﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b119f74-13c8-426c-9882-2545416bebdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Evden Uzakta İlk Macera: Okul</image:title>
            <image:caption>Bir ayrışma başlangıcı olarak kabul edebileceğimiz okul sancılı bir süreci beraberinde getirir ve bu
süreçte kitapları yardımcı olarak kullanmak faydalı olabilir.
Bu kitap, okula başlayacak olan çocuğunuza ve okul dönemine erişmiş bir çocuk sahibi olan siz ebeveynlere
yardımcı olmak için yazıldı. Kitap sizden çocuklarınıza gönderilen bir mektup gibi kaleme alındı ve
içeriği, okula dair tavsiyelerin ve bilgilendirmelerin bulunduğu kısa metinlerden oluşuyor. Güzel bir
başlangıç yaşamanız dileğiyle…
Keyifli okumalar dileriz.

Psikolog
Cihan Çelik ve Sena Öncel Özsoy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a3c534e-ac11-43e6-900a-4a1ab53542c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Balonu Puf Puf - Masallarla Karakter Eğitimi (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Çocuk, hayalleri ile zihin dünyasını zenginleştirir ve yaşama karşı motive olur. Hayalleri en ziyade güzelleştiren ve büyüten ise masallardır. Çocuk masalı dinler veya okurken masalda anlatılanları hayal eder. Bu, onun için hem çok önemli ve hem de çok keyiflidir. Bu masallarda bir de insan olmanın gereği anlatılıyorsa masalın çocuğa katkısı daha da artar. Bu özelliklere uygun olarak hazırlanan elinizdeki eser ile çocuğunuz eğlenirken arkadaşlığı, vefayı, dürüstlüğü, yardım etmeyi, özen göstermeyi ve daha birçok güzel insan olma vasfını kazanmış olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d261f58-32ed-4e19-a4af-14ab8018c476.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazılar</image:title>
            <image:caption>İnsanlar genellikle olguları bir iki nedene indirgemeyi severler. Öyle olunca her şey daha iyi anlaşılmış ve berrak görünür. Oysa olgular çok sayıda nedene bağlıdırlar ve bunlar arasındaki etkileşimler neticesinde gelişirler. Doğan Şahin&apos;in psikiyatr kimliğiyle öne çıkan bu etkileyici kitap, olguların sadece görünen yüzlerinin değil, aynı zamanda onları şekillendiren görünmeyen yüzlerini de aydınlatıyor. İnsan psikolojisinin karmaşıklığını anlamamıza ve toplumun içindeki karmaşık ilişkileri çözmemize yardımcı olan bu derleme, dikkatle seçilmiş notlarla dolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1ccfd76-dfdc-41c6-98b1-90b4c8a654a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Yolunda - Mavi Mini İle Ara Bul Etkinlikleri 2</image:title>
            <image:caption>Yaz bitti!
Tatilden dönüyoruz ve başlıyor okul hazırlıkları! Yolda gördüklerimi bir bilsen... Kalabalığın içinde gözümden neler kaçmış meğer.
Şimdi hepsini arayıp bulma zamanı!
Sen de katılmak ister misin?
Hadi, büyük resimdeki küçük detayları, saklanan eşyaları beraber bulalım.
Mavi Mini&apos;yle tanıştıysan kemerleri bağla, macera dolu bir yolculuğa çıkıyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e867a12-7c57-46ea-82af-0e7b1522c26a.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek Kişiler ve Liderler</image:title>
            <image:caption>“Tartışmasız her yerde liderliğe hasret vardır. Bu hasret öylesine güçlüdür ki, zaman zaman en nahoş, en hatalı, en gülünç ifadeleri takınıyormuş gibi görünür. Belki de bu, birdenbire mantar gibi bitiveren, tüm spesifik çıkarlarıyla beraber sayısız yeni ‘topluluk’, ‘camia’, ‘düzen’, ‘tarikat’ ve ‘okul’larda en açık biçimde kendisini ispatlıyordur. Her birinin de merkezinde kendi kurtarıcısı, peygamberi ya da devrimcisi vardır. Her biri, dünyamızı iyileştirmek ve kurtarmak gibi en abartılı iddiaları dile getirir. Bu bakımdan, bizim çağımız Antik Çağ’daki Helenistik dönemin düşüşünü de anımsatıyor. […] Günümüzdeki bu tür tarikat oluşumlarının ve hiziplerin detaylarına girmek istemem. Bunun yerine, liderler problemini hayatlarımızın din, devlet, ekonomi ve ulus gibi tüm esas alanlarında titizlikle ve teorik olarak ele almayı öneriyorum. Yine de bu problemleri, gayelerimiz için gerektiği kadar taslağını çıkaracağım belli bir felsefi yaşam ve dünya görüşü zemininde değerlendireceğim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb706ba-d20a-4e69-89e8-3b3dfa654e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferdengeçti Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Aile içi şiddet konusunda ele alınabilecek pek çok konu başlığı var. Ancak bu kitap ülkemizde çok az tartışılmış olan baba kavramına odaklanmayı ve babanın işlevini ele almayı, öte yandan baba şiddetine bir perspektif sunmayı amaçlıyor. Küçük yaşta tanık olunan hatta hedef olunan baba şiddeti, yetişkin hayatta nelere mal oluyor? Yaşananlar çocukluk yıllarında kalıp, üzerlerine çekilen kalın yorganların altında gözden ırak kalarak hiç yaşanmamış gibi mi kabul ediliyor? Baba şiddetine uğrayan kadınların babaları ile ilgili algıları nasıl? Bu durum kendi evlilik ilişkilerine ve kocalarına karşı nasıl bir bakış açısı geliştirmelerine sebep oluyor? Çocuklarına yaklaşımlarını nasıl etkiliyor? Diğer çocukların böyle bir babaya sahip olmadığını fark ettiklerinde neler düşünüyorlar? O günlerden yetişkin dönemlerine neler kalıyor? Hangi duygusal hatta belki bedensel izleri taşıyorlar? 
Ferdengeçti çiçeği, bir gün onu keşfedeceklerini ve 
ona bir isim vereceklerini düşündü. Hangi çiçeğe gerçek ismi verilmiş ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca315188-5e46-4b0f-b913-7d9392d8adbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Patlak Zeka Cemcan - Acayip Fikirler Ustası (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Başa icat çıkarmak benim en temel görevimdir. Bu yüzden öğretmenimiz bir şey icat edin deyince tabii ki üstüme alındım. Ağaç altında oturup kafama fikir düşmesini bekledim. Ama fikir bana Newton&apos;a geldiği gibi elma ile değil, haşin bir topla geldi. İtiraz etmedim, kabul ettim.
İcadımı yaptım, sonuç tam bir fiyaskoydu! Sonra düşündüm taşındım, icadım orada işe yaramazsa şurada yarar dedim, yılmadan devam ettim. Ne de olsa sonucun nasıl olacağını kimse bilemez! Fırçayı bulan kişi belki de odun kesmek için bir şey icat etmek istiyordu. Balta yerine fırçayı buldu. Bu durumda icadı çöpe mi atsaydı? Ben de icadıma uygun yer aradım. Arayan bulur! Bulmasına buldum ama taklitlerim yüzünden başım derde girdi. Bu arada taklit kötü bir şey onu öğrendim.
Bence her bilim insanı kendi bacağından asılmalı. Yani herkes kendi icadını yapmalı. Terlik sektörü de tamamen bana kalmalı! Biliyorum neler icat ettiğimi çok merak ettiniz. Okuyun görün!  Sonuçta bir Cemcan kolay yetişmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28fed6c0-ff93-497c-b3e7-be551b6b27ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Penguen Görmek İster misin?</image:title>
            <image:caption>İki çocuk şehrin içinde gezen bir penguenin peşine düşerler. Kendini penguen uzmanı olarak tanımlayan kahramanımız gördüğü çeşitli hayvanları penguen zanneder. Ancak bunlardan hiçbiri gerçek bir penguen değildir. 
 
Kahramanlarımızla beraber pengueni bulmaya var mısın? 

Küçük okuyucular eğlenceli bir öykünün eşliğinde her sayfada gizlenmiş pengueni arayıp, diğer hayvanların ne olduğunu bulmaya çalışacaklar. Kitabın sonunda ise öyküde geçen tüm hayvanları hep beraber yakından tanıyacağız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4907d102-641e-4555-94d2-d772a958a771.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinizm ve Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>Sinik, ha­ki­kat­ten kaçar. Ve sinik, ha­ki­kat­ten kaç­ma­yı bi­linç­li ola­rak se­çen­dir. Zira mo­dern çağda kit­le­ler al­da­tıl­ma­yı ter­cih eder. Mac­hi­avel­li&apos;nin mo­der­ni­te­nin henüz ba­şın­da fark et­ti­ği ha­ki­kat budur. Mac­hi­avel­li, hü­küm­da­ra ne­le­ri ya­par­sa hal­kın al­da­tıl­ma­yı, ken­di­si­ne ya­lan­lar söy­len­me­si­ni kabul ede­ce­ği­ni an­la­tır. Antik Çağ­la­rın &quot;Ce­ha­let er­dem­dir,&quot; sözü mo­der­ni­te­ye uygun de­ğil­dir. Mo­dern, cahil yahut al­da­tıl­mış de­ğil­dir. Mo­dern, ce­ha­le­ti ve al­da­tıl­ma­yı ter­cih eden­dir. Al­da­tıl­ma­sı­nın kar­şı­lı­ğın­da da ta­lep­le­ri var­dır. 
Sinik akıl, Ay­dın­lan­ma yan­lış bir öz­ne­yi ta­sav­vur et­ti­ği için ay­dın­lan­mış ol­ma­sı­na rağ­men bi­lin­ci yan­lış kalan öz­ne­nin bi­lin­ci de­ğil­dir. Bi­lin­ci yan­lış­tır çünkü insan, te­orik ola­rak ha­ki­ka­ti ta­nı­dı­ğı öl­çü­de dö­nüş­mez. Mo­dern insan, şart­lar uygun ol­du­ğun­da al­da­tıl­ma­yı ter­cih ede­bi­lir. Hâkim ide­olo­ji in­sa­nı tat­min et­ti­ği sü­re­ce, ha­ki­kat­ten ha­ber­dar ama onu red­de­den insan müm­kün­dür. Bun­unla bir­lik­te si­nizm so­rum­lu­luk al­ma­yı, do­la­yı­sıy­la öz­ne­leş­me­yi red­de­den in­sa­nın bi­lin­ci­dir. Başka bir de­yiş­le öz­ne­li­ği, yani öz­ne­leş­me­yi red­de­der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72cbb581-6bab-45a7-84ff-b987dee158bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Peter Pan, the mischievous boy who refuses to grow up, lands in the Darling&apos;s proper middle-class home to look for his shadow. He befriends Wendy, John and Michael and teaches them to fly (with a little help from fairy dust). He and Tinker Bell whisk them off to Never-land where they encounter the Red Indians, the Little Lost Boys, pirates and the dastardly Captain Hook.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ea6281-7de0-491b-a1a8-734e3c3da0f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Kurtarma Görevi / Planet Ömer 3</image:title>
            <image:caption>CHARLIE, DANIEL VE (TABİİ Kİ) ÖMER İÇİN İŞLER KARIŞIYOR!
OKULDA ÇOK TUHAF ŞEYLER OLSA DA KİMSE OLANLARI CİDDİYE ALMIYOR...
DAHA FAZLASINI ÖĞRENMEK İSTER MİSİNİZ?*
Bu macerada:
- birilerini kaçıran bir UZAYLI (olabilir)
- uzaylıların varlığına İNANMAYAN bir arkadaş
- dünyanın EN KORKUNÇ öğretmeni (büyük ihtimalle uzaylı)
- TÜYSÜZ bir kedi
- Pakistan düğünü (uzaylılar katılmasa da SÜRPRİZLERLE dolu bir düğün)
*BU FIRSATI KAÇIRMAYIN? BU ARADA KİTAPTA UZAYLILARDAN BAHSEDİLDİĞİNİ SÖYLEMİŞ MİYDİK?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9021701c-6311-46e8-88a2-9eab30aa8a81.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapının Ardındaki Sır</image:title>
            <image:caption>Yıllar geçiyordu ve elbette her şey değişiyordu. Bir şey hariç: Meryem&apos;in yaşadığı maceralar! Bu defa hiç bilmediği bir yerde, büyük büyük kapılar vardı karşısında. Kapıların ardındakiler ise çok tanıdıktı. Sıradan bir &quot;yaz günü&quot; kahramanımız ve arkadaşları hiç de sıradan olmayan olayların fitilini ateşlerler. Bir anlaşma, bir maç, bir cesaret ve kimsesiz bir evin çözülemeyen gizemi... Meryem; şaşırmaya ve öğrenmeye son hızla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb834bce-0e53-4bb9-88d5-e49a6cb2aa72.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Zeka (2 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap dikkati, öğrenmeyi, düşünme becerilerini, motivasyonu, çalışma verimliliğini artırma adına geliştirilmiştir. Okul hayatında ve günlük hayatta problemlere yaratıcı çözümler üretilmesine yardımcı olmanın yanında içerikler oluşturulurken kullanılan ‘’Disiplinlerarası Bağlantı Sistemi’’ ile çocukların günlük hayattaki karmaşık problemlere yönelik farklı bilgi ve deneyimleri bir arada kullanabilmelerini sağlamaktadır.
Dikkat–Zekâ, uzman kişiler tarafından SCAMPER öğrenme tekniği ve Disiplinlerarası Bağlantı Sistemi gibi bilimsel tekniklerden yola çıkarak hazırlanmış çalışmalardan oluşmaktadır.
 Bu set sayesinde üretkenliğin dört temel boyutu olan akılcılık, esneklik, özgünlük ve zenginleştirme etkinlikleri ile çocuklar, doğuştan gelen kapasitelerini en yüksek verimlilikte kullanabilmek için ihtiyaç duyduğu kazanımları eğlenceli ve zevkli aktiviteler eşliğinde edinecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae79db9-c10c-4b84-92bc-ef828914e7f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Zeka (3 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap dikkati, öğrenmeyi, düşünme becerilerini, motivasyonu, çalışma verimliliğini artırma adına geliştirilmiştir. Okul hayatında ve günlük hayatta problemlere yaratıcı çözümler üretilmesine yardımcı olmanın yanında içerikler oluşturulurken kullanılan ‘’Disiplinlerarası Bağlantı Sistemi’’ ile çocukların günlük hayattaki karmaşık problemlere yönelik farklı bilgi ve deneyimleri bir arada kullanabilmelerini sağlamaktadır.
Dikkat–Zekâ, uzman kişiler tarafından SCAMPER öğrenme tekniği ve Disiplinlerarası Bağlantı Sistemi gibi bilimsel tekniklerden yola çıkarak hazırlanmış çalışmalardan oluşmaktadır.
 Bu set sayesinde üretkenliğin dört temel boyutu olan akılcılık, esneklik, özgünlük ve zenginleştirme etkinlikleri ile çocuklar, doğuştan gelen kapasitelerini en yüksek verimlilikte kullanabilmek için ihtiyaç duyduğu kazanımları eğlenceli ve zevkli aktiviteler eşliğinde edinecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddee58b4-25bd-4194-a0b6-3d5160489a80.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sayı Trenim - Cırt Cırtlı Yapboz ve Kitap Seti</image:title>
            <image:caption>Makinist Panda ve arkadaşları bu trende…
Yapbozu tamamla, upuzuuun treni oluştur, sayıları keşfet! Kitabı incelemeyi sakın unutma!
Çocuklar bu kitap ve yapboz sayesinde sayıları keşfederken aynı zamanda hayvanlar nerede yaşar, ne ile beslenir gibi sorulara cevap bulacaklar.
İlk Sayı Trenim sizlerle, haydi yap-boz-keşfet!
Bu Treni Kaçırma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91bbea45-63c2-4f9a-816e-6423cd60be1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Glendy Vanderah 2 Kitap Set (Yaprakların Arasındaki Işık - Ormanın Yıldızlarla Buluştuğu Yer)</image:title>
            <image:caption>Yaprakların Arasındaki Işık TANITIM YAZISI 
Ormanın en derinlerinde bile saklanamayan bazı gizemler vardır… 
Beklenmedik bir anda, yaşadığı krizin etkisiyle, Ellis Abbey, sadece birkaç dakikalığına bebeği Viola’yı ormanda unutur. Bunu fark eder fark etmez hemen geri döner ancak Viola bıraktığı yerde yoktur. Kızı Viola’nın ortadan kaybolması, zaten çatırdamaya başlamış olan evliliğinde tam bir kırılma noktası olur. Yaşadığı travma yüzünden Ellis, gün geçtikçe keder, suçluluk ve bağımlılık girdabına kapılır. Bu ruh hâli ile kalmaya devam ederse, ailesine, özellikle de ikiz çocuklarına daha fazla zarar vereceğini düşünerek onları terk eder ve duyduğu tarifsiz acıyı, tek başına çıktığı yolculukta çaresizce daha da derinlere gömmeye çalışır. 
Diğer tarafta, Washington’ın ücra bir bölgesinde, Raven adlı bir genç kızın da derinlere gömdüğü bazı sırları vardır. Yeryüzü ile gizemli ilişkiler kuran, doğaya ve onun iyileştirici gücüne inanan annesi ile güvende ancak başkalarıyla hiçbir etkileşime girmeden, eğitimini bile evde aldığı bir yaşam sürdürmektedir. Ancak annesinin tüm uyarılarına rağmen Raven, edindiği arkadaşlardan sonra sınırlarla çevrili yaşamının dışına adım atmak ister. 
Ellis ve Raven güçlü özlemlerinin hayatlarına yansımaları ile yüzleşirken, yolculukları, beklenmedik bir anda kesişecek ve doğa, aile ve sevginin karşı konulamaz güçleri sayesinde bir araya geleceklerdir. 
 
Ormanın Yıldızlarla Buluştuğu Yer: 
NEREDEN GELDİĞİ BİR GİZEM, 
NEDEN BURADA OLDUĞU İSE BİR MUCİZE. 
Annesinin ölümüyle ve göğüs kanseriyle verdiği savaşın ardından, Joanne Teale, son zamanlarda yaşadığı zorlukların 
onu yıldırmadığını kanıtlamak için Illinois’nin 
kırsal bölgesindeki yuvacı kuşlar hakkında sürdürdüğü 
doktora araştırmasına geri döner. 
Sadece kendi işiyle ilgilenen Jo&apos;nun rutini, evinin önünde esrarengiz bir çocuğun belirmesiyle altüst olur. 
Kendisini Ursa olarak tanıtan bu kız, 
beş adet mucizeye tanık olmak üzere yıldızlardan 
gönderildiğini iddia eder. 
Jo, büyüleyici çocuğun gizemini çözmek için 
tek başına yaşamayı seven komşusu Gabriel Nash’in 
yardımına başvurur. 
Üçü arasında muhteşem bir bağ oluşmasına rağmen, 
Jo, Gabriel ve Ursa önlerinde verilmesi zor kararların 
olduğunun farkındadır. Yaz mevsimi sona ererken ve 
Ursa beşinci mucizesine ulaşmak üzereyken, 
geçmişine dair acı verici sırlar açığa çıkar ve 
kaderleri artık yıldızların eline kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d476114-b963-4b94-8ed9-b464479f2668.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmenimden Mektuplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alphonse Daudet&apos;nin henüz yirmi üç yaşındayken kaleme aldığı Değirmenimden Mektuplar, toplamda yirmi dört öyküden oluşan derleme bir eserdir. L&apos;Evenement, Le Figaro ve Le Bien Public gazetelerinde tefrika edilerek yayımlanan mektuplar, 1879 yılında bir kitap olarak yayımlanmıştır. Eserin adından da anlaşıldığı üzere öyküler, gazete yayımlandığı zamanlarda birer mektup formatında kaleme alınmıştır. Yazar, Provence&apos;a yaptığı bir seyahatinde terk edilmiş bir değirmeni keşfederek satın alır ve mektuplarının taslağını bu değirmende oluşturur. Güneşin yakıcı ışıklarıyla can bulan yemyeşil çam ormanlarının arasında bulunan değirmende, etrafını çevreleyen tüm ses, koku ve birbirinden güzel renkleriyle Provence doğasının ve anılarının kendisine esin kaynağı olduğu söylenebilir. Değirmenin satın alındığını belirten noter belgesi ile başlayan kitapta, Provence&apos;taki yaşamın yanı sıra Korsika ve Cezayir&apos;e yapılan geziler hakkında kısa pastoral öyküler de yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe2c848b-e736-4b33-82f1-63652fdaa84a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çukurlar</image:title>
            <image:caption>Bazen tek suçunuz; yanlış zamanda, yanlış yerde olmaktır. “Yamuk Okul” serisinin yaratıcısı Louis Sachar&apos;ın, Newbery Madalyası dâhil pek çok ödüle değer görülen, beyazperdeye de uyarlanan klasikleşmiş romanı Çukurlar; “ötekileştirilen” çocukların dünyasında geçen, gizem dolu bir serüven. Tuhaf tesadüflerle örülmüş sarsıcı hikâyesinin arka planında, iyilerle kötülerin bir asırlık mücadelesine odaklanan yazar; pes etmemeye, direnmeye ve umuda dair yüreklendirici bir anlatı sunuyor.    Adalet ve yargı kavramlarını tartışmaya açan kitap, suça sürüklenen çocukların “yararlı ve çalışkan” bireyler olarak yeniden topluma kazandırılmaları olasılığı üzerine düşündürüyor.  Stanley Yelnats.  Fark ettiniz mi? Düzden de tersten de aynı okunuyor.  Ne şans ama! Belki de şansızlık, hatta lanet demeliyiz bu tesadüfe. Stanley, gökten bir çift ayakkabı düştüğünü gördüğünde bunun kaderinin bir oyunu olduğunu sezmişti. Şanssızlıklarla dolu yaşamında kazara da olsa böyle sürprizlere yer yoktu. Yaşananları kavramaya çalışırken, hiç işlemediği bir suçla itham edildiğini fark etti. Oysa bu kez tek kabahati; yanlış zamanda, yanlış yerde olmaktı. Artık emindi, büyük-büyük-büyükbabasından miras kalan lanet peşini hiç bırakmayacaktı. Mahkemeye çıktığında yargıç ona iki seçenek sundu: Ya ıslahevine gidecekti ya da Yeşil Göl Kampı&apos;na. Stanley, ikinciyi seçti. Ne var ki göl kurumuş, çöle dönmüştü ve oradaki tüm erkek çocuklara “kişiliklerini geliştirmeleri için” çukur kazdırıyorlardı. Stanley, çok geçmeden işin gerçek yüzünü anlayacak ve kazdığı her çukurla hiçliğin ortasında yatan yüzyıllık bir hikâyeyi gün ışığına çıkaracaktı. Mizahtan beslenen güçlü anlatısıyla okurları, çözümü pek de kolay olmayan gizemli olaylarla baş başa bırakan Louis Sachar, içimizdeki merak ve şüphe duygularını harekete geçirecek baş döndürücü bir kurguya imza atıyor.  Kaleme alınışının 25. yılını kutlayan Çukurlar, “hatasını düzeltenin, hayatını da bir çekidüzene koyacağı” düşüncesi üstüne kurulu, çarpıcı bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df7315d-fd50-4992-b0b8-f6fdeffd28cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Horhor’un Leblebisi</image:title>
            <image:caption>Nohut yemeğini sever misiniz? Ya nohuttan kuruyemişe dönüşen leblebiyi? Peki, bir nohut tanesi nasıl yetişir, evlerinize leblebi olarak nasıl gelir? 
Ambarda ekilmeyi bekleyen bir nohut tanesi; size tıngır mıngır kendi öyküsünü anlatacak. Topraktan yeryüzüne uzanan nohut fidanı; önce tarlada içlenecek, sonra kurutulacak; dövenlerle ezilirken çıtır çıtır nohutlar kabuğundan ayrılacak. Yolculuk başlayacak tarladan dükkâna… Horhor Amca’nın dükkânına vardığında kavrulacak; mis gibi kokusuyla bir çocuğun kesekâğıdına dolacak. Horhor’un Leblebisi; akşam nine ve dedesinin evinde misafirlere ikram edilirken evin neşesi, sohbetin yemişi olacak. 
Yazarımızın yine masalsı anlatımı ve yine dilinin, dilimizin olanca şiirselliğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b0fe1e8-d9b6-4eba-aec0-0ac49eb60a38.jpg</image:loc>
            <image:title>Therese Raquin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk olarak l&apos;Artiste dergisinde tefrika edilen Thérèse Raquin&apos;de klasik trajediyle pek çok benzerlik görülebilir: Birkaç karakter etrafında gelişen sıkı olay örgüsü, sınırlı uzamsal-zamansal çerçeve ve trajik bir sonuç. Anlatıyı insan davranışlarının yarı bilimsel bir incelemesiyle birleştiren ve natüralizm akımının temellerini atan bu roman, hikâyesinin içerdiği karanlık ruh hâli ve karakterlerinin ahlaksızlığı sebebiyle döneminde skandal yaratır. Thérèse ve Laurent arasındaki yasak aşk ölümcül bir tutku şeklinde sunulur ve şiddet, onları harekete geçiren tutkuya damgasını vurur. Romanda ölüme uzun pasajlar ayrılmıştır ve üç ana karakter de trajik bir sonla buluşur. Zola&apos;ya göre Thérèse ve Laurent arasındaki ilişkinin ölümcül sonucu bu karakterlerin çılgınlığıyla açıklanır. Anlatıcı, birçok karaktere eleştirel bir gözle bakar ve bu karakterler aracılığıyla 19. yüzyıl toplumunun geleneklerini analiz eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea2e089-bec4-467c-830f-950480f8da2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyarlılıktan Doğan Güç</image:title>
            <image:caption>Aşırı duyarlı insanlar için duyusal aşırı yüklenme ve tükenmişlikten korunmaya dair bir rehber.   Aşırı hassas ve duyusal olmak kimi zaman zayıflık belirtisi olarak görülür. Oysa empat olmak, dünyayla yoğun şefkat içinde bağlantı kurmak için eşsiz bir armağandır. Empatik içgörüler kontrol edilemediği zaman ise bu bir armağan olmaktan çıkıp, sizi tükenmenin kıyılarına savurabilir.   Duyarlılıktan Doğan Güç kitabında her yaştan kadın ve erkeğin hayatına dokunan Jane Novak, duyarlılıktan doğan gücü elde etmeniz için eşsiz bir rehberlik yapıyor. Yaşam enerjisinin ve gücün kilidini açmak için adım adım ilerleyen bu yolculukta arzuladığınız dönüşümü nasıl gerçekleştireceğinizi anlatıyor. Nefes egzersizleri, imgeleme çalışmaları, özel aktivasyonlar ve araçlarla özgürlüğünüze kavuşmanız için etkili anahtarlar sunuyor.   Zorlu bir dünyada kendi merkezinde durarak, yaşamla olan o güçlü ve sevgi dolu bağı yitirmek istemeyen herkes için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d789b220-59b2-4ecf-9887-8d05d11e54a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Boyama Kitabı Spor Aktiviteleri</image:title>
            <image:caption>Etkinlikli Boyama Kitabı Spor Aktiviteleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79d04386-0248-4e69-a063-d245afa361ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Boyama Kitabı Harfler ve Rakamlar</image:title>
            <image:caption>Etkinlikli Boyama Kitabı Harfler ve Rakamlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b0a6587-4e0f-4e82-9ae2-52d938db2d36.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Boyama Kitabı Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Etkinlikli Boyama Kitabı Hayvanlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5cc3594-81fa-4f6b-bd8f-5609813e99c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvırcık ile Pıtırcık 1. Kitap Sağım Solum Kedi - Küçük Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Kıvırcık ile Pıtırcık için her gün yeni bir macera! 
Mavisel Yener&apos;in “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu için kaleme aldığı “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, birbirinden bağımsız şekilde de okunabilen beş ayrı kitaptan oluşuyor. Zıt karakterlere sahip iki yakın arkadaşın okul ve günlük yaşantılarından renkli kesitler sunan bu kısa öyküler, Berna Dörtpınar&apos;ın kıpır kıpır resimleriyle bütünleniyor. Ritmik dili ve eğlenceli anlatımıyla okumayı yeni öğrenen veya okuma hızını artırmak isteyen öğrencileri kitapların dünyasına yakınlaştıran seri; çocukların yaratıcılığını tetikliyor, eleştirel düşünme becerilerini geliştiriyor.  Ve işte yeni arkadaşlarımız Kıvırcık ile Pıtırcık aramızda! Sözlüklerdeki kelimeler yetersiz kalır onların ezelî ve ebedî dostluklarını anlatmaya. Biri ne kadar sabırlı ve sessizse; ötekisi bir o kadar sabırsız ve konuşkandır. Eften püften sebeplerle arada didişseler bile kalplerindeki sevgi engel olur ayrılmalarına.  Dünyanın döndüğü, güneşin gülümsediği her gün Kıvırcık ile Pıtırcık için yeni bir macera! Türlü muziplikler, şamata, bolca curcuna... Kâh uydurdukları “Dikkat Mikkat” oyununa kendilerini fazla kaptırınca sağlarını sollarını pisilerle doldurur, kâh sınıf arkadaşları bayat şakalara kıkırdarken okullarının maskotu kayıp papağanın peşinden düşerler yollara. Hünerli ellerini konuşturmak için buluştuklarındaysa bir de bakmışlar hoop diye Samanyolu&apos;ndalar! O da yetmez gibi, oflayıp poflamayı fazla kaçırınca paldır küldür karşılarında beliren robotla acayip maceralara dalarlar. Derken, öğretmenlerinin verdiği ortak ödevle hiç istemeden araları açılıverir. Ama neyse ki Pıtırcık&apos;ın dedesinin onları barıştıracak harika bir planı vardır... Zaten arkadaşlık bir elmanın yarısı gibi olmak, birlikte ağlayıp birlikte gülmek değil midir?  Ve öyle de olur; sevgi kazanır. Kıvırcık ile Pıtırcık sonsuza dek hep arkadaş kalırlar.  Kıvırcık ile Pıtırcık&apos;ın her biri ayrı serüvene açılan bu neşeli öykülerini okuduktan sonra, “Arkadaşlık, hayatın bize sunduğu en güzel armağan!” diyeceksiniz.  “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 2” olarak sınıflandırılan “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, son bölümünde yer verdiği bulmaca ve oyunlarla, 1. ve 2. sınıfa giden öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1fe2ded-91d0-48e9-96dc-2d22fc54a851.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Boyama Kitabı Meslekler</image:title>
            <image:caption>Etkinlikli Boyama Kitabı Meslekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f574918-58ae-4206-a6e5-4649eb901192.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştir 3</image:title>
            <image:caption>Bedenlerimiz değişince duygularımızı kontrol edemiyor muyuz? Maftanın maşası olan Yuichi... Polislerden kaçarken paraya ihtiyacı olunca tefecilere meydan okuyan Mitsumune... Beden değiştiren ikili yeni sorunlarla karşılaşırken, Yuichi’nin hoşlandığı kadın olan Nakazato’san’ın devreye girmesiyle kader ağlarını örmeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daced486-ccd1-442b-81c7-745fa1d7fb66.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Boyama Kitabı Sebzeler ve Meyveler</image:title>
            <image:caption>Etkinlikli Boyama Kitabı Sebzeler ve Meyveler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5102148-b666-4e6b-bf6b-f99996966a15.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvırcık ile Pıtırcık 2. Kitap Kuş Doktoru - Küçük Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Kıvırcık ile Pıtırcık için her gün yeni bir macera! Mavisel Yener&apos;in “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu için kaleme aldığı “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, birbirinden bağımsız şekilde de okunabilen beş ayrı kitaptan oluşuyor. Zıt karakterlere sahip iki yakın arkadaşın okul ve günlük yaşantılarından renkli kesitler sunan bu kısa öyküler, Berna Dörtpınar&apos;ın kıpır kıpır resimleriyle bütünleniyor. Ritmik dili ve eğlenceli anlatımıyla okumayı yeni öğrenen veya okuma hızını artırmak isteyen öğrencileri kitapların dünyasına yakınlaştıran seri; çocukların yaratıcılığını tetikliyor, eleştirel düşünme becerilerini geliştiriyor.  Ve işte yeni arkadaşlarımız Kıvırcık ile Pıtırcık aramızda! Sözlüklerdeki kelimeler yetersiz kalır onların ezelî ve ebedî dostluklarını anlatmaya. Biri ne kadar sabırlı ve sessizse; ötekisi bir o kadar sabırsız ve konuşkandır. Eften püften sebeplerle arada didişseler bile kalplerindeki sevgi engel olur ayrılmalarına.  Dünyanın döndüğü, güneşin gülümsediği her gün Kıvırcık ile Pıtırcık için yeni bir macera! Türlü muziplikler, şamata, bolca curcuna... Kâh uydurdukları “Dikkat Mikkat” oyununa kendilerini fazla kaptırınca sağlarını sollarını pisilerle doldurur, kâh sınıf arkadaşları bayat şakalara kıkırdarken okullarının maskotu kayıp papağanın peşinden düşerler yollara. Hünerli ellerini konuşturmak için buluştuklarındaysa bir de bakmışlar hoop diye Samanyolu&apos;ndalar! O da yetmez gibi, oflayıp poflamayı fazla kaçırınca paldır küldür karşılarında beliren robotla acayip maceralara dalarlar. Derken, öğretmenlerinin verdiği ortak ödevle hiç istemeden araları açılıverir. Ama neyse ki Pıtırcık&apos;ın dedesinin onları barıştıracak harika bir planı vardır... Zaten arkadaşlık bir elmanın yarısı gibi olmak, birlikte ağlayıp birlikte gülmek değil midir?  Ve öyle de olur; sevgi kazanır. Kıvırcık ile Pıtırcık sonsuza dek hep arkadaş kalırlar.  Kıvırcık ile Pıtırcık&apos;ın her biri ayrı serüvene açılan bu neşeli öykülerini okuduktan sonra, “Arkadaşlık, hayatın bize sunduğu en güzel armağan!” diyeceksiniz.  “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 2” olarak sınıflandırılan “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, son bölümünde yer verdiği bulmaca ve oyunlarla, 1. ve 2. sınıfa giden öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/025b8df0-4048-4d24-870f-cf47b5ff4cdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Boyama Kitabı Giysiler</image:title>
            <image:caption>Etkinlikli Boyama Kitabı Giysiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad2e36a1-c5cd-424d-a432-6cc7e6b12cc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Boyama Kitabı Eşyalar</image:title>
            <image:caption>Etkinlikli Boyama Kitabı Eşyalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/104f91d8-4c74-4a65-91e5-44ba5ba7c186.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvırcık ile Pıtırcık 4. Kitap Seni Gidi Robot - Küçük Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Kıvırcık ile Pıtırcık için her gün yeni bir macera! Mavisel Yener&apos;in “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu için kaleme aldığı “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, birbirinden bağımsız şekilde de okunabilen beş ayrı kitaptan oluşuyor. Zıt karakterlere sahip iki yakın arkadaşın okul ve günlük yaşantılarından renkli kesitler sunan bu kısa öyküler, Berna Dörtpınar&apos;ın kıpır kıpır resimleriyle bütünleniyor. Ritmik dili ve eğlenceli anlatımıyla okumayı yeni öğrenen veya okuma hızını artırmak isteyen öğrencileri kitapların dünyasına yakınlaştıran seri; çocukların yaratıcılığını tetikliyor, eleştirel düşünme becerilerini geliştiriyor.  Ve işte yeni arkadaşlarımız Kıvırcık ile Pıtırcık aramızda! Sözlüklerdeki kelimeler yetersiz kalır onların ezelî ve ebedî dostluklarını anlatmaya. Biri ne kadar sabırlı ve sessizse; ötekisi bir o kadar sabırsız ve konuşkandır. Eften püften sebeplerle arada didişseler bile kalplerindeki sevgi engel olur ayrılmalarına.  Dünyanın döndüğü, güneşin gülümsediği her gün Kıvırcık ile Pıtırcık için yeni bir macera! Türlü muziplikler, şamata, bolca curcuna... Kâh uydurdukları “Dikkat Mikkat” oyununa kendilerini fazla kaptırınca sağlarını sollarını pisilerle doldurur, kâh sınıf arkadaşları bayat şakalara kıkırdarken okullarının maskotu kayıp papağanın peşinden düşerler yollara. Hünerli ellerini konuşturmak için buluştuklarındaysa bir de bakmışlar hoop diye Samanyolu&apos;ndalar! O da yetmez gibi, oflayıp poflamayı fazla kaçırınca paldır küldür karşılarında beliren robotla acayip maceralara dalarlar. Derken, öğretmenlerinin verdiği ortak ödevle hiç istemeden araları açılıverir. Ama neyse ki Pıtırcık&apos;ın dedesinin onları barıştıracak harika bir planı vardır... Zaten arkadaşlık bir elmanın yarısı gibi olmak, birlikte ağlayıp birlikte gülmek değil midir?  Ve öyle de olur; sevgi kazanır. Kıvırcık ile Pıtırcık sonsuza dek hep arkadaş kalırlar.  Kıvırcık ile Pıtırcık&apos;ın her biri ayrı serüvene açılan bu neşeli öykülerini okuduktan sonra, “Arkadaşlık, hayatın bize sunduğu en güzel armağan!” diyeceksiniz.  “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 2” olarak sınıflandırılan “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, son bölümünde yer verdiği bulmaca ve oyunlarla, 1. ve 2. sınıfa giden öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c711243b-079a-4044-8635-093197de30bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvırcık ile Pıtırcık 5. Kitap Altı Şapka - Küçük yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Kıvırcık ile Pıtırcık için her gün yeni bir macera! Mavisel Yener&apos;in “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu için kaleme aldığı “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, birbirinden bağımsız şekilde de okunabilen beş ayrı kitaptan oluşuyor. Zıt karakterlere sahip iki yakın arkadaşın okul ve günlük yaşantılarından renkli kesitler sunan bu kısa öyküler, Berna Dörtpınar&apos;ın kıpır kıpır resimleriyle bütünleniyor. Ritmik dili ve eğlenceli anlatımıyla okumayı yeni öğrenen veya okuma hızını artırmak isteyen öğrencileri kitapların dünyasına yakınlaştıran seri; çocukların yaratıcılığını tetikliyor, eleştirel düşünme becerilerini geliştiriyor.  Ve işte yeni arkadaşlarımız Kıvırcık ile Pıtırcık aramızda! Sözlüklerdeki kelimeler yetersiz kalır onların ezelî ve ebedî dostluklarını anlatmaya. Biri ne kadar sabırlı ve sessizse; ötekisi bir o kadar sabırsız ve konuşkandır. Eften püften sebeplerle arada didişseler bile kalplerindeki sevgi engel olur ayrılmalarına.  Dünyanın döndüğü, güneşin gülümsediği her gün Kıvırcık ile Pıtırcık için yeni bir macera! Türlü muziplikler, şamata, bolca curcuna... Kâh uydurdukları “Dikkat Mikkat” oyununa kendilerini fazla kaptırınca sağlarını sollarını pisilerle doldurur, kâh sınıf arkadaşları bayat şakalara kıkırdarken okullarının maskotu kayıp papağanın peşinden düşerler yollara. Hünerli ellerini konuşturmak için buluştuklarındaysa bir de bakmışlar hoop diye Samanyolu&apos;ndalar! O da yetmez gibi, oflayıp poflamayı fazla kaçırınca paldır küldür karşılarında beliren robotla acayip maceralara dalarlar. Derken, öğretmenlerinin verdiği ortak ödevle hiç istemeden araları açılıverir. Ama neyse ki Pıtırcık&apos;ın dedesinin onları barıştıracak harika bir planı vardır... Zaten arkadaşlık bir elmanın yarısı gibi olmak, birlikte ağlayıp birlikte gülmek değil midir?  Ve öyle de olur; sevgi kazanır. Kıvırcık ile Pıtırcık sonsuza dek hep arkadaş kalırlar.  Kıvırcık ile Pıtırcık&apos;ın her biri ayrı serüvene açılan bu neşeli öykülerini okuduktan sonra, “Arkadaşlık, hayatın bize sunduğu en güzel armağan!” diyeceksiniz.  “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 2” olarak sınıflandırılan “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, son bölümünde yer verdiği bulmaca ve oyunlarla, 1. ve 2. sınıfa giden öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d414112f-e3fe-4155-80d1-fd358b2c00a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvırcık ile Pıtırcık Serisi (5 Kitaplık Set) - Küçük Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Kıvırcık ile Pıtırcık için her gün yeni bir macera! Mavisel Yener&apos;in “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu için kaleme aldığı “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, birbirinden bağımsız şekilde de okunabilen beş ayrı kitaptan oluşuyor. Zıt karakterlere sahip iki yakın arkadaşın okul ve günlük yaşantılarından renkli kesitler sunan bu kısa öyküler, Berna Dörtpınar&apos;ın kıpır kıpır resimleriyle bütünleniyor. Ritmik dili ve eğlenceli anlatımıyla okumayı yeni öğrenen veya okuma hızını artırmak isteyen öğrencileri kitapların dünyasına yakınlaştıran seri; çocukların yaratıcılığını tetikliyor, eleştirel düşünme becerilerini geliştiriyor.  Ve işte yeni arkadaşlarımız Kıvırcık ile Pıtırcık aramızda! Sözlüklerdeki kelimeler yetersiz kalır onların ezelî ve ebedî dostluklarını anlatmaya. Biri ne kadar sabırlı ve sessizse; ötekisi bir o kadar sabırsız ve konuşkandır. Eften püften sebeplerle arada didişseler bile kalplerindeki sevgi engel olur ayrılmalarına.  Dünyanın döndüğü, güneşin gülümsediği her gün Kıvırcık ile Pıtırcık için yeni bir macera! Türlü muziplikler, şamata, bolca curcuna... Kâh uydurdukları “Dikkat Mikkat” oyununa kendilerini fazla kaptırınca sağlarını sollarını pisilerle doldurur, kâh sınıf arkadaşları bayat şakalara kıkırdarken okullarının maskotu kayıp papağanın peşinden düşerler yollara. Hünerli ellerini konuşturmak için buluştuklarındaysa bir de bakmışlar hoop diye Samanyolu&apos;ndalar! O da yetmez gibi, oflayıp poflamayı fazla kaçırınca paldır küldür karşılarında beliren robotla acayip maceralara dalarlar. Derken, öğretmenlerinin verdiği ortak ödevle hiç istemeden araları açılıverir. Ama neyse ki Pıtırcık&apos;ın dedesinin onları barıştıracak harika bir planı vardır... Zaten arkadaşlık bir elmanın yarısı gibi olmak, birlikte ağlayıp birlikte gülmek değil midir?  Ve öyle de olur; sevgi kazanır. Kıvırcık ile Pıtırcık sonsuza dek hep arkadaş kalırlar.  Kıvırcık ile Pıtırcık&apos;ın her biri ayrı serüvene açılan bu neşeli öykülerini okuduktan sonra, “Arkadaşlık, hayatın bize sunduğu en güzel armağan!” diyeceksiniz.  “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 2” olarak sınıflandırılan “Kıvırcık ile Pıtırcık” serisi, son bölümünde yer verdiği bulmaca ve oyunlarla, 1. ve 2. sınıfa giden öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cd83651-88e3-4d57-921a-cec3443a83f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaskaya Giderken</image:title>
            <image:caption>Calla Fletcher, annesi kırsal yaşam tarzının izolasyonuyla başa çıkamadığı için babası Wren Fletcher’ı geride bırakarak onu alıp Alaska’nın vahşi doğasından kaçtığında iki yaşındadır. Artık yirmi altı yaşına gelen 
Calla’nın bildiği tek şey Toronto’da yaşadığı yoğun hayattır. 
Ancak aldığı bir haberle Calla doğduğu uzak sınır kasabasına 
uzun bir yolculuk yapma zamanının geldiğini anlar. 
 
Vahşi göçebe hayatına, tuhaf gündüz saatlerine, fahiş fiyatlara ve hatta ara sıra kulübelere göğüs geren Calla, tüm bunlara babasıyla bağlantı kurma şansı için katlanmaktadır; birçok hatasına rağmen yardım edemediği ama önemsediği adam için. Calla bu yeni kutupaltı ortamına alışmaya çalışırken, pilot olan Jonah başka bir yere ev demeyi hayal dahi edememektedir. Bu şehirli kızın vahşi doğayla başa çıkamayacak kadar şımartıldığına ikna olmuş hâlde, onu ait olduğu yere geri uçurmak için beklemektedir. 
 
Jonah muhtemelen haklıdır ama Calla onun yanıldığını kanıtlamaya kararlıdır. Jonah’nın, Calla’nın yaptıklarına verdiği ters tepki azaldıkça, aralarındaki bağ dostluğa dönüşür. Ya da belki daha derin bir şeye… Ama Calla, Alaska’da kalmak için gelmemiştir ve Jonah da asla Alaska’dan gitmeyecektir. Bu yüzden Calla’nın bir aşkın fitilini ateşleyip ailesinin yıllar önce denediği ve başarısız olduğu yolu seçmesi aptallık olacaktır. 
 
Bu basit gerçeğin aslında o kadar da basit olmadığı ortaya çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec3c540c-3ced-4596-9dc9-2851fb3d9f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızlı Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Brigitte Giraud’nun Goncourt Ödüllü kitabı Hızlı Yaşamak, kapkaranlık bir olayı muhteşem bir duygusallıkla, şefkatle işleyen bir roman. Eşini yıllar önce bir motosiklet kazasında kaybeden yazar, kazaya giden olaylar zincirini, çok kişisel ve içten bir soruşturma yürüterek inceliyor. Geriye dönüşlerle, anıların o çok derin sularına dalıyor ve kazanın önüne geçebilecek farazi olaylarla, tarihi baştan yazmaya çalışıyor. Bir çiftin özel hayatının, ilişkilerindeki gündelik meselelerin yanı sıra kentsel dönüşüm ve soylulaştırma gibi kamusal etkenlerle nasıl değişebileceğini anlatıyor. Brigitte Giraud, eşinin ölümünün yasını büyük bir cesaretle ve samimiyetle tutuyor; kişisel bir meseleyi, okuyan herkesin hayatına bir şekilde dokunacak bir roman haline getiriyor. “Hızlı Yaşamak, hatırlamak için bir davet, geri dönüşü olmayan şey gerçekleşmeden önce zamanı durdurma çabası.” Lir Magazıne Littéraire “Hızlı Yaşamak müşfik, hassas bir adama yazılmış bir aşk mektubu, bir bilgelik arayışı ve bizimkine çok benzeyen bir gündelik hayat resmi.” Version Femina</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab6daa4a-f946-40d7-a31b-c008fc8dbe09.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Atlası</image:title>
            <image:caption>Adalet Atlası, adaletsizliklerin tırmanışa geçtiği son dönemde, farklı alanlardan 75 isimle birlikte adaletin imkânını sorguluyor.Yürümenin, temsilin, özrün, büyümenin, hatırlamanın yanı sıra hatırlatmanın ve daha birçok eylemin adalet ile ilişkisine bakıyor. Adalet deyince akla gelen mahkeme, suç ve ceza gibi başlıkların yanı sıra rap, çizgi romanlar, video oyunları, organ nakli ve kimsesizler mezarlığı gibi uzağa düşmüş olanları da merkeze alan söyleşilerde konuklar birikimlerini ve akıl karışıklıklarını paylaşıyor. Anadolu Kültür’ün aynı isimli podcast projesinin dökümünden oluşan bu kitap, pek çok yeni ve eski konu ve kavramla kesişen güncel bir atlas yaratıyor. “Hak, yargılama anlamlarına gelen Dike aynı zamanda yol demek. Dike, Themis’in kızıdır. Dike’nin barış ve iyi yasa anlamlarına gelen iki kız kardeşi vardır. Themis’in kız kardeşiyse hatırlama ya da hafıza anlamına gelen Mnemosyne’dir. Bu tanrısal varlıkların akrabalığı bize şunu söylüyor: Hatırlamak adalettir, unutmak ise adaletsizlik.” Nazile Kalaycı “Edebiyatın zaten adaletsizliğin ta kendisinden geldiğini düşünürsek, kimi zaman edebiyat öyle bir şey yapar ki adaletten vazgeçer. Var olan hukuk düzeninin teklif etmiş olduğu formel, alışıldık adalet fikrine saldırır ve bunun uğruna cinayet işler, kurban verir, kendini parçalar.” Sema Kaygusuz “Failin hafızası meselesinde şunu düşünüyorum: Anneannem mağdurdu ama dedem ne yapmıştı acaba? Bu soruyu kolay kolay sormuyoruz ama sormalıyız çünkü 1915’le dedelerimiz üzerinden de yüzleşmemiz gerekecek.” Fethiye Çetin “Defineciler, ulus devletin ölmesi gerekenler olarak gördüklerinin mezarlarını kazıyor; yerin üstünde olmasını istemediğini yerin altında da istemiyorsun.” Kübra Kurt Çalışkan “Zaten hikâyesini anlatmak istediğimiz insanlar mağdur ve bu insanlar hikâyesiz de kalınca iki kere mağdur edilmiş oluyor. Bir sosyoloğun çok güzel bir lafı var: ‘Bilmemeyi seçmek neyi bilmemeyi seçeceğine dair asgari bir bilgi gerektirir.’” Emin Alper “İnsanların ortak etik değerleri geliştirmeleri, adalet fikrini ve duygusunu canlı tutan ilke ve uygulamaların kurumlarca hayata geçirilmesiyle mümkün oluyor. Gücü elinde tutanların adaletsiz edimleri ise yönetilenleri de adaletsizliği benimsemeye teşvik ediyor. Cicero’nun yüzyıllar önce tespit etmiş olduğu gibi, adalet insanları birleştiriyor, adaletsizlik ayrıştırıyor.” Osman Kavala</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14721b7d-6bb4-41cc-8ff0-fb73171d315b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Yeni Rejimi: Rekabetçi Otoriterlik</image:title>
            <image:caption>“Cumhurbaşkanı Erdoğan, ideolojisi veya çıkarları nasıl tanımlanırsa tanımlansın, son kertede iktidara seçim yoluyla gelmiş ve iktidarda sandık yoluyla kalmıştır... Bu nedenle, meşruiyetini rejimin rekabetçi unsurlarından alır. Seçimle elde ettiği gücü ise devleti siyasallaştırmak, hesap verme alanını daraltmak ve oyun alanını kendi lehine eşitsiz hale getirmek için kullanır.” Berk Esen, Şebnem Gümüşçü ve Hakan Yavuzyılmaz, bütün dünyadaki demokrasiden uzaklaşma eğiliminin bir parçası olan Türkiye’nin otoriterleşme deneyimini rekabetçi otoriterlik kavramıyla analiz ediyorlar. Yargının ve yasamanın yürütmenin yörüngesine girdiği, düşünce ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, muhalefetin baskı altına alındığı, medyanın muhalefetten olabildiğince “temizlenip” iktidar propagandasının bütün mecraları kapladığı bir ortamda, seçim, demokrasinin tek soluk borusu haline geliyor, bu rejimde. Ancak bütün siyasal oyun alanı gibi seçimlerin de “tek kale maça” göre düzenlenmiş gayri adil yapısı, bu imkânı da tıkıyor. 2023 seçimlerini, rekabetçi otoriterliğin sürdürülebilirliğinin sınanması bakımından kritik bir deneyim olarak alan yazarlar, bu rejimde muhalefetin konumunu ve perspektiflerini de tartışıyorlar. Türkiye’nin Yeni Rejimi: Rekabetçi Otoriterlik’in sorusu, şu: Rekabetçi otoriterlik, Türkiye için son durak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d820c85b-c000-4947-89a1-fc7ec12af177.jpg</image:loc>
            <image:title>Namus Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Başak Tuğ bu kapsamlı araştırmasında sosyal ve hukuki pratikler üzerinden 18. yüzyıl Osmanlısı’nda cinsel ve ahlâki düzeni inceliyor. Osmanlı tebaasının arzuhalleri ile Ankara ve Bursa mahkemeleri ve Divân-ı Hümâyun’un hukuki uygulamalarından yola çıkan Namus Siyaseti - 18. yüzyıl Osmanlı Anadolusu’nda Irz, Şiddet, Hukuk , erken modern denetim ve yönetim mekanizmalarının işleyişi ve modern iktidar biçimlerine geçiş sürecini toplumsal aktörlerin öznelliğini göz ardı etmeden ele alıyor. Tuğ, 18. yüzyıl imparatorluk tarihyazımına sağladığı katkının yanı sıra cinsiyet politikalarının tarihselleştirilmesiyle günümüzdeki egemen namus siyaseti ve söyleminin tarihsel kaynaklarını tartışıyor. “18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda namus siyasetini incelemenin günümüz için önemli siyasi ve toplumsal sonuçları bulunmaktadır. Böyle bir çalışma, cinselliğin kontrolü ile İslâm hukuku arasındaki ‘fıtri’ ilişki hakkındaki varsayımlarımızı yeniden düşünmemiz için bir uyarı niteliğindedir. Osmanlı İmparatorluğu’nda ahlâki düzenin idaresinin tarihselleştirilmesi, cinselliğin normatif İslâm hukukunun takdirine bırakılmış bir şey olmaktan çok, siyasi iktidar tarafından düzenlenen kamusal bir mesele olduğunu göstermektedir.” BAŞAK TUĞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43aaecda-a0bd-46f1-ab44-f3a92b6463b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşizm ve Kitleler</image:title>
            <image:caption>“Faşist söz dağarcığının merkezinde yer alan ‘millet’, ‘ırk’, ‘halk’ ya da ‘halk topluluğu’ gibi kavramların ‘kitleyle’ karıştırılmamasını, bunların birbirinin tam karşıtı olduğunu vurgulamak gerekir. Andığımız tüm bu sözcükler, kitlelerin olması gereken her şeyi temsil ediyordu. Kitle bağımsız, tembel, barış düşkünü, eşitlikçi, kararsız, asi, kadınsı, şımarık, saygısız, cimri, duygusal ve şehirli olarak görülüyordu. Halk ise bunun tam aksine disiplinli, otoriteye saygılı, çalışkan, alçakgönüllü, terbiyeli, yiğit, fedakârlık yapmaya hazır, köylü zihniyete sahip ve toprağa bağlıydı. “ Kitle, genellikle kendisine yüklenen anlam ve değerlerle baş etmesi gereken lanetli bir kavram. Bildiğimiz modern toplumun esasen biraz da kitle toplumu olduğu gerçeği kimseyi ikna etmiyor; üstelik iki büyük savaş arası faşizm ve onun neredeyse bütün suçları, eğilimleri, ideolojik nitelikleri, kusurları kitle fenomeninin dolaysız sonucu sayılıyor. Burada şüphesiz faşizmin kitlelere dayanan politik anlatısı kanıt gösteriliyor. Ishay Landa, Faşizm ve Kitleler’de bütün bu iddiaları titizlikle sorgulamaya tâbi tutuyor. “Faşizmi kitle karşıtı bir hareket olarak” ele alıp hem faşizm-kitleler ilişkisini hem de son on-on beş yıldır sıkça tartışılan çeşitli faşist hareket, ideoloji ve partileri yeniden düşünmeye davet ediyor. Kitleyi ve kitleselleşmeyi dizginlemek değil, tersine “kitlenin dizginlerinden boşanmasını sağlamak” gerektiğini öne sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8954461-f49c-4219-b71e-c936c88f8c5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erguvani İstimbot</image:title>
            <image:caption>Cüneyt Cebenoyan’ın Erguvani İstimbot’u  
 
1. Manaki Kardeşlerin yönettiği, Fuat Uzkınay’ın bestboy (elektrikçi çırağı) olarak görev aldığı sessiz sinema klasiği. Aynı zamanda Türkiye sinemasının ilk konulu uzun metraj filmidir. Rivayet edilir ki Boğaz kıyılarındaki ilk erguvan ağacının ilk çiçeğini açtığı günün sabahında, sisler arasından bir istimbot (çatana) süzülerek Boğaz kıyılarından geçer, içinden bir kadın sesinden hüzünlü bir şarkı duyulurmuş. Kimileri erguvanların çiçek açmak için istimbotu beklediğini, istimbotun Boğaz’da görünmediği bir yıl erguvanların da açmadığını dedelerinden dinlediklerini söylermiş. Bu tuhaf olaydan etkilenen Manaki Kardeşler, babasının kendisini sevdiği gence vermemesi üzerine kendini bir erguvan ağacına asarak intihar eden bir genç kızın hikâyesini anlatan Erguvani İstimbot adlı filmi çekmişler. Filme göre, genç kızın ruhu erguvani bir istimbotla Boğaz’ı dolaşır ve sevgilisini çağıran şarkılar söylermiş. Film ne yazık ki Fuat Uzkınay’ın sebebiyet verdiği elektrik kontağından çıkan yangında yanmış ve bugüne hiçbir izi kalmamış. Uzkınay’ın filmi kıskançlıktan yaktığı da rivayet olunur. Sessiz sinema oyunlarında popüler bir film adı olan Erguvani İstimbot, ne filmi gören bir kimse ne de varlığını kanıtlayan bir belge kaldığı için hep şüpheyle ve böyle bir film olmadığı iddialarıyla karşılaşır. 
 
2. 2014-2016 yılları arasında Açık Radyo’da yayınlanan sinema programı. Pazartesi günleri saat 11’de yayınlanan programda Cüneyt Cebenoyan her hafta farklı bir konukla bir film üzerine sohbet etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89b658c7-6f7c-4ead-8e31-e2ca9c68aa03.jpg</image:loc>
            <image:title>Psykhe ve Eros</image:title>
            <image:caption>Gelmiş geçmiş en büyük aşk hikâyesi 
 
“Psykhe ve ben… Kaderimize boyun eğmemiştik, kendi seçimlerimizin sorumluluğunu taşıyorduk. Yüzünü güneşe dönen çiçekler gibi birbirimize döndüğümüzde bir kehanetin ya da eski bir hikâyenin gereğini yerine getirmiyorduk. Kendi hikâyemizi yazıyorduk.” 
 
Arzu tanrısı Eros, Afrodit’i kızdırınca ölümlü bir kadına âşık olmak üzere lanetlenir; bu kadınla gözleri buluşursa sonsuza dek ayrılacaklardır… 
 
Miken prensesi Psykhe ise tanrıların bile korktuğu bir canavarı yeneceği kehanetiyle büyürken, toplumun kadınlar için biçtiği kurallara baş kaldırıp kılıç ve yay kullanmada ustalaşır… 
 
Kaderin bir araya getirdiği inatçı Psykhe ve dünyadan bıkmış Eros, hayal bile edemeyecekleri kadar büyük zorluklarla karşı karşıya kalırlar. Truva Savaşı başladığında ve ilahi güçler onları ayırmaya çalıştığında çağlar boyunca sürecek olan imkânsız aşklarına tutunacaklardır. 
 
Tanrıların, insanların, canavarların ve kahramanların büyüleyici, şiirsel hikâyesi… 
 
Gerçek aşkın bir efsane olduğunu kim söyledi? 
 
Madeline Miller ve V.E. Schwab hayranlarının bayılacağı destansı bir macera. 
“Klasik Yunan mitinin büyüleyici, feminist yeniden anlatımı... McNamara’nın dili sizi alıp götürüyor, antik mitolojinin sihrini ve gizemini mükemmel bir şekilde yakalıyor.”  
Glamour 
 
“Harika… Psykhe ve Eros aşkın, sadakatin ve kararlılığın gücünün muhteşem bir örneği. McNamara antik mitolojiyi alıp usta işi değişiklikler yaparak modern bir dünya yaratıyor.”  
Locus 
 
“McNamara çağlar boyu süren klasik bir aşk hikâyesinden benzersiz, şaşırtıcı ve çağdaş bir roman çıkarmayı başarmış.”  
Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0af684b-fb37-44d1-97de-10ad4a2c802f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırıldak McGifty ve Laklak Sam: Uçuş Zamanı</image:title>
            <image:caption>Tracey Corderoy ve Steven Lenton’dan yüksek sesle okumalık, birbirinden komik üç öykü. 
 
Fırıldak McGifty ve Laklak Sam’le tanışın! Onlar, tuhaf gizemler çözen iki cesur pastacı köpek! Fırıldak ve Sam’in işleri başından aşkın! O GICIK Kızıl Roket yine sinsilik peşinde! GİZEMLİ bir paket kafede sorun yaratıyor ve iki arkadaş KILIK DEĞİŞTİREREK gizli göreve çıkıyor! Neyse ki bol bol ÇÖREK yemek onlara güç veriyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b775a5-edc8-4690-9119-fe91342014d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırıldak McGifty ve Laklak Sam: Uzaylı İstilası</image:title>
            <image:caption>Tracey Corderoy ve Steven Lenton’dan yüksek sesle okumalık, birbirinden komik üç öykü. 
 
Fırıldak McGifty ve Laklak Sam’le tanışın! Onlar, tuhaf gizemler çözen iki cesur pastacı köpek! İşler KIZIŞIYOR! KUMDAN HEYKEL yarışmasında HİLE YAPAN biri var! Şu yeni KAFEDEN burunlara PİS KOKULAR geliyor! Fakat Fırıldak’la Sam’i asıl çileden çıkaran, UZAYLI İSTİLASI oluyor! Peki, aranızda BUZLU içecek isteyen var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d928dda-27f5-46d6-b4e0-f302ad85e0b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Vicdansızlar</image:title>
            <image:caption>“Çok karmaşık bir konuyu zekice ve derinlemesine inceleyen bir kitap.” 
-Hugh Aynesworth, Ted Bundy: Conversations with a Killer kitabının yazarı 
 
“Önemli ... Aramızda yaşayan korkutucu sayıdaki bu şaşırtıcı avcıları anlamak ve onlara karşı korunmak isteyen herkes için eşine az rastlanır bir değer.” 
-Joseph Wambaugh, The Onion Field kitabının yazarı 
 
“Dünyanın en tanınmış psikopati araştırmacısı, az bulunur bu yayıncılık başarısında keskin bilimsel içgörülerini sürükleyici olgu öyküleriyle mayalamış: Okunması gereken saygın bir kitap.” 
-Dr. John Monahan, Virginia Üniversitesi Hukuk Fakültesi 
 
“Psikopati konusundaki bilgileri bir araya toplayan bu kitabı, öğrenciler mutlaka okumalı.” 
-Dr. Adelle Forth, Kanada, Karleton Üniversitesi Psikoloji Bölümü 
 
 
Filmlerde, televizyon programlarında ve gazete manşetlerinde giderek daha çok gördüğümüz soğuk kanlı, vicdansız katillerin imgeleri çoğu insanı hem tiksindiriyor hem de şaşırtıyor. Toplumun kurallarını pervasız suçlarıyla ihlal eden Ted Bundy ve John Wayne Gacy gibi seri katiller, psikopatın en çarpıcı örnekleri arasındadır. Bu kişilik bozukluğunu gösteren bireyler, eylemlerin in sonuçlarının tamamen farkındadırlar ve doğruyla yanlış arasındaki farkı bilirler, ama korkunç ölçüde benmerkezcidirler, pişmanlık duymazlar ve diğerlerini duygularını önemseyemezler. Belki de en korkutucu olan, hiçbir şeyden kuşkulanmayan hedeflerine tamamen normal görünmeleridir. 25 yıllık seçkin bilimsel araştırmalarından hareketle, bu tehlikeli kadınlarla erkeklerin güçlü bir portresini çizen Dr. Robert D. Hare, yalan söyleyerek, insanları büyüleyerek ve gönüllerince idare ederek yaşamda ilerleyen dolandırıcılar, üçkağıtçılar, tecavüzcüler ve daha başka avcılardan oluşan bir dünyayı canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Psikopatlar deli mi yoksa yalnızca kötü mü? Onları nasıl tanıyabiliriz? Ve onlardan nasıl korunabiliriz? Bu kitap, söz konusu yıkıcı durumu anlamak isteyen herkese sağlam bilgiler ve şaşırtıcı içgörüler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e41c85c5-5d4c-4139-984f-f667b9ea746b.jpg</image:loc>
            <image:title>Andaki Derinlik</image:title>
            <image:caption>“Sakuralar da en güzel, en ihtişamlı, en göz alıcı dönemlerinde ağaçlarının dallarını terk eder, âdeta; “Bizden bu kadar. Rabbin sanatı olup, O’nu anlatma vazifemizin sonuna geldik.” diyerek sessizce toprağa karışırlar...” 
“Bu aşk, kulu ile Rabbi arasında sır olan anlarda gizli. Derinleştiği anlarda saklı. Belli ki o derinliklerin Allah katında kıymeti artırıldıkça artırılmış, katlanmış da katlanmış...” 
***** 
Öyle bir an ki, bütün anlara, bütün anmalara bedel. 
Bütün anlar, anılar yok olup gidici... Anın sahibi ile geçirilen anlar ise müstesna... 
O zaman beka sandığında sonsuzluğa ulaştıracak anlar biriktirmek dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fe30175-4b02-4899-b367-090a4a635c5c.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bu Bizim Hikayemiz</image:title>
            <image:caption>“İşte Bu Bizim Hikâyemiz”de Manisa’dan, Kula’dan, İzmir’den, Yatağan’dan ve Muğla’dan yansıyan yaşanmışlıklar tüm Ege’yi çepeçevre sarıyor. 
Dünden bugüne bir film şeridi gibi geçen yaşam öyküleri, aslında bizim hikâyemizin de yazardan okura “biz”de tamamlanması bir bakıma. 
Feriştah Nine’nin kahve pişirdiği ocak, evlat acısı gibi kaybı içine çöken bir öğrenciden hatıra fesleğen saksısı, baba yadigarı savaş tablosu ve tablonun arkasında bulunan savaşa giden asker listesi, öğrencilerin hikâyeleri, yazıları, paylaşımları, hikâyemize nice güzellikleri katıyor. 
(İsmail Zorba – Yazar)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d545002-6d32-4d20-bf0f-774cc9897565.jpg</image:loc>
            <image:title>Vuslat</image:title>
            <image:caption>“Çok güzelsin Ceyda. Hem de çok… Ama yapamam. Gökyüzünde yıldızlar olduğu sürece yapamam. Gözlerin kahve olduğu sürece yapamam. Ellerin böyle yumuşak, dudakların böyle dolgun olduğu sürece yapamam.”  
Ellerim titriyordu. Ağlayacağımı düşünerek heyecanla konuşmaya devam ettim: 
“Sende bunlar olduğu sürece ben, sende beni ben yapanı görürüm. Yıldızlarda o var. Teninde bile o var. Dudaklarında ve yeri geliyor sözlerinde bile onu görüyorum. Ama o şimdi yok.” 
***** 
Çok sevdiği biricik eşini ilk doğumda çocuğu ile birlikte kaybeden genç bir babanın kendini yollara vurarak iki yıl süren arayışına eşlik edeceğiniz bu roman; sizi bambaşka diyarlara götürecek, birbirinden ilginç insanlarla ve yüreğin en derinlerinde yaşanmamış duygularla tanıştıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c23569c-7728-4076-8ac6-f6272c842e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Fülane</image:title>
            <image:caption>Evlatları için yaşayan tüm annelerin hikâyesidir. 
Fülane; Mısır’dan Osmanlı’ya, oradan da Rusya’ya uzanan bir sarmalın içerisinde kalan gizli bir aşkın ihtiras dolu hikâyesi… 
Hak edilip de yaşanamayan hayatların, sevilip de kavuşulamayan aşkların arasında nal seslerinin silah patlamalarına karıştığı, alınmayan intikamların öldürdüğü hayatlara sahne olan gerçek bir hikâye… 
Dünyaya bir hükümdar torunu olarak gelen Fülane Hanım, talihsiz ve annesiz büyümenin bedelini evladına da yaşatacaktı. 
Darbelerin bir yarışa dönüştüğü, padişahların öldürüldüğü, sarayların basıldığı bir ortamda hiçbir işe burnunu sokmadan duran ve ailesine bir laf gelmemesi için olması gerekenden fazla ehemmiyet gösteren bir baba… Elli dört yıl Osmanlı’da nazırlık yapan Ali Osman Paşa’nın yeniliklere kapalı oluşunun bedelini evladı ödeyecekti. 
Bu dünyadan bir Fülane Hanım geçti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51f516a3-c964-4d0d-a0eb-54b5d84bdccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailenizin Kumandası</image:title>
            <image:caption>Keşke çevredeki sesleri susturabileceğiniz bir kumandanız olsa. Hatta bazen kendi davranışlarınızdaki yanlışları ve doğruları gösterecek özelliklere de sahip olsa. Ne kadar mucizevi olurdu değil mi? Böyle bir kumandayı teknolojik olarak üretmek günümüz koşullarında pek de mümkün görünmüyor ama düşündüm ki kâğıt üzerinde yanlış ve doğru davranışları göstermek mümkün. Bu düşünceden yola çıkarak “Ailenizin Kumandası”nı oluşturdum. Sizleri çok fazla bilimsel bilgiye boğmadan kitabın sol tarafında yanlış tutum ve davranışlara, sağ tarafında ise doğru örneklere yer verdim. Başınız sıkıştıkça açıp bakabileceğiniz, bazen de çevrenize hediye ederek mesaj verebileceğiniz (!) bir el kitabı, pardon kumanda olsun istedim. 
Kumanda artık sizin. Lütfen kullanın! 
 
Yazarımız Saniye Bencik Kangal, yeni kitabında ailecek kullanabileceğiniz bir kumanda veriyor sizlere. Bu kumanda sayesinde yanlış bilgiyi durdurup doğru bilgiye kolayca ulaşabileceksiniz.   
 
Elma Yayınevi’nden Ailenizin Kumandası… Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a55fb2c-be0b-4282-af5a-b9e64ab93bbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuralların Yıkıldığı Yaz</image:title>
            <image:caption>HER ŞEY OYUNLAR VE EĞLENCEDEN İBARETTİ, TA Kİ BİRİ KALBİNİ KAYBEDENE DEK. 
 
Meredith Fox, on sekiz ay önce kız kardeşi Claire’i kaybettiğinde herkesi hayatından dışlamıştı. Fakat bu yaz dünyaya geri dönmeye kararlıydı. 
 
Martha’nın Bağevi’nde yapılan yıllık aile tatili, yeniden ailesiyle bağ kurmak adına mükemmel bir yer gibi görünüyordu. Geniş ailesinin tamamı büyük bir yaz düğünü için toplanacaktı. Hiç beklemediği bir şekilde terk edildiği için bir kavalyesi olmasa da, düğün haftasında gerçekleşecek olan geleneksel Fox ailesi Suikastçı oyununa katılmaktan heyecan duyuyordu. Claire bu oyunu her zaman çok sevmişti ve Meredith onun mirasını onurlandırmaya kararlıydı. 
 
Fakat Meredith sevimli sağdıçla Suikastçı ittifakı kurmaya karar verince tüm dikkati dağılmıştı. Oyuna odaklanıp kız kardeşi için kazanmaya çalışsa da ona aşık olmaktan kendini alamıyordu. Hafta ilerledikçe artık sadece oyunu değil, aynı zamanda kalbini de kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu fark etmeye başlamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb7246f-39c4-435a-a821-4c714f2a0e8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz</image:title>
            <image:caption>Huysuz kovboylar ve ateşli romantizm… Chestnut Springs&apos;e hoş geldiniz! Rhett Eaton, fazlasıyla rekabetçi ve tehlikeli bir spor olan boğa biniciliğinde iki kez dünya şampiyonu olmuştur. Bir aslanın cesaretine ve mitolojik bir tanrının bedenine sahip Rhett, tarih yazmak için hazırdır. Ya da menajeri Kip Hamilton, onun talihsizce zedelenen imajını temizlemek için işe koyulmadan önceki senaryo buydu. En büyük sponsorunu kızdıran skandalın ardından, uslu durup mevcut sponsorlarını sakinleştirdiğinden emin olmak için Rhett’i denetlemek şarttır. Ve bu zorlu görev, Kip&apos;in en güvendiği menajerine, yani biricik kızı Summer&apos;a verilir. Kip’in kuralları son derece basittir: Ellerini kızımdan uzak tut ve ve sakın belaya bulaşma. Summer Hamilton, hukuk fakültesinden yeni mezun olmuş, askeri bir disiplin ve büyük bir heyecanla babasının şirketinde çalışmaya başlamıştır. İlk görevi de ergenliğinde âşık olduğu Rhett&apos;i, hem beladan uzak tutmak hem de yaklaşan son dünya şampiyonasına hazırlamaktır. Neyse ki genç kadın, bir kovboya emir verecek cesarete sahiptir. Ancak kovboy şapkasının altındaki gerçek adamı gören Summer, asıl görevi ile karşı koyamadığı tutkuları arasında kalır. Bu, tüm kuralları çiğnemek anlamına gelse bile... * “Elsie Silver&apos;ın kitapları gerçek bir ilham kaynağı!” —Ali Hazelwood, Aşk Hipotezi kitabının New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e95df72f-5e74-488c-82d1-854c59ff9567.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöl Yıldızı</image:title>
            <image:caption>“Ya Herkes Önemlidir ya da Hiç Kimse” Belediye Meclis Üyesi, yıllar önce vahşice öldürülen kız kardeşinin katilinin bulunması için LAPD’ye baskı yapınca Faili Meçhul Vakalar Birimi tekrar faaliyete geçer. Çözülemeden rafa kaldırılmış onlarca dosya tekrar gündeme gelir. Birimin yönetimi Renée Ballard’dadır. Ekip gönüllülerden oluşacaktır ve Ballard’ın aklındaki ilk isim tabii ki Harry Bosch’tur. Ballard, Bosch’un yıllar önce çözemediği Gallagher Ailesi Davası’nı götürerek onu ekibe katmaya çalışır. Araları bir yıldır limoni olsa da Bosch, LAPD’nin kaynaklarını arkasına alarak meslek hayatının en önemli davalarından birini çözme fırsatını reddedemez. Dört kişilik bir aileyi katledip çöle gömen acımasız bir katilin peşindedir ve bu defa katili yakalamaya yeminlidir. Ekibin önceliği birimin geleceğini belirleyecek davadır. Ballard ile Bosch keşfettikleri bir ipucuyla katile adım adım yaklaşırlar. Beklenmedik gelişmeler bu kovalamacayı tehlikeli bir yola sokar. - “... adını küçük, zor şartlara göğüs geren bir çiçekten alan ‘Çöl Yıldızı’ nefes kesen bir macera ve Bosch ile Ballard’ın dönüm noktalarını anlatan, etkileyici bir roman.” Colette Bancroft, Tampa Bay Times “Politika, yolsuzluk, vahşi ölümler ve son teknoloji adli tıp, tüm bunlar kitabı gerçek bir suç belgeseli gibi hissettiriyor ve gerilim dolu bir başyapıt haline getiriyor.” Alex Gordon, Peterborough Telegraph (İngiltere)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d64c84bb-86af-4b46-9381-ea2779c1866c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sera Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Yirmi beş yaşındaki Ryke Meadows, sevilmesi zor biri olduğunun farkındaydı. Milyar dolarlık mirası, atletizm geçmişi ve alfa erkeği karakteriyle sevimli şerefsiz terimini yeniden tanımlıyordu. Ancak arkadaş edinmek ya da düşman kazanmak için yaşamıyordu. Sadece hayatında drama olmadan ve kimse onu bölmeden Yosemite’deki en zor üç dağa serbest solo tırmanış yapmak istiyordu. Ama sonra, Paris&apos;teki asla sahip olamayacağı o kızdan endişeli bir arama geldi. Daisy Calloway, artık on sekiz yaşındaydı. Yeni kazandığı özgürlüğü sayesinde baskıcı annesine veda edip modellik kariyerini sürdürüyordu. Bir sonraki durağı ise Paris’ti. Fakat Moda Haftası hızlı bir şekilde başladığında endüstrinin altında yatan çirkin gerçeği fark etti. Kendi başına yaşayabileceğini ailesine kanıtlamak istese de her şey kontrolden çıkarken Ryke sırlarını tutması için güvendiği tek kişi oldu. Daisy özgürlükle dolu yeni dünyasına alışmaya çalışırken hem zorluk çekiyor hem de sınırlarını zorlayıp korkusuz bir şekilde uç noktalara doğru ilerliyordu. Yaptığı her bir dürtüsel hareketin altında derin bir kırgınlık yattığının farkında olan Ryke ise ona ayak uydurmak zorundaydı. Çünkü eğer peşini bırakırsa Daisy’nin en sevdiği söz gerçek olabilirdi.  “Bugün ölecekmişsin gibi yaşa.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0858155-866f-4fcf-8356-117c23ad7963.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Yalanlar</image:title>
            <image:caption>Her aşk ikinci bir şansı hak eder mi? Ünlü hokey oyuncusu ve takım kaptanı Rook her yerde tanınmaktan, sırf şöhreti nedeniyle yanında olan kadınlardan bunalmıştır. Kafa dinlemek ve bir aile geleneğini yerine getirmek için Alaska’ya gitmeye karar verir. Yolculuk sırasında çok etkileyici bir kadın –kelimenin tam anlamıyla– kucağına düşünce eline kaçırılmayacak bir fırsat geçer: Bu mükemmel kadın onun kim olduğunu bilmiyordur. Tatil yapacakları kulübelerin birbirine yakın olması da kaderin başka bir oyunudur. Rook ve Lainey kendi kozalarında mutlu ve ateşli bir ay geçirirler. Ancak yalanla başlayan bu hikâye, genç adamın acil bir ailevi mesele yüzünden geri dönmesiyle yarıda kalır. İkisi de birbirlerine ulaşmanın bir yolunu bulamazlar. Bir yıl sonra tesadüfi bir şekilde karşılaşırlar. Rook’un itiraf etmesi gereken bir yalan, Lainey’in ise sakladığı bir sır vardır. Kader onları ikinci kez buluşturduğunda, cevabını bulmaları gereken büyük bir soruyla karşı karşıya kalırlar: Her aşk ikinci bir şansı hak eder mi? * “Helena Hunting, Beyaz Yalanlar’da okurları duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Seksi ve yürek ısıtan bir roman!” New York Times çoksatan yazarı Elle Kennedy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86cf5472-6a0c-475a-8e1d-53a057a5d1af.jpg</image:loc>
            <image:title>Kundalini Uyanışı</image:title>
            <image:caption>“Birey tarafından denenmiş, doğruluğu ve işe yararlığı kanıtlanmış bilgilerin ve deneyimlerin, artık o kişinin özelinde kalmaması ve Bütün’le paylaşılması gerektiğine inanıyorum. Hele ki Kundalini Uyanışı gibi olağanüstü deneyimimi kendime saklayamazdım. Gerçekten, “yol”a adanmışlıkla yapılan içsel çalışmalar, eninde sonunda bireyi o aşamaya getirebilir diye düşünüyorum. Dokuz gün süren deneyimimle ilgili yaşadıklarımın, “sıradan olmayan bir gün”e uyanma potansiyeli yüksek olan kişilere ışık tutacağına inanıyorum. Korkmadan, paniklemeden, akışa bırakarak nispeten daha rahat aşılabilsin diye… Belki de çok nadir görülen böyle bir deneyimi kendime saklasaydım, insanlık aileme borçlu hissederdim kendimi.” 
  Aydan Tamer, bu konuyla ilgilenenlere ayrıntılı bir rehber oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda tanıklıklarını da anlatarak Kundalini Uyanışı’na roman hissiyatı katıyor. Okura da baştan sona, soluksuz bir okuma zevki sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e97c7e3-2fd1-4f56-b715-5a2b1538d780.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Limon Ağacı</image:title>
            <image:caption>Neeeeeeeee! 
Limon bir meyve mi? 
Peki biber? 
Salatalık? Domates? 
“Nasıl olur!” 
*** 
Altın gibi sapsarı saçları olan Zerrin, 
yaz tatili için dedesinin çiftliğindedir. 
Sorulacak çok soru, şaşırtacak çok cevap vardır. 
Limon kokusu eşliğinde geçer bir yaz. 
Ve geriye, hem öğreten hem gülümseten 
eğlenceli bir hikâye kalır. 
Esra Tiryaki’nin nahif kaleminden, 
etrafa mis kokular yayılır. 
“Kokladıkça beni hatırlamayı unutma güzel torunum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc19a616-8a6d-4d63-9eb4-b1a24e931704.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Uçuyorum</image:title>
            <image:caption>Kara kedi ZEYTİN, Baykuş Mozi’nin yaşadığı yeri merak ediyordu. 
Ancak buraya sadece uçarak gidebilirdi. 
Baykuş Mozi ve arkadaşları 
ona yardım edebilirdi. 
Peki! Bir kedinin uçması iyi bir fikir miydi? 
Neden bu ülkede yaşayan herkes 
çok mutluydu? 
Paylaşmak, iyilik yapmak, sevmek ve sevgiyi göstermek mutlu olmak için yeterli miydi? 
 
Mutluluğa uçan bir kedinin yolculuğunda 
ona eşlik etmek ister misiniz? 
 
“Miyavlar aşkına! Bu anlatılamaz bir güzellik...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d22b403-4e61-44b6-bc21-ffe5897316c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyıda Bekleyenler</image:title>
            <image:caption>Renksizdir aslında deniz… 
Ya göğün mavisidir suya vuran, 
Ya ormanın yeşili… 
Bazen de topraktan alır çamur rengini. 
Fırtınalarda mesela, korkunç gri… 
Dalgalarda köpürmüş beyaz… 
Sen yanaşırsan kenarına, 
Gölgen düşer, sakin, siyah biraz… 
Ben yalnızım şu anda sahilde, 
Rüzgârda çaresiz sallanışı gibi yaprakların… 
Yanımda ise senin oturduğun boşluk… 
Keşke otobüsü kaçırmasaydım da 
Bitmeseydi hiç bu yolculuk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc427be7-71d3-40b1-9d6b-8f4bed1f0f0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Araf</image:title>
            <image:caption>Diyordum ki ne için yaşamalı insan 
Neye inanmalı, 
Kendisini var edene mi adımlamalı 
Yoksa tutsak edilmiş değerlere mi koşmalı 
Araf bunun adı 
Ne bir adım ileri ne bir adım geri 
Aynı yerdeyiz işte, hepimiz aynı şeyin peşinde 
Farklı olursan yaşayamazsın, un ufak edilirsin 
Biçare hazırlarsın sonunu 
Bastığın toprak oturduğun taş tanığın olur 
Kendinle kalırsın 
Tutsak edilene koş hırsla, at sırtındaki yükü 
Bu değil mi senden istenen, benden, bizden istenen 
Var olamazsın işte kendin olursan 
Anla bunu, yol al 
Eğil sana doğru diyene, yaşamak için 
Bak işte katılırsan kalabalığa yol da senin, sefil yolculuk da. 
  Yurdanur Kaya; zorlamadan uzak, duru Türkçesiyle kaleme aldığı şiirlerinde, pek çok insanın ucundan kıyısından üzerine düşündüğü konuları kendine özgü bakış açısıyla irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff5a2d9-6912-4475-bde2-0c02e0993c5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Ayda Erülgen Çayır, sadece çocuklar için değil, yetişkinler 
için de sıcacık hikâyelerini bir araya getiriyor bu kitapta. 
Kimi zaman bir korsan edasıyla define haritalarının 
yolu aralanıyor, kimi zaman deli fişek bir tavşan için 
anne ile babaya kafa tutuluyor. 
Bozcaada’nın sokaklarında geziniyor bazen çocukluk. 
Bazense her şeyin, derelerin, çayların hatta zamanın bile müzik eşliğinde aktığı bir ülkeye varıyor. 
 
Düş ile gerçek arasında, 
çocuklara ve içindeki çocuğu korumuş olanlara, 
Yüzleri gülümseten bir DÜŞ BAHÇESİ sunuyor! 
 
*** 
Yıllar sonra gittim gördüm define adamızı. 
Etrafını diz boyu otlar bürümüş. 
Ne korsanlardan eser var ne de defineden. 
Bir tek, yaşlı dut ağacı kalmış eskilerden. Allah’tan tanıdı beni. “Ne güzel günlerdi değil mi!” dedim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eee81a65-9e57-405e-b79c-c72f12517daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçuş Okulu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Başkaları onun uçmak için yaratılmadığını düşünse de bir kartalın ruhuna sahip olduğuna inanan küçük penguen diğer kuşlar gibi gökyüzünde süzülmeye kararlı. Hayallerinin peşinden gidip bir uçuş okuluna katılan küçük penguen teknik kısımlarda biraz yardıma ihtiyaç duysa da bulutların üzerinde uçmaya hazır. 
 
Kırmızı Kızak ve Kırmızı Başlık kitaplarının yaratıcısı Lita Judge Uçuş Okulu ile bizleri bu kez de azimli minik bir penguenin ilham verici hikâyesiyle buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b7089d2-d0f3-448c-9f96-72bdcca8f8d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hugo ve İmkansız Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar, ormanın kenarındaki İmkânsız Şey’in ardında ne olduğunu çok merak ediyormuş. Ama onu geçmenin “imkânsız” olduğunu düşündükleri için denemiyorlarmış bile. 
 
Derken bir gün Hugo adındaki küçük, cesur bir köpek denemeye karar vermiş. Kararlılık ve biraz yardımla kim bilir belki de imkânsız gibi görünen şeyler mümkün olabilirmiş…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e750ac-900b-4b02-9e70-c0f30f162a17.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykum Nereye Kaçtı? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uyku çok oyuncudur! Onu yakalamanıza imkân yoktur! Ama siz onu aramayı bıraktığınız an, o gelip sizi bulur. 
Ayı ailesi uykuda. Taa bahara kadar uyuyacaklar. Ama yavrulardan birinin uykusu kaçmış. Küçük ayı uykusu gelsin diye her şeyi deniyor. Bir o yana dönüyor bir bu yana. Yüzüstü yatıyor olmuyor, sırtüstü yatıyor olmuyor. Geriye yapacak bir tek şey kalıyor: Kaçan uykusunu arayıp bulmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c30387a-03a1-4d64-b8b5-6a352955a1c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerh-i Manzume-i İshak Efendi (Şerhu Nazmi&apos;l-le&apos;Ali)</image:title>
            <image:caption>Nazmü’l-Le‘âlî, yazıldığı dönemden sonraki zamanlara kadar ehemmiyetini korumuş, ilim meraklıları arasında değer gören bir yere sahip olmuştur. Eserin elden ele, dilden dile dolaştığı kaynaklarda ifade edilen bilgiler arasındadır. Ayrıca manzumenin çeşitli kütüphanelerde 70’ten fazla nüshasının bulunması, farklı zamanlarda üzerine Türkçe ve Arapça şerhlerin yazılması, eserin ne derece mühim olduğunun göstergelerindendir. Manzumenin şerhini yapanlardan birisi Muhammed Râ’if Efendi’dir (öl. 1265/1849). Döneminin âlim ve şairlerinden kabul edilen Râ’if Efendi’nin manzum mensur çok sayıda eser kaleme aldığından bahsedilse de bugüne kadar yalnızca Dîvân’ına ulaşılabilmiştir. Kimi kaynaklarda diğer eserlerinin kayıp olduğu ifade edilmektedir. Bu çalışmayla ele aldığımız şerh ise Râ’if Efendi’ye ait olduğunu düşündüğümüz mensur eserlerden birisi olan Şerhu Nazmi’l-Le‘âlî’dir. Burada şârih, Nazmü’l-Le‘âlî’nin beyitlerini detaylı olarak ele almış ve kendi bilgi birikimini yansıtarak açıklama yoluna gitmiştir. Elinizdeki bu kitapta ilgili şerhin dil ve imlâ özelliklerinin yansıtılması yanında muhtevasının detaylı olarak incelemesini bulacaksınız. Bu çalışma ile Türk edebiyatının önemli akaid manzumelerinden biri üzerine yapılan dikkate değer bir şerh, ilgililerin istifadesine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78842887-4662-4ccb-8600-ea259f5b6a9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dev (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçükler bir an önce BÜYÜK olmak ister. Çünkü küçük bacaklarla yarış kazanamaz, küçük ellerle kurabiye kavanozunu açamaz, küçük bir ağızla sözlerini dinletemezler. Ama bazen de küçük olmak en güzelidir. 
 
Ayı Nerede? kitabının yaratıcısı Jonathan Bentley’den, küçük-BÜYÜK herkesin çok seveceği bir büyüme macerası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e56d2250-f3ec-483e-8376-0e104fc2667e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Mikroplar</image:title>
            <image:caption>“Her birimiz, çok uzun zamandır türümüzle birlikte evrilmekte olan mikropların muazzam çeşitlilikteki bir ekolojisine evsahipliği yapıyoruz. Hepsi birlikte bağışıklığımızda ve hastalıkları yenme becerimizde kritik bir rol oynuyorlar. Kısacası bizi sağlıklı tutan, mikrobiyomumuz. Fakat bu mikrobiyomun bazı bileşenlerini yitiriyoruz. 
 
“Bu felaketin nedenleri her yanımızı sarmış durumda; insanlarda ve hayvanlarda antibiyotiklerin aşırı kullanımı, sezaryen doğumlar, temizleyicilerin ve antiseptiklerin yaygın kullanımı bunlardan sadece birkaçı. Antibiyotik direnci çok büyük bir sorun. Ama dirençli patojenler ne kadar korkutucu olsa da, mikrobiyomumuzun çeşitliliğinde ortaya çıkan kayıplar çok daha tehlikeli. Bu kayıplar metabolizmamızı, bağışıklığımızı ve bilişsel yetimizi etkileyerek bedensel gelişimin kendisini değiştiriyor. 
 
“Eğer tutum değiştirmezsek, daha kötü bir senaryo karşımıza çıkacak. İşte bu yüzden alarm zillerini çalıyorum.” 
 
Mikrobiyolog Martin J. Blaser, çağımızın ciddi sorunlarından birine parmak bastığı bu önemli kitabında, “yaşamsal bir organ” olarak nitelediği mikrobiyomumuzu oluşturan mikropların bir kısmını neden kaybetmekte olduğumuzu, bu durumun hangi yaygın sağlık sorunlarını körüklüyor olabileceğini ve bu kaybın telafi edilmesi için neler yapılabileceğini yalın bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c2dc92-0b89-49d7-a7fb-76b09c86cb91.jpg</image:loc>
            <image:title>Klinik Sosyal Hizmet Uygulaması</image:title>
            <image:caption>Ruh sağlığı alanında yeni bir çağın şafağındayız. Genişleyen biyopsikososyal bilgi temeli ve bu bilgiyi uygulamaya yansıtan deneyim, geçmişte umudun oldukça az olduğu danışanlar için, yeni ve kanıta dayalı yöntemler sağlıyor. Ciddi ve orta düzeyde engelleyici koşullara sahip ve farklı kültürlerden gelen danışanların artan varlığı ise klinik ve kültürel yeterliliğe olan ihtiyacı artırıyor. Bizler de Klinik Sosyal Hizmet Uygulaması isimli kitapla bu dönüşüme katkıda bulunma amacı ile sosyal hizmet uzmanlarını hazırlamayı umuyoruz. 
Sosyal hizmet uzmanları, süresi sınırlı psikoterapiye ihtiyaç̧ duyan ve sürekli destekleyici bakıma ihtiyaç̧ duyan danışanlara klinik hizmetler sunar. Hem kamu sektöründe hem de özel kliniklerde çalışırlar. Kendisini kişi ve çevre arasındaki arayüzde gören bir mesleğin üyeleri olan sosyal hizmet uzmanları, danışan, davranışsal sağlık tedavi ekibi ve toplum arasında kritik bir bağlantı oluşturmaktadır. 
Bu kitap, ruh sağlığı/davranış̧ sağlığı alanında yetişkinlerle sosyal hizmet uygulamaları konusunda uzmanlık kazanmak isteyenler için yazılmıştır. Kitabın hedef kitlelerinden biri, ruh sağlığı alanında ders alan veya bu konuda uzmanlaşan sosyal hizmet lisansüstü öğrencileridir. Ruh sağlığı alanına ilgi duyan veya bu alanda kariyer yapmaya hazırlanan lisans öğrencileri de bir diğer kitleyi oluşturmaktadır. Üçüncü bir okuyucu kitlesi, ruh sağlığı pratisyenleridir. Bu kitap sosyal hizmet bakış̧ acısıyla yazılmış̧ olmasına rağmen, klinisyenler ve hemşirelik ya da diğer ilgili mesleklerin öğrencileri de, pek çok konuda bu kitaptan yararlanabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e052b4f7-543b-4c7f-8913-541a0bf869fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydede&apos;ye Misafir Olmak</image:title>
            <image:caption>Zamanın birinde altın sarısı saçları, kocaman kahverengi gözleri, kiraz gibi kırmızı ve minicik dudaklarıyla sorular soran küçük bir Uraz varmış. Uraz’ ı en çok büyüleyen şey, akşam olunca gökyüzünde parıldayan yıldızlar ve geceleri penceresinden süzülen ışığıyla odasını aydınlatan Aydede’ymiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab01fdb1-21cc-4d78-a0a3-d64023fc1629.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Türkiye’de Kültür Savaşları</image:title>
            <image:caption>Kültür sathında etkili bir gerçeklik olarak kulturkampf (kültür savaşı), farklı ton ve derecelerde de olsa, çağdaş dünyadaki kamusal tartışmalara yön vermeye devam ediyor. Bu gerçeklik, modernleşme periyodunun erken evrelerinden itibaren laik ve muhafazakâr bloklar arası rekabetçi, keskin ve çatışmalı ilişiklere sahne olan Türkiye sathına geldiğimizde daha keskin ve rafine temsillerle karşımıza çıkar. Söz konusu kamplaşmanın geniş kitleler üzerindeki “büyüsel” etkisi, derece farkları görülse de, günümüze kadar uzanabiliyor. Nitekim ideoloji, sivil toplum, eğitim, kadın hareketleri, toplumsal cinsiyet, dindarlık formları, kent siyaseti, göçmen ve yerliler arası gerilimler gibi bir dizi yeni temsillerle aktüel mecrada istikrarını korumakta. Bu çalışma da, kültür merkezli çatışma aksını sosyolojik analizin merkezine oturtuyor.  
KÜLTÜR SAVAŞI: BİR KAVRAMIN SERANCAMI
Kulturkampf ve Türevlerini Kavramsallaştırmak Ural Manço • Postmodernleşen Kulturkampf: Amerika’da Culture Wars Ural Manço 
İDEOLOJİLER ÇAĞINDA KÜLTÜR SAVAŞI
Sosyoloji ve Siyaset Bilimi Ekseninde Kültür Savaşı Burak Bilgehan Özpek • Soğuk Savaş Sahnesinde Kültür Savaşı GÜn Zileli • Modern Türk Kulturkampf’ında Kurucu Mit: Demokrat Parti Cereyanı ve 27 Mayıs  İrfan Özet • Türk Sağının Kültür Savaşı Tarık Çelenk • Türkiye’de Değişen Kültür ve Modernleşme Anlayışlarına Eğitim Üzerinden Bir Bakış Elif Gençkal Eroler • İslamcılığın Kampfplatz’ı Olarak Mekân Necmettin Doğan
BEDENLERİ KONTROL ETMEK: KÜLTÜR SAVAŞI FRAGMANLARI
Türkiye’de Kadın Hareketi ve Politikaları Kültür Savaşı Ekseninde Ele Alınabilir  Ayşe Deniz Ünan Göktan • Kulturkampf Kavramını Tersine Çeviren Bir Kent Olarak Konya’da Siyasal Kültür Hacı Çevik • Bir Kültür Savaşı Alanı Olarak Toplumsal Cinsiyet: Başlıca Tartışmalar  Aykut Sığın  • Kültür Mücadelesinin Sivil Toplumunda Bir Metamorfoz Örneği: Cumhuriyet Kadınları Derneği Buşra Çelik  • 2000’ler Öncesi “Kültürel” Dindarlık Formları Volkan Ertit  • Güç İlişkileri Ekseninde Kültür Savaşı: Suriyeli Mülteciler ve Yabancı Düşmanlığı Emrah YAĞMURLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d1c4be8-9142-49ce-891b-5a6459ee61cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgüven Boşluğu</image:title>
            <image:caption>Yeterince özgüvenli olmamak, hayatta istediğiniz şeyleri yapmanıza engel mi oluyor? 
Hedeflerinizin peşinden gitmeden önce hazır hissetmediğiniz için kendinizi beklerken mi buluyorsunuz?
Korku ve endişe duyguları arasında sıkışıp kaldığınızı mı hissediyorsunuz? 
Russ Harris düşük özgüven, utangaçlık ve kendini güvensiz hissetme konusunda şaşırtıcı bir çözüm önerisi sunuyor. Bu kitap Batı psikolojisinin temellerini derinden sarsan ve insan davranışlarını değiştirmek için oluşturulmuş yepyeni bir model üzerine kuruldu. Bilişsel Davranışçı Terapi’nin gelişmiş bir formu olan Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) tekniklerine dikkat çeken Özgüven Boşluğu; kendimize güvenmemizi engelleyen her ne olursa olsun, çözümün farkındalık, değerler ve eylemlerde olduğunun altını çizerek yararsız ve zorlayıcı duygu ve düşüncelerin etkisini nasıl alt edebileceğimizi gösteriyor.
Dr. Russ Harris, bir Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) eğitmenidir. Harris tıp eğitimi almıştır ve bir doktor olarak, sağlıklı ve iyi olmanın psikolojik unsurlarına ilgi duymaya ve reçete yazmaya olan inancını yitirmeye başlamıştır. 2005’ten bu yana sekiz yüzü aşkın seminer ve elli bini aşkın sağlık uzmanına ACT eğitimleri vermiştir. Kitapları otuzdan fazla dile çevrilmiş, dünyada bir milyon adetten fazla satmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8d8a69c-0547-4bcf-a42f-fe98c0757a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Materialism, Opportunism, and Moral Decay in Theodore Dreiser</image:title>
            <image:caption>This book attempts to reveal how an individual’s pursuit of success and satisfaction were influenced by the sentimental impacts of competitive and monopoly capitalism in the Trilogy of Desire. In the trilogy, Theodore Dreiser depicts the relationship between spiritual and material drives in human behavior. Cowperwood character is based on the true story of capitalist and robber baron Charles T. Yerkes, who bribed politicians and other authorities during the industrial capitalism era in America. In this sense, Cowperwood is a historical expression of how instincts and capitalist circumstances interact with human desires and spirituality. Dreiser scientifically shows us through Cowperwood’s lenses how life is organized and reflected in human attitudes. Dreiser explains the relationship between the psychic and physical worlds through the phenomenon of human temperament. Escape, failure, success, satisfaction, and happiness are the controlling forces that determine these relationships. Dreiser stages in the trilogy how these emotions and impulses dominate human preferences in the historical context of capitalist American society in the 19th century. He suggests that excessive materialism reduces spiritual meaning and financial success to bourgeois absurdity and illusions, and he claims the reader should become conscious of the absence of sentimental meaning in a bourgeois society. The book discusses capitalist values from a historical perspective to show how the values activate human emotions and instincts in the Trilogy of Desire.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c45f78-5104-4007-a248-a4fb7d768e5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Günlere Kaldık</image:title>
            <image:caption>Bir de ne kadar özgüven sahibi olursanız olun karşınıza biri çıkıp: 
-Biz bu filmi çok görmüştük; ya da bu lafı çok duymuştuk! diyeceğini aklınızdan çıkarmadan devam edin yaşantınıza. 
Hüsran denen şeyi yaşamadan yaşamınızın son bulmasından yana olanların arkanızdan: 
-Çok yazık! demesini istemiyorsanız vakit erken daha. 
“ELİNİ TUTAN MI VAR” adlı hikâyeden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c267a49-e5ff-4a5d-9e9d-da2467ba1391.jpg</image:loc>
            <image:title>Suya Sabuna Dokunmadan</image:title>
            <image:caption>En sonunda da yaşamlarını yitirinceye dek mutsuz olmaya rıza gösteren insanların, bu yaşantıya nasıl katlanabildiğine hayret etmekle geçiyor ömrümüz. GEÇMİŞE MAZİ! adlı hikayeden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52608106-58b6-44a5-9ee7-687e76c41c92.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Galaksi Bir Yıldız</image:title>
            <image:caption>Bizim sadece vücudumuzu deüil, ruhlarımızıda galaksiye gömdüler. Asla birbirimizden ayrılmazdık fakat şöyle bir gerçek var ki gerçek sevgi bazen vazgeçmeyi de gerektirir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b0b772c-88ae-4404-84b7-cfdc90076882.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostum RamTamTam</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk ile köpeğin kalpleri ısıtacak dostluğu ve kaybedilen bir dostu anılarda yaşatmak, birlikte geçirilen zamanın değerini bilmek üzerine büyüleyici sadelikte bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68e82872-b127-4e27-8448-507d86b57c8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Genetik Piyango: Sosyal Eşitlikte DNA’nın Önemi</image:title>
            <image:caption>Genetik biliminin daha adil ve eşitlikçi bir toplum yaratılmasında ne tür bir rol oynayabileceğini gözler önüne seren çığır açıcı bir kitap!
Son yıllarda, Kathryn Paige Harden gibi bilim insanları DNA’mızın hem kişiliklerimiz hem sağlığımız hem de ekonomik ve eğitimsel başarılarımız açısından bizleri nasıl birbirimizden farklı kıldığını gösterdiler. İşte bu kitapta Harden, okurlara bir yandan genetik bilimindeki son gelişmeleri tanıtırken, bir yandan da ırksal üstünlüğe dair tehlikeli fikirleri paramparça ediyor ve insanların doğuştan farklılıklar taşıyarak geldiği bu dünyada bizleri eşitliğin gerçek anlamıyla yüzleşmeye davet ediyor. Kendi yaşadıklarını bilimsel kanıtlarla harmanlayan Harden, DNA’nın gücünü inkâr edişimizin toplumumuzdaki meritokrasi efsanesini nasıl canlı tuttuğunu gösteriyor ve hakkaniyetli bir toplum yaratmak istiyorsak genetik talihin rolünü asla göz ardı etmememiz gerektiğini öne sürüyor. Genetik bilimini ırkçılığın ve öjenik ideolojilerin elinden kurtarma iddiasında olan Genetik Piyango, doğuştan ne gibi farklılıklarımız olursa olsun herkesin kendi potansiyeline erişebildiği yeni bir toplum vizyonu öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/451eda9f-62b5-45f4-b64f-fd7aa2768bc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşocağı</image:title>
            <image:caption>Suçluluk hissi dipsiz bir kuyudur. Vaat romanıyla 2021 Booker Ödülü&apos;ne değer görülen Damon Galgut&apos;un kaleme aldığı Taşocağı, ölüm ve aldatmaca üzerine geç keşfedilmiş bir başyapıt! Başkasına ait bir kimliğe büründükten sonra avcıyken bir anda ava dönüşen “isimsiz” bir adamın vicdanıyla hesaplaşmasını anlatan yazar; gizem ve gerilimle ördüğü hikâyesinin ardında sessizce yükselen adaletsizlik, suçluluk duygusu, kefaret gibi inanç değerleriyle zıtlaşan konuları ustalıkla işliyor.  Katmanlı kurgusu, derinlikli karakterleri ve baş döndürücü sonuyla okurun dimağına kıvılcımlar düşüren bu etkileyici kitap; film yapımcılarının da iştahını kabartarak iki kez beyazperdeye uyarlanmıştı.  Güney Afrika kırsalında uzanan ıssız bir yol...  Uzun zamandır yürümekten bitkin düşmüş bir “kaçak”... Ve yeni atandığı ilçede göreve başlamak için yollara düşen bir rahip. Kaderin tuhaf oyunuyla yolları kesişen bu iki adam aynı arabaya bindiklerinde kendilerini bekleyen sondan habersizdir. Aralarında yaşanan gerilim dolu tartışmanın ardından isimsiz adam, rahibi acımasızca öldürüp yakınlardaki bir taşocağına gömer. Hemen sonrasında da rahibin atandığı ilçeye giderek onun yerine göreve başlar. Zamanla büründüğü kimliğin saygınlığından başı dönen sözde rahip, sinsice içini kemiren vicdanına çaresizce teslim olur. İşlerin yoluna girdiğini düşündüğü bir anda ise üstünü örtmeye çalıştığı gerçeklerin birer birer su yüzüne çıktığını fark eder. İlçenin Başkomiseri ile kendileri de bir adaletsizliğin kurbanına dönüşecek iki genç kardeşin nefesleri ensesindedir. Yeniden kaçış vaktidir... Okurları, “Suçluluk duygusu insanı nereye kadar takip eder?” sorusuyla baş başa bırakarak vicdanî hesaplaşmaların ağırlığı üstüne düşündüren Taşocağı; gerilim dozunun bir an bile eksilmediği, sinamatografik bir roman. Çarpıcı betimlemeleriyle hayranlık uyandıran Damon Galgut, hikâye kurgusunda dikkat çeken ritmik sıçrayışlarla anlatısına müthiş bir ivme kazandırıyor ve edebiyatseverleri yine can evinden vuruyor.  “Bu ocak, uzun zaman önce kazılmıştı ve yerin derinliklerine kadar iniyordu. İçinde su olabilirdi, hareket de olabilirdi, ama hiçbir şey de olmayabilirdi. Bir dibi bile olmayabilirdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/659c3b70-1807-4b90-b71f-c0b6b98ba7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkili İletişimin 13 Kuralı</image:title>
            <image:caption>İyi bir izlenim bırakmak için ikinci bir şansınızın olmadığı bir dünyada etkili insan olmayı denerken tökezlediğinizde, aslında neyi yanlış yaptığınızı hiç düşündünüz mü? On dakikadan kısa bir süre içinde karşınızdaki kişinin güvenini kazanmak istemez miydiniz?
Bir merak kancası ya da vücut dilindeki ufak bir değişiklik ilişkinin tüm rotasını değiştirebilir. Romantik buluşmalardan iş görüşmelerine ve suçlu analizlerine kadar pek çok durumda karşınızdakinin yüksek sesle söyleyemediği şeyleri eski FBI danışmanı Jack Shafer’ın gözünden bakarak çözebilir, insanların zihinlerini ve kalplerini yararlılığı kanıtlanmış psikolojik taktikler ile fethedebilirsiniz.
Artık kelime mayınları ya da buna benzer tuzaklar engeliniz olmaktan çıkıyor. Bu kitap size iletişimin ve etkili insan olmanın 13 altın kuralını gösterecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f0f3024-df28-410b-b62b-2fafd6c62598.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Psikanalistin Notları</image:title>
            <image:caption>Psikanaliz, hayatın sunduğu en büyük maceralardan biridir.
Kıskançlık, yas, suçluluk, sevgi ve tutku... Yaşam ve ölüm... Psikanaliz, sonu belirsiz olan tehlikeli bir yoldur. İnsan ruhunun derinliklerinde gizli olan sorunlara temas eder ve kimse bu yolculukta neyle karşılaşacağını bilemez.
Güney Amerika’nın en saygın psikanalistlerinden Gabriel Rolón muayenehanesine gelen hastaların gerçek hikayelerini ele aldığı bu kitapta, günlük hayatın detaylarındaki psikolojik şifreleri ustaca analiz ediyor. Bir Psikanalistin Notları, öz farkındalığı arttıran ve kendi gizemli dünyalarımıza açılan bir anahtar olan psikanalizle ilgili bilinmeyenleri gözler önüne seriyor.
Sayfalar arasında dolaşırken her vakada birbirinden enteresan psikolojik analizlerle karşılaşacak ve her adımda çözüme biraz daha yaklaştığınızı hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca1aa49a-49c4-4fb6-bb2e-bd57b58c2b77.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağnı</image:title>
            <image:caption>Kağnı; 1932, 1935 ve 1936’da çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan on üç öyküden oluşmaktadır. Kağnı’da ilk öykü kitabı Değirmen’deki toplumcu bakış açısı daha belirginleşmiş, romantik çizgiler ve masal ögeleri yerlerini toplumcu gerçekçiliğin keskinliğine bırakmıştır. Anadolu insanının geri kalmışlığı, fakirliği, devletle olan ilişkisindeki çaresizliği, aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali’yi derinden etkilemiştir. Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene, yöneticiye, ağaya, muhtara, zengine, kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmıştır. Toplumun üst gelir tabakasında yer alanları, acımasız ve duyarsız kişiler olarak betimleyerek sistemsel ve kalıcı çözümün öncüllenmesinin gerekliliğini vurgulamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05356fee-f270-4cd8-bd7d-03356a625591.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses</image:title>
            <image:caption>Ses; 1936-1937 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan beş uzun öyküden oluşmaktadır. Buradaki öyküler de Değirmen ve Kağnı da olduğu gibi toplumcu görüşünün yansımaları niteliğindedir. Yine Mehmet Galip Aksoy’un “Kağnı” kitabındaki önsözüne başvuracak olursak; Öykülerinde Anadolu insanının geri kalmışlığı, fakirliği, devletle olan ilişkisindeki çaresizliği, aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali’yi derinden etkilemiştir. Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene, yöneticiye, ağaya, muhtara, zengine, kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmış ve bunları eleştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a53d543f-4fb0-4c97-ba93-707ff9288a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kafka mı? 99 Keşif</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihinin en özgün isimlerinden Franz Kafka’nın gerçek kişiliği, yıllar boyunca yaşam öyküsüne ilişkin rivayet ve varsayımların gölgesi altında kaldı. Yarattığı Gregor Samsa, Josef K. gibi absürt olduğu kadar realist karakterler yazarın imajı üzerinde egemenlik kurdu. 2000’li yıllarda hakkında 130.000’e yakın internet sitesi bulunan Kafka, çoğunlukla ürkütücü, bazen patolojik, anlaşılmayacak kadar derin, rahatsız bir ruh olarak düşünülüyor, betimleniyordu. Alman yazar ve araştırmacı Reiner Stach, uzun yıllara yayılan incelemesiyle Kafka üzerine bu rivayetler ve varsayımlar yığınına meydan okuyor. Yazarın yaşamının çeşitli evrelerine, kişiliğinin farklı yönlerine ilişkin 99 keşif üzerinden, Kafka üzerindeki devasa gizem perdesini aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5090b88-3a81-4664-9a84-353e6c2de826.jpg</image:loc>
            <image:title>Demans – Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>“Beynimizi korumak için atacağımız küçücük adımlar, özellikle erken yaşta bunları alışkanlık haline getirir ve sürdürürsek bizi nörodejenerasyondan koruyabilir. Hepimiz, demansa yakalanma riskimizi azaltmak ve bu hastalığa yakalanmış olanların hayatını kolaylaştırmak için daha fazlasını yapabiliriz.” 
Yaşam sürelerimiz uzadıkça, yaşlılığımızda demans gibi beyin hastalıklarına yakalanma korkumuz artıyor. Güncel verilere göre demans dünyada en yaygın beşinci ölüm nedeni durumunda, dolayısıyla bu hastalıkların anlaşılması, önlenmesi ve nihayetinde iyileştirilmesinin artık küresel bir öncelik haline gelmesi şaşırtıcı değil. Peki, öyleyse beyin araştırmalarında yaşanan onca gelişmeye karşın neden hâlâ etkili bir tedavi yok? İlerleme neden bu kadar yavaş? Hastalığa yakalanma ihtimalimizi azaltmak için neler yapabiliriz? 
Oxford Üniversitesi’nin cep kitapları serisinden yayımlanan bu kitabında yazar Kathleen Taylor bize demansın tarihçesi ve tanımını, farklı tipleri ve belirtilerini, tanı ve tedavisini içeren kapsamlı bir rehber sunuyor. Demans hastalığına neden hâlâ bir çare bulunamadığını açıklarken, yakında bu durumu değiştirebilecek güncel araştırmaları değerlendiriyor. Beyin hastalıklarının topluma olan maliyetlerini tartışırken, bunu yaşanan insani güçlüklerin üzerinden atlamadan yapmayı başardığı gibi, bu vesileyle kendimize ve etrafımızdakilere değer vermenin önemini hepimize bir kez daha hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68941052-b2b2-473d-ae6a-086dd9a47597.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin İlk Sayımı – 1927 Nüfus Tahriri</image:title>
            <image:caption>“...imtihanlar vardır ki; bir milletin medeni idareye ne derece layık olduğunu, demokrasi yani halk idaresi hususundaki iktidarının ne kadar ilerlemiş bulunduğunu gösterir. Yarınki tahrir-i nüfus Türk Milleti için böyle bir imtihan günüdür.” 
Cumhuriyetin ilk nüfus sayımı (tahrir-i nüfus), Haziran 1926’da TBMM’de kabul edilen kanun çerçevesinde 28 Ekim 1927 tarihinde yapıldı. Ülke nüfusunu, toplumsal ve iktisadi özelliklerini modern yöntemlerle sayabilmek ve izleyebilmek için güvenilir verilere ihtiyaç duyan yeni devlet, okuryazarlıktan anadile, cinsiyetten mesleklere kadar pek çok bilginin toplanarak bir araya getirilmesini sağladı. İlk nüfus sayımı, yasama, yargı, eğitim, sağlık, ekonomi ve kültür alanlarındaki yenileşme hareketi için de kritik önemdeydi. 
Prof. Dr. Şevket Pamuk&apos;un değerli katkısıyla hazırlanan bu çalışmada, 1927 sayımından sonra yayımlanan verileri orijinal haliyle sunuyor, sayım hazırlıkları, sayım günü ve sonrasında toplumun bu faaliyete katılımına dair dönem basınında yer alan yazı, fotoğraf, karikatür ve belgeleri de okurlarımızla paylaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9620f831-6a2f-4b34-ab56-9e20e78b0ad8.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığı Kim Söndürdü?</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün  “Aklı, vicdanı ve irfanı hür bir  gençlik” istemesinin üzerinde önemle durmak gerekir. Bu söz, Türk aydınlanmasının formülüdür. 
 
Klasikleşmiş aydınlanma tanımı, “aklın ve bilimin kılavuzluğu” olarak kabul edilirken, Atatürk’ün ortaya attığı formül daha geniş kapsamlıdır. 
Atatürk, aydınlanmayı sadece akla ve bilime dayandırmakla kalmamış, ona vicdanı da eklemiştir. Bu üç unsurun birlikte  özgürleşmesi  halinde  aydınlanmaya  ulaşılacağını vurgulamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632c8f40-607b-41da-8679-35cbf528b994.jpg</image:loc>
            <image:title>Kripto Para Devrimi</image:title>
            <image:caption>İlk başlarda herkes, kripto para ve blokzincir dünyasını ana akım iş dünyasının ve finans sektörünün dışında kalan, marjinal bir alan olarak gördü. Fakat büyük bankaların kripto para saklama çözümleri sunmaya ve Facebook’tan hükümetlere kadar herkesin kendi dijital parasını yaratmak için bu alanın temelindeki teknolojiyi kullanmaya başlamasıyla bu görüş değişti. 
Kripto Para Devrimi, okuyucuyu, büyümekte olan dijital para ve blokzincir teknolojisi; sınır ötesi ödemeler, merkeziyetsiz finans (DeFi) ve makineler arası alım satım işlemleri gibi çok çeşitli alanlarda öğretici bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. 
Kripto para ve blokzincir teknolojisi alanlarında uzman olan, countmycrypto.com’u geliştiren isimlerden,Rhian Lewis Bitcoin ve diğer kripto paraların getirdiği değişim olanaklarını, merkeziyetsiz teknolojilerin bankaları ve finansal kurumları nasıl daha verimli hale getirebileceğini sade ve anlaşılır bir dille değerlendiriyor. 
“Bu alanda temel bir kaynak. Kripto paraların hızlı büyüyen, jargon yüklü dünyasına kolay anlaşılır, güncel ve teknik olmayan bir giriş. Para felsefesine, önde gelen kripto paraların evrimine, token ekonomisine, devletlerin çıkardığı kripto paralara, yasal düzenlemelere yönelik berrak ve aydınlatıcı bir bakış.” 
Prof. William Knottenbelt, Kripto Para Araştırma ve Mühendislik Merkezi Direktörü, Imperial College (Londra) 
“Finansın geleceğinin blokzincir teknolojisi tarafından nasıl şekillendirildiğini anlamak isteyenlere tavsiye edilebilecek bir eser. Rhian Lewis bir yandan kripto paraların yükselişinin heyecan verici öyküsünü anlatırken diğer yandan da arka plandaki karmaşık kavramları açıklıyor.”                                                                             Quynh Tran-Thanh, Baş Ürün Yöneticisi, CryptoCompare</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f682e05a-40b3-4248-84af-075cc2654833.jpg</image:loc>
            <image:title>Uslu Kız</image:title>
            <image:caption>İki kız silah zoruyla ormana götürülür. Biri kaçar. Biri geride kalır… 
 
Yirmi sekiz yıl önce, Charlotte ve Samantha Quinn’in küçük bir kasabadaki mutlu hayatları, aile evlerine yapılan korkunç bir saldırıyla altüst olur. Anneleri ölmüş, babaları -Pikeville’in kötü şöhretli savunma avukatı- ise yaşanan olaylardan sonra yıkılmıştır. O dehşetli gecenin sırları, aileyi paramparça etmiştir. 
Yirmi sekiz yıl sonra, Charlotte iyi bir evlat olarak babasının izinden gitmiş ve başarılı bir avukat olmuştur. Ancak vahşet yeniden Pikeville’e uğrayıp şoke edici bir trajedi tüm kasabayı sarstığında, Charlotte yeni bir kâbusa sürüklenir. Hem olayın en yakın tanığıdır hem de bu vaka çok uzun zamandır bastırmaya çalıştığı korkunç anıları açığa çıkarır. Neredeyse otuz yıl önce ailesini yok eden cinayetlerle ilgili tüyler ürpertici gerçekler artık gizli kalmayacaktır… 
 
“Uslu Kız Karin Slaughter’ın en tutkulu, 
en duygusal, en iyi romanı. En azından 
şimdiye kadar yazdıkları arasında.” 
- James Patterson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f176dd7c-4301-4672-8dcf-f55eee30d11b.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! – Çalışma Grubu – Yardım İstemek</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert sözcükleri hecelemekte zorlanıyor. Bunun için özel bir çalışma grubuna katılması gerekiyor. Ama ya diğer çocuklar onunla alay ederse? 
Zorlandığımızda yardım istemenin doğal, faydalı ve gerekli olduğunu gösteren bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab24dcb-3d04-46fe-bf25-1844307b9eb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar’ın Tuvalet Eğitimi – İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çağlar, bebek bezini bırakıp ailenin diğer üyeleri gibi tuvaleti kullanmak istiyordu. Tuvalet eğitimine lazımlıkla başladı. İlk zamanlarda tuvalete yetişemediği anlar oldu. Ancak ailesinin de desteğiyle tek başına tuvalete gitmeyi başardı! 
Tuvalet eğitimi sırasında çocuklara yol gösterebilecek eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/763a4f31-105e-4053-8b96-0ca09e465c4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapabiliriz, Paylaşmayı Öğrenebiliriz – İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Lara, Mete, Peri ve Emir, anaokulunun Kutup Ayısı sınıfındalar. Dört arkadaş günden güne sevinç, heyecan, üzüntü gibi farklı duygular yaşıyor. Fikir ayrılıklarıyla karşılaştıklarında bunları nasıl çözüme kavuşturacaklarını birlikte öğreniyorlar. 
Gündelik hayattan örnekleri barındıran öykümüz, çocukların sosyal-duygusal beceri gelişimlerini desteklerken paylaşma, anlaşma, uzlaşma, empati kurma gibi kavramları çocuğun kolayca anlayacağı biçimde yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c68869a-2812-4ea1-927b-9668858e1492.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Fare Bugün Mızmız</image:title>
            <image:caption>Minik Fare uyanır uyanmaz söylenmeye başladı. Babasının hazırladığı kahvaltıyı beğenmedi, arkadaşlarıyla oynamak istemedi... 
Arkadaşları, keyfi yerine gelsin diye Minik Fare’ye bir dilek günü hediye etti. Minik Fare dileklerini tek tek sıraladı. Tüm dilekleri gerçekleştiğinde mutlu oldu mu acaba? 
Keyifsiz minikler için eğlenceli bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e68cf7-0571-465f-9df0-157b4d87e073.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Elif – Eğlenceli Çizgi Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi çocuklara yönelik yazmaya hazırlık çalışmalarının yer aldığı kitapta, eğlenceli ve renkli resimler eşliğinde, çocukların kalem tutma becerisini geliştiren düz, eğik, zikzak ve dairesel çizgiler, harf ve sayıların formundadır. 
*İnce motor becerilerini geliştiren etkinlikler *Çizgi ve boyama çalışmaları *Labirent, eşleştirme, fark bulma alıştırmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e839db53-d536-4aa0-bb55-9f58c2f9fbfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt Ne Söylüyor ?</image:title>
            <image:caption>“S.Ö.Ğ.Ü.T.” diye yazdım parmaklarımla. 
nasıl ses?
“Dinleyip nasıl sesler çıkardıklarını söyleyeceğim sana.”
Kelimenin kendisi mi yoksa ağacın sesinin nasıl olduğunu mu? İki sesi de tarif edemem. Latince isimlerini söyleyebilirim, etimolojisini araştırıp, sözlüklerdeki ona ilişkin maddeleri gösterebilirim, söğüt kelimesini farklı kalemler ve yazı tipleriyle, fırçamı mürekkebe batırıp kaligrafiyle yazmayı deneyebilirim. Ancak istediği bu değil. Kırk yıl önce çizdiğim o kara kalem ağaç eskizlerini de istemiyor. Bütün bunları ona vermek, ihtiyaçlarını, kayıplarını dinlemekten, sadece dinlemekten daha kolay.

Yalnız bir anneanne ile işitme engelli torunu, birbirlerinin hayatına ayak uydurmaya çalışırken zorlanır. Ancak ağaçlara olan ortak sevgileri kendilerine ait iletişim yollarını bulmalarında, doğanın suskunluğunda teselli aramalarına yardımcı olur. 

Mitler, efsaneler ve eski bataklıklarla dolu İrlanda atmosferinde, kaybın ve sessiz kabullenişlerin işlendiği bu buruk hikâyede söğütlerin anlatmak istediği şeyler var. 
 
Peki, biz onları duyabilecek miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9eb127b6-e4eb-4f97-a2a1-46e84117b18a.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Yüzünü Asya kıtasına dönen bir seyahat günlüğü... 
İsrafil Kuralay, başta Moğolistan olmak üzere gezdiği 14 Asya ülkesinin birbirinden farklı atmosferini, yerlilerini ve kültürünü anlatıyor. Günlük yazılar şeklinde ve son derece akıcı bir üslupla kaleme alınan kitapta, Kuralay&apos;ın deneyimleri bu coğrafyaya dair aşinalık kazandırıyor. 
 
Asya Günlükleri: Bozkırın Çocukları; sizleri Altay Sıradağları&apos;nın eteklerinden Sentosa Adası&apos;na, Çin Seddi&apos;nden Bollywood&apos;a, Kızıl Meydan&apos;dan Halong Körfezi&apos;ne eşsiz bir yolculuğa çıkaracak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f4f642-469e-447c-bd47-4b9d0e3689ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Kulak Karpa</image:title>
            <image:caption>Gün hep üzgün başlıyordu. Çünkü Karpa&apos;nın kulakları upuzundu. 
Neşe saçan ışığı ile güneş, tepelerin ardından görünmeye başlamıştı ama Karpa&apos;nın yüzü gülmüyordu. &quot;Ne zahmet!&quot; diyordu kulaklarına bakarak. 
Yerlere kadar uzanan kulaklarıyla arkadaşlarından biraz &quot;farklı&quot; olan Karpa, diğer keçi yavruları gibi kulaklara sahip olamadığı için çok mutsuzdu. &quot;Normal&quot; bir keçi yavrusu gibi alay konusu olmadan kırlarda yaşamak istiyordu.  
Peki, normal ne demekti? 
Farklı olmak kötü bir şey miydi? 
Nasıl sevebilirdi kendini bu küçük keçi yavrusu? 
Özşefkat arayışının önemini konu alan bu hikâye sayesinde, Karpa&apos;nın farklılıklarını kucaklayarak nasıl bir kahramana dönüştüğünü ve kendi değerini nasıl fark ettiğini okuyacak, siz de Karpa gibi kendinizi her hâlinizle sevmeyi öğreneceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc3ff47-ab93-407d-a6fa-a79388151ba1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şanslı Liste</image:title>
            <image:caption>Blake’in yanında farklı hissediyordum. Yalnızca hakiki bir neşe kaynağı olduğu için değildi ancak... Bana annesini kaybetmiş bir kızdan ibaretmişim gibi davranmıyordu. Eskiden olduğu kişinin hayaleti olan kızdan.” Emily ve annesi her zaman çok şanslıydı. Ancak annesi kanserden öldüğünden beri Emily’nin hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyor ve artık neredeyse her şeyden korkarak, sürekli kaygı duyarak yaşıyordu. Lise son sınıfa geçmesine çok az kalmış ve yaz tatilininde eli kulağındaydı. Ancak işler daha da kötüleşecekti çünkü Emily erkek arkadaşıyla ilişkisini kısa bir süre önce mahvetmişti. Tüm bunlar yetmezmiş gibi babası çocukluğunun geçtiği evi satışa çıkarmış ve annesinden kalan eşyaları başkalarına vermeye karar vermişti. En yakın arkadaşı ise çok uzaklardaydı. Emily bir zamanlar olduğu kişiden günbegün uzaklaşırken ve şanslı günlerinin geride kaldığını düşünürken hayat ona yepyeni bir sürpriz hazırlıyordu. Okulun yeni kızı Blake ona yepyeni heyecanların kapısını aralayacak ve Emily’nin eski bir kutuda annesinin tatilde yapılacaklar listesini bulmasıyla ikisi, yaz boyu büyük keşiflerle dolu bir yolculuğa çıkacaktı. Emily annesiyle daha önce kurmadığı yepyeni bir bağ kuracak ve kimseyle paylaşma fırsatı bulamadığı bir yanıyla yüzleşip herkesten sakladığı sırrını kucaklayarak kendi olma yolunda önemli adımlar atacaktı. Rachael Lippincott, bizlere gerçek aşkı ararken ne kadar hakiki olduğumuzu soruyor ve hiç kimseye aldırmadan gerçekte olduğumuz kişiye sahip çıkmanın bizi nasıl özgürleştirdiğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b677cdc0-fa61-4323-a434-7d1635382f14.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Elif Söylencesi</image:title>
            <image:caption>yağmur bereketsiz yağar saçlarına terk edilmiş şehirlerin sonrası ırmak 
çaresiz yalnızlık nöbetleri ve karanfil 
(karanfil uslanmaz bir özlemdir çoğu kelebeğin ufkunda) 
ve Elif kuyularda dillenendir 
ırmakların, karanfilin ve yağmurun türküsünü 
gözlerinde aceleci sevmeler kederi 
 
her türküde umudun kızıla teslimiyeti 
yolların bitmeyen ne zaman gelecek kaygısı 
taş kesilen ağrıların zamansızlığı 
kerpiç evlerin altında kalan çeyiz lekesi 
yollar sahipsizdir çoğu kına türküsünde 
ve türkülerde savrulur sevda kırmızısı duvak 
bu yüzden işte kan çanağıdır Elif’in gözleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c8c45d-1055-4ff3-a664-7726f9a59246.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlette Performans Denetimi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de özellikle 2010 yılı sonrası performans denetimi konusu, gerek kavramsal ve tarihsel gelişimi gerekse kuramı ve uygulaması bakımından bilgi karmaşasının bulunduğu tartışmalı bir konudur. Bilgi karmaşasının yaşandığı konuların başında performans denetiminin “bireysel performans ya da kurumsal performans denetimi” olarak anlaşılması ya da adlandırılması, sadece “3E’nin denetimi” olarak algılanması ve 3E ile ilgili tüm çalışmaların performans denetimi olarak değerlendirilmesi gibi sorunlar gelmektedir. 

Oysa performans denetimi, performans kavramı gibi birçok alanda ve farklı anlamlarda kullanılan bir kavram değildir. Kullanıldığı alan, tanımı, özellikleri ve temel kaynakları bellidir, nettir. Bu açıdan performans denetimi, personel yönetimi alanına özgü bireysel performansa ve iç kontrol sistemi alanına özgü kurumsal performansa değil tüm kamu faaliyetlerinin denetimi olarak devlette performans denetimine karşılık gelmektedir. 

Bu kitap, Türkiye’de 1996-2010 döneminde, 14 yıllık kısa bir sürede ortaya çıkan, gelişme aşamasındayken kırılma sürecine giren ve sonlandırılan devlette performans denetimi uygulamasını ve dönüşümünü tartışmaktadır. Çalışmada performans denetiminin ne olduğuyla birlikte ne olmadığı; kavramsal ve tarihsel gelişimi, Türkiye’de 1996-2010 dönemi performans denetimi uygulamasının kuram ve uygulama bakımından uluslararası düzeyde INTOSAI ve iyi uygulama örneği olarak kabul edilen İngiltere ile uyumlu olup olmadığı ve bu uygulamanın 2010 yılında nasıl ve neden sonlandırıldığı ilgili mevzuat metinleri, rehberler, raporlar, uluslararası ve ulusal politika belgeleri ve uzman görüşleri gibi birincil kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden sorgulanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff438e3a-467d-4b92-b674-dc9ac027b1ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Murathan Mungan&apos;ın Düzyazılarında Poetik Görüşler</image:title>
            <image:caption>Murathan Mungan yaklaşık 50 yıldır edebiyatın çok farklı türlerinde yazı yazan bir sanatçıdır. Yazar insan doğasına, hayata, dile ve edebî türlerin niteliklerine her zaman çok büyük bir arzuyla çalışmaktadır. Roman, hikâye, deneme, oyun, senaryo, antoloji, anı, günlük kitaplarıyla ve şarkı sözleriyle de tanınmış olan Murathan Mungan aynı zamanda günümüz Türk edebiyatının çok önemli bir şairidir. Şair Mungan’ın şiir sanatı üzerine oluşturduğu poetik düşünceler yazarın düzyazılarında görülmektedir. Bu kitabın konusu Murathan Mungan’ın düzyazılarındaki poetik görüşleridir. Kitabımızın amacı yazarın düzyazılarındaki poetik düşüncelerini araştırıp tespit etmektir. Çalışmamızda tümdengelim yöntemi kullanılmıştır. Bu minvalde yazarın romanları, hikâyeleri ve denemelerinden oluşan yirmi iki kitabı poetik düşünceleri ortaya çıkarabilmek için okunmuş, incelenmiş, yorumlanmış ve değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6ec618-1814-4a83-9089-1279794738f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’in Kuruluş Savaşları / 150’likler, Takrir-i Sukun ve İzmir Suikastı</image:title>
            <image:caption>Kurtuluş Savaşı’na önderlik etmiş şahsiyetler, öncelikle eski rejimin kalıntılarından kurtulmanın hayati öneme haiz olduğuna karar verdi. Fakat sonra, ortaya çıkan otorite boşluğunu doldurmak ve yeni rejime yön vermek için kendi aralarında kaçınılmaz bir güç kavgasına giriştiler. Bu araştırma, şimdiye kadar pek bilinmeyen kaynaklar üzerinden, bu güç kavgasının ayrıntılarını ortaya koymaktadır. 
Hakan Özoğlu 
 
“Dr. Özoğlu 1920’lerin başında Türkiye’de tek parti diktasına geçişin 
çok ilginç bir anlatımını sunuyor. Bu dönemin geçmiş tarihyazımı asla eleştirmeyen bir övgüyle malul olduğundan yazarın titiz yaklaşımı takdire değer.” 
Prof. Dr. Mete Tunçay 
 
“Hakan Özoğlu orijinal belgeleri, tanıklıkları ve anıları dikkatle inceleyerek 
Kemalist Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını yeni ve eleştirel bir bakış açısıyla sunuyor. Bu parlak çalışma, henüz kırılgan Kemalist rejim ile muhalefet grupları arasında 1926’da doruğuna çıkan iktidar mücadelesinin gerçek bir iktidar inşa süreciyle el ele ilerlediğini göstermektedir. Modern Türkiye araştırmalarına bu çok önemli katkı 20. yüzyıl otoriter rejimlerinin dinamikleriyle ilgilenen birçok bilim insanının kuşkusuz ilgisini çekecektir.” 
Prof. Dr. Hamit Bozarslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adca194d-2248-4504-bb8a-6e9e77d17ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolun Devrimci Antrenörleri</image:title>
            <image:caption>Futbol tarihine damgasını vuran ünlü antrenörler Gusztáv Sebes, Helenio Herrera, Rinus Michels, Valeri Lobanovski, Arrigo Sacchi, Johan Cruyff ve Pep Guardiola takımlarını zirveye taşıdılar ve genç yeteneklere nesiller boyu örnek oldular. Devrim niteliğindeki yöntemleri sayesinde futbol oyununun teknik ve taktik yapısını değiştirdiler.  
 
Elinizdeki kitap, işte böylesi evrim yaratan uygulamaları ve yenilikleri üzerinden futbolu bambaşka mertebelere taşıyan antrenörleri anlatıyor. Bir bağlam ve silsile içerisinde neyin “devrim” olduğunu da “devrimlerin nelere kâdir olduğu” sorusu kadar tartışıyor. Tarihsel yolculuğu güncel mukayeseler ve örneklerle birleştirip literatüre eşsiz bir katkıda bulunuyor. 
 
Futbolun tarihindeki bu parlak beyinlerin yöntemlerini çözümleyerek spor dünyasında nasıl bir iz bıraktıklarını başka hiçbir yerde bulamayacağınız hikâye ve anekdotlarla açıklayan Futbolun Devrimci Antrenörleri, futbolun sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir strateji ve yenilik arenası olduğunu da kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fdd8b3b-291b-4c82-b50c-96d7b481adcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Çingene Müziği /Batı Grubu Romanları&apos;nda Müzik Kültürü</image:title>
            <image:caption>Çingeneler’in tarihini yazmak, arşivlerdeki evraklarda onların soyları, meslekleri, yönetici erkle olan ilişkileri, göçleri, iskânları, işledikleri suçları yanyana getirerek toparlanmış bilgiyi sunmak şeklinde algılanmıştır yıllarca. Onlarla ilgili kararnâmeleri, fermanları, mahkeme sicillerini taramak kuşkusuz tamamen kıymetsiz değildir. Fakat Çingene kimliğini, Çingene’nin yaşamla olan ilişkisini, doğaya karşı duruşunu, ruhunu tek ve kısa bir ifadeyle “Çingene kültürünü anlamak” bu topluluğun yaşamlarına nüfûz ederek onları anlamaktan geçer. 
Çingene, Hindistan içlerinden dünyanın dört bir yanına dağılan ve farklı adlarla anılan bir topluluğun Türkiye’deki genel adıdır. 
Çingeneler’in bölgelere göre değişen isimleri vardır; bunların en yoğun nüfusa sahip olanı daha çok Türkiye’nin batı kesimlerinde yaşayan ve Roman adıyla bilinen gruptur. Türkiye Çingeneleri arasında Romanlar müzik ve dans kültürleriyle diğer akrabalarına göre daha tanınmış ve karakteristik bir yapıdadırlar. 
Türkiye’de yayımlanan ilk Çingene müziği monografisi olma özelliğini taşıyan bu çalışmada, Romanlar’ın müzik ve dans kültürlerine paralel diğer Çingene toplulukları ile olan ilişkileri de ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9195d54-0cfe-4f1d-b7aa-4610d3cf9ed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Evi</image:title>
            <image:caption>Mehmet Zaman Saçlıoğlu, ‘Yaz Evi’ndeki yedi öyküsüyle önce “yayımlanmamış dosya” dalında 1993 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü, kitap çıktıktan sonra da 1994 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanmıştı. 
 
“Saçlıoğlu, bir kültür birikiminden güç aldığı belli olan hikâyelerinde, alışılmış hikâye’nin sınırlarını zorluyor; zaman zaman gizemli, zaman zaman “humour”a dayanan hikâyelerinde hep yeninin ardında: yeni benzetmeler buluyor, yeni ruhsal durumlar yaratıyor; sıra dışı olayları, durumları seviyor, bunları sıra dışı bir anlatımla dile getiriyor. Amacı belli: Aleladeliğe düşmemek, dile dört elle sarılmak -hep edebiyat hazzı vererek... ‘Bir Yaz Evi’, ‘Pencere Önümün Yolcusu’, ‘Kızım’ gibi hikâyelerini okuduktan sonra (Ataç gibi söyleyeyim) zarımı Saçlıoğlu için atıyorum.” 
Fethi Naci, Ekim 1994 
 
“Siz bu dünyada aynı hızda dönen iki saat bulabilir misiniz? Tüm saatler bozuktur beyefendi. Şimdi sizin saatiniz üçü on geçeyi gösteriyor. Dün güneş tam bu saatte bir dakika daha gerideydi. Aynı yerde saat her gün değişiyor. Ya Çin’de saat şimdi kaç biliyor musunuz? Sonra, yanınızdaki güzel hanımın saatiyle sizinkinin arasında bile en azından birkaç saniye fark vardır. Tüm saatler bozuktur beyefendi, tüm saatler bozuk...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111674</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee824204-6269-499e-8e33-e530bdcea619.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Dünya İlmihali</image:title>
            <image:caption>Dokuz yıllık bir tefekkür ve tahrir sürecinin hülasası olan bu eser, günümüzün genç Müslüman zihinlerini meşgul eden bir dizi önemli meseleden yola çıkıyor. Ultra modern bir çağda imanın bizden talep ettiklerinden çağdaş ve kurumsal eğitim sisteminin bireylerde yol açtığı çıkmazlara kadar, bugün Müslüman fertlerin günlük hayatta sıkça muhatap oldukları soru ve krizler ile girdikleri arayışlar karşısında istifade edebilecekleri çıkış yolları üzerinde duruyor. Dahası, söz konusu meseleler caizdir/ değildir indirgemeciliğinden ya da ilgili tartışmaların alışılagelmiş kolaycılığından uzak, dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden bir bakışın odağında ele alınıyor. 
 
Bu anlamda, kitabın ilk bölümünde, inanç dünyamızı oluşturan birtakım köklü kavramlar yeniden açıklanıyor. Ardından, dinin temelini oluşturan pratiklerin hikmet ve mana itibarıyla haiz olduğu incelikler nazarıdikkate alınıyor. Nihayetinde ise, modern dünya tarafından dayatılan ve sorgusuz sualsiz benimsenen bazı popüler değer ve mefhumların eleştirisine yer verilirken Müslüman ferdin ve toplumun inşası için icap eden şahsiyet, düşünce, tavır ve davranış modellerine işaret ediliyor. Gelenek ve modernitenin bir muhasebesi niteliğindeki Modern Dünya İlmihali, özellikle genç neslin Müslüman fertlerinin modern dünya içindeki günlük yolculuklarında kuşanabilecekleri temel şuur ve donanım için gereken ilmi müktesebatı kapsamlı bir çerçevede içtenlikle paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a150379-9ecf-45c5-8b86-a8f76832198e.jpg</image:loc>
            <image:title>Baykuş Virane Sever</image:title>
            <image:caption>2013 yılında çıkan altıncı öykü kitabı Baykuş Virane Sever’de Faruk Duman öykü çıtasını yükseltiyor. Özellikle “Kayıp İnci”, “Teyzem O Burhan’lı Günleri Nasıl Atlattı?”, “Emanet” ve “Zürafa” başlıklı öykülerinde anlatı dünyasının özgünlüğünü iyice ortaya koyuyor. 
Semih Gümüş’ün değerlendirmesiyle; “Kendine özgü yazınsal bir dünya kurar Faruk Duman; herkesten çok başka ama bir o kadar da yakın. Önce neyi anlatacağına değil nasıl anlatacağına karar verir. Anlatı dünyasına belli bir biçim içinde gerçeklik kazandırma çabası, sonunda onun, kuşağının en özgün yazarlarından biri olmasını sağlar. Bu özgünlüğü yakalayan, onun yalın ve zengin dünyasında bulur kendini...” 
Yazarın biçimsel arayışlardaki yetkinliğini ve yenilikçi tavrını öne çıkaran özgün bir kitap, Baykuş Virane Sever. 
  Ocak birden köpürmeye başlamış, oturup Vahşetin Çağrısı’nı okuduğum ağır kadife koltuk kıvılcım içinde kalmıştı. Etrafa yayılan küle aldırmamış, kitabı küçük çalışma masamın üstüne bırakarak kalkıp perdeyi aralamıştım. Kasaba kar altındaydı. Öyleydi ki, –halk böyle gecelerde yağ lambalarını yakmanın uğursuzluk getireceğine inanırdı– geceyi yalnızca kar aydınlatıyordu. Sanırsın ay yere inmiş. Fakat çok sürmedi; önce durup durup tozan hava birden işi inada bindirdi ve sürekli, korkunç bir rüzgâr başladı. Çam ağaçlarının dallarında birikmiş karlar topak topak savruluyordu. Yine bu karanlık ve insana benzerlikleriyle bizi ürküten ağaçların iğneleriydi. Bu iğneler sanırsın bir kar ordusu. Durup durup yaylar gerilerek. Böylece fırtına dinlemez bu yaman oklar sayesinde. Ne ki böyle bir düşmanı ele geçirmek nasıl mümkün olsun! Fırtınayı bir süre izledikten sonra, çıkıp atımın yanına gitmem gerektiğini düşündüm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8224dbe-79fd-4d38-b7d7-01da907cdaf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Katı Yüreğim</image:title>
            <image:caption>Yaşlanmış anne babasını ziyarete gelen bir genç kadın, meraklı bir kız çocuğu, uzun yıllar boyunca görüşmemiş iki eski dost, hayal kırıklığıyla evine dönen bir kadın, evden eve sürüklenen bir müzisyen... Özleyen, kavga eden, mektup yazan, dertleşen, kuşak çatışması yaşayan insanlar... 
 
Okur, Helen Garner’ın az sayıdaki ama ustaca fırça darbeleriyle yarattığı ve empatiyle yaklaştığı bu karakterlerin hayatına bir noktadan, bir olayın tam ortasından giriyor ve seçilmiş sıradan anların, içsel çatışmaların canlandırıldığı küçük sahneleri izledikten sonra da çıkıyor. Sakin ve zarif bir duyarlılıkla, gevezelikten uzak, açık ve dürüst bir anlatımla kaleme alınmış bu öyküler okurda başta fark etmediği derin izler bırakıyor. 
 
“Garner’ın öykülerinde kartpostalları andıran bir şeyler var: Özenle kaydedilmiş görüntüler, gösterilmeyen daha sert gerçeklikleri akla getirerek bir anlığına gözümüzün önünde çakıveriyorlar.” New York Times 
 
“Eşit ölçüde şefkatli ve serinkanlı... Garner insanın kırılganlığına dair derin bir anlayışla, aşkın, hafızanın ve pişmanlığın hassas işleyişleri hakkında yazıyor.” Economist 
 
“Titiz bir nesnellik, derin bir kişisellik.” Kate Atkinson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4890d34a-d475-4df2-b099-f9405db55665.jpg</image:loc>
            <image:title>Geyik</image:title>
            <image:caption>Sibirya Şamanlarıyla pagan Kelt tanrılarının, büyücü Merlin’le Anadolulu veli Geyikli Baba’nın ortak noktası olan, Pagan dünyadan Hıristiyan ve Müslüman dünyaya, kutsallığından ve gizeminden hiçbir şey kaybetmeyen geyik, Orta Asya bozkırlarından Atlas Okyanusu’nun ötesine kadar belki de hayvanlar âleminin en sembol yüklü üyesidir. Her yıl boynuzlarını yeniden yapan bu ehlileştirilemez hayvan, bir ruh rehberi, iki dünya arasında bir aracıdır. 
 
“Geniş bir alana yayılan geyik, tarih öncesi dönemlerden bu yana zamanın ilerleyişine eşlik eder. Antik Hint-Avrupa mitolojilerini işgal etmeden önce paleolitik Avrupa’nın mağara duvarlarını doldurur; Sibirya Şaman ibadetlerinin merkezinde yer alır, Doğu Hıristiyanlığının ikonalarını süsler ve aynı zamanda Japonya’da Miyazaki’nin çağdaş animasyon sinemasına ilham olur.” 
 
Yazarlarının belirttiği üzere bu kitabın amacı,  “[…] geçiş kavramı çerçevesinde anlam taşıyan ve geyiği, Hıristiyanlaşmış Avrupalılar ile Orta Asya’nın kademeli olarak İslamı benimsemiş Zerdüşt, Şaman veya Nasturi inançlarına mensup Türkçe konuşan toplumları gibi birbirinden farklı halkların hayal gücünün büyük besleyicisi kılan bu şaşırtıcı kültürel melezliğe has birkaç özelliğe ışık tutmaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66625352-1b4f-4480-b65e-4a9dd4173235.jpg</image:loc>
            <image:title>Askıda Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Bazen yolsunuzdur 
Bazen yolunuzun yolcusu 
Upuzun bir köprüdür hayatımızın iki ucu 
Bir uçtan diğer uca geçerken içinden 
Anılar biriktiririz maziden 
 
Bazen bir hikayede buluruz kendimizi 
Gölgesinde konaklar, düşlere dalarız 
Bazen bir şiirde kanar yaramız 
Dizelerinde derman bulur, sarar sarmalarız 
 
Her yola devam edişimizde 
İçimize sığdıramadığımız 
Anlar, anılar ve hatıralardır 
Askıda kalanlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c472d1b5-1847-455b-89be-f02bbba1060f.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Gemi</image:title>
            <image:caption>Mavi mozaiklerle süslenmiş evleri, beyaz taştan örülmüş setiyle ada gölün üzerinde nazar boncuğu gibi duruyor. Bir görünüp bir kaybolan güneş, zeytin ağaçlarıyla raks ediyordu.  
Dimitra, her zamanki gibi erkenden uyanmış meydanda çınar ağacının altındaki kamelyada oturuyor, göçmen kuşlarının getirdikleri haberleri dinliyordu. O da kuşları yolcu ederken hiç görmediği yerlere, tanımadığı kişilere selam yollamıştı. Kuşlarla vedalaştıktan sonra istediği haberi almış gibi neşeli olarak yola koyuldu. Gece, sınırda nöbet yerindeydi. Onu da selamladıktan sonra evlerin arasındaki taş döşemeli yoldan iskeleye kadar yürüdü. Sıra sıra dağların ardından ona gülümseyen güneşe bakıp, sabah yelinin yumuşaklığını yüzünde hissederek Alex’i bekledi. Kısa süren sohbetin ardından meyhanenin arasındaki dar sokaktan geçerek ahırın kapısını açtı. Keçileri önüne katıp adayı karaya bağlayan köprüye vardığında balıkçılar kıyıya doğru kürek çekmeye başlamıştı. Köprü adada doğan insanların dış dünya ile aralarına koydukları sınırı temsil ediyordu. Kimsenin bu sınırı aşmasına izin vermedikleri için kendilerine ait olan küçük dünyalarında huzur içinde yaşıyorlardı. Keşiş Dağı’nın tepeleri tıpkı onun geldiği gün gibi pembeydi. Bu pembelik birkaç gün belki bir hafta görünür sonra kaybolurdu. Her zaman kıyıdan ilk ayrılan ve ilk dönen amcası Nikos kayığını bağlıyordu. Dimitra çoğu zamana balıkçıları fark etmeyecek seslenseler duymayacak kadar dalgın olurdu. Ama bugün içine sığmayan neşesini dağıtacak birilerini arıyordu. Anne ve babasının ölümünden sonra bu inatçı ihtiyarla yaşamaya başlamıştı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e60e69f4-2b03-4dc0-a830-eb1dc37c145e.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhaberatın Yetimleri</image:title>
            <image:caption>İlahi maksadım sensin ve amacım senin rızanı kazanmak. 
Sadece diliyle değil kalben de bu yemini etmiş ve ne pahasına olursa olsun tutmuşların hayatından ve bazı bilinmezleri kurgulamaktan ibaret olacak bir kitap yazmak istedim. Hadsizliğim ve yetersizliğimin afv edilmesini okuyanlardan arz ederim. Yazdıklarımda doğru ve güzel ne varsa Allah’ın inayeti ve Sadat-ı Kiram’ın himmetindendir. Yanlış ve hatalar nefsimizdendir. 
 
Yâre 
Yaktın beni bir kor gibi kızgın küle döndüm, 
Candan da şirin sevgilinin bir nazarında. 
Tuttum elini bir kere ben ölmeden öldüm, 
Gördüm nice hikmetleri şahlar hisarında. 
 
Bir menzile vardım ki o menzilden öteydi, 
İzah edemem aklıma ben bendeki meyli. 
Varlıktı ne yokluktu bu bir demden ibaret, 
Şol sürmeli gözlerdi ki hiç bitmeyen hasret. 
 
Aşkınla sığınsam sana her cürmümü alsan, 
Candan da şirin sevgili her yanda sen olsan. 
Haller belirirken yine ruhum çıkıp arşa, 
Matlubunu ısmarlasa ukbadaki haşra. 
Ahmedi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc6fa846-b9b7-406b-a81a-8d9d9ce4b1ff.jpg</image:loc>
            <image:title>The Ottoman Empire (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>This new edition of sixteen articles by Halil I ̇nalcık, first compiled in 1978, brings together some of his most seminal studies on the Ottoman state and society. Across three thematic sections, the book addresses a variety of key issues in the empire’s political, social and economic history from the fourteenth to the nineteenth century. Beginning with the expansion of the empire, İnalcık examines Ottoman methods of conquest and establishment in the newly acquired territories. The selected articles in this first section also tackle the empire’s tax system and its relationship with pre-Ottoman practices, the codification of imperial law and the impact of the rising Ottoman state on Europe. The second section turns to the empire’s economic policies, interregional trade and the paths of capital formation in the Ottoman world. Following the life cycle of the empire, the book concludes with an analysis of how this typical Middle Eastern polity was transformed in the face of economic upheaval and Western military supremacy, with a special focus on its rural subjects. In showcasing the influential historian’s richly documented analyses and socioeconomic approach, this volume pays homage to İnalcık’s immense and outstanding contribution to Ottoman studies. 

Halil İnalcık’ın ilk kez 1978’de kitaplaştırdığı İngilizce makalelerinin bu yeni basımı, ünlü tarihçinin Osmanlı devleti ve toplumuna dair ufuk açıcı on altı çalışmasını bir araya getiriyor. Üç tematik başlık altında toplanan yazılar, imparatorluğun 14. yüzyıldan 19. yüzyıla kadarki siyasi, sosyal ve iktisadi tarihinde önem taşıyan çeşitli konuları mercek altına alıyor. İmparatorluğun genişleme dönemine odaklanan ilk bölüm, Osmanlı fetih yöntemlerini ve yeni fethedilen topraklarda Osmanlı idaresinin kuruluşunu, vergi sistemini, kanunnameleri ve yükselen Osmanlı devletinin Avrupa üzerindeki etkisini ele almakta. Kitabın ikinci bölümü, imparatorluğun ekonomi politikalarına, bölgeler arası ticarete ve Osmanlı dünyasında bireylerin sermaye birikimlerine odaklanıyor. İmparatorluğun yaşam vdöngüsünü izleyen kitap, bu tipik Ortadoğu devletinin iktisadi çalkantılar ve Batı’nın askeri üstünlüğü karşısında geçirdiği dönüşümlere ve reformlara dair, özellikle reayaya odaklanan tahlillerle sona eriyor. Koç Üniversitesi Yayınları’nın Türkiye ve Osmanlı Çalışmaları başlıklı kitap dizisi kapsamında yayımlanan bu cilt, İnalcık’ın zengin belgelere dayalı analizleri ve sosyoekonomik yaklaşımıyla Osmanlı araştırmalarına yaptığı muazzam ve olağanüstü katkılara bir saygı duruşu niteliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64c7199e-6d2b-487d-b406-eee151a13b85.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirsiz Hasat</image:title>
            <image:caption>Gelecekte ne yiyeceğiz? O gıdayı nasıl üreteceğiz? 10 milyar insanı besleyecek gıda artışını, ekolojik, toplumsal, ekonomik ve ahlaki açılardan sürdürülebilir biçimde sağlayabilecek miyiz? Belirsiz Hasat&apos;ın yazarı üç gıda akademisyeni bu sorulara yanıt ararken, gelecekteki olası krizlerle baş etmek için nelerin gerekli olduğunu çözmeye çalışıyor. Teknoloji iyimseri Evan Fraser, teknoşüpheci Sarah Rotz ve gıda tarihçisi Ian Mosby çiftlik ekonomisinin çamurlu dünyasında bata çıka ilerlerken hem eşitlikçi ve sağlam bir küresel gıda geleceğinin yapıtaşlarını anlamaya çalışıyor hem de okuru insanların daha iyi beslendiği, daha adil bir dünya konusunda ilham verici işler yapanlarla tanıştırıyor. Böylece iklim değişikliğinin dönüştürdüğü arazilerden robot çiftliklere, blokzinciri sertifikalı balık satıcılarından teknoloji gurusu Nepalli geçimlik çiftçilere, genetiği değiştirilmiş gıdalardan acı biber soslu gevrek böceklere varana kadar elinizdeki kitap, kolektif gıda geleceğimizi tanımlayacak başlıkları ele alırken sapı samandan ayırmaya, kavga gürültünün eksik olmadığı gıda meselesi üzerinde sağlıklı düşünmemizi sağlayacak alet kutusunu oluşturmamıza yardımcı oluyor. Bu çabaya değer, zira istisnasız, &quot;hepimizin geleceği buna bağlı&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a423340-190a-419d-83cd-8406e74c5113.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişen Yaşam</image:title>
            <image:caption>Doğal bir çevrede yaşadığımız söylenebilir mi? Muhtemelen çoğu kişinin bu soruya cevabı hayır olacaktır. Peki, çevremizi ne zaman dönüştürmeye ve değiştirmeye başladık? Hayvanları evcilleştirip ihtiyaçlarımızı karşılayacakları hale getirdik. DNA&apos;larını da değiştirdik. Kurtlar köpeğe dönüşüp avlanmamıza yardımcı oldu. Yaban tavukları tavuğu dönüşüp sofralarımızı yumurtayla donattı. Üstelik bunlar sadece başlangıçtı. Bilgimiz arttıkça, hayvan DNA&apos;sını daha ince işlemenin yeni usullerini bulduk. Polis köpeklerini klonladık. Dünyada genetiği değiştirilmiş ilk ev hayvanını, karanlıkta parlayan balıkları yarattık. Her geçen gün yeni bilgiler ve teknolojilerle kimi zaman bilinçli kimi zamansa dolaylı olarak Dünya&apos;daki yaşama müdahale etmeye devam ediyoruz. İklim değişikliği nedeniyle Dünya&apos;nın en ücra köşelerini ve o bölgelerin sakinlerini bile etkiledik. Araştırmalara göre bazı hayvanları inanılmaz süratle evrimleşmeye zorluyoruz. Kimi türlerin işi rast gitse de, bazıları yok olmanın eşiğinde. Bazıları içinse tek seçenek, esaret altında yaşamak. Artık sadece uyum gücü en yüksek türler değil, bizim yaşamasına izin verdiklerimiz hayatta kalabiliyor. Tüm canlıların kaderinin bizimkiyle iç içe geçmiş olduğu bu döneme Helen Pilcher post-doğal evre adını veriyor. Pilcher, insanı düşünmeye iten eğlenceli kitabında, hayvanlar aleminin DNA&apos;sına şekil verme usullerini, böylece dünya yaşamının kaderini değiştirmemizi ele alıyor. Bu post-doğa tarihi rehberinde, insanlığın yön verdiği canlı türlerini de, bu post-doğal dünyanın yaratıcısı, idarecisi ve bakıcısı olan araştırmacılar ve doğa korumacılarıyla birlikte tanıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867535de-f702-4a99-8424-3f38682f6753.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük İyilik</image:title>
            <image:caption>İnsan başkalarının ihtiyaçlarını ve çıkarlarını kendilerininkinin önüne koyabilir mi? Elinden gelen &quot;en fazla&quot; iyiliği yapmak, fedakarlığı da beraberinde mi getirmek zorunda? Başkaları için yaptığımız iyiliklerden duyduğumuz memnuniyet bu iyilikleri daha az ahlaki kılar mı? Peter Singer, felsefe tarihinde iki yüzyılı aşkındır önemli bir tartışma başlığı olan diğerkamlık (altruism) kavramına bugünden bakarak onu pratik etiğin alanına taşıyor. 1972&apos;de yazdığı &quot;Kıtlık, Bolluk ve Ahlak&quot; makalesiyle daha kavramın adı konmadan etkili diğerkamlığın fikri öncülerinden olan Singer, kavramı 2000&apos;li yılların başında ortaya çıkmaya başlayan yeni bir hayırseverlik anlayışını tarif etmek için kullanıyor. Bu hayırseverlik anlayışına göre iyilik yapmak isteyenlerin varlıklarının küçük bir kısmını hayır işlerine vakfetmesi yeterli bulunmazken, etik olarak doğru ve meşru olan şeyin kendi hayatını idame ettirmek için kullanılandan arta kalanın başkalarının yararı için kullanılması olduğu savunuluyor. Bu ilke kimi zaman, ömürleri boyunca maaşlarının yüzde 20&apos;sini hayır işlerine vermeyi taahhüt eden kişilerde hayat bulurken, kimi zaman hiç tanımadığı biri için böbreklerinden birini bağışlamaktan kaçınmayan etkili diğerkâmların eylemlerinde pratik ve teorik sınırlarına ulaşıyor. Princeton Üniversitesi biyoetik kürsüsü profesörü Avustralyalı filozof Peter Singer, pratik etik, faydacılık, hayvan hakları, türcülük alanlarında yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Bu alanlarda yirmiye yakın kitap kaleme alan Singer&apos;ın Türkçeye kazandırılmış kitaplarına, TÜSEV ve KUSİTHAM işbirliğiyle bir yenisini eklemiş olmaktan memnuniyet duyuyor, &quot;etkili diğerkâmlık&quot; üzerine yazılmış bu kaynak kitabın okuyuculara gündelik ahlaki seçimlerinde üzerine düşünebilecekleri sorular sordurtmasını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85af4cc4-53b5-46c7-b2ce-436d98831dd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıkımın Dokunuşu</image:title>
            <image:caption>“BENİM İÇİN SAVAŞMAYACAĞINI MI SÖYLÜYORSUN?” HADES İÇ GEÇİRİP PARMAĞINI 
TANRIÇANIN YANAĞINDA GEZDİRDİ. 
“SEVGİLİM, SENİN İÇİN BU DÜNYAYI YAKARDIM.” 
Hades’le ilişkisi ortaya çıktıktan hemen sonra peşlerini bırakmayan medya fırtınası, Persephone’nin normal olan hayatını altüst etmeye başlamıştı. Üstelik Bahar Tanrıçası kimliği de ifşa olma tehdidi altındaydı. 
Ölüler Tanrısı Hades’in ise omuzlarında geçmişin korkunç bir yükü vardı ve herkes Persephone’yi ondan uzaklaştırmak için bu geçmişi ortaya sermeye çok hevesliydi. 
Dehşet veren bir trajedi Persephone’nin kalbini paramparça ettiğinde ve yardım için Hades’e gitmesine rağmen Ölüler Tanrısı onu reddettiğinde, işler daha da kötüye gidecekti. Çaresiz kalan Persephone ipleri kendi eline alıp ciddi sonuçları olan pazarlıklara girişmek üzereydi. Hem Hades’in hiç bilmediği bir yanıyla hem de ezici bir kayıpla yüzleşen Persephone, gerçekten Hades’in kraliçesi olup olamayacağını merak etmeye başlamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f53370ca-eb6e-4739-9add-7276eae57fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Dünyasında Müslüman Azınlıklar: Afrika</image:title>
            <image:caption>Eski dünyanın bir üyesi olan Afrika, tarih boyunca sahip olduğu zenginliklerle anılmıştır. Bununla birlikte özellikle son yüz yılda Afrika’nın adı açlık, yoksulluk, iç savaşlar ve dış müdahalelerle anılır olmuştur. Sahip olduklarıyla adının insan zihninde yaptığı çağrışım arasındaki tezat, akla çeşitli sorular getirmektedir. Bu soruların başında da sahip olunan zenginliklerin nerede kullanıldığı gelmektedir. Bu ve benzeri soruların ulaştığı ortak cevaplar sömürge döneminde yaşananları işaret etmektedir. Afrikalılar, kendilerini var eden değerlerden uzaklaştırılarak onlar için biçilen role inandırılmaya çalışılmışlardır. Afrika kıtasından silinmeye, Afrikalılara unutturulmaya çalışılan hususlardan birisi de İslam dinidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c38eee-2a2e-4e2c-9132-4e2b253917a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Dünyasında Müslüman Azınlıklar: Amerika</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Amerika denildiğinde fırsatlar ülkesi akla gelmektedir; ancak bunun kim için ve ne için söylendiği ilmî olarak incelenmelidir. Müslüman azınlıkların tüm dünyada karşılaştığı sorunların yanında, Amerika Kıtasında yaşayan Müslümanların sorunlarını ele alma görevi hasıl olmuştur. Özellikle bu alandaki çalışmaların azlığı göz önüne alındığında, bu araştırmaların önemi daha da artmaktadır. Bu kitap söz konusu ihtiyaca binaen hazırlanmıştır ve Amerika Kıtasında yer alan ülkeler hakkında temel bilgileri barındırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/127bb295-6d00-48f6-aee9-a491798923d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Dünyasında Müslüman Azınlıklar: Asya</image:title>
            <image:caption>Batılı sömürgeci güçlerin şekillendirmesi neticesinde bugün Asya ve Uzak Doğu’da Müslümanlar suni yapılandırmaların içine atılarak içinden çıkılmaz problemlerle karşı karşıya bırakılmışlardır. Bölgede yaşayan Müslümanların problemleriyle dertlenmek ve onların sorunlarını aşmada yardımcı olmak en azından onların durumlarını ortaya koymak ve insanlığın bilgisini sağlamak bizlerin görevi olsa gerektir. 
Bu eserle Asya ve Uzak doğuda yirmi ülkede yaşayan Müslüman azınlıkların siyasi, sosyal, kültürel, dinî ve ekonomik problemleri hakkında insanların bilgilendirilmesi ve bilinçlendirmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c5d5e4f-26f6-4157-b8f6-40fa5471c475.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Dünyasında Müslüman Azınlıklar: Avrupa</image:title>
            <image:caption>İslamiyet’in Avrupa ile ilk teması daha Hz. Muhammed hayatta iken gerçekleşmiştir. Asırlar boyu süregelen İslam-Avrupa ilişkisi Endülüs Medeniyeti ile zirveye ulaşmıştır. Günümüzde Avrupa denildiğinde akıllara gelen zenginlik ve refahın Avrupa’da yaşayan Müslümanlar açısından geçerli olup olmadığı meselesi araştırılmaya değer bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Avrupa’da azınlık olarak yaşayan Müslümanların siyasi, sosyal, dinî, ekonomik, kültürel ve demografik durumları, içinde bulundukları olumlu-olumsuz şartları ortaya koyması açısından önemlidir. Bu kitap Avrupa’daki Müslüman azınlıklar hakkında kaleme alınan çeşitli makaleleri ve kırka yakın Avrupa ülkesinde yaşayan Müslümanları çeşitli yönleriyle ele almayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14bfc46c-7241-4438-96e7-608dabe40af7.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Dünyasında Müslüman Azınlıklar: Avustralya</image:title>
            <image:caption>Günümüzde dünyanın en büyük adası kabul edilen Avustralya’nın İslamiyet’le tanışması oldukça erken dönemlerde mümkün olmuştur. Özellikle 16. yüzyıldan itibaren Avustralya’nın İslam ile temasının daha sıkı olduğu söylenebilir. Avustralya’da İslam ve Müslümanlar 16. yüzyıldan günümüze kadar varlığını devam ettirmiş olsa da zaman zaman dinî alan başta olmak üzere siyasi, sosyal, kültürel vb. alanlarda zorluklarla karşılaşmışlardır. Müslümanların azınlık olarak yaşamlarını sürdürdükleri ülkelerin birçoğunda karşılaştıkları sorunlara dair araştırmalar yok denecek kadar azdır. Bu kitap günümüz Avustralya Kıtasında azınlık konumunda yaşayan Müslümanları çeşitli yönlerden ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/749125fa-fedb-4a60-8d3e-ff0825123217.jpg</image:loc>
            <image:title>Niye Geldik Cihane?</image:title>
            <image:caption>Kıymetli şairlerimizin zihnimize cilâ, kalbimize safâ olan mısralarını hoşsohbet üslubuyla bizlere aktaran Hayati İnanç, Niye Geldik Cihane? sorusuna yanıt olacak yazıları ile hayatı anlamlandırma çabamıza ortak oluyor. 
 
Yolunu şaşıranlar, yolda kalanlar, varmak istediği yere henüz karar veremeyenler için hakikate işaret eden bir pusula niteliğindeki bu eser, Türkçemizin güzelliklerini de gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4179292c-488d-4491-afcc-18cad98a885c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya İkinci Geliş Yahut İstanbul&apos;da Neler Olmuş?</image:title>
            <image:caption>Dekorda modernleşen Osmanlı var. Sultan Üçüncü Selim vakası, tüm İstanbul&apos;da yankılanıyor. Şehir, büyük bir karmaşanın içinde. Eşkıyalar ve hırsızlar her mahremi yere sermiş. İhtilal havası başkentte kol geziyor. 
Bir de sevdalılar var bu karmaşanın içinde. İki gönlü bir etmeye çalışan yürekler. Ötesi karanlık, ötesi bir mağara derinliği. 
Dünyaya İkinci Geliş Yahut İstanbul&apos;da Neler Olmuş? iki asır öncesine götürüyor bizi. Ahmet Mithat, insanoğlunun o bir türlü kavranamayan karanlık yüzünü gösteriyor. Garip zamanları anlatan bu garip roman, günümüz Türkçesiyle okuyucuyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4d8053b-9be1-426d-918c-516453878582.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Bir Roman Yahut Amerika Doktorları</image:title>
            <image:caption>İki doktor sanat icra ediyor Amerika topraklarında. İki doktor bilimsel zaferlere koşuyor. Matematik, duyguyla buluşuyor bu romanda. Aşk, deney tüplerinin arasında geziniyor. 
Ölümü ve ölümsüzlüğü arıyor iki doktor. Maceraları okyanusları aşıyor. 
Bilimi kaleme alıyor bu kez Ahmet Mithat. Okurlarına yeni dünyaların yeni buluşlarını aktarıyor. 
Bilimsel Bir Roman Yahut Amerika Doktorları, sıra dışı bir hikâyeye davet ediyor okuru. Bu roman, günümüz Türkçesiyle bugünün insanlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4019a6d-d1d2-4032-800a-3f9f3e832756.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Neyim?</image:title>
            <image:caption>Son asırda sonsuz bombalara hedef olur Osmanlı. Toptan tüfekten ziyade fikir akımları yıkar en sağlam kalelerini. Her yeni ideoloji, düşman bir ordu gibi girer topraklarına. Savunma hatları aydınlara kalır. 
Batı dünyasından yayılan en büyük akını materyalizm oluşturur. 
Maddecilik, ruhu öldürüp dünyanın büyüsünü bozar. 
Ancak cepheler terk edilmiş değildir henüz. Siperlerde direnenler vardır hâlâ. Ahmet Mithat, bu kahramanların başında gelir. Küçük bir kitap kaleme alır. Amacı materyalizme savaş açmaktır. Ölene kadar direnecek erlerden biri olmak üstadın alın yazısıdır. 
Ben Neyim? yok olmayı reddeden bir Osmanlı&apos;nın savunma savaşıdır.  İlk kez günümüz Türkçesiyle bu sayfalarında buluşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8325349b-216b-4d63-ab9d-7d470966773a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılay Cemiyeti</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın tarihi savaşla başlar. Habil&apos;le Kabil&apos;den bu yana ölmek  ve öldürmek için yaşar insanoğlu. Muharebe meydanları inleyen askerlerle dolar. 
19.yüzyılda başlar değişim. Uluslararası kuruluşlar, akan kanları azaltmaya çalışır. Kızılhaç, Kızılay&apos;a ilham olur. 
Kızılay Cemiyeti, bir kuruluşun hikâyesi. Ahmet Mithat Efendi&apos;nin dilinden  büyük bir hizmetin uzun süreci.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f73d37-a447-42ae-a57c-eaf30458e11e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayattan Tablolar</image:title>
            <image:caption>Mektuplar sıralanıyor ardı sıra. Bir kadın, diğerine gönlünü açıyor. Aşka, sevdaya, evliliğe, mutluluğa ve mutsuzluğa dair ne varsa dökülüyor ortaya. Kadınların gönül dünyaları, bir kadının dilinden önümüze seriliyor. 
Türk edebiyatının ilk kadın roman yazarı Fatma Aliye, kadınlığın keşfine çıkıyor bu kitapta. Hayattan Tablolar, derin bir analizin, samimi bir kalbin, kıvrak bir dilin imkânlarını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e6528c2-3ae2-4243-b1be-039b640187aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenini Sevmenin 52 Yolu</image:title>
            <image:caption>Çevremizdeki herkes hatta bazen hiç görmediğimiz bir insanın sosyal medyada rastladığımız bir gönderisi hayatımıza dair ne çok şey anlatır. Hangi okullara gitmeliyiz, ne iş yapmalıyız, nasıl oturmalı kalkmalıyız hatta bedenimiz nasıl görünmeli? 
Olduğumuz gibi görünmek neden yetmiyor? Neden bacağımızı daha uzun gösteren o pantolonu almak zorundayız? Bizi daha özgüvenli gösteren o renk değil de bu renk mi gerçekten? Peki ya kendi renklerimiz, kendi sesimiz? 
O çok bilen kalabalıklara karışmadan kendimize, bedenimize doğru bir yolculuğa çıkmanın ihtiyacını her gün duyuyoruz. Şimdi tek yapmamız gereken, bedenimizden kaçmadan onun davetine kulak vermek. 
Kimber Simpkins, bedenimizi sevmeden geçirdiğimiz her günü telafi edecek ve bedenimizin dostluğuna sığabilmeyi öğretecek basit 52 yolu bizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7851998-b394-4a7f-977a-2c8bb09de4f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek ve Alıştırmalarla İtalyanca Dil Bilgisi</image:title>
            <image:caption>“Örnek ve Alıştırmalarla İTALYANCA DİL BİLGİSİ” kitabı toplam 25 üniteden oluşmaktadır. Genel hatlarıyla, Avrupa Dil Portfolyosunun A1, A2, B1, B2 ve C1 seviyelerindeki konuları içermektedir. Açıklamalı tablolarla ve yer yer örnek okuma parçalarıyla zenginleştirilmiş konu anlatımlarının sonunda, konularla ilgili alıştırmalar yer almaktadır. Kitabın sonunda, tüm konuları içeren bir genel test ve temel kelime bilgisi için faydalı olacak bir kelime listesi bulunmaktadır. Her örnek cümlenin Türkçe karşılığı verilerek ve konu anlatımlarında kimi zaman Türkçeyle karşılaştırmalar yapılarak oluşturulmuş olan bu kitap, hem kendi başına sıfırdan İtalyanca öğrenmek isteyen kişilere hem de İtalyanca dilbilgisini geliştirmek isteyenlere kaynak bir kitap olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c36149de-5e02-498a-af17-8403c103e663.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebebi Sende Gizli</image:title>
            <image:caption>KENDİNE VE HAYATA MERAKLI GÖZLERLE BAKMAYI SEÇERSEN BİRÇOK SORUNUN ÇÖZÜLDÜĞÜNE ŞAHİTLİK EDERSİN. 
Bu kitap, kısırdöngülerin sarmalına kapıldığın, kendini çaresiz hissettiğin noktalarda elinden tutmak ve hayatın verdiği ipuçlarını nasıl okuyabileceğini gözler önüne sermek için yazıldı. Gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenilerek kaleme alınan Sebebi Sende Gizli yaşamın farklı zamanlarında, benzer darbelerle yaralanan bir kadınla bir erkeğin kendilerini iyileştirme yollarını bulmalarının, aslında kendilerini keşfetmelerinin hikâyesini anlatırken bölüm sonlarında yazar, zihnindeki spot ışıklarını yakmak için seninle bazı bilgiler paylaşacak, sana yol arkadaşı olacak. 
Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti Türkân Bayraktar Uzun, zihninin derinliklerine kapılar aralayıp, kendini keşfetme yolculuğuna ışık tutacak. Hayatın verdiği ipuçlarını çözmeye, ruhunun derinliklerine inmeye, kendinle yüzleşmeye, yaralarını farkındalıkla ve merhametle sarmaya hazırsan sayfaları aralayabilirsin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a49d7063-1819-4425-893c-eb149e63ddd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yaşında Bir Çınar</image:title>
            <image:caption>ki ustadan benzersiz bir Cumhuriyet kutlaması!

&quot;Yüz yaşında ama gencecik bir çınarım.&quot; 
 
Özgün ve zarif şiir dili ödüllerle taçlanan şair Çiğdem Sezer, Cumhuriyet&apos;imizin 100. yılı için küçük büyük her yaştan okura lirik bir güzelleme armağan ediyor. Görkemli bir çınar ağacıyla özdeşleştirdiği Cumhuriyet&apos;imizin kuruluş destanını, çok ödüllü usta sanatçı Mustafa Delioğlu eşsiz desenleriyle canlandırıyor. Bu özel kitap, Atatürk&apos;ün önderliğinde tarihi bir seferberlikle kurulan Cumhuriyet&apos;in bağımsızlığı yücelten, birleştirici, kucaklayıcı, özgürlükçü ülküsünü gelecek kuşaklara aktarıyor.
 
Yüz yaşında ama gencecik bir çınarım.
Yaşlanmam, sadece çoğalır yapraklarım.
 
Ulu bir çınarım, çok güzel bir ülkede.
Köklerim ve dallarım
Uzanır toprağa, gökyüzüne.
Adımı siz verin, bu hikâye bitince.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe00629b-d654-47c1-a1b1-9562f9a632f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Euthyphron / Dindarlık Üzerine</image:title>
            <image:caption>“‘Tanrılara hizmet’in en geniş tartışması Platon’un Euthyphron’unda bulunur.” 
Jon Mikalson 
 
“Euthyphron açıkça dindarlığın ve dinsizliğin gerçek mahiyeti ile bunlara ilişkin genel kabul gören anlayışları karşılaştırmak için tasarlanmıştır.” 
Benjamin Jowett 
 
“Sokrates’in yeteneği iyi tanımlar sağlamak değil, kötü tanımları teşhir etmekten ibarettir.” 
George Grote 
 
Diyalog, Sokrates’in Meletos adında genç bir Atinalının dinsizlik suçlamasıyla ona açtığı kovuşturma için beklerken, babasını cinayet suçlamasıyla mahkemeye veren Euthyphron adında bir tanıdığıyla tesadüfen karşılaşması sonucunda gelişen konuşmayı içerir ve konuşma ‘dindarlık’ kavramı etrafında şekillenir. 
Antik Yunanda ‘dindarlık’ ve ‘kutsal olan’ın anlamı ve Platon düşüncesinde ‘dindarlık’ın diyalektik gelişimi açısından kitap oldukça önemlidir. “Tanrı bir şeyi iyi olduğu için mi buyurur; yoksa Tanrı bir şeyi buyurduğu için mi o şey iyi olur?” şeklinde özetlenen ‘Euthyphron İkilemi’ de yine bu diyalogda temellerini bulur. Ayrıca Sokrates&apos;in meşhur Savunma&apos;sının hemen öncesinde gerçekleştiği için bu diyalog dönemin hukuk sisteminin yapısını da anlamamızı sağlar. 
Bu diyalog, diğer tüm diyaloglar gibi, mutlak ve sorgulanmamış, herkesin aşina ve bilgi sahibi olduğuna dair kendinden emin olduğu bir inanca karşı mücadele eden o Sokratesçi ruhla tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90a35406-a7a0-4e52-bc99-cfdfc160bb21.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Temel Problemleri</image:title>
            <image:caption>G. E. Moore&apos;un yarım yüzyılı aşan entelektüel serüveninde önem taşıyan yazılarını bir araya getiren bu kitap modern felsefeyi şekillendirmiş temel sorunlara dair faydalı değerlendirmeler içeriyor. 
Moore bu kitapta doğru bilginin kaynakları, gerçekliği bilmenin koşulları, algılama ile var olma arasında varsayılan ilişkilerin mahiyeti gibi konulara odaklanıyor. Özellikle idealistlerle, kuşkucularla, yer yer de faydacılarla tartışıyor ve onların iddiaları karşısında sağduyuya ve sezgilere dayanan bir bilgi teorisinin nasıl uygulanabileceğini gösteriyor. Bu sırada Berkeley ve Kant gibi modern felsefenin önde gelen isimlerini de yeri geldikçe eleştirmekten geri durmuyor. Wittgenstein ve Russell ile birlikte analitik felsefenin öncü isimleri arasında sayılan Moore, kavramları ve önermeleri titizlikle çözümleyerek kesinliğin ve doğruluğun koşullarını tespit ediyor. 
Bu kitapta yer verilen makaleler, kesinlik, sağduyu, kuşkuculuk gibi felsefe tarihinde önemini hiç yitirmemiş konulara ve analitik felsefenin kökenlerine ilgi duyan okurlara G. E. Moore’un düşüncelerini, yöntemini ve yaklaşımlarını tanıtacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1329df3d-0423-4ed3-960d-2fc7ff0d5864.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskesi Düşürülen Marksizm –Yanılsamadan Yıkıma</image:title>
            <image:caption>Marksizm 19. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin en acımasız zamanlarında, çok zor koşullarda Avrupa’da filizlendi. İşçilere, yoksullara, ezilenlere birlik olma, emeklerini sömürenlere karşı başkaldırma çağrısında bulundu. Eşitlik ve toplumsal adalet talebiyle fabrikalardan tezgâhlara, sokaklardan evlere kadar girmeyi başardı. Cenneti yeryüzüne indirmeyi, insanca ve hakça yaşamayı vaat etti. Dünyanın dört bir yanında devrimlerin fitilini ateşledi, devletlerin resmî ideolojisi hâline bile geldi. Avrupa’nın başına, bugün bile savuşturamadığı, komünizmin hayaletini musallat etti. 
Bu kitap, hayaletlere inanmayan, adanmış bir kapitalistin gözünden Marksizmin nasıl göründüğünü anlatıyor. 20. yüzyılın en önemli iktisatçılarından biri olan Ludwig von Mises’in 1952 yılında ABD’de verdiği dokuz dersten oluşan bu önemli çalışma, Marksizmin yeryüzüne cenneti indirme girişiminin nasıl bir yıkıma yol açtığını göstermeyi amaçlıyor. Bu derslerde Mises, Marksizmin çelişkilerini, Marx’ın emek değer kuramını, tarihsel materyalizm anlayışını, sınıf mücadelesi fikrini, merkezden planlama politikasını bir cerrah hassasiyetiyle parçalarına ayırıyor. Bunu yaparken kapitalizmin ve para piyasalarının nasıl işlediğine bir açıklama da getirerek liberal sistemin meziyetlerini ve açmazlarını da kendince gözler önüne seriyor. Düşman kardeşler olan liberalizm ile sosyalizmin çekişmesini, konu hakkında uzman olmayan okurların da anlayabileceği yalın bir dille betimleyerek kapitalizmi ve kapitalisti anlama kılavuzu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8db0e90-6b02-4bcd-a411-00378f64de58.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim Psikolojisi Üzerine</image:title>
            <image:caption>Freud’un meslektaşı, Avusturyalı Yahudi psikanalist Paul Federn’in 1919’da yayımladığı bu kısa makalede, psikanaliz kavramlarıyla, otoriteye yönelik toplumsal bir “itaatsizlik” olarak devrimin olası psikolojik arka planları inceleniyor. Devrim Psikolojisi Üzerine:Babasız Toplum, Federn’in Oidipus kompleksini genel ve dönemsel bir politik çerçevede yorumlamasıdır. Yöneticinin “baba” olduğu bir toplum düzeninde, haliyle, hükûmete yönelik bir başkaldırı, psikolojik olarak Oidipus’un Laios’u katlinden çok farklı olmasa gerek! 
“Devlet düzeni, şimdiye kadar aile düzeninin bir devamı mahiyetinde olmuştur. Ancak, toplumsal alandaki temel ahlaki değerlere yönelik saygının oluşum ve inkişafında tüm aile bireyleri eşit derecede yer almamıştır. Çocuğun içindeki otoriteye yönelik tüm saygının temelini oluşturan bu olgu, ahlak eğitiminden ziyade, çocuğun babayla olan ilişkisi ve baba karşısındaki konumudur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf66517-ef31-49d7-a465-4c3e6bbfde33.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat İçin Felsefe - ve Başka Tehlikeli Durumlarda</image:title>
            <image:caption>Bir felsefe okulu düşünün ki antik dünyanın en büyük filozoflarından dersler alıyor, onlarla sohbet ediyor, dertlerinizi paylaşıyorsunuz, üstelik onlardan öğrendikleriniz sayesinde kendinizi, hayatı, dünyayı daha iyi anlıyor ve bütünlüklü yaşamın ilkelerini keşfediyorsunuz... 
İşte Jules Evans Hayat İçin Felsefe’de bizim için tam da böyle bir program oluşturuyor ve felsefenin esasen yaşama sanatı olduğunu hatırlatıyor. Peki bu kitapta hangi filozoflarla neleri keşfedeceğiz? 
 
• Sokrates ile Sokak Felsefesi Sanatı • Epiktetos ile Kontrolü  Sağlama Sanatı • Musonius Rufus ile Saha Çalışması Sanatı • Seneca ile Beklentileri Yönetme Sanatı • Epikouros ile Ânın  Tadını Çıkarma Sanatı • Herakleitos ile Evreni Tefekkür Sanatı • Pythagoras ile Hafıza ve Büyü Sanatı • Skeptikler ile Şüphe Tohumları Ekme Sanatı • Diogenes ile Anarşi Sanatı • Platon ile Adalet Sanatı • Ploutarkhos ile Kahramanlık Sanatı • Aristoteles ile Kendini Gerçekleştirme Sanatı • Sokrates ile Bu Dünyadan Ayrılma Sanatı 

Jules Evans bu antik filozofların yaşam felsefelerini modern hayattan örneklerle de birleştiriyor; askerler, sporcular, psikologlar, bilimciler, kişisel gelişimciler, siyasetçiler, anarşistler, mistikler, maceracılar, ortak yaşam toplulukları ve kendini iyileştirip geliştirmeye çalışan daha nice insan tarafından benimsenen antik yaşam felsefelerinin günümüz için önemini ortaya koyuyor. Bununla beraber felsefenin basitleştirilmiş, pazarlanabilir ve ideolojik versiyonlarına eleştirel yaklaşımı da esirgemiyor. 
Hayat İçin Felsefe kendini ve dünyayı hem anlamaya hem dönüştürmeye yönelik eşsiz bir rehber. 
  “Antik dünya­da ‘kişisel gelişim’ diyebileceğimiz şey bugünkünden daha fazla gayret gerektiriyordu ve daha pahalıya patlıyordu. Zira psiko­lojik olanı etikle, siyasetle ve kozmik olanla ilişkilendiriyordu. Böylece insanlara sunulan, bir bilemedin iki ay uygulandıktan sonra yeni bir kişisel gelişim furyasının başlamasıyla unutulup gidecek kısa vadeli çözümler değildi. Kalıcı bir yaşam tarzı; yıl­lar boyunca her gün uygulanacak, benliği ve hatta toplumu radi­kal biçimde dönüştürecek bir şey öneriliyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/166340e5-55bd-4d71-86d0-9c905d4d4b4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz At</image:title>
            <image:caption>Kutsal canlılığın ilahi bütünlüğünde ve hayatın genel akışına uygun bir şekilde oluşlar ve oluşumlar devam ederken bazen beklenmeyen bir şey oluverir. Farklı bir şey! Ve o olan şey her ne ise insanın hayatına derin bir çentik atar. O çentikten bir şey sızar, tarif edilemeyen bir şey ve o sızıntı ömür boyu devam eder. Hayat defterine büyük harflerle bir bölüm başlığı atılır. Düz yolda yürüyüp giderken ayağınızın birden bir çukura denk gelmesiyle tökezlemek gibi bir şeydir bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4c3ee6b-dbbc-48cd-b782-a225adc38fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasılı</image:title>
            <image:caption>Zamansız zamanlarda, 
Kalabalıklar içerisinde yalnızken, 
Göz kapaklarının uykuya hasret kaldığı, 
Beyninin uyumana engel olduğu zamanlarda oku diye… 
Kendinde aradığın şeyleri, benim de yaşadığımı bil diye yazdım. 
İçinin derinliklerinde kaybolan, 
Güneşin yaktığı fikirleri toplayan, 
Kör düğümle bağlanmış mısraların yankılarını, 
Kendimi, seni, bizi, başkalarını… 
Kendi cesedini bedeninde taşıyanları yazdım. 
“Hâsılı” oku diye yazdım.  
Okursun değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0827b5ba-c310-470e-b00f-fa70578940b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Seher Vakti Uyanmak</image:title>
            <image:caption>“Erken kalkmanın bir tarifi var mı?” diye yıllarca düşündüm. Bunun için araştırmalar yaptım ve çeşitli tarifler denedim. Hep bir şeyleri eksik veya fazla yapıyordum. Bir türlü istediğim kıvamı yakalayamamıştım. Tam pes edecekken ikinci kızımın dünyaya gelmesiyle eksiği bulmayı başardım. Dört yıldır bu tarifle yaparım ve beni hiç şaşırtmaz. İsteyen herkese de yıllardır bu tarifi verdim ve onlar da ziyadesiyle memnun kaldılar.  
Bu etkili tarifi şimdi herkesle paylaşmak için bu kitabı yazdım. 
Yola çıkmak, lezzetli bir hayat sürmek ve hayallerine kavuşmak isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72e66a1-3549-44c1-be6a-96a4d06a7ebc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Dostlar: Karanlık Oyunlar</image:title>
            <image:caption>SİHRE İNANIR MISIN?
Sita ve arkadaşları inanıyor! Ve Yıldız Hayvanlarla tanıştıklarında büyülü bir macera evreninin kapıları aralanıyor.
Sita ve yıldız hayvanı geyik Willow, bu kez de karanlık büyüyü durdurmak için özel güçlerini kullanmak zorunda. Yıldız Dostların diğer üyeleri ve hayvanları da güçlenen büyüleriyle Sita ve Willow’a eşlik ediyorlar. Ama onları bekleyen bir sürpriz var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a102a0b8-3b5a-43a0-8955-d4f4d4386a3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Resfebe İle Hayal Bilgisi</image:title>
            <image:caption>RESFEBE İLE HAYAL BİLGİSİ 
Harika bir oyuna hazır mısınız? 
Resfebe, verilen görsellerden ve ipuçlarından yararlanarak kelimeleri ve ifadeleri bulmaya yönelik bir zekâ bulmacasıdır. Kavramları ilişkilendirme becerisi kazanmanıza yardımcı olur, dikkatinizi ve konsantrasyonunuzu geliştirir, yaratıcılığınızı arttırır. 
Biraz mantık ve biraz hayal gücüyle resfebe sorularını kolayca çözebilirsiniz. 
Haydi başlayalım !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1791b148-25cb-479e-b4e3-8bc25659134b.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiz Gezginler ve Dünyanın Yedi Harikası</image:title>
            <image:caption>Gözünüzü açıp kapayıncaya kadar Dünyanın Yedi Harikası karşınızda! Arkeolog yazar Betül Avunç&apos;un, Anadolu topraklarının zengin ve çok kültürlü tarihini sürükleyici serüvenlere dönüştürdüğü “İkiz Gezginler” serisi, İkiz Gezginler ve Dünyanın Yedi Harikası ile keşif rotasını bu kez çağlar öncesinin bereketli topraklarına çeviriyor. Tarih ve mitoloji meraklısı ikiz kardeşler Peri ile Ege&apos;yi, Antik Çağ&apos;da yaratılmış en büyük, en görkemli yapıların izinde “harikalarla dolu” bir yolculuğa çıkaran kitap; sadece çocukların değil, yetişkinlerin de merak ve öğrenme isteğini canlı tutmayı başarıyor. Kurgusunu çeşitli antik kaynaklardan ve arkeolojik buluntulardan süzülmüş bilgiler ışığında güçlendiren bu sürükleyici roman; “Dünyanın Yedi Harikası” olarak anılan eşsiz anıtların şimdiki yıkık dökük kalıntılarını değil de, geçmişte ayakta durdukları ihtişamlı dönemlerini tekrar canlandırarak anlatıyor. Büyük Piramit&apos;te düzenlenen gizemli tören, Firavun Keops&apos;un ruhunu ölümsüzlüğe kavuşturacak mı? Babil&apos;in Asma Bahçeleri&apos;nin üzerinde nasıl bir sevda masalı yükseliyor? Çağlar boyu süren Olimpiyat Oyunları ilk nerede düzenlendi? Efesos&apos;taki Artemis Tapınağı&apos;ndan geriye neden tek bir sütun kaldı? Kral Mausolos&apos;un Anıt Mezarı&apos;nı yaptıran donanma komutanı kraliçe kimlerle savaştı? Dev Rodos Heykeli günümüzün hangi ünlü heykeline esin kaynağı oldu? İskenderiye Feneri&apos;nin bulunduğu adanın efsanevi bekçisi kimdi? İkiz Gezginler Peri ile Ege, Zeus&apos;un kızı Esin Perisi&apos;nin kanatlarının altında göz açıp kapayıncaya kadar geziyor Dünyanın Yedi Harikası&apos;nı. Üstelik yolculukları boyunca sadece anıtları görmekle kalmıyor, efsaneleri bire bir yaşama ve o dönemlerin tarihe geçmiş kişileriyle tanışma fırsatını da yakalıyor. Okurları tarihin derinliklerine, Dünyanın Yedi Harikası&apos;nın tüm görkemleriyle gözümüzün önünde belirdiği fantastik bir serüvene davet eden Betül Avunç; günümüz çocuklarına mitoloji diliyle evrensel bir kültür dili aşılamayı arzuluyor.  25. yılını geride bırakan “İkiz Gezginler” serisi hem eğlendirici hem de bilgilendirici yapısıyla çocuk edebiyatımızın öncü yapıtlarından.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3754e1a-2f67-4745-a0f5-a9ec5bb08211.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzünlü Bekleyiş</image:title>
            <image:caption>Seni çok özledim Annem 
Baharı bekleyen çocuklar gibi 
Gelmeyecek biliyorum 
Yine de seni bekliyorum 
 
Kokunu, gülüşünü, o siyah gözlerini 
Kollarını açıp sarılıp koklayışını 
Özledim seni çok özledim 
Annesini bekleyen çocuklar gibi 
 
Özledim seni çok özledim 
Sarılıp doya doya öpmek, kokunu içine çekmek istiyorum 
Gelmeyecek biliyorum 
Yine de seni bekliyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eae38ce-458a-49f8-817c-8b94c6380763.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Perisi</image:title>
            <image:caption>“Her şeye sevgiyle bakarsan ışığın her tarafa yayılır. Herkes görür bu ışığı ne kadar uzakta olsam da. Aysima’nın gözleri ışıldadı.’’ Ben de herkesi seversem ben de ışık saçar mıyım etrafa?’’ 
 
Başını salladı Aydede. Sakalını tuttu düşünceli düşünceli. “Hımmm dedi olur mu’’ dersin. “Evet olur kalbimde ışık varsa o sevgiyle sarılırsam her şeye ışık dağıtırım. “Gülümsedi nur yüzlü dede gibi bakıyordu. “Evet güzel kız doğru söylüyorsun dedi. Aysima Ay dedeye sarıldı sımsıkı. Ayın ışığı sardı ikisini de içine ışık dolduğunu hissetti. ışık tozları yağıyordu ikisinin üzerine. Gümüş tozları doldurmuştu her yeri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f4eb18e-dd74-4f8f-9294-58b5232e0ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Kitabı - Shakespeare’in Belleği</image:title>
            <image:caption>“Hazinemi kimseye göstermedim. Bu kitaba sahip olmanın bana verdiği mutlulukla birlikte çalınacağı korkusu ve sonsuz olup olmadığı kuşkusu sarmıştı benliğimi. Bu iki kaygı her zamanki ürkekliğimi daha da artırdı. Birkaç arkadaşım kalmıştı; onlarla görüşmemeye başladım. Kitabın tutsağı olmuştum, hemen hemen hiç sokağa çıkmıyordum. Büyüteçle kitabın yıpranmış sırtını ve kapaklarını inceledim ve hiçbir sahte yanı olmadığına iyice inandım. Küçük resimlerin birbirlerinden iki bin sayfa ile ayrıldıklarını gördüm. Hepsini hemen doldurduğum bir deftere alfabetik sırayla not ettim. Hiç yinelenmiyorlardı. Geceleri, uykuya yenik düştüğüm kısa anlarda da kitabı görüyordum düşümde.”
Cervantes’ten bu yana İspanyolcanın en önemli yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e01b42-64ff-47a8-b486-ea27b1005c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Dantevari Denemeler</image:title>
            <image:caption>“Gün batmak üzere, ışıklar yorgun; gravürlere daha bir daldıkça anlıyoruz ki yeryüzünde olan her şey var bu gravürlerde. Geçmişte ve bugün olanlar, gelecekte var olacaklar, yeryüzünde şimdiye dek var olmuş ne varsa, bundan sonra neler var olacaksa, hepsi bu dingin dolangaçta bizi bekliyor... Büyüleyici bir yapıt düşledim, öyle bir resim ki aynı zamanda küçük bir evren; Dante’nin şiiri işte böyle evrensel bir resim. Ancak inanıyorum ki bu şiiri içtenlikle okuyabilsek (ama bize böyle bir mutluluk hakkı tanınmıyor), ilk dikkatimizi çeken şey ne evrenselliği ne de olağanüstü güzelliği ya da yüceliği olacaktır. Sanırım bunlardan çok önce şiirin daha az sıkıcı, çok daha tadına doyum olmayan niteliklerini ayrımsarız; belki ilk dikkatimizi çeken Dante’nin İngiliz yorumcularının işaret ettikleri özelliği olur: Çeşitli ve ayrıntılı özel anlatımlar yaratmak. Dante bir insanla bir yılan birbirlerine sarıldıklarında insanın yılana yılanın da insana dönüştüğünü söylemekle yetinmiyor; bu karşılıklı başkalaşımı yalımların kâğıdı yutmasıyla karşılaştırıyor.”
Aslında her zaman Borges’i konuşuyoruz.
César Aira</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48066297-db66-4f38-8741-3ca1330e78f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Bütün Fıstıkları</image:title>
            <image:caption>Küçüklüklerinde kedi-kolonya gibiydiler. Birbirlerinden hoşlanmazlardı. Zaten benzemezlerdi de. Ağabey daima aklı başında, yalnız, sessiz; küçük kardeş zirzop, delidolu, şenlikli... Anlaşamamak konusunda anlaşmışlardı. İşin aslı, tanıdıkları yegâne yetişkinleri taklit ediyor, ana babaları gibi davranıyor, onların durduğu gibi duruyorlardı: Birbirlerinden olabildiğince uzak. Isırgan otu kardeşliğiydi bu, mesafeli, arası açık.
Biri yerinde duramayan, diğeri yerinden kalkamayan iki kardeş: Aksel ve Seyfettin. Ağabey Seyfettin yaylada kendini ararken, küçük kardeş Aksel plazalarda, cam yeşili şişelerde kaybolma mesaisinde.
Yıllar sonra mecburen buluşup derme çatma bir kulübeye tıkılan bu iki zıt karakterin geçmiş aile günahlarını temize çekip birbirleriyle hesaplaşmaları kolay olmayacak. Hele de Dağyüzü gibi at izinin it izine karıştığı bir köyde, her biri ayrı telden çalan köylülerin arasında, kozalaklar altında.
Dünyanın Bütün Fıstıkları’nda, dünyanın bütün dertlerini olmasa da kardeşliğe dair olanlarını Başar Başarır’ın işlek kaleminden hem güle oynaya hem ağlaya sızlaya okuyoruz. Bir yandan da insanın tabiatla o hiç bitmeyen kanlı mücadelesinin gölgesi üzerimize vuruyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f8eee1-2868-4d85-9c03-e577212a875e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürünün Sembolik Değeri ve Kıtlık Algısı</image:title>
            <image:caption>Ürünün Sembolik Değeri ve Kıtlık Algısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e37333-1261-4459-8ac0-6ddf78d07cb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğru Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Bir damla suyun kıymetini çölde, güneşin kıymetini kutupta yaşayana; özgürlüğün kıymetini altın kafesteki bülbüle, dünya malının kıymetini kabirde yatana sormak lazım. 
 
Elimizdekilerin değerini, bizdekilere sahip olmak için nice hayaller kuranları düşünerek anlarız ancak. 
 
Bu dünyadaki kısacık hayatımızı birbirimize çiçek bahçesi yapmak, küçük bir adım ötemizde bulunuyor, bu adımı ilk atan neden biz olmayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc6bafd3-589e-4a62-b0d4-ea4940470a93.jpg</image:loc>
            <image:title>Rune Semboller Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kadim Sırların Kapısını Aralayın! Rune Semboller Kitabı ile Gizemli Bir Yolculuğa Çıkın! Vikinglerin ve Kuzey mitolojisinin gizemli dünyasına adım atmaya hazır mısınız? Rune sembolleri, binlerce yıldır kehanet, büyü ve kişisel gelişim için kullanılan güçlü araçlardır. Bu kitap, rune’lerin derin anlamını ve büyüsünü keşfetmeniz için eşsiz bir rehber niteliğindedir. 
 
Bu kitapla her bir rune sembolünün tarihini, mitolojik kökenini ve farklı yorumlarını öğrenin. 
 
Rune’leri kullanarak geleceğe dair öngörülerde bulunmayı ve hayatınıza yön vermeyi keşfedin. 
 
Kişisel gelişiminiz için rune’lerin gücünden nasıl faydalanabileceğinizi anlayın. 
 
Rune’leri meditasyon ve spiritüel çalışmalarınızda kullanarak içsel bilgeliğinize ulaşın. 
 
Kendi rune taşlarınızı nasıl yapacağınızı ve kullanacağınızı öğrenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d472e3a-c636-477a-88d4-04861d0ebcb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşe Yazdım</image:title>
            <image:caption>“Bazı şarkılar insanı hayallere daldırır. Bazen en ufak bir kelime ile çok uzaklara gidersin. Hayat hep yol sunar. Belki yanlış yoldasındır ama yine de gitmen gerekir.” 
Siyah, deri defteri elime tutuşturup gitti. “Güzel Adam’a” yazıyordu ilk sayfada. Kimdi Güzel Adam? Ben kimdim? Herkes imkânsıza bağımlıydı bu hayatta. Kaç defa sınayacaktı hayat beni? Kaç defa sınanacaktım sevdiklerimle, gerçeklerimle? Ben hayallerimi “Düşe Yazdım”, umutlarımı yıldızlara… 
 
İmkansızı isteyen gözlerim, ancak senin ruhunda kanatlanırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6936477e-566e-40d4-909a-3f3e2ad32222.jpg</image:loc>
            <image:title>Mercan ve İnci Tacı</image:title>
            <image:caption>Ilara prensleri, nesillerdir okyanusta kurulu bir köy olan Varenia’nın en güzel kızıyla evleniyorlardı. Her kız prenses olarak seçilmek istese de soylu olmanın bedeli hiçbirinin tahmin edemeyeceği kadar ağırdı… 
Nor, köyleri kurulduğu zamanlardan beri onları yöneten Ilara’nın göz kamaştırıcı zenginliğini ve güzelliğini görmeyi hayal ediyordu. Ne yazık ki, çocukluğunda geçirdiği bir kaza yüzünde kalıcı bir yara izi bıraktığı için veliaht prensle artık sadece tek yumurta ikizi Zadie evlenebilecekti. 
Nor ise köyde kalacak, karaya asla ayak basamayacaktı. Zadie gitmesine sayılı günler kala ağır bir şekilde yaralanınca kardeşinin yerine Ilara’ya gönderilen kişi Nor oldu. Fakat gelecekteki eşi Prens Ceren’ın dağın içine oyulmuş güneş ışığından yoksun bir kalede yaşadığını, kısıtlayıcı ve en az evi kadar soğuk bir adam olduğunu görünce dehşete düştü. Müstakbel eşinin kardeşi Prens Talin’le yakınlaşmaya başladığında ise zayıflayan kraliyet soyunun, öldürülen kraliçenin ve terk etmeye can attığı köyünü yok etmek için yapılan planların sırları açığa çıkmaya başladı. Nor halkını kurtarmak için yalanlarla dolu saplantılı bir sarayın kurallarıyla başa çıkmayı öğrenmeliydi. Ancak kendi iradesinin gücünü keşfetmesi, sahip olduğu her şeyi kaybetmesine neden olabilirdi. Tahtı, Varenia’yı ve kız kardeşi Zadie’yi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03877ec0-9ac5-4b3e-adf5-4f7c1a1fb948.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Para (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Paranın sizin için anlamı nedir? Siz mi parayı kullanıyorsunuz, yoksa para mı sizi kullanıyor? “Para mutluluğu satın alamaz” denir; öyleyse bunca insan neden “para, daha çok para” diye kendini paralıyor? Mutsuz olmak için mi uğraşıyorlar? Kitapları milyonlarca kişiye ulaşmış ve insanların parayla ilişkilerini değiştirerek hayatlarını da değiştirmelerini sağlamış olan Ken Honda tüm dünyada “Japon para gurusu, para şifacısı” olarak tanınıyor. İnsanların parayla ilişkilerini sorgulamaları ve parayla sağlıklı bir ilişki kurmaları için yol gösteren Honda, Japonların parayla barışmasını nasıl bir tür sanat haline getirdiğini anlatıyor. Yıllar boyunca pek çok kişinin kendisine sorduğu soruları ve yanıtları aktarırken Mutlu Para Yolculuğu’nun da rehberliğini yapıyor. Kurduğunuz ilişkiye bağlı olarak para Tanrı da olabilir, Şeytan da; mutluluk da getirebilir felaket de… Honda’nın akıcı, sıcak ve güzel anlatımı mali durumunuza bakış açınızı değiştirecek ve parayla ilgili pek çok ilginç gerçeği keşfederken korkularınızı, kaygılarınızı aşmanızı kolaylaştıracaktır. Paranın su gibi aktığını ve misafir gibi geldiğini kavrarken ailenizden, çevrenizden parayla ilgili öğrendiğiniz şeyler üzerinde düşünecek, onları yeniden şekillendireceksiniz. Mutlu Para’ya doğru iyi yolculuklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f538627b-15d1-4468-bf62-bb1d2aca4172.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Ne Olacağım! - Yol Arkadaşım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Minik eller için her yere taşınabilecek harika bir yol arkadaşı! Bu okul öncesi kitapta çocuğunuz meslekleri tanıyacak, onlar hakkında ilginç bilgiler edinecek; nesneleri ararken çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ecf0e0-e161-4185-b0f9-01cf00875619.jpg</image:loc>
            <image:title>Zembil 2</image:title>
            <image:caption>Eskiden pazara giderken kullanılan örme sepet “ZEMBİLLİ ALİ EFENDİ” denmesinin sebebi de bu sepetmiş. Soruların cevabını küçük kâğıtlara yazarak zembilin içine doldurup evin penceresinden sarkıtırmış. Sonra o soruları soranlar gelip cevaplarını oradan alırlarmış. 
 
KUTADGU BİLİG’de Yusuf Has HÂCİB diyor ki: 
“Okuyan okuyunca beni hatırlayıp bana bir dua kılacak diye ümid ediyorum. 
İstediğim bu idi, umduğum da budur; okuyan bana bir FATİHA gönderecektir” 
Biz de dualara talib olarak fedakâr evlatlarımın gayretiyle okuduklarımızı sizler için derledik. 
MAKSAD, “Rızay-ı Hak ve Ümmid-i Şefaat”tir “Rabbi zidnî ilmen ve fehmen ve elhıknî bissâlihîn.”Ve minallahi’t-tevfik...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6e7c71c-72ec-4e2f-a477-80a28c14ade7.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Hayvanlar - Yol Arkadaşım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Minik eller için her yere taşınabilecek harika bir yol arkadaşı! Bu okul öncesi kitapta çocuğunuz hayvanlarla tanışacak, onlar hakkında ilginç bilgiler edinecek ve hayvanları ararken çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/988109a8-2a0d-4421-ba40-8965acceefcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar - Yol Arkadaşım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Minik eller için her yere taşınabilecek harika bir yol arkadaşı! Bu okul öncesi kitapta çocuğunuz meslekleri tanıyacak, onlar hakkında ilginç bilgiler edinecek; taşıtları ve nesneleri ararken çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/732399ae-b3ae-4923-a4b7-01b1bfc0c847.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayattayız Madem</image:title>
            <image:caption>“Şu andan başka ne var ki elimizde?  Bir saniye sonrası yalan.” 
 
Nazi kamplarından sağ çıkan dedesi İstanbul’a göçmüş, yarı Türk yarı Hollandalı bir baba; oyunculuk okumak, belki de büyümek için Amsterdam’a göçen küçük kız Batya; kendi duygu dünyasında bir mülteci olan Ahuva ve Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Meryem-Gül… 1943’ten 2018’e, Amsterdam’dan Auschwitz’e, Halep’ten İstanbul’a uzanan hikâyeler, Teşvikiye’deki bir evde kesişen kaderler... Aile sırları ortaya çıkar, yeni kız kardeşlikler kurulur, beklenmedik aşklar doğarken, başkalarına “onlar” yerine “biz” demek mümkün mü? Çiler İlhan ikinci romanı Hayattayız Madem’de, “içeride” ve “dışarıda” bir yurt edinmeye çalışırken kimliklerini de yeniden inşa eden insanların zorlu yolculuklarına okuru ortak ediyor. 
 
Malum, sonrası onun değil, bizim hikâyemiz. Miss Gelinlik’teki iş olmayınca Maçka Parkı’na sığınmış Gül. Ne yapacağını düşünürken görmüşüm ben onu, iki gün sonra. Rastlaşmamış olsak bile kendini, Alisini bir şekilde, başka şekilde kurtarırdı, eminim. Birbirimizden alıp vereceğimiz varmış, karşılaşmamız bundan. Yoksa en azılı düşmanımız da, tek kurtarıcımız da kendimiziz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbd731ab-97a2-4312-bfb7-67c43a4f1a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim İstanbul&apos;um</image:title>
            <image:caption>Şairler, yazarlar, ressamlar ve müzisyenler 
Ve onların bir zamanlar yaşadığı İstanbul… 
Havası, suyu, toprağı ve insanıyla 
 
başlı başına bir âlem olan İstanbul. 
Bir yanda Boğaziçi’nin maviliği… 
Kaynak sularının tadı, doyumsuzluğu. 
Yoğurdu, meyvesi, bozası, saray yemekleri... 
Tarihi mekânları… 
Bir zamanların rüya şehri… 
 
Şimdilerin kayıp ufku… 
Haldun Hürel, İstanbul sevdasını 
 
bir kez daha dile döküyor… 
Kalbinin İstanbul’undan kanatlanıp zamanda gezintiye çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27900766-17c6-422a-9e3a-998254b0bb1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak Sevinci -Bütün Eserleri -3</image:title>
            <image:caption>Öykücü, şair, denemeci, ressam ve psikiyatr Fikret Ürgüp’ün bütün eserlerinin üçüncü cildi olan ve Sevengül Sönmez tarafından yayına hazırlanan Yaşamak Sevinci, 1952-1970 yılları arasında, Yeditepe, Yeni İnsan, Yenilik, Varlık, Güney dergilerinde ve Cumhuriyet gazetesinde yayımladığı portreleri, edebiyat-sanat yazılarını, psikolog gözüyle yazdığı değerlendirmeleri ve “Amerika Mektupları”nı bir araya getiriyor. Öykü ve şiirleriyle edebiyatımızda ayrıksı bir yer edinen Fikret Ürgüp’ü bir deneme yazarı ve eleştirmen sıfatıyla da sahneye taşıyan Yaşamak Sevinci, önemli bir külliyatın parçası olarak, aynı kuşaktan Vüs’at O. Bener, Erhan Bener ve Ferit Edgü gibi isimlerle birlikte Everest kitaplığında yerini alıyor. 
 
Bizde eksik olan yaşamak sevincini aşılamak lazım gibi geliyor bana. Mademki yaşıyoruz, neşeli olmalıyız. Neşeli olmak insanı ilerletir. 
[...] Mademki hayattayız, sevinmemiz gerekir. İşte halka, bilhassa bizim halkımıza bunu anlatmalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e01e54b1-a58b-436c-810b-1483f45fb859.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Değil</image:title>
            <image:caption>“NE ZAMAN KENDİNİ SIKIŞMIŞ VE KARANLIKTA HİSSEDERSEN BİL Kİ GÜÇLÜ BİR DÖNÜŞÜMÜN İÇİNDESİN.” 
Üzüm, şarap yapılmak için ezilir. Elmas, basınçla oluşur. Zeytin, yağını bırakması için sıkıştırılır. Tohumlar ise karanlıkta filizlenir. Zorluklar mükemmel öğretmenlerdir, yaşadığın bir zorlukta üzerine yönelmiş bir güç vardır ve seni tam da o yerden güçlendirmeye çalışıyordur. 
Dışarıdan görülen süslü vitrinler çoğunlukla bir aldatmacadır. Kimse dizlerini kanatmadan inşa edememiştir kendini, emek vardır, çaba vardır elbette ama zor değil... 
Yeteri kadar hata yapmışsan hayatta ve pişmanlıklarından ders almışsan, üstüne mutsuzluğu ve yokluğu da tatmışsan artık usta bir kaptan sayılabilirsin. 
Unutma bu dünya en çok zorlandığın yerden güçlenmeni isteyen bir yer ve sen “Hikâyemi bu şekilde yazmayacağım!” deme gücüne sahipsin. Güçlenmek de, büyümek de, derinleşmek de zor değil... 
Bolca bedel ödenmiş bir hayattan dersler bekliyor seni bu kitapta. Yanılsamalardan, yanlış hedeflerden, tuzaklardan, hırstan, tembellikten, denge kaybından ve anlamsızlıktan arınman için unutmaman gereken 10 dersi dinlemeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f80d75-2691-4c9f-8513-fbf84fc16b14.jpg</image:loc>
            <image:title>Aveline Jones’un Hayaletleri</image:title>
            <image:caption>Aveline hayalet hikâyeleri okumaya bayılır. Ürkünç bir kitap keşfettiğinde kasvetli yarıyıl tatili daha da heyecanlı bir hal alır. Bu kitap, yıllar önce kayıplara karışan ve kendisinden bir daha hiç haber alınamayan Primrose Penberthy&apos;ye aittir. Aveline, yeni arkadaşı Harold&apos;ın yardımıyla Primrose&apos;un ortadan kayboluşunu araştırmaya karar verir. Ve şimdi birisi... ya da bir şeyler Aveline&apos;in peşindedir.
Gizemlerin hep çözüldüğü ve ruhların dinlenmeye çekildiği tüyler ürpertici, yepyeni bir dizinin ilk kitabı! El fenerlerinizi yakın ve siz de bu macerada Aveline Jones&apos;a katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe9b1d32-0669-4145-8420-c4fd5212ea81.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud Üzerine</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanındaki doktorları, yazarları ve araştırmacıları Freud’un doktrininin içgörüsü ve bilgeliği konusunda ikna etmek sadece çeyrek yüzyıl sürdü. Ancak bugün, Freud’un psikanalitik düşüncenin karmaşık yapısıyla olan ilişkisi tartışmaya açık hale geldi: Bir yandan birçok bilim insanı Freudyen teorinin etkisinin azaldığını iddia ederken, diğer yandan Freud’un insan zihninin yapısını ve gelişimini gösteren bir model ortaya koyan tek kişi olduğu düşüncesi hâkimiyetini koruyor. Ancak bu tartışmaya Freud’un yaşantısı, ailesi ve çalışmaları hakkında temel bilgilere sahip olmadan katılmak mümkün değil. Kendisi de bir psikoterapist olan Penelope Balogh, Freud’un dopdolu yaşamındaki her deneyimin onun bilgi arayışına nasıl katkı sağladığını yalın bir anlatımla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/318df1b5-c92e-43a4-8081-5bf4196648f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Jung ve Yoga</image:title>
            <image:caption>Bilinç nedir ve kendi gerçeğimize nasıl uyanabiliriz? 
Aydınlanma nedir? 
Aydınlanma yolunda çakraları nasıl kullanabiliriz? 
Kundalini Yoga hayatımızı nasıl değiştirir? 
Ayahuasca gibi entojenler hayat yolunda bize nasıl katkı sağlar? 
 
Carl Jung’u arketipler, ego, gölge benlik kavramları üzerine yürüttüğü çalışmalarla ve Analitik Psikoloji’nin kurucusu olarak tanıyor olabilirsiniz. Bu kitapla birlikte, onun pek de bilinmeyen bir başka ilgi alanında, özenle yürüttüğü incelemeleriyle tanışacaksınız: Bu kitapta odağımız, Çakralar ve Kundalini Yoga. 
 
Sinirbilim alanında dünyaca tanınan bir araştırmacı olan ve 2014 yılından beri Kundalini Yoga ve entojenler üzerine çalışan Dr. Nardi, bu kitapta, Jung’un çakralar hakkındaki paylaşımlarını ve çalışmalarını, tüm okurların erişebileceği ve anlayabileceği bir formatta bir araya getiriyor. Kitaptaki özetler ve grafikler ile çakraları anlamak ve çakralarla çalışmak, daha önce hiç olmadığı kadar kolay. 
 
Elinizdeki kitap, Jung’un izini sürdüğü ve önerdiği günlük beden-zihin pratiklerine odaklanıyor ve sizi, benliğinizi keşfetmeye ve tüm potansiyelinizi ortaya çıkarmaya davet ediyor. 
 
“Bu dünyada bir iz bırakmalısın. Bırakmalısın ki burada olduğun, bir şeyler yaşandığı anlaşılsın.” 
Carl Jung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f314db-6528-4870-878b-5b7c10cd28f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Versailles Tuluatı</image:title>
            <image:caption>Dikmen Gürün’ün açıklayıcı sunuşuyla 
 
 
Moliere’in bu klasik oyunu ilk kez 1944 yılında Orhan Veli Kanık ve Azra Erhat’ın ortak çevirileriyle dilimize kazandırıldı. Elinizdeki kitap özgün çevirinin bazı küçük düzeltmeler ve sadeleştirmeler yapılmış halidir. 
 
Voltaire’in “Fransa’nın ressamı” olarak nitelendirdiği Moliére, 17. Yüzyılda Kral XIV. Louis’nin himayesiyle oyunlar yazıp sahnelemeye başlamıştır. Yazarın diğer eserlerinden farklı olarak, Versailles Tuluatı bir oyunun sahnelenme sürecini ele alır. İlginç bir şekilde, oyunun başkahramanı da Moliére’in ta kendisidir. 
 
Moliere, daha önceki oyunlarında özellikle komediye ilişkin ilkeler üzerinde odaklaşırken, Versailles Tuluatı’nda oyunculuğa, oyuncular arasındaki ilişkilere ve oyunla yüzleşmeye önem verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d5362b2-3270-40de-b314-31efbcf7ae8d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte İnsan</image:title>
            <image:caption>Lorenz, “insanın nispeten ilkel ama o ölçüde de tehlikeli temel dürtü ve içgüdülerini” hatırlatma görevini kusursuz bir biçimde yerine getiriyor. Lorenz’in, saldırganlığı, insan eylem ve tepkilerinin temel nedenlerinden biri olarak belirleyip bu kitapta ikna edici bir şekilde açıklamasından bu yana, “saldırganlık” sadece antropolojik ve sosyolojik tartışmaların anahtar kavramı haline gelmekle kalmamış son 40-50 yılda, bu konuda dağ gibi bir literatürün doğmasına da yol açmıştır. Bu gerçek, ilk baskısı yıllar önce yapılan bir metnin çağa damgasını vurabilmesini de anlaşılır kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2587258-b80e-4e01-8dd6-e876f013e65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karnımdaki Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Asya, ailesi ve arkadaşları ile 
harika bir yaz tatili geçirmişti. 
Ve artık okul vaktiydi. 
Annesinden ayrılma fikri Asya’nın hiç hoşuna gitmiyordu. 
Acaba o sabah yataktan çıkmasa olur muydu? 
Bir rüzgâr mı esiyordu? 
Yoksa kelebekler mi uçuşuyordu? 
Rüzgâr, kanat çırpışları yüzünden miydi acaba? 
Evet! Evet! 
Karnında tarif edemediği bir rüzgâr esiyordu. 
Anlam veremediği bu rüzgâr, onu hep de benzer duyguları yaşarken yakalıyordu. 
 
*** 
 
Birçok çocuk, çok sevdiği bir okul ortamına sahip olmasına rağmen, son ana kadar annesinden ayrılmakta zorlanıyor. Ayşegül Yalız Çapak, sadece kendi çocuk kalmış tarafından değil, anneliğinden aldığı ilhamla, okul öncesi yaşanılan kaygıyı 
sıcacık bir dille anlatıyor. 
 
“Nerede olursan ol, 
 umutlarının her zaman seninle ve çantanın içinde olduğunu unutma yavrum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b642ede6-723a-4e56-90d4-df53f0d2f44c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tübüşek Oğlan</image:title>
            <image:caption>Bisiklete binmek, en sevdiği şeydi Tübüşek Oğlan’ın. 
Gelin görün ki altı kardeşin en küçüğüyken mümkün müydü bisikleti kapması? 
Bisiklet sırası ona gelmeyince, o da oyunlar oynayarak zamanını geçirirdi. 
Bir gün onu şaşkınlığa uğratan bir kedi ile karşılaştı. 
 
Bu kedinin üç ayağı mı vardı! 
Tübüşek Oğlan, sevgiyle hem bedenini hem ruhunu iyileştirdi yavru kediciğin. 
Ancak bir sorun daha vardı! 
Yavru kedicik, kaybettiği annesini aramak için evden ayrılınca Tübüşek Oğlan ne yapacaktı! 
  Sevginin iyileştirici gücünü gözler önüne seren, düş tadında bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01efbdab-3d91-41d8-b837-f2d00952cb98.jpg</image:loc>
            <image:title>İp</image:title>
            <image:caption>İhanetin bedeli, kaç kişiyi etkileyebilirdi? 
 
Bir… 
İki… 
Üç… 
 
Onu etkilemişti. Kırık kanatlarla çaresizliğe takılı kalıp zoraki bir evliliğe sürüklenirken güvendiği dağlar kar altında kalmıştı. 
 
Hayal bulutları buhar olup uçarken kuraklığında mücadele verebilecek miydi? 
  Peki, yüreğinde açılan yaralar sonsuza dek kanayacak mıydı, yoksa kabuk mu tutacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ed29c7-9697-4928-b950-9d943ad173ed.jpg</image:loc>
            <image:title>İp 2</image:title>
            <image:caption>Uçuruma sürüklenen bir hayatın eşiğinde yeniden yaşama tutunabilmek kolay olabilir miydi? 
 
Geçmişin izleri peşini bırakmazken açılan yaralar kabuk tutabilir miydi? 
  Kafese hapsedilmiş bir bedenle verilen özgürlük savaşı kazanılabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9be6d4d9-a0e7-4c7f-a7e8-2dd91a56796d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugi ve Zoi</image:title>
            <image:caption>Bugi, meraklı bir eşek. 
Yeni çimenler keşfetmeye bayılıyor. 
Zoi biraz üşengeç. Yine de keşifleri sırasında arkadaşına eşlik ediyor. 
Bir gün Bugi, Zoi’ye bir soru soruyor: 
“Daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidelim mi?” 
Çıkıyorlar yola. 
*** 
Zoi, yeni arkadaşlar edindikçe kendini yalnız mı hissediyor? 
Daha önce gidilmeyen yerde, Bugi daha az mı seviyor Zoi’yi? 
Yoksa Zoi… 
En yakın arkadaşını kimseyle paylaşmak mı istemiyor? Özlem Karaman Nuhoğlu, kıskançlık, paylaşmak, keşfetmek gibi kavramlar üzerine çocukları düşünmeye davet ederken kullandığı dil konusunda öyle özenli davranmış ki, öğretici öğelerin okuru rahatsız etmesi mümkün değil!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59899a6b-d98a-437a-bcba-ab80bd2b31ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Becayiş</image:title>
            <image:caption>O günden sonra koşarak varmaya başladım sınıfa. Sessiz bir yarış başladı Görkem’le aramızda. Kâh o kapardı sandalyeyi kâh ben. Bazen de sahibinin oturmasına izin verirdik aramızda anlaşmışçasına. Hatta sandalyeyi sınıftaki cılız çocuklara verdiğimiz de olurdu. İkimiz de daha o yaşta en iyi despotizmin azıcık da eşitlikçi görünerek yapıldığının farkındaydık herhalde. 
 
Gel zaman git zaman birkaç veli daha çıkageldi ellerinde plastik sandalyelerle. Bir oldu iki, iki oldu dört sandalye. Biz Görkem’le artık daha iyi organize olmaya başladık. Sessiz bir uyum vardı aramızda. Biz ikimiz, haftada üç gün banko oturuyorduk dört sandalyenin birine. Öyle bir ayarlıyorduk ki ikişer gün de sahipleri otururdu kendi sandalyelerine. Sınıfın kalanının da ayda bir iki gün oturmasını sağladık herhangi bir plastik sandalyeye. 
 
Herkesin hâlinden memnun olduğu sessiz bir düzen vardı sınıfımızda. Bu şekilde, günler günleri, haftalar haftaları kovalamaktaydı ki bir gün dersin ortasında sınıfın kapısı çalındı ve içeri bir veli girdi… 
  Lütfen seçiniz. Nasıl devam etsin hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e093e1-f76d-4444-80bf-b53752f4193a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mürekkep Balığı Mükü</image:title>
            <image:caption>Mükü artık büyümüştü. 
Mürekkep Sergisi’ne gidebilirdi. 
Herkesle beraberken, büyümesini kutlamak için 
güçlü bir mürekkep savurabilirdi. 
 
Bu da neydi böyle? 
Kırmızı bir mürekkepti! Bu nasıl olabilirdi? 
O zamana kadar gördüğü tüm mürekkepler siyah, simsiyahtı. 
Peki, kendi mürekkebi neden kırmızıydı? 
 
 
Nurdan Şen, küçük bir mürekkep balığı olan Mükü’nün 
kendini keşif yolculuğunu paylaşırken, 
farklı hissetmenin nasıl bir his olduğu 
üzerine de empatik bir bakış açısı sunuyor. 
 
Farklı olmak, farklı olana saygı duymak üzerine sıcacık bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0275d1b6-67d5-418f-8fb7-260a99f5def8.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberteryenizm</image:title>
            <image:caption>Liberteryenizm, bireyin var oluşunu ancak özgür olmakla gerçekleştireceği tezini temel almaktadır. Yazara göre, özgürlüğün ahlaki savunusu olan liberteryenizm, liberalizm içinde bir kırılma ve öze dönüştür. Tarihsel kökeninde radikal bir duruşu ifade eden liberalizmin, özüne dönerek özgürlük, birey ve piyasa üçlüsüne sıkı sıkıya sarılma anlayışını yansıtır. 
 
Özgürlüğün anlam kaybına uğradığı, bireyin unutulduğu ve piyasanın olumsuzlandığı, tartışmaların bu kavramların içini boşaltarak yürütüldüğü bir dönemde Nozick’in bireylerin hakları vardır ve hiç kimsenin ve hiçbir grubun onlara yapamayacağı şeyler vardır mottosu liberteryen geleneğin miladı olmuştur. Liberteryenizm ile liberalizmde ölen ve unutulan değerler, düşünce gelenekleri tekrar canlanmıştır. 
 
Liberteryenizm özgürlük ve birey ilişkisinde ihmal edilen piyasanın konumunun ne olacağını tartışmasız bir şekilde olumlayarak, bireye ve özgürlüklere yönelik devletten/siyasal iktidardan gelecek en büyük tehlikeyi bertaraf etmenin teorik ve ahlaki savunusunu vermiştir. Liberteryenizm devletin ahlakiliğini sorgulatmakla beraber piyasanın ahlaki olmadığına dair tezi de çürütmeye yönelik ciddi argümanlar geliştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/903f1553-bf1b-4285-8e37-b3e554cce500.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet Gezginleri</image:title>
            <image:caption>İnsan neden başkalarının yaşadığı felaketi yakından görmek ister?  
 
Yona, afet bölgelerine turlar düzenleyen bir turizm şirketi olan Jungle’da on yıldır koordinatörlük yapmaktadır. Bir yönetici onu taciz edene kadar çok sıradan bir iş hayatı vardır. 
 
Şirketin işleyişinde yaşanabilecek herhangi bir aksamayı ertelemek için Jungle Yona’ya bir teklifte bulunur: çöl adası Mui’ye tüm masrafları karşılanmış bir gezi. Yona diğer afet gezginlerinin arasına karışıp Jungle’ın bu bölgeye tur düzenlemeye devam edip etmeyeceğine karar verecektir. 
 
Yona adaya gidince orada yaşanmış felaketlerin kimseyi etkilemediğine şahit olur. Tur şirketlerinin adayı terk etmesi kaçınılmazdır. Ancak kısa bir süre sonra da Mui adasının sahibi şirketin bambaşka planları olduğunu öğrenir. Mona on yılını vermesine rağmen onu bir kenara iten şirketi ve yeni bir başlangıç arasında seçim yapmak zorunda kalır. Fakat zaman daraldıkça Mui’de yaşayan insanlarla birlikte kendi hayatının da tehlikede olduğunu fark eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/992d9bc6-ecd4-4588-a158-5424e2ccec86.jpg</image:loc>
            <image:title>Cytonic</image:title>
            <image:caption>ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI SPENSA 
 
Detritus gezegeninin en iyi savaş pilotlarından biriydi. Halkını, gezegenlerinde yıllarca tutsak eden esrarengiz uzaylıların elinden kurtardı. Uzay zamanda boyutlararası yolculuk yaptı. Galaksi hâkimiyeti için savaşan Üstyapı’ya ajan olarak sızdı ve bu görevi ona insan uygarlığı için bir hapishaneye dönüştürülmüş Detritus’un ötesinde uzanan uçsuz bucaksız galaksinin kapılarını araladı. 
 
Şimdi savaş zamanı… Gezegenler arası savaşın fitili çoktan ateşlendi. Üstyapı’nın elinde tüm güneş sistemlerini silip süpürecek süper bir güç var. Ama Spensa bir Cytonic. Kendisinin dahi çözemediği gizil güçlere sahip. Savaşı o sonlandırabilir. Önce Yokyer’e girecek ve kim olduğunu öğrenecek. Sonra halkını kurtaracak. Geri dönemeyebilir. Ama cesareti bilmek için korkuyu tatmak gerekir… 
 
Bilimkurgu ve fantastiğin günümüzdeki en büyük yazarlarından biri olan Brandon Sanderson, Steelheart serisinin ardından yepyeni epik fırtınası Sykward serisinin üçüncü kitabıyla huzurlarınızda… 
 
“Bu kitabı okumak, bir video oyununun İçine dalmak gibi: Sanderson’in tüm aksiyon ve savaş sahneleri birer şaheser. Kimse ondan daha eğlenceli yazamaz.” 
-Booklist 
 
“Sanderson yine başardı!” 
-The Nerd Daily</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b574009-f0d3-4a06-b88b-0d19e4b4c7dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Zindan Macerası</image:title>
            <image:caption>SPOTLAR NE KADAR PARLAKSA… 
BİR O KADAR KARANLIK ZİNDAN DA! 
 
Okulun tiyatro oyunu herkesin hayatını ele geçirmiş olsa da Po ve arkadaşlarının başka endişeleri var. Uyandırıcı Kral’ın gücünün kaynağı tehlikelerle dolu bir zindanda gizli. Kahramanlarımız zindanda derinlere indikçe, her adımlarını giderek daha fazla yöneten biri var sanki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6566ded5-baa1-48e2-91eb-a72935bcd489.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Dünyasında Yarım Yüzyıl</image:title>
            <image:caption>Koç Grubu’nda ve Akkök’de yönetici olarak deneyim ve birikimler... 
100. yılını kutlamakta olduğumuz Cumhuriyetimizde 50 yıl boyunca Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarında önemli görevlerde bulunan Mehmet Ali Berkman, deneyim ve gözlemlerini bu kitapta topladı. Türkiye’de ve ABD’de öğrenim gören Berkman, çalışma hayatına ülkemizin en büyük sanayi kuruluşu Koç topluluğunda başladı. Koç Burroughs şirketinden sonra, MAKO, UNİROYAL, DÖKTAŞ ve ARÇELİK şirketlerinin Genel Müdürlüklerini ve son olarak da Koç Holding karargâhında Stratejik Planlama ve İnsan Kaynakları başkanlıklarını yaptıktan sonra kurumsal ilke gereği emekliye ayrıldı. Ardından yoğun çalışma hayatını yine Türkiye’nin önde gelen köklü kuruluşlarından biri olan Akkök Holding’in CEO’su olarak sürdürmeye başladı. Bu yarım yüzyıllık iş hayatında yönetiminde bulunduğu şirketlerde ülkemiz için yeni ve stratejik ürünlerin üretimlerini gerçekleştirdi ve hem görev aldığı şirketlerle hem de bireysel olarak ulusal ve uluslararası birçok ödülün sahibi oldu. Bir iş adamı, iyi bir baba ve toplumsal ilişkiler içinde duyarlı bir kişi olarak ilginç deneyimlere sahip olan Mehmet Ali Berkman’ın bu kitabı, her yaştan tüm okurlar için de değerli bilgiler içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111750</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a8ee2c5-1a5b-4f2a-a773-a8e68a3c2976.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Ayısı</image:title>
            <image:caption>Kuzey Kutbu’nda nisan ayı. 
Kar bulutları hâlâ gökyüzünde geziniyor. 
Sıcaklık donma noktasının biraz üzerinde. 
Ama arada sırada, 
bulutlar arasından, 
güneş kendini gösteriyor, 
ve donmuş dünya yavaş yavaş uyanıyor. 
  Kuzey Kutbu’nda bahar mevsimi yavaş yavaş yaklaşırken, bir anne kutup ayısı ve iki yavrusu gerçek evleri olan buzlarla buluşmak için uzun bir yolculuğa çıkarlar. Yol boyunca kurtlarla karşılaşan, avlanmak için mücadele eden ve kilometrelerce yüzmek zorunda kalan bu kutup ayısı ailesi acaba evlerine güvenle ulaşabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111751</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616464b8-5733-4d99-a061-d230ea802ed7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Portakalı Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>José Mauro de Vasconcelos’un başyapıtı Şeker Portakalı, şimdi çizgi roman sayfalarında yeniden hayat buluyor. Altı yaşındaki Zezé, maddi imkânsızlıklar nedeniyle hayli zor zamanlar yaşıyor. Evde onu çok sevenler de var, afacanlıklarına katlanamayıp hayatını dayanılmaz hale getirenler de. Fakat Zezé’nin sahip olduğu çok özel bir şey var: hayal gücü. Şeker portakalı fidanıyla arkadaş olup oyunlar oynamaya başlayınca hayatındaki zorluklara hayalleriyle meydan okuyor. Zezé bir yandan mutluluğu keşfederken diğer yandan kaybı ve hüznü yaşıyor. Şeker Portakalı’nı bir kez okuyanlar küçük kahraman Zezé’nin maceralarını ve talihsizliklerini bir daha unutmayacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111752</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f91e100a-b1a8-4694-8933-d0eaf3224653.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dedektifleri Ekin ve Metin - Keçenin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Sanat Dedektifleri Ekin ve Metin, annelerinin keçe çalışması için biraz yün bulmaya karar verirler. Ancak, kendilerini M.Ö.4. yüzyılda eski bir Türk kabilesinde bulurlar. İlk tekstil ürünü sayılan keçe sanatının kullanıldığı bu kabilede yün bulmaları çok da kolay olmayacaktır. Önce, ortadan kaybolan koyunların gizemini çözmek zorundadırlar. Sanatçılara ve geleneksel sanatlarımıza verdiğimiz değeri sorgulayan, afacanlık, gizem ve sanat dolu bu macera, sizi hem tarihe tanıklık etmeye davet ediyor hem de günümüz Afyon’unun Keçeciler Çarşısı’nda ufak bir gezintiye çıkarıyor. 
 
2017 Gülten Dayıoğlu Vakfı Edebiyat Ödülü’nün sahibi Gamze Pat’tan çok sevilecek yepyeni bir seri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eed103b2-1070-4300-a3a4-627c31618f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal’le Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet tarihimizin az bilinen bir yolculuğuna davetlisiniz. &quot;Gemilerin yaşamı insanlarınkine benzer. Onlar da bu evrende geçici birer yolcudur; isimleri vardır, özlenirler, fırtınalara direnirler, bazen yollarını kaybeder, güvenli limanı bulunca sığınırlar, kimi zaman unutulup gider, kimi zaman da tarihe geçerler.&quot; Takvimler 12 Haziran 1926’yı gösterirken Atatürk&apos;ün emriyle Karadeniz Vapuru İstanbul&apos;dan heyecanla yola çıktı. Vapurda o günlerin Türkiye’sinden sanatçılar, öğretmenler, basın temsilcileri ve devlet adamları vardı. Vapurun en özel konuğu ise 10 yaşındaki Sedat&apos;tı. Sedat yolculuk boyunca devrimlerimizi anlayacak, ülkemizi geleceğe taşımanın önemini kavrayacaktı. Usta yazar Mavisel Yener’in titiz bir çalışmayla kaleme aldığı bu kitap, Ahmet Uzun’un resimleriyle bir araya gelerek cumhuriyetimizin temel ilkelerini ve kıymetini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111754</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2b0cae-5b7c-49ff-bfdb-660c007e33d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kawaii Tatlı Tonton Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Şirin, neşeli ve eğlenceli! Kawaii resimleri boya kalemlerinle renklendir, çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7074eda-3241-439b-81ad-b080c41ef6e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler Çıldırdı! - L.O.L. Surprise! Çıkartmalı Boyama Partisi</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı BOYAMA PARTİSİ 
 
Parti başlamak üzere, acele et! En çılgın renkleri seç, boyamaya başla. Muhteşem resimleri renklendir, çıkartmalarla süslemeyi de unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e2be50-5e64-4848-b868-06c59c92d599.jpg</image:loc>
            <image:title>Vulgar Viking 4 Müthiş Ejderha Avcısı</image:title>
            <image:caption>Vulgar yine heyecan dolu bir maceranın peşinde! 
Kral Olaf, Uyuntu Köyü sakinlerine bir sürpriz yaparak yarışma düzenliyor: Yetenek Yarışması! 
Vulgar ne yapacağına bir türlü karar veremiyor: Koltuk altıyla PIRTlamak mı, gübre topları sektirmek mi yoksa aynı anda iki taş kurabiyeyi ağzına sığdırmaya çalışmak mı? Nihayet gerçek bir Viking gibi davranmaya karar veriyor! Ancak işler pek de umduğu gibi gitmiyor… 
Vulgar, Knut ve Freya’yla hem korkunç hem de kahkaha dolu bir maceraya hazır mısın? 
 
Kronik Çocuk’un yeni macera serisi Vulgar Viking, Fatih Erdoğan çevirisiyle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 6 kitaplık seri, Odin Redbeard&apos;ün kaleminden çıkan hikâyelerle ve Sarah Horne&apos;un harika çizimleriyle hayat buluyor. Vikinglerin olağanüstü dünyasına adım atarken, dostluğu, cesareti, macerayı ve eğlenceyi bir arada bulacaksınız. 
 
Bu kitaplar, sadece eğlenceli hikâyeleri ve canlı çizimleri değil, aynı zamanda Viking kültürü hakkında da birçok ilginç bilgi içeriyor. Bu seri ile Viking gemileri, ejderhalar ve kahramanlarla dolu maceraların yanı sıra, tarihin en muhteşem karakterleriyle de tanışacaksınız. 
 
Eğer Vikingler hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorsanız, Vulgar Viking serisini mutlaka okumalısınız! Bu kitaplar, her yaştan okuyucunun keyifle okuyabileceği inanılmaz bir macera serisi. Bu özelliğiyle diğer çocuk kitaplarından ayrılan seri, çocukların okuma alışkanlıklarını güçlendirecek ve hayal güçlerini besleyecek. 
 
Hazır mısınız? Vikinglerin dünyasına adım atmak için Vulgar Viking serisini keşfetmeye başlayın! 
 
Müfredat temaları: 
OKUMA KÜLTÜRÜ, İLETİŞİM, KİŞİSEL GELİŞİM, ARKADAŞLIK, TARİH, ÇOCUK DÜNYASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111757</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb28c82e-7e6e-4735-856a-255a4611a77d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karavana Johnny: Kazara Futbol Dehası</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk’tan yepyeni ve kahkaha dolu bir macera serisi: Karavana Johnny. Matt Oldfield’ın yazıp Tim Wesson’ın resimlediği serinin ilk kitabı Karavana Johnny: Kazara Futbol Dehâsı, İpek Güneş Çıgay çevirisiyle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Futbol delisi Topatan ailesi ile ailenin en küçük üyesi Johnny’nin maceralarına odaklanan seri, okurlarına eğlence, heyecan ve bol kahkaha vadediyor. Futbol severlerin keyifle okuyacağı bu hikâyede aynı zamanda arkadaşlığın, takım ruhunun, cesaretin ve mizahın gücüne de tanıklık edeceksiniz. Farklılıkların birlikteliğini olabilecek en eğlenceli şekilde anlatan Johnny Karavana serisi, genç okurların okuma serüvenlerine renk katacak ve farklı bakış açıları kazandıracak. 
 
Karavana Johnny’yle birlikte zorluklara göğüs germeye, aksilikler karşısında pes etmemeye, eğlenirken öğrenmeye hazır mısınız? 
 
Müfredat temaları: 
SAĞLIK ve SPOR • KİŞİSEL GELİŞİM • DUYGULAR • HAK ve ÖZGÜRLÜKLER • ERDEMLER • BİREY VE TOPLUM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b08437a7-5a61-4b8d-9f7a-fc90fb466f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Meslekler - 1 Yorganın Ustası Mı Olur?</image:title>
            <image:caption>“Kaybolan mesleklerin izinde bizi yeni maceralar bekliyor.” 
Kronik Çocuk, Kaybolan Meslekler serisiyle geleneksel sanat ustalarının peşine düşüyor. Gül Çetin’in hem yazıp hem resimlediği seri, unutulmaya yüz tutmuş mesleklere odaklanarak herkesi zanaatkârlara saygı duruşuna davet ediyor. 
 
Serinin ilk kitabı Yorganın Ustası mı Olur? yorgan ustasıyla tanışan Atlas’ın yorgancılık mesleğini keşfini konu ediniyor. Daha önce hiç duymadığı bu meslek karşısında oldukça şaşıran Atlas, yorgancı Yaşar Usta’yla birlikte çalışarak yorgan dikmeyi öğreniyor. Yorgan dikmenin püf noktaları nelerdir? Kaç çeşit yorgan vardır? Hallaç nedir? Eskiden yorganlar nasıl kullanılırdı? Bir yorgan ustasının en iyi iş arkadaşları hangi araçlardır? 
 
Yorganın Ustası mı Olur? sizi rengârenk, pofuduk bir dünyaya davet ediyor. Atlas’la birlikte bilmediğiniz bir dünyanın kapısını aralayacak, renklerin ve birbirinden güzel motiflerin arasında sıcacık bir hikâyenin kahramanı olacaksınız. 
 
Müfredat temaları: 
MİLLî KÜLTÜRÜMÜZ • İLETİŞİM • SANAT • ERDEMLER • HAYAL GÜCÜ VE GİZEMLER • ZAMAN VE MEKÂN • BİREY VE TOPLUM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/093e3f86-077a-4026-a2e8-0d6522be5fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Roma: İnfografik</image:title>
            <image:caption>ANTİK ROMA DAHA ÖNCE HİÇ BÖYLE ANLATILMADI. 
 
ZEKİCE TASARLANAN GRAFİKLER, DİYAGRAMLAR VE TABLOLARLA ALIŞILDIK ANLATIM KALIPLARINI YIKAN ANTİK ROMA: İNFOGRAFİK, OKUYUCUYA VERİLERE DAYALI GÖRSEL BİR ŞÖLEN SUNUYOR. 
• YÜZLERCE ÇİZİM • ÇOK SAYIDA GRAFİK • TAKTİK HARİTALAR • BİNLERCE İSTATİSTİK • GÜÇ DENGELERİNİ ANLATAN TABLOLAR • SİYASÎ, ASKERÎ VE EKONOMİK İLİŞKİLERE DAİR DİYAGRAMLAR 
 
Antik Roma’ya dair elimizdeki veriler, yeni bilimsel buluşlarla birlikte artmaya devam ediyor. Fakat bu verilerin çeşitli kaynaklarda dağınık halde bulunması, Roma’yı ve Roma’nın dünyayı ne denli etkilediğini anlamamızı zorlaştırıyor. ANTİK ROMA: İNFOGRAFİK ise okurların bu zorlukları yaşamasının önüne geçmeyi ve derli toplu genel bir perspektif sunmayı amaçlıyor. 
Roma’yı alışılageldik şekilde bir imparatorluk olarak anlatmaktan çok daha fazlasını sunan, Roma’nın bir şehir olarak ilk ortaya çıkışı, cumhuriyete geçişi, mimarisi, sosyal hayatı, ekonomisi, askerî sistemi, lejyonları gibi konularla bu antik devi baştan aşağıya anlatan ANTİK ROMA: İNFOGRAFİK, tarihseverlerin gözünde renkli bir Roma canlanmasını sağlıyor. 
“Bu infografik yaklaşım, edebiyat, resim ve filmlerde olduğu gibi Roma’yı anlamak adına yapılan görsel sanatların bir tamamlayıcısı olarak görülmeli. Roma’nın ihtişamı, kültürü, zenginliği ve gücünün yanı sıra, uygulanan titiz bilgi tasarımı imparatorluğun büyük lojistiğini de anlamamıza yardımcı oluyor. Kullanılan grafikler ve inşa edilen akış, geçirdiği merhaleleri de gözler önüne sererken Roma’yı doğan, gelişen ve büyüyen bir varlık olarak görmemizi sağlıyor. Tahıl tedariki, bütçe sistemi, askerî yapı gibi konularla birlikte erkeklerin, kadınların, askerlerin ve kölelerin hakları ve rollerine dair bilgiler edinmemizi sağlıyor.” – Hyperallergic</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97a642af-2be0-4010-8f85-2241e99bf118.jpg</image:loc>
            <image:title>Sular Mürekkep Olsa</image:title>
            <image:caption>Derin tarihî süreç içinde şekillenmiş Türkiye’nin musiki geleneğinde iki ana damar vardır. Biri daha çok millî / kavmî ve kültürel değerlerden beslenen “Halk Musikisi”; diğeri Doğu-İslam medeniyetinin ortak kültür / sanat değerleri çerçevesinde oluşan teorik ve estetik birikime dayalı ve / fakat ismine bir türlü karar veremediğimiz “Sanat Musikisi”.
 
Sular Mürekkep Olsa; besteleri, icraları ve düşünceleriyle geleneksel musiki kültürümüzün zenginleşmesine üst seviyede katkı sunan bazı isimler ve eserler üzerine kaleme alınmış hatıra çeşnili denemelerden oluşmakta. “Şarkı’dan Türkü’ye, Saadettin Kaynak’tan Neşet Ertaş’a” uzanan gelenek zincirinin altın halkalarını oluşturan bu isimlerden bazıları şunlar: Bir musiki entelektüeli olarak Cinuçen Tanrıkorur, bozkırın sazı toprağın avazı Neşet Ertaş, Türkülerin hanımefendisi Neriman Altındağ Tüfekçi, söz mülkünün sultanı Abdurrahim Karakoç ve Türkülerin Abisi Erkan Oğur.
 
Sizleri zengin ama son dönemde gizli kalan bu müziğin sesini, hikâyesini bir de Türk Musiki geleneğinin aslî özünü oluşturan halk musikisini hem icra / uygulama boyutuyla, hem kültür, edebiyat, nazariyat boyutuyla yıllardır dert edinen, yetkin bir isim olan Bayram Bilge Tokel’in kaleminden dinlemeye davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84cbd35e-e8fb-44f1-83fd-42761d5f56d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiiri Mecnunlaştıran Şair Fuzuli</image:title>
            <image:caption>Mehmed Fuzuli adı, sözü ve anlamı, beden ve ruh kadar iç içe kabul eden; her şeyden önce sözün güzel, anlamın özel olmasını önceleyen klasik şiir geleneğinde, ulaşılması çok güç bir düzeye tekabül eder. Zira edebî sanatlar, ses ve söz tekrarları, ikilemeler, anlam ve sözcük simetrileri ve bu yolla derinlere gizlediği çağrışım haritalarıyla benzersiz bir “ses ve mana sarayı” inşa etmeyi başaran şairdir o. 
Fuzuli’nin şiirleri okunduğunda, âdeta, içinde yaşanan hayatlardan bağımsız olarak ilk bakışta dahi haşmetiyle büyüleyen bir mimari yapıyla karşılaşılır. Yapının detayları ve zaman içerisinde dokunduğu hayatlar düşünüldüğünde ise bambaşka âlemlerin kapısı aralanır. Bir başka ifadeyle her Fuzuli beyti saatlerce, hatta günlerce sıkılmadan gezilebilecek, devasa birer “duygu ve uygarlık müzesi” gibidir. 
Bu eşsiz müzeleri bir de Ömür Ceylan’ın rehberliğinde gezmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88bc8ea1-813f-4767-bac8-c79d3e955749.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayınca Geçmeyen</image:title>
            <image:caption>Senin Yorgunluğuna Hangi Adı Vermeliyim
Bilmiyorum Nerden Başlanır Bir Fotoğrafta Ağlamaya
Hep Üşür Gibi, Hep Yorgun, Hep Ezberini Unutmuş
Kuşların Konduğu Ellerine Hangi Rüzgârı Sürmeliyim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99313157-89c5-41dd-8fda-a080f13949b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Enver Paşa’nın Eşi Naciye Sultan’ın Hatıraları</image:title>
            <image:caption>Enver Paşa’nın Eşi 
Naciye Sultan’ın Hatıraları

“Enver Paşa kendisi için değil, evvelâ memleket sonra da benim için yaşadı. Bunu söylemekle kendime bir pâye vermek istemiyorum. Bu adam kiminle evlenmiş olsaydı, muhakkak surette sevdiği ve beraber yaşadığı kadını bahtiyar ederdi. Dünyada Enver Paşa kadar memlekete ve ailesine bağlı az erkek vardır. En meyus (üzgün) zamanlarında bile eve geldiği vakit dışarıdaki dağdağalı ve üzüntülü havayı beraberinde getirmezdi. 
Herkes tarafından mağrur ve haşin olarak tanınan kocam, dünyanın en munis ve mütevazı insanıydı. Azametten çok uzaktı. Belki bilmeyerek ve istemeyerek, memleket hesabına birtakım politika hataları yapmış olabilir, fakat vatanına âşıktı, kendine göre kurduğu ve doğru bulduğu bir ideal için sonuna kadar çalışmıştır.” 
NACİYE SULTAN

Osmanlı İmparatorluğu’nun tüm gücüyle ayakta kalmaya çalıştığı o son dönemde Enver Paşa ismi daima ön plandadır. O, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ndeki liderliğiyle, I. Dünya Savaşı&apos;ndaki etkinliğiyle, Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili olarak üstlendiği vazifelerle imparatorluğun tarih sahnesinden çekilmeden önceki son büyük komutanlarından biridir. Öte yandan, 1914&apos;te Naciye Sultan&apos;la evlenerek Osmanlı Hanedanı&apos;na damat da olmuştur.

Mektupların ve hatıraların izi sürüldüğünde, Enver Paşa ile Naciye Sultan’ın arasındaki büyük aşkın içinde memleket sevdası, hasret, asalet, sadakat, zarafet gibi büyük erdemleri görmek mümkündür. Naciye Sultan; Enver Paşa’nın hem yoldaşı hem de sırdaşıdır. O, Sultan Abdülmecid’in torunu ve Şehzade Süleyman Efendi’nin kızı olması sebebiyle bir saraylıdır. Dolayısıyla 3 Mart 1924’te hilafetin ilga edilmesinin ardından yurt dışına sürgüne gönderilen hanedan üyelerinden de biridir. 

Naciye Sultan’ın elinizdeki hatıratı; saray hayatı, evlilikler, Enver Paşa’nın şahsi hayatı, sürgün yılları, değişen İstanbul ve insanlar üzerine önemli bilgiler içermesinin yanı sıra, zahmetli hayatına rağmen çocuklarının mükemmel biçimde yetişmeleri, yüksek tahsilli ve meslek sahibi, kültürlü kişiler olmaları için bir saraylının gösterdiği gayretlere dair de bulunmaz bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95f4fbd-c3b9-4834-882c-ff13308c8360.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorla Güzellik Olur</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta sizlere ilham olabilecek başarı hikâyemi ve hayattaki yolumu anlatacağım.
Güzellik sektörüne girmeye karar verdiğimde elimden tutan, beni destekleyen olmadı. 
Ama ben ne yaptım? Kimseyi dinlemedim, sadece kendime inandım. Gerçekten istersem her şeyi başarabileceğimi biliyordum.
En dipten zirveye uzanan yolculuğumda Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu’da 88 şube sayısına ulaştım. Haydi şimdi hayallerinizin peşinden koşarken başarıya giden yolda neler yapabileceğinizi konuşalım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5236109c-9054-4265-82f2-31fbd2b13b9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Asurlular</image:title>
            <image:caption>MEZOPOTAMYA’NIN HÂKİMİ 
ANTİK ÇAĞ’IN SÜPER GÜCÜ… 
 
Asurlular, Antik Çağ’ın bilinen ilk evrensel imparatorluğunu kurdular. Asur İmparatorluğu gücünün zirvesindeyken toprakları Batı İran’dan Akdeniz’e, Anadolu’dan Suriye-Arap çöllerine değin uzanıyordu. Hatta bir dönem Mısır’ı dahi topraklarına katmayı başarmışlardı. 
 
Mezopotamya’nın bu büyük imparatorluğu yalnızca askerî bir devlet olmamış, aynı zamanda büyük kütüphaneleri, botanik ve hayvanat bahçelerini ilk kez kurmuş, sosyal ve dini reformlar gerçekleştirmişlerdi. Asurluların bu kültürel atılımları, askerî başarılarını taçlandırmış ve hükümdarlarının görkemli bir şekilde yüzlerce yıl hüküm sürmesine olanak sağlamıştı. 
 
Tarihçi Josette Elayi, Antik Çağ’ın unutulan büyük imparatorluğunu tekrar hatırlatıyor ve insanlığa etkilerini geniş çapta inceliyor. Son arkeolojik keşiflerle zenginleştirdiği çalışmasıyla Asurluları tarihin tozlu raflarından çıkaran Elayi, İsrail Krallığı’nın yıkılışı, Asurluların en büyük rakibi Babillilerle olan mücadeleleri, Anadolu’ya yayılışları ve Mısır’ı boyunduruk altına almaları gibi tarihe damga vuran önemli hadiseleri ustalıkla irdeliyor. 
 
Elayi, kralların ve fatihlerin hüküm sürdüğü, tarihi dokusunun askerî hüner ve kültürel deha öyküleriyle örüldüğü bu büyük imparatorluğu adım adım takip etmenizi sağlıyor. Akıcı anlatımıyla Asur’un mütevazı başlangıcını, egemenliğini geniş coğrafyalara yayışını, gücünün doruklarına çıkarak adını tarihe silinmez şekilde kazıyışını maharetle anlatıyor. Asurlular: Antik Çağ’ın İlk İmparatorluğu, klasik bir tarih anlatısından ziyade entrika ve yeniliklerle dolu geçmişe açılan bir kapı. Josette Elayi, Antik Çağ’ın gizemini keşfetmek isteyen herkesi tarihin koridorlarında sürükleyici bir gezintiye çıkararak Asur İmparatorluğu’nun hayranlık verici hikâyesini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111766</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e42bd9d-42e9-49ba-80f4-19e509ba404c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>YUNANİSTAN VE ROMA&apos;DAN ORTA ÇAĞ’A 
RÖNESANS’TAN REFORM VE FRANSIZ DEVRİMİ’NE 
İKİ DÜNYA SAVAŞINDAN GÜNÜMÜZE 
UZANAN BİR HİKÂYE 
 
Avrupa tarihin şafağından bu yana neredeyse sürekli çalkantılar yaşamıştır. Peki ama bu kadar küçük bir kıta ve ufak bir insan topluluğu nasıl bu kadar güçlü hale geldi? Bu farklı yarımadalar ve adalar zaman içinde nasıl kolektif bir bilinç geliştirdi? Diplomasi nasıl bu kadar sık kan dökülmesine neden oldu? Geçmişte yaşanan bu sarsıntılar bugüne nasıl etki etki? 
 
Simon Jenkins bu kısa ama derinlikli kitabında zor bir iş başarıyor: Avrupa uygarlığının, savaşan kabilelerden oluşan bir savaş alanından barışa, zenginliğe ve özgürlüğe doğru evriminin öyküsünü anlatıyor. Jenkins Avrupa’nın iki bin yıllık tarihini, fark edilebilir kökenlerinden bugünkü şaşkınlıklarımıza kadar özlü ve okunabilir bir şekilde aktarıyor. 
 
Kısa Avrupa Tarihi Roma devletini, Kutsal Roma İmparatorluğu’nu, Fransa’yı, İngiltere’yi, Almanya’yı, Rusya’yı; Julius Caesar’ı, Şarlman’ı, II. Frederick’i, Kanuni Sultan Süleyman’ı, Napoléon’u, Bismarck’ı; Rönesans’ı, Reform’u, Westphalia Antlaşmasını, Dünya Savaşlarını, Avrupa Birliğini, özetle Avrupa’yı oluşturan bütün unsurları geçmişten bugüne büyük bir maharetle okurlara sunuyor. 
 
Usta kalem Simon Jenkins Kısa Avrupa Tarihi: Antik Çağ’dan Günümüze’de Avrupa&apos;nın siyaseti, ekonomisi ve kültürünün önemine özlü şekilde değiniyor, adeta kıtanın bütünlüklü bir portresini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/446e434a-a87e-4e92-b753-0e59c25af552.jpg</image:loc>
            <image:title>Marilu 1 - Doğanın Büyüsü !</image:title>
            <image:caption>Doğanın büyüsünü keşfetmek için “cangıla” mı taşınmak gerekir illa! Usta hikâye anlatıcısı Fabien Toulmé, senaryosunu yazdığı mizah dozu yüksek bir grafik roman serisiyle bu kez çocuklar için kolları sıvıyor ve bizleri efsanevi dürüstlüğü ile nam salmış, ele avuca sığmaz Marilu karakteriyle tanıştırıyor.  Serinin ilk halkası Doğanın Büyüsü!&apos;nde, ebeveynlerinin zoruyla büyük kentten kırsala taşınan Marilu&apos;nun önyargılarından sıyrılıp doğa ve hayvanlarla iletişim kurmaya başlamasına tanık oluyoruz.  Taşınmanın çocuklar üzerindeki etkilerini ele alırken yaptığı komik tespitlerle okurları kahkahaya boğan kitap ayrıca, doğanın yaydığı “büyünün” içimizde saklı kalan bazı yetenekleri nasıl günyüzüne çıkaracağını da gösteriyor. Yeni evimizdeki ilk gecede işittiğim sesler... KORKUNÇ! Hiç! Hiçbir şey duyulmuyor! Motosiklet bile geçmiyor! Hiç ses yok! Komşunun televizyon sesi bile yok.  Sadece sessizliğin gürültüsü var! Çok korkuyorum, asla uyuyamayacağım!.. Zaten kim doğanın ortasındaki bir “cangılda”, medeniyetten uzakta bir yaşam sürmek ister ki?! Hem hiçbir şey güzel değil burada: ne ev, ne odam, ne de pizzalar... İkide bir karşıma çıkan örümcek ağları da cabası! Iyyy, örümceklerden nefret ettiğimi söylemiş miydim? Off, ne yapıp edip eve geri dönmenin bir yolunu bulmalıyım.  Keşke sonsuza kadar kendi kentimde kalabilseydim... Ebeveynlerinin, “Maceralarla dolu yeni bir hayat bizi bekliyor!” vaadiyle kendini bir anda taşranın ortasında bulan yedi buçuk yaşındaki bir kız çocuğunun haklı isyanını sayfalarına taşıyan bu matrak kitap, büyümek ve olgunlaşmak üzerine harika bir anlatı sunuyor. Öyle ki, Marilu&apos;nun doğal yaşama uyum sağlama sürecinde geçirdiği baş döndürücü değişime siz bile inanamayacaksınız! Medeniyete dönmeliyiz yoksa öleceğiiiz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50cbf0c4-cf90-4b73-9771-08fd011b02f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Panzer Ası</image:title>
            <image:caption>İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NIN ELİT PANZER KOMUTANLARINDAN BİRİ… 
 
54 tonluk çelikten bir canavar ve o canavarı kükreten 4 kişilik orkestranın şefi… 
 
İlk kez Birinci Dünya Savaşı’nda boy gösteren tanklar, başlangıçta muharebe meydanlarına dehşet saçmakla birlikte sonrasında oldukça hantal bulunmuştu. Tankların ömürlerinin kısa olduğunu ve tarih sayfalarında gülünç bir hikâye olarak yer alacaklarını savunanlar dahi vardı. Fakat aradan geçen 23 sene bu görüşleri haksız çıkaracak ve tanklar İkinci Dünya Savaşı ile askerî tarihe damgasını vuran harp vasıtaları hâline geleceklerdi. 
 
18 yaşında sıradan bir delikanlının, günün birinde Nazi Almanyası’nın en seçkin panzer teşkillerinden birinde komutanlık yapacağını kimse bilemezdi. Uzun boyuyla tankın içine sığmakta güçlük çekse de Barbarossa Harekâtı’nın açılış barajında göğün kızıla boyanışını canlı canlı izlemiş, hareket emri geldiğinde Sovyet sınırını geçen ilk panzerler arasında tozu dumana katmıştı. Sonrası ise şans, maharet ve bol miktarda aksiyon içerecekti. 
 
Richard Freiherr von Rosen, ortaya çıkışıyla savaş ve muharebe anlayışını radikal şekilde değiştiren panzer teşkillerine katılacak, bu teşkillerin en amansızlarından biri olan 503’üncü Ağır Panzer Taburu’nun 3’üncü Bölük komutanlığına yükselecek ve savaşın en kritik anlarında bilfiil çarpışacaktı. Hatta Doğu Cephesi’nde yolu Cemil Cahit Toydemir’le de kesişecek ve Türkenübung yani Türk Tatbikatı adıyla tarihe geçen tatbikatta General Toydemir’e Tiger tankının maharetlerini gösterecekti. 
 
Panzer Ası, İkinci Dünya Savaşı’nın en ikonik savaş makinelerinden Tiger ve Königstiger tanklarıyla amansızca çarpışan, cephede gedik tıkamak için durmaksızın farklı mıntıkalara sevk edilen ve düşmanlarına korku salan bir panzer komutanının bu sıra dışı savaşta yaşadığı akıl almaz deneyimleri tüm çıplaklığıyla okurların önüne seriyor. Panzer Ası, İkinci Dünya Savaşı’nı bu kez Nazi Almanyası’nın çelik canavarlarının içinden takip etmenizi sağlarken savaşın dehşetengiz atmosferine dair benzersiz bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0846938f-9127-41cd-8475-ffb0708cb2aa.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Günleri</image:title>
            <image:caption>HAMMER&apos;İN 
İSTANBUL SEYAHATNAMESİ 
“Renkli veya altınla kaplanmış kafeslerle denize doğru uzanan cumbalı pencereler, gök mavisi zemin üzerindeki yaldızlı kitabeler, uzun servi ağaçları ve aynı ölçüde yüksek ve narin bacalar minarelerle karışmış, sihirli bir fenerden geçer gibi denizin ucundaki manzara ve arkasındaki yedi tepeye yayılmış imparatorun şehri, limandan açılan mimari fantezinin düzensiz bir görüntüsü Binbir Gece’den hayal edilmiş tasvir gibiydi. Kubbelerin ve minarelerin karışımı, surlar ve sultanın sarayının servileri ve kubbeleri, limandaki direkler ile minareler korusu, ilk bakışta farkına varılamayacak kadar muazzam ve heybetli idi. Kendimi doğu dünyasının yeni intibalar denizine atıverdim ve büyük bir gönül rahatlığı ile karşıma gelen her dalga ile yeni bir hayata kulaç attım.” 
Joseph Von Hammer-Purgstall 

Tarih boyunca İstanbul, doğudan ve batıdan gelen birçok seyyahı büyülemiştir. Boğaziçi kıyıları, Fatih, Üsküdar, tarihi yarımada, surlar ve daha pek çok yer seyyahlara ilham vermiş, onların tekrar ve tekrar bu kadim şehri ziyaret etmesine ya da hayallere dalmasına neden olmuştur. İstanbul’a dair kalem oynatanlar arasında bir isim vardır ki Osmanlı coğrafyasına pek çok yönüyle hayranlık duymuş, şahsiyetini şark ilgisi ve sevgisiyle bütünleştirmiştir: Joseph von Hammer-Purgstall. 
Osmanlı seyahatnâmelerini Avrupa’ya ilk kez tanıtan, meraklıların ve tarihçilerin hâlâ zevkle okuduğu bir Osmanlı Tarihi’ne imza atan, II. Mahmud’un nişân-ı iftihâr ile taltif ettiği bu dünyaca ünlü Avusturyalı şarkiyatçı için İstanbul, tarifsiz bir sevda gibidir. Hammer, 1799’da İstanbul’a diplomatik bir görevle tercüman olarak gönderilmiştir. 1802’de ise elçilik sekreteri olmuştur. İstanbul’daki ikameti, 1806’da Boğdan’ın Yaş şehrine Avusturya konsolosu olarak tayiniyle son bulmuş, böylece bir daha İstanbul’a ve Şark ülkelerine dönememiştir. 
İstanbul Günleri; Hammer’in şark iklimine olan merakını, Osmanlı coğrafyasına olan düşkünlüğünü ve İstanbul’a olan sevgisini, özlemini en ince detaylarıyla gözler önüne seriyor. Okurlar kitabın sayfaları arasında ilerledikçe Hammer’in derin tarih bilgisine ve gözlem yeteneğine hayran kalırken, Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun son dönemlerinde İstanbul&apos;daki yaşam tarzı, sosyal hayat ve günlük rutinler hakkında elde edeceği benzersiz bilgilerle de dönemin atmosferini tüm canlılığıyla yaşıyor. 
Hammer; Viyana civarındaki mezar taşında Joseph olan ismini Yûsuf olarak kullanmasıyla, kabrini bir Hıristiyan mezarından çok İstanbul’daki ulemâ kabirlerine benzetmesiyle Şark’ın “Manevi Oğlu” olmuştur. İstanbul Günleri hem böylesine bir tarihçinin İstanbul’a sunduğu bir armağan hem de İstanbul tutkunlarının başucundan eksik etmeyeceği bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14d10df-916a-4bb8-8e04-6e7306bb1cef.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyinden Bedene Çocuk Odaklı Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabın her evde, erken çocukluk ortamında ve ilkokulda olması gerekiyor.”
—MAGGIE DENT 
 
 
Nörobilim ve Çocuk Psikolojisi Merceğinden
Bir Çocuğun Zorlayıcı Davranışlarını Anlamak 
 
Anne-babaların nesiller boyu sordukları sorular çoğunlukla çok benzerdir—muhtemelen sizler de aynı soruları soruyorsunuzdur: 
·         Kızım neden benimle işbirliği yapmayı ya da beni dinlemeyi reddediyor? 
·         Oğlumun davranışlarını önceden tahmin edebilmek neden bu kadar güç? 
·         Çocuklarım yemek konusunda neden bu kadar seçici? 
·         Kızım geceleri neden aralıksız uyuyamıyor? 
·         Çocuğumla aramdaki sınırları en uygun şekilde nasıl çizmeliyim? 
·         Ondan beklentilerimin çok mu -ya da az mı- olduğunu nasıl anlayabilirim? 
·         Kardeşleriyle arasında bitmek bilmeyen bu rekabetin önüne nasıl geçerim? 
 
Bu tür endişeleri paylaşan ebeveynlerin aynı zamanda derinden hissettikleri ortak arzu da çocuklarını metanetli, kendinden emin, mutlu ve bağımsız bireyler olarak yetiştirmek... Ama nasıl? 
Sırtını bilime yaslamış, aynı zamanda pratik ve anlaşılır üslubuyla Beyinden Bedene Çocuk Odaklı Ebeveynlik, bedeni ve beyni bütüncül şekilde ele alarak çocukların davranışlarının altında nelerin yattığına ve onların gelişimlerine işbirlikçi şekilde nasıl yardımcı olunacağına dair devrim niteliğinde bir çalışma… 
Yıllarını bu alana vermiş klinik psikolog Dr. Mona Delahooke’nin kaleminden, bir çocuğun beyninin bedeninden ayrı olmadığını vurgulayan, biyoloji ve psikolojiyi harmanlayan yepyeni bir ebeveynlik anlayışı… 
Bu kitapla odak noktanızı davranışlara değil, davranışın altında yatan etkenlere nasıl kaydırabileceğinizi öğrenecek; böylece çabanızı herhangi bir ebeveynlik yaklaşımını kavramaya çalışmaktan ziyade çocuğunuzu anlamaya yönlendirebileceksiniz. 
Bu kitap, çocuklarının kontrol dışı davranışlarıyla mücadele eden ya da çıkmazda hisseden her ebeveyn için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6a47c2-ad0c-412b-a32e-cd1827c7873a.jpg</image:loc>
            <image:title>Apollon&apos;un Görevleri 5 - Nero&apos;nun Kulesi</image:title>
            <image:caption>Bu perişan ergen bedeninde, utanç verici Lester Papadopoulos ismiyle geçirdiğim altı ayın ardından yolun sonuna geldim. 
Meg’le birlikte ülkenin öbür ucuna savrulduktan sonra geri dönüyoruz. Kadim kâhinleri kurtardık, lejyonlar dolusu canavarı alt ettik ve büyük kayıplar yaşadık. Triumvirate’nin kötü kalpli iki imparatorunun, Commodus ve Caligula’nın hakkından geldik. Ancak en zoru şimdi başlıyor. Her şeyin başladığı yere, Manhattan’a geri dönüyoruz. 
Nero Claudius Caesar’ın, yani Meg’in zalim üvey babasının merkez üssüne. Onu bir şekilde yensek de daha güçlü bir başka tehlike beni bekliyor: Kutsal mekânım Delfi’ye deniz kenarında ucuz pansiyon bulmuş gibi çöken ezeli düşmanım Piton. Önümüzdeki birkaç gün içinde bu düşmanları yenip yeniden tanrı Apollon olmam gerekiyor (tabii babam Zeus kabul ederse). Yoksa bu yolda ölüp gideceğim. Ancak her iki koşulda da Lester Papadopoulos olarak süremi doldurmuş bulunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/701d0f46-3832-4c92-b313-6762ffdd425d.jpg</image:loc>
            <image:title>Olimpos Kahramanları 5 - Olimpos&apos;un Kanı</image:title>
            <image:caption>Nico di Angelo onları uyarmıştı: Hades’in Evi en kötü anılarını uyandıracak, hayaletlerini huzursuz kılacaktı... Nitekim şimdi her biri zor durumda. Teker teker korkularıyla yüzleşmekten başka çareleri yok. Jason, küçükken onu terk eden annesinin hayaletiyle karşı karşıya. Bir lider olarak gücünü nasıl kanıtlayacağını bilmese de, annesinin yaptığı gibi sözünden vazgeçecek değil. Nico, bir kez daha Reyna ve Koç Hedge ile gölge yolculuğu yaparsa hayalete dönüşebilir. Yine de bu karar, kehanetin belirttiği gibi başka birisinin hayatını kaybetmesini engelleyebilir. Athena Parthenos’u, savaş patlak vermeden Melez Kampı’na götürmeye çalışan Reyna’nın peşinde zalim bir avcı var. Korkularını yenmeye çalışan Piper, üzerine düşeni yapmak için hazır. Leo ise planının işe yaramamasından ve arkadaşlarının kendisine karışmasından endişe duyuyor. Oysa hepsi biliyor ki, Toprak Ana’yı alt etmek için içlerinden biri ölmeli… 
 
Rick Riordan, çok satan Olimpos Kahramanları serisinin son kitabında, melezlerin hafızalara kazınan macerasını noktalıyor. Kahramanlar, tanrılar ve canavarların tek tek sahneye çıktığı Olimpos’un Kanı’nda heyecan doruğa tırmanıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e17466c-1f3f-4799-9208-da9d606a332a.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Son</image:title>
            <image:caption>İkiz Enderman kardeşler Fin ve Mo, gizemli Son diyarında yaşıyorlardı. Görkemli Enderman kenti Telos’ta ihtiyaçları olan her şey vardı, dünyaları hakkında her şeyi biliyorlardı. En azından öyle sanıyorlardı; günün birinde başka boyuttan yabancılar dünyalarına gelinceye dek… İnsan denen bu yabancıların tek bir amacı vardı: Kıymetli eşyalarını çalıp Ender Ejderhası’nı öldürmek! Fin ve Mo evlerini saldırganlara karşı korumaya hazırdı. Ama kısa sürede, savaşın sandıkları kadar kolay olmadığını anladılar. Endermanlarla insanlar arasında kaldıklarında hangi tarafı seçeceklerine karar vermeleri gerekecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d39e508-bf51-45ab-a963-221d5ef3eb77.jpg</image:loc>
            <image:title>Arka Sıradaki Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Yaşadığımız çağda herkesin okuması gereken bir kitap.” Bookseller Review 
 
Sınıfımızdaki arka sıralardan biri boştu. Şimdi orada yeni bir çocuk oturuyor. Adı Ahmet, dokuz yaşında (benim gibi) ama biraz tuhaf biri. Hiç konuşmuyor, hiç gülmüyor, limonlu şekerleme bile sevmiyor (oysa ben bayılırım!). Onunla ilgili gerçekleri sonradan öğrendim: Ahmet hiç de tuhaf bir çocuk değilmiş. O bir mülteciymiş, savaştan kaçmış. Gerçek bir savaştan. Bombaların ve kötü insanların olduğu bir savaştan. En iyi arkadaşlarımla ona yardım etmeye karar verdik ve bir plan yaptık. Hem de harika bir plan! 
 
2019 WATERSTONES Çocuk Kitabı Ödülü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a68de8ae-434e-40c5-bacc-e3125da7858c.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş ve Ölüm Üzerine Çağdaş Düşünceler</image:title>
            <image:caption>Sigmund Freud, Birinci Dünya Savaşı patlak verdikten altı ay sonra, 1915’te kaleme aldığı “Savaşın Hayal Kırıklığı” ve “Ölümle İlişkimiz” başlıklı iki denemeden oluşan bu çalışmasında insan doğasına ve topluma yönelik hoşnutsuzluğunu ve hayal kırıklığını ele alıyor.
İlk denemede savaş öncesinde Avrupa’da ulaşıldığı düşünülen ideal kültürel atmosferin, farklı kültürlerin sorunsuzca bir arada yaşayabilmesi ve sınırların ortadan kaldırılmasıyla norma dönüşeceği varsayılan ütopik barış ortamının aslında koskoca bir seraptan ibaret olduğunu hayal kırıklığıyla tespit eden Freud, savaşın insanlar ve kültür üzerinde yarattığı yıkıma odaklanarak kültür insanıyla ilkel sayılan insanı kıyaslayıp ilkelliği hâlâ içimizde taşıdığımızı ve savaşın bunu gün yüzüne çıkardığını dile getiriyor. İnsanın yırtıcı ve acımasız doğasının yanlış değerlendirilmesinden kaynaklanan bir yanılsamayı disiplinlerarası bir bakış açısıyla irdeliyor.
İkinci denemede insanın ölümle ilişkisine, bunun nasıl bozulduğuna odaklanarak ölüme bakış açımızda tarih boyunca yaşanan değişimlerin izini sürüyor. Tektanrılı dinlerin yaygınlaşmasıyla antikçağlarda olduğundan bambaşka bir çehre kazanan ölümün kaçınılmazlığının barış zamanlarında zihinlerden tamamen silindiğini, kendi ölümümüzü gerçekdışı sayıp reddederken öldürme arzusunun bilinçdışımızda var olmaya devam ettiğini açıklıyor.
“Yaşama katlanmak istiyorsan, ölüme hazırlan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111776</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76210bcc-e665-4781-bfb5-2d3e93fbc96e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış Ormanı</image:title>
            <image:caption>Deniz, henüz on iki yaşındaydı. Okulda hiç ama hiç arkadaşı yoktu. Çünkü herkese göre o, hayaller gören bir kaçıktı! Tüm bunların sorumlusu ise, küçüklüğünden beri oğluna gizemli hikâyeler anlatan babasıydı. Birbirinden tuhaf yaratıklarla dolu bir dünya yaratmıştı ve efsaneye göre saklı bir kapı sayesinde geçiş yapılan bu diyar, İstanbul’un ikiz kardeşiydi. Ve bu kapı bir Bekçi tarafından denetleniyordu. Deniz, bu masallara inanmalı mıydı? Oysa Deniz’in bilmediği bir gerçek vardı. Babası, her iki diyarı birbirinden ayıran bu kapının Bekçi’siydi. Ve bir gün, bu zor görev oğlunun olacaktı. 
 
Deniz, Arayış Ormanı’na doğru çıkacağı tehlikeli yolculukta kendini hayal bile edemeyeceği bir maceranın içinde bulacaktı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c3f422c-9efd-4ab6-b0c5-cdd8ec865820.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika Kıtasında Nazi Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Fazla gecikmeden bu dünyada yer edinmenin sadece ve sadece iki yolu olduğunu kavradı: Ya açık şiddet yoluyla, ki bunun pek oluru yoktu, çünkü bir damla kan görmeye bile tahammülü olmayan sakin mizaçlı ve sinirleri zayıf bir adamdı ya da üstü örtük bir şiddet biçimi olan, insana saygınlık kazandıran ve yolun başındaki bazı hassas ülkelerde sınıf atlamanın yöntemlerinden biri olan edebiyatla.
Sanatçıların canavarlıklarını görmezden gelebilir miyiz?
Roberto Bolaño Amerika Kıtasında Nazi Edebiyatı’nda Amerika kıtasının iliklerine işlemiş Nazizmi aşırı sağa meyilli kurmaca aydınların ve yazarların yaşamöyküleri üzerinden ele alır.
Bolaño külliyatının dönüm noktaları sayılabilecek eserlerin çıkış noktalarını barındıran bu roman, özgün yapısı, sınıflandırılamaz içeriği ve benzersiz yaratıcılığıyla Şilili yazarın klasiklerinden.
“Bolaño’nun vahşi yaratıcılığı onu doğrudan Borges’in alanına yerleştiriyor – kurgu ve gerçek arasındaki devinimden muazzam bir güç alan bir başka yazar daha.”
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31df5bcf-bee5-490d-8ec1-12890976b067.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Zaman Güneşli</image:title>
            <image:caption>Toz duman çökünce hayat yeniden dönmeye başlıyor orta yerde. Tüm yaralara aynı ilgiyi göstermeye çalışarak, çırpınarak, aceleyle. Bazen acıları dindirmeyi başarabiliyor. Ama arada sırada ne yönden estiği belli olmayan rüzgâr, tüm yaraların yeniden açılabileceğini hatırlatarak türlü sanrıya neden oluyor, huzur bırakmıyor. Paranoya rüzgârı bol bir mevsim.
Aslı Ilgın Kopuz, genellikle bulutlu, zaman zaman güneşli hayatlarımıza kendi açtığı pencereden cesur bir gözle bakıyor. Şehrin insanının gürültücü ama özünde sakil, pespaye yaşamını bu kısa ama üzerinde uzun uzun konuşulması gereken romanla otopsi masasına yatırıyor.
İçeride, yeni zamanların yalnızlığı üzerine çok da duymak istemediğimiz gerçekler var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d7a8196-7ede-4f42-8198-f9f3568811c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 155. Sayı: AB-Türkiye: Ne Seninle Ne Sensiz</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Rubikon Kuralı ve Türkiye’nin Durumu - Mahfi Eğilmez 
Seçim Sonrası Ekonomi Politikası - Selva Demiralp 
KKM&apos;nin Kaybedenleri ile Kazananları Kim ve Sona Ererse Ne Olur? -Ege Yazgan 
Unutulan Bölgeler ve Türkiye’de AB Üyeliğine Destek - Burhan Can Karahasan 
Türkiye’nin İhracat Destinasyonundaki Eksen Kayması ve Avrupa Birliği - Suat Tuysuz 
Türkiye’de Demokratik Seçim Yap(ama)ma Sorunu - Ersin Kalaycıoğlu 
“Kader Olarak”: Türkiye’de Afet ve Felaket - Ayça Tekin-Koru 
Türkiye’de Depremler ve Depremlerin Konut Fiyatlarına Etkileri -Burcu Türkcan, Gül Ş. Huyugüzel Kışla, Çağla Bucak 
Afet ve Kadın: Kadınların Depremle İmtihanı - Ayşe Kaşıkırık 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Güney Işıkara 
Parayla Saadet Olur Mu? - R. Funda Barbaros 
Türkiye’de Devlet Girişimci Olabilir Mi? - İbrahim Semih Akçomak 
Teknoloji Transferinde Eşleşme Problemi: Türkiye için Öneriler - İbrahim Çiçekli, Doğu Sever 
İklim Değişimi ve Göç - M. Aykut Attar 
İktisat ve Toplum: İktisat Sosyolojisi - Arda Tunca 
Avrupa Birliği Marşı ve Beethoven - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3115d01-4e8d-4fa3-b556-15091236fc83.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İdari Teşkilatı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türk İdarî Teşkilâtı Tarihi 
Hayatını Osmanlı tarihi üzerine araştırmalara adamış, kitaplar ve makaleler yazmış, Türkiye’de ve dünyada konferanslar vermiş Halil İnalcık’ın ders notları; pek çok yönden güncelliğini korumakta ve tarih severlere yeni bakış açıları kazandırmakta, yeni ufuklar açmaktadır. İnalcık, 1942 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde başladığı öğreticiliğine, başta Chicago ile Bilkent olmak üzere Harvard ve Princeton gibi saygın üniversitelerde de devam etmiştir. Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora düzeylerindeki bu derslerde, sonradan meslektaşı olacak ve Osmanlı çalışmalarını bugünkü konumuna eriştirecek öğrenciler yetiştirmiştir. 
Kitapta, Osmanlı Devleti’nin Uç Beyliği’nden başlayarak Abdülhamid’in Düşüşü’ne kadar devletin nasıl idare edildiği, hukukun işleyişi, kurumlarının yapısı ve tarihî kökenleri, siyasî hadiselerle iktisadî vaziyet arasındaki illiyet bağı, din-devlet ilişkileri, eski Türk ve İslam devletlerinde görülen idare tarzının Osmanlı yönetimine etkileri gibi konuların ustalıkla işlendiği belirgindir. Bunların yanı sıra kuruluş meselesi, beylik devri, ahiler, zaviyeler, hilafet, saray teşkilâtı, kul sitemi, merkezî hükümet, tımar sistemi ve Tanzimat gibi başlıklar da eserde önemle üzerinde durulan konular arasındadır. 
Müellif, engin birikimi ve eski vesikalara derin hakimiyeti sayesinde Osmanlı tarihini bir bütün olarak ele almayı başarmış ve devletin idarî yapısının âdeta röntgenini çekerek mükemmel bir özet sunmuştur. Ayrıca Osmanlı arşiv belgelerini konuşturma kabiliyetiyle yaptığı tahliller ve çıkarımlar ile ulaştığı sonuçlar hem emsalsiz hem de yeni araştırma yapacak kimseler için ilham vericidir. 
Türk İdarî Teşkilâtı Tarihi, Orta Asya Türk gelenekleri ile İslâmiyet’ten etkilenerek şekillenen ve İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e miras kalan Türk yönetim yapısının Halil İnalcık tarafından titizlikle incelendiği muazzam bir kaynak eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9500d3ed-9eb0-47e6-8752-0467447c11a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Rengi</image:title>
            <image:caption>Mutlu bir evliliği olan Duru, kocasıyla geçirdiği trafik kazasında bebeğini kaybeder. Kaybının ardından psikolojik sorunlarla boğuşan genç kadın, hayatında birtakım değişiklikler fark ettiğini iddia ediyordur. Ona göre, kazadan sonra hastanede uyandığında yanında olan adam, kocası değildir. Her ne kadar onun gibi görünüp onun gibi davransa da evinde kalan adamın bir başkası olduğu fikriyle boğuşan genç kadına Capgras Sendromu tanısı konur.

Duru ise bu durumun psikolojik bir sorundan ibaret olmadığını düşünüyordur. Evindeki adamın gerçek kimliğini açığa çıkarmak adına hem zihniyle hem de tıp literatürüyle bir savaşa girer. Etrafı ailesi de dahil olmak üzere ona inanmayan insanlarla çevrilmişken bir doktordan yardım ister.

Bu kitap, bir kadının gerçeği ortaya çıkarma mücadelesini anlatıyor. Capgras Sendromu&apos;nun sıra dışı bir öyküye dönüştüğü roman, okuyuculara psikolojik gerilim ve sürprizlerle dolu bir yolculuk sunuyor.

Olaylar zincirinin bir dakika bile hız kesmeden devam ettiği bu gerilim ve gizem dolu hikâyenin başından kalkamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f73f2711-660a-46dc-af34-a65e009b9cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşluğun Çığlığı</image:title>
            <image:caption>“Pandora’nın kutusu açılmış ve içindeki her şey etrafa saçılmıştı. Şimdi bunları toplayıp tekrar kutunun içine koymaya çalışıyordu. Ama birini bulsa birini kaybediyordu.”  Hafızasını kaybetmiş bir adam...
Kocasını arayan bir kadın...
Gençliğin ışıltısıyla parlayan, cıvıl cıvıl bir genç kız...

Laden, başına geleceklerden habersiz, bir kaza sayesinde tanıştığı, geçmişine dair hiçbir şey hatırlamayan bu adamla her şeye rağmen bir gelecek kurma hevesindeydi.

Hale, kocasının nerede olduğunu bulmaya çalışırken elinden kayıp giden yaşamın ağırlığını taşımaktaydı.

Adam ise yapacağı seçimle hem kendisinin hem de iki kadının hayatını tamamıyla değiştirecekti.

Ayşen Peren, bu ilk kitabında, nadir görülen psikolojik bir rahatsızlığın etkilediği yaşamları mercek altına alıyor. Hatırlanamayan bir geçmişin yarattığı boşluk duygusunu ve kimliksizliğin neden olduğu etkileri karakterler üzerinden çarpıcı bir biçimde işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8fa3dcb-8239-44fd-b1c5-94e982ea5408.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Buram Buram Şiir Kokarız</image:title>
            <image:caption>“Sessizliğim şiirler verdi bana. Şiirlerim ise dinginlik. Yazdıkça hafifledim ben. Şifalandım. Bırakın düşüversin defne kokulu şiirlerim üzerinize. Sizi de şifalandırsın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94379ea0-f226-46a1-8b4a-a8438046e4e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemsiz</image:title>
            <image:caption>Farklı hayatların paydasında pusu kuran Cellat, kesişme noktalarında değiştiriyor her birinin kaderini… 
Kaderlerini değiştirmeye çalışanlar, diğerlerine gerçeği söyleyebilselerdi herkes için ne değişirdi? 
Gizemsiz, birbirini hiç tanımayan sıradan insanların, farkında olmadan kesişen yaşamlarının nasıl değiştiğini ya da son bulduğunu anlatıyor. 
Bir çıkış yolu ararken, kendisini ölümün kıyısında bulanlar ve uzun zaman önce kaderine razı olanlar, birbirine yardım edebilir mi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/955b14d3-3697-4675-9c27-0e1dbd31354e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tinsel Kopuş</image:title>
            <image:caption>Evren var olduğu günden bu yana insanoğlunun kafasını kurcalayan; ben kimim, yaşamın bir anlamı ve amacı var mı, bu dünyaya geliş amacımız nedir, evrenin bir sahibi var mı, ruh nedir, gerçeğe ulaşmak mümkün mü? gibi sorulara roman tekniğiyle yanıt vermeye çalışan bu kitapta, Affan’ın gizemli dünyasında derin bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e83dd7b7-87b5-46b1-8c67-da27026e54c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernizm</image:title>
            <image:caption>Robin Walz&apos;un Modernizm kitabı, önemli birincil kaynakları, konuya geri dönen ya da ilk kez çalışacak öğrenciler için daha erişilebilir hale getirecek özellikleri içeriyor.
Yirminci yüzyıl, iki dünya savaşına, komünizmin yükselişine ve çöküşüne, küresel bir ekonominin kurulmasına, küresel ısınmanın başlangıcına ve dünyanın büyük bir bölümünde kadınların statüsünün tamamen tersine dönmesine tanıklık eden küresel ölçekte sismik bir değişim dönemiydi.
Yirminci yüzyılın başlarındaki modernist hareketler, bugün içinde yaşadığımız multimedya odaklı dünya olmadan düşünülemeyecek bir kültürel devrim başlattı.  Bugün modernizm, sanat galerilerinde ve üniversite derslerinde yüceltiliyor.  Soyutlama ve montaj teknikleriyle yenilik ve şok yaratma dürtüsü, ticari reklamcılığın, sinema filmlerinin, televizyonun ve bilgisayarda üretilen grafiklerin temelini oluşturuyor.
Robin Walz, bu kısa kültür tarihinde modernizmin devrimci yönünü canlı bir şekilde yeniden ele alıyor.  Kübizm ve Bauhaus&apos;tan Soyut Dışavurumculuk ve Pop Art&apos;a kadar çeşitli kültürel hareketlerden doğan ve sanat, edebiyat, müzik, tasarım ve mimari alanlarında farklı şekillerde işleyen estetik bir kavramın, önce Avrupa&apos;da sonra da tüm dünyada entelektüel ve kültürel hayatı ve varsayımları nasıl altüst ettiğini gösteriyor.
Modernizmin on dokuzuncu yüzyıldaki kökenlerinden postmodern miraslarına uzanan bu kitap, okuyucuya dinamik bir tarihsel süreç ve günümüze hâlâ hitap eden tamamlanmamış bir proje olarak modernizmin büyük resmine erişim fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d49c2dd-ef08-4fa7-b28c-73911cc89ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Dilekler</image:title>
            <image:caption>ASLA BİR HİNE GÜVENME. 
Enna, evinin yakınındaki vahşi ormanda dolaşan hinlerden korkması gerektiğini biliyordu. Fakat içlerinden biri bileziğindeki sihirli bir taşı ele geçirmek istediğinde, bu durumdan kurtulabilmek için tüm riskleri göze alarak başka bir hinle anlaşma yapmaya karar verdi. 
Ancak Maekallus hiçbir yardımı karşılıksız yapmazdı. 
Peki ya bedeli neydi? Bir öpücük. Üstelik Enna’nın ruhunu çalabilecek güçte bir öpücük. 
Yaptıkları anlaşma, Maekallus’un onu canlı canlı tüketen fani diyara hapsolmasına neden oldu. Sonsuza dek yok olmaktan kurtulmasını sağlayabilecek tek şey Enna’nın içten gelen öpücüğüydü. Her bir öpücük onun için geçici bir kurtuluş, Enna içinse yaklaşan bir felaketti. Genç kadının ruhu içinde alev alev yanarken Maekallus hayatında ilk kez bir şeyler hissediyordu. Enna onun çektiği acıları paylaşsa da küçük fedakârlığı uzun sürmeyecekti. Eğer birlikte onu fani diyara bağlayan sihri bozamazlarsa Maekallus sonsuza dek yok olacaktı... Üstelik Enna’nın ruhu da onunla birlikte tükenip gidecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31bbdb9f-311f-4aaa-8bc3-b7e2e61fcc54.jpg</image:loc>
            <image:title>Teyzem Görünmez Oluyor</image:title>
            <image:caption>Keşke herkesin görünmez bir teyzesi olsa!

Kaleme aldığı bol şamatalı aile hikâyeleriyle gönüllerde taht kuran ödüllü yazar Salah Naoura&apos;dan, görünenlerle görünmeyenleri sevgi yolunda buluşturan katıksız bir aile güldürüsü daha!

Çocukların duygu dünyasını olumsuz etkileyebilecek ebeveyn ayrılığı, yeniden evlilik kararı, kayıp ve yas süreci gibi hassas konular üstüne düşünmeye davet eden roman, aileye ilişkin temel kavramları sorgulamaya itiyor.    

Eksantrik tiplemeleri ve sırlarla örülmüş sürükleyici kurgusuyla okuru daha ilk sayfalarından avucunun içine almayı başaran bu matrak kitap, iyiliğe çelme atmaya ant içmiş &apos;&apos;bazı&apos;&apos; kötülerin ipliğini pazara çıkaran nefes kesen bir kovalamaca. 









Lena&apos;nın teyzesi Mel&apos;in, kimselerin bilmediği çok özel bir yeteneği vardır: Görünmezlik!
Bir zamanlar, Pirelli sirkinde trapez cambazı olarak çalışırken yaşadığı bir kaza sonucunda keşfettiği bu sıra dışı özelliği sayesinde istediği zamanda ve yerde, bedeninden ayrılıp gezebilmektedir!
Derken bir gün, üzücü bir trafik kazasının ardından Mel teyze bedenini kaybederek artık tamamen görünmez olur. Çözümü biricik yeğeni Lena&apos;nın yanına taşınmakta arayan kadın, kendini bir anda arapsaçına dönmüş olayların ortasında bulur. Aile ilişkilerini düzeltmek kolay iş değildir; ama hem eski bir sirk cambazı hem de en afilisinden bir falcı olarak, üstesinden gelemeyeceği şey yoktur Mel teyzenin. Tabii Lena&apos;nın ve eski dostlarının da yardımıyla...
 
Çözülme noktasına gelen aile bağlarını yeniden güçlendirmek için teyzesiyle birlikte kolları sıvayan on yaşındaki bir çocuğun dünyasını merkezine alan bu içtenlikli roman, karşılaştığımız tatsız durumlara bir de iyi tarafından bakmamız gerektiğini hatırlatıyor. 
 
Hayatın küçük cilvelerine mizahla karşılık veren Teyzem Görünmez Oluyor, sihirli şekilde &apos;&apos;ölüme&apos;&apos; bile kafa tutabilecek, sonsuz eğlenceli bir kitap.

O ses de nesi?!
Yoksa mutfakta biri mi var?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b8012d1-23fe-4803-83dc-de667140bf39.jpg</image:loc>
            <image:title>Redhouse Peapod Readers İngilizce Hikaye Seti 1 (Kutulu Ürün)</image:title>
            <image:caption>Papada Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor! 
 
5 kitaptan oluşan Redhouse Peapod Readers Mini Set 1 İngilizce öğrenmeye yeni başlayan 
(Pre A1 başlangıç seviyesinde) çocuklar için hazırlandı. Kısa cümleler ve basit kelimelerden oluşan öyküler çocukların kelime dağarcığını geliştirirken her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini de geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Ayrıca kutunun arka kısmında bulunan QR kodla öykülerdeki hedef kelimeleri içeren resimli sözlük posterine ulaşabilirsiniz. 
 
Redhouse Peapod Readers Mini Set Level 1&apos;deki kitaplar: 
·         Alice Stops 
·         No Toys! 
·         The Hat Game 
·         Pat Loves Cats! 
·         Play I Spy!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c35e05d8-7028-4d4a-a0d9-c2ab74130a52.jpg</image:loc>
            <image:title>Redhouse Peapod Readers İngilizce Hikaye Seti 2 (Kutulu Ürün)</image:title>
            <image:caption>Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor! 
 
5 kitaptan oluşan Redhouse Peapod Readers Mini Set 2 İngilizce öğrenmeye yeni başlayan 
(Pre A1 başlangıç seviyesinde) çocuklar için hazırlandı. Kısa cümlelerden ve gündelik hayatta kullandığımız kelimelerden oluşan öyküler çocukların kelime dağarcığını geliştirirken her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini de geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Ayrıca kutunun arka kısmında bulunan QR kodla öykülerdeki hedef kelimeleri içeren resimli sözlük posterine ulaşabilirsiniz. 
 
Redhouse Peapod Readers Mini Set Level 2&apos;deki kitaplar: 
·         Go, Go, Pogo! 
·         Munch, Munch, Munch! 
·         Today is Not a Good Day! 
·         I Want Your Toy! 
·         Robot Boy and Frog Girl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25383817-9b85-4e8b-ab0c-c73c6a8111b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Redhouse Peapod Readers İngilizce Hikaye Seti 3 (Kutulu Ürün)</image:title>
            <image:caption>Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor! 
 
5 kitaptan oluşan Redhouse Peapod Readers Mini Set 3 İngilizce öğrenmeye yeni başlayan 
(Pre A1 başlangıç seviyesinde) çocuklar için hazırlandı. Basit günlük konuşma diyaloglarından oluşan eğlenceli öyküler çocukların kelime dağarcığını geliştirirken her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini de geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Ayrıca kutunun arka kısmında bulunan QR kodla öykülerdeki hedef kelimeleri içeren resimli sözlük posterine ulaşabilirsiniz. 
 
Redhouse Peapod Readers Mini Set Level 3&apos;teki kitaplar: 
·         We Are Great! 
·         Where&apos;s My Sock, Mack? 
·         Sue’s Supermarket Dash 
·         A Banana In The Sun 
·         But It&apos;s a School Day, Mack!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/035cefc5-26a2-45e1-baf8-d4bb8cbdbed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Redhouse Peapod Readers İngilizce Hikaye Seti 4 (Kutulu Ürün)</image:title>
            <image:caption>Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor! 
 
5 kitaptan oluşan Redhouse Peapod Readers Mini Set 4 İngilizce öğrenen (Lower A1 başlangıç seviyesinde) çocuklar için hazırlandı. Serinin ilk üç seviyesine göre daha uzun cümlelerden ve gelişmiş olay örgüsünden oluşan öyküler çocukların kelime dağarcığını geliştirirken her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini de geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Ayrıca kutunun arka kısmında bulunan QR kodla öykülerdeki hedef kelimeleri içeren resimli sözlük posterine ulaşabilirsiniz. 
 
Redhouse Peapod Readers Mini Set Level 4&apos;teki kitaplar: 
·         The Surprise Party 
·         A Turtle Needs Help 
·         I Think it’s a Monster! 
·         It Looks Terrible! 
·         Who Made Those?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc80e948-83ed-4d76-800c-dfccc9c70fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Redhouse Peapod Readers İngilizce Hikaye Seti 5 (Kutulu Ürün)</image:title>
            <image:caption>Peapod Readers, Collins işbirliğiyle, tecrübeli dil uzmanları ve öğretmenler tarafından yazılan öyküleri ve rengarenk çizimleriyle İngilizce öğrenmeyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor! 
 
5 kitaptan oluşan Redhouse Peapod Readers Mini Set 5 İngilizce öğrenen (A1 başlangıç seviyesinde) çocuklar için hazırlandı. Serinin beşinci seviyesinde daha uzun, derin ve gelişmiş olay  örgüsünden oluşan öyküler çocukların kelime dağarcığını geliştirirken her kitap, okuma öncesi ve sonrasındaki alıştırmalar, ses kayıtları ve resimli sözlüğü ile çocuklara dinleme, okuma, konuşma becerilerini de geliştirme fırsatı sunuyor. 
 
Sayfalarda yer alan QR kodları tablet veya akıllı telefonunuza okutarak dinleme alıştırmalarına ulaşabilir, öyküleri dinleyebilirsiniz. Ayrıca kutunun arka kısmında bulunan QR kodla öykülerdeki hedef kelimeleri içeren resimli sözlük posterine ulaşabilirsiniz. 
 
Redhouse Peapod Readers Mini Set Level 5&apos;teki kitaplar: 
·         Charlie&apos;s Dreams 
·         Jim and the Monster Party 
·         I want to Meet a Dinosaur! 
·         Doug&apos;s Bugs 
·         Not Again, Ivy!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111794</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dccf858d-de15-49da-8a37-406304ecb34c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Nasıl Büyük Adam Olucam?</image:title>
            <image:caption>Çocukların gelişimi için sevgi ve iletişimin önemini vurgulayan Sezer Ortadağ, Ben Nasıl Büyük Adam Olucam? kitabında; eğitimdeki engellere, şehir efsanelerine ve doğru diye kabul ettirilen durumlara farklı bir pencere açıyor. Hayalleri çok yükseklerde bulunan çocukların seviyesine çıkabilmek için göz önüne alınması gereken önemli noktaların altını çiziyor.

Büyük adam olma yolculuğunda karşılaşılabilecek zorluklarla nasıl mücadele edilebileceğine, yaşanmış öykülerle cevaplar arıyor ve buz dağının saklı kalan tarafını işaret ediyor.

Tebeşir Tozu kitabı ile geleneksel eğitim anlayışına bambaşka bir kapı aralayan Sezer Ortadağ’ın ebeveynler ve eğitimciler için kaleme aldığı Ben Nasıl Büyük Adam Olucam? unuttuğumuz çocukluğumuzu, bir başka çocuğun hayal dünyasından görme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f012603-5c86-41da-9f24-a0c5fb748fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>515 Haşimi</image:title>
            <image:caption>• Kim bu  515’çiler? 
• “515 Haşimi” çetesinin Türkiye’deki hedefi ve faaliyetleri neler? 
• 515 Haşimi’nin Türkiye lideri kim? Sakarya’da nasıl barınabiliyor? 
• Çeteyi hangi siyasiler destekliyor? 
• Kamu kurumlarının hortumlanmasında 515’in rolü… 
• 515’in Suriye’ye taşıdığı ilaçlar kime gidiyor? 
• Lübnan’ın sınır dışı ettiği Suriyeliler nasıl Türkiye’ye geliyor? 
• İngiliz istihbaratı ve 515… 
• Reyhanlı’da İngiltere destekli Taliban okulu… 
 
Sığınmacı meselesi, sadece sığınmacı meselesi değil çünkü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0869cdb-b81b-49d1-9ad6-1d768d79e25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Madenci</image:title>
            <image:caption>“İnsanların olmadığı bir yere gidip bir başıma yaşamak istiyorum.” 
 
Japonya’nın en tanınmış ve en saygı duyulan yazarlarından biri olan, Üç Köşeli Dünya, Gönül ve Ardından gibi eserlerin yazarı Natsume Soseki’nin Joyce ve Beckett’in eserlerini andıran kitabı Madenci insanın muğlak doğası üzerine absürdist bir roman. 
 
İntiharın eşiğinde, varlıklı bir genç adam doğup büyüdüğü Tokyo’yu terk ederek yollara düşer. Bir bakır madenine işçi arandığını öğrenince orada çalışmayı kabul eder. O güne kadar içinde yaşadığına hiç benzemeyen bir dünyaya adım atan genç adam hem insan ruhunun hem de madenin derinliklerine doğru sıradışı bir yolculuk yapacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9af3823f-33a0-4659-9466-1a5b8b21d402.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalp Şeklindeki Kutu</image:title>
            <image:caption>Bram Stoker En İyi İlk Roman Ödülü 
Locus En İyi İlk Roman Ödülü 
 
Joe Hill istikrarlı ve her yapıtı modern bir korku klasiği olan nadir yazarlardan biri. İlk romanı Kalp Şeklindeki Kutu ise Hill’in muhtemelen kaleme aldığı en rahatsız edici eser. 
 
Death-metal efsanesi Judas Coyne ürkütücü şeylerin koleksiyonunu yapıyordu: yamyamlar için yemek kitabı, kullanılmış bir cellat ilmiği, snuff filmler... Ancak sahip olduğu hiçbir nesne internetten satın aldığı son şey kadar eşsiz ya da korkunç değildi: kalp şeklindeki siyah bir kutuda kargolanan bir ruh. Kutudaki ruh kemikli elinde tuttuğu zincire asılı bir jiletle Judas’ı her an ve her yerde takip ediyor ve doğru ânın gelmesini bekliyordu. 
 
Kadife kutudaki ruh asla peşini bırakmayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cfa4228-c939-4529-a501-c251f08c98fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Cumburlop Dünya’da</image:title>
            <image:caption>Cumburlop, gizemli bir görev için Periskop isimli gezegenden Dünya’ya gönderilmişti. İnsanlardan oluşan Dünyalı ailesi her şeyden habersizdi ve onun Daniel adındaki oğulları olduğunu zannediyorlardı. Aile fena sayılmazdı, tabii dört ayaklı, tüylü kardeşini (Küllü) ve herkesin ilgisini talep eden küçük insanı (bebek) saymazsak... Ancak bir süre sonra Periskop’un Büyük Ustası’nı memnun etmek ve görevini yerine getirmekte zorlanan Daniel... yani, şey, Cumburlop için işler çığırından çıkmaya başladı! 
Dünyalıların davranışlarından dolayı yaşadığı tüm kafa karışıklıklarını, gözlemlerini ve Periskop’a gönderdiği raporları günlüğüne kaydeden Muhteşem Savaşçı Cumburlop’un başına gelenler sizi gülmekten kırıp geçirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111799</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55e60740-3c80-4e82-85df-a76cbb374908.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlanmaya Son: Uzun Yaşamın Bilimi ve Sırları</image:title>
            <image:caption>“Biyolojik ölümsüzlük” olarak da bilinen yaşlanmadan yaş almanın bir yolu olsaydı... 
 
Çoğu insanın ölümünün ve acısının altında yatan neden kanser ya da kalp hastalığı değil, yaşlanma. Bunama ve hastalıklara kapı açan biyolojik değişimler dizisi, bizi kırışık ve gri hale de getiriyor. Her bir hastalığı yenmek için harıl harıl çalışıyoruz ama şunu sormayı hiç düşünmüyoruz: Yaşlanmanın kendisi gerekli mi? 
 
İngiltere’nin en büyük biyomedikal laboratuvarlarından birinde çalışan Andrew Steele, Yaşlanmaya Son’da okuru, vücudun kaçınılmaz düşüşünü engellemek ya da tersine çevirmek için DNA, mitokondri, kök hücreler, bağışıklık sistemlerimiz, hatta yaşam süresinde artışa yol açabilecek yaş genlerinin incelendiği laboratuvarlarda bir yolculuğa çıkarıyor. Steele, net bir üslup ve entelektüel tutkuyla, halihazırda gerçekleşen bir devrime ışık tutuyor ve gerçekliğe dayalı bir umut sunuyor. 
 
 
“Biliminsanlarının, daha uzun, daha sağlıklı yaşamlar sürebilmemiz adına doktorların yaşlanmanın kendisini tedavi etmelerine yardımcı olmak için yürüttükleri çalışmalara büyüleyici bir bakış.”  
—Dr. Sanjay Gupta 
 
“Geleceğimiz için, mümkün olduğunca iyi yaşlanmamızdan daha önemli çok az konu olabilir. Yaşlanmaya Son, uzun ömürlülükle ilgili mevcut bilimsel araştırmaların olağanüstü başarılarını ve vaatlerini gözler önüne seriyor. Bu kitabı okuyun ve geleceğiniz hakkında farklı düşünmeye hazırlanın.” 
—Andrew Scott, 100 Yıllık Yaşam kitabının eşyazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77df1443-f5d0-4810-a5e4-149175534f7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli İkizler ve Hayvan Dostları</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli ikizlerimiz Cemre ve Emre; araştırma yapmayı, yeni şeyler öğrenmeyi ve gezmeyi çok seviyorlar. Bir de birbirlerine takılmadan duramıyorlar. 
Can sıkıntısına hiç gelemeyen ve eğlenmeyi çok seven ikizlerimiz aynı zamanda sıkı birer hayvanseverler.   
“Hayvanları tanımanın en iyi yolu onları kendilerine sormak” diye düşünen ikizlerimiz hayvan yavrularıyla röportaj yapmaya karar veriyorlar.  Hemen gidip mikrofon, ses kayıt cihazı, not defteri alıp hayvan dostlarıyla röportaj yapıyorlar. 
Sen de eğlenceli ikizlere katılıp hayvanlar âlemine maceralı bir giriş yapabilirsin. Haydi, hem eğlenceli hem maceracı ikizlerle tanışmanın tam zamanı… 
Eğlenceli ikizler kimlerle röportaj yapmışlar, biliyor musunuz? 
Nazik Fil 
Güler Yüzlü Yunus  
Çalışkan Arı 
Yumuşak Huylu Kuzu 
Sabırlı Deve 
Cesaretli At 
Alçak Gönüllü Kelebek 
Kararlı Örümcek 
Cömert İnek 
Yardımsever Karınca</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111802</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd888bba-20d8-447f-8b79-e9332367ecfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ogham Oracle</image:title>
            <image:caption>OGHAM KARTLARI YOL GÖSTERSİN
 
Ogham alfabesi, adını İrlanda tanrılarından olan Tanrı Ogma’dan alır. Kelt halkının ve genellikle Druidlerin kullandığı bir yazı sistemidir. Druidlerce gizli formülleri yazmak için kullanıldığı da düşünülmektedir.
 
Her Ogham harfinin farklı enerjisi vardır. Enerjisini ise ağaçlardan almaktadır.
 
Kullanımı oldukça kolay olan 25 karttan oluşan bu deste, Ogham ruhuna uygun bir şekilde Sezen çağlı tarafından özel olarak tasarlanmıştır.
 
Açılım ve çalışmalarımızda rahatlıkla kullanabilmemiz için her bir kart resminin ayrı ayrı anlamı anlatılmış ve enerjilerine göre enerji kodları verilmiştir.
Kitapta kartların her birinin ağaçlarını ve anlamlarını bulabilirsiniz. Açılımlar yapabilir ve enerjisel çalışmalar için kullanabilirsiniz. Nasıl kullanacağınız kitapta açıklanmıştır.
 
Oghamların rehberliğini hayatınızın her alanında kullanabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a797e480-3bef-4f8d-870a-378d54192d52.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kızlar için Kaygı ile Baş Etme Rehberi</image:title>
            <image:caption>Hayat genç kızlar için zaman zaman gerçekten zorlayıcı olabilir. Okul baskıları, sosyal medyanın yarattığı stres ve çevrenizden gelen beklentiler size sıkışmış hissettirebilir. Ancak endişelenmeyin çünkü bu rehber tam olarak bunun için var! 
Genç Kızlar için Kaygı ile Baş Etme Rehberi’nde, sağlıklı yollarla kaygılı düşünceleri ve duyguları yönetmenize yardımcı olacak 10 strateji bulacaksınız. Kaygının nasıl çalıştığı ve neden kaygılı hissettiğiniz hakkında her şeyi öğreneceksiniz; olumsuz düşünceleri nasıl aşacağınızı, zihninizi ve bedeninizi sakinleştirmek için farkındalık becerilerini ve öz-şefkatin nasıl daha olumlu bir yaşam görüşü geliştirmenize yardımcı olabileceğini öğreneceksiniz. Aynı zamanda ekran süresini ve sosyal medya kullanımını nasıl dengeleyeceğinizi ve en iyi olmanız için ihtiyaç duyduğunuz desteği alabileceğiniz aile ve arkadaş ilişkilerini güçlendirmeyi de keşfedeceksiniz. Bir genç kız olarak, bazen sadece nefes alabileceğiniz ve kendiniz olabileceğiniz bir alan gerekebilir. Bu eğlenceli ve samimi rehberle, -hayat size biraz fazla geldiğinde gidebileceğiniz- kendi içinizdeki size ait olan o alanı bulmayı öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111804</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a97bd92-df92-4130-b981-86c100e36877.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvufi Praksis Yolundaki İlmi Mantık Bilmi Ahlak</image:title>
            <image:caption>Yeni bir dünyanın yol ayrımındayız.Ya,ulus ötesi ultra tröstler ve mali oligarşinin düzenek restorasyonun köleleri ya da bilgileğin meşru ve doğal demokratik devrimiyle yaşanabilir dünyanın hür insanları olacağız. 
Bu değişim dönüşümünün yaşam bulması için oluşaçak kolektif irade :sulh yapıcılığı,hakkaniyet,razılıkla helalşme temelinde uylaşım arayışına bağlı olmlıdır. 
Mevcut şartların zorunlu gereği olarak kendi iradesini üretebilecek bu birikim potensia kadim kültürel yapımızda mündemiçtir.Allah cümlemize yol açıklığı versin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cc1c549-13f9-4957-a806-37c253e67c77.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığın On Bir Hali</image:title>
            <image:caption>Amerikan Rüyası’nın karanlık yüzünün yazarı Richard Yates’ten,hayal kırıklıklarının gölgesinde yaşanan hayatlara dair içe işleyen öyküler. 
Richard Yates en ünlü romanı Bağımsızlık Yolu’ndan bir yıl sonra yayımladığı Yalnızlığın On Bir Hali’nde, geçmişin hüsranları ve geleceğin belirsizlikleri arasında hayallerine tutunmaya çalışan kadınlarla erkeklere dair on bir öykü anlatıyor. İster tüberküloz hastalarının tedavi gördüğü bir klinikte isterse küçük bir gazetenin bürosunda geçsin, ister şöhrete kavuşmayı düşleyen bir taksi şoförünü isterse de mutsuz bir evliliğin eşiğindeki genç bir kadını anlatsın, Yates’in anlattığı insanlara yönelik keskin bir gerçekçilikle derin bir anlayışı harmanlayan üslubunu öykülerin her birinde hissetmemek imkânsız. 
 
Yates, Dublinliler’in New York’ta geçen bir dengini yaratmış neredeyse. 
New York Times 
Yates kusursuz bir realist; Hemingway’in alabildiğine yalın üslubunun doğal mirasçısı,Carver’ın düz minimalizminin öncüsü. 
Kate Atkinson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/743fde27-27c9-46d1-803c-69cd6cc176f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Goril Sally Jones</image:title>
            <image:caption>Sally Jones sadık, zeki ve becerikli bir arkadaş.Bir geminin makine dairesinde de bir tamir dükkânında da harikalar yaratabilir.Üstelik sıra dışı biri. Kimi zaman bir çatı katında kimi zaman bir sarayın bahçesinde tek kelime etmeden ama konuşulanları gayet iyi anlayarak dolaşan bir goril. 
 O ve Şef bir kargo gemisinde birlikte çalışırlar.Çok iyi bir iş alır ve denize açılırlar.Ama anlaşmanın sonu bekledikleri gibi olmaz,her şey bir anda kontrolden çıkar ve Şef cinayetle suçlanır. Şef’in en yakını olduğu için 
Sally Jones da suçlamalardan nasibini alır. 
 İşte şimdi Sally Jones için yoluna çıkan engellere,ortaya dökülmemeye kararlı sırlara rağmen hem hayatta kalmaya çalışma hem de Şef’in adını temize çıkarmanın tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9606c3-085d-4957-8015-29bdbbb0c790.jpg</image:loc>
            <image:title>Bufalo Hep Sarılmak İstiyor!</image:title>
            <image:caption>Küçük bufalo hep annesine sarılmak istiyordu. 
Uyku vakti geldiğinde, canı sıkıldığında, okula gitmeden önce hep sarılmak istiyordu. Biraz daha, azıcık daha… 
 Bufalo annesinden ayrı kaldığında çok üzülüyordu. Sanki annesi bir daha hiç geri gelmeyecek sanıyordu.Bir gün annesi ağaçlar arasında yürürken bir taş gördü.Bu çok güzel ve değerli küçük taş anne bufalonun 
aklına bir fikir getirmişti! 
 Thais Laham Morello’nun yazdığı bu sıcacık hikâyeyi Juliana Basile resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ff37a63-b549-440a-b6f7-bb75307dfbf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Nasıl? - 3 Yaş</image:title>
            <image:caption>Çiçekler neden güzel kokar? 
Yarasalar gece yönlerini nasıl bulur? 
Neden yutmadan önce çiğnemek zorundayım? 
3 yaşındaki çocukların sorduğu pek çok “neden” ve “nasıl” sorusunun yanıtını içeren bu resimli kitap her anne babanın yardımcısı olacak. 
“Neden Nasıl?” serisinin 4 ve 5 yaşındaki çocuklar için iki kitabı daha bulunuyor. 
Bu kitap ÇOK ÖNEMLİ 5 KONU üzerine 130 tane resimli soru ve yanıt içeriyor: 
Evde • Çevremde • Şehirde • Doğada • Hayvanlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67789151-76af-452c-a1c3-5c7c9293dd4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Nasıl? - 4 Yaş</image:title>
            <image:caption>Sıcak hava balonu nasıl uçar? 
Çiçekler neden rengârenktir? 
Neden yediğim yumurtaların içinde civciv yok? 
4 yaşındaki çocukların sorduğu pek çok “neden” ve “nasıl” sorusunun yanıtını içeren bu resimli kitap her anne babanın yardımcısı olacak. 
“Neden Nasıl?” serisinin 3 ve 5 yaşındaki çocuklar için iki kitabı daha bulunuyor. 
Bu kitap ÇOK ÖNEMLİ 5 KONU üzerine 130 tane resimli soru ve yanıt içeriyor: 
Birlikte yaşamak • Mutfakta • Bahçede • Ulaşım araçları • Meslekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d5cc0b7-fab2-440d-a40e-dd1f6910eef5.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Nasıl? - 5 Yaş</image:title>
            <image:caption>Dünya uzaydan neden mavi gözükür? 
Müzik neden önemlidir? 
Sanat bizi nasıl mutlu eder? 
5 yaşındaki çocukların sorduğu pek çok “neden” ve “nasıl” sorusunun yanıtını içeren bu resimli kitap her anne babanın yardımcısı olacak. 
“Neden Nasıl?” serisinin 3 ve 4 yaşındaki çocuklar için iki kitabı daha bulunuyor. 
Bu kitap ÇOK ÖNEMLİ 5 KONU üzerine 130 tane resimli soru ve yanıt içeriyor: 
Vücudum • Ben ve başkaları • Tarih • Hayvanlar • Kültür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bab65685-07e2-41a1-98a0-75fbef1c5296.jpg</image:loc>
            <image:title>Durdurulamayan İnsanlık 2</image:title>
            <image:caption>HER ŞEY NEDEN BU KADAR ADALETSİZ? 
 
Tarih kitapları krallar, kraliçeler ve komutanların hikâyeleriyle dolu. Peki tüm bu insanlar nereden çıktı? Bazı insanlar saraylarda yaşayıp herkese emirler yağdırırken bazılarının niçin o sarayları temizlemek ve emirlere itaat etmek zorunda olduğunu merak ettiniz mi hiç? 
 
Sapiens kitabıyla tüm dünyada satış rekorları kıran tarihçi yazar Yuval Noah Harari genç okurlara yönelik serisinin ikinci kitabında on bin yıl önce gerçekleşen devrimin bugün bile hayatımızı nasıl etkilediğini anlatıyor. Her şeyin hangi noktada yanlış gitmeye başladığını ama hatalarımızı düzeltmek için hâlâ şansımız olduğunu gösteriyor. 
 
Buğday yetiştirmeye dair masum bir çabanın kıtlıklara, açlığa ve savaşlara nasıl yol açtığını keşfediyoruz. Eski çağların dâhilerinin yazıyı nasıl bulduğunu ve neden vergi ödemek zorunda olduğumuzu öğreniyoruz. İki geveze iskeletle, altın küpeli timsahla ve milyonlarca mutsuz tavukla tanışıyoruz. Ayrıca insanların bitki ve hayvanları kontrol etmeyi öğrenmesinin, bizi nasıl birbirimizi kontrol etmeye yönelttiğini anlıyoruz. 
 
Durdurulamayan İnsanlık: Dünya Neden Adil Değil büyük bir şeffaflık ve mizahla harmanlanan gerçek bir hikâye. Dünyamızın nasıl şekillendiğini, neden bazı insanların her şeyi varken diğerlerinin hiçbir şeyi olmadığını merak edenler için destansı bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111812</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/747f96ef-b222-400f-abcc-0cf561c3bf27.jpg</image:loc>
            <image:title>The King Who Eats Colours</image:title>
            <image:caption>A petite king with a big appetite gobbles up the red of the rooftops and apples one day, and de devours the blue of the birds and the sky the other day. Unaware of the consequences, the king gradually consumes all the colours within the kingdom. Let’s see how things unfold… 
Uzak bir krallıktaki küçük kral, bir gün çatıların ve elmaların kırmızısını, bir başka günse kuşların ve gökyüzünün mavisini yiyor. Zamanla tüm renkleri tüketen bu kralın ve krallığının başına neler geldiğini anlatan bu İngilizce hikâyemizi House of Geist takımının üyeleri Zeynep Olgun Pamuk yazdı, Bekir Sert tasarladı ve resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14aafcc4-da65-43fa-9deb-fe6efa79157e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabuk</image:title>
            <image:caption>“Kabuk, varoluşçu romanların kıyısından çıktığı yolculukta kahramanlarına ve okura yaşattığı “bulantı”yı, yaratıcı bir paralel kurgunun rüzgarıyla devrimci varoluşun “sakin şafaklar”ına doğru taşıyor. Roman bittiğinde hâlâ çok uzak olan “yarın”ın şimdiden “bizim” olduğunu hissediyoruz. 
Romanın paralel kurgusunun hakkını veren paralel izlekler de romanı baştan sona kat ediyor. İzlekler arasındaki çelişki, devrimci tedrisattan geçmiş okur için başından beri açık: Nispî refahın konforunda mayalanan huzursuzluk giderek tüm hayatı zehirleyen bir küfe dönüşürken yoksul mahallelerde halkın içinde, halk için, halkla birlikte örgütlenen, savaşan ve düşen devrimcilerin kanlarından bir panzehir damıtılıyor. Varoluşçu roman ile devrimci varoluş romanları -örneğin Sartre&apos;ın Bulantı&apos;sını ve Tiago&apos;nun Yarın Bizimdir Yoldaşlar&apos;ını aklımıza getirebiliriz- karşıtlığı da bu bağlamda varlık buluyor. 
Kurgular arasındaki ilişki ise tersine, pek açık değil, öyle ki -yazarın her dönem ve sınıftan karakterlere sızan söylemselliği olmasa- iki farklı kurmaca okuduğumuzu düşünebiliriz. Bu yüzden de kurgular, kırılan zamanın şevlerinde birbiriyle buluştuğunda tüylerimizde ürperme daha güçlü yaşanıyor.” 
 
Barış Yıldırım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ae728c-d693-43e8-90f9-1d5850ddd2e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli İngilizce-Türkçe / Türkçe-İngilizce Sözlük ve İngilizce Dilbilgisi</image:title>
            <image:caption>RESİMLİ İNGİLİZCE-TÜRKÇE / TÜRKÇE-İNGİLİZCE SÖZLÜK VE İNGİLİZCE DİLBİLGİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1085d02-47fe-4534-9410-4173ba1181b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Günü Aktivite Kitabı Yeşil Kitap</image:title>
            <image:caption>Sevimli hayvanlar teması ile hazırlanmış bir aktivite kitabı olan “Oyun Günü Aktivite Kitabı” hayvanları çok seven çocuklarımızı eğlendirerek, onların birçok yeni bilgiyi öğrenmelerini amaçlamaktadır.
Kitabın içeriğinde; noktadan noktaya, farkları bulma, boyamalar, basit labirentler ve başka çeşitli bulmacalar dahil olmak üzere pek çok etkinlik ve aktivite bulunmaktadır.
Rengarenk ve ilgi çekici çizimlerle dolu olan bu kitapla çocuklarımızın, keyifli ve eğlenceli saatler geçireceğini düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a69f0df7-05ed-41bf-a563-46d236cb006d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Günü Aktivite Kitabı Sarı Kitap</image:title>
            <image:caption>Sevimli hayvanlar teması ile hazırlanmış bir aktivite kitabı olan “Oyun Günü Aktivite Kitabı” hayvanları çok seven çocuklarımızı eğlendirerek, onların birçok yeni bilgiyi öğrenmelerini amaçlamaktadır.
Kitabın içeriğinde; noktadan noktaya, farkları bulma, boyamalar, basit labirentler ve başka çeşitli bulmacalar dahil olmak üzere pek çok etkinlik ve aktivite bulunmaktadır.
Rengarenk ve ilgi çekici çizimlerle dolu olan bu kitapla çocuklarımızın, keyifli ve eğlenceli saatler geçireceğini düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7783514-71b1-4799-9111-a30089c15e6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Günü Aktivite Kitabı Mavi Kitap</image:title>
            <image:caption>Sevimli hayvanlar teması ile hazırlanmış bir aktivite kitabı olan “Oyun Günü Aktivite Kitabı” hayvanları çok seven çocuklarımızı eğlendirerek, onların birçok yeni bilgiyi öğrenmelerini amaçlamaktadır.
Kitabın içeriğinde; noktadan noktaya, farkları bulma, boyamalar, basit labirentler ve başka çeşitli bulmacalar dahil olmak üzere pek çok etkinlik ve aktivite bulunmaktadır.
Rengarenk ve ilgi çekici çizimlerle dolu olan bu kitapla çocuklarımızın, keyifli ve eğlenceli saatler geçireceğini düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985eadad-2bd2-4310-adc9-91cbe834a265.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Günü Aktivite Kitabı Kırmızı Kitap</image:title>
            <image:caption>Sevimli hayvanlar teması ile hazırlanmış bir aktivite kitabı olan “Oyun Günü Aktivite Kitabı” hayvanları çok seven çocuklarımızı eğlendirerek, onların birçok yeni bilgiyi öğrenmelerini amaçlamaktadır.
Kitabın içeriğinde; noktadan noktaya, farkları bulma, boyamalar, basit labirentler ve başka çeşitli bulmacalar dahil olmak üzere pek çok etkinlik ve aktivite bulunmaktadır.
Rengarenk ve ilgi çekici çizimlerle dolu olan bu kitapla çocuklarımızın, keyifli ve eğlenceli saatler geçireceğini düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61189b32-f5fd-4263-a460-6efe0452a9ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Penguen Panga</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/458bedc9-a31a-4856-99a7-53cfa0ac5969.jpg</image:loc>
            <image:title>Miniklerin Okyanus Gezisi</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111821</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a3600a-081d-483f-9d8f-b80ccb6e952a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplan Max</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dffe7dad-bf83-4ff5-8b1a-090a4a530b16.jpg</image:loc>
            <image:title>Evcil Hayvanlar Papağan Maviş</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e67c0f71-d1e6-4159-89d7-127d83b91d94.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Ahtapot Jelibon Okula Başlıyor</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4d7e84-df9c-41f3-ba4a-59275ba17164.jpg</image:loc>
            <image:title>Evcil Hayvanlar Kuş Yuvası</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a9ce1a7-6927-47b4-8514-bd3f3a5199d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Evcil Hayvanlar Kış Soğuğu</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a56fc0-ba25-41bc-b25d-1900538ed375.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluk Ormanı Yaramaz Tonton</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d70f853a-6bb2-4545-9237-0bf6722339be.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluk Ormanı Işıltı Piknikte</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111828</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acbeeeb3-462a-4665-b869-08d60821e320.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Dino Uzayda</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111829</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be153ca1-4062-478b-8677-b571ecc3006a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Dino ve Kız Kardeşi</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d16abd09-4dcd-4371-b2eb-817f479ae597.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Dino ve Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9026f407-bea1-4356-a3b9-eb9ef9dd2f42.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Arısı Tombiş ve Minikler</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/392b04be-adae-471e-8e61-b9f614dd3b78.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Arısı Tombiş ve Yardımsever Ateş Böceği</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b506c399-8188-44e7-99cd-86684c63f76f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Arısı Tombiş ve Kelebek</image:title>
            <image:caption>Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c17bf23c-9b99-488f-86f3-48901699f2ea.jpg</image:loc>
            <image:title>60 Parça Puzzle Uzay Macerası</image:title>
            <image:caption>60 Parça Puzzle Uzay Macerası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed35ec3d-c697-4180-82b1-a554620e6825.jpg</image:loc>
            <image:title>60 Parça Puzzle - Sirk</image:title>
            <image:caption>* Puzzle oyunları; çocukları mantık ve problem çözme becerilerini kullanmaya yönlendirdiği için hafıza ve görsel zekâ gelişimine katkı sağlar. * Parça-bütün ilişkisi kurmalarına yardımcı olur. * İnce motor becerilerinin ve el-göz koordinasyonunun gelişimini destekler. * Parçaların yerleri ve üzerindeki resimler hakkında yorumlar yapmasını ve bu sayede dilinin gelişmesini sağlar. * Kalın mukavvadan 60 parça olarak hazırlanmıştır ve 4 yaş ve üzeri çocuklar için idealdir. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fd18322-249d-4520-9b3e-68f47824bd7e.jpg</image:loc>
            <image:title>60 Parça Puzzle - Prenses Kalesi</image:title>
            <image:caption>* Puzzle oyunları; çocukları mantık ve problem çözme becerilerini kullanmaya yönlendirdiği için hafıza ve görsel zekâ gelişimine katkı sağlar. * Parça-bütün ilişkisi kurmalarına yardımcı olur. * İnce motor becerilerinin ve el-göz koordinasyonunun gelişimini destekler. * Parçaların yerleri ve üzerindeki resimler hakkında yorumlar yapmasını ve bu sayede dilinin gelişmesini sağlar. * Kalın mukavvadan 60 parça olarak hazırlanmıştır ve 4 yaş ve üzeri çocuklar için idealdir. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce78c6e2-8dfb-41d7-92d2-cd3d0b679bb7.jpg</image:loc>
            <image:title>60 Parça Puzzle - Ormanda</image:title>
            <image:caption>* Puzzle oyunları; çocukları mantık ve problem çözme becerilerini kullanmaya yönlendirdiği için hafıza ve görsel zekâ gelişimine katkı sağlar. * Parça-bütün ilişkisi kurmalarına yardımcı olur. * İnce motor becerilerinin ve el-göz koordinasyonunun gelişimini destekler. * Parçaların yerleri ve üzerindeki resimler hakkında yorumlar yapmasını ve bu sayede dilinin gelişmesini sağlar. * Kalın mukavvadan 60 parça olarak hazırlanmıştır ve 4 yaş ve üzeri çocuklar için idealdir. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/386d64a7-4751-4bda-abb2-0da0266a98c8.jpg</image:loc>
            <image:title>60 Parça Puzzle - Dinozor</image:title>
            <image:caption>* Puzzle oyunları; çocukları mantık ve problem çözme becerilerini kullanmaya yönlendirdiği için hafıza ve görsel zekâ gelişimine katkı sağlar.
* Parça-bütün ilişkisi kurmalarına yardımcı olur.
* İnce motor becerilerinin ve el-göz koordinasyonunun gelişimini destekler.
* Parçaların yerleri ve üzerindeki resimler hakkında yorumlar yapmasını ve bu sayede dilinin gelişmesini sağlar.
* Kalın mukavvadan 60 parça olarak hazırlanmıştır ve 4 yaş ve üzeri çocuklar için idealdir.
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16521a15-0529-441f-8aee-6ac125ccfc73.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun&apos;un Siyaset ve Devlet Felsefesine Dair Görüşlerinin Osmanlı Düşüncesindeki Yansımaları</image:title>
            <image:caption>Çalışmamızın amacı, sosyoloji ve tarih felsefesinin kurucusu ünlü İslâm filozofu İbn Haldûn’un, siyaset ve devlet felsefesine dair görüşlerinin Osmanlı düşüncesindeki yansımalarını tespit etmektir. Bu amaçla çalışma, Osmanlı düşünürlerinden İbn Haldûn’un en çok etkisinin görüldüğü Kâtip Çelebi, Naîmâ ve Ahmet Cevdet Paşa düşünceleriyle sınırlandırılmıştır. 
“İbn Haldûn’un Siyaset ve Devlet Felsefesine Dair Görüşlerinin Osmanlı Düşüncesindeki Yansımaları” adlı çalışmamız giriş, üç bölüm, sonuç ve bibliografyadan oluşmaktadır. Giriş bölümünde, genel olarak siyaset ve devlet felsefesi kavramlarının tanımı ve içeriği ele alınmıştır. İlk bölümde konunun tarihsel süreçteki gelişimi irdelenmiştir. Bu bölümde ayrıca siyaset-devlet ilişkisi gibi daha spesifik tartışma konularına ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir. İkinci bölümde İbn Haldûn’un siyaset ve devlet felsefesine dair görüşleri daha sonraki bölümle örtüşecek şekilde inceleme yoluna gidilmiştir. Son bölüm olan üçüncü bölümde Osmanlı düşünürlerinden Kâtip Çelebi, Naîmâ ve Ahmet Cevdet Paşa’nın konuya ilişkin düşüncelerine yer verilerek İbn Haldûn’dan hangi konularda, ne şekilde ve hangi oranda etkilendikleri belirlenmeye çalışılmıştır. 
Araştırmamızın sonucunda, adı geçen Osmanlı düşünürleri üzerinde İbn Haldûn’un siyaset ve devlet felsefesine dair düşüncelerinin büyük yansımaları olduğu sonucuna varılmıştır. Bu yansımaların İbn Haldûn’un özellikle organizm düşüncesi ve tavırlar teorisi ekseninde olduğu görülmüştür. Kâtip Çelebi, Naîmâ ve Ahmet Cevdet Paşa’nın Osmanlı Devleti’nin buhranlı dönemlerinde yaşamaları sebebiyle İbn Haldûn’un söz konusu düşüncelerini temele alarak devletin çöküşten kurtarılıp varlığını devam ettirmesine yönelik çözüm önerileri ortaya koymaya çalıştıkları ve bu yaklaşımlarıyla da devletin yıkılması hususunda İbn Haldûn’un katı determinizminden ayrılarak daha ılımlı bir düşünce geliştirdikleri anlaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/514a6f09-e795-4996-abea-faca2156641c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Kısa Genel Avrupa Tarihi ve 19. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>1870 ve 1880’lerde dünya değişiyordu. 19. yüzyılın ikinci yarısında dünya
ekonomisinde patlama yaşandı ve taşımacılık sektöründeki buharlı gemi ve
demiryolu gibi yenilikler, uluslararası ticaretin muazzam ölçüde genişlemesine
yol açtı. Bu küreselleşme dalgası Meksika gibi zengin kaynaklara sahip ülkelerin,
bu ülkelerin elitlerinin hammadde ve doğal kaynaklarının sanayileşen Kuzey
Amerika’ya ya da Batı Avrupa’ya ihraç ederek kendilerini zangin edebilecekleri
anlamına geliyordu. Birleşik Devletler de 1785’teki Arazi yönetmeliği 1862’deki
İskan yasasına kadar uzun bir yasama faaliyetleri dizisi hudut arazilerine geniş
erişim sağladı. Bu yerli halkların dışlanmasına karşı eşitçilik ve ekonomik açıdan
dinamik bir hudut bölgesi yarattı. Hudut arazileri siyasal güce sahip, serveti ve
bağlantıları olanlara tahsis edildi ve onları daha da güçlü hale getirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f3e792-5678-4fdc-b2b4-7dc7ad491e3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Osman Gezmek, doğanın ve yaşamın gücünü birbirinden güzel şiirlerinde ustalıkla işlemiş, Türk edebiyatına ciddi katkılarda bulunmuş ünlü bir Türk şairidir. 
 
15 Ağustos 1964 tarihinde Ordu’nun Kumru ilçesi Yalnızdam Köyü’nde dünyaya gelmiştir. 
 
“Hayatımın Anıları”, “Bir Hayat Yolcusunun Şiir Kitabı”, “Hatıralar”, “Türkiye’m” ,  “Memleket ve Hayat Şiirleri” ile “Anadolu Şiirleri”  isimli şiir kitaplarını Türk edebiyatına kazandırmıştır.   
 
Osman Gezmek’in şiirleriyle bir başka sevdik Anadolu’yu 
Bir başka sevdik birbirimizi 
Bazen sevgi, bazen hüzün, bazen mutluluk 
Bazen sevgiliye duyulan özlem 
Hepimizden bir parça 
 
ANADOLU’M 
Sana göz koyanlara amansız daldık 
Senin toprağında yeşerdik, kök saldık 
Çalıştık ekmeğimizi suyumuzu senden aldık 
Seni başka milletlere vermeyiz Anadolu’m. 
 
BEDELİNİ ÖDEDİK ANADOLU 
Savaşçılığımız Oğuz’un özünde var 
Kartal gibi bakan gözünde var 
Halkına verdiği sözünde var 
Diyetini ödedik Anadolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111843</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48a1a8ff-8bf8-48f3-924e-2a7869f9a00c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Vakti</image:title>
            <image:caption>GÜL VAKTİYLE GEL 
Gülistan düşlerim, hasretim büyük 
Geleceksen canım, sevdan ile gel 
Bitir sürgününü, bekletme yeter 
Bahar bahçe ol da, gül vaktiyle gel 
 
Bahârım yazım ol, sensiz eyleme 
Vaktini gurbette, bensiz eyleme 
Gelirsen gönlüme, derdin söyleme 
Kara bahtı sil de, gül vaktiyle gel 
 
Vakti seher eyle, rüzgârın getir 
Nasibini topla, ruhuma yetir 
Hasretini artık, ne olur bitir 
Aşk bohçanı al da, gül vaktiyle gel 
 
Siteme uğratma, dilim yanmasın 
Beyhude düşlerle, aklım kanmasın 
Bir ömür yüreğim, seni anmasın 
Muradımı bil de gül vaktiyle gel 
 
Dağlarda ezgiler, söylerim şimdi 
Sînemi dertlerle, eylerim şimdi 
Sen yoksan sılada, neylerim şimdi 
Al sazını çal da, gül vaktiyle gel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111844</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f7aa4a1-98b8-410d-ad5f-4fbdc7ed6944.jpg</image:loc>
            <image:title>Ciğerimin Sızısı</image:title>
            <image:caption>Sevginizi karşılıksız sunduğunuz en değerli varlığınızdır evladınız. O yüreğinizdeki engin sevginin sembolüdür. Bu sevginin tarifini izah etmeye kelimeler kifayetsiz kalır. Eşinize, annenize, babanıza, kardeşinize, sevgilinize, arkadaşınıza ve hayata dair tüm varlıklara duyduğunuz sevginin bir tanımı vardır ama evladınıza duyduğunuz sevginin tanımı yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111845</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdd333b7-ccb1-4b6e-bde5-022414919fb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabırsız Tavuk</image:title>
            <image:caption>CALDECOTT ONUR ÖDÜLÜ  
 
Küçük kırmızı tavuk için uyku, babası için ise ona masal okuma vakti.  
Ama baba horoz ne zaman masal okumaya başlasa küçük kırmızı tavuk masalın içine dalıyor, kahramanları tehlikeden kurtarıp masalın sonunu getiriveriyor! Önce Hansel ile Gretel, sonra Kırmızı Başlıklı Kız... Sabırsız küçük tavuğun elinden hiçbir masal kurtulamıyor!  
Anlatacak masalı kalmayınca, baba horoz küçük tavuğa, “O zaman sen bir masal anlat!” diyor.  
Ama bu kez baba horozun bir sürprizi var!  
David Ezra Stein’a prestijli Caldecott Onur Ödülü’nü kazandıran, şahane bir uyku vakti hikâyesi. 
 
 
“Hem çocuğu hem de ebeveyni eğlendiren o ender kitaplardan biri.” -School Library Journal 
 
 
CYBILS ÖDÜLÜ  
ALA YILIN ÇOCUK KİTAPLARI SEÇKİSİNDE 
NEW YORK TIMES ÇOK SATANI  
OPRAH ÇOCUK KİTAPLARI SEÇKİSİNDE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111846</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48fe9654-4469-4c92-b9d8-0a28f42a6ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapiens’in Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>60.000 yıldan uzun bir süre önce atalarımız, Afrika’dan yola çıkarak dünyanın dört bir yanına yayıldı ve böylece modern insana uzanan evrimsel, tarihsel ve kültürel bir yolculuk başlamış oldu. Peki ama bütün bunlardan önce ne yapıyorduk? Nereden geliyoruz? Biz neyiz? Nereye gidiyoruz? 
Ünlü biyolog Lluís Quintana-Murci bu sorulara yanıt verirken, genomlarımızı deşifre etmek ve sadece günümüzün değil, aynı zamanda fosil kalıntılar sayesinde dünün insan popülasyonlarının çeşitliliklerini keşfetmek için bilimin sunduğu güçlü araçlardan faydalanıyor. Homo sapiens’in Neandertaller ve Denisovalılar gibi arkaik insanlarla nasıl karıştığını anlatıyor. Böylece modern ırkçılığa da bilimsel bir nokta koyuyor: Hepimiz meleziz. 
Ancak bu melezleşme, patojenler ve özellikle virüsler karşısında hayatta kalmamıza yardımcı olsa da içimizdeki Neandertal mirası zararlı olabiliyor, hatta Covid-19 gibi salgınlara karşı bağışıklığımızı zayıflatabiliyor. 
Sapiens’in Yolculuğu, kökenlerimizi araştırmak üzere bizi göçler, melezlik ve adaptasyonun evrimsel temellerinin izinde muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111847</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c006a7-87eb-446d-a18e-f317a08401a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sicilya Aslanları</image:title>
            <image:caption>Sicilya’nın taçsız hanedanı Florio ailesinin gerçek hikâyesi…
Sicilya, 1800’lerin sonları… Büyük bir zenginliğin kapılarını aralayacak Paolo ve Ignazio Florio kardeşler Palermo’da şanslarını aramak üzere kollarını sıvadıklarında ellerinde hiçbir şey yoktur. Sahip oldukları tek şey, zirveye ulaşma hırsları ve yeni şeyler deneme cesaretleridir. Sıfırdan başlayan iki kardeş önce bir dükkân edinir, sonra önemli bir işletme sahibi olur, zaman içindeyse akıllıca yatırımlarla her zorluğa inat para ve itibar elde ederler.
Paolo öldüğünde ailenin yazgısını belirleme sırası oğlu Vincenzo’ya geçer. Eldekilerin tadını mı çıkaracak, yoksa aileyi daha yukarılara mı taşıyacaktır? Cevap açıktır: Florio ailesi Marsala şarabı ticaretine başlayarak onu Sicilya’nın en büyük hazinesine dönüştürürken kendileri de malikâneler inşa ettiren, yüksek sosyete partileri veren, ressamlara, sanatçılara hamilik eden bir aileye dönüşürler. İsimleri, bir döneme damgasını vurur.
Stefania Auci, İtalya’da yayımlanır yayımlanmaz okurların gönlünde taht kuran ve birçok dile çevrilen Sicilya Aslanları’nda, Sicilya’nın ünlü ailesinin güçlüklere ve düşmanlıklara göğüs gererek yoktan var ettiği imparatorluğunu üç kuşak üzerinden anlatırken, dönemin tarihsel dokusunu da romana ince ince işleyerek nefes kesici bir okuma serüveni sunuyor.
“Tarihsel olayları Florio ailesinin özel yaşantısıyla iç içe geçiren roman, okuru güçlü kişiliklerin büyüleyici dünyasına götürüyor.”
La Lettura - Corriere della Sera
Bu eserin çevirisi Centre for Books and Reading of the Italian Ministry of Culture’ın desteği ile gerçekleşmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111848</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dfa2bfc-aa66-4fae-a8f6-3588e08968f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gorillerinki Küçük Olur</image:title>
            <image:caption>“Mufasa’nın Aslan Kral’da söylediği gibi yaşam döngüsünde canlılar doğar, büyür, yaşlanabilenler yaşlanır, sonra da ölür. Bu süre içinde beslenirler ve cinsel ilişkiye girerler. Yaşamın en kısa özeti budur.”
İtalya’nın hayvan davranışları üzerine uzmanlaşmış ünlü zooloğu, ses getiren TV programları ve podcast’lerin tanınan ismi Vincenzo Venuto, sizi evrimde cinselliğin rolü üzerine düşünmeye davet ediyor.
“Tüm canlıların davranışlarını belirleyen temel itki cinsel arzudur,” diyen Venuto, hayvanları incelemenin hem doğal evrim yasalarını hem de insan olarak kendimizi anlamamız için harika bir fırsat sunduğunu gösteriyor. Maymunlardan kirpi balıklarına, papağanlardan mercanlara doğadaki birçok canlıyı inceleyen Venuto, insanın farklı evrimsel boyutlarına da değinerek canlıların nasıl seviştiğini, kur yaptığını, bağ kurduğunu, neden aldattığını, ne şekilde yas tuttuğunu anlatıyor. Bunu yaparken de, evrimin aslında hayatta kalmaya en iyi uyum sağlayanları değil, üremeye en uygun olanları seçtiğini gözler önüne seriyor.
Venuto’nun anıları, yaptığı keşif ve gözlem gezileriyle birlikte konuyla ilgili yapılmış araştırmaları bir araya getirerek kaleme aldığı Gorillerinki Küçük Olur, Papua Yeni Gine kabilelerinden Milano’daki gençlere dek uzanan bir evrim ve cinsellik haritası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111849</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10b28198-4d31-4754-9d6b-53ec80878197.jpg</image:loc>
            <image:title>Sentetik Çağ</image:title>
            <image:caption>İnsanlık yeryüzünde haddinden fazla etki bıraktı. Bu durum, eriyen buzulları ve azalan tür sayılarını belgeleyen istatistiklerin ötesinde yeni bir jeolojik çağa işaret ediyor. Bu yeni çağın, toprağın her santimetrekaresinde ve okyanus suyunun her bir damlasında tespit edilebilen türlerin itibarını artık teslim etmesi gerekiyor.
Sentetik Çağ’da, jeolojik tarihin bu yeni döneminde dünyayı nasıl şekillendirmeyi seçtiğimizin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Christopher J. Preston, kendi tasarımımız olan sentetik işleyişlerin istediğimiz dünyayı dikkatlice tasarlamak için bir fırsat sunduğunu düşünüyor ve yeryüzünün metabolizmasını yeniden yapılandırmayı vaat eden bir dizi teknoloji tanımlıyor: nanoteknolojiler, moleküler üretim, sentetik biyolojinin genom oluşturma potansiyeli, evrimi geride bırakabilen “biyolojik mini makineler”, türlerin yer değiştirmesi ve soyu tükenen türleri geri getirme, iklim mühendisliği, güneş radyasyonu, karbonu atmosferden uzaklaştırmak amacıyla yapay ağaç üretimi ve daha nicesi...
Sentetik Çağ, yaşadığımız dünyanın hızla tanınmaz hale geldiği bir zamanda gerek yeryüzünü gerekse insanları yeniden yapılandıracak sentetik geleceğin hatlarını çiziyor.
Sentetik Çağ, 2018’de Ekoloji ve Çevre kategorisinde Nautilus Ödülü’nü almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111850</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e360775-4842-43f8-a8b6-c3b3125543f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Arlo Finch – Ayışığı Gölü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazı efsaneler gerçektir. 
 
BİR ŞEYLER OLACAĞINI HİSSEDİYORDU. Arlo bundan emindi.  
Aylardır beklemedeydi – bekliyor ve merak ediyordu. Hazırlanıyordu. Sezon dışında kalmış bir atlet gibi Arlo da tüm temel antrenmanları tamamlamıştı: düğüm, kördüğüm ve izci pusulası. Gür Ormanlar’a yaptığı kısa geziler, hâlâ oralarda bir yerlerde olduğunu bildiği tehditlere karşı kendisini test etmenin bir yoluydu. Arlo, bu sefer hazır olacaktı. 
 
SADIK, CESUR, KİBAR VE DOĞRU... 
ESKİLERİN VE YENİLERİN KORUYUCUSU... 
YABANILLARI GÖZETİR, 
GÜÇSÜZLERİ KORURUM, 
YOLUMU ÇİZER, 
ERDEM PEŞİNDEN GİDERİM. 
ORMAN RUHLARI, KULAK VERİN 
ŞİMDİ İZCİ YEMİNİ’Mİ EDERKEN. 
 
 
Arlo Finch ve Çam Dağı Oymağı İzcileri için yaz kampı, kano ve yürüyüşten daha fazlasıdır. Aynı zamanda, kadim orman ruhlarını aramak ve ağaç kabuklarında kodlanmış gizemli mesajları keşfetmek için bir şanstır. Ancak Arlo, yakın arkadaşları Indra ve Wu’yla uzun süredir kayıp olan Sarı Oba hakkında ipuçlarına rastlayınca, doğrudan kendi ailesine kadar uzanan çarpıcı geçmişi ortaya çıkarır. 
 
Ünlü senarist John August Arlo Finch: Ayışığı Gölü’nde, dünyamızın hemen ötesine uzanan sihir hakkındaki büyüleyici fantastik macera serisine devam ediyor. 
 
 
“Etkileyici bir macera.” 
 — RANSOM RIGGS, 
Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları adlı çoksatan romanın yazarı 
 
“Hızlı, eğlenceli ve korkusuzca ilerleyen bir hikâye.”  
 — ALLY CONDIE, 
Eşleşme ve Summerlost adlı çoksatan romanların yazarı 
 
“Gizem ve maceranın ustaca birleşimi.”  
— GEOFF RODKEY, 
Tapper Twins serisinin yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111851</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d70c22a2-55ef-4200-bc56-42cd97e159ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Wildfell Hall&apos;un Kiracısı</image:title>
            <image:caption>Anne Brontë, ikinci romanı Wildfell Hall’un Kiracısı’nı Acton Bell müstear ismiyle yayımlar; okur ve eleştirmenlerin büyük çoğunluğu için roman pek çok nedenle sansasyonel niteliktedir: Brontë başkahramanıyla Victoria dönemi toplumunun katı kural ve beklentilerine göre şekillenmiş itaatkâr kadın profiline meydan okur. Roman genel bir bakışla evlilik ve aşk ilişkisini ele alır gibi görünse de alkolizmin neden olduğu aile içi sıkıntılar ve istismar gibi konuları çağından beklenmeyecek bir cesaretle irdeler.
Erken dönem feminist romanlar arasında anılan Wildfell Hall’un Kiracısı, gençlik heyecanıyla yapılan yanlış bir eş seçimi sonucu huysuz, sadakatsiz, şiddet eğilimli ve alkol bağımlısı bir adamla yaşamaya mahkûm olan Helen Huntingdon’ın bağımsızlık arayışını anlatır. Kaçmak, bir eş olarak görevini yerine getirmemek anlamına gelecek, dahası dar görüşlü kasabalıların rahatsız edici bakışlarını üstüne toplayacak; kalmaksa Helen’ı ömür boyu işkenceye mahkûm edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111852</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e527701f-000f-4669-8c4c-c683189e7570.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood 2: Korsanlık, Paintball &amp; Zebralar</image:title>
            <image:caption>Yeraltı dünyasının patronu Guy Gisborne Robin Hood’u yakalayan kişiye  
100.000 £ değerinde ödül vereceğini açıkladı. 
Yetişkinler Robin Hood’u tehlikelerden uzak tutmaya çalışırken, Robin Hood savaşmaya kararlı. 
Clare Gisborne ve Küçük John Locksley Lisesi’ne döndüğünde okulda isyan havası hüküm sürmektedir. Robin Hood’un ismi okulun her yerine grafiti olarak yazılmış ve güç dengesi değişmiştir. Claire Gisborne artık korkulan bir zorba olmaktan çıkmış; okulun dışlanan kişisi haline gelmiştir.  
Bu sırada Sherwood Tasarım Mağazaları’nda Robin’in kendi planları vardır.  
Hayvan hakları aktivistleriyle iş birliği yapar ve acımasız planlarını durdurmak için Şerif Marjorie’nin bilgisayar yazılımını ele geçirmeye çalışır. 
Paintball silahları, sis bombaları ve oklarla Robin Hood efsanesi tüm hızıyla devam ediyor… 
 
“Son derece okunaklı, aşırı derecede keyifli bir aksiyon.” The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111853</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbcaa357-bc21-43f6-af90-c3f374c33974.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifreli Kabarık Etek Vakası</image:title>
            <image:caption>“Dikkat çekici önsözden başlayıp tatmin eden sona kadar, okuyucular kendilerini Enola Holmes&apos;ün son vakasında sürüklenirken buluyorlar.  Çok başarılı!” -School Library Journal 
 
GİZEMLİ BİR MEKTUP… 
KAYBOLAN BİR EV SAHİBESİ… 
DEDEKTİF ENOLA HOLMES İÇİN BİR VAKA DAHA! 
 
Enola Holmes&apos;ün yalnız geçen Londra günleri, sevgili ev sahibesi Bayan Tupper&apos;ın kaçırılmasıyla sarsılır! Enola, Bayan Tupper&apos;ı bulmak için ipuçlarının peşine düştüğünde Florence Nightingale ve kendi ağabeyi Sherlock Holmes&apos;ün işin içinde olduğunu öğrenir. Kısa süre sonra kendini pencerelerden atlarken, gizemli bir şifreyi çözerken ve gizli hançerini kullanırken bulur - ve zavallı Bayan Tupper güven içinde eve dönene kadar rahat etmeyecektir! 
 
BİR EDGAR AWARD ADAYI 
 
“Enola Holmes başarılı bir karakter.” – Children’s Literature</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111854</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c61a36c-47c7-45c2-9f70-6ca799785fb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramızdaydı O Gün</image:title>
            <image:caption>Zeyyat Selimoğlu’nun öykülerindeki deniz teması onun yaşama biçimi ve hayata bakışıyla eştir neredeyse. Yaşadığı Heybeliada bir bakıma öyküsünün de “ada”sına dönüşmüştür. Oradan aldığı esinle gözlemevine yansıyanlarla öyküsünde yepyeni bir ufuk açmıştır. Aramızdaydı O Gün kitabında yer alan öyküleri hem bu izleri hem de onun öyküsündeki dönüşümü anlatır. Denize bakışı bu kez daha yoğun, bilgece ve betimleyicilik taşır. Dönem öyküsünün izlerini aşan özgün bir dil ustalığı kendini gösterir her bir öyküsünde. Okudukça anlatılan yerin/mekânın, insanın öyküsüne doğru yelken açacaksınız Aramızdaydı O Gün’le… Konur Ertop’un sunuş yazısıyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111855</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9eb2f8-4e1e-4b37-8323-87d7a172d0fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Senfonisi</image:title>
            <image:caption>Avrupa Senfonisi, Transilvanya’daki Rumen-Macar kökenli bir ailede dünyaya gelen Andras’ın serüvenini, Cluj’dan başlayıp Batı Berlin’e uzanan sınır ötesi aşkını anlatıyor. 
 
Soğuk Savaş ve Romanya Gizli Polisi Securitate’in gölgesinde büyüyen Andras, dönemin ruhu gereği kapana kısılmışlıkla kendini arayış arasında bocalarken müzisyen olarak adından söz ettiriyor. Bununla birlikte adı yalnız müzikle anılmıyor… 
 
Gábor T. Szántó, Macar tarihinin ve Avrupa’nın yakın geçmişinin en can sıkıcı sorunlarını radikal bir açık sözlülük ve nesnellikle ele alıyor, bu sorunları aşk ve müzik etrafında samimi bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111856</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46e7d9a3-f688-46c5-bda9-cc771029159f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolandırıcı</image:title>
            <image:caption>Dolandırıcılar Okulu’nun ikinci kitabı Dolandırıcı, büyük risklerle, daha tehlikeli dolandırıcılıkla tüm hızıyla devam ediyor. 
 
Hayal bile edemeyeceği bir hayat yaşayan Brynn Hilder, Vale Hall’da birinci sınıf bir eğitim alıyor; sevgilisi ve iyi arkadaşları var. Buna rağmen başı dertten kurtulmuyor çünkü sırlar toplayıp dolandırıcılık yaparak Sikawa şehrini kötülerden temizlemek için elinden geleni yapması gerekiyor. 
 
Aslında, istediklerini elde etmesi ve kötülükle savaşması Hilder’a çok cazip gelirken Dr. O’nun gerçekten de kötülerin peşinde olup olmadığını sorgulamadan edemiyor ve böylece heyecan dozu gitgide artıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111857</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26289d7d-55fc-4f15-bebe-a7c1f7ef7fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Parça Adam</image:title>
            <image:caption>Güney Jutland’da rüzgârlı bir tepede polis çıplak bir erkek cesedi bulur. Adamın üç gün önce öldüğü ve yerel morgdan çalındığı ortaya çıksa da kafalar karışıktır çünkü daha pek çok bilinmeyen vardır. Ama çıplak ceset sadece bir mesajdır. Smøl Vold onlarca yıldır dünya basınının dikkatini hızla çeken çok daha korkunç bir sır saklamaktadır. 
 
Görev Gücü 14 biriminden iki özel ajan Kopenhag’dan çağrılır: Esrarengiz David Flugt ve garip karakterli Lucas. Ajanlar, yerel polis memurları tarafından soğuk bir şekilde karşılanırlar. 
 
İnsanlar, perdelerini indirerek düz arazi manzaralarının uzun gölgeler oluşturduğu ülkenin bir bölümünde şiddete şahit olurlar. David ve Lucas kendilerini korkunç bir seri katilin izinde bulurlar ve av başlar. Ancak ajanların bilmediği şey, onların da birbirlerini avladıklarıdır. 
 
Üç Parça Adam, zararlı bir aşkın ve toksik sadakatin yoğun bir hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24d91d3e-cbfe-4605-8890-7dfe40a9cc90.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Vuslatı: Sevda</image:title>
            <image:caption>İnsan; yaşadığı sürece mutlu son ya da mutsuz sonları yazmak ister daima. İnsanların birbirlerini sevebilmelerinde mesafenin önemli olmadığı; bir kalbe uzaktan da dokunabileceğini öğrendiğim bir süreçten geçiyordum. Bir el sımsıkı beni tutuyor ve bırakmıyordu. Tam o sorularıma cevabı bulduğum bir dönemde düştü kalbime AŞKIN VUSLATI: SEVDA. 
Bir Anka kuşu misali küllerinden yeniden doğmalıydım önce; yeryüzünde varlığımı sürdürebilmek için. Bir güneşin yansımasıyla kendime ulaşabilmeliydim. Sevda dedikleri şeyin ne olduğunu bilmeliydim önce. Taşa, toprağa, insana, aileye ve bir canlıya dokunabilmeyi de öğrenmeliydim. Bir ressamın siyah beyaz resmini renkli hale getirebilmeli, bir sanatçının müziğinin notasını duyabilmeliydim. Bir Anka kuşuna, güneşe dokunarak yürüdüğüm bu süreçte; kendi kanatlarımı yanıma alarak özgürlüğe ulaştım sonunda. Bir Anka kuşunun vuslatı aşkı; rehberi, yol göstericisi kendi benliğiymiş...  Artık yazmaya başlayabilirdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111860</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fd73cb8-99ca-4f79-a753-c725ecfe3b11.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Küçük Yazarlık Denemesi</image:title>
            <image:caption>Yazmak, ne bildiğinin farkına varmaktır. Flannery O’Connor “Ne bildiğimi keşfetmek için yazıyorum.’’ demiş. Evet, bu gerçekten sonsuz bir keşif. İnsan bildiklerini, düşündüklerini ancak yazarak görünür kılabilir. Kişi gerçek anlamda bu yolculuğa çıktığında daha önce farkına varmadığı bir yönüyle karşılaşır. Bu karşılaşma insanın kendini keşfetmesidir. Böylelikle kişi kendini geliştirme fırsatını yakalar. Bu gelişim kâğıda döküldüğünde iyi bir yazıya hatta iyi bir kitaba dönüşebilir. 
Yaptığımız bu çalışma ile birlikte öğrencilerimizin yazma alışkanlıklarını, yazıya olan farkındalıklarını artırmayı amaçladık. 2022-2023 eğitim-öğretim yılının başında okuldaki tüm öğrencilerimizle farklı yazı çalışmaları yaptık. Bu çalışmalardan hareketle yazmaya meyilli, istekli ve yazma becerisi olan öğrencilerimizden bir grup oluşturduk. Eğitim-öğretim yılı sürecinde bu öğrencilerimizden deneme, şiir gibi türlerde yazılar yazmalarını istedik. Süreç boyunca bazen haftada bir bazen haftada iki kez bir araya gelerek yazdıkları yazıları biçim, içerik, üslup gibi yönlerden değerlendirdik. Süreç boyunca kaleme alınan yazıların konularını bazen okudukları bir kitaptan bazen izledikleri bir filmden, videodan bazen de güncel bir gelişmeden hareketle belirledik. Yeri geldi herhangi bir konuda içlerinden geldiği gibi serbestçe yazdılar. Yeri geldi yazmaktan çekindiler ama vaz geçmediler. Tüm bu emeklerin sonucunda elinizdeki bu kitap ortaya çıktı. Belki bu kitap, kitabın asıl kahramanları olan öğrencilerimizin bazıları için küçük bir anı olarak kalacak. Belki de bazı öğrencilerimiz için tanınmış bir yazar olmanın ilk adımı olacak. Kim bilir belki de sizin içinizde uyuyan yazarı uyandıracak. 
Kitapta Yazıları Bulunan Yazarlarımız: Ayşenur AKYILDIZ, Ceylin Seda İPEKÇİ, Elif HAKLI, Elif İpek BİTİK 
Eslem PAMUKÇU, Hatice SÜNER, Hilal KUDRETLİ, İlkbal BİTİK, Onur ÇALICI, Şüheda PEHLİVAN, 
Tuğba TEMİZEL, Ülkü PEHLİVAN, Zehra ÇAMURCU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b06c43e-494e-43bc-99fd-91a42974c04e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşadıkça</image:title>
            <image:caption>Sustum 
Sana değil sadece 
Herkese sustum 
Ne sen dinlemişsin beni 
Ne herkes 
Anlayınca sustum 
Kendimleyim şimdi 
Bazen ben anlatıyorum 
Bazen kendimi dinliyorum 
 
Evet sustum. Uzun bir zaman herkese sustum. Anlaşılmadığımızı düşündüğümüz yerde kendimizi de tam anlamıyla ifade edemiyor ve susuyoruz sanırım. İşte tam da böyle zamanlarda iç dünyasına bir yolculuğa çıkıyor insan. Ben de uzun, karmaşık, yorucu bir yolculuk yaptım kendime doğru. 
Bu yolculukta iç dünyamdaki olup biteni geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman üçgeninde yaşadıklarımı, yaşamayı hayal ettiklerimi ve yaşıyor olduklarımı anlatmak istedim. 
Ben şair değilim, şiir de yazmadım. Duygularımı en içten, en saf haliyle kağıtlara dökmek istedim ve bu kitap çıktı ortaya. “Yaşadıkça” belki de beni daha anlaşılır kılacak ve suskunluğumu sona erdirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a25e890a-d5bf-4ea9-ad4d-ae210fee01ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Debdebe</image:title>
            <image:caption>Hadimi Akkaş’ı tanıyan, onun yaşamına dokunan ve onun yaşamına tanıklık edenler bilir ki ne çok severdi bir parça kağıda kimi zaman da peçeteye şiir yazmayı... 
Yıllar sonra bir araya getirilen şiirlerinden derlenen Debdebe ile her zaman hatırlanması dileğiyle... 
 
İncitirsen incinirsin unutma, 
Kabe’yi yık, gönül evini yıkma! 
Hadimi Akkaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f921d8c8-e753-4ec1-9ea1-a672372fc18c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakış Açısı</image:title>
            <image:caption>“Biliyoruz ki; her ne kadar pek çok konuda düşünce birlikteliğine sahip olsalar da, yeryüzünde ne kadar insan varsa, o kadar değişik düşünce vardır. ‘Aklın yolu birdir.’ deriz ama herkes hayatı ve olayları kendi aklı ile yorumladığı için de, somut bir gerçek bile çok değişik şekillerde yorumlanabilmekte. 
            Çünkü herkes hayata, olaylara, geçmişe ve geleceğe kendi bulunduğu açıdan bakıyor ve ona göre bir düşünceye sahip oluyor. 
İşte ben de kendi penceremden, kendi bakış açımdan gördüklerimi sizinle paylaşıyorum… 
Elbette ki, buradan size ulaşan fikirler benim bakış açımdan benim doğrularımı yansıtmaktadır. Dolayısıyla, düşüncelerime katılanlar da olur, katılmayanlar da! Önemli olan, okuyucunun zihninde yeni düşünce kıvılcımları oluşturmaktır.” 
 
           Herkesin kendi penceresinden, kendi bakış açısıyla gördüklerine küçük de olsa bir katkı sunması dileklerimle… 
                                                                                                                                            Fatih ALTUN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f516f24-cf14-4c24-8b9f-346a96c9b7ac.jpg</image:loc>
            <image:title>4 Kadın 3 Hikaye</image:title>
            <image:caption>Anadolu&apos;nun çorak topraklarında yaşam mücadelesi veren kadınlar… 
Kader miydi yaşadıkları ya da yaşayacakları? Yok hayır, bu kader olamazdı. 
 
Kendilerine dayatılan bir yaşamın içerisinde var olmaya çalışan kadınlara odaklanan bu kitap, unutulmuş insanların dramatik hikayelerini gözler önüne seriyor. Şerife, Ayşe, Zeynep ve daha nicesi; bir asra sığmayan acıları ekmeklerine katık ederek kendilerini var etmeye çalışıyordu. 
  “İstanbul&apos;da yaşadığını sanan milyonlarca Fikriye, İstanbul&apos;un ve başka büyük kentlerin varoşlarında yaşamaya devam ediyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dad9296-d044-41e7-90fb-0928ada9b51e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>Maddesel evrendeki hareket sistemi, yani “Düalite” hakkında derinlemesine bir çalışma olan bu eser, yoğun analizlerle hareket doğası ve insan psikolojisinin etkileşimini aydınlatarak bu iki dünyanın nasıl birbirine örüldüğünü sergilemenin yanı sıra, maddesel evrende var olan hareket sistemini insanın iç dünyasıyla buluşturan bir rehber niteliği taşıyor. 
İnsanın varoluş yolculuğunda düalitenin rolünü kapsamlı şekilde ele alan bu eser, insanın benlik yapısının nasıl oluştuğuna, yaşam öncesi belirlenen hareket planının nasıl şekillendiğine, pozitif ve negatif denkliğin iç içe geçtiği evrende insanın nasıl bir yolculuğa çıktığına değiniyor. 
Hareket evrenindeki denge ve uyum arayışınıza ışık tutacak bu satırlarda bireyin düşünce, eylem ve davranışlarının nasıl bir denge içinde olduğuna tanık olacak, insanın içsel dünyasındaki çatışmaları ve hedeflere ulaşma arzusunu tanıdık bir eski arkadaş edasıyla gözlemleyecek ve kendi yolculuğunuzu evrensel birlik ve bütünlüğe bağlı bir seyirle anlamlandırmaya çalışacaksınız. Hareketin rolünü ve insanın bu evrensel ritme uyumlanmasını anlama çabamızda unutmamamız gereken tek unsur var: Yol da yolculuk da denge içindir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/171bf93e-4a2f-4bae-b705-9e90584761c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişital Ada</image:title>
            <image:caption>“Sevgili ada halkı! 
Şimdi sizin bu adaya odaklanmanızı istiyorum. 
Hayal edin ve rahatlayın. 
Ben sizin barışmanız ve huzur içinde yaşamanız için gerekli tüm özverilerde bulundum ve bu konuda titizlikle çalışmalarıma devam edeceğim. 
Birlikte olmayı, birlik içinde yaşamayı seçiyoruz. Burası korkularınızdan arındığınız güvenli bölge. Sakin ve barış dolu. Yalnızca kendi iyiliğiniz için bu değişimi kabul edin. Tek bir cinsiz. Ortak adımız dişi. Hepiniz ölmek üzereyken burada ikinci hayatı hak ederek seçildiniz. Size verilen değerlere sahip çıkın ve gösterilen hayatınızı tüm güzellikleriyle yaşamayı seçin. Yaşam alanlarımızdan aramızdaki iş bölümüne kadar hepsi kendi seçimimiz. 
Bilirkişi’nin güven veren sesi ve görüntüsüyle bu hayatı kabul ediyoruz. 
Yemyeşil ormanlarımız, tertemiz hava ve sonsuz maviliğiyle bizi çepeçevre saran denizimiz var. Dalgaların kıyıya vuran sesleriyle rüzgârın yapraklar arasındaki gürültülü dansını dinlerken, güneşin tenimizde bıraktığı izleri hissederek tüm duygularımızı özgür bıraktığımızı biliyoruz...” Tüm bunlar hissetmemiz ve yaşamamız gerekenler. Gerçekte ise hepimiz bir odada, kafalarımıza geçirilmiş manyetik kablolar ve dijital gösterilerle yataklara bağlanmış bir şekilde uyutuluyoruz. Bu durumun tek isyancısı ise hafifçe dışa doğru atan işaret parmağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ea5898-065b-4706-8d6d-48c111ac7f52.jpg</image:loc>
            <image:title>Edel</image:title>
            <image:caption>Amirlerinin peşinden, 14 numaralı odaya çıkan ekip, belki de hayatları boyunca bir daha asla unutamayacakları bir manzarayla karşılaştılar. El bileklerinden tavan lambasına asılmış, midesi dışarı çıkarılmış, çıplak bir kadın cesedi… 
Ne acı, ne hazin bir son… 
Yoksa sonun başlangıcı mı demeliydim? 
Belki de katili ararken buna sen karar verirsin. 
Heyecan, merak, aşk, saplantı, şehvetin hâkim olduğu bu eser bir çırpıda okunacak cinsten. Bittiğinde “okudum” değil de “izledim” tadı bırakanlardan. 
 Öyle akıcı, öyle içine alıp götürenlerden. 
  “Hepimiz kötüyüz. Öyle ya da böyle… Değil miyiz?” He bir de “Aşk öldürür mü?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/215c518d-7352-491f-9433-af535f189728.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Krallık</image:title>
            <image:caption>Bir yarımadada bulunan Kırmızı Krallık&apos;ta yaşayan, evlilik yaşına gelmiş bir prensin başka bir krallıktan bir prensesle evlenmesiyle başlar bütün hikâye. Büyük umutlarla başlayan bir aşk; destansı bir düğün ve düğünde yaşlı bir kadın tarafından ortaya atılan kehanet sonrası gelişen olaylar… Savaş, sadakatsizlik ve yasak aşk. 
  Hikâye, Mavi Krallık ile devam eder. Rüyalar ülkesi Atlantis&apos;e eş güzellikte, denizler altında yer alan Mavi Krallık; kraliçeye, dünyada yaşayamadığı hayatı verir. Dünyadaki ölen yasak aşkı, gizemler ve tılsımlarla dolu bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c25ee03-ff71-4660-920c-c1854aac5fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudreti Tanıyan Kanatlarım</image:title>
            <image:caption>“Söz ki düş ustalarının elinde yükselir 
Beklentisi olmadan kâğıdı doldurandır şair 
Şiir para etmez iyi bilir 
Sevdasına hayrandır okuyan 
Yazmaya da bütün ihtiyacı bundan 
Sana olan sevdam gibi 
Bir yerde karşılıksız Ama ihtiyaçtan...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c231b5db-35eb-4c0b-98a9-bc2e1011230c.jpg</image:loc>
            <image:title>İndigo Dağı</image:title>
            <image:caption>Winslow Covington hayata, özgürlüğe ve kanunların üstünlüğüne inanırdı. Quincy, Montana’nın yeni polis şefi olarak kendini topluma kanıtlamaya ve bu pozisyonu belediye başkanı olan büyükbabasının sayesinde almadığını kanıtlamaya kararlıydı.  
 
İhtiyar’a göre tek yapması gereken Edenların onayını almaktı. Kasabanın kurucu ailesinin güvenini kazanmak kolay olabilirdi… Eğer ailenin en büyük oğlu ile bir kaçamak yaşamamış olsaydı. Winslow’un savunması; kasabadaki ilk gecesi olmasıydı. Bu yüzden o sert ve çekici adamın Quincy Kraliyeti’nden olduğunu fark etmemişti. Griffin Eden çekilmez ve kibirli bir adamdı. Ayrıca herkese de Winslow’un bir yabancı olduğunu hatırlatıp duruyordu. 
 
Winslow, Griffin’den uzak durmak için elinden geleni yapsa da Eden arazisinde ölü bir kadın bulunduğunda ikisinin yolları bir kez daha kesişmek zorunda kalmıştı. 
 
Katile dair ipuçları kasabanın sakinlerini gösterdiğinde Griffin, Winslow’un sandığından fazlası olduğunu fark etti. Güzel, zeki ve karşı konulması zordu. Hem Griffin hem katil için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4f57c21-e602-4adb-ac08-c203d3780a2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Bu Şarkıların</image:title>
            <image:caption>Anıl Çetinel Örselli, düşünceden yola çıkan ve olayların gelişimiyle akıp giderken derin duygular yaratan hikâyeler yazıyor. Bu kitabı, sadece iyi bir yazarın ortaya çıkması açısından değil, edebiyatımızın gidişatı açısından da umut verici buluyorum. 
Zülfü Livaneli 
*** 
 
Bu öykülerde, düşleri gerçekleşmemiş kahramanlar yaşıyor, ama hiçbiri yılgınlık hissetmiyor. Durumun ve gidişatın kötü olduğunu düşünüyor çoğu, ama hiçbiri umutsuzluk yaymıyor. Mutsuz denebilir onlara, ama asla pişman değiller. Her öyküde hüzünlü bir şarkı duyuluyor. Ama dirençli bir ses yorumluyor onları. Anıl Çetinel Örselli, daha ilk kitabıyla kanıtlıyor: Okuru sıkmadan sıkıntılı durumlar anlatılabilir. 
Zafer Köse</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f45ff277-dfa0-4298-9747-305f380f74b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelimeler Beyninizi Değiştirebilir</image:title>
            <image:caption>Herhangi bir konuşmayı etkili bir hâle getirmek için beyni değiştiren yeni bir strateji! 
Bu güçlü kitapta, nörobilimci Dr. Andrew Newberg ve iletişim uzmanı Mark Robert Waldman, dilin insan beyni üzerindeki etkisini derinlemesine inceliyor. Kelimelerin gücünü keşfeden yazarlar, insanların nasıl düşündüğüne, hissettiğine ve davrandığına bağlı olarak onları dönüştürebilecek sihirli ifadelerin nasıl kullanılabileceğini ortaya koyuyor. 
Nöroloji ve iletişim bilimlerinin güçlü bir birleşimi olan bu kitapta, beynin karmaşık işleyişini anlamak için bilimsel çalışmalardan örnekler ve aynı zamanda, günlük yaşantımızda etkili bir şekilde iletişim kurabilmek için kelimeleri nasıl seçip kullanmamız gerektiği üzerine pratik ipuçları sunuluyor. Kelimeler Beyninizi Değiştirebilir, her yaştan okuyucunun beyin ve dil arasındaki ilişkiyi anlamasına ve etkili iletişim becerileri geliştirmesine yardımcı olacak bilgilerle dolu bir rehberdir. Bu kitap, kelimelerin gücünü kavramak ve hayatını daha anlamlı kılmak ve pozitif yönde şekillendirmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/653f34b3-e2d5-4cdd-b830-1a2c24b260e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandor Petöfi Seçme Şiirler</image:title>
            <image:caption>Milli şair, devrimci, ulusal kahraman Sándor Petőfi’nin doğumun 200. yılı vesilesiyle, şairin 200’den fazla şiiri bir araya getirildi ve her biri Macarca aslından çevrildi. Macar Kültür Vakfı’nın desteği ve çok sayıda ismin özenli emeği sonucunda ortaya konan bu kitap, Petőfi’nin şiirlerinin Türkçedeki en güncel ve kapsamlı seçkisini içeriyor. 
Bu seçki, yirmi altı yıllık kısa yaşamına bine yakın şiir sığdıran, Macar dili ve edebiyatı üzerindeki etkisini hâlâ sürdüren, Segesvár Savaşı’nın ardından aniden ortadan kaybolarak bir tür efsane haline gelen bu etkileyici şairi tanımak ve keşfetmek isteyenlere içten bir çağrı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96d7e38b-b2df-46c6-8a60-1e768e1ce80f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Uzay Başlıklı Kız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bambaşka bir Kırmızı Başlıklı Kız masalı! 
Yazar Olivier Dupin ve çizer Grégoire Mabire, hafızalara yer etmiş klasik bir masalı üzerine biraz kozmik ışın ve az biraz da yıldız tozu serpiştirerek bilişim çağı çocukları için yeniden yorumluyor. Zamanlar ve mekânlar değişse de iyilik ve kötülük gibi bazı temel kavramların hiçbir koşulda değişmeyeceğine vurgu yapan kitap, aslolan erdemin yaşadıklarımızdan ders çıkarmak olduğunu hatırlatıyor.  Korku ve endişe duygularına karşı günümüz çocuklarının çok daha cesurca tepki verdiklerine dikkat çeken bu ezberleri bozan masal, kıvrak zekâyla her sorunun ve sorumluluğun üstesinden rahatça gelinebileceğini de gösteriyor.  Adına yakışır şekilde kıpkırmızı giyinmeyi çok seven Kiraz, uzayın ta derinliklerinde, Sepet isimli bir galaksideki küçücük bir gezegende ailesiyle birlikte yaşıyordur. Günlerden bir gün, annesi Kiraz&apos;a önemli bir sorumluluk verir: Hasta büyükannesine bol vitaminli kurabiye götürmelidir. Tabii, yolda hiç oyalanmaması koşuluyla. Neden mi? Çünkü galakside bazı kötü kişilerin namı dolaşıyordur. Mesela Havkurt Gezegeni&apos;nin uydusunu birbirine katan murtlar gibi! Ve bu bol tüylü, korkunç yaratıkların göze alamayacakları şey yoktur...   Klasikleşmiş Kırmızı Başlıklı Kız masalına galaktik bir yorum getiren bu aksiyonu bol kitabı minikler ve pek tabii ki çocuk ruhlu yetişkinler çok sevecek!   O hâlde, murtları bile dize getirmeyi başaran Kiraz&apos;la birlikte keyifli bir uzay yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/395da7f1-e3ad-42e4-baf7-939f20cbe644.jpg</image:loc>
            <image:title>Gargantis (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Deniz Kasabası’nın üzerinde patlamaya hazır fırtına bulutları dolaşıyor. Balıkçıların söylediğine göre buna sebep olan şey efsanevi bir canavar. Ve bilirsiniz ki efsanelerin, yeniden hayat bulmak gibi bir alışkanlığı var.

Biri, bu ürkütücü sahil kasabasının altındaki sulu mağaralarda uyuyan antik Gargantis’i uyandırıyor. Görünüşe göre Gargantis bir şeyin peşinde: Su altı sığınağından çalınan bir hazine. Belki de bu hazine Büyük Nautilus Oteli’nin Kayıp Eşya Sorumlusu Herbert Limon&apos;un gözetimindedir. Cesur Violet ve sadık dostu Herbert, Gargantis&apos;in ne istediğini ve hazinesini kimin çaldığını bulmak için elinden geleni yapacak. Fakat gizemli karakterlerle dolu bir kasabada suçlu, yoldan geçen herhangi biri olabilir!

İki maceraperestin, suların hiç durulmadığı Tuhaf Deniz Kasabası’nda başlayan, denizin soğuk ve karanlık derinliklerinden geçen olağanüstü macerası devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/017d2e8c-9722-4568-9641-b56fe512d9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Ormanı</image:title>
            <image:caption>Elijah, kendini bildi bileli Hafıza Ormanı’nda yaşamaktadır. Bu orman ve içinde barındırdığı sırlar ömrü boyunca ev bildiği tek yerdir.
Elissa ise buranın yeni misafiridir. Ne var ki bu karanlıktan kaçmak için elinden geleni yapmaya kararlıdır.
 
Elijah derme çatma bir evde on üç yaşındaki satranç dâhisi Elissa’yı bodruma kapatılmış olarak bulduğunda onun için üzülse de polise haber vermeyi reddeder. Zira on iki yıl boyunca hiç arkadaşı olmamıştır ve artık yalnız kalmak istememektedir. Hem Elissa bu bodruma kapatılan ilk kız değildir ve Elijah eninde sonunda onun başına gelecekleri çok iyi biliyordur.
 
Elissa, kaderi pamuk ipliğine bağlıyken tek kurtuluş yolunun tuhaf davranışlar sergileyen yeni arkadaşı Elijah’ı alt etmek olduğunun farkındadır. Aralarında gelişen bu aldatmaca ve ihanete dayalı kedi-fare oyunu, her ikisinin de kaderini belirleyecek ve Hafıza Ormanı’ndan çıkıp çıkamayacaklarını belirleyen yegâne şey olacaktır.
Bu tüyler ürpertici, dokunaklı ve sürükleyici gerilim, duygusal olarak yaralı iki çocuğun nefes kesici hikâyesini sunuyor.
 
“Yoğun atmosferiyle daha ilk sayfasından sizi içine alan
Hafıza Ormanı benzersiz bir gerilim.”
-Shari Lapena</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bded1b08-6588-4443-bb4c-6228863ac855.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrim İçi Psikoterapi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; psikanalitik psikoterapiler, BDT, destekleyici psikoterapi, EMDR, çocuk ve ergen psikoterapileri, çift ve aile terapileri, grup terapileri ve kriz ve afetlerde psikoterapi uygulamalarının çevrim içi (online) olarak uygulanmalarına ilişkin hem literatür bilgisine hem de uzman görüşlerinden damıtılan rehberliğe erişebileceksiniz. Ayrıca bütün psikoterapi uygulamalarında konu olan sesin, ışığın ve kadrajın nasıl ayarlanacağı, bağlantı kalitesinin nasıl tesis edileceği veya teknolojik ekipmanların seçimi gibi teknik konularla ilgili de destek alabileceksiniz. Çevrim içi psikoterapi uygulamalarının en netameli konularından olan etik ve yasal düzenlemeler ile ilgili de konunun uzmanlarının hazırladığı bölümlerden yararlanabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c719a976-c871-41e2-a579-34e83252b9d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun Özlemi</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz bu kaynakta yazılanlar her ne kadar bir şekil kazanıp kitap hâline geldiyse de, bu kitaba dair niyetim; içinde yazanların sabit bir formda kalmaması, andan ana sizin bakışınız ve yorumlarınızla birlikte değişebilmesi yönünde. Değişim, bir şeyleri katılaştırmamakla ve sabit tutmamakla da ilintili bana kalırsa. 
İçimdeki özgür kuşun kanatları, bu kitabın sayfalarını her okuyanla birlikte biraz dinlenmeye geçecek ve yanınıza konacağım. Belki uzunca süre yanınızda olacağım, belki de sadece pencerenizden bakıp uzaklaşacağım. Siz nasıl isterseniz ve özgür kuş nasıl isterse öyle olacak. Ortaklaştığımızı düşündüğüm bu “özgür deneyim yolculuğunda” neyi nasıl yapmak istersek o şekilde ilerleyeceğiz. Benim ümidim ve dileğim bu yönde en azından… 
Keyifli yolculuklar diliyorum. 
  Esra Yıldırmış; varoluşa, benliğe, anda kalmaya ve ruhsal pek çok tecrübeye ucundan kıyısından dokunduğu Ruhumun Özlemi’nde herkesin kendinden bir parça bulacağı satırlar kaleme alıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2e7b9f3-d576-4955-9e6f-580a20817789.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykülerle Kadın</image:title>
            <image:caption>Haftada bir gün illaki Allah’ın emri gibi görüşürüz Necla teyzeyle… O bir arkadaş, bazen bir anne, bazen de bir sırdaş benim için. O bir ev hanımı, babası okutmamış vaktizamanında. Ama okuyan bir insan, kendini yetiştirmiş zaman içinde. İstemediği hâlde zorla abisinin arkadaşıyla evlendirilmiş. Eşi, onun o zamana kadar pek görmediği; içki hayatı, gece hayatı, pavyon hayatı olan bir insan. Kayınvalidesi Antep tabiriyle “zalım…” İlk günden ailesi ile bağını koparmak istercesine annesi ile görüştürmemiş. En acıklısı da bu olsa gerek diye düşünüyorum içimden. 
 
Berna Balcı İzgi, birbirinden farklı kadınların hikâyelerini gözlemleriyle derlediği eserinde, kendi sözleriyle ifade edecek olursak: “Fazla işlenmemiş kadın dramlarını anlatmakta, kadınlarımızın çektiği çileleri, ezilmişliklerini, anlaşılmazlıklarını, isteklerini anlatmak çabasını taşımaktadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f7da17-b76d-4e6a-a2f3-ffe9404aee5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağı ve Ayıcık Boni</image:title>
            <image:caption>Ayıcık Boni, öyle sıkılmıştı ki sanki içinde 
kocaman bir balon şişmişti. 
Yağmurlu bir gündü. Camdan dışarı bakıyordu. 
Kafasını gökyüzüne kaldırdığında ise çok şaşırdı. 
Gökyüzünde rengârenk şeyler vardı. 
Bunlar da neydi? 
Gördüğü şeyin resmini yapmak istedi ama kayboluvermişti. 
Şimdi Ayıcık Boni’ye kim yardım edecekti? Tabii ki hayalleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcad8c84-4823-4e53-9e81-0b1561a7dd35.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülden Gönüle Sohbetler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Abdulfettâh Ebû Gudde’ye ait çeşitli konulardaki sohbetlerden oluşmaktadır. Ebu Gudde ele aldığı konuları akılcı, hikmetli ve güzel öğütlerle sohbet kıvamında anlatmaktadır. Yeri geldikçe dinî, sosyal, eğitimsel ve politik kaygılara da işaret etmeyi ihmal etmemektedir. Bu sohbetlerinde Allah ve Rasulü kendisine her şeyden daha fazla sevinceye kadar olgun bir mü’min olamayacak olan bir ümmetin Peygamberinden bahsetmektedir. O konuları ayetlerle ve Rasulullah’ın hidayetiyle bezenmiş olarak ahiret gününü ve saadetini, ahireti ve azabını hatırlatmakta, iman ve inancın geçerliliği, İslâmi davranış ve görgü kurallarını ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5188b28-e8f5-4281-9a65-22e30215117d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanefi Alimlere Göre Hadis Usulü</image:title>
            <image:caption>Hadis ilminde geçerli olan ıstılahları (kavramları) bilmek, dinî ilimleri tahsil eden talebeler için bir zorunluluktur. Zira ıstılahlar, hadisin kabulü ve reddi için sağlıklı araştırma ve adil olan tek ölçüdür. Bu ilmin önemi ve talebelerin bu ilme olan ihtiyaçları nedeniyle bu alanda mutavvel, muvassat ve muhtasar olmak üzere onlarca eser yazılmıştır. 
Mustalahu’l-hadis ilmi ise sünnet-i mutahharaya hizmet eden ilimlerden en mühimi ve sünneti seniyye ile meşgul olanlar için en gerekli olan bir daldır. 
Elinizdeki kitap, Hanefi âlimlerinden İbnü’l-Hanbelî ve Murtazâ ez-Zebîdî’nin hadis uslûlü ile ilgili iki değerli eserini bir araya getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f508002c-c720-4d33-86bc-1062ba7159a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İlim Öğrenmeyi Evliliğe Tercih Eden Bekar Alimler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, müfessir, kurra, muhaddis, fakîh, kadı, müftü, edip, tarihçi, nahiv ve lügat âlimi, zahit ve âbidler arasından fazileti bilinen, dini ve ilmi ile meşhur, hayatlarının tamamını ilme adamış, ilim için bekâr kalmış daha fazla ilim öğrenmek, dine hizmet etmek ve Müslümanlara faydalı olmak adına kendilerini mahrum bırakmış olan büyük ilim adamları ve din imamlarından bahsedilmektedir. 
Bu âlimler kendilerini eğitim ve öğretime adamak için evlenmemiş ve alternatifsiz sadece ilim için evliliği terk etmişlerdir. Çünkü bu kimseler ilmi sevmişler, ilme âşık olmuşlar, kendilerinin duygu ve hislerini ilim işgal etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca4b2e70-f896-4af0-bc2b-829c9f03d2de.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King – Şaman Kral 9</image:title>
            <image:caption>Uzun ve yorucu bir mücadelenin ardından Yoh, Şaman Dövüşü ön elemelerini nihayet geçti. O ve arkadaşları, asıl turnuva başlamadan önce arkalarına yaslanıp şöyle biraz rahatlayabilirler. Fakat turnuva henüz başlamadan onu yenmek için yeni rakipler ortaya çıktıkça Yoh, ne yazık ki dinlenmek için zaman bulamayacak gibi görünüyor. Peki kim bu adamlar? Perde arkasında iplerini elinde tutan kukla ustası Hao kim? 
  Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e946ab61-1f3d-4e6a-99d1-200fc9b0722e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosario &amp; Vampire Sezon 2 Cilt 11</image:title>
            <image:caption>Peri Masalı Örgütü’nün karargahındaki zorlu mücadele tüm hızıyla devam ediyor. Birbirini iyi tanıyan insanlar arasında süren savaşta, soluk kesici sürpriz karşılaşmalar var. Peki tüm bunlar yaşanırken Moka ne durumda?  Zaman daralıyor….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79feca05-dddc-420d-b4b6-aaa56f92ebae.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 9. Cilt</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun’un etkileyici hikâyesi devam ediyor! 
 
 
Kış nihayet geldi. Beraberinde atkıları, paltoları, karı, Noel’i ve yıl sonu hüznünü de getirdi. Aşk (ve kalp kırıklıkları) her yeri sarmış durumda. Ne var ki Hori&apos;nin düşünceleri, kendisi ve Miyamura için geleceğin neler getireceğine odaklanmış halde. Miyamura kız arkadaşının içini rahatlatabilecek mi? Yoksa kendi endişeleri onun sıkıntısını ikiye mi katlayacak? 
 
Okul hayatı, arkadaşlıklar ve kendini keşfetme hakkında ilham verici hikâyesiyle Horimiya sizi etkisi altına alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/482acbc1-3f99-4ee2-b02f-ce96939dc9ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrıntı Dergi Yaz 2023 (44. Sayı)</image:title>
            <image:caption>Türkiye siyasi tarihinin en önemli seçimi olarak görülen Mayıs seçimleri AKP-MHP bloğunun ve içerdiği koyu İslamcı partilerin meclis çoğunluğunu ele geçirmesi ve Recep Tayyip Erdoğan’ın 3. kez Cumhurbaşkanı seçilmesi ile sonuçlandı. AKP otoriteryanizmine dur demek açısından kritik bir öneme sahip olan bu seçim, muhalefetin ağır ekonomik kriz koşullarında ekonomik krizin yarattığı tahribata güvenerek “her türlü gidecekler” rahatlığı ve özgüveni ile girdiği seçimi kaybetmesi ile sonuçlandı. Muhalefetin örgütsüzlüğü, iç çatışma ve kavgaları, siyasal bir programdan yoksunluğu ve siyaseti halkı yeniden kurmanın bir yolu olarak görmek yerine matematiksel hesaplara indirgemesi, Türkiye’nin bu en önemli seçiminde ağır bir yenilgi almasına yol açtı. Merkez siyasetin ana muhalif partisi CHP’nin süreci yönetmekteki başarısızlığı ve seçimi kazanmak adına her türlü ilkesinden vazgeçmesi, sonuca etki eden önemli noktaların sadece birkaçıydı. Siyasetin ilkesiz bir şekilde herkes ile ortaklaşmak yerine ilkeler etrafında halkı birleştirmek olduğunu muhalefetin gözden kaçırması Türkiye’yi 5 yıllık otoriter bir yönetime teslim etmesi ile sonuçlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24af13a3-4efa-4381-8d64-8ed6daec62bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğru Bilinen Yanlışlar</image:title>
            <image:caption>Gerçeklerle yanlışların ince çizgisi sık sık bulanıklaşırken, doğru bilinen yanlışlar insanların düşüncelerini ve eylemlerini nasıl etkiler? 
Bu kitap, toplumda yaygın olan yanlış inanışları, mitleri ve efsaneleri sorguluyor. İçindekilerle ilgili alışılmadık gerçekler ve zekice hazırlanmış araştırmalar, okuyucuların gözlerini açacak ve anlamlı bir şekilde düşünmeye yönlendirecek. 
Sorgulayıcı bir yaklaşımla yazılmış bu kitap, doğru bilinen yanlışların ardındaki gerçekleri keşfetmek isteyen herkes için bir rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d1f51da-03d3-45c9-b4dd-07ff5ebb4cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevi Ritüellerinin Kökeni</image:title>
            <image:caption>Aleviliğin kökenlerini açığa çıkaran ritüelleri, Dede, Cem, Semah ve Bağlama gibi unsurları ele alarak Aleviliğin doğuşunu ve Anadolu’ya yayılma sürecini keşfetmenize yardımcı olacak olan bu kitap, Türkler, Kürtler ve Anadolu haklarıyla yoğun bir etkileşim içinde bulunmuş olan Aleviliğin nasıl insan-tanrı-evren merkezli evrensel bir inanca dönüştüğünü gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faf09e01-4fff-4570-abf9-d7bb2804678b.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz Sevgilim</image:title>
            <image:caption>“Buralarda... Akdeniz’de; 
Ay insanın gözlerine doğar, güneş insanın içinde batar...” 
 
Bu kitapta; Akdeniz’i, denizleri, tabiatın kendisini, doğanın isimsiz insan yüzünü bulacaksınız. 
Kendinizi göreceksiniz. 
Uzun, içinizde iz bırakan betimlemeler ve çarpıcı benzetmelerle tabiata tutkuyla bağlanacak, belki de onu yeniden seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0de0700c-91f2-42e3-af84-5e838fc92ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabil, Ötesi Boşluk</image:title>
            <image:caption>“Sihirli değnekleri ve yıldız tozunu çocuklukta bırakıyordu insan, büyümekse önce gerçekleri kabullenmekten geçiyordu. Sen gittin ve ben en önemli dayanağımı yitirdim. Bahar yaklaşırken her şey ne kadar da uzağıma düştü. Ilıman havalar bir su kıyısına göçme mevsiminin yaklaştığının habercisiydi. Ankara’nın pusundan uzaklaşmak, olağan akışındaki hayatımızın ötesine geçmek demekti. Öyle sanıyorduk. Aslında eşikte durup dışımızda akıp giden her şeyi yalnızca seyrediyorduk. Olsun, bu bile yetiyordu mutlu olmaya. Cenneti başka yerde aramaya gerek yoktu. ‘İşte, cennet karşımda,’ diyor, bakışlarımı bir senin güzelliğine, bir manzaraya çeviriyordum. Şimdi kıyıdan olabildiğince uzakta, kırmızımsı çöl toprağından kaçışın olmadığı Afganistan’a baktıkça, cehenneme geldiğimi söyleyebilirdim.” 
Yakın geçmişte Afganistan’da yaşanan siyasi ve toplumsal gelişmelerin getirdiği belirsizliğe, acı ve korkuya değinerek içten bir tanıklık öyküsü anlatan Esme Aras, yalın ve eleştirel üslubuyla, sıradan bir askerin iç dünyası etrafında ördüğü aşkı, özlemi ve mücadeleyi bir günlüğün satırlarında duyumsatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a33a896b-a84d-4490-9545-a777b49d1e13.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Değil Böyle</image:title>
            <image:caption>Anamur’da doğdu. Yüksek Öğrenimini İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde tamamladı. Askerlik sonrası Malatya, Diyarbakır ve Batman Havaalanlarında muhtelif binalar ve Siirt’te Cento Vor tesisini yaptı. Biri Türkiye’nin ilk yeraltı elektrik santrali olmak üzere 38 bina inşaatı bitirdi. 
 
İmar ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nde Fen Heyeti Müdürlüğü görevini yürütürken İİB İl İmar Müdürlüklerini kurdu. Daha sonra Ankara İl İmar Müdürü oldu. Bakanlık, kuruluşlarını tamamlayamadığı için 8 ilde 6.5 yıl görev yaptıktan sonra istifa ederek özel sektöre geçti. İlk çalıştığı firmada 10 yıl boyunca Türkiye’nin değişik illerinde 11 projenin teknik ve idari sorumluluğunu yürüttü. Son olarak Kılıçkaya Barajı ve HES Tesisleri Proje Müdürü olarak çalışıp bu inşaatı da bitirdikten sonra emekli oldu. 
 
15 yıldan beri Anamur’da yaşıyor, evli 1 kızı ve 1 torunu var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac912536-35a2-4779-a04d-8df88a59e9a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Ne Demiş</image:title>
            <image:caption>Ayşe Topçu der ki; 
Güzel sözler, zihnimize estetik bir haz verdiği gibi aynı zamanda hayatımıza yön veren faydalı sözlerdir. Düşüncelerini ve tecrübelerini özlü bir şekilde ifade ederek bize miras bırakan tüm insanlara teşekkür etmeliyiz. Çünkü hayat yolunda doğru istikamette gitmemiz için bu sözler bir işaret levhası gibi yön verir. 
 
Piyasada güzel sözlerle ilgili birçok derleme kitap bulunmaktadır. Bu tür derlemeler aynı zamanda derleyenin hayata bakış açısına göre değişiklik gösterir. Herkes değişik çiçeklerden bir buket yapar ama her bu ketin farklı güzelliği vardır. 
 
Ben de Dünyanın en ünlü isimlerince söylenmiş binlerce sözü özenle seçip, kitabımın özgün bir eser olmasına gayret ettim. Sözleri seçerken düşünce dünyam çok renklendi. Kitabı okuyan her öğretmen, öğrenci, yazar, siyasetçi ve konuşmacının da düşünce dünyasını çok zenginleştireceğini umuyorum. 
 
Sevgi ve saygılarımla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9b80921-8ff7-4010-bc68-ddff3a6902a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Parçam</image:title>
            <image:caption>Anadolu insanının saflığı, mertliği ile 
lafı eğip bükmeden, doğru bildiğini 
en düz bir biçimde kaleme alan bir şair. 
Kitabındaki şiirlerin çoğu hece vezni ile yazılmış. 
Bir kısım çevrelerin artık dudak büktüğü, 
hece öldü dediği bir ortamda 
hecenin bu kadar güzel örneklerini yazmak 
ve muarızlarına “hece ölmedi” dercesine 
böyle bir kitabı vücuda getirmek 
takdire şayandır. 
 
Onun şiirlerinde; 
sağlam bir kurgunun yanında, 
hece şiirinin olmazsa olmazı kafiye, 
ayak, durak gibi önemli unsurların 
hemen hemen hatasız denecek 
bir ustalıkta kullanıldığını görürsünüz. 
Yine birçok hece şairinin düştüğü 
zorlama kafiye, hece sayısı gibi 
şiiri matematikleştiren tuzaklara 
düşmediğini de müşahede edersiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d14ada-e614-46e3-87e6-a6e0f3fd9a00.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal’ın İstanbul Maceraları Kadıköy</image:title>
            <image:caption>Tarih danışmanlığını Mario Levi’nin üstlendiği Masal’ın İstanbul Maceraları, bu kez küçük seyyahları Kadıköy’ü keşfetmeye çağırıyor!
 
Moda Burnu’ndan başlayıp Haydarpaşa Garı’na dek süren bu serüvende, neşeli gezginimiz Masal’a eşlik eden bilge karga Kara, İstanbul’un en görkemli ilçelerinden biri olan Kadıköy’ün tarihini anlatıyor. Eski zamanlarda “Körler Ülkesi” adıyla anılan bu önemli yerleşim alanını adımladıkça sorular da birbirini kovalıyor tabii:

• Güzel mi güzel iskelesiyle Moda Burnu’nun hikâyesi nedir?
• Bir zamanlar Moda’da hangi ünlü aileler yaşadı ve semte bu adı nasıl verdiler? • Kadıköy kaldırımlarındaki şiir yazılı döşeme taşları kimleri anımsatmak için orada?
 • Kadıköy’ün güzel sokaklarında hangi edebiyatçılar yaşadı?
• Barış Manço’nun müze-evini neden ziyaret etmek gerekir?
• “Süreyya Operası’na gitmeyen, Baylan Pastanesi’nde bir Kup Griye yemeyene de Kadıköylü denir mi, azizim?” (Bu soru bize değil, Karga Kara’ya ait!)
 • Görkemli Haydarpaşa Garı’nı kim yapmıştır?
 
Ve tabii, yol boyunca en büyük gizemimiz olan Körler Ülkesi’nin öyküsünü keşfedeceğimizi de unutmamak erek… Masal’ın İstanbul Maceraları: Kadıköy, tüm çocuklara serüvenler yaşayıp daha fazlasını öğrenebilme cesareti vermek dileğiyle bir kez daha karşınızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bdb1f73-1ad9-47a2-8101-431da4fa8729.jpg</image:loc>
            <image:title>Jip ile Janneke - Bütün Sene Bayram</image:title>
            <image:caption>Jip ile Janneke için bütün sene aynı ölçüde eğlenceli! Çünkü mevsimlerden baharsa kırlarda çiçek topluyor, kışın kardan adam yapıyor ve mevsim yaza dönünce de denize, yüzmeye gidiyorlar. Her gün birbirinden eğlenceli, bayram sanki! Andersen ödüllü Annie M.G. Schmidt’i dünya çapında üne kavuşturan “Jip ile Janneke” dizisinin dört mevsime ve özel günlere dair bu neşeli öykülerine Fiep Westendorp’un unutulmaz siyah-beyaz çizimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90353cbd-d784-4864-9eb7-a3f22bc7f04a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurdun Mutluluğu</image:title>
            <image:caption>Premio Strega Ödüllü Cognetti’den
destansı bir yeni roman!
Uzun bir ilişkinin sonuna gelen Fausto, çareyi çocukken yürüdüğü patikaların arasına kaçmakta bulur. Fontana Fredda’da, kendisi de uzun zaman önce Milano’dan kaçıp gelmiş olan Babette’yle tanışır; kayak pistinin kıyısında küçük bir restoranın sahibi olan bu kadın, kayakçılar ve telesiyej işçilerine yemek sunan mekânında aşçı olmasını teklif etmiştir ona. Ailesinden ve yaşamın olumsuzluklarından kaçan Silvia da aynı restoranda garsonluk yapmaktadır ve dağların bir kış sığınağı mı yoksa kalıcı bir arzu mu olduğunu, adımlarının er ya da geç yolunu bulup bulamayacağını ve Fausto’nunkilerle eşleşmeye hazır olup olmadığını henüz bilmemektedir. Bir de restoranın daimi müşterisi Santorso vardır; içmeyi seven, kararlı tavırları ve inatçılığıyla bilinen, gerçek bir dağcı gibi sessiz ve kararlı yürüyebilen şehirli bir adam...
Fausto, kışın patikayı döven karkedilerinin operatörleri ve yazın kütük yığınlarını istifleyerek ormanı kokulandıran oduncular için yemek pişirirken, çoğu şey gibi başkalarına değer vermenin tadını da yeniden keşfedecektir.
Paolo Cognetti’nin ışıltılı bakışlarını ve berrak sesini, insan ilişkilerini aktarmadaki üstün becerilerini ve doğayla kesintisiz bir diyalog içindeki gözlem yapma yeteneğini önceki romanlarından biliyoruz. Bu romanında da okuru, yaraları ve huzursuzlukları ne olursa olsun kaçışı dağlarda arayan karakterlerin yaşamına, kader birliği içindeki dostluklara götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f1454be-8b80-4c1d-a2ef-3469a886996c.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçerken</image:title>
            <image:caption>Biz ressamlar kelime ve kitapların dünyasına girdiğimizde edebiyat âleminin “Ama o aslında ressam!” tarzındaki direnciyle karşılaşırız. Büyük ressam, sanatçı ve akademisyen olarak tanıdığımız, kuşaklardır yetiştirdiği öğrencileri ile ilişkisi üzerinden de büyük hayranlık uyandıran ve saygı duyulan Balkan Naci İslimyeli, aslında aynı zamanda çok da iyi bir şairdi. Tıpkı meslektaşımız Komet gibi…
 
Evren, Tanrı ya da Doğa –hangisini telaffuz ederseniz edin– bazı insanlara özel derinlikler/yetenekler bahşeder. Balkan da bildiğimiz meziyetleriyle bu dünyaya gelen o seçilmiş insanlardan biriydi…
 
Balkan Naci İslimyeli’nin şiirleri, yaşamdaki geçiciliğini olgunlukla kabullenmiş bir insanın, evrenin çoğunlukla sessizce akan gündelik hayatı hakkındaki en spontan, doğal ve derin yorumlarını bizlere taşıyor. Âdeta bu dünya ile öbür dünya arasında kendini arafta  zenginleştiren şair; kâh kedilerle, kâh kendi yalnızlığıyla kâh duygulu insanlarla oluşturduğu sihirli diyaloğun içine davet ediyor bizi... Edebiyatçıların haberi olsun, bu birinci sınıf bir şiir kitabı!
 
Bedri Baykam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b87a0bd3-797f-4094-b94f-02cd3d7d41be.jpg</image:loc>
            <image:title>Torun</image:title>
            <image:caption>“Siz gözlerinizi kapatıyorsunuz ama Müslümanların Almanya’yı ele geçirmek istediklerini herkes görebilir, hem içeriden hem dışarıdan. Ya onlara boyun eğeriz ya da karşı koyarız. Galip gelmek istiyorsak biz onlardan daha güçlü olmalıyız. Hazırlıklı olmalıyız. Güçlü olan taraf biz olmazsak onlar olur.” 
 
Kaspar karısının ölümünden sonra onun geçmişinin sırlarıyla karşı karşıya kalmıştır: Birgit’in bir kızı vardır ve onun yarım bıraktığı hesaplaşmaları, yüzleşmeleri Kaspar yaşamak zorundadır artık.  
 
Birgit&apos;in kızı Svenja, kocası Björn ve kızları Sigrun, çağdaş Almanya’nın milliyetçi yüzüyle karşılarlar Kaspar’ı. Ama o, genç Sigrun’u notalar ve kelimeler aracılığıyla yeniden insanlığın ortak mirasına döndürmeye ve milliyetçiliğin tuzaklarından kurtarmaya kararlıdır. 
 
Bernhard Schlink, Torun’da Almanya’yı ve onun aracılığıyla bizi, insanlığın evrensel geleceğine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111900</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b903f284-1d59-416c-b699-077f525cdb12.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözümden Deliler Taştı</image:title>
            <image:caption>Ağaçlar dalgakıranım, bu kerpiç duvarlar sağlam kalelerim oldu. 
Bu ev o “dışarıdakilerden” ikimizi korudu. Seni hapsettim buraya. 
Affedersin. Teşbihte hata ettim. Bir mahpusluktan başka bir mahpusluğa koydum seni. Aşk bir mahpusluk değildir. Aşk koskocaman bir hapishane olan dünyanın açık kalan tek kapısıdır. Kaçalım mı sevgilim o kapıdan? Hadi gel artık tut elimden. 
 
Gözümden Deliler Taştı’yla Çağan Irmak, o eşsiz filmlerinden de aşina olduğumuz sıra dışı, derinlikli karakterlerinin, Ege’nin bir kasabasındaki acı-tatlı yaşamlarını çok katmanlı, şiir gibi öykülerle bize anlatıyor. 
 
Cıgaralı Naciye’nin sinema tutkusundan, Haktan’ın sırlarla dolu hayatına; Hüsniye Hanım’ın sıkıntısından, bir mevtanın dramına; Elektrikçi Kemal’in inadından, Perizat’ın küskün kalbine ve
bir çocuğun rengârenk hayal dünyasına… 
 
O her dem gittiğimiz sahil kasabasına, bizi gülümseten gazinolara, hıncahınç doldurduğumuz pazar plajlarına ve özlemle hatırladığımız 70’lere ışınlanıyoruz… 
 
Geceden hazırlanıp yoğrulmuş ekmek içi ve soğanı bol tutulmuş kıyması az köfteler yaz sıcağında daha fazla beklemesin diye öğlen olmadan mangala atılır, iyot kokusu kısa bir zaman sonra yerini et ve duman kokusuna bırakırdı. Aile babaları dışında kişi başına üçer taneden fazla düşmeyen assolist köfte, bol ekmekle katık edilir, doyurmayınca da harcıâlem domates ve yeşil biber yetişirdi imdada. Domatesin uvertür olduğu zamanlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb59b9b7-a9a1-48da-b91e-1dc19270a519.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazik Disiplin</image:title>
            <image:caption>Çocuklar neden “yaramazlık” yaparlar? 
Surat asma ve sızlanmanın altında ne yatar? 
Kabalaşan çocuklara nasıl yaklaşmalı? 
Çocuklar niçin evde ve okulda farklı davranırlar? 
Nazik Disiplin nedir, nasıl uygulanır? 
 
Disiplin, belki de anne babalar için en kafa karıştırıcı sorunlardan biri. Günümüzde kullanılan en yaygın disiplin yöntemleri, ödül ve ceza gibi kısa vadeli sonuçlara odaklanır. Ancak Sarah Ockwell-Smith Nazik Disiplin’de daha etkili, alternatif bir yaklaşım sunuyor. Nazik Disiplin yöntemi, cezalandırmak yerine öğretmeye ve öğrenmeye, çocukların beyinlerinin gelişim düzeyini göz önüne alan gerçekçi beklentilerde bulunmaya odaklanıyor. Ebeveynleri, durup bir adım geri atmaya ve çocuklarının davranışlarını anlamaya davet ediyor.  
 
Evinizi savaş alanına çevirmek istemiyorsanız yapmanız gereken üç şey var: saygı duymak, anlamak ve rehberlik etmek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8596476c-c289-405f-8073-feb40f1c3e29.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasikleri Okuyorum Üç Silahşorlar</image:title>
            <image:caption>Doğan Çocuk Klasikleri Okuyorum serisi, güçlü kurgularıyla ve karakterleriyle zamana meydan okuyan dünya klasiklerini bir araya getiriyor! Genç D’Artagnan, kralın muhafızlarından biri yani bir silahşor olabilmek için Paris’e doğru yola çıkar. Daha Paris’e varmadan başını derde sokan D’Artagnan, üç silahşorları da kızdırmayı başarır. Athos, Porthos ve Aramis’i sırayla düelloya davet eden genç adamın şansı, kralın en büyük düşmanı kardinalin adamlarının onlara saldırmasıyla değişir. Üç silahşorlarla birlikte dövüşen D’Artagnan, artık onlardan biri olur. Ama sırada zorlu bir görevleri vardır: Kardinalin kraliçe için hazırladığı komployu bozmak! Üç Silahşorlar’a zorlu görevlerinde eşlik ederken cesaretin, dürüstlüğün, dostluğun önemini anlayacaksınız ve siz de onlarla birlikte söyleyeceksiniz: “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90310a66-1f15-47cc-b216-70cf17663489.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasikleri Okuyorum Siyah İnci</image:title>
            <image:caption>Doğan Çocuk Klasikleri Okuyorum serisi, güçlü kurgularıyla ve karakterleriyle zamana meydan okuyan dünya klasiklerini bir araya getiriyor! Çiftlikte büyütüldükten sonra ailesinden ayrılan Siyah İnci’yi yepyeni bir hayat bekliyor. Genç at, kimi nazik kimi zalim insanlarla karşılaşacak, yeni arkadaşlar edinecek ve şehir hayatının zorluklarına göğüs gerecek. Siyah İnci, küçük bir köyde araba çekmeyi mi yoksa büyük bir şehirde kiralık bir araba atı olmayı mı daha çok sevecek? Ona sıcak bir yuva sunacak sevgi dolu bir aileye kavuşabilecek mi? Siyah İnci’nin maceralarını merakla okuyacak, dostluğun, merhametin ve umut etmenin önemini kavrayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49933c74-6bdc-49c5-a47c-a6689d06bcac.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasikleri Okuyorum Define Adası</image:title>
            <image:caption>Doğan Çocuk Klasikleri Okuyorum serisi, güçlü kurgularıyla ve karakterleriyle zamana meydan okuyan dünya klasiklerini bir araya getiriyor! Babasının işlettiği handa çalışan Jim Hawkins’in korsanlar ya da defineler hakkında hiçbir fikri yoktur. Bir gün kendisine “Kaptan” diye seslenilmesini isteyen bir adamın hana gelmesiyle işler değişir. Kaptan’ın sakladığı define haritasının peşinde olan Kör Pew ve çetesi, çok geçmeden soluğu handa alacaktır. Haritanın Jim Hawkins’in eline geçmesiyle Define Adası’na uzanan tehlikelerle dolu bir yolculuk başlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111905</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6e5f86-13c3-4388-b4cc-7d6553a81430.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasikleri Okuyorum Oliver Twist</image:title>
            <image:caption>Doğan Çocuk Klasikleri Okuyorum serisi, güçlü kurgularıyla ve karakterleriyle zamana meydan okuyan dünya klasiklerini bir araya getiriyor! Oliver Twist’in hayatla mücadelesi doğduğu ilk andan itibaren başlar ve daha da zorlaşarak yıllar boyunca devam eder. Düşkünler evindeki hayatın zorluklarına katlandıktan sonra, kendini Londra sokaklarının karanlık yeraltı dünyasında bulur. Oliver, onun hayatını mahvetmeye kararlı olan kötü niyetli Fagin ile Sikes’ten kurtulmaya çabalar. Neyse ki dünyada iyi insanlar da vardır ve onlar Oliver’a hayatını değiştirebilmesi için yardım ederler. Acaba kim kazanacak: İyiler mi yoksa kötüler mi? Oliver Twist’te yaşanan tüm kötülüklere rağmen iyi kalabilmenin ne kadar değerli olduğunu öğrenecekseniz. Erdemli ve dürüst davranmanın her türlü zorluğun üstesinden gelmenize yardım edeceğini anlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e54601e-c437-4786-8afc-27d694f5b1df.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasikleri Okuyorum Robinson Crusoe</image:title>
            <image:caption>Doğan Çocuk Klasikleri Okuyorum serisi, güçlü kurgularıyla ve karakterleriyle zamana meydan okuyan dünya klasiklerini bir araya getiriyor! Gemisi ıssız bir adada karaya oturan Robinson Crusoe, hayatta kalmayı öğrenmek zorundadır. Başlangıçta tek başınadır ve onu bekleyen pek çok tehlike vardır. Bir gün adaya ellerinde esirlerle yamyamlar gelir. Robinson esirleri kurtarmak ister ama bu işin sonunda onlarla aynı kaderi paylaşma tehlikesi de vardır. Robinson belki de hayatı boyunca bu adada yapayalnız kalacaktır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ca2d065-be87-4b4b-a09c-1abd75bbb99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasikleri Okuyorum Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>Doğan Çocuk Klasikleri Okuyorum serisi, güçlü kurgularıyla ve karakterleriyle zamana meydan okuyan dünya klasiklerini bir araya getiriyor! Vahşi doğanın hüküm sürdüğü topraklarda dünyaya gelen Beyaz Diş, yarı köpek bir anne ile kurt bir babanın yavrusu. Güçlü, meraklı, akıllı yapısıyla hayatta kalmayı çabucak öğrenecek ve insanlarla tanışır tanışmaz hayatı değişecek. Beyaz Diş insanlarla nasıl bir hayat yaşayacak? Doğadaki yaşam ile şehirdeki yaşam arasındaki fark, ona neler öğretecek? Beyaz Diş’in maceralarını merakla okuyacak, merhamet, güven ve dostluğun önemini kavrayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111908</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b915d327-6e95-4ce1-9002-8469ffd5f06a.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasikleri Okuyorum Gulliver&apos;in Gezileri</image:title>
            <image:caption>Doğan Çocuk Klasikleri Okuyorum serisi, güçlü kurgularıyla ve karakterleriyle zamana meydan okuyan dünya klasiklerini bir araya getiriyor! Macera yaşamayı çok isteyen Gulliver, uzun bir deniz yolculuğuna çıkar. Bir deniz kazası sonucunda minik insanlarla dolu garip bir adaya düşer. Bu adadan ayrıldıktan sonra bu kez kendini devasa insanların yaşadığı başka bir ülkede bulur. Gulliver, gezileri sırasında ne zaman bundan daha tuhafı olamaz diye düşünse daha da tuhaf olaylarla karşılaşır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a75c707-b3a9-4fd3-9260-6e7efbe74a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasikleri Okuyorum Denizler Altında 20.000 Fersah</image:title>
            <image:caption>Doğan Çocuk Klasikleri Okuyorum serisi, güçlü kurgularıyla ve karakterleriyle zamana meydan okuyan dünya klasiklerini bir araya getiriyor! Deniz yaratıkları konusunda uzman olan Profesör Aronnax ve yardımcısı Conseil, okyanuslarda dolaşıp gemileri batıran canavarı yakalamak için düzenlenen keşif yolculuğuna katılır. Bu yolculukta onlara cesur denizci Ned Land de eşlik eder. Ancak daha maceranın başında gemileri canavar tarafından batırılır. Profesör ile arkadaşları kendilerini Kaptan Nemo’nun Nautilus adını verdiği, onların canavar sandığı denizaltında bulurlar ve okyanuslarda korkutucu olduğu kadar ilginç bir keşif yolculuğuna çıkarlar. Denizler Altında 20.000 Fersah’ı okurken Nautilus ile okyanuslarda keşfe çıkacaksınız. Balinaların, köpekbalıklarının, dev mürekkep balıklarının dünyalarına dalacak ve okyanusların gizemini çözeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de92ac7-e785-41e1-bec4-8b8ecb8caf13.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç</image:title>
            <image:caption>Balkan Naci İslimyeli (1947-2022) için resim, 1970’lerin hemen başında, dünyayı anlamanın ve anlatmanın bir yolu olmuştur. Türk resim sanatı yirminci yüzyılın son otuz yılında ve yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde bu büyük ressamın kendine özgü resim diliyle zenginleşmiştir. Modernle geleneği özgün bir biçimde yeni anlamlar üretecek şekilde kurgulayan sanatçı, tarihsel ve küresel açılardan son derece karmaşık ve çatışmalı bir dünyada üretmekten vazgeçmemiştir.
 
Resmin görsel kodları kadar şiir diliyle de derin bir bağı olmuştur çünkü yeryüzünün ve insanlığın şiirini hep duyumsamıştı Balkan Naci İslimyeli. Doğayı, sevgiyi, umudu, kayıpları, öz lemi, özgürlük kavgasını, düşlerin do ğuşunu ve yitişini dizelere dökmüştü. Şimdi bu şiirler okurla buluşuyor.
 
Bu kitap onun hayat ile ölüm, varlık ile hiçlik, bellek ile kayıp, umut ile karanlık arasındaki gizemli dansı nasıl kavradığını alçakgönüllülükle dile getiren lirik bir mektup gibi okunuyor. Dizeler dizeleri izlerken bu dünyada kalıcı olmadığının derin bilgisiyle, her ânını anlamaya çalıştığı hayatı onun bakışından ve onun imgeleriyle düşünüyoruz.
 
Nedret Öztokat Kılıçeri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111911</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4352ed27-2545-4ba6-850b-e9c2038ca8ca.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul</image:title>
            <image:caption>Balkan’ın, babasının çocukluğunu yaşadığı İstanbul’a tutkusu, üniversite yıllarında bu kadim kente geldiğinde başlar ve hiç peşini bırakmaz. O yıllardan sonra bu kent, özellikle tarihi yarımada ve Pera bölgesiyle yaşamının ve üretiminin odak noktasıdır artık. Beyazıt’taki sahaflar; şimdi çoğu Balkan gibi bu dünyadan göç eylemiş satıcılar; o özel insanlar, oralardan topladığı geçmişi ve yaşanmışlığı anımsatan objeler, Eyüp’teki Osmanlı mezar taşları, Beyoğlu’nun arka sokaklarındaki geçmişin kalıntısı yaşamlar ve daha niceleri Balkan Naci’nin resimlerine ve şiirlerine ilham kaynağı olmuştur çoklukla...
Şöyle demiştir bir şiirinde:
 
 &quot;karanlıkta çizer ressam,
görünmeyen kesimleri,
hiçbir şeyim yok benim, bir hiçim,
ben geceyi beklerim, İstanbul bekçisiyim..&quot;
 
Ömrünün bu kentte geçirdiği elli beş yıllık sürecini onunla birlikte yaşadığım ve birçok ânını paylaştığım için kendimi ayrıcalıklı ve şanslı hissediyorum. İyi ki Dersaadet’ ten bir Balkan Naci İslimyeli geçti ve iyi ki o eşşiz üretimleriyle benim, yakınlarının,  dostlarının, hayranlarının, öğrencilerinin, hepimizin yaşamlarına dokundu, aydınlattı, anlamlar kattı...
 
Eşi Sezen İslimyeli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b3b7d85-5f8b-4a9c-b5fc-077dfec8608e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanginiz Muhammed</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin sağlığında inkarcıların sürekli istedikleri; yerlerden pınar fışkırtmak, dahi altın yapmak, ayı yarmak, parmaklarından su akıtmak, bir kap hurma ile binlerce kişiyi doyurmak, gelecekte kimin başına ne geleceğini haber vermek gibi birçok mecnunluk, kahinlik, şairlik, sihirbazlık gösterilerinin, vefatından sonra Müslümanlar tarafında ona `yaptırıldığını` görüyoruz. 
 
İnkarcıların `Bu ne biçim Peygamber; yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor!` (Furkan:7) sözünü bizzat Müslümanlar da söyler hale gelmişlerdi. Oysa Kur`an sadece Abdullah`ın oğlu Muhammed`in değil; bütün peygamberlerin böyle olduğunu söyler; `Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı` (Furkan:20) 
 
&quot;Hanginiz Muhammed? Diye sorulacak kadar içimize karışan, yanımızda duran ve örnek olabilmemiz için bize arkadaş olan Peygamber budur işte...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111913</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7de364d8-4406-47ab-bb28-ed51cf403a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadın Gizli Günahları</image:title>
            <image:caption>Deirdre McCloskey, bu kısa çalışmasında, politik ekonomiyi bir kenara bırakan iktisattaki bilimsel teşebbüsü sekteye uğratan iki gizli günah olduğunu iddia eder.Bu iddiasını temellendirirken iktisada ilişkin genel kanıyı gözden geçirir, küçük günahlardan bahseder, iktisada özgü olmayan büyük günahları belirtir, “içeridekilerin” ve “dışarıdakilerin” iktisada dair hatalı kavrayışlarını net bir şekilde ortaya koyar. Hacim olarak küçük sayılabilecek bir çalışmada, muazzam bir bilgi birikiminden süzülerek ortaya konan kapsamlı bir sorgulama yapar. 
Peki nedir bu iki gizli günah? Öncelikle şunu belirtir McCloskey; “Dünyaya ilişkin bir araştırma düşünmeli ve bakmalıdır. Teorileştirmeli ve gözlemlemelidir. Biçimlendirmeli ve kaydetmelidir. Her ikisini de.” Ve iktisat, saf bir düşünme pratiği, sadece bir teori değil, dünyaya dair bir araştırma pratiğidir: “… iktisadın saf düşünme değil, dünya üzerine bir araştırma olması gerekiyor.” Dolayısıyla iktisat ne sadece ampirik ne de sadece teorik olabilir. İkisini de kullanmalıdır. Ne var ki iki gizli günah tam da burada işlenir: “İktisat, ‘teoride’ nitel ‘sonuçlara’ ve ‘ampirik çalışmada’ anlamlı/anlamsız ‘sonuçlara’ indirgenmiştir.” McCloskey’e göre bu çalışma tarzında işlenen günahlar, niceliksel gücü olmayan &quot;niteliksel teoremler” ve niceliksel gücü olmayan “istatistiksel anlamlılık”tır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56777d72-0e65-4b4d-ad47-17ac54824e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Midilli Adası&apos;nda Mübadele</image:title>
            <image:caption>“İlk Mübadele. 
Midilli Adası’ndaki Müslümanlar İbtida Nakil 
Edilecekler. 
Hükümetimizle Yunan Hükümeti arasında cereyan 
eden muhaberat neticesinde Midilli Adası’nda 
bulunan Türk ve Müslümanlar ilk olarak mübadele 
edilmeleri takarrür etmiş, Sıhhiye ve Muavenet-i 
İctimaiyye Vekâleti bu karardan icab eden 
makamâtı haberdar etmişdir. Hükümetimiz Ayvalık’ı 
muhacirler için kabul iskelesi ittihaz etmiş ve Yunan 
Hükümetine bildirmiştir. On güne kadar Yunan 
vapurları Midilli’deki Müslümanları alarak Ayvalık’a 
ihraç edecekdir. Bu vapurlar ba’de Karadeniz’e 
çıkarak Samsun ve havalisi sahillerinden son kafile 
olarak tecemmu eden Rumları alarak Yunanistan’a 
götürecektir” 
İleri, 4 Ekim 1339 (1923)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5848f895-02d8-42e8-88c5-751da9b9aa13.jpg</image:loc>
            <image:title>Mirabelle - 1 Yaramazlık Peşinde</image:title>
            <image:caption>Hadi yarı peri, yarı cadı Mirabelle ile tanışın.  
 Eh annesi cadı, babası peri olunca… Mirabelle peri değneğiyle büyüler yapmayı da cadı süpürgesiyle etrafın tozunu dumanını attırmayı da çok seviyor. Ama her şeyden çok sevdiği öyle bir şey var ki… Yaramazlık ! Mirabelle Yaramazlık Peşinde, sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/318cd960-695c-49d4-9058-f1b6647f9453.jpg</image:loc>
            <image:title>Mirabelle -2 Kuralları Çiğniyor</image:title>
            <image:caption>Hadi yarı peri, yarı cadı Mirabelle ile tanışın.  
 Yarı peri, yarı cadı, Mirabelle uzun bir tatilin ardından cadı okuluna başlıyor.
Okulunu ve en yakın arkadaşını çok özledi. Bu yüzden çok heyecanlı! Ama sorun şu ki okulun kuralları var! Peri tarafı her ne kadar kurallara uymak istese de içindeki cadı yaramazlık yapmadan durmasına yardımcı olmuyor.
 
Mirabelle sevdikleri için uslu durmayı öğrenebilecek mi? Yoksa sınır tanımadan kuralları çiğnemeye devam mı edecek? Haydi, Mirabelle’in yaramaz dünyasına siz de katılın !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3055e6e-a78b-47ca-a030-86c7dd1c373c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahne İstanbul</image:title>
            <image:caption>“İstanbul’da tiyatro” demek, Türk tiyatrosu demektir. 
Tiyatroseverler için doyumsuz sohbetlerin yer aldığı Sahne İstanbul, Usta Aktörlerden Türk Tiyatrosu isimli eser, temelleri İstanbul’da atılan bu sanat dalının gelişimini, arka planda değişen şehir hayatına dair anılar eşliğinde gözler önüne seriyor. 
Tiyatromuzun gelişimini tarihsel bir perspektifle anlatan, geleceğe yönelik bir vizyonla tamamlayan ve özgün bir üslup üzerine odaklanan nehir söyleşi tarzındaki eser, bu alandaki araştırmacılar ve meraklıları için eşsiz bir kaynak niteliği taşıyor. 
Direklerarası’nda Geleneksel Çizgi, Beyoğlu’nda Amerikan Ekolü, Devlet Konservatuvarı&apos;nda Rus Akımı, Şehir Tiyatrosu&apos;nda Batı Etkisi ve Özgün Bir Dil Arayışı başlıkları üzerine dev aktörlerin getirdiği önermeler, Türk tiyatrosunun gelişimine ışık tutarken, tiyatro izleyicisinin İstanbul sahnelerindeki üslup farklılıklarına dair sorularına yanıt arıyor. 
Karagöz Ustası Tacettin Diker’le başlayan röportajlar; Zihni Göktay, Rauf  Altıntak, Hazım Körmükçü, Naşit Özcan, Osman Cavcı, Haldun Dormen, Ayla Algan, Metin Serezli, Gülriz Sururi, Ali Poyrazoğlu, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Genco Erkal, Arsen Gürzap, Ahmet Uğurlu, Nedret Güvenç, Erol Günaydın, Rutkay Aziz, Zeliha Berksoy, Gencay Gürün, Müjdat Gezen, Cem Yılmaz, Mustafa Alabora, Metin Akpınar ve Ferhan Şensoy ile devam ediyor. 
Efsane oyuncuların deneyimlerini paylaştığı bu kitap aynı zamanda insanı anlamayı, birlikte yaşamayı, hoş görmeyi ve affetmeyi öğreten, sağduyu, yaratıcılık ve disiplin kazandıran bu sanat dalının değerini hatırlatıyor. 
TRT İstanbul Radyosu Efektörü Erhan Mesutoğlu’na ithaf edilen eser, okuru İstanbul’da bir zaman yolculuğuna çıkarırken özlenen nüktedan sohbetleriyle yıldızları da selamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f90201bb-697b-4543-ac7f-b2703b63e50c.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanalizin Kurtuluşuna Doğru</image:title>
            <image:caption>Psikanaliz, insanları en derin korkularından, kederlerinden, takıntılarından kurtarmayı, anlam veremedikleri, “akıldışı” davranışlarını anlamlandırmayı, insan ruhunu ve kültürünü anlamayı vaat etti. Fakat Freud’un psikanalizi “icat” edişinin üzerinden yaklaşık yüz elli yıl, Lacan’ın gözden geçirişinin üzerindense yetmiş yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen sosyal bilimler ve psikoloji gibi alanlarda bu disiplinin varsayımları, işlevi ve yararı hakkındaki tartışmalar azalmak şöyle dursun, artarak devam ediyor. Kimilerine göre psikanaliz, kanaat önderlerine sahip hantal bir gelenek hâline geldi. Toplumda ve kültürde meydana gelen değişikliklerle, bu değişikliklerin insan ruhunda bıraktığı yeni izlerle temasını kaybetti. 
Bu şartlar altında psikanaliz bize hâlâ bir şeyler söyleyebilir mi? Cinsiyet ve kültür çalışmalarının, LGBTQI+ hareketlerinin, toplumun kıyısına itilen azınlıkların, modern dünyanın keşmekeşine kapılmış sıradan insanların yeni ve sarsıcı deneyimlerinin dünya ve kültürle bambaşka biçimde temas kurmaya izin verdiği şu günlerde Oidipus Kompleksi’nden ve cinsiyet farklılığından söz etmenin bir anlamı var mı? Psikanalizi özünü kaybetmeden kendinden kurtarmak mümkün mü ve gerekli mi? 
Bu kitapta, psikanalizin aykırı isimlerinden Laurie Laufer, bu ve benzeri sorulara bir yanıt arıyor. Psikanalizi ataletinden kurtarabilecek, kendini yeniden keşfetmesini, isyankâr köklerine geri dönmesini sağlayabilecek bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddcbc77b-68cb-403e-96ea-df97ce691eb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelliğin Felsefesi</image:title>
            <image:caption>George Santayana’nın bu kitabı, estetiğin olağanüstü dünyasında öğretici bir yolculuğa çıkarken başvuracağınız bir kılavuz. Filozof bu kitapta sanatın, estetiğin ve insanın güzellik deneyiminin sırlarını açıklığa kavuşturuyor. İçimizdeki güzellik duyusunun, zamanı ve kültürü aşan ve her insanın ruhunda derin yankılar bulan bu büyüleyici yetinin özünü ustalıkla soruşturuyor. Sanatsal dışavurumun temelindeki evrensel ilkeleri, kendi şiirsel anlatımı ve bilimsel titizliğiyle, hepimizi büyüleyen güzelliğin dile getirilmesi güç olan doğasına ışık tutarak ortaya koyuyor. Rönesansın kışkırtıcı tablolarından senfonilerin zarif ezgilerine kadar uzanan bu büyüleyici keşif yolculuğu boyunca insanın yaratıcılığının geçtiği yolları bize yeniden anlatıyor. Esaslı düşünceleriyle geleneksel algılara meydan okuyor, felsefe ile psikolojiyi buluşturarak estetiğin etkileyici dünyasına dair eksiksiz bir anlayışı dile getiriyor. 
Güzelliğin Felsefesi, hakikati arayanların, sanatseverlerin ve etrafımızı saran sonsuz güzelliği tanımak isteyen herkesin yanında taşımayı arzulayacağı bir rehber. Hayatımızı zenginleştiren ve insanlığımızın özünü şekillendiren güzelliğin dönüştürücü gücünü bu kitabın sayfalarını karıştırırken keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ead9c82-acbf-44ac-896e-fb17fec5bdce.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyet Bilmecesi ve Bilimi</image:title>
            <image:caption>Cinsiyet, çağımızın en revaçta ve tartışmalı konularından biri hâline geldi. Filmlerde, kitaplarda, gazetelerde gündemi kolaylıkla belirleyebiliyor, toplumsal adalet arayışının merkezinde yer alabildiği gibi, kişisel korkuların ve insanlığın geleceğine ilişkin kaygıların nesnesi bile olabiliyor. Cinsiyete dair öğrendiğimiz her yeni bilgi, bize onun hakkında ne kadar az şey bildiğimizi gösteriyor ve cinsiyeti bir bilmece hâline getiriyor.  Peki, bütün bu kafa karışıklığının ortasında bilim bu konuda bize ne söylüyor? 
• Cinsiyet doğuştan mı geliyor, yoksa sonradan mı ediniliyor? 
• Kız ve oğlan bebekleri birbirinden ayırmak gerçekten güç mü? 
• Erkekler ile kadınların ilgileri ve yetenekleri doğuştan farklı mı? 
• Erkekler ile kadınların spor müsabakalarında karşı karşıya gelmeleri adil mi? 
• Hukukta ikiden fazla cinsiyete yer var mı? 
• Beynin cinsiyeti olur mu? 
• Cinsiyetin akıbeti ne olacak?  
Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet tartışmalarının en önde gelen isimlerinden biyolog Anne Fausto-Sterling, bu kitapta cinsiyetin biyolojik hikâyesini en başından alarak anlatıyor. Yumurta ve spermden yetişkinliğe kadar cinsiyetin ve cinselliğin adım adım nasıl geliştiğini, hangi noktalarda rayından çıkabildiğini, insan gelişiminde toplum ile doğa arasındaki hassas dengenin nasıl ortaya çıktığını gözler önüne seriyor. Ezber bozan bir bakışla hücrelerden balıklara, sürüngenler, kuşlar ve primatlardan insanlara uzanan tuhaf ve eğlenceli örneklerle cinsiyetin ve cinsel davranışın 
afallatıcı çeşitliliğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/255179f0-05e7-4e74-b65c-dea7c0695a0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Erik Vogler ve Yanlış Kız</image:title>
            <image:caption>Dedektiflik romanları ile paranormal edebiyatı ustaca birleştiren İspanyol yazar Beatriz Osés’in ilginç karakteri Erik Vogler maceralarına devam ediyor. 
Serinin bu dördüncü kitabında da ilk andan itibaren heyecan, gerilim ve ince mizahın iç içe geçtiği, her adımda şaşırtan bir macera sizi bekliyor. Korkunç bir tehditten kaçan Erik, Fransa’da eski üniversite arkadaşlarıyla buluşmaya giden büyükannesine eşlik eder. Orada çılgınca âşık olduğu genç Cloé’yle tanışır. Vogler’in onun kalbini kazanmak için iki güçlüğü aşması gerekecektir: Albert Zimmer ve onları şatoda kapana kıstıran gizemli katil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111922</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c14f304-6bb7-4280-b4d3-c8d677055405.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünce Durakları Çapraz Sorgulamalar</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız coğrafyada ürettikleriyle önemli bir kırılma noktasıdır Balkan Naci İslimyeli. Anadolu’nun değerlerinin bilincinde sanatı üretmiş ve ürettiği yapıtlarla endişe yoğunluğu yaşamasına rağmen Doğu ve Batı’ya ilişkin evrensel bir sentez yaratma olanağını değerlendirmiştir. Sanatçının yaratım mimarisinde kullandığı yapım tekniklerinden bir diğeri ise tüm sanat biçimlerinin diğer sanatlarla sürekli diyalog içinde olmasıdırBu işbirlikçi yaklaşım insana ve yaşama dair çözümlem. e arayışlarına bir kapı aralar sanatında.
 
Balkan Naci İslimyeli çağdaş sanat alanındaki öncü kimliği izleyicisini bitmez tükenmez soru kümelerine sürüklemiştir aynı oranda. Sorgulamayı öğretir bizlere. Bu kümeler cesurca dökülür kaleminden Düşünce Durakları’nda. İmgelerinin inşasında kilit rol üstlenmektedir Onun durakları. Yapım malzemelerini birbirlerine bağlar ve sağlamlaştırır.
 
Düşüncenin bilgi hazinesine ulaşırken yaşamın keşfine giden yollardaki duraklarda nefes almanın hazını  deneyimleyeceksiniz ve sanatçının kozmik döngü ritminin kutlama biçimiyle tanışacaksınız.
 
 –Eva Şarlak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7943ddd7-58a1-43e2-b369-bb0572f35c79.jpg</image:loc>
            <image:title>Enigma Varyasyonları</image:title>
            <image:caption>Bir adam İtalyan yazının soluk kesen sıcağında, terebentin ve talaş kokuları arasında ilk kez içine düştüğü aşkın ve hüsranın buruk, metalik tadını anımsayıverir. New York caddelerinin karmaşasında, bir tenis kortunda, üniversite kampüsünde, başka yataklarda, bambaşka bedenlerin sıcağında yarım kalmaya yazgılı bu ilk aşk çığlık çığlığa bir teselli vaat eder ona...


Çelişkiler ve saplantılarla dolu bir aşk bu; yorgun bir kale duvarı, kazdıkça daralan bir mahzen, yara kabuğunu kaldırmanın verdiği haz, gerçekleşmemiş arzuların dönüştürdüğü bir haz nesnesi. Peki ama hüsran eşikte beklerken kalbi bir kere daha kırılmak üzere açıp gemileri yakmak mümkün olabilecek mi?..


Adınla Çağır Beni&apos;nin ardından Bul Beni ile aşkın, reddedişin, gönül yaralarının ve her şeye rağmen yeni olasılıkların peşine düşen André Aciman&apos;dan zihnindeki kapana kısılıp merkezini kaybedenlere, kalbi batıdayken bedenleri doğuya göçenlere kadim bir muamma...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/914b5b6b-28f6-44fd-9a64-02c516d565f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Villon&apos;un Karısı</image:title>
            <image:caption>İnsanlığımı Yitirirken ve Güneş Batarken gibi romanlarıyla, son yıllarda en çok okunan Japon yazarlardan Osamu Dazai&apos;ın Villon&apos;un Karısı başlıklı bu öykü seçkisi, okuru onun hâkim portresinin yer yer dışına çıkan bir yazar profiliyle baş başa bırakıyor. Kadın suretlerinin zenginliğiyle karakterize olan bu seçkiye, ilk öyküden itibaren yazarın hayatına giren özel bir kadının gölgesi eşlik ediyor.
Trajedilerle bezeli hayatından ve gözünü savaşa açan Japon toplumunun ahvalinden damıttığı öykülerinde Dazai, gerek coğrafyasının klasikleşmiş sanat imgelerinden esinlenerek betimlediği manzaralar, gerekse Japon edebiyatının köklü geleneğinden beslendiği biçimsel oyunlar eşliğinde kara mizahı iyiden iyiye koyultuyor.
Hayatın her anında duyumsadığımız bir başınalığımızla bizi bir kez daha başbaşa bırakan bir yapıt...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b16ce60-4a06-44b1-b864-f762e4e5627d.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoacının Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Farkındalığın, eylemsizliğin ve mükemmeliyetçiliğin getirileri nedeniyle akıp giden yaşama uyum sağlayamayan Teive Baronu&apos;nun, Stoacılığın kurucusu Kıbrıslı Zenon gibi intihar ederek yaşamını sonlandırışına uzanan yolu döşeyen taşlar, kuvveden fiile geçişte doğan çelişkilerin yarattığı paradoksal çıkmazlardır.


Nev-i şahsına münhasır edebi deha Fernando Pessoa&apos;nın yarattığı yüzlerce persona arasında, kendi karakteriyle en çok özdeşleşen Teive Baronu&apos;nun kara kaplı defterine yazdıklarından derlenen Stoacının Eğitimi, Portekizce aslından çevirisiyle ilk kez Türkçede...


&quot;İçimde farklı kişilikler yarattım. Sürekli kişilik yaratıyorum. Her bir düşüm, onu düşlediğim anda başka bir kişide ete kemiğe bürünüyor, ben değil, o kişilik düşlemeye başlıyor. Yaratmak için kendimi yok ettim; o kadar çok kendi dışıma çıktım ki yalnızca dışarıdan kendimde var olabiliyorum. Farklı roller oynayan aktörlerin geçtiği çıplak bir sahneyim ben.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea000854-e780-41fe-bc48-cd0504cca5b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşizm ve Propaganda</image:title>
            <image:caption>Sosyal teori, felsefe, estetik ve müzik alanında 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Theodor W. Adorno, Faşizm ve Propaganda&apos;da bugün radikal sağ adı verilen cenahın hem psikolojik dayanaklarını hem de dini argümanlarla bezeli siyasal gündemlerini yaymak için medyayı nasıl kullandığını analiz ediyor.


1930&apos;larda ABD&apos;de yaşayan ve Paul Lazarsfeld ile birlikte radyonun toplumdaki ağırlığı üzerinde çalışan Adorno&apos;nun, Hıristiyan sağın radyoda bayraktarlığını üstlenirken faşist bir tutum sergileyen Amerikalı demagog Martin Luther Thomas&apos;ın radyo demeçlerinde hitap gücünü ve ele aldığı konuları aktarırken kullandığı çarpıtma tekniklerini derinlemesine analiz ettiği bu çalışma; içinden geçtiğimiz koşullarda Adorno külliyatı içinde en rahat anlaşılabilecek kitaplardan biridir.


Faşizm ve antisemitizm teorisi barındıran makaleler, popüler kültür üzerine yapılacak kültürel incelemeler için bir yöntembilim sunarken, farklı kıtalar arasındaki siyasal yaşam mukayesesine ilişkin genel çıkarımlarda bulunarak psikolojik gerçeklik ile sosyolojik gerçeklik arasındaki ilişkiye dair de çarpıcı bir fikir ortaya koyuyor.


Faşizm ve Propaganda, otoriter amaçlarla psikolojik baskı yaratma olanaklarından yararlanan hitap teknikleri konusunda sunduğu analiziyle, ideolojik propagandanın etkisinden hareketle günümüz gerçekliğine ışık tutan bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65b4f6f3-c859-4d92-9d71-c98f4a20d8ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Dijital Güvenlik</image:title>
            <image:caption>GÖREVİMİZ DİJİTAL GÜVENLİK
LAURENCE BRIL / LÉO LOUIS-HONORÉ
Dijital hayata meydan okuyun!
Bilişim dünyasında tüm sınırların zorlandığı, olağanüstü bir çağdayız!
Öte yandan; internet, televizyon, akıllı telefonlar, tablet, oyun konsolu derken bizleri görünmez zincirlerle kendine bağlayan sosyal medya uygulamaları yüzünden gerçek bir dijital istila ile karşı karşıyayız!
Günümüzde internet ve teknolojik aletler en büyük olmazsa olmazımız. 
Her gün ekran karşısında saatler geçiriyor ama bunu fark etmiyoruz bile!
Dijital teknolojiyi “göremememiz” çevremiz üzerinde hiçbir etkisi olmadığı anlamına da gelmiyor şüphesiz! 
Peki, internette arama yaparken, bulduğumuz bilgilerin doğruluğundan ne kadar eminiz?
Bilgisayarımızda depolanan çerezler yüzünden kimliğimizin tespit edilmesinin an meselesi olduğunu söylesek!
Evet, birileri kim olduğumuzu ve nelerden hoşlandığımızı çok iyi biliyor.
Yoksa dijital teknoloji, gerçekte bir enerji canavarı mı?!
Dijital dünyanın bize sunduğu nimetlerden nasıl sağlıklı ve güvenli şekilde faydalanabileceğimizi anlatan Görevimiz Dijital Güvenlik, okurları teknoloji bağımlılığının sonuçları üzerine düşündürmekle kalmıyor, aynı zamanda kolları sıvayıp dijital hayata meydan okumaya çağırıyor.  
Çevre bilinci kazandırmak amacıyla hazırlanan “Gezegenimizi Koruyalım!” dizisinin “Benim Beynim Google&apos;dan Üstün!” demeyi öğreten bu halkası, eğlenceli bulmacalar, oyunlar ve resimler eşliğinde, gelişen teknolojiler ile internetin dünyamıza etkilerini A&apos;dan Z&apos;ye odağına alıyor; uygulaması kolay çeşitli yöntemler ve ipuçları paylaşarak kişisel bilgi güvenliğinin sağlanmasına yönelik önemli açıklamalarda bulunuyor.
Unutmayın, dijital teknolojilerin bizi kontrol edeni değil, hayatımızı kolaylaştıranı makbuldür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b9ec23b-2ede-4777-9d00-91a79aa98fc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısı Buluşmaları</image:title>
            <image:caption>Yaz mevsimi… Sevgi ve nefret… 
Sidney ve Asher yazlarını bir gölde birlikte geçirmeye zorlanmış, yetenekli iki genç yüzücüdür. Kulağa mükemmel bir eşleşme gibi gelse de her sene tekrarlanan pikniklerin, tekne gezilerinin ve aileler tarafından yakılan kamp ateşlerinin arasında Sidney ve Asher birbirilerine yapabilecekleri en iyi eşek şakalarını bulmanın peşindedirler. Gelgelelim, liseden mezun olduktan sonraki yazın en efsanevi yaz olması için işler biraz farklılaşır. 
 
Fakat aralarındaki bu atışmalar, ailelerinin çok sevdikleri göl evlerinden atılmalarına sebep olur. Sidney, iki ailenin geçici olarak birlikte yaşayacağı yeni evlerine yerleştiklerinde eşek şakası savaşlarının her zamanki 
gibi devam etmesini bekler. Ta ki yatağında bulduğu bir notu okuyana kadar: 
 
Gece yarısı iskelede buluşalım. 
 
Asher’ın ona bir teklifi vardır. Güçlerini birleştirip efsanevi eşek şakalarını ortak bir düşmana karşı yapmalarını önerir. Bu düşman, onları göl evlerinden atan ev sahibi kadındır. 
 
Aralarındaki ateşkesin her şeyi kolaylaştırması gerekir fakat altı sene boyunca birbirlerine âdeta işkence etmiş olmaları, yok sayması kolay bir şey değildir. Tıpkı aralarında gelişen, göz ardı edilemeyecek hoşlantı gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4789c053-bcc5-44fc-bcb9-758e22f5cc68.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Suyu Korumak</image:title>
            <image:caption>GÖREVİMİZ SUYU KORUMAK
FRÉDÉRIQUE BASSET / LÉO LOUIS-HONORÉ
Su olmadan hayat olmaz!
Su her yerde! Toprakta, bitkilerde, hatta vücudumuzda! Gezegenimizi eşsiz kılan, onsuz yaşayamayacağımız “mavi altın”, yani su, en değerli varlığımız.
Su kaynaklarına yeterince iyi bakmaz, döngüsünü bozar ve onu boş yere israf edersek neler olur, hiç düşündünüz mü?
Can sıkıntısından bahçeyi sulamak, henüz kirlenmemiş bir arabayı yıkamak, dişlerimizi fırçalarken suyu boşa akıtmak, çift sifonlu klozet yerine tek sifonlu kullanmak... 
Peki, günlük hayatta kaç litre su kullanıldığını biliyor musunuz?
Basit bir pamuklu tişört veya kot pantolon yapmak için kaç litre su gerektiğini hayal bile edemezsiniz!
Su kaynaklarımız sınırlı ve her geçen gün tükeniyor. Okyanuslar ve denizler çöplerle dolu, küresel ısınma nedeniyle yağışlar azalıp kuraklık artıyor.
Neyse ki, insan eliyle gelen kirliliğin ve akarsu yataklarının değiştirilmesinin yarattığı ekolojik felaketin bilincindeyiz.
Tam da bu yüzden bir an önce harekete geçmeliyiz!
Temel ihtiyacımız su konusunda nasıl tasarruf yapmamız gerektiğini odağına alan Görevimiz Suyu Korumak, okurların farkındalığını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda kolları sıvayıp suyu korumak için görev başına çağırıyor.  
Çevre bilinci kazandırmak amacıyla hazırlanan “Gezegenimizi Koruyalım!” dizisinin “Kendini Suya Bırak!” demeyi öğreten bu halkası, eğlenceli oyunlar ve resimler eşliğinde, suya dair A&apos;dan Z&apos;ye  bilgi veriyor; uygulaması kolay çeşitli yöntemler ve ipuçları paylaşarak su kaynaklarını nasıl korumamız gerektiğine yönelik önemli açıklamalarda bulunuyor.
Unutmayın, damlaya damlaya göl olur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3882d91c-350b-4eeb-9a9c-9756a9c74f0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Öfkem</image:title>
            <image:caption>GoodReads Yılın En İyi Kitabı Adayı
 
Kaliforniya’da küçük bir çöl kasabasında Pakistanlı iki genç Nur ve Salahudin, çocukluktan beri birbirlerine tutunarak karşılarına çıkan canavarlara direnirler. Çocukluk travmaları, aile içi şiddet, ötekileştirilme, topluma yabancılaşma, İslamofobi, suçlanma, aşağılanma, alkol bağımlılığı, uyuşturucu, ölüm ve aşk... Bir yandan Sal’ın annesi Misbah
aracılığıyla geçmişteki yaraların izlerini sürerken, diğer yandan da günümüze bu iki gencin bakış açısından bakarak bir varoluş mücadelesine şahit oluyoruz. Büyüklerin cehenneminde kendileri olmaya çalışan Sal ve Nur’un öfke, affetme ve aşkla örülmüş trajik hikâyesi.
 
 
“Amerikan rüyasının bedelleri hakkında talihsizliklerle
dolu etkileyici bir hikâye... Bir solukta okudum.”
- Jodi Picoult</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54cb57ec-89d8-4f3c-9b1c-9d56fd815c73.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyleşme</image:title>
            <image:caption>Uzmanlaşmanın, karmaşıklaşmanın ve olayların akış hızının arttığı, dikkatin azaldığı, hafızanın zayıfladığı çağdaş dünyanın keşmekeşinde toplum ile bireyi ilişkilerden örülü, birbirini besleyen canlı bir ağ olarak görmek gün geçtikçe güçleşiyor. Bugün kendimizi ve birbirimizi hazır kalıplara dökerek “şey”leştiriyor, sayılarla ifade edilebilen ruhsuz bir denklemin tarafları olarak tanımaya ve tanıtmaya çalışıyoruz. Modern Batı kültürünün ve sosyal bilimlerin başına bela olan özne/nesne ya da yapı/fail ikiliklerinin bize mirası olan bu bakış, bireyinden grubuna, azınlığından çoğunluğuna, toplumda ve toplum aracılığıyla tanınmayı bugün yüzlerin, kaygıların, ilgilerin ve olanakların silindiği, metaların ve niceliklerin tek gerçeklik olarak baskın çıktığı yavan bir portreye mahkûm ediyor. 
Bu kitapta, çağdaş düşünceye damgasını vurmuş felsefeci ve sosyal bilimci Axel Honneth, modern deneyimi karakterize eden şeyleşme olgusunun koşullarını, sınırlarını, toplumsal kaynaklarını ve insanı insan yapagelmiş tanı(n)ma çabasının çağdaş dünyadaki patolojisini irdeliyor. Felsefece düşünen bir sosyal bilimcinin ve sosyal bilimci donanımına sahip bir felsefecinin bakışıyla Lukács, Heidegger, Piaget, Dewey gibi isimlerle hesaplaşarak, şeyleştirmeden tanımanın ve şeyleşmeden tanınmanın olanaklı olup olmadığını soruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78b41556-502a-43f6-9499-8ff1e8d6e89a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Sevgisi Üzerine</image:title>
            <image:caption>“… ve Simone Weil; bazen ölüler bize yaşayanlardan daha yakındır.” 
Albert Camus, Nobel ödülü kabul konuşması, 1957 
 
Simone Weil bu eserinde Tanrı sevgisini tarif etmek amacıyla felsefenin, gizemciliğin ve teolojinin sınırlarını aşan içsel bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuğu boyunca dağınık düşüncelerini samimiyetle paylaşıyor ve okurlarını ilahi olanı tefekkür etmeye davet ediyor. Zamanının ötesinde bir düşünür ve gizemci olan Weil, iman, sevgi ve insanın Tanrı’yla bağ kurma çabasına dair çetrefil meseleleri, sıra dışı bir üslupla ve umut dolu bir dille tartışıyor; gürültüyle kaosun hâkim olduğu bir dünyada soluklanmamız için açtığı bu alanda bize kendi içimize dönme fırsatı sunuyor. 
Weil, maceralarla ve saplantılarla dolu kısacık hayatında derin ve deneysel bir iman anlayışını somutlaştırmıştır. Akranları gibi üretken bir entelektüel kariyer inşa etme beklentisiyle yetinmemiş ve insanlık durumunu samimiyetle anlamak için çaba göstermeye kendini adamıştır. Kabul görmüş her türlü görüşe ve ideolojiye meydan okuyarak inançlarını bizzat deneyimlemek için varlığını ortaya koymaktan çekinmemiştir. Bu yüzden Weil’in okurları, bu kitapta yer alan dağınık düşüncelerde bile onun sonsuzluk ve kuşatıcı sevgi arayışına yön veren umudu ve samimiyeti yürekten hissedeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c09a502-0e31-4906-850e-25dfc34e393f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet ve Kadın Hakları</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadroları, yüzyıllarca saltanatla yönetilmiş ataerkil bir toplumu laiklik ve ulusal bağımsızlık temelinde yeniden inşa etmek üzere devrim niteliğinde bir toplumsal bir dönüşüme öncülük ettiler. Laiklik ilkesi gereği kadınların eşit yurttaşlık hakları ile donatılması, bu dönüşümün temel bileşenleri arasında yer aldı. Ancak laiklikle birlikte kadın hakları, giderek güçlenen gerici karşıdevrim hareketinin boy hedefi oldu; Cumhuriyetin diğer kazanımlarıyla birlikte büyük ölçüde tahrip edildi. 
Elinizdeki eserin ilk bölümünde kadın hakları konusunda Erken Cumhuriyet Dönemi’nde gerçekleştirilen büyük atılımlar, alanının uzmanı yazarlarca inceleniyor; ikinci bölümünde ise son yıllarda ülkemizde kadın hakları alanında yaşanan gerilemeler değerlendiriliyor. Art arda konulan bu iki fotoğraf, tarihsel akışta toplumların hep ileriye doğru gitmediğine, kimi dönemlerde duraklamaların ve gerilemelerin de yaşandığına işaret ediyor. Öte yandan kitap, geçen yüzyılın başında çok zor koşullarda, olanaksız görünen nice işlerin başarılabildiğini okura hatırlatarak geleceğe umut veriyor. 
Cumhuriyet ve Kadın Hakları, ÇYDD ile Cumhuriyet Kitapları’nın elbirliği ile hazırlanan ve ortak emek ürünü olan beş kitaptan oluşan Cumhuriyet Seti’nin son kitabıdır. Bu kıymetli eserler Cumhuriyetimizin temel kazanımları olan laiklik, çağdaş eğitim, bağımsızlık, demokrasi ve kadın hakları konularında ÇYDD’nin görüşlerini yansıtıyor. 
Cumhuriyet Set’i, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümünde ÇYDD’nin, Öğretmen Kubilay’dan Bahriye Üçok’a, Ahmet Taner Kışlalı’ya, Sevinç Özgüner’e kadar tüm laiklik ve demokrasi şehitlerimize armağanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c10a5475-7e6b-4944-b4f7-c3c03f6e7897.jpg</image:loc>
            <image:title>Alo, Ben Karaciğer</image:title>
            <image:caption>Hafife Alınan Organlarımız Aslında Bizlere Neler Anlatıyor?   
Her gün farkında olmadığımız binlerce şey yaparız. Yürür, nefes alır, yemek yer ve bu arada kalbimiz de atmaya devam eder. Peki ya bu olağanüstü işleyişte yer alan küçük ama bir o kadar da önemli organlarımız hangileridir sizce?
 
Andrea Freund ve Lucia Schmidt; Alo, Ben Karaciğer adlı kitaplarında vücudumuzun her bir parçasının nasıl birbiriyle uyum sağladığını anlatırken sıklıkla göz ardı ettiğimiz bu küçük organların arasındaki iletişimi gözler önüne seriyor ve kendi bedenimizin dilini çözerek günlük işleyişimizi nasıl daha iyi anlayabileceğimize dair ipuçları veriyor.
 
Eğer kendi vücudunuzun sırlarını keşfetmek ve onunla daha derin bir bağ kurmak istiyorsanız bu kitap size yepyeni bir bakış açısı sunmakla kalmayıp aynı zamanda eşsiz bir rehbere dönüşecek. Üstelik sağlıklı yaşamın kapılarını aralarken organlarımıza olan minnettarlığınız artacak ve vücudumuz hakkında harika bir keşfe çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37c1e425-5242-40a9-999b-0417c58bba88.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam III – Küllerinden</image:title>
            <image:caption>Külden doğan, ateşe aittir.
 
 
Sırların ihtişamlı kafesi, içine aldığı masumu tehlikelerden
korur sananlar; en büyük zararı bilinmezliğin verdiğinin farkına vardığında artık gerçekleri konuşmak için çok geçtir.
 
Ne zaman aydınlatmayı bıraktı ay geceyi de; bu karanlığının
kucaklamasına izin verdin zayıf ve yorgun bedenini?
Dönme dolap durduğunda.
 
Göğüs kafesinin, güvende tutabilecekmişçesine içine sakladığı o zavallı kalbini nerede bir yabancının acımasız ellerine teslim ettin?
Hüzzam makamında.
 
Ve o kulağında çınlayan aynı eski ninni uykuya yatırmadığında seni artık geceleri, dört duvar arasında tek başına; bir adam boyu toprak yutmuş gerçekler kanlı canlı ne zaman karşına dikildi?
Masallara inanmayı bıraktığında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de3892f6-85df-443c-b5e6-e90f4ed4d110.jpg</image:loc>
            <image:title>Narsistle Mücadele Rehberi</image:title>
            <image:caption>Etrafınızdaki kişi veya kişiler için sürekli bir şeyler yapıyor ama bir türlü onları mutlu edemiyor musunuz? 
Yaptıklarınız yanlış veya saçma mı bulunuyor? 
Daha dün çok sevilirken bugün bütün ışıklar söndü mü? 
Tüm bunlara rağmen bir türlü kopamıyor, o kişi veya kişilere ihtiyacınız olduğunu mu düşünüyorsunuz? 
Bu sorulara yanıtınız evet ise bir duygu vampirinin, yani toksik bir insanın manipülasyonuna maruz kalıyor olabilirsiniz. 
Shahida Arabi, en etkili yöntemlerle manipülasyonları tanımanın ve onlardan kendimizi korumanın yollarını gösteriyor. Eğer siz de fişekleme, yansıtma, gizli aşağılama ve aşk bombardımanı gibi psikolojik şiddetlere maruz kalıyorsanız bu kitap tam size göre. 
Toksiklerin tuzağına düşmeden kendi mutluluğunuza giden en kestirme yolları keşfetmek size iyi gelecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c25d441-516c-434d-a06c-4b0988847d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>İşbirliğinin Evrimi</image:title>
            <image:caption>Merkezi bir otoritenin var olmadığı, tamamen bencillerden oluşan bir dünyada işbirliği ortaya çıkabilir mi? Bu soru çok uzun zamandır ve haklı sebeplerle insanların ilgisini çekiyor. İnsanların “melek” olmadıklarını, her şeyden önce şahsi çıkarlarını kovalamaya meyilli olduklarını biliyoruz. Yine de zaman zaman işbirliği yapabildiklerinin, hatta uygarlığımızın bu işbirliğine dayandığının da farkındayız. 
O halde, her bireyi bencil davranmaya iten koşulların varlığında işbirliği ve dayanışma nasıl gelişebilir, nasıl sürdürülebilir? İşbirliğinin ortaya çıkabilmesi için akla, dostluğa ve güvene ihtiyaç var mıdır? 
Yayımlandığı yıldan bugüne siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, iktisat, evrimsel biyoloji, oyun kuramı, bilgisayar bilimi ve diğer sayısız alanda en fazla atıf alan çalışmalardan biri olmuş, “kült” eserlerden biri haline gelmiş bu kitap, işbirliği sorununa şaşırtıcı ve ezber bozan bir yaklaşım getiriyor. 
Birinci Dünya Savaşı sırasında yapılan siper muharebelerinden, Soğuk Savaş’ın “Dehşet Dengesi”ne, şirketler arası rekabetten diplomasiye, bakteri ile konağı arasındaki ilişkiden bölgeci kuşların davranışlarına varasıya karşılıklı işbirliğinin dostluk, güven, bilinç, hatta zeka olmadan, bencillikten nasıl doğabileceğini, nasıl istikrar kazanabileceğini ortaya koyuyor. 
Mahkumun İkilemi oyununun mantığını en küçük canlılardan en güçlü devletler arasındaki ilişkilere kadar uygulayarak, çatışma, rekabet, ihanet ve karşılıklılık olgularının altında yatan yalın ve büyüleyici matematiği gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6263540a-8a8b-4549-97b2-fb671f186ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Sizde Bay Brown</image:title>
            <image:caption>Sosyal demokrasi kan kaybetmeye devam ediyor. Milliyetçi akımlar palazlanıyor, popülizm dünyanın dört bir yanında güçlenerek solun hareket alanını kısıtlıyor. Genişleyen piyasalar ile sosyal politikalar arasındaki sürtüşme ve gerilim arttıkça, bir zamanlar solun aşırı uçlarına alternatif olarak sunulan, piyasayla iyi geçineceği düşünülen sosyal demokrasi Avrupa’da bile giderek büyüyen bir hayal kırıklığına dönüşüyor. 
Peki, bu durumu tersine çevirmek mümkün mü? Mümkünse nasıl bir yol izlemek gerekiyor? Değişen bir dünyada sosyal demokrasiye yer var mı? Günün sorunlarında ve kendi iç çekişmelerinde boğulmayan, geleceği de vizyonuna dâhil eden bir siyaset anlayışı nasıl yerleştirilebilir? 
Çağımızın en önemli sosyologlarından Anthony Giddens, siyasetçi yanını gözler önüne serdiği bu çalışmasında, sosyal bilimlerdeki engin bilgisini de kullanarak bu sorulara sağduyulu ve olumlu bir yanıt veriyor. Parlak ve keskin çözümleme becerisiyle iklim değişikliği meselesinden yeni kitlesel göçler olgusuna, çokkültürcülükten devletin piyasalar karşısındaki tutumuna uzanan geniş bir yelpazede birçok meseleyi ele alıyor. Çağımızın karmaşık ve çetrefil sorunlarını gözeten, toplumsal hareketleri hesaba katan, gelecek bilinciyle hareket eden ortayolcu, “gelecekle sözleşme” adını verdiği adil bir sosyal demokrasi programının taslağını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b177a71-ab9e-407c-920d-565dbbbf49c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Gölgesi</image:title>
            <image:caption>Tanrıların savaşıp kendilerini yok oluşa sürüklemesinden 
sonra, düşüşlerinin yarattığı tufan Vigrið topraklarını 
paramparça etmişti. 
Şimdiyse iktidar hırsıyla yanıp tutuşan mevkibeylerinin kan 
davası güttüğü, canavarların ormanlarda ve dağlarda kol 
gezdiği yeni bir dünya yükseliyordu. Ölü tanrıların büyük 
güce sahip kemiklerini aramaya çıkacak kadar cesur -ya da 
çaresiz- olanların yaşadığı bir dünya. 
Savaş söylentileri dağlarda ve fiyortlarda yankılanırken 
kader üç kişinin ayak izlerini takip ediyordu. Tehlikeli bir 
arayışın içindeki bir avcı, savaş şöhretinin peşine düşüp 
ayrıcalıklı hayatı reddeden bir soylu ve Kan Yeminliler 
olarak bilinen ünlü paralı askerlerin arasında intikam 
peşinde koşan bir köle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111940</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f99e15-a7d0-4c13-8bb7-2f9f0b64952c.jpg</image:loc>
            <image:title>Toksik İşyeri</image:title>
            <image:caption>İşyerlerimizdeki eşitsizliklerin “nasıl”ı hakkında, adil davranmayan bir patrona veya iş arkadaşına nasıl yanıt vereceğimiz ya da o kişinin davranışlarını nasıl değiştirmesi gerektiğine dair yeterince konuşmuyoruz. Bu hepimizi etkileyen bir sorun, hepimiz –farkında olmasak da– bazı insanları dışlar, onların değerini düşürür ve potansiyellerini yeterince kullanmazken, diğerlerini işe dahil eder, onlara aşırı değer verir ve onları terfi ettiririz. Bu gibi klişeler ve önyargılar sadece adil olmamakla kalmaz aynı zamanda verimsizliğe de yol açar. 
 
Kim Scott gerçek zarara neden olan uygunsuz tutum ve davranışların nasıl fark edileceğini gözler önüne seriyor. Bu mekanizmaların eşitsizliği ve adaletsizliği nasıl sürdürdüğünü ve şirketlerin başarılı olmasını nasıl engellediğini anlamaya yardımcı oluyor. 
 
Toksik İşyeri, herkesin birbiriyle etkili bir şekilde çalışmasına olanak tanıyan saygı atmosferinin olduğu bir kültür inşa etmek için eksiksiz bir strateji. Liderlerin ve ekiplerinin, potansiyellerini göstermesini ve birlikte çalışmanın keyfini hissetmesini sağlayan bir işyerini nasıl yaratmaları gerektiğine dair ihtiyaç duyulan bir rehber.  
 
“Kim Scott cesur bir vizyon sunuyor: Saygı ve işbirliğinin tahakküm ve uyumluluğa üstün geldiği bir işyeri. Toksik İşyeri, ahlaki cesaret ve pratik çözümlerin parlak bir bileşimi.” 
—Daniel H. Pink 
 
“İşbirliği ve saygı yoluyla önyargı ve ayrımcılıkla 
mücadele için uygulanabilir, etkili yollar.” 
—Sheryl Sandberg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8394de7-d7e1-4de1-9f7b-b6a645ec253d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hala Umudum Var</image:title>
            <image:caption>Elbet herkesin bir duası vardır 
Birçoğu sevdiğime kavuştur 
Birçoğu ise Allah’ım ayırma 
Benim duam ise 
Allah’ım unuttur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6b99c15-4c89-43f7-94e2-9aa30111fcba.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Gölgesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tanrıların savaşıp kendilerini yok oluşa sürüklemesinden 
sonra, düşüşlerinin yarattığı tufan Vigrið topraklarını 
paramparça etmişti. 
Şimdiyse iktidar hırsıyla yanıp tutuşan mevkibeylerinin kan 
davası güttüğü, canavarların ormanlarda ve dağlarda kol 
gezdiği yeni bir dünya yükseliyordu. Ölü tanrıların büyük 
güce sahip kemiklerini aramaya çıkacak kadar cesur -ya da 
çaresiz- olanların yaşadığı bir dünya. 
Savaş söylentileri dağlarda ve fiyortlarda yankılanırken 
kader üç kişinin ayak izlerini takip ediyordu. Tehlikeli bir 
arayışın içindeki bir avcı, savaş şöhretinin peşine düşüp 
ayrıcalıklı hayatı reddeden bir soylu ve Kan Yeminliler 
olarak bilinen ünlü paralı askerlerin arasında intikam
 peşinde koşan bir köle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d5b87a8-8255-4d50-8465-1b19f10f6a35.jpg</image:loc>
            <image:title>Derz</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyeyi kimseye anlatmadım. Kayra’ya bile anlatmadım. Ne o sordu ne ben söyledim. İşlediğim ilk cinayet hakkında hiç konuşmadım. Tek kelime bile etmedim. Ama Kayra hep konuştu. Oysa gerek yoktu. Çünkü yanındaydım. O yaşlı adamı öldürdüğünde oradaydım. Kayra ilk cinayetini bir yastıkla işledi. 93 yaşında felçli bir adamdı. Ama felçli olması yetmedi. Kayra uyumasını bekledi. Kayra, 93 yaşında, felçli bir adamı uykusunda boğarak öldürdü. Sonra dönüp bana baktı. “Hiçbir şey hissetmedim” dedi. “Hiçbir şey hissetmiyorum” dedi. “Hiçbir şey hissetmeyeceğim” dedi. Ve o eski köy evinden çıkıp Abidjan’da bir bara gittik. Karşılıklı oturup birer flag istedik. O an soracak sandım. Çünkü söz vermiştik birbirimize. Afrika’daki ilk ayımızda ikimiz de birer cinayet işleyecektik. Kinyas ve Kayra katil olacaktı. Böylece asla dönemeyecektik evlerimize. 
 
Derz, Hakan Günday’ın çeşitli mecralarda yayımlanmış öyküleri ile Anakara Seyir Defteri adlı fanzininden sayfaları bir araya getirdi. İyi okumalar, iyi seyirler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f13c945b-3f75-4506-8510-d834e7caa3b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu Kutulu Set (Ciltli) 4 Kitap</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 

- Ötanazi Okulu 1 (Ciltli) 
- Ötanazi Okulu 2 (Ciltli) 
- Ötanazi Okulu 3 (Ciltli) 
- Ötanazi Okulu 4 (Ciltli) 
- Sert Kapaklı Defter 
- Özel Bez Çanta 
- 1 Adet Sürpriz Mahkûmiyet Kartı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111945</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5594ab66-5908-4606-a318-30a7b60ce66e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Wise Olive Tree</image:title>
            <image:caption>There is a thousand-years-old olive tree lives this book. 
It’s story conveys the importance of green 
and the value of the olive tree 
to future generations. 
The Wise Olive Tree 
invites you, little readers, 
to join its story.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/005e5217-811c-4e90-9738-4665067cf21c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hikayem</image:title>
            <image:caption>Her şey vaktini bekler 
Ne gül vaktinden önce açar, 
Ne güneş vaktinden erken doğar. 
Bekle senin olan sana gelecektir... 
Hz. Mevlana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cb11c37-b960-49c0-ac67-47573bdc3db1.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş - Sen de Oku</image:title>
            <image:caption>Çünkü sevmek, özveri gerektirir. Jack London&apos;ın, edebiyat tarihinin en gerçekçi hayvan karakterlerinden birini yarattığı benzersiz eseri Beyaz Diş, Barış İnce&apos;nin yalın ama vurucu anlatımıyla “SEN de OKU Klasikler” koleksiyonunda yeniden okurla buluşuyor. Farklılığının gölgesinde büyüyen vahşi bir kurdun doğayla, insanla ve kendiyle mücadelesini sayfalarına taşıyan kitap; iyilerle kötülerin ezelî ve ebedî çatışmasını güven, merhamet ve sevgi kavramları üzerinden tartışmaya açıyor.  İçinde yaşadığımız âleme ve ona hükmedenlere bir kurdun gözünden bakan bu etkileyici roman, canavarlaşan insanın acımasızca katlettiklerini kuzeyin soğuk rüzgârlarıyla gözler önüne seriyor.  Yarı köpek bir anne ile kurt bir babanın yavrusu olarak dünyaya gelen Beyaz Diş, doğduğu ilk andan itibaren vahşi doğası gereği insanlara nasıl yaklaşması gerektiğinin gerilimini yaşar. Aydınlık dünyada tedirgin adımlarla yürüdükçe cesur, zalim ve bazen de yırtıcı olmanın gücünü keşfeder. Kuvvetli olana boyun eğip, zayıf olanı ezmedikçe hayatta kalamayacağını anlar. İçinde kopan fırtınalar onu hep yaratılışına uygun bir yaşam sürmesi için ormana iter. Vahşi geçmişiyle insanın ona verdikleri arasında sıkışıp kalır. Bir süre sonra zorba bir adama satılarak ruhu nefretle doldurulur. Diğer köpeklerle dövüştürüldükçe bir savaşçıya, bir gladyatöre dönüştürülür. O artık insan eliyle yaratılan bir canavardır! Ta ki yine dövüştüğü bir gün, iyi kalpli bir adam tarafından kurtarılana değin. Sevmeyi, sevilmeyi unutan Beyaz Diş, karşısındaki bu insanı sevmeli mi yoksa ondan korkmalı mıdır? Sevgi ile korku arasında geçen ömründe belki de ilk kez bir insana güvenmesi gerekiyordur... Tüm zamanların en sevilen klasiklerinden biri olan Beyaz Diş&apos;in bu yeni yorumu, insanlarla hayvanlar arasındaki karmaşık bağ üstüne düşündürüyor; sevginin koşulsuz güvenle kazanılabileceğini hatırlatıyor. Nefes kesici, hatta yer yer ürpertici bir hayatta kalma mücadelesine tanıklık ettiren bu sürükleyici roman, Ahmet Uzun&apos;un usta işi çizimleriyle bütünleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111948</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b14ae538-fc4d-4a3c-88af-5edace23f7b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersimiz İhlas Suresi</image:title>
            <image:caption>AŞIRI DERECE ZEKİ AMA BİR O KADAR DA YARAMAZ İDRİS TAKACI VE KANKASI TACETTİN TACİ, CİMCİME SINIF BAŞKANI SAFİNUR TAZENANE, HER YERE ALTIN KALPLİ PAPATYA RESİMLERİ ÇİZEN LEPİSKA SAÇLI MAHPEYKER ÇITIRAK, HAKSIZLIĞA HİÇ GELEMEYEN GÖZÜ KARA CEMİLE MÜRDÜM İLE SIRA ARKADAŞI NEFİSE GÜGÜM, İSMİ SORULDUĞUNDA RÜZGÂRDA BİR ÇİÇEK GİBİ TİTREYEN ZARAFET ABİDESİ AYŞE MELEK, PEK MERAKLI OSMAN TERAZİ VE ÇOK ACAYİP SIRADIŞI BİR ÖĞRETMEN HALİS MUHLİS! HEPSİ VE DAHA FAZLASI ÜMMÜŞ PÖRTLEK ORTAOKULU 5-A SINIFINDA! 
 
Başka bir Allah olmadığı ve La ilahe illallah! Olamayacağı için Allah birdir. Allah tek olduğu için birdir. Ve EHAD, Allah BİR ve TEK demektir... 
–Ama sayı ile değil. 
–Ama sayı ile değil, evet. 
–Çünkü sadece bir tane olan bir şeyi saymazsın! 
–Sana iki kere aferin. Çok güzel izah ettin. 
–Hanımlar beyler! Beni dikkatle dinleyin. Çünkü size bir misal daha verilecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f7c7f79-ddab-467c-94ee-823cff27eb86.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersimiz Serisi (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>1) Dersimiz Amentü 
2) Dersimiz Güzel Ahlak 
3) Dersimiz Namaz 
4) Dersimiz Fatiha 
5) Dersimiz İhlas Suresi

“Merak Ediyorum Dizisi’nin yazarından sitcom tadında kitaplar!”
Aşırı derece zeki ama bir o kadar da yaramaz İdris Takacı ve kankası Tacettin Taci, cimcime sınıf başkanı Safinur Tazenane, her yere altın kalpli papatya resimleri çizen lepiska saçlı Mahpeyker Çıtırak, haksızlığa hiç gelemeyen gözü kara Cemile Mürdüm ile sıra arkadaşı Nefise Gügüm, ismi sorulduğunda rüzgarda bir çiçek gibi titreyen zerafet timsali Ayşe Melek, durmadan not alan arka sıralardaki esrarengiz öğrenci ve  çok acayip sıradışı bir öğretmen Halis Muhlis! Hepsi ve daha fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu 5-A sınıfında!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/718df59c-34ee-447e-9268-4fdf698a2c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağılan Misketler</image:title>
            <image:caption>Bazen misketler dağılır. Bazen de bir çocuğun kalbi… Güven duyulan bir omuz, duygularımızı anlayan biri içimizdeki dağınıkları toplar. Misketleriyse bir çocuk saflığı… 
Bakalım Talha’nın oyunu ve kalbi nasıl dağıldı? Ve babası toplamasına nasıl yardım etti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a717fef-dd73-416c-a0dc-fc54b5421ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangimizi Daha Çok Seviyorsun ?</image:title>
            <image:caption>Eve yeni bir kardeş geldiğinde,

Nasıl hissediyor minik kalpleri?

Nedir akıllarındaki en büyük soru, biliyor musun?

“Hangimizi Daha Çok Seviyorsun?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4da68ce-7964-44e2-8fc4-c6fd129a5e59.jpg</image:loc>
            <image:title>ASA</image:title>
            <image:caption>Her şeyin bir maksadı olduğuna inandım bu dünyada ben. Her ne varsa boşuna var edilmemişti, bir sebebi, bir anlamı ve bir sırrı olmalıydı. Yoksa ve sadece gelmek için bu dünyaya gelip de gitmek için gidiyor olamazdı hiçbir şey. Olmamalıydı. 
Bir taşın, bir suyun, bir ağacın da hikâyeleri vardı. Hatta belki canı, dili, hissi... En çok da toprağın. Kimse duymuyor, bilmiyor ve kimse dinlemiyor diye yok demek olmuyordu ki. Zaten kimin durup da dinlemeye vakti vardı ki bunları? 
Ben oturdum ve dinledim. Onları, onların söylediklerini ve hikâyelerini dinledim. Bir ağacın altında saatlerce ve sessizce oturdum. Yağmur yağıyordu. 
Ne kadar zaman geçti hiç bilmiyorum. Genzime doldu yağmurun bıraktığı toprak kokusu, sırılsıklam oldum. Bir dal bilmem ki yağmurdan mı rüzgârdan mı yoksa sadece yaşlandığından mı kırılıp da düştü önüme. 
Yağmur hızlandı, ben ıslandım, insanlar gitti ve o kırık dal bana bir şeyler anlatıyor sandım. Sadece ona baktım. Benimle konuştuğuna ve bana hikâyesini anlattığına inandım. 
Duydum, dinledim ve sana söyledim. 
... 
Her şeyin bir dili var kâri. 
Dinlersen...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cd48042-9bc8-44be-8d39-6afe3867ee14.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayalin Ardında</image:title>
            <image:caption>O, ben değildim. 
 
Elektriğin gittiği bir akşam, mum ışığında Sümeyra için yazıyordum… 
 
Yuvarlak tahta masanın üzerinde yanan sönük mum alevi, üzerindeki lambayla göz göze gelmişti. Onları gördüm. O ikisinin birbirlerine nasıl baktıklarını. Mum, pabucu dama atılmış, eski ilgiyi göremeyen evin büyük çocukları gibi nefretle bakıyordu tepesinde birden yanıveren beyaz florasana. Masum bir çocuk gibi ağlamak üzereydi sanki. Ağlasa alevleri sönecek, bir daha ihtiyaç olsa bile kullanılmak istenmeyecekti. İçine akıttı göz yaşlarını. Tam da işe yarayacakken, rutubetli kasvet çökmüş kilerden zar zor bulunmuştu oysaki. Biraz hava alma şansı yakalamışken bu kadar çabuk eski yerine gidecek olması çok üzücü olmalıydı. Bir an, eriyip tükenmeyi arzuladı. Tekrar atılmak istemiyordu o karanlık, kimsesiz komidinin en alt gözüne. Bulunamamayı, yerinin ezbere hatırlanamamasını kaldıramazdı kalbi. Üzerinde durduğu çay tabağına macun gibi akmayı istedi. Buna da gücü yetmiyordu. Kendi ısısı onu eritemezdi çünkü. Diri diri üzerine toprak atılarak öldürülen kor ateşler gibi üfleyerek söndürdüm hayalimi ve mumun alevini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58d50faf-78ae-4fd5-b2c4-b7f08349708d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesler</image:title>
            <image:caption>Gün gelir mısralar, kanatlanıp çıkar bulutlara seyran eyler asırları. Mevsim olur sarmalar ömrün her demini, irdeler evveli. Nisan olur, gözlerden iner sevda tarlalarına. Ağustos olur, kavrulur beste-beste. Sarı sonbahar olur sözcüklerde, yaprak döküp hüznü besler. Kış olduğunda ölümcül boran olur, savrulur durur… 
 
Gün gelir müebbet yemiş zindan olur, yalnızlar beldesini fethedip açılır uçsuz bucaksız sulara. O sular ki ne zaman tanır ne mekân… 
 
Bazen mavi, bazen gri bir günü bazen de zifiri bir geceyi giyinir. Heyulalar eşliğinde bedensizler tahtına oturup çağırır kargışları, omuz üstünde baş koymaz haykırışları… 
Kervanlara omuz verir, gezdirir diyar-diyar. Vardığı her şehirde sinsi yüzlere çarpıp dağılır, peyderpey eriyip toprak olur. Semaya açılıp duaya duran ellere abanıp doğrulur. Düştüğü yerden kalkarak destan olur. 
 
Hasretin, vuslatın, hicranın adı olur; hüznün, kederin, sevincin ânı mazi denizinde alabora olmuş gemilerde ise anı olur. 
 
Gün gelir, mitler sofrasına meze olur efsunlu kapıları aralar… Periler meclisine söz olur, katli vacipler hücresine urgan… Bir kundakta, kartal pençesine aş olup yıldırımları yoldaş eyler. Bulutlardan inip arzın dibinde kararır, katran olur… 
 
Gün gelir, ânı yadırgar evvelin büyülü kapısını aralar ve düşer kaybolan yılların ardına. 
Söz şimdi yine mısralarda, binsin zaman adlı gemiye; sesler, nefesler ve siluetler arasından süzülüp varsın büyülü evvelin derinliklerine… 
 
Necati Koca</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111955</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab46e670-7fb3-4196-9934-b7d3aa206dad.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişin Teselli Koleksiyonu 3</image:title>
            <image:caption>İnsan, yaradılışı gereği, musibetler karşısında zayıf ve âcizdir. Basit bir kederle bile baş dönmesi yaşar. Küçük bir gam karşısında sersemleşir. Bir mikroba mağlup olan bedeni gibi ruhu da basit bir mesele karşısında sarsıntılar geçirir. Yaşam gidişatındaki ufak bir aksaklıktan ümitsizliğe düşer. Gerçekleşme işareti taşımayan zayıf olasılıklardan telaşa kapıldığı dahi olur. Önemsiz bir mevzuda hayal kırıklığına uğradığında hayat ona tümden acı görünür. Dünya sık sık ona dar gelir, pek çok defa zindan gibi olur. 
İnsan, hissiyatını kontrol edebilme konusunda zayıftır. Nefsinin arzularını gemlemede âcizdir. Kalp dinginliğini sağlamada çoğu zaman yetersizdir. Kendi düşüncelerine karşı bile mağluptur. Aklının bir mutluluğa onlarca acı karıştırmasından yakasını bir türlü kurtaramaz. Yaşamın en kırılgan varlığı olan insanın hâletiruhiyesinin hangi hikmetler için böyle mukavemetsiz yaratıldığı, üzerinde tefekkür etmeye değer bir konudur. 
 
İnsanın zayıflığı ve yaşamındaki acılar konusunda en ilginç tahliller çoğunlukla sûfilerin dünyasından gelmiştir. Birçok insan için yıkım sebebi olan hadiselerin sûfiler tarafından gülüp geçilecek nitelikte algılanması, çocuğun dünyasında büyük bir sorun hâlinde yaşanan bir oyuncak kaybının, bir yetişkinin pek de önemsemeyeceği bir durum olmasına benzetilmiştir. 
 
Doğu’nun ve Batı’nın kadim tesellilerini aktarmaya devam eden Dervişin Teselli Koleksiyonu, üçüncü kitapta Sufilerin Mutluluk Sanatını merkeze alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d72f2084-67af-4870-a8ea-5117572ff1f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefesler</image:title>
            <image:caption>Kalemim 
 
Yaz kalemim, içimde tutuklu hakikatleri 
Aslımı esir almış korku dolu vakitleri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c701159b-3205-48ea-a169-1b64bb84c7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hranuş Hanım&apos;ın Kızı</image:title>
            <image:caption>Yakın siyaset sahnesinde yaşananlarla ilgili kitapları bulunan Gazeteci Mehmet Bican, “Çerkes Enişte” adlı anı/roman türündeki eserinden sonra, şimdi de aynı türde yazdığı gerçek bir aşk hikâyesiyle okuyucularıyla buluşuyor. 
        Bu romanda, bir zamanlar Ankara basın hayatının can damarı olan Rüzgârlı Sokak’taki bir gazetede foto muhabirliği yapan  Korhan’la, Zübeyde Hanım Kız Meslek Yüksek Okulu’nda öğrenci  Maral’ın hüzünle sona eren aşkı anlatılmaktadır. 
       Bu talihsiz aşkı okurken, bugün hayatta olan kimi gazetecileri yakından tanıyacak, onların anlatımıyla 1962-1968 yılları arasında Türkiye’de ve Dünya’da gelişen olaylara da tanıklık edeceksiniz. 
        Romanın önemini ortaya koyan bir özelliği de, politik malzeme haline getirilerek her dönemde insafsızca sömürülen ırk ve din ayrımcılığının konu edilmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6611160-bf0e-434f-96e4-99f9ab81788c.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Elması</image:title>
            <image:caption>“İyi bir yazar olduğunu kanıtlamış, romanları okuyucu kitlesini bulmuş Serra Menekay, yine yapacağını yapmış ve sağlam tarihi arka planı, ayrıntılı araştırmacılığı, ustalıklı olay örgüsü ve sürükleyici diliyle tam da kendine yakışan bir eser daha ortaya koymuş. “Doktor Elması” Cumhuriyetimizin 100. yılına çok yakışan bir armağandır. Menekay’ı yürekten kutluyorum.” 
                                                              ALEV ÇOŞKUN 
 
             “Her eserinde, geçmişimizin yaşanmışlıklarını ve günümüzün anlam arayışlarını harmanlayarak okuyucuya muhteşem bir hikâye örgüsü sunan Serra Menekay, “Doktor Elması” adlı eserinde de yine, okuyucuyu zamanda unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin uzak köşelerinde bırakarak unuttuğu kahramanlarına karşı vefa borcunu yeni nesiller adına, kalemiyle ödeyen Menekay bu defa hekim, asker, siyasetçi, devlet adamı, baba, eş ve halk adamı Doktor Mustafa Şevket Bey’le yakınlaştırıyor bizi. Her bir icraatını kurtuluşa, kuruluşa ve Cumhuriyet’e adeta bir cansuyu verir gibi gerçekleştiren Doktor Bey’e “Bengisu” (hayat suyu) soyadını lâyık gören Ödemiş halkına, bir asır önce ona sahip çıktıkları için minnettarız. Bugün de Ödemişlilerin ve tüm ülke sevdalılarının aynı hassasiyetle, adımıza ödediği bedeller için bu kudretli isme sahip çıkmalarını beklemeliyiz. Bu konuda çok kıymetli bir adım atan Serra Menekay’a, Doktor Mustafa Şevket Bengisu’nun tarihe kazınmış adını bu denli güzel yazarak zihinlere ve kalplere daha da kalıcı bir biçimde nakşettiği ve edebiyat dünyasına armağan ettiği için teşekkürü borç bilirim.” PINAR AYHAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da4637bf-49f3-40f2-bdbc-fcb9e081eb36.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dünya Arasında</image:title>
            <image:caption>İki Dünya Arasında, beş kadının 
Hak yolculuğunu anlatıyor. 
 
Roman, birbirini tanımayan, ama bir kitabın ruhsal köprüsüyle hayatları birbirine bağlı beş kadın, Firuze, Hürmet, Kadriye, Saadet ve Servet’in hayatlarının ritminde yaşadıklarıyla, değişen ruh halleri, vicdan muhasebeleriyle manevi arayışın farklı yollarında gezdiriyor bizi. 
 
İffet Erdem Ünal, akıcı üslubuyla bizi Vahyin ibretlerinde ve tasavvufun zengin dünyasında dolaştırırken iç dünyamıza ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4724991e-f2fd-42a1-b1ea-9db932ddbfdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Klinik Psikoloji El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Zihinsel, duygusal ve davranışsal sorunlar üzerine çalışan klinik psikoloji yeni zamanların en popüler alanlarından biri olarak gözüküyor. 
Psikolojik sorunu olan bireylerin biyoenerji/kuantumdan aile dizimine, muskacılıktan NLP ve astrolojiye kadar sayısız bilim ve akıl dışı, dahası 
hukuk, din ve vicdan dışı istismar yöntemlerine maruz kaldığı ülkemizde klinik psikoloji bilimi daha da önem kazanmaktadır. Ülkemiz insanının davranış kalıplarını, yetişme biçimleri ve geleneği dikkate alınmaksızın 
çeviri eserlerle klinik psikolojinin öğrenilmesi düşünülemez. 
Değerli psikoloji ve psikiyatri uzmanlarından oluşan geniş bir yazar kadrosunca özenle hazırlanmış bu telif eserin akıcı anlatımıyla 
psikoloji/psikiyatri çalışanları ve öğrencileri yanında meraklıları için de bir başvuru kitabı olacağını umut ediyoruz. Prof. Dr. Rüstem Aşkın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65dc937-be11-416c-905c-a56454ab4f47.jpg</image:loc>
            <image:title>İntikam Benimdir</image:title>
            <image:caption>H. Susane -romanda adını öğrenemeyiz- kırk iki yaşında bir avukattır. Bir gün Gilles Principaux kapısını çalar: Karısı Maryline çocuklarını öldürmüştür. Susane’dan karısını savunmasını ister. Bu adamın onu seçmesi tesadüf müdür? Yoksa o, Susane on yaşındayken onu odasına çağıran on dört yaşındaki çocuk mudur? O odada iki çocuk arasında ne geçmiştir? Susane’ı avukat olmaya karar verdiren bu olayı roman boyunca öğrenemeyiz. Ama uzun monologlar ve Ndiaye’nin yarattığı iç karartıcı atmosfer sayesinde, geçmişin kadınların üzerinde yarattığı etkiyi en derinimizde hissederiz. 
 
İntikam Benimdir, hayatlarının zor bir döneminden geçen üç kadının, avukat Susane, kâğıtsız göçmen çocuk bakıcısı Sharon ve çocuk katili Maryline’in birbirine geçmiş hikâyesi. Üç kadının da yüzleşmesi gereken konular vardır: Geçmişi hatırlayamama, cinayet ve göçmenlik. Goncourt ve Femina ödüllü Marie Ndiaye, şüphe ve belirsizliğin hüküm sürdüğü bu romanda, okuyucuyu bu üç kadının belirsizliklerle dolu ve karanlık iç dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ca870bd-1256-4095-b40f-a2667373703b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bennane&apos;nin Uçan Koltuğu</image:title>
            <image:caption>Hürriyet düğünleriyle, Cumhuriyet şarkılarıyla kurulan bir ülke... Usta öykücülüğüyle her yaştan okura seslenebilen, içtenlikli üslubuyla sevilen yazar Leyla Ruhan Okyay, Cumhuriyet’imizin 100. yılını özel bir romanla kutluyor. Kuruluşunun ilk yıllarından bugünlere dek katettiği yolu, kazanımlarını ve dönüştürücü gücünü, köy enstitüsü mezunu bir öğretmenin hikâyesiyle anlatıyor. Tarihsel bir kurguya oturan bu sıcacık roman, Cumhuriyet’in birleştiren, geliştiren, geleceğe güvenle baktıran öngörülü ilkelerine ve değerlerine bir güzelleme niteliğinde. İnci, çok sevdiği ninesi Nane’yi neşelendirmenin yolunu arar. İncir ağacındaki koltuğunda keman çalan, çocukları etrafına toplayıp masallar anlatan, cepleri hep kitap, yemiş dolu olan Bennane Nine’nin hayat hikâyesinin peşine düşer. Elinden her iş gelen, biçki dikişten de, toprak ve tamir işlerinden de anlayan köy enstitülü Bennane’nin anıları çocuğu, Cumhuriyet’in erken yıllarına götürür. Büyük küçük herkesi buluşturan coşkulu Cumhuriyet kutlamaları yine incir ağacının altında gerçekleşecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111963</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f068785a-7bfe-4e06-a683-56e08e6cf232.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Fenomen Bükücü</image:title>
            <image:caption>Genellikle futbol takımları için söylenen “Bir gün herkes falan takımlı olacak,” iddiasını günümüze “Bir gün herkes fenomen olacak,” şeklinde uyarlayabiliriz sanırım. Burada önemli olan fenomen olma isteğinin doğal bir güdüden, abartılı ve davranış bozukluğuyla karakterize bir hâle dönüşmemesidir. Değişen yaşam tarzı kuşaklar arası anlayış ve davranışsal özellikleri ister istemez etkilemektedir. Bu durum, şakayla karışık bir tarzda, X kuşağı olan bir yetişkin ve Z kuşağındaki bir gencin arasında geçen diyalog ile somutlaştırılabilir: 
 
— Balkabağı dayı, senin külotlu çorabın var mı? 
— Yok. 
— Niye ki? 
— Erkekler külotlu çorap giyer mi oğlum! 
— Neden? 
— Sana alsam giyer misin? 
— Evet giyerim. N&apos;olacak ki? İkisini ayrı ayrı giymekten iyidir. 
— Bir sus ya! Bu gençleri ben anlayamıyorum. 
            Bu kitapta, söyledikleri ve tarzıyla doğal bir fenomen olan Balkabağı rumuzlu karakterimizin hayata bakışı ve yaşadığı ilginç olaylar bazen ciddi bazen de espritüel tarzda sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff0a33e7-0df9-4fae-9f32-f56a4a4743b3.jpg</image:loc>
            <image:title>NOX</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar umudu ister, çıkış yolunu değil.” 
 
Yerin altında ya da üstünde… Kimlerle karşılaşacağınız belli değil. Kendinizi karanlık bir yolculuğun tam merkezinde de bulabilirsiniz, bir iki adım sonra aydınlığa da ulaşabilirsiniz. 
Tanrı olmak isteyen hep yanılmıştır, daha fazlasını isteyen hep daha azına sahip olur. 
  Sayfalar arasında benzersiz bir maceraya sürüklenmenizi sağlayan Nox, fantastik bir dünyanın kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c6fba58-1e32-49c9-ae48-5527b26718de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybettiklerimiz</image:title>
            <image:caption>“Madde ile mananın arasını açıyor modernizm. Bir kavgaya dönüştürüyor yaşamı. Bu denklemde kazanan ise hep madde oluyor. İnsan aklını sadece maddi olana, dünyevi olana kanalize etmekle bir dünya inşa ediliyor. Oysa akıl kıymetli nesnedir, sadece maddi olana vakfedildiği zaman insanın felaketi olur. Aklı yalnızca maddeye ve maddi olana üstünlük kurmada kullanan ve her türlü ilmî gelişmeyi ürünleştirebildiği ölçüde değerli bulan bu seküler zihniyet, sonunda aklı da ürünleştiriyor elbette. İnsan ise zaten çoktan ürün hâline getirildi…” 
 
Batı medeniyetinin İslam toplumu karşısında elde ettiği maddi üstünlüğün en önemli sebeplerinden birinin, kendisi dışındaki dünyaya karşı emperyalist tutumu olduğu kuşku götürmez bir gerçek. Bu üstünlüğün manevi hayata nüfuz etmesinin önündeki en büyük koruyucu kalkan geçmişte olduğu gibi bugün de Kur&apos;an ve Sünnet. İnsanlığın hâlihazırda içinde bulunduğu manevi buhrandan kurtulması, Batı&apos;nın yön verdiği maddi koşulların getirilerinin ve götürülerinin iyi ölçülüp biçilmesiyle, bunun hakkaniyetle yapılmasıyla mümkün olacak. 
  Bu kitapta, Doğu toplumlarının kendi değerlerine yeniden sarılarak hem maddi hem de manevi anlamda eski üstün konumlarına yeniden kavuşacakları vurgulanıyor. Tarihten çeşitli örneklerle Batı medeniyetinin sadece kendi çıkarlarını gözeten icraatlarını insanlık namına yapılan iyilikler olarak lanse ettiği gözler önüne seriliyor. Güncel sorunları samimi bir dille ele alan kitap çok şey düşündürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9928418c-72f7-495c-a6ad-2b42b7640ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemalist Devrim’den Üretim Devrimi’ne</image:title>
            <image:caption>100 yıllık CHP tarihi şöyle gelişmiştir: 
1945’lere kadar CHP demokratik devrimcidir. 
1945’lerden sonra CHP’den Atatürk kovulmuştur. 
1960’lardan sonra İsmet İnönü kovulmuştur. 
1980’lerden sonra Bülent Ecevit kovulmuştur. 
2010’lardan sonra Deniz Baykal kovulmuştur. 
CHP bugün işbirlikçi ve gerici bir partiye dönüşmüştür. 
150 yıllık Türk devrim tarihinde, bugün Türkiye’miz yeniden bir devrime gidiyor. Türk milleti 1876’da Birinci Meşrutiyet Devrimi, 1908’de Hürriyet Devrimi, 23 Nisan 1920’de Cumhuriyet Devrimi, 27 Mayıs 1960’ta Anayasa Devrimi olmak üzere dört devrim gerçekleştirdi. Artık Türkiye’miz 5. Devrimine gebedir. Bu da Üretim Devrimi olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89865062-bece-4866-9c7b-5712206bd899.jpg</image:loc>
            <image:title>Freddy&apos;nin Pizza Dükkanı&apos;nda Beş Gece Fazbear&apos;ın Korkunç Tipleri 5 - Tavşan Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Freddy’nin Pizza Dükkânı’nda Beş Gece’nin hayranları, en cesur FNAF oyuncularının bile geceleri uykularını kaçıracak üç öyküden oluşan bu nefes kesici koleksiyonu kaçırmak istemeyecekler...                                                                                                                         
 Ürkütücü oyuncaklardan iç burkan oyunlara, bu korkunç öykü koleksiyonu en sert Freddy’nin Pizza Dükkânı’nda Beş Gece hayranlarını bile huzursuz etmeye yetiyor. Bu kitapta, serinin yaratıcısı Scott Cawthon, FNAF dünyasının farklı uçlarında yaşanan üç farklı öykü anlatıyor. Her öykü, hayranların en sevdiği oyun yaratıcılarının eşliğiyle korkuya yepyeni bir yön verilerek okurla buluşuyor. Okurların dikkatine: Bu ürkütücü dünyada, her umutsuz dileğin beklenmedik bir bedeli olduğunu, en güzel armağanların içinden korkunç güçlerin ortaya çıkabileceğini ve zararsız şakaların korkunç şekillerde ters tepebileceğini göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3967ff97-1f60-4785-bb18-246a6f910cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bildiğiniz Gibi Değil!</image:title>
            <image:caption>Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların hayat döngülerinin bir parçası olan menopoza dair bilgiler çok az ancak konuya dair efsaneler hayli yaygın. Menopoz süreci ile ilgili her türlü bilgiye açız fakat yaşadıklarımızı açık yüreklilikle paylaşmak konusunda çekimseriz. Artık utancı bir kenara bırakıp, menopoz ve perimenopozun hayatımızı nasıl etkilediğini konuşmanın zamanı geldi. Ruh sağlığı, kişisel imaj, alkol, motivasyon, seks, iş hayatı, ilişkiler, doğurganlığımız, tüm bu konularda bizi gerçekten neyin beklediğini bilmeye ve anlamaya ihtiyacımız var. 
Bildiğiniz Gibi Değil!, menopoz ve perimenopoz döneminde beden ve ruh sağlığına dair, alkolden stresli iş hayatımıza, doğurganlıktan ilişkilere, doğal ilaçlardan HRT’ye kadar menopozla ilgili efsaneleri ve kafa karışıklıklarını ortadan kaldırıyor. Bunları araştırırken cinsiyetçi yaklaşımlara isyan etmeyi de ihmal etmeyen kitap, menopoz sürecinde en iyi yardımı nasıl alabileceğimizi ve bunun için nasıl bir yol izleyebileceğimizi, uzmanların önerileri, güncel araştırmalar ve gerçek hikâyelerden beslenerek aktarıyor. 
“Hepimizin daha iyisini hak ettiğine inanıyorum. Hayatımızın bu döneminde başımıza neler geleceğini bilmeyi hak ediyoruz. Bu süreci neden yaşadığımızı anlamayı hak ediyoruz. İhtiyaç duyarsak nasıl ve nereden yardım bulabileceğimizi, ne tür özbakım önlemleri alabileceğimizi bilmeyi hak ediyoruz. Hayatımızın bir sonraki aşamasına geçerken, bütünsel gelişimimiz için sağlığımızın kontrolünü ele almayı, bu konuda güçlenmeyi hak ediyoruz.” 
Niki Bezzan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0e7a9e5-f456-452e-9467-aef8255c8887.jpg</image:loc>
            <image:title>Şövalye Çocuk</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, kalp kırıklığı, güzel manzaralar ve
korkunç canavarlarla dolu devasa bir yerde,
gerçek dünyada unutulmayacak bir macera. 
 
Bu romanda lanetli mağaralar keşfetmek, evcil ejderhalarla karşılaşmak, 
Elflerle takılmak ve denizkızlarıyla beşlik çakmak mümkün. 
 
Lee Bacon nefes kesici Şövalye Çocuk’ta
büyümek üzerine yaratıcı ve dokunaklı
bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111972</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db51b7b3-f975-4fe6-b3ca-7199938e36ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekranlara Alerjisi Olan Çocuk</image:title>
            <image:caption>TELEVİZYON YOK! TELEFON YOK! TABLET YOK! 
Bu mümkün mü? 
 
Çoğu çocuk gibi Milo da çok küçük yaşta ve sık sık ekrana maruz kalmıştı. 
Eh, sonucu da çok geçmeden ortaya çıkıverdi. Bir sabah uyandığında gözleri kareydi 
ve etrafındaki her şeyi piksel piksel görmeye başlamıştı. Bu çocuğun ekran alerjisi vardı. 
Peki şimdi bu iyi bir şey miydi yoksa kötü bir şey mi? 
 
Camille Pomerlo bu hikâyede herkesin şikâyet edip de kimsenin tam anlamıyla 
kaçamadığı bir gerçeğe, son zamanların en önemli sorununa tatlılıkla yaklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f0bdbc-4313-4329-9ac3-2062e36373e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilitsiz Kapılar</image:title>
            <image:caption>Kırık dökük anılar, yitirilen umutlar ve unutulan hayaller…  
 
Kırılgan bir yüreğin derinliklerinden süzülen duyguların izini sürmek; hüzünlü bir hayatın içine adım atmak gibidir. 
 
Kilitsiz Kapılar’da yer alan şiirler, içsel çatışmaları ve denge arayışını farklı bir bedende deneyimlemek isteyenler için biçilmiş kaftan. Hüzün, her şiirde yankılanan bir melodi gibi ruhunuza işleyecek. Sayfaları aralayın, en içten duygulara şiirlerle merhaba deyin. 
 
Kaldın mı dışında
Şimdi kapının?
Açanı değilsen bir kilidin
Parçası değilsin demek
İçerinin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7cda245-0718-405e-9928-639f628aee25.jpg</image:loc>
            <image:title>Pişmanım Ama</image:title>
            <image:caption>GOODREADS YILIN EN İYİ AŞK ROMANI ADAYI  

New York Times çoksatan yazarı Colleen Hoover’dan yine bir solukta okuyacağınız, kalbinize dokunacak
muhteşem bir hikâye...
 
 
Bir kaza, genç yaşta anne olan Morgan’ın bütün hayatını değiştirecektir. Geçmişte yarım kalan bir aşk, annesi gibi olmamaya çalışırken başka hatalardan kaçamayan bir kadın ve “Eğer böyle olsaydı” dedirten pişmanlıklar...
 
Morgan’ın hayatı kocasının ve kız kardeşinin ölümünden sonra
tepetaklak olmuştur. Hayatının on altı yılını sadece anne olarak
geçirmiş ve artık kızıyla birlikte kendini yeniden tanıyacağı bir
 hayata başlamıştır. Zamanla yeni sırlar, kırgınlıklar ve yanlış anlaşılmalar anne ve kızı daha da uzaklaştırır. Belki de bir araya gelmeleri artık çok daha imkânsızdır.
 
Tüm bunlar yetmezmiş gibi seneler sonra hayatına tekrar giren
Jonah’a karşı hissettiği duygular yeniden alevlenmenin eşiğindedir. Peki günün birinde kızının kendisini anlamasını sağlayabilecek midir? Yoksa her şeyi yoluna koymaya çalışırken geri dönülmez bir hata mı yapmıştır?
 
Sonu gelmeyen duygular, kalbimizi ilk defa çarptıran tüm o heyecanlar ve pişman olacağımızı sandığımız ama pişman olmadığımız anlar...
 
İnsan hissettiği onca şeyden pişmanlık duyabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111975</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb852954-8787-4f78-b034-18cff074cf8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Tiyatrolar Halk Tiyatrosu</image:title>
            <image:caption>Yerel Tiyatrolar Halk Tiyatrosu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ebfcbd-7cfa-4fc8-8313-8e326391b281.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Kuyu</image:title>
            <image:caption>Gizemli Kuyu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111977</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae0e7476-97cc-4271-85fc-c7201a37f2aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Canım Haziran</image:title>
            <image:caption>Hadi Canım Haziran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9169437f-3404-4c79-b90a-e7937b2198d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tango Dünya Dönüyor (iki Oyun)</image:title>
            <image:caption>Tango Dünya Dönüyor (iki Oyun)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5853ac2a-1645-42ba-8a2a-2da73c7b575a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasal Uyarı Kimseye Alışmayın</image:title>
            <image:caption>Yasal Uyarı Kimseye Alışmayın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111980</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f10853ec-8b9d-4c84-8ec4-2a626749bf82.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Gece</image:title>
            <image:caption>Yeşil Gece</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111981</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168db532-dd30-45cb-bcf4-fb6c85aa9628.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlık Yolunda İmece</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kooperatifçilik, belediyecilik ve halk sektörü anlayışı üzerine düşünsel ve uygulamaya dayalı çalışmalar sunar. “İmece” kavramını merkeze alarak toplumsal dayanışmanın, ortak üretimin ve yerel kalkınmanın önemini vurgular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a8eccf9-8632-4c28-8ad9-ce8f694b02ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykumu Kim Çaldı?</image:title>
            <image:caption>Doğum günleri çok özeldir. Tuna da bunun farkında ve ablası için şahane bir armağan hazırladı. Ancak doğum günü partisi için gelenler Tuna’yı şaşırttı. Size de tuhaf gelecek ama konukların hepsi yetişkindi. Elbette Tuna onlarla oyun oynayamadı ve kendini mutlu edecek farklı bir yol buldu. Fakat bu yol onun uykusunu çaldı. Bakalım kahramanımız uykusunu çalan suçluyu bulabilecek mi? 
 
Nehir Yarar’ın yazdığı,  Sinem Özen Türkiş’in resimlediği Tuna’nın Öyküleri serisinin 5. kitabı olan Uykumu Kim Çaldı? akıcı dili ve sıcak çizimleriyle yeni okumaya başlayan öğrenciler için keyifli bir seçenek sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111983</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3e705d4-db33-4774-8d20-5f1751f91afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Aslında Problemden Kaçıyordum</image:title>
            <image:caption>Modern dönemin aile sorunlarından birisi çocukların evden kaçması. Hepimiz için çok tanıdık ama bir o kadar da uzak bir konu. 
Çoğu kez sokakta karşılaşacağı\karşılaşabileceği problemleri tahmin etmeksizin kendini “dışarı” atan ergen, sokağın gerçekleriyle de yüzleşmek zorunda kalır. 10 yaş altında olan çocukların insan ticaretinin kurbanı olma ihtmalinin yüksek olduğu görülmektedir. Ergenlik döneminin  doruklarında olanların ise, antisosyal davranışlarda bulunmaları, zararlı alışkanlıklar (sigara, alkol, uyuşturucu maddeler kullanması) edinmesi, suça karışması (saldırı, kavgalara karışma, hırsızlık, cinayet işleme vs.),  tecavüz veya taciz etme\maruz kalma, fiziksel, duygusal ve cinsel istismar etme\maruz kalma, AIDS\HIV ve diğer bulaşıcı hastalıklara yakalanma riski yüksektir. 
’Ben Aslında Problemden Kaçıyordum’’ kitabının ebeveynler ve ergenleri anlamaya çalışan araştırmacılar için önemli bir kaynak olacağını düşünüyoruz. Bu kitap hepimizin gözünün önünde olan ama umursamadığımız evden kaçma olgusunu yeniden gündeme taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a6f8358-7e29-4689-91dc-abd2ab66a9cc.jpg</image:loc>
            <image:title>AKP’nin Yarattığı Mutlak Yoksullaşma “Rüzgar Eken Fırtına Biçer”</image:title>
            <image:caption>AKP, yirmi küsur yıllık iktidarını toplumun her kesimiyle organik bağ kurmuş olan tarikatlara sağladığı imkânlar ile dinsel ve milliyetçi ideoloji aracılığıyla devam ettiriyor: İlk yıllarında kullandığı her türden özgürlükçü/liberal ideolojinin ardından son on yılında da her türden dinsel ve milliyetçi ideolojiyi sınırsızca kullandı. AKP tarikatlarla/kitlelerine kendi kontrolümde olmalarını şart koşarak imkânlar sağladı, tarikatlar da aracısız-dolaysızca ulaştıkları ve kendilerine biat eden/kendilerini yüce kabul eden dolayısıyla sözünden çıkmayan halka AKP’nin nimetlerini/vazgeçilmezliğini anlattı. Ülkemizde, yaşamını emek gücünü satarak sürdürenlerden başka esnaf-zanaatkâr da AKP’nin politikaları sonucunda bulunduğumuz hâlihazırdaki ânda kapitalizme has mutlak yoksullaşma süreçleriyle ilk defa tanışmaya başlamıştır. AKP’nin izlediği politikaların bankacılık/finans sektörünün ve büyük sermaye sahiplerinin kâr oranlarını istikrarlı olarak artırdığı bilinen bir gerçektir. Ama aynı politikaların emek gücünü satarak geçinenlerle, esnaf-zanaatkârı derinden etkileyen bir hızlı yoksullaşmayı ürettiği de gerçektir. AKP’nin uzun yıllardır izlediği ve uyguladığı politikaların işçi sınıfı ve genel olarak ücretliler üzerindeki etkilerini ele alan AKP’nin Yarattığı Mutlak Yoksullaşma’da ilk olarak, “kitlelerin” AKP’ye nasıl, niçin oy ve destek verdiğini, AKP’nin de bu desteği alabilmek için hangi kaynakları nasıl kullandığını ve uygulanan politikaların günümüzde yarattığı büyük sorunlar eşliğinde ortaya çıkan mutlak yoksullaşma sürecini; ikinci olarak ise AKP’nin “yeni döneminde” yoksullaşma süreci eşliğinde güçlü siyasal iktidarına dayanarak gündeme getireceği yasal ve nihayet meşru sayılacak düzenlemelere başta işçi sınıfı olmak üzere esnaf-sanatkâr ve köylülerin nasıl tepki verebileceği incelenmektedir. AKP’nin Yarattığı Mutlak Yoksullaşma, halkın AKP’ye verdiği “oy desteğini”, ve ayrıca tek tek bireylerin veya siyasî örgütlerin/partilerin değil, başta işçi sınıfı olmak üzere tüm emekçi sınıf ve tabakaların AKP’nin yarattığı yoksullaşma süreçleri karşısındaki olası tepkilerini spekülasyondan uzak duran “gerçekçi ve maddî” verilerle anlamaya çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa3be074-65e9-48d7-9e03-c166ebafc723.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Duygularım ve Annem</image:title>
            <image:caption>Bazen bir duygu fırtınası yüzünden kara bulutlar üşüşür başıma. Annemin söylediğine göre bu fırtınalar aniden çıkar, bulut ve yağmur getirirmiş. Bunu önlemek mümkün değilmiş. . Fakat fırtına bulutlarının yükü ağır gibi görünse de üstesinden gelebileceğimi söyler. Onun da bazen başında şimşekler çakar. Bu yüzden böyle anlarda nasıl hissettiğimi ve ne yapabileceğimi çok iyi bilir. Hep yanımda durur, bana yol gösterir. Sevgi ve empati sayesinde üzüntünün, hayal kırıklığının üstesinden nasıl gelinebileceğini gösteren sıcacık bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecdafa49-2766-4da1-9b02-c56e06503739.jpg</image:loc>
            <image:title>Okula Başlıyorum Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Okula Başlıyorum Etkinlik Kitabı, bir sürü boyama, sayı sayma, noktaların üstünden geçme, çizgi çalışması yapma, renkleri bulma, eşleştirme, yön bulma ve noktaları birleştirme etkinliği içeriyor. Bu kitap sayesinde çocuklar, okulda karşılaşacakları durum ve olaylarla ilgili bilgi ve algılarını artıracak, sayıları tanıma, sayı sayma ve kalem tutma becerilerini geliştirecek. Okula yeni başlayacak çocukları okula hazırlayacak çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111987</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9696ba18-cd3d-4870-9e36-24eec3af9bec.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Boyama ve Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Futbol tutkunu çocuklar için eğlence zamanı! Maç öncesi antrenmanları ve maç günü taraftar buluşmalarından penaltı atışları ve şampiyonluk kupası törenlerine kadar hareketli futbol sahneleriyle dolu bu kitap boyama, resim yapma, kendi takımını oluşturma ve daha pek çok heyecan verici etkinlik içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/534aeece-c878-48b8-ae2e-0848eb5b03e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopya</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca bazı kitaplar dünyayı değiştirdi. Bununla kalmayıp bizleri ve birbirimizi görme biçimimizi de etkilediler. O kitaplar ki tartışmalara, muhalif fikirlere, savaş ve devrimlere esin kaynağı oldular, aydınlattılar, harekete geçirdiler, kışkırttılar ya da teselli ettiler. Şüphe yok ki, bu kitaplardan biri de Thomas More’un ölümsüz eseri Ütopya’dır.
More, başyapıtı olan bu eserde toplumun kusursuzluğa ulaştığı ve insanların uyum içinde yaşadığı hayali bir adanın tasvirini yapar. Gelgelelim ütopyanın kelime anlamı “olmayan yer”dir ve More’un nesiller boyu esin kaynağı olan bu çalışması, yaşadığı yozlaşmış, tekinsiz zamanlara, insanlığın zaaflarına yöneltilmiş sert bir saldırı niteliğindedir.
Gelmiş geçmiş en esaslı toplumsal eleştirilerden biri olmanın yanı sıra, felsefe tarihinde de ayrı bir önem taşıyan bu eseri Sadık Usta’nın kapsamlı sunuş yazısı ve çevirisiyle okura sunmaktan mutluluk duyuyoruz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111989</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5287eaa-26f5-41bf-95e7-dd37827df1ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif</image:title>
            <image:caption>İnsan imrenerek yaşar. 
Bir eve, bir arabaya ya da bir aşka. 
Ev, araba olmasa da 
Aşkta eksik kalan insan 
Hep hasta… 
Bir rendedir zaman, 
İnsanı ufalayıp durur. 
Geçen tüm yıllar 
Bizlere bir mutluluk borçludur… 
  Alacağımız olsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68f24fa7-1049-4277-8d00-f7d73cfe2e06.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Kaçık Yalan Söyler</image:title>
            <image:caption>İhtiyaç duymaktan utanmak istemiyordu ama ne de olsa doğarak ruhumuz bile bir vücuda sığınma ihtiyacını yerine getirmiş oluyordu. Birçoğu çok düşünmek halinden cesareti kırılmış olarak geri döner; birçoğu da çok düşünmemeyi esas kabul eder ve hatalarını çok geç anlarlar; en zayıf karakterli olanları, amaçlarını ve kendilerini düşünmeme yolunda kaybederler; ama en güçlüleri, yani düşünmekten kaçmayanları ise mücadeleye devam eder ve tehlike ve yenilgiden sonra, sonunda bu dünyanın bize verebileceği en iyi başarıyı, kendini tanıma, kendini kontrol etme ve kendine yardım etme açısından zengin, cesur ve neşeli bir ruha sahip olmayı kazanırlar. Buna inanıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b70bd8ec-e1c5-47fe-883d-a4e1aaf77cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Vurdu ve Aşk! -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeni bir başlangıç yapmaya karar veren İdil artık önüne bakmaya kararlıdır. Sinan ise yaşananları doksan dakikalık bir maçın on beş dakikalık arası gibi görmekte, kısa bir soluklanmanın ardından, ikinci yarıya çıkmaya hazırlanmaktadır. İdil&apos;i kaybetmek istemiyordur ve onun için her şeyi göze almaya kararlıdır. 
 
İkilinin birbiriyle kıyasıya mücadelesi nasıl sonuçlanacaktır? Sinan her şeye rağmen son şansını bir avantaja çevirebilecek ve maçın uzatma dakikalarını verimli kullanabilecek midir? 
 
Eğer en güzel duygularımıza karşılık kırmızı kart gördüysek, oyun dışı ka 
lmamız dışında başka bir alternatif var mıdır? Yoksa aşk imkânsızı zorlamak ve kuralları hiçe saymak mıdır? 
 
Vurdu ve Aşk, ikinci ve son kitabıyla kalplerde tribün rüzgârı estirmeye devam ediyor! Slogan belli: Maç doksan dakika, ne olacağı hiç belli olmaz! 
 
&quot;Dikkatli bir şekilde beni izlediğini görünce içimde uzun zamandır bastırdığım şair konuştu. Ten gözüyle herkes sevebilirdi ama ben ona gönlümün gözüyle bakmıştım ve... Dünya gözüyle âşık olmuştum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f2832e3-ad1d-412c-80df-fbecdef02c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Mimi (I am Mimi)</image:title>
            <image:caption>Mira, daha önce gördüğü kedi dostu Mimi’yi bir türlü aklından çıkaramamıştı. 
Ailesi onu satın alsa ne güzel olurdu! 
O da neydi! 
Pencereden bir sokak kedisi ona mı bakıyordu! 
Yoksa o Mimi miydi? 
Yo... Yo... Değildi. 
Ama bu sokak kedisi de en az Mimi kadar güzeldi. 
 
İlayda Taşkın Akkoyun’dan sokak hayvanlarının sahiplendirilmesine dikkat çeken, sıcacık bir hikâye... 
 
“Mira, hayvanları seven bir çocuktur ve hikâyeyi okuyan çocukların hayvan sevgisini pekiştirmek açısından olumlu bir modeldir. Hikâye, Mira ve sokak kedisi Mimi arasındaki sevgi ilişkisi ile sokak hayvanlarına yuva olmayı vurgulaması açısından önemlidir.” 
Gökçem Elif Karanfil Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f9ff879-4d4b-4e16-a6b3-a5183afdd459.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Kutular</image:title>
            <image:caption>Hepimizin hikâyesi aslında anne rahmine bile düşmeden çok zaman önce, ebeveynlerimizin bir çocuk dünyaya getirme fikriyle başlıyor. Ebeveynin zihnindeki, hayalindeki bebek hâliyle dünyaya geliyoruz. Bir nevi fırlatılıyoruz hatta. Fırlatıldığımız bu dünyada sıcak, sevecen, kapsayıcı kollar varsa çiçek bahçesine dönüşüyor dünya. Yok, eğer bir şekilde o kolları hissedemiyorsak, biraz çoraklaşıyor daha en başlangıcında serüvenimiz. 
 
Uzman Klinik Psikolog Nihan Arda’nın mesleki deneyim ve kişisel tasvirleri ile harmanladığı bu kitap, sağlıklı bir yetişkin olma yolunda herkese rehber olacak niteliktedir. Bağlanma türlerimiz, gizli kutularımız, duygularımızı fark edebilmemiz gibi birçok konu, bilimsel altyapısı ile ortaya konulurken, yazarın yalın dili sayesinde bir baş ucu kitabına dönüşüyor. 
  “Bu öyle bir kutuymuş ki çocukken içine ne yazılıp kapatılırsa, hayatın boyunca hep o yazıyı yazıp, kutuya koyduğun günü hatırlatacak olaylar ve insanlar karşına çıkarmış.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/437be2ae-f675-4921-abc9-2430b79ef6bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Viral</image:title>
            <image:caption>Sabahın ilk saatlerinden itibaren şehirde trafik lambalarında da sorun vardı. Yanlış sinyalizasyondan dolayı araçlar birbirine girmiş, trafik Manhattan’ın işlek caddelerinde tamamen durma noktasına gelmişti. Metro aksamış, elektrik kesintileri yaşanmış, yangın alarmları çalmış, yer yer yangın söndürme fıskiyeleri devreye girmişti… Daha nice sorun… 
İşlerin kontrolden çıktığına kanaat getirmek için tüm bunlar yeterliydi elbette, ama CNN’in bilinen siması Wolf Blitzer’ın, olağan olarak öğleden sonra 5-6 sularında yayınlanan televizyon programı Situation Room’un, 20 Kasım 2020 günü sabah kuşağında ekranlarda olmasının sadece bir anlamı olabilirdi: 
Olağan dışı bir şeyler yaşanmaktaydı. 
“ABD bugün farklı bir güne uyandı!” diyordu Wolf. Görünüşe göre kaos, ulus çapında yaşanıyordu. 
“Resmi makamlar sessizliğini korurken, isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, yaşananların basit bir siber saldırıdan ibaret olmadığı kanaatini paylaştı… Ayrıntılar az sonra…” 
  Viral, ABD’nin New York şehrinde yaşayan iki Türk’ün, kendilerini, nereden geldiği bilinmeyen, ancak çok geniş bir coğrafyada aynı anda kaosa sebep olan bir e-posta’nın kaynağını araştırmak üzere kurulan bir ekibin içerisinde buluvermelerini konu alıyor. Türkiye’den ABD’ye, Ortadoğu’dan Karayipler’e uzanan bir coğrafyada, matematik, fizik, astronomi, siyaset ve ulusal güvenliğe dair çok geniş bir kavramlar yelpazesinde, önyargı, kibir ve ihtirasa karşılık; güven, arkadaşlık ve vefayı öne çıkaran, gerçek mekânlar ve olaylar üzerine kurgulanmış, okurun ilk sayfasından sonuna kadar soluksuz okuyacağı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/245216f1-6990-4982-8d4c-27c7c77adf76.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusula 2: Kızıl Şafak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DELİLİK İLE DÂHİLİK ARASINDA ÇOK İNCE BİR ÇİZGİ VARDIR; BİRİ UÇURUMA DİĞERİ KURTULUŞA SÜRÜKLER. ZİHNİN DİZGİNLERİ ELİNİZDEN BİR KEZ KAYDIĞINDA ORTAYA ÇIKAN ŞEY TÜM DÜNYAYI YERLE BİR EDER. 
 
Mislina, adalet için verdiği savaşın kendisi dışında birçok insanı etkilediğini fark eder. Esaret olarak görüp taktığı yüzük, onu insanlığı kıyamete sürükleyecek bir planın ana merkezine götürür. 
 
Pusula Teşkilatı&apos;nın kanlı planlarının ardı sıra, gerçeklerle karışık bilinmeyenler yıkımı kaçınılmaz kılar. Güneş ise gökyüzünü kanlı ruhları temsil eden, daha önce görülmemiş bir renge boyar. Şimdi hem Mislina hem de tüm dünya için bir umut vardır; Kızıl Şafak, engin dağların ardından doğacaktır! 
 
&quot;Bu yolda, üzerimde kandan bir cübbeyle gelmiştim şeytanın eşiğine. Ya adaleti çekip çıkaracaktım ya da onların elinde soytarı olmaya göz yumacaktım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea519458-0bf3-4678-ac3c-6223c68cb989.jpg</image:loc>
            <image:title>Nok</image:title>
            <image:caption>Birleşik Devletler’in ünlü başkanlık binası Beyaz Saray’ın bahçesine derin siyah renkte, siyah bir elmas gibi parlayan, o güne kadar Dünya’da yaşamış hiçbir canlının görmediği türden bir cisim indi. Dışarıdan bakıldığında bir otomobile ya da otobüse benzemiyordu, tekerlekleri ve camları yoktu, bir uçak ya da uçan göze de benzemiyordu çünkü kanatları ve pervaneleri de yoktu. Zemine indiğinde ne ses çıkarmıştı ne de toz duman, o kadar sessiz bir iniş yapmıştı ki dev cüssesine rağmen elli metre kadar yakınında bulunan manolya ağacının üzerindeki sığırcık kuşu dahi ürküp ondan kaçmamıştı. Sessiz sedasız gelen, davetsiz bir misafire benziyordu. 
  2027 yılında Otanyalılar tarafından aniden işgal edilen Dünya, bu durum karşısında ne yapacak? Her şeyden habersiz Acar Alp’in Dünya’dan Nok’a yolculuğunda başına gelenler okurun nefesini kesecek türden maceralara gebe. Şan, Ata Domates, Nok ipek böcekleri, Zümrüdüanka ve niceleri… Fantastiğin bilim kurguyla harmanlandığı bu eserde ilgiyi kaybetmek imkânsıza yakın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4fcc434-ab6a-499a-9f0c-e8b0b3f341d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Perili Evin Gizemi - Küçük Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Kim var orada? Gerçekle hayalin kesişme noktasında 100 küsur yıllık bir sırrı gün yüzüne çıkaran Perili Evin Gizemi, iki kardeşi zamana karşı yarıştıran “sihirli” bir serüven. Esrarengiz olayların peşi sıra birbirini takip ettiği bir taşınma hikâyesini sayfalarına taşıyan kitap, doğaüstü güçlerin izini sürdürürken sürpriz sonuyla okurları şaşırtıyor.  Bilinmeyene karşı duyulan tedirginlik duygusuna dikkat çeken bu tekinsiz öykü, çocukları korku ve endişelerinin üzerine gitmeye ve sorunlarını tek başına çözmeye yüreklendiriyor. Perilere inanır mısınız ya da hayaletlere?.. Yanıtınız her ne olursa olsun, bu öyküyü okuduktan sonra düşüncenizi yeniden gözden geçirmek isteyeceğinize eminiz. Sihirbazlığı çok seven Nuh ile masal düşkünü kız kardeşi Şule de bu konuda kararsızlardı, ta ki taşındıkları yeni evde bazı tuhaflıklarla karşılaşana dek. Aslında gariplikler, eski evlerinin posta kutusunda buldukları isimsiz bir kartpostalla başlamıştı. Ne vardı da taşınmışlardı kartpostaldaki acil kiralık ilanıyla karşılarına çıkan bu eve?! Başlarda her şey çok güzeldi. Sonraları, gecenin sessizliğine karışan tıkırtılar ve uykusuz geceler... Düşünce gücüyle şekil değiştiren odalar ve sırlarla dolu bir tavan arası da cabası! Eyvah, yoksa bu evde adını anmaktan çekindikleri bir şeyler mi vardı? Kalbinde sakladığı büyük sırla geçmişten günümüze uzanan görkemli bir evin hiç dillendirilmemiş öyküsünü anlatan bu sürükleyici kitap, içimizdeki cesur kahramanı derin uykusundan uyandıracak heyecan verici bir macera. “Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı” serisi kapsamında &apos;&apos;Okuma Seviyesi 3&apos;&apos; olarak sınıflandırılan Perili Evin Gizemi, son bölümünde yer verdiği sözlük ve bulmaca sayfalarıyla, 7 yaş ve üzerindeki okurların kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc79152-ea15-47a6-b4eb-c36a30e7489d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Veren Kılıç</image:title>
            <image:caption>Kılıç eğitmeni ve iki şogunun askeri ve siyasi danışmanı olan, on yedinci yüzyılın efsanevi kılıç ustası Yagyu Munenori’nin dövüş yeteneğine ve politik gücüne rağmen hayatı Zen öğretileriyle geçti. Bu öğretiler, onun kılıç dövüşüne derin ruhani yaklaşımının çerçevesini oluşturdu. Munenori, kılıç tekniklerinde öğrenciyi tam bir insana dönüştürmenin yollarını buldu. 
 
Munenori’nin fikirleri genel olarak iki temel üzerine kurulmuştur. Kişinin rakibini gerçek dövüşten ziyade ruhani hazırlığıyla kontrol etme fikri ve zihnin her şeyden, hatta düşmandan bile özgür olması gerektiğini söyleyen &quot;Kılıç Yoktur&quot; fikri. 
 
Kılıç kullanma teknik ve taktikleri üzerine bir rehber niteliğinde gibi görünen bu kitap, insan ilişkileri, yönetim stratejileri, iş hayatı ve günlük hayattaki çatışmalarda rahatlıkla uygulanabilecek öğütler içeren değerli bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=111999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/000d14b5-d101-4c8e-82c2-6c01ce922c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçenin Kenti Çeşm-i Cihan Amasra</image:title>
            <image:caption>Pers İmparatoru III.Darius’un yeğeni Büyük İskender’in baldızı Amastris , eski Sesamos’un yerine kendi adıyla anılacak Amasra’yı kurdu. Burada 14 yıl (M.Ö.300-286) kraliçelik etti. 
Kurucu Amastris, adına kesilen bronz paralarda: tahtında otururken avcundaki kanatlı melek Eros, başına altın tac koymak için havalanmış, tahtının önünde tılsımlı çiçek lotus, yanın egemenlik asâsı, bu betimlemeyi iki yanda çerçeveleyen Grekçe sözcükler “Basilisis”, “Amastris”tir. 
Bu kraliçenin, MÖ 3oo yılında Batı Karadeniz kıyısındaki Sesamos’un yerine yazlık bir kent kurarak bağımsızlığını ilan etmesi, Amasra tarihinin en parlak sayfasıdır. 1966 da yayımlanan Çeşm-i Cihan Amasra’nın, kimi eklemelerle bu 4. baskısında da Türkiye’de kıyı turizminin Amasra’da başlayışı,  Milat öncesinden 20. Yüzyıla değin tarih içerikli anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2cf9480-d3cf-4bda-9eff-76437813e96e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cüret</image:title>
            <image:caption>Bir gün babam, ağzında bir tavukla kaçarken vurdu tilkiyi. İlk o zaman gördüm o hayvanı. Nefretim bir anda acımaya dönmüştü. Tilki bize kötülük ettiği için değil, tilkiliğini yaptığı, varoluşuna kazınmış haritayı izlediği için babam onu vurmuştu. Ben o zamana kadar nefret ettiğim tilkiyi, öldüğü gün acıyarak sevmeye başlamıştım. İşte Aliye’nin odası da bana her zaman bu kümes gibi göründü. Girmeye çekindiğim bir yer. Ne ki tilkinin aksine o her zaman karşımdaydı. Hep ordaydı, bütün kötülüğüyle. Ve ben onun tilki gibi tilkiliğinden değil de bile isteye kötü olduğunu biliyordum. 
 
 Cüret, tüm “ötekileri” bir lincin gölgesinde, sarsıcı ve sancılı bir düzlemde karşı karşıya getiren bir roman. Neslihan Önderoğlu, bir evin içinden taşan trajedinin izini sürerken de, bir anda cehenneme dönen sokaklarda yaşanan arbedeyi anlatırken de engellilerin, mültecilerin, travestilerin, azınlıkların ve içten içe “çoğunluğun” korkusunu gözler önüne seriyor: Bir evin ve bir ülkenin sakinleri uzun zamandır patlamaya hazır vaziyette dolaşıyorsa fitili kim ateşler? En mazlum görünen midir o, en zalim olan mı? “Güç” el değiştirdikçe kurbanlarla failler de yer değiştirir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c18819f-0af6-4a11-8fdc-47b17950c2d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlamsızlık Saati</image:title>
            <image:caption>Olasılıkların açmazlarını önüme seren, varlığımı anlamlı kılan bir geçmişin olmadığını gösteren bu yer bir tapınak gibi açılmıştı. Ayaklarımdaki gücü bulmak, dışarı çıkıp evime gitmek, aldıklarımı dolaba yerleştirip karımla akşam bir film izlemek, anlamsızlık saati içimde kuruluyken olanaklı mıydı? 
 
Anlamsızlık Saati, kendi sesini çoktan bulmuş bir yazar olan Işıl Madak’ın yıllar boyu kaleme aldığı öykülerini bir araya getirdiği ilk kitabı. Madak kahramanlarını incelikle gözlemlenmiş mekânlarda, sıradan bir günde yakalıyor: Bir av sırasında, ormanda, mahalledeki pazar yerinde, bir otelde, doktor muayenehanesinde, çay bahçesinde ya da eski eşya satan bir dükkânda. Ancak anlamsızlık saatinin çaldığı, böylece her dakikanın ve olayın bir eşiğe, bir dönüm noktasına dönüştüğü anlar bunlar. Büyük acılar kısacık yüzleşmelere sığıyor Işıl Madak’ın kaleminde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e4b7454-afed-4318-8dc2-cfbfaea7b89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ion Veya Ilias Üzerine</image:title>
            <image:caption>Platon’un erken dönem veya gençlik dönemi diyalogları arasında yer alan Ion diyaloğunda Sokrates, sanatın ve şiirin mahiyetine yönelik bir tartışmayla çıkar okurun karşısına. Diyaloğa adını veren Ion müsabakalarda birincilik elde etmiş meslekten bir ozandır (rhapsodos). 
 
Onun şahsında, Homeros ve Hesiodos gibi Yunan dünyasının edebi şaheserlerine imza atmış şairlerin sanatsal yaratım süreçlerini sorguya açar. Böylece şairlerin tanrısal esinlerle ve edebi inceliklerle örülmüş şiirsel dünyalarını felsefi bir bakış açısıyla ele alıp değerlendiren şiir eleştirisinin ilk örneğini ortaya koymuş olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49f94334-14ae-4d9b-9aa5-53b37ad37724.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Evlerin Büyük Ağacı</image:title>
            <image:caption>Bir ağacın, ne kadar BÜYÜK olursa olsun tek bir ağacın gündelik yaşamımızdaki yeri nedir? Sofia, Affrikalı Süleyman, Gioconda, Wilson ve Küçük Evler&apos;deki tüm çocukların öncelikle oyun arkadaşıdır, yakınlarıdır, sevdikleri bir varlıktır BÜYÜK AĞAÇ. Çocukların aileleri için de gölgelik, dinlenme, sohbet etme yeri… Ama bir gün ONLAR gelir… ONLAR, BÜYÜK AĞAÇ&apos;ı kesmek ve yerine bir otopark yapmak istemektedir. Küçük Evler&apos;deki çocukları ve aileler karşı çıkarlar bu isteğe. BÜYÜK AĞAÇ da çocukların yardımıyla &apos;bir biçimde konuşarak&apos; katılır bu karşı çıkışa! Ve sonra… Öğretmen Yorumu: &quot;... Doğa ve onun sözcüsü ağaçlar yuvamızdır, büyüten, sahiplenendir bizi. Ama insanoğlu gündelik çıkarları uğruna hep baltalamıştır acımasızca bu en sadık dostunu… Yazar da tam bu noktadan bakıyor romanında. Kurduğumuz onca bağa rağmen, ağaçlara ne kadar haksızlık ettiğimizi haykırıyor anlattıkları. Ve çaresiz, yalnız olmadığımızı da söylüyor bize. Duyarlı dört çocuğun el ele vererek bir ağacı kurtarmak için gösterdikleri mücadele; giderek yok olan doğal alanlar, ağaçlar için benzer bir tavır almaya davet ediyor hepimizi. Bize de bu davete uymak… ya da yok oluşu kabullenmek düşüyor. Sizin tercihiniz hangisi?&quot; -Osman Torun - Kütüphane Öğretmeni-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfe28d54-6da1-40ed-bbcd-8a57ce03409d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve Para</image:title>
            <image:caption>Marx, ünlü eseri Kapital’de, paranın, “bir yanağında doğuştan bir kan lekesiyle” dünyaya geldiğini söylemişti. David McNally, Kan ve Para’da, Marx’ın izinden giderek paranın tarih boyunca katettiği kanlı yolculuğu anlatıyor. 
İktisat kitapları tarihte üç para biçimi görüldüğünü anlatır: kıymetli metalden üretilen sikkeler, kıymetli metal karşılığı olan temsilî kâğıt para ve karşılığı olmayan yasal kâğıt para. İktisat kitaplarındaki anlatım bu parasal gelişmelerin insanların hayrına olduğu izlenimini verir. 
Kan ve Para, sikke kullanımının Yunanistan’da kölecilikle ilişkisi; altın-gümüş karşılıklı banknot icadının İngiltere’nin sömürgecilikte öne geçme mücadelesinde savaş finansmanıyla ve köle ticaretiyle ilişkisi üzerinde duruyor. Aynı şekilde, Amerika Birleşik Devletleri’nde 19. yüzyılda üretilen çeşitli banknotların yerli halkların katledilerek topraklarının gasbıyla ilişkisini; günümüzde karşılıksız banknot sisteminin de işçi sınıfını hizada tutmakta nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor. Eser, ayrıca, İngiltere’de tarımda sermayedar sınıfın ortaya çıkışını; İngiliz egemen sınıfın İrlanda’da ilk sömürgecilik deneyini; Kuzey Amerika’da kolonilerin kurulmasıyla Atlas Okyanusu üzerinde yürütülen insan ticaretini çarpıcı verilerle ve ilginç olaylarla betimliyor. 
Kan ve Para, para ekseninde toplumsal dönüşümlerin ideolojik yönünü de ele alıyor; toplumsal ilişkilerde parasallaşmanın felsefeye ve edebiyata yansımalarından örnekler veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6487b800-5509-4958-88de-ef9d65c6394f.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber Kıssaları ve Duaları</image:title>
            <image:caption>Peygamberlik nedir? Peygamber kime denir? Peygamberlere ne ihtiyaç var? Peygamberler ne dava ediyor? Tarz ve üslupları nasıldır? Özellikleri , insanlara vermek istedikleri mesajlar nelerdir? Peygamberler , bilimsel ve teknolojik ilerlemeler için işari mesajlar vermişler mi? Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerin kıssaları nasıl geçiyor? Bu kıssalardan çıkarılması gereken hikmet ve hisseler nelerdir? Peygamberler nasıl dua etmişler? Bütün bu soruların ve daha fazlasının kolay, etkileyici, sürükleyici , veciz ve ikna edici cevap ve izahları için sizi kitapla baş başa bırakıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112006</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c8be239-7920-491f-b595-423f0ba893ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Denizaltı</image:title>
            <image:caption>Angie Kim’den otizm anneliği, göçmenlik ve aile olmak üzerine güçlü bir gizem ve suç romanı.
 
Aileni korumak için ne kadar ileri giderdin? Aile içi sırlara sadık
kalır mıydın?  Söyledikleri yalanları göz ardı eder miydin?
 
Virginia’nın küçük bir kasabasında yaşayan bir grup insan düşünün. Hepsi birbirini tanıyor çünkü her biri, içinde kısırlıktan otizme kadar akla gelebilecek birçok hastalığı tedavi edebilen hiperbarik bir odanın bulunduğu özel bir tedavi merkezinin birer parçası. Sonra bir gün... Odada patlama olur, her şey yerle bir olur. İki kişi hayatını kaybeder.
 
Ancak patlamanın bir kazadan çok daha fazlası olduğu anlaşılır.
Patlamaya sebebiyet veren sahiden de bir hastanın dikkatsiz
refakatçisi miydi? Yoksa sigortadan büyük meblağda para
koparmayı hedefleyen hastane sahipleri mi? Yoksa... Tedavinin
güvenli olmadığını kanıtlamaya çalışan bir protestocu mu?
 
“Ajandalarınızı temizleyin, telefonlarınızı uçuş moduna alın ve
kalbinizin tiktaklarını dinlemeye hazırlanın! Bu kitap kesinlikle
beni yere yapıştırdı!”
- Liberty Hardy, Book of the Month</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fb55dd8-070f-4917-85f1-1af0c47c756c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiire Medfun</image:title>
            <image:caption>içimde tükenmez çöl uğultusu 
oysa göğsü kabarmış bulutların 
söyler misin 
yeni hayaller süsler mi ufuklarımızı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1db9071c-568f-4e1b-a40e-ff3a29cfdf73.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürleşmenin Diyalektiği -Hegel, Freud, Fanon</image:title>
            <image:caption>“Devrimci Öznenin Yeniden Doğuşu” 
 
“Bu kitap bizi, Freud&apos;un metapsikolojisinin ve Hegel&apos;in tanınma diyalektiğinin Fanon&apos;un özgürleşme düşüncesi üzerindeki önemini yeniden düşünmeye davet ediyor.” 
–Nigel C. Gibson 
 
“Bird-Pollan, Hegel, Freud ve Fanon&apos;da olumsuz ve kendiyle-bütünleşme arasındaki ilişkiye dair zekice bir analiz sunarak bugüne kadarki geleneksel düşünceye meydan okuyor.” 
–Mari Ruti 
 
Özne olma süreci, sancılı, hatta çoğu zaman kanlı bir süreçtir. Kendiyle-bütünleşme, özünde, doğayla, öteki’yle bütünleşmeyi, yani özgürleşmenin diyalektiğini gerektirir. Bu kitap, öznenin  kuruluş sürecini Hegel, Freud ve Fanon düşüncesi üzerinden okuyor. Aynı zamanda kitap, bu diyalektiğe etkide bulunan filozofları (Kant, Marx, Sartre), postkolonyal çalışmaları (Bhabha, Spivak) ve psikanalist bakışı da (Lacan, Kohut, Adler, Winnicott, Caruth) ihmal etmiyor. 
Bu kitap, Fanon&apos;un özne teorisine ve sosyal teoriye yaptığı katkının derinliklerini keşfe çıkıyor. Aynı zamanda Fanon’un projesinin, Freudyen psikanalizin politik boyutlarını ve Hegel&apos;in toplum teorisinin psikolojik boyutlarını anlamayı nasıl mümkün kıldığını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a4496d-7836-4272-945c-3cdbfd1305c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Erica&apos;nın Aynaları</image:title>
            <image:caption>Kadın, burnunu cama dayamış dışarı bakarken, kendisini izleyen ve dinleyenlerin farkında bile değildi. Onların kendi aralarında neler fısıldaştıklarını duyamıyordu. Ne kadar farklı, tuhaf ve ürkütücü olduk larını göremiyordu. Oysa köşelerine gizlenenler kadının hayallerini görebiliyor, düşüncelerini okuyabiliyorlardı. Söylediklerinin yanı sıra henüz söylemediklerini de işitebiliyorlardı… 
 
Erica&apos;nın Aynaları; bizi, insan zihninin derinliklerini keşfetmemizi sağlayacak gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Roman, akıcı diliyle çocuk luğumuza da dokunurken masum zamanlarımızda yaşadıklarımızın hayatımıza etkilerini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a24ffb2-827c-4984-8e88-942f489f2a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>10&apos;dan Sonrası Karışık</image:title>
            <image:caption>Hayatımın ilk on yılı işler gayet tıkırındaydı. Sonra, birden ON BİR yaş çıkageldi! Güzel bir karne sonrası muhteşem bir yaz tatili geçireceğimi hayal ederken, neredeyse her yeni güne tatsız bir sürprizle uyanmaya başladım! Süper havalı ablam gözlerimin önünde her geçen gün daha da güzelleşirken, ben kendimi aynada tanıyamaz hâle geldim. Üstüne, en yakın arkadaşımla yollarımızın ayrılacağını öğrendim... Tam, işler acaba daha ne kadar kötüleşebilir diye düşünürken... Sence, Selin’in hayatında bundan sonra neler oldu? Selin bu değişimlerle baş edebilecek mi? Büyümek ve değişimlere uyum sağlamak gerçekten bu kadar zor mu? İpek Demir Gedik bu ilk çocuk romanıyla çocukluk ve gençlik arasında yolunu bulmaya çalışan ergenlere sesleniyor. Bol kahkahalı, az ağlamalı, biraz rekabetçi, azıcık çılgın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff779c1-aeb5-4432-8080-162c84b7d6b9.jpg</image:loc>
            <image:title>995 km</image:title>
            <image:caption>Murathan Mungan’dan bu kez sürükleyici bir kara polisiye. 
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ama karmaşık görünenin de sonuçta su gibi açık olduğu bir siyasi/psikolojik ortam yaratıyor Mungan. Edebiyatımızda ender rastlanan, beklenmedik bir başkahramanın peşinde, ülkenin yakın geçmişinden tanıdık gelebilecek karmaşık ağların izini sürüyor. Kimi düğümleri çözüp yeni düğümler atarken okuru da nefes nefese bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b8d8f95-d2d2-4f7a-826d-9665a1460779.jpg</image:loc>
            <image:title>Terra Incognita</image:title>
            <image:caption>“Gölgeli bir yer bulup çimene uzanmayı severdi, sağ dirseğinden destek alarak doğrulur, uluslararası durum üzerine uzun uzun konuşur ya da kardeşi Piyotr’dan bahsederdi. Piyotr anlaşılan oldukça çekici biriydi –kadınların gözdesi, müzisyen, kavgacı– tarih öncesi bir yaz gecesi Dinyeper Nehri’nde boğulmuştu, muhteşem bir son. Sevgili ihtiyar L.I.’nın anlattıkları ise son derece sıkıcı, gereksiz ayrıntılarla doluydu, koruda dinlendiğimiz bir gün birden gülümseyerek, ‘Piyotr’un bir keresinde köy rahibinin keçisine bindiğinden bahsetmiş miydim?’diye sordu. ‘Evet, evet bahsettin, lütfen tekrar etme!’ diye bağırmak istedim.” TERRA INCOGNITA
“Nabokov kısa öyküyü romanın ‘Alp Dağlarının doruğuna çıkmış ufak formu’ olarak tanımlamış ve kısa öykülerin uzun eserlerden daha büyük bir zaman ve aksiyon birliğine sahip olduğunu düşünmüştür.” PRISCILLA MEYER 
“Nabokov’un öyküleri tek karaktere yoğunlaşan odaklarıyla benzersizdir. Nabokov’un önceliği ancak içeriden bilinebilen bireysel deneyimdir.” BRIAN BOYD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa400e7c-c260-4a9f-8467-d9eeb3ea4161.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köroğlu Bir Ayvaz</image:title>
            <image:caption>“Doğu ozanlarının dilinden düşmeyen bu ‘32 kısım tekmili birden’ kahramanlık destanının iki kahramanı arasındaki ilişki; sadece iki yiğit cengâver arasındaki silah arkadaşlığı mıydı, sırdaşlık ve yıkılmaz bir dostluk muydu; yoksa Köroğlu’nun delidolu yaşamı gibi delicesine bir tutku, bir erkek aşkı mı?” Recep Maraşlı, Bir Köroğlu Bir Ayvaz’da, destanın muhtelif anlatımlarında, hem Köroğlu hakkında, hem Köroğlu Ayvaz ilişkisi hakkında çizilen resimlerin çok katlı bir okumasını yapıyor. 16. yüzyılda yaşamış gerçek bir kişilik olan Köroğlu nasıl destan kahramanına dönüştü? Destanların, rivayetlerin anlattığı Köroğlu “kim”di? Bir Celâlî mi; zenginden alıp yoksula veren bir “sosyal eşkıya” mı? Yoksa yüksek otoriteyle alıp vereceği olmayan “normal” bir “haydut” mu? Ve Ayvaz “kim”di? Oğul mu, sevgili mi? Bu aşk nasıl tasvir edildi, nasıl güzellemeler yapıldı ve bu anlatılar zamanla nasıl “heteronormatif” onarımlardan geçti? Bir Köroğlu Bir Ayvaz’da, halk edebiyatındaki zengin Köroğlu literatürünün ve Köroğlu imgesinin popüler siyasi tahayyüldeki kullanımlarının zengin bir dökümünü de buluyoruz. “sıra dışı bir aşk öyküsü”nün izini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36927e55-f258-4d3b-b7ff-3fd617e9a3b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilafeti Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>“Hilafet, salt emperyal, dinî ya da jeopolitik bir düzenin ötesinde, Müslüman toplumun siyasi teşekkülünün somutlaşması idi; ayrıca, bir dizi kamu hizmetinin sağlanması için hukuki bir gereklilik, ideal geçmişle tarihsel bir bağ ve her şeyden öte ümmet için bir habitustu.” Osmanlı hilafeti, tarihsel hilafet geleneğini nasıl dönüştürdü, onu nasıl yorumladı ve anlamlandırdı? Hilafeti Yeniden Düşünmek’in etrafında döndüğü temel soru, budur. Hüseyin Yılmaz’ın çalışması, Abbasi İmparatorluğu’nun temsil ettiği emperyal “tarihsel hilafetin” 13. yüzyıl ortalarında sona ermesinin ardından İslâm dünyasını saran travma, özdüşünme, keşfetme dalgası içinde Osmanlıların hükümdarlık anlayışının gelişimiyle başlıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişi ile hilafetin 16. yüzyılda tekrar emperyal ideolojinin temeli haline gelmesiyle devam ediyor. İşte bu evrede, hilafetin mutasavvıflarca nasıl yorumlandığına odaklanıyor. Osmanlıların Abbasi tasavvurundan farklılaşan yeni hilafet yorumu, “ahir zaman beklentileri”, Mehdilik iddiaları ve güncel siyasi zorunlulukların gölgesinde, saltanatın baskın dinî ve kültürel kurgularıyla ve tasavvuf söylemiyle bağdaştırılarak geliştirildi. Bir yandan hilafetin saltanata dönüşmesi meşrulaştırılırken; bir yandan da ahlâki bir ölçü olarak halifelik, sultana da hiza verecek bir paradigma olarak korunmaya çalışılıyordu. Hilafeti Yeniden Düşünmek, Osmanlı siyaset düşüncesinin evrimi ile hilafet düşüncesinin dönüşümünü, iç içe geçen iki süreç olarak, ince ince işleyerek inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de6cbe8-0992-4667-9601-e225aa4c3c46.jpg</image:loc>
            <image:title>Tocqueville ve Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Cengiz Çağla, Tocqueville ve Özgürlük’te, 19. yüzyılın önde gelen düşün insanlarından Alexis de Tocqueville’in demokrasi ile özgürlükler arasındaki gergin ve çelişkili ilişkiyle ilgili ufuk açıcı analizini ele alıyor. Demokrasinin özgürlüğü hayata geçirecek olanaklar ortaya çıkardığı gibi, onu kısıtlayacak, hatta boğacak bir zemin de yarattığına dikkat çeken Tocqueville’in hayatını özetleyip, tespit ve çözümlerini aktardıktan sonra, bunların çağımız siyaset düşünündeki yankılarını, besledikleri tartışmaları irdeliyor. Tocqueville’e göre demokrasi esas enerjisini “koşulların eşitliği” arayışından alır. Özgürlük ise bir ideal, siyasal alana ilaveten gelenek ve ahlâk alanında da bulunması gereken bir erdemdir. Onun bu yaklaşımı, özgürlük perspektifinden hareket ederek çağdaş demokrasiye demokrasi ilkelerinin içinden yapılmış en önemli eleştirilerden birini dile getirme imkânı verir. Bu nedenle, günümüzde demokrasilerin özgürlükler alanında sergiledikleri yalpalamalara Tocqueville’in keskin tespitleri ışık tutmaya devam ediyor. “Kendi küçük dünyasına kapanan, kişisel çıkarlarından başka bir şeyi düşünmeyen bireylerden oluşan toplum, çoğunluk tiranlığına ve yumuşak despotizme kapı aralamaktadır. Tocqueville, moderniteyi radikal olarak sorunsallaştıran eleştirel düşünürlerden biridir Modernite ile özgürlük hem çelişmekte hem de uyuşabilmektedir. Dolayısıyla, özgür geleneklerin var oldukları yerlerde korunması, olmadıkları yerlerde de yaratılması için çaba gösterilmesi önem kazanmaktadır kazanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c28ac9b-9c4c-40e1-917f-945abae7d4d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dayanıklılık Çağı</image:title>
            <image:caption>Medeniyet tarihinin benzersiz bir yorumu ve türümüzün nasıl hayatta kalacağına dair bir öngörü. 
 
Dayanıklılık Çağı’nda Jeremy Rifkin bizi geçmişte, günümüzde ve gelecekte bir yolculuğa çıkarıyor. Sanayi Devrimi sonrasındaki İlerleme Çağı’nda zamanı verimli kullanmaktan daha önemli bir şey yoktu. Elimizin altındaki tüm kaynakları işlemek ve tüketmek için hızla çalışıyor, servetimizi artırırken doğayı sömürüyorduk. 
 
Jeremy Rifkin, içinde bulunduğumuz yeni çağda verimli ekonominin yerini uyumlu ekonomiye bırakacağını iddia ediyor. Yeni nesil büyümedense gelişmeye, finans merkezlerindense ekoloji merkezlerine, üretkenliktense yenilenebilirliğe, küreselleşmedense globalleşmeye, jeopolitiktense ekoloji politikalarına, temsili demokrasidense vatandaş meclislerine önem veriyor. 
 
İnsanlık olarak gelecekten gittikçe daha çok tedirgin olmaya başladığımız bir dönemde Rifkin bize doğayla uyumlu bambaşka bir dünyanın mümkün olduğunu ve ikinci bir şansımızın olabileceğini gösteriyor. 
 
İlerleme Çağı bitiyor, Dayanıklılık Çağı’na hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ca48ff9-8215-4f95-a6a8-5755fac41664.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi Seyahatnamesi 7. Kitap 2 Cilt (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Evliya Çelebi, Seyahatnâmesi’nin yedinci cildinde Avusturya (Almanya) seyahatini ayrıntılı bir şekilde anlatır. Buradan sonra gittiği Macaristan, Romanya, Ukrayna, Kırım, Kafkasya, Dağıstan, Tataristan ve Rusya seyahatini konu edinmiştir. Gezip gördüğü bu bölgelerle ilgili başka kaynaklarda rastlanmayacak tarihi ve kültürel bilgiler bulunmaktadır. Seyyahımız, özellikle gidilmesi, görülmesi zor olan yerleri gezmeyi daha çok tercih etmektedir. Bu yüzden kuzeyin çetin iklim şartlarında seyahat ederek ilginç tespitlerde bulunmuş ve bu paha biçilemez bilgileri bize aktarmıştır.   
Bu ciltte gezdiği yerler: Kanije, Eğri, Hatvan, Yanık, Viyana, Sonlok, Segedin, Çanad, Varat, Eflak-Boğdan, Bükreş, Moldova, Ukrayna, Balıklava, Kırım, Karasu, Bahçesaray, Kefe, Çerkezistan, Kabartay, Dağıstan, Ejderhan, Kalmukistan, Saray, Kazan, Moskova ve Azak yarımadasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9572c8b3-e17e-4855-80da-302efa2bab2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Oyunları 3</image:title>
            <image:caption>“Necati Cumalı aramızdan ayrıldığında, arkasında kimi hiç oynanmamış, kimi hiç yayınlanmamış yirmi dokuz oyun da bıraktı. Bunların gün ışığına çıkarmak, önce Necati Cumalı’ya, sonra da Türk Tiyatro Edebiyatı’na karşı borcumdu. Bu yapıtların nasıl yıpratıcı bir çalışma sonucu yaratıldığının yakın tanığı olarak, bazı belgeleri de Necati Cumalı’nın sanatına bağlılığına, kırılmaz direncine duyduğum saygı nedeniyle ve özellikle kendisinin hayattayken gerçekleştiremediği bir isteğini yerine getirmek amacıyla okurları ile paylaşıyorum” 
Berin Cumalı 
 
Cumhuriyet dönemi Türk yazınının tanınmış isimlerinden Necati Cumalı’nın tiyatromuz için ölümsüz yapıtlarını barındıran dört ciltlik çalışmanın bu üçüncü cildini bugünün ve yarının kuşaklarına taşımasının onurunu yaşıyoruz. Öyküden romana, şiirden tiyatroya, denemeden anı ve incelemeye varıncaya kadar yazınımıza çok yönlü katkılar sunan Cumalı’nın oyunlarıyla okuyucularımızın görsel-işitsel bir sanat olan tiyatro oyunlarının yazınsal olarak keyfine varacaklarına inanıyoruz. Cumalı’nın hiç oynanmamış oyunları yanında Yaralı Geyik, Gömü ve Bakanı Bekliyoruz gibi çok bilinen yapıtlarını da oyun olarak okuyacak; başka bir dünyanın kapısını açacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3f75ac-f885-4ce7-8c23-00759d61565e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazap ve Alev&apos;in Kaderi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ULUSLARARASI ÇOKSATAN YAZAR K.A. TUCKER’DAN 
BÜYÜLEYİCİ, YENİ BİR EVRENE AÇILAN “KADER VE ALEV” 
SERİSINİN BAŞ DÖNDÜRÜCÜ İLK ROMANI 
 İntikam peşindeki tanrılar ve canavarlarla dolu bir dünyaya adım atacak, 
aşk için ne kadar ileri gidilebileceğini öğrenecekti. 
Bildiği tek bir şey vardı: 
Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. 
Genç ve yetenekli Romeria, New York City’de mafya için mücevher hırsızlığı 
yapıyordu. Ancak esrarengiz bir kadın kılıç zoruyla onu hizmetine alınca, 
Romeria bildiği dünyaya veda etti ve kendini taht kavgalarının, savaşan 
elflerin, akıl almaz büyülerin olduğu bir diyarda buldu. 
En yakınlarına ihanet eden bir elf prensesinin bedeninde uyanan Romeria, 
neler olduğunu anlayana kadar kimliğini gizlemeye karar verdi. Özellikle 
de ondan nefret eden nişanlısı Kral Zander’dan. İçinden çıkılmaz ölümcül 
bir komplonun ortasında kalan genç kadın, hem katil olduğuna inanan 
insanlara karşı kendini savunmak hem de hiçbir geleneğini bilmediği 
bir toplumda âşık bir prenses rolünü oynamak zorundaydı. Etraflarını 
kuşatan tehlikenin düğümünü çözmek için ona güvenmeyen kralla el ele 
vermekten başka çaresi yoktu. 
Düşmanlar yaklaşırken -ve krala karşı alevlenen duygularıyla savaşırken- Romeria’nın gerçekte kim olduğunu öğrenmesinin zamanı gelmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e8a37bb-0fc6-4959-a9eb-ee5eb2d39846.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazap ve Alev&apos;in Kaderi</image:title>
            <image:caption>ULUSLARARASI ÇOKSATAN YAZAR K.A. TUCKER’DAN 
BÜYÜLEYİCİ, YENİ BİR EVRENE AÇILAN “KADER VE ALEV” 
SERİSINİN BAŞ DÖNDÜRÜCÜ İLK ROMANI. 
 İntikam peşindeki tanrılar ve canavarlarla dolu bir dünyaya adım atacak, 
aşk için ne kadar ileri gidilebileceğini öğrenecekti. 
Bildiği tek bir şey vardı: 
Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. 
Genç ve yetenekli Romeria, New York City’de mafya için mücevher hırsızlığı 
yapıyordu. Ancak esrarengiz bir kadın kılıç zoruyla onu hizmetine alınca, 
Romeria bildiği dünyaya veda etti ve kendini taht kavgalarının, savaşan 
elflerin, akıl almaz büyülerin olduğu bir diyarda buldu. 
En yakınlarına ihanet eden bir elf prensesinin bedeninde uyanan Romeria, 
neler olduğunu anlayana kadar kimliğini gizlemeye karar verdi. Özellikle 
de ondan nefret eden nişanlısı Kral Zander’dan. İçinden çıkılmaz ölümcül 
bir komplonun ortasında kalan genç kadın, hem katil olduğuna inanan 
insanlara karşı kendini savunmak hem de hiçbir geleneğini bilmediği 
bir toplumda âşık bir prenses rolünü oynamak zorundaydı. Etraflarını 
kuşatan tehlikenin düğümünü çözmek için ona güvenmeyen kralla el ele 
vermekten başka çaresi yoktu. 
Düşmanlar yaklaşırken -ve krala karşı alevlenen duygularıyla savaşırken- Romeria’nın gerçekte kim olduğunu öğrenmesinin zamanı gelmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3fe2917-05d4-4738-859d-5b8903207412.jpg</image:loc>
            <image:title>Labirent</image:title>
            <image:caption>Gronjor, bir yarısı karanlıkta diğer yarısı aydınlıkta kalan, muhteşemliği ve korkunçluğu aynı bünyede barındıran bir dünya. Gronjor’un karanlık ve korkutucu tarafında oradan geçen herkesi yollarından alıkoymayı amaçlayan acımasız ve habis yaratıkların odağında bir avcı grubu “labirent”in içinden geçerek merkeze varmayı hedeflemektedir. Bu hedefe ancak birkaç kişi ulaşabilir ve sağ salim yolculuğunu bitirebilir. Gronjor’un bu iki yüzlü dünyasının hassas dengesi ise Büyücü Milosh’un kontrolündedir. Umut neredeyse hiç yoktur, ama değişimin kapıda olduğunu söyleyen güçlü bir kehanet der ki… 
Aşk ve mücadele, güven ve direnişin, isyan ve özgürlüğün romanı, 
fantastik bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b75ec5e-f64d-4399-8c7b-3902dbcbc82a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorya&apos;yı Kurtarmak Chang ve Malaya Ayısı</image:title>
            <image:caption>Benim adım Chang... 
Ben bir vahşi yaşam koruyucusuyum... 
Chang, yasa dışı avcıların kampından kurtarılan genç malaya ayısı Sorya’nın vahşi yaşamına geri dönmesi için elinden geleni yapma sözü verdiğinde hayatının en zorlu işine kalkıştığını bilmiyordu. Çünkü Sorya Chang için sadece bir ayı değildi, onun en yakın arkadaşı olmuştu. Ve her ne kadar en doğrusu bu olsa da onu kendi doğal ortamına bırakıp gitmek o kadar da kolay değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbdfa830-3312-4928-8a15-d768663cb289.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Fabllar</image:title>
            <image:caption>Felsefi Fabllar, küçük yaştan itibaren herkesin felsefeye eğlenceli ve takip edilebilir bir yolla ulaşmasını sağlıyor. Basit ve ilgi çekici hikâyelerden oluşan fabllar, çok eski zamanlardan beri değerlerin, fikirlerin ve derin düşüncelerin anlaşılmasında ve iletilmesinde kilit rol oynamıştır. Bu geleneği takip ederek, sorular, referanslar ve anahtar kelimelerle düşünmeyi ve tartışmayı teşvik eden bu kitap, çocuklarda zaten bulunan büyük sorular sorma, “felsefe yapma” hevesinin ve yeteneğinin keyifle yeşerebileceği verimli bir toprak sunuyor. 
Batı felsefesi, mitoloji ve doğu bilgeliklerinden alınan anlamlı ve basit 60 fabl, felsefe atölyesinin kapısını aralamanın ve gelecek yıllarda ileri düzeydeki felsefi sorulara daha cesurca yaklaşmanın önünü açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e762850-3c59-43f1-944a-f9934ad40beb.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzlar Çözülünce</image:title>
            <image:caption>“İlk romanı Sürgün Avı ile polisiye edebiyatımıza vaatkâr bir giriş yapmıştı Melih Günaydın. Yeni romanı Buzlar Çözülünce’de kaleminin daha da geliştiğini görmek sevindirici. Toplumsal hayatın yakıcı gerçeklerine dayanan suç kurgusuyla, gerilimli atmosferiyle, olayları ve karakteriyle çok doyurucu bir polisiye...” 
A.Ömer Türkeş 
 
 
Hiçbir şey seni gerçeğe ulaştıramaz Hansel, geride bıraktığın ekmek kırıntıları bile... 
Kıdemli polis Defne, indigo oğluyla birlikte ailesinin yanına taşınmıştır. Tatsız seyreden aile hayatı, Kartepe’de kaybolan dağcı öğrencileri arayan ekiplerin bulduğu cesetle iyice karmaşık bir hal alır. Fakat donarak öldüğü düşünülen bu beden, aranan dağcılardan birine ait değildir. Kayıp gençlere medyanın ilgisi giderek artarken Defne, bu vakanın peşini bırakmamaya kararlıdır. 
Kâbuslarından kurtulmak için gittiği psikoloğun yanından dönerken Ali’nin dikkatini, metro istasyonunda duvarlara asılmış resimler çeker. Bunlar daha önce çalıştığı çocuk kitabındaki çizimlere benzemektedir ve ekibindeki pedagog, ondan kimi objeleri çıkarmasını istemiştir. Çünkü kullandığı bazı görseller fallik öğeler içermektedir. Ali bir yandan çizimlerin izini sürerken öte yandan geçmiş anılarının kırıntılarını toplar. Çok geçmeden de kendisini bilmediği bir evrenin içinde bulur. 
Heyecanı her satırda artan, çok katmanlı hikâyesiyle okuru şaşırtan Buzlar Çözülünce, güncel konuları cesurca yakalıyor. Roman, son bölüme kadar gerilimi ve heyecanı diri tutan üslubuyla Melih Günaydın’ın, polisiye edebiyatımızda uzun soluklu ve kalıcı bir ses olacağını müjdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112026</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39cf9183-cbc6-4054-b4a6-83ca7cff2cbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Fobiler ve Maniler Kitabı</image:title>
            <image:caption>Anlamlandıramadığımız mani ve fobilerimizin arkasında ne yatıyor? Bizi pençesine almış bu takıntılardan kurtulmanın bir yolu yok mudur? Peki, dünyada bunları bir tek biz mi yaşıyoruz? Kate Summerscale, Fobiler ve Maniler Kitabı: A’dan Z’ye 99 Takıntının İzinde Dünya Tarihi ile sürükleyici vaka çalışmaları aracılığıyla esasında ortak olan işte bu korku ve arzularımızın kökenlerini ortaya çıkarırken insan bilincinin labirentine bir kapı aralıyor.Sayfalar arasında dolaşırken Alfred Hitchcock’un yumurtalara olan tiksintisini keşfedecek, Steve Jobs’un düğmelerden duyduğu korkuyu anlamaya çalışacak ve başka pek çok ünlünün gizli takıntısı karşısında hayrete düşeceksiniz. Kate Summerscale titiz araştırmaları, sürükleyici anlatımı ve mizah dokunuşlarıyla 99 fobi ve mani için bir rehber niteliği taşıyan bu eserde sizi insan psikolojisinin derinliklerine doğru bir keşif yolculuğuna çıkmaya davet ediyor ve soruyor: 
Peki sizin gizli takıntınız var mı? 
“Bildiğimiz fobilerden (homofobi) insanı şaşırtan yumurta, saç, sessizlik korkularına ve her şeyden (pantofobi) korkmaya dek uzanan, okumayı bırakması zor 99 hikâye…” 
Chicago Tribune 
 “Büyüleyici… Son derece detaylı ve her satırıyla aydınlatıcı olan bu kitap, insanların takıntılarına ilişkin eğlenceli bir rehber.” 
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f217d84-2a17-4ad1-be30-dc894979d6fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs&apos;ün Gizemli Tarihi</image:title>
            <image:caption>• Müslümanlar için Kudüs neden kutsal? 
• Hz. Muhammed Kudüs&apos;te hangi mekândan semaya yükseldi? 
• Kudüs Hz. İsa ile ilgili hangi sırları barındırıyor? 
• Mesih&apos;in nereden göğe yükseldiğine ve nereye geleceğine inanıyorlar? 
• Yahudiler, Süleyman Mabedi&apos;ni neden yeniden inşa etmek istiyor? 
• Zeytindağı&apos;na gömülmek için neden servet harcıyorlar? 
• Ağlama Duvarı&apos;nda neden gözyaşı döküyorlar? 
• Haçlı Seferleri&apos;ni Kudüs&apos;e yönelten Papa, hangi gizli örgüte mensuptu? 
• Tapınak Şövalyeleri, Mescid-i Aksa&apos;da neler yaptı? 
• Yahudi Devleti&apos;nin kurulması için 5 milyon altın teklif edilen Sultan II. Abdülhamid buna nasıl cevap verdi? 
• Osmanlı, Kudüs&apos;ü nasıl kaybetti? 
• İsrail Devleti hangi gizli planlarla kuruldu? 
• Yavuz&apos;dan Kanuni&apos;ye, Hürrem Sultan&apos;dan Abdülhamid Han&apos;a Osmanlı, Kudüs&apos;te hangi izleri bıraktı? 
• Kudüs&apos;te mahşer günü neler yaşanacak? 
• Kehanetler Kudüs&apos;ün geleceği ile ilgili neye işaret ediyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45cedba4-88c3-4223-a9bc-bc6d17c769eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayasofya&apos;nın Gizli Tarihi</image:title>
            <image:caption>Ayasofya’nın sırlarla dolu gizli tarihi 
ilk kez gözler önüne seriliyor... 
• Ayasofya’nın içindeki gizemli sembollerin anlamı ne? 
• Hangi gizli örgütler Ayasofya’ya izlerini bıraktı? Bu işaretler hangi amaçla mabede kazındı? 
• Ayasofya’nın dehlizleri nerelere uzanıyor? 
• Tapınak Şövalyeleri Ayasofya’yı nasıl hedefine aldı? Ayasofya’da hangi Kutsal Emanetler’i aradı? 
• Mabedi kirletmek adına içinde türlü sapkınlıklar yapanlar kimlerdi? 
• Ayasofya düşmanı Venedikli Dandolo’nun mezarı neden Ayasofya’nın içinde? 
• Fatih Sultan Mehmet, fetih sonrasında kılıç hakkı Ayasofya’da hangi değişiklikleri yaptırdı? 
• Fatih Sultan Mehmet’in Bellini’ye yaptırdığı ünlü tablosu Ayasofya’yla ilgili hangi sırrı saklıyor? 
• İstanbul işgal altındayken “Ayasofya’da haç görmektense onu yıkarım!” diyerek düşmandan koruyan gizli kahramanlar kimlerdi? 
• Osmanlı’nın Cami-i Kebir’i nasıl müzeye dönüştürüldü? 
• Neden hâlâ küresel güçlerin ve ezoterik örgütlerin hedefinde? 
Ayasofya’yı, okudukça anlayacak anladıkça sevecek sevdikçe sahipleneceksiniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b165542-37ff-4d5d-ae6c-f11d832a11c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Türk İslam Şehirleri 2</image:title>
            <image:caption>Türk şehirleri, Türkistan’ın kendine özgü iklim ve coğrafya şartları içinde ve Türk düşüncesinin, kültür ve medeniyetinin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Türkistan’dan Orta Avrupa’ya, Karadeniz’in kuzeyinden Yemen ve Umman’a kadar uzanarak geniş sahada faaliyet gösteren Türk devletleri, hâkimiyet coğrafyalarını Türk İslam düşüncesinin ve hayat felsefesinin maddi ve manevi unsurlarıyla bezeyerek zamana ve mekâna iz bıraktılar. Bu izlerin en belirgin şekilde müşahede edildiği yerler; insan, toplum ve devlet hayatının, ticaret ve ekonominin, mimari ve sanatın merkezi olan Türk İslam şehirleriydi.  
 
Orta Çağ Türk İslam Şehirleri serisinin ikinci kitabı, Türk İslam kültür ve medeniyetinin zamana ve mekâna bıraktığı en canlı ve zengin izlerini barındıran Nişabur, Tebriz, Hemedan, Şiraz, Halep, Kudüs şehirlerini konu alıyor.  
 
Bu kitapta, Türklerin zamana ve mekâna bıraktığı izleri, kuruluş efsanelerinden fizikî özelliklerine, tanıklık ettikleri siyasî ve askerî olaylardan sosyal ve ekonomik yönlerine, etnik ve dinî vaziyetlerinden kültürel ve medenî müesseselerine kadar hemen her yönüyle ele aldığımız kadim Türk-İslam şehirleri üzerinden okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/602897cd-5604-45b1-bfdb-b68bbeb03025.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Türk İslam Şehirleri 1</image:title>
            <image:caption>Türk şehirleri, Türkistan’ın kendine özgü iklim ve coğrafya şartları içinde ve Türk düşüncesinin, kültür ve medeniyetinin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Türkistan’dan Orta Avrupa’ya, Karadeniz’in kuzeyinden Yemen ve Umman’a kadar uzanarak geniş sahada faaliyet gösteren Türk devletleri, hâkimiyet coğrafyalarını Türk İslam düşüncesinin ve hayat felsefesinin maddi ve manevi unsurlarıyla bezeyerek zamana ve mekâna iz bıraktılar. Bu izlerin en belirgin şekilde müşahede edildiği yerler; insan, toplum ve devlet hayatının, ticaret ve ekonominin, mimari ve sanatın merkezi olan Türk İslam şehirleriydi.  
 
Orta Çağ Türk İslam Şehirleri serisinin ilk kitabı, Türk İslam kültür ve medeniyetinin zamana ve mekâna bıraktığı en canlı ve zengin izlerini barındıran Buhara, Cend, Merv, Herât ve Rey şehirlerini konu alıyor.  
 
Bu kitapta, Türklerin zamana ve mekâna bıraktığı izleri, kuruluş efsanelerinden fizikî özelliklerine, tanıklık ettikleri siyasî ve askerî olaylardan sosyal ve ekonomik yönlerine, etnik ve dinî vaziyetlerinden kültürel ve medenî müesseselerine kadar hemen her yönüyle ele aldığımız kadim Türk-İslam şehirleri üzerinden okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aab6adb-45db-4415-8457-e00690f7f4cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;daki Hayatın Çok Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Dünyamız, başlangıçta, bitmek bilmeyen volkanik patlamalarla azgın denizlerin olduğu hayatla bağdaşmayan çok farklı bir gezegendi. Yine de hayat, tüm bu karmaşa içinde başladı. Yaşayan hücrelerin prototipleri enerji üretimlerini mükemmelleştirdi ve inatçı köpük tabakalarının içinde birikip ebeveynlerinin çoğunlukla sadık kopyalarını üreterek etraflarındaki tehdit ve tehlikelere rağmen çoğaldılar.   
Bu başlangıçlardan itibaren, Henry Gee, bizleri çok hücreli hayatın doğuşundan kuru toprakların çıkışına, amfibilerin, memelilerle dinozorların; yosunların, eğrelti otlarının doğuşuna, ayrıca vetilicolianlar, stromatoporoidler gibi bugün bilmediğimiz hayat formlarının gelişimine ve yok oluşlarına götürüyor. 
Hayatın karşılaştığı meteorlar, volkanik faaliyetler ve asit yağmurlarıyla kıtaların parçalanması ve akabinde birleşmesi, buzul çağları ve küresel ısınma gibi sayısız tehdit karşısında canlıların öldüğü ve türlerin topluca yeryüzünden silindiği büyük yok oluşlar hakkında da bilgi sahibi oluyoruz. Buna rağmen hayat her kriz sonrasında gelişerek yeni ortamlara uyum sağlayabilmiş, çeşitli formlarda ortaya çıkmaya devam etmiştir. 
Bu kitap, gezegenimizdeki hayatın başlangıcından gelecekteki olasılığına kadar heyecanlandırıcı, aydınlatıcı ve özlü bir anlatımıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c58bd1e1-c116-4762-9fea-d4c34456b90b.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim Hakkında Bilmeniz Gereken 123 Süper Akıllıca Şey</image:title>
            <image:caption>Gezegenimizin iklimine dair sıra dışı gerçekler ve iklim kriziyle mücadelede, eyleme geçmek için edinmemiz gereken tüm bilgiler bu kitapta: 
 
Çöllerin balıklar için besin sağladığını biliyor muydunuz? 
Peki ya gezegenimizdeki tüm kuşların %70’inin tavuklar olduğunu? 
Ya da insanların konuşmaya başlama sebebinin iklim değişikliği olduğunu? 
 
Çevre ve iklime dair 123 kısa konu başlığında 123 şaşırtıcı bilgiyle dolu bu kitap, küresel iklim krizinin tarihini inceliyor ve gezegenimizdeki yaşam dengesini korumak için öneriler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a12295-87ed-449a-aa94-a4154a571410.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Şans Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>Yalnız bir kütüphaneci olan June Jones, büyüdüğü sakin İngiliz kasabasından hiç ayrılmamıştır. Utangaç ve içine kapanık olan June, hayatını dünyaya açmaktansa kitaplara gömülerek geçirmeyi tercih eder. Ne var ki kütüphanesi kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca, yaşadığı yerin kalbi olan ve annesinin en güzel anılarını içinde saklayan bu yeri kurtarmak için rafların arkasındaki yerinden çıkmak zorunda kalır. 
 
Kütüphaneyi kurtarmak için kampanya yürüten bir grup sıra dışı ama fedakâr kasaba sakininin arasına katılan June, annesinin ölümünden bu yana ilk kez kendini insanlara açmış olur. Tam da bu sırada eski okul arkadaşı Alex şehre geri döner ve o da yardım eli uzatmaya hazırdır. Herkes iyi kalpli avukatın ona karşı hislerinin farkındadır ama June, birinin ona bu şekilde değer verebileceğine inanmak istemez. 
  June, kendisi için çok şey ifade eden bu yeri ve kitapları kurtarmak için hayatında değişikliğe gitmek zorundadır. Peki ama kitapların güvenli kucağından çıkıp arkadaşlıklar, fırsatlar ve aşkla dolu bir dünyaya adım atmaya cesaret edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea18ae1-af7f-4995-89e9-b989ff90bde7.jpg</image:loc>
            <image:title>Geniş Ovaların Mamutları</image:title>
            <image:caption>&quot;Arnason&apos;ın bilgece ve ilgi uyandıran hikâyeleri, kanıksadığımız şeyleri sorgulamamızı sağlıyor. Sevme biçimimizi, nasıl savaştığımızı, nasıl yaşadığımızı.” Maureen McHugh, Tiptree ve Hugo Ödülleri sahibi “Büyük bir yazar, bireysel bir yaşam hikâyesi yazabilir ve bununla daha büyük bir dünyaya dair bir çağrışım da üretebilir. Ancak, dünyanın tarihöncesini ve geleceğini kapsayacak kadar büyük bir çağrışıma nadiren rastladım. Ya da bunun yirmi binden biraz daha fazla kelimeyle başarıldığına. Arnason büyük bir yazar ve Geniş Ovaların Mamutları harika bir hikâye.” 
Karen Joy Fowler, Jane Austen Book Club adlı çok satan kitabın yazarı “Eleanor Arnason inanılmaz bir yazar; doğrudan, kendini adamış bir kaleme ve keskin bir bakış açısına sahip. Metinlerindeki gerçeklik ne kadar fantastik olursa olsun, yine de çalışmaları gerçekliğe sıkı sıkıya bağlı ve karakterlerine gösterdiği şefkat ve saygı; güç, politika ve makul yaşamlar sürdürme arzusu duyan insanlar arasındaki katı etkileşime odaklanırken bile hikâyelerini içtenlik ve mizahla besliyor. Geniş Ovaların Mamutları, takdire şayan çalışmalarına eklenen hoş bir metin.” 
Suzy McKee Charnas, Hugo, Nebula ve Tiptree Ödülleri sahibi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f4e399-68da-437e-aaf5-3b5659f420a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türlerin Kökeni</image:title>
            <image:caption>Darwin’in 150 yıl kadar önce yazdığı Türlerin Kökeni kitabı türlerin evrimsel değişimini ve gelişimini son derece yetkin gözlemler ve titiz akıl yürütmelerle sergilerken evrimleşme mekanizmalarının kimilerini çok daha belirgin ve vurgulu resmetmektedir. Daha sonraki dönemde kalıtımın ilkelerinin keşfi, biyolojik özelliklerin kalıtımından sorumlu birimlerin ve bunların popülasyonlardaki dağılımının ve zamanla değişiminin artık matematiksel olarak ifade edilmesi Darwin’in ortaya koyduğu evrimsel perspektiften çok daha incelikli bir şekilde doğaya bakmayı ve evrimsel yapbozun eksik kalan parçalarının büyük oranda tamamlanmasını getirmiştir. Evrimsel biyoloji bir yandan moleküler biyoloji ve genetik alanındaki baş döndürücü gelişmeleri koşullarken bu alandaki gelişmeler de evrimsel mekanizmaları kavrayışımızı muazzam bir şekilde derinleştirmiştir. Bu sayede modern biyoloji, evrimsel süreçleri laboratuvar koşullarında sınamaya elverişli hale getirmiştir. Doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyonların etkileri, moleküler saat, allel frekanslarının değişimi ve organizmaların gelişim süreci yirminci yüzyılda yoğun tartışmalara sebep olmuş olgu ve mekanizmaları son derece güçlü bir şekilde aydınlatmaya, çok daha mekanistik bir şekilde açıklamaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a70763b-8c05-4a80-9335-072d0c0617d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklımdaki Diyarlar</image:title>
            <image:caption>Edward Said, “Şarkiyatçılık” teriminin dile eleştirel bir anlamda girmesiyle sonuçlanan ve onun, postkolonyal çalışmaların kurucu babası olarak görülmesine yol açan çok etkili kitabı Şarkiyatçılık ile tanınır. 
Said’e göre Doğu-Batı ayrımı, asla temel ve aşılmaz bir boşluk konumunda değildi. Aslında Şarkiyatçılık’ı tam da bu iddiaya karşı çıkmak için yazmıştı. Bölünme, ona göre daha ziyade jeostratejikti. Avrupa, Doğu’ya hâkim olmak için önce ana meseleye hâkim olması gerektiğini hissetmiş ve bilgi güç olduğu için, bu hâkimiyet Şark’ın özünü, onun gerçek içsel karakterini belirleme biçimini almıştı. Bu yaklaşım, Avrupa’nın üstlendiği bir projeydi; kaynakları, küresel tasarımları ve Doğu’ya coğrafi yakınlığı vardı ve Doğu, sırf bu nedenle “öteki” olarak tasvir edilmeliydi. 
Timothy Brennan’ın yazdığı biyografi Edward Said’in yazar, akademisyen, ünlü bir entelektüel ve siyasi aktivist olarak çeşitli kimliklerini belli bir bağlam çerçevesinde değerlendirerek Said’in yaklaşımlarını detaylı bir analiz halinde ortaya koymaktadır. 
Bu kitapta 20. yüzyılın en etkili entelektüellerinden biri olan Edward Said’in gelişiminin ve fikirlerinin rotası çizilirken okura da Doğu-Batı çatışması açısından kapsamlı bir bakış açısı kazanma imkânı sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60c95238-8028-4075-b153-f081cb13e5e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Arşivi</image:title>
            <image:caption>Kavuşulmaz bir aşk, hasretten çok daha fazlasıdır! İsviçre edebiyatının önde gelen kalemlerinden Peter Stamm&apos;ın yazdığı Duyguların Arşivi, hiçliğin tam ortasında kâğıt yığınlarından kendine yeni bir hayat kuran yalnız bir adamın içsel monologlarıyla şekillenen çarpıcı bir roman.   Geçmişle geleceği sağlam köprülerle birbirine bağlarken yalnızlığı duygulardan arınmakla eşdeğer tutan yazar; kavuşulmayan aşkların, zamanın işlediği suçların, varoluşsal hezeyanların gölgesinde yükselen baş döndürücü bir anlatı sergiliyor.  Katmanlı hikâyesini psikoloji ve felsefe sularında yüzdürerek derinlikli bir zemine oturtan bu sarsıcı kitap, pandemi döneminde küresel boyutta deneyimlediğimiz sosyal psikopatolojinin edebî bir izdüşümü âdeta.  Bir şeylerin değişmesini istemiyorum. Kabahat mi? Köklü bir gazetenin karanlık dehlizlerinde uzun yıllar arşivcilik yapan başkarakter, işini kaybettikten sonra yaşama tutunmanın yolunu yine geçmişin tozlu sayfaları arasında bulur. Görev yaptığı gazetenin arşivini evine taşır, bodrumuna yerleştirir ve bu kez sadece kendisi için çalışmaya başlar. Bildiği tek işi devam ettirebiliyor olmak başlarda onu iyi hissettirir. Ancak zamanla, hayatı tamamen arşivin içine hapsolur. Gazete kupürlerinin arasından sızan nostalji rüzgârları şimdilerde 60&apos;larında olan adamı eski hatıralarına götürür. Mazi belleğinde canlandıkça, özellikle çocukluk aşkını, asla gerçek anlamda “sevgili” olamadıkları Franziska aklına düşer. İçinde koca bir boşluğa dönüşen bu kadını anılarından hiç koparamadığını fark eder. Belki de artık, özgürlüğünü sınırlayan duygularını bir arşive kapatıp, geçmişiyle yüzleşmenin ve hayatında yeni bir sayfa açmanın vaktidir...  Peter Stamm, kendisini duygusuzlaştırmaya ant içmiş bir adamın hayattaki ikinci şansının peşinden gidişine tanıklık ettirdiği bu romanında, değişimin akıntısına kapılmanın ve anılarda yaşıyormuşçasına sonsuz bir anda var olmanın dayanılmaz çekiciliğine vurgu yapıyor.   
 Arşiv yalnızca dünyayı yansıtmaz, aynı zamanda dünyanın bir kopyasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fce01e9-7dc5-45ce-936f-39502f839716.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Anneler İçin Doğum Sonrası Kitabı</image:title>
            <image:caption>Anneliğe genelde kendilerinden başka herkesin ihtiyaçlarına odaklanma rolü biçilir. Kendi açlığımız, gücümüz ve duygularımızı
başkaları için ikinci plana atmak öz bakım alanında ayar çekilmesi gereken bir durumdur.
Hem terapist hem de çocuklarıyla çok ilgili bir annenin bakış açısından Yeni Anneler İçin Doğum Sonrası Kitabı okuyucunun
ufkunu genişleten uygulamalar, uzmanlar (yani anneler) köyünden röportajlar ve ilk yıl yaygın görülen kronik yoksunluğu
aşmaya yönelik faydalı yöntemler sunuyor.
Öz bakım stratejileri şunları içeriyor:
· Egzersiz ve yoga
· Pelvik tabanı iyileştirici çalışmalar
· Psikoterapi
· Öz anlayış teknikleri
· Tamamlayıcı ve alternatif yöntemler (masaj, kayropraksi, akupunktur)
· Basit tarifler
· Kocanızla yeniden bağ kurma yöntemleri
· Ve daha birçok şey!
Bu kitaptaki pratik alıştırmalar ve rahatlatıcı teknikler, anneliğin en büyük zorluklarından biri olan kişisel bakımı yönetmenize yardımcı olacak.
Kitaptaki alıştırmalar ve rahatlatıcı teknikler anneliğin en büyük mücadelelerinden birini kazanmanızı sağlayacak: Öz bakım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a962c33a-f814-42e7-8b99-a3903a583910.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazik Olmanın 100 Yolu</image:title>
            <image:caption>Günlük nezaket eylemleri ruh hâlinizi yükseltir, bağışıklığınızı arttırır, kan basıncınızı düşürür, kaygıyı azaltır, yaşlanma sürecini yavaşlatabilir -kendinizle olan ilişkiniz dahil-, ilişkilerinizin kalitesini iyileştirebilir ve size derin bir anlam ve amaç duygusu verebilir. 
Nazik Olmanın 100 Yolu hem kendinize hem başkalarına hem de doğaya karşı nasıl daha nazik olabileceğinize dair pratik, basit ve anında eyleme geçirilebilir yolların bir haritasını sunuyor. Theresa, nazik olmanın bir zayıflık olduğu yönündeki zarar verici efsaneyi çürütüyor ve gerçek iç cesaretimizi ortaya çıkaranın öfke veya saldırganlık değil, nezaket olduğunu gösteriyor. Nezaket, herkesin şu anda uygulaması gereken basit ve bilimsel olarak kanıtlanmış bir devadır. Hem hayatınızı dönüştürmek hem de dünyayı kurtarmak için nezaketin gücünden yararlanmak istiyor ancak nasıl yapacağınızı tam olarak bilemiyorsanız; bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ed9709-4bae-49b7-aeb4-5681f4a271e2.jpg</image:loc>
            <image:title>&quot;Kızıl Tehlike&quot; Soğuk Savaş Türkiye’sinde Komünizmle Mücadele</image:title>
            <image:caption>20. Yüzyıl siyasi literatüründe önemli bir yere sahip olan Soğuk Savaş süreci gerek kendi dönemi gerekse sonraki gelişmeleri belirlemesi ve şekillendirmesi açısından büyük öneme sahiptir. Dünyanın uluslararası ilişkiler anlamında Doğu ve Batı olarak iki ideolojik kampa ayrıldığı bu dönemde komünizm karşıtlığı başta bu bloklaşmanın mimarlarından olan Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere onun etkilediği ülkelerde en önemli gündemi oluşturmuştur. Bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri’nin önderliğinde yürütülen komünizm karşıtlığı başta Avrupa olmak üzere Sovyet Rusya’nın tehdidi altındaki tüm ülkelerde ve bu tehdidin belki de her yerden çok daha fazla hissedildiği Türkiye’de de kısa sürede karşılığını bulmuştur. II. Dünya Savaşı yıllarında tüm baskılara rağmen ustaca takip ettiği tarafsızlık politikası çerçevesinde savaşın dışında kalmayı başarmış olan Türkiye, savaş sonrasının yeni koşullarında bu tarafsızlığını bir tarafa bırakarak iki kampa ayrılan dünyada Liberalizmin temsil edildiği Batı dahası ABD yanında yer alma kararı vermiştir. Türkiye’nin bu yeni dış politika tercihi, iç politikada giderek artan tonda komünizm karşıtlığı yapmak ve bu amaç çerçevesinde güçlü bir kamuoyu oluşturmak gibi bir mecburiyetle karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. Dış politikada ağırlıklı olarak ABD etkisine girmiş olan Türkiye’de sistematik bir devlet politikası olarak yürütülen komünizm karşıtlığı ve komünizmle mücadele bir taraftan milliyetçi-muhafazakâr siyasi damarın siyasette ön palana çıkmasına zemin hazırlarken, diğer yandan da ABD’nin ve Batı’nın temsil ettiği kapitalist kültürün Türk siyasal ve toplumsal yaşamında belirleyici bir etki olmasına zemin hazırlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fbc02eb-a9b4-4a74-8b2d-c51792eef013.jpg</image:loc>
            <image:title>Ampulü İcat Eden Edison - Çocuklar için Kaşifler ve Mucitler Serisi 4</image:title>
            <image:caption>Bir şey icat etmeyi denediniz mi? Aklınızdan geçen bir fikri deneme-yanılma ile hayata uyguladınız mı? Peki ya kendinizi icat yapacak kadar sabırlı hissediyor musunuz? Öğretmen Yazar Sevgili Nagihan Yılmaz’ın kaleminden çıkan ‘Ampulü İcat Eden Edison’’ eseri tüm sorularımızın cevaplarını sunuyor, bizlere ise sadece okumak düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9856bfb3-d88e-404f-87a8-6735565638ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyun Kaldırma Kuvvetini Keşfeden Arşimet (Archimed) - Çocuklar için Kaşifler ve Mucitler Serisi 7</image:title>
            <image:caption>Hiç merak ettiniz mi? Tonlarca yük taşıyan gemiler suyun üzerinde nasıl duruyorlar? Okuduğumuz bilgiler bizi bir yerden bir yere götürür mü? Peki ya merak ettiğimiz soruların cevaplarını bulabiliyor muyuz? Öğretmen Yazar Sevgili Nagihan  Yılmaz’ın kaleminden çıkan ‘’Suyun Kaldırma Kuvvetini Keşfeden Arşimet’’ eseri tüm sorularımızın cevaplarını sunuyor, bizlere ise sadece okumak düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a04eb2e-872d-4568-9e80-1722898396ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Teleskobu İcat Eden Hans Lippershey - Çocuklar için Kâşifler ve Mucitler Serisi 8</image:title>
            <image:caption>Bir arkadaşınız sizden kendisi için bir iyilik istedi mi? Zaman ve emek vererek bu isteğini gerçekleştirdiniz mi? Peki ya merak ederek bir buluş gerçekleştirdiniz mi? Öğretmen Yazar Sevgili Nagihan Yılmaz’ın kaleminden çıkan ‘’Teleskobu İcat Eden Hans Lippershey’’ eseri tüm sorularımızın cevaplarını sunuyor, bizlere ise sadece okumak düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b92f42a-1c2e-46de-a254-e707ef53dbe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaya Çıkan Çocuk Yuri Gagarin - Çocuklar için Kaşifler ve Mucitler Serisi 1</image:title>
            <image:caption>Her birimiz gökyüzünün uçsuz bucaksız maviliğini merak ediyoruz. Bunun yanında da Güneş’i, Ay’ı, yıldızları… Peki uzayı merak ediyor muyuz? Uzaya çıkan ilk astronotu ve ilk uzay aracını? Öğretmen Yazar Sevgili Nagihan Yılmaz’ın kaleminden çıkan ‘’Uzaya Çıkan Çocuk Yuri Gagarin’’ eseri tüm sorularımızın cevaplarını sunuyor, bizlere ise sadece okumak düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bad73a4a-eea6-418b-b050-d41a197f28a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mana Yarım Kalmasın</image:title>
            <image:caption>Mayası aşk ile yoğrulmuş olanlar, aşkın dilinden anlayanlar, yorulmak bilmeden sevmeye adar ömrünü. “Yaradılanı hoş gördük Yaradandan ötürü” diyen Yunus gibilerin aşkıdır bu. Anadolu’nun aşkıdır. Bu vatanın, gençliğimizin, geleceğimizin aşkıdır. “Kader gayrete aşıktır” derler, gayret de aşktandır… 
Biz de her ne yaptıysak aşk ile yaptık. En başından beri biliyorduk; bu yolun uzun, meşakkatli ve çetin olduğunu, önümüzü kesenlerin çelme takanların hayat hakkı tanımak istemeyenlerin varlığını. Refahları bozulmasın diye “millet”in huzurunu feda edenlerin rahat durmayacaklarını biliyorduk. Ancak tarihimizden aldığımız ilham, inancımızdan aldığımız cesaret ve milletimizin güveniyle, aşılmazı aştık, yapılamaz denilenleri yaptık. Türkiye’nin dört bir yanında bahar çiçekleri gibi “eser”lerimiz yüzünü gösterdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79944d37-27ac-4c06-b903-262c9ba0b476.jpg</image:loc>
            <image:title>Imagine</image:title>
            <image:caption>Piyanist, eğitimci Selin Şekeranber ve Yudum Çetiner&apos;in oluşturduğu Duo Blanc &amp; Noir&apos; nın tüm dijital müzik platformlarında yer alan IMAGINE albümlerinin kolay dinlenen, zengin müzikal alt yapılı ninnilerinin notalarını içeren bu kitap, tüm çocuklara müziğin iyileştirici ve hayal gücünü geliştirici etkisiyle ulaşabilmesinin yanı sıra içinde her ninniye özel hazırlanmış hikayeler ve görseller ile sanatta birden çok disiplini birleştirme ve yeni yaratılara yol açma bakımında da örnek oluşturmaktadır. 
 
&quot;Türkiye&apos;de nota kitabı olarak daha önce görülmemiş tarzdaki bu kapsamlı proje, hikaye ve görselleriyle hem anne babalara hem de çocuklara hitap etmektedir. Dostlarım Selin ve Yudum&apos;un bu çalışmasını tüm müziksever ebeveynlere tavsiye ederim.&quot; 
Fazıl Say</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dc85b34-f461-44cd-b0ef-b1bad50cecde.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Misafiri</image:title>
            <image:caption>TANITIM YAZISI 
Araf da kabir azabı da bu evde! Buradan kaçış yok, hataları telafi etmek yok; sadece pişmanlık ve ölümün soğuk yüzü var. 
Şenay, Metin, Esma ve Bekir; farklı dünyalardan dört farklı insan… Onları bir araya getirense son durağı meçhul bir yolculuk. 
Memduha, Ferda ve Mustafa; aynı evde yaşayan ve misafir ağırlamayı seven üç kardeş… Evlerinin civarındaki gizemli yolda bozulan araç sahiplerine adeta gönüllü hancılık yapan üç misafirperver. 
Güzel yemeklerin, hoş sohbetlerin ve kusursuz ağırlamaların merkezi olan görkemli bir ev, göz açıp kapayana kadar kaçış oyununa dönüşen zorunlu bir misafirlik… 
NE DE OLSA TANRI MİSAFİRLERİ, HAKKIYLA AĞIRLANMALI.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3058e14-e932-45a0-9bdd-4cf4e6637f73.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsallaş(Ma)</image:title>
            <image:caption>Kurumsallaşma, kurumsallaşarak sürdürülebilir olmaya çalışma kanımca çok yanlış anlaşıldı. Kurumsal olmak; organizasyon şemasını çizmek, içini doldurmak, görev tanımlarını yazmak, prosedürleri yazmak, kuralları yazmak, cezaları yazmak, onu yazmak, bunu yazmak değildir. Elimizi kolumuzu bağlayan, belki de hiç okunmayacak dokümantasyona boğmak da değildir. 
 
Yazarımız İdil Türkmenoğlu’nun son kitabı KURUMSALLAŞ[MA], temelde “kültür” etrafına kurulu olsa da genel olarak üç bölümden oluşuyor: Değişen iş yaşamı, ihtiyaçlar ve buna bağlı olarak insan kaynaklarının değiş­mesi gereği, kültür ve son olarak da bilinçli bir işyeri kültürü tercihi olarak “İşyerinde Demokrasi”. 
 
Elma Yayınevi, iş yaşamı kurallarını kökünden değiştirecek yepyeni bir kitapla karşınızda, keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94184b75-d8f7-4cb8-8450-1fc0d977bb88.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Ders Notları</image:title>
            <image:caption>Gündüz Vassaf’ın hazırladığı, klinik psikolog Belkıs Halim Vassaf’ın, İstanbul Üniversitesinde ders veren Georges Dumézil’in öğrencisiyken tuttuğu notları ve Dumézil’in çalışmalarını ele alan iki makaleden oluşan Dumézil’in Sosyoloji Dersi Notları, hem Dumézil’in hayatı ve kişiliğine hem de Türkiye’nin bir döneminin entelektüel hayatına ışık tutuyor. 
Söz konusu makalelerden ilkini kaleme alan Ali Akay, Dumézil&apos;in eserleri ve kişiliği üzerine odaklanıyor. Diğer makalenin yazarı Sumru Özsoy ise Dumézil’in Kafkas dilleri, özellikle Ubıhça üzerine yaptığı araştırmalara dair okura önemli veriler sunuyor. 
Belkıs Halim Vassaf’ın defterinden çıkan bu kitap, College de France’da Hint-Avrupa Uygarlığı profesörü olan ve günümüzde en önemli mitoloji uzmanlarından biri kabul edilen Akademi üyesi Georges Dumézil’in Ubıhça konuşan son kişi Tevfik Esenç’le birlikte Ubıhların dillerini nasıl yeniden inşa ettiğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0fedce8-867f-4128-99d0-a9e115f476af.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Fıkralara Kargalar Bile Güler</image:title>
            <image:caption>Bu Fıkralara Kargalar Bile Güler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28ee5e79-d969-49f2-81cb-c9eff6edb5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Fıkraları</image:title>
            <image:caption>Öğrenci Fıkraları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384c7c50-0ec1-41f6-be02-76ea42077704.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Yükselmek</image:title>
            <image:caption>Bulut Atlası ve İstasyon On Bir hayranlarının ilgiyle okuyacağı Karanlıkta Yükselmek okurları bir iklim krizinden sonra insanlığın hayatı yeniden inşa etme mücadelesi verdiği yüzlerce yıl süren bir maceraya davet ediyor. 
 
Yıl 2030. Küresel ısınma buzulların hızla erimesine yol açıyordu. Bilim insanları Kuzey Kutup Dairesi’nde yaptıkları araştırmalar sırasında binlerce yıl önce şu an var olmayan bir virüsten ölmüş bir cesedi incelerken virüsün tüm dünyaya yayılmasına sebep olmuşlardı. 
 
İnsanlığın Kutup Vebası’na karşı on yıllar süren mücadelesi medeniyetleri, kuralları ve ahlak anlayışını değiştirirken bir grup insan da bu ölmekte olan gezegenden kaçış yollarını aramaktaydı... 
 
Sequoia Nagamatsu okurları, mezarlıklara dönüşmüş gökdelenlerden ölüler için yapılmış otellere ve yıldızlararası uzay gemilerine uzanan, kıtaları, yüzyılları ve hatta gök cisimlerini aşan çılgın bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
“Akıldan çıkmayan bir eser. Karanlıkta Yükselmek, farklı sesleri bir araya getirip güzel ve berrak bir bilimkurguya dönüştürüyor. Gerçekten şaşırtıcı bir zekânın ürünü.” —Alan Moore 
  “Harika bir roman. Belirsiz geleceği tahayyül ederken yakınımızda tutmamız gereken türden...” —Kevin Wilson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/028fddd5-ae91-4cfd-b556-c1919d7dba46.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Otağ</image:title>
            <image:caption>Modern Rus edebiyatının en çok okunan ve ödüllü yazarlarından biri olan Lyudmila Ulitskaya, kaleme aldığı eserlerinde dini ve etnik hoşgörüye, Sovyet kültüründeki aydın sorununa, kadınların toplumdaki yeni cinsiyet rollerini nasıl şekillendirdiğine ve gündelik hayata değinen biri. Yeşil Otağ ise 1950’lerde Moskova’da tanışan üç karakterin, kahramanları sansürlenmiş ya da sürgüne gönderilmişken yetişkinliğe nasıl adım attıklarını anlatıyor. 
 
Aynı okula giden İlya, Miha ve Sanya gördükleri zorbalık yüzünden yakınlaşan üç arkadaştır. Okul günleri boyunca, öğretmenleri Viktor Yulyeviç Şengeli’nin onlara aşıladığı edebiyat sevgisiyle Moskova’yı gezer, hayatın tüm keyif ve zorluklarını birlikte deneyimlerler. Fakat mezuniyet sonrasında herkes kendi yolundan ilerler. Yine de sanat ve edebiyat sevgileri ile muhalif duruşları üçünü de baskıcı bir rejimi yenmeye çalışma konusunda birleştirecektir. 
 
Yeşil Otağ, Stalin sonrası yaşama panoramik bir bakış atarken, KGB tarafından tanımlanan bir toplumda kişisel bütünlük olanaklarını irdeliyor. Dostoyevski, Tolstoy ve Pasternak’ın geleneğinden ilerleyen, karanlık zamanlarda ışığın görüldüğü, siyaset, aşk ve inançla dolu bir eser. 
 
“Rusya&apos;nın yaşayan en önemli yazarı.” —GARY SHTEYNGART 
 
“Farklı düşünen Ruslar için ahlaki otoritenin sesi ve Rusya&apos;nın en ünlü yazarlarından biri... [Yeşil Otağ] Zorlayıcı ve bağımlılık yaratan bir kitap.” —MASHA GESSEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5dbe527-d947-4196-b2b9-2f34295c606d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurşun Kalem</image:title>
            <image:caption>Taşrada Ölürken’le özgün ve tekinsiz bir kaleme sahip olduğunu gösteren Dilek Özhan Koçak’ın ikinci romanı: Kurşun Kalem. 
 
İntikam, hesaplaşma, kısasa kısas... Gördüğü her kötülüğü sineye çeken, nefreti kendinde zararlı bilen ve acının müşterek yaşanmadığına inanan insanların dahi uğradığı çetin duraklar. Çocuk veya yetişkin, öç alma isteği tek bir duyguyla, basit veya derin bir öfkeyle kararır herkeste. Dilek Özhan Koçak bu kez ağır bir hesaplaşma hikâyesiyle çıkıyor okur karşısına. Bir ailenin yok oluşunu, kabarık bir kin defteriyle, her şeye şahit bir çorapla, bildiklerini yalnızca “hav”layabilen köpeklerle ve ölümü mümkün kılan araçlarla anlatıyor. Ustaca kurguladığı bu hikâyeyi, Hakkı’nın ahkâmını ve adaletini dipdiri bir dehşetle bırakıyor okurun vicdanına. 
 
“(...) Ekledim çünkü uzun süre bu ödeşmenin sıradan, süssüz ve kendiliğinden olması için elimden geleni yaptım. Bekledim, rastlantıların bir ipe dizilmiş gibi birbirini izlemesini, yani âlemdeki o ince terazinin tartıp yönettiği zamanın, kendi kendine adalet çarkını tetiklemesini bekledim. Boşu boşuna. İşte ölüyorum bir daha. 
 
Önce hatırlayıp fark etmek, sonra nefret etmek, sevmek, reddetmek, sonra da unutmak yollarından defalarca geçerek, o küçük, sanki cisimleşip bir çekirdeğe dönüşmüş öfke, sanki çatlayacağı zamanı bekleyen bir koza zannettiğim, bazen bir bitki gibi yeşermesini beklediğim, kafamın içinde birlikte yaşamak zorunda kaldığım kurşun çekirdeğinden kurtulduğumu sandım. Bu kez gerçekten ölüyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c47e74d7-90fc-4fbe-a611-aec9caf2ceef.jpg</image:loc>
            <image:title>Stres ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>Dr. Seran Şimşir&apos;in rehberliğinde, stresi çözümleyecek, onu sağlığınıza hizmet eden bir güç olarak kullanmayı öğreneceksiniz! 
 
İnsanlık, var olduğundan beri onu korkutan, kaygılandıran, zorlayan durumlarla baş etmeye çalışıyor. Üstelik tüm bu zorlu deneyimler âdeta genetik aktarım gibi insanlık kütüphanesinde yerini almış, her yeni nesil kendinden öncesinin stres unsurlarına yenilerini eklemiş durumda. Şaşırtıcı olansa, dünya deneyimi zaman içinde insanlığa yepyeni beceriler ve güçler katmış olsa da stres karşısında hâlâ savunmasız kalabilmemiz. 
21. yüzyılın hızdan ibaret ruhunun bünyemizdeki etkileri tartışılmaz. Ancak artık şunu da biliyoruz: Stres sadece zihinsel ya da sinirsel bir durum değil; stres, aynı oranda sistemik bir dinamik. 
Stres ve Ötesi, stresin fizyolojisini ve metabolizmasını anlatıyor. Daha önce Bedenin Senin Evrenin adlı kitabıyla okurların karşısına çıkan Dr. Seran Şimşir ikinci kitabında da tıbbi bilgisini ve klinik deneyimini kullanarak, stresin organlarla, sistemlerle nasıl ve neden etkileşimde bulunduğunu derinlemesine inceliyor, mikrodan makroya stres faktörlerini masaya yatırıyor ve stresin sayısız soruna nasıl yol açabileceğini açıklıyor. 
Kitap, semptomları gidermek yerine kök nedenleri keşfetmeyi hedefleyen bütüncül tıp yaklaşımının derin bakışını benimsiyor. Stresin kök nedenlerini tetikleyici faktörlerle bir arada ele alan Stres ve Ötesi, stresi azaltma ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimseme konusunda adımlar atmamıza yardımcı olacak pratik öneriler sunuyor. 
Stres ve Ötesi, karmaşık bir makineyi andıran insanın içindeki ve dışındaki derin dünyayı keşfetmek isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4afe6a1-bf9d-4680-a1e0-adee2e87155a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçmayı Öğrendiğim Gün</image:title>
            <image:caption>cMim, ikizinin sözlerini hatırlıyordu. “Uçmaya benziyor,” dedi. Kollarını iki yana açıp Nim’den aylar önce duyduğu cümleleri tekrarladı. “Kanatların çıkıyor.” 
 
Kalabalık ve gürültülü bir panayırda, yalnız ve sessiz bir çocuktu Mim. Panayırdaki akrobat ailesi ve en ünlü gösterinin bir parçası olan ikizi Nim yoğun tempolu bir hayat yaşarken, Mim panayırın ışıklarına sırtını dönüp okuduğu kitaplarla hayali yolculuklara çıkmayı tercih ediyordu. Ta ki bir gösteri akşamında yaşanan o ufak kazaya kadar… 
Tuba Kumaş’ın kelimeleri, Ahmet Uzun’un etkileyici çizgileriyle buluşuyor ve ortaya dingin ama bir o kadar merak uyandırıcı, benzersiz bir hikâye çıkıyor. 
Kanatlanıp göğe havalanmak için içindeki cesaretin izini süren herkes, Mim’in hikâyesinde kendine bir yer bulacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96929b1b-1e9e-4494-96cc-a4cb2f0ccade.jpg</image:loc>
            <image:title>Neoliberal Din - 21. Yüzyılda İnanç ve Güç</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin ardındaki ideoloji olan neoliberalizm, tüketicinin özgürlüğünü ortak kimliklere tercih eden abartılı bir bireyciliği teşvik etmesi, piyasa rekabetinin en iyi değer ölçüsü olduğu varsayımını sorgusuz sualsiz kabul edip dayatması ve bütün kültürel nesnelere meta muamelesi yapma eğilimiyle bugün genellikle karşı karşıya olduğumuz birçok olumsuzluğun nedeni olarak görülüyor. İnsana dair her şey gibi din de bu kuşatıcı ideolojiden kendi payına düşeni alıyor. 
O hâlde neoliberal bir dünyada dinin hâlâ yeri var mı, varsa nedir? 21. yüzyılda din bir ürün, tüketiciyi hedefleyen, onun ihtiyaçlarına ve taleplerine karşılık veren bir pazar malı hâline gelmiş olabilir mi? Dinin küreselleşen dünyanın şartlarına uyum sağladığı ve dönüştüğü söylenebilir mi? Dönüşüyorsa, bir toplumsal olgu olarak dini konu edinen çalışma alanları bu dönüşüme uyum sağlayacak yeni kavram çerçevelerine ve kuramsal araçlara sahipler mi? Bu süreçte güç ilişkilerinin yeri nedir? Dinsel örgütlerin neoliberal iş modellerini benimsemeleri, dinsel hareketlerin günü yakalamalarına mı yarıyor, yoksa mevcut etnik ayrımcılıkları ve cinsiyet eşitsizliklerini mi perçinliyor? Bu itibarla, son yirmi yıl içinde kökleşen neoliberal düzen, dinsel kimlikler ve güç ilişkiler hakkında eskisinden daha farklı düşünmeyi mi gerektiriyor? 
Bu kitapta neoliberalizmi çağdaş toplumları anlamaya yarayan bir çerçeve olarak kullanan Mathew Guest, bu durumun bizim din anlayışımızda hangi değişikliklere yol açtığını soruşturuyor. Neoliberal dinin ayırt edici özelliklerini ortaya koyarak, sosyal bilimler ve etik açısından hangi sonuçları doğurduğuna dair bir tartışma açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2c3c242-b2b9-4c0f-b33a-bc5b0045bc8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Düşüncenin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Fransız ve Amerikan Devrimlerinin Batı’da yarattığı deprem krallıkları yıktı, eskimiş düzenleri tarihe gömdü. Toplumda yeni aktörler, yeni çıkarlar, yeni çatışmalar ve yeni bağlılıklar yarattı. Yeni bir dünyanın kurulduğunu ilan ederek insanlara yeniden başlama, dünyayı tekrar kurma umudu aşıladı. Başarısızlıklarıyla da bugün bile etkisini hissettiğimiz korkutucu hayaletleri dünyanın başına musallat etti. Siyasetin ne olduğu, ne olması gerektiği ve ne olamayacağı sorularının eskisinden bile daha güçlü bir şekilde sorulmasına ve yanıtlanmasına vesile oldu. 
Bu kitap, Fransız Devrimi’nden günümüze kadar olan dönemde, Batı’da çatışan çıkarları temsil eden ve çoğu zaman birbiriyle taban tabana zıt olagelmiş siyaset düzenlerini ve siyaset yapma tarzlarını ele alıyor. Siyasi düşünceyi modern dünyanın yükselen kurumsal, kültürel ve ekonomik çerçevesi bağlamında ele alan felsefi ve tarihsel bir çözümlemede birleştiriyor. Devrim, tepki, ulus devleti, özgürlük, totalitarizm gibi Batı’nın düşünce ve siyaset dünyasında yer etmiş temel izlekleri ve siyaset tartışmalarını ele alıyor. Kant, Burke, Hegel, Cuoco, Mazzini, Tocqueville, Marx, Mill, Lenin, Schmitt, Hayek, Oakeshott, Foucault, Hardt, Negri, Gray ve Rawls gibi isimler üzerinden siyasetin neliğinin ve nasıllığının izini sürerek modern siyasetin ve siyaset felsefesinin fotoğrafını çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e40edc-09c2-458a-bc05-9da01dd21e2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Hareketler</image:title>
            <image:caption>Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde dünya çok büyük değişimler geçirdi. Gelişen internet ve kitle iletişim araçları mesafeleri kısaltıp zamanı hızlandırarak dünyanın dört bir yanındaki insanları birbirine –tarihte daha önce hiç olmadığı kadar– yaklaştırdı. Bu yakınlaşma daha fazla çıkarın karşı karşıya gelmesine yol açtığı gibi, farklı dillerden, dinlerden, yörelerden insanlar, taleplerinin ve şikayetlerinin ortak olduğunu fark edip daha geniş tabanlı örgütlerde haklarını elde etmek için seferber olmaya başladılar. 
Bu kitap, sosyal bilimlerde toplumsal değişim meselesini tabandan yeni bir gözle anlamayı sağlayan bir kılavuz sunuyor. Kolektif seferberliğin yapısını ve faillerini, dünyanın dört bir yanında verilen ırkçılık karşıtı mücadelelerden iklim değişikliği protestolarına, köylülerin toprakları için ayaklanmalarından ataerkil düzenin kıskacından kurtulmaya çalışan kadınların seferberliğine varana kadar, çağdaş toplumların itici gücü hâline gelen toplumsal hareketler olgusunu canlı ve güncel örnekler üzerinden çözümleyerek  bileşenlerine ayırıyor ve araştırmacılara toplumsal değişimi hareketler üzerinden anlamanın araçlarını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71a8e361-bd71-493a-b6f2-d0f753d6d340.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratılış Üzerine Diyalog</image:title>
            <image:caption>Nicolaus Cusanus’un üç eserinden oluşan bu kitap, okurlarını Ortaçağ ve Rönesansın uçsuz bucaksız öğretileriyle tanıştırmayı amaçlıyor. Başlıca eserlerini 15. yüzyılın ilk yarısında, matbaanın icadından önce yazmış olan Cusanus, kimilerine göre Ortaçağın son, kimilerine göre de modern çağların ilk filozofudur. Onun sonsuzluk karşısında insan aklının sınırlarını vurguladığı ve evrenin kökenine dair görüşlerini açıkladığı bu yazıları, felsefe ile teolojinin iç içe geçtiği Ortaçağ düşüncesinin aklı ve insanı öne çıkaran farklı ve yeni bir çağa özgü anlayışlara nasıl kapı araladığını bize gösteriyor. Cusanus, bu fikirlerinin yanı sıra matematiğe dayalı akıl yürütmeleri önemsemesi ve dinî gelenekler arasında diyalog ve uzlaşmanın mümkün olduğuna inanması ile de Bruno’dan Leibniz’e, hatta Cassirer’e kadar pek çok düşünürü etkilemiştir. Okurlar da bu kitaptaki eserlerde bu modern anlayışların tohumlarının onun düşüncelerinde nasıl hayat bulduğunu görecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edae5a6f-93fd-4439-9986-44556f2378a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihnin Analizi</image:title>
            <image:caption>Bertrand Russell, Zihnin Analizi’ni hayatının en çalkantılı dönemlerinden birinde yazdı. Birinci Dünya Savaşı’na karşı çıktığı için 1918’de Londra’da hapishanedeyken başladığı kitabı 1921’de Pekin’de bir üniversitede dersler verdiği dönemde tamamladı. Russell’ın felsefesini anlamak için hayati bir kitap olan Zihnin Analizi, analitik felsefe literatürünün klasik metinlerinden biri hâline geldi. 
Russell, Zihnin Analizi’nde kendi felsefi düşüncesine öğrencisi Wittgenstein’ın yönelttiği eleştirilerle yüzleşiyor. Bu amaçla psikolojinin ve fiziğin karşıt düşüncelerini uzlaştırmaya girişirken yeni bir zihin felsefesi ortaya koyuyor. William James ve John Watson gibi psikologların çalışmalarından da yararlanarak inanç, arzu, alışkanlık, bellek, anlam, düşünce, doğruluk ve yanlışlık gibi konuların kapsamlı ve derin bir incelemesini sunuyor. 
Zihnin Analizi, yazılmasından bir asır sonra hâlâ dil felsefesi ve zihin felsefesi alanlarındaki başat eserlerden biri olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08b41094-b9d6-4858-917f-d13ec104b231.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulag Takımadaları 1.Cilt</image:title>
            <image:caption>Gulag Takımadaları, Rusya’da 1917’de Bolşevikler’in iktidara gelmesinden kısa süre sonra başlayan tutuklamaların, tutukluların konduğu hapishanelerin ve onların zorla çalıştırıldığı çalışma kamplarının ve yok edilen milyonlarca hayatın Soljenitsın’ın gayretleriyle tutulmuş yazılı tarihsel bir kaydıdır. Bu sistem Stalin’in 1924’ten 1953’e kadar süren yönetiminde olağanüstü boyutlara ulaşmıştır. 
 
3 ciltteki değişik bölümler 40 yılın üzerinde bir süre boyunca Sovyet otoriteleri tarafından tutuklanmış, sorgulanmış, mahkum edilmiş, sürgüne gönderilmiş ve hapsedilmiş Gulag mağdurlarını anlatır. Çalışma Soljenitsın’ın hapishane günleri boyunca kendi hatıralarından ve zulüm altında ölen hücre arkadaşlarının ayrıntılı ifadelerinden toparladıklarıyla tarihsel bir yorumu harmanlar. 
 
Birinci cildin yayınlanmasından sonra Soljenitsın derhal Sovyet basınının saldırısına maruz kalmıştır. Batı’da başına gelenlere gösterilen yoğun ilgiye rağmen Soljenitsın 12 Şubat 1974’te tutuklandı ve vatana ihanetle suçlandı. Ertesi gün ise Sovyetler Birliği’nden sürgün edildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112064</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d788c74-8eb4-438e-8ea6-ee04f4867c88.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşın Diplomasi Cephesi</image:title>
            <image:caption>Türkiye, iki savaş arası dönemde dünya barışının 
devamlılığı temelinde bir dış politika takip etmiştir. Bu 
nedenle Trianon Antlaşması’nın ağır koşullarından kurtulmak 
amacıyla revizyonist bir politika ekseninde hareket eden 
Macaristan ile Türkiye’nin dış politika hedefleri iki savaş arası 
dönemde farklılıklar içerir. 
İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler 1930’lu yılların ikinci 
yarısından itibaren zayıflamaya başlarken Macaristan’ın İkinci 
Dünya Savaşı’nda Mihver güçleri safında savaşa girmesiyle 
bu durum devam etmiştir. Ancak Atatürk döneminde iyi bir 
çizgide devam eden kültürel ilişkilerin İkinci Dünya Savaşı’nda 
da pozitif anlamda ilerlediği görülür. 
Bu kitap, farklı ideolojik görüşlere sahip olan gazetelerin 
haberlerini esas alarak İkinci Dünya Savaşı boyunca Türkiye’nin 
savaş dışı kalma çabasının ve Türk dış politikasının Macar 
basınında nasıl yorumlandığını ortaya koymaktadır. Böylece 
revizyonist bir politika dahilinde hareket eden Macaristan’ın 
basın-yayın faaliyetleri yoluyla Türkiye’nin dış politikasını 
nasıl ele aldıkları sorusuna cevap aranmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eee06ee-54c0-4a71-819a-e27c94576062.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaiju No: 8 - 8 No’lu Canavar 2</image:title>
            <image:caption>Savunma Birlikleri’nin son sınavı sona ererken, insan görünümündeki gizemli bir canavar, etkisiz hale getirilmiş bir asıl canavarı yeniden canlandırır ve Kikoru Şinomiya ile sınava giren diğer katılımcılara saldırır. Kikoru çaresiz bir durumdayken, canavara dönüşmüş olan Kafka Hibino asıl canavarın karşısına dikilir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d09ebd07-84a5-467e-aad4-12309d0a6546.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleri Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Bundan böyle atasözleri dilinizden hiç düşmeyecek! Günlük konuşmada ve yazı dilinde atasözlerine sıkılıkla yer veriyoruz. Peki, sözlü ve yazılı anlatım becerilerimizi zenginleştiren atasözlerini ne kadar etkili kullanabiliyoruz? Atasözleri Atölyesi sayesinde, dilin inceliklerinden olan atasözlerinin söylemsel işlevini zihninizde anlam bağlantıları kurarak çok daha iyi kavrayacak; atasözlerini severek ve “farkında olarak” kullanmanın tadına varacaksınız.  Bu kitabı bitirince; • Atasözü nedir, atasözlerinin özellikleri nelerdir? • Mecaz anlam ile atasözleri arasında nasıl bir bağlantı vardır? • Atasözleri nasıl ortaya çıkmıştır ve neden kullanılır? • Atasözlerinin dil açısından önemi nedir? • Atasözlerini, deyim ve özdeyişlerden ayırt etmek mümkün müdür? • Farklı bölgelerde ve diğer dillerde atasözleri nasıl karşılık buluyor? sorularının ve daha fazlasının yanıtını öğrenmekle kalmayacak, aynı zamanda her konu başlığının altında verilen bilgilerin sonundaki “Pratik Yapalım” sayfalarındaki alıştırmaları çözerek bilgilerinizi pekiştirme fırsatı bulacaksınız.  Atasözlerini en temelden başlayarak yapı, anlam, sözcük ve metin boyutlarında adım adım inceleyen bu rehber çalışma; çeşitli örnek metinler, bulmacalar ve testler eşliğinde düşünmeye dayalı, etkileşimli bir içerik sunuyor.  Merkezî sınavlarda atasözlerinin sorularda ne şekilde ele alındığına da değinen kitap ayrıca, MEB&apos;in son yıllardaki merkezî sınavlarda kullandığı belli başlı atasözlerini listeliyor ve Türkçede en çok kullanılan atasözlerini mini bir sözlükte topluyor. 10 yaş ve üzeri öğrencilerin başucu kitaplıklarında mutlaka bulundurmalarını önerdiğimiz Atasözleri Atölyesi; dil zenginliğimizi ve kültürümüzü çok daha yakından tanımamızı olanaklı kılıyor, atasözleri üzerine uzun uzun düşündürüyor. “Eğri oturup doğru konuşalım.”  Benzersiz içeriği ve özgün tasarımıyla fark yaratan bu kitaba kayıtsız kalmak olmaz, ne de olsa aklın yolu bir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61658114-34ea-466a-a0c7-99cbea8523e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Dünya</image:title>
            <image:caption>Nefis bir müzik duyuluyor, kim bilir hangi senfoni... Onlarca
farklı enstrüman var sahnede. Kemanların esinde piyano,
onun eşliğinde nefesliler giriyor devreye, hepsi aynı anda aynı
notaya basarken bile farklı sesler çıkarıyorlar. Orkestranın
varlığından haberdar olmasa bu sesin tek bir yerden çıktığına
inanabilir insan.
 
Melodiyi işitmeyenler Bir’i, bütünü oluşturan parçaları
tek tek alıp, “Bak,” diyorlar, “Bak! Bu öteki...” Keman’ın
Piyano’yu dışladığı bir sahneyi sadece komik çizgi filmlerde
görebileceğimizden eminiz hâlbuki...
 
Bütün sıfatlarının, görevlerinin ötesinde bir eğitim neferi
olan Ziya Selçuk, Bölünmüş Dünya üzerine sorduğu sorular ve
aradığı/bulduğu cevaplarla müziğin sesini biraz daha açarak
yüzlerimizi sahneye dönmemizi sağlıyor.
 

“...Her şey ama her şey zıtlık zannettiklerimizi fark
etmemize ve oluşturmaya çalıştıkları birliği anlamamıza
yardımcı olmak için bir öğretmen gibi karşımızda duruyor.
Fakat biz doğadaki akış ve değişimi zıtlık zannetmenin
sınırlılığını yaşıyoruz. Oysa değişim doğalsa sorun yok.
Ancak değişim normatifse zıddını doğuruyor ve kendisi
olmayana dönüşüyor. Bunun sonucunda değişimin iki zıt
ucundan birini resmin tamamı zannediyoruz. Ama bu zıtlığı
aşarak akışı bütünde görecek olan da insanın ta kendisi...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f843f416-5394-4f9e-9bc5-1835e4e4f658.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulysses Moore 3 - Aynalar Evi</image:title>
            <image:caption>Kilmore Koyu kasabasında tuhaf şeyler meydana geliyor. Hiç var olmamış bir kralın heykelinin meydanda dikili durması ve tren raylarının tünelin diğer ucunda yok olmasının nedeni ne? Kasaba sanki büyük bir sırrı saklamak uğruna haritalardan silinmiş gibi. İpuçlarını takip eden Julia, Jason ve Rick, kendilerini dahi bir mucit olan Peter Dedalus&apos;un evinde buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5d23663-446f-4260-a609-b5334ea30cac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulysses Moore 4 - Maskeler Adası</image:title>
            <image:caption>Jason, Julia ve Rick yepyeni bir yolculuğa çıkıyorlar. Zaman Kapısı&apos;ndan geçip kendini XVIII. yüzyıl Venedik&apos;inde gizleyen saat ustası Peter Dedalus&apos;u bulmaları gerek. Hain planlar yapan Oblivia Newton da çoktan Venedik&apos;e ulaşmış durumda. Çocuklar ellerini çabuk tutmalı. Ancak öncelikle çözülmeyi bekleyen bir gizem var: Siyah Gondolcu&apos;nun kim olduğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c252a233-0869-48e9-b4f7-b7ff17041492.jpg</image:loc>
            <image:title>Blöf</image:title>
            <image:caption>“Üşüyorum, dedim.  
Üzerindeki deri ceketi çıkarmaya yeltendiğinde onu durdurdum. Aynı akşamda iki erkeğin kokusunu birbirine bulamayacaktım…” 
Blöf, bireylerin ruh hallerinin ikili ilişkilerine davranışsal olarak nasıl yansıdığı ve kişinin karar mekanizması üzerinde nasıl etkiler yarattığını, dünyanın en tutkulu duygusu kabul edilen aşk teması üzerinden, çağın gerçekleri ve hissettirdikleriyle aşkın biraz da aşınmış halini okuyucuya iletmeyi amaçlıyor. 
Yüzyıllardır türlü şekillerde anlatılagelmiş aşk hikâyelerinden birini, ana karakterimizin psikolojisiyle harmanlanmış şekilde, tüm gelgitleriyle karşımızda buluyoruz. Modern insanın aşkı, özlem, takıntı, intikam, merhamet gibi temalar etrafında okuyucuya aktarılıyor. 
Sanatın iyileştirici gücünü roman türünün bir örneğiyle aşk izleği üzerinden okuyucuya hissettiren Blöf, niyetlendiği empati duygusuyla delikli ilişkilerin yaşandığı dünyamızda birbirimize çare olma arayışımızı dillendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbe091a6-9708-4ad8-9b64-b3d6980c194a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Mucizesi Titreşimler ve Frekanslar</image:title>
            <image:caption>“SES FREKANSI, EVRENİN TEK İLETİŞİM YÖNTEMİDİR.” 
Ses, titreşimlerden oluşan bir enerji formudur ve her sesin kendine özgü bir frekansı vardır. Ses frekansları, insan vücudunu ve zihnini etkileme potansiyeline sahiptir. 
Ses frekansları, şifa amaçlı olarak çeşitli şekillerde kullanılabilir. 
Ses frekanslarının vücut üzerindeki etkileri, frekansın türüne ve yoğunluğuna bağlı olarak değişir. Genel olarak, düşük frekanslı sesler vücudu rahatlatmaya ve gevşetmeye, yüksek frekanslı sesler ise beyni uyarmaya ve enerji vermeye yardımcı olur. 
Ses frekanslarının şifadaki etkilerine dair bilimsel çalışmalar devam etmektedir. Ancak, yapılan bazı araştırmalar, ses frekanslarının aşağıdaki gibi çeşitli sağlık sorunlarına olumlu etkileri olabileceğini göstermiştir: 
 
 
 
•          Ağrıyı azaltmaya ve ağrıkesici ilaçların etkisini artırmaya. 
•          Stresi azaltmaya ve rahatlamaya. 
•          Uykuya dalmayı ve uykuda kalmayı kolaylaştırmaya. 
•          Depresyonu hafifletmeye ve ruh halini iyileştirmeye. 
•          Kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını yavaşlatmaya. 
 
Şimdiye dek çok az bilinen bir gerçeği bilimin ve kadim geleneklerin ışığı altında bu çalışmada bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112074</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2200a9c-3f93-4415-a2e3-a34138d14d9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her İnsan Kendini Tamamlamak İster</image:title>
            <image:caption>“KİŞİ, HIRS VE SUNİ AMAÇLARLA DEĞİL, ANCAK GERÇEK DOĞASIYLA KENDİNİ AŞAR.” 
 
Geştalt Terapi ekolünün kurucularından Perls, insan insana ilişkiye vurgu yaparak, nedenleri takıntı haline getirmek yerine, şimdi ve burada ne olduğuna, bunun da nasıl olduğuna odaklanan bir terapi yaklaşımını vurguladı. Çünkü kişi, ancak gerçek bir dinleyicinin temasıyla, eşliğiyle dönüşür ve büyür. Geştalt Terapi ekolü, dünya çapında en çok kullanılan terapi ekolleri arasındadır, varoluşsal bir yaklaşımdır ve sadece karakter özellikleri ya da semptomlarla ilgilenmez, kişinin tüm varoluşuyla ilgilenir. 
 
Bu kitap, Geştalt Terapi’nin sihirli yanlarını keşfetmemizi sağlayan Perls’ün hayatını ve Geştalt Terapi kavramlarını aktarıyor. Farkındalık, bütüncüllük ilkesi, sağlıklı kişinin özellikleri, ihtiyaçlar, tamamlanmamış işler, direnç, kördüğüm kavramları ile terapistin durması gereken yaratıcı tarafsızlığı ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112075</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/169fbc32-51b5-4bb7-a41b-aabca209384c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazara Tanrılar</image:title>
            <image:caption>SEKÜLER BİR ÇAĞDA GÜÇ İLE DİN ARASINDAKİ BAĞLANTININ VE TANRISALLIĞIN ROLÜNÜ AYDINLATAN, TANRI OLARAK TAPINILAN İNSANLARIN KIŞKIRTICI TARİHİ 
Kristof Kolomb’un Yenidünya’ya ayak bastığı ve göksel bir varlık olarak selamlandığı 1492’den bugüne kadar ortaya çıkan “Kazara Tanrılar” modern çağın peşini bırakmadı. Hemen her coğrafyada beliren ve her kıtada tanrılaştırılan, üstelik daima erkek olan insanlardı bunlar. İlginç olansa bu tanrıların her zaman içsavaşlar, imparatorluk fetihleri, devrimler gibi çalkantılı dönemlerde ortaya çıkmasıydı. 
Din tarihçisi Anna Della Subin, beş yüzyılı kapsayan bu aydınlatıcı ve sıra dışı tarih kitabında, modern “din” kavramımızın nasıl icat edildiğine, sözde seküler çağımızda din ve siyasetin neden sürekli birbirine karıştığına, birisini ilahi olarak adlandırma gücünün hem ezenler hem de ezilenler tarafından nasıl kullanıldığı ve istismar edildiğine dair çetrefilli sorulara ışık tutmaya yardımcı oluyor. Kâşiflerin egemenliklerini meşrulaştırmak için hangi yollara başvurduklarını ve tanrılık hikâyeleriyle ırkçılığı ve dışlama akımlarını nasıl harekete geçirdiklerini aktarıyor. 
Modern dünyanın yaratılışını şimdiye dek fark edilmeyen bir bakış açısıyla okuyacağınız alışılmadık ve iddialı bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112077</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d04d198-d342-4714-8598-5d77de452fc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gergedan</image:title>
            <image:caption>Eugène Ionesco’dan acımasız bir konformizm ve totalitarizm eleştirisi. 
 
Küçük bir taşra kentinde sakin bir pazar günü iki arkadaş, Bérenger ile Jean bir kafenin bahçesinde oturup laflamaya başlarlar. Birden, gittikçe artan bir gürültü duyulur: Hızla gelip gözden kaybolan bir gergedanın çıkardığı sestir bu. Sonra bir başka gergedan aynı hızla geçip gider. Mahallenin sakinlerinden bir ev hanımı, yaşlı bir beyefendi, bir mantıkçı,kafenin sahibi ve garson kız büyük bir şaşkınlık içinde olup biteni anlamaya çabalar, birtakım sorulara cevap bulmaya çalışırlar. Kısa süre içinde kentte gergedanların sayısının arttığı görülür, ancak bunlar kente dışarıdan gelmiş gergedanlar değildir, halk gergedanlaşmaktadır… 
 
 Ionesco akıldışı olanı, kendi dışında hiçbir gerekçeye ihtiyaç duymayan özerk bir güç olarak ciddiye alan nadir yazarlardandı. Ancak yalnızca, aklın en sonunda her zaman bir şekilde üstün geleceği yollu aldatıcı bir güven duygusuna kendilerini kaptırmayanların, aklın can düşmanlarına karşı başarılı bir şekilde direnme şansı vardır. 
Richard Herzinger - Die Welt 
 
Gergedan, fikirlerin yaygın ruh hallerine ne kadar çabuk dönüşebileceğini ve ardından, kaçınılmaz olarak bir toplumsal kargaşaya yol açacağını etkileyici şekilde gösteren, toplumsal histeri ve konformizme ilişkin acayip bir hikâye. 
HANS OTTO THEATER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112078</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad57cb1a-ec39-45b1-afaf-c47c3e84b5cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kel Şarkıcı</image:title>
            <image:caption>“Hayat insana pencereden baktırır.” 
Uzun bir evlilikten sonra birbirlerine söyleyecek kof laflardan başka bir şeyleri kalmayan Bay ve Bayan Smith’lere, Bay ve Bayan Martin’ler bir akşam misafirliğe gelir. Martin çiftinin ilişkisizlikleri öyle bir noktaya gelmiştir ki gerçekten evli olduklarına ve bir çocukları olduğuna ikna olmaları için uzunca bir diyaloğa girmeleri gerekir… 
 
 
Modern tiyatronun en büyük yenilikçilerinden Ionesco “karşıoyun” olarak nitelediği ilk oyunu Kel Şarkıcı’yla dilin trajedisini ortaya koyuyor ve absürd tiyatronun perdesini aralıyor. 
 
Kel Şarkıcı 1950’deki ilk temsillerinde neredeyse bütün eleştirmenler tarafından alaya alınsa da Breton ya da Queneau gibi isimlerin gönlünü kazanır; çok geçmeden modern klasikler arasında yerini almış ve 1952’den itibaren aynı salonda –Le Théâtre de la Huchette– aralıksız oynanma rekorunu kırarak –yaklaşık 20.000 temsil, iki milyonun üzerinde seyirci– Fransa’da en çok sahnelenen oyunlardan biri olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cdda996-1e3c-4afb-b3da-83579a1dfbd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Kulesi’nin Usta Oyuncusu 1</image:title>
            <image:caption>HYEON-WOO KİM, 12 YIL BOYUNCA EĞİTİM KULESİ’NDEN ÇIKAMADI. GİZEMLİ KULE, ÖLDÜRÜLDÜKÇE KENDİNİ YENİLEYEN CANAVARLARLA DOLUYDU. ORADA KALDIĞI 12 YIL BOYUNCA, ANTRENMAN YAPTI VE EZİCİ BİR GÜCE SAHİP OLANA KADAR ÇALIŞTI. TABİİ BU ESNADA DA ÇOK SIKILDI. AMA ŞİMDİ, NİHAYET ÖZGÜR! TÜM DÜNYA CANAVARLAR TARAFINDAN TEHDİT ALTINDAYKEN VE HERKES ONA AŞIRI İLGİ GÖSTERİYORKEN, HYEON-WOO KİM TEK BİR ŞEYİ MERAK EDİYOR: “ONU BU KULEYE KİM, NEDEN HAPSETTİ?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e37f668-5d4c-4ed0-952f-e5b53b24a40a.jpg</image:loc>
            <image:title>Memo ile Boncuk Dünya’yı Geziyor - Ara Bul Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 3-6 yaş çocuklarımızın dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirecek eğlenceli sayfalardan oluşur. 
Görsel algı, görme duyumuzla edindiğimiz verilerin beynimiz tarafından algılanmasıdır. 
Özenle hazırlanmış Ara-Bul kitapları çocukların becerilerini kullanarak objeleri bulmaya çalışırken; odaklanma, kıyas yapma ve algı yeteneklerinin gelişmesine, dolayısıyla hazfızalarının da gelişmesine yardımcı olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:15:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fe5b214-4771-45ed-a31d-b2e8451737bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Feryad</image:title>
            <image:caption>Bahtiyar Vahapzade bütün Türkleri bu birlik yoluna eserleriyle çağıran büyük bir şair ve yazardır. 
Bahtiyar Vahapzade artık beden olarak aramızda olmasada, Azerbaycan Türkü’nün fikir ve sanat dünyasına bir ışık şelâlesi halinde inmeye devam ediyor. Onun dört tiyatro eserini Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine uyguladım. 
Feryad’ta Marksist bir rejimin çürütmeye başladığı bir cemiyeti, Bahtiyar Vahapzade, 14. yüzyıl örtüsüyle göstermektedir. Feryad’taki emir ve vezir Sovyetlerdeki kızıl diktatörlerdir. 
Nitekim Azerbaycan’da cereyan eden hadiseleri yakından bilenler, Bahtiyar Vahapzade’nin Feryad’ını yürekten alkışlamışlardır. 
Çağlar ötesine uzanan büyük eserlerin var güzel dost, ismin gibi her çağda bahtiyar olacaksın bundan şüphem yok, ruhun şad olsun. 
 
Yavuz Bülent BÂKİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>