklarını ima ederler. Bu kitabı okuduklarında ne kadar yanıldıklarını anlayacaklar ve utanacaklar. Bu kitapta öğretmenlerin ne kadar vefakâr, cefakâr ve özverili olduklarını yüreklerinde hissedecekler. Sorunlar karşısında öğrencilerine nasıl sevgi ve şefkatle sarıldıklarını, ömürlerini öğrencilerine adadıklarını anlayacaklar. Hüseyin Öğretmen kitabı, tüm velilere, öğretmenlere ve sevgili öğrencilere rehber ve ışık olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b4a740-4b44-4486-9543-a38fd976dc4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dur</image:title>
            <image:caption>Can iyi ki “yürümeye başlamış.” Yaşamı gözlemiş; didiklemiş, bakmış; neler neler görmüş. Bunları derlemiş. Edebiyatın engin sularına dalmış… Bu güzel kitap çıkmış ortaya. 
“Yürümeye” devam ederse bu kitap, daha nice merakla beklenen kitapların öncüsü olacaktır. 
Ben, beklemeye başladım... 
Asuman Boyacıgiller 
 
“Bir ben vardır bende benden içeri…” Can Başoğlu’nun elinizdeki eserinin, alıntılanan bu ünlü deyişin tam olarak ete kemiğe büründürülmüş hâli olduğu söylenebilir. Esere edebî türünü veren sürükleyici polisiye anlatı, yazarın zaman içinde özel bir imbikten özene bezene usul usul damıttığı, hayata ilişkin düşüncelerinin “kafamıza atılmadan” aktarılmasında yalın ve bir o kadar da etkili bir araç oluşturuyor. Verilen emek ise haklı bir takdire şayan. Keyifli okumalar… 
Berk Kapancı 
 
Can’ın, karakterlerini ilginç detaylarla betimlemesini, yaşamındaki deneyimlerini biriktirerek yazmasına bağlıyorum. Güçlü hayal gücü de o karakterleri yerden kaldırıyor ve onları oynatmaya başlıyor. Biz okuyuculara da yazarın düş gücünden oluşan sahnedeki olayları izlemek kalıyor. Sahnedeki gölgelerin arasında kendi ruhumuzun gölgesine de rastlıyoruz. 
Atakan Murat Tunçer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/578c48a9-b920-48d3-85e4-2cdb00043a99.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Türk Diasporası’nın Türklerin Anadil Öğrenimine, Akademik Başarılarına ve Sosyo-Ekonomik Yapılarına Etkisi</image:title>
            <image:caption>Avrupa’daki Türk Diasporası’nın tarihi gerçekleri bilmesi ve değerlendirmesi son derece mühimdir. Türklerin ve Türk kültürüne saygılı etnik grupların tarihte nice başarılara imza attıkları bilinmektedir. Bu başarılar, Orta Asya’da, Kafkaslar’da, Selçuklu’da, Osmanlı’da ve nihayet büyük önder Atatürk’ün liderliğinde Kurtuluş Savaşı’nda hep vardı. Tüm bu başarılardan güç alınmalı ve gurur duyulmalıdır. Böylece kendine güvenen, üretime katılan ve evrensel değerlere saygı duyan nesiller yetiştirmek mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9734e7-eec2-4e3c-9139-7651c2c8eb53.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinir Oldum</image:title>
            <image:caption>Neden tozpembe değildi ki her baktığım yer? Bulutların üzerine yatsam, tepinsem, mıncık mıncık her yanını sıksam olmaz mıydı? Ahh şu aynalar, sadece olanı gösteriyorlar, olmayanları da gösterseler ya... Ne de güzel olurdu... Hayat mı acımasız yoksa hayata yön verenler mi? Kurallar mı zor, yoksa kural koyanlar mı zorlayıcı? Ya insanlar... Küçücük kalpleri var, dünyalar kadar kederleri. Hayatı kendi elleriyle zorlaştırıp şişirirken küçük bir iğne batırıp hava kaçırtmıyorlar. Bırakın hayatın havasını, sönsün gitsin... Şiştikçe üfürmeyin, üfürdükçe nefessiz kalmayın... Doğarken yükleniyor omuzlarımıza nefeslerde üfürülen kederler... İsyan ediyoruz ağlayarak ama nafile, susturuyorlar bizi... Pışpışlıyorlar durmadan, bildiğin avutuyorlar bizi... Sinir olasım geliyor. Yok yok, gelmiyor, düpedüz sinir oluyorum... 
Henüz on altı yaşındayım. On altı bin çeşit derdim var. Dertlerimin kaç tanesi önemli? Bilmiyorum ama ne önemi var ki, dert mi dert işte. Önem derecesini ne ölçesim var ne de tartasım... Ne karışla ne arşınla uğraşabilirim. Yaşarken sindire sindire sinir oluyorum. Yaz yağmurları yağıyor içime. Sırılsıklam duygularım. Güneş doğudan değil, kalbimden doğuyor derken, sert duygular esiyor tepemden. Kar yağıyor kirpik diplerime. Üşüyen ellerim değil, kalbim değil, peki, neresi? Bilmiyorum. Tutarsız olan ben miyim yoksa hayat mı? Neden her şey gözüme batıyor? Bir söz, bir mimik... Yine depreşiyor içimden dalga dalga geliyor, dudaklarım istemsizce hareket ediyor: &quot;Sinir oldum.&quot; 
Fatma Hilal Çinici</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3659fca9-38a6-4dd9-a687-a7960e85e602.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Düğümü</image:title>
            <image:caption>...Takip uzadıkça uzadı. Şafak sökmek üzereydi ama takip hâlâ sürüyordu. Zalim soğuğun kucağında, kalın kıyafetler içinde yürüyüp koştukça, terden sırılsıklam olmuşlardı. Hava dondurucu derecede soğuk olmasına rağmen üniformanın içindeki bedenleri ateşli buharlar üretiyordu. Terli vücutlarına vuran soğuk rüzgâr, tüm dengelerini bozmuştu. Hararetli vücutları; cennet ve cehennem gibi, siyah ve beyaz gibi keskin bir karşıtlığın ortasındaydı. Ertuğrul&apos;un arkasındaki müfreze erleri sadece yürüyüp koşuyor ve mermi sesi geldiğinde yere yatıyordu. Birkaç kez &quot;Kumandanım, geri dönelim&quot; diyecek olsalar da, daha cümlelerini bitiremeden sert cevaplar almışlardı. Gurur meselesi yapmıştı Ertuğrul. Onun müfreze komutanı olduğu yerde firar edenler mutlaka yakalanmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceec8594-695c-4509-9d0d-e3fd54e7b35e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an-Kainat-İnsan</image:title>
            <image:caption>KUR’AN-KÂİNAT-İNSAN 
Üç Kitabı Anlama ve Yorumlama Usûlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a56b38d-1825-4f8a-99db-767e5f2f4f31.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten ve Günümüzden Klasik Müzik Yazıları - IV</image:title>
            <image:caption>Yaşamını Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde sürdüren Prof. Dr. Ömer Eǧecioǧlu, müzik tarihinin tozlu yaprakları arasında unutulmuş birbirinden ilginç olayları, kişileri ve gezip gördüğü yerleri belgeler ve fotoğraflar ışığında müzikseverlerle / araştırmacılarla paylaşıyor. Serinin 1-2-3. kitaplarının ardından, bu kitapta yer alan başlıklar ise aşağıdaki gibidir: 

IV. Kitaptan Başlıklar 
·         Ho Amca’nın Şehrinde Opera 
·         Franz Liszt’in İstanbullu Öğrencisi 
·         Mezzo Soprano, Besteci, İlham Perisi: Pauline Viardot 
·         Efsanevi Piyanist Franz Liszt’in İstanbul Ziyareti ve Liszt-Listmann Olayı 
·         İki Cambazla Fino Köpekleri Arasında: Yıldız Tiyatrosu’nda Bir Altın Çocuk 
·         Wagner Festival Tiyatrosu 
·         Lenny Yılı’nın Ardından:L. Bernstein ve Candide 
·         Moby-Dick: Klasik Edebiyattan Opera Sahnelerine 
·         Besteci Jake Heggie ile bir Sohbet 
·         Şahane Hayat: Beyaz perdeden Opera Sahnelerine 
·         İtalya’da Verdi’nin Adını Taşıyan Opera Salonları 
·         Klasik Müziğin Son Harika Çocuğu: Erich Wolfgang Korngold 
·         Bayreuth’un Göz Kamaştıran Margravial Opera Salonu 
·         Holst’un “Constantinople” Eseri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af76ed3a-fab1-4ce9-8476-bb3b552bd03c.jpg</image:loc>
            <image:title>Müridinin Kaleminden Mürşidi: İbrahim Gülşeni&apos;nin Eserlerinde Dede Ömer Ruşeni</image:title>
            <image:caption>MÜRİDİNİN KALEMİNDEN MÜRŞİDİ: 
İBRAHİM GÜLŞENÎ’NİN ESERLERİNDE DEDE ÖMER RUŞENÎ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9ea5e6b-0bfb-45c4-9870-02a9568a6798.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Politika Karar Alma Sürecinde İnancın Rolü</image:title>
            <image:caption>DIŞ POLİTİKA KARAR ALMA SÜRECİNDE İNANCIN ROLÜ 
Trump’ın Liderlik Profili ve Grup İçi Karar Alma Dinamikleri 
Kapsamında ABD’nin Kudüs Kararı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a70a7b6-5a9a-4bde-8b8b-b6f02a79d0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e Ankara&apos;da Muhacir Yerleşmeleri</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nde içe dönük göç olgusu XVIII.yüzyılın son çeyreğinden itibaren baş göstermiş olsa da, asıl yoğunluk KırımHarbi’nin (1856) ardındandır. Hafızalarda 93 Harbi olarak da maruf olan 1877-78Osmanlı Rus Harbi ise göçler konusunda meydana gelen en önemli kırılmadır.Balkan Savaşlarının (1912-1913) da meydana gelen göçlerde önemli bir etkisi sözkonusudur. Bahsi geçen savaşlardan sonra baskı ve zulümlere maruz kalan veetnik kıyıma tabi tutulan birçok farklı muhacir grubu, kitleler halindeAnadolu’ya göç etmek durumunda kalmıştır. Yaşananlar karşısında Anadolu’nundiğer birçok vilayeti gibi Ankara sancağı da önemli bir iskân sahası olmuştur.Bu kapsamda Ankara’ya Rumeli, Kırım ve Kafkasya’dan göç etmek durumunda kalanönemli sayıda Tatar, Nogay, Çerkes, Boşnak, Rumeli muhaciri Türk veKaraçay-Malkar iskân edilmiştir. Ankara’ya sevk edilen muhacirler kentmerkezinin yanında yoğunluklu olarak günümüz idari taksimatına göre Haymana,Polatlı, Gölbaşı, Balâ, Sincan, Çubuk, Kızılcahamam, Şereflikoçhisar,Kahramankazan, Ayaş, Elmadağ ve Akyurt ilçeleri dâhilinde yerleştirilmiştir. 
Ankara’ya muhacir iskânını ele alacak olan buçalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında göçlereneden olan gelişmelere kısaca değinildikten sonra Ankara’ya muhacir iskânınınsebepleri, sancak dâhilinde yerleşime müsait arazilerin tespit çalışmaları,muhacirlerin geldikleri mahaller ve Ankara’ya iskân edilen muhacir sayısı elealınmıştır. Ayrıca Ankara dâhilinde iskân edilen muhacir gruplarına aityerleşim alanları (köy, mahalle vb.) arşiv kayıtları ve saha araştırmalarınadayalı olarak müstakil başlıklar hâlinde incelenmiştir. Çalışmada yer verilenbir diğer husus ise muhacirlere yapılan yardımlar, iskânın malî boyutu, muhaciriskânında ortaya çıkan sorunlar ile iskânın demografik, siyasi, askerî, zirai,sosyo-kültürel ve mimarî alandaki yansımaları hakkındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bed7fa1b-a66e-4f0b-b0de-da4763367bcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazır Olduğunuzda İşte Böyle İyileşirsiniz</image:title>
            <image:caption>İyileşmek bir kereye mahsus bir olay değildir.  
 
Bir kereye mahsus bir olayla, genellikle geleceğin nasıl olacağı konusundaki tasarılarımızı bozan bir tür ani kayıpla başlayabilir. Fakat gerçek iyileşme, bu bozulmanın bizi derin bir bilinçsizlik halinden uyandırmasına, bürünmeye uyarlandığımız kişilikleri bir kenara bırakıp aslında olmamız gereken kişinin parçalarını bilinçli bir şekilde birleştirmeye başlamamıza izin vermektir.  
 
İyileşmek, acıyı kabullenip ona gerçekten bakmak anlamına gelir. İyileşmek, yolculuğa çıkmaktır çünkü ister fiziksel olsun ister ruhsal, doğrusal ya da pürüzsüz bir iyileşme yoktur. İyileşmek kırılganlıktır. İyileşmek, yaralı ama samimi bir kalple yola devam etmek demektir. Esas dönüşüm, gevşemeyi öğrenip geçmişimizi olduğu gibi görme cesaretini bulduğumuzda gerçekleşir, böylece şu anki hayatımızı da olduğu gibi görebiliriz: umut ve potansiyelle dolu. 
 
Uluslararası çoksatan Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme’nin yazarı Brianna Wiest, bu kitabında içimizdeki özel sığınağı bulmamızı ve gerçek dönüşüme ulaşmamızı sağlayacak kırk beşten fazla yazısını bizlerle paylaşıyor. Wiest’in sözcükleri, kendi değişim yolculuğundaki herkes için merhem niteliğinde. 
 
 
“İyileşme sürecinde sadece geriye dönüp bitirmediğiniz bir şeyi düzeltmeyi öğrenmezsiniz. Aynı zamanda güçlükle de olsa ilerlemeyi, daha farkında ve anda yaşamayı, tecrübelerinizi gerçek zamanda nasıl işleyeceğinizi de öğrenirsiniz. Bunu ne kadar yaparsanız o kadar farkına varır ve hayata dâhil olmaya başlarsınız. Yeniden konuşmaya, yeniden hissetmeye, yeniden var olmaya...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/652ff4af-a05c-4b3e-b138-4d7831717539.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapi Odasında Neler Oluyor?</image:title>
            <image:caption>Terapi, hayatta yolumuzu bulmamıza yardım eden bir araçtır. Psikoterapi, kendimizi ve hayatın bizim için ne anlam ifade ettiğini anlamayı, kendimiz olmayı öğrenmeyi ve şartlanmalarımızdan özgürleşmeyi amaçlar. Psikoterapist, düşüncelerimiz ve hislerimizdeki düğümleri çözmemize yardımcı olan bir rehberdir. Terapi bize kendimiz hakkında bir şeyler öğrenme fırsatı sunar ama öğrendiklerimizi hayata taşımak bize düşer. Yani terapi ile arabayı çalıştırdıktan sonra arabayı sürmek gerekir. Bu kitap, bazıları için bir terapi alternatifi, bazıları için terapinin yanında bir destek, bazıları için de kendi olma yolunda hayat boyu sürecek bir gelişim yolculuğunun başlangıcı olacaktır. Derinlemesine bir değişim için tek yapmamız gereken, içimizdeki ateşi yakacak kıvılcımı çakmaktır. Bir insanın hayatında bu kıvılcımın sıklıkla &quot;bazı sıkıntılar olarak&quot; tezahür etmesi üzücü ama yaygın bir gerçektir. Daha da üzücü olan, kim olduğumuza dair gerçeğin arayışı &quot;zor geliyor&quot; diye, farkında olmadan bu kıvılcımı yok etmek için uğraşıyor olmamızdır. Prof. Stephen Joseph, bu kitapta insanların zor zamanlar geçirdikten ve terapi odasında saatlerini verdikten sonra sordukları soruları ve verdikleri cevapları ele alıyor. Önceliklerimizi ve bakış açımızı değiştirerek hayatımızda neye önem verdiğimize dayanan yeni bir dengeyi nasıl kuracağımızı gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a445fdbc-6f37-42ce-a4c2-4ff606ee9551.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme</image:title>
            <image:caption>Farklı düşünmeyi öğrenerek hayatınızı yeniden inşa edebilirsiniz. 
 
Hayatınızla ilgili ne yapacağınızı bilmiyor musunuz? 
Korku ve şüphe peşinizi bırakmıyor mu? 
Karar vermekte zorlanıyor musunuz? 
Hayalleriniz gerçekleşmemiş olarak öylece bekliyor mu? 
 
Mutlu bir yaşama varan yol nadiren pürüzsüzdür. Fakat karşılaştığınız zorluklar, düşünme şeklinizi değiştirmek ve kendinizi geliştirmek için birer fırsattır.  
 
Brianna Wiest’in Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme kitabıyla zararlı düşünce kalıplarını yıkabilir, farkındalığınızı artırabilirsiniz. Yazar, insan doğasına dair üstün bilgisi ve psikolojik duyarlılığıyla size duymak istemediğiniz fakat duymaya ihtiyaç duyduğunuz, aslında zaten bildiğiniz ama bastırdığınız şeyleri tek tek açıklıyor. İlişkilerle mücadele, hayata bakış açısı ya da sevdiklerinizle iletişim kurma hakkında aradığınız cevaplar bu kitapta. Kendinizi bulma, yeni başlangıçlara ve mutluluğa ulaşma yolunda bu kitap sizin için çok değerli bir yol arkadaşı olacak. 
 
 
“Wiest metinlerinde mutluluk araştırmalarından elde edilen bulguları, günlük hayatta uygulanabilir –gerçekten!– basit ipuçlarıyla bir araya getirmiş ve bunu büyük bir incelikle yapmış.” 
Zeit Wissen 
 
“Psikoloji ile felsefe alanlarındaki yeni ve eski görüşleri hevesle, akıcı bir şekilde özetleyen ve her şeyden önemlisi, geleceği şekillendirmenize yardımcı olacak dâhiyane bir kitap.” 
Sein 
 
“Yenilikçi ve zekice yazılmış bir kitap.” 
Wlodarek 
 
“Bu kitabı karşılaştığım herkese önerebilirim.” 
Niederbayern TV</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0ffb375-dddf-4836-a956-53271be3d118.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ Sensin - Kendini Sabote Etmeyi Öz Hakimiyete Dönüştürmek</image:title>
            <image:caption>KENDİNİ SABOTE ETMEYİ 
ÖZ HÂKİMİYETE DÖNÜŞTÜRMEK
EN BÜYÜK ENGEL, KENDİNİZSİNİZ.
Bu kitap, kendini sabote etmek üzerine.
Neden yapıyoruz? Ne zaman yapıyoruz? Ve buna temelli nasıl son verebiliriz? 
Aynı anda var olan ama birbiriyle çelişen ihtiyaçlarımız kendi kendimizi sabote ettiğimiz davranışlara sebep olur. Değişme çabalarına karşı çıkmamız bu yüzdendir ve genellikle bu durum tüm bu çabalar tamamen faydasız görünene kadar devam eder. Ancak en zararlı alışkanlıklarımızdan mühim içgörüler elde edebilir, beynimizi ve vücudumuzu daha iyi anlayıp duygusal zekâyı inşa edebilir, geçmişteki deneyimlerimizi bir kenara bırakarak ve gelecekteki en iyi benliğimiz olarak hareket etmeyi öğrenerek kendimize engel olmaya bir son verip gerçek potansiyelimizi ortaya koyabiliriz.
Yüzyıllar boyunca dağ metaforu karşılaştığımız büyük zorluklar için kullanıldı, özellikle de aşılması imkânsız görünenler için. O dağa tırmanmak istiyorsak travmalarımız hakkında enine boyuna düşünme, direnç geliştirme ve o tırmanış anına nasıl uyum sağlayacağımız üzerine derin bir içsel çalışma gerçekleştirmek zorundayız. 
Böylece üstesinden geldiğimiz şey dağ değil, kendimiz olacaktır. 

“Brianna Wiest’in kitabı iyileşmeyi çok güzel anlatıyor. Kişinin kendini sabote etmesi, duygusal zekâ ve derin dönüşümle ilgili görüşleri paha biçilmez. Wiest değişimin kişinin kendisinden başladığını anlıyor. Bu kitap topluma sunulmuş bir armağan.” 
Dr. Nicole Lepera, yazar
“En derin potansiyelimizi gerçekleştirdiğimizde, en büyük ödüllerin sonuçlardan çok aslında başarabileceğimizi bildiğimiz şeye ulaşmak için dönüşmemiz gereken insandan geldiğine inanırım. Brianna Wiest ustalıkla yazılmış, zihin açan bu kitabında bize önümüzdeki tırmanışa hazırlanmamıza yardımcı olacak etkili görüşleriyle, kendi dağlarımıza tırmanmamız için gereken ilhamı veriyor. Tatmin edici, şaşırtıcı ve keyifle dolu bir hayatı yaşamanın gerektirdiği iç çalışmayı yapmaya hazır olanlar kesinlikle okumalı.” 
Simon Alexander Ong, uluslararası yaşam koçu &amp; iş stratejisti 
“Dağ Sensin zor durumlarda umut aşılayan bir uyandırma çağrısı. Yazar sizi, içinizdeki kahramanı uyandırırken, bilinçli olarak kendinize yeni bir anlatı seçerken ve nihayetinde derinden arzuladığınız ve hak ettiğiniz hayatı yaratırken kendiniz hakkında öğretilen bütün kuralları yıkmaya davet ediyor. Wiest, kendi kişisel dağınıza tırmanmak ve buraya kim olmak için geldiğinizi hatırlamak için gereken cesareti ve netliği kazanmanıza yardımcı olacak faydalı araçlar ve derin spiritüel değişikliklerden oluşan bir simya sunuyor. Kendi hakiki zorluklarıyla yüzleşip güçlerini geri kazanacak kadar cesur olanlar için müthiş bir rehber.”
Jenna Black, uluslararası yaşam koçu
“Brianna Wiest en sevdiğim yazarlardan biri. Hayat değiştiren bilgeliğini, okurlara güçlerini yeniden ellerine alma ve hayatlarını iyi yönde değiştirme ilhamı verecek benzersiz bir anlatımla birleştiriyor. Dağ Sensin şüphesiz birçok insana yardımcı olacak.”
Yung Pueblo, yazar
“Âdeta bir aydınlanma. Sözcükler beni derinden sarstı; farkına vardıklarım ve onayladıklarım yüzünden gözlerim yaşlarla dolduğu için birkaç kez okumaya ara vermek zorunda kaldım.”
Dawn Zulueta, oyuncu, sunucu ve model
“Brianna Wiest’in şaheseri kendimizi neden sabote ettiğimizi, bunu ne zaman yaptığımızı ve yapmaya nasıl temelli son vereceğimizi anlamamız için kusursuz bir yol haritası.”
Dr. Steven Eisenberg, iç hastalıkları uzmanı ve onkolog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3df09eb1-31ee-4883-9a31-06d92a3d6424.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Portakalı - 40. Yıl Özel Baskı</image:title>
            <image:caption>Çocukluğu ve çocuk dünyasını seviyorsanız, bir çocuk yüreğinin duyarlığını tanımak istiyorsanız, yoksulluğun ve onun ardından gelen yoksunlukların, aşağılanmaların, kaçınılmaz katı koşulların dünyasına girmekten çekinmiyorsanız Şeker Portakalı’nı okuyun.
Veronique (La Vie Catholique Dergisi)
Ağlamanız, gülmeniz ve düş kurup yaşamanız için sizleri Zézé ile başbaşa bırakıyorum. Ama sonunda da, bu kitabın kapağındaki resme yüreğiniz sızlamadan bakamayacağınızı söylüyorum.
Jacqueline Barde (Elle Dergisi)
Bu çocuğun dilinin ve bilincinin ardında, büyüleyici olanla, sevecenlikle, acımasızlıkla yoksulluğun atbaşı gittiği bir dünya beliriyor. Duygulandırıcı, sürükleyici, yaşanılmışın yankılarını veren bir roman.
Françoise Wegener (Le Monde)
Altı yaşında ve yoksulluklar içinde yürek acılarını keşfetmek, korkunç bir çıraklık. Bu aynı zamanda insanı yücelten ve iyiye götüren bir deney. Üstün yetenekleri olan Zézé, hiç kuşkusuz nitelikli bir çocuk olacaktır.
(Selection des Libraires Dergisi)
Şarkılar söyleyen bu roman, bizi çocukluğun çok gerçekçi ve tertemiz dünyasına sokuveriyor.
(Femme Pratique Dergisi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b586c4a3-0e39-4929-a77f-c6e2665f38d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşık Duygular Ormanı - Kendi Hikayeni Kendin Yarat</image:title>
            <image:caption>YAZARDAN OKURLARA; 
Yaratıcılık veya üretici düşünme kavramları çocuklarımızın her 
alanda geliştirmelerini istediğimiz kazanımlardır. Serinin ilk kitabı olan 
bu eser, çocuklarımızın merakını ve yaratıcılıklarını köreltmeden; tek 
düzelikten ayrıştırmayı hedefleyerek kaleme alınmıştır. Eser, hayatta her 
zaman en az bir yol daha olduğunun bilincini çocuklarımızın zamanla 
kazanmaları için yazılmıştır. Ayrıca ne yapılırsa yapılsın bazı şeylerin 
değiştirilemeyeceği de gösterilmek istenmiştir. Eserde; bir kitabın, bir 
kez okunup rafa kaldırıldıktan sonra tekrar ele alınmama durumunu yok 
etmek amaç edinilmiştir. 
Bu amaçla yola çıkmışken eserimizin resimlerinin renklendirmesini 
de siz çocuklara bıraktık. 
Eserin iskeleti,“tanılayıcı dallanmış ağaç” tekniği ile bir hikâye 
etrafında oluşturulmuş olup birden fazla sonla bitmektedir. İsterseniz 
geriye dönüp süreci ve sonu değiştirebilirsiniz! Bu hikâyenin kaptanı 
sizsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e3026c-60ee-418d-9adb-4f11b5cefabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ten Seçme Öyküler</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal  Atatürk’ün anılarından seçme hikâyeleri bir araya getiren bu kitap, Ulu Önder’i anlamanın ve anlatmanın en keyifli yollarından biri. Öyle ki,kitabı okurken zaman zaman tebessüm edecek, zaman zaman hüzünleneceksiniz. İçinde döneme ait fotoğraflar da bulabileceğiniz bu kitap, her hikâyede Atatürk’ ün farklı bir yönünü keşfedebileceğiniz, 7’den 70’e herkesin mutlaka okuması gereken bir derleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b9b43c2-469b-45dd-8eba-ded55c6f7df0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tohumların Galaksi Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Buraya, yaşadığım Asteroid B612 ile ilgili bir sorunun çözümünü bulmaya geldim. Asteroidimde baobab ağaçları her yanı sardı, diğer canlıların hepsi yok oldu…” 
Küçük Prens’in gezegeni Asteroid B612 sadece baobab ağaçlarıyla kaplı. Peki ya bu yüzden asteroidin geleceği tehlikedeyse? Küçük Prens biricik evini kurtarmak için galakside çözüm aramaya çıkıyor; Solucan Tünelleri’nden geçerek tohumlar, arılar ve biyoçeşitlilikle ilgili pek çok gerçeği keşfediyor. 
 
Usta yazar Mavisel Yener, Antoine de Saint-Exupéry’nin klasikleşmiş romanı ile metinler arası ilişki kurarak Küçük Prens’i bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor. “Tohumların Galaksi Yolculuğu” sıradışı roman karakterleri ve kurgusuyla okurlarını biyoçeşitlilik, bitki çeşitliliği, sürdürülebilirlik, yaşam döngüsü, doğal kaynaklar, çevre ve iklim konularında düşündürecek bir roman. 
Kitabın arka kapağındaki karekodu telefon ya da tablete okutarak ulaşılabilecek olan etkinlik kitapçığı, bu konularda daha fazlasını öğrenmek isteyen okurları bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595f8e87-318f-4788-811d-1f3d4bb48898.jpg</image:loc>
            <image:title>Tayyare Babama Selam Söyle</image:title>
            <image:caption>Sadettin köyün çıkışında bulunan köylünün Beşik Tepe adını verdiği yol ayrımına kadar arkasına bakmadı. Bir zaman sonra dönüp arkasına baktığında ise anasını yere oturmuş dizlerini döverken belli belirsiz fark etti. Eğer ağlayabilseydi bir insana ömür boyu yetecek kadar gözyaşını oracıkta anasına bakarken dökebilirdi. Ama bu insani duyguyu yıllar önce henüz on yaşında bir çocukken Ahmet’in avlusunda yaşadığı o olaydan sonra kaybetmişti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0daecb64-68a5-496f-a59c-3aae0fbc8255.jpg</image:loc>
            <image:title>Jip ile Janneke: Hayvanlarla Beraber</image:title>
            <image:caption>Jip ile Janneke hayvanlara bayılırlar. Köpekleri Takkie’yi, kedileri Siepie’yi, bahçede buldukları kirpiyi, kuşları çok ama çok severler. Hatta bir gün, çiftlikteki küçük kuzuyu eve götürmek isterler. Ama bu mümkün değildir, çünkü küçük kuzunun annesine ihtiyacı vardır!
Jip ile Janneke’nin hayvanlarla en tatlı maceralarına Fiep Westendorp’un unutulmaz siyah-beyaz çizimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd52068-e8fc-46c3-b1c7-cd15c38cd058.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ticareti Gerçeği</image:title>
            <image:caption>İnsan ticareti aslında yan yana gelmemesi gereken iki kelime. İnsanı insan yapan düşünme, sorgulama becerisi, aklı değil midir zaten? Kâinatta sadece insana verilen bu yeteneğin insandan zorla alınması insanın algoritmasına hem ters hem de ahlaki olmayan bir durumdur. 
 
Bir gün çaresiz olduğunuz bir durumda bir başkası sizin yerinize düşünüyor, sorguluyor ve karar alıyor hem de hiç istemediğiniz kararları alıyor ve bu kararları size zorla uygulattırıyor. Kulağa ve kalbe ne kadar kötü gelse de maalesef dünya üzerinde binlerce insan, insan ticareti mağduru oluyor. 
Dr. Güngör Çabuk yıllardır, adanmışçasına insan ticareti mağdurları ile çalışıp, bir kişiyi bile kurtarmanın ve kurtaracak olmanın ümidini taşıyan bir savaşçı. Çabuk’un yaptığı uygulamalar, insan ticareti gerçeğini anlamak için değerli bir çerçeve sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3347b851-9759-467b-8305-458d66cff14e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefha</image:title>
            <image:caption>“Âdem’i kısmen yoldan çıkaracağım derken kendi tastamam yoldan çıkmış, rezil rüsvâ olmuş, sefil zelil olmuş, kelek kepaze olmuş, permeperişan olmuş, rütbesi tenzil edilip nâr-ı semumdan mürekkep bir cin olmuş, tekrar tenzil edilip isli pisli bir Şeytan olmuş, bâtılda ısrar edince bir daha tenzil edilip İblis olmuş, hazır olmuşken Âdem’i de iğfâl edip kendine benzetmiş, onunla birlikte Cennet’ten sepetlenmişti.” İsrafil’in ölü kalplere can veren nefesi, yani Nefha... Bu romanda şeytanın hikâyesine can veriyor. Sezgin Kaymaz, şeytanın “diyalektiğini” anlatıyor. Ve meleklerin dramını – zira cennette de hayat zor! Bu aynı zamanda insanın kibriyle, hevesleriyle, kabiliyetleriyle, acizlikleriyle yaşadığı git gellerin, iniş çıkışların, şaşkınlıkların hikâyesi. Neticede, bilinmezliğin hikâyesi. Akıl sır ermez – ama bir yandan da bildik insan hali... Ürpertili - ama yine de şen şatır... Ezeli-ebedi ve ölümsüz olanın kudreti, korkusu – ve adeta ezelî-ebedî bir fanilik neşesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec71461-3f9e-4dc5-9ab6-4f076faa1f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Paganini Dinleyen İnekler</image:title>
            <image:caption>“Annem kendinden emin bir ses tonuyla konuşmaya başladı: “Sizin inek bizimkisinden on kilo daha fazla süt veriyor ama hele söyleyin bana, hanginizin ineğinin keman sesi duymuşluğu var?” Sedat Anar, Paganini Dinleyen İnekler’de, kendine has üslubuyla bu kez hikâyeler anlatıyor okuruna: Hayatının anlamını müzikte bulanlar, köyden kente okumaya gelenler, büyükşehrin sokaklarında aklı karışanlar, kendini en doğru şekilde anlatmak için yanıp tutuşanlar, geçmişe sıkı sıkıya bağlanıp bugünü kaçıranlar, doğup büyüdükleri toprakları istemeye istemeye terk etmek zorunda kalanlar.... Aynı yerin suyuna toprağına karışanın acıda da, sevinçte de nasıl ortak şeyler hissedebileceğini gösterirken, memleket insanının bir panoramasını da çizen, yer yer muzip yer yer hüzünlü öyküler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d54861eb-c99a-43f2-befe-d1c8bae2da5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırları Aşan Dervişler</image:title>
            <image:caption>Sınırları Aşan Dervişler, 1826-1925 yılları arasında, aslında bütün Osmanlı tarikatlarının büyük bir dönüşümden geçtiği bir kesitte, Bektaşiliğin gelişme seyrini inceliyor. Osmanlı’daki muteber ve ayrıcalıklı konumunu büyük ölçüde Nakşibendiliğe bırakarak tasfiye edilen Bektaşilik, buna nasıl tepki verdi? Arnavutluk, Bektaşiliğin yeni merkezi olarak nasıl öne çıktı? Balkanlar’da yeni bir canlanma yaşayan Bektaşilik, hem kendi geleneğiyle, hem Osmanlı’daki dinî kültürleriyle, hem Batı kültürleriyle nasıl bir etkileşime girdi? “Liberal ve hoşgörülü” bir inanç geleneği olarak baskılanmasının oryantalist bir simge haline gelmesi, nasıl gerçekleşti? Cem Kara, 2022’de Annemarie Schimmel Ödülü’ne ve 2018 yılında merkezi Münih’te bulunan Güneydoğu Avrupa Araştırmaları Merkezi’nin en başarılı tez ödülüne layık görülen çalışmasında, bu sorulara rengarenk bir resimle cevap getiriyor. “Bektaşilik 19. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar çeşitli inanç kültürlerinin bir izdüşümü işlevini görmüştür: Sünni Ulema, Bektaşiliği ‘hakiki’ İslâm’ın karşıtı, Türk milliyetçileri onu aslen Türk kültürünün bir parçası ve Batılı Masonlar ve Hıristiyan gruplarıysa Bektaşiliği özünde kendilerinin Şark’taki akraba bir kültürü olarak görmüştür. (...) Mevleviler, Melamiler veya Kızılbaş Alevileri için de farklı gruplarla ilişkileri dahilinde benzer şeyler söylenebilir, ancak bu denli çok çeşitli gruplarca bu denli çok yönlü bir şekilde tezahür eden başka bir inanç kültürüne pek nadir rastlanır.” Cem Kara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec062037-ba60-4d3c-a27d-40166318e184.jpg</image:loc>
            <image:title>En Tatlı Meyveler</image:title>
            <image:caption>Monique Truong, gerçek ve hayal gücünü yenilikçi bir anlatım tarzıyla muhteşem biçimde harmanlayarak, hayatına girmiş kadınların gözünden ünlü yazar Lafcadio Hearn’ün yaşamını ve aşklarını anlatıyor. Aşk, özlem, zaman zaman neşe, zaman zaman öfke dolu En Tatlı Meyveler, bir adamın gölgesinde kalmış kadınların- annesinin ve iki eşinin- kendilerince tanıdıkları adamın farklı yönlerini anlatışlarını çarpıcı biçimde sergiliyor. İyon Denizi’ndeki adalardan İrlanda’ya, Amerika’dan Japonya’ya dünyanın farklı köşelerindeki kadınların esaret altına alınışını, buralardaki toplumsal yapıları patriyarka, cinsiyet, ırk, kölelik, sınıf, yemek kültürü ve başka incelikli detaylarla çarpıcı biçimde işleyen En Tatlı Meyveler özenle araştırılmış, zekice yazılmış, masalsı bir roman... “Monique Truong, tarihin dışında bırakılmış cesur, güçlü kadınlara hayat veriyor (...) Bunu yaparken, Hearn’ü küçültmek yerine insanileştiriyor. (...) Dickinson’ın yazdığı gibi, ‘gerçeğin muhteşem sürprizini’ - tüm meyvelerin en tatlısını ortaya çıkarmak için.” World Literature Today “[Truong] sıra dışı bir adamı seven üç kadının sıra dışı bir adamı seven üç kadının sıra dışı hayatlarını hayal ediyor (...)” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/959199ca-8990-4354-b2b8-46ba80720cef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Demlik Düş</image:title>
            <image:caption>&quot;Hassas insanlar cenneti düşürmemek, cehennemi taşırmamak için tüm ahiri omuzlarında taşır.&quot; 
...ve ne gariptir ki hayatın tüm ağırlığı kimseye yük olmak istemeyenlerin omuzlarındadır. 
 
Bir sokak müzisyenine para verirken mutlu olan insanlar var; bir çocuğun gülümseyişine vesile olurken parıldayan, yâre kitap hediye ederken çağıldayan ve bir kediyi severken kutsanan... 
 
Bir karıncayı gözetir gibi, insanların taşıdığı yüklere bir yenisini eklememek için derinliğe sadık kalanlar var. Kolayca güvenen, cesurca bakan, kalbe dokunan insanlar var. Bir kitapta başkahraman olmaktansa bir oyunda figuran olmayı tercih eden, sessizce yaşayıp gidecek insanlar var.  
 
Ve bu çemberin dışında ise bir cehennem var. 
 
Kaldır yüzünü. Davetimdir sana: Düşlerine hoş gel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f579577-76c0-46ce-a1c2-40a6410e8473.jpg</image:loc>
            <image:title>Masumiyet</image:title>
            <image:caption>Ey Masumiyet Manolya!.. 
 
Ey Allah’ım. ‘Bir’ çocuk için başladık bu kitaba. ‘Bir’ çocukla birlikte yazdık. Ve gördük ki o çocuk bizim kalbimizdeki çocukmuş. Çocukluğumuzmuş. Biz yazdıkça. O çocuk. Yeniden. Çocukluğuna kavuştu. En masum hâline. Kalbin kalbine kavuştu. Ve o an dünyadaki tüm kötülükler silindi. ‘Bir’ ışık parladı. Nur oldu. Yeryüzü eski sıhhatine kavuştu. ‘Bir’ çocukla nasıl olabilir değil mi tüm bunlar... Oldu. Cenâb-ı Allah’ın ‘Ol’ demesiyle oldu. O çocuk. Masumiyetin Cennet’iydi. Bakışında bu dünyayla ilgili hiçbir gölgelenme yoktu. Öylesine berraktı ki. Cennet’tendi. Hz. Âdem’in Hz. Havva’ya ilk bakışı gibiydi. şeytan sızamamıştı aralarına. Günahsızdı. Ve o ilk temas işte. ‘Bir’ bakışmayla gerçekleşti. Kalbin içinde. Kendi kendine. 
 
Yapay zekânın zulmü hâkim artık dünyada. Kişiye özel cehennem algoritmaları. Her harfi. Kelimeyi. Mânâyı. Zorla iğdiş ederek hepsini sayılara çeviriyorlar. Yetmiyor. İnsanları. Çocukları. Yapaylaştırıp. Hibrit yapıp. Fıtrî tabiatından. Toprağından çıkarıyorlar. Masumiyetlerini bozuyorlar. Ey çocuk! Belki de. Hepimiz. Son insan nesliyiz. Rabbimizin emanetine hep birlikte sahip çıkmalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccc393a-d991-4b59-8461-726e0129c2cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sana Sustum</image:title>
            <image:caption>Susuyorum anlasana 
Sabrım sükutum sana 
Teslimiyetim sana 
Avuçlarına bırakıyorum 
Bin bir adım yorgunu yüreğimi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21f22134-87d0-434b-b956-32ed290e6533.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Zeynep</image:title>
            <image:caption>O, bu topraklarda kadın olmanın makus talihini yenerken isminden, yüzünden olmuş bir kadın… Erkek şiddetine başkaldırıp kendi savaşını vererek, bu girdaptan kurtulabilmiş ender kadınlardan biri… Her düştüğünde kalkmayı başarmış, uzatılan ellere sıkı sıkı tutunmuş ve vazgeçmemenin mükafatını eninde sonunda almış bir kadın… 
Bir zamanlar Eylül’dü adı, şimdiyse Zeynep… 
İYİLİK VE KÖTÜLÜK ARASINDA CANHIRAŞ BİR MÜCADELE 
“Kötü insanlar, hep var oldu ve olacak. Pişman olup iyi olacak. İyiyi oynayacak. Maskelerle dolaşıyor kötü insanlar. İyilik takmışlar yüzlerine, Ya iyi insanlar? Onlar da hep var oldu ve olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=110837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3580173-1a27-44fd-aa76-81717ca72551.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılmaz Çekirdek</image:title>
            <image:caption>Galaksiler dönerek savrulurken
Sürüklenir güneş dünya ve ay
İnsan yaşar bir rüyada
Bir nefes alış kadar</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>