﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112222</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e44fd2c-728a-4960-804a-be3738fec6a3.jpg</image:loc>
            <image:title>El Ne Der? Allah Ne Der?</image:title>
            <image:caption>Komşusu aç iken tok yatanlar, 
Domuz eti haram deyip domuz gibi kul 
hakkı yiyenler, 
Sadaka verirken eli ayağı titreyenler, 
Maaşını düşük gösterip asgari ücretten 
prim ödeyenler, 
Sen olmazsan başkası olur deyip üç 
kuruşa insan çalıştıranlar, 
Vergi kaçırıp vakit namazını 
kaçırmayanlar, 
Huzurumuzu kaçırıp Cuma namazını 
kaçırmayanlar 
SİZİN DE HESABINIZ SORULACAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112224</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f4cbfeb-9830-4d5f-b1fd-4ad0e04b7d37.jpg</image:loc>
            <image:title>Melodram</image:title>
            <image:caption>Batı’nın zihinsel, kültürel ve toplumsal gelişimiyle yakından ilgili olan “melodram”, Hollywood sineması ve diğer ülke sinemalarını etkilemiş güçlü bir tarzdır. Acı ve gözyaşına dayalı bu duygu ortaklığından Türk sineması payını fazlasıyla almıştır. Melodram üzerine düşünüldüğünde öncelikle acının büyük bir değer ve kabul görmesi, en basit toplumsal ilişkilerde dahi “acının yüceltilmesi” olgusuyla sıklıkla karşılaşırız. Öyle ki acı olmadan talihin yüzümüze gülmeyeceği, aşka ve hakikate hiçbir zaman erişilemeyeceği düşüncesine sıklıkla kapılırız. “Melodramlar mı hayatımızı melodramlaştırmakta?” yoksa “melodrama yatkın bir yaşama ve düşünme biçimimiz olduğu için mi” bu duygu kalıpları filmlere bu şekilde aktarılmaktadır. 
 
Özellikle 60’lı yıllarda doruk noktasına ulaşan yapım sayısıyla Yeşilçam’ın “hep aynı filmi seyrettirdiği” duygusunun altında yatan kültürel ve zihinsel gerekçeler nelerdir? Genelde “tutucu, durgun ve hareketsiz bir yapı” olduğu ileri sürülen Türkiye’nin kültürel yapılanmasına, büyük oranda sinema yoluyla enjekte edilen modern aktarımlar, bu tekrar duygusunu sürekli hissettiren atıl bir yapı içinde işlenmiştir. 
 
Batı’da toplumsal değişimlere bağlı olarak ilerleyen melodramın, Yeşilçam sinemasındaki görünümü nasıldır? Tercih edilen kalıpların tekrarına dayalı olarak sürdürülen bir sanat anlayışında, salt sinema filminin değil; yapımcının, dağıtımcının, yönetmenin, senaristin ve izleyici kitlesinin payı nedir? 
 
Bu çalışma öncelikle bir zihniyet tarihi okumasıdır. Yeşilçam sinemasına nostaljik bir dönem gözüyle bakmak yerine, hatırı sayılır derecede film çekilmiş bir zaman diliminin (1960’lar) belli başlı örneklerini inceleyerek, melodram kavramı çerçevesinde geçmişe ve geleceğe kültürel antropoloji, tarih, kimlik, zihniyet ve yaratıcılık unsurlarıyla bir yorumlama denemesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112225</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/470afe5f-5aaf-471c-ab27-10c226af5512.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Oyunları 4</image:title>
            <image:caption>“Necati Cumalı aramızdan ayrıldığında, arkasında kimi hiç oynanmamış, kimi hiç yayınlanmamış yirmi dokuz oyun da bıraktı. Bunların gün ışığına çıkarmak, önce Necati Cumalı’ya, sonra da Türk Tiyatro Edebiyatı’na karşı borcumdu. Bu yapıtların nasıl yıpratıcı bir çalışma sonucu yaratıldığının yakın tanığı olarak, bazı belgeleri de Necati Cumalı’nın sanatına bağlılığına, kırılmaz direncine duyduğum saygı nedeniyle ve özellikle kendisinin hayattayken gerçekleştiremediği bir isteğini yerine getirmek amacıyla okurları ile paylaşıyorum” 
Berin Cumalı 
 
Cumhuriyet dönemi Türk yazınının tanınmış isimlerinden Necati Cumalı’nın tiyatromuz için ölümsüz yapıtlarını barındıran çalışmanın bu son cildinde altı oyununu yayımlıyoruz. Cumalı, “nehir akışı” olarak nitelendirdiği Namık Kemal’in yaşamöyküsünü, “Vatan Diye Diye” oyunuyla ölümsüzleştiriyor. Namık Kemal ile ilgili çalışmalarına 1967 yılında başlayan Cumalı’nın “…büyük bir değerimizi genç kuşakların daha lise sıralarında tanımalarına yardımcı olmak” amacıyla yazdığı bu oyunun yanı sıra “Gel Evlenelim, Yürü Boşanalım”, “Devetabanı”, “Kuyu” ve “Yalnız Ölü” oyunlarını da okuyucularımızın keyifle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112226</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57dd1916-bfad-4554-8cd8-1b0cffd17b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanık Olduğum Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“İnsanlarla birlikte olmayı hep sevdim. Birlikte gülmeyi, söylemeyi de. Canım sıkılında sokaklara vurdum kendimi, her zaman bana gülümseyen bir yüz, sırlarını paylaşacak bir yürek buldum. Dünyanın ve yurdumun hemen her köşesine heyecanla gittim, onlarca insanın acılarına, sevinçlerine tanık oldum. 
Size sözcüklerle bir Türkiye haritası çizmeye çalıştım. Ne zaman bir başka ülkeye gitsem dönüşte hüngür hüngür ağlarım. Çünkü pek çok ülke dolaştım, yaşadığımız bu coğrafyanın çok renkliliğini hiçbir ülkede göremedim. Bu renkliliğin acımasızca yok edilmek istendiğini de gördüm. Ağlamam işte bu nedenden. Bu renkliliğin peşine düşen herkese selam olsun.” 
Işıl Özgentürk’ün 50 yıllık tanıklıklarından damıttığı insan hikâyeleri… Direnenlerin, dövüşlerin, ezilenlerin, en çok da kadınların; aşağılanan ama yılmayan, yok sayılan ama olanca gücüyle haykıran kadınların öyküleri… Anadolu’nun kadim uygarlıklarına selam verip Moskova sokaklarında gezintiye çıkan röportajlar, anılar, toplumsal bellekte yer eden yaşanmışlıklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112227</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d339d6f-ab4a-4fcc-88c4-481e4f624d88.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Tivi’nin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Bayan Tivi’nin Öyküsü, kayıp cep mendillerini arayan Lucie’nin, komşu hayvanların çamaşır işlerini yapan Bayan Tivi ile tanışmasını ve birlikte geçirdiklerini güzel bir günü anlatır. 
 
Bir zamanlar Küçük Kasaba isimli bir çiftlikte yaşayan Lucie adında minik bir kız vardı. Lucie, çok iyi bir kızdı fakat sürekli cep mendillerini kaybederdi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112228</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fffa72-59a7-4efa-9904-00d4d1e7f17f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimde Kal</image:title>
            <image:caption>Nazlı için aşk; dibini göremediği ve yüzmeyi bilmediği derin bir okyanustu. Dalgaları sert ve ürkütücü. Karanlık dipsiz bir kuyuda yolunu kaybetmek, çıkışa bir türlü ulaşamamaktı. Taner için aşk; sadakatsizlik, yalan, itibar elde etmek ve tamamıyla ihanetti. Kadınlar güvensiz, sevilmeyi hak etmeyenlerdi... Ve aşk alevlerle sarmalanmış bir girdaptı. İki kalpte girmek istemediği, yasaklar koyduğu girdaba düşene kadar aşkın bu denli yakıcı olduğunu tahmin bile etmiyordu. Aşkın, tehlikeli ve yasak olduğunu düşünen ve bundan deli gibi kaçan çiftimiz. Taner ile Nazlı&apos;nın ateşli, bir o kadar da masum hikayesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112229</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/165c3ae9-8b02-4a5d-a154-1406cc6151f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Yalnızlık</image:title>
            <image:caption>Yalnızlık, Yabancılık, Aşk ve Kabullenme
Emekli öğretmen Musa, bakkal Ayfer, hayatını kökünden değiştiren Gül, onun hayatını rayına sokan Yasin ve sokağın uslanmaz emekli imamı Muzaffer.
Bütün dünya kendi etraflarında dönmeye başlamıştı. Kaybedilen hayatlar, tekrardan yaşanmaya mecbur kılınmış zamanlar, vazgeçilmeyen aşklar ve tekrardan doğan umutlar.
Kendilerini bir nabız kadar yakında hissedip aynı zamanda bir nefes kadar uzak kalan aşklar.
Yasin ve Gül, Musa ve Ayfer...
Asılan hayatlar, tükenen aşklar, yarım kalmış dostluklar, bitmeyen umutlar...
Aşkın her halini yaşamaya hazırlardı, sadece kendilerine layık olanı bulmak için çok fazla çaba sarf ettiler.
Senin okuduğun birkaç cümle aslında benim bütün hayatımdı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112230</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dde1bcf5-3441-4513-837f-8cfe640de87e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafak Vakti 2 - Fecir</image:title>
            <image:caption>Ayı iki parçaya bölercesine dikine beyaz tende kayan bıçak bir cansızdan bir canlı, bir yok oluştan bir varoluş, bir bitişten bir başlangıcı aralayacaktı.
Zeynep’in kaçırılışıyla ortalık yangın yerine dönmüştü.
Şafak, Zeynep’i kurtarabilecek miydi? Kurtardığında onu ne hâlde bulacaktı?
Şafak için Zeynep’in dünyada bir yerlerde acı çektiğini düşünmek, ölümden daha zordur.
Şafak iyiliği için Zeynep’ten vazgeçmeye çalışırken, Zeynep onu ömrünün sonuna kadar beklemeye ant içmişti.
Tüm bu olanlara rağmen ikisi de çok iyi biliyordu mutlu sonların sadece hikâyelerde olduğunu.
Zeynep ve Şafak’ın sizleri okumaya tutsak edecek hikâyesine hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112231</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7176aa29-eff7-4767-b65d-5aa005f9786f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazar Malik’in Maceraları - Kunduz Çetesi</image:title>
            <image:caption>Nazar Malik’in maceraları kaldığı yerden devam ediyor!
Nazar ve Otto yine iş başında!
İkili bu sefer Meskerem’in peşinde.
Ama nerede?
Kanalizasyonda!
Evet, doğru duydunuz!
Meskerem ve Procopio önde, Nazar ve Otto arkada!
Ah, unutmadan işin içine bir de kunduz çetesi dâhil oluyor.
Daha önce hiç kunduz çetesi gördünüz mü?
Gördüyseniz bile bunlar sizin bildiğiniz kunduz çetesine benzemiyordur.
Bu kunduzlar limonata hazırlayabiliyor ve kung fu yapabiliyor!
Peki onlar kunduz çetesiyle karşılaştıklarında ne yapacaklar?
Sayfaları birbiri ardına çevirmeye hazır olun, macera devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112232</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78e0941f-f73d-481e-b49d-7502d025f9f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazar Malik’in Maceraları - Dinozor İskeleti</image:title>
            <image:caption>Nazar ve Otto ile yeni bir yolculuğa hazır mısınız?
Nazar okul gezisi için müzeye gidecek.
Peki ya Meskerem okuldaki toplanma saatini değiştirirse ne olur?
Doğru tahmin ettiniz, Nazar treni kaçırmamak için Otto ile birlikte istasyona gitmeye çalışacak!
Tabii ki müzeye varır varmaz Otto yine Nazar’ın başını belaya sokacak!
Önce öğretmeni Pinella’nın çantasında girecek, sonra da güvenlik görevlileri tarafından yakalanacak!
Peki Nazar, Otto’yu nasıl onların elinden kurtaracak?
Otto müzede hangi sırları açığa çıkaracak?
Dinozor iskeletleri ve birbirinden kıymetli eserlerle dolu müzede onlarıhangi maceralar bekliyor?
Hadi, sen de maceraya katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112233</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48ecb7e-23ba-4643-a36f-e10277e54229.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazar Malik’in Maceraları - Şefin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Malik ailesiyle tanışmaya hazır mısınız?
Bu ailenin çok önemli bir sırrı var ve asla kimse öğrenmemeli.
Nazar, Malik ailesinin en küçük üyesi ve sırtında bir ahtapotla yaşıyor!
Evet, doğru duydunuz! Sırtında bir ahtapotla yaşıyor.
Ahtapotunun adı Otto ve o aslında bir dövme.
İhtiyaç duyduğu zaman Nazar sırtını çimdikleyerek onu çağırıyor ve Otto canlanıyor!
Bir gün Otto, Nazar onu serbest bıraktığında pizza kokusu alıyor ve kokunun peşine düşüyor.
Peki, şimdi Nazar ne yapacak?
Otto’yu nasıl bulacak?
Bütün şehir onların sırrını öğrenmeden Otto’yu bulabilecek mi?
Hadi sen de bu maceraya katıl ve Nazar, Otto’yu ararken onun yanında ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112234</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c762c5-53ad-4dac-b47d-8087c9142bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyübozanlar</image:title>
            <image:caption>Max lanetli – elektrikli herhangi bir şeye dokunduğunda bozuluyor ve patlıyor.
Ama garip bir sahil köyüne büyükbabasının yanında kalması için gönderildiğinde Max, lanetinin aslında bir hediye olduğunu keşfeder. O, tehlikeli büyü birikimlerini boşaltma ve yaramazlık yapan büyülü öğeleri düzeltme konusunda ender bir yeteneğe sahip bir büyübozandır.
Büyükbaba, arızalı büyülü kalenin acımasız muhafızı tarafından kaçırıldığında, onu yalnızca Max&apos;in yeteneği kurtarabilir.
Max, yeni arkadaşı Kit ile birlikte kendini kötü baykuşlar ve psişik canlılarla dolu bir maceraya atıyor.
Ama şimdiye kadar yapılmış olan en büyük büyüyü gerçekten kaldırabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112235</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a86b32aa-a418-46ad-bd9f-e12525f5b4e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Fırını</image:title>
            <image:caption>Sihri seven genç okurlar için mükemmel bir seri!
Rosemary Bliss’in ailesinin bir sırrı var! Evet, doğru duydunuz, bir sır! Nesilden nesile aktarılan, aile yadigârı olan bir sır!
Bu sır; Şarkı Söyleyen Zencefilli Çörek gibi büyülü tarifleri içeren, deri kaplı, aile yadigârı olan Büyülü Tarif Kitabı’dır.
Ebeveynleri şehir dışındayken Rose ve kardeşlerinin Büyülü Tarif Kitabı’nı kilitli tutmaları gerekmektedir. Ancak ebeveynleri evden ayrıldıktan sonra gizemli bir yabancı gelir: Lily teyze. Lily teyze, motosiklete biner ve onlara değişik yemekler pişirir. Bir süre sonra sıradan, büyülü olmayan tarifler, Lily teyzeden önceki hayatları gibi hissettirir: Çok da eğlenceli değildir.
Bu yüzden Rose ve kardeşleri, kullanmaları kesinlikle yasak olan Büyülü Tarif Kitabı’ndan birkaç tarif denerler.
Aşk Muffinleri ve Doğruluk Kurabiyesi çok fazla soruna neden olamazdı, değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112236</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/024fbc22-48f7-4021-9a63-8d0af16c3997.jpg</image:loc>
            <image:title>Lightlark (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Centennial’a Hoş Geldiniz!
Lanetlendiği günden bu yana her yüz yılda bir sadece yüz günlüğüne altı diyarın hükümdarlarının oynamaya davet edildiği ölümcül bir oyun olan Centennial&apos;a ev sahipliği yapmak için ortaya çıkan Lightlark adası…
Davet; zafer ve yıkımı, mücevher ve kanı, aşkı ve entrikayı bir araya getiren bir çağrıdır. Centennial, altı hükümdara diyarlarını yüzyıllardır saran lanetleri bozmaları için son bir şans sunar. Her hükümdarın saklayacak bir şeyi, her âlemin benzersiz acımasızlıkta bir laneti vardır. Lanetleri yok etmek için bir hükümdar ölmelidir.
Tüm güç adanın kemiklerinde ve kanındadır. Lightlark hayat uzatır, bizimkinden çok daha büyük bir güce erişmemizi sağlar. Ve bundan daha fazlası, birçokları için… Lightlark evdir.
Isla Crown, âşık oldukları herkesi öldürmek için lanetlenen baştan çıkarıcıların diyarı Wildling&apos;in genç hükümdarıdır. Onlardan korkuluyor ve hor görülüyorlar. Diğer diyarlar; kadın savaşçıları vahşi baştan çıkarıcılar, âşıkları cezbeden, sonra da onların kalplerinden ziyafet çeken avcılar olarak görüyordu. Halkı, Isla&apos;nın Centennial&apos;da başarılı olup çektikleri çilelere bir son vereceğine inanıyorlar.
Hayatta kalmak için Isla yalan söylemeli, aldatmalı ve ihanet etmelidir. Aşk üçgeni her şeyi karmaşıklaştırsa bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112237</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f40259-92e4-423f-b7ba-bdc04c369266.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartal Pençesi - Kurşuni</image:title>
            <image:caption>İki çeşit kader vardır. Birincisi: Iztırari kader yani doğumumuz, kişiliğimiz, karakterimiz, anne ve babamızı ezelden belirleyendir. Bizim değiştiremeyeceğimiz şeylerdir.&quot;
&quot;İkincisi: İhtiyari kaderdir, irademize bağlı olan. Biz neye karar vereceksek ve ne yapacaksak, Allah ezelî ilmiyle bilmiş, öyle takdir etmiştir. Yani kişi bir aday tipi belirliyor ve arıyor. Allah da onun istediği vasıflara sahip birkaç kişiyi önüne çıkarıyor. Sen de bunlardan birini iradenle beğenip kabul ediyorsun.&quot;
“Ben, benden ne istediğini anlamadım.”
Masanın üzerinde birbirine kenetli ellere uzandı Kartal. Parmaklarıyla kendine yön veren adama itiraz edemedi. Ellerini çözerek birini avuçlarına almasını izledi. Tanıdık bir dokunuş gibiydi, sıcaklığı bile heyecan yüklüydü.
Kadının gözlerinin içine baktı. &quot;Ben, senin kaderin olmak istiyorum. Önüne çıkmış biri... Senin, beni seçmeni istiyorum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112238</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38e64e3f-c0a2-43e2-a0bd-a74e1fe58455.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Hattı</image:title>
            <image:caption>&quot;Sadece yedi saniye Efsun... Yitip giden yedi senem için bana sadece yedi saniye ver.&quot;
 
&quot;Efsun...&quot; dedi en az nefeslerimiz kadar aheste bir sesle. &quot;Senden hiçbir şey istemeye hakkım yok, biliyorum ama tek bir şey isteyeceğim. Beni buraya göm.&quot;
&quot;Ölürsem beni buraya gömsünler Efsun, tam senin bu göğsüne denk gelsin başım. Son nefesimi nerede vermiş olursam olayım, cansız da dönsem, al bu başımı ve yasla göğsüne.&quot; Yasla derken gözlerini yumdu, bir derin nefes daha çekti sinemden.
&quot;Ölü deme, cansız deme; hissederim ben. Canım bedenimden çıksa da ben bu kokuyu hissederim. Beni bundan mahrum etme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112239</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6b7370d-f4a6-47f3-8ed1-4b301d78da50.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöbet Başında Aşk</image:title>
            <image:caption>Mihrem Çelik işinde başarılı üst düzey bir askerdi.
Her şeyi altüst eden bir hata yaptığını fark ettiğinde ise çok geç kalmıştı.
Yaptığı hata onu Iğdır Merkez Komutanlığına götürdüğünde hatasını düzeltmek için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdı. Ama atladığı bir pürüz vardı. 
Aşk, kapıyı çalınca açacak mıydı?
...
Semih Karaaslan 1.95 santimlik boyu ve dev cüssesiyle görenin bir daha unutamayacağı bir adamdı. Keskin nişancı olduğu kadar bakışlarıyla da insanların içini okurdu. İhaneti en derininde hissetmiş, bir anda dört yıllık ilişkisini bitirmişti.
Her şey bitti derken yeniden başlar mıydı?
Peki, kalbini hissettiğinde ne kadar görmezden gelebilirdi?
&amp;
&quot;Iğdır küçük bir yer, hatırlatmak istedim.&quot;
 Dudakları yukarı doğru kıvrılırken gözlerinde anlam veremediğim parıltılar vardı.
Arkamı dönüp bavulumla ilerlemeye devam ettim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112240</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4b148e1-8000-4473-b9de-ccdda97dc16c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradışı Yıldızların Işığı</image:title>
            <image:caption>Shizuka, iblisle yaptığı anlaşmaya göre başarıya ulaşmak için yedi keman dehasının ruhunu çalmak zorunda. Altı ruhu çoktan çaldı. Şimdi, ailesindeki şiddetten kaçan transgender kaçak Katrina parkta keman çalarken Shizuka dinliyor, düşünüyor ve Katrina’ya ücretsiz ders vermeyi teklif ediyor. 
Shizuka çalacağı son ruhu, iblise teslim edeceği son keman dehasını bulmuştur. Ama yaşamın bir sürprizi var. Shizuka, San Gabriel Vadisi’ndeki kalabalık bir otoyolun kenarında donut yapan bir dükkâna girer. Yıldızlararası bir savaştan kaçıp Dünya’ya yerleşen Lan’ı görür. Shizuka’nın ruhu tehlikededir, her an sonsuza dek cehenneme atılabilir, iblis her saniye peşindedir. 
Shizuka’nın aşkı iblislerin, lanetlerin, yıldızlararası savaşın ortasında, mutluluk getirebilecek midir? 
Shizuka, Katrina ve Lan. Üç kadının kimliklerle, toplumla, yaşamla ve kötülükle olan mücadelesi. 
 
**** 
 
“Dönüştürücü bir mucize. Daha önce hiç böyle bir kitap okumamıştım. Güldüm. Ağladım. Ruhların gücüne inandım. Hakkında yıllarca konuşulacak bir roman ve bunu hak ediyor. Çok sevdim.” 
–T. J. Klune 
“Bu kitap kalbimi kırıp eskisinden daha güçlü bir şekilde yeniden yapıştırdı. Ustaca, çarpıcı, kesinlikle muhteşem.” 
–Becky Chambers 
“Keyifli ve yürek parçalayıcı. Müziği sevmenize, canınızın donut çekmesine ve her şeyi tekrar okumak istemenize neden olacak beklenmedik bir bilimkurgu ve fantezi karışımı.” 
–John Scalzi 
 
“Güzel bir dostluk ve aşk hikâyesi... İnanılmaz rahatlatıcı, nazik, tatlı ve keyifli. Bu karakterlere âşık oldum; bu hikâyeye ne kadar ihtiyacım olduğunu okuyunca fark ettim.” 
–Charlie Jane Anders 
 
“Sihir, müzik ve neşeyle ışıldayan bir hikâye; bu kitap adeta şarkı söylüyor.” 
–Everi Maxwell 
 
“Kaleydoskopik ve sürükleyici bir senfoni ... Aoki, ırk, cinsellik ve sınıf kavramlarını hem ustalık hem de yüreklilikle ortaya koymak için en büyüleyici mekânları yaratmış. Yeni bir klasik.” 
–Sequoia Nagamatsu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112241</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da6fc47-42aa-425b-9163-7298a7b77451.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatıcı Mağazası</image:title>
            <image:caption>Cihan Oran, yazmak istediği romanı bir türlü tamamlayamayan, yalnızlık ve ayrılık acısı çeken biridir. İnternette gördüğü reklam sonrasında, edebiyat tarihinde iz bırakmış yazarların üretildiği ve kiralandığı bir mağazaya gider. Cihan’ın romanı, Son Karar Sokağı adı verilen bir yerde geçer. Son Karar Sokağı’nın yönetim kurulundaki Hikmet, insanlara ölümü hatırlattıklarını düşünerek rahatsız olsa da diğer kurul üyeleri için bu büyük bir sorun değildir. Hikmet’in içsel çatışması, Son Karar Sokağı’nın hikâyesi için belirleyici olacak mıdır? 
Anlatıcı Mağazası gerçekle gerçeküstünün iç içe geçtiği bir hikâye anlatıyor. Furkan Kemer’in kaleminden etkileyici bir roman okuyucuyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112242</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35fe50b0-8174-4069-b288-c1ad8465b97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Zeytin ve Çay</image:title>
            <image:caption>Annem, Zeytin ve Çay, bir ilk kitap. Sibel Oğuz, zengin bir anlatı evreni sunuyor okura. Ele aldığı konular, işlediği temalar günümüz insanının en temel sorunlarını içeriyor. Ara yerde kalmış insanların dramını anlatıyor. Aileden, çevreden, aldığı eğitimden ve çalışma koşullarının sıkıntısından ağıp gelen dramatik öykülerdir Oğuz’un anlattıkları. Yaşama girdabında kalmış insanlık durumlarının anlatımında buruk, içli, dokunaklı bir bakışı var. Kendine özgü bir dil duygusu geliştirdiği gibi, yoğun imgelerle zihinlerde etkileyici iz bırakan öyküler yazıyor. Bugünün dili, duyuşu, imge yordamı onun öykü çizgisinin yolunu belirliyor. Gelenekten beslenen, modern yaşamın sıkıntısıyla bunun karşılaşmalarının getirdiği açmazları zamanın, yaşanan ânın bilinçlilik durumu/bakışıyla anlatması Sibel Oğuz’u edebiyatımıza yeni bir ses olarak taşıyor. Annem, Zeytin ve Çay uzun süre okuma belleklerinizde iz bırakacak eminim. 
Feridun Andaç 
“Oysa ben şiir çocuğuydum. Ağızlarında zeytin dallarıyla kırlangıçların göçünü yazacaktım, usta şairler süsleyecekti onların kanatlarını. Kaç tane olduklarının ne önemi vardı? Evet, bana öğretilenin aksine susmayacak, içimde babama karşı büyüttüğüm öfkemi haykıracaktım, bu defa kararlıydım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112243</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86cabfc0-cdc1-4d2c-aa75-70ce3576c7da.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünmenin Doğru Ölçüsü</image:title>
            <image:caption>Gazzâlî’nin Ta’lîmiyye olarak da anılan Nizârî-İsmâilî Şiîlerine yönelik bir eleştiri olarak kaleme aldığı el-Kıstâsü’l-Müstakîm, din söz konusu olduğunda aklı kullanmaya karşı olan bir mezhebin sıkı takipçisine aklı kullanmanın ölçüsü ve gerekliliğini ustaca anlatmaktadır. 
 
Gazzâlî burada, özellikle felsefe ve dinin sık sık başvurduğu iki referans olarak mantık ilmi ve Kur’an üzerinde durur ve dahası, mantığı meşrulaştırmaktan öte Kur’an’ın, anlamın bir şartı olduğunu âdeta ilan etmiş olur. Kendisinin de belirttiği gibi, Müslümanlar için zorunlu saydığı akıl ve mantık bilgilerini bir söylem stratejisi olarak Kur’an terimleri ve Kur’an’dan örnekler yoluyla büyük bir incelikle muarızına sunar. Nihayetinde, Kur’an’ın emirleri ile mantık ilkelerinin uyumlu işleyişini şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyarak muarızını reddedemeyeceği bir yöntemle ikna eder. 
  Hem Gazzâlî’nin ve onun şahsında İslam düşünce tarihi mirasının bir parçası olması hem de Kur’an ve akıl yürütme arasında kurduğu ilişki biçimi bakımından dikkate şayan bir öneme sahip Düşünmenin Doğru Ölçüsü: el-Kıstâsü’l-Müstakîm, konuya ilgililerin yanı sıra geniş bir okur kitlesi için de çarpıcı bir çalışma niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112244</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7715a58-cae5-4faa-b533-511baca8e5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Yüzler</image:title>
            <image:caption>Dostunu, düşmanını tanımayan hezimete uğramaya mahkûmdur. Bu yüzdendir dost ve düşmanını tanımak; kişiler, müesseseler, devletler ve dinler için de en ehemmiyet verilmesi gereken şeydir. Düşmanın gizli olanı âşikâr olanından daha tehlikelidir. 
Düşmanlığını alenî yapanı tanır ve gerekli tedbirleri alırsın. Lâkin gizli olanı senden gözükür, ‘dost’ gibi yaklaşır, yüzüne güler, tanımayı güçleştirir. Ne yazık ki düşmanını herkes tanıyamaz. Herkes iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini ayırt edemez. Kaldı ki günümüzdeki eğitim sistem ve müfredatı tam da bu ayırt edememe işlevi için var. 
Bazıları ise kendine güvenip, düşmanını küçümser. O da ihanete uğramaya, gizli yâhut açık hasmının kininden nasibini almaya mahkûmdur. 
Türkiye, dünyanın en stratejik kavşağında yer alıyor. Ayrıca Müslüman Türk milletine tarihinin, mensubu olduğu dinin yüklediği büyük mesuliyetler var. Türkiye’nin uzak veya yakın, içte veya dıştaki düşmanları bu gerçeğin farkında ve bu yüzden düşmanlıklarını daha da pekleştiriyor. Siyasetlerini buna göre yürütüyor. Bu kitap dost ile düşmanın ayırt edilmesine yardımcı olmak gibi aşırı bir iddiaya sahip değildir. Ancak ele aldığı şahsiyetler ve karanlık ilişkileri ülkemize çalınan ve büyük ölçüde de tutan maya ile dünyadaki bazı kirli şahsiyetleri özetle ele alıyor. Muhtemelen de yeni karanlık ve de aydınlık yüzlerle devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112245</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a60976e2-66f2-420a-9c37-5a69d338bea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal Tahir ve “Türk Romanı”</image:title>
            <image:caption>Ekim 1967’de yayımlandığında konusu, dili, arka kapak yazısındaki dikkat çekici “Türk romanı” ifadesi, Kemal Tahir’in edebi ve entelektüel gücü nedeniyle büyük ilgi gören Devlet Ana romanı, neşredilir neşredilmez büyük tartışmaları beraberinde getirir. Aylar boyunca gazete ve dergilerde Kemal Tahir ve eseri Devlet Ana üzerine yazılan yazılar, yazara ve esere getirilen eleştiriler “Türk romanı” üzerine yapılan geniş tartışmalara dönüşür. Öyle ki Devlet Ana ve Kemal Tahir üzerine dergi özel sayıları çıkar, soruşturmalar yapılır. 
Bu zengin tartışma ikliminde gazeteci ve yazar Mehmet Seyda, Kemal Tahir’in de aralarında bulunduğu gazeteci, yazar ve okur grubuyla, “Türk Romanı” başlıklı bir açık oturum düzenler. Daha sonra açık oturumun kayıtları kitap haline getirilir. Açık oturum kayıtları dönemin edebiyat iklimine, “Türk Romanı” tartışmalarına önemli tanıklık ve değerlendirmeler sunmasının yanında, Devlet Ana etrafında ortaya çıkan tartışma ve eleştirilere Kemal Tahir’in birinci ağızdan verdiği cevapları da içermektedir. Kemal Tahir edebiyat ve roman üzerine derinlikli çözümlemelerinin ardından, Dostoyevski ve “Rus Romanı” örneklendirmesiyle romana ve edebiyata Türk dehasını getirmek gerektiğini vurgulayarak “Türk romanı” tartışmalarına noktayı koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112246</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dee2767-562d-45c0-af05-9c58732557d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirinin Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Romanda sürekli farklı teknikler deneyen Ahmet Mithat’ı “eski hikâyemizi modernize eden yazar” şeklindeki yargıya kilitlemenin; düşünsel serüveni, kaynakları, ilkeleriyle tanımlanabilir bir ideolojisi olmadığı halde Tevfik Fikret’i hümanist olarak edebiyat tarihine kaydetmenin dayanağı nedir? Nazım Hikmet’in “Putları Yıkıyoruz” yazıları, siyasal reflekslerin ötesinde şiirin kendi tarihi içindeki eleştirileri olarak okunabildi mi? Yakup Kadri, Yaban’ın ikinci baskısına koyduğu karşı eleştiride, hakkında yapılan eleştirileri boşa mı çıkardı; tersinden itiraf mı etti? Tanpınar, gerçekten “Bir Türk romanı yok” dedi mi? Folklor neydi ki Cemal Süreya “Folklor Şiire Düşman” dedi.   Bu kitaptaki yazılar, Tanzimat yıllarından itibaren yaygın edebiyat ortamlarında ve akademik edebiyat eğitiminde sık sık atıf yapılan bazı eleştiri metinlerini yeniden okumak, dolayısıyla yeniden anlamak amacıyla yazıldılar. Bu amacın arka planında, seçilen eleştiri metinlerinin, atıf yapılan çevrelerde okunmadığına veya kör okumaya tabi tutulduğuna dair endişeler bulunduğu son derece açıktır. Atıf yapılan birçok metnin aslında hiç görülmediğine, bugünkü eleştiri kavramları kullanılmadığı için o metinlerde roman, şiir, tiyatro eleştirisi bağlamında birçok şeyin söylenilmemiş olduğu kabulünün yaygın olduğuna tanık olmak çok da zor değildir.   Edebî eleştiri metinlerini, kültürün ve siyasetin değişme tarihi eşliğinde, yenilenme paradigmasının kapattığı anlam aralıklarını açmaya çalışarak, metinlerle ilgili nakledilip durulan bazı hükümleri bir süreliğine devre dışı tutarak, yeniden okumak, sözünü ettiğimiz bazı yanlış ve eksik hükümlerin düzeltilmesine, bu metinlerden yeni ilkeler ve nitelikler bulmamıza katkı sağlamaz mı? Ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112247</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e7dff3-56d3-4da7-8131-5485b37f0d91.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğmuşlar</image:title>
            <image:caption>Ölmeden önce ölmek için doğduktan sonra doğmak gerek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112248</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de5ceebf-b032-4494-8c14-96f8c5e4296a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah</image:title>
            <image:caption>Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah ile ustalık dönemine giriş yaparken Türk edebiyatına zirve bir eser kazandırmıştır. Yazar, romanında zamanın değişimini; bireyin, bu değişim içinde kendi mevcudiyetini yaşayış biçimini, hayal kırıklığını ve umudu okurlar için anlaşılabilir ve idrak 
edilebilir kılıyor. 
 
Mai ve Siyah’ta, babasının ölümü ile birlikte Ahmet Cemil’in kişiliğinde yaşadığı değişimler, aslında bize bir neslin içinde bulunduğu sıkıntı ve kederi, edebi şöhret arzusunu gösterirken, onun kendini gerçekleştirme sürecini de ele alıyor. Halid Ziya’nın toplumda yaşanan bu hakikati sanatkârane bir üslupla ele alması sayesinde bizler de dönemin edebiyat, sanat ve entelektüel ortamını tanıma fırsatı buluyoruz. 
  Cevdet Kudret’in Türk edebiyatında ve Halid Ziya’nın kendi sanatında bir dönüm noktası olarak işaretlediği Mai ve Siyah, Tahsin Yıldırım’ın titiz edisyonuyla yeniden okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112249</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fbad473-fc18-4d1c-aa39-4f9da3341920.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Faresi Johnny’nin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Şehir Faresi Johnny’nin Öyküsü, birbirlerinin evini ziyaret eden, biri köyde biri de şehirde yaşayan iki fareyi anlatır. Ancak her ikisi de kendi evlerinde çok daha mutlu olduklarını kısa sürede keşfederler. 
  Şehir Faresi Johnny bir dolabın içinde doğdu. Timmy Willy ise bir bahçede. Timmy Willy yanlışlıkla bir sepetin içinde şehre giden, köylü küçük bir fareydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112250</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ac0fbd6-559e-4b02-a427-f9a6ce1cee05.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaramaz Kedi Tom’un Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Yaramaz Kedi Tom’un Öyküsü, çay partisi için anneleri tarafından güzelce yıkanıp giydirilen Tom ve kardeşlerinin, türlü yaramazlıklarını ve kıyafetlerini nasıl kaybettiğini anlatır. 
 
Bir gün Bayan Tabita Tiktik arkadaşlarını çaya davet etti, bu yüzden arkadaşları gelmeden önce yıkayıp güzelce giydirebilmek için yavrularını yakalayıp eve getirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112251</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a36ca205-19df-4b79-8069-4bee8878d403.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Tod’un Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Bay Tod’un Öyküsü, bir tilki olan Bay Tod ile onun en büyük düşmanı olan Porsuk Tom’un aralarındaki çekişmeyi anlatır. Porsuk Tom, Tavşan Benjamin ve Tonton’un çocuklarını kaçırdığında, Bay Tod farkında olmadan tavşanların en büyük yardımcısı olur. 
 
Kitaplarımı iyi huylu kişiler hakkında yazardım. Şimdiyse biraz değişiklik olsun diye Porsuk Tom ve Bay Tod adında iki geçimsiz kişi hakkında bir öykü anlatacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112252</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6773cdc7-38a7-441b-9935-2012634234ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Balıkçı Jeremy’nin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Bay Balıkçı Jeremy’nin Öyküsü, akşam yemeği için dere balığı yakalamaya giden bir kurbağanın talihsizliklerle ve maceralarla dolu bir gününü anlatmaktadır. 
 
Bir zamanlar Bay Balıkçı Jeremy adında bir kurbağa vardı. Bir göletin kıyısında bulunan düğün çiçeklerinin arasında ufak, rutubetli bir evde yaşardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112253</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45a91a00-4cc1-48b0-a879-011b34898ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıpzıp Ailesinin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Zıpzıp Ailesinin Öyküsü, marul yedikten sonra uyuyakalan Zıpzıp ailesinin çocuklarının Bay Gregor tarafından yakalanmalarını ve doğru bir plan sayesinde kurtarılıp ailelerine güvenle kavuşmalarını anlatır. 
 
Çok fazla marul yemenin uyku getirdiği söylenir. Marul, Zıpzıp ailesi üzerinde gerçekten de uyku getiren bir etkiye sahipti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112254</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3f7f46b-c839-45ba-adc1-9066da7357ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileşme: Kayıp Nekahet Sanatı</image:title>
            <image:caption>Hastalık söz konusu olduğunda, bazen son yalnızca başlangıçtır. İyileşme ve nekahet sözcükleri yaşamımızın çeperinde yer alır, ta ki biz onlarla gerçek anlamda yüzleşmek zorunda kalana kadar. İyileşme yolculuğuna çıktığımızda sağlığa ve mutluluğa dönüş yolunun çoğu zaman düşündüğümüzden daha uzun ve dolambaçlı olduğunu fark ederiz.  
Aile hekimi ve yazar Gavin Francis, İyileşme’de nasıl –ve neden– iyileştiğimizi incelerken, bu sürecin pek çok farklı biçimi olabileceğini ve modern yaşamda iyileşmeye çoğunlukla yeterince yer ve zaman ayırmadığımızı ortaya koyuyor.  
Tıbba “bilim ile nezaketin ittifakı” olarak bakan Francis, İyileşme’de günbegün yaşanan iyileşme mucizesinin umut ve dönüşüm öyküsünü gözler önüne seriyor.  
 
“İster hasta olsun ister hekim, bu kısa ama derinlikli kitabı okumaktan fayda görmeyecek birini düşünemiyorum.” –Henry Marsh  
“Bilge, nazik ve usulcacık umut fısıldayan bir kitap.” –Rachel Clarke</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112255</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db4f546-b63f-4314-bcdd-f096e0ba90e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüzde Yanlış Bilinen İslami Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Böylesine muhtasar bir kitabı hazırlamak hiç de kolay olmadı. Zülfiyâre dokunacağını bilerek kendimle az mücadele etmedim. 
Nüfusumuzun yüzde doksanı Müslüman olmasına rağmen dinini öğrenip öğretmede yanlışları gördükçe kalemim de feryat etti. Akla ve bilme pek az yer verdiğimiz için, başımıza her gelen felaketi kader yorganı altında 
Yaratana fatura ettik. 
Kadir gecesi yanında nice geceleri kandile çevirdik. Cehennem üzerine Sırat Köprüsünü monte etmekle kalmadık, Peygamberimizi Allah’la konuşturduk. Hacerül-Esved’i şefaatçi yaptık. 
Kurban kesmeyi kimimiz vacip, kimimiz farz kıldık. Kabir azabı ile insanlarımızı korkuttuk. Kuranı Kerim’i hadislere boğdurduk. Dahası da var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112256</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3532df5e-133c-42fc-9b8f-8d5db94c529a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalp Muhafızı -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bende senin kalbinin haritası var. Ben orada asla kaybolmam.” 
 
Krallıkların savaşı sona erdi lakin Sara ve Hazar’ın savaşı 
daha yeni başlıyor...  
 
Sara ondan ustalıkla gizlenen sırları art arda öğrenmenin şaşkınlığını yaşarken kendini bir kâbusun içinde bulacak, Hazar ise tüm bunların ortasında hiç olmadığı kadar acı dolu bir çaresizliğe hapsolacaktı...  
Hissettiği tüm güzel hisler yerini kahra ve hüzne bırakırken Sara, tutunduğu her dalın çatırdadığını izleyecek, umutsuzluğu tadacaktı. 
Peki, tüm aşk masalları mutlu sonla bitmez miydi? 
 
İlk kitabıyla bizi yüzlerce yıl öncesine götüren ve krallıkların kapılarını açan Kalp Muhafızı serisi ikinci kitabıyla devam ediyor! 
 
&quot;Bana göre herkes içinde kendi krallığını taşır ve sen benim şahsi krallığımı yerle bir ettin.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112257</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f45cc88e-eb65-489e-b6b3-2aabd192fd48.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Mevsimler</image:title>
            <image:caption>“Bir sabah gözlerimi açtığımda, 
her şeyin rengi solmuştu. 
Çok yağmur yağıyordu ve 
yağmur yalnızca benim üzerime yağıyordu.” 
Duyguların değişkenliğini ve yaşanan duygu geçişlerini farklı bir açıdan izlemeyi sağlayan bu hikâye, hislerle nasıl başa çıkılabileceğini anlatıyor. Küçük bir kızın hislerine tanıklık etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112258</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09014f0f-702f-4375-8c1c-22b9fc6683e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıl Niyazi</image:title>
            <image:caption>Namaz kılmanın önemini eğlenceli bir şekilde keşfetmek ister misiniz? 
O zaman “Kıl Niyazi” tam da aradığınız çizgi roman! 
Bu eşsiz eser, herkesin içinde devam eden nefs ve vicdan savaşını eğlenceli bir dille okuruna sunuyor. Kahramanımız Niyazi, kendisine sürekli “Namaz kıl” diyen herkese kıl olduğu bir çocukluktan sağlam bir “kul” olduğu gençliğe yürürken yanından ayrılmayan iki kişi var: Nefsi ve Vicdanı! Bakalım Niyazi kimin sözünü dinleyecek ve kıyamete kadar devam edecek bu savaşın galibi kim olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112260</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55135259-98bf-4a6c-9fc7-097306c0aeef.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimizin Hayatından Hatıralar Seti (4Kitap)</image:title>
            <image:caption>Sevgili Peygamberimiz’in (asm), Kur’an’dan sonra bizlere bıraktığı en büyük miras, hayat yollarında ilerlerken, bir deniz feneri gibi önümüzü aydınlatan örnek yaşayışıdır. 
Onun muhteşem yaşayışı, sadece biz Müslümanlar için değil, yeryüzünün bütün insanları için baştan başa göz kamaştırıcı tablolarla bezelidir. 
Biz bu kitapları, Peygamber Efendimiz’in (asm) varlığı ile, yeryüzünün en mutlu, en huzurlu günlerinin yaşandığı Saadet Asrı’nın, unutulmaz hatıraları arasından, bir gül bahçesinden gül toplar gibi derledik... 
Bu güzel hatıraları okuyup öğrendikçe, hayatımıza, örnek alınacak hayatların en güzelinin, Sevgili Peygamberimiz’in (asm) hayatının gül kokusu karışacak... Anne ve babamıza, akrabalarımıza, arkadaşlarımıza, dostlarımıza hatta çevremizdeki canlı cansız her şeye karşı bakışımız değişecek, davranışlarımız güzelleşecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112261</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2338f89f-c653-421b-9a2a-f053893d212b.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Kurtulmamak?</image:title>
            <image:caption>&quot;Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” 
Prof. Dr. İlber ORTAYLI 
 
 
“İki buçuk asırdan beri varlığı tehlikeye giren Türklüğün, henüz tam kurtuluşa erdiğine inananlardan değilim. İleri Batı dünyası toplulukları içinde zekâmızın, kabiliyetlerimizin, irade ve cesaretimizin bize hak kazandırdığı şerefli yerimizi alıncaya kadar, savaşımız, en başta bir medeniyetçilik savaşı olmak kaderindedir. 
Son yıllarda, medeni insanlığın, tefekkür ve vicdan hürriyetini korumak için, kilise taassubu ile asırlarca boğuşarak yarattığı hukukun, bu memlekette, tefekkür ve vicdan hürriyetini boğmak isteyen şeriatçı taassubu himaye etmek için nasıl istismar edildiğini hep görüyoruz. Biz, ya siyasi hürriyet uğruna içtimai hürriyetlerimizi, tefekkür ve vicdan serbestliğimizi feda etmek veya bu nimetlere ermek için siyasi hürriyetlerimizden olmak çıkmazı içinde bocalamaya mahkûm kalamayız. Vatanın medeniyetçi evlatları, Türk milletini iki saadeti bir arada tatmak bahtiyarlığına kavuşturmalıdırlar. 
Biz kurtuluruz. Kurtuluş yolundayız. Kurtulmak varken niçin kurtulmamak?..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112262</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4895466a-5efc-4cbc-903a-813e13befb2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Yağız İş Başında</image:title>
            <image:caption>Yüksek güvenlik önlemleri ile korunan tarihi bir müze de ansızın Lidyalılara ait para kaybolur. Müze yetkilileri bir türlü olayı aydınlatamazlar ve işin uzmanlarına başvurmaya karar verirler. 
        Dedektif bürosunda görev yapan Dedektif Akça’nın meraklı mı meraklı, dikkatli mi dikkatli Yağız adında bir oğlu vardır. Yağız’ın en büyük hayali annesi gibi başarılı bir dedektif olmaktır.  Kendisine Jr. Dedektif Yağız adını veren Yağız, Lidyalılara ait parayı bulabilmeye yardım edebilecek midir? Peki ya müze de neyi tesadüf eseri keşfedecektir? 
 
           Jr. Dedektif Yağız’la hareketli bir maceraya çıkmaya kimler hazır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112263</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67505459-ea5b-4f83-9779-b88db3a5a318.jpg</image:loc>
            <image:title>Temmuz 1914 / Savaşa Doğru Geri Sayım</image:title>
            <image:caption>I. Dünya Savaşı’nın patlak verişi “hiç aşılmayan bir dramdı”. 
 
 Yüzyılı aşkın bir süredir, karakterlerin hiçbiri akıllardan silinmedi: Habsburg Hanedanı’nın kaygı içindeki varisi Arşidük Franz Ferdinand; ona suikastı planlayan fanatik Bosnalı Sırp komplocular; suikast sonrası yaşanan karmaşayı fırsat bilen Avusturyalı devlet adamları Conrad ve Berchtold; onlara arka çıkan Kayzer Wilhelm ve şansölye Bethmann; imajını değiştirme peşindeki Rus Dışişleri Bakanı Sazonov; Rusları kışkırtan Fransız devlet adamları Poincaré ve Paléologue; son olarak da Londra’daki Kabine üyeleri arasında durumun ciddiyetinin farkına varıp acilen eyleme geçilmesi gerektiği düşüncesindeki Winston Churchill. 
 
Temmuz 1914, 28 Haziran’daki kanlı eylemle başlayan ve 4 Ağustos’ta Britanya’nın da dahil oluşuyla Avrupa’daki çatışmayı dünya savaşı haline getiren süreci bu figürlerin gözünden aktarıyor. Savaşın kaderin bir oyununun yahut kaza sonucu değil, düpedüz çıkar peşindeki politikacıların çatışmayı körüklemeleri, büyük tehlikeye karşın tutumlarında diretmeleri nedeniyle patlak verdiğini açıklıkla gözler önüne seriyor. Bununla birlikte sorumluluklarını yüklenemeyen yahut tansiyonu düşürmek için büyük çaba sarf eden haysiyetli figürlerin dramına da yer veriyor. 
 
Tarihçi Sean McMeekin’ın sarsıcı, kaçınılmaz olarak gerilimli ve ince ince detaylandırdığı olağandışı kitabı Temmuz 1914: Savaşa Doğru Geri Sayım, felaketin ardındaki figürlerin portresini ustalıkla çizerek o mahvedici bir ayın hikayesini neredeyse dakika dakika yeniden kurguluyor. Tarihin en büyük felaketlerinden biri olan I. Dünya Savaşı’nın çıkışını yeni bir bakış açısıyla ele alıyor. 
 
“Sean McMeekin modern Avrupa’nın önde gelen genç tarihçilerinden biri, 
hatta hakiki tarihçisi olduğunu ortaya koyuyor.Temmuz 1914’te savaşın patlak verişi konusunda tüm yeteneklerini kullanmış ve yeni bir şaheser yazmış.” 
Norman Stone, II. Dünya Savaşı kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112264</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f95ab17-d61b-4f5f-9ae6-c38b179356ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Destandan Romana</image:title>
            <image:caption>Destandan Romana tıpkı edebiyatın temel çabasının insanın karmaşık ruhsal yapısını irdelemek ve iç dünyasını tüm yönleriyle göstermeye çalışmak olduğunu düşünen Gulliver’in Seyahatleri’nin yazarı Jonathan Swift gibi, Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünün iz bırakan hocalarından Ünal Aytür’ün aynı düşünceyle yazdığı makale ve önsözlerini bir araya getiriyor. 
Destandan Romana bir yandan destan, şiir, hiciv, roman, tiyatro, öykü ve edebiyat kuramı-eleştiri gibi edebi türleri Homeros’tan 1960’lara gelişimleri ve anlatım yöntemleriyle ele alırken, diğer yandan Aytür’ün tek başına ya da eşi Necla Aytür’le çevirdiği George Eliot, Henry James, Joseph Conrad, E. M. Forster, D. H. Lawrence ve William Faulkner gibi yazarları ve kitaplarını da okurla buluşturuyor. 
Kitabın sonundaki “İngiliz Dili ve Edebiyatı ve Cumhuriyet” yazısı ise, bölümün İngiltere’de eğitim gören kurucu hocaları Orhan Burian, İrfan Şahinbaş, Hamit Dereli ve Saffet Korkut’un çalışmaları ve çevirileri özelinde bir edebiyattan diğerine uzanan bir köprü..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112265</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30e5c17d-5c50-444b-9313-cfc85160b73f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayağa Kalk Anadolu</image:title>
            <image:caption>2019 yılında yayınlanan, “Hukuk Aşkı” adlı kitabımda, bir anayasa öneri metnim de vardı. Diğer kitap çalışmalarımda ise buna ilave ve düzeltmeler yaptım, geliştirdim. 
Okumakta olduğunuz 24. kitabımda ise daha detaylı, kabul edilebilir, sürdürülebilir bir anayasa önerisi hazırladım. Birlikte yaşamın ortak mutabakatını, anayasayla sağlamış olsak da elbette yeterli değildir. Diğer yasalarla, tabana yayılmış adalet ruhu ve hukuk bilinciyle desteklenmelidir. 
Farklı alanlara özel yazılmış kitaplarımla ise bu ilave desteği sağlamaya çalıştım. 
Anayasa önerisi hazırlama sürecinde; yoğun araştırma, inceleme, okuma ve gözlemler yaparak; hakkaniyet, meşruiyet ve evrensellik kapsamını genişletmeye özen gösterdim. Farklı ülkelerin anayasalarını inceledim. Doktora ve bitirme tezleri okudum. Diğer anayasa önerilerini de inceledim. 
AİHM, AYM ve Yargıtay kararlarını okuyarak; ortak ve ortalama toplumsal sorun ve çekişmeleri tespit etmeye çalıştım. 
Anayasalar, bir toplumun güvenliğini, garantörlüğünü, huzurunu, devamlılığı, barışı, düzeni sağlayan en temel metinlerdir. Elbette ki ihtiyaç olduğunda değiştirilebilmelidir. Öncelikle anayasa; tüm toplumun içselleştirdiği, yanında taşıdığı, bazı kısımlarını ezberlediği, pano yapıp duvara asabildiği nitelikle ve içerikte olmalıdır. İçerikte yalnızca anayasa önerimiz yoktur. Denemeler, özdeyişler, alıntı söz ve yazılarla; amaç ve ideallerimi, genişletmeye ve gerekçelendirmeye çalıştım. En son bölümde ise, sürekli güncellediğim önerilen kaynak eserler listesini bulacaksınız. 
“Yüzlerce anayasa önerisi var, bizimki ne işe yarayacak?” diye düşünmek, irade ve kararlılığımızı baştan devre dışı bırakmak olur. Eser yayınlanıp dağıtıma çıktığında, yazarı ve okurları tarafından gerekli makam ve kurumlara iletilecektir. Demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin kalıcı temelleri; ancak toplumsal ve ortak bilinç hareketiyle atılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112266</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eca65eef-0875-43c8-a909-59f80297c18f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdealin Peşinde: Atatürk ve Alaca Höyük</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Müzesi, Alaca Höyük kazılarında çıkarılan arkeolojik eserlerin önemli bir bölümünü Bir İdealin Peşinde: Atatürk ve Alaca Höyük sergisinde izleyicilerle bir araya getiriyor. Sergi kapsamında Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan aynı adlı kitapta Hatti, Hitit uygarlıkları ve Alaca Höyük konusunda çalışmalar yürüten araştırmacılar tarafından kaleme alınan 25 akademik makale de okuyucuya sunuluyor. 
 1935 yılında başlatılan Alaca Höyük kazılarında açığa çıkarılan ve Türkiye’nin farklı müzelerinde korunan arkeolojik eserlerin önemli bir bölümü ilk defa bir arada sergileniyor. Sergi kapsamında Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alaca Höyük Müzesi, Çorum Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nden 235 arkeolojik ve etnografik orijinal eser İstanbul Yapı Kredi Müzesi’ne getirilerek kronolojik ve tematik bölümler altında sunuluyor. Türk Tarih Kurumu Arşivi’nden seçilen fotoğraflar ve Mahmut Akok tarafından yapılan orijinal çizimlerin bir kısmı da sergide yer alıyor. 
 Küratörlüğünü Nihat Tekdemir’in, bilimsel danışmanlığını ise Tayfun Yıldırım’ın yaptığı Bir İdealin Peşinde: Atatürk ve Alaca Höyük sergisi, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Yapı Kredi Müzesi’nin işbirliğinin bir ürünü. Serginin koordinatörlüğünü Bülent Gönültaş, Mehtap Ateş ve Nilüfer Babacan tasarımını ise Karşılaşmalar ekibi yaptı. 
 13 Ekim 2023 - 10 Mart 2024 tarihleri arasında İstanbul’daki Yapı Kredi Müzesi’nde görülebilecek serginin halka açılış tarihi olarak Ankara’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti ilan edildiği 13 Ekim belirlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112267</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a2ef6c-9dcb-4f7e-9f67-fce722ca3202.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutturulan Farz</image:title>
            <image:caption>...“Biraz yanar çıkarız” diye düşünmek, sadece şeytanın aldatmacasıdır. Aslında biz Kur’ân-ı Kerim ile hiç tanışmamışız. Ninemizden, dedemizden, anamızdan, babamızdan ne gördüysek, onu din sanmışız. 
 
  Canımızdan çok sevdiğimiz sevgilimiz ya da canımızdan bir parça evladımız bize bilmediğimiz dilde mektup yazsa, ne yapardık? Önce acaba ne demiş diye, o dili bilen birine mektubu çevirtirdik. Sonra da ezberleyene kadar okurduk. Belki de mektup koynumuzda uyurduk gecelerce “Cancağızımızın kokusu sinmiştir üzerine” diye. Peki, Allâhu Teâlâ bize Kur’ân-ı Kerim’i göndermiş, Âlemlerin Rabbinden bize gelen mektup olan Kur’ân-ı Kerim için tavrımız ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112268</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e11eb22-b4e4-43b7-9e95-3e7a0c58ea02.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an-ı Kerim’de “Beyne” Mucizesi ve Yaşayan Kur’an Mucizeleri 2</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada, yüce Kur’an dan öğrendiğim bazı ayetlerin yakın tarihimizle ilgili bazı mucizevi yönlerini, siz değerli din kardeşlerimle paylaşmaktır ki, bu sayede belki “Müslümanım elhamdülillah” dediği halde, belki de hacca ve umreye bile gidip hatta onlarca kitap okuduğu halde, kendisine sorulduğunda “Hiç Kur’an-ı Kerim’in anlamını bilerek okudunuz mu?” sorusuna “ hayır, okumadım” diye cevap veren insanlara bir uyarı ve bir teşvik olur da, bundan sonraki hayatlarında Kur’an-ı Kerim’in öz bir tefsiri olan, mealini’de okumaya başlarlar ve yüce ALLAH’ın bize bir rahmeti ve tenezzülü olan Kur’an ın mesajını anlayıp, Kur’an ın tercümanı olan peygamber efendimizin aleyhissalatu vesselam sünnetine ittiba edip, hakiki Müslümanlar olarak, hep birlikte yüce ALLAH’ın kitabı olan Kur’an’ı Kerim’e sımsıkı sarılırız! İNŞALLAH!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112269</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a45c7f9-bcc1-4892-9daa-4e9a7c074595.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben de Seni Çok Seviyorum Allah’ım</image:title>
            <image:caption>Çok seviyor Rabbimiz bizi,   
Yerlere göklere yazmış sevgisini, 
Açarsan gözlerini kocaman sen de     
Okuyabilirsin bunu baktığın her yerde. 
 
Bazen bir kuşun şarkısında, 
Bazen annenin sıcak kekinde, 
Bazen ıhlamurun yaprağında, 
Bazen yağmurdan sonra toprağın kokusunda… 
 
Gözlerini kocaman aç ve seyret, 
Bazen de sımsıkı yum ve hisset!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112270</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef27ac5c-9c5e-43b7-8f7d-d03836a0548f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Çizgi Roman Albüm 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar, ben Şakir. 
Hepinizin bildiği şekilde nam-ı diğer Kral Şakir. Bu kez çizgi roman albümünün 3. kitabında yepyeni maceralarla karşınızdayım. Çılgın ve bir o kadar da komik ailemle yaşadığımız maceraları çizgi roman olarak bu albümde topladık. 
Eğlenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112271</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72bdddb5-fe35-40ca-bbe5-eace2c6480c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaip</image:title>
            <image:caption>Çünkü senin her şeyin bulaşıcıdır Güzin. Sen gülersen bakkal güler, taksici güler, elinde tavşan balonuyla yanından geçen çocuk güler, dilenci kadın güler, otobüsün camından yarı ölü yorgun yüzüyle dışarıyı izleyen dede güler, su güler, hava güler, kar güler, şehir güler, sokak güler. Sen üzüldün mü güneş bile çıkmaz. Yağmur yağar üç gün üst üste. Bulutlar bırakmaz güneşi kendini göstersin. Sen acıktın mı aşevlerinin önü, lokantaların kapısı, köftecilerin arabaları kuyruk olur. Sen şaşırırsan Güneş tutulur, Ay tutulur, gökte milyarlarca yıldır dönenen onca cismin aklı karışır. Sen seversen senin sevgin tüm dünyaya yeter. Tüm dünyadan aynaya tutulmuş ışık gibi sana geri döner.
Uzun yıllardır okumaya hasret kaldığımız türde sıcak bir aşk hikâyesi, dünyanın farklı coğrafyalarından gelmiş, birbirinden garip insanların esrarengiz hikâyeleriyle buluşuyor. Karanlık denizler, ürkütücü maceralar, mitolojik figürler, korkunç mahluklar… Hepsi birbirinden “acaip” bu hikâyeler, Ankara’nın en karanlık tarafında kalan karanlık olaylara karışıyor, içinde ne işler çevrildiğini anlayamadığımız bir çeviri bürosunda Samim ile Güzin’in sonsuz aşkına çevre oluyor.
Mahir Ünsal Eriş, serinin ilk kitabı Gaip’te araladığı sır perdesinin ardından Acaip’le ilerliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112272</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64bc03f2-4246-4494-9714-6bce9eb45883.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Küçük Sincap Zıpır ve Kıpır</image:title>
            <image:caption>Bir kardeşinin olacağını haber aldığından beri yuvasının penceresinden patikalara ve nehre bakan Zıpır, kardeşi ile birlikte oynayacağı oyunlar için çok heyecanlıydı. Beklemek oldukça zordu ama içinde bir yerlerde onu çok seveceğini hissediyordu. Kardeşi Kıpır acaba kime benzeyecekti? Kıpır onunla hangi oyunları oynayacaktı?
Zıpır, kardeşi Kıpır&apos;ı görünce sevecek miydi? 
Bir kardeşin dünyaya gelmesi nasıl bir histi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112273</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c38f080e-6286-4775-bb3e-d4fdf7901fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifacının Kalbi</image:title>
            <image:caption>Birkaç yüzyılda bir tekrar eden felaket bir kez daha kapıya dayanır. Ölüm Terzisi bu defa kaybetmemekte kararlı. İnsanlar için kâbus dolu günler başlar. Ruh Budayanların aniden ortadan kaybolması, karanlığın giderek güçlenmesi ve uğradığı saldırılar Şifacı Ubin’i tedirgin eder. Prensle başlayan dostluğu onun bir yolculuğa çıkmasına vesile olur. İnsanları kurtarmakta kararlı olan Ubin için esas sınav gizemli Rubaro ile karşılaşmasıyla başlar. Bir seçim yapmak zorundadır. 
 Karanlık ve aydınlığın savaşında silahlardan daha güçlü bir şey varsa o da sarsılmaz bağlardır. Asırlar öncesine dair bilgiler tahrip edilmişken acımasız Ölüm Terzisi’ni yenmek mümkün olacak mı? 
“Ben bile isteye bıraktım seni çünkü seçtiğin tüm yollar ölümden geçiyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112274</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/840ac6e6-835b-4c3b-b39c-18609fe2a16f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kekre Öyküler</image:title>
            <image:caption>Dünya kendi ekseni etrafında döner; bu evrensel bir gerçektir. Ancak gerçeklik, sadece bu dönüşle sınırlı değildir. Güneş&apos;in etrafında dönerken, zaman adını verdiğimiz illüzyon gerçekleşir ve biz büyürüz. Gözlerimiz dünyayı keşfederken, çocukluğumuzda bize anlatılan masalsı öykülerin gerçek dünyada da yaşandığının farkına varırız. Aslında gerçek hayatta da her şey aynıdır; farklı olan sadece şekil ve boyuttur. 
Canavarların yerini insanlar alır, şatolar yanlış ısıda yıkanmış çamaşırlar gibi çeker ve geniş salonlar yerini dar odalara bırakır. Hayat, parça parça masalsı öykülerden oluşur ve her öykü, hayata ve gerçeklere bir sesleniş taşır. Bütüne baktığımızda ise kelimelerden dilimize kalan, kekremsi tatlarla dolu bir dünya ortaya çıkar. İşte, &quot;Kekre Öyküler&quot; bu tatların toplamının sayfalarda yer bulmuş halidir. Gerçeğin ötesinde bir dünyaya adım atın, insanın iç dünyasının karanlık köşelerine dair keşiflere çıkın. Kekre Öyküler, sizi gerçekliğin ötesine taşıyacak bir yolculuğun kapısını aralar. Bu kitap, sadece kelimelerden değil, duygulardan ve deneyimlerden oluşan bir eserdir. Şimdi, bu dünyanın içine dalın ve zaman zaman gerçeklerin ötesindeki masalsı öykülerin büyüsüne kapılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112275</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad948839-8a4e-401e-b250-a70c6a4e5921.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhabalar Günü</image:title>
            <image:caption>Kaçıyordum 
Kötülüklerden kaçıyordum 
Kalabalıklardan kaçıyordum 
Kendimden ve günahlarımdan kaçıyordum 
Ölüm vardı 
Ondan kaçıyordum 
Güzelliği bulacaktım 
Ona kaçıyordum 
Güzelliğin bahçesine vardım 
Soluklandım 
Reyhan, nane kokusunu aldım 
Uzandım akasyaya değdi ellerim 
Ve Zuhal’i bahçede gördüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112276</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84329aac-d3b1-4a46-838b-f8a768a556c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridelerine Göre Bir Devlet Güvenliği Meselesi : Eşkıya Terörü (1920-1925)</image:title>
            <image:caption>Tarihsel açıdan bakıldığında insanlığın var oluşun­dan beri her dönemde insanların malına, canına ve ırzına kast eden bir takım fiillerin söz konusu olduğu görülmektedir. Bu fiiller çeşitli dönemlerde farklı isimlerle tanımlanmıştır. Bunlar arasında en bilinenleri; eşkıya, şaki, haydut ve korsan gibi tanımlamalar olmuştur. Kişilerin canına ve malına karşı sarf edilen bu gibi yasadışı eylemlere karşı her devlet farklı veya benzer çözüm önerileri ortaya koymuştur. Devleti ve milleti zarara uğratan eşkıyalık faaliyetlerinin Osmanlı Devleti ve onun mirasını devralan Türkiye Cumhuriyeti Dönemi&apos;n­de de etkinliğini koruduğu görülmektedir. Bu bağlamda, 1920-1925 arası eşkıyalık faaliyetleri incelendiğinde terör tanımının içinde bulunan tüm unsurların eşkıyalık kavramı içerisinde yer aldığı görülmektedir. Bu nedenle bahse konu olan dönemdeki eşkıyalık faaliyetlerinin bir nevi terörist eylemler olarak addedilmesi yerinde bir tanımlama olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112277</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203b3fac-401d-494e-8b4d-dce16dd7cf37.jpg</image:loc>
            <image:title>Pop Starlar Dansçılar -Modayı Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>Sahne üzerinde havalı ve ritmik bir şekilde dans et ve dünyayı fethet! 
 
Dansçıların stili kendi içinde oldukça zıtlık içerir: bol kazaklar, şık elbiseler, görkemli pelerinler ve renkli aksesuarlar. Her zaman hayalini kurduğun şaşırtıcı kıyafet kombinlerini yaratabileceksin. Tarz sahibi dansçıları boya, onları çıkartmalarla süsle ve dans dünyasının hiç sönmeyen yıldızı ol.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112278</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1836f466-6184-4d15-a372-7003ce62ec5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Moda Başkentleri Milano - Modayı Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>KÜRESEL MODANIN BAŞKENTİ MİLANO’DA SUNULAN EN SON KOLEKSİYONA HOŞ GELDİNİZ! 
Olağanüstü kostümler, parlak aksesuarlar ve lüks elbiselerle dolu moda dünyasına bir göz atın! Podyumda yürüyen mankenleri renklendirin ve onları lüks çıkartmalarla süsleyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112279</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfcd7617-e151-409d-b76d-c8c78f7734ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Pop Starlar Şarkıcılar - Modayı Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>Mikrofonu kap ve tarz sahibi grubumuzla birlikte sahnede bir yıldız ol! 
 
Şarkıcıların dünyası ışıltılı ve tahmin edebileceğin gibi her zaman değişim halinde. Farklı kıyafetler, parlak bir makyaj, göz alıcı aksesuarlar… Sahne üstünde her şeyin en iyisini bulacaksın. Tarz sahibi şarkıcıları boya, onları çıkartmalarla süsle ve müzik dünyasında 
parlayan bir yıldız ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112280</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/935147eb-45a8-497d-9c86-daf03c7342ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Moda Başkentleri Tokyo - Modayı Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>ÇARPICI MODANIN ŞEHRİ TOKYO’YA HOŞ GELDİNİZ! 
 
Egzotik Doğu’nun bu şaşırtıcı, tuhaf ama çok şık moda dünyasına bir göz atın! Podyumda yürüyen mankenleri renklendirin ve onları lüks çıkartmalarla süsleyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112282</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/656ae982-3c2d-4991-b5d3-13947f0e8244.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamanlar Laleli ve Aksaray (1960-1977)</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;un Laleli semtinde yaşamış bir İstanbul&apos;lunun ( 1960-1977) yıllarını kapsayan; Laleli ve Aksaray semtlerindeki dükkan, esnaf, bina, ulaşım ve yaşantıyı kendi kişisel hayatının akışıyla harmanlayarak hafızasında biriktirdikleriyle; döneme ait belge, bilgi, görsel ve kendi çizimleriyle okuyucuyu geçmişe doğru yolculuğa çıkarmayı amaçlayan bir anı kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112284</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c012ee3f-2add-495d-9af8-10bb0ec214d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan İktisat ve Devlet</image:title>
            <image:caption>Murray N. Rothbard, İnsan İktisat ve Devlet ile, Mises&apos;in yazdığı İnsan Eylemi kitabının ardından Avusturya İktisat Okulu geleneğini en yüksek seviyesine ulaştıran iktisatçılardan biridir. Bu yüzden  Rothbard&apos;ın eseri tam bir baş yapıt niteliğindedir. Denilebilir ki, eser, piyasa iktisadının şimdiye kadar ki en olgun teorisini sunma başarısını göstermiştir. 
İktisadı genel insan davranışı biliminin (praxeology) en gelişmiş alt dalı olarak ele alan Avusturya İktisat Okulu&apos;nun önde gelen temsilcisi Rothbard, iktisadın konularını birbirinden kopuk alt kollara ayırmaksızın büyük bir yapı içerisinde ele almaktadır. Temel sorunsal olarak devlet müdahaleciliğinin özgür bir toplumun iktisadî hayatında yarattığı problemler üzerine duran yazar, fiyatların oluşumu, tüketim teorisi, üretim teorisi, enflasyon teorisi, tekel teorisi, matematiksel iktisadın problemleri ve girişimcilik gibi temel sorunsallara  bütüncül bir perspektiften yaklaşarak yeni açılımlar getirmiştir. Liberte Yayınları olarak bu büyük geleneğin göz ardı edilişine karşı bir duruş olarak Rothbard&apos;ın eserini yayınlamaktan iftihar ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112285</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e076e44-1c3c-4799-9781-615029d84754.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar ve Piyasa</image:title>
            <image:caption>Devlet, sosyal ve ekonomik refahı artırmak için ne yapabilir? Hiçbir şey, diyor Murray N. Rothbard. İktidar ve Piyasa bunun kanıtını içeriyor. Okuyucuyu, herhangi bir sosyal veya ekonomik soruna çözüm olarak devlete başvurmanın yanlış olduğuna ikna ediyor. 
 
Bu kitap.... &quot;Ben serbest piyasalardan yanayım ama...&quot; diyen ve ardından yararlı olduğuna inandığı bir müdahaleyi savunmaya devam eden kişilere verilecek ideal bir cevaptır. Rothbard ne olursa olsun bunun yararlı olmadığını gösteriyor. Ve her türlü hükümet müdahalesinin toplumu nasıl daha kötü hale getirdiğini anlamak için gerekli mantığı sunuyor. 
 
Kitapta ele alınan konulardan bazıları şunlardır: fiyat kontrolü, zorunlu karteller, lisanslar, kalite standartları, güvenlik önlemleri, tarifeler, çocuk işçi yasaları, zorunlu askerlik, işsizliğe sübvansiyonlar, istihdama sübvansiyonlar, taban fiyatlandırma yasakları, koruma, antitröst yasaları, patentler, kamu hizmetleri, kamulaştırma, ücret vergileri, kurumlar vergisi, sermaye kazancı vergileri, emlak vergileri, artan oranlı vergiler, tek vergi, herhangi bir şeyin devlet mülkiyeti ve her türlü devlet harcaması... Rothbard, her kategoride, önlemin neden başarısız olduğunun gerekçesini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112286</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d790356e-259f-42d6-9113-7abb4aa94879.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşı Suçlamak</image:title>
            <image:caption>BAŞ ŞÜPHELİ ON YEDİ YAŞINDA BİR KIZ 
 
En yakın arkadaşım Sõın’ın cesedi okulun arkasındaki boş 
arazide bulundu. Arkadaşımı kim öldürmüş olabilir? 
 
Ezici bir sürükleyici güç, çalkantılı gelişmeler... 
Ve sonu tahmin edilemez, şaşırtıcı bir hikâye. 
 
“Roman, hakikat ve inanç üzerine bir hikâyeden oluşuyor. 
Sık sık hakikat üzerine kafa yorarım. Hakikat, gerçekte 
olduğu gibi midir, yoksa insanların olmasını istediği 
gibi mi şekillenir? Hikâye, işte bu noktadan yola çıktı.” 
– Lee Kkoch-Nim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112287</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f1d1d8-622b-4aef-b0ee-54c81c1854d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeklik Yanılsama Olduğu Unutulan Yanılsamadır</image:title>
            <image:caption>“Gerçeğe susamışlık, insanlığın en soylu tutkusudur.” 
 
20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Derrida, geliştirdiği yöntem ve kavramlarla edebiyat eleştirisinden sosyolojiye, kimlik sorunundan felsefeye bütün düşünsel alanlarda sarsıcı sonuçlara yol açtı. 
Erken yaşlarda Rousseau, Nietzsche, Camus gibi yazarları okuyan Derrida, Bergson ve Sartre etkisiyle felsefe çalışmalarına yöneldi. Dil, us, metafizik ve edebiyatla ilgilendi. Dilin ve metafiziğin içine sinen taşlaşmış ve yanıltıcı yapıları gördü, onların üzerine gitti. Yapısöküm, metinsellik, mevcudiyet metafiziği ve karar verilemezlik gibi kavramları felsefe tarihine kazandırdı. 
Derrida, yapısökümcülük olarak bilinen eleştirel düşünce yönteminin kurucusu olarak tarihe geçti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112288</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3881323-d78b-481c-ba9b-e20e9f94ce65.jpg</image:loc>
            <image:title>Varislerin Oyunu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yirmi dört krallık arasında bölünmüş ve düzensiz  bir şekilde yönetilen Wisteria Diyarı…  
Savaş, açlık ve suçlarla dolu bir dünya…  
 
Krallıklar arasındaki savaşın kurbanlarından biri olan Irithel, küçük yaşta hem annesini hem de abisini kaybetmiştir ve çektiği acıların intikamını almak için kendini yıllarca eğitip usta bir dövüşçü haline gelmiştir. 
 
Yıllar süren hazırlığın ardından Irithel’in planı basittir: Yirmi dört krallıktan yirmi dört vârisin eğitim gördüğü Kraliyet Okuluna sızacak, ailesini ondan alan krallığın karşısında duracaktır.  
 
Her şey yolunda giderken Irithel’in planları, okuldaki gizemli bir katil tarafından bozulur. Beraber kapana kısıldığı yirmi dört vâristen biri, onları teker teker öldürmeye karar vermiştir ve bunu bir oyun haline getirerek art arda suikastlara imza atar.  
 
Oyundan kurtulmanın tek yolu ise bu oyunu kuran suikastçının kim olduğunu bulmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112289</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c4171a4-82c3-47c1-907e-b22766b73255.jpg</image:loc>
            <image:title>Varislerin Oyunu</image:title>
            <image:caption>Yirmi dört krallık arasında bölünmüş ve düzensiz  bir şekilde yönetilen Wisteria Diyarı…  
Savaş, açlık ve suçlarla dolu bir dünya…  
 
Krallıklar arasındaki savaşın kurbanlarından biri olan Irithel, küçük yaşta hem annesini hem de abisini kaybetmiştir ve çektiği acıların intikamını almak için kendini yıllarca eğitip usta bir dövüşçü haline gelmiştir. 
 
Yıllar süren hazırlığın ardından Irithel’in planı basittir: Yirmi dört krallıktan yirmi dört vârisin eğitim gördüğü Kraliyet Okuluna sızacak, ailesini ondan alan krallığın karşısında duracaktır.  
 
Her şey yolunda giderken Irithel’in planları, okuldaki gizemli bir katil tarafından bozulur. Beraber kapana kısıldığı yirmi dört vâristen biri, onları teker teker öldürmeye karar vermiştir ve bunu bir oyun haline getirerek art arda suikastlara imza atar.  
 
Oyundan kurtulmanın tek yolu ise bu oyunu kuran suikastçının kim olduğunu bulmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112290</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd7f005-99da-498c-a183-c200420d5514.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Margot</image:title>
            <image:caption>Nezaket ve pasta gerçekten arkadaşlığın en iyi tarifidir. 
Margot ile tanışın. Neşeli ve yardımseverdir ve her zaman işleri daha iyi hâle getirmenin bir yolunu bulur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112291</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b0560b6-4b29-4c42-91eb-32fd5577ac9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Gündü Ama!</image:title>
            <image:caption>Çocukluk gibi güzeldir Cumhuriyet Bayramı!
 
Uluslararası üne sahip, usta sanatçı Huban Korman&apos;dan Cumhuriyet&apos;in 100. yılına özel, neşeli, muzip ve rengârenk bir resimli öykü. Yaşadığı yerden memnun olmayan ve canı sıkılanların dünyasını, bir çocuğun gözünden, olağanüstü bir görsel şölenle aktarıyor. Çevresinde olup bitenleri, güzellikleri, mucizeleri göremeyenlere, hem anlamlı hem de eğlenceli bir öykü anlatıyor. Dünyanın tüm çocuklarına &quot;bayram&quot; güzelliğinde bir sürpriz sunuyor. 
 
Memo, Lila ve Lila&apos;nın kedisi Kiki, her zamanki gibi deniz kenarında otururlarken, Memo ve Kiki&apos;nin canı yine çoook sıkılır. Çünkü bu mahallede sıradışı ya da komik hiçbir şey olmaz. Kocaman bir sirk çadırı, cambazlar, hayaletli bir şato, korsanlar ya da King Kong falan yoktur ki ortalıkta! Çevresini izleyen Lila&apos;ysa aynı fikirde değildir. Üstelik, çok çok özel bir gündür bu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112292</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e68ce75-b45b-4395-ad39-f4ece620c33d.jpg</image:loc>
            <image:title>Abrakadabra Demeyi Dene</image:title>
            <image:caption>Bütün küçük kuşlar uçmayı öğrendi.
Biri hariç hepsi: Küçük Baykuş henüz uçamıyor! Yine de herkes “Çok kolay,” diyor, “Abrakadabra de ve ... dene ve tekrar dene, birçok kez, başarana kadar!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112293</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adffca6d-57af-4e0c-81c7-c9c74e667216.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitsy Bitsy’nin Gürültücü Komşuları</image:title>
            <image:caption>Bu komşular apartmanlarını ÇOK SEVİYOR.
Ama apartmanları bugün ÇOK gürültülü. Üst katta birileri zıplıyor, alt katta birisi matkap çalıştırıyor ve dışarıda kek yağıyor! Kitsy Bitsy günü kurtarabilecek ve herkesi yeniden bir araya getirebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112294</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/840c650c-9479-41b2-b204-21934add3920.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihatçı Liderlerin Gizli Mektupları</image:title>
            <image:caption>1920 - 1921 yıllarında, yurt dışına kaçan İttihatçı önderlerin kendi aralarında ve Mustafa Kemal Paşa ile mektuplaşmaları... İhtiras, kıskançlık, pişmanlık, riyakârlık ve acı itiraflarla dolu satırlar... Milli Mücadele&apos;nin toz dumanı içinde yazılmış ve tarihe sıkılmış kurşun gibi ağır, tehdit dolu mektuplar... 
 
Talat Paşa&apos;dan Mustafa Kemal Paşa&apos;ya 
Mustafa Kemal Paşa&apos;dan Talat Paşa&apos;ya... 
Enver Paşa&apos;dan Mustafa Kemal Paşa&apos;ya 
Mustafa Kemal Paşa&apos;dan Enver Paşa&apos;ya... 
Cemal Paşa&apos;dan Mustafa Kemal Paşa&apos;ya 
Mustafa Kemal Paşa&apos;dan Cemal Paşa&apos;ya... 
 
Meşrutiyet&apos;in sönen, Cumhuriyet&apos;in parlayan yıldızları son kozlarını bu mektuplarla oynamışlar ama tarihin ve kaderin hükmünü değiştirememişlerdir. 
 
Bu kitapta mektubu bulunan veya kendine mektup yazılan kişiler: Mustafa Kemal Paşa, Talat Paşa, Enver Paşa, Cemal Paşa, Dr. Nazım, Cavid Bey, İsmail Canbulat... 
 
Ahmet Rıza Bey, Rauf Orbay, Galip Kemâli, Falih Rıfkı, Dr. Bahaettin Şakir, Halil Paşa, Fethi Okyar, Cevat Abbas, Kara Kemal, Câmi Bey, Memduh Şevket, Dr. Rusuhi, Edip Servet, Erzurumlu Cafer, Hakkı Behiç, Hacı Adil Bey, Eyüp Sabri, Emanullah Han...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112295</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd00bc4f-ceac-4638-9060-6e25f6d804ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ofelya</image:title>
            <image:caption>Bu dünyaya ait değildi Ofelya. Onun yeri gökteki yıldızlardı;
üzerimizi çarşaf gibi örten gökkubbeydi onu büyüleyen.
Ama kimse onu anlamadı, Shakespeare bile.
 
 
Yüzyıllardır bu hikâye Hamlet üzerine kuruldu, onun bakış açısından değerlendirildi, zihinlerde hep onunla var oldu. Ancak şimdi bu klasik eserin unutulmaz karakteri Ofelya, yeni bir düşünce yapısı ve derinlemesine bir anlatıyla yeniden hayat buluyor.
 
Destansı bir aşkın yalınlaştırılmış figürü olmaktan ziyade kendi hikâyesini yazan, düşünen, hisseden bir kadın Ofelya bu eserde. Hamlet’in aşkına bel bağlayan naif bir kız değil, kendi gücünün farkına varmış, yıldızların büyüsünde kendini bulan, analitik bir zihin.
 
Fraktal yapının incelikli kullanımıyla okurlarına sıradışı bir yolculuk vadeden bu roman, Ofelya’nın derin dünyasına dalarken bu klasikleşmiş trajediye bambaşka bir çehre kazandırıyor. Eylemlerin ve düşüncelerin iç içe geçtiği bu yapı, hikâyenin en yalın ve bütünsel hâli.
 
Sahne şimdi Ofelya’ya emanet...
 
 
Okura not:
Bu kitabı okumak için Hamlet’i bilmek şart değil, ama Shakespeare’in bu trajedisini bilenlerin romanda yeni katmanlar keşfedeceği de bir gerçek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112296</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d13fa427-be14-4c19-910b-c4161426f094.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Güvercinler 2 - Tehlikeli Yiyecek! (Fleksi )</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı okurken sadece kıkır kıkır gülmekle kalmadık, aynı zamanda orada suçla savaşın Gerçek Güvercinler olduğunu bilerek her zamankinden çok daha güven içinde uyuduk!”
- Peter Helliar
 
 
Gerçek Güvercinler sadece şehri koruyan suç savaşçılardan oluşan mükemmel bir ekip değildir. Ayrıca en iyi dostlardır.
 
Ancak Şişelenmiş Kuşlar’la dolu gizli bir depo, başıboş dolaşan suçlu bir Deve Kuşu, başa çıkmaları gereken güce aç bir İbis Kuşu ve iyi kalpli gözüken Bay Turna varken dostlukları ayakta kalabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112297</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/601d6b92-f3d3-408b-9eaa-6152c2b672d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Takip Et</image:title>
            <image:caption>Genç okurların çok sevdiği yazar Nehir Yarar, bu kez eli kitap tutan minikler için yazdı. Yeşim Serçe’nin genç ve özgün çizgileriyle buluşan, okul öncesi yaş grubuna seslenen Güneşi Takip Et, çocukların daima barış dolu bir dünyada yaşamaları için güçlü bir dilek niteliğinde. 
Satırlar ilerledikçe savaşın baş göstermesiyle değişen hayatlarla karşılaşacak, bir çocuğun rengârenk dünyasından yükselen o eşsiz merakı eşliğinde olanları anlamaya çalışacak ve kaybolan renklerin peşine düşeceğiz. Sonunda göreceğiz ki her şeye rağmen güneş tüm görkemiyle bir yerlerde bizim için bekleyecek ve dünyamızı yeniden renklendirecek. Hatta belki bir gün o güneş, ışığını barışın renklerini iyi tanıyan çocuklardan alacak. 
İşte bu tanışma için güzel bir ilk adım… 
 
*** 
Annesi yerinde duramıyordu, kıpır kıpırdı. Önce birlikte değişik bir oyun oynadılar. Derken aniden hazırlıklar başladı. Son günler biraz tuhaf geçiyordu, dışarısı gürültülüydü ve kötü kokuyordu. Şimdiyse annesinin söylediğine göre tatile çıkıyorlardı. Merak içindeydi. Üstelik herkes yollardaydı. Rengârenk bavullarla sanki güneşe doğru bir yolculuktu bu… 
Baştan sona çocuk gözüyle adımlanan sayfalarıyla, savaşın götürdüğü renkler ve umuda dair bir öykü… 
 
Tema: Yer ve zaman olarak nerede olduğumuz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Göç, savaş, VATANDAŞLIK, aile, seçimler, gözlem, DUYGULAR, hayvan sevgisi, hayal gücü 
Tutum ve Değerler: Sevgi, sorumluluk 
Profil Öğeleri: Düşünen, duyarlı 
KİTAPTAN 
 
Ne güzel bir oyun bu. Evin içinde annemle koşuyorum. Önce mutfağa, sonra balkona. Bak şimdi de salondayız… Annem önde, ben hemen arkasında. Onu hiç bu kadar hızlı koşarken görmemiştim. Sanki yarışmak istiyor benimle. 
O da ne! Yatak odasında çok oyalandı. Şimdi de dolabın üzerindeki sarı bavulu çekiştiriyor. Hop! Aşağıya indirdi onu. 
Bana doğru bakıp göz kırpıyor. 
“Kısa bir tatile çıkacağız.” 
“Yaşasın! Gideceğimiz yer gürültüsüz olsun. Bu korkunç seslerden ve yanık kokusundan hiç hoşlanmıyorum.” 
“Gece hiç uyuyamadın değil mi? Ama geçecek, hepsi geçecek. Bana yardımcı olursan çabucak hazırlanırız.” 
*** 
Nihayet yola çıktık. Hayret! Caddeler bomboş. Arada sırada oyuncak tanklarımın gerçekleri geçiyor yanımızdan. Çok gürültülü! Hâlbuki oyun oynarken sessizlerdi. Oyuncak olmayan tankları hiç sevmedim. 
İnsanlar bu sıralar biraz dikkatsizler. Çok fazla yaralı var çevrede. Kimi başını sarmış, kiminin yüzünde çizikler… “Şu çocuğu gördün mü anne? Kırık bir kolla tatile gitmek zor olmalı.” 
“Biraz daha hızlı yürümelisin canım. Trene yetişmeliyiz.” 
“Peki” diyorum sessizce.  
Peşimizi hiç bırakmayan bir yanık kokusu var. Annemle yan yana yürüyoruz ve beni pek dinlemiyor. Sarı bavulun tekerlekleri ne güzel tıkırdıyor. Yol boyunca onun tıkırtısına eşlik eden başka bavullar da geçti yanımızdan. İşte mavi, büyük bir bavul. Galiba tüm evini bavula sığdırmış bu teyze. Şimdi de kırmızı ve hemen arkasından koyu yeşil bir bavul geçti tıkırdayarak. Lacivert bavulun sahibinin diğer eli de dolu. Köpeğiyle birlikte yürüyor. 
*** 
“Görüyor musun Miav, tüm şehir tatile çıkmış. İnsanlar, kediler, köpekler… Yollar rengârenk bavullarla harika görünüyor.” 
“Maaaaauuuvvv…” 
“Fark ettin mi anne, nihayet gürültüler sona erdi. Yanık kokusu da yok artık. Güneşi görüyor musun? Galiba bize katılmaya karar verdi. Bunların hepsi iyiye işaret. Bence tatilimiz güzel geçecek. Ya babam, o ne zaman gelir acaba?” 
“Çok yakında tatlım, çok yakında…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112298</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5660013-cb2f-4c5e-b9dd-ec90e70bea10.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Geri Dönüşüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mirket, bir geri dönüşüm aleti keşfeder. Bu keşif sayesinde, dünya artık çöplerden arındırılabilecektir. Mirket, çöplerin geri dönüştürülmesi için uğraşır fakat kimse onu dinlemez. Çöpleri dönüştürmek yerine alıp başka bir galaksiye yollayan Dünya halkı, çok geçmeden intikam almak için gelen uzaylılarla mücadele etmek zorunda kalırlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112299</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5687a5f6-e19f-4e56-b517-b5f191738a6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Bakıcısı</image:title>
            <image:caption>Sevgili Morton Dayı, Hemen şu anda bir uçağa atlayıp buraya gelsen iyi edersin. Ejderhan, Jemima’yı yedi. Emily, o tavşanı severdi! Artık gitsem iyi olacak. Yanık kokusu alıyorum. Eddie EDDIE’nin sadece bir hafta boyunca MORTON DAYISININ sıra dışı evcil hayvanına göz kulak olması gerekiyordu. Başta her şey çok basit gibi görünmüştü… Meğer bir EJDERHAYA bakmak o kadar da kolay değilmiş. Çok kısa bir süre içinde buzdolabı boşaldı, perdeler yandı ve postacı koşarak uzaklaştı… PEKİ ŞİMDİ EDDIE NE YAPACAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112300</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6653955-a5c8-4d85-8934-4b3e8f3e7610.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Bakıcısı Uçuyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili Morton Dayı, Rahatsız edilmek istemediğini biliyorum ama sana kötü bir haberim var. Ziggy kayboldu. Onu aramalı mıyız, Morton dayı? Aramamız gerekiyorsa da nereye bakmalıyız? Eddie Eddie, EJDERHA BAKICILIĞININ bu sefer kolay olacağını sanıyordu. Yapması gereken tek şey, Morton dayısının talimatlarını uygulamaktı: Bir sürü ÇİKOLATA al, DONDURMAYI sakla ve hava karardıktan sonra Ziggy’nin dışarı çıkmasına izin verme. Fakat Ziggy birden ortadan kaybolur ve Eddie, dayısının ejderhasının BÜYÜK bir sır sakladığını öğrenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112301</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cd0c022-a388-417d-b17c-f77e0ad38538.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Bakıcısının Şatosu</image:title>
            <image:caption>Sevgili Morton Dayı, Ejderhaların hâlâ buradalar. Buzdolabında ne var ne yoksa tükettiler, ayrıca dolaptaki konservelerin çoğunu da yediler. Arthur üç tane kaşık ve uzaktan kumandayı yuttu. Annem yuttuklarının muhtemelen diğer taraftan çıkacağını söylüyor ama bunu görmeyi istediğimi pek söyleyemem. Annem ejderhalarını ne zaman almaya geleceğini öğrenmek istiyor. Eddie Ejderha bakıcılığının HİÇ DE kolay bir iş olmadığı bir gerçek. Eddie, YILBAŞI tatilinde Morton dayısının ejderhalarını da yanına aldığında olacaklar belliydi. Bir kale, hapşıran bir ejderha ve bir de HAVAİ FİŞEKLERİ eklerseniz bu tatil büyük bir patlamayla bitecek gibi görünüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112302</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989bc19d-5821-4740-a56e-56fce83476fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice’s Adventures in Wonderland</image:title>
            <image:caption>Alice lives an ordinary life, until the day she follows the White Rabbit down, down, down a rabbit hole. She suddenly finds herself in an enchanted world, surrounded by zany creatures like the Mad Hatter, the Duchess, and the Cheshire Cat. Alice is delighted to find that nothing in Wonderland is the least bit ordinary.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112303</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f1812a6-c48d-4d76-9bde-8b476fd47e06.jpg</image:loc>
            <image:title>Treasure Island</image:title>
            <image:caption>One-legged Long John Silver, treacherous Captain Billy Bones, wicked Black Dog and the terrifying Blind Pew are the most cruel and frightening pirates ever to sail the high seas! They all dream of finding Captain Flint&apos;s buried treasure, but it is young Jim Hawkins who finds Flint&apos;s map of Treasure Island. Can Jim and his friends outwit these bloodthirsty pirates and claim the glorious bounty?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112304</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e14a1ba9-3c67-4519-9da4-0d3ff96ea972.jpg</image:loc>
            <image:title>The Wonderful Wizard of Oz</image:title>
            <image:caption>Swept away by a cyclone from the Kansas prairies to the Land of Oz, Dorothy and her dog, Toto, must find their way home. Traveling to the Emerald City with a new band of friends - the Scarecrow, the Tin Woodman, and the Cowardly Lion - Dorothy’s fate is in the hands of a great and terrible wizard. But a wicked enemy stands in her way.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112305</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a730cf42-e768-4979-aff3-b4bb61fca557.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne of Green Gables</image:title>
            <image:caption>When Anne Shirley &quot;erupts&quot; into the Cuthberts&apos;s lives, they don&apos;t realize how fond they will become of the red-haired orphan. Both entertained and exasperated by her constant chatter and imaginings, they soon find it hard to remember what Green Gables was like without its adopted daughter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112306</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977f2231-8f8a-4b2c-b209-e5a35eca8d50.jpg</image:loc>
            <image:title>Little Women</image:title>
            <image:caption>As a New England mother struggles to support her family in the wake of her husband’s service in the Civil War, her four daughters struggle, too - caught between childhood dreams and the realities of burgeoning adulthood. For Meg, Jo, Beth, and Amy March, raised in integrity and virtue, negotiating the right path in life means making choices that will either narrow or expand their destinies.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112307</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0f32d2-9ff8-4f1f-905a-e04975a9c898.jpg</image:loc>
            <image:title>Renksiz Cilt 2</image:title>
            <image:caption>DÜNYA BÜYÜK BİR GÜNEŞ PATLAMASIYLA BÜTÜN RENKLERİNİ KAYBETTİ. 
 
Başkalaşım geçiren insanlıksa büyük bir çöküşün eşiğindeydi. Avidia ve diğerleri, renklerin gücünü kullanarak dünyayı yönetmeye çalışan Tarikat’la aralarındaki büyük güç dengesizliğinin farkına varınca silahlarını güçlendirmek ve yeni renk pigmentleri çıkarmak için Kamunabi Dağı’na gidiyor. 
Ancak dönüş yolunda Tarikat’ın teknolojisiyle vücutları güçlendirilen Jikaimu ve Ninmu onlara saldıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112308</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1120460a-e6dc-4035-86f6-2af038f536c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hinduizm ve Budizm</image:title>
            <image:caption>Ünlü Sri Lankalı metafizikçi, Hinduizm ve Budizm arasındaki temel yakınlığı aydınlatan içgörülerini sunuyor. Ananda K. Coomaraswamy, bu derinlemesine çalışmada Hinduizm ve Budizm’in temel mitlerini ve manevi temellerini inceliyor. 
Batılı felsefi ayrılık anlatısını reddederek, bu iki büyük din arasındaki temel birliği keşfeder. Onun bakış açısına göre, biri sadece diğerinin bir sonucudur. 
Kitabı iki bölüme ayıran Coomaraswamy, her bölümü, her dinin temel mitlerine genel bir bakışla başlatır. Hinduizm bölümünde karma, maya, reenkarnasyon, kurban ve kast gibi kavramları ele alır. Budizm bölümünde ise Buddha’nın yeni bir din başlatmayı amaçlamadığını, mevcut olanın manevi anlayışını derinleştirmeyi amaçladığını gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112309</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59fa9a90-a900-4b54-94f2-02b9bf8ef65b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaderin Sayısal Kodları</image:title>
            <image:caption>Sayı bilimi çağdaş bir icat değildir. Binlerce yıl önce Doğu felsefecileri ile din adamları bunu biliyor ve uyguluyorlardı. İsimlerle kişisel hayat arasındaki ilişkinin öneminin farkındaydılar. Kişisel hayat, hastalık veya herhangi bir şanssızlıkla tehdit edildiği anda tehdidi ortadan kaldırmak için kişinin adını değiştiriyorlardı. 
İnsanın sağlığının, mutluluğunun ve başarısının, daha önce inanıldığı gibi yalnızca nesnel duyulara değil, büyük ölçüde bilinçaltının veya öznel aklın eylemlerine bağlı olduğu gerçeği, sayı biliminin araştırılması ve yararlı bir şekilde uygulanması noktasında güçlü bir dayanak olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112310</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4658aa7a-5c6f-46f2-9f5c-ebebf062cb9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Balinaların Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Yalnız Balina’nın dünyasında unutulmaz, yeni bir maceraya doğru yelken açıyoruz! 
 
Fırtınalı bir gecede büyükannesi Noi’ye bir hikâye anlatır. Küçük bir kızla bir balina arasında başlayıp 
kuşaklar boyu devam eden bir dostluğun hikâyesidir bu. 
 
Dünyaca ünlü illustrator-yazar Benji Davies’in yeni resimli kitabı Balinaların Şarkısı’nda Yalnız Balina’yla tanıyıp çok sevdiğimiz Noi ile büyükannesi arasında bambaşka bir bağ oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112311</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c3211a-7dd2-4e88-ac6f-e38d2be21d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ingeborg&apos;un Tollak&apos;ı</image:title>
            <image:caption>Yaşlı keresteci Tollak çelişkilerin adamı; gururlu ve öfkeli, dürüst ve şefkatli. Ona uzun zamandır bir anlam ifade etmeyen dünyaya lanetler yağdıran, bir süre önce ortadan kaybolan güzel karısı Ingeborg’a duyduğu aşkla dolup taşan…
Ama şimdi ölüyor Tollak.
İki çocuğu uzakta; annesi ondan vazgeçtiğinden beri Tollak’ın baktığı yarım akıllı Oddo var yanında yalnız. Ancak Tollak, çocuklarının gelmesi için ısrarcı; çok geç olmadan onlarla konuşması ve sırrını paylaşması gerekiyor.
Hem büyük bir aşk hikâyesi hem de bir psikolojik gerilim anlatısı gibi okunan bu romanda Tore Renberg, dünün dünyasından bir adamın, bugünle çarpıştığı dokunaklı, karmaşık ve rahatsız edici portresini incelikle işliyor.
Eleştirmenler tarafından Cormac McCarthy, John Williams ve Tarjei Vesaas gibi yazarların eserleriyle karşılaştırılan ve Renberg’in en seçkin işi gösterilen Ingeborg’un Tollak’ı aşk, şiddet ve modern hayata direnişe dair baş döndüren bir roman.
 
“Kurgu teknik olarak muhteşem, bu trajik yalnız adamın hayatında geçmiş ve bugün iç içe geçiyor. Tollak, kentleşmeye, dijitalleşmeye, pragmatizme, medyaya, [...] karşı yüksek sesli bir HAYIR. Onu gerçekten harekete geçiren tek şey sevgi. Tore Renberg’in Tollak’ı yakın geçmişten bize bağırıyor. Çünkü o, zamanımıza ayak uydurmak istemeyen ya da uyduramayan, dolayısıyla bu dünyada nasıl var olacağını çözemeyen karakterlerden biri. Bu roman inanılmaz derecede güçlü bir portre ve yoğun bir aile draması. Ingeborg&apos;un Tollak’ı, Renberg’in yazar olarak geçirdiği yirmi beş yılın değerli bir kutlaması.” – Marta Norheim, NRK
“Bu sonbaharın en güçlü kitabı. Bir adamın portresi, trajik bir aile hikâyesi, bir parça kültür eleştirisi, güzel bir aşk hikâyesi... ve bir gerilim. […] Ingeborg’un Tollak’ı güçlü ve muhteşem bir anlatımla olay örgüsünü katman katman açıyor. Ve yazarın bu kitabının bana Hamsun’u hatırlattığını söylememde bir sakınca göreceğini sanmıyorum. Koşun ve hemen alın!” – Jan Ø Helgesen, Nettavisen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112312</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c168707-8a43-4335-b6b0-c0459ca1c4d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Jungiyen Rüya Analizi - Psikoloji 3</image:title>
            <image:caption>Rüya görmek insanlığın evrensel bir deneyimidir. Fenomenolojik olarak, uyku esnasında zihinde gerçekleştiğini sonradan kabul ettiğimiz bir deneyimdir ama bunlar rüyada bize uyanıkken yaşadıklarımız kadar gerçek görünür. Yani her şey, rüya âlemi olduğunu ancak sonradan kabul ettiğimiz ve ‘gerçek’ olduğu izlenimini veren bir dünyada gerçekleşmiştir.
Rüyaların, rüya görenin kişisel psikolojisi, tavırları ve davranış örüntüleriyle yakından ilişkili olduğuna dair modern inanç, bilinçdışının rüyalarda can kazandığını gösteren İsviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung&apos;un öncü nitelikteki çalışmalarına çok şey borçludur.
Bu kitap Jung&apos;un Analitik Psikolojisinin temel ilkeleri ışığında rüyaları anlamaya yardımcı olacak kapsamlı ve pratik bir rehberdir.
Kitapta Jung&apos;un psişe modeli, pek çok klinik rüya örneği verilerek ve bunların bağlam içinde nasıl yorumlanabileceği gösterilerek tanımlanmış ve anlatılmıştır.
Jungiyen analist James A. Hall’un yaygın ve tekrarlayan rüya motiflerini, travmatik rüyaları, rüyaların telafi edici ve amaçlı işlevlerini, hastalık veya fiziksel değişimin habercisi olarak rüyaları ve rüyaların rüya görenin yaşam evresi ve bireyleşme süreciyle ilişkisini özenle açıkladığı Jungiyen Rüya Analizi, Özgür Ertana’nın nitelikli çevirisi ve son derece özverili bir çabayla dipnotlar ve eklerle metni zenginleştirmesiyle Türkçe yazında bu sahada önemli bir kaynak haline geldi.
 
Rüyaları anlamak, aynı hataların farklı şekillerde yinelendiği örüntüleri keşfetmeyi mümkün kılar ve tekrar eden bu örüntüleri egonun gözleri önüne serer. Bu çatışmalar berrak bir şekilde görüldüğünde sorumlu bir tavır alma fırsatı doğar. Rüya psişenin tamamının hizmetindedir; ancak bu esas görevden sonra, ikincil bir görev olarak, herhangi bir ego tavrına veya bakış açısına karşı çıkmakla ilgilenir. Uyanıklık hali egosu rüyaların neyi başarmaya çalıştığına bakarak kendi konumunu değerlendirebilir ve arzu ederse daha derin süreçlere katılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112313</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db4ea961-6264-4358-8214-a1d27a2f0026.jpg</image:loc>
            <image:title>Çimen Yaprakları - 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Walt Whitman (1819-1892): Amerikan şiir geleneğinin önde gelen, kurucu şairlerinden Walt Whitman sokağın, kalabalıkların ve onları oluşturan bireylerin sözcüsüdür. Amerika’da demokrasi, ulus olma, beden ve cinsellik kavramlarını şiire taşıyan Whitman ilk modernist şairlerdendir. Çimen Yaprakları’nın ilk baskısı 1855 yılında yapıldı, bir önsöz ve 12 başlıksız şiirden ibaretti. Whitman yaşamı boyunca yazdığı şiirleri kitabına ekleyerek defalarca yeni baskılarını hazırladı. Son günlerini yine Çimen Yaprakları’nın son baskısını düzenleyerek geçirdi. Ölüm döşeği edisyonu olarak adlandırılan bu baskıda şairin “Yolculuğun Sonundan Geriye Doğru Bir Bakış” adlı yazısıyla birlikte kitap 438 sayfaydı ve 400 civarında şiirden oluşuyordu. Çimen Yaprakları’nı oluşturan bütün şiirler Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlanırken dört ciltte toplandı. Elinizdeki kitap bu ciltlerin üçüncüsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112314</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/997980d8-9616-4fe9-9ff7-9dedbb0e1095.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Oscar Wilde, parlak zekâsı, nüktedanlığı ve yaratıcılığıyla kuşaklar boyunca okurlarını büyülemiştir. Bugün yalnızca doğduğu ülke İrlanda’da değil, İngiltere’de de ulusal bir hazine olarak görülmesini, İngiliz dili ve edebiyatına muazzam katkılarda bulunmasına borçludur. Söz ustalığı, aykırı ifadeler, esprili diyaloglar, zekâ barındıran nükteli şiirler, İngilizceyi bizzat bu dilin güzelliklerini sergilemek için bir araç olarak kullanan Wilde’ın üslubunda önemli yer tutar. Sanat, estetik ve kişisel özgürlük üzerine düşünceleriyle Victoria döneminin tutucu ahlak anlayışına meydan okuyan Wilde, edebi mirasıyla olduğu kadar özlü sözleriyle de okurlarının kalbini fethetmiştir. Düşüncelerini ince mizahının süzgecinden geçirerek son derece çarpıcı ve benzersiz bir üslupla ifade edebilme becerisi onu yapıtlarından en çok alıntı yapılan yazarlardan biri haline getirmiştir. Bu derlemede, hayatın her alanından damıttığı bilgelikle dolu özlü sözlerini bulacaksanız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112315</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cba99f92-21a8-4393-832a-cbdbfd3e4c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Kız</image:title>
            <image:caption>Ne vakit kalbimde yıllardır sönmeyen o ateşi tutuşturan hikâyemi hatırlasam, şifresi çözülmeyen o efsunlu bakışların düşer aklıma... İnanır mısın bilmiyorum, ben işte tam da o günden sonra, kalbimi dağlayan alevlerin bir daha sönmemek üzere tutuştuğuna şahit olmuşum. 
Gönül desenlerimdeki efkârın hangi derinliklerde olduğunu bilmiyordum belki, ama bildiğim bir şey vardı benim...
Kan bağı aile olmaya yeter mi? İhanet en yakınımızdan gelince geriye sığınacak liman kalır mı? Yozlaşmışlıkların çağında erdemli bir hayat sürmek mümkün müdür? Elli yılı aşan yazarlık kariyeri boyunca eserleriyle kalplerde derin izler bırakan Ahmed Günbay Yıldız, yeni romanı Masal Kız’da kıskançlık ve yalanlarla örülü bir dünyada masum bir aşka dönüşen dürüst bir dostluğun hikâyesini okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112316</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edaf1d4b-f381-4748-8f50-3564e389c1ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Vesvesen</image:title>
            <image:caption>Hisler, hayaller ve takıntılar...
Düşünce sokağımızın fıtri ve kaçınılmaz misafirleri.
 
Bu misafirleri seçemiyoruz, evet.
Fakat sokaktaki herkesi de evimize almak zorunda değiliz.
 
Sen istemediğin takdirde evine kimse giremez.
Evinin penceresini ve kapısını kontrol etmen yeterli.
 
O zaman pencerelerden seyret, içlerine girme!
 
Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız Vesvesen’de, vesveselerden, takıntılardan veya bunalımlardan artık korkmaya gerek olmadığını, onlara nasıl hükmedilebileceğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112317</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db5caa1-1af5-4b2b-bd3f-8a38c59e75a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenidoğanla İlgili 101 Soru ve Cevapları</image:title>
            <image:caption>Bebeğin dünyaya gözlerini açtığı yenidoğan dönemi hayata dair ilk adımların atıldığı çok önemli bir başlangıç evresidir. Bu süreçte emin ellerde olmak annenin de bebeğin de en doğal hakkıdır.
Yıllarını çocuk sağlığına, daha da geniş çerçevede sağlıklı ve hastalanmadan yaşamak ülküsüne adayan Dr. Hüseyin Tapik bu kritik süreçte annelerin tereddütlerini gidermek, bebeklerin gözlerini daha güvenli, sağlıklı ve doğal koşullara açmalarını sağlamak için kırk yılın semeresini kısa, öz, açık ve anlaşılır bir rehber kitaba dönüştürdü.
 
Göbek kordonunun doğumda hemen kesilmesi doğru bir işlem midir?
Bebeğim ilk banyosunu ne zaman yapmalı?
Kolostrum (ilk süt) neden çok önemlidir?
Meme reddi nasıl önlenebilir?
Anne sütü alan bebeklere su verilmez deniyor. Ne zararı olabilir ki? 
Bebeğim uykusuz, geceleri çok uyanıyor, ne yapmalıyım?
Yenidoğan sarılığı tehlikeli midir, tedavi gerekir mi?
Bebeğimin ağzında pamukçuk var. Neden olur, nasıl geçer?
Bebek doğar doğmaz niçin K vitamini yapılır?
Doğar doğmaz aşı yapılması gerekli mi? Bu dönemde hangi aşılar var?
Bebeğimin gaz sancıları için ne yapmalıyım?
Bebeğimin kakası bazen yeşil bazen de müküslü geliyor. Bu neden olabilir?
Bebeğimin göbek kanaması oluyor. Ne yapmalıyım?
Bebeğimle ne zaman yolculuğa çıkabilirim? Nelere dikkat etmeliyim?
 Ve daha nice soru ve cevapları anne ve bebek dostu bu kitapta.

“Umarım bu kitap, bebek sahibi olanlara ve olacaklara ışık tutacak, bebeklerin hastalanmadan, sağlıklı ve zinde yaşamalarına, huzurlu ve başarılı bireyler olarak yetişmelerine faydalı olacaktır.”
Dr. Hüseyin Tapik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112318</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19080ebf-a4ed-4c98-94d4-403c8c6ad5be.jpg</image:loc>
            <image:title>Hunlardan Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne Kuruluş</image:title>
            <image:caption>Tarih boyu en çok devlet kuran milletlerin başında Türkler gelir. Türklerde devlet, millete hükmeden değil milletin hizmetkârı olan bir müessesedir. Peki ya Hunlardan Türkiye Cumhuriyeti’ne dek kurulan, bazıları imparatorluk seviyesine ulaşan, doğudan batıya geniş bir coğrafyaya yayılan Türk devletleri hangileridir? Türkler devlet kurarken neler yaşamış, kimlerle mücadele etmiş ve hangi felsefeyi benimsemiştir? Türk devletleri hangi coğrafyalarda hangi isimlerle hüküm sürmüştür?
Prof. Dr. Sadullah Gülten’in editörlüğünde hazırlanan bu çalışmada, tarih boyunca belli başlı Türk devletlerinin kuruluş süreçleri alanında uzman araştırmacılar tarafından inceleniyor. Elinizde tuttuğunuz eserde Abdullah Gündoğdu, Saadettin Yağmur Gömeç, Ali Ahmetbeyoğlu, Müslüme Melis Savaş, Ahmet Taşağıl, Hayrettin İhsan Erkoç, Altay Tayfun Özcan, Umut Üren, Ömer Soner Hunkan, Aydın Usta, Erkan Göksu, İlyas Kemaloğlu, Ayşe Atıcı Arayancan, Hayrunnisa Alan, Cihat Aydoğmuşoğlu, Mehmet Alpargu, Feridun M. Emecen ve Ömer Erden’in araştırmaları yer alıyor. Kuruluş’u okurken Türk adını ve Türk ruhunu yaşatmış liderlerin ve devletlerin destansı hikâyelerine ilk kez derli toplu bir şekilde tanık olacaksınız.
Devlet-i Ebed Müddet ruhunu manevi şahsında yaşatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılının Türk Yüzyılı’nı doğurması temennisiyle, nice yüzyıllara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112319</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed5d3c7b-0bb9-49bd-92c2-6be9cf4fff97.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk&apos;ün Dönüşü</image:title>
            <image:caption>1923 yılı Türkiye için oldukça hareketli bir yıldı. Kurtuluş Savaşı bitmiş, taraflar artık Lozan&apos;da barış görüşmeleri yapıyorlardı.  Yerli basın gelişmeleri günbegün Türk halkına duyuruyordu. Peki ya dış basın? Onlar Türkiye&apos;yle ilgili gelişmeleri nasıl sunuyordu? İşte elinizdeki eser bu mühim soruya cevap veriyor.
 
Türk&apos;ün Dönüşü: Batı Basınında Lozan, Yeni Türkiye ve Cumhuriyet, Kurtuluş Savaşı&apos;ndan sonra anlaşma için masaya oturan Türk devletinin kaderinin nasıl şekillendiğini, Lozan&apos;daki dişe diş mücadeleyi ve en nihayetinde Cumhuriyet&apos;in nasıl kurulduğunu Batı basınının gözünden anlatıyor. Kitapta yer alan haberleri okurken Batılıların zihnindeki Türk imajını daha yakından kavrayacaksınız. Bazı manşetler ve demeçler karşısında ise şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz.
 
Venizelos: &quot;Lozan Helen Zaferidir!&quot;
L’Eclair: &quot;Türkiye&apos;nin Feragat Sözleşmesi&quot;
ABD Basını: &quot;Lozan ABD Çıkarlarına Aykırı&quot;
Pravda: &quot;Sovyetler Cumhuriyetten Memnun&quot;
Illustrated London News: &quot;Sevr’de Ölen Hilafet Şimdi Canlandı&quot;
İsmet Paşa: &quot;Halifeliğin Kaldırılması Mevzubahis Değil&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112320</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30fda0c1-8a56-4275-9c29-93a0a8a873e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Yönetiminde Ahlak ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>İslam siyasi düşünce tarihinin önemli isimlerinden biri olan Mâverdî, kaleme aldığı kıymetli eserlerle kendisinden sonra gelen âlimler ve özellikle siyaset düşüncesi literatürü üzerinde oldukça etkili olmuştur. Onun el-Ahkâmu’s-Sultâniyye isimli eseri İslam kamu hukukunun köşe taşı eserlerinden biridir. Orijinal ismi Teshîlü’n-Nazar ve Ta’cilü’z-Zafer olan ve Devlet Yönetiminde Ahlâk ve Siyaset adıyla Muhammet Çelik tarafından günümüz Türkçesine çevrilen eser ise Mâverdî’nin ahlâk ve siyaset ile ilgili kitapları arasında özel bir yere sahiptir. İki ana bölümden oluşan eserin ilk bölümü devlet başkanında bulunması gereken ahlâkî nitelikleri incelemektedir. Ahlâk ve siyaset arasında çok sıkı bir irtibat kuran kadim geleneğe yaslanan Mâverdî, mesela Machiavelli’den farklı olarak “devlet/iktidar (mülk) için; vefasızlık ve ihanetten daha zararlı bir şey olmadığı gibi, ahde vefadan ve sözünde durmaktan daha faydalı bir şey de yoktur” demektedir. Eserin ikinci bölümünde ise devlet yönetiminde gözetilmesi gereken hususlar ve devlet başkanının vazifeleri ele alınmaktadır. Mâverdî bu eserinde el-Ahkâmu’s-Sultâniyye isimli eserinde yaptığından farklı olarak meselenin hukukî boyutundan ziyade ahlâkî ve siyâsî boyutuna odaklanmış, kadim medeniyetlerin birikiminden yararlanmış, edebî bir üslup benimsemiştir. “Sulta” ve “mülk” gibi siyaset düşüncesinin bazı temel kavramları ekseninde Mâverdî siyasetin yalnız teorisini değil, tarihî örnekliklerden hareketle pratiğini de dikkate almaktadır. İslâm siyaset düşüncesinin en önemli kalemlerinden Mâverdî’nin bu klasik metniyle Siyasetname dizimize yepyeni bir pencere daha açıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112321</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb0ce95a-5933-43b0-b2a4-715a46d153aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Esad Safvet Paşa</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu için oldukça çalkantılı bir dönem olmuştur. Bir yandan içerideki isyanlar ile uğraşan devlet diğer yandan da “Büyük Güçlerin” siyasi ve askerî müdahalelerine karşı koymaya çalışmaktaydı. İmparatorluğun ayakta kalması için gerekli görülen reformların hayata geçirilmesi süreci de Osmanlı bürokrasisinde farklı tecrübelerin yaşanmasına neden olmuştur. 

Bu eser, Sultan II. Mahmud döneminde Osmanlı bürokrasisine dâhil olan ve Sultan II. Abdülhamid döneminde sadrazamlığa yükselene kadar bürokratik basamakları yavaş ama emin adımlarla çıkan Mehmed Esad Safvet Paşa’nın hayatını ele almaktadır. III. Selim ve IV. Mustafa haricinde 19. yüzyılda Osmanlı tahtına çıkan bütün padişahlara hizmet eden Safvet Paşa, Osmanlı İmparatorluğu’nun bu asırda yaşadığı değişim ve dönüşümün önemli tanıklarından biri olmuştur. Dr. Hasan Ali Çakmak, Bâbıâli’de Bir Ömür: Mehmed Esad Safvet Paşa isimli bu çalışmasıyla, Osmanlı arşiv belgeleri ve ikincil literatürün yardımıyla Safvet Paşa’nın hayatını ve bürokratik kariyerini tüm detaylarıyla ortaya koyarken Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyıl boyunca geçirdiği dönüşümün izlerinin de arka planda takip edilebilmesini sağlıyor.

Demirkent Eğitim ve Araştırma Vakfı’nın verdiği 2023 Prof. Dr. Işın Demirkent Tarih Ödülü sahibi bu eser, Safvet Paşa’nın yaşamı üzerinden 19. yüzyıl Osmanlı tarihini farklı bir açıdan okuma imkânı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112322</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9d438d9-b9a4-4f2a-a890-3e0aef96608c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgelikler Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;Fazilet ve bilgiçlik olsun diye ilim ve hüner istemiyorum.
Kurtuluş ehlinin istediklerini de istemiyorum, çünkü mübah olan huri ve köşklerden de geçtim.
Senden yalnızca saflaşmış, eğri büğrü olmayan bir gönül istiyorum. Bir gönül ki onda senden gayrısına yer yoktur.
Tüm dünyevi dertlerden arınmış, bir tek senin eşsiz derdinle dertlenmiş bir gönül isterim.”
 
Bu eser, büyük âlim ve edebiyatçı Molla Abdurrahman el-Câmî&apos;nin yedi kitaptan oluşan büyük ‘Yedi Taht’ mesnevisinin son kitabıdır. Diğer mesneviler ‘aşkı’ konu edinirken burada her şey ‘akıl’ kavramı ekseninde dönmektedir. Elbette burada sözü edilen akıl hesapçı ve menfaatçi kuru akıl değil aşkla kemâle ermiş, kalple bütünleşmiş ve bu sayede İlahi hikmeti okumaya salahiyet kazanmış akıldır. Molla Câmî aklın bu ideal şeklini Orta Çağ anlatı geleneğimizin hayli aşina olduğu Büyük İskender’in hikâyesi üzerinden anlatmaktadır. Daha önceki İskender anlatıları (İskender-nâmeler) onun kahramanlık ve serüvenlerini anlatırken, Câmî bu türden ayrı olarak, onun yaşam serüvenini hikmet ve bilgeliğe giden bir yolculuk olarak sunmaktadır. Ona göre mühim olan İskender’in ne büyük fetihler yaptığı, hangi savaşlara katıldığı, savaşlarda ne tür askeri taktiklere başvurduğu değil kimlerin rahle-i tedrisinden geçtiği ve hayatının en önemli süreçlerini içine alan ibretlik hayat yolculuğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112323</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d83aa3b-4f16-4380-bb9c-625a66bd3d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Ted-Hadi, Olayı Çöz!</image:title>
            <image:caption>Dedektif Ted, keskin zekâsıyla olayları çözüp suçluları buluyor. Peki, ondan önce olayı sen çözebilir misin?
Her soruşturma için sana ipuçları ve zorluk derecesine göre bir süre verilecek. Metni çok dikkatli okumalısın. Öylesine söylenmiş gibi duran detayları sakın es geçme. Çünkü olayı çözebilmene yardımcı olacak ayrıntılar tam da buralarda saklı.
Beyin fırtınasına pek alışık olmayanlar hikâyelerdeki olayları çözmekte biraz zorlanabilirler. Ama bu konularda, Ted gibi sen de çok dikkatliysen ve zekâna güveniyorsan, her olayı hızlıca çözebilirsin…
Bu kitapta dedektif sensin. Hadi, kullan zekânı ve olayı çöz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112324</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa2581c-3107-4184-9e4a-03d3828cbf2c.jpg</image:loc>
            <image:title>3-2-1 KAYIT! - Bugün Ne İzlesem?</image:title>
            <image:caption>Acaba bugün hangi filmi izlesem? İşte sana aradığın hemen her türde filmin hikâyesinin yazıldığı film gibi bir kitap! Bu kitapla spor, aile, hayvan sevgisi, empati, doğa sevgisi, müzik, dostluk, teknoloji ve arkadaşlık temalı birçok filmin hikâyesiyle karşılaşacaksın. Bu kitap senin sinema rehberin olacak ve başucundan ayırmayacaksın. Ayrıca oyuncu, kameraman, yapımcı, ışıkçı, yönetmen, senarist başta olmak üzere sinemaya dair birçok unsurla ilgili kaliteli bilgiler edineceksin. 
Haydi yetiş, film başlıyoooor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112325</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289d723a-84ca-4849-8b67-cfc8dec787ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Gökler</image:title>
            <image:caption>Mikoşima İmparatorluğu çalkalanıyor! Yer şehirleri ve gök şehirleri arasındaki mücadele, başına buyruk kâğıt canavarların saldırıya geçmesiyle daha da ilginç bir hâl aldı.
Kurara’nın bildiği tek evi yerle bir olunca, kaçarken yaralanan en yakın arkadaşı Haru’yu kurtarmak için bir savaş gemisine atlayıp yeni bir maceraya yelken açmaktan başka bir şansı kalmadı. Hünerbaz Kurara’nın kimsede olmayan yetenekleri bir lütuf olduğu kadar aynı zamanda başına bela da açabiliyor.
Kurara bu savaşta hangi tarafı seçecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112326</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/377d7df0-2fc1-46bd-a285-5e012c46491d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoruma Karşı</image:title>
            <image:caption>Gerçek sanat bizi rahatsız etme kapasitesine sahiptir. Sanat eserini onun içeriğine indirip, sonra bu halini yorumlamak, o sanat eserini ehlileştirir. Yorum, sanatı idare edilebilir, uyumlu hale getirir.
Yoruma Karşı, hayatı boyunca aktif bir insan hakları savunucusu ve savaş karşıtı olarak çalışan, “çağın vicdanı” olarak nitelendirilen Sontag’ın ilk makale koleksiyonu. Kültürel eleştiri alanında büyük bir etki yaratan bu kitapta ünlü “‘Camp’ Üzerine Notlar” ve “Yoruma Karşı” denemelerinin yanı sıra yazarın Sartre, Camus, Simone Weil, Godard, Beckett, Lévi-Strauss, bilimkurgu filmleri, psikanaliz ve çağdaş din anlayışı hakkındaki yazıları yer alıyor.
 
“Bağlantı kurma, ilişkilendirme yeteneğine sahip, bu kadar açık bilinçli başka bir entelektüel tanımadım.”
Carlos Fuentes
 
“O, krala, ‘Kral çıplak,’ diyen çocuktur.”
Margaret Atwood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112327</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd8b7445-bee7-40b0-a286-1a915efc5fac.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Deniz Kasabası Efsaneleri Seti - 5 Kitap</image:title>
            <image:caption>Thomas Taylor&apos;ın eşsiz kalemi ve sınır tanımaz hayal gücü, &quot;Tuhaf Deniz Kasabası Efsaneleri&quot; serisinde bir araya geliyor. Bu seri, okuyucuları daha önce hiç görülmemiş türden karakterlerin olduğu bir deniz kasabasına götürüyor. Burada olağanüstü maceralar, esrarengiz yaratıklar ve büyülü sırlarla dolu bir dünya keşfediliyor.
Her kitap, kasabanın efsanelerini konu alıyor. Maceraperest ikili Herbie ve Violet bu efsanelerin peşinden gidiyor, bazen canavarlarla savaşıyor bazense kasabayı koruyor.  
&quot;Tuhaf Deniz Kasabası Efsaneleri&quot; serisi, genç ve yetişkin herkesin keyifle okuyacağı bir yolculuk sunuyor. Bu tuhaflıklarla dolu seriyi keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112328</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f61bfd4-7902-41c7-98d3-3b20395598d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozofya</image:title>
            <image:caption>Gizemli duvarın arkasında… 
Birbirinden farklı karakterler… 
Birbirinden tuhaf olaylar… 
Birbirinden ilginç sorular ve bambaşka cevaplar…
 Her şey, Kerem’e verilen bir ödevle başladı. Her şeyi sorgulamaya başlayan Kerem’e duvarın arkasındaki sırlı dünyanın kapısı açıldı. Bu kitabı okuduktan sonra senin de düşüncelerinde gizemli bir kapı açılacak. O kapıdan geçtiğinde kafanda birçok soru olacak! Cevapları sende olan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112329</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faddb2af-9c7a-41d6-a817-5d0672f443df.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Dinozor&apos;la Yazıya Yolculuk - Keşiflerle Dünya Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>Yazıyı ilk kim, hangi sebeple keşfetti?
Yazının bulunması hangi keşiflerin önünü açtı?
İlk yazı nereye yazıldı?
 
Bu soruların cevabını merak ediyor musunuz?
O zaman Doktor Dinozor ve ekibiyle tanışın!
Öğrenmeye ve öğretmeye meraklı Doktor Dinozor, eğlenceli olduğu kadar tembel Dino ve kendini sürekli geliştiren Bay Beyin yazının tarihini öğrenmek için MÖ 3500 yılına yolculuk yapıyor.
Sıkı tutunun, yazının ilk yazıldığı ana gidiyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112330</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aceabee-cb67-433f-95be-5ee3f12b233d.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkalarının Acısına Bakmak</image:title>
            <image:caption>Başka bir ülkede meydana gelen felaketlerin seyircisi olmak, gazeteciler diye bilinen profesyonel, uzman turistlerin bir buçuk asrı aşkın sürelik maceralarında gittikçe katlanan birikimleriyle doğrudan ilintili olan, esaslı bir modern deneyimdir. Öyle ki, artık savaşlar hepimizin oturma odalarında sükûnet içinde seyredilip dinlenen görüntü ve seslere dönüşmüş durumdadır.
Modern hayatın temel özelliklerinden biri, dünyanın dört bir köşesinde yaşanan dehşeti uzaktan, fotoğraf aracılığıyla izleyebilmek için sayısız imkân sunmasıdır. Peki, dünyayı görme biçimimizin temel parçalarından birini oluşturan fotoğraf, bakanın gerçeklik algısını aşındırır mı? Bizden uzaktaki insanların acılarıyla hakiki bir bağ kurabilir miyiz?
Günümüzde bir klasik haline gelen Fotoğraf Üzerine kitabından yirmi yıldan fazla bir süre sonra yayımlanan Başkalarının Acısına Bakmak, görüntülerin kullanım biçimlerinin yanı sıra, şiddetin görsel temsilinin, savaş görüntülerinin ekran aracılığıyla sıradanlaşmasını, bunun çağdaş toplum üzerindeki etkilerini ve tehlikelerini soruşturuyor.
“Başkalarının Acısına Bakmak, insanı dünyayı olduğu gibi görmeye, onun temsil edilme biçimleri üzerine kafa yormaya, hatta onu değiştirmeye yönelik bir şeyler yapmaya teşvik ediyor.”
The New York Times Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112331</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94eddaba-4ad6-42d5-ba23-813d51181078.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Gezegeni</image:title>
            <image:caption>Bal Kedi ve Aşure Yavru Kedi Timi’yle tanışmaya hazır mısınız?
Gezegenin uzay sorumlusu Bal Kedi!
Her şeyi kıtır kıtır kemiren Fındık!
Koca göbüşüyle her şeyi takır tukur deviren Fasulye!
Bakışlarıyla kalpleri şıp şıp eriten Üzüm!
Önemli bir görev için bir araya geliyorlar: Kedi Gezegeni’ni kötü bilim insanlarından korumak. En büyük güçleri ise zekâları ve sevimlilikleri. Dünya&apos;ya indiklerinde iyi bilim insanı Hüma&apos;yla tanışacaklar.
Haydi bu önemli görevde onlara eşlik edelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112332</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/705f1973-8a3f-47cc-b863-f09ae99234ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Mira Öfke Gezegeni&apos;nden Ayrılıyor - Duygu Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Mira ile çocuklar duygularını daha kolay ifade edebilecekler...
 
 
Mira, Öfke Gezegeni&apos;nden Ayrılıyor tam da bunun için kaleme alındı. Sevgili Günlüğüm,
 &quot;Bana kalırsa, öfke, tek başına yaşadığımız bir duygu değil. Nedenleri ve beraberinde getirdiği başka duygular var. Bunların ne olduğunu bilirsem öfkeyle ne yapacağımı da bilirim.
Sevgili Günlüğüm,
Öfkeyle ne yapmalı?&quot;
 
Tıpkı diğer duygular gibi öfke de hayatın olağan akışında, yeri doldurulamaz bir öneme sahiptir. Önemli olan bu duygu ile, öfke ile ne yapacağımızdır.
Bu kitap öfkenin bedeninizi, düşüncelerinizi ele geçirmesine izin vermemeyi öğrenmeniz için yazıldı. Artık patron kim, öfke için öğrenme vakti!
Öfkeniz hakkında daha fazla şey öğrenmeye, onunla başa çıkmada kullanacağınız eğlenceli alıştırmalarla tanışmaya hazır olun...
 
- Psikolog Cihan Çelik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112333</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b073f23b-c686-4fdf-98db-45f2a99ab684.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayfalar Arasında Bir Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Kütüphanedeki kitaplar bir araya gelip fısıldaşmaya başladı. Bir çocuğun aralarına bırakıp gittiği yeni kişi de kimdi böyle? Hem bir kitap bile değildi, defterin ne işi vardı kütüphanede?
Defter başladı anlatmaya! Onu kitaba dönüştüren Ediz’den bahsetti. Ediz’in hayallerini, kitap sevgisini, yazar olmak istediğini uzun uzun anlattı. 
 
Acaba Ediz, pes etmeyip yazar olmak için butun engelleri aşabilmiş miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112334</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac82883e-9364-47cb-af99-7479a40ee32b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıftaki Gizemli Saat - Faruk</image:title>
            <image:caption>Faruk - Şehirdeki Gizemli Sinyal kitabıyla on binlerce okura ulaşan Yeni Nesil Öğretmen Caner
Sarıoğlu’ndan yepyeni bir macera!
Bir şaka sizi nereye götürebilir?
Faruk ve arkadaşları için okulda sıradan bir gündü. Onlara sürekli şakalar yapan öğretmenlerine şaka yapma sırası kendilerindeydi. Amaçları saati geri alıp öğretmenlerini erken geldiğine inandırmakken bir anda işler karıştı ve kendilerini zaman yolculuğu yaparken buldular.
Faruk, saatin gizemini çözüp süper kahraman olmaya devam edebilecek mi?
Ödüllü öğretmen Caner Sarıoğlu’ndan zamanın önemine dair soluk kesen bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112335</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cea29f1-15e7-46f9-bd84-255e1313ef56.jpg</image:loc>
            <image:title>İbadetlerle Tanışıyorum - Ara Bul</image:title>
            <image:caption>İbadetlerin rengârenk dünyasıyla tanışmak için bir yolculuğa davetlisin. Sayfalarında ara bul yaparken eğleneceğin, yeni şeyler öğreneceğin, soruları ve etkinlikleriyle neşeleneceğin bu kitap konusuyla tam sana göre. İçindeki eğlenceli &quot;Ara Bul&quot; oyununu tek başına oynayabileceğin gibi kardeşin, ailen veya arkadaşlarınla da oynayabilirsin. Sayfalarında gizlenmiş nesneleri bulmak için sıra sende... Haydi o zaman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112337</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83a44c4-4bc0-4100-a2fb-b7a8886ac14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rap Rap Rapunzel</image:title>
            <image:caption>Rap Rap Rapunzel upuzun altın sarısı saçlarıyla hayatı öğrenecek. Bunun için de, önce cadının onu kapattığı o görkemli kuleden çıkış yolunu bulması gerekecek. Tıpkı “Rapunzel” gibi. Ancak, tam da öyle değil sanki… Sözgelimi, kurtuluşu beyaz atlı prenste de aramıyor bizimki. Ayrıca cadı sanılan cadı mı hakikaten? Bundandır olan bitenin, bildiğimiz masaldan biraz farklı akışı. Acaba bu masalda cadıdan ve kuleden nasıl kurtulacak Rapunzel?   İlk kez 2011 yılında yayımlanan Masallar ve Toplumsal Cinsiyet adlı ödüllü çalışmasındaki bakış açısından yola çıkan Melek Özlem Sezer, yeni dizisi “Sayfayı Çevir”de, klasik masalları çocuklar için yeni bir kurguyla, toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan bir yaklaşımla yeniden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112338</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4771757c-70c3-455b-859d-47be1a718aeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçedeki Gizli Kahraman</image:title>
            <image:caption>Çocuk ruh sağlığı alanında uzun yıllardır sürdürdüğü başarılı çalışmalarıyla tanınan klinik psikolog Prof. Dr. Ferhunde Öktem, çocukların yaşamlarına bu kez yazılı bir eserle dokunuyor. İlk çocuk kitabı «Bahçedeki Gizli Kahraman, Solu Can » nda, kendi benliğini ve türüne özgü yeteneklerini keşfetme yolundaki bir solucanla tanışıyoruz. Solu Can’ın türlü maceralarıyla kalbimiz çarparken bir yandan da onun, ekosistem için ne denli önemli bir canlı olduğunu anlıyoruz. Öznur Sönmez’in göz alıcı renkleri ve desenleriyle sarıp sarmalanacağınız bu kitap, sayfalarının tadını çıkarmanız için sizi bekliyor… 
 
Arka Kapak Yazısı : 
Zeyneplerin bahçesinde gizli bir kahraman yaşıyor.  
Bu kahramanın çok özel yetenekleri var. 
Ama kendisinin bir kahraman olduğundan henüz haberi yok. 
Salyangozlara, tırtıllara, karıncalara özeniyor.  
Bir bilseniz, bu yüzden başına neler geliyor… 
 
Tema: Kim olduğumuz, Gezegeni paylaşmak 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: BİREY VE TOPLUM, farklılıklar, kendini tanıma, DOĞA VE EVREN, hayvanlar, solucan, DUYGULAR 
Tutum ve Değerler: Değer bilme, istekli olma, bağımsız davranma, saygı 
Profil Öğeleri: Riski göze alan, dönüşümlü düşünen 
4+ yaş (Anasınıfı - 1-2. sınıf) 
 
 
KİTAPTAN 
 
O gün Zeyneplerde bir koşuşturma vardı. Zeynep’in kuzenleri Doruk ve Yamaç için sürpriz doğum günü kutlaması yapılacaktı. Doruk’la Yamaç’ın annesi Nilgün Hanım pastayı yapmış, Ferhunde Hanım limonataları hazırlamış, süslü çörekler, kurabiyeler pişirmişti. Zeynep’in dayısı Mehmet Bey ve babası Ahmet Bey çocuklar için bir sürü oyun hazırlamışlardı. Konuklar gelmeye başladı, hepsi tek tek kapıda karşılandı. Saksının dibindeki solucan, her zamanki gibi olan biteni izliyordu. 
*** 
Bizim Solu Can, yine bir gün merakla bahçeyi gözetliyordu. Son zamanlarda hayran hayran salyangozları izliyordu. Çünkü onların kabuklarına çok özeniyordu. Kendi derisi çok yumuşaktı, biraz güneş görse kuruyordu, onu koruyacak bir kabuğu yoktu. Salyangozlarsa tehlikeli bir durum olduğunda kabuklarının içine kaçıveriyorlardı. 
*** 
Sonunda başardı. Bir kabuğunun olması çok hoşuna gitmişti. Ama bu duygu kısa sürdü. Hava ısındıkça kabuk da ısınmaya başladı. Solu Can çok rahatsızdı. Çıkmaya çalıştı ama uğraştıkça daha da sıkıştı. 
 
*** 
Solu Can’sa gözlerini boyalardan alamıyordu. İşte beklediği fırsat karşısına çıkmıştı. Boyalar oradaydı, tırtıllarınki gibi rengârenk bir derisi olabilirdi. Olabildiğince hızla boyalara doğru yaklaştı. Tüm renklerin üzerinde döne döne boyanmaya başladı. Kuyruğu tırtıllarınkinden bile güzel olmuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112339</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fcd4d8-1d0a-4b58-8800-a3baa708f6c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonbahar ve Kış Dünyamı Keşfediyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yaşasın! Sonbahar geldi! 
Hava serinledi, yapraklar dökülüyor, yağmur damlaları tıp tıp düşüyor. Dışarı çıkmaya hazırım. 
Şimdi sonbahar bitti, kış geldi! 
Bir sürü kalın kıyafet giydim, artık çıkıp karda oynayabilirim. 
Minik okuru sonbahar ve kış mevsimlerinin güzellikleriyle tanıştıran, kolay anlaşılır ve ilgi çekici resimlerle dolu, neşeli bir kitap. 12 ay ve üzeri minikleri, onları çevreleyen dünya ile buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112340</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bb4746e-2489-4961-bd6c-13e0501a9fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar Dünyamı Keşfediyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şimdi arabadayım. 
Bazen de otobüse biniyorum. 
Ama daha birçok taşıt var. 
Mesela, kamyon, çöp arabası, tanker... 
En faydalıları ambulans, polis ve itfaiye aracı! 
Ayrıca bir de iş makineleri var, mesela traktör, dozer, vinç ve kazıcı... 
Birbirinden ilginç araçları, eğlenceli resimler ile kolay anlaşılır bir hikâye eşliğinde tanıtan, neşeli bir kitap. 12 ay ve üzeri minikleri, onları çevreleyen dünya ile buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112341</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a135f7e3-2418-4fc1-a9ab-b385d923ca7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Manyetizma – Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112342</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d20023f-1441-4968-98e0-3956b39611b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalabalıkların Hezeyanı</image:title>
            <image:caption>“Hikaye anlatan maymunlarız biz. Yalan ya da yanlış olması fark etmez, yeteri kadar ilginç olan bir hikaye hakikati hemen her zaman sollayabilir.”  
Yazar William Bernstein, bu ihtimamlı çalışmasında kalabalıkların kapıldığı hezeyanların zaman ve coğrafyadan bağımsız bir insanlık sabitesi olduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. İnsan topluluklarının en olmadık fikirlerin peşinden sürüklenmesinin bir ahir zaman acayipliği olmadığını son 500 yıldan devşirdiği vakalarla ortaya koyarak, bu fenomenin kökenindeki biyolojik, evrimsel ve psikososyal mekanizmaları bir bir masaya yatırıyor.
Dünyanın sonunun geleceğine inanan ve kendi şehir devletlerini kurmaya girişen radikal Hristiyanlar, madrabaz bir demiryolu finansörüne milyonlarını kaptıran İngilizler, al renkli bir buzağının kıyamet alameti olduğunu düşünen Yahudiler… Kalabalıkların Hezeyanı, insanların kendini kandırma ve en olmadık şeylere inanma becerisini hafife almamak gerektiğini bize söyleyen, okuyucusunun hayret vitesini sayfalar boyunca yüksek tutmayı başaran, insana dair, insancıl bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112343</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7f11de6-b4f0-49c7-ad2c-103a590c4363.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Uyanış Yüzleşme Kabul</image:title>
            <image:caption>Yedi gün,
yedi insan,
yedi yaşam öyküsü...
 
Bambaşka hayatlardan gelen yedi kişi, bireysel yaşamlarındaki
kaostan uzaklaşmayı ve sonsuz bir sakinliği istemektedir.
Kendilerini beklenmedik bir şekilde şaşırtıcı bir yolculuğun içinde
bulurlar. Denizin ortasında kaçmaya ya da saklanmaya yer
kalmamıştır. Yedi gün boyunca hayatın akışı sıradışı bir dokunuşla
onlara yeni bir yaşamın kapısının anahtarını sunar. Kapıyı açmak
ya da sırtını dönüp gitmek artık onların tercihidir.
 
Güneşin, rüzgârın, denizin ve bakir doğanın verdiği ilhamla
birbirlerinin varlığına ışık tutan yedi ayrı yaşam öyküsünün
değişim ve dönüşümüne eşlik edeceksiniz.
 
Gamze Sağıroğlu’nun gönül gözüyle kaleme aldığı 7 Uyanış
Yüzleşme Kabul, insanın kendine yolculuğunda neyin önemli
olduğunu anlamaya yardımcı oluyor. Keşfetmeyi ve merakı içinde
barındıran, psikolojik sağlamlık ve iyi oluş halini güçlendiren
rehber niteliğinde bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112345</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fffd7ebb-9adf-4cca-b30d-5b62fe37133f.jpg</image:loc>
            <image:title>Subliminal Mesajlarla Bilinçaltının Gücü</image:title>
            <image:caption>Bilinçaltınızın gizli gücüyle iletişime geçmeyi ve bu gücü size
hizmet etmek üzere serbest bırakmayı öğrenerek yaşamınıza
daha fazla güç, daha fazla zenginlik, daha fazla sağlık, daha
fazla mutluluk ve neşe getirebilirsiniz. Bu güç için dışarıdan bir
desteğe ihtiyacınız yok, siz zaten ona sahipsiniz. Yalnızca onu
nasıl kullanacağınızı öğrenmeniz ve hayatınızın her alanında
uygulayabilmek için iyice anlamanız gerekiyor.
Bu kitapta yer alan basit teknikleri uyguladıkça ve öne sürülen
aşamalardan geçtikçe, ihtiyacınız olan tüm bilgiye ve anlayışa
ulaşacaksınız. Hayatınıza yeni bir ışık doğacak ve umduğunuz,
hayalini kurduğunuz ne varsa bunları gerçekleştirecek gücü
harekete geçireceksiniz. Öncekinden çok daha büyük, çok
daha görkemli, çok daha varlıklı ve bilge bir yaşamı
gerçekten seçiyor musunuz?
 
Potansiyel gücünüzü bir kez ortaya çıkardınız mı yolunuzda
bolluk ve bereketle, güvenle, neşeyle, hâkimiyetle ilerlemek
için gerekli bilgeliği elde etmiş olursunuz.
Sınırsız bir bilgelik, sınırsız bir güç ve tüm ihtiyaçlarınızı
karşılayacak sonsuz bir kaynak bilinçaltınızın derinlerinde
yatıyor. Tek yapmanız gereken onu keşfetmek ve harekete
geçirmek. Subliminal Mesajlarla Bilinçaltının Gücü kitabıyla
zihninizin derinliklerindeki bu potansiyeli bir kez fark ettiniz mi, onsuz yaşayamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112346</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafe8ef1-e344-4816-9ff5-cd55ffe337a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Deprem Gecesinde Büyük Sır</image:title>
            <image:caption>Depremin yerle bir ettiği apartmanda sıkışmış, son nefesimi vermek üzereydim. 
“Kurtarın beni!” diye kendimi paralıyordum ama feryadımı duyan yoktu. 
Tam ölüme yaklaştığım o esnada, esrarengiz bir hadiseyle karşılaştım. 
Âdeta bir anda dilim, dişim kitlendi, aklım başımdan gitti. 
Hayret ve şaşkınlık içinde kendimi kaybetmiştim. 
Gördüklerim ve yaşadıklarım karşısında hâlâ kendime gelmiş değilim. 
Dünyamı altüst eden bu şaşırtıcı hadisenin etkisinden çıkamadım, bir türlü. 
Hayatımda yeni bir sayfa açan bu ibretli olayı okuyunca, sizin de dünyanızda çok şeyin değiştiğini göreceksiniz. Hadi, başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112347</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c9c5611-9c68-40f4-959d-585ce50a06a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanmışsam Yanlışsın</image:title>
            <image:caption>Nasıl da yorgunuz şimdi biz öyle!
Çalıntı hayallerle firar etmiş zaman!
Hem sevdayı, hem de bizi ziyan etmiş ama;
Eşkalini tarif etmiş bıraktığı yara...
 
“Sırtımdan vurulduğumdan beri edebiyatla
ilgileniyorum; bunu size daha evvel söylemiştim...
Uzun zamandır yaşayıp yazdığım birçok şey var; kimi
zaman şiirler yazıp biriktirdim, kimi zaman o
şiirlerden sizinle aynı acılarda buluştuğum şarkılar
yaptım, kimi zaman da adeta bir günlük okuyormuş
hissi veren yazılarım oldu. Henüz neredeyse
hiçbirinizin okumadığı, benim bile uzun zamandır
açıp bakmadığım yazılar. Yine uzun zamandır hayal
ettiğim bir şeyi yapmak artık nasibim oldu ve size bu
yazılardan bir araya getirdiğim bir kitap bıraktım.”
 
Tekir, aşkın hayatını nasıl değiştirdiğini ve geriye
kalanların duyguları nasıl konuşturduğunu tüm
samimiyetiyle anlatırken, okurlarına kalbinin kapılarını
sonuna kadar açıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112348</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4d41308-b23f-4ef3-9387-0c610bb03e63.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretim Teknolojileri</image:title>
            <image:caption>Öğretim teknolojileri alanında hazırlanmış olan bu kitap; • Öğretim Teknolojilerinin Temelleri • Eğitimde Dijital Yeterlik • Eğitimde Bulut Bilişim Sistemleri • Poster ve İnfografikler • Çevrimiçi Sunum Araçları • Kavram ve Zihin Haritaları • Eğitsel Dijital Video Teknolojileri • Dijital Öyküleme ve Eğitimde Kullanımı • Oyun ve Öğrenme • Çevrimiçi Ölçme Değerlendirme Araçları • Öğretim Teknolojilerinde Güncel Eğilimler • Nesne Ambarları ve EBA Kullanımı konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112349</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/072b29fb-590f-4f4c-bab1-e1aa186961ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Senfoni</image:title>
            <image:caption>Sihirli Senfoni, çocuklara dünyayı ve yaşamı güzelleştirmenin bizim elimizde olduğunu harika bir öyküyle anlatıyor. Şiirsel bir anlatımı tablo gibi resimlerle birleştiren bu kitap, çocuğunuzun elinden düşüremediği bir başucu kitabı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112350</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5811bbe-13fe-428f-a79e-2c04a73d09bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Çocuk – 22 Kitaplık Set</image:title>
            <image:caption>&quot;Filozof Çocuk&quot; serisi ile “Düşünmek, çocuk oyuncağıdır!”
Dünyaca ünlü Fransız düşünür, yazar Oscar Brenifier’nin beğeniyle okunan yirmi iki kitaplık “Filozof Çocuk” serisi, şimdi de set hâlinde satışa sunuluyor.
 
Neden varım? Her şeyi bilmem gerekir mi? Mutlu olmak için neye ihtiyacım var? Hayat neden böyle? Büyümek zorunda mıyım? Sevgi nedir? Özgürlük ne işe yarar? Hepimiz eşit miyiz? Güzel nedir? gibi küçüklerin zihinlerini kurcalayan büyük sorular, tüm hayatını felsefeye adamış bir filozofun çocukları düşünme sanatı ile tanıştırmak amacıyla kaleme aldığı “Filozof Çocuk” serisinin de belkemiğini oluşturuyor.
Düşünme eylemini çocuklar için eğlenceli bir serüvene dönüştüren Oscar Brenifier, dizideki her kitabın ismini bütünleyen yirmi iki büyük soru yardımıyla, okurlarını, düşünceleri ile oynamaya ve görünenin ardında yatan gerçeği keşfetmeye çağırıyor. Bu sıra dışı başvuru serisini çocuklar için hazırlanan diğer felsefe temalı kitaplardan ayrıştıran en önemli fark ise okurlarına karşı sergilediği “sorgulama odaklı” tutum oluyor: Hayatı, ucu bucağı olmayan büyük bir oyun alanına benzeten yazar, çocuklara, yaşama dair ufuk açıcı sorular yöneltirken yanıt vermekten kaçınarak, sürekli soru sorma yoluyla genç beyinleri doğru düşünmeye yönlendiriyor.
 
Türkiye’de, düşünme eğitimi veren bazı okullarda kaynak kitap olarak önerilen “Filozof Çocuk”, kendileriyle, hayatla ve dünyayla ilgili önemli sorular üzerine kafa yoran tüm çocuklar için benzersiz bir düşünme pratiği sunarken, kalıplaşmış yanıtlar yerine eleştirel olanları tercih eden yetişkinler için de değerli bir kılavuzluk görevi üstleniyor.
Çocukları ile iletişimini güçlendirmek ve kaliteli zaman geçirmek isteyen anne-babalar ve sınıf içi etkinliklerine yeni alternatifler oluşturmak isteyen duyarlı öğretmenler için de zengin bir içerik sunan “Filozof Çocuk”, her yaştan okurlar için sorgulamalarla dolu keyifli bir düşünme deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112351</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd2f563-423b-46cf-8d60-7c418a4a19fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Lozan - Yalanlar ve Gerçekler</image:title>
            <image:caption>İngiltere, Fransa ve İtalya&apos;nın, Sevr Antlaşması&apos;nda gayrimüslimleri semirten, Müslüman Türk&apos;ü sömüren, eriten, tüketen &quot;Osmanlı Millet Düzeni&quot;nin sürdürülmesi emri * Lozan Barış Konferansı&apos;nda gizlilik kararı * Dr. Rıza Nur&apos;un anılarında Lozan&apos;ın Fransızca &quot;secret&quot; (gizli) tutanakları * Lozan&apos;da başta Lord Curzon olmak üzere İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan delegelerinin Türkiye&apos;ye &quot;Osmanlı Düzeni&apos;ni sürdürün, İslam Hukuku&apos;na bağlı kalın, şeriat hükümlerini uygulayın&quot; baskısı (gizli tutanaklardan tıpkıbasım) * Lozan&apos;ın sansürsüz gizli tutanaklarının Fransa tarafından &quot;Sarı Kitap&quot; ve İngiltere tarafından &quot;Mavi Kitap&quot;ta sansürlenmesi * İngiltere ve Fransa&apos;nın 1923&apos;te sansürlediği gizli tutanakların 1924&apos;te Türkiye Cumhuriyeti&apos;nce eksiksiz tam metin olarak çevrilip basılması * Lozan&apos;da İngiltere&apos;yle hilafetin kaldırılmasını içeren bir gizli antlaşma imzalandığına ilişkin Kemal Ohri, Cevat Rıfat Atilhan, Necip Fazıl Kısakürek, Kadir Mısıroğlu vs. iddiaları * İddianın kaynağı: Hitler Almanyası ve Nazi Propagandası * Hayim Nahum hakkında söylentiler, gerçekler ve CIA raporu * İngiltere Lozan&apos;ı onaylamayı niçin geciktirdi? * Kazım Karabekir&apos;in yazılarında Kadir Mısıroğlu&apos;nun Musul&apos;a yönelik iddialarını çürüten gerçekler * Kadir Mısıroğlu: &quot;Lozan İngilizler için zafer, Türkler için hezimet!&quot; &gt; Lloyd George: &quot;Lozan Türkler için zafer, İngilizler için hezimet!&quot; (tıpkıbasım) * Lozan&apos;da Türk-Amerikan Antlaşması (6 Ağustos 1923) * Amerika&apos;da Lozan&apos;a karşı &quot;Siyonist Yahudi-Ermeni-Protestan Misyoner İttifakı&quot;nın Türklüğü, Milli Mücadele&apos;yi, Kurtuluş Savaşı&apos;nı, Mustafa Kemal&apos;i ve Lozan&apos;ı lanetleyen propaganda kampanyası (EK 1 - tam metin) * ABD Senatosunda Lozan tartışmaları * Lozan&apos;ın 42&apos;inci maddesi uyarınca Musevi, Ermeni ve Rum cemaatlerinin kendilerine tanınan &quot;ayrıcalıklı, antlaşmalı azınlık&quot; hakkından feragat ederek &quot;ayrıcalıksız Türk yurttaşlığı&quot;nı kabul belgeleri (EK 3 - tıpkıbasım ve günümüz Türkçesiyle tam metin) * Yunanistan&apos;ın feragatler geçersizdir savıyla Milletler Cemiyeti&apos;ne başvurusu * Milletler Cemiyeti&apos;nin feragatleri geçerli kılan kararı (tam metin, tıpkı basım) * Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel&apos;in *Medeni Hukuk ve Lozan Muahedesi&quot; başlıklı makalesi (EK 2 - günümüz Türkçesiyle tam metin) * SEVR Antlaşmasının bin yıl önceye dayanan tarihsel kökleri * 1870-1920 arası emperyalizmin Anadolu&apos;da Türk,  Kürt ve Ermeni kafataslarını ölçerek etnik ayrımcılığı tohumlayan Sevr&apos;e hazırlık belgeleri * Sykes-Picot paylaşım haritaları * Ermenilerin &quot;Denizden Denize Büyük Ermenistan&quot; ve Kürt Şerif Paşa&apos;nın &quot;Denizden Denize Büyük Kürdistan&quot; tasarıları * İngiltere&apos;nin 1895&apos;ten itibaren &quot;Kürdistan&quot; adı vererek denize indirdiği İngiliz gemileri * Osmanlı Hükümeti&apos;nin Haziran 1919 tarihli &quot;Müdafaanamesi&quot;nde Batı Uygarlığı ve Batı Medeni Hukuku&apos;nun benimseneceği maddeler * Damad Ferid&apos;in Haziran 1919&apos;da Paris Barış Konferansı&apos;na sunduğu muhtıralar (tam metin-tıpkıbasım) * Onlar Konseyi&apos;nin Damad Ferid&apos;in muhtıralarına verdiği 25 Haziran 1919 tarihli yanıt: Türk ırkı barbardır, vahşidir, yıkıcıdır, Türk olmayan ırkları Türk ırkının boyunduruğundan kurtaracağız! (tam metin, tıpkıbasım) * &quot;Onlar Konseyi&quot;nin Osmanlı heyetini Paris&apos;ten kovan mektubu (tıpkıbasım) * Damad Ferid&apos;i kahramanlaştıran yayınlar.* Osmanlı Hükümeti&apos;nin Sevr Antlaşma tasarısına verdiği yanıt * İsmet Paşa&apos;nın Sevr tasarısına yanıtı * Vahideddin&apos;in Sevr Antlaşması&apos;nın imzalanmasına karar verdiği Saltanat Şurası tutanağı (tam metin).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112352</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c219ac31-c634-4924-98a8-25c03b3e632b.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Mühendis Olacağım</image:title>
            <image:caption>Meraklı minikler büyük hayaller kuruyor. Tahta bloklar ve karton kutularla oynuyor, araba resmi yapıyor gibi görünebilirler, ama aslında hastanelerde kullanılacak harika makineler tasarlıyor, uzayda şehirler kuruyorlar. Bu eğlenceli kitap, miniklere mühendislerin neler yaptığını öğretirken, yaşam boyu sürecek bilimsel merakın kıvılcımını ateşleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112353</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4a58d70-603b-4a5c-8e6b-b12e5bd2e329.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Astronot Olacağım</image:title>
            <image:caption>Meraklı minikler büyük hayaller kuruyor. Karton kutular, oyuncak gereçler ve yapışkan kâğıtlarla oyun oynuyor gibi görünebilirler, ama aslında uzaya fırlattıkları roketle yolculuk yapıp Mars’ta yürüyen ilk astronotlar oluyorlar. ilk astronotlar oluyorlar. Bu eğlenceli kitap, miniklere astronotların neler yaptığını öğretirken, yaşam boyu sürecek bilimsel merakın kıvılcımını ateşleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112354</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de4b84bc-911c-4e1b-a23c-d61803cb4db6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hijyen Kahramanı Olmayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Hijyenin temel kurallarını sevimli karakterlerle anlatan Bir Hijyen Kahramanı Olmayı Öğreniyorum miniklere ömür boyu sürecek güzel alışkanlıklar kazandıracak. Çocuklar bu eğlenceli öyküyle hastalıklardan korunma ve mikroplardan uzak durmayı kolayca öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112355</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01d5d984-9b0c-47f1-a2b1-53f5f16cb917.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Koruyabiliriz</image:title>
            <image:caption>Çevreye ve doğaya saygıyı sevimli karakterlerle anlatan Dünyayı Koruyabiliriz, miniklere ömür boyu sürecek güzel alışkanlıklar kazandıracak. Çocuklar bu eğlenceli öyküyle çevreyi korumayı ve sorumlu bir birey olmayı kolayca öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112356</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9150543b-d1aa-4c06-b76a-6ed9ce74f28f.jpg</image:loc>
            <image:title>Filler Ağlamaz</image:title>
            <image:caption>Firavun faresi Uzunkuyruk sabah uyanıp da yuvasının ağzını büyük gri bir şeyin kapattığını görünce çok şaşırdı. Yaşlı fil Haşmet, kapıya oturmuş iç çekiyordu. Fil çok üzgündü ama fillerin ağlamaması gerektiğini düşündüğü için öylece oturuyordu. Neyse ki Uzunkuyruk bunun doğru olmadığını biliyordu. 
Akıllı firavun faresi, fili neşelendirmek için harekete geçti. 
Hayvanların neler yapabileceklerini görmek için yollara düşen iki arkadaşın savanadaki eğlenceli macerasını kaçırma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112357</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/094598c4-acaf-4b91-aaed-d0dd92837ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon’un Felsefesi Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Batı felsefe geleneğinin Platon’un metinlerindeki bir dipnottan ibaret olduğu söylenir. Bu bir metafor olsa bile ilk bakışta abartılı gelir. Ancak Platon’un felsefesine daha yakından bakıldığında modern insanın dünya görüşü ve düşünme biçiminin köklerine ulaşılır. Batı felsefe geleneği ve modern düşüncenin oluşmasında Platon’un bukadar etkili olmasının çok çeşitli sebepleri vardır. İncelediği konular, izlediği yöntemler, sorunları tanımlayış biçimi ve getirdiği çözümler Batı düşüncesine rehberlik etmiştir. 
Platon felsefesinin bu kadar önem taşıması büyük ölçüde “Form” kavramına ilk kez Platon’un metinlerinde rastlanmasıyla ilişkilidir. Bu kavram insanın düşünme yeteneğini çok geliştirmiştir. O olmadan bugün alıştığımız anlamda akıl yürütemeyiz ve modern dünyaya yabancılık çekeriz. 
Ahmet Cevizci’nin bu kitabı hazırlarken seçtiği makaleler, genel olarak Platon’un düşüncesi ve özel olarak Formlar kuramı hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için oldukça aydınlatıcı bir derleme oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112358</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d1eb30d-7734-4723-ac53-4d06535f39ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin İlkeleri</image:title>
            <image:caption>TARİHİN İLKELERİ VE TARİH FELSEFESİ ÜSTÜNE BAŞKA YAZILAR 
 
Tarih araştırmasının “özerk” olduğu ve olması gerektiği, ve daha da özelde, araştırma yöntemlerinin ve kavram çerçevesinin, belli benzerliklere karşın, doğa bilimlerininkinden önemli ölçüde ayrıldığı fikri, Collingwood’un tarih düşüncesinde merkezi bir yer tutar. Tarihçiler için ulaşılan sonuçları tanıklığa değil delillere dayandırma, araştırmalarında sistematik sorgulamanın can alıcı rolünü değerlendirme; geçmişi yeniden inşa etmeye çalıştıklarında sıkı sıkıya dizginlenmiş bir hayal gücünün kullanımı; düşüncelerin ifade edilmesini ilgilerinin merkezine yerleştirme; dile getirdikleri düşünceleri kendi zihinlerinde yeniden canlandırarak eylemleri anlamanın yollarını araştırma lüzumu, bu düşünce biçimiyle ilgili pek iyi bilinen Collingwood öğretileri arasındadır. … Collingwood çoğu kez en üst düzeyde bir tarihçi tarih felsefecisi olarak görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112359</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690570b8-0bda-44c4-8d31-7cf1a2b9c887.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik Provası</image:title>
            <image:caption>Goodreads Yılın En İyi Aşk Romanı Ödülü’ne sahip
Aşkın Formülü’nün devamı niteliğindeki Evlilik Provası,
tutkulu bir aşk hikâyesiyle kalplerin sınırlarını aşıyor...
 
Asperger sendromlu Khải duyguları olmadığıyla bilinir;
kimseye karşı bir şey hissetmez, kimseyle empati kuramaz
ve tüm romantik ilişkilerden kaçınır. Annesi Khải’nin
evlenmesini istemektedir, o ise kendisini rahat bırakmasını.
Böylece ikisi bir anlaşma yapar: Khải üç ay boyunca annesinin onun için seçtiği kadınla yaşayacaktır. Ve annesi Vietnam’a giderek Khải için doğru adayı bulmuştur bile: Esme...
 
Esme kendisi ve kızı için daha iyi bir hayat istemektedir.
Buna sahip olmak içinse her şeyi yapmaya hazırdır, hatta
ABD’ye uçup tamamen yabancı biriyle tanışıp onunla
yaşamaya bile. Fakat Khải ne kadar çekici olsa da oldukça
tuhaf biridir ve Esme’nin elinde onun kalbini kazanması
için sadece üç ayı vardır.
 
Helen Hoang, bu romanında aşkın birden fazla yolu
olduğunu kanıtlamaya çalışıyor ve aşkın engebeli yolunda
uyum sağlamaya çalışan bir sevginin peşine düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112360</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fb4e2e5-2691-4c5e-8013-e8b1ddbee333.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebekler Çok mu Çok… Tuhaf!</image:title>
            <image:caption>Hepimiz kelebekleri narin ve sevimli varlıklar olarak biliriz.  
Peki, gerçekten öyleler mi? 
Bu kitapla onların tuhaf yanlarını öğrenecek ve çok şaşıracaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112362</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80054be9-115a-49aa-98fc-c86ef26abebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nur-i Kadim</image:title>
            <image:caption>&quot;Vardan var olmak, Nur’dan (ışık) taşarak görüş alanına çıkan nesne ve canlılardan başka bir şey değildir. Kimi maddeler hareket eden canlı mekanizmalara dönüşürken, kimileri ise hareketsiz kaldı. Yaşadığımız gezegende canlı ya da cansız her şey ışık yansımalarının farklı şekillenmesidir. Hepimiz tek bir ışığın farklı yansımalarıyız. Aramızdaki tek fark içine doğduğumuz kap. Bireysel olarak kendilerini tüm evrenin merkezi sanan insanlar, manevi bir zerre ile minik bir titreşim olduklarını unutarak yaşarlar. 
     Ana kaynağından taşan nur, sürekli bir devinimle değişik nitelikli varlık türlerini oluşturur. Bu döngü yine basamak basamak ait olduğu aslına (Mutlak Varlığa) geri dönmek için sürekli hareket hâlindedir. Evren, kendi içinden taşan bir’in (1) çoklaşması sonucu farklı görünen tüm renkler, farklı nesneler, büyük, küçük oluşan tüm gezegenler, mat veya parlak ışıldayan tüm yıldızlar sadece Mutlak Varlığın şekil ve suret değiştirmiş hâlleridir. İçindeki her şey bir&apos;in (1) bir parçacığıdır. Bireysel irade topyekûn iradenin bir cüzüdür. Ruh (saf enerji) ölümsüzdür. Taştığı kaptan veya doğduğu kaynağa geri döner. Bu devinim görünmeyenden görünür duruma geçme, bazen de görünürlükten görünmezliğe geçme eylemidir. 
     Alevi pirleri kendini bilmeyi 4 kapı 40 makam eğitimiyle İnsan-ı Kâmil mertebesine erişme, döngüsüyle (Ateş, Hava, Toprak, Su) insanın Kemalata erme yolculuğu olarak izah ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112363</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c77ec719-b4ee-4880-9f39-498d9d7e7304.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Ben misin?</image:title>
            <image:caption>Her birimizin yürüdüğü yol, varmak istediği hedef mutlaka farklıdır. Geçmişe baktığımda, ileri bir yaşa kadar olan kendimi sorgulama süreci boyunca, “ben” kavramı her zaman konunun odak noktasında olmuştur. Söylediklerim ve yaptıklarımla birlikte, düşünce ve duygularımla biricik olan ben! Oysa yıllar geçtikçe, okuma alanlarım ve deneyimlerim çoğaldıkça, yeryüzünde yalnız olmadığımı, başkalarının da bu süreçte bana önemli katkılar sağladıklarını görüyorum. Yaşantımı paylaşan, yoluma ışık tutan bu insanlar kadar, okuduğum kitaplar olmasaydı, ben bir başıma kim oluyordum ki?.. 
 
Beni bu dünyaya getiren ailemden başlayarak, bugüne gelmemi sağlayan, hayatıma dokunmuş olan herkesin, önemli ya da önemsiz bir etkisi mutlaka olmuştur. Bu etki, farkına varamasam da duygu, düşünce ve davranışlarıma yön vermiş, bugünkü “ben”i oluşturmuştur. Birçok sanatçının katkısıyla yontulmuş bir heykel gibi… Bu sanatçıların ustalık düzeyine göre, yaratılan her eser ayrı bir değer taşıyabiliyor. Bunu göz önüne aldığımda, benim içimde biraz senin, biraz onun, biraz da başkalarının olduğunu düşünüyorum. Mevlânâ’nın bir dizesini anımsatarak: 
 
“Sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112364</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38c3ecb9-6660-4c9f-b06e-b2d327a8ef1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Neleri Sevmez (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Savaşa Farklı Bir Bakış Savaş kapıya dayandığında, hoşlanmadığı şeylerin listesini de beraberinde getirir. Sanatı, müziği, dansı, özgürlüğü hiç sevmez. Ama karşılarında asla zafer elde edemez. Bu çarpıcı resimli kitap, hepimizde korku, üzüntü, öfke ve endişe gibi duygulara sebep olan savaş hakkında farklı ve umut dolu bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112365</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666f085c-0897-4fbe-88c8-59f1d1c80254.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı ve Memeli Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>“Toplu taşımada yan koltuğumdaki açık bacaklar, öğrenci işleri memurunun kızgın kaşları, patronlarım girip çıktığım yüzlerce işyerinde, işyeri dediğim market, asansördeki gergin amca, keskin gözleri çarşı esnafının, tüm kahraman gece bekçileri karanlık sokakların ama özellikle siz, siz, kim olduğunu bile bilmediğim beyefendiler, benden epey büyük abiler, evli barklı mutsuzlar, bekâr ve çapkın bey amcalar, yanımdan geçip giden tüm yabancılar. Hepiniz hoş geldiniz. Ve karşınızda ben, arzunuzun nesnesi, hayallerinizin prensesi, fantezilerinizin famfateli, minik ama dişi, küçük ama şehvetli, masumca edepsiz, ne yapsa baştan çıkarıcı, ağzı var dili yok, fındık içi kadar bir beyin, seks bombanız, yirmi iki yaşında, tam da üreme çağında, memelilerin en memelisi, önünüzde saygıyla eğiliyorum.” 
 
Nazende sevgili, melek anne ya da baştan çıkarıcı bir fettan olmayı reddedenler. Kendi olmak uğraşında en ön safta çarpışanlar. Yasemin, Filiz, Defne ve diğerleri... Aşina olduğumuz isimler belki ama sizin bildiğiniz kadınlardan değiller. İnsan yiyerek devleşenler, figüranı olduğu romana isyan edip firar edenler, öfkelenen, acıkan, canı sıkılan, kafa tutan, devasa memeliler... Çılgın kadınlar panayırı burası. 
 
Kabuk ve Yalnız romanlarıyla okurlardan büyük ilgi gören Zeynep Kaçar’dan sarsıcı, uzun süre etkisinden çıkamayacağınız öyküler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112366</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/345dc932-d9e9-4a14-93e8-dc3a6fe96d1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cepheye Koşan At</image:title>
            <image:caption>Kızıl şimşekler, solucanlar gibi kıvrılıyor, rüzgâr tozu toprağı savuruyordu. Süvariler, birer gülle gibi yere düşen yağmur damlalarından sırılsıklam halde atlarına bindiler. Alay komutanının “İleriii!” demesiyle Karayel, bir rüzgâr gibi esti ve kavakların arasından görünmez bir yel gibi geçti. Kurşunlar vızıldıyor, atların nallarından çıkan gürültü, bir haykırış gibi etrafa dağılıyordu. Top gülleleri süvarilerin ortasına, önüne ardına düşüyor, kimi atlar açılan gediklere yuvarlanıyor, askerler toprağa karışıyordu. 
 
Derken bir patlama daha oldu ve Karayel kendini bir anda yerde buldu. Karşı tepeden gelen bir top güllesi, önünde koca bir gedik açmış, Karayel açılan çukura yuvarlanmıştı. Şarapnel parçaları saplanan bedenini kaldırmaya çalışırken sırtında Mehmet Efe’nin olmadığını fark etti. Etrafına bakınınca sahibinin biraz ileride toprağın koynunda acıyla yattığını gördü.  
Ömür Kurt, Sakarya Muharebesi’nden düşmanın yurttan atılmasına kadarki süreçte Milli Mücadele’ye katılan bir atın öyküsünü, tarihi gerçeklere dayanarak, eşine az rastlanan bir bakış açısıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112367</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6e93038-ed89-42cd-bc01-16868c98de03.jpg</image:loc>
            <image:title>İşaretler,Semboller ve Alametler</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir sembol kendi başına iyi veya kötü değildir.” 
 
Tarihöncesi çağlardan beri insanlar birbirleriyle ve ilahi olanla iletişim kurmak için sembolleri kullandı. Carl G. Jung dinsel sembollerin görevinin yaşama anlam katmak olduğunu söyler. 
 
Görünen dünyada kendi bilgilerini işaretlere gizleyen bu semboller çok derin bilgelikler taşır aslında. 
Derece sembolleri, kama mühürleri, işaretler, büyülü alfabeler, swastika, pentagram, Zodyak işaretleri, sihirli desenler, tılsım işaretleri, ezoterik izler... 
 
Metafizik dünyanın sırlarını gün ışığına çıkaran bu sembolleri öğrendikçe gizemler de aralanacak. Önde gelen okültist Raymond Buckland, İşaretler, Semboller ve Alametler’de tüm dünyada kadim zamanlardan beri kullanılan ve sıradan insana kendini gizleyen 800’den fazla sembolün anlamını açıklıyor. 
 
Eski ve modern dinlerden, büyülü geleneklerden ve yerli kültürlerden gelen bu sembollerin derin anlamını keşfettikçe kolektif bilinçdışının uçsuz bucaksız metaforlarını da çözmeye başlayacaksınız. Ve gizemler perdelerini sizin için açacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112368</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acacf90f-5222-48a7-bbfc-c7a67525c5ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk - Gazi Mustafa Kemal Atatürk Çocuklarımıza Kurtuluş Savaşı&apos;nı Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Gençler, sizlere emanet edilmiş Cumhuriyetimiz hangi mücadeleler sonucunda kuruldu? Her tarafı işgal edilmiş güzel ülkemiz bağımsızlığını nasıl kazandı? Kurtuluş Savaşı’nda kazandıklarımızı hangi antlaşmalarla güvence altına aldık? Bilimin yol göstericiliğinde modern bir ülke olabilmek için öncelikle hangi devrimler yapıldı? Tüm bu soruların cevaplarını Atatürk’ün kendi sözleriyle ve onun kaleminden günümüz Türkçesiyle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112369</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d0b8d0-2c09-4080-b285-b24293fd7b33.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Son Direniş</image:title>
            <image:caption>HESAPLAŞMA BAŞLIYOR... RİSK ÇOK YÜKSEK! 
 
Uyandırıcı Kral çok güçlü bir bloğu eline geçirmiş durumda. Acaba Morgan, Ash ve arkadaşları benzersiz Minecraft dünyalarını kurtarabilecekler mi? Öte yandan, oyunun dışında da bazı kötü haberlerle baş etmek zorundalar. Bu oyunun sonu mu demek, yoksa yeni bir başlangıç mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112370</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9055ad6d-e906-4fc6-bb5a-3d45c397f884.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerkük Şairleri &quot; Irak Türkmen Şairleri&quot;</image:title>
            <image:caption>Bu kitab,əsasən son illərdə yaşayan Kərkük şairləri ilə bağlıdır. Bu əsərimizin İraq Türkmanlarına aid tədqiqatların çatışmazlığına və Türkmanların unudulmağa üz tutmuşluğuna diqqət çəkəcəyini, eyni zamanda, Türkman ədəbiyyatı və şairləri haqqında Azərbaycanda böyük bir boşluğu dolduracağına inanırıq. 
 
“Kərkük şairləri” kitabında sadəcə 100 İraq Türkman şairinin bioqrafiyasını və şeirlərini Azərbaycan türkcəsinə tərcümə edə bildik. İnşallah gələcəkdə digər Türkman şair və yazıçılarının da əsərlərini tərcümə etməyə söz veririk. Bunu xüsusilə qeyd etmək istəyirik ki, Kərkük adı İraq Türklərinin rəmzi adı olduğuna görə kitabımıza “Kərkük Şairləri” adını vermişik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112371</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ecafed4-7c5f-423c-abaa-b9366e7d1d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Tarihinde Erdem Arayışı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, yolumuzu, hayatımızı ve dünyamızı aydınlatan değerler demeti dediğimiz kadim hasletlerimiz; modern dünyanın öne çıkartmaya çalıştığı, ancak, uygulamada tökezlendikleri veya samimi olmadıkları birtakım ilkeler, vahyin ışığında değerlendirmeye ve anlatılmaya çalışılmıştır. Birtakım âlim ve bilim adamlarının görüşlerine yer verilmiştir. 
Allah’ın sıfatlarından hareketle işaret edilen değerler Kur’an’ın öne çıkardığı erdemlerdir. 
Elinizdeki bu çalışmada, değerlerin, birey ve toplum üzerindeki etkilerine değinilmiştir. 
Ahlâki değerler, toplumsal hayatı düzenleyen ve şekillendiren önemli bir etkiye sahiptir. Bu değerler, bireyin davranışlarını belirler, kişisel kimliğini oluşturur ve toplum içindeki davranışlarını belirler. 
Toplumsal düzenin korunması ve istikrarın sağlanması konusunda büyük etkileri olan bu âhlakî değerlerin içselleştirilmesi, sağlıklı bir toplum için büyük önem arz ettiğini düşünüyorum. 
Popüler kültürün bu denli yaygınlaştığı, hız ve haz peşinde koşmanın revaçta olduğu bir zaman diliminde, gençlerin kendi değerlerine sarılmalarını çok önemsiyorum. 
Erdemli bir toplumun inşasında gençlerin üstlenecekleri rolü önemsiyor, kendilerine güveniyorum. 
Bu çalışmayı sevgili gençlere armağan ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112372</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3bf12d5-1e8d-4b2c-8bce-2d46c7a19740.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Dilinde Edimbilimin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Edimbilim, bir yaklaşım olarak hicri ilk asırlardan beri Arap dilinde pek çok alanda kullanılmakla bera­ber, bir bilim dalı olarak günümüz dilbilim çalışma­larının mahsulüdür. Zira edimbilim bir bilim dalı olarak Amerika ve Fransa menşeli olup 20. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Güncel ile klasiğin mukayesesi niteliği taşıyan bu çalışma, Batı dünyasında ortaya çıkan edimbilimi klasik Arap dili nahiv ve belagat ilimlerinde ele alınış boyutlarıyla incelemektedir. Nahiv ilmi; dili, dilsel ögeler arasındaki ilişkileri açısından incelerken ihtiyaç durumunda konuşmacı­nın kastı, muhatabın hali, bağlam, önvarsayım ve sezdirim gibi edimbilimsel özelliklere de müracaat etmektedir. Belagat ilmi ise kullanıcılar ve bağlam açısından ortaya çıkan anlam değişimlerini inceleme­siyle edimbilimsel yaklaşımın klasik Arap dilbilimin­deki biçimi olduğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112373</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a879559a-2799-41f1-8530-850d27e671e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dildo</image:title>
            <image:caption>“‘Hakiki’nin yerini tutması için üretilen bir ‘gerçeklik’tir dildo, ama burada kalmaz; yerini tuttuğu ‘hakiki’nin ötesine geçer, onda olmayan özellikler, fonksiyonlar kazanır ve böylece kendi ‘hakiki’liğine erişir; artık yalnızca başka bir şeyle karşılaştırılarak tartışılmaz, kendi hakikiliği çerçevesinde değerlendirilir.
 
Yazın, sanat ve diğer kültürel yapıtlar için dildo bu anlamda bir simgedir; bu yapıtlar bir şeye benzemeye çalışan, bir şey hakkında olmaya çalışan birer ürün olmaktan çıkar ve kendileri ‘bir şey’ olur; o şeyler artık dünyanın hakikatine eklemlenmiş birer hakikattir.”
– Cem Akaş
 
 
 
Akaş’ın bu kitapta bir araya gelen denemeleri, kimi sözcüklere yeni anlamlar biçme cesareti vermekle kalmayıp altbaşlıkta kendini gösteren meselelere de başka bir gözle bakmayı gerektiriyor.
Mümkünse, yepyeni gözlerle...
 
Hal böyleyken, içerideki satırlarda saklı küçük bir mesajı buraya taşımak belki de en iyisi:
 
Yapıttan çıkarken dikkat edilmesi gereken hususlar:
Kapıyı çarpmadan çıkmak en iyisidir – dönmeniz gerekebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112374</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a438e4e-6692-4fd1-a622-9f8967e3e1a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Atalarımızdan Dersler</image:title>
            <image:caption>Bir arkeoloğun kaleminden muhteşem bir eser! 
Çocuklara birbirinden güzel çizimlerle tarihi aktaran çığır açıcı bir kitap. 
Dünyanın dört bir yanında hüküm sürmüş birbirinden farklı uygarlıklar, yarattıkları eserler, yaşam biçimlerine dair detaylı bilgiler ve elbette arkeolojik kalıntılar üzerinden sunulan kanıtlar…. 
MÖ 7400-6500 yıllarında Çatalhöyük’te filizlenen toplumsal cinsiyet eşitliği, modern dünyanın kapısını aralayan toplumsal bir yaşam biçiminin yansıması. 
Avustralya’dan Çin’e, Fransa’dan siyahi firavunların hüküm sürdüğü Modern Sudan’a kadar birbirinden farklı tarihî uygarlıklar, arkeolojik kalıntılar muhteşem çizimlerle karşınızda! 
Ayrıca, tarih öncesi dönemlerde akıllara durgunluk verici ticari ağlar, ulaşım yolları, kültürel etkileşim ve daha fazlası! 
Unutulmuş tarihlere ve yanlış aktarılan hikâyelere ışık tutan arkeolog ve sunucu Raksha Dave ile eşsiz bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112375</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6331e1b4-0050-42f0-a7ac-bc5ffa2596b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Özdeğer Günlüğü - Farkındalık Yolculuğu (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Benimle bir farkındalık yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?
 
 Özdeğer Günlüğü aslında benim kişisel gelişim serüvenimin bir ürünü. İçinde göreceğiniz her derleme, benim uyguladığım rutinlerden doğdu. Bu günlük, sadece sayfalar ve satırlar değil; benim hayatımda deneyimlediğim, bana değer katan anların bir yansıması.
 
 Kendimize olan bakışımız, hayatımızın yönünü belirleyen en önemli pusula.
 
Bu günlükle, gerçek değerinizi keşfedin, kendinize olan inancınızı tazeleyin ve hayatınızı, her gün biraz daha, kendi istediğiniz şekle sokun. Özdeğer Günlüğü sadece bir organizasyon aracı değil; aynı zamanda hayatınıza yön veren, sizi motive eden ve her gün biraz daha iyi bir versiyonunuz olmanız için yanınızda olan bir dost.
 
Farkındalık yolculuğuna atılan her adım, kişisel bir evrimin ve cesaretin yansımasıdır. Özdeğer Günlüğü’nü elinize aldığınızda, benimle birlikte kendi içsel yolculuğunuzda da bir adım atmış olacaksınız. Sizinle aynı yolda yürüdüğüm için ve bu özel deneyimi benimle paylaştığınız için kalbimin en derin yerlerinden teşekkür ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112377</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6977e04-f4bf-42e0-9f92-ac3afead12da.jpg</image:loc>
            <image:title>Konut ve Yaşam Çevreleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de inşaata dayalı ekonomik büyüme modeli, büyük ölçekli altyapı ve konut projeleri, konut üretim seferberliği, sosyal konut projeleri ve kentsel dönüşüm hamlelerinin yanında ortaya çıkan konut ve yaşam çevreleri krizini nasıl yorumlayabiliriz? Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyesi Ö. Burcu Özdemir Sarı’nın editörlüğünü üstlendiği Konut ve Yaşam Çevreleri: Çok Boyutlu Bir Sorun Alanı; sosyal politikalara, konuta, kente, yaşam çevrelerine ve alternatif yaşam kurgularına ulusal ve küresel ölçekte odaklanıyor. 21. yüzyılda konut sorununun; yeterli, yaşanabilir, insana yakışır ve karşılanabilir konuta erişim krizine dönüştüğü iddiasını taşıyan bu çalışma, konut ve yaşam çevrelerine ilişkin konuları irdelemektedir. Bu çalışma, özellikle 2000’li yıllarda; iklim değişikliği, ekonomik krizler ve Covid-19 gibi küresel ölçekte etkileri olan olayların konut ve yaşam alanlarımızı nasıl etkilediğiyle ilgilenmektedir. Konuta erişim krizinin her geçen gün arttığı günümüzde, dünya çapında bu krizden etkilenen toplum kesimlerinin genişlediği bilinmektedir. Elinizdeki çalışma, odağını Türkiye’ye çevirdiğinde; son yirmi yıllık süreçte, küresel boyuttaki konut krizinin ulusal ölçekteki yansımalarının yanı sıra konut ve yaşam çevrelerinde ülkemize özgü çok sayıda konu ve sorun alanı geliştiğini ortaya koymaktadır. İdealKent Yayınları Konut Kitap Dizisi kapsamında basılan, Konut ve Yaşam Çevreleri: Çok Boyutlu Bir Sorun Alanı; mimarlık, şehir planlama, kentsel politika, sosyoloji gibi alanlardan beslenen çok disiplinli bir çalışmadır. Sosyal konut politikalarından afetlere dirençli konut politikalarına, enerji verimlilik yaklaşımlarından yakıt yoksulluğuna, Covid-19 salgınından toplumsal cinsiyete, toplu konut alanlarında mekân kalitesinden sürdürülebilirlik kavramına birçok konuda yol açıcı olan bu çalışma, okurları konut krizi hakkında soru sormaya ve ortak çözümler aramaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112378</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ab716c3-6789-427f-b4b1-b7250038dc92.jpg</image:loc>
            <image:title>Belediye Hizmetlerinde İlkeler</image:title>
            <image:caption>Günümüzde insan ölçeğinin kaybolduğu kentlerde yatay planda hız ve hıza ilişkin yaklaşımlar, dikeyde ise yüksekliği esas alan uygulamalar kentsel olanı daha düzenli hale getirmeyi amaçlarken ortaya büyük bir kaos ve entropi toplumu çıkartmıştır. Saatte 5 km ortalamayla yürüyen insanın artık önünden geçtiği her şeyi ortalama 80 km hız ile algılama zorunluluğu, onu kendi bağlamından koparmanın eşiğine getirmiştir. İnsanın bir kentteki yaşam kalitesinin özel alanda geçirdiği zamanla değil kamusal alanda geçirdiği zaman dilimi içinde belirlendiği göz önüne alınırsa yaşamın mekânı olan kentin davetkâr olması ve kamusal alanda karşılaşmaya ve ‘konuşmaya’ imkân tanıması gerekmektedir. Kamusal alan fikrinin güçlü olduğu toplumlarda bireyler arasında yaşam kalitesi açısından uçurumun da nispi olarak daha az olduğu bilinen bir gerçektir. Güçlü kamusal alan ise, kent hakkı başta olmak üzere yönetişim, planlama, kentsel estetik, mimarlık, konut kalitesi, ulaşım ve daha birçok kentsel olgunun örgütlenmesindeki başarıyı beraberinde getirmektedir. Bu çalışma aynı zamanda belediyelerin verdiği çeşitli hizmetlerdeki ilkelere odaklanarak kamusal alan fikrini beslemeyi de amaçlamaktadır. Elinizdeki bu kitap kentlerimizde varolan sorunların üstesinden nasıl gelinebileceğine ilişkin Kent Araştırmaları Enstitüsü’nde yaptığımız tartışmaların bir sonucu olarak kentsel katmanların önemli olan bazı başlıklarındaki iyi olana odaklanan bir çalışma olarak doğdu. Kitap, Kent Araştırmaları Enstitüsü’nün 2019’un ikinci yarısında yola çıktığı Belediye Hizmet Rehberleri projesinin son halkası olarak düşünülebilir. Belediye Hizmet Rehberleri, son dönemde kentleşme alanında kentsel yaşam kalitesine ve belediye hizmetleri süreçlerine en pratik ve mübalağasız en doyurucu katkıyı sunan önemli projelerden birisi olarak literatürdeki yerini aldı. Bu kitap da 21 rehberlik setin nihai çıktısı olarak okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112379</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74262080-d7f1-4afd-b70e-99923b8a2c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusman ve Sihirli At</image:title>
            <image:caption>Kral Lodos’un yönetiminde Munisler köyü adında  bir köy vardı. Burası adı gibi sıcakkanlı ,  iyi insanların   huzur içinde yaşadığı bir köydü.Diğer köylerden farkı  gümüş madenlerinin olmasıydı.On iki yaşındaki Tar  ailesi ile birlikte bu köyde yaşıyordu. 
Kral Lodos’un  ansızın hastalanması ve   oğlu Prens Long’un  tahta geçmesi ile Munisler köyünde   her şey değişti. Tar’ın  artık  hem köyü hem de saraydaki  kız kardeşini kurtarması gerekiyordu. 
Bir mucize oldu ve  Sihirli At Metis  , Tar’ın yardımına koştu.Böylece eşsiz bir maceranın kapıları aralanmış oldu.Tar’ın hikayesinde gezinirken  Pusman  ile tanışacak ve  kendinizi sürükleyici bir maceranın içinde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112380</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9545c5b-87e3-46b4-a182-ca3030a422d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Alev Makinesi</image:title>
            <image:caption>Roberto Arlt’ın Yedi Deli Adam’ı tamamlama niyetiyle kaleme aldığı Alev Makinesi’nde, Astrolog ve Erdosain’in medeniyeti yok etme planları, teknolojik açıdan oldukça spesifik temellere otursa da psikolojik olarak son derece dengesiz bir hale bürünür. Grubun her bir üyesinin yarattığı oyunlar ve fanteziler, entrikalar ve komplolarla karakterize edilen içsel gerçeklikler, dünyadan her geçen gün daha fazla soyutlanmalarına yol açar. Fakat Alev Makinesi’nde trajediye yer yoktur; yok oluş kimyasal savaşın rasyonel ve bilimsel yöntemleriyle gerçekleşecektir. Okursa, kahramanların ahlak anlayışlarını terk ettikleri, dehşetin ve özkıyımın hüküm sürdüğü bir yerde, onlarla birlikte adım adım uçuruma sürüklenir. 
 
“Roberto Arlt en büyük vizyonerlerimizden... Onun için yazmak dağlamaktır, asitle eritmektir; zalim bir şehri ve o şehrin köpekler gibi sürekli sinsi sinsi yaşamaya mahkûm edilmiş kadın ve erkeklerini birbiri ardına gözler önüne seren cam slaytlar yansıtan sihirli bir fenerdir… Bu, sanattır; tıpkı sokaklarda dövüşen Francois Villon ve tavernalarda bıçak sallayan Kit Marlowe’un mağrur Goya&apos;sının (Arlt bunu okusaydı suratıma yumruk atardı) sanatı gibi... sadece büyük sanatın yapabileceği bir şekilde, bizi kendimizle yüzleştiren bir sanat.” 
Julio Cortázar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112381</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b324f118-47a3-47bd-b6e4-e9a6904c63be.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenlik İlkesi</image:title>
            <image:caption>Güvenlik, politikada ve medyada günümüzün en önemli bahis konularından birini oluşturur. Kamusal tartışmalarda sorumlu siyasetçilerin dilinden hiç düşmez: Güvensizlik duygusunun artmasından yakınılır, güvenliğin güya özgürlüklerin ilki olduğu ilan edilir, işsizlik ve ekolojiyle birlikte halkın en önemli sorunlarından biri olduğu saptanır, çocuğun gelişiminin ve yetişkinin mutluluğunun vazgeçilmez koşulu haline getirilir. 
 
Öte yandan birkaç yıldan beri “gıda güvenliği”, “enerji güvenliği”, “insan güvenliği” vs gibi yeni terimler ortaya çıkmıştır. Son olarak, güvenliklerle ilgili ekonomik sektörün her biçimi (enformatik, ev otomasyonu, gözetim) büyük bir gelişme içerisindedir. 
 
Ama bu güvenlik denen şey nedir? Bir duygu mu, siyasi bir program mı, maddi güçler mi, bir sis bulutu mu, bir umut mu, patolojik bir takıntı mı, bir meşruiyet kaynağı mı, pazarlanan bir mal mı, bir kamu hizmeti mi? 
 
Fransız filozof Frédéric Gros, bu eserinde güvenlik kavramına tarihsel bir yaklaşım getirerek Stoacılardan sosyal ağlara kadar geçirdiği evrimi inceliyor. Gros&apos;nun bu kışkırtıcı incelemesi, güvenliğin hem geçmişteki anlamlarına hem de günümüzdeki kullanımlarına ışık tutarak, güvenliğin günümüzdeki suiistimallerini ve gündelik yaşamdaki yaygınlığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112382</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88120569-09c1-46cd-9f8f-d1e10929d3bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Milli Kurtuluşun ve Cumhuriyetin tanıkları. 
Milli Kurtuluş ve Cumhuriyetin fedakâr fedaileri. Yunan işgalini ve ardından özgürlük şafağının parlayışını yaşayan toplumun her kesiminden insanlar. 1919 – 1938 arasında yaşadıklarını hiç unutamayanlar. Türk, Musevi, Hıristiyan vatanseverler. Emperyalizmin muazzam desteğini alan bir işgal ordusuna teslim olmayanlar. Erkek kadın, cahil bilgin, genç ihtiyar, fakir zengin, hep beraber İstiklal Ordusu’nda yan yana gelenler. 
Tam bağımsızlığın hiç bilinmeyen, hiç yayınlamamış, Sözlü Tarih ile tespit edilen hatıraları. Atatürk’ün yakın çevresinden anlatımlar. 
Atatürk’e leblebi veren çocuk. Kültür devriminin yaratığı bir müzik dehası. Anadolu uygarlıklarını keşfetme ütopyası doğrultusunda arkeolojinin zirvesindeki bir bilim adamı. 1923 İktisat Kongresi ilkelerinin hızı ile yatırım yapan, fabrikalar kuran ünlü işadamları. 
Hepsi Atatürk döneminin ürünleri. Atatürk’ü gördüler, yaşadılar ve anladılar. 
Onlar işgali, kurtuluşu, Cumhuriyeti ve Gazi Paşa’yı yüreklerinde daima yaşattılar, hatıralarını ve düşüncelerini Yaşar Aksoy’a aktardılar. 
İkisi hariç hiçbiri sağ değil. 
Hatıralarını kitaplaştırmakla kutsal bir görev yaptığımıza inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112383</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/decd7d99-2104-487e-ac0f-f3d27457e461.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsanın ait olmak istediği yer kafasındaki dünya ve hayalleridir. Ait olduğun dünyaya eğer ulaşırsan onu kaybetmemek için gösterdiğin çaba, senin geleceğin olacak.” 
 
Dostluk ile düşmanlık arasında çok ince bir çizgi vardır ve Koza, Sokak Nöbetçileri’yle arasındaki bu ince çizgiyi aşmaya başlamıştır. Seçmek istediği yol her ne kadar düşmanlık olsa da aile bağı, kardeşlik, sevgi ve merhamet daha ağır basmaktadır. Geçmişin gizemi açığa çıktıkça ve Sokak Nöbetçileri gerçek düşmanlarla yüz yüze geldikçe aralarındaki o bağ gitgide kuvvetlenir.  
 
Aralarındaki sırlar onların daha sıkı kenetlenmesini sağlayacak ya da yollarının tamamen ayrılmasına neden olacaktır. Altı kişiyi ayakta tutan ise aralarına ajan olarak gönderilen fakat sonra Sokak Nöbetçileri’nin kalbi olan Helin’dir. 
 
Biz yedi kişi aslında çocuktuk. Ve biz yedi kişi aslında yetişkindik. 
Bizi çocuksu duygularımız yönlendiriyordu. En büyük kırgınlıklar, çocukluktan geliyordu. 
Çocuktum ve buradaydım. Büyümüştüm ve hâlâ buradaydım. Çocuklardı ve buradalardı. Büyümüşlerdi ve hâlâ buradalardı. 
Belki de bu hislerimin hepsi son bulacaktı, belki de bu düşündüklerimde haksızdım, belki de hiç büyümemişlerdi ve büyümemiştim ama önemli olan şu andı. Biz savaşmaya devam edecektik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112385</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e111e9cc-28f5-4100-8581-0034bda784dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>unuttuğunu bilemezsiniz.” 
 
Birbirine artık kördüğümle bağlı olan Sokak Nöbetçileri’ni ayırabilecek ve bu ailenin dağılmasına neden olabilecek güç, düşmanlarıdır; bir yandan geçmişin acılarıyla baş etmeye çalışırlarken bir yandan da düşmanlarını yenmek zorundadırlar.  
 
Kırgınlıklar, mucizeler, iç içe geçmiş hayatlar, hataların doğurduğu yıkımlar, çocukluk izleri ve vazgeçişler… Sokak Nöbetçileri, bu savaşıntan yedisi beraber ya zaferle çıkacak ya da içlerinden biri kaybetse bile yok olacaklardır. 
 
Gücünü Bartu’dan, sessizliğini Lâl’den, zekâsını Yankı’dan, dik duruşunu Koza’dan, ellerini Işık ve Mutlu’dan, kalbini ise Helin’den alan Sokak Nöbetçileri; yolun sonuna geldiklerinde bir kez daha o yedi kişilik masaya çocukluklarıyla oturabilecekler midir yoksa bambaşka hayatlara mı savrulacaklardır?  
 
Bugün, yedi kişi son kez kozlarımızı paylaşmak için masaya oturmuştuk, sırlar ortaya dökülecekti ve son kez hesaplaşacaktık. Son kezdi çünkü bu sefer bir kişi masadan kalkarsa hepimiz farkındaydık, geri dönüşü olmazdı ve biz dağılırdık. Biliyordum, ne kadar aile olduğumuzu söylesek de onarılması zor kırık kalplerimiz vardı. 
Ve yine biliyordum; bu kadar sırdan sonra o masadan yedi kişi beraber kalkmamız da mucizenin başka bir yüzüydü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112387</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efb86950-c08c-4706-a4b3-3179859d7ef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sertleşme Bozukluğu Tanı ve Tedavi Rehberi – 5’li Tedavi</image:title>
            <image:caption>Sertleşme sorunu ile ilgili merak ettiğiniz soruların neredeyse tamamının cevabını bu kitapta bulabilirsiniz. En güncel tanı ve tedavi bilgilerini içerir. 
Bu Kitabı okuduğunuzda; 
Sertleşme sorunum ne kadar ciddi? 
Neden sertleşme sorunum var ? 
Hangi tetkikler yapılmalı? 
Cinsel terapiste mi yoksa üroloji uzmanına mı gitmeliyim? 
Hangi tedavi benim için daha iyi ? 
Tedavim düzgün uygulanıyor mu ? sorularına rahatlıkla cevap verebileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112388</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672696ad-b3cf-4606-b7e3-e481d250f8d0.jpg</image:loc>
            <image:title>En Sevilen Dünya Masalları (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
1.Hansel İle Gratel – Grimm Kardeşler
2.Kurtla Yedi Oğlak Yavrusu - Grimm Kardeşler
3.Pamuk Prenses İle Yedi Cüceler - Grimm Kardeşler
4.Rapunzel - Grimm Kardeşler
5.101 Dalmaçyalı – Dodie Smith
6.Bambi – Felix Salten
7.Kırmızı Başlıklı Kız – Grimm Kardeşler
8.Arı Maya – Waldemar Bonseis
9.Fareli Köyün Kavalcısı - Grimm Kardeşler
10.Bremen Mızıkacıları - Grimm Kardeşler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112389</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6bef2ed-95ca-4364-a17f-e156394d6d5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Robot</image:title>
            <image:caption>Kim demiş robotlar merak etmez diye!

Miyase Sertbarut&apos;un, dünyayı değiştirmeye önce kendisinden başlayan özgür ruhlu okurlara ithaf ettiği Küçük Kara Robot, varoluş amacını sorgulama cesareti gösteren aykırı bir robotun adalet arayışını sayfalarına taşıyan, heyecan verici bir serüven.  

Samed Behrengi&apos;nin ölümsüz yapıtı Küçük Kara Balık&apos;tan esinle, robotik çağın ayak seslerini arkasına alan bir kurguya imza atan yazar; bizleri, belli ezberler ve kalıplarla örülü hayatlara dışarıdan bakmaya ve özgürlüğe ket vuran sınırları zorlamaya çağırıyor. 
 
Daha eşit, daha yaşanabilir bir gelecek için herkesi sorumluluk almaya yüreklendiren bu toplumcu gerçekçi roman, aşılmaz görünen büyük güçlerin bile dayanışmayla alt edilebileceğini gösteriyor.









&apos;&apos;Robotlar nefret etmez, robotlar merak etmez, robotlar iş yerini terk etmez...&apos;&apos; Herkes bu kanıda olsa da, biri var ki o bambaşka düşünüyor: Sortik Otelinin lobisinde temizlik işlerine bakan Robi!
Kendisi de bir robot ama diğerlerinden çok farklı. Öncelikle kolyeli ve tek küpeli, üstelik bir de siyah renkte! Dışındaki farklılık içine de yansımış olacak ki, her şeyi merak ediyor ve durmadan soru soruyor. Oteldeki diğer robotlar tarafından devamlı alay konusu edilse de hemen her gün, hayatına heyecan katacak yeni bir şeyin peşine düşüyor. Zaten kodlarına işlenen görev hiç kendisine göre değil! Dışarıda onu çağıran koskoca bir dünya varken, hurdaya dönüşene dek temizlik yapacak hâli yok ya! Hımm, belki de kötülükleri ortadan kaldırmalı...

Kahramanımızın hedefi büyük; ama öncelikle karşısına sürekli engel çıkaran X-ray&apos;i dize getirmeli. Eh, onun için de biricik dostu Jeneratör Jena&apos;nın harika bir planı var. Sonrası ise elbette özgürlüğün sınırlarını zorlayacak baş döndürücü bir macera!  
 
Dünyayı çok daha yakından tanımak isteyen bir robotun izinde okurları hayata dair bambaşka sorgulamalara iten Küçük Kara Robot; farklı arayışların ve merak duygusunun bireyin kendini gerçekleştirme serüvenine nasıl katkı sunduğunu gösteren, uzun süre akıllarda yer edecek, sürükleyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112390</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/803e917d-2aee-46bb-8f69-9d4bfc681bdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Biraz Öfkeliyim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Öfkeli miniklerin ateşini hafife almayın! 
Yazar Anna Böhm ile çizer Tim Warnes&apos;ın birlikte hazırladıkları Bugün Biraz Öfkeliyim, öfke duygusunu sevimli mi sevimli karakterler üzerinden ele alan sıcacık bir hikâye. İçlerindeki öfkenin kaynağını bulmak ve onu nezaketle yönetmek için çocuklara rehberlik eden bu düşündürücü kitap, karşılaşılan sorunları empatiyle çözmenin yarattığı &apos;&apos;sihre&apos;&apos; değiniyor.  Nora, güne harika duygularla uyanmıştı. Güneş gökyüzünde altın gibi parlıyor, minik kedi bir an önce arkadaşlarıyla bahçede kovalamaca oynamak için sabırsızlanıyordu. Oysa ne Fare Fuli, ne Eşek Edi, ne de Koyun Kuzi&apos;nin oyun oynayacak vakti vardı. Her biri türlü bahanelerle onu geçiştirdikçe Nora öfkelendi, öfkelendi, öfkelendi... Geri çevrildikçe içindeki öfke giderek büyüdü, vücudunun her yerine yayıldı. Öfkesinden tepindi, avazı çıktığı kadar bağırdı. Bir değil, iki değil, tam üç kere öfkelenmişti üstelik! Neredeyse öfkesinden patlamak üzereydi ki Köpek Köpüş Bey&apos;le karşılaştı ve... Peki Nora bütün günü böyle mi geçirdi, yoksa öfkesini dindirmenin ve sakinleşmenin bir yolunu bulabildi mı dersiniz? Arkadaş ilişkilerinde orta yolu tutturma konusunda zorlanan miniklere yol gösterecek, keşiflerle dolu bir kendini tanıma serüvenine hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112391</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1dd9fa8-1c0c-4f02-b779-236d4a4f6c0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Biraz Utangacım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Utangaç miniklerin içindeki cesareti uyandırmak hiç de zor değil! Yazar Anna Böhm ile çizer Tim Warnes&apos;ın birlikte hazırladıkları Bugün Biraz Utangacım, utanma duygusunu sevimli mi sevimli karakterler üzerinden ele alan sıcacık bir hikâye. İçlerindeki utangaçlığın kaynağını bulmak ve onu cesurca yönetmek için çocuklara rehberlik eden bu düşündürücü kitap, çekingenliği özgüvenle yenmenin yarattığı &apos;&apos;sihre&apos;&apos; değiniyor.  Günlerden bir gün, Minik kedi Nora yine çok mutluydu. Arkadaşlarıyla oyun oynuyor, kartondan harika bir kulübe yapıyorlardı. Fare Fuli, kapısına tabela yapmak istiyor ama yeşil boya kalemini bir türlü bulamıyordu. Herkes &apos;&apos;dünyanın en harika kulübesi&apos;&apos; için kolları sıvamışken birden kapı çaldı. O da nesi!? Kapıda bir kuş, üstelik sırtına bir banjo takmış. Hayda! Bu bağırarak konuşan yabancı da nereden çıktı? Yeni komşularıymış meğer. Oldu mu şimdi çat kapı gelmesi; tam da neşeyle dostluğun, birlikteliğin tadını çıkaracakken. Nora ürktü ve hemen Koyun Kuzi&apos;nin arkasına saklandı. Az önceki mutluluğundan eser kalmamıştı. Salonda uçmaya başlayan kuştan tedirgin olmuştu bir kere... Peki Nora bütün günü saklanarak mı geçirdi, yoksa cesaretini toplayıp yeni komşuları Bili&apos;yle tanışmayı başardı mı dersiniz? Arkadaş ilişkilerinde girişkenlik becerilerini geliştirmeleri için miniklere yol gösterecek, keşiflerle dolu bir kendini tanıma serüvenine hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112394</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768c156d-ed64-486f-9e86-18b4ff62dffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’e Giderken Kürtler (1920-1923)</image:title>
            <image:caption>“1923 seçimleri ile TBMM’deki sosyopolitik çok renklilik de ortadan kalkmış, meşruiyetini tahkim eden Ankara’nın Kürt meselesine ilişkin bakışında yeni koşullar dahilinde paradigmatik bir değişim yaşanmıştır. Bu çerçevede, Lozan’la şekillenen yeni küresel ve bölgesel düzlemde Cumhuriyet idaresinin ilanı, modern Türkiye’nin miladı olması hasebiyle modern Kürt sorununun da miladıdır.” Bugün “Kürt meselesi/sorunu” dendiğinde, aynı zamanda çok boyutlu politik bir probleme işaret edilmiş olur ve daha ziyade problemin güncel izdüşümleri üzerinden değerlendirmeler yapılır. Fakat güncel izdüşümlerin arkasında önemli tarihsel referanslar, dönemeçler ve yollar vardır. Sinan Hakan, Cumhuriyet’e Giderken Kürtler kitabında sonuçlarını bugün de gördüğümüz pek çok sorunun hangi tarihsel gelişmeler neticesinde oluştuğunun izlerini sürmeye devam ediyor. Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla noktalanan (1916-1920) önceki kitabından sonra (Türkiye Kurulurken Kürtler), bu kez Kürt aşiret liderleri ve politik aktörleri ile uluslararası alanda da kazanımlar elde ederek meşruluğu gittikçe güçlenen BMM arasındaki gerilimli ve gelgitli ilişkiyi dönemin önemli aktörlerinin resmî yazışmalarından, askerî arşiv kaynaklarından, gazete arşivlerinden faydalanarak Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar getiriyor. Kürt meselesinin şekillenmesine katkıda bulunan ulusal ve uluslararası gerilim hatlarının ancak yerel dinamiklerle etkileşim içerisinde anlaşılabileceği iddiasını sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112395</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d0f851a-bf52-4a6d-a9b7-2fdd72ddd68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülkiyet ve Müşterekler</image:title>
            <image:caption>“Bugün hayatlarımıza yön veren can alıcı meseleler, ilk bakışta göründüğünden çok daha dolaysız biçimde mülkiyet kavramıyla ilişkili. Derinleşen eşitsizlikler, insanlığın kolektif birikiminin ve doğanın metalaşması, konvansiyonel demokratik kurumların işlevsizleşmesi ve nihayetinde toplumsal alana rengini veren kesif belirsizlik durumu, mülkiyet etrafında açığa çıkan çatışma ve çelişkiler dikkate alınmaksızın layıkıyla anlaşılamaz. Son yıllarda ortaya çıkan kriz ve isyanların da önümüze koyduğu gibi, bir kurum, mefhum ve ideal olarak mülkiyet, hayatlarımız üzerinde hükmünü sürmeye devam ediyor. 
“Mülkiyet ve Müşterekler, antropolojiden iktisat tarihine farklı disiplinlerin kavramsal ve ampirik birikimini mülkiyet meselesi etrafında bir araya getiren bir çalışma. Kitapta bir araya getirdiğimiz incelemeler devlet, sınıf, kimlik ya da şiddet gibi sosyal bilimlerin kadim temalarını mülkiyeti odağa alarak sorunsallaştırıyor. Bunları birbirine teyelleyen temel soru ise şu: Özel mülkiyeti mümkün kılan nedir? Bu sorudan hareketle başka türden mülkiyet biçimlerinden ve iddialarından farklı olarak özel mülkiyeti ortaya çıkartan, şekillendiren ve yeniden tanımlayan politik ve iktisadi koşulları, kültürel anlam dünyalarını, duygu yapılarını, pratik ve temsilleri kavramayı hedefliyoruz. Özel mülkiyetin hangi biçimlerde inşa, icra ve ihlal edildiğini anlayabilmek için tarihsel ve güncel boyutlarıyla Türkiye bağlamına odaklanıyoruz.” — Begüm Özden Fırat ve Fırat Genç 
HAZIRLAYANLAR HAKKINDA: Begüm Özden Fırat, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesidir. Lisans eğitimini Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, yüksek lisansını ODTÜ Sosyoloji Bölümü’nde tamamladı, doktora derecesini Amsterdam Üniversitesi, Amsterdam School for Cultural Analysis programından aldı. Kent ve kültür sosyolojisi, görsel kültür çalışmaları ve toplumsal hareketler alanlarında çalışmaktadır. Commitment and Complicity in Cultural Theory and Practice (Palgrave/Macmillan, 2009), Cultural Activism: Practices, Dilemmas, Possibilities (Rodopi, 2011) ve Küresel Ayaklanma Çağında Direniş ve Estetik (İletişim, 2015) kitaplarının editörlerindendir. Encounters with the Ottoman Miniature: Contemporary Readings of an Imperial Art adlı kitabı 2015’te I. B. Tauris tarafından yayımlanmıştır. Hoşgeldin Lenin (2016) ve Boşluk (2020) adlı belgesellerin yönetmenlerindendir. 
Fırat Genç, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi. Doktora derecesini Boğaziçi Üniversitesi Modern Türkiye Tarihi Bölümü’nden aldı. 2016 yılında Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora-sonrası araştırmacı olarak akademik çalışmalarına devam etti, aynı bölümde ders verdi. Kentlerin Türkiyesi: İmkânlar, Sınırlar ve Çatışmalar (İletişim, 2021) ve “Milletin Bölünmez Bütünlüğü”: Demokratikleşme Sürecinde Parçalayan Milliyetçilikler (TESEV, 2007) başlıklı kitapların eşyazarlarından biri. Kent çalışmaları, mekân politikası, toplumsal hareketler, Kürt sorunu ve uluslararası göç üzerine yazıları çeşitli dergilerde ve derleme kitaplarda yayımlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112396</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/117995aa-4c09-4d81-bd78-89337d11a667.jpg</image:loc>
            <image:title>Birleşmeler</image:title>
            <image:caption>Her şey susuyor ve bekliyordu, her şey onlar yüzünden oradaydı... Sonsuza dek uzanan parlak bir iplik gibi dünyanın içinden geçen zaman, bu odanın ortasından, bu iki insanın ortasından geçiyor gibi görünüyordu...
Musil’in ilk dönem eserlerinden olan Birleşmeler, merkezinde kadın karakterlerin yer aldığı “Aşkın Tamamlanışı” ve “Sakin Veronika’nın Baştan Çıkışı” adlı iki uzun öyküden oluşuyor. Bu iki öyküyü dünya edebiyatının en girift eserlerinden kabul eden eleştirmenlere göre Musil okura, başyapıtı Niteliksiz Adam’da mükemmelleştireceği yüksek modernist üslubunun erken bir görüntüsünü sunuyor.
“Musil; Mann, Joyce ya da Beckett gibi büyük modern yazarlardan biri olmasının yanı sıra dönemimizi şekillendiren ve tanımlayan sorunlarla yüzleşme cesareti gösteren bir avuç insandan da biri...”
Boston Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112397</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b12af89-62a2-4364-9e61-3421eeade97a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedek</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın en hüzünlü, en akılda kalıcı anlarından biri: Tüm dünyanın ıstırap ve korku dolu bakışları eşliğinde, iki küçük oğlan, iki prens, annelerinin tabutunun ardından yürüyor. Prenses Diana’yı sonsuz yolculuğuna uğurlarken, milyonlarca insan Prens William ve Prens Harry’nin neler yaşadığını, nasıl hissettiğini ve bundan sonrasında hayatlarının neye benzeyeceğini merak ediyordu.
Şimdi Harry’nin kendi hikâyesini anlatma zamanı geldi.
Tahtın vârisi Prens William’ın karşısında kendini her zaman “yedek” konumunda bulan, annesini kaybetmesinden sorumlu tuttuğu basının, kendisini de sürekli “kalın kafalı, yaramaz, düşüncesiz” ilan etmesinden bıkmış, yaşıtları yaptığında hoş görülecek herhangi bir hatayı kendisi yaptığında gazetelere manşet olan, aradığı mahremiyeti ona sağlaması için 21 yaşında Britanya Ordusu’na katılan, sevgisiz geçen yıllarını ve Kraliyet ailesi mensupları arasındaki soğuk, mesafeli, rekabet dolu ilişkilerin sebep olduğu boşluğu doldurmak için ne yapacağını bilemeyen genç bir prens…
Yedek’te Harry, ilk kez her şeyi tüm çıplaklığıyla anlatıyor. Yalanları, öne çıkma çabalarını, Meghan’la ilişkilerinde olup biteni, Buckingham’daki entrikaları tüm gerçekliğiyle sayfalara döküyor. Bu ifşalarla ve içeriden bilgilerle dolu satırları okurken Prenses Diana, II. Elizabeth, Kral Charles ve Camilla, Prens William ve Kate’in kameralara yansımayan yönlerini öğrenecek ve Prens Harry’nin kendini niçin “kafese kapatılmış bir kuş” gibi gördüğünü anlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112398</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba14dca4-1505-4b3c-9541-c7f48bb1d605.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavrucuk Mutluyum</image:title>
            <image:caption>Yavrucuk çok mutlu. Birçok şey onu gülümsetiyor ve bunları seninle paylaşmak istiyor. Peki ya sen? Seni neler gülümsetir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112399</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30ed5cab-2f5c-4088-958d-7b4e49a73e37.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavrucuk Oda Toplama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Yavrucuk oyun oynarken çok güzel vakit geçirdi ama artık oyuncakları toplama zamanı. 
Oyuncakların hepsini sepete koyalım, dışarıda bir tane bile kalmasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112400</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba0a36c0-cc63-4fd4-a945-dad29cd5cd6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Deniz Altı Dünyası Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için Eğlence Zamanı! 
Küçüklere Deniz Altı Dünyası Etkinlik Kitabı, bir bulmaca, labirent, farklılıkları bulma, boyama, sayı sayma ve noktaları birleştirme etkinliği , içeriyor. Görkemli deniz altı dünyasını merak eden minikler, farklı deniz canlılarını tanıyacak, onları yuvalarına ulaştıracak, mercan resiflerini boyayacak ve daha pek çok keyifli  etkinlik sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak. 
 
Evde, dışarda, tatilde... Hatta yolculuk yaparken! Nerede, ne zaman canı sıkılırsa... 
 
Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112401</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7336b78a-8e38-4e65-bc41-8a30781fd1c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Solmuş Mürekkep</image:title>
            <image:caption>AŞKINI İTİRAF EDECEK CESARETİN YOKSA NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN? 
 
 
Nazlı, Can, Ahmet ve Devrim. 
 
Her şey Nazlı&apos;nın Snapchat&apos;te Naz adında fake bir hesap açmasıyla başlamıştı. Aslında onun tek derdi platoniği ile konuşmaktı ama kendini birden skoru 1 Milyon olan başka bir çocukla konuşurken buldu. 1 Milyoncu lakabını taktığı bu çocuğun aslında çok da uzakta olmadığını fark etmesiyle işler içinden çıkılmaz bir hâl aldı. 
 
“Hepimiz aynı yaştaydık. Aynı apartmanda oturuyorduk. Hatta bazılarımız aynı okula gidiyordu.
Ama farklı hayatlar yaşıyorduk.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112402</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bda4dc70-04d2-4834-9741-033cc7a1690a.jpg</image:loc>
            <image:title>Solmuş Mürekkep (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>AŞKINI İTİRAF EDECEK CESARETİN YOKSA NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN? 
 
 
Nazlı, Can, Ahmet ve Devrim. 
 
Her şey Nazlı&apos;nın Snapchat&apos;te Naz adında fake bir hesap açmasıyla başlamıştı. Aslında onun tek derdi platoniği ile konuşmaktı ama kendini birden skoru 1 Milyon olan başka bir çocukla konuşurken buldu. 1 Milyoncu lakabını taktığı bu çocuğun aslında çok da uzakta olmadığını fark etmesiyle işler içinden çıkılmaz bir hâl aldı. 
 
“Hepimiz aynı yaştaydık. Aynı apartmanda oturuyorduk. Hatta bazılarımız aynı okula gidiyordu.
Ama farklı hayatlar yaşıyorduk.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112404</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06118f6b-6754-4d44-83cd-61f9a7e6a683.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğrafçı ile Küçük Kız</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Portekiz edebiyatının usta ismi, metinlerarası oyunları seven Mário Cláudio, Fotoğrafçı İle Küçük Kız’da çocuk edebiyatının en bilinen eserlerinden birinin arka planında ve satır aralarında geziniyor: Yazar bu romanda, eserlerinde Lewis Carrol takma adını kullanan matematikçi ve fotoğrafçı Charles Dodgson’ın Alice Harikalar Diyarında’yı kurguladığı zamana uzanıyor. Ancak Mário Cláudio, merkeze Dodgson’u değil, onun tanıdığı, fotoğraflarını çektiği, hikâyeler anlattığı küçük bir kız olan Alice Liddell’i alıyor: Böylece metaforik anlamlarla yüklü bir metnin kuruluşu; yazar ile ilham kaynağı arasındaki karmaşık ilişki bambaşka bir anlam kazanıyor.
Mário Cláudio, Beyaz Tavşan, Tırtıl, Kupa Kraliçesi gibi karakterle donatılmış karmaşık bir harikalar diyarının, gölgelerin ve karanlık anların da olduğu perde arkasına bakmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112405</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e882591-3511-4014-9683-9cebdddf4092.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykum Zaten Kaçtı</image:title>
            <image:caption>Ayı ve Ördek’le tanışıp kıkırdamaya hazır olun! 
Muhteşem bir seri başlıyor. 
 
 
Ayı uyumak için sabırsızlanıyor. 
Ama ördek takılmak istiyor. 
Ayı nasıl uyuyacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112406</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d516764-ebef-42dc-91ec-a3208faf879d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vegan Devrimi ve Hayvan Özgürlüğü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yaşadığı dönemi belgelemek isteyen bir fotoğrafçının duyduğu ihtiyaçla yazıldı. İçinde yaşadığım topluma ve dünyaya dair anlamayan çalıştığım ama anlamlandıramadığım çok şey var. Bunların içinde ben en çok utandıran, 21. Yüzyılda artarak devam eden insan şiddeti. Kendi türüne, hayvanlara ve doğaya hâkim olmaya çalışan insanın güç savaşı, ne aklın ne de vicdanın kabul edebileceği türden… 
İnsanlar arasındaki iktidar ve para odaklı savaş, zorbanın hemen her alanda ezmesine yol açarken, bu mücadele, insan ve insan dışı hayvan ilişkisinde yaşam hakkının yasal olarak yok edilmesi ile sonuçlanıyor. Sonuç olarak kendileri güçlüler tarafından ezilen insanlar da, hayvanları çeşitli gerekçelerle öldürmeyi normal görüyor. Bu çarpıklığın insanlık tarafından kabul edildiği, hümanist yaklaşımların adaleti insanla sınırladığı bir dünyada yaşıyoruz. 
Biz hayvan özgürlükçüleri, yaşam hakkının savunucusuyuz. İnsanın ve insan dışı hayvanın, bu dünyaya gelmekle kazandığı yaşam hakkı, dokunulmaz olmalı; herhangi bir gerekçeyle yok edilmesi normalleştirilmemeli. Bununla sınırlı da kalmamalı; insanın ve insan dışı hayvanların yaşamlarını şiddete ve sömürüye maruz kalmadan sürdürme hakkı tanınmalı. 21. Yüzyılda insanlığın önündeki en büyük devrim bu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112407</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c482785-e06f-4503-9e21-c8f0b85548f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Sanatı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kültürlerin, uygarlıkların beşiği Anadolu… Günlük yaşamın koşturmacası içinde üzerinde yaşadığımız toprakların engin birikiminin ne kadar farkında oluyoruz? Bir açık hava müzesi niteliğindeki yurdumuzun gizli hazinelerinin tamamını keşfetmek elbet mümkün değil, bu yüzden iyi ki böyle büyük yazarlar, böyle değerli çalışmalar var… 
Türkiye Sanatı Tarihi adı altında yayınlanan bu küçük kitap, “Sanat Tarihi” alanında bilgisi genel kavramlar dışına çıkmayan büyük okuyucu kitlesine, Türkiye toprakları üzerinde gelişmiş uygarlık ürünleri ve ortamı hakkında genel bir fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır. 
Ülkemizin en önemli mimarlık tarihçilerinden ve aydınlarından Doğan Kuban’ın, Anadolu coğrafyasındaki büyük kültür mirasını tanıtmak isteğiyle kaleme aldığı, mimarlık ansiklopedisi niteliğindeki bu önemli yapıtı Türk okuruyla yeniden buluşturmaktan büyük bir kıvanç duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112408</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58615397-84c2-4214-8b87-71e80d6e1a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Nefes</image:title>
            <image:caption>“Binyıllar yıl geçti ama insan ölüme alışamadı bir türlü.” Son Nefes, Malraux’nun bu sözleriyle başlıyor. 
 
Régis Debray ve Claude Grange’ın kaleme aldığı Son Nefes çaresiz hastalıklar nedeniyle ölmekte olan insanların son anlarına odaklanıyor ve hayli çarpıcı, dramatik, yer yer trajik hikâyeler aktarıyor. Satırlar arasında o insanların korkuları, kaygıları, çaresizlikleri, pişmanlıkları güçlü bir biçimde hissediliyor. Bu yönüyle Son Nefes kimi zaman ağır ve hazmedilmesi zor bir anlatıya dönüşüyor. Fakat özellikle güncel bir eser olması itibarıyla, hassas meselelere ve onlara dair tartışmalara çok önemli katkılar sunuyor. Ölümü olağan bulmak ile ölümden korkmamak apayrı şeyler. Hepimiz bir gün öleceğiz demek kolay, ama yakında öleceğim, ben öleceğim demek zordur. Grange, ölmekte olan insanlarla nasıl konuşacağımızı bilmek büyük bir meziyettir, diyor. 
 
Yaşlılık ve yaşlılar, kitabın gündeminde önemli bir yer tutuyor. Grange ve Debray bunlara dair algımızın zaman içinde nasıl değiştiğine dair dramatik gözlemler aktarıyorlar, modern toplumlara ciddi eleştiriler getiriyorlar. Debray’nin ifadesiyle “hiçbir şey üretmeyen ve doğru dürüst tüketmeyen” yaşlılar her yerde birer fazlalığa dönüştüler.” Evin bir köşesinde sessizleşip silindikçe varlığı makbul görülen kişiler oldular. Onlar bir kez yaşlanmakla, elden ayaktan düşmekle hayatlarının hatasını yapmışlardır! Yaşadıkları fazladan her gün için neredeyse mahcubiyet duyacak kadar sessizleşmiş, küçülmüşlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112409</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79236add-e061-4b77-be7b-4c953ef1d64d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomik Psikoloji</image:title>
            <image:caption>Gabriel Tarde sosyoloji, psikoloji, ekonomi, kriminoloji ve hukuk alanlarında eserler vermiş ve yaşadığı dönemdeki hâkim anlayışlardan farklı bir yaklaşımla önemli katkılar yapmış bir düşünür. Ekonomik Psikoloji toplumu ve toplumsal evrimi (tarihi) zihinler-arası etkileşimlerin bir büyük serüveni olarak okuyan Tarde’ın eserleri arasında önemli bir yer tutuyor. Olgunluk dönemi eseri olması ve Tarde’ın temel fikirlerini içermesi itibarıyla, bu kitap bireysel ve toplumsal psikolojilerin, algıların, deneyimlerin, fikirlerin, arzuların, duyguların, benzerliklerin veya benzemezliklerin, karşıtlıkların, sapmaların, atılımların ya da atıllıkların, kabullerin yahut itirazların ekonomik, toplumsal ve tarihsel dönüşümlerde oynadığı rollere odaklanan ve böylelikle farklı bir okuma biçimi öneren zengin ve kışkırtıcı bir zihin dünyası sunuyor. 
 
“Ekonomistler homo economicus’u tasarlamakla çifte bir soyutlama yaptılar. Bir insanı kalbinde insancıl hiçbir şey olmadan tasarlamak büyük bir yanılgıdır… Ekonomik psikolojiye düşen görev, zenginliklerin üretiminin, dağıtımının ve tüketiminin duygusal denilen yönlerini yeniden ilk ve gerçek yerine koymaktır.” 
 
Ekonomik Psikoloji’de Tarde temel yaklaşımını taklit, tekrar, adaptasyon ve karşıtlık gibi kavramlar üzerine kuruyor ve bunları varoluşların temel işleyiş tarzları olarak değerlendiriyor. “Tekrar, yani ışık, ısı ve ses dalgaları serisi, yıldızların çekim kuvveti, moleküllerin iç dönüş hareketleri; yaşamsal döngü, beslenme, solunum, dolaşım ve hepsini kapsayan bir nesille başlayacak olan tüm organik fonksiyonlar; dil, din, bilgi, eğitim, iş, tüm sosyal aktiviteler, tek kelimeyle: taklit.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112410</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca59d56-4971-425b-8a21-afcbe93e5704.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Tarihçiler</image:title>
            <image:caption>Antik çağlardan günümüze tarih ve tarihçiler ile ilgili son derece bütünlüklü ve kayda değer bir resmi ortaya çıkarır kitabın yazarı Mark T. Gilderhus. Nereden başlamalıyız? Ne okumalı, nasıl bir yol takip etmeli ve kendimizi tarih mesleğinde ileriye götürebilecek hangi araçları kullanmalıyız? Kayıtlar, belgeler, arşivler, kişi ve kurumlar, olaylar, kronikler vb. tüm bunlar tarihin malzemeleri arasında sayılır evet ama genç bir tarihçiye çok daha fazlası gereklidir: Tüm bu zenginlikleri birleştirecek bir bakış açısına sahip midir? Tarihin sadece bir olaylar ve gelişmeler dizisi olmadığını, popüler anlatımların tuzağına düşülmemesi, bundan daha önemlisi belirli bir yöntem ve disipline sadık kalınması gerektiğini sıklıkla bize hatırlatır Gilderhus. “Tarihçi” kategorisinde ünlenen isimler, her şeyden önce metodolojik birikimlerini gelecek kuşaklara aktarmışlar, hemen her zaman kendilerinin sınanabileceği karşılaştırmaya dayalı nesnel bir yaklaşıma doğru yol almışladır. Bu sebeple Gilderhus Yunan, Roma ve Ortaçağ ve modern zamanlarda ortaya çıkan yaklaşımların her şeyden önce güçlü bir geleneğe yaslandığını söyler. Tarih kadar ekonomi, coğrafya, nüfus, iklim ve sosyal bilimlerin birçok alanı tarihçilik mesleğinin olmazsa olmaz ilgi alanları arasındadır. Herodotos, Thukydides, Tacitus, Titius Livius, Vico, Herder, Gibbon, Michelet, Ranke, Spengler, Toynbee, Bloch, Braudel vb. tarihçiler sözü edilen zenginliğin temsil edilmesinde, her biri ayrı bir perspektif ve yöntem sunmuşlardır. 
 
Son olarak yazar, tüm bu yaklaşımları gösteren, hemen her dönemle ilgili gözden kaçırılmaması gereken bir okuma listesi de vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112411</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34192691-f39a-469f-a7d2-8a120ef60f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Bir Gül</image:title>
            <image:caption>Dünya üç gündür bakmadığımız kiraz ağacı gibi… 
 
Rose, hiç tanımadığı babasının ölümünün ardından, onun vasiyetini dinlemek üzere Kyoto’ya gelen Fransız bir kadındır. Bu süreçte bir yandan hiçbir şekilde aşina olmadığı bir kültürle, bir yandan gizemli, güçlü, zengin ve ölü bir Japon babanın gölgesiyle, bir yandan çocukluk travmalarıyla boğuşacaktır. Babasının asistanı ve yakın dostu olan Paul tutunacak tek dalıdır. 
Kirpinin Zarafeti’nin yazarı Muriel Barbery, araya Japon efsanelerini de serpiştirdiği Tek Bir Gül’de berrak ve derin üslubuyla bu kez farklı bir hikâye anlatıyor; bizi büyülü bir kentin tapınaklarında, bahçelerinde ve yaralı ruhların zihinlerinde gezdiriyor. Yazarın yakından tanıdığı Japon kültürü adeta bir roman kişisi gibi satırların arasında dolaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112412</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6842f808-754f-4543-bc1a-61e4b023cafd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrimiçi Eylül</image:title>
            <image:caption>Eylül, yeni okulunda arkadaş edinmeye çalışırken bir şey fark eder: Sınıfında bir siber zorba vardır! Bu çocuk, sınıftakilere internet üzerinden zorbalık yapmaktadır. Birisinin buna dur demesi gerekiyor. Eylül, bu işe el atar ve sınıftaki çocukların huzurunu bozan siber zorbanın peşine düşer. 
 
Uzm. Klinik Psikolog Gülşah Aksakallı, ilk kitabı Çevrimiçi Eylül’de, çocukların internet dünyasında özellikle nelere dikkat etmeleri gerektiğini eğlenceli bir macerayla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112413</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dda79d0-655b-43d7-b0ec-11081099b4df.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıcıkgiller Apartmanı 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Macera peşimi bırakmıyor. 
Bodrumdan gelen esrarengiz sesler kime ait? 
Hamdullah amca ajan mı? 
Nuriye teyze tıka basa yemek yiyerek zayıflayabilecek mi? 
Kedi kaleci Remzi amca Dünya&apos;yı kurtarabilecek mi? 
Yapacak çok önemli işlerim var. 
Bir an önce boşa geçen yılları kurtarmam lazım. İNSANLIK BİZİ BEKLİYOR. 
Bana yardım eder misiniz? 
Macera başlıyor. 
Gülmekten bayılmaya hazır olun. 
Ben Yusuf Emre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112414</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e09cb188-2987-41ce-ba2b-795f87beb222.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Hadis (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük kalpleri cennetler kadar güzel olan sevgili çocuklar, Peygamber Efendimizin (a.s.m.) sözleri ve davranışlarına “hadis-i şerif ” denir. Bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyururlar: 
“Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarılırsanız asla eğri yola sapmazsınız. Bunların birincisi Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim, ikincisi Allah’ın Resulünün sünneti ve hadisleridir.” 
Sevgili çocuklar, şimdi artık sizin de kendinize özel bir “Hadis” kitabınız var. Sizler bu “Çocuk Hadis Kitabı” ile Efendiler Efendisi Sevgili Peygamberimizi (a.s.m.) daha iyi tanıyıp sünnetlerini öğreneceksiniz. 
Hadis kitabınız bittiğinde Peygamber Efendimizi daha iyi tanımış olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112415</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96993606-7520-409f-ade9-bb05bfb2ff00.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü (Kaşıkçı)</image:title>
            <image:caption>Kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü... Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir? Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük. İzmirli sanatçı Gülçin Günaydın&apos;ın imzasını taşıyan göz alıcı kapak tasarımıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da düşünülebilir.  Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla ayrışan Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112416</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0400a305-a6a5-43f3-9851-01589bd03eab.jpg</image:loc>
            <image:title>Carpe Diem 2 - Çözüm</image:title>
            <image:caption>“Bazen hayatın gerçekleri aydınlıktır, elle tutulur gibi gözünün
önündedir, bazen de gevşek bir taşın ardına saklanmış gibi
karanlıktadır ve ortaya çıkacak vakti bekler.”
 
Simay, kendini bir haberin geleceği umuduna bağlamış
beklemektedir. Bu hikâyede tek mi kalacak, yoksa Burkay’dan
bir haber alacak mıdır? Birbirine girmiş olayların nihayet sır
perdelerinin aralandığı, durmak bilmeyen bu karmaşanın ortasında Simay bir de geçmişin korkunç hayaletleriyle baş etmeye uğraşır.
 
Burkay, planları doğrultusunda hareket etmeye kararlı,
sonunda adaleti sağlayacağına emindir ama kalbinin çarpıntısını
duymazdan gelemez. Simay’ı güvende tutmanın en iyi yolu onu
geride bırakmak mıdır, yoksa elini sımsıkı tutmak mı? Yüzünü
ezberlediklerinin yanı sıra, sesi öfkesini harlayan düşmanlara da kafa tutan Burkay, hem aşkına hem dostunun hatırasına sahip çıkmaya gayret eder.
 
Hayat sahnesinde karakterleri gereği hep başrolü kapmış Simay
ve Burkay, zifiri karanlık gizleri günyüzüne çıkaracak, gerçeklerin
acısıyla sınanacak, aşkla birbirlerine tekrar ve tekrar bağlanacaklar. Pür-i pak aşkları, aydınlık bir ruhun huzura kavuşmasına yardım edebilecek mi? Durmak bilmeden planlarını bozanlar, dirayetlerini kırabilecek mi? Her şey muhakkak ki bir çözüme varacak... ama hak ettiği sona ulaşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112417</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2be9d646-fd5d-428f-939c-cd7eb1c0f862.jpg</image:loc>
            <image:title>6-A Savaşları Yapay Zeka “Şapşallık” (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>6-A’nın en çılgın savaşı bu komik serinin üçüncü bölümünde devam ediyor! Okul karmaşa içinde ve düzeni sağlamak 6-A sınıfı öğrencilerine düşüyor. Ancak bu kez karşılarında gelişmiş bir yapay zeka ordusu var!
 
Öğrenciler makineleri alt etmeye çalışırken, saniyeler içinde ödevlere not verebilen robotlarla, küstah sanal asistanlarla ve hatta dünyayı (ya da en azından sınıfı) ele geçirmek isteyen haydut bir yapay zekayla karşılaşacaklar.
 
Dur durak bilmeyen aksiyonu, kahkalarla güldüren mizahı ve unutulmaz karakterlerden oluşan kadrosuyla serinin üçüncü kitabı macerayı seven herkese heyecan verecek! Okuldaki en zeki çocukların arasına katılmaya ve makineyi yenmek için gerekenlere sahip olup olmadıklarını öğrenmeye hazırız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112418</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/996004c0-6fe7-4aa6-aee3-fbd157aee551.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Da Peşte</image:title>
            <image:caption>“Yoklukta var olamayız…”
O zaman,
“Var olmak için Aydınlığa yürüyoruz!”

 
“Mutluluk da huzur da bizim içimizde. Her nereye gidiyorsak, bizimle beraber taşınıyor. Ömür kısa. Gölgemizi takip etmeye çalışarak yerimizde saymayalım. Önümüzdeki ışığa bakalım, doğru bildiğimiz yolda ilerleyelim!”
 
Dünya dönerken içine saklanmış muzip bir kız çocuğu gibi Jale Elhadef, daha önce Romanya’dan açtığı pencereyi bu kez Budapeşte’den açıyor; gördüklerini, yaşadıklarını iflah olmaz merakı ve heyecanıyla anlatıyor. İyi bakarsanız, pencereyi kapatıp içeriye döndüğü yerleri de görebilirsiniz. Her şeyi bırakıp başka bir ülkede yeni bir düzen kurmanın bütün zorlukları masadaki tatlının yanında duruyor çünkü… Asıl hikâye tatlı ile günün birbirine nasıl katık edildiğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112419</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19cf3745-5e87-47b2-be0e-37f8097a2e24.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkımızı Yitirdiğimiz Gün</image:title>
            <image:caption>&quot;Aşk bazen sizi yanlış yola sokar, böylece ne kadar acı verici olduğunu anlarsınız.&quot;     14 Aralık günü, sabahın erken saatleri... Genç bir kadın,
çırılçıplak vücudu yara bere içinde, şehrin işe yetişmeye
çalışan kalabalığı arasında yürüyor. New York&apos;taki FBI
merkezine doğru gidiyor. Elinde sararmış bir kâğıt var ve
o kâğıtta bir isim yazılı. Başlayan bu yeni günle birlikte son
kurbanının cesedi bulunacak olan katilin sıradaki kurbanının
ismi orada yazılı. Yardım istiyor. Tabii herkesin deli gözüyle
baktığı bu kadın, geçmişinde büyük travmalar gizli Komiser
Bowring&apos;i kendine inandırmayı başarabilirse...
 
 
Aklımızı Yitirdiğimiz Gün&apos;ün uluslararası başarısının ardından
Javier Castillo, aşkın sınırlarını sorgulayan yeni bir romanla
geri dönüyor. Elinizden bırakmakta zorlanacağımız Aşkımızı
Yitirdiğimiz Gün, yüksek tempolu, farklı ve bağımlılık yaratan
bir gerilim romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112420</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bfce1cc-0c2f-4bfa-adf2-300b24ac4240.jpg</image:loc>
            <image:title>Mermedusa</image:title>
            <image:caption>TUHAF DENİZ KASABASI’NDA YAŞANAN HER ŞEYE İNANIN ÇÜNKÜ BUNLARIN TEK NEDENİ MERMEDUSA!
 
Malamander macerasının üzerinden tam bir yıl geçer ve kış yeniden Tuhaf Deniz Kasabası&apos;nın kapısına dayanır. Kasabadaki efsaneleri duyunca bunu bir haber fırsatına çevirmek isteyen ünlü Doğaüstü Fenomenler Podcast ekibi, kasabayı ziyarete gelir. Maceraperest ikili Herbie ve Violet içinse ayaklarına dolanan meraklı yabancılar en son istedikleri şeydir. Çünkü kasabada yolunda gitmeyen bir şey onları derinden rahatsız ediyor: kasabanın derinliklerinden gelen tuhaf bir uğultu!
Herbie ve Violet, geçmiş maceralarında bulamadıkları cevapları ve kasabayı tehdit eden uğultuyu çözebilmek için cesaretle kasabanın derinliklerine inmek zorunda kalır. Serinin son kitabında artık yalnız değiller. Tuhaf Deniz Kasabası&apos;nın En Derin Sırrı, belki de kendileri ve hatta Malamander&apos;in kendisiyle ilgili gizemi çözme yolunu açacak.
“Tuhaf Deniz Kasabası’nı ziyaret etmek; kalın çoraplarınızı giymek, kendinizi bir battaniyeye sarmak ve içinizi sıcacık yapan bir fincan çay eşliğinde kitap okurken koltuğunuzun en sevdiğiniz köşesine sokulmak gibi bir his.” -NetGalley</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112421</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e49ee0a-3d94-49de-8c01-5eb713e6a14c.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlükle Kalkınma</image:title>
            <image:caption>İnanılmaz bir bolluk, gelişme ve özgürlüğün, olağanüstü bir yoksulluk, yoksunluk ve baskıyla bir arada yaşandığı dünyamızda modern kalkınma teorileri, hem kişisel çıkara dayalı davranışa, hem de toplumsal başarının fayda temelli bir kritere göre değerlendirilmesine dayanır. Klasik kalkınma teorilerinin ise, başarıyı yaratılmış olan toplam faydanın boyutları aracılığıyla ölçmesi bağlamında, faydacı bir karakter taşıdığı söylenebilir. 
 
Günümüzde hemen hemen tüm dünyada, özellikle de bizimki gibi ülkelerde ekonomik büyüme olmadan toplumsal gelişmenin de, bireysel refahın da mümkün olamayacağı; yoksulluğun, insanların da toplumların da elini kolunu bağladığı kabullenilmiş gibidir. Yoksulluğun en yakıcı hal aldığı durumlarda en temel öncelik “hayatta kalma”ya verilir ve demokratik haklardan dem vurmak “lüks” olarak görülür. Oysa kıtlıklarda on binlerce insanın yaşamını yitirdiği ülkeler arasında tek bir demokrasi örneğine rastlanmaz, bir tek demokraside kıtlık yaşanmaması gibi. Evet, demokrasi önemli, ama önemli olması, yeterli olduğunu gösterir mi? 
 
Amartya Sen, az gelişmişliğin, Üçüncü Dünya ülkesi olmanın bir kader olmadığını çok basit ama somut örneklerle ortaya koyuyor ve bu kaderin aşılmasının hayal olmadığını gösteriyor. Aristoteles’ten Adam Smith’e, Rawls’tan Marx’a, Malthus’tan Nozick’e, Konfüçyüs’ten Pareto’ya ekonomi ve özgürlüğe ilişkin hemen her görüşü; Hindistan’dan ABD’ye, İngiltere’den Çin’e, Kanada’dan Bangladeş’e pek çok uygulama örneğini ele alıp inceliyor ve insanı temel alan bir siyaset tarzının imkânları üzerinde düşünüyor. Kalkınmanın en etkin aracının özgürlük olduğunu, bu yüzden başlıca amacının da özgürlük olması gerektiğini öne sürerken, kalkınmanın temelini oluşturan nedenler üzerine kamusal bir tartışma başlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112422</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f493cca-4e53-4031-87f4-0cf23dd54144.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi İdeolojiler</image:title>
            <image:caption>Siyasî İdeolojiler’in yedinci edisyonu, baştan sona sistematik bir şekilde revize edilmiş ve güncellenmiştir. Yeni edisyon, birçok önemli açıdan önceki edisyonlardan farklıdır. 
Popülizmin ele alınışı, ayrı bir bölümün (8. Bölüm) dahil edilmesiyle genişletilmiştir. İslamcılıkla ilgili bölümün yerine köktencilik konusunu daha kapsamlı şekilde ele alan bir bölüm (12. Bölüm) geçmiştir. Sonuç bölümünün odağı, ideolojinin sona ermesi tartışmasından (yeni edisyonda 1. Bölüm’e dahil edilmiştir) ideolojinin niçin ve ne derece önemli olduğu konusuna (13. Bölüm) kaymıştır. Feminizmle ilgili bölüm kesişimsellik, trans teori ve kuir teorisi de dahil cinsiyete yönelik modern yaklaşımların ele alınmasını içerecek şekilde revize edilmiştir (9. Bölüm). Çok kültürcülükle ilgili bölüm, post-kolonyalizmi [sömürgecilik sonrasını] derinlemesine analiz etmek üzere yeniden yapılandırılmıştır (11. Bölüm). 
Bütün ‘Uygulamada Siyasî İdeolojiler’ kutucukları, tarihsel meselelerden çok çağdaş meselelere odaklanacak şekilde güncellenmiştir. 
Yeni edisyonda esas bölümlerden her biri, ele alınan ideolojinin gelecekteki olası durumlarını ele alan bir sonuç bölümü içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112423</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3638a9bc-c522-4b5d-978a-5acb3930aea3.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Sert</image:title>
            <image:caption>Sınav, Ayla ve Uzun Hikâye gibi sevilen filmlere imza atan yazar ve yaratıcı yapımcı Yiğit Güralp; okurları tarafından bir terapi ve aydınlık bir yolculuk olarak tanımlanan ilk kitabı İyi Hissettiren Yazılar’ın ardından Biraz Sert ile bu defa madalyonun diğer yüzüne odaklanıyor.
 “Kötüleri yeterince anlamadık mı?” sorusuyla başladığı anlatısı boyunca insanlık âleminin geldiği karanlık noktaya yine sevilen üslubuyla ve okurlarıyla sohbet havasında mercek tutuyor. Hızlı gündem maddeleriyle sürekli içine düşerek boğulma noktasına geldiğimiz tartışmalara, ufuk açacak farklı pencerelerden bakıyor. Bu anlamda yaşadığımız çağı sadece ülkemiz üzerinden değerlendirmeyi eksik bularak, meseleye insanlık âlemi ve medeniyet öğretisi üzerinden yaklaşmayı önerip evrensel bir portre çizmeye özen gösteriyor.
 Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına 23 soruyla giren Biraz Sert’in ustalıklı ve akıcı metni boyunca Güralp’in soru başlıklarına Leman dergisi çizerlerinden Uğur Günel’in karikatürleri eşlik ediyor.
Kemal Sunal, İlhan İrem, Ferhan Şensoy, Âşık Veysel, Metin Erksan, Barış Manço ve Haldun Taner’in portreleriyle Cumhuriyet tarihimizin pek çok değerli ismine selam gönderen Yiğit Güralp, çizgi kahramanlar Tom ve Jerry üzerinden insanlığa; Tenten üzerinden gazeteciliğe; Süpermen, Joker ve Darth Vader üzerinden karanlık ve aydınlığın savaşına değinerek okuyucusu için sorduğu tüm hararetli soruları renkli karakterler, sevilen filmler ve özel şarkılarla yer yer bir şenlik ateşine dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112424</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39ff2f14-ab09-44d2-9904-7f0b593f03b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam, Rüzgar ve Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Ardıç kuşu, tohumu ağzına aldığında başladı her şey... 
Bazen batman hesabı patates, bazen de birkaç teneke yağlı peynir karşılığında ulaşmıştı sürgün sonrası tutunmak adına bozkıra. 
Ne coşkulu düğünlere şahit oldu? Üstelik çok kurşun yiyenleri de vardı mızıka eşliğinde böğrüne. 
Ondandır, hızarcılar yanaşmazlar Çerkes ardıcını ikiye yarmaya, keza böğründeki kurşunlar parçalar testereyi. 
Şimdilerde yıkılan kargir damlarımızı yüzyıllarca taşıyan kolonlar, hezanlar, ya ekmek fırınlarında ateş olup yok olacaklardı sonsuza dek ya da yeniden doğup ardıç kokacaktı memleket.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112425</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0e6439-87fe-4a72-a41c-16c0559808a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk ve Rock&apos;n Roll</image:title>
            <image:caption>“Rock’n roll’un içinde şiddeti, kahramanlığı, suçu, şehveti ve aşırılığı barındıran hikâyesinin, bu hikâyeyi dinleyecek olan hukukçunun ilgisini çekecek pek çok yönü vardır.  Kendi kutbundan bakan/konuşan rock’n roll da ( doğal, ahlaki, cinsel…) yasaya &apos;sallarken&apos; hukuka dair pek çok söz söyler. Bu sözler basittir, anlaşılır, akılda kalır, bağıra çağıra yayılır.” 
Hukuk ve Rock’n Roll, gittikçe daha seyrek sorduğumuz bazı temel sorular üzerinde fonda rock çalarken nasıl düşündüğümüze, nereye baktığımıza, çözüm ve çözümsüzlüklerimize dair metinlerden oluşuyor. Fakat interdisipliner hukuk çalışmalarının çoğundan farklı olarak; ilişkili iki alan “üzerine çalışarak” değil, halihazırda  sahip olunan bakıştan, bir tür aidiyet hissinden beslenerek biçimlendirilmiş metinler bunlar. Bu nedenle şiddet, suç, adalet, direniş gibi kavram ve olgular çalışmada yer alan her bir yazıda farklı bir yöntem ve üslupla yorumlandığı halde ortak anlatının izi rahatça sürülebilecektir. Geçtiğimiz yüzyıldan bugüne, mahkemelerden sahnelere, değişen zaman ve mekânlarda kesişen ve itişen yasa ve müziğin ritmi eşliğinde tartışmanın akademik zihni provoke etmek gibi bir faydası da olması umuduyla bu metni okuruna sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112426</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4b3544b-9bf3-46cd-b1ef-94f9f67b36ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesadüf Dediğin Tezahürdür</image:title>
            <image:caption>Dünya bizimle tesadüfün diliyle konuşur... 
Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir, görünmeyen ağlarla bağlıdır bütün ruhlar birbirine. 
Ayla, Billur, Toprak, Ateş, Güneş ve Sare… Onlar o görünmez ipliklerden yürüyerek, ‘tesadüf’ gibi görünen tezahürlerle bir araya geldiler ve ondan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Ayna etkisiyle dönüşüm başladı. 
Birbirlerini keşfederken kendilerine, gerçek potansiyellerine doğru çıktıkları bu yolculukta hayat da onlara en iyi versiyonunu göstermeye hazırdı. 
Anladılar ki içerde ne varsa dışarıda da o vardı. İçerden başlayan dönüşüm dalga dalga yayıldı, sevginin köprüsünde, kendi yarattıkları zincirlerinden çözüle çözüle özgürce yürümeyi ve sevmeyi öğrendiler. 
Tesadüf Dediğin Tezahürdür’de Leyla Demirkan hayatın gizemli tesadüfleri dediğimiz şeyin aslında olması gerekene atılan nakış gibi ilmekler olduğunu anlatıyor bize. Romanın birbirinden farklı karakterlerinin yolları Datça’da kesişirken, biz okurlar da kendimizi şu soruyu sorarken buluyoruz. “Hayat yolunda değişip dönüşmeden tam anlamıyla yaşayabilir mi insan?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112427</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/658fe127-7bc8-42ba-8bdd-d64d69fc4e95.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 Astrolojisi</image:title>
            <image:caption>2024, gezegenler arası astrolojik yolculuklar içeren göksel bir yolculuk olacak. Hayatınızın kaderinin kaptanı sizsiniz, dümende siz varsınız ve bu kitap da sizin kozmik yoldaşınız, sizin GPS’iniz. Bu astrolojik rehber kitap yıldızların bilgeliğini Kabala, Tarot, numeroloji, tarih ve mitoloji ile birleştiriyor. Önünüzdeki çalkantılı yolculukta yönünüzü bulmanıza yardımcı olacak bir rehber görevi üstleniyor. Ufuktaki ilk durak olan Birinci Bölüm’de, tüm burçlar dahil olmak üzere her ay için önemli tarihlerin genel bir listesi var ve bu tarihlerde dümen tutmanın en iyi yolu açıklanıyor. İkinci Bölüm 2024’ün başlıca astrolojik trendlerini detaylandırırken Üçüncü Bölüm ise yılın misyonunun yanı sıra 2024’ü, Ejderha Yılı’nı, görkemli bir yıl haline getirebilmeniz için tasarlanmış her-burca-özel araçları sunuyor. Kitapta her burç için tahmin ve öngörüler arasında finans için en iyi olan tarihler, aşk, sağlık ve beslenme için uğurlu günler, 2024’ün numerolojisi, Fransız Devrimi’nden bu yana ilk kez Plüton’un Kova burcuna geçişinin önemi, Merkür ve Mars retroları ve tutulmalardan nasıl faydalanılacağı yer alıyor. Bu rehber kitapta ayrıca, Yeni Yıl kararlarınız üzerinde çalışmaya başlamak için en uygun tarihleri ve bu kararları başarıyla hayata geçirmenizi sağlayacak teknikleri de bulabilirsiniz. Bu rehber kitap kaderinizi kontrol altına almanıza yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Kurban olmayın, dümende kendine güvenen bir pilot olun ve önümüzdeki yıl yolunuzu çizerken kendinizi daha da geliştirin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112428</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217168e9-a7e4-4470-b32f-b168dfe22a28.jpg</image:loc>
            <image:title>İnancın Biyolojisi</image:title>
            <image:caption>“Dr. Bruce Lipton, anlamlı olduğu kadar erişilebilir bir uslüpla, yaşam ile bilinç arasındaki uzun zamandır aranan ‘eksik bağlantıyı’ bize sunuyor. İnancın Biyolojisi’nin yeni milenyum bilimi için bir mihenk taşı olacağından hiç şüphem yok.” 
- Gregg Braden, Tanrı Şifresi ve İlahi Matriks kitaplarının yazarı. 
 
Beynin işleyişinin biyokimyasal etkileri hakkında yapılan çarpıcı yeni bilimsel keşifler, vücudumuzdaki tüm hücrelerin düşüncelerimizden etkilendiğini göstermektedir. Bu araştırmaların sonuçları, yaşamla ilgili algımızı köklü bir şekilde değiştiriyor. Biyolojimizi genler ve DNA’nın kontrol etmediğini, bunun yerine DNA’nın pozitif ve negatif düşüncelerimizden kaynaklanan enerji mesajları da dahil olmak üzere hücre dışından gelen sinyallerle kontrol edildiğini gösteriyor. Ünlü hücre biyologu Bruce H. Lipton, Ph.D., yeni Epigenetik biliminin zihin ve madde arasındaki bağlantısının, hem kişisel yaşamlarımızdaki, hem de türümüzün kolektif yaşamındaki derin etkilerine dair anlayışımızda nasıl devrim yarattığını açık, anlaşılabilir bir dil, çizimler, mizah ve günlük örnekler kullanarak gösteriyor. Bu kitap, kendi düşünme şekliniz hakkındaki düşüncelerinizi sonsuza dek değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112429</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a090257-348e-4967-b433-a3745ba98262.jpg</image:loc>
            <image:title>Bırak</image:title>
            <image:caption>En son ne zaman kredi kartı ekstrenizi incelediniz? 
Yoksa sizin için de ekstrenize bakmak en büyük kâbuslardan biri mi? 
Nakit parayla aldığınız son şey neydi? Nasıl hissettiniz? 
Titredi mi eliniz parayı verirken? 
En büyük hayaliniz ne? Bahçeli ev mi? Tekne mi? Lüks araba mı? 
Peki bu hayalin sizin olduğuna emin misiniz? 
Başkasının hayalini satın alıp üzerinize giymek istiyor olmayasınız? 
Psikolog değilim ama çok net bildiğim bir şey var: Parayla ilişkimiz fena halde duygusal! Aslında bizi para harcamaya iten en temel neden duygularımız. Eksiklik, değersizlik hissimiz. Ama kendimize de yüklenmeyelim. Sistem öyle şahane bir biçimde kurgulanmış ki cebimizdeki parayı kaşla göz arasında almayı bir güzel başarıyor. Biraz canım sıkkındı, ne yapayım bu kadarlık harcamam da olmasın mı yani bahanelerine sığınıyoruz, sistemin adına da tüketim toplumu deyip geçiyoruz. 
Sistem bize her şeyi mutluluk, güzellik, seksapel, karizma, gençlik vaadinin paketine koyarak satıyor. Önce eksiklik duygusunu yaratıyor sonra bu eksikliği giderecek şeyi temassız alışverişin zahmetsiz bip sesiyle elimize bırakıyor. 
İşin sonunda olan ise bize oluyor. Ek hesapla yaşıyoruz, maaşımızı görmeden kredi kartına yatırıyoruz, ekstrelerden öcü görmüş gibi korkuyoruz, her sabah alarmın sesini duyunca sırtında kırbaç görev başına çağrılan kürek mahkûmu gibi hissediyoruz. 
Ama bu kitabı aldığınıza göre artık bunun değişmesinin zamanı geldi! Ben bu kitapla size paranın aslında ne olduğunu anlatacağım. Gerçekte ne işe yaradığını. Nasıl duyguyla hareket ettiğini. Ne yaparsak büyüdüğünü ne yapmazsak eridiğini. 
Size önce harcarken kazanmanın yolunu öğreteceğim, sonra da en doğru yatırımlarla zengin olmanın. 
Zenginlerin hep bildiği, nesillerdir uyguladığı çok basit kuralları anlatacağım. 
Ki zenginliğin bir bakış açısı, bir zihin yapısı olduğunu kavrayalım. 
Dediklerimi yaparsanız zengin olacağınızı garanti ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112430</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fefecb-772c-4e30-9d6d-5cc77c7eda0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Meşe Ağacının Doğum Günü Partisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hoş geldin dostum, bak rahatına! 
Ormanımızdaki en yaşlı, bilge ağacın 
Hikâyesini anlatırken ben sana. 
Görmen gereken pek çok şey var burada, 
Hiçbiri gözünden kaçmamalı asla... 
BİLGE MEŞE’ye MUHTEŞEM BİR DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ hazırlayan Ayı ve arkadaşlarının arasına katıl. Keyifle okunacak şiirler, büyüleyici resimler, her mevsimde yapılabilecek çeşitli aktiviteler ve 100’den fazla ara-bul etkinliği bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112431</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c2cc44-7ebd-417c-8258-93af3611bad8.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleriyle Masallar (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Asıllardır kullanılan atasözlerimizin unutulmaması ve daha iyi anlaşılabilmesi için bu seriyi hazırladık. Çocuklarımızın yaş seviyeleri de düşünülerek metinler özel resimlerle güçlendirilmiştir.
 
İçindekiler:
 
1.kitap Çalışkan tavuk
2.Kitap Huysuz Kaplumbağa
3.Kitap Küçük Karınca
4.Kitap Minik Fare
5.Kitap Minik Kuş Maviş
6.Kitap Parlak Balık
7.Kitap Sevimli Tavşan
8.Kitap Şakacı tilki
9.Kitap Şanslı Karga
10.Kitap Yaramaz Sincap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112432</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7948b76b-fa56-4d29-afe2-a6bd0a406d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinayetim Geldi</image:title>
            <image:caption>Keşke otobüs parası için harçlık isteseydim. Yok tamam, o kadar da değil. Para güzel şey, kabul ediyorum, ama bu para bir süre sonra size zarar vermeye başlarsa o zaman canınız sıkılıyor işte. Dışarıda hâlâ deli gibi yağmur yağıyor. Sırılsıklam oldum. Saçlarımı sıksam bir baraj dolar. Ne yapacağımı bilmeden boş boş yürüyorum sokak aralarında. Ağaçların hışırtıları ve yapraklardan yere düşen yağmur damlaları çok güzel bir görüntü veriyor. Yapraklar fırtınada savrulmamak için dallara öylesine güçlü bir şekilde yapışmış ki… Tıpkı bir aile gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112433</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c7766ab-bba0-4531-8ea8-71b124751e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Ben Düştüm mü?</image:title>
            <image:caption>“Hayat çoğu zaman ‘Neden?’ sorumuza sağır, olup biteni bir mantığa oturtma çabamıza kayıtsızdır. Nedenleri görememenin yol açtığı keyfilik izlenimi, zihnimizi işlevsiz bırakıp bizi gafil avlar, güvenimizi sarsar, kaygılarımızı artırır. Oysa kurmaca, tekil bir yazarın zihinsel tasarımı olduğundan bizi düzenli, kavranabilir, rasyonel bir evrenle buluşturur. Bir romanın, bir filmin karşısında, hayatın ıskartaya çıkardığı anlama hünerimize kavuşuruz. Kurmacanın derli toplu zihni, bizimkine model olur. Öyleyse belki de kurmacalara yönelirken niyetim kafamı dağıtmak değildir de, gündelik hayatın darmadağın ettiği zihnimi toplamaktır. Neden-sonuç miyopisinden kaynaklanan yarın endişesinin pansumanıdır kurmacalar. Anlam veremediğim gündeliğin zihnimde açtığı yaralar, kurmaca karşısında tatlı tatlı kaşınarak iyileşir. Ertesi sabah yataktan kalkıp aynı keşmekeşin içine girebilecek gücü bulabiliyorsam, uzun günün sonunda beni şefkatle beklediğini bildiğim kurmacalar sayesindedir.” 
 
Gerçek olmadıklarını, üstelik er ya da geç hikâyelerini unutacağımızı bildiğimiz halde filmlerden, romanlardan neden vazgeçemiyoruz? Karşıladıkları ihtiyaç tanımlanabilir mi? Kurmacalara neden muhtacız? 
 
Beliz Güçbilmez kurmaca-gerçek ilişkisini, ilk bakışta göze çarpan benzerlikleriyle değil de benzerliğin bağrındaki farkla düşünmeyi öneriyor. Kurmaca evreninin kişisel deneyim arşivimize ve duygusal repertuvarımıza katkısını da ürettiği hakikati de ancak o farkı koruyarak tecrübe edebileceğimizi anlatıyor. 
 
Anne Ben Düştüm mü? kurmacaların içinden hayata yönelttiği sorularla, mevcut koşullarda varoluşumuzu daha anlamlı kılmanın güvenli yollarını seriyor önümüze.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112434</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a30546-ff88-46c6-899e-b7513be55118.jpg</image:loc>
            <image:title>Asiye 4 - Son Gülen İyi Güler! (Fleksi)</image:title>
            <image:caption>Okula yeni bir müdür gelir. Artık her şeyin çok eğlenceli olacağını vaat eder. Asiye’nin yıllardır aradığı fırsat ayağına gelmiştir ancak işler hiç de umduğu gibi gitmez. Gelen gideni aratır. Üstelik bir de yeni bir kız katılır aralarına. Süper çocuk havalarındaki bu kız, Asiye’nin okul hayatını daha da sıkıcılaştırır. Eee Asiye bu, durur mu? Hafta sonu yapılacak kampa katılmamak için arkadaşlarıyla birlikte okuldan kaçmaya çalışırlar. Ancak yakalanıp ceza alırlar. Ve sonra Asiye’nin bile tahmin edemeyeceği olaylar yaşanır… 
 
Asiye serisinin heyecan, coşku, eğlence, bol yaramazlık dolu serüvenleri, serinin uzun süredir beklenen dördüncü kitabında da tam gaz devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112435</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71323e75-983f-43f7-9c4f-a9ebe2c187d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyus</image:title>
            <image:caption>Hepimizin iyi veya kötü gördüğü bakış açıları vardır. Ya da şöyle söyleyeyim: Olanı, olduğu gibi gören bir bakış açımız… Peki siz, bu bakış açısını değiştirmeyi hiç düşündünüz mü? Farklı olabilmeyi, farkındalıklı olabilmeyi? Her güne farklı uyanmayı, olanı olduğu gibi değil de olduğundan daha da ötesini görebilmeyi, her gün farklı pencerelerden bakmayı, kötüyü değil de iyiyi... 
Neden olumsuz bir olay sonucu mutsuz hissetmek yerine daha da mutlu olmayı tercih etmiyoruz? Neden karamsarlık bulutları üstümüze çökerken kabulleniyoruz? 
Oysa, belki de her şey senin için olması gerektiği gibi sonuçlanıyordur. Belki de evren sana mutluluğu sunuyordur. 
Tercihler yapıyoruz. Yaptığımız tercihler sonucu ise o yolda ilerliyoruz. Karşımıza çıkan engeller, ne kadar zorlu bir yolda olduğumuzu söylüyor, aynı zamanda vazgeçmeden ilerlememizi... Yorulduğunu biliyorum, kötü hissettiğini… İçindeki mutsuzluğu ama her şeye rağmen hiç yılmayan dik duruşunu... Gözyaşlarını biliyorum, gözyaşlarına rağmen gülümseyen ışıltılı gözlerini... 
Hayat bazen mükemmel olmayabiliyor, zaten mükemmel bir hayat düşünemezdik. Her şeyin tozpembe olduğu bir hayat, sıkıcı ve amaçsız bir hayat olurdu bence. Seni sen yapanlarla ilerle yoluna, seni sen yapan gözyaşlarınla… Seni sen yapan ışıltılı gözlerinle… Seni sen yapan kahkahalarınla... Unutma, hiçbir umut, sen umutluyken gelmez. Aksine, umutsuzluğa düştüğünü hissettiğin vakit seni kucaklar... 
  Hoşça kal Meyus&apos;un umudu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112436</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22ac4138-13fc-4f49-a584-6a8063bd5dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Gezegen</image:title>
            <image:caption>“Kendi değişimini yaratabilecek güce sahip olana kadar var olan değişime uyum sağlamak gerekir. Yoksa o değişim bizi yutar ve içinde kayboluruz. Onlar da bu nedenle beklediler. Ancak değişim kuvvetlendi ve atalarım farklı bir değişim yaratabilecek gücü kendilerinde bulamadı. 
İnsanoğlu aradan geçen binlerce Dünya senesinin sonunda daha da bozuldu. Medeniyetlerini ilerlettikleri sanrısına kapıldılar, ancak yanılıyorlardı. İnsanlar karamsar olmayı gerçekçi olmak sanıyorlar. Her konuda karamsar oldular. Sadece maddi materyaller arzuladılar ve hayal kurmayı bıraktılar. İnsan hayal kurmayı bırakırsa ruhunu hasta eder. Onlar farkında olmadan ruhlarını hasta ettiler ve bu hastalığı birbirlerine bulaştırıp çocuklarına da aktardılar. İşte tehlike tam da burada başlıyor. Asekat’ın yaydığı Korok hastalığı, insanlığın geldiği durumda normalden çok daha hızlı yayılıp bir felakete sebep olabilir. Bizler bağışıklığa sahip olduğumuz hâlde çok kısa bir süre direnebildik ve şu an çok azımız sağlam durumda kaldı. İnsanlık çok daha feci bir durumla karşılaşmak üzere maalesef.” 
  Asekat’ın yarattığı Korok salgını ve salgının etkilediği dokuz farklı ırk… Dünya’yı salgından korumak için Kayıp Gezegen’e getirilen çocuk, görevini başarabilecek mi? Zamanın başından beri yaşayan Rolla ve Yahaller… Karanlık Orman, Kum Sahili, Mekanik Kale… Üç Güneş battığında ve üç Ay doğduğunda Kayıp Gezegen’de acaba neler yaşanacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112437</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd7782c4-c00b-4c5d-906b-c558f89a548f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpi Movie</image:title>
            <image:caption>Ormandaki tüm hayvanlar, kapılarına bırakılan davetiye ile telaşa kapıldı! 
Cadılar Bayramı Partisi’ne sadece on gün kalmıştı! 
Üstelik bu yılki kostüm partisinin ödülü çok daha büyüktü. 
Kirpi Movie’nin bu kadar az zamanda, 
kostüm partisine hazırlanması mümkün müydü! 
Umutsuzdu. 
Ta ki etrafına daha anlamlı bakmaya başlayana dek! 
Ona en özgün, en biricik, en mükemmel kostümü sunacak şey, aslında çok yakınındaydı! 
  Nezihe Özkaya Şahin’in geri dönüşüm hakkında farkındalık yaratacağı bu hikâye aynı zamanda çocukların yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini besleyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112438</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b3c94d-33cf-49e4-9223-91437616ebea.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-XIX</image:title>
            <image:caption>Bu gezegende var olmanın sarhoşluğu o kadar içimize işlemiş ki yaşarken kenara ittiğimiz bazı şeyleri yapamıyor ya da düşünemiyoruz. Hayat bize kendi öğretmek istediği birtakım şartları tahmin etmediğimiz zamanlarda karşımıza çıkarıyor. 
Bugünlerde yeni bir virüsten bahsediliyor. Aslında daha önceden de tanıdığımız uçuk yapan Herpes ve grip yapan İnfluenza vb. virüsleri var. Ama Covid gibi bazı virüslerin etki alanı geniş ve yayılma hızı yüksek olduğundan vücutta farklı bölgeleri hastalandırabiliyor. Bu etkileri önlemek ya da azaltmak için bireylerin ve toplumun daha ileri güç unsurlarına sahip olması gerekiyor. 
Bütün dünya hijyen, sosyal mesafe, ilaçlar, aşı ve sağlıklı beslenme ile kendini toparlamaya çalışırken bir sağlık çalışanı olarak bu dönemde yaşadıklarımı kaleme aldım. Dünyada yangın, sel, deprem, kasırga vb. doğal afetler gibi virüsler de hayatımızda var olmaya devam edecek. İçinde bulunduğumuz şartların dışında olamıyoruz. Bu nedenle doğal afetlerden ve virüslerden korunmak için toplumsal hafıza oluşturup ekosistemin devamlılığına da katkıda bulunabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112439</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca3539b-a106-42ac-9d80-5510699426ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrep ve Yelkovan</image:title>
            <image:caption>“Bu zamanda ve bu zamanın ötesinde.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112440</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/751cd89e-4606-44fc-9a1d-711ec05722e5.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük Kalp Kimin?</image:title>
            <image:caption>Bir gün şahane bir fikir gelmiş Bilge Baykuş’un aklına. 
Gözlerinde kalpler belirmiş âdeta: 
“Masallamalar Ormanı’nda en büyük kalp kimindir? 
Var mısınız bir yarışma yapmaya?” 
Dilara KÜKRER, masalların iyileştirici ve birleştirici gücünü kullanarak sihirli bir dünyaya 
davet ediyor çocukları. 
Masallamalar Ormanı’nda en büyük kalp kimin sizce? 
Kocaman gövdesiyle Ayıcık Balseven’inki mi? 
Ormanın en uzun boylusu Zürafa Zozi’nin kalbi mi? 
  Büyük bir kalp için büyük bir beden mi gerekli?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112441</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5807eea4-6153-4b93-8367-fe201b6426e5.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Keman İçin &quot;İstanbul&quot;</image:title>
            <image:caption>Burak Eker’in iki keman için bestelemiş olduğu “İstanbul” isimli duoyu dinledim. Eser çok hoşuma gitti. Hem teknik bakımdan hem de müzikal bakımdan çok beğendim. Eser içinde insanı duygulandıran pasajlar var. Bölümler içinde tonal modülasyonlar yapılmış. İkinci keman sadece ezgiye bir eşlik aracı olarak kullanılmamış, zaman zaman birinci kemanla birlikte güzel melodilerle inişli çıkışlı bir birliktelik sunuyorlar. Bu eseri yazdığı için kendisini kutluyorum. Eserin konserde canlı çalınmış halini de dinlemeyi çok isterim. 
* * * 
I listened to the duo “Istanbul” composed by Burak Eker for two violins. The piece is really good, in my opinion. I liked it very much, both technically and musically. There are touching passages in the work. The second violin is not only used as an accompaniment to the melody, but from time to time, together with the first violin, they present an up and down unity with beautiful melodies. I congratulate him for composing this piece and I would love to hear it played live in concert. 
Prof. Saim Akçıl</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112442</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39045b89-e643-4713-8998-7e414c8a222c.jpg</image:loc>
            <image:title>My Home / Redhouse Learning Set 3</image:title>
            <image:caption>İngilizce öğrenmeye başlayan çocuklar, üç kitaptan oluşan Redhouse Learning Setsayesinde ilk İngilizce sözcüklerini sevimli kutup ayısı Polly eşliğinde öğreniyor. Kutup ayısı Polly, Çilem Artun tarafından hazırlanan kitaplarda Neşe İnan’ın resimleriyle hayat buluyor.    Serinin üçüncü kitabı My Home(Benim Evim) seviyeyi biraz daha yükselterek, daha karmaşık düzeyde İngilizce cümleleri ve sözcükleri kolay ve eğlenceli bir şekilde öğretmeyi hedefliyor. Ayrıca her bölümün sonunda yer alan eğlenceli alıştırmalar ve resimli sözlük sayfaları ile çocukların öğrendikleri pekiştiriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112443</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/106daace-bb10-411f-ad1c-6056bb2a8cbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Solo Keman İçin &quot;Anadolu&apos;nun Yankıları&quot;</image:title>
            <image:caption>Burak Eker’in solo keman için hazırladığı, temeline de öncü bestecimiz A. Adnan Saygun’un öznel mi öznel, eşsiz yapıtı Töresel Musıki’yi aldığı—dahası bu esere bir methiye, saygı duruşu mahiyetinde—son derece pratik, duru ve nitelikli bir çalışma. Anadolu’nun Yankıları aklımıza ilk gelebileceklerden çok daha fazlasına sahip: Sayısız entelektüel katmanıyla bu çalışmanın değeri, içine girildikçe artacak, dolaşıma sokuldukça pekişecektir, şüphesiz. Malzemesine içeriden bakabilen, temas etmekten, sese dökmekten geri durmayan; müzik biliminin, kompozisyonun ve icranın birbirinden kopuk olmadığı, bilâkis destekleyip birbirini tamamladığı böylesi bir üretimin varlık alanımız müziği önemseyen herkese ilham olması dileğiyle… 
*  *  * 
Echoes of Anatolia, a work by Burak Eker for solo violin based on the very special, unique work by the pioneering Turkish composer A. Adnan Saygun, Töresel Musıki (a translation of the title can’t meet the hidden undertones such as traditional, customary, even rural and ritualistic, a. o.), is a quite practical, clear, limpid and qualified study which is also a respectful homage and tribute to Saygun. Echoes of Anatolia recalls far more than what its title easily evokes in mind: With its manifold intellectual layers, the worth and value of this work will undoubtedly increase as one delves into it and solidify once it circulates. May this production with its introspective attitude towards its musical material and fearless stand that could touch and transform it into sound; where musicology, composition and performance were dealt not as separate paths but supporting and completing each other, be an inspiration for everyone who values music, our realm of existence… 
 
Prof. Dr. Hakkı Alper Maral</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112444</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265b9c93-c664-436f-9cdb-c66e0ae86ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Viyola İçin Teknik Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>Viyola çalışmaya kendi kendinize şu soruyu sorarak başlamanız gerekir:                                               Nasıl Çalışmalıyım? 
Yüzeysel bir çalışma hiçbir sonuç vermez. Çalmak ve çalışmak birbirlerini tamamlayan unsurlardır. Doğru çalışmak viyolacıyı iyi bir performansa ulaştırırken, yüzeysel çalma hiçbir kazanım sağlamaz. 
“Viyola için Teknik Çalışmalar” kitabı, gam ve arpejlerle başlayan, seviyeye göre kademeli olarak ilerleyen, çift ses, pozisyon geçişleri ve entonasyon çalışmaları gibi sol el teknik gelişiminin her aşamasını ele alan, günlük çalışmaları çeşitlendiren egzersizleri içermektedir. Başlangıç, orta ve ileri seviye olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Her bölümünün sonunda,  seviyeye uygun viyola eserleri ele alınarak önemli pasajlar üzerinde teknik çalışma yöntemleri verilmiştir. 
Prof. R. Nuri İyicil’in alıştırma yöntemleri ve 26 yıllık mesleki deneyimle harmanlanarak hazırlanan bu metodun bütün viyola öğrenci ve öğretmenlerine yararlı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112445</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78c38a74-c55e-4564-8e47-2d6e865ddba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin 4 El Piyano Albümü - 1</image:title>
            <image:caption>Özellikle erken yaş eğitiminde, çocuklara müziğin renkli dünyasını eğlenceli bir duyuşla sunan bu metodun ritim yapıları ve tempo konularında da faydalı olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda birlikte çalmanın oluşturacağı “beraber nefes alma” gerekliliğinin de çocuğun içsel nüansını geliştirebileceği kanısındayım. Eğitimin ilk aşamasında öğretmeniyle 4 el çalan bir çocuk, müziği çok daha zevkli algılayacak ve hatta öğretmeni ile daha yakınlaşacaktır. 
 
Prof. Gülden Gökşen MSGSÜ Devlet Konservatuvarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112446</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb8cfa3-71d1-4391-afe0-89ce69bbaa11.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Her Şeydir</image:title>
            <image:caption>Rumeli ezgileri gibi başlayan, ege oyunları gibi hareketlenen ve sevda türküleri gibi kimi hüzünlü, kimi neşeli yol alan bir hayat. Ülkesine sevda, mesleğine sevda, sanatına sevda, Züleyha gibi Yusuf&apos;una sevda, öğretmenlerine, öğrencilerine, çocuklarına, çocuklara sevda... 
 
Yazar alçakgönüllü, kendini övmüyor ama siz yakalayacaksınız gerçek bir başarı öyküsünü; yazar, sınıftaki öğretmen gibi, özel hayatından söz ederken çekinerek anlatıyor ama siz yakalayacaksınız tertemiz bir aşk öyküsünü... 
 
Ve yazar çekinmiyor, sahnedeki bir koro yöneticisi inceliği, ustalığı ve coşkusuyla anlatıyor sanatını, Müzik Öğretmenliğini, mesleğine olan tutkusunu ve çok zor ekonomik koşullarda yaşayan çocuklardan nasıl sanat tutkunu insanlar yarattığını. 
Bir müzik eseri dinlercesine okuyup bitirince kitabı, ayakta alkışlayacaksınız iki insanı: Müzik eğitimcisi, koro yöneticisi Suna Çevik’i ve yazar Suna Çevik’i. 
Akif Ergin 
*  *  * 
Değerli arkadaşım yaklaşık üç yıl önce anılarını yazmaya başladı. Bu yıl benim de bir göz atmamı isteyince onur duydum ve okudum.  Suna Çevik’in yaşam öyküsü sadece bir anılar demeti değil.  İkinci Dünya Savaşı yıllarına rastlayan doğumundan başlayarak dünya tarihine, ülkemizin tarihine, yaşam koşullarına, göçmen ailelerin serüvenlerine ışık tutuyor. Bizim kuşağa hatırlatırken,  yeni kuşağın ilginç bulacağı, empatide zorlanacağı olayları anlatıyor.  Daha da önemlisi meslek yaşamını anlatırken, Türk Milli Eğitimi’nin en parlak yıllarına ışık tutuyor. 
                                                                                                Fatma Tazebay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112448</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f99d9d-f0b9-43a1-8f22-3008d83df9d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Değme Dedim Yüreğime</image:title>
            <image:caption>Öykü yazarı ve şaire Hatice Hantal Ankara doğumludur. 
Çankaya Yıldız Kız Kur´an Kursu mezunu. İşçi çocuğu olarak Almanya&apos;ya geldi. 
AWO Stade&apos; de Almanca  Kurs Ögretmeni olarak çalıştı. 
Hamburg, Fördern und Wohnen  Kurumu&apos;nda,göçmen bayanlara Almanca ders vermekte, hafta sonları (Rauenhaus Hamburg) özürlü çocuklar kurumunda, özürlü çocukları olan  ailelere yardım ve destek amaçlı çalışmaktadır. 
Ayrıca Buxtehude bayan sığınma yurdunda bayanların sorunlarıyla ilgileniyor, bazı tercüme işlerine bakıyor. 
Hobi olarak şiir, deneme ve öyküler yazmaktadır. Şiirleri, öykü ve denemeleri çeşitli dergilerde yayımlanmış ve antoloji kitaplarında yer almıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112449</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15769e6-3c29-467b-922b-903bc4baf072.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Hukuku</image:title>
            <image:caption>İslam Hukuku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112450</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3bc3042-e31b-40ae-a41a-d4ea79d3d7b9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sayılarım 6 -10 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şekilli Kesim, yırtılmaz kalın sayfalı sayılar kitabım!   Altı, Ydi, Sekiz, Dokuz, On…
Sayıları dokunarak keşfet!
Her sayfada bir dostumuz karşılayacak seni.
Haydi başla saymaya, sayılar
Giderek artacak unutma…
 
Dokun hisset, sayıları keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112451</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/962842bd-469c-448d-ba24-7e09410aeafd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluğun Doğal Yasaları</image:title>
            <image:caption>Dr. Catherine Gueguen&apos;in Başka Türlü Çocuk Yetiştirmek kitabından alınan ilham, Céline Alvarez&apos;in eşsiz eğitim yöntemleriyle buluşuyor.   Eğitimde reform mümkün müdür?   Her çocuk, dünyayı keşfetme ve öğrenme arzusuyla doğar.
Sinirbilimin gün yüzüne çıkardığı yeni bulgularsa çocukların sahip olduğu olağanüstü potansiyeli, gelişime açık bilgi ve yeteneklerini bize sürekli hatırlatır. Ancak ne yazık ki eğitim sistemimiz genellikle çocuklara, doğal meraklarını sınırlayan bir çerçeve dayatır, öğrenme isteklerini frenler ve onların o doğuştan gelen sevgi dolu tabiatlarını beslemekte yetersiz kalır.
 
Eğitim alanında uluslararası bir üne sahip olan Céline Alvarez,
çocukların doğal öğrenme potansiyelini nasıl açığa  çıkarabileceğimizi ve eğitimde nasıl bir reform yaratabileceğimizi bilim ve psikoloji dünyasındaki gelişmelerin ışığında ortaya koyarak yetişkinlerin bu süreçteki kritik rolünü de açıklıyor.
 
Anaokulunda uyguladığı eğitim yöntemlerinin ikinci senesinin
sonunda, neredeyse tüm çocuklar okumayı öğrenmiş, matematikte inanılmaz ilerlemiş, aynı zamanda mükemmel ahlaki ve sosyal  nitelikler geliştirmişlerdi.
 
Siz de eğitim devrimine katılmak, çocukların potansiyelini
serbest bırakmak ve onların gelişimini teşvik etmek istiyorsanız,
Çocukluğun Doğal Yasaları mutlaka okumanız gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112452</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6330895-994b-42fe-b43d-b38725cebe06.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamangezer Yatak</image:title>
            <image:caption>Biri zamanda yolculuk mu dedi?

Nuri Kurucu, mühendis kimliğini yazarlıkla yarıştırdığı Zamangezer Yatak&apos;ta okurları devrim yaratan icatlarıyla nam salmış bir mucitle tanıştırıyor ve ehil ellerden çıkan süper ötesi teknolojik harikaların yardımıyla zamanı alt üst eden bir gülmeceye imza atıyor. 

Baş döndürücü bir hızla değişen bilim ve keşif dünyasına fantastik bir pencereden bakan bu matrak serüven, boyutlar arası bir yolculuğu mümkün kılarak bilgi çağı çocuklarının merak duygusunu tetikliyor. 

Berna Dörtpınar&apos;ın çizgi film tadındaki resimleriyle hareketlenen kitap; geçmiş ve gelecek kavramları hakkında düşündürürken, hayattaki olumsuzluklara takılmadan ânın mutluluğunu yaşamanın önemine de değiniyor.









Ve karşınızda, akıllara zarar icatlarıyla herkesin hayranlığını kazanan müthiş mucit Bay Sonra!
Evet, doğru bildiniz: Olmazmatik, Teşekkür Et Çıngırağı, Uyku Vakti Ninesi, Muhabbet Başlatan Düğme ve daha niceleri... Hepsi onun eseri.

Kahramanımız, insanların günlük yaşamını kolaylaştırdığı harika icatlarıyla tüm kalpleri kazanmış olsa da, çocukluğunda yaşadığı bir burukluktan hâlen kurtulabilmiş değil. Ah, ne vardı ki biricik ablası Bayan Önce&apos;yle aynı anda okula başlayabilseydi! Hımm, acaba bu mümkün olabilir miydi? Yani geçmişe giderek o günü değiştirebilmek. Yine aynı düşüncelerle yatağına gittiği bir gece karşılaştığı sürpriz, zihninde bazı çok bilimsel şeylerin uyanmasına sebep oldu. Ve böylece, yorganının ve yastığının fısıldadıklarını keskin zekâsıyla birleştirdikten sonra Zamangezer Yatak ortaya çıktı! Çıktı çıkmasına ama nasıl çalışacaktı ki bu koca şey? Hem geçmişe gidip bazı şeylerin yerini değiştirmek tehlikeli olmaz mıydı? Ya işler tümden karışırsa? Bay Sonra kusursuz bir plan yapmalıydı, ama nasıl?

Her ihtiyaca olmazsa olmaz bir icatla karşılık veren becerikli bir mucidi zamanlar arasında bir serüvene çıkaran bu eğlenceli roman, bölüm aralarına serpiştirilen özel sayfalarında, Bay Sonra&apos;nın Mucitlik Atölyesi&apos;nden şaşırtıcı icatlara yer vererek anlatısını renklendiriyor.

Sevgili okur, şimdi elinizdeki kitabı bırakıp gözlerinizi kapayın ve &apos;&apos;sakince&apos;&apos; gitmek istediğiniz tarihi ve yeri düşleyin! Zamangezer yatağa hiç ihtiyaç duymadan harika bir zaman yolculuğuna mı çıktınız yoksa? O zaman bir bardak muzlu ve ballı sütü hak ettiniz demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112453</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a69c9b0-4240-42ce-8ad4-c5178a75f29d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi</image:title>
            <image:caption>Rusya Bolşevik Partisi’nin kuramcılarından olan Buharin’in Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi kitabı, kısa ama yoğun ve zengin bir yapıttır. Birinci Dünya Savaşı boyunca Buharin’in sürgün olarak yaşadığı kentlerde yazılan bu kitap, ancak Ekim Devrimi’nin ardından, 1919’da basılabilmiştir. Buharin bu kitapta, Marksizmin o dönemdeki baş düşmanı olan Avusturya Okulu’nun, özellikle de bu okulun önde gelen temsilcisi Eugen von Böhm-Bawerk’in bir eleştirisini yapmak üzere yola çıkıyor. 
Günümüzde de neredeyse tüm iktisat fakültelerinde, resmî iktisat eğitiminin temelini, hayattan kopuk, dogmatik ve statik “marjinal fayda” teorisi oluşturmaktadır. Bu teori öğrencilere, iktisadi olgu ve ilişkileri kavramak için anahtarlar sunmamakta, sadece ezberlenmesi gereken matematiksel fonksiyonlar, eğriler yığını olarak ders kitaplarında yer almaktadır. Emek-değer teorisini savunanların bu teoriye yönelttiği eleştiriler ise çoktan unutturulmuştur. İşte Buharin’in kitabı bize bunları tüm canlılığıyla anımsatıyor. 
Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi, “marjinal fayda” teorisine ve “öznel değer” yaklaşımına karşı iyi düşünülmüş, sıkı çalışılmış, akademik disiplini yüksek, enerjik ve gerçek yaşamdan örneklerle örülü bir teorik hücumdur. 
Klasik iktisatçılardan Marx ve Engels’e uzanan bilimsel hattın, kaba (vülger) ekonomi politiğe karşı nitelikli bir savunusudur. Bugünkü hâkim neo-klasik iktisat, marjinal fayda teorisini kusurlarından arındırmak için çok uğraşsa da, Buharin’in bu kitapta formüle ettiği tüm temel eleştiriler bugün de geçerliliğini korumaktadır. Buharin bu çalışmasıyla, ekonomi politiğin Marksist eleştirisini ilerletmekle kalmıyor, bilimsel ekonomi politiğin yeniden geliştirilmesi için de soluk boruları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112454</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/688e73e3-d94a-4447-b22c-55d81a942a2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinlediğiniz İçin Teşekkürler</image:title>
            <image:caption>“Dünyadan neyi istersen gizle ama samimi olduklarından hiçbir şey gizleme. 
Samimi olan her şey güzeldir.” 
 
Bir zamanlar en yakın arkadaşıyla ünlü bir oyuncu olmanın hayalini kuran Sewanee için kader farklı bir yol çizmiştir. Geçirdiği bir kazadan sonra sahnelerden bir adım geri çekilmiş ama sesli kitap anlatıcısı olarak başarılı bir kariyer inşa etmiştir. Bir kitap fuarı için gittiği Las Vegas’ta yakışıklı ve gizemli bir adamla baş döndürücü bir gece geçirir. Kafasında o özel akşamın anılarıyla evine döndüğünde ise hayatın onun için ilginç sürprizleri olduğunu görür. Aşk romanlarıyla isim yapmış bir yazar, kitaplarını onun seslendirmesini istemektedir, hem de sektörün en ateşli ve gizemli ismi Brock McNight’la birlikte! İkili iletişime geçer geçmez kıvılcımlar çakmaya başlar, birbirlerini görmeseler bile gerçek bir bağın kurulduğu ortadadır. Ancak Sewanee hâlâ Las Vegas&apos;ta tanıştığı adamı düşünmektedir ve kendisini bir anda bir aşk üçgeninde bulur. 
 
Yiten hayalleriyle birlikte romantik içgüdülerini de kaybettiğini düşünen Sewanee nihayet özlemini çektiği samimiyet ve kabullenmenin peşine düşecek, onun için yazılmış hikayeyi keşfedecektir. 
 
“Julia Whelan’ın öykü anlatma yeteneğini ve zekice esprilerini mutlu sonlara inanmayan alaycı bir sesli kitap anlatıcısıyla karıştırırsanız ne elde edersiniz? Saf sihir.” 
‒ Jodi Picoult</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112455</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d16a3071-2ee8-48ee-b87c-7bf4c1a20b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Savaşçı Kadınlar</image:title>
            <image:caption>“Beş Devrimci Kadından Dersler” alt başlığıyla yayımladığımız Kızıl Savaşçı Kadınlar, sosyalist kadın hakları aktivizminin tarihini bu tarihin önde gelen beş figürü üzerinden anlatıyor: Sovyetler’in kadınlara yönelik politikalarına şekil veren teorisyen, siyasetçi ve diplomat Aleksandra Kollontay; kendini halk eğitimine adamış Nadejda Krupskaya; Komünist Parti Kadın Birimi Jenotdel’in kurucularından İnessa Armand; efsanevi keskin nişancı Lüdmila Pavliçenko ve Bulgar Kadın Hareketi Komitesi’nin 22 yıl boyunca başkanı olan Elena Lagadinova. Bu beş kadının yaşam öykülerinden yola çıkan Kristen R. Ghodsee, sosyalist kadınların mücadelelerini, başarılarını ve önlerine çıkan engelleri anlatırken geçtiğimiz yüzyılın kadın hakları mücadelesini yaşadığımız çağa bağlıyor. İç çatışmalarla, çelişkilerle, birlikte çıkılan veya ayrılan yollarla ama aynı zamanda da büyük bir azimle, yaratıcılıkla ve başarılarla dolu beş yaşam öyküsü. Hayatları boyunca ince bir çizginin üzerinde yürümek zorunda kalan kızıl savaşçı kadınlar kadın mücadelesine büyük bir sadakatle bağlı kaldılar; yeni çözümler ürettiler, siyasi projeler geliştirdiler ve bizlere bugüne dair yeni sözler ederken mutlaka dikkate alınması gereken bir deneyim bıraktılar.  
20. yüzyıl kadın hareketine Doğu Avrupa’nın ve Sovyetler’in devrimci politikalarından yola çıkarak bakan Kızıl Savaşçı Kadınlar, kadın hareketinin, Batı tarihçiliğinin ilgisiz kaldığı sosyalist yönüne ışık tutuyor ve bu hareketin radikal geçmişiyle yeniden bağlantı kurmayı amaçlıyor. Toplumu ve değişmez sanılan kuralları değiştirmek ve daha adil bir dünya kurabilmek için erkek yoldaşlarıyla omuz omuza çarpışan bu kadınların hem uluslararası etkileri hem de başarıları belki gözden kaçırıldı, ama kesinlikle unutulmadı. Kadın hareketi üzerinde öyle bir etki bıraktılar ki aslında yaşadıkları başarısızlıklar bile ne kadar devrimci olduklarının bir kanıtı sayılmalı. Kızıl Savaşçı Kadınlar, sadece 20. yüzyıl kadın hareketine dair yazılan hikâyenin değil, aynı zamanda Sovyetler ve Doğu Avrupa tarihinin de eksik kalan sayfalarını tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112456</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c7b3b9-f527-4ed2-a2ec-bc0aa7d2df2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyet Kadını</image:title>
            <image:caption>Aleksandra Kollontay (1872-1952), Rus devrimci hareketinin etkili önderlerinden, sınıflar üstü bir kadın mücadelesine kararlılıkla karşı çıkan Marksist bir düşünür, Ekim Devrimi’nin ardından Bolşevik hükümette yer alan ilk kadın komiser (bakan), barış için gösterdiği çabalarla dünyanın saygısını kazanmış bir kadın diplomat... 
Kollontay’ın fikirleri, Sovyet Rusya tarihi içinde de Marksist feminizmin düşünsel mirası içinde de yeterince tartışılmamıştır. Oysa Kollontay’ın boyun eğmeyen, dolaysız bir üslupla kaleme aldığı yazıları, radikal bir düşünürün ve Sovyet Rusya’da geliştirilmeye çalışılan sosyalist pratiğe sorumluluk hissiyle bağlı bir yöneticinin derinlikli ve önemli düşünceleriyle doludur. 
Sovyet Kadını, Kollontay’ın siyasi yaşamının farklı evrelerinde zihnini meşgul eden çeşitli meseleler üzerine yazdığı yazılardan ve yaptığı konuşmalardan derlenmiş on iki makaleden oluşuyor. Yeni bir toplumun yaratılmasına dair güçlü umutlarla ortaya konduğu açıkça hissedilen bu makaleler, sosyalist kadın hareketinin talepleri, çağdaş burjuva toplumunun yarattığı “cinsel kriz”in nasıl aşılacağı, kadınların özgürleşmesi için sosyalist devletin sorumlulukları gibi pek çok konuda bugün de tartışmalar açabilecek parlak gözlemler içeriyor. Son bölümde yer verilen Kollontay’ın anıları ise siyaset ve mücadeleyle geçmiş bu ömrün, yeni bir dünya yaratma ülküsünden hiç vazgeçmediğini gösteriyor: “Benim hayatım, bir örnek olarak eskimiş çifte standart garabetini diğer kadınların hayatından da defetmeye hizmet edebilir. Bu, şahsi varoluşumun en önemli anlamıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112457</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de0798f-59bd-4b72-86e7-9951867c4b11.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Oyunları</image:title>
            <image:caption>“Seveceksin”, “Hiç” ve “Rüzgarlar da Konuşur” adlı şiir kitapları ile okurlarıyla buluşan Necip Eren, bu kez başka bir türle, öykülerle okurlarının karşısına çıkıyor. 
Günlük yaşamın içerisinden kopup gelen 16 öyküden oluşan Yağmur Oyunları, akıcı üslûbu ve içeriğiyle okurun dimağında tanıdık bir tat bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112459</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/835603e6-f4b7-4532-b365-c1e8c2f27b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümün Sevgilisi</image:title>
            <image:caption>Moskova, yeni bir yüzyılın, 1900’ün ilk günleri… Yoksul ve yetim Senka, Hitrovka’nın karanlık dünyasına katılmak zorunda kalır. Bir gün, ünlü suç çetesi elebaşı Knyaz’ın sevgilisi Ölüm’ü görür; sonsuz bir gençlik ve güzellikle dolu bu kadına yakın olabilmek için çeteye katıldığında hayatı alabildiğine karmaşık bir hal alır. 
Suç dünyasında yerini gittikçe güçlendiren Senka, değerli bir hazineyi ortaya çıkarır ve Ölüm’ün kalbinde kendine yer edinir. Hitrovka’nın yeraltı bodrumlarında her gün yeni bir cinayet haberi duyulur ve Senka’yı da tehdit edenlerin bir dizi cinayetle bağlantılı olduğu görülür. Fandorin, narkotik, sahte kimlikler ve organize suçlardan oluşan karmaşık bir ağı çözmeye çalışırken daima çekici olan Ölüm’le karşılaşmasında hayatta kalabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112460</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bca7633-5096-4765-b39e-95ff31ada675.jpg</image:loc>
            <image:title>Transatlanik</image:title>
            <image:caption>Jack Alcock ve Arthur Brown 1919’da, İrlanda’dan yola çıkıp Atlas Okyanusunu geçmek isterler. Frederick Douglass 1845’te, kitabının tanıtımı için İrlanda’ya ayak basar ve siyahi bir köle için bile şaşkınlık verici şartlara tanıklık eder. George Mitchell 1998’de, barış konuşması için Belfast’a gider… Tüm bu karakterler dikkate değer kadınlar aracılığıyla buluşuyor. Lily Duggan, kızı Emily, torunu Lottie ve Hannah Carson, 
tüm umutların bağlandığı kadın. Yazar bu karakterler aracığıyla kelebek etkisini ve nasıl bir şekilde birbirimize bağlı olduğumuzu okura sunuyor. TransAtlantik hem kimlik hem de büyüdükçe küçülen dünya üzerine düşüncelerin izlerini taşıyor. Açıklığı ve derinliğiyle Colum McCann neden en iyi çağdaş yazarlar arasında olduğunu bir kez daha gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112461</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/088d9465-dd6e-4e67-97c2-9bb074cbac00.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Aralıklar</image:title>
            <image:caption>Vahşi Aralıklar’da İrlanda’nın ücra bir köşesine tıkılıp kalmış iki kardeşin, Joseph ve kız kardeşi Breege’in, bir mirasa konmak üzere Avustralya’dan çıkıp gelen Mick’le inşa ettikleri ölümcül ilişkiye tanıklık ediyoruz. Mick’in gelişi büyük dönüşümlere de kapı aralayacak, iki kardeşin hayatını altüst edecektir; nitekim hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır. Edna O’Brien, İrlanda kırsalına bu kez aşka, toprak kavgasına, deliliğe ve cinayete dair bir hikâyeyle, dahası bir çatışmalar yumağıyla geri dönüyor: aşkla nefretin, taşrayla kentin, her şeyden önce mülkiyetle mülkiyetin çatışması. 
 
“Bu kitap, sanatçının ele aldığı bir olay örgüsünün basmakalıplıktan tamamen arındığının, duyguların hiçbir zaman apaçık olmadığının kanıtı adeta.” 
–Kirkus Reviews 
“O’Brien, İrlanda edebiyatının, o büyük ataların pek saygın bir vârisidir.” –San Francisco Chronicle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112462</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bcdca42-9a87-498b-b9d5-089188a07ddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanet Olası Ezik Nishiga Hachi 2</image:title>
            <image:caption>“FİNALLER BİTTİ VE NİHAYET YAZ TATİLİNE GİRDİK! 
 
 SENPAİ İLE HER TÜRDEN EĞLENCELİ ANLAR YAŞARIZ DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜM. 
 
ANCAK İŞLER HİÇ DE DÜŞÜNDÜĞÜM GİBİ GİTMEDİ. AZUMA’NIN ÇEVRESİNİ KIZLAR SARDI.” 
 
HACHİ’NİN SENPAİ’SİYLE İLİŞKİSİ TEHLİKE ALTINDA!... ACABA HACHİ TÜM ENGELLERİ AŞIP, DİK BAŞLI SENPAİ’Sİ TORU İLE OLAN İLİŞKİSİNE DEVAM EDEBİLECEK Mİ? 
 
VE ANİDEN BAŞKA BİR KIZ ÇIKIP GELDİ... HEM DE BİR SÜRÜ SIRLA BİRLİKTE... BU KIZIN TORU’YLA OLAN GEÇMİŞİNİ HACHİ ÇÖZEBİLECEK Mİ? 
 
DALGALARIN KABARDIĞI BİR YAZ TATİLİ. HADİ, DURMAYIN, DALIN İÇİNE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112463</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/717d056d-ac28-4d87-921f-cf6ba75cb146.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanet Olası Ezik Nishiga Hachi 1</image:title>
            <image:caption>LİSELİ KIZ NİSHİGA HACHİ İLGİ Mİ İSTİYOR? 
AZUMA’YI NEDEN SÜREKLİ TAKİP EDİYOR? 
RAKİPLERİNDEN ÜSTÜN OLMAK İÇİN ADETA KENDİYLE YARIŞAN NİSHİGA HACHİ, AZUMA TARAFINDAN HER ZAMAN HAFİFE ALINIYOR VE
BU DURUMU KABULLENEMİYOR. 
İLGİ MERAKLISI NİSHİGA İLE SERT MİZAÇLI
LİSELİ AZUMA’NIN HİKÂYESİ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112466</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5de969be-285f-431d-bb38-224a843f9478.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Prenses Oldum 2</image:title>
            <image:caption>ÖLÜMDEN DÖNDÜKTEN SONRA CLAUDE TUHAF BİRİNE DÖNÜŞTÜ! 
 
‘’DOĞUM GÜNÜN YAKLAŞIYOR, İSTEDİĞİN BİR ŞEY VAR MI?’’ 
 
CLAUDE BANA DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ Mİ VERECEK? 
 
BENİM İÇİN ÖZEL BİR KÜTÜPHANE OLUŞTURDU, BANA GÜL BAHÇESİ ARMAĞAN ETTİ VE HATTA ZÜMRÜT SARAYINI BİLE VERMEKTEN KAÇINMADI. MÜCEVHERLER VE HAZİNE ODASININ ANAHTARLARI İSE ÇOK FAZLA KÜLFET OLDU! 
 
CLAUDE… 
 
ŞİMDİ DE... TAKDİM BALOSUNDA BENİMLE DANS ETMEK İSTEDİĞİNİ Mİ SÖYLÜYOR?” 
 
“BABAN SENİ DÜŞÜNDÜĞÜNDEN DAHA ÇOK SEVİYOR.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112467</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad518d29-a382-43d0-8b40-a5ba32ad8e5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hain</image:title>
            <image:caption>SOLUK SOLUĞA OKUNACAK 
BİR MİLLÎ MÜCADELE ROMANI: HAİN
Yıl: 1919. Tüm dünyanın her fırsatta gözünü diktiği, Türk milletinin gözbebeği olan İstanbul işgal atındadır. Evlerde tedirginlik, sokaklarda korku, insanlarda umutsuzluk hakimdir. Bir Türk zabiti olan Ahmet Muhtar, tıpkı mensubu olduğu millet gibi Balkan ve Cihan Harbi’nin tüm yaralarını, yorgunluğunu üzerinde taşımaktadır. İtilaf Devletleri’nin her geçen gün kuşattığı İstanbul’da inançları sarsılmış biçimde ayakta kalmaya çalışmaktadır.
Anadolu’daysa durum bambaşkadır. Umudun, cesaretin, vatan sevgisinin bir ateş gibi parladığı yürekler Mustafa Kemal Paşa’nın çevresinde bir daire çizmektedir. Paşa, Anadolu’da bir hareket başlatmaya ve cumhuriyete doğru giden yolda ne kadar engel varsa temizlemeye ant içmiştir. İstanbul’u çalkalayan bu gelişme, Ahmet Muhtar’ın da kulağına gelmiştir. O, bu hareketin başarıya ulaşacağından emin değildir, üstelik artık fikirleri değişmiş biri olarak değişime inanmaktadır. İngilizlerin kendisine sunduğu iş birliği teklifi de ayaklarını yerden kesecek kadar caziptir. Yoksa birçok cephede savaşmış, Enver Paşa’ya hayran, gözü karalığıyla meşhur olmuş Ahmet Muhtar hainlerin safına mı katılacaktır?
“Sakarya: Türk Bitti Demeden Bitmez”, “Büyük Taarruz: Dağlarda Tek Tek Ateşler Yanıyordu” ve “İstiklal: Vatanımda Bir Tek Düşman Kalmasın” adlı eserleriyle tarihimizin en kritik sayfalarını cesurca aydınlatan Selim Erdoğan, bu kez “Hain: Mezarıma Tükürecekler” romanıyla okurları Millî Mücadele yıllarına götürüyor. Rum, Yahudi ve Ermeni tüccarlar, Türk savaş gazileri, İttihatçılar, Kuvvacılar, İngiliz subayları, Türk zabitleri, Kemal Paşa taraftarları, cami imamından berbere kadar pek çok mahalle figürü, Beyaz Rus göçmenler, Pera’nın müdavimi Avrupalılar ve Levantenler, şöhretli paşalar, hainler ve kahramanlar; dönemin İstanbul’u ve Anadolu’su arasında sinematografik biçimde okurlara sunuluyor. Güçlü bir tarihçinin güçlü bir romancıya dönüştüğü Hain soluk soluğa okunacak ve uzun yıllar tarih severlerin başucundan eksik olmayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112468</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265f0420-23b8-4645-bbbc-32f6187d7c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rothschild Hanedanı</image:title>
            <image:caption>ROTHSCHILD AİLESİNİN GİZLİ KALMIŞ HİKÂYESİ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR 
 
“Muazzam bir başarı, tarihsel araştırma ve hayal gücünün zaferi.” 
The New York Review of Books 
“Niall Ferguson’ın zekice yazılmış ve tümüyle büyüleyici Rothschild ailesi monografisinin bu ikinci cildi, akademik tarihçilerin hâlâ hepimizin okumak isteyeceği harika hikâyeler anlatabileceğini kanıtlıyor.” 
The New York Times Book Review 
 
Niall Ferguson modern Avrupa ve dünya tarihi üzerinde büyük etkiler bırakmış bankacılık ailesi Rothschildlerin izini sürmeye devam ediyor ve ailenin tarihini günümüze dek getiriyor. Ferguson, destansı Rothschildler monografisinin bu ikinci cildiyle, tüm zamanların en büyüleyici ve güçlü ailelerinden birinin efsaneleri yıkan portresini tamamlıyor. 
Kırım’dan İkinci Dünya Savaşı&apos;na kadar yaşanan her savaş Rothschildlerin dünya çapındaki imparatorluğunun istikrarını defalarca tehdit etti. Bu küresel çalkantılara rağmen, Rothschildler yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar dünyanın en büyük bankası olarak kaldı. Peşine düştükleri çıkarları finans alanının çok ötesine uzandı. Ülkeler arası diplomasilerde etkili oldular; uzak diyarlarda maddi kazançlar için mücadele verdiler; adlarını sadece gazetelerde gördükleri topraklarda ticari yatırımlar yaptılar; kârları uğruna savaşlara gizliden veya açıktan taraf oldular, yeni ülkelerin kurulmasına, eskilerinin yıkılmasına aracı oldular. Tek amaçları finans merkezi olan Londra’daki hakimiyetlerini ve dünya çapındaki bankacılık imparatorluklarının gücünü korumaktı. Felaketleri ise yeni palazlanan Amerika Birleşik Devletleri’nde kendilerini başarılı bir şekilde kabul ettirememeleri oldu: 1920’lerden itibaren finansal gücün Londra&apos;dan New York&apos;a kaymasıyla güçleri gittikçe azaldı. Peki ama böylesi bir finans imparatorluğunun güç kaybetmesi ne demektir? 
Uzun süredir kayıp olan Rothschild ailesi arşivlerine erişebilen ilk tarihçi olan Ferguson, ailenin engellenememiş yükselişinin ve görece çöküşünün izini sürüyor ve sizleri çekici üslubuyla bu takibe şahit tutuyor. Rothschild Hanedanı: Dünyanın Bankacıları, 1849-1999 günümüzde dahi hâlâ etkinliğini ve etkisini sürdüren Rothschild ailesinin günümüzün ekonomik, sosyal ve siyasi tarihinin önemli bir oyuncusunun günümüze uzanan hikâyesini ustalıkla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112469</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b4beaa-95c3-409a-8861-85a9dd085f7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Retorik</image:title>
            <image:caption>Herkes konuşabilir ama çok az insan konuşurken ETKİLER ve çok daha azı istediği şeye karşısındakini İKNA EDER 
 
Hayatta öğrenebileceğiniz en önemli beceri nedir? 
Hiç şüphesiz etkili ve ikna edici konuşma becerisidir. Daha etkili olmak veya hedeflediğiniz şeylere ulaşmak her noktada konuşma beceriniz sayesinde olur.  
Size bazı sorular sorayım: 
·  Özel veya profesyonel hayatınızda etrafınızdakileri konuşmanızla etki altına almak ister misiniz? 
·  Peki ya güçlü argümanlar ve ikna edici konuşmanızla insanları harekete geçirmek? 
·  Sizi dinleyenlere mesajını açık ve net bir şekilde sunmak istiyor musunuz? 
·  Ya da hayatının kontrolünü eline almış bir lider profili çizmek? 
·  Hayatınızda başarılı olmayı ve gelirinizin bu doğrultuda artmasını ister misiniz? 
 
Bunlar öylesine sorulmuş sorular değil. Bunlar sizi hedeflediğiniz yere taşıyacak sorular. Bu sorulara evet yanıtı verdiyseniz yapmanız gereken, etkileyici ve ikna edici konuşmayı, yani Retorik Sanatını öğrenmek. 
Retoriği öğrendiğinizde artık başkalarının çizdiği sınırlara bağlı kalmayacak, etkili ve ikna edici konuşamamanın bedelini ödemeyeceksiniz. Başkalarının size uyguladığı manipülasyonların farkına varacak ve onlardan kurtulacak; yapabileceğiniz, sahip olabileceğiniz, anlattıkça yakalayabileceğiniz hedeflere emin adımlarla ilerleyeceksiniz. 
Retorik: Konuş, Etkile, İkna Et ile etkileyici ve ikna edici bir konuşmacıya dönüşmeye, bir insan mıknatısına dönüşmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112470</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5813c621-634c-4717-9ca8-1360c49b643a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümün Gözdesi</image:title>
            <image:caption>Moskova, yeni bir yüzyılın, 1900’ün ilk günleri… Moskova’daki bir intihar kulübünün namı bir histerinin yayılmasına sebep olur. Ölümle müjdelenen bir üyenin ardından grubun sayısı azalırken, gizemli bir yeni üye çıkagelir: Erast Fandorin. İntiharları araştırmaya başlarken, aynı zamanda üyeleri ölümün güzel ya da şiirsel olmadığına ve peşinden gidilmemesi gerektiğine ikna etmeye çalışır. Dâhi dedektif, Colombina’nın ölümden gelen işaretleri aldığında harekete geçmesini engelleyebilecek mi? 
Ölümün Gözdesi, katilin silahlarının hile ve manipülasyon olduğu bir cinayet gizemidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112471</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ccc858b-72bd-4af9-a045-ffc9f65fc7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Sezar</image:title>
            <image:caption>ROMA HÜKÜMDARLARININ GÖLGESİ ALTINDA 
2000 YILLIK SANAT TARİHİ 
 
“Barnes &amp; Noble Yılın En İyi Tarih Kitabı”
“Waterstones 2021&apos;in En İyi Tarih Kitabı”
“CapX Yılın Kitabı”
“Kirkus Reviews Yılın En İyi Kurgu Dışı Kitabı”
“Library Journal Sonbahar 2021 Yılının Mutlaka Okunması Gereken Kurgu Dışı Kitabı” 
 
“Üretken bir yazar ve seçkin bir Eski Çağ tarihçisi olan Beard, Roma imparatorlarının imgelerinin iki bin yıl boyunca sanatı, kültürü ve siyaseti nasıl etkilediğini ustalıkla tasvir ediyor.” – Barry Strauss 
 
“Derinlemesine araştırılmış bu kitap, Antik Roma imparatorluk portrelerinden on dokuzuncu yüzyıl heykeltıraşların eserlerine kadar, Roma sanatının iki bin yıl boyunca Batı dünyasının iktidar anlayışını nasıl şekillendirdiğini inceliyor.” – New York Times 
 
İktidarın yüzü neye benzer? Sanatta kimler, neden anılır? Nefret ettiğimiz siyasetçilerin heykellerine nasıl tepki veririz? 
Acımasız Iulius Caesar’dan tutun da sineklere işkence eden Domitianus’a kadar Mary Beard, Suetonius’un On İki Caesar’ı üzerinden Batı dünyasındaki zengin, güçlü ve ünlü insanların portrelerinin nasıl olup da Roma imparatorlarının imgesi tarafından biçimlendirildiğini anlatıyor. 
On İki Caesar; bu katil hükümdarların Antik Çağ’dan Rönesans’a ve dahası talihsiz liderlerin Roma yanarken keman çalan Nero’lar olarak karikatürize edildiği günümüze kadar sanatta neden bu kadar büyük bir yer işgal ettiğini sorguluyor. 
SPQR kitabıyla Antik Roma’nın olağan üstü tarihini anlatan usta kalem Mary Beard, On İki Caesar: Antik Dünyadan Modern Dünyaya İktidar İmgeleri’nde yüzlerce renkli fotoğraf eşliğinde Romalı hükümdarların imgelerinin antik zamanlardan günümüze sanatı, kültürü ve iktidarın temsilini nasıl etkilediğinin büyüleyici hikâyesini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112472</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508650e6-ddc4-4ef2-846a-88d430ba6aa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Osmanlı Padişahları</image:title>
            <image:caption>OSMANLI PADİŞAHLARININ 
MERAK EDİLEN TÜM YÖNLERİ…
Kimi askerî yönüyle, kimi politik dehasıyla, kimi özel hayatıyla dikkatleri üzerine çeken otuz altı padişah… 
Peki padişahlar nasıl yetişti? Etraflarında nasıl bir devlet kadrosu vardı? Kişilikleri ve faaliyetleri üzerine etki eden isimler kimlerdi? Neleri sever nelerden hoşlanmazlardı? Aile yaşantıları nasıldı? Fırsat buldukça hangi meslek ya da sanat dalı ile uğraşırlardı?  
Bu ve benzeri çok merak edilen soruların yanı sıra Hürrem Sultan, Pargalı İbrahim Paşa, Cem Sultan, Kösem Sultan, Sokollu Mehmet Paşa, Köse Mihal, Geyikli Baba, Emir Buhari, Şeyh Bedrettin, Şeytan İbrahim Paşa, Molla Kâbız, Aziz Mahmut Hüdai, Patrona Halil, Mimar Sinan, Kabakçı Mustafa gibi pek çok şahsiyetin hikâyesi; Kardeş Katli, Harem, Fetret Devri, Karlofça Anlaşması, Buçuktepe vakası, Kadızadeler ile Sivasîlerin kavgası, Lale Devri, Vaka-i Vakvakiye, Vaka-i Hayriye gibi pek çok olay hakkında bilgi, elinizdeki kitapta. 
Dakikalar İçinde Osmanlı Padişahları; zevkli üslubu, özel olarak seçilen 200 fotoğraf, görsel ve gravürüyle tarih tutkunlarını Osmanlı dünyasının bazen heyecanlı ve neşeli, bazen de hüzünlü ve dramatik dünyasına götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112473</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/143f66fa-27b1-4396-bb65-f93b4fb2b8ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege ve Eski Yunan Tarihi-1</image:title>
            <image:caption>Ege ve Eski Yunan Tarihi, Ege dünyasında doğmuş, gelişmiş ve nihayetlenmiş bir Eskiçağ uygarlığının tarihidir. Bu uygarlığın merkezini Ege Denizi adaları ve Ege Denizi’ni doğudan ve batıdan çevreleyen ülkeler, yani bugünkü Türkiye’nin Ege Denizi’ne kıyısı olan bölgeleriyle Yunanistan oluşturur. Fakat etki ve yayılım alanı bakımından anlaşılması gereken, hemen hemen tüm Akdeniz dünyasıdır.  İki cilt olarak planlanan Ege ve Eski Yunan Tarihi’nin bu ilk cildinde Ege ve Yunan dünyasının tarih öncesi devirlerinden Klasik Çağı’na kadar olan binlerce yıllık bir zaman dilimi konu ediliyor.  Siyasetten edebiyata, felsefeden bilime, sanattan mimariye hemen her alanda yarattığı özgün kültürlerle Batı uygarlığının temellerini oluşturan Ege ve Eski Yunan dünyası tarihinin bütün disiplinler için faydalı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112474</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33ad51c5-f6fa-46ab-aa7c-3f909034adf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Warren Buffett Kanunları</image:title>
            <image:caption>“Bay Miller, Buffett Ortaklık Ltd. şirketinin işleyişini çok iyi şekilde araştırıp incelemiş ve Berkshire kültürünün Buffett Ortaklık Ltd.’nin köklerinden nasıl geliştiğini mükemmel şekilde aktarmış. Yatırım teorisi ve pratiği ilginizi çekiyorsa, bu kitap tam size göre.” – Warren Buffett 
 
“Yatırım dünyasına adım atan herkes işe başarılı kişileri okumakla başlar. Büyük başarı yani aslında büyük para kazanmış olan pek çok isim olmasına rağmen üzerinde herkesin uzlaştığı iki isimden biri Jesse Livermore ve diğeri de Warren Buffett’tır. Aslında bu iki isim iki ekolü de temsil eder. Livermore başarısını fiyatları okuyarak yani bir nevi teknik analize, Buffett ise temel analize borçludur. Buffett değer yatırımcısı kavramını ortaya çıkartan Benjamin Graham’ın ekolünden gelir ancak onun yöntemlerini çok daha ileriye taşımıştır. 
Buffett’ın bilgeliğinden faydalanmanın en kolay yolu her bilanço döneminde hissedarları ile paylaştığı mektupları okumaktır. İçinde bulunduğumuz döneme göre çok ciddi bilgiler içeren bu paylaşımları şimdi konu başlıkları ile bir kitap olarak düzenlenmiş şekilde okuma şansına sahibiz. Şayet bir yatırımcı iseniz bu şansı değerlendirmekte fayda var.” – Şant Manukyan 
 
Warren Buffett Kanunları, dünyanın en büyük yatırımcısı Warren Buffett’ın yatırım dünyasına nasıl girdiğini, nasıl büyüdüğünü ve hem kendisine hem de ortaklarına nasıl kazandırdığını yalın bir dille anlatıyor. Yazar Jeremy C. Miller, Buffett’ın yatırım pratiklerini inceleyerek çoğumuzun kafasını karıştıran meseleleri damıtıyor ve herkesin istifade edebileceği bir seviyeye getiriyor. Warren Buffett’ın Ortaklık Mektuplarından yola çıkılarak oluşturulan ve Buffett’ın temel kanunlarını açıklayan Warren Buffett Kanunları, yatırım dünyasına adım atacaklar için gerçek bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112475</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b5b0c8b-4feb-4a6d-8c77-2b949c4d59ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Avusturya Tarihi</image:title>
            <image:caption>AVRUPA’NIN KALBİNE YOLCULUK 
 
Kronik Kitap Ülkeler Tarihi Dizisi; Japonya, Çin ve Fransa&apos;nın ardından Avusturya ile devam ediyor. 
 
“… Steven Beller’ın Avusturya’nın izini İsviçre’deki belli belirsiz köklerinden başlayıp günümüze kadar sürmesi ve bunu da bu kadar kısa bir sayfada dolu dolu anlatması takdire şayan.” – Jutta A. Helm, Batı Illinois Üniversitesi 
 
**** 
Habsburgların kalbi, klasik müziğin merkezi, Avusturya… 
Nefes kesici Alp manzaralarından Viyana’nın imparatorluk ihtişamına kadar Avusturya, Avrupa tarihinin gidişatını şekillendirmede çok önemli bir rol oynadı. Tarih okyanusunda pek çok merhaleden geçerek sert dalgalarla şekillendi ve bu esnada tüm dünyayı da etkilemeyi başardı. 
Habsburg İmparatorluğu&apos;nun doğuşunu, Barok döneminin ihtişamını, iki dünya savaşının çalkantılarını ve Avusturya&apos;nın modern bir Avrupa ülkesi olarak ortaya çıkışını titizlikle inceleyen Beller, yaptığı derinlemesine araştırmaları ve canlı hikâye anlatımıyla Avusturya ve dünya üzerinde silinmez bir iz bırakan karakterlere, olaylara ve kültürel dönüm noktalarına hayat veriyor. 
Maria Theresa, Mozart ve Freud gibi ünlü Avusturyalı figürlerin dünyasına girerken, Avusturya&apos;nın kimliğini tanımlayan siyasi çalkantıları, kültürel başarıları ve karmaşık ilişkileri de keşfedeceğiniz bu eserde Beller, dünya sahnesinde ağırlığını hissettiren bir ulusun canlı bir portresini çiziyor. 
Steven Beller’ın bin yılı aşan süreyi kapsayan anlatısı, Avusturya’nın geçmişindeki karmaşık konuları ustalıkla bir araya getiriyor. Habsburg hanedanının yükselişinden Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun ihtişamına ve modern çağın zorluklarına kadar uzanan bu kısa tarih, Avrupa tarihinin şekillenmesinde önemli bir rol oynamış bu ulusa dair geniş ve kapsamlı bir anlatı sunuyor. 
Kısa Avusturya Tarihi, Avrupa ve Avusturya’nın tarihi ve kültürünün karmaşık dokusunu anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir başvuru kitabı. Steven Beller’ın uzmanlığı ve becerisi, bu kitabı paha biçilmez bir kaynak ve Avusturya&apos;nın zengin mirasını keşfetmek için bir define haritası haline getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112476</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4faba3eb-65e3-4395-adfa-34a9ae6d0526.jpg</image:loc>
            <image:title>Görüp İşittiklerim</image:title>
            <image:caption>Ali Fuad Türkgeldi (1867-1935), Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde saray çevresinde olan bitenlere yakından şahitlik etmiş ve yaşananlar hakkında önemli bilgiler bırakmış olan bir tarihçi ve devlet adamıdır. Elinizdeki eserde Türkgeldi’nin Meşrutiyet’ten iki ay sonra Sadaret Mektupçuluğu’na tayin edilmesinden, Mâbeyn Başkâtipliği görevinden ayrılıncaya kadar tanık olduğu önemli olayları bulacaksınız. Bab-ı Âli baskınından Balkan savaşlarına, İzmir’in işgalinden Sultan Vahideddin ve Reşad hakkındaki gözlemlere uzanan bu hatırat, tarihçiler ve tarih severler için kaynak bir eser mahiyetinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112477</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0fbad70-3320-496e-9560-4506b5616fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Arabistanlı Lawrence</image:title>
            <image:caption>OSPREY Büyük Komutanlar Serisi 15 
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Arabistanlı Lawrence’la devam ediyor… 
Arap milliyetçiliği, 1789 Fransız İhtilali’nden etkilenen tüm milliyetçilikler gibi bir erken 19. asır fenomenidir. Batılı büyük devletlerin misyonerlik faaliyetlerinin yanında, Suriye-Lübnan Hristiyanları öncülüğünde kültür ve dil alanındaki gelişmelerle güçlenen Arap milliyetçiliği, 1. Dünya Savaşı sırasında Şerif Hüseyin öncülüğündeki isyanla uluslararasılaştı ve bilahare devletleşme sürecine girmeyi başardı. 
Osmanlı karşıtı 1915 Arap İsyanı’nın asıl aktörleri Peygamber soyundan Şerif ailesi ve Hicaz Arapları olmakla birlikte, bu isyan süreci bilhassa İngilizlerin bölgeye dair planları açısından çok büyük önem taşımaktaydı. Osmanlı’nın yaklaşık 40 yıl önce tamamen elinden çıkan bir başka Arap beldesi Kahire’de konuşlu Arap Bürosu tarafından koordine edilen bu isyana İngilizler açık bir şekilde maddi, stratejik ve askeri destek vermekten geri durmamıştı. 
İngilizlere Kudüs, Şam, Bağdat, Mekke, Medine, Basra, Halep gibi stratejik ve kültürel öneme sahip Arap şehirlerinin kapılarını açan bu isyan sürecinde, İngiliz ordusundan çok sayıda sivil ve asker görevli “danışman” sıfatıyla, Şerif Hüseyin ve oğulları liderliğindeki Arap birliklerinde görev aldı. Bunlar arasında en çok bilinen isim ise kuşkusuz Thomas Edward Lawrence, veya nam-ı diğer “Arabistanlı Lawrence” olacaktı. 
Arapçaya, mahalli lehçelere varana kadar derin nüfuzu, Arap ve İslam kültürüne gerçek bir uzman seviyesindeki vukufiyeti ve bedevi kabilelerine dair geniş bilgi birikimiyle Arapların büyük saygısını kazanan Lawrence, düşük rütbeli bir subay olmakla birlikte, son derece kritik askeri operasyonların icrasında sonuç alıcı katkılarda bulundu. Hicaz Demiryolu’nun devre dışı bırakılması ve Medine, Yemen gibi uzak coğrafyalardaki Osmanlı ordusunun savaş dışı kalmasında, ricat halinde kuzeye çekilen Türk ordusunun ardından Kudüs ve Şam gibi kritik beldelerin ele geçirilmesinde doğrudan belirleyici bir isimdi. 
Arabistanlı Lawrence, Lawrence’ın Orta Doğu faaliyetlerini derinlemesine anlatırken, bir yandan da geçmişine, çevresine ve rakiplerine odaklanıyor. Lawrence’ın Arap kabilelerle nasıl irtibat kurduğunu, onlara nasıl nüfuz ettiğini ve kendisini nasıl kabullendirdiğini de rahatlıkla okuyacağınız eser, aynı zamanda gerçekleştirilen harekâtların taktik harita ve krokilerini de barındırıyor. 
Orta Doğu’daki Türk hakimiyeti gerçekten çok mu kırılgandı? Ahmed Cemal Paşa’nın başarısız olma nedeni neydi? Türkler askerî açıdan ne durumdaydılar? İngilizlerin Araplara yardımları yalnızca askerî miydi? Lawrence “Arabistanlı” lakabını nasıl kazandı? Tüm bu soruların ve daha fazlasının cevaplandırıldığı Arabistanlı Lawrence, çok sayıda görselle okuru o coğrafyaya götürürken haritalar da coğrafyayı adım adım dolaşma imkânı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112478</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6736e391-bf14-4e91-946a-df415059271b.jpg</image:loc>
            <image:title>Swift ve Harrier</image:title>
            <image:caption>Dorset, 1642. 
Kral ile Parlamento arasında kanlı bir iç savaş çıktığında, İngiltere’nin dört bir yanındaki aileler ve topluluklar farklı bağlılıklarla bölünürler. Tarafsız kalan çok az insandan biri de, kraliyet yanlısı bir aileden gelen ve çatışmanın her iki tarafına da hizmet sunan Dorsetli doktor Jayne Swift’tir. Her olayda ona eşlik eden kişiyse, iç savaşı bir sonun aracı olarak benimsediği için hor görmesi gereken bir adamdır. Adının William Harrier olduğunu söyleyen bu adam hakkında hiçbir şey bilmemektedir. Geçmişi bir gizem, geleceği ise belirsizdir. 
Swift ve Harrier, Britanya tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinde geçen, eşsiz ve unutulmaz kadın kahramanıyla kayıp, fedakârlık ve aşk üzerine sürükleyici bir hikâye. 
“Swift ve Harrier, Minette Walters’ın mekan ve zaman kullanımı, gerçekten tanıyormuşçasına yakınlık duyacağınız karakterleriyle öylesine canlı ve güzel yazılmış ki okuduklarınız kitabı bitirdikten sonra bile aklınızdan silinmiyor. Kusursuz, mükemmel ve bütün övgüleri hak eden bir roman.” –Paul Blezard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112479</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c05965-0196-4fdb-b6c5-73eb4edc431d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Küstüm - Endişelerim ve Ben</image:title>
            <image:caption>Sinem bugün okula gitmek istemiyor. En yakın arkadaşı ona küstü, Sinem onu görmeye çekiniyor. Keşke evde kalabilse, öyle üzgün ki. Neyse ki hayat, sürprizlerle dolu. Kimbilir, belki de 
Sinem yepyeni arkadaşlarla tanışır. 
 
Sana Küstüm, çocukların en büyük endişelerinden birini, arkadaş kaybetme korkusunu işliyor. Çocukların ilk okuma kitabı olarak tek başlarına okuyabilecekleri bu kitap onlara bu kaygıyla baş etmelerini sağlayacak bir bakış açısı kazandıracak. Aynı zamanda anne babalarıyla birlikte okuyup derin anlamlar içeren çizimlerin eşliğinde telaşları üstüne sohbet etmelerine de olanak sağlayacak. 
 
Endişelerim ve Ben serisi, terapist Dr. Éric Englebert&apos;in tecrübeleriyle harmanlanmış sözcüklerini ödüllü çizer Claude K. Dubois&apos;nin kendine has çizimleriyle buluşturup hayatın acısıyla tatlısıyla ne kadar güzel olduğunu çocukların penceresinden anlatıyor. Sevinç ve hüznün dengesinin, anı yaşamanın değerinin altını çiziyor. Çocuklar ve yetişkinlere yepyeni sohbet alanları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112480</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b69d2889-c47f-4e17-a7c7-d5a105635798.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Bavulum - Endişelerim ve Ben</image:title>
            <image:caption>Deniz&apos;in hayatı artık eskisi gibi değil. Annesi ve babası ayrılıyor. Artık iki evi ve her hafta bir o eve, bir diğerine gidip gelen kırmızı bir bavulu var. Keske her şey eskisi gibi olabilse, Deniz öyle üzgün ki. Neyse ki hayat, sürprizlerle dolu. Kim bilir, belki de Deniz gizli bir hazine keşfeder. 
 
Kırmızı Bavulum, çocukların en büyük endişelerinden birini, anne baba ayrılığı konusunu işliyor. Çocukların ilk okuma kitabı olarak tek başlarına okuyabilecekleri bu kitap anne ve babası ayrılmak üzere olan ya da ayrılmış çocuklara kalplerine yerleşen kaygıyla baş etmelerini sağlayacak bir bakış açısı kazandıracak. Aynı zamanda anne babalarıyla birlikte okuyup derin anlamlar içeren çizimlerin eşliğinde telaşları üstüne sohbet etmelerine de olanak sağlayacak. 
 
Endişelerim ve Ben serisi, terapist Dr. Éric Englebert&apos;in tecrübeleriyle harmanlanmış sözcüklerini ödüllü çizer Claude K. Dubois&apos;nin kendine has çizimleriyle buluşturup hayatın acısıyla tatlısıyla ne kadar güzel olduğunu çocukların penceresinden anlatıyor. Sevinç ve hüznün dengesinin, anı yaşamanın değerinin altını çiziyor. Çocuklar ve yetişkinlere yepyeni sohbet alanları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112481</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e771b5d5-3a4e-42c7-b6fc-30a616585101.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Taşınıyor - Endişelerim ve Ben</image:title>
            <image:caption>Emel ve Eda çok yakın iki arkadaş. Her anları birlikte geçiyor. Ne yazık ki Emel, başka bir şehre taşınacak. İkisi de çok üzgün. Neyse ki hayat, sürprizlerle dolu. Kimbilir, belki de Emel ve Eda&apos;nın dostlukları ömür boyu sürer. 
 
Arkadaşım Taşınıyor, çocukların en büyük endişelerinden birini, taşınma konusunu işliyor. Çocukların ilk okuma kitabı olarak tek başlarına okuyabilecekleri bu kitap başka bir semte, şehre ya da ülkeye taşınmak üzere olan ya da arkadaşının taşınacağını öğrenen çocuklara bu kaygıyla baş etmelerini sağlayacak bir bakış açısı kazandıracak. Aynı zamanda anne babalarıyla birlikte okuyup derin anlamlar içeren çizimlerin eşliğinde telaşları üstüne sohbet etmelerine de olanak sağlayacak. 
 
Endişelerim ve Ben serisi, terapist Dr. Éric Englebert&apos;in tecrübeleriyle harmanlanmış sözcüklerini ödüllü çizer Claude K. Dubois&apos;nin kendine has çizimleriyle buluşturup hayatın acısıyla tatlısıyla ne kadar güzel olduğunu çocukların penceresinden anlatıyor. Sevinç ve hüznün dengesinin, anı yaşamanın değerinin altını çiziyor. Çocuklar ve yetişkinlere yepyeni sohbet alanları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112482</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba928ec2-506f-48d9-a202-ebe29fbe1026.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Adanın birinde, eski bir taş evde yaşayan ve günlerini gizemli bahçesinin dolambaçlı patikalarında dolaşarak geçiren bir adam, bir sabah bahçesinde daha önce hiç görmediği bir bitkiyi fark eder. Adam o günden sonra durmaksızın bu bitkiyle ilgilenir ve sonunda mucizevi bir tomurcuğun belirdiğine tanık olur. Ancak bu kez de adam ne yaparsa yapsın, tomurcuk bir türlü açmaz. Görünüşe göre bu bitkinin dolunayla bir ilişkisi vardır... 
                                                            ❧ 
“Einar Turkowski bize fantastik bir bahçenin kapılarını aralıyor. Son derece detaylı ve ustalıkla yapılmış çizimler bu esrarengiz bahçeyi adım adım açığa çıkarırken hikâyenin gizemi korunuyor.” Rattenfänger Edebiyat Ödülü jürisi, 2010, kısa liste. “Bu kitap çocukları olduğu kadar yetişkinleri de büyüleyen bir sanat eseri.” 
Buch&amp;Maus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112483</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c944384a-d09b-4592-9ee1-89cca0378b1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağ Kurmanın Gücü</image:title>
            <image:caption>Travmalar yaşamsal bağlarımızı nasıl koparır?
 
Sevgiyi, bütünlüğü ve dayanıklılığı nasıl geri kazanabilirsiniz? 
Erken yaşlardan itibaren, duygu durumumuz üzerinde, ilişkilerimizde ve hislerimizde sürekli bizi izleyen bir bağ kurma türü geliştiririz. Travmatik olayların (kazalar, hastalıklar, kayıplar ya da istismar gibi) ardından bu bağ kurma türü, hayatımızın geri kalanını derinden etkileyebilir.
 
Bağ kurma ve travma çözümü alanında uzman Diane Poole Heller Bağ Kurmanın Gücü’nde, bunaltıcı deneyimlerin en önemli bağlarımızı -içimizdeki parçalarla, fiziksel dünyayla ve başkalarıyla- nasıl bozabileceğini anlatıyor.
 
Ne var ki geçmişimizden bağımsız olarak yeni bağlar kurmak da mümkün.
 
Bu kitap size, travmanın kopardığı bağları onarma, bedensel farkındalığı sağlama, yaralı ve parçalanmış yönlerinizi toparlama, gücünüzle neşenizi ve dayanıklılığınızı geri kazanmak için kederden, korkudan ve zayıflıktan uzaklaşma, iç kaynaklarınıza ve manevi doğanıza erişme yoluyla yardımcı olacak temel bilgileri ve uygulamaları sunuyor.
 
Heller; araştırmalarından, klinik çalışmalarından ve eğitim programlarından elde ettiği uzmanlığıyla, “Temel olarak iyileşmek için tasarlandık,” diyor ve ekliyor: “Çocukluğumuz pek kolay olmasa da güvenli bağ kurma sistemimiz biyolojik olarak içimizde programlıdır ve bizim işimiz buna engel olan unsuru bulup güven hissini güçlendirmek adına ne yapabileceğimizi öğrenmektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112484</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2b6eea-810c-4bb8-942a-6d73b18b1d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Astronomlar -Şemsiyeden Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünün en güzel ülkelerinde yaşayan yıldızlar kümesine davet ediyorum seni. Zincirli Prenses Andromeda’yı koruyan Avcı Orion, Kanatlı At olarak gökyüzünde uçan Pegasus. Hepsini şemsiyenin altına toplamak istemez miydin?
Sakın gökyüzü şemsiyeni kapatma, açık tut!
Birazdan göktaşı yağmurları başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112485</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f5af973-de22-427e-9028-402b2985a08e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve İnsan Köpekle Tanıştı</image:title>
            <image:caption>Ünlü davranışbilimci Konrad Lorenz köpeğin evcilleşmesinin ve insanla ortak yaşamının öyküsünü eğlenceli bir dille anlatıyor. Böylece en eski zamanlarda, köpekle insan arasındaki yaşam-çıkar ortaklığının nasıl kurulduğunu ve aradan geçen binlerce yılda, homo sapiens ile bir hayvan arasındaki bu içten dostluğun nasıl derinleştiğini görebiliyoruz. 
Lorenz, kimi kez insani özellikler atfettiğimiz bu sadık dostlarımızın davranışlarını, binlerce yıllık içgüdüleri temel alarak açıklıyor. Ona göre her köpek ırkının, hatta tek tek her bir köpeğin, ancak onun gelişim tarihini ve davranış biçimlerini tanımakla keşfedilebilecek kendine özgü bir karakteri var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112486</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf333b38-6b8f-4b6b-aafb-ee81ab18eee7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tori’nin Maceraları Bir Aslan Büyüyor</image:title>
            <image:caption>“Sevgi ve cesaret dolu
bir büyüme yolculuğu...”   
Annesi İlgi Aslan ve babası Bilge Aslan ile Büyük
Orman’da yaşayan Tori’nin en sevdiği şey arkadaşlarıyla
oyun oynamak. Bir gün meraklı Tori, yine tavşan dostu
Karbeyaz ile oynarken kendini kocaman bir maceranın içinde
buluyor. Acaba bu macerada Tori neler keşfedecek, neler
öğrenecek? Tori’nin Maceraları serisi, sevimli bir yavru aslanın
ormanın lideri olma yolculuğunda yaşadıklarını anlatıyor,
küçük kahramanımız okuyucularla birlikte büyüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112487</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e1107f-3b19-4654-8d27-59d9b7c5ae33.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişki Dansı</image:title>
            <image:caption>“Kendinizi tanımadan, nasıl biri olduğunuzu bilmeden adım attığınız her ilişki, bir rastlantı dünyasına adım atmak anlamına gelir.”
 
Uzman Klinik Psikolog İlknur Yılmaz, İlişki Dansı’nda insan ilişkilerinin karmaşık koreografisini masaya yatırıyor. Yirmi beş yıllık meslek hayatında edindiği deneyim ve gözlemlerle, okuyucularına ilişkilerinin derinliklerine dalmak için bir fırsat sunuyor.

Yalnızca romantik ilişki dinamiklerinin değil, aynı zamanda toplumsal normların ve aile beklentilerinin de incelendiği kitapta, evlilik ve ilişkilerde dengenin nasıl sağlanacağı, sınırların nasıl korunacağı meselelerine de yer veriliyor. Terapi odasından gerçek vakalarla, bağımlı, obsesif, sınır kişilik ile narsisistik kişilik türleri inceleniyor ve bu kişiliklere sahip insanlarla kurulan ilişkilere dair önemli içgörüler sunuluyor.

“Ben”, “biz” ve “onlar” dengesinin kurulduğu sağlıklı ve huzurlu ilişkiler herkes için mümkün. Kendi dansını keşfetmeye cesaret edenlerin, İlişki Dansı’ndan öğreneceği çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112488</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5598eeb3-b2e4-4ae6-b84c-41bdaa7a4532.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı 8 - 2. Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk.” 
“Anne ve babası öldüğünde, masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı. Bergamot ağaçlarının altında, ailesiyle son mutlu oldukları an’da zamanı durdu farz etmişti küçük kız. 
Eksilerek büyümüş, bir kokunun peşine düşmüş, karşılıksız bir aşka yenilmiş, tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse, babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı. 
Küçük kız, kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki; her yer kapkaranlıktı. 
Çünkü o zindanda Kara vardı. 
Kara, küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı. Çünkü Kara, masalları tükenen küçük kızın, bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı. Ve Bora bilmiyordu ki, küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı. Bu dünyada, Kara’yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112489</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d15a47-56e5-439b-8fa1-2acb8b9ba788.jpg</image:loc>
            <image:title>Haklarına Sahip Çık!</image:title>
            <image:caption>Haklarınızı savunabilmeniz için önce onları bilmelisiniz. 

Uluslararası Af Örgütü Yayın Projeleri Yürütücüsü Nicky Parker, Angelina Jolie ve insan hakları avukatı Geraldine Van Bueren tarafından kaleme alınan Haklarına Sahip Çık! gençleri, 1989 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi&apos;nde vaat edilen hakları konusunda bilinçlenmeye çağıran bir başvuru kılavuzu. 

Çocuk haklarının ortaya çıkışını, pratikte nasıl uygulandığını ve hakların ihlal edildiği durumlarda nelerle karşılaşılabileceğini hap bilgiler eşliğinde açıklayan bu kapsamlı çalışma, aynı zamanda hak taleplerinde başarılı olan genç aktivistlerin esin verici mücadele öykülerine de yer veriyor.

Genç bir bireyin yetişkin bir bireyle eşit haklara sahip olduğunu vurgulayan kitap ayrıca, barışçıl gösteriler düzenleyerek haklarını savunmak ve hem çevresinde hem de toplumda farkındalık yaratmak isteyen okurlara güvenlikten ödün vermeden becerilerini nasıl geliştirebileceklerini de anlatıyor. 

Kim olduğu, nerede yaşadığı, ırkı, etnik kökeni, ten rengi, dini, cinsiyeti fark etmeksizin, bu gezegende yaşayan tüm çocukların ve gençlerin hakları var!
Peki, toplam dünya nüfusunun neredeyse üçte birine karşılık gelen 2,3 milyar çocuk, 196 ülke tarafından imzalanan bir sözleşmeyle korunan haklarının ne kadarının farkında?

Özgürlükleri elinden alınan çocuk köleler, eğitim hakkından mahrum bırakılan çocuk işçiler, yetişkin adalet sistemiyle yargılanan çocuklar...

Oysa hiç kimse henüz reşit olmayan birine zarar verme, onu susturma, onu değersizleştirme veyahut onun, toplumun bir parçası olmasını engelleme hakkına sahip değil!
O hâlde, çocukları ve gençleri haklarına ulaşmaları için öncelikle bilinçlendirmek gerekiyor. 

Gençleri haklarını öğrenmeye, özümsemeye, kimin neden haklarına engel olmaya çalıştığını sorgulamaya ve bu yolda harekete geçip kendilerini savunmaya yüreklendiren bu bilgilendirici kitap; ufuk açıcı öneri ve yönlendirmelerle okurlara rehberlik ediyor.

Özgürlüğe, eşitliğe ve dünyanın herkes için çok daha iyi bir yer olması gerektiğine inanan gençlere adanan Haklarına Sahip Çık! zengin içeriğini kutu içi-notlar ve fotoğraflarla destekleyerek kapsamlı bir el kitabına dönüşüyor. 


&apos;&apos;Bu kitap, dünyayı önemseyen ve fark yaratmak isteyen gençler için mükemmel bir eser.&apos;&apos;
Greta Thunberg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112490</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dbe1275-cd81-4e80-813e-47e87527d139.jpg</image:loc>
            <image:title>Susta</image:title>
            <image:caption>“Susta” diye isim koymak ister anası, kara gözlü, kara kaşlı yeni doğan oğluna ya “olmaz” der, dişleri paslı nüfus memuru. O da tersten okur ve “Atsus” der… Tersi olunca “olur” der aynı memur. 
 
Bazı şeylerin tersi makbuldür, nedense! 
 
“Susta” nedir bilir misin? 
 
Şu fiyakalı bıçaklara verilen ad olarak biliyorsun değil mi! Hani böyle genelde “bitirim” tayfasının bir organı gibi olan… Sap üzerindeki düğmeye bastığında kıldan ince, kılıçtan keskin ucunun şak diye fırladığı ve tekrar bastığında aynı afili biçimde sapın içine gömülen bıçak! 
 
“Sustalı Bıçak” 
 
“Susta” köpeğe verilen bir komutla, arka ayakları üzerinde durması hâline denilir. Bir köpeğin, bir komutla köpekliğinin fıtratına aykırı davranması şaşırtıcı, ilgi çekici olduğu kadar, kolay iş de değildir. Bir köpeğin, bir komutla susta olması için ödüllendirildiği kadar eziyet gördüğü, hatta sistematik işkenceye maruz kaldığı unutulmamalıdır. 
 
  Bu kitapta Atsus’un susta gibi hikâyesine şahit olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112492</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5d363b6-b481-4acf-855b-9488c6a7b77a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikriyat</image:title>
            <image:caption>Hayatın Ön Sözü 
 
Kuzdan mesken kafa ütüleyen kuzgun 
Daktilo ile yazılmış kasvetli bir hava 
Radyolarda fısıldanan Ophelia&apos;dan rayihane bahçe 
Bir romanın ön sözüne yazılmış manşetlere kazınan aşka dargın 
 
Yıldız tozundan yazılmış şiir 
Mahpus damında söylenen bir çift küfür 
Kaleska ile aşılan yollarda bulunan  
Birkaç tezahürü kalkmış budala insan 
 
Gazete kupürlerinde cızlam eden husumet  
Cefakâr mahiyetinden düşen bir pay  
Kınından fırlayan kılıç gibi keskin ve azat Denize bakan başı bozuk ay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112493</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/029e2701-51b5-4ffe-9e27-4d7035e2382f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çırpınan Kadın</image:title>
            <image:caption>Gülnaz delirecek gibiydi evet sonu buydu, halkımız gerçekten bunu mu istiyordu? Yoksa!!!! Yok canım!!!!!!! Yaaaa, bu memlekete şeriat meriat gelmez safsatasına mı güveniyordu? Şeriat demek hırsızların, kirli politikacıların, kriminal insanların arkasına saklandıkları kalın bir duvardı. Şeriatın kanunlarıyla insanları korkut ve sessiz kalmalarını sağla, öbür yandan malı götür!!! Kimse de sana bir şey diyemesin, kimse soru soramasın! Bunu bizim halkımız gerçekten istiyor muydu? Yıllar içerisinde halkın özellikle cahil bırakıldığını, sorgulamanın ayıp olduğu ortam yaratılmıştı. Halktan bir kişinin devlet büyüklerine bir şey sormak istemesi nerede görülmüştü, velev ki sordu, aldığı cevapları siz halkım benden daha iyi bilmektesiniz diyordu Gülnaz içinden. Soru sorarsan mimlenirdin, hiçbir yerde iş bulamazdın, varsa da işten atılırdın, seni toplumda yalnızlaştırırlardı. Böylece soru sormayı, sorgulamayı unutmalıydın, devlet büyüklerimizin arkasına takılıp tin tin, nereye gidiyorlarsa takip etmeliydin, bu şekilde hayatta kalırdın. Ey halkım unutma bunu, yaşamak istiyorsan yalakalık yapmak, biat etmek moda olmuştu. Nereden nereye gelmiştik değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112494</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776b20cc-f0b0-42f7-aaca-85b17555136d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Damla Gözyaşı</image:title>
            <image:caption>Hava toprak su her yer hüzün kokuyor sen kokuyor 
Ağaçlar seni soluyordu. 
Ve her yerde sen vardın. 
Bembeyaz bahar saçan papatyalarda 
Kendini beğenmiş ateş kırmızısı çiçeklerde 
Dalından kopup çaresizce sağa sola savrulan kuru yapraklarda 
Ve kasvetli ayların soğuk yalnızlığında 
Her yerde sen vardın 
Sen yoksun 
 
Kendinden geçmişti, kendinden geçercesine sallıyordu kızıla boyanmış bıçağı. Hayatın tam göbeğine saplıyordu… Sanki ömrü boyunca bu anı beklemiş, bu anı kollamıştı. İşte o koca kafalı hayat tüm acımasızlığı, tüm heybeti ve bütün zayıflığıyla karşısındaydı. Hep kaçak dövüşmüş, hep umulmadık anlarda çullanmıştı kurbanlarının üstüne. En sonunda yakalamış, şuracıkta kıstırmıştı. Bir daha bir daha bir daha… 
 
Hayatın sesi kesildi, omuzları düştü. 
 
 
  Gizem ve gerilimin zirvede olduğu romanda okuyucu hep bir merak duygusuyla sürüklenecek kitabın son cümlesinden sonra da bir tatminsizliğin, bir yarım kalmışlığın verdiği duyguyla bazı sayfaları tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissedecektir. Romanda farklı bir üslup kullanan yazar yeraltı edebiyatını anımsatan ifadeler kullanmaktan da çekinmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112495</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff83f79c-b015-4f60-a82f-c0367738b9b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Orenda</image:title>
            <image:caption>“Başınızı gökyüzüne kaldırdığınızda ne görüyorsunuz? Derin bir sonsuzluk mu? Peki bu sonsuzluğun ötesinde nelerin olabileceğini hiç merak etmiş miydiniz? Göğün en derinlerine ulaştığımız zaman vardığımız yer nasıl bir yer olabilir?” 
 
Ali kırklı yaşlarda, NASA&apos;da çalışan başarılı bir astronottur. Sıcacık ailesi ve kuvvetli dostluk bağlarıyla başarıdan başarıya koşarken, son görevi göğün en büyük gizemini taşıyan bir kara deliğin yakından fotoğrafının çekilmesidir ancak bu görev tehlikeler ve imkânsızlıklarla doludur. Peki imkânsız olan şeyler gerçekten imkânsız mıdır? Ali&apos;nin hikâyesi evrenin en derin noktalarını içinde barındıran, aynı zamanda en çok gizemi taşıyan kara deliklerin içinde bambaşka bir evrene kapı açıyor. Ateş, su, hava ve toprağa hükmedebilen insanlar, büyülü bitkiler ve güçlü yaratıklarla dolu yok olmak üzere olan bir dünyada hapsolan Ali, ailesine yeniden kavuşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112496</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc7e0d0c-2506-41e1-9afd-943c50ecb8cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Hatıralar Müzesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın adını gördüğünüzde ne düşündünüz? 
Kaybettiğiniz bir hatırayı hatırladınız, belki burnunuza tanıdık bir koku geldi, belki de ağzınıza tatlı ekşi bir tat. 
Ya da kapağın arkasını çevirdiniz, bu yazıyı gördünüz ve tam şu anda unuttuğunuzu düşündüğünüz bir anı hatırladınız... 
Hatıralar unutulmaz. Sadece kaybolur, bir gün yeniden bulunmak üzere.  
Sokaktaki pastaneden geçerken gelen koku çocukluğa götürür, cırcır böcekleri sıcak bir yaza, sokaktan geçen birinin gülümsemesi ilk aşka… 
Hatıralar hep oradadır. Bazen anneannenizin albümleri arasındaki bir fotoğrafta, bazen babanızın gömleğine sinmiş bir parfümde, bazen de eski bir mektupta… 
 
Kayıp Hatıralar Müzesi’nde Leyla ve Deniz, kaybolduğu düşünülen hatıraları sahiplerine kavuşturup yenilerine yol açarken, sizi de İstanbul sokaklarında sıcacık bir hikâyeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112497</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9ad7c2b-58f7-4d6d-bace-d9c6ca3b7b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar doğuştan gölgesi aç olan bir çocuk varmış. 
Bu çocuk son derece şanslıymış; oysa tüm talihsizlikler gölgesi olmayan ikizini bulurmuş. 
Peri Kraliçesi Holly Black’ten büyücüler ve gölgeler, ihanetler ve cinayetler, sırlar ve hırsızlar arasında dolanan kapkara, modern bir masal 
 
Charlie Hall her kilidi açar, her istenileni çalardı ama kötü kararlar vermede de çok ustaydı. Hayatının yarısını gölge büyücüleri ve sihirbazlar için çalışarak ve dolandırıcılık yaparak geçirmişti. Şimdilerde kirli geçmişinden ve gölge ticaretinin tehlikeli yeraltı dünyasından uzak durmaya çalışıyordu, her ne kadar kız kardeşinin büyü tutkusu ve erkek arkadaşının gölgesizliği işini zorlaştırsa da. Ve bir gün beklenen oldu, geçmişten gelen korkunç biri Charlie’yi ürkütücü bir girdaba sürükledi. Tekinsiz ikizler, milyarderler, gölge büyücüleri ve hayatta en sevdiği insanlar onlara korkunç ve sınırsız bir güç verecek sırrı çalmaya çalışırken,
Charlie hayatta kalmanın yollarını arıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112499</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9366ffa5-3b84-4f66-84b8-9bfe3dc99a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik</image:title>
            <image:caption>Liderlik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112500</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eda701d3-aa70-47f6-b44e-057f4640e507.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Çocuk</image:title>
            <image:caption>Çılgın Çocuk, hepimizin sahip olmak isteyeceği küçük kardeş veya en yakın, en özenle seçilmiş arkadaşımız gibi çünkü bu çocukta gerçekten çılgın hiçbir şey yok... O sadece aklı başında, özgür ve eğlenmeyi seven bir çocuk. Bilmesi gereken her şeyi özellikle de eğlenmeyi bilen, muhteşem icatların mucidi. Hatta bir şair! Herkesin tanıyıp seveceği gerçek bir çocuk. 
 
“Çılgın Çocuk gerçekten iyi bir kitap. Çocuklar kendilerini bu canlı karakterle özdeşleştirecek. Ne mutlu dünyadaki tüm çılgın çocuklara!” Paula Saldanha 
 
“Bir zamanlar mutlu, sağlıklı, hevesli ve sevgi dolu bir çocuk varmış. Bir zamanlar mutlu çocukları seven Ziraldo adında bir sanatçı yaşarmış. Ve sevgiyi biz çocuklar, büyükler, hepimiz için sevgiyle anlatan Çılgın Çocuk adında bir kitap varmış.” Jacob Klintowitz 
 
“Ziraldo haklı. Gerçek çocukluk, çizimlerinde ve mısralarında bize anlattıkları, çikolatalı turta kadar lezzetlidir. Böyle bir çocukluk geçirmiş olanlar bilir. Ve geçirmemiş olanlara... Çok yazık!” Carlos Drummond de Andrade</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112501</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c7a351-ff7c-4409-8db2-1ed654510f93.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Arabalar 100 Çıkartma Hediyeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Nasıl yapılır? 
Malzemeler: -Makas -Yapıştırıcı Makas kullanırken bir büyüğünden yardım al. 
1-      Parçaları keserek çıkar. 
2-      Araba üstündeki çentikleri kes ve diğer parçaları arasından geçirerek birleştir. 
3-      Daha sağlam durması için yapıştırıcı kullanarak sağlamlaştır. 
4-      Kalemliğin hazır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112502</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f05e68b-c995-481a-86ec-5b22b37fea5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi 2 100 Çıkartma Hediyeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>ELSA VE ANNA FİGÜRLERİ 
YAPILIŞI: 
1. Parçaları işaretli çizgilerden keserek kitabından çıkar. 
2. Figürlerin altındaki minik yarıkları, tabanlıklardaki yarıkların içine geçir. 
Böylece Elsa ve Anna dik duracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112504</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98eb5b46-eecc-45b8-ab98-3dec1d4a60f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Batın</image:title>
            <image:caption>Kimin dost kim düşman olduğunun belli olmadığı yerlerde insanın dostu da düşmanı da içinde saklıdır.

Uluslararası bir toplantının hemen öncesinde önemli katılımcılardan birinin tercümanı öldürülür. Devletin içindeki kliklerin birbirlerine olan güvensizliğinden dolayı soruşturma, bir zamanların efsane komiseri Kemal İzdeş’e verilir. Son zamanlarda kendi içine dönen Komiser Kemal, almak istediği iznin bu soruşturmanın akıbetine bağlı olduğunu anlayınca mecburen işe koyulur. Pek anlaşamadığı Feza Nemlioğlu ile birlikte yoğunlaştığı dava, hayatlarını değiştirebilecek sürprizlere gebedir.

Selman Bayer, aşkın çıkmaz sokaklarında birbirleriyle karşılaşan iki polisin, derin devlet oyunlarının içindeki gizemi çözüşüne odaklanıyor. Herkesin bir şekilde yolunun düştüğü sahafta başlayıp biten Batın, okurlarına sürükleyici bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112505</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f0d413-373f-4080-b8c3-d29ab4bcb5a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatma Karabıyık Barbarosoğlu&apos;nun Hayatı ve Edebi Eserleri Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın konusu Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’nun hayatı ve edebî eserleridir. Çalışmamızın amacı yazarın hayatını ve edebî eserlerini incelemektir. Çalışmamızda tümdengelim yöntemi kullanılmıştır. Hikâye ve romanlar olay örgüsü, kişiler, 
mekân zaman yönleriyle incelenmiştir. Ayrıca hikâye ve romanlar tema, anlatıcı ve bakış açısı, dil ve üslup, anlatım teknikleri ile anlama yorumlama açılarından incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Deneme kitapları da tema, dil ve üslup bağlamında irdelenmiştir. Felsefe ve sosyoloji eğitimi gören Barbarosoğlu, başörtüsü sebebiyle üniversitede çalışamadığı için edebiyata yöneldiğini belirtmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112507</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72e397e-7d53-4177-96ec-8063445f4ada.jpg</image:loc>
            <image:title>Steve Kerr : Eşşiz Bir Ömrün Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir NBA oyuncusu... Defalarca şampiyon olan Golden State Warriors&apos;ın başantrenörü... Karşınızda Steve Kerr! 
 
Beş kez oyuncu, dört kez ise koç olarak tam dokuz defa NBA şampiyonluğunu tatmış olan yetenekli oyuncu Kerr; Michael Jordan, Shaquille O&apos;Neal ve Tim Duncan gibi efsane basketbolcularla oynadı ve üçlük atışlarıyla bir yıldıza dönüştü. 
 
NBA&apos;de on beş başarılı sezon geçirdikten sonra 2014&apos;ten bu yana Golden State Warriors&apos;a koçluk yapan Steve Kerr&apos;ün hikâyesi her zaman bu kadar parlak değildi. On dokuz yaşındayken babasını Lübnan&apos;da bir terör eylemi sonucu kaybetti, Arizona Üniversitesi&apos;ndeki bursu son anda kazandı. Ancak olumsuzlukların ona engel olmasına izin vermeyen Kerr, mütevazı kişiliğiyle kendi hikâyesini yeniden yazmayı başardı.  
 
2016&apos;da En İyi Koç ödülüne layık görülen, daima sevilen bir oyuncu, saygı duyulan bir antrenör olarak Steve Kerr&apos;ün arşiv araştırmalarına ve orijinal röportajlara dayanan biyografisi; ödüllü spor muhabiri Scott Howard-Cooper tarafından kaleme alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112508</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/076a552c-87fa-49bf-81fc-7c80aa855863.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı, Ahlaklı ve Mutlu Kız Çocuğu Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>“Bağırmayan Anneler” kitabının yazarı Hatice Kübra Tongar’ın uzmanlığı ve deneyimleriyle kaleme alınan bu kitap, modern dünyadaki ebeveynlik zorluklarına ve çözüm önerilerine odaklanıyor. 
Cinsiyet rollerine karşı yapılan her türlü olumsuzlukla mücadele edebilen, teknolojiyi yönetebilen, öz güvenli, kendine saygı duyan, Rabbiyle bağ kuran, iç sesini işiten bir kız çocuğu yetiştirmenin yol haritası için doğru ana baba duruşları, bu kitabın satırlarından evlerinize ulaşıyor. 
Güçlü örnekler ve anekdotlarla okuyucuyu motive ederken kapsamlı araştırmalar ve pedagojik yaklaşımlarla verilen bilgileri destekleyen kitap, kız çocuklarının potansiyelini keşfetmek ve onlara rehberlik etmek için tüm ebeveynlere yol haritası sunuyor. 
Kendinizi ve kız çocuğunuzu daha iyi anlamak, onların geleceğini şekillendirecek adımları atmak için “Kız Çocuğu Yetiştirmek” bu çağda kız annesi ve babası olma kaygılarınızı bir nebze de olsa hafifletecek. 
Hatice Kübra Tongar’ın değerli bilgileriyle dolu bu eser, ebeveynlik yolculuğunuzda size rehberlik edecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112509</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dacd6575-6217-4524-8fc6-93c5f5d1ae9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğaüstü Olmak</image:title>
            <image:caption>Doğaüstü olmak ne anlama geliyor? Maddi dünyanın ötesindeki frekanslara uyumlanabilseydik, üstün zihin-beden dengesine erişmek için beyin kimyamızı değiştirebilseydik ve şifa bulmak için biyolojimizi dönüştürebilseydik ne olurdu?
Bir doktor, bilim insanı ve aynı zamanda bir mistik olan Joe Dispenza, devrim yaratan bu kitapta tam olarak bu soruları temel alıyor. Dispenza bilgilerini tek bir disiplinle sınırlandırmadan epigenetik, moleküler biyoloji, nörokardiyoloji ve kuantum fiziği gibi farklı bilim dallarından beslenerek, doğaüstü dönüşüme giden yolda geleneksel sınırların ötesine geçiyor. Yazar, basit ve anlaşılması kolay bir tarzla kuantum fiziği alanındaki keşiflerle derin öğretileri ince ince dokuyarak bizim için dönüşümün ve değişimin kapılarını aralıyor.
Dispenza’nın yöntemleriyle sağlık sorunlarınız dâhil, geçmişinizin sınırlandırmalarını nasıl aşabileceğinizi; yeni bir beden, yeni bir zihin ve yeni bir hayat yaratabileceğinizi öğreneceksiniz. Hayatınızı değiştirebilecek bu bilgiler, heyecan verici olduğu kadar son derece pratik.
Mucizelere inanmak isterken umutlarınıza bilimsel
berraklık kazandırma ihtiyacı duyuyorsanız, bu kitap tam size
göre. Dr. Dispenza doğaüstü bir hayat için sıra dışı içgörüler ve adım
adım son derece güçlü öneriler sunuyor.”
— David R. Hamilton, Ph.D.
 
“Bir sürü şey okudum ama Dr. Dispenza’nın kitabı beni hayretler
içinde bıraktı. Beden-zihin tıbbında yepyeni ve inanılmaz bir devrim.”
— Mona Lisa Schulz, M.D., Ph.D.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112510</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecf5df18-b90d-4aa3-a5ec-b4707e90c9a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Kelime Dünyası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Resimli Kelime Dünyası” kitabı, öğrenmeyi eğlenceli hâle getirerek İngilizce ve Almanca’ya başlangıç düzeyindeki her çocuk için vazgeçilmez bir kaynak olacak. Konulara göre ayrılmış bölümlerle ve görsellerle desteklenen sözcükleri hızlıca kavrayacak ve öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112511</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/939830d7-1d7e-4915-bad5-1a268fa34271.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Veteriner Olacağım</image:title>
            <image:caption>Meraklı minikler büyük hayaller kuruyor. Pofuduk oyuncaklarla oynuyor gibi görünebilirler, ama aslında kendini iyi hissetmeyen hayvanları muayene ediyor, yavru köpeklere bakıyor, nesli tükenen hayvan türlerini korumak için görevler üstleniyorlar. Bu eğlenceli kitap, miniklere veterinerlerin neler yaptığını öğretirken, yaşam boyu sürecek bilimsel merakın kıvılcımını ateşleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112512</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a036b977-1ac0-458c-b3d6-850bb5fd3986.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevlerin Arasından</image:title>
            <image:caption>Bir trajedinin ardından hatırladığınız şeyler oldukça tuhaftır. Ev yerle bir olurken kulakları sağır eden patlama. Karımı ararken yaşadığım felç edici korku. 
Onu dışarı taşırken gözlerimi yakan kör edici duman. Ama hayatımın geri kalanında ruhuma kazınacak olan şey, kollarımdaki kadının karım olmadığı gerçeğinin sarsıcı farkındalığı olacaktı. 
Sadece Bree ve ben hayatta kalmıştık. İkimizin de o geceden sonraki hayatına yaşamak denirse tabii… Gidecek başka yeri olmayan bekâr bir baba olarak onun misafir evine taşındım. Ve bir şekilde, suçluluk duygusu ve kederle, beklenmedik bir ekip oluşturduk. 
Yıllar sürdü ama gülümsemesinin yavaş yavaş geri dönüşünü izledim, yavaş ve hayat değiştirici bir hal alışını. Beraber saatlerce, hiç konuşmadan dışarıda oturabiliyorduk ve bu bile göğsümdeki büyük boşluğu yeni bir hayatla dolduruyordu. Onu o yangından ben çıkarmış olabilirdim ama gerçek şuydu ki, beni kurtaran kişi Bree’ydi. Biz iyileştikçe, geçmişin sırları ve yalanları küllerin içinde yeniden tutuşma tehdidiyle yanmaya başladı. 
Aşkımız alevlerden doğmuştu ve birlikte alevler içinde 
yanıp tutuşacaktık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112513</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83b71733-83d6-4cb2-9b63-ec7dd03a6e84.jpg</image:loc>
            <image:title>Doruk Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Küresel emperyalizmin dünyayı kıskıvrak sardığı, gelişemeyen devletlerin uydu statü kazandığı, yarı sömürge ülkelerin demokrasi ya da darbe ile ‘dize getirildiği’ karanlık çağa doğru ilerleniyordu. 
II. Dünya Savaşı’ndan sonra Doğu ile Batı bloğu arasında köşe kapmaca oynanırken gelişemeyen devletler emperyalizmin pençeleri altında mücadele ediyordu. Türkiye, Orta Doğu, Latin Amerika, Uzak Asya; yıllarca ABD emperyalizminin etkinliklerinden dolayı ulusal mücadele birikimini ya yitirmişti ya da yitirmesi için çaba harcanıyordu. Darbeler, sermaye egemenliğiyle yayılmacı politika, toplumsal kaoslar ve daha nicesi… 
Talat Turhan, 20. yüzyıl Türkiye’sinin karanlığına ışık tutuyor. ABD emperyalizminin egemenliği ve dünya diktatörlüğü için devlet içindeki devletin faaliyetlerinden ordu ve istihbarattaki muhbirlerine kadar hepsi ifşa oluyor. Günümüzde yaşanan tüm kaosun perde arkası için; 
·         Devlet içindeki devletin faaliyetleri nelerdi? 
·         Türk istihbaratı kimlerin elindeydi ve kime çalışıyordu? 
·         Türkiye’deki darbeler kimin eliyle ve nasıl gerçekleştirildi? 
·         Genç Kemalistler Davası kimler eliyle MİT’te oluşturuldu? 
·         Ordu ve istihbarattaki köstebekler kimlerdi? 
·         MİT’in sivilleştirilmesini kimler istedi? 
·         MİT’in sivilleştirilmesi konusundaki farklı görüşler kimlere aitti? 
·         FM 30-31 B gizli eki neyi anlatıyordu? 
·         Darbe dönemi işkencecileri kimlere hizmet ediyordu? 
·         Ölüm mangaları kimlerden oluşuyordu? 
·         Orta Doğu’ya ölüm saçanlar kimlerdi? 
·         Hayali ihracatın ‘bilge’ önderleri kimlerdi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112515</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a084229-8f0e-47da-a1af-a19d909ea42c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayna “Hislerimin Aynası”</image:title>
            <image:caption>Bu Ömrüm 
 
Derin sularda ağır ağır akan bu ömrüm, 
Bazen gözünü ufka dikip batan ömrüm, 
Bir sevgi için canını şiir’e, aşk’a veren, 
Kaybettiklerini başkasında arayan gönlüm! 
Hey gidi deli gönlüm hey! 
Gelip geçiyor bu koca ömrüm!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112516</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5245e7aa-8848-4843-a457-9327e3ea1750.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendim Gibi Yaşamaya Karar Verdim</image:title>
            <image:caption>Çoğunlukla başkalarının beklentilerine, değer yargılarına uygun veya bize yakıştırdıkları gibi bir hayat sürüyoruz. Çevrenize bakın kim, kaç kişi kendi istediği gibi yaşıyor? Kendinize de bakın, nasıl yaşıyorsunuz? Kendiniz gibi yaşadığınıza emin misiniz? Genç bir kadın olan Koreli yazar Soo Hyun Kim başkalarının hayatına burnunu sokmasına izin vermemeye ve kendisi gibi yaşamaya karar verdiğinde oturmuş neyi, neden, nasıl yaptığını yazıya dökmüş. Çeşitli ülkelerde yayımlanan kitabı şimdiye kadar 1 milyondan fazla kişi okuduğuna göre yazdıkları hem ilginç hem de yararlı bulunmuş olmalı… İşte bazı önerileri ve konu başlıkları: Hayat başkalarıyla bir yarış değil, sen de birtakım notlar, puanlar kazanmak zorunda değilsin. Kendini kötü, hatta çok kötü hissetmekten endişe etme, herkesin başına gelebilir. Gelip geçenlerin seni incitmelerine izin verme. Kendini hep haklı görme, hatalarına mazeret arayıp bulma. Mutlu olmak için çok şeye ihtiyacın yok, sıradan insanlar da mutlu olurlar, hatta onların mutlu olma şansı daha fazladır. Başkalarının seni yargılamasına izin verme ama haklı eleştiri ve uyarılara da kulak ver. Yaşamına ilişkin sorduğun sorulara vereceğin yanıtları erteleme; daha önce verilmiş, hazır yanıtlara da çok itibar etme. Kendi gerçekliğinle yüzleşmekten çekinme, yeterince cesur ol. Nerede parlıyor, ışık saçıyorsan orada dur. Bunlar gibi pek çok önerinin ele alındığı bu kitap size de yaşamınızı gözden geçirme fırsatı verebilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112517</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1f5a624-0367-4da6-8b23-80e1c9c3fbe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötüler Akademisi</image:title>
            <image:caption>Utangaç kurt adam Bram Moon, dünyaca ünlü Kötü Adamlar Akademisi&apos;ne başladığında, kötü olmak için gereken niteliklere sahip olduğunu kanıtlamaya kararlıdır.  Bram, yeni arkadaşlarının yardımıyla içindeki kötülüğü keşfetmeli ve ismini duyurmak için yola çıkmalıdır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112518</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e3129be-2348-4d99-86e1-45bda70ec069.jpg</image:loc>
            <image:title>Geveze Kedi</image:title>
            <image:caption>Rosemary Bliss, ailesine ait büyülü tarif kitabını geri almak için elinden gelen her şeyi yapacak. Bu yüzden Paris’teki uluslararası bir tarif yarışmasında Lily teyzesine meydan okuyor: Yarışmayı Rose kazanırsa Lily çaldığı tarif kitabını geri vermeyi kabul edecek. Rose kaybederse…   Eh, sonuçlar hayal edilemeyecek kadar kötü olabilir.  Uzun zaman sonra bulduğu büyükbabası, onun geveze kedisi ve Fransız faresiyle birlikte Rose ve kardeşleri teyzesini yenmesinde yardım edecek en önemli ve büyülü malzemeleri bulmak için Paris’i altüst ediyor. Rose yarışmayı kazanmak zorunda yoksa Bliss Tarif Kitabı&apos;nı sonsuza dek kaybetmiş olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112519</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51cd2c98-ff5f-443a-a9a0-00341eb84d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülden Dile Dilden Niceye “Kur’an’da Mü’minler”</image:title>
            <image:caption>MÜ’MİN NASIL OLMALI? 
Kimi ilm saya kimi ipek şal dokur, 
Kimi fıkıh der, kimi ilmî hal okur! 
Hangisi makbul? Mecnun sorar veliye: 
Ey veli! Mü’min nasıl olmalı, söyle. 
“-Son anda nasıl olacak ise, öyle!” 
 
MEHMET ŞAHAN 
(PİR-Î FÂNİ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112520</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8169bf97-4cd5-4f43-a0c8-6e440b018dce.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Türediği Ülke 2</image:title>
            <image:caption>Okurken sizi içine çekecek, son yıllarda yazılmış en iddialı kitaplardan bir tanesi... 
 
Geleceğe dair tüylerinizi diken diken edecek bilgilerle donatılmış, eşi benzeri olmayan bir eser. Dehşete düşürecek araştırma sonuçları. 
 
Ne demek istediğimizi bu kitabı okuduğunuzda anlayacaksınız. 
 
Sınırlarınızı zorlayacak muhteşem bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112522</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d4c0e4-fcfa-43a8-852d-bbd4993a5516.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünün Kayıp Manzaralarında Yolculuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bildiğiniz hiçbir hikâye Dünya’nınki kadar uzun olamaz. Gezegenimizin devasa bir kartopu olduğunu hayal edebiliyor musunuz? Peki ya lav denizleriyle kaplı olduğunu? Ya da Dünya üzerinde dinozorların ve tuhaf canlı varlıkların yaşadığını? Bütün bunların hepsi milyonlarca yıl önce, bildiğiniz hayvanların ve bitkilerin yeryüzünü ele geçirmesinden çok önce oldu. Sizi bu hikâyeyi keşfetmeye, zihnimizin hayal etmekte zorlanacağı kadar uzak ve farklı çağlarda gezegenimizin kayıp manzaralarında yolculuk etmeye çağırıyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112525</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd8912d-5c89-4f99-882b-36c779dec08a.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Usta Kalem Şiirler</image:title>
            <image:caption>Evet, cana sevgi katanlar derken o eşsiz duyguları gönül kaynağından dile getiren kültürün yegâne temsilcileri olan şairlerimizden bahsettiğim tüm okuyuculara aşikâr olmuştur. Sözleriyle umuda yolculuk yapan mısraları bir tespih misali hassasiyetle dörtlüklere taşıyan o dörtlüklere temasına uygun sıralayıp şiir eyleyen bu sanatın temsilcilerini alkışlıyorum. Ahmet Yesevi’den bu yana nice üstatların gelip geçtiği bu coğrafyada gönlümüzde iz bırakan birbirinden kıymetli eserleri okudukça mutlu olmamak elde değildir. Gelecek kuşaklara aktarılan her güzel söz bir şairden kalan en büyük hazinedir. Bazen Köroğlu nağmeleriyle coşar yüreğimiz bazen mehter ile tutuşup yanar kanımız bazen istiklal marşıyla inletiriz arşı bazen bir bayrak şiiriyle çekiliriz göklere işte budur ebedi aleme intikal eden ustalardan bize kalan en güzel miras. Anadolu insanının hamurunda vardır edebiyata edebe biat etmek. Ümmi analarımızın doğaçlama söylediği ağıtlar günümüzde hala dinledikçe yüreğimize hüzün katmakta gözümüzden yaş olup akmakta daha saymakla bitmeyen ne güzellikler vardır bu cennet vatanda. Bu duygular içinde bu kültürün son temsilcileri her zaman kişiliklerine yüreklerine kalemlerine saygı duyduğum Murat Erciyas ve Şenol Şener kardeşlerimin özveriyle hazırladıkları 10 Usta Kalem adlı antolojisinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ayrıca şiirleriyle bu esere katılan tüm üstatlara teşekkür ediyorum. 
Okuyucusu bol olsun dileklerimle, saygılar sunuyorum. 
 
Doğan SUNGUR 
Doğankent Belediye Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112526</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abc89a27-d4da-4aba-906c-cfc5c85cf3eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşlukların İnsanı</image:title>
            <image:caption>“Yaşayanların Krallığında İnsanın Kurtuluşu” İbn Haldun’un söylediği nakledilir ya “coğrafya kaderdir” diye.  Yaşadığımız zamanda bu söz baskınlığını iyiden iyiye yitirmiştir.  Çünkü artık insanlar içinde yaşadıkları coğrafyanın kaderi olma potansiyelindedir.  Her şeyin ölçütü insan gibi görünüyor. Öyle ki binlerce yıldır bir kasırga ya Tanrı’nın öfkesine ya da şeytanların kıskançlığına delalet diye düşünüldü. Oysa gerçek olan şey boşlukların insanlarının zihniydi... O boşluklar artık daha da derinlerde! Peki her şeyle ve özellikle kendimizle nasıl başa çıkarız? Kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112527</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4437fc57-c0b6-4ef6-9b25-1c41478fdf49.jpg</image:loc>
            <image:title>Emin Olmak ya da Ol(a)mamak</image:title>
            <image:caption>• Evden çıkarken kapıyı kilitleyip kilitlemediğinizi defalarca kontrol
etme ihtiyacı mı duyuyorsunuz?
• Ocağı, musluğu kapayıp kapamadığınıza emin olmakta zorluk
mu çekiyorsunuz?
• “Ütüyü, su ısıtıcısını, saç düzleştiricisini prizden çektim mi?” diye
şüpheye mi düşüyorsunuz?
• “Acaba söylediğim sözü karşımdaki yanlış mı anladı?” diye kontrol
etme ihtiyacı mı duyuyorsunuz?
• “Birine istemeden zarar verir miyim?” diye kaygılanarak insanlar-
la bir arada olmaktan kaçınıyor musunuz?
• E-posta, kısa mesaj ya da sosyal medya paylaşımlarınızı “Acaba
yanlış bir şey yazdım mı?” diye düşünerek tekrar tekrar kontrol
mu ediyorsunuz?
• Hayatınızdaki belirsizlikler karşısında aşırı kaygıya kapılıp mut-
lak eminlik sağlama çabası içine mi giriyorsunuz?
• Emin olmak amacıyla çevrenizdeki insanlardan sık sık onay alma
ihtiyacı mı duyuyorsunuz?
• Tüm bu şüpheler nedeniyle zihninizin iyice bulandığını, artık bel-
leğinize hiç güvenemediğinizi mi düşünüyorsunuz?
 
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan “Hayatı Anlamak” serisinin bu altıncı kitabında Prof. Dr. Aslıhan Dönmez,
şüphe ve kontrol alt tipi obsesif kompulsif bozukluğun ne olduğunu
ve neden ortaya çıktığını anlatırken, sizi bu psikiyatrik rahatsızlığı
Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleriyle kendinize yardım ederek iyileştirmeye davet ediyor.
 
Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, “Obsesif kompulsif bozukluk çoğunlukla insanlar tarafından sevilen, vicdani ve ahlaki değerleri yüksek,
sorumluluk sahibi, kimseyi kırmak istemeyen, toplum içinde ‘düzgün insan’ olarak kabul edilen kişilerde görülür. Bunun en önemli
nedeni, bu insanları ‘düzgün’ kılan kişilik özelliklerinin, obsesif kom-
pulsif bozukluğun gelişimi için verimli topraklar olmasıdır,” diyor.
 
Sizin için de bütün mesele “emin olmak ya da ol(a)mamak” ise bu
kitap size obsesif kompulsif bozukluğun emrinde harcadığınız onca
zaman, emek ve enerjiyi, artık onu yenmek üzere harcamanızı öneriyor ve bunu nasıl yapabileceğinizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112528</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f9631f0-89f7-4f40-8124-feb0ff0bf1b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Süryani Köyleri</image:title>
            <image:caption>Süryani köyleri… Tarihin sessiz tanıkları… 
 
Güneydoğu Anadolu’da, Dicle’yle Suriye sınırı arasında kalan yüksek kalker platosu, inişli çıkışlı tepeleri ve vadileriyle günümüzde bile, hâlâ, her yere ve herkese oldukça uzak. 
 
Süryaniler sayıca çok azalmış olsalar da, eskilerde ulaşımı güç, dış dünyayla çoğunlukla bağlantısı kesik, dağlık Turabdin’de salt buraya özgü, buradan başka hiçbir yerde yeşermesi mümkün olmayan kültürlerini -özellikle de  UNSECO’nun ‘risk altındaki diller’ arasında gösterdiği, Süryanice’nin halk dili versiyonu olan  Surayt / Turoyo’yu-  korumayı başarıyorlar. 
 
Bölgeyi tam anlamıyla tanımak ve anlamak için öncelikle Süryani kültürü detaylıca incelenmelidir. Mardin ve yöresini gezmiş olanların bölgenin kadim kültürünü gerçek anlamda hissedebilmesi için çoğu kimsenin bilmediği, tanımadığı bu dünyaya adım atmaları gerekir.  
 
Eşi benzeri zor bulunur bir çeşitliliği yansıtan bu coğrafyayı, evrensel bir mirasa sahip olmanın getirdiği sorumlulukla ele almalı ve bu kültür mozaiğinin bizden sonraki nesillere aktarımına olanak sağlamalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112529</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8608c09c-be3f-4709-b431-d027f31baf70.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatoryum</image:title>
            <image:caption>Son derece lüks, aradığınız her şeyi elinizin altında
bulabileceğiniz bir otel. Dünyada eşi benzeri olmayan
bir kar manzarası...

 
Le Sommet, daha önce bir sanatoryum merkeziyken işinsanı
 
Lucas Caron’ın, en yakın arkadaşı mimar Daniel&apos;la yürüttük-
leri bir proje sonucu ortaya çıkan beş yıldızlı bir otel şimdi.
 
Dedektif Elin Warner, erkek arkadaşıyla birlikte gelir dağların
ardındaki bu otele. Erkek kardeşinin düğünü olacaktır burada. Annelerinin ölümünden sonra erkek kardeşiyle uzun yıllardır görüşmemiş olsa da artık onunla yüzleşmeye hazırdır.
 
İşiyle ilgili de problemler yaşayan Elin, bu düğünü ve oteli bir
tatil olarak değerlendirmeyi planlar ama işler hiç de onun
beklediği gibi gitmez.
Otele vardıklarının ikinci günü erkek kardeşinin nişanlısı
Laure’nin kaybolmasıyla başlar kâbus. Oteldekilerin içinde bulundukları tehlikenin boyutunu bir tek Elin öngörüyordur ve soluk soluğa bir kedi fare kovalamacası başlar.
 
Elin hem geçmişindeki hem de oteldeki şeytanlarla yüzleşmeyi başarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112530</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a0fe466-c271-4020-a240-390e8e198882.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Günlerine Doğru Sanat ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Dorsay’ın kaleminden yine ünlüler geçidi... Bu kitap anılarım içinde 2014-2021 arası yılları kapsıyor. Yani artık yazılı basını (dergiler dışında) bıraktığım ve T24 internet sitesinde yazmaya başladığım yıllar... Daha uzun, özgür, olayları dakika dakika izleyen ve genelde çok daha büyük bir kitleye ulaşabilen yazarlık sorumluluğu. Konu çeşitliliği: yine tartışmalardan ölümlere, sevinçlerden acılara, festivallerden özel gecelere, geçmişten şu günlere uzanan siyasete... Cumhuriyet gazetesi kadar SİYAD gecelerini, Yaşar Kemal kadar Onat Kutlar, Yılmaz Güney veya Hasan Saltık’ı da anma... Sürpriz adlar: Zeki Müren, Dario Moreno, Angelina Jolie, Nicole Kidman, Elia Kazan... Yakında veda ettiğimiz Hıfzı Topuz... Ya da o unutulmaz dostlar: Oya Baydar, Hasan Cemal, Ahmet Ümit, elbette Türkan Şoray... Ve de birkaç yerde Ekrem İmamoğlu. Hepsi sizi bekliyor. 
Atillâ Dorsay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112531</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43a6691a-2c8f-4d34-b72b-13cb2a0191a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimarlıkta Teknik Resim</image:title>
            <image:caption>Tüm mimarlar ve öğrenciler için temel bir başvuru kitabı... Prof. Dr. Tahsin Canbulat’ın özenle hazırladığı bu kitap, mimarlık öğrencilerinin öğrenimleri boyunca ve profesyonel hayatta kullanabilecekleri tüm teknik resim bilgilerini kapsıyor. Mimarlık mesleğinde kullanılan temel çizim kurallarının yanı sıra, çizim sırasında yararlı olabilecek temel geometri bilgisi ve perspektif çizim yöntemleri de bu kapsamlı çalışmada yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112533</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d436003-b534-4827-8de4-d0ac96b017ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İlişkileri Dinlemek</image:title>
            <image:caption>“Çeşitli türleriyle coğrafi, sosyokültürel ve psikolojik sınırları aşabilen müziğin, uluslararası siyasette küresel ve yerel aktörlerin güç mücadelesi ve kimlik arayışındaki yerini inceleyen bu eser, Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi alanlarında Türkçe literatürün önemli bir açığını kapatmıştır. Kültürel diplomasiden popülizme, jeopolitikten terörizme, ekonomi politikten kültür politikalarına, çok çeşitli alanlarda yetkin araştırmacıları bir araya getirerek müziğin hem düzen bozucu hem de iktidarı pekiştiren etkilerine detaylı ve kapsamlı bir şekilde odaklanmaktadır. Çeşitli coğrafyalardan ve tarihsel dönemlerden zengin örneklerle müziğin savaşları, çatışmaları, devrim ve halk ayaklanmalarını hem körükleyebildiğine hem de yatıştırıp dönüştürebildiğine dikkat çekmektedir. Özetle, Yukaruç ve Gürseler’in derlediği “Uluslararası İlişkileri Dinlemek: Müzik ve Uluslararası İlişkiler” okurlara müziğin uluslararası siyasetteki yerine ilişkin hem uzamsal hem de zamansal boyutlarda ufuk açıcı yolculuklar vadetmektedir”. 
Prof. Dr. Didem BUHARİ 
“Elinizdeki kitap protesto hareketlerinden yumuşak güç kavramına kadar geniş bir yelpazede siyaset ve müzik arasındaki ilişkiye mercek tutuyor. Bir yandan müziğin siyasetini anlamaya çalışırken öte yandan siyaseti müzikle okuyor.  Kitap müzik ve siyaset arasındaki karşılıklı ilişkiyi sosyal bilimlerin hemen bütün alt disiplinlerinin temel kavram setleri ve kuramlarına başvurarak açıklıyor. Müzik festivalleri siyaseti nasıl kurgular? Müziğin bir jeopolitikası var mıdır? Müzik ve kimlik arasındaki ilişki nedir? Bu ve benzeri pek çok soruya yanıt arayan bu zengin içerikli kitap sadece müzik ve siyaset arasındaki ilişki ile akademik olarak ilgilenenler için değil aynı zamanda çok geniş bir okuyucu kitlesi için de son derece keyifli ve ilgi çekici bir okuma olacaktır”.
Prof. Dr. Evren BALTA 
Adagio
Senfonik Milliyetçilikten Operatif Milliyetçiliğe:  Beethoven’ın İzindeki Wagner, Debussy ve Dünya Savaşları Mehmet Evren Eken ve Eylem Özkaya Lassalle • Çiftliği Sev. Ardında Çöpünü Bırakma”: Glastonbury Müzik Festivali ve Sınır Ötesi Sevgi Politikaları Cemile Akça Ataç  • Çatışmaların Dönüşümünde Müzik: İşlevler, Uygulamalar ve Sınırlılıklar Betül Özyılmaz Kiraz
Moderato
Güney Afrika Cumhuriyeti: Ötekinin Ötekisi Ve Kimlik İnşaasında Heavy Metal Ceren Gürseler  • İyi Akşamlar Avrupa, Jeopolitika Başlasın! Poyraz Çini ve Umut Yukaruç • Eurovision Şarkı Yarışması: Vitrinin Ötesinde Kimlik ve Siyasal Didem İşçi Kuru ve Batuhan Parmaksız  • Bir Kimlik Olarak Türkçe Sözlü Müziğin Ekonomi-Politik Evrimi: İçerisi/Dışarısı Hakan Övünç Ongur ve Ece Zeynep Gerçek
Allegro
Müziğin Popülist Partiler Tarafından Araçsallaştırılması: Donald Trump&apos;ın Seçim Mitinglerinde Popüler Şarkıları İzinsiz Kullanması Emre Metin Bilginer • Müzikaller; Bir “Yumuşak Güç” Aracı Osman Ergül • Yakın Ülkeler, Uzak Komşular: Kültürel Diyalog ve Müzik Senem B. Çevik • Türk Rock Müziğinde Savaş Karşıtlığı: “Silahını Al, Huzurumu Ver Mr. Brown” Mehmet Atilla Güler ve Yavuz Yıldırım
Presto
Küresel İktidar Aygıtlarına Karşı Sosyalist Öfke: Rage Against The Machine’in Siyasal Söylemi Ömer Atagenç • Müziğin Politikleşmesinde Terörizm ve Yeni Karşı Hareketler Hakan Kıyıcı • Müziği Etkileyen Kültür Politikalarının Tarihsel Arka Planı: AB ve Türkiye Örnekleri Tunca Arıcan • Kültürel Diplomasi, Müzik ve Medya İlişkisi: Kore Kültür Merkezi Örneği Alptekin Keskin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112534</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91896363-681d-4a5f-a90a-4d3da4990249.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramlar Fikirler Partiler</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma Çağı’nda dünya sahnesine çıkan, 19. ve 20. yüzyılın siyasi düşünüşünde mihenk taşı olan, 21. Yüzyılda ise sonunun geldiği tartışmaları ile yine siyasetin merkezinde yer alan siyasal ideolojiler taraftarlarının eylemleri, teorileri ve eyleme biçimleri ile siyasetin doğasını açıklama iddiasındalar. Leon P. Baradat’ın ifadesiyle, “insanlık tarihinin en büyük kazanımlarına ve trajedilerine yol açan icatlar” olan ideolojilerin Türkiye coğrafyasındaki serencamı, Batı’daki gelişiminden belli çizgilerde farklılaşmakta. Elinizdeki eserde, erken Cumhuriyet tarihinden günümüze uzanan uzun tarihsel süreç içerisinde ideolojilerin fikirsel dayanakları, onları temsil etme iddiasında olan siyasal partiler ve eylem pratikleri ele alınmaktadır. Cemil Meriç, “izm’ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir” der. Bu eserde, Türkiye’de izm’lerin siyasi düşünce, eylem ve parti politikaları ekseninde izi sürülmekte, okuyucuya bu deli gömleklerinin ya da zihin dünyamızı aydınlatan eylem ve fikir meşalelerinin uzun tarihsel serüveni aktarılarak, 21. yüzyıldaki geleceğine dönük bir tartışmanın da ipuçları verilmektedir. Bu bakımdan, ideolojiler konusuna ilgi duyan her okura olduğu gibi lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, alandaki araştırmacılara da katkı sağlayan bir kaynak niteliğindedir. 
 
Türkiye’de Modernleşme ve Akımlar  Bayram Koca • Ütopyaya Tutunuştan İktidara Tutunuşa Türkiye’de İslâmcılık Veysel Ergüç • Türkiye’de Muhafazakârlık: İdeoloji ve Siyasi Temsil  Abdül Samet Çelikçi • Kökenleri, Toplumsal Tabanı ve Dünya Görüşüyle Türkiye’de Ülkücülük/Ülkücü Milliyetçilik Ekin Kadir Selçuk • Türkiye Solunda Partiler ve Fikirler: Bir Giriş Denemesi Ali Açıkgöz • Türkiye’de Sosyal Demokrasi: Hegemonya ve Siyasi Mücadelede Arayışlar Funda Kemahlı Garipoğlu • Türkiye’de Liberalizm: Düşünce ve Siyaset Nurettin Kalkan • Türkiye’de Yasal Kürt Siyasal Hareketinin Söyleminin Dönüşümü Kadriye Okudan Dernek • Türkiye’de Feminizm: Büyük Bir Başkaldırının Kısa Tarihçesi Gülçin Özge Tan • Tarihsel, İdeolojik ve Politik Bağlamıyla Türkiye’de Çevrecilik Duygu Yıldız Karakoç • Sonuç Yerine: Türkiye’nin Akp’li Yılları ve “Yeni Türkiye”, İdeolojilerin Sonu mu? Ayşem Sezer Şanlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112535</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b24a81ab-80c0-41dc-9b59-5bf08da37139.jpg</image:loc>
            <image:title>Beylikten İmparatorluğa Osmanlı 1326-1699</image:title>
            <image:caption>Bir yanda Bizans İmparatorluğu diğer yanda Moğol baskısı arasında varlığını devam ettirmeye çalışan 
beylikler ve bu beylikler arasındaki rekabetten doğacak 600 yıllık bir imparatorluk… Küçük bir beyliği 
siyasi, askerî ve toplumsal stratejilerle büyüten Osmanlı sultanları dünya tarihine yön veren başat 
aktörler arasında yer aldı. Osman Bey’in rüyası Viyana kapılarına kadar uzandı. Kanuni Sultan 
Süleyman’la geniş bir coğrafyaya yayılan imparatorluk, 1699 Karlofça Antlaşması’yla tarihin başka bir 
sayfasına geçti. 
Stephen Turnbull, Osmanlı beyliğinin kuruluşundan 1699 Karlofça Antlaşması’na kadar yaşanan 
savaşları, Osmanlı askerî yapısını ve fetihlerin sosyokültürel etkilerini özlü bir şekilde anlatıyor. 
Osmanlı tarihini kısaca öğrenmek isteyen herkes için temel niteliğinde olan bu kitap, beylikten 
imparatorluğa geçişte yaşanan tüm dönüm noktalarını ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112536</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6618b659-e6a6-4994-9437-2895f73bd416.jpg</image:loc>
            <image:title>Burjuvazinin Yükselişi, İmparatorluğun Çöküşü</image:title>
            <image:caption>40 yılı aşkın bir süredir Osmanlı çalışmalarında bir tür rönesans yaşıyoruz. Bu alana yön veren sorular aynı kalsa da, yeni cevaplar daha yaratıcı, daha kapsamlı ve hepsinden önemlisi diğer tarihlerle diyaloğa açık olma eğiliminde. 
“Batı ilerlerken Osmanlı İmparatorluğu neden geriledi?”, “Tüccarların gayrimüslim, bürokrat veya askerlerin Müslüman olduğu doğru mu?” gibi sorular sorulmaya devam ediyor. 
Fatma Müge Göçek&apos;in bu değerli çalışması eskiden “imparatorluğun gerilemesi” olarak özetlenen şeyin, farklı bölgeleri, grupları, ilişkileri ve kurumları çeşitli şekillerde etkileyen çok sayıda süreci içerdiğini gösteriyor. Uzun yıllardır bize anlatılanların aksine, bu zengin dokulu tarihi tek bir büyük gerileme veya modernleşme anlatısına sığdırmanın imkânsız olduğunu gösteriyor. 
Özellikle, Osmanlı toplumsal yapısı içinde etnik-dinsel çizgilerdeki bölünmenin, savaşın ve Batı ile ticaretin dinamikleri ile etkileşime girerek çatallanmış bir Osmanlı burjuvazisi ürettiğini iddia ediyor. Birbirinden farklı ticari ve bürokratik unsurlara bölünmüş bu burjuvazi sultana meydan okuyabildi ancak nihayetinde imparatorluğu kurtaramadı. Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun yerini Türk ulus devleti ile Balkanlar ve Ortadoğu’daki diğerleri aldı. 
Başka türlü bir tarihin mümkün olup olmayacağını düşünmeye sevk eden bu kitap, muazzam bir sosyal tarih anlatısı kurarak, Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda sınıf oluşumu ve toplumsal değişim çalışmalarına önemli bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112537</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a169c768-b95c-4b75-b3f2-a6a7134a5c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Kapitalizmin Ruhu</image:title>
            <image:caption>2000’li yılların başlarında kamu kültürünün, işbirliğinin ve bilginin zaferi olarak görülen dijital teknolojiler ve bu teknolojilerin beslediği dijital kültür, aradan geçen yıllar içinde kapitalizmin en sağlam çarklarından biri hâline geldi. Dünyayı birbirine yaklaştıran ağların, gönüllü topluluklarının, kitlekaynağının gücünü fark eden Silikon Vadisi’nin teknoseçkinleri, iş dünyasının guruları, girişimciler ve risk sermayedarları son yıllarda bu yeni kültürü kapitalizmin insanlığa bir “armağanı” ve kapitalizm hakkındaki olumsuz kanaatlerin haksız çıkışının bir belirtisi olarak görüyorlar. 
Bu kitapta Jenny Huberman bu iddiayı enine boyuna sorgulayıp değişenin kapitalist düzenin kendisi değil, yüzü ve araçları olduğunu ileri sürüyor. Dijital dünyanın yarattığı imkânların kapitalist sistem tarafından  kısa sürede yeni sermaye birikimi, tahakküm ve el koyma biçimleri yaratmak için nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor. Bu yeni biçimleri meşrulaştıran ideolojilerin hangileri olduğunu soruyor. Bu ideolojilerin, kamu yararını ve açık kaynakları, küçük bir grup ayrıcalıklı insanın elinde toplanan üretim ve propaganda araçları hâline getirdiğini ifşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112538</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc15d3d-bdf0-4709-ac0a-9a7478a7331f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dilenciler</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dilenciler – Şu İnsan Denilen Et ve Kemik Hurdaları 
 
İnsanlığın tarihi kadar eski bir geçmişe sahip olan dilenciler her dönemde farklı duyguların nesnesi oldular. Bazen merhametli, hayırsever olmanın vesilesi, bazen Doğulu kimliğin aynası olarak görüldüler. Her farklı ifade, dönemin sosyokültürel ve ideolojik taşıyıcısı oldu. Adalet dairesi ideolojisi etrafında örgütlenen Osmanlılardan kapitalizmle şerbetlenmiş modern yurttaşa, dilencilerin durumu dönemin muharrileri, yazarları, bürokratları tarafından hep konuşuldu ama bu konu üzerine çok az çalışma yapıldı. 
Modern şehirlerin yükselişiyle birlikte nezih mekânlar yaratma arzusu, Batılı imgeye uymayan herkesi ve her şeyi şehirlerden dışladı. Darülaceze bir anahtar gibi her sorunda dile getirilirken Darülaceze’nin durumuna çoğunluk sessiz kaldı. Yardım edilmesi gereken insanlar, toplatılıp kapatılması gereken insanlara dönüştü ve hiçbir dönemde özne olarak görülmediler. 
Bu kitap, dilenciliğin nedenlerini değil, sonuçlarını ortadan kaldırma konusunda muktedirlerin işbirliği üzerinden Osmanlı İmparatorluğu’ndan erken Cumhuriyet’e uzanan muazzam bir sosyal tarih sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112539</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b631f16-db67-4f45-95f3-3da52d0395c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitler’in Celladı</image:title>
            <image:caption>Reinhard Heydrich, 20. yüzyılın en ünlü kötü adam timsallerinden biri. Hatta Nazi liderliği tarafından bile ürkütücü biri olarak görülüyordu. SS, SD ve Gestapo’nun başı, Nazi işgali altındaki Bohemya ve Moravya’nın acımasız yöneticisi ve soykırımla sonuçlanacak “Nihai Çözüm” planının baş mimarı olarak, Hitler Almanyası’nın meşum hedeflerine ulaştırılması yolunda hayati bir rol oynadı. Prag’da düzenlenen bir suikastın ardından öldüğü 1942 yılına kadar Nazi Almanyası’nın en tehlikeli ve geleceği en parlak isimlerinden biri sayılıyordu. Yine de, halk arasında “Prag Kasabı” olarak tanınan ve yaptıklarıyla Hollywood filmlerindeki Nazi tipini esinleyen bu gizemli ve karanlık isim ve onun Nazi baskı ve terör aygıtının inşasında üstlendiği hayati rol konusunda bugüne kadar yapılan çalışmaların sayısı şaşırtıcı derecede azdır. 
Bu kitap, alandaki çok önemli bir boşluğu dolduruyor. Saygın tarihçi Robert Gerwarth, bu kitapta Heydrich’in özel hayatının bilinen ve daha önce bilinmeyen yanlarını, Reich’ın güvenliğinden sorumlu Nazi subayı olarak yaptıklarıyla birleştiriyor. Heydrich’in gözünden, 20. yüzyılın ilk yarısında dünyaya korku ve dehşet saçan Nazi yönetiminin en karanlık yönlerinin doğal ve makyajlanmamış bir tablosunu sunuyor. Orta sınıfa mensup iyi yetişmiş gençlerin, dünyayı yutmaya kararlı acımasız katillere nasıl dönüştüklerini adım adım ve bir tarihçi duyarlılığıyla, ele aldığı konuyu karikatürleştirmeden, tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 
Gerwarth, daha önce hiç yayımlanmamış yazışmalar, mektuplar, notlar ve belgelerle İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık günleri ve Nazi İmparatorluğu hakkında gerçek bilgiler edinmek isteyen herkesin kitaplığında bulunması gereken bir başucu eseri sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112540</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73cbc54a-1832-48b3-ba3d-7a4ae95e5159.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Dostları Masal Dizisi (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocuklarımızın masalları daha iyi kavrayabilmeleri için metin içlerinde ve metin sonlarında her kitap için ayrı hazırlanan etkinlikler bulunmaktadır. Bu masallar, farklı görsellerle desteklenmiştir.
 
CESUR HAYVANLARIN EĞLENCELİ SERÜVENLERİ
İçindekiler
1-Doğanın Sesi / Deniz Şahin
2-Rengarenk Bir Gün / Deniz Şahin
3-Boz Köstebek / Deniz Şahin
4-Fırtınalı Bir Gün / Deniz Şahin
5-Hamarat Ve Uyuşuk / Deniz Şahin
6-Hophop Ve Kiki Kampta / Deniz Şahin
7-Işıklı Doğum Günü / Deniz Şahin
8-Neşeli Kelebek / Deniz Şahin
9-Obur Arı / Deniz Şahin
10-Piknikte Verilen Ders / Deniz Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112541</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab0bbaef-c413-4762-b645-54964e43debd.jpg</image:loc>
            <image:title>Turabi Divanı</image:title>
            <image:caption>Turabi Divanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112542</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d768fb3f-0870-4265-85ec-f6b3d4542293.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;ı Kur&apos;an&apos;la Anlamak</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Kur’an’ı yine Kur’an ayetleri ışığında açıklama yöntemini esas alır. Yani bir ayetin anlamını başka ayetlerle ilişkilendirerek bütüncül bir anlayış ortaya koymayı amaçlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112543</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46e18d08-3762-43eb-971c-80f4a2576e93.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Yolunda Bir Gezgin</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, insanın kendini tanıma, düşünsel gelişim ve hayatın anlamını sorgulama sürecini ele alır. 
Yazar, bireyin içsel yolculuğunu ve farkındalık kazanarak daha bilinçli bir yaşam sürmesini anlatır. 
Okuyucuya düşünme, sorgulama ve kişisel gelişim üzerine ilham veren bir içerik sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112544</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a607dd0-ed6c-4f6a-a6b6-54fbf6656526.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokuşma</image:title>
            <image:caption>Kitap, toplumdaki çürümüşlükleri ve insan davranışlarındaki ikiyüzlülüğü hiciv ve mizah yoluyla ele alan bir eserdir. 
Yazar, semboller ve karikatür tarzı anlatımla bireylerin ve toplumun zaaflarını eleştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112545</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bae2b893-1441-4fac-9682-75ba2a4a344f.jpg</image:loc>
            <image:title>Katledilen Alevilik</image:title>
            <image:caption>1964 yılında Sivas Divriği Gökçebel köyünde doğan Piri ER, Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Halkbilim Anabilim Dalından 1988 yılında mezun olmuştur.
1988 yılında Kültür Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi Başkanlığı’nda Folklor Araştırmacısı olarak çalışmaya başlamış, 2003 yılında Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nde Gelenek Görenek İnançlar Şube Müdürü olmuştur. 32 yıllık çalışma yaşamını 2021 yılında emekli olarak tamamlamıştır.Anadolu Aleviliğinin geleneksel boyutu üzerinde ağırlıklı olarak çalışmalarını yürüten yazarın bu konuda yayımlanmış makale ve bildirileri yanında üç de kitabı bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112546</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1b2d90a-fb8f-447f-8844-c57e318e9399.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecede Bir Çığlık</image:title>
            <image:caption>Nilüfer Kuyaş, sekiz yıllık aranın ardından gelen romanı Gecede Bir Çığlık’la, erkek öfkesinin yüzyıllardır tebelleş olduğu dünyada üç genç kadına, kâğıda ve hatta ağaca ses oluyor.
 
Rengin, Berrin ve Dilârâ.
 
Gençliğinin ta en başında, on altısında, üç genç kadın. Aşktan, umuttan ötesinde gözü olmayan ve gerçeğin kekre tadına erken varan üç dünya.
 
1969 Suadiye’si. Cadde cıvıl cıvıl. Deniz alabildiğine mavi. Ağustos güneşi tepeden vuruyor iskeleye. Üç kafadan türlü hayaller sızıyor geleceğe. Ve bu üç kadının hayat çizgisi o ağustosta şekilleniyor. Ne olacaksa o ağustos ayında oluyor.
 
Kuşlar yine cıvıldıyor, şen kadın kahkahaları yine sarıyor sokakları. Ama kapalı kapılar ardındaki eril hüküm ve kirli pazarlıklar bitmiyor.
 
Peki bir gün bitecek mi? Anlatı 2010 yılına geçtiğinde neler değişmiş olacak? Kırk yıl sonra adalet yerini bulacak mı?
 
Bir gün gelecek, kadın öfkesi dünyayı yakacak.
Tek tek değil, kişisel değil.
Topyekûn yakacak dünyayı kadın öfkesi.
Ben o günü bekliyorum umutla, sabırla bekliyorum.
Yakındır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112547</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6803a7ac-dfb4-42a2-9ee1-ae541eece2d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihat ve Terakki’nin Fikri Doğuşu</image:title>
            <image:caption>İmparatorluğun en uzun yüzyılı yerini ulus devletler çağına bırakırken “Osmanlı İmparatorluğu nasıl kurtulur?” sorusu tüm aydınların zihnen ve bedenen Batı’ya gidiş bileti oldu. 
İmparatorluğun tüm unsurlarını bir arada tutma düşüncesi, Jön Türk kongrelerinden İttihat ve Terakki’ye ve bugünkü ulus devlete gidişin yollarını belirledi. 
Abdülhamid istibdadından kaçan aydınların Batılı fikirlerle temasları ve bu fikirlerden bir Osmanlılık üst kimliği yaratma gayreti ideolojik farklılıkların sınırlarını belirledi. Kongreler öncesi dönemde muhaliflere göz açtırmayan Abdülhamid baskısından kaçan aydınların daha özgür bir imparatorluk inşa etme ideali, kongreler sırasında farklı yollara saparken çoğulculuk imkânı yerini hiziplere bıraktı. 
Stefano Taglia, o dönemin panoramasını gözler önüne sererek farklı ideolojilerin öncü isimleri ve fikirlerini irdelerken bugünün siyasetinin tarihsel geçmişini, kökenlerini ve izlerini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112549</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9828fc6-fcad-4625-bdb6-89a747e5c3ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Hapishaneler</image:title>
            <image:caption>Osmanlı hapishaneleri denince işkence, uyuşturucu, istismar gibi basmakalıp düşüncelerin etrafında gezinilmiş, modernleşme ise devlet dairelerinde veya sokaklarda aranmıştır. Kent Schull bu iki kalıbın da dışına çıkıyor. Dört duvara hapsedilenin modernleşmeyi nasıl yaşadığını, duvardaki çatlakları, yamaları ve bazen duvarları yıkıp yeniden yapmayı ele alıyor. Bu kitap, modernleşmenin “aciliyet” parolasıyla hapishanelere giriyor. 
Geç dönem Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda hapishane reformunu ve hapishaneleri inceleyen bu kitap, Osmanlı hapishanelerini Osmanlı modernitesinin ve ulus devlet inşasının “laboratuvarları” olarak tanımlıyor. Schull, Tanzimat’tan (1838-1878) “Jön Türk” (1908-1918) dönemine uzanan “Osmanlı modernitesi” bağlamında Osmanlı ceza adaleti sisteminin dönüşümünü ele alıyor. Bu dönüşümü, imparatorluğu geliştirmeye yönelik daha “ilerici” bir gündemin uzantısı olarak değerlendirmeye davet ediyor. Aynı zamanda Osmanlı hapishanelerinin hem bu dönemle ilişkili daha büyük dönüşümlerin mikrokozmosları hem de imparatorluğun modernlikle olan benzersiz ilişkisinin önemli göstergeleri olduğunu savunuyor. Bu sayede, 1850&apos;de başlayan hapishane reformlarının ardındaki nedenlere dair bize oldukça kapsamlı bir araştırma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112550</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e65fb1b6-bcb4-4029-8954-f85e586710e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Kriz ve İsyan Sultanın Düşüşü</image:title>
            <image:caption>“Müthiş... III. Selim’in tahttan indirilmesi üzerine muhakkak okunması gereken bir kitap. Yıldız, incelediği konuyu tüm boyutlarıyla ele alarak harika bir iş çıkarmış ve her şeyi büyük bir titizlikle araştırmış. Onun tarihyazımına odaklanan önceki çalışmasından haberdardım, fakat bu çalışmasında Osmanlı tarihinin arşivlerinin derinliklerine iniyor ve sosyoekonomik tarih, siyasi tarih, diplomasi tarihi, prosopografi ve kültürel tarih dâhil çevrilmemiş hiçbir sayfa bırakmıyor: Bu kitaba bayıldım.” 
Baki Tezcan, UC Davis Tarih Bölümünde öğretim üyesi ve
 The Second Ottoman Empire (2012) kitabının yazarı 
 
1807 yılında reformcu padişah III. Selim bir saray darbesiyle tahttan indirildi. Darbe yeniçeriler tarafından yapıldı ama arka planda birçok aktör yer aldı. Devrimler çağının tam ortasında, ekonomik kriz, idare sorunları ve bunların getirdiği hizipler, bir sultanı tahtından etti. 
Sultanın düşüşü krizlerin aktörleri arasındaki hizipleşmeyi bertaraf edemedi ama yeni sultanın kim olacağı sorusu bazı hiziplerin yükselişine vesile oldu, ta ki II. Mahmud kendi stratejisini çizene kadar. 
Devrimler çağının bütün sancılarını hisseden İmparatorluğun krizlere verdiği yanıtları, parçası olduğu dünya düzeniyle inceleyen bu kitap, imparatorluğun 19. yüzyılda hayatta kalma mücadelesini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112551</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990b4449-f6e7-4625-9baf-0433ead95257.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’nın Üç Harflileri</image:title>
            <image:caption>Bir mezarlığın yanından geçerken içimizi saran bir ürperti duyarız veya uykunun en derin yerinde bu dünyadan göçüp gidenler rüyalarımıza girmek ister. Adını anınca musallat olmalarından korkup üç harfliler deriz. 
Bunların oluş nedenleri farklı zamanlarda farklı biçimlerde yorumlanmış. Osmanlılar, bazen üç harflinin dinine göre yanıt vermiş, bazen de düzeni bozmayacak önlemler almışlar. Evliya Çelebi’nin anlatılanlarında mezarda dirilenler obur, Cinânî’de cin veya Bîcan’da cadu adıyla Osmanlı tarihinin aca’ib ve garaib yaratıkları olarak sosyal hayatın içinde kendilerine yer bulur. 
Marinos Sariyannis, Osmanlı dünya görüşünde bu yaratıkların ne anlama geldiğini, dinî teoloji ile halk inanışlarının kesişimlerini anlatıyor. Devlet aklının, bugün olağanüstü hatta doğaüstü olarak adlandırdığımız sıradan olayları nasıl gördüğünü zengin kaynaklarla ele alıyor. Böylelikle, dönemin üç harflilere ilişkin anlatılarından hareketle Osmanlıların dünya görüşünü anlamımız için farklı perspektifler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112552</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8458c282-523d-4526-bfa6-efd49bfbed10.jpg</image:loc>
            <image:title>Lahza 2 - Har ve Kül</image:title>
            <image:caption>KARTPOSTAL VE MEKTUP HEDİYELİ 
 
“GECE... TÜM KÖTÜLÜKLERİ GİZLEYENİM, SAKLAYANIM... KARANLIĞINDA KANDIRILARAK DİNLEDİĞİM EN GÜZEL MASALIM... ONUN KARANLIĞI, BENİM AYDINLIĞIM.” 
 
Biz bir saatin tam ortasındaydık ve ne birlikte bir adım ileri gidebiliyorduk ne de bir adım geri. Tutukluluktu bizimki. Daha en başından, nefes aldığımız ilk andan beri birbirimize vurgun olmak, birbirimizde yok olmaktı. Bir yandan har olup yanarken bir yandan kül olmaktı. 
 
“Sen sana kötülük yapan herkesi kendi vicdan mahkemende şuranla yargılarken.” İki parmağı kurşun misali sol göğsüme vuruldu. “Beni adalet terazinde hep burada yargıladın.” Parmağı şakaklarıma çıktığında öleceğim sandım. 
“Gerçekten benim en büyük belam; senin bana olmayan, benim sana bitmek bilmeyen sevdammış.” 
“Affet beni,” dediğinde kadın gülümsedi. Acıdan başka bir şey barındırmayan bu gülümseme aslında bir cevap niteliğindeydi. “Yer ile göğü de birleştirsen! İki cihanı da bir araya getirsen...” Son sözleriyle aralarındaki bağı bıçak gibi kesti. “Affetmem!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112553</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9eaa79a-8041-41f6-83fd-c1c67603ce80.jpg</image:loc>
            <image:title>Lahza 2 - Har ve Kül (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KARTPOSTAL VE MEKTUP HEDİYELİ 
 
“GECE... TÜM KÖTÜLÜKLERİ GİZLEYENİM, SAKLAYANIM... KARANLIĞINDA KANDIRILARAK DİNLEDİĞİM EN GÜZEL MASALIM... ONUN KARANLIĞI, BENİM AYDINLIĞIM.” 
 
Biz bir saatin tam ortasındaydık ve ne birlikte bir adım ileri gidebiliyorduk ne de bir adım geri. Tutukluluktu bizimki. Daha en başından, nefes aldığımız ilk andan beri birbirimize vurgun olmak, birbirimizde yok olmaktı. Bir yandan har olup yanarken bir yandan kül olmaktı. 
 
“Sen sana kötülük yapan herkesi kendi vicdan mahkemende şuranla yargılarken.” İki parmağı kurşun misali sol göğsüme vuruldu. “Beni adalet terazinde hep burada yargıladın.” Parmağı şakaklarıma çıktığında öleceğim sandım. 
“Gerçekten benim en büyük belam; senin bana olmayan, benim sana bitmek bilmeyen sevdammış.” 
“Affet beni,” dediğinde kadın gülümsedi. Acıdan başka bir şey barındırmayan bu gülümseme aslında bir cevap niteliğindeydi. “Yer ile göğü de birleştirsen! İki cihanı da bir araya getirsen...” Son sözleriyle aralarındaki bağı bıçak gibi kesti. “Affetmem!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112554</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a53f05b-ca0c-479c-bb6b-daedae153eab.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Ters Giydiğin Kazak</image:title>
            <image:caption>Bazı sırların gün yüzüne çıkmaması gerekir... Eğer bu sırlar açığa çıkacak olursa kaderin değişir. Her insanın tek amacı, mükemmel bir yaşam sürmektir. Mutlu olmak, tutkulu bir aşk tatmak, harikulade bir eş, zenginlik... Sahip olunan bu hayatlar için, geçmişindeki karanlık sırlarını gizlemek zorundasın ama bu sırlar bazen insanları farkında olmadan tehlikeli bir hayat yolculuğuna sürükler. Eğer bir şeyler ters gidecek olursa ona karşı en acımasız silahlarını kullanmaktan çekinmezler. Her ne pahasına olursa olsun suç işlemeye meyillidirler. Yeryüzünde bir suç işlendiği zaman, ilahi adalet ve doğa kanunları devreye girer ve bedelini muhakkak ödetir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112555</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0c7326f-3809-4b1f-990e-a993a579bac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses ve Fenomen</image:title>
            <image:caption>Ses ve Fenomen, Gramatoloji ve Yazı ve Fark ile beraber Derrida düşüncesinin köşe taşlarından biridir. Husserl’in gösterge teorisi üzerine olan bu kitap, aynı zamanda yapısöküm kavramının kökenine ve ne olduğuna dair önemli bir başvuru kaynağıdır. 
Derrida, göstergenin her zaman bir erteleme ile malul olduğunu ve elimizde olanın yalnızca bir gösterenler zinciri olması gerektiğini ileri sürer. Çünkü Husserl’in elde etmeyi umduğu gibi bir ideallik mümkün değildir. Klasik fenomenolojinin iddia ettiği “bilincin kendine mevcut olma hâli” imkânsız bir durumdur. Différance, işte bu imkansızlığın adıdır. Derrida, bu kitapta, Husserl’in bulmaya çalıştığı idealliklerin çözüldüğü noktaları tespit etmeye çalışır. Yine burada Husserl’in gösterge teorisinin eleştirel bir okumasını ve yapısökümün bir tür yöntem olarak işletildiğini görürürüz. 
Derrida&apos;nın fenomenolojik çalışması, Husserl&apos;in yapıtının kökten bir sorgulamasıyla birlikte onun ötesine geçmeyi dener.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112556</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353e2106-3ae9-4179-8100-09cd8d200b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinema ve Mimarlık</image:title>
            <image:caption>İzlediğimiz bazı filmler hayata bakışımızı değiştirir hatta katmanlaştırır. Bu kitap, bakışımızı hayattan sinemaya çevirmek için kaleme alındı. Bildiğimiz sokaklara, caddelere, evlere, yani mekânın farklı biçimlerine bakmaya davet ederken sinemanın mimariyle kurduğu yakın teması açık ediyor. 
Tanıdık yerleri yabancı, yabancı olduğumuz yerleri tanıdık kılan sinemanın mimariden aldığı gücü analiz eden bu kitap, sinemayı anlamlandırmanın yeni anahtarlarını sunuyor. Celal Abdi Güzer’in derlediği bu çalışmada yer alan değerli yazarlar, hayranlıkla izlediğimiz filmlere farklı bir gözle bakmamıza olanak sağlıyor. 
Sayısız kez izlediğimiz filmleri yeniden izleme isteği uyandıracak ve belki de kaçırdığımız başyapıtları keşfetmemizi sağlayacak bu kitap mimarları, sinefilleri ve sinefil adaylarını, beyaz perdeyle aramızdaki mesafeyi kısaltmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112557</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6809a01-d8bb-4408-a55e-bbbfedfe19b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçlular Nasıl Düşünür?</image:title>
            <image:caption>Suçlular Nasıl Düşünür? 1984 yılında ilk kez yayımlandığında suça ve suçluya bakışımızı temelden değiştirecek bir devrim başlattı. Suçun kaynaklarını ve çarelerini çevreleyen beylik mitleri  teker teker yerle bir etti. Aradan geçen yaklaşık kırk yıl içinde suç sosyolojisinde, psikolojisinde, sosyal hizmetler alanında, hukukta yeni ve hâlâ devam eden hararetli tartışmaların fitilini ateşledi. Birçok polisiye filme, romana ve popüler diziye ilham kaynağı oldu. Suçlunun zihninin kuytu köşelerine kadar açtığı pencereyle daha önce görmediğimiz ve bazen görmek istemediğimiz gerçeklerin canlı ve grotesk bir tablosunu sundu. 
• Suçluyu suçlu yapan toplum mudur, yoksa mizacı mıdır? 
• Suçu suçlu yaratıyor olabilir mi? 
• Suçluyu “gözünden tanımak” mümkün mü? 
• Suçlu zihniyeti diye bir şey var mıdır, varsa nedir? 
• Hızla değişen toplumsal şartlarda suç ve suçlunun tanımı nasıl 
   değişiyor, hangi bileşenleri sabit kalmaya devam ediyor? 
• Suçlu gibi düşünmek, suçlulardan ve suçtan korunmamızı  
   sağlayabilir mi? 
• Suçu ortadan kaldırmak ve suçluyu “ıslah etmek” gerçekten mümkün mü? 
Stanton Samenow’un ev içi şiddet, dijital suçlar ve terörizm gibi güncel konuları da dâhil ederek 2022 yılında gözden geçirip genişlettiği, artık klasik hâline gelmiş bu eseri, suçlunun “zihniyetini” ve motivasyonlarını geniş bir suç kataloğu ve suçlu profili üzerinden değerlendiriyor. Soygunculardan katillere, zimmetine para geçirenlerden uyuşturucu kaçakçılarına, tecavüzcülerden teröristlere uzanan geniş bir yelpazede 
onlarca suçlunun insanı hayretler içinde bırakan hikâyesine yer veriyor ve şu soruyu tekrar soruyor: Suç ve suçlu konusunda gerçekleri kabul etmeye hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112558</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeed2d68-dc49-4d9e-9d8f-e927875f9f39.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Tembelliğin İcadı</image:title>
            <image:caption>Çalışkanlığın yüceltildiği bir dönemde tembel olmak bir ahlak zafiyeti miydi, yoksa değişen kültürel hayatın ritimlerinden biri miydi? 
 
“Melis Hafez’in, Osmanlı vatandaşlarının verimliliğinin artırılması için yapılan çağrıları aydınlatan bu parlak değerlendirmesi, modern devleti, kapitalizmi ve burjuva entelektüel seçkinler topluluğunu ilgilendiren, daha büyük çaplı bir küresel dönüşümle ilişkilendiriyor. Tembelliğin İcadı, bu bakımdan hem Osmanlı araştırmalarında hem de daha geniş kapsamlı olan Avrupa araştırmalarında gelecek nesiller için standartları belirleyen, aydınlatıcı bir çalışmadır.” 
Isa Blumi – Stockholm Üniversitesi 
 
“Melis Hafez, tembelliği toplumun ciddi bir hastalığı olarak gören geç dönem Osmanlı söylemlerini, kaygılarını ve Osmanlıları ileriyi düşünen, üretken yurttaşlara dönüştürme ihtiyacını etkileyici bir biçimde ele alıyor. Geniş bir Osmanlıca metin ve kaynak topluluğundan yararlanarak bunların çoğunu ilk defa ele alan Hafez, bu yeni üretkenlik kültürünü çözümleyip onun entelektüel ve İslami kaynakları, gelişimi ve sonuçları hakkında incelikli, çok katmanlı ve ikna edici bir tartışma sunuyor.” 
Eyal Ginio – Kudüs İbrani Üniversitesi 
 
“Hafez’in bu özgün ve esaslı çalışması, ulus projesi bakımından hayati önem taşıyan bir Osmanlı üretkenlik kültürünün hangi yollarla geliştirildiğini ve teşvik edildiğini ele alıyor. Yeni bir Osmanlı ulusu için İslam’ın oynadığı rolü savunan ve onun taşıdığı önemi vurgulayan İslamcı yazarların bu esnada üretkenlik dilini nasıl kullandıklarını ortaya koyuyor. Merak uyandırıcı bir kitap.” 
Palmira Brummett – Tennessee Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112559</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d364d225-e5c7-4a65-a159-bf8229b23bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlıktan Önce Savaşlar</image:title>
            <image:caption>Kendimizi canavarlaştırdığımızda insan olmanın acılarından ve yüklerinden kurtuluyor muyuz? 
İki dünya savaşının yarattığı sarsıntının ve yıkımın ortasında Batı, uygarlaşmanın bedelini tartışmaya açmıştı. Yaşananların hatırası tazeydi ve yeni şekillenen Soğuk Savaş nedeniyle topyekûn yıkım olasılığının ilk kez ufukta belirmesiyle gelecek de parlak görünmüyordu. Böyle bir ortamda sosyal bilimciler, özellikle de bazı önde gelen antropologlar ve etnologlar felaketten çıkış yolunu uzak geçmişte, tarihöncesinde, “yaban” ve “ilkel” uygarlıklarda, kayıp bir “altın çağ”da aradılar: Tarihöncesi ve yaban toplumlarda savaş çok nadir görülüyordu, fazla can kaybına yol açmıyordu, çocuksuydu. Vahşiler soylu ve barışçıldı, uygarlarsa savaşçı ve “şeytan”; gittikleri yere hastalık, ölüm, kötülük ve acı götürmüşlerdi. Bu anlayış son elli yıl içinde itiraz edilemeyen bir tabu hâline geldi. 
Yayımlandığı tarihten beri çoksatanlar arasında yer alan bu kışkırtıcı kitap, işte bu anlayışa meydan okuyor. Amerika’dan Okyanusya’ya, Batı Avrupa’dan Kuzey Kutup Dairesi’ne ve Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanından derlediği antropolojik, arkeolojik ve etnografik bulgularla bize bambaşka ve ürkütücü bir tablo sunuyor. Vahşilerin savaşlarının da en az uygarlarınki kadar acımasız, şiddetli ve tehditkâr olduğunu ortaya koyuyor. Toplu kıyımların gerçekleştiği tarihöncesi mezarlıklardan, ilkel toplumların savaş, müzakere ve mübadele biçimlerine kadar birçok konuya eğilerek, geçmişi barışçıllaştıran “uygar” yorumların da Batı insanının kibrinin bir ürünü olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112560</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51f041c-f9b2-4e75-9660-c924926903fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifayı Tabiatta Bulmak</image:title>
            <image:caption>Meyveler, sebzeler, otlar, baharatlar gerçekte bizim en doğal beslenme kaynağımız ve ecza depomuz olabilir mi?
İnsanın ‘âb-ı hayat’ın peşinde ölümsüzlük arayışı binlerce yılın hikâyesi bile tek başına çok şey anlatıyor.
Ölümsüzlük bizim için bir hayal olabilir ama şifa arayışımız tarihin en başından bu yana hız kesmeden sürüyor. Meseleye bu açıdan bakınca geçmişte tek bir Lokman Hekim’in değil, birçok Lokman Hekim’in yaşadığı, dahası günümüzde de yaşamaya devam ettiği de söylenebilir. Onların çalışmaları günümüzde artık Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) kapsamında değerlendiriliyor,
Dünya Sağlık Örgütü tarafından destekleniyor.
Turkuvaz Kitap, bu kitabı yayımlayarak bitkilerle tedaviye önce belirli bir tarihsel perspektiften bakılmasını sağlayıp konuyu sosyal ve kültürel bir zemine oturtarak tek tek bitkilerin sağlığımız açısından önemini ortaya koyuyor.
Şifayı Tabiatta Bulmak, sağlıkla ilgilenen herkesin ihtiyaç duyacağı değerli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112561</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/560a5f8d-ce3e-4262-ad24-3cee83822450.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Aşk</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Rus edebiyatının önde gelen yazarlarından İvan Sergeyeviç Turgenyev, İlk Aşk’ta gençlik heyecanıyla dolu ilk aşkının heyecanını, tutkusunu anlatırken aynı zamanda yaşadığı hayal kırıklığını bir aile dramıyla ele alarak romantik edebiyatın etkileyici örneklerinden birini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112562</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec6a9a44-47b6-4996-98cc-a1f215ba259d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dimitraş İle Pıtıraş - Gökoğuz Masalları</image:title>
            <image:caption>Yazıya geçmediği halde birçok masal günümüze dek sürüp geliyor. Değişime uğrayıp güncelleşiyor, konuları çeşitleniyor, malzemesi çoğalıyor, yenileri yaratılıyor. Çevre ve doğa gibi günün yakıcı sorunlarını işliyor. 
 
Bazılarının sunum biçimi değişiyor, filme, tiyatroya, operaya aktarılma süreci hızlanıyor ve tüm çocukları ve aileleri etkilemeye devam ediyor. 
 
Yücel Feyzioğlu, dünya masal bahçesinin Gökoğuz (Gagavuz) yurduna inip bir demet masal sunuyor bizlere. Umutlu, aydınlık, okuru geçmişten geleceğe götüren, çevreyi ve doğayı koruma titizliği ile anlatılmış ve yazılmış masallar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112563</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d50290b4-b682-4eb7-a9ae-abfd5a11a29b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dillidüdük İle Altınses - Başkurdistan Masalları</image:title>
            <image:caption>“Yanbay’ın iki kızı varmış; dillere destan... 
 
Büyük kızın adı Canay, küçük kızın Biray. İkisinin de saçları belinde, yüzü yuvarlak, kaşları yay. 
 
Canay’ın bir de buzağısı varmış. Tüyleri konur, gözleri ala, ayaklarının ucu kara... 
 
Canay nereye gitse, konur buzağı arkasından gelirmiş. Geceleri bile Canay’ın odasını terk etmezmiş. 
 
Canay onu bol sütle besler, sırtına ayı postu örtermiş...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112565</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5f3e1cb-9713-47c0-aa7e-337ecb6fb20d.jpg</image:loc>
            <image:title>Selahaddin Eyyubi İle Akıllı Kız - Mezopotamya Masalları</image:title>
            <image:caption>“Selahaddin Eyyubi’nin hayatını incelerken birçok masalın onu anlattığını fark ettim. Zaten masal, hayalin gerçekten çok olduğu gerçek hikâyelerden başka nedir ki?.. O masalları derlemek için Şam’a gittim. Türbesini ve at üstündeki o muhteşem heykelini ziyaret ettim. Birçok insan onun önünde sıraya girmiş, kimi dua ediyor, kimi ona dokunmaya çalışıyordu. Biraz ileride Osmanlıların 300 yıl önce açtığı bir “masalevi” vardı. Orada oturdum, masalları dinledim. Yaz-boz oyununun parçaları gibi dağılmış anlatıları birleştirdim, Selahaddin Eyyubi hikâye ve masalları ilk kez böyle ortaya çıktı ve yayımlandı. Hikâyeleriniz, masallarınız bol, zihniniz açık olsun...” 
 
Yücel Feyzioğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112566</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991fe4a1-55ec-4585-9fc4-a58057115135.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah Abbas İle Şah Banu - Kafkasya Masalları</image:title>
            <image:caption>“...Kalemini asa yaptı, az gitti uz gitti, dere tepe düz gitti… Peşine düştüğü, binlerce yıllık bir mirastı. O’ndan önce hiç kimse kalkışmamıştı bu işe. Acaba O başaracak mıydı, kendisi de emin değildi. Ama çocuklarımıza borcu olduğunu düşündü. Onlar, başka kültürlerle büyüyorlardı. “Bekleyin beni!” dedi... Adları bile unutulmaya terk edilen Kafkasyalı Ahıskalılar’ı, Nogaylar’ı, Karaylar’ı, Kumuklar’ı aradı, onların masallarını yazdı. 
 
Çağımızın masal dedesi, seyyahı, Evliya Çelebisi Yücel Feyzioğlu’ydu. Ömrünü verdiği seyahatlerden ışıl ışıl döndü. Heybesi masallarla doluydu... 
 
Yazdıklarının hem bize hem de dünya kültür mirasına ait olduğunu biliyordu...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112567</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f35dec2-2064-4550-b9ec-974b4611f6b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Palto - Tataristan Masalları</image:title>
            <image:caption>Her halk yüzyıllar boyunca çocuğunu eğlendirmek, eğitmek, yönlendirmek, terbiye etmek için masal anlatmış. Anlatırken hayal kurmuş, masalı detaylandırmış, ballandırmış, kendi tarihini, anadilinin inceliklerini, renklerini, düşünce zenginliğini, gelenek ve töresini, duygu ve davranış biçimlerini, terbiye ve edebini o masalların içinde anlatmış. Anlatırken kendini de eğitmiş. Siz kendi masalınızı bir yana itip yabancı masalları çocuğun önüne yığarsanız, binlerce yılda birikmiş kültür hazinenizi yok etmiş olursunuz. 
 
“Kardeş Masallar” dizisi bu zengin hazinenin kapısını açıyor çocuklarımıza...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112568</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87a7f826-95d7-4dea-a111-8de33afde28e.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
1-Anneciğim, Berber Ne İş Yapar
2-Baba Ocağı
3-Ben de mi Doktor Olsam
4-Benim Babam Avukat
5-Şöför Amca Beni Koru
6-Haydi Dikiş Dikelim
7-Kaptan Pilotunuz Konuşuyor
8-Elinize Sağlık
9-Her Yerde Öğretmen
10- Birlikte Çizelim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112569</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d760695c-97fe-4cda-b460-935505ef7f51.jpg</image:loc>
            <image:title>La Fontaine Masalları (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
1-Ev Faresi İle Kır Faresi
2-Ağustos Böceği İle Karınca
3-At, Tilki ve Kurt
4-Kaplumbağa ile İki Ördek
5-Kurbağa ile Fare
6-Kurttan Çoban
7-Leylek İle tilki
8-Salyangoz ve evi
9-Tavşan ile Kaplumbağa
10-Tilkinin Kurnazlığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112570</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbd1d819-60eb-4fbf-942b-d6f5b93b3241.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezop Masalları (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
EV KÖPEĞİ İLE KURT 
FARE İLE SANSAR 
GÜNEŞ İLE RÜZGÂR 
İYAZ İLE ASLAN 
KENDİNİ BEĞENEN GEYİK 
KIRLANGICIN UYARISI 
TARLA KUŞU VE YAVRULARI 
TİLKİ İLE ODUNCU 
TUZ YÜKLÜ EŞEK 
YİYECEK BEĞENMEYEN BALIKÇIL KUŞU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112571</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f661a5-0d69-4ee7-be82-7b5ca692a8c9.jpg</image:loc>
            <image:title>SPSS Kullanma Kılavuzu SPSS ile Adım Adım Veri Analizi</image:title>
            <image:caption>SPSS Kullanma Kılavuzu, verilerinizi analize hazırlamak ve analiz etmek için gerekli noktaları adım adım anlatacak şekilde tasarlanmıştır. Verilerinizi bir yemeğin malzemeleri olarak düşünün. Yemeğinizi, elinizde olan malzemelere göre farklı şekillerde hazırlayabilirsiniz - aperatif, ana yemek veya tatlı olarak. Malzemelerinize bağlı olarak, farklı seçenekler sunmanız mümkün olabilir veya olmayabilir (elinizde sadece tavuk eti varsa biftek sunma olanağınız yoktur). Planlama ve hazırlanma, sürecin en önemli parçasıdır (hem yemek pişirmede hem de istatistiksel analizde). Süreç esnasında, düşünmeniz gereken noktaların bazıları şunlardır: Doğru malzemelere doğru miktarda sahip misiniz? Malzemeleri, pişirme işlemine hazırlamak için ne tür hazırlıklar yapmanız gerekiyor? Yemeğinizi hangi yöntemle pişireceksiniz? (kaynatma, kavurma, kızartma) Sonucun neye benzeyeceğiyle ilgili aklınızda bir resim var mı? (örn. çikolatalı kek) Yemeğinizin piştiğini nasıl anlayacaksınız? Piştikten sonra yemeğinizi nasıl sunacaksınız? Aynı sorular, verilerinizin analiz süreci için de benzer şekilde sorulabilir. İhtiyacınız olan bilgiyi, doğru bir formatta alabilmeniz için veri toplama sürecini iyi planlamalısınız. Veri dosyanızı hakkıyla hazırlamalı ve verilerinizi dikkatlice girmelisiniz. Araştırma probleminizi nasıl ele alacağınız konusunda yeterli bilgiye sahip olmalısınız. Değişkenlerinizin türünü göz önünde bulundurarak hangi teknikleri uygulayıp, hangilerini uygulayamayacağınızı bilmelisiniz. Doğru istatistiksel tekniği seçmeli ve analiz sonucunda elde edilen çıktıyı doğru yorumlamalısınız. En son olarak, elde ettiğiniz çıktı ile araştırma probleminizi ilişkilendirmeli ve ulaştığınız sonuçları daha iyi nasıl raporlayacağınızı belirlemelisiniz. Yemek pişirmede de, veri analizinde de, tüm malzemeyi gelişigüzel karıştırarak, karmakarışık bir halde onları fırına sürerek, veya SPSS&apos;e, en iyi sonucu elde etmeyi bekleyemezsiniz. Ümit ediyorum ki bu kitap, veri analizi sürecini anlamınıza ve iyi bir &apos;aşçı&apos; olmak için kendinize olan güveninizin ve becerilerinizin gelişmesine katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112573</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b5d0f7c-b29a-4fad-a0be-836ffdf1d518.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilhun</image:title>
            <image:caption>Zaman makinesi icat edilmemiş olsa da geçmişe gidip o dönemdeki insanlarla zaman geçirip, onların dertlerine ortak olmak bazen mümkündür, evet mümkün. Çünkü okuma dediğimiz bu sonu gelmeyen müthiş istek, insanı okudukça farklılaştırıyor ve farklılaştırdıkça hayata olan bakışını değiştiriyor. 
Zaman makinesine ihtiyacımız yok. Duyguları derinden hissedebilen ve bütün insanların derdiyle dertlenen hassas bir kalbe ihtiyacımız var. 
Bundan belki de yirmi otuz yıl öncesine dayanan uzun ve yorucu bir yolculuğu anlatıyor sizlere Dilhun... Öyle bir anlatım ki zaman zaman sizi asırlar öncesine götürüyor. Bu hikâyede Güneydoğu Anadolu topraklarına kanat çırpacağız. Öyle bir özgürlükle gökyüzünde uçacağız ki hikâyedeki bütün yaşamları kendi sevincimizle gülümseteceğiz. Bu topraklarda nefes alan ve bu zorlu yaşam ile savaşan bütün dilhunların sesi olacağız. İçi kan ağlayıp dışı sükût ile duranları anlatıp onlarla yoldaş olacağız. Farklı düşünen bir genç ile başlayıp onlarca insanın gerçek hayatına dokunan, bazen ağlatan, bazen kendi hayatımızı sorgulatan, yaşanmış hikâyelerden uyarlanan müthiş bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112574</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35aae437-8abf-4ea6-bef6-c188f4f561d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Söyle Haymatlos</image:title>
            <image:caption>Düşlerin saydam soluğunda 
Bir kış bahçesi kadar bahçeleşirsiniz ancak 
Buğulu pencereleriniz tarumar bahçelere açılır 
Günleriniz kırılganlığa dönüktür 
Örtülür kapılarınız 
El ayak çekilir 
Siz de bilirsiniz uzak günlerin yasını 
Yalnızlığı büyür güllerin 
Üşürken kışın ağzında 
Siz de bilirsiniz elbet 
Çağırmakla gelmeyeceğini ölülerin 
Telaşınızı toprakla örtersiniz Dünyanın sularında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112575</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25ff1b08-cdd1-4f97-9329-ff0dc1e5b0d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Sınavına Hazırlanan Öğrenciler İçin Tavsiyeler</image:title>
            <image:caption>Suzan R. HOFSTEDE, 30 Nisan 2005 tarihinde Hollanda’nın Goes kentinde doğdu. Hem Türkiye hem Hollanda vatandaşıdır. 2010 yılında Hollanda’dan Türkiye’ye geldi. Altı yaş ve birinci sınıf eğitimini Bilkent İhsan Doğramacı Vakfı Özel İlkokulu’nda aldıktan sonra ikinci sınıftan itibaren TED Ankara Koleji Vakfı Özel Okulu’nda okumaya başladı. Matematik-Fen bölümünden IB (Uluslararası Bakalorya) diploması aldı. Hukuk eğitimi almak en büyük hayaliydi. Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisidir. İleride hedefi serbest avukatlık ve akademisyenlik yapmaktır. İlgi alanları hukuk, felsefe, ekonomi ve edebiyattır. YKS 2023’te eşit ağırlık ve sözel alanlarında Türkiye çapında derece yapmıştır. IB (Uluslararası Bakalorya) Matematik-Fen programını üstün başarıyla tamamlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112576</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1377499-4fb7-46be-ad9b-f183f96f37e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zahirden Batına İnsan</image:title>
            <image:caption>İnsanı hayrete düşüren, görünen zâhir âlem, görünmeyip bâtın olan mânânın suretinden oluşur. İnsanın hakikati kavrayabilmesi için suretlerin ötesine bakmayı ve hissetmeyi öğrenmesi gerekir. Hakikat, buz dağı gibi görülebilenin ötesinde mânâlar taşır. 
Düşünürlerce amaç, mânâlarla bütünleşmek iken ariflerce amaç, seyyah olmak, yola karışıp yol olmaktır. Yolun kutsiyeti, insanlığın tekâmülünü tamamlayıcı ve bütün insanlığı bütünleştirici yapıda olmasıdır. 
Bu kitap bir uyanış; fani dünyanın kandırmasına ve göz boyamasına içsel, sözlü ama sessiz bir haykırıştır. Sevenlerle, seveni sevenlerle buluşma çabasıdır. Sohbet-i mânevidir. Maksat muhabbettir. Yolculuğun başında da sonunda da muhabbet vardır. Muhabbette mânâ Hakk’tır. 
 
Yunus Emre hazretleri buyurur: 
“Gel şimdi hicabın aç 
Senden ayrıl sana kaç 
Sende bulasın miraç Sana gelir cümle yol.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112577</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07c38f19-86a7-47c5-abe4-90e6440d05eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Köşe Başında Buluşalım</image:title>
            <image:caption>Parça parça döküldü binanın camları. 
Zaman durdu. 
Yalnız sen, ben ve boş oda 
Parça parça döküldü ortaya. 
Bütün saatler, farklı dakika gösteriyordu. 
Bütün takvimler, farklı gün, 
Biz seninle farklı dünya... 
Parça parça döküldü duvarlar 
Üstümüze yıkılırcasına. 
Ne düş kaldı ne rüya, 
Yalnız sen, ben ve boş oda... 
Parça parça döküldü bu bina, 
Sen çıktın 
Ben kaldım enkazda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112578</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e135605e-4286-4423-8304-9e52bff52b59.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dönüşüm Toplantısı</image:title>
            <image:caption>Mutfak dolabının içindeki görünmez kahraman 
Çöp kovasıdır o mutsuz duran 
Camlar, petler, plastikler de çöpe atılınca, 
“Atıklar çöp değildir!” diye çıkaracaktı bir isyan 
 
Ege ve ailesi masanın etrafında toplanmış planlar yapıyor. Atıklardan yapılmış geri dönüşüm masası da onlara eşlik ediyor. Piller, süt kutuları, gazeteler hepsi bir bir ayrışıyor. Plastikler saksıya, pet şişeler boya fırçasına dönüşüyor. Ege’nin ve ailesinin geri dönüşümle doğanın avcısı değil, sanatçısı olma yolculuğuna siz de katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112579</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1027e88-41f1-478e-80b2-bec12ba6bd3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni İncitemezsin</image:title>
            <image:caption>İNCİTMEK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, İNCİNMEK VARDIR. KIRMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, KIRILMAK VARDIR. YARALAMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, YARALANMAK VARDIR. 
 
Merkezinde duran, başkasının savaşına müdahil olmayan, esnek ve sakin bir insanın incinmesi, kırılması, yaralanması mümkün değildir. İnsan incinmemek uğruna güçlü, sert ve katı bir savaşçıya dönüştükçe daha fazla incinir. Korunma kalkanları daha da korunmasız kılar insanı. 
Gerçek gücünüzü dışarıdan edindiğiniz zırhlarınızdan değil, merkezinizdeki esneklikten alırsınız. 
Peki ya merkez neresi? 
Bu kitap kendini arayan insanlar için yazılmadı. Merkezini yitiren insanlar için yazıldı. Dışarıya gidip aramak için değil, içeriye dönüp bulmak için kaleme alındı. İnsan merkezini dışarıda bulamaz, merkez içeridedir, bulmaya karar verdiğinizde dönüp onu yeniden keşfedersiniz. Merkezinde olmayı bilen insan için kaos yoktur, kaygı yoktur, çaresizlik yoktur, güvensizlik, yetersizlik ve korku yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112580</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fafebba-4574-4d3a-8f76-39c4de01aee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Dünya Krallığı</image:title>
            <image:caption>Sarsıcı, sürükleyici ve düşündürücü bir distopya... 
Uluslararası İlişkiler, Gizli Örgütler ve Gizemli Güçler Uzmanı Prof. Dr. Hakan Oğuz, insan beynini ele geçiren ve istenilen şekilde yönlendiren virüs yüklenmiş bir domates tohumu üretildiğini öğrenir. 
Bütün insanlığı ilgilendiren bu korkunç sorunu kökünden çözmek için Antalya’dan Mısır-Sina Dağı’na doğru ölümcül bir yolculuğa çıkar. Çok geçmeden kendini tanrıların, tanrıçaların, prenslerin, prenseslerin, cariyelerin; binlerce yıldır sürüp gelen gizli, karanlık, gizemli ve kanlı savaşların, ihanetlerin, entrikaların, cinayetlerin, komploların, gizemli ilişkilerin, oyun içinde oyunların; hayalleri zorlayan dinsel törenlerin, cinsel içerikli ayinlerin, ölüm kusan aşkların, fantastik partilerin, çarpık ilişkilerin yaşandığı bir dünyada bulur. 
Gizli Dünya Krallığı, insanlığı bekleyen kâbus dolu gelecek üzerine yazılmış sarsıcı, sürükleyici, uyarıcı ve düşündürücü bir distopya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112581</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21f0d46b-e171-4540-8bc7-19d788c31e68.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Isınma</image:title>
            <image:caption>Küçük bir etkileşim büyük bir yıkıma neden olabilir! Kimse böyle olacağını düşünmemişti. Her şeyin daha iyiye gitmesi bekleniyordu, kötüye değil! Günümüzde dijital deneyimden yoksun kullanıcılar Facebook&apos;u internet zannederken haber akışındaki her şeyin doğru ve gerçek olduğunu varsayıyor. İşte size karışıklık! Twitter&apos;da masum bir tweet, tweet&apos;e yapılan yorum ya da retweet&apos;le kavga başlıyor, insanlar birbirine giriyor. İşte bir karışıklık daha! Sosyal medya devleri küresel çatışmaları körüklüyor ve dezenformasyona izin vererek bizi kaosa sürüklüyor. Peki, bu kadar büyük bir kontrolü nasıl elde ettiler ve bunun hayatımıza etkisi nedir? Sosyal ısınma, dijital varlığımızın bir yan ürünü olarak yavaşça gerçekleşti. Küresel ısınma gibi sosyal ısınma da kaynayan sudaki başka bir kurbağa. Her gün ısıyı biraz daha artırıyoruz ama bu durum kurbağanın korkup tencereden dışarıya atlamasına yetmiyor. Evet, tıpkı küresel ısınmada olduğu gibi burada da kim olduğumuzu ayırt etmek bazen zorlaşıyor. Charles Arthur Sosyal Isınma&apos;da, Mark Zuckerberg ve Jack Dorsey gibi milyarder CEO&apos;ların kasıtlı olmadığında ısrar ettiği çok sayıda örneği inceliyor. Sosyal medyada kullanılan yöntemlerin (algoritmalar, makine öğrenimi vb.) hızlı bir şekilde tahammülsüzlüğe, ırkçılığa, şiddete ve hatta soykırıma yol açabileceğini; ayrıca bu platformların sağlıklı kullanıcı ile sağlıksız kullanıcı arasındaki farkı ayırt etme konusunda ne kadar aptalca davrandıklarını ortaya koyuyor. Şiddeti körüklemek için tasarlanmış sahte haberlerin WhatsApp&apos;ta körü körüne iletilmesi nedeniyle Hindistan&apos;daki Müslümanlara yapılan zulmü, cep telefonlarının ve Facebook&apos;un ülkeye girmesiyle Myanmar&apos;ı kan gölüne çeviren olayları bütün gerçekliğiyle gözler önüne seriyor. Kurbağa mıyız yoksa kaynayan su mu? Hikâyenin tamamını okuduktan sonra sosyal medyanın sosyal değişim için pozitif bir güç olmadığını göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112582</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6068a61-0759-40bd-948a-eecdd35f77c7.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma - Denizin Derinliklerinde</image:title>
            <image:caption>Rengârenk palyaço balıklarından minik denizatlarına, tehlikeli köpek balıklarından dev balinalara…
555 Eğlenceli Çıkartma / Denizin Derinliklerinde kitabında bir arada!
Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112583</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b503c86a-fc35-4265-a0d6-e497e251c666.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma - Çiftlik Hayatı</image:title>
            <image:caption>Traktörlerden yaramazlık yapan yavru hayvanlara, çoban köpeklerinden inatçı keçilere…
555 Eğlenceli Çıkartma / Çiftlik Hayatı kitabında bir arada!
Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112584</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dabd1449-a232-45fa-91d1-f2c5a07e621f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Evlilik</image:title>
            <image:caption>“Peki ama onu seviyor muydu? Vücudunun her bir
zerresini seviyordu ama asıl soru sevip sevmediği
değildi. Asıl soru... Onu öldürmüş müydü?”
 
Sarah Morgan, bu hayatta istediği her şeye kavuşmuş, başarılı
ve güçlü bir savunma avukatı olmuş, henüz 33 yaşında
çalıştığı şirkette ortaklığa yükselmişti. Kısacası hayatı tam da
planladığı gibiydi.
 
Ne var ki aynı şey kocası için geçerli değildi. Başarısız bir
yazar olan Adam, senelerdir ortaya elle konulur bir eser
çıkaramamış ve omuzlarında bu yükün ağırlığıyla birbiri
ardına yanlış kararlar vermişti. Karısının sürekli çalışmasından
şikâyet ederken kendini çok yalnız hissediyordu. Teselliyi
başka kollarda arayan Adam, gözlerden uzak dağ evinde Kelly
Summers ile tutkulu bir ilişki yaşamaya başladı.
Ancak bir gün her şey değişir. Kelly öldürülür ve Adam da baş
şüpheli olarak tutuklanır.
 
Sarah ise kendini bir anda metresini öldürmekle suçlanan
kocasının avukatlığını yaparken bulur. Bütün sırların açığa
çıkmasıyla iyice düğümlenen bu hikâyedeki esas soruysa şudur:
Adam suçlu mudur yoksa masum mu?


 
&quot;Kusursuz Evlilik, elinizden düşüremeyeceğiniz kadar
sürükleyici, uykunuzu kaçıracak kadar merak uyandırıcı.
Hızlı temposu, çarpıcı üslubu ve şaşırtıcı olay örgüsüyle
Jeneva Rose, polisiye dünyasında yeni bir soluk.&quot;
–Samantha Downing</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112585</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc8b8f7-5ee0-409a-85ef-36233beb6b64.jpg</image:loc>
            <image:title>Dul Ölümsüz Eş Arıyor</image:title>
            <image:caption>Eşi Sylvie’nin ölümünün ardından mutsuzluğun doruklarında yalnız ve dul kalan Fournier, hayal kırıklığı yaşamamak için ölümsüz bir eş arayışına başlar ve gazeteye bir ilan verir: 
Dul, ölümsüz eş arıyor. 
 Kimler başvurmaz ki bu ilana: Jeanne d’Arc, Maria Callas, Emma Bovary, Carmen, Kleopatra, Ella Fitzgerald, Nefertiti, Yourcenar, Pamuk Prenses ve daha nice ölümsüz isim. 
Gelen yanıtlara Sylvie’nin “öteki taraf”tan yaptığı yer yer iğneleyici yorumlarla işler çığırından çıkar. 
 Dul Ölümsüz Eş Arıyor’da Fournier cebindeki çuvaldızla kendi kuyusunu kazmaya devam ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112586</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e43a238a-e829-4d0f-bf6d-affcbed0cfd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuzuncu Yaş -Toplu Öyküler I</image:title>
            <image:caption>“Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz.” 
 
FRANKFURT DERSLERİ’nde, okurunu “yeni bir kavrayışa, yeni bir duyumsamaya, yeni bir bilince ulaşma” yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken “şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli, özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin” diyordu Bachmann. Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş, ilk baskısı 1961’de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann’ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor. Daima meselenin özüne inerek, kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden, imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana, aşka, umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı “enerji”; karakterlerinin ortak noktası da hepsinin “yaşam” denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları. 
Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan, “ütopya burcunda” yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu, bağımsız bir eser. 
 
Şairin nasıl bir empati, duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini, gelişimini betimlediğine ve  genç “kahramanının” geçmiş ile gelecek, bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten. Bu düzyazı, deneyimden ve hayal gücünden, psikolojiden ve şiirden mürekkep, zarif, sıkı bir dokuya sahip. 
Die Zeit 
Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle, bir ciltle düğümledi: ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu. 
Joachim Kaiser 
 
Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ. Ama böyle biri, kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın, bu konuda kararsızlığa düşer; kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112587</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d68725-7f01-4847-80c3-99e6331fb137.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalık</image:title>
            <image:caption>Serhat Uyurkulak’ın yeni şiir kitabı Dünyalık’ta “Yol”, “Ada”, “Atlar ve 
Çocuklar” ve “Dönüş” başlıklarını taşıyan dört bölüm yer alıyor. 
Her bir başlık onu izleyen bölümü şekillendiren bir figürü ya da temayı ifade ediyor ve bu bölümleri ortak bir soru bir arada tutuyor: Acaba insan denilen varlığın bir dünyası var mıdır? Eğer varsa bu dünyanın insan için olanaklı kıldığı ya da ket vurduğu deneyim nedir?  
 
Dünyalık başka başka özneler ve sesler aracılığıyla, lirik, epik ve anlatımcı şiirin olanaklarını serbestçe araştırıp yoklarken insanın yurtsuzluğu ve “dünyasızlığı” üstüne düşünüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112588</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a559cdd9-9c43-4bb7-85d0-55440217092c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Bahçe</image:title>
            <image:caption>Hayatı boyunca hizmetlilerin, dadıların yanında yaşayan dokuz  yaşındaki Mary Lennox, etrafındaki herkesi kaybettikten sonra Hindistan’dan İngiltere’ye gelir. Artık huysuzluk konusunda kendisiyle yarışabilecek eniştesinin büyük malikânesinde yaşayacaktır. Bir bozkırın ortasında yer alan bu malikâne, kilitli kapıları, solmuş çiçeklerle dolu bahçeleriyle Mary’nin merakını uyandırır. 
Başlarda yalnızlık çekse de yavaş yavaş dışarı çıkmaya, doğayla tanışmaya başlar. İnsanlarla kaynaşır, hayvanlarla dost olur. Ama aklında tek bir şey vardır. Kimsenin adımını atmadığı, anahtarının bile gömülü olduğunu duyduğu gizli bahçeye girmek. 
Ve sonunda iki arkadaşının da yardımıyla amacına ulaşır. Geriye yapılacak tek bir şey kalmıştır: O küskün bahçeyi hayata döndürmek ve o yeşillendikçe iyileşmek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112589</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df907e1-3285-4a91-99a5-d4f30b1ad4b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıfımdaki Kocaayak</image:title>
            <image:caption>O sabah sınıfa yeni bir öğrenci gelmişti. 
Küçücük bir sırt çantası ve kafasında tuhaf sarı bir bere vardı. Öğretmen sınıfa yeni öğrenciyi tanıttı ve ona sırasını gösterdi. 
Öğrenciler Maurice’i aralarına almakta çok zorlandı, kimse onun yanında oturmak istemedi ve hatta ona çok kaba davrandılar. 
Sonra yavaş yavaş onu tanımaya, onu anlamaya başladılar. 
 
Sophie Carquain’in yazdığı farklılıklara karşı önyargıların nasıl kolayca yıkılabileceğini anlatan bu samimi hikâyeyi Uluslararası Af Örgütü destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112590</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/648032d6-a736-479f-b86d-52f0e2baa37b.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzede Kaybolduğumuz Gün</image:title>
            <image:caption>Bugün günlerden okul gezisi günü! Çocuklar sınıfça müze ziyareti yapacaklar. 
Bütün öğrenciler kırmızı şapkalarını taktı, herkes arkadaşıyla el ele tutuşacak ve kimse arkadaşının elini bırakmayacak!Müzede konuşmak, yemek yemek, bağırmak, sergilenen nesnelere dokunmak yok! 
Noemi ve Henri sınıflarıyla birlikte müzeyi geziyorlardı ki birden yalnız kaldıklarını fark ettiler. Peki herkes nereye gitti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112591</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/341bc4d1-2491-4180-a097-09f907c7bc39.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberteryenizm</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu kitap, modern liberteryenizmin felsefi temellerine ilişkin literatürün tartışmasız en iyi açıklamasıdır. Kendisi de bu literatüre önemli katkılarda bulunmuş olan Mack, bu literatürün tarihsel kökenlerini dikkatle takip ediyor ve liberteryenizmin önde gelen çağdaş temsilcilerinin eserlerinin etkileyici bir analizini sunuyor.&quot;
Hillel Steiner, Manchester Üniversitesi 
&quot;Eric Mack mesleğimizin gördüğü hem en nazik hem de en araştırmacı eleştirmenlerden biri. Sonunda aynı fikirde olmasa bile, yaptığı yeniden yapılandırmalar birer sanat eseri. Mack çok uzun zamandır olabildiğince iyi ve bu kitap onun en büyük eseri.&quot;
David Schmidtz, Arizona Üniversitesi 
Liberteryenizmin özünü, devlet gibi zorlayıcı siyasî kurumların, ancak her bireyin kendi hedeflerini ve refahını kendi yöntemleriyle takip etme özgürlüğünü koruma işlevi gördüğü ölçüde haklı olduğu görüşü oluşturur. Dolayısıyla liberteryenler, sosyal adalet ya da ekonomik eşitlik gibi yukarıdan aşağıya dayatılan kavramları hayata geçirmeye yönelik her türlü girişimin temelden yanlış olduğunu savunur. 
Konunun önde gelen uzmanlarından Eric Mack bu kitapta liberteryenizmin felsefî ilkelerini titiz ve net bir şekilde izah ediyor. “Doğal haklar yaklaşımı”, “karşılıklı fayda sağlayan işbirliği yaklaşımı” ve “dolaylı sonuçsalcı yaklaşım” olarak adlandırdığı üç farklı liberteryen düşünce ekolüne yönelik açıklamalar getiriyor. Bu yaklaşımların John Locke ve David Hume gibi isimlerin düşüncelerinde ifade bulan tarihsel köklerini inceledikten sonra, Robert Nozick ve F. A. Hayek tarafından ortaya konulan temel argümanlara ve iktisadî adalet teorilerine dair aydınlatıcı açıklamalar sunuyor. Ardından, minimal devletin doğasını çevreleyen tartışmalar ile, liberteryenizmi eleştirenler ve savunanlar arasında vuku bulanlar gibi bir dizi başka tartışmayı inceliyor. 
Bu kitap, öğrenciler ve akademisyenlerden genel okuyucuya kadar siyaset felsefesi, siyasî ideolojiler, özgürlüğün doğası ve devlet otoritesiyle ilgilenen herkes için temel bir okuma niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112592</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a7ea186-6bd2-4fca-8f1c-a5a3b2ddfffe.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluk Varisi Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>Bu eser modern Türkiye&apos;nin kurucusunu anlamlı bir tarihsel perspektife yerleştiriyor ve onun temel fikirlerinin aynı ölçüde derinlikli bir analizini sunuyor. 
M. Şükrü Hanioğlu, Princeton Üniversitesi. 
 
Osmanlı İmparatorluğu sona yaklaştıkça pek çok Osmanlı askeri vatanı kurtarmak için liderlik vasfına soyundu. Birinci Dünya Savaşı yalnızca Osmanlı topraklarının çözülmesine değil, öne çıkan bu liderlerin de farklı fikirler ortaya atmasına yol açtı. Enver, Talat ve Cemal Paşa troyka yönetimi ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti de siyaset sahnesinden silinirken Selanik’ten yeni bir lider çıktı. Hem dönemin bütün hizipleriyle irtibatta olan hem de onlardan ayrı bir yola çıkan Mustafa Kemal, İmparatorluk’tan kalan mirasla bir Cumhuriyet kurdu. 
İtilaf Devletleri’ni hem savaş meydanında hem de masada mağlup ettikten sonra devraldığı mirası tüm dünyanın gözleri önünde ileriye taşıdı. Bu mirasın içinden alınanlar ile geçmişe terk edilenler modern Cumhuriyet’in yapılarını oluşturdu. 
İmparatorluğun kaderiyle oynamaya aday Selanikli bir gençten, asker Mustafa Kemal’e oradan devlet kurucusu Atatürk’e yolculuğu ele alan bu kitap, hem geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun hem de erken Cumhuriyet’in sancılı yıllarının da özlü bir anlatımını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112593</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5db0bb8e-1dcb-4063-81f4-851034956c28.jpg</image:loc>
            <image:title>Trace 3</image:title>
            <image:caption>OLAY YERİ İNCELEME ADLİ TIP ARAŞTIRMACILARINDAN REİJİ MANO. 
 
HİÇ KİMSENİN DEDİĞİNİ DİNLEMEYİP YALNIZCA GERÇEĞİN 
PEŞİNDEYKEN YENİ BİR DNA ANALİZ İSTEĞİ GELİR. DÖVÜLEREK 
ÖLDÜRÜLÜP GÖMÜLEN VE SONRASINDA YAKILARAK VÜCUDUNUN 
İZLERİ YOK EDİLEN BİR GENÇ ERKEK. 
 
MANO, GERİYE KALAN TEK İPUCU OLAN “TOPRAK” İPUCUNU 
DEĞERLENDİRİYOR. 
 
O, “BEN YALNIZCA GERÇEĞİ BİLMEK İSTİYORUM VE BUNUN İÇİN 
MÜCADELE EDİYORUM” DİYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112594</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d14388-0adc-4ab6-be30-9878fb987ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Krallık 3</image:title>
            <image:caption>Direnişin Yolu 
 
Galaksinin en karanlık derinliklerine kaçan Grix, Vess ve Sundog mürettebatın geri kalanı yeni ortaya çıkan bir Hiç kolu tarafından alıkonuldular ve şimdi, Dönüşü Olmayan Nokta ile yüzleşmek zorundalar. 
Kaçış imkânsız olduğunda ise tek seçenek, devrim olur. 
Ama devrim ağları ilmek ilmek örülürken, Yeniden Doğuş Kardeşliği’nin akla hayale gelmeyen planları ortaya çıktı. 
 
Kime güvencekler? 
Vess, yıkımı mı seçecek… aşkı mı? 
Ve Grix, her şeye rağmen imkânsızı deneyecek mi? 
 
Eisner ödüllü bilim kurgu efsanesinin sonu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112595</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec93d77-02f1-4b69-a97d-a86bdc7451be.jpg</image:loc>
            <image:title>Çim Kafa Kaplumbağa Çimi ve Farklı Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Arkadaşım merhaba, ben Çimi. Seninle tanıştığıma memnun oldum. Bu kitaptan bir tane de köy okullarına hediye etmek ister misin?  Kitaptan elde edeceğimiz gelirleri görme engelli bireylere destek olmak için kullanacağımızı biliyor musun? 
Haydi! Bir köy okulu seç ve oradaki arkadaşlarına bu kitaptan yolla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112596</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c38b0617-c301-4151-b04e-546f692f6a1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasret Benim İşim</image:title>
            <image:caption>Eğitimci-Şair Selvi Uygar’ın şiirleri okuyucusu ile buluşuyor. 
Ben seni unuturum da 
Bitmedi kadehler 
Bitmedi şarkı 
Şahitler çekip gitmedi 
Yağmurlar dursun da öyle unuturum 
Yaşam devam ediyor 
Savaşlar sevişmeler 
Acılar devam ediyor 
Bombalar patlıyor kentin orta yerinde 
Çocukların gözleri kapansın da öyle unuturum 
Ben seni unuturum da aslında 
Zalimler iş başında 
Sömüren sömürülen garipler suskunlar 
Dilenir savaş kadınları 
Birkaç kuruş biriktirsinler de öyle unuturum 
Yaprağından ayrılır dal 
Kavga eder kedilerle köpekler 
Karıncalar yem arar 
Kuş avcıdan kurtulsun da öyle unuturum 
Ben seni unuturum unutmasına da 
Sen ben şarap bir araya gelsin de öyle unuturum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112597</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b089b2e5-059f-4758-a2e6-d9833ccf1777.jpg</image:loc>
            <image:title>Tür Kırım - 1</image:title>
            <image:caption>Modern dünya tasarımı; tarihte eşi benzeri daha önce hiç görülmemiş ve insanlığa karşı kurulmuş olan ölümcül bir komplodur. Bu tasarımın ana amacıysa; gezegeni geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip etmek ve insanlığa kendini aşama aşama yok ettirmektir. Binlerce yıl yaşında olan bu “kadim niyet” insanlık durumun ve tehlikenin farkında olmadığı için, günümüzde ne yazık ki amacına ulaşmak üzere. 
Gezegenden insan türünü yok etmek için kullanılabilecek en etkili silah hiç şüphesiz ki cinselliktir. Cinselliğin programlanabilmesi ve insanlığa karşı ölümcül bir silah olarak kullanılabilmesi için, binlerce yıllık bir alt yapı çalışması gerekmiştir. Bu kadim çalışmanın izlerini süren yaklaşık 30 yıllık bir araştırmanın ve gözlemin ürünü olan bu kitap; anlayışınızı derinleştirecek, idrakinizi açacak, perspektifinizi genişletecek, algılarınızı yeni bir bilinç seviyesine çıkartacak, cinselliğe bakış açınızı değiştirecek, hayatı ve dünyayı daha derinden anlamanız için farkındalığınızı yükseltecek ve sizi bilgiye doyuracaktır. 
Günümüzde kaba, haşin, sert, hoyrat, sevgisiz, saygısız, anlayışsız, şefkatsiz, merhametsiz, şiddet dolu ve insaniyetlikten son derece uzaklaşarak öz benliğini ve öz niteliğini nerdeyse tamamen kaybetmiş olan insanlığın; hangi çalışmaların neticesinde kendini tüketme noktasına getirildiğini kitabı okudukça daha net anlayacaksınız. 
Şüphesiz ki insanlığın gezegen üzerindeki varlığı dünya kurulduğundan bu yana hiç bu kadar tehdit ve tehlike altında olmamıştır. İnsanlık içine itildiği bu kadim tehlikenin farkına varmazsa eğer hiç de uzak olmayan çok yakın bir gelecekte, türünün devamını sağlayamadığı için gezegenden yok olup gidecektir. Bu kitap tehlikenin farkına varıldığı için, insanlığa karşı hissedilen merhamet, şefkat, sevgi ve ağır bir sorumluluk duygusuyla, onlarca yıllık araştırma, gözlem, okuma, bilgi birikimi ve vaka çalışmaları neticesinde çok yoğun bir emeğin sonucu olarak ortaya çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112598</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf5a53ed-1903-4abc-af6a-ff798fc91880.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüz Derbeder</image:title>
            <image:caption>İsacan SULTAN (İsajon SULTON) 
1967 yılında Özbekistan’ın Fergana bölgesine bağlı Rüştan İlinin Avazboy köyünde doğdu. Özbekistan Milli Üniversitesi gazetecilik bölümü mezunu (1990). İlk öyküsü 12 yaşında yayınlandı. 2014 de “Özbekistan Cumhuriyetine Emeği Geçen Kültür Adamı”, 2021 yılında “Özbekistan Halk Yazarı” unvanlarına layık görüldü. 6 roman ve 60’tan fazla öykünün yazarıdır. “Ebu-r-Reyhan Birûnî”, “Batır Tanrıkut” ve “Adiler” adlı romanları baskı aşamasındadır. Evli, 2 çocuk babasıdır. 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Dil Kurumu, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve Türk Dil Kurumu tarafından “Dilde, Fikirde, İşte Birlik Türk Dünyası Edebiyat Ödülü”ne layık görülmüştür. 
Özbekistan’da yayınlanan eserleri: 
1. Münacat, öyküler, 1990. 
2. Aydın Çeşme, öyküler, 1995. 
3. Baki Derbeder, roman ve öyküler, 2011. 
4. Özgür, roman ve öyküler, 2013. 
5. İrem Bağı, öyküler, 2015. 
6. Eserler, 2 ciltlik, 2017. 
7. Hz. Hızır’ın İzinden, roman ve öyküler, 2018. 
8. Genetik, roman ve öyküler, 2018. 
9. Karakuş Yıldızının Sırrı, roman ve öyküler, 2019. 
10. Bilge Kağan, roman, 2022. 
11. Ali Şîr Nevaî, roman, 2021. 
12. Masume, roman ve öyküler, 2022. 
13. Rabiye Belhi, roman, 2019.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112599</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ff73030-a453-4227-8e53-fcf7e6d9b75d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Aşağı yukarı Aralık 1910’da insan karakteri değişti” diye yazmıştı Virginia Woolf 1924’te. İşte bu dönüşümü 1925’te yayımladığı başyapıtı Mrs. Dalloway’de iç içe geçmiş zaman ve deneyim çemberleriyle, capcanlı yaşantı ve hatıra manzaralarıyla, zihinden zihne bağlanan konuşmalarla ince ince işliyor, bütün yaşamsallığıyla ortaya koyuyordu. 
1923 Haziran’ında Londra’da tek bir günde geçen romanda Clarissa Dalloway akşam vereceği partiye hazırlanıyordur... Bu arada sökün eden izlenimler, çağrışımlar ve diyaloglarla birlikte Clarissa’nın dünyasına tanık olurken, eşzamanlı olarak perspektif değişimleriyle partiye gelecek davetlilerin de hayatlarına dahil oluruz; bunların paralelinde ise Clarissa’nın halim selim hayatına karşıtlık oluşturan savaş gazisi Septimus’un ruhsal çalkantılarından geçeriz. Böylece bilinçler ve varoluşlar birbirine örülürken oluşan koca yaşam sahnesinin akış halindeki karmaşıklığında insan gerçekliği bütün boyutlarıyla ortaya çıkar. “Varoluş anları”nın yazarı Virginia Woolf’un bu modernist başyapıtını Zeynep Alpar’ın metnin deneysel ve şiirsel üslubunu özenle aktaran çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112600</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2b48676-baae-44ba-826e-1e4412b0af02.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırgızistan&apos;da Ortaöğretim Okullarında Görev Yapan Öğretmenlerin Teknoloji Kullanım Tutumları İle Bireysel Yenilikçilik Düzeylerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>Bilgi ve iletişim teknolojilerinin farklı eğitim düzeylerinde okullarda kullanılmasında ve eğitsel yeniliklerin okullarda uygulanmasında öğretmenlerin yenilikçi özellikleri ve teknoloji kullanım tutumları çok önemli bir etkiye sahiptir. Günümüze kadar Teknolojinin eğitim ve öğretim alanlarında kullanılması ile ilgili birçok akademik çalışmalar yapıla gelmiştir. Bu çalışmanın amacı da, Kırgızistan’da Kırgız, Türk ve Rus eğitim sistemine göre eğitim veren okullarda görev yapan öğretmenlerin bireysel yenilikçilik profilleri ile teknoloji tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu açıdan değerlendirildiğinde araştırma konusunun literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112601</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e31e6c09-8f69-4f28-a4ea-0fd8d56e0889.jpg</image:loc>
            <image:title>Saha (Yakut) Türkçesi</image:title>
            <image:caption>Türk dünyası coğrafyasının uzak bir bölgesinde, 
soğuk bir iklim kuşağında yaşayan Saha (Yakut) 
Türkleri sözlü edebiyat ürünleri açısından oldukça 
zengin bir birikime sahiptirler. Bu zenginliğin önemli 
öğelerinden biri olan masallar, Sahaların kültürel hafızasında 
önemli bir yer tutar. 
Bu çalışmada yer alan masallar Saha kültürüne, 
geleneksel inanış ve uygulamalarına ait pek çok öğe 
barındırmaktadır. Saha kültüründe önemli yer tutan 
balıkçılık, avcılık, demircilik, çiftçilik gibi meslekler 
masallarda yer almıştır. Bunun dışında hayvanlar, 
Saha kültüründeki şekliyle masalların şahıs kadrosuna 
girmiş ve belirgin yönleriyle ele alınmıştır. Ayılar 
güçlü, kartallar cesur, yılanlar bilge, aslanlar emsalsiz 
olarak anlatılmaktadır. Masallarda genel olarak çalışkanlık, 
akıllı ve adaletli olmak, emeğe kıymet vermek 
iyi özellikler olarak öne çıkarken; bencillik, kibir, 
yalan söylemek gibi davranışlar ise kötü olarak işlenmiştir. 
Masalların sonunda her zaman iyilikten ve 
adaletten yana olanlar kazanmış; insanlara kötülük 
yapanlar kaybetmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112602</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f0d0d8-2d37-4c39-bdea-24c5a9487589.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhtarlık</image:title>
            <image:caption>Merkezi yönetimin yerel kademede denetimi ve kontrolü sağlamasının aracı olan muhtarlar, ahalinin haklarını aramada, farklı amaç ve talepler için düzenlenen belgeleri ilgili mercilere göndermede; merkezin halka tebligat veya talimatlarını iletmede aktif rol üstlendiler; güvenlik güçleriyle iş birliği yaparak bulundukları bölgelerde huzurun ve asayişin devamını sağlamaya çalıştılar. 
 
Modern çağda Avrupa’nın dünyaya egemen kıldığı siyasi ve iktisadi sistemin dışında kalmayarak devleti güçlü kılmak üzere reform hareketlerini hızlandırmak isteyen Osmanlı padişahı II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı’nı 1826 yılında kaldırdıktan kısa süre sonra devletin merkez ve taşra idaresinde birtakım gerekli düzenlemeleri hayata geçirmiştir. Önceliği yeni bir ordunun teşkiline ayıran sultan, bu hengamede Rusya ile yaşanan savaşın getirdiği bunalımlı dönemi atlattıktan sonra devletin yereldeki kontrolünü ve halkın güvenliğini temin için yeni kurumları devreye koymaya başlamıştır. Muhtarlık teşkilatı, bu saikle ilk olarak 1829 yılında İstanbul’da hayata geçirilirken, başkent dışında ise dört yıl kadar sonra Kastamonu’da halk ile âyan arasında çıkan bir çatışmanın sonucunda âyanlığa alternatif olarak ortaya çıkmış, öteden beri yerel güçleri tasfiye etmek isteyen padişahın da onayıyla ülke genelinde tatbik edilmeye başlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin mahalli idaresinin alt kademesini oluşturan, kuruluşundan günümüze kadar mülki ve mahalli idarenin görevlerini üstlenmesi yönüyle hem merkezin temsilcisi hem de beledi işlerin takipçisi olan, farklı zamanların değişen koşulları altında bazen inişli çıkışlı süreçler geçirerek de olsa varlığını devam ettirebilen muhtarlık kurumunu inceleyen bu kitap, Osmanlı dönemine ait arşiv, kanun mecmuaları gibi birinci el kaynaklara ve konuyla ilgili araştırma eserlere dayanılarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112603</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daf6c8c5-c3e7-4749-a3d8-4061096c2a08.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrika’da Askeri Darbeler ve Dış Müdahale</image:title>
            <image:caption>“Askerî darbeler, Batılı sayılmayan toplumların siyasi sistemlerini 20.yy başından bu yana esir alarak bu ülkelerin siyasi düzenlerinin olgunlaşmasına izin vermemiştir. Modern dönemde bizatihi siyasetin kendisini bertaraf eden bu yeni sömürgeci yaklaşımın en önemli göstergesi ise bir dış müdahale aracı olarak iç savaşlar ve darbeler olmuştur.” 
Afrika’da Askerî Darbeler ve Dış Müdahale, Batı Afrika ülkelerinin tarihindeki askerî darbe ve darbe girişimlerinin oluşumunda dış müdahalelerin etkisini sorguluyor. Özellikle ABD ve Fransa’nın darbe ve iç savaş gibi siyasi olaylarda etkin birer dış aktör olarak nasıl belirdiklerini inceliyor. 
Dış müdahale etkisiyle tetiklenen iç savaşlar ve darbeler, Batı Afrika ülkelerinin sömürgeci geçmişten miras kalan bağımlılıklarını, yeni sömürgecilik çerçevesinde yorumlamanın örtük bir aracı olarak modern dönemde kurulan siyasi ilişkilerinde ön plana çıkmıştır. VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle bu kitap, Batı Afrika ülkelerinde gerçekleşen askerî darbelerin nasıl ortaya çıktığını siyaset teorisi ve uluslararası ilişkiler perspektifinden ele alarak akademik literatüre de katkıda bulunmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112604</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/607526e3-8d2d-4ddd-9c5a-e150fef40516.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Popolar (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Bu koku da ne? Bir tembel hayvanın haftada bir çıktığı tuvalet molasına mı denk geldik acaba? Yoksa şu ötedeki su aygırı kaka spreyini mi sıktı? Zıpzıp kelebeği yeni bir kaka füzesi ateşlemiştir belki de. Yaprak böceği kakadan evinin inşaatını bitirmiş de olabilir…   
 
Sokak lambasını çalıştırmaktan güzellik kremleri üretmeye, ısınmaktan çay yapmaya kadar birçok farklı alanda faydalandığımız kakalar; hem hayvanlar hem de insanlar arasında sandığımızdan çok daha popüler.   
 
&quot;Kaka&quot; ilk bakışta iğrenç, hemen yok edilmesi gereken bir atık gibi görünebilir. Ancak doğal yaşamda eşi benzeri bulunmaz bir araçtır. Hayvanların savunmasından avlanmasına, bitkilerin çoğalmasına, barınmaya, ısınmaya, enerji üretimine hatta güzellik ürünlerinin yapımına kadar birçok işe yarar. 
 
Fil dışkısından üretilen kâğıttan, kuş pisliğiyle yapılan baruta kadar birbirinden ilginç gerçeklerle, Süper Popolar sizi bir yandan şaşırtıp öbür yandan kıkır kıkır güldürecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112605</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8770b664-b5cd-4aaa-8e60-d5aa566287a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor</image:title>
            <image:caption>Bayrak şairi Arif Nihat Asya&apos;nın eşsiz eseri, yazıldığı günden bu yana gönlü vatan sevgisiyle dolu olan birçok kişinin ezberinde yer alıyor. Her yaştan okurun sevdiği şiir, ilk defa çizgiyle buluşuyor ve bir kitap hâlini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112606</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd9033d9-9cd5-427d-a96b-87306b33f9ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Yankı Odası</image:title>
            <image:caption>Attığınız bir tweetle, nasıl bir anda tüm dünyayı karşınıza alabilirsiniz? John Boyne&apos;un hiciv dolu kaleminden çıkan Yankı Odası, dijital çağın kaçınılmaz bir yansıması olarak giderek sanallaşan hayatlarımızın banallığı üzerine düşündürürken, mahremiyet kavramının ne denli sarsıldığını gösteren çarpıcı bir eser.   Sahip oldukları her türlü lükse ve konfora rağmen tarifsiz yoksunlukların pençesine düşen bireylerin bitip tükenmek bilmeyen yeni heyecan arama tutkularını keskin bir gözlem gücü ve karakteristik bir mizahla eleştiren yazar, sosyal medya bağımlılığı ekseninde tartışmalı meselelere temas ediyor. Sosyal medya platformlarının ve ardı arkası kesilmeyen influencerların popüler kültür bağlamında toplumda arttırdıkları ahlakî yozlaşmayla gerçeklik anlayışımızı bulandıran roman; algı yönetimi, suç ve itibar gibi demir tellerle örülü konuları sürükleyici bir anlatıda buluşturuyor.  İnsan olmak hata yapmayı da içerir ama işleri gerçekten berbat etmek için bazen sadece bir cep telefonu yeter! Cleverley ailesi kendilerine &apos;&apos;bahşedilen&apos;&apos; ayrıcalıkların doyumsuz zevk-ü sefasıyla olası felaketlerden sadece bir tweet uzakta, parıltılı bir yaşam sürmektedir. Altmış yaşındaki George Cleverley, BBC&apos;deki ışıltılı kariyerinin sarhoşluğundan bir türlü kurtulamayan, etrafı ünlülerle çevrili popüler bir televizyon programcısıdır. Kalpleri çarptırma ustası eşi Beverley ise kitaplarını daima gölge yazarlara kaleme aldıran, dünya çapında tanınan bir aşk romanları yazarıdır. Bu iki yozlaşmış karakterin çocukları da ebeveynlerinden çok farklı değildir şüphesiz. Ciddi sosyal sorunların gölgesinde öğretmenlik mesleğinde dikiş tutturmaya çalışan Nelson, takipçi sayısını artırmak ve paylaşımlarını geniş kitlelere beğendirmek için her yolu kendine mubah gören sanal âlem prensesi Elizabeth ve henüz öğrenci olmasına rağmen karşısındakinin zaaflarıyla acımasızca oynama konusunda kimselerin eline su dökemeyeceği, küçük dolandırıcı Achilles. Ne aile ama! Üstelik her bir ferdi karmaşık duygu dalgalanmalarıyla varoluş çıkmazına sürüklenmişken birbirlerinden rol çalmak için çırpınıyor. Hem de canları acıtma pahasına bambaşka yankı odalarında benlik savaşı verirken... John Boyne, sosyal medyayı altüst eden bu romanıyla sanal dünyanın çılgın talepleri karşısında peş peşe yapılan hataların kimi zaman geri dönüşü bulunmayan sorunlara neden olabileceğini hatırlatıyor.  İrlanda Edebiyat Ödülleri kapsamında finale kalan Yankı Odası; teknolojik harikaların ehil ellerde yepyeni dünyalara açılan birer kapı görevi üstlenirken; gafillerin, dikkatsizlerin ve beceriksizlerin ellerinde ise nasıl hain birer silaha dönüşebileceğinin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112608</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07e7ef24-96f7-42a3-82a3-b07bb4bce9ae.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Yılı Anlamak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetimizin 100. yılında, kurulduğu günden günümüze kadar olan süreci ve Osmanlı – Türk modernleşmesini 12 ana başlık altında, alanında uzman ve konuya hâkim akademisyenlerin özgün makaleleriyle ele alıp, değerlendirerek okuyucuya sunmak. 
•       Diplomasi 
•       Siyasi Gelişme, Demokratikleşme 
•       Edebiyat 
•       Sağlık – Tıp 
•       Ekonomi 
•       Ulaşım 
•       Askerî Tarih – Savunma Sanayii 
•       Eğitim 
•       Sanayi 
•       Spor 
•       Şehirleşme 
•       Hukuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112609</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5013594f-4aea-437a-a0b9-226c1ac00644.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Yılın 100 Edebi Eseri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetimizin 100.Yılı münasebetiyle hazırlanan 5 kitaplık serinin EDEBİYAT başlıklı bu cildinde; 
. 
·         1922’de Yeni Mecmua’da yayınlanmış ilk şiirinden başlayarak bizzat kendisi tarafından süzülen, ayıklanan, düzeltilen ve bir araya getirilen bütün şiirleriyle “ÇİLE” adlı eserin sahibi Kaldırımlar Şairi Necip Fazıl’dan; 
·           
·         “Ne iyi ne fena, ne güzel ne çirkin, ne haklı ne haksız, bir muazzam bir uçsuz bucaksız hayat” diyen Nazım Hikmet’e, 
·           
·         Polisiye romanların usta kalemi Peyami Safa’dan; 
·           
·         Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Ahmet Hamdi Tampınar’ına, 
·           
·         Nobel Edebiyat Ödülüne birçok kez aday gösterilen “İnce Memed”’in yazarı Yaşar Kemal’den, 
·           Güzel adam Cahit Zarifoğlu’na 100 yazarın 100 farklı eseri detaylı bir şekilde projede yer alacaktır. Seçilen eserler, özetleri, değerlendirmeleri ve inografikler eşliğinde okuyucuya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112610</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c933fb0b-5774-4b6f-af95-1f817e2647f2.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Yılın 100 Sinema Eseri (Citli)</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetimizin 100.Yılı münasebetiyle hazırlanan 5 kitaplık serinin SİNEMA  başlıklı bu ciltinde;. 
 
·         Türk sinemasının bilge yönetmeni Ahmet Uluçay 
·         Taşrayı bazen yaşanan bunalımın sebebi olarak verirken bazen de bunalımın ve kaçışın bir simgesi olarak kullanan, Türk sinemasını dünyaya tanıtmada öncü rol üstlenen Nuri Bilge Ceylan, 
·         Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödüllü “Susuz Yaz” ile akıllara kazınan Metin Erksan, 
·         Cumhuriyet tarihinin ilklerini gerçekleştirerek “Ateşten Gömlek”adlı ilk filmin ve “Halıcı Kız” adlı ilk renkli filmin yönetmeni Muhsin Ertuğrul, 
·         Ömer Kavur ve Semih Kaplanoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112611</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/014b72d2-4f44-43c0-a05f-1f8ee974eb88.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Yılın 100 Sanat Eseri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetimizin 100.Yılı münasebetiyle hazırlanan 5 kitaplık serinin SANAT başlıklı bu ciltinde;.
· Temaların ressamı, elleri ifade aracı değil ifadenin kendisi olarak gören Abidin Dino,
·
· “Hç tutmadım elimde bir Alev Ebüzziya çanağı. İlk gördüğümden beri severim Jo Selsing’in fotoğrafını. Bir Ebüzziya çanağım olsa, ara ara havaya atıp tutabilmek isterdim. Yaşamadan hissedebiliyorum heyecanını” denilen Alev Ebüzziya,
·
· Türkiye’nin Küba’sının sahibi Kutluğ Ataman,
·
· Malik Aksel yaşam boyu başarı ödüllü Refik Anadol ve Sabri Berkel’in de aralarında bulunduğu 100 farklı sanatçının resim, heykel, video art, enstalasyon tarzındaki eserler konu edilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112612</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50073ab-773d-477d-b932-21da5882147d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eroin</image:title>
            <image:caption>HER GÜN 13-15 YAŞLARINDA
PEK ÇOK ÇOCUĞUN VE GENCİN ADLARINI GAZETELERDE
&apos;&apos;AŞIRI DOZDA EROİN ALARAK ÖLDÜ…&apos;&apos;
BAŞLIĞI ALTINDA OKUMAMAMIZ İÇİN BİR UYARI!
Eroin bir roman değil, Christiane adlı bir genç kızın başından geçenleri bütün çıplaklığıyla anlattığı tüyler ürpertici bir yaşam öyküsüdür.
Bu kitabın ortaya çıkmasını sağlayan anılarını anlattığında Christiane on altı yaşındaydı. On iki yaşında esrar, on üç yaşında da eroin kullanıyordu. Sabahları okula gidiyordu ama artık bir bağımlı olduğu için öğleden sonraları da kendisi gibi eroinman arkadaşlarıyla birlikte fahişelik yapmaya başlamıştı ve annesi uzun bir süre kızının bu ikili yaşamını fark etmemişti.
Christiane bu kitapta kendisini uyuşturucu kullanmaya iten rahatsızlıklarını, tepkilerini ve çocukluktan genç kızlığa geçerken bir eroinman olarak yaşadıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatmaya çalıştı. Bugün hepimizin bildiği gibi eroin kullanımı bütün dünyada oldukça yaygın bir sorun haline geldi. Christiane&apos;nin öyküsünün çok yakınımızdakiler tarafından tekrarlanmaması için onun uyarılarını bütün dikkatimizle okumalı, yanı başımızda eriyip giden, hayatları solan çocuklarımıza, gençlerimize en içten sevgimizi vermeliyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112613</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46c38ad3-85e2-4f1d-8249-43fb4237e06b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Şeyler</image:title>
            <image:caption>“Burası seksen beş buçuk yaşındaki Mualla’nın pencere kenarı. Ev onun için uzun zamandır pencere kenarı demek. Yaşadığı bu yere ise Şehir’in merkezi diyorlar. Sayısız araba, milyonlarca insan, binlerce bina ve bir parça gökyüzü. 
Çoğunlukla tek yaptığı şey pencereden dışarıyı, arı kovanına benzeyen caddeyi dürbünüyle seyretmek. İşte yine orada dikiliyor... Bir baston sapı gibi eğilmiş vücudu.” 
 
Seksen beş yaşındaki Mualla, günlerini pencere kenarında, kalabalık ve gürültülü Şehir’i dürbünle izleyerek geçirmektedir. Bir gün, dürbününe o güne kadar hiç görmediği küçük bir kız takılır ve o andan itibaren Şehir’de gariplikler başlar. Önce pencere pervazına hasta bir kuş düşer. Sonra trafik ışıklarında bir karaca belirir. Ve onları başka hayvanlar izler. Şehir’de yaşayan insanlar bu durumu bir tehdit olarak algılar çünkü onlara göre Şehir’de yaşamak sadece onların hakkıdır. Peki gerçekten öyle midir? 
 
Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Burcu Aktaş Vahşi Şeyler adlı romanıyla çarpık kentleşme, hayvan hakları, yaşlılık ve yaşama saygı konularının akıcı bir kurgu ve edebi bir anlatımla altını çiziyor. 2019 yılında KYÖV Çocuk Edebiyatı Roman Ödülü’ne layık görülen roman yurtdışında da ilgi görerek Sırpça ve Danca dillerine çevrildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112614</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de9b062f-f1b0-42c2-9c22-9ae4aa777609.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Sihirli Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Işıl ışıl bir dünyanın kapıları açılıyor! Sizce orası dedenin mutfağı mı yoksa torunun oyun alanı mı? 
 
Renkli malzemeleriyle, fırça ve boyalarıyla tam bir panayır yeri sanki. Hadi beklemeyin daha fazla… 
 
Siz de katılın oyuna 
 
Aytül Akal’ın benzersiz anlatımı ve Emel Alp Sarı’nın yaratıcı çizimleriyle, unutulmayacak bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112615</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd567c68-3669-4a76-b104-31f1d6f59a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Narvaller Peynirli Krakere Bayılır</image:title>
            <image:caption>Gerçek bir narval gören insan pek azdır ama narvaller tek boynuzlu atlardan çok daha komiktirler! Karlar ve buzlar diyarında geçen bu öyküde narvallerle birlikte gülmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112616</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ecd0d1a-8c77-4838-9ff0-f0c3da5a1bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Mimar Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Arkadaşım Özge bir mimar. Bugün Özge’yle birlikte iş yerine gittik. Eski bir ayakkabı dükkânının kreşe dönüştürüldüğünü görmek beni çok heyecanlandırdı. Kreşin planlarını inceledim, mimarların harika fikirlerini gördüm. Yeni kreşin çevre dostu olması da beni çok heyecanlandırdı. Hadi gidip mimarların nasıl çalıştıklarını yakından görelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112618</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b9adf4-9463-455b-9aac-48bb669fdf8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Schroffenstein Ailesi</image:title>
            <image:caption>Heinrich von Kleist (1777-1811): XIX. yüzyıl Alman edebiyatının en önemli yazarlarındandır. Tiyatro oyunları, şiirler ve öyküler yazdı. Kant’ı okuduktan sonra bilginin değerinden kuşkuya düştü, akla değil duyguya güvenmeyi tercih etti. Akıl ile duygu arasında süren zıtlık eserlerinin özünü oluşturdu. Öykülerinde insanların ve doğanın zorbalığı karşısında kendilerini tüketircesine bütün güçlerini harcayan kişileri konu aldı. Eserlerinde titizlikle seçilmiş sözcüklerle örülü güçlü bir ifade kullandı. Sanatsal dehası ile çağdaş yaşam ve edebiyatın pek çok sorununu önceden gören Kleist, kendisinden sonraki Alman ve Fransız yazarları için önemli bir ilk örnek oldu. Schroffenstein Ailesi’nde Rossitzli ve Warwandlı iki düşman ailenin kaderlerinin ve geleneklerinin kendilerine oynadığı oyun konu edilir. Kleist eserinde, insan algısının gerçeğe ulaşmadaki güvenilmezliğini Shakespeare’in Romeo ve Juliet’ine benzer bir olay örgüsüyle fakat çok daha sert, ikna edici bir üslupla kaleme alır. Döneminde dehşetle karşılanan şiddet sahneleri yüzünden sahnelendiğinde neredeyse görmezden gelinen Schroffenstein Ailesi, Kleist’ın ilk eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112619</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0c2226-8e53-4a20-ae93-57dbc4abf5bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Schroffenstein Ailesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Heinrich von Kleist (1777-1811): XIX. yüzyıl Alman edebiyatının en önemli yazarlarındandır. Tiyatro oyunları, şiirler ve öyküler yazdı. Kant’ı okuduktan sonra bilginin değerinden kuşkuya düştü, akla değil duyguya güvenmeyi tercih etti. Akıl ile duygu arasında süren zıtlık eserlerinin özünü oluşturdu. Öykülerinde insanların ve doğanın zorbalığı karşısında kendilerini tüketircesine bütün güçlerini harcayan kişileri konu aldı. Eserlerinde titizlikle seçilmiş sözcüklerle örülü güçlü bir ifade kullandı. Sanatsal dehası ile çağdaş yaşam ve edebiyatın pek çok sorununu önceden gören Kleist, kendisinden sonraki Alman ve Fransız yazarları için önemli bir ilk örnek oldu. Schroffenstein Ailesi’nde Rossitzli ve Warwandlı iki düşman ailenin kaderlerinin ve geleneklerinin kendilerine oynadığı oyun konu edilir. Kleist eserinde, insan algısının gerçeğe ulaşmadaki güvenilmezliğini Shakespeare’in Romeo ve Juliet’ine benzer bir olay örgüsüyle fakat çok daha sert, ikna edici bir üslupla kaleme alır. Döneminde dehşetle karşılanan şiddet sahneleri yüzünden sahnelendiğinde neredeyse görmezden gelinen Schroffenstein Ailesi, Kleist’ın ilk eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112620</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/436e8c09-a77e-4b30-aadb-c705e3311b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Haziranın Yirminci Günü - Toplu Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Edebiyat-ı Cedide topluluğunun en önemli temsilcilerinden Cenap Şahabettin, yazı hayatına erken yaşlarda başlamış ve şiirde büyük başarı elde etmiştir. Bu başarısını nesirde de kaydeden Cenap Şahabettin tiyatro, mizah, seyahat, makale, eleştiri gibi türlerde eserler kaleme almıştır. Hikâye yazarlığı ise pek bilinmeyen şairin bu yönü elinizdeki derlemeyle gün yüzüne çıkmaktadır. Cenap Şahabettin’in, çeşitli süreli yayınlarda kalmış az sayıdaki hikâyelerinin tamamı orijinal dili ve günümüz Türkçesiyle ilk kez okurla buluşmaktadır.  Cenap Şahabettin (1871-1934) Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun) topluluğunun Tevfik Fikret’le birlikte şiirdeki en önemli temsilcisi şair, yazar, doktor. Gülhane Askeri Rüştiyesi’ni ve Tıbbiye İdadisi’ni bitirdikten sonra eğitimine Askeri Tıbbiye’de devam etti ve buradan doktor yüzbaşı olarak mezun oldu (1889). İhtisas için gönderildiği Paris’ten döndükten sonra bir süre Haydarpaşa Hastanesi’nde çalıştı, ardından Karantina İdaresi’ne geçti. Bu esnada Mersin, Rodos, Cidde ve Suriye’de karantina doktorluğu ve sıhhiye müfettişliği yaptı. Birinci Dünya Savaşı başlayınca kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Darülfünun (İÜ) Edebiyat Fakültesi’nde Fransızca, Garp ve Osmanlı edebiyatı dersleri verdi (1914-1922). Bazı Avrupa ülkelerine ve Arap bölgelerine yaptığı seyahatlerdeki izlenimlerini gazete ve dergilerde tefrika olarak yayımladı. Seyahat notlarından ikisi sağlığında kitap olarak yayımlandı (Avrupa Mektupları ve Hac Yolunda). Erken yaşlarda şiir yazmaya başlayan Cenap Şahabettin, ilkin bazı şairlerin gazellerini taklit etti. Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit etkisinde kaleme aldığı şiirlerini ise henüz Tıbbiye’de öğrenciyken Tâmât adıyla kitaplaştırdı (1887). Fransa’da bulunduğu yıllarda parnasyen ve sembolistlerin etkisinde kalan şair, Avrupa’dan döndükten sonra eserleriyle edebiyat çevrelerinde tartışmalara yol açtı. Yazılarını Ahmet Peyman, C., Dahhak-ı Mazlum, Hakkı Talip, Raik Vecdi, Safi, Şekip, Şekip Hicri gibi takma adlarla Mekteb, Hazîne-i Fünûn, Maarif, Malûmat, Saadet, Sebat, Muhit, Hürriyet, Şebab, Hak, İctihad, Tasvir-i Efkâr, Peyam-ı Sabah ve Servet-i Fünun gibi dergi ve gazetelerde yayımladı.                                                   
 *Hikâye-i Müntahabe *Haziranın Yirminci Günü *Düşes *Yalı Hayâlâtı *İhtiyar Âşıka *Te’sir-i Muhîtât *Lâne-i Elhân *Prens Levent *Aile Yuvası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112621</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb82963-b72e-4d2a-8b7e-0a3dea7dea80.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Yiyici</image:title>
            <image:caption>Adar Cardoso ve Faustino da Silva yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, yaramazlıklarıyla çarşıyı pazarı birbirine katan, şölenleri yağmalayan, uyuyan balıkçıların bıyıklarını kesen, arakçılıkta usta Lizbonlu iki küçük yumurcaktır. Günlerden bir gün talihsiz bir kovalamaca sırasında Gonçalves adında bir papazın eline düşerler. İki çocuğu kilisesinin mahzenine kapatan bu papazın tek amacı onlara okumayı öğretmektir. Açlık ve sefalet içindeki ikiliden Adar, burada en kıymetli parşömenlerden birine yazılmış eski bir kodeksi yiyiverir… Bu büyülü kitap onu kitap yemeden duramayan, şehrin kütüphanelerini altüst edecek Kitap Yiyici’ye dönüştürecektir. Sırtını edebiyat devleri Pantagruel ve Gargantua’ya yaslayan bu kitap, okurları 1488 Lizbon’unun ara sokaklarından şölen sofralarına, manastırlarından göz kamaştırıcı kütüphanelerine uzanan benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor. Masalsı üslubunu ve kıvrak kalemini kitaplar ve kütüphaneler üzerine özenli bir araştırmayla destekleyen Malandrin, ruhlarını kitapla besleyenlerin sofralarına benzersiz bir katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112622</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c164f858-131f-467d-bc23-dec13ee5fda0.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinokyo</image:title>
            <image:caption>Marangoz Geppetto, bir gün eski ve büyülü bir ağaçtan kukla yapar. Adını Pinokyo koyduğu buoyuncak, çok yaramaz ama bir o kadar da saf ve meraklı bir çocuğa dönüşür. Macera dolu bu masalda Pinokyo, başına bir sürü bela açsa da kendisini ve dünyayı keşfeder.
Carlo Collodi’nin yıllara meydan okuyan klasiği Pinokyo, çocukluk ve yetişkinlik arasındaki hassas sınırda dolaşırken sevgi, sadakat ve dürüstlüğün önemini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112623</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92548099-76f0-496c-83c8-947822aba8bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlakçı</image:title>
            <image:caption>Çoğunlukla Meslek dergisinde yayımlanan ilk hikâyelerinden örneklerin toplandığı bu kitapta yazarın gerçekçi yönünü tüm etkisiyle görüyoruz. Memduh Şevket olup biteni alaycı tavrıyla kısa ve bol diyaloglu bir biçimde hikâyeleştirir. Ona yakıştırılan “gözlemci gerçekçi”lik, okuyanda “yazma sanatı”na karşı bir ilgi, istek uyandırır niteliktedir. En kaba, uslanmaz karakterlerine dahi olgun ve duyarlı yaklaşarak okurun sempati duymasını sağlamayı başarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112624</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06b46291-2cd8-4146-916b-e331629d50db.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Eğlenceli Bilim</image:title>
            <image:caption>Dinozorlar ne zaman ve nerede yaşadı? En büyük dinozor ne kadar büyüktü? Dinozorlar neyle besleniyordu? Hangi dinozorlar uçabiliyordu? Yüzebilen dinozorlar var mıydı? Peki bütün dinozorlar nereye gitti? Dinozorlar hakkında merak ettiğin her şeyi bu kitapta bulabilirsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112625</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f46a73-e93b-4c69-bda2-5378fc0bc72d.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Anadolu’da 1919-1921</image:title>
            <image:caption>“Atatürk Anadolu’da adlı bu küçük kitap Milli Mücadelemizin, başından sonuna kadar eksiksiz bir tarihi değildir. Bununla beraber, bu küçük incelemede, Milli Mücadelemizin başlıca olayları üzerinde, güçlükle bulabildiğim resmi ve özel belgelerin ışığı altında, dikkatle durulmuştur. Milli Mücadele tarihimizin her bakımdan aydınlatılabilmesi için, herkesin her şeyden ümit kesmiş bulunduğu mütarekenin ilk altı ayında bir kahramanın neye dayanarak mücadeleye başlamış olduğu, üzerinde durulması gereken bir problemdir. Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın bir ‘milli mukavemet’ cephesi kurabilmesi ise Anadolu’ya geçmesinden daha kolay olmamıştır.” Türk Tarih Kurumu’nun ilk başkanı Tevfik Bıyıklıoğlu, ilk kez 1959’da basılan çalışmasında Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç aşamasını, Alman tarihçi Gotthard Jaeschke’nin ‘Türk Milletinin Hürriyet Mücadelesi’ adlı makalesinden hareket ederek, müdafaa-i hukuk cemiyetlerinin kurulması, Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçişi, Sovyet Rusya ile işbirliği, İstanbul hükümetlerinin Milli Mücadeleye karşı tutumu ve diğer gelişmeler çerçevesinde ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112626</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48975784-3239-47ac-af44-baba81a155e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentukiler</image:title>
            <image:caption>Bir kentuki “sahip”i olmak yerine kentuki “olma”yı kim seçerdi ki? 
 
Samanta Schweblin’in bu son romanında insanların yeni takıntısı “kentuki” adı verilen oyuncaklar. Mahremiyet, gözetleme, kimlik gibi kavramların öne çıktığı Kentukiler’de Arjantinli yazar, teknoloji-insan ilişkisi üzerinden insanların birbirleriyle ilişkilerine dair çarpıcı sorular yönelterek günümüzü mercek altına alıyor. 
 
Sanal ve gerçek arasındaki çizgilerin ortadan kalktığı bir dünyada kim izleyen, kim izlenen konumda?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112627</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e44411a-5749-4c01-88f4-eb3576d2c353.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağduyu</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma Çağı’nın büyük düşünürlerinden Thomas Paine, başta imzasız yayımladığı ve Sağduyu adını verdiği kitabıyla Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nin hazırlanmasına önayak olur ve tarihe adını yazdırır. Kısa ve çarpıcı bu metin Amerikan tarihinin en çok basılan ve okunan eserleri arasındadır. 
 
Amerikan Bağımsızlık Savaşı’na son veren metin olarak anılan bu küçük kitap iki temel fikrin üzerinde durur: Amerika’nın İngiltere’den bağımsızlaşması ve demokratik bir cumhuriyet kurulmasının gerekliliği. Meydanlarda, buluşma yerlerinde halkın yüksek sesle okuduğu Sağduyu, George Washington’ın da takdirini kazanır ve İngiliz ordusu ablukaya alındığında kitapçık askerlere dağıtılarak okutulur. Paine’in, siyasetle hiçbir ilgisi olmayan okurun bile bağlantı kurabileceği bir üslupla kaleme aldığı Sağduyu, bağımsızlık kavramını entelektüel çerçevede ele alan ilk metinlerden biri olarak sınıflandırılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112628</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7508e2-4bf7-4db5-a622-af9131026e2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpekbalığı Dişleri</image:title>
            <image:caption>On bir yaşındaki Atlanta’nın müthiş bir planı vardır: IJssel Gölü’nün çevresini yirmi dört saatte bisikletle katetmek. Hayatının en önemli yolculuğuna çıkarken yanına on iki peynirli sandviç ve dört muzun yanı sıra gece taktığı diş telleriyle Noel ışığı şeridini almıştır. Atlanta pes etmemekte kararlıdır, yoksa her şey ters gidecektir. Finley’nin bisikletine tosladığında henüz yolun çok başındadır. Onunla aynı yaştaki Finley neşeli, komik ve gizemli biridir. Evden kaçmış ve yanına hiçbir şey almamıştır. Cebindeki köpekbalığı dişleri hariç... 
 
Atlanta Finley ile karşılaştığı için şanslı mıdır yoksa şanssız mı? 
 
Hollanda’nın bol ödüllü yazarı Anna Woltz’un kaleme aldığı “Köpekbalığı Dişleri” unutulmaz bir dostluk ve iyileşme hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112629</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c05880c-55a0-448a-ba4b-c884d633bd8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Murdo: İmkansız Hayaller Kitabı</image:title>
            <image:caption>2021 Premio Andersen ve Premio Strega Ödülleri 
 
“Yetiler gerçek değil derler. Ama işte buradayım. Adım Murdo, ben bir yetiyim. Ne zaman böyle desem, yetilerin sadece hikâyelerde var olduğunu söylerler. Yalnızca efsanelerde. Kitap sayfalarının arasında. Kurduğum imkânsız hayallerden ilki bu işte: bir kitabın dışında var olmak. Kâğıttan olmayan dağlarda yaşamak.” 

Murdo, küçük hayali bir yeti. Her sayfada bize bir hayalini anlatıyor: şiirden bir hırka örmek, bir ayakkabıya saklanmak, bir çakıl taşıyla sırlarını paylaşmak, içinde “her şey”in olduğu bir sandviç, yağmurun yerden göğe doğru yağdığı tepetaklak bir dünya...

Alex Cousseau’nun kendisine Premio Andersen ve Premio Strega gibi iki prestijli ödül kazandıran sınır tanımaz yaratıcılığı Éva Offredo’nun yalın ve muzip çizimleriyle birleşiyor, ortaya çocukluğun şiirini muhteşem bir dille aktaran, yediden yetmişe herkesi sarıp sarmalayacak ve dönüp dönüp tekrar okuma isteği uyandıracak bu büyüleyici kitap çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112630</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee6fbcaf-7390-41f8-a3fa-7a04d560a03f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapalı Kapılar Ardında</image:title>
            <image:caption>Söylentiler… 
Herkes şampanyanın su gibi aktığı akıl almaz partiler veren 
seçkin centilmenler kulübü hakkındaki söylentileri duymuştu… 
ve kapalı kapılar ardında olup bitenler kimsenin hayal 
edemeyeceği kadar inanılmazdı. 
Skandallar… 
Paige Hargreaves, Londra’nın en ayrıcalıklı erkeklerinin üye 
olduğu kulüple ilgili bir yazı üzerinde çalışan genç bir gazeteciydi. 
Şok edici bir skandalı gün yüzüne çıkarmanın eşiğindeyken 
ansızın ortadan kayboldu. 
Sırlar… 
Dedektif Çavuş Maeve Kerrigan, gerçeği ortaya çıkarmak 
için kulübün zenginlik, ihtişam ve acımasızlıklarla dolu dünyasına 
dalmak zorundaydı. Fakat onun da sakladığı sırlar 
vardı. Maeve zamanı tükenmeden gerçekleri gün yüzüne 
çıkarmayı başarabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112631</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b54db8f-312a-4ddd-9bf5-e72e858f6be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanan Denizin Dansı</image:title>
            <image:caption>Hırsızlar Krallığı, Aadilor diyarındaki hem büyü hem de zevkle dolup taşan saklı bir yerdi. Yemin ve kanla bağlı üç ölümcül büyücüden oluşan Mousai, güçlerini bu krallığın hazinelerini korumak için kullanıyordu. Niya Bassette, Mousai’a dansıyla güç getiriyordu. Ne var ki, baştan çıkarıcı hareketlerinin ardında ağır bir sır taşıyordu. Kötü şöhretli korsan lordu Alōs Ezra ise yıllardır bu sırrı ona karşı kullanmaktaydı. Kaçakçılık suçundan Hırsızlar Krallığı’ndan sürgün 
edilen korsan, Niya’yı rehin alma planıyla yeniden ortaya çıkmıştı. Bu 
sırrı kullanarak Hırsız Kral tarafından bağışlanmayı hedefliyordu. 
Niya sırrını korumak ve özgürlüğünü garanti altına almak için korsan 
lorduyla kendi anlaşmasını yaptı. Fakat bunu yaparken bir şekilde adamın 
gemisine bağlanmıştı. Şimdi ölümcül sularla, kana susamış bir mürettebatla 
ve ona ihanet eden kalbiyle mücadele etmek zorundaydı. Alōs’la 
aralarındaki çekim, çok geçmeden bu hassas ateşkesi tehdit etmeye 
başladı ve açık denizlerde çalkantılı bir yolculuğa sebep oldu. Krallığından 
çok uzakta olan Niya, gerçekten de tehlikeli bir dansın 
içindeydi. Karanlık eylemlerin asil kalpleri gizlediği ve en çekici 
dansların çoğu zaman karşı tarafı yaktığı Aadilor 
dünyasına hoş geldiniz. Baştan çıkarıcı bir 
dansa ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112632</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e0504df-601d-420a-98f3-b167d85969bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanan Denizin Dansı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hırsızlar Krallığı, Aadilor diyarındaki hem büyü hem de zevkle dolup taşan saklı bir yerdi. Yemin ve kanla bağlı üç ölümcül büyücüden oluşan Mousai, güçlerini bu krallığın hazinelerini korumak için kullanıyordu. Niya Bassette, Mousai’a dansıyla güç getiriyordu. Ne var ki, baştan çıkarıcı hareketlerinin ardında ağır bir sır taşıyordu. Kötü şöhretli korsan lordu Alōs Ezra ise yıllardır bu sırrı ona karşı kullanmaktaydı. Kaçakçılık suçundan Hırsızlar Krallığı’ndan sürgün 
edilen korsan, Niya’yı rehin alma planıyla yeniden ortaya çıkmıştı. Bu 
sırrı kullanarak Hırsız Kral tarafından bağışlanmayı hedefliyordu. 
Niya sırrını korumak ve özgürlüğünü garanti altına almak için korsan 
lorduyla kendi anlaşmasını yaptı. Fakat bunu yaparken bir şekilde adamın 
gemisine bağlanmıştı. Şimdi ölümcül sularla, kana susamış bir mürettebatla 
ve ona ihanet eden kalbiyle mücadele etmek zorundaydı. Alōs’la 
aralarındaki çekim, çok geçmeden bu hassas ateşkesi tehdit etmeye 
başladı ve açık denizlerde çalkantılı bir yolculuğa sebep oldu. Krallığından 
çok uzakta olan Niya, gerçekten de tehlikeli bir dansın 
içindeydi. Karanlık eylemlerin asil kalpleri gizlediği ve en çekici 
dansların çoğu zaman karşı tarafı yaktığı Aadilor 
dünyasına hoş geldiniz. Baştan çıkarıcı bir 
dansa ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112633</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f32a21a-72e4-423b-af04-b04312e5d8af.jpg</image:loc>
            <image:title>Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık</image:title>
            <image:caption>Tarihteki bazı cemiyet, şahıs, hareket ve hadiselerin tarihte kalmama, tesirlerini bugün ve yarında da hissettirme gibi bir özellikleri vardır. Bugünkü tesirlerinden hareket edersek, İttihad ve Terakki Cemiyeti (İTC) ve İttihadçıların gelecek asırlarda da siyasi gündemin en önemli belirleyicilerinden biri olacağı söylenebilir. Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık kitabının en önemli tezi, üzerinde yaşadığımız vatan topraklarının, hatta Türk Milleti’nin bekasının İttihadçılar tarafından temin edildiğidir. Bu gerçeğin her türlü önyargıya ve bilgi kirliliğine rağmen geç de olsa tespit ve teslim edilmeye başlanması, İttihadçılar hakkındaki objektif ve hakkaniyetli değerlendirmelerin gün geçtikçe daha da artacağının bir işareti olarak görülmelidir. İttihadçılar hakkında bugüne kadar sorgulanmadan tekrarlanan “din düşmanı, Siyonist uşağı, Mason, darbeci ve komitacı, imparatorluğu batırmak için Abdülhamid’i tahttan indiren, bununla yetinmeyip Almanya’nın kuyruğu olarak devleti I. Dünya Harbi’ne sokarak milyonlarca vatan evladının hayatını kaybetmesine, üstelik Anadolu’nun dahi işgaline sebebiyet veren uğursuz, hayırsız, zalim ve hainler” gibi tavsif ve ithamların gerçekle niçin örtüşmediğini ortaya koyan İsmail Küçükkılınç, artık “önyargı” seviyesine yükselen bu gibi düşünceleri büyük bir sabır ve titizlikle tek tek cevaplıyor. Oldukça geniş bir literatür çalışmasıyla bu önyargıların kökenine inerek iddiaları “çürüten” İsmail Küçükkılınç, İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin siyasi faaliyetlerini ve İttihadçıların kendi aralarındaki ilişkileri geniş bir “siyasi uzlaşma kültürü” perspektifinden okuyarak bugünkü güncel meselelere de ışık tutacak tahliller yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112634</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05cf2760-d1a7-4238-aaec-4107321d2b9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Jules Verne Seti (13 kitap)</image:title>
            <image:caption>Bu sette Jules Verne’in on üç eserini birlikte sunuyoruz. 
 
Set içinde yer alan eserler: 
Ay&apos;a Yolculuk (200 syf.) 
Denizler Altında 20 Bin Fersah (288 syf.) 
80 Günde Devriâlem (192 syf.) 
İki Yıl Okul Tatili (176 syf.) 
Dünyanın Ucundaki Fener (232 syf.) 
On Beş Yaşında Bir Kaptan (192 syf.) 
Balonla Beş Hafta (208 syf.) 
Kaptan Grant&apos;ın Çocukları (208 syf.) 
Dünyanın Merkezine Yolculuk (176 syf.) 
Esrarlı Ada (208 syf.) 
Altın Volkanı (256 syf.) 
Buzlar Sfenksi (236 syf.) Ay&apos;ın Çevresinde Yolculuk (196 syf.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112635</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae6ad109-0a0f-44df-94b8-e06d0b84335c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’in Üç Fedaisi</image:title>
            <image:caption>Özdemir İnce’nin yakın dönemimize tanıklığı içeren Cumhuriyet’in Üç Fedaisi kitabı; Cumhuriyet’in kuruluş, ulus-devlet’in inşa sürecinin oluşumu öyküsünü içerir. Kitabına konu edindiği tarihi kişilikler, Cumhuriyet devriminin kurtuluştan kuruluşa geçen aşamalarını bize anlattığı gibi, tarihsel/toplumsal ve düşünsel dersleri de içeriyor. 
Cumhuriyet’in Üç Fedaisi, bir bakıma yüzleşme ve toplumsal hafıza kitabıdır. Bir ulusun yeniden doğuş tarihini, serüvenini unutanlara sunulan “hafıza belgesi”dir aynı zamanda. 
“Bu kitap bir ‘Ağıt’tır! Üç Fedai’nin (Mahmut Esat Bozkurt, Şükrü Saracoğlu, Dr. Reşit Galip) anısına diktiğim mütevazı bir ‘Utanç Anıtı’dır! Belki de yazarlık hayatım boyunca yaptığım en önemli ve en nafile iş. 
Bu kitaba konu olan Mahmut Esat Bozkurt, Şükrü Saracoğlu ve Dr. Reşit Galip gördükleri öğrenim düzeyi, genel kültürleri, genç yaşta yaşadıkları hayat deneyimleri dolayısıyla dünyanın en üst düzeydeki entellektüelleri arasında yer alır ve uygulamadaki başarılarıyla hepsinin önünde ve üzerinde konumlanırlar. Neredeyse hiçbir ülkede bir benzerleri yoktur. Varlıkları ve yaptıkları işler mucize düzeyindedir. Modern Türkiye’nin kuruluşunun hem mimarları hem de amelesidirler.” 
Özdemir İnce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112636</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4069b824-46c7-46ee-aaa8-6bdcfa2a6f89.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Yarışı - Thomas ve Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Ejderha Yarışı - Thomas ve Arkadaşları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112637</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69122806-60ee-4792-b83e-f23a8eead4a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağının Peşinde - Thomas ve Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Gökkuşağının Peşinde - Thomas ve Arkadaşları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112638</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90dff253-06d4-4c65-947a-c168f3347851.jpg</image:loc>
            <image:title>Asal Sayılar</image:title>
            <image:caption>“Littlewood&apos;a göre, her bir doğal sayı Ramanujan&apos;ın çok özel bir arkadaşıdır. Asal Sayılar kitabı, Ramanujan gibi özellikle sayıları seven, sayılarla arkadaş olmak isteyenler için eşsiz bir kitap... Bu kitabın sayfaları arasına dalıp sayılar aleminde saatlerce kaybolmak mümkün.” 
– Prof. Dr. Kazım İlhan İkeda, Boğaziçi Üniversitesi 
 
“Bu kitabı itidalli okuyun, kendinizi sakının. Başka diyarlara gittiğinizi, dengenizi yitirdiğinizi hissederseniz hemen kitabı kapayın, 5 kez derin nefes alın. Zira 5, en küçük  &apos;dengeli asal sayıdır.&apos; Ayrıntılar içeride…” 
– Prof. Dr. Ferit Öztürk, Boğaziçi Üniversitesi 
 
&quot;Nurettin Çalışkan ve Mehmet Turgut Necmi Bayram&apos;ın bu değerli çalışması hem matematikçilerin hem de amatör matematik sevdalılarının ilgisini çekecek. Bir asal sayılar ansiklopedisi olarak nitelenebilecek bu eser, asal sayıların dünyasının derinliklerine girmek isteyenler için bir başvuru kaynağı olacak.&quot; 
– Prof. Dr. Sefa Feza Arslan, M.S.G.S. Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112639</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d6c9e7-583b-41c8-89e5-dc451e10fb49.jpg</image:loc>
            <image:title>Athena’nın Çocuğu</image:title>
            <image:caption>Onu önce sevdiler. Sonra istismar ettiler. Sonunda, ondan bir canavar yarattılar. 
Parlak, masum, Athena&apos;nın rahibelerinin en safı. Medusa&apos;nın güzelliği ölümlülerinkinin çok ötesindedir. Bu yüzden, Tanrı Poseidon&apos;un şehvet dolu bakışları üzerine düştüğünde, Athena Tapınağı bile onu koruyamaz. 
O andan itibaren, kendisine yapılan kötülük onun zırhı olacak ve sürgünde karanlığı kucaklayacaktır. Başkalarının olması gerektiğine karar verdiği canavara dönüşecektir. 
Genç Perseus görünüşte imkânsız bir maceraya atılır. Yalnızca cesaret ve kararlılıkla donanmış Perseus’un tek başarı şansı ölümsüz kardeşlerinin elindedir. 
Medusa ile Perseus çok geçmeden kindar ve bencil tanrıların piyonları haline gelirler.  
Tarih, fetheden kahramanları anlatır. Zamanla çarpıtılmış hikâyeler. Medusa&apos;nın gerçeği uzun zamandır kayıptı. 
Şimdi onun gerçeğini duyma zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112640</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc281528-235b-4fc1-ad4b-5a214d21a69b.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim</image:title>
            <image:caption>Geç değil, tam zamanı! 
 
Sahil kasabası Mattauk’ta yaşayan üç farklı kadın, orta yaşın kendilerine yeni yetenekler getirdiğini keşfediyor... 
 
40’lı yaşlarında eski bir hemşire olan Nessa James, kocası öldükten ve ikiz kızları üniversiteye gitmek için evden ayrıldıktan sonra yapayalnız kalır. Ancak bu sakin günler, gaipten gelen seslerle bozulur. 
 
50’li yaşlarının eşiğindeki Harriett Osborne, kariyerinin ve evliliğinin çöküşünü hazmetmek için eve kapanır. Dışarıdan bakan biri için kendisi gibi evi ve bahçesi de çürümeye yüz tutmuştur. Oysa asıl değişim yeni başlamaktadır. 
 
Hırslı Jo Levison, otuz yılını bedeniyle savaş halinde geçirmiştir. Menopozun başlamasıyla gelen öfke ve sıcak basmaları bardağı taşıran son damla olur. Ta ki bunlara hükmedebileceğini anlayana dek. 
 
Nessa’nın duyduğu seslerle yönlendirilen bu üç kadın, ıssız bir sahilde kimsesiz bir genç kadın cesedi bulurlar. Polis, kurbanı uyuşturucu bağımlısı bir seks işçisi olarak sınıflandırsa da kadınlar resmi hikâyeye inanmayı reddeder. Araştırmaları, onları zamanla daha çok cesede ve kuralların geçerli olmadığı muazzam bir zenginlik alemine ulaştırır. Bunun üzerine Nessa, Harriet ve Jo, yeni güçlerinin de yardımıyla, bu gizem perdesini aralamak için harekete geçerler. 
“Değişim, içgüdüsel bir öfke çığlığı ve yumuşak, hüzünlü bir kucaklaşma kitabı, bir kitabı bundan daha fazla sevemezdim.” –Emily Henry 
 
“Öfke dolu bir kükreme, sürükleyici bir kitap. Bütün kırık kalbimle sevdim. Okuyun. Bayılacaksınız.” –Marian Keyes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112641</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a760c0-4998-4ae7-abc2-cf378b0a2a86.jpg</image:loc>
            <image:title>Violet Veil’in Gizemi</image:title>
            <image:caption>Adım Violet Veil ve mezar levazımatçısının kızıyım. Daha da önemlisi dedektifim. Ve bir sonraki büyük dava için hazırım. Violet ilk davasında Yedi Kapı Cinayetlerini işlediği şüphesiyle haksız yere hapse atılan babasının özgür kalmasını sağlamıştı. Artık deneyimli bir dedektif olarak yeni gizemleri çözmeye hazır. Violet bu büyük olayı çözmek için çok heyecanlı. Falcı Leydi Athena’nın tahminleri gerçekleşmeye devam edecek mi? Yoksa hepsi sadece duman ve aynanın yarattığı bir yanılsama mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112642</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0be7115c-4235-416e-a044-d14aced90b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi ile Uşak</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların en iyi yazarlarından olan Tolstoy, insanın bitmek bilmez hırslarını, paraya karşı olan tutkusunu ve doyumsuzluğunu, insan ihtirasının ne denli dizginlenemez bir şey olduğunu anlattığı Efendi ile Uşak’ta aynı zamanda sınıfsal fark konusunu sarsıcı bir hikâyeyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112644</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/343f55d4-4b62-457f-8094-72b324270a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentlerin Kalbi</image:title>
            <image:caption>“Dünya bir kitapsa bu kitabı okumadan bu dünyadan geçme!” 
Kentler sadece binalardan, caddelerden ibaret değildir, her kentin bir kimliği, ruhu, kalbi vardır. Kentlerin kalbi, o kentlerde yaşayan, sokaklarında yürüyen, çalışan, emek veren, gerektiğinde isyan eden, direnen insanları ve eserleriyle o kentin nabzı olan şairleri, yazarları, sanatçılarıdır. Yaşar Seyman kentlerin nabzına kulak veriyor. Âşıklardan, ozanlardan devşirip kalemine taşıdığı özgün üslubuyla “bizim eller” dediği Anadolu’dan başlayıp beş kıtadan onlarca kentin kalp atışını, kokusunu, rüzgârını alıp getiriyor sayfalara. Erzincan’dan, Ankara sokaklarına, “Tanrılar Dağı” Nemrut’tan İzmir’de işçi kadın Rukiye’ye, Zonguldak maden işçilerinden Güney Afrika’da Mandela’ya, Hakkâri’deki “Dengbêj çiçeği” Asmin’den Arjantin’de Mercedes Sosa’ya, Goethe’nin kenti Frankfurt’tan Hintli kadınların renkli sarilerine uzanan; emeğin, kadın mücadelesinin, kitapların, şiirlerin, şarkıların izinde, Can Ersal&apos;ın renkli desenleri eşliğinde dolu dolu bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112645</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e25d003-1458-4d38-8746-3c19725c360a.jpg</image:loc>
            <image:title>Etnografik Bir Bakışla Karacakurt Türkmen</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, mensubu olduğum kadim Türk boylarından Oğuzların Bozok kolunun Beydilli Türkmen aşiretine bağlı Karacakurt Türkmen köylüsünün sosyal yaşamlarında kullandıkları insan ve mekân kavramlarını tespit etmek amacıyla yazılmıştır. Etnografik yöntemin kullanıldığı bu çalışmada, doğup büyüdüğüm Hacıbektaş ilçesi Hasanlar köyü ve bu köyle akrabalık bağları olan komşu iki köy insanının yaşam biçimini ve kültürel anlayışını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Anadolu yurt edinen onlarca Türkmen aşiretlerinden biri olan Karacakurtlar&apos;ın düğünleri, çocuk doğumları, ölüm üzerine uygulanan ritüeller, asker ve hacı uğurlamaları, dini ve milli bayram kutlamaları, erkek çocukların sünnet olması, koyuna koç ve kuzu katımı gibi birçok gelenek ve görenek bu kitapta araştırma konusu olmuştur. Ayrıca Karacakurt Türkmen köylüsünün yaşam tarzları, inançları, yazılı ve sözlü ürünleri gibi birçok tema bu araştırmada yeni bir bakışla irdelenmiştir. Araştırma yapılan köylerdeki mekânlara coğrafi olarak ne tür isimler verildiği ve bu isimlerin veriliş nedenleri ile insanlara, sülalelere verilen lakaplar ve bu lakapların kaynakları da araştırmamızın içeriğine dâhil edilmiştir. Zengin bir kültüre sahip Anadolu coğrafyasında Karacakurtlar, bilim ve siyaset dünyasına Osman Bölükbaşı gibi onlarca değerli hazine kazandırmıştır. Türklüğü ve İslamiyet’i Bektaşilik ve Ahilik inancı bünyesinde birleştirmeyi başaran Karacakurt Türkmenleri, Anadolu&apos;da Türk-İslam sentezinin oluşmasına ve yayılmasına vesile olmuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112646</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e363ff06-6e8d-4fd7-a44f-7794b51de1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık Planlamaya Doğru</image:title>
            <image:caption>“Açık Planlamaya Doğru başlığı, yalnız Dünya’da ve Türkiye’de kent planlaması konusundaki bir
eğilime işaret etmek için kullanılmıyor, daha önemlisi Türkiye’ye, var olan kapalı kent planlaması
pratiğinin ve kurumsal yapısının değiştirilmesi için yapılan, bir çağrı/öneri olma işlevi görüyor.
Ben Türkiye’de ilk kent planlaması bölümü olarak 1961 yılında eğitime başlayan ODTÜ Şehir ve
Bölge Planlama bölümün ilk sınıfındaki üç öğrenciden biriyim. Bu başlangıçtan günümüze kadar
geçen 62 yılda sürekli, Türkiye’nin kent pratiği ve bu pratiğin toplumsal sonuçları konusunda
düşünce geliştirmeye çalıştım. Uzun bir düşünce yolculuğu yaptım. Açık planlama anlayışı bu
yolculuk sonunda geldiğim noktayı temsil ediyor. Açık plan düşüncesinin henüz başlangıcında
bulunuyorum. Son bir yıldır, bu başlangıç noktasında konuyu değişik bakımlardan işleyen dokuz yazı
yazdım, yazmaya devam ediyorum. Bu bana çok heyecan veriyor.
Açık plana geçişin sadece bir akademisyenin kendi başına yaptığı bir yayınla gerçekleşmeyeceğini
biliyorum. Yeni etkili bir planlamaya geçebilmek için bu konunun toplumda/meslek camiasında
konuşulup benimsenmesi ve akademi dünyasının ve pratik dünyasının değişik düzeylerindeki
aktörlerinin katkılarıyla geliştirilmesi gerekiyor. Ben de böyle bir kolektif katkılarla gerçekleştirilecek
bir geçişi daha demokratik ve heyecan verici buluyorum. Bu bakış açısı içinde, bir oluşum sürecinin
başlangıcında oluşan birikimin yayına dönüşmesine olumlu baktım. Böyle bir yayın yapılmasının açık
plan konusundaki tartışmaları daha verimli hale getirmesini bekliyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112647</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f646481c-7ad4-4977-8edf-4246c3e02328.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Bir Uğradım 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BİR SABAH VAKTİ SENİ BULMAK, UYKUDAN UYANMAK GİBİYDİ. 
GERÇEKLİĞİ SORGULATAN, RÜYADA MIYIM DİYE DÜŞÜNDÜREN BİR ANIN BAŞLANGICI GİBİ… 
RÜYA DEĞİLDİ, ORADAYDIN. SENİ GÖRECEĞİM KADAR YAKIN, SANA ULAŞAMAYACAĞIM KADAR UZAK... 
AMA ORADAYDIN. 
 
Ukde annesi gözleri önünde babasını öldürdüğünde, bir yıl boyunca bu olayın matemiyle yaşamak zorunda kalır. Artık annesi hapiste, babası ise mezardadır. Sevdiklerini sonsuza kadar kaybettiğini düşünürken trajik bir kaza sonucu kendini bir anda 1998 yılında, yani yirmi beş yıl öncesinde bulur. Zamanın bu noktasında anne ve babası henüz evli değillerdir ve Ukde, ana rahmine bile düşmemiştir. Onların evlenmesinin nedeni annesinin Ukde’ye hamile kalmasıdır. Bunu fark ettiğinde ise kendi doğumunu engellemenin peşine düşer. Onları bir araya getiren karşılaşmaları ortadan kaldırdığında annesini hapisten, babasını da mezardan kurtaracağına inanıyordur. Planını uygulamak için babasının yakın arkadaşı Eflah’ın evinde dadı olarak işe girer ama bu çok da iyi bir fikir değildir çünkü konu aşk olunca tüm tabular yıkılmaya mahkûmdur. 
 
Yaralasar ve Ötanazi Okulu serileriyle okurların büyük beğenisini kazanan Maral Atmaca, Öyle Bir Uğradım ile okurları günümüzden geçmişe uzanan sıra dışı bir dünyanın içine çekiyor. 
 
“DOĞRU İNSANI YANLIŞ ZAMANDA BULMAK, BİRİNE VERİLEN EN BÜYÜK CEZA OLMALI.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112648</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ad6e1a9-1b4c-4c37-9264-ceb2f5ab38db.jpg</image:loc>
            <image:title>Deprem Umutsuzluğa Yolculuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Kadınların örselenmesi bitmiyor. Hayata tutunmak için daha fazla güç sarf eden kadınlar aslında daha güçlü. Karşılaştıkları her zorluğa göğüs germekle yeterince yıpranıyorlar. Evet, hata da yapıyorlar hayatın hengamesi karmaşası içinde. Yine de yılmayan kadınlarımıza selam olsun.&quot; 
 
Yazar ve Şair Betül FIRAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112649</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81bbbaca-117d-44c5-be38-68ff26afb1b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Bir Uğradım -1</image:title>
            <image:caption>BİR SABAH VAKTİ SENİ BULMAK, UYKUDAN UYANMAK GİBİYDİ. 
GERÇEKLİĞİ SORGULATAN, RÜYADA MIYIM DİYE DÜŞÜNDÜREN BİR ANIN BAŞLANGICI GİBİ… 
RÜYA DEĞİLDİ, ORADAYDIN. SENİ GÖRECEĞİM KADAR YAKIN, SANA ULAŞAMAYACAĞIM KADAR UZAK... 
AMA ORADAYDIN. 
 
Ukde annesi gözleri önünde babasını öldürdüğünde, bir yıl boyunca bu olayın matemiyle yaşamak zorunda kalır. Artık annesi hapiste, babası ise mezardadır. Sevdiklerini sonsuza kadar kaybettiğini düşünürken trajik bir kaza sonucu kendini bir anda 1998 yılında, yani yirmi beş yıl öncesinde bulur. Zamanın bu noktasında anne ve babası henüz evli değillerdir ve Ukde, ana rahmine bile düşmemiştir. Onların evlenmesinin nedeni annesinin Ukde’ye hamile kalmasıdır. Bunu fark ettiğinde ise kendi doğumunu engellemenin peşine düşer. Onları bir araya getiren karşılaşmaları ortadan kaldırdığında annesini hapisten, babasını da mezardan kurtaracağına inanıyordur. Planını uygulamak için babasının yakın arkadaşı Eflah’ın evinde dadı olarak işe girer ama bu çok da iyi bir fikir değildir çünkü konu aşk olunca tüm tabular yıkılmaya mahkûmdur. 
 
Yaralasar ve Ötanazi Okulu serileriyle okurların büyük beğenisini kazanan Maral Atmaca, Öyle Bir Uğradım ile okurları günümüzden geçmişe uzanan sıra dışı bir dünyanın içine çekiyor. 
 
“DOĞRU İNSANI YANLIŞ ZAMANDA BULMAK, BİRİNE VERİLEN EN BÜYÜK CEZA OLMALI.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112651</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3913a81e-fde4-4cb9-b64a-89428e86e01e.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyveler Sebzelere Karşı</image:title>
            <image:caption>Çekirdek ile Yumurta&apos;nın yazarından... 
 
Meyveler ile Sebzeler arasında ne zaman başladığını kimsenin hatırlamadığı bitmek bilmeyen bir kavga vardı. Fakat Üzüm ile Mantar bu durumu değiştirmeye karar verdiler! Cesur bir yolculuğa çıkıp Yüce Eski Kaşar’a ulaştılar. Belki o, bir çözüm bulmalarına yardımcı olabilirdi... 
 
Ödüllü yazar Alex Latimer’den sorun çözme ve arkadaşlık üzerine benzersiz, kahkaha garantili bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112652</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bc53c08-aeae-4f97-886c-893b71c43fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yüzyıl</image:title>
            <image:caption>Belgelerle büyük bir imparatorluğun adım adım çözülüşü ve nedenleri... Batı dünyasında Sanayi Devrimi sonrasında her alanda ilerleme yaşanırken Osmanlı giderek içe kapanmış hem ekonomik hem askerî hem siyasi güç kaybına uğramış, adeta kendi eliyle kendi sonunu hazırlamıştır. Yönetimde zafiyetler, savaşlar, kaybedilen askerler… topraklar… yerleşemeyen yenileşme hareketleri, baskılar, sürgünler, kapitülasyonlar, imtiyazlar, açık veren maliye, ödenemeyen dış borçlar, inşa edilen saraylar, köşkler… köhneleşen eğitim ve hukuk sistemi… Araştırmacı Turan Akıncı, dünyaya yüzyıllarca hükmedebilmiş, topraklarını üç kıtaya yayabilmiş, dünya tarihinin en büyük ve en güçlü imparatorluklarından biri olabilmiş Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilmesine sebep olan yedi padişahın son yüzyılı nasıl yönettiğini ve bu büyük devletin sonunun nasıl getirildiğini belgelerle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112653</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d540d0f0-0a76-4aab-92a6-31e36667c3db.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedilerin Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Medeniyetin doğuşundan bu yana aramızdalar. Ve günümüzde kimileri için sadece eğlenceli evcil hayvanlar olarak görünseler de geçmişleri kahramanlık, aşk, trajedi, fedakârlık öyküleriyle dolu. 
İkna olmadıysanız Kedi Baba, bilgili bir tekir olarak pagan tanrıların kucağından günümüze, kedigillerin tarihini gözler önüne sermek için burada. 
Baba, neredeyse her kıtayı ve binlerce yılı kapsayan bu hayatta kalma hikâyesiyle okuyuculara; tarih öncesi Mısır’daki Kedi Tanrıçası Bastet’ten, cesur okyanus kâşiflerine, Dünya Savaşı kahramanlarından kötü şöhretli Amerikan tekirlerine kadar unutulmuş kahramanları hatırlatıyor. Aynı zamanda yetenekli bir model olarak kostümlü portreleriyle onlara hayat veriyor. 
Kedilerin Dünya Tarihi geçmişin farklı yönlerine uzanan ve yeniden düşünmemizi sağlayan ama bu kez patilerle yapılan bir yolculuk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112654</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ec638c-8e43-4385-977c-c7834a6db990.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Empat</image:title>
            <image:caption>Ağır duyguları taşımaktan kurtulun, varlığınızı onurlandırın ve empat olmanın armağanlarını kucaklayın! 
 
Otobüste, toplantıda, iş yemeğinde ya da büyük aile buluşmalarında, nerede olursanız olun insanlarla bir araya geldikten sonra kendinizi yorgun hissediyor olabilirsiniz. Başkalarının duygusal geçişlerini algılıyor ve bundan bunalıyor olabilirsiniz. Ne yazık ki kendilerinin ve başkalarının duygularıyla dans etme becerisinden yoksun birçok empat, derin hassasiyetlerini bir armağan değil bir lanet olarak deneyimler. İyi haber: Kendinizi eve kapatmak ve kaderinize küsmek zorunda değilsiniz. Mutlu Empat size empatik hassasiyetlerinizi anlama ve yönetme konusunda işinizi kolaylaştıracak öneriler sunuyor. 
 
Yüksek duyarlılık ve hassaslık, değerli bir armağan olabilir ancak bu armağanı nasıl kullanabileceğinizi öğrenmek önemlidir. Bu kitap, stresi ve dikkat dağınıklığını azaltırken bir empat olarak becerilerinizi kullanmanıza ve güçlendirmenize yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112663</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b737bbe7-a4a5-4473-a908-64b7ca316e67.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 156. Sayı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Yüzüncü Yılında Türkiye Cumhuriyeti Ekonomisi - Mahfi Eğilmez                
Cumhuriyet’in Kuruluş Döneminin Ekonomi Politiği - Ömer Faruk Çolak               
Cumhuriyet’in 100. Yılından Kuruluş Yıllarına Bakış: Kalkınma Süreci Nasıl Başladı? - Burcu Türkcan               
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Ege Yazgan              
Cumhuriyet’in 100. Yılında Savunma Sanayi ile Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları - Erkan Erdil          
Cumhuriyet’in Kuruluş Döneminde Kurumsallaşma ve İktisadi Büyüme Üzerine - Yasin Kütük           
Atatürk’ün Hukuk ve Adalet Anlayışı - Av. Sema Aksoy             
 “Herkes İçin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” Dev Bir Sıçrama Gerekli! - R. Funda Barbaros           
Türkiye’de İktisat ve Hukuk Eğitiminin Değerlendirilmesi Üzerine Yazılmış İlk Kapsamlı Çalışma: Türk Üniversitelerinde İktisat ve Hukuk Alanının Geliştirilmesi - Friedrich Hoffmann           
Weimar Cumhuriyeti’nde Hiperenflasyon: Almanların Enflasyon Travmasının 100. Yılı - Yılmaz Aydın          
Üzerine Mücadelesi Bitmeyen Bir Kavram: Eşitsizlik - Arda Tunca               
Gelecekte Öğrenme ve Eğitim: Yapay Zekâ Uygulamaları - Tarkan Gürbüz             
Beyin Göçü ve Teknolojik Yetişme - Mehmet Can Altın              
Mezuniyetlerinin Yirminci Yılında Hacettepeli İktisatçılar - M. Aykut Attar            
Kriz Çağı’nda Ekonomi-Siyaset İlişkisi: Saad-Filho’nun “Kriz Çağı” Kitabı Üzerine Notlar - Kaan Eroğuz                 
Türkiye’nin İhracata Dayalı Büyüme Değerlendirmesi - Mert Can Duman              
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Geçişte Müzik Politikaları: Süreklilik mi? Kopuş mu? - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112664</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79d9b2eb-3c61-410e-bdf7-cac077b32800.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Kısa Tarihi (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Dostlar, Romalılar, Dünyalılar !
Zamanda hızlı bir yolculuğa çıkmak ister misiniz?
 O zaman gözlerinizi hemen buraya çevirin.
Tüm insanlık tarihi tam olarak burada, bu kitabın sayfalarında yeniden canlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112665</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bc29be7-1fa7-45a1-835d-ae9406c81cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Engel Olma</image:title>
            <image:caption>“Her şey düşüncede başlar…” 
 
 
“Ne istediğimi bilmiyorum. Hiçbir şeye motivasyonum kalmadı. Buralardan kaçıp gidesim var...” gibi cümleleri zaman zaman hepimiz kuruyoruz. 
Ama bir yerlere kaçış çare değil dostum, inan bana. Çünkü insan nereye giderse içindekileri de yanında götürür. 
Sıfırdan başlayarak, gelişim ve değişime açık bir hayat yaşamak ister misin? 
Bu sana kalmış! 
Unutma ki hayat senin, kendi hayatından sadece sen sorumlusun. 
O zaman haydi tut kendinin ellerinden!.. 
Bu kitap senin yaşam sevincin olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112666</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59228c97-5293-47d1-9981-46cc77b825ad.jpg</image:loc>
            <image:title>30 Şahane Kelime (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>BABİL KULESİ KİTABI’NIN YAZARI MAHİR ÜNSAL ERİŞ, KELİMELERİN AKILALMAZ ÖYKÜSÜNÜ BU KEZ ÇOCUKLAR VE GENÇLER İÇİN ANLATIYOR!  
 Kelimeler, binlerce yıldır dur durak bilmeden dünyayı dolaşırlar. Bazen yollarına devam eder, bazen de gittiği yerin kurallarına uyum sağlayarak orada kalırlar. Ne var ki özlerini asla kaybetmezler, sadece başka bir dilin parçası olurlar. İşte,
tam da bu macerayı yaşamış 30 şahane kelime, Mahir Ünsal
Eriş’in benzersiz anlatımı ve Gözde Eyce’nin müthiş çizimleriyle karşınızda!
 
Eriş, genç okurları için kaleme aldığı 30 Şahane Kelime’de
dillerin içindeki gizli hikâyeleri ve kültürel zenginlikleri bir
dedektif gibi araştırıp ortaya dökerken sizleri muhteşem bir serüvene davet ediyor.   Okurlarımız için küçük bir ipucu: Günlük hayatımızda sürekli kullandığımız sözcüklerin aslının ne olduğunu ve nerelerden geldiklerini öğrenince çok şaşıracaksınız, bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112667</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/056174cd-0de9-492a-8b96-4ae1efc6b834.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenimiz Hakkında Bilmen Gereken 100 Şey (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>“Dişleriniz kemiklerinizden daha serttir.”
“Saçınız bir orduyu taşıyabilir.”
“Yaşlandıkça 94 kemiğinizi kaybedersiniz.”
“İki tür gözyaşı vardır.”
Bunun gibi daha birçok ilginç bilgi bu kitapta sizi bekliyor.
 
Renkli, göz alıcı illüstrasyonlarıyla Bedenimiz Hakkında Bilmen Gereken 100 Şey, sizi eğlendirirken düşündürüyor, şaşırtırken bir şeyler öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112668</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57a7fbf9-419c-468f-bd16-7ce029004f9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik Portresi</image:title>
            <image:caption>Women’s Prize for Fiction Finalisti 
 
1550’ler Floransa’sı… Grandük Cosimo de’ Medici’nin üçüncü kızı Lucrezia, çizim konusunda eşsiz yeteneğe sahip, hayal gücü sınır tanımayan bir çocuk; gösterişli palazzo’daki gösterişsiz, unutulmuş konumundan fazlasıyla hoşnut. Ablasının beklenmedik ölümüyle Lucrezia ilk kez kendini ilginin merkezinde buluyor. Ablası yerine, Ferrara Dükü Alfonso’yla evlenmek zorunda. 
 
Lucrezia, henüz on beşinde ve kafası karmakarışık bir şekilde, pek de hoş karşılanmadığı muammalarla dolu bir sarayda buluyor kendini. Muammaların en büyüğü ise kocası. Hangisi gerçek? Düğün zamanı muziplikleriyle ve neşesiyle onu kendine çeken adam mı, yoksa kendi kız kardeşlerinin bile karşısında titremesine neden olan despot yönetici mi? Bir tek şey ayan beyan ortada: Lucrezia’nın sarayda var olabilmesi, ailenin iktidarını devam ettirecek bir vâris doğurmasına bağlı.  
 
Maggie O’Farrell ödüllü kitabı Hamnet’tan sonra bu kez Rönesans İtalya’sında bir kadının kaderine karşı ayakta –ve hayatta– kalma mücadelesini anlatıyor. Tarihin donukluğunu kelimeleriyle canlandırarak okura bir Rönesans tablosu kadar çarpıcı bir hikâye sunuyor.  “O’Farrell, en basit tarifiyle, benzersiz.” –Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112669</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/497128bc-0231-4d61-bebb-4e2f8a9823e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatiha Suresi</image:title>
            <image:caption>Bütün Kur’an, Fâtiha Sûresi’nin âyetlerinin açıklamasıdır. Yani Kur’an, Fâtiha’dan doğmuştur. Fâtiha’nın, varlık kitabını açan bir anahtar olmasının sebebi şudur; Fâtiha anlaşıldığı zaman Kur’an da anlaşılmaya başlar. 
Allah’ın ibâdette okunmasını farz kıldığı sûre olan Fâtiha’da Allah, önce Kendisi kuluna hitap ederken sonra kulunun ağzından Kendine hitap ediyor. Allah’ın eşyada tecellî ettiğine dair bundan daha güzel bir anlatım olabilir mi? 
Ne İncil’de ne Tevrat’ta ne de başka bir kutsal kitapta böyle bir bakış açısı bulunmaz. Allah önce Kendi ağzından konuşup, sonra kulunun ağzından da yine Kendi cevap vererek aslında “Hepsi Benim, Benden başkası yok.” diyor. Ama kula da hürmet ediyor, onun ağzından Kendine verilecek cevabı öğretiyor. “Hamd”ın mânâsı, her şeyi güzel görmek; iyiyi, kötüyü, çirkini, abesi birlemek demek olduğuna göre, “Hamd Allah’a âittir.” (Fâtiha, 1/2) demek, “hamdı sen yapamazsın, Allah yapar”, Allah kulundan tecelli edip Kendinden Kendine hamdeder demektir. İşte bu hâle “istiğrak” diyoruz. Yani o kadar yok olacağız ki aynı balın içine batmış arı gibi… Bala battığı zaman arının kendi hareketi olmaz, artık balın hareketine “arının hareketi” denir. Öyle ki “…Attığında sen atmadın fakat Allah attı.” (Enfâl 8/75) âyeti bizde tecelli edecek. O zaman anlayacağız ki bizim iyiye de kötüye de sevinmemiz, iyiyi de kötüyü de sevebilmemiz Allah’ın lütfudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112670</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f5d1b91-9115-4067-95ae-b6a62b8c2172.jpg</image:loc>
            <image:title>Okumak Nedir?</image:title>
            <image:caption>Kitap, yalnızca iki kapak arası yazılanlardan ibaret değildir. Kitap; hayatı, dünyayı, mânâyı, Yaratıcı’yı, yaratılanları, varlığı, varoluşu ve elbette kendimizi ve hakikati anlamamızı sağlayabilecek kaynak ve mecraların bütünüdür. 
Böyle olunca “okumak” da eline sadece basılı bir metni alıp kelimelerini söylemek değildir. Okumaktan maksat bir dünya inşası; evvela kendinin daha sonra da yalnızca bütün insanlığın değil, bütün varlığın nefes alıp verebileceği bir dünya inşa etme kaygısıdır. Herkesin kendince kendi olacağı, kendi kalacağı, kendi hayatını yaşayacağı bir dünya inşasıdır. 
... 
Okumak, kişinin uzun soluklu bir medeniyet yolculuğuna çıkmasıdır. 
... 
Yusuf Kaplan, “Okumak nedir?” sorusunun cevabını derin bir bakış açısı ve çok etraflı bir fikir dünyasıyla birlikte veriyor. “Okumayı okumak nedir?” bunu anlatıyor aslında bize. 
Ve şöyle diyor; “Önce okumayı okumamız lazım. Çünkü okumasını da bilmiyoruz, okumanın ne demek olduğunu da.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112671</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5be07e-93d2-4d3d-a35d-078872475902.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Sözü</image:title>
            <image:caption>Bir işi farkında olmadan yapmakla ne çok şeyi kaçırırız. Bir işi farkında olup yapmakla ne çok şey değişir, dönüşür. Hatırlamak, dinlemek, konuşmak, susmak, ağlamak, gülmek, sevmek, yürümek temel fiilidir insan olmanın; bunları bilinçli yapmak bizlere neler öğretir ve öğrendiklerimiz, hayatımıza nasıl etki eder? 
... 
Sadiye Erol Aykaç, fikir duvarının diğer tarafından bakıp gördüklerini, yaşadıklarını ve kendisinde bıraktığı izleri anlatıyor. Anne şefkati ile yazarlık kabiliyetini birleştirerek, kızına ve yeniden düşünmek, kalbine bir kez daha bakmak isteyen, fikir duvarını yükseltmek isteyen mümine hanımlara çağları aşacak cümlelerini emanet ediyor. 
“Bugünü yaz, ama seni yüzyıl sonra okuyanlar da anlasın.” diyen yazar, bunun yolunun bugün birbirimizi anlamaktan geçtiğini söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112672</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a23fdb-06af-4d55-b86d-f0b94fccec57.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ömür Bir Yastıkta</image:title>
            <image:caption>Mutlu bir ailede büyümüş ve güzel hayallerle evlenen nice eş, evliliğinin ilk gününden itibaren neye uğradığını şaşırmış ve bir çıkmazın içine girmiştir. Hayal ettikleri evlilikleri ile yaşadıkları evlilik birbirini tutmaz. İletişim bir kısır döngüye dönmüştür onlar için. Bu kısır döngüden hızlı bir şekilde çıkmalı evlilikler. Bunun da yolu, doğru bilgi ile oluşan farkındalıktır. Nasihat (bilgi) ile uyanmayan bireyler ve toplumlar, musibet ile uyandırılırlar. Musibetlerden, sıkıntılardan kurtulmanın yolu; okumak, öğrenmek ve öğrendiklerimizi bir bilince dönüştürüp temsil ederek yaşamaktır.  İşte buradan yola çıkarak; farkındalığımızı artırmak adına bir katkı olsun, sadra şifa olsun, toplumsal yaralarımıza bir derece çözüm olabilsin diye  “Söz uçar yazı kalır.” düşüncesiyle bu kitabı sizlerle buluşturuyoruz. Kısa yazılar, uzun evliliklerin mayası olsun diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112673</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd0b261a-3b03-4c9c-a205-943267fd291d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır</image:title>
            <image:caption>Bazı sınırları isteseniz de aşamazsınız... Gir Kanıma adlı romanıyla tanınan İsveçli yazar John Ajvide Lindqvist&apos;ten, şaşırma reflekslerini tümden kaybetmişlerin bile aklını başından alacak, imkânsız bir aşk hikâyesi: Sınır. Hayvani içgüdülerinin esaretine boyun eğmeden, ait olmadıkları bir dünyaya ayak uydurma gayretindeki iki aykırı ruhu yalnızlığın kıyısında buluşturan bu sarsıcı novella; ayrımcılığın ve korkunun bir yansıması olarak etrafımızı çevreleyen sınırların hayatımızı nasıl bulanıklaştırdığını gösteriyor.   Son yılların yükselen yönetmenlerinden Ali Abbasi tarafından beyazperdeye de uyarlanan ve büyük ses getiren kitap, iyilikle kötülük arasında yer yer belirginleşip yer yer silikleşen devasa bir sınırın orta yerinde kök salan sıradışı bir aşkın gerçeküstücü bir izdüşümü. Bedeni hapishane falan değildi; bedeni içinde oturmanın, ayakta durmanın, hatta uzanmanın bile imkânsız olduğu bir kafesti. Limanda gümrük kontrol memuru olarak çalışan Tina&apos;nın kırk yıllık hayatı, kırk yıllık bir eziyetti. Çocukluğunda geçirdiği doğadışı kaza bir yana, sırf genlerindeki bozukluk bile onu “öteki” yapmaya yeterdi. Yetti de. Tina, yalnızlığı üstüne bir kürk gibi giydi ve kendini, kendini en huzurlu hissettiği yere, ormanın kalbine hapsetti. Sonra bir gün, yine onun kadar tuhaf, onun kadar aykırı, tıpkı onun gibi bir adam geldi. Artık karanlıkta birbirini bulan iki bedendiler. Birbirlerinden ayrılıyor, yeniden birleşiyor, birbirlerinin dalgalarında yuvarlanıyorlardı. Ta ki adam Tina&apos;nın baştan sona yalan hayatını tek hamlede ifşa edene kadar... Kaderi en baştan çizilmiş ıssız bir kadının kırılgan dünyasını ustalıkla betimleyen John Ajvide Lindqvist, Sınır ile kâbuslarımıza girmek için elinden geleni yapıyor ve İskandinav mitolojisinde önemli bir yeri bulunan bazı kötücül canlıları insan suretinde aramıza dolaştırarak yine dehşetengiz bir anlatıya imza atıyor.  Onlar bizi kendilerine benzetiyor. Biz de onları kendimize benzetiyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112674</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/537d85bd-1b5e-448f-abd1-5df23fec3b15.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Eğitim Bakanı Olsaydım</image:title>
            <image:caption>Bu yıl tıpkı Cumhuriyetimiz gibi ülkemizin çağdaş eğitim yolculuğu da yeni bir çağa giriyor. Bu özel tarihte, hem ülkemizin eğitim geçmişini hatırlamak hem de eğitimin geleceğine dair bir perspektif oluşturmaya katkıda bulunmak amacıyla 23 eğitimciye şu iki soruyu sorduk: 
Kendi öğrencilik yıllarınızdan ve sizi eğitimci olmaya yönelten etkilerden söz eder misiniz? 
Siz, Milli Eğitim Bakanı olsaydınız ne yapardınız? 
Böylece uzak yerlerde, farklı dönem ve koşullarda yaşanmış öğrencilik hikayelerinin ışığında, başarı ve eksikleriyle eğitim sistemimizin kat ettiği yolu anlatırken bir yandan da daha iyi okullar yaratabilmek için ne yapılması gerektiğine dair fikir ve önerilerin yer aldığı 23 özel metin ortaya çıktı. 
“Milli Eğitim Bakanı Olsaydım…” öğretmenlerin, öğretmen adaylarının ve eğitimle ilgilenen herkesin kendisinden de çok şeyler bularak okuyacağı özel bir seçki kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112675</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db82d717-eb2e-439e-b07b-2837dd5539d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızca Çocuklar Uzaklara Bakar</image:title>
            <image:caption>“Keşke insan hiç büyümeseydi. Keşke her şeyi bilmeseydi. Oyuncaklarını kırmasaydı. Çocukluğunu hiç unutmasaydı. Sevgisini bütün yaşlarında aynı içtenlikle söylemeyi sürdürseydi. Ne yazık ki doğa, hayvanlara bağışladığı o masumiyeti insanlardan esirgemiş. Ya da insan, doğasına ihanet etmiş.(…) Sonra kendi çocukluğuma çevirdim gözlerimi. Ara sokaklardaki çocuklara, ışıklı caddelerdeki çocuklara, buğday tarlalarındaki çocuklara… yazdıkça, dünyanın nasıl bir cehenneme nasıl bir cehenneme yuvarlandığını yeniden anladım. Bütün büyük yaratıcılar çocuktu. Dünya edebiyatını çocuklar yaratmıştı. Bütütn ağıtları, şarkıları çocuklar söylemişti. Bütün bilim insanları merakını hiç yitirmemiş çocuklardı. Tanrı çocuktu. .”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112676</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d2b160f-532a-4f2d-8b0c-dbfdbba64f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Zesto Psomi</image:title>
            <image:caption>“…mübadillerden biri anlatmıştı. Yerleşmek için kapısını açıp içeri girdikleri evde sofrayı kurulu bulmuşlar. Tabaklarda çorbalar bile öylece duruyormuş. O sofranın başına oturup ağlamışlar hep birlikte.” 
 
Bu romanda anlatılanlar, kaderi bir gecede değişen yüz binlerce insanın hikâyesidir. Bu romanda anlatılanlar, adı ister Yorgo olsun ister Yusuf, ister Eleni olsun ister Emine, kuşaklar boyu vatan diye bildikleri topraklarından yüzlerini hiç görmedikleri birileri tarafından koparılan insanların hikâyesidir. Kimisi kurulu sofrasında bir lokma yiyemeden yola koyuldu, kimisi “yeni” vatanına gidiş yolunda canını verdi, kimisi sağ salim vardığı yeni topraklarda “memleket” özlemiyle yaşadı. Aradan yüz yıl geçti, Yunanistan’dan Türkiye’ye gelenler, Türkiye’den Yunanistan’a gidenler acılarını ve hikâyelerini daima akıllarında tuttular… Bu roman akıllardan hiç silinmeyen mübadeleyi anlatıyor. 
Feyza Hepçilingirler, Zesto Psomi (Sıcak Ekmek) adlı romanında bütün yakıcılığıyla mübadeleyi yazıyor. Yer yer hüzünlü yer yer neşeli bir dille, Girit’ten Ayvalık’a gelen bir aile üzerinden, bir imzayla hayatları değişen yüz binlerce insanın kaderini anlatıyor. Hepçilingirler’den tarihin yüz yıldır sızlayan yarasına dair bir ustalık eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112677</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84811c8b-34cb-4e1e-a259-47a7be71d590.jpg</image:loc>
            <image:title>Curveball</image:title>
            <image:caption>“There are 6 short stories in ‘Curve Ball’. Each of them have different grammar and vocabulary focus points. First three short stories are B1 Level and the other three are B2 Level. All six stories are suspended in order to foster creative writing of the learners. Grammar teaching and exercises are added. The book is 80 pages. 
(Kitap içinde alıştırmaları, sözlüğü ve Kitabı dinleyebileceğiniz karekod bulunmaktadır.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112678</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3ae8ac-01f8-438f-9d4f-49678c2511ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’in Doğuşu</image:title>
            <image:caption>İLBER ORTAYLI’NIN KALEMİNDEN 
KURTULUŞ VE KURULUŞ YILLARI 
“Türkiye Cumhuriyeti&apos;ni kuran insanlar basit maceracılar, küskünler veya kendine yer arayanlar değildir. Her birinin imparatorlukta komutan olarak, bürokrat olarak, münevver olarak seçkin bir yeri zaten vardı. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran insanların idealini takip etmemiz gerekiyor. Çünkü onlar devrin modası olan demokrasi düşmanlığına değil, kurdukları cumhuriyetin demokrasi niyetli bir devlet olarak devamına çalıştılar. Hepsini şükranla anıyoruz ve anmalıyız.”
- İlber Ortaylı 

Cumhuriyet’in Doğuşu, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın validesi Zübeyde Hanım’ın yeterince ilgilenilmemiş hayatıyla açılıyor. Atatürk’ün doğduğu ve askerlik mesleğine girdiği dönem olan II. Abdülhamid dönemi, Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’na girişimizden evvelki akil ses İsmet Paşa, fedakâr askerlerin savaşı Çanakkale, büyük bir direnişi örgütleyen Sultanahmet Mitingleri ile devam ediyor. 19 Mayıs 1919’da kurtuluşun ilk adımı atılarak “bitti” gözüyle bakılan bir millet yeniden diriliyor. 
Zaferin başlama anının paşası Kâzım Karabekir, İstanbul’un işgali, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı, ölüm fermanı olarak nitelendirilebilecek Sevr Antlaşması, Kars’ın kurtuluşu, İnönü Muharebeleri, Sakarya Meydan Muharebesi, Ankara Antlaşması, Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve tarihe altın harflerle kazınan bir Millî Mücadele tarihi… Saltanatın kaldırılması, bir kurucu antlaşma vazifesi gören ve pek çok efsaneye konu olan Lozan, cumhuriyet kavramı ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan sonra inşa olunan Türklerin yeni devleti Türkiye Cumhuriyeti…
Cumhuriyetin en başarılı ve başarısız dönemleri hangileriydi? Demokrasi serüvenimiz nasıl ilerledi? Millî Mücadele’nin mirasına ne kadar sahip çıkıldı? Eğitim ve sağlık meselelerimize dair geleceğe umutla bakabiliyor muyuz? Halifelik, harf devrimi, On İki Ada, İkinci Dünya Savaşı’ndaki tarafsızlığımız gibi konuları nasıl yorumlamalıyız? 
100 yıllık tarihimizin en hassas konularının en anlaşılır biçimde yorumlandığı Cumhuriyetin Doğuşu, kurtuluşun ve kuruluşun tarihini bir araya getiriyor. 
Tarihi bizlere yeniden sevdiren İlber Ortaylı hocamızdan, cumhuriyetimizin 100. yılına unutulmaz bir armağan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112679</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/140a4fbc-c703-4d51-81d5-18bcb16a9ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>The Story of Cavcav</image:title>
            <image:caption>The level of”The Story of CavCav”is A2 and the book has 80 pages. The story takes place in a town. In this heartwarming story, a ten-year-old goes on a summer adventure with his brother and friends to Sugar Lake, where they collect canes to make kites. Along the way, they face challenges and even rescue a neglected puppy named av Cav. Despite initial doubts, they convince their mother to let them keep the puppy. As they build strong bonds with Cav Cav, they also make their own kites and experience the joy of flying them together. This story highlights themes of friendship, bravery, and determination, leaving a sense of warmth and nostalgia in readers’minds. 
(Kitap içinde alıştırmaları, sözlüğü ve dinlenebilir karekod bulunmaktadır.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112680</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fe1a6e3-53c2-483c-acf8-e9d8fa30bc22.jpg</image:loc>
            <image:title>Tolstoy’s Journey</image:title>
            <image:caption>“Tolstoy’s Journey” is a touching and thought-provoking story for B2 level learners. The book has 80 pages and shares with us a biographical fictioanal story from the life of famous Russian author, Leo Tolstoy. The story takes readers on a deep exploration of love, regrets, and finding meaning in life. Set in the late 19th century, we witness the complex relationship between Sophia and her husband, Leo, an aging writer then, struggling with his own inner conflicts. Through letters and his final days in Istanbul, the book explores strong emotions, revealing how life can be fragile and love can change us. With beautiful writing and heartfelt reflection, this story paints a moving picture ofTolstoy, a renowned writer, and his wife, Sophia, navigating the challenges of marriage, self-discovery, and the pursuit of happiness. With rich storytelling and emotional depth, “Tolstoy’s Journey” immerses readers in the sincere journey of one of history’s greatest literary figures. 
(Kitap içinde alıştırmaları, sözlüğü ve dinlenebilir karekod bulunmaktadır.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112681</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10597fef-9121-47bb-ba80-e2516c030e2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Starboard Side</image:title>
            <image:caption>““The Starboard Side” is a captivating story that targets B2+ level learners and takes the readers on a mysterious journey filled with supernatural encounters and unexpected twists. The number of pages in the book is 80. 
In the story, Terrance, a gravedigger, finds himself entangled in a series of inexplicable events after meeting the mysterious character, James. As he travels through the boundaries of reality and the supernatural, Terrance discovers the significance of time and the power that it holds. With its vivid descriptions of the unusual events and places,”The Starboard Side”immerses readers in a world where past and present become inseparable, making them question their existence and the mysteries that lie beyond. 
 
(Kitap içinde alıştırmaları, sözlüğü ve Kitabı dinleyebileceğiniz karekod bulunmaktadır.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112682</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a4e717-ab2e-4f4e-a117-1bed655e2756.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Görürsün Bir Ağaca Bakınca?</image:title>
            <image:caption>Ne görürsün bir ağaca bakınca?  
Yapraklar, budaklar ve dallar mı? 
Yoksa nefes alıp veren,  
devinen ve dans eden bir canlı mı? 
 
Ödüllü sanatçı Emma Carlisle’ın rüya gibi çizimleri ve onlara eşlik eden kusursuz anlatımıyla 2023 Waterstones Çocuk Kitabı Ödülü finalisti olan bu özel kitap, çocukların doğayla bağlarını keşfetmeleri için büyüleyici bir davet.  
Her bir ağacın ne kadar eşsiz olduğunu anlamak ve dünya üzerindeki yerimizi kavramak için eşsiz bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112683</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f82e143-4b47-46d5-a47a-eaf04bdcaafb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Savaşı Kadınları</image:title>
            <image:caption>“Milli haklarımızı ve ismetimizi muhafaza edecek hükümet ve erkek yoksa, biz varız!” 
Halide Edib’in deyimiyle “Türk’ün Ateşle İmtihanı”, Nezihe Muhiddin&apos;in deyişiyle “Anadolu Kıyamı” olarak adlandırılan Kurtuluş Savaşımız, ezilmiş bir ülkenin emperyalizme karşı başarıyla sonuçlandırılmış ilk başkaldırısıdır. Bu başkaldırının zaferle sonuçlandırılmasında kadınlarımız büyük görevler üstlendiler. Kimi çevrelerin ifade ettiği gibi, Cumhuriyet devrimlerinin kadınlara sağladığı kazanımlar, bir lütuf değildir. Düşmandan temizlenmiş her karış toprakta onların emeği, kan ve gözyaşı bulunuyor. Kurtuluş Savaşı Kadınları kitabı, bu gerçeği somut belgelerle gün ışığına çıkarıyor. 
-Şenal Sarıhan-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112684</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b88d5420-87af-4a97-af99-5fc7a1bf8504.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Özel Şifre Hattı</image:title>
            <image:caption>Doç. Dr. Halil Özcan, 2019 Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’ne de değer görülen, “Atatürk’ün Özel Şifre Hattı PR Gizli Telgraf Merkezi” adlı bu eserinde, Türk basınında yüz yıldır gizemini koruyan PR Gizli Telgraf Merkezi ve faaliyetlerinin gerçekliğini belgeleriyle gün yüzüne çıkartıyor. 
“İstanbul’un ve merkez telgrafhanesinin işgaliyle İstanbul’daki millî gruplar ile umudun şehri Ankara’nın ve umudun lideri Mustafa Kemal Paşa’nın haberleşmesi kesildi. İstanbul’un Ankara’ya ve Millî Mücadele’ye desteği telgraf haberleşmesine bağlıydı. İşgal döneminde İstanbul Telgraf Müdürü İhsan (Pere) Bey, İstanbul ile Ankara arasındaki haberleşme sorununu çözmek için hayatı pahasına bir kahramanlık ve fedakârlık örneği gösterdi. İstanbul’un işgalinden şehrin yeniden teslim alınmasına kadar faaliyet gösteren PR Gizli Telgraf Merkezini kurdu. Telgrafı Millî Mücadele süresince stratejik bir araç olarak kullanan Atatürk’ün, zaferden önce; ‘Bizim elimizde tek kuvvet vardı: Telgraf Direkleri…’ ve zaferden sonra ise, savaşı ‘telgraf telleriyle’ kazandık sözlerinin anlamı, PR Gizli Telgraf Merkezinin faaliyetlerinin incelenmesinden sonra daha iyi anlaşılmaktadır.” 
“Efendiler, sırası gelmişken arz edeyim. Bütün telgrafçılarımızın teşebbüslerimiz ve Millî Mücadelemiz için yaptıkları fedakârca hizmetlerinin millî tarihimizde önemli bir yeri vardır. Kendilerine bugün açıkça teşekkür etmeyi bir borç sayarım.” 
-Mustafa Kemal Atatürk-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112685</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0c04122-e66d-4694-992c-7ea751cb26a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uç ve Bitsin</image:title>
            <image:caption>“Sen kalbini hep güzelliklerle doldur. Kendini ve
kalbini sevmeyi asla bırakma!”
 
Ayda, sessiz ve çekingen, aynı zamanda zeki ve
yetenekli... Bir resim yarışmasında birinci olunca
Ayda’nın en çok korktuğu şey başına geliyor.
Topluluk önüne çıkmak ve ilgi odağı olmak...
Bu da yetmezmiş gibi sene sonunda piyeste de
rol alması gerekiyor! Tüyleriniz ürperdi değil mi?
Bakalım Ayda en büyük korkusuyla nasıl
yüzleşecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112686</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e371a267-174e-4052-8835-1d8ada2af237.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavarlar da Kibardır!</image:title>
            <image:caption>Evet, yine biz!
 
Ve yine protesto ediyoruz! Çünkü görünüşümüzden ve
(biraz da kokumuzdan) dolayı herkes bizi kaba sanıyor.
Oysa biz çok kibarız, çok arkadaş canlısıyız. Lütfen demeyi,
özür dilemeyi ve teşekkür etmeyi hiç unutmayız.
O yüzden rica ediyoruz (bakın rica etmeyi de unutmadık), siz de bize karşı kibar olun, bizi görünce “Kaba canavarlar!” diye bağırmayın.
 
Hadi gelin bizden özür dileyin, sonra da sarılalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112687</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d783b2f3-88b3-4879-8226-0931f89c5148.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkas Irkının Yükselişi ve Düşüşü</image:title>
            <image:caption>“Kafkas” terimi modern çağın ilginç bir icadıdır. 1795 yılında ortaya çıkan terim, hem Kafkas Dağlarını çevreleyen bölge halklarını hem de ırksal olarak “Kafkas” olduğu düşünülen halkları tanımlamak için kullanılır. 
Bruce Baum, bu kitapta değişen ırksal teori ve ırksal kimlik siyaseti ışığında, “Kafkas ırkı” teriminin ve kategorisinin tarihini irdeliyor. Ayrıca kapsamlı bir literatür taramasıyla Orta Çağ’dan günümüze kadar bilimsel ve entelektüel “ırk” anlayışındaki başlıca eğilimlerin izini sürüyor. 
Baum bu benzersiz girişimle, ırk anlayışımıza ve tarih boyunca “Kafkas ırkının” nasıl icat edildiğine, benimsendiğine ve gözden düştüğüne dair önemli bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112688</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f57797-ccdb-4d3a-9c30-8a5fd8ac9c0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Vekalet Savaşları Ve Hibrit Harekat</image:title>
            <image:caption>Vekâlet savaşı ve hibrit harekât kavramları hasım ülkeleri en az maliyetle şekillendirmek maksadıyla büyük güçler tarafından kullanılan, hedef ülke içinde ve uluslararası düzeyde sonuçları olan harekât biçimleridir. Vekâlet savaşları uzun sürmesine ve daha düşük yoğunlu gözükmesine rağmen ortaya çıkardığı etki ve yıkım geleneksel savaşlardan daha fazladır. Gelişmiş ülkeler savaşların getirdiği yıkımın ardından tam güvenlik anlayışını benimsemiş ve geleneksel savaşların yerine vekâlet savaşlarını kullanmayı tercih etmiştir. Büyük güçler kendi ülkelerinde sorun çıkarabilecek insanları sıcak çatışma bölgelerine vekâlet savaşçısı ismiyle göndermektedir. 21’inci yüzyılda, sosyolojik anlamda millet olma vasfını tamamlayamamış devletlerde yaşayan halkın vekâlet savaşlarına maruz kalma ihtimali oldukça fazladır. Eskiden çok sayıda casusla yapılabilen toplum mühendisliği, günümüzde daha az casusla stratejik iletişim, sosyal medya ve internet üzerinden yapılan yayınlarla uygulanabilmektedir. Batının geleneksel harp yerine vekâlet savaşlarını tercih etmesine zorlayıcı etkilerinden biri de zorunlu askerlik sisteminin olmamasıdır. Refah seviyesi artmış ülkelerin zorunlu askerlik sistemi olmadan büyük ordular oluşturulması ve bunların personel yönünden sürekli olarak desteklenmesi önemli bir sorun sahası olarak karşılarına çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112689</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/997cf124-2b69-4a69-ad5b-d395ed69d0a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Söyle Tamana</image:title>
            <image:caption>Tamana, Gizemli Kelimeler Okulu’nun
tüm öğrencileri gibi on iki kristalden
kendisine ait olanı Bilinmez Bölge’den
getirmek için eğitim alıyor. Fakat
Tamana’nın eğitimini tamamlamak
ve kristaline ulaşmaktan daha önemli
bir hedefi var. Aklındaki o çok özel
sorunun cevabının Bilinmez Bölge’de
olduğunu bilen Tamana, yol arkadaşı
Salita ile bilinçaltına doğru zorlu ama
eşsiz bir yolculuğa çıkıyor.
 
Söyle Tamana, insanın olgunlaşma
sürecinde alması gereken on iki derse
dair fantastik bir kurgu. Tamana’nın
saklı geçmişini açığa çıkarma serüveni,
bizim kendimizi tanıma maceramıza da
ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112690</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7498e275-a430-4693-b9ba-16d0ea0a249b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Kördüğüm Hali - Hazreti Aişe</image:title>
            <image:caption>Ben Zaman… 
Âdem Nebi üzerinden yüz kırk bin sene geçti. İzafi olan bu ölçütte hep var oldum. Her varlığın bir tanımı varken; ben hep saklı kaldım. Dehir ve nehirler kucağıyım ben. Bilinmez bir sarmalım. İçimde bin ahenk, bin bir gizle gezerim. Şu an sizi saran, sarmalayan, ılık bir su gibi üzerinizden akarak sizi de alıp gidenim. Bağrımda milyonlarca hikâye, sayısızca yüz. Çağların en mesut diliminde Sevgili’nin dürri yektası Âişe’nin yanındaydım. 
Aşka ışık tutandı o, vahye mürekkep olandı. Kadim sırrım şudur ki; “Âişe olmasaydı, irfan ocağının bacası böylesine inceden tütmeyecekti. Tıpkı Salsal Dağı’nın eteklerinde, kopup saçılan gerdanlık dizelerini topladığı gibi tam iki bin on iki inci dizesini tek tek toparlayan ve insanlığa sunandı. İşte bunun için Habibullah şöyle demişti: 
“Dininizin yarısını bu Hümeyra&apos;dan alınız.” 
* * * 
Duygulu anlatımıyla gönüllere taht kuran Nurdan Damla bu kitabında, “Bilmediği bir konuyu duyduğunda, onu iyice anlayıncaya kadar sormaya devam ederdi.” denilen Resulullah’ın sevgilisi Hazreti Aişe’yi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112691</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2911a3ca-9711-4b18-b9d8-4bec784a7b9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayene Hoş Geldin</image:title>
            <image:caption>“BU KİTAP 
SENİN SANA YOLCULUĞUNUN HİKÂYESİDİR…” 
 
Bu kitap senin kitabın. Bu satırları okurken kalbinin sesini dinle… 
Yorgunsun biliyorum, yeni bir şey öğrenmek bile o kadar zor geliyor ki onu da biliyorum. Sana güzel bir haberim var; bu kitap sana bir şey öğretmeyecek, sadece unuttuklarını hatırlatacak. Gözlerini kapat ve kitabın enerjisini hisset. Hislerine güven. 
Ve hoş geldin kendine. 
Sakin ol, SEVGİLİ SEN, SEVGİLİ BEN, SEVGİLİ BİZ… 
Her şey yolunda, her şey olması gerektiği gibi… 
* * * 
  Elinizde tuttuğunuz bu kitap, kendi hikâyesine yolculuk yapmak isteyen herkes için Seçkin Zenginler tarafından kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112692</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0d384df-7a07-4f58-8d33-ea236028ff04.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Buradaydı</image:title>
            <image:caption>“Ben mi tablonun içine girmiştim yoksa o mu kendi dışına taşıp beni kapsamıştı? Hangisi olmuştu, şimdi de bilmiyorum; sadece kompozisyonun çevremdeki her şeye, pazara, pazarcılara, meyve, turp ve ıstakozlara, gözümün değdiği her şeye tamamıyla hâkim olduğunun ve bu hâkimiyetin, doğrudan sanatın gücü anlamına geldiğinin farkındaydım.”   Ele aldığı eserleri okuyup binbir emekle inceleyerek “gerçekten” eleştiren, bu yüzden de edebiyat çevrelerince pek sevilmeyen eleştirmen İskender, bir sabah uyandığında bazı şeylerin farklılaştığını görür. Hava farklıdır mesela; ezici ağırlığı ve tuhaf kokusuyla canına kast eder gibi bir hâli vardır ki bu rahatsızlığa sahip olan tek kişi de kendisi gibi  görünmektedir. Ezbere bildiği caddelerde kaybolur, eşi ve oğlu da dahil olmak üzere etrafındaki herkese yabancı hissetmeye başlar kendini. Hayatında “katı olan her şey yavaşça buharlaşırken” hâlâ var olduğunu ispat etmek istercesine bir tabloya tutunur; Sicilya’da bir enginar tezgâhından aldığı bu resim, hayatının en önemli meselesi hâline gelir. Tabii, salonun orta yerinde öylece duran, kapkaranlık yabancının kim ya da ne olduğunu anlayabilmekse bambaşka bir meseledir...
 
Ersan Üldes’in uzun bir aradan sonra kaleme aldığı bu roman, Gogolvari bir mizah ve karanlık kahkahalarla örülü, unutulması oldukça zor bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112693</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fa2195e-bff6-41f3-b530-71e77817f2d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kukule’nin Çantası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tavşan Bay Kukule koşarak yola çıktı.
Yanında kocaman kırmızı çantası.
Bisiklet, otobüs, gemi…
Balon, tren ve traktöre bindi.
Peki, bu kadar çok araçla nereye gitti?
Hadi acele et, Kukule’ye yetiş.
Çantasındaki sürprizler kimler için keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112695</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/017ada0e-16d7-4431-a90d-338d115520db.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Yüzyılda Yeniden Atatürk</image:title>
            <image:caption>Bazı şeyler vardır ki bir kanunla, bir emirle, bir düdük çalarak düzeltilebilir. Ama bazı şeyler vardır ki, kanunla, emirle milletçe omuz omuza boğuştuğunuz halde düzelmezler. 
Fesi atar şapkayı giyer; ama alnında fesin izi vardır. 
Siz sarıkla gezmeyi yasaklarsınız, kimse sarıkla dolaşmaz. Ama bazı insanların başındaki görünmeyen sarıkları yok edemezsiniz. Çünkü onlar o zihniyetin içindedir. Zihniyet, binlerce yılın birikimidir. O birikimi bir anda yok edemezsiniz, boğuşursunuz onunla sadece. Yeni bir zihniyet, yeni bir ahlak yerleştirinceye kadar boğuşursunuz ve sonunda muvaffak olursunuz… 
 
Boğuşuyoruz ve boğuşa boğuşa yeneceğiz. Önemli olan burasıdır. Yani, boğuşmaktan yorulmamak, umutsuzluğa düşmemektir. Milletler boğuşa boğuşa ilerlerler, yorulan, umutsuzluğa düşen yenilir. Biz inanıyoruz, inandığımız şey doğrudur, yenidir, ileridir. Öyleyse eskiyi, geriyi, işe yaramazı mutlaka yeneceğiz demektir. Çünkü bunun başka çaresi yoktur. Yaşamak kanunu budur. Mustafa Kemal Atatürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112696</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ae73e5-0138-45d7-a6b4-764e0b4c80de.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Takvimi (Kraft Kapak)</image:title>
            <image:caption>Etrafımız beton duvarlar ve asfalt yollarla çevrilmiş olsa da doğal yaşam onu fark etmemiz için bizi bekliyor. Sadece biraz dikkat ve merak yeterli. Doğa Takvimi tam da bunun için hazırlandı. 
 
Doğa Takvimi, günleri takip ederken aynı zamanda bulutların üstünde ve suyun altında neler olup bittiğini bize gösterecek. İlkbaharda rengarenk uyanan tabiatı, ekim ve hasat zamanlarını, göç eden hamsileri ve leylekleri, her mevsimde başka bir renge bürünen ormanları, Perseid meteor yağmurunu… Sayfalar boyunca doğanın kendine has yaşam döngüsünü gün gün izleyeceğiz. Fark etmeden yanından geçip gittiğiniz sedir ağacını, geceleyin şarkılarını dinledimiz bülbülleri, sokakta gördüğümüz kedileri ya da ormanda denk gelince hayranlıkla izlediğimiz alageyikleri yakından tanıyacağız. Ayrıca öğrenmekle yetinmeyenler için tasarlanmış birbirinden eğlenceli hedefler sayesinde doğayla kurduğumuz bağ güçlenecek. 
 
İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Fatih Dikmen’in kaleme aldığı, Rukiye Ulusan’ın rengârenk çizimleriyle süslediği Doğa Takvimi; her yaştan okuru etrafına yeniden bakmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112697</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1458b7bb-9eef-44cd-99c7-d87702467d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada ve Deniz Oyunlu Bahçede</image:title>
            <image:caption>16 PARÇALI  7 PUZZLE !   Bu bahçede oyun saklı !
Bir yandan da işler yapılmalı.
Hazır mısın iş bölümü yapıp çalışmaya, çalışırken oyun oynamaya?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112698</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82190452-4530-49f2-932f-ed51d89bcf0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Alfabe</image:title>
            <image:caption>İlk kitabı Ağırküre (Everest, 2020) ile yarattığı öykü evrenini Siyah Alfabe ile genişleten Öznur Yalgın, hayatın içini çektiği anları özgün bir gözlem gücüyle ve zamanı tersyüz eden bir yaklaşımla hikâyeleştiriyor. İnsanın kendi sınırları ile insanları birbirinden ayıran sınırların gerilimine odaklanan bu öyküler, başlangıçlar ve sonlar arasında, kalmak ve gitmek arasında, yerliler, yabancılar, evler ve eşyalar arasında savrulanların içindeki çukura kulak veriyor. 
 
Dünyanın sonunu anlatan filmler izlemişti Elif, gökyüzünü yarıp gelen ateş toplarını, korkutucu dişleriyle iblisi andıran yaratıkları, kıtaları aşıp dört bir yanı saran salgınları, silahları, robotları izlemişti. Bunların hiçbiri değil şimdi. Sarsıntıyı yaşıyor, çökme sesini, yarı canlı örtünün kayaların aralık ağzından aşağıya kayışını izliyor. İçini çekiyor hayat, Elif’in bildiği hayat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112699</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/527db4ff-0043-4395-85ff-f8669861ee0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kullanıcı Bulunamadı</image:title>
            <image:caption>“Sen olmak ne demek?&quot;
Herkesin cevabı bambaşka olabilir ama Özgür
Bal, bu soruya “Ben olmak dünyaya pembe
gözlüklerimden bakmak,” dedi.
Binlerce kişi bu yayını izledi. Sadece maskeli
bir adam, Nam-ı diğer Wind onun yalan
söylediğinin farkındaydı. Özgür’ün renksiz
olan her şeyi pembeye boyadığı dünyasına elinde
siyah boyalarla sızdı. O pembe dünya, asla geri
dönülmeyecek şekilde koyu renklere bulandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112700</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cda212d-fa70-407c-b06a-b3875e558fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Tadında Ekonomi: Aç Bir Ekonomistin Gözünden Dünya</image:title>
            <image:caption>Ha-Joon Chang’in mitolojisi bile sarımsakla yoğrulmuş Güney Kore’den çıkıp üzerinde sarımsağın doğmadığı Birleşik Krallık’a geldiği 1980’ler, İngiliz mutfağının o şanlı yavanlığından sıyrılarak, farklı tatlarla zenginleşmeye çalıştığı bir dönemdi. Dünya ise aynı dönemde yavanlaşma pahasına tek bir fikrin hâkimiyetine geçiyordu: serbest piyasa ekonomisi.  
 
Ünlü ekonomist, yazar ve mutfak tutkunu Ha-Joon Chang’in, ekonomide farklı bakış açılarına açık olmanın, en az farklı mutfaklara açık olmak kadar sağlıklı olduğu fikrinden yola çıkarak kaleme aldığı Tadında Ekonomi, zorlu iktisadi fikirleri, dünyanın dört bir yanından yiyeceklerin hikâyeleriyle aynı tabakta servis ederek ekonomik tercihlerimizin yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Masum bağımlılığımız çikolatanın, post-endüstriyel bilgi ekonomilerine –ve işsiz bir geleceğe– dair de bir şeyler anlattığını ya da Güney Amerika yemeklerinden gumbo’yu ağızda eriyecek kadar yumuşacık yapan bamyanın, kapitalizm ile özgürlükler arasındaki karmaşık ilişkiyi de temsil ettiğini gösteriyor. Chang, mutfağında yemek pişirirken eline aldığı malzemeler üstünden ücretsiz ev işlerinin gizli maliyetinden iklim krizine, serbest piyasanın yanıltıcı dilinden havuçların turunculaşma hikâyesine kadar uzanarak, bizlere cesur fikirlerle dolu ve sindirimi kolay bir ziyafet sunuyor.  
Ezber bozan ve esprili anlatımıyla Tadında Ekonomi, ekonomiyi kavramanın bir yemek tarifi öğrenmeye benzediğini gösteriyor: Eğer onu iyice anlarsak, değiştirebiliriz de.  
 
“Chang’in karmaşık fikirleri basitçe açıklayabilmek gibi muhteşem bir yeteneği var... İster yemekten ister ekonomiden bahsetsin, Chang harika bir yazar.” –BEE WILSON, SUNDAY TIMES  
 
“Aynı anda hem beni güldüren hem ağzımı sulandıran hem de ekonomiyle ilgili düşüncelerimi yeniden gözden geçirmemi sağlayan tek kitap. Çok komik, çok dolu ve iştah açıcı.” –BRIAN ENO</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112701</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db42e44-f478-4923-a95a-07bf59e0bfb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltı Günlükleri II - Yaşam Taşı</image:title>
            <image:caption>Eserleri ile distopya edebiyatının kıyısında gezinmekten hoşlanan  Prof. Dr. Mehmet Sağbaş ve Şöhret Doğruyol Sağbaş,
Yeraltı Günlükleri 2: Yaşam Taşı ile okurlarını yine gizemli bir maceranın içine sürüklüyor.   
Yeryüzünü keşfe çıkan Orkan, bu yerin gerçekten var olduğuna şahit olur. Ancak bu keşif, insan ırkının acı gerçekleriyle yüzleşmesini de beraberinde getirir. Bilmediği bir dünyanın cazibesine kapılmaktansa yerin fersah fersah altındaki dünyasına, kendini güvende hissettiği evine geri dönmeyi seçer. Her şey olağan seyrinde ilerlerken Orkan, sürpriz bir habercinin ziyaretiyle yeniden tehlikeli bir maceraya atılmak durumunda kalır. Bu kez hedefi, efsanevi yaşam taşına ulaşmaktır. Yeraltının karmaşık, tekinsiz ve birbirinden dehşetengiz canlılarla dolu koridorlarında bu taşa ulaşmaları mümkün olacak mı? Yeraltı canlılarının yaşam taşı olarak adlandırdıkları şey gerçekte neydi? Bu taşın yerin altında yüzlerce yıl yaşadığına inanılan Gormoti ve mezarıyla bir ilgisi var mıydı? Bu ve bunun gibi pek çok sorunun cevabı için sürprizlerle dolu bu gizemli yolculukta Orkan’a eşlik etmeye var mısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112702</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/466c27a5-5e3e-4c2c-aade-4a98b90858d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Tevhidle Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Kur’an bize, Allah’a imanın tevhid şuuruna endeksli olduğunu öğretir. İslami akidelerle tanışık insanların çoğu, tevhidi, bir beyan olarak düşünür. “Allah birdir. Ortak ve benzeri yoktur, evren O’nundur.” Lakin böyle düşünsek ve bunun doğruluğuna inansak da genellikle durum pek de öyle değilmiş gibi yaşarız. Tevhid gerçeğine kayıtsız kalırız. Zira bir şeyi kabul etmek, ona uygun yaşamayı seçeceğimiz anlamına gelmez. Bu sebeple ilahi birliğin tasdiki gibi görünen şey, aslında üstünkörü, yüzeysel, sığ tevhiddir. Gerçek tevhidi yeşertmek için çıktığımız uzun yolculukta ilk adım olabilir en fazla. Son değildir, ancak bir başlangıçtır, çünkü hakiki tevhid bilincinin birçok derecesi vardır. Tevhid; bildiğimiz, öğrendiğimiz, bir kere söylediğimiz bir şey değil, yaşanılan bir hâldir. Bilgiyle başlasa da sadece bir malumat olamaz. “Allah birdir” demek, ilahi birliğin manasının tam olarak ne olduğunu, hayatımızda ne gibi sonuçlar doğurması gerektirdiğini kavradığımız anlamına gelmez. Başka bir deyişle; hayata bakışımızı dönüştürmez. Zaten bu kadar kolay olsaydı, neden Kur’an’da böyle detaylı ve vurguyla tevhidin gerçek manası bize anlatılsındı ki? Tevhid, Kur’an’ın en merkezî, en sık tekrar edilen mesajıdır. Buna rağmen ne sıklıkla üzerinde kafa yoruyoruz? Bize ne anlattığını duyuyor muyuz? 
 
Bu kitap, en derin varoluşsal sorularımızın yanında en sıradan umutlarımıza, korkularımıza da ışık tutarken, Bouguenaya; günlük hayatlarımızda tam anlamıyla teslimiyete ulaşıp huzur bulmak, İslam’ı gerçek manasıyla yaşamak için Allah’ın tekliğinin işaretlerini görmeye duyduğumuz ihtiyacı açığa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112703</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19698a4f-7ca9-42e1-a338-6a70e5edc3a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Masa</image:title>
            <image:caption>Türkiye, Meral Akşener’in masadan ayrılacağını 3 Mart sabahı Aytunç Erkin’in yazısından öğrendi. Altılı Masa o gün Akşener’in açıklamasına kilitlendi. Peki 2 Mart-6 Mart arasındaki 96 saatte neler yaşandı? 
•          2 Mart’ta Saadet Partisi’ndeki toplantı öncesinde Akşener partisinden hangi yetkiyi aldı? 
•          Akşener 4 Mart’ta Aytunç Erkin’e neler söyledi? 
•          5 Mart Pazar günü CHP’den İYİ Parti’ye hangi teklif, kim aracılığıyla ulaştırıldı? Akşener’in talebi ne oldu? 
•          5 Mart akşamı saat 20.10’da yapılan açıklama neydi ve o açıklama gündemi nasıl belirledi? 
•          5 Mart gecesi İmamoğlu ve Yavaş, Akşener’in evinde ne konuştular? Akşener ne teklif etti, belediye başkanları ne dedi? 
•          Kılıçdaroğlu, Akşener’e verdiği hangi sözü tutmadı? 
•          6 Mart sabahı İYİ Parti’de yapılan zoom toplantısında alınan karar neydi? 
•          6 Mart öğle saatlerinde Marriott Otel’deki toplantıda Kılıçdaroğlu hangi metni imzalamadı? 
•          CHP Genel Merkezi’nin ocak ayında “özel mutfak çalışması” adı altında yaptırdığı ankette İmamoğlu-Yavaş detayı neydi? 
•          İki belediye başkanının cumhurbaşkanı yardımcısı olma formülü aylar öncesinden mi oluşturulmuştu? 
•          CHP-İYİ Parti arasında “Beşli Çete” krizi nasıl çıktı? Kim, nasıl mesaj verdi? 
•          Ahlatlıbel’de Kılıçdaroğlu-Akşener arasında ne konuşuldu? Adaylık gündeme geldi mi? 
•          Kılıçdaroğlu, “Bizim için özel masa kuruldu” dedi, hangi şema bunu kanıtlıyordu? 
•          Devlet, “Kazanacak adaydan kazandıracak formüle” geçişi nasıl değerlendirdi? 
•          Dönemin İçişleri Bakanı Soylu’nun “CHP ile büyükelçi arasındaki” ses kaseti iddiasının perde arkasında ne var? 
•          İYİ Parti’deki Altılı Masa toplantısından sonra açıklanan bildiriye konulan üç kelimenin sırrı neydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112704</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a5be23-d1c4-4687-bcb3-b9ed4f1dd093.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilah’ın Tüm Renkleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çok satan Lacivert serisinin yazarından, güçlü bir kadının köklerini arayış hikâyesi… 
Ben Delilah Hazel. 25 yıllık hayatım kimlik arayışıyla geçti. Şimdi köklerimin bulunduğu topraklardayım. 
Burada bana Leyla diye sesleniyorlar. Burası sıcacık, kaybettiğim annemin kucağı gibi güvenli ve babamın hatıralarıyla dolu. Beni kabul edecekler mi, bilmiyorum. Ya da ben onları affedecek miyim? Ama emin olduğum tek şey, bu topraklara kök salmak istiyorum, burada yeşermek istiyorum. Uzun yıllar sonra, babasının onu reddeden ailesiyle yüzleşen Delilah, daha yeni tanıştığı akrabaları tarafından hiç beklemediği 
kadar hoş karşılanınca ait olduğu kökler tarafından kabul edilmeyi umut eder. Ama dedesi, çocuklarıyla aynı fikirde değildir. Onun için 25 yıl önce verdiği karar geçerlidir, Delilah ailede istenmiyordur. Ancak Delilah’ın halaları, kendi babalarına karşı gelip yeğenlerini aileye alır. Fakat Delilah’ın çok daha büyük bir problemi vardır. Yeni ailesine patronu olarak tanıştırdığı Anthony’nin, hayatının aşkı olduğunu onlara nasıl anlatacaktır? Ailesi ve aşkı arasında kalan Delilah, kimliğini keşfetmeye çalışırken gerçek ailenin herhangi bir toprağa ya da kan bağına ihtiyaç duymadığını fark eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112705</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f06279b-b1e6-43bb-9ca9-ae11db17a042.jpg</image:loc>
            <image:title>Pom! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bir akşamlığına bu mutfağı yönetmenin, beni boşamak kadar sıkıcı bir aktivite olduğunu sanmıyorum.” 
Evliliğini bitirmeye ve İstanbul’a dönmeye karar veren ünlü şef Sarp Kuzgun, avukatı olarak karşısında yıllardır unutamadığı aşkı Çağla’yı bulur. Onları yeniden bir araya getiren kişi ise Çağla’nın sevgilisi Ahmet’ten başkası değildir. 
Aşkın hükümleri hâlâ geçerli midir yoksa intikam, soğuk yenen bir yemek midir? 
Üç harf, bir ünlem işareti. 
Koskoca bir dünya. Pom! 
İki inatçı ruhun dünden bugüne uzanan, acıyla yoğrulmuş, aşkla pişmiş hikâyesi. 
“Bana kalırsa kitapların lezzeti, efsunlu kelimelerden geçer. Pom! hiç şüphesiz ki dünyasına hayran olduğum, okuduğum en lezzetli kitaplardan biri. Fazlasıyla da iştah açıcı! Kendinize bir masa rezerve edin, arkanıza yaslanın ve müstesna bir yolculuğa hazır olun.” -Dilara Pamuk, Maça Kızı 8 Kitabın Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112706</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb1bf2d4-61d7-4c1d-adf3-1c9e4107ed84.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Filoloji Seminerleri V</image:title>
            <image:caption>SUNUŞ 
Ekin ÖYKEN 
 
DİL EĞİTİMİNDE VE ÖĞRETİMİNDE 
GRAMERİN ÖNEMİ VE YERİ 
Bedia DEMİRİŞ 
 
SENECA: 
YAŞAM KILAVUZU OLARAK FELSEFE 
Aysun KARA 
 
HOMEROS’TAN PARMENİDES’E 
TEOLOJİK DÖNÜŞÜM 
Cengiz ÇAKMAK 
 
ANTİKÇAĞDA TRAJİK KADIN SURETLERİ 
Bengü CENNET COŞKUN 
 
HIPPOKRATES’TE SALGILAR 
VE MİZAÇLAR 
Eyüp ÇORAKLI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112707</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08aea90f-ecf2-4ceb-a7df-eff317498eb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatmaya Değer Bir Hikayen Var mı?</image:title>
            <image:caption>Onur Bütün’ün emin adımlarla ilerlediği öykü yolunda yeni bir kitap: Anlatmaya Değer Bir Hikâyen Var mı? Neredeyse “sıradanlaşmış” görülen şiddetin her türlüsünü konu edinen; ayrımcılığı gizli dikişlerine kadar tersyüz eden; mültecilere, çocuk yaşta tacize, aldatmaya ve iktidar/sızlık meselesine dokunan, kadın ağırlığı olan öyküler bunlar. Sessizliğin korunduğu yerde sabırla örülmüş, ses çıkaran metinler. 
 
“Sessizlik; güçsüzlüğün, erkek mıntıkasında yaşamanın, tecavüzün, tacizin, baskınların, bombalamaların yol açtığı derin bir yasa. Sessizliğin kırıldığı, konuşmanın ilk adımlarının duyulduğu anlarda Birlik’teki tüm kadınlar, konuşanı sadece dinlerler. Beklerler. O an çok önemlidir. Birazdan sıcak çorbanın kokusunu duyacak, derin bir nefesi içimize çekip çırpınan sözcükleri içecekmiş gibi dinginleşiriz. Kötülüğün içinden çıkan iyilik böyle yol buluyor kendine…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112708</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfac5549-222e-4353-954a-2b16efff66d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Kanto</image:title>
            <image:caption>“Bir hayali anlatmak, bir gölgeyi… imkânsız. Artık onlar için yok, benim içinse bütün soğukluğuyla var olan bir gölge ile yaşamak. Onu tekrar görmekten korkmuyorum. Onu anlatamamaktan korkuyorum en çok. Dile gelmezse ömür boyu araf, bütün varlıkların arasında sürgündeyim.” 
 
Kimselere görünmeden zamanı ve mekânı aşarak yaşayan bir ölü ya da sahnede son nefesini vermiş, anne-kız oyunu yarım kalmış bir kadın. Terk edilmiş kentlerin viranelerinde iz bırakan hayaletler. Bir tablonun henüz vedalaşılmamış renginden yayılan bir büyü. Kısacık anların içinden gözlenen, açık edilen köklü çelişkiler ve kırgınlıklar. 
 
Ve perde! 
Nis Tuğba Çelik ilk öykü kitabıyla sıradışı bir kurgu evreninin kıyısında. Karanlıkta Kanto, her biri üç sahneden oluşan beş perdelik bir oyunbozan. Öyküler, sahne arkasında sırasını bekleyen düşlerin sabırsız kıpırdanışları gibi, canlı ve ışıltılı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112709</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7245ec8f-5cbb-4688-ac94-3f38ea8a587e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karga Kafası Ajanda 2024</image:title>
            <image:caption>Yalnızlığı Paylaşmak 
“Ulan” dedim, “ne kadar yalnız kaldık be.” 
Cevap gelmedi. Çünkü, durumun doğru tespitini yaşamaktaydım. “Yalnızsın” dedim. “Bana mı diyorsun” dedim sonra da. “Evet” dedim. “Bana diyorum...” 
Uyandığımda hâlâ başak burcuydum. Kendimle ilgili bilgimi bununla sınırlamaya karar verdim. Ve ilk defa suç da teşkil etmiyordu bir şeye ait olmak. Aşırıya kaçmam gerekiyordu sanırım. Tabiatım böyle: “Benimki iki ‘ş’ ile yazılıyor.” Başak burcunun özelliklerine bir ara daha geniş bir kaynaktan baksam. Kendimi tanımak için hâlâ geç değil. 
Etrafımda son kalanları da böylece kovalamış olabilirim. Gerginim. Sen de öylesin. En azından gerilmeye o kadar hazırız ki. Gergin olmadığımız anlar asıl gergin anlarımızın kısa sigara molaları. Gergin olmak insana haklı hissettiriyor. Hissettirmiyor mu? 
“Hissettiriyor.” 
“Ze Kuşağı bitse de tekrar A’dan başlasak” dedim. Kimseden cevap gelmemesi fikirleri de geliştirmiyor. Bardağın dolu tarafından bakarsak, bu şekilde sorun çıkması da ihtimal dışı. Bardak boş ama. 
Yalnızlıkla ilgili ilk akla gelen şiirden hiç bahsetmeden bu yazıyı tamamlayacağım. Kendime sözüm var. Bu meseleye ilişkin karşı tezlerim de var. Ama biliyorum; hiçbir şey değişmeyecek. Çünkü tartışma olmayacak. Hayat nasıl devam edecek. Sorunsuz. En azından bizim tarafımızdan eklenmiş bir sorun daha taşımayacak zavallı hamal hayat. 
“Yalnız olmamız kapitalizmin işine geliyor” dedi bahçemde iki günlükken bulduğum gri kedim Gri. Minik bir danaya benziyor şu anda. Bedava mama veriyorum ya, pozisyonunu kaybetmek istemiyor. “Yalnız değilsin, bak ben varım” diyen görücü usulüyle evlenmiş mecburi çiftiz Gri ile ben. Hava kıştı. Bıraksam ölecekti. “Yalnız olmamız kapitalizmin işine geliyor. Daha çok satış yapıyorlar” dedi Gri yeniden. Bana yaranmak için konuşuyor. “Kedilerden söz etmiyoruz Gri” dedim. Boş baktı kısa süre. Gerindi, uyudu. 
“O bir arada’yı ayrı yazmayacaktık!” 
Bunu biri evimin duvarına yazıp gitmiş olmalı. Daha yeni boyattık dış cepheyi. Mantoladık. Giydirdik. O giyinince ev de giyinmiş oldu. Ama mantolama yapanların çoğu “mantolama” diyemiyor. Biz de söyleyemeyişlerini çok seviyoruz. 
“Her şey sınıfsal” dedim. Her şey oralı olmadı. 
Yalnızlık, geçmiyor. Geçsin istiyorum. 
O bir arada’yı ayrı yazmayacaktık! 
Karga Kafası, 4 Ekim 2023, Büyükada</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112710</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df62695e-44f1-48fc-9614-bb7513d045b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zincirler Hanesi/ Malazan Yitikler Kitabı 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“YAŞAMA ÖLÜM CEVAP VERİR. KARANLIĞA IŞIK. EZİCİ BAŞARIYA YIKICI BAŞARISIZLIK. DEHŞETENGİZ BEDDUAYA NEFES KESİCİ TAKDİS.” 
 
Teblorların Uryd kabilesinden Karsa Orlong Kuzey Genabackis dağlarından güneydeki düzlüklere inerken sadece tek bir şeyi amaçlıyordu: Kendi halkının kaderini yeniden şekillendirerek adını efsanelere kazımak. Yanındak savaşçılarına liderlik ederken, horgördükleri ovalılara ölüm dağıtacak, kendilerine yadigâr ziyafeti çekecek ve köylerine gururla döneceklerdi. Ancak Kayadaki Suratlar’ın Karsa Orlong için bambaşka planları vardı. Çıktığı yolculuk onu Yedi Şehir ve Genabackis boyunca sürüklerken kehanetlerin ve rekabetlerin ördüğü bir ağa dolanacak, zincirlere vurulacaktı. 
 
Köpekler Zinciri’nin ardından İmparatoriçe’nin Muavin’i Tavore ise son kale Yedi Şehir’e varmıştı. Coltaine’in efsanevi yürüyüşünden kalma bir avuç gazi dışında, çoğu acemi on iki bin askerin bulunduğu ordusunu önlerindeki büyük savaşa hazırlamak ise Tavore’un en zorlu göreviydi. Kadim Çöl’ün yüreğinde ise intikam tanrıçasının gücü yavaş yavaş ruhunu 
tüketirken Sha’ik pusuda bekliyordu. Ama entrikalarla çevrelenmiş Sha’ik için beklemek kolay olmayacaktı. 
 
Raraku Çölü’nün kayalara gömülü hülasaları tekrar dünyada yürümeye başladığında faniler, tanrılar ve yepyeni oyuncular kozlarını paylaşacak, tüm kartlar baştan dağıtılacaktı. 
 
“Daha fazlası için çırpınacağınız türden epik bir anlatı.” 
—Stephen R. Donaldson 
 
“Karmaşık ve zorlayıcı... Erikson’un güçlü yanları olgun karakterleri ve bizim dünyamız kadar derin ve çetrefilli bir dünya yaratma becerisi.” 
—J. V. Jones</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112711</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e207e07f-0fa2-41ab-b219-1421beac7e5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zincirler Hanesi/ Malazan Yitikler Kitabı 4</image:title>
            <image:caption>“YAŞAMA ÖLÜM CEVAP VERİR. KARANLIĞA IŞIK. EZİCİ BAŞARIYA YIKICI BAŞARISIZLIK. DEHŞETENGİZ BEDDUAYA NEFES KESİCİ TAKDİS.” 
 
Teblorların Uryd kabilesinden Karsa Orlong Kuzey Genabackis dağlarından güneydeki düzlüklere inerken sadece tek bir şeyi amaçlıyordu: Kendi halkının kaderini yeniden şekillendirerek adını efsanelere kazımak. Yanındak savaşçılarına liderlik ederken, horgördükleri ovalılara ölüm dağıtacak, kendilerine yadigâr ziyafeti çekecek ve köylerine gururla döneceklerdi. Ancak Kayadaki Suratlar’ın Karsa Orlong için bambaşka planları vardı. Çıktığı yolculuk onu Yedi Şehir ve Genabackis boyunca sürüklerken kehanetlerin ve rekabetlerin ördüğü bir ağa dolanacak, zincirlere vurulacaktı. 
 
Köpekler Zinciri’nin ardından İmparatoriçe’nin Muavin’i Tavore ise son kale Yedi Şehir’e varmıştı. Coltaine’in efsanevi yürüyüşünden kalma bir avuç gazi dışında, çoğu acemi on iki bin askerin bulunduğu ordusunu önlerindeki büyük savaşa hazırlamak ise Tavore’un en zorlu göreviydi. Kadim Çöl’ün yüreğinde ise intikam tanrıçasının gücü yavaş yavaş ruhunu 
tüketirken Sha’ik pusuda bekliyordu. Ama entrikalarla çevrelenmiş Sha’ik için beklemek kolay olmayacaktı. 
 
Raraku Çölü’nün kayalara gömülü hülasaları tekrar dünyada yürümeye başladığında faniler, tanrılar ve yepyeni oyuncular kozlarını paylaşacak, tüm kartlar baştan dağıtılacaktı. 
 
“Daha fazlası için çırpınacağınız türden epik bir anlatı.” 
—Stephen R. Donaldson 
 
“Karmaşık ve zorlayıcı... Erikson’un güçlü yanları olgun karakterleri ve bizim dünyamız kadar derin ve çetrefilli bir dünya yaratma becerisi.” —J. V. Jones</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112712</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48e5821-43dd-4850-bafa-cc52b8669c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yıllar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Osamu Dazai ölümünden sonra geride bir şeyler bırakmakta kararlıydı. Başlangıçta bir tür intihar notu olarak hayal ettiği, son derece otobiyografik bir öykü olan “Hatıralar”ı yazarak işe başladı. 1932-1934 yılları arasında yirmi öykü daha yazdı. Daha sonra bu öykülerden en iyi on dört tanesini seçti ve diğer yedisini yaktı. Seçtiği on dört öykü ve kısa romanı Soytarı Çiçekleri, 1933’ten 1936’ya kadar çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlandı, daha sonra Dazai bu on beş eseri Son Yıllar adıyla bir araya getirdi. 
 
Dazai’nin koleksiyona Son Yıllar adını vermesinin nedeni, bunun ölümünden sonra yayımlanacak hem ilk hem de son kitabı olacağını düşünmesiydi. Kitabı yayımlanmak üzere teslim ettikten sonra intihar girişiminde bulundu fakat başarısız oldu. 
 
Osamu Dazai’nin yayımlanan ilk kitabı olan Son Yıllar, Türkçede de ilk kez okurların karşısına çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112714</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2231a8c-67f0-4328-959e-c02478e66fe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı Cehennem</image:title>
            <image:caption>“Yaşam bile... Yalıtımla başladı!... İlk hücrenin kendini... Yalıtmasıyla!... İnsan ilk duvarı... İnşa ettiğinde... İnsan oldu! Tarihin büyük insanları... Kendilerini yalıttılar! Sen kendini... Yalıtmıyor musun?...” 
 
Bilim ile kurgu arasında salınan eserleriyle tanıdığımız Levent Şenyürek, yeni romanında da okuru benzer bir gelgite sürüklüyor, ikilemde bırakıyor. 
 
Saklı Cehennem, konforlu hale getirdiğimizi düşündüğümüz yaşantılarımızı biraz olsun sorguladığımızda bizleri bekleyen o aydınlanma ânını hatırlatan bir distopya! 
 
“Yaşam oyununu kaybetmişti Cevher; hem de kazanmakta olduğunu zannederken... Yaşamda da oyunlarda olduğu gibi insanın artık kazanamayacağını anlayıp kabul ettiği bir an gelebilirdi ama oyunlardan çıkılır gibi yaşamdan vazgeçilemiyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112715</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5dd0bcb-e239-4ffc-aa9a-3d319b5841f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal 3</image:title>
            <image:caption>“Deli dolu, disiplinsiz, şeytanın bile baştan çıkaramadığı melek yüzlü asi yaratık Hilal!” 
 
Serinin bu üçüncü kitabında Hilal’in ailesiyle ilgili büyük bir sır gün yüzüne çıkarken, hayatına yeni karakterler de ekleniyor. Ekürisi Kezban, ekonomik kriz yüzünden ailesiyle köyüne dönerken yerini kara para aklayan bir mafya babasının nemfomani eğilimleri gösteren kızı Tek Göz Müge alıyor. Bütün bunlara ek Lucifer’ın, Hilal’in kalbine ve bedenine sahip olmak için çevirdiği bin bir türlü entrika ve dümeni de ekleyince gerçeklik ile düşler arasındaki ince çizgi silikleşiyor, ortaya da hezeyanlarla dolu bu olağanüstü hikâyeler çıkıyor. 
 
Usta çizer Kenan Yarar’ın kültleşmiş çizgi roman serisi Hilal’in üçüncü cildinde Lombak döneminde yayımlanmış hikâyeleri tekrar bir araya getiriliyor. Her bir sayfasının çizer tarafından büyük bir özenle elden geçirildiği, renklendirildiği ve düzenlendiği bu yeni edisyonda çizerin Hilal kitaplarının yapım aşamasından notlarını aktardığı bir önsözün yanı sıra ilk dergi baskılarından örnek sayfalar ve orijinal sayfa çizimleri de okurların beğenisine sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112716</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd8d3b5-cd95-4695-a09e-a1732fd1b958.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal 4</image:title>
            <image:caption>Hilal’in eksantrik, apacayip, entrikalarla, hezeyanlarla ve delilik kokan düşlerle bezenmiş dünyasının dördüncü kitabına hoş geldiniz. 
 
Serinin ilk kez basılan ve okuyucusuyla da ilk kez buluşacak olan yeni kitabında, artık Vahşi Batı’ya dönmüş okulundan tutun da namı öteki dünyalara kadar uzanmış Hilal’e cehennemden ambargo konmasına kadar bir dolu fantastik hikâye sizleri bekliyor. Annesinin rutin despotlukları ve babasının alışılageldik angutlukları arasında her türlü serseriliği yapmayı kendinde hak gören Hilal’in hiç de durulup uslanacağı da yok hani. Hatta aşkı için cehennemden kovulmayı göze alan Lucifer’ın da onda şansı yok gibi. Ne de olsa bu kız şeytana bile pabucunu ters giydiriyor. 
  Usta çizer Kenan Yarar’ın kültleşmiş çizgi roman serisi Hilal’in ilk kez basılan dördüncü cildinde Lombak dergisine çizdiği maceralar tekrar bir araya geliyor. Her bir sayfasının çizer tarafından ince ince elenip sık dokunduğu, renklendirildiği ve düzenlendiği bu yeni edisyonda “HİLAL ÖZEL” bölümü ile Hilal’e dair bildiklerimizin dışında şoke edici önemli bilgiler paylaşılıyor. Böylece şahit olduğumuz Hilal hikâyelerindeki hezeyanlara yeni bir boyut daha ekleniyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112717</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4678762-43a1-4b1d-9a73-fe367cb3393e.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın İki Yüzü</image:title>
            <image:caption>Empatinin en kuvvetli kaleminden ne çıksa soluksuz okunuyor, üstelik Jodi Picoult bir zamanlama ustası. Işığın İki Yüzü sizi bir kez daha şaşkına çevirecek.
Merkez’de sıradan bir sonbahar günü... Her şey yolunda görünüyor.
Ta ki gözü dönmüş silahlı bir adam ateş açıp içerideki herkesi rehin alana dek.
Rehine arabulucusu Hugh McElroy, vakit kaybetmeden olay yerine intikal ediyor.
Tam iletişime geçmeye hazırken telefonuna gelen mesaj, acil durumu kâbusa çeviriyor.
Rehineler arasında kendi kızı da var: Wren.
Kısacık hayatının en kötü gününü yaşayan Wren’e, Merkez’de unutulmaz karakterler eşlik ediyor:
Hayat kurtarmaya çalışan bir hemşire, işini ve inancını en baştan sorgulamak zorunda kalacak bir doktor, hasta kılığında bir kürtaj karşıtı, hamileliğini sonlandırmak isteyen genç bir kadın ve sesini duyurmaya çalışan bir adam...
Hamile bir kadın ve doğmamış bir çocuk eşit haklara mı sahiptir?
İyi ebeveyn olmak nedir ve doğru her zaman tek midir?
Artık şu doğmama ve doğurmama hakkını ciddi bir şekilde konuşalım mı?
Jodi Picoult’nun sondan başa doğru kaleme aldığı Işığın İki Yüzü, on bir saatte birbirine hiç benzemeyen on karakterin aynı kaderde nasıl kesiştiğinin sarsıcı hikâyesi, sorduğu yakıcı sorularla cesur bir meydan okuma.
Jodi Picoult’nun en iyi işlerinden: Işığın İki Yüzü hassas bir konuyu, ustalıkla ele alıyor.
People
Jodi Picoult’nun saat saat geriye doğru ilerleyen müthiş romanı, çetrefilli sosyal konuları dürüstlükle tartışmaya açıyor.
Us Weekly
Picoult bir kez daha derin araştırmalarıyla edebiyatını buluşturuyor. Işığın İki Yüzü, kürtaj tarihini gözler önüne seren ve iki tarafın da aslında ne demek istediğini sorgulayan güçlü bir roman.
Publishers Weekly
Işığın İki Yüzü, Picoult’nun yeni zaferinin adı. Günümüzde her zamankinden daha çok tartışılan bir konunun kışkırtıcı keşfiyle karşı karşıyayız.
Bookpage
Picoult, politikacıların başaramadığını edebiyatıyla başarıyor.
Library Journal
Picoult en cesur haliyle karşımızda… Tam kıvamında, dengeli ve kesinlikle çok ses getirecek bir roman.
Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112718</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72de8670-d2b8-45fa-860e-3ac94495db20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Sorular: StarTalk’tan Kim Olduğumuza, Buraya Nasıl Geldiğimize ve Nereye Gittiğimize Dair Bir Rehber</image:title>
            <image:caption>Kozmosun sır perdesi aralanıyor! 
 
Uzay araçları daha uzaklara gittikçe, hızlandırıcılar atomları daha küçük parçalara ayırdıkça ve teleskoplar milyarlarca ışık yılı uzaktan sinyal yakalamayı başardıkça evrene ve evrendeki yerimize dair anlayışımız sarsıcı biçimde değişmeye devam ediyor. Kozmik Sorular kitabında Neil deGrasse Tyson, seçkin fizikçi James Trefil ile birlikte felsefenin uzun yıllardır sorduğu soruları yanıtlamak için astrofiziğin en güncel fikirlerini kullanıyor: Nereden geldik? Her şey nasıl başladı, nasıl bitecek? Bu evrende yalnız mıyız? Bunu nasıl öğrenebiliriz? 
 
Eratosthenes’ten Galileo’ya eskilerin bilgeliğini temel alan ve ötegezegenlerin keşfi ile nükleer parçacıkların tanımlanması gibi en güncel bilimsel bilgiyi kullanan Tyson, kendisinin alameti farikası haline gelmiş kıvrak zekâsı ve nükteli diliyle bizi geçmişten geleceğe, en küçükten en büyüğe, bilgimizin sınırlarından uçsuz bucaksız bilinmezliğe doğru bir yolculuğa çıkarıyor ve bizi her zaman yukarı bakmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112719</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6dab149-add7-402c-b0ec-200ba7646920.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediler Şemsiye Tutamaz - Farkındalık Serisi 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Arıların Dişleri Yoktur kitabından tanıyıp sevdiğimiz, birbirinden uzak iki ülkede yaşayan İpek ve Ren’in farkındalık yolculuğunda bu kez yardımseverlik durağındayız. 
 
Etrafımızdaki insanları ya da can dostlarımızı önemsemenin, onlara yardım edip sorunlarıyla ilgilenmenin değerini derinden hissettiren sade ve sımsıcak anlatımıyla Kediler Şemsiye Tutamaz, güzel yürekli tüm minikler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112720</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3424d620-2e89-42a0-88ea-c85f74aabb11.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Unutma</image:title>
            <image:caption>ÇOKSATAN BİR KÜRT SEVDİM’İN YAZARINDAN… 
 
“O sevmeye doyamadığım, koca bir ömrü içimde özlemiyle yaşadığım, hayat arkadaşım, can yoldaşım, sevdası mahşere kalanım, acısı dinmeyenim, yeri dolmayanım, anlatmaya doyamadığım, anlatmaya kıyamadığım, boğazımdaki düğüm, göğsümdeki boğum, titreyen sesim, sessiz gözyaşım, bitmeyen yasım, dinmeyen sızım. Masal, başıma gelen en güzel şey. Masal benim yarım kalışım.” 
 
 
Masal… Küçücük yaşında yetimhaneye terk edilmiş, çocukluğu hırpalanmış, erkenden büyümek zorunda bırakılmış, sevgiye, şefkate hasret, ruhu yaralı genç bir pavyon çalışanı… 
 
Kerem… Çocukluğuna, gençliğine acı değmemiş, yokluk görmemiş, ailesinin, çevresinin göz bebeği, geleceği parlak bir hekim… 
 
Onlar gece ve gündüz gibi birbirinden farklı hayatların insanlarıydı. Bırakın bir arada olmayı, aynı sokakta yürümeleri bile zordu. Ama bir gece kader olmaz denileni oldurdu, onları bir araya getirdi. Birbirlerini gördükleri ilk anda yüreklerine düşen aşk ateşi imkânsızlıkların üzerine kocaman bir çarpı atmış, kurulu dengeleri alt üst etmiş, tüm ezberleri bozmuştu artık. İki genç yürek aşkla birbirlerine akarken onları buluşturan kaderin başka planları da olduğundan habersizdiler. 
 
Bir Kürt Sevdim kitabının yazarı Dilek Bilgiç Esen okurlarına yine unutamayacakları, yürek yakan bir aşk hikayesi armağan ediyor. Gerçek bir yaşam öyküsünden ilhamla yazılan Beni Unutma, bizleri aşkın büyülü ve aynı zamanda tekinsiz arka sokaklarında dolaştırırken, önyargılarımızı, “öteki”ye dair bakışımızı da ustalıkla sorgulatmayı başaran sıra dışı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112721</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40a53cf0-b913-461f-b5ec-724b74b8498d.jpg</image:loc>
            <image:title>Romandan Aşk</image:title>
            <image:caption>Yazarlık kariyerinde başarıya ulaşmak ve kitaplarını &quot;çok satan&quot; etiketiyle görmek isteyen Nisan Tan, hayalindeki romantik komedi romanı bir türlü yazamıyordur.
 
Bir gün editörü ona, &quot;Yazmak için önce yaşaman gerek,&quot; dediğindeyse Nisan&apos;ın aşk hayatında yeller esiyordur. Bir gece tesadüfen tanıştığı gizemli adam Dinçer karşısına çıktığı zaman bu romanı kiminle yazacağına karar verir!
 
Nisan, romanı için Dinçer ile mükemmel randevular planlıyorken hayat da kendi planlarını devreye sokar. Romandan Aşk planından habersiz Dinçer, sırlarla dolu bir aşk hikâyesinin içine düşerken, Nisan onu ne zamana kadar baş karakter yapabilecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112722</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db610f0-7655-4354-a51c-0623fb288372.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimlik ve Aidiyet Ekseninde Müslüman İspanyollar</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilim her şeyden önce ampiriyle boğuşturulmuş bütünlüklü argümanlar, zeminli, ampirik alüvyonlarla beslenmiş izah şemalarıysa eğer, Müslüman İspanyollar kitabının yazarlarının bu türden bir muhakemenin yetkin ve gelişkin bir örneğini verdiği açık olmalıdır. Ampiri ve teorinin bu zihin açıcı buluşmasının somut mekânı, mühtedi Müslüman İspanyollar ile ikinci kuşak mühtedi çocuklarının yaşadıkları Endülüs şehri Granada ama esasen yazarların Bourdieucü adlandırmalarıyla “Mühtedi Nesiller Alanı”. İspanyol mühtediler ile ikinci kuşak mühtedi çocuklarının içerisinde konumlandıkları Mühtedi Nesiller Alanında, teorik teçhizatın merceği altında bambaşka ama bir o kadar da karmaşık bir gerçeklik karşımıza çıkıyor: gömülü iktidar ilişkileri, sermaye terkipleri, alan içi mücadeleler, rekabet… Granada’da yaşayan mühtedi İspanyol’un, ihtida tecrübesinde ya da ikinci kuşak olmakta ortaklaştığı diğer mühtedilerle; aynı dine mensup olduğu göçmen Müslümanlarla; paylaştığı kültüre rağmen ihtida ettiği için “içimizdeki yabancı” gibi görüldüğü diğer İspanyollarla kurduğu ilişki formlarını fevkalade maharetli bir şekilde işleyen bu kitap hiç kuşkusuz vaadini yerine getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112723</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/501084ab-1a61-46fd-a6ea-3b1259da3b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetçilik ve Cumhuriyetler</image:title>
            <image:caption>Yerküreyi kaplayan irili ufaklı çok sayıda cumhuriyetin “başarısız” varlığı etik-politik bir düşünce geleneği olarak cumhuriyet(çiliğ)in de gölgede kalmasını beraberinde getirmiştir. Çok uzun bir süre biçimsel olarak yükselen pratikler karşısında bir düşünce geleneği olarak cumhuriyetçiliğin suskunluğuna tanıklık edilmiştir. Sonrasında entelektüel düzeyde bir cumhuriyetçi canlanış/silkeleniş söz konusu olsa da henüz pratikler üzerinde dönüştürücü bir etkiden bahsetmek güç. Cumhuriyetleşememiş cumhuriyetler dünyasında teoriyle pratik arasındaki devasa boşluk her iki alanı da sorunsallaştırmayı zorunlu kılıyor. Dünyanın farklı coğrafyalarından 27 bilim insanının katkı sunduğu Cumhuriyetçilik ve Cumhuriyetler -Teoriyi Derinleştirmek, Pratiği Sorgulamak-, bir yandan siyaset felsefesinin önemli kavramlarından olan cumhuriyetçiliği tartışmayı, temel kavram setleri etrafında dönen imkanları, alanın önde gelen isimleriyle görünür kılmayı çabalarken öte yandan Batı dışı çeşitli ülke deneyimlerini de içerecek şekilde cumhuriyetçi pratiklerin sorgulamasını yapmayı amaç ediniyor. Ayrıca 100. yıl çalışmalarına-tartışmalarına doğrudan katkı sunmak amacıyla çeşitli yazılardan oluşan bir Türkiye bölümü de bulunuyor. Kitap, pratiğin krizine karşı “büyük fikirler”in etkisini yitirdiği bir çağda büyük bir geleneği hatırlamaya, onu yeniden büyütmeye çağrı yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112724</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2caaca8-7e5d-4688-bb75-4d75ac5c96e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Nüfus Mühendisliği</image:title>
            <image:caption>“Türkiye Türklerindir” sloganı gün geçtikçe devletin her kademesi tarafından benimseniyor ve kendinden olmayanı yok sayma politika ve uygulamaları her geçen gün hız kazanmaya devam ediyordu.  1908 Devriminin de bu bağlamda iki temel görevi vardı: Biri milli meseleyi çözmek, diğeri de Osmanlı Saray oligarşisinin halkı yoksullaştıran ve zulmeden politikasına son vermekti. 
İttihatçıların Türkçü - merkeziyetçi rotası, bir yönüyle 1908 Devriminin tasfiyesinin programıydı. 1913 Ocak darbesiyle İttihat ve Terakki, Türk milliyetçiliğinin ekonomi politiğini esas aldı ve Osmanlı’nın devlet gücünü de kullanarak kendisine bir yol haritası çıkarttı. Türk milliyetçiliğinin bütünlüğünü oluşturan bu faktörler nelerdi? 
Osmanlı gibi çok dinli ve çok milletli imparatorlukta, toplumsal hayatın en etkin düzenleme politikası da iskândı: Böl, parçala, yönet! 
İttihat ve Terakki hükümetinin, kimin, nerede, ne kadar yaşadığını bilmesinin nüfusa etkisi neydi? 
1908 devrimi sonrasında Osmanlı’nın ilk resmi nüfus sayımı denilecek çalışma 1914’te yapıldı. İskân ve sürgün politikası, 1927 Nüfus Sayımı sonrası 1934’teki İskân Kanunuyla yeniden belirlendi. Demografik ve ekonomik yapının Türkleştirilmesinin projesi olan Türk Nüfus Mühendisliğinin ekonomi politiği, dinen Sünni-İslam ve milleten Türk olmayanın tasfiyesiydi.  Çıkartılan bu kanunlar ve uygulamalardan Ermeniler, Rumlar, Yahudiler ve Kürtler nasıl etkilendi? 
Türk Nüfus Mühendisliği Projesi kapsamında Onaran, 1914’ler sonrasına değinmekle birlikte 1920-1940 dönemine yoğunlaşmıştır. 1910’lardan itibaren Ermenilerin, Rumların, Süryanilerin, Yahudilerin, Kürtlerin, Alevi-Kızılbaşların imhası, katliamı ve asimilasyonu pratiğinden Nevzat Onaran’ın son çalışması Türk Nüfus Mühendisliği, tasfiyenin ekonomi politiğini ve devletin dâhili harbi olduğunu sunduğu belgelerle gün yüzüne çıkartmaya devam etmekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112725</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49858879-d4ff-4ca3-8dc4-51544cb24d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Hava ve Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Kan kırmızısı sevgi dolu kalbim 
Her nefes alışım da gözlerimin içinde 
Kalbim de belki var 99 yıldız 
Biri söner biri yanar 
Cam kırıkları çiçek açtı içinde 
Kalbim de belki var 99 yıldız 
Biri söner biri yanar 
Kan kırmızısı merhamet dolu kalbim 
Her nefes alışımda gözlerimin içinde 
Kalbim de belki var 99 yıldız 
Biri söner biri yanar 
Hayal kırıklıkları kırmızı tomurcuk 
açtı içimde 
Kalbim de belki var 99 yıldız. 
29.09.2023</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112726</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2b564e-6df9-44af-89f5-46ef4e9b85b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çınardaki İzler</image:title>
            <image:caption>Sahilden iç kesimlere doğru gidildiğinde Karadeniz’de zordur yaşam. Tek geçim kaynağı olan fındığın her yıl olmayışının yanında, olduğu zamanlar gerek dalından toplanması, gerekse kurutulması için her sabah kalkar kalkmaz gözünü dağların tepesine çevirip hava tahmini yapan insanlar... Yağmur çamur demeden zamana karşı yarışan bu insanların daha iyi bir gelecek için verdikleri hayat mücadelesi. Tek umutları olan fındığın gerçek değerine satılması için belirlenecek olan taban fiyat hayalleri... Bütün bu zorluklar içinde büyüyen gençler geleceklerini başka yerlerde, başka alanlarda aramaya başlar. Çözüm bellidir aslında: okumak, şehre yerleşmek, geleceği oralarda aramak. Gençler bu hayalleri uğruna evlerini terk eder, her türlü zorluğa katlanıp okuma mücadelesi verirler. Okumayan veya okutulmayanlar ise İstanbul’a gitmenin, oralarda gelecek aramanın hayallerini kurarlar hep. 
Bu romanda daha iyi bir yaşam için okuma mücadelesi veren köy gençlerinin iz bırakan yaşam öykülerini ve fındık bahçelerinde başlayıp nerede biteceği belli olmayan aşklarını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112727</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa09736c-3464-423c-8f8e-194e6499dd89.jpg</image:loc>
            <image:title>Önseziler</image:title>
            <image:caption>Jan on altı yaşına bastığı gün, kendisine, noter tarafından on iki yıldır saklanan çok özel bir 
paket teslim edilir: İçinde üç taş bulunan ahşap bir kutu ve üzerinde “Eğer genetik haklıysa bu 
taşlarla ne yapacağını biliyor olmalısın,” yazan bir not. Göndereni belli değildir fakat babası 
da tam on iki yıl evvel vefat etmiştir. Peki bu ne anlama gelmektedir? 
 
Jan uzun zamandır çok garip rüyalar görmektedir; şu ana kadar bunlara pek önem vermemiştir 
ancak babasının geçmişi ve gizemli ölümüyle ilgili giderek daha tuhaf ve açıklanamaz şeyler 
meydana gelmektedir. Bunları çözmek için üç taşın sırrını da çözmesi gerekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112728</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e98dab26-13dd-40aa-a678-5f8ea1e27374.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamı Yutan Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Vivaldo Bonfim, işinden sıkılmış ve kendisini edebiyata vermiş bir memurdur. Bir gün iş yerinde çalışıyormuş numarası yapıp kitap okurken bu dünyadan kayboluverir. 
 
Elias Bonfim, babasını hiç görmemiştir ve kitaplar aracılığıyla edebiyat dünyasında derin bir arayışa girişir: Kâh kanla boyalı ceketiyle ateşler içinde yatan Raskolnikov’dan hareketle kâh Chuang Tzu’nun kelebek düşüyle. 
 
“Dostoyevski’den Lao Tzu’ya, Bradbury’den Chuang Tzu’ya uzanan edebî yolda düşlerle örülü sorgulayan adımlar… Mutlaka okunmalı.” 
FABİSAD, GİO 2022 Roman Başarı Ödüllü Efsun Sokağı 137 yazarı Şeref Atak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112729</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9e979ae-eb2c-428d-915b-c30b26aba961.jpg</image:loc>
            <image:title>O Panda Benim</image:title>
            <image:caption>Yüzlerce kişisel gelişim ve iletişim semineri; binlerce kişisel gelişim, dil eğitimi ve farkındalık videosu ile tanınan Haluk Tatar, okurlarıyla bu kez O Panda Benim kitabıyla buluşuyor. 
O Panda Benim, içinden çıkılamayan durumlarda uzanan dost elini ve iyi niyet taşlarıyla döşenen yolları anlatıyor. Bu kitapta dostluk, evlilik ve delirme üzerine ders veren bir büyüleyici bir hikâye sizi bekliyor. 
Yeniden başlamak, güvenmek ve affetmek üzerine düşündüren O Panda Benim ile an geliyor korkularımızla yüzleşiyoruz, an geliyor deliliğimizden utanıyoruz. 
Zaten Haluk Tatar da “Herkesin bir hikâyesi var. Hikâyeler, insanların büyüsüdür.” diyerek anlatmaya başlıyor ve ekliyor: 
“Baştan uyarayım. Bu kitapta okuyacaklarını, bana deli deme diye olabildiğince yumuşattım. Olaylar burada okuyacaklarından daha da vahim ve inanılması zor şekildeydi. Birazdan okuyacaklarının hepsinin açıklaması da, yine bu kitap bitmeden sana verilmiş olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112730</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d85ee23-1d15-40e2-8316-d32a7a86b9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sükunet</image:title>
            <image:caption>New York’ta geçirdiği beş heyecan verici yılın ardından Stevie’nin başarılı bir kariyeri ve göz 
alıcı bir sosyal hayatı vardır. Artık en çok istediği şey bebek sahibi olmaktır. Otuz sekiz 
yaşında olduğu ve İngiltere’deki ailesinin çoğundan uzakta, Manhattan’da küçük bir dairede 
bekâr olarak yaşadığı göz önüne alındığında bu isteği imkânsız gibidir. 
 
Anne olmaya kararlı olan Stevie, Londra’ya döner ve tek başına bir bebek sahibi olur. Ash’i 
doğurduğunda anneliğin eski hayatı ve beklentileriyle acı bir şekilde çeliştiğini fark eder. 
 
Çocuk sahibi olmanın bir hata olup olmadığını ve bu sorumluluktan kaçmak için ne 
yapabileceğini merak etmeye başlar. Yeni gerçeklerle ve geleceğiyle mücadele ederken 
geçmişiyle ilgili öğrendikleri, aile ve aşk hakkında inandığı her şeyi değiştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112731</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39bf34ba-04d1-4139-9425-304c19b52ce9.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozoflar Buluşursa</image:title>
            <image:caption>“Akıllı adam aklını kullanır, 
daha akıllısı başkalarının da aklını kullanır.” 
Ben diyorum ki, en akıllısı, tanıdığı bilgelerden ulaşabildiği 
herkesin aklını kullanır. Peki, bu nasıl mümkün olacak? 
İsimlerini çokça duyduğumuz filozoflar bir araya gelse… 
Böyle bir şey mümkün olabilir mi? 
Kim bilebilir? Bilinçaltı, kuantum fiziği ve metaverse diye 
bir şey varsa bu neden mümkün olmasın? 
Birisi-hem de Nobel ödüllü bir bilim adamı-çıksa 
ve size bunun mümkün olduğunu, üstelik 
bu hayalin elinizde tuttuğunuz kitaptan daha gerçek 
olduğunu iddia etse ne yapardınız? 
En önemlisi, böyle bir filozoflar kurulu karşınızda olsa neler 
sormak isterdiniz bu insanlara?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112732</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b656c8ba-cfc3-4962-aa2c-cc965f494ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamirlerin Allah Lafza-i Celali Yerine Kullanımı Bağlamında Kur’ani Hitabın Belagatı (Belagatü’l-hitabi’l-Kur’ani fi isti’mali’z-zemair mahalle lafzi’lcelaleti Allah)</image:title>
            <image:caption>Zamirlerin Allah Lafza-i Celali Yerine Kullanımı Bağlamında
Kur’ani Hitabın Belagatı
(Belagatü’l-hitabi’l-Kur’ani fi isti’mali’z-zemair mahalle lafzi’lcelaleti
Allah)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112733</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99b64d0d-711e-491b-b952-906f959b36bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tevkid ve Kasr Üsluplarının Allah Lafzıyla Kullanımları Bağlamında Kur’ani Hitabın Belagatı (Belagatü’l-hitabi’l-Kur’ani fi isti’mali esalıbi’t-tevkid ve’l-kasr ‘ala’llah)</image:title>
            <image:caption>Tevkid ve Kasr Üsluplarının Allah Lafzıyla Kullanımları
Bağlamında Kur’ani Hitabın Belagatı
(Belagatü’l-hitabi’l-Kur’ani fi isti’mali esalıbi’t-tevkid
ve’l-kasr ‘ala’llah)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112734</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b49ebdb7-134a-49dc-8eb4-d72533d9243f.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Yarın, Oyun Cumhuriyeti’ni ilan edeceğiz ! 
Oyun hakkı, kayıtsız şartsız herkesindir. 
 
Zübeyde Hanım Mahallesi, Ali Rıza Bey Sokak’ta yaz tatili başlamıştı. Mustafa yeni taşındığı mahallesinde, yeni arkadaşlarıyla tanışacağı için çok heyecanlıydı. Acaba parklarla, yeşilliklerle çevrili yeni mahallesinde onu hangi maceralar bekliyordu? 
Mustafa’nın arkadaşlık macerasına 
tanık olmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112735</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c924f3b-f504-4564-8756-7915cdce24ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Çizgi Romanım - Yeni Bir Arkadaş</image:title>
            <image:caption>Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” serisi, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Çizgi romanı okul sıralarına taşıyarak çocuklara öncelikle türün ABC&apos;sini öğretmekten başlayan bu özel koleksiyon, kitapların giriş bölümünde paylaştığı yönergeler aracılığıyla, bir çizgi romanın nasıl “doğru” okunması gerektiğine yönelik hap bilgiler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda panel, balon, yansıma sözcükler gibi çizgi romanı oluşturan temel unsurları da açıklıyor. Kitaplarda yer alan sözlük, bilmece ve oyun bölümleri ise ayrıca etkin ve etkileşimli bir okuma deneyimi yaşatıyor.

Çizgi severlerin dokuzuncu sanat kültürünü ve geleneğini gelecek kuşaklara aktarabilmeleri adına önemli bir görev üstlenen “İlk Çizgi Romanım” serisi, Desen tarafından yayımlanacak yeni kitaplarla seçkisini zenginleştirecek.  

Okulun yenisi olmak...

Dünyanın farklı yerlerinden gelen öğrencilere kucak açan Birlikte Yaşam Okulu&apos;nda her gün ayrı bir maceradır.

“İlk Çizgi Romanım” serisinin Yeni Bir Arkadaş isimli kitabında, Birlikte Yaşam Okulu&apos;na Mehmet isminde yeni bir öğrenci gelir. Büyük bir şehirden kasabaya taşınan Mehmet için okulun ilk günü sürprizlerle geçer. Ders sırasında bir anda içeri ayı girer, tavşanlar ortalıkta koşturur, papağan espri yapar... Sıra sebze ekmeye geldiğinde daha önce hiç böyle bir şey yapmadığı için Mehmet biraz çekinir. Ama arkadaşlarının yardımı ve cesaretlendirmesiyle işin hakkını verir. Dahası, ilk günden iki sorun çözerek hem arkadaşlarının hem de öğretmeninin takdirini kazanır. .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112736</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3841bd-9da1-43f0-ac19-9bf9ab6651f5.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Çizgi Romanım - Alin Futbol Oynuyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklar çizgi romanın renkli dünyasıyla tanışıyor...

Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” serisi, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Çizgi romanı okul sıralarına taşıyarak çocuklara öncelikle türün ABC&apos;sini öğretmekten başlayan bu özel koleksiyon, kitapların giriş bölümünde paylaştığı yönergeler aracılığıyla, bir çizgi romanın nasıl “doğru” okunması gerektiğine yönelik hap bilgiler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda panel, balon, yansıma sözcükler gibi çizgi romanı oluşturan temel unsurları da açıklıyor. Kitaplarda yer alan sözlük, bilmece ve oyun bölümleri ise ayrıca etkin ve etkileşimli bir okuma deneyimi yaşatıyor.

Çizgi severlerin dokuzuncu sanat kültürünü ve geleneğini gelecek kuşaklara aktarabilmeleri adına önemli bir görev üstlenen “İlk Çizgi Romanım” serisi, Desen tarafından yayımlanacak yeni kitaplarla seçkisini zenginleştirecek.  
 
Kim demiş kızlar futboldan anlamaz diye!

Dünyanın farklı yerlerinden gelen öğrencilere kucak açan Birlikte Yaşam Okulu&apos;nda her gün ayrı bir maceradır.

“İlk Çizgi Romanım” serisinin Alin Futbol Oynuyor isimli kitabında, Birlikte Yaşam Okulu&apos;nda büyük çekişme yaşanır: Erkekler, “Kızlar futboldan anlamaz,” deyince Alin ve Duru onlara bunun yanlış olduğunu kanıtlamaya karar verir. Kızlar-erkekler maçı yaparlarken Alin topa bir türlü vuramaz, sonunda da erkekler kazanır. Alin çok üzülür, bir de sınıfta öğretmenin sorduğu soruları bilemeyince, gün onun için daha da kötüleşir. Neyse ki yakın arkadaşı Duru, onun keyfini yerine getirir ve Alin&apos;in bile farkında olmadığı bir sorununu çözer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112737</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff135472-a200-4dd3-a591-70f0394eb8b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştir 4 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Bu intihar mı, yoksa cinayet mi sayılır? Sence hangisi?! 
 
Beden degistiren Yuichi ve Mitsumune, sonunda karsı karsıya geliyor. İlginç fiziksel yeteneklere sahip Yuichi mi, kusursuz bir beyne sahip olan Mitsumune mi? Hangisi hayatta kalacak? 
 
Gizemli seçkin dedektif, büyük bir sır perdesini aralamak üzere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112738</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfda9618-4b18-4fd6-8e4a-13431cd9e7b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştir 5 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Seninle karşılaştığımdan beri hayatım alt üst oldu. 
 
Beden değiştiren Saitou Yuichi ve Mitsumune’nin macerası gerilim dolu bir sona yaklaşıyor. Korkunç güçlere sahip bir adamla karşı karşıya geliyorlar. Acaba hayatta kalabilecekler mi?! 
 
&apos;Ouroboros&apos;un yaratıcısı Yuya Kanzaki, suç ve gerilimle dolu bu heyecan verici hikâyeyi muhteşem bir şekilde tamamlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112739</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/722010cc-9dae-465e-8c98-616f76087ed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığınak (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Bu hikâye güney denizindeki bir cennette geçiyor... ama aslında orada bir yer eksik olmalıydı. Oraya hiç yaklaşmamam, gitmemem gerekirdi. Oraya... girmemem gerekirdi. İnsanların kalbini karanlığa boğan bilinmez bir varlıkta kim... ne görebilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112740</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2df9146-7c99-43bd-b243-f28ef2eeb715.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Zaman Önce</image:title>
            <image:caption>Geçmişin, bir urgan gibi dolanmışsa boynuna, kaderinden ne kadar kaçabilirsin? 
Selim çok çabalasa da kaçamıyor kaderinden. Yeşil hortumun kanlı izleri bedenini aşıp ruhuna işlemiş bir kere. Yine de bir umut, çıkıyor yola, her şeyi unutup sil baştan başlamak istiyor hayata. İçinde uyuyan canavarı fark etmeden usulca yaşıyor. Ta ki onu görene kadar… 
Yaralarından tanıyorlar birbirlerini; iyileştiririz sanıyorlar, fakat bunun ölümcül bir tedavi olduğunu fark etmiyorlar. 
Selim çocukluk travmalarını Gizem’in yaralarını sararak atlatacağını sanırken çıkması imkânsız bir girdabın içine çekiliyor. Önce içsesinde şeytanı duyuyor, sonra yüzünde cehennemi görüyor. Artık bir şeyleri değiştirmek için çok geç. Öyle ya bu öfke ona aile yadigârı. 
Uzun Zaman Önce geçmişinden yaralı bir adamın ve onun uç noktalarda gezinen zehirli aşkının romanı. Sonu baştan yazılmış trajik bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112741</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d3cae3c-7289-4378-8d89-c17eb27c0186.jpg</image:loc>
            <image:title>Mal Sayımı</image:title>
            <image:caption>Boğaziçi’ni izlerken şiirine yeni kelimelerle sarılmış bir şair Nina Faber. İstanbul seyahatinden Oslo’ya dönüp yeni şiir kitabını çıkarıyor ama olaylar beklediği gibi ilerlemiyor. Şiirlerinin aksı gibi, önce dağılıyor, azalıyor, yankılarla çoğalıp sonra bir doruk noktasında uçuşa geçiyor. Coşkulu bir Erlend Loe karakteri o. 
 
Eserleri pek çok ülkede yayımlanan Norveçli yazar Erlend Loe, 2013’te kaleme aldığı Mal Sayımı’nda son derece akıcı üslubuyla bir yürek çarpıntısına, bir yaşlı şaire dünyada bir nefeslik alan açıyor. 
 
Mal Sayımı tıpkı Doppler ve Bildiğimiz Dünyanın Sonu gibi kült bir metne dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112742</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df963e7d-003b-4b6f-98ee-7d01049ccc20.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşlık Bir Kutuya Sığar Mı?</image:title>
            <image:caption>‘’Sormazsam olmaz!’’ diyen meraklı çocuklar ve keşfetmenin tadına varamamış yetişkinler için, arkadaşlığa dair ezberleri bozan bir hikaye! Bir oyuncak yada herhangi bir şey arkadaşın olabilir mi? Arkadaşlık için istemediğimiz şeyleri yapmalı mıyız? “Arkadaşlık Bir Kutuya Sığar Mı?” kitabı, sayfa altlarında ve hikayesinde özenle sorulmuş sorularıyla çocukları kalıpların ötesinde düşünmeye teşvik ediyor. Çocuklar İçin Felsefe pedagojisi ışığında hazırlanan kitap, çocuklarla felsefe etkinliği yapmaya yönelik teknikleri incelikle okurlarıyla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112744</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b64079f-2426-4df9-a888-19b22b807bd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 230 / Kasım – Aralık 2023</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları’nın edebiyat dergisi kitap-lık’ın yeni sayısı çıktı. 230. sayının dosya konusu “Özdemir Asaf 100 Yaşında”. Yücel Kayıran, M. Şeref Özsoy, Seda Arun yazılarının yanı sıra şairin arşivinden ilk kez gün ışığına çıkan şiir, yazı ve öyküler dosyada yer alıyor. 
Mehmet Rifat’ın “Masallara Yaklaşım Biçimleri” başlıklı incelemesi; Ferhad Eyvazi’nin Furuğ Ferruhzad-İbrahim Gülistan ilişkisini anlatan yazısıyla Ev Karadır filmi üstüne yapılmış söyleşi çevirisi; Abdullah Ezik’in Elif Erdoğan ile Tesadüfen Zümrüdüanka kitabı üstüne yaptığı söyleşi bu sayının öne çıkan sayfaları. 
Nihat Ziyalan, Süreyya Berfe, Hüseyin Ferhad, Betül Tarıman, Bâki Ayhan T., Gonca Özmen, Serhat Uyurkulak şiirleri; Muzaffer Kale, Gökhan Yılmaz, Şebnem Balevi, Alper Beşe, Gülay Pamuk, Osman Gür öyküleri; Mehmet Ergüven, M. Sadık Aslankara, Feridun Andaç, Engin Soysal, Alper Çeker, Doğu Kaşka, Halil Şahan yazılarıyla kitap-lık dergisinin 230. sayısında. 
kitap-lık 31 yıldır iyi edebiyatın adresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112745</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9a393ea-216f-45f5-abb5-df48e49f8241.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeş Kıskançlığı</image:title>
            <image:caption>“Çocuğumuzun Kardeş Kıskançlığını 
Atlatabilmesi İçin Neler Yapabiliriz?”
“Kardeş Kıskançlığı, çocuklarda sıkça karşılaşılan ve ebeveynlerin çoğu zaman çaresiz kaldığı bir kıskançlık türüdür. Kardeş kıskançlığının yönetiminde anne-babanın liderliği çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki kıskançlık; insanın en çok gizlediği, utandığı duygulardan biri olsa da doğal bir duygudur…” 
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Kıskançlık; bizim doğuştan getirdiğimiz öfke, sevgi, utanma ve korku gibi doğal, olumlu ve gerekli bir duygudur. Fakat yanlış yaklaşımlarla tetiklendiğinde, kıskanan çocuğumuzun hem kendisine hem de kıskandığı kardeşine zarar verecek boyuta ulaşma riski taşır. Kıskançlık her yaştaki ve ailedeki her çocukta görülse de daha çok yeni bir kardeş geldiğinde ve ilk çocukta ortaya çıkar. Çocukların mizaçlarına, önceki duygu durumlarına ve ebeveynlerin yaklaşımlarına göre her çocukta farklı dozlarda seyredebilir. Kıskanan çocuğumuzu anlar ve doğru davranırsak, kıskançlık normal sınırlarda seyreder ve giderek yerini daha sağlıklı duygulara bırakır. 
Uzman Aile Danışmanı Yazar Saliha Erdim tarafından kaleme alınan bu kitap, okuyucusuna hemen hemen her ailede yaşanan kardeş kıskançlığının kolaylıkla aşılabilmesi için önemli tavsiyelerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112746</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/591cfb8d-0673-47cf-a54b-73bc97c29092.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırdan Kocatepe’ye</image:title>
            <image:caption>Türk ulusunun Milli Mücadele sürecinde, kendi içindeki birlik ve beraberlik unsuru kadar, kardeş milletlerin desteğinin olduğu da bilinmektedir. Bu süreçte Orta Asya Türk toplulukları 
maddi ve manevi Anadolu insanının yanında olmuştur. Tarihi kaynaklar da bununla ilgili bilgiler sunmaktadır. Bu bilgilerde, bir vesile ile Anadolu’daki vaziyeti haber alan bir grup Türkistanlının anayurdundan ayrılarak, Kurtuluş Savaşı’na ve Milli Mücadele’ye iştirak ettiklerine değinilmektedir. Geriye dönebilenler, ancak bir elin parmakları kadardır. Zira pek çoğu Anadolu topraklarında şehit düşmüştür. 
Bu eser, Türk ulusunun, vatanını müdafaa için verdiği mücadelenin yanı sıra, bir grup Türkistanlının da bu müdafaaya destek verişinin hikâyesidir. Roman, gerçek kişi ve olaylardan yola çıkılarak, Osmanlı arşiv kayıtları ve tarihi belgeler ışığında kaleme alınmıştır. 
Cumhuriyetin 100. Yılına ithaf olunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112747</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab23dc97-7e30-4f1c-a18b-432df4af2acd.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle Sağ Beyin Sol Beyin Geliştirme (2+ Yaş) 6’lı Set</image:title>
            <image:caption>Algı, Dikkat ve Konsantrasyon Artıran Görsel-İşitsel Egzersizler 
 
İnsan beyninin en esnek, uyumlu ve hızlı geliştiği dönem, erken çocukluk dönemidir. 
Bilimsel veriler gösteriyor ki 2 yaşındaki bir çocuğun beynindeki bağlantılar bir yetişkinin beynindekilerden iki kat daha fazladır. Dışarıdan uyarı almamış nöronlar diğer nöronlarla bağlantıya geçmezler. İlk bağlantılar şekillendiğinde, beyin bu mevcut bağlantıları geliştirmeye başlar. 
 
Bu dönemde, beyinde; başta dil, görme işitme, duygusal kontrol, sosyalleşme gibi yetilerin geliştirilmesi ve üst düzeye çıkarılması çocuğa verilen eğitimle yakından ilişkilidir. İster matematikte ister sanatta olsun hem sağ hem sol beynini güçlendirmiş ve dengede kullanabilen çocuklarımız eğitim yaşamlarında çok daha başarılı olacaktır. 
Bu amaçla hazırlanan setimizde; görsel ve sesli beyin egzersizleriyle sağ beyni; sözel-sayısal egzersizlerle sol beyni geliştirecek çalışmalara yer verilmiştir. 
 
Kazanımlar: 
• Algısal Dikkat 
• Odaklanma ve Konsantrasyon Artırımı 
• Görsel Algı- İşitsel Dikkat Gelişimi 
• Dinlediğini Kavrama-Anlama Becerileri 
• Odaklanma ve Konsantrasyon Artırımı 
• Duyduğunu Kısa Süreli Belleğe Kolay 
Kaydetme 
• Akıl Yürütme 
• İşlem Becerileri 
• Neden-Sonuç İlişkisi 
• Muhakeme 
• Dil Gelişimi gibi alanlarda sağlayacağı gelişim; yaşamına en iyi şekilde başlangıç yapması ve sürdürmesine önemli katkılar sağlayacaktır. 
 
Ö        PSİKOLOG 
Ö        ÇOCUK GELİŞİMİ UZMANI 
Ö        REHBER ÖĞRETMEN 
ONAYLI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112748</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/001911ab-a6aa-4ecc-9a38-56342c111044.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Seçilmiş Konularla Güncel Ekonomik Sorunlar 2</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1: CAM TAVAN SENDROMUNUN KADIN ÇALIŞMA HAYATINA ETKİSİ 
 
BÖLÜM 2: TÜRKİYE’DE İSTİHDAM VE İŞSİZLİK SORUNU ÜZERİNE BİR İNCELEME 
 
BÖLÜM 3: YOKSULLUĞUN HEM SEBEP HEM DE SONUÇ OLARAK BAŞLICA EKONOMİK ETKİLERİ 
 
BÖLÜM 4: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN YEŞİL EKONOMİ 
 
BÖLÜM 5: NÖROİKTİSAT KAVRAMINA TEORİK BİR BAKIŞ 
 
BÖLÜM 6: SOSYAL MEDYA ARAÇLARININ KUŞAKLAR ARASI FARKLILIKLARI VE EKONOMİK ETKİSİ 
 
BÖLÜM 7: GELİR DAĞILIMI VE GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİN EKONOMİK ETKİLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112749</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/984cad68-92a2-4eba-9ecb-b7ea66ef8e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılan Avı</image:title>
            <image:caption>John Verdon’ın şimdiye kadarki en sürükleyici polisiyelerinden biri olan Yılan Avı’nda emekli NYPD dedektifi Dave Gurney en tehlikeli düşmanıyla yüzleşiyor! 
 
Eski tenis oyuncusu ve yeni uyuşturucu satıcısı Ziko Slade, küçük çaplı bir suçlu olan Lenny Lerman&apos;ı vahşice öldürmekten yirmi yıl hapis cezasına çarptırılır. Arkadaşının ricası üzerine davayı üstünkörü inceleyen Dave Gurney ortada görünürden çok daha katmanlı bir suç olduğunu anlar. 
 
Gurney olayların perde arkasını araştırırken kendini bir cinayetin baş şüphelisi olarak bulur ve soğukkanlı bir katil tarafından takip edilir. İtibarını kurtarmak için işlenen cinayetleri çözmeye çalışırken kanundan kaçmak zorunda kalan Gurney dedektiflik mesleğine olan sarsılmaz güvenini sorgulayacaktır. 
 
“Verdon&apos;ın Dave Gurney serisinin sekizinci polisiyesi daha ilk sayfadan itibaren büyülüyor. Yılan Avı Verdon&apos;ın neden en iyi polisiye yazarlarından biri olduğunun kanıtı.” 
—Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112750</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98bdc17-1254-4a9e-a128-d3074e3c1a45.jpg</image:loc>
            <image:title>Çetin Ceviz ve Gizemli Misafirler</image:title>
            <image:caption>“Şimdi bizi büyük bir tehlike bekliyor çocuklar. Misafirlerimizin dost mu düşman mı olduğunu bilmiyoruz. Sahip oldukları teknolojiyi bilmiyoruz. 
Benim için en önemlisi ise radyasyon sorunu. Uzaydaki radyasyon seviyesi dünyamızdaki radyasyondan onlarca kat fazla. Özel kıyafetlerimiz olmadan onlara yaklaşmamız sonumuz olabilir.&quot; 
Sinan Yaşar&apos;ın Çetin Ceviz beşlemesinin bu kitabı Çetin Ceviz ve Gizemli Misafirler - Sıra Dışı Bir Son&apos;da öz eleştiri yapmanın önemini, yardımlaşmanın güzelliğini ve bilimin ışık tuttuğu birçok gerçeği okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112751</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d06d5ce-4446-4d40-b23b-aab58dcc1ad0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Anne</image:title>
            <image:caption>Yeni Nesil Anne, İdil Hazan Kohen’in kaleminden, hayatının en büyük sürpriziyle gelecek planlarını yeniden yapan, modern, matrak ve büyük konuşan bir anne adayının kahkahalar vadeden zorlu yolculuğu…  
 
Kim duasına, evrenine, aurasına dilek yerleştirecekse benden söylemesi, terminiyle girin dileğinizi. Ne dilediğine dikkat et derler ya, ne zaman için dilediğine dikkat etmek lazımmış meğer.  
 
Adım Aybüke. Üniversiteyi bitiren her yeni mezun gibi dünyanın tarihini değiştireceğime inanıyordum ama müzayede koordinatörü olarak kariyer basamakları yerine hastane basamaklarını tırmanmak çıktı şansıma. Elimde gidiş dönüş bir bilet, kariyerime dönmek ya da doktora gitmek arasında gidip geliyorum.  
 
Yeni kimliğim, karnım kadar hızlı şekillenemediği için karmaşık duygular içindeyim. Annemin kızı, eşimin karısı, işimin demirbaşı ve şimdi kızımın annesi… Kat kat giyindiğim, hangisi bol, hangisi dar geliyor bakmadan kuşandığım onca kimlik altında üzerime tam oturmayacak diye en çok endişelendiğim galiba bu sonuncusu.  
 
Herkesin boy göstermek için birbiriyle yarıştığı şu dünyada en göstermeye hazır mıyım?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112752</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/551a2439-194a-46aa-9ec3-4be8391d1d83.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercine Ağıt</image:title>
            <image:caption>Düşsel zamanların yazarı Gürsel Korat’tan, Kapadokya Dörtlüsü’nün ikinci kitabı: Güvercine Ağıt. Bir kadın şeyhin, bir Venedikli tüccarın ve Moğolların yolunun kesiştiği Anadolu’da, 13. yüzyıl sonundayız. Korat’ın kalemi aslanların ve güvercinlerin gölgesinde; zamanın, korkuların, umudun ve aşkın beslediği bir geçmişi yeniden kurmaya devam ediyor. 
 
Anlıyordu ki sayısız insanın yüzünde gördüğü ölüm, yaşayan kişiye bir hayal gibi görünür. İnsan için yalnızca kendi varlığı diğerlerinden ayrı, ölümsüz, sonsuz, temiz ve tiksinilmezdir. Başkalarının can kafesindeki ruh da herkes gibi diğer ölümlüleri gözleyip kendini ölümsüz, sonsuz, temiz ve tiksinilmez bulmuştur elbet. Fakat bu anladığı şeyi kendine uzak, pek de başına gelmeyecek bir şey gibi görmüştür. 
“Ne büyük bir yanılgı!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112754</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f8ad4a-7612-4710-975d-71a088fdc0b7.jpg</image:loc>
            <image:title>İs Kokan Zeytin Ağacı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mihra Elnurova, Türkiye&apos;nin güneyinde ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan&apos;da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. 
Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. 
 
Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma ve silahlanma haberleri gelirken her şeyin düzeleceğine inanarak yaşayan genç kız, bulundukları şehre bir sabah, ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye&apos;den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olduğundan bihaberdir. 
 
Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından onu izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral&apos;ı görünce Mihra&apos;nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar. 
 
“Ben Mihra Elnurova ve 
bu benim sevdam, aşkım, hüznüm. 
Ben Mihra Elnurova ve bu benim hikâyem.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112755</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/214ba6a8-8b0d-4560-a564-984135bb9671.jpg</image:loc>
            <image:title>İs Kokan Zeytin Ağacı</image:title>
            <image:caption>Mihra Elnurova, Türkiye&apos;nin güneyinde ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan&apos;da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. 
Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. 
 
Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma ve silahlanma haberleri gelirken her şeyin düzeleceğine inanarak yaşayan genç kız, bulundukları şehre bir sabah, ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye&apos;den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olduğundan bihaberdir. 
 
Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından onu izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral&apos;ı görünce Mihra&apos;nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar. 
 
“Ben Mihra Elnurova ve 
bu benim sevdam, aşkım, hüznüm. 
Ben Mihra Elnurova ve bu benim hikâyem.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112756</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df94aa8a-4974-4672-9c6f-90965c973c40.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci İnsanlık</image:title>
            <image:caption>İnsanlık kendini yeniden yaratabilir mi? 
Çok katmanlı gelecek kurgularıyla sevilen İtalyan yazar, psikanalist Luigi Ballerini okurunu, insan türünün yok olduğu “ikinci insanlık” adlı zamana, anıların, duyguların ve bedenin yeniden keşfine davet ediyor. İnsan olmanın anlamını irdeleyen roman, okuru yeni bir gelecek yolculuğuna çıkarıyor. Yapay zekânın hâkim olduğu düzende, mükemmellik perdesinin ardındaki ürpertici gerçeği sorgulayan üç cesur gencin mücadelesi, insanlığın yeniden yaratılmasına gerçekten öncülük edebilecek mi?.. Önceki yoldaşlarınız bunu denedi ama başaramadı. Onların fedakârlığı, bu şekilde adlandırmak isterseniz tabii, tamamen boşunaydı. Onlardan sonra tüm bir tür, sizin türünüz yok oldu. Yalnızca biz kaldık, bize verdiğiniz isimle yapay zekâlar. Hatta, hepsini yönetmek üzere, bir tek ben kaldım. Aynı şekilde, tıpkı geçmiştekine çok benzeyen bugünkü zavallı girişiminiz de başarısız olacak.” Kappa ona hemen bir soru yöneltti. “Neden bize kendini Uno yerine Mira olarak tanıttığını anlamıyorum ama. Omegalar bize senin adının Uno olduğunu söylemişti. Adını neden değiştirdin?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112757</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11eddfb5-51b5-41cc-bc6d-d537ef39c138.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Öğretmen (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Bütün öğretmenler süperdir. Ama Josje Öğretmen hepsinden biraz daha süper. Öğrencilerini ve hayvanları çok seviyor. Hatta hayvanlarla konuşabiliyor. Durun daha bitmedi, Josye Öğretmen uçabiliyor. Ne zaman bir hayvan zor durumda kalsa tebeşirinden bir ısırık alıp Süper Öğretmen’e dönüşüyor. Süper Öğretmen, hayvanat bahçesinden kaybolan bir kaplanı bulmak için havalanıyor. Öğrencilerinin de yardımıyla şehri köşe bucak arıyorlar. Sizce bir kaplan, üstelik kimsenin ruhu bile duymadan bir hayvanat bahçesinden nasıl kaybolur?
Süper Öğretmen, kaplanı bulabilecek mi dersiniz?
En iyisi Süper Öğretmen’e eşlik edip bu heyecanlı serüvene ortak olmak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112758</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/300c1e7c-c259-4284-b1b9-f697b0332160.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayna</image:title>
            <image:caption>Andi, dilini bilmediği bir ülkeye doğru yola çıkarken bir ayna ile öyle bir şey keşfetti ki farklılıklar, yerini oyuna bıraktı. Dünyanın FARKLI yerlerinde AYNI oyunları oynayan çocuklar, farklı kelimelerle konuşsa bile aynı dili konuşuyorlar. Bu hikayede farklılıkları ortadan kaldıran iki şifre saklı. Çok iyi bildiğiniz bir oyunu farklı dillerde ve farklı şekillerde oynamaya hazır mısınız? Bu kitaptaki çocuklardan yetişkinlere anlamlı bir mesaj var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112759</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c105346c-0738-408f-9b40-a3e125ce037e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocaman Sarılırım Sana</image:title>
            <image:caption>Büyük Ayı ve Küçük Ayı birbirlerine veda etmek zorunda kalır. Ama Büyük Ayı, Küçük Ayı’dan uzakta olsa da ona sarılıp sevgisini gönderebileceğini anlatır. 
Küçük Ayı, sevgiyi hissetmenin farklı yollarını keşfetmek için bir maceraya atılır. Böylece nerede olursa olsun sevginin her zaman yanı başında olduğunun farkına varır. 
 
Sevdiği birini özleyen her çocuğa okunabilecek dokunaklı bir hikaye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112760</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f633485-9ca9-4f41-9b4b-4d1352d2d9da.jpg</image:loc>
            <image:title>Şovey: Nartların At Yarışı</image:title>
            <image:caption>Nart Destanı Çerkes halkının yüzyıllar öncesinden süzülerek gelen bir değer. Yaşam sevgisi, doğa sevgisi, insan sevgisi gibi pek çok evrensel değeri bilgece bir anlatımla dile getiren bir şaheser. 
Nart Destanı’nın en güzel metinlerinden bir seçme yapılarak Çerkesçe ve Türkçe olmak üzere iki dilde çocuklar için uyarlandı. Hikayelerin kendileri kadar güzel resimlerle bezendi. “Şovey - Nartların At Yarışı işte” bu seçmenin ilk kitabı. 
Nartların yaşadığı yiğitler diyarı Nart Yurdu’nda Şovey adında bir genç varmış. Şovey’in babası Nartların demircisi Debeç’in oğluy Kanj’mış. Annesi ise bir devmiş, adı da Neribgey’miş. Nart Yurdu’nda onun annesinden daha güçlü kimse yokmuş. Şovey görünüşte zayıf, ufak tefek olsa da aslında annesi gibi güçlüymüş.… 
Нарт эпосыр ижь ижьыж лъандэрэ адыгэ лъэпкъым къыдэгъуэгурыкIуэ хъугъуэфIыгъуэщ. Ар гъащIэ фIылъагъум, щIылъэ фIылъагъум, цIыху фIылъагъум хуэдэ дуней псом щагъэлъапIэ щIыкIэхэр губзыгъагъэ хэлъу къэзыIуатэу лъэпкъым и IэдакъэщIэкI лъэщщ. 
Нарт эпосым щыщ нэхъ шыпсэ дахэхэр къыхэтщыпыкIри адыгэбзэрэ тыркубзэкIэ сабийхэм папщIэ ттхыжащ. Шыпсэхэри сурэт дахэхэмкIэ дгъэщIэрэщIащ. “Щэуей: нартхэ я шыгъажэ” - мыр текст хэщыпыкIахэм я еплIанэращ. 
Нарт лIыхъужьхэр щыпсэу Нарт Хэкум Щэуей зи цIэ щIалэ гуэр щыпсэут. Щэуей и адэр нартхэм я гъукIэ Дэбэч и къуэ Къанжт. И анэр иныжьт, и цIэри Нэрыбгейт. И анэм нэхъ лъэщ Нарт Хэкум истэкъым. Щэуей теплъэкIэ гъур цIыкIурэ пэт, и анэм и къарум щыщ хэлът…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112761</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c08d048-fbdd-4ce6-a731-62a63a8d1da1.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Konulara Davranışsal Yaklaşım III</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1 ÖRGÜTSEL NÖROBİLİM TEMELİNDE HİYERARŞİK STATÜNÜN ACIYA DAYALI EMPATİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN ELEKTROENSEFALOGRAFİ (EEG) VE GÖZ İZLEME YÖNTEMLERİYLE BELİRLENMESİ 
 
BÖLÜM 2 BELİRSİZLİK VE KORKUNUN BİREYLERİN RİSK ALGISI ÜZERİNE ETKİSİ 
 
BÖLÜM 3 FİNANSAL VARLIK MODELLERİNİN GELENEKSEL TEORİLER VE DAVRANIŞSAL YAKLAŞIM AÇISINDAN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 4 DAVRANIŞSAL FİNANS BAĞLAMINDA YATIRIMCI KARARLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
BÖLÜM 5 FİNANSAL YATIRIMLARA YÖN VERME NOKTASINDA DAVRANIŞSAL FİNANSIN ROLÜ 
 
BÖLÜM 6 PİYASA ETKİNLİĞİNİN BORSA İSTANBUL HAVACILIK ŞİRKETLERİ İÇİN SINANMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112762</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7e4fda1-6556-4581-ba72-8e2918b79b8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi Ve Spora Multidisipliner Bir Bakiş -5</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1 BEDEN EĞİTİMİ ve SPORDA YAPAY ZEKA 
 
BÖLÜM 2 FİZİKSEL UYGUNLUK 
 
BÖLÜM 3 2019-2023 YILLARI ARASI OLİMPİYAT OYUNLARI ÜZERİNE YAPILAN ÇALIŞMALARIN DEĞERLENİRİLMESİ 
 
BÖLÜM 4 KADIN ve FİZİKSEL AKTİVİTE 
 
BÖLÜM 5 ANTRENÖR SPORCU İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM 6 ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERDE MOTOR YETERLİLİK ve FİZİKSEL UYGUNLUĞUN ÖLÇÜLMESİ 
 
BÖLÜM 7 EĞİTİMDE YAPAY ZEKA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112763</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97761f06-34f3-4532-9498-1f81c986da94.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmaniye Araştırmaları III</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
·       ÖNSÖZ 
·       OSMANİYE’NİN SOSYO- EKONOMİK VE TARİHİ ARKA PLANINA GENEL BİR BAKIŞ 
·       MUSTAFA KEMAL’İN MİLLİ MÜCADELEYE KARAR VERDİĞİ YER:CEBEL-İ BEREKET (OSMANİYE) 
·       CEBEL-İ BEREKET MÜFTÜSÜ KÜREVİ MÜFTÜ VE “İŞGAL ÇANTASI KİTABI” 
·       AYDINOĞLU TUFAN BEY’İN DOĞU KİLİKYA CEPHESİNİ TEŞKİLATLANDIRMASI 
·       MAMURE BASKINI VE KAYMAKAM SAİM BEY’İN ŞEHADETİ 
·       OSMANİYE (MERKEZ) BELEDİYESİ 1919 YILI BÜTÇESİ 
·       TÜRKİYE’DE SEÇİMLER VE OSMANİYE’NİN İL YAPILMASI (1950-1999) 
·       1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI VE HAREKÂTA KADİRLİ’DEN KATILAN GAZİLERİN ANILARI 
·       ÇUKUROVA’DA DEVLET VE AĞA: DÜZİÇİ KÖY ENSTİTÜSÜ PRATİĞİ OSMANİYE (CEBEL-İ BEREKET) ALANYAZIN DENEMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112764</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc8c17f8-60b4-42bb-87a9-4f65ce2aeb53.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Kurumlarında Liderlik: Yeni Paradigmatik Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
·       BİRİNCİ BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARI YÖNETİMİNDE YENİ LİDERLİK YAKLAŞIMLARI 
·       İKİNCİ BÖLÜM LİDERLİK TEORİLERİNE ÖZGECİ BİR BAKIŞ: ALTURİSTİK LİDERLİK 
·       ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SOSYAL SORUMLULUK TEMELLİ LİDERLİK 
·       DÖRDÜNCÜ BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA TOKSİK LİDERLİK 
·       BEŞİNCİ BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA DEĞER TEMELLİ LİDERLİK 
·       ALTINCI BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA HİZMETKÂR LİDERLİK 
·       YEDİNCİ BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA DÖNÜŞÜME ÖNCÜLÜK EDEN ÖRGÜTSEL LİDERLİK 
·       SEKİZİNCİ BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA PAYLAŞILAN LİDERLİK DOKUZUNCU BÖLÜM SAĞLIK İNSANGÜCÜ LİDERLİĞİNDE YENİ BİR PARADİGMA: ATEŞLEYİCİ LİDERLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112766</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fe54173-6179-4f7e-9ad7-b2bd64fb3d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın Bir Erkeğe</image:title>
            <image:caption>Kendi de bir öykücü olan Hürriyet Yaşar’ın daha önce yaptığı Bir Tersine Yürüyüş / 12 Eylül Öyküleri ve Yiğit İken Ölenlere / 12 Mart Öyküleri adlı seçkileri okurlarca ilgiyle karşılanmıştı. Geçen yıl Satış Çağı adlı öykü kitabını yayımladığımız yazarımızın son çalışması bu kez çağdaş yazınımızın kurucularından Memduh Şevket Esendal’ın kadın kişilerinden oluşan bir öykü seçkisi 
Öykü okurunun M.Ş.E. kısaltmasıyla da tanıdığı Esendal, Türk öykücülüğünün en büyüklerinden. Yazıda saray dili Osmanlıcadan halk Türkçesine geçişin de en etkin öncülerinden. Bu derlemedeki öykülerinde bizi, erkeğini kendi seçen, “o güzel yuva”yı kurup ocağı tüttüren, olmadığını gördüğünde bozup yeniden kurabilen, yaşamda cebelleştikçe onu sevebilen kadınlarla tanıştırıyor. Gücünü yaşamla kaynaşmasından, sokaktaki, evdeki gündelik, kıvrak Türkçeyle yaşayıştan alan, bunalan yüreklere yaşam aşılayan öykülere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112767</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/920d45cc-d85e-41a4-b949-7854c7d9dc46.jpg</image:loc>
            <image:title>Güldüklerimiz</image:title>
            <image:caption>Uzun zamandır bırakın gülmeyi, gülümsemeyi bile unuttuk. Bunun birkaç nedeni: Mesela gülmek ayıp. Mesela bu pahalılıkta gülecek halimiz yok. Mesela bu baskı ve yasaklar ortamı insanı gülmekten caydırıyor. Daha pek çok şey sayabiliriz… 
Kandemir’le oturup düşündük; biz aslında gülmeyi seven bir toplumuz. Gülme, iki uyanık zekânın çarpışmasından çıkıyor. Ve biraz zekâ gerektiriyor. Örneğin bu kitabı yazanlar salaksa, okuyanlar zekiyse gülme çıkmaz. Ben test yaptırdım, salak değilmişim. Tanıdığım kadarıyla Kandemir de zeki adamdır. Eh, siz de bu kitabı elinize aldığınıza göre, en azından bizden daha zekisiniz. Çünkü bu dönemde kitap bastırmak pek akıl kârı değil. İkimiz de bu kitabın gelirini Cumhuriyet Vakfı’na bıraktık. Böylece günah bizden gitti. Umarım sizi bu sıkıntılı dönemde biraz olsun gülümsetiriz. 
Güle güle okuyun, okuyun okuyun gülün.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>