﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e9d5905-909d-431a-b452-9ef8b46b69b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Ses</image:title>
            <image:caption>Bahtiyar Vahapzade bütün Türkleri bu birlik yoluna eserleriyle çağıran büyük bir şair ve yazardır. 
Bahtiyar Vahapzade artık beden olarak aramızda olmasada, Azerbaycan Türkü’nün fikir ve sanat dünyasına bir ışık şelâlesi halinde inmeye devam ediyor. Onun dört tiyatro eserini Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine uyguladım. 
İkinci Ses’te aklın ve vicdanını sesi O’dur! 
Çağlar ötesine uzanan büyük eserlerin var güzel dost, ismin gibi her çağda bahtiyar olacaksın bundan şüphem yok, ruhun şad olsun. 
 
Yavuz Bülent BÂKİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112083</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dc01d67-e8d1-49af-945f-8aaacac0d496.jpg</image:loc>
            <image:title>Crush of Lifetime Hayatımın Aşkı 5</image:title>
            <image:caption>Crush of Lifetime Hayatımın Aşkı 5</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112084</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03f9b7a0-9f40-4965-b54d-a817325bdc66.jpg</image:loc>
            <image:title>Nereye Gidiyor Bu Dünya</image:title>
            <image:caption>Bahtiyar Vahapzade bütün Türkleri bu birlik yoluna eserleriyle çağıran büyük bir şair ve yazardır. 
Bahtiyar Vahapzade artık beden olarak aramızda olmasada, Azerbaycan Türkü’nün fikir ve sanat dünyasına bir ışık şelâlesi halinde inmeye devam ediyor. Onun dört tiyatro eserini Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine uyguladım. 
Nereye Gidiyor Bu Dünya dramında Ulu Ecdad, Bahtiyar Vahapzade’dir. Maddî ve Manevî değerlerinden koparılmak istenen nesillere, Ulu Ecdad ağzıyla seslenmektedir. 
Çağlar ötesine uzanan büyük eserlerin var güzel dost, ismin gibi her çağda bahtiyar olacaksın bundan şüphem yok, ruhun şad olsun. 
 
Yavuz Bülent BÂKİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed76e93f-e270-4a7e-a609-07e71e7dc8a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Özümüzü Kesen Kılıç</image:title>
            <image:caption>Bahtiyar Vahapzade bütün Türkleri bu birlik yoluna eserleriyle çağıran büyük bir şair ve yazardır. 
Bahtiyar Vahapzade artık beden olarak aramızda olmasada, Azerbaycan Türkü’nün fikir ve sanat dünyasına bir ışık şelâlesi halinde inmeye devam ediyor. Onun dört tiyatro eserini Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine uyguladım. 
Özümüzü Kesen Kılıç’ta Türkler birlik olursa, bir olursa kimse onlara bir şey yapamaz düşüncesi vurgulanmıştır. 
Çağlar ötesine uzanan büyük eserlerin var güzel dost, ismin gibi her çağda bahtiyar olacaksın bundan şüphem yok, ruhun şad olsun. 
 
Yavuz Bülent BÂKİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112086</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91312711-c18c-494f-877f-c22e054dc038.jpg</image:loc>
            <image:title>Humanitas</image:title>
            <image:caption>KAHRAMANLARIN PEK AZI ÖLÜMSÜZLÜĞE KAVUŞUR. ONLAR ANCAK GERİDE ANLATILACAK BİR HİKÂYE BIRAKANLARDIR. 
ORTA AMERİKA ORMANLARINDA BİR RUHA SAHİP OLABİLMEK ADINA İKİZİYLE SAVAŞMAK ZORUNDA KALAN OCELOT, VERECEĞİ KARARLA SADECE KENDİSİNİN DEĞİL AYNI ZAMANDA BİR MİLLETİN DE KADERİNİ BELİRLEYECEK OLAN SATRANÇ USTASI SOVYET YURİ VE BİR ESKİMO KABİLESİNDEKİ BALİNA AVCISI, CESUR VE GÜZEL ENA... 
ÜÇ FARKLI ZAMAN, ÜÇ FARKLI YURT, ÜÇ FARKLI KAHRAMAN. AKİ YAMAMOTO,  “HUMANITAS”LA, HER BİRİNİ HİKÂYENİN  ÖLÜMSÜZLÜĞÜNDE BİRLEŞTİRİYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d4cde10-b6f3-4e41-92ef-26410e5836fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekreter Kim’in Nesi Var 5</image:title>
            <image:caption>Sekreter Kim’in Nesi Var 5</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203f6603-98b9-4c2e-a778-25f19451aa20.jpg</image:loc>
            <image:title>Çukur</image:title>
            <image:caption>“ANDOLSUN Kİ İNSANI EN GÜZEL BİÇİMDE YARATIRIZ, SONRA ONU AŞAĞILARIN AŞAĞISINAİNDİRİRİZ.” – TİN, 4-5 
Her iyi söz ve her iyi amel insanlığı, toplumları ve ferdi yüceltirken, medeniyetler kurarken, hayatı cennete çevirirken, ahirette de cennete götürürken; her kötü söz, her yanlış davranış/amel insanlığın, toplumların ve ferdin hayatında “çukurlar” açmaktadır. Çünkü söz ve davranışlar kaybolmuyor, layık olduğu yere mutlaka ulaşıyor. 
Bu kitapta, bu kötü söz ve eylemlerin toplumda açtığı çukurları Kuran ayetleri rehberliğinde ele aldık: 
• Haram yeme çukuru.
• Hırs çukuru.
• Hile çukuru.
• Yalan çukuru.
• Kin, düşmanlık ve hasımlık çukuru.
• Cinsel sapıklık, alkol, uyuşturucu, gaflet çukuru.
• Kuruntu çukuru.
• Şirk çukuru
• İftira çukuru.
• Kıskançlık çukuru.
• Nankörlük çukuru.
• Fitne fesat çukuru. 
Bütün bu çukurlara düşmeden hayatı sürdürebilmek için akla, vahye, bilgiye, adalete, sevgiye, merhamete göre hareket etmemiz gerekiyor. Unutmayalım, Allah’a yaraşır kul olmakla, Allah’ın yardımını almış olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23594fba-6c02-445b-8535-cccc9ff9584c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Gitmemiş Gibi</image:title>
            <image:caption>Evrenin sonsuzluğunda kelebek kadar olsa da ömrü, insan hiç gitmeyecekmiş gibi kök salacaktı hayata. Ve hayat kimse gitmemiş gibi devam edecekti doludizgin. 
 
Paris, Londra ve İstanbul’dan Anadolu’ya uzanan sıra dışı bir aşk ve umut hikâyesi... Farklı geçmişlerden, değişik kültürlerden gelen bir grup insanın yolu bir kasabada kesişir. Geride bırakmış olsalar da kapanmayan hesaplardan yorgun düşen ruhlarını o güzelim kırsalda iyileştirmeye çalışırken hayat onları hem sınavlardan geçirmeye devam eder hem de güzel sürprizler hazırlar. 
“Ömrümün sessiz bir köşesinde oturmuş, sararmış yapraklar gibi süzülüp giden zamanın bana verdiklerini ve benden alıp götürdüklerini düşünüyorum. Soluğu her fırsatta fundalıktaki ağaç evde alan çocukluğum... Havası azalmış plastik topla bana doğru koşan o kafası tıraşlı, ayakkabısı tozlu çocuk... Anıların her bahar yeniden yeşerdiği bahçeye açılan penceredeki Avanos çömleğinden yapılmış menekşe saksısı... Ve gidenlerinin arkasından bakan uçsuz bucaksız kırsal, hepsi yerli yerinde.  
 
 
Ben miyim dedesinin elinden tutmuş, elma bahçesine doğru yürüyen 
o küçük kız? Ben miyim masal gibi bir aşkı arkasında bırakmış, sarp yolların çıktığı düzlükte kuru dallarını yeniden yeşertmeye çalışan kadın? Bu hikâyenin önce giden, sonra dönen ve nihayetinde yapraklarını dökmüş bir çınarın altına oturup düşünen kahramanı 
ben miyim? Ve sonbahar... Alıp götürdüğün her şeye rağmen sen misin 
en sevdiğim mevsim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/494d71dd-4f80-4475-a4d4-8a2ccb244a3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Umuda Dön</image:title>
            <image:caption>YANITLAR, SINIRLARIN ARDINDA... 
Yaşam denen bu büyük kozmik yolculuğun en önemli parçası, içsel bir keşfe cesaret edebilmek ve kendini tanımaya doğru yol almaya başlayabilmek değil mi? 
Yaşamın anlamını bulma serüveni, insanın kendi yanıtlarının peşine düştüğü upuzun bir yolculuk... 
Bu yolculuğa çıkabilmek için, her “an” bir şans var. Çünkü “yolculuk”, her insanın kendine sorduğu sorular ve bulduğu yanıtlardan ibaret... 
Yolculuk sonsuz çeşitlilikte. Ona, sınır koyansa benim! Sınırları olan benim çünkü. Etrafına sınırlarla bakmayı öğrenen de öğreten de benim. 
Ve bu sınırlar içinde koca evreni sorgulayan da benim. O yüzden, bazı sorularımın henüz yanıtı yok. 
Yanıtlar, sınırlarımın ardında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37634787-0bac-4946-a01c-950643f6bc47.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Gece; dağ, taş uykuda 
Baharın can iksiri, 
Yeşilin her tonunda, 
Tabiatın koynunda 
 
Ay ışığı etrafa 
Apayrı esrar katar, 
Şavkı vurur ırmağa, 
Ruhumda efkâr artar. 
 
Bitmez tükenmez yolu, 
Kısaltır bu güzellik, 
Yine de düşünceler, 
Zihnime vermez şenlik. 
 
Yoğun bakımdaki o, 
Çaresiz bakışlar mı ? 
İnsana elem veren 
Asi haykırışlar mı 
 
Genç adamın anası 
Bir yaşlınınsa kızı, 
Nasıl içlenmişlerdi ? 
Kaldı içimde sızı. 
 
Hep iyi yönlerini 
Göremezsek dünyanın, 
Sanma kahrı çekilir, 
Hayat denen rüyanın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e85df3c-7143-4895-8a6b-16f1e8bb6e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömürden Sayfalar</image:title>
            <image:caption>Azerbaycanlı şair ve yazar Bahtiyar Vahapzade, 16 Ağustos 1925 yılında Azerbaycan’ın kuzeyinde bulunan Şeki şehrinde dünyaya gelmiştir. Azerbaycanlı şair ve yazarların Türkiyede en çok tanınanıdır. Başta Türk Edebiyatı olmak üzere birçok dergide şiir ve makaleleri yayınlanmış, şu ana dek ülkemizde onlarca kitabı basılmıştır. 
Elinizdeki kitap 10 bölümden meydana gelmektedir. İlk bölümde Vahapzade’nin “Otobiyografim” ve “Ömürden Sayfalar” isimli iki yazısı bulunmaktadır. Bu yazılarda Vahapzade çocukluğuyla beraber devrinin iktisadi, siyasi ve sosyal panoramasını da vermiştir. 
Diğer bölümler ise şunlardır: Sanat görüşüm, ana, vatan, dil, din, tarih, edebiyat, seyahat ve musiki. 
Vahapzade’nin ilgi çekici görüş ve düşüncelerini yansıtan bu 10 bölümde toplam 25 makale mevcuttur. Kanaatimizce Vahapzade’yi çeşitli yönleriyle tanıtan bu kitap, bugüne kadar sanatçının ülkemizde yayınlanan en güzel ve en faydalı eseridir. 
Vahapzade’nin müspet taraflarından biri de dilinin ve üslubunun açık, sade, anlaşılır ve akıcı olmasıdır. 
Öyle inanıyoruz ki, Türk okuyucusu bu kitabı sevecek ve yazarını daha yakından tanıyacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90a17e13-0e33-468d-8a31-07cb3bd2d631.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Kulesi’nin Usta Oyuncusu 2</image:title>
            <image:caption>EĞİTİM KULESİ’NİN 12 YILLIK MAHKÛMU HYEON-WOO, ZORLU İLK ÜÇ GÖREVİ BAŞARIYLA TAMAMLADI. ÜSTELİK BUNU AYAĞINDAKİ TERLİKLERİ BİLE ÇIKARMADAN VE ARES DERNEĞİ’Nİ KIŞKIRTARAK YAPTI. 
FAKAT HYEON-WOO’YU ZOR BİR GÖREV BEKLİYOR. 
CEHENNEM YARATIKLARININ YERYÜZÜNE ÇIKIP DEHŞET SAÇTIĞI YARIĞA İNMELİ VE BOSS CANAVARINI YENMELİ! AMA ONUN SINAVI BUNUNLA DA KALMIYOR. HYEON-WOO, KADERİYLE İLGİLİ YENİ BİLGİLER ÖĞRENDİKÇE YENİ SORULARLA DA YÜZLEŞMEK ZORUNDA...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a83c2fd-c2cc-4434-ba3e-ee0a9d6213c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ring</image:title>
            <image:caption>Bir ringe tüm hayat sığar mı? 
Tüm yaşam, bir spor salonunun içinden film şeridi gibi geçer mi? 
Tolga, 30’lu yaşlarında genç bir adamdır. Uzun zamandır egzersiz yaptığı, dövüştüğü, ahir ömürdeki deneyimleri mekânın sahibi “Hoca” ile sık sık konuştuğu, yeri geldiğinde çilingir sofrasının kurulduğu bu yer, onun geçmişinden-geleceğine bir geçiş köprüsüdür. Sonra bir akşam bu mekânda aniden bir parti organize edilir… Etkinliğin ev sahibi Tolga’dır… Konuklar önemlidir… Kimsenin olacaklardan haberi yoktur… 
Burak Soyer’in kaleme aldığı Ring spor destekli  alınan “intikamın”  çok iyi bir örneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d521673-fdb7-41e1-83d8-d5448601c7b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Alan’ın Savaşı</image:title>
            <image:caption>Savaşın yıkıcılığı ve insanın her koşulda, her 
zorlukta, hatta siperde savaşırken bile kendisini yeniden yaratabilmesinin gücü üzerine ilham verici bir eser. 
 
Alan Ingram Cope’un anılarından uyarlanan bu çizgi romanda, Emmanuel Guibert hem yazar hem de illüstratör kimliği ile akıllara kazınacak bir işe imza atıyor. 
 
2. Dünya Savaşı’nın tam kalbinde, bombaların ve silahların patladığı savaş alanlarına paralel köy ve kasabalardaki günlük hayata da şahitlik ediyoruz bu gerçekçi ve lirik anlatıda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa1f5c7d-ac26-41ee-8fb1-d85b8ba947f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırladın mı Beni?</image:title>
            <image:caption>“Düş, en büyük gerçektir!” 
– Stefano D’Anna 
* 
Adam ona bakıp dümdüz ve dingin bir tonda “Ben simyacı değilim...” dedi. 
“Kimseyi dönüştüremem. Ben sadece hatırlamana yardımcı olabilirim.” 
Elif şaşkınlık içinde “Hatırlamaz mıyım?” dedi. “Ben unutmak için buradayım.” 
Daron gülümsedi. “İşte bu dünyanın sorunu bu! Herkes kendinden, hayattan, ‘an’dan mutsuz. 
Ya hep geleceği düşünerek ileri sarmak istiyor, ya geçmişi düşünerek başa almak. Ve tüm bunları da unutarak başarmanın peşinde. Yaşadıklarını, acılarını hatta bazen kim olduğunu unutarak. Oysa çözüm unutmak değil, hatırlamak. Ruhun unuttuklarını hatırlamak...” 
 
 
 
 
* 
Hayatın içinde dönüp duran yalanlar, aldatmalar, önyargılar, korkular ve unutuşlar... 
Ve tüm bunların karşısında dimdik duran sessiz bir başkaldırı: Hatırlama eylemi... 
Bu kitap sistemin öğrettiklerinden sıyrılıp, derinlerde her zaman bilip de unuttuklarınızı hatırlamanız için yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfa7effd-050f-47e1-bd9f-9b05d6a2a505.jpg</image:loc>
            <image:title>Annesinden Biricik Kızına</image:title>
            <image:caption>Doğduğunda seni kucağıma aldım, gözlerinin içine baktım. 
Her zaman yanında olacağımı kulağına fısıldadım. 
Benim tatlı kızım, biriciğim. 
 
Gregory E. Lang, New York Times’ın en çok satan eserler listesinde yer alan 
bu güzel ve dokunaklı kitabında, anne-kız arasındaki özel bağı anlatıyor. 
“Annesinden Biricik Kızına” kitabı bir annenin kızına duyduğu koşulsuz sevgi, büyüleyici çizimler ve yürek ısıtacak sözlerle karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112098</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1b84799-bbb6-498d-ae9c-6796b1a4e9e1.jpg</image:loc>
            <image:title>İstihbarat Teorisi</image:title>
            <image:caption>“BİLGİ GÜÇTÜR.” –FRANCIS BACON 
İstihbarat deyince birçok insanın aklına ilk olarak gelen, filmlerden veya romanlardan aktarılan imajlar çerçevesinde, suikastlar, entrikalar, sofistike silahlar ve öldürme teknikleri dünyasıdır. Oysa bu operasyonlar istihbaratın çok küçük bir parçasını oluşturur. İstihbarat, bilginin toplanması, analizi, karşılaştırılması, değerlendirilmesi, birleştirilmesi ve yorumlanması sürecinin sonunda ortaya çıkan üründür. 
Bu çalışmada, istihbaratın ne olduğunun açıklanması gibi temel
bir bağlamdan hareket ederek, istihbaratın tarihi, istihbarat toplamada kullanılan temel araçlar ile istihbarat türlerini ele aldıktan sonra stratejik istihbarat üzerinde durulacak ve nihayet çalışmanın sıklet merkezini oluşturan stratejik analiz yöntemleri ele alınacaktır. 
İçinde yaşadığımız çağ, beraberinde büyük bir veri-malumat ve bilgi bombardımanını getirmekte, ancak bu bombardıman bize her zaman gerçeği iletmemekte, aksine çoğu kez gizlemektedir. İşte bu noktada, analizcinin bir “sanatçı” duyarlılığıyla, değerlendirme yöntemlerini “sezgi” ile birleştirerek, bu bombardımanla yüzleşmesi gerekmektedir. 
Çünkü bir bilim olduğunu vurguladığımız istihbarat aslında tüm bilim dallarını içinde barındıran keşfedilmemiş bir sanattır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ad519e-1eb1-478e-9f05-3d14065e9de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Babasından Biricik Kızına</image:title>
            <image:caption>Doğduğunda seni kucağıma aldım, gözlerinin içine baktım. 
Her zaman yanında olacağımı kulağına fısıldadım. 
Benim tatlı kızım, biriciğim. 
 
Gregory E. Lang, New York Times’ın en çok satan eserler listesinde yer alan 
bu güzel ve dokunaklı kitabında, baba-kız arasındaki özel bağı anlatıyor. 
“Babasından Biricik Kızına” kitabı bir babanın kızına duyduğu koşulsuz sevgi, 
büyüleyici çizimler ve yürek ısıtacak sözlerle karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/064a9efb-5bad-4f1c-87c8-a8777d0ebff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Babasından Biricik Oğluna</image:title>
            <image:caption>Şirin ve tatlı yüzünü görür görmez, 
Seni bağrıma bastım ve söz verdim: 
Seni güçlü ve merhametli büyüteceğim. 
Canım oğlum, yavrucuğum, biriciğim. 
 
Gregory E. Lang, New York Times’ın en çok satan eserler listesinde yer alan 
bu güzel ve dokunaklı kitabında, baba-oğul arasındaki özel bağı anlatıyor. 
“Babasından Biricik Oğluna” kitabı bir babanın oğluna duyduğu koşulsuz sevgi, büyüleyici çizimler ve yürek ısıtacak sözlerle karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112101</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ce410d2-c1ab-493e-9b97-36b4ad856271.jpg</image:loc>
            <image:title>Heybe Dergisi - Sayı 5</image:title>
            <image:caption>Ah, Şu Kayan Zeminler! 
Deniz Kırımsoy Denge 
Deprem, Kolektif Hafıza ve Sosyal İnşa: Neden Unutamayız? 
Tuğba Canbulut, Yeşim Eraslan 
Kadın Koalisyonu’nun Deprem Sonrası Dayanışma Modeli; Kadın Yaşam Merkezleri 
Gül Erdost 
Kayganlaştırılan Bir Zeminde LGBTİ+’ların “Ayakta Kalma” Mücadelesi 
Rıza Yılmaz 
Depremlerde Çalışana Destek 
Filiz Demiröz 
Meslek İnsanları Olarak Etik Sorumluluğumuz Bağlamında Öncesi ve 
Sonrasıyla Afet, Planlama ve Demokrasi Üzerine Bir Tartışma 
Akın Atauz, Mehmet Onur Yılmaz 
Hayat Yorgunluğu: Batı Toplumlarında Büyüyen Bir Görüngü 
Sam Carr 
Çeviren: S. Erdem Türközü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32415c74-3e13-467b-ae67-20c944876af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Suzy Lee&apos;nin heyecanla beklenen sessiz kitabı Ayna, nihayet okurlarıyla buluşuyor! 
 
Suzy Lee’nin Türkiyeli okurlarla tanışması Dalga ile başladı, Gölge ile devam etti... Şimdi, hikâyenin en başına dönüyor ve uzun zamandır beklediğiniz, eşsiz Sınır Üçlemesi (The Border Trilogy)’nin ilk kitabı olan Ayna’yla sizleri buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.  
Lee&apos;den yine sadece çocuklara değil yetişkinlere de hitap eden, büyüleyici, çarpıcı ve iz bırakan bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5af4db3-c515-4787-92cc-64e7384f95e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Benjamin’in Gizemli Bavulu Çıktı! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bay Benjamin, sıra dışı fikirlere sahip bir filozoftu. Bir gün kaçmak zorunda kaldı ve yola çıkarken yanına ağır bir bavul aldı. Kimse içinde ne olduğunu bilmiyordu...

Walter Benjamin hakkında gerçek bir hikâyeden esinle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69cee211-cc69-4a4a-a0b9-8fe2cc757d81.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Bal Porsuğu</image:title>
            <image:caption>Çılgın Bal Porsuğu’yla tanışmaya hazır mısın? Daha önce böylesini görmedin, duymadın! Tüm zamanların en acayip hayvanı; cesur mu cesur, sinsi mi sinsi... Üstelik ormandaki bütün hayvanlara sataşıyor, kafa tutuyor, havasından yanına yanaşılmıyor. Peki ormandakiler onunla nasıl başa çıkıyor dersin? Heyecanlı ve çok eğlenceli bir macera seni bekliyor. 
Yazar Nur Tunay’ın özgün dili ve karakterleriyle alışılmış hayvan hikâyelerinden farklı bir yere konumlanıyor Çılgın Bal Porsuğu. Mustafa Gündem’in çarpıcı çizimleri, Tunay’ın mizah yüklü metnine hayat veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be1ec21e-9801-4a3c-9ad0-a8a794e158d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Bal Porsuğu ve Parla</image:title>
            <image:caption>Çılgın Bal Porsuğu’nun ikinci kitabı çıktı: İşte Çılgın Parla! 
 
Ormanda herkese sataşıp kafa tutan Çılgın Bal Porsuğu, maceralarına bu kez şehirde devam ediyor. Birlikte yaramazlık yapacağı bir arkadaş da ediniyor üstelik: İşte Çılgın Parla! Ama onu ormandan alıp şehirdeki evine getiren Parla&apos;yı bir sürpriz bekliyor. Acaba bu çılgınlığın sonu nereye varacak? 
 
Çılgın Bal Porsuğu&apos;nu çok seven çocuklar, uzun zamandır bekledikleri serinin ikinci kitabına kavuşuyor. Ele avuca sığmayan porsuğun kendi gibi çılgın arkadaşı Parla&apos;ya bütün çocuklar bayılacak! Kesinlikle!  
Hatta ELKİLNİSEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56969ddd-203a-40eb-8b73-8f3171bc77ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluş Sanrısı</image:title>
            <image:caption>“Ben Ömer, 35 yaşında bir hiç.” 
“Bugün aynada kendime rastladım, gözlerimin içine en dibe daldım… Hiçbir yaşam belirtisi yoktu.” 
 
Yabancılaşmayı konu alan kitap, kahramanımız Ömer&apos;in içindeki yabancıyla savaşını, iletişimsizliği, toplumun iki yüzlülüğünü, kendi olamamanın sancılarıyla mücadelesini anlatıyor. 
  Yazar Azra Dilan Oktay, derin gözlemleri ve çarpıcı anlatımıyla okuyucuyu kendine çekiyor ve herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir iç yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7351d85e-f26f-48eb-83b0-2160cb255e56.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşiret</image:title>
            <image:caption>Bu karışık bir durumdu. Ne benim ne de Naz&apos;ın bunu birilerine açıklama şansı yoktu. Her halükârda Naz&apos;ın oraya gelin gidişi Naz&apos;ı, benim de ona destek çıkışım beni suçlu konumda bırakıyordu. Naz&apos;ı bilmem ama ben “Artık nasıl Reşit Bey&apos;in yüzüne bakarım” diye kalakalmıştım. Zaten Reşit Bey dahi herkesin bakışlarından, sözlerinden bundan başkası anlaşılmıyordu. Reşit Bey yine iyiydi. Bir defaya mahsus “Gülçin Hanım! Sen ne evimde ev oldun ne de evimde ev bıraktın. Hep felaketim oldun. İşte erkek olup da kadına kul olmak böyle bir şey!” Herkes görsün diye beni milletin içinde azarladıysa da az ve öz davranmıştı. Ama diğerleri! Taziye süresince içimdeki acı bir tarafa onlar bir tarafa. Hele bir de Camal Ağa&apos;nın hanımı Gülizar Hanım&apos;ın “Gülçin Hanım! Naz&apos;a annelik yapıp onu oraya gelin verdiğin gibi bir de getir de ona oraya gelin gitmenin sonuçlarını göster!” diye söylediği söz yok muydu? Öldüm, öldüm yere geçtim. Sanki bunu ben bilmiyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc8ba2d9-3ab6-462c-b7f7-f354417f6b48.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Öğrencilerinin Dijital Bağımlılık ve Sosyal Beceri Düzeylerinin Sportif Etkinliklere Katılım Durumlarına Göre İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. GİRİŞ 
1.1. İnternetin Tarihçesi 
1.2. Bağımlılık ve Dijital Bağımlılık 
1.2.1. Dijital Bağımlılığa Etki Eden Risk Faktörleri 
1.2.2. Dijital Bağımlılık Türleri 
1.3. Sosyal Beceri Kavramı 
1.3.1. Sosyal Beceri ve Sınıflandırılması 
1.3.2. Sosyal Beceri Modelleri 
1.3.3. Sosyal Beceri Kuramları 
1.3.4. Sosyal Beceri Eğitimi 
1.4. Spor Kavramı 
1.4.1. Sportif Etkinlik 
 
2.GEREÇ ve YÖNTEM 
2.1. Çalışma Grubu 
2.2. Veri Toplama Araçları 
2.2.1. Dijital Bağımlılık Ölçeği 
2.2.2. Sosyal Beceri Düzeyi Ölçeği 
2.3. Verilerin Analizi 
 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA 
5. SONUÇ ve ÖNERİLER 
6. KAYNAKÇA 
7. EKLER 
EK- A: Etik Kurul Onayı 
EK- B: Dijital Bağımlılık Ölçeği 
EK- C: Sosyal Beceri Düzeyi Ölçeği 
8. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d173fa-a9e2-40cf-bc5f-feadeb72507a.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç ve Sosyal İçerme Politikalarının Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
GÖÇ, SOSYAL DIŞLANMA VE SOSYAL İÇERMEYE İLİŞKİN KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
AVRUPA BİRLİĞİ VE AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NİN GÖÇ VE SOSYAL İÇERME UYGULAMALARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRK GÖÇ VE SOSYAL İÇERME POLİTİKALARININ AVRUPA BİRLİĞİ VE AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ POLİTİKALARI BAZINDA DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
SONUÇ 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e74257d-b269-49f4-baba-347961f0ada9.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan Çalışmada Verimlilik</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
GİRİŞ 
 
1.      TEORİK ARKA PLAN 
2.      ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 
3.      ARAŞTIRMANIN BULGULARI 
 
SONUÇ 
KAYNAKÇA 
EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/159f1a9f-2837-4ba2-b1f2-64af57afdb14.jpg</image:loc>
            <image:title>Zengin Koca Benim</image:title>
            <image:caption>Doğa her birimize cömertçe tüm bereketini sunarken pek azımız içimizde saklı hazineleri fark edebiliriz. Beyaz atlı prensin çıkagelip içinde kıvrandığımız fukara hayattan bizi kurtarmasını bekleriz ya da birinin beyaz atlı prensi olma hayaliyle vakit kaybederiz. Aslında fark etmeden kendi yeteneklerimize, yaratıcılığımıza, bereket haznemize ve tüm içsel kaynaklarımıza ihanet ederiz. Para sıkıntımız, işsizliğimiz, iflasımız, uğradığımız haksızlıklar, emeğimizin karşılığını alamama… Mevzu hiçbir zaman basit bir para problemi veya matematik hatası değildir. Para çatışması bilinçte kendini gösterirken ardında bir tarih barındırır. Kendi talihini yaratmanın yolu da kendi tarihini anlamaktan geçer ve kuşkusuz her canlı, doğanın sonsuz bereketinden payına düşene, hak ettiği kadarına erişmek ister. İşte bu noktada Zengin Koca Benim devreye girecek; idam taburesinde bekleyen erkek ve kadının boynundaki ipi nazikçe çıkaracak, her ikisine de kendi evrensel gücünü teslim edecek! Kadın erkek fark etmeksizin, kendi varoluşunla sulh içinde yaşayıp, &quot;Zengin koca benim!&quot; cümlesindeki özgüveni, gücü, cesareti tüm hücrelerinde hissetmen için bilinçaltının karanlık odaları aydınlanacak… Çünkü sen biriciksin! Parmak izin gibi, payına düşen bereketin ve nasibin de biricik!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b3bb324-51f3-4d23-97aa-4a7c76ad1181.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Masalları (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
1-Kibritçi Kız / Hans Christian Andersen
2-Kraln Yeni Giysileri / Hans Christian Andersen
3-Kurşun Asker / Hans Christian Andersen
4-Deniz Kızı / Hans Christian Andersen
5-Çirkin Ördek Yavrusu / Hans Christian Andersen
6-Sindirella / Jacob-Wihelm Grimm
7-Uyuyan Prenses / Jacob-Wihelm Grimm
8-Çizmeli Kedi / Jacob-Wihelm Grimm
9-Pinokyo / Carlo Collodi
10-Ali Baba Ve Kırk Haramiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2032e351-b8f3-4b7d-9a16-5415f9f2f209.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Karenina Cilt I (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anna Karenina’nın hayatı dört dörtlüktür; eğitimli, güzel ve zengindir, iyi bir eşi, saygın bir ailesi, sosyetede muteber bir konumu vardır. Ama bunlar ona yetmez, yaşadığı hayat onu tatmin etmez. Ve bir gün Kont Vronski’yle karşılaşınca her şey değişir... Tolstoy da bu değişim üzerinden insani duyguların panoramasını sunarken Avrupaileşen Rusya’da gündelik hayatı, aşk ve aile ilişkilerini resmeder.  Bir yandan karşıt ideolojik görüşleri, toplumsal normları, yolunu bulmaya çalışan bireylerin mücadelelerini ortaya koyarken, Anna’nın aşk ve yıkım hikâyesine paralel olarak gelişen Levin’in anlam arayışı hikâyesi üzerinden de insanı karanlık ve aydınlık eğilimleriyle işler... Tolstoy’un 19. yüzyıl Rusya’sının karmaşık duygu ve düşünce dünyasından hareketle oluşturduğu zamansız ve evrensel temalarıyla güncelliğini hiç yitirmeyen bu kıymetli eseri Hüseyin Kandemir’in Rusça aslından nitelikli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f39801f1-61b5-47c5-bb6f-0de1a33ca0d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Karenina Cilt I &amp; II (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anna Karenina’nın hayatı dört dörtlüktür; eğitimli, güzel ve zengindir, iyi bir eşi, saygın bir ailesi, sosyetede muteber bir konumu vardır. Ama bunlar ona yetmez, yaşadığı hayat onu tatmin etmez. Ve bir gün Kont Vronski’yle karşılaşınca her şey değişir... Tolstoy da bu değişim üzerinden insani duyguların panoramasını sunarken Avrupaileşen Rusya’da gündelik hayatı, aşk ve aile ilişkilerini resmeder.  Bir yandan karşıt ideolojik görüşleri, toplumsal normları, yolunu bulmaya çalışan bireylerin mücadelelerini ortaya koyarken, Anna’nın aşk ve yıkım hikâyesine paralel olarak gelişen Levin’in anlam arayışı hikâyesi üzerinden de insanı karanlık ve aydınlık eğilimleriyle işler... Tolstoy’un 19. yüzyıl Rusya’sının karmaşık duygu ve düşünce dünyasından hareketle oluşturduğu zamansız ve evrensel temalarıyla güncelliğini hiç yitirmeyen bu kıymetli eseri Hüseyin Kandemir’in Rusça aslından nitelikli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b11b8ef1-243a-4227-9d7e-2baafda8daa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Karenina Cilt II (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anna Karenina’nın hayatı dört dörtlüktür; eğitimli, güzel ve zengindir, iyi bir eşi, saygın bir ailesi, sosyetede muteber bir konumu vardır. Ama bunlar ona yetmez, yaşadığı hayat onu tatmin etmez. Ve bir gün Kont Vronski’yle karşılaşınca her şey değişir... Tolstoy da bu değişim üzerinden insani duyguların panoramasını sunarken Avrupaileşen Rusya’da gündelik hayatı, aşk ve aile ilişkilerini resmeder.  Bir yandan karşıt ideolojik görüşleri, toplumsal normları, yolunu bulmaya çalışan bireylerin mücadelelerini ortaya koyarken, Anna’nın aşk ve yıkım hikâyesine paralel olarak gelişen Levin’in anlam arayışı hikâyesi üzerinden de insanı karanlık ve aydınlık eğilimleriyle işler... Tolstoy’un 19. yüzyıl Rusya’sının karmaşık duygu ve düşünce dünyasından hareketle oluşturduğu zamansız ve evrensel temalarıyla güncelliğini hiç yitirmeyen bu kıymetli eseri Hüseyin Kandemir’in Rusça aslından nitelikli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de14bcc9-1807-410e-81e3-6127befbf624.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilçam&apos;da Öteki Olmak</image:title>
            <image:caption>Dilara Balcı, bu kitapta Türkiye sinemasına farklı bir boyuttan bakıyor. 
Öteki olmak… 
1940-1977 yılları arasında çekilmiş doksan bir filmin değerlendirmesi bu, ancak sonrasını da işaret ediyor çözümlemeleri. 
Bir yandan tarihselliği içinde Türkiye sinemasını ele alırken, sinemayı var eden oyuncusundan yönetmenine, laboratuvarcısından yapımcısına bütünlüklü bir fotoğraf sunuyor. Diğer yandan filmlerde yer alan “öteki”lerin karakter tahlillerini yapıyor… azınlıkların sinemadaki temsiliyet biçimlerini ele alıyor. 
Bazen yalnız, isimsiz, gülünç, kimi zaman “hain”… ve bu temsiliyetlerle iç içe geçmiş o insanların meslekleri. 
Tiyatro ve edebiyat ile sinemanın etkileşimi de bir yaklaşım olarak tamamlıyor araştırmayı. 
Kavramsal bir eksen etrafında örülüyor “öteki”lerin hikâyesi. 
Bu eleştirel bakışın Türkiye sinemasına katkısının ötesinde, izleyicinin de önyargılı yaklaşımını dönüştüreceğini umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc3cda97-b1de-49d2-beaa-22c7f4aec443.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtilal 1- Zelzele</image:title>
            <image:caption>O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. 
O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. 
 
Şafağın geceye karanlıktan daha yakın olduğu saatlerde işlenen bir cinayet, kaderin akışını değiştirdi. Genç bir hukuk öğrencisi olan Zeliha, yaşanmaması gereken bir gecede yardım istememesi gereken bir yabancıdan yardım istediğinde, o gece işlenen cinayetin, o yabancının da onun da hayatını bir çıkmaza sokacağını bilmiyordu. Tıpkı o yabancı adamın, bir komando olduğunu ve kaderinin akışını değiştirdiği gibi, kalbinin atışlarını da değiştireceğini bilmediği gibi… 
 
O gece şafak söktü, gece kayboldu, güneş doğdu ve sabah oldu. 
Olmamalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4593a26b-952c-4062-8fb1-00c2a3828279.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtilal 1- Zelzele (Kutulu Ciltli Set)</image:title>
            <image:caption>KUTULU SET İÇERİĞİ 
·         KAMUFLAJ DESENLİ KİTAP KESESİ 
·         İKİ ADET KARAKTER KARTI 
·         ROZET 
·         AYRAÇ 
·         MEKTUP 
 
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. 
O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. 
 
Şafağın geceye karanlıktan daha yakın olduğu saatlerde işlenen bir cinayet, kaderin akışını değiştirdi. Genç bir hukuk öğrencisi olan Zeliha, yaşanmaması gereken bir gecede yardım istememesi gereken bir yabancıdan yardım istediğinde, o gece işlenen cinayetin, o yabancının da onun da hayatını bir çıkmaza sokacağını bilmiyordu. Tıpkı o yabancı adamın, bir komando olduğunu ve kaderinin akışını değiştirdiği gibi, kalbinin atışlarını da değiştireceğini bilmediği gibi… 
 
O gece şafak söktü, gece kayboldu, güneş doğdu ve sabah oldu. 
Olmamalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90288e37-aac4-43a5-ae2c-8160541efffe.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Küpeli Kız (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kız ressama bakarken ne hissediyor? Ben bu bakış hakkında bir roman yazdım ve yirmi yıldır bu bakış hakkında konuşuyorum ama cevabı bilmiyorum. Bu bir gizem olarak kaldığı sürece –ki bence sonsuza dek öyle kalacak– bu tablo ve onunla bağlantılı her şey bizi büyülemeye devam edecek. 
 
Tarihteki en ünlü tablolardan biri olan İnci Küpeli Kız’ın ardındaki hikâyeyi resimdeki kadının gözünden kurgulayan Tracy Chevalier’nin bu etkileyici romanında Hollanda’nın en parlak yüzyılından hayat kesitlerinin yanısıra çocukluktan yetişkinliğe geçişin dokunaklı öyküsüne tanık olacaksınız. 
On altı yaşındaki Griet, ailesinin geçimine destek olmak için ressam Johannes Vermeer’in evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. En önemli görevi ressamın stüdyosunu temizlemektir, bu sırada sessizce gözlemlediği efendisine duyduğu hayranlık gün geçtikçe artar. Vermeer Griet’in yeteneğini fark edip onu resimlerinin gizemli dünyasına çektiğinde ise ikisinin de hayatı değişecektir. Bir Vermeer tablosundaki sadelik ve odaklılıkla yazılmış İnci Küpeli Kız’da tarih ve kurgu kusursuz bir şekilde kaynaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b203aec-f150-4bd3-a7bb-dacb0f91141c.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıcından 2. Dünya Savaşı Sonuna - Fransızca Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Bir yazın eserinin aidiyetini belirleyen iki öge vardır: birincisi dil, ikincisi yazarının milliyeti/uyruğu. Dil yazarın yurttaşı/uyruğu olduğu ülkenin resmî dili ise yapıtın yerinin tespiti kolaydır. Örneğin Mehmet Emin Yurdakul Türkiye Cumhuriyeti yurttaşıdır, türkçe yazmıştır, Türk edebiyatında yer alır ama Fransız Charles Vernay&apos;nin osmanlıca divanının Fransız edebiyatında yerinin olmadığı kesin; bu durumda onu yok mu saymalı yoksa Türk edebiyatının içine mi almalı? Türk&apos;ün/Türklerin yayımladıkları türkçe yapıtlar Türk yazınını oluşturur; türkçe dışında bir dilde kaleme aldıkları yapıtlar, örneğin Edip Ayel&apos;in Sagesse başlığı altında yayımladığı Fransızca şiirlerini Türk edebiyatının dışında mı görmeli yoksa -dil ile milliyeti yan yana getirerek- Fransızca Türk Şiiri/Edebiyatı başlığı altına mı koymalı? 
Bu çalışmada..... tarihsel/toplumbilimsel, gerektiğinde de karşılaştırmacı yöntem seçildi, çünkü, Lucien Goldmann&apos;ın dediği gibi, bir bireyin yaşamı, bir kültürden ötekine geçilmesi ve içinde yazarın da bulunduğu grubun dünya görüşünün ifade edildiği kurgusal bir evrenin yaratılabilmesi için yeterli değildir. Diğer bir deyişle kültürel yaratının öznesi birey değil, toplumdur; zira zihinsel kategoriler (var olanı yöneten genel zorunluluk ilkeleri) toplumdan mirastır bireye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8328792b-02be-484a-827e-de9b051ef920.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Ben</image:title>
            <image:caption>“Kimsin sen?.. Neredesin?” 
kafanın ortasında bir yerlerdeyim.&gt; 
“’Üçüncü Ben’ mi? Kafamın ortasında mı?” 
 
“Allah’ım… Ben kafayı yedim…” 
 
Aydın yere çömeldi ve başını ellerinin arasına aldı. Korkuyordu ve...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a754bd-caaf-48f0-a30d-073b1668e0d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Basit Öğelerle Kurgulanmış Yaratıcı Bir Sessiz Kitap: Gölge 
 
Karanlık bir tavan arası. 
Bir ampul. 
Hayalperest, küçük bir kız. 
Bu basit öğeleri kullanarak, uluslararası beğeni toplayan Suzy Lee, yaratıcı oyunların verdiği keyfi kusursuzca yansıtan ve hayal gücünün kudretini göklere çıkaran görsel bir başyapıt yaratmış. 
Lee’nin yalınlığıyla baş döndüren çizimleri, sadece iki renkle, bir ampulden gelen klik sesiyle başlayan ve yine bu klik sesiyle biten bir macera sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bcac1ed-a9dd-4c57-bf38-fb1acdd8ef11.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dili Temel Kitabı</image:title>
            <image:caption>Türk Dili Temel Kitabı geniş okuyucu kitlesi için yazılmıştır. Bu bakımdan esere “Herkes İçin Türk Dili” adı da verilmiştir.  Kitap dört bölümdür. Birinci bölümde Türkçenin kolları ve yayılma alanları anlatılmıştır. Dünyanın neresinde hangi Türkler yaşıyorsa, nüfuslarıyla birlikte bu bölümde verilmiştir. Bölüm sonunda bütün dünyadaki Türklerin toplam nüfusları hakkında karşılaştırmalı bilgiler de yer almaktadır.  İkinci bölüm, “Türk Dilinin Tarihî Gelişimi” adını taşımaktadır. Başlangıçtan bugüne uzanan çizgide başlıca dönemler, eserler ve isimler bu bölümde tanıtılmıştır.  Üçüncü bölümde Türkçenin dil özellikleri ele alınmıştır. Olabilecek en kısa biçimde ve yoğunlaştırılmış olarak Türkçenin ses ve biçim özellikleri bu bölümde gösterilmiştir.  Dördüncü bölüm “Türkçenin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri” başlığını taşımaktadır. Bölümde dört açıdan Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri gösterilmiştir: Köken, yapı, nüfus ve tarihîlik. Böylece halk arasında çok merak edilen bazı sorulara doğru cevaplar verilmiştir.  Elinizdeki eserin bir özelliği de halka dönük olmakla birlikte akademik titizlikten taviz verilmemesidir. Ercilasun Hoca’nın; Türk dilinin en temel konularını, kaynaklarıyla, en son bilgi ve değerlendirmelerle, sade ve anlaşılır bir dille, mümkün olduğunca kısa ve özlü bir şekilde ele aldığı eserin herkese ve özellikle öğrencilere faydalı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97c1e007-fb44-4a8c-90ce-85435364f176.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Karadeniz</image:title>
            <image:caption>Doğu Karadeniz bölgesi tarih boyunca pek çok topluluğa ev sahipliği yapmıştır. Bu toplulukların bazıları günümüzde de bölgede yaşamaya devam ederken bir kısmının izleri de geçmişin bir hatırası olarak varlığını sürdürmektedir. Bölgenin tarihî ve kültürel dokusunda binlerce yıllık birikimin kalıntılarını görmek mümkündür. Bazen bir anda karşınıza çıkan bir mimari eser ya da kültür, edebiyat veya etnografik hatıralar sizi tarihin tozlanmış sayfalarında kısa bir gezintiye çıkarır. Doğu Karadeniz bölgesinin tarihî ve kültürel dokusu hakkındaki bu eser, yöre tarihinin meselelerine kafa yoran bir tarihçinin yıllar boyunca biriktirdiği çalışmalarının bir ürünüdür. Sayfaları çevirdikçe Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan insanların geride bıraktığı izlerin farkına varacak, yurt tuttukları topraklarda nasıl bir hayat sürmüş olduklarını anlamaya çalışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/516ca8d9-afa7-4090-8eb2-fd8b2ccce569.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Türkçesi Dersleri</image:title>
            <image:caption>Tarih sahnesinin kadim aktörlerinden olan Türkler, bin yıldan fazladır dünya kültürü, medeniyeti ve ilmi için eserler üretmiştir. Bu engin medeniyeti anlayıp kültürünü yaşatmanın en önemli adımlarından birisi de kuşkusuz Osmanlı Türkçesine gereken ehemmiyeti göstermektir. Türk kültür ve medeniyetini anlayabilmenin ilk basamağı, Osmanlı Türkçesini öğrenmekten geçiyor. Bu kadim kültürün yazılı hafızasının dili olan Osmanlı Türkçesi günümüz akademik eğitiminin bir parçası olmasının yanında halkın ilgisine de mazhar olmaktadır.  Bu şuur ve sorumlulukla hazırlanan Osmanlı Türkçesi Dersleri, Osmanlı Türkçesini öğrenmek isteyen herkese hitap etmekte. Kültür dilimizi pratik bir metotla aktarmayı amaçlayan eser, tarih, edebiyat, kültür dünyamızın nadide eserlerinden seçilmiş her seviyeye uygun alıştırma metinleriyle okuruna keyifli bir öğrenme deneyimi vadediyor.  Alıştırma metinlerinden üretilmiş test sorularıyla ölçme ve değerlendirme imkânı sunan Osmanlı Türkçesi Dersleri, bu kadim dili öğrenmek isteyenler için el kitabı olma özelliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c8bef9c-7b5a-4dee-985e-83247ba745ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Selef ile Halef Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Sultan II. Bayezid (1481-1512), babası Fatih Sultan Mehmed’in kendisine bıraktığı Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi haritasına Kara Boğdan (1484), İnebahtı, Modon, Koron, Navarin, Draç gibi ‘jeopolitik ve stratejik’ avantajı olan yerleri kattı (1499, 1500). İnşa ettiği muazzam donanma ile Venediklilerin Akdeniz’deki deniz gücü üstünlüğüne son vererek (1503), Kuzey Afrika yolunu Osmanlılara açtı. Onun devrinde vuku bulan ve tarih kaynaklarında “küçük kıyamet” olarak geçen 1509 İstanbul Depremi, şehri yerle bir etti. Kısa zamanda yaralar sarıldı; şehir yeniden imar ve inşa edildi.  Bayezid, âlim ve şair bir padişahtı. Felsefe ve tarih kitapları okumayı severdi. İlim, kültür, sanat çalışmalarını teşvik etti. Dil ve üslup bakımından Osmanlı tarihçiliğinde yeni ve parlak bir dönem başladı, daha sonraki tarihçilerin model aldıkları eserler yazıldı. Bu monografi çalışmasının, selefi ile halefi iki fütuhatçı padişahın (Fatih-Yavuz) gölgelediği ‘Sultan II. Bayezid’in Saltanat Tablosu’nu, daha makul ve daha anlaşılabilir bir tabloya dönüştürmesi umuduyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a0e634-09ca-4369-ad58-aa40a356c518.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapların En Güzeli (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuk ile köpeği, karlı bir günde yüksek bir tepeye tırmanmaya hazırlanıyorlar. Çocuğun yanında valizi de var. Valizin içinde ise köpeğiyle paylaşacağı çok özel bir şey...  
 
Ödüllü isimler Amy Hest ve Lauren Castillo’dan, sımsıcak bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ab1909-7687-433c-8ac1-0e2b1a841722.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtların Dönüşü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yellowstone Milli Parkı çok sessizdi. Kuşlar ötmez oldu. Bitki örtüsü seyrekleşti. Ağaçlar büyüyüp gelişemedi; hepsi âdeta gökyüzüne küstü. Doğa, hastalanmış gibiydi. Ama her şey adım adım değişiyordu… 
 
Yetmiş yıllık yokluklarının ardından gri kurtlar Yellowstone Milli Parkı’nın ekosistemine geri getirildi. Ait oldukları yere dönmeleriyle birlikte, parkın doğasında muazzam bir değişim gerçekleşti. Bu kitabın sayfalarını çevirdikçe, zincirleme gelişen şaşırtıcı olaylar eşliğinde milli parkın genel görünümünün ve burada yaşayan tüm hayvanlarla birlikte ekosistemin dönüşümüne tanık olacaksınız. 
 
Kurtların Dönüşü, doğal dünyamızın eşsiz karmaşıklığını ve bir ekosistemin içindeki bağlantıların gücünü gözler önüne seren, olağanüstü bir örnek. 
 
En İyi 8-12 Yaş Çocuk Kitabı, Kirkus Reviews-2020
Yılın En İyi Çocuk Kitabı, New York Halk Kütüphanesi-2020</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c2086b4-98b2-4c0b-94fb-ce73c8efbd78.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenin Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>Bedenin Bilgeliği çoğumuzun göz ardı ettiği yahut anlamakta güçlük çektiği bir konuyu, vücudumuzla olan karmaşık ilişkimizi merkezine alıyor.
Daha önce Anneler, Kızlar ve Beden Algısı ile Okuyan Us okuruna seslenen Hillary McBride, bu defa sömürgecilik, ırkçılık, cinsiyetçilik ve ataerkillik gibi yıkıcı sistemlerin vücudumuzla olan ilişkimizi nasıl etkilediğine dair eleştirel bir bakış açısıyla karşımızda. Bizzat kendi vücuduyla ilgili yaşadığı zorlayıcı deneyimlerden ve terapist olarak tanık olduğu hikayelerden yola çıkarak, vücudumuzun sadece zihnimizin bir aksesuarı olmadığını, aksine maneviyatımızın ve bilgeliğimizin kaynağı olabileceğini öne sürüyor.
Aynı zamanda kapsamlı ve pratik bir rehber niteliğinde olan kitap, her bölümün sonunda sorular ve pratik uygulamalar ile okuyucuların vücutlarıyla daha sağlıklı bir ilişki kurmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.
Vücudumuzla ve dolayısıyla kendimizle olan ilişkimizi anlamak ve iyileştirmek, şüphesiz hepimizin ihtiyacı. Belki de tam da bu sebeple bir kez daha altını çizmek gerekiyor: Bizi hem bireysel hem de toplumsal ölçekte daha iyi edecek bir eser bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b9965d-7be3-4b61-813c-c9be6881a15e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşa Dönüştüğüm Gün (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Okula başladığım gün âşık oldum. 
Bu ilk kez başıma geliyordu.&apos;&apos; 
 
Küçük bir çocuğun, kuşları çok seven bir kıza duyduğu masum aşkı anlatan Kuşa Dönüştüğüm Gün, Guridi&apos;nin büyüleyici çizimleri ve Chabbert&apos;in sade ve çarpıcı metniyle ışıldıyor.  
 
Birçok dile çevrilen ve çocuklar kadar yetişkinlerin de gülümseyerek okuyacağı bu resimli kitap, büyük küçük herkesin kitaplığında yer alması gereken bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ad4e8b-ea46-4e25-a5ed-a73497c9ce74.jpg</image:loc>
            <image:title>1923-2023 Yüz Yılın Siyasi Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetin yüzüncü yılı dolayısıyla kaleme alınan bu kitap esasen bir “siyasi tarih” anlatımıdır ve geride kalan yüz yıla soldan, bir sosyalistin gözüyle bakma çabasıdır. Böyle söyleyince “tarafsız” veya “objektif” olunamayacağını ileri sürenler olabilir ama aslında her tarih anlatımı sübjektif ve taraflıdır. Buna yol açan ise bakış açısıdır; nereden baktığınıza bağlı olarak gördükleriniz ve yorumlarınız farklı olacaktır. Bu kitaptaki bakış açısı “resmi tarih” denilen anlayıştan uzak, ona eleştirel bir yaklaşım içermektedir. Dolayısıyla bazı önyargılara çarpabilir ama önemli olan basit veya temelsiz bir övgü veya sövgüden uzak durarak olguları anlamaya, olan biteni anlamlandırmaya çalışmaktır. İlk bölümde “Kurucu Babalar” ele alınıyor. İkinci bölümde cumhuriyetin farklı siyasi dönemleri ve aktörleri değerlendiriliyor. Üçüncü bölümde cumhuriyetin başından bugüne etkili olmuş üç siyasi-ideolojik hareket ele alınıyor: Milliyetçilik, İslamcılık, Sosyalizm. Dördüncü bölümde askeri darbeler ele alınırken beşinci bölümde sosyalist hareketin 1960-80 arasındaki özel dönemi tartışılıyor. Altıncı bölümde Kürt meselesinin, yedinci bölümde ise AKP’nin iktidarda bulunduğu son 21 yılın tartışması yapılıyor. Son bölümde ise dönüm noktası niteliğindeki bazı siyasi cinayetler değerlendiriliyor. ABD’li siyahi yazar ve aktivist James Baldwin, “Tarih geçmiş değildir, tarihi yanımızda taşırız” demiş. Aslında tarihe yüklenen bu rol geçmişe, tarihimize nasıl baktığımıza, nasıl yüzleştiğimize bağlıdır. Geçmişi yanımızda taşımamamız için onunla yüzleşmemiz gerek zira gerektiğinde yeni başlangıçlar yapmak ve geleceği kurmak zor olur. Bu kitap aynı zamanda böyle bir yüzleşmeye ve yeni başlangıçlara davettir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f979b83-bee4-4301-9e7f-55238df857ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihat Aşkın ile Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Cihat Aşkın’ın yaşamını, fikirlerini, hedeflerini, özlemlerini okuyucuya aktardığı, hayallerin ötesine ulaşabilmek için geçtiği dar sokakları aşmakta en başta kendine olan inancı, iyimserliği ve çalışkanlığıyla varlığını tanımladığı bu kitap, bir sanatçı biyografisi olmakla birlikte, müziğin kültürler arası köprü niteliğine işaret eden tarihsel bir serencamı da okuyucuya sunmaktadır. Bu anlatıda; bir yandan virtüöz bir sanatçının yaşamına tanıklık ediyor, diğer yandan Türkiye’de keman ve müzik eğitimi, sosyal yaşamda çocuk ve gençlerle müziğin etkileşimlerine dair çeşitli durum, olgu, vaka tespitleri, kişi ve olayların sosyal yaşama etkisi bağlamında yaklaşımlarını sorguluyoruz. 
 
Cihat Aşkın, insanın bir dünya vatandaşı olarak yaşamasının, kendi kültürünü yaşaması ve özümsemesinden geçtiğini bilerek, hedeflediği ideallere Doğu ile Batı arasında kültürel köprü niteliğine kemanıyla ulaşmış, ülkemizin nadide bir keman ustası olarak tarihin sayfalarına kalıcı olarak iz bırakmıştır. 
 
“Kültürel köprü niteliğimiz var fakat biz bunun farkında değiliz. Topraklarımız hem Doğu’nun kadim kültürlerini hem de Batı uygarlığının izlerini taşıyor. Ancak bu, tarih boyunca ayrıştırıcı, çelişkili bir yaklaşıma sebep oldu. Ben felsefemi ‘birleştiricilik’ üzerine kurdum. Her medeniyet kültürümüze bir şeyler bırakmış; değişik dillerde türkülerimiz. klasik Türk müziği, İslam kültürü, halk kültürü, iki yüzyıllık Batılılaşma, Cumhuriyetle gelen aydınlana var” 
(Cihat Aşkın,2022).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a013203-94d0-435e-a4ef-5b055e52b221.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Kaynak</image:title>
            <image:caption>Orangutanlar ağaç dallarında incir yemeye devam ederken, insanlar nasıl oldu da tapınaklar inşa eden hülyalı şairlere dönüşebildi?
 
Sinirbilim alanının en gözü pek düşünürlerinden Mark Solms, neredeyse ömrünü adadığı bu zor meselenin cevabını Gizli Kaynak&apos;ta mahir bir dedektif gibi kovalıyor. Zihnin loş kuytularında durmadan geziniyor ve onlarca farklı vakaya tek tek, usanmadan misafir oluyor.
İnsan bilincinin nasıl ve neden ortaya çıktığı sorusu kadim. Gizli Kaynak&apos;ı özel yapansa, yeni ve hayret verici bir cevapla eve dönmesi. Psikanalizin doğuşundan en güncel sinirbilim araştırmalarına dek uzanan, takip etmesi hiç de zor olmayan bir yolculuk bu.
Görkemli soruşturmalar yapabilme becerisine sahip tek canlı, bir kez daha kendi hikayesinin peşinde. Bu ezeli muammaya ışık tutmaya, insan olmak deneyiminin filizlendiği o gizli kaynağa erişmeye hazırlanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f30e028-763e-415e-a7b4-82c4594146ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Cumhuriyeti Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kitabın İçindeki Konu Başlıkları
Avrupa’daki Değişimin İzinde 
Çöküşe Direnen Bir İmparatorluk 
Çöküşün Başlangıcı 
İmparatorluğu Çöküşü Ve 1. Dünya Savaşı 
Direnişe Doğru 
Milli Mücadele Başlarken 
Milli Egemenliğe Doğru 
Sevr’den Milli Mücadele’ye 
Yeni Türkiye’nin Tapusu: Lozan Konferansı 
Cumhuriyetin İlanı 
Çok Partili Siyasi Hayata Geçiş Çabaları Ve Rejim
Karşıtı Hareketler 
Yasal Gelişmeler 

Cumhuriyet Döneminde Eğitim Politikaları 
Kültür Alanında Yapılan Yenilikler 
Cumhuriyet Döneminde Toplumsal Hayatı
Biçimlendiren Çağdaşlaşma Hamleleri 
Cumhuriyet Dönemi Ekonomik Gelişmeleri 
Kongresi’ndeki Konuşması 
Cumhuriyet Dönemi Türk Dış Politikası 
Atatürk Sonrası İç Ve Dış Gelişmeler 
Yazım Komisyonu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ccaed9-8673-4778-8533-e7109d89b989.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekir</image:title>
            <image:caption>Michael Morpurgo SEN de OKU için yazdı... İnsanlarla hayvanlar arasındaki müthiş bağı sevgi dolu bir anlatıya dönüştüren Tekir, yavru bir kediyle sahibi bildiği minicik bir kız çocuğunun birlikte büyüyüşlerine tanıklık ettiren, içten bir öykü. Okurları, özgürlüğüne düşkün evcil bir kedinin &apos;&apos;hareketli&apos;&apos; dünyasına çağıran bu kalpleri yumuşatan kitap; patili bir canı aileye katmanın ve ona ömürlük bir yuva sunmanın sorumluluğu üstüne düşündürüyor. Kayıp ve yas süreci gibi hassas konuları çocukları incitmeyecek naiflikteki bir üslupla ele alan efsanevi yazar, kardeş dayanışmasının her sorunun ve sıkıntının üstesinden gelmeye muktedir olduğunu da gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeb728ff-d927-43b4-8fcf-7124c3f92001.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Gibi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayvanlarla olan benzerliğimize dair, sımsıcak bir resimli kitap: Senin Gibi! 
“Senin gibi, ben de bu narin ve güzel dünyanın bir parçasıyım. Onu hep birlikte paylaşıyoruz.’’ 
 
Çocuklara, bu dünyanın sadece insanlara ait olmadığını son derece basit, anlaşılır, samimi ve sıcacık bir dille anlatan, dokunaklı bir resimli kitap Senin Gibi… Jean-Baptiste Del Amo ve Pauline Martin, hayvanlarla olan yakınlığımıza bu kitapta şefkatle ışık tutuyor, ince ve hassas bir anlatımla çocuklara hayvanların bizden çok da farklı olmadığını gösteriyor. 
Minik okurlar, hayvanların da tıpkı bizim gibi aileleri, duyguları, ihtiyaçları olduğunu anlayacak ve bu saf, katıksız sevgiyi minik yüreklerinde derinden hissedecekler... 
 
Bütün çocuklarla paylaşılması dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e73751c7-7b55-4396-a903-d58037738e31.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne ve Babanı Terk Edeceksin</image:title>
            <image:caption>Ailenin temeli nedir? Tüm toplum modellerinde ortak olan ensest yasağı mı? Eşlerin özgür seçimi ve ortak rızası mı? Hukuki bir tanıma sözleşmesi mi? Yoksa biyolojik olsun olmasın ebeveynlik deneyimi mi? Aile kurumunun psikolojik ve antropolojik temellerini ele alan bu kitabında Fransız psikanalist Philippe Julien, bireyin aile kurmak için ebeveynlerinden kopma zorunluluğunun tarihsel ve psikolojik dayanaklarını ve bu zorunluluğun kuşaklar arasında nasıl aktarıldığını gayet sade ve akıcı bir dille tahlil ederek okurlarıyla paylaşıyor. 
Peki modern toplumlarda aile nasıl bir dönüşüm geçiriyor? Özel yaşamın kamusal alanı istilası, babanın sarsılan otoritesi, cinsellik ile evlilik arasındaki ilişki, gittikçe daha görünür hâle gelen eşcinsellik gibi tartışmalı konuları değerlendiren Philippe Julien, Lacancı anlayışın yardımıyla ailenin kuruluşunda rol oynayan psikolojik yapıları felsefi bakımdan derinlikli bir analize tabi tutarak bu meseleye farklı bir ışık altında bakmamızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75adf5db-e337-4bca-aecc-0dc214e3d014.jpg</image:loc>
            <image:title>Suzy Lee Sınır Üçlemesi</image:title>
            <image:caption>Yayıncılıkta, kitabın rahat okunmasına engel olmamak için, resimli kitap sanatçısının çift açılan sayfaların ortasına çizim yapmaması gerektiğine dair, açıkça söylenmeyen bir kural vardır. Bu kurala uyulmazsa ne olur?  
 
Bu kitapta, Suzy Lee’nin Sınır Üçlemesi adını verdiği Ayna, Dalga ve Gölge’nin yapım aşamalarını ayrıntılı bir şekilde bulacaksınız. Lee’nin, eserlerini yaratma sürecinde geliştirdiği fikirlerden kişisel notlarına, resimli kitap dünyasının inceliklerinden sanatçının girdiği çıkmazlara uzandığı bu çalışma, Sınır Üçlemesi kitaplarının hem tek tek ve birbirinden bağımsız hem de büyük resmi oluşturan parçalar olduğunu görmeyi mümkün kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95bd3adb-3ca0-44b5-bbb3-396979ea62d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçen 1: Unutulan Çiçekler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Babaları asker olduğu için aynı lojmanda büyümüş Murathan ve Gökçen’in kendilerine kurdukları dünyada başka kimseye yer yoktu. Burada sadece Pamuk ve Kepçük vardı. Bir anda aldıkları acı bir haberle kurdukları bu dünya yerle bir olurken kendilerini hiç bilmedikleri hayatlarda bulmaları o an için her şeyin sonu gibi görünüyordu. 
 
Aradan geçen yirmi yılın sonunda aynı şehirde Gökçen, doktor; Murathan ise özel kuvvetler askeri olmuştu. Karşılaştıkları an aslında hiçbir şeyin mazide yitip gitmediğini anlayacaklardı. Anılar, pençelerini toprağa en şiddetli şekilde geçirerek gömüldükleri yerden çıkmak için çırpınıyordu. 
 
Mazi soğuk, kalpler ise hâlâ sıcaktı. 
 
Murathan ve Gökçen için artık sadece iki seçenek vardı: 
Ya kaderleri yeniden yazılacak ya da geçmiş gömüldüğü yerde yok olmaya devam edecekti. 
 
&quot;Sarılan yaralar kapanırdı. 
Benim yaram ise ne sarılmıştı ne kapanmıştı. 
Öylece duruyordu. 
Sessiz ama en derinde...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/094f5f96-f67f-479f-b975-f7dd1a17be79.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlaki Değerler Olarak 54 Farz</image:title>
            <image:caption>İnsanlara kimlik ve kişilik kazandıran değerlerin başında inanç yapısı ve kutsalları gelir. Onları koruyabilmek için her topluma hakim olan dini değerleri vardır. Onun içindir ki kutsal metinlerin içinde öncelikle iman esasları yer alır. Onu korumak ve yaşatmak için ibadet şekilleri ve kuralları sıralanmaktadır. 
İlmihal kitaplarının ana konuları bunlardır. Bir de insanların birbirleriyle ilişkilerini, aile ve toplum içindeki uyumunu ele alan kurallar vardır ki bunlar, genel olarak “ahlakî değerler” başlığı altında toplanabilmektedir. Dini ölçülerde helal-haram, günah-sevap kavramlarıyla çerçevelenen, toplum içinde iyi-kötü şeklinde tanımlanan bu değerler, genel olarak ahlakî değerlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad18455c-1250-4a2d-952e-14c48b3a9b2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Suçlu Lektinse!</image:title>
            <image:caption>Siz değil
hücreleriniz
aç kalsın.   
“Üzgünüm ama yağ yakıcı çorba henüz bulunmadı ve sabah suya eklediğiniz limon da sizi zayıflatmayacak!”

Bugün konuştuğumuz tüm sağlık sorunlarının ve fazla kilonun sebebi, bize ulaşma çabasını görmezden geldiğimiz vücudumuzla iletişimimizin kopuk olmasıdır. Kimse çok yediği için kilo almaz! Kilo almak bir yan etkidir ve buna neden olan hastalık iyileştiğinde fazla kilo da ortadan kalkar.

Beslenme bir farkındalık ve kişisel gelişim konusudur. Sürdürülebilir ve gerçekçi olması da bir o kadar önemlidir. Peki, ya kilo almanızın sebebi Lektin denilen proteinse? Ya çok yediğiniz için değil de, lektinden zengin ve yanlış yiyecekler yüzünden kilo alıyorsanız? Evet, Lektin şişmanlatır!

Diyetisyen Pınar Demirkaya, yakın zamanda konuşulmaya başlanan “Lektin” dosyasını açarken, aynı zamanda okura sağlıklı beslenmenin ve hastalıklardan kaçınmanın bütüncül yollarını anlatıyor.   
Bu kitabı asla yanından ayırma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdccc701-5e34-464e-9461-81877bdda1b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyu Kuzum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uyumak istemeyen çocuklar ve uyku saatinde çileleri bitmeyen ebeveynler için harika bir resimli kitap: Uyu Kuzum! 
 
Can, uyumadan önce pijamalarını giymeyi ve atıştırmayı çok seviyor. Masalları da... Aslında Can&apos;ın uyku saatiyle ilgili sevmediği tek bir şey var: UYUMAK! 
Bir gün annesi, uyumamak için de elinden geleni yapan Can&apos;a koyun saymasını öneriyor. Acaba bu yöntem işe yarayacak mı? Can, bu kez uyuyabilecek mi? 
 
Uyku saatinde çocuklarla ebeveynlerin yaşadıklarına ayna tutan bu eğlenceli resimli kitap, uyumak istemeyen tüm kuzular için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3489901-2d00-46fd-ae48-cf736c7282ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaprak Kitabım</image:title>
            <image:caption>Genç okurlara ağaçları tanımaları ve kendi yaprak kitaplarını oluşturmaları için ilham verecek, rengârenk bir kitap. 
Küçük bir kız, sonbaharda arboretumu ziyaret edip yere düşen yaprakları toplar. Şekillerine bakarak bazı ağaçları tanımlar ve yapraklarını yaprak kitabına yapıştırır. Bu küçük kızın izinden gidecek genç okurlara ağaçlarla buluşmak ve kendi yaprak kitaplarını oluşturmak için büyüleyici bir fırsat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f6724f1-7ec9-4aba-88c8-2e8f7e7d0ef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Hayvanlar Hakkında Olağanüstü Gerçekler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyüleyici Hayvanlar Âleminin Minik Üyelerine Yakından Bakın! 
 
Bu kitapta bazı olağanüstü hayvanlarla onların yavruları hakkında olağanüstü gerçekleri bulacaksınız. Hayvanlar âleminin ne kadar heyecan verici olduğunu bir kez daha anımsamak için bir fırsat sunan, Yavru Hayvanlar Hakkında Olağanüstü Gerçekler, her kitaplıkta bulunması gereken bir kaynak.  
 
Maja Säfström’ün özgün desenleri, eğlenceli metni ve Zeynep Tamer’in İsveççe aslından çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81f7adc-531b-4669-aace-30df379015fd.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Battüta Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>İbn Battuta 14. yüzyılın başlarında kutsal toprakları ziyaret etmek ve haccetmek üzere Fas’ta bulunan Tanca şehrinden yola çıkmıştır. Ancak bu başlangıç onu, uzun yıllar sürecek ve geniş coğrafyalara sürükleyecek bir yolculuğun seyyahı olmasına yol açacaktır. 
Kuzey Afrika kıyılarında başlayan yolculuğu Suriye topraklarında devam etti. Dımaşk’tan sonra Hicaz’daki ilk hac vazifesinin ardından İran toprakları üzerinden Kuzey Irak’a yöneldi. Hicaz’da geçirdiği senelerden sonra Doğu Afrika sahillerinde ilerledi.Bu kez Hindistan’a doğru yola çıkmış olsa da fırtına sebebiyle Ayzab civarında inerek Kahire’ye doğru kuzeye yöneldi ve sonunda Anadolu’ya ulaştı. Deştikıpçak’ta uzun süre kaldı ve bir vesileile İstanbul’u ziyaret ettikten sonra Saraycık üzerinden Harezm’e vardı. Yolculuğu boyunca uğradığı her bir şehri; coğrafi konumu, sosyal yaşamı, harikulade güzellikleri, lezzetli meyveleri,türbeleri ve tekkeleri açısından değerlendirerek önemli şahıs isimleri ile zenginleştirmiştir. 
Bu eserde, uzak beldelerin İbn Battûta’ya gösterdikleri ilgi vealakaya birebir şahit olabilir, onun yıllar boyu çöllerde, bozkırlarda ve fırtınalı sularda zorlu şartlar altında yaptığı seyahatlerin derinliklerine inebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df478a8a-d829-422f-a060-1786565eb0cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Theodor W. Adorno</image:title>
            <image:caption>Alman filozofu T.  W.  Adorno’nun çalışmaları, çağdaş toplumun patolojilerini anlamak bakımından gün geçtikçe daha faydalı bulunuyor. İklim değişimi, ekonomik kriz, faşizmin yeniden yükselişe geçmesi ve dünya düzeninde artan istikrarsızlıktan doğan toplumsal sorunlara çözüm arayanlar Adorno’yu tekrar okuyor. 
Bu kitap, Adorno’nun çalışmalarına ve yaşamına ışık tutuyor, onun temel felsefi kavramlarını, düşüncesinin felsefi arka planını ve tarihsel bağlamını açıklıyor. Andrew Bowie, Adorno’nun insan aklının irrasyonel sonuçlara yol açabileceği fikrinin onu nasıl “doğa”, “tarih” ve “özgürlük” gibi temel kavramları yeniden düşünmeye yönelttiğini ve çağdaş felsefenin bu kavramlar hakkında düşünürken izlediği birçok yola alternatifler sunduğunu gösteriyor. Kitap aynı zamanda Adorno’nun sosyal teorisinin yanı sıra modern kapitalizmin tehdidi altında olduğunu düşündüğü caz ve modern kültüre ilişkin son derece eleştirel değerlendirmelerini de inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9652a014-81f7-42b7-955b-d514e1d12769.jpg</image:loc>
            <image:title>Unhomeliness, Liminality And Double Consciousness İn Bessie Head&apos;s Novels</image:title>
            <image:caption>UNHOMELİNESS, LİMİNALİTY AND DOUBLE 
CONSCİOUSNESS İN BESSİE HEAD’S NOVELS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63e599c9-1149-4ab3-a093-167f6cdf979b.jpg</image:loc>
            <image:title>Seç – Karıştır : Hayvanlar (15 Eğlenceli Parça, 120 Farklı Seçenek) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Seç-Karıştır serisi kitapları ile çocuğunuz parçaları yerleştirip farklı birleşimler oluştururken; 
- Parça-bütün ilişkisi kurmayı, 
- Yaratıcı yollarla kendisini ifade etmeyi öğrenecek; 
- İnce motor becerilerim, 
- El - göz koordinasyonunu geliştirecek. 
Bu eğlenceli kitaplar, çocuğunuzla birlikte harika oyunlar kuracaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6aae55-fd88-40bc-bc68-d889a03b8f0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Seç – Karıştır : Meslekler (15 Eğlenceli Parça, 120 Farklı Seçenek) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Seç-Karıştır serisi kitapları ile çocuğunuz parçaları yerleştirip farklı birleşimler oluştururken; 
- Parça-bütün ilişkisi kurmayı, 
- Yaratıcı yollarla kendisini ifade etmeyi öğrenecek; 
- İnce motor becerilerim, 
- El - göz koordinasyonunu geliştirecek. 
Bu eğlenceli kitaplar, çocuğunuzla birlikte harika oyunlar kuracaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/987c3a0d-7b25-464e-9d6a-c5d4d0dd79ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Seç – Karıştır : Okyanus (15 Eğlenceli Parça, 120 Farklı Seçenek) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Seç-Karıştır serisi kitapları ile çocuğunuz parçaları yerleştirip farklı birleşimler oluştururken; 
- Parça-bütün ilişkisi kurmayı, 
- Yaratıcı yollarla kendisini ifade etmeyi öğrenecek; 
- İnce motor becerilerim, 
- El - göz koordinasyonunu geliştirecek. 
Bu eğlenceli kitaplar, çocuğunuzla birlikte harika oyunlar kuracaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de84343c-37f3-4e18-8338-e7a1df8cf175.jpg</image:loc>
            <image:title>Barış Sanatı</image:title>
            <image:caption>Japon dövüş sanatı Aikido&apos;nun kurucusundan korkusuzluk, şefkat ve doğa üzerine ilham verici öğretiler 
Savaşçının gerçek yolu şefkat, bilgelik, korkusuzluk ve doğa sevgisine dayanır. Japon dövüş sanatı Aikido&apos;nun kurucusu büyük üstat Morihei Ueshiba da öğrencilerine bunları öğretmişti. 
 
Aikido, Ueshiba&apos;nın &quot;Barış Sanatı&quot; adını verdiği bir zihin-beden disiplinidir. Çatışma karşısında zafere ulaşmak için şiddet içermeyen bir yol sunar ve Aikido ilkeleri özel hayatımızdan toplumsal konulara dek hayatta karşılaştığımız tüm zorluklara uygulanabilir. 
 
Aikido felsefesi yalnızca bu dövüş sanatıyla ilgilenenler için değil hayat savaşçısı olan tüm insanlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62fa3106-0da7-4d99-9e5a-c8ebca4beb1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güç Kazanma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“İnsan, aklını ilk keşfettiğinde ikinci kez DOĞMUŞ GİBİDİR. ASLINDA bu doğum, gerçek doğumdur ve ÖLÜMSÜZDÜR.” 
Bizi ortaçağ karanlığından çıkaran Aydınlanma güneşiyle aramıza tozpembe bulutlar girdi yüzyılımızda. Körlük aynı, yalnızca algısı farklı. Sebebi, gelişen iletişim aygıtlarının bombardımanı. Bilimsel gelişmelerin yeni verilerini çarpıtarak, postmodern safsatalar üreten sistem, insanları öğrenmeye değil, değişmeye yönlendiriyor ve her istediğimizi evrenden nasıl temin edebileceğimize dair hiç kanıtlanamayacak yöntemler öneriyor. Oysa hangimizin isteği dünyayı aşıyor ki, ancak ve ancak evrenden temin edebilelim? Dünyada mevcut ve mümkün olanı neden kendi aklımız ve çabamızla elde etmek yerine evreni tedarikçi olarak atayalım? 
Furkan Eroğlu’nun davranış felsefesine dayanan Güç Kazanma Sanatı, tümüyle kişisel isteklerimizi kolay yoldan elde edebileceğimiz “konformist bilgelik” tavsiyelerine karşı aklın ortak hazinesini erdemle kullanmanın çağdaş yolunu sunarken hiç hikâye anlatmadan, ikna etmeye çalışmadan, açık ve net bir yol tarif ediyor. 
Furkan Eroğlu’nun akademik kimliğine sadık kalarak geliştirdiği öğreti, insanlığın birikimini çağdaş ihtiyaçlara göre yeniden üreten bir erdem rafinerisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cadd95a-687a-483a-9e67-eec66d242e28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutunun Dışında Düşünmek</image:title>
            <image:caption>“HAYAL GÜCÜ, BİLGİDEN DAHA ÖNEMLİDİR. BİLGİ SINIRLIDIR. HAYAL GÜCÜYSE DÜNYAYI KUŞATIR.” – ALBERT EINSTEIN 
 
Yaratıcı fikir üretmenin büyük değer kazandığı bir çağdayız. Kutunun dışında düşünmek, sıradanı olağanüstü olandan ayırmanın etkili bir yoludur. Bu sıra dışı düşünme tarzı zor kararları kendinizden emin bir şekilde hızla almanız için ihtiyaç duyacağınız içgörüleri elde etmenizi sağlar. 
 
Çok satan kitapların yazarı Som Bathla, insan psikolojisi ve davranışı üzerine yaptığı derin araştırmalarla sizi bu kitapta yaratıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Dünyanın en akıllı düşünürlerinin uyguladığı yaratıcılık rutinini benimseyerek ve sizi çevreleyen ortamı yeni baştan düzenleyerek düşünüş biçiminizi ve geleceği öngörme becerinizi dönüştürebilirsiniz. 
 
 
Bu kitapla: 
.Meydan okumanın zihni daha iyi fikirler bulmaya yönlendirdiğini idrak edecek 
.Daha az çaba harcayarak daha çok iş halletmek üzere “mantıklı” sol beyinle “yaratıcı” sağ beyni nasıl kullanabileceğinizin nörobilimini öğrenecek 
.Aykırı düşünceleri harekete geçirmenin sırrını kavrayacak 
.Beyindeki yaratıcı nörokimyasalları salgılamanın yollarını keşfedecek 
.Yaratıcı fikirler bulmak için gerekli olan sorgulama teknikleri ve yaratıcı alıştırmalarla güçleneceksiniz. 
 
Bu elkitabıyla içinizdeki yaratıcılık potansiyelini serbest bırakmaya ve daha yaratıcı olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112156</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82fb8e20-d84d-4313-a1ba-ce2896d3e4c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Yılı</image:title>
            <image:caption>-Rakakong’a hoş geldiniz! Burada hepimiz kardeşiz. Bundan böyle sizlerle Angkar ilgilenecek! 
 
-Bunlar Punom Pen’den gelen yeni sığınmacılar. 
 
-Karşılama şaşırtıcı! 
 
-Bence de, haklarında söylenen onca şeyden sonra…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112157</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d376fcb4-384b-42fc-99ab-57b315ff0647.jpg</image:loc>
            <image:title>Asel</image:title>
            <image:caption>Cennetteki ırmağı kirleten her kötülüğe… 
 
HİÇ KİMSENİN DUYAMK İSTEDİĞİ O İSMİ GURURLA SÖYLEDİM: ASEL 
 
Sevgilisinin ve en yakın arkadaşının ihanetine uğrayan, sınıf arkadaşları tarafından dışlanan ve okula bir dönem ara vermek zorunda kalan Asel, tüm iftiralara ve insanların suçlayıcı bakışlarına rağmen yeni yılda okula döner. Ancak kendini her şeyle ve herkesle yüzleşmeye hazır hisseden Asel’in hayatını bilmediği bir etken değiştirecektir: sınıfa yeni gelen öğrenci. 
 
Yaşadıklarını unutmaya çalışırken geçmişi Asel’in birçok kez önüne çıkar. Hayatına devam etmek için görmezden geldiği sırlar, ihanetler ve yalanlarla son kez yüzleşmek zorunda kaldığındaysa güvendiği insanların göründükleri kadar masum olmadıklarını anlar. Kalbinde filizlenen yeni duyguların onu götürmek istediği gelecek ile kendisini hayal kırıklığına uğratan geçmiş arasında bir seçim yapması gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3aaf86c-bbbc-4239-ac7e-835debf3ab36.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>Oscar Wilde, parlak zekâsı, nüktedanlığı ve yaratıcılığıyla kuşaklar boyunca okurlarını büyülemiştir. Bugün yalnızca doğduğu ülke İrlanda’da değil, İngiltere’de de ulusal bir hazine olarak görülmesini, İngiliz dili ve edebiyatına muazzam katkılarda bulunmasına borçludur. Söz ustalığı, aykırı ifadeler, esprili diyaloglar, zekâ barındıran nükteli şiirler, İngilizceyi bizzat bu dilin güzelliklerini sergilemek için bir araç olarak kullanan Wilde’ın üslubunda önemli yer tutar. Sanat, estetik ve kişisel özgürlük üzerine düşünceleriyle Victoria döneminin tutucu ahlak anlayışına meydan okuyan Wilde, edebi mirasıyla olduğu kadar özlü sözleriyle de okurlarının kalbini fethetmiştir. Düşüncelerini ince mizahının süzgecinden geçirerek son derece çarpıcı ve benzersiz bir üslupla ifade edebilme becerisi onu yapıtlarından en çok alıntı yapılan yazarlardan biri haline getirmiştir. Bu derlemede, hayatın her alanından damıttığı bilgelikle dolu özlü sözlerini bulacaksanız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9541d9f1-0e30-4c71-ade0-780960a267a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Berk ile Yavru Köpek Benek - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Berk, yavru bir köpek sahipleneceği için heyecanlı ve mutluydu. Ailesiyle barınağa gittiğinde Benek’i görür görmez sevdi. Bakalım yeni evinde Benek’i neler bekliyor? Yavru bir köpeğin bakımı, ihtiyaçları ve eve alışma süreciyle ilgili çocuklara yol gösterebilecek bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09fcf4d6-f761-487f-a5ea-cc312cbbbdd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diş Hekimi - Hayatı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Ne kadar bekleyeceğiz? Canım yanacak mı? Dişlerimi en iyi nasıl fırçalayabilirim? Elinizdeki kitap, çocuğunuzun ilk deneyimleri sırasında aklına takılan bunlar gibi pek çok soru hakkında konuşmanız ve ona bilgi vermeniz için hazırlanmıştır. Küçük çocukların yaşamları yeni deneyimlerle doludur. Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın bu deneyimleri daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/718be734-d23a-4137-8b5e-774ac31ff02c.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor - Hayatı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Yakında iyileşecek miyim? Kimi göreceğim? İlaç almam gerekecek mi? Elinizdeki kitap, çocuğunuzun ilk deneyimleri sırasında aklına takılan bunlar gibi pek çok soru hakkında konuşmanız ve ona bilgi vermeniz için hazırlanmıştır. Küçük çocukların yaşamları yeni deneyimlerle doludur. Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın bu deneyimleri daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759c63e3-18ba-4e9f-a3df-72fd2e6c3d24.jpg</image:loc>
            <image:title>Çimen Yaprakları - 3</image:title>
            <image:caption>Walt Whitman (1819-1892): Amerikan şiir geleneğinin önde gelen, kurucu şairlerinden Walt Whitman sokağın, kalabalıkların ve onları oluşturan bireylerin sözcüsüdür. Amerika’da demokrasi, ulus olma, beden ve cinsellik kavramlarını şiire taşıyan Whitman ilk modernist şairlerdendir. Çimen Yaprakları’nın ilk baskısı 1855 yılında yapıldı, bir önsöz ve 12 başlıksız şiirden ibaretti. Whitman yaşamı boyunca yazdığı şiirleri kitabına ekleyerek defalarca yeni baskılarını hazırladı. Son günlerini yine Çimen Yaprakları’nın son baskısını düzenleyerek geçirdi. Ölüm döşeği edisyonu olarak adlandırılan bu baskıda şairin “Yolculuğun Sonundan Geriye Doğru Bir Bakış” adlı yazısıyla birlikte kitap 438 sayfaydı ve 400 civarında şiirden oluşuyordu. Çimen Yaprakları’nı oluşturan bütün şiirler Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlanırken dört ciltte toplandı. Elinizdeki kitap bu ciltlerin üçüncüsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dde3dba4-e42e-42d4-a4db-15e0571c1a28.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağışıklık Sistemi - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta, evrim yoluyla miras aldığımız bağışıklık sisteminin temel yapıtaşlarının işlevlerini nasıl eşgüdümlü hale getirdikleri incelenmiştir. Bu iş normalde o kadar iyi yapılır ki, gündelik hayatımız üzerindeki etkisine pek aldırış etmeyiz ve ancak işler kötüye gittiğinde bizim için önemli hale gelir.” İnsanlık, bağışıklık sisteminden yararlanarak aşı geliştirmede son derece başarılı oldu. Fakat dünya genelinde halen HIV, sıtma, tüberküloz gibi pek çok zorlu enfeksiyonla, ayrıca kalp-damar hastalıkları, kanser, bunama gibi hastalıklarla karşı karşıyayız. Bu tür hastalıkların önlenmesi ve iyileştirilmesi, bağışıklık sisteminin hedeflerinin daha iyi anlaşılmasına bağlı. Bağışıklığı güçlendiren tedavilerin 21. yüzyılın hastalıklarına karşı korunma amacıyla nasıl geliştirilebileceği araştırılan bir başka güncel konu. Oxford Üniversitesi’nin cep kitapları serisinden yayımlanan bu kitabında yazar Paul Klenerman bağışıklık sisteminin hastalıkta ve sağlıkta nasıl çalıştığını anlatıyor. Bağışıklık sisteminin işleyişindeki temel ilkeleri açıklayarak ilerleyen yazar, bağışıklık sisteminin temel paradigması olan kendinden olan ile kendinden olmayanı ayırt etme yeteneğini vurguluyor. Gereğinden az bağışıklığın ve gereğinden fazla bağışıklığın sonuçlarına değinerek, doğal ve edinilmiş bağışıklığın işleyişini özlü bir biçimde aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36687f77-0421-49be-a261-268922d69640.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Örümcek ile Kardeşi</image:title>
            <image:caption>Minik Örümcek küçük bir kardeşi olacağı için çok heyecanlıydı. Peki, küçük bir kardeş ile hayatı nasıl olacaktı? Arkadaşlarıyla birlikte ormandaki yavru hayvanları ziyaret eden Minik Örümcek, sorularına cevap bulurken yavru hayvanların farklı yönlerini de keşfediyor. Kardeş sevgisi ile ilgili macera dolu bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/648881bd-9bba-4683-95b0-2f784f751b74.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Bitti</image:title>
            <image:caption>Üç yüz kişiydiler. Geriye sadece altısı kaldı… Bir zamanlar ailelere, arkadaşlara, çocuklara, sevgiye ve hayata ev sahipliği yapmış bu bina şimdilerde kaderine terk edildi. Londra’nın göbeğindeki eski sosyal konutlardan biri, yerine yapılacak lüks dairelerden oluşan yeni bir proje sebebiyle yıkım tehdidiyle karşı karşıyadır. Savaşmadan pes etmemeye kararlı bir avuç insanın ise ilham aldığı iki kadın vardır: Altmışlı yaşlarındaki fotoğrafçı Molly ile kızı yaşlarındaki, polis akademisinden terk, aktivist Ella. Binada düzenlenen bir yardım etkinliğinden sonra kendini gizemli bir adamın cesediyle baş başa bulan ve ne yapacağını bilemeyen Ella, Molly’yi yardıma çağırır ve iki kadın cesedi saklamak için bir plan yapar. Fakat hiçbir sır uzun süre gömülü kalmaz, verdikleri bu kararın yankıları ikilinin hayatını sonsuza dek değiştirecektir. Çehresi her gün değişen Londra’daki bir soylulaştırma projesini merkezine alan Böyle Bitti, idealist ve cesur iki kadının değişim yaratma amacıyla giriştikleri mücadelede cinayetle yüz yüze gelişlerini konu ediniyor. Eva Dolan, arkadaşlıkları şüphe ve ihanetle zehirlenen karakterlerin karmaşık ruh hallerini titizlikle çizen, gerilim ve merak unsurlarını son sayfaya dek taşımayı başaran, nitelikli bir polisiyeye imza atıyor. “Zarafetle işlenmiş, insancıl ve düşündürücü. Eva Dolan birinci sınıf bir yazar.”  -Ian Rankin “Şok edici bir sona sahip, zekice yazılmış, hüzünlü bir kitap.”  -Marcel Berlins, The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1779a880-33b8-4daa-8d31-510c7ffb2d66.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruslar</image:title>
            <image:caption>Halkların Tarihi dizisi içinde yer alan bu kitap, özellikle 17. yüzyıldan bu yana dünya tarihinde her zaman önemli bir yer işgal eden bir halkı, kuzey komşumuz Ruslar’ı anlatıyor. Rus edebiyatı, sanatı ve kültür tarihi alanının önde gelen uzmanlarından Robin Milner-Gulland, bu çalışmasında, bir “zihin arkeolojisi”, farklı çağları kat eden bir kültür tarihi perspektifinden hareket ediyor. Rusya tarihini genellikle Büyük Petro ve modernleşme süreciyle başlatan baskın eğilimin aksine, 1700 öncesi döneme, “Eski Rusya”ya da önemli bir yer ayıran Milner-Gulland, ilk kroniklerden modern döneme dek Rus kültürünün evrimine damgasını vuran temel dinamikleri, inanç yapılarını, “ikonalar âlemi”ni zengin örneklerle anlatıyor. Ruslar’ın zihniyet dünyasını anlamak için önemli bir giriş kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50a7b704-d145-4ed1-ad31-c677930b0a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Elif - Çiçekleri Keşfediyoruz</image:title>
            <image:caption>Elif ilkbaharı çok seviyor! Bu mevsimde doğa canlanmaya başlıyor, çiçekler rengârenk açıyor. Doğada ve bahçede karşılaşabileceğin çiçeklerin isimlerini ve özelliklerini öğrenirken eğlenceli etkinlikler de sana eşlik edecek! 
*Deney *Boyama *Ara-Bul *Bulmaca Doğa yürüyüşleri heyecan verici keşif gezilerine dönüşebilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5548c5d1-563d-4f2f-affb-9ff8ba7a1c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Üzgün Hissediyorum</image:title>
            <image:caption>Ella oyuncağını kaybettiği için çok üzgündü. Oyuncağıyla kendini güvende hissediyor, onu yanından ayırmıyordu. Ormandaki hayvanlar Ella’nın üzüntüsünü gidermek için ellerinden geleni yaptılar. Bunun için her hayvanın farklı bir çözümü vardı: Zıplamak, neşelendirmek, sarılmak... Bakalım hangisi Ella’nın üzüntüsüne çare olacak? Üzüntüyle başa çıkmanın farklı yollarını anlatan etkileşimli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cac30e3b-4082-4fe9-a070-65db1bfbac07.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin 200 Yıllık İktisadi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı-Türkiye iktisat tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Şevket Pamuk’un, ilk kez 2014’te yayımlanan önemli çalışması Türkiye’nin 200 Yıllık İktisadi Tarihi ’nin gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısı, kapsadığı dönemi 2020’ye kadar getirirken, iktisadi tarihimize farklı bir yaklaşımı hedefleyen içerik ve vurgularını da zenginleştiriyor. Pamuk’un 2018 yılında İngilizce olarak Princeton University Press tarafından yayımlandıktan sonra Yunanca ve Çinceye de çevrilen bu çalışmasının önemli bir özelliği son 200 yılı birlikte ele alması. Türkiye iktisat tarihçiliğinde 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl sık sık birbirlerinden kalın duvarlarla ayrıldı. Oysa Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde önemli siyasal değişiklikler gerçekleşirken, iktisadi açıdan önemli süreklilikler de yaşanmıştı. Bu sürekliliklerin bir bölümü Osmanlı geçmişinden, bir bölümü de Sanayi Devrimi sonrasında dünya ölçeğinde ortaya çıkan gelişmelerden kaynaklanıyordu. Bu nedenle Pamuk, son 200 yılı bir bütün olarak ele alıyor ve bugünkü Türkiye ekonomisinin kimi özelliklerinin kökenlerini 19. yüzyıldaki dönüşümlerde arıyor. Kitap ayrıca ekonomilerin uzun dönemli gelişmesini değerlendirirken temel ölçütler olarak, bir yandan kişi başına gelir artışlarını ya da iktisadi büyümeyi, öte yandan da sağlık ve eğitim boyutlarıyla insani gelişmeyi ve bölüşümü öne çıkarıyor. Yazar, önce ayrıntılı veriler kullanarak son 200 yılda Türkiye’de iktisadi büyümenin dünya ortalamalarına yakın ama onların biraz üzerinde, buna karşılık insani gelişmenin, özellikle de eğitimin dünya ortalamalarının altında kaldığını ortaya koyuyor. Daha sonra da Türkiye’de uzun vadeli iktisadi gelişmenin niçin dünya ortalamalarının üzerine çıkamadığını sorguluyor. Bu soruların sadece iktisatla sınırlı bir çerçevede yanıtlanamayacağının altını çizen Pamuk, daha doyurucu yanıtlar için toplumsal ve siyasi yapıların da dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor ve iktisadi gelişmenin nihai nedenleri olarak kabul edilen kurumların Türkiye’deki özelliklerini ve işleyişlerini inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78397907-5e64-4da7-be63-37ce173d1f66.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden 29 Ekim ?</image:title>
            <image:caption>Gazi Mustafa Kemal Paşa, yıllarca Cumhuriyet’i “milli sır” olarak zihninde muhafaza etti. Yeri geldi Cumhuriyet’e karşı konuşmalar yaptı. 
 
Saltanat kaldırıldıktan on ay sonra, Eylül 1923’te yeni devletin cumhuriyet olacağını açıkladı. 
Neden ilan için 29 Ekim gününü seçti? 
 
Siyasi şartları ve Meclis’teki eğilimleri dikkate alan Gazi, kurmay zekâsıyla kısa süreli bir hükümet krizi planlayarak, 29 Ekim’de kendisinin tanımladığı Cumhuriyet’in ilanını gerçekleştirdi.Muhalifler etkisiz kaldı. 
 
Meclis zabıtlarını ve dönemin gazetelerindeki haber ve makaleleri araştıran Taha Akyol Cumhuriyet’in ilanına giden süreçteki tartışmaları, siyasi şartları, basın ve Meclis’teki muhalifleri ve Gazi’nin “inkılapçı cumhuriyet” stratejisini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41db7a0c-c0d0-44c9-82d0-dfc53b258e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Casus Yoktur</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü adli bilimler uzmanı ve kriminolog Prof. Dr. Sevil Atasoy, casusların gizemli dünyasını, istihbarat yöntemlerini ve nasıl yakalandıklarını aydınlatıyor. 
 
Soğuk Savaş sırasında İstanbul casuslar için nasıl bir arenaydı? 
Gececiler, çöpçüler, pizzacılar… FBI’ın casusları yakalamak için kullandığı sıra dışı yöntemler nelerdi?  
Filmlere konu olan ünlü casus Çiçero’nun akıl almaz hikâyesi… 
Mata Hari bir günah keçisi miydi? 
Epstein gerçekten intihar etti mi? 
Naziler genelevleri bir istihbarat merkezi olarak nasıl kullanıyordu? 
 
“Casusların cinselliğe başvurması istisna değil. Her ne pahasına olursa olsun bilgiye ulaşmayı hedefleyen istihbarat örgütleri, kadınları baştan çıkaracak erkekleri ya da erkekleri baştan
çıkaracak kadınları kullanırlar. 
 
Tuzak kurmak, şantaj yapmak, ulusal sırlara ulaşmak için cinselliklerinden yararlanan kadın ve erkek casuslar her devirde, her ülkede karşımıza çıkar. Amaç ve yöntem farklılaşsa bile
ortak yanları tektir: Aldatma.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/944c34a2-b13d-4905-86dc-409d5773dfa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Haytek</image:title>
            <image:caption>Deniz, namıdiğer Haytek, sınıfımıza geldiğinden beri benim en iyi arkadaşım. Bilime ve teknolojiye çok meraklı olduğu için onu bu isimle çağırıyoruz. Bir kolu tam oluşmadan doğmuş, buna ABS sendromu diyorlarmış. Kendisinin en büyük hayali, büyüyünce bir kod yazıp, tüm parmaklarını kullanabileceği bir el geliştirmek! İşte, Robotel ile maceramız da böyle başladı. 
 
İki arkadaşın cesaret ve umut dolu hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85d3d243-6317-45bf-a79e-158bfb1ee27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar oyun oynamak yerine herkesi üzen şeyler yapan bir çocuk vardı. Kendini görünmez hissediyordu ama Güneş&apos;e, çiçeklere, salyangozlara, arılara ve incitip kötü davrandığı diğer hayvanlara karşı görünür olmaktan da öteydi. Sonra bir gece bir şeyler değişti... 
 
Şeker Portakalı’nın yazarı Vasconcelos, sadece kendi küçük dünyasında görünür olmayı bırakıp “büyük”lerin gözünde de görünür olmak isteyen bir çocuğun masalını, şiirsel bir dille anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7342ff52-07c3-4bc5-89b4-82c6e88dc7d2.jpg</image:loc>
            <image:title>L.O.L Surprise!-Grand Queen-Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>L.O.L. KRALİÇE TAÇLARINI KES, ÇIKAR, TOKAYLA SAÇINA TUTTUR, KRALİÇE OL! 
 
KRALİYET EĞLENCESİ BAŞLASIN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c1fa79-90a8-4ddc-89ca-9d49a384b024.jpg</image:loc>
            <image:title>L.O.L Surprise!-Mc Queen-Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>L.O.L. KRALİÇE TAÇLARINI KES, ÇIKAR, TOKAYLA SAÇINA TUTTUR, KRALİÇE OL! 
 
KRALİYET EĞLENCESİ BAŞLASIN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/806ecc5a-12ea-4e10-bb4e-e84d9c59dedd.jpg</image:loc>
            <image:title>L.O.L Surprise!-Totally Queen-Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>L.O.L. KRALİÇE TAÇLARINI KES, ÇIKAR, TOKAYLA SAÇINA TUTTUR, KRALİÇE OL! 
 
KRALİYET EĞLENCESİ BAŞLASIN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112177</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0580a64-a1ea-448a-8bbb-b45307d1e3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Yorganı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kim Masalcı Nine’nin binbir çeşit masallarını dinlemek istemez ki? Anne ve babalar, köyün çocukları, hatta hayvanlar bile onu çok seviyor. Ama ya bir gün Masalcı Nine, masallarını anlatmayı bırakırsa? Hem de görünürde hiçbir sebep yokken… Ahmet Murat’ın kaleminden Masal Yorganı, masallarıyla herkesi etrafında toplayan bir nine ve onu çok seven çocukların sımsıcak hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e56eca6-80ea-4505-ba49-9bbc221b5272.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhafiye Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Tuhafiye Dükkânı; birbirlerini çok seven, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen ama bazen de her insan gibi anlaşmazlıklar ve çatışmalar yaşayan üç arkadaşın hikâyesi… 
Nergis, Yasemin ve Amber&apos;in küslükleri son zamanlarda fazlasıyla artmış ve tartışmasız geçen günleri yok denecek kadar azalmıştı. Ta ki karşılarına aşmalarını gerektiren ortak bir problem çıkana kadar: Mor iplik… 
Annelerinin, gidip Tuhafiye Dükkânı’ndan almasını isteği son mor iplik hem yeni bir anlaşmazlığın kapısını açacak hem de küslük paratoneri Tayfun amcanın gizemli bilmeceleriyle onlara dostluk, empati ve dayanışmayı öğretecek bir maceraya dönüşecekti. 
Sizce bir mor iplik bunların hepsini onlara öğretebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46740d2a-fb54-42a2-8ef9-2279476168bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa Mektupları</image:title>
            <image:caption>Allah’ım! Tam da buz tutmuşken bir cemre düştü yüreğime ve ben kendime gelmeye, ısınmaya başladım. 
Bana verdiklerini, benimle karşılaştırdıklarını, beni koyduğun yeri seviyorum. Yanlış yaptığımda beni muhatap almanı, yoluma engeller koyup doğruya dair mesajlar vermeni, beni kendime getirmeni seviyorum. 
Allah’ım, bana nefsimi ve şeytanımı tanıt, beni egomla ve karanlık taraflarımla yüzleştirip onlarla baş etme gücü ver. Beni iyileştir. 
Fark ettim ki, ben hiç kendimi sevmemişim. Yalnızca kendisine tutkuyla bağlanan bir esir olmuşum. Bana kendimi sevdir, seni sevdir, yolumu sevdir, yolumu genişlet, zırhımı güçlendir, aklımı büyüt, hakiki iyiliği tanıt. 
Bana şifa ver…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69e66e7d-d20f-4cb5-bbe7-726bbd8924df.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazandıran Yönetim ve İletişim</image:title>
            <image:caption>Kurumsallığa ve profesyonelliğe gölge düşüren olumsuz kültürün iş hayatına yansımaları neler? 
Güç/otorite, hiyerarşi, yönetim engelleri/sorunları, liderlik, yönetim biçimleri, iletişim gibi temel konuların kurumsal farkındalığın gelişimine etkisi neler? 
Çalışanların, kurumsal organizasyondaki yeri ile başarı ve huzura katkısı neler? 
Yönetim ve iletişim biçimlerimizi belirleyen zihnî arka planda neler mevcut? 
Çelmelerden ve bayat sahne performanslarından bıktıysak neler yapmalıyız? 
Kazandıran bir yönetim ve iletişim için nelere dikkat etmeliyiz? 
Yazarın, meslek hayatının son on yılında yaşadıklarından yola çıkarak bu sorulara ve kurumsal yaşamın birçok sorununa dair deneyimlerini ve önerilerini içeren bu çalışma; yaptığı işin hakkını verme bilincinin ve bunu destekleyen kültürün oluşumu noktasında okurlarına ışık olma, “iyi”ye ve “kötü”ye hakkını teslim etme gayesiyle kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6cba865-73e0-42b2-b83a-500ce0b33629.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlan-ma</image:title>
            <image:caption>Kendimizi güvende ve rahat hissetmek önemli bir ihtiyaçtır. Buna bağlı olarak duyulan tanıdıklık hissi, bu güvenlik ve rahatlık ihtiyacını büyük oranda karşılar. 
Bazılarıyla ilk tanıştığımızda sanki birkaç saatlik değil de yıllardır tanışıyor gibi hissederiz. Çoğu zaman annemize veya babamıza benzeyen birinin bizi güvende ve rahat hissettirdiğine şahit oluruz. 
Bu tanıdıklık hissinin oluşturduğu güvenlik ve rahatlık duygusunu; “İyi ki var!” dediğimiz ilişkimizde, vazgeçemediğimiz alışkanlıklarda, “Onsuz yaşayamam.” dediğiniz kahvemizde, şans getirdiğine inandığımız yüzüğümüzde yaşamaya devam ederiz. 
Çocukluğumuzda ebeveynimizle kurduğumuz bağın, yetişkinliğimizde yaşayacak olduğumuz her türlü bağlanmaya bu denli sirayet edeceği aklımıza gelir miydi? 
“Yokluğuna tahammül edemem!” dediğimiz bağlılıklarımızın nasıl oluştuğunu, onlardan niçin vazgeçemediğimizi, neden bu kadar dirençli olduklarını görmek ister misiniz? 
Her türlü bağlanmanın psikolojik temelini keşfe hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/090446e8-7c78-4a82-86c4-6286b8811562.jpg</image:loc>
            <image:title>On Yüz Bin Gözüm Olsa Her Şeyi Görebilir Miyim?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap “bakmak” ve “görmek” arasındaki farkı bir nebze de olsa gösterebilmek amacı ile yazılmıştır. 
Aslında bakmak şahitliği, görmek derinliği ifade eder. 
Bakmak gözle, görmek ise akıl ve kalbin devreye girmesi ile olur. 
Bakmak bir göz hareketi, görmek bir şuur faaliyetidir. 
Bakan kişi anlatır, gören kişi sorgular ve yorumlar. 
Bakınca severiz, görünce hayran oluruz. 
Bakınca tanırız, görünce anlar ve kavrarız. 
Bakışta geçicilik, görüşte seçicilik vardır. 
Bu kitap, görmek isteyenlere ithaftır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c62d3584-da92-455a-ab9b-f171708d52bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah&apos;ın Yeryüzündeki Aynaları-1</image:title>
            <image:caption>Uçuşan rengarenk kelebekleri, pamuk pamuk bulutları çok sevdiğimiz insanları yaratan ve bizi çoook seven Allah&apos;ın isimlerini öğrenmek ister misin? 
Bu kitap, Esma-ül Hüsnâ’yı en güzel ve en kolay şekilde öğrenmen ve anlaman için yazıldı. 
Sayfaları çevirmeye başla ve kainattaki güzelliklerde Allah&apos;ı (cc) görmeye başla♥️</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c8cd5e-73af-4fbc-ab2b-cc139f927bf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yarış</image:title>
            <image:caption>Yosun Meydanı’nda işler karışmıştı. Kefal Feyruz’u hastanede unuttuklarını fark eden kürek takımı, şimdi ne yapacaklarını düşünüyorlardı. Tekneye yön veren biri olmazsa, yolu kaybedebilirlerdi. 
Yarışı kazanmak hayal mi olacaktı? 
Bizi biz yapan farklılıklarımız bir araya geldiğinde büyük bir kuvvete dönüşebilecek miydi? 
Haydi gelin, Kefal Feyruz’un heyecanına ortak olalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/921722c4-269d-48aa-8b0f-32791aec3d4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Saçaklı Kökün Hayali</image:title>
            <image:caption>Daha önce duydunuz mu, gördünüz mü bilmem ama bir saçaklı kökün hikâyesi saklı bu kitapta… 
Bizim minik Saçaklı; toprağın altını, yuvasını çok sevmesine rağmen toprağın üstünün nasıl göründüğünü merak etmeye başlayınca olanlar oluyor. 
Haydi siz de gelin! 
Hâle razı olmanın ve her canlının yaşadığı hayatın; kendisine özel, eşsiz ve biricik oluşuna birlikte şahit olalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4234c9b4-9c9f-4605-aaf3-6b54504293ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyi Yıkayan Kadın</image:title>
            <image:caption>Bazı insanlar, başka bazı insanlardan farklıdır. Bu farklı insanlar bazen kendilerine zarar verir bazen başkalarına. Bazen kimseye zarar vermez aksine sadece faydası dokunur tüm insanlığa 
Her şeyi yıkayan kadın tam da böyle biri. Zararsız, hisli, umutlu kararlı ve tüm insanlığa faydası dokunacağın ümit edecek kadar iyilik dolu... 
O halde masal başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168fd5d0-9959-4bdd-9b25-003fa06d86a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Halk Hareketleri Tarihi: Üçüncü Devrim Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en önemli düşünürü olan Murray Bookchin’in dört ciltlik Üçüncü Devrim eserinin çevirisi, yeniden editoryal gözden geçirilmiş hali ve yeni kapak tasarımlarıyla Sümer yayıncılık tarafından okuyucusuyla buluşturuluyor. 
 
“Devrimci Halk Hareketleri Tarihi” çalışmasını “Üçüncü Devrim” olarak adlandıran MurrayBookchin’e göre “Üçüncü Devrim” başlığı, büyük ölçüde bugünkü kapitalizmin şimdi sahip olduğu üstünlüğün önceden belirlenmiş bir yazgı olmadığını, devrimci halk hareketlerinin bugünkü topluma ve -genellikle İngiliz, Amerikan ve Fransız devrimlerine verilen ismi kullanacak olursak- “burjuva devrimlerine” daha akılcı ve daha demokratik toplumsal alternatifler önerdiklerini ve bunlar için savaştıklarını göstermek için seçildi. 
 
Üçüncü Devrim birinci cilt, bizi köylü isyanlarından İngiltere, Amerikan ve Fransız devrimlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Bu, insanlığın içinde durmadan hep büyüyerek gelişen Özgürlük, Eşitlik ve Adalet özlemlerinin dışavurumunu içeren bir yolculuğu ve süreklileşen devrim ihtiyacının varlığını göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f5acf3-0e9a-4edf-b61f-a52a480d6573.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Halk Hareketleri Tarihi: Üçüncü Devrim Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en önemli düşünürü olan Murray Bookchin’in dört ciltlik Üçüncü Devrim eserinin çevirisi, yeniden editoryal gözden geçirilmiş hali ve yeni kapak tasarımlarıyla Sümer yayıncılık tarafından okuyucusuyla buluşturuluyor. 
 
“Devrimci Halk Hareketleri Tarihi” çalışmasını “Üçüncü Devrim” olarak adlandıran MurrayBookchin’e göre “Üçüncü Devrim” başlığı, büyük ölçüde bugünkü kapitalizmin şimdi sahip olduğu üstünlüğün önceden belirlenmiş bir yazgı olmadığını, devrimci halk hareketlerinin bugünkü topluma ve -genellikle İngiliz, Amerikan ve Fransız devrimlerine verilen ismi kullanacak olursak- “burjuva devrimlerine” daha akılcı ve daha demokratik toplumsal alternatifler önerdiklerini ve bunlar için savaştıklarını göstermek için seçildi. 
 
Üçüncü Devrim ikinci cilt, bizi Fransız Devriminin en çalkantılı dönemlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Fransız Devriminden İkinci Enternasyonale, İkinci Enternasyonali oluşturan Sosyal Demokrat Partilerin içinde bulundukları durum, devrimci mücadele karşısındaki pozisyonları, ortaya çıkan Birinci Paylaşım Savaşı tehlikesine karşı yaklaşımları ve savaşın başlaması ile Avrupa sosyalist devrim düşlerinden, burjuvazinin paylaşım işgallerine doğru evirilmesini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc6505d-9c9f-498b-a366-82bd30a1caae.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Halk Hareketleri Tarihi: Üçüncü Devrim Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en önemli düşünürü olan Murray Bookchin’in dört ciltlik Üçüncü Devrim eserinin çevirisi, yeniden editoryal gözden geçirilmiş hali ve yeni kapak tasarımlarıyla Sümer yayıncılık tarafından okuyucusuyla buluşturuluyor. 
 
“Devrimci Halk Hareketleri Tarihi” çalışmasını “Üçüncü Devrim” olarak adlandıran MurrayBookchin’e göre “Üçüncü Devrim” başlığı, büyük ölçüde bugünkü kapitalizmin şimdi sahip olduğu üstünlüğün önceden belirlenmiş bir yazgı olmadığını, devrimci halk hareketlerinin bugünkü topluma ve -genellikle İngiliz, Amerikan ve Fransız devrimlerine verilen ismi kullanacak olursak- “burjuva devrimlerine” daha akılcı ve daha demokratik toplumsal alternatifler önerdiklerini ve bunlar için savaştıklarını göstermek için seçildi. 
 
Üçüncü Devrim üçüncü cilt, Rus devrimleri sürecini ve 1917’de gerçekleşen Ekim Devrimini ve sonrasını, sosyalizm mücadelelerini irdeliyor. 1905’ten 1917’ye Rus Devrimleri soluk soluğa yaşanan, büyük düşün ve eylem adamlarının damgasını vurduğu büyüleyici bir devrimci dönemin özgün hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b024b53-86c7-47b6-90c6-f5340bfd3a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Halk Hareketleri Tarihi: Üçüncü Devrim Cilt 4</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en önemli düşünürü olan Murray Bookchin’in dört ciltlik Üçüncü Devrim eserinin çevirisi, yeniden editoryal gözden geçirilmiş hali ve yeni kapak tasarımlarıyla Sümer yayıncılık tarafından okuyucusuyla buluşturuluyor. 
 
“Devrimci Halk Hareketleri Tarihi” çalışmasını “Üçüncü Devrim” olarak adlandıran MurrayBookchin’e göre “Üçüncü Devrim” başlığı, büyük ölçüde bugünkü kapitalizmin şimdi sahip olduğu üstünlüğün önceden belirlenmiş bir yazgı olmadığını, devrimci halk hareketlerinin bugünkü topluma ve -genellikle İngiliz, Amerikan ve Fransız devrimlerine verilen ismi kullanacak olursak- “burjuva devrimlerine” daha akılcı ve daha demokratik toplumsal alternatifler önerdiklerini ve bunlar için savaştıklarını göstermek için seçildi. 
 
Üçüncü Devrim dördüncü cilt, Spartakistlerden İspanya İç Savaşına kadarki süreci içermektedir. Almanya’da Spartakist hareketinin kuruluşu ardından birçok kentte devrimci ayaklanmalar gelişir. Almanya ve İspanya’daki işçi ayaklanmalarına odaklanan Bookchin’in önceki cilde konu olan proletarya devrimleri değerlendirmesini tamamlamaktadır. Üçüncü Devrim böylece Alman Devrimi ile başlayıp Bavyera, Macaristan, Avusturya’daki ayaklanmalar ve İspanyol Devrimi ile son buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa08ce9d-36a3-42a6-b8ea-d848acc44eb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağara Adamının, Kraliçenin ve Aradaki Her Şeyin Yaşamında Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Güreşmeyi seven bir YUNAN FİLOZOFUN, İPEK YOLU’ndaki bir DEVENİN ve UZAYA giden İLK KADININ ortak noktası nedir? 
Her biri BİR GÜNÜNÜN nasıl geçtiğini bu kitaba anlattı. 
Kakanın, Pandanın ve Senin Yaşamında Bir Gün&apos;ün arkasındaki muhteşem beyinler bu kez bizleri dünya tarihinde kahkaha ve hayret garantili bir yolculuğa çıkarıyor. 
Zamanda yolculuğa hazır mısın? Kayalara mamut resimleri çizen bir mağara insanı, kolezyumda dövüşen bir gladyatör, anne sözü dinlemeyen Vikingli bir genç ve uzaya giden ilk kadın… hepsi bir günlerinin nasıl geçtiğini bu kitapta anlattı. Sadece onlar mı! Antik Mısır’da tanrı yerine konulan bir kediden, 1500 yıl öncenin İstanbul’unda hipodromda koşturan bir yarış atına; Ayasofya’nın kubbesini süsleyecek bir yaprak altın varaktan, sonradan Mona Lisa’ya dönüşecek bir ahşap parçasına; Çin Seddi’nden, Shakespeare’in alkışlarla çınlattığı Globe tiyatrosuna; felsefecisinden marangozuna onlarca insan, hayvan, yapı ve eşya dile gelip tarihte iz bırakmalarını sağlayan bir günlerini bizimle paylaşıyor. Çizgi roman çizgi bilim ile birleşiyor, tarih hiç olmadığı kadar eğlenceli hale geliyor. O kadar eğlenceli ki, dünya tarihi hakkında bunca şeyi ne ara öğrendiğini anlayamayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95171847-9644-4ef8-bb50-d8403d0ab1f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Benlik Yoksa Sorun Yok</image:title>
            <image:caption>1990&apos;ların başında yüksek lisansını yaparken, Chris Niebauer psikoloji ve nörobilimdeki son keşifler ile Budizm, Taoizm ve diğer Doğu felsefeleri arasında çarpıcı benzerlikler fark etmeye başladı. Bulgularını bir hocasına sunduğunda, fikirleri &quot;tamamen tesadüf, başka bir şey değil&quot; diyerek hemen reddedildi. 
 
20 yıl sonraya sarıldığında Niebauer kadrolu bir profesör olmuşken bir öğrenci olarak bulduğu Budizm ve nörobilim bağlantısı, artık kütüphanelerde kendi başına bir tür olarak yer kaplıyordu. Ancak Niebauer&apos;e göre, psikoloji ve nörobilimdeki en son bulgular ile Doğu felsefeleri arasındaki bağlantıyı ve bu benzeşen fikirlerin hayat deneyimi için ne anlama geldiğini daha yeni anlamaya başlıyoruz. 
 
Bu çığır açan kitapta Niebauer, nöropsikolojideki son araştırmaların artık Budizm&apos;in temel bir ilkesi olan Anatta’yı yani &quot;benliğin yokluğu&quot; doktrinini doğruladığını yazıyor. Niebauer, benlik algımızın ya da genellikle ego olarak adlandırdığımız şeyin, tamamen beynin sol tarafınca yaratılan bir yanılsama olduğunu anlatıyor. Niebauer, bunun benliğin var olmadığı anlamına gelmediğini, daha çok çölün ortasındaki bir serap gibi, gerçek bir şeyden ziyade bir düşünce olarak var olduğu anlamına geldiğini belirtiyor. Vardığı sonuçların modern psikolojik yöntemlerin çoğu için önemli sonuçları var. Zira ona göre modern psikoloji, zamanının çoğunu aslında olmayan bir şeyi düzeltmeye çalışmakla harcıyor. 
 
Bu kitabı benzersiz kılan şey, okuyucunun, bu gerçeği kendisinin de deneyimlemesine imkan veren bir dizi alıştırmanın yanı sıra daha sonra kullanması için ek araçlar ve uygulamalar sunmasıdır. Bu araç ve uygulamalar hayatı deneyimlemenin yolunu değiştirmek için tasarlanmıştır; düşünmekten çok var olmaya dayalı bir yol.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d2e9153-90c4-45fd-b1c3-c12c213edf96.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Korsan Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlence zamanı! Küçüklere Korsan Etkinlik Kitabı, bir sürü bulmaca, labirent, farklılıkları bulma, boyama, sayı sayma ve noktaları birleştirme etkinliği içeriyor. Macera düşkünü minikler, ipuçlarını takip edip gizli defineyi bulacak, korsanları kıyafetleriyle eşleştirecek, gizli bir şifreyi çözecek, tropik bir adada saklanan maymunları bulacak, hayal gücünü kullanarak bir korsan çizip boyayacak ve daha pek çok keyifli etkinlik sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak. Evde, dışarıda, tatilde...hatta yolculuk yaparken! Nerede, canı ne zaman sıkılırsa.. Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87306974-60d4-4320-801c-2bb9e6574315.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Tatil Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlence zamanı! Küçüklere Tatil Etkinlik Kitabı, bir sürü bulmaca, labirent, farklılıkları bulma, boyama, sayı sayma ve noktaları birleştirme etkinliği içeriyor. Tatile bayılan minikler, hayalindeki tatili resmedecek, kocaman bir akvaryumu balık ve deniz canlılarıyla doldurup boyayacak, kalabalık bir plajda gizlenmiş eşyaları bulacak ve daha pek çok keyifli etkinlik sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak. Evde, dışarıda, tatilde...hatta yolculuk yaparken! Nerede, canı ne zaman sıkılırsa.. Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/943dd878-caa3-4874-b1d2-83bcc039846f.jpg</image:loc>
            <image:title>Niccolo Machiavelli ve Büyük Friedrich’in Savaş Sanatı Üzerine</image:title>
            <image:caption>Niccolò Machiavelli (1469-1527),  tarih ve siyaset konularında kitaplar yazdı. Savaş Sanatı ve Prens (hükümdar) eserlerinin en ünlüleridir. Machiavelli’e göre, kitaplarının en kıymetlisi, dünyanın dikkatini çeken Prens’ten de öte, Savaş Sanatı’dır. Paralı askerler yerine, halk çocuklarından kurulu “Vatandaş Ordusu” fikrinin öncüsüdür. 
Büyük Friedrich (1712-1786), Modern Almanya’nın kurucusu, Prusya Kralı ve generaldir. Avrupa’daki Yedi Yıl Savaşları’nda büyük zaferler kazanmıştır. Askeri Vasiyetname, Savaşın Taktik Unsurları ve Generallere Direktifler eserlerini yazmıştır. Generallere Direktifler kitabı başyapıttır. 
Savaş; seller, depremler ve salgın hastalıklar gibi doğal bir afettir. Nedeni de insan doğasıdır. Diğer sebeplerin hepsi, savaşı çıkartmak için uydurulan bahanelerdir. İnsanlık tarihi baştan aşağı savaş tarihinden ibarettir. İnsan doğası değişmediği sürece de savaşlar sonsuza dek devam edecektir. 
Bütün doğa savaş halindedir. Canlı olup da rakibi, hasmı, düşmanı olmayan tek bir tür yoktur. O nedenle bu eser aynı zamanda tüm mücadele alanları için kişisel gelişim kitabıdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d0fe29f-68f4-44bf-97ac-b294fd8cad2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalanlar Ve Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Bugünün tarihi yazıldığında gelecek kuşakların, bugünlerde yaşanan gerçekleri bilme hakkı var. 
Türkiye’nin güney sınırı, terör üreten bir coğrafyaya dönüştürülmüştür. 
Suriye’de sınıra yakın bölgede yuvalanan El Kaide türü terör örgütleriyle Türkiye, Küçük Afganistan’la komşu durumuna getirilmiştir. 
Dünyada en fazla göçmeni barındıran ülke olan Türkiye, demografik yapının değişimi tehlikesiyle yüz yüze kalmıştır. 
Yozlaşmanın yaygınlaştığı, cehaletin bilgeliğin yerini aldığı toplumda güneş batarken, bilgi ve liyakat artık gereksizdir… 
Tarih, stratejik körlük ve kişisel ihtiras uçurumlarıyla, stratejik öngörü ve diplomatik olgunluk zirveleri arasında gidip gelen bir yolculuğun öyküsüdür. 
“Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır, yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Tanrı’yı kullanırlar” demişti, İtalyan düşünür, 
Giordano Bruno, 1600’lerde… 
Belgeler ışığında, “Yalanlar ve Gerçekler…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58276125-b2d2-4ec4-94f6-70b590c934bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurlar Nereye Yağar</image:title>
            <image:caption>“Hepimiz kaçağız galiba. Kendimizden, çevremizden, savaşımı zor olandan. Yüce, zorlu düşünceler taşırız birbirimize. Tumturaklı, göz kamaştırıcı ama kof, sonu gelmeyen, sevinçsiz, eylemsiz…” 
Edebiyatımızın güçlü ismi Hidayet Karakuş’un 1981 yılında Mehmet Ali Yalçın Roman Ödülü’nü kazanarak basılan ve farklı yayınevlerinde beş baskı yapan bu eserini yeniden okurla buluşturuyoruz. Karakuş bu eserinde köy-kent ikilemini yaşayan aydınların dramını tanıklıklarından damıta damıta aktarıyor. İnsanların küçük, yoksul ama umut dolu dünyalarını anlatırken, kapitalizmin acımasızlığını da gözler önüne sermekten geri durmuyor. Yazılmasının üzerinden yıllar geçse de güncelliğini koruyan eser, bugün aydınların kırsalla, taşrayla ilişkileri üzerine yapılan tartışmalara da katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60255d71-f2a4-4585-b250-bf1c0ccfac56.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuvayı Milliye Defteri</image:title>
            <image:caption>Ceyhun Atuf Kansu’nun Kuvayı Milliye Defteri adlı kitabı, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu ele geçirmeye çalışan işgal ordularına ve hal­kından uzaklaşmış, ülke toprağını gözden çıkarmış Osmanlı sarayına karşı bir başkaldırının, örgütlü bir direnişin; bağımsızlık, özgürlük adına gerçek­leştirilmiş olan onurlu bir halk eyleminin, ulusal bir kurtuluş savaşının sı­cak, kapsamlı, yürekleri tutuşturan şiirsel öyküsüdür. 
Bizleri toplumsal belleğimizin güneşli avlusunda, ortak bir yurttaşlık bilincinde buluşturan bu kitap, Cumhuriyet’in 100. yılı için okurlara arma­ğan edilmiştir.                                                                                                                                                                                                                                                        Kızı 
                                                                                                                                      Prof. Dr. Bahar Gökler 
Ceyhun Atuf Kansu’nun Kuvayı Milliye Defteri başlıklı şiirleri ilk kez Cumhuriyet’in 50. yılında Gürol Sözen’in özgün çizimleriyle Halkçı gazetesinde dizi olarak yayımlanmıştı. Işık Kansu özenli bir çalışmayla, Ceyhun Atuf Kansu’nun daha önce hiçbir kitabında yer almamış şiirleriyle, el yazılı şiirlerinden seçkiler de ekleyerek bu kitabı hazırladı. Gürol Sözen; 50 yıl önce Kuvayı Milliye Defteri için çizdiği desenlerini, bu kitap için özel olarak yeniden elden geçirdi ve ıslak imzasını atarak yeniledi. Cumhuriyetimizin 100. yılı anısına bu değerli yapıtı okurlarımıza sunmaktan gurur duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27d58d15-0c3e-4e53-b3f9-6bc3c68a9dee.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon Alekseyeviç Oyunskiy ve Kızıl Şaman</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada Saha (Yakut) Türkleri açısından önemli bir yere sahip olan 
Platon Alekseyeviç Oyunskiy ve onun Kızıl Şaman adlı eseri ele alınmıştır. Saha 
edebiyatı, sosyal yaşantıların ve toplumu etkileyen dinî değişikliklerin etkisi ile 
dönemsel olarak farklılıklar göstermektedir. Oyunskiy yaşadığı dönem itibariyle 
pek çok sosyal ve politik değişimde rol oynamış, Saha toplumunun siyasi 
yapılanmasında ve edebiyatının oluşumunda önemli bir yere sahip olmuştur. 
Oyunskiy’in verdiği eserler halk üzerinde geniş etki yaratmış ve ses getirmiştir. 
Eserlerinde çoğunlukla siyasi ve sosyal konuları işleyen Oyunskiy, eserlerinde 
dili ustaca kullanmış ve eserlerini kültürel öğelerle işlemiştir. Siyaset, edebiyat, 
terminoloji, dil çalışmaları, tarih gibi pek çok konuda çalışmaları olan Oyunskiy 
çok sayıda eser vermiştir. Bu çalışma Oyunskiy’in hayatı, edebî kişiliği ve eserlerini 
değerlendirmek ve Kızıl Şaman adlı eserin incelemesini yapmak amacıyla 
hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e65d2921-b73f-4fcb-a60f-32ef8842ac87.jpg</image:loc>
            <image:title>İbrahim En-Nehai ve Ebu Hanife&apos;nin Fıkhi Görüşlerinin Mukayeseli Analizi</image:title>
            <image:caption>Hanefî mezhebinin esas kurucularının 
Abdullah b. Mes’ûd ile başlayan ilim halkası olduğu yönünde bir kanaat 
de mevcut olmakla birlikte, Nehaî, Ebû Hanîfe’nin ilmi ve fikri yapısının 
oluşmasında etki eden en önemli şahsiyetlerden bir tanesidir. Sınırlı 
olmakla birlikte Abdullah b. Mesut’un, Alkame b. Kays’ın Hanefî 
Mezhebine etkileri hakkında çalışmalar yapılmış, ancak İbrahim en-Nehaî 
ile Ebû Hanîfe’nin görüşlerinin mukayese edildiği, analizlerin yapıldığı bir 
araştırma mevcut değildir. Hem bu alandaki boşluğu bir nebze olsun 
doldurmak, hem de İbrahim en-Nehaî’nin görüşlerinin ortaya çıkmasını 
sağlamak ve karşılaşılan meselelerde onun ortaya koyduğu çözümlerden 
istifade edebilmek için bu çalışma yapılmıştır. Ayrıca Hanefî mezhebinin 
Nehaî’den alınan, onun görüşlerinden oluşan bir mezhep olduğu iddiasına 
cevap aranmaya çalışılmıştır. 
Çalışmada ilgili klasik kaynaklardan imkânlar ölçüsünde 
yararlanarak Nehaî ile Ebû Hanîfe’nin görüşlerini araştırıp mukayeseli 
analizler yapmaya çalışılmıştır. Daha geniş ve detaylı çalışmaları 
gerektiren usul ve fürû konularını kapsayan bu konu ile ilgili elden gelen 
çaba ve gayret gösterilmiştir. Çalışmanın hedeflenen amaçlara katkı 
sağlanması amaçlanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f711654-1a3f-444d-82a2-c22ca22be528.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Gelişimi Terimler Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda çocuk gelişimi alanına ilginin artması ve pek çok Çocuk Gelişimi bölümünün açılması, bu bölümlerde öğrenim gören çok sayıda öğrencinin olması dil birliği ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu ihtiyacı karşılamak için farklı üniversitelerde görev yapan sekiz akademisyenden oluşan editörler grubu büyük bir heyecanla yola çıkmış ve akademisyenlerin, öğrencilerin ve mezunların aynı mesleki dili kullanması adına Çocuk Gelişimi Terimler Sözlüğü’nü oluşturmuştur. Çocuk gelişimi ile ilgili terimlerin kavramsal karşılıkları, on üç farklı üniversiteden otuz akademisyenin oluşturduğu yazar ekibi tarafından yazılmıştır. Sözlüğün içinde yer alan terimler listesi, çocuk gelişimi alanına özgü terimlerin yanı sıra diğer alanlar tarafından da kullanılan ortak terimlerden oluşmaktadır. Üç yıllık titiz ve özverili bir çalışmanın ürünü olan Çocuk Gelişimi Terimler Sözlüğü’nün mesleki donanımınıza katkı sağlayacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f776f28-4a92-4444-a41d-a20cf19c9ef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Maliyesinin Sosyal Teorisi: Disiplinlerarası Arayışlar</image:title>
            <image:caption>Neoklasik iktisadın kılavuzluğunda kamu maliyesi teknik bir yönetimsellik konusuna hapsedilmiştir. Güncel neoliberal disiplinlerarası yaklaşımlarda ise kamu maliyesi mikro temellere sığdırılmıştır. Kamu maliyesinin doğasına ilişkin politik kamusallığı dışarıda bırakan bu yaklaşımlar mali olayların ve gelişmelerin sığ açıklamalarına kapı açmıştır. Kamu maliyesine kapsamlı ve bütüncül bakış açısı kamu ekonomisinin içinde geliştiği geniş toplumsallığı göz ardı etmemeyi gerektirir, aynı zamanda içinde evrildiği tarihi de. Bu doğrultuda mali ve toplumsal gelişmelerin irdelenmesinde çok boyutlu bir yaklaşım ve çalışma alanı olarak gelişen mali sosyoloji bizlere bir alan sunmaktadır. Sosyoloji, felsefe, politik iktisat, antropoloji gibi farklı disiplinlerden beslenen bu bakış açısı ve çalışma alanı kamu maliyesinin kamusallığını ait olduğu yere kavuşturmayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda eleştirel temellerde kamu maliyesine yöntem tartışması olanağını ve yeni konu alanları sunmaktadır. Bu bağlamda disiplinlerarası arayışlar kamu maliyesini sosyal teoride anlamlandırmanın bir adımıdır. 
Kitapta yer alan yazılar sosyoloji, tarih, evrimsel ve kurumsal iktisat, antropoloji, biyopolitika gibi farklı alanlar kapsamında kamu maliyesini sosyal teoride konumlandırmaktadır. Yazılar okurları kamu maliyesini salt teknik bir yönetim konusu bağlamından ve iktisadi mikro öznelere sıkıştırılmış dar kalıplardan uzaklaştırıp yeniden düşünmeye davet ederek kamu maliyesine disiplinlerarası perspektifler açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d00d6b5a-1da5-4333-9559-15308dee5d7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapishanede Felsefe</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şeyden utanmasaydın yine de iyi biri olabilir miydin? Dün olduğunla aynı kişi misin? Düşünmek işe yarar mı? Zihninin dışında bir dünya var mı? Umut (aslında) bir
hapishane mi? Bir insan bağışlanmayı nasıl hak eder?

Andy West parmaklıkların gölgesinde büyüdü: Babası, dayısı ve ağabeyi hapis yatmıştı. Felsefe okuyup kendi yolunu çizse de miras aldığı suçluluk duygusu ve şansının her an terse dönebileceği korkusu ona musallat olmaya devam etti.

Biraz da bu en büyük korkusuyla yüzleşmek için, kendine cezaevinde felsefe öğretmek gibi sıradışı bir uğraş seçen West, Hapishanede Felsefe’de bu yolculuğun güncesini tutuyor. Temel özgürlüklerden mahrum, yaşamlarını küçük seçim menü ile idame ettiren öğrencilerine sorular sorup onlarla zaman, hakikat, kimlik ve umut gibi varoluşsal kavramları tartışıyor: 
Hiçbir şeyden utanmasaydın yine de iyi biri olabilir miydin? Dün olduğunla aynı kişi misin? Düşünmek işe yarar mı? Zihninin dışında bir dünya var mı? Umut (aslında) bir
hapishane mi? Bir insan bağışlanmayı nasıl hak eder? 

Felsefenin kilometre taşı olmuş yaman ikilemleri, kimi anlatmaya, kimi dinlemeye, kimi küfretmeye meyilli bir grup suçluyla birlikte masaya yatıran West, ortamın doğası gereği oluşan mizahı da süzmeden paylaşıyor bizle. O ve öğrencileri geçmişlerinin perdesini cesurca aralarken siz de ister istemez hayatınız üzerine düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Hapishanede Felsefe samimi, incelikli, komik, ilham verici bir hayat sorgulaması.

“Hem kalbi hem zihni açıyor.”
CIARAN THAPAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca0bc7ed-1b4c-4aa8-92a8-103d13283b30.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuna ve Atatürk</image:title>
            <image:caption>Tuna, Atatürk’ü çok iyi tanıyor, ülkemiz için neler yaptığını biliyordu artık…
Onun “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nı çocuklara armağan ettiğini, hatta bu
bayramın daha sonra tüm dünya çocuklarıyla paylaşıldığını da öğrenmişti.
Acaba Tuna başka neler öğrendi dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8879c725-fd00-4407-9eb8-ddabf55e3a32.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtilal 1 - Zelzele (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. 
O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. 
 
Şafağın geceye karanlıktan daha yakın olduğu saatlerde işlenen bir cinayet, kaderin akışını değiştirdi. Genç bir hukuk öğrencisi olan Zeliha, yaşanmaması gereken bir gecede yardım istememesi gereken bir yabancıdan yardım istediğinde, o gece işlenen cinayetin, o yabancının da onun da hayatını bir çıkmaza sokacağını bilmiyordu. Tıpkı o yabancı adamın, bir komando olduğunu ve kaderinin akışını değiştirdiği gibi, kalbinin atışlarını da değiştireceğini bilmediği gibi… 
 
O gece şafak söktü, gece kayboldu, güneş doğdu ve sabah oldu. 
Olmamalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1d9998f-4818-44ab-a13c-f19752237f0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Serinlikler</image:title>
            <image:caption>“Bana biraz cesur olmam gerektiğini, korkak olduğum zamanlarda bile doğru yere saklanabileceğimi öğütlüyordu. Oysa ben korkaklığın başarılarla parlatılmış cesaret anlatılarından daha cesur bir girişim olduğunu düşünüyorum. Bugüne dek taşıyamayacağım kadar çok bilgi yüklendim. Birkaçını yolun ortasına öylece bırakıp koşarak uzaklaşmakta, bu yeni dünyadan korkmakta nasıl kötü bir yan olabilir? Cesaret, cesaret... Tek bildiğiniz bu!” Ayşenur Tanrıverdi, Serinlikler’de yaşamla uyumsuz kişilerin düşüncelerine sızıyor. Bazen hiçbir şey yapmadan izleyerek, bazen de intikam içgüdüsüyle yeniden inşa edilen mutlulukların, insanın kendisi ile karşı karşıya kaldığı sahici ve benzersiz anların peşine düşüyor. Yaşama sevincine karışan can sıkıntılarını, utançtan beslenen arzuları, gerçekleri, gerçeğe uymayanları ve insanın özünden kopan delilikleri bir serinlik anında sahneliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b61ba5b-6761-4c68-9429-ce0ffc46056b.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi</image:title>
            <image:caption>“Demokrasinin tarihi bir kültürel dinamiğin değil, hak ve eşitlik hareketlerinin yürüttüğü bir özgürlük-eşitlik-hak nizamı yaratma mücadelesinin tarihidir. Bu tarih, Batı’da gerçekleşmiş olduğu için demokrasi Batı kültürünün bir unsuru haline gelmiştir. Ancak bu durumun kendisi bile kültürün tarihsel, dolayısıyla değişebilen bir ürün olduğunu, demokratik kültürün de tarih-aşırı bir sabit olmadığını gösterir. Çağdaş demokrasilerde izlediğimiz gerilemeler, Batı’nın demokrasi kazalarından muaf olmadığının bir göstergesidir. Demokrasinin Batı’da gelişmiş olmasından ve Batı dışında konsolide olmuş bir demokrasi örneğinin var olmamasından yola çıkarak, demokrasinin Batı medeniyetine/kültürüne has olduğunu iddia etmek yanlıştır.” Menderes Çınar, Önsöz Düyada demokrasinin güç ve itibarının sarsıldığı, demokratik rejimlerin sayısının azaldığı bir otoriterleşme dönemindeyiz. Demokrasi -Kavram, Kuram ve Süreç- başlıklı bu kitap, demokrasinin düşünsel kökenlerini, inişli çıkışlı gelişimini, kurumlarını, içinde taşıdığı gerilimleri ele alırken, aynı zamanda, içinde Türkiye’nin de yer aldığı, günümüz demokrasisizleşme eğilimlerini aydınlatıyor. Türkiye’den otuz bir bilim insanının katkısıyla gerçekleşen ve bir referans kitabı olarak tasarlanan bu kapsamlı çalışma, ülkemizde bütün zorluk ve engellere rağmen demokrasiye adanmış bilgi birikimi ve akademik kapasiteyi sergiliyor. Ayşen Uysal, Berk Esen, Berrin Koyuncu-Lorasdağı, Cenk Saraçoğlu, Çağdaş Ceyhan, Duygu Avcı, Erdem Damar, Ersin Kalaycıoğlu, Fikret Adaman, Filiz Zabcı, Funda Gençoğlu, Gülay Uğur Göksel, Gülşen Seven, Hakan Yavuzyılmaz, Hamit Bozarslan, Hasret Dikici Bilgin, İlhan Uzgel, Kâzım Ateş, Menderes Çınar, Onur Bilginer, Ömer Turan, Özhan Demirkol, Pınar Bedirhanoğlu, Reyhan Ünal, Rıza Türmen, Serdar Tekin, Tanel Demirel, Toygar Sinan Baykan, Yasemin Özgün, Yüksel Taşkın, Zafer Ganioğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b0a041b-42f0-4088-8356-0a14f37917bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’da Antifaşizmin Tarihi (1923-1939)</image:title>
            <image:caption>“Faşizm, bir dönemin ahlâki hastalığı olarak ya da kimi ülkelerin tarihsel gelişiminin mantıksal mirası olarak ele alınıyor, kapitalist toplumun tahakkümünün bir evresi olarak ya da hem komünizme hem de ayrıcalıklı bir azınlığın sömürüsüne karşı kendini ifade etme arzusundaki orta sınıf özlemlerinin meyvesi olarak analiz ediliyordu. Fakat görülmeyen ya da gözün kapalı kaldığı şey, faşizmin Avrupa’nın 19. yüzyılda tanımış olduğu diktatörlük rejimlerine asla indirgenemeyeceğiydi.” 20. yüzyıl başında Avrupa’da yükselen faşizm dalgası, hem direniş iradesini hem de bu iradeyi örseleyen tartışmaları beraberinde getirdi. Olayların aciliyeti içinde özellikle sosyalistler, komünistler, liberaller, entelektüeller, dinî cemaatler ve işçiler bu fikir ve eylem dünyasının baş aktörleri oldular. Faşizm güçlenip yayılırken antifaşistler bunun bir ölüm kalım meselesi olduğunu anlamakta geç mi kalmışlardı? Birleşmek mi ayrı mücadele etmek mi, gizli örgütlenmeler kurmak mı meclis çatısı altında demokrasiyi savunmak mı gerekiyordu? Jacques Droz, faşizme karşı direniş hareketlerinin izini sürerken sadece bir tarih okuması yapmıyor, aynı zamanda döneme dair eleştirel bir çözümleme de sunuyor. İtalyan, Alman, Avusturyalı, Fransız, İngiliz ve İspanyol antifaşizmleri yanında Balkan ve Kuzey ülkelerine de yer veriyor. Kendi vatanlarında ya da sürgünde, yeraltında ya da parlamentoda, silahlarıyla ya da kalemleriyle, hayatları pahasına direnen insanları anlatıyor. Avrupa’da Antifaşizmin Tarihi, sadece direnişin değil faşizmin analizi için de temel bir referans niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/686f73d5-803f-4e41-9fc6-6a455bb89b8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlerden Uzak</image:title>
            <image:caption>&quot;Çünkü insan yalnızlığı bir kere tattı mı, başka türlü de var olmuş olabileceğine inanması artık imkânsızdır. Yalnızlık mutlak bir keşiftir. İnsan aydınlık bir pencereye içeriden baktığında ışıkları yanan bir odada kendi imgesini görür; göle yukarıdan baktığında da ağaçlar ve gökyüzüyle sarmalanmış kendi imgesini görür. Aldatmaca bariz, bariz olduğu kadar da pohpohlayıcıdır. İnsan karanlıktan aydınlığa baktığında ise, burası ile orası, bu ile şu arasındaki bütün farkı görür. Belki sığınacak yeri olmayan tüm insanlar içten içe öfkelidir; çatıyı, omurgayı, kaburgayı kırmak, pencereleri paramparça etmek, zemini sular seller altında bırakmak, perdeleri delik deşik etmek, kanepeyi suya batırmak isterler.&quot; 
 
Annelerinin ölümünün ardından önce anneanneleriyle, sonra büyük halalarıyla, en sonunda da teyzeleriyle birlikte göl kıyısındaki küçük bir kasabada yaşayan iki kız kardeşin hikâyesini anlatıyor Evlerden Uzak. Bir yandan büyümenin kendine özgü sıkıntılarıyla boğuşan Ruth ve Lucille, diğer yandan da teyzeleri Sylvie’nin alışılmadık karakteri ve hayat tarzı karşısında bocalayarak kendi yollarını çizmeye çalışıyorlar. 
 
Amerikalı yazar Marilynne Robinson, aile, kayıp, hafıza, fanilik, aidiyet ve yabancılık gibi konulara kafa yorarken, derinlikli gözlemleri ve şiirsel betimlemeleriyle sıradan şeylerin büyüsünü açığa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/840095e0-3f62-4131-a71e-b5e6872da16b.jpg</image:loc>
            <image:title>Balinam Olmadan Asla</image:title>
            <image:caption>Sarp evcil balinası olmadan asla okula gitmek istemiyor! Okul ona biraz korkutucu görünüyor. Bu heyecan verici bir yandan da içinde zorlukları barındıran deneyimi onun için kolaylaştıracak tek şeyin evcil balinasının olduğuna kalpten inanıyor.
Aile üyeleri, dostları neredeyse etrafındaki herkes balinadan rahatsız! Balina kokuyor, balina çok yer kaplıyor, balina ıslak, balina gürültücü… Ama Sarp bana mısın demiyor. Tüm şikayetlere tek bir cevabı var “Balinam olmadan asla”.

Yeni deneyimlere başlarken herkes gibi Sarp da elini tutacak bir arkadaşa ihtiyaç duyuyor. Neyse ki komşusu İrem yaratıcı fikirlerle Sarp’ın imdadına yetişiyor. Balinayı okula sokmanın bir yolunu buluyor. Diğer arkadaşların desteği ve sevgi dolu bir dayanışmayla ise Sarp okulla ilgili endişelerinin üstesinden geliyor.
Bir çocuk ve balinası hakkındaki bu hikaye; renkli çizimleri, eğlenceli anlatımıyla tüm okula gitmek konusunda tereddütleri olan çocukları kucaklamaya hazırlanıyor!

Okulun ilk haftalarının stresinin üstesinden gelmeye yardımcı olmayı amaçlayan bu hikaye hem çocuklara hem de öğretmenlere beklenmedik durumlarla karşılaştıklarında bu süreci nasıl ele alabileceklerini model oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4656b6d-87e4-4367-abdd-2cc0b3bf6f75.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Büyük Usta: Balzac - Dıckens - Dostoyevski (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig Üç Büyük Usta’da, üç büyük yazarın yaşam öyküleri üzerinden okurlarını edebiyat tarihine, edebi dehanın sınırlarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
“Toplumun romanını yazan” ve kendi gücünü dünyaya kabul ettirmek isteyen Balzac, “ailenin romanını yazan” ve döneminin İngiliz kültürüyle özdeşleşen Dickens, “bireyin romanını yazan” ve yaşamla ölüm, dehayla çılgınlık arasında gidip gelen Dostoyevski hem birer yazar, hem de gerçek birer kişilik olarak Zweig’in bu eserinde karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8fae60c-4476-451e-b26a-914de427addf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova - Stendhal - Tolstoy (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar’da pek çok açıdan birbirinden farklı üç yazarın, Casanova, Stendhal ve Tolstoy’un hikâyesini anlatıyor. Bu üç farklı şahsiyetin yaşamlarını biyografik, duygusal, felsefi ve insani yönden gözlemliyor. İlk bakışta Casanova gibi rahat, ahlak kurallarına uymayan bir çapkınla, yaptığı ve yapmadığı her davranışın kökenini kendi Ben’inde arayan bir yazar olan Stendhal ve ahlak savunucusu, gerçek bir sanatçı olan Tolstoy’un yaşam öykülerini aynı kitapta bulmak şaşırtıcı gibi görünse de Zweig bu üç ismi “Kendi Ben’lerinin dünyasını evrene açmayı, sanatlarının en önemli görevi görmek” ortak paydasında buluşturuyor.
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar Zweig’ın bütün eserlerine hâkim olan derin bir edebiyat ve felsefe tadıyla yoğrulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a18878d-d3e4-4987-bc81-d55e770a77f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkı Vefa</image:title>
            <image:caption>Vefa Rabbin den kuluna bir nimettir.
Vefa aslın da kıymet bilmektir.
Gelmeyenlere gizli den görünmektir.
Bilinmeyenlere yol göstermektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a29148d-ab1a-4e4f-a1ad-8d35685fc7bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayan Ölülere Reddiye</image:title>
            <image:caption>Ehli sünnet dışı akımlara karşı tam bir muhafaza tarzın da bir kitap olmuştur. Bir çok kaynak tan faydalanılmıştır. Caba bizden tevfik Allah Celle Celaluhu&apos;dan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75391d79-0f9c-4e7c-81d1-dfab5528e3a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Parola: Düğün</image:title>
            <image:caption>Çayırlıkta her zamanki çakal sesleri yoktu. Köydeki davul zurna sesleri yankılanıyordu. Gençlerin keyif naraları attığı düğün yaklaşık yüz yıllık bir gizemin üzerini örtüyordu. Hayatları değiştiren bu  sır açığa çıkmamalıydı. Gizliydi ve gizli kalmalıydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0925969-1e83-47b2-9bb9-ad02c224b780.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmamız Lazım</image:title>
            <image:caption>Bazı insanlar yansıtmazlar içindeki derdi kederi; bir taş gibi, kaya gibi oturturlar yüreğinin ta içine. Bazen de savaş halinde olurlar onları üzen şeylere karşı. Siper alıp korurlar kendilerini. 
Bu kitaptaki karakterlerin de çektiği dertleri ve görülecek hesapları var. Kimisi hayattan yana dertli kimisi sevdiğinden yana kimi de mâziden yana. Ve paylaşmak istiyorlar sizinle. Gel ey okur, onların bu çağrısına kulak ver. “KONUŞMAMIZ LAZIM”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3fbeba6-79b5-4711-9036-57842e532017.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sana Sustum 2</image:title>
            <image:caption>Hissediyor her zerrem her zerreni 
Dokunmadan 
Senli yalnızlığıma teslim oluyorum 
Yaz sıcağı neminde bedenim
Yorgun bitap düşüyor 
Dudaklarından dökülen sözcüklerin
Esintisine mahkum soluksuz 
Bedenimin kuzeyi yosun bağlamış 
Neminde düşlerimin 
Tut ki değmedi ellerim ellerine 
Say ki yaşanmadı 
Bir gecenin karanlığından 
Gün yüzüne kadardı her şey</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/846a47fd-3fb3-46e5-ab8f-b1614969938a.jpg</image:loc>
            <image:title>Terör ve Türkiye Üzerine Notlar</image:title>
            <image:caption>Her çağın büyük bir sorunu haline gelen Terör Kavramı, gerçek anlamı ile ne zaman yeryüzünde doğdu. Terörün kavramına dair yapılan tanılandırmalar, Terörizmi ne kadar aydınlata bildi. Tanımlamalar ve tanılandırmalar neye göre yapıldı? Terörizmi bu kadar güçlü tutan ve yaşatan temel nedenler neydi. Varlığı ile bulunduğu coğrafya üzerinde insanlara korku ve kan saçan Terörizm, toplumun veya ulusun ekonomisine ne kadar etki etti. Bu kadar olayın içerisinde Terörizm bir vahşet mi yoksa bir çare mi idi? 
Coğrafyanın dört bir yanında var olan Terör, Türkiye de ne zaman ortaya çıktı. Cumhuriyet ile mi varlığını ortaya koydu, yoksa geçmişten ona bir yara olarak mı kaldı. Terörün Türkiye’ye can, mal, ekonomik ve kültürel zararları ne kadar oldu. Terörün Türkiye de bu kadar uzun süre var olmasının sebebi ne idi. Türkiye de var olan terör, hangi grupların doğmasına ve örgütlenmesine yol açtı. Ulusun terörizme karşı tutumu neydi? İşte terörizmin yeryüzündeki varlığına ve Türkiye’deki doğuşuna dair yaptığımız araştırma ve incelemeler doğrultusunda hem tanılandırmaya hem de anlaşılmasına yönelik notlar tuttuk. Bu notlar ile terörizme olan soruların cevaplanmasına, Türkiye’deki varlığına dair kayıtlara az da olsa ışık tutmaya çalıştık. Nitekim varlığı her çağda yer edinen tehlikeyi bilmek her zaman karşı koymanın bir çaresini doğurur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d2005e9-6638-4cc4-8373-53ab3c34df13.jpg</image:loc>
            <image:title>Heves Bükücü Pakize</image:title>
            <image:caption>Gelin sizi Pakize ile tanıştırayım. 
O bir kedi! 
Dışarıdan bakıldığında tamamen normal bir kedi. 
Fakat onu tanıyanlara sorarsak? 
O, çoooookk heves bozan bir kedi. 
“Bu kek güzel pişmemiş!” 
“Çok kötü bir şarkı olmuş bu!” 
“Çizdiklerin bir şeye benzemiyor.” 
“Bence sen bu işi bırak!” 
“Kurcalayıp durma, bozacaksın!” 
Pakize, size tanıdık geldi mi? 
Ne çok var değil mi çevremizde heves bükücülerden! 
Tavşan Gusto, Kurbağa Şakir, Köstebek Rıfkı ve Ördek Şaziye’nin sizce ona küçük bir ders verme zamanı geldi mi? 
  Gelin, birlikte okuyalım heves bozucularla olan bu mücadeleyi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb86995-2253-4c5d-a314-d55777339bf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir de Böyle Bak</image:title>
            <image:caption>Ormanın başkanı karga olur mu hiç? 
Anne Karınca kışlık hazırlığı yapamazsa ne olur? 
Ağustos Böceği, belki de tembel değildir, sadece tatile çıkmıştır! 
Mutlu Orman’da her canlı, alışık olduğumuzdan farklı özellikler sergiliyor. 
Bir tırtılın kelebeğe dönüşümü, yardıma koşan ağustos böcekleri, ormanda başkanlık seçimi, herkesin söz hakkına sahip olduğu bir orman... 
Birbirinden eğlenceli ve macera dolu hikâyeler sizi bekliyor! Hadi, ormana bir de böyle bakalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3086ea40-5e69-4075-b35c-93509592feed.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantalı</image:title>
            <image:caption>Anlayacağın bizim çanta Berlin’de de epeyce işe yarıyor. İstanbul’dan farklı olarak burada kimse bana “Çantalı Sarkis Usta” demiyor. Çantam pek dikkat çekmiyor, çünkü burada çanta taşımak çok alışılmış bir şey. Neredeyse herkes çanta taşıyor. İstanbul’da bırak esnafı, zanaatkârı… Öğrenciler bile çanta taşımıyor. Kalem, defter… Ara da bulasın… Böyle olunca da benim çantayla sağa sola gitmem dikkat çekiyordu. Kim olduğumdan, ne yaptığımdan çok, neden çanta taşıdığım merak ediliyordu. Ne işe yarardı çanta? Ceketin, pantolonun cepleri neyine yetmiyordu ki… İstanbul’da dikkati çeken çantamdı, adım da “Çantalı” idi. Sarkis’in ne olduğu, kim olduğu pek önemli değildi. Berlin’de birdenbire “Herr Sarkis” olmuştum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e44fd2c-728a-4960-804a-be3738fec6a3.jpg</image:loc>
            <image:title>El Ne Der? Allah Ne Der?</image:title>
            <image:caption>Komşusu aç iken tok yatanlar, 
Domuz eti haram deyip domuz gibi kul 
hakkı yiyenler, 
Sadaka verirken eli ayağı titreyenler, 
Maaşını düşük gösterip asgari ücretten 
prim ödeyenler, 
Sen olmazsan başkası olur deyip üç 
kuruşa insan çalıştıranlar, 
Vergi kaçırıp vakit namazını 
kaçırmayanlar, 
Huzurumuzu kaçırıp Cuma namazını 
kaçırmayanlar 
SİZİN DE HESABINIZ SORULACAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7719098-7af0-4b64-b0ca-acf630a497b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Duyguların Yönetimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f4cbfeb-9830-4d5f-b1fd-4ad0e04b7d37.jpg</image:loc>
            <image:title>Melodram</image:title>
            <image:caption>Batı’nın zihinsel, kültürel ve toplumsal gelişimiyle yakından ilgili olan “melodram”, Hollywood sineması ve diğer ülke sinemalarını etkilemiş güçlü bir tarzdır. Acı ve gözyaşına dayalı bu duygu ortaklığından Türk sineması payını fazlasıyla almıştır. Melodram üzerine düşünüldüğünde öncelikle acının büyük bir değer ve kabul görmesi, en basit toplumsal ilişkilerde dahi “acının yüceltilmesi” olgusuyla sıklıkla karşılaşırız. Öyle ki acı olmadan talihin yüzümüze gülmeyeceği, aşka ve hakikate hiçbir zaman erişilemeyeceği düşüncesine sıklıkla kapılırız. “Melodramlar mı hayatımızı melodramlaştırmakta?” yoksa “melodrama yatkın bir yaşama ve düşünme biçimimiz olduğu için mi” bu duygu kalıpları filmlere bu şekilde aktarılmaktadır. 
 
Özellikle 60’lı yıllarda doruk noktasına ulaşan yapım sayısıyla Yeşilçam’ın “hep aynı filmi seyrettirdiği” duygusunun altında yatan kültürel ve zihinsel gerekçeler nelerdir? Genelde “tutucu, durgun ve hareketsiz bir yapı” olduğu ileri sürülen Türkiye’nin kültürel yapılanmasına, büyük oranda sinema yoluyla enjekte edilen modern aktarımlar, bu tekrar duygusunu sürekli hissettiren atıl bir yapı içinde işlenmiştir. 
 
Batı’da toplumsal değişimlere bağlı olarak ilerleyen melodramın, Yeşilçam sinemasındaki görünümü nasıldır? Tercih edilen kalıpların tekrarına dayalı olarak sürdürülen bir sanat anlayışında, salt sinema filminin değil; yapımcının, dağıtımcının, yönetmenin, senaristin ve izleyici kitlesinin payı nedir? 
 
Bu çalışma öncelikle bir zihniyet tarihi okumasıdır. Yeşilçam sinemasına nostaljik bir dönem gözüyle bakmak yerine, hatırı sayılır derecede film çekilmiş bir zaman diliminin (1960’lar) belli başlı örneklerini inceleyerek, melodram kavramı çerçevesinde geçmişe ve geleceğe kültürel antropoloji, tarih, kimlik, zihniyet ve yaratıcılık unsurlarıyla bir yorumlama denemesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/470afe5f-5aaf-471c-ab27-10c226af5512.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Oyunları 4</image:title>
            <image:caption>“Necati Cumalı aramızdan ayrıldığında, arkasında kimi hiç oynanmamış, kimi hiç yayınlanmamış yirmi dokuz oyun da bıraktı. Bunların gün ışığına çıkarmak, önce Necati Cumalı’ya, sonra da Türk Tiyatro Edebiyatı’na karşı borcumdu. Bu yapıtların nasıl yıpratıcı bir çalışma sonucu yaratıldığının yakın tanığı olarak, bazı belgeleri de Necati Cumalı’nın sanatına bağlılığına, kırılmaz direncine duyduğum saygı nedeniyle ve özellikle kendisinin hayattayken gerçekleştiremediği bir isteğini yerine getirmek amacıyla okurları ile paylaşıyorum” 
Berin Cumalı 
 
Cumhuriyet dönemi Türk yazınının tanınmış isimlerinden Necati Cumalı’nın tiyatromuz için ölümsüz yapıtlarını barındıran çalışmanın bu son cildinde altı oyununu yayımlıyoruz. Cumalı, “nehir akışı” olarak nitelendirdiği Namık Kemal’in yaşamöyküsünü, “Vatan Diye Diye” oyunuyla ölümsüzleştiriyor. Namık Kemal ile ilgili çalışmalarına 1967 yılında başlayan Cumalı’nın “…büyük bir değerimizi genç kuşakların daha lise sıralarında tanımalarına yardımcı olmak” amacıyla yazdığı bu oyunun yanı sıra “Gel Evlenelim, Yürü Boşanalım”, “Devetabanı”, “Kuyu” ve “Yalnız Ölü” oyunlarını da okuyucularımızın keyifle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57dd1916-bfad-4554-8cd8-1b0cffd17b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanık Olduğum Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“İnsanlarla birlikte olmayı hep sevdim. Birlikte gülmeyi, söylemeyi de. Canım sıkılında sokaklara vurdum kendimi, her zaman bana gülümseyen bir yüz, sırlarını paylaşacak bir yürek buldum. Dünyanın ve yurdumun hemen her köşesine heyecanla gittim, onlarca insanın acılarına, sevinçlerine tanık oldum. 
Size sözcüklerle bir Türkiye haritası çizmeye çalıştım. Ne zaman bir başka ülkeye gitsem dönüşte hüngür hüngür ağlarım. Çünkü pek çok ülke dolaştım, yaşadığımız bu coğrafyanın çok renkliliğini hiçbir ülkede göremedim. Bu renkliliğin acımasızca yok edilmek istendiğini de gördüm. Ağlamam işte bu nedenden. Bu renkliliğin peşine düşen herkese selam olsun.” 
Işıl Özgentürk’ün 50 yıllık tanıklıklarından damıttığı insan hikâyeleri… Direnenlerin, dövüşlerin, ezilenlerin, en çok da kadınların; aşağılanan ama yılmayan, yok sayılan ama olanca gücüyle haykıran kadınların öyküleri… Anadolu’nun kadim uygarlıklarına selam verip Moskova sokaklarında gezintiye çıkan röportajlar, anılar, toplumsal bellekte yer eden yaşanmışlıklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d339d6f-ab4a-4fcc-88c4-481e4f624d88.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Tivi’nin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Bayan Tivi’nin Öyküsü, kayıp cep mendillerini arayan Lucie’nin, komşu hayvanların çamaşır işlerini yapan Bayan Tivi ile tanışmasını ve birlikte geçirdiklerini güzel bir günü anlatır. 
 
Bir zamanlar Küçük Kasaba isimli bir çiftlikte yaşayan Lucie adında minik bir kız vardı. Lucie, çok iyi bir kızdı fakat sürekli cep mendillerini kaybederdi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fffa72-59a7-4efa-9904-00d4d1e7f17f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimde Kal</image:title>
            <image:caption>Nazlı için aşk; dibini göremediği ve yüzmeyi bilmediği derin bir okyanustu. Dalgaları sert ve ürkütücü. Karanlık dipsiz bir kuyuda yolunu kaybetmek, çıkışa bir türlü ulaşamamaktı. Taner için aşk; sadakatsizlik, yalan, itibar elde etmek ve tamamıyla ihanetti. Kadınlar güvensiz, sevilmeyi hak etmeyenlerdi... Ve aşk alevlerle sarmalanmış bir girdaptı. İki kalpte girmek istemediği, yasaklar koyduğu girdaba düşene kadar aşkın bu denli yakıcı olduğunu tahmin bile etmiyordu. Aşkın, tehlikeli ve yasak olduğunu düşünen ve bundan deli gibi kaçan çiftimiz. Taner ile Nazlı&apos;nın ateşli, bir o kadar da masum hikayesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/165c3ae9-8b02-4a5d-a154-1406cc6151f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Yalnızlık</image:title>
            <image:caption>Yalnızlık, Yabancılık, Aşk ve Kabullenme
Emekli öğretmen Musa, bakkal Ayfer, hayatını kökünden değiştiren Gül, onun hayatını rayına sokan Yasin ve sokağın uslanmaz emekli imamı Muzaffer.
Bütün dünya kendi etraflarında dönmeye başlamıştı. Kaybedilen hayatlar, tekrardan yaşanmaya mecbur kılınmış zamanlar, vazgeçilmeyen aşklar ve tekrardan doğan umutlar.
Kendilerini bir nabız kadar yakında hissedip aynı zamanda bir nefes kadar uzak kalan aşklar.
Yasin ve Gül, Musa ve Ayfer...
Asılan hayatlar, tükenen aşklar, yarım kalmış dostluklar, bitmeyen umutlar...
Aşkın her halini yaşamaya hazırlardı, sadece kendilerine layık olanı bulmak için çok fazla çaba sarf ettiler.
Senin okuduğun birkaç cümle aslında benim bütün hayatımdı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dde1bcf5-3441-4513-837f-8cfe640de87e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafak Vakti 2 - Fecir</image:title>
            <image:caption>Ayı iki parçaya bölercesine dikine beyaz tende kayan bıçak bir cansızdan bir canlı, bir yok oluştan bir varoluş, bir bitişten bir başlangıcı aralayacaktı.
Zeynep’in kaçırılışıyla ortalık yangın yerine dönmüştü.
Şafak, Zeynep’i kurtarabilecek miydi? Kurtardığında onu ne hâlde bulacaktı?
Şafak için Zeynep’in dünyada bir yerlerde acı çektiğini düşünmek, ölümden daha zordur.
Şafak iyiliği için Zeynep’ten vazgeçmeye çalışırken, Zeynep onu ömrünün sonuna kadar beklemeye ant içmişti.
Tüm bu olanlara rağmen ikisi de çok iyi biliyordu mutlu sonların sadece hikâyelerde olduğunu.
Zeynep ve Şafak’ın sizleri okumaya tutsak edecek hikâyesine hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7176aa29-eff7-4767-b65d-5aa005f9786f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazar Malik’in Maceraları - Kunduz Çetesi</image:title>
            <image:caption>Nazar Malik’in maceraları kaldığı yerden devam ediyor!
Nazar ve Otto yine iş başında!
İkili bu sefer Meskerem’in peşinde.
Ama nerede?
Kanalizasyonda!
Evet, doğru duydunuz!
Meskerem ve Procopio önde, Nazar ve Otto arkada!
Ah, unutmadan işin içine bir de kunduz çetesi dâhil oluyor.
Daha önce hiç kunduz çetesi gördünüz mü?
Gördüyseniz bile bunlar sizin bildiğiniz kunduz çetesine benzemiyordur.
Bu kunduzlar limonata hazırlayabiliyor ve kung fu yapabiliyor!
Peki onlar kunduz çetesiyle karşılaştıklarında ne yapacaklar?
Sayfaları birbiri ardına çevirmeye hazır olun, macera devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78e0941f-f73d-481e-b49d-7502d025f9f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazar Malik’in Maceraları - Dinozor İskeleti</image:title>
            <image:caption>Nazar ve Otto ile yeni bir yolculuğa hazır mısınız?
Nazar okul gezisi için müzeye gidecek.
Peki ya Meskerem okuldaki toplanma saatini değiştirirse ne olur?
Doğru tahmin ettiniz, Nazar treni kaçırmamak için Otto ile birlikte istasyona gitmeye çalışacak!
Tabii ki müzeye varır varmaz Otto yine Nazar’ın başını belaya sokacak!
Önce öğretmeni Pinella’nın çantasında girecek, sonra da güvenlik görevlileri tarafından yakalanacak!
Peki Nazar, Otto’yu nasıl onların elinden kurtaracak?
Otto müzede hangi sırları açığa çıkaracak?
Dinozor iskeletleri ve birbirinden kıymetli eserlerle dolu müzede onlarıhangi maceralar bekliyor?
Hadi, sen de maceraya katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48ecb7e-23ba-4643-a36f-e10277e54229.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazar Malik’in Maceraları - Şefin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Malik ailesiyle tanışmaya hazır mısınız?
Bu ailenin çok önemli bir sırrı var ve asla kimse öğrenmemeli.
Nazar, Malik ailesinin en küçük üyesi ve sırtında bir ahtapotla yaşıyor!
Evet, doğru duydunuz! Sırtında bir ahtapotla yaşıyor.
Ahtapotunun adı Otto ve o aslında bir dövme.
İhtiyaç duyduğu zaman Nazar sırtını çimdikleyerek onu çağırıyor ve Otto canlanıyor!
Bir gün Otto, Nazar onu serbest bıraktığında pizza kokusu alıyor ve kokunun peşine düşüyor.
Peki, şimdi Nazar ne yapacak?
Otto’yu nasıl bulacak?
Bütün şehir onların sırrını öğrenmeden Otto’yu bulabilecek mi?
Hadi sen de bu maceraya katıl ve Nazar, Otto’yu ararken onun yanında ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c762c5-53ad-4dac-b47d-8087c9142bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyübozanlar</image:title>
            <image:caption>Max lanetli – elektrikli herhangi bir şeye dokunduğunda bozuluyor ve patlıyor.
Ama garip bir sahil köyüne büyükbabasının yanında kalması için gönderildiğinde Max, lanetinin aslında bir hediye olduğunu keşfeder. O, tehlikeli büyü birikimlerini boşaltma ve yaramazlık yapan büyülü öğeleri düzeltme konusunda ender bir yeteneğe sahip bir büyübozandır.
Büyükbaba, arızalı büyülü kalenin acımasız muhafızı tarafından kaçırıldığında, onu yalnızca Max&apos;in yeteneği kurtarabilir.
Max, yeni arkadaşı Kit ile birlikte kendini kötü baykuşlar ve psişik canlılarla dolu bir maceraya atıyor.
Ama şimdiye kadar yapılmış olan en büyük büyüyü gerçekten kaldırabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a86b32aa-a418-46ad-bd9f-e12525f5b4e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Fırını</image:title>
            <image:caption>Sihri seven genç okurlar için mükemmel bir seri!
Rosemary Bliss’in ailesinin bir sırrı var! Evet, doğru duydunuz, bir sır! Nesilden nesile aktarılan, aile yadigârı olan bir sır!
Bu sır; Şarkı Söyleyen Zencefilli Çörek gibi büyülü tarifleri içeren, deri kaplı, aile yadigârı olan Büyülü Tarif Kitabı’dır.
Ebeveynleri şehir dışındayken Rose ve kardeşlerinin Büyülü Tarif Kitabı’nı kilitli tutmaları gerekmektedir. Ancak ebeveynleri evden ayrıldıktan sonra gizemli bir yabancı gelir: Lily teyze. Lily teyze, motosiklete biner ve onlara değişik yemekler pişirir. Bir süre sonra sıradan, büyülü olmayan tarifler, Lily teyzeden önceki hayatları gibi hissettirir: Çok da eğlenceli değildir.
Bu yüzden Rose ve kardeşleri, kullanmaları kesinlikle yasak olan Büyülü Tarif Kitabı’ndan birkaç tarif denerler.
Aşk Muffinleri ve Doğruluk Kurabiyesi çok fazla soruna neden olamazdı, değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/024fbc22-48f7-4021-9a63-8d0af16c3997.jpg</image:loc>
            <image:title>Lightlark (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Centennial’a Hoş Geldiniz!
Lanetlendiği günden bu yana her yüz yılda bir sadece yüz günlüğüne altı diyarın hükümdarlarının oynamaya davet edildiği ölümcül bir oyun olan Centennial&apos;a ev sahipliği yapmak için ortaya çıkan Lightlark adası…
Davet; zafer ve yıkımı, mücevher ve kanı, aşkı ve entrikayı bir araya getiren bir çağrıdır. Centennial, altı hükümdara diyarlarını yüzyıllardır saran lanetleri bozmaları için son bir şans sunar. Her hükümdarın saklayacak bir şeyi, her âlemin benzersiz acımasızlıkta bir laneti vardır. Lanetleri yok etmek için bir hükümdar ölmelidir.
Tüm güç adanın kemiklerinde ve kanındadır. Lightlark hayat uzatır, bizimkinden çok daha büyük bir güce erişmemizi sağlar. Ve bundan daha fazlası, birçokları için… Lightlark evdir.
Isla Crown, âşık oldukları herkesi öldürmek için lanetlenen baştan çıkarıcıların diyarı Wildling&apos;in genç hükümdarıdır. Onlardan korkuluyor ve hor görülüyorlar. Diğer diyarlar; kadın savaşçıları vahşi baştan çıkarıcılar, âşıkları cezbeden, sonra da onların kalplerinden ziyafet çeken avcılar olarak görüyordu. Halkı, Isla&apos;nın Centennial&apos;da başarılı olup çektikleri çilelere bir son vereceğine inanıyorlar.
Hayatta kalmak için Isla yalan söylemeli, aldatmalı ve ihanet etmelidir. Aşk üçgeni her şeyi karmaşıklaştırsa bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f40259-92e4-423f-b7ba-bdc04c369266.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartal Pençesi - Kurşuni</image:title>
            <image:caption>İki çeşit kader vardır. Birincisi: Iztırari kader yani doğumumuz, kişiliğimiz, karakterimiz, anne ve babamızı ezelden belirleyendir. Bizim değiştiremeyeceğimiz şeylerdir.&quot;
&quot;İkincisi: İhtiyari kaderdir, irademize bağlı olan. Biz neye karar vereceksek ve ne yapacaksak, Allah ezelî ilmiyle bilmiş, öyle takdir etmiştir. Yani kişi bir aday tipi belirliyor ve arıyor. Allah da onun istediği vasıflara sahip birkaç kişiyi önüne çıkarıyor. Sen de bunlardan birini iradenle beğenip kabul ediyorsun.&quot;
“Ben, benden ne istediğini anlamadım.”
Masanın üzerinde birbirine kenetli ellere uzandı Kartal. Parmaklarıyla kendine yön veren adama itiraz edemedi. Ellerini çözerek birini avuçlarına almasını izledi. Tanıdık bir dokunuş gibiydi, sıcaklığı bile heyecan yüklüydü.
Kadının gözlerinin içine baktı. &quot;Ben, senin kaderin olmak istiyorum. Önüne çıkmış biri... Senin, beni seçmeni istiyorum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38e64e3f-c0a2-43e2-a0bd-a74e1fe58455.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Hattı</image:title>
            <image:caption>&quot;Sadece yedi saniye Efsun... Yitip giden yedi senem için bana sadece yedi saniye ver.&quot;
 
&quot;Efsun...&quot; dedi en az nefeslerimiz kadar aheste bir sesle. &quot;Senden hiçbir şey istemeye hakkım yok, biliyorum ama tek bir şey isteyeceğim. Beni buraya göm.&quot;
&quot;Ölürsem beni buraya gömsünler Efsun, tam senin bu göğsüne denk gelsin başım. Son nefesimi nerede vermiş olursam olayım, cansız da dönsem, al bu başımı ve yasla göğsüne.&quot; Yasla derken gözlerini yumdu, bir derin nefes daha çekti sinemden.
&quot;Ölü deme, cansız deme; hissederim ben. Canım bedenimden çıksa da ben bu kokuyu hissederim. Beni bundan mahrum etme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6b7370d-f4a6-47f3-8ed1-4b301d78da50.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöbet Başında Aşk</image:title>
            <image:caption>Mihrem Çelik işinde başarılı üst düzey bir askerdi.
Her şeyi altüst eden bir hata yaptığını fark ettiğinde ise çok geç kalmıştı.
Yaptığı hata onu Iğdır Merkez Komutanlığına götürdüğünde hatasını düzeltmek için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdı. Ama atladığı bir pürüz vardı. 
Aşk, kapıyı çalınca açacak mıydı?
...
Semih Karaaslan 1.95 santimlik boyu ve dev cüssesiyle görenin bir daha unutamayacağı bir adamdı. Keskin nişancı olduğu kadar bakışlarıyla da insanların içini okurdu. İhaneti en derininde hissetmiş, bir anda dört yıllık ilişkisini bitirmişti.
Her şey bitti derken yeniden başlar mıydı?
Peki, kalbini hissettiğinde ne kadar görmezden gelebilirdi?
&amp;
&quot;Iğdır küçük bir yer, hatırlatmak istedim.&quot;
 Dudakları yukarı doğru kıvrılırken gözlerinde anlam veremediğim parıltılar vardı.
Arkamı dönüp bavulumla ilerlemeye devam ettim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4b148e1-8000-4473-b9de-ccdda97dc16c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradışı Yıldızların Işığı</image:title>
            <image:caption>Shizuka, iblisle yaptığı anlaşmaya göre başarıya ulaşmak için yedi keman dehasının ruhunu çalmak zorunda. Altı ruhu çoktan çaldı. Şimdi, ailesindeki şiddetten kaçan transgender kaçak Katrina parkta keman çalarken Shizuka dinliyor, düşünüyor ve Katrina’ya ücretsiz ders vermeyi teklif ediyor. 
Shizuka çalacağı son ruhu, iblise teslim edeceği son keman dehasını bulmuştur. Ama yaşamın bir sürprizi var. Shizuka, San Gabriel Vadisi’ndeki kalabalık bir otoyolun kenarında donut yapan bir dükkâna girer. Yıldızlararası bir savaştan kaçıp Dünya’ya yerleşen Lan’ı görür. Shizuka’nın ruhu tehlikededir, her an sonsuza dek cehenneme atılabilir, iblis her saniye peşindedir. 
Shizuka’nın aşkı iblislerin, lanetlerin, yıldızlararası savaşın ortasında, mutluluk getirebilecek midir? 
Shizuka, Katrina ve Lan. Üç kadının kimliklerle, toplumla, yaşamla ve kötülükle olan mücadelesi. 
 
**** 
 
“Dönüştürücü bir mucize. Daha önce hiç böyle bir kitap okumamıştım. Güldüm. Ağladım. Ruhların gücüne inandım. Hakkında yıllarca konuşulacak bir roman ve bunu hak ediyor. Çok sevdim.” 
–T. J. Klune 
“Bu kitap kalbimi kırıp eskisinden daha güçlü bir şekilde yeniden yapıştırdı. Ustaca, çarpıcı, kesinlikle muhteşem.” 
–Becky Chambers 
“Keyifli ve yürek parçalayıcı. Müziği sevmenize, canınızın donut çekmesine ve her şeyi tekrar okumak istemenize neden olacak beklenmedik bir bilimkurgu ve fantezi karışımı.” 
–John Scalzi 
 
“Güzel bir dostluk ve aşk hikâyesi... İnanılmaz rahatlatıcı, nazik, tatlı ve keyifli. Bu karakterlere âşık oldum; bu hikâyeye ne kadar ihtiyacım olduğunu okuyunca fark ettim.” 
–Charlie Jane Anders 
 
“Sihir, müzik ve neşeyle ışıldayan bir hikâye; bu kitap adeta şarkı söylüyor.” 
–Everi Maxwell 
 
“Kaleydoskopik ve sürükleyici bir senfoni ... Aoki, ırk, cinsellik ve sınıf kavramlarını hem ustalık hem de yüreklilikle ortaya koymak için en büyüleyici mekânları yaratmış. Yeni bir klasik.” 
–Sequoia Nagamatsu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da6fc47-42aa-425b-9163-7298a7b77451.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatıcı Mağazası</image:title>
            <image:caption>Cihan Oran, yazmak istediği romanı bir türlü tamamlayamayan, yalnızlık ve ayrılık acısı çeken biridir. İnternette gördüğü reklam sonrasında, edebiyat tarihinde iz bırakmış yazarların üretildiği ve kiralandığı bir mağazaya gider. Cihan’ın romanı, Son Karar Sokağı adı verilen bir yerde geçer. Son Karar Sokağı’nın yönetim kurulundaki Hikmet, insanlara ölümü hatırlattıklarını düşünerek rahatsız olsa da diğer kurul üyeleri için bu büyük bir sorun değildir. Hikmet’in içsel çatışması, Son Karar Sokağı’nın hikâyesi için belirleyici olacak mıdır? 
Anlatıcı Mağazası gerçekle gerçeküstünün iç içe geçtiği bir hikâye anlatıyor. Furkan Kemer’in kaleminden etkileyici bir roman okuyucuyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35fe50b0-8174-4069-b288-c1ad8465b97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Zeytin ve Çay</image:title>
            <image:caption>Annem, Zeytin ve Çay, bir ilk kitap. Sibel Oğuz, zengin bir anlatı evreni sunuyor okura. Ele aldığı konular, işlediği temalar günümüz insanının en temel sorunlarını içeriyor. Ara yerde kalmış insanların dramını anlatıyor. Aileden, çevreden, aldığı eğitimden ve çalışma koşullarının sıkıntısından ağıp gelen dramatik öykülerdir Oğuz’un anlattıkları. Yaşama girdabında kalmış insanlık durumlarının anlatımında buruk, içli, dokunaklı bir bakışı var. Kendine özgü bir dil duygusu geliştirdiği gibi, yoğun imgelerle zihinlerde etkileyici iz bırakan öyküler yazıyor. Bugünün dili, duyuşu, imge yordamı onun öykü çizgisinin yolunu belirliyor. Gelenekten beslenen, modern yaşamın sıkıntısıyla bunun karşılaşmalarının getirdiği açmazları zamanın, yaşanan ânın bilinçlilik durumu/bakışıyla anlatması Sibel Oğuz’u edebiyatımıza yeni bir ses olarak taşıyor. Annem, Zeytin ve Çay uzun süre okuma belleklerinizde iz bırakacak eminim. 
Feridun Andaç 
“Oysa ben şiir çocuğuydum. Ağızlarında zeytin dallarıyla kırlangıçların göçünü yazacaktım, usta şairler süsleyecekti onların kanatlarını. Kaç tane olduklarının ne önemi vardı? Evet, bana öğretilenin aksine susmayacak, içimde babama karşı büyüttüğüm öfkemi haykıracaktım, bu defa kararlıydım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86cabfc0-cdc1-4d2c-aa75-70ce3576c7da.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünmenin Doğru Ölçüsü</image:title>
            <image:caption>Gazzâlî’nin Ta’lîmiyye olarak da anılan Nizârî-İsmâilî Şiîlerine yönelik bir eleştiri olarak kaleme aldığı el-Kıstâsü’l-Müstakîm, din söz konusu olduğunda aklı kullanmaya karşı olan bir mezhebin sıkı takipçisine aklı kullanmanın ölçüsü ve gerekliliğini ustaca anlatmaktadır. 
 
Gazzâlî burada, özellikle felsefe ve dinin sık sık başvurduğu iki referans olarak mantık ilmi ve Kur’an üzerinde durur ve dahası, mantığı meşrulaştırmaktan öte Kur’an’ın, anlamın bir şartı olduğunu âdeta ilan etmiş olur. Kendisinin de belirttiği gibi, Müslümanlar için zorunlu saydığı akıl ve mantık bilgilerini bir söylem stratejisi olarak Kur’an terimleri ve Kur’an’dan örnekler yoluyla büyük bir incelikle muarızına sunar. Nihayetinde, Kur’an’ın emirleri ile mantık ilkelerinin uyumlu işleyişini şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyarak muarızını reddedemeyeceği bir yöntemle ikna eder. 
  Hem Gazzâlî’nin ve onun şahsında İslam düşünce tarihi mirasının bir parçası olması hem de Kur’an ve akıl yürütme arasında kurduğu ilişki biçimi bakımından dikkate şayan bir öneme sahip Düşünmenin Doğru Ölçüsü: el-Kıstâsü’l-Müstakîm, konuya ilgililerin yanı sıra geniş bir okur kitlesi için de çarpıcı bir çalışma niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7715a58-cae5-4faa-b533-511baca8e5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Yüzler</image:title>
            <image:caption>Dostunu, düşmanını tanımayan hezimete uğramaya mahkûmdur. Bu yüzdendir dost ve düşmanını tanımak; kişiler, müesseseler, devletler ve dinler için de en ehemmiyet verilmesi gereken şeydir. Düşmanın gizli olanı âşikâr olanından daha tehlikelidir. 
Düşmanlığını alenî yapanı tanır ve gerekli tedbirleri alırsın. Lâkin gizli olanı senden gözükür, ‘dost’ gibi yaklaşır, yüzüne güler, tanımayı güçleştirir. Ne yazık ki düşmanını herkes tanıyamaz. Herkes iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini ayırt edemez. Kaldı ki günümüzdeki eğitim sistem ve müfredatı tam da bu ayırt edememe işlevi için var. 
Bazıları ise kendine güvenip, düşmanını küçümser. O da ihanete uğramaya, gizli yâhut açık hasmının kininden nasibini almaya mahkûmdur. 
Türkiye, dünyanın en stratejik kavşağında yer alıyor. Ayrıca Müslüman Türk milletine tarihinin, mensubu olduğu dinin yüklediği büyük mesuliyetler var. Türkiye’nin uzak veya yakın, içte veya dıştaki düşmanları bu gerçeğin farkında ve bu yüzden düşmanlıklarını daha da pekleştiriyor. Siyasetlerini buna göre yürütüyor. Bu kitap dost ile düşmanın ayırt edilmesine yardımcı olmak gibi aşırı bir iddiaya sahip değildir. Ancak ele aldığı şahsiyetler ve karanlık ilişkileri ülkemize çalınan ve büyük ölçüde de tutan maya ile dünyadaki bazı kirli şahsiyetleri özetle ele alıyor. Muhtemelen de yeni karanlık ve de aydınlık yüzlerle devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a60976e2-66f2-420a-9c37-5a69d338bea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal Tahir ve “Türk Romanı”</image:title>
            <image:caption>Ekim 1967’de yayımlandığında konusu, dili, arka kapak yazısındaki dikkat çekici “Türk romanı” ifadesi, Kemal Tahir’in edebi ve entelektüel gücü nedeniyle büyük ilgi gören Devlet Ana romanı, neşredilir neşredilmez büyük tartışmaları beraberinde getirir. Aylar boyunca gazete ve dergilerde Kemal Tahir ve eseri Devlet Ana üzerine yazılan yazılar, yazara ve esere getirilen eleştiriler “Türk romanı” üzerine yapılan geniş tartışmalara dönüşür. Öyle ki Devlet Ana ve Kemal Tahir üzerine dergi özel sayıları çıkar, soruşturmalar yapılır. 
Bu zengin tartışma ikliminde gazeteci ve yazar Mehmet Seyda, Kemal Tahir’in de aralarında bulunduğu gazeteci, yazar ve okur grubuyla, “Türk Romanı” başlıklı bir açık oturum düzenler. Daha sonra açık oturumun kayıtları kitap haline getirilir. Açık oturum kayıtları dönemin edebiyat iklimine, “Türk Romanı” tartışmalarına önemli tanıklık ve değerlendirmeler sunmasının yanında, Devlet Ana etrafında ortaya çıkan tartışma ve eleştirilere Kemal Tahir’in birinci ağızdan verdiği cevapları da içermektedir. Kemal Tahir edebiyat ve roman üzerine derinlikli çözümlemelerinin ardından, Dostoyevski ve “Rus Romanı” örneklendirmesiyle romana ve edebiyata Türk dehasını getirmek gerektiğini vurgulayarak “Türk romanı” tartışmalarına noktayı koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dee2767-562d-45c0-af05-9c58732557d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirinin Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Romanda sürekli farklı teknikler deneyen Ahmet Mithat’ı “eski hikâyemizi modernize eden yazar” şeklindeki yargıya kilitlemenin; düşünsel serüveni, kaynakları, ilkeleriyle tanımlanabilir bir ideolojisi olmadığı halde Tevfik Fikret’i hümanist olarak edebiyat tarihine kaydetmenin dayanağı nedir? Nazım Hikmet’in “Putları Yıkıyoruz” yazıları, siyasal reflekslerin ötesinde şiirin kendi tarihi içindeki eleştirileri olarak okunabildi mi? Yakup Kadri, Yaban’ın ikinci baskısına koyduğu karşı eleştiride, hakkında yapılan eleştirileri boşa mı çıkardı; tersinden itiraf mı etti? Tanpınar, gerçekten “Bir Türk romanı yok” dedi mi? Folklor neydi ki Cemal Süreya “Folklor Şiire Düşman” dedi.   Bu kitaptaki yazılar, Tanzimat yıllarından itibaren yaygın edebiyat ortamlarında ve akademik edebiyat eğitiminde sık sık atıf yapılan bazı eleştiri metinlerini yeniden okumak, dolayısıyla yeniden anlamak amacıyla yazıldılar. Bu amacın arka planında, seçilen eleştiri metinlerinin, atıf yapılan çevrelerde okunmadığına veya kör okumaya tabi tutulduğuna dair endişeler bulunduğu son derece açıktır. Atıf yapılan birçok metnin aslında hiç görülmediğine, bugünkü eleştiri kavramları kullanılmadığı için o metinlerde roman, şiir, tiyatro eleştirisi bağlamında birçok şeyin söylenilmemiş olduğu kabulünün yaygın olduğuna tanık olmak çok da zor değildir.   Edebî eleştiri metinlerini, kültürün ve siyasetin değişme tarihi eşliğinde, yenilenme paradigmasının kapattığı anlam aralıklarını açmaya çalışarak, metinlerle ilgili nakledilip durulan bazı hükümleri bir süreliğine devre dışı tutarak, yeniden okumak, sözünü ettiğimiz bazı yanlış ve eksik hükümlerin düzeltilmesine, bu metinlerden yeni ilkeler ve nitelikler bulmamıza katkı sağlamaz mı? Ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e7dff3-56d3-4da7-8131-5485b37f0d91.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğmuşlar</image:title>
            <image:caption>Ölmeden önce ölmek için doğduktan sonra doğmak gerek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de5ceebf-b032-4494-8c14-96f8c5e4296a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah</image:title>
            <image:caption>Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah ile ustalık dönemine giriş yaparken Türk edebiyatına zirve bir eser kazandırmıştır. Yazar, romanında zamanın değişimini; bireyin, bu değişim içinde kendi mevcudiyetini yaşayış biçimini, hayal kırıklığını ve umudu okurlar için anlaşılabilir ve idrak 
edilebilir kılıyor. 
 
Mai ve Siyah’ta, babasının ölümü ile birlikte Ahmet Cemil’in kişiliğinde yaşadığı değişimler, aslında bize bir neslin içinde bulunduğu sıkıntı ve kederi, edebi şöhret arzusunu gösterirken, onun kendini gerçekleştirme sürecini de ele alıyor. Halid Ziya’nın toplumda yaşanan bu hakikati sanatkârane bir üslupla ele alması sayesinde bizler de dönemin edebiyat, sanat ve entelektüel ortamını tanıma fırsatı buluyoruz. 
  Cevdet Kudret’in Türk edebiyatında ve Halid Ziya’nın kendi sanatında bir dönüm noktası olarak işaretlediği Mai ve Siyah, Tahsin Yıldırım’ın titiz edisyonuyla yeniden okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fbad473-fc18-4d1c-aa39-4f9da3341920.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Faresi Johnny’nin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Şehir Faresi Johnny’nin Öyküsü, birbirlerinin evini ziyaret eden, biri köyde biri de şehirde yaşayan iki fareyi anlatır. Ancak her ikisi de kendi evlerinde çok daha mutlu olduklarını kısa sürede keşfederler. 
  Şehir Faresi Johnny bir dolabın içinde doğdu. Timmy Willy ise bir bahçede. Timmy Willy yanlışlıkla bir sepetin içinde şehre giden, köylü küçük bir fareydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ac0fbd6-559e-4b02-a427-f9a6ce1cee05.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaramaz Kedi Tom’un Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Yaramaz Kedi Tom’un Öyküsü, çay partisi için anneleri tarafından güzelce yıkanıp giydirilen Tom ve kardeşlerinin, türlü yaramazlıklarını ve kıyafetlerini nasıl kaybettiğini anlatır. 
 
Bir gün Bayan Tabita Tiktik arkadaşlarını çaya davet etti, bu yüzden arkadaşları gelmeden önce yıkayıp güzelce giydirebilmek için yavrularını yakalayıp eve getirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a36ca205-19df-4b79-8069-4bee8878d403.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Tod’un Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Bay Tod’un Öyküsü, bir tilki olan Bay Tod ile onun en büyük düşmanı olan Porsuk Tom’un aralarındaki çekişmeyi anlatır. Porsuk Tom, Tavşan Benjamin ve Tonton’un çocuklarını kaçırdığında, Bay Tod farkında olmadan tavşanların en büyük yardımcısı olur. 
 
Kitaplarımı iyi huylu kişiler hakkında yazardım. Şimdiyse biraz değişiklik olsun diye Porsuk Tom ve Bay Tod adında iki geçimsiz kişi hakkında bir öykü anlatacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6773cdc7-38a7-441b-9935-2012634234ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Balıkçı Jeremy’nin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Bay Balıkçı Jeremy’nin Öyküsü, akşam yemeği için dere balığı yakalamaya giden bir kurbağanın talihsizliklerle ve maceralarla dolu bir gününü anlatmaktadır. 
 
Bir zamanlar Bay Balıkçı Jeremy adında bir kurbağa vardı. Bir göletin kıyısında bulunan düğün çiçeklerinin arasında ufak, rutubetli bir evde yaşardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45a91a00-4cc1-48b0-a879-011b34898ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıpzıp Ailesinin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter tarafından yazılmış ve resimlenmiş Zıpzıp Ailesinin Öyküsü, marul yedikten sonra uyuyakalan Zıpzıp ailesinin çocuklarının Bay Gregor tarafından yakalanmalarını ve doğru bir plan sayesinde kurtarılıp ailelerine güvenle kavuşmalarını anlatır. 
 
Çok fazla marul yemenin uyku getirdiği söylenir. Marul, Zıpzıp ailesi üzerinde gerçekten de uyku getiren bir etkiye sahipti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3f7f46b-c839-45ba-adc1-9066da7357ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileşme: Kayıp Nekahet Sanatı</image:title>
            <image:caption>Hastalık söz konusu olduğunda, bazen son yalnızca başlangıçtır. İyileşme ve nekahet sözcükleri yaşamımızın çeperinde yer alır, ta ki biz onlarla gerçek anlamda yüzleşmek zorunda kalana kadar. İyileşme yolculuğuna çıktığımızda sağlığa ve mutluluğa dönüş yolunun çoğu zaman düşündüğümüzden daha uzun ve dolambaçlı olduğunu fark ederiz.  
Aile hekimi ve yazar Gavin Francis, İyileşme’de nasıl –ve neden– iyileştiğimizi incelerken, bu sürecin pek çok farklı biçimi olabileceğini ve modern yaşamda iyileşmeye çoğunlukla yeterince yer ve zaman ayırmadığımızı ortaya koyuyor.  
Tıbba “bilim ile nezaketin ittifakı” olarak bakan Francis, İyileşme’de günbegün yaşanan iyileşme mucizesinin umut ve dönüşüm öyküsünü gözler önüne seriyor.  
 
“İster hasta olsun ister hekim, bu kısa ama derinlikli kitabı okumaktan fayda görmeyecek birini düşünemiyorum.” –Henry Marsh  
“Bilge, nazik ve usulcacık umut fısıldayan bir kitap.” –Rachel Clarke</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db4f546-b63f-4314-bcdd-f096e0ba90e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüzde Yanlış Bilinen İslami Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Böylesine muhtasar bir kitabı hazırlamak hiç de kolay olmadı. Zülfiyâre dokunacağını bilerek kendimle az mücadele etmedim. 
Nüfusumuzun yüzde doksanı Müslüman olmasına rağmen dinini öğrenip öğretmede yanlışları gördükçe kalemim de feryat etti. Akla ve bilme pek az yer verdiğimiz için, başımıza her gelen felaketi kader yorganı altında 
Yaratana fatura ettik. 
Kadir gecesi yanında nice geceleri kandile çevirdik. Cehennem üzerine Sırat Köprüsünü monte etmekle kalmadık, Peygamberimizi Allah’la konuşturduk. Hacerül-Esved’i şefaatçi yaptık. 
Kurban kesmeyi kimimiz vacip, kimimiz farz kıldık. Kabir azabı ile insanlarımızı korkuttuk. Kuranı Kerim’i hadislere boğdurduk. Dahası da var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3532df5e-133c-42fc-9b8f-8d5db94c529a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalp Muhafızı -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bende senin kalbinin haritası var. Ben orada asla kaybolmam.” 
 
Krallıkların savaşı sona erdi lakin Sara ve Hazar’ın savaşı 
daha yeni başlıyor...  
 
Sara ondan ustalıkla gizlenen sırları art arda öğrenmenin şaşkınlığını yaşarken kendini bir kâbusun içinde bulacak, Hazar ise tüm bunların ortasında hiç olmadığı kadar acı dolu bir çaresizliğe hapsolacaktı...  
Hissettiği tüm güzel hisler yerini kahra ve hüzne bırakırken Sara, tutunduğu her dalın çatırdadığını izleyecek, umutsuzluğu tadacaktı. 
Peki, tüm aşk masalları mutlu sonla bitmez miydi? 
 
İlk kitabıyla bizi yüzlerce yıl öncesine götüren ve krallıkların kapılarını açan Kalp Muhafızı serisi ikinci kitabıyla devam ediyor! 
 
&quot;Bana göre herkes içinde kendi krallığını taşır ve sen benim şahsi krallığımı yerle bir ettin.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f45cc88e-eb65-489e-b6b3-2aabd192fd48.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Mevsimler</image:title>
            <image:caption>“Bir sabah gözlerimi açtığımda, 
her şeyin rengi solmuştu. 
Çok yağmur yağıyordu ve 
yağmur yalnızca benim üzerime yağıyordu.” 
Duyguların değişkenliğini ve yaşanan duygu geçişlerini farklı bir açıdan izlemeyi sağlayan bu hikâye, hislerle nasıl başa çıkılabileceğini anlatıyor. Küçük bir kızın hislerine tanıklık etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09014f0f-702f-4375-8c1c-22b9fc6683e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıl Niyazi</image:title>
            <image:caption>Namaz kılmanın önemini eğlenceli bir şekilde keşfetmek ister misiniz? 
O zaman “Kıl Niyazi” tam da aradığınız çizgi roman! 
Bu eşsiz eser, herkesin içinde devam eden nefs ve vicdan savaşını eğlenceli bir dille okuruna sunuyor. Kahramanımız Niyazi, kendisine sürekli “Namaz kıl” diyen herkese kıl olduğu bir çocukluktan sağlam bir “kul” olduğu gençliğe yürürken yanından ayrılmayan iki kişi var: Nefsi ve Vicdanı! Bakalım Niyazi kimin sözünü dinleyecek ve kıyamete kadar devam edecek bu savaşın galibi kim olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89838904-efa0-47dc-933e-0d4833ebb089.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalp Muhafızı -2</image:title>
            <image:caption>“Bende senin kalbinin haritası var. Ben orada asla kaybolmam.” 
 
Krallıkların savaşı sona erdi lakin Sara ve Hazar’ın savaşı 
daha yeni başlıyor...  
 
Sara ondan ustalıkla gizlenen sırları art arda öğrenmenin şaşkınlığını yaşarken kendini bir kâbusun içinde bulacak, Hazar ise tüm bunların ortasında hiç olmadığı kadar acı dolu bir çaresizliğe hapsolacaktı...  
Hissettiği tüm güzel hisler yerini kahra ve hüzne bırakırken Sara, tutunduğu her dalın çatırdadığını izleyecek, umutsuzluğu tadacaktı. 
Peki, tüm aşk masalları mutlu sonla bitmez miydi? 
 
İlk kitabıyla bizi yüzlerce yıl öncesine götüren ve krallıkların kapılarını açan Kalp Muhafızı serisi ikinci kitabıyla devam ediyor! 
 
&quot;Bana göre herkes içinde kendi krallığını taşır ve sen benim şahsi krallığımı yerle bir ettin.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55135259-98bf-4a6c-9fc7-097306c0aeef.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimizin Hayatından Hatıralar Seti (4Kitap)</image:title>
            <image:caption>Sevgili Peygamberimiz’in (asm), Kur’an’dan sonra bizlere bıraktığı en büyük miras, hayat yollarında ilerlerken, bir deniz feneri gibi önümüzü aydınlatan örnek yaşayışıdır. 
Onun muhteşem yaşayışı, sadece biz Müslümanlar için değil, yeryüzünün bütün insanları için baştan başa göz kamaştırıcı tablolarla bezelidir. 
Biz bu kitapları, Peygamber Efendimiz’in (asm) varlığı ile, yeryüzünün en mutlu, en huzurlu günlerinin yaşandığı Saadet Asrı’nın, unutulmaz hatıraları arasından, bir gül bahçesinden gül toplar gibi derledik... 
Bu güzel hatıraları okuyup öğrendikçe, hayatımıza, örnek alınacak hayatların en güzelinin, Sevgili Peygamberimiz’in (asm) hayatının gül kokusu karışacak... Anne ve babamıza, akrabalarımıza, arkadaşlarımıza, dostlarımıza hatta çevremizdeki canlı cansız her şeye karşı bakışımız değişecek, davranışlarımız güzelleşecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2338f89f-c653-421b-9a2a-f053893d212b.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Kurtulmamak?</image:title>
            <image:caption>&quot;Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” 
Prof. Dr. İlber ORTAYLI 
 
 
“İki buçuk asırdan beri varlığı tehlikeye giren Türklüğün, henüz tam kurtuluşa erdiğine inananlardan değilim. İleri Batı dünyası toplulukları içinde zekâmızın, kabiliyetlerimizin, irade ve cesaretimizin bize hak kazandırdığı şerefli yerimizi alıncaya kadar, savaşımız, en başta bir medeniyetçilik savaşı olmak kaderindedir. 
Son yıllarda, medeni insanlığın, tefekkür ve vicdan hürriyetini korumak için, kilise taassubu ile asırlarca boğuşarak yarattığı hukukun, bu memlekette, tefekkür ve vicdan hürriyetini boğmak isteyen şeriatçı taassubu himaye etmek için nasıl istismar edildiğini hep görüyoruz. Biz, ya siyasi hürriyet uğruna içtimai hürriyetlerimizi, tefekkür ve vicdan serbestliğimizi feda etmek veya bu nimetlere ermek için siyasi hürriyetlerimizden olmak çıkmazı içinde bocalamaya mahkûm kalamayız. Vatanın medeniyetçi evlatları, Türk milletini iki saadeti bir arada tatmak bahtiyarlığına kavuşturmalıdırlar. 
Biz kurtuluruz. Kurtuluş yolundayız. Kurtulmak varken niçin kurtulmamak?..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4895466a-5efc-4cbc-903a-813e13befb2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Yağız İş Başında</image:title>
            <image:caption>Yüksek güvenlik önlemleri ile korunan tarihi bir müze de ansızın Lidyalılara ait para kaybolur. Müze yetkilileri bir türlü olayı aydınlatamazlar ve işin uzmanlarına başvurmaya karar verirler. 
        Dedektif bürosunda görev yapan Dedektif Akça’nın meraklı mı meraklı, dikkatli mi dikkatli Yağız adında bir oğlu vardır. Yağız’ın en büyük hayali annesi gibi başarılı bir dedektif olmaktır.  Kendisine Jr. Dedektif Yağız adını veren Yağız, Lidyalılara ait parayı bulabilmeye yardım edebilecek midir? Peki ya müze de neyi tesadüf eseri keşfedecektir? 
 
           Jr. Dedektif Yağız’la hareketli bir maceraya çıkmaya kimler hazır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67505459-ea5b-4f83-9779-b88db3a5a318.jpg</image:loc>
            <image:title>Temmuz 1914 / Savaşa Doğru Geri Sayım</image:title>
            <image:caption>I. Dünya Savaşı’nın patlak verişi “hiç aşılmayan bir dramdı”. 
 
 Yüzyılı aşkın bir süredir, karakterlerin hiçbiri akıllardan silinmedi: Habsburg Hanedanı’nın kaygı içindeki varisi Arşidük Franz Ferdinand; ona suikastı planlayan fanatik Bosnalı Sırp komplocular; suikast sonrası yaşanan karmaşayı fırsat bilen Avusturyalı devlet adamları Conrad ve Berchtold; onlara arka çıkan Kayzer Wilhelm ve şansölye Bethmann; imajını değiştirme peşindeki Rus Dışişleri Bakanı Sazonov; Rusları kışkırtan Fransız devlet adamları Poincaré ve Paléologue; son olarak da Londra’daki Kabine üyeleri arasında durumun ciddiyetinin farkına varıp acilen eyleme geçilmesi gerektiği düşüncesindeki Winston Churchill. 
 
Temmuz 1914, 28 Haziran’daki kanlı eylemle başlayan ve 4 Ağustos’ta Britanya’nın da dahil oluşuyla Avrupa’daki çatışmayı dünya savaşı haline getiren süreci bu figürlerin gözünden aktarıyor. Savaşın kaderin bir oyununun yahut kaza sonucu değil, düpedüz çıkar peşindeki politikacıların çatışmayı körüklemeleri, büyük tehlikeye karşın tutumlarında diretmeleri nedeniyle patlak verdiğini açıklıkla gözler önüne seriyor. Bununla birlikte sorumluluklarını yüklenemeyen yahut tansiyonu düşürmek için büyük çaba sarf eden haysiyetli figürlerin dramına da yer veriyor. 
 
Tarihçi Sean McMeekin’ın sarsıcı, kaçınılmaz olarak gerilimli ve ince ince detaylandırdığı olağandışı kitabı Temmuz 1914: Savaşa Doğru Geri Sayım, felaketin ardındaki figürlerin portresini ustalıkla çizerek o mahvedici bir ayın hikayesini neredeyse dakika dakika yeniden kurguluyor. Tarihin en büyük felaketlerinden biri olan I. Dünya Savaşı’nın çıkışını yeni bir bakış açısıyla ele alıyor. 
 
“Sean McMeekin modern Avrupa’nın önde gelen genç tarihçilerinden biri, 
hatta hakiki tarihçisi olduğunu ortaya koyuyor.Temmuz 1914’te savaşın patlak verişi konusunda tüm yeteneklerini kullanmış ve yeni bir şaheser yazmış.” 
Norman Stone, II. Dünya Savaşı kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f95ab17-d61b-4f5f-9ae6-c38b179356ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Destandan Romana</image:title>
            <image:caption>Destandan Romana tıpkı edebiyatın temel çabasının insanın karmaşık ruhsal yapısını irdelemek ve iç dünyasını tüm yönleriyle göstermeye çalışmak olduğunu düşünen Gulliver’in Seyahatleri’nin yazarı Jonathan Swift gibi, Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünün iz bırakan hocalarından Ünal Aytür’ün aynı düşünceyle yazdığı makale ve önsözlerini bir araya getiriyor. 
Destandan Romana bir yandan destan, şiir, hiciv, roman, tiyatro, öykü ve edebiyat kuramı-eleştiri gibi edebi türleri Homeros’tan 1960’lara gelişimleri ve anlatım yöntemleriyle ele alırken, diğer yandan Aytür’ün tek başına ya da eşi Necla Aytür’le çevirdiği George Eliot, Henry James, Joseph Conrad, E. M. Forster, D. H. Lawrence ve William Faulkner gibi yazarları ve kitaplarını da okurla buluşturuyor. 
Kitabın sonundaki “İngiliz Dili ve Edebiyatı ve Cumhuriyet” yazısı ise, bölümün İngiltere’de eğitim gören kurucu hocaları Orhan Burian, İrfan Şahinbaş, Hamit Dereli ve Saffet Korkut’un çalışmaları ve çevirileri özelinde bir edebiyattan diğerine uzanan bir köprü..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30e5c17d-5c50-444b-9313-cfc85160b73f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayağa Kalk Anadolu</image:title>
            <image:caption>2019 yılında yayınlanan, “Hukuk Aşkı” adlı kitabımda, bir anayasa öneri metnim de vardı. Diğer kitap çalışmalarımda ise buna ilave ve düzeltmeler yaptım, geliştirdim. 
Okumakta olduğunuz 24. kitabımda ise daha detaylı, kabul edilebilir, sürdürülebilir bir anayasa önerisi hazırladım. Birlikte yaşamın ortak mutabakatını, anayasayla sağlamış olsak da elbette yeterli değildir. Diğer yasalarla, tabana yayılmış adalet ruhu ve hukuk bilinciyle desteklenmelidir. 
Farklı alanlara özel yazılmış kitaplarımla ise bu ilave desteği sağlamaya çalıştım. 
Anayasa önerisi hazırlama sürecinde; yoğun araştırma, inceleme, okuma ve gözlemler yaparak; hakkaniyet, meşruiyet ve evrensellik kapsamını genişletmeye özen gösterdim. Farklı ülkelerin anayasalarını inceledim. Doktora ve bitirme tezleri okudum. Diğer anayasa önerilerini de inceledim. 
AİHM, AYM ve Yargıtay kararlarını okuyarak; ortak ve ortalama toplumsal sorun ve çekişmeleri tespit etmeye çalıştım. 
Anayasalar, bir toplumun güvenliğini, garantörlüğünü, huzurunu, devamlılığı, barışı, düzeni sağlayan en temel metinlerdir. Elbette ki ihtiyaç olduğunda değiştirilebilmelidir. Öncelikle anayasa; tüm toplumun içselleştirdiği, yanında taşıdığı, bazı kısımlarını ezberlediği, pano yapıp duvara asabildiği nitelikle ve içerikte olmalıdır. İçerikte yalnızca anayasa önerimiz yoktur. Denemeler, özdeyişler, alıntı söz ve yazılarla; amaç ve ideallerimi, genişletmeye ve gerekçelendirmeye çalıştım. En son bölümde ise, sürekli güncellediğim önerilen kaynak eserler listesini bulacaksınız. 
“Yüzlerce anayasa önerisi var, bizimki ne işe yarayacak?” diye düşünmek, irade ve kararlılığımızı baştan devre dışı bırakmak olur. Eser yayınlanıp dağıtıma çıktığında, yazarı ve okurları tarafından gerekli makam ve kurumlara iletilecektir. Demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin kalıcı temelleri; ancak toplumsal ve ortak bilinç hareketiyle atılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eca65eef-0875-43c8-a909-59f80297c18f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdealin Peşinde: Atatürk ve Alaca Höyük</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Müzesi, Alaca Höyük kazılarında çıkarılan arkeolojik eserlerin önemli bir bölümünü Bir İdealin Peşinde: Atatürk ve Alaca Höyük sergisinde izleyicilerle bir araya getiriyor. Sergi kapsamında Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan aynı adlı kitapta Hatti, Hitit uygarlıkları ve Alaca Höyük konusunda çalışmalar yürüten araştırmacılar tarafından kaleme alınan 25 akademik makale de okuyucuya sunuluyor. 
 1935 yılında başlatılan Alaca Höyük kazılarında açığa çıkarılan ve Türkiye’nin farklı müzelerinde korunan arkeolojik eserlerin önemli bir bölümü ilk defa bir arada sergileniyor. Sergi kapsamında Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alaca Höyük Müzesi, Çorum Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nden 235 arkeolojik ve etnografik orijinal eser İstanbul Yapı Kredi Müzesi’ne getirilerek kronolojik ve tematik bölümler altında sunuluyor. Türk Tarih Kurumu Arşivi’nden seçilen fotoğraflar ve Mahmut Akok tarafından yapılan orijinal çizimlerin bir kısmı da sergide yer alıyor. 
 Küratörlüğünü Nihat Tekdemir’in, bilimsel danışmanlığını ise Tayfun Yıldırım’ın yaptığı Bir İdealin Peşinde: Atatürk ve Alaca Höyük sergisi, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Yapı Kredi Müzesi’nin işbirliğinin bir ürünü. Serginin koordinatörlüğünü Bülent Gönültaş, Mehtap Ateş ve Nilüfer Babacan tasarımını ise Karşılaşmalar ekibi yaptı. 
 13 Ekim 2023 - 10 Mart 2024 tarihleri arasında İstanbul’daki Yapı Kredi Müzesi’nde görülebilecek serginin halka açılış tarihi olarak Ankara’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti ilan edildiği 13 Ekim belirlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a2ef6c-9dcb-4f7e-9f67-fce722ca3202.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutturulan Farz</image:title>
            <image:caption>...“Biraz yanar çıkarız” diye düşünmek, sadece şeytanın aldatmacasıdır. Aslında biz Kur’ân-ı Kerim ile hiç tanışmamışız. Ninemizden, dedemizden, anamızdan, babamızdan ne gördüysek, onu din sanmışız. 
 
  Canımızdan çok sevdiğimiz sevgilimiz ya da canımızdan bir parça evladımız bize bilmediğimiz dilde mektup yazsa, ne yapardık? Önce acaba ne demiş diye, o dili bilen birine mektubu çevirtirdik. Sonra da ezberleyene kadar okurduk. Belki de mektup koynumuzda uyurduk gecelerce “Cancağızımızın kokusu sinmiştir üzerine” diye. Peki, Allâhu Teâlâ bize Kur’ân-ı Kerim’i göndermiş, Âlemlerin Rabbinden bize gelen mektup olan Kur’ân-ı Kerim için tavrımız ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e11eb22-b4e4-43b7-9e95-3e7a0c58ea02.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an-ı Kerim’de “Beyne” Mucizesi ve Yaşayan Kur’an Mucizeleri 2</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada, yüce Kur’an dan öğrendiğim bazı ayetlerin yakın tarihimizle ilgili bazı mucizevi yönlerini, siz değerli din kardeşlerimle paylaşmaktır ki, bu sayede belki “Müslümanım elhamdülillah” dediği halde, belki de hacca ve umreye bile gidip hatta onlarca kitap okuduğu halde, kendisine sorulduğunda “Hiç Kur’an-ı Kerim’in anlamını bilerek okudunuz mu?” sorusuna “ hayır, okumadım” diye cevap veren insanlara bir uyarı ve bir teşvik olur da, bundan sonraki hayatlarında Kur’an-ı Kerim’in öz bir tefsiri olan, mealini’de okumaya başlarlar ve yüce ALLAH’ın bize bir rahmeti ve tenezzülü olan Kur’an ın mesajını anlayıp, Kur’an ın tercümanı olan peygamber efendimizin aleyhissalatu vesselam sünnetine ittiba edip, hakiki Müslümanlar olarak, hep birlikte yüce ALLAH’ın kitabı olan Kur’an’ı Kerim’e sımsıkı sarılırız! İNŞALLAH!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a45c7f9-bcc1-4892-9daa-4e9a7c074595.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben de Seni Çok Seviyorum Allah’ım</image:title>
            <image:caption>Çok seviyor Rabbimiz bizi,   
Yerlere göklere yazmış sevgisini, 
Açarsan gözlerini kocaman sen de     
Okuyabilirsin bunu baktığın her yerde. 
 
Bazen bir kuşun şarkısında, 
Bazen annenin sıcak kekinde, 
Bazen ıhlamurun yaprağında, 
Bazen yağmurdan sonra toprağın kokusunda… 
 
Gözlerini kocaman aç ve seyret, 
Bazen de sımsıkı yum ve hisset!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef27ac5c-9c5e-43b7-8f7d-d03836a0548f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Çizgi Roman Albüm 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar, ben Şakir. 
Hepinizin bildiği şekilde nam-ı diğer Kral Şakir. Bu kez çizgi roman albümünün 3. kitabında yepyeni maceralarla karşınızdayım. Çılgın ve bir o kadar da komik ailemle yaşadığımız maceraları çizgi roman olarak bu albümde topladık. 
Eğlenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72bdddb5-fe35-40ca-bbe5-eace2c6480c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaip</image:title>
            <image:caption>Çünkü senin her şeyin bulaşıcıdır Güzin. Sen gülersen bakkal güler, taksici güler, elinde tavşan balonuyla yanından geçen çocuk güler, dilenci kadın güler, otobüsün camından yarı ölü yorgun yüzüyle dışarıyı izleyen dede güler, su güler, hava güler, kar güler, şehir güler, sokak güler. Sen üzüldün mü güneş bile çıkmaz. Yağmur yağar üç gün üst üste. Bulutlar bırakmaz güneşi kendini göstersin. Sen acıktın mı aşevlerinin önü, lokantaların kapısı, köftecilerin arabaları kuyruk olur. Sen şaşırırsan Güneş tutulur, Ay tutulur, gökte milyarlarca yıldır dönenen onca cismin aklı karışır. Sen seversen senin sevgin tüm dünyaya yeter. Tüm dünyadan aynaya tutulmuş ışık gibi sana geri döner.
Uzun yıllardır okumaya hasret kaldığımız türde sıcak bir aşk hikâyesi, dünyanın farklı coğrafyalarından gelmiş, birbirinden garip insanların esrarengiz hikâyeleriyle buluşuyor. Karanlık denizler, ürkütücü maceralar, mitolojik figürler, korkunç mahluklar… Hepsi birbirinden “acaip” bu hikâyeler, Ankara’nın en karanlık tarafında kalan karanlık olaylara karışıyor, içinde ne işler çevrildiğini anlayamadığımız bir çeviri bürosunda Samim ile Güzin’in sonsuz aşkına çevre oluyor.
Mahir Ünsal Eriş, serinin ilk kitabı Gaip’te araladığı sır perdesinin ardından Acaip’le ilerliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64bc03f2-4246-4494-9714-6bce9eb45883.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Küçük Sincap Zıpır ve Kıpır</image:title>
            <image:caption>Bir kardeşinin olacağını haber aldığından beri yuvasının penceresinden patikalara ve nehre bakan Zıpır, kardeşi ile birlikte oynayacağı oyunlar için çok heyecanlıydı. Beklemek oldukça zordu ama içinde bir yerlerde onu çok seveceğini hissediyordu. Kardeşi Kıpır acaba kime benzeyecekti? Kıpır onunla hangi oyunları oynayacaktı?
Zıpır, kardeşi Kıpır&apos;ı görünce sevecek miydi? 
Bir kardeşin dünyaya gelmesi nasıl bir histi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c38f080e-6286-4775-bb3e-d4fdf7901fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifacının Kalbi</image:title>
            <image:caption>Birkaç yüzyılda bir tekrar eden felaket bir kez daha kapıya dayanır. Ölüm Terzisi bu defa kaybetmemekte kararlı. İnsanlar için kâbus dolu günler başlar. Ruh Budayanların aniden ortadan kaybolması, karanlığın giderek güçlenmesi ve uğradığı saldırılar Şifacı Ubin’i tedirgin eder. Prensle başlayan dostluğu onun bir yolculuğa çıkmasına vesile olur. İnsanları kurtarmakta kararlı olan Ubin için esas sınav gizemli Rubaro ile karşılaşmasıyla başlar. Bir seçim yapmak zorundadır. 
 Karanlık ve aydınlığın savaşında silahlardan daha güçlü bir şey varsa o da sarsılmaz bağlardır. Asırlar öncesine dair bilgiler tahrip edilmişken acımasız Ölüm Terzisi’ni yenmek mümkün olacak mı? 
“Ben bile isteye bıraktım seni çünkü seçtiğin tüm yollar ölümden geçiyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/840ac6e6-835b-4c3b-b39c-18609fe2a16f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kekre Öyküler</image:title>
            <image:caption>Dünya kendi ekseni etrafında döner; bu evrensel bir gerçektir. Ancak gerçeklik, sadece bu dönüşle sınırlı değildir. Güneş&apos;in etrafında dönerken, zaman adını verdiğimiz illüzyon gerçekleşir ve biz büyürüz. Gözlerimiz dünyayı keşfederken, çocukluğumuzda bize anlatılan masalsı öykülerin gerçek dünyada da yaşandığının farkına varırız. Aslında gerçek hayatta da her şey aynıdır; farklı olan sadece şekil ve boyuttur. 
Canavarların yerini insanlar alır, şatolar yanlış ısıda yıkanmış çamaşırlar gibi çeker ve geniş salonlar yerini dar odalara bırakır. Hayat, parça parça masalsı öykülerden oluşur ve her öykü, hayata ve gerçeklere bir sesleniş taşır. Bütüne baktığımızda ise kelimelerden dilimize kalan, kekremsi tatlarla dolu bir dünya ortaya çıkar. İşte, &quot;Kekre Öyküler&quot; bu tatların toplamının sayfalarda yer bulmuş halidir. Gerçeğin ötesinde bir dünyaya adım atın, insanın iç dünyasının karanlık köşelerine dair keşiflere çıkın. Kekre Öyküler, sizi gerçekliğin ötesine taşıyacak bir yolculuğun kapısını aralar. Bu kitap, sadece kelimelerden değil, duygulardan ve deneyimlerden oluşan bir eserdir. Şimdi, bu dünyanın içine dalın ve zaman zaman gerçeklerin ötesindeki masalsı öykülerin büyüsüne kapılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad948839-8a4e-401e-b250-a70c6a4e5921.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhabalar Günü</image:title>
            <image:caption>Kaçıyordum 
Kötülüklerden kaçıyordum 
Kalabalıklardan kaçıyordum 
Kendimden ve günahlarımdan kaçıyordum 
Ölüm vardı 
Ondan kaçıyordum 
Güzelliği bulacaktım 
Ona kaçıyordum 
Güzelliğin bahçesine vardım 
Soluklandım 
Reyhan, nane kokusunu aldım 
Uzandım akasyaya değdi ellerim 
Ve Zuhal’i bahçede gördüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84329aac-d3b1-4a46-838b-f8a768a556c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridelerine Göre Bir Devlet Güvenliği Meselesi : Eşkıya Terörü (1920-1925)</image:title>
            <image:caption>Tarihsel açıdan bakıldığında insanlığın var oluşun­dan beri her dönemde insanların malına, canına ve ırzına kast eden bir takım fiillerin söz konusu olduğu görülmektedir. Bu fiiller çeşitli dönemlerde farklı isimlerle tanımlanmıştır. Bunlar arasında en bilinenleri; eşkıya, şaki, haydut ve korsan gibi tanımlamalar olmuştur. Kişilerin canına ve malına karşı sarf edilen bu gibi yasadışı eylemlere karşı her devlet farklı veya benzer çözüm önerileri ortaya koymuştur. Devleti ve milleti zarara uğratan eşkıyalık faaliyetlerinin Osmanlı Devleti ve onun mirasını devralan Türkiye Cumhuriyeti Dönemi&apos;n­de de etkinliğini koruduğu görülmektedir. Bu bağlamda, 1920-1925 arası eşkıyalık faaliyetleri incelendiğinde terör tanımının içinde bulunan tüm unsurların eşkıyalık kavramı içerisinde yer aldığı görülmektedir. Bu nedenle bahse konu olan dönemdeki eşkıyalık faaliyetlerinin bir nevi terörist eylemler olarak addedilmesi yerinde bir tanımlama olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203b3fac-401d-494e-8b4d-dce16dd7cf37.jpg</image:loc>
            <image:title>Pop Starlar Dansçılar -Modayı Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>Sahne üzerinde havalı ve ritmik bir şekilde dans et ve dünyayı fethet! 
 
Dansçıların stili kendi içinde oldukça zıtlık içerir: bol kazaklar, şık elbiseler, görkemli pelerinler ve renkli aksesuarlar. Her zaman hayalini kurduğun şaşırtıcı kıyafet kombinlerini yaratabileceksin. Tarz sahibi dansçıları boya, onları çıkartmalarla süsle ve dans dünyasının hiç sönmeyen yıldızı ol.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1836f466-6184-4d15-a372-7003ce62ec5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Moda Başkentleri Milano - Modayı Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>KÜRESEL MODANIN BAŞKENTİ MİLANO’DA SUNULAN EN SON KOLEKSİYONA HOŞ GELDİNİZ! 
Olağanüstü kostümler, parlak aksesuarlar ve lüks elbiselerle dolu moda dünyasına bir göz atın! Podyumda yürüyen mankenleri renklendirin ve onları lüks çıkartmalarla süsleyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfcd7617-e151-409d-b76d-c8c78f7734ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Pop Starlar Şarkıcılar - Modayı Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>Mikrofonu kap ve tarz sahibi grubumuzla birlikte sahnede bir yıldız ol! 
 
Şarkıcıların dünyası ışıltılı ve tahmin edebileceğin gibi her zaman değişim halinde. Farklı kıyafetler, parlak bir makyaj, göz alıcı aksesuarlar… Sahne üstünde her şeyin en iyisini bulacaksın. Tarz sahibi şarkıcıları boya, onları çıkartmalarla süsle ve müzik dünyasında 
parlayan bir yıldız ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/935147eb-45a8-497d-9c86-daf03c7342ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Moda Başkentleri Tokyo - Modayı Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>ÇARPICI MODANIN ŞEHRİ TOKYO’YA HOŞ GELDİNİZ! 
 
Egzotik Doğu’nun bu şaşırtıcı, tuhaf ama çok şık moda dünyasına bir göz atın! Podyumda yürüyen mankenleri renklendirin ve onları lüks çıkartmalarla süsleyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48108023-1b31-47b4-b543-3892dbd4ee58.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapadokya Bölgesi Folkloru</image:title>
            <image:caption>Kapadokya konusunda çalışmalarını yoğunlaştıran Faruk Güçlü, 1994 yılında Nevşehir Folkloru isimli bir çalışmasını yayınlamıştı. 
Kadim medeniyetlere beşiklik eden Kapadokya bölgesi, değişik kültürlerin harmanlanmasından oluşan derin izleri olan bir uygarlık tarihi bırakmıştır geriye. 
Kapadokya Folkloru isimli bu eser kadim medeniyetlerin kültürlerinden süzülen birikimlerini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/656ae982-3c2d-4991-b5d3-13947f0e8244.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamanlar Laleli ve Aksaray (1960-1977)</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;un Laleli semtinde yaşamış bir İstanbul&apos;lunun ( 1960-1977) yıllarını kapsayan; Laleli ve Aksaray semtlerindeki dükkan, esnaf, bina, ulaşım ve yaşantıyı kendi kişisel hayatının akışıyla harmanlayarak hafızasında biriktirdikleriyle; döneme ait belge, bilgi, görsel ve kendi çizimleriyle okuyucuyu geçmişe doğru yolculuğa çıkarmayı amaçlayan bir anı kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49a74e43-2562-4497-be2b-0fd1e86afa39.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiz Gezegenler - Yok Yüzler:1</image:title>
            <image:caption>Bir bilimkurgu romanında BİLİM KURGU EDEBİYAT usta bir kalemin elinde yoğrulup bütünleşiyorsa nasıl da çok farklı okuma lezzetleri çıkar ortaya? Ve üstelik bu müthiş serüven İzmir coğrafyasında yaşanıyorsa okumanın tadına doyum olmaz. Sadece çocukların ve gençlerin değil yetişkinlerin de bir solukta okuyacağı heyecanlı bir dizinin ilk kitabıyla buluşturuyoruz sizleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c012ee3f-2add-495d-9af8-10bb0ec214d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan İktisat ve Devlet</image:title>
            <image:caption>Murray N. Rothbard, İnsan İktisat ve Devlet ile, Mises&apos;in yazdığı İnsan Eylemi kitabının ardından Avusturya İktisat Okulu geleneğini en yüksek seviyesine ulaştıran iktisatçılardan biridir. Bu yüzden  Rothbard&apos;ın eseri tam bir baş yapıt niteliğindedir. Denilebilir ki, eser, piyasa iktisadının şimdiye kadar ki en olgun teorisini sunma başarısını göstermiştir. 
İktisadı genel insan davranışı biliminin (praxeology) en gelişmiş alt dalı olarak ele alan Avusturya İktisat Okulu&apos;nun önde gelen temsilcisi Rothbard, iktisadın konularını birbirinden kopuk alt kollara ayırmaksızın büyük bir yapı içerisinde ele almaktadır. Temel sorunsal olarak devlet müdahaleciliğinin özgür bir toplumun iktisadî hayatında yarattığı problemler üzerine duran yazar, fiyatların oluşumu, tüketim teorisi, üretim teorisi, enflasyon teorisi, tekel teorisi, matematiksel iktisadın problemleri ve girişimcilik gibi temel sorunsallara  bütüncül bir perspektiften yaklaşarak yeni açılımlar getirmiştir. Liberte Yayınları olarak bu büyük geleneğin göz ardı edilişine karşı bir duruş olarak Rothbard&apos;ın eserini yayınlamaktan iftihar ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e076e44-1c3c-4799-9781-615029d84754.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar ve Piyasa</image:title>
            <image:caption>Devlet, sosyal ve ekonomik refahı artırmak için ne yapabilir? Hiçbir şey, diyor Murray N. Rothbard. İktidar ve Piyasa bunun kanıtını içeriyor. Okuyucuyu, herhangi bir sosyal veya ekonomik soruna çözüm olarak devlete başvurmanın yanlış olduğuna ikna ediyor. 
 
Bu kitap.... &quot;Ben serbest piyasalardan yanayım ama...&quot; diyen ve ardından yararlı olduğuna inandığı bir müdahaleyi savunmaya devam eden kişilere verilecek ideal bir cevaptır. Rothbard ne olursa olsun bunun yararlı olmadığını gösteriyor. Ve her türlü hükümet müdahalesinin toplumu nasıl daha kötü hale getirdiğini anlamak için gerekli mantığı sunuyor. 
 
Kitapta ele alınan konulardan bazıları şunlardır: fiyat kontrolü, zorunlu karteller, lisanslar, kalite standartları, güvenlik önlemleri, tarifeler, çocuk işçi yasaları, zorunlu askerlik, işsizliğe sübvansiyonlar, istihdama sübvansiyonlar, taban fiyatlandırma yasakları, koruma, antitröst yasaları, patentler, kamu hizmetleri, kamulaştırma, ücret vergileri, kurumlar vergisi, sermaye kazancı vergileri, emlak vergileri, artan oranlı vergiler, tek vergi, herhangi bir şeyin devlet mülkiyeti ve her türlü devlet harcaması... Rothbard, her kategoride, önlemin neden başarısız olduğunun gerekçesini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d790356e-259f-42d6-9113-7abb4aa94879.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşı Suçlamak</image:title>
            <image:caption>BAŞ ŞÜPHELİ ON YEDİ YAŞINDA BİR KIZ 
 
En yakın arkadaşım Sõın’ın cesedi okulun arkasındaki boş 
arazide bulundu. Arkadaşımı kim öldürmüş olabilir? 
 
Ezici bir sürükleyici güç, çalkantılı gelişmeler... 
Ve sonu tahmin edilemez, şaşırtıcı bir hikâye. 
 
“Roman, hakikat ve inanç üzerine bir hikâyeden oluşuyor. 
Sık sık hakikat üzerine kafa yorarım. Hakikat, gerçekte 
olduğu gibi midir, yoksa insanların olmasını istediği 
gibi mi şekillenir? Hikâye, işte bu noktadan yola çıktı.” 
– Lee Kkoch-Nim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f1d1d8-622b-4aef-b0ee-54c81c1854d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeklik Yanılsama Olduğu Unutulan Yanılsamadır</image:title>
            <image:caption>“Gerçeğe susamışlık, insanlığın en soylu tutkusudur.” 
 
20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Derrida, geliştirdiği yöntem ve kavramlarla edebiyat eleştirisinden sosyolojiye, kimlik sorunundan felsefeye bütün düşünsel alanlarda sarsıcı sonuçlara yol açtı. 
Erken yaşlarda Rousseau, Nietzsche, Camus gibi yazarları okuyan Derrida, Bergson ve Sartre etkisiyle felsefe çalışmalarına yöneldi. Dil, us, metafizik ve edebiyatla ilgilendi. Dilin ve metafiziğin içine sinen taşlaşmış ve yanıltıcı yapıları gördü, onların üzerine gitti. Yapısöküm, metinsellik, mevcudiyet metafiziği ve karar verilemezlik gibi kavramları felsefe tarihine kazandırdı. 
Derrida, yapısökümcülük olarak bilinen eleştirel düşünce yönteminin kurucusu olarak tarihe geçti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c4171a4-82c3-47c1-907e-b22766b73255.jpg</image:loc>
            <image:title>Varislerin Oyunu</image:title>
            <image:caption>Yirmi dört krallık arasında bölünmüş ve düzensiz  bir şekilde yönetilen Wisteria Diyarı…  
Savaş, açlık ve suçlarla dolu bir dünya…  
 
Krallıklar arasındaki savaşın kurbanlarından biri olan Irithel, küçük yaşta hem annesini hem de abisini kaybetmiştir ve çektiği acıların intikamını almak için kendini yıllarca eğitip usta bir dövüşçü haline gelmiştir. 
 
Yıllar süren hazırlığın ardından Irithel’in planı basittir: Yirmi dört krallıktan yirmi dört vârisin eğitim gördüğü Kraliyet Okuluna sızacak, ailesini ondan alan krallığın karşısında duracaktır.  
 
Her şey yolunda giderken Irithel’in planları, okuldaki gizemli bir katil tarafından bozulur. Beraber kapana kısıldığı yirmi dört vâristen biri, onları teker teker öldürmeye karar vermiştir ve bunu bir oyun haline getirerek art arda suikastlara imza atar.  
 
Oyundan kurtulmanın tek yolu ise bu oyunu kuran suikastçının kim olduğunu bulmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd7f005-99da-498c-a183-c200420d5514.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Margot</image:title>
            <image:caption>Nezaket ve pasta gerçekten arkadaşlığın en iyi tarifidir. 
Margot ile tanışın. Neşeli ve yardımseverdir ve her zaman işleri daha iyi hâle getirmenin bir yolunu bulur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b0560b6-4b29-4c42-91eb-32fd5577ac9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Gündü Ama!</image:title>
            <image:caption>Çocukluk gibi güzeldir Cumhuriyet Bayramı!
 
Uluslararası üne sahip, usta sanatçı Huban Korman&apos;dan Cumhuriyet&apos;in 100. yılına özel, neşeli, muzip ve rengârenk bir resimli öykü. Yaşadığı yerden memnun olmayan ve canı sıkılanların dünyasını, bir çocuğun gözünden, olağanüstü bir görsel şölenle aktarıyor. Çevresinde olup bitenleri, güzellikleri, mucizeleri göremeyenlere, hem anlamlı hem de eğlenceli bir öykü anlatıyor. Dünyanın tüm çocuklarına &quot;bayram&quot; güzelliğinde bir sürpriz sunuyor. 
 
Memo, Lila ve Lila&apos;nın kedisi Kiki, her zamanki gibi deniz kenarında otururlarken, Memo ve Kiki&apos;nin canı yine çoook sıkılır. Çünkü bu mahallede sıradışı ya da komik hiçbir şey olmaz. Kocaman bir sirk çadırı, cambazlar, hayaletli bir şato, korsanlar ya da King Kong falan yoktur ki ortalıkta! Çevresini izleyen Lila&apos;ysa aynı fikirde değildir. Üstelik, çok çok özel bir gündür bu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e68ce75-b45b-4395-ad39-f4ece620c33d.jpg</image:loc>
            <image:title>Abrakadabra Demeyi Dene</image:title>
            <image:caption>Bütün küçük kuşlar uçmayı öğrendi.
Biri hariç hepsi: Küçük Baykuş henüz uçamıyor! Yine de herkes “Çok kolay,” diyor, “Abrakadabra de ve ... dene ve tekrar dene, birçok kez, başarana kadar!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adffca6d-57af-4e0c-81c7-c9c74e667216.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitsy Bitsy’nin Gürültücü Komşuları</image:title>
            <image:caption>Bu komşular apartmanlarını ÇOK SEVİYOR.
Ama apartmanları bugün ÇOK gürültülü. Üst katta birileri zıplıyor, alt katta birisi matkap çalıştırıyor ve dışarıda kek yağıyor! Kitsy Bitsy günü kurtarabilecek ve herkesi yeniden bir araya getirebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd00bc4f-ceac-4638-9060-6e25f6d804ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ofelya</image:title>
            <image:caption>Bu dünyaya ait değildi Ofelya. Onun yeri gökteki yıldızlardı;
üzerimizi çarşaf gibi örten gökkubbeydi onu büyüleyen.
Ama kimse onu anlamadı, Shakespeare bile.
 
 
Yüzyıllardır bu hikâye Hamlet üzerine kuruldu, onun bakış açısından değerlendirildi, zihinlerde hep onunla var oldu. Ancak şimdi bu klasik eserin unutulmaz karakteri Ofelya, yeni bir düşünce yapısı ve derinlemesine bir anlatıyla yeniden hayat buluyor.
 
Destansı bir aşkın yalınlaştırılmış figürü olmaktan ziyade kendi hikâyesini yazan, düşünen, hisseden bir kadın Ofelya bu eserde. Hamlet’in aşkına bel bağlayan naif bir kız değil, kendi gücünün farkına varmış, yıldızların büyüsünde kendini bulan, analitik bir zihin.
 
Fraktal yapının incelikli kullanımıyla okurlarına sıradışı bir yolculuk vadeden bu roman, Ofelya’nın derin dünyasına dalarken bu klasikleşmiş trajediye bambaşka bir çehre kazandırıyor. Eylemlerin ve düşüncelerin iç içe geçtiği bu yapı, hikâyenin en yalın ve bütünsel hâli.
 
Sahne şimdi Ofelya’ya emanet...
 
 
Okura not:
Bu kitabı okumak için Hamlet’i bilmek şart değil, ama Shakespeare’in bu trajedisini bilenlerin romanda yeni katmanlar keşfedeceği de bir gerçek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d13fa427-be14-4c19-910b-c4161426f094.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Güvercinler 2 - Tehlikeli Yiyecek! (Fleksi )</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı okurken sadece kıkır kıkır gülmekle kalmadık, aynı zamanda orada suçla savaşın Gerçek Güvercinler olduğunu bilerek her zamankinden çok daha güven içinde uyuduk!”
- Peter Helliar
 
 
Gerçek Güvercinler sadece şehri koruyan suç savaşçılardan oluşan mükemmel bir ekip değildir. Ayrıca en iyi dostlardır.
 
Ancak Şişelenmiş Kuşlar’la dolu gizli bir depo, başıboş dolaşan suçlu bir Deve Kuşu, başa çıkmaları gereken güce aç bir İbis Kuşu ve iyi kalpli gözüken Bay Turna varken dostlukları ayakta kalabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/601d6b92-f3d3-408b-9eaa-6152c2b672d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Takip Et</image:title>
            <image:caption>Genç okurların çok sevdiği yazar Nehir Yarar, bu kez eli kitap tutan minikler için yazdı. Yeşim Serçe’nin genç ve özgün çizgileriyle buluşan, okul öncesi yaş grubuna seslenen Güneşi Takip Et, çocukların daima barış dolu bir dünyada yaşamaları için güçlü bir dilek niteliğinde. 
Satırlar ilerledikçe savaşın baş göstermesiyle değişen hayatlarla karşılaşacak, bir çocuğun rengârenk dünyasından yükselen o eşsiz merakı eşliğinde olanları anlamaya çalışacak ve kaybolan renklerin peşine düşeceğiz. Sonunda göreceğiz ki her şeye rağmen güneş tüm görkemiyle bir yerlerde bizim için bekleyecek ve dünyamızı yeniden renklendirecek. Hatta belki bir gün o güneş, ışığını barışın renklerini iyi tanıyan çocuklardan alacak. 
İşte bu tanışma için güzel bir ilk adım… 
 
*** 
Annesi yerinde duramıyordu, kıpır kıpırdı. Önce birlikte değişik bir oyun oynadılar. Derken aniden hazırlıklar başladı. Son günler biraz tuhaf geçiyordu, dışarısı gürültülüydü ve kötü kokuyordu. Şimdiyse annesinin söylediğine göre tatile çıkıyorlardı. Merak içindeydi. Üstelik herkes yollardaydı. Rengârenk bavullarla sanki güneşe doğru bir yolculuktu bu… 
Baştan sona çocuk gözüyle adımlanan sayfalarıyla, savaşın götürdüğü renkler ve umuda dair bir öykü… 
 
Tema: Yer ve zaman olarak nerede olduğumuz 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Göç, savaş, VATANDAŞLIK, aile, seçimler, gözlem, DUYGULAR, hayvan sevgisi, hayal gücü 
Tutum ve Değerler: Sevgi, sorumluluk 
Profil Öğeleri: Düşünen, duyarlı 
KİTAPTAN 
 
Ne güzel bir oyun bu. Evin içinde annemle koşuyorum. Önce mutfağa, sonra balkona. Bak şimdi de salondayız… Annem önde, ben hemen arkasında. Onu hiç bu kadar hızlı koşarken görmemiştim. Sanki yarışmak istiyor benimle. 
O da ne! Yatak odasında çok oyalandı. Şimdi de dolabın üzerindeki sarı bavulu çekiştiriyor. Hop! Aşağıya indirdi onu. 
Bana doğru bakıp göz kırpıyor. 
“Kısa bir tatile çıkacağız.” 
“Yaşasın! Gideceğimiz yer gürültüsüz olsun. Bu korkunç seslerden ve yanık kokusundan hiç hoşlanmıyorum.” 
“Gece hiç uyuyamadın değil mi? Ama geçecek, hepsi geçecek. Bana yardımcı olursan çabucak hazırlanırız.” 
*** 
Nihayet yola çıktık. Hayret! Caddeler bomboş. Arada sırada oyuncak tanklarımın gerçekleri geçiyor yanımızdan. Çok gürültülü! Hâlbuki oyun oynarken sessizlerdi. Oyuncak olmayan tankları hiç sevmedim. 
İnsanlar bu sıralar biraz dikkatsizler. Çok fazla yaralı var çevrede. Kimi başını sarmış, kiminin yüzünde çizikler… “Şu çocuğu gördün mü anne? Kırık bir kolla tatile gitmek zor olmalı.” 
“Biraz daha hızlı yürümelisin canım. Trene yetişmeliyiz.” 
“Peki” diyorum sessizce.  
Peşimizi hiç bırakmayan bir yanık kokusu var. Annemle yan yana yürüyoruz ve beni pek dinlemiyor. Sarı bavulun tekerlekleri ne güzel tıkırdıyor. Yol boyunca onun tıkırtısına eşlik eden başka bavullar da geçti yanımızdan. İşte mavi, büyük bir bavul. Galiba tüm evini bavula sığdırmış bu teyze. Şimdi de kırmızı ve hemen arkasından koyu yeşil bir bavul geçti tıkırdayarak. Lacivert bavulun sahibinin diğer eli de dolu. Köpeğiyle birlikte yürüyor. 
*** 
“Görüyor musun Miav, tüm şehir tatile çıkmış. İnsanlar, kediler, köpekler… Yollar rengârenk bavullarla harika görünüyor.” 
“Maaaaauuuvvv…” 
“Fark ettin mi anne, nihayet gürültüler sona erdi. Yanık kokusu da yok artık. Güneşi görüyor musun? Galiba bize katılmaya karar verdi. Bunların hepsi iyiye işaret. Bence tatilimiz güzel geçecek. Ya babam, o ne zaman gelir acaba?” 
“Çok yakında tatlım, çok yakında…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5660013-cb2f-4c5e-b9dd-ec90e70bea10.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Geri Dönüşüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mirket, bir geri dönüşüm aleti keşfeder. Bu keşif sayesinde, dünya artık çöplerden arındırılabilecektir. Mirket, çöplerin geri dönüştürülmesi için uğraşır fakat kimse onu dinlemez. Çöpleri dönüştürmek yerine alıp başka bir galaksiye yollayan Dünya halkı, çok geçmeden intikam almak için gelen uzaylılarla mücadele etmek zorunda kalırlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5687a5f6-e19f-4e56-b517-b5f191738a6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Bakıcısı</image:title>
            <image:caption>Sevgili Morton Dayı, Hemen şu anda bir uçağa atlayıp buraya gelsen iyi edersin. Ejderhan, Jemima’yı yedi. Emily, o tavşanı severdi! Artık gitsem iyi olacak. Yanık kokusu alıyorum. Eddie EDDIE’nin sadece bir hafta boyunca MORTON DAYISININ sıra dışı evcil hayvanına göz kulak olması gerekiyordu. Başta her şey çok basit gibi görünmüştü… Meğer bir EJDERHAYA bakmak o kadar da kolay değilmiş. Çok kısa bir süre içinde buzdolabı boşaldı, perdeler yandı ve postacı koşarak uzaklaştı… PEKİ ŞİMDİ EDDIE NE YAPACAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6653955-a5c8-4d85-8934-4b3e8f3e7610.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Bakıcısı Uçuyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili Morton Dayı, Rahatsız edilmek istemediğini biliyorum ama sana kötü bir haberim var. Ziggy kayboldu. Onu aramalı mıyız, Morton dayı? Aramamız gerekiyorsa da nereye bakmalıyız? Eddie Eddie, EJDERHA BAKICILIĞININ bu sefer kolay olacağını sanıyordu. Yapması gereken tek şey, Morton dayısının talimatlarını uygulamaktı: Bir sürü ÇİKOLATA al, DONDURMAYI sakla ve hava karardıktan sonra Ziggy’nin dışarı çıkmasına izin verme. Fakat Ziggy birden ortadan kaybolur ve Eddie, dayısının ejderhasının BÜYÜK bir sır sakladığını öğrenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cd0c022-a388-417d-b17c-f77e0ad38538.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Bakıcısının Şatosu</image:title>
            <image:caption>Sevgili Morton Dayı, Ejderhaların hâlâ buradalar. Buzdolabında ne var ne yoksa tükettiler, ayrıca dolaptaki konservelerin çoğunu da yediler. Arthur üç tane kaşık ve uzaktan kumandayı yuttu. Annem yuttuklarının muhtemelen diğer taraftan çıkacağını söylüyor ama bunu görmeyi istediğimi pek söyleyemem. Annem ejderhalarını ne zaman almaya geleceğini öğrenmek istiyor. Eddie Ejderha bakıcılığının HİÇ DE kolay bir iş olmadığı bir gerçek. Eddie, YILBAŞI tatilinde Morton dayısının ejderhalarını da yanına aldığında olacaklar belliydi. Bir kale, hapşıran bir ejderha ve bir de HAVAİ FİŞEKLERİ eklerseniz bu tatil büyük bir patlamayla bitecek gibi görünüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989bc19d-5821-4740-a56e-56fce83476fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice’s Adventures in Wonderland</image:title>
            <image:caption>Alice lives an ordinary life, until the day she follows the White Rabbit down, down, down a rabbit hole. She suddenly finds herself in an enchanted world, surrounded by zany creatures like the Mad Hatter, the Duchess, and the Cheshire Cat. Alice is delighted to find that nothing in Wonderland is the least bit ordinary.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f1812a6-c48d-4d76-9bde-8b476fd47e06.jpg</image:loc>
            <image:title>Treasure Island</image:title>
            <image:caption>One-legged Long John Silver, treacherous Captain Billy Bones, wicked Black Dog and the terrifying Blind Pew are the most cruel and frightening pirates ever to sail the high seas! They all dream of finding Captain Flint&apos;s buried treasure, but it is young Jim Hawkins who finds Flint&apos;s map of Treasure Island. Can Jim and his friends outwit these bloodthirsty pirates and claim the glorious bounty?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e14a1ba9-3c67-4519-9da4-0d3ff96ea972.jpg</image:loc>
            <image:title>The Wonderful Wizard of Oz</image:title>
            <image:caption>Swept away by a cyclone from the Kansas prairies to the Land of Oz, Dorothy and her dog, Toto, must find their way home. Traveling to the Emerald City with a new band of friends - the Scarecrow, the Tin Woodman, and the Cowardly Lion - Dorothy’s fate is in the hands of a great and terrible wizard. But a wicked enemy stands in her way.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a730cf42-e768-4979-aff3-b4bb61fca557.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne of Green Gables</image:title>
            <image:caption>When Anne Shirley &quot;erupts&quot; into the Cuthberts&apos;s lives, they don&apos;t realize how fond they will become of the red-haired orphan. Both entertained and exasperated by her constant chatter and imaginings, they soon find it hard to remember what Green Gables was like without its adopted daughter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977f2231-8f8a-4b2c-b209-e5a35eca8d50.jpg</image:loc>
            <image:title>Little Women</image:title>
            <image:caption>As a New England mother struggles to support her family in the wake of her husband’s service in the Civil War, her four daughters struggle, too - caught between childhood dreams and the realities of burgeoning adulthood. For Meg, Jo, Beth, and Amy March, raised in integrity and virtue, negotiating the right path in life means making choices that will either narrow or expand their destinies.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0f32d2-9ff8-4f1f-905a-e04975a9c898.jpg</image:loc>
            <image:title>Renksiz Cilt 2</image:title>
            <image:caption>DÜNYA BÜYÜK BİR GÜNEŞ PATLAMASIYLA BÜTÜN RENKLERİNİ KAYBETTİ. 
 
Başkalaşım geçiren insanlıksa büyük bir çöküşün eşiğindeydi. Avidia ve diğerleri, renklerin gücünü kullanarak dünyayı yönetmeye çalışan Tarikat’la aralarındaki büyük güç dengesizliğinin farkına varınca silahlarını güçlendirmek ve yeni renk pigmentleri çıkarmak için Kamunabi Dağı’na gidiyor. 
Ancak dönüş yolunda Tarikat’ın teknolojisiyle vücutları güçlendirilen Jikaimu ve Ninmu onlara saldıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1120460a-e6dc-4035-86f6-2af038f536c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hinduizm ve Budizm</image:title>
            <image:caption>Ünlü Sri Lankalı metafizikçi, Hinduizm ve Budizm arasındaki temel yakınlığı aydınlatan içgörülerini sunuyor. Ananda K. Coomaraswamy, bu derinlemesine çalışmada Hinduizm ve Budizm’in temel mitlerini ve manevi temellerini inceliyor. 
Batılı felsefi ayrılık anlatısını reddederek, bu iki büyük din arasındaki temel birliği keşfeder. Onun bakış açısına göre, biri sadece diğerinin bir sonucudur. 
Kitabı iki bölüme ayıran Coomaraswamy, her bölümü, her dinin temel mitlerine genel bir bakışla başlatır. Hinduizm bölümünde karma, maya, reenkarnasyon, kurban ve kast gibi kavramları ele alır. Budizm bölümünde ise Buddha’nın yeni bir din başlatmayı amaçlamadığını, mevcut olanın manevi anlayışını derinleştirmeyi amaçladığını gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59fa9a90-a900-4b54-94f2-02b9bf8ef65b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaderin Sayısal Kodları</image:title>
            <image:caption>Sayı bilimi çağdaş bir icat değildir. Binlerce yıl önce Doğu felsefecileri ile din adamları bunu biliyor ve uyguluyorlardı. İsimlerle kişisel hayat arasındaki ilişkinin öneminin farkındaydılar. Kişisel hayat, hastalık veya herhangi bir şanssızlıkla tehdit edildiği anda tehdidi ortadan kaldırmak için kişinin adını değiştiriyorlardı. 
İnsanın sağlığının, mutluluğunun ve başarısının, daha önce inanıldığı gibi yalnızca nesnel duyulara değil, büyük ölçüde bilinçaltının veya öznel aklın eylemlerine bağlı olduğu gerçeği, sayı biliminin araştırılması ve yararlı bir şekilde uygulanması noktasında güçlü bir dayanak olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4658aa7a-5c6f-46f2-9f5c-ebebf062cb9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Balinaların Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Yalnız Balina’nın dünyasında unutulmaz, yeni bir maceraya doğru yelken açıyoruz! 
 
Fırtınalı bir gecede büyükannesi Noi’ye bir hikâye anlatır. Küçük bir kızla bir balina arasında başlayıp 
kuşaklar boyu devam eden bir dostluğun hikâyesidir bu. 
 
Dünyaca ünlü illustrator-yazar Benji Davies’in yeni resimli kitabı Balinaların Şarkısı’nda Yalnız Balina’yla tanıyıp çok sevdiğimiz Noi ile büyükannesi arasında bambaşka bir bağ oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c3211a-7dd2-4e88-ac6f-e38d2be21d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ingeborg&apos;un Tollak&apos;ı</image:title>
            <image:caption>Yaşlı keresteci Tollak çelişkilerin adamı; gururlu ve öfkeli, dürüst ve şefkatli. Ona uzun zamandır bir anlam ifade etmeyen dünyaya lanetler yağdıran, bir süre önce ortadan kaybolan güzel karısı Ingeborg’a duyduğu aşkla dolup taşan…
Ama şimdi ölüyor Tollak.
İki çocuğu uzakta; annesi ondan vazgeçtiğinden beri Tollak’ın baktığı yarım akıllı Oddo var yanında yalnız. Ancak Tollak, çocuklarının gelmesi için ısrarcı; çok geç olmadan onlarla konuşması ve sırrını paylaşması gerekiyor.
Hem büyük bir aşk hikâyesi hem de bir psikolojik gerilim anlatısı gibi okunan bu romanda Tore Renberg, dünün dünyasından bir adamın, bugünle çarpıştığı dokunaklı, karmaşık ve rahatsız edici portresini incelikle işliyor.
Eleştirmenler tarafından Cormac McCarthy, John Williams ve Tarjei Vesaas gibi yazarların eserleriyle karşılaştırılan ve Renberg’in en seçkin işi gösterilen Ingeborg’un Tollak’ı aşk, şiddet ve modern hayata direnişe dair baş döndüren bir roman.
 
“Kurgu teknik olarak muhteşem, bu trajik yalnız adamın hayatında geçmiş ve bugün iç içe geçiyor. Tollak, kentleşmeye, dijitalleşmeye, pragmatizme, medyaya, [...] karşı yüksek sesli bir HAYIR. Onu gerçekten harekete geçiren tek şey sevgi. Tore Renberg’in Tollak’ı yakın geçmişten bize bağırıyor. Çünkü o, zamanımıza ayak uydurmak istemeyen ya da uyduramayan, dolayısıyla bu dünyada nasıl var olacağını çözemeyen karakterlerden biri. Bu roman inanılmaz derecede güçlü bir portre ve yoğun bir aile draması. Ingeborg&apos;un Tollak’ı, Renberg’in yazar olarak geçirdiği yirmi beş yılın değerli bir kutlaması.” – Marta Norheim, NRK
“Bu sonbaharın en güçlü kitabı. Bir adamın portresi, trajik bir aile hikâyesi, bir parça kültür eleştirisi, güzel bir aşk hikâyesi... ve bir gerilim. […] Ingeborg’un Tollak’ı güçlü ve muhteşem bir anlatımla olay örgüsünü katman katman açıyor. Ve yazarın bu kitabının bana Hamsun’u hatırlattığını söylememde bir sakınca göreceğini sanmıyorum. Koşun ve hemen alın!” – Jan Ø Helgesen, Nettavisen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c168707-8a43-4335-b6b0-c0459ca1c4d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Jungiyen Rüya Analizi - Psikoloji 3</image:title>
            <image:caption>Rüya görmek insanlığın evrensel bir deneyimidir. Fenomenolojik olarak, uyku esnasında zihinde gerçekleştiğini sonradan kabul ettiğimiz bir deneyimdir ama bunlar rüyada bize uyanıkken yaşadıklarımız kadar gerçek görünür. Yani her şey, rüya âlemi olduğunu ancak sonradan kabul ettiğimiz ve ‘gerçek’ olduğu izlenimini veren bir dünyada gerçekleşmiştir.
Rüyaların, rüya görenin kişisel psikolojisi, tavırları ve davranış örüntüleriyle yakından ilişkili olduğuna dair modern inanç, bilinçdışının rüyalarda can kazandığını gösteren İsviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung&apos;un öncü nitelikteki çalışmalarına çok şey borçludur.
Bu kitap Jung&apos;un Analitik Psikolojisinin temel ilkeleri ışığında rüyaları anlamaya yardımcı olacak kapsamlı ve pratik bir rehberdir.
Kitapta Jung&apos;un psişe modeli, pek çok klinik rüya örneği verilerek ve bunların bağlam içinde nasıl yorumlanabileceği gösterilerek tanımlanmış ve anlatılmıştır.
Jungiyen analist James A. Hall’un yaygın ve tekrarlayan rüya motiflerini, travmatik rüyaları, rüyaların telafi edici ve amaçlı işlevlerini, hastalık veya fiziksel değişimin habercisi olarak rüyaları ve rüyaların rüya görenin yaşam evresi ve bireyleşme süreciyle ilişkisini özenle açıkladığı Jungiyen Rüya Analizi, Özgür Ertana’nın nitelikli çevirisi ve son derece özverili bir çabayla dipnotlar ve eklerle metni zenginleştirmesiyle Türkçe yazında bu sahada önemli bir kaynak haline geldi.
 
Rüyaları anlamak, aynı hataların farklı şekillerde yinelendiği örüntüleri keşfetmeyi mümkün kılar ve tekrar eden bu örüntüleri egonun gözleri önüne serer. Bu çatışmalar berrak bir şekilde görüldüğünde sorumlu bir tavır alma fırsatı doğar. Rüya psişenin tamamının hizmetindedir; ancak bu esas görevden sonra, ikincil bir görev olarak, herhangi bir ego tavrına veya bakış açısına karşı çıkmakla ilgilenir. Uyanıklık hali egosu rüyaların neyi başarmaya çalıştığına bakarak kendi konumunu değerlendirebilir ve arzu ederse daha derin süreçlere katılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db4ea961-6264-4358-8214-a1d27a2f0026.jpg</image:loc>
            <image:title>Çimen Yaprakları - 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Walt Whitman (1819-1892): Amerikan şiir geleneğinin önde gelen, kurucu şairlerinden Walt Whitman sokağın, kalabalıkların ve onları oluşturan bireylerin sözcüsüdür. Amerika’da demokrasi, ulus olma, beden ve cinsellik kavramlarını şiire taşıyan Whitman ilk modernist şairlerdendir. Çimen Yaprakları’nın ilk baskısı 1855 yılında yapıldı, bir önsöz ve 12 başlıksız şiirden ibaretti. Whitman yaşamı boyunca yazdığı şiirleri kitabına ekleyerek defalarca yeni baskılarını hazırladı. Son günlerini yine Çimen Yaprakları’nın son baskısını düzenleyerek geçirdi. Ölüm döşeği edisyonu olarak adlandırılan bu baskıda şairin “Yolculuğun Sonundan Geriye Doğru Bir Bakış” adlı yazısıyla birlikte kitap 438 sayfaydı ve 400 civarında şiirden oluşuyordu. Çimen Yaprakları’nı oluşturan bütün şiirler Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlanırken dört ciltte toplandı. Elinizdeki kitap bu ciltlerin üçüncüsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/997980d8-9616-4fe9-9ff7-9dedbb0e1095.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Oscar Wilde, parlak zekâsı, nüktedanlığı ve yaratıcılığıyla kuşaklar boyunca okurlarını büyülemiştir. Bugün yalnızca doğduğu ülke İrlanda’da değil, İngiltere’de de ulusal bir hazine olarak görülmesini, İngiliz dili ve edebiyatına muazzam katkılarda bulunmasına borçludur. Söz ustalığı, aykırı ifadeler, esprili diyaloglar, zekâ barındıran nükteli şiirler, İngilizceyi bizzat bu dilin güzelliklerini sergilemek için bir araç olarak kullanan Wilde’ın üslubunda önemli yer tutar. Sanat, estetik ve kişisel özgürlük üzerine düşünceleriyle Victoria döneminin tutucu ahlak anlayışına meydan okuyan Wilde, edebi mirasıyla olduğu kadar özlü sözleriyle de okurlarının kalbini fethetmiştir. Düşüncelerini ince mizahının süzgecinden geçirerek son derece çarpıcı ve benzersiz bir üslupla ifade edebilme becerisi onu yapıtlarından en çok alıntı yapılan yazarlardan biri haline getirmiştir. Bu derlemede, hayatın her alanından damıttığı bilgelikle dolu özlü sözlerini bulacaksanız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cba99f92-21a8-4393-832a-cbdbfd3e4c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Kız</image:title>
            <image:caption>Ne vakit kalbimde yıllardır sönmeyen o ateşi tutuşturan hikâyemi hatırlasam, şifresi çözülmeyen o efsunlu bakışların düşer aklıma... İnanır mısın bilmiyorum, ben işte tam da o günden sonra, kalbimi dağlayan alevlerin bir daha sönmemek üzere tutuştuğuna şahit olmuşum. 
Gönül desenlerimdeki efkârın hangi derinliklerde olduğunu bilmiyordum belki, ama bildiğim bir şey vardı benim...
Kan bağı aile olmaya yeter mi? İhanet en yakınımızdan gelince geriye sığınacak liman kalır mı? Yozlaşmışlıkların çağında erdemli bir hayat sürmek mümkün müdür? Elli yılı aşan yazarlık kariyeri boyunca eserleriyle kalplerde derin izler bırakan Ahmed Günbay Yıldız, yeni romanı Masal Kız’da kıskançlık ve yalanlarla örülü bir dünyada masum bir aşka dönüşen dürüst bir dostluğun hikâyesini okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edaf1d4b-f381-4748-8f50-3564e389c1ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Vesvesen</image:title>
            <image:caption>Hisler, hayaller ve takıntılar...
Düşünce sokağımızın fıtri ve kaçınılmaz misafirleri.
 
Bu misafirleri seçemiyoruz, evet.
Fakat sokaktaki herkesi de evimize almak zorunda değiliz.
 
Sen istemediğin takdirde evine kimse giremez.
Evinin penceresini ve kapısını kontrol etmen yeterli.
 
O zaman pencerelerden seyret, içlerine girme!
 
Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız Vesvesen’de, vesveselerden, takıntılardan veya bunalımlardan artık korkmaya gerek olmadığını, onlara nasıl hükmedilebileceğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db5caa1-1af5-4b2b-bd3f-8a38c59e75a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenidoğanla İlgili 101 Soru ve Cevapları</image:title>
            <image:caption>Bebeğin dünyaya gözlerini açtığı yenidoğan dönemi hayata dair ilk adımların atıldığı çok önemli bir başlangıç evresidir. Bu süreçte emin ellerde olmak annenin de bebeğin de en doğal hakkıdır.
Yıllarını çocuk sağlığına, daha da geniş çerçevede sağlıklı ve hastalanmadan yaşamak ülküsüne adayan Dr. Hüseyin Tapik bu kritik süreçte annelerin tereddütlerini gidermek, bebeklerin gözlerini daha güvenli, sağlıklı ve doğal koşullara açmalarını sağlamak için kırk yılın semeresini kısa, öz, açık ve anlaşılır bir rehber kitaba dönüştürdü.
 
Göbek kordonunun doğumda hemen kesilmesi doğru bir işlem midir?
Bebeğim ilk banyosunu ne zaman yapmalı?
Kolostrum (ilk süt) neden çok önemlidir?
Meme reddi nasıl önlenebilir?
Anne sütü alan bebeklere su verilmez deniyor. Ne zararı olabilir ki? 
Bebeğim uykusuz, geceleri çok uyanıyor, ne yapmalıyım?
Yenidoğan sarılığı tehlikeli midir, tedavi gerekir mi?
Bebeğimin ağzında pamukçuk var. Neden olur, nasıl geçer?
Bebek doğar doğmaz niçin K vitamini yapılır?
Doğar doğmaz aşı yapılması gerekli mi? Bu dönemde hangi aşılar var?
Bebeğimin gaz sancıları için ne yapmalıyım?
Bebeğimin kakası bazen yeşil bazen de müküslü geliyor. Bu neden olabilir?
Bebeğimin göbek kanaması oluyor. Ne yapmalıyım?
Bebeğimle ne zaman yolculuğa çıkabilirim? Nelere dikkat etmeliyim?
 Ve daha nice soru ve cevapları anne ve bebek dostu bu kitapta.

“Umarım bu kitap, bebek sahibi olanlara ve olacaklara ışık tutacak, bebeklerin hastalanmadan, sağlıklı ve zinde yaşamalarına, huzurlu ve başarılı bireyler olarak yetişmelerine faydalı olacaktır.”
Dr. Hüseyin Tapik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19080ebf-a4ed-4c98-94d4-403c8c6ad5be.jpg</image:loc>
            <image:title>Hunlardan Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne Kuruluş</image:title>
            <image:caption>Tarih boyu en çok devlet kuran milletlerin başında Türkler gelir. Türklerde devlet, millete hükmeden değil milletin hizmetkârı olan bir müessesedir. Peki ya Hunlardan Türkiye Cumhuriyeti’ne dek kurulan, bazıları imparatorluk seviyesine ulaşan, doğudan batıya geniş bir coğrafyaya yayılan Türk devletleri hangileridir? Türkler devlet kurarken neler yaşamış, kimlerle mücadele etmiş ve hangi felsefeyi benimsemiştir? Türk devletleri hangi coğrafyalarda hangi isimlerle hüküm sürmüştür?
Prof. Dr. Sadullah Gülten’in editörlüğünde hazırlanan bu çalışmada, tarih boyunca belli başlı Türk devletlerinin kuruluş süreçleri alanında uzman araştırmacılar tarafından inceleniyor. Elinizde tuttuğunuz eserde Abdullah Gündoğdu, Saadettin Yağmur Gömeç, Ali Ahmetbeyoğlu, Müslüme Melis Savaş, Ahmet Taşağıl, Hayrettin İhsan Erkoç, Altay Tayfun Özcan, Umut Üren, Ömer Soner Hunkan, Aydın Usta, Erkan Göksu, İlyas Kemaloğlu, Ayşe Atıcı Arayancan, Hayrunnisa Alan, Cihat Aydoğmuşoğlu, Mehmet Alpargu, Feridun M. Emecen ve Ömer Erden’in araştırmaları yer alıyor. Kuruluş’u okurken Türk adını ve Türk ruhunu yaşatmış liderlerin ve devletlerin destansı hikâyelerine ilk kez derli toplu bir şekilde tanık olacaksınız.
Devlet-i Ebed Müddet ruhunu manevi şahsında yaşatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılının Türk Yüzyılı’nı doğurması temennisiyle, nice yüzyıllara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed5d3c7b-0bb9-49bd-92c2-6be9cf4fff97.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk&apos;ün Dönüşü</image:title>
            <image:caption>1923 yılı Türkiye için oldukça hareketli bir yıldı. Kurtuluş Savaşı bitmiş, taraflar artık Lozan&apos;da barış görüşmeleri yapıyorlardı.  Yerli basın gelişmeleri günbegün Türk halkına duyuruyordu. Peki ya dış basın? Onlar Türkiye&apos;yle ilgili gelişmeleri nasıl sunuyordu? İşte elinizdeki eser bu mühim soruya cevap veriyor.
 
Türk&apos;ün Dönüşü: Batı Basınında Lozan, Yeni Türkiye ve Cumhuriyet, Kurtuluş Savaşı&apos;ndan sonra anlaşma için masaya oturan Türk devletinin kaderinin nasıl şekillendiğini, Lozan&apos;daki dişe diş mücadeleyi ve en nihayetinde Cumhuriyet&apos;in nasıl kurulduğunu Batı basınının gözünden anlatıyor. Kitapta yer alan haberleri okurken Batılıların zihnindeki Türk imajını daha yakından kavrayacaksınız. Bazı manşetler ve demeçler karşısında ise şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz.
 
Venizelos: &quot;Lozan Helen Zaferidir!&quot;
L’Eclair: &quot;Türkiye&apos;nin Feragat Sözleşmesi&quot;
ABD Basını: &quot;Lozan ABD Çıkarlarına Aykırı&quot;
Pravda: &quot;Sovyetler Cumhuriyetten Memnun&quot;
Illustrated London News: &quot;Sevr’de Ölen Hilafet Şimdi Canlandı&quot;
İsmet Paşa: &quot;Halifeliğin Kaldırılması Mevzubahis Değil&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30fda0c1-8a56-4275-9c29-93a0a8a873e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Yönetiminde Ahlak ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>İslam siyasi düşünce tarihinin önemli isimlerinden biri olan Mâverdî, kaleme aldığı kıymetli eserlerle kendisinden sonra gelen âlimler ve özellikle siyaset düşüncesi literatürü üzerinde oldukça etkili olmuştur. Onun el-Ahkâmu’s-Sultâniyye isimli eseri İslam kamu hukukunun köşe taşı eserlerinden biridir. Orijinal ismi Teshîlü’n-Nazar ve Ta’cilü’z-Zafer olan ve Devlet Yönetiminde Ahlâk ve Siyaset adıyla Muhammet Çelik tarafından günümüz Türkçesine çevrilen eser ise Mâverdî’nin ahlâk ve siyaset ile ilgili kitapları arasında özel bir yere sahiptir. İki ana bölümden oluşan eserin ilk bölümü devlet başkanında bulunması gereken ahlâkî nitelikleri incelemektedir. Ahlâk ve siyaset arasında çok sıkı bir irtibat kuran kadim geleneğe yaslanan Mâverdî, mesela Machiavelli’den farklı olarak “devlet/iktidar (mülk) için; vefasızlık ve ihanetten daha zararlı bir şey olmadığı gibi, ahde vefadan ve sözünde durmaktan daha faydalı bir şey de yoktur” demektedir. Eserin ikinci bölümünde ise devlet yönetiminde gözetilmesi gereken hususlar ve devlet başkanının vazifeleri ele alınmaktadır. Mâverdî bu eserinde el-Ahkâmu’s-Sultâniyye isimli eserinde yaptığından farklı olarak meselenin hukukî boyutundan ziyade ahlâkî ve siyâsî boyutuna odaklanmış, kadim medeniyetlerin birikiminden yararlanmış, edebî bir üslup benimsemiştir. “Sulta” ve “mülk” gibi siyaset düşüncesinin bazı temel kavramları ekseninde Mâverdî siyasetin yalnız teorisini değil, tarihî örnekliklerden hareketle pratiğini de dikkate almaktadır. İslâm siyaset düşüncesinin en önemli kalemlerinden Mâverdî’nin bu klasik metniyle Siyasetname dizimize yepyeni bir pencere daha açıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb0ce95a-5933-43b0-b2a4-715a46d153aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Esad Safvet Paşa</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu için oldukça çalkantılı bir dönem olmuştur. Bir yandan içerideki isyanlar ile uğraşan devlet diğer yandan da “Büyük Güçlerin” siyasi ve askerî müdahalelerine karşı koymaya çalışmaktaydı. İmparatorluğun ayakta kalması için gerekli görülen reformların hayata geçirilmesi süreci de Osmanlı bürokrasisinde farklı tecrübelerin yaşanmasına neden olmuştur. 

Bu eser, Sultan II. Mahmud döneminde Osmanlı bürokrasisine dâhil olan ve Sultan II. Abdülhamid döneminde sadrazamlığa yükselene kadar bürokratik basamakları yavaş ama emin adımlarla çıkan Mehmed Esad Safvet Paşa’nın hayatını ele almaktadır. III. Selim ve IV. Mustafa haricinde 19. yüzyılda Osmanlı tahtına çıkan bütün padişahlara hizmet eden Safvet Paşa, Osmanlı İmparatorluğu’nun bu asırda yaşadığı değişim ve dönüşümün önemli tanıklarından biri olmuştur. Dr. Hasan Ali Çakmak, Bâbıâli’de Bir Ömür: Mehmed Esad Safvet Paşa isimli bu çalışmasıyla, Osmanlı arşiv belgeleri ve ikincil literatürün yardımıyla Safvet Paşa’nın hayatını ve bürokratik kariyerini tüm detaylarıyla ortaya koyarken Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyıl boyunca geçirdiği dönüşümün izlerinin de arka planda takip edilebilmesini sağlıyor.

Demirkent Eğitim ve Araştırma Vakfı’nın verdiği 2023 Prof. Dr. Işın Demirkent Tarih Ödülü sahibi bu eser, Safvet Paşa’nın yaşamı üzerinden 19. yüzyıl Osmanlı tarihini farklı bir açıdan okuma imkânı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9d438d9-b9a4-4f2a-a890-3e0aef96608c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgelikler Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;Fazilet ve bilgiçlik olsun diye ilim ve hüner istemiyorum.
Kurtuluş ehlinin istediklerini de istemiyorum, çünkü mübah olan huri ve köşklerden de geçtim.
Senden yalnızca saflaşmış, eğri büğrü olmayan bir gönül istiyorum. Bir gönül ki onda senden gayrısına yer yoktur.
Tüm dünyevi dertlerden arınmış, bir tek senin eşsiz derdinle dertlenmiş bir gönül isterim.”
 
Bu eser, büyük âlim ve edebiyatçı Molla Abdurrahman el-Câmî&apos;nin yedi kitaptan oluşan büyük ‘Yedi Taht’ mesnevisinin son kitabıdır. Diğer mesneviler ‘aşkı’ konu edinirken burada her şey ‘akıl’ kavramı ekseninde dönmektedir. Elbette burada sözü edilen akıl hesapçı ve menfaatçi kuru akıl değil aşkla kemâle ermiş, kalple bütünleşmiş ve bu sayede İlahi hikmeti okumaya salahiyet kazanmış akıldır. Molla Câmî aklın bu ideal şeklini Orta Çağ anlatı geleneğimizin hayli aşina olduğu Büyük İskender’in hikâyesi üzerinden anlatmaktadır. Daha önceki İskender anlatıları (İskender-nâmeler) onun kahramanlık ve serüvenlerini anlatırken, Câmî bu türden ayrı olarak, onun yaşam serüvenini hikmet ve bilgeliğe giden bir yolculuk olarak sunmaktadır. Ona göre mühim olan İskender’in ne büyük fetihler yaptığı, hangi savaşlara katıldığı, savaşlarda ne tür askeri taktiklere başvurduğu değil kimlerin rahle-i tedrisinden geçtiği ve hayatının en önemli süreçlerini içine alan ibretlik hayat yolculuğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d83aa3b-4f16-4380-bb9c-625a66bd3d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Ted-Hadi, Olayı Çöz!</image:title>
            <image:caption>Dedektif Ted, keskin zekâsıyla olayları çözüp suçluları buluyor. Peki, ondan önce olayı sen çözebilir misin?
Her soruşturma için sana ipuçları ve zorluk derecesine göre bir süre verilecek. Metni çok dikkatli okumalısın. Öylesine söylenmiş gibi duran detayları sakın es geçme. Çünkü olayı çözebilmene yardımcı olacak ayrıntılar tam da buralarda saklı.
Beyin fırtınasına pek alışık olmayanlar hikâyelerdeki olayları çözmekte biraz zorlanabilirler. Ama bu konularda, Ted gibi sen de çok dikkatliysen ve zekâna güveniyorsan, her olayı hızlıca çözebilirsin…
Bu kitapta dedektif sensin. Hadi, kullan zekânı ve olayı çöz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa2581c-3107-4184-9e4a-03d3828cbf2c.jpg</image:loc>
            <image:title>3-2-1 KAYIT! - Bugün Ne İzlesem?</image:title>
            <image:caption>Acaba bugün hangi filmi izlesem? İşte sana aradığın hemen her türde filmin hikâyesinin yazıldığı film gibi bir kitap! Bu kitapla spor, aile, hayvan sevgisi, empati, doğa sevgisi, müzik, dostluk, teknoloji ve arkadaşlık temalı birçok filmin hikâyesiyle karşılaşacaksın. Bu kitap senin sinema rehberin olacak ve başucundan ayırmayacaksın. Ayrıca oyuncu, kameraman, yapımcı, ışıkçı, yönetmen, senarist başta olmak üzere sinemaya dair birçok unsurla ilgili kaliteli bilgiler edineceksin. 
Haydi yetiş, film başlıyoooor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289d723a-84ca-4849-8b67-cfc8dec787ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Gökler</image:title>
            <image:caption>Mikoşima İmparatorluğu çalkalanıyor! Yer şehirleri ve gök şehirleri arasındaki mücadele, başına buyruk kâğıt canavarların saldırıya geçmesiyle daha da ilginç bir hâl aldı.
Kurara’nın bildiği tek evi yerle bir olunca, kaçarken yaralanan en yakın arkadaşı Haru’yu kurtarmak için bir savaş gemisine atlayıp yeni bir maceraya yelken açmaktan başka bir şansı kalmadı. Hünerbaz Kurara’nın kimsede olmayan yetenekleri bir lütuf olduğu kadar aynı zamanda başına bela da açabiliyor.
Kurara bu savaşta hangi tarafı seçecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/377d7df0-2fc1-46bd-a285-5e012c46491d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoruma Karşı</image:title>
            <image:caption>Gerçek sanat bizi rahatsız etme kapasitesine sahiptir. Sanat eserini onun içeriğine indirip, sonra bu halini yorumlamak, o sanat eserini ehlileştirir. Yorum, sanatı idare edilebilir, uyumlu hale getirir.
Yoruma Karşı, hayatı boyunca aktif bir insan hakları savunucusu ve savaş karşıtı olarak çalışan, “çağın vicdanı” olarak nitelendirilen Sontag’ın ilk makale koleksiyonu. Kültürel eleştiri alanında büyük bir etki yaratan bu kitapta ünlü “‘Camp’ Üzerine Notlar” ve “Yoruma Karşı” denemelerinin yanı sıra yazarın Sartre, Camus, Simone Weil, Godard, Beckett, Lévi-Strauss, bilimkurgu filmleri, psikanaliz ve çağdaş din anlayışı hakkındaki yazıları yer alıyor.
 
“Bağlantı kurma, ilişkilendirme yeteneğine sahip, bu kadar açık bilinçli başka bir entelektüel tanımadım.”
Carlos Fuentes
 
“O, krala, ‘Kral çıplak,’ diyen çocuktur.”
Margaret Atwood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd8b7445-bee7-40b0-a286-1a915efc5fac.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Deniz Kasabası Efsaneleri Seti - 5 Kitap</image:title>
            <image:caption>Thomas Taylor&apos;ın eşsiz kalemi ve sınır tanımaz hayal gücü, &quot;Tuhaf Deniz Kasabası Efsaneleri&quot; serisinde bir araya geliyor. Bu seri, okuyucuları daha önce hiç görülmemiş türden karakterlerin olduğu bir deniz kasabasına götürüyor. Burada olağanüstü maceralar, esrarengiz yaratıklar ve büyülü sırlarla dolu bir dünya keşfediliyor.
Her kitap, kasabanın efsanelerini konu alıyor. Maceraperest ikili Herbie ve Violet bu efsanelerin peşinden gidiyor, bazen canavarlarla savaşıyor bazense kasabayı koruyor.  
&quot;Tuhaf Deniz Kasabası Efsaneleri&quot; serisi, genç ve yetişkin herkesin keyifle okuyacağı bir yolculuk sunuyor. Bu tuhaflıklarla dolu seriyi keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f61bfd4-7902-41c7-98d3-3b20395598d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozofya</image:title>
            <image:caption>Gizemli duvarın arkasında… 
Birbirinden farklı karakterler… 
Birbirinden tuhaf olaylar… 
Birbirinden ilginç sorular ve bambaşka cevaplar…
 Her şey, Kerem’e verilen bir ödevle başladı. Her şeyi sorgulamaya başlayan Kerem’e duvarın arkasındaki sırlı dünyanın kapısı açıldı. Bu kitabı okuduktan sonra senin de düşüncelerinde gizemli bir kapı açılacak. O kapıdan geçtiğinde kafanda birçok soru olacak! Cevapları sende olan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faddb2af-9c7a-41d6-a817-5d0672f443df.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Dinozor&apos;la Yazıya Yolculuk - Keşiflerle Dünya Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>Yazıyı ilk kim, hangi sebeple keşfetti?
Yazının bulunması hangi keşiflerin önünü açtı?
İlk yazı nereye yazıldı?
 
Bu soruların cevabını merak ediyor musunuz?
O zaman Doktor Dinozor ve ekibiyle tanışın!
Öğrenmeye ve öğretmeye meraklı Doktor Dinozor, eğlenceli olduğu kadar tembel Dino ve kendini sürekli geliştiren Bay Beyin yazının tarihini öğrenmek için MÖ 3500 yılına yolculuk yapıyor.
Sıkı tutunun, yazının ilk yazıldığı ana gidiyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aceabee-cb67-433f-95be-5ee3f12b233d.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkalarının Acısına Bakmak</image:title>
            <image:caption>Başka bir ülkede meydana gelen felaketlerin seyircisi olmak, gazeteciler diye bilinen profesyonel, uzman turistlerin bir buçuk asrı aşkın sürelik maceralarında gittikçe katlanan birikimleriyle doğrudan ilintili olan, esaslı bir modern deneyimdir. Öyle ki, artık savaşlar hepimizin oturma odalarında sükûnet içinde seyredilip dinlenen görüntü ve seslere dönüşmüş durumdadır.
Modern hayatın temel özelliklerinden biri, dünyanın dört bir köşesinde yaşanan dehşeti uzaktan, fotoğraf aracılığıyla izleyebilmek için sayısız imkân sunmasıdır. Peki, dünyayı görme biçimimizin temel parçalarından birini oluşturan fotoğraf, bakanın gerçeklik algısını aşındırır mı? Bizden uzaktaki insanların acılarıyla hakiki bir bağ kurabilir miyiz?
Günümüzde bir klasik haline gelen Fotoğraf Üzerine kitabından yirmi yıldan fazla bir süre sonra yayımlanan Başkalarının Acısına Bakmak, görüntülerin kullanım biçimlerinin yanı sıra, şiddetin görsel temsilinin, savaş görüntülerinin ekran aracılığıyla sıradanlaşmasını, bunun çağdaş toplum üzerindeki etkilerini ve tehlikelerini soruşturuyor.
“Başkalarının Acısına Bakmak, insanı dünyayı olduğu gibi görmeye, onun temsil edilme biçimleri üzerine kafa yormaya, hatta onu değiştirmeye yönelik bir şeyler yapmaya teşvik ediyor.”
The New York Times Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94eddaba-4ad6-42d5-ba23-813d51181078.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Gezegeni</image:title>
            <image:caption>Bal Kedi ve Aşure Yavru Kedi Timi’yle tanışmaya hazır mısınız?
Gezegenin uzay sorumlusu Bal Kedi!
Her şeyi kıtır kıtır kemiren Fındık!
Koca göbüşüyle her şeyi takır tukur deviren Fasulye!
Bakışlarıyla kalpleri şıp şıp eriten Üzüm!
Önemli bir görev için bir araya geliyorlar: Kedi Gezegeni’ni kötü bilim insanlarından korumak. En büyük güçleri ise zekâları ve sevimlilikleri. Dünya&apos;ya indiklerinde iyi bilim insanı Hüma&apos;yla tanışacaklar.
Haydi bu önemli görevde onlara eşlik edelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/705f1973-8a3f-47cc-b863-f09ae99234ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Mira Öfke Gezegeni&apos;nden Ayrılıyor - Duygu Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Mira ile çocuklar duygularını daha kolay ifade edebilecekler...
 
 
Mira, Öfke Gezegeni&apos;nden Ayrılıyor tam da bunun için kaleme alındı. Sevgili Günlüğüm,
 &quot;Bana kalırsa, öfke, tek başına yaşadığımız bir duygu değil. Nedenleri ve beraberinde getirdiği başka duygular var. Bunların ne olduğunu bilirsem öfkeyle ne yapacağımı da bilirim.
Sevgili Günlüğüm,
Öfkeyle ne yapmalı?&quot;
 
Tıpkı diğer duygular gibi öfke de hayatın olağan akışında, yeri doldurulamaz bir öneme sahiptir. Önemli olan bu duygu ile, öfke ile ne yapacağımızdır.
Bu kitap öfkenin bedeninizi, düşüncelerinizi ele geçirmesine izin vermemeyi öğrenmeniz için yazıldı. Artık patron kim, öfke için öğrenme vakti!
Öfkeniz hakkında daha fazla şey öğrenmeye, onunla başa çıkmada kullanacağınız eğlenceli alıştırmalarla tanışmaya hazır olun...
 
- Psikolog Cihan Çelik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b073f23b-c686-4fdf-98db-45f2a99ab684.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayfalar Arasında Bir Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Kütüphanedeki kitaplar bir araya gelip fısıldaşmaya başladı. Bir çocuğun aralarına bırakıp gittiği yeni kişi de kimdi böyle? Hem bir kitap bile değildi, defterin ne işi vardı kütüphanede?
Defter başladı anlatmaya! Onu kitaba dönüştüren Ediz’den bahsetti. Ediz’in hayallerini, kitap sevgisini, yazar olmak istediğini uzun uzun anlattı. 
 
Acaba Ediz, pes etmeyip yazar olmak için butun engelleri aşabilmiş miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac82883e-9364-47cb-af99-7479a40ee32b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıftaki Gizemli Saat - Faruk</image:title>
            <image:caption>Faruk - Şehirdeki Gizemli Sinyal kitabıyla on binlerce okura ulaşan Yeni Nesil Öğretmen Caner
Sarıoğlu’ndan yepyeni bir macera!
Bir şaka sizi nereye götürebilir?
Faruk ve arkadaşları için okulda sıradan bir gündü. Onlara sürekli şakalar yapan öğretmenlerine şaka yapma sırası kendilerindeydi. Amaçları saati geri alıp öğretmenlerini erken geldiğine inandırmakken bir anda işler karıştı ve kendilerini zaman yolculuğu yaparken buldular.
Faruk, saatin gizemini çözüp süper kahraman olmaya devam edebilecek mi?
Ödüllü öğretmen Caner Sarıoğlu’ndan zamanın önemine dair soluk kesen bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cea29f1-15e7-46f9-bd84-255e1313ef56.jpg</image:loc>
            <image:title>İbadetlerle Tanışıyorum - Ara Bul</image:title>
            <image:caption>İbadetlerin rengârenk dünyasıyla tanışmak için bir yolculuğa davetlisin. Sayfalarında ara bul yaparken eğleneceğin, yeni şeyler öğreneceğin, soruları ve etkinlikleriyle neşeleneceğin bu kitap konusuyla tam sana göre. İçindeki eğlenceli &quot;Ara Bul&quot; oyununu tek başına oynayabileceğin gibi kardeşin, ailen veya arkadaşlarınla da oynayabilirsin. Sayfalarında gizlenmiş nesneleri bulmak için sıra sende... Haydi o zaman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83a44c4-4bc0-4100-a2fb-b7a8886ac14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rap Rap Rapunzel</image:title>
            <image:caption>Rap Rap Rapunzel upuzun altın sarısı saçlarıyla hayatı öğrenecek. Bunun için de, önce cadının onu kapattığı o görkemli kuleden çıkış yolunu bulması gerekecek. Tıpkı “Rapunzel” gibi. Ancak, tam da öyle değil sanki… Sözgelimi, kurtuluşu beyaz atlı prenste de aramıyor bizimki. Ayrıca cadı sanılan cadı mı hakikaten? Bundandır olan bitenin, bildiğimiz masaldan biraz farklı akışı. Acaba bu masalda cadıdan ve kuleden nasıl kurtulacak Rapunzel?   İlk kez 2011 yılında yayımlanan Masallar ve Toplumsal Cinsiyet adlı ödüllü çalışmasındaki bakış açısından yola çıkan Melek Özlem Sezer, yeni dizisi “Sayfayı Çevir”de, klasik masalları çocuklar için yeni bir kurguyla, toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan bir yaklaşımla yeniden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4771757c-70c3-455b-859d-47be1a718aeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçedeki Gizli Kahraman</image:title>
            <image:caption>Çocuk ruh sağlığı alanında uzun yıllardır sürdürdüğü başarılı çalışmalarıyla tanınan klinik psikolog Prof. Dr. Ferhunde Öktem, çocukların yaşamlarına bu kez yazılı bir eserle dokunuyor. İlk çocuk kitabı «Bahçedeki Gizli Kahraman, Solu Can » nda, kendi benliğini ve türüne özgü yeteneklerini keşfetme yolundaki bir solucanla tanışıyoruz. Solu Can’ın türlü maceralarıyla kalbimiz çarparken bir yandan da onun, ekosistem için ne denli önemli bir canlı olduğunu anlıyoruz. Öznur Sönmez’in göz alıcı renkleri ve desenleriyle sarıp sarmalanacağınız bu kitap, sayfalarının tadını çıkarmanız için sizi bekliyor… 
 
Arka Kapak Yazısı : 
Zeyneplerin bahçesinde gizli bir kahraman yaşıyor.  
Bu kahramanın çok özel yetenekleri var. 
Ama kendisinin bir kahraman olduğundan henüz haberi yok. 
Salyangozlara, tırtıllara, karıncalara özeniyor.  
Bir bilseniz, bu yüzden başına neler geliyor… 
 
Tema: Kim olduğumuz, Gezegeni paylaşmak 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: BİREY VE TOPLUM, farklılıklar, kendini tanıma, DOĞA VE EVREN, hayvanlar, solucan, DUYGULAR 
Tutum ve Değerler: Değer bilme, istekli olma, bağımsız davranma, saygı 
Profil Öğeleri: Riski göze alan, dönüşümlü düşünen 
4+ yaş (Anasınıfı - 1-2. sınıf) 
 
 
KİTAPTAN 
 
O gün Zeyneplerde bir koşuşturma vardı. Zeynep’in kuzenleri Doruk ve Yamaç için sürpriz doğum günü kutlaması yapılacaktı. Doruk’la Yamaç’ın annesi Nilgün Hanım pastayı yapmış, Ferhunde Hanım limonataları hazırlamış, süslü çörekler, kurabiyeler pişirmişti. Zeynep’in dayısı Mehmet Bey ve babası Ahmet Bey çocuklar için bir sürü oyun hazırlamışlardı. Konuklar gelmeye başladı, hepsi tek tek kapıda karşılandı. Saksının dibindeki solucan, her zamanki gibi olan biteni izliyordu. 
*** 
Bizim Solu Can, yine bir gün merakla bahçeyi gözetliyordu. Son zamanlarda hayran hayran salyangozları izliyordu. Çünkü onların kabuklarına çok özeniyordu. Kendi derisi çok yumuşaktı, biraz güneş görse kuruyordu, onu koruyacak bir kabuğu yoktu. Salyangozlarsa tehlikeli bir durum olduğunda kabuklarının içine kaçıveriyorlardı. 
*** 
Sonunda başardı. Bir kabuğunun olması çok hoşuna gitmişti. Ama bu duygu kısa sürdü. Hava ısındıkça kabuk da ısınmaya başladı. Solu Can çok rahatsızdı. Çıkmaya çalıştı ama uğraştıkça daha da sıkıştı. 
 
*** 
Solu Can’sa gözlerini boyalardan alamıyordu. İşte beklediği fırsat karşısına çıkmıştı. Boyalar oradaydı, tırtıllarınki gibi rengârenk bir derisi olabilirdi. Olabildiğince hızla boyalara doğru yaklaştı. Tüm renklerin üzerinde döne döne boyanmaya başladı. Kuyruğu tırtıllarınkinden bile güzel olmuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fcd4d8-1d0a-4b58-8800-a3baa708f6c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonbahar ve Kış Dünyamı Keşfediyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yaşasın! Sonbahar geldi! 
Hava serinledi, yapraklar dökülüyor, yağmur damlaları tıp tıp düşüyor. Dışarı çıkmaya hazırım. 
Şimdi sonbahar bitti, kış geldi! 
Bir sürü kalın kıyafet giydim, artık çıkıp karda oynayabilirim. 
Minik okuru sonbahar ve kış mevsimlerinin güzellikleriyle tanıştıran, kolay anlaşılır ve ilgi çekici resimlerle dolu, neşeli bir kitap. 12 ay ve üzeri minikleri, onları çevreleyen dünya ile buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bb4746e-2489-4961-bd6c-13e0501a9fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar Dünyamı Keşfediyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şimdi arabadayım. 
Bazen de otobüse biniyorum. 
Ama daha birçok taşıt var. 
Mesela, kamyon, çöp arabası, tanker... 
En faydalıları ambulans, polis ve itfaiye aracı! 
Ayrıca bir de iş makineleri var, mesela traktör, dozer, vinç ve kazıcı... 
Birbirinden ilginç araçları, eğlenceli resimler ile kolay anlaşılır bir hikâye eşliğinde tanıtan, neşeli bir kitap. 12 ay ve üzeri minikleri, onları çevreleyen dünya ile buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a135f7e3-2418-4fc1-a9ab-b385d923ca7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Manyetizma – Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d20023f-1441-4968-98e0-3956b39611b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalabalıkların Hezeyanı</image:title>
            <image:caption>“Hikaye anlatan maymunlarız biz. Yalan ya da yanlış olması fark etmez, yeteri kadar ilginç olan bir hikaye hakikati hemen her zaman sollayabilir.”  
Yazar William Bernstein, bu ihtimamlı çalışmasında kalabalıkların kapıldığı hezeyanların zaman ve coğrafyadan bağımsız bir insanlık sabitesi olduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. İnsan topluluklarının en olmadık fikirlerin peşinden sürüklenmesinin bir ahir zaman acayipliği olmadığını son 500 yıldan devşirdiği vakalarla ortaya koyarak, bu fenomenin kökenindeki biyolojik, evrimsel ve psikososyal mekanizmaları bir bir masaya yatırıyor.
Dünyanın sonunun geleceğine inanan ve kendi şehir devletlerini kurmaya girişen radikal Hristiyanlar, madrabaz bir demiryolu finansörüne milyonlarını kaptıran İngilizler, al renkli bir buzağının kıyamet alameti olduğunu düşünen Yahudiler… Kalabalıkların Hezeyanı, insanların kendini kandırma ve en olmadık şeylere inanma becerisini hafife almamak gerektiğini bize söyleyen, okuyucusunun hayret vitesini sayfalar boyunca yüksek tutmayı başaran, insana dair, insancıl bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7f11de6-b4f0-49c7-ad2c-103a590c4363.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Uyanış Yüzleşme Kabul</image:title>
            <image:caption>Yedi gün,
yedi insan,
yedi yaşam öyküsü...
 
Bambaşka hayatlardan gelen yedi kişi, bireysel yaşamlarındaki
kaostan uzaklaşmayı ve sonsuz bir sakinliği istemektedir.
Kendilerini beklenmedik bir şekilde şaşırtıcı bir yolculuğun içinde
bulurlar. Denizin ortasında kaçmaya ya da saklanmaya yer
kalmamıştır. Yedi gün boyunca hayatın akışı sıradışı bir dokunuşla
onlara yeni bir yaşamın kapısının anahtarını sunar. Kapıyı açmak
ya da sırtını dönüp gitmek artık onların tercihidir.
 
Güneşin, rüzgârın, denizin ve bakir doğanın verdiği ilhamla
birbirlerinin varlığına ışık tutan yedi ayrı yaşam öyküsünün
değişim ve dönüşümüne eşlik edeceksiniz.
 
Gamze Sağıroğlu’nun gönül gözüyle kaleme aldığı 7 Uyanış
Yüzleşme Kabul, insanın kendine yolculuğunda neyin önemli
olduğunu anlamaya yardımcı oluyor. Keşfetmeyi ve merakı içinde
barındıran, psikolojik sağlamlık ve iyi oluş halini güçlendiren
rehber niteliğinde bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fffd7ebb-9adf-4cca-b30d-5b62fe37133f.jpg</image:loc>
            <image:title>Subliminal Mesajlarla Bilinçaltının Gücü</image:title>
            <image:caption>Bilinçaltınızın gizli gücüyle iletişime geçmeyi ve bu gücü size
hizmet etmek üzere serbest bırakmayı öğrenerek yaşamınıza
daha fazla güç, daha fazla zenginlik, daha fazla sağlık, daha
fazla mutluluk ve neşe getirebilirsiniz. Bu güç için dışarıdan bir
desteğe ihtiyacınız yok, siz zaten ona sahipsiniz. Yalnızca onu
nasıl kullanacağınızı öğrenmeniz ve hayatınızın her alanında
uygulayabilmek için iyice anlamanız gerekiyor.
Bu kitapta yer alan basit teknikleri uyguladıkça ve öne sürülen
aşamalardan geçtikçe, ihtiyacınız olan tüm bilgiye ve anlayışa
ulaşacaksınız. Hayatınıza yeni bir ışık doğacak ve umduğunuz,
hayalini kurduğunuz ne varsa bunları gerçekleştirecek gücü
harekete geçireceksiniz. Öncekinden çok daha büyük, çok
daha görkemli, çok daha varlıklı ve bilge bir yaşamı
gerçekten seçiyor musunuz?
 
Potansiyel gücünüzü bir kez ortaya çıkardınız mı yolunuzda
bolluk ve bereketle, güvenle, neşeyle, hâkimiyetle ilerlemek
için gerekli bilgeliği elde etmiş olursunuz.
Sınırsız bir bilgelik, sınırsız bir güç ve tüm ihtiyaçlarınızı
karşılayacak sonsuz bir kaynak bilinçaltınızın derinlerinde
yatıyor. Tek yapmanız gereken onu keşfetmek ve harekete
geçirmek. Subliminal Mesajlarla Bilinçaltının Gücü kitabıyla
zihninizin derinliklerindeki bu potansiyeli bir kez fark ettiniz mi, onsuz yaşayamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafe8ef1-e344-4816-9ff5-cd55ffe337a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Deprem Gecesinde Büyük Sır</image:title>
            <image:caption>Depremin yerle bir ettiği apartmanda sıkışmış, son nefesimi vermek üzereydim. 
“Kurtarın beni!” diye kendimi paralıyordum ama feryadımı duyan yoktu. 
Tam ölüme yaklaştığım o esnada, esrarengiz bir hadiseyle karşılaştım. 
Âdeta bir anda dilim, dişim kitlendi, aklım başımdan gitti. 
Hayret ve şaşkınlık içinde kendimi kaybetmiştim. 
Gördüklerim ve yaşadıklarım karşısında hâlâ kendime gelmiş değilim. 
Dünyamı altüst eden bu şaşırtıcı hadisenin etkisinden çıkamadım, bir türlü. 
Hayatımda yeni bir sayfa açan bu ibretli olayı okuyunca, sizin de dünyanızda çok şeyin değiştiğini göreceksiniz. Hadi, başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c9c5611-9c68-40f4-959d-585ce50a06a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanmışsam Yanlışsın</image:title>
            <image:caption>Nasıl da yorgunuz şimdi biz öyle!
Çalıntı hayallerle firar etmiş zaman!
Hem sevdayı, hem de bizi ziyan etmiş ama;
Eşkalini tarif etmiş bıraktığı yara...
 
“Sırtımdan vurulduğumdan beri edebiyatla
ilgileniyorum; bunu size daha evvel söylemiştim...
Uzun zamandır yaşayıp yazdığım birçok şey var; kimi
zaman şiirler yazıp biriktirdim, kimi zaman o
şiirlerden sizinle aynı acılarda buluştuğum şarkılar
yaptım, kimi zaman da adeta bir günlük okuyormuş
hissi veren yazılarım oldu. Henüz neredeyse
hiçbirinizin okumadığı, benim bile uzun zamandır
açıp bakmadığım yazılar. Yine uzun zamandır hayal
ettiğim bir şeyi yapmak artık nasibim oldu ve size bu
yazılardan bir araya getirdiğim bir kitap bıraktım.”
 
Tekir, aşkın hayatını nasıl değiştirdiğini ve geriye
kalanların duyguları nasıl konuşturduğunu tüm
samimiyetiyle anlatırken, okurlarına kalbinin kapılarını
sonuna kadar açıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4d41308-b23f-4ef3-9387-0c610bb03e63.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretim Teknolojileri</image:title>
            <image:caption>Öğretim teknolojileri alanında hazırlanmış olan bu kitap; • Öğretim Teknolojilerinin Temelleri • Eğitimde Dijital Yeterlik • Eğitimde Bulut Bilişim Sistemleri • Poster ve İnfografikler • Çevrimiçi Sunum Araçları • Kavram ve Zihin Haritaları • Eğitsel Dijital Video Teknolojileri • Dijital Öyküleme ve Eğitimde Kullanımı • Oyun ve Öğrenme • Çevrimiçi Ölçme Değerlendirme Araçları • Öğretim Teknolojilerinde Güncel Eğilimler • Nesne Ambarları ve EBA Kullanımı konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/072b29fb-590f-4f4c-bab1-e1aa186961ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Senfoni</image:title>
            <image:caption>Sihirli Senfoni, çocuklara dünyayı ve yaşamı güzelleştirmenin bizim elimizde olduğunu harika bir öyküyle anlatıyor. Şiirsel bir anlatımı tablo gibi resimlerle birleştiren bu kitap, çocuğunuzun elinden düşüremediği bir başucu kitabı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5811bbe-13fe-428f-a79e-2c04a73d09bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Çocuk – 22 Kitaplık Set</image:title>
            <image:caption>&quot;Filozof Çocuk&quot; serisi ile “Düşünmek, çocuk oyuncağıdır!”
Dünyaca ünlü Fransız düşünür, yazar Oscar Brenifier’nin beğeniyle okunan yirmi iki kitaplık “Filozof Çocuk” serisi, şimdi de set hâlinde satışa sunuluyor.
 
Neden varım? Her şeyi bilmem gerekir mi? Mutlu olmak için neye ihtiyacım var? Hayat neden böyle? Büyümek zorunda mıyım? Sevgi nedir? Özgürlük ne işe yarar? Hepimiz eşit miyiz? Güzel nedir? gibi küçüklerin zihinlerini kurcalayan büyük sorular, tüm hayatını felsefeye adamış bir filozofun çocukları düşünme sanatı ile tanıştırmak amacıyla kaleme aldığı “Filozof Çocuk” serisinin de belkemiğini oluşturuyor.
Düşünme eylemini çocuklar için eğlenceli bir serüvene dönüştüren Oscar Brenifier, dizideki her kitabın ismini bütünleyen yirmi iki büyük soru yardımıyla, okurlarını, düşünceleri ile oynamaya ve görünenin ardında yatan gerçeği keşfetmeye çağırıyor. Bu sıra dışı başvuru serisini çocuklar için hazırlanan diğer felsefe temalı kitaplardan ayrıştıran en önemli fark ise okurlarına karşı sergilediği “sorgulama odaklı” tutum oluyor: Hayatı, ucu bucağı olmayan büyük bir oyun alanına benzeten yazar, çocuklara, yaşama dair ufuk açıcı sorular yöneltirken yanıt vermekten kaçınarak, sürekli soru sorma yoluyla genç beyinleri doğru düşünmeye yönlendiriyor.
 
Türkiye’de, düşünme eğitimi veren bazı okullarda kaynak kitap olarak önerilen “Filozof Çocuk”, kendileriyle, hayatla ve dünyayla ilgili önemli sorular üzerine kafa yoran tüm çocuklar için benzersiz bir düşünme pratiği sunarken, kalıplaşmış yanıtlar yerine eleştirel olanları tercih eden yetişkinler için de değerli bir kılavuzluk görevi üstleniyor.
Çocukları ile iletişimini güçlendirmek ve kaliteli zaman geçirmek isteyen anne-babalar ve sınıf içi etkinliklerine yeni alternatifler oluşturmak isteyen duyarlı öğretmenler için de zengin bir içerik sunan “Filozof Çocuk”, her yaştan okurlar için sorgulamalarla dolu keyifli bir düşünme deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd2f563-423b-46cf-8d60-7c418a4a19fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Lozan - Yalanlar ve Gerçekler</image:title>
            <image:caption>İngiltere, Fransa ve İtalya&apos;nın, Sevr Antlaşması&apos;nda gayrimüslimleri semirten, Müslüman Türk&apos;ü sömüren, eriten, tüketen &quot;Osmanlı Millet Düzeni&quot;nin sürdürülmesi emri * Lozan Barış Konferansı&apos;nda gizlilik kararı * Dr. Rıza Nur&apos;un anılarında Lozan&apos;ın Fransızca &quot;secret&quot; (gizli) tutanakları * Lozan&apos;da başta Lord Curzon olmak üzere İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan delegelerinin Türkiye&apos;ye &quot;Osmanlı Düzeni&apos;ni sürdürün, İslam Hukuku&apos;na bağlı kalın, şeriat hükümlerini uygulayın&quot; baskısı (gizli tutanaklardan tıpkıbasım) * Lozan&apos;ın sansürsüz gizli tutanaklarının Fransa tarafından &quot;Sarı Kitap&quot; ve İngiltere tarafından &quot;Mavi Kitap&quot;ta sansürlenmesi * İngiltere ve Fransa&apos;nın 1923&apos;te sansürlediği gizli tutanakların 1924&apos;te Türkiye Cumhuriyeti&apos;nce eksiksiz tam metin olarak çevrilip basılması * Lozan&apos;da İngiltere&apos;yle hilafetin kaldırılmasını içeren bir gizli antlaşma imzalandığına ilişkin Kemal Ohri, Cevat Rıfat Atilhan, Necip Fazıl Kısakürek, Kadir Mısıroğlu vs. iddiaları * İddianın kaynağı: Hitler Almanyası ve Nazi Propagandası * Hayim Nahum hakkında söylentiler, gerçekler ve CIA raporu * İngiltere Lozan&apos;ı onaylamayı niçin geciktirdi? * Kazım Karabekir&apos;in yazılarında Kadir Mısıroğlu&apos;nun Musul&apos;a yönelik iddialarını çürüten gerçekler * Kadir Mısıroğlu: &quot;Lozan İngilizler için zafer, Türkler için hezimet!&quot; &gt; Lloyd George: &quot;Lozan Türkler için zafer, İngilizler için hezimet!&quot; (tıpkıbasım) * Lozan&apos;da Türk-Amerikan Antlaşması (6 Ağustos 1923) * Amerika&apos;da Lozan&apos;a karşı &quot;Siyonist Yahudi-Ermeni-Protestan Misyoner İttifakı&quot;nın Türklüğü, Milli Mücadele&apos;yi, Kurtuluş Savaşı&apos;nı, Mustafa Kemal&apos;i ve Lozan&apos;ı lanetleyen propaganda kampanyası (EK 1 - tam metin) * ABD Senatosunda Lozan tartışmaları * Lozan&apos;ın 42&apos;inci maddesi uyarınca Musevi, Ermeni ve Rum cemaatlerinin kendilerine tanınan &quot;ayrıcalıklı, antlaşmalı azınlık&quot; hakkından feragat ederek &quot;ayrıcalıksız Türk yurttaşlığı&quot;nı kabul belgeleri (EK 3 - tıpkıbasım ve günümüz Türkçesiyle tam metin) * Yunanistan&apos;ın feragatler geçersizdir savıyla Milletler Cemiyeti&apos;ne başvurusu * Milletler Cemiyeti&apos;nin feragatleri geçerli kılan kararı (tam metin, tıpkı basım) * Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel&apos;in *Medeni Hukuk ve Lozan Muahedesi&quot; başlıklı makalesi (EK 2 - günümüz Türkçesiyle tam metin) * SEVR Antlaşmasının bin yıl önceye dayanan tarihsel kökleri * 1870-1920 arası emperyalizmin Anadolu&apos;da Türk,  Kürt ve Ermeni kafataslarını ölçerek etnik ayrımcılığı tohumlayan Sevr&apos;e hazırlık belgeleri * Sykes-Picot paylaşım haritaları * Ermenilerin &quot;Denizden Denize Büyük Ermenistan&quot; ve Kürt Şerif Paşa&apos;nın &quot;Denizden Denize Büyük Kürdistan&quot; tasarıları * İngiltere&apos;nin 1895&apos;ten itibaren &quot;Kürdistan&quot; adı vererek denize indirdiği İngiliz gemileri * Osmanlı Hükümeti&apos;nin Haziran 1919 tarihli &quot;Müdafaanamesi&quot;nde Batı Uygarlığı ve Batı Medeni Hukuku&apos;nun benimseneceği maddeler * Damad Ferid&apos;in Haziran 1919&apos;da Paris Barış Konferansı&apos;na sunduğu muhtıralar (tam metin-tıpkıbasım) * Onlar Konseyi&apos;nin Damad Ferid&apos;in muhtıralarına verdiği 25 Haziran 1919 tarihli yanıt: Türk ırkı barbardır, vahşidir, yıkıcıdır, Türk olmayan ırkları Türk ırkının boyunduruğundan kurtaracağız! (tam metin, tıpkıbasım) * &quot;Onlar Konseyi&quot;nin Osmanlı heyetini Paris&apos;ten kovan mektubu (tıpkıbasım) * Damad Ferid&apos;i kahramanlaştıran yayınlar.* Osmanlı Hükümeti&apos;nin Sevr Antlaşma tasarısına verdiği yanıt * İsmet Paşa&apos;nın Sevr tasarısına yanıtı * Vahideddin&apos;in Sevr Antlaşması&apos;nın imzalanmasına karar verdiği Saltanat Şurası tutanağı (tam metin).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c219ac31-c634-4924-98a8-25c03b3e632b.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Mühendis Olacağım</image:title>
            <image:caption>Meraklı minikler büyük hayaller kuruyor. Tahta bloklar ve karton kutularla oynuyor, araba resmi yapıyor gibi görünebilirler, ama aslında hastanelerde kullanılacak harika makineler tasarlıyor, uzayda şehirler kuruyorlar. Bu eğlenceli kitap, miniklere mühendislerin neler yaptığını öğretirken, yaşam boyu sürecek bilimsel merakın kıvılcımını ateşleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4a58d70-603b-4a5c-8e6b-b12e5bd2e329.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Astronot Olacağım</image:title>
            <image:caption>Meraklı minikler büyük hayaller kuruyor. Karton kutular, oyuncak gereçler ve yapışkan kâğıtlarla oyun oynuyor gibi görünebilirler, ama aslında uzaya fırlattıkları roketle yolculuk yapıp Mars’ta yürüyen ilk astronotlar oluyorlar. ilk astronotlar oluyorlar. Bu eğlenceli kitap, miniklere astronotların neler yaptığını öğretirken, yaşam boyu sürecek bilimsel merakın kıvılcımını ateşleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de4b84bc-911c-4e1b-a23c-d61803cb4db6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hijyen Kahramanı Olmayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Hijyenin temel kurallarını sevimli karakterlerle anlatan Bir Hijyen Kahramanı Olmayı Öğreniyorum miniklere ömür boyu sürecek güzel alışkanlıklar kazandıracak. Çocuklar bu eğlenceli öyküyle hastalıklardan korunma ve mikroplardan uzak durmayı kolayca öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01d5d984-9b0c-47f1-a2b1-53f5f16cb917.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Koruyabiliriz</image:title>
            <image:caption>Çevreye ve doğaya saygıyı sevimli karakterlerle anlatan Dünyayı Koruyabiliriz, miniklere ömür boyu sürecek güzel alışkanlıklar kazandıracak. Çocuklar bu eğlenceli öyküyle çevreyi korumayı ve sorumlu bir birey olmayı kolayca öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9150543b-d1aa-4c06-b76a-6ed9ce74f28f.jpg</image:loc>
            <image:title>Filler Ağlamaz</image:title>
            <image:caption>Firavun faresi Uzunkuyruk sabah uyanıp da yuvasının ağzını büyük gri bir şeyin kapattığını görünce çok şaşırdı. Yaşlı fil Haşmet, kapıya oturmuş iç çekiyordu. Fil çok üzgündü ama fillerin ağlamaması gerektiğini düşündüğü için öylece oturuyordu. Neyse ki Uzunkuyruk bunun doğru olmadığını biliyordu. 
Akıllı firavun faresi, fili neşelendirmek için harekete geçti. 
Hayvanların neler yapabileceklerini görmek için yollara düşen iki arkadaşın savanadaki eğlenceli macerasını kaçırma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/094598c4-acaf-4b91-aaed-d0dd92837ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon’un Felsefesi Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Batı felsefe geleneğinin Platon’un metinlerindeki bir dipnottan ibaret olduğu söylenir. Bu bir metafor olsa bile ilk bakışta abartılı gelir. Ancak Platon’un felsefesine daha yakından bakıldığında modern insanın dünya görüşü ve düşünme biçiminin köklerine ulaşılır. Batı felsefe geleneği ve modern düşüncenin oluşmasında Platon’un bukadar etkili olmasının çok çeşitli sebepleri vardır. İncelediği konular, izlediği yöntemler, sorunları tanımlayış biçimi ve getirdiği çözümler Batı düşüncesine rehberlik etmiştir. 
Platon felsefesinin bu kadar önem taşıması büyük ölçüde “Form” kavramına ilk kez Platon’un metinlerinde rastlanmasıyla ilişkilidir. Bu kavram insanın düşünme yeteneğini çok geliştirmiştir. O olmadan bugün alıştığımız anlamda akıl yürütemeyiz ve modern dünyaya yabancılık çekeriz. 
Ahmet Cevizci’nin bu kitabı hazırlarken seçtiği makaleler, genel olarak Platon’un düşüncesi ve özel olarak Formlar kuramı hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için oldukça aydınlatıcı bir derleme oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d1eb30d-7734-4723-ac53-4d06535f39ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin İlkeleri</image:title>
            <image:caption>TARİHİN İLKELERİ VE TARİH FELSEFESİ ÜSTÜNE BAŞKA YAZILAR 
 
Tarih araştırmasının “özerk” olduğu ve olması gerektiği, ve daha da özelde, araştırma yöntemlerinin ve kavram çerçevesinin, belli benzerliklere karşın, doğa bilimlerininkinden önemli ölçüde ayrıldığı fikri, Collingwood’un tarih düşüncesinde merkezi bir yer tutar. Tarihçiler için ulaşılan sonuçları tanıklığa değil delillere dayandırma, araştırmalarında sistematik sorgulamanın can alıcı rolünü değerlendirme; geçmişi yeniden inşa etmeye çalıştıklarında sıkı sıkıya dizginlenmiş bir hayal gücünün kullanımı; düşüncelerin ifade edilmesini ilgilerinin merkezine yerleştirme; dile getirdikleri düşünceleri kendi zihinlerinde yeniden canlandırarak eylemleri anlamanın yollarını araştırma lüzumu, bu düşünce biçimiyle ilgili pek iyi bilinen Collingwood öğretileri arasındadır. … Collingwood çoğu kez en üst düzeyde bir tarihçi tarih felsefecisi olarak görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690570b8-0bda-44c4-8d31-7cf1a2b9c887.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik Provası</image:title>
            <image:caption>Goodreads Yılın En İyi Aşk Romanı Ödülü’ne sahip
Aşkın Formülü’nün devamı niteliğindeki Evlilik Provası,
tutkulu bir aşk hikâyesiyle kalplerin sınırlarını aşıyor...
 
Asperger sendromlu Khải duyguları olmadığıyla bilinir;
kimseye karşı bir şey hissetmez, kimseyle empati kuramaz
ve tüm romantik ilişkilerden kaçınır. Annesi Khải’nin
evlenmesini istemektedir, o ise kendisini rahat bırakmasını.
Böylece ikisi bir anlaşma yapar: Khải üç ay boyunca annesinin onun için seçtiği kadınla yaşayacaktır. Ve annesi Vietnam’a giderek Khải için doğru adayı bulmuştur bile: Esme...
 
Esme kendisi ve kızı için daha iyi bir hayat istemektedir.
Buna sahip olmak içinse her şeyi yapmaya hazırdır, hatta
ABD’ye uçup tamamen yabancı biriyle tanışıp onunla
yaşamaya bile. Fakat Khải ne kadar çekici olsa da oldukça
tuhaf biridir ve Esme’nin elinde onun kalbini kazanması
için sadece üç ayı vardır.
 
Helen Hoang, bu romanında aşkın birden fazla yolu
olduğunu kanıtlamaya çalışıyor ve aşkın engebeli yolunda
uyum sağlamaya çalışan bir sevginin peşine düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fb4e2e5-2691-4c5e-8013-e8b1ddbee333.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebekler Çok mu Çok… Tuhaf!</image:title>
            <image:caption>Hepimiz kelebekleri narin ve sevimli varlıklar olarak biliriz.  
Peki, gerçekten öyleler mi? 
Bu kitapla onların tuhaf yanlarını öğrenecek ve çok şaşıracaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ecc1fe4-2748-4f72-827f-17ebd8f17a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceye Meydan Oku</image:title>
            <image:caption>“Babam herkesin ilaca ulaşabilmesi için elinden geleni yapmıştı. Bu onların ölümüne yol açtı, belki de bu benim için bir uyarı olmalıydı. Ama değildi. Bu bir mirastı.”
 
 
New York Times çoksatan yazarı Brigid Kemmerer’in
kaleminden aşk ve macerayla bezenmiş muhteşem bir seri daha... Gizemli bir hastalığın ele geçirdiği bir krallık, sadece seçkinlerin erişebildiği tek ilaç Ay Sarmaşığı iksiri ve onu Kandala halkı için çalan şifacı bir genç kız ve umutsuz bir prens. Tehlikeli bir ilişki.
 
Prens Corrick, Kandala Sarayı’nda Kral’ın Yargıcı olarak görev
yapmakta, kanun kaçaklarının yüreklerine korku salmaktadır. Ülkede iksir kıtlığı ve isyan tehditleri artarken, şifacı çırağı Tessa Cade, her gece kraliyet fermanlarına karşı gelerek gizlice dışarı çıkmakta ve Ay Sarmaşığı yapraklarını çalarak bu iksiri ihtiyacı olanlara gizemli yoldaşı Weston Lark ile dağıtmaktadır.
 
Karanlıkta bir ülke, krallığı ile vicdanı arasında kalmış bir prens ve halkını kurtarmaya çalışan isyancı bir genç kız... Kandala&apos;nın kaderi ölüm ve ihanetle çevrelenmişken bu krallık için bir kurtuluş yolu var mıdır? Her şeyden öte, yüreğe düşen aşk tohumları geceye
meydan okuyabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80054be9-115a-49aa-98fc-c86ef26abebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nur-i Kadim</image:title>
            <image:caption>&quot;Vardan var olmak, Nur’dan (ışık) taşarak görüş alanına çıkan nesne ve canlılardan başka bir şey değildir. Kimi maddeler hareket eden canlı mekanizmalara dönüşürken, kimileri ise hareketsiz kaldı. Yaşadığımız gezegende canlı ya da cansız her şey ışık yansımalarının farklı şekillenmesidir. Hepimiz tek bir ışığın farklı yansımalarıyız. Aramızdaki tek fark içine doğduğumuz kap. Bireysel olarak kendilerini tüm evrenin merkezi sanan insanlar, manevi bir zerre ile minik bir titreşim olduklarını unutarak yaşarlar. 
     Ana kaynağından taşan nur, sürekli bir devinimle değişik nitelikli varlık türlerini oluşturur. Bu döngü yine basamak basamak ait olduğu aslına (Mutlak Varlığa) geri dönmek için sürekli hareket hâlindedir. Evren, kendi içinden taşan bir’in (1) çoklaşması sonucu farklı görünen tüm renkler, farklı nesneler, büyük, küçük oluşan tüm gezegenler, mat veya parlak ışıldayan tüm yıldızlar sadece Mutlak Varlığın şekil ve suret değiştirmiş hâlleridir. İçindeki her şey bir&apos;in (1) bir parçacığıdır. Bireysel irade topyekûn iradenin bir cüzüdür. Ruh (saf enerji) ölümsüzdür. Taştığı kaptan veya doğduğu kaynağa geri döner. Bu devinim görünmeyenden görünür duruma geçme, bazen de görünürlükten görünmezliğe geçme eylemidir. 
     Alevi pirleri kendini bilmeyi 4 kapı 40 makam eğitimiyle İnsan-ı Kâmil mertebesine erişme, döngüsüyle (Ateş, Hava, Toprak, Su) insanın Kemalata erme yolculuğu olarak izah ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c77ec719-b4ee-4880-9f39-498d9d7e7304.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Ben misin?</image:title>
            <image:caption>Her birimizin yürüdüğü yol, varmak istediği hedef mutlaka farklıdır. Geçmişe baktığımda, ileri bir yaşa kadar olan kendimi sorgulama süreci boyunca, “ben” kavramı her zaman konunun odak noktasında olmuştur. Söylediklerim ve yaptıklarımla birlikte, düşünce ve duygularımla biricik olan ben! Oysa yıllar geçtikçe, okuma alanlarım ve deneyimlerim çoğaldıkça, yeryüzünde yalnız olmadığımı, başkalarının da bu süreçte bana önemli katkılar sağladıklarını görüyorum. Yaşantımı paylaşan, yoluma ışık tutan bu insanlar kadar, okuduğum kitaplar olmasaydı, ben bir başıma kim oluyordum ki?.. 
 
Beni bu dünyaya getiren ailemden başlayarak, bugüne gelmemi sağlayan, hayatıma dokunmuş olan herkesin, önemli ya da önemsiz bir etkisi mutlaka olmuştur. Bu etki, farkına varamasam da duygu, düşünce ve davranışlarıma yön vermiş, bugünkü “ben”i oluşturmuştur. Birçok sanatçının katkısıyla yontulmuş bir heykel gibi… Bu sanatçıların ustalık düzeyine göre, yaratılan her eser ayrı bir değer taşıyabiliyor. Bunu göz önüne aldığımda, benim içimde biraz senin, biraz onun, biraz da başkalarının olduğunu düşünüyorum. Mevlânâ’nın bir dizesini anımsatarak: 
 
“Sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38c3ecb9-6660-4c9f-b06e-b2d327a8ef1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Neleri Sevmez (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Savaşa Farklı Bir Bakış Savaş kapıya dayandığında, hoşlanmadığı şeylerin listesini de beraberinde getirir. Sanatı, müziği, dansı, özgürlüğü hiç sevmez. Ama karşılarında asla zafer elde edemez. Bu çarpıcı resimli kitap, hepimizde korku, üzüntü, öfke ve endişe gibi duygulara sebep olan savaş hakkında farklı ve umut dolu bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666f085c-0897-4fbe-88c8-59f1d1c80254.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı ve Memeli Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>“Toplu taşımada yan koltuğumdaki açık bacaklar, öğrenci işleri memurunun kızgın kaşları, patronlarım girip çıktığım yüzlerce işyerinde, işyeri dediğim market, asansördeki gergin amca, keskin gözleri çarşı esnafının, tüm kahraman gece bekçileri karanlık sokakların ama özellikle siz, siz, kim olduğunu bile bilmediğim beyefendiler, benden epey büyük abiler, evli barklı mutsuzlar, bekâr ve çapkın bey amcalar, yanımdan geçip giden tüm yabancılar. Hepiniz hoş geldiniz. Ve karşınızda ben, arzunuzun nesnesi, hayallerinizin prensesi, fantezilerinizin famfateli, minik ama dişi, küçük ama şehvetli, masumca edepsiz, ne yapsa baştan çıkarıcı, ağzı var dili yok, fındık içi kadar bir beyin, seks bombanız, yirmi iki yaşında, tam da üreme çağında, memelilerin en memelisi, önünüzde saygıyla eğiliyorum.” 
 
Nazende sevgili, melek anne ya da baştan çıkarıcı bir fettan olmayı reddedenler. Kendi olmak uğraşında en ön safta çarpışanlar. Yasemin, Filiz, Defne ve diğerleri... Aşina olduğumuz isimler belki ama sizin bildiğiniz kadınlardan değiller. İnsan yiyerek devleşenler, figüranı olduğu romana isyan edip firar edenler, öfkelenen, acıkan, canı sıkılan, kafa tutan, devasa memeliler... Çılgın kadınlar panayırı burası. 
 
Kabuk ve Yalnız romanlarıyla okurlardan büyük ilgi gören Zeynep Kaçar’dan sarsıcı, uzun süre etkisinden çıkamayacağınız öyküler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/345dc932-d9e9-4a14-93e8-dc3a6fe96d1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cepheye Koşan At</image:title>
            <image:caption>Kızıl şimşekler, solucanlar gibi kıvrılıyor, rüzgâr tozu toprağı savuruyordu. Süvariler, birer gülle gibi yere düşen yağmur damlalarından sırılsıklam halde atlarına bindiler. Alay komutanının “İleriii!” demesiyle Karayel, bir rüzgâr gibi esti ve kavakların arasından görünmez bir yel gibi geçti. Kurşunlar vızıldıyor, atların nallarından çıkan gürültü, bir haykırış gibi etrafa dağılıyordu. Top gülleleri süvarilerin ortasına, önüne ardına düşüyor, kimi atlar açılan gediklere yuvarlanıyor, askerler toprağa karışıyordu. 
 
Derken bir patlama daha oldu ve Karayel kendini bir anda yerde buldu. Karşı tepeden gelen bir top güllesi, önünde koca bir gedik açmış, Karayel açılan çukura yuvarlanmıştı. Şarapnel parçaları saplanan bedenini kaldırmaya çalışırken sırtında Mehmet Efe’nin olmadığını fark etti. Etrafına bakınınca sahibinin biraz ileride toprağın koynunda acıyla yattığını gördü.  
Ömür Kurt, Sakarya Muharebesi’nden düşmanın yurttan atılmasına kadarki süreçte Milli Mücadele’ye katılan bir atın öyküsünü, tarihi gerçeklere dayanarak, eşine az rastlanan bir bakış açısıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6e93038-ed89-42cd-bc01-16868c98de03.jpg</image:loc>
            <image:title>İşaretler,Semboller ve Alametler</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir sembol kendi başına iyi veya kötü değildir.” 
 
Tarihöncesi çağlardan beri insanlar birbirleriyle ve ilahi olanla iletişim kurmak için sembolleri kullandı. Carl G. Jung dinsel sembollerin görevinin yaşama anlam katmak olduğunu söyler. 
 
Görünen dünyada kendi bilgilerini işaretlere gizleyen bu semboller çok derin bilgelikler taşır aslında. 
Derece sembolleri, kama mühürleri, işaretler, büyülü alfabeler, swastika, pentagram, Zodyak işaretleri, sihirli desenler, tılsım işaretleri, ezoterik izler... 
 
Metafizik dünyanın sırlarını gün ışığına çıkaran bu sembolleri öğrendikçe gizemler de aralanacak. Önde gelen okültist Raymond Buckland, İşaretler, Semboller ve Alametler’de tüm dünyada kadim zamanlardan beri kullanılan ve sıradan insana kendini gizleyen 800’den fazla sembolün anlamını açıklıyor. 
 
Eski ve modern dinlerden, büyülü geleneklerden ve yerli kültürlerden gelen bu sembollerin derin anlamını keşfettikçe kolektif bilinçdışının uçsuz bucaksız metaforlarını da çözmeye başlayacaksınız. Ve gizemler perdelerini sizin için açacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acacf90f-5222-48a7-bbfc-c7a67525c5ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk - Gazi Mustafa Kemal Atatürk Çocuklarımıza Kurtuluş Savaşı&apos;nı Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Gençler, sizlere emanet edilmiş Cumhuriyetimiz hangi mücadeleler sonucunda kuruldu? Her tarafı işgal edilmiş güzel ülkemiz bağımsızlığını nasıl kazandı? Kurtuluş Savaşı’nda kazandıklarımızı hangi antlaşmalarla güvence altına aldık? Bilimin yol göstericiliğinde modern bir ülke olabilmek için öncelikle hangi devrimler yapıldı? Tüm bu soruların cevaplarını Atatürk’ün kendi sözleriyle ve onun kaleminden günümüz Türkçesiyle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d0b8d0-2c09-4080-b285-b24293fd7b33.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Son Direniş</image:title>
            <image:caption>HESAPLAŞMA BAŞLIYOR... RİSK ÇOK YÜKSEK! 
 
Uyandırıcı Kral çok güçlü bir bloğu eline geçirmiş durumda. Acaba Morgan, Ash ve arkadaşları benzersiz Minecraft dünyalarını kurtarabilecekler mi? Öte yandan, oyunun dışında da bazı kötü haberlerle baş etmek zorundalar. Bu oyunun sonu mu demek, yoksa yeni bir başlangıç mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9055ad6d-e906-4fc6-bb5a-3d45c397f884.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerkük Şairleri &quot; Irak Türkmen Şairleri&quot;</image:title>
            <image:caption>Bu kitab,əsasən son illərdə yaşayan Kərkük şairləri ilə bağlıdır. Bu əsərimizin İraq Türkmanlarına aid tədqiqatların çatışmazlığına və Türkmanların unudulmağa üz tutmuşluğuna diqqət çəkəcəyini, eyni zamanda, Türkman ədəbiyyatı və şairləri haqqında Azərbaycanda böyük bir boşluğu dolduracağına inanırıq. 
 
“Kərkük şairləri” kitabında sadəcə 100 İraq Türkman şairinin bioqrafiyasını və şeirlərini Azərbaycan türkcəsinə tərcümə edə bildik. İnşallah gələcəkdə digər Türkman şair və yazıçılarının da əsərlərini tərcümə etməyə söz veririk. Bunu xüsusilə qeyd etmək istəyirik ki, Kərkük adı İraq Türklərinin rəmzi adı olduğuna görə kitabımıza “Kərkük Şairləri” adını vermişik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ecafed4-7c5f-423c-abaa-b9366e7d1d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Tarihinde Erdem Arayışı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, yolumuzu, hayatımızı ve dünyamızı aydınlatan değerler demeti dediğimiz kadim hasletlerimiz; modern dünyanın öne çıkartmaya çalıştığı, ancak, uygulamada tökezlendikleri veya samimi olmadıkları birtakım ilkeler, vahyin ışığında değerlendirmeye ve anlatılmaya çalışılmıştır. Birtakım âlim ve bilim adamlarının görüşlerine yer verilmiştir. 
Allah’ın sıfatlarından hareketle işaret edilen değerler Kur’an’ın öne çıkardığı erdemlerdir. 
Elinizdeki bu çalışmada, değerlerin, birey ve toplum üzerindeki etkilerine değinilmiştir. 
Ahlâki değerler, toplumsal hayatı düzenleyen ve şekillendiren önemli bir etkiye sahiptir. Bu değerler, bireyin davranışlarını belirler, kişisel kimliğini oluşturur ve toplum içindeki davranışlarını belirler. 
Toplumsal düzenin korunması ve istikrarın sağlanması konusunda büyük etkileri olan bu âhlakî değerlerin içselleştirilmesi, sağlıklı bir toplum için büyük önem arz ettiğini düşünüyorum. 
Popüler kültürün bu denli yaygınlaştığı, hız ve haz peşinde koşmanın revaçta olduğu bir zaman diliminde, gençlerin kendi değerlerine sarılmalarını çok önemsiyorum. 
Erdemli bir toplumun inşasında gençlerin üstlenecekleri rolü önemsiyor, kendilerine güveniyorum. 
Bu çalışmayı sevgili gençlere armağan ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3bf12d5-1e8d-4b2c-8bce-2d46c7a19740.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Dilinde Edimbilimin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Edimbilim, bir yaklaşım olarak hicri ilk asırlardan beri Arap dilinde pek çok alanda kullanılmakla bera­ber, bir bilim dalı olarak günümüz dilbilim çalışma­larının mahsulüdür. Zira edimbilim bir bilim dalı olarak Amerika ve Fransa menşeli olup 20. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Güncel ile klasiğin mukayesesi niteliği taşıyan bu çalışma, Batı dünyasında ortaya çıkan edimbilimi klasik Arap dili nahiv ve belagat ilimlerinde ele alınış boyutlarıyla incelemektedir. Nahiv ilmi; dili, dilsel ögeler arasındaki ilişkileri açısından incelerken ihtiyaç durumunda konuşmacı­nın kastı, muhatabın hali, bağlam, önvarsayım ve sezdirim gibi edimbilimsel özelliklere de müracaat etmektedir. Belagat ilmi ise kullanıcılar ve bağlam açısından ortaya çıkan anlam değişimlerini inceleme­siyle edimbilimsel yaklaşımın klasik Arap dilbilimin­deki biçimi olduğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a879559a-2799-41f1-8530-850d27e671e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dildo</image:title>
            <image:caption>“‘Hakiki’nin yerini tutması için üretilen bir ‘gerçeklik’tir dildo, ama burada kalmaz; yerini tuttuğu ‘hakiki’nin ötesine geçer, onda olmayan özellikler, fonksiyonlar kazanır ve böylece kendi ‘hakiki’liğine erişir; artık yalnızca başka bir şeyle karşılaştırılarak tartışılmaz, kendi hakikiliği çerçevesinde değerlendirilir.
 
Yazın, sanat ve diğer kültürel yapıtlar için dildo bu anlamda bir simgedir; bu yapıtlar bir şeye benzemeye çalışan, bir şey hakkında olmaya çalışan birer ürün olmaktan çıkar ve kendileri ‘bir şey’ olur; o şeyler artık dünyanın hakikatine eklemlenmiş birer hakikattir.”
– Cem Akaş
 
 
 
Akaş’ın bu kitapta bir araya gelen denemeleri, kimi sözcüklere yeni anlamlar biçme cesareti vermekle kalmayıp altbaşlıkta kendini gösteren meselelere de başka bir gözle bakmayı gerektiriyor.
Mümkünse, yepyeni gözlerle...
 
Hal böyleyken, içerideki satırlarda saklı küçük bir mesajı buraya taşımak belki de en iyisi:
 
Yapıttan çıkarken dikkat edilmesi gereken hususlar:
Kapıyı çarpmadan çıkmak en iyisidir – dönmeniz gerekebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a438e4e-6692-4fd1-a622-9f8967e3e1a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Atalarımızdan Dersler</image:title>
            <image:caption>Bir arkeoloğun kaleminden muhteşem bir eser! 
Çocuklara birbirinden güzel çizimlerle tarihi aktaran çığır açıcı bir kitap. 
Dünyanın dört bir yanında hüküm sürmüş birbirinden farklı uygarlıklar, yarattıkları eserler, yaşam biçimlerine dair detaylı bilgiler ve elbette arkeolojik kalıntılar üzerinden sunulan kanıtlar…. 
MÖ 7400-6500 yıllarında Çatalhöyük’te filizlenen toplumsal cinsiyet eşitliği, modern dünyanın kapısını aralayan toplumsal bir yaşam biçiminin yansıması. 
Avustralya’dan Çin’e, Fransa’dan siyahi firavunların hüküm sürdüğü Modern Sudan’a kadar birbirinden farklı tarihî uygarlıklar, arkeolojik kalıntılar muhteşem çizimlerle karşınızda! 
Ayrıca, tarih öncesi dönemlerde akıllara durgunluk verici ticari ağlar, ulaşım yolları, kültürel etkileşim ve daha fazlası! 
Unutulmuş tarihlere ve yanlış aktarılan hikâyelere ışık tutan arkeolog ve sunucu Raksha Dave ile eşsiz bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6331e1b4-0050-42f0-a7ac-bc5ffa2596b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Özdeğer Günlüğü - Farkındalık Yolculuğu (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Benimle bir farkındalık yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?
 
 Özdeğer Günlüğü aslında benim kişisel gelişim serüvenimin bir ürünü. İçinde göreceğiniz her derleme, benim uyguladığım rutinlerden doğdu. Bu günlük, sadece sayfalar ve satırlar değil; benim hayatımda deneyimlediğim, bana değer katan anların bir yansıması.
 
 Kendimize olan bakışımız, hayatımızın yönünü belirleyen en önemli pusula.
 
Bu günlükle, gerçek değerinizi keşfedin, kendinize olan inancınızı tazeleyin ve hayatınızı, her gün biraz daha, kendi istediğiniz şekle sokun. Özdeğer Günlüğü sadece bir organizasyon aracı değil; aynı zamanda hayatınıza yön veren, sizi motive eden ve her gün biraz daha iyi bir versiyonunuz olmanız için yanınızda olan bir dost.
 
Farkındalık yolculuğuna atılan her adım, kişisel bir evrimin ve cesaretin yansımasıdır. Özdeğer Günlüğü’nü elinize aldığınızda, benimle birlikte kendi içsel yolculuğunuzda da bir adım atmış olacaksınız. Sizinle aynı yolda yürüdüğüm için ve bu özel deneyimi benimle paylaştığınız için kalbimin en derin yerlerinden teşekkür ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4478b7ab-a91c-4e70-af0c-6abab0d06287.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabil&apos;in Çene Kemiği</image:title>
            <image:caption>Altı cinayet. Yüz sayfa. Milyonlarca olası kombinasyon... 
fakat yalnızca bir sıralama doğru. 
Torquemada’nın cinai romanını çözebilir misiniz? 
1934 yılında Observer’ın şifreli bulmaca derleyicisi 
Edward Powys Mathers (namıdiğer Torquemada) hem cinayet romanı 
hem de bugüne dek yazılmış en zor edebî bulmaca olan 
bir kitap yayımladı. 
Kitabın sayfaları tamamen gelişigüzel biçimde basıldı fakat 
–akıl yürütme ve dikkatli okuma yoluyla– bunları tek doğru sıraya 
dizerek altı cinayet kurbanını ve katillerini ortaya çıkarmak mümkün. 
Şimdiye kadar yalnızca birkaç bulmacasever Kabil’in Çene Kemiği 
gizemini çözebildi: Onlardan biri olabilmeniz için 
gereken özellikler sizde var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6977e04-f4bf-42e0-9f92-ac3afead12da.jpg</image:loc>
            <image:title>Konut ve Yaşam Çevreleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de inşaata dayalı ekonomik büyüme modeli, büyük ölçekli altyapı ve konut projeleri, konut üretim seferberliği, sosyal konut projeleri ve kentsel dönüşüm hamlelerinin yanında ortaya çıkan konut ve yaşam çevreleri krizini nasıl yorumlayabiliriz? Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyesi Ö. Burcu Özdemir Sarı’nın editörlüğünü üstlendiği Konut ve Yaşam Çevreleri: Çok Boyutlu Bir Sorun Alanı; sosyal politikalara, konuta, kente, yaşam çevrelerine ve alternatif yaşam kurgularına ulusal ve küresel ölçekte odaklanıyor. 21. yüzyılda konut sorununun; yeterli, yaşanabilir, insana yakışır ve karşılanabilir konuta erişim krizine dönüştüğü iddiasını taşıyan bu çalışma, konut ve yaşam çevrelerine ilişkin konuları irdelemektedir. Bu çalışma, özellikle 2000’li yıllarda; iklim değişikliği, ekonomik krizler ve Covid-19 gibi küresel ölçekte etkileri olan olayların konut ve yaşam alanlarımızı nasıl etkilediğiyle ilgilenmektedir. Konuta erişim krizinin her geçen gün arttığı günümüzde, dünya çapında bu krizden etkilenen toplum kesimlerinin genişlediği bilinmektedir. Elinizdeki çalışma, odağını Türkiye’ye çevirdiğinde; son yirmi yıllık süreçte, küresel boyuttaki konut krizinin ulusal ölçekteki yansımalarının yanı sıra konut ve yaşam çevrelerinde ülkemize özgü çok sayıda konu ve sorun alanı geliştiğini ortaya koymaktadır. İdealKent Yayınları Konut Kitap Dizisi kapsamında basılan, Konut ve Yaşam Çevreleri: Çok Boyutlu Bir Sorun Alanı; mimarlık, şehir planlama, kentsel politika, sosyoloji gibi alanlardan beslenen çok disiplinli bir çalışmadır. Sosyal konut politikalarından afetlere dirençli konut politikalarına, enerji verimlilik yaklaşımlarından yakıt yoksulluğuna, Covid-19 salgınından toplumsal cinsiyete, toplu konut alanlarında mekân kalitesinden sürdürülebilirlik kavramına birçok konuda yol açıcı olan bu çalışma, okurları konut krizi hakkında soru sormaya ve ortak çözümler aramaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ab716c3-6789-427f-b4b1-b7250038dc92.jpg</image:loc>
            <image:title>Belediye Hizmetlerinde İlkeler</image:title>
            <image:caption>Günümüzde insan ölçeğinin kaybolduğu kentlerde yatay planda hız ve hıza ilişkin yaklaşımlar, dikeyde ise yüksekliği esas alan uygulamalar kentsel olanı daha düzenli hale getirmeyi amaçlarken ortaya büyük bir kaos ve entropi toplumu çıkartmıştır. Saatte 5 km ortalamayla yürüyen insanın artık önünden geçtiği her şeyi ortalama 80 km hız ile algılama zorunluluğu, onu kendi bağlamından koparmanın eşiğine getirmiştir. İnsanın bir kentteki yaşam kalitesinin özel alanda geçirdiği zamanla değil kamusal alanda geçirdiği zaman dilimi içinde belirlendiği göz önüne alınırsa yaşamın mekânı olan kentin davetkâr olması ve kamusal alanda karşılaşmaya ve ‘konuşmaya’ imkân tanıması gerekmektedir. Kamusal alan fikrinin güçlü olduğu toplumlarda bireyler arasında yaşam kalitesi açısından uçurumun da nispi olarak daha az olduğu bilinen bir gerçektir. Güçlü kamusal alan ise, kent hakkı başta olmak üzere yönetişim, planlama, kentsel estetik, mimarlık, konut kalitesi, ulaşım ve daha birçok kentsel olgunun örgütlenmesindeki başarıyı beraberinde getirmektedir. Bu çalışma aynı zamanda belediyelerin verdiği çeşitli hizmetlerdeki ilkelere odaklanarak kamusal alan fikrini beslemeyi de amaçlamaktadır. Elinizdeki bu kitap kentlerimizde varolan sorunların üstesinden nasıl gelinebileceğine ilişkin Kent Araştırmaları Enstitüsü’nde yaptığımız tartışmaların bir sonucu olarak kentsel katmanların önemli olan bazı başlıklarındaki iyi olana odaklanan bir çalışma olarak doğdu. Kitap, Kent Araştırmaları Enstitüsü’nün 2019’un ikinci yarısında yola çıktığı Belediye Hizmet Rehberleri projesinin son halkası olarak düşünülebilir. Belediye Hizmet Rehberleri, son dönemde kentleşme alanında kentsel yaşam kalitesine ve belediye hizmetleri süreçlerine en pratik ve mübalağasız en doyurucu katkıyı sunan önemli projelerden birisi olarak literatürdeki yerini aldı. Bu kitap da 21 rehberlik setin nihai çıktısı olarak okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74262080-d7f1-4afd-b70e-99923b8a2c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusman ve Sihirli At</image:title>
            <image:caption>Kral Lodos’un yönetiminde Munisler köyü adında  bir köy vardı. Burası adı gibi sıcakkanlı ,  iyi insanların   huzur içinde yaşadığı bir köydü.Diğer köylerden farkı  gümüş madenlerinin olmasıydı.On iki yaşındaki Tar  ailesi ile birlikte bu köyde yaşıyordu. 
Kral Lodos’un  ansızın hastalanması ve   oğlu Prens Long’un  tahta geçmesi ile Munisler köyünde   her şey değişti. Tar’ın  artık  hem köyü hem de saraydaki  kız kardeşini kurtarması gerekiyordu. 
Bir mucize oldu ve  Sihirli At Metis  , Tar’ın yardımına koştu.Böylece eşsiz bir maceranın kapıları aralanmış oldu.Tar’ın hikayesinde gezinirken  Pusman  ile tanışacak ve  kendinizi sürükleyici bir maceranın içinde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9545c5b-87e3-46b4-a182-ca3030a422d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Alev Makinesi</image:title>
            <image:caption>Roberto Arlt’ın Yedi Deli Adam’ı tamamlama niyetiyle kaleme aldığı Alev Makinesi’nde, Astrolog ve Erdosain’in medeniyeti yok etme planları, teknolojik açıdan oldukça spesifik temellere otursa da psikolojik olarak son derece dengesiz bir hale bürünür. Grubun her bir üyesinin yarattığı oyunlar ve fanteziler, entrikalar ve komplolarla karakterize edilen içsel gerçeklikler, dünyadan her geçen gün daha fazla soyutlanmalarına yol açar. Fakat Alev Makinesi’nde trajediye yer yoktur; yok oluş kimyasal savaşın rasyonel ve bilimsel yöntemleriyle gerçekleşecektir. Okursa, kahramanların ahlak anlayışlarını terk ettikleri, dehşetin ve özkıyımın hüküm sürdüğü bir yerde, onlarla birlikte adım adım uçuruma sürüklenir. 
 
“Roberto Arlt en büyük vizyonerlerimizden... Onun için yazmak dağlamaktır, asitle eritmektir; zalim bir şehri ve o şehrin köpekler gibi sürekli sinsi sinsi yaşamaya mahkûm edilmiş kadın ve erkeklerini birbiri ardına gözler önüne seren cam slaytlar yansıtan sihirli bir fenerdir… Bu, sanattır; tıpkı sokaklarda dövüşen Francois Villon ve tavernalarda bıçak sallayan Kit Marlowe’un mağrur Goya&apos;sının (Arlt bunu okusaydı suratıma yumruk atardı) sanatı gibi... sadece büyük sanatın yapabileceği bir şekilde, bizi kendimizle yüzleştiren bir sanat.” 
Julio Cortázar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b324f118-47a3-47bd-b6e4-e9a6904c63be.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenlik İlkesi</image:title>
            <image:caption>Güvenlik, politikada ve medyada günümüzün en önemli bahis konularından birini oluşturur. Kamusal tartışmalarda sorumlu siyasetçilerin dilinden hiç düşmez: Güvensizlik duygusunun artmasından yakınılır, güvenliğin güya özgürlüklerin ilki olduğu ilan edilir, işsizlik ve ekolojiyle birlikte halkın en önemli sorunlarından biri olduğu saptanır, çocuğun gelişiminin ve yetişkinin mutluluğunun vazgeçilmez koşulu haline getirilir. 
 
Öte yandan birkaç yıldan beri “gıda güvenliği”, “enerji güvenliği”, “insan güvenliği” vs gibi yeni terimler ortaya çıkmıştır. Son olarak, güvenliklerle ilgili ekonomik sektörün her biçimi (enformatik, ev otomasyonu, gözetim) büyük bir gelişme içerisindedir. 
 
Ama bu güvenlik denen şey nedir? Bir duygu mu, siyasi bir program mı, maddi güçler mi, bir sis bulutu mu, bir umut mu, patolojik bir takıntı mı, bir meşruiyet kaynağı mı, pazarlanan bir mal mı, bir kamu hizmeti mi? 
 
Fransız filozof Frédéric Gros, bu eserinde güvenlik kavramına tarihsel bir yaklaşım getirerek Stoacılardan sosyal ağlara kadar geçirdiği evrimi inceliyor. Gros&apos;nun bu kışkırtıcı incelemesi, güvenliğin hem geçmişteki anlamlarına hem de günümüzdeki kullanımlarına ışık tutarak, güvenliğin günümüzdeki suiistimallerini ve gündelik yaşamdaki yaygınlığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88120569-09c1-46cd-9f8f-d1e10929d3bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Milli Kurtuluşun ve Cumhuriyetin tanıkları. 
Milli Kurtuluş ve Cumhuriyetin fedakâr fedaileri. Yunan işgalini ve ardından özgürlük şafağının parlayışını yaşayan toplumun her kesiminden insanlar. 1919 – 1938 arasında yaşadıklarını hiç unutamayanlar. Türk, Musevi, Hıristiyan vatanseverler. Emperyalizmin muazzam desteğini alan bir işgal ordusuna teslim olmayanlar. Erkek kadın, cahil bilgin, genç ihtiyar, fakir zengin, hep beraber İstiklal Ordusu’nda yan yana gelenler. 
Tam bağımsızlığın hiç bilinmeyen, hiç yayınlamamış, Sözlü Tarih ile tespit edilen hatıraları. Atatürk’ün yakın çevresinden anlatımlar. 
Atatürk’e leblebi veren çocuk. Kültür devriminin yaratığı bir müzik dehası. Anadolu uygarlıklarını keşfetme ütopyası doğrultusunda arkeolojinin zirvesindeki bir bilim adamı. 1923 İktisat Kongresi ilkelerinin hızı ile yatırım yapan, fabrikalar kuran ünlü işadamları. 
Hepsi Atatürk döneminin ürünleri. Atatürk’ü gördüler, yaşadılar ve anladılar. 
Onlar işgali, kurtuluşu, Cumhuriyeti ve Gazi Paşa’yı yüreklerinde daima yaşattılar, hatıralarını ve düşüncelerini Yaşar Aksoy’a aktardılar. 
İkisi hariç hiçbiri sağ değil. 
Hatıralarını kitaplaştırmakla kutsal bir görev yaptığımıza inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/decd7d99-2104-487e-ac0f-f3d27457e461.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsanın ait olmak istediği yer kafasındaki dünya ve hayalleridir. Ait olduğun dünyaya eğer ulaşırsan onu kaybetmemek için gösterdiğin çaba, senin geleceğin olacak.” 
 
Dostluk ile düşmanlık arasında çok ince bir çizgi vardır ve Koza, Sokak Nöbetçileri’yle arasındaki bu ince çizgiyi aşmaya başlamıştır. Seçmek istediği yol her ne kadar düşmanlık olsa da aile bağı, kardeşlik, sevgi ve merhamet daha ağır basmaktadır. Geçmişin gizemi açığa çıktıkça ve Sokak Nöbetçileri gerçek düşmanlarla yüz yüze geldikçe aralarındaki o bağ gitgide kuvvetlenir.  
 
Aralarındaki sırlar onların daha sıkı kenetlenmesini sağlayacak ya da yollarının tamamen ayrılmasına neden olacaktır. Altı kişiyi ayakta tutan ise aralarına ajan olarak gönderilen fakat sonra Sokak Nöbetçileri’nin kalbi olan Helin’dir. 
 
Biz yedi kişi aslında çocuktuk. Ve biz yedi kişi aslında yetişkindik. 
Bizi çocuksu duygularımız yönlendiriyordu. En büyük kırgınlıklar, çocukluktan geliyordu. 
Çocuktum ve buradaydım. Büyümüştüm ve hâlâ buradaydım. Çocuklardı ve buradalardı. Büyümüşlerdi ve hâlâ buradalardı. 
Belki de bu hislerimin hepsi son bulacaktı, belki de bu düşündüklerimde haksızdım, belki de hiç büyümemişlerdi ve büyümemiştim ama önemli olan şu andı. Biz savaşmaya devam edecektik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07644f2e-56a3-4428-9b03-00702fa5b9f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri 3</image:title>
            <image:caption>“İnsanın ait olmak istediği yer kafasındaki dünya ve hayalleridir. Ait olduğun dünyaya eğer ulaşırsan onu kaybetmemek için gösterdiğin çaba, senin geleceğin olacak.” 
 
Dostluk ile düşmanlık arasında çok ince bir çizgi vardır ve Koza, Sokak Nöbetçileri’yle arasındaki bu ince çizgiyi aşmaya başlamıştır. Seçmek istediği yol her ne kadar düşmanlık olsa da aile bağı, kardeşlik, sevgi ve merhamet daha ağır basmaktadır. Geçmişin gizemi açığa çıktıkça ve Sokak Nöbetçileri gerçek düşmanlarla yüz yüze geldikçe aralarındaki o bağ gitgide kuvvetlenir.  
 
Aralarındaki sırlar onların daha sıkı kenetlenmesini sağlayacak ya da yollarının tamamen ayrılmasına neden olacaktır. Altı kişiyi ayakta tutan ise aralarına ajan olarak gönderilen fakat sonra Sokak Nöbetçileri’nin kalbi olan Helin’dir. 
 
Biz yedi kişi aslında çocuktuk. Ve biz yedi kişi aslında yetişkindik. 
Bizi çocuksu duygularımız yönlendiriyordu. En büyük kırgınlıklar, çocukluktan geliyordu. 
Çocuktum ve buradaydım. Büyümüştüm ve hâlâ buradaydım. Çocuklardı ve buradalardı. Büyümüşlerdi ve hâlâ buradalardı. 
Belki de bu hislerimin hepsi son bulacaktı, belki de bu düşündüklerimde haksızdım, belki de hiç büyümemişlerdi ve büyümemiştim ama önemli olan şu andı. Biz savaşmaya devam edecektik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e111e9cc-28f5-4100-8581-0034bda784dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>unuttuğunu bilemezsiniz.” 
 
Birbirine artık kördüğümle bağlı olan Sokak Nöbetçileri’ni ayırabilecek ve bu ailenin dağılmasına neden olabilecek güç, düşmanlarıdır; bir yandan geçmişin acılarıyla baş etmeye çalışırlarken bir yandan da düşmanlarını yenmek zorundadırlar.  
 
Kırgınlıklar, mucizeler, iç içe geçmiş hayatlar, hataların doğurduğu yıkımlar, çocukluk izleri ve vazgeçişler… Sokak Nöbetçileri, bu savaşıntan yedisi beraber ya zaferle çıkacak ya da içlerinden biri kaybetse bile yok olacaklardır. 
 
Gücünü Bartu’dan, sessizliğini Lâl’den, zekâsını Yankı’dan, dik duruşunu Koza’dan, ellerini Işık ve Mutlu’dan, kalbini ise Helin’den alan Sokak Nöbetçileri; yolun sonuna geldiklerinde bir kez daha o yedi kişilik masaya çocukluklarıyla oturabilecekler midir yoksa bambaşka hayatlara mı savrulacaklardır?  
 
Bugün, yedi kişi son kez kozlarımızı paylaşmak için masaya oturmuştuk, sırlar ortaya dökülecekti ve son kez hesaplaşacaktık. Son kezdi çünkü bu sefer bir kişi masadan kalkarsa hepimiz farkındaydık, geri dönüşü olmazdı ve biz dağılırdık. Biliyordum, ne kadar aile olduğumuzu söylesek de onarılması zor kırık kalplerimiz vardı. 
Ve yine biliyordum; bu kadar sırdan sonra o masadan yedi kişi beraber kalkmamız da mucizenin başka bir yüzüydü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbd31988-67b7-4d4c-b5db-ae28fe557461.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri 4</image:title>
            <image:caption>“Göğüs kafesinde büyük bir boşlukla yaşayan bir çocuğun hangi çocuk parkında kalbini unuttuğunu bilemezsiniz.” 
 
Birbirine artık kördüğümle bağlı olan Sokak Nöbetçileri’ni ayırabilecek ve bu ailenin dağılmasına neden olabilecek güç, düşmanlarıdır; bir yandan geçmişin acılarıyla baş etmeye çalışırlarken bir yandan da düşmanlarını yenmek zorundadırlar.  
 
Kırgınlıklar, mucizeler, iç içe geçmiş hayatlar, hataların doğurduğu yıkımlar, çocukluk izleri ve vazgeçişler… Sokak Nöbetçileri, bu savaşıntan yedisi beraber ya zaferle çıkacak ya da içlerinden biri kaybetse bile yok olacaklardır. 
 
Gücünü Bartu’dan, sessizliğini Lâl’den, zekâsını Yankı’dan, dik duruşunu Koza’dan, ellerini Işık ve Mutlu’dan, kalbini ise Helin’den alan Sokak Nöbetçileri; yolun sonuna geldiklerinde bir kez daha o yedi kişilik masaya çocukluklarıyla oturabilecekler midir yoksa bambaşka hayatlara mı savrulacaklardır?  
 
Bugün, yedi kişi son kez kozlarımızı paylaşmak için masaya oturmuştuk, sırlar ortaya dökülecekti ve son kez hesaplaşacaktık. Son kezdi çünkü bu sefer bir kişi masadan kalkarsa hepimiz farkındaydık, geri dönüşü olmazdı ve biz dağılırdık. Biliyordum, ne kadar aile olduğumuzu söylesek de onarılması zor kırık kalplerimiz vardı. Ve yine biliyordum; bu kadar sırdan sonra o masadan yedi kişi beraber kalkmamız da mucizenin başka bir yüzüydü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efb86950-c08c-4706-a4b3-3179859d7ef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sertleşme Bozukluğu Tanı ve Tedavi Rehberi – 5’li Tedavi</image:title>
            <image:caption>Sertleşme sorunu ile ilgili merak ettiğiniz soruların neredeyse tamamının cevabını bu kitapta bulabilirsiniz. En güncel tanı ve tedavi bilgilerini içerir. 
Bu Kitabı okuduğunuzda; 
Sertleşme sorunum ne kadar ciddi? 
Neden sertleşme sorunum var ? 
Hangi tetkikler yapılmalı? 
Cinsel terapiste mi yoksa üroloji uzmanına mı gitmeliyim? 
Hangi tedavi benim için daha iyi ? 
Tedavim düzgün uygulanıyor mu ? sorularına rahatlıkla cevap verebileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672696ad-b3cf-4606-b7e3-e481d250f8d0.jpg</image:loc>
            <image:title>En Sevilen Dünya Masalları (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
1.Hansel İle Gratel – Grimm Kardeşler
2.Kurtla Yedi Oğlak Yavrusu - Grimm Kardeşler
3.Pamuk Prenses İle Yedi Cüceler - Grimm Kardeşler
4.Rapunzel - Grimm Kardeşler
5.101 Dalmaçyalı – Dodie Smith
6.Bambi – Felix Salten
7.Kırmızı Başlıklı Kız – Grimm Kardeşler
8.Arı Maya – Waldemar Bonseis
9.Fareli Köyün Kavalcısı - Grimm Kardeşler
10.Bremen Mızıkacıları - Grimm Kardeşler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6bef2ed-95ca-4364-a17f-e156394d6d5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Robot</image:title>
            <image:caption>Kim demiş robotlar merak etmez diye!

Miyase Sertbarut&apos;un, dünyayı değiştirmeye önce kendisinden başlayan özgür ruhlu okurlara ithaf ettiği Küçük Kara Robot, varoluş amacını sorgulama cesareti gösteren aykırı bir robotun adalet arayışını sayfalarına taşıyan, heyecan verici bir serüven.  

Samed Behrengi&apos;nin ölümsüz yapıtı Küçük Kara Balık&apos;tan esinle, robotik çağın ayak seslerini arkasına alan bir kurguya imza atan yazar; bizleri, belli ezberler ve kalıplarla örülü hayatlara dışarıdan bakmaya ve özgürlüğe ket vuran sınırları zorlamaya çağırıyor. 
 
Daha eşit, daha yaşanabilir bir gelecek için herkesi sorumluluk almaya yüreklendiren bu toplumcu gerçekçi roman, aşılmaz görünen büyük güçlerin bile dayanışmayla alt edilebileceğini gösteriyor.









&apos;&apos;Robotlar nefret etmez, robotlar merak etmez, robotlar iş yerini terk etmez...&apos;&apos; Herkes bu kanıda olsa da, biri var ki o bambaşka düşünüyor: Sortik Otelinin lobisinde temizlik işlerine bakan Robi!
Kendisi de bir robot ama diğerlerinden çok farklı. Öncelikle kolyeli ve tek küpeli, üstelik bir de siyah renkte! Dışındaki farklılık içine de yansımış olacak ki, her şeyi merak ediyor ve durmadan soru soruyor. Oteldeki diğer robotlar tarafından devamlı alay konusu edilse de hemen her gün, hayatına heyecan katacak yeni bir şeyin peşine düşüyor. Zaten kodlarına işlenen görev hiç kendisine göre değil! Dışarıda onu çağıran koskoca bir dünya varken, hurdaya dönüşene dek temizlik yapacak hâli yok ya! Hımm, belki de kötülükleri ortadan kaldırmalı...

Kahramanımızın hedefi büyük; ama öncelikle karşısına sürekli engel çıkaran X-ray&apos;i dize getirmeli. Eh, onun için de biricik dostu Jeneratör Jena&apos;nın harika bir planı var. Sonrası ise elbette özgürlüğün sınırlarını zorlayacak baş döndürücü bir macera!  
 
Dünyayı çok daha yakından tanımak isteyen bir robotun izinde okurları hayata dair bambaşka sorgulamalara iten Küçük Kara Robot; farklı arayışların ve merak duygusunun bireyin kendini gerçekleştirme serüvenine nasıl katkı sunduğunu gösteren, uzun süre akıllarda yer edecek, sürükleyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/803e917d-2aee-46bb-8f69-9d4bfc681bdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Biraz Öfkeliyim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Öfkeli miniklerin ateşini hafife almayın! 
Yazar Anna Böhm ile çizer Tim Warnes&apos;ın birlikte hazırladıkları Bugün Biraz Öfkeliyim, öfke duygusunu sevimli mi sevimli karakterler üzerinden ele alan sıcacık bir hikâye. İçlerindeki öfkenin kaynağını bulmak ve onu nezaketle yönetmek için çocuklara rehberlik eden bu düşündürücü kitap, karşılaşılan sorunları empatiyle çözmenin yarattığı &apos;&apos;sihre&apos;&apos; değiniyor.  Nora, güne harika duygularla uyanmıştı. Güneş gökyüzünde altın gibi parlıyor, minik kedi bir an önce arkadaşlarıyla bahçede kovalamaca oynamak için sabırsızlanıyordu. Oysa ne Fare Fuli, ne Eşek Edi, ne de Koyun Kuzi&apos;nin oyun oynayacak vakti vardı. Her biri türlü bahanelerle onu geçiştirdikçe Nora öfkelendi, öfkelendi, öfkelendi... Geri çevrildikçe içindeki öfke giderek büyüdü, vücudunun her yerine yayıldı. Öfkesinden tepindi, avazı çıktığı kadar bağırdı. Bir değil, iki değil, tam üç kere öfkelenmişti üstelik! Neredeyse öfkesinden patlamak üzereydi ki Köpek Köpüş Bey&apos;le karşılaştı ve... Peki Nora bütün günü böyle mi geçirdi, yoksa öfkesini dindirmenin ve sakinleşmenin bir yolunu bulabildi mı dersiniz? Arkadaş ilişkilerinde orta yolu tutturma konusunda zorlanan miniklere yol gösterecek, keşiflerle dolu bir kendini tanıma serüvenine hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1dd9fa8-1c0c-4f02-b779-236d4a4f6c0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Biraz Utangacım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Utangaç miniklerin içindeki cesareti uyandırmak hiç de zor değil! Yazar Anna Böhm ile çizer Tim Warnes&apos;ın birlikte hazırladıkları Bugün Biraz Utangacım, utanma duygusunu sevimli mi sevimli karakterler üzerinden ele alan sıcacık bir hikâye. İçlerindeki utangaçlığın kaynağını bulmak ve onu cesurca yönetmek için çocuklara rehberlik eden bu düşündürücü kitap, çekingenliği özgüvenle yenmenin yarattığı &apos;&apos;sihre&apos;&apos; değiniyor.  Günlerden bir gün, Minik kedi Nora yine çok mutluydu. Arkadaşlarıyla oyun oynuyor, kartondan harika bir kulübe yapıyorlardı. Fare Fuli, kapısına tabela yapmak istiyor ama yeşil boya kalemini bir türlü bulamıyordu. Herkes &apos;&apos;dünyanın en harika kulübesi&apos;&apos; için kolları sıvamışken birden kapı çaldı. O da nesi!? Kapıda bir kuş, üstelik sırtına bir banjo takmış. Hayda! Bu bağırarak konuşan yabancı da nereden çıktı? Yeni komşularıymış meğer. Oldu mu şimdi çat kapı gelmesi; tam da neşeyle dostluğun, birlikteliğin tadını çıkaracakken. Nora ürktü ve hemen Koyun Kuzi&apos;nin arkasına saklandı. Az önceki mutluluğundan eser kalmamıştı. Salonda uçmaya başlayan kuştan tedirgin olmuştu bir kere... Peki Nora bütün günü saklanarak mı geçirdi, yoksa cesaretini toplayıp yeni komşuları Bili&apos;yle tanışmayı başardı mı dersiniz? Arkadaş ilişkilerinde girişkenlik becerilerini geliştirmeleri için miniklere yol gösterecek, keşiflerle dolu bir kendini tanıma serüvenine hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa4f85e1-63e1-4926-a6be-c63f288df435.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılışın Hatırası</image:title>
            <image:caption>2021’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Abdulrazak Gurnah, ilk romanı Ayrılışın Hatırası’nda bile dört dörtlük bir romancı olduğunu gösteriyor. Abisinin ölümünden sorumlu tutulan Hasan, bir yandan da alkolik ve tacizci babasının zorbalıklarına katlanmaya çalışır ve başına gelenleri bir nevi kadercilikle kabul eden annesinden yardım umar. Tüm zorluklara bir de ülkesinin çalkantılı politik atmosferinin getirdiği belirsizlikler eklenince işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alır. Girdiği üniversite sınavının sonuçları bir türlü açıklanmayınca, yurtdışına gitmeyi ve orada okumayı kafasına koyar. Bunun için gereken parayı, Nairobi’de yaşayan zengin dayısından istemeye karar verip düşer yollara. Afrika’nın asla dillendirilmeyen, dillendirilmedikçe insanların hayatını her yönden kuşatan dertlerini gözler önüne seren olağanüstü bir roman Ayrılışın Hatırası. “Ayrılışın Hatırası, Gurnah’ın geliştirmeye devam ettiği bir örüntü oluşturdu: Eve dair bir klostrofobi ile sürgünde olmanın getirdiği yalnızlık arasında durmaksızın mekik dokumak.” Julıan Lucas</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69c7a71d-e91b-41d1-a17c-34a17bc2da35.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakinler</image:title>
            <image:caption>“25 Eylül Pazartesi, 20:00 Sevgili dinleyicim, kusura bakma fısıldayarak konuşmak zorundayım. Umarım söylediklerim anlaşılıyordur. Sabaha karşı bahçedeki güllerin dibine sakladığım teybin yanına çömeldim. Bu kaydı iki büklüm almaya çalışıyorum. Bu vaziyette ne kadar idare edebilirim bilmiyorum, şükür, hava artık erken kararmaya başladı. Bu garip halimi kimseler görmeyecek.” Hande Ortaç, Sakinler’de bir rehabilitasyon merkezinde yaşayan insanların, dertlerine deva bulmak için geldikleri bu yerde günden güne nasıl daha büyük bir çıkmazın içine girdiklerinin hikâyesini anlatıyor. Bir bakıma “dışarının” aslında nasıl da her yer olabileceğini, her yeri kendisine benzetebileceğini gösteriyor. Aynı insanlar, aynı mücadeleler, aynı kırılganlıklar... İçe dönülen anları ise ayrı bir yere koyuyor, insanı kurtaracak cevheri o anlarda arıyor. Sakinler, çağımızın karanlık yollarının derinlerine inen bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768c156d-ed64-486f-9e86-18b4ff62dffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’e Giderken Kürtler (1920-1923)</image:title>
            <image:caption>“1923 seçimleri ile TBMM’deki sosyopolitik çok renklilik de ortadan kalkmış, meşruiyetini tahkim eden Ankara’nın Kürt meselesine ilişkin bakışında yeni koşullar dahilinde paradigmatik bir değişim yaşanmıştır. Bu çerçevede, Lozan’la şekillenen yeni küresel ve bölgesel düzlemde Cumhuriyet idaresinin ilanı, modern Türkiye’nin miladı olması hasebiyle modern Kürt sorununun da miladıdır.” Bugün “Kürt meselesi/sorunu” dendiğinde, aynı zamanda çok boyutlu politik bir probleme işaret edilmiş olur ve daha ziyade problemin güncel izdüşümleri üzerinden değerlendirmeler yapılır. Fakat güncel izdüşümlerin arkasında önemli tarihsel referanslar, dönemeçler ve yollar vardır. Sinan Hakan, Cumhuriyet’e Giderken Kürtler kitabında sonuçlarını bugün de gördüğümüz pek çok sorunun hangi tarihsel gelişmeler neticesinde oluştuğunun izlerini sürmeye devam ediyor. Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla noktalanan (1916-1920) önceki kitabından sonra (Türkiye Kurulurken Kürtler), bu kez Kürt aşiret liderleri ve politik aktörleri ile uluslararası alanda da kazanımlar elde ederek meşruluğu gittikçe güçlenen BMM arasındaki gerilimli ve gelgitli ilişkiyi dönemin önemli aktörlerinin resmî yazışmalarından, askerî arşiv kaynaklarından, gazete arşivlerinden faydalanarak Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar getiriyor. Kürt meselesinin şekillenmesine katkıda bulunan ulusal ve uluslararası gerilim hatlarının ancak yerel dinamiklerle etkileşim içerisinde anlaşılabileceği iddiasını sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d0f851a-bf52-4a6d-a9b7-2fdd72ddd68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülkiyet ve Müşterekler</image:title>
            <image:caption>“Bugün hayatlarımıza yön veren can alıcı meseleler, ilk bakışta göründüğünden çok daha dolaysız biçimde mülkiyet kavramıyla ilişkili. Derinleşen eşitsizlikler, insanlığın kolektif birikiminin ve doğanın metalaşması, konvansiyonel demokratik kurumların işlevsizleşmesi ve nihayetinde toplumsal alana rengini veren kesif belirsizlik durumu, mülkiyet etrafında açığa çıkan çatışma ve çelişkiler dikkate alınmaksızın layıkıyla anlaşılamaz. Son yıllarda ortaya çıkan kriz ve isyanların da önümüze koyduğu gibi, bir kurum, mefhum ve ideal olarak mülkiyet, hayatlarımız üzerinde hükmünü sürmeye devam ediyor. 
“Mülkiyet ve Müşterekler, antropolojiden iktisat tarihine farklı disiplinlerin kavramsal ve ampirik birikimini mülkiyet meselesi etrafında bir araya getiren bir çalışma. Kitapta bir araya getirdiğimiz incelemeler devlet, sınıf, kimlik ya da şiddet gibi sosyal bilimlerin kadim temalarını mülkiyeti odağa alarak sorunsallaştırıyor. Bunları birbirine teyelleyen temel soru ise şu: Özel mülkiyeti mümkün kılan nedir? Bu sorudan hareketle başka türden mülkiyet biçimlerinden ve iddialarından farklı olarak özel mülkiyeti ortaya çıkartan, şekillendiren ve yeniden tanımlayan politik ve iktisadi koşulları, kültürel anlam dünyalarını, duygu yapılarını, pratik ve temsilleri kavramayı hedefliyoruz. Özel mülkiyetin hangi biçimlerde inşa, icra ve ihlal edildiğini anlayabilmek için tarihsel ve güncel boyutlarıyla Türkiye bağlamına odaklanıyoruz.” — Begüm Özden Fırat ve Fırat Genç 
HAZIRLAYANLAR HAKKINDA: Begüm Özden Fırat, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesidir. Lisans eğitimini Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, yüksek lisansını ODTÜ Sosyoloji Bölümü’nde tamamladı, doktora derecesini Amsterdam Üniversitesi, Amsterdam School for Cultural Analysis programından aldı. Kent ve kültür sosyolojisi, görsel kültür çalışmaları ve toplumsal hareketler alanlarında çalışmaktadır. Commitment and Complicity in Cultural Theory and Practice (Palgrave/Macmillan, 2009), Cultural Activism: Practices, Dilemmas, Possibilities (Rodopi, 2011) ve Küresel Ayaklanma Çağında Direniş ve Estetik (İletişim, 2015) kitaplarının editörlerindendir. Encounters with the Ottoman Miniature: Contemporary Readings of an Imperial Art adlı kitabı 2015’te I. B. Tauris tarafından yayımlanmıştır. Hoşgeldin Lenin (2016) ve Boşluk (2020) adlı belgesellerin yönetmenlerindendir. 
Fırat Genç, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi. Doktora derecesini Boğaziçi Üniversitesi Modern Türkiye Tarihi Bölümü’nden aldı. 2016 yılında Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora-sonrası araştırmacı olarak akademik çalışmalarına devam etti, aynı bölümde ders verdi. Kentlerin Türkiyesi: İmkânlar, Sınırlar ve Çatışmalar (İletişim, 2021) ve “Milletin Bölünmez Bütünlüğü”: Demokratikleşme Sürecinde Parçalayan Milliyetçilikler (TESEV, 2007) başlıklı kitapların eşyazarlarından biri. Kent çalışmaları, mekân politikası, toplumsal hareketler, Kürt sorunu ve uluslararası göç üzerine yazıları çeşitli dergilerde ve derleme kitaplarda yayımlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/117995aa-4c09-4d81-bd78-89337d11a667.jpg</image:loc>
            <image:title>Birleşmeler</image:title>
            <image:caption>Her şey susuyor ve bekliyordu, her şey onlar yüzünden oradaydı... Sonsuza dek uzanan parlak bir iplik gibi dünyanın içinden geçen zaman, bu odanın ortasından, bu iki insanın ortasından geçiyor gibi görünüyordu...
Musil’in ilk dönem eserlerinden olan Birleşmeler, merkezinde kadın karakterlerin yer aldığı “Aşkın Tamamlanışı” ve “Sakin Veronika’nın Baştan Çıkışı” adlı iki uzun öyküden oluşuyor. Bu iki öyküyü dünya edebiyatının en girift eserlerinden kabul eden eleştirmenlere göre Musil okura, başyapıtı Niteliksiz Adam’da mükemmelleştireceği yüksek modernist üslubunun erken bir görüntüsünü sunuyor.
“Musil; Mann, Joyce ya da Beckett gibi büyük modern yazarlardan biri olmasının yanı sıra dönemimizi şekillendiren ve tanımlayan sorunlarla yüzleşme cesareti gösteren bir avuç insandan da biri...”
Boston Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b12af89-62a2-4364-9e61-3421eeade97a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedek</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın en hüzünlü, en akılda kalıcı anlarından biri: Tüm dünyanın ıstırap ve korku dolu bakışları eşliğinde, iki küçük oğlan, iki prens, annelerinin tabutunun ardından yürüyor. Prenses Diana’yı sonsuz yolculuğuna uğurlarken, milyonlarca insan Prens William ve Prens Harry’nin neler yaşadığını, nasıl hissettiğini ve bundan sonrasında hayatlarının neye benzeyeceğini merak ediyordu.
Şimdi Harry’nin kendi hikâyesini anlatma zamanı geldi.
Tahtın vârisi Prens William’ın karşısında kendini her zaman “yedek” konumunda bulan, annesini kaybetmesinden sorumlu tuttuğu basının, kendisini de sürekli “kalın kafalı, yaramaz, düşüncesiz” ilan etmesinden bıkmış, yaşıtları yaptığında hoş görülecek herhangi bir hatayı kendisi yaptığında gazetelere manşet olan, aradığı mahremiyeti ona sağlaması için 21 yaşında Britanya Ordusu’na katılan, sevgisiz geçen yıllarını ve Kraliyet ailesi mensupları arasındaki soğuk, mesafeli, rekabet dolu ilişkilerin sebep olduğu boşluğu doldurmak için ne yapacağını bilemeyen genç bir prens…
Yedek’te Harry, ilk kez her şeyi tüm çıplaklığıyla anlatıyor. Yalanları, öne çıkma çabalarını, Meghan’la ilişkilerinde olup biteni, Buckingham’daki entrikaları tüm gerçekliğiyle sayfalara döküyor. Bu ifşalarla ve içeriden bilgilerle dolu satırları okurken Prenses Diana, II. Elizabeth, Kral Charles ve Camilla, Prens William ve Kate’in kameralara yansımayan yönlerini öğrenecek ve Prens Harry’nin kendini niçin “kafese kapatılmış bir kuş” gibi gördüğünü anlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba14dca4-1505-4b3c-9541-c7f48bb1d605.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavrucuk Mutluyum</image:title>
            <image:caption>Yavrucuk çok mutlu. Birçok şey onu gülümsetiyor ve bunları seninle paylaşmak istiyor. Peki ya sen? Seni neler gülümsetir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30ed5cab-2f5c-4088-958d-7b4e49a73e37.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavrucuk Oda Toplama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Yavrucuk oyun oynarken çok güzel vakit geçirdi ama artık oyuncakları toplama zamanı. 
Oyuncakların hepsini sepete koyalım, dışarıda bir tane bile kalmasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba0a36c0-cc63-4fd4-a945-dad29cd5cd6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Deniz Altı Dünyası Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için Eğlence Zamanı! 
Küçüklere Deniz Altı Dünyası Etkinlik Kitabı, bir bulmaca, labirent, farklılıkları bulma, boyama, sayı sayma ve noktaları birleştirme etkinliği , içeriyor. Görkemli deniz altı dünyasını merak eden minikler, farklı deniz canlılarını tanıyacak, onları yuvalarına ulaştıracak, mercan resiflerini boyayacak ve daha pek çok keyifli  etkinlik sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak. 
 
Evde, dışarda, tatilde... Hatta yolculuk yaparken! Nerede, ne zaman canı sıkılırsa... 
 
Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7336b78a-8e38-4e65-bc41-8a30781fd1c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Solmuş Mürekkep</image:title>
            <image:caption>AŞKINI İTİRAF EDECEK CESARETİN YOKSA NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN? 
 
 
Nazlı, Can, Ahmet ve Devrim. 
 
Her şey Nazlı&apos;nın Snapchat&apos;te Naz adında fake bir hesap açmasıyla başlamıştı. Aslında onun tek derdi platoniği ile konuşmaktı ama kendini birden skoru 1 Milyon olan başka bir çocukla konuşurken buldu. 1 Milyoncu lakabını taktığı bu çocuğun aslında çok da uzakta olmadığını fark etmesiyle işler içinden çıkılmaz bir hâl aldı. 
 
“Hepimiz aynı yaştaydık. Aynı apartmanda oturuyorduk. Hatta bazılarımız aynı okula gidiyordu.
Ama farklı hayatlar yaşıyorduk.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bda4dc70-04d2-4834-9741-033cc7a1690a.jpg</image:loc>
            <image:title>Solmuş Mürekkep (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>AŞKINI İTİRAF EDECEK CESARETİN YOKSA NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN? 
 
 
Nazlı, Can, Ahmet ve Devrim. 
 
Her şey Nazlı&apos;nın Snapchat&apos;te Naz adında fake bir hesap açmasıyla başlamıştı. Aslında onun tek derdi platoniği ile konuşmaktı ama kendini birden skoru 1 Milyon olan başka bir çocukla konuşurken buldu. 1 Milyoncu lakabını taktığı bu çocuğun aslında çok da uzakta olmadığını fark etmesiyle işler içinden çıkılmaz bir hâl aldı. 
 
“Hepimiz aynı yaştaydık. Aynı apartmanda oturuyorduk. Hatta bazılarımız aynı okula gidiyordu.
Ama farklı hayatlar yaşıyorduk.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2c6dc36-02a6-47a6-86fd-ee0c6025164e.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Zaten Seviyorum</image:title>
            <image:caption>Uykum Zaten Kaçtı’nın Yaratıcılarından… 
 
 
Ayı tek başına güzel bir gün geçirmek için sabırsızlanıyor. Ama Ördek dışarda vakit geçirmek istiyor. Ayı kendi başına kalıp dinlenebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06118f6b-6754-4d44-83cd-61f9a7e6a683.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğrafçı ile Küçük Kız</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Portekiz edebiyatının usta ismi, metinlerarası oyunları seven Mário Cláudio, Fotoğrafçı İle Küçük Kız’da çocuk edebiyatının en bilinen eserlerinden birinin arka planında ve satır aralarında geziniyor: Yazar bu romanda, eserlerinde Lewis Carrol takma adını kullanan matematikçi ve fotoğrafçı Charles Dodgson’ın Alice Harikalar Diyarında’yı kurguladığı zamana uzanıyor. Ancak Mário Cláudio, merkeze Dodgson’u değil, onun tanıdığı, fotoğraflarını çektiği, hikâyeler anlattığı küçük bir kız olan Alice Liddell’i alıyor: Böylece metaforik anlamlarla yüklü bir metnin kuruluşu; yazar ile ilham kaynağı arasındaki karmaşık ilişki bambaşka bir anlam kazanıyor.
Mário Cláudio, Beyaz Tavşan, Tırtıl, Kupa Kraliçesi gibi karakterle donatılmış karmaşık bir harikalar diyarının, gölgelerin ve karanlık anların da olduğu perde arkasına bakmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e882591-3511-4014-9683-9cebdddf4092.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykum Zaten Kaçtı</image:title>
            <image:caption>Ayı ve Ördek’le tanışıp kıkırdamaya hazır olun! 
Muhteşem bir seri başlıyor. 
 
 
Ayı uyumak için sabırsızlanıyor. 
Ama ördek takılmak istiyor. 
Ayı nasıl uyuyacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d516764-ebef-42dc-91ec-a3208faf879d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vegan Devrimi ve Hayvan Özgürlüğü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yaşadığı dönemi belgelemek isteyen bir fotoğrafçının duyduğu ihtiyaçla yazıldı. İçinde yaşadığım topluma ve dünyaya dair anlamayan çalıştığım ama anlamlandıramadığım çok şey var. Bunların içinde ben en çok utandıran, 21. Yüzyılda artarak devam eden insan şiddeti. Kendi türüne, hayvanlara ve doğaya hâkim olmaya çalışan insanın güç savaşı, ne aklın ne de vicdanın kabul edebileceği türden… 
İnsanlar arasındaki iktidar ve para odaklı savaş, zorbanın hemen her alanda ezmesine yol açarken, bu mücadele, insan ve insan dışı hayvan ilişkisinde yaşam hakkının yasal olarak yok edilmesi ile sonuçlanıyor. Sonuç olarak kendileri güçlüler tarafından ezilen insanlar da, hayvanları çeşitli gerekçelerle öldürmeyi normal görüyor. Bu çarpıklığın insanlık tarafından kabul edildiği, hümanist yaklaşımların adaleti insanla sınırladığı bir dünyada yaşıyoruz. 
Biz hayvan özgürlükçüleri, yaşam hakkının savunucusuyuz. İnsanın ve insan dışı hayvanın, bu dünyaya gelmekle kazandığı yaşam hakkı, dokunulmaz olmalı; herhangi bir gerekçeyle yok edilmesi normalleştirilmemeli. Bununla sınırlı da kalmamalı; insanın ve insan dışı hayvanların yaşamlarını şiddete ve sömürüye maruz kalmadan sürdürme hakkı tanınmalı. 21. Yüzyılda insanlığın önündeki en büyük devrim bu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c482785-e06f-4503-9e21-c8f0b85548f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Sanatı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kültürlerin, uygarlıkların beşiği Anadolu… Günlük yaşamın koşturmacası içinde üzerinde yaşadığımız toprakların engin birikiminin ne kadar farkında oluyoruz? Bir açık hava müzesi niteliğindeki yurdumuzun gizli hazinelerinin tamamını keşfetmek elbet mümkün değil, bu yüzden iyi ki böyle büyük yazarlar, böyle değerli çalışmalar var… 
Türkiye Sanatı Tarihi adı altında yayınlanan bu küçük kitap, “Sanat Tarihi” alanında bilgisi genel kavramlar dışına çıkmayan büyük okuyucu kitlesine, Türkiye toprakları üzerinde gelişmiş uygarlık ürünleri ve ortamı hakkında genel bir fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır. 
Ülkemizin en önemli mimarlık tarihçilerinden ve aydınlarından Doğan Kuban’ın, Anadolu coğrafyasındaki büyük kültür mirasını tanıtmak isteğiyle kaleme aldığı, mimarlık ansiklopedisi niteliğindeki bu önemli yapıtı Türk okuruyla yeniden buluşturmaktan büyük bir kıvanç duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58615397-84c2-4214-8b87-71e80d6e1a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Nefes</image:title>
            <image:caption>“Binyıllar yıl geçti ama insan ölüme alışamadı bir türlü.” Son Nefes, Malraux’nun bu sözleriyle başlıyor. 
 
Régis Debray ve Claude Grange’ın kaleme aldığı Son Nefes çaresiz hastalıklar nedeniyle ölmekte olan insanların son anlarına odaklanıyor ve hayli çarpıcı, dramatik, yer yer trajik hikâyeler aktarıyor. Satırlar arasında o insanların korkuları, kaygıları, çaresizlikleri, pişmanlıkları güçlü bir biçimde hissediliyor. Bu yönüyle Son Nefes kimi zaman ağır ve hazmedilmesi zor bir anlatıya dönüşüyor. Fakat özellikle güncel bir eser olması itibarıyla, hassas meselelere ve onlara dair tartışmalara çok önemli katkılar sunuyor. Ölümü olağan bulmak ile ölümden korkmamak apayrı şeyler. Hepimiz bir gün öleceğiz demek kolay, ama yakında öleceğim, ben öleceğim demek zordur. Grange, ölmekte olan insanlarla nasıl konuşacağımızı bilmek büyük bir meziyettir, diyor. 
 
Yaşlılık ve yaşlılar, kitabın gündeminde önemli bir yer tutuyor. Grange ve Debray bunlara dair algımızın zaman içinde nasıl değiştiğine dair dramatik gözlemler aktarıyorlar, modern toplumlara ciddi eleştiriler getiriyorlar. Debray’nin ifadesiyle “hiçbir şey üretmeyen ve doğru dürüst tüketmeyen” yaşlılar her yerde birer fazlalığa dönüştüler.” Evin bir köşesinde sessizleşip silindikçe varlığı makbul görülen kişiler oldular. Onlar bir kez yaşlanmakla, elden ayaktan düşmekle hayatlarının hatasını yapmışlardır! Yaşadıkları fazladan her gün için neredeyse mahcubiyet duyacak kadar sessizleşmiş, küçülmüşlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79236add-e061-4b77-be7b-4c953ef1d64d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomik Psikoloji</image:title>
            <image:caption>Gabriel Tarde sosyoloji, psikoloji, ekonomi, kriminoloji ve hukuk alanlarında eserler vermiş ve yaşadığı dönemdeki hâkim anlayışlardan farklı bir yaklaşımla önemli katkılar yapmış bir düşünür. Ekonomik Psikoloji toplumu ve toplumsal evrimi (tarihi) zihinler-arası etkileşimlerin bir büyük serüveni olarak okuyan Tarde’ın eserleri arasında önemli bir yer tutuyor. Olgunluk dönemi eseri olması ve Tarde’ın temel fikirlerini içermesi itibarıyla, bu kitap bireysel ve toplumsal psikolojilerin, algıların, deneyimlerin, fikirlerin, arzuların, duyguların, benzerliklerin veya benzemezliklerin, karşıtlıkların, sapmaların, atılımların ya da atıllıkların, kabullerin yahut itirazların ekonomik, toplumsal ve tarihsel dönüşümlerde oynadığı rollere odaklanan ve böylelikle farklı bir okuma biçimi öneren zengin ve kışkırtıcı bir zihin dünyası sunuyor. 
 
“Ekonomistler homo economicus’u tasarlamakla çifte bir soyutlama yaptılar. Bir insanı kalbinde insancıl hiçbir şey olmadan tasarlamak büyük bir yanılgıdır… Ekonomik psikolojiye düşen görev, zenginliklerin üretiminin, dağıtımının ve tüketiminin duygusal denilen yönlerini yeniden ilk ve gerçek yerine koymaktır.” 
 
Ekonomik Psikoloji’de Tarde temel yaklaşımını taklit, tekrar, adaptasyon ve karşıtlık gibi kavramlar üzerine kuruyor ve bunları varoluşların temel işleyiş tarzları olarak değerlendiriyor. “Tekrar, yani ışık, ısı ve ses dalgaları serisi, yıldızların çekim kuvveti, moleküllerin iç dönüş hareketleri; yaşamsal döngü, beslenme, solunum, dolaşım ve hepsini kapsayan bir nesille başlayacak olan tüm organik fonksiyonlar; dil, din, bilgi, eğitim, iş, tüm sosyal aktiviteler, tek kelimeyle: taklit.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca59d56-4971-425b-8a21-afcbe93e5704.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Tarihçiler</image:title>
            <image:caption>Antik çağlardan günümüze tarih ve tarihçiler ile ilgili son derece bütünlüklü ve kayda değer bir resmi ortaya çıkarır kitabın yazarı Mark T. Gilderhus. Nereden başlamalıyız? Ne okumalı, nasıl bir yol takip etmeli ve kendimizi tarih mesleğinde ileriye götürebilecek hangi araçları kullanmalıyız? Kayıtlar, belgeler, arşivler, kişi ve kurumlar, olaylar, kronikler vb. tüm bunlar tarihin malzemeleri arasında sayılır evet ama genç bir tarihçiye çok daha fazlası gereklidir: Tüm bu zenginlikleri birleştirecek bir bakış açısına sahip midir? Tarihin sadece bir olaylar ve gelişmeler dizisi olmadığını, popüler anlatımların tuzağına düşülmemesi, bundan daha önemlisi belirli bir yöntem ve disipline sadık kalınması gerektiğini sıklıkla bize hatırlatır Gilderhus. “Tarihçi” kategorisinde ünlenen isimler, her şeyden önce metodolojik birikimlerini gelecek kuşaklara aktarmışlar, hemen her zaman kendilerinin sınanabileceği karşılaştırmaya dayalı nesnel bir yaklaşıma doğru yol almışladır. Bu sebeple Gilderhus Yunan, Roma ve Ortaçağ ve modern zamanlarda ortaya çıkan yaklaşımların her şeyden önce güçlü bir geleneğe yaslandığını söyler. Tarih kadar ekonomi, coğrafya, nüfus, iklim ve sosyal bilimlerin birçok alanı tarihçilik mesleğinin olmazsa olmaz ilgi alanları arasındadır. Herodotos, Thukydides, Tacitus, Titius Livius, Vico, Herder, Gibbon, Michelet, Ranke, Spengler, Toynbee, Bloch, Braudel vb. tarihçiler sözü edilen zenginliğin temsil edilmesinde, her biri ayrı bir perspektif ve yöntem sunmuşlardır. 
 
Son olarak yazar, tüm bu yaklaşımları gösteren, hemen her dönemle ilgili gözden kaçırılmaması gereken bir okuma listesi de vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34192691-f39a-469f-a7d2-8a120ef60f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Bir Gül</image:title>
            <image:caption>Dünya üç gündür bakmadığımız kiraz ağacı gibi… 
 
Rose, hiç tanımadığı babasının ölümünün ardından, onun vasiyetini dinlemek üzere Kyoto’ya gelen Fransız bir kadındır. Bu süreçte bir yandan hiçbir şekilde aşina olmadığı bir kültürle, bir yandan gizemli, güçlü, zengin ve ölü bir Japon babanın gölgesiyle, bir yandan çocukluk travmalarıyla boğuşacaktır. Babasının asistanı ve yakın dostu olan Paul tutunacak tek dalıdır. 
Kirpinin Zarafeti’nin yazarı Muriel Barbery, araya Japon efsanelerini de serpiştirdiği Tek Bir Gül’de berrak ve derin üslubuyla bu kez farklı bir hikâye anlatıyor; bizi büyülü bir kentin tapınaklarında, bahçelerinde ve yaralı ruhların zihinlerinde gezdiriyor. Yazarın yakından tanıdığı Japon kültürü adeta bir roman kişisi gibi satırların arasında dolaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6842f808-754f-4543-bc1a-61e4b023cafd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrimiçi Eylül</image:title>
            <image:caption>Eylül, yeni okulunda arkadaş edinmeye çalışırken bir şey fark eder: Sınıfında bir siber zorba vardır! Bu çocuk, sınıftakilere internet üzerinden zorbalık yapmaktadır. Birisinin buna dur demesi gerekiyor. Eylül, bu işe el atar ve sınıftaki çocukların huzurunu bozan siber zorbanın peşine düşer. 
 
Uzm. Klinik Psikolog Gülşah Aksakallı, ilk kitabı Çevrimiçi Eylül’de, çocukların internet dünyasında özellikle nelere dikkat etmeleri gerektiğini eğlenceli bir macerayla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dda79d0-655b-43d7-b0ec-11081099b4df.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıcıkgiller Apartmanı 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Macera peşimi bırakmıyor. 
Bodrumdan gelen esrarengiz sesler kime ait? 
Hamdullah amca ajan mı? 
Nuriye teyze tıka basa yemek yiyerek zayıflayabilecek mi? 
Kedi kaleci Remzi amca Dünya&apos;yı kurtarabilecek mi? 
Yapacak çok önemli işlerim var. 
Bir an önce boşa geçen yılları kurtarmam lazım. İNSANLIK BİZİ BEKLİYOR. 
Bana yardım eder misiniz? 
Macera başlıyor. 
Gülmekten bayılmaya hazır olun. 
Ben Yusuf Emre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e09cb188-2987-41ce-ba2b-795f87beb222.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Hadis (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük kalpleri cennetler kadar güzel olan sevgili çocuklar, Peygamber Efendimizin (a.s.m.) sözleri ve davranışlarına “hadis-i şerif ” denir. Bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyururlar: 
“Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarılırsanız asla eğri yola sapmazsınız. Bunların birincisi Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim, ikincisi Allah’ın Resulünün sünneti ve hadisleridir.” 
Sevgili çocuklar, şimdi artık sizin de kendinize özel bir “Hadis” kitabınız var. Sizler bu “Çocuk Hadis Kitabı” ile Efendiler Efendisi Sevgili Peygamberimizi (a.s.m.) daha iyi tanıyıp sünnetlerini öğreneceksiniz. 
Hadis kitabınız bittiğinde Peygamber Efendimizi daha iyi tanımış olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96993606-7520-409f-ade9-bb05bfb2ff00.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü (Kaşıkçı)</image:title>
            <image:caption>Kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü... Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir? Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük. İzmirli sanatçı Gülçin Günaydın&apos;ın imzasını taşıyan göz alıcı kapak tasarımıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da düşünülebilir.  Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla ayrışan Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0400a305-a6a5-43f3-9851-01589bd03eab.jpg</image:loc>
            <image:title>Carpe Diem 2 - Çözüm</image:title>
            <image:caption>“Bazen hayatın gerçekleri aydınlıktır, elle tutulur gibi gözünün
önündedir, bazen de gevşek bir taşın ardına saklanmış gibi
karanlıktadır ve ortaya çıkacak vakti bekler.”
 
Simay, kendini bir haberin geleceği umuduna bağlamış
beklemektedir. Bu hikâyede tek mi kalacak, yoksa Burkay’dan
bir haber alacak mıdır? Birbirine girmiş olayların nihayet sır
perdelerinin aralandığı, durmak bilmeyen bu karmaşanın ortasında Simay bir de geçmişin korkunç hayaletleriyle baş etmeye uğraşır.
 
Burkay, planları doğrultusunda hareket etmeye kararlı,
sonunda adaleti sağlayacağına emindir ama kalbinin çarpıntısını
duymazdan gelemez. Simay’ı güvende tutmanın en iyi yolu onu
geride bırakmak mıdır, yoksa elini sımsıkı tutmak mı? Yüzünü
ezberlediklerinin yanı sıra, sesi öfkesini harlayan düşmanlara da kafa tutan Burkay, hem aşkına hem dostunun hatırasına sahip çıkmaya gayret eder.
 
Hayat sahnesinde karakterleri gereği hep başrolü kapmış Simay
ve Burkay, zifiri karanlık gizleri günyüzüne çıkaracak, gerçeklerin
acısıyla sınanacak, aşkla birbirlerine tekrar ve tekrar bağlanacaklar. Pür-i pak aşkları, aydınlık bir ruhun huzura kavuşmasına yardım edebilecek mi? Durmak bilmeden planlarını bozanlar, dirayetlerini kırabilecek mi? Her şey muhakkak ki bir çözüme varacak... ama hak ettiği sona ulaşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2be9d646-fd5d-428f-939c-cd7eb1c0f862.jpg</image:loc>
            <image:title>6-A Savaşları Yapay Zeka “Şapşallık” (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>6-A’nın en çılgın savaşı bu komik serinin üçüncü bölümünde devam ediyor! Okul karmaşa içinde ve düzeni sağlamak 6-A sınıfı öğrencilerine düşüyor. Ancak bu kez karşılarında gelişmiş bir yapay zeka ordusu var!
 
Öğrenciler makineleri alt etmeye çalışırken, saniyeler içinde ödevlere not verebilen robotlarla, küstah sanal asistanlarla ve hatta dünyayı (ya da en azından sınıfı) ele geçirmek isteyen haydut bir yapay zekayla karşılaşacaklar.
 
Dur durak bilmeyen aksiyonu, kahkalarla güldüren mizahı ve unutulmaz karakterlerden oluşan kadrosuyla serinin üçüncü kitabı macerayı seven herkese heyecan verecek! Okuldaki en zeki çocukların arasına katılmaya ve makineyi yenmek için gerekenlere sahip olup olmadıklarını öğrenmeye hazırız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/996004c0-6fe7-4aa6-aee3-fbd157aee551.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Da Peşte</image:title>
            <image:caption>“Yoklukta var olamayız…”
O zaman,
“Var olmak için Aydınlığa yürüyoruz!”

 
“Mutluluk da huzur da bizim içimizde. Her nereye gidiyorsak, bizimle beraber taşınıyor. Ömür kısa. Gölgemizi takip etmeye çalışarak yerimizde saymayalım. Önümüzdeki ışığa bakalım, doğru bildiğimiz yolda ilerleyelim!”
 
Dünya dönerken içine saklanmış muzip bir kız çocuğu gibi Jale Elhadef, daha önce Romanya’dan açtığı pencereyi bu kez Budapeşte’den açıyor; gördüklerini, yaşadıklarını iflah olmaz merakı ve heyecanıyla anlatıyor. İyi bakarsanız, pencereyi kapatıp içeriye döndüğü yerleri de görebilirsiniz. Her şeyi bırakıp başka bir ülkede yeni bir düzen kurmanın bütün zorlukları masadaki tatlının yanında duruyor çünkü… Asıl hikâye tatlı ile günün birbirine nasıl katık edildiğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19cf3745-5e87-47b2-be0e-37f8097a2e24.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkımızı Yitirdiğimiz Gün</image:title>
            <image:caption>&quot;Aşk bazen sizi yanlış yola sokar, böylece ne kadar acı verici olduğunu anlarsınız.&quot;     14 Aralık günü, sabahın erken saatleri... Genç bir kadın,
çırılçıplak vücudu yara bere içinde, şehrin işe yetişmeye
çalışan kalabalığı arasında yürüyor. New York&apos;taki FBI
merkezine doğru gidiyor. Elinde sararmış bir kâğıt var ve
o kâğıtta bir isim yazılı. Başlayan bu yeni günle birlikte son
kurbanının cesedi bulunacak olan katilin sıradaki kurbanının
ismi orada yazılı. Yardım istiyor. Tabii herkesin deli gözüyle
baktığı bu kadın, geçmişinde büyük travmalar gizli Komiser
Bowring&apos;i kendine inandırmayı başarabilirse...
 
 
Aklımızı Yitirdiğimiz Gün&apos;ün uluslararası başarısının ardından
Javier Castillo, aşkın sınırlarını sorgulayan yeni bir romanla
geri dönüyor. Elinizden bırakmakta zorlanacağımız Aşkımızı
Yitirdiğimiz Gün, yüksek tempolu, farklı ve bağımlılık yaratan
bir gerilim romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bfce1cc-0c2f-4bfa-adf2-300b24ac4240.jpg</image:loc>
            <image:title>Mermedusa</image:title>
            <image:caption>TUHAF DENİZ KASABASI’NDA YAŞANAN HER ŞEYE İNANIN ÇÜNKÜ BUNLARIN TEK NEDENİ MERMEDUSA!
 
Malamander macerasının üzerinden tam bir yıl geçer ve kış yeniden Tuhaf Deniz Kasabası&apos;nın kapısına dayanır. Kasabadaki efsaneleri duyunca bunu bir haber fırsatına çevirmek isteyen ünlü Doğaüstü Fenomenler Podcast ekibi, kasabayı ziyarete gelir. Maceraperest ikili Herbie ve Violet içinse ayaklarına dolanan meraklı yabancılar en son istedikleri şeydir. Çünkü kasabada yolunda gitmeyen bir şey onları derinden rahatsız ediyor: kasabanın derinliklerinden gelen tuhaf bir uğultu!
Herbie ve Violet, geçmiş maceralarında bulamadıkları cevapları ve kasabayı tehdit eden uğultuyu çözebilmek için cesaretle kasabanın derinliklerine inmek zorunda kalır. Serinin son kitabında artık yalnız değiller. Tuhaf Deniz Kasabası&apos;nın En Derin Sırrı, belki de kendileri ve hatta Malamander&apos;in kendisiyle ilgili gizemi çözme yolunu açacak.
“Tuhaf Deniz Kasabası’nı ziyaret etmek; kalın çoraplarınızı giymek, kendinizi bir battaniyeye sarmak ve içinizi sıcacık yapan bir fincan çay eşliğinde kitap okurken koltuğunuzun en sevdiğiniz köşesine sokulmak gibi bir his.” -NetGalley</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e49ee0a-3d94-49de-8c01-5eb713e6a14c.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlükle Kalkınma</image:title>
            <image:caption>İnanılmaz bir bolluk, gelişme ve özgürlüğün, olağanüstü bir yoksulluk, yoksunluk ve baskıyla bir arada yaşandığı dünyamızda modern kalkınma teorileri, hem kişisel çıkara dayalı davranışa, hem de toplumsal başarının fayda temelli bir kritere göre değerlendirilmesine dayanır. Klasik kalkınma teorilerinin ise, başarıyı yaratılmış olan toplam faydanın boyutları aracılığıyla ölçmesi bağlamında, faydacı bir karakter taşıdığı söylenebilir. 
 
Günümüzde hemen hemen tüm dünyada, özellikle de bizimki gibi ülkelerde ekonomik büyüme olmadan toplumsal gelişmenin de, bireysel refahın da mümkün olamayacağı; yoksulluğun, insanların da toplumların da elini kolunu bağladığı kabullenilmiş gibidir. Yoksulluğun en yakıcı hal aldığı durumlarda en temel öncelik “hayatta kalma”ya verilir ve demokratik haklardan dem vurmak “lüks” olarak görülür. Oysa kıtlıklarda on binlerce insanın yaşamını yitirdiği ülkeler arasında tek bir demokrasi örneğine rastlanmaz, bir tek demokraside kıtlık yaşanmaması gibi. Evet, demokrasi önemli, ama önemli olması, yeterli olduğunu gösterir mi? 
 
Amartya Sen, az gelişmişliğin, Üçüncü Dünya ülkesi olmanın bir kader olmadığını çok basit ama somut örneklerle ortaya koyuyor ve bu kaderin aşılmasının hayal olmadığını gösteriyor. Aristoteles’ten Adam Smith’e, Rawls’tan Marx’a, Malthus’tan Nozick’e, Konfüçyüs’ten Pareto’ya ekonomi ve özgürlüğe ilişkin hemen her görüşü; Hindistan’dan ABD’ye, İngiltere’den Çin’e, Kanada’dan Bangladeş’e pek çok uygulama örneğini ele alıp inceliyor ve insanı temel alan bir siyaset tarzının imkânları üzerinde düşünüyor. Kalkınmanın en etkin aracının özgürlük olduğunu, bu yüzden başlıca amacının da özgürlük olması gerektiğini öne sürerken, kalkınmanın temelini oluşturan nedenler üzerine kamusal bir tartışma başlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f493cca-4e53-4031-87f4-0cf23dd54144.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi İdeolojiler</image:title>
            <image:caption>Siyasî İdeolojiler’in yedinci edisyonu, baştan sona sistematik bir şekilde revize edilmiş ve güncellenmiştir. Yeni edisyon, birçok önemli açıdan önceki edisyonlardan farklıdır. 
Popülizmin ele alınışı, ayrı bir bölümün (8. Bölüm) dahil edilmesiyle genişletilmiştir. İslamcılıkla ilgili bölümün yerine köktencilik konusunu daha kapsamlı şekilde ele alan bir bölüm (12. Bölüm) geçmiştir. Sonuç bölümünün odağı, ideolojinin sona ermesi tartışmasından (yeni edisyonda 1. Bölüm’e dahil edilmiştir) ideolojinin niçin ve ne derece önemli olduğu konusuna (13. Bölüm) kaymıştır. Feminizmle ilgili bölüm kesişimsellik, trans teori ve kuir teorisi de dahil cinsiyete yönelik modern yaklaşımların ele alınmasını içerecek şekilde revize edilmiştir (9. Bölüm). Çok kültürcülükle ilgili bölüm, post-kolonyalizmi [sömürgecilik sonrasını] derinlemesine analiz etmek üzere yeniden yapılandırılmıştır (11. Bölüm). 
Bütün ‘Uygulamada Siyasî İdeolojiler’ kutucukları, tarihsel meselelerden çok çağdaş meselelere odaklanacak şekilde güncellenmiştir. 
Yeni edisyonda esas bölümlerden her biri, ele alınan ideolojinin gelecekteki olası durumlarını ele alan bir sonuç bölümü içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3638a9bc-c522-4b5d-978a-5acb3930aea3.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Sert</image:title>
            <image:caption>Sınav, Ayla ve Uzun Hikâye gibi sevilen filmlere imza atan yazar ve yaratıcı yapımcı Yiğit Güralp; okurları tarafından bir terapi ve aydınlık bir yolculuk olarak tanımlanan ilk kitabı İyi Hissettiren Yazılar’ın ardından Biraz Sert ile bu defa madalyonun diğer yüzüne odaklanıyor.
 “Kötüleri yeterince anlamadık mı?” sorusuyla başladığı anlatısı boyunca insanlık âleminin geldiği karanlık noktaya yine sevilen üslubuyla ve okurlarıyla sohbet havasında mercek tutuyor. Hızlı gündem maddeleriyle sürekli içine düşerek boğulma noktasına geldiğimiz tartışmalara, ufuk açacak farklı pencerelerden bakıyor. Bu anlamda yaşadığımız çağı sadece ülkemiz üzerinden değerlendirmeyi eksik bularak, meseleye insanlık âlemi ve medeniyet öğretisi üzerinden yaklaşmayı önerip evrensel bir portre çizmeye özen gösteriyor.
 Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına 23 soruyla giren Biraz Sert’in ustalıklı ve akıcı metni boyunca Güralp’in soru başlıklarına Leman dergisi çizerlerinden Uğur Günel’in karikatürleri eşlik ediyor.
Kemal Sunal, İlhan İrem, Ferhan Şensoy, Âşık Veysel, Metin Erksan, Barış Manço ve Haldun Taner’in portreleriyle Cumhuriyet tarihimizin pek çok değerli ismine selam gönderen Yiğit Güralp, çizgi kahramanlar Tom ve Jerry üzerinden insanlığa; Tenten üzerinden gazeteciliğe; Süpermen, Joker ve Darth Vader üzerinden karanlık ve aydınlığın savaşına değinerek okuyucusu için sorduğu tüm hararetli soruları renkli karakterler, sevilen filmler ve özel şarkılarla yer yer bir şenlik ateşine dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39ff2f14-ab09-44d2-9904-7f0b593f03b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam, Rüzgar ve Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Ardıç kuşu, tohumu ağzına aldığında başladı her şey... 
Bazen batman hesabı patates, bazen de birkaç teneke yağlı peynir karşılığında ulaşmıştı sürgün sonrası tutunmak adına bozkıra. 
Ne coşkulu düğünlere şahit oldu? Üstelik çok kurşun yiyenleri de vardı mızıka eşliğinde böğrüne. 
Ondandır, hızarcılar yanaşmazlar Çerkes ardıcını ikiye yarmaya, keza böğründeki kurşunlar parçalar testereyi. 
Şimdilerde yıkılan kargir damlarımızı yüzyıllarca taşıyan kolonlar, hezanlar, ya ekmek fırınlarında ateş olup yok olacaklardı sonsuza dek ya da yeniden doğup ardıç kokacaktı memleket.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0e6439-87fe-4a72-a41c-16c0559808a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk ve Rock&apos;n Roll</image:title>
            <image:caption>“Rock’n roll’un içinde şiddeti, kahramanlığı, suçu, şehveti ve aşırılığı barındıran hikâyesinin, bu hikâyeyi dinleyecek olan hukukçunun ilgisini çekecek pek çok yönü vardır.  Kendi kutbundan bakan/konuşan rock’n roll da ( doğal, ahlaki, cinsel…) yasaya &apos;sallarken&apos; hukuka dair pek çok söz söyler. Bu sözler basittir, anlaşılır, akılda kalır, bağıra çağıra yayılır.” 
Hukuk ve Rock’n Roll, gittikçe daha seyrek sorduğumuz bazı temel sorular üzerinde fonda rock çalarken nasıl düşündüğümüze, nereye baktığımıza, çözüm ve çözümsüzlüklerimize dair metinlerden oluşuyor. Fakat interdisipliner hukuk çalışmalarının çoğundan farklı olarak; ilişkili iki alan “üzerine çalışarak” değil, halihazırda  sahip olunan bakıştan, bir tür aidiyet hissinden beslenerek biçimlendirilmiş metinler bunlar. Bu nedenle şiddet, suç, adalet, direniş gibi kavram ve olgular çalışmada yer alan her bir yazıda farklı bir yöntem ve üslupla yorumlandığı halde ortak anlatının izi rahatça sürülebilecektir. Geçtiğimiz yüzyıldan bugüne, mahkemelerden sahnelere, değişen zaman ve mekânlarda kesişen ve itişen yasa ve müziğin ritmi eşliğinde tartışmanın akademik zihni provoke etmek gibi bir faydası da olması umuduyla bu metni okuruna sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4b3544b-9bf3-46cd-b1ef-94f9f67b36ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesadüf Dediğin Tezahürdür</image:title>
            <image:caption>Dünya bizimle tesadüfün diliyle konuşur... 
Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir, görünmeyen ağlarla bağlıdır bütün ruhlar birbirine. 
Ayla, Billur, Toprak, Ateş, Güneş ve Sare… Onlar o görünmez ipliklerden yürüyerek, ‘tesadüf’ gibi görünen tezahürlerle bir araya geldiler ve ondan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Ayna etkisiyle dönüşüm başladı. 
Birbirlerini keşfederken kendilerine, gerçek potansiyellerine doğru çıktıkları bu yolculukta hayat da onlara en iyi versiyonunu göstermeye hazırdı. 
Anladılar ki içerde ne varsa dışarıda da o vardı. İçerden başlayan dönüşüm dalga dalga yayıldı, sevginin köprüsünde, kendi yarattıkları zincirlerinden çözüle çözüle özgürce yürümeyi ve sevmeyi öğrendiler. 
Tesadüf Dediğin Tezahürdür’de Leyla Demirkan hayatın gizemli tesadüfleri dediğimiz şeyin aslında olması gerekene atılan nakış gibi ilmekler olduğunu anlatıyor bize. Romanın birbirinden farklı karakterlerinin yolları Datça’da kesişirken, biz okurlar da kendimizi şu soruyu sorarken buluyoruz. “Hayat yolunda değişip dönüşmeden tam anlamıyla yaşayabilir mi insan?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/658fe127-7bc8-42ba-8bdd-d64d69fc4e95.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 Astrolojisi</image:title>
            <image:caption>2024, gezegenler arası astrolojik yolculuklar içeren göksel bir yolculuk olacak. Hayatınızın kaderinin kaptanı sizsiniz, dümende siz varsınız ve bu kitap da sizin kozmik yoldaşınız, sizin GPS’iniz. Bu astrolojik rehber kitap yıldızların bilgeliğini Kabala, Tarot, numeroloji, tarih ve mitoloji ile birleştiriyor. Önünüzdeki çalkantılı yolculukta yönünüzü bulmanıza yardımcı olacak bir rehber görevi üstleniyor. Ufuktaki ilk durak olan Birinci Bölüm’de, tüm burçlar dahil olmak üzere her ay için önemli tarihlerin genel bir listesi var ve bu tarihlerde dümen tutmanın en iyi yolu açıklanıyor. İkinci Bölüm 2024’ün başlıca astrolojik trendlerini detaylandırırken Üçüncü Bölüm ise yılın misyonunun yanı sıra 2024’ü, Ejderha Yılı’nı, görkemli bir yıl haline getirebilmeniz için tasarlanmış her-burca-özel araçları sunuyor. Kitapta her burç için tahmin ve öngörüler arasında finans için en iyi olan tarihler, aşk, sağlık ve beslenme için uğurlu günler, 2024’ün numerolojisi, Fransız Devrimi’nden bu yana ilk kez Plüton’un Kova burcuna geçişinin önemi, Merkür ve Mars retroları ve tutulmalardan nasıl faydalanılacağı yer alıyor. Bu rehber kitapta ayrıca, Yeni Yıl kararlarınız üzerinde çalışmaya başlamak için en uygun tarihleri ve bu kararları başarıyla hayata geçirmenizi sağlayacak teknikleri de bulabilirsiniz. Bu rehber kitap kaderinizi kontrol altına almanıza yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Kurban olmayın, dümende kendine güvenen bir pilot olun ve önümüzdeki yıl yolunuzu çizerken kendinizi daha da geliştirin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217168e9-a7e4-4470-b32f-b168dfe22a28.jpg</image:loc>
            <image:title>İnancın Biyolojisi</image:title>
            <image:caption>“Dr. Bruce Lipton, anlamlı olduğu kadar erişilebilir bir uslüpla, yaşam ile bilinç arasındaki uzun zamandır aranan ‘eksik bağlantıyı’ bize sunuyor. İnancın Biyolojisi’nin yeni milenyum bilimi için bir mihenk taşı olacağından hiç şüphem yok.” 
- Gregg Braden, Tanrı Şifresi ve İlahi Matriks kitaplarının yazarı. 
 
Beynin işleyişinin biyokimyasal etkileri hakkında yapılan çarpıcı yeni bilimsel keşifler, vücudumuzdaki tüm hücrelerin düşüncelerimizden etkilendiğini göstermektedir. Bu araştırmaların sonuçları, yaşamla ilgili algımızı köklü bir şekilde değiştiriyor. Biyolojimizi genler ve DNA’nın kontrol etmediğini, bunun yerine DNA’nın pozitif ve negatif düşüncelerimizden kaynaklanan enerji mesajları da dahil olmak üzere hücre dışından gelen sinyallerle kontrol edildiğini gösteriyor. Ünlü hücre biyologu Bruce H. Lipton, Ph.D., yeni Epigenetik biliminin zihin ve madde arasındaki bağlantısının, hem kişisel yaşamlarımızdaki, hem de türümüzün kolektif yaşamındaki derin etkilerine dair anlayışımızda nasıl devrim yarattığını açık, anlaşılabilir bir dil, çizimler, mizah ve günlük örnekler kullanarak gösteriyor. Bu kitap, kendi düşünme şekliniz hakkındaki düşüncelerinizi sonsuza dek değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a090257-348e-4967-b433-a3745ba98262.jpg</image:loc>
            <image:title>Bırak</image:title>
            <image:caption>En son ne zaman kredi kartı ekstrenizi incelediniz? 
Yoksa sizin için de ekstrenize bakmak en büyük kâbuslardan biri mi? 
Nakit parayla aldığınız son şey neydi? Nasıl hissettiniz? 
Titredi mi eliniz parayı verirken? 
En büyük hayaliniz ne? Bahçeli ev mi? Tekne mi? Lüks araba mı? 
Peki bu hayalin sizin olduğuna emin misiniz? 
Başkasının hayalini satın alıp üzerinize giymek istiyor olmayasınız? 
Psikolog değilim ama çok net bildiğim bir şey var: Parayla ilişkimiz fena halde duygusal! Aslında bizi para harcamaya iten en temel neden duygularımız. Eksiklik, değersizlik hissimiz. Ama kendimize de yüklenmeyelim. Sistem öyle şahane bir biçimde kurgulanmış ki cebimizdeki parayı kaşla göz arasında almayı bir güzel başarıyor. Biraz canım sıkkındı, ne yapayım bu kadarlık harcamam da olmasın mı yani bahanelerine sığınıyoruz, sistemin adına da tüketim toplumu deyip geçiyoruz. 
Sistem bize her şeyi mutluluk, güzellik, seksapel, karizma, gençlik vaadinin paketine koyarak satıyor. Önce eksiklik duygusunu yaratıyor sonra bu eksikliği giderecek şeyi temassız alışverişin zahmetsiz bip sesiyle elimize bırakıyor. 
İşin sonunda olan ise bize oluyor. Ek hesapla yaşıyoruz, maaşımızı görmeden kredi kartına yatırıyoruz, ekstrelerden öcü görmüş gibi korkuyoruz, her sabah alarmın sesini duyunca sırtında kırbaç görev başına çağrılan kürek mahkûmu gibi hissediyoruz. 
Ama bu kitabı aldığınıza göre artık bunun değişmesinin zamanı geldi! Ben bu kitapla size paranın aslında ne olduğunu anlatacağım. Gerçekte ne işe yaradığını. Nasıl duyguyla hareket ettiğini. Ne yaparsak büyüdüğünü ne yapmazsak eridiğini. 
Size önce harcarken kazanmanın yolunu öğreteceğim, sonra da en doğru yatırımlarla zengin olmanın. 
Zenginlerin hep bildiği, nesillerdir uyguladığı çok basit kuralları anlatacağım. 
Ki zenginliğin bir bakış açısı, bir zihin yapısı olduğunu kavrayalım. 
Dediklerimi yaparsanız zengin olacağınızı garanti ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fefecb-772c-4e30-9d6d-5cc77c7eda0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Meşe Ağacının Doğum Günü Partisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hoş geldin dostum, bak rahatına! 
Ormanımızdaki en yaşlı, bilge ağacın 
Hikâyesini anlatırken ben sana. 
Görmen gereken pek çok şey var burada, 
Hiçbiri gözünden kaçmamalı asla... 
BİLGE MEŞE’ye MUHTEŞEM BİR DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ hazırlayan Ayı ve arkadaşlarının arasına katıl. Keyifle okunacak şiirler, büyüleyici resimler, her mevsimde yapılabilecek çeşitli aktiviteler ve 100’den fazla ara-bul etkinliği bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c2cc44-7ebd-417c-8258-93af3611bad8.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleriyle Masallar (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Asıllardır kullanılan atasözlerimizin unutulmaması ve daha iyi anlaşılabilmesi için bu seriyi hazırladık. Çocuklarımızın yaş seviyeleri de düşünülerek metinler özel resimlerle güçlendirilmiştir.
 
İçindekiler:
 
1.kitap Çalışkan tavuk
2.Kitap Huysuz Kaplumbağa
3.Kitap Küçük Karınca
4.Kitap Minik Fare
5.Kitap Minik Kuş Maviş
6.Kitap Parlak Balık
7.Kitap Sevimli Tavşan
8.Kitap Şakacı tilki
9.Kitap Şanslı Karga
10.Kitap Yaramaz Sincap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7948b76b-fa56-4d29-afe2-a6bd0a406d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinayetim Geldi</image:title>
            <image:caption>Keşke otobüs parası için harçlık isteseydim. Yok tamam, o kadar da değil. Para güzel şey, kabul ediyorum, ama bu para bir süre sonra size zarar vermeye başlarsa o zaman canınız sıkılıyor işte. Dışarıda hâlâ deli gibi yağmur yağıyor. Sırılsıklam oldum. Saçlarımı sıksam bir baraj dolar. Ne yapacağımı bilmeden boş boş yürüyorum sokak aralarında. Ağaçların hışırtıları ve yapraklardan yere düşen yağmur damlaları çok güzel bir görüntü veriyor. Yapraklar fırtınada savrulmamak için dallara öylesine güçlü bir şekilde yapışmış ki… Tıpkı bir aile gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c7766ab-bba0-4531-8ea8-71b124751e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Ben Düştüm mü?</image:title>
            <image:caption>“Hayat çoğu zaman ‘Neden?’ sorumuza sağır, olup biteni bir mantığa oturtma çabamıza kayıtsızdır. Nedenleri görememenin yol açtığı keyfilik izlenimi, zihnimizi işlevsiz bırakıp bizi gafil avlar, güvenimizi sarsar, kaygılarımızı artırır. Oysa kurmaca, tekil bir yazarın zihinsel tasarımı olduğundan bizi düzenli, kavranabilir, rasyonel bir evrenle buluşturur. Bir romanın, bir filmin karşısında, hayatın ıskartaya çıkardığı anlama hünerimize kavuşuruz. Kurmacanın derli toplu zihni, bizimkine model olur. Öyleyse belki de kurmacalara yönelirken niyetim kafamı dağıtmak değildir de, gündelik hayatın darmadağın ettiği zihnimi toplamaktır. Neden-sonuç miyopisinden kaynaklanan yarın endişesinin pansumanıdır kurmacalar. Anlam veremediğim gündeliğin zihnimde açtığı yaralar, kurmaca karşısında tatlı tatlı kaşınarak iyileşir. Ertesi sabah yataktan kalkıp aynı keşmekeşin içine girebilecek gücü bulabiliyorsam, uzun günün sonunda beni şefkatle beklediğini bildiğim kurmacalar sayesindedir.” 
 
Gerçek olmadıklarını, üstelik er ya da geç hikâyelerini unutacağımızı bildiğimiz halde filmlerden, romanlardan neden vazgeçemiyoruz? Karşıladıkları ihtiyaç tanımlanabilir mi? Kurmacalara neden muhtacız? 
 
Beliz Güçbilmez kurmaca-gerçek ilişkisini, ilk bakışta göze çarpan benzerlikleriyle değil de benzerliğin bağrındaki farkla düşünmeyi öneriyor. Kurmaca evreninin kişisel deneyim arşivimize ve duygusal repertuvarımıza katkısını da ürettiği hakikati de ancak o farkı koruyarak tecrübe edebileceğimizi anlatıyor. 
 
Anne Ben Düştüm mü? kurmacaların içinden hayata yönelttiği sorularla, mevcut koşullarda varoluşumuzu daha anlamlı kılmanın güvenli yollarını seriyor önümüze.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a30546-ff88-46c6-899e-b7513be55118.jpg</image:loc>
            <image:title>Asiye 4 - Son Gülen İyi Güler! (Fleksi)</image:title>
            <image:caption>Okula yeni bir müdür gelir. Artık her şeyin çok eğlenceli olacağını vaat eder. Asiye’nin yıllardır aradığı fırsat ayağına gelmiştir ancak işler hiç de umduğu gibi gitmez. Gelen gideni aratır. Üstelik bir de yeni bir kız katılır aralarına. Süper çocuk havalarındaki bu kız, Asiye’nin okul hayatını daha da sıkıcılaştırır. Eee Asiye bu, durur mu? Hafta sonu yapılacak kampa katılmamak için arkadaşlarıyla birlikte okuldan kaçmaya çalışırlar. Ancak yakalanıp ceza alırlar. Ve sonra Asiye’nin bile tahmin edemeyeceği olaylar yaşanır… 
 
Asiye serisinin heyecan, coşku, eğlence, bol yaramazlık dolu serüvenleri, serinin uzun süredir beklenen dördüncü kitabında da tam gaz devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71323e75-983f-43f7-9c4f-a9ebe2c187d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyus</image:title>
            <image:caption>Hepimizin iyi veya kötü gördüğü bakış açıları vardır. Ya da şöyle söyleyeyim: Olanı, olduğu gibi gören bir bakış açımız… Peki siz, bu bakış açısını değiştirmeyi hiç düşündünüz mü? Farklı olabilmeyi, farkındalıklı olabilmeyi? Her güne farklı uyanmayı, olanı olduğu gibi değil de olduğundan daha da ötesini görebilmeyi, her gün farklı pencerelerden bakmayı, kötüyü değil de iyiyi... 
Neden olumsuz bir olay sonucu mutsuz hissetmek yerine daha da mutlu olmayı tercih etmiyoruz? Neden karamsarlık bulutları üstümüze çökerken kabulleniyoruz? 
Oysa, belki de her şey senin için olması gerektiği gibi sonuçlanıyordur. Belki de evren sana mutluluğu sunuyordur. 
Tercihler yapıyoruz. Yaptığımız tercihler sonucu ise o yolda ilerliyoruz. Karşımıza çıkan engeller, ne kadar zorlu bir yolda olduğumuzu söylüyor, aynı zamanda vazgeçmeden ilerlememizi... Yorulduğunu biliyorum, kötü hissettiğini… İçindeki mutsuzluğu ama her şeye rağmen hiç yılmayan dik duruşunu... Gözyaşlarını biliyorum, gözyaşlarına rağmen gülümseyen ışıltılı gözlerini... 
Hayat bazen mükemmel olmayabiliyor, zaten mükemmel bir hayat düşünemezdik. Her şeyin tozpembe olduğu bir hayat, sıkıcı ve amaçsız bir hayat olurdu bence. Seni sen yapanlarla ilerle yoluna, seni sen yapan gözyaşlarınla… Seni sen yapan ışıltılı gözlerinle… Seni sen yapan kahkahalarınla... Unutma, hiçbir umut, sen umutluyken gelmez. Aksine, umutsuzluğa düştüğünü hissettiğin vakit seni kucaklar... 
  Hoşça kal Meyus&apos;un umudu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22ac4138-13fc-4f49-a584-6a8063bd5dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Gezegen</image:title>
            <image:caption>“Kendi değişimini yaratabilecek güce sahip olana kadar var olan değişime uyum sağlamak gerekir. Yoksa o değişim bizi yutar ve içinde kayboluruz. Onlar da bu nedenle beklediler. Ancak değişim kuvvetlendi ve atalarım farklı bir değişim yaratabilecek gücü kendilerinde bulamadı. 
İnsanoğlu aradan geçen binlerce Dünya senesinin sonunda daha da bozuldu. Medeniyetlerini ilerlettikleri sanrısına kapıldılar, ancak yanılıyorlardı. İnsanlar karamsar olmayı gerçekçi olmak sanıyorlar. Her konuda karamsar oldular. Sadece maddi materyaller arzuladılar ve hayal kurmayı bıraktılar. İnsan hayal kurmayı bırakırsa ruhunu hasta eder. Onlar farkında olmadan ruhlarını hasta ettiler ve bu hastalığı birbirlerine bulaştırıp çocuklarına da aktardılar. İşte tehlike tam da burada başlıyor. Asekat’ın yaydığı Korok hastalığı, insanlığın geldiği durumda normalden çok daha hızlı yayılıp bir felakete sebep olabilir. Bizler bağışıklığa sahip olduğumuz hâlde çok kısa bir süre direnebildik ve şu an çok azımız sağlam durumda kaldı. İnsanlık çok daha feci bir durumla karşılaşmak üzere maalesef.” 
  Asekat’ın yarattığı Korok salgını ve salgının etkilediği dokuz farklı ırk… Dünya’yı salgından korumak için Kayıp Gezegen’e getirilen çocuk, görevini başarabilecek mi? Zamanın başından beri yaşayan Rolla ve Yahaller… Karanlık Orman, Kum Sahili, Mekanik Kale… Üç Güneş battığında ve üç Ay doğduğunda Kayıp Gezegen’de acaba neler yaşanacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd7782c4-c00b-4c5d-906b-c558f89a548f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpi Movie</image:title>
            <image:caption>Ormandaki tüm hayvanlar, kapılarına bırakılan davetiye ile telaşa kapıldı! 
Cadılar Bayramı Partisi’ne sadece on gün kalmıştı! 
Üstelik bu yılki kostüm partisinin ödülü çok daha büyüktü. 
Kirpi Movie’nin bu kadar az zamanda, 
kostüm partisine hazırlanması mümkün müydü! 
Umutsuzdu. 
Ta ki etrafına daha anlamlı bakmaya başlayana dek! 
Ona en özgün, en biricik, en mükemmel kostümü sunacak şey, aslında çok yakınındaydı! 
  Nezihe Özkaya Şahin’in geri dönüşüm hakkında farkındalık yaratacağı bu hikâye aynı zamanda çocukların yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini besleyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b3c94d-33cf-49e4-9223-91437616ebea.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-XIX</image:title>
            <image:caption>Bu gezegende var olmanın sarhoşluğu o kadar içimize işlemiş ki yaşarken kenara ittiğimiz bazı şeyleri yapamıyor ya da düşünemiyoruz. Hayat bize kendi öğretmek istediği birtakım şartları tahmin etmediğimiz zamanlarda karşımıza çıkarıyor. 
Bugünlerde yeni bir virüsten bahsediliyor. Aslında daha önceden de tanıdığımız uçuk yapan Herpes ve grip yapan İnfluenza vb. virüsleri var. Ama Covid gibi bazı virüslerin etki alanı geniş ve yayılma hızı yüksek olduğundan vücutta farklı bölgeleri hastalandırabiliyor. Bu etkileri önlemek ya da azaltmak için bireylerin ve toplumun daha ileri güç unsurlarına sahip olması gerekiyor. 
Bütün dünya hijyen, sosyal mesafe, ilaçlar, aşı ve sağlıklı beslenme ile kendini toparlamaya çalışırken bir sağlık çalışanı olarak bu dönemde yaşadıklarımı kaleme aldım. Dünyada yangın, sel, deprem, kasırga vb. doğal afetler gibi virüsler de hayatımızda var olmaya devam edecek. İçinde bulunduğumuz şartların dışında olamıyoruz. Bu nedenle doğal afetlerden ve virüslerden korunmak için toplumsal hafıza oluşturup ekosistemin devamlılığına da katkıda bulunabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca3539b-a106-42ac-9d80-5510699426ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrep ve Yelkovan</image:title>
            <image:caption>“Bu zamanda ve bu zamanın ötesinde.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/751cd89e-4606-44fc-9a1d-711ec05722e5.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük Kalp Kimin?</image:title>
            <image:caption>Bir gün şahane bir fikir gelmiş Bilge Baykuş’un aklına. 
Gözlerinde kalpler belirmiş âdeta: 
“Masallamalar Ormanı’nda en büyük kalp kimindir? 
Var mısınız bir yarışma yapmaya?” 
Dilara KÜKRER, masalların iyileştirici ve birleştirici gücünü kullanarak sihirli bir dünyaya 
davet ediyor çocukları. 
Masallamalar Ormanı’nda en büyük kalp kimin sizce? 
Kocaman gövdesiyle Ayıcık Balseven’inki mi? 
Ormanın en uzun boylusu Zürafa Zozi’nin kalbi mi? 
  Büyük bir kalp için büyük bir beden mi gerekli?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5807eea4-6153-4b93-8367-fe201b6426e5.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Keman İçin &quot;İstanbul&quot;</image:title>
            <image:caption>Burak Eker’in iki keman için bestelemiş olduğu “İstanbul” isimli duoyu dinledim. Eser çok hoşuma gitti. Hem teknik bakımdan hem de müzikal bakımdan çok beğendim. Eser içinde insanı duygulandıran pasajlar var. Bölümler içinde tonal modülasyonlar yapılmış. İkinci keman sadece ezgiye bir eşlik aracı olarak kullanılmamış, zaman zaman birinci kemanla birlikte güzel melodilerle inişli çıkışlı bir birliktelik sunuyorlar. Bu eseri yazdığı için kendisini kutluyorum. Eserin konserde canlı çalınmış halini de dinlemeyi çok isterim. 
* * * 
I listened to the duo “Istanbul” composed by Burak Eker for two violins. The piece is really good, in my opinion. I liked it very much, both technically and musically. There are touching passages in the work. The second violin is not only used as an accompaniment to the melody, but from time to time, together with the first violin, they present an up and down unity with beautiful melodies. I congratulate him for composing this piece and I would love to hear it played live in concert. 
Prof. Saim Akçıl</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39045b89-e643-4713-8998-7e414c8a222c.jpg</image:loc>
            <image:title>My Home / Redhouse Learning Set 3</image:title>
            <image:caption>İngilizce öğrenmeye başlayan çocuklar, üç kitaptan oluşan Redhouse Learning Setsayesinde ilk İngilizce sözcüklerini sevimli kutup ayısı Polly eşliğinde öğreniyor. Kutup ayısı Polly, Çilem Artun tarafından hazırlanan kitaplarda Neşe İnan’ın resimleriyle hayat buluyor.    Serinin üçüncü kitabı My Home(Benim Evim) seviyeyi biraz daha yükselterek, daha karmaşık düzeyde İngilizce cümleleri ve sözcükleri kolay ve eğlenceli bir şekilde öğretmeyi hedefliyor. Ayrıca her bölümün sonunda yer alan eğlenceli alıştırmalar ve resimli sözlük sayfaları ile çocukların öğrendikleri pekiştiriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/106daace-bb10-411f-ad1c-6056bb2a8cbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Solo Keman İçin &quot;Anadolu&apos;nun Yankıları&quot;</image:title>
            <image:caption>Burak Eker’in solo keman için hazırladığı, temeline de öncü bestecimiz A. Adnan Saygun’un öznel mi öznel, eşsiz yapıtı Töresel Musıki’yi aldığı—dahası bu esere bir methiye, saygı duruşu mahiyetinde—son derece pratik, duru ve nitelikli bir çalışma. Anadolu’nun Yankıları aklımıza ilk gelebileceklerden çok daha fazlasına sahip: Sayısız entelektüel katmanıyla bu çalışmanın değeri, içine girildikçe artacak, dolaşıma sokuldukça pekişecektir, şüphesiz. Malzemesine içeriden bakabilen, temas etmekten, sese dökmekten geri durmayan; müzik biliminin, kompozisyonun ve icranın birbirinden kopuk olmadığı, bilâkis destekleyip birbirini tamamladığı böylesi bir üretimin varlık alanımız müziği önemseyen herkese ilham olması dileğiyle… 
*  *  * 
Echoes of Anatolia, a work by Burak Eker for solo violin based on the very special, unique work by the pioneering Turkish composer A. Adnan Saygun, Töresel Musıki (a translation of the title can’t meet the hidden undertones such as traditional, customary, even rural and ritualistic, a. o.), is a quite practical, clear, limpid and qualified study which is also a respectful homage and tribute to Saygun. Echoes of Anatolia recalls far more than what its title easily evokes in mind: With its manifold intellectual layers, the worth and value of this work will undoubtedly increase as one delves into it and solidify once it circulates. May this production with its introspective attitude towards its musical material and fearless stand that could touch and transform it into sound; where musicology, composition and performance were dealt not as separate paths but supporting and completing each other, be an inspiration for everyone who values music, our realm of existence… 
 
Prof. Dr. Hakkı Alper Maral</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265b9c93-c664-436f-9cdb-c66e0ae86ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Viyola İçin Teknik Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>Viyola çalışmaya kendi kendinize şu soruyu sorarak başlamanız gerekir:                                               Nasıl Çalışmalıyım? 
Yüzeysel bir çalışma hiçbir sonuç vermez. Çalmak ve çalışmak birbirlerini tamamlayan unsurlardır. Doğru çalışmak viyolacıyı iyi bir performansa ulaştırırken, yüzeysel çalma hiçbir kazanım sağlamaz. 
“Viyola için Teknik Çalışmalar” kitabı, gam ve arpejlerle başlayan, seviyeye göre kademeli olarak ilerleyen, çift ses, pozisyon geçişleri ve entonasyon çalışmaları gibi sol el teknik gelişiminin her aşamasını ele alan, günlük çalışmaları çeşitlendiren egzersizleri içermektedir. Başlangıç, orta ve ileri seviye olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Her bölümünün sonunda,  seviyeye uygun viyola eserleri ele alınarak önemli pasajlar üzerinde teknik çalışma yöntemleri verilmiştir. 
Prof. R. Nuri İyicil’in alıştırma yöntemleri ve 26 yıllık mesleki deneyimle harmanlanarak hazırlanan bu metodun bütün viyola öğrenci ve öğretmenlerine yararlı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78c38a74-c55e-4564-8e47-2d6e865ddba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin 4 El Piyano Albümü - 1</image:title>
            <image:caption>Özellikle erken yaş eğitiminde, çocuklara müziğin renkli dünyasını eğlenceli bir duyuşla sunan bu metodun ritim yapıları ve tempo konularında da faydalı olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda birlikte çalmanın oluşturacağı “beraber nefes alma” gerekliliğinin de çocuğun içsel nüansını geliştirebileceği kanısındayım. Eğitimin ilk aşamasında öğretmeniyle 4 el çalan bir çocuk, müziği çok daha zevkli algılayacak ve hatta öğretmeni ile daha yakınlaşacaktır. 
 
Prof. Gülden Gökşen MSGSÜ Devlet Konservatuvarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb8cfa3-71d1-4391-afe0-89ce69bbaa11.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Her Şeydir</image:title>
            <image:caption>Rumeli ezgileri gibi başlayan, ege oyunları gibi hareketlenen ve sevda türküleri gibi kimi hüzünlü, kimi neşeli yol alan bir hayat. Ülkesine sevda, mesleğine sevda, sanatına sevda, Züleyha gibi Yusuf&apos;una sevda, öğretmenlerine, öğrencilerine, çocuklarına, çocuklara sevda... 
 
Yazar alçakgönüllü, kendini övmüyor ama siz yakalayacaksınız gerçek bir başarı öyküsünü; yazar, sınıftaki öğretmen gibi, özel hayatından söz ederken çekinerek anlatıyor ama siz yakalayacaksınız tertemiz bir aşk öyküsünü... 
 
Ve yazar çekinmiyor, sahnedeki bir koro yöneticisi inceliği, ustalığı ve coşkusuyla anlatıyor sanatını, Müzik Öğretmenliğini, mesleğine olan tutkusunu ve çok zor ekonomik koşullarda yaşayan çocuklardan nasıl sanat tutkunu insanlar yarattığını. 
Bir müzik eseri dinlercesine okuyup bitirince kitabı, ayakta alkışlayacaksınız iki insanı: Müzik eğitimcisi, koro yöneticisi Suna Çevik’i ve yazar Suna Çevik’i. 
Akif Ergin 
*  *  * 
Değerli arkadaşım yaklaşık üç yıl önce anılarını yazmaya başladı. Bu yıl benim de bir göz atmamı isteyince onur duydum ve okudum.  Suna Çevik’in yaşam öyküsü sadece bir anılar demeti değil.  İkinci Dünya Savaşı yıllarına rastlayan doğumundan başlayarak dünya tarihine, ülkemizin tarihine, yaşam koşullarına, göçmen ailelerin serüvenlerine ışık tutuyor. Bizim kuşağa hatırlatırken,  yeni kuşağın ilginç bulacağı, empatide zorlanacağı olayları anlatıyor.  Daha da önemlisi meslek yaşamını anlatırken, Türk Milli Eğitimi’nin en parlak yıllarına ışık tutuyor. 
                                                                                                Fatma Tazebay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6991e183-cd85-4385-a146-11c6b2eeede9.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’le Üç Ay ve 1930’dan Sonra Türkiye</image:title>
            <image:caption>Efil Yayınevi, Ahmet Hamdi Başar’ın Atatürk’le Üç Ay ve 1930’dan Sonra Türkiye kitabını Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında yeniden okuyucuyla buluşturuyor. Ahmet Hamdi Başar, yeni Cumhuriyet’in neden Osmanlıcılıktan ayrılıp devrimlere yöneldiğini anlatıyor. Kitap, bugün de güncelliğini korumaya devam ediyor. 
Bir medeniyete karışmanın iki şartı vardır: 1) Medeniyeti yalnız müesseseleriyle değil, daha önce hâkim fikriyle almak;
2) Zamanında karışmak. 
Tanzimat Avrupa medeniyetine katılma hareketimizdir. Fakat o zamanlar medeniyetin hâkim fikrini almağa cesaret edemedik; sadece müesseselerini almağa çalıştık. Garp medeniyetinin hâkim fikri hürriyet ve demokrasi idi; bu, saltanatı, dini idareyi, devletin başında olan ve istihsal hayatının dışında yaşayan kapıkulu sınıfını yıkmak demekti. Tanzimat böyle bir şey yapamazdı. O, Avrupa’nın adetlerine, ilmine ve sanatına karşı bir hayranlık ifadesi olduğu kadar, Osmanlı saltanatını yaşatmak üzere mecburen başvurulmuş bir idarei maslahat tedbirinden ibaret kaldı. Eğer bundan bir buçuk asır evvel, Avrupa’da doğarak çiçeklerini vermiş olan, hürriyet rejimine o zaman karışsaydık ve daha o zaman Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılarak milli bir devlet kursaydık, Garbı hâkim ve üstün fikriyle almış ve zamanında medeniyete karışarak biz de bugün o medeniyetin içinde yaşayan bir millet olmuş olurduk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f99d9d-f0b9-43a1-8f22-3008d83df9d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Değme Dedim Yüreğime</image:title>
            <image:caption>Öykü yazarı ve şaire Hatice Hantal Ankara doğumludur. 
Çankaya Yıldız Kız Kur´an Kursu mezunu. İşçi çocuğu olarak Almanya&apos;ya geldi. 
AWO Stade&apos; de Almanca  Kurs Ögretmeni olarak çalıştı. 
Hamburg, Fördern und Wohnen  Kurumu&apos;nda,göçmen bayanlara Almanca ders vermekte, hafta sonları (Rauenhaus Hamburg) özürlü çocuklar kurumunda, özürlü çocukları olan  ailelere yardım ve destek amaçlı çalışmaktadır. 
Ayrıca Buxtehude bayan sığınma yurdunda bayanların sorunlarıyla ilgileniyor, bazı tercüme işlerine bakıyor. 
Hobi olarak şiir, deneme ve öyküler yazmaktadır. Şiirleri, öykü ve denemeleri çeşitli dergilerde yayımlanmış ve antoloji kitaplarında yer almıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15769e6-3c29-467b-922b-903bc4baf072.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Hukuku</image:title>
            <image:caption>İslam Hukuku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3bc3042-e31b-40ae-a41a-d4ea79d3d7b9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sayılarım 6 -10 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şekilli Kesim, yırtılmaz kalın sayfalı sayılar kitabım!   Altı, Ydi, Sekiz, Dokuz, On…
Sayıları dokunarak keşfet!
Her sayfada bir dostumuz karşılayacak seni.
Haydi başla saymaya, sayılar
Giderek artacak unutma…
 
Dokun hisset, sayıları keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/962842bd-469c-448d-ba24-7e09410aeafd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluğun Doğal Yasaları</image:title>
            <image:caption>Dr. Catherine Gueguen&apos;in Başka Türlü Çocuk Yetiştirmek kitabından alınan ilham, Céline Alvarez&apos;in eşsiz eğitim yöntemleriyle buluşuyor.   Eğitimde reform mümkün müdür?   Her çocuk, dünyayı keşfetme ve öğrenme arzusuyla doğar.
Sinirbilimin gün yüzüne çıkardığı yeni bulgularsa çocukların sahip olduğu olağanüstü potansiyeli, gelişime açık bilgi ve yeteneklerini bize sürekli hatırlatır. Ancak ne yazık ki eğitim sistemimiz genellikle çocuklara, doğal meraklarını sınırlayan bir çerçeve dayatır, öğrenme isteklerini frenler ve onların o doğuştan gelen sevgi dolu tabiatlarını beslemekte yetersiz kalır.
 
Eğitim alanında uluslararası bir üne sahip olan Céline Alvarez,
çocukların doğal öğrenme potansiyelini nasıl açığa  çıkarabileceğimizi ve eğitimde nasıl bir reform yaratabileceğimizi bilim ve psikoloji dünyasındaki gelişmelerin ışığında ortaya koyarak yetişkinlerin bu süreçteki kritik rolünü de açıklıyor.
 
Anaokulunda uyguladığı eğitim yöntemlerinin ikinci senesinin
sonunda, neredeyse tüm çocuklar okumayı öğrenmiş, matematikte inanılmaz ilerlemiş, aynı zamanda mükemmel ahlaki ve sosyal  nitelikler geliştirmişlerdi.
 
Siz de eğitim devrimine katılmak, çocukların potansiyelini
serbest bırakmak ve onların gelişimini teşvik etmek istiyorsanız,
Çocukluğun Doğal Yasaları mutlaka okumanız gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6330895-994b-42fe-b43d-b38725cebe06.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamangezer Yatak</image:title>
            <image:caption>Biri zamanda yolculuk mu dedi?

Nuri Kurucu, mühendis kimliğini yazarlıkla yarıştırdığı Zamangezer Yatak&apos;ta okurları devrim yaratan icatlarıyla nam salmış bir mucitle tanıştırıyor ve ehil ellerden çıkan süper ötesi teknolojik harikaların yardımıyla zamanı alt üst eden bir gülmeceye imza atıyor. 

Baş döndürücü bir hızla değişen bilim ve keşif dünyasına fantastik bir pencereden bakan bu matrak serüven, boyutlar arası bir yolculuğu mümkün kılarak bilgi çağı çocuklarının merak duygusunu tetikliyor. 

Berna Dörtpınar&apos;ın çizgi film tadındaki resimleriyle hareketlenen kitap; geçmiş ve gelecek kavramları hakkında düşündürürken, hayattaki olumsuzluklara takılmadan ânın mutluluğunu yaşamanın önemine de değiniyor.









Ve karşınızda, akıllara zarar icatlarıyla herkesin hayranlığını kazanan müthiş mucit Bay Sonra!
Evet, doğru bildiniz: Olmazmatik, Teşekkür Et Çıngırağı, Uyku Vakti Ninesi, Muhabbet Başlatan Düğme ve daha niceleri... Hepsi onun eseri.

Kahramanımız, insanların günlük yaşamını kolaylaştırdığı harika icatlarıyla tüm kalpleri kazanmış olsa da, çocukluğunda yaşadığı bir burukluktan hâlen kurtulabilmiş değil. Ah, ne vardı ki biricik ablası Bayan Önce&apos;yle aynı anda okula başlayabilseydi! Hımm, acaba bu mümkün olabilir miydi? Yani geçmişe giderek o günü değiştirebilmek. Yine aynı düşüncelerle yatağına gittiği bir gece karşılaştığı sürpriz, zihninde bazı çok bilimsel şeylerin uyanmasına sebep oldu. Ve böylece, yorganının ve yastığının fısıldadıklarını keskin zekâsıyla birleştirdikten sonra Zamangezer Yatak ortaya çıktı! Çıktı çıkmasına ama nasıl çalışacaktı ki bu koca şey? Hem geçmişe gidip bazı şeylerin yerini değiştirmek tehlikeli olmaz mıydı? Ya işler tümden karışırsa? Bay Sonra kusursuz bir plan yapmalıydı, ama nasıl?

Her ihtiyaca olmazsa olmaz bir icatla karşılık veren becerikli bir mucidi zamanlar arasında bir serüvene çıkaran bu eğlenceli roman, bölüm aralarına serpiştirilen özel sayfalarında, Bay Sonra&apos;nın Mucitlik Atölyesi&apos;nden şaşırtıcı icatlara yer vererek anlatısını renklendiriyor.

Sevgili okur, şimdi elinizdeki kitabı bırakıp gözlerinizi kapayın ve &apos;&apos;sakince&apos;&apos; gitmek istediğiniz tarihi ve yeri düşleyin! Zamangezer yatağa hiç ihtiyaç duymadan harika bir zaman yolculuğuna mı çıktınız yoksa? O zaman bir bardak muzlu ve ballı sütü hak ettiniz demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a69c9b0-4240-42ce-8ad4-c5178a75f29d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi</image:title>
            <image:caption>Rusya Bolşevik Partisi’nin kuramcılarından olan Buharin’in Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi kitabı, kısa ama yoğun ve zengin bir yapıttır. Birinci Dünya Savaşı boyunca Buharin’in sürgün olarak yaşadığı kentlerde yazılan bu kitap, ancak Ekim Devrimi’nin ardından, 1919’da basılabilmiştir. Buharin bu kitapta, Marksizmin o dönemdeki baş düşmanı olan Avusturya Okulu’nun, özellikle de bu okulun önde gelen temsilcisi Eugen von Böhm-Bawerk’in bir eleştirisini yapmak üzere yola çıkıyor. 
Günümüzde de neredeyse tüm iktisat fakültelerinde, resmî iktisat eğitiminin temelini, hayattan kopuk, dogmatik ve statik “marjinal fayda” teorisi oluşturmaktadır. Bu teori öğrencilere, iktisadi olgu ve ilişkileri kavramak için anahtarlar sunmamakta, sadece ezberlenmesi gereken matematiksel fonksiyonlar, eğriler yığını olarak ders kitaplarında yer almaktadır. Emek-değer teorisini savunanların bu teoriye yönelttiği eleştiriler ise çoktan unutturulmuştur. İşte Buharin’in kitabı bize bunları tüm canlılığıyla anımsatıyor. 
Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi, “marjinal fayda” teorisine ve “öznel değer” yaklaşımına karşı iyi düşünülmüş, sıkı çalışılmış, akademik disiplini yüksek, enerjik ve gerçek yaşamdan örneklerle örülü bir teorik hücumdur. 
Klasik iktisatçılardan Marx ve Engels’e uzanan bilimsel hattın, kaba (vülger) ekonomi politiğe karşı nitelikli bir savunusudur. Bugünkü hâkim neo-klasik iktisat, marjinal fayda teorisini kusurlarından arındırmak için çok uğraşsa da, Buharin’in bu kitapta formüle ettiği tüm temel eleştiriler bugün de geçerliliğini korumaktadır. Buharin bu çalışmasıyla, ekonomi politiğin Marksist eleştirisini ilerletmekle kalmıyor, bilimsel ekonomi politiğin yeniden geliştirilmesi için de soluk boruları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/688e73e3-d94a-4447-b22c-55d81a942a2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinlediğiniz İçin Teşekkürler</image:title>
            <image:caption>“Dünyadan neyi istersen gizle ama samimi olduklarından hiçbir şey gizleme. 
Samimi olan her şey güzeldir.” 
 
Bir zamanlar en yakın arkadaşıyla ünlü bir oyuncu olmanın hayalini kuran Sewanee için kader farklı bir yol çizmiştir. Geçirdiği bir kazadan sonra sahnelerden bir adım geri çekilmiş ama sesli kitap anlatıcısı olarak başarılı bir kariyer inşa etmiştir. Bir kitap fuarı için gittiği Las Vegas’ta yakışıklı ve gizemli bir adamla baş döndürücü bir gece geçirir. Kafasında o özel akşamın anılarıyla evine döndüğünde ise hayatın onun için ilginç sürprizleri olduğunu görür. Aşk romanlarıyla isim yapmış bir yazar, kitaplarını onun seslendirmesini istemektedir, hem de sektörün en ateşli ve gizemli ismi Brock McNight’la birlikte! İkili iletişime geçer geçmez kıvılcımlar çakmaya başlar, birbirlerini görmeseler bile gerçek bir bağın kurulduğu ortadadır. Ancak Sewanee hâlâ Las Vegas&apos;ta tanıştığı adamı düşünmektedir ve kendisini bir anda bir aşk üçgeninde bulur. 
 
Yiten hayalleriyle birlikte romantik içgüdülerini de kaybettiğini düşünen Sewanee nihayet özlemini çektiği samimiyet ve kabullenmenin peşine düşecek, onun için yazılmış hikayeyi keşfedecektir. 
 
“Julia Whelan’ın öykü anlatma yeteneğini ve zekice esprilerini mutlu sonlara inanmayan alaycı bir sesli kitap anlatıcısıyla karıştırırsanız ne elde edersiniz? Saf sihir.” 
‒ Jodi Picoult</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d16a3071-2ee8-48ee-b87c-7bf4c1a20b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Savaşçı Kadınlar</image:title>
            <image:caption>“Beş Devrimci Kadından Dersler” alt başlığıyla yayımladığımız Kızıl Savaşçı Kadınlar, sosyalist kadın hakları aktivizminin tarihini bu tarihin önde gelen beş figürü üzerinden anlatıyor: Sovyetler’in kadınlara yönelik politikalarına şekil veren teorisyen, siyasetçi ve diplomat Aleksandra Kollontay; kendini halk eğitimine adamış Nadejda Krupskaya; Komünist Parti Kadın Birimi Jenotdel’in kurucularından İnessa Armand; efsanevi keskin nişancı Lüdmila Pavliçenko ve Bulgar Kadın Hareketi Komitesi’nin 22 yıl boyunca başkanı olan Elena Lagadinova. Bu beş kadının yaşam öykülerinden yola çıkan Kristen R. Ghodsee, sosyalist kadınların mücadelelerini, başarılarını ve önlerine çıkan engelleri anlatırken geçtiğimiz yüzyılın kadın hakları mücadelesini yaşadığımız çağa bağlıyor. İç çatışmalarla, çelişkilerle, birlikte çıkılan veya ayrılan yollarla ama aynı zamanda da büyük bir azimle, yaratıcılıkla ve başarılarla dolu beş yaşam öyküsü. Hayatları boyunca ince bir çizginin üzerinde yürümek zorunda kalan kızıl savaşçı kadınlar kadın mücadelesine büyük bir sadakatle bağlı kaldılar; yeni çözümler ürettiler, siyasi projeler geliştirdiler ve bizlere bugüne dair yeni sözler ederken mutlaka dikkate alınması gereken bir deneyim bıraktılar.  
20. yüzyıl kadın hareketine Doğu Avrupa’nın ve Sovyetler’in devrimci politikalarından yola çıkarak bakan Kızıl Savaşçı Kadınlar, kadın hareketinin, Batı tarihçiliğinin ilgisiz kaldığı sosyalist yönüne ışık tutuyor ve bu hareketin radikal geçmişiyle yeniden bağlantı kurmayı amaçlıyor. Toplumu ve değişmez sanılan kuralları değiştirmek ve daha adil bir dünya kurabilmek için erkek yoldaşlarıyla omuz omuza çarpışan bu kadınların hem uluslararası etkileri hem de başarıları belki gözden kaçırıldı, ama kesinlikle unutulmadı. Kadın hareketi üzerinde öyle bir etki bıraktılar ki aslında yaşadıkları başarısızlıklar bile ne kadar devrimci olduklarının bir kanıtı sayılmalı. Kızıl Savaşçı Kadınlar, sadece 20. yüzyıl kadın hareketine dair yazılan hikâyenin değil, aynı zamanda Sovyetler ve Doğu Avrupa tarihinin de eksik kalan sayfalarını tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c7b3b9-f527-4ed2-a2ec-bc0aa7d2df2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyet Kadını</image:title>
            <image:caption>Aleksandra Kollontay (1872-1952), Rus devrimci hareketinin etkili önderlerinden, sınıflar üstü bir kadın mücadelesine kararlılıkla karşı çıkan Marksist bir düşünür, Ekim Devrimi’nin ardından Bolşevik hükümette yer alan ilk kadın komiser (bakan), barış için gösterdiği çabalarla dünyanın saygısını kazanmış bir kadın diplomat... 
Kollontay’ın fikirleri, Sovyet Rusya tarihi içinde de Marksist feminizmin düşünsel mirası içinde de yeterince tartışılmamıştır. Oysa Kollontay’ın boyun eğmeyen, dolaysız bir üslupla kaleme aldığı yazıları, radikal bir düşünürün ve Sovyet Rusya’da geliştirilmeye çalışılan sosyalist pratiğe sorumluluk hissiyle bağlı bir yöneticinin derinlikli ve önemli düşünceleriyle doludur. 
Sovyet Kadını, Kollontay’ın siyasi yaşamının farklı evrelerinde zihnini meşgul eden çeşitli meseleler üzerine yazdığı yazılardan ve yaptığı konuşmalardan derlenmiş on iki makaleden oluşuyor. Yeni bir toplumun yaratılmasına dair güçlü umutlarla ortaya konduğu açıkça hissedilen bu makaleler, sosyalist kadın hareketinin talepleri, çağdaş burjuva toplumunun yarattığı “cinsel kriz”in nasıl aşılacağı, kadınların özgürleşmesi için sosyalist devletin sorumlulukları gibi pek çok konuda bugün de tartışmalar açabilecek parlak gözlemler içeriyor. Son bölümde yer verilen Kollontay’ın anıları ise siyaset ve mücadeleyle geçmiş bu ömrün, yeni bir dünya yaratma ülküsünden hiç vazgeçmediğini gösteriyor: “Benim hayatım, bir örnek olarak eskimiş çifte standart garabetini diğer kadınların hayatından da defetmeye hizmet edebilir. Bu, şahsi varoluşumun en önemli anlamıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de0798f-59bd-4b72-86e7-9951867c4b11.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Oyunları</image:title>
            <image:caption>“Seveceksin”, “Hiç” ve “Rüzgarlar da Konuşur” adlı şiir kitapları ile okurlarıyla buluşan Necip Eren, bu kez başka bir türle, öykülerle okurlarının karşısına çıkıyor. 
Günlük yaşamın içerisinden kopup gelen 16 öyküden oluşan Yağmur Oyunları, akıcı üslûbu ve içeriğiyle okurun dimağında tanıdık bir tat bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68c7daa-202e-48da-9f77-bfc28abf15c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Habil&apos;i Kabil&apos;e Dönüştüren Sistem</image:title>
            <image:caption>“Çocuklarımıza neler yaptığımızı görmekte sıkıntı yaşadığımız ortada. Göremiyoruz, görmek de istemiyoruz. Çocuklarımızın durumunun daha önce hiç olmadığı kadar iyi olduğundan eminiz. Yaygın kanı bu. Refah toplumlarında çocuklar oyun alanlarına, çocuk bahçelerine, okullara, özel eğitimli öğretmenlere, tatile, sinemaya, konsere gitme imkanına ve daha başka pek çok şansa sahipler. Buna rağmen, Neil Postman’ın formüle ettiği gibi, çocuklarına sahip değiller. 
Tüm dünyada, örneğin futbol maçlarında gençlerin şiddet eğilimli taşkınlıkları karşısında şaşkına dönmüş durumdayız. Görünüşte itaatkar çocukların anne-babalarını öldürdüklerini, çocuklar arasında intihar oranının yükseldiğini, okullarda şiddetin tırmandığını duyduğumuzda başımızı sallıyoruz. 
Çocuklarımıza ne yaptığımızı algılayamadığımız ve görmek de istemediğimiz için başkaldırılarını da anlamıyoruz. Bizim için hiç olmadığı kadar anlaşılmaz, çünkü yürekle yapılmayan bir başkaldırı bu.” 
 
Arno Gruen/Empatinin Yitimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/835603e6-f4b7-4532-b365-c1e8c2f27b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümün Sevgilisi</image:title>
            <image:caption>Moskova, yeni bir yüzyılın, 1900’ün ilk günleri… Yoksul ve yetim Senka, Hitrovka’nın karanlık dünyasına katılmak zorunda kalır. Bir gün, ünlü suç çetesi elebaşı Knyaz’ın sevgilisi Ölüm’ü görür; sonsuz bir gençlik ve güzellikle dolu bu kadına yakın olabilmek için çeteye katıldığında hayatı alabildiğine karmaşık bir hal alır. 
Suç dünyasında yerini gittikçe güçlendiren Senka, değerli bir hazineyi ortaya çıkarır ve Ölüm’ün kalbinde kendine yer edinir. Hitrovka’nın yeraltı bodrumlarında her gün yeni bir cinayet haberi duyulur ve Senka’yı da tehdit edenlerin bir dizi cinayetle bağlantılı olduğu görülür. Fandorin, narkotik, sahte kimlikler ve organize suçlardan oluşan karmaşık bir ağı çözmeye çalışırken daima çekici olan Ölüm’le karşılaşmasında hayatta kalabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bca7633-5096-4765-b39e-95ff31ada675.jpg</image:loc>
            <image:title>Transatlanik</image:title>
            <image:caption>Jack Alcock ve Arthur Brown 1919’da, İrlanda’dan yola çıkıp Atlas Okyanusunu geçmek isterler. Frederick Douglass 1845’te, kitabının tanıtımı için İrlanda’ya ayak basar ve siyahi bir köle için bile şaşkınlık verici şartlara tanıklık eder. George Mitchell 1998’de, barış konuşması için Belfast’a gider… Tüm bu karakterler dikkate değer kadınlar aracılığıyla buluşuyor. Lily Duggan, kızı Emily, torunu Lottie ve Hannah Carson, 
tüm umutların bağlandığı kadın. Yazar bu karakterler aracığıyla kelebek etkisini ve nasıl bir şekilde birbirimize bağlı olduğumuzu okura sunuyor. TransAtlantik hem kimlik hem de büyüdükçe küçülen dünya üzerine düşüncelerin izlerini taşıyor. Açıklığı ve derinliğiyle Colum McCann neden en iyi çağdaş yazarlar arasında olduğunu bir kez daha gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/088d9465-dd6e-4e67-97c2-9bb074cbac00.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Aralıklar</image:title>
            <image:caption>Vahşi Aralıklar’da İrlanda’nın ücra bir köşesine tıkılıp kalmış iki kardeşin, Joseph ve kız kardeşi Breege’in, bir mirasa konmak üzere Avustralya’dan çıkıp gelen Mick’le inşa ettikleri ölümcül ilişkiye tanıklık ediyoruz. Mick’in gelişi büyük dönüşümlere de kapı aralayacak, iki kardeşin hayatını altüst edecektir; nitekim hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır. Edna O’Brien, İrlanda kırsalına bu kez aşka, toprak kavgasına, deliliğe ve cinayete dair bir hikâyeyle, dahası bir çatışmalar yumağıyla geri dönüyor: aşkla nefretin, taşrayla kentin, her şeyden önce mülkiyetle mülkiyetin çatışması. 
 
“Bu kitap, sanatçının ele aldığı bir olay örgüsünün basmakalıplıktan tamamen arındığının, duyguların hiçbir zaman apaçık olmadığının kanıtı adeta.” 
–Kirkus Reviews 
“O’Brien, İrlanda edebiyatının, o büyük ataların pek saygın bir vârisidir.” –San Francisco Chronicle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bcdca42-9a87-498b-b9d5-089188a07ddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanet Olası Ezik Nishiga Hachi 2</image:title>
            <image:caption>“FİNALLER BİTTİ VE NİHAYET YAZ TATİLİNE GİRDİK! 
 
 SENPAİ İLE HER TÜRDEN EĞLENCELİ ANLAR YAŞARIZ DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜM. 
 
ANCAK İŞLER HİÇ DE DÜŞÜNDÜĞÜM GİBİ GİTMEDİ. AZUMA’NIN ÇEVRESİNİ KIZLAR SARDI.” 
 
HACHİ’NİN SENPAİ’SİYLE İLİŞKİSİ TEHLİKE ALTINDA!... ACABA HACHİ TÜM ENGELLERİ AŞIP, DİK BAŞLI SENPAİ’Sİ TORU İLE OLAN İLİŞKİSİNE DEVAM EDEBİLECEK Mİ? 
 
VE ANİDEN BAŞKA BİR KIZ ÇIKIP GELDİ... HEM DE BİR SÜRÜ SIRLA BİRLİKTE... BU KIZIN TORU’YLA OLAN GEÇMİŞİNİ HACHİ ÇÖZEBİLECEK Mİ? 
 
DALGALARIN KABARDIĞI BİR YAZ TATİLİ. HADİ, DURMAYIN, DALIN İÇİNE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/717d056d-ac28-4d87-921f-cf6ba75cb146.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanet Olası Ezik Nishiga Hachi 1</image:title>
            <image:caption>LİSELİ KIZ NİSHİGA HACHİ İLGİ Mİ İSTİYOR? 
AZUMA’YI NEDEN SÜREKLİ TAKİP EDİYOR? 
RAKİPLERİNDEN ÜSTÜN OLMAK İÇİN ADETA KENDİYLE YARIŞAN NİSHİGA HACHİ, AZUMA TARAFINDAN HER ZAMAN HAFİFE ALINIYOR VE
BU DURUMU KABULLENEMİYOR. 
İLGİ MERAKLISI NİSHİGA İLE SERT MİZAÇLI
LİSELİ AZUMA’NIN HİKÂYESİ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/512a6e79-4da9-4915-9b85-45409d244a3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedim Oyunlarım ve Ben 1</image:title>
            <image:caption>OYUNLAR İLE HER GÜN EĞLENCELİ. YAVRU KEDİ BESLEMEK İSE DAHA DA EĞLENCELİ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad518d29-a382-43d0-8b40-a5ba32ad8e5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hain</image:title>
            <image:caption>SOLUK SOLUĞA OKUNACAK 
BİR MİLLÎ MÜCADELE ROMANI: HAİN
Yıl: 1919. Tüm dünyanın her fırsatta gözünü diktiği, Türk milletinin gözbebeği olan İstanbul işgal atındadır. Evlerde tedirginlik, sokaklarda korku, insanlarda umutsuzluk hakimdir. Bir Türk zabiti olan Ahmet Muhtar, tıpkı mensubu olduğu millet gibi Balkan ve Cihan Harbi’nin tüm yaralarını, yorgunluğunu üzerinde taşımaktadır. İtilaf Devletleri’nin her geçen gün kuşattığı İstanbul’da inançları sarsılmış biçimde ayakta kalmaya çalışmaktadır.
Anadolu’daysa durum bambaşkadır. Umudun, cesaretin, vatan sevgisinin bir ateş gibi parladığı yürekler Mustafa Kemal Paşa’nın çevresinde bir daire çizmektedir. Paşa, Anadolu’da bir hareket başlatmaya ve cumhuriyete doğru giden yolda ne kadar engel varsa temizlemeye ant içmiştir. İstanbul’u çalkalayan bu gelişme, Ahmet Muhtar’ın da kulağına gelmiştir. O, bu hareketin başarıya ulaşacağından emin değildir, üstelik artık fikirleri değişmiş biri olarak değişime inanmaktadır. İngilizlerin kendisine sunduğu iş birliği teklifi de ayaklarını yerden kesecek kadar caziptir. Yoksa birçok cephede savaşmış, Enver Paşa’ya hayran, gözü karalığıyla meşhur olmuş Ahmet Muhtar hainlerin safına mı katılacaktır?
“Sakarya: Türk Bitti Demeden Bitmez”, “Büyük Taarruz: Dağlarda Tek Tek Ateşler Yanıyordu” ve “İstiklal: Vatanımda Bir Tek Düşman Kalmasın” adlı eserleriyle tarihimizin en kritik sayfalarını cesurca aydınlatan Selim Erdoğan, bu kez “Hain: Mezarıma Tükürecekler” romanıyla okurları Millî Mücadele yıllarına götürüyor. Rum, Yahudi ve Ermeni tüccarlar, Türk savaş gazileri, İttihatçılar, Kuvvacılar, İngiliz subayları, Türk zabitleri, Kemal Paşa taraftarları, cami imamından berbere kadar pek çok mahalle figürü, Beyaz Rus göçmenler, Pera’nın müdavimi Avrupalılar ve Levantenler, şöhretli paşalar, hainler ve kahramanlar; dönemin İstanbul’u ve Anadolu’su arasında sinematografik biçimde okurlara sunuluyor. Güçlü bir tarihçinin güçlü bir romancıya dönüştüğü Hain soluk soluğa okunacak ve uzun yıllar tarih severlerin başucundan eksik olmayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265f0420-23b8-4645-bbbc-32f6187d7c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rothschild Hanedanı</image:title>
            <image:caption>ROTHSCHILD AİLESİNİN GİZLİ KALMIŞ HİKÂYESİ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR 
 
“Muazzam bir başarı, tarihsel araştırma ve hayal gücünün zaferi.” 
The New York Review of Books 
“Niall Ferguson’ın zekice yazılmış ve tümüyle büyüleyici Rothschild ailesi monografisinin bu ikinci cildi, akademik tarihçilerin hâlâ hepimizin okumak isteyeceği harika hikâyeler anlatabileceğini kanıtlıyor.” 
The New York Times Book Review 
 
Niall Ferguson modern Avrupa ve dünya tarihi üzerinde büyük etkiler bırakmış bankacılık ailesi Rothschildlerin izini sürmeye devam ediyor ve ailenin tarihini günümüze dek getiriyor. Ferguson, destansı Rothschildler monografisinin bu ikinci cildiyle, tüm zamanların en büyüleyici ve güçlü ailelerinden birinin efsaneleri yıkan portresini tamamlıyor. 
Kırım’dan İkinci Dünya Savaşı&apos;na kadar yaşanan her savaş Rothschildlerin dünya çapındaki imparatorluğunun istikrarını defalarca tehdit etti. Bu küresel çalkantılara rağmen, Rothschildler yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar dünyanın en büyük bankası olarak kaldı. Peşine düştükleri çıkarları finans alanının çok ötesine uzandı. Ülkeler arası diplomasilerde etkili oldular; uzak diyarlarda maddi kazançlar için mücadele verdiler; adlarını sadece gazetelerde gördükleri topraklarda ticari yatırımlar yaptılar; kârları uğruna savaşlara gizliden veya açıktan taraf oldular, yeni ülkelerin kurulmasına, eskilerinin yıkılmasına aracı oldular. Tek amaçları finans merkezi olan Londra’daki hakimiyetlerini ve dünya çapındaki bankacılık imparatorluklarının gücünü korumaktı. Felaketleri ise yeni palazlanan Amerika Birleşik Devletleri’nde kendilerini başarılı bir şekilde kabul ettirememeleri oldu: 1920’lerden itibaren finansal gücün Londra&apos;dan New York&apos;a kaymasıyla güçleri gittikçe azaldı. Peki ama böylesi bir finans imparatorluğunun güç kaybetmesi ne demektir? 
Uzun süredir kayıp olan Rothschild ailesi arşivlerine erişebilen ilk tarihçi olan Ferguson, ailenin engellenememiş yükselişinin ve görece çöküşünün izini sürüyor ve sizleri çekici üslubuyla bu takibe şahit tutuyor. Rothschild Hanedanı: Dünyanın Bankacıları, 1849-1999 günümüzde dahi hâlâ etkinliğini ve etkisini sürdüren Rothschild ailesinin günümüzün ekonomik, sosyal ve siyasi tarihinin önemli bir oyuncusunun günümüze uzanan hikâyesini ustalıkla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b4beaa-95c3-409a-8861-85a9dd085f7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Retorik</image:title>
            <image:caption>Herkes konuşabilir ama çok az insan konuşurken ETKİLER ve çok daha azı istediği şeye karşısındakini İKNA EDER 
 
Hayatta öğrenebileceğiniz en önemli beceri nedir? 
Hiç şüphesiz etkili ve ikna edici konuşma becerisidir. Daha etkili olmak veya hedeflediğiniz şeylere ulaşmak her noktada konuşma beceriniz sayesinde olur.  
Size bazı sorular sorayım: 
·  Özel veya profesyonel hayatınızda etrafınızdakileri konuşmanızla etki altına almak ister misiniz? 
·  Peki ya güçlü argümanlar ve ikna edici konuşmanızla insanları harekete geçirmek? 
·  Sizi dinleyenlere mesajını açık ve net bir şekilde sunmak istiyor musunuz? 
·  Ya da hayatının kontrolünü eline almış bir lider profili çizmek? 
·  Hayatınızda başarılı olmayı ve gelirinizin bu doğrultuda artmasını ister misiniz? 
 
Bunlar öylesine sorulmuş sorular değil. Bunlar sizi hedeflediğiniz yere taşıyacak sorular. Bu sorulara evet yanıtı verdiyseniz yapmanız gereken, etkileyici ve ikna edici konuşmayı, yani Retorik Sanatını öğrenmek. 
Retoriği öğrendiğinizde artık başkalarının çizdiği sınırlara bağlı kalmayacak, etkili ve ikna edici konuşamamanın bedelini ödemeyeceksiniz. Başkalarının size uyguladığı manipülasyonların farkına varacak ve onlardan kurtulacak; yapabileceğiniz, sahip olabileceğiniz, anlattıkça yakalayabileceğiniz hedeflere emin adımlarla ilerleyeceksiniz. 
Retorik: Konuş, Etkile, İkna Et ile etkileyici ve ikna edici bir konuşmacıya dönüşmeye, bir insan mıknatısına dönüşmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5813c621-634c-4717-9ca8-1360c49b643a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümün Gözdesi</image:title>
            <image:caption>Moskova, yeni bir yüzyılın, 1900’ün ilk günleri… Moskova’daki bir intihar kulübünün namı bir histerinin yayılmasına sebep olur. Ölümle müjdelenen bir üyenin ardından grubun sayısı azalırken, gizemli bir yeni üye çıkagelir: Erast Fandorin. İntiharları araştırmaya başlarken, aynı zamanda üyeleri ölümün güzel ya da şiirsel olmadığına ve peşinden gidilmemesi gerektiğine ikna etmeye çalışır. Dâhi dedektif, Colombina’nın ölümden gelen işaretleri aldığında harekete geçmesini engelleyebilecek mi? 
Ölümün Gözdesi, katilin silahlarının hile ve manipülasyon olduğu bir cinayet gizemidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ccc858b-72bd-4af9-a045-ffc9f65fc7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Sezar</image:title>
            <image:caption>ROMA HÜKÜMDARLARININ GÖLGESİ ALTINDA 
2000 YILLIK SANAT TARİHİ 
 
“Barnes &amp; Noble Yılın En İyi Tarih Kitabı”
“Waterstones 2021&apos;in En İyi Tarih Kitabı”
“CapX Yılın Kitabı”
“Kirkus Reviews Yılın En İyi Kurgu Dışı Kitabı”
“Library Journal Sonbahar 2021 Yılının Mutlaka Okunması Gereken Kurgu Dışı Kitabı” 
 
“Üretken bir yazar ve seçkin bir Eski Çağ tarihçisi olan Beard, Roma imparatorlarının imgelerinin iki bin yıl boyunca sanatı, kültürü ve siyaseti nasıl etkilediğini ustalıkla tasvir ediyor.” – Barry Strauss 
 
“Derinlemesine araştırılmış bu kitap, Antik Roma imparatorluk portrelerinden on dokuzuncu yüzyıl heykeltıraşların eserlerine kadar, Roma sanatının iki bin yıl boyunca Batı dünyasının iktidar anlayışını nasıl şekillendirdiğini inceliyor.” – New York Times 
 
İktidarın yüzü neye benzer? Sanatta kimler, neden anılır? Nefret ettiğimiz siyasetçilerin heykellerine nasıl tepki veririz? 
Acımasız Iulius Caesar’dan tutun da sineklere işkence eden Domitianus’a kadar Mary Beard, Suetonius’un On İki Caesar’ı üzerinden Batı dünyasındaki zengin, güçlü ve ünlü insanların portrelerinin nasıl olup da Roma imparatorlarının imgesi tarafından biçimlendirildiğini anlatıyor. 
On İki Caesar; bu katil hükümdarların Antik Çağ’dan Rönesans’a ve dahası talihsiz liderlerin Roma yanarken keman çalan Nero’lar olarak karikatürize edildiği günümüze kadar sanatta neden bu kadar büyük bir yer işgal ettiğini sorguluyor. 
SPQR kitabıyla Antik Roma’nın olağan üstü tarihini anlatan usta kalem Mary Beard, On İki Caesar: Antik Dünyadan Modern Dünyaya İktidar İmgeleri’nde yüzlerce renkli fotoğraf eşliğinde Romalı hükümdarların imgelerinin antik zamanlardan günümüze sanatı, kültürü ve iktidarın temsilini nasıl etkilediğinin büyüleyici hikâyesini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508650e6-ddc4-4ef2-846a-88d430ba6aa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Osmanlı Padişahları</image:title>
            <image:caption>OSMANLI PADİŞAHLARININ 
MERAK EDİLEN TÜM YÖNLERİ…
Kimi askerî yönüyle, kimi politik dehasıyla, kimi özel hayatıyla dikkatleri üzerine çeken otuz altı padişah… 
Peki padişahlar nasıl yetişti? Etraflarında nasıl bir devlet kadrosu vardı? Kişilikleri ve faaliyetleri üzerine etki eden isimler kimlerdi? Neleri sever nelerden hoşlanmazlardı? Aile yaşantıları nasıldı? Fırsat buldukça hangi meslek ya da sanat dalı ile uğraşırlardı?  
Bu ve benzeri çok merak edilen soruların yanı sıra Hürrem Sultan, Pargalı İbrahim Paşa, Cem Sultan, Kösem Sultan, Sokollu Mehmet Paşa, Köse Mihal, Geyikli Baba, Emir Buhari, Şeyh Bedrettin, Şeytan İbrahim Paşa, Molla Kâbız, Aziz Mahmut Hüdai, Patrona Halil, Mimar Sinan, Kabakçı Mustafa gibi pek çok şahsiyetin hikâyesi; Kardeş Katli, Harem, Fetret Devri, Karlofça Anlaşması, Buçuktepe vakası, Kadızadeler ile Sivasîlerin kavgası, Lale Devri, Vaka-i Vakvakiye, Vaka-i Hayriye gibi pek çok olay hakkında bilgi, elinizdeki kitapta. 
Dakikalar İçinde Osmanlı Padişahları; zevkli üslubu, özel olarak seçilen 200 fotoğraf, görsel ve gravürüyle tarih tutkunlarını Osmanlı dünyasının bazen heyecanlı ve neşeli, bazen de hüzünlü ve dramatik dünyasına götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/143f66fa-27b1-4396-bb65-f93b4fb2b8ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege ve Eski Yunan Tarihi-1</image:title>
            <image:caption>Ege ve Eski Yunan Tarihi, Ege dünyasında doğmuş, gelişmiş ve nihayetlenmiş bir Eskiçağ uygarlığının tarihidir. Bu uygarlığın merkezini Ege Denizi adaları ve Ege Denizi’ni doğudan ve batıdan çevreleyen ülkeler, yani bugünkü Türkiye’nin Ege Denizi’ne kıyısı olan bölgeleriyle Yunanistan oluşturur. Fakat etki ve yayılım alanı bakımından anlaşılması gereken, hemen hemen tüm Akdeniz dünyasıdır.  İki cilt olarak planlanan Ege ve Eski Yunan Tarihi’nin bu ilk cildinde Ege ve Yunan dünyasının tarih öncesi devirlerinden Klasik Çağı’na kadar olan binlerce yıllık bir zaman dilimi konu ediliyor.  Siyasetten edebiyata, felsefeden bilime, sanattan mimariye hemen her alanda yarattığı özgün kültürlerle Batı uygarlığının temellerini oluşturan Ege ve Eski Yunan dünyası tarihinin bütün disiplinler için faydalı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33ad51c5-f6fa-46ab-aa7c-3f909034adf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Warren Buffett Kanunları</image:title>
            <image:caption>“Bay Miller, Buffett Ortaklık Ltd. şirketinin işleyişini çok iyi şekilde araştırıp incelemiş ve Berkshire kültürünün Buffett Ortaklık Ltd.’nin köklerinden nasıl geliştiğini mükemmel şekilde aktarmış. Yatırım teorisi ve pratiği ilginizi çekiyorsa, bu kitap tam size göre.” – Warren Buffett 
 
“Yatırım dünyasına adım atan herkes işe başarılı kişileri okumakla başlar. Büyük başarı yani aslında büyük para kazanmış olan pek çok isim olmasına rağmen üzerinde herkesin uzlaştığı iki isimden biri Jesse Livermore ve diğeri de Warren Buffett’tır. Aslında bu iki isim iki ekolü de temsil eder. Livermore başarısını fiyatları okuyarak yani bir nevi teknik analize, Buffett ise temel analize borçludur. Buffett değer yatırımcısı kavramını ortaya çıkartan Benjamin Graham’ın ekolünden gelir ancak onun yöntemlerini çok daha ileriye taşımıştır. 
Buffett’ın bilgeliğinden faydalanmanın en kolay yolu her bilanço döneminde hissedarları ile paylaştığı mektupları okumaktır. İçinde bulunduğumuz döneme göre çok ciddi bilgiler içeren bu paylaşımları şimdi konu başlıkları ile bir kitap olarak düzenlenmiş şekilde okuma şansına sahibiz. Şayet bir yatırımcı iseniz bu şansı değerlendirmekte fayda var.” – Şant Manukyan 
 
Warren Buffett Kanunları, dünyanın en büyük yatırımcısı Warren Buffett’ın yatırım dünyasına nasıl girdiğini, nasıl büyüdüğünü ve hem kendisine hem de ortaklarına nasıl kazandırdığını yalın bir dille anlatıyor. Yazar Jeremy C. Miller, Buffett’ın yatırım pratiklerini inceleyerek çoğumuzun kafasını karıştıran meseleleri damıtıyor ve herkesin istifade edebileceği bir seviyeye getiriyor. Warren Buffett’ın Ortaklık Mektuplarından yola çıkılarak oluşturulan ve Buffett’ın temel kanunlarını açıklayan Warren Buffett Kanunları, yatırım dünyasına adım atacaklar için gerçek bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b5b0c8b-4feb-4a6d-8c77-2b949c4d59ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Avusturya Tarihi</image:title>
            <image:caption>AVRUPA’NIN KALBİNE YOLCULUK 
 
Kronik Kitap Ülkeler Tarihi Dizisi; Japonya, Çin ve Fransa&apos;nın ardından Avusturya ile devam ediyor. 
 
“… Steven Beller’ın Avusturya’nın izini İsviçre’deki belli belirsiz köklerinden başlayıp günümüze kadar sürmesi ve bunu da bu kadar kısa bir sayfada dolu dolu anlatması takdire şayan.” – Jutta A. Helm, Batı Illinois Üniversitesi 
 
**** 
Habsburgların kalbi, klasik müziğin merkezi, Avusturya… 
Nefes kesici Alp manzaralarından Viyana’nın imparatorluk ihtişamına kadar Avusturya, Avrupa tarihinin gidişatını şekillendirmede çok önemli bir rol oynadı. Tarih okyanusunda pek çok merhaleden geçerek sert dalgalarla şekillendi ve bu esnada tüm dünyayı da etkilemeyi başardı. 
Habsburg İmparatorluğu&apos;nun doğuşunu, Barok döneminin ihtişamını, iki dünya savaşının çalkantılarını ve Avusturya&apos;nın modern bir Avrupa ülkesi olarak ortaya çıkışını titizlikle inceleyen Beller, yaptığı derinlemesine araştırmaları ve canlı hikâye anlatımıyla Avusturya ve dünya üzerinde silinmez bir iz bırakan karakterlere, olaylara ve kültürel dönüm noktalarına hayat veriyor. 
Maria Theresa, Mozart ve Freud gibi ünlü Avusturyalı figürlerin dünyasına girerken, Avusturya&apos;nın kimliğini tanımlayan siyasi çalkantıları, kültürel başarıları ve karmaşık ilişkileri de keşfedeceğiniz bu eserde Beller, dünya sahnesinde ağırlığını hissettiren bir ulusun canlı bir portresini çiziyor. 
Steven Beller’ın bin yılı aşan süreyi kapsayan anlatısı, Avusturya’nın geçmişindeki karmaşık konuları ustalıkla bir araya getiriyor. Habsburg hanedanının yükselişinden Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun ihtişamına ve modern çağın zorluklarına kadar uzanan bu kısa tarih, Avrupa tarihinin şekillenmesinde önemli bir rol oynamış bu ulusa dair geniş ve kapsamlı bir anlatı sunuyor. 
Kısa Avusturya Tarihi, Avrupa ve Avusturya’nın tarihi ve kültürünün karmaşık dokusunu anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir başvuru kitabı. Steven Beller’ın uzmanlığı ve becerisi, bu kitabı paha biçilmez bir kaynak ve Avusturya&apos;nın zengin mirasını keşfetmek için bir define haritası haline getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4faba3eb-65e3-4395-adfa-34a9ae6d0526.jpg</image:loc>
            <image:title>Görüp İşittiklerim</image:title>
            <image:caption>Ali Fuad Türkgeldi (1867-1935), Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde saray çevresinde olan bitenlere yakından şahitlik etmiş ve yaşananlar hakkında önemli bilgiler bırakmış olan bir tarihçi ve devlet adamıdır. Elinizdeki eserde Türkgeldi’nin Meşrutiyet’ten iki ay sonra Sadaret Mektupçuluğu’na tayin edilmesinden, Mâbeyn Başkâtipliği görevinden ayrılıncaya kadar tanık olduğu önemli olayları bulacaksınız. Bab-ı Âli baskınından Balkan savaşlarına, İzmir’in işgalinden Sultan Vahideddin ve Reşad hakkındaki gözlemlere uzanan bu hatırat, tarihçiler ve tarih severler için kaynak bir eser mahiyetinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0fbad70-3320-496e-9560-4506b5616fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Arabistanlı Lawrence</image:title>
            <image:caption>OSPREY Büyük Komutanlar Serisi 15 
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Arabistanlı Lawrence’la devam ediyor… 
Arap milliyetçiliği, 1789 Fransız İhtilali’nden etkilenen tüm milliyetçilikler gibi bir erken 19. asır fenomenidir. Batılı büyük devletlerin misyonerlik faaliyetlerinin yanında, Suriye-Lübnan Hristiyanları öncülüğünde kültür ve dil alanındaki gelişmelerle güçlenen Arap milliyetçiliği, 1. Dünya Savaşı sırasında Şerif Hüseyin öncülüğündeki isyanla uluslararasılaştı ve bilahare devletleşme sürecine girmeyi başardı. 
Osmanlı karşıtı 1915 Arap İsyanı’nın asıl aktörleri Peygamber soyundan Şerif ailesi ve Hicaz Arapları olmakla birlikte, bu isyan süreci bilhassa İngilizlerin bölgeye dair planları açısından çok büyük önem taşımaktaydı. Osmanlı’nın yaklaşık 40 yıl önce tamamen elinden çıkan bir başka Arap beldesi Kahire’de konuşlu Arap Bürosu tarafından koordine edilen bu isyana İngilizler açık bir şekilde maddi, stratejik ve askeri destek vermekten geri durmamıştı. 
İngilizlere Kudüs, Şam, Bağdat, Mekke, Medine, Basra, Halep gibi stratejik ve kültürel öneme sahip Arap şehirlerinin kapılarını açan bu isyan sürecinde, İngiliz ordusundan çok sayıda sivil ve asker görevli “danışman” sıfatıyla, Şerif Hüseyin ve oğulları liderliğindeki Arap birliklerinde görev aldı. Bunlar arasında en çok bilinen isim ise kuşkusuz Thomas Edward Lawrence, veya nam-ı diğer “Arabistanlı Lawrence” olacaktı. 
Arapçaya, mahalli lehçelere varana kadar derin nüfuzu, Arap ve İslam kültürüne gerçek bir uzman seviyesindeki vukufiyeti ve bedevi kabilelerine dair geniş bilgi birikimiyle Arapların büyük saygısını kazanan Lawrence, düşük rütbeli bir subay olmakla birlikte, son derece kritik askeri operasyonların icrasında sonuç alıcı katkılarda bulundu. Hicaz Demiryolu’nun devre dışı bırakılması ve Medine, Yemen gibi uzak coğrafyalardaki Osmanlı ordusunun savaş dışı kalmasında, ricat halinde kuzeye çekilen Türk ordusunun ardından Kudüs ve Şam gibi kritik beldelerin ele geçirilmesinde doğrudan belirleyici bir isimdi. 
Arabistanlı Lawrence, Lawrence’ın Orta Doğu faaliyetlerini derinlemesine anlatırken, bir yandan da geçmişine, çevresine ve rakiplerine odaklanıyor. Lawrence’ın Arap kabilelerle nasıl irtibat kurduğunu, onlara nasıl nüfuz ettiğini ve kendisini nasıl kabullendirdiğini de rahatlıkla okuyacağınız eser, aynı zamanda gerçekleştirilen harekâtların taktik harita ve krokilerini de barındırıyor. 
Orta Doğu’daki Türk hakimiyeti gerçekten çok mu kırılgandı? Ahmed Cemal Paşa’nın başarısız olma nedeni neydi? Türkler askerî açıdan ne durumdaydılar? İngilizlerin Araplara yardımları yalnızca askerî miydi? Lawrence “Arabistanlı” lakabını nasıl kazandı? Tüm bu soruların ve daha fazlasının cevaplandırıldığı Arabistanlı Lawrence, çok sayıda görselle okuru o coğrafyaya götürürken haritalar da coğrafyayı adım adım dolaşma imkânı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6736e391-bf14-4e91-946a-df415059271b.jpg</image:loc>
            <image:title>Swift ve Harrier</image:title>
            <image:caption>Dorset, 1642. 
Kral ile Parlamento arasında kanlı bir iç savaş çıktığında, İngiltere’nin dört bir yanındaki aileler ve topluluklar farklı bağlılıklarla bölünürler. Tarafsız kalan çok az insandan biri de, kraliyet yanlısı bir aileden gelen ve çatışmanın her iki tarafına da hizmet sunan Dorsetli doktor Jayne Swift’tir. Her olayda ona eşlik eden kişiyse, iç savaşı bir sonun aracı olarak benimsediği için hor görmesi gereken bir adamdır. Adının William Harrier olduğunu söyleyen bu adam hakkında hiçbir şey bilmemektedir. Geçmişi bir gizem, geleceği ise belirsizdir. 
Swift ve Harrier, Britanya tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinde geçen, eşsiz ve unutulmaz kadın kahramanıyla kayıp, fedakârlık ve aşk üzerine sürükleyici bir hikâye. 
“Swift ve Harrier, Minette Walters’ın mekan ve zaman kullanımı, gerçekten tanıyormuşçasına yakınlık duyacağınız karakterleriyle öylesine canlı ve güzel yazılmış ki okuduklarınız kitabı bitirdikten sonra bile aklınızdan silinmiyor. Kusursuz, mükemmel ve bütün övgüleri hak eden bir roman.” –Paul Blezard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c05965-0196-4fdb-b6c5-73eb4edc431d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Küstüm - Endişelerim ve Ben</image:title>
            <image:caption>Sinem bugün okula gitmek istemiyor. En yakın arkadaşı ona küstü, Sinem onu görmeye çekiniyor. Keşke evde kalabilse, öyle üzgün ki. Neyse ki hayat, sürprizlerle dolu. Kimbilir, belki de 
Sinem yepyeni arkadaşlarla tanışır. 
 
Sana Küstüm, çocukların en büyük endişelerinden birini, arkadaş kaybetme korkusunu işliyor. Çocukların ilk okuma kitabı olarak tek başlarına okuyabilecekleri bu kitap onlara bu kaygıyla baş etmelerini sağlayacak bir bakış açısı kazandıracak. Aynı zamanda anne babalarıyla birlikte okuyup derin anlamlar içeren çizimlerin eşliğinde telaşları üstüne sohbet etmelerine de olanak sağlayacak. 
 
Endişelerim ve Ben serisi, terapist Dr. Éric Englebert&apos;in tecrübeleriyle harmanlanmış sözcüklerini ödüllü çizer Claude K. Dubois&apos;nin kendine has çizimleriyle buluşturup hayatın acısıyla tatlısıyla ne kadar güzel olduğunu çocukların penceresinden anlatıyor. Sevinç ve hüznün dengesinin, anı yaşamanın değerinin altını çiziyor. Çocuklar ve yetişkinlere yepyeni sohbet alanları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b69d2889-c47f-4e17-a7c7-d5a105635798.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Bavulum - Endişelerim ve Ben</image:title>
            <image:caption>Deniz&apos;in hayatı artık eskisi gibi değil. Annesi ve babası ayrılıyor. Artık iki evi ve her hafta bir o eve, bir diğerine gidip gelen kırmızı bir bavulu var. Keske her şey eskisi gibi olabilse, Deniz öyle üzgün ki. Neyse ki hayat, sürprizlerle dolu. Kim bilir, belki de Deniz gizli bir hazine keşfeder. 
 
Kırmızı Bavulum, çocukların en büyük endişelerinden birini, anne baba ayrılığı konusunu işliyor. Çocukların ilk okuma kitabı olarak tek başlarına okuyabilecekleri bu kitap anne ve babası ayrılmak üzere olan ya da ayrılmış çocuklara kalplerine yerleşen kaygıyla baş etmelerini sağlayacak bir bakış açısı kazandıracak. Aynı zamanda anne babalarıyla birlikte okuyup derin anlamlar içeren çizimlerin eşliğinde telaşları üstüne sohbet etmelerine de olanak sağlayacak. 
 
Endişelerim ve Ben serisi, terapist Dr. Éric Englebert&apos;in tecrübeleriyle harmanlanmış sözcüklerini ödüllü çizer Claude K. Dubois&apos;nin kendine has çizimleriyle buluşturup hayatın acısıyla tatlısıyla ne kadar güzel olduğunu çocukların penceresinden anlatıyor. Sevinç ve hüznün dengesinin, anı yaşamanın değerinin altını çiziyor. Çocuklar ve yetişkinlere yepyeni sohbet alanları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e771b5d5-3a4e-42c7-b6fc-30a616585101.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Taşınıyor - Endişelerim ve Ben</image:title>
            <image:caption>Emel ve Eda çok yakın iki arkadaş. Her anları birlikte geçiyor. Ne yazık ki Emel, başka bir şehre taşınacak. İkisi de çok üzgün. Neyse ki hayat, sürprizlerle dolu. Kimbilir, belki de Emel ve Eda&apos;nın dostlukları ömür boyu sürer. 
 
Arkadaşım Taşınıyor, çocukların en büyük endişelerinden birini, taşınma konusunu işliyor. Çocukların ilk okuma kitabı olarak tek başlarına okuyabilecekleri bu kitap başka bir semte, şehre ya da ülkeye taşınmak üzere olan ya da arkadaşının taşınacağını öğrenen çocuklara bu kaygıyla baş etmelerini sağlayacak bir bakış açısı kazandıracak. Aynı zamanda anne babalarıyla birlikte okuyup derin anlamlar içeren çizimlerin eşliğinde telaşları üstüne sohbet etmelerine de olanak sağlayacak. 
 
Endişelerim ve Ben serisi, terapist Dr. Éric Englebert&apos;in tecrübeleriyle harmanlanmış sözcüklerini ödüllü çizer Claude K. Dubois&apos;nin kendine has çizimleriyle buluşturup hayatın acısıyla tatlısıyla ne kadar güzel olduğunu çocukların penceresinden anlatıyor. Sevinç ve hüznün dengesinin, anı yaşamanın değerinin altını çiziyor. Çocuklar ve yetişkinlere yepyeni sohbet alanları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba928ec2-506f-48d9-a202-ebe29fbe1026.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Adanın birinde, eski bir taş evde yaşayan ve günlerini gizemli bahçesinin dolambaçlı patikalarında dolaşarak geçiren bir adam, bir sabah bahçesinde daha önce hiç görmediği bir bitkiyi fark eder. Adam o günden sonra durmaksızın bu bitkiyle ilgilenir ve sonunda mucizevi bir tomurcuğun belirdiğine tanık olur. Ancak bu kez de adam ne yaparsa yapsın, tomurcuk bir türlü açmaz. Görünüşe göre bu bitkinin dolunayla bir ilişkisi vardır... 
                                                            ❧ 
“Einar Turkowski bize fantastik bir bahçenin kapılarını aralıyor. Son derece detaylı ve ustalıkla yapılmış çizimler bu esrarengiz bahçeyi adım adım açığa çıkarırken hikâyenin gizemi korunuyor.” Rattenfänger Edebiyat Ödülü jürisi, 2010, kısa liste. “Bu kitap çocukları olduğu kadar yetişkinleri de büyüleyen bir sanat eseri.” 
Buch&amp;Maus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c944384a-d09b-4592-9ee1-89cca0378b1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağ Kurmanın Gücü</image:title>
            <image:caption>Travmalar yaşamsal bağlarımızı nasıl koparır?
 
Sevgiyi, bütünlüğü ve dayanıklılığı nasıl geri kazanabilirsiniz? 
Erken yaşlardan itibaren, duygu durumumuz üzerinde, ilişkilerimizde ve hislerimizde sürekli bizi izleyen bir bağ kurma türü geliştiririz. Travmatik olayların (kazalar, hastalıklar, kayıplar ya da istismar gibi) ardından bu bağ kurma türü, hayatımızın geri kalanını derinden etkileyebilir.
 
Bağ kurma ve travma çözümü alanında uzman Diane Poole Heller Bağ Kurmanın Gücü’nde, bunaltıcı deneyimlerin en önemli bağlarımızı -içimizdeki parçalarla, fiziksel dünyayla ve başkalarıyla- nasıl bozabileceğini anlatıyor.
 
Ne var ki geçmişimizden bağımsız olarak yeni bağlar kurmak da mümkün.
 
Bu kitap size, travmanın kopardığı bağları onarma, bedensel farkındalığı sağlama, yaralı ve parçalanmış yönlerinizi toparlama, gücünüzle neşenizi ve dayanıklılığınızı geri kazanmak için kederden, korkudan ve zayıflıktan uzaklaşma, iç kaynaklarınıza ve manevi doğanıza erişme yoluyla yardımcı olacak temel bilgileri ve uygulamaları sunuyor.
 
Heller; araştırmalarından, klinik çalışmalarından ve eğitim programlarından elde ettiği uzmanlığıyla, “Temel olarak iyileşmek için tasarlandık,” diyor ve ekliyor: “Çocukluğumuz pek kolay olmasa da güvenli bağ kurma sistemimiz biyolojik olarak içimizde programlıdır ve bizim işimiz buna engel olan unsuru bulup güven hissini güçlendirmek adına ne yapabileceğimizi öğrenmektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2b6eea-810c-4bb8-942a-6d73b18b1d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Astronomlar -Şemsiyeden Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünün en güzel ülkelerinde yaşayan yıldızlar kümesine davet ediyorum seni. Zincirli Prenses Andromeda’yı koruyan Avcı Orion, Kanatlı At olarak gökyüzünde uçan Pegasus. Hepsini şemsiyenin altına toplamak istemez miydin?
Sakın gökyüzü şemsiyeni kapatma, açık tut!
Birazdan göktaşı yağmurları başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f5af973-de22-427e-9028-402b2985a08e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve İnsan Köpekle Tanıştı</image:title>
            <image:caption>Ünlü davranışbilimci Konrad Lorenz köpeğin evcilleşmesinin ve insanla ortak yaşamının öyküsünü eğlenceli bir dille anlatıyor. Böylece en eski zamanlarda, köpekle insan arasındaki yaşam-çıkar ortaklığının nasıl kurulduğunu ve aradan geçen binlerce yılda, homo sapiens ile bir hayvan arasındaki bu içten dostluğun nasıl derinleştiğini görebiliyoruz. 
Lorenz, kimi kez insani özellikler atfettiğimiz bu sadık dostlarımızın davranışlarını, binlerce yıllık içgüdüleri temel alarak açıklıyor. Ona göre her köpek ırkının, hatta tek tek her bir köpeğin, ancak onun gelişim tarihini ve davranış biçimlerini tanımakla keşfedilebilecek kendine özgü bir karakteri var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf333b38-6b8f-4b6b-aafb-ee81ab18eee7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tori’nin Maceraları Bir Aslan Büyüyor</image:title>
            <image:caption>“Sevgi ve cesaret dolu
bir büyüme yolculuğu...”   
Annesi İlgi Aslan ve babası Bilge Aslan ile Büyük
Orman’da yaşayan Tori’nin en sevdiği şey arkadaşlarıyla
oyun oynamak. Bir gün meraklı Tori, yine tavşan dostu
Karbeyaz ile oynarken kendini kocaman bir maceranın içinde
buluyor. Acaba bu macerada Tori neler keşfedecek, neler
öğrenecek? Tori’nin Maceraları serisi, sevimli bir yavru aslanın
ormanın lideri olma yolculuğunda yaşadıklarını anlatıyor,
küçük kahramanımız okuyucularla birlikte büyüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e1107f-3b19-4654-8d27-59d9b7c5ae33.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişki Dansı</image:title>
            <image:caption>“Kendinizi tanımadan, nasıl biri olduğunuzu bilmeden adım attığınız her ilişki, bir rastlantı dünyasına adım atmak anlamına gelir.”
 
Uzman Klinik Psikolog İlknur Yılmaz, İlişki Dansı’nda insan ilişkilerinin karmaşık koreografisini masaya yatırıyor. Yirmi beş yıllık meslek hayatında edindiği deneyim ve gözlemlerle, okuyucularına ilişkilerinin derinliklerine dalmak için bir fırsat sunuyor.

Yalnızca romantik ilişki dinamiklerinin değil, aynı zamanda toplumsal normların ve aile beklentilerinin de incelendiği kitapta, evlilik ve ilişkilerde dengenin nasıl sağlanacağı, sınırların nasıl korunacağı meselelerine de yer veriliyor. Terapi odasından gerçek vakalarla, bağımlı, obsesif, sınır kişilik ile narsisistik kişilik türleri inceleniyor ve bu kişiliklere sahip insanlarla kurulan ilişkilere dair önemli içgörüler sunuluyor.

“Ben”, “biz” ve “onlar” dengesinin kurulduğu sağlıklı ve huzurlu ilişkiler herkes için mümkün. Kendi dansını keşfetmeye cesaret edenlerin, İlişki Dansı’ndan öğreneceği çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d15a47-56e5-439b-8fa1-2acb8b9ba788.jpg</image:loc>
            <image:title>Haklarına Sahip Çık!</image:title>
            <image:caption>Haklarınızı savunabilmeniz için önce onları bilmelisiniz. 

Uluslararası Af Örgütü Yayın Projeleri Yürütücüsü Nicky Parker, Angelina Jolie ve insan hakları avukatı Geraldine Van Bueren tarafından kaleme alınan Haklarına Sahip Çık! gençleri, 1989 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi&apos;nde vaat edilen hakları konusunda bilinçlenmeye çağıran bir başvuru kılavuzu. 

Çocuk haklarının ortaya çıkışını, pratikte nasıl uygulandığını ve hakların ihlal edildiği durumlarda nelerle karşılaşılabileceğini hap bilgiler eşliğinde açıklayan bu kapsamlı çalışma, aynı zamanda hak taleplerinde başarılı olan genç aktivistlerin esin verici mücadele öykülerine de yer veriyor.

Genç bir bireyin yetişkin bir bireyle eşit haklara sahip olduğunu vurgulayan kitap ayrıca, barışçıl gösteriler düzenleyerek haklarını savunmak ve hem çevresinde hem de toplumda farkındalık yaratmak isteyen okurlara güvenlikten ödün vermeden becerilerini nasıl geliştirebileceklerini de anlatıyor. 

Kim olduğu, nerede yaşadığı, ırkı, etnik kökeni, ten rengi, dini, cinsiyeti fark etmeksizin, bu gezegende yaşayan tüm çocukların ve gençlerin hakları var!
Peki, toplam dünya nüfusunun neredeyse üçte birine karşılık gelen 2,3 milyar çocuk, 196 ülke tarafından imzalanan bir sözleşmeyle korunan haklarının ne kadarının farkında?

Özgürlükleri elinden alınan çocuk köleler, eğitim hakkından mahrum bırakılan çocuk işçiler, yetişkin adalet sistemiyle yargılanan çocuklar...

Oysa hiç kimse henüz reşit olmayan birine zarar verme, onu susturma, onu değersizleştirme veyahut onun, toplumun bir parçası olmasını engelleme hakkına sahip değil!
O hâlde, çocukları ve gençleri haklarına ulaşmaları için öncelikle bilinçlendirmek gerekiyor. 

Gençleri haklarını öğrenmeye, özümsemeye, kimin neden haklarına engel olmaya çalıştığını sorgulamaya ve bu yolda harekete geçip kendilerini savunmaya yüreklendiren bu bilgilendirici kitap; ufuk açıcı öneri ve yönlendirmelerle okurlara rehberlik ediyor.

Özgürlüğe, eşitliğe ve dünyanın herkes için çok daha iyi bir yer olması gerektiğine inanan gençlere adanan Haklarına Sahip Çık! zengin içeriğini kutu içi-notlar ve fotoğraflarla destekleyerek kapsamlı bir el kitabına dönüşüyor. 


&apos;&apos;Bu kitap, dünyayı önemseyen ve fark yaratmak isteyen gençler için mükemmel bir eser.&apos;&apos;
Greta Thunberg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dbe1275-cd81-4e80-813e-47e87527d139.jpg</image:loc>
            <image:title>Susta</image:title>
            <image:caption>“Susta” diye isim koymak ister anası, kara gözlü, kara kaşlı yeni doğan oğluna ya “olmaz” der, dişleri paslı nüfus memuru. O da tersten okur ve “Atsus” der… Tersi olunca “olur” der aynı memur. 
 
Bazı şeylerin tersi makbuldür, nedense! 
 
“Susta” nedir bilir misin? 
 
Şu fiyakalı bıçaklara verilen ad olarak biliyorsun değil mi! Hani böyle genelde “bitirim” tayfasının bir organı gibi olan… Sap üzerindeki düğmeye bastığında kıldan ince, kılıçtan keskin ucunun şak diye fırladığı ve tekrar bastığında aynı afili biçimde sapın içine gömülen bıçak! 
 
“Sustalı Bıçak” 
 
“Susta” köpeğe verilen bir komutla, arka ayakları üzerinde durması hâline denilir. Bir köpeğin, bir komutla köpekliğinin fıtratına aykırı davranması şaşırtıcı, ilgi çekici olduğu kadar, kolay iş de değildir. Bir köpeğin, bir komutla susta olması için ödüllendirildiği kadar eziyet gördüğü, hatta sistematik işkenceye maruz kaldığı unutulmamalıdır. 
 
  Bu kitapta Atsus’un susta gibi hikâyesine şahit olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5d363b6-b481-4acf-855b-9488c6a7b77a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikriyat</image:title>
            <image:caption>Hayatın Ön Sözü 
 
Kuzdan mesken kafa ütüleyen kuzgun 
Daktilo ile yazılmış kasvetli bir hava 
Radyolarda fısıldanan Ophelia&apos;dan rayihane bahçe 
Bir romanın ön sözüne yazılmış manşetlere kazınan aşka dargın 
 
Yıldız tozundan yazılmış şiir 
Mahpus damında söylenen bir çift küfür 
Kaleska ile aşılan yollarda bulunan  
Birkaç tezahürü kalkmış budala insan 
 
Gazete kupürlerinde cızlam eden husumet  
Cefakâr mahiyetinden düşen bir pay  
Kınından fırlayan kılıç gibi keskin ve azat Denize bakan başı bozuk ay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/029e2701-51b5-4ffe-9e27-4d7035e2382f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çırpınan Kadın</image:title>
            <image:caption>Gülnaz delirecek gibiydi evet sonu buydu, halkımız gerçekten bunu mu istiyordu? Yoksa!!!! Yok canım!!!!!!! Yaaaa, bu memlekete şeriat meriat gelmez safsatasına mı güveniyordu? Şeriat demek hırsızların, kirli politikacıların, kriminal insanların arkasına saklandıkları kalın bir duvardı. Şeriatın kanunlarıyla insanları korkut ve sessiz kalmalarını sağla, öbür yandan malı götür!!! Kimse de sana bir şey diyemesin, kimse soru soramasın! Bunu bizim halkımız gerçekten istiyor muydu? Yıllar içerisinde halkın özellikle cahil bırakıldığını, sorgulamanın ayıp olduğu ortam yaratılmıştı. Halktan bir kişinin devlet büyüklerine bir şey sormak istemesi nerede görülmüştü, velev ki sordu, aldığı cevapları siz halkım benden daha iyi bilmektesiniz diyordu Gülnaz içinden. Soru sorarsan mimlenirdin, hiçbir yerde iş bulamazdın, varsa da işten atılırdın, seni toplumda yalnızlaştırırlardı. Böylece soru sormayı, sorgulamayı unutmalıydın, devlet büyüklerimizin arkasına takılıp tin tin, nereye gidiyorlarsa takip etmeliydin, bu şekilde hayatta kalırdın. Ey halkım unutma bunu, yaşamak istiyorsan yalakalık yapmak, biat etmek moda olmuştu. Nereden nereye gelmiştik değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776b20cc-f0b0-42f7-aaca-85b17555136d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Damla Gözyaşı</image:title>
            <image:caption>Hava toprak su her yer hüzün kokuyor sen kokuyor 
Ağaçlar seni soluyordu. 
Ve her yerde sen vardın. 
Bembeyaz bahar saçan papatyalarda 
Kendini beğenmiş ateş kırmızısı çiçeklerde 
Dalından kopup çaresizce sağa sola savrulan kuru yapraklarda 
Ve kasvetli ayların soğuk yalnızlığında 
Her yerde sen vardın 
Sen yoksun 
 
Kendinden geçmişti, kendinden geçercesine sallıyordu kızıla boyanmış bıçağı. Hayatın tam göbeğine saplıyordu… Sanki ömrü boyunca bu anı beklemiş, bu anı kollamıştı. İşte o koca kafalı hayat tüm acımasızlığı, tüm heybeti ve bütün zayıflığıyla karşısındaydı. Hep kaçak dövüşmüş, hep umulmadık anlarda çullanmıştı kurbanlarının üstüne. En sonunda yakalamış, şuracıkta kıstırmıştı. Bir daha bir daha bir daha… 
 
Hayatın sesi kesildi, omuzları düştü. 
 
 
  Gizem ve gerilimin zirvede olduğu romanda okuyucu hep bir merak duygusuyla sürüklenecek kitabın son cümlesinden sonra da bir tatminsizliğin, bir yarım kalmışlığın verdiği duyguyla bazı sayfaları tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissedecektir. Romanda farklı bir üslup kullanan yazar yeraltı edebiyatını anımsatan ifadeler kullanmaktan da çekinmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff83f79c-b015-4f60-a82f-c0367738b9b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Orenda</image:title>
            <image:caption>“Başınızı gökyüzüne kaldırdığınızda ne görüyorsunuz? Derin bir sonsuzluk mu? Peki bu sonsuzluğun ötesinde nelerin olabileceğini hiç merak etmiş miydiniz? Göğün en derinlerine ulaştığımız zaman vardığımız yer nasıl bir yer olabilir?” 
 
Ali kırklı yaşlarda, NASA&apos;da çalışan başarılı bir astronottur. Sıcacık ailesi ve kuvvetli dostluk bağlarıyla başarıdan başarıya koşarken, son görevi göğün en büyük gizemini taşıyan bir kara deliğin yakından fotoğrafının çekilmesidir ancak bu görev tehlikeler ve imkânsızlıklarla doludur. Peki imkânsız olan şeyler gerçekten imkânsız mıdır? Ali&apos;nin hikâyesi evrenin en derin noktalarını içinde barındıran, aynı zamanda en çok gizemi taşıyan kara deliklerin içinde bambaşka bir evrene kapı açıyor. Ateş, su, hava ve toprağa hükmedebilen insanlar, büyülü bitkiler ve güçlü yaratıklarla dolu yok olmak üzere olan bir dünyada hapsolan Ali, ailesine yeniden kavuşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc7e0d0c-2506-41e1-9afd-943c50ecb8cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Hatıralar Müzesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın adını gördüğünüzde ne düşündünüz? 
Kaybettiğiniz bir hatırayı hatırladınız, belki burnunuza tanıdık bir koku geldi, belki de ağzınıza tatlı ekşi bir tat. 
Ya da kapağın arkasını çevirdiniz, bu yazıyı gördünüz ve tam şu anda unuttuğunuzu düşündüğünüz bir anı hatırladınız... 
Hatıralar unutulmaz. Sadece kaybolur, bir gün yeniden bulunmak üzere.  
Sokaktaki pastaneden geçerken gelen koku çocukluğa götürür, cırcır böcekleri sıcak bir yaza, sokaktan geçen birinin gülümsemesi ilk aşka… 
Hatıralar hep oradadır. Bazen anneannenizin albümleri arasındaki bir fotoğrafta, bazen babanızın gömleğine sinmiş bir parfümde, bazen de eski bir mektupta… 
 
Kayıp Hatıralar Müzesi’nde Leyla ve Deniz, kaybolduğu düşünülen hatıraları sahiplerine kavuşturup yenilerine yol açarken, sizi de İstanbul sokaklarında sıcacık bir hikâyeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9ad7c2b-58f7-4d6d-bace-d9c6ca3b7b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar doğuştan gölgesi aç olan bir çocuk varmış. 
Bu çocuk son derece şanslıymış; oysa tüm talihsizlikler gölgesi olmayan ikizini bulurmuş. 
Peri Kraliçesi Holly Black’ten büyücüler ve gölgeler, ihanetler ve cinayetler, sırlar ve hırsızlar arasında dolanan kapkara, modern bir masal 
 
Charlie Hall her kilidi açar, her istenileni çalardı ama kötü kararlar vermede de çok ustaydı. Hayatının yarısını gölge büyücüleri ve sihirbazlar için çalışarak ve dolandırıcılık yaparak geçirmişti. Şimdilerde kirli geçmişinden ve gölge ticaretinin tehlikeli yeraltı dünyasından uzak durmaya çalışıyordu, her ne kadar kız kardeşinin büyü tutkusu ve erkek arkadaşının gölgesizliği işini zorlaştırsa da. Ve bir gün beklenen oldu, geçmişten gelen korkunç biri Charlie’yi ürkütücü bir girdaba sürükledi. Tekinsiz ikizler, milyarderler, gölge büyücüleri ve hayatta en sevdiği insanlar onlara korkunç ve sınırsız bir güç verecek sırrı çalmaya çalışırken,
Charlie hayatta kalmanın yollarını arıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc7f261e-9f65-4cbe-9f88-19007d461cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazartesi Mektupları</image:title>
            <image:caption>Pazartesileri oldum olası çok sevdim. Mutlak bir yenilik hissi. Hiç açılmamış bir kitabın sayfalarının arasında bir yerlere burnunu soktuğunda aldığın o koku gibi.  
 
Bu satırları belki taze bir Pazartesi, belki yorgun bir Çarşamba, belki tembel bir Pazar günü okursun. İsterim ki bu satırlar ne zaman karşına çıkarsa çıksın, sen onları o zaman kendine küçücük bir işaret olarak alasın. 
 
İçinin bir yerine bir kelime dokunsun, elinin gitmediğine cesaretin, cesaretinin yetmediğine elin uzansın. İsterim ki kalbin hayatında bir yeni’ye açılsın, sonra da en beklemediğin anda hayatına alışılmış değil de, henüz kendisiyle hiç tanışılmamış heyecanlar yayılsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9366ffa5-3b84-4f66-84b8-9bfe3dc99a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik</image:title>
            <image:caption>Liderlik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eda701d3-aa70-47f6-b44e-057f4640e507.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Çocuk</image:title>
            <image:caption>Çılgın Çocuk, hepimizin sahip olmak isteyeceği küçük kardeş veya en yakın, en özenle seçilmiş arkadaşımız gibi çünkü bu çocukta gerçekten çılgın hiçbir şey yok... O sadece aklı başında, özgür ve eğlenmeyi seven bir çocuk. Bilmesi gereken her şeyi özellikle de eğlenmeyi bilen, muhteşem icatların mucidi. Hatta bir şair! Herkesin tanıyıp seveceği gerçek bir çocuk. 
 
“Çılgın Çocuk gerçekten iyi bir kitap. Çocuklar kendilerini bu canlı karakterle özdeşleştirecek. Ne mutlu dünyadaki tüm çılgın çocuklara!” Paula Saldanha 
 
“Bir zamanlar mutlu, sağlıklı, hevesli ve sevgi dolu bir çocuk varmış. Bir zamanlar mutlu çocukları seven Ziraldo adında bir sanatçı yaşarmış. Ve sevgiyi biz çocuklar, büyükler, hepimiz için sevgiyle anlatan Çılgın Çocuk adında bir kitap varmış.” Jacob Klintowitz 
 
“Ziraldo haklı. Gerçek çocukluk, çizimlerinde ve mısralarında bize anlattıkları, çikolatalı turta kadar lezzetlidir. Böyle bir çocukluk geçirmiş olanlar bilir. Ve geçirmemiş olanlara... Çok yazık!” Carlos Drummond de Andrade</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c7a351-ff7c-4409-8db2-1ed654510f93.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Arabalar 100 Çıkartma Hediyeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Nasıl yapılır? 
Malzemeler: -Makas -Yapıştırıcı Makas kullanırken bir büyüğünden yardım al. 
1-      Parçaları keserek çıkar. 
2-      Araba üstündeki çentikleri kes ve diğer parçaları arasından geçirerek birleştir. 
3-      Daha sağlam durması için yapıştırıcı kullanarak sağlamlaştır. 
4-      Kalemliğin hazır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f05e68b-c995-481a-86ec-5b22b37fea5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi 2 100 Çıkartma Hediyeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>ELSA VE ANNA FİGÜRLERİ 
YAPILIŞI: 
1. Parçaları işaretli çizgilerden keserek kitabından çıkar. 
2. Figürlerin altındaki minik yarıkları, tabanlıklardaki yarıkların içine geçir. 
Böylece Elsa ve Anna dik duracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a65a1cb7-6e41-4cb7-a70f-dc13fb2d1970.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Winnie The Pooh Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Şirin, neşeli ve eğlenceli! Winnie ve dostlarının resimlerini boya kalemlerinle renklendir, çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98eb5b46-eecc-45b8-ab98-3dec1d4a60f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Batın</image:title>
            <image:caption>Kimin dost kim düşman olduğunun belli olmadığı yerlerde insanın dostu da düşmanı da içinde saklıdır.

Uluslararası bir toplantının hemen öncesinde önemli katılımcılardan birinin tercümanı öldürülür. Devletin içindeki kliklerin birbirlerine olan güvensizliğinden dolayı soruşturma, bir zamanların efsane komiseri Kemal İzdeş’e verilir. Son zamanlarda kendi içine dönen Komiser Kemal, almak istediği iznin bu soruşturmanın akıbetine bağlı olduğunu anlayınca mecburen işe koyulur. Pek anlaşamadığı Feza Nemlioğlu ile birlikte yoğunlaştığı dava, hayatlarını değiştirebilecek sürprizlere gebedir.

Selman Bayer, aşkın çıkmaz sokaklarında birbirleriyle karşılaşan iki polisin, derin devlet oyunlarının içindeki gizemi çözüşüne odaklanıyor. Herkesin bir şekilde yolunun düştüğü sahafta başlayıp biten Batın, okurlarına sürükleyici bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f0d413-373f-4080-b8c3-d29ab4bcb5a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatma Karabıyık Barbarosoğlu&apos;nun Hayatı ve Edebi Eserleri Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın konusu Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’nun hayatı ve edebî eserleridir. Çalışmamızın amacı yazarın hayatını ve edebî eserlerini incelemektir. Çalışmamızda tümdengelim yöntemi kullanılmıştır. Hikâye ve romanlar olay örgüsü, kişiler, 
mekân zaman yönleriyle incelenmiştir. Ayrıca hikâye ve romanlar tema, anlatıcı ve bakış açısı, dil ve üslup, anlatım teknikleri ile anlama yorumlama açılarından incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Deneme kitapları da tema, dil ve üslup bağlamında irdelenmiştir. Felsefe ve sosyoloji eğitimi gören Barbarosoğlu, başörtüsü sebebiyle üniversitede çalışamadığı için edebiyata yöneldiğini belirtmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87134729-205e-415a-b102-9077199f30fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşle Oynayanlar</image:title>
            <image:caption>“Mezarında iki tarih yazacak ve dostların onu okuyacak. Önemli olan tek şeyse iki tarih arasındaki küçücük tire olacak!” demiş sanatçı Kevin Welch. İşte bu koca kitap, o küçücük tirenin (-) bugüne kadarki dökümünden ibaret. 
 
Hepimiz kendi hayatımızın mimarıyız. Elimizdeki malzemeyle mümkün olan en iyi hayatı yaratmaya çalışıyoruz. Peki BigChefs’in kurucusu 
Gamze Cizreli bunu nasıl yaptı? 
 
Bir tutam Diyarbakır misafirperverliği al, üzerine Konya yöresinden tasavvuf kültürü ekle, içine biraz ODTÜ devrimci ruhu katarak karıştır. Yeterince bekledikten sonra, bol kepçe Anadolu hürmetkarlığı kat. Sonra üzerine profesyonel işletme yönetimi ve modern sunum teknikleri serpiştir. Tüm malzemeler iyice karıştırıldıktan sonra, “büyük” şeflerle kısık ateşte pişir. Soğuyunca üzerine bir tutam aşk ekleyip tutkulu bir ekiple servise sun. İşte size Gamze Cizreli usulü yaşam tarifi. 
 
Bu kitap bir kadının hayallerini gerçekleştirme yolculuğunu anlatıyor. Cizreli’nin yükselişleri ve düşüşleri, iç dünyasıyla iş dünyası, anneliğiyle yöneticiliği, arzularıyla korkuları, yaşadıklarıyla kaçırdıkları iç içe geçmiş halde sunuluyor. Çocukken aile büyüklerinden dinlediklerini de bugünkü gençlere önerilerini de cömertçe paylaşıyor. Hepiniz bu çarpıcı hikayede kendinizden bir şeyler bulacaksınız. 
 
• Gelecek garantili işi bırakıp kendi işini kurma riskini nasıl göze aldı? 
• Güvenli sulardan büyük okyanuslara atlarken onu ne motive etti? 
• Her düştüğünde onu ayağa kaldıran iç güçleri nelerdi? 
• Yüzleştiği toplumsal önyargılarla nasıl mücadele etti? 
• Banka kredisiyle kurduğu BigChefs’i 15 yılda 100 şubeye nasıl çıkardı? 
 
Ateşle Oynayanlar, kendi içindeki ateşi söndürmeden taşımak ve başkasının gözlerindeki kıvılcımı alevlendirmek isteyenler için yazıldı. Kitabın tüm geliriyle de kız çocuklarının eğitimi için “Bir Kıvılcım Yeter” burs fonu oluşturuldu. 
 
Yaşamak dediğin; kıvılcım, ateş, duman ve kül… 
Önemli olan geride anlamlı bir iz mi bırakacağız, yoksa boş bir is mi? 
Okurken kanınızı kaynatacak bir kitapla karşı karşıyasınız. 
Peki siz içinizdeki ateşi harlamaya hazır mısınız? Evet siz! Ateşle oynamaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72e397e-7d53-4177-96ec-8063445f4ada.jpg</image:loc>
            <image:title>Steve Kerr : Eşşiz Bir Ömrün Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir NBA oyuncusu... Defalarca şampiyon olan Golden State Warriors&apos;ın başantrenörü... Karşınızda Steve Kerr! 
 
Beş kez oyuncu, dört kez ise koç olarak tam dokuz defa NBA şampiyonluğunu tatmış olan yetenekli oyuncu Kerr; Michael Jordan, Shaquille O&apos;Neal ve Tim Duncan gibi efsane basketbolcularla oynadı ve üçlük atışlarıyla bir yıldıza dönüştü. 
 
NBA&apos;de on beş başarılı sezon geçirdikten sonra 2014&apos;ten bu yana Golden State Warriors&apos;a koçluk yapan Steve Kerr&apos;ün hikâyesi her zaman bu kadar parlak değildi. On dokuz yaşındayken babasını Lübnan&apos;da bir terör eylemi sonucu kaybetti, Arizona Üniversitesi&apos;ndeki bursu son anda kazandı. Ancak olumsuzlukların ona engel olmasına izin vermeyen Kerr, mütevazı kişiliğiyle kendi hikâyesini yeniden yazmayı başardı.  
 
2016&apos;da En İyi Koç ödülüne layık görülen, daima sevilen bir oyuncu, saygı duyulan bir antrenör olarak Steve Kerr&apos;ün arşiv araştırmalarına ve orijinal röportajlara dayanan biyografisi; ödüllü spor muhabiri Scott Howard-Cooper tarafından kaleme alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/076a552c-87fa-49bf-81fc-7c80aa855863.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı, Ahlaklı ve Mutlu Kız Çocuğu Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>“Bağırmayan Anneler” kitabının yazarı Hatice Kübra Tongar’ın uzmanlığı ve deneyimleriyle kaleme alınan bu kitap, modern dünyadaki ebeveynlik zorluklarına ve çözüm önerilerine odaklanıyor. 
Cinsiyet rollerine karşı yapılan her türlü olumsuzlukla mücadele edebilen, teknolojiyi yönetebilen, öz güvenli, kendine saygı duyan, Rabbiyle bağ kuran, iç sesini işiten bir kız çocuğu yetiştirmenin yol haritası için doğru ana baba duruşları, bu kitabın satırlarından evlerinize ulaşıyor. 
Güçlü örnekler ve anekdotlarla okuyucuyu motive ederken kapsamlı araştırmalar ve pedagojik yaklaşımlarla verilen bilgileri destekleyen kitap, kız çocuklarının potansiyelini keşfetmek ve onlara rehberlik etmek için tüm ebeveynlere yol haritası sunuyor. 
Kendinizi ve kız çocuğunuzu daha iyi anlamak, onların geleceğini şekillendirecek adımları atmak için “Kız Çocuğu Yetiştirmek” bu çağda kız annesi ve babası olma kaygılarınızı bir nebze de olsa hafifletecek. 
Hatice Kübra Tongar’ın değerli bilgileriyle dolu bu eser, ebeveynlik yolculuğunuzda size rehberlik edecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dacd6575-6217-4524-8fc6-93c5f5d1ae9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğaüstü Olmak</image:title>
            <image:caption>Doğaüstü olmak ne anlama geliyor? Maddi dünyanın ötesindeki frekanslara uyumlanabilseydik, üstün zihin-beden dengesine erişmek için beyin kimyamızı değiştirebilseydik ve şifa bulmak için biyolojimizi dönüştürebilseydik ne olurdu?
Bir doktor, bilim insanı ve aynı zamanda bir mistik olan Joe Dispenza, devrim yaratan bu kitapta tam olarak bu soruları temel alıyor. Dispenza bilgilerini tek bir disiplinle sınırlandırmadan epigenetik, moleküler biyoloji, nörokardiyoloji ve kuantum fiziği gibi farklı bilim dallarından beslenerek, doğaüstü dönüşüme giden yolda geleneksel sınırların ötesine geçiyor. Yazar, basit ve anlaşılması kolay bir tarzla kuantum fiziği alanındaki keşiflerle derin öğretileri ince ince dokuyarak bizim için dönüşümün ve değişimin kapılarını aralıyor.
Dispenza’nın yöntemleriyle sağlık sorunlarınız dâhil, geçmişinizin sınırlandırmalarını nasıl aşabileceğinizi; yeni bir beden, yeni bir zihin ve yeni bir hayat yaratabileceğinizi öğreneceksiniz. Hayatınızı değiştirebilecek bu bilgiler, heyecan verici olduğu kadar son derece pratik.
Mucizelere inanmak isterken umutlarınıza bilimsel
berraklık kazandırma ihtiyacı duyuyorsanız, bu kitap tam size
göre. Dr. Dispenza doğaüstü bir hayat için sıra dışı içgörüler ve adım
adım son derece güçlü öneriler sunuyor.”
— David R. Hamilton, Ph.D.
 
“Bir sürü şey okudum ama Dr. Dispenza’nın kitabı beni hayretler
içinde bıraktı. Beden-zihin tıbbında yepyeni ve inanılmaz bir devrim.”
— Mona Lisa Schulz, M.D., Ph.D.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecf5df18-b90d-4aa3-a5ec-b4707e90c9a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Kelime Dünyası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Resimli Kelime Dünyası” kitabı, öğrenmeyi eğlenceli hâle getirerek İngilizce ve Almanca’ya başlangıç düzeyindeki her çocuk için vazgeçilmez bir kaynak olacak. Konulara göre ayrılmış bölümlerle ve görsellerle desteklenen sözcükleri hızlıca kavrayacak ve öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/939830d7-1d7e-4915-bad5-1a268fa34271.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Veteriner Olacağım</image:title>
            <image:caption>Meraklı minikler büyük hayaller kuruyor. Pofuduk oyuncaklarla oynuyor gibi görünebilirler, ama aslında kendini iyi hissetmeyen hayvanları muayene ediyor, yavru köpeklere bakıyor, nesli tükenen hayvan türlerini korumak için görevler üstleniyorlar. Bu eğlenceli kitap, miniklere veterinerlerin neler yaptığını öğretirken, yaşam boyu sürecek bilimsel merakın kıvılcımını ateşleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a036b977-1ac0-458c-b3d6-850bb5fd3986.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevlerin Arasından</image:title>
            <image:caption>Bir trajedinin ardından hatırladığınız şeyler oldukça tuhaftır. Ev yerle bir olurken kulakları sağır eden patlama. Karımı ararken yaşadığım felç edici korku. 
Onu dışarı taşırken gözlerimi yakan kör edici duman. Ama hayatımın geri kalanında ruhuma kazınacak olan şey, kollarımdaki kadının karım olmadığı gerçeğinin sarsıcı farkındalığı olacaktı. 
Sadece Bree ve ben hayatta kalmıştık. İkimizin de o geceden sonraki hayatına yaşamak denirse tabii… Gidecek başka yeri olmayan bekâr bir baba olarak onun misafir evine taşındım. Ve bir şekilde, suçluluk duygusu ve kederle, beklenmedik bir ekip oluşturduk. 
Yıllar sürdü ama gülümsemesinin yavaş yavaş geri dönüşünü izledim, yavaş ve hayat değiştirici bir hal alışını. Beraber saatlerce, hiç konuşmadan dışarıda oturabiliyorduk ve bu bile göğsümdeki büyük boşluğu yeni bir hayatla dolduruyordu. Onu o yangından ben çıkarmış olabilirdim ama gerçek şuydu ki, beni kurtaran kişi Bree’ydi. Biz iyileştikçe, geçmişin sırları ve yalanları küllerin içinde yeniden tutuşma tehdidiyle yanmaya başladı. 
Aşkımız alevlerden doğmuştu ve birlikte alevler içinde 
yanıp tutuşacaktık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83b71733-83d6-4cb2-9b63-ec7dd03a6e84.jpg</image:loc>
            <image:title>Doruk Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Küresel emperyalizmin dünyayı kıskıvrak sardığı, gelişemeyen devletlerin uydu statü kazandığı, yarı sömürge ülkelerin demokrasi ya da darbe ile ‘dize getirildiği’ karanlık çağa doğru ilerleniyordu. 
II. Dünya Savaşı’ndan sonra Doğu ile Batı bloğu arasında köşe kapmaca oynanırken gelişemeyen devletler emperyalizmin pençeleri altında mücadele ediyordu. Türkiye, Orta Doğu, Latin Amerika, Uzak Asya; yıllarca ABD emperyalizminin etkinliklerinden dolayı ulusal mücadele birikimini ya yitirmişti ya da yitirmesi için çaba harcanıyordu. Darbeler, sermaye egemenliğiyle yayılmacı politika, toplumsal kaoslar ve daha nicesi… 
Talat Turhan, 20. yüzyıl Türkiye’sinin karanlığına ışık tutuyor. ABD emperyalizminin egemenliği ve dünya diktatörlüğü için devlet içindeki devletin faaliyetlerinden ordu ve istihbarattaki muhbirlerine kadar hepsi ifşa oluyor. Günümüzde yaşanan tüm kaosun perde arkası için; 
·         Devlet içindeki devletin faaliyetleri nelerdi? 
·         Türk istihbaratı kimlerin elindeydi ve kime çalışıyordu? 
·         Türkiye’deki darbeler kimin eliyle ve nasıl gerçekleştirildi? 
·         Genç Kemalistler Davası kimler eliyle MİT’te oluşturuldu? 
·         Ordu ve istihbarattaki köstebekler kimlerdi? 
·         MİT’in sivilleştirilmesini kimler istedi? 
·         MİT’in sivilleştirilmesi konusundaki farklı görüşler kimlere aitti? 
·         FM 30-31 B gizli eki neyi anlatıyordu? 
·         Darbe dönemi işkencecileri kimlere hizmet ediyordu? 
·         Ölüm mangaları kimlerden oluşuyordu? 
·         Orta Doğu’ya ölüm saçanlar kimlerdi? 
·         Hayali ihracatın ‘bilge’ önderleri kimlerdi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a084229-8f0e-47da-a1af-a19d909ea42c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayna “Hislerimin Aynası”</image:title>
            <image:caption>Bu Ömrüm 
 
Derin sularda ağır ağır akan bu ömrüm, 
Bazen gözünü ufka dikip batan ömrüm, 
Bir sevgi için canını şiir’e, aşk’a veren, 
Kaybettiklerini başkasında arayan gönlüm! 
Hey gidi deli gönlüm hey! 
Gelip geçiyor bu koca ömrüm!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5245e7aa-8848-4843-a457-9327e3ea1750.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendim Gibi Yaşamaya Karar Verdim</image:title>
            <image:caption>Çoğunlukla başkalarının beklentilerine, değer yargılarına uygun veya bize yakıştırdıkları gibi bir hayat sürüyoruz. Çevrenize bakın kim, kaç kişi kendi istediği gibi yaşıyor? Kendinize de bakın, nasıl yaşıyorsunuz? Kendiniz gibi yaşadığınıza emin misiniz? Genç bir kadın olan Koreli yazar Soo Hyun Kim başkalarının hayatına burnunu sokmasına izin vermemeye ve kendisi gibi yaşamaya karar verdiğinde oturmuş neyi, neden, nasıl yaptığını yazıya dökmüş. Çeşitli ülkelerde yayımlanan kitabı şimdiye kadar 1 milyondan fazla kişi okuduğuna göre yazdıkları hem ilginç hem de yararlı bulunmuş olmalı… İşte bazı önerileri ve konu başlıkları: Hayat başkalarıyla bir yarış değil, sen de birtakım notlar, puanlar kazanmak zorunda değilsin. Kendini kötü, hatta çok kötü hissetmekten endişe etme, herkesin başına gelebilir. Gelip geçenlerin seni incitmelerine izin verme. Kendini hep haklı görme, hatalarına mazeret arayıp bulma. Mutlu olmak için çok şeye ihtiyacın yok, sıradan insanlar da mutlu olurlar, hatta onların mutlu olma şansı daha fazladır. Başkalarının seni yargılamasına izin verme ama haklı eleştiri ve uyarılara da kulak ver. Yaşamına ilişkin sorduğun sorulara vereceğin yanıtları erteleme; daha önce verilmiş, hazır yanıtlara da çok itibar etme. Kendi gerçekliğinle yüzleşmekten çekinme, yeterince cesur ol. Nerede parlıyor, ışık saçıyorsan orada dur. Bunlar gibi pek çok önerinin ele alındığı bu kitap size de yaşamınızı gözden geçirme fırsatı verebilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1f5a624-0367-4da6-8b23-80e1c9c3fbe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötüler Akademisi</image:title>
            <image:caption>Utangaç kurt adam Bram Moon, dünyaca ünlü Kötü Adamlar Akademisi&apos;ne başladığında, kötü olmak için gereken niteliklere sahip olduğunu kanıtlamaya kararlıdır.  Bram, yeni arkadaşlarının yardımıyla içindeki kötülüğü keşfetmeli ve ismini duyurmak için yola çıkmalıdır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e3129be-2348-4d99-86e1-45bda70ec069.jpg</image:loc>
            <image:title>Geveze Kedi</image:title>
            <image:caption>Rosemary Bliss, ailesine ait büyülü tarif kitabını geri almak için elinden gelen her şeyi yapacak. Bu yüzden Paris’teki uluslararası bir tarif yarışmasında Lily teyzesine meydan okuyor: Yarışmayı Rose kazanırsa Lily çaldığı tarif kitabını geri vermeyi kabul edecek. Rose kaybederse…   Eh, sonuçlar hayal edilemeyecek kadar kötü olabilir.  Uzun zaman sonra bulduğu büyükbabası, onun geveze kedisi ve Fransız faresiyle birlikte Rose ve kardeşleri teyzesini yenmesinde yardım edecek en önemli ve büyülü malzemeleri bulmak için Paris’i altüst ediyor. Rose yarışmayı kazanmak zorunda yoksa Bliss Tarif Kitabı&apos;nı sonsuza dek kaybetmiş olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51cd2c98-ff5f-443a-a9a0-00341eb84d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülden Dile Dilden Niceye “Kur’an’da Mü’minler”</image:title>
            <image:caption>MÜ’MİN NASIL OLMALI? 
Kimi ilm saya kimi ipek şal dokur, 
Kimi fıkıh der, kimi ilmî hal okur! 
Hangisi makbul? Mecnun sorar veliye: 
Ey veli! Mü’min nasıl olmalı, söyle. 
“-Son anda nasıl olacak ise, öyle!” 
 
MEHMET ŞAHAN 
(PİR-Î FÂNİ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8169bf97-4cd5-4f43-a0c8-6e440b018dce.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Türediği Ülke 2</image:title>
            <image:caption>Okurken sizi içine çekecek, son yıllarda yazılmış en iddialı kitaplardan bir tanesi... 
 
Geleceğe dair tüylerinizi diken diken edecek bilgilerle donatılmış, eşi benzeri olmayan bir eser. Dehşete düşürecek araştırma sonuçları. 
 
Ne demek istediğimizi bu kitabı okuduğunuzda anlayacaksınız. 
 
Sınırlarınızı zorlayacak muhteşem bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaa92186-2568-4d08-89e9-358180740b69.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Kitabımız-5 Yelhuder’in Tecrübeleri</image:title>
            <image:caption>“Bizim Kitabımız” serisinin beşincisi olan bu kitapta Yelhuder&apos;in, birbirinden güzel, heyecanlı, eğlenceli ve faydalı tecrübelerine şahit olacağız. Bir çocuğun yaşama dair çeşitli deneyimler kazanmasının en kolay, en gerçekçi ve en doğal yolu yine doğal bir ortamda, doğanın tam merkezinde olması çok daha verimli ve keyifli olacaktır. 
Bunun için, şehirde yaşayanlar mutlaka sık sık köylere gidip oradaki zor görünen yaşam şartlarını birebir yaşayıp öğrenmeli ve tecrübe etmelidirler. Çünkü şehirlerde birçok işi makineler yaptığı için çoğu insan bunları her yerde böyle olduğunu zannediyor ve gittiği her yerde bu konforu arıyor. Oysa hayatın gerçek hali köy ortamında yaşanılanlardır. 
Yelhuder&apos;in ailesi de bu düşünceyle çocuklarını sık sık memlekete götürüp, köylerde ve yaylalarda bu güzellikleri yaşamalarını sağlamaktadırlar. Baltayla odun kesmeyi, suyu çeşmeden taşımayı, keçi ve koyundan süt sağmayı, öğretirler. 
Çocuklar da zaten doğası gereği doğayı çok severler ve her türlü zorluğa rağmen buralarda vakit geçirmekten çok keyif alırlar. Hele de oralarda macera yaşamaya bayılırlar. 
Bu kitapta, Yelhuder&apos;in ısrarlı arzusu üzerine ailesiyle yaylaya gidip yaz tatilini orada geçirmesi, çadırda yaşamanın zevki ve zorlukları, eğitici, öğretici ve eğlenceli hikayelerle anlatılmış ve her konuya uygun şarkılar hareket katılmıştır Bu hikaye 7-12 yaş grubu çocuklar ve yetişkinler hiç sıkılmadan keyifle okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d4c0e4-fcfa-43a8-852d-bbd4993a5516.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünün Kayıp Manzaralarında Yolculuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bildiğiniz hiçbir hikâye Dünya’nınki kadar uzun olamaz. Gezegenimizin devasa bir kartopu olduğunu hayal edebiliyor musunuz? Peki ya lav denizleriyle kaplı olduğunu? Ya da Dünya üzerinde dinozorların ve tuhaf canlı varlıkların yaşadığını? Bütün bunların hepsi milyonlarca yıl önce, bildiğiniz hayvanların ve bitkilerin yeryüzünü ele geçirmesinden çok önce oldu. Sizi bu hikâyeyi keşfetmeye, zihnimizin hayal etmekte zorlanacağı kadar uzak ve farklı çağlarda gezegenimizin kayıp manzaralarında yolculuk etmeye çağırıyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d04a60-d8e4-44bb-95cf-8fd0baf94cba.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Dilinden Şiirler</image:title>
            <image:caption>Anadolu’muzdaki yaşanmışlıklardan ve tarihimizdeki güzel olaylardan yola çıkarak şiir kitabı yayınlamak isteği duymuştum. İlk şiir kitabımı mesleğimden emekli olduktan sonra 2021 Yılında ‘’ANADOLU’DAN ESİNTİLER‘’ adıyla çıkardım. Ancak Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılında şiir kitabı çıkarmak için kendime verdiğim sözü yerine getirmek üzere bu kitabımı yayımlamayı başardığım için çok mutlu olduğumu ifade etmek isterim. 
Bu duygu ve düşüncelerle; tüm şiir sever okurlarıma sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle selâm ve saygılarımı sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7ab9fcf-018a-4191-bc4f-5759a43b1f72.jpg</image:loc>
            <image:title>101 Şarkıda Aşkın Tarifi-2</image:title>
            <image:caption>Aşkın tarifi olur mu? 
“101 Şarkıda Aşkın Tarifi”, hazır bir reçeteyi sunmaktan öte, ulaştığı herkese kendini arama yolculuğunda bir deniz feneri oluyor. Aşk deryasına yelken açanların kulağına rüzgârın getirdiği tınıları mırıldanıyor. Yolcuyu bir kıyıdan diğerine alıp götürürken dönüştüren, düşmek üzereyken elinden tutan, sağaltan… 
Bekir Üstün, ikinci müzik derlemesinde ilkinin dokusunu korurken renklerini çoğaltıyor, ruhumuza bambaşka yerlerden dokunuyor. 
Sanki tek bir nota çıksa, anlam kaybolacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd8912d-5c89-4f99-882b-36c779dec08a.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Usta Kalem Şiirler</image:title>
            <image:caption>Evet, cana sevgi katanlar derken o eşsiz duyguları gönül kaynağından dile getiren kültürün yegâne temsilcileri olan şairlerimizden bahsettiğim tüm okuyuculara aşikâr olmuştur. Sözleriyle umuda yolculuk yapan mısraları bir tespih misali hassasiyetle dörtlüklere taşıyan o dörtlüklere temasına uygun sıralayıp şiir eyleyen bu sanatın temsilcilerini alkışlıyorum. Ahmet Yesevi’den bu yana nice üstatların gelip geçtiği bu coğrafyada gönlümüzde iz bırakan birbirinden kıymetli eserleri okudukça mutlu olmamak elde değildir. Gelecek kuşaklara aktarılan her güzel söz bir şairden kalan en büyük hazinedir. Bazen Köroğlu nağmeleriyle coşar yüreğimiz bazen mehter ile tutuşup yanar kanımız bazen istiklal marşıyla inletiriz arşı bazen bir bayrak şiiriyle çekiliriz göklere işte budur ebedi aleme intikal eden ustalardan bize kalan en güzel miras. Anadolu insanının hamurunda vardır edebiyata edebe biat etmek. Ümmi analarımızın doğaçlama söylediği ağıtlar günümüzde hala dinledikçe yüreğimize hüzün katmakta gözümüzden yaş olup akmakta daha saymakla bitmeyen ne güzellikler vardır bu cennet vatanda. Bu duygular içinde bu kültürün son temsilcileri her zaman kişiliklerine yüreklerine kalemlerine saygı duyduğum Murat Erciyas ve Şenol Şener kardeşlerimin özveriyle hazırladıkları 10 Usta Kalem adlı antolojisinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ayrıca şiirleriyle bu esere katılan tüm üstatlara teşekkür ediyorum. 
Okuyucusu bol olsun dileklerimle, saygılar sunuyorum. 
 
Doğan SUNGUR 
Doğankent Belediye Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abc89a27-d4da-4aba-906c-cfc5c85cf3eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşlukların İnsanı</image:title>
            <image:caption>“Yaşayanların Krallığında İnsanın Kurtuluşu” İbn Haldun’un söylediği nakledilir ya “coğrafya kaderdir” diye.  Yaşadığımız zamanda bu söz baskınlığını iyiden iyiye yitirmiştir.  Çünkü artık insanlar içinde yaşadıkları coğrafyanın kaderi olma potansiyelindedir.  Her şeyin ölçütü insan gibi görünüyor. Öyle ki binlerce yıldır bir kasırga ya Tanrı’nın öfkesine ya da şeytanların kıskançlığına delalet diye düşünüldü. Oysa gerçek olan şey boşlukların insanlarının zihniydi... O boşluklar artık daha da derinlerde! Peki her şeyle ve özellikle kendimizle nasıl başa çıkarız? Kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4437fc57-c0b6-4ef6-9b25-1c41478fdf49.jpg</image:loc>
            <image:title>Emin Olmak ya da Ol(a)mamak</image:title>
            <image:caption>• Evden çıkarken kapıyı kilitleyip kilitlemediğinizi defalarca kontrol
etme ihtiyacı mı duyuyorsunuz?
• Ocağı, musluğu kapayıp kapamadığınıza emin olmakta zorluk
mu çekiyorsunuz?
• “Ütüyü, su ısıtıcısını, saç düzleştiricisini prizden çektim mi?” diye
şüpheye mi düşüyorsunuz?
• “Acaba söylediğim sözü karşımdaki yanlış mı anladı?” diye kontrol
etme ihtiyacı mı duyuyorsunuz?
• “Birine istemeden zarar verir miyim?” diye kaygılanarak insanlar-
la bir arada olmaktan kaçınıyor musunuz?
• E-posta, kısa mesaj ya da sosyal medya paylaşımlarınızı “Acaba
yanlış bir şey yazdım mı?” diye düşünerek tekrar tekrar kontrol
mu ediyorsunuz?
• Hayatınızdaki belirsizlikler karşısında aşırı kaygıya kapılıp mut-
lak eminlik sağlama çabası içine mi giriyorsunuz?
• Emin olmak amacıyla çevrenizdeki insanlardan sık sık onay alma
ihtiyacı mı duyuyorsunuz?
• Tüm bu şüpheler nedeniyle zihninizin iyice bulandığını, artık bel-
leğinize hiç güvenemediğinizi mi düşünüyorsunuz?
 
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan “Hayatı Anlamak” serisinin bu altıncı kitabında Prof. Dr. Aslıhan Dönmez,
şüphe ve kontrol alt tipi obsesif kompulsif bozukluğun ne olduğunu
ve neden ortaya çıktığını anlatırken, sizi bu psikiyatrik rahatsızlığı
Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleriyle kendinize yardım ederek iyileştirmeye davet ediyor.
 
Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, “Obsesif kompulsif bozukluk çoğunlukla insanlar tarafından sevilen, vicdani ve ahlaki değerleri yüksek,
sorumluluk sahibi, kimseyi kırmak istemeyen, toplum içinde ‘düzgün insan’ olarak kabul edilen kişilerde görülür. Bunun en önemli
nedeni, bu insanları ‘düzgün’ kılan kişilik özelliklerinin, obsesif kom-
pulsif bozukluğun gelişimi için verimli topraklar olmasıdır,” diyor.
 
Sizin için de bütün mesele “emin olmak ya da ol(a)mamak” ise bu
kitap size obsesif kompulsif bozukluğun emrinde harcadığınız onca
zaman, emek ve enerjiyi, artık onu yenmek üzere harcamanızı öneriyor ve bunu nasıl yapabileceğinizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f9631f0-89f7-4f40-8124-feb0ff0bf1b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Süryani Köyleri</image:title>
            <image:caption>Süryani köyleri… Tarihin sessiz tanıkları… 
 
Güneydoğu Anadolu’da, Dicle’yle Suriye sınırı arasında kalan yüksek kalker platosu, inişli çıkışlı tepeleri ve vadileriyle günümüzde bile, hâlâ, her yere ve herkese oldukça uzak. 
 
Süryaniler sayıca çok azalmış olsalar da, eskilerde ulaşımı güç, dış dünyayla çoğunlukla bağlantısı kesik, dağlık Turabdin’de salt buraya özgü, buradan başka hiçbir yerde yeşermesi mümkün olmayan kültürlerini -özellikle de  UNSECO’nun ‘risk altındaki diller’ arasında gösterdiği, Süryanice’nin halk dili versiyonu olan  Surayt / Turoyo’yu-  korumayı başarıyorlar. 
 
Bölgeyi tam anlamıyla tanımak ve anlamak için öncelikle Süryani kültürü detaylıca incelenmelidir. Mardin ve yöresini gezmiş olanların bölgenin kadim kültürünü gerçek anlamda hissedebilmesi için çoğu kimsenin bilmediği, tanımadığı bu dünyaya adım atmaları gerekir.  
 
Eşi benzeri zor bulunur bir çeşitliliği yansıtan bu coğrafyayı, evrensel bir mirasa sahip olmanın getirdiği sorumlulukla ele almalı ve bu kültür mozaiğinin bizden sonraki nesillere aktarımına olanak sağlamalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8608c09c-be3f-4709-b431-d027f31baf70.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatoryum</image:title>
            <image:caption>Son derece lüks, aradığınız her şeyi elinizin altında
bulabileceğiniz bir otel. Dünyada eşi benzeri olmayan
bir kar manzarası...

 
Le Sommet, daha önce bir sanatoryum merkeziyken işinsanı
 
Lucas Caron’ın, en yakın arkadaşı mimar Daniel&apos;la yürüttük-
leri bir proje sonucu ortaya çıkan beş yıldızlı bir otel şimdi.
 
Dedektif Elin Warner, erkek arkadaşıyla birlikte gelir dağların
ardındaki bu otele. Erkek kardeşinin düğünü olacaktır burada. Annelerinin ölümünden sonra erkek kardeşiyle uzun yıllardır görüşmemiş olsa da artık onunla yüzleşmeye hazırdır.
 
İşiyle ilgili de problemler yaşayan Elin, bu düğünü ve oteli bir
tatil olarak değerlendirmeyi planlar ama işler hiç de onun
beklediği gibi gitmez.
Otele vardıklarının ikinci günü erkek kardeşinin nişanlısı
Laure’nin kaybolmasıyla başlar kâbus. Oteldekilerin içinde bulundukları tehlikenin boyutunu bir tek Elin öngörüyordur ve soluk soluğa bir kedi fare kovalamacası başlar.
 
Elin hem geçmişindeki hem de oteldeki şeytanlarla yüzleşmeyi başarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a0fe466-c271-4020-a240-390e8e198882.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Günlerine Doğru Sanat ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Dorsay’ın kaleminden yine ünlüler geçidi... Bu kitap anılarım içinde 2014-2021 arası yılları kapsıyor. Yani artık yazılı basını (dergiler dışında) bıraktığım ve T24 internet sitesinde yazmaya başladığım yıllar... Daha uzun, özgür, olayları dakika dakika izleyen ve genelde çok daha büyük bir kitleye ulaşabilen yazarlık sorumluluğu. Konu çeşitliliği: yine tartışmalardan ölümlere, sevinçlerden acılara, festivallerden özel gecelere, geçmişten şu günlere uzanan siyasete... Cumhuriyet gazetesi kadar SİYAD gecelerini, Yaşar Kemal kadar Onat Kutlar, Yılmaz Güney veya Hasan Saltık’ı da anma... Sürpriz adlar: Zeki Müren, Dario Moreno, Angelina Jolie, Nicole Kidman, Elia Kazan... Yakında veda ettiğimiz Hıfzı Topuz... Ya da o unutulmaz dostlar: Oya Baydar, Hasan Cemal, Ahmet Ümit, elbette Türkan Şoray... Ve de birkaç yerde Ekrem İmamoğlu. Hepsi sizi bekliyor. 
Atillâ Dorsay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43a6691a-2c8f-4d34-b72b-13cb2a0191a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimarlıkta Teknik Resim</image:title>
            <image:caption>Tüm mimarlar ve öğrenciler için temel bir başvuru kitabı... Prof. Dr. Tahsin Canbulat’ın özenle hazırladığı bu kitap, mimarlık öğrencilerinin öğrenimleri boyunca ve profesyonel hayatta kullanabilecekleri tüm teknik resim bilgilerini kapsıyor. Mimarlık mesleğinde kullanılan temel çizim kurallarının yanı sıra, çizim sırasında yararlı olabilecek temel geometri bilgisi ve perspektif çizim yöntemleri de bu kapsamlı çalışmada yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/414fd19a-dbc6-4071-9ad7-f86bb57d93ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Ayıran Uçurum</image:title>
            <image:caption>Kalkınma sürecinde işlerin yolunda gittiği, dünyanın Güney’inin Kuzey’ini neredeyse yakaladığı, yoksulluğun son 30 yılda yarı yarıya azaldığı, 2030’a gelindiğinde yeryüzünden bütün bütün silineceği söyleniyor. Oysa dünyanın en güçlü devlet ve şirketlerinin desteğiyle anlatılan bir masal bu. 
 
1960’dan bu yana Kuzey ile Güney arasındaki gelir farkı neredeyse üç katına çıktı. Günümüzde 4,3 milyar insan, yani dünya nüfusunun yarısından fazlası, günde 5 doların altında bir kazançla yaşamak zorunda. Öte yandaysa dünyanın en zengin 8 insanı insanlığın yarısının toplam gelirine denk bir serveti yönetiyor. 
 
Peki bu uçurumu yaratan ne? 15. yüzyıldan bu yana Batı’nın dünyanın kalanını sömürmüş olmasının yol açtığı tahribat bir yana, yoksul ülkeler bugün de küresel ekonomik sisteme eşit koşullarda katılmıyor. Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşlar eliyle Güney ülkelerine dayatılan yapısal reformlar ekonomilerine kasıtlı olarak zarar veriyor, Dünya Ticaret Örgütü’nün getirdiği kurallar da eşitsiz mübadeleyi körüklüyor. Dahası, Kuzey’in sömürüsünün yarattığı yoksulluğa artık küresel iklim krizinin olumsuz sonuçları ekleniyor.  
 
Bizi Ayıran Uçurum, sorunları geçmişi ve bugünüyle berrak bir şekilde ortaya koyan bir kitap. Küresel ekonomi içinde yoksulluğa getirilecek ekonomik çözümler ile iklim felaketine getirilecek ekolojik çözümleri birlikte düşünüyor. Jason Hickel’ın Türkçe basıma özel önsöz ve sonsözüyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d436003-b534-4827-8de4-d0ac96b017ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İlişkileri Dinlemek</image:title>
            <image:caption>“Çeşitli türleriyle coğrafi, sosyokültürel ve psikolojik sınırları aşabilen müziğin, uluslararası siyasette küresel ve yerel aktörlerin güç mücadelesi ve kimlik arayışındaki yerini inceleyen bu eser, Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi alanlarında Türkçe literatürün önemli bir açığını kapatmıştır. Kültürel diplomasiden popülizme, jeopolitikten terörizme, ekonomi politikten kültür politikalarına, çok çeşitli alanlarda yetkin araştırmacıları bir araya getirerek müziğin hem düzen bozucu hem de iktidarı pekiştiren etkilerine detaylı ve kapsamlı bir şekilde odaklanmaktadır. Çeşitli coğrafyalardan ve tarihsel dönemlerden zengin örneklerle müziğin savaşları, çatışmaları, devrim ve halk ayaklanmalarını hem körükleyebildiğine hem de yatıştırıp dönüştürebildiğine dikkat çekmektedir. Özetle, Yukaruç ve Gürseler’in derlediği “Uluslararası İlişkileri Dinlemek: Müzik ve Uluslararası İlişkiler” okurlara müziğin uluslararası siyasetteki yerine ilişkin hem uzamsal hem de zamansal boyutlarda ufuk açıcı yolculuklar vadetmektedir”. 
Prof. Dr. Didem BUHARİ 
“Elinizdeki kitap protesto hareketlerinden yumuşak güç kavramına kadar geniş bir yelpazede siyaset ve müzik arasındaki ilişkiye mercek tutuyor. Bir yandan müziğin siyasetini anlamaya çalışırken öte yandan siyaseti müzikle okuyor.  Kitap müzik ve siyaset arasındaki karşılıklı ilişkiyi sosyal bilimlerin hemen bütün alt disiplinlerinin temel kavram setleri ve kuramlarına başvurarak açıklıyor. Müzik festivalleri siyaseti nasıl kurgular? Müziğin bir jeopolitikası var mıdır? Müzik ve kimlik arasındaki ilişki nedir? Bu ve benzeri pek çok soruya yanıt arayan bu zengin içerikli kitap sadece müzik ve siyaset arasındaki ilişki ile akademik olarak ilgilenenler için değil aynı zamanda çok geniş bir okuyucu kitlesi için de son derece keyifli ve ilgi çekici bir okuma olacaktır”.
Prof. Dr. Evren BALTA 
Adagio
Senfonik Milliyetçilikten Operatif Milliyetçiliğe:  Beethoven’ın İzindeki Wagner, Debussy ve Dünya Savaşları Mehmet Evren Eken ve Eylem Özkaya Lassalle • Çiftliği Sev. Ardında Çöpünü Bırakma”: Glastonbury Müzik Festivali ve Sınır Ötesi Sevgi Politikaları Cemile Akça Ataç  • Çatışmaların Dönüşümünde Müzik: İşlevler, Uygulamalar ve Sınırlılıklar Betül Özyılmaz Kiraz
Moderato
Güney Afrika Cumhuriyeti: Ötekinin Ötekisi Ve Kimlik İnşaasında Heavy Metal Ceren Gürseler  • İyi Akşamlar Avrupa, Jeopolitika Başlasın! Poyraz Çini ve Umut Yukaruç • Eurovision Şarkı Yarışması: Vitrinin Ötesinde Kimlik ve Siyasal Didem İşçi Kuru ve Batuhan Parmaksız  • Bir Kimlik Olarak Türkçe Sözlü Müziğin Ekonomi-Politik Evrimi: İçerisi/Dışarısı Hakan Övünç Ongur ve Ece Zeynep Gerçek
Allegro
Müziğin Popülist Partiler Tarafından Araçsallaştırılması: Donald Trump&apos;ın Seçim Mitinglerinde Popüler Şarkıları İzinsiz Kullanması Emre Metin Bilginer • Müzikaller; Bir “Yumuşak Güç” Aracı Osman Ergül • Yakın Ülkeler, Uzak Komşular: Kültürel Diyalog ve Müzik Senem B. Çevik • Türk Rock Müziğinde Savaş Karşıtlığı: “Silahını Al, Huzurumu Ver Mr. Brown” Mehmet Atilla Güler ve Yavuz Yıldırım
Presto
Küresel İktidar Aygıtlarına Karşı Sosyalist Öfke: Rage Against The Machine’in Siyasal Söylemi Ömer Atagenç • Müziğin Politikleşmesinde Terörizm ve Yeni Karşı Hareketler Hakan Kıyıcı • Müziği Etkileyen Kültür Politikalarının Tarihsel Arka Planı: AB ve Türkiye Örnekleri Tunca Arıcan • Kültürel Diplomasi, Müzik ve Medya İlişkisi: Kore Kültür Merkezi Örneği Alptekin Keskin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91896363-681d-4a5f-a90a-4d3da4990249.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramlar Fikirler Partiler</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma Çağı’nda dünya sahnesine çıkan, 19. ve 20. yüzyılın siyasi düşünüşünde mihenk taşı olan, 21. Yüzyılda ise sonunun geldiği tartışmaları ile yine siyasetin merkezinde yer alan siyasal ideolojiler taraftarlarının eylemleri, teorileri ve eyleme biçimleri ile siyasetin doğasını açıklama iddiasındalar. Leon P. Baradat’ın ifadesiyle, “insanlık tarihinin en büyük kazanımlarına ve trajedilerine yol açan icatlar” olan ideolojilerin Türkiye coğrafyasındaki serencamı, Batı’daki gelişiminden belli çizgilerde farklılaşmakta. Elinizdeki eserde, erken Cumhuriyet tarihinden günümüze uzanan uzun tarihsel süreç içerisinde ideolojilerin fikirsel dayanakları, onları temsil etme iddiasında olan siyasal partiler ve eylem pratikleri ele alınmaktadır. Cemil Meriç, “izm’ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir” der. Bu eserde, Türkiye’de izm’lerin siyasi düşünce, eylem ve parti politikaları ekseninde izi sürülmekte, okuyucuya bu deli gömleklerinin ya da zihin dünyamızı aydınlatan eylem ve fikir meşalelerinin uzun tarihsel serüveni aktarılarak, 21. yüzyıldaki geleceğine dönük bir tartışmanın da ipuçları verilmektedir. Bu bakımdan, ideolojiler konusuna ilgi duyan her okura olduğu gibi lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, alandaki araştırmacılara da katkı sağlayan bir kaynak niteliğindedir. 
 
Türkiye’de Modernleşme ve Akımlar  Bayram Koca • Ütopyaya Tutunuştan İktidara Tutunuşa Türkiye’de İslâmcılık Veysel Ergüç • Türkiye’de Muhafazakârlık: İdeoloji ve Siyasi Temsil  Abdül Samet Çelikçi • Kökenleri, Toplumsal Tabanı ve Dünya Görüşüyle Türkiye’de Ülkücülük/Ülkücü Milliyetçilik Ekin Kadir Selçuk • Türkiye Solunda Partiler ve Fikirler: Bir Giriş Denemesi Ali Açıkgöz • Türkiye’de Sosyal Demokrasi: Hegemonya ve Siyasi Mücadelede Arayışlar Funda Kemahlı Garipoğlu • Türkiye’de Liberalizm: Düşünce ve Siyaset Nurettin Kalkan • Türkiye’de Yasal Kürt Siyasal Hareketinin Söyleminin Dönüşümü Kadriye Okudan Dernek • Türkiye’de Feminizm: Büyük Bir Başkaldırının Kısa Tarihçesi Gülçin Özge Tan • Tarihsel, İdeolojik ve Politik Bağlamıyla Türkiye’de Çevrecilik Duygu Yıldız Karakoç • Sonuç Yerine: Türkiye’nin Akp’li Yılları ve “Yeni Türkiye”, İdeolojilerin Sonu mu? Ayşem Sezer Şanlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b24a81ab-80c0-41dc-9b59-5bf08da37139.jpg</image:loc>
            <image:title>Beylikten İmparatorluğa Osmanlı 1326-1699</image:title>
            <image:caption>Bir yanda Bizans İmparatorluğu diğer yanda Moğol baskısı arasında varlığını devam ettirmeye çalışan 
beylikler ve bu beylikler arasındaki rekabetten doğacak 600 yıllık bir imparatorluk… Küçük bir beyliği 
siyasi, askerî ve toplumsal stratejilerle büyüten Osmanlı sultanları dünya tarihine yön veren başat 
aktörler arasında yer aldı. Osman Bey’in rüyası Viyana kapılarına kadar uzandı. Kanuni Sultan 
Süleyman’la geniş bir coğrafyaya yayılan imparatorluk, 1699 Karlofça Antlaşması’yla tarihin başka bir 
sayfasına geçti. 
Stephen Turnbull, Osmanlı beyliğinin kuruluşundan 1699 Karlofça Antlaşması’na kadar yaşanan 
savaşları, Osmanlı askerî yapısını ve fetihlerin sosyokültürel etkilerini özlü bir şekilde anlatıyor. 
Osmanlı tarihini kısaca öğrenmek isteyen herkes için temel niteliğinde olan bu kitap, beylikten 
imparatorluğa geçişte yaşanan tüm dönüm noktalarını ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6618b659-e6a6-4994-9437-2895f73bd416.jpg</image:loc>
            <image:title>Burjuvazinin Yükselişi, İmparatorluğun Çöküşü</image:title>
            <image:caption>40 yılı aşkın bir süredir Osmanlı çalışmalarında bir tür rönesans yaşıyoruz. Bu alana yön veren sorular aynı kalsa da, yeni cevaplar daha yaratıcı, daha kapsamlı ve hepsinden önemlisi diğer tarihlerle diyaloğa açık olma eğiliminde. 
“Batı ilerlerken Osmanlı İmparatorluğu neden geriledi?”, “Tüccarların gayrimüslim, bürokrat veya askerlerin Müslüman olduğu doğru mu?” gibi sorular sorulmaya devam ediyor. 
Fatma Müge Göçek&apos;in bu değerli çalışması eskiden “imparatorluğun gerilemesi” olarak özetlenen şeyin, farklı bölgeleri, grupları, ilişkileri ve kurumları çeşitli şekillerde etkileyen çok sayıda süreci içerdiğini gösteriyor. Uzun yıllardır bize anlatılanların aksine, bu zengin dokulu tarihi tek bir büyük gerileme veya modernleşme anlatısına sığdırmanın imkânsız olduğunu gösteriyor. 
Özellikle, Osmanlı toplumsal yapısı içinde etnik-dinsel çizgilerdeki bölünmenin, savaşın ve Batı ile ticaretin dinamikleri ile etkileşime girerek çatallanmış bir Osmanlı burjuvazisi ürettiğini iddia ediyor. Birbirinden farklı ticari ve bürokratik unsurlara bölünmüş bu burjuvazi sultana meydan okuyabildi ancak nihayetinde imparatorluğu kurtaramadı. Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun yerini Türk ulus devleti ile Balkanlar ve Ortadoğu’daki diğerleri aldı. 
Başka türlü bir tarihin mümkün olup olmayacağını düşünmeye sevk eden bu kitap, muazzam bir sosyal tarih anlatısı kurarak, Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda sınıf oluşumu ve toplumsal değişim çalışmalarına önemli bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a169c768-b95c-4b75-b3f2-a6a7134a5c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Kapitalizmin Ruhu</image:title>
            <image:caption>2000’li yılların başlarında kamu kültürünün, işbirliğinin ve bilginin zaferi olarak görülen dijital teknolojiler ve bu teknolojilerin beslediği dijital kültür, aradan geçen yıllar içinde kapitalizmin en sağlam çarklarından biri hâline geldi. Dünyayı birbirine yaklaştıran ağların, gönüllü topluluklarının, kitlekaynağının gücünü fark eden Silikon Vadisi’nin teknoseçkinleri, iş dünyasının guruları, girişimciler ve risk sermayedarları son yıllarda bu yeni kültürü kapitalizmin insanlığa bir “armağanı” ve kapitalizm hakkındaki olumsuz kanaatlerin haksız çıkışının bir belirtisi olarak görüyorlar. 
Bu kitapta Jenny Huberman bu iddiayı enine boyuna sorgulayıp değişenin kapitalist düzenin kendisi değil, yüzü ve araçları olduğunu ileri sürüyor. Dijital dünyanın yarattığı imkânların kapitalist sistem tarafından  kısa sürede yeni sermaye birikimi, tahakküm ve el koyma biçimleri yaratmak için nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor. Bu yeni biçimleri meşrulaştıran ideolojilerin hangileri olduğunu soruyor. Bu ideolojilerin, kamu yararını ve açık kaynakları, küçük bir grup ayrıcalıklı insanın elinde toplanan üretim ve propaganda araçları hâline getirdiğini ifşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc15d3d-bdf0-4709-ac0a-9a7478a7331f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dilenciler</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dilenciler – Şu İnsan Denilen Et ve Kemik Hurdaları 
 
İnsanlığın tarihi kadar eski bir geçmişe sahip olan dilenciler her dönemde farklı duyguların nesnesi oldular. Bazen merhametli, hayırsever olmanın vesilesi, bazen Doğulu kimliğin aynası olarak görüldüler. Her farklı ifade, dönemin sosyokültürel ve ideolojik taşıyıcısı oldu. Adalet dairesi ideolojisi etrafında örgütlenen Osmanlılardan kapitalizmle şerbetlenmiş modern yurttaşa, dilencilerin durumu dönemin muharrileri, yazarları, bürokratları tarafından hep konuşuldu ama bu konu üzerine çok az çalışma yapıldı. 
Modern şehirlerin yükselişiyle birlikte nezih mekânlar yaratma arzusu, Batılı imgeye uymayan herkesi ve her şeyi şehirlerden dışladı. Darülaceze bir anahtar gibi her sorunda dile getirilirken Darülaceze’nin durumuna çoğunluk sessiz kaldı. Yardım edilmesi gereken insanlar, toplatılıp kapatılması gereken insanlara dönüştü ve hiçbir dönemde özne olarak görülmediler. 
Bu kitap, dilenciliğin nedenlerini değil, sonuçlarını ortadan kaldırma konusunda muktedirlerin işbirliği üzerinden Osmanlı İmparatorluğu’ndan erken Cumhuriyet’e uzanan muazzam bir sosyal tarih sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b631f16-db67-4f45-95f3-3da52d0395c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitler’in Celladı</image:title>
            <image:caption>Reinhard Heydrich, 20. yüzyılın en ünlü kötü adam timsallerinden biri. Hatta Nazi liderliği tarafından bile ürkütücü biri olarak görülüyordu. SS, SD ve Gestapo’nun başı, Nazi işgali altındaki Bohemya ve Moravya’nın acımasız yöneticisi ve soykırımla sonuçlanacak “Nihai Çözüm” planının baş mimarı olarak, Hitler Almanyası’nın meşum hedeflerine ulaştırılması yolunda hayati bir rol oynadı. Prag’da düzenlenen bir suikastın ardından öldüğü 1942 yılına kadar Nazi Almanyası’nın en tehlikeli ve geleceği en parlak isimlerinden biri sayılıyordu. Yine de, halk arasında “Prag Kasabı” olarak tanınan ve yaptıklarıyla Hollywood filmlerindeki Nazi tipini esinleyen bu gizemli ve karanlık isim ve onun Nazi baskı ve terör aygıtının inşasında üstlendiği hayati rol konusunda bugüne kadar yapılan çalışmaların sayısı şaşırtıcı derecede azdır. 
Bu kitap, alandaki çok önemli bir boşluğu dolduruyor. Saygın tarihçi Robert Gerwarth, bu kitapta Heydrich’in özel hayatının bilinen ve daha önce bilinmeyen yanlarını, Reich’ın güvenliğinden sorumlu Nazi subayı olarak yaptıklarıyla birleştiriyor. Heydrich’in gözünden, 20. yüzyılın ilk yarısında dünyaya korku ve dehşet saçan Nazi yönetiminin en karanlık yönlerinin doğal ve makyajlanmamış bir tablosunu sunuyor. Orta sınıfa mensup iyi yetişmiş gençlerin, dünyayı yutmaya kararlı acımasız katillere nasıl dönüştüklerini adım adım ve bir tarihçi duyarlılığıyla, ele aldığı konuyu karikatürleştirmeden, tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 
Gerwarth, daha önce hiç yayımlanmamış yazışmalar, mektuplar, notlar ve belgelerle İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık günleri ve Nazi İmparatorluğu hakkında gerçek bilgiler edinmek isteyen herkesin kitaplığında bulunması gereken bir başucu eseri sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73cbc54a-1832-48b3-ba3d-7a4ae95e5159.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Dostları Masal Dizisi (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocuklarımızın masalları daha iyi kavrayabilmeleri için metin içlerinde ve metin sonlarında her kitap için ayrı hazırlanan etkinlikler bulunmaktadır. Bu masallar, farklı görsellerle desteklenmiştir.
 
CESUR HAYVANLARIN EĞLENCELİ SERÜVENLERİ
İçindekiler
1-Doğanın Sesi / Deniz Şahin
2-Rengarenk Bir Gün / Deniz Şahin
3-Boz Köstebek / Deniz Şahin
4-Fırtınalı Bir Gün / Deniz Şahin
5-Hamarat Ve Uyuşuk / Deniz Şahin
6-Hophop Ve Kiki Kampta / Deniz Şahin
7-Işıklı Doğum Günü / Deniz Şahin
8-Neşeli Kelebek / Deniz Şahin
9-Obur Arı / Deniz Şahin
10-Piknikte Verilen Ders / Deniz Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab0bbaef-c413-4762-b645-54964e43debd.jpg</image:loc>
            <image:title>Turabi Divanı</image:title>
            <image:caption>Turabi Divanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d768fb3f-0870-4265-85ec-f6b3d4542293.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;ı Kur&apos;an&apos;la Anlamak</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Kur’an’ı yine Kur’an ayetleri ışığında açıklama yöntemini esas alır. Yani bir ayetin anlamını başka ayetlerle ilişkilendirerek bütüncül bir anlayış ortaya koymayı amaçlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46e18d08-3762-43eb-971c-80f4a2576e93.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Yolunda Bir Gezgin</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, insanın kendini tanıma, düşünsel gelişim ve hayatın anlamını sorgulama sürecini ele alır. 
Yazar, bireyin içsel yolculuğunu ve farkındalık kazanarak daha bilinçli bir yaşam sürmesini anlatır. 
Okuyucuya düşünme, sorgulama ve kişisel gelişim üzerine ilham veren bir içerik sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a607dd0-ed6c-4f6a-a6b6-54fbf6656526.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokuşma</image:title>
            <image:caption>Kitap, toplumdaki çürümüşlükleri ve insan davranışlarındaki ikiyüzlülüğü hiciv ve mizah yoluyla ele alan bir eserdir. 
Yazar, semboller ve karikatür tarzı anlatımla bireylerin ve toplumun zaaflarını eleştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bae2b893-1441-4fac-9682-75ba2a4a344f.jpg</image:loc>
            <image:title>Katledilen Alevilik</image:title>
            <image:caption>1964 yılında Sivas Divriği Gökçebel köyünde doğan Piri ER, Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Halkbilim Anabilim Dalından 1988 yılında mezun olmuştur.
1988 yılında Kültür Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi Başkanlığı’nda Folklor Araştırmacısı olarak çalışmaya başlamış, 2003 yılında Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nde Gelenek Görenek İnançlar Şube Müdürü olmuştur. 32 yıllık çalışma yaşamını 2021 yılında emekli olarak tamamlamıştır.Anadolu Aleviliğinin geleneksel boyutu üzerinde ağırlıklı olarak çalışmalarını yürüten yazarın bu konuda yayımlanmış makale ve bildirileri yanında üç de kitabı bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1b2d90a-fb8f-447f-8844-c57e318e9399.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecede Bir Çığlık</image:title>
            <image:caption>Nilüfer Kuyaş, sekiz yıllık aranın ardından gelen romanı Gecede Bir Çığlık’la, erkek öfkesinin yüzyıllardır tebelleş olduğu dünyada üç genç kadına, kâğıda ve hatta ağaca ses oluyor.
 
Rengin, Berrin ve Dilârâ.
 
Gençliğinin ta en başında, on altısında, üç genç kadın. Aşktan, umuttan ötesinde gözü olmayan ve gerçeğin kekre tadına erken varan üç dünya.
 
1969 Suadiye’si. Cadde cıvıl cıvıl. Deniz alabildiğine mavi. Ağustos güneşi tepeden vuruyor iskeleye. Üç kafadan türlü hayaller sızıyor geleceğe. Ve bu üç kadının hayat çizgisi o ağustosta şekilleniyor. Ne olacaksa o ağustos ayında oluyor.
 
Kuşlar yine cıvıldıyor, şen kadın kahkahaları yine sarıyor sokakları. Ama kapalı kapılar ardındaki eril hüküm ve kirli pazarlıklar bitmiyor.
 
Peki bir gün bitecek mi? Anlatı 2010 yılına geçtiğinde neler değişmiş olacak? Kırk yıl sonra adalet yerini bulacak mı?
 
Bir gün gelecek, kadın öfkesi dünyayı yakacak.
Tek tek değil, kişisel değil.
Topyekûn yakacak dünyayı kadın öfkesi.
Ben o günü bekliyorum umutla, sabırla bekliyorum.
Yakındır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6803a7ac-dfb4-42a2-9ee1-ae541eece2d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihat ve Terakki’nin Fikri Doğuşu</image:title>
            <image:caption>İmparatorluğun en uzun yüzyılı yerini ulus devletler çağına bırakırken “Osmanlı İmparatorluğu nasıl kurtulur?” sorusu tüm aydınların zihnen ve bedenen Batı’ya gidiş bileti oldu. 
İmparatorluğun tüm unsurlarını bir arada tutma düşüncesi, Jön Türk kongrelerinden İttihat ve Terakki’ye ve bugünkü ulus devlete gidişin yollarını belirledi. 
Abdülhamid istibdadından kaçan aydınların Batılı fikirlerle temasları ve bu fikirlerden bir Osmanlılık üst kimliği yaratma gayreti ideolojik farklılıkların sınırlarını belirledi. Kongreler öncesi dönemde muhaliflere göz açtırmayan Abdülhamid baskısından kaçan aydınların daha özgür bir imparatorluk inşa etme ideali, kongreler sırasında farklı yollara saparken çoğulculuk imkânı yerini hiziplere bıraktı. 
Stefano Taglia, o dönemin panoramasını gözler önüne sererek farklı ideolojilerin öncü isimleri ve fikirlerini irdelerken bugünün siyasetinin tarihsel geçmişini, kökenlerini ve izlerini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ed83c3-dfb5-4790-86da-87fb3ed55b33.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimarlık Düşünmek İçin Verimli Arızalar</image:title>
            <image:caption>Mimarlık Düşünmek İçin Verimli Arızalar Hegel’in şu vecizesine dayanıyor: “Yanlış yapma korkusu bizatihi bir yanlıştır”. Dolayısıyla mimarlıkta arıza, örneğin, kötü tasarlanmış ve kötü inşa edilmiş olduğu için depremde yıkılan yapı yapmak değildir. O sadece bir “görünür kaza”dan ibaret. Verimli arıza, mimarlık adıyla ifade edilen toplumsal sistemin çalışmasını sağlayan dinamiklerden biridir. Yapılagelmekte olana eleştirel teşhisler koymak ve ardından da o aksaklığı gidermek için çalışmak anlamına gelir. Sistem geç 15. yüzyıldan beri böyle çalışır. Krizler ve kriz çözümleri üretir. Popüler kültürde arıza diye nitelenmeyen pek çok değişim aslında arızadır; çünkü o zamana dek yapılmakta ve düşünülmekte olanları tartışmalı ve/veya geçersiz kılarlar. Mimarlığın kitabi bir pratik hâline gelişi, mizah, uluslarüstüleşme, tarihselliğin keşfi, mühendisliğin doğuşu, rol çatışmaları, rastlantısallık vb. hep verimli arızalar çıkarmışlardır. İsteyen, bunlara ve bu kitapta tartışılan diğerlerine daha pek çok yeni başlık ekleyebilir. Çünkü mimarlık arızaları, örneğin, siyasal ve ekonomik arızalara pek az benzer; ortamı paralize etmez, çalışamaz kılmazlar. Daha önemlisi, belirli bir olgu ya da değişim onun arıza olduğunu bir fark eden varsa arızaya dönüşür. Muhalefettir, arızayı arıza kılan. Mimarlık o muhalif tavır olmaksızın verimli düşünce ve tasarım ortaya koyamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9828fc6-fcad-4625-bdb6-89a747e5c3ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Hapishaneler</image:title>
            <image:caption>Osmanlı hapishaneleri denince işkence, uyuşturucu, istismar gibi basmakalıp düşüncelerin etrafında gezinilmiş, modernleşme ise devlet dairelerinde veya sokaklarda aranmıştır. Kent Schull bu iki kalıbın da dışına çıkıyor. Dört duvara hapsedilenin modernleşmeyi nasıl yaşadığını, duvardaki çatlakları, yamaları ve bazen duvarları yıkıp yeniden yapmayı ele alıyor. Bu kitap, modernleşmenin “aciliyet” parolasıyla hapishanelere giriyor. 
Geç dönem Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda hapishane reformunu ve hapishaneleri inceleyen bu kitap, Osmanlı hapishanelerini Osmanlı modernitesinin ve ulus devlet inşasının “laboratuvarları” olarak tanımlıyor. Schull, Tanzimat’tan (1838-1878) “Jön Türk” (1908-1918) dönemine uzanan “Osmanlı modernitesi” bağlamında Osmanlı ceza adaleti sisteminin dönüşümünü ele alıyor. Bu dönüşümü, imparatorluğu geliştirmeye yönelik daha “ilerici” bir gündemin uzantısı olarak değerlendirmeye davet ediyor. Aynı zamanda Osmanlı hapishanelerinin hem bu dönemle ilişkili daha büyük dönüşümlerin mikrokozmosları hem de imparatorluğun modernlikle olan benzersiz ilişkisinin önemli göstergeleri olduğunu savunuyor. Bu sayede, 1850&apos;de başlayan hapishane reformlarının ardındaki nedenlere dair bize oldukça kapsamlı bir araştırma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e65fb1b6-bcb4-4029-8954-f85e586710e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Kriz ve İsyan Sultanın Düşüşü</image:title>
            <image:caption>“Müthiş... III. Selim’in tahttan indirilmesi üzerine muhakkak okunması gereken bir kitap. Yıldız, incelediği konuyu tüm boyutlarıyla ele alarak harika bir iş çıkarmış ve her şeyi büyük bir titizlikle araştırmış. Onun tarihyazımına odaklanan önceki çalışmasından haberdardım, fakat bu çalışmasında Osmanlı tarihinin arşivlerinin derinliklerine iniyor ve sosyoekonomik tarih, siyasi tarih, diplomasi tarihi, prosopografi ve kültürel tarih dâhil çevrilmemiş hiçbir sayfa bırakmıyor: Bu kitaba bayıldım.” 
Baki Tezcan, UC Davis Tarih Bölümünde öğretim üyesi ve
 The Second Ottoman Empire (2012) kitabının yazarı 
 
1807 yılında reformcu padişah III. Selim bir saray darbesiyle tahttan indirildi. Darbe yeniçeriler tarafından yapıldı ama arka planda birçok aktör yer aldı. Devrimler çağının tam ortasında, ekonomik kriz, idare sorunları ve bunların getirdiği hizipler, bir sultanı tahtından etti. 
Sultanın düşüşü krizlerin aktörleri arasındaki hizipleşmeyi bertaraf edemedi ama yeni sultanın kim olacağı sorusu bazı hiziplerin yükselişine vesile oldu, ta ki II. Mahmud kendi stratejisini çizene kadar. 
Devrimler çağının bütün sancılarını hisseden İmparatorluğun krizlere verdiği yanıtları, parçası olduğu dünya düzeniyle inceleyen bu kitap, imparatorluğun 19. yüzyılda hayatta kalma mücadelesini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990b4449-f6e7-4625-9baf-0433ead95257.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’nın Üç Harflileri</image:title>
            <image:caption>Bir mezarlığın yanından geçerken içimizi saran bir ürperti duyarız veya uykunun en derin yerinde bu dünyadan göçüp gidenler rüyalarımıza girmek ister. Adını anınca musallat olmalarından korkup üç harfliler deriz. 
Bunların oluş nedenleri farklı zamanlarda farklı biçimlerde yorumlanmış. Osmanlılar, bazen üç harflinin dinine göre yanıt vermiş, bazen de düzeni bozmayacak önlemler almışlar. Evliya Çelebi’nin anlatılanlarında mezarda dirilenler obur, Cinânî’de cin veya Bîcan’da cadu adıyla Osmanlı tarihinin aca’ib ve garaib yaratıkları olarak sosyal hayatın içinde kendilerine yer bulur. 
Marinos Sariyannis, Osmanlı dünya görüşünde bu yaratıkların ne anlama geldiğini, dinî teoloji ile halk inanışlarının kesişimlerini anlatıyor. Devlet aklının, bugün olağanüstü hatta doğaüstü olarak adlandırdığımız sıradan olayları nasıl gördüğünü zengin kaynaklarla ele alıyor. Böylelikle, dönemin üç harflilere ilişkin anlatılarından hareketle Osmanlıların dünya görüşünü anlamımız için farklı perspektifler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8458c282-523d-4526-bfa6-efd49bfbed10.jpg</image:loc>
            <image:title>Lahza 2 - Har ve Kül</image:title>
            <image:caption>KARTPOSTAL VE MEKTUP HEDİYELİ 
 
“GECE... TÜM KÖTÜLÜKLERİ GİZLEYENİM, SAKLAYANIM... KARANLIĞINDA KANDIRILARAK DİNLEDİĞİM EN GÜZEL MASALIM... ONUN KARANLIĞI, BENİM AYDINLIĞIM.” 
 
Biz bir saatin tam ortasındaydık ve ne birlikte bir adım ileri gidebiliyorduk ne de bir adım geri. Tutukluluktu bizimki. Daha en başından, nefes aldığımız ilk andan beri birbirimize vurgun olmak, birbirimizde yok olmaktı. Bir yandan har olup yanarken bir yandan kül olmaktı. 
 
“Sen sana kötülük yapan herkesi kendi vicdan mahkemende şuranla yargılarken.” İki parmağı kurşun misali sol göğsüme vuruldu. “Beni adalet terazinde hep burada yargıladın.” Parmağı şakaklarıma çıktığında öleceğim sandım. 
“Gerçekten benim en büyük belam; senin bana olmayan, benim sana bitmek bilmeyen sevdammış.” 
“Affet beni,” dediğinde kadın gülümsedi. Acıdan başka bir şey barındırmayan bu gülümseme aslında bir cevap niteliğindeydi. “Yer ile göğü de birleştirsen! İki cihanı da bir araya getirsen...” Son sözleriyle aralarındaki bağı bıçak gibi kesti. “Affetmem!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9eaa79a-8041-41f6-83fd-c1c67603ce80.jpg</image:loc>
            <image:title>Lahza 2 - Har ve Kül (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KARTPOSTAL VE MEKTUP HEDİYELİ 
 
“GECE... TÜM KÖTÜLÜKLERİ GİZLEYENİM, SAKLAYANIM... KARANLIĞINDA KANDIRILARAK DİNLEDİĞİM EN GÜZEL MASALIM... ONUN KARANLIĞI, BENİM AYDINLIĞIM.” 
 
Biz bir saatin tam ortasındaydık ve ne birlikte bir adım ileri gidebiliyorduk ne de bir adım geri. Tutukluluktu bizimki. Daha en başından, nefes aldığımız ilk andan beri birbirimize vurgun olmak, birbirimizde yok olmaktı. Bir yandan har olup yanarken bir yandan kül olmaktı. 
 
“Sen sana kötülük yapan herkesi kendi vicdan mahkemende şuranla yargılarken.” İki parmağı kurşun misali sol göğsüme vuruldu. “Beni adalet terazinde hep burada yargıladın.” Parmağı şakaklarıma çıktığında öleceğim sandım. 
“Gerçekten benim en büyük belam; senin bana olmayan, benim sana bitmek bilmeyen sevdammış.” 
“Affet beni,” dediğinde kadın gülümsedi. Acıdan başka bir şey barındırmayan bu gülümseme aslında bir cevap niteliğindeydi. “Yer ile göğü de birleştirsen! İki cihanı da bir araya getirsen...” Son sözleriyle aralarındaki bağı bıçak gibi kesti. “Affetmem!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a53f05b-ca0c-479c-bb6b-daedae153eab.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Ters Giydiğin Kazak</image:title>
            <image:caption>Bazı sırların gün yüzüne çıkmaması gerekir... Eğer bu sırlar açığa çıkacak olursa kaderin değişir. Her insanın tek amacı, mükemmel bir yaşam sürmektir. Mutlu olmak, tutkulu bir aşk tatmak, harikulade bir eş, zenginlik... Sahip olunan bu hayatlar için, geçmişindeki karanlık sırlarını gizlemek zorundasın ama bu sırlar bazen insanları farkında olmadan tehlikeli bir hayat yolculuğuna sürükler. Eğer bir şeyler ters gidecek olursa ona karşı en acımasız silahlarını kullanmaktan çekinmezler. Her ne pahasına olursa olsun suç işlemeye meyillidirler. Yeryüzünde bir suç işlendiği zaman, ilahi adalet ve doğa kanunları devreye girer ve bedelini muhakkak ödetir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0c7326f-3809-4b1f-990e-a993a579bac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses ve Fenomen</image:title>
            <image:caption>Ses ve Fenomen, Gramatoloji ve Yazı ve Fark ile beraber Derrida düşüncesinin köşe taşlarından biridir. Husserl’in gösterge teorisi üzerine olan bu kitap, aynı zamanda yapısöküm kavramının kökenine ve ne olduğuna dair önemli bir başvuru kaynağıdır. 
Derrida, göstergenin her zaman bir erteleme ile malul olduğunu ve elimizde olanın yalnızca bir gösterenler zinciri olması gerektiğini ileri sürer. Çünkü Husserl’in elde etmeyi umduğu gibi bir ideallik mümkün değildir. Klasik fenomenolojinin iddia ettiği “bilincin kendine mevcut olma hâli” imkânsız bir durumdur. Différance, işte bu imkansızlığın adıdır. Derrida, bu kitapta, Husserl’in bulmaya çalıştığı idealliklerin çözüldüğü noktaları tespit etmeye çalışır. Yine burada Husserl’in gösterge teorisinin eleştirel bir okumasını ve yapısökümün bir tür yöntem olarak işletildiğini görürürüz. 
Derrida&apos;nın fenomenolojik çalışması, Husserl&apos;in yapıtının kökten bir sorgulamasıyla birlikte onun ötesine geçmeyi dener.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353e2106-3ae9-4179-8100-09cd8d200b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinema ve Mimarlık</image:title>
            <image:caption>İzlediğimiz bazı filmler hayata bakışımızı değiştirir hatta katmanlaştırır. Bu kitap, bakışımızı hayattan sinemaya çevirmek için kaleme alındı. Bildiğimiz sokaklara, caddelere, evlere, yani mekânın farklı biçimlerine bakmaya davet ederken sinemanın mimariyle kurduğu yakın teması açık ediyor. 
Tanıdık yerleri yabancı, yabancı olduğumuz yerleri tanıdık kılan sinemanın mimariden aldığı gücü analiz eden bu kitap, sinemayı anlamlandırmanın yeni anahtarlarını sunuyor. Celal Abdi Güzer’in derlediği bu çalışmada yer alan değerli yazarlar, hayranlıkla izlediğimiz filmlere farklı bir gözle bakmamıza olanak sağlıyor. 
Sayısız kez izlediğimiz filmleri yeniden izleme isteği uyandıracak ve belki de kaçırdığımız başyapıtları keşfetmemizi sağlayacak bu kitap mimarları, sinefilleri ve sinefil adaylarını, beyaz perdeyle aramızdaki mesafeyi kısaltmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6809a01-d8bb-4408-a55e-bbbfedfe19b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçlular Nasıl Düşünür?</image:title>
            <image:caption>Suçlular Nasıl Düşünür? 1984 yılında ilk kez yayımlandığında suça ve suçluya bakışımızı temelden değiştirecek bir devrim başlattı. Suçun kaynaklarını ve çarelerini çevreleyen beylik mitleri  teker teker yerle bir etti. Aradan geçen yaklaşık kırk yıl içinde suç sosyolojisinde, psikolojisinde, sosyal hizmetler alanında, hukukta yeni ve hâlâ devam eden hararetli tartışmaların fitilini ateşledi. Birçok polisiye filme, romana ve popüler diziye ilham kaynağı oldu. Suçlunun zihninin kuytu köşelerine kadar açtığı pencereyle daha önce görmediğimiz ve bazen görmek istemediğimiz gerçeklerin canlı ve grotesk bir tablosunu sundu. 
• Suçluyu suçlu yapan toplum mudur, yoksa mizacı mıdır? 
• Suçu suçlu yaratıyor olabilir mi? 
• Suçluyu “gözünden tanımak” mümkün mü? 
• Suçlu zihniyeti diye bir şey var mıdır, varsa nedir? 
• Hızla değişen toplumsal şartlarda suç ve suçlunun tanımı nasıl 
   değişiyor, hangi bileşenleri sabit kalmaya devam ediyor? 
• Suçlu gibi düşünmek, suçlulardan ve suçtan korunmamızı  
   sağlayabilir mi? 
• Suçu ortadan kaldırmak ve suçluyu “ıslah etmek” gerçekten mümkün mü? 
Stanton Samenow’un ev içi şiddet, dijital suçlar ve terörizm gibi güncel konuları da dâhil ederek 2022 yılında gözden geçirip genişlettiği, artık klasik hâline gelmiş bu eseri, suçlunun “zihniyetini” ve motivasyonlarını geniş bir suç kataloğu ve suçlu profili üzerinden değerlendiriyor. Soygunculardan katillere, zimmetine para geçirenlerden uyuşturucu kaçakçılarına, tecavüzcülerden teröristlere uzanan geniş bir yelpazede 
onlarca suçlunun insanı hayretler içinde bırakan hikâyesine yer veriyor ve şu soruyu tekrar soruyor: Suç ve suçlu konusunda gerçekleri kabul etmeye hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeed2d68-dc49-4d9e-9d8f-e927875f9f39.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Tembelliğin İcadı</image:title>
            <image:caption>Çalışkanlığın yüceltildiği bir dönemde tembel olmak bir ahlak zafiyeti miydi, yoksa değişen kültürel hayatın ritimlerinden biri miydi? 
 
“Melis Hafez’in, Osmanlı vatandaşlarının verimliliğinin artırılması için yapılan çağrıları aydınlatan bu parlak değerlendirmesi, modern devleti, kapitalizmi ve burjuva entelektüel seçkinler topluluğunu ilgilendiren, daha büyük çaplı bir küresel dönüşümle ilişkilendiriyor. Tembelliğin İcadı, bu bakımdan hem Osmanlı araştırmalarında hem de daha geniş kapsamlı olan Avrupa araştırmalarında gelecek nesiller için standartları belirleyen, aydınlatıcı bir çalışmadır.” 
Isa Blumi – Stockholm Üniversitesi 
 
“Melis Hafez, tembelliği toplumun ciddi bir hastalığı olarak gören geç dönem Osmanlı söylemlerini, kaygılarını ve Osmanlıları ileriyi düşünen, üretken yurttaşlara dönüştürme ihtiyacını etkileyici bir biçimde ele alıyor. Geniş bir Osmanlıca metin ve kaynak topluluğundan yararlanarak bunların çoğunu ilk defa ele alan Hafez, bu yeni üretkenlik kültürünü çözümleyip onun entelektüel ve İslami kaynakları, gelişimi ve sonuçları hakkında incelikli, çok katmanlı ve ikna edici bir tartışma sunuyor.” 
Eyal Ginio – Kudüs İbrani Üniversitesi 
 
“Hafez’in bu özgün ve esaslı çalışması, ulus projesi bakımından hayati önem taşıyan bir Osmanlı üretkenlik kültürünün hangi yollarla geliştirildiğini ve teşvik edildiğini ele alıyor. Yeni bir Osmanlı ulusu için İslam’ın oynadığı rolü savunan ve onun taşıdığı önemi vurgulayan İslamcı yazarların bu esnada üretkenlik dilini nasıl kullandıklarını ortaya koyuyor. Merak uyandırıcı bir kitap.” 
Palmira Brummett – Tennessee Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d364d225-e5c7-4a65-a159-bf8229b23bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlıktan Önce Savaşlar</image:title>
            <image:caption>Kendimizi canavarlaştırdığımızda insan olmanın acılarından ve yüklerinden kurtuluyor muyuz? 
İki dünya savaşının yarattığı sarsıntının ve yıkımın ortasında Batı, uygarlaşmanın bedelini tartışmaya açmıştı. Yaşananların hatırası tazeydi ve yeni şekillenen Soğuk Savaş nedeniyle topyekûn yıkım olasılığının ilk kez ufukta belirmesiyle gelecek de parlak görünmüyordu. Böyle bir ortamda sosyal bilimciler, özellikle de bazı önde gelen antropologlar ve etnologlar felaketten çıkış yolunu uzak geçmişte, tarihöncesinde, “yaban” ve “ilkel” uygarlıklarda, kayıp bir “altın çağ”da aradılar: Tarihöncesi ve yaban toplumlarda savaş çok nadir görülüyordu, fazla can kaybına yol açmıyordu, çocuksuydu. Vahşiler soylu ve barışçıldı, uygarlarsa savaşçı ve “şeytan”; gittikleri yere hastalık, ölüm, kötülük ve acı götürmüşlerdi. Bu anlayış son elli yıl içinde itiraz edilemeyen bir tabu hâline geldi. 
Yayımlandığı tarihten beri çoksatanlar arasında yer alan bu kışkırtıcı kitap, işte bu anlayışa meydan okuyor. Amerika’dan Okyanusya’ya, Batı Avrupa’dan Kuzey Kutup Dairesi’ne ve Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanından derlediği antropolojik, arkeolojik ve etnografik bulgularla bize bambaşka ve ürkütücü bir tablo sunuyor. Vahşilerin savaşlarının da en az uygarlarınki kadar acımasız, şiddetli ve tehditkâr olduğunu ortaya koyuyor. Toplu kıyımların gerçekleştiği tarihöncesi mezarlıklardan, ilkel toplumların savaş, müzakere ve mübadele biçimlerine kadar birçok konuya eğilerek, geçmişi barışçıllaştıran “uygar” yorumların da Batı insanının kibrinin bir ürünü olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51f041c-f9b2-4e75-9660-c924926903fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifayı Tabiatta Bulmak</image:title>
            <image:caption>Meyveler, sebzeler, otlar, baharatlar gerçekte bizim en doğal beslenme kaynağımız ve ecza depomuz olabilir mi?
İnsanın ‘âb-ı hayat’ın peşinde ölümsüzlük arayışı binlerce yılın hikâyesi bile tek başına çok şey anlatıyor.
Ölümsüzlük bizim için bir hayal olabilir ama şifa arayışımız tarihin en başından bu yana hız kesmeden sürüyor. Meseleye bu açıdan bakınca geçmişte tek bir Lokman Hekim’in değil, birçok Lokman Hekim’in yaşadığı, dahası günümüzde de yaşamaya devam ettiği de söylenebilir. Onların çalışmaları günümüzde artık Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) kapsamında değerlendiriliyor,
Dünya Sağlık Örgütü tarafından destekleniyor.
Turkuvaz Kitap, bu kitabı yayımlayarak bitkilerle tedaviye önce belirli bir tarihsel perspektiften bakılmasını sağlayıp konuyu sosyal ve kültürel bir zemine oturtarak tek tek bitkilerin sağlığımız açısından önemini ortaya koyuyor.
Şifayı Tabiatta Bulmak, sağlıkla ilgilenen herkesin ihtiyaç duyacağı değerli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/560a5f8d-ce3e-4262-ad24-3cee83822450.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Aşk</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Rus edebiyatının önde gelen yazarlarından İvan Sergeyeviç Turgenyev, İlk Aşk’ta gençlik heyecanıyla dolu ilk aşkının heyecanını, tutkusunu anlatırken aynı zamanda yaşadığı hayal kırıklığını bir aile dramıyla ele alarak romantik edebiyatın etkileyici örneklerinden birini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec6a9a44-47b6-4996-98cc-a1f215ba259d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dimitraş İle Pıtıraş - Gökoğuz Masalları</image:title>
            <image:caption>Yazıya geçmediği halde birçok masal günümüze dek sürüp geliyor. Değişime uğrayıp güncelleşiyor, konuları çeşitleniyor, malzemesi çoğalıyor, yenileri yaratılıyor. Çevre ve doğa gibi günün yakıcı sorunlarını işliyor. 
 
Bazılarının sunum biçimi değişiyor, filme, tiyatroya, operaya aktarılma süreci hızlanıyor ve tüm çocukları ve aileleri etkilemeye devam ediyor. 
 
Yücel Feyzioğlu, dünya masal bahçesinin Gökoğuz (Gagavuz) yurduna inip bir demet masal sunuyor bizlere. Umutlu, aydınlık, okuru geçmişten geleceğe götüren, çevreyi ve doğayı koruma titizliği ile anlatılmış ve yazılmış masallar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d50290b4-b682-4eb7-a9ae-abfd5a11a29b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dillidüdük İle Altınses - Başkurdistan Masalları</image:title>
            <image:caption>“Yanbay’ın iki kızı varmış; dillere destan... 
 
Büyük kızın adı Canay, küçük kızın Biray. İkisinin de saçları belinde, yüzü yuvarlak, kaşları yay. 
 
Canay’ın bir de buzağısı varmış. Tüyleri konur, gözleri ala, ayaklarının ucu kara... 
 
Canay nereye gitse, konur buzağı arkasından gelirmiş. Geceleri bile Canay’ın odasını terk etmezmiş. 
 
Canay onu bol sütle besler, sırtına ayı postu örtermiş...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e831c83-a37a-45a2-ad3b-1956bc85e1a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayseri Şeker Fabrikası Belgeseli Söğütlü Kahvenin Müdavimleri</image:title>
            <image:caption>Anadolu&apos;nun Ticari başkenti sayılan Kayseri, tarihi gelişim sürecinde sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Cumhuriyet döneminde, faaliyete geçen sanayi kuruluşları, çevre illerin olduğu gibi şehrimizin de hayat damarlarını beslemiştir. Bunların arasında 1955 yılında faaliyete geçen, Kayseri Şeker Fabrikası, önemli bir yer tutmaktadır. Şu anda Kocasinan İlçesi sınırları içerisinde olan Kayseri Şeker Fabrikası öz sermayesi ve kendisine bağlı bölgeleri ile ülkemizin ekonomisine önemli katkılar vermektedir, Şeker Fabrikasının kuzeyinde bulunan Keykubat gölü ile tarihi İpek Yolu üzerinde olması hasebiyle bölgeden geçen sayısız kervanlara konaklık etmiştir. Ayrıca bu dönemde Selçuklu Hükümdarı Alaattin Keykubat&apos;a ev sahipliği yaparak tarihi vasfını zenginleştirmiştir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5f3e1cb-9713-47c0-aa7e-337ecb6fb20d.jpg</image:loc>
            <image:title>Selahaddin Eyyubi İle Akıllı Kız - Mezopotamya Masalları</image:title>
            <image:caption>“Selahaddin Eyyubi’nin hayatını incelerken birçok masalın onu anlattığını fark ettim. Zaten masal, hayalin gerçekten çok olduğu gerçek hikâyelerden başka nedir ki?.. O masalları derlemek için Şam’a gittim. Türbesini ve at üstündeki o muhteşem heykelini ziyaret ettim. Birçok insan onun önünde sıraya girmiş, kimi dua ediyor, kimi ona dokunmaya çalışıyordu. Biraz ileride Osmanlıların 300 yıl önce açtığı bir “masalevi” vardı. Orada oturdum, masalları dinledim. Yaz-boz oyununun parçaları gibi dağılmış anlatıları birleştirdim, Selahaddin Eyyubi hikâye ve masalları ilk kez böyle ortaya çıktı ve yayımlandı. Hikâyeleriniz, masallarınız bol, zihniniz açık olsun...” 
 
Yücel Feyzioğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991fe4a1-55ec-4585-9fc4-a58057115135.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah Abbas İle Şah Banu - Kafkasya Masalları</image:title>
            <image:caption>“...Kalemini asa yaptı, az gitti uz gitti, dere tepe düz gitti… Peşine düştüğü, binlerce yıllık bir mirastı. O’ndan önce hiç kimse kalkışmamıştı bu işe. Acaba O başaracak mıydı, kendisi de emin değildi. Ama çocuklarımıza borcu olduğunu düşündü. Onlar, başka kültürlerle büyüyorlardı. “Bekleyin beni!” dedi... Adları bile unutulmaya terk edilen Kafkasyalı Ahıskalılar’ı, Nogaylar’ı, Karaylar’ı, Kumuklar’ı aradı, onların masallarını yazdı. 
 
Çağımızın masal dedesi, seyyahı, Evliya Çelebisi Yücel Feyzioğlu’ydu. Ömrünü verdiği seyahatlerden ışıl ışıl döndü. Heybesi masallarla doluydu... 
 
Yazdıklarının hem bize hem de dünya kültür mirasına ait olduğunu biliyordu...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f35dec2-2064-4550-b9ec-974b4611f6b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Palto - Tataristan Masalları</image:title>
            <image:caption>Her halk yüzyıllar boyunca çocuğunu eğlendirmek, eğitmek, yönlendirmek, terbiye etmek için masal anlatmış. Anlatırken hayal kurmuş, masalı detaylandırmış, ballandırmış, kendi tarihini, anadilinin inceliklerini, renklerini, düşünce zenginliğini, gelenek ve töresini, duygu ve davranış biçimlerini, terbiye ve edebini o masalların içinde anlatmış. Anlatırken kendini de eğitmiş. Siz kendi masalınızı bir yana itip yabancı masalları çocuğun önüne yığarsanız, binlerce yılda birikmiş kültür hazinenizi yok etmiş olursunuz. 
 
“Kardeş Masallar” dizisi bu zengin hazinenin kapısını açıyor çocuklarımıza...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87a7f826-95d7-4dea-a111-8de33afde28e.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekleri Öğreniyorum (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
1-Anneciğim, Berber Ne İş Yapar
2-Baba Ocağı
3-Ben de mi Doktor Olsam
4-Benim Babam Avukat
5-Şöför Amca Beni Koru
6-Haydi Dikiş Dikelim
7-Kaptan Pilotunuz Konuşuyor
8-Elinize Sağlık
9-Her Yerde Öğretmen
10- Birlikte Çizelim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d760695c-97fe-4cda-b460-935505ef7f51.jpg</image:loc>
            <image:title>La Fontaine Masalları (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
1-Ev Faresi İle Kır Faresi
2-Ağustos Böceği İle Karınca
3-At, Tilki ve Kurt
4-Kaplumbağa ile İki Ördek
5-Kurbağa ile Fare
6-Kurttan Çoban
7-Leylek İle tilki
8-Salyangoz ve evi
9-Tavşan ile Kaplumbağa
10-Tilkinin Kurnazlığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbd1d819-60eb-4fbf-942b-d6f5b93b3241.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezop Masalları (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
EV KÖPEĞİ İLE KURT 
FARE İLE SANSAR 
GÜNEŞ İLE RÜZGÂR 
İYAZ İLE ASLAN 
KENDİNİ BEĞENEN GEYİK 
KIRLANGICIN UYARISI 
TARLA KUŞU VE YAVRULARI 
TİLKİ İLE ODUNCU 
TUZ YÜKLÜ EŞEK 
YİYECEK BEĞENMEYEN BALIKÇIL KUŞU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f661a5-0d69-4ee7-be82-7b5ca692a8c9.jpg</image:loc>
            <image:title>SPSS Kullanma Kılavuzu SPSS ile Adım Adım Veri Analizi</image:title>
            <image:caption>SPSS Kullanma Kılavuzu, verilerinizi analize hazırlamak ve analiz etmek için gerekli noktaları adım adım anlatacak şekilde tasarlanmıştır. Verilerinizi bir yemeğin malzemeleri olarak düşünün. Yemeğinizi, elinizde olan malzemelere göre farklı şekillerde hazırlayabilirsiniz - aperatif, ana yemek veya tatlı olarak. Malzemelerinize bağlı olarak, farklı seçenekler sunmanız mümkün olabilir veya olmayabilir (elinizde sadece tavuk eti varsa biftek sunma olanağınız yoktur). Planlama ve hazırlanma, sürecin en önemli parçasıdır (hem yemek pişirmede hem de istatistiksel analizde). Süreç esnasında, düşünmeniz gereken noktaların bazıları şunlardır: Doğru malzemelere doğru miktarda sahip misiniz? Malzemeleri, pişirme işlemine hazırlamak için ne tür hazırlıklar yapmanız gerekiyor? Yemeğinizi hangi yöntemle pişireceksiniz? (kaynatma, kavurma, kızartma) Sonucun neye benzeyeceğiyle ilgili aklınızda bir resim var mı? (örn. çikolatalı kek) Yemeğinizin piştiğini nasıl anlayacaksınız? Piştikten sonra yemeğinizi nasıl sunacaksınız? Aynı sorular, verilerinizin analiz süreci için de benzer şekilde sorulabilir. İhtiyacınız olan bilgiyi, doğru bir formatta alabilmeniz için veri toplama sürecini iyi planlamalısınız. Veri dosyanızı hakkıyla hazırlamalı ve verilerinizi dikkatlice girmelisiniz. Araştırma probleminizi nasıl ele alacağınız konusunda yeterli bilgiye sahip olmalısınız. Değişkenlerinizin türünü göz önünde bulundurarak hangi teknikleri uygulayıp, hangilerini uygulayamayacağınızı bilmelisiniz. Doğru istatistiksel tekniği seçmeli ve analiz sonucunda elde edilen çıktıyı doğru yorumlamalısınız. En son olarak, elde ettiğiniz çıktı ile araştırma probleminizi ilişkilendirmeli ve ulaştığınız sonuçları daha iyi nasıl raporlayacağınızı belirlemelisiniz. Yemek pişirmede de, veri analizinde de, tüm malzemeyi gelişigüzel karıştırarak, karmakarışık bir halde onları fırına sürerek, veya SPSS&apos;e, en iyi sonucu elde etmeyi bekleyemezsiniz. Ümit ediyorum ki bu kitap, veri analizi sürecini anlamınıza ve iyi bir &apos;aşçı&apos; olmak için kendinize olan güveninizin ve becerilerinizin gelişmesine katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/379b1fc7-53ca-4975-bd18-5e783be1e6a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün İzinde Adım Adım Cumhuriyet&apos;e</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir tarih kitabı değildir, fakat içinde yer alan her bilgi gerçektir ve belgeye dayalıdır. 
Bu kitabın yazarı bir tarihçi değildir, fakat, tarih yazmanın tarih yapmak kadar mühim olduğunu, yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikatin insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alacağını, bizzat, tarih yapıcıların en başında gelen kişiden, Cumhuriyetimizin Kurucusu, Eşsiz Komutan, Emsalsiz Devlet Adamı, Anafartalar ve Kurtuluş Savaşı’nın Destansı Kahramanı, Büyük Önder Atatürk’ün veciz sözünden öğrenen ve manasını idrak etmek için gayret gösteren bir kişidir. 
Peki bu kitap nasıl bir kitaptır? 
Bu kitap, “Olaylar,Tanıklar ve Belgeler”e dayanan, sadece gerçekleri dile getiren bir kitaptır, her şeyden önce. 
Atatürk’ün Samsun’a çıkıp Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı, 19 Mayıs 1919’dan itibaren Milli Mücadele’de mihenk taşı olmuş olayların, belgelere dayalı olarak kısaca izah edildiği, ardından dönemin gazeteleri, yazarları ve tanıklarının yazılarına olay ve dönem bazlı olarak yer verildiği, farklı ve her kelimesi ile dolu dolu bir kitaptır. 
Hem bir tarih kitabı, hem de edebiyat kitabı olan bu kitap, okurken sadece belgelere dayalı gerçek bilgilerin edinildiği, fakat aynı zamanda bu bilgilerde yer verilen olayların yaşandığı döneme ait hislerin dile getirildiği, milletin duygusal âleminin anlaşılmasına yardımcı olabilecek edebi metinlerin de yer aldığı bir kitaptır. 
Bu kitabı okurken, hem Cumhuriyetimiz’in kuruluş sürecine dair temel ve gerçek bilgileri edinmek mümkündür, hem de Milli Mücedele’ye önderlik eden Atatürk’ün millet nezdinde uyandırdığı umut, heyecan ve yeniden dirilme serencamına tanık olma keyfini yaşama imkânı mevcuttur. 
Kitapta hem tarihi gerçekler vardır, hem de Mehmet Akif, Yahya Kemal, Halide Edip, Mehmet Emin, Ziya Gökalp, Falih Rıfkı, Yakup Kadri, Samih Rıfat, Ebüzziyâzâde ve Sami Paşazade Sezai başta olmak üzere, devrin etkili kalemlerinin, yazılarına yansıyan tanıklıkları vardır. 
“Atatürk’ün İzinde Adım Adım Cumhuriyet”e adını verdiğimiz bu kitap, Kurtuluş Savaşımız’ın başladığı, 19 Mayıs 1919 tarihinden itibaren Cumhuriyetimiz’in ilan edildiği 29 Ekim 1923’e kadar, Atatürk’ün izinden giderek Milli Mücadele’yi adım adım, sıkıcı bir tarih kitabı gibi değil, bir belgesel tadında, olaylar, tanıklar ve belgeleriyle anlatan ve bu yönüyle benzerine rastlanması pek de mümkün olmayan bir kitaptır. 
Cumhuriyetimiz’in 100.Yılı’nı kutladığımız bu günlerde, Büyük Önderimiz Atatürk’e ve Milli Mücadele Kahramanlarına sevgi, saygı ve minnetle ithaf ediyoruz, bu emsalsiz kitabımızı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b5d0f7c-b29a-4fad-a0be-836ffdf1d518.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilhun</image:title>
            <image:caption>Zaman makinesi icat edilmemiş olsa da geçmişe gidip o dönemdeki insanlarla zaman geçirip, onların dertlerine ortak olmak bazen mümkündür, evet mümkün. Çünkü okuma dediğimiz bu sonu gelmeyen müthiş istek, insanı okudukça farklılaştırıyor ve farklılaştırdıkça hayata olan bakışını değiştiriyor. 
Zaman makinesine ihtiyacımız yok. Duyguları derinden hissedebilen ve bütün insanların derdiyle dertlenen hassas bir kalbe ihtiyacımız var. 
Bundan belki de yirmi otuz yıl öncesine dayanan uzun ve yorucu bir yolculuğu anlatıyor sizlere Dilhun... Öyle bir anlatım ki zaman zaman sizi asırlar öncesine götürüyor. Bu hikâyede Güneydoğu Anadolu topraklarına kanat çırpacağız. Öyle bir özgürlükle gökyüzünde uçacağız ki hikâyedeki bütün yaşamları kendi sevincimizle gülümseteceğiz. Bu topraklarda nefes alan ve bu zorlu yaşam ile savaşan bütün dilhunların sesi olacağız. İçi kan ağlayıp dışı sükût ile duranları anlatıp onlarla yoldaş olacağız. Farklı düşünen bir genç ile başlayıp onlarca insanın gerçek hayatına dokunan, bazen ağlatan, bazen kendi hayatımızı sorgulatan, yaşanmış hikâyelerden uyarlanan müthiş bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35aae437-8abf-4ea6-bef6-c188f4f561d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Söyle Haymatlos</image:title>
            <image:caption>Düşlerin saydam soluğunda 
Bir kış bahçesi kadar bahçeleşirsiniz ancak 
Buğulu pencereleriniz tarumar bahçelere açılır 
Günleriniz kırılganlığa dönüktür 
Örtülür kapılarınız 
El ayak çekilir 
Siz de bilirsiniz uzak günlerin yasını 
Yalnızlığı büyür güllerin 
Üşürken kışın ağzında 
Siz de bilirsiniz elbet 
Çağırmakla gelmeyeceğini ölülerin 
Telaşınızı toprakla örtersiniz Dünyanın sularında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25ff1b08-cdd1-4f97-9329-ff0dc1e5b0d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Sınavına Hazırlanan Öğrenciler İçin Tavsiyeler</image:title>
            <image:caption>Suzan R. HOFSTEDE, 30 Nisan 2005 tarihinde Hollanda’nın Goes kentinde doğdu. Hem Türkiye hem Hollanda vatandaşıdır. 2010 yılında Hollanda’dan Türkiye’ye geldi. Altı yaş ve birinci sınıf eğitimini Bilkent İhsan Doğramacı Vakfı Özel İlkokulu’nda aldıktan sonra ikinci sınıftan itibaren TED Ankara Koleji Vakfı Özel Okulu’nda okumaya başladı. Matematik-Fen bölümünden IB (Uluslararası Bakalorya) diploması aldı. Hukuk eğitimi almak en büyük hayaliydi. Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisidir. İleride hedefi serbest avukatlık ve akademisyenlik yapmaktır. İlgi alanları hukuk, felsefe, ekonomi ve edebiyattır. YKS 2023’te eşit ağırlık ve sözel alanlarında Türkiye çapında derece yapmıştır. IB (Uluslararası Bakalorya) Matematik-Fen programını üstün başarıyla tamamlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1377499-4fb7-46be-ad9b-f183f96f37e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zahirden Batına İnsan</image:title>
            <image:caption>İnsanı hayrete düşüren, görünen zâhir âlem, görünmeyip bâtın olan mânânın suretinden oluşur. İnsanın hakikati kavrayabilmesi için suretlerin ötesine bakmayı ve hissetmeyi öğrenmesi gerekir. Hakikat, buz dağı gibi görülebilenin ötesinde mânâlar taşır. 
Düşünürlerce amaç, mânâlarla bütünleşmek iken ariflerce amaç, seyyah olmak, yola karışıp yol olmaktır. Yolun kutsiyeti, insanlığın tekâmülünü tamamlayıcı ve bütün insanlığı bütünleştirici yapıda olmasıdır. 
Bu kitap bir uyanış; fani dünyanın kandırmasına ve göz boyamasına içsel, sözlü ama sessiz bir haykırıştır. Sevenlerle, seveni sevenlerle buluşma çabasıdır. Sohbet-i mânevidir. Maksat muhabbettir. Yolculuğun başında da sonunda da muhabbet vardır. Muhabbette mânâ Hakk’tır. 
 
Yunus Emre hazretleri buyurur: 
“Gel şimdi hicabın aç 
Senden ayrıl sana kaç 
Sende bulasın miraç Sana gelir cümle yol.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07c38f19-86a7-47c5-abe4-90e6440d05eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Köşe Başında Buluşalım</image:title>
            <image:caption>Parça parça döküldü binanın camları. 
Zaman durdu. 
Yalnız sen, ben ve boş oda 
Parça parça döküldü ortaya. 
Bütün saatler, farklı dakika gösteriyordu. 
Bütün takvimler, farklı gün, 
Biz seninle farklı dünya... 
Parça parça döküldü duvarlar 
Üstümüze yıkılırcasına. 
Ne düş kaldı ne rüya, 
Yalnız sen, ben ve boş oda... 
Parça parça döküldü bu bina, 
Sen çıktın 
Ben kaldım enkazda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e135605e-4286-4423-8304-9e52bff52b59.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dönüşüm Toplantısı</image:title>
            <image:caption>Mutfak dolabının içindeki görünmez kahraman 
Çöp kovasıdır o mutsuz duran 
Camlar, petler, plastikler de çöpe atılınca, 
“Atıklar çöp değildir!” diye çıkaracaktı bir isyan 
 
Ege ve ailesi masanın etrafında toplanmış planlar yapıyor. Atıklardan yapılmış geri dönüşüm masası da onlara eşlik ediyor. Piller, süt kutuları, gazeteler hepsi bir bir ayrışıyor. Plastikler saksıya, pet şişeler boya fırçasına dönüşüyor. Ege’nin ve ailesinin geri dönüşümle doğanın avcısı değil, sanatçısı olma yolculuğuna siz de katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1027e88-41f1-478e-80b2-bec12ba6bd3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni İncitemezsin</image:title>
            <image:caption>İNCİTMEK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, İNCİNMEK VARDIR. KIRMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, KIRILMAK VARDIR. YARALAMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, YARALANMAK VARDIR. 
 
Merkezinde duran, başkasının savaşına müdahil olmayan, esnek ve sakin bir insanın incinmesi, kırılması, yaralanması mümkün değildir. İnsan incinmemek uğruna güçlü, sert ve katı bir savaşçıya dönüştükçe daha fazla incinir. Korunma kalkanları daha da korunmasız kılar insanı. 
Gerçek gücünüzü dışarıdan edindiğiniz zırhlarınızdan değil, merkezinizdeki esneklikten alırsınız. 
Peki ya merkez neresi? 
Bu kitap kendini arayan insanlar için yazılmadı. Merkezini yitiren insanlar için yazıldı. Dışarıya gidip aramak için değil, içeriye dönüp bulmak için kaleme alındı. İnsan merkezini dışarıda bulamaz, merkez içeridedir, bulmaya karar verdiğinizde dönüp onu yeniden keşfedersiniz. Merkezinde olmayı bilen insan için kaos yoktur, kaygı yoktur, çaresizlik yoktur, güvensizlik, yetersizlik ve korku yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fafebba-4574-4d3a-8f76-39c4de01aee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Dünya Krallığı</image:title>
            <image:caption>Sarsıcı, sürükleyici ve düşündürücü bir distopya... 
Uluslararası İlişkiler, Gizli Örgütler ve Gizemli Güçler Uzmanı Prof. Dr. Hakan Oğuz, insan beynini ele geçiren ve istenilen şekilde yönlendiren virüs yüklenmiş bir domates tohumu üretildiğini öğrenir. 
Bütün insanlığı ilgilendiren bu korkunç sorunu kökünden çözmek için Antalya’dan Mısır-Sina Dağı’na doğru ölümcül bir yolculuğa çıkar. Çok geçmeden kendini tanrıların, tanrıçaların, prenslerin, prenseslerin, cariyelerin; binlerce yıldır sürüp gelen gizli, karanlık, gizemli ve kanlı savaşların, ihanetlerin, entrikaların, cinayetlerin, komploların, gizemli ilişkilerin, oyun içinde oyunların; hayalleri zorlayan dinsel törenlerin, cinsel içerikli ayinlerin, ölüm kusan aşkların, fantastik partilerin, çarpık ilişkilerin yaşandığı bir dünyada bulur. 
Gizli Dünya Krallığı, insanlığı bekleyen kâbus dolu gelecek üzerine yazılmış sarsıcı, sürükleyici, uyarıcı ve düşündürücü bir distopya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21f0d46b-e171-4540-8bc7-19d788c31e68.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Isınma</image:title>
            <image:caption>Küçük bir etkileşim büyük bir yıkıma neden olabilir! Kimse böyle olacağını düşünmemişti. Her şeyin daha iyiye gitmesi bekleniyordu, kötüye değil! Günümüzde dijital deneyimden yoksun kullanıcılar Facebook&apos;u internet zannederken haber akışındaki her şeyin doğru ve gerçek olduğunu varsayıyor. İşte size karışıklık! Twitter&apos;da masum bir tweet, tweet&apos;e yapılan yorum ya da retweet&apos;le kavga başlıyor, insanlar birbirine giriyor. İşte bir karışıklık daha! Sosyal medya devleri küresel çatışmaları körüklüyor ve dezenformasyona izin vererek bizi kaosa sürüklüyor. Peki, bu kadar büyük bir kontrolü nasıl elde ettiler ve bunun hayatımıza etkisi nedir? Sosyal ısınma, dijital varlığımızın bir yan ürünü olarak yavaşça gerçekleşti. Küresel ısınma gibi sosyal ısınma da kaynayan sudaki başka bir kurbağa. Her gün ısıyı biraz daha artırıyoruz ama bu durum kurbağanın korkup tencereden dışarıya atlamasına yetmiyor. Evet, tıpkı küresel ısınmada olduğu gibi burada da kim olduğumuzu ayırt etmek bazen zorlaşıyor. Charles Arthur Sosyal Isınma&apos;da, Mark Zuckerberg ve Jack Dorsey gibi milyarder CEO&apos;ların kasıtlı olmadığında ısrar ettiği çok sayıda örneği inceliyor. Sosyal medyada kullanılan yöntemlerin (algoritmalar, makine öğrenimi vb.) hızlı bir şekilde tahammülsüzlüğe, ırkçılığa, şiddete ve hatta soykırıma yol açabileceğini; ayrıca bu platformların sağlıklı kullanıcı ile sağlıksız kullanıcı arasındaki farkı ayırt etme konusunda ne kadar aptalca davrandıklarını ortaya koyuyor. Şiddeti körüklemek için tasarlanmış sahte haberlerin WhatsApp&apos;ta körü körüne iletilmesi nedeniyle Hindistan&apos;daki Müslümanlara yapılan zulmü, cep telefonlarının ve Facebook&apos;un ülkeye girmesiyle Myanmar&apos;ı kan gölüne çeviren olayları bütün gerçekliğiyle gözler önüne seriyor. Kurbağa mıyız yoksa kaynayan su mu? Hikâyenin tamamını okuduktan sonra sosyal medyanın sosyal değişim için pozitif bir güç olmadığını göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6068a61-0759-40bd-948a-eecdd35f77c7.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma - Denizin Derinliklerinde</image:title>
            <image:caption>Rengârenk palyaço balıklarından minik denizatlarına, tehlikeli köpek balıklarından dev balinalara…
555 Eğlenceli Çıkartma / Denizin Derinliklerinde kitabında bir arada!
Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b503c86a-fc35-4265-a0d6-e497e251c666.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma - Çiftlik Hayatı</image:title>
            <image:caption>Traktörlerden yaramazlık yapan yavru hayvanlara, çoban köpeklerinden inatçı keçilere…
555 Eğlenceli Çıkartma / Çiftlik Hayatı kitabında bir arada!
Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dabd1449-a232-45fa-91d1-f2c5a07e621f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Evlilik</image:title>
            <image:caption>“Peki ama onu seviyor muydu? Vücudunun her bir
zerresini seviyordu ama asıl soru sevip sevmediği
değildi. Asıl soru... Onu öldürmüş müydü?”
 
Sarah Morgan, bu hayatta istediği her şeye kavuşmuş, başarılı
ve güçlü bir savunma avukatı olmuş, henüz 33 yaşında
çalıştığı şirkette ortaklığa yükselmişti. Kısacası hayatı tam da
planladığı gibiydi.
 
Ne var ki aynı şey kocası için geçerli değildi. Başarısız bir
yazar olan Adam, senelerdir ortaya elle konulur bir eser
çıkaramamış ve omuzlarında bu yükün ağırlığıyla birbiri
ardına yanlış kararlar vermişti. Karısının sürekli çalışmasından
şikâyet ederken kendini çok yalnız hissediyordu. Teselliyi
başka kollarda arayan Adam, gözlerden uzak dağ evinde Kelly
Summers ile tutkulu bir ilişki yaşamaya başladı.
Ancak bir gün her şey değişir. Kelly öldürülür ve Adam da baş
şüpheli olarak tutuklanır.
 
Sarah ise kendini bir anda metresini öldürmekle suçlanan
kocasının avukatlığını yaparken bulur. Bütün sırların açığa
çıkmasıyla iyice düğümlenen bu hikâyedeki esas soruysa şudur:
Adam suçlu mudur yoksa masum mu?


 
&quot;Kusursuz Evlilik, elinizden düşüremeyeceğiniz kadar
sürükleyici, uykunuzu kaçıracak kadar merak uyandırıcı.
Hızlı temposu, çarpıcı üslubu ve şaşırtıcı olay örgüsüyle
Jeneva Rose, polisiye dünyasında yeni bir soluk.&quot;
–Samantha Downing</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc8b8f7-5ee0-409a-85ef-36233beb6b64.jpg</image:loc>
            <image:title>Dul Ölümsüz Eş Arıyor</image:title>
            <image:caption>Eşi Sylvie’nin ölümünün ardından mutsuzluğun doruklarında yalnız ve dul kalan Fournier, hayal kırıklığı yaşamamak için ölümsüz bir eş arayışına başlar ve gazeteye bir ilan verir: 
Dul, ölümsüz eş arıyor. 
 Kimler başvurmaz ki bu ilana: Jeanne d’Arc, Maria Callas, Emma Bovary, Carmen, Kleopatra, Ella Fitzgerald, Nefertiti, Yourcenar, Pamuk Prenses ve daha nice ölümsüz isim. 
Gelen yanıtlara Sylvie’nin “öteki taraf”tan yaptığı yer yer iğneleyici yorumlarla işler çığırından çıkar. 
 Dul Ölümsüz Eş Arıyor’da Fournier cebindeki çuvaldızla kendi kuyusunu kazmaya devam ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e43a238a-e829-4d0f-bf6d-affcbed0cfd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuzuncu Yaş -Toplu Öyküler I</image:title>
            <image:caption>“Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz.” 
 
FRANKFURT DERSLERİ’nde, okurunu “yeni bir kavrayışa, yeni bir duyumsamaya, yeni bir bilince ulaşma” yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken “şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli, özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin” diyordu Bachmann. Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş, ilk baskısı 1961’de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann’ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor. Daima meselenin özüne inerek, kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden, imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana, aşka, umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı “enerji”; karakterlerinin ortak noktası da hepsinin “yaşam” denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları. 
Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan, “ütopya burcunda” yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu, bağımsız bir eser. 
 
Şairin nasıl bir empati, duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini, gelişimini betimlediğine ve  genç “kahramanının” geçmiş ile gelecek, bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten. Bu düzyazı, deneyimden ve hayal gücünden, psikolojiden ve şiirden mürekkep, zarif, sıkı bir dokuya sahip. 
Die Zeit 
Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle, bir ciltle düğümledi: ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu. 
Joachim Kaiser 
 
Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ. Ama böyle biri, kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın, bu konuda kararsızlığa düşer; kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d68725-7f01-4847-80c3-99e6331fb137.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalık</image:title>
            <image:caption>Serhat Uyurkulak’ın yeni şiir kitabı Dünyalık’ta “Yol”, “Ada”, “Atlar ve 
Çocuklar” ve “Dönüş” başlıklarını taşıyan dört bölüm yer alıyor. 
Her bir başlık onu izleyen bölümü şekillendiren bir figürü ya da temayı ifade ediyor ve bu bölümleri ortak bir soru bir arada tutuyor: Acaba insan denilen varlığın bir dünyası var mıdır? Eğer varsa bu dünyanın insan için olanaklı kıldığı ya da ket vurduğu deneyim nedir?  
 
Dünyalık başka başka özneler ve sesler aracılığıyla, lirik, epik ve anlatımcı şiirin olanaklarını serbestçe araştırıp yoklarken insanın yurtsuzluğu ve “dünyasızlığı” üstüne düşünüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a559cdd9-9c43-4bb7-85d0-55440217092c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Bahçe</image:title>
            <image:caption>Hayatı boyunca hizmetlilerin, dadıların yanında yaşayan dokuz  yaşındaki Mary Lennox, etrafındaki herkesi kaybettikten sonra Hindistan’dan İngiltere’ye gelir. Artık huysuzluk konusunda kendisiyle yarışabilecek eniştesinin büyük malikânesinde yaşayacaktır. Bir bozkırın ortasında yer alan bu malikâne, kilitli kapıları, solmuş çiçeklerle dolu bahçeleriyle Mary’nin merakını uyandırır. 
Başlarda yalnızlık çekse de yavaş yavaş dışarı çıkmaya, doğayla tanışmaya başlar. İnsanlarla kaynaşır, hayvanlarla dost olur. Ama aklında tek bir şey vardır. Kimsenin adımını atmadığı, anahtarının bile gömülü olduğunu duyduğu gizli bahçeye girmek. 
Ve sonunda iki arkadaşının da yardımıyla amacına ulaşır. Geriye yapılacak tek bir şey kalmıştır: O küskün bahçeyi hayata döndürmek ve o yeşillendikçe iyileşmek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df907e1-3285-4a91-99a5-d4f30b1ad4b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıfımdaki Kocaayak</image:title>
            <image:caption>O sabah sınıfa yeni bir öğrenci gelmişti. 
Küçücük bir sırt çantası ve kafasında tuhaf sarı bir bere vardı. Öğretmen sınıfa yeni öğrenciyi tanıttı ve ona sırasını gösterdi. 
Öğrenciler Maurice’i aralarına almakta çok zorlandı, kimse onun yanında oturmak istemedi ve hatta ona çok kaba davrandılar. 
Sonra yavaş yavaş onu tanımaya, onu anlamaya başladılar. 
 
Sophie Carquain’in yazdığı farklılıklara karşı önyargıların nasıl kolayca yıkılabileceğini anlatan bu samimi hikâyeyi Uluslararası Af Örgütü destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/648032d6-a736-479f-b86d-52f0e2baa37b.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzede Kaybolduğumuz Gün</image:title>
            <image:caption>Bugün günlerden okul gezisi günü! Çocuklar sınıfça müze ziyareti yapacaklar. 
Bütün öğrenciler kırmızı şapkalarını taktı, herkes arkadaşıyla el ele tutuşacak ve kimse arkadaşının elini bırakmayacak!Müzede konuşmak, yemek yemek, bağırmak, sergilenen nesnelere dokunmak yok! 
Noemi ve Henri sınıflarıyla birlikte müzeyi geziyorlardı ki birden yalnız kaldıklarını fark ettiler. Peki herkes nereye gitti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/341bc4d1-2491-4180-a097-09f907c7bc39.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberteryenizm</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu kitap, modern liberteryenizmin felsefi temellerine ilişkin literatürün tartışmasız en iyi açıklamasıdır. Kendisi de bu literatüre önemli katkılarda bulunmuş olan Mack, bu literatürün tarihsel kökenlerini dikkatle takip ediyor ve liberteryenizmin önde gelen çağdaş temsilcilerinin eserlerinin etkileyici bir analizini sunuyor.&quot;
Hillel Steiner, Manchester Üniversitesi 
&quot;Eric Mack mesleğimizin gördüğü hem en nazik hem de en araştırmacı eleştirmenlerden biri. Sonunda aynı fikirde olmasa bile, yaptığı yeniden yapılandırmalar birer sanat eseri. Mack çok uzun zamandır olabildiğince iyi ve bu kitap onun en büyük eseri.&quot;
David Schmidtz, Arizona Üniversitesi 
Liberteryenizmin özünü, devlet gibi zorlayıcı siyasî kurumların, ancak her bireyin kendi hedeflerini ve refahını kendi yöntemleriyle takip etme özgürlüğünü koruma işlevi gördüğü ölçüde haklı olduğu görüşü oluşturur. Dolayısıyla liberteryenler, sosyal adalet ya da ekonomik eşitlik gibi yukarıdan aşağıya dayatılan kavramları hayata geçirmeye yönelik her türlü girişimin temelden yanlış olduğunu savunur. 
Konunun önde gelen uzmanlarından Eric Mack bu kitapta liberteryenizmin felsefî ilkelerini titiz ve net bir şekilde izah ediyor. “Doğal haklar yaklaşımı”, “karşılıklı fayda sağlayan işbirliği yaklaşımı” ve “dolaylı sonuçsalcı yaklaşım” olarak adlandırdığı üç farklı liberteryen düşünce ekolüne yönelik açıklamalar getiriyor. Bu yaklaşımların John Locke ve David Hume gibi isimlerin düşüncelerinde ifade bulan tarihsel köklerini inceledikten sonra, Robert Nozick ve F. A. Hayek tarafından ortaya konulan temel argümanlara ve iktisadî adalet teorilerine dair aydınlatıcı açıklamalar sunuyor. Ardından, minimal devletin doğasını çevreleyen tartışmalar ile, liberteryenizmi eleştirenler ve savunanlar arasında vuku bulanlar gibi bir dizi başka tartışmayı inceliyor. 
Bu kitap, öğrenciler ve akademisyenlerden genel okuyucuya kadar siyaset felsefesi, siyasî ideolojiler, özgürlüğün doğası ve devlet otoritesiyle ilgilenen herkes için temel bir okuma niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=112592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T11:02:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a7ea186-6bd2-4fca-8f1c-a5a3b2ddfffe.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluk Varisi Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>Bu eser modern Türkiye&apos;nin kurucusunu anlamlı bir tarihsel perspektife yerleştiriyor ve onun temel fikirlerinin aynı ölçüde derinlikli bir analizini sunuyor. 
M. Şükrü Hanioğlu, Princeton Üniversitesi. 
 
Osmanlı İmparatorluğu sona yaklaştıkça pek çok Osmanlı askeri vatanı kurtarmak için liderlik vasfına soyundu. Birinci Dünya Savaşı yalnızca Osmanlı topraklarının çözülmesine değil, öne çıkan bu liderlerin de farklı fikirler ortaya atmasına yol açtı. Enver, Talat ve Cemal Paşa troyka yönetimi ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti de siyaset sahnesinden silinirken Selanik’ten yeni bir lider çıktı. Hem dönemin bütün hizipleriyle irtibatta olan hem de onlardan ayrı bir yola çıkan Mustafa Kemal, İmparatorluk’tan kalan mirasla bir Cumhuriyet kurdu. 
İtilaf Devletleri’ni hem savaş meydanında hem de masada mağlup ettikten sonra devraldığı mirası tüm dünyanın gözleri önünde ileriye taşıdı. Bu mirasın içinden alınanlar ile geçmişe terk edilenler modern Cumhuriyet’in yapılarını oluşturdu. 
İmparatorluğun kaderiyle oynamaya aday Selanikli bir gençten, asker Mustafa Kemal’e oradan devlet kurucusu Atatürk’e yolculuğu ele alan bu kitap, hem geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun hem de erken Cumhuriyet’in sancılı yıllarının da özlü bir anlatımını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>